<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşam Tarzı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yasam-tarzi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yasam-tarzi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 09:13:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Yaşam Tarzı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yasam-tarzi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kanserden Korunmada Yaşam Tarzı, Düşündüğünüzden Çok Daha Güçlü!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanserden-korunmada-yasam-tarzi-dusundugunuzden-cok-daha-guclu-625381</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[düşündüğünüzden]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanserden]]></category>
		<category><![CDATA[kıvılcım]]></category>
		<category><![CDATA[korunmada]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[Vaka]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Tarzı Tıbbı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625381</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel Hastalık Yükü Çalışması Meme Kanseri İş birliği Grubu'nun analizine göre, kadınlarda yeni meme kanseri vakaları dünyada üçte bir oranında arttı ve 2050 yılında vaka sayısının 3,5 milyonu aşacağına dikkat çekiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserden-korunmada-yasam-tarzi-dusundugunuzden-cok-daha-guclu-625381">Kanserden Korunmada Yaşam Tarzı, Düşündüğünüzden Çok Daha Güçlü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel Hastalık Yükü Çalışması Meme Kanseri İş birliği Grubu&#8217;nun analizine göre, kadınlarda yeni meme kanseri vakaları dünyada üçte bir oranında arttı ve 2050 yılında vaka sayısının 3,5 milyonu aşacağına dikkat çekiliyor. Yeni araştırmanın sonuçları ise, bu tabloyu değiştirebileceğimizi gösteren güçlü bir hatırlatma niteliğinde. Elde edilen verilere göre; sigara içmemek, yeterli düzeyde fiziksel aktivite yapmak ve kırmızı et tüketimini azaltmak gibi sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmek, meme kanseri hastalarında hem kaybedilen sağlıklı yaşam yıllarının dörtte birinden fazlasını geri getiriyor hem de erken yaşam kayıplarını önleyebiliyor. </p>
<p><strong>TEDAVİ, MUTFAKTA VE GÜNLÜK RUTİNLERDE BAŞLIYOR </strong></p>
<p>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Taner Kıvılcım, araştırmanın sonuçlarına ve yaşam tarzı alışkanlıklarının artan önemine dair açıklamalarda bulundu. “<em>Bizim için bu rakamlar, meme kanseri tedavisinin sadece hastanede değil, mutfakta ve günlük rutinlerde başladığının bilimsel belgesidir</em>. <em>Bu oran, aslında meme kanserinin kader olmadığını, her 4 kadından birinin hayat kalitesini tamamen kendi seçimleriyle koruyabileceğini gösteriyor. Özellikle 20-54 yaş arası kadınlarda vaka oranlarının %29 artması, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve kötü beslenmenin bedelini genç kuşakların ödediğinin de bir kanıtı</em>.”  </p>
<p>Sağlıklı yaşamanın değeri kuşkusuz tartışılmaz. Bu konuda kanıta dayalı olmayı sağlayan önemli bir bilim alanı var; yaşam tarzımızın genlerimizi nasıl etkilediğini inceleyen epigenetik çalışmalar. Sağlıksız bir yaşam şekli epigenetik yapımızı bozarak kansere ve kronik hastalıklara olan yatkınlığımızı artırabiliyor. Bununla beraber güzel haber şu ki; tıp dünyası bize, sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ile bu epigenetik değişimlerin geri dönüşümlü olabileceğini de gösteriyor.</p>
<p><strong>MODERN TIBBIN YENİ BİLİMİ: YAŞAM TARZI TIBBI</strong></p>
<p>Son yıllarda fonksiyonel tıp, longevity ya da wellness gibi kavramları sıkça duyuyoruz. Hepsinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri var. Ancak Dr. Kıvılcım, kanıta dayalı yaşam tarzı tıbbı adı altında ticari bakış açısıyla bazen bilim dışı uygulamaların da sürece dahil edildiğini, bu nedenle bilinçli olmak gerektiğini söylüyor. Yaşam tarzı tıbbı, her hastanın bireysel değerlendirmesini gerektirirken; bir yandan ailenin, çevrenin, toplumun ve hatta gezegenimizin sağlığına kavuşması gerekliliğine odaklanan çatı bir kavram. “Yaşam tarzı tıbbı, sağlıklı yaşamı bir lüks olarak görmüyor” diyen Dr. Kıvılcım, her kronik hastalıkta olduğu gibi meme kanserinde de yaşam tarzının, artık reçete edilmesi gereken bir ana tedavi yöntemi olduğunu belirtiyor. Dolayısyla klasik tıp protokollerini tamamlayan ve etkisini artıran bir disiplin ve hastanın bu süreci yönetebilmesi için en az cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi kadar gerekli. </p>
<p>Beslenme, egzersiz, uyku, bağımlılıklardan kaçınma, stres yönetimi ve sosyal ilişkiler, bugün kanıta dayalı olan yaşam tarzı tıbbının ilgilendiği 6 önemli başlık. Her bir başlık üzerine saatlerce konuşulabilecek bilimsel bir altyapı var. Bu konuda eğitim alan hekimlerin diğer branşlarla da iş birliği içinde yapacakları düzenli hasta takipleri, kalıcı bir kültür oluşturulması açısından önemli. Dr. Kıvılcım, konuya bir bütüncül ve sistematik şekilde bakılmadığında yarım bilgilerle yol alınamadığını vurguluyor ve ekliyor: “<em>Biz sadece ‘sağlıklı beslenin’ demiyoruz; uyku kalitesinden stres yönetimine kadar 6 temel başlığı, hastanın biyokimyasını iyileştirecek birer ‘ilaç’ gibi planlıyoruz.”</em></p>
<p> </p>
<p><strong>VAKALARIN YÜZDE 40’A YAKINI ÖNLENEBİLİR </strong></p>
<p>2023&#8217;te 2,3 milyon olan meme kanseri vaka sayısının 2050&#8217;de 3,5 milyonu aşması bekleniyor. Bu yükü sadece bireysel çabayla göğüslemenin kolay görünmediğini belirten Dr. Kıvılcım, <em>“Sağlıklı yaşam merkezleri kurulup etkinlikleri artırılmalı, hekimler için yaşam tarzı tıbbı eğitimi teşvik edilmelidir. Kanser Research UK&#8217;nin de açıkladığı gibi, vakaların %40&#8217;ı önlenebilir” diyor. </em></p>
<p><strong>MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN EN ETKİLİ 3 DEĞİŞİKLİK! </strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarının da vurguladığı gibi, yaşam tarzımızda 3 temel değişiklikle riskleri azaltmak, yarınları değiştirmek mümkün: </p>
<p><strong>Minimize edin.</strong> Tabağınızdaki kırmızı eti mümkün olduğunca azaltın ve yerine bitkisel proteinler tercih edin. </p>
<p><strong>Yanınıza dahi yaklaştırmayın.</strong> Pasif içicilik dahil tütünden tamamen uzaklaşın. </p>
<p><strong>Her gün aksatmadan uygulayın.</strong> Unutmayın, her gün yapılan düzenli, orta tempolu yürüyüşler epigenetik yapımızı hızlıca onarmaya başlar.  </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserden-korunmada-yasam-tarzi-dusundugunuzden-cok-daha-guclu-625381">Kanserden Korunmada Yaşam Tarzı, Düşündüğünüzden Çok Daha Güçlü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hatalı yaşam tarzı tercihleri, kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hatali-yasam-tarzi-tercihleri-kalp-ve-damar-sagligini-tehdit-ediyor-623085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 10:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hatalı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Ve Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp-Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[tercihleri]]></category>
		<category><![CDATA[torun]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Tarzı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde yaş ilerledikçe sıklığı artmakla birlikte her üç ölümden birinin kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, toplumda kalp ve damar hastalıklarının yaygın şekilde görülmesinde yaşam tarzı ve tercihlerin etkili olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hatali-yasam-tarzi-tercihleri-kalp-ve-damar-sagligini-tehdit-ediyor-623085">Hatalı yaşam tarzı tercihleri, kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Ülkemizde yaş ilerledikçe sıklığı artmakla birlikte her üç ölümden birinin kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, toplumda kalp ve damar hastalıklarının yaygın şekilde görülmesinde yaşam tarzı ve tercihlerin etkili olduğunu söyledi.</span></span></span> Y</b><b><span><span><span>aşam alışkanlıklarının değiştirilerek kan şekeri, tansiyon ve kolesterol bozukluklarının önüne geçilmesinin etkili bir önlem olacağını belirten Torun, “Doğru ve dengeli beslenme, mümkün olduğunca fazla yüksek nabızla hareketi arttırmak, sigara ve alkolden uzak durmak olası birçok kalp ve damar hastalığının önüne geçecektir” tavsiyesinde bulundu.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, 25-31 Mart Kalp Haftası kapsamında kalp sağlığının korunmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalp ve damar hastalıkları, yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Günümüzde kalp ve damar hastalıklarının kanserle birlikte en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, “Sadece hayatı tehdit etmekle kalmayan bu hastalık grubu, aynı zamanda kişinin yaşam kalitesini son derece olumsuz etkileyebilen çeşitli rahatsızlıklardan meydana geliyor.  Bu rahatsızlıklar genel olarak kalp damar tıkanıklığı, boyun ve bacak damar tıkanıklıkları, kalp yetmezliği ve kapak hastalıkları ile kalp ritim bozukluklarından oluşmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalp hastalıkları, yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu hastalıkların bir kısmının önlenebilir olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, “Bu hastalıkların bir kısmı doğuştan olabilmekle birlikte birçoğu sonraki tercihlerimiz neticesinde oluşmaktadır. Örneğin kalp krizine baktığımız zaman buna birçok sebep etki ederken bu sebeplerin yüzde 90’ı değiştirilebilir faktörlerden kaynaklanmaktadır. Başka bir deyişle yüzde 90’ı bizim yanlış tercihlerimiz neticesinde oluyor. Belki genetik risklerden kaçamayız ama yaşam tarzı alışkanlıklarımızla bunların bir çoğunluğunun önüne geçmek mümkün” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Her üç ölümden biri kalp damar hastalıklardan kaynaklanıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kalp ve damar hastalıklarına ilişkin verilere de değinen Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, şu bilgileri verdi: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Ülkemizde yaş ilerledikçe sıklığı artmakla birlikte her üç ölümden biri kalp damar hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Yıllık olarak baktığımızda bir yetişkinin kalp krizi riski ülkemizde yüzde 0,5-1 arasında gözükmektedir. Kalp damar hastalıklarının yanına ritim bozukluklarını, kalp yetmezliklerini ve kapak hastalıklarına da eklersek ülkemizde yaklaşık 5 milyon kalp damar hastası olduğu düşünülmektedir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yaşam tarzı en önde gelen risk faktörleri arasında yer alıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ülkemizde kalp ve damar hastalıklarının bu denli yaygın olmasının ana sebeplerinden birinin yaşam tarzı olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, “Avrupa ülkeleri ile kıyasladığımız zaman Türk toplumunda kalp ve damar hastalıklarının daha sık olduğunu görüyoruz. Bunun en büyük sebebi, maalesef bizim tercihlerimiz. Biz Avrupa’nın en çok sigara içen ülkesiyiz ve en obez ülkesiyiz. Bunun yanında düzenli spor alışkanlığı en düşük ülkeyiz. Hal böyle olunca kalp damar hastalıkları majör risk faktörleri arasında yer alan bu faktörler, ülkemizde daha çok kalp damar hastalıklarının görülmesinde başı çeken sebepler olarak öne çıkıyor. Bunların dolaylı etkileri olarak da hipertansiyon, şeker hastalığı ve kolesterol bozuklukları meseleyi daha da olumsuz hale getiriyor. Bilimsel gerçekler bu denli ortadayken ve ülke olarak son derece olumsuz birinciliklerimiz varken kalp damar hastalığı yönünden ortalama bir Avrupa vatandaşına göre çok daha riskliyiz” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>40 yaş sonrası kardiyoloji kontrolleri yaptırılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesi için alınacak tedbirlere değinen Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, şu tavsiyelerde bulundu:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Kalp ve damar hastalıklarında değiştirilebilir ve değiştirilemez risk faktörleri vardır. Dolayısıyla her şeyden önce yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek kan şekeri, tansiyon ve kolesterol bozukluklarının önüne geçilmeye çalışılmalıdır. Diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkların kontrol altında tutulması, doğru ve dengeli beslenme, mümkün olduğunca fazla yüksek nabızla hareketi arttırmak, sigara ve alkolden uzak durmak olası birçok kalp ve damar hastalığının önüne geçecektir. Bunun yanında günümüz teknolojisiyle kalp damar hastalıkları çok erken dönemde yakalanabilmektedir. 40 yaş sonrası yaptırılacak kardiyoloji kontrolleri, olumsuz bir sürprizle karşılaşmadan büyük oranda kalp hastalıklarının kontrol altına alınmasında etkili olacaktır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hatali-yasam-tarzi-tercihleri-kalp-ve-damar-sagligini-tehdit-ediyor-623085">Hatalı yaşam tarzı tercihleri, kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış mevsiminde iştah kontrolü sağlanabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-mevsiminde-istah-kontrolu-saglanabilir-608870</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[iştah]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[mevsiminde]]></category>
		<category><![CDATA[sağlanabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlanmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Tarzı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608870</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarının sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için bir engel değil; doğru planlama ile bir fırsata dönüştürülebileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Ayşenur Çalık, dengeli beslenme, düzenli hareket ve bilinçli tercihlerle kilo kontrolünün sağlanabileceğini ve bağışıklık sisteminin desteklenebileceğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-mevsiminde-istah-kontrolu-saglanabilir-608870">Kış mevsiminde iştah kontrolü sağlanabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarının sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için bir engel değil; doğru planlama ile bir fırsata dönüştürülebileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Ayşenur Çalık, dengeli beslenme, düzenli hareket ve bilinçli tercihlerle kilo kontrolünün sağlanabileceğini ve bağışıklık sisteminin desteklenebileceğini söyledi. Hekim veya diyetisyen önerisi olmadan besin takviyesi kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Ayşenur Çalık, “Takviyeler yerine beslenme düzeni sağlanmalı ve yaşam tarzı değişikliklerine gidilmelidir. Bu kapsamda yeterli protein ve lif alımı sağlanmalı, düzenli ana ve ara öğünler yapılmalı, kan şekerini dengeleyen besin seçimleri yapılmalıdır. Yeterli uyku ve stres yönetiminin de iştah kontrolünde çok daha etkili ve güvenli yöntemler olduğu unutulmamalıdır” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Ayşenur Çalık, kış mevsiminde sağlıklı, doğru ve dengeli beslenmeye ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Sağlıklı beslenme alışkanlıkları sürdürülmeli</p>
<p>Kış mevsiminde kilo artışı olabildiğini belirten Ayşenur Çalık, “Kış aylarında hava sıcaklıklarının düşmesi, gün ışığından daha az faydalanılması ve fiziksel aktivitenin azalması; iştah artışı ve buna bağlı kilo alımı riskini beraberinde getirmektedir. Bu dönemde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi hem kilo kontrolü hem de bağışıklık sisteminin korunması açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.</p>
<p>Kışın iştahımız neden artıyor?</p>
<p>Kış mevsiminde iştah artışı ile beraber kilo alımının da kolaylaştığını ifade eden Ayşenur Çalık, “Soğuk havalarda vücut, ısıyı korumak için daha fazla enerji ihtiyacı hissedebilir. Buna ek olarak günlerin kısalmasıyla serotonin düzeylerinde azalma görülebilir ve bu durum karbonhidrat ağırlıklı besinlere yönelimi artırabilir. Fiziksel aktivitenin azalması ve evde geçirilen sürenin artması da kilo alımını kolaylaştıran faktörler arasındadır” dedi.</p>
<p>İştah kontrolü yaşam tarzı ile sağlanmalı</p>
<p>İştah kontrolü sağladığı iddia edilen gıda takviyeleri yerine yaşam tarzı değişikliğini öneren Ayşenur Çalık, “Kış aylarında iştah kontrolü mümkündür; ancak bunun temel yolu beslenme düzeninin ve yaşam tarzının düzenlenmesidir. Zaman zaman iştah kontrolü amacıyla krom pikolinat gibi gıda takviyeleri önerilebilmektedir. Krom, karbonhidrat metabolizmasında rol oynayan bir mineraldir; ancak iştah azaltma veya kilo kaybı üzerindeki etkilerine dair bilimsel kanıtlar sınırlıdır. Bu nedenle, hekim veya diyetisyen önerisi olmadan besin takviyesi kullanımından kaçınılmalıdır. Takviyeler yerine beslenme düzeni sağlanmalı ve yaşam tarzı değişikliklerine gidilmelidir. Bu kapsamda yeterli protein ve lif alımı sağlanmalı, düzenli ana ve ara öğünler yapılmalı, kan şekerini dengeleyen besin seçimleri yapılmalıdır. Bu tavsiyelerin yanı sıra yeterli uyku ve stres yönetiminin de iştah kontrolünde çok daha etkili ve güvenli yöntemler olduğu unutulmamalıdır” diye konuştu.</p>
<p>Enerji dengesinin korunmasına dikkat edilmeli</p>
<p>Kış mevsiminde hem ağırlık artışını önlemek hem de bağışıklığı güçlendirmek için beslenme düzeninde yapılması gerekenlere değinen Ayşenur Çalık, “Kış aylarında beslenme planı hem enerji dengesini koruyacak hem de bağışıklık sistemini destekleyecek şekilde oluşturulmalıdır. Bu dönemde sağlıklı beslenme uygulanmalıdır. Sağlıklı beslenme için de her gün besin gruplarındaki besinlerden her birey için gerekli olan miktarlarda tüketilmelidir. Örneğin süt, yoğurt grubu (en az 2 porsiyon/gün), et, balık, kurubaklagil grubu (1-2 porsiyon/gün), sebze meyve grubu (5-10 poorsiyon/gün) ve tahıl grubundan (4-11 porsiyon/gün) tüketilerek çeşitli beslenme sağlanmalıdır” diye konuştu.</p>
<p>Sebze ve meyve tüketimi artırılmalı</p>
<p>Bu dönemde sebze ve meyve tüketiminin artırılması ve özellikle mevsim sebzelerinin tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Ayşenur Çalık, “Özellikle antioksidan ve fitokimyasallar yönünden zengin çeşitli renklerdeki sebze ve meyvelerin tüketilmesi bağışıklık sisteminin güçlenmesinde destek olacaktır. Yeterli protein alımına özen gösterilmeli. Yumurta, balık, yoğurt, kuru baklagiller düzenli olarak önerilen miktarlarda tüketilmelidir. Tam tahıllı ürünler tercih edilerek lif alımı artırılmalıdır. Bağışıklık sistemi için D vitamini, C vitamini, çinko ve antioksidanlardan zengin besinler diyetin bir parçası olmalıdır. Su tüketimi soğuk havalarda azalabildiği için sıvı alımı bilinçli olarak takip edilmelidir” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p>Hızlı kilo vermek isteyenler dikkat!</p>
<p>Kış aylarında bahara hazırlık amacıyla uygulanan şok diyetlerin, kısa sürede kilo kaybı sağlasa da sağlık açısından riskli olduğunu vurgulayan Ayşenur Çalık, “Halk arasında şok diyetler olarak bilinen tek tipli diyetler pek çok sağlık sorununa yol açabilmektedir. Hızlı ağırlık kaybı; kas kaybı, metabolizma hızının düşmesi, vitamin-mineral yetersizlikleri ve kilo geri kazanımı (yo-yo etkisi) gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir. Sağlıklı ağırlık kaybı; haftada ortalama 0,5–1 kg olacak şekilde, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme planı ile mümkündür” diye konuştu.</p>
<p>Kış mevsiminde kilo kontrolü için bu tavsiyelere kulak verilmeli</p>
<p>Araştırma Görevlisi Ayşenur Çalık, kış mevsiminde kilosunu korumak ve sağlıklı kilo vermek isteyenlere şu tavsiyelerde bulundu:</p>
<p>• Moda diyetler (şok diyetler, aralıklı açlık gibi) yerine sağlıklı beslenme uygulanmalı.</p>
<p>• Öğün atlanmamalı, düzenli beslenme alışkanlığı kazanılmalıdır.</p>
<p>• Porsiyon kontrolü sağlanmalı, özellikle yüksek kalorili şerbetli tatlılar tüketilmemeli ya da mümkün olduğu kadar seyrek ve miktar yönünden az tüketilmeli, sütlü tatlılar tüketilmelidir.</p>
<p>• Fiziksel aktivite kış aylarında da sürdürülmeli; ev içi egzersizler veya yürüyüşler tercih edilebilir.</p>
<p>• Uyku düzeni korunmalı, stres yönetimine önem verilmelidir.</p>
<p>• Gerçekçi hedefler belirlenmeli ve hızlı çözümler yerine kalıcı yaşam tarzı değişiklikleri benimsenmelidir.</p>
<p>Kış ayları doğru planlama ile fırsata dönüştürülebilir</p>
<p>Araştırma Görevlisi Ayşenur Çalık, sözlerini şöyle tamamladı: “Kış ayları, sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için bir engel değil; doğru planlama ile bir fırsata dönüştürülebilir. Dengeli beslenme, düzenli hareket ve bilinçli tercihlerle hem kilo kontrolü sağlanabilir hem de bağışıklık sistemi desteklenebilir.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-mevsiminde-istah-kontrolu-saglanabilir-608870">Kış mevsiminde iştah kontrolü sağlanabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
