<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yarattığı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yarattigi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yarattigi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Oct 2025 08:46:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>yarattığı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yarattigi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Büyükşehir ekipleri yağışın yarattığı olumsuzluklara hızla müdahale etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-ekipleri-yagisin-yarattigi-olumsuzluklara-hizla-mudahale-etti-587521</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 08:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[ekipler]]></category>
		<category><![CDATA[ekipleri]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuzluklara]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<category><![CDATA[Yağışı]]></category>
		<category><![CDATA[yağışın]]></category>
		<category><![CDATA[yarattığı]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587521</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent merkezinde öğleden sonra aniden bastıran yağmur ve dolu yağışıyla birlikte teyakkuza geçti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-ekipleri-yagisin-yarattigi-olumsuzluklara-hizla-mudahale-etti-587521">Büyükşehir ekipleri yağışın yarattığı olumsuzluklara hızla müdahale etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent merkezinde öğleden sonra aniden bastıran yağmur ve dolu yağışıyla birlikte teyakkuza geçti. Ekipler şiddetli yağmur ve dolu yağışı nedeniyle dökülen yaprakların tıkadığı mazgalları açmak için yoğun çaba harcadı. <span><span>Büyükşehir ekiplerinin gayretli çabasıyla olumsuzluklara hızla müdahale edildi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span>Kent merkezinde etkili olan yoğun yağışla birlikte harekete geçen Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri olumsuzluklara hızla müdahale etti. ASAT, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, Fen İşleri Daire Başkanlığı ile Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri başta olmak üzere çok sayıda personel şiddetli yağışın neden olduğu olumsuzlukları gidermek için yoğun çaba harcadı.  </span></span></p>
<p><span><span>EKİPLER HIZLA SAHAYA İNDİ</span></span></p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi 20 araç, 58 personel, ASAT 18 araç, 86 personel, Park ve Bahçeler Dairesi 27 araç ve 95 personel ile çalışmalara destek verdi. Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı 10 araç ve 70 kişilik personel, Fen İşleri Daire Başkanlığı 6 araç ve 14 kişilik ekip ile sahada görev yaptı. <span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ve Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri, kentin birçok noktasında yola devrilen ağaç ve ağaç dallarını trafik ve can güvenliği için hızla kaldırdı. Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri de Nostalji tramvay hattının Yavuz Özcan Parkı girişinde ağaç devrilmesi sonucu havai elektrik hattında meydana gelen arızayı gidermek ve hatta yeniden elektrik verilmesi için müdahalede bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>FALEZ ALT GEÇİDİNDE YOĞUN ÇALIŞMA</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Aniden etkili olan sağanak yağışın ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü ekipleri de kısa sürede sahaya indi. Kentin farklı noktalarından gelen ihbarlara hızla müdahale eden ekipler, ana arterler başta olmak üzere dolu yağışı nedeniyle dökülen ve yağmur sularının taşıdığı yaprakların tıkadığı mazgalları temizlendi. Ekiplerinin en yoğun çalışması ise alt geçitlerde oldu. ASAT ekipleri ile </span></span><span>Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri </span><span><span>aşırı yağış nedeniyle polis tarafından trafiğe kapatılan Falez Alt Geçidi’nin trafiğe açılması için temizlik çalışması yaptı. Yoğun bir çalışmayla hızla tamamlanan temizliğin ardından alt geçit kısa süre sonra trafiğe açıldı.  </span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-ekipleri-yagisin-yarattigi-olumsuzluklara-hizla-mudahale-etti-587521">Büyükşehir ekipleri yağışın yarattığı olumsuzluklara hızla müdahale etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyük yaşamsal krizlerin yarattığı stres intihar riskini artırabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuk-yasamsal-krizlerin-yarattigi-stres-intihar-riskini-artirabiliyor-576171</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 15:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[faktörler]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[krizlerin]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<category><![CDATA[yarattığı]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576171</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, zaman zaman gündemi meşgul eden intihar davranışı ile ilgili; intihar riskini artıran etmenler, erken uyarı belirtileri ve alınabilecek koruyucu önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuk-yasamsal-krizlerin-yarattigi-stres-intihar-riskini-artirabiliyor-576171">Büyük yaşamsal krizlerin yarattığı stres intihar riskini artırabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, zaman zaman gündemi meşgul eden intihar davranışı ile ilgili; intihar riskini artıran etmenler, erken uyarı belirtileri ve alınabilecek koruyucu önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Tüm psikiyatri hastalarında intihar düşüncesi mutlaka sorgulanmalı!</strong></p>
<p>İntihar davranışı ile ilgili en önemli risk grubunun içinde depresyon, bipolar duygudurum bozukluğu, alkol-madde kullanım bozukluğu, şizofreni, borderline kişilik bozukluğu ve antisosyal kişilik bozukluğu olan bireylerin yer aldığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Tamamlanmış intiharların yüzde 90’ında psikiyatrik bir tanı bulunur.” dedi.</p>
<p>Bu nedenle bütün psikiyatri hastalarında intihar düşüncesinin, ilk değerlendirme ve kontrollerde muhakkak sorgulanması gerektiğine dikkat çeken Şentürk, “Yine çocukluk çağı travmaları özellikle de cinsel ve fiziksel istismar öyküsü intihar için bağımsız bir risk etmeni olup, olasılığı yaklaşık 10 kat kadar artırır. Büyük yaşamsal krizler ve akabinde gelen yoğun stres yükü ile gelen intihar düşüncesi nadir değildir. Yakın dönemde yaşanan ayrılık, boşanma ve ölüm gibi kayıplar, kaza ve hastalık nedenli bedensel yeti kayıpları, kendilik değerinde ya da işten çıkarılma veya iflas gibi toplumsal statüde kayıplar, göç ve taşınma gibi güvenlik duygusunun kaybı, yapılan bir eylemden ya da işitilen bir durumdan ötürü yoğun utanç duygusu kişiyi savunmasız ve çaresiz hale getirebilirken intihar davranışı açısından da risk oluşturabiliyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Yoğun bunalmışlık, umutsuzluk ve sosyal geri çekilme intihar öncesi önemli belirtiler!</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, intihar davranışının öncesinde görülebilen belirtilere de değinerek, şunları söyledi:</p>
<p>“Yoğun bunalmışlık, bireysel yetersizlik ve değersizlik hissi, ümitsizlik, umutsuzluk, kendine ilişkin olumsuz yargılar, kişilerarası ilişkilerde içe çekilme, arkadaş ve aile çevresinden uzaklaşma, günlük faaliyetlere ilgi kaybı, kişisel bakım ve görünümü ihmal etme, yeme ve uyku alışkanlıklarında değişme, belirgin kişilik ve davranış değişiklikleri, dikkati toplayamama, karar vermede zorlanma, okul ve iş performansında düşme, yorgunluk ve kronik ağrı gibi fiziksel ve ruhsal yakınmalar intihar öncesinde görülen belirtiler olarak bildirilmiştir.”</p>
<p><strong>Koruyucu faktörler intihar riskini önemli ölçüde azaltıyor</strong></p>
<p>İntihar düşüncesinin varlığının, ne kadar yoğun şekilde olursa olsun, bir girişim ya da tamamlanmış intihar ile sonuçlanacağı anlamına gelmediğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kişinin sahip olduğu bireysel ve çevresel kaynaklar, profesyonel yardım oldukça etkili olabilir; bu nedenle koruyucu faktörlerin araştırılması ve bunların desteklenmesi gerekir. Yaşamda bir amaca ve gelecek planlarına sahip olmak, zengin baş etme becerilerine, hobilere, iyi iletişim becerilerine sahip olmak, düzenli olarak spor yapmak ve yardım almaya motive olmak intihar riskini önemli ölçüde azaltan bireysel faktörlerdir. Düzenli bir aile yaşantısı, aile içinde sıkı ve yakın bağların olması, evli ve çocuklu olmak, iyi ve tutarlı sosyal desteklere, yakın arkadaş ilişkilerine sahip olmak ise intihar riskini önemli ölçüde azaltan başlıca çevresel faktörlerdir.”</p>
<p><strong>Krizdeki kişiye intihar düşüncesi sorulmalı!</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, toplumda yer alan ‘intihar edecek kişinin intihardan bahsetmemesi’ algısının yanlış olduğunu ifade ederek, “Kriz dönemlerinde olan bireylere intiharla ilgili düşüncesini sormaktan korkulmamalı. Bu durum kişinin aklında olmayan bir şeyi aklına getirmek olarak değerlendirilmemeli. Kendine zarar verme düşüncesi ve bu düşüncenin niteliği ile ilgili tüm özellikler açık, doğrudan sorular ile araştırılmalı ve intihar davranışı ile ilgili bilinen risk faktörleri sistemli bir biçimde sorgulanmalı.” diye konuştu.</p>
<p>Kriz dönemi yaşayan ya da önemli ruhsal problemi olduğu düşünülen kişilerin psikiyatriste gitmesi yönünde teşvik edilmesinin önemine de vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, şöyle dedi:</p>
<p>“Mevcut psikiyatrik problem ya da yaşamsal bir kriz nedeniyle kendisini çaresiz, kapana kısılmış ve kaybetmiş olarak gören bireyler, ruh sağlığı desteğiyle baş etme gücünü yavaş yavaş kendilerinde bulabilmekte. Bu kişilerdeki psikiyatrik tabloların etkin bir biçimde düzeltilmesi, kişinin yakından izlenmesi ve tedavi uyumunun iyi düzeyde olması oldukça önemli.”</p>
<p><strong>İntihar girişimi sonrası ilk üç ayda tekrar riski çok yüksek!</strong></p>
<p>Daha önce intihar girişiminde bulunmuş kişilerin, yineleyen girişimler açısından büyük risk taşıdığına dikkar çeken Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “İntihar girişimini tekrarlama riski intihar girişiminden sonraki ilk bir yılda ve de özellikle ilk üç ayda çok yüksek. İntihar etmeyi düşünen kişilerle bu durumun gerekçelerini ve sonuçlarını tartışmak durumu zorlaştırır. Bu tür tartışmalarda bulunmadan mutlaka profesyonel yardım alması sağlanmalı.” dedi.</p>
<p>İntihar riski olan ancak o an hemen acil servise ya da hekime götürülemeyecek kişilerin mutlaka gözetim altında tutulması gerektiğini de dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Delici, kesici ya da patlayıcı aletler kesinlikle uzaklaştırılmalı. İntihar edeceğini söyleyen kişilerin bu paylaşımını sır olarak saklamamak ve hemen yardım arayışına başlamak gerekir. İntihar düşüncesi olan kişiyle sorunu konuşmak ve umut aşılamak gerekli yardım ulaşana kadar yapılabilecek en uygun yaklaşımdır.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuk-yasamsal-krizlerin-yarattigi-stres-intihar-riskini-artirabiliyor-576171">Büyük yaşamsal krizlerin yarattığı stres intihar riskini artırabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Erken Tespit Edilerek Şah Damarı Hastalığının Yarattığı Ciddi Sonuçların Önüne Geçmek Mümkün&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-tespit-edilerek-sah-damari-hastaliginin-yarattigi-ciddi-sonuclarin-onune-gecmek-mumkun-429942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Dec 2023 08:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[damarı]]></category>
		<category><![CDATA[edilerek]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[geçmek]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığının]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[önüne]]></category>
		<category><![CDATA[şah]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçların]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[yarattığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sadece yaşlıların değil gençlerin de karotis arter -şah damarı- hastalığı ile karşı karşıya kalabileceğine işaret eden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Özveren, “Özellikle hareketsiz hayat, beslenme şeklinin kötüleşmesi, diyabetin daha çok karşımıza çıkması, obezitenin artması gibi durumlar şah damarı hastalığının genç popülasyonda izlenmesine, felç ve inmelerin artmasına sebep oluyor” dedi.   </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-tespit-edilerek-sah-damari-hastaliginin-yarattigi-ciddi-sonuclarin-onune-gecmek-mumkun-429942">&#8220;Erken Tespit Edilerek Şah Damarı Hastalığının Yarattığı Ciddi Sonuçların Önüne Geçmek Mümkün&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Sadece yaşlıların değil gençlerin de karotis arter -şah damarı- hastalığı ile karşı karşıya kalabileceğine işaret eden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Özveren, “Özellikle hareketsiz hayat, beslenme şeklinin kötüleşmesi, diyabetin daha çok karşımıza çıkması, obezitenin artması gibi durumlar şah damarı hastalığının genç popülasyonda izlenmesine, felç ve inmelerin artmasına sebep oluyor” dedi.   </em></p>
<p>İnme geçiren hastaların büyük bir bölümünden sorumlu tutulan karotis arter, yaygın bilinen ismiyle şah damarı hastalığı yarattığı etkiler büyük olmasına karşın yeterince tanınmayan bir hastalık. Bununla birlikte hastalık sinsi seyrettiği için fark edilmediği takdirde yaşam kaybıyla sonuçlanabilecek bir tabloyla karşı karşıya kalındığına söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Özveren, hastalığın erken tespit edildiğinde tedavisinin mümkün olduğunu anlattı. Tüm dünyada yaşam kayıplarında hala kardiyovasküler hastalıkların ilk sırada yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Özveren, şah damarı hastalığının da bu hasta grupları içinde yaklaşık yüzde 36’lık orana sahip olduğunu belirtti. </p>
<p><strong>“GENÇLERİ VE SPORCULARI DA ETKİLİYOR”</strong></p>
<p>Şah damarı hastalığında ileri yaş risk faktörleri arasında yer alsa da bu sorunun gençleri de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Özveren, “Karotis arter hastalığının cinsiyetler açısından görülme farklılığı bulunmuyor. Kadın erkek arasındaki oran neredeyse eşit. Daha çok yaşlı popülasyonda görülmekle birlikte genç popülasyonda bu hastalıkla karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle sedanter hayat, beslenme şeklinin kötüleşmesi, diyabetin daha çok karşımıza çıkması, obezitenin artması şah damarı hastalığının genç popülasyonda izlenmesine, felç ve inmelerin artmasına sebep oluyor. Bununla birlikte genç aktif sporcularda ani boyun hareketleri ile damar içerisinde yırtıklar oluşabiliyor. Romatizmal hastalıkların seyrinde de vaskülit dediğimiz damar tutulumları olabiliyor. Dolayısıyla bu grubunda dikkatli olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.  </p>
<p><strong>“ÇOĞUNLUKLA SİNSİ SEYREDER” </strong></p>
<p>Karotis arterin felç geçirmiş hastaların büyük bir bölümünden sorumlu olan bir damar hastalığı olduğunu anlatan Prof. Dr. Özveren, &#8220;Özellikle koroner arter hastalığı açısından da riskli grupta yer alan; diyabet hastaları, sigara kullananlar,75 yaş üstü kişiler, yüksek tansiyon hastaları, sedanter hayat sürenler ve obez kişiler şah damarı hastalığı açısından da risk altında yer alıyor. Çoğunlukla sinsi seyreden bu sorun bazen klinikte muayene sırasında fark edilen üfürümle ortaya çıkar. Sonrasında ayrıntılı muayeneye geçilir” dedi. </p>
<p><strong>“GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ HASTALIĞIN ORTAYA ÇIKMASINDA ÖNEMLİ” </strong></p>
<p>Hastalığın görüntüleme yöntemleriyle açığa çıktığını söyleyen Prof. Dr. Özveren, “Bu hastalığı ultrasonografi, tomografik, anjiyografi, klasik anjiyografi, konvansiyonel anjiyografi yöntemlerle açığa çıkartabiliyoruz. Daralma çok tıkayıcı değilse, klinik sonlanım olmadıysa ya da damarı tıkayan segmentte yüzde 50’den daha az bir daralma söz konusuysa biz bunu ilaç tedavisi ile tedavi edebiliyoruz. İlaç tedavisi bunun küratif olarak olmasını engelleyebiliyor” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“TEDAVİ ŞEKLİ KİŞİYE GÖRE BELİRLENİR”</strong></p>
<p>Şah damarı hastalıklarının tedavi edilebilir hastalıklar grubu arasında yer aldığının altını çizen Prof. Dr. Özveren, tedaviyle ilgili şu bilgileri verdi: “Tedavide üç farklı yöntem kullanıyoruz. İlaç tedavisi, boyun damarına stent takılması ya da karotis endarterektomi dediğimiz cerrahi yöntemlerle plağı tedavi edebiliyoruz. Akut inme geliştiği zaman ise trombüs aspirasyon yöntemleri dediğimiz atan pıhtıyı alıp hastanın tamamen düzelmesini sağlayabiliyoruz. Bu tedavi yöntemlerinin çeşitlenmesinde hastanın klinik durumu, damar yapısı, ek hastalıkların varlığına göre değişebilir. Bazı hastalarda sekel -doku bozukluğu- kalabiliyor. Trombüs dediğimiz pıhtı atmasından sonra ilk 6 saat içerisinde girişim yapmak gerekiyor. Bu durumda hastalara tamamen iyileşme sağlanabiliyor.” </p>
<p><strong>TEKRARLAMASINI ÖNLEMEK İÇİN KLİNİK TAKİP ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Erken tedaviyle şah damarı hastalığının neden olabileceği yaşam kaybı ya da inme gibi sonuçların önüne geçilebildiğini ancak hastalığın tekrar etme riskinin olduğunun da bilinmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Özveren konuşmasına şöyle devam etti: “İki şah damarı olduğu için tek taraflı olan problemi çözdüğünüz zaman diğer tarafta da aynı problemle karşı karşıya kalma ihtimali var. Biz bunu klinik takiplerde engellemeye çalışıyoruz.”</p>
<p><strong>“5 YILLIK PERİYOTLARLA BOYUN DAMAR ULTRASONOGRAFİ YAPTIRMALARINI ÖNERİYORUZ” </strong></p>
<p>Diğer kardiyovasküler hastalıklar gibi şah damarı hastalıkları da önlenebilir hastalıklar grubu içerisinde olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Özveren, korunma amacıyla yapılması gerekenleri şöyle sıraları: “45 yaş üstü popülasyonda da koroner arter risk faktörleri olan özellikle diyabet hastaları, sedanter yaşamı olanlar, obez kişiler, hipertansiyonu olanlar ve sigara içenlerin 5 yıllık periyotlarla boyun damar ultrasonografi yaptırmalarını öneriyoruz. Yaptığımız ultrasonografi incelemede boyun damarlarında ateroskleroz plak sapladığımız hastalarda bu takip sürecini yıllık periyotlarla indiriyoruz. Diğer kardiyovasküler hastalıklarda olduğunu gibi kişinin yaşam tarzı değişiklikleri de son derece önem taşıyor. Günlük hayatımızda sporu aktif etmek, beslenmemize dikkat etmek, obezite var ise diyet ve egzersizle obeziteden kurtulmak, diyabetin kontrolü, sigarayı bırakmak gibi faktörlerle aslında şah damarı hastalığını engelleyebiliyoruz.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-tespit-edilerek-sah-damari-hastaliginin-yarattigi-ciddi-sonuclarin-onune-gecmek-mumkun-429942">&#8220;Erken Tespit Edilerek Şah Damarı Hastalığının Yarattığı Ciddi Sonuçların Önüne Geçmek Mümkün&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medyanın Yarattığı Güzellik Algısı Estetik Yaşını Düşürdü, Uzman Olmayan Ellerde Yapılan İşlemlere Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyanin-yarattigi-guzellik-algisi-estetik-yasini-dusurdu-uzman-olmayan-ellerde-yapilan-islemlere-dikkat-425548</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 07:55:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[düşürdü]]></category>
		<category><![CDATA[ellerde]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[işlemlere]]></category>
		<category><![CDATA[medyanın]]></category>
		<category><![CDATA[olmayan]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yapılan]]></category>
		<category><![CDATA[yarattığı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425548</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal medyanın yaygın kullanımı toplumsal güzellik algılarını da belirliyor. Değişen bu algıyla birlikte başta burun estetiği olmak üzere birçok estetik işlemin erken yaşlarda yapılmak istendiğini söyleyen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Mert Ersan konuyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Özellikle bu uygulamaların uzman kişiler tarafından yapılması gerektiğinin altını çizdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyanin-yarattigi-guzellik-algisi-estetik-yasini-dusurdu-uzman-olmayan-ellerde-yapilan-islemlere-dikkat-425548">Sosyal Medyanın Yarattığı Güzellik Algısı Estetik Yaşını Düşürdü, Uzman Olmayan Ellerde Yapılan İşlemlere Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyal Medyanın Yarattığı Güzellik Algısı Estetik Yaşını Düşürdü, Uzman Olmayan Ellerde Yapılan İşlemlere Dikkat!</strong></p>
<p> </p>
<p><em>Sosyal medyanın yaygın kullanımı toplumsal güzellik algılarını da belirliyor. Değişen bu algıyla birlikte başta burun estetiği olmak üzere birçok estetik işlemin erken yaşlarda yapılmak istendiğini söyleyen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Mert Ersan konuyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Özellikle bu uygulamaların uzman kişiler tarafından yapılması gerektiğinin altını çizdi.</em> </p>
<p> </p>
<p>Özellikle sosyal medya fenomenlerinin ve ünlülerin paylaştığı görseller ve kullandığı filtreler toplumdaki güzellik algısını dönüştürdü. Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Mert Ersan, bunun sonucunda sosyal medya ve toplumsal güzellik algılarının günümüz estetik trendini belirlemede önemli bir role sahip olduğunu söyledi. “Ancak bir ünlünün veya çok beğendiği birinin bir organını taklit etmek yerine kişinin kendi güzelliğinin farkına varması çok daha önemli” diyen Dr. Öğr. Ü. Ersan, herkesin yüz yapısının farklı olduğunu ve estetik işlemlerin de kişiye özel planlanması gerektiğine işaret etti. </p>
<p> </p>
<p><strong> “ESTETİK CERRAHİ GİRİŞİMLER UZMAN ELLERDE YAPILMALI”</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Ü. Mert Ersan, “Özellikle son 5-6 yıldır estetik işlemlerin artması nedeniyle çoğu kişi tarafından bunun bir gelir kapısı olarak görüldüğünü gözlemliyoruz. Ancak ehil olmayan kişiler tarafından yapılan işlemler birçok komplikasyona neden olabiliyor.</p>
<p>“Yasal olarak içinde ‘estetik’ kelimesini barındıran tıptaki tek branş plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahidir” diyen Dr. Öğr. Ü. Ersan, uzman olmayan kişiler tarafından yapılan estetik müdahalelerin istenmeyen sonuçlara neden olabileceği konusunda uyardı. Dr. Öğr. Ü. Ersan sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Biz hem asistanlık eğitimimiz hem de gördüğümüz vakalar sayesinde kendimizi çok daha iyi yetiştirmiş vaziyetteyiz. Bir işi yapabiliyor olmak, o işi yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. Merdiven altı uygulamalarla karşılaştığımız durumlarda hastayı tekrar tedavi edebilmek için çok çok büyük çaba sarf ediyoruz. Günümüzde sadece dolgu, botoks gibi cerrahi olmayan işlemler yapılmıyor. Ehil olmayan eller tarafından cerrahi girişimler bile yapılıyor maalesef. Bu tarz işlemler deri ve deri altı anatomisine hâkim, konuyu derinlemesine ele alabilen, hem teorik hem pratik anlamda ciddi bir tecrübeye sahip ve karşılaştığı komplikasyonları yönetebilecek hekimler tarafından yapılmalı. Bu hem bizler hem de toplum sağlığı açısından son derece önem taşıyor.” </p>
<p> </p>
<p><strong>“ERKEN ESTETİK YAŞI KIZ ÇOCUKLARINDA DAHA YÜKSEK” </strong></p>
<p>Estetik yaşının erken yaşlara düştüğü gerçeğiyle karşı karşıya olduklarını söyleyen Dr. Öğr. Ü. Mert Ersan, özellikle kız çocuklarının toplumdaki güzellik algısından daha çok etkilendiğini belirtti. Ersan, “Toplumsal güzellik algısı, sosyal medya gibi faktörler kız çocukların üzerinde daha etkili oluyor. Özellikle ergenlik sonrası dönemde kız çocukları dış görünüşüne daha fazla önem vermeye başlıyor” dedi.  </p>
<p><strong> “ERKEN YAŞLARDA YÜZ GELİŞİMİ TAMAMLANMADAN BURUN ESTETİĞİNDEN UZAK DURULMALI”</strong></p>
<p> </p>
<p>Erken yaşlarda en sık tercih edilen ameliyatların başında burun ameliyatlarının geldiğini anlatan Dr. Öğr. Ü. Mert Ersan, bu noktada bazı parametrelerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Dr. Öğr. Ü. Ersan sözlerine şöyle devam etti: “Yüz gelişimi tamamlanmadan erken yaşlarda yapılacak müdahaleler yüzün diğer bölümlerinin gelişimine zarar verebiliyor. Bu da ileride fonksiyonel, fiziksel ve görsel olarak bazı problemlere sebebiyet verebiliyor. Dolayısıyla yüz gelişimi tamamlanmadan, 18 yaşından daha erken yaşlarda burun estetiği önermiyoruz.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“HASTAYLA DOĞRU İLETİŞİM ÖNEM TAŞIYOR” </strong></p>
<p>Bu işlemi gerçekleştirecek olana adayla doğru bir iletişim içinde olmanın ve hastanın tüm süreci anladığından emin olmanın gereğini belirten Dr. Öğr. Ü. Ersan, sözlerine şöyle devam etti:  “Ne yazık ki bu gençler ameliyat olduktan bir saat sonra çok daha güzel burnuyla hayatına devam edeceğini zannediyor ki elbette durum böyle değil. Dolayısıyla hastayla doğru iletişimi kurup süreci çok iyi anladığından emin olmak gerekiyor. Hasta gerçekten tüm süreci anlamış mı, ameliyattan önce ve sonra neler yapması gerekiyor, nasıl bir ameliyat süreci onu bekliyor, hastanın psikolojisi bu operasyonu kaldırabilecek düzeyde mi, hasta ameliyat sonrası yeni burnuyla hayatında nelerin değişmesini bekliyor gibi sorularda ortak noktada buluşmak gerekiyor.”  </p>
<p> </p>
<p><strong> “BURUN ESTETİĞİNDE SADECE GÖRSEL KAZANÇ SAĞLAMAK ADINA FONKSİYONDAN FERAGAT EDİLMEMELİ” </strong></p>
<p> </p>
<p>“Bizim bir organa estetik diyebilmemiz için fonksiyonel olarak işlevini yerine iyi getirmesi gerekir. Dolayısıyla bizim için güzel nefes alabilen bir burun estetiktir” diyen Dr. Öğr. Ü. Mert Ersan, “Sadece görsel bir kazanç sağlamak adına fonksiyondan feragat etmememiz gerekiyor. Bu nedenle öncelikle hastanın nefes almada problem yaşayıp yaşamadığını çok ciddi bir şekilde değerlendiriyoruz. Fizik muayeneyle ve ayrıca bazı görüntüleme yöntemleriyle, endoskop gibi kameralı sistemlerle de hastanın nefes alma problemi olup olmadığı değerlendirilebilir” şeklinde konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>“HER BURUN HER HASTAYA UYGUN DEĞİL” </strong></p>
<p>Herkesin yüz yapısının birbirinden farklı olduğunu ve estetik operasyonlarında kişiye özel planlanma yapılması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Ü. Mert Ersan, “Bunun yanında hangi hastaya hangi burnun yapılması gerektiği de bir diğer önemli noktayı oluşturuyor. Zira herkesin yüz yapısı farklı olduğu için her burun her hastaya uygun değildir. Öncelikle hastanın beklentisini anlamak bizim için oldukça önemli. Kendi için rahatsızlık yaratan durumları değerlendirip hastanın beklentilerinin ne kadar gerçekçi olup olmadığını değerlendiriyoruz diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>“ÜÇ BOYUTLU GÖRÜNTÜLEME PROGRAMLARI ELDE EDİLECEK SONUÇ HAKKINDA FİKİR VERİYOR”</strong></p>
<p>Ameliyat kararı alınan hastalarda sonraki sürecin üç boyutlu görseller üzerinden değerlendirildiğini ve bu doğrultuda hareket ettiklerini söyleyen Dr. Öğ. Ü. Mert Ersan, sözlerine şöyle devam etti: “Hastanın nasıl bir sonuca ulaşmak istediği ve beklentilerinin gerçekçi olup olmadığı konusunda farklı yöntemler kullanıyoruz. Örneğin beğendiği ve beğenmediği burun fotoğraflarını getirmelerini istiyor ve bunun üzerinden değerlendirme yapıyoruz. Herkesin kıkırdak, cilt ve kemik yapısının birbirinden farklı olduğunu dolayısıyla beklentilerin de bu yönde olması gerektiğini anlatıyoruz. Bu noktada üç boyutlu görüntüleme programları kullanıyoruz. Hastanın farklı açılardan fotoğraflarını çekip sisteme yükleyerek üç boyutlu bir görüntü oluşturuyoruz. Bu görüntüleme üzerinde bazı değişiklikler yaparak nasıl bir görüntüye ulaşacağımızın ön izlemesini çıkarıyoruz. Elbette elde edilen görüntü kesin sonuç vermese de sonuç açısından bir fikir sunuyor.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyanin-yarattigi-guzellik-algisi-estetik-yasini-dusurdu-uzman-olmayan-ellerde-yapilan-islemlere-dikkat-425548">Sosyal Medyanın Yarattığı Güzellik Algısı Estetik Yaşını Düşürdü, Uzman Olmayan Ellerde Yapılan İşlemlere Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Soyer, deniz kabarmasının tsunami etkisi yarattığı Kordon&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-deniz-kabarmasinin-tsunami-etkisi-yarattigi-kordonda-425437</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 01:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kabarmasının]]></category>
		<category><![CDATA[kordonda]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[tsunami]]></category>
		<category><![CDATA[yarattığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425437</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir’de denizin yükselmesiyle su baskınlarının oluştuğu bölgelerde oluşan durumu tespit etmek ve ekipleri yönlendirmek için sabahın erken saatlerinden itibaren sahada inceleme yaptı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-deniz-kabarmasinin-tsunami-etkisi-yarattigi-kordonda-425437">Başkan Soyer, deniz kabarmasının tsunami etkisi yarattığı Kordon&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir’de denizin yükselmesiyle su baskınlarının oluştuğu bölgelerde oluşan durumu tespit etmek ve ekipleri yönlendirmek için sabahın erken saatlerinden itibaren sahada inceleme yaptı. Kordon’da sokakları ve hasarlı iş yerlerini ziyaret eden Başkan Soyer etkilenen tüm yurttaşlara geçmiş olsun dileğinde bulunarak, “Zor bir geceydi. Ekiplerimiz canla başla çalışıyorlar. Ne yazık ki iklim krizi sonuçlarıyla daha da karşılaşacağız. Şehrin dirençli hale getirilmesi temel öncelikli hedefimiz. Senelerdir dirençli kent yaratmanın önemini anlatıyoruz. Bundan sonra daha da önlem almamız gerek” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, deniz kabarması olarak adlandırılan meteorolojik olay sebebiyle deniz sularının sokakları kapladığı Kordon’a giderek çalışmaları inceledi. Gece boyunca sahadaki ekipleri yönlendiren Başkan Tunç Soyer günün ağarmasıyla birlikte durum tespiti için sorunlu bölgelere gitti. Soyer’e İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu ile İtfaiye Dairesi Başkanı İsmail Derse eşlik ederek son durum hakkında bilgi verdi. Başkan Soyer’in görüştüğü yetkililer deniz seviyesinin yükselmesinin tsunami etkisi yarattığını ve denizin karadan yüzlerce metre içerilere ilerlediğini söyledi. </p>
<p><strong>Ne yazık ki iklim krizi sonuçlarıyla daha da karşılaşacağız</strong><br />İzmir’de meteorolojik koşulların yarattığı etkiye bağlı olarak yaşanan deniz taşkınından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerinde bulunan Başkan Soyer, “7 Eylül’de İstanbul’da Küresel Denge Derneği’nin toplantısı olmuştu ve İstanbul ve İzmir’de deniz seviyesinin yükseleceğine dair bilimsel veriler paylaşılmıştı. Gelinen nokta 2050 yılına kadar deniz seviyesinin 50 cm yükselmesi öngörülüyor. 2100’e kadar ise deniz seviyesinin 1 metre yükselmesi öngörülüyor. Kısacası küresel ısınma diye tarif edilen iklimdeki değişiklik daha sonra iklim krizi olarak arz edilmeye başladı ve artık ne yazık ki ülkemiz de bu sonuçları yaşıyor. Akdeniz Anadolu bu iklim krizinin odak noktaları. İzmir 3 sene önce ilk kez tsunami yaşamıştı. Asla aklımıza gelmeyen bir tablo ile karşılaşmıştık. Sığacık sular altında kalmıştı. Bu kez Bostanlı ve Mavişehir ile Alsancak maalesef felakete uğradı. 400’ün üzerinde ev ve iş yeri deniz suyuyla mağdur oldu. 100’ün üzerinde vatandaşımızı tahliye ettik. Zor bir geceydi. Ekiplerimiz can ve başla çalışıyorlar. Ne yazık ki iklim krizi sonuçlarıyla daha da karşılaşacağız. Şehrin dirençli hale getirilmesi temel öncelikli hedefimiz. Senelerdir dirençli kent yaratmanın önemini anlatıyoruz. Deniz kabarması olarak adlandırılan durum bir tsunami etkisi yarattı ve deniz karadan yüzlerce metre içerilere ilerledi. Sığacık, Alaçatı, Bostanlı, Kordon İstanbul’da aynı şekilde Üsküdar, Tuzla bir çok ilçemiz deniz kenarında olduğu için bu tehditle karşı karşıya. Bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun diliyorum” dedi. </p>
<p><strong>Deniz seviyesi 1 metre yükseldi</strong><br />İzmir’de meteorolojik koşulların yarattığı etkiye bağlı olarak deniz taşkını yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ve İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, deniz seviyesinin 1 metre yükseldiği taşkına karşı, tüm personel ve ekipmanıyla halkın can ve mal güvenliğini sağlamak için özverili bir mücadele yürütüyor.</p>
<p><strong>Mağdur olan vatandaşlarımızla birebir ilgileniyoruz</strong><br />İç ve Orta Körfez’de bulunan gözlem istasyonlarındaki raporlarla deniz seviyesindeki yükselmeyi ölçtüklerini ifade eden İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, “Hava basıncının bin milibarın altına düştüğünü gözlemledik. Başkanımız da vatandaşlarımızı uyarmıştı. Deniz seviyesi yükseldi ve sorunlu bölgelerimize ekiplerimizi sevk ettik. Gece ikiden beri binin üzerinde personelimizle sahadayız. Mağdur olan vatandaşlarımızla birebir ilgileniyoruz. Apartmanlarda su tahliyesi yapıyoruz. Sosyal Yardımlar ekiplerimiz de vatandaşlarımızın isteklerini yerine getiriyor” şeklinde konuştu.  </p>
<p><strong>Öğleden sonra da yağış ve rüzgar devam edecek</strong><br />İtfaiye Daire Başkanı İsmail Derse de, “Deniz kabarmasıyla birlikte büyük bir afet oluştu ve bu afete karşı Meteroloji Genel Müdürlüğü bugün öğlen saatlerinden itibaren yağışın ve rüzgarın kuvvetinin artacağını bildirdi. Çatı uçmalarına karşı vatandaşlarımızın önlem almalarını ve özellikle soba kullanan vatandaşların bugün soba zehirlenmelerine karşı başka bir ısınma aracı kullanmalarını, araçları ağaç yakınına park etmemelerini diliyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-deniz-kabarmasinin-tsunami-etkisi-yarattigi-kordonda-425437">Başkan Soyer, deniz kabarmasının tsunami etkisi yarattığı Kordon&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OPET, Temizlik ve Hijyende Yarattığı Farkı Teknolojiyle Güçlendiriyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/opet-temizlik-ve-hijyende-yarattigi-farki-teknolojiyle-guclendiriyor-369611</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 12:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[farkı]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[hijyende]]></category>
		<category><![CDATA[opet]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojiyle]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[yarattığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369611</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenilikçi bakış açısıyla akaryakıt sektöründe müşteri memnuniyetinin lideri OPET’in “Farkı Açıyoruz” reklam kampanyasının devam filmi izleyicilerle buluştu. Yeni filmde, OPET’in “Temiz Tuvalet Kampanyası” ile fark yarattığı tuvaletlerinde yer alan “Akıllı Poster” uygulaması ve yeniliklere dikkat çekiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/opet-temizlik-ve-hijyende-yarattigi-farki-teknolojiyle-guclendiriyor-369611">OPET, Temizlik ve Hijyende Yarattığı Farkı Teknolojiyle Güçlendiriyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yenilikçi bakış açısıyla akaryakıt sektöründe müşteri memnuniyetinin lideri OPET’in “Farkı Açıyoruz” reklam kampanyasının devam filmi izleyicilerle buluştu. Yeni filmde, OPET’in “Temiz Tuvalet Kampanyası” ile fark yarattığı tuvaletlerinde yer alan “Akıllı Poster” uygulaması ve yeniliklere dikkat çekiliyor.</strong></p>
<p>OPET’in “Opet’se fark eder” stratejisinin bir parçası olan “Farkı Açıyoruz” kampanyasının ikinci filmi yayına girdi. Yeni filmde, OPET’in dijitalleşme ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarının en iyi örneklerinden biri olan “Akıllı Poster” uygulamasına dikkat çekiliyor. “Temizlik ve hijyende farkı teknolojiyle açıyoruz” temasıyla hazırlanan filmde, OPET Temiz Tuvalet Kampanyası ile 2000 yılından bu yana devam eden temizlik ve hijyen yaklaşımındaki yeni teknoloji anlatılıyor. </p>
<p>OPET Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Zengin, “Farkı Açıyoruz” kampanyası ile ürün, hizmet ve sosyal sorumluluk projeleriyle yarattıkları farkı daha da ileriye taşıyacak çalışmalar<strong> </strong>konusunda “Bizi izlemeye devam edin” mesajı verdiklerini söyledi. Zengin, “Biz, “ilk”lerin, “en”lerin ve “tek”lerin markası olarak kendimizle yarışıyoruz. Hedefimiz mükemmellik. Yeni kampanyamızda da bu hedefe vurgu yapıyoruz. Akaryakıt sektörünü dönüştüren çalışmalarımıza Cumhuriyet’imizin 100. yılına yakışır yeni hizmetler eklemek üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz” diye konuştu. </p>
<p><strong>Türkiye’nin Uygarlık Projesi: Temiz Tuvalet Kampanyası </strong></p>
<p>OPET’in, fark yarattığı temiz tuvaletlerinde NFC teknolojisi ile hayata geçirdiği “Akıllı Poster” uygulaması, karekod altyapısı ve ilave geliştirmeler ile yenilendi. Buna göre, müşteri şikayetlerine anlık dönüş yapılırken, ilgini bayinin bilgilendirilmesi ve müşterilere geri bildirim oluşturan bir süreç oluşturuldu. İstasyonlarda yer alan posterler üzerindeki karekodların okutulması ile başlayan uygulama ile müşteri deneyimi yakından takip ediliyor, yaşanan problemler zaman kaybedilmeden çözümleniyor. </p>
<p>OPET markasının hijyenle özdeşleşmesinin ilk adımı olan Temiz Tuvalet Kampanyası 23 yıl önce başlayarak bugün tüm Türkiye’nin benimsediği bir uygarlık projesine dönüştü. Uygulandığı ilk günden bu yana toplumsal değişim yaratan Temiz Tuvalet Kampanyası, OPET istasyonları dışında kamu iş birlikleri ile yapılan eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları ile devam ediyor.    </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/opet-temizlik-ve-hijyende-yarattigi-farki-teknolojiyle-guclendiriyor-369611">OPET, Temizlik ve Hijyende Yarattığı Farkı Teknolojiyle Güçlendiriyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadir Doğulu: &#8220;Sadece ilişkimizin yarattığı enerjiyi anlatmaya çalışıyoruz gibi görünüyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadir-dogulu-sadece-iliskimizin-yarattigi-enerjiyi-anlatmaya-calisiyoruz-gibi-gorunuyor-343976</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2023 13:06:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[anlatmaya]]></category>
		<category><![CDATA[çalışıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[doğulu]]></category>
		<category><![CDATA[enerjiyi]]></category>
		<category><![CDATA[gibi]]></category>
		<category><![CDATA[görünüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkimizin]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yarattığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=343976</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ünlü çift Neslihan Atagül Doğulu ve Kadir Doğulu ‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’te</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-dogulu-sadece-iliskimizin-yarattigi-enerjiyi-anlatmaya-calisiyoruz-gibi-gorunuyor-343976">Kadir Doğulu: &#8220;Sadece ilişkimizin yarattığı enerjiyi anlatmaya çalışıyoruz gibi görünüyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ünlü çift Neslihan Atagül Doğulu ve Kadir Doğulu ‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’te</strong></p>
<p>Uzun bir aradan sonra ‘Gecenin Ucunda’ dizisiyle başrolü paylaşan evli çift Hakan Gence’ye konuştu. Neslihan Atagül Doğulu ve Kadir Doğulu, ses getiren aşk hayatlarından yeni projelerine kadar birçok bilinmeyeni paylaştı.</p>
<p>İlişkileri hakkında yaptıkları açıklamalar hakkında konuşan Kadir Doğulu, “Belli bir bölüm alınıp başlık yapılıyor, biz sadece ilişkimizin yarattığı güzel enerjiyi anlatmaya çalışıyoruz gibi görünüyor. Bu da bir süre sonra bizi sığ gösterebiliyor. Neslihan benim bütün dünyamı değiştirdi. Bana ayna tuttu. Hayatımda tanıdığım en açık sözlü, mert ve istediğini kırmadan söyleyen ender insanlardan” dedi. Eşi Neslihan Atagül ise ekledi: “Kadir’le biz çok iyi anlaşıyoruz, anlaşamadığımız noktalarda da çok eğleniyoruz. Birbirimizi çok iyi tanıyoruz.  Birbirimizi değiştirmeye hiç çalışmadık, sadece birbirimize katmak istedik. Halen de birbirimizi geliştirmeye çalışıyoruz.”</p>
<p>Konu yeni dizilerinden açılınca Kadir Doğulu, “Neslihan’ın bir metodu vardı. Dizideki karakterler için özlemeyi ateşleyici bir yöntem olarak kullandık. Setten önce birbirimizin planlarına saygı duyarak bir süre görüşmedik” diye devam etti. Çiftin Hakan Gence ile sohbeti, birbirleriyle ilgili ilginç anıları anlatmaları ve kariyer hayatlarından bahsettikleri keyifli röportajla devam etti. </p>
<p>‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’ yeni bölümüyle her cuma saat 14.00’te Hürriyet YouTube kanalında yayında.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-dogulu-sadece-iliskimizin-yarattigi-enerjiyi-anlatmaya-calisiyoruz-gibi-gorunuyor-343976">Kadir Doğulu: &#8220;Sadece ilişkimizin yarattığı enerjiyi anlatmaya çalışıyoruz gibi görünüyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
