<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaptırmalı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yaptirmali/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaptirmali</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Dec 2025 08:21:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yaptırmalı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaptirmali</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>50 yaş üstü her erkek bu testi yaptırmalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/50-yas-ustu-her-erkek-bu-testi-yaptirmali-595680</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:21:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[50]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[üstü]]></category>
		<category><![CDATA[yaptırmalı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri ilk evrelerde belirti vermeden sessizce ilerlediği için genellikle geç fark ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/50-yas-ustu-her-erkek-bu-testi-yaptirmali-595680">50 yaş üstü her erkek bu testi yaptırmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri ilk evrelerde belirti vermeden sessizce ilerlediği için genellikle geç fark ediliyor. Oysa, erken yakalandığında tedavinin başarı oranları belirgin şekilde yükseliyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman,</strong>   düzenli yapılan testlerin erken tanıda son derece önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekerek, “Basit bir kan testi ve ürolojik muayene, pek çok erkeğin yaşamını değiştirecek kadar kritik bir önem taşımaktadır.  Hastalığın henüz belirti vermediği erken dönemde saptanması ve bu sayede tedavinin başarısının artması amaçlanmaktadır. Erken tanı için özellikle 50 yaş üstü erkeklerin, ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanların ve risk grubunda olanların taramaları aksatmamaları hayat kurtarıcı bir adım olmaktadır. Özellikle risk grubundaki hastaların yakın takibi ve taranmaları hastalığın ilerlemeden saptanmasını ve tedavi edilmesini olanaklı kılmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Kanserle ilişkili ölümler arasında 3’üncü sırada!   </strong></p>
<p>Prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz ve hızlı bir şekilde büyümesiyle ortaya çıkan prostat kanseri, güncel araştırmalara göre, her 100 bin erkekten yaklaşık 35’inde görülüyor. Avrupa’da erkeklerde en sık rastlanan kanser olan prostat kanseri, kanserle ilişkili ölümler arasında 3’üncü sırada yer alıyor. Görülme sıklığı ise yaşlanmaya bağlı olarak artış gösteriyor. Genellikle 50 yaş üstü erkeklerde rastlanan prostat kanseri riski yaş ilerledikçe belirgin şekilde artıyor ve 65 yaş üstü erkeklerde daha yaygın görülüyor. Klinik bir çalışmaya göre; 30 yaş altındaki erkeklerde görülme sıklığı yüzde 5 iken, bu oran yaşla birlikte artarak 79 yaş üstünde yüzde 59’a yükseliyor. </p>
<p><strong>Aile öyküsünde risk 2 kattan daha fazla artıyor! </strong></p>
<p>Ailesinde prostat kanseri öyküsü olan erkeklerin daha dikkatli olmaları gerekiyor. Çünkü, babasında prostat kanseri hikayesinin olması riski iki kattan daha fazla artırıyor. Prostat kanseri öyküsü olan bir erkek kardeş ise riski babası hasta olan erkeklerden daha fazla yükseltiyor. İlerleyen yaş ve aile öyküsünün dışında çevresel faktörler ve yaşam tarzı alışkanlıkları da prostat kanserinin riskleri arasında yer alıyor. Örneğin, aşırı kırmızı et ve işlenmiş gıda tüketimi, düşük sebze-meyve alımı, fiziksel aktivite eksikliği ve fazla kilo hormonal dengesizliklere yol açarak riski yükseltiyor. </p>
<p><strong>Başlangıçta genellikle sinsice ilerliyor</strong></p>
<p>Erken evre prostat kanseri genellikle sinsi şekilde seyrediyor. Kansere bağlı semptomların sıklıkla hastalığın doğal seyri içinde geç dönemlerde ortaya çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, şunları söylüyor: “Erken evre prostat kanseri belirtileri ve semptomları; idrarda kan görülmesi, idrarın pembe, kırmızı veya kahverenginde olması, menide kan görülmesi, daha sık idrara çıkma ihtiyacı, idrarı başlatmada güçlük, geceleri daha sık idrara çıkma ihtiyacıdır. İleri evrede ise hastaların yakınmaları farklılık gösterir. İdrar kaçırma, sırt ve kemik ağrısı, sertleşme sorunları, yorgunluk hissi, istem dışı kilo vermek, kollarda veya bacaklarda güçsüzlük bu evredeki bulgu ve belirtilerin başında gelmektedir.” </p>
<p><strong>Henüz belirti vermediği dönemde saptanabiliyor!</strong></p>
<p>Kanser erken evrede fark edildiğinde tedavi seçenekleri ve tedavi edilebilirlik oranı önemli ölçüde artıyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman erken tanı için 50 yaş ve üzeri tüm erkekler ile ailesinde prostat kanseri öyküsü olan 45 yaş ve üzeri erkeklere yılda bir kez PSA kan testi ile prostat muayenesinin önerildiğini  vurgulayarak, “Bu programla hastalığın henüz belirti vermediği erken dönemde saptanması ve bu sayede tedavinin başarısının artırılması amaçlanmaktadır” bilgisini veriyor. Prostat kanserinin genellikle kandaki prostat spesifik antijen (PSA)  testi ile erken teşhis edilebildiğini anlatan Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman,  sözlerine şöyle devam ediyor: “Prostat kanserini tespit etmenin bir diğer yolu olan dijital rektal muayenede ise doktor prostat bezini muayene etmektedir. PSA ölçümünde veya muayenede şüphe varsa multiparametrik prostat MR planlanmaktadır. MR bulgularına göre şüpheli alanların varlığında MR füzyon biyopsi ile tanı konulabilmektedir. Son yıllarda multiparametrik prostat MR ile birlikte özellikle metastazı saptamakta kullanılan PSMA PET sintigrafi yöntemleri de güncel görüntüleme yöntemleri arasında yer almaktadır.”</p>
<p><strong>Robotik cerrahi güncel tedavi yöntemleri arasında</strong></p>
<p>Prostat kanseri tedavisindeki başarılı sonuçlardan da bahseden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, “Aktif gözetimin yanı sıra, robotik veya açık radikal prostatektomi, radyoterapi, minimal invaziv tedavi yöntemleri, hormon tedavisi ve kemoterapi de dahil olmak üzere prostat kanseri için çok çeşitli tedaviler mevcuttur” sözleriyle hastanın sağlık durumuna göre uygulanabilecek tedavi yöntemlerini sıralıyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/50-yas-ustu-her-erkek-bu-testi-yaptirmali-595680">50 yaş üstü her erkek bu testi yaptırmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Markalar Uzun Vadeli Marketin Yol Haritaları İçin Dijital Veri Analizini Yaptırmalı ve Ölçmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/markalar-uzun-vadeli-marketin-yol-haritalari-icin-dijital-veri-analizini-yaptirmali-ve-olcmeli-352555</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 08:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[analizini]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[haritaları]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[markalar]]></category>
		<category><![CDATA[marketin]]></category>
		<category><![CDATA[ölçmeli]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[vadeli]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yaptırmalı]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital pazarlama bütçeleri her geçen gün artarken, pazarlamanın yarattığı etkinin ölçülmesi ve analizi de bir o kadar önemli hale geliyor. Digital Exchange’in uzman ekibi “Ölçümlenmeyen bir pazarlama faaliyeti yapılmamış sayılır” ifadesini kullanırken, Influencer pazarlaması sonrasında marka sitesini ziyaretten, ürünün Google aramasına kadar bir dizi analizin önemine vurgu yapılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/markalar-uzun-vadeli-marketin-yol-haritalari-icin-dijital-veri-analizini-yaptirmali-ve-olcmeli-352555">Markalar Uzun Vadeli Marketin Yol Haritaları İçin Dijital Veri Analizini Yaptırmalı ve Ölçmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dijital pazarlama bütçeleri her geçen gün artarken, pazarlamanın yarattığı etkinin ölçülmesi ve analizi de bir o kadar önemli hale geliyor. Digital Exchange’in uzman ekibi “Ölçümlenmeyen bir pazarlama faaliyeti yapılmamış sayılır” ifadesini kullanırken, Influencer pazarlaması sonrasında marka sitesini ziyaretten, ürünün Google aramasına kadar bir dizi analizin önemine vurgu yapılıyor. Digital Exchange’in CEO’su Emrah Pamuk ise “Milyonlarca dolar da harcasanız, ölçülmeyen ve analiz edilmeyen pazarlama çalışması bundan çok daha fazla zarara yol açar” uyarısında bulundu.</strong></p>
<p> </p>
<p>Markalar dijital pazarlama için yıllık harcama bütçelerinde önemli kalemler ayırıyor. Araştırmalara göre reklam bütçelerinin yüzde 70’i sosyal medya pazarlama faaliyetlerine harcanıyor. Günümüzde dünya çapında 4.5 milyar, Türkiye’de ise 68 milyon kişi sosyal medya kullanıcısı durumunda. Influencer takibi, video izleme ve çeşitli armağanlar ile indirimler için pazarlama faaliyetlerini takip de en sık gerçekleşen sosyal medya eylemleri arasında yer alıyor.  Bu rakamlarla birlikte markaların sosyal medya pazarlama faaliyeti de her geçen gün artıyor. Peki sosyal medyada yapılan pazarlama faaliyetinin geri dönüşü nasıl ölçülür? Sadece satış rakamları mı başarıyı ya da başarısızlığı gösterir? Dijital analiz ve raporlama yapılmadan yani sosyal medya pazarlama çalışmasıyla birlikte siteye gelen trafik ve arama motorlarında tanıtımı gerçekleşen ürün ile hizmete yönelik araştırma olmadan, marka dijital pazarlamadan elde ettiği faydayı ölçemez. Pazarlama konusunda veri analizinin önemi üzerinde en çok duran şirketlerden Digital Exchange’in uzman ekibi, markalara dijital pazarlama faaliyetlerini ölçümlemeye ilişkin önemli bilgiler verdi. </p>
<p><strong>Birçok Önemli Kriter Devrede</strong></p>
<p>Dijital analiz ve raporlama olmadan bir sosyal medya pazarlama çalışmasının tam olarak ölçümlenemeyeceğini ve bunun da marka açısından hem olumsuz hem de yanıltıcı sonuçlara yol açabileceğini belirten Digital Exchange ekibi, “Yapılan pazarlama çalışmasının başarısı ne ciro ne satılan ürün sayısı ne de kampanya hakkındaki yorumlarla ölçülebilir.  Bunun için de birçok metot uygulanması gerekir. Veri olmadan, bir kampanyasının başarısı ölçülemez. Hatta Ölçülmeyen bir pazarlama faaliyeti yok sayılır” ifadesini kullandı. Veri ölçümü için de birçok kriter olduğunu dile getiren Digital Exchange ekibi, şu noktaların altını çizdi:</p>
<p>“Yapılacak dijital analizde ve raporlamada mutlaka bu verilere yer verilmesi gerekmektedir: </p>
<ul>
<li>Satış sitesine yapılan giriş sayısı,</li>
<li>Kaç tüketicinin ürünü incelediği,</li>
<li>Alışveriş için sitede ne kadar kaldığı,</li>
<li>Satın almayı resmi siteden mi başka online alandan mı yaptığı,</li>
<li>Influencer marketing’de verilen site telefonunu kaç kişinin aradığı,</li>
<li>Onlara çalışanların ne yanıtlar verdiği hangi soru ve sorunlarla karşılaştığı,</li>
<li>Pazarlama çalışması sonrası ürün ve hizmetin Google’da hangi oranda arandığı,</li>
<li>Arama yapanların hangi başka ürün ve hizmeti de yöneldiği.”</li>
</ul>
<p><strong>Markanın Bilinirlik Algısı İçin Yapılmalı</strong></p>
<p>Ölçme ve değerlendirme yapmanın pazarlama için sağlıklı sonuçlar verdiğinin altını çizen Digital Exchange Ekibi, “Bir kampanyanın sosyal medyada viral olması, üzerine birçok konuşma yapılması, yorumların gelmesi pazarlama faaliyetinin başarılı olduğunun göstergesi sayılmaz. Bu nedenle Influencer seçiminden, ürünün konumlandırılmasına, pazarlama içeriğinden, hangi zamanda ve hangi mecrada en önemlisi de hangi kitle için yayınlanacağının karar verilmesi süreçlerinde dijital analizler büyük önem taşır. Influencer’ı tanımak, daha önce yaptığı işleri bilmek ve bunun dijital analiz raporlarını görmek önemlidir. Markanın bilinirlik algısı, itibarı pazarlama süreçlerinde rol oynar. Tüm bunları ele aldıktan sonra kampanya yapılırken gerçekleşecek raporlamalar, bir sonraki kampanyanın sürekliliği, bütçenin verimli kullanılması ve marka itibar algısının doğru oturtulması açısından önemli katkılar sağlar. Ölçemediğiniz bilgi size ait değildir. Dünyanın en pahalı kampanyasını bile yapmış olsanız, önemli olan elinizde kampanyaya ilişkin veriler bulunmasıdır” bilgisini paylaştı. </p>
<p><strong>Tüketiciyi Önemseyen Marketing Dönemi</strong></p>
<p>Digital Exchange CEO’su Emrah Pamuk, pazarlamada Outbound ve Inbound yöntemleri olduğunu günümüzde Inbound’dun daha önemli noktaya eriştiğini belirtti. “Outbound pazarlamada hedef kitle analizini yapmadan, pazarlama yapıyor olmanın gücüyle bir kampanya düzenlenir” diyen Pamuk, “Milyonlarca dolar da harcasanız, ölçülmeyen ve analiz edilmeyen pazarlama çalışması bundan çok daha fazla zarara yol açar. Bugün markaların pazarlamaya harcadıkları her bir kuruşun geri dönüşünün olması gerekir. Bunun için de pazarlama yapılacak kitlenin tanınması, marka itibarının oluşturulması ve iyi bir müşteri deneyimi yaratılması gerekir. Bunların en temel yolu da Inbound pazarlamadan geçer. Elinizde güçlü bir SEO içerik oluşturma aracı, arama motoru pazarlaması, açılış sayfası, içerik ve sosyal medya gücü varsa ınbound pazarlamada avantajınız olur. Tüm bunları yapabilmeniz için de dijital raporlamaya, ölçme ve değerlendirmeye ihtiyaç duyacaksınız” ifadesini kullandı. </p>
<p><strong>Verileri Değerlendirmek Kazandırıyor</strong></p>
<p>Bugün internet sitesi trafiklerinin rahatça görülebildiğini anlatan Pamuk, “Önemli olan yaptığınız pazarlama faaliyeti öncesinde ve sonrasındaki rakamları analiz etmekten geçer. Böylece </p>
<p>-İş birliği yaptığınız Influencer doğru kişi miydi,</p>
<p>-Satış oranları ne kadar yükseldi,</p>
<p>-Hedef kitle kampanya hakkında ne düşündü,</p>
<p>-Arama sonuçlarında marka algısı nasıl ele aldı, gibi sorulara yanıt verilerek kampanyanın sağlıklı yürütülmesi noktasında bir veriye ulaşılır. Bu da markanın bir sonraki kampanyasının daha fikir aşamasındayken sağlıklı şekilde doğmasını sağlar, markanın daha fazla trafik kazanmasını, itibarın artmasını, satışa bağlı ekonomik başarı yaşamasını beraberinde getirir. Ölçebildiğiniz ve işleyebildiğiniz veri kadar büyüyebilirsiniz. Pazarlamada bu unsuru unutmadan hareket etmek en doğru yöntemdir. Böylece sosyal medya pazarlaması mı, e-posta yollama, sosyal medya paylaşımları ve blog sayfası gibi gibi doğrudan satış odaklı olmayan ama müşteriyle arada bağ kurmaya yarayan, bilgilendirici faaliyetler ile pazarlama faaliyetlerinin gücü ölçülmüş olur. Bütçe de ona göre doğru kullanılmaya başlar” şeklinde konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/markalar-uzun-vadeli-marketin-yol-haritalari-icin-dijital-veri-analizini-yaptirmali-ve-olcmeli-352555">Markalar Uzun Vadeli Marketin Yol Haritaları İçin Dijital Veri Analizini Yaptırmalı ve Ölçmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. İskender Ekinci: &#8220;35 yaşından itibaren herkes 3 yılda bir diyabet taraması yaptırmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doc-dr-iskender-ekinci-35-yasindan-itibaren-herkes-3-yilda-bir-diyabet-taramasi-yaptirmali-346428</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 11:06:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[ekinci]]></category>
		<category><![CDATA[herkes]]></category>
		<category><![CDATA[iskender]]></category>
		<category><![CDATA[itibaren]]></category>
		<category><![CDATA[skender]]></category>
		<category><![CDATA[taraması]]></category>
		<category><![CDATA[yaptırmalı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşından]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabetin ilk evrede bulgu vermeden ilerleyebildiğini kaydeden Doç. Dr. İskender Ekinci, “Bu nedenle herhangi bir risk faktörü olmayan kişilerin 35 yaşından itibaren her 3 yılda bir açlık kan şekeri düzeyi ile diyabet açısından taranması önerilir” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-iskender-ekinci-35-yasindan-itibaren-herkes-3-yilda-bir-diyabet-taramasi-yaptirmali-346428">Doç. Dr. İskender Ekinci: &#8220;35 yaşından itibaren herkes 3 yılda bir diyabet taraması yaptırmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyabetin ilk evrede bulgu vermeden ilerleyebildiğini kaydeden Doç. Dr. İskender Ekinci, “Bu nedenle herhangi bir risk faktörü olmayan kişilerin 35 yaşından itibaren her 3 yılda bir açlık kan şekeri düzeyi ile diyabet açısından taranması önerilir” dedi.</strong></p>
<p>Halk arasında “şeker hastalığı” olarak da bilinen diyabet hakkında açıklamalarda bulunan <strong>Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İskender Ekinci</strong>, birçok hastalık gibi diyabette de erken teşhisin çok büyük öneme sahip olduğunu söyledi. Doç. Dr. Ekinci, “Diyabet tedavisine erken başlanması hastalığın uzun vadeli seyrini olumlu bir şekilde etkiler” derken, “Fakat diyabette hastalığın mevcut olduğu ama henüz bulgu vermediği bir dönem vardır. Bu nedenle herhangi bir risk faktörü olmayan kişilerin 35 yaşından itibaren her 3 yılda bir açlık kan şekeri düzeyi ile diyabet açısından taranması önerilmektedir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Dünyada 600 milyon diyabet hastası var”</strong></p>
<p>Diyabeti “Kan şekerini düzenleyen insülin hormonunun pankreas tarafından yeterince üretilememesi veya üretilen insülinin hedef dokularda istenilen etkiyi gösterememesinden kaynaklanan metabolik bir hastalık” olarak tanımlayan Doç. Dr. Ekinci, “Dünya genelinde toplam 600 milyona yakın bilinen diyabet vakası var ve bu sayı hızla artıyor. Diyabet sık susama ve sık idrara çıkma ihtiyacı, sürekli açlık hissi, kilo kaybı, görme değişiklikleri, yorgunluk ve yaraların geç iyileşmesi gibi şikayetlerle kendini belli eder” diye konuştu. Vakaların çoğunun Tip-2 Diyabet olduğunu kaydeden ve çoğunlukla obezite ve fiziksel aktivite azlığının diyabetle yakın ilişkili olduğunu söyleyen Doç. Dr. Ekinci, “Sağlıklı bir diyet, düzenli fiziksel aktivite, normal vücut ağırlığının korunması ve sigara içmekten kaçınmak diyabet gelişimini önleyen veya geciktiren en temel yaklaşımlardır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Risk faktörü taşıyanlara yılda bir tarama önerisi</strong></p>
<p>Doç. Dr. Ekinci, “Birinci ve ikinci derece yakınlarında diyabet hastalığı bulunan kişiler, obez bireyler, insülin direnci tespit edilmiş olan bireyler, daha önce pre-diyabet tanısı konulmuş olan kişiler, gebelikte gebelik diyabeti teşhisi konulmuş olan kadınlar, sedanter (hareketsiz) yaşamı olan ve fiziksel olarak yeterince aktif olmayan kişiler, yağdan zengin posalı gıdalardan fakir beslenen kişiler, uzun süre steroid (kortizon) kullanan hastalar, yüksek tansiyonu, kolesterol yüksekliği veya kalp hastalığı olan kişiler, polikistik over sendromu olan kişiler, organ nakli yapılmış olan kişiler ve 4 kilodan daha ağır bebek doğuran kadınların yılda en az bir defa açlık kan şekeri düzeyinin diyabet açısından taranması tavsiye edilir” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-iskender-ekinci-35-yasindan-itibaren-herkes-3-yilda-bir-diyabet-taramasi-yaptirmali-346428">Doç. Dr. İskender Ekinci: &#8220;35 yaşından itibaren herkes 3 yılda bir diyabet taraması yaptırmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
