<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yapısal | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yapisal/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yapisal</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 Mar 2026 11:53:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yapısal | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yapisal</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kadınlar iş hayatında hâlâ cam tavanla karşılaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlar-is-hayatinda-hala-cam-tavanla-karsilasiyor-618418</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 11:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[cam]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hayatında]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[tavanla]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618418</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde kadınların iş gücüne katılımlarının artmasına karşın üst düzey yönetim pozisyonlarında temsillerinin hâlâ sınırlı olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi, İş ve Örgüt Psikoloğu Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Araştırmalar, uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin bazı durumlarda kadınların görünürlüğünü ve terfi fırsatlarını azaltabildiğini gösteriyor” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-is-hayatinda-hala-cam-tavanla-karsilasiyor-618418">Kadınlar iş hayatında hâlâ cam tavanla karşılaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Günümüzde kadınların iş gücüne katılımlarının artmasına karşın üst düzey yönetim pozisyonlarında temsillerinin hâlâ sınırlı olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi, İş ve Örgüt Psikoloğu Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Araştırmalar, uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin bazı durumlarda kadınların görünürlüğünü ve terfi fırsatlarını azaltabildiğini gösteriyor” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi, İş ve Örgüt Psikoloğu Ülfet Uzunkoca, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede kadınların iş hayatında karşılaştığı engelleri ve çözüm önerilerini ele aldı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yapısal faktörler engel oluyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kadınların iş gücüne katılımının, dünya genelinde artmasına rağmen üst düzey yönetim ve karar alma mekanizmalarında temsillerinin hâlâ sınırlı düzeyde kaldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Bu durum bireysel yetersizliklerden değil, toplumsal cinsiyet rolleri, bakım sorumluluklarının büyük ölçüde kadınlara yüklenmesi, liderliğin erkeklikle ilişkilendirilmesi ve kurum kültürlerinde yerleşmiş stereotipler gibi çok katmanlı yapısal faktörlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla mesele bireysel kapasite değil; kariyer yolu, destek mekanizmaları ve kurumsal pratikler içinde yeniden üretilen yapısal engellerdir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yeni bir yapısal engel: “Esneklik Damgalaması”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Son yıllarda yaygınlaşan uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin kadınlar açısından yeni bir risk alanı yaratabildiğine dikkat çeken Uzunkoca, bu durumun literatürde <b>“</b>esneklik damgalaması” olarak tanımlandığını ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Uzunkoca, “Bu olgu, esnek çalışma düzenlerinden yararlanan çalışanların işlerine daha az bağlı ya da daha düşük performanslı olduğu yönündeki temelsiz varsayımlara dayanıyor. McKinsey &#038; Company tarafından yayımlanan 2025 verilerine göre uzaktan çalışan kadınların, ağırlıklı olarak ofiste çalışan kadınlara kıyasla kariyerlerini destekleyen ve onları terfi fırsatları için öneren kıdemli yöneticilerle daha az temas kurabildiği ve son iki yıl içinde terfi edilme olasılıklarının daha düşük olduğu görülüyor. Erkek çalışanlarda ise çalışma mekânına bağlı olarak benzer bir fark gözlenmiyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ofisten çalışanlara oranla terfi olasılığı 1,5 kat daha düşük</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Uzunkoca, özellikle kariyerin erken dönemlerinde uzaktan çalışan kadınların terfi olasılığının ofisten çalışan kadınlara kıyasla yaklaşık 1,5 kat daha düşük olduğunu belirterek “Bu durum evden çalışmanın bazı kadınlar için yalnızca esneklik sağlamadığını, aynı zamanda görünürlük ve ilerleme fırsatlarını sınırlayan yapısal bir bariyere dönüşebildiğini gösteriyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Türkiye’de kadınların yönetim kurulu temsili yüzde 19,4 seviyesinde</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kadınların yönetim kurullarındaki temsiline ilişkin uygulamaların ülkeler arasında farklılaştığını belirten Uzunkoca, bazı ülkelerde bağlayıcı hedefler uygulanırken bazı ülkelerde gönüllü hedeflerin tercih edildiğini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Uzunkoca, şu bilgileri verdi: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Avrupa Birliği, borsaya kote şirketlerde 2026 yılına kadar icracı olmayan üyelerde yüzde 40, tüm üyeler dahil edildiğinde yüzde 33 kadın temsilini hedefleyen bağlayıcı bir düzenleme kabul etmiş durumda. Buna karşılık Türkiye’de zorunlu bir kota bulunmuyor. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından önerilen gönüllü yüzde 25 hedefe rağmen BIST şirketlerinde kadınların yönetim kurulu temsili yaklaşık yüzde 19,4 seviyesinde bulunuyor.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Uzunkoca, bu tablonun temsilin “doğal akış içinde” kendiliğinden dengelenmediğini ve bazı durumlarda yapısal politika araçlarının gerekli olduğunu gösterdiğini vurguladı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Cam tavanın aşılması için kurumsal dönüşüm gerekli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Cam tavanın yalnızca bireysel bir kariyer sorunu değil; kurumların ilerleme mekanizmaları içinde yeniden üretilen çok katmanlı bir yapısal engeller bütünü olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Uzunkoca, bu nedenle çözümün yalnızca kadınların daha fazla çaba göstermesine indirgenemeyeceğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Kurumsal düzeyde yapılması gerekenlere değinen Dr. Öğr. Üyesi Uzunkoca, “Yönetim kurulu ve üst yönetim için belirlenen temsil hedefleri, şeffaf biçimde izlenmeli. Atama ve terfi süreçlerinde açık ve ölçülebilir kriterlerin tanımlanması gerekir. Karar vericilerin temsil ve ilerleme konusunda hesap verebilir kılınması ve kurum içinde sistematik mentorluk ve sponsorluk mekanizmalarının kurulması da alınacak tedbirler arasında sayılabilir” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Psikolojik etkilerden korunmak için öneriler</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Cam tavanın yalnızca kariyer ilerleyişini değil, aynı zamanda kadınların motivasyonunu, öz yeterlilik algısını ve kurumlara bağlılığını da etkileyebildiğini belirten Uzunkoca, psikolojik olarak korunmak için bazı stratejilerin önemli olduğunu vurguladı ve bunları şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bu stratejilerin başında görünürlük geliyor</span></span></span></b><span><span><span>: Birçok kadın “iyi iş yaparsam fark edilirim” düşüncesiyle geri planda kalabiliyor. Literatürde “Tiara Sendromu” olarak tanımlanan bu durum zamanla motivasyon kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle katkıların yalnızca çaba üzerinden değil, üretilen somut sonuçlar üzerinden ifade edilmesi önemlidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bir diğer önemli unsur ise</span></span></span></b><span><span><span> <b>sosyal sermaye ve ilişki ağları: </b>Üst yönetim kademelerine çıkış, çoğu zaman resmi ilanlardan değil, informel ağlar ve ortak projeler üzerinden gerçekleşmektedir. Kurum içinde farklı departmanlarla iş birliği kurmak bu anlamda çok önemli bir diğer unsurdur.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Cam uçuruma dikkat! </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, ayrıca kadınlara sunulan liderlik fırsatlarının bazen yüksek riskli dönemlerde ortaya çıkabildiğini belirterek literatürde “cam uçurum” olarak adlandırılan bu durumun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu nedenle kadınların kendilerine sunulan liderlik rollerini yalnızca “yükselme” başlığı altında değil, gerekli kaynak ve yetkilerin sağlanıp sağlanmadığını da dikkate alarak değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Cam tavanı kırmak yalnızca yukarı bakmak değildir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, tüm bireysel stratejilere rağmen kurum kültürünün belirleyici bir rol oynamaya devam ettiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Eğer bir organizasyonun kültürü kapsayıcılığa dirençliyse ve ilerleme sürekli bireysel bedeller gerektiriyorsa, cam tavanı kırmak her zaman içeriden mücadele etmek anlamına gelmez. Kadın liderliğinin desteklendiği bir kuruma geçiş yapmak vazgeçmek değil, bilinçli bir yön değişimidir. Cam tavanı aşmak yalnızca yukarı doğru ilerlemekle ilgili değildir; aynı zamanda sosyal ve psikolojik kaynakları doğru yönetmek ve kariyer yolunu bilinçli biçimde şekillendirmekle ilgilidir.”</span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-is-hayatinda-hala-cam-tavanla-karsilasiyor-618418">Kadınlar iş hayatında hâlâ cam tavanla karşılaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kandıra Fındık Deposu&#8217;nda yapısal imalatlar tamam</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kandira-findik-deposunda-yapisal-imalatlar-tamam-616694</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:43:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[depolama]]></category>
		<category><![CDATA[deposu]]></category>
		<category><![CDATA[fındık]]></category>
		<category><![CDATA[imalatlar]]></category>
		<category><![CDATA[kandıra]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[tamam]]></category>
		<category><![CDATA[tesisin]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kandıra’nın en önemli ekonomik değerlerinden olan fındık üretimine destek vermek amacıyla ilçeye “Fındık Depolama Tesisi” kuruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kandira-findik-deposunda-yapisal-imalatlar-tamam-616694">Kandıra Fındık Deposu&#8217;nda yapısal imalatlar tamam</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kandıra’nın en önemli ekonomik değerlerinden olan fındık üretimine destek vermek amacıyla ilçeye “Fındık Depolama Tesisi” kuruyor. Yapısal imalatların tamamlandığı tesisin yakın zamanda hizmete girmesi planlanıyor.</p>
<p><b>TESİS, FINDIK ÜRETİMİNE DESTEK SAĞLAYACAK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kandıra ilçesine inşa ettiği Fındık Depolama Tesisinde sona yaklaşıyor. Fındık üretimine destek sağlamayı hedefleyen tesis, üreticilerin ürünlerini modern, hijyenik ve güvenli şartlarda depolamasına imkan tanıyacak. Ekipler, tesiste yapısal imalatları büyük ölçüde tamamlandı. Çelik taşıyıcı sistem bitirilirken, saha betonu için geri sayım başladı.</p>
<p><b>ÇELİK İMALATLAR TAMAMLANDI</b></p>
<p>Projede önemli bir eşik daha aşıldı. Tesisin ana taşıyıcı unsurlarını oluşturan çelik imalatlar tamamlandı. Böylelikle yapının ana konstrüksiyonu bitirilerek üst yapı çalışmalarında yeni aşamaya geçildi. Çevre istinat duvarlarının imalatı aralıksız sürerken, bina içi sıva çalışmaları da titizlikle yürütülüyor. Teknik ekipler, planlanan iş programı doğrultusunda imalatları hız kesmeden sürdürüyor.</p>
<p><b>MODERN VE GÜVENLİ DEPOLAMA İMKÂNI</b></p>
<p>Fındık Depolama Tesisinde birkaç gün içinde saha betonunun dökülmesi planlanıyor. Bu aşamanın tamamlanmasının ardından çevre düzenleme ve son imalatlara geçilecek.<b> </b>Planlanan takvim doğrultusunda ilerleyen tesisin yakın bir zamanda hizmete girmesi planlanıyor. Modern ve güvenli depolama imkânı sunacak Kandıra Fındık Depolama Tesisi, bölgedeki üreticilerin ürünlerini sağlıklı koşullarda muhafaza etmelerine olanak sağlayacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte hem ürün kayıplarının azaltılması hem de üreticinin ekonomik gücünün artırılması amaçlanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kandira-findik-deposunda-yapisal-imalatlar-tamam-616694">Kandıra Fındık Deposu&#8217;nda yapısal imalatlar tamam</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Çalışanları Yapısal Sorunlar Nedeniyle Tükenmişlik Yaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-yapisal-sorunlar-nedeniyle-tukenmislik-yasiyor-609286</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 11:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[nedeniyle]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[tükenmişlik]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<category><![CDATA[yaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de sağlık ve sosyal hizmet sisteminin omurgasını oluşturan çalışanlar, artan iş yükü, personel eksikliği, belirsiz görev tanımları ve uzun süredir çözülemeyen yapısal sorunlar nedeniyle ciddi bir tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-yapisal-sorunlar-nedeniyle-tukenmislik-yasiyor-609286">Sağlık Çalışanları Yapısal Sorunlar Nedeniyle Tükenmişlik Yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN), sahadan gelen veriler ve çalışanların yaşadığı sorunlar doğrultusunda, sistemin sürdürülebilirliği için acil adımlar atılması gerektiğine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>Türkiye’de sağlık ve sosyal hizmet sisteminin yükünü taşıyan çalışanlar, artan iş yükü, kronik personel eksikliği ve uzun süredir çözüme kavuşturulamayan yapısal sorunlar nedeniyle ciddi bir tükenmişlik sürecine sürükleniyor. Sağlık kurumlarından sosyal hizmet birimlerine, hastanelerden çocuk evleri siteleri ve huzurevlerine kadar geniş bir alanda görev yapan emekçiler; uzayan çalışma saatleri, fazla mesailer, belirsiz görev tanımları, şiddet, mobbing  vakaları altında kamu hizmetini ayakta tutmaya çalışıyor. Sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan çalışanlar; uzayan çalışma saatleri, artan hasta ve hizmet yükü, fazla mesailer, görev tanımı belirsizlikleri ve şiddet vakaları nedeniyle mesleklerini ağır bedeller ödeyerek icra etmeye çalışıyor. Bu tablo, yalnızca çalışanları değil, doğrudan kamusal sağlık ve sosyal hizmetin niteliğini de tehdit ediyor.</p>
<p><strong>Sosyal Hizmet Alanında Alarm Zilleri Çalıyor</strong></p>
<p>Özellikle Çocuk Evleri Siteleri ve huzurevleri başta olmak üzere sosyal hizmet alanında görev yapan personelin ciddi bir personel eksikliğiyle çalıştığını vurgulayan SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, fazla mesailerin artık istisna değil, rutin hale geldiğini belirterek, “Sağlık kadar sosyal hizmet alanında çalışanlarımız da sistemin görünmeyen yükünü taşıyor. Çocuk Evleri Siteleri’nde, huzurevlerinde görev yapan personelimiz uzun saatler boyunca, yetersiz kadrolarla hizmet üretmeye çalışıyor. Sürekli fazla mesaiyle yürüyen bir sistem ne çalışanı korur ne de hizmet kalitesini sürdürülebilir kılar,” dedi.</p>
<p><strong>Görev Tanımları 5 Yıldır Güncellenemiyor</strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan birçok meslek grubunun görev tanımlarının yaklaşık beş yıldır güncellenemediğine dikkat çeken Özlem Akarken, bu durumun sahada ciddi karmaşaya yol açtığını ifade ederek, “Görev tanımları güncellenecek denileni beş yıl oldu  çalıştaylar yapıldı derneklerin görüşleri alındı ancak somut bir adım olarak çalışmalar bitti üst kurula sevk edilecek deniliyor ama ne zaman resmi gazetede yerini alacak belli değil. Eğitim Araştırma Hastaneleri nde öğretim elemanı olan hekimler başta olmak üzere sağlık personelleri eğitimlerinin karşılığını göremiyor. Liyakat tek istenilen konu. Her sağlık çalışanı görevini net biçimde bilmek, yetki ve sorumluluk çerçevesinde kamu hizmetini layıkıyla yapmak istiyor. Belirsiz görev tanımları hem çalışanı yıpratıyor hem de hizmet sunumunda aksamalara neden oluyor. Yardımcı hizmetler sınıfı kamunun kanayan yarası ilke imza atacak yerlerden biri Sağlık Bakanlığı ama görmezden gelinen her işi yapar modunda kullanılan personel. Yardımcı hizmetler sınıfı  eğitim öğretimlerine göre sınıf değişikliği bekliyorlar yıllardır. Ve tabii ki de atanamayan mezun gençler ya da aldıkları eğitim göz ardı edilen üstelik sağlık idareci meslek tanımı varken sağlık yönetimi mezunu olup büro personeli olarak atanıp bürolar idari birimler dışında çalıştırılan personeller, bu personellerde görev tanımlarını bekleniyor. Tıbbi sekreterler tıbbi birimler dışında her yerde kullanılan personeller. Ve sağlık ordusunun yükünü omuzlarında taşıyan hemşireler ,teknisyenler teknikerler aynı kurumda çalışıp aynı işi yapıp ek ödemede bile katsayılarla ayrıştırılanlar. Kan Merkezleri, laboratuvar hizmeti verdiği acile hizmet ettiği gözardı edilen ,patoloji kimyasallarla uğraşıp ama etkin bir yıpranma ya da ek ödeme farkı alamayan birimler. Sorunlar bitmiyor çözüm ise belli.</p>
<p><strong>Şiddet, Artan İş Yükü ve Tükenmişlik</strong></p>
<p>Artan hasta yükü, yetersiz istihdam ve uzun çalışma saatlerinin sağlık çalışanlarını fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da yıprattığını vurgulayan SAHİM-SEN, şiddet vakalarının da tükenmişliği derinleştiren en önemli başlıklardan biri olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Akarken, “Şiddetin önlenemediği, dinlenme hakkının korunmadığı, emeğin karşılığının verilmediği bir sistemde tükenmişlik kaçınılmazdır. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanı tükenirse sistem çöker,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Askeri Hastaneler ve İade-i İtibar Çağrısı</strong></p>
<p>Askeri hastanelerin yeniden açılmasının gündemde olduğuna da değinen Özlem Akarken, bu sürecin yalnızca fiziki yapılar üzerinden değil, insan kaynağı ve özlük hakları boyutuyla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Bir kurumu kapatmak kolaydır, ancak diriltmek zaman alır. Askeri tabiplerimiz, sağlık astsubaylarımız ve sivil memurlarımız geçmişte TSK da  , mesai mefhumu gözetmeden hizmet verdiler. Üstelik çoğu askeri okulları bitirerek görevlerini yerine getirdiler. Şimdi ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde kamu hizmetini yerine getiriyorlar çok kırgınlar devrolan  personelin iade-i itibarlarının sağlanması ve hukuki yollarla almaya çalıştıkları özlük haklarının teslim edilmesi artık ertelenmemelidir,” dedi.</p>
<p>Akarken, güçlü bir ordunun güçlü bir sağlık sistemiyle desteklenmesi gerektiğini belirterek, nitelikli sağlık hizmeti için geçmişte yapılan yanlışların cesaretle düzeltilmesi çağrısında bulundu.</p>
<p><strong>“Yanlışlar Bir An Önce Doğruya Evrilmeli”</strong></p>
<p>“Devletimiz büyüktür, ordumuz şanlıdır. Ancak nitelikli sağlık ve sosyal  hizmeti; planlama, liyakat, net görev tanımları ve çalışanını koruyan politikalarla mümkündür. Sağlık ve sosyal hizmet sisteminin yükünü taşıyanlar daha fazla görmezden gelinmemeli. Yanlışlar bir an önce doğruya evrilmelidir,” diyen Akarken, yetkilileri kalıcı ve kapsayıcı çözümler üretmeye davet etti.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-yapisal-sorunlar-nedeniyle-tukenmislik-yasiyor-609286">Sağlık Çalışanları Yapısal Sorunlar Nedeniyle Tükenmişlik Yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;den &#8220;Türkiye Ekonomisi: Yapısal Sorunlar ve Çözüm Önerileri&#8221; başlıklı çalıştayı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/euden-turkiye-ekonomisi-yapisal-sorunlar-ve-cozum-onerileri-baslikli-calistayi-454381</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 08:38:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[eüden]]></category>
		<category><![CDATA[önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454381</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü tarafından 2-3 Mayıs 2024 tarihlerinde İzmir İktisat Kongresi Tarihi Binası’nda “Türkiye Ekonomisi: Yapısal Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı çalıştay düzenlenecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/euden-turkiye-ekonomisi-yapisal-sorunlar-ve-cozum-onerileri-baslikli-calistayi-454381">EÜ&#8217;den &#8220;Türkiye Ekonomisi: Yapısal Sorunlar ve Çözüm Önerileri&#8221; başlıklı çalıştayı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü tarafından 2-3 Mayıs 2024 tarihlerinde İzmir İktisat Kongresi Tarihi Binası’nda “Türkiye Ekonomisi: Yapısal Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı çalıştay düzenlenecek.</p>
<p>İzmir İktisat Kongresi’nin yapıldığı tarihi bina 100 yıl sonra, yeniden güncel konuları tartışmak üzere yeni bir İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yapacak. Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından Prof. Dr. Osman Aydoğuş anısına “Türkiye Ekonomisi Çalıştayı” düzenlenecek. “Yapısal Sorunlar ve Çözüm Önerileri”  başlığı ile İzmir İktisat Kongresi Tarihi Binası’nda gerçekleştirilecek etkinlikte, Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli üniversitelerinden ekonomi alanında uzman akademisyenler katılımcıları bilgilendirecek.</p>
<p>Çalıştay, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye ekonomisi ile ilgili sorulmuş soruları yeniden sormayı, bu sorulara yeni yanıtlar bulmayı amaçlıyor. İktisadi düşünceye katkıda bulunmak isteyen araştırmacıları bir araya getirecek olan çalıştay, Türkiye ekonomisi ile ilgili güncel araştırmaların paylaşılacağı bir platform olacak.  </p>
<p>Ulusal ve uluslararası 38 farklı üniversiteden 48 bildiri sunumu yapılacak olan çalıştay,  aynı zamanda iki panel oturumuna da ev sahipliği yapacak. Çalıştay, 2 Mayıs 2024 tarihinde saat 10.00’da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Eski Başkanı Süreyya Serdengeçti’nin de katılacağı açılış oturumu ile başlayacak. Açılış oturumunun ardından saat 11.15’te, Bilgi Üniversitesinden Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, İktisat ve Toplum Dergisi Editörü Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak ve Orta Doğu Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Erkan Erdil’in katılımlarıyla “Türkiye Ekonomisinde Yapısal Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı açılış paneli yapılacak. Toplamda 15 oturumda gerçekleştirilecek bildiri sunumlarının ardından 3 Mayıs 2024 tarihinde saat 16.30’da kapanış paneli ile çalıştay sonlandırılacak. Kapanış panelinde Ege Üniversitesinden Prof. Dr. Alp Yücel Kaya, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yaşar Uysal ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Galip Yalman “Dünden Bugüne Türkiye Ekonomisi: Dinamikler, Dönüşümler ve Çözümler” konusunu tartışacak.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/euden-turkiye-ekonomisi-yapisal-sorunlar-ve-cozum-onerileri-baslikli-calistayi-454381">EÜ&#8217;den &#8220;Türkiye Ekonomisi: Yapısal Sorunlar ve Çözüm Önerileri&#8221; başlıklı çalıştayı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnşaatta yükselen değer: Yapısal çelik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/insaatta-yukselen-deger-yapisal-celik-453091</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2024 11:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çelik]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[inşaatta]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<category><![CDATA[yükselen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453091</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnşaat sektörü gerek teknolojinin getirdiği yenilikler gerek sürdürülebilirlik gibi konular nedeniyle değişim geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/insaatta-yukselen-deger-yapisal-celik-453091">İnşaatta yükselen değer: Yapısal çelik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnşaat sektörü gerek teknolojinin getirdiği yenilikler gerek sürdürülebilirlik gibi konular nedeniyle değişim geçiriyor. </strong></p>
<p><strong>Özellikle çelik yapılar hem güvenilir hem sürdürülebilir ve ekonomik olmaları nedeniyle revaçta. Ancak Türkiye dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise birinci büyük çelik üreticisi olduğu halde yapısal çelik binalar eksik bilgiler ve alışkanlıklar nedeniyle henüz istenilen düzeyde yaygınlaşamadı. Oysa Türkiye, çelik hammaddesindeki üstünlüğü ve dünyanın en büyük barınma ihtiyaçlarının doğacağı coğrafyada yer alması nedeniyle bu alanda dünya lideri olabilir.</strong></p>
<p>Barınma, insanın var olduğu andan beri en temel gereksinimlerinden biri. İnsanlık tarihi kadar eski olsa da geldiğimiz yüzyılda teknolojinin hızlı gelişmesi, sürdürülebilirliğin hayati bir mesele olmaya başlaması; inşaat ve yapı sektöründe önemli değişimlere neden oluyor. İnşaat sektöründe öne çıkan trendlerin başında ise, yapısal çelik binalar geliyor. Artık sadece bir eylem olmaktan çıkıp, endüstriyel bir ürüne dönüşen inşaatta, yapısal çelik yapılar, depreme karşı dayanıklı olmaları, hızlı inşa edilmeleri, sürdürülebilir olmaları gibi avantajları nedeniyle revaçta. </p>
<p><strong>7-10 kat hafif, 2-3 kat hızlı inşa imkânı</strong></p>
<p>Araştırmalar gösteriyor ki, yapısal çelik yapılar, geleneksel yapılara göre, 7 ile 10 kat daha hafif ve bu oranda deprem kuvvetine daha az maruz kalıyorlar. Çelik taşıyıcılı yapılar, endüstriyel ortamda yüzde 100 denetimle üretildiklerinden insan hatalarına karşı çok daha fazla güvenilirler. Fabrikalarda, iklim koşullarından bağımsız üretildiklerinden 2-3 kat daha hızlı inşa edilebiliyorlar. Böylece yapının tamamlanma süresi geleneksel yapılara göre en az yüzde 50 daha az zaman alıyor. Enerji tasarruflu yapılar inşa etmek çok daha mümkün ve ekonomik. Ayrıca çelik ve geleneksel yapıların maliyetleri kâğıt üstünde aynı olsa da yapısal çelik yapılar, zaman ve kazanılan alanlardan dolayı her zaman daha ekonomik oluyor. Özellikle tekrarlı projelerde bu ekonomiklik çok daha artıyor.</p>
<p>Yapısal çelik binalar, hızlı inşa edilebilmeleri nedeniyle kentsel dönüşüm için de önemli bir alternatif. Sadece konutlarda değil hastane, yurt gibi acil ihtiyaç projelerinin hızlı ve güvenli şekilde hayata geçmesini sağlıyorlar.</p>
<p><strong>En büyük engel, eksik bilgi ve alışkanlıklar…</strong></p>
<p>Bütün bu avantajlarına rağmen ne yazık ki çelik yapılar Türkiye’de olması gereken düzeyde değil. Oysa Dünya Çelik Birliği (WSA) verilerine göre, Türkiye 2020 yılında dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise birinci büyük çelik üreticisi. Endüstriyel yapılarda çelik kullanımının 20 yılda yüzde 1’den 5’lere geldiği görülüyor. Ancak ne yazık ki konutlar için yeterli bir artış yaşanmadı. Çelik yapıların toplam binalara göre oranı konutlarda yaklaşık yüzde 0,5 artış ile yüzde 1,5’a ulaştı. </p>
<p>Gerek eksik bilgi gerek alışkanlık gerekse geleneksel yapıları inşa etmek için fazla yeterliliğin aranmaması nedeniyle yapısal çelik binalar, olması gereken potansiyeli yakalayabilmiş değil. “Çelik yapılar pahalıdır”, “Çelik yapıları inşa edecek yeterli insan kaynağımız ve tesisimiz yok” gibi bilimden ve gerçeklerden uzak birçok önyargı hâlâ varlığını sürdürüyor. Oysa hem kaynaklarının genişliği hem de yakın gelecekte dünyanın en büyük barınma ihtiyaçlarının doğacağı coğrafyada konumlanması nedeniyle Türkiye’nin yapısal çelik yapı üretiminde dünya liderleri arasına girmesi mümkün. Bunun için mevcut algının değişmesi gerekiyor. </p>
<p><strong>2,5 milyon metrekarelik çelik yapı deneyimi</strong></p>
<p>Türkiye’nin ilk hafif çelik fabrikası Akkon Çelik’i bünyesinde barındıran <strong>C</strong><strong>onsera, </strong>yarım asırlık ve 2,5 milyon metrekarelik inşaat deneyimiyle çelik yapıları tüm ülkeye yaymayı hedefliyor. <strong>Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek</strong>, 2000’li yıllarda “Tenekeden inşaat mı olur?” diyenlere kulak asmadan, sektöre hafif çelik yapı sistemini kazandırdıklarını belirtiyor. Türkiye’de ilk hafif çelik lisansüstü programlarının üniversitelerde açılmasına, kamuda ilk projelerin yapılmasına öncülük ettiklerinin altını çizen Şimşek, hafif çelik ve yapısal çelik yapıların gerek hızlı inşası gerek güvenilirliğiyle günümüzün önemli sorunlarından barınmayla ilgili en iyi çözüm üreten sistemler olduğunu vurguluyor. Şimşek, sözlerini şöyle sürdürüyor: </p>
<p>“Consera, çelik yapılar odağında bir yapıya ait mühendislik projesinden son kullanıcı deneyimine kadar tüm süreçleri multidisipliner anlayışla icra edebilen ender şirketlerden. Özellikle anahtar teslim yapı projelerindeki deneyimlerimiz, binlerce kullanıcıdan alınan geri bildirimler, çelik yapılara ait ideal üretim ve yapım yöntemlerini bize öğretti. Son zamanlarda çelik yapılara yönelik ilginin artmasından memnunuz. Consera’nın son üç yıldır yüzde 30 büyümesi de bunun kanıtı. Ancak Türkiye gerek hammaddesi gerek iş gücü potansiyeliyle yapısal çelik yapı ihracatında dünya devleri arasına girebilir. Bizler de inşaatı sadece kâr aracı değil, bir vatandaşlık görevi olarak gördüğümüz için hem ülkemizde güvenli çelik yapıların yaygınlaşması hem de ekonomimize yüksek katma değerin katılabilmesi için bu alandaki savunuculuğumuzu yılmadan sürdüreceğiz.” </p>
<p><strong>Örnek projeye başlandı</strong></p>
<p>Hollanda’dan Dominik’e kadar 32 ülkeye çelik yapılar ihraç eden Consera, piyasada güvenli konut anlayışına örnek teşkil edecek yapılarıyla da dikkat çekiyor. Ankara’da 2013’te hayata geçirilen, 63 bin metrekarelik inşaat alanına sahip, 208 evin yer aldığı Anka Natura ve 2014’te İzmir’de inşa edilen, “Türkiye’nin en iyi az katlı projesi” ödülü alan, 555 konutluk 35. Sokak bunlardan birkaçı. Ayrıca İstanbul Zekeriyaköy’de başlanan “<strong>Kuzeybükü</strong>” projesi de örnek projeler arasında yer almaya hazırlanıyor. Yaklaşık 9500 metrekare arsa alanı, 12 bin metrekareden fazla inşaat alanı olan, 7 blok 42 müstakil evden oluşan ve Teğet Mimarlık tarafından tasarlanan proje, deprem açısından en güvenli bölgelerden birinde olmasının yanı sıra önemli lokasyonlara yakınlığıyla da ilgi çekiyor. Kuzeybükü, çelik yapıların güvenilirliği ile tasarımın şıklığını bir araya getiriyor. Yeşil alanın büyük bölümünü oluşturduğu proje, şehir koşturmacasında nefes aldıracak. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/insaatta-yukselen-deger-yapisal-celik-453091">İnşaatta yükselen değer: Yapısal çelik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birevim&#8217;den açık çağrı: &#8220;Yapısal dönüşüm için sorumluluk almaya hazırız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/birevimden-acik-cagri-yapisal-donusum-icin-sorumluluk-almaya-haziriz-364698</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 09:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[almaya]]></category>
		<category><![CDATA[birevimden]]></category>
		<category><![CDATA[çağrı]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[hazırız]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’yi yasa boğan depremler sonrasında gündemin bir numaralı maddesi haline gelen kentsel dönüşüm için Birevim’den açık çağrı geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/birevimden-acik-cagri-yapisal-donusum-icin-sorumluluk-almaya-haziriz-364698">Birevim&#8217;den açık çağrı: &#8220;Yapısal dönüşüm için sorumluluk almaya hazırız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’yi yasa boğan depremler sonrasında gündemin bir numaralı maddesi haline gelen kentsel dönüşüm için Birevim’den açık çağrı geldi.</strong></p>
<p><strong>Birevim Genel Müdürü Av. Mahir Orak, “Yaşanan depremler Türkiye’deki yapı stoğu sorununu bir kez daha gündeme getirdi. Özellikle İstanbul’da yaşlı ve yorgun yapıların yenilenmesi gerekiyor. Birevim olarak, binalarını yenilemek isteyen konut sahiplerinden yoğun talepler alıyoruz. Evlerini ‘borçlanmadan’ yenilemek isteyen vatandaşlarımıza imkân sunmak istiyoruz. Kentsel dönüşüm kapsamında sorumluluk almaya hazırız” dedi.</strong></p>
<p>Şubat ayında yaşanan depremlerden sonra “Deprem Dirençli” bir toplum olmamızın ne kadar önemli olduğunu söyleyen Birevim Genel Müdürü Av. Mahir Orak, “Hem yapısal hem de toplumsal anlamda yeniden inşa sürecindeyiz. O nedenle milletçe, deprem ve depremzedeler konusunda ilk anlardan bu yana gösterdiğimiz hassasiyeti ve ilgiyi, uzun süre daha canlı ve gündemde tutmamız gerekiyor. Bu amaçla geçtiğimiz günlerde konut tasarruf planı sahiplerimize ‘Deprem Kimlik Belgesi’ zorunluluğu getirmiş, DASK poliçelerini de hiçbir ücret beklemeden bizim yapacağımızı söylemiştik” dedi.</p>
<p>Deprem gerçeğinden uzaklaşmamamız gerektiğini vurgulayan ve kentsel dönüşüm kapsamında başta İstanbul olmak üzere yapı stoğunun yenilenmesi için sorumluluk almaya hazır olduklarını söyleyen Orak, “Üç büyük ilimizde de yapı stoğumuz yorgun ve yaşlı. Bu yapıların bir an önce kentsel dönüşüm kapsamında yenilenmesi gerekiyor. Hali hazırda birçok konut sahibi binalarının yenilenmesi için bize geliyor ve bu konuyu tasarruf finansmanının avantajlarından yararlanarak çözmek istiyor. Biz kentsel dönüşüm için gereken finansal kaynak ihtiyacı noktasında, sorumluluk almaya hazırız. Yasal zemin oluşur, ilgili izinler hızla sağlanırsa, binalarını yenilemek isteyenler tasarruf finansmanının imkanlarından yararlanabilir ve kentsel dönüşüm kapsamında, borçlanmadan binalarını yenileyebilir” şeklinde konuştu.</p>
<p>Ayda ortalama iki bin aileye, konut, taşıt ve iş yeri finansmanı sağladıklarını hatırlatan Orak, kentsel dönüşüm projelerinin hızla hayata geçmesi için tasarruf finansmanından faydalanmanın elzem olduğunu söyledi. Orak, “Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; yapısal/kentsel dönüşüm için önce finansal dönüşüm gerekiyor. Bizim görevimiz, devletimizin de desteğiyle finansal dönüşüm konusunda halkımıza destek vererek, yapısal ve kentsel dönüşümü hızlandırmak. Bu kapsamda, verilecek görevlere hazırız” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/birevimden-acik-cagri-yapisal-donusum-icin-sorumluluk-almaya-haziriz-364698">Birevim&#8217;den açık çağrı: &#8220;Yapısal dönüşüm için sorumluluk almaya hazırız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
