<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yansıyor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yansiyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yansiyor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Mar 2026 13:23:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yansıyor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yansiyor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kontrol arzusu beden üzerine yansıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kontrol-arzusu-beden-uzerine-yansiyor-622388</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[algı]]></category>
		<category><![CDATA[arzusu]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yansıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme Davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622388</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, yeme bozukluklarının psikolojik kökenleri ile bazı kişilik özellikleri ve çevresel faktörlerin beden algısı üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrol-arzusu-beden-uzerine-yansiyor-622388">Kontrol arzusu beden üzerine yansıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, yeme bozukluklarının psikolojik kökenleri ile bazı kişilik özellikleri ve çevresel faktörlerin beden algısı üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Mükemmeliyetçilik yeme davranışını etkileyebiliyor! </strong></p>
<p>Mükemmeliyetçilik, kontrol ihtiyacı ve duyguların yer değiştirmesinin, yeme bozukluklarının anlaşılmasında önemli psikolojik dinamikler arasında yer aldığını dile getiren Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Özellikle mükemmeliyetçi kişilik özellikleri, yeme bozukluklarının gelişiminde ve sürdürülmesinde belirgin bir rol oynar.” dedi.</p>
<p>Bu durumun en çarpıcı şekilde Anoreksiya Nervoza örneğinde görüldüğüne değinen Elbaşoğlu, “Mükemmeliyetçi bireyler için kontrol duygusu hayati bir öneme sahiptir ve bu kontrol ihtiyacı çoğu zaman beden ve yeme davranışı üzerinden sağlanmaya çalışılır. Kişi, yeme düzenini ve bedenini ‘kusursuz’ hale getirdiğinde hayatındaki diğer alanların da yoluna gireceğine inanabilir. Bu düşünce yapısı, yeme davranışını yalnızca fiziksel bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp psikolojik bir kontrol aracına dönüştürür.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Kontrolünü kaybeden kişi bunu bedenini kontrol ederek telafi etmeye çalışabilir! </strong></p>
<p>Yeme bozukluklarında sıkça karşılaşılan bir diğer mekanizmanın ise ‘yer değiştirme’ olduğunu aktaran Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Bu savunma mekanizması, bireyin bir alanda yaşadığı duyguyu başka bir alana yönlendirmesi şeklinde işler.” dedi.</p>
<p>Kontrol duygusunu hayatının farklı alanlarında kaybeden bir kişinin, bu ihtiyacını bedenini kontrol ederek telafi etmeye çalışabileceği örneğini paylaşan Elbaşoğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Özellikle baskıcı aile yapıları veya yoğun denetim içeren çevrelerde büyüyen bireylerde, kontrol edilebilen nadir alanlardan biri beden olabilir. Bu nedenle kişi, yemek yeme davranışı üzerinden hem kontrol hissini yeniden kazanmaya hem de içsel gerilimini azaltmaya çalışır. Ergenlik döneminde ise bu durum daha da belirgin hale gelir; çünkü bu dönem, bireyin bağımsızlık arayışı ile ebeveyn otoritesi arasında çatışmaların yoğun yaşandığı bir süreçtir. Yeme davranışı, bu çatışmanın hem sembolik hem de somut bir ifade alanına dönüşebilir.”</p>
<p><strong>Beden Dismorfik Bozukluğu, bedenin çarpık algılanmasına yol açar! </strong></p>
<p>Sosyal medyanın beden algısı üzerindeki etkisinin günümüzde yadsınamaz bir gerçeklik olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Yeme bozukluklarında sıkça görülen Beden Dismorfik Bozukluğu, bireyin kendi bedenini çarpık ve gerçek dışı bir şekilde algılamasına neden olur.” dedi.</p>
<p>Sosyal medya platformlarında yaygın olarak kullanılan filtrelerin, kusursuzluk algısını güçlendirirken, bireylerin kendilerini bu idealize edilmiş görüntülerle kıyaslamasına yol açtığını kaydeden Elbaşoğlu, “Özellikle ince beden tipinin güzellik, başarı ve kontrol gibi olumlu özelliklerle ilişkilendirilmesi, bu algıyı daha da pekiştirir. Araştırmalar, zayıflığı idealize eden içeriklere yoğun şekilde maruz kalan bireylerde, beden memnuniyetsizliğinin ve olumsuz benlik algısının arttığını gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal medyadaki ‘kusursuz’ bedenler ergenleri yetersiz hissettirebilir! </strong></p>
<p>Sosyal medya etkisinin özellikle ergenler üzerinde daha güçlü olduğunun altını çizen Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Kimlik gelişiminin ve bedensel değişimlerin yoğun yaşandığı bu dönemde, gençler dış etkilere daha açıktır. Sosyal medyada sunulan ‘kusursuz’ beden imgeleri, ergenlerin kendi bedenlerini yetersiz görmelerine neden olabilir.” dedi.</p>
<p>Ancak yeme bozukluğu olan bireylerin yalnızca ideal bedene ulaşmaya çalışmadığını vurgulayan Elbaşoğlu, “Aynı zamanda kendi mevcut bedenlerini de gerçekçi olmayan bir biçimde algılarlar. Oldukça zayıf bir kişi kendisini hâlâ kilolu olarak değerlendirebilir. Bu durum, sorunun yalnızca dış etkilerle değil, aynı zamanda içsel algı bozukluklarıyla da ilişkili olduğunu gösterir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yeme bozuklukları sadece yemekle ilgili değil! </strong></p>
<p>Diyet yapma ile yeme bozuklukları arasındaki farkın da bu noktada belirginleştiğine işaret eden Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Her ne kadar yüzeyde benzer davranışlar içeriyor gibi görünseler de, iki durumun altında yatan zihinsel ve duygusal süreçler oldukça farklıdır.” dedi.</p>
<p>Diyet yapmanın genellikle belirli bir hedef doğrultusunda, kontrollü ve sınırlı bir süreyi kapsayan bir davranış olduğunu; buna karşılık yeme bozukluklarında bireyin zihninin sürekli olarak yemek yememek ve beden üzerine yoğunlaştığını kaydeden Elbaşoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu düşünceler kişinin günlük yaşamının büyük bir bölümünü kaplar ve ciddi bir zihinsel meşguliyet yaratır. Ayrıca yeme bozukluklarında yeme davranışının anlamı da farklıdır. Bu durum, yalnızca beslenme ile ilgili bir mesele değil; kontrol, değer, yeterlilik ve kimlik gibi daha derin psikolojik ihtiyaçlarla ilişkilidir. Bu nedenle yeme bozukluklarını yalnızca “yemekle ilgili bir sorun” olarak değerlendirmek yetersiz kalır. Aslında bu bozukluklar, bireyin kendi iç dünyasında denge kurma çabasının, kontrol ihtiyacının ve duygusal çatışmalarının bir yansımasıdır.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrol-arzusu-beden-uzerine-yansiyor-622388">Kontrol arzusu beden üzerine yansıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>APT raporu, Çin ve Rusya bağlantılı siber tehditlerin küresel ölçekte arttığını ortaya koydu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/apt-raporu-cin-ve-rusya-baglantili-siber-tehditlerin-kuresel-olcekte-arttigini-ortaya-koydu-590799</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 07:51:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[apt]]></category>
		<category><![CDATA[Apt Grupları]]></category>
		<category><![CDATA[bağlantılı]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[dijitale]]></category>
		<category><![CDATA[eset]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyet]]></category>
		<category><![CDATA[gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitik]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Operasyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[tehditlerin]]></category>
		<category><![CDATA[ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[yansıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenlik alanında dünya liderlerinden ESET, Nisan–Eylül 2025 dönemini kapsayan Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) faaliyet raporunu yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/apt-raporu-cin-ve-rusya-baglantili-siber-tehditlerin-kuresel-olcekte-arttigini-ortaya-koydu-590799">APT raporu, Çin ve Rusya bağlantılı siber tehditlerin küresel ölçekte arttığını ortaya koydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="455" data-end="839">Rapor, <strong data-start="634" data-end="691">jeopolitik gerilimlerin dijital ortama da taşındığını</strong> ve özellikle <strong data-start="705" data-end="769">Çin, Rusya, Belarus ve Kuzey Kore bağlantılı APT gruplarının</strong> dünya genelinde siber operasyonlarını yoğunlaştırdığını ortaya koydu.</p>
<h3 data-start="846" data-end="904"><strong data-start="850" data-end="904">Çin bağlantılı gruplar Latin Amerika’yı hedef aldı</strong></h3>
<p data-start="906" data-end="1458">ESET araştırmacılarına göre, <strong data-start="935" data-end="966">Çin bağlantılı APT grupları</strong>, Pekin’in dış politika hedefleri doğrultusunda hareket etmeye devam ediyor.<br data-start="1042" data-end="1045" /><strong data-start="1045" data-end="1062">FamousSparrow</strong> adlı grup, “ortadaki düşman” (man-in-the-middle) tekniğini kullanarak <strong data-start="1133" data-end="1178">Latin Amerika’daki birçok devlet kurumunu</strong> hedef aldı.</p>
<p data-start="906" data-end="1458"><br data-start="1190" data-end="1193" />ESET, bu saldırıların, <strong data-start="1216" data-end="1245">ABD-Çin güç mücadelesinin</strong> Latin Amerika’daki yansımalarıyla bağlantılı olabileceğini bildirdi.<br data-start="1314" data-end="1317" />Grubun son aylarda <strong data-start="1336" data-end="1393">Arjantin, Ekvador, Guatemala, Honduras ve Panama’daki</strong> devlet kurumlarına siber saldırılar düzenlediği tespit edildi.</p>
<h3 data-start="1465" data-end="1530"><strong data-start="1469" data-end="1530">Rusya merkezli tehdit grupları operasyonlarını genişletti</strong></h3>
<p data-start="1532" data-end="1911">Rapor, <strong data-start="1539" data-end="1575">Rusya bağlantılı APT gruplarının</strong> ise özellikle <strong data-start="1590" data-end="1666">Ukrayna ve Avrupa Birliği ülkelerine yönelik operasyonlarını artırdığını</strong> gösteriyor.<strong data-start="1681" data-end="1694">Gamaredon</strong> ve <strong data-start="1698" data-end="1710">Sandworm</strong> grupları Ukrayna’da en aktif tehdit aktörleri olurken, <strong data-start="1766" data-end="1776">RomCom</strong> grubu <strong data-start="1783" data-end="1816">WinRAR’daki sıfır gün açığını</strong> istismar ederek <strong data-start="1833" data-end="1899">Avrupa ve Kanada’daki finans, savunma ve lojistik sektörlerine</strong> saldırdı.</p>
<p data-start="1913" data-end="2188">ESET, <strong data-start="1919" data-end="1940">InedibleOchotense</strong> adlı Rusya bağlantılı bir grubun, ESET markasını taklit ederek <strong data-start="2004" data-end="2084">sahte e-postalar ve Signal mesajlarıyla spearphishing kampanyası yürüttüğünü</strong> de açıkladı.Bu saldırılarda, <strong data-start="2117" data-end="2176">meşru ESET ürünleri gibi görünen trojanize yükleyiciler</strong> kullanıldı.</p>
<h3 data-start="2195" data-end="2252"><strong data-start="2199" data-end="2252">Belarus ve Kuzey Kore bağlantılı gruplar da aktif</strong></h3>
<p data-start="2254" data-end="2560"><strong data-start="2254" data-end="2289">Belarus merkezli FrostyNeighbor</strong> grubunun, <strong data-start="2300" data-end="2351">Roundcube e-posta yazılımındaki bir XSS açığını</strong> kullanarak Polonya ve Litvanya’daki şirketleri hedef aldığı bildirildi.<br data-start="2423" data-end="2426" />Saldırılarda <strong data-start="2439" data-end="2544">yapay zekâ ile oluşturulduğu düşünülen e-postalar, emoji ve madde işaretleriyle desteklenmiş metinler</strong> dikkat çekti.</p>
<p data-start="2562" data-end="2815">Öte yandan, <strong data-start="2574" data-end="2616">Kuzey Kore bağlantılı tehdit aktörleri</strong>, <strong data-start="2618" data-end="2665">Güney Kore ve kripto para sektörüne yönelik</strong> operasyonlarını sürdürdü.<br data-start="2691" data-end="2694" />Bu grupların, rejimin gelir kaynaklarını güçlendirmek amacıyla <strong data-start="2757" data-end="2787">kripto varlık hırsızlığına</strong> yoğunlaştığı tespit edildi.</p>
<h3 data-start="2822" data-end="2886"><strong data-start="2826" data-end="2886">ESET: “Jeopolitik gerilim dijital savaş alanına taşındı”</strong></h3>
<p data-start="2888" data-end="3003">ESET Tehdit Araştırmaları Direktörü <strong data-start="2924" data-end="2943">Jean-Ian Boutin</strong>, raporla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>
<blockquote data-start="3004" data-end="3324">
<p data-start="3006" data-end="3324">“Rusya bağlantılı bir tehdit aktörünün ESET markasını taklit etmesi bile, küresel siber savaşın geldiği noktayı gösteriyor.<br data-start="3129" data-end="3132" />Çin bağlantılı gruplar ise Asya, Avrupa, Latin Amerika ve ABD’de oldukça aktif. Bu da, Pekin’in mevcut jeopolitik önceliklerini desteklemek için bu grupların yönlendirildiğini gösteriyor.”</p>
</blockquote>
<h3 data-start="3331" data-end="3375"><strong data-start="3335" data-end="3375">Küresel istihbarat paylaşımı sürüyor</strong></h3>
<p data-start="3377" data-end="3649">ESET’in yayımladığı APT raporu, şirketin tescilli telemetri verilerine dayanıyor. Araştırmacılar, belirli APT gruplarının faaliyetlerini <strong data-start="3516" data-end="3552">derinlemesine teknik analizlerle</strong> belgeleyerek, <strong data-start="3567" data-end="3632">kritik altyapıların ve yüksek değerli varlıkların korunmasına</strong> katkı sunuyor.</p>
<p data-start="3651" data-end="3791">ESET, küresel çapta <strong data-start="3671" data-end="3703">tehdit istihbaratı paylaşımı</strong> yaparak hem kamu kurumlarını hem de özel sektörü bu tehditlere karşı bilgilendiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/apt-raporu-cin-ve-rusya-baglantili-siber-tehditlerin-kuresel-olcekte-arttigini-ortaya-koydu-590799">APT raporu, Çin ve Rusya bağlantılı siber tehditlerin küresel ölçekte arttığını ortaya koydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Tunç &#8220;Çocuğun Babayla Olan İlişkisi Kişilik Özelliklerine Yansıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doc-dr-tunc-cocugun-babayla-olan-iliskisi-kisilik-ozelliklerine-yansiyor-385060</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jun 2023 11:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[babayla]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[özelliklerine]]></category>
		<category><![CDATA[tunç]]></category>
		<category><![CDATA[yansıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385060</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk gelişiminde annenin olduğu kadar babaların da çocuklarıyla doğru iletişim ve etkileşim içinde olması gerektiğinin altını çizen Psikiyatri uzmanı Doç. Dr. Serhat Tunç, baba-çocuk iletişimi güçlü olan çocukların olumlu kişilik özellikleri geliştirmesinin yanında hayatla kurdukları bağı da güçlendireceğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-tunc-cocugun-babayla-olan-iliskisi-kisilik-ozelliklerine-yansiyor-385060">Doç. Dr. Tunç &#8220;Çocuğun Babayla Olan İlişkisi Kişilik Özelliklerine Yansıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Çocuk gelişiminde annenin olduğu kadar babaların da çocuklarıyla doğru iletişim ve etkileşim içinde olması gerektiğinin altını çizen Psikiyatri uzmanı Doç. Dr. Serhat Tunç, baba-çocuk iletişimi güçlü olan çocukların olumlu kişilik özellikleri geliştirmesinin yanında hayatla kurdukları bağı da güçlendireceğini söyledi. Doç. Dr. Tunç, “Çocuğun düşünsel, sosyal-duygusal, cinsel-rol ve kimlik gelişimi üzerinde baba ile etkileşimin önemli rolü bulunur” dedi. </em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Baba-çocuk etkileşiminin çocukların gerçek dış dünyaya hazırlanmalarının yanında sosyal-duygusal-iletişim becerilerini geliştirmesinde de son derece önemli olduğunun altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Psikiyatri uzmanı Doç. Dr. Serhat Tunç, bu nedenle ebeveynlerin çocuk yetiştirirken sorumluluğu paylaşmalarının önemine dikkat çekti. Çocuk gelişiminde baba figürünün önemini anlatan Doç. Dr. Tunç, şu bilgileri verdi: </p>
<p>“Sağlıklı çocuk gelişiminde hem annenin hem de babanın etkileşiminin farklı sonuçları vardır. Örneğin çocuğun düşünsel, sosyal-duygusal, cinsel-rol ve kimlik gelişimi üzerinde baba ile etkileşimin önemli rolü bulunur. Bununla birlikte baba-çocuk etkileşimi çocukta farklılaşmayı başlatır, bağımsızlaştırır ve yaratıcılık kazandırır. Bu nedenle babalar da çocuklarıyla oyun oynamalı onlara kitap okumalı ve rol model olmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p>“<strong>KIZ ÇOCUKLARI GÜVEN, ERKEKLER SABIR SEMBOLÜ OLARAK GÖRÜYOR”</strong></p>
<p>Kız çocukları babayı daha çok emniyet ve güven sembolü olarak algılarken erkek çocuklarının kararlı olmak ve sabırlı olmak konusunda rol modeli olarak aldıklarını söyleyen Doç. Dr. Tunç, baba çocuk ilişkisinin çocuğun başkalarıyla olan iletişimini de etkilediğini anlattı. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>0-6 YAŞ ARASI ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Özellikle 0-6 yaş arasının çok önemli olmakla birlikte her çocuğun ayrı gelişimsel süreçleri olduğu ve her gelişimsel dönemde farklı noktalara dikkat etmek gerektiğini anlatan Doç. Dr. Serhat Tunç, “Kişiliğin esas yapısı altı yaşına kadar oluşur. <em>Baba-çocuk iletişimi güçlü olan çocuklar olumlu kişilik özellikleri geliştirdikleri görülüyor. İyi bir baba-çocuk ilişkisinin çocuğun hayatla kurduğu ilişkiyi de güçlendirdiği unutulmamalı.”</em></p>
<p>Ebeveynlerin zorlanabildikleri ergenlik döneminde de bazı noktalara dikkat etmek gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Serhat Tunç, “Bu dönemde ergenler için arkadaşları ön plana geçer. Dolayısıyla iyi iletişim için ebeveynlerin ergenlerin arkadaşlarını tanımaları ve olumlu ilişkilerini desteklemeleri önemli. Olumsuz gördükleri ilişkilerinde ise mutlaka bu görüşlerini nedenleriyle açıklayarak ifade etmeleri gerekir.” </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İLİŞKİYİ GÜÇLENDİRECEK SOMUT ÖNERİLER</strong></p>
<p>Baba çocuk ilişkisinde en önemli noktanın çocuğa sevildiğini ve değerli olduğunu hissettirmek olduğunun altını çizen Doç. Dr. Tunç, doğru iletişim kurmak için yapılabilecekleri şöyle sıraladı: </p>
<p>“Babalar çocuğa sevildiklerini sözlü olarak da mutlaka söylemeli. Bununla birlikte davranışsal olarak da gösterdiği ilgiyle bunu hissettirmeli.  Çocuklar öfkelendiğinde onları yargılamadan, suçlamadan sadece dinlemeye çalışarak duygularını anlamaya çalışılmalı ve çocuğun düşünceleri dinlenilmelidir. Ayrıca babanın rol model olarak örnek olabilmek için söyledikleriyle yaptıkları da tutarlı olmalı. En önemli noktalardan biri de çocukla gerçekten kaliteli vakit geçirilmeli. Bunun için ayrılacak zamanın süresinden ziyade birlikte yaptıkları paylaşım önem taşır. Ve bir aradayken baba sadece çocuğa odaklanmalı.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“ÇOCUKLARI KALİTESİZ UYARANLARDAN UZAK TUTUN”</strong></p>
<p>İçinde bulunduğumuz dönemin en önemli sorun ve zorluklarından birinin ekran maruziyeti olduğuna işaret eden Doç. Dr. Serhat Tunç, “Çocuklar sosyal ilişki ve etkileşimleri modelleyerek sosyal beceri kazanırlar. Ancak ne yazık ki uyaranların yoğun olduğu ve yüz yüze sosyal iletişimin azaldığı bir dönem içerisindeyiz. Dolayısıyla ebeveynlerin çocuklarını kalitesiz uyaranlardan uzak tutmaları da ayrıca önem taşıyor.”</p>
<p> </p>
<p><strong>ÇOCUĞUNUZLA İLİŞKİNİZDE BU YANLIŞLARA DÜŞMEYİN</strong></p>
<p>Sağlıklı bir iletişimde yapılması gerekenler kadar yapılmaması gerekenlerin de önem taşıdığının altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Bağdat Caddesi Polikliniği’nden Psikiyatri uzmanı Doç. Dr. Serhat Tunç, bu konuda ebeveynlere şu önerilerde bulundu. </p>
<p>“Babaların annelere saygı duymaması çocukları olumsuz etkiler. Ayrıca sevgilerini sözel ve davranışsal olarak ifade etmemeleri, ilgi, alaka ve sevgilerini göstermemeleri, söyledikleriyle yaptıklarının tutarlı olmaması yapılmaması gerekenler listesinin başında yer alıyor. </p>
<p>Zaman zaman ebeveynlerin iletişim kurma isteği ya da farklı nedenlerle çocuklarıyla sıkıntılarını paylaşabiliyor. Ebeveynin çocuğu bu şekilde dert ortağı gibi görmesi çocuk üzerine ağır bir sorumluluk duygusu yükleyebileceği unutulmamalı. Akademik beklenti konusunda çocuklarının istekleri, talepleri, kapasiteleri dikkate alınmalı ve bu konuda çok yüksek beklentilere girilmemeli ve bu yüksek beklentiler dayatılmamalı.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-tunc-cocugun-babayla-olan-iliskisi-kisilik-ozelliklerine-yansiyor-385060">Doç. Dr. Tunç &#8220;Çocuğun Babayla Olan İlişkisi Kişilik Özelliklerine Yansıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otizmde erken başlayan eğitim bireyin yaşamına olumlu yansıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otizmde-erken-baslayan-egitim-bireyin-yasamina-olumlu-yansiyor-368864</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Apr 2023 09:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlayan]]></category>
		<category><![CDATA[bireyin]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[otizmde]]></category>
		<category><![CDATA[yansıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=368864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizmli bireylerin akranlarıyla çeşitli aktivitelere katılmaları teşvik edilmeli</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-erken-baslayan-egitim-bireyin-yasamina-olumlu-yansiyor-368864">Otizmde erken başlayan eğitim bireyin yaşamına olumlu yansıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Otizmli bireylerin akranlarıyla çeşitli aktivitelere katılmaları teşvik edilmeli</strong></p>
<p><strong>Otizmde erken yaşta tanının bir an evvel eğitime başlanması için önemli olduğunu vurgulayan uzmanlar öncelikle anne-babaların bilinçlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Ailelerin her otizmli bireyin kendine özgü farklılıkları olduğunu unutmadan buna tutum ve davranış sergilemeleri gerektiğini belirten Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Otizmli bireylerin yetkili kişiler tarafından desteklenerek çeşitli etkinlik ve aktivitelerle akranlarıyla iletişime geçmesi gerekir. Örneğin özel eğitim sürecine hâkim bir gölge öğretmen ile oyun gruplarına katılması otizmli bireyin bu programdan üst düzey verim almasına katkı sağlar.” önerisinde bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, otizmli çocukların sosyal hayata uyum sağlayabilmeleri için erken tanı ve eğitimin önemine dikkat çekti. Atahan, ailelere ve bakım verenlere de tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>Erken tanı eğitimin etkilerini arttırabilir</strong></p>
<p>Otizm spektrum bozukluğunun, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan, yaşam boyu süren, dil, sosyal ilişkiler, davranış ve bilişsel gelişmede gecikme ve sapma gibi özellikler gösteren nöro-gelişimsel bir bozukluk olduğunu belirten Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Otizmde erken yaşta tanı konması, bir an evvel eğitime başlanması ve etkilerinin yaşamlarına olumlu şekilde yansıması açısından önemli. Erken tanı sonrasında otizmli bireylerin sahip olduğu gelişimsel geriliklerine yönelik öncelikle anne-babalarının bilinçlendirilmesi ve dikkat edecekleri noktalar konusunda bilgilendirilmesi gerekiyor.” dedi.</p>
<p><strong>Eğitimin verimli olabilmesi için olumsuz etkiler minimum seviyeye indirilmeli</strong></p>
<p>Özel eğitim programının, tanıyı koyan ekibin aileyi gerekli kurum ve kişilere yönlendirmesi ile başladığını belirten İrem Atahan, “Otizmli bireylerin gelişimi açısından bakım verenlerinin süreç içerisinde bilinçlenmesi önemli. Anne ve babaların her otizmli bireyin kendine özgü farklılıkları olduğunu unutmadan buna göre tutum ve davranış sergilemeleri gerekir. Tanı alan otizmli bireyin; sosyal hayata adaptasyonu ve nöro-gelişimi için aldığı eğitimlerden üst düzeyde verim alınabilmesi ve alınan eğitimde sonuçların sürdürülebilir olması için toplum içinde sosyalleşmesini engelleyen etkileri minimum seviyeye indirmek gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ailelerin eğitime dahil olması çok önemli</strong></p>
<p>Otizmli bireylerin birbirlerinden farklı gelişim gösterdikleri için kişiye özel ‘Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı’ (BEP) hazırlanması gerektiğini aktaran Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “BEP, bireyin, ailenin, öğretmenin gereksinimleri doğrultusunda hazırlanan destek eğitim hizmetlerini içerir. Bu aşamada ailenin de program sürecine dahil olması, eğitimde kullanılan yöntemleri öğrenmeleri ve bu programı bireyin gündelik hayatında da aktif bir şekilde kullanmalarını sağlaması gelişim döngüsü açısından çok önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Kişiye özel eğitim programları gelişimlerine katkı sağlayabilir</strong></p>
<p>Otizmli bireylerin sınırlı ve yineleyici davranışlar gösterme, genellikle yalnız kalmayı tercih etme, göz teması kurmada güçlük çekme, bazı ses ve durumlara aşırı tepki gösterme, bir nesneye karşı aşırı bağlanma, konuşma ve iletişim kurma noktasında sıkıntılar yaşadıklarına dikkat çeken Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Kişiye özel oluşturulmuş özel eğitim programları, ergoterapi ve duyu bütünleme çalışmaları, dil ve konuşma terapisi desteği bu durumların aşılması ve ilerleme gösterilmesi açından önemli. Bunların yanı sıra otizmli bireyler kaba motor ve ince motor becerilerinde de güçlük yaşayabilmekte, sıra dışı beden hareketleri gösterebilmekteler.  Motor becerilerinde ve beden hareketlerindeki bu güçlükler sebebiyle bireylerin sportif faaliyetlere yönlendirilmesi bireyin gelişimine katkı sağlayabilir.”</p>
<p><strong>Sosyal davranışlarını geliştirmek için spor yapabilirler</strong></p>
<p>Otizmli bireyler için yüzme, atletizm, bowling, bisiklete binmek gibi sportif faaliyetlerin uygun olabildiğini belirten Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Bisiklet denge ve koordinasyon becerisini geliştirir, yüzme tüm vücut koordinasyonunu kullanabilme ve rahatlatıcı özelliğinden dolayı fayda sağlar. Bireylerin sosyal becerileri ezbere ve mekanik olarak yaptığı da göz önünde bulundurulduğunda, sosyal hayata adaptasyonlarının daha rahat olması amacıyla ezber davranışların minimumda bulunduğu sportif faaliyetler, sosyal durumlara uygun şekilde davranışlarını uyarlayabilme becerilerinin de geliştirilmesinde bir araç olabiliyor.” önerilerinde bulundu.</p>
<p><strong>Otizmli bireyler akranlarıyla iletişime geçmesi için teşvik edilmeli</strong></p>
<p>Bireyin sosyal becerilerinin gelişiminde normal gelişim gösteren akranlarıyla bir arada oyunlar oynamasının önemine vurgu yapan Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Otizmli bireyler çeşitli etkinlik ve aktiviteler esnasında akranlarıyla iletişime geçmesi için yetkili kişiler tarafından desteklenmeli ve teşvik edilmeli.” dedi.</p>
<p>Bireyin, akranlarıyla iletişime geçmesine ve modelleyerek sosyal becerileri öğrenmesine destek sağlayacak eğitimler bulunduğunu da belirten Atahan sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tersine kaynaştırma metodu uygulanan oyun gruplarına bireyi tanıyan ve onun özel eğitim sürecine hâkim bir gölge öğretmeni ile katılması otizmli bireyin bu programdan üst düzey verim almasına katkı sağlar. Gölge öğretmeni ile bireyin dışarıda da sosyal işlevselliğini arttırmak amacıyla çalışmalar yapması da mümkündür.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-erken-baslayan-egitim-bireyin-yasamina-olumlu-yansiyor-368864">Otizmde erken başlayan eğitim bireyin yaşamına olumlu yansıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
