<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yanıtı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yaniti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaniti</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Oct 2023 14:24:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yanıtı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaniti</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meme Kanseri ile İlgili Yanıtı Merak Edilen 5 Soru</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-5-soru-410540</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2023 14:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[yanıtı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde son yıllarda meme kanseri vakalarında önemli bir artış yaşanıyor. Kadınlarda sık görülen meme kanseri, erkeklerde de görülebiliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-5-soru-410540">Meme Kanseri ile İlgili Yanıtı Merak Edilen 5 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde son yıllarda meme kanseri vakalarında önemli bir artış yaşanıyor. Kadınlarda sık görülen meme kanseri, erkeklerde de görülebiliyor. Meme kanseri erken evrede yakalandığında tedavide daha başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Memorial Sağlık Grubu&#8217;nun kadınların meme sağlığı farkındalığı için her yıl düzenlediği “Pembe Ayna” projesinin lansmanında konuşan Memorial Ataşehir ve Hizmet Hastaneleri Meme Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, meme kanseri ile ilgili en çok merak edilen sorulan yanıtlarını paylaştı.</p>
<p> </p>
<p><strong>1. Meme kanseri sadece kitle ile mi belirti verir? </strong></p>
<p>Meme dokusunda bulunan hücrelerin kontrol dışı çoğalması ve çoğalma sonrasında kanserli hücre yapılarının ortaya çıkması olarak tanımlanmaktadır. Genelde meme kanallarında ve süt bezlerinde bu kontrolsüz çoğalma gerçekleştiğinde kitle benzeri yapılar ortaya çıkmaktadır. Dışarıdan el ile fiziksel muayene gerçekleştirildiğinde oluşan bu kitle fark edilebilmektedir. Bu nedenle kendi kendine meme muayenesi çok önemlidir ve her kadın bunu belirli periyodlarla gerçekleştirmelidir. Ayrıca düzenli taramalar da ihmal edilmemelidir. Memede kitlenin dışında, ağrı, kızarıklık, aşırı hassasiyet, meme boyutunda değişiklik, meme ucunun içe dönmesi gibi belirtiler de gözlemlenebilmektedir. Bu tür durumlarda da vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.</p>
<p> </p>
<p><strong>2. Dünyada meme kanserinin erkeklerde artış durumu nedir? </strong></p>
<p>Dünya genelinde 2020 yılında yaklaşık 2,3 milyon yeni meme kanseri vakası bildirilmiştir, bu da tanı konulan her 8 kanserden 1’inin meme kanseri olduğunu göstermektedir. Yine 2020 yılında meme kanseri 685.000 yaşam kaybına sebep olmuş ve bu hastalık dünya genelinde ölüme sebep olan kanserler arasında 5. sırada yer almıştır. Meme kanserlerinin yaklaşık %0,5-1&#8217;i erkeklerde görülür.</p>
<p> </p>
<p>Meme kanseri en sık kadınlarda ortaya çıksa da, erkekler de meme kanserine yakalanabilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde teşhis edilen her 100 meme kanserinden yaklaşık 1&#8217;i erkeklerde bulunmaktadır. Genellikle 60 yaşın üzerindeki erkeklerde görülmektedir. Ancak nadiren genç erkekleri de etkileyebilmektedir. Risk faktörleri kadın meme kanseri risk faktörlerine benzerdir. İleri yaş, X ışınlarına ve radyoterapiye maruz kalmak, ailede meme kanseri öyküsü veya kalıtsal meme kanseri geni olması, yüksek östrojen hormon düzeylerine ve Klinefelter sendromu adı verilen nadir bir duruma sahip olunması erkeklerde meme kanseri riskini artırmaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>3. Meme kanseri tedavisi nerede olmalıdır?</strong></p>
<p>Meme kanseri teşhisi konulan hastalara en iyi tedavi ve bakımı sağlamak için birlikte çalışan bir grup uzmanlaşmış doktordan oluşan multidisipliner bir ekip gerekmektedir. Meme kanserinin ana tedavileri arasında ameliyat, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik tedaviler yer alır. Hastalara bu tedavilerden biri veya birden fazlasının kombinasyonu uygulanabilmektedir. Meme kanseri tedavi seçenekleri kanserin türüne, evresine ve derecesine, büyüklüğüne, kanser hücrelerinin hormonlara duyarlı olup olmadığına göre belirlenmektedir. </p>
<p> </p>
<p><strong>4. Meme kanseri erken evrede teşhis edilirse ne olur? Nasıl tedavi edilir? </strong></p>
<p>Erken evre meme kanseri tanısı konulduğu takdirde tedavinin amacı meme kanserinin ve memede, koltuk altında veya vücudun diğer bölgelerinde kalan ancak tespit edilemeyen diğer kanser hücrelerinin uzaklaştırılmasıdır. Erken evre meme kanserinin tedavisi kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Tedaviye karar verirken meme kanserinin evresi önemli bir faktördür. Ancak en uygun tedavi, kanserin memenin neresinde olduğu, derecesi, hormon reseptörleri gibi diğer faktörlere de bağlıdır. Ayrıca yaş, genel sağlık durumu ve hastanın tercihleri de dikkate alınmaktır. Genellikle meme kanseri tedavisinde birden fazla tedavi yöntemi kullanılır. Erken evre meme kanseri tedavisinde temel ameliyat seçenekleri meme koruyucu cerrahi veya mastektomi yani meme dokusunun çıkarıldığı cerrahi işlemdir. Her iki ameliyat türü de genellikle koltuk altından bir veya daha fazla lenf düğümünün çıkarılmasını içermektedir. </p>
<p>Radyoterapi genellikle meme koruyucu cerrahi sonrasında memede kalan kanser hücrelerini yok etmek için önerilmektedir. Ayrıca etkilenen memede kanserin nüks yani tekrarlama riskinin azaltılmasına da yardımcı olur. Kanser hücrelerinin meme ve koltuk altı dışına yayılma riski varsa, erken evre meme kanseri hastalarına da kemoterapi önerilebilmektedir. Kemoterapi kanserin tekrarlama ihtimalini azaltabilir ve hastanın hayatta kalma şansını artırabilmektedir. </p>
<p> </p>
<p><strong>5. Hormonal tedaviler ile başarılı sonuçlar elde edilebilir mi?</strong></p>
<p>Hormonal tedaviler, erken evre meme kanserleri de dahil olmak üzere, kanser hücrelerinde hormon reseptörleri bulunan meme kanserlerini tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Kanserin tekrarlama ihtimalini azaltabilir ve bazı durumlarda hayatta kalma şansını artırabilir. Hormon tedavisinin farklı türleri vardır. Önerilen seçenekler kanserin tekrarlama riskine, hastanın menopoza girip girmediğine ve tedavinin potansiyel yan etkilerine bağlı olacaktır. Hedefe yönelik tedaviler, belirli meme kanseri türlerini tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Bu tedavi türü yalnızca bazı hastalar için uygundur ve diğer meme kanseri tedavileriyle birlikte kullanılabilir. Erken evre meme kanserini tedavi etmek için yaygın kullanılan hedefe yönelik tedavi, HER2 pozitif meme kanserini tedavi etmek için kullanılan trastuzumab yani akıllı ilaçtır. Çoğu durumda, meme kanseri ne kadar erken teşhis edilir ve tedavi edilirse hayatta kalma şansı o kadar artmaktadır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-5-soru-410540">Meme Kanseri ile İlgili Yanıtı Merak Edilen 5 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuk Bayraktar&#8217;dan Elon Musk yanıtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcuk-bayraktardan-elon-musk-yaniti-410017</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2023 14:22:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayraktardan]]></category>
		<category><![CDATA[elon]]></category>
		<category><![CDATA[musk]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[yanıtı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410017</guid>

					<description><![CDATA[<p>BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Elon Musk'ın önümüzdeki yıl TEKNOFEST'e katılacağını açıklamasının ardından "9 milyona yakın ziyaretçi ağırladık. Elbette kendisini de bekleriz, memnun oluruz" dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuk-bayraktardan-elon-musk-yaniti-410017">Selçuk Bayraktar&#8217;dan Elon Musk yanıtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için bulunduğu Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde (ABD) gerçekleştirdiği görüşmeler kapsamında, Türkevi&#8217;nde SpaceX şirketinin kurucusu Elon Musk&#8217;ı kabul eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Musk&#8217;ı İzmir&#8217;de düzenlenen TEKNOFEST&#8217;e davet etmişti.</p>
<p>Gözden KaçmasınCumhurbaşkanı Erdoğan Teknofest&#8217;e davet etmişti&#8230; Elon Musk: Gelecek yıl katılmayı sabırsızlıkla bekliyorumHaberi görüntüle</p>
<p>Musk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, &#8220;TEKNOFEST&#8217;te yarışan tüm ekiplere tebrikler! Daveti için Başkan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a teşekkür ederim. Gelecek yıl kişisel olarak katılmayı ve Türkiye&#8217;de yatırım fırsatlarını daha fazla tartışmayı dört gözle bekliyorum&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>TEKNOFEST&#8217;in 4&#8217;üncü gününde özel bir TV&#8217;nin sorularını yanıtlayan Bayraktar, &#8220;Bugün hafta içinin tümünden daha fazla bir ilgi görüyoruz. 3 TEKNOFEST düzenlemiştik, final İzmir&#8217;de muhteşem oluyor. Bütün Ege&#8217;den hatta İç Anadolu&#8217;dan katılım var. Almanya&#8217;dan ziyaretçi oldu. Dünyadan da farklı yerlerden gelen var&#8221; dedi.</p>
<p>Bayraktar, Elon Musk&#8217;ın önümüzdeki yıl TEKNOFEST&#8217;e katılacağının hatırlatılması üzerine &#8220;9 milyona yakın ziyaretçi ağırladık. Elbette kendisini de bekleriz, memnun oluruz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="500" data-dnt="true">
<p lang="en" dir="ltr">Congratulations to all the teams competing in <a href="https://twitter.com/teknofest?ref_src=twsrc%5Etfw">@Teknofest</a>!</p>
<p>Thank you, President <a href="https://twitter.com/RTErdogan?ref_src=twsrc%5Etfw">@RTErdogan</a>, for the invitation. </p>
<p>I look forward to attending in person next year, as well as discussing further opportunities for investment in Türkiye. <a href="https://t.co/ODWjv34uI5">pic.twitter.com/ODWjv34uI5</a></p>
<p>&mdash; Elon Musk (@elonmusk) <a href="https://twitter.com/elonmusk/status/1707792340889338173?ref_src=twsrc%5Etfw">September 29, 2023</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
</p></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuk-bayraktardan-elon-musk-yaniti-410017">Selçuk Bayraktar&#8217;dan Elon Musk yanıtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiroid Hastalıkları İle İlgili Yanıtı Merak Edilen 7 Soru</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiroid-hastaliklari-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-7-soru-401918</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Sep 2023 18:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[yanıtı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=401918</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Tiroid Haftası’nda açıklanan verilere göre dünyada ve Türkiye’de tiroid kanseri vakaları hızla artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-hastaliklari-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-7-soru-401918">Tiroid Hastalıkları İle İlgili Yanıtı Merak Edilen 7 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Tiroid Haftası’nda açıklanan verilere göre dünyada ve Türkiye’de tiroid kanseri vakaları hızla artıyor. Tiroid kanserinin özellikle kadınlarda meme kanserinden sonra ikinci sırayı aldığı göze çarpıyor.  Dünya çapında 300 milyondan fazla kişi tiroid hastalıklarından etkileniyor. Tiroide bağlı hastalıkların ortaya çıkmasında; kadın cinsiyeti, yaş, genetik öykü ve hamilelik faktörleri önem sırasında yer alıyor. Memorial Ataşehir ve Hizmet Hastaneleri Meme ve Endokrin Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, tiroid hastalıkları hakkında bilgi verdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tiroide bağlı hastalıkların Türkiye’de görülme sıklığı nedir?</strong></p>
<p>Tiroid; soluk borusunun önünde, boynun ortasında bulunan, hormon salgılayan bir bezdir. Vücut metabolizmasında önemli fonksiyonları bulunmaktadır. Çok hormon salgılamasına hipertiroidi, az salgılanmasınaysa hipotiroidi denmektedir. Guatr ise organın normalden büyük olmasıdır. Cerrahi bölümünü ilgilendirense tiroid bezinde gelişen nodüllerdir. Nodüller çok büyük boyutlara ulaşabilir, bunların özellikleri ultrason ve gerekirse biyopsiyle yapılabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tiroid nodülleri nasıl karakterlere sahip?</strong></p>
<p>Nodüllerin çoğu selim karakterdedir. Ancak yüzde 5-10 oranındaki bölümü kanserli hücreler içerebilmektedir. Nodüllerin çoğu hormon salgılamaz, ama bazıları aşırı hormon salgılayarak hipertiroidi gelişmesine yol açmaktadır. Bu bezle ilgili hastalıklar, Türk toplumunun yüzde 35-40’ını etkilemektedir ve özellikle kadınlarda ortaya çıkmaktadır. Guatr ise ülkemizde endemik olarak görülmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Nodüller çoğunlukla tedaviye olumlu cevap veriyor mu?</strong></p>
<p>Her nodül kansere sebep olmaz. Yapıları kistik ve katı olabilir. Bazı hastaların boynunda nodülün, tümörün büyüklüğüne göre ya da lenf bezlerinin tutulumuna bağlı olarak şişlik ortaya çıkabilir. Kitlenin yaptığı basıya bağlı olarak boğazda rahatsızlık hissi ve nefes alıp vermede sıkıntı yaşanabilir. Özellikle seste kısılma, nefes darlığı, iştahsızlık ve boyunda lenf bezlerinin şişmesi, ilerlemiş tiroid kanseri habercisi olabilir. Her kanser kötüdür, ancak tiroid kanseri yavaş seyreden ve cerrahiyle iyi cevap alınabilen bir türdür.</p>
<p>Bu kanserin dört alt grubu vardır. En sık görülen papiller ve folliküler tiroit kanserlerinin seyri yavaştır. Her ameliyat gibi tiroid ameliyatının da riskleri bulunmaktadır. Ses siniri hasarı, kanama ve paratiroit zedelenmesi sonucu kalsiyum metabolizmasında bozulma yaşanabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tiroid hastalıklarından nasıl korunmalıyız?</strong></p>
<p>Beslenmemize dikkat ederek bazı tiplerinden korunmak mümkün, ancak vücudun kendi yaptığı hücrelerin tiroide harap vermesine neden olan durumları durdurmak mümkün değildir. Hashimato tiroidi kadınlarda çok sık görülen, bezin hasara uğramasına yol açan antikorların gelişimiyle ilgili bir hastalıktır ve semptomlarına göre tedavi edilmektedir. Graves hastalığındaysa tiroidin çok çalışmasına sebep olan antikorlar gelişir ve operasyon gerekebilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> <strong>Hastalarda hangi şikayetler görülüyor?</strong></p>
<p> Hipotiroidide halsizlik, çabuk yorulma, ciltte kuruluk ve kalınlaşma, soğuğa dayanıksızlık, dikkat dağınıklığı, saç ve kaşlarda dökülme, seste kalınlaşma, kalp hızının yavaşlaması, kabızlık, yüz ve göz kapaklarında şişkinlik, adet düzensizlikleri görülebilmektedir.  </p>
<p>Hipertiroidide ise, iştah artışına rağmen kilo kaybı, çarpıntı, sinirlilik, çabuk yorulma, sıcağa tahammülsüzlük, aşırı terleme, ishal veya sık dışkılama, âdet düzensizliği, kas güçsüzlüğü, göz sorunları vardır. Uzun vadede kemik erimesi de meydana gelebilmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Beslenme ve günlük yaşamda nelere dikkat edilmesi için önerileriniz neler?</strong></p>
<p>Tiroid hormon sentezi için şart olan iyot, besinlerle yeterince alınmalıdır. İyot eksikliğiyle beraber selenyum eksikliği de guatra neden olabilmektedir. Bu hastalarda B12 vitamini ve demir eksikliği de sık görüldüğünden, yerleri gıdalarla doldurulmalıdır. Hashimato hastalarındaysa D vitamini eksikliği vardır. Bu gruptakiler soya, kırmızı lahana, brokoli, brüksel lahanasını dikkatli tüketmesi önerilmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hastalar tanı ve tedavide hangi süreçlerden geçiyor?</strong></p>
<p>Bezin normal çalışıp çalışmadığı, tiroid hormonlarının test edilmesiyle anlaşılmaktadır. Kanda TSH, T3 ve T4 ölçülür; seviyesi azsa hipotiroidi, çoksa hipertiroididen bahsedilmektedir. Bezin fonksiyonu için sintigrafi yapılabilmektedir. Nodüller hakkında bilgi almak içinse ultrason önerilmektedir. Nodüllerde şüphe saptanırsa, hasta biyopsiye yönlendirilir ve sonucuna göre ameliyat kararı verilebilir. Ameliyat olan hastaların ömür boyunca tiroid bezinin yerini tutan hormon ilacı alması gerekmektedir. Kanserin patolojik tipine ve özelliklerine göre radyoaktif iyot tedavisi de uygulanabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-hastaliklari-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-7-soru-401918">Tiroid Hastalıkları İle İlgili Yanıtı Merak Edilen 7 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiroid ile İlgili Merak Edilen 10 Soru ve Yanıtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiroid-ile-ilgili-merak-edilen-10-soru-ve-yaniti-376452</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2023 09:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[yanıtı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=376452</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tiroid kanseri, diğer kanser türlerine oranla iyi seyir gösteriyor ve kadınlarda, erkeklere oranla daha sık ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-ile-ilgili-merak-edilen-10-soru-ve-yaniti-376452">Tiroid ile İlgili Merak Edilen 10 Soru ve Yanıtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tiroid kanseri, diğer kanser türlerine oranla iyi seyir gösteriyor ve kadınlarda, erkeklere oranla daha sık ortaya çıkıyor. Tüm dünyada troid kanserinin görülme sıklığında ortaya çıkan %100’ün üzerinde artışa ise radyasyona maruziyet, teknolojinin günlük yaşamın içinde olması, genetik yatkınlık ve düzenli tarama yöntemleri ile çok küçük nodüllerin saptanabilmesi neden oluyor. Peki, her tiroid nodülü kanser mi? Ne zaman doktora başvurmalı ve ne sıklıkla tarama yaptırılmalı? Memorial Ataşehir/Hizmet Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, 25-20 Mayıs Tiroid Farkındalık Haftası’nda, tiroid hastalıkları ve kanserleri ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı. </p>
<p><strong>1- Her nodül kanser midir? </strong></p>
<p>Çoğunlukla görüntüleme veya fizik muayene sırasında tesadüfen saptanan tiroid nodülleri yetişkin popülasyonun yarısını etkilemektedir. Yüksek yayınlık oranına rağmen genellikle belirti vermeyen tiroid nodüllerinin yalnızca %10-15&#8217;i kötü huylu tümör olarak kendini göstermektedir. Tiroid nodüllerini değerlendirmede önemli olan iyi huylu nodüllerde hasta özelinde tedavi uygulanması ve düşük risk oluştursa da tıbbi müdahaleden fayda sağlayacak kötü huylu nodüllerin belirlenmesidir.</p>
<p><strong>2- Tiroidin kanser dışı hastalıkları nelerdir?</strong></p>
<p>Tiroid hastalığının iki ana tipi hipotiroidizm ve hipertiroidizmdir. Her iki duruma da tiroid bezinin çalışma şeklini etkileyen diğer hastalıklar neden olabilmektedir. Hipertiroidizm semptomları kaygı ve sinirlilik hali, hiperaktivite, uykusuzluk, yorgunluk, ısıya duyarlılık, kas güçsüzlüğü, ishal, normalden daha sık idrara çıkmak, susuzluk hissi, kaşıntı ve cinsel isteksizliktir. Hipotiroidizm belirtileri durumun ciddiyetine bağlıdır. Sorunlar genellikle birkaç yıl içinde yavaş yavaş gelişir. Yorgunluk ve kilo alımı gibi hipotiroidizm semptomları çabuk fark edilmez. Ancak metabolizma yavaşlamaya devam ettikçe daha belirgin problemler gelişebilir. Hipotiroidizm belirtileri yorgunluk, soğuğa karşı intolerans, kabızlık, kuru cilt, kilo alımı, şişmiş yüz, boğuk ses, kaba saç ve cilt, kas güçsüzlüğü, kas ağrıları, kaslarda hassasiyet ve sertlik, normalden daha şiddetli veya düzensiz olan adet döngüleri, saç dökülmesi, yavaşlamış kalp hızı, depresyon ve unutkanlığı içermektedir.</p>
<p><strong>3- Tiroid nodülü nasıl fark edilir? </strong></p>
<p>Tiroid nodüllerinin çoğu belirti göstermeden ortaya çıkmakta, fizik muayenede veya tesadüfen diğer görüntüleme işlemleri sırasında yakalanmaktadır. Yakındaki yapıları sıkıştıran kötü huylu veya belirti gösteren nodüller için cerrahi gerekebilir. Bu nedenle tedavinin ilaçla mı yoksa cerrahi müdahale ile mi yapılacağının belirlenmesi için ileri tetkikler istenebilir. Tiroid nodülleri için tercih edilen görüntüleme yöntemi ultrasondur ve ultrason rehberliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi tercih edilen doku örneklenmektedir. Bir santimetre ya da daha büyük nodüller, ultrasonda şüpheli görünüme sahip nodüller veya kötü huylu nodül riskini daha iyi ölçmek için hücresel analiz gerekir. Ameliyat öncesi biyopsi ve patolojik tanı, hastayı ikinci kez ameliyat riskinden kurtarmaktadır.</p>
<p><strong>4- Tiroid kanseri belirtileri nelerdir? </strong></p>
<p>Çoğu tiroid kanseri, hastalığın erken döneminde herhangi bir belirti veya semptoma neden olmamaktadır. Tiroid kanseri büyüdükçe boyunda ele gelen yumru, dar gömlek yakalarının çok sıkı hale geldiği hissi, artan ses kısıklığı da dahil olmak üzere sesinizdeki değişiklikler, yutma güçlüğü, boyundaki şişmiş lenf düğümleri, boğaz ve boyunda ağrı gibi semptomlara neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>5- Tiroid kanseri vücuda yayılır mı?</strong></p>
<p>Tiroid kanseri bazen yakındaki lenf düğümlerine veya vücudun diğer bölgelerine yayılabilmektedir. Yayılan kanser hücreleri, ilk tanı konulduğunda veya tedavi sonrası takiplerde saptanabilir. Tiroid kanserlerinin büyük çoğunluğu ise hiç yayılım yapmaz.</p>
<p><strong>6- Tiroid kanserinde tedavi nasıldır? Kemoterapi gerekli midir?</strong></p>
<p>Tiroid nodülü küçük ve tek taraflıysa nodül bulunan kısım çıkarılırken, büyük bir tiroid nodülü varsa tüm tiroid alınmaktadır. Ameliyat sonrası kan dolaşımına katılarak var olabilecek kanser hücrelerini yok eden radyoaktif iyot tedavisi, radyoterapi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedaviler gerekli hastalarda uygulanabilir. Kemoterapi, tiroid kanserini tedavi etmek için nadiren kullanılır, ancak bazen vücudun diğer bölgelerine yayılmış tiroid kanserinin agresif ve nadir görülen türünde tercih edilebilir. Kemoterapi tedavisi süreci kanserli hücreleri öldüren güçlü ilaçlar almayı içerir. Tiroid kanserini tedavi etmez, ancak semptomları kontrol etmeye yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>7- Tiroid kanseri genetik midir? Ailede tiroid tespit edilirse ne yapmak gerekir? </strong></p>
<p>Dokularda oluşan kanser tipleri arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Medüller olmayan tiroid kanseri papiller, foliküler ve anaplastik türleri içermektedir. Tiroid kanserlerinin büyük çoğunluğu, yaklaşık %70 ila %80&#8217;i papiller tiroid kanseridir ve genellikle hastalığın agresif olmayan ve yüksek oranda tedavi edilebilir bir şeklidir. Bu vakaların çoğu seyrek olarak ortaya çıktığından veya herhangi bir belirgin genetik geçişe bağlı olmadığından, kişisel veya aile öyküsünde tekil bir papiller tiroid kanseri vakası olan birine genetik danışmanlık veya test önerilmektedir. Cowden sendromu, ailesel yani genetik olarak geçen koşullarda meydana gelmektedir. Bu nedenle ailede bir kişide tiroid kanseri varsa, erkenden teşhis etmek için diğer aile bireylerine de tiroid ultrasonu çekilmesi önerilmektedir. Papiller tiroid kanseri öyküsü bulunan yakın akrabası olan bir aileye sahip kişilerde de ultrason ile tiroid kanseri taraması yapılmalıdır. Medüller tiroid kanseri ile ilişkili olan tip 2 (MEN2) kalıtsal bir hastalıktır. Bu tip tiroid kanseri olan tüm bireyler, genetik danışmanlık için sevk edilmeli ve genetik test önerilmelidir. Bir ailede RET geninde bir mutasyon tespit edilirse, koruyucu cerrahiden (tiroidektomi) yararlanabilmeleri için diğer akrabalarda bu durumu teşhis etmek önemli olacaktır. Genel olarak, hastalar tiroid bezleri çıkarıldıktan sonra uygun ilaç tedavisi ve takip ile uzun, kaliteli ve aktif bir yaşam sürebilmektedir.</p>
<p><strong>8- Tiroid kanseri diğer kanser türlerine göre daha mı az <strong>risklidir?</strong></strong></p>
<p>Tiroid kanseri olan çoğu hasta için prognoz yani hastalığın ileriki dönemde nasıl etkileneceğine dair sonuçlar mükemmeldir. Hastaların genelinde tiroid kanserinin yaşamı tehdit edici olmadığı ve tedavi edilebilir olduğu anlamına gelmektedir. Ancak küçük bir hasta grubunda hastalık ilerlemiş olabilir.</p>
<p><strong>9- Tiroid hastalığının kilo ile ilişkisi var mı? </strong></p>
<p>Hipotiroidizmi olan bir kişide bazal metabolik hız azaldığından, aktivitesi azalmış bir tiroid bezi genellikle bir miktar kilo alımı ile ilişkilidir. Kilo alımı, daha şiddetli hipotiroidizmi olan kişilerde fazla görülür. Bununla birlikte, hipotiroidizme bağlı bazal metabolik hızdaki azalma genellikle hipertiroidizmde görülen belirgin artıştan çok daha az dramatiktir ve tiroidin daha az aktif olması nedeniyle ağırlıkta daha küçük değişikliklere yol açmaktadır. Hipotiroid bir kişide kilo alımının nedeni de karmaşıktır ve her zaman aşırı yağ birikimi ile ilişkili değildir. Hipotiroid bireylerde kazanılan ekstra kiloların çoğu, aşırı tuz ve su birikiminden kaynaklanır. Kilo alımı nadiren hipotiroidizm ile ilişkilidir. Hipotiroidizmin mevcut tek semptomu kilo alımıysa, bunun yalnızca tiroide bağlı olması daha az olasıdır. Hipertiroidizm durumunda ise vücudun normalde olduğundan daha fazla enerji kullanması söz konusudur ve bu da kilo kaybına neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>10- Tiroid hastalığı veya kanseri gebeliği etkiler mi? </strong></p>
<p>Aktif hipertiroidizmi olan kişilerin gebelik sırasında antitiroid ilaçlaı alması gerekir. Bunlar plasentaya geçtiğinden, bebeğin etkilenme olasılığı daha düşük olacak şekilde mümkün olan en düşük doz ile reçete edilmektedir. Hipertiroidizm için başka bir tedavi olan radyoaktif iyot hamilelik sırasında kullanılamaz. Eğer hipertiroidizm kontrol altında değilse, hamileliğin erken evrelerinde düşük yapma riskini artırabilir. Bu nedenle gebelik sırasında ilaç kullanmak istemeyen anne adayları, gebelik öncesinde Graves Hastalığı için radyoaktif iyot tedavisi veya ameliyat seçeneğini tercih edebilir. Antitiroid ilaçların dozu çok yüksekse, bebeğin tiroidi yetersiz hale gelebilir ve bebekte guatr gelişebilir. Bu nedenle gebe kalma planı öncesinde doktor kontrolünde ilaç kullanımı düzenlenmeli ya da bırakılmalıdır. Tedavi edilmemiş aşırı aktif tiroid bezi, gebelik için antitiroid ilaç almaktan daha büyük risk taşımaktadır. Hamilelikte yüksek tansiyon, bebeğin zayıf büyümesi ve erken doğum gibi komplikasyonlara yol açabilir. İlaç dozunun uygun olup olmadığının kontrolü için gebelikte tiroid fonksiyon testlerinin düzenli olarak yapılması gerekir.</p>
<p>Hipotiroidizmi de tedavi edilmediğinde gebelikte erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve solunum sıkıntısına yol açabilir. Hipotiroid anneyi tedavi etmek için tiroid hormon tedavisi kullanılır ve ilacın dozu, bireyin tiroid hormon seviyelerine bağlıdır. Gebeliğin ilk yarısında tiroid hormon düzeyleri 4 haftada bir kontrol edilmelidir. Tüm yenidoğanlar için rutin tarama ise, tiroid hormon düzeylerinin test edilmesini içerir.</p>
<p>Gebelikte tiroid kanseri tespit edilmesi durumunda, tümör yavaş yayılımlı olduğu için pek çok hastada ameliyat için doğum sonrası beklenebilir. Ancak kanser hızla büyüyorsa veya tiroidin dışına boyundaki lenf bezlerine yayılmışsa, ameliyat gebelik sırasında yapılabilir. Bunun için en uygun zaman, ikinci trimesterdir. Birinci ve üçüncü trimesterlarda da hastalar güvenli sonuçlarla tiroidektomi olabilse de bu zaman çerçevesi ideal değildir. Yine de agresif hastalık durumunda tedavi için önerilir</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-ile-ilgili-merak-edilen-10-soru-ve-yaniti-376452">Tiroid ile İlgili Merak Edilen 10 Soru ve Yanıtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Embriyoda Genetik Test Hakkında Merak Ettiğiniz 7 Soru ve Yanıtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/embriyoda-genetik-test-hakkinda-merak-ettiginiz-7-soru-ve-yaniti-370403</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 09:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[embriyoda]]></category>
		<category><![CDATA[ettiğiniz]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[yanıtı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüp bebek tedavisinde sağlıklı embriyo seçmek için uygulanan genetik testler; 35 yaş üstü kadınlar, tekrarlayan gebelik kayıpları olan veya genetik bozukluk taşıyıcısı olan kişilerde ön plana çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/embriyoda-genetik-test-hakkinda-merak-ettiginiz-7-soru-ve-yaniti-370403">Embriyoda Genetik Test Hakkında Merak Ettiğiniz 7 Soru ve Yanıtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüp bebek tedavisinde sağlıklı embriyo seçmek için uygulanan genetik testler; 35 yaş üstü kadınlar,  tekrarlayan gebelik kayıpları olan veya genetik bozukluk taşıyıcısı olan kişilerde ön plana çıkıyor. Embriyoya herhangi bir zarar vermeyen genetik testler sağlıklı gebeliğe ulaşma süresini de kısaltabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nden Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu, embriyoda genetik test hakkında merak edilen sorular hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>1-Embriyoda genetik test nedir? </strong></p>
<p> </p>
<p>Embriyoda genetik test yapmak sadece tüp bebek yaptıran hastalarda mümkündür. Bu testler genetik olarak normal, sağlıklı embriyoyu seçmek amacıyla yapılmaktadır. Bölünme aşamasındaki embriyodan az sayıda hücre, biyopsi yöntemi ile alınarak genetik laboratuvarına gönderilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>2-Embriyoda kaç çeşit genetik test yapılabilir? </strong></p>
<p> </p>
<p>Bu hücrelerde iki tip genetik test yapılabilir. Preimplantasyon genetik tarama (PGT-A) ve Preimplantasyon genetik tanı (PGT-M).</p>
<p> </p>
<p><strong>3-Preimplantasyon genetik tarama (PGT-A) testinin amacı nedir?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Preimplantasyon genetik taramanın (PGT-A) amacı kromozomal olarak normal olan çiftte, embriyoda kendiliğinden ortaya çıkan sayısal kromozomal anormallikleri saptamaktır. Teorik olarak, genetik olarak normal embriyonun transferinin gebelik kaybı ve buna bağlı gelişen komplikasyonların riskini azaltması, sağlıklı devam eden gebelik şansını artırması beklenmektedir. Genetik olarak sağlıklı euploid embriyo 23 çift kromozom içerir. Bu kromozom çiftlerinin bir tanesi anneden diğeri babadan gelir. Düşük kaliteli yumurta ya da sperm hücreleri kromozomlar içerisinde bulunan DNA molekülünde genetik hataları bulunan hücrelerdir. Ayrıca hücre bölünmesi ya da döllenmede oluşan sorunlar da embriyoda sayısal kromozomal bozukluklara (aneuploidi) neden olabilir. Aneuploid embriyoların gebelikle sonuçlanma şansı oldukça düşüktür. Gebelik oluşsa bile gebelik kaybı riski yüksektir. </p>
<p> </p>
<p><strong>4-Preimplantasyon genetik tarama (PGT-A) kimlere yapılır?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kadın yaşı arttıkça yaşlı yumurta hücreleri yıllar içerisinde DNA’larında genetik hata biriktirirler. Bu da genetik olarak anormal embriyo gelişimine neden olur. Yirmili yaşlarındaki kadınların embriyolarının %70’i euploid iken, 40 yaşında euploid embriyo oranı %25’e düşmektedir. 35 yaşından sonra doğal yollardan gebe kalma şansının azalması, kısırlık oranlarının artması, gebelik kaybı oranlarının artması ve aneuploidi oranlarının artmasının nedeni artan kadın yaşı ile yumurta kalitesinin azalmasıdır. Dolayısı ile 35 yaş üstü kadınlar Preimplantasyon Genetik Tarama (PGT-A) adayıdırlar.</p>
<p> </p>
<p>Tekrarlayan gebelik kaybı 20 haftanın altında 3 ya da daha fazla gebelik kaybını ifade eder. Sıklıkla 12. Gebelik haftasına kadarki dönemde görülür ve çoğunun nedeni embriyoda aneuploididir. Bu hasta grubunun kısırlık sorunu olmasa da art arda yaşanan kayıplar hastada psikolojik baskı ve artmış gebelik komplikasyonları ile yüz yüze getirmektedir. PGT-A bu olgularda sağlıklı gebeliğe ve canlı doğuma kavuşma süresini kısaltabilir. </p>
<p> </p>
<p><strong>5-Preimplantasyon genetik tanı (PGT-M) testinin amacı nedir?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Preimplantasyon genetik tanının amacı, ebeveynlerden bir ya da ikisinde kalıtımsal genetik bozukluk bulunan çiftlerde genetik olarak bu bozukluğu taşımayan sağlıklı embriyoyu belirlemektir. PGD-M genel bir tarama testi olmayıp embriyoda sadece ailede bulunan hastalıkla ilgili genin varlığını araştırmaktadır.  Ayrıca ailede kök hücre transplantasyonu gereği olan hasta çocuk varlığında Human Lökosit Antijen (HLA) uyumlu embriyoyu seçmek ya da ileride bazı hastalıkların riskini artıran genetik bozuklukları tespit etmek (meme kanseri riskini artıran BRCA-1 geni gibi) için de kullanılmaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>6-Preimplantasyon genetik tarama ve tanı testi embriyoya zarar verir mi?</strong></p>
<p> </p>
<p>Embriyo hücre biyopsisi blastokist denilen 5. Gün embriyosuna uygulanmaktadır. Bu aşamada embriyoda 100’den fazla hücre bulunmaktadır ve plasentayı oluşturacak hücrelerle fetüsü oluşturacak hücreler farklılaşmıştır. Hücre biyopsisi plasentayı oluşturacak trophoektoderm’den alınmaktadır. Deneyimli merkezlerde biyopsi işlemine ait embriyoda bir zarar oluşmamaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>7-Preimplantasyon Genetik Tarama ve Tanı Testi Kimlere Önerilmektedir? </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Preimplantasyon genetik tarama (PGT-A) </p>
<ul>
<li>İnfertilite nedeniyle tüp bebek tedavisi uygulanan 35 yaş üstü kadınlar</li>
<li>Tekrarlayan gebelik kaybı olan olgular</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Preimplantasyon genetik tanı (PGT-M)</p>
<ul>
<li>Tek gen hastalıkları için</li>
<li>Ebeveynlerden her ikisinin de genetik bozukluk için taşıyıcı olması (bazı nadir hastalıklar için tek ebeveynin taşıyıcı olması)</li>
<li>Genetik bozukluktan etkilenmiş biyolojik çocuk varlığı</li>
<li> </li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/embriyoda-genetik-test-hakkinda-merak-ettiginiz-7-soru-ve-yaniti-370403">Embriyoda Genetik Test Hakkında Merak Ettiğiniz 7 Soru ve Yanıtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser ile İlgili Merak Edilen 10 Soru ve Yanıtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-ile-ilgili-merak-edilen-10-soru-ve-yaniti-363074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Apr 2023 09:12:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[yanıtı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de görülme oranı gün geçtikçe artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-ile-ilgili-merak-edilen-10-soru-ve-yaniti-363074">Kanser ile İlgili Merak Edilen 10 Soru ve Yanıtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanserin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de görülme oranı gün geçtikçe artıyor. Hayati riske yol açması bakımından kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alan kanser hakkında hastalar pek çok konuyu merak ediyor. Memorial Ataşehir ve Hizmet Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, &#8220;1-7 Nisan Kanser Haftası&#8221; nedeniyle kanser hakkında en çok merak edilen sorulara yanıt verdi.</p>
<p><strong>1.Kanseri erken belirleyebilmek için neler yapmalıyım?</strong></p>
<p>Her kanserin belirtileri farklıdır. Kanserin bulunduğu organa ve organın vücuttaki fonksiyonuna göre ortaya çıkan belirtiler de değişebilmektedir. Örneğin meme kanseri hastaları memede kitle nedeniyle başvururken, kolon kanseri kansızlık ve kabızlık şikayeti ile doktora başvurur. Kanseri erken teşhis edebilmek için belirli dönemlerde rutin sağlık kontrollerinin yapılması hayati önem taşımaktadır. Rutin kontrollerin yaşa ve risk grubuna göre yapılması da önemlidir. </p>
<p><strong>2.Memedeki kitleler kansere dönüşür mü?</strong></p>
<p>Memedeki her kitle kanser olmadığı gibi her kitle de kansere dönüşmez. Ama ani ve hızlı gelişen, büyüyen kitlelerde zaman kaybetmeden bir meme cerrahi uzmanına başvurarak muayene olmak ve gerekli radyolojik kontrollerin yaptırılması önemlidir. Her kanserde olduğu gibi meme kanserinde de teşhis ne kadar erken olursa, tedavinin etkinliği de o kadar artmaktadır.</p>
<p><strong>3.Tedavi sürecinde evcil hayvan beslenebilir mi?</strong></p>
<p>Kanser tedavisi sürecinde aşılarının yapılması ve hijyenin sağlanması koşuluyla evcil hayvan beslenmesinde bir sakınca bulunmamaktadır. Hatta hastalar ile evcil hayvanlar arasında kurulan kuvvetli duygusal bağın tedavi sürecini olumlu etkilediği bile söylenebilir. </p>
<p><strong>4.Tedavi sırasında enfeksiyon riski artar mı? Nasıl önlem almalıdır?</strong></p>
<p>Özellikle kemoterapi tedavisi esnasında alınan ilaçlara bağlı olarak değişmekle beraber, bağışıklık sistemi baskılanabilmektedir. Bu nedenle hastalar ister istemez enfeksiyon etkenlerine açık bir hale gelebilmektedir. Bu dönemde özellikle kış aylarında kalabalıktan uzak durulması, maske takılması önemlidir. Yaz aylarında ise öğle güneşinden uzak durulmalıdır.</p>
<p><strong>5.Kanser tedavisi genç hastalarda çocuk sahibi olma ihtimalini azaltır mı</strong>? </p>
<p>Kemoterapi özellikle genç kadınlarda yumurta rezervini de düşürdüğü için gebelik şansı azalmaktadır ancak bu hastaların çocuk sahibi olamayacağı anlamına gelmemektedir. Çocuk sahibi olamama riski menopoza yakın hastalarda daha fazladır. Tedavi sürecinde çocuk sahibi olma ihtimalini artırabilmek adına yumurta toplama ve dondurma gibi önlemler alınabilmektedir. Bu sayede tedavi bitiminde hastaların gebelik şansı tüp bebek yöntemi ile artmaktadır.</p>
<p><strong>6.Memedeki kitlenin ağrı yapması kötü huylu olduğunu mu gösterir?</strong></p>
<p>Memede ortaya çıkan her kitle ağrı yapmamaktadır. Memedeki kistik lezyonlar ve mastit denilen meme iltihabı ağrı kaynağı olabilmektedir. Ancak memede bir kitle saptandığında ağrı olsun olmasın mutlaka muayene ve radyolojik değerlendirme gerekmektedir. </p>
<p><strong>7.Kanser tedavisi alan hastalar il dışına veya seyahate gidebilir mi?</strong></p>
<p>Tedavi süresi boyunca hastanın seyahate çıkıp çıkamayacağı hastalığın evresine ve kişinin bağışıklık sisteminin uygunluğuna göre değişebilmektedir. Hastanın bağışıklık sistemi uygunsa seyahate çıkmasında bir sakınca bulunmamaktadır. </p>
<p><strong>8.Kemoterapi sırasında veya sonrasında hamile kalmak riskli midir? </strong></p>
<p>Gebelik esnasında kemoterapi alınabilir. Ancak özellikle meme kanseri tedavisinin bitiminden hemen sonra gebelik çok önerilmemektedir. Gebelik sırasında yaşanan hormonal artışlar meme kanserini tetikleyebilmektedir. </p>
<p><strong>9.Kanser tedavisi sürecinde beslenmede nelere dikkat edilmeli?</strong></p>
<p>Aslında beslenme, kanser tedavisi ve etyolojisinde en ön sıralarda yer almamaktadır. Ancak hazır ve paketli gıdalar, koruyucu içeren gıdalar, tütsülenmiş, salamura, yanmış gıdalardan uzak durmak gerekir. Olabildiğince mevsiminde ve doğal yollarla elde edilmiş besinlerin tüketilmesi gerekir. Mevsiminde en uygun ve en bol hangi besine ulaşılabiliyorsa bu gıdaların tüketilmesi en doğru yaklaşımdır. Yazın domates ve karpuz, kışın portakal tüketmek örnek olarak gösterilebilir.</p>
<p><strong>10. Meme kanserli hastalarda soya ürünlerinden kaçınılmalı mı? Her aldığımız üründe soya olup olmadığına bakılmalı mıdır?</strong></p>
<p>Soya ve soya ürünleri östrojenik etkiye sahiptir. Bu nedenle özellikle risk faktörü olan hastalarda ve/veya meme kanseri tedavisi alan kişilerde soya ve soya ürünü içeren gıdalardan uzak durmakta fayda vardır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-ile-ilgili-merak-edilen-10-soru-ve-yaniti-363074">Kanser ile İlgili Merak Edilen 10 Soru ve Yanıtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
