<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaklaşımlarla | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yaklasimlarla/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaklasimlarla</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Jul 2026 08:29:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>yaklaşımlarla | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaklasimlarla</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meme Kanseri Kişiye Özel Akıllı Yaklaşımlarla Tedavi Edilebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-kisiye-ozel-akilli-yaklasimlarla-tedavi-edilebiliyor-646910</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 08:29:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye]]></category>
		<category><![CDATA[Lenf]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlarla]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=646910</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olan meme kanseriyle mücadelede, tıp dünyası önemli bir dönüşüm yaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-kisiye-ozel-akilli-yaklasimlarla-tedavi-edilebiliyor-646910">Meme Kanseri Kişiye Özel Akıllı Yaklaşımlarla Tedavi Edilebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olan meme kanseriyle mücadelede, tıp dünyası önemli bir dönüşüm yaşıyor. Artık tedavi başarısını belirleyen en önemli unsur hastalığın evresi değil, tümörün genetik ve biyolojik özellikleri oluyor. Bu sayede her hastaya standart tedavi yerine tamamen kişiye özel, hedefe yönelik akıllı tedavi stratejileri uygulanıyor. Bu yeni yaklaşım, hem tedavi başarısını artırıyor hem de hastaların gereksiz yan etkilere maruz kalmasını engelliyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ayşegül Kargı, meme kanseri tedavisinde gelinen son noktayı değerlendirdi.</p>
<p><strong> “Akıllı ilaçlar” kanser hücresini nokta atışıyla hedef alıyor</strong></p>
<p>Son yıllarda onkolojide en dikkat çeken gelişmelerden biri, halk arasında “akıllı bombalar” olarak da adlandırılan hedefe yönelik ilaç tedavileri olarak gösterilmektedir. Bu sistem, kanser hücresini tanıyan özel bir molekül ile hücreyi yok eden kemoterapi ajanının birleştirilmesini sağlar. Damardan uygulanan bu tedaviler, sağlıklı hücrelere zarar vermeden yalnızca kanserli hücreleri hedef alır. Böylece ilaç, adeta “adresini bularak” yalnızca hastalıklı hücreye etki eder. Özellikle agresif seyirli meme kanseri türlerinde yaşam süresini uzatırken, erken evre hastalarda da tedavi standartlarını yeniden şekillendirir.</p>
<p><strong>Sıvı biyopsi ile kanseri geri dönüş riskini erken yakalamak mümkün</strong></p>
<p>Tedavi sonrası en önemli kaygılardan biri, hastalığın tekrar etme riskidir. Geleneksel yöntemlerde nüksü tespit etmek için görüntüleme yöntemlerinin sonuçları beklenirken, günümüzde “sıvı biyopsi” sayesinde çok daha erken müdahale imkânı doğmaktadır. Bu yöntemle kanda dolaşan tümöre ait genetik parçacıklar basit bir kan testiyle tespit edilebilir. Görüntüleme yöntemlerinde herhangi bir bulgu ortaya çıkmadan önce hastalık yeniden aktif hale gelirse erken dönemde müdahale edilmesi mümkün olmaktadır. Bu da tedavi planının daha stratejik şekilde yeniden düzenlenmesine olanak sağlar.</p>
<p><strong>Genetik testler sayesinde gereksiz kemoterapi uygulamaları azalıyor</strong></p>
<p>Geçmişte tümör boyutu veya lenf nodu tutulumu nedeniyle birçok hastaya koruyucu amaçla kemoterapi uygulanırdı. Ancak günümüzde tümörün genetik özelliklerini analiz eden testler sayesinde bu yaklaşım büyük ölçüde değişti. Bazı yüksek riskli görünen hastalarda bile genetik analiz “düşük risk” sonucunu gösterebilir. Bu durumda kemoterapiye gerek kalmadan hastalar sadece hormon tedavileriyle takip edilebilir. Böylece saç dökülmesi, bulantı ve yorgunluk gibi kemoterapi yan etkilerinden kaçınılırken tedavi başarısı da korunabilir.</p>
<p><strong>Cerrahide amaç artık daha az müdahale ile daha yüksek yaşam kalitesi</strong></p>
<p>Modern meme kanseri cerrahisinde temel hedef, hastalığı tamamen ortadan kaldırırken hastanın yaşam kalitesini korumaktır. Geçmişte koltuk altındaki tüm lenf bezlerinin alınması, hastalarda kalıcı kol şişliği (lenfödem) ve hareket kısıtlılığı gibi sorunlara yol açabiliyordu. Güncel yaklaşımlar ise “bekçi lenf nodu” değerlendirmesi ile sınırlı cerrahiyi mümkün kılar. Az sayıda tutulum olsa bile tüm lenf bezlerinin alınması yerine daha koruyucu cerrahi yöntemler tercih edilebilir. Bu sayede hastalar, ömür boyu sürebilecek komplikasyon riskinden büyük ölçüde korunur.</p>
<p><strong>Meme kanseri artık yönetilebilir bir hastalık olarak görülüyor</strong></p>
<p>Meme kanseri, günümüzde biyolojisi daha iyi anlaşılan ve akıllı tedavi yöntemleriyle yönetilebilen bir hastalık haline geldi. Ancak erken tanı ve doğru yaşam alışkanlıkları hâlâ büyük önem taşır. Bu noktada üç temel öneri öne çıkıyor: </p>
<ul>
<li>40 yaşından itibaren düzenli yıllık mamografi çekilmesi</li>
<li>Tedavinin tümörün genetik yapısına göre planlanması</li>
<li>Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-kisiye-ozel-akilli-yaklasimlarla-tedavi-edilebiliyor-646910">Meme Kanseri Kişiye Özel Akıllı Yaklaşımlarla Tedavi Edilebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir Belediyesi çevreci yaklaşımlarla doğayı koruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-cevreci-yaklasimlarla-dogayi-koruyor-396067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 10:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çevreci]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[koruyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlarla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi çevreci yaklaşımlarla hem doğayı koruyor hem de belediyeye gelir kaynağı elde ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-cevreci-yaklasimlarla-dogayi-koruyor-396067">Antalya Büyükşehir Belediyesi çevreci yaklaşımlarla doğayı koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi çevreci yaklaşımlarla hem doğayı koruyor hem de belediyeye gelir kaynağı elde ediyor. Türkiye’de katı atık sektöründe atık ısıdan elektrik enerjisi üreten ilk tesis olan Antalya Büyükşehir Belediyesi Kızıllı Entegre Atık Değerlendirme, Geri Dönüşüm ve Bertaraf Tesisi’nde Atık Isıdan yıllık 9000 hanenin enerji ihtiyacına denk gelen 25 bin megawatt enerji üretiliyor. Atık ısıdan elde edilen ve ulusal şebekeye verilen bu enerji belediyeye gelir kaynağı olarak dönüyor. </p>
<p>Çevre ve doğa dostu çalışmalarla öne çıkan Antalya Büyükşehir Belediyesi, çevreyi korumaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Kızıllı Entegre Atık Değerlendirme, Geri Dönüşüm ve Bertaraf Tesisi içerisinde 2022 yılında tamamlanarak devreye alınan Atık Isı Geri Kazanım Tesisi’nde yıllık ortalama 25 bin Megawatt elektrik enerjisi üretiliyor. Tesis aynı zamanda küresel ısınmada minimize etki yaratarak sera gazı etkisini de azaltıyor.</p>
<p><strong>11 İLÇENİN ÇÖPÜ TOPLANIYOR</strong></p>
<p>Konyaaltı, Muratpaşa, Aksu, Kepez, Döşemealtı, Serik, Kemer, Kumluca, Finike, Korkuteli ve Elmalı olmak üzere Antalya’nın 11 ilçesinden toplanan evsel atıklar Kızıllı Entegre Atık Değerlendirme, Geri Dönüşüm ve Bertaraf Tesisi içerisinde bertaraf ediliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait araçlarla ilçelerde bulunan transfer istasyonlarından tesise taşınan evsel katı atıklar, atık kabul ünitesine alınarak mekanik ayırma işlemine tabi tutuluyor. Mekanik ayrıştırma ünitesinde  türlerine göre ayrıştırılarak, tehlikesiz atık niteliğinde olan ambalaj atıkları çevre lisansı olan firmalara gönderiliyor ve bu atıklar ekonomiye kazandırılıyor. Organik atıklar ise fermantasyon ünitesinde işlenerek bu atıklardan gaz elde edilerek enerjiye çevrilerek gelir elde ediliyor. </p>
<p><strong>340 BİN TON KARBON EMİSYONU AZALTILIYOR</strong></p>
<p>Tüm atıkların değerlendirilebileceği ve bakiye atığın minimize edileceği çevreci bir yaklaşımla işletilen tesisin içerisinde ayrıca  mekanik ayırma tesisi, biyometanizasyon tesisi, enerji üretim tesisi, ikinci sınıf düzenli depolama sahaları, tıbbi atık sterilizasyon tesisi de bulunuyor. Organik nitelikte olan atıklar ise biyometanizasyon tesisine gönderilerek fermantasyon işlemine tabi tutuluyor ve gaz üretimi gerçekleştiriliyor. Tesisi hakkında bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi Atık Yönetimi ve İşletmeler Şube Müdürlüğünde görevli Çevre Mühendisi Fulya Edibe Halıcılar, “Depo gazından ve fermantasyon tanklarından üretilen gaz enerji üretim tesisinde elektrik enerjisine çevriliyor ve bu enerji enterkonnekte sisteme (elektrik santraline) verilerek üretimden gelir elde ediliyor. Enerji üretim tesisinde yıllık 247.645 Megawatt saat enerji üretilmekte olup bu rakam 89 bin 800 hanenin aylık elektrik ihtiyacı karşılayabilecek kapasitededir. Azaltılan karbon emisyonu ise 340.000 ton olarak gerçekleşmektedir” dedi. </p>
<p><strong>ATIK ISI ENERJİYE ÇEVRİLİYOR</strong></p>
<p>Tesiste tüm atıklar değerlendirilmeye çalışılarak sıfır atık yaklaşımıyla çalışılıyor. Enerji üretiminden açığa çıkan ve kullanılmadan doğrudan çevreye atılan atık ısının geri kazanımı için kurulan Atık Isı Geri Kazanım Tesisinden de 2,8 MW enerji elde ediliyor. Bu sürecin nasıl işlediğini anlatan Atık Isı Geri Kazanım Tesisi’nde görevli Çevre Mühendisi Serpil Beşkaza “18 adet gaz motorundan çıkan atık ısı 460 derece ısıdan 170 dereceye düşürülüyor. Atık ısı geri kazanım tesisi 5 adet üniteden oluşuyor. Gaz motorlarından çıkan atık ısı kollektörlerde toplanarak buhar kazanına geliyor. Kazanlarda üretilen buhar ile atık ısı elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Atık Isı Geri Kazanım Tesisi’nde yıllık ortalama 25 bin Megawatt saat elektrik üretiliyor. Bu enerji aylık ortalama 9000 hanenin elektrik ihtiyacı karşılanabilecek kapasitededir. Atık ısıdan elektrik enerjisi üretildikten sonra ulusal şebekeye verilerek belediyeye gelir kaynağı olarak dönmektedir. Ayrıca azaltılan karbon emisyonu miktarı ise 75.000 tondur. Tesis ile sera gazı etkisi azaltılarak küresel ısınmanın önüne geçilmektedir” dedi. </p>
<p><strong>ÇÖP SULARI YERALTI SULARINA KARIŞMAYACAK</strong></p>
<p>Tesiste ayrıca Başkan Muhittin Böcek’in talimatıyla artan kapasiteyi karşılayabilmek için yeni düzenli depolama sahası oluşturuluyor. Bu kapsamda depolama sahasının tabanına yarım metre kil, üzerine membran üzerine keçe ve drenaj için çakıl ve borulama sistemi yapılıyor. Bu sayede çöp suyunun yeraltı sularına karışması önlenerek yeraltı sularının korunması sağlanacak.</p>
<p>Sıfır Atık yaklaşımı ile Fermantasyon süreci sonunda günlük 15 ton katı, 200 metreküp sıvı fermente ürünün oluştuğu tesiste ayrıca bu fermente ürünlerin Türkiye’de ilk defa toprak iyileştirici organik madde olarak kullanılmasına yönelik deneme ve lisans çalışmalarına devam ediliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-cevreci-yaklasimlarla-dogayi-koruyor-396067">Antalya Büyükşehir Belediyesi çevreci yaklaşımlarla doğayı koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teknolojiye Dayalı Yaklaşımlarla Afetin Etkilerinin Hafifletilmesi Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/teknolojiye-dayali-yaklasimlarla-afetin-etkilerinin-hafifletilmesi-mumkun-371117</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 12:28:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dayalı]]></category>
		<category><![CDATA[etkilerinin]]></category>
		<category><![CDATA[hafifletilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlarla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371117</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi’nin bu yıl üçüncüsünü düzenlediği “Teknolojinin Gücüyle Geleceğe” Webinar Serisi’nin 2023 programı başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknolojiye-dayali-yaklasimlarla-afetin-etkilerinin-hafifletilmesi-mumkun-371117">Teknolojiye Dayalı Yaklaşımlarla Afetin Etkilerinin Hafifletilmesi Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sabancı Üniversitesi’nin bu yıl üçüncüsünü düzenlediği “Teknolojinin Gücüyle Geleceğe” Webinar Serisi’nin 2023 programı başladı. “Afetlere Karşı Teknolojinin Gücü” başlığıyla gerçekleşen bu yılın ilk seminerinde Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyeleri Erchan Aptoula, Berrin Yanıkoğlu ve İbrahim Tekin, teknolojiye dayalı yaklaşımlarla afetin etkilerinin azaltılabileceğine ve iletişim alt yapısının kesintisiz çalışabileceğine dikkat çekti.</strong></em></p>
<p>Sabancı Üniversitesi’nin kamu ve özel sektör yöneticilerini bilim ve teknoloji ile buluşturmak üzere bu yıl üçüncüsünü düzenlediği <strong>“Teknolojinin Gücüyle Geleceğe”</strong> Webinar Serisi’nin 2023 programı başladı. Webinar Serisi’nin ilk semineri 27 Nisan Perşembe günü “<strong>Afetlere Karşı Teknolojinin Gücü</strong>” konusunda gerçekleşti. </p>
<p>Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Öğretim Üyeleri <strong>Erchan Aptoula</strong>, <strong>Berrin Yanıkoğlu</strong> ve <strong>İbrahim Tekin</strong>’in katılımıyla gerçekleşen seminerde, uzaktan algılamadan yapay zekaya, bilgisayarla görülen iletişim teknolojilerine kadar afetlere karşı kullanılabilecek güncel teknik olanaklar üzerinde duruldu. </p>
<p>Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Berrin Yanıkoğlu, </strong>çevrim içi bağlandığı seminerin açılışında yaptığı konuşmada, “Tüm ülkeyi yasa boğan Kahramanmaraş merkezli depremin ardından Sabancı Üniversitesi&#8217;nde öğretim üyeleri olarak biz kendi alanlarımızda neler yapabiliriz? diye konuşmaya başladık. Bu seminerlerin konusu da aslında biraz böyle ortaya çıktı” dedi. </p>
<p>Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. İbrahim Tekin, </strong>yaklaşık 20 yıldır<strong> </strong>elektromanyetik, anten, mikrodalga gibi konular üzerinde ders verdiğini ve bu konularda araştırmaları olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: </p>
<p>“Ben birebir afet konusunda araştırma yapmıyorum ama sonuçta en büyük kullandığımız günümüzün en büyük teknolojisi, iletişim teknolojisi. Elekromanyetik dalgalar iletişim teknolojisinin temelinde olan teoridir. Frekans yükseldikçe ve çoğumuzun bir noktadan bir noktaya bilgi iletişimi için kullanmamız gereken milimetrik dalga, mikro dalga mobil telefonların kullanıldığı frekanslara ulaşıyoruz. Çok düşük frekansta bir pili kullanarak bir yerden bir yere bilgiyi iletemezsiniz. Türkiye’de herhalde 85 milyonun 60 -70 milyonun cep telefonu vardır. Bu da geri planda olan şebekelerin çok iyi olmasını gerektiriyor.”</p>
<p><strong>VAR OLAN BAZ İSTASYONLARININ RÖNTGENİNİ ÇEKMELİYİZ</strong></p>
<p>Depremde cep telefonu şebekesinin kullanılamadığını hatırlatan <strong>Prof. Dr. İbrahim Tekin,</strong> “Bunun nedenlerini iyi anlamak ve aynı sorunları yaşamamak için önlem almalıyız. Yani var olan şebekelerin bir röntgenini çekmeliyiz” diyerek, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Türkiye&#8217;de yaklaşık 200 bin, dünyada 20 milyon baz istasyonu var. Bunun yüzde 1’i Türkiye’de, 50 bini İstanbul’da. Deprem bölgesindeki 9 bin baz istasyonunun üçte biri yıkılmış. Çoğunlukla bu baz istasyonlarını binaların üzerine koyuyorlar. Baz istasyonlarının çok daha sağlam yerlerde olması ve elektriğinin kesilmemesi gerekir. Enerjisinin en azından bir süre kesilmemesini sağlayacak şekilde yapılması lazım. Şebekede enerji olsa bile afetlerde yangın çıkmasın diye şebekenin enerjisini kapatıyorsunuz. O zaman da baz istasyonu çalışmıyor. Baz istasyonları ya sağlam binaların üstüne ya da baz istasyonlarına has direklere kurulmalı. Örneğin İstanbul’da baz istasyonları aydınlatma direklerinin üstüne rahatlıkla kurulabilir. İletişim alt yapısını diğer alt yapılardan bağımsız hale getirmeniz lazım. Her şey birbirine bağlı olduğu zaman bir şey koptuğunda hiçbir şey çalışamaz hale geliyor.”</p>
<p><strong>UZAKTAN ALGILAMA TEKNOLOJİLERİYLE AFETİN ETKİLERİ AZALTILABİLİR </strong></p>
<p>Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Öğretim Üyesi <strong>Doç. Dr. Erchan Aptoula </strong>ise bilgisayar mühendisi olarak 10 yıldan fazladır uydu görüntülerinin çözümlenmesi üzerine çalıştığını belirterek, uzaktan algılama teknolojilerinin afet yönetiminde nasıl katkı sağlayabileceğini şöyle anlattı:</p>
<p>“Uzaktan algılama teknolojileri, uzaydan tarlalardaki hastalıkların tespit edilmesini mümkün kılabiliyor. Elbette en önemli uygulamalardan biri de afet yönetimi.  Uzaktan algılama afet yönetiminde neler yapabiliyor? Afetten hemen sonra müdahale aşaması ilk adım. Bu afet nelere sebep oldu? Hasar nerede? Hangi seviyede? Biraz daha uzun vadede ise iyileşme aşaması; bu da artık yeniden yapılanmaya doğru geçilen aşamayı ifade ediyor. Afet öncesinde ise yakın vadede tabii ki hazırlık; örneğin erken uyarı sistemi. Yağmur yağıyor, yağmur miktarına ve zeminin durumuna bağlı olarak acaba bir sel gerçekleşecek mi? Gerçekleşecek ise tabii ki bir erken uyarının verilmesi gerekiyor. Veya daha uzun vadede hafifletmeye yönelik hazırlıklar; örneğin, risk haritalarının hesaplanması. Evet İstanbul’da da bir depremin gerçekleşmesini bekliyoruz. Ne zaman olacağını bilmiyoruz. Hafifletmek için risk haritalarını çıkarabiliriz. Elbette ki doğal afetlerin tam olarak engellenmesi mümkün değil. Fakat teknolojiye dayalı yaklaşımlarla afet yönetim teknikleriyle bu etkilerin hafifletilmesi gayet mümkün.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknolojiye-dayali-yaklasimlarla-afetin-etkilerinin-hafifletilmesi-mumkun-371117">Teknolojiye Dayalı Yaklaşımlarla Afetin Etkilerinin Hafifletilmesi Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
