<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaklaşımlar | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yaklasimlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaklasimlar</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Mar 2026 08:09:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yaklaşımlar | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaklasimlar</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Zaman, entropi ve nedensellik üzerine yeni yaklaşımlar: &#8220;Nedenselliğin Zamansal Asimetrisi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zaman-entropi-ve-nedensellik-uzerine-yeni-yaklasimlar-nedenselligin-zamansal-asimetrisi-619117</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 08:09:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[entropi]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[nedenselliğin]]></category>
		<category><![CDATA[nedensellik]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Zamansal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619117</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Alison Fernandes’in kaleme aldığı “Nedenselliğin Zamansal Asimetrisi” adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Bu çalışma sebep-sonuç ilişkisinde görülen zamansal asimetriyi açıklamaya yönelik deney ve gözleme dayalı girişimleri inceliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zaman-entropi-ve-nedensellik-uzerine-yeni-yaklasimlar-nedenselligin-zamansal-asimetrisi-619117">Zaman, entropi ve nedensellik üzerine yeni yaklaşımlar: &#8220;Nedenselliğin Zamansal Asimetrisi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Alison Fernandes’in kaleme aldığı <em>“</em></strong><em><strong>Nedenselliğin Zamansal Asimetrisi” </strong></em><strong>adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Bu çalışma sebep-sonuç ilişkisinde görülen zamansal asimetriyi açıklamaya yönelik deney ve gözleme dayalı girişimleri inceliyor.</strong></p>
<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) bilim kitaplığı, Alison Fernandes’in kaleme aldığı, Mustafa Bayrak’ın Türkçeye çevirdiği <em>“Nedenselliğin Zamansal Asimetrisi”</em> adlı eserle genişlemeye devam ediyor. Gündelik deneyimimizde sebeplerin her zaman sonuçlardan önce geldiğini düşünürüz. Peki bu durum nasıl açıklanabilir? Nedensellikteki bu zamansal asimetri, ne doğa yasalarının zaman açısından ne simetrik yapısından ne de zamanın kendisinde var olduğu varsayılan bir asimetriden kaynaklanıyor. Bu titiz çalışma, sebep-sonuç ilişkisinde gözlemlenen zamansal asimetriyi açıklamaya yönelik güncel ampirik yaklaşımları ele alıyor. İstatistiksel mekanik, faillik ve çatallanma asimetrisi gibi farklı açıklama modellerini inceleyen kitap, bu yaklaşımların her birinin önemli katkılar sunduğunu; ancak tek başlarına henüz tam bir açıklama sağlamadıklarını ortaya koyuyor. Görünen o ki, nedenselliğin zamansal asimetrisini anlamak, bu üç yaklaşımın birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.</p>
<p>Bilim felsefesi açısından kitap, bilimin nasıl işlediğine dair kavrayışımızı derinleştirirken farklı bilimsel teoriler arasında bağ kurmaya da yardımcı oluyor. Zamansal asimetrilerin birbirleriyle nasıl ilişkili olduğunu ve nihayetinde evrenin entropik özelliklerine nasıl dayandığını göstererek bütüncül bir çerçeve sunuyor. Kitap boyunca fizik yasaları ve faillik kavramı üzerinden şu temel sorulara yanıt aranıyor: Neden nedenler sonuçlardan önce gelir? Neden geçmişi “tam” olarak görebilirken geleceğe aynı kesinlikle bakamayız? <em>“Nedenselliğin Zamansal Asimetrisi”</em>, bu sorulara disiplinlerarası bir perspektifle yaklaşarak okuru zaman, nedensellik ve bilim üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.</p>
<p><strong> Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Nedenler her zaman sonuçlarından önce geliyor gibi görünür. Bu asimetriyi nasıl açıklayabiliriz? Nedenselliğin zamansal asimetri­si doğa kanunlarındaki bir zamansal asimetriden kaynaklanmaz; kanunlar genel itibariyle zamansal olarak simetriktir. Bu asimet­ri, zamanın kendisindeki bir asimetriden de kaynaklanmıyor gibi durmaktadır. Bu kitapta, nedenselliğin zamansal asimetrisini açıklamaya yönelik son dönemdeki deneysel girişimleri inceleye­ceğiz: İstatistiksel mekanik açıklamaları, faillik açıklamaları ve çatal asimetrisi açıklamaları. Bu yaklaşımların hiçbiri tamam­lanmış değildir ve nedenselliğin zamansal asimetrisinin eksiksiz bir açıklaması kuvvetle muhtemel bu üç programın da katkısını gerektirecektir.” </em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>Dublin Üniversitesi (Trinity College Dublin) Felsefe Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Columbia Üniversitesinde <em>A Deliberative Account of Causation (Sebep-Sonuç İlişkisine Dair Düşünsel Bir Açıklama) </em>başlıklı teziyle felsefe doktoru ünvanını almıştır. 2017-2018 yıllarında, Christoph Hoerl ve Teresa McCormack’ın liderliğindeki disiplinlerarası AHRC projesi <em>“Time: Between Metaphysics and Psychology” (Zaman: Metafizik ve Psikoloji Arasında</em>) kapsamında, Warwick Üniversitesinde doktora sonrası araştırmacı olarak görev almıştır. Ayrıca 2016-2017 yıllarında Pittsburgh Üniversitesi Bilim Felsefesi Merkezi’nde doktora sonrası araştırma görevlisi olarak çalışmıştır. Metafizik ve bilim felsefesi alanlarında çalışmakta olup, zamansal asimetriler, fiziğin temelleri ve faillik üzerine odaklanan Fernandes şu anda Daniel Deasy ile birlikte İrlanda Zaman Felsefesi Derneğinin eş direktörlüğünü yürütmektedir.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Bilim           </strong></p>
<p><strong>Yazan: Alison Fernandes</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Nedenselliğin Zamansal Asimetrisi  </strong></p>
<p><strong>Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya    </strong></p>
<p><strong>Kapak: Faruk Özcan</strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Fazilet Alçık    </strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Mustafa Bayrak</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 144</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zaman-entropi-ve-nedensellik-uzerine-yeni-yaklasimlar-nedenselligin-zamansal-asimetrisi-619117">Zaman, entropi ve nedensellik üzerine yeni yaklaşımlar: &#8220;Nedenselliğin Zamansal Asimetrisi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanserle Mücadelede Yenilikçi Yaklaşımlar Masaya Yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanserle-mucadelede-yenilikci-yaklasimlar-masaya-yatirildi-611185</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 12:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserle]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Onkoloji Enstitüsü Müdürlüğünün ev sahipliğinde düzenlenen “Translasyonel Onkoloji Sempozyumu”, kanser araştırmalarında disiplinler arası iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen kapsamlı oturumlara sahne oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserle-mucadelede-yenilikci-yaklasimlar-masaya-yatirildi-611185">Kanserle Mücadelede Yenilikçi Yaklaşımlar Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Onkoloji Enstitüsü Müdürlüğünün ev sahipliğinde düzenlenen <strong>“Translasyonel Onkoloji Sempozyumu”</strong>, kanser araştırmalarında disiplinler arası iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen kapsamlı oturumlara sahne oldu. Sempozyumda, kanserin moleküler temellerinden klinik uygulamalara uzanan güncel yaklaşımlar ele alınırken, yeni tedavi yöntemleri ve araştırma sonuçları bilim dünyasıyla paylaşıldı.</p>
<p>Alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, kanserle mücadelede yenilikçi stratejiler ve translasyonel araştırmaların önemi vurgulandı. Toplantı boyunca, temel bilimlerden klinik uygulamalara uzanan geniş bir perspektifle kanser araştırmalarındaki son gelişmeler değerlendirildi.</p>
<p><strong>REKTÖR YILMAZ’DAN ÇEVRE VE KANSER İLİŞKİSİNE DİKKAT ÇEKEN SUNUM</strong></p>
<p>Sempozyumun açılış konuşmasını ve ilk sunumunu DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz gerçekleştirdi. Rektör Yılmaz, 2001 yılından bu yana yürüttüğü endokrin bozuculara yönelik bilimsel çalışmalarına değinerek, çevresel faktörlerin hormon duyarlı kanserler üzerindeki etkilerine dikkat çekti.</p>
<p>Bu alandaki çalışmaları nedeniyle yaklaşık 2,5 yıl önce World Health Organization (Dünya Sağlık Örgütü) bünyesinde, State University of New York’ta bulunan referans merkezinde Danışma Kurulu Üyeliğine seçilen Rektör Yılmaz, çevre kirliliğinin toplum sağlığı açısından oluşturduğu riskleri bilimsel veriler ışığında değerlendirdi.</p>
<p>Konuşmasında kimyasal kirleticilerin kanser oluşum mekanizmalarına, kadın ve erkeklerde görülen hormon duyarlı kanser türlerine, infertilite sorunlarına ve çevre–gıda–insan sağlığı ekseninde alınması gereken önlemlere değinen Prof. Dr. Bayram Yılmaz, katılımcılarla kapsamlı ve bilgilendirici bir sunum paylaştı.</p>
<p>Açılışın ardından düzenlenen oturumlarda, kanserle mücadele ve tedavi süreçlerine yönelik güncel ve dikkat çekici başlıklar ele alınarak sempozyum bilimsel tartışmalarla devam etti.</p>
<p><strong>KANSER KÜRESEL BİR SAĞLIK SORUNU OLMAYI SÜRDÜRÜYOR</strong></p>
<p>Her yıl 4 Şubat’ta anılan Dünya Kanser Günü, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmak, erken tanı ve önleme stratejilerinin önemini vurgulamak ve kanser alanındaki küresel eşitsizliklere dikkat çekmek amacıyla 2000 yılından bu yana dünya genelinde çeşitli etkinliklerle gündeme geliyor. Dünya Kanser Günü, Uluslararası Kanser Kontrol Birliği (UICC) tarafından, 4 Şubat 2000 tarihinde Paris’te düzenlenen <strong>“Yeni Milenyum İçin Kanserle Mücadele Dünya Zirvesi”</strong> sırasında ilan edilmiş olup Birleşmiş Milletler tarafından da destekleniyor.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası teşhis edilirken, yaklaşık 9,7 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Nüfusun yaşlanması ve risk faktörlerinin yaygınlaşması, bu yükün her geçen yıl artmasına neden oluyor.</p>
<p>Kanser; yalnızca sağlık sistemlerini değil, ekonomik yapıyı, aileleri ve toplumun tüm kesimlerini etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Erken tanı, etkili tedaviye erişim ve önlenebilir risk faktörleri konusunda farkındalığın artırılması, hastalıkla mücadelede kritik önem taşıyor.</p>
<p><strong>TÜRKİYE’DE KANSER YÜKÜ ARTIYOR</strong></p>
<p>Türkiye Kanser İstatistikleri 2022 Raporu verilerine göre, Türkiye’de yılda yaklaşık 223 bin yeni kanser vakası tanı alıyor. Erkeklerde kanser görülme sıklığı kadınlara kıyasla daha yüksek seyrederken, yaş ilerledikçe riskin arttığı görülüyor. Türkiye’de en sık rastlanan kanser türleri arasında akciğer, meme, kolorektal, prostat ve mide kanserleri yer alıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserle-mucadelede-yenilikci-yaklasimlar-masaya-yatirildi-611185">Kanserle Mücadelede Yenilikçi Yaklaşımlar Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 09:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılamada]]></category>
		<category><![CDATA[aşıları]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[doz]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[erişkin]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit A]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde çocukluk çağı aşılaması gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasına karşın, erişkin aşılaması yan etkilere yönelik önyargılı tutumların da etkisiyle yetersiz seyrediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295">Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde çocukluk çağı aşılaması gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasına karşın, erişkin aşılaması yan etkilere yönelik önyargılı tutumların da etkisiyle yetersiz seyrediyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu </strong>“Oysa erişkin aşılamada en güncel yaklaşımlar; erişkin aşılamanın sağlıklı bir toplum için vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Çocukluk döneminin devamı olarak düzenli şekilde yapılacak erişkin yaş grubuna özgü aşılamalarla, önemli birçok hastalık önlenebilmekte, enfeksiyonlara karşı koruma sağlanarak, kişinin sağlıklı yaş alması mümkün olabilmektedir” diyor. </p>
<p>Özellikle yaşlılıkta kronik hastalıkların da etkisiyle bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bulaşıcı hastalık riskinin arttığını vurgulayan Dr. Kuşoğlu “Bunun neticesinde erişkinler özellikle yaşlılıkta enfeksiyon hastalıklarını daha ağır geçirmekte hatta hayati riskleri artmaktadır. Aşılamada en güncel yaklaşımlar; bu nedenle özellikle de ileri yaştaki kişilerin aşıyla korunması gerektiğini göstermektedir” diye konuşuyor.  Dr. Hülya Kuşoğlu, en güncel yaklaşımlara göre erişkinlerde mutlaka yapılması gereken aşıları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Grip aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Son dönemde yaygın görülen ve yüksek ateş, kas eklem ağrısı, kuru öksürükle seyreden grip (influenza) akciğer ve kalp hastalıklarına yol açabilmektedir. Grip aşısı hastalanmadan yapıldığında enfeksiyonu tamamen önleyebilirken, pek çok kişide de sürecin hafif geçirilmesini sağlar. Dr. Öğretim Üyesi Kuşoğlu “Gripten korunmanın bilinen en etkin yolu aşıdır. Özellikle yüksek risk grubuna (65 yaş üzeri, hamileler, kronik hastalığı olanlar, 5 yaş altı, sağlık çalışanları vb) mutlaka yaptırılması gereken grip aşısı; hastane yatışı ve ölüm riskini azaltmaktadır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Zatürre aşıları</strong></li>
</ul>
<p>Pnömokok olarak bilinen (Streptococcus pneumoniae) zatürre, akut menenjit ve sinüzitin en sık bakteriyel etkenidir. Pnömokok aşısı; kronik hastalığı olanlarla bakımevinde kalanlar başta olmak üzere risk grubundaki kişilere mutlaka yapılmalıdır. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu şöyle diyor: “Ülkemizde konjuge 20 valanlı aşının kullanıma girmesi yani pnömokok bakterisinin 20 alt tipini içeren aşının bir defa uygulanması güncel tıp bilgisine göre bir ömür etkili olmaktadır. Önceden 5 yılda bir tekrarlanan aşı artık gerekli olmadığından uygulanmamaktadır. Daha önce hiç pnömokok aşısı yapılmamış kişilere tek doz 20 valanlı aşı yapılması yeterli olacaktır. Solunum yollarını saran RSV virüsünün neden olduğu zatüre hastalığı için de ülkemizde 60 yaş sonrası RSV aşıları uygulanmaktadır. RSV aşısı iki farklı özellikte aşı olarak üretilmektedir. İçinde adjuvan olmayan aşı gebelere de uygulanabilmektedir. Doktor önerisiyle gebelikte de yapılan aşı sayesinde yenidoğan bebek ilk altı ayında RSV virüsüne karşı anneden geçen koruyucu antikorlarla korunmuş olmaktadır. Bu aşı tek doz uygulanmaktadır.”</p>
<ul>
<li><strong>Tetanoz-Difteri aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Çocukluk döneminde yapılmış olan bu aşı yıllar içerisinde antikorların azalması nedeniyle erişkinlerde tekrarlanmalıdır. Sağlıklı erişkinler her 10 yılda bir tetanoz-difteri aşısı olmalıdır. Gebelikte 27. ve 36. hafta arasında yapılması gereken bu aşı sayesinde yenidoğan tetanozu önlenmiş olur. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Tetanoz bakterisi doğada çok yaygın halde olduğundan bahçede bile olan basit yaralanma, örneğin gül dikeni batmasıyla dahi tetanoz enfeksiyonu gelişebillir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Hepatit aşıları (Sarılık aşıları)</strong></li>
</ul>
<p>Ülkemizde hepatit aşılarının çocukluk aşı takvimine girmesiyle birlikte Hepatit B ve Hepatit A hastalığı daha az görülmektedir. Ancak 1998’den önce doğmuş olan kişilerde aşı olmadığından erişkinler de Hepatit B ve Hepatit A için aşılanmalıdır. Hepatit B aşısı 6 ay içinde 3 doz, Hepatit A aşısı 6 ay içinde 2 doz olarak uygulanmaktadır. Hepatit A aşısı kirli su ve gıdalarla bulaşan, karaciğerde iltihap yapan bulaşıcı hastalıkları önlerken, Hepatit B aşısı ise siroz ve karaciğer kanserinden de korumaktadır. </p>
<ul>
<li><strong>Zona aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Türkiye’de canlı olmayan Zona aşısı 2024’ten bu yana uygulanmaktadır. Ciltte içi sulu yaralara ve haftalarca hatta aylarca sürebilen şiddetli yaygın ağrılara neden olan zona virüsü, görme ve işitme kaybına da yol açabilmektedir. Zona aşısı 6 ay içinde toplam iki doz yapılmaktadır. Özellikle 50 yaş üzeri sağlıklı kişiler ya da 50 yaş altında bağışıklık sistemi zayıf olan veya kronik hastalığı olan kişilere uygulanabilmektedir.</p>
<ul>
<li><strong>HPV aşısı</strong></li>
</ul>
<p>İnsanların yüzde 85’i hayatlarının bir döneminde HPV virüsü ile enfekte olmaktadır. HPV insanda genital siğil, serviks kanseri, vajinal, vulvar, anal kanserler, baş boyun kanserleri vb yol açabilmektedir. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Önceden 4 HPV virüsünü içeren aşı uygulanırken artık 9 HPV türünü içeren aşı uygulanmaktadır. Tercihen cinsel aktif olmadan önce tamamlanması istenen bu aşının cinsel aktivite başlaması sonrası da uygulanması önerilmektedir. Altı ay içinde 3 doz uygulanan bu aşı kadınlarda özellikle rahim ağzı kanserini önlemesi açısından kanseri engelleyen iki aşıdan biridir” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295">Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Nöroçeşitlilik ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar&#8221; İnegöl&#8217;de Konuşulacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/norocesitlilik-ve-egitimde-yeni-yaklasimlar-inegolde-konusulacak-602605</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 08:05:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Ayas]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde]]></category>
		<category><![CDATA[konuşulacak]]></category>
		<category><![CDATA[negöl]]></category>
		<category><![CDATA[nöroçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602605</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi organizasyonuyla Otizmli araştırmacı yazar Espina Hande Ayas’ın konuşmacı olarak katılacağı “NRM Çerçevesinde Zihinsel İşleyiş, Nöroçeşitlilik ve Eğitimde Yeni Yaklaşım” konulu seminer düzenlenecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/norocesitlilik-ve-egitimde-yeni-yaklasimlar-inegolde-konusulacak-602605">&#8220;Nöroçeşitlilik ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar&#8221; İnegöl&#8217;de Konuşulacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İnegöl Belediyesi organizasyonuyla Otizmli araştırmacı yazar Espina Hande Ayas’ın konuşmacı olarak katılacağı “NRM Çerçevesinde Zihinsel İşleyiş, Nöroçeşitlilik ve Eğitimde Yeni Yaklaşım” konulu seminer düzenlenecek.</span></span></p>
<p><span><span>İnegöl Belediyesi, toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik önemli bir seminere ev sahipliği yapıyor. Otizmli araştırmacı yazar Espina Hande Ayas, “NRM Çerçevesinde Zihinsel İşleyiş, Nöroçeşitlilik ve Eğitimde Yeni Yaklaşım” konulu semineriyle İnegöllülerle buluşacak.</span></span></p>
<p><span><span>Eğitim, öğrenme süreçleri ve nöroçeşitlilik konularında güncel ve bilimsel yaklaşımların ele alınacağı seminerde; zihinsel işleyişin farklı boyutları, eğitimde kapsayıcı modeller ve nöroçeşitliliğin toplumsal yaşamdaki yeri kapsamlı biçimde değerlendirilecek. Seminer, 05 Ocak 2026 Pazartesi günü saat 20.00’de, İnegöl Belediyesi Yeni Hizmet Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.</span></span></p>
<p><span><span><b>KONTENJAN SINIRLI</b></span></span></p>
<p><span><span>Eğitimcilerin, ebeveynlerin, öğrencilerin ve konuya ilgi duyan tüm vatandaşların katılabileceği ücretsiz seminerde, kontenjan 120 kişi ile sınırlı. Kayıt işlemleri görselde yer alan QR kod üzerinden yapılabilirken, aynı zamanda https://hizmetkapisi.inegol.bel.tr adresinden de yapılabilir.</span></span></p>
<p><span><span><b>ESPİNA HANDE AYAS KİMDİR?</b></span></span></p>
<p><span><span>Espina Hande Ayas, otizmli bir yazar ve söyleşi konuşmacısıdır. Zihinsel farklılıklar ve otizm konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye’de etkinlikler düzenleyerek hem bireylerle hem ebeveynlerle deneyimlerini paylaşmaktadır. Özellikle otizmi “normalleştirmek” yerine bireyin zihinsel işleyişini anlamaya ve farklılıkları kabul etmeye odaklanan bakış açısıyla tanınmaktadır. Ayas, yıllardır birebir deneyimlerini bir yöntem haline getirerek bu yaklaşımı Türkiye genelinde anlatıyor ve insanların “zihin haritası” üzerinden anlamaya yönelik bir farkındalık geliştirmeyi amaçlıyor. Onun çalışmaları, tanı ve tedaviden çok zihinsel süreçlerin anlaşılması ve insanların davranışlarının bu süreçle ilişkilendirilmesine vurgu yapıyor. Özellikle söyleşilerinde, otizmli bireylerin dünyasını tanımlamak yerine tanıklık etmek gerektiğini vurgulayarak, bu yaklaşımın toplumsal kabullenme ve eğitimde yeni yöntemlerle bir arada yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor.</span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/norocesitlilik-ve-egitimde-yeni-yaklasimlar-inegolde-konusulacak-602605">&#8220;Nöroçeşitlilik ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar&#8221; İnegöl&#8217;de Konuşulacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12 ülkeden 34 hekim bu sempozyuma katıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/12-ulkeden-34-hekim-bu-sempozyuma-katildi-595938</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 08:25:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[12]]></category>
		<category><![CDATA[34]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[Gastrointestinal]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[katıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[Rektum]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyum]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyuma]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ülkeden]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, uluslararası tıp camiasındaki yerini coğrafi konumunun sunduğu olanakları da değerlendirerek düzenlediği eğitim ve sempozyumla güçlendiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/12-ulkeden-34-hekim-bu-sempozyuma-katildi-595938">12 ülkeden 34 hekim bu sempozyuma katıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Türkiye, uluslararası tıp camiasındaki yerini coğrafi konumunun sunduğu olanakları da değerlendirerek düzenlediği eğitim ve sempozyumla güçlendiriyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde Türkiye’den katılımcıların yanı sıra 12 ülkeden 34 hekimin yer aldığı <strong>“Erken ve Lokal İleri Gastrointestinal Kanser Cerrahisi: Multidisipliner Bir Yaklaşım”</strong> sempozyumunda tanı ve tedavi yöntemlerindeki güncel yaklaşımlar ele alındı.</em></p>
<p>Gastrointestinal kanserler; tüm sindirim sistemini kapsayan tıbbi bir alan. Ağızdan başlayarak yemek borusu, mide, ince bağırsak, kolon ve rektumun yanı sıra, pankreas ve safra yolları gibi sindirim sistemine bağlı olan organlardaki kanseri kapsıyor. Bu hastalıkların mide ve kolon kanseri gibi sık görülmesi, hayat kaybı gibi ciddi sonuçları olması, bilim dünyasının dikkatini de bu kanser türlerine çekiyor. Tedavisinin multidisipliner şekilde olması ise, başarıyı artırıyor. Bu başarıda hekimlerin yeni bilgileri ve gelişmeleri paylaşması, çok önemli bir rol oynuyor.  Acıbadem Üniversitesi desteği ile Acıbadem Sağlık Grubu’nun<strong> </strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde gerçekleştirilen <strong>“Erken ve Lokal İleri Gastrointestinal Kanser Cerrahisi: Multidisipliner Bir Yaklaşım”</strong> sempozyumu, bu alandaki yeni gelişmelerin hekimlere aktarıldığı bir sempozyum oldu. Moldova, Romanya, Arnavutluk, Kosova, Hırvatistan, Rusya, Tacikistan, Gürcistan ve Burkina Faso’dan gelen 34 katılımcı, gastrointestinal onkoloji alanındaki güncel cerrahi ve tedavi yaklaşımlarla ilgili yeni bilgiler edindiler.</p>
<p><strong>“Karşılıklı öğrenme ortamı oluşuyor”</strong></p>
<p>Sempozyumun Bilimsel Başkanı Acıbadem Altunizade Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bilgi Baca, Türkiye’nin sağlık alanındaki gelişmeleri hızla takip ettiğini ve bu bilgisini çevre ülkelere aktarmakta öncü bir rol oynadığını vurguladı: “Türkiye hem bir Avrupa ülkesi hem bir Orta Doğu ülkesi. Bu nedenle Avrupa ve Amerika’da uygulanan tıbbi kılavuzları çok yakından takip ediyoruz. Orta Doğu ülkelerinde ve Asya’da hekimler öğrenmeye çok açık, cesur ve yeniliklere hızlı adapte olabiliyorlar. Türkiye bu özellikleriyle bölgesinde önemli bir konuma sahip. Biz Acıbadem Sağlık Grubu ve Acıbadem Üniversitesi olarak yurt dışındaki meslektaşlarımızla sürekli etkileşim hâlindeyiz. Bu sempozyumu düzenleyerek Amerika’da ve Avrupa’da yapılan tedavilerin inceliklerini, ayrıntılarını ve bizim tedavi yöntemlerimizi paylaşmak istedik. Sempozyum kapsamında üst gastrointestinal sistem (mide ve özefagus) ve alt gastrointestinal sistem (kolon ve rektum) kanserlerini iki bölümde ele aldık. Başka bölgelere yayılmamış olan tümörleri inceledik.”</p>
<p>Sempozyumda konuşmalar, paneller ve gerçek hasta vakaları üzerinden tartışmalarla yoğun bilgi paylaşımı yapıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Baca, “Yurt dışından gelen meslektaşlarımız karşılaştıkları zorlukları bizimle paylaşıyor, biz de deneyimlerimizi aktarıyoruz. Böylece karşılıklı bir öğrenme ortamı oluşuyor. Bu toplantıda ben özellikle özofagus (yemek borusu) ve rektum kanserlerinde minimal invaziv ve robotik cerrahi yöntemlerini anlattım. Bu teknikler, hem hastanın yaşam kalitesini korumak hem de kanser cerrahisini en iyi şekilde uygulamak açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu. Türkiye’deki hekimlerin Avrupa ve Amerika’daki gelişmeleri yakından izlediğini belirten Prof. Dr. Baca,“Amerikan Kolorektal Cerrahi Derneği ve Avrupa Medikal Onkoloji Derneği gibi uluslararası kurumların yayınladığı yeni tedaviler, Türkiye’de eşzamanlı uygulanıyor” dedi.</p>
<p><strong>Yenilikçi yaklaşımları konuştular</strong></p>
<p>Sempozyuma konuşmacı olarak katılan Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane, tıp dünyasında “eğitim almanın ve eğitim vermenin” birbirinden ayrılmayacak bir süreç olduğunu vurguladı. Etkinlikte özofagus ve gastroözofajial bileşke tümörleri ile lokal ileri rektum kanserlerinde total neoadjuvan tedavi protokolleri üzerine konuşma yapan Prof. Dr. Dane, tedavi yaklaşımları konusundaki yenilikler ve uygulamalara ilişkin şunları söyledi: “Lokal ileri rektum kanserlerinin tedavisinde eskiden düşük doz kemoterapi ve radyoterapi uygulanırken, şimdi çok daha güçlü kemoterapiler kullanıyoruz. Yeni uluslararası çalışmalar, bu tedavilere immünoterapi eklenmesinin başarıyı artırdığını gösteriyor. Biz de bu yaklaşımları uygulamaya başladık. Ayrıca rektum kanserinde cerrahisiz veya radyoterapisiz tedavi olasılıkları da tartışılıyor. Bazı hastalarda yalnızca immünoterapi vererek tümörün tamamen tedavi edilebildiği artık kanıtlandı. Diğer gruplarda kemoterapiyle radyoterapiye gerek kalmadan başarılı sonuçlar alınabiliyor. Amacımız hastayı gereksiz tedavilerden uzak tutmak, komplikasyonları azaltmak ve yaşam kalitesini yükseltmek. Bu multidisipliner bir yaklaşımla mümkün oluyor.”</p>
<p><strong>Deneyim paylaşımı önemli</strong></p>
<p>Teorik bilginin her kaynakta bulunabileceğini ancak deneyim paylaşımının çok daha etkili olduğunu ifade eden Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Bu tür toplantılar, bire bir deneyim paylaşmanın, karşılıklı öğrenmenin ve uluslararası iş birliğinin sağlam zeminini oluşturuyor” dedi. Türkiye’de tıp eğitiminin her zaman Avrupa ve Amerika düzeyinde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Bu tür etkinliklerle farklı pratikleri birbirimize aktarma fırsatı buluyoruz. Hastaya uygulanan tedaviden yaklaşım tarzına, güncel tedavi paylaşımlarına kadar çeşitli konularda deneyim paylaşıyoruz.  Burada kişisel network sağlamak da önemli” diye devam etti. Sempozyumda mide kanseri tanısı alan hastalarda önce cerrahi yapılması yerine, uygun hastalarda tedaviye önce kemoterapi ile başlanıp sonra cerrahi ile devam edilmesi şeklindeki yeni yaklaşımları anlatan Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, ayrıca tedaviye  immünoterapi eklenmesinin  önemi üzerinde de durdu.</p>
<p><strong>Katılımcı doktorlar ne dedi?</strong></p>
<p>Doçentlik eğitimini 1993-1997 yılları arasında Türkiye’de tamamlayan Moldova IMSP Devlet Hastanesi Gastrointeroloji Endoskopi ve Minimal İnvaziv Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alexandr Danci, “Bu sempozyuma katılmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye tıp eğitiminde çok başarılı ve tedavilerde son güncel teknolojileri, yöntemleri kullanıyor. Burada bir kısmıyla daha önce tanıştığımız bazılarıyla ilk kez karşılaştığımız meslektaşlarımızla bilgi paylaşımında bulunmak bizim için çok önemli” dedi. </p>
<p>Sempozyuma Burkina Faso’dan katılan Genel Cerrahi Hastanesi Notre Dame de La Paix Polikliniği uzmanlarından Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Fidèle Sawadogo, “Türkiye’deki bu sempozyuma davet edilmekten, burada olmaktan mutluyuz. Gastrointestinal sistem kanserlerinin tedavisine yönelik bilgilerin ve yeni yaklaşımların paylaşıldığı sempozyum bizim açımızdan çok verimli geçiyor. Bizim ülkemizde kanser vakaları çok fazla ve tedavide yeni teknikleri, bilgileri öğrenmek büyük önem taşıyor” dedi.</p>
<p>Gürcistan’daki Kafkas Tıp Merkezi Onkoloji Bölümü’nden Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Irine Khubua, gastroinsetestinal kanser türlerinine yaklaşım ve tedavi konusunda yeniliklerin ele alındığı, vaka tartışmalarının yapıldığı etkinliğin çok verimli geçtiğini belirterek “Biz de hastalarımızı multidisipliner konseylerde değerlendiriyoruz. Buradaki toplantıda günlük pratiklerimizde kullanabileceğimiz bilgileri paylaşmak çok önemli” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/12-ulkeden-34-hekim-bu-sempozyuma-katildi-595938">12 ülkeden 34 hekim bu sempozyuma katıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar&#8221; paneli düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-aile-ici-siddet-ve-saglik-disiplinlerarasi-yaklasimlar-paneli-duzenlendi-595671</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:21:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[çi]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[müdür]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toraman]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595671</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde (EÜ) Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında “Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar” paneli düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-aile-ici-siddet-ve-saglik-disiplinlerarasi-yaklasimlar-paneli-duzenlendi-595671">EÜ&#8217;de &#8220;Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar&#8221; paneli düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde (EÜ) Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında “Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar” paneli düzenlendi.</p>
<p>         EÜ Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sinem Utanır Altay’ın moderatörlüğünde yapılan panel Edebiyat Fakültesi Nuri Bilgin Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Etkinlikte; İzmir Valiliği Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) Müdürü Güliz Kuli ve Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Uysal Toraman konuşmacı olarak yer aldı.  Panelde, şiddetin bireylerin psikolojik ve bedensel sağlığını derinden etkileyen toplumsal bir yara ve öncelikli bir halk sağlığı sorunu olduğu gerçeği vurgulandı.</p>
<p>Panelin açılış konuşmasını yapan EKAM Müdürü Doç. Dr. Vildan Koçoğlu Gündoğdu, “Çağın bilgiye ulaşım hızına ve artan eğitim seviyesine rağmen şiddet yok olmuyor. Farklı türlerde hayatımızın hep içinde. Mücadeleyi tek bir güne sıkıştırmamak, daha fazla farkındalık yaratmak, daha fazla dile getirmek gerekiyor” dedi.</p>
<p><b>    “Yalnızca fiziksel şiddete değil; siber şiddete ve flört şiddetine de dikkat!”</b></p>
<p>ŞÖNİM Müdürü Güliz Kuli, şiddetin yalnızca fiziksel boyutuyla algılanmasının mücadeleyi zayıflattığını belirtti. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan siber şiddet ve flört şiddetine dikkat çeken Kuli, Türk Ceza Kanunu’na giren “Israrlı Takip” kavramı üzerinde durdu. Kuli, “Israrlı takip sadece fiziksel izleme değildir. İstemediğiniz halde sürekli hediye gönderilmesi, kapınıza gül bırakılması veya her yoldan erişimini engellediğiniz bir partnerin, örneğin dijital bankacılık yoluyla para göndererek, transferin açıklama kısmına özel bir mesaj yazması dahi ısrarlı takibe girer” diye konuştu. Kuli, ilişkide kendi hür iradenizle yapmadığınız her davranışın şiddet sinyali olduğunu söyledi. Kuli, 6284 Sayılı Kanun’un önemine değinerek, şiddet mağdurlarının kanıt sunma zorunluluğu olmadan, “Beyan Esastır” ilkesiyle koruma talep edebileceklerini hatırlattı. KADES uygulamasının ve ALO 183 hattının hayat kurtarıcı rolüne vurgu yapan Kuli, “Öldürülen kadınların yüzde 99&#8217;unun daha önce hiçbir resmi kuruma başvurmadığını görüyoruz. Bu sessizlik döngüsünü kırmak zorundayız” diye konuştu.</p>
<p><b>“Kuşaklararası aktarım tehlikesi”</b></p>
<p>Panelin sağlık boyutunu ele alan Prof. Dr. Aynur Uysal Toraman ise şiddeti “Öncelikli Halk Sağlığı Sorunu” olarak tanımladı. Şiddetin, en çok öldüren ve sakat bırakan nedenlerden biri olduğunu belirten Toraman, “Kuşaklararası Aktarım” teorisine dikkat çekti. Prof. Dr. Toraman, “Şiddet, tıpkı genetik bir kod gibi kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Çocukluğunda şiddete tanık olan veya maruz kalan bireylerin, yetişkinlikte fail veya mağdur olma oranı yüzde 70-80 civarında. Bu döngünün bir noktada kırılması gerekiyor” dedi.</p>
<p>Şiddet mağdurlarının yüzde 80’inin ilk olarak sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Toraman, sağlık çalışanlarının bu noktada “5D Prensibi”; Dinle, Duygularına Saygı Duy, Değerlendir, Doğrula, Destekle ile hareket etmesi gerektiğini söyledi. Toraman, “Acil servise karın ağrısı şikâyetiyle gelen bir kadının, içinde bulunduğu bu durumun altında yatan neden şiddet olabilir. Sağlıkçılar ipuçlarını erken yakalarsa, o kadın, cinayet istatistiğinde bir sayı olmaktan kurtulabilir” dedi.</p>
<p>Panelde, şiddetle mücadelenin sadece yasal düzenlemelerle değil; medya dili, eğitim sistemi ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir zihniyet dönüşümüyle başarıya ulaşabileceği mesajı verildi.</p>
<p>Panelin sonunda EKAM Müdür Yardımcısı Doç. Dr. İlkay Südaş, konuşmacılara “Teşekkür Belgesi” takdim etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-aile-ici-siddet-ve-saglik-disiplinlerarasi-yaklasimlar-paneli-duzenlendi-595671">EÜ&#8217;de &#8220;Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar&#8221; paneli düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB&#8217;den diyabet ve obeziteyle mücadelede yeni yaklaşımlar konferansı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibbden-diyabet-ve-obeziteyle-mucadelede-yeni-yaklasimlar-konferansi-593697</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2025 12:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[ibb]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[obeziteyle]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593697</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, diyabet ve obezitenin önlenmesi ve sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla “Diyabet ve Obeziteyle Mücadelede Yeni Yaklaşımlar Konferansı” düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibbden-diyabet-ve-obeziteyle-mucadelede-yeni-yaklasimlar-konferansi-593697">İBB&#8217;den diyabet ve obeziteyle mücadelede yeni yaklaşımlar konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, diyabet ve obezitenin önlenmesi ve sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla “Diyabet ve Obeziteyle Mücadelede Yeni Yaklaşımlar Konferansı” düzenledi. 20 Kasım 2025’te Esenler İBB Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi&#8217;nde gerçekleşen konferans, akademi dünyası, sağlık profesyonelleri ve sivil toplum kuruluşlarının geniş katılımıyla toplam 500 kişiyi bir araya getirdi.</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’nın düzenlediği “Diyabet ve Obeziteyle Mücadelede Yeni Yaklaşımlar Konferansı”nda İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyeleri, diyabet ve obeziteyle mücadelede güncel tedavi, teknoloji ve koruyucu sağlık yaklaşımlarını paylaştı.</p>
<p><strong>“OBEZİTE VE DİYABET TÜRKİYE’NİN EN KRİTİK SAĞLIK BAŞLIKLARI”</strong></p>
<p>Konferansın açılışında söz alan <strong>İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Önder Yüksel Eryiğit</strong>, Türkiye’nin diyabet ve obezitede Avrupa’nın en yüksek oranlarına ulaştığına dikkat çekerek şunları söyledi:</p>
<p>“Dünya Sağlık Örgütü&#8217;ne göre obezite; 21. yüzyılın en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir.  Türkiye’de, günümüzde her üç kişiden biri obez. Bu oran, bizi Avrupa&#8217;da ilk sıraya koymaktadır. Dahası İş Birliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri içinde de obezitede Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra en yüksek ikinci ülke konumundayız.”</p>
<p><strong>“EN İYİ TEDAVİ KORUNMAKTIR”</strong></p>
<p>Açılışın ikinci konuşmacısı İstanbul Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ ise modern yaşamın obeziteyi artırdığını belirterek şöyle konuştu:</p>
<p>“Son yıllarda en önemli mesaj şudur: En iyi tedavi korunmaktır. Obezite ve diyabeti yalnızca ilaçla ya da cerrahi ile çözmemiz mümkün değil. Toplumun tamamına yayılan sağlıklı yaşam farkındalığı şart. Bu nedenle yerel yönetimlerin bu konudaki öncü rolü son derece değerlidir.”</p>
<p><strong>KATILIMCILARDAN DİKKAT ÇEKEN UYARILAR</strong></p>
<p>Konferans boyunca söz alan akademisyen ve sağlık uzmanları, diyabet ve obezitenin yalnızca tıbbi değil, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla da ele alınması gerektiği ortak görüşünde birleşti.</p>
<p><strong>Prof. Dr. İlhan Satman:</strong></p>
<p>“Türkiye’de diyabet görülme sıklığı son 20 yılda iki katına çıktı. Bu çok kritik bir artış. Erken tarama, iş yerinde sağlık programları ve dijital takip teknolojileri artık zorunlu hale gelmeli.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Gülşah Yenidünya Yalın:</strong></p>
<p>“Obezite yalnızca fazla kilo değildir; hormonal, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir araya geldiği kompleks bir tablodur. Tedavide kişiye özel yaklaşım hayati önem taşır.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Özlem Soyluk Selçuk Biricik:</strong></p>
<p>“Pelemir gibi yerli ürünlerin kan şekeri üzerindeki olumlu etkilerinin bilimsel verilerle doğrulanması, hem beslenme politikaları hem de tarımsal üretim açısından stratejik önem taşıyor.”</p>
<p><strong>Diyetisyen Hanife Köksal:</strong></p>
<p>“Beslenme tedavisi doğru uygulanmadığında diyabet yönetimi neredeyse imkânsız hale geliyor. En büyük sorun, yanlış bilginin sosyal medya üzerinden hızla yayılması.”</p>
<p><strong>Diyabet Hemşiresi Melike Çevikdizici:</strong></p>
<p>“İnsülin pompaları, sürekli glikoz ölçüm sistemleri ve mobil uygulamalar sayesinde hastaların tedavi farkındalığı ciddi şekilde artıyor.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Bülent Bayraktar:</strong></p>
<p>“Egzersiz, sıfır maliyetli en güçlü ilaçtır. Doğru planlanan fiziksel aktivite, diyabet riskini yüzde 50 azaltabilmektedir.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Akın Savaş Toklu:</strong></p>
<p>“Diyabetik ayak, geç kalındığında en ağır sonuçları doğuran komplikasyonlardan biridir. Erken bakım, uygun yara tedavileri ve hiperbarik uygulamalar hastaların yaşam kalitesini doğrudan yükseltir.”</p>
<p><strong>5 OTURUMDA YENİ TEDAVİLER, BESLENME YAKLAŞIMLARI VE TEKNOLOJİLER </strong></p>
<p>1. Oturum: Diyabet ve İş Yeri – Prof. Dr. İlhan Satman</p>
<p>2. Oturum: Obezitenin Tanısı ve Tedavisi – Prof. Dr. Gülşah Yenidünya Yalın</p>
<p>3. Oturum: Beslenmede Bilimsel Yaklaşımlar – Prof. Dr. Özlem Soyluk Selçuk Biricik</p>
<p>4. Oturum: İnsülin Tedavisi, Dijital Teknolojiler ve Egzersiz – Hanife Köksal, Melike Çevikdizici, Prof. Dr. Bülent Bayraktar</p>
<p>5. Oturum: Diyabetik Ayak ve Yara Yönetimi – Prof. Dr. Akın Savaş Toklu</p>
<p><strong>TÜRKİYE’DE VE AVRUPA’DA DİYABET GÖRÜLME SIKLIĞI</strong></p>
<p>DSÖ verilerine göre Türkiye’de 18 yaş üzeri diyabet sıklığı 2022 itibarıyla %16,6’ya ulaştı. Avrupa ülkelerinde ortalama oran %7–8 civarındayken Türkiye bu oranı neredeyse ikiye katlıyor. Türkiye&#8217;de her altı yetişkinden biri diyabet hastası konumuna gelmiş bulunuyor. Risk özellikle 30 yaş üzeri grupta çok daha belirgin şekilde seyretmekte. Bu durum, önleyici sağlık hizmetlerinin kritik önemini bir kez daha ortaya koyuyor.</p>
<p>Oturumlar sonunda konuşmacılara İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Önder Yüksel Eryiğit ve Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürü Uzm. Dr. Hakan Yılmaztürk tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Program, tüm katılımcıların sahnede çekilen toplu fotoğrafıyla sona erdi.</p>
<p><strong>İBB’NİN HEDEFİ: “HASTALIK OLUŞMADAN ÖNCE KORUYUCU SAĞLIK”</strong></p>
<p>İBB Sağlık İşleri Dairesi, diyabet ve obezite gibi hızla büyüyen sağlık sorunlarına karşı halkı bilinçlendiren sempozyum, eğitim ve bilimsel etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. İstanbul’un uzun vadede bir “sağlık kenti” olarak güçlendirilmesi ve koruyucu sağlık yaklaşımının toplumsal davranışa dönüşmesi hedefleniyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibbden-diyabet-ve-obeziteyle-mucadelede-yeni-yaklasimlar-konferansi-593697">İBB&#8217;den diyabet ve obeziteyle mücadelede yeni yaklaşımlar konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Baltaş Grubu&#8217;ndan &#8216;İK&#8217;da Yeni Yaklaşımlar: İnsan ve Değişim Zirvesi&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istanbul-bilgi-universitesi-ve-baltas-grubundan-ikda-yeni-yaklasimlar-insan-ve-degisim-zirvesi-528804</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 May 2025 10:38:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[baltaş]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[grubundan]]></category>
		<category><![CDATA[ikda]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=528804</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Baltaş Grubu işbirliğiyle santralistanbul Kampüsü’nde “İK’da Yeni Yaklaşımlar: İnsan ve Değişim Zirvesi” düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-bilgi-universitesi-ve-baltas-grubundan-ikda-yeni-yaklasimlar-insan-ve-degisim-zirvesi-528804">İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Baltaş Grubu&#8217;ndan &#8216;İK&#8217;da Yeni Yaklaşımlar: İnsan ve Değişim Zirvesi&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Baltaş Grubu işbirliğiyle <strong>santral</strong>istanbul Kampüsü’nde “İK’da Yeni Yaklaşımlar: İnsan ve Değişim Zirvesi” düzenlendi. İnsan gelişimi ve iş dünyasının hızla değişen dinamiklerine odaklanan zirvede, yapay zekâ, liderlik ve kurumların performans ölçütlerinden biri olarak sürdürülebilir insan kaynakları gibi güncel konular, alanında yetkin konuşmacılar tarafından ele alındı.</p>
<p>Zirvenin açılış konuşmasını yapan <strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Ege Yazgan</strong> teknolojik devrim sürecinde insan faktörünün ve insan odaklı yaklaşımların önemine değindi. Yazgan, “Bu insan kaynakları zirvesi, çok büyük bir teknolojik devrimin eşiğinde olduğumuzu düşündüğümüz bu zamanda son derece anlamlı. Özellikle gençlerimizin bu yeni teknolojik devrimin getirecekleri ve götürecekleri konusunda aydınlanmaya ihtiyacı var. Belirsizlik insanlarda umutsuzluk ve geleceğe dair endişeleri artırıyor, ancak teknolojiyi de fiziki sermayeyi de yaratan insandır. Akıllı zekâ size yardımcı olabilir, her şeyi kolaylaştırabilir. Ama her şeyin merkezinde insan olduğu unutulmamalı” dedi. </p>
<p>Konuşmasında insan ve değişim kavramlarının önemine dikkat çeken <strong>Baltaş Grubu Kurucusu Prof. Dr. Zuhal Baltaş</strong>, &#8220;İstanbul Bilgi Üniversitesi ile çıktığımız bu yolculuk, başlangıcından itibaren keyifli bir deneyime dönüştü. İnsan ve değişim kavramları karmaşık. İnsanı anlamak ve değişimi kurumlarda yaşatmak, yürekten adanmış bir çabanın ürünü oluyor. Psikoloji ve teknoloji, bu değişimin anahtarlarıdır. İnsanı keşfetmek beynin işleyişini anlamak, teknolojiye veri kaynağı olmaktadır. Her gün kullandığımız GPS’den Nvidia’nın insansı robotlara uzanan modellemede psikoloji biliminin bulguları var. Davranış bilimi verilerinin teknolojilerde hayat bulması geleceği şekillendirecek fırsatların kapısını açıyor.  Bu yolculukta bilim ve insan odaklı normların ışığında ilerlemek, hepimize daha aydınlık bir gelecek sunacaktır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>‘İK artık insanlara deneyim yaşatmakla yükümlü’</strong></p>
<p><strong>London School of Mind Kurucusu Dr. Kerem Dündar</strong>, konuşmasında beyin bilimlerinin insan kaynakları alanındaki önemini vurguladı. Dündar, &#8220;Beynin nasıl çalıştığını öğrenmek, bizlerin ve şirketlerin geleceği için kritik. Çünkü beynin yazılımını anlamadan, insanların potansiyelini doğru şekilde yönetmek mümkün değil&#8221; dedi. Yapay zekanın iş gücü ve insan davranışları üzerindeki etkilerini de ele alan Dündar, &#8220;Yapay zekasız bir beyin düşünmek neredeyse imkânsız. İnsan kaynakları artık sadece yönetimle değil, insanlara deneyim yaşatmakla yükümlü&#8221; ifadelerini kullandı. Ayrıca, İK&#8217;nın yeni rolünün çalışanların psikolojik sağlığını desteklemek olduğunu belirterek veri okuma ve doğru yorumlamanın önemine dikkat çekti.</p>
<p>Zirvede, insan kaynaklarının dönüşen rolü ve stratejik konumu üzerine dikkat çekici değerlendirmeler paylaşıldı. <strong>Eczacıbaşı Topluluğu İnsan Kaynakları Grup Başkanı Dr. Eylem Özgü</strong>r, 2025 itibarıyla İK’nın kurum stratejisine yön veren temel bir aktör haline geldiğini vurguladı. <strong>Sosyal Girişimci ve Stratejik Danışman İdil Türkmenoğlu</strong> ise, insanı ölçülebilir kalıplarla tanımlayan geleneksel yaklaşımların yetersiz kaldığını belirterek işin anlamı, aidiyet, özgürlük ve zamanın ruhuna uygun yapıların gerekliliğini ortaya koydu. <strong>Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İdil Işık</strong>, sağlıklı yaşam ve iyilik hâli uygulamalarını birbirinden ayırarak, bireysel yaşam alışkanlıklarını destekleyen uygulamaların çalışanların kişisel kaynaklarını desteklediğini; ancak kurumsal düzeyde çalışanların psikolojik, sosyal ve duygusal bütünlüğünü gözeten kapsayıcı bir yaklaşımının benimsenerek örgütsel kaynakların da desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>“Hayallerim, Koru Beni!” başlıklı oturumda söz alan <strong>Hekim, Yazar, Oyuncu, ve Yönetmen Ercan Kesal</strong>, kariyer yolculuğuna dair önemli paylaşımlarda bulundu. Ailesinin beklentileriyle şekillenen kariyerinin, zaman içinde kendi içsel yolculuğuna dönüştüğünü dile getiren Kesal, konuşmasında insanın anlam arayışına değindi. &#8220;Anlam kaygısı bir yere CEO olmak içinse, bırakın bu işi&#8221; diye konuşan Kesal, otoetnografi üzerine yaptığı çalışmalarla, kişisel ve toplumsal hayatın iç içe geçtiği bir perspektif sunarak hayatın anlamını keşfetmenin önemini vurguladı.</p>
<p>Zirvede konuşan <strong>FutureBright Group Kurucusu Akan Abdula</strong> ise küresel dönüşüm sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.   Trump’ın ABD Başkanı seçilmesiyle birlikte dünyanın dev bir “ABD saadet zincirine” dönüşmekte olduğunu dile getiren Abdula, “İnsan zihni bir simülasyon makinesidir ve bu yeni dünyaya verilecek üç tipik tepki var; kaçmak, savaşmak ya da paralize olmak.” dedi.</p>
<p><strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Tuğba Dalyan</strong>, yapay zekânın insan kaynakları süreçlerindeki etkisini şu sözlerle özetledi:<br /> “Yapay zekâ, işe alım süreçlerinden çalışan deneyimine kadar tüm İK alanlarında etkisini hissettiriyor. Özellikle video analizleri ve chatbot uygulamaları yaygınlaştı. Veri güvenliği konusundaki standartlar kuruma göre değişse de aslında bu konuda ortak bir çerçeveye ihtiyaç var” dedi.</p>
<p><strong>‘Mesele motivasyon değil, disiplindir’</strong></p>
<p><strong>Baltaş Grubu Kurucusu Prof. Dr. Acar Baltaş </strong>konuşmasında bireysel farkındalık ve yaşam bakışı üzerine tespitlerde bulundu. “Dünya nereye gidiyor?” sorusunun cevabını iyimserlik ya da kötümserlik üzerinden değil, geçmişle kıyas yaparak aramak gerektiğini belirten Baltaş, “İyimser olun demiyorum, sahip olduklarınızı görün diyorum. İyimserlik problemleri çözmez, daha mutlu ama daha kısa yaşatır. Kötümserlik ise sorunları içinden çıkılmaz hale getirir” dedi.<br />Bilgelik zekâsının genellikle 50’li yaşlarda ortaya çıktığını, ancak 20 yaşında da gelişebileceğini vurgulayan Baltaş, bunun kitap okuyarak, felsefeye ilgi duyarak, farklı dünya görüşlerinden insanlarla vakit geçirerek ve sanata zaman ayırarak mümkün olduğunu ifade etti.<br /> “Mesele motivasyon değil, disiplindir. Disiplin, yapmak istemediğimiz bir şeyi çok istiyormuş gibi yapmaktır” diyen Baltaş, “Her insan, gittiği yere kendi iklimini götürür” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>
<p>Zirvede, BİLGİ İşletme Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aydemir moderatörlüğünde <strong>“Kişiliğin ve Yetkinliğin İş Performansına Etkisi”</strong>, Bell Holding CHRO’su Bilgen Çağlı moderatörlüğünde <strong>“Vizyoner İK Uygulamaları”</strong>, Baltaş Grubu İş Geliştirme Yöneticisi Başar Baltaş moderatörlüğünde <strong>“Yapay Zekâ Temelli İK ve Uygulamaları”</strong> ve Baltaş Grubu Eğitim Program Yöneticisi Ebru Güresin moderatörlüğünde <strong>“Değerler: Değişimin ve Kararların Pusulası”</strong> başlıklı paneller gerçekleştirildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-bilgi-universitesi-ve-baltas-grubundan-ikda-yeni-yaklasimlar-insan-ve-degisim-zirvesi-528804">İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Baltaş Grubu&#8217;ndan &#8216;İK&#8217;da Yeni Yaklaşımlar: İnsan ve Değişim Zirvesi&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liderlerin Gelecek Vizyonu: Yarının Şirketi için Yenilikçi Yaklaşımlar, Yatırımlar ve Hedefler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/liderlerin-gelecek-vizyonu-yarinin-sirketi-icin-yenilikci-yaklasimlar-yatirimlar-ve-hedefler-454091</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Apr 2024 17:13:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[hedefler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[liderlerin]]></category>
		<category><![CDATA[şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yarının]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454091</guid>

					<description><![CDATA[<p>UEZ Sapanca 2024’ün ikinci gününde dördüncü panelin sponsorluğunu BSH üstlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/liderlerin-gelecek-vizyonu-yarinin-sirketi-icin-yenilikci-yaklasimlar-yatirimlar-ve-hedefler-454091">Liderlerin Gelecek Vizyonu: Yarının Şirketi için Yenilikçi Yaklaşımlar, Yatırımlar ve Hedefler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Panelde konuşan BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın, en başta liderlerin toplumdaki ve şirketlerdeki kaygı ile endişeyi gidermesi gerektiğini söyledi.</span></strong></p>
<p><strong><span> </span></strong></p>
<p><strong><span>Capital, Ekonomist, Start Up </span></strong><span>ve<strong> CeoLife</strong> dergileri tarafından düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi (UEZ Sapanca 2024), bu yıl 13’üncü kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırladı.</span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><span>&#8220;Sorumlu ve Duyarlı Liderlik: </span></strong><span>Teknoloji ve Yapay Zekâ Çağında Gezegen ve İnsanlıkla Uyumlu Bir Sisteme Öncülük Etmek&#8221; temasıyla düzenlenen zirve ikinci gününde de yoğun katılımla gerçekleşti. </span></p>
<p><span> </span></p>
<p><span>UEZ Sapanca 2024’ün ikinci günündeki dördüncü panelin konusu <strong>“Liderlerin Gelecek Vizyonu: Yarının Şirketi İçin Yenilikçi Yaklaşımlar, Yatırımlar ve Hedefler”</strong> olurken, panelin sponsoru <strong>BSH</strong> oldu. </span></p>
<p><span> </span></p>
<p><span>Panelin moderatörlüğünü yapan Citibank Türkiye Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Emre Karter</strong>, dünyada yaşanan belirsizliği vurgulayarak, “Son 5 yılda olanları düşünürsek hep mi çalışmadığımız yerden gelir? Hep mi bilmediğimiz yerden çıkar? Ben bunu bir gemi yolculuğuna benzetiyorum. Son model dünyanın bütün sularını biliyor. Fakat gemi A noktasından B noktasına gidecek başına her şey gelebilir liderlik sezgilerimiz tam o noktada devreye giriyor” dedi.</span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><span>Müşterilerin yarısı 10 yıl sonra olmayacak</span></strong></p>
<p><span>Türkiye’de aile şirketi yapısının ağırlıklı olduğuna işaret eden Fark Holding Yönetim Kurulu Başkanı FARK LABS Kurucusu <strong>Ahu Serter</strong>, kendi şirket hikayelerinin de Sirkeci’de başladığını aktardı. 2002 yılında şirketin yolculuğuna katıldığını 2015 yılından bu yana müşterilerinin kim olacağı sorusunu sormaya başladıklarını belirtti. Şu anki müşterilerin yarısının 10 yıl sonra olmayacağını belirten Serter, “Şirketler büyüdükçe profesyonelleştikçe sizin beğendiniz bir fikri getirdiğiniz zaman ikna ettiğiniz insan sayısı çoğaldıkça yeniliğe erişiminiz zorlaşıyor. Şu anda Türkiye’de neden yatırım yapılmaması konuşulurken, ben neden yatırım yapılmalı üzerinde duruyorum. İnsanlar trenden iniyorken sizin trene binmeniz gerekiyor. Bunu uygulamaya çalışıyoruz” dedi.</span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><span>Nitelikli istihdam çok önemli</span></strong></p>
<p><span>BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Gökhan Sığın</strong>, her halükarda ümitli umutlu heyecanlı insanlara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. En başta liderlerin toplumdaki ve şirketlerdeki kaygı ile endişeyi gidermesi gerektiğini söyleyen Sığın, “Fırsatlar her yerde. Bulunduğunuz noktadaki imkanları kullanmanız lazım. Ekonominin temelinde istihdam, üretim, insan var. Nitelikli istihdam toplumun refahını ve üretimin niteliğini yükseltiyor. Ciromuzun yüzde 6’sını Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Bu o kadar büyük bir para ki… Neredeyse 100 milyon Euro’ya tekabül ediyor. Rekabetçiliğinizi geliştirecek fikirlere harcanan miktarı yüksek tutmak, toplumdaki emek sınıfları arasında fark yaratmış oluyorsunuz. Çünkü şirketler kapalı sistemler değil, açık sistemler. Bütün sektörümüzün etki alanı 600 bin kişi. Bu kadar kişinin niteliklerinin gelişmesi ve özelliklerinin gelişmesi öte yandan dünyanın her yanında rekabetçi kalmak adına bütün dünyada beslenerek bulunmaya çalışılması bizi dünyadan ayrı bir noktaya ulaştırıyor” değerlendirmesini yaptı. </span></p>
<p><span>Son birkaç yıla 600 çalışanı yurt dışına yolladıklarını açıklayan Sığın, “Fabrikamızdan 200 milyon Euro ihracat var. Vızır vızır çalışıyoruz. 5G hakkında da çok yoğun çalışıyoruz. Nitelikli işgücünün artması çok önemli. Çünkü bu işlerinizi değerini artırıyor. Şirket olarak 600 çalışanımızı yurt dışında görevlere gönderdik. Etki alanımız yaklaşık 600 bin kişi. 130 bölge var kapsam alanımızda. 150 ülkeye ürün gönderiyoruz” dedi.</span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><span>Girişimlere 20 milyon dolarlık fon açtı</span></strong></p>
<p><span>Son 5 yıldır yaşananlar ve bundan sonra yaşanan değişimlerin hızını daha önce görmediğini kaydeden Akkök Holding CEO’su <strong>İhsan Gökşin Durusoy</strong>, değişime ayak uydurmanın şirketler için büyük önem taşıdığını aktardı. Eskisine göre yönetim kurullarının öneminin arttığını ve geçen yıldan bu yana bir organizasyonel değişiklik üstünde çalıştıklarını anlatan Durusoy, “Geçen seneye kadar bizde aile üyeleri operasyon olarak da işlerin içindeydi. Artık operasyon işleri profesyoneller tarafından yapılıyor. Şirketler biraz daha yönetim kurulları vasıtasıyla yönetiliyor. Yönetim kurullarında bilançolar dönem tabloları önemlidir ama o biraz dikiz aynasından geriye bakmak. Bizim bir sınırımız var. Yönetim kurullarında şirketlere yol gösterici rol üstlenmemiz gerekiyor. Örneğin bizim toplantı gündemimizde geçmiş dönem raporları yüzde 25-30’unu kapsıyor, ağırlıklı stratejik planlar, İK planları konuşuluyor. Yıl başında şirket içi inovasyonu için Akkök Next ile girişimlere yatırım yapacağız. Bugün 20 milyon dolar fon, büyüyebilir. Geçen yıl başında yatırımına başladığımız epoksi ürünümüz var. Teknolojik danışmanlıkla 130 milyon dolar yatırıma başladık ve yıl sonu üretime başlayacağız ”dedi.</span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><span>Belirsizlik, riskler kadar fırsatları da içinde barındırıyor</span></strong></p>
<p><span>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su <strong>Mehmet Tütüncü</strong>, Yıldız Holding’in 80 yılının arkasındaki sürdürülebilir başarı stratejisini katılımcılarla paylaştı. Değişimin sürekli ve mutlak olduğu günümüzde, belirsizliği yönetmenin şirketler için en kritik yetkinliklerden biri olarak belirten Tütüncü, sözlerine şöyle devam etti: “Belirsizliği genellikle olumsuz bir durum olarak görüyoruz. Diğer yandan belirsizlik, riskler kadar fırsatları da içinde barındırıyor. Burada önemli olan bakış açımızı, düşünce sistemimizi değiştirerek yalnızca risklere odaklanmak yerine fırsatları da görebilmek. Ben bu dönemi yönetirken ‘temkinli iyimserlik’ ile hareket etmemiz gerektiğine inanıyorum. </span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><span>Verimliliğe katkı sağlayan kurum kültürü</span></strong></p>
<p><span>Bir yandan hızlı değişen şartlarda, stratejinin de dinamik olması lazım. Bir başka deyişle akışkan stratejiler üretmeliyiz. Gıda ve perakende gibi iki önemli sektörde faaliyet gösteren bir holding olarak, ekosistemdeki dönüştürücü rolümüzün bilinciyle; tüm paydaşlarımızın güven ortamında hareket ettiği, yaratıcı düşünceye, inovasyona ve verimliliğe katkı sağlayan bir kurum kültürüyle sürdürülebilir başarıyı hedefliyoruz. Değişimden etkilenen değil, değişimi yöneten bir şirket olarak iş dünyasına öncülük etmeyi amaçlıyoruz. Gelecek, varılan bir nokta değil, gelecek bir süreç. Dolayısıyla geleceği inşa edebilmek için değişimi kucaklamamız lazım. Bunu da ekosistemdeki sorumluluğumuzun bilinciyle paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirmemiz gerekiyor.  Biz 80 yıldır olduğu gibi, tüm paydaşlarımız için, onlarla birlikte değer üretmeye, ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ felsefemiz ışığında toplumsal faydayı artırmayı sürdürürken; yeni coğrafyalara yapacağımız yatırımlarla da pozitif etkimizi büyütmeye devam edeceğiz.”</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/liderlerin-gelecek-vizyonu-yarinin-sirketi-icin-yenilikci-yaklasimlar-yatirimlar-ve-hedefler-454091">Liderlerin Gelecek Vizyonu: Yarının Şirketi için Yenilikçi Yaklaşımlar, Yatırımlar ve Hedefler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay, Antalya Diplomasi Forumu&#8217;nda Düzenlenen &#8220;Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar&#8221; Paneline Katıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlenen-kuresel-meseleler-icin-yerel-yaklasimlar-paneline-katildi-446034</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Mar 2024 21:07:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[diploması]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlenen]]></category>
		<category><![CDATA[forumunda]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[katıldı]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[paneline]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446034</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışına katıldığı 3. Antalya Diploması Forumu kapsamında UCLG ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” oturumuna katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlenen-kuresel-meseleler-icin-yerel-yaklasimlar-paneline-katildi-446034">Başkan Altay, Antalya Diplomasi Forumu&#8217;nda Düzenlenen &#8220;Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar&#8221; Paneline Katıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışına katıldığı 3. Antalya Diploması Forumu kapsamında UCLG ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” oturumuna katıldı. Başkan Altay panelde her türlü afet ve savaş durumunda şehirlerin birlikte hareket etmesi gerektiğine vurgu yaparak dirençli şehirler oluşturmanın yerel yöneticilerin en önemli gündem maddelerinden birisi olduğunu söyledi. Forumun Türkiye’nin son dönemde oluşturduğu en önemli diplomatik markalardan birisi haline geldiğini de belirten Başkan Altay, “Konya Büyükşehir Belediyesi ve UCLG olarak forumda ilk kez bu yıl yerel yönetimlerle ilgili bir gündem oluşturduk. Burada belediye başkanlarımızla yerel gündemin küresele gündeme aktarılmasıyla ilgili ciddi bir panel gerçekleştirdik. Yerel meselelerin tüm dünyada konuşulması konusunda UCLG Başkanı olarak rol almaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Antalya Diploması Forumu kapsamında UCLG ve Konya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” paneline katıldı.</p>
<p>NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışına katıldığı 3. Antalya Diplomasi Forumu; 19 devlet başkanı, 73 bakan, 57 uluslararası temsilci ve 147 ülkeden temsilciyi ağırlıyor. </p>
<p><strong>“ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU, TÜRKİYE’NİN MARKA DEĞERLERİNDEN BİRİSİ HALİNE GELDİ”</strong></p>
<p>UCLG Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da forum kapsamında düzenlenen “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” paneline katıldı. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen forumun Türkiye’nin marka değerlerinden birisi haline geldiğini belirten Başkan Altay, Konya Büyükşehir ve UCLG olarak bu yıl ilk kez yerel yönetimlerle ilgili bir panelle programa dahil olduklarını dile getirerek, diplomasinin yerelleşmesinin çok önemli ve kıymetli olduğunu forumda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.</p>
<p><strong>BAŞKAN ALTAY’DAN DİRENÇLİ ŞEHİRLER VURGUSU </strong></p>
<p>Forumda yaptığı konuşmada şehirlerin dirençli hale getirilmesi vurgusu yapan Başkan Altay, “Yerel yöneticilerin bir dezavantajı var. Biz dünyada oluşan krizlerin aslında karar vericileri değiliz. Savaşlara biz karar vermiyoruz, iklim değişikliğinin oluşma nedenlerine biz karar vermiyoruz ama buradan çıkan sonuçlar şehrimizde yaşayan insanları doğrudan etkiliyor. Global dünyada aslında şehir yöneticileri olarak zorluğumuz bu yaşanan olayların karar vericileri olmadığımız halde şehrimizde yaşanan krizlere karşı şehrimizi dirençli hale getirmek. Onun için yerel yönetimlerin diplomaside yer almasının çok kıymetli ve önemli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.</p>
<p>Dirençli şehirler oluşturabilmenin şehirlerin en önemli gündemlerinden birisi olması gerektiğine vurgu yapan Başkan Altay, “Çünkü ülkemiz ve dünya birçok sıkıntıyla karşı karşıya. Depremler, iklim değişikliğinin şehirlerimiz üzerindeki etkileri, yaşanan savaşlar ve bunların bütün etkilerini şehirler olarak bizler yaşıyoruz. Özellikle 11 ilimizi etkileyen depremde fark ettik ki yerel yöneticilerin en önemli gündeminin şehirleri dirençli hale getirmek. Çünkü bu şehirde yaşayan insanların bütün sorumluluğunu biz taşıyoruz. Onun için her tülü afete karşı öncelikle şehirlerimizi dirençli hale getirmemiz gerekiyor” dedi. </p>
<p><strong>“ŞEHİRLERİMİZİN FİNANSA ULAŞMASINI KOLAYLAŞTIRACAK ÇÖZÜMLER BULMALIYIZ”</strong></p>
<p>Başkan Altay konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Ben bu dirençli şehirler meselesini iki bağlamda incelememiz gerektiğini düşünüyorum. Bir, afet öncesinde yapmamız gerekenler, iki, afet sırasında yardımlaşma ve dayanışma. Afet öncesi yapılması gerekenler her şehrin kendine göre risk haritalarını oluşturarak en sorunlu alandan başlayarak çözümler üretmemiz gerekiyor. Bazı şehirlerin depremle ilgili öncelikleri olurken bazı şehirlerin tsunamiyle ilgili, bazı şehirlerin kuraklıkla, bazı şehirlerin aşırı yağışlarla ilgili sorunları var. Dolayısıyla bunun için hızlıca çözümler üretmemiz gerekiyor. Şehirlerin buna hazır olması için aslında ulaşmamız gereken şey, finans kaynağı. Bence hepimizin yapması gereken şey, şehirlerimizin bu finansa ulaşmasını kolaylaştıracak çözümler ve yollar bulmak. Çok güzel fikirleriniz olabilir, çok güzel projeleriniz olabilir ama bunu eğer gerçekleştirmek istiyorsanız finansa ihtiyacınız var. Dolayısıyla özellikle şehirlerin afetlere hazırlanması konusunda global sistemin ekonomik olarak şehirleri desteklemesi konusunda çok daha fazla inisiyatif ve rol alması gerekiyor.” </p>
<p><strong>“TÜM AFETLERE KARŞI BİRLİKTE HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ”</strong></p>
<p>Tüm afetlere karşı birlikte hareket etmeyi, sorunları birlikte çözmeyi de başarmak zorunda olduklarını kaydeden Başkan Altay, “Afet öncesi yapmamız gerekenlerin listesi her şehir için belki farklı farklı ama afet sırasında büyük bir dayanışmanın dünyanın gösterdiğini de mutlulukla izliyoruz. Özellikle Türkiye’de yaşanan depremde dünyanın birçok ülkesinden ve birçok şehirden arama-kurtarma başta olmak üzere çok sayıda yardım aldık, bunun da büyük bir mutluluğunu yaşıyoruz. Çünkü bir problem yaşadığınızda dostlarınızı yanınızda hissetmek çok önemli. Onların sadece varlığı bile önemli. Onun için şehirlerin bu konuda da birbiriyle iletişim halinde olması ve bu tür durumlara hazırlıklı olması gerekiyor” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“UMUYORUM Kİ BİRLİKTELİĞİMİZ ARTARAK DEVAM EDECEK”</strong></p>
<p>Dünyanın savaşların yaşandığı bir dönemde olduğuna dikkati çeken Başkan Altay, “Rusya-Ukrayna arasında yaşananlar Ukrayna’nın birçok şehrini neredeyse haritadan sildi. Yine Gazze’de yaşananlar. Hem Filistinlilere duyduğumuz saygıyı, onların mücadelesine desteğimizi, yaşanan katliamın insanlık tarihi için kara bir leke olduğunu ifade etmek hem de diğer konularda şehirlerin gündemini taşımak zorundayız. Bu anlamda bu tür platformların çok önemli ve kıymetli olduğunu düşünüyorum. Umuyorum ki bu birlikteliğimiz artarak devam edecektir” açıklamalarını yaptı.<br /> <br />Moderatörlüğünü UCLG Genel Sekreteri Emilia Saiz’ın yaptığı panelde; Filistin Ramallah Belediye Başkanı İssa Kassis, Güney Afrika Cumhuriyeti Johannesburg Belediye Başkanı Kabelo Gwamanda, Güney Afrika Yerel Yönetim Birliği (SALGA) ve UCLG Eş Başkanı Bekhe Stofile ile Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) Genel Sekreteri Fabrizio Rossi de panelde konuşmalar yaptı. </p>
<p>Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim ve AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka da Başkan Altay’ın konuşma yaptığı “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” panelini takip etti.</p>
<p><strong>“YEREL MESELELERİN TÜM DÜNYADA KONUŞULMASI KONUSUNDA UCLG BAŞKANI OLARAK ROL ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>
<p>Panel sonrası toplantıyı değerlendiren Başkan Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi ve UCLG olarak forumda ilk kez bu yıl yerel yönetimlerle ilgili bir gündem oluşturduklarının altını çizerek, “Burada belediye başkanlarımızla yerel gündemin küresele gündeme aktarılmasıyla ilgili ciddi bir panel gerçekleştirilmiş oldu. Yerel meselelerin tüm dünyada konuşulması konusunda UCLG Başkanı olarak rol almaya devam edeceğiz. Ayrıca Antalya Diplomasi Forumu’nu, Konya Büyükşehir Belediyesi olarak partnerliğini bu yıl gerçekleştirerek, Rumi Dreams’i tüm dünyadan gelen misafirlerimize Hazreti Mevlana’nın öğretilerini tanıtılması konusunda bir tanıtım aracına dönüştürdük. Herhalde en çok ziyaret edilen alanlardan birisi oldu. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak her alanda şehrimizi temsil etmeye devam edeceğiz” açıklamalarını yaptı.</p>
<p><strong>BAŞKAN ALTAY, EMİNE ERDOĞAN HANIMEFENDİ İLE GÖRÜŞTÜ</strong></p>
<p>Başkan Altay, Antalya Diploması Forumu’na konuşmacı olarak katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’yle de bir görüşme gerçekleştirdi. Başkan Altay, ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi”ni de gezerek sergiyi inceledi.</p>
<p><strong>“RUMİ DREAMS” SERGİSİ EN ÇOK İLGİ GÖREN ALANLARDAN OLDU</strong></p>
<p>Öte yandan Konya Büyükşehir Belediyesi ve Sanatçı Refik Anadol’un Mevlana’nın hayatından esinlenerek hazırladığı “Rumi Rüyaları” (Rumi Dreams) sergisi de Antalya Diplomasi Forumu’na renk katıyor. Yapay zeka kullanılarak oluşturulan “Rumi Dreams” sergisi foruma katılan yerli ve yabancı ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği alanlardan birisi oluyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlenen-kuresel-meseleler-icin-yerel-yaklasimlar-paneline-katildi-446034">Başkan Altay, Antalya Diplomasi Forumu&#8217;nda Düzenlenen &#8220;Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar&#8221; Paneline Katıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Nekrotizan Enterokolit&#8217;de Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu&#8221; yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-nekrotizan-enterokolitde-guncel-yaklasimlar-sempozyumu-yapildi-378719</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2023 08:24:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[enterokolitde]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[nekrotizan]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378719</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nekrotizan enterokolit hastalığına dikkat çekmek, toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Ege Üniversitesinde “Nekrotizan Enterokolit’de Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu” gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-nekrotizan-enterokolitde-guncel-yaklasimlar-sempozyumu-yapildi-378719">EÜ&#8217;de &#8220;Nekrotizan Enterokolit&#8217;de Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu&#8221; yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nekrotizan enterokolit hastalığına dikkat çekmek, toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Ege Üniversitesinde “Nekrotizan Enterokolit’de Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu” gerçekleştirildi.</p>
<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Neonatoloji Bilim Dalı ile Türk Neonatoloji Derneği iş birliğinde yapılan sempozyum Türkiye’nin farklı üniversitelerinden yenidoğan uzamlarını bir araya getirdi. Ege Üniversitesi  Tıp Fakültesi Muhittin Erel  Amfisinde yapılan sempozyumun açılış konuşmalarını Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç ve Ege Üniversitesi Neonatoloji Bilim Dalı Başkanı  Prof. Dr. Mete Akısü yaptı.</p>
<p>Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Mete Akısü, “Mayıs ayı  Nekrotizan Enterokolit (NEK) Farkındalık Ayı olarak kabul edilir ve 17 Mayıs, Dünya NEK Farkındalık Günü olarak anılır. Bu, dünya genelinde NEK farkındalığını artırmak ve bu hastalığa karşı global mücadelemizi güçlendirmek için hayati önem taşıyor. NEK, yaşamlarının ilk haftalarında ve aylarında hassas bebekleri etkileyen, yıkıcı bir bağırsak hastalığıdır. NEK geliştiren bebeklerin yüzde 30&#8217;una kadarı hayatını kaybeder ve sağ kalanlar genellikle ömür boyu sağlık sorunlarıyla karşılaşır. Ancak, bu hastalığın adını Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi dışında duyan pek az kişi vardır” diye konuştu. </p>
<p>Böyle bir bilimsel programın ulusal düzeyde ilk kez düzenlendiğine vurgu yapan Prof. Dr. Mete Akısü, “Bu sempozyumda, NEK&#8217;in karmaşık doğasını ve gizemini, nekroz ve apoptozun rollerini anlamaya yönelik çabalara dikkat çekiyoruz. NEK&#8217;in epidemiyolojisi ve güncel tanı stratejileri üzerine tartışmalarımız, bu hastalığın etkisini azaltmak için ne yapabileceğimizi daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Ayrıca, NEK&#8217;nin öngörülebilir olup olmadığını, koruyucu stratejilerin ve beslenmenin rolünü ve tedavi yaklaşımlarını, hem medikal hem de cerrahi, detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. NEK&#8217;de kök hücre tedavisinin umut ışığı olabileceğini sorgulayacağız ve bu hastalığın nörodevelopmental gelişim üzerindeki etkilerine odaklanacağız. Bu hastalığın uzun dönem sonuçlarını da ele alacağız, özellikle de kısa bağırsak sendromu ve uzun dönem izlemi gibi sonuçları. Bu konular, NEK hakkındaki anlayışımızı genişletmek ve hastalarımızın ve ailelerinin yaşamlarını daha iyi hale getirmek için birlikte nasıl çalışabileceğimizi anlamamıza yardımcı olacak. Böyle bir sempozyumu Türkiye&#8217;de ilk kez düzenlemenin gururunu yaşıyoruz ve bu, bizim için önemli bir dönüm noktasıdır. Bu etkinliğin, NEK hakkındaki bilincimizi derinleştirmek ve bu yıkıcı hastalığın üzerindeki yükü hafifletmek için ortak çabalarımızı artırmak adına büyük bir adım olduğuna inanıyoruz” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-nekrotizan-enterokolitde-guncel-yaklasimlar-sempozyumu-yapildi-378719">EÜ&#8217;de &#8220;Nekrotizan Enterokolit&#8217;de Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu&#8221; yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
