<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaklaşık | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yaklasik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaklasik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Apr 2026 08:28:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yaklaşık | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaklasik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kocaeli&#8217;de &#8220;Doğu Yakası&#8221; Büyükşehir&#8217;le güç kazandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocaelide-dogu-yakasi-buyuksehirle-guc-kazandi-624865</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 08:28:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[cadde]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[kazandı]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[maliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Milyon Tl]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[üstyapı]]></category>
		<category><![CDATA[yakası]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımla]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli’yi geleceğe taşıyacak projeleri kararlı adımlarla hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, kentin doğu yakasına yaptığı hizmet ve yatırımlarla da konforlu bir yaşam sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelide-dogu-yakasi-buyuksehirle-guc-kazandi-624865">Kocaeli&#8217;de &#8220;Doğu Yakası&#8221; Büyükşehir&#8217;le güç kazandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli’yi geleceğe taşıyacak projeleri kararlı adımlarla hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, kentin doğu yakasına yaptığı hizmet ve yatırımlarla da konforlu bir yaşam sunuyor. Son 6 ayda gerçekleştirilen üstyapı çalışmalarında birçok ilçe ve mahallede cadde ve sokaklar yenilendi, altyapı sonrası bozulan yollar modern ve güvenli hale getirildi.</p>
<p><b>İZMİT’TE 130 MİLYON TL’LİK ULAŞIM YATIRIMI</b></p>
<p>İzmit ilçesinde son 6 ayda hayata geçirilen ve devam eden projelerin toplam maliyeti yaklaşık 130,2 milyon TL oldu. 1 Mart Vapur İskelesi Otoparkı yaklaşık 32 milyon TL’ye, Engelsiz Yaşam Parkı Otoparkı ise yaklaşık 25 milyon TL’ye tamamlandı. Şehit Ergün Köncü Caddesi’ndeki prestij cadde çalışması yaklaşık 53 milyon TL’lik bütçeyle sürerken, farklı mahallelerde planlanan üstyapı yenilemeleri de milyonlarca liralık yatırımlarla programda yer alıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin son 6 ayda doğu yakasında gerçekleştirdiği bu kapsamlı üstyapı yatırımlarıyla yollar daha modern ve güvenli hale getirildi. İlçe ilçe hayata geçirilen projelerle hem şehir içi ulaşım konforu yükseltildi hem de vatandaşların günlük yaşamı kolaylaştırıldı.</p>
<p><b>BAŞİSKELE’YE MİLYARLIK YATIRIMLAR</b></p>
<p>Başiskele ilçesinde son 6 ayda tamamlanan çalışmaların toplam maliyeti yaklaşık 280 milyon TL oldu. Barbaros Mahallesi Yunus Emre Caddesi ve Fatih Mahallesi Hoca Ahmet Yesevi Caddesi’nde gerçekleştirilen üstyapı yenilemeleri yaklaşık 33 milyon TL’lik yatırımla tamamlandı. Pasinler bölgesindeki yenileme çalışması yaklaşık 3 milyon TL’ye mal olurken, Güney Alternatif Yol’da yapılan imar yolu açma ve üstyapı çalışmaları yaklaşık 35 milyon TL’lik yatırımla hizmete alındı. Bu projelerle ilçede hem trafik akışı rahatladı hem de sürüş güvenliği artırıldı.</p>
<p><b>KORİDOR PROJESİ ŞEKİLLENİYOR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başiskele-İzmit arasında konforlu, güvenli ve kesintisiz ulaşımı sağlamak amacıyla Başiskele Koridor Projesi’ni hayata geçiriyor. Yapımı hızla devam eden 2 milyarlık dev projede “Yuvacık Bağlantı Kolu” ile Gölcük istikametinde “Kuzey Yan Yol” bağlantısı ulaşıma açıldı. Toplamda 16 kilometre uzunluğunda inşa edilecek ulaşım koridoru, D-130 Karayolu’ndaki trafik akışını rahatlatacak modern bir güzergâh olacak. Proje kapsamında 9 köprü, 7 menfez ve yayaların güvenliği için 2 adet yaya üstgeçidi yer alacak.</p>
<p><b>KANDIRA’DA 83,7 MİLYON TL’LİK ÇALIŞMA</b></p>
<p>Kandıra ilçesinde son 6 ayda tamamlanan ve planlanan çalışmaların toplam maliyeti yaklaşık 83,7 milyon TL seviyesine ulaştı. Merkez Erikli Şifalı Su Antaplı Belen ile Akçabeyli Potlar Yolu’nda yapılan üstyapı yenilemeleri yaklaşık 10 milyon TL’ye mal oldu. Kandıra Sıfır Atık Merkezi sahasında gerçekleştirilen beton çalışması yaklaşık 1,8 milyon TL olarak kaydedildi. Kefken-Akçabeyli arasındaki yol kesiminde planlanan üstyapı yenilemesinin maliyeti ise yaklaşık 32,6 milyon TL olarak açıklandı.</p>
<p><b>GÖLCÜK’TE 92,8 MİLYON TL’Yİ BULAN ÜSTYAPI HAMLESİ</b></p>
<p>Gölcük ilçesinde son 6 ayda birçok mahallede üstyapı yenileme çalışması gerçekleştirildi. Çiftlik Mahallesi’nde farklı cadde ve sokaklarda yapılan düzenlemeler milyonlarca liralık yatırımla tamamlandı. Halıdere Mahallesi Sahil Caddesi’nde gerçekleştirilen çalışma yaklaşık 11 milyon TL’ye mal oldu. İlçe genelinde tamamlanan ve planlanan projelerle birlikte yatırım tutarı yaklaşık 92,8 milyon TL seviyesine ulaştı. Altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan 6 kilometrelik yol kesiminin yenilenmesi için ayrılan yaklaşık 32 milyon TL’lik bütçe de bu kapsamda dikkat çekti.</p>
<p><b>KARAMÜRSEL’DE 6 MİLYON TL’LİK DÜZENLEME</b></p>
<p>Karamürsel ilçesinde Karapınar Mahallesi Tekke Baba Sokak ve Fulacık Mahallesi Fulacık Otel Bağlantı Yolu’nda yapılan üstyapı düzenlemeleri toplamda yaklaşık 4,6 milyon TL maliyetle tamamlandı. Tepeköy Mahallesi Karamürsel Caddesi’nde planlanan çalışmanın da yaklaşık 1,5 milyon TL’ye mal olması öngörülüyor. Böylece ilçedeki toplam yatırım tutarı yaklaşık 6 milyon TL’yi buluyor.</p>
<p><b>KARTEPE’DE 150 MİLYON TL’Yİ AŞAN PROJE BÜTÇESİ</b></p>
<p>Kartepe ilçesinde son 6 ayda tamamlanan ve devam eden projelerin toplam maliyeti yaklaşık 153 milyon TL olarak açıklandı. Çepni Mahallesi Railport Yolu projesi yaklaşık 13 milyon TL’ye tamamlandı. Çepni Caddesi, Mesudiye Caddesi, Eski İzmit Caddesi ve İstasyon Mahallesi’ndeki projeler ile Hürriyet Caddesi ve muhtelif cadde-sokak düzenlemeleri ise milyonlarca liralık yatırımlarla bu yıl içinde devam edecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelide-dogu-yakasi-buyuksehirle-guc-kazandi-624865">Kocaeli&#8217;de &#8220;Doğu Yakası&#8221; Büyükşehir&#8217;le güç kazandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 07:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserin]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[olmasa]]></category>
		<category><![CDATA[Pap]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetiniz]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623192</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde kanserin görülme sıklığı giderek artıyor. Bu artışın başlıca nedenleri arasında; yaşam süresinin uzaması, sigara kullanımı, obezite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, fiziksel hareketsizlik ve bazı çevresel risk faktörleri yer alıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192">Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde kanserin görülme sıklığı giderek artıyor. Bu artışın başlıca nedenleri arasında; yaşam süresinin uzaması, sigara kullanımı, obezite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, fiziksel hareketsizlik ve bazı çevresel risk faktörleri yer alıyor. Üstelik kanser kalp damar hastalıklarından sonra dünya genelinde en sık görülen ikinci ölüm nedeni olarak öne çıkıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde bazı yaş gruplarında ise birinci sıraya yaklaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konuluyor ve yaklaşık 10 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de de her yıl yaklaşık 230–240 bin yeni kanser vakası görülüyor.  <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez,</strong> aslında kanserin risk faktörlerinin önemli bir kısmının kontrol altına alınabildiğini belirterek, “Bilimsel çalışmalar, uygun önlemler alındığında kanserlerin yaklaşık yüzde 30–40’ının önlenebileceğini göstermektedir. Kanserden korunmada en temel kurallar ise sigara kullanmamak, sağlıklı beslenmek ve düzenli egzersiz yapmaktır. Bunların yanı sıra tarama tetkiklerini düzenli olarak yaptırmak da kanser riskini önemli ölçüde azaltabilmektedir” diyor. <strong> Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, </strong>kanserden korunmak için dikkat etmemiz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durun</strong></p>
<p>Sigara dumanında dört binden fazla kimyasal madde bulunuyor ve bunların 50’den fazlasının kansere yol açabildiği biliniyor. Bu etkisi nedeniyle sigara ve tütün ürünleri; başta akciğer kanseri olmak üzere ağız, gırtlak, pankreas, mesane ve böbrek gibi pek çok kanser türüne yol açabiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, “Araştırmalar, akciğer kanserinin yüzde 90’ından sigara ve tütün ürünlerinin sorumlu olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, bu zararlı alışkanlığın bırakılması yaşamsal önem taşımaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Akdeniz tipi beslenin</strong></p>
<p>Sebze, meyve, tam tahıllar ve liften zengin besinlerin tüketildiği “Akdeniz tipi” beslenme kanser riskinin azalmasında önemli bir rol oynuyor. Bu besinler içerdikleri antioksidanlar, vitaminler ve fitokimyasallar sayesinde hücrelere zarar veren serbest radikalleri azaltarak DNA hasarını önlemeye yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra liften zengin besinler, bağırsakta zararlı maddelerin daha hızlı atılmalarını sağlayarak, özellikle kolorektal kanser riskini düşürüyor. Araştırmalar, liften zengin beslenmenin bazı kanser türlerinde riski yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabileceğini gösteriyor. </p>
<p><strong>Sağlıklı kilonuzu koruyun </strong></p>
<p>Çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri olan obezite, kanser riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. Obezite; kronik iltihap, artmış insülin ve IGF-1 hormon düzeyleri ile yağ dokusundan salgılanan östrojen gibi bazı hormonların artışı yoluyla hücre çoğalmasını tetikleyebiliyor. Bu durum bazı kanser türlerinin gelişimine zemin hazırlayabiliyor. Obezitenin özellikle meme, kolon, rahim, pankreas ve karaciğer kanseriyle ilişkili olduğu belirtiliyor.  </p>
<p><strong>Haftada en az 150 dakika egzersiz yapın </strong></p>
<p>Düzenli egzersiz; bağışıklık sistemini güçlendirmesi, hormon dengesini düzenlemesi, bağırsak hareketlerini artırması ve kronik iltihabı azaltması sayesinde kanser riskini  düşürebiliyor. Büyük ölçekli çalışmalar; düzenli egzersizin kanser riskini yaklaşık yüzde 10 – 30 oranında azalttığını gösteriyor. Düzenli fiziksel aktivitenin özellikle kolon ve meme kanseri üzerinde etkili olduğunu belirten<strong> </strong>Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, “Sağlıklı bir yaşam için haftada en az 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapılması önemlidir”   diyor. </p>
<p><strong>Alkolden uzak durun</strong></p>
<p>Alkol vücutta asetaldehit adı verilen toksik bir maddeye dönüşerek oksidatif stres ve hormonal değişikliklere yol açabiliyor. Bu durum DNA’ya zarar vererek hücrelerin kontrolsüz çoğalmasını kolaylaştırabiliyor. Alkol tüketimi; karaciğer, ağız, yemek borusu, meme ve kolon kanserleriyle ilişkili oluyor. Alkol tüketimi arttıkça kanser riski de yükseliyor.  </p>
<p><strong>İşlenmiş et ürünlerinden kaçının</strong></p>
<p>İşlenmiş et tüketimi özellikle kolorektal kanser riskini artırabiliyor. Salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş ürünler; içerdikleri nitrit ve nitratların kansere neden olabilen N-nitrozo bileşiklerine dönüşmesi sebebiyle risk oluşturuyor. Ayrıca, bu ürünler yüksek sıcaklıkta pişirildiğinde oluşan zararlı bileşikler de DNA hasarına yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Güneşin zararlı ışınlarından korunun</strong></p>
<p>Aşırı güneş ışığına maruz kalmak cilt kanserlerinin en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Güneşten korunmak ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımı riski azaltabiliyor. Bu nedenle güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11:00 – 15:00 saatleri arasında mümküne dışarı çıkmayın. Mecbursanız güneş koruyucunuzu güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulamayı ihmal etmeyin.</p>
<p><strong>Enfeksiyonlara karşı aşı olun</strong></p>
<p>HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonu rahim ağzı kanseri; hepatit B ve C virüsleri ise karaciğer kanseriyle ilişkili oluyor. Aşı olmak bu kanserlerin önlenmesinde etkili bir yöntem olarak yerini koruyor. </p>
<p><strong>Tarama programlarını ihmal etmeyin!</strong></p>
<p>Meme kanseri için mamografi, kolon kanseri için kolonoskopi ve rahim ağzı kanseri için Pap smear ile HPV (Human Papilloma Virüsü) tarama testleri kanserin önlenmesi açısından büyük bir öneme sahip. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, hiçbir yakınmanız olmasa bile bu tarama yöntemlerini düzenli olarak yaptırmanızın yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekiyor. </p>
<p><strong>Kolonoskopi:</strong> Kansere dönüşebilen poliplerin saptanması için 45 yaşından itibaren 5-10  yılda bir kolonoskopi öneriliyor. Ailede kolon kanseri öyküsü varsa tarama 40 yaşında başlatılabiliyor. İltihabi bağırsak hastalığı gibi risk faktörlerinde takvim daha öne çekilebiliyor. </p>
<p><strong>Pap smear ve HPV DNA testi:</strong> 21 yaşından itibaren her 3 yılda bir Pap smear testi yaptırılması gerekiyor. 30 yaşından sonra 5 yılda bir Pap Smear ile birlikte  HPV DNA testinin yapılması, rahim ağzı kanserine neden olabilen CIN (Cervical Intraepithelial Neoplasia) lezyonlarının erken saptanmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>Mamografi:</strong> 40 yaşından itibaren yılda bir kez yapılan mamografi taramasıyla meme kanserinin öncül lezyonları tespit edilebiliyor.  </p>
<p><strong>Zararlı çevresel maddelerden kaçının</strong></p>
<p>Hava kirliliği ve bazı kimyasallar (asbest, kurşun, arsenik, pestisit ve civa) DNA hasarına ve inflamasyona neden olarak özellikle akciğer kanseri riskini artırabiliyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192">Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MAN Truck &#038; Bus&#8217;tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro&#8217;luk yatırım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/man-truck-bustan-avrupa-servis-agina-300-milyon-euroluk-yatirim-621248</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 07:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ağına]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bus]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[man]]></category>
		<category><![CDATA[Milyon Euro]]></category>
		<category><![CDATA[mobilite]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[servis]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[truck]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621248</guid>

					<description><![CDATA[<p>MAN Truck &#038; Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/man-truck-bustan-avrupa-servis-agina-300-milyon-euroluk-yatirim-621248">MAN Truck &#038; Bus&#8217;tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro&#8217;luk yatırım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MAN Truck &#038; Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.</strong></p>
<p><strong> MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak. </strong></p>
<p>MAN Truck &#038; Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.</p>
<p>Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.</p>
<p><strong>MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım</strong></p>
<p>MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor. </p>
<p>MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.</p>
<p><strong>Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”</strong></p>
<p>MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:</p>
<p>“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.” </p>
<p><strong>“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”</strong></p>
<p><strong> </strong>Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.” </p>
<p><strong>Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye</strong></p>
<p>Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.</p>
<p>Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.</p>
<p>Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.</p>
<p>Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.</p>
<p>Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/man-truck-bustan-avrupa-servis-agina-300-milyon-euroluk-yatirim-621248">MAN Truck &#038; Bus&#8217;tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro&#8217;luk yatırım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Nefroloji Derneği&#8217;nden Dünya Böbrek Günü&#8217;nde Uyarı: &#8220;Hayatta Uzatmalar Yok, Şimdi Önlemini Al&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-nefroloji-derneginden-dunya-bobrek-gununde-uyari-hayatta-uzatmalar-yok-simdi-onlemini-al-620298</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 07:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kronik Böbrek Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[nefroloji]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620298</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kronik böbrek hastalığı son yıllarda tüm dünyada artış gösteren ciddi hastalıklar arasında yer alıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-nefroloji-derneginden-dunya-bobrek-gununde-uyari-hayatta-uzatmalar-yok-simdi-onlemini-al-620298">Türk Nefroloji Derneği&#8217;nden Dünya Böbrek Günü&#8217;nde Uyarı: &#8220;Hayatta Uzatmalar Yok, Şimdi Önlemini Al&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kronik böbrek hastalığı son yıllarda tüm dünyada artış gösteren ciddi hastalıklar arasında yer alıyor. Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kişinin kronik böbrek hastalığıyla yaşadığı tahmin ediliyor. [1] Türkiye’de ise kronik böbrek hastalığı prevalansı yaklaşık %15,7 olarak hesaplanıyor. Bu oran, Türkiye’de yaklaşık her 6–7 yetişkinden birinin kronik böbrek hastası olduğunu ortaya koyuyor.[2] </p>
<p>Kronik böbrek hastalığı yalnızca önemli bir sağlık sorunu oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok ciddi hastalığın gelişimine de zemin hazırlayabiliyor[3]. Hastalığın ortaya çıkmasında hipertansiyon, diyabet, ileri yaş, ailede böbrek hastalığı öyküsü, sık idrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşı gibi faktörler önemli rol oynarken; hipertansiyon hastalarında kan basıncının ve diyabet hastalarında kan şekerinin kontrol altında tutulmaması da hastalığın ilerlemesine neden olabiliyor.[4]</p>
<p>Türk Nefroloji Derneği, Dünya Böbrek Günü kapsamında düzenlediği basın toplantısında, dünyada ve Türkiye’de görülme sıklığı giderek artan kronik böbrek hastalığında erken teşhisin önemine ve kardiyovasküler, renal (böbrek) ve metabolik hastalıklar arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekti.</p>
<p>“Hayatta Uzatmalar Yok, Şimdi Önlemini Al” temasıyla gerçekleştirilen basın toplantısı; Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ve derneğin yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla, Boehringer Ingelheim Türkiye’nin koşulsuz katkılarıyla düzenlendi. Toplantıda kronik böbrek hastalığına ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması, hastalığa yol açan risk faktörleri ve erken tanının böbrek fonksiyonlarını korumadaki kritik rolü hakkında bilgiler paylaşıldı.</p>
<p>Toplantıda ayrıca Türk Nefroloji Derneği’nin destekleyici olduğu Boehringer Ingelheim Türkiye tarafından gerçekleştirilen <strong>KRM United</strong> projesine de start verildi. Futbolun takım ruhundan ilham alan KRM United kardiyovasküler, renal (böbrek) ve metabolik hastalıklar arasındaki güçlü ilişkiye vurgu yaparak bu sistemlerden birinde ortaya çıkan sorunun diğerlerini de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Proje kapsamında sağlık profesyonelleri, kurumlar ve toplum arasında farkındalık yaratmaya yönelik iletişim ve bilgilendirme çalışmaları yürütülmesi planlanıyor. </p>
<p><strong>Kronik Böbrek Hastalığı Önemli Bir Halk Sağlığı Sorunudur</strong></p>
<p><strong> </strong>Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren <strong>Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen</strong>, böbrek yetmezliğinin ileri evrelerinde en etkili tedavi yönteminin böbrek nakli olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>
<p>“İleri evre böbrek yetersizliğinde en ideal tedavi yöntemi böbrek naklidir. Böbrek transplantasyonu diyalize kıyasla hem daha uzun yaşam süresi hem de daha iyi bir yaşam kalitesi sunar. Ancak ülkemizde her yıl 10 binden fazla hasta diyalize başlarken yılda yaklaşık 3.500–4.000 civarında böbrek nakli yapılabiliyor. Organ bağışı bilincinin artırılması hem hastalarımız hem de sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.” </p>
<p>Türkmen ayrıca Türkiye’de gerçekleştirilen böbrek nakillerinin %80’den fazlasının canlı donörlerden yapıldığını, kadavradan organ bağışının artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. </p>
<p><strong>Obezite, Diyabet ve Kalp Hastalıkları Böbrek Sağlığını Etkiliyor</strong></p>
<p><strong>Türk Nefroloji Derneği Saymanı Prof. Dr. Elif Arı Bakır</strong>, kronik böbrek hastalığının küresel ölçekte artışına dikkat çekerek; “Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kronik böbrek hastası bulunuyor ve bu hastaların önemli bir kısmında diyabet kaynaklı kronik böbrek hastalığı görülüyor. Diyabetin giderek yaygınlaşması kronik böbrek hastalığını daha görünür bir sağlık sorunu haline getiriyor. Son yıllarda geliştirilen yeni tedavi seçenekleri sayesinde böbrek fonksiyon kaybının ilerlemesini yavaşlatmak mümkün. Bu tedavilerin yaygınlaştırılması ve erken tanı ile kronik böbrek hastalığının hem bireyler hem de sağlık sistemi üzerindeki yükünü azaltabileceğimize inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu</p>
<p>Kardiyovasküler, böbrek ve metabolik hastalıkların birbirini tetikleyen bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan <strong>Türk Nefroloji Derneği İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Savaş Öztürk</strong> ise; “Kronik böbrek hastalığı tüm dünyada ve ülkemizde giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu. Obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları böbrek hastalığının en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Özellikle obezitenin artışı diyabet ve hipertansiyon sıklığını artırarak böbrek hastalıklarının görülme oranını da yükseltiyor. Böbrek hastalığı ile kalp-damar hastalıkları arasında çift yönlü bir ilişki bulunuyor. Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, düzenli sağlık kontrolleri ve erken tanı böbrek fonksiyonlarının korunmasında kritik rol oynuyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Nefroloji Alanında Uzman İhtiyacı Artıyor</strong></p>
<p><strong>Türk Nefroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Özkan Güngör</strong> ise nefroloji alanının sağlık sistemi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti:</p>
<p>“Diyabet, hipertansiyon ve obezitenin giderek artması böbrek hastalıklarının görülme sıklığını da artırıyor ve bu durum nefrolojiyi sağlık sistemi açısından kritik bir branş haline getiriyor. Ancak nefroloji uzmanı sayımız mevcut ihtiyacın oldukça altında. Ülkemizde yaklaşık 500 erişkin nefroloji uzmanı bulunuyor ve bu oran Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça düşük. Artan hasta yükü ve azalan uzman sayısı önümüzdeki yıllarda ciddi bir sağlık hizmeti sorunu yaratabilir. Bu nedenle nefroloji branşının güçlendirilmesi ve uzmanların çalışma koşullarının iyileştirilmesi büyük önem taşıyor.”</p>
<p><strong>Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ulusoy </strong>ise; “ Kronik böbrek hastalığı sinsi bir hastalıktır ve birçok kişi yıllarca herhangi bir belirti hissetmeden yaşamına devam edebilir. Oysa böbrekler yalnızca vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlamaz; sıvı ve elektrolit dengesinin korunmasından kan basıncının düzenlenmesine, kemik sağlığından kan yapımına kadar yaşam için hayati pek çok görevi üstlenir. Bu nedenle kronik böbrek hastalığı yalnızca böbrekleri değil, kalp-damar sağlığını, kemik yapısını, yaşam kalitesini ve hatta yaşam süresini etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Ancak sevindirici olan şu ki hastalık erken dönemde basit kan ve idrar testleriyle saptanabilir. Erken tanı sayesinde tansiyon ve diyabet kontrolü, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir, komplikasyonlar azaltılabilir ve hastaların yaşam kalitesi korunabilir. Biz nefrologlar sadece böbrek yetmezliğini tedavi etmek istemiyoruz; böbrek hastalığını erken fark etmek, ilerlemesini önlemek ve toplumda böbrek sağlığı bilincini güçlendirmek istiyoruz. Dünya Böbrek Günü’nün bu açıdan çok önemli bir farkındalık fırsatı olduğuna inanıyoruz. Çünkü böbrek hastalığı sessiz ilerleyebilir; ama toplumun, hekimlerin ve sağlık sisteminin bu konuda sessiz kalmaması gerekir.”  </p>
<p><strong>Kalp, Böbrek ve Metabolizma Bir Takım Gibi Çalışıyor</strong></p>
<p><strong>Boehringer Ingelheim Türkiye Genel Müdürü ve İnsan Sağlığı Direktörü Okan Güner </strong>ise,<strong> </strong>dünya çapında yaklaşık 850 milyon kronik böbrek hastası, 589 milyon diyabet hastası[5] ve 64 milyon kalp yetersizliği[6] hastasının bulunduğunu ancak FIFA verilerine göre, dünyanın en yaygın takip edilen sporu olan futbolun, yaklaşık 5 milyar kişi tarafından ilgiyle takip edildiğini söyledi. Bu içgörüden hareketle <strong>KRM United projesini başlattıklarını vurgulayan Güner şunları söyledi: </strong></p>
<p>“Kardiyovasküler, renal ve metabolik sistemler arasındaki ilişki, aslında bir takım oyunu gibidir. Tıpkı sahadaki bir futbol takımında olduğu gibi, diyabet, kalp yetersizliği ya da kronik böbrek hastalığı gibi sorunlar yalnızca tek bir organı değil, tüm sistemi ve dolayısıyla tüm vücudu etkileyebilir. KRM United projesiyle bu bağlantıyı odağımıza alıyor, Türk Nefroloji Derneği gibi değerli paydaşlarımızla iş birliği yaparak, bu hastalıklarda erken teşhisin önemine dair farkındalık oluşturmak istiyoruz. Bugün yeni tedavi seçenekleri sayesinde bazı hastalarda diyalize gidişin 10–15 yıla kadar geciktirilebildiğini görüyoruz. Bu gelişme, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırırken aynı zamanda sağlık sisteminin üzerindeki yükün de ciddi oranda azalmasına katkı sağlıyor. Çünkü Boehringer Ingelheim olarak sadece ilaç geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sağlığa katkı sunmayı da faaliyetlerimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-nefroloji-derneginden-dunya-bobrek-gununde-uyari-hayatta-uzatmalar-yok-simdi-onlemini-al-620298">Türk Nefroloji Derneği&#8217;nden Dünya Böbrek Günü&#8217;nde Uyarı: &#8220;Hayatta Uzatmalar Yok, Şimdi Önlemini Al&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[Epilepsi Pili]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastaların]]></category>
		<category><![CDATA[kesi]]></category>
		<category><![CDATA[kişide]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619685</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi,  beyindeki sinir hücrelerinin ani, geçici ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan ve tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden bir hastalık. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685">Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi,  beyindeki sinir hücrelerinin <strong>ani, geçici ve kontrolsüz elektriksel boşalımları</strong> sonucu ortaya çıkan ve <strong>tekrarlayıcı nöbetlerle</strong> seyreden bir hastalık. <strong>D</strong>ünya genelinde yaklaşık <strong>50 milyon, Türkiye’de de </strong>yaklaşık <strong>bir milyon</strong> kişinin epilepsiyle yaşadığı bildiriliyor. Epilepsi her yaşta gelişebilen bir hastalık olsa da yaşamın erken ve geç dönemlerinde daha sık görülüyor. En riskli grupları 0-10 yaş arası çocuklar ile 65 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturuyor. Epilepsi tedavi edilmediğinde eğitim ile iş hayatında kesintilere, sosyal izolasyona ve özgüven sorunlarına, nadiren de olsa hayatı tehdit edebilen tablolara yol açabiliyor. Ancak, son yıllarda tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde artık hastaların yaşam kalitesini düşüren bir sorun olmaktan çıkıyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, </strong>günümüzde  epilepsi tedavisinde hedefin hastaların nöbet geçirmelerini önlemek ve normal bir yaşam sürmelerini sağlamak olduğunu belirterek, “Tedavide nöbetleri tamamen durdurmak veya sıklığı ile şiddetini azaltmak temel ilkemizdir. Doğru tedaviyle hastaların yüzde 70&#8217;inde nöbetler ilaç tedavisiyle tamamen kontrol altına alınabilirken, direnç gösteren 30&#8217;luk kısmı için cerrahi yöntemler ve epilepsi pili tedavisi gibi güçlü seçeneklerin olması büyük bir umut kaynağıdır” diyor.  </p>
<p><strong> Her iki hastadan birinde nedeni bilinmiyor! </strong></p>
<p>Epilepsi hastalarının yaklaşık yarısında kesin bir nedeni tespit edilemiyor. Aile öyküsü ve spesifik gen mutasyonları ile beyin tümörleri gibi yapısal bozukluklar, belirlenen en yaygın nedenlerini oluşturuyor. Bunların yanı sıra kafa travmaları ile beyin ve beyin zarı iltihapları (menenjit ve ensefalit) serebrovasküler olaylar (inme ve beyin kanaması) ile metabolik etkenler (hipoglisemi) de epilepsiye yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Nöbet gelmeden önce sinyal verebiliyor!</strong></p>
<p><strong> </strong>Epilepsi belirtileri, beynin hangi bölgesinin etkilendiğine bağlı olarak çok geniş bir yelpazede değişebiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy,<strong> </strong>bazı hastaların nöbetten hemen önce garip bir his yaşadıklarını anlatarak, “Yanık plastik kokusuna benzer bir koku, mide bulantısı veya yoğun bir korku hissi olabilir. Bunlar ‘haberci belirtiler’ olarak adlandırılır” diyor.  Bazı durumlarda bilincin tamamen kapanmayabileceğini ifade eden Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsinin diğer belirtilerini şöyle açıklıyor: “Vücudun bir bölgesinde (el ve yüz gibi) seğirmeler, boşluğa bakma, çevreden kopma ve anlamsız hareketler gibi kısmi belirtiler gelişebilir. Yaygın belirtilerde ise bilinç kaybı eşlik eder. Vücudun aniden kaskatı kesilmesi ve ardından şiddetli sarsıntılar yaşanabilir. Bunların yanı sıra birkaç saniye süren ‘dalma atakları’ ve kas gücünün aniden kaybolmasıyla ‘yığılıp kalma’ şeklinde klinik belirtiler ortaya çıkabilir.”</p>
<p><strong> İlaca dirençli nöbetlere “epilepsi pili” </strong></p>
<p>Epilepsi tedavisinde hedef,  hastanın  nöbet geçirmesini önleyerek normal bir yaşam sürmesini sağlamak. Doç. Dr. Kemal Paksoy, günümüzde epilepsi tedavisinden oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğini vurgulayarak, “Her 10 hastadan 7’sinde doğru tedaviyle nöbetler kontrol edilebilmektedir. Ayrıca, hastalar uzun yıllar nöbetsiz kaldıktan sonra doktor kontrolünde ilaçlarını bırakabilmekte ve hayatına nöbetsiz devam etmektedir” diyor. Ancak, ilaç tedavisi birçok hastada nöbetleri kontrol altına alabilse de bazı hastalar için bu yöntem yeterli olmuyor. İşte bu noktada toplumda “epilepsi pili” olarak bilinen ve Vagal Sinir Stimülasyonu olarak adlandırılan yöntem önemli bir alternatif tedavi seçeneği sunuyor.</p>
<p><strong>Nöbet sıklığında en az yüzde 50 azalma!  </strong></p>
<p>Vagal Sinir Stimülasyonu (VNS),  ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda nöbet kontrolünü sağlamak amacıyla başvurulan ileri düzey bir nöromodülasyon yöntemi. En az iki veya üç antiepileptik ilacın uygun dozda kullanılmasına rağmen nöbetlerin devam etmesi, nöbet odağının beynin kritik bir bölgesinde (konuşma veya hareket merkezi gibi) olması ve bu bölgenin ameliyatla çıkarılamaması durumunda tercih ediliyor. Epilepsi pili nöbetleri tamamen ortadan kaldırmasa da birçok hastada belirgin bir iyileşme sağlayabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsi pili uygulanan yaklaşık her iki hastadan birinde nöbet sıklığında en az yüzde 50 oranında azalma sağlandığına işaret ederek,   “Bazı hastalarda ise nöbetler daha kısa sürmekte ve daha hafif geçmektedir. Bu yöntemin en ilginç özelliği ise etkisinin zamanla artmasıdır. İlk 3 ayda başarı oranı daha düşükken, birinci yılın sonunda hastaların yaklaşık yarısında yüzde 50 oranında iyileşme görülür. Beşinci yılın ardından bu oranlar yüzde 60-70 seviyelerine kadar çıkabilir. Hastaların yüzde 5-8’inde ise nöbetler tamamen kesilmektedir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Cerrahi işlemle vücuda yerleştiriliyor! </strong></p>
<p>“Vagal Sinir Stümilasyonu, boyun bölgesinde yer alan vagus siniri üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla sinir sistemine belirli aralıklarla elektriksel uyarılar gönderilmesi prensibine dayanıyor. Bu uyarılar beyinde nöbet gelişiminden sorumlu olan bölgelerdeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine destek oluyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy,<strong> </strong>epilepsi pilinin cerrahi işlemle vücuda yerleştirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor:  “Önce göğüs bölgesinde küçük bir kesi açılır ve epilepsi pili köprücük kemiğinin altındaki bölgeye yerleştirilir. Daha sonra, cihazdan çıkan ince elektrotlar, boyundan açılan küçük bir kesiden, boyun bölgesinin sol tarafından geçen vagus sinirine bağlanır. Vagus siniri, beyinle vücudun pek çok bölgesi arasında iletişim sağlayan sinirlerden biri olarak bilinir. Göğüs bölgesine yerleştirilen cihaz belirli aralıklarla vagus sinirine elektriksel uyarılar gönderir. Bu uyarılar, beyindeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine yardımcı olarak epilepsi nöbetlerinin sıklığını ve şiddetini azaltmayı amaçlar. Ardından cilt kapatılarak operasyon tamamlanır. Cihazın ayarları hekim tarafından hastanın nöbet sıklığına ve şiddetine göre programlanır.&#8221; </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685">Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bosch Home Comfort Grup, zorlu pazar ortamında konumunu korudu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bosch-home-comfort-grup-zorlu-pazar-ortaminda-konumunu-korudu-619496</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 09:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[bosch]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[comfort]]></category>
		<category><![CDATA[grup]]></category>
		<category><![CDATA[home]]></category>
		<category><![CDATA[iklimlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ortamında]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619496</guid>

					<description><![CDATA[<p>Almanya – Kuzey Amerika'da azalan talep ve Avrupa'da devam eden belirsizliğin hâkim olduğu zorlu pazar ortamında, Bosch Home Comfort Grubu 2025 yılında önemli stratejik ilerlemeler kaydetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bosch-home-comfort-grup-zorlu-pazar-ortaminda-konumunu-korudu-619496">Bosch Home Comfort Grup, zorlu pazar ortamında konumunu korudu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya – Kuzey Amerika&#8217;da azalan talep ve Avrupa&#8217;da devam eden belirsizliğin hâkim olduğu zorlu pazar ortamında, Bosch Home Comfort Grubu 2025 yılında önemli stratejik ilerlemeler kaydetti.<strong> </strong>Şirket, küresel HVAC pazarındaki lider konumunu güçlendirirken, Avrupa&#8217;daki ısı pompası ve iklimlendirme segmentlerinde önemli pazar payı elde etti.<strong> </strong>Ön kapanış rakamlarına göre, Bosch Home Comfort Grubu, yaklaşık 4,4 milyar Euro satış rakamını (yeni satın alınan birimler hariç) korudu ve bununla Bosch Grubu&#8217;nun kârlılığına önemli bir katkı sağladı.<strong> </strong>Nominal olarak, satışlar bir önceki yıla göre %0,3 oranında artarken, kur etkisinden arındırılmış olarak ise yaklaşık %3 oranında artış gösterdi.<strong> </strong>Bosch Home Comfort Grubu CEO&#8217;su Jan Brockmann, &#8220;2025 yılı, küresel HVAC sektörü için zorlu bir yıldı. Zorlu bir pazarda ayakta kalmayı ve Avrupa&#8217;daki ısı pompası ve iklimlendirme segmentlerinde pazar payımızı artırmayı başardık.&#8221; dedi.</p>
<p>Johnson Controls ve Hitachi&#8217;den devralınan konut ve hafif ticari HVAC işlerinin entegrasyonu Ocak 2026&#8217;da planlandığı gibi tamamlandı ve ürün portföyü ile lojistik gibi alanlarda ilk sinerji etkilerini şimdiden gösteriyor. Brockmann, &#8220;Ocak 2026&#8217;daki sorunsuz entegrasyonun tamamlanmasıyla çok önemli bir adım attık ve küresel pazarda lider bir konuma geldik. Bunu özellikle çalışanlarımızın olağanüstü çalışmalarına borçluyuz.&#8221; dedi.</p>
<p>Bosch Home Comfort Grubu, gelecekteki büyümeyi desteklemek amacıyla 2025 yılında toplamda yaklaşık 200 milyon Euro yatırım yaptı. Bu yatırımın yaklaşık yarısı mevcut işlerine, diğer yarısı ise yeni satın alınan operasyonlara yönlendirildi.<strong> </strong>Yatırımlar tüm bölgelere yayıldı: Amerika kıtasında öncelikli olarak tedarik zinciri ve üretim kapasitesinin genişletilmesine odaklanıldı. Asya&#8217;da şirket ek test ve laboratuvar kapasitelerine yatırım yaparken, Avrupa&#8217;da ise Portekiz&#8217;in Aveiro ve Almanya&#8217;nın Eibelshausen şehirlerindeki tesislerinde elektrifikasyon projelerini hızlandırdı. Bosch Home Comfort Grubu 31 Aralık 2025 itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 24.000 kişiyi istihdam etti.</p>
<p><strong>Zorlu pazar ortamına rağmen ısı pompalarında büyüme</strong></p>
<p>2025 yılında küresel HVAC pazarı yaklaşık yüzde bir büyüyerek karışık bir tablo çizdi: Asya-Pasifik bölgesi hafif bir pazar büyümesi kaydederken, EMEA bir önceki yıl seviyesinde seyretti ve Kuzey ve Latin Amerika pazarı 2024&#8217;e kıyasla gerileme gösterdi. Bu düşüş, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gelişmelerden önemli ölçüde etkilendi; burada temkinli tüketici davranışları ve tarifelerin yürürlüğe girmesi gibi düzenleyici etkiler nedeniyle bireysel talep, özellikle iklimlendirme alt segmentinde azaldı. 2024&#8217;teki düşüş eğiliminin üzerine, Alman ısıtma pazarı tekrar geriledi ve bu durumdan özellikle kombiler etkilendi. Genel pazar, bir önceki yıla göre yüzde 14 küçülerek 2008 finansal krizinden bu yana en zayıf seviyesine ulaştı ve şu anda Avrupa’da kişi başına düşen ısıtma sistemi satışlarında en aşağıda yer alıyor. Buna karşılık, ısı pompalarına olan talep yüzde 47 oranında önemli ölçüde arttı ve 2024&#8217;teki düşüşten sonra toparlanma gösterdi. Bunun sonucunda, Alman pazarında ilk kez gazlı ısıtma sistemlerinden daha fazla ısı pompası satılmış oldu. Avrupa&#8217;da, yeni kurulan ısıtma ürünlerinin yaklaşık yüzde 20&#8217;sini ısı pompaları oluşturuyor; bu da bir önceki yıla göre üç puanlık bir artış anlamına geliyor. Brockmann, “Karşılaştığımız olumsuz koşullara rağmen, bina stokunun elektrifikasyonu yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam ediyoruz. Tüketici belirsizliğini azaltmak ve uzun vadeli yatırım kararları için güven ile istikrarı yeniden tesis etmek adına artık düzenleyici netliğe ihtiyaç duyuyoruz.” diye açıklıyor.</p>
<p><strong>2026&#8217;dan itibaren kademeli pazar toparlanması tahmini</strong></p>
<p>Bosch Home Comfort Grubu, dış etkenlerin daha da artmaması koşuluyla, 2026 yılı için küresel HVAC pazarında kademeli bir toparlanma ve engellerin azalmasını bekliyor. Pazar momentumu daha sonra özellikle Kuzey Amerika&#8217;da 2027&#8217;den itibaren artabilir. Mevcut tahminler, özellikle yenileme ve modernizasyonların büyümeye katkıda bulunacağını öngörüyor. Brockmann bununla ilgili olarak şöyle dedi: &#8220;Elektrifikasyon eğilimi, yasal verimlilik gereklilikleri ve olumlu tüketici algısı, orta vadede küresel pazarda bir canlanma sağlayacak.&#8221; Brockmann ayrıca, &#8220;Yıllık olarak tek haneli üst yüzdelik dilimde, yani piyasadan daha hızlı büyüme hedefliyoruz.&#8221; diyerek şirketin iddialı büyüme hedefinin altını çizdi.</p>
<p><strong>Yeni şirketlerin entegrasyonu başarıyla tamamlandı</strong></p>
<p>Satın almanın tamamlanmasının ardından Bosch Home Comfort Grubu şimdi stratejik bir geliştirme aşamasında. Geliştirme ve üretim kapasitesinin büyük ölçüde genişlemesi – fabrika sayısının 17&#8217;den 33&#8217;e, geliştirme tesislerinin ise 14&#8217;ten 26&#8217;ya çıkması – ve uluslararası satış ağının genişlemesi, Bosch Home Comfort Grubu&#8217;nun küresel konumunu önemli ölçüde güçlendiriyor. Özellikle iklimlendirme çözümleri alanındaki yeni teknoloji platformları, hedeflenen küresel büyümeye güçlü destek sağlıyor. Sinerji etkileri, 2025 yılında kısa vadeli tasarruflar elde etmeyi şimdiden mümkün kıldı. Jan Brockmann, &#8220;Yeni konumlandırmamız bizi dünyanın tüm bölgelerindeki müşterilerimize teknolojik ve stratejik olarak daha da yaklaştırıyor. Bölgesel konumlandırmamızı, özel çözümler geliştirmek ve sunmak için kullanmak istiyoruz.&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Kuzey ve Latin Amerika Bölgesi: US Air Conditioning&#8217;in satın alınması</strong></p>
<p>Ekim 2025&#8217;te Bosch Home Comfort Grubu, US Air Conditioning Distributors, LLC&#8217;nin devralmasıyla, Kuzey Amerika pazarında bir başka satın alma işlemini tamamladı. Kaliforniya, Arizona, Utah ve Idaho&#8217;da 52 lokasyona ve yaklaşık 500 çalışana sahip şirketin doğrudan fabrika satış modeli, Bosch Home Comfort Grubu&#8217;na doğrudan müşteri erişimi sağlıyor. YORK® ürünleri doğrudan genel yüklenicilere teslim ediliyor. Bu satın alma sayesinde Bosch Home Comfort Grubu, ek bir satış kanalı elde etti ve ABD&#8217;nin batı eyaletlerinde ısıtma ve iklimlendirme sistemleri için en büyük şirkete ait satış ağlarından birini kullanacak. Bosch Home Comfort Grubu, 2027 yılına kadar bölgedeki iklimlendirme çözümleri için yıllık %5&#8217;in üzerinde pazar büyümesi bekliyor. Bu potansiyeli değerlendirmek için markalar, gelecekte çapraz satış fırsatlarını daha aktif bir şekilde takip edecek. Örneğin, Bosch markası artık YORK®&#8217;dan çatı tipi üniteler (RTU&#8217;lar) de sunarak müşterilerine gelecekte daha geniş bir ürün portföyüne erişim sağlıyor. Bosch Home Comfort Grubu&#8217;nun Kuzey ve Latin Amerika bölgesinden sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı David Budzinski, &#8220;Bosch, Hitachi ve YORK® markalarıyla pazarda güçlü bir portföye sahibiz ve konut sektörü ile küçük ve orta ölçekli ticari müşterilere her uygulama için çözümler sunabiliyoruz.&#8221; diye açıkladı.</p>
<p><strong>Tam hizmet sağlayıcısı olarak Bosch Home Comfort Grubu</strong></p>
<p>Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde, satın alma özellikle Bosch Home Comfort Grubu&#8217;nun iklimlendirme işini güçlendirdi. Avrupa&#8217;da Grup, özellikle Almanya&#8217;daki önemli pazar payı kazanımları sayesinde ısı pompası sektöründe lider konumda bulunuyor. Bu durum, Bosch Home Comfort Grubu&#8217;nu önemli büyüme beklentileriyle birlikte tam hizmet HVAC sağlayıcısı olarak daha da güçlü bir konuma getiriyor: EMEA bölgesi için Grup, önümüzdeki iki yıl içinde iklimlendirme çözümlerinde yıllık yaklaşık yüzde altı büyüme bekliyor. </p>
<p>1 Ocak 2026&#8217;da Bosch Home Comfort Grubu İcra Kurulu&#8217;nda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin sorumluluğunu üstlenen Maria Zesch, &#8220;Genişletilmiş portföyümüz, ısıtma ve soğutmadan hibrit çözümlere kadar gerçek bir sistem yaklaşımı benimsememizi sağlıyor.&#8221; diye açıkladı. Bosch Home Comfort Grubu, Avrupa&#8217;ya yönelik olarak pazar penetrasyonunu önemli ölçüde artırmak amacıyla mevcut satış kanallarını ve çapraz satışı karşılıklı olarak kullanmayı planlıyor.</p>
<p><strong>APAC Bölgesi: Geliştirme uzmanlığının genişletilmesi<br /> </strong>Asya-Pasifik bölgesinde (APAC), Bosch Home Comfort Grubu, örneğin Hindistan, Çin, Japonya ve Güneydoğu Asya pazarlarına odaklanıyor. Özellikle konut ve küçük ticari binalar için kanalsız iklimlendirme çözümleri hem bölgenin kendisinde hem de çeşitli uluslararası pazarlarda önemli büyüme potansiyeli sunuyor. Bu nedenle, bu teknoloji için bölgesel geliştirme uzmanlığı bir araya getiriliyor ve Çin&#8217;in Wuxi kentindeki ve Hindistan&#8217;ın Kadi kentindeki geliştirme ve test kapasiteleri önemli ölçüde artırılıyor. Asya-Pasifik bölgesinden sorumlu olan Ulrich Lissmann, &#8220;Asya-Pasifik bölgesi, Bosch Home Comfort Grubu için bir inovasyon ve büyüme sağlayıcısı ve küresel işimiz için stratejik önemi sürekli artmaktadır.&#8221; diye açıkladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bosch-home-comfort-grup-zorlu-pazar-ortaminda-konumunu-korudu-619496">Bosch Home Comfort Grup, zorlu pazar ortamında konumunu korudu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in su güvenliği için &#8220;dijital yeraltı suyu&#8221; hamlesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-su-guvenligi-icin-dijital-yeralti-suyu-hamlesi-617793</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[Su Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[suyu]]></category>
		<category><![CDATA[Tuzlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeraltı Su]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617793</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU Genel Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde düzenlenen “Dijital Dünyada İklim Değişikliği için Kentsel Yeraltısuyu Sürdürülebilirliği” panelinde, iklim krizi, kuraklık ve yeraltı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi tartışıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-su-guvenligi-icin-dijital-yeralti-suyu-hamlesi-617793">İzmir&#8217;in su güvenliği için &#8220;dijital yeraltı suyu&#8221; hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU Genel Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde düzenlenen “Dijital Dünyada İklim Değişikliği için Kentsel Yeraltısuyu Sürdürülebilirliği” panelinde, iklim krizi, kuraklık ve yeraltı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi tartışıldı. Yaklaşık 8 saat süren panelde İzmir’in su yönetim politikalarından deniz suyu arıtma teknolojilerine, su kuyularından dere yönetimine kadar pek çok konu ele alındı.</p>
<p>İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğinde, Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülen “Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltı Suyu Sürdürülebilirliği” projesi kapsamında İzmir’in su kaynakları, kıyı bölgelerinde artan tuzlanma riski, yeraltı sularının izlenmesi ve alternatif su üretim yöntemleri bilim insanları ve uzmanlar tarafından ele alındı. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen panelin ilk oturumunun moderatörlüğünü Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, ikinci oturumun moderatörlüğünü ise Prof. Dr. Alper Baba üstlendi. Birinci oturumda İzmir’in su durumu ve tuzlanma başlıkları masaya yatırılırken, ikinci oturumda kentsel drenaj ve metropollerde su yönetimi tartışıldı.</p>
<p><strong>Erdoğan: Barajlardaki tablo hiç bu kadar kötü olmamıştı</strong></p>
<p>İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, birinci oturumun açılış konuşmasında iklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkisine dikkat çekti. Erdoğan, “Ekim, kasım ve aralık aylarında İzmir’e beklediğimiz yağışlar gelmemişti. Kayıtların tutulmaya başlandığı 1998 yılından bu yana hiçbir dönemde bu üç aydaki gibi düşük yağış görülmemiş. Bu nedenle yılbaşı gecesi su arzını sağlamakta çok zorluk çektik. Ancak aldığımız tedbirler ve yeni su kaynaklarını devreye alarak kentin su arzını sağladık. 3 Ocak itibariyle yağışlar başladı ve barajlarda tablo değişmeye başladı” dedi.</p>
<p><strong>“İzmir’in içme suyunun yüzde 60’ı kuyulardan sağlanıyor”</strong></p>
<p>Erdoğan, İzmir’in su temininin Türkiye’nin diğer büyük kentlerinden farklı olduğunu belirterek “İstanbul’da suyun yüzde 98’i, Ankara’da yüzde 99’u barajlardan sağlanırken, İzmir’de suyun yaklaşık yüzde 60’ı kuyulardan, yüzde 40’ı barajlardan geliyor. İzmir genelinde yaklaşık 1600 kuyu bulunuyor. Kıyı akiferlerinde tuzlanma riski taşıyan 318 kuyu ise 11 kıyı ilçesinde yer alıyor. Deniz suyu arıtmanın maliyetinin tuzlu yeraltı suyu arıtmaya göre yaklaşık 3 kat daha yüksek olduğu biliniyor. Bu nedenle kıyı akiferlerinde tuzlanma izleme ve tuzlu yeraltı suyuna yönelik pilot arıtma tesisi yaklaşımı öne çıkıyor. Bu projeyi bu nedenle kurum olarak çok önemsiyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Orhan Gündüz: İzleme karar kalitesini artırır</strong></p>
<p>İYTE Çevre Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Gündüz, asıl müdahale alanının aşırı yeraltı suyu çekimlerinin azaltılması olduğunu söyledi. Tuzlanmış suların “kullanılabilir hale getirilebileceğini” belirten Gündüz, ters ozmoz gibi teknolojilerle arıtımın mümkün olduğunu, ancak enerji, işletme ve atık (konsantre) yönetimi gibi başlıklarda planlama gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Gündüz, “Tuzlanmış yeraltı suları ve/veya deniz suyu, kıyı yerleşimlerinin ihtiyacında kullanılabilir. İlk yatırım ve işletme maliyetleri yüksek olsa da kaynak çeşitlendirmede önemlidir” dedi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. M. Tolga Esetlili: Tuzlanma yalnız su değil; tarım ve toprak yönetimi demek</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. M. Tolga Esetlili, “Tarımsal Sulamada Tuzlanmanın Etkisi” başlıklı sunumunda tuzlanmanın tarımsal üretimi doğrudan etkilediğini anlattı. Esetlili; iklim değişikliğiyle birlikte çiftçinin verimi korumak için gübre kullanımına yöneldiğini, gübre ve toprak uygulamalarının zamanla tabana süzülerek yeraltı sularına ulaşabildiğini belirtti. Esetlili, salma sulama gibi yöntemlerin terk edilmesi gerektiğini vurgulayarak, basınçlı sulama sistemlerine geçiş ve sulama altyapısının iyileştirilmesi çağrısı yaptı. Tuzlu topraklarda kimyasal/iyileştirici uygulamalar, malçlama, yeşil gübreleme ve organik madde yönetimi gibi yaklaşımların da gündeme alınması gerektiğini belirten Esetlili, “Tuzlanma yalnızca su kalitesi sorunu değil; toprak-su-ekosistemleri birlikte yönetilmesi gereken bir süreç” dedi.</p>
<p><strong>İkinci oturum: Kentsel drenaj ve metropollerde su yönetimi</strong></p>
<p>Panelin ikinci oturumunda Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Okan Fıstıkoğlu “Kentsel Drenaj ve İzmir” başlığında; yağmur suyu yönetimi, altyapı planlaması ve taşkın riskleri üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Okan Fıstıkoğlu, iklim değişikliği nedeniyle yağışların şiddeti ve tekrar periyotlarında önemli değişimler yaşandığını belirterek, “İklim modellerine dayanarak İzmir için yaptığımız çalışmada yağış tekrar sürelerinin hızla değiştiğini görüyoruz. Yağışlarda yüzde 12-13’lük bir artış bile tasarım değerlerini ciddi şekilde değiştiriyor. Bugün 100 yıllık yağışa göre boyutlandırdığımız bir altyapı sistemi, 200 yıllık yağışla karşılaşabiliyor. İzmir’de mevcut hidrolojik sisteme baktığımız zaman kurak dönemlerde sistem daha çok atık su sistemi gibi çalışıyor. Yağışlı dönemlerde ise çatı ve parsel sularının da sisteme girmesiyle birlikte yağmur suyu etkisi artıyor. Hatta bazı durumlarda derelerden ve drenaj hatlarından suyu tahliye etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü kent yerleşimi zaman içinde doğal dere yataklarıyla iç içe gelişmiş durumda” şeklinde konuştu.</p>
<p>Fıstıkoğlu, “Biz aslında atık su sistemi tasarlamışız ama zaman içinde içine yağmur suyu da girmiş. Yağışlı dönemlerde sistemde ciddi debi artışları yaşanıyor. Bu nedenle yağmur suyu ve atık su sistemlerinin birlikte değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Ancak kent büyük, nüfus yoğun ve altyapının tamamını kısa sürede yenilemek kolay değil” dedi.</p>
<p><strong>Şimşek: İklim değişikliğinin etkilerini artık gözlemliyoruz</strong></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Hidrojeoloji (yer altı suyu) Uzmanı Prof. Dr. Celalettin Şimşek ise “Metropollerde Su Yönetimi” başlığıyla; büyükşehirlerde artan nüfus, iklim etkileri ve veri temelli yönetim gerekliliği üzerine görüşlerini paylaştı. Celalettin Şimşek, küresel iklim değişikliğinin artık ölçülebilir etkiler göstermeye başladığını belirterek son yıllardaki sıcaklık artışlarına dikkat çekti. Şimşek konuşmasında, “İklim değişirken dünya nüfusu da hızla artıyor. Bu da kullanılabilir su miktarının kişi başına azalmasına neden oluyor. 2050 yılında dünya nüfusunun yaklaşık 9,2 milyara ulaşması bekleniyor. Bu kadar insanın su ihtiyacını karşılamak giderek daha zor hale geliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Şimşek, küresel ölçekte su krizinin giderek büyüdüğünü vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Bugün bile dünyada yaklaşık 3 milyar insan suya erişimde ciddi sıkıntılar yaşıyor. Özellikle büyük şehirlerde su yönetimi giderek daha kritik bir konu haline geliyor. Aynı zamanda altyapı yetersizliği de su yönetimini zorlaştıran önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Şehirlerde ve metropollerde su yönetimini çok daha doğru yapmak zorundayız. Ancak geçmişten bugüne baktığımızda birçok yerde bu konular yeterince dikkate alınmadan şehirler büyüdü. Bugün geriye dönüp bunları düzeltmek oldukça zor ve maliyetli. Geçmişte yapılan hataları düzeltmek kolay değil. Ama bundan sonra yapılacak yeni yerleşim alanlarında su yönetimini mutlaka planlamanın bir parçası haline getirmemiz gerekiyor.”</p>
<p><strong>Su tasarrufu, kayıp-kaçak ve önlemler: 8 ayda 14,2 milyon m³</strong></p>
<p>Panelde, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU’nun kuraklık döneminde uyguladığı tedbirlere ilişkin veriler de paylaşıldı. Sunumlarda; planlı ve dönüşümlü 23.00–05.00 saatleri arası kesintiler, park-bahçe aboneliklerinin iptali ve kademe sistemi gibi başlıklar anımsatılırken, 8 ayda toplam 14,2 milyon m³ su tasarrufu sağlandığı bilgisi aktarıldı. Kayıp-kaçakla mücadelede ise 2024’te kent merkezinde %27,17 olan oranın 2025’te %24,80’e gerilediği; bir yıllık düşüşün %2,37 olduğu ve bu iyileşmeyle yaklaşık 5,6 milyon m³ suyun sisteme kazandırıldığı kaydedildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-su-guvenligi-icin-dijital-yeralti-suyu-hamlesi-617793">İzmir&#8217;in su güvenliği için &#8220;dijital yeraltı suyu&#8221; hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de yeraltı suları anlık izlenecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-yeralti-sulari-anlik-izlenecek-617626</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 14:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlık]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[izlenecek]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[Su Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[suları]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617626</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, iklim krizinin derinleştirdiği kuraklık riskine karşı yer altı su kaynaklarını dijital teknolojilerle izlemeye hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-yeralti-sulari-anlik-izlenecek-617626">İzmir&#8217;de yeraltı suları anlık izlenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, iklim krizinin derinleştirdiği kuraklık riskine karşı yer altı su kaynaklarını dijital teknolojilerle izlemeye hazırlanıyor. Proje Avrupa Birliği desteği kapsamında 1 milyon Euro bütçeyle yürütülecek. İzmir’in özellikle kıyı ilçelerinde bulunan akiferlerde deniz suyu girişimi (tuzlanma) riski anlık olarak takip edilecek ve erken uyarı sistemi kurulacak. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, suyun geleceğini güvence altına almak ve iklim krizinin yarattığı kuraklık riskine karşı kentin su kaynaklarını korumak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğinde, Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülen “Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltı Suyu Sürdürülebilirliği” projesi kapsamında, İzmir’de yer altı su kaynaklarının dijital sistemlerle izlenmesi hedefleniyor. Özellikle kıyı bölgelerinde deniz suyu girişimi (tuzlanma) riskine karşı erken uyarı mekanizması kurulması planlanıyor. Projenin başlangıç toplantısı, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapıldı. Panele, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanlığı’ndan Meteoroloji Mühendisi Furkan Keskin, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.</p>
<p><strong>Yıldır: Türkiye su stresi yaşayan ülkelere yaklaşıyor</strong><br />Panelde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Levent Yıldır, iklim değişikliği, artan nüfus ve kentleşmenin su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen yıl artırdığını belirterek, kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının Türkiye’de son yıllarda hızla azaldığını vurguladı. Türkiye’nin kullanılabilir yıllık su potansiyelinin yaklaşık 112 milyar metreküp olduğunu ifade eden Yıldır, “2000’li yılların başında Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1.600 metreküp seviyesindeydi. Bugün ise bu miktar 2024 itibarıyla yaklaşık 1.300 metreküp seviyesine kadar düşmüş durumda. Mevcut eğilim devam ederse 2050 yılında kişi başına düşen su miktarının 1.200 metreküp civarına gerilemesi bekleniyor. Bu tablo, Türkiye’nin giderek su stresi yaşayan ülkeler kategorisine yaklaştığını gösteriyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Modern dünyada riskler giderek artıyor”</strong><br />Su kaynakları üzerindeki baskının artmasının başlıca nedenleri arasında kentleşme, tarımsal üretim ve artan tüketim yer aldığının altını önemle çizen Dr. Yıldır, “Modern dünyada karşı karşıya olduğumuz riskler giderek artıyor ve karmaşıklaşıyor. Bugün risk su olabilir, yarın hava kirliliği, orman yangınları veya başka çevresel krizler olabilir. Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönemde en önemli görevimiz, ortaya çıkan bu riskleri bilimsel yaklaşımla öngörmek ve önleyici politikalar geliştirmektir. Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlara yalnızca teknik ya da mühendislik perspektifiyle bakmak yeterli değildir. Bunların hepsi bir arada ele alınması gereken karmaşık bir tabloyu oluşturuyor. Ancak bu zorlukların üstesinden gelmenin yolu iyi bir yönetim anlayışından ve güçlü bir koordinasyondan geçmektedir. Bugün burada paylaşılan bilgiler, yürütülen projeler ve yapılacak çalışmalar bu açıdan büyük önem taşıyor. Bugüne kadar oluşturduğumuz kültürel alışkanlıklarımızı, değerlerimizi ve üretim-tüketim biçimlerimizi yeniden düşünmek zorundayız. Gerekirse bunların yerine daha sürdürülebilir modeller geliştirmemiz gerekiyor. Çünkü doğayı yok ettiğimizde yerine koyabileceğimiz yeni bir doğa yok. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli, daha özenli ve daha sorumlu davranmak zorundayız” dedi.</p>
<p><strong>Baran: Krizi akılla ve bilimle yönetmek mümkün</strong><br />İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, insanlığın doğrudan kullanabileceği suyun sınırlı olduğuna dikkat çekerek, “Küresel iklim krizi giderek belirginleşiyor. Bu kriz nitelikli akılla, bilimle ve farkındalığı yüksek bir toplumla yönetilebilir. Depremi engelleyemeyiz ama bilimsel yöntemlerle dayanıklı şehirler inşa edebiliriz. Seli tamamen ortadan kaldıramayız ama doğru altyapı ve planlamayla etkilerini azaltabiliriz. Küresel iklim krizi ve su sorunu da aynı şekilde ele alınmalıdır” dedi. Akdeniz havzasının küresel iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden biri olduğuna işaret eden Baran, sürdürülebilir su yönetimi ve şehir planlamasının önemini vurguladı.</p>
<p><strong>“Bu proje önemli bir ekolojik girişimdir”</strong><br />Yusuf Baran, dünyadaki tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 30’unun yeraltı sularından oluştuğunu hatırlatarak, bu kaynakların korunmasının önemine dikkat çekti. “Bugün konuştuğumuz proje, çağımızın üç temel dönüşümünü bir araya getiriyor: dijital dönüşüm, toplumsal dönüşüm ve yeşil dönüşüm. Dijitalleşme, su kaynaklarının izlenmesi ve yönetilmesini sağlarken; yeşil dönüşüm, su kaynaklarının korunmasını kapsıyor. Toplumsal dönüşüm ise bu konuda farkındalık yaratmayı hedefliyor. Elde edilecek sonuçlar ve bilgiler, toplumun su kaynakları konusundaki bilinç düzeyini artıracaktır. Dolayısıyla bu proje, üç temel dönüşümü bir araya getiren önemli bir ekolojik girişimdir” dedi.</p>
<p><strong>“Su yönetimi artık ulusal bir politika meselesidir”</strong><br />İklim değişikliğinin yalnızca kuraklık anlamına gelmediğini vurgulayan Baran, şunları söyledi:<br />“Bazen 6 ayda yağması gereken yağmur 6 saatte düşüyor. İzmir’de de uzun süre yağmayan dönemlerin ardından ani ve yoğun yağışlar, toprağın suyu emememesiyle sonuçlanıyor. Bu suyun tarımda ve yaşamda kullanılabilmesi gerekir. Toplumda su tasarrufu genellikle bireysel kullanım üzerinden konuşulur, oysa toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 69’u tarımda, yüzde 19’u sanayide ve sadece yüzde 10’u evlerde gerçekleşiyor. Bu nedenle su yönetimi artık yalnızca bireysel değil, ulusal bir politika olarak ele alınması gereken hayati bir konudur. Tarım ve su yönetiminde yapılan hatalar tatlı su kaynaklarının tuzlanmasına, toprakların verimsizleşmesine ve ekolojik denge kaybına yol açıyor.  Bilimin en önemli özelliği yalnızca sorunları çözmek değil, onları önceden görüp engellemektir. Deprem, sel ya da iklim krizinde asıl olan felaket gerçekleşmeden önce önlem almaktır. Bugün konuştuğumuz proje de bu anlayışın bir parçasıdır. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün uluslararası su araştırmaları birimiyle yürütülen bu proje, dünya genelinde yapılan yüzlerce başvuru arasından seçilen önemli bir çalışmadır.”</p>
<p><strong>Keskin: Küresel sıcaklık artışı yaklaşık 1,5 dereceye ulaştı</strong><br />İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanlığı Meteoroloji Mühendisi Furkan Keskin, iklim değişikliğinin etkilerinin artık günlük yaşamda da hissedildiğini belirtti. Artan sıcaklıkların, azalan yağışların ve deniz seviyesindeki yükselmenin, özellikle su kaynakları ve çevre üzerinde ciddi riskler oluşturduğuna değinen Keskin, “Akdeniz havzasındaki İzmir gibi kıyı kentleri bu riskleri daha yoğun şekilde yaşıyor. İklim değişikliği artık geleceğe dair bir öngörü değil; bugün yaşamımızı doğrudan etkileyen bir gerçek. Sanayi devrimi öncesi döneme kıyasla küresel ortalama sıcaklık artışı yaklaşık 1,5 dereceye ulaştı ve bu artışın devam etmesi durumunda ciddi çevresel ve ekonomik riskler doğabilir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 Türkiye İklim Değerlendirme Raporu’na göre, Türkiye’de ortalama sıcaklık 15,1 santigrat derece olarak ölçüldü; bu, 1991–2020 ortalamasının 1,1 derece üzerinde ve son 25 yılın en sıcak beşinci yılı oldu. Temmuz 2025 ise ortalama 26,5 santigrat derece ile son 25 yılın en sıcak temmuz ayı olarak kayıtlara geçti.</p>
<p><strong>“2025, son 61 yılın en düşük kış yağışıyla kayıtlara geçti”</strong><br />Keskin, 2025’te Türkiye genelinde ortalama yağışın 449,6 mm olarak gerçekleştiğini, bunun 1991–2020 ortalamasına göre yüzde 27,6 azalma anlamına geldiğini belirterek, “2025, son 61 yılın en düşük kış yağışı seviyelerinden biri olarak kaydedildi. Bu durum tarım, su kaynakları, enerji ve insan sağlığı üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor” dedi İklim değişikliğiyle mücadelede azaltım, uyum ve sürdürülebilir kalkınmanın önemine işaret eden Keskin, 2025 Temmuz’da yürürlüğe giren İklim Kanunu ile Türkiye’nin iklim politikaları ve enerji dönüşümünde daha görünür hale geldiğini belirtti. Keskin,  “Yerelde yürütülen her proje, büyük dönüşüm sürecinin bir parçasıdır. Özellikle su yönetimi, kentlerin iklim değişikliğine uyum sağlamasında kritik rol oynuyor..= İzmir’in dirençli bir kent olma hedefini güçlendirecek ve diğer şehirler için yol gösterici olacaktır” dedi. İYTE Proje Koordinatörü Prof. Dr. Alper Baba ise projeyi panelde detaylandırdı.</p>
<p><strong>İZSU’dan kuraklığa karşı önlem ve yeni su kaynakları</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, son yıllarda yaşanan kuraklık ve düşük yağışlara karşı idari ve teknik önlemler aldı. Kademeli su tarifeleri, park ve bahçe aboneliklerinin iptali ile kayıp-kaçakla mücadele gibi uygulamaların yanı sıra yeni su kaynakları sisteme dahil edildi. Bu kapsamda Güzelhisar Barajı’nda 20 yıldır kullanılmayan isale hattı onarılarak kente su sağlandı. Gördes Barajı’nın ölü hacminden yüzer pompalarla su alındı, Halkapınar, Menemen, Sarıkız ve Göksu kuyuları yenilendi. Ayrıca Halkapınar’da 7 bin metreküplük depo ve terfi merkezi inşa edildi.</p>
<p><strong>Tuzlanma riski büyüyor</strong><br />İzmir’e içme suyu sağlayan yaklaşık 1600 kuyudan 318’i kıyı ilçelerde bulunuyor. Kıyı bölgelerindeki akiferlerde deniz suyunun yeraltı suyu rezervlerine karışması nedeniyle tuzlanma riski giderek artıyor. Yeni proje kapsamında, İzmir’in kıyı bölgelerindeki yeraltı suyu kaynakları dijital sensörler ve izleme sistemleriyle takip edilecek; olası tuzlanma riskleri erken aşamada tespit edilerek önlem alınabilecek.</p>
<p><strong>AB’den projeye 1 Milyon Euro destek</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle hazırlanan “Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltısuyu Sürdürülebilirliği” projesi, Avrupa Birliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından desteklenen Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı (AB-TR CCGP) kapsamında destek almaya hak kazandı. Toplam bütçesi 1 milyon Euro olan proje ile yeraltı suyu kaynaklarının korunması, dijital izleme altyapısının geliştirilmesi, tuzdan arındırma pilot uygulamaları ve iklim değişikliğine uyum politikalarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında Bergama’dan Selçuk’a uzanan kıyı şeridindeki akiferlerin tamamı çevrim içi olarak izlenecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-yeralti-sulari-anlik-izlenecek-617626">İzmir&#8217;de yeraltı suları anlık izlenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Körfez&#8217;den 1 milyon ton çamur çıkarıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/korfezden-1-milyon-ton-camur-cikarildi-617148</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 08:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[çamur]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarıldı]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[dip]]></category>
		<category><![CDATA[hafriyat]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kamyon]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[ton]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617148</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi’nde tüm zamanların en kapsamlı dip tarama operasyonunu yürütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korfezden-1-milyon-ton-camur-cikarildi-617148">Körfez&#8217;den 1 milyon ton çamur çıkarıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi’nde tüm zamanların en kapsamlı dip tarama operasyonunu yürütüyor. Aralık 2024’ten bu yana deniz dibinden 1 milyon ton, yaklaşık 50 bin hafriyat kamyonunu dolduracak miktarda çamur çıkarıldı. Çalışmalar yalnızca bir temizlik değil; Körfez’in dip yapısında kritik eşiği aşan ekolojik soruna müdahale niteliği taşıyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi’nde bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı dip tarama ve derinleştirme çalışmalarını sürdürüyor. Aralık 2024’ten bu yana aralıksız devam eden operasyon kapsamında deniz tabanından 1 milyon ton dip çamuru çıkarıldı. Toplam 4 milyon tonluk hedef doğrultusunda ilerleyen çalışmalarla, Körfez’in dip yapısında yıllar içinde oluşan birikimin giderilmesi ve deniz ekosisteminin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Çalışmalar Bostanlı açıkları ile Körfez’in kuzey aksında, Çiğli bölgesinde yoğun şekilde sürüyor.</p>
<p><strong>400 olimpik yüzme havuzunu dolduracak kadar çamur çıkarıldı</strong></p>
<p>Rakamların büyüklüğü müdahalenin çapını ortaya koyuyor. 1 milyon ton çamur yaklaşık 50 bin hafriyat kamyonu dolduruyor. Bu kamyonlar arka arkaya dizildiğinde İzmir’den Ankara’yı geçen 800 kilometrelik bir konvoy oluşturuyor ya da çıkarılan çamurla 400 olimpik yüzme havuzu doldurulabiliyor</p>
<p><strong>“Temiz Körfez için var gücümüzle çalışıyoruz”</strong></p>
<p>İZSU Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Güzin Özbaş, Aralık 2024’ten bu yana dip tarama çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirterek, “İzmir Körfezi’ndeki su sirkülasyonunun yetersiz olduğu bilimsel raporlarla da ortaya konmuş durumda. Bu konu uzun yıllardır üzerinde çalışılan bir mesele. Amacımız, su sirkülasyonunu artırmak ve birikmiş sedimanı uzaklaştırarak Körfez’deki kirliliğin azaltılmasına katkı sağlamak. Körfez’e güneyden giren su kuzeyden çıkıyor. Ancak kuzey kesimlerdeki sığlıklar nedeniyle suyun çıkışı zorlaşıyor. Bu durum, Körfez’in kirlilikle mücadelesini güçleştiriyor. İZSU Genel Müdürlüğü olarak Türkiye’nin en büyük atık su arıtma tesisi olan Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’ne sahibiz. Üç faz olarak hizmet veren tesisin dördüncü fazını da devreye alarak Körfez temizliğine katkımızı artırdık. Körfez’e dökülen derelerin rutin temizliklerini sürdürüyor, yağmur suyu ve kanal ayrıştırma hatları inşa ediyoruz. İzmir Körfezi’nin iyileşmesi için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>200 bin hafriyat kamyonuna eş değer çamur çıkarılacak</strong></p>
<p>İzmir Körfezi’nin kuzey aksında derinliğin yer yer 20 santimetreye kadar düştüğünü belirten Özbaş, şunları söyledi:</p>
<p>“Yürüttüğümüz tarama çalışmalarıyla bu derinliği artırıyor, tabanda biriken sedimanı uzaklaştırıyoruz. Tarama işlemlerini eksi 4 metreye kadar sürdürüyoruz. Aralık 2024’te başlattığımız çalışmalar kapsamında bugün itibarıyla yaklaşık 700 bin metreküplük tarama gerçekleştirdik. Bu da 1 milyon tonun üzerinde malzemenin çıkarıldığı anlamına geliyor.</p>
<p>Vatandaşlarımız bu miktarı gözlerinde canlandıramayabilir. Hafriyat kamyonları üzerinden örnek vermek gerekirse, şu ana kadar yaklaşık 50 bin kamyon dolusu çamuru Körfez’den uzaklaştırdık. Toplam 4 milyon tonluk hedef üzerinden hesaplandığında ise bu miktar yaklaşık 200 bin hafriyat kamyonuna eş değer olacak.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korfezden-1-milyon-ton-camur-cikarildi-617148">Körfez&#8217;den 1 milyon ton çamur çıkarıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite Hastaneleri Arasında Bir İlk: NovaSeq 6000 DEÜ&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universite-hastaneleri-arasinda-bir-ilk-novaseq-6000-deude-616621</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 07:43:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[6000]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hastaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Nadir Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[novaseq]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616621</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık alanındaki teknolojik altyapısını sürekli geliştirerek hastalarına daha hızlı ve daha doğru sağlık hizmeti sunmayı hedefleyen Dokuz Eylül Üniversitesi, genetik analizlerde kullanılan yüksek kapasiteli DNA dizileme cihazı NovaSeq 6000’i bünyesine kazandırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-hastaneleri-arasinda-bir-ilk-novaseq-6000-deude-616621">Üniversite Hastaneleri Arasında Bir İlk: NovaSeq 6000 DEÜ&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık alanındaki teknolojik altyapısını sürekli geliştirerek hastalarına daha hızlı ve daha doğru sağlık hizmeti sunmayı hedefleyen Dokuz Eylül Üniversitesi, genetik analizlerde kullanılan yüksek kapasiteli DNA dizileme cihazı NovaSeq 6000’i bünyesine kazandırdı. DEÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı ve Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezinde kullanılmaya başlanan cihaz, nadir hastalıkların teşhis, tedavi ve izlem süreçlerinde ileri genomik analiz imkânı sunuyor.</p>
<p>Söz konusu cihaz, mevcut bilgiler doğrultusunda üniversite hastaneleri arasında yalnızca Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde bulunma özelliği taşıyor. Bu yeni teknoloji, hem klinik hizmetlerde tanı hızını artırıyor hem de bilimsel araştırmalara önemli katkılar sağlıyor.</p>
<p><b>“NADİR HASTALIKLARIN YÜZDE 80’İ GENETİK KÖKENLİ”</b></p>
<p>28 Şubat Dünya Nadir Hastalıklar Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ahmet Okay Çağlayan, nadir hastalıkların küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Prof. Dr. Çağlayan, nadir hastalıkların tanımının ülkeden ülkeye farklılık göstermekle birlikte Türkiye’de yaklaşık her 2 bin kişiden birinde görüldüğünü belirterek, “Nadir hastalıkların toplamda yaklaşık 8 bin farklı türü bulunmaktadır. Bu hastalıklar dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 6’sını etkilemekte olup, dünya genelinde 400 milyondan fazla birey nadir hastalıklarla yaşamaktadır. Avrupa’da yaklaşık 30 milyon, ülkemizde ise 5 ila 7 milyon arasında nadir hastalığa sahip birey olduğu tahmin edilmektedir. Nadir hastalıkların oluşumunda genetik faktörler yüzde 80 oranında rol oynamaktadır. Bu hastalıkların yüzde 70’i çocukluk döneminde ortaya çıkmakta ve ülkemizde hastaların yaklaşık üçte birinde yaşam kaybına neden olabilmektedir,” dedi.</p>
<p><b>“ÜNİVERSİTE HASTANELERİ ARASINDA SADECE DEÜ’DE VAR”</b></p>
<p>NovaSeq 6000 cihazının sağladığı ileri teknoloji sayesinde tanı süreçlerinde önemli bir hız ve doğruluk artışı sağlandığını ifade eden Prof. Dr. Çağlayan, şunları kaydetti:</p>
<p>“DEÜ bünyesine kazandırılan bu ileri teknoloji sayesinde hastalarımıza daha hızlı ve doğru tanı koyabiliyoruz. Aynı zamanda yürüttüğümüz bilimsel araştırmalarla bölgesel ve ulusal düzeyde önemli katkılar sunuyoruz. Üniversite hastaneleri arasında NovaSeq 6000 cihazının yalnızca Dokuz Eylül Üniversitesinde bulunması, nadir hastalıkların teşhis, tedavi ve izlem süreçlerinde güçlü bir translasyonel genomik altyapıya sahip olduğumuzu göstermektedir.”</p>
<p><b>YILDA 10 BİN HASTA TEDAVİ GÖRÜYOR</b></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezinin T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış bir merkez olduğunu belirten Prof. Dr. Çağlayan, merkezde tanı, araştırma ve genetik danışmanlık hizmetlerinin bütüncül bir yaklaşımla sunulduğunu ifade etti.</p>
<p>Genetik hastalıkların yalnızca bireyi değil tüm aileyi etkileyen sağlık sorunları olduğuna dikkat çeken Çağlayan, “Merkezimizde genetik tanı, risk değerlendirmesi ve danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır. Bugüne kadar yaklaşık 10 bin hastaya klinik değerlendirme yapılmış, 5 bin genetik test gerçekleştirilmiştir. Ayrıca İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi ile yürüttüğümüz multidisipliner çalışmalar sayesinde nadir hastalıkların tanı ve tedavi süreçlerinde bilimsel ve klinik kapasitemizi sürekli geliştirmekteyiz,” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE HASTA HİZMETLERİNDE GÜÇLÜ ALTYAPI</b></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesinin sağlık alanındaki ileri teknoloji yatırımları hem hasta hizmetlerinin kalitesini artırıyor hem de nadir hastalıklar başta olmak üzere genetik temelli hastalıkların anlaşılması ve tedavisine yönelik bilimsel araştırmalara güçlü bir zemin hazırlıyor. Üniversite, sahip olduğu ileri genomik teknolojiler ve uzman akademik kadrosuyla ulusal ve uluslararası düzeyde sağlık bilimlerine katkı sunmayı sürdürüyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-hastaneleri-arasinda-bir-ilk-novaseq-6000-deude-616621">Üniversite Hastaneleri Arasında Bir İlk: NovaSeq 6000 DEÜ&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de 50 yılda bir görülen meteorolojik tablo</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-50-yilda-bir-gorulen-meteorolojik-tablo-613313</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 07:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[50]]></category>
		<category><![CDATA[basınç]]></category>
		<category><![CDATA[dalga]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Seviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı]]></category>
		<category><![CDATA[meteorolojik]]></category>
		<category><![CDATA[metre]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar]]></category>
		<category><![CDATA[santimetre]]></category>
		<category><![CDATA[Tablo]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613313</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de en yüksek rüzgar hızı 137,5 km/saate ulaştı. Kuvvetli lodos ve alçak basıncın birleşik etkisiyle deniz seviyesi 60 santimetre yükselirken, 1 metreye ulaşan dalgalarla birlikte kıyı hattında toplam su etkisi 1,5 metreye yaklaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-50-yilda-bir-gorulen-meteorolojik-tablo-613313">İzmir&#8217;de 50 yılda bir görülen meteorolojik tablo</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de en yüksek rüzgar hızı 137,5 km/saate ulaştı. Kuvvetli lodos ve alçak basıncın birleşik etkisiyle deniz seviyesi 60 santimetre yükselirken, 1 metreye ulaşan dalgalarla birlikte kıyı hattında toplam su etkisi 1,5 metreye yaklaştı. İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “Bu tablo sıradan bir lodos kabarması değil; ön hesaplara göre yaklaşık 50 yılda bir görülebilecek ölçekte dalga ve seviye koşullarına işaret ediyor. Meteorolojik kaynaklı ve geçici olsa da, kıyı şeridinde dikkatli olunmalı” değerlendirmesinde bulundu.<br /> <br />İzmir, 15 Şubat 2026 tarihinde son yılların en güçlü meteorolojik olaylarından birini yaşadı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü verilerine göre kent genelinde ölçülen en yüksek rüzgar hızı 137,5 km/saate ulaştı. Bu değer, şehir içinde saatte 130 kilometre hızla ilerleyen bir aracın oluşturduğu rüzgar gücüne yakın bir etki anlamına geliyor. Menderes/Çileme Köyü, Çiğli Havalimanı, Dikili/Çukuralan, Güzelbahçe Feneri ve Balçova başta olmak üzere birçok noktada 100 km/saatin üzerinde fırtına değerleri kaydedildi. Körfez ve kıyı hattındaki ölçüm istasyonlarında yer yer tam fırtına şiddetinde rüzgar etkili oldu. Bu seviyedeki rüzgar; çatıların yerinden sökülmesine, ağaçların devrilmesine ve açık alanlarda yürümeyi zorlaştıracak bir etkiye neden olabilecek güçte.</p>
<p>Ancak tablo yalnızca rüzgarla sınırlı kalmadı. Bostanlı ve Pasaport istasyonlarından alınan verilere göre alçak basınç sistemi nedeniyle İzmir Körfezi’nde deniz seviyesi son 24 saatte yaklaşık 60 santimetre yükseldi. Kuvvetli lodosun oluşturduğu 90 santimetre ile 1 metre arasındaki dalgalarla birlikte kıyı hattında hissedilen toplam su etkisi yer yer 1,5 metreye ulaştı. Bu durum özellikle düşük kotlu bölgelerde deniz baskını, dalga aşması ve yağmursuyu sistemlerinde geri basma riskini artırdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU ekipleri kıyı hattında ve riskli bölgelerde su tahliyesi ve kontrol çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.<br /> <br /><strong>Dr. Işıkhan Güler: Bu değerler yaklaşık 50 yılda bir görülebilecek ölçekte</strong><br />İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, yaşanan süreci teknik verilerle değerlendirerek, “İzmir’de şu an güneyli rüzgârlar zaman zaman 35–40 knot hızlara ulaşıyor. Körfez genelinde dalga yüksekliği 90 santimetre ile 1 metre arasında ölçülüyor. Uzun süredir etkili olan düşük basınç sistemi ise deniz seviyesinde yaklaşık 60 santimetrelik bir yükselmeye neden olmuş durumda. Bu iki etki birleştiğinde kıyı hattında 1,5 metreye varan bir su etkisi oluşuyor. Ön hesaplamalarımıza göre bugün gözlenen dalga koşulları istatistiksel olarak yaklaşık 50 yılda bir görülebilecek şiddette bir olaya işaret ediyor. Bu sıradan bir lodos kabarması değildir” diye konuştu.<br /> <br /><strong>Salı gününe dikkat</strong><br />Güler, Alsancak ve Karşıyaka kıyılarında gözlenen geri basmaların yapısal bir sorundan değil, eş zamanlı meteorolojik koşullardan kaynaklandığını vurgulayarak, “Düşük basınç deniz seviyesini doğal olarak yükseltir. Rüzgâr bu suyu kıyıya doğru ittiğinde dalga aşmaları görülebilir. Aynı dönemde yağışın devam etmesi, yağmursuyu sistemlerinin denize deşarjını zorlaştırarak mazgallardan geri basmaya neden olur. Bu geçici bir meteorolojik tablodur. Basınç yükselip rüzgâr zayıfladığında deniz seviyesi normale dönecektir. Salı günü öğle saatlerinde basıncın 1000 mb’nin altına düşmesinin bekleniyor.Bu nedenle deniz seviyesinde kısa süreli yeni bir artış daha yaşanabilecek” dedi.<br /> <br /><strong>Neden deniz yükseldi?</strong><br />Uzmanlara göre üç ana etken aynı anda devreye girdi:<br />•Alçak basınç: Deniz seviyesinde yaklaşık 60 cm yükselmeye neden oldu.<br />•Kuvvetli lodos (35–40 knot): Denizi kıyıya doğru iterek 90 cm–1 m dalga oluşturdu.<br />•Yağış: Suyun denize akışını zorlaştırarak geri basma riskini artırdı. Bu üçlü etki birleşince özellikle düşük kotlu alanlarda deniz baskını riski ortaya çıktı. Yetkililer, kıyı tahkimatlarının normal dalga koşullarına göre tasarlandığını; ancak çok kuvvetli rüzgâr, düşük basınç ve yükselen deniz seviyesinin aynı anda etkili olduğu ekstrem durumlarda dalga aşmalarının görülebileceğini vurguluyor. Bu durum yapısal bir yetersizlik değil, olağanüstü meteorolojik koşulların geçici sonucudur.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-50-yilda-bir-gorulen-meteorolojik-tablo-613313">İzmir&#8217;de 50 yılda bir görülen meteorolojik tablo</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bosch, zorlu geçen 2025 mali yılının ardından rekabetçiliğini güçlendiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bosch-zorlu-gecen-2025-mali-yilinin-ardindan-rekabetciligini-guclendiriyor-610077</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 11:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[ardından]]></category>
		<category><![CDATA[bosch]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[geçen]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[mali]]></category>
		<category><![CDATA[Marj]]></category>
		<category><![CDATA[Milyar Euro]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yılının]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610077</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stuttgart, Almanya – Teknoloji ve hizmet tedarikçisi Bosch, küresel ekonomik baskıların belirgin şekilde hissedildiği 2025 mali yılını zorlu koşullar altında tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bosch-zorlu-gecen-2025-mali-yilinin-ardindan-rekabetciligini-guclendiriyor-610077">Bosch, zorlu geçen 2025 mali yılının ardından rekabetçiliğini güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Stuttgart, Almanya – Teknoloji ve hizmet tedarikçisi Bosch, küresel ekonomik baskıların belirgin şekilde hissedildiği 2025 mali yılını zorlu koşullar altında tamamladı. Ön kapanış rakamlarına göre¹, şirketin satış gelirleri 91 milyar Euro ile bir önceki yılın (2024: 90,3 milyar Euro) hafif üzerinde gerçekleşti. Kur etkilerinden arındırıldığında, satış gelirleri yüzde 4,2 artış kaydetti. Faaliyetlerden elde edilen FVÖK marjı ise yüzde 1,9 seviyesinde kalarak beklentilerin altında gerçekleşti (2024: yüzde 3,5). 2025 yılındaki yavaş büyümede, küresel ekonomik zayıflık ve zorlaşan piyasa koşulları belirleyici oldu. </p>
<p>Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, ön kapanış rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Ekonomik gerçeklik sonuçlarımıza yansıdı. 2025 Bosch için, zorlu ve zaman zaman can sıkan bir yıl oldu.” dedi. Hartung sözlerini şöyle sürdürdü: “Olumsuz koşullara rağmen, büyüme stratejimiz üzerinde sistematik bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Bu, rekabet gücümüzü artırmamızı da gerektiriyor. Şimdi geleceğe yönelik rotamızı belirliyoruz.” Bosch 2030 Stratejisi kapsamında, küresel varlığından, güçlü markasından ve teknolojik uzmanlığından faydalanmaya devam etmeyi planlıyor.</p>
<p>Bosch, mevcut ekonomik ortamda rekabetin daha da yoğunlaşmasını beklerken, faaliyet gösterdiği pazarlarda belirgin bir toparlanmanın 2027’den önce gerçekleşmesini öngörmüyor. Şirketin uzun vadeli hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir büyüme için yıllık yüzde 6–8 satış artışı ve en az yüzde 7 marj seviyesi stratejik referans olarak korunuyor; mevcut koşullar altında bu hedef marja en erken 2027 yılında ulaşılması öngörülüyor.</p>
<p>Rekabet gücü: Maliyet açığını kapatmak, yatırım kapasitesini güçlendirmek</p>
<p>2030 Stratejisi kapsamında Bosch, maliyet yapısını dönüştürmeye ve yatırım kapasitesini güvence altına almaya odaklanıyor. Strateji, şirketin dünyanın tüm bölgelerindeki kilit pazarlarda ilk üç tedarikçiden biri olma hedefini desteklerken, rekabetçi maliyet seviyeleri ile hedeflenen kar marjına ulaşma ve talep odaklı kapasite yönetimini zorunlu kılıyor. Hartung, “Malzeme maliyetlerimize yönelik üzerinde çok çalışıyor üretkenliğimizi artırmak için yapay zekayı daha yoğun bir şekilde kullanıyor ve her yatırımı eskisinden daha dikkatli değerlendiriyoruz.” dedi. “Ancak uzun vadede rekabet gücümüzü ve yatırım kapasitemizi güvence altına almak için personel giderlerimizi azaltmak ve organizasyonumuzu daha verimli hale getirmek için çok daha fazlasını yapmamız gerekiyor.” Elektromobiliteye geçiş ve küresel otomotiv sektöründeki son derece yüksek fiyat ve rekabet baskısı, yalnızca Mobilite faaliyet alanında hedef marja kıyasla, yıllık yaklaşık 2,5 milyar Euro’luk bir maliyet açığı yaratırken, bu tablo Bosch’un geçtiğimiz yıl yaklaşık 13.000 pozisyonda yeniden yapılanma ihtiyacı açıklamasına yol açmıştı. Hartung, bu adımların şirketin uzun vadeli rekabet gücünü ve yatırım kapasitesini korumaya yönelik zorunlu ancak sorumlu kararlar olduğunu vurguladı. Bosch&#8217;un kaçınılmaz olan bu tedbirleri, çalışan temsilcileriyle yakın istişare içinde ve başlangıçta şirket için yüksek maliyetlere yol açsa bile sosyal açıdan mümkün olduğunca kabul edilebilir bir şekilde uygulamayı hedeflediğini belirtti.</p>
<p>2030 Stratejisi: İnovasyonlar ve satın almalar iş fırsatları yaratacak</p>
<p>Bosch olumsuz koşullara rağmen, birçok pazar segmentinde işlerin yeniden canlanması için önemli büyüme fırsatları görüyor. Hartung, “Yazılım odaklı mobilite gibi kritik alanlardaki piyasa ivmesinin başlangıçta sınırlı olacağını, ancak özellikle önümüzdeki on yıl içerisinde önemli ölçüde hızlanmasını bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Bosch, 2025 yılında akıllı sürücü destek sistemleri ve sensör teknolojisi gibi alanlarda güçlü bir sipariş ivmesi yakalayarak otonom sürüş çözümleri için 11 milyar Euro tutarında sipariş aldı. HVAC (Isıtma, Havalandırma, İklimlendirme) çözümlerinde gerçekleştirilen satın almanın etkisiyle, Bosch Home Comfort’un orta vadede satış gelirlerinin yaklaşık iki katına çıkararak 8 milyar Euro seviyesine ulaşması öngörülüyor. İşkolu, şimdiden konut ve hafif ticari binalarda ısıtma, havalandırma ve soğutma pazarında dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri konumunda. Elektrikli El Aletleri iş kolunda ise, pazara çıkış süresi ortalama iki ay kısaltılırken, 2027’ye kadar yaklaşık 2.000 yeni ürününün piyasaya sunulması planlanıyor. Şirket ayrıca 2027 sonuna kadar yapay zekaya toplam 2,5 milyar Euro yatırım yapmayı hedefliyor.</p>
<p>Teknolojiye duyulan mesafe, Avrupa’nın refah ve rekabet gücünü riske atıyor</p>
<p>Bosch’a göre Avrupa, bölgesel rekabet gücü açısından güçlü bir potansiyele sahip olsa da bu potansiyelin hayata geçmesi toplumun ve politika yapıcıların teknolojiye yönelik şüpheciliğini aşmasına bağlı. Son Bosch Tech Compass araştırmasına göre Almanya’da teknolojik ilerlemenin olumlu etkilerine inananların oranı üçte ikinin altında, Fransa’da ise bu oran daha düşük seviyelerde. Hartung, “Bu oldukça endişe verici bir durum. Bir ülke, bir toplum, küresel rekabette ancak teknolojik ilerleme için yeterli istek varsa hayatta kalabilir.” dedi. Bosch, hidrojen ve yapay zeka gibi alanlarda daha cesur adımlar atılması gerektiğini vurgularken, 2018’den bu yana yalnızca yapay zeka alanında 2.000’in üzerinde patent başvurusu ile bu dönüşümde aktif rol üstleniyor.</p>
<p>2025’teki gelişmeler: Küresel ekonomi sektör satışlarını yavaşlatıyor</p>
<p>Bosch&#8217;un faaliyet gösterdiği çeşitli odak pazarlarındaki zorlu küresel koşullar, 2025 yılında iş kolları bazında satış performansını doğrudan etkiledi. Mobilite faaliyet alanında, satış gelirleri 56 milyar Euro ile bir önceki yıla göre nominal olarak %0,3, kur etkilerinden arındırıldığında %3,1 artış gösterdi. Sanayi Teknolojileri faaliyet alanı 6,5 milyar Euro satış geliri elde ederken, kur etkilerinden arındırılmış büyüme %3,2 oldu. Dayanıklı Tüketim Malları faaliyet alanında satışlar, 19,9 milyar Euro ile nominal olarak %1,9 düşerken, kur etkilerinden arındırıldığında %4 artış kaydedildi. Enerji ve Bina Teknolojileri faaliyet alanı ise, 8,4 milyar Euro satış geliriyle nominal olarak %12,3, kur etkilerinden arındırıldığında %15,3 büyüme göstererek diğer faaliyet alanlarından ayrıştı.</p>
<p>Bölgesel bazda Avrupa’da satış gelirleri 44,2 milyar Euro ile nominal olarak %0,6 düşerken, kur etkilerinden arındırıldığında %1,5 artış kaydedildi. Amerika’da satışlar 18,5 milyar Euro ile kur etkilerinden arındırıldığında %9,2, Asya Pasifik’te ise 28,3 milyar Euro ile kurdan arındırılmış %5,6 büyüme gösterdi.</p>
<p>Bosch Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü Markus Forschner, görünümü şu sözlerle değerlendirdi: “Zayıf küresel ekonomik ortamın etkilerini net biçimde hissettik. Buna rağmen attığımız adımlar, maliyet ve rekabet pozisyonumuzu güçlendirmeyi hedefliyor. Bu iyileşmelerin marjlara olumlu yansımasını kademeli olarak göreceğiz; %7’lik hedef marjımıza en erken 2027’de ulaşmayı öngörüyoruz.”</p>
<p>2025 yılını 412.400 çalışanla tamamlayan Bosch’ta, küresel çalışan sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık 5.400 kişi (%1) azaldı. En fazla düşüşün yaşandığı Almanya’da sayı yaklaşık 6.500 (yaklaşık yüzde 5) kişi azalarak 123.100 çalışana geriledi. 2026 yılı için Bosch, küresel ekonominin %2,3 büyümesini beklerken, rekabet ve fiyat baskısının süreceğini öngörüyor. Şirket, 2030 Stratejisi kapsamında yürüttüğü dönüşüm adımlarını uzun vadeli büyüme ve dayanıklılığın temel unsuru olarak konumlandırıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bosch-zorlu-gecen-2025-mali-yilinin-ardindan-rekabetciligini-guclendiriyor-610077">Bosch, zorlu geçen 2025 mali yılının ardından rekabetçiliğini güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İZSU temiz enerjiyle güçleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izsu-temiz-enerjiyle-gucleniyor-607957</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 07:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[enerjiyle]]></category>
		<category><![CDATA[güçleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[izsu]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[tesis]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yenilenebilir Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[zsu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607957</guid>

					<description><![CDATA[<p>İZSU Genel Müdürlüğü’nün İzmir genelinde hayata geçirdiği yenilenebilir enerji yatırımlarıyla, su ve atık su hizmetlerinde kullanılan elektriğin önemli bir bölümü güneş ve sudan karşılanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izsu-temiz-enerjiyle-gucleniyor-607957">İZSU temiz enerjiyle güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İZSU Genel Müdürlüğü’nün İzmir genelinde hayata geçirdiği yenilenebilir enerji yatırımlarıyla, su ve atık su hizmetlerinde kullanılan elektriğin önemli bir bölümü güneş ve sudan karşılanıyor. Kurulan 3 tesis ve yapımı süren 7 tesisle birlikte, yenilenebilir enerji kaynaklarından yılda yaklaşık 12,5 milyon kilovatsaat temiz enerji üretilmesi hedefleniyor. Bu üretimle, bugünkü elektrik birim fiyatları üzerinden yıllık yaklaşık 40 milyon TL tasarruf sağlanması öngörülüyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, su ve atık su hizmetlerinde sürdürülebilirliği artırmak ve enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarını kent geneline yayıyor. Güneş ve hidroelektrik santralleriyle İZSU altyapısı kendi enerjisini üreten bir yapıya dönüşürken, kurulumu tamamlanan 3 ve yapımı süren 7 tesisle yılda yaklaşık 12,5 milyon kWh temiz enerji üretilmesi hedefleniyor. Bu yatırımlar sayesinde, bugünkü elektrik birim fiyatlarıyla yaklaşık 40 milyon TL tasarruf sağlanması öngörülüyor.</p>
<p><strong>7 megavatı aşan yenilenebilir enerji kapasitesi</strong></p>
<p>İZSU Enerji Şube Müdürü Dr. Filiz Yaşar Mahlıçlı, yenilenebilir enerji projelerinin kurumun enerji verimliliği politikalarının temelini oluşturduğunu belirterek, kurulumu tamamlanan 3 ve yapımı süren 7 santralle birlikte İZSU’nun toplam kurulu gücünün 7 megavatı aştığını söyledi. Mahlıçlı, yapımı tamamlanmak üzere olan 7 tesisin dağıtım şirketi kabul işlemlerinin ardından şubat ayında devreye alınmasının planlandığını ifade etti.</p>
<p><strong>Yeni santraller yolda</strong></p>
<p>Yenilenebilir enerji yatırımlarının 2026 yılında da süreceğini belirten İZSU Enerji Şube Müdürü Dr. Filiz Yaşar Mahlıçlı, proje ve izin çalışmaları tamamlanan 5 GES ile onay süreci devam eden 18 GES ve 1 HES’in devreye alınmasıyla İZSU’nun yenilenebilir enerji kapasitesinin 23 megavata ulaşacağını söyledi. Bu kapasitenin, kurumun elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unun yenilenebilir kaynaklardan karşılanması anlamına geldiğini belirten Mahlıçlı, tüm santrallerin tam kapasiteyle çalışması halinde yılda yaklaşık 45 milyon kWh elektrik üretileceğini ve bunun bugünkü elektrik birim fiyatlarıyla yaklaşık 160 milyon TL tasarruf sağlayacağını ifade etti.</p>
<p><strong>Mevcut santraller 9 tesisin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılıyor</strong></p>
<p>İZSU’nun devreye aldığı yenilenebilir enerji santrallerinin toplam kurulu gücü 4,3 MW’a ulaştı. Bu santraller, 9 tesisin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılıyor. Menemen Emiralem Boru Stok Sahası’nda kurulu 3,0 MW kapasiteli arazi tipi Güneş Enerji Santrali, Menderes Pompa İstasyonu ile Peker Mahallesi P23, Aliağa, Gümüldür Kuyu ve Tire terfi istasyonlarının yıllık yaklaşık 5 milyon kWh’lik elektrik tüketimini karşılıyor. 0,75 MW kapasiteli Menemen Emiralem Ambar Çatı Güneş Enerji Santrali, Bağarası ve Güneybatı atıksu arıtma tesislerini enerji üreten tesislere dönüştürüyor. Karabağlar P11 Pompa İstasyonu’nda kurulu 0,54 MW gücündeki boru içi hidroelektrik santral ise suyun basıncından yararlanarak yılda yaklaşık 1,5 milyon kWh yenilenebilir enerji üretiyor.</p>
<p><strong>7 megavatı aşan yenilenebilir enerji kapasitesi</strong></p>
<p>Kurulum aşamasındaki 7 çatı ve arazi tipi güneş enerji santralinin toplam kurulu gücü 2,61 MW’a ulaşıyor. Karşıyaka ve Bayraklı ana atıksu pompa istasyonları, Bornova ve Buca su depoları, Karşıyaka Cumhuriyet Mahallesi Su Deposu ile Ulucak Atıksu Arıtma Tesisi çatı ve arazi GES projeleri bu kapsamda öne çıkıyor. Bu santraller, bulundukları tesislerin pompa ve işletme sistemlerinin elektrik ihtiyacını karşılayacak şekilde projelendirildi. Kurulumların tamamlanmasıyla Bayraklı, Karşıyaka, Eski Foça ve Balçova’daki tesisler başta olmak üzere toplamda yaklaşık 4,5 milyon kWh’lik elektrik enerjisi ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor.</p>
<p><strong>Geleceğe yatırım</strong></p>
<p>İZSU’nun yenilenebilir enerji yatırımları, enerji üretimi ve tasarrufun yanı sıra İzmir’in su altyapısını daha çevreci, dirençli ve sürdürülebilir hale getiriyor. Güneşten ve sudan elde edilen enerjiyle, kentin suyu geleceğe daha güçlü taşınıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izsu-temiz-enerjiyle-gucleniyor-607957">İZSU temiz enerjiyle güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>QNB Türkiye, Yozgat&#8217;taki Arazi GES Yatırımıyla Net Sıfır Yolculuğunda Yeni Bir Aşamaya Geçiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-yozgattaki-arazi-ges-yatirimiyla-net-sifir-yolculugunda-yeni-bir-asamaya-geciyor-606679</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 09:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[arazi]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Müdür]]></category>
		<category><![CDATA[ges]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[qnb]]></category>
		<category><![CDATA[Qnb Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[taki]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımıyla]]></category>
		<category><![CDATA[yozgat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606679</guid>

					<description><![CDATA[<p>QNB Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi ve Net Sıfır hedefleri doğrultusunda Yozgat’ta hayata geçirilen Arazi Güneş Enerjisi Santrali (Arazi GES) yatırımıyla yenilenebilir kaynaklardan elektrik kullanımını artırmaya yönelik önemli bir adım attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-yozgattaki-arazi-ges-yatirimiyla-net-sifir-yolculugunda-yeni-bir-asamaya-geciyor-606679">QNB Türkiye, Yozgat&#8217;taki Arazi GES Yatırımıyla Net Sıfır Yolculuğunda Yeni Bir Aşamaya Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>QNB Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi ve Net Sıfır hedefleri doğrultusunda Yozgat’ta hayata geçirilen Arazi Güneş Enerjisi Santrali (Arazi GES) yatırımıyla yenilenebilir kaynaklardan elektrik kullanımını artırmaya yönelik önemli bir adım attı. Projeye ilişkin imza töreni, 9 Ocak Cuma günü QNB Türkiye Kristal Kule’de gerçekleştirildi. Törene QNB Türkiye adına Kurumsal Bankacılık ve Proje Finansmanı Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Kulalar, Alkataş İnşaat adına ise Mustafa Albayrak katıldı. Proje, QNB Türkiye genel müdürlük binasının enerji ihtiyacının yaklaşık %80’ini, Bankanın toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %13’ünü temiz enerjiyle karşılamasını mümkün kılarken, düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine de somut katkı sunuyor.</strong></p>
<p>Arazi GES yatırımı, QNB Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca finansal ürünler ve müşteri çözümleriyle sınırlı görmeyen yaklaşımının bir yansıması olarak konumlanıyor. Banka, kendi faaliyetlerinden kaynaklanan çevresel etkileri azaltmayı, enerji verimliliğini artırmayı ve uzun vadeli iklim risklerine karşı dayanıklılığını güçlendirmeyi bütüncül bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Bu kapsamda Yozgat’ta bulunan ve 2024 yılından bu yana faal olan 5 MW kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Santrali, QNB Türkiye tarafından Alkataş İnşaat’tan satın alınarak bankanın operasyonel enerji dönüşümünün önemli bir yapı taşı haline getirildi.</p>
<p>Projenin devreye alınmasıyla birlikte QNB Türkiye genel müdürlük binasının enerji ihtiyacının yaklaşık %80’ini, Bankanın toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %13’ünü temiz enerjiyle karşılamayı hedefliyor. Bu 5 MW kurulu güce sahip Arazi GES’in, yıllık yaklaşık 5.000 ton karbon salımını engelleyecek ve yıllık yaklaşık 24 milyon TL tasarruf yaratması hedefleniyor. Elde edilen bu kazanım, bankanın Net Sıfır yol haritası kapsamında belirlediği ara hedeflerle uyumlu bir ilerleme alanı yaratıyor.</p>
<p>QNB Türkiye Kurumsal Bankacılık ve Proje Finansmanı Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Kulalar, imza töreninde gerçekleştirdiği konuşmasında projeye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: </p>
<p>“Bugün bankamız adına gerçekten anlamlı bir adım için bir aradayız. Yozgat’ta hayata geçirdiğimiz 5 megavatlık güneş enerjisi santrali, Bankamızın kendi elektrik ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan karşılama hedefinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu yatırım sayesinde genel müdürlük binamızın enerji ihtiyacının yaklaşık %80’ini, Bankamızın toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %13’ünü temiz enerjiyle karşılamış olacağız. Bu rakamlar, sürdürülebilirliği yalnızca bir söylem olarak değil, Net Zero olma yolculuğumuzda finansman stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele aldığımızın açık bir göstergesidir.”</p>
<p>QNB Türkiye, sürdürülebilirliği yalnızca bir uyum başlığı olarak değil; karar alma süreçlerine yön veren, uzun vadeli değer yaratımını merkeze alan stratejik bir perspektif olarak ele alıyor. Arazi GES yatırımı da bu yaklaşım çerçevesinde, operasyonel faaliyetlerde ölçülebilir etki yaratmayı ve iklim odaklı dönüşümü kurumsal düzeyde hızlandırmayı amaçlayan uygulamalar arasında yer alıyor.</p>
<p>Banka, önümüzdeki dönemde de enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve emisyon azaltımı odağındaki çalışmalarını şeffaf raporlama ve ölçülebilir hedeflerle desteklemeyi; finans sektöründe sürdürülebilir dönüşümün hızlanmasına katkı sunmayı sürdürecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-yozgattaki-arazi-ges-yatirimiyla-net-sifir-yolculugunda-yeni-bir-asamaya-geciyor-606679">QNB Türkiye, Yozgat&#8217;taki Arazi GES Yatırımıyla Net Sıfır Yolculuğunda Yeni Bir Aşamaya Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel İşlerin Yaklaşık Yüzde 40’ı Yapay Zekâ Etkisi Altında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-islerin-yaklasik-yuzde-40i-yapay-zeka-etkisi-altinda-604610</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 12:21:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[40]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[şlerin]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604610</guid>

					<description><![CDATA[<p>Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, yapay zekâ ve ileri otomasyon teknolojilerinin küresel iş gücünü yalnızca niceliksel değil, niteliksel olarak da dönüştürdüğünü, bu dönüşümün resmî istihdam istatistiklerinde henüz tam karşılık bulmayan yeni ve görünmez bir risk alanı yarattığını belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-islerin-yaklasik-yuzde-40i-yapay-zeka-etkisi-altinda-604610">Küresel İşlerin Yaklaşık Yüzde 40’ı Yapay Zekâ Etkisi Altında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vatansever, istihdam rakamları korunurken görevlerin ve yetkinliklerin algoritmalara devredildiği bu sürecin, klasik işsizlik tartışmalarının ötesinde, mesleklerin içeriden dönüşümü perspektifiyle ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre yapay zekâ, küresel ölçekte istihdamın yaklaşık yüzde 40’ını etkileyebilir. IMF, gelişmiş ekonomilerde bu oranın yüzde 60’a kadar çıkabileceğini belirtirken, söz konusu etkinin büyük ölçüde doğrudan iş kaybı değil, işlerin içeriğinde ve görev dağılımında dönüşüm şeklinde gerçekleşeceğine dikkat çekiyor. Bu tablo, istihdam rakamları korunurken mesleklerin içinin kademeli olarak boşalabildiğini gösteriyor.</p>
<p>Bu bağlamda sessiz dijital işsizlik, bireyin istihdamda kalmasına rağmen karar alma, üretim ve mesleki katkı kapasitesinin yapay zekâ destekli sistemler tarafından aşamalı biçimde devre dışı bırakılması sürecini ifade ediyor. Sorun, insanların işsiz kalması değil; çalışmaya devam ederken mesleki değerlerinin görünmez biçimde aşınması olarak tanımlanıyor.</p>
<p>Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verileri, küresel ortalamada istihdamın yaklaşık yüzde 28’inin yüksek otomasyon riski altında bulunduğunu ortaya koyuyor. OECD, bu riskin kısa vadede kitlesel işten çıkarmalardan ziyade rol ve görev dönüşümü yoluyla ortaya çıkabileceğini vurguluyor. Bu durum, çalışanların karar verici pozisyonlardan daha sınırlı uygulayıcı rollere kaymasına neden olabiliyor.</p>
<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile NASK tarafından hazırlanan küresel endeks ise dünya genelinde işlerin yaklaşık dörtte birinin (yüzde 25) generatif yapay zekâ tarafından dönüşüm riski taşıdığını gösteriyor. ILO, bu dönüşümün çoğu durumda işlerin tamamen ortadan kalkması anlamına gelmediğini; ancak işin içeriğinin, gereken becerilerin ve çalışma biçimlerinin köklü biçimde değiştiğini belirtiyor.</p>
<p>Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Future of Jobs 2025 raporu da benzer bir eğilime işaret ediyor. Raporda, yapay zekânın yalnızca bazı iş rollerini azaltmakla kalmayacağı; aynı zamanda meslek tanımlarını, beceri gereksinimlerini ve kariyer yollarını yeniden şekillendireceği vurgulanıyor. Bu yaklaşım, iş kaybı tartışmalarından çok iş dönüşümü kavramını öne çıkarıyor.</p>
<p>Günlük iş pratiklerinde bu dönüşüm, birçok kurumda somut biçimde hissediliyor. Analist, muhasebeci, editör veya idari uzman gibi unvanlar korunurken; raporlama, veri sınıflandırma, içerik üretimi ve ön analiz gibi görevlerin giderek yapay zekâ destekli sistemler tarafından üstlenildiği görülüyor. Çalışanlar istihdamda kalmaya devam etse de mesleğin karar ve üretim merkezinden uzaklaşma riski artıyor.</p>
<p>Klasik otomasyon çoğu zaman işten çıkarma odaklı bir tehdit olarak ele alınırken, sessiz dijital işsizlik yerinde tutarak dönüştürme pratiğiyle ilerliyor. Bu nedenle etkileri daha yavaş, daha görünmez ve ölçülmesi daha zor; ancak uzun vadede kurumsal verimlilik, mesleki kimlik ve karar alma kapasitesi üzerinde daha derin sonuçlar doğurabiliyor.</p>
<p>Türkiye açısından bakıldığında, beyaz yaka istihdam oranının görece yüksek olması ve yapay zekâ yatırımlarının hız kazanması bu eğilimi daha kritik hâle getiriyor. Uzmanlar, sürecin yalnızca ekonomik değil; motivasyon kaybı, aidiyet zayıflaması ve mesleki kimlik erozyonu gibi psikososyal etkiler de ürettiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Bu tabloya ilişkin değerlendirmelerde, mesleklerin yapay zekâ karşısındaki kırılganlığını ortaya koyan göstergelerin, farklı ülkelerden gelen verilerin ortak bir analitik çerçevede birlikte okunmasıyla anlam kazandığı belirtiliyor. Yapay zekânın istihdam üzerindeki etkilerini tekil raporlar üzerinden değil, görev, yetkinlik ve karar alma süreçlerindeki yapısal değişimi birlikte ele alan bir yaklaşımla değerlendirmek gerektiği vurgulanıyor. Vatansever Platformu ve Dijital Biz editoryal ekipleri tarafından, IMF, OECD, WEF ve ILO başta olmak üzere uluslararası kurumların güncel rapor ve verileri esas alınarak derlenen bu değerlendirmede, istihdam göstergeleri korunurken mesleklerin içeriden dönüştüğü ve “sessiz dijital işsizlik” olarak tanımlanan risk alanının orta ve uzun vadede belirleyici bir yapısal mesele hâline geldiği vurgulanıyor.</p>
<p>İstihdam rakamları ayakta kalırken mesleklerin içi boşalıyorsa sorun hâlâ görünmezdir.</p>
<p><strong>“Sorun işsiz kalmak değil, çalışırken mesleğini kaybetmek.”</strong></p>
<p>Bu yaklaşım, sessiz dijital işsizliğin bir kriz söyleminden ziyade istatistiklerin henüz yakalayamadığı bir dönüşüme dair erken uyarı kavramı olarak ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Tartışmanın önümüzdeki dönemde hangi mesleklerin değil, hangi yetkinliklerin ayakta kalacağı sorusu etrafında derinleşmesi bekleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-islerin-yaklasik-yuzde-40i-yapay-zeka-etkisi-altinda-604610">Küresel İşlerin Yaklaşık Yüzde 40’ı Yapay Zekâ Etkisi Altında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB, İstanbul Yenileniyor Projesi İlk Kez Maltepe&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-istanbul-yenileniyor-projesi-ilk-kez-maltepede-599026</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 12:38:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Yenileniyor]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[kiptaş]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[stanbul]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yenileniyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599026</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ, İstanbul Yenileniyor Projesi kapsamında yenilenecek olan Kurtuluş Apartmanı’nın yıkımını, İBB Genel Sekreteri Volkan Demir, KİPTAŞ Genel Müdürü Gürkan Kaya ve hak sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-istanbul-yenileniyor-projesi-ilk-kez-maltepede-599026">İBB, İstanbul Yenileniyor Projesi İlk Kez Maltepe&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki <strong>KİPTAŞ</strong>, İstanbul Yenileniyor Projesi kapsamında yenilenecek olan Kurtuluş Apartmanı’nın yıkımını, İBB Genel Sekreteri Volkan Demir, KİPTAŞ Genel Müdürü Gürkan Kaya ve hak sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirdi. Uzlaşma, tahliye, yapım dahil tüm süreçleri ‘İstanbul Yenileniyor’ modeli ile yürütülen<strong> Maltepe’deki Kurtuluş Apartmanı, </strong>yeni proje kapsamında 17 konut bağımsız birim olarak inşa edilecek.</p>
<p><strong>“DEPREM BÜYÜK BİNA KÜÇÜK BİNA DİNLEMİYOR”</strong></p>
<p>Burada sadece eski bir binayı yıkmadıklarını, İstanbul’un deprem karşısında daha güvenli bir şehir olması için yürütülen dönüşüm yolculuğunun yeni bir halkasını başlattıklarını belirten <strong>Demir, şunları söyledi; “İstanbul Yenileniyor, bizim için sadece bir proje değil; şehrin dönüşüm omurgası.</strong> Bu sistemi kurarken temel derdimiz şuydu: <strong>Deprem riskini, mahallenin içindeki tek binada bile geciktirmeden çözmek.</strong> Çünkü deprem ‘büyük projeleri’ seçmiyor. İçinde tek bir komşumuzun yaşadığı yapı bile riskliyse, bizim için mesele nettir: O yapı hızla dönüştürülmelidir.” Sözlerine devam eden <strong>Demir,</strong> “Bugün burada İstanbul Yenileniyor kampanyamız kapsamında KİPTAŞ bir apartmanımızı da kentsel dönüşme sokuyor. Kurtuluş Apartmanı Maltepe bölgesindeki ilk apartmanımız. <strong>Amacımız İstanbul Yenileniyor projemizde İstanbul’un her semtine her binasını gücümüz yettiğince depreme dayanıklı hale getirmek.</strong> Biliyorsunuz deprem hazırlığı ile ilgili yenilemeler bloklar bazında yapılıyor. Büyük binalar bazında yapılıyor. Ama deprem büyük bina küçük bina dinlemiyor. Gücümüz neye yetiyorsa vatandaşımız nerede bize çağrıda bulunuyorsa onların yanına gidiyoruz. Kurtuluş Apartmanı da onlardan bir tanesi. Hem KİPTAŞ hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak desteklerimizle birlikte bugün yıkama başlıyoruz. Yaklaşık 12 aylık bir proje süresi öngördük 12 ay sonra da inşallah vatandaşlarımızı buradan evlerine uğurlayacağız” dedi.</p>
<p>İstanbul yeniliyor kapsamında 2022 yılında başvurusu yapılmış yaklaşık iki yıldır uzlaşma süreci devam eden bir projemizde vatandaşlarımızla uzlaşma sağlandı ve bugün de yıkımı gerçekleştiriyoruz diyen <strong>Kaya,</strong> “KİPTAŞ olarak 9 ilçe belediyemizle protokolleri imzaladık ve her ilçemizde dönüşüm süreçlerine devam ediyoruz. Maltepe’de bulunan projemiz de 2022 yılında hak sahiplerinin başvurmuş olduğu bir projemizdi. Yaklaşık 17 bağımsız birimden oluşan ve yerine 17 bağımsız birim yapabileceğimiz bir projedir. Kurtuluş Apartmanı, İstanbul Yenileniyor sistemine başvuruda bulunan 514.000 bağımsız birim arasında yer almaktaydı. İstanbul genelinde 514.000 bağımsız birime yönelik yapmış olduğumuz çalışmalarda yaklaşık 3900 bağımsız birimin çalışmalarını devam ettiriyoruz ve 7600 bağımsız birimde çalışmalarını tamamlamış durumdayız. Tüm vatandaşlarımızı İstanbul Yenileniyor projesine başvurmaya davet ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>35 YILLIK APARTMAN İSTANBUL YENİLENİYOR İLE DEPREME DİRENÇLİ HALE GELECEK</strong></p>
<p>İstanbul Yenileniyor sistemi kapsamında birçok bölgede çalışmalar yürüten KİPTAŞ, 1990 yılında inşa edilen ve tek bloktan oluşan Kurtuluş Apartmanı’nı depreme dirençli hale getirecek. Maltepe İlçesinin Bağlarbaşı Mahallesi’nde bulunan Kurtuluş Apartmanı sakinleri, deprem riskine karşı dayanıksız binalarını yenilemek için 7 Aralık 2022 tarihinde istanbulyenileniyor.com’a başvurdu. Yapılan çalışmalar sonucunda hak sahiplerine 24 Ekim 2023 tarihinde ön teklif iletildi. 23 Şubat 2024 ve 16 Eylül 2024 tarihlerinde hak sahipleriyle iki kez uzlaşı toplantısı gerçekleştirildi. 19 Kasım 2024 tarihinde sözleşmeler imzalanmaya başlandı.  18 Haziran 2025 tarihinde KİPTAŞ tarafından riskli ilan edilen yapının tahliyeleri tamamlandı.</p>
<p><strong>İSTANBULLULAR RİSKLİ YAPILARINI DÖNÜŞTÜRMEK İÇİN İSTANBUL YENİLENİYOR’U TERCİH EDİYOR</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin desteği, KİPTAŞ ve İstanbul İmar AŞ iş birliğiyle 5 Temmuz 2021’de hayata geçirilen İstanbul Yenileniyor sistemi, açıldığı günden itibaren yoğun ilgiyle karşılaşıyor. Kullanıma açıldıktan kısa bir süre sonra <strong>tek yapıların da</strong> yenileme başvurularının değerlendirmeye alındığı sisteme bugüne kadar toplam 36 bin 761 adet başvuru geldi. Bu başvurular; 39 ilçe, 534 mahalle ve 513 bin 922 bağımsız birimde (465.659 Konut, 48.263 Ticari Birim) yaklaşık 1 milyon 862 bin 636 kişiyi kapsıyor. Uzlaşma sürecinde olan 1.314 başvuru var. Bunlar 34 ilçe ve 196 mahallede 33 bin 133 bağımsız birimde (30.993 Konut, 2.140 Ticaret) 123 bin 972 kişiyi içeriyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-istanbul-yenileniyor-projesi-ilk-kez-maltepede-599026">İBB, İstanbul Yenileniyor Projesi İlk Kez Maltepe&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Aydın: &#8220;Bursa&#8217;mıza 7/24 Hizmet Çabasındayız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-aydin-bursamiza-7-24-hizmet-cabasindayiz-598555</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 12:37:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[24]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[çabasındayız]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[erkan]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[mıza]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[sakinleri]]></category>
		<category><![CDATA[talep]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi İlçesi’nde bulunan 136 mahallenin sorularını birinci ağızdan dinlemek için mahalle sakinleriyle buluşmalar düzenleyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yeni durağı Namık Kemal Mahallesi oldu. Başkan Aydın, yaptığı konuşmada “Osmangazi ve Bursa’mıza 7/24 hizmet çabası içindeyiz” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-aydin-bursamiza-7-24-hizmet-cabasindayiz-598555">Başkan Aydın: &#8220;Bursa&#8217;mıza 7/24 Hizmet Çabasındayız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Osmangazi İlçesi’nde bulunan 136 mahallenin sorularını birinci ağızdan dinlemek için mahalle sakinleriyle buluşmalar düzenleyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yeni durağı Namık Kemal Mahallesi oldu. Başkan Aydın, yaptığı konuşmada “Osmangazi ve Bursa’mıza 7/24 hizmet çabası içindeyiz” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Osmangazi İlçesi’ne daha nitelikli hizmet sunabilmek amacıyla mahalle ziyaretlerini aralıksız sürdüren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, bu kapsamda Namık Kemal Mahallesi sakinleriyle bir araya geldi. Namık Kemal Hizmet Binası’nda düzenlenen kahvaltı programında Başkan Aydın’a CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mücahit Yıldızhan ve Tolga Kornoşor, meclis üyeleri ile çok sayıda vatandaş eşlik etti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Vatandaşlar toplantıda mahallelerine yönelik talep ve beklentilerini doğrudan iletme fırsatı bulurken, Başkan Aydın da konuların en kısa sürede değerlendirilerek çözüme kavuşturulacağına dair söz verdi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“Elimizdeki İmkanları En Doğru Şekilde Kullanıyoruz”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yaptıkları hizmetleri muhtarlar ve mahalle sakinlerinin istekleri doğrultusunda gerçekleştirdiklerini ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerine şu şekilde devam etti:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Muhtarlarımız yaptıkları işin doğası gereği hizmet talep ediyor, bu çok normal. Onlara hizmet etmenin yolu da yerel yönetimlerden geçiyor. Namık Kemal Mahalle Muhtarımız, yapılan hizmetlerden dolayı bize teşekkür etti. Bu memnuniyet, bizim çalışma azmimizi ve isteğimizi artırıyor. Elimizdeki imkanları en doğru şekilde kullanarak Osmangazi’de yaşayan yaklaşık 1 milyona yakın vatandaşımıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Yaklaşık 3 bine yakın personelimizle sahadayız. Yönetim kadromuz da yapılan hizmetlerin karşılığını sokakta gördükçe daha fazla çalışmak istiyor. Göreve başlayalı yaklaşık 2 yıla yakın bir süre oldu. Biz hep şunu söyledik; 5 yılı dolu dolu geçirmek istiyoruz. Milletvekilliği dönemimde de bunu tecrübe ettim, zaman çok hızlı geçiyor. O yüzden göreve başlar başlamaz hızlı hareket ettik. Bugüne kadar 35 açılış ve temel atma gerçekleştirdik. Bu da yaklaşık 18 günde bir hizmet demek. Şu anda 11 tane daha açılış ve temel atma programımız var. Onları da Genel Başkanımızla birlikte açmayı arzu ediyoruz.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“46’ncı Mahalle Buluşmamızı Gerçekleştirdik”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Büyük abartılı işler yerine herkese dokunan hizmetler yaptıklarını söyleyen Başkan Aydın, “Şu ana kadar kreşlerde 5 sayısına ulaştık, 4 tanesinin daha temelini atıyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl bu sayıyı 10’a çıkaracağız. Demirtaş’ta pazar yeri ihalesi tamamlandı, yakında onun da temelini atacağız. Sağlık ocaklarımızın yapımı bitti, yeni sağlık ocaklarımızın da temelini atmaya devam ediyoruz. Kültür merkezi, öğrenci yurdu derken Osmangazi ve Bursa’mıza 7/24 hizmet çabası içindeyiz. Tüm bu hizmetleri muhtarlarımızın ve mahalle sakinlerimizin talepleri doğrultusunda hayata geçiriyoruz. Bugün de 46’ncı mahalle buluşmamızı gerçekleştirerek vatandaşlarımızla bir araya geldik” diye konuştu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“Taleplerimize Anında Geri Dönüş Alıyoruz”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Namık Kemal Mahallesi Muhtarı Necmettin Geniş de,</span></span> <span><span>“Başkanımız Erkan Aydın’ın ‘Bursa’nın Kalbi Osmangazi’ sloganını gerçekten çok doğru buluyorum. Biz yaklaşık iki yıldır birlikte hizmet ediyoruz. Özellikle muhtarlar için kurulan sistemden çok memnunuz. Artık belediyeye gidip gelmek zorunda kalmıyoruz. İstek ve taleplerimizi sisteme yazıyoruz ve anında geri dönüş alıyoruz. Osmangazi Belediyesi’ndeki müdürlerimiz de her zaman işin başında. Mahallelerimiz için ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar. Başkanımıza mahallemize yaptığı hizmetler ve ziyaretinden dolayı teşekkür ediyorum” açıklamalarında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Namık Kemal Mahallesi sakinleri ise mahallelerine yaptığı ziyaretle istek ve taleplerini dinleyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu.</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-aydin-bursamiza-7-24-hizmet-cabasindayiz-598555">Başkan Aydın: &#8220;Bursa&#8217;mıza 7/24 Hizmet Çabasındayız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Canik&#8217;te Yeni Yol Açıldı: 1 Buçuk Saatlik Mesafe 30 Dakikaya Düştü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/canikte-yeni-yol-acildi-1-bucuk-saatlik-mesafe-30-dakikaya-dustu-592866</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 13:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açıldı]]></category>
		<category><![CDATA[buçuk]]></category>
		<category><![CDATA[canik]]></category>
		<category><![CDATA[geçiş]]></category>
		<category><![CDATA[ilçeler]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[saatlik]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilpınar]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592866</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Yeşilpınar Mahallesi’nde açtıkları yeni bağlantı yoluyla Canik, Asarcık, Tekkeköy ve Kavak ilçeleri arası yaklaşık 1 saat 30 dakika süren transit geçişleri 30 dakikaya düşürdüklerini ifade etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canikte-yeni-yol-acildi-1-bucuk-saatlik-mesafe-30-dakikaya-dustu-592866">Canik&#8217;te Yeni Yol Açıldı: 1 Buçuk Saatlik Mesafe 30 Dakikaya Düştü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Yeşilpınar Mahallesi’nde açtıkları yeni bağlantı yoluyla Canik, Asarcık, Tekkeköy ve Kavak ilçeleri arası yaklaşık 1 saat 30 dakika süren transit geçişleri 30 dakikaya düşürdüklerini ifade etti. </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, yeni yatırımlarla ulaşım atağını sürdürdüklerini söyledi. Yeni yollar açarak ilçenin ulaşım ağını güçlendirmeye devam ettiklerini kaydeden Başkan İbrahim Sandıkçı, Canik ilçesi Yeşilpınar Mahallesi ile Tekkeköy ilçesinin Çayırçökek Mahallesi Tombullar Mevki arasında açtıkları yeni yolla Canik, Asarcık, Tekkeköy ve Kavak ilçeleri arasında alternatif güzergâhlarla yaklaşık 1 saat 30 dakika süren transit geçiş mesafesini, 30 dakikaya düşürdüklerini söyledi. Canik&#8217;te ulaşım hamlelerine yenilerini eklemeyi sürdürdüklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, &#8220;Canik&#8217;imize yeni yollar kazandırıyor, ulaşım seferberliğimize güçlü bir şekilde devam ediyoruz&#8221; dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Bir Proje Daha Hayata Geçti </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Vatandaşların ilçeler arası 1 saat 30 dakikayı bulan transit geçişlerini 30 dakikaya düşürdüklerini dile getiren Başkan İbrahim Sandıkçı, &#8220;Canik&#8217;imizde ulaşım atağımızı sürdürüyoruz. Ulaşım ağımızı yeni yollarla güçlendiriyor, vatandaşlarımızın ulaşım mesafelerini kısaltıyoruz. Yeşilpınar Mahallemizde açtığımız yeni yolla vatandaşlarımızın ilçeler arası geçişlerini daha kolay bir hale getirdik. Diğer alternatif güzergâhlardan ilçeler arası ana bağlantı yoluna yaklaşık 1 saat 30 dakikada ulaşan vatandaşlarımızın, Yeşilpınar Mahallemize kazandırdığımız yeni yolla bu mesafeyi gidiş ve geliş sürecini yaklaşık 30 dakikaya kadar düşürdük. Alternatif güzergâhlar üzerinden yaklaşık 1 saat 30 dakika süren Canik, Asarcık, Tekkeköy ve Kavak ilçeleri bağlantı yoluna transit geçişleri, Yeşilpınar Mahallemizde açtığımız yeni yolla daha kolay bir hale getirdik&#8221; diye konuştu. Başkan İbrahim Sandıkçı, Yeşilpınar Mahallesi’nde açtıkları ve vatandaşların ulaşımlarını kolay hale getirdikleri yeni yolun genişliğinin yaklaşık 10 metre olduğunu, yolun üstyapı ve çevre düzenleme çalışmalarını da kısa süre içerisinde tamamlayacaklarını sözlerine ekledi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Vatandaşlardan Büyük Alkış </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Başkan İbrahim Sandıkçı, sözlerinin devamında ilçeye güvenli ve konforlu yollar kazandırmaya devam edeceklerini vurguladı. Bölge sakinleri, Yeşilpınar Mahallesi&#8217;ne açılan yeni yolla ulaşımın daha kolay bir hale geldiğini ifade ederek, ilçede sürdürdüğü ulaşım seferberliğinden ve insan odaklı çalışmalarından dolayı Başkan Sandıkçı&#8217;ya teşekkür etti.</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canikte-yeni-yol-acildi-1-bucuk-saatlik-mesafe-30-dakikaya-dustu-592866">Canik&#8217;te Yeni Yol Açıldı: 1 Buçuk Saatlik Mesafe 30 Dakikaya Düştü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bitkisel Üretim 2.Tahmini, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bitkisel-uretim-2-tahmini-2025-586317</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 10:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[tahmini]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[üretimin]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586317</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bitkisel üretimin bir önceki yıla göre azalacağı tahmin edildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bitkisel-uretim-2-tahmini-2025-586317">Bitkisel Üretim 2.Tahmini, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bitkisel üretimin bir önceki yıla göre azalacağı tahmin edildi</strong></p>
<p>Üretim miktarlarının, 2025 yılı ikinci tahmininde bir önceki yıla göre tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) %10,4, sebzelerde %0,8, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde %30,4 oranında azalacağı tahmin edildi. Buna göre, yaklaşık üretim miktarlarının tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 67,1 milyon ton, sebzelerde 33,3 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise 19,8 milyon ton olarak gerçekleşeceği öngörüldü.</p>
<p><strong>Bitkisel üretim, 2024, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/bitkisel-uretim-2tahmini-2025-0-2IgWAKaK.png"/><br /><strong>Tahıl üretiminin 2025 yılında bir önceki yıla göre azalacağı tahmin edildi</strong></p>
<p>Tahıl ürünleri üretim miktarlarının 2025 yılında bir önceki yıla göre %12,4 oranında azalarak yaklaşık 34,2 milyon ton olacağı tahmin edildi.</p>
<p>Bir önceki yıla göre, buğday üretiminin %13,9 oranında azalarak 17,9 milyon ton, arpa üretiminin %25,9 oranında azalarak 6 milyon ton, çavdar üretiminin %20,9 oranında azalarak yaklaşık 203 bin ton, yulaf üretiminin %22,3 oranında azalarak 303 bin ton, mısır üretiminin ise %4,9 artarak 8,5 milyon ton olacağı öngörüldü.</p>
<p>Kuru baklagiller grubunda nohut, kuru fasulye ve kırmızı mercimek üretiminin sırasıyla 406 bin ton, 247 bin ton ve 230 bin ton olacağı tahmin edildi. Yumru bitkilerden patatesin ise bir önceki yıla göre %13,0 oranında azalarak 6 milyon ton üretileceği tahmin edildi.</p>
<p>Yağlı tohumlardan soya üretiminin %17,4 oranında azalarak yaklaşık 149 bin ton, ayçiçeği üretiminin ise %17,6 oranında azalışla yaklaşık 1,8 milyon ton olacağı öngörüldü.</p>
<p>Şeker pancarı üretiminin %4,1 oranında azalarak 21,5 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edildi.</p>
<p><strong>Sebze üretiminin 2025 yılında bir önceki yıla göre azalacağı tahmin edildi</strong></p>
<p>Sebze ürünleri üretim miktarının 2025 yılında bir önceki yıla göre %0,8 azalarak yaklaşık 33,3 milyon ton olacağı tahmin edildi.</p>
<p>Sebzeler grubu ürünlerinden karpuzda %8,3, kuru soğanda %2,6, kavunda %17,5 oranında üretim artışı; domateste %7,6, salçalık kapya biberde %6,3, taze fasulyede %8,3 oranında üretim azalışı olacağı tahmin edildi.</p>
<p><strong>Meyve üretiminin 2025 yılında bir önceki yıla göre azalacağı tahmin edildi</strong></p>
<p>Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarının 2025 yılında bir önceki yıla göre %30,4 oranında azalarak yaklaşık 19,8 milyon ton olacağı tahmin edildi.</p>
<p>Meyveler grubunda, bir önceki yıla göre elmada %48,3, çilekte %1,9, şeftalide %46,1, nektarinde %44,1, kirazda %70,6, üzümde %24,5 üretim azalışı öngörüldü.</p>
<p>Turunçgil meyvelerinden mandalinada %7,1 oranında üretim artışı beklenirken, portakalda %15,0, limonda %34,8 oranında üretim azalışı öngörüldü. Sert kabuklu meyvelerden fındıkta %38,5, cevizde %38,1, Antep fıstığında %61,1 oranında üretim azalışı olacağı tahmin edildi.</p>
<p>Geçen yıla göre muz üretiminin %1,6, zeytin üretiminin ise %34,7 azalacağı öngörüldü.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bitkisel-uretim-2-tahmini-2025-586317">Bitkisel Üretim 2.Tahmini, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Dünya İçin Lazım &#8211; Greenfest&#8221;, yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-icin-lazim-greenfest-yaklasik-900-gonullu-ve-cocugun-katilimiyla-gerceklesti-581469</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 07:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[greenfest]]></category>
		<category><![CDATA[kategorisinde]]></category>
		<category><![CDATA[lazım]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[temalı]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581469</guid>

					<description><![CDATA[<p> Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği ortaklığında elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik ederken, sürdürülebilirlik farkındalığına sahip elçiler yetiştirmek amacıyla hayata geçirilen “Dünya İçin Lazım” projesi kapsamında özel bir festival düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-icin-lazim-greenfest-yaklasik-900-gonullu-ve-cocugun-katilimiyla-gerceklesti-581469">&#8220;Dünya İçin Lazım &#8211; Greenfest&#8221;, yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği ortaklığında elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik ederken, sürdürülebilirlik farkındalığına sahip elçiler yetiştirmek amacıyla hayata geçirilen “Dünya İçin Lazım” projesi kapsamında özel bir festival düzenlendi. İstanbul’da gerçekleştirilen <strong>“Dünya İçin Lazım &#8211; GreenFest”</strong> etkinliğine civar okullardan ve farklı illerden yaklaşık <strong>900 gönüllü ve çocuk </strong>katıldı. Vodafone Gönüllüleri’nin de çocuklarda doğa bilincinin ve elektronik atık farkındalığının artırılmasına yönelik düzenlenen çeşitli atölyelerde aktif görev aldığı festivalde, <strong>“Dünyanın Bir Çağrısı Var!”</strong> temalı resim yarışması finali de gerçekleşti. Festivalde <strong>Ceyda Düvenci </strong>ve kurucu ortağı olduğu <strong>Taş Kağıt Makas Atölyesi</strong> de “Doğal Boya ile Renklendirme Atölyesi” ile çocuklarla buluştu.</p>
<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel</strong>, şunları söyledi: </p>
<p>“Her ne kadar birçok ülkede mevzuata dayalı çeşitli toplama sistemleri mevcut olsa da, geri dönüştürülebilen e-atık miktarı üretilen toplamın çok altında kalıyor. E-atıkların geri dönüşümünü teşvik etmeye ve farkındalık yaratmaya devam etmemiz gerekiyor. Bu inançla başlattığımız ‘Dünya İçin Lazım’ projesinde amacımız; e-atıkları dönüştürerek doğamızın korunmasına katkıda bulunmak, e-atık dönüşümü sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak, sürdürülebilirlik eğitimleriyle bu toplulukları geliştirerek büyütmek. Projemizin bir parçası olarak düzenlediğimiz ‘Dünya İçin Lazım &#8211; GreenFest’ etkinliğinde de amacımız çocuklarda doğa ve e-atık bilincinin artırılmasıydı. Yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla renkli bir festival gerçekleştirdik. Festivalde emeği geçen tüm paydaşlarımıza, değerli jüri üyelerimize, gönüllülerimize ve katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Daha sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz.” </p>
<p><strong>WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gül Gürsoy </strong>şöyle konuştu: </p>
<p>“‘Dünya için Lazım’ projesiyle bir yandan e- atıkların geri dönüştürülmesiyle doğanın korunması, bir yandan da doğa bilinci yüksek nesiller için bir araya geldik. WWF-Türkiye olarak, çocukları, gençleri yalnızca yarınların garantisi olarak değil, bugünden doğayla bağ kurması gereken bireyler olarak görüyoruz. Onların doğayla kurduğu ilişkinin geleceğimizin yanı sıra bugünü de dönüştürme gücüne sahip olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, eğitimin ve doğa koruma bilgisinin çocuklara ulaşması önceliklerimizin başında yer alıyor. İşin aslı, çocuklara doğa koruma bilgisi taşımak bizim için sadece bir eğitim meselesi de değil; çocukların yaşamla kurdukları bağı güçlendirme yolu. ‘Dünyanın Bir Çağrısı Var’ resim yarışması ve GreenFest kapsamında düzenlenen etkinlik ve atölyelerin de gösterdiği gibi çocuklarımıza doğayı tanıma, anlama ve değer verme imkânı sunduğumuzda hem bugünü hem de geleceği birlikte koruyabileceğiz.”</p>
<p><strong>Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu </strong>ise şunları ifade etti:</p>
<p>“‘Dünya İçin Lazım’ projesi ile çocukların doğa, sürdürülebilirlik ve gelecek konularında farkındalık kazanmalarını hedefliyoruz. Onları bu yolculuğun merkezine alırken, aynı zamanda eğitmenleri ve ebeveynleri de sürece dahil ederek kalıcı bir etki yaratıyoruz. GreenFest ise bu ortak geleceğe olan inancımızın güçlü bir yansıması. Hep birlikte, dünya için sorumluluk almaya ve daha sürdürülebilir bir yarın için çalışmaya devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>Resim yarışmasına 39 şehirden 372 başvuru alındı</strong></p>
<p>Festival kapsamında düzenlenen resim yarışmasına <strong>39 şehirden 372 başvuru</strong> alındı. Finalde Hatay, Şanlıurfa, Şırnak, Bursa ve İstanbul’dan ilkokul ve ortaokul öğrencilerine ait toplam <strong>6 eser</strong> değerlendirildi. İş, sanat ve sürdürülebilirlik dünyasından seçili isimlerin yer aldığı jüri tarafından yapılan değerlendirmede, eserler, izleyicide bıraktığı duygu, genel etki ve bütünlüğü, hayal dünyasının zenginliği, farklı ögelerin kullanımı, kompozisyon ve düzen, renk uyumu ve estetik, mesajın netliği, çevresel/sosyal etki, özgünlük, farklı fikirlerin kullanımı, çizim ve yöntem kalitesi, malzeme kullanımı gibi kriterler göz önüne alınarak puanlandı. Değerlendirme sonucu 6 kategoride ödül kupaları verildi. Buna göre, 7-10 yaş grubunda “Dünyanın Sesi” kategorisinde “Dünya Senin Elinde” temalı eseriyle <strong>Öykü Mercan Keskin</strong>, “Hayal Gücü Kahramanı” kategorisinde “Kalbinde Umut Taşıyan Dünya” temalı eseriyle <strong>Zeynep Erva</strong> <strong>Kılıç,</strong> “Renklerin Büyüsü” kategorisinde “Güzel Bir Dünya İçin Sürdürülebilir Çevre” temalı eseriyle <strong>Asya Alyanak;</strong> 11-14 yaş grubunda ise “Dünyaya Mesaj” kategorisinde “Sessiz Çığlık” temalı eseriyle <strong>Kayla Şahin</strong>, “Özgün Bakış” kategorisinde “Geleceğe Bir Dünya Bırakalım” temalı eseriyle <strong>Melis Ada Uyanık</strong>, “Sanatsal Ustalık” kategorisinde “Yeşilin Nefesi” temalı eseriyle <strong>Meva Nil Biçen</strong> ödüle layık görüldü. Her kategoride ödül sahiplerine <strong>30 bin TL’lik</strong> teknoloji hediye çeki de sunuldu.</p>
<p><strong>Farklı konularda atölyeler düzenlendi</strong></p>
<p>Festivalin ikinci yarısında ise E-Atık Sanatı, E-Atık Dedektifleri (İnceleme ve Tanıma), Biyoçeşitlilik, Tohum Topu Yapım, Geri Dönüştürülmüş Kağıt, Doğa ve Canlılar Keşfi, Bez Çanta Tasarlama, Dans, Yüz Boyama Alanı, Doğa Dostlarının Sesi Alanı gibi birbirinden ilginç konularda atölyeler düzenlendi. 7-14 yaş arası çocuk ve gençlerin katılımıyla gerçekleşen atölyelerde katılımcılara doğayla ilgili temel kavramlar deneyimletilerek hem eğitici hem de eğlendirici bir ortam sunuldu. </p>
<p><strong>“Dünya İçin Lazım” projesine herkes dahil olabiliyor</strong></p>
<p>“Dünya İçin Lazım” projesi kapsamında elektronik atıklar ülke genelinde Vodafone mağazaları veya ücretsiz kargo aracılığıyla toplanıyor ve geri dönüştürülüyor. Doğaya “sıfır atık” katkısında bulunulmasının yanı sıra verilen doğa eğitimleri ile   sürdürülebilirlik bilinci gelişen bir topluluğun oluşması da hedefleniyor. Projeye e-atıklarını geri dönüştürmek isteyen herkes dahil olabiliyor. Projenin ilk yılında 15 ton e-atığın geri dönüştürülmesi ve 60 bin kişiye doğa eğitimi verilmesi hedefleniyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-icin-lazim-greenfest-yaklasik-900-gonullu-ve-cocugun-katilimiyla-gerceklesti-581469">&#8220;Dünya İçin Lazım &#8211; Greenfest&#8221;, yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Corendon Airlines, 2026 yaz sezonunda yüzde 20 büyüme hedefliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/corendon-airlines-2026-yaz-sezonunda-yuzde-20-buyume-hedefliyor-576784</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 18:40:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[airlines]]></category>
		<category><![CDATA[almanya]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[corendon]]></category>
		<category><![CDATA[Corendon Airlines]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[sezonunda]]></category>
		<category><![CDATA[uçak]]></category>
		<category><![CDATA[uçuş]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576784</guid>

					<description><![CDATA[<p>Corendon Airlines, 20. yılında büyüme rotasını güçlendirerek 2026’ya iddialı girmeye hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/corendon-airlines-2026-yaz-sezonunda-yuzde-20-buyume-hedefliyor-576784">Corendon Airlines, 2026 yaz sezonunda yüzde 20 büyüme hedefliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Corendon Airlines, 20. yılında büyüme rotasını güçlendirerek 2026’ya iddialı girmeye hazırlanıyor. Tatil severlere daha uzun sezon, daha fazla uçuş ve yeni destinasyonlarla genişleyen bir seyahat ağı sunmayı hedefleyen hava yolu şirketi, geleneksel olarak düzenlediği sektör buluşması “Get Together 2025” etkinliğini bu yıl 17 Eylül’de Amsterdam’da gerçekleştirdi. Avrupa’nın önde gelen tur operatörlerinden, acentelerinden ve havalimanlarından temsilcilerin katıldığı etkinlikte; Almanya ve Avusturya çıkışlı uçuşlarda kapasite artışı, yeni destinasyonlar, Frankfurt’taki yeni Corendon Airlines ofisi ve turizm sektöründeki güçlü iş birlikleri açıklandı.</strong></p>
<p>Turizm ve hava taşımacılığı sektörlerine 20 yıllık deneyimiyle değer katan Corendon Airlines, büyüme hedeflerini kararlılıkla sürdürüyor. Hava yolu şirketinin 2026 sezonu için açıklanan yeni planları hem yolcular hem de turizm sektörü paydaşları için önemli fırsatlar sunuyor. Almanya ve Avusturya çıkışlı uçuşlarda kapasitenin kayda değer şekilde artırılması, yeni hatların eklenmesi ve tur operatörleriyle daha yakın iş birlikleri, Corendon Airlines’ın yeni dönemdeki stratejisinin temel taşlarını oluşturuyor.</p>
<p><strong>Almanya ve Avusturya’da güçlenme</strong></p>
<p>Corendon Airlines, nisan ve ekim ayları arasındaki dönemi kapsayan 2026 yaz sezonunda Almanya çıkışlı uçuşlarda yaklaşık yüzde 20, Avusturya çıkışlı uçuşlarda ise yaklaşık yüzde 30 kapasite artışı planlıyor. İsviçre pazarında pist çalışmaları nedeniyle mevcut durum korunurken, İngiltere’de büyüme, Polonya’da ise kapasitenin neredeyse ikiye katlanması hedefleniyor.</p>
<p><strong>İspanya ve Mısır’a rekor artış</strong></p>
<p>Corendon Airlines’ın hayata geçireceği yeni kapasite artışları destinasyonlara da yansıyacak. Türkiye’ye yönelik uçuşlarda tek haneli bir büyüme öngörülürken, İspanya’ya yüzde 90, Mısır’a ise yüzde 150’nin üzerinde koltuk artışı planlanıyor. Yunanistan uçuşlarında ise yüzde 12’lik büyüme beklenirken bu pazarda özellikle Girit hattı öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Almanya’daki dört üsse 10 uçak</strong></p>
<p>Corendon Airlines, 2026 yazında en güçlü olduğu pazarlardan Almanya’daki Düsseldorf, Hannover, Köln/Bonn ve Nürnberg üslerinde toplam 10 uçak konuşlandıracak. Bu hamleyle Almanya’da 2025’e göre yaklaşık iki kat fazla uçakla hizmet verecek olan şirketin 35 uçaktan oluşan filosu daha verimli kullanılacak.</p>
<p><strong>Frankfurt’ta yeni ofis</strong></p>
<p>Corendon Airlines, Almanya’daki büyüme stratejisini desteklemek üzere Frankfurt Havalimanı’nda yer alan House of Logistics and Mobility (HOLM) bünyesinde yeni bir ofis açtı. Hava yolu şirketi bu adımla birlikte, genişleyen ekip ve güçlü satış ortaklıklarıyla Almanya pazarında daha etkin bir varlık hedefleniyor. </p>
<p><strong>“Tüm pazarlar genelinde yaklaşık yüzde 20’lik bir büyüme bekliyoruz”</strong></p>
<p>Corendon Airlines Satış &#038; Pazarlama Direktörü Christian Hein, 2026 hedeflerini şu sözlerle değerlendirdi: “2026 yazında tüm pazarlar genelinde yaklaşık yüzde 20’lik bir büyüme bekliyoruz. Özellikle ikinci çeyrekte yüzde 45’e varan bir artış öngörüyoruz. Stratejik olarak en önemli adımımız, Almanya’daki dört üssümüzü ek uçaklarla güçlendirmek olacak. Son üç yıldaki başarılı performansımız bize sağlam bir temel sağladı. Bu sayede yeni yatırımlarla güvenle ilerleyebiliyoruz.”</p>
<p><strong>Ana destinasyonlarda daha fazla frekans</strong></p>
<p>Büyümenin odağında Antalya, Heraklion-Girit ve Hurghada gibi popüler tatil destinasyonları bulunuyor. Corendon Airlines, Nürnberg, Düsseldorf ve Köln/Bonn çıkışlı Hurghada uçuşlarının frekansını haftada 3’ten 5’e yükseltecek. Ayrıca 2025’te sadece kısa süreli programda yer alan birçok hat, 2026 yazında tüm sezon boyunca devam edecek. Yeni olarak Münster/Osnabrück – Heraklion hattı da Corendon Airlines’ın uçuş ağına eklendi.</p>
<p><strong>Şarm El Şeyh kış programında</strong></p>
<p>Corendon Airlines, 2025/2026 kış sezonunda popüler tatil noktası Şarm El Şeyh’i uçuş ağına ekliyor. Kasım 2025’ten itibaren Şarm El Şeyh’e; Düsseldorf, Hannover ve Nürnberg’den salı ve cuma günleri düzenlenecek uçuşlarla tatil severlere yeni bir alternatif sunulacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/corendon-airlines-2026-yaz-sezonunda-yuzde-20-buyume-hedefliyor-576784">Corendon Airlines, 2026 yaz sezonunda yüzde 20 büyüme hedefliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30 Ağustos, cesaret, fedakârlık ve kahramanlık destanı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/30-agustos-cesaret-fedakarlik-ve-kahramanlik-destani-569458</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 09:45:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Başkomutan]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Odabaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Taarruz]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla, Büyük Taarruz'a giden süreci anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/30-agustos-cesaret-fedakarlik-ve-kahramanlik-destani-569458">30 Ağustos, cesaret, fedakârlık ve kahramanlık destanı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla, Büyük Taarruz&#8217;a giden süreci anlattı.</p>
<p><strong>Büyük Taarruz milli mücadelenin kader anı</strong></p>
<p>Büyük Taarruzun, 1919 yılından beri bin bir zorluk ve yoklukla verilen Türk milli mücadelesinin kader anı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Milletin bağımsız bir şekilde hayatını sürdürebilmesi için verilen mücadelenin bu dönüm noktası, bizzat kurtarıcı lider Mustafa Kemal Paşa tarafından son derece titiz, sabırlı ve gerçekçi bir bakış açısıyla ve yaklaşık bir yıl önce, Sakarya Savaşı’ndan hemen sonra planlanmaya başlamıştır. Nitekim Sakarya galibiyetinden sonra TBMM’de taarruzun devam etmesine yönelik isteklere sert bir biçimde karşı durmuştur.” dedi.</p>
<p><strong>Sakarya’dan sonra yaklaşık bir yıl boyunca eksikler giderildi</strong></p>
<p>20 Temmuz 1922’de Meclis’ten tekrar Başkomutanlık yetkilerini alan Mustafa Kemal Paşa ve Türk ordusunun, Büyük Taarruz için yaklaşık 1 yıl çok kapsamlı ve gizli bir hazırlık dönemi geçirdiğini anlatan Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “1921 yılının son muharebesi olan Sakarya’dan sonra askerlerimiz yaklaşık bir yıl boyunca hem dinlendi hem de eksikleri giderildi. Alaylar, tümenler takviye edilirken topçu ve süvari birlikleri güçlendirildi. Bir yandan Sovyetlerden gelen silahlar depolanırken bir yandan da saldırı manevraları gizli tatbikatlarla çalışıldı. Cephane, köylülerimizden sağlanan iaşe ve sağlık malzemeleri gizlice cephe gerisine yığıldı.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çalışmalar gizlilikle yürütüldü</strong></p>
<p>Başkomutan ve komutanların sık sık yapılan cephe ziyaretleriyle askerlerin moralini yükseltirken çeşitli propaganda faaliyetleriyle de Türk halkının son taarruzla vatanın kesin olarak kurtulacağına dair inancının güçlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Başkomutanın gizlilik stratejisi doğrultusunda taarruz planı sadece Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa, 1. Ordu Komutanı Nurettin (Sakallı) Paşa, 2. Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa, Kocaeli Grubu Komutanı Kazım (Özalp) Paşa ve Süvari Kolordusu Komutanı Fahrettin (Altay) Paşa gibi üst düzey komutanlarla paylaşıldı. Aynı gizlilikle ordunun birlik kaydırmaları ve yığınaklar da gündüz değil gece yapıldı. Uygulanan bir başka strateji ise yanıltıcı manevralardı. Örneğin taarruzdan bir gün önce 25 Ağustos günü Mustafa Kemal Paşa Şuhut’ta karargâhta iken gazetelerde Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yarın (26 Ağustos) Ankara’da bir çay daveti vereceği haberi yayımlandı. En vurucu yanıltıcı manevra ise Yunan ordusu Eskişehir ve Ankara yönünden taarruz beklerken, Türk ordusunun güneyden Afyon üzerinden Büyük Taarruz’u başlatması olacaktı.”</p>
<p><strong>Şuhut&#8217;tan Kocatepe&#8217;ye sessiz yürüyüş</strong></p>
<p>25 Ağustos’u 26 Ağustos’a bağlayan gecenin, sabah 5’te başlayacak taarruz hazırlıkları için büyük önem taşıdığını da dile getiren Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Topçu bataryalarının Başkomutanlık Karargahının bulunduğu Afyon Şuhut’tan Kocatepe’ye Yunanlara sezdirilmeden gizlilikle taşınması gerekiyordu. 25 Ağustos gecesi 21.00 sularında Başkomutan ve ordu kumandanları Büyük Taarruz’un ana komuta merkezi olan 1874 metre yüksekliğindeki Kocatepe’ye doğru yola çıktılar. Toplar da gecenin keskin soğuğu ve zifiri karanlığında kadın erkek çocuk köylülerimizin yardımıyla, katırlar ve öküz arabalarıyla Şuhut’tan yola çıktılar. Ses çıkarmaması için hem tekerleklere hem de hayvanların ayaklarına bezler sarıldı. Yaklaşık 8-10 saat süren Şuhut-Kocatepe yürüyüşü, Türk milletinin bağımsızlığı için yapabileceği fedakarlıkların adeta simgesi haline gelecekti. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ‘Mustafa Kemal’in Kağnısı’ adlı şiiriyle ölümsüzleşen kadınımızın kahramanlık ve fedakârlıkları, Elif kadınla özdeşleşti. Elif, cepheye mermi taşırken öküzü Kocabaş ölünce tereddütsüz kendini koşmuştu kağnısına.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kocatepe’den yapılan saldırı şoke etti</strong></p>
<p>26 Ağustos Cumartesi sabahı saat 05.30’da ilk top atışlarının Kocatepe’den yapıldığını anlatan Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Beklenmedik bu ilk saldırı Yunan kuvvetlerinde büyük tahribata yol açarken asıl etkisi psikolojik şok olmuştu. Hiç beklemedikleri Türk saldırısı karşısında Yunan kuvvetleri şaşkınlık yaşarken Türk süvari birlikleri de düşman gerisine sızarak çevirme ve imha harekâtına başlamıştı. 30 Ağustos 1922 Çarşamba günü sabahın erken saatlerinde Başkomutanlık Meydan Muharebesiyle Türk Kurtuluş Savaşı’nın kesin zafer günü ilan edildi. Millet ve onun evlatları olan askerlerimizin 25/26 Ağustos gecesi kat ettikleri Şuhut-Kocatepe yolu ise halkımızın azim, kararlılık ve kader anlarından biri olarak tarihimize kaydedildi.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/30-agustos-cesaret-fedakarlik-ve-kahramanlik-destani-569458">30 Ağustos, cesaret, fedakârlık ve kahramanlık destanı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pasif Sigara Dumanı, Meme Kanseri Riskini de Artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pasif-sigara-dumani-meme-kanseri-riskini-de-artiriyor-569488</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 09:34:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569488</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri Türkiye ve dünyada en sık görülen kanser türü olmaya devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pasif-sigara-dumani-meme-kanseri-riskini-de-artiriyor-569488">Pasif Sigara Dumanı, Meme Kanseri Riskini de Artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Meme kanseri Türkiye ve dünyada en sık görülen kanser türü olmaya devam ediyor. İstatiklere göre dünyada her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konduğunu hatırlatan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal, yeni bir araştırmanın meme kanserinde dikkat çekici risk faktörü olarak pasif sigara dumanına işaret ettiğini söyledi. Araştırmanın, evde ya da iş yerinde kullanmasa da sigara dumanına maruz kalan kadınların meme kanserine yakalanma riskinin yüzde 24 oranında arttığını gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Köksal, “Kadınlardaki sigara kullanımının artışı da düşünüldüğünde bu durum yeni önlemler alınmasını zorunlu kılıyor dedi.”</em></p>
<p>Meme kanseri risk faktörleri arasında genetik ve yaşam tarzı alışkanlıkları ilk sıralarda yer alırken British Journal of Cancer dergisinde yayımlanan kapsamlı bir meta-analize göre, pasif sigara dumanına maruz kalmak, içmeyen kadınlarda meme kanseri riskini yüzde 24 oranında artırıyor. Bu verinin son derece dikkat çekici olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal, araştırmadan elde edilen sonuçları değerlendirdi:  “1984 ile 2022 yılları arasında yayımlanmış 63 bilimsel çalışmanın değerlendirildiği meta analiz çalışmasında 35 binin üzerinde meme kanseri vakası analiz edilmiş. Elde edilen bulgulara özellikle ev içinde pasif içiciliğin meme kanseri açısından riski en fazla artıran etkenlerden biri olarak tespit edilmiş.”</p>
<p>“Ancak ne yazık ki birçok kadın bu riskin farkında değil ve bu ilişki, çoğu zaman göz ardı ediliyor” diyen Prof. Dr. Köksal, “Çünkü bireyler, aktif olarak sigara içmedikleri için risk altında olduklarını düşünmüyor. Oysa pasif içicilerin de sigara içen bireylerle benzer oranda risk taşıdığı saptanmış durumda.” dedi.</p>
<p><strong>EV İÇİNDEKİ SİGARA DUMANININ RİSKİ DAHA FAZLA</strong></p>
<p>Araştırmada ortaya çıkan ilginç bir veriyi de paylaşan Prof. Dr. Köksal, sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle evinde sigara içilen ve dolayısıyla dumana maruz kalan kadınlar için meme kanseri riski yüzde 17 artmış. Bunun yanında eşi sigara kullanan kadınlarda da riskin yaklaşık yüzde 16 arttığı gözlenmiş. Ayrıca çalışma ortamında dumana maruz kalan kadınlarda da risk görece daha düşük olmakta birlikte genel popülasyona oranla anlamlı bir artış olmuş. Dolayısıyla sigara dumanına maruz kalan pasif içici kadınlar nerde olursa olsun meme kanseri açısından riskini artırıyor denilebilir.”</p>
<p><strong>MARUZİYET ARTTIKÇA RİSK DE ARTIYOR</strong></p>
<p>Prof. Dr. Köksal çalışmayla birlikte ortaya çıkan farklı bir çarpıcı noktanın ise maruziyet arttıkça riskin de artması olduğunu belirtti. “Sigara kullanan kişiler için kullanım miktarı ve kanser riski arasında doğrudan bir ilişki olduğu biliniyordu. Maruziyet için de aynı durum söz konusu. Günde yaklaşık 20 sigara dumanına maruz kalan bir kadının meme kanseri riski yaklaşık yüzde 38 oranında artıyor. 40 yıl boyunca pasif içici olanlarda risk yüzde 29’a, 40 paket-yıllık (pack-year) maruziyette ise yüzde 50’ye kadar yükseliyor ki bu son derece çarpıcı bir veri. Sigara kullanım oranın genç kadınlar arasında da giderek arttığı düşünülecek olursa bu durum önümüzdeki yıllar için de ciddi bir tablonun kaçınılmaz olacağını şimdiden gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>ÇOCUKLUKLARINDA MARUZ KALANLARDA RİSK DAHA YÜKSEK</strong></p>
<p>“Özellikle ergenlik öncesi ve ilk gençlik döneminde maruz kalınan sigara dumanın gelişmekte olan meme dokularında DNA hasarına yol açabiliyor. Bu hasar, yıllar sonra kansere dönüşebilecek hücresel değişimlerin temelini oluşturuyor” diyen Prof. Dr. Köksal, dumana maruz kalan çocuklar için şunları anlattı: “Çalışma, yalnızca erişkinlikteki değil, çocukluk dönemindeki pasif içiciliğin de ileriki yıllarda meme kanseri riskini artırabileceğini gösterdi. Özellikle ebeveynlerinden biri sigara içen çocukların, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde daha yüksek risk taşıdığı vurgulandı.”</p>
<p><strong>HER 8 KADINDAN BİRİ YAŞAMININ BİR ANINDA KARŞILAŞIYOR</strong></p>
<p>Kadınlar için önemli bir sağlık tehdidi oluşturan meme kanserinin her 8 kadından birini yaşamı boyunca etkileyebilecek düzeyde yaygın olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Neşet Köksal, “Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) GLOBOCAN 2020 verilerine göre, yalnızca 2020 yılında dünya çapında 2,3 milyon kadına yeni meme kanseri tanısı konulmuştur. Aynı yıl içinde 685 bin kadın meme kanseri nedeniyle yaşamını yitirmiştir.” Diye konuştu.</p>
<p>Ülkemizde kadınlarda görülen tüm kanser vakalarının yaklaşık yüzde 24’ünü meme kanserinin oluşturduğunu hatırlatan Prof. Dr. Köksal, “Türkiye’de her yıl yaklaşık 20 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor. Her ne kadar 50 yaşından sonra görülme sıklığı artsa da, özellikle son yıllarda 30’lu yaşlardaki kadınlarda da meme kanseriyle karşılaşıyoruz. Dolayısıyla bu tablo, ileri yaştaki kadınların yanında genç kadınlarda da farkındalığın artırılması gerektiğini ortaya koyuyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>ERKEN EVREDE BAŞARI ŞANSI ÇOK YÜKSEK</strong></p>
<p>Bugün meme kanseri hastalarının her evrede tedavi şansı bulunduğunu ancak erken tanı ile tedavi başarısının büyük oranda arttığını hatırlatan Prof. Dr. Köksal, “Erken evrede tespit edilen meme kanserlerinde 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 90’ın üzerindedir. Bu da, tarama programlarına katılımın hayati önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir” dedi.</p>
<p><strong>“DUMANSIZ HAVA SAHASI HAYATİ BİR İHTİYAÇ”</strong></p>
<p>Araştırmanın da ortaya koyduğu üzere meme kanseri açısından da pasif sigara içiciliğinin obezite, alkol, hareketsiz yaşam gibi değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer aldığının altını çizen Prof. Dr. Köksal, “Ciddiye alınması gereken bu tehdide yönelik önlemler alınmalı. Özellikle ev ve iş yerlerinde sigara yasağına uyulması, çocukların ve kadınların korunması için büyük önem taşıyor. Bu nedenle, sigara içen ebeveynlerle büyümüş kadınlar, sigara içilen evlerde ya da iş yerlerinde uzun süre bulunmuş bireyler ve sigara içen eşe veya partnerle aynı ortamda yaşayanların konuya ayrı bir hassasiyet göstermesi gerekir. Bilinçlenme, korunma ve erken tarama ile bu sessiz riske karşı önlem alınabilir. Evlerimizde, iş yerlerimizde ve ortak yaşam alanlarımızda dumansız hava sahası artık bir tercih değil, hayati bir ihtiyaç olduğu unutulmamalı.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pasif-sigara-dumani-meme-kanseri-riskini-de-artiriyor-569488">Pasif Sigara Dumanı, Meme Kanseri Riskini de Artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Burhaniye Belediyesi&#8217;nde Personel Maaşına Yaklaşık %27 Zam Yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/burhaniye-belediyesinde-personel-maasina-yaklasik-27-zam-yapildi-555004</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2025 07:39:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinde]]></category>
		<category><![CDATA[burhaniye]]></category>
		<category><![CDATA[maaşına]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[zam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555004</guid>

					<description><![CDATA[<p>Burhaniye Belediyesi ile DİSK/Genel-İş Sendikası arasında yapılan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sonuçlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/burhaniye-belediyesinde-personel-maasina-yaklasik-27-zam-yapildi-555004">Burhaniye Belediyesi&#8217;nde Personel Maaşına Yaklaşık %27 Zam Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Burhaniye Belediyesi ile DİSK/Genel-İş Sendikası arasında yapılan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sonuçlandı. İmzalanan yeni sözleşmeyle belediye çalışanlarının maaşlarına yan ödemeler ile birlikte yaklaşık %27 oranında zam yapıldı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, sözleşme yapıldıktan sonra yaptığı açıklamada, emekçilerin hak ettiği değeri almasının önemine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Belediyemizde görev yapan tüm personelimiz, Burhaniye’mizin gelişimi ve halkımıza en iyi hizmetin sunulması için büyük bir özveriyle çalışıyor. Biz de emeğe ve alın terine her zaman sahip çıkan bir anlayışla hareket ediyoruz. Yapılan maaş güncellemesinin tüm çalışanlarımıza hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum.” dedi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler ve DİSK/Genel-İş Sendikası yetkililerinin bir araya geldiği toplu iş sözleşmesi görüşmeleri yaklaşık %27 oranında zam artışıyla sonuçlandı.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/burhaniye-belediyesinde-personel-maasina-yaklasik-27-zam-yapildi-555004">Burhaniye Belediyesi&#8217;nde Personel Maaşına Yaklaşık %27 Zam Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Son üç günde çıkan yangınlar yaklaşık 10 bin hektarlık alanı küle çevirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/son-uc-gunde-cikan-yanginlar-yaklasik-10-bin-hektarlik-alani-kule-cevirdi-549961</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 14:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanı]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[çevirdi]]></category>
		<category><![CDATA[çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[günde]]></category>
		<category><![CDATA[hektarlık]]></category>
		<category><![CDATA[küle]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yangınlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549961</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, pazar günü Menderes ile Seferihisar arasında çıkan orman yangınlarını kontrol altına almak için günlerdir sahada.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/son-uc-gunde-cikan-yanginlar-yaklasik-10-bin-hektarlik-alani-kule-cevirdi-549961">Son üç günde çıkan yangınlar yaklaşık 10 bin hektarlık alanı küle çevirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, pazar günü Menderes ile Seferihisar arasında çıkan orman yangınlarını kontrol altına almak için günlerdir sahada. Son üç günde 15’i ormanlık alanlarda çıkan 300 yangın, ateş savaşçılarının mücadelesi ile büyük oranda kontrol altına alındı. Seferihisar’da 10, Menderes’te 3 mahalle yangından etkilenirken bölgede 14 bin futbol sahası büyüklüğünde yaklaşık 10 bin hektarlık alan küle döndü.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, Menderes ile Seferihisar arasında çıkan orman yangınlarını kontrol altına almak için yoğun mücadele verdi. Son üç günde 300 yangına müdahale eden ekipler sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Yangınlar Seferihisar’da; Akarca, Tepecik, Atatürk, Bengiler, Cumhuriyet, Kavakdere, Mersinalanı, Orhanlı, Payamlı, Turabiye mahalleleri ile Menderes’te Gümüldür Cumhuriyet, Keler, Kuyucak, Yeniköy mahallelerini etkiledi. Yine Seferihisar’da bulunan Yelken Sitesi, Doğankent Sitesi, Banksis Sitesi, Ömür Beldesi ve Doğanbey de yangından büyük oranda etkilenen yerleşimler arasında yer aldı.</p>
<p><strong>Ot yangınları büyük risk</strong></p>
<p>Pazar günü saat 12.00’den itibaren başlayan ve bugüne kadar süren yangınların bilançosu ağır oldu. Bu tarihler arasında 15 orman, 190 ot,  25 çöp,  9 bahçe, 5 anız ile 5 ağaç yangını başta olmak üzere toplam 300 yangına müdahale edildi.</p>
<p><strong>Doğal alanlarda büyük kayıp</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı da yangın bölgesinin uydudan görüntüsünü alarak değerlendirme yaptı. Buna göre 1922 hektarlık orman, 3 bin 241 hektarlık makilik alan, 155 hektarlık meyve bahçesi, 355 hektarlık tarım alanı, 3 bin 225 hektarlık çayır, 300 hektarlık da diğer alanlar olmak üzere yaklaşık 10 bin hektarlık alan (14 bin futbol sahası büyüklüğünde) küle döndü.</p>
<p>Yangınların etkilediği 5 köy ve 2 mahalle tahliye edilirken, 8 farklı noktada yangınla mücadelenin sürdüğü belirtildi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/son-uc-gunde-cikan-yanginlar-yaklasik-10-bin-hektarlik-alani-kule-cevirdi-549961">Son üç günde çıkan yangınlar yaklaşık 10 bin hektarlık alanı küle çevirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İtalya, 2026-2028 arasında yaklaşık 500 bin kişiye çalışma vizesi verecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/italya-2026-2028-arasinda-yaklasik-500-bin-kisiye-calisma-vizesi-verecek-549889</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 13:25:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[italya]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye]]></category>
		<category><![CDATA[verecek]]></category>
		<category><![CDATA[vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549889</guid>

					<description><![CDATA[<p>İtalya, AB dışından gelecek 500 bine yakın işçiye kapılarını açmayı planlıyor. Hükümet, yaşlanan nüfus ve iş gücü açığı nedeniyle vize kotasını genişletiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/italya-2026-2028-arasinda-yaklasik-500-bin-kisiye-calisma-vizesi-verecek-549889">İtalya, 2026-2028 arasında yaklaşık 500 bin kişiye çalışma vizesi verecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>İtalya</strong>, 2026&#8217;dan 2028&#8217;e kadar Avrupa Birliği (AB) vatandaşı olmayan yaklaşık 500 bin kişiye çalışma vizesi vereceğini açıkladı. </p>
</div>
<div>
<p>Pazartesi günü <strong>İtalya&#8217;da </strong>düzenlenen kabine toplantısının ardından yapılan açıklamada, ülkenin iş gücü kıtlığına çözüm olarak yasal göç kanallarını genişletmeye gidileceğini, bu bağlamda <strong>2026 yılından 2028&#8217;e kadar AB dışından yaklaşık 500 bin kişiye çalışma vizesi verileceği </strong>aktarıldı.</p>
</div>
<div>
<p><strong>2026&#8217;da toplam 164 bin 850 kişiye, 2028&#8217;e kadar da toplamda 479 bin 550 kişiye çalışma vizesi </strong>verilmesi planlanıyor. İtalya Başbakanı Georgia Meloni&#8217;nin koalisyonun başına gelmesinin ardından hükümet, 2023 ile 2025 yılları arasında 450 binden fazla kişiye izin verme kararı almıştı.</p>
</div>
<div>
<p><b>İtalya&#8217;da iş gücü açığı büyüyor</b></p>
</div>
<div>
<p>İtalya&#8217;da <strong>doğum oranlarının düşmesi</strong> ve yaşlı nüfusun artması, <strong>iş gücü açığını </strong>her geçen yıl büyütüyor. 2024’te ölüm sayısı doğum sayısını 281 bin kişi aştı, toplam nüfus ise 37 bin azalarak 58,9 milyona geriledi.  </p>
</div>
<div>
<p>Osservatorio Conti Pubblici kuruluşuna göre, <strong><em>İtalya’nın mevcut nüfusunu koruyabilmesi için 2050 yılına kadar en az 10 milyon göçmeni ülkeye kabul etmesi</em></strong> gerekecek.</p>
</div>
<div>
<p><b>Yasadışı göçmenlere karşı politikalar devam ediyor</b></p>
</div>
<div>
<p>Meloni hükümeti, yasal göçe kapı aralarken yasadışı göçmenlere yönelik sert politikalarını sürdürüyor. Bu kapsamda sınır dışı işlemleri hızlandırılırken, Akdeniz’de kurtarma operasyonları yürüten sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri kısıtlanıyor.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/italya-2026-2028-arasinda-yaklasik-500-bin-kisiye-calisma-vizesi-verecek-549889">İtalya, 2026-2028 arasında yaklaşık 500 bin kişiye çalışma vizesi verecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülkemizde yaklaşık 50 bin MS hastası var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-50-bin-ms-hastasi-var-463034</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 May 2024 08:08:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[hastası]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=463034</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük hayatın koşuşturmacasında, masum görünen bazı belirtileri dikkate alınmayıp ötelenebildiği ya da başka hastalıklarla karıştırılabildiği için teşhisi genellikle gecikebilen MS (Multipl Skleroz) hastalığının görülme sıklığı ülkemizde giderek artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-50-bin-ms-hastasi-var-463034">Ülkemizde yaklaşık 50 bin MS hastası var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman</strong>, yürüme zorluğundan özgürlüğün kısıtlanmasına dek bir çok soruna yol açabilen MS’in tedavisinde, erken teşhisin yanında ‘kişiye özel ve hedefe yönelik tedavi’ seçenekleriyle çok önemli başarılar sağlanabildiğini vurguluyor. Etkisini beyin ve omurilikte gösteren bu hastalığa karşı toplumsal farkındalığı daha da çok arttırmak amacıyla her yıl Mayıs ayının son Çarşamba günü ‘Dünya MS Günü’ kapsamında çeşitli bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştiriliyor. Ülkemizde son yıllarda toplumsal farkındalık artışıyla birlikte MS’in giderek erken evrede teşhis edilebildiğini belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, <strong>29 Mayıs</strong> <strong>Dünya MS Günü</strong> kapsamında hastalık hakkında bilinmesi gereken 9 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<p><strong>Bu belirtileri mutlaka dikkate alın!</strong></p>
<p>MS’in başka hastalıklarla karıştırılmaması ve hafife alınmaması gereken sinyalleri var. Görme sorunları, baş dönmesi, dengesizlik, kollarda/bacaklarda güçsüzlük, duyu değişikliği, idrar ve dışkı sorunları, yorgunluk vb belirtilerin nörolog tarafından da kontrolü şart! Bu belirtiler hastalığın başlangıcında genellikle kendiliğinden de düzelebildiği için hastaların hekime başvurması ve tanı alması gecikiyor! MS ilerleyici seyrederse, yürüme zorluğu, dengesizlik, idrar sorunları, bellek yıkım yıllar içinde giderek artıyor.  </p>
<p><strong>Aşı olmak MS hastalığına yol açmaz! </strong></p>
<p>Toplumumuzda aşıların MS’e yol açtığına yönelik yaygın ve yanlış bir kanı olduğunu belirten Prof. Dr. Kocaman “Özellikle Covid-19 salgını sırasında bu yanlış bilgilendirme ile çok uğraştık. Aşılar bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve ölümcül enfeksiyon hastalıklarından korur. MS tedavisinde bağışıklık sistemi baskılanabildiğinden hastalarımızın tedavi öncesinde tüm aşılarının tamamlanması konusuna özellikle dikkat ediyoruz. Aynı enfeksiyonlar gibi aşılar da atakları tetikleyebilir ama aşı olunmazsa ölümcül hastalıkların önüne geçmek mümkün olmaz. Hastalarımıza doktorlarının kontrolunda olmak koşuluyla aşılanmaktan korkmamalarını öneriyoruz” diyor.</p>
<p><strong>Sağlıksız yaşam alışkanlıklarına dikkat!</strong></p>
<p>Genetik etkenler ve ailesel yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörlerle sağlıksız yaşam alışkanlıkları da Multipl Skleroz (MS) hastalığına zemin hazırlayabiliyor. Özellikle D vitamini eksikliği, viral enfeksiyonlar ve bazı canlı virüs aşıları, sigara, stres, aşırı tuz tüketimi, çocukluk çağı obezitesi MS’in ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilen nedenler arasında sayılabilir.</p>
<p><strong>Erken tanısı mümkün!</strong></p>
<p>MS’nin erken tanısında belirtileri çok iyi dinleme, detaylı öykü ve ayrıntılı nörolojik muayene temel kuralı oluşturuyor. Tanıyı kesinleştirmede ikinci önemli kural ise; MS ile karışabilecek diğer hastalıkların dışlanması. Bu nedenle beyin ve omuriliğin kontrast madde verilerek Magnetik Rezonans (MR) görüntüleme ile değerlendirilmesi çok önemli. Bazen kesin tanı için beyin omurilik sıvısının (BOS) incelenmesi, kan testleri ve seyrek olarak elektrofizyolojik çalışmalar da gerekebiliyor.</p>
<p><strong>Özgürlüğün kısıtlanmaması için!</strong></p>
<p>MS hastalığında tanı ve tedavi alanında son yıllarda çok hızlı gelişmeler yaşanıyor. Günümüzde artık erken tanı ve sayısı giderek artan ‘kişiye özel ve hedefe yönelik’ tedavi seçenekleriyle birçok hastada özürlülüğün, kısıtlanmaların önüne geçilebiliyor. Burada bireye düşen, belirtiler olduğunda ertelemeden uzman bir nöroloğa başvurmak ve tanı konulduktan sonra tedavi uyumuna özen göstermek! </p>
<p><strong>Tedavide bu hataya düşmeyin!</strong></p>
<p>Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman “Kimi zaman hastalığın erken döneminde atak sonrası hiçbir belirti kalmadığında hastalarımızın tedavilerini aksattıklarını ya da kendiliklerinden bıraktıklarını görebiliyoruz. Biz hekimler hastalarımıza gelecekte özürlülük oluşmaması için bu dönemde kullandıkları ilaçların önemini anlatmaya çalışıyoruz. Bu nedenle hastanın tedaviye uyum sağlaması ve hekiminin sözünden çıkmaması çok önemlidir” diyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Teşhisten sonraki ilk 10 yıl çok önemli!</strong></p>
<p>Tanı konulduktan sonraki ilk 10 yıl kritik önem taşıyor. Çünkü genellikle hastalığın nasıl seyredeceği bu dönemde belli oluyor. Çevresel faktörlere bağlı olarak ikinci hatta üçüncü 10 yılda da hastalığın seyrinde değişiklik olasılığı olsa da yakın hekim izlemi ile hastalık aktivitesi değerlendirilerek gerektiğinde ilaç değişiklikleri yapılabiliyor.</p>
<p><strong>MS’in farklı tipleri var!</strong></p>
<p>MS hastalığının ataklar ve düzelmelerle seyredeni en sık görülen çeşidini oluşturuyor. Belirti ve bulguların 24 saatten uzun sürdüğü dönemler ‘atak dönemi’ olarak tanımlanıyor. Şikayetler kendiliğinden ya da kortizon tedavisiyle tam ya da tama yakın düzeliyor. Bu gruptaki hastalar başlangıç döneminde atak dışında hiç hastalık belirtisi olmadan yaşayabiliyor. Bu dönemde düzenli tedavi ve yakın doktor izlemi gelecekte özürlülük oluşmaması için kritik önem taşıyor. Başlangıçtan itibaren ilerleyici (progresif) seyreden hastalık tipinde ise; bulgular genellikle yürüme ya da denge bozukluğu belirtileriyle başlıyor ve giderek artan özürlülük oluşuyor.</p>
<p><strong>Sinsice de gelişebiliyor, bir anda da ortaya çıkabiliyor! </strong></p>
<p>Hastaların yüzde 85’inin ataklarla seyreden grupta yer aldığını belirten Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman “Örneğin; optik nevritle başlayan tipinde; gün içinde gözünüzde bir ağrı ve görme kaybı başlar. Başka belirtiler de eşlik edebilir. Yavaş yavaş ortaya çıkan belirtilerle başlayan, başlangıçtan itibaren ilerleyici form olguların yüzde 10-15’ini oluşturmakta ve genellikle 40 yaşından sonra başlamaktadır. MS, hastaların üçte ikisinde 20-40 yaş arasında ortaya çıkarken, üçte birinde 40 yaş üstünde ya da 20 yaş altında başlamaktadır. 55 yaşın üzerinde ise risk belirgin olarak azalmaktadır.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-50-bin-ms-hastasi-var-463034">Ülkemizde yaklaşık 50 bin MS hastası var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadıköy Belediyesi, Fenerbahçe Parkı&#8217;nda bulunan Osmanlı dönemine ait olduğu bilinen yaklaşık 600 yıllık Fener Köşkü Hamamı&#8217;nın restorasyonu için çalışmalara başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadikoy-belediyesi-fenerbahce-parkinda-bulunan-osmanli-donemine-ait-oldugu-bilinen-yaklasik-600-yillik-fener-kosku-hamaminin-restorasyonu-icin-calismalara-basladi-459936</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2024 15:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ait]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinen]]></category>
		<category><![CDATA[bulunan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalara]]></category>
		<category><![CDATA[dönemine]]></category>
		<category><![CDATA[fener]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[hamamının]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[köşkü]]></category>
		<category><![CDATA[olduğu]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[parkında]]></category>
		<category><![CDATA[restorasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459936</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul 5 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından onaylanan proje kapsamında tarihi hamamın yenilenmesi ve yeniden turizme kazandırılması hedefleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadikoy-belediyesi-fenerbahce-parkinda-bulunan-osmanli-donemine-ait-oldugu-bilinen-yaklasik-600-yillik-fener-kosku-hamaminin-restorasyonu-icin-calismalara-basladi-459936">Kadıköy Belediyesi, Fenerbahçe Parkı&#8217;nda bulunan Osmanlı dönemine ait olduğu bilinen yaklaşık 600 yıllık Fener Köşkü Hamamı&#8217;nın restorasyonu için çalışmalara başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadıköy; Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait birçok tarihi ve kültürel mirasa ev sahipliği yapan, İstanbul&#8217;un kültürel varlıklar bakımından en zengin ilçelerinden biri. Köşkleri, sarayları, çeşmeleri, hamamlarıyla yüzlerce yıllık tarihin izlerini taşıyan Kadıköy, aynı zamanda geçmişten bugüne bilim, sanat, spor, siyaset gibi birçok alanda öncü isimlerin ve kurumların da yaşadığı yer olarak biliniyor.</p>
<p>Kadıköy Belediyesi de kentin kültürel ve tarihi mirasını koruyarak geleceğe taşımak için önemli bir projeye başladıklarını duyurdu. Belediye, 1. ve 2. derece doğal sit alanı statüsündeki Fenerbahçe Parkı’nda yer alan ve 15-16. yüzyıllarda inşa edildiği tahmin edilen Fener Köşkü Hamamı’nın restorasyonu için kolları sıvadı. Fenerbahçe Parkı’nın içinde bir bölümü ayakta olan tarihi hamamın, kaybolmaya yüz tutan bölümlerinin ortaya çıkarılması ve aslına uygun olarak yeniden inşa edilmesi için çalışmalar başladı. Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı da kazı çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.</p>
<p>İstanbul 5 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından onaylanan proje kapsamında tarihi hamamın önce restütisyon çalışmaları tamamlanacak daha sonra ise restorasyon projesine geçilecek. Fener Köşkü Hamamı’nda başlatılan çalışmalarla ilgili bilgi veren Kadıköy Belediyesi Ar-Ge biriminden Mimar Elif Öztürk, “Kadıköy Belediyesi olarak kültürel mirasın ve eski eserlerin korunmasıyla ilgili eylem planımız çerçevesinde restorasyon ve uygulama çalışmalarımız devam ediyor. Şu an Fenerbahçe Parkı’nda Fener Köşkü Hamamı’nın röleve, restütisyon ve restorasyon projelerini ve uygulamasını yapıyoruz. 5 numaralı Koruma Kurulu tarafından röleve projeleri onaylandı. Arkeolojik denetimlerle kazı çalışmaları yapılıyor. Kazı çalışmalarının ardından tekrar restorasyonu hazırlanarak uygulamasını yapmayı planlıyoruz” dedi.</p>
<p>Fener Köşkü Hamamı restütisyon ve restorasyon projesinin yürütücülerinden Mimar Didem Sunan da hamamın tarihi ve bugünkü çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi: “Burada Bizans döneminden beri imparatorların kullandığı saraylar ve yapılar olduğunu biliyoruz. İmparator Justinianus, burada eşi Theodora için yazlık bir saray yaptırıyor ve burada denize giriyorlar. Osmanlı Dönemi’nde de burada iki tane saray, bir tane hamam, bir tane bostancı neferleri koğuşu, bir mescit ve servis binaları olduğunu biliyoruz. 1963 yılında Sedat Hakkı Eldem burada bir kazı çalışması yapıyor. Onun hazırladığı bir restitüsyon planı var. Bu plana göre günlük kullanılan bir köşk mevcut burada. Hamam da bugün aslında ılıklık, bir halvet hücresi ve bir helâ olarak 4 hacim olarak ayakta. Ama aslında bu hamamın bir soyunmalık kısmı olduğunu biliyoruz. İşte esasında biz bu kazıyı o soyunmalık kısmını ortaya çıkarmak, onun tam izlerini bulmak üzere yapıyoruz”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadikoy-belediyesi-fenerbahce-parkinda-bulunan-osmanli-donemine-ait-oldugu-bilinen-yaklasik-600-yillik-fener-kosku-hamaminin-restorasyonu-icin-calismalara-basladi-459936">Kadıköy Belediyesi, Fenerbahçe Parkı&#8217;nda bulunan Osmanlı dönemine ait olduğu bilinen yaklaşık 600 yıllık Fener Köşkü Hamamı&#8217;nın restorasyonu için çalışmalara başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB&#8217;nin köklü kuruluşu İSKİ, en son 2016 yılında güncellenen dijital altyapısını, yaklaşık 1 milyar liralık bir yatırımla yeniledi ve yenilemeye devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibbnin-koklu-kurulusu-iski-en-son-2016-yilinda-guncellenen-dijital-altyapisini-yaklasik-1-milyar-liralik-bir-yatirimla-yeniledi-ve-yenilemeye-devam-ediyor-456817</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 May 2024 21:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altyapısını]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[güncellenen]]></category>
		<category><![CDATA[ibbnin]]></category>
		<category><![CDATA[iski]]></category>
		<category><![CDATA[köklü]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluşu]]></category>
		<category><![CDATA[liralık]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımla]]></category>
		<category><![CDATA[yeniledi]]></category>
		<category><![CDATA[yenilemeye]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=456817</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘İSKİ Dijital Dönüşüm Projeleri’ tanıtım toplantısında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İfade etmekten artık geri durmuyorum; geçtiğimiz dönem yapmış olduğumuz yatırımların yarıştırılacağı bir 5 yıl yok. Bizim çok ileride olduğumuzu düşünüyorum.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibbnin-koklu-kurulusu-iski-en-son-2016-yilinda-guncellenen-dijital-altyapisini-yaklasik-1-milyar-liralik-bir-yatirimla-yeniledi-ve-yenilemeye-devam-ediyor-456817">İBB&#8217;nin köklü kuruluşu İSKİ, en son 2016 yılında güncellenen dijital altyapısını, yaklaşık 1 milyar liralık bir yatırımla yeniledi ve yenilemeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çok başarı elde ettiğimizi düşünüyorum. Ve kırdığımız bu hizmet, üretim ve yatırım rekorlarını İstanbul&#8217;da yeni dönemde de devam ettireceğiz. Biz, hep daha iyisini ve daha fazlasını hedefleyen bir ekibiz. Bizde yorulmak olmayacak. Ama birlikte çalışmak olacak. Kibir ya da tek bir kişinin bildiği bir tavırdan öte; ortak aklın, birlikte düşünmenin, beraber karar vermenin tadını çıkaran bir ekip olacağız. Ve bunlar bizim verimliliğimizi arttıracak. Bütün bunları yaparak, görevimizi de yerine getirmiş olacağız. En zor görevleri yerine getirmek için hazır bir ekibiz” dedi. </strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) köklü kuruluşu İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), en son 2016 yılında güncellenen dijital altyapısını, çağın getirdiği teknolojik olanaklar doğrultusunda tamamen yenilemek için harekete geçti. “İSKİ Dijital Dönüşüm Projeleri” tanıtım toplantısı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP milletvekili Yunus Emre ve Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in katılımlarıyla, İSKİ Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantı, İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa’nın bilgilendirme konuşması ve İSKİ Bilgi İşlem Daire Başkanı Tayfun İşbilen’in projenin detaylarını paylaştığı sunumuyla başladı. </p>
<p><strong>“İFADE ETMEKTEN GERİ DURMUYORUM”</strong></p>
<p>Geçmiş 5 yıllık dönemlerinde; ekonomik zorluklardan pandemiye, siyasi engelleme çabalarından doğal afetlere kadar uzanan olumsuzluklara rağmen, birbirinden farklı hizmet kollarında başarılı olduklarının altını çizen İmamoğlu, “İnanın ifade etmekten artık geri durmuyorum; geçtiğimiz dönem yapmış olduğumuz yatırımların yarıştırılacağı bir 5 yıl yok. Bizim çok ileride olduğumuzu düşünüyorum. Çok başarı elde ettiğimizi düşünüyorum. Ve kırdığımız bu hizmet üretim, yatırım rekorlarını İstanbul&#8217;da yeni dönemde de devam ettireceğiz. İSKİ&#8217;nin de kendi özel sayfasında hassas ve değerli bir durum vardır. O da yaptığı yatırımlarda, özellikle altyapıda rekor seviyede bir dönemi başarmıştır. Ve gerçekten bütçe zorluklarıyla da başarmıştır” dedi. </p>
<p><strong>“İBB VE İSKİ OLARAK ‘GÖRÜNMEZ YATIRIMLAR’ YAPTIK”</strong></p>
<p>İBB ve İSKİ’nin yaptığı altyapı yatırımlarından bazılarının “görünmez yatırımlar” olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, bir kısım teknolojik yenilenmelerin de bu kapsamda olduğuna vurgu yaptı. Teknolojik anlamda ciddi yatırımlar yaptıklarını kaydeden İmamoğlu, “Bu görünmüyor, gözükmeyen bir iş. Bu yönüyle biz, bu alanda da güçlü işler yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Yer altında yağmur, su veya kanal, atık sularla ilgili yatırımlar yaparken ya da kronikleşmiş su baskını sorunlarını çözerken, özellikle az önce ifade edilen, suyun o büyük yolculuğu; ta Melen&#8217;den, İstanbul&#8217;a farklı barajlarımızdan içme suyu arıtma tesislerine ya da Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçiş esnasında çok kapsamlı işlerimizi gerçekten hep birlikte yönettik. Mesela bizim dönemimizde, iddialı bir şekilde söylüyoruz, Boğaz’a ve Marmara Denizi&#8217;ne atık su girişi konusunda yürüttüğümüz yatırımlar, tarihe geçmiş bir yatırım dönemidir. Ve gerçekten belli noktalarda artık bunu sıfıra indirmiş seviyede olmanın da gururunu yaşıyoruz” diye konuştu. </p>
<p><strong>“YAKLAŞIK 1 MİLYAR LİRAYA DOĞRU GİDEN BİR DİJİTAL DÖNÜŞÜM YATIRIMINI YAPMIŞ OLDUK”</strong></p>
<p>İSKİ’nin, dere yataklarının ıslahı ve kente yeşil alanlar kazandırma noktasında da önemli çalışmalara imza attığını belirten İmamoğlu, “Bütün bunlar görünen, görünmeyen, yerin altı, yerin üstü, o dijital altyapısı ve teknolojik süreçler tam işlemediğinde, bütün yaptığınız işler, aslında vatandaşa da verimli bir şekilde ulaşamıyor. Bu yönüyle de bilgi teknolojileri, yazılımlar, siber güvenlik sistemlerini yenileme ihtiyacını, az önce anlatılan tüm detaylarıyla, çok değerli bir dijital dönüşüm projeleriyle beraber sonuca ulaştırdık ve artık güzel bir yatırım sürecini de şöyle de başardığımızı orada gördük; belki o çok atlanmış olabilir, ıskalanmış olabilir. Bizden önceki dönemde -son 5 yıl için konuşalım- baktığınızda yıllık daha az bütçeyi kullanan bu dairemiz, aynı dönemde bir de bu yatırımı yaptı. Yani rutin hizmeti verirken, örneğin, yıllık 35-36 milyon dolarlık bir bütçe kullanıyorken, bizim dönemde bunun 26-27 milyon dolarlara düşmüş olduğunu gördük. Ama biz, bu dönemde yaklaşık 1 milyar liraya doğru giden bir dijital dönüşüm yatırımını da yapmış olduk ve sorunları çözüme kavuşturmuş olduk” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜMLE BERABER 3 HEDEFE ULAŞACAĞIZ…”</strong></p>
<p>Teknolojik dönüşümle beraber 3 hedefe ulaşacaklarına vurgu yapan İmamoğlu, “Öncelikle abonelerin İSKİ hizmetinden daha hızlı ve daha verimli faydalanabilmelerini sağlamak… Bu, 7 milyon abonenin mutluluğu anlamına geliyor. İkinci olarak; İSKİ bilgi sistemlerinin kesintisiz ve daha hızlı çalışmasını sağlamak. Ve bu da tabii etkili ve verimli bir şekilde iş üretmesini sağlayacak bir amaca hizmet ediyor. Üçüncü olarak da eski bilgi sistemlerinin, özellikle siber güvenlik alanındaki eksiklerini gidermek. İSKİ Genel Müdürlük Kampüsü&#8217;nde kurulan sistemin bir de birebir yedeğini kurma konusundaki çalışmalarımız da çok önemlidir. Afet durumunda bu olmadığı takdirde, büyük sıkıntılar yaşanabiliyor. Özellikle deprem afeti, burada en önemli endişemiz. Bu konuda yatırım yapmamız gerekiyordu. İSKİ sistemlerinin kesintisiz çalışmasını sağlayacak ortamında sağlandığı bir yatırım oldu” bilgilerini paylaştı. </p>
<p><strong>“ÖNCÜ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>
<p>İSKİ&#8217;nin dijital dönüşümünün çok sayıda altyapı projesini de kapsadığına dikkat çeken İmamoğlu, şöyle konuştu: </p>
<p>“İstanbullulara nitelikli hizmet sunma konusunda, öncü olmaya devam edeceğiz. Az önce bahsedilen güçlü birtakım veriler vardı. Örneğin; 2019-2024 yılları arasında online işlem adedinin yüzde 335 artmış olması önemli. Dijital fatura önemli bir kavram. Bunun daha da büyümesini istiyoruz. Bunu yaparak hem işlemi kolaylaştırıyoruz hem kağıt kullanmıyoruz. Birçok aslında kazanımı var. Online işlem süresi yüzde 85 azaldı. Veri iletim hızı 50 kat arttı. Veri aktarım süreleri yüzde 65 azaldı dijital sisteminde. Yerin altında, yerin üstünde, dijital dünyada, gördüğünüz gibi etkin çalışmalara İSKİ olarak devam ediyoruz. Kendini halkın hizmetine adayanlar için çalışmanın da başarmanın da sınırı yok. Kendimiz çok enerjik hissediyoruz. Çok kararlı hissediyoruz. İstanbul&#8217;un bütün iyiliklere, tüm güzelliklere layık olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bizler başardıkça, vatandaşın bizimle birlikte mutlu olduğunun farkındayız. Hatta bizden beklentisinin de arttığını biliyoruz. Ki bu da vatandaşın hakkıdır her zaman daha iyisini, daha iyi hizmeti alabilmek. Biz de zaten hep daha iyisini ve daha fazlasını hedefleyen bir ekibiz. Bizde yorulmak olmayacak. Ama birlikte çalışmak olacak. Kibir ya da tek bir kişinin bildiği bir tavırdan öte; ortak aklın, birlikte düşünmenin, beraber karar vermenin tadını çıkaran bir ekip olacağız. Ve bunlar bizim verimliliğimizi arttıracak. Tabii bütün bunları yaparak, görevimizi de yerine getirmiş olacağız. En zor görevleri yerine getirmek için hazır bir ekibiz.”</p>
<p><strong>“BİZDEN ÖNCEKİ SÜREÇ İÇERİSİNDE, İSKİ&#8217;NİN SU BİRİM FİYATLARI OLDUKÇA YÜKSEKTİ”</strong></p>
<p>2019’da göreve başladıklarında, suda yüzde 40’ın üzerinde indirim yaptıklarını hatırlatan İmamoğlu, “Yani suyu, daha ucuza vatandaşımıza verme konusunda kararlılığımızı ortaya koyduk. Suyun fiyatını indirirken, aslında oradaki kriterimiz şuydu: Gerçekten bizden önceki süreç içerisinde, İSKİ&#8217;nin su birim fiyatları oldukça yüksekti. Bir dönem, yanlış hatırlamıyorsam 2013 yıllarında, metreküpü 1,8 dolarlara kadar çıkan, vatandaşa yansıyan, faturaya yansıyan birim fiyatı vardı. Şu anda bu, 0,6 dolarlarda. Yani bu kadar aslında aşağı inmiş durumda. Tabii bu kadar inmesinin bir başka etkisi de var, onu söyleyeyim. Türkiye&#8217;de yükselen enflasyon, ne yazık ki maliyetlerin çok yüksek artması, evet insanlarımızı çok etkiliyor ama bizi de etkiliyor. Ne yazık ki maliyetlerimizi çok yukarıya tırmandırıyor. Hep enflasyonun çok altında kalan fiyat artışlarıyla bu 5 yılı yönettik. Ve o bakımdan zordu işimiz. Ama biz, bu düşük metreküp fiyatına rağmen ve fiyat artışı yapamamamıza rağmen, biz, İstanbul&#8217;da bu 5 yılla yarışacak bir başka 5 yıllık yatırım dönemi olarak kendimize rakip görmüyoruz. Bu bağlamda biz, kendimize sadece rakip olarak yine kendimizi görüyoruz. İnşallah bunu daha da yukarıya taşıyacağız” diye konuştu.</p>
<p><strong>BAŞA: “SİSTEMİN BİRE BİR YEDEĞİ, İBB BAŞAKŞEHİR VERİ MERKEZİ’NDE DE KURULACAK”</strong></p>
<p>Dr. Başa’nın verdiği bilgilere göre; İSKİ’nin Eyüpsultan’daki Genel Müdürlük kampüsünde kurulan sistemin bire bir yedeği, İBB Başakşehir Veri Merkezi’nde de kurulacak. Bu sayede, afet durumunda dahi, İSKİ sistemlerinin kesintisiz çalışması sağlanacak. Proje; teknolojik olarak kullanım ömrü dolmak üzere olan ve günümüz ihtiyaçlarına cevap vermeyen İSKİ’nin dijital altyapısının, tüm yazılımlarının, bilgi teknolojileri ve siber güvenlik sistemlerinin yenilenmesi ihtiyacı üzerine geliştirildi. Mevcut sunucular, en son 2016 yılında güncellenmiş ve fiziksel donanım ağırlıklı bir bilgi teknolojisi altyapısı kullanılmaktaydı. Bu durum, daha çok bakım ve enerji maliyeti oluşturmaktaydı. Bununla birlikte sürekli artan dijital dönüşüm talepleri, mevcut altyapıyı yetersiz kılmaktaydı. Sürekli değişen siber saldırı yöntemlerine karşı alınacak tedbirler ve kanuni regülasyonlara uyum için güncel donanım ve lisans yatırımlarına ihtiyaç duyuldu. 2022 yılında başlayan dönüşüm sürecinde, öncelikli olarak yazılım ve donanım altyapısı yenilendi. Güncel ağ ve siber güvenlik donanımları ile daha hızlı ve daha güvenli bir bilgi teknolojileri altyapısı oluşturuldu. Dijital Dönüşüm Projeleri ile 2019-2024 yılları arasında online işlem sayıları, şimdiden yüzde 335 arttı, işlem süreleri ise yüzde 85 azaldı. Veri aktarım süreleri yüzde 65 azalırken, sunucu sistemleri arasındaki veri iletim hızı, 50 kat arttı. Devam eden proje kapsamında; İSKİ abonelerine hizmet eden sözleşme, faturalandırma ve ödeme sistemleri ile ilgili 78 farklı uygulama, yeni altyapıya uygun olarak baştan hazırlanacak.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibbnin-koklu-kurulusu-iski-en-son-2016-yilinda-guncellenen-dijital-altyapisini-yaklasik-1-milyar-liralik-bir-yatirimla-yeniledi-ve-yenilemeye-devam-ediyor-456817">İBB&#8217;nin köklü kuruluşu İSKİ, en son 2016 yılında güncellenen dijital altyapısını, yaklaşık 1 milyar liralık bir yatırımla yeniledi ve yenilemeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayvalık Belediyesi, Bayram Tatilinde Yaklaşık 15 Bin Ton Çöp Topladi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ayvalik-belediyesi-bayram-tatilinde-yaklasik-15-bin-ton-cop-topladi-450941</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2024 10:24:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[çöp]]></category>
		<category><![CDATA[tatilinde]]></category>
		<category><![CDATA[ton]]></category>
		<category><![CDATA[topladı]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=450941</guid>

					<description><![CDATA[<p>9 günlük Ramazan Bayramı tatilinde ziyaretçi akınına uğrayan Ayvalık’ta Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, üç vardiya halinde 24 saat mesai yaparak tonlarca çöp topladı. Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla ülkenin dört bir yanından ve yurtdışından misafirlerini ağırlayan ilçede, belediye ekipleri 9 günde, yaklaşık 15 bin tona yakın çöp topladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayvalik-belediyesi-bayram-tatilinde-yaklasik-15-bin-ton-cop-topladi-450941">Ayvalık Belediyesi, Bayram Tatilinde Yaklaşık 15 Bin Ton Çöp Topladi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>9 günlük Ramazan Bayramı tatilinde ziyaretçi akınına uğrayan Ayvalık’ta Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, üç vardiya halinde 24 saat mesai yaparak tonlarca çöp topladı. Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla ülkenin dört bir yanından ve yurtdışından misafirlerini ağırlayan ilçede, belediye ekipleri 9 günde, yaklaşık 15 bin tona yakın çöp topladı.</span></p>
<p><span>Bu miktarla normal sayısının ve turizm sezonunun da çok üstünde bir kalabalığa hizmet eden ekipler, büyük bir başarı örneği gösterdi. Konteyner boşaltan çöp kamyonlarıyla günlük ortalama 915 ton çöp toplayan ekipler, 24 saat boyunca aralıksız çalıştılar. 9 günlük tatil boyunca sadece büyük çöp kamyonlarının kaldırdığı konteynerlerin atık miktarı 8 bin 250 tonu buldu. </span></p>
<p><span>7 adet çöp taksi ve traktörlerin de durmadan çalıştığı bayram tatilinde, süpürge ekipleri ve tüm ekipler hummalı bir şekilde çalışmalarını sürdürdüler. </span></p>
<p><span>Kişi başı evsel katı atık miktarı 2023 verilerine göre 1.56 kilo olduğu üzerinden yapılan hesaplamalarda ve ekiplerin tuttuğu rakamlarda toplam çıkan çöp miktarı 15 milyon kilogramları buldu yani 15 bin ton çöp, 9 günün sonunda toplanmış oldu. Ekipler bayram tatili sonrasında da mıntıka temizliği çalışmalarına aralıksız devam ediyor.</span></p>
<p><span>Geçtiğimiz yıl Kurban Bayramı tatilinde ziyaretçilerin ve kente gelen konukların 9 günlük tatil sürecinde 10 bin tona yakın çöp toplanmıştı. Bu yıl 9 günlük tatilde ise rakamlar günlük ortalama 2 katının üzerine çıktı.</span></p>
<p><span>Başkan Mesut Ergin, &#8220;Kentimize konuk olan vatandaşların rahat ve sağlıklı bir ortamda yaşaması için çalışmalarımızı ara vermeden gerçekleştirdik. Bayram tatilcilerinin akınına uğrayan Ayvalık&#8217;ımızda yaklaşık 1 milyon ziyaretçiyi ağırladık. Kentimizin dört bir yanında tüm çalışmaları bu yoğunluğa rağmen sürdüren, dokuz günlük tatilin kaç gününü ailesiyle birlikte geçirebileceğini düşünmeden gece gündüz çalışan, emekleriyle yüzümüzü kara çıkarmayan çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Elinize, emeğinize, yüreğinize sağlık.&#8221; dedi.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayvalik-belediyesi-bayram-tatilinde-yaklasik-15-bin-ton-cop-topladi-450941">Ayvalık Belediyesi, Bayram Tatilinde Yaklaşık 15 Bin Ton Çöp Topladi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de seçmenlerin yaklaşık yüzde 65&#8217;i 50 yaş altı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-secmenlerin-yaklasik-yuzde-65i-50-yas-alti-449601</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Apr 2024 10:22:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[seçmenlerin]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449601</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siyasal iletişim kampanyaları Türkiye seçmeni üzerinde minimum etki yaratıyor!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-secmenlerin-yaklasik-yuzde-65i-50-yas-alti-449601">Türkiye&#8217;de seçmenlerin yaklaşık yüzde 65&#8217;i 50 yaş altı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Siyasal iletişim kampanyaları Türkiye seçmeni üzerinde minimum etki yaratıyor!</span></strong></p>
<p><strong>Bayrak, afiş, broşür gibi basılı materyallerin seçim kampanyalarında kullanımının geleneksel olarak geçmişten bugüne varlığını sürdürdüğünü dile getiren uzmanlar, 31 Mart seçimlerinde de yine afiş ve broşür gibi materyallerin seçmen kitlenin aklında kalıcı olmak için kullanıldığını söylüyor. Seçim kampanyalarının artık dijital pazarlama ve iletişim stratejilerine yönelmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Gül Esra Atalay, “Türkiye’de seçmenlerin yaklaşık yüzde 65’i 50 yaş altı. En kalabalık seçmen grubunu ise 18-24 yaş arasındaki bireyler oluşturuyor. Böyle bir hedef kitle göz önünde bulundurulduğunda sokakları caddeleri afişlerle, yerlere fırlatılacak broşürlerle doldurmak anlamlı olmadığı gibi, çevre kirliliğine de sebebiyet veriyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gül Esra Atalay, 31 Mart yerel seçimleri için özellikle bayrak, broşür, afiş gibi sarf malzemelerin yoğun kullanılmasını ve kampanyalara etkisini değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Broşür ve afişler seçmen kitlenin aklında kalıcı olmak için kullanılıyor”</strong></p>
<p>Basılı materyallerin seçim kampanyalarında kullanımının geleneksel olarak geçmişten bugüne varlığını sürdürdüğünü dile getiren Doç. Dr. Gül Esra Atalay, “Parti yetkilileri ve kampanya yöneticileri bu materyallerin hala etkili olduğunu düşünüyorlar ki 31 Mart seçimlerinde de yine sokakları, caddeleri kaplayan afişler, pankartlar ve broşürlere şahit olduk. Partiler ve adaylar bu malzemeleri varlık göstermek, ‘Ben de varım’ demek ya da seçmen kitlenin aklında kalıcı olmak için kullanıyorlar. Seçim dönemlerinde yolda yürürken bazen parti broşürlerinin neredeyse zorla elimize tutuşturulduğu oluyor. Bir bakıma aday ya da siyasal parti zorla, dayatmayla seçmenin zihninde yer edinmeye çalışıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Seçim kampanyalarında dijital pazarlama ve iletişim stratejileri…</strong></p>
<p>Siyasal partiler ve adayların bazı seçmen gruplarının internete erişimleri olmadığını ya da dijital materyalleri kullanmayı tercih etmeyeceklerini düşünerek toplumun her kesimine ulaşabilmek için de hala broşür, afiş gibi malzemeleri kullanmaya devam ettiğini kaydeden Doç. Dr. Gül Esra Atalay, “Özellikle yüz yüze etkileşimin yoğun olarak yaşandığı mitinglerde broşürler seçmenlere dağıtılmak üzere hazırlanıyor. Ancak, dijital iletişim araçlarının artan popülaritesi ve etkinliği göz önüne alındığında, seçim kampanyalarının artık dijital pazarlama ve iletişim stratejilerine yönelmesi gerekiyor.” diye bilgi verdi.</p>
<p><strong>Masrafa da gerek yok çevreyi kirletmeye de…</strong></p>
<p>Siyasal iletişim kampanyalarının her şeyden önce hedef kitleyi göz önünde bulundurarak oluşturulduğunu ifade eden Doç. Dr. Gül Esra Atalay, “Eğer hedef kitleniz, yani seçmenleriniz televizyon, internet gibi mecralardan sizin kampanyanıza yeterince ulaşamayacak bir kitleyse, örneğin çoğunlukla yaşlı ya da eğitim seviyesi düşükse o zaman basılı materyalleri kullanmak bir zaruret olabilir. Fakat Türkiye için bunu söyleyemeyiz. Türkiye’de seçmenlerin yaklaşık yüzde 65’i 50 yaş altı. En kalabalık seçmen grubunu ise 18-24 yaş arasındaki bireyler oluşturuyor. Böyle bir hedef kitle göz önünde bulundurulduğunda sokakları caddeleri afişlerle, yerlere fırlatılacak broşürlerle doldurmak anlamlı olmadığı gibi, çevre kirliliğine de sebebiyet veriyor. Ayrıca bu alanda yapılan araştırmalar siyasal iletişim kampanyalarının Türkiye seçmeni üzerinde minimum etki yarattığını, oy verme davranışında bambaşka faktörlerin rol oynadığını gösteriyor. Hal böyleyken masrafa da gerek yok, çevreyi kirletmeye de&#8230;” dedi.</p>
<p><strong>Görüntü ve çevre kirliliğine neden oluyor</strong></p>
<p>Seçim öncesi kullanılan afiş, bayrak ve broşürler hem görüntü kirliliğine hem de yerlere saçıldığı için çevre kirliliğine neden olduğunu belirten Doç. Dr. Gül Esra Atalay, afiş, bayrak, pankart ve broşür gibi seçim malzemeleri genellikle kağıt ya da plastik kullanılarak üretildiğini, bu açıdan da doğanın tahrip edildiğini söyledi.</p>
<p>Seçim sonrasında basılı broşürlerin büyük bir kısmının atık haline geldiğini de dile getiren Doç. Dr. Gül Esra Atalay, “Geri dönüşüm tesislerine ulaşmayan veya uygun şekilde geri dönüştürülemeyen broşürler, çöp depolarına veya çevreye atık olarak bırakılıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Dijitalleşen dünyada hala eski nesil kampanyaların yapılması doğru mu?</strong></p>
<p>Dijitalleşme ve mobil teknolojilerin topluma derinden nüfuz ettiğini kaydeden Doç. Dr. Gül Esra Atalay, “Kimsenin başını elindeki telefondan kaldırmadığı bir dönemdeyiz. Böyle bir durumda sokakları afişlerle doldurmanın insanların eline broşür sıkıştırmanın gerçekten bir anlamı kalmadı. Bunun yerine dijital mecralarda, seçmen kitlenin ilgisini çekebilecek, yaratıcı, sıra dışı içeriklere ağırlık verilmeli, sosyal medyanın yarattığı kültür dikkate alınarak, siyasal iletişim kampanyaları bu kültüre uyarlanmalı. Siyasal iletişim kampanyalarını yürüten ekiplerde mutlaka gençlere ve onların bakış açılarına yer verilmeli.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.</p>
<p><strong>Çevreci bir kampanya nasıl olmalı? </strong></p>
<p>Geleneksel broşürler ve afişler yerine dijital pazarlama ve iletişim stratejilerine odaklanılabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Gül Esra Atalay, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Sosyal medya platformları, web siteleri, e-posta bültenleri ve mobil uygulamalar gibi dijital kanallar aracılığıyla seçmenlere ulaşılabilir. Eğer materyal kullanımı kaçınılmazsa, geri dönüştürülebilir veya geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılmış ürünler tercih edilebilir.</p>
<p>Diğer yandan da seçmene çevreci mesajlar vermek ve bir farkındalık yaratmak da kampanyaların bir parçası olmalı. Yerel çevre konuları hakkında çevrimiçi tartışmalar ve seminerler düzenleyerek seçmenler bilgilendirilebilir. Seçmenler ağaç dikme kampanyalarına veya çevre temalı eğitim programlarına dahil edilerek doğrudan toplumla etkileşim sağlanabilir. Çevre konularında bilgilendirici ve etkileyici dijital içerikler üretilebilir. Çevre dostu politikaların önemini vurgulayan etkili bir söylem ve mesajlaşma stratejisi geliştirilebilir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-secmenlerin-yaklasik-yuzde-65i-50-yas-alti-449601">Türkiye&#8217;de seçmenlerin yaklaşık yüzde 65&#8217;i 50 yaş altı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çevrimiçi flört edenlerin yaklaşık dörtte biri dijital takibe maruz kalıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cevrimici-flort-edenlerin-yaklasik-dortte-biri-dijital-takibe-maruz-kaliyor-441187</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2024 13:27:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çevrimiçi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dörtte]]></category>
		<category><![CDATA[edenlerin]]></category>
		<category><![CDATA[flört]]></category>
		<category><![CDATA[kalıyor]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[takibe]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=441187</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından dünya genelinde 21 bin kişiyle yapılan yeni anket, dijital istismarın boyutları hakkında şok edici veriler ortaya koydu. Katılımcıların neredeyse dörtte biri (%23) yeni çıkmaya başladıkları kişi tarafından çevrimiçi takibe maruz kaldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cevrimici-flort-edenlerin-yaklasik-dortte-biri-dijital-takibe-maruz-kaliyor-441187">Çevrimiçi flört edenlerin yaklaşık dörtte biri dijital takibe maruz kalıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky tarafından dünya genelinde 21 bin kişiyle yapılan yeni anket, dijital istismarın boyutları hakkında şok edici veriler ortaya koydu. Katılımcıların neredeyse dörtte biri (%23) yeni çıkmaya başladıkları kişi tarafından çevrimiçi takibe maruz kaldı. Katılımcıların üçte biri (%34), çıkmaya başladığınız kişinin sosyal medya hesaplarını Google&#8217;da aramanın veya kontrol etmenin kabul edilebilir olduğuna inanıyor ve %41&#8217;i biriyle çıkmaya başladığında bunu yaptığını itiraf ediyor.</strong></p>
<p>Dünya genelinde 21 ülkede 1.000 kişiyle görüşülerek yapılan araştırmaya göre, online randevuyla tanışanlar aşk arayışında kendilerini korumak için adımlar atma konusunda istekli. Bununla birlikte bireyler Sevgililer Günü’nde konum ayarları, veri gizliliği ve aşırı paylaşımdan kaynaklanan riskler nedeniyle takip ve istismarın endişe verici artışına karşı halen savunmasız durumda.</p>
<p>İstismar türleri de çeşitlilik gösteriyor. Katılımcıların üçte birinden fazlası (%39) mevcut veya önceki partnerlerinden bir tür şiddet veya istismar gördüğünü bildirdi. Katılımcıların %16&#8217;sına istenmeyen e-postalar veya mesajlar gönderilirken, belki de en endişe verici olanı %13&#8217;ünün rızası olmadan filme alınması veya fotoğrafı çekilmesi oldu. Katılımcıların %10&#8217;u konumlarının izlendiğini, %10&#8217;u sosyal medya hesaplarının veya e-postalarının ele geçirildiğini ve %7&#8217;si rızaları olmadan cihazlarına takip yazılımı yüklendiğini itiraf etti.</p>
<p>Erkek katılımcılara kıyasla oransal olarak daha fazla kadın katılımcı şiddet veya istismara maruz kaldı (%42&#8217;ye karşı %36). Uzun süreli ilişkisi olanlara kıyasla yeni flört edenler daha fazla şiddet veya istismara maruz kaldı (%48&#8217;e karşı %37). Katılımcıların %34&#8217;ü internette takip edilme ihtimalinden endişe duyduklarını belirtiyor ve kadın katılımcılar bu ihtimalden erkeklere kıyasla daha fazla endişe duyuyor (erkek katılımcıların %31&#8217;ine kıyasla erkeklerin %36&#8217;sı bu konuda endişe duyuyor).</p>
<p>Kaspersky Güvenlik Araştırmacısı <strong>David Emm</strong>, konuya ilişkin şunları söyledi: <em>&#8220;Nesnelerin interneti veya bağlantılı dünya bize sayısız olasılık ve fırsat sunuyor. Ancak fırsatların yanında tehditler de geliyor. Bağlantılı dünyanın bu tehditlerinden biri de bizi istismara karşı savunmasız bırakan, izlenebilir verilere erişim kolaylığı sunması. Bu davranışların suçu taciz mağdurlarına ait değil, ancak mağdurların riskleri en aza indirecek adımları atma konusunda üzerlerinde bazı sorumluluklar var. İnsanların çevrimiçi ortamda kimliklerini doğrulamak için adım atmasının harika olduğunu düşünüyorum. Onları paylaştıkları herhangi bir bilgi, parola veya veri üzerinde hızlı bir durum kontrolü yapmaya ve bu bilgilerin kötü niyetli kişiler tarafından nasıl kullanılabileceğini düşünmeye teşvik ediyorum.&#8221;</em></p>
<p>Refuge Teknoloji Destekli İstismardan Korunma ve Ekonomik Güçlendirme Başkanı <strong>Emma Pickering</strong> de şunları ekledi: <em>&#8220;Çevrimiçi flört ve sanal alanlarda gezinmek zor olabilir. Sosyal medya ve flört uygulamalarının, kullanıcıların profillerinin gerçek fotoğraflarıyla eşleştiğini doğrulamaya yardımcı olabilecek süreçleri uygulaması çok önemlidir. Bildiğim kadarıyla Bumble şu anda bu düzeyde doğrulama kullanan tek arkadaşlık uygulaması. Diğerlerinin de benzer güvenlik önlemlerini benimsediğini görmek isterim. Ayrıca, güvenlik kılavuzlarına ve kaynaklarına çevrimiçi olarak birden fazla dilde kolayca erişilebilmeli, böylece savunmasız bireylerin uygulamaya kaydolmalarına gerek kalmadan gerekli desteğe sahip olmaları sağlanmalıdır. Birleşik Krallık&#8217;ın Çevrimiçi Güvenlik Yasası, kullanıcıları korumak için platformları düzenleyerek bir emsal teşkil ediyor. Takip ve teknoloji destekli istismarın yaygın doğası göz önüne alındığında, bireylere şifreleri ve hesapları da dahil olmak üzere çevrimiçi varlıklarını güvence altına almalarını tavsiye ediyoruz.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky, çevrimiçi flört sırasında güvende kalmak için bazı önemli ipuçlarını bir araya getirdi. Daha fazla ayrıntı için lütfen güvenli flört rehberimize göz atın veya Stalkerware&#8217;den korunmanın diğer yolları için https://stopstalkerware.org/resources/ adresini ziyaret edin</p>
<ul>
<li>Şifrelerinizi kendinize saklayın ve karmaşık ve benzersiz olduklarından emin olun.</li>
<li>Eğer bir durum gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, muhtemelen öyledi. Şüpheniz varsa kontrol edin. </li>
<li>Dijital gizlilik ayarlarınızı kontrol etmek için zaman ayırın.</li>
<li>Paylaşmadan önce düşünün. İnternetin geniş bir hafızası vardır ve çok fazla şeyi çok erken paylaşmak sizi savunmasız bırakabilir.</li>
<li>Dijital dünyadan gerçek dünyaya geçtiğinizde bir &#8216;güvenli plan&#8217; oluşturun.</li>
<li>Kendinizi korumak için kapsamlı bir siber güvenlik veya VPN çözümü kullanmayı değerlendirin.</li>
</ul>
<p>Kaspersky bu konuda bilgi paylaşmak, hem profesyonelleri hem mağdurları desteklemek için mağdur destek hizmetleri ve fail programlarından araştırma ve devlet kurumlarına kadar aile içi şiddet alanındaki uzmanlarla ve kuruluşlarla birlikte çalışıyor. Kaspersky, takipçi yazılımlarla mücadele etmeye ve aile içi şiddetle savaşmaya adanmış uluslararası bir grup olan Coalition Against Stalkerware&#8217;in kurucu ortaklarından biri konumunda. Kaspersky, 2021&#8217;den beri Avrupa Birliği Haklar, Eşitlik ve Vatandaşlık Programı tarafından ortaklaşa finanse edilen DeStalk adlı AB projesinin konsorsiyum ortağı. Kaspersky ayrıca cihazlarda takip yazılımları ve izleme uygulamaları olup olmadığını kontrol etmek için ücretsiz, güvenli ve kullanımı kolay bir araç olan TinyCheck uygulamasını başlattı ve sürdürüyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Anket Detayları</strong></p>
<p>Ocak 2024&#8217;te Arlington Research, Kaspersky adına aşağıdaki 21 ülkenin her birinden 1.000’er kişi olmak üzere 21 bin çevrimiçi görüşme gerçekleştirdi: İngiltere, Almanya, İspanya, Sırbistan, Portekiz, Hollanda, İtalya, Fransa ve Yunanistan, ABD, Brezilya, Arjantin, Şili, Peru, Kolombiya ve Meksika, Asya-Pasifik: Çin, Singapur, Rusya, Hindistan ve Malezya. Katılımcılar 16 yaş ve üzerindeydi. Hepsi ya uzun süreli bir ilişki içindeydi (örneklemin %62&#8217;si), biriyle çıkıyordu (%16) ya da şu an biriyle çıkmıyordu / ilişkisi yoktu ama geçmişte vardı (%21).</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cevrimici-flort-edenlerin-yaklasik-dortte-biri-dijital-takibe-maruz-kaliyor-441187">Çevrimiçi flört edenlerin yaklaşık dörtte biri dijital takibe maruz kalıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehmet Ali Akben: &#8220;İşlemlerin yaklaşık yüzde 94&#8217;ü dijital kanallarımız aracılığıyla yapılıyor.&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mehmet-ali-akben-islemlerin-yaklasik-yuzde-94u-dijital-kanallarimiz-araciligiyla-yapiliyor-440722</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 08:38:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akben]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[aracılığıyla]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[işlemlerin]]></category>
		<category><![CDATA[kanallarımız]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yapılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyüme stratejisinin temelini dijital kanalların güçlendirilmesi üzerine inşa eden Vakıf Katlım’ın dijital kanallardan kazandığı müşteri sayısı 2023’te bir önceki yıla göre 5 kat artış gösterdi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, “Hedefimiz, başta finansman ürünleri olmak üzere dijital kanallar dışında kalan diğer tüm işlemlerimizin dijital mecralarda gerçekleştirilebilmesini sağlamak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mehmet-ali-akben-islemlerin-yaklasik-yuzde-94u-dijital-kanallarimiz-araciligiyla-yapiliyor-440722">Mehmet Ali Akben: &#8220;İşlemlerin yaklaşık yüzde 94&#8217;ü dijital kanallarımız aracılığıyla yapılıyor.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Büyüme stratejisinin temelini dijital kanalların güçlendirilmesi üzerine inşa eden Vakıf Katlım’ın dijital kanallardan kazandığı müşteri sayısı 2023’te bir önceki yıla göre 5 kat artış gösterdi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, “Hedefimiz, başta finansman ürünleri olmak üzere dijital kanallar dışında kalan diğer tüm işlemlerimizin dijital mecralarda gerçekleştirilebilmesini sağlamak. Bugün geldiğimiz noktada işlemlerin yaklaşık yüzde 94’ü dijital kanallar aracılığıyla yapılıyor.” dedi.</strong></p>
<p>Müşterilerine hızlı ve erişilebilir bankacılık hizmeti sunma vizyonu doğrultusunda dijital dönüşüm yatırımlarına devam eden Vakıf Katılım, sene sonuna kadar yapay zeka ve robotik kullanım oranını artırmayı hedefliyor. </p>
<p><strong>Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben,</strong> “Rekabetin dijitale taşınmasıyla birlikte müşteri deneyimi çok daha kritik bir önem kazanmış durumda. 2023’te özellikle uzaktan müşteri edinimi konusunda gerçekleştirdiğimiz iyileştirmeler sonucunda müşteri olma süresini 4 dakikaya kadar düşürdük.  Ayrıca yine yıl içinde tüzel kişiler için uzaktan müşteri edinimi sürecini başlatan ilk finans kurumu olduk. Dijital kanallardan kazanılan müşteri sayımız ise bir önceki yıla göre 5 kat artış gösterdi.” dedi.</p>
<p><strong>Akben,</strong> müşterilerinin en iyi deneyimi yaşama isteği ve tercihleri doğrultusunda, tasarladıkları her süreci ve sundukları her hizmeti, mobil bankacılık başta olmak üzere dijital kanallarda da ele aldıklarını söyleyerek dijital bankacılık konusuna verdikleri önemin altını çizdi.</p>
<p><strong>“Yapay zeka ve robotik kullanımı artıracağız”</strong></p>
<p>2023’ün dijital kanallarını güçlendirdikleri ve müşterilerinin dijitalleşme oranını artırdıkları bir yıl olduğunu söyleyen <strong>Akben,</strong> 2024 yılı hedeflerine ilişkin, “Bu yıl, hizmetimizin kapsamını genişletmek ve daha geniş kitleleri dijital yollarla bankamıza kazandırmak istiyoruz. Aynı zamanda veriyi merkeze alan iş yapış kültürünü devam ettirerek, yapay zeka ve robotik kullanımını da bu doğrultuda artıracağız. Dijitalleşme hedeflerimizi daha ileri seviyelere taşıyabilmek adına belirlediğimiz ‘Dijital Olgunluk’ seviyemizi 2024 yılında, daha da yükseltecek, gelişen teknolojiye uygun bir şekilde müşterilerimizin beklentilerine en etkili ve hızlı şekilde yanıt vermeyi sürdüreceğiz.” ifadelerine yer verdi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mehmet-ali-akben-islemlerin-yaklasik-yuzde-94u-dijital-kanallarimiz-araciligiyla-yapiliyor-440722">Mehmet Ali Akben: &#8220;İşlemlerin yaklaşık yüzde 94&#8217;ü dijital kanallarımız aracılığıyla yapılıyor.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rus Nükleer Santralleri 1 Yılda Yaklaşık 100 Milyon Ton Sera Gazı Salınımını Engelledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rus-nukleer-santralleri-1-yilda-yaklasik-100-milyon-ton-sera-gazi-salinimini-engelledi-429406</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2023 13:24:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[engelledi]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[rus]]></category>
		<category><![CDATA[salınımını]]></category>
		<category><![CDATA[santralleri]]></category>
		<category><![CDATA[sera]]></category>
		<category><![CDATA[ton]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429406</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elde edilen son verilere göre, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un elektrik enerjisi bölümü Roseneroatom bünyesinde Rusya’da faaliyet gösteren 11 nükleer santrale ait güç üniteleri, 2023 yılı başından bu yana 206 milyar kWh'i aşkın elektrik üretti. Bu rakamla Rusya Federal Anti-Tekel Servisi'nin 2023 hedefleri yüzde 2 oranında aşılmış oldu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rus-nukleer-santralleri-1-yilda-yaklasik-100-milyon-ton-sera-gazi-salinimini-engelledi-429406">Rus Nükleer Santralleri 1 Yılda Yaklaşık 100 Milyon Ton Sera Gazı Salınımını Engelledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elde edilen son verilere göre, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un elektrik enerjisi bölümü Roseneroatom bünyesinde Rusya’da faaliyet gösteren 11 nükleer santrale ait güç üniteleri, 2023 yılı başından bu yana 206 milyar kWh&#8217;i aşkın elektrik üretti. Bu rakamla Rusya Federal Anti-Tekel Servisi&#8217;nin 2023 hedefleri yüzde 2 oranında aşılmış oldu. </p>
<p>Üretilen bu elektrik miktarı, yaklaşık 100 milyon tonluk sera gazı salınımını da engelledi.  Bu oran, Moskova’nın iki yıllık karbondioksit salınımına eşit.</p>
<p>Rusya’da elektrik kurulu kapasite kullanım oranı %83,3. Ülkede faaliyet nükleer santraller ise ülkedeki toplam elektrik üretiminin yaklaşık %20&#8217;sini karşılıyor.</p>
<p>Rusya&#8217;nın en büyük düşük karbonlu elektrik üreticisi olan Rosatom, 80 yıla yakın tecrübesiyle nükleer teknolojiler alanında dünyanın en büyük şirketleri arasında yer alıyor. Bu yıl, derecelendirme kuruluşu Expert RA JSC, Rosatom’a sürdürülebilirlik ilkelerine uygunluğu dolayısıyla “yüksek düzeyde uyuma” karşılık gelen bir ESG-II (b) derecesi verdi. Rusya&#8217;da çevre sorunlarının ele alınması ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma ulusal hedeflerden biri olmaya devam ediyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rus-nukleer-santralleri-1-yilda-yaklasik-100-milyon-ton-sera-gazi-salinimini-engelledi-429406">Rus Nükleer Santralleri 1 Yılda Yaklaşık 100 Milyon Ton Sera Gazı Salınımını Engelledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;PwC Türkiye, Yaklaşık 500 Yeni Mezunla Büyümesini Sürdürüyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pwc-turkiye-yaklasik-500-yeni-mezunla-buyumesini-surduruyor-410836</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 12:42:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyümesini]]></category>
		<category><![CDATA[mezunla]]></category>
		<category><![CDATA[pwc]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410836</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzman kadrosunu yeni işe alımlarla sürekli güçlendiren PwC Türkiye, bu yıl Yeni Mezun Programı ile yaklaşık 500 yeni mezunu bünyesine dahil etti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pwc-turkiye-yaklasik-500-yeni-mezunla-buyumesini-surduruyor-410836">&#8220;PwC Türkiye, Yaklaşık 500 Yeni Mezunla Büyümesini Sürdürüyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzman kadrosunu yeni işe alımlarla sürekli güçlendiren PwC Türkiye, bu yıl Yeni Mezun Programı ile yaklaşık 500 yeni mezunu bünyesine dahil etti. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>PwC Türkiye, büyüme stratejisi doğrultusunda sürdürdüğü Yeni Mezun Programı kapsamında bu yıl 450 yeni mezunu kadrosuna ekledi. Türkiye genelinde farklı üniversitelerin ağırlıklı olarak İktisadi ve İdari Bilimler ile  %20’si STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) bölümlerinden mezun olan yeni çalışanların %52’i kadınlardan oluşuyor. PwC’nin Türkiye’deki istikrarlı büyümesini destekleyecek olan yaklaşık 500 yeni çalışanın katılımı ile oryantasyon programı düzenlendi. </p>
<p> </p>
<p>Düzenlenen oryantasyon etkinliğinde konuşan PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu şirketin Yeni Mezun programı ile ilgili olarak şunları söyledi: </p>
<p> </p>
<p>“PwC’de daha güvenilir, sürdürülebilir bir dünya ve daha iyi bir gelecek inşa etme hedefi ile çalışıyoruz. Türkiye’de faaliyete geçtiğimiz 1981 yılından bu yana istikrarlı büyümemizi sürdürüyor, ülkemizin ekonomik gelişimine ve nitelikli istihdamına çok yönlü katkılarda bulunuyoruz. Yürüttüğümüz Yeni Mezun programımızla uzman kadromuzu her yıl yeni yeteneklerin katılımı ile daha da geliştiriyoruz. Bu yıl kariyer yolculuklarında ilk adımlarını PwC’de atmak isteyen yaklaşık 500 arkadaşımızın aramıza katılmış olmasından mutluluk duyuyoruz. Yeni arkadaşlarımız kısa süre önce hizmete giren Eskişehir lokasyonumuzun da dahil olduğu toplam beş şehirdeki ofislerimizde çalışacak ve sunduğumuz nitelikli hizmetlere katkıda bulunacak. PwC Türkiye olarak hedeflerimiz doğrultusunda güçlü büyümemizi sürdüreceğiz.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>PwC’ye her yıl 100 bin kişi katılıyor </strong></p>
<p> Toplumda güven inşa etme ve önemli sorunlara çözüm üretme amacıyla hizmet veren PwC, 152 ülkede 328 bin çalışanıyla faaliyet gösteriyor. PwC dünya çapında her yıl yaklaşık 100 binden fazla kişiyi işe alıyor.</p>
<p> </p>
<p>PwC Türkiye, sürekli öğrenmeye verdiği önemle çalışanları için birçok eğitim fırsatı sunuyor. PwC Avrupa oluşumunun bir parçası olan PwC Türkiye, çalışanlarının dijital, teknik ve sosyal becerilerini eğitim programlarıyla desteklerken; açık iletişim platformları, hobi kulüpleri, şirket içi organizasyonları ve alumni ağının da dahil olduğu kapsamlı bir deneyim sunuyor.<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>PwC Hakkında</strong></p>
<p>PwC&#8217;de amacımız, toplumda güven oluşturmak ve önemli sorunlara çözüm üretmektir. Biz, danışmanlık, denetim ve vergi hizmetleri alanında kaliteli hizmet sunmaya odaklanmış, 152 ülkede 328.000’i aşkın çalışanın oluşturduğu bir topluluğuz. 1981’den bu yana Türkiye’de iş dünyasına hizmet sunan PwC olarak; İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Eskişehir’deki, yaklaşık 2.400 kişilik profesyonel kadromuz ile müşterilerimizin aradığı değeri yaratmak için çalışıyoruz. Daha fazla bilgi almak için pwc.com.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pwc-turkiye-yaklasik-500-yeni-mezunla-buyumesini-surduruyor-410836">&#8220;PwC Türkiye, Yaklaşık 500 Yeni Mezunla Büyümesini Sürdürüyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Memeder Hatay&#8217;da Yaklaşık Bin Kadına Meme Sağlığı Eğitimi Verdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/memeder-hatayda-yaklasik-bin-kadina-meme-sagligi-egitimi-verdi-410522</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2023 14:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[hatayda]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[memeder]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[verdi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurulduğu günden bu yana kadınları meme sağlığı konusunda bilinçlendiren ve ön teşhisin önemine dikkat çeken Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER), ÇİSAD ve Hatay Tabip Odasıyla birlikte Hatay’daki 14 köy ve çadır kentteki kadınlarla bir araya gelerek meme sağlığı eğitimi gerçekleştirdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/memeder-hatayda-yaklasik-bin-kadina-meme-sagligi-egitimi-verdi-410522">Memeder Hatay&#8217;da Yaklaşık Bin Kadına Meme Sağlığı Eğitimi Verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kurulduğu günden bu yana kadınları meme sağlığı konusunda bilinçlendiren ve ön teşhisin önemine dikkat çeken Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER), ÇİSAD ve Hatay Tabip Odasıyla birlikte Hatay’daki 14 köy ve çadır kentteki kadınlarla bir araya gelerek meme sağlığı eğitimi gerçekleştirdi.</strong></p>
<p>ÜLKEMİZDE her 8 kadından birinde görülen meme kanseri konusunda erken teşhisin önemine dikkat çekmek için 15 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren MEMEDER, Ekim – Meme Sağlığı Farkındalık Ayı kapsamında düzenlediği Hatay Pembe Festival etkinliği kapsamında, Türkiye&#8217;nin dört bir yanından gelen gönüllü uzman doktorlarla Hataylı kadınlara kendi kendine meme muayenesi eğitimi verdi. Hatay Pembe Festival farkındalık eğitimlerine, bölgedeki çadır ve konteyner kentlerden yaklaşık 2 bin kadın katılması planlandı.</p>
<p>MEMEDER   Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Özaydın ve Hatay etkinlik sorumlusu MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, deprem bölgesindeki kadınların sağlık durumlarını iyileştirmek amacıyla gerçekleştirdikleri organizasyonda, toplumun meme sağlığı bilincini artırmayı amaçladıklarını vurguladı. Prof. Dr. Özkan Gürdal , &#8220;Deprem bölgesinde yaşayan kadınları meme sağlığı konusunda bilinçlendirmek ve erken teşhis için önemli adımlar atmalarını sağlamak en önemli hedeflerimizden biri. Türkiye&#8217;nin dört bir yanından gelen doktorlarımız, bu önemli projede gönüllü yer alarak toplumsal bir fark yaratmamıza destek oluyorlar. Sağlıklı bir toplum için çaba harcayan herkese teşekkür ederim&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Özaydın; Farkındalık projeleri Ekim ayı boyunca devam edeceğinin müjdesini verdi. </p>
<p>MEMEDER Ekim ayında gerçekleştirecekleri diğer farkındalık etkinlikleri ile ilgili şu bilgileri verdi: “Nesfit, Migros ve MEMEDER iş birliği ile yürüttüğümüz ve yıllar içinde birçok kadının hayatına dokunan &#8216;Pembe Kurdele&#8217; projesi bu sene 11. yılına girdi. Bu projenin amacı, kadınların hayatını daha sağlıklı kılmak ve meme sağlığının ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatmaktı. Bu proje sayesinde, binlerce kadının meme sağlığı kontrollerini gerçekleştirdik. Bu kontroller, erken teşhisin ne kadar büyük bir kurtarıcı olduğunu bir kez daha gösterdi. Ayrıca Çırağan Palace Kempinski İstanbul ile tam dokuz yıldır aralıksız olarak birbirinden özel aktivite ve etkinlikler düzenleyerek farkındalığın ve erken teşhisin önemine dikkat çekmeye devam edeceğiz. Unutmayalım ki, bir kadının sağlığı aynı zamanda ailesinin, toplumun ve geleceğin sağlığıdır. Projelerimize destek veren, farkındalık yaratan ve umuda ortak olan herkese teşekkür ederiz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/memeder-hatayda-yaklasik-bin-kadina-meme-sagligi-egitimi-verdi-410522">Memeder Hatay&#8217;da Yaklaşık Bin Kadına Meme Sağlığı Eğitimi Verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muğla Büyükşehir Belediyesi Kaba Yem Desteği projesi ile piyasa değeri yaklaşık 3 Milyon TL olan kaba yemi üreticilere dağıtıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-belediyesi-kaba-yem-destegi-projesi-ile-piyasa-degeri-yaklasik-3-milyon-tl-olan-kaba-yemi-ureticilere-dagitiyor-399068</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 15:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[dağıtıyor]]></category>
		<category><![CDATA[değeri]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kaba]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[muğla]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[piyasa]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[üreticilere]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yem]]></category>
		<category><![CDATA[yemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=399068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvancılıkta girdi maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üreticilerin yanında olmak isteyen Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki 434 dekar arazide yem bitkisi yetiştirdi. Yetiştirilen yem bitkisinin hasadını yapan Büyükşehir Belediyesi 125 bin adet ot balyası, 100 bin kg dane yem elde edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-belediyesi-kaba-yem-destegi-projesi-ile-piyasa-degeri-yaklasik-3-milyon-tl-olan-kaba-yemi-ureticilere-dagitiyor-399068">Muğla Büyükşehir Belediyesi Kaba Yem Desteği projesi ile piyasa değeri yaklaşık 3 Milyon TL olan kaba yemi üreticilere dağıtıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span>Hayvancılıkta girdi maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üreticilerin yanında olmak isteyen Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki 434 dekar arazide yem bitkisi yetiştirdi. Yetiştirilen yem bitkisinin hasadını yapan Büyükşehir Belediyesi 125 bin adet ot balyası, 100 bin kg dane yem elde edildi. Piyasa değeri yaklaşık 3 Milyon TL olan kaba yem desteğinden hayvancılıkla uğraşan 700 kooperatif ortağının yararlanması hedefleniyor. </span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span>Muğla’da Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki tarım arazilerini kooperatiflerle iş birliği yaparak kaba yem üretim merkezleri haline getirdi. Geçtiğimiz yıl başlayan proje kapsamında kooperatif ortağı hayvancılıkla uğraşan çiftçilere doğrudan kaba yem desteği yapan Büyükşehir Belediyesi; mülkiyeti kendisine ait olan Yatağan İlçesi Madenler Mahallesi’nde 40 dekar, Seydikemer İlçesi Korubükü Mahallesi’nde 33 dekar, İzzettin Mahallesi’nde 22 dekar, Milas İlçesi Koru Mahallesi’nde 339 dekar olmak üzere toplamda 434 dekar tarım arazisinde yem bitkisi tohumu ekimi yaptı ve hasadını tamamladı. Büyükşehir Belediyesi bu arazilerden piyasa değeri yaklaşık 3 Milyon TL olan kaba yem elde etti. 125 bin adet ot balyası, 100 bin kg da dane yem elde edilen projeden hayvancılıkla uğraşan 700 kooperatif ortağı üretici yararlanacak. </span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-belediyesi-kaba-yem-destegi-projesi-ile-piyasa-degeri-yaklasik-3-milyon-tl-olan-kaba-yemi-ureticilere-dagitiyor-399068">Muğla Büyükşehir Belediyesi Kaba Yem Desteği projesi ile piyasa değeri yaklaşık 3 Milyon TL olan kaba yemi üreticilere dağıtıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teknosa ilk 6 ayda güçlü büyümesini sürdürerek yaklaşık 14,5 milyar TL ciroya ulaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/teknosa-ilk-6-ayda-guclu-buyumesini-surdurerek-yaklasik-145-milyar-tl-ciroya-ulasti-395074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Aug 2023 08:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ayda]]></category>
		<category><![CDATA[büyümesini]]></category>
		<category><![CDATA[ciroya]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürerek]]></category>
		<category><![CDATA[teknosa]]></category>
		<category><![CDATA[ulaştı]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa, çoklu kanalda gerçekleştirdiği yatırım hamleleriyle 2023 yılının ilk 6 ayında geçen yıla göre yüzde 131 büyüme ile yaklaşık 14,5 milyar TL ciroya ulaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknosa-ilk-6-ayda-guclu-buyumesini-surdurerek-yaklasik-145-milyar-tl-ciroya-ulasti-395074">Teknosa ilk 6 ayda güçlü büyümesini sürdürerek yaklaşık 14,5 milyar TL ciroya ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa, çoklu kanalda gerçekleştirdiği yatırım hamleleriyle 2023 yılının ilk 6 ayında geçen yıla göre yüzde 131 büyüme ile yaklaşık 14,5 milyar TL ciroya ulaştı.</strong> <strong>Türkiye’de sektörünün ilk teknoloji odaklı pazaryeri iş modeliyle müşterilerine en iyi deneyimi sunmaya odaklanan Teknosa, e-ticarette de brüt işlem hacmini (GMV) 3 katından fazla artırarak, 2,8 milyar TL’nin üzerine taşıdı.</strong></p>
<p>Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, sürdürülebilirlik odağında çoklu kanalda ve benzersiz müşteri deneyimi konusunda gerçekleştirdiği öncü uygulamalarla sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ediyor. Mağazaları olan dijital bir platforma dönüşüm yolculuğunda sektörde pek çok ilke imza atan Teknosa, yılın ilk 6 ayında geçen yıla göre yüzde 131 büyüyerek, yaklaşık 14,5 milyar TL ciroya ve 299 milyon TL net kara ulaştı. Türkiye’de sektörünün ilk teknoloji odaklı pazaryeri iş modelini hayata geçiren Teknosa, e-ticarette de brüt işlem hacmini (GMV) 3 katından fazla artırarak, 2,8 milyar TL’nin üzerine taşıdı. 2023 yılının ilk 6 ayında FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) tutarını da cirodaki büyümenin yanı sıra maliyet optimizasyonu ve kontrollü gider yönetimi sayesinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 113 oranında artıran Teknosa, 1,2 milyar TL’ye ulaştırdı ve yılın ikinci çeyreğinde de ilk çeyrekteki başarılı performansını artırarak sürdürdü.</p>
<p><strong>“Hem dijital kanallarda hem mağazalarda yatırımlarımızı sürdürüyoruz”</strong></p>
<p>2023 yılı ilk 6 ay sonuçlarını değerlendiren <strong>Teknosa Genel Müdürü Sitare Sezgin,</strong> müşterilerin teknolojiye dair tüm ihtiyaçlarını en iyi deneyimle karşılamak için hem dijital kanallarda hem mağazalarda pek çok yatırımı hayata geçirdiklerini belirterek, şunları söyledi:<br /> “Çoklu kanalda ve benzersiz müşteri deneyimi konusunda hayata geçirdiğimiz uygulamalarla yılın ilk 6 ayında yüzde 131 büyüyürek, yaklaşık 14,5 milyar TL ciroya ulaştık. İstikrarlı bilanço yönetimimiz ile güçlü finansal yapımızı koruduk. Bu başarıda emeği geçen tüm Teknosa ekiplerini yürekten kutluyorum. Sürdürülebilir güçlü büyüme hedefimiz doğrultusunda dijital kanallarımızla birlikte mağaza yatırımlarımızda da hız kesmedik. İlk 6 ayda 5 yeni mağaza açtık, 6 mağazamızı da yeniledik. Müşterilerimizle 2 yıl önce buluşturduğumuz sadakat programımız TeknoClub 2,3 milyon üyeyi aşarken, Teknosacell abone sayımız 440 bine ulaştı. Yeni teknolojilere erişilebilir fiyatlarla ulaşmak isteyen teknolojiseverlere zengin bir yelpazede kaliteli ürün çeşitliliği ile sunduğumuz ve 2015 yılında kurulan özel markamız Preo’da 10 milyon ürünü müşterilerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşadık. Ürün gamımızı akıllı çocuk saati, büyük inç TV gibi yeni ürünlerle zenginleştirmeye devam ettik. Türkiye’nin elektronik ürünlerdeki en büyük servis ekosistemini oluşturma yolunda hayata geçirdiğimiz Tekno Hizmet kapsamında katma değerli yeni paketlerin satışına başladık. İklimlendirme sektöründeki öncü markamız İklimsa ile Güneş Enerjisi Sistemleri (GES) alanında yürüttüğümüz faaliyetlerde güçlü iş birlikleri geliştirerek önemli proje anlaşmalarına imza attık. 16 yıldır sürdürdüğümüz Kadın için Teknoloji projemizde yeni dönem eğitimlerine ilk günkü heyecanla başladık. Yıl boyunca 4 bin kadına eğitim vermeyi planladığımız projemizi, deprem bölgesinde yüz yüze eğitimleri de kapsayacak şekilde genişlettik. Şirketimizdeki fijital dönüşümü, benzersiz müşteri deneyimi uygulamalarımızı, satış sonrası hizmetlerimizi ve işinin ehli uzman ekiplerimizi yeni imaj kampanyamızda anlatarak, ‘Teknoloji Teknosa’da Güzel’ dedik. ‘Yılın Teknoloji Perakende Şirketi’ ödülünden ‘Sektörünün En İtibarlı Markası’ ödülü de dahil 15’i aşkın ödül kazandık. Ödüllerle taçlanan yeniliklerimizi sürdürmeye ve tüm paydaşlarımız için değer yaratmaya devam edeceğiz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknosa-ilk-6-ayda-guclu-buyumesini-surdurerek-yaklasik-145-milyar-tl-ciroya-ulasti-395074">Teknosa ilk 6 ayda güçlü büyümesini sürdürerek yaklaşık 14,5 milyar TL ciroya ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hilmi Türkmen: &#8221;Bugün itibariyle dokuz yılda yaklaşık 18 bin vatandaşımızın, gencimizin iş bulmalarına yardımcı olduk.&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hilmi-turkmen-bugun-itibariyle-dokuz-yilda-yaklasik-18-bin-vatandasimizin-gencimizin-is-bulmalarina-yardimci-olduk-374211</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 14:30:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[bulmalarına]]></category>
		<category><![CDATA[dokuz]]></category>
		<category><![CDATA[gencimizin]]></category>
		<category><![CDATA[hilmi]]></category>
		<category><![CDATA[itibariyle]]></category>
		<category><![CDATA[olduk]]></category>
		<category><![CDATA[türkmen]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşımızın]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yardımcı]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374211</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hilmi Türkmen: Binlerce kişiyi daha iş sahibi yapacak 3. Boğaziçi İstihdam Zirvesi, Üsküdar’da başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hilmi-turkmen-bugun-itibariyle-dokuz-yilda-yaklasik-18-bin-vatandasimizin-gencimizin-is-bulmalarina-yardimci-olduk-374211">Hilmi Türkmen: &#8221;Bugün itibariyle dokuz yılda yaklaşık 18 bin vatandaşımızın, gencimizin iş bulmalarına yardımcı olduk.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Binlerce kişiyi daha iş sahibi yapacak 3. Boğaziçi İstihdam Zirvesi, Üsküdar’da başladı. İş arayanları ve işverenleri buluşturan Türkiye’nin en büyük istihdam platformlarından biri olan Boğaziçi İstihdam Zirvesi, Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde gençlere ve iş arayanlara kapılarını açtı.</strong></p>
<p> </p>
<p>Spordan sanata, meslek edindirmeden kültürel etkinliklere, sosyal desteklerden her kesimden ihtiyaç sahiplerine kadar sayısız faaliyete imza atan Üsküdar Belediyesi gençleri ve iş arayanları da unutmuyor. İş arayanları ve işverenleri buluşturan Türkiye’nin en büyük istihdam platformlarından biri olan 3. Boğaziçi İstihdam Zirvesi, Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış töreniyle birlikte kapılarını açtı. Projeleriyle Üsküdar’ı tüm Türkiye’de örnekle gösterilen bir ilçeye dönüştüren Üsküdar Belediyesi, Boğaziçi İstihdam Zirvesi ile on binlerce kişiyi iş sahibi yapacak. </p>
<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Türkiye’deki istihdam merkezleri arasında 1. seçilen Üsküdar İstihdam Merkezi ile iş arayanların kariyer hayatlarına kılavuzluk eden Üsküdar Belediyesi, zirve aracılığıyla Türkiye’nin istihdamına en büyük katkılardan birini sunmuş olacak. Türkiye’nin en büyük istihdam platformlarından biri olan Boğaziçi İstihdam Zirvesi ile başta gençler olmak üzere iş arayan herkesin kariyer yolculuğuna rehberlik edecek. Üsküdar Belediyesi, 10-11 Mayıs tarihlerinde Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen dev zirve aracılığıyla Türkiye’nin istihdam sorununa nokta atışı çözümler sunacak.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Hilmi Türkmen: ‘’18 bin vatandaşımız ve gencimizi iş sahibi yaptık’’</strong></p>
<p>3. Boğaziçi İstihdam Zirvesinin açılışını yapan<strong> Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, </strong>Boğaziçi İstihdam Zirvesi’nin 9 yılda önemli mesafeler kat ettiğini söyledi:</p>
<p>‘’Üsküdar Belediyesi olarak 2014’ün mayıs ayı yani bizim ilk dönem seçildikten hemen sonra bu istihdamla ilgili, iş arayanla, işçi arayanı,  çalışmak isteyenle çalıştırmak istediği elemanları bulmak isteyen iki ayrı tarafı bir araya getirmek üzere bir istihdam merkezi kurduk. Tam 9. yılımızdayız. Hedefimiz ilk 5 yılda 5 bin, ikinci 5 yılda 10 bindi. Böyle dönemde beş yılda beş bin vatandaşımıza, gencimize iş bulmak hedefiyle yola çıktık. Allah&#8217;a şükürler olsun bugün itibariyle 9 yıl geride kaldı. Yaklaşık 18 bin vatandaşımızın, gencimizin iş bulmalarına yardımcı olduk. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Aslında iş bulmak İstanbul&#8217;da, bir iş kolunda çalışmak aslını sorarsanız çok zor değil. Ama tabii bizim özellikle genç kardeşlerimizin iş bulma, iş beğenme konusunda çok seçici olduklarını görüyoruz. Özellikle bize başvuranların bu istihdam merkezimize başvuranların yüzde 80’i en az yüzde 80’i illa belediyede bir kamu kurumunda çalışalım istiyorlar. Olmazsa olmazları Tabii ki takdir edersiniz ki böyle bir imkân yok.’’</p>
<p> </p>
<p><strong>Hilmi Türkmen: ‘’Üsküdar Belediyesi ve tesislerinde 3650 arkadaşımız çalışıyor’’</strong></p>
<p>Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen Üsküdar Belediyesi’nin hizmete sunduğu tesisler ve imkânlar açısından Türkiye’nin en önde gelen belediyelerinden biri olduğunu söyledi:</p>
<p>‘’Türkiye&#8217;de ilçe belediyeleri arasında en çok eleman çalıştıran istihdam oluşturan belediye Üsküdar Belediyesi olarak bizleriz. Şu anda bizim belediyemizde 3650 arkadaşımız çalışıyor. Bu ciddi bir rakam.. Bizim çok tesislerimiz var. Sosyal tesisi en fazla olan belediyelerden birisiyiz. 80’e yakın binamız var. 17. yüzme havuzumuzu yeni açtık.  15 tane kültür merkezimiz var. 11 tane kütüphanemiz var. 12’nciyi yeni açtık. 13 ve on dördüncüyü inşallah kandilli ve Kuzguncuk&#8217;la açıyoruz. Bunlar ciddi tesisler. Valide Sultan Gemisi, Nakkaştepe Millet Bahçesi, Engelsiz Yaşam Merkezi. Mesela engelsiz yaşam merkezimize 80 arkadaşımız çalışıyor. Bizim spor merkezlerinde, bilgi evlerinde, gençlik merkezlerinde 500 arkadaşımız çalışıyor. Doğa dostu dediğimiz temizlik işlerinde çalışan arkadaşımızın toplam sayısı 950. Biz Özellikle sosyal belediyecilikte, kültürel belediyecilikte, marka belediyelerden birisiyiz ve övünmek gibi olmasın. Başarılı bir belediyeyiz. Onu da kabul etmek lazım&#8230;’’</p>
<p> </p>
<p><strong>Hilmi Türkmen: ’’İki günde 2500 kişiye iş imkânı sağlanacak’’</strong></p>
<p>3. Boğaziçi İstihdam Fuarı’na çok sayıda önemli firma ve kurumun katıldığını vurgulayan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen özellikle gençlere seslenerek ‘’bu fırsatı kaçırmayın’’ dedi.</p>
<p>‘’İstihdam fuarı normalde bizim işimiz değil. Devletimiz biliyorsunuz bir takım kurumları var. Mesela başta iş kur olmak üzere bu işleri takip eden, organize eden, düzenleyen iş kurumuz var. Kamu kurumları kendi ihtiyaçlarını zaman zaman belirli usullerle duyurarak alıyorlar, istihdam ediyorlar. Ama bizler AK belediyeler Vatandaşımızın ve özellikle gençlerimizin talepleri doğrultusunda, ihtiyaçları doğrultusunda onlara yardımcı olmaya gayret gösteriyoruz. Bu istihdam merkezli fuarımız bugün ve yarın iki gün devam edecek. Burada 70 tane ülkemizin, İstanbul&#8217;umuzun köklü kurumları var. Şirketleri var. Hem kamuya ait hem özel sektöre ait çok ciddi kurumlar buralarda. 500 ayrı iş kolunda 2500’ün üzerinde açık pozisyonda eleman alacaklar buradan. 2500 yani bizim bu fuara bu iki günde on bin kişi gelse on bin tane gencimiz iş başvurusu yapsa on binin en az dörtte biri, dörtte ikisi işe girecek demektir. Burada her sektör var Lojistik, e ticaret,  finans, hizmet sektörü, elektrik, bakım onarım, altyapı, üstyapı, özellikle hizmet alanında biliyorsunuz çok ciddi ihtiyaç var. ‘’</p>
<p> </p>
<p><strong>Hilmi Türkmen: ‘’ Sevgili gençler çalışmaktan asla yüksünmeyin’’</strong></p>
<p>Hilmi Türkmen, açılış konuşmasında özellikle iş arayan gençlere ayrıntılı tavsiyelerde bulundu. </p>
<p>‘’Sevgili gençler bunu fırsat bilin. Fuarımızda firmalar, kurumlar ayağınıza gelmiş. Öyle araya birilerini sokayım da işte onlar bize destek olsun, referans olsun, derdiniz yok. Direkt bakın burada kabinlerde ilgili firmalar, yetkilileri var, insan kaynaklarından sorumluları var. Gelip burada formları dolduracaksınız, mülakat olacaksınız, sonra sizleri davet edecekler. Burada herkese yönelik imkân var. Engelli kardeşlerimize var. İlkokul mezunlarına, lise mezunlarına, üniversite mezunlarına, herkese hitap edecek şekilde muazzam bir alan oluşturulmuş durumda. Bu iki günü iyi değerlendirin. Şunu da söyleyeyim. Bizim şimdi Türkiye&#8217;de, İstanbul&#8217;da ve Üsküdar&#8217;da iş arayıp da çalışmak isteyip de çalışamayan, iş bulamadık diyen olmaz. Sıkıntı dediğim gibi biraz fazlaca seçiciyiz. Başkanım hafta sonu çalışmayın. Cumartesi pazar olmasın. Efendim mümkünse masa başı iş olsun. Mümkünse maaşımız da gayet iyi olsun. Yani evde akşama kadar yatmaktansa sevgili gençler ya da bir başlayalım, bir başlayın, korkmayın. Zaten siz işe başladıktan sonra, alın terinizle para kazanmaya başladıktan sonra çalışmanın zevkine varacaksınız. O çalışmanın morali, motivasyonu sizi mutlu edecek. İşinizin o zor kısımları artık kolay hale gelecek Maaşlar zaten biliyorsunuz asgari ücret önemli oranda artırıldı ama daha da artacak inşallah. Şimdi özellikle iş arayan gençlerimize sesleniyorum. Bir ağabeyiniz olarak sesleniyorum. Sevgili gençler çalışmanın ayıp olmaz çalışmaktan asla yüksünmeyin. Üzülmeyin, işimiz bize yakışmıyor vs.. Neden yakışmıyor? Size her iş yakışır ama tembellik yakışmaz. Belli yaşa gelmişsiniz, belli okullar bitirmişsiniz. Hala annenizden babanızdan harçlık almak aslında yakışmaz. Siz genç yaşta sağlığınız yerindeyken çalışacaksınız. Aile bütçesinden katkıda bulunacaksınız. Hatta bekârsanız yavaş yavaş evliliğinize hazırlık yapacaksınız sevgili gençler. Şu anda özellikle bekâr olanlar için söylüyorum. Evde kira ödemek size ait değil. Faturalar size ait değil. Aldığınız cebinize. Hatta biriktirebilirsiniz. Bunlar zor işler değil. ‘’</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hilmi-turkmen-bugun-itibariyle-dokuz-yilda-yaklasik-18-bin-vatandasimizin-gencimizin-is-bulmalarina-yardimci-olduk-374211">Hilmi Türkmen: &#8221;Bugün itibariyle dokuz yılda yaklaşık 18 bin vatandaşımızın, gencimizin iş bulmalarına yardımcı olduk.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Üçok; &#8220;Dünyada geçen yıl kurulan elektrik santrallerinin yaklaşık %90&#8217;ı yenilenebilir enerji santrallerinden oluştu&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-ucok-dunyada-gecen-yil-kurulan-elektrik-santrallerinin-yaklasik-90i-yenilenebilir-enerji-santrallerinden-olustu-372372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 11:44:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[geçen]]></category>
		<category><![CDATA[kurulan]]></category>
		<category><![CDATA[oluştu]]></category>
		<category><![CDATA[santrallerinden]]></category>
		<category><![CDATA[santrallerinin]]></category>
		<category><![CDATA[üçok]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), düzenlediği “Sürdürülebilir Gelecek için Yenilenebilir Enerji Fırsatları” başlıklı webinar ile yenilenebilir enerji alanındaki fırsatları ele aldı. Webinarda; katılımcılar, geniş ölçekte sürdürülebilirlik perspektifinden, yenilenebilir enerjide büyüme, gelişim ve fırsat alanlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ucok-dunyada-gecen-yil-kurulan-elektrik-santrallerinin-yaklasik-90i-yenilenebilir-enerji-santrallerinden-olustu-372372">Dr. Üçok; &#8220;Dünyada geçen yıl kurulan elektrik santrallerinin yaklaşık %90&#8217;ı yenilenebilir enerji santrallerinden oluştu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), düzenlediği “Sürdürülebilir Gelecek için Yenilenebilir Enerji Fırsatları” başlıklı webinar ile yenilenebilir enerji alanındaki fırsatları ele aldı. Webinarda; katılımcılar, geniş ölçekte sürdürülebilirlik perspektifinden, yenilenebilir enerjide büyüme, gelişim ve fırsat alanlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</strong></p>
<p><strong>IICEC Koordinatörü Dr. Mehmet Doğan Üçok, küresel ısınmada belirlenen ortalama ısının 1,5 dereceyi geçmesinin dünyadaki tüm dengeleri değiştireceğini belirterek, “Şu anda yenilenebilir enerjiye dönük önemli adımlar atılıyor. Uluslararası Enerji Ajansının rakamlarına göre, geçen sene dünyada kurulan elektrik santrallerinin %60’a yakını güneş, yüzde 30’a yakını ise, rüzgâr enerji santrallerinden oluştu. Yani neredeyse tamamı yenilenebilir enerji. Bu adımlara rağmen yine de 2030 yılında dünyadaki emisyonların yarı yarıya azaltılması oldukça zor görünüyor” dedi.</strong></p>
<p> Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi- IICEC tarafından düzenlenen “Sürdürülebilir Gelecek için Yenilenebilir Enerji Fırsatları” başlıklı webinar, 3 Mayıs Çarşamba günü gerçekleştirildi. Webinar kapsamında düzenlenen ve enerji sektörünün önde gelen aktörlerinin konuşmacı olarak yer aldığı panelde; geniş ölçekte sürdürülebilirlik perspektifinden, yenilenebilir enerjide büyüme, gelişim ve fırsat alanları ile Türkiye’nin bu alanda bulunduğu yere ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı.</p>
<p><strong>“Ortalama ısı artışı 1,5 dereceyi geçerse dünyadaki bütün dengeler değişecek”</strong></p>
<p>Panelin açılış konuşmasını yapan IICEC Koordinatörü<strong> Dr. Mehmet Doğan Üçok</strong>, küresel ısınmada gelinen noktaya dikkat çekerek, “Ortalama ısı artışı 1,5 derece ötesine geçerse dünyadaki bütün dengeler değişecek. IPCC’nin raporları, insan etkisiyle gerçekleşen iklimsel ısınmanın 1850-2000 yılları arasında eşi görülmemiş bir seviyeye ulaştığını ortaya koyuyor. Bununla birlikte iklim değişikliğinin ekstrem iklim olaylarını da beraberinde getirdiği bilimsel bir gerçek. Bu bağlamda küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, iklim güvenliği açısından son derece kritik bir eşik. Bu hedefe yönelik olarak Uluslararası Enerji Ajansı, 2050 net sıfır raporunda; global enerji sisteminin 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmasına yönelik kapsamlı bir yol haritası ortaya koydu. Emisyonları net sıfıra çekmek için; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, elektrifikasyon, hidrojen ve hidrojen bazlı yakıtlar, biyoenerji ve karbon yakalama, depolama temel başlıklar olarak ortaya konuldu. Stanford Üniversitesinin yapay zekaya dayalı modellemesine göre ise dünya 1,5 dereceyi 2030’lu yıllarda görüyor olacak. </p>
<p>İklim krizi noktasında tüm bu yaşananlara karşın dünyada iyi gelişmeler de olmaya devam ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın rakamlarına göre, geçen yıl dünyada kurulan elektrik santrallerinin %60’a yakını güneş, %30’a yakını da rüzgâr enerji santrallerinden oluştu. Neredeyse tamamı yenilenebilir enerji. Yine mevcut rakamlara rağmen 2030’da dünyadaki emisyonların yarı yarıya azalması zor görünüyor” diye konuştu.</p>
<p>Açılış konuşmasının ardından Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) Başkanı <strong>Elif Düşmez Tek</strong>’in moderatörlüğünde düzenlenen panelde; Enerjisa Üretim CEO&#8217;su <strong>İhsan Erbil Bayçöl</strong>, ING Grubu Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Global Lideri <strong>Diederick Van Den Berg</strong>, Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı <strong>İbrahim Erden</strong>, Jeotermal Enerji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ali Kındap</strong> ve TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı <strong>Dr. Nurşen Numanoğlu</strong>; yenilenebilir enerji ve Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p><strong>“Enerji sektörü, son yıllarda büyük bir değişim, dönüşüm ve kriz ortamından geçiyor”</strong></p>
<p><strong><u>Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) Başkanı Elif Düşmez Tek:</u></strong></p>
<p>“Enerji sektörü olarak, son yıllarda büyük bir değişim, dönüşüm ve kriz ortamından geçiyoruz. Bu değişim dönüşümün ilk tetikleyicisi iklim değişikliği oldu. İklim değişikliğinin tetiklediği enerji dönüşümünü konuşurken, COVID pandemisiyle karşı karşıya kaldık. Bununla birlikte arz talep dengesizlikleri ve sonra da tedarik zincirinin sorunlarıyla ortaya çıkan büyük bir belirsizlik dönemi yaşadık. Sonrasında ise bu sefer de Rusya- Ukrayna savaşının getirdiği ve en çok da Avrupa&#8217;nın etkilendiği büyük bir arz güvenliği krizi ortaya çıktı. Bu süreçte yeni dengelerin kurulmasına şahitlik ediyoruz, bildiklerimiz var, daha bilemediklerimiz var ve bunları da tahmin etmeye çalışıyoruz. </p>
<p>Bu yaşananlara da Türkiye perspektifinden bakarsak, bir taraftan risk unsurları var ama bir taraftan da yeni fırsat alanları belirdiğini gözlemliyoruz. Ortaya çıkan risklerin yönetilmesinde hem de fırsatların daha iyi anlaşılmasında ve bu fırsatların yakalanmasında analitik bazı öngörüler geliştirmek son derece kıymetli. IICEC&#8217;in hazırlamış olduğu Türkiye Enerji Öngörüleri, yakın zamanda Türkiye’nin yenilenebilir enerji görünümü çalışması alanındaki öncü çalışmalardan birisi oldu. Bu çalışma; Türkiye&#8217;nin yenilenebilir enerjide ve ilgili teknolojilerde enerji güvenliği, temiz enerji dönüşümü, rekabetçi ve teknoloji odaklı sanayi gelişimi için çok boyutlu fırsatlar sunan; yüksek büyüme potansiyelinin de değerlendirilmesi için insan kaynağı gelişimi de dahil olmak üzere paydaşlara 7 somut öneri sunuyor.”</p>
<p><strong>“Enerji sektöründe yetişmiş insan gücüne ve daha fazla kadın çalışana ihtiyaç var”</strong></p>
<p><strong><u>Enerjisa Üretim CEO&#8217;su İhsan Erbil Bayçöl:</u></strong></p>
<p>“Türkiye&#8217;nin 2030’da rüzgâr ve güneş hedefinin ne olduğunu geçen yıl tam olarak bilmiyorduk. Hem ulusal enerji planı hem de IICEC çalışması, en azından bazı şeyleri somutlaştırmış oldu. Ancak hedefiniz ne olursa olsun, bunu yerine getirecek olan insandır. Dolayısıyla Türkiye&#8217;nin ve dünyanın 2030, 2040, 2050’ye dair yenilenebilir ya da sıfır karbonla ilgili hedeflerde en temel ihtiyaç insandır. Şu anda gerek Türkiye’de gerekse de başka coğrafyalarda bunun eksikliğini, sıkıntısını görebiliyoruz. Yetişmiş insan gücüne, ihtiyacımız var. </p>
<p>Bunun yanında yine sektörün en büyük sıkıntılarından bir tanesi de kadın çalışan sayısıdır. Enerjisa üretim olarak, 1.000 megavatlık bir yatırımın altına girmiş vaziyetteyiz. Önümüzdeki 3 sene içerisinde bunları hayata geçirmek istiyoruz. O yolculuktaki tek hayalimiz, 1.000 megavat santrali daha işletmeye kazandırmak değil, bu santraller işletmeye geçtiğinde en azından birkaç santralimizin santral müdürünün kadın olması, mühendislerinin kadın olması, teknisyenlerin kadın olması ve bir santrale girdiğinizde tüm kadroyu kadın olarak görebiliyor olmaktır.”</p>
<p><strong>“Dünya olarak, enerji geçişinin daha başında olduğumuzu kabul etmemiz gerekiyor”</strong></p>
<p><strong><u>ING Grubu Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Global Lideri Diederick Van Den Berg:</u></strong></p>
<p>“Uluslararası bir banka olarak, 40’tan fazla ülkede varız ve bu network kanalıyla birçok tarafla, konuşuyoruz. Pazarlar ve gelişmeler konusunda bize çok istihbarat geliyor, özellikle yenilenebilir enerji bağlamında. İlk kez olarak diyebilirim ki, bazı endüstri liderlerinin güçlü ekonomik rüzgârlardan ve bazı faaliyetlerin yavaşlamaya başladığından bahsettiklerini görüyorum. Global olarak da büyük veri sağlayıcıları tarafından bazı veriler paylaşılıyor. Net bir şekilde yavaşlama olduğu görülüyor, özellikle de Çin ve Hindistan bu bağlamda ön plana çıkıyor. </p>
<p>Temiz enerji için yatırımlar belki geçmişe kıyasla biraz daha az avantajlı olsa da mesela büyük rüzgâr türbini üreticileri özellikle bir iki yıldır kayba uğruyorlar. Belirsizlikler; yatırımlarda yavaşlamalara, ertelemeler hatta yatırım kararlarının tamamen iptal olmasına sebep olabiliyor. Özellikle birçok ülkede projelerle ilgili bekleme ve izinlerin çıkma süreleri gitgide uzuyor. Yenilenebilir enerji konusunda bazı kesintilerin de olduğunu görüyoruz. Tabii ki pazardan pazara bu değişiklik arz ediyor. Ama tüm bunlar da yenilenebilir enerji konusunda önümüze güzel bir tablo çıkartmıyor. Ben, temiz enerji konusunda iyimserim ve destekçisiyiz. Bu çok gerçeklik payı yüksek olan ve finans çevrelerinden de aslında bu süreci hızlandırmak konusunda talepler söz konusu. Şu anda hükümetler tarafından belirlenmiş iddialı hedeflerin gerçekleştirilmesi, tahminimizden biraz daha uzun sürebilir. Dünya olarak, bu temiz enerji geçişinin daha başında olduğumuzu da kabul etmemiz gerekiyor. Bu piyasada; yatırımcılar, bankalar, insanlar sonuçta 10-20 megavatlık projeler yapma konusunda arzuya sahip değiller. Çok uzun sürüyor, maliyeti yüksek, o yüzden de daha ziyade portföylerin geliştirilmesine odaklanıyorlar.”</p>
<p><strong>“Türkiye olarak rüzgâr türbininde %50’nin üzerinde yerliliği sağlayabilen bir ülkeyiz”</strong></p>
<p><strong><u>Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden:</u></strong></p>
<p>“Türkiye&#8217;de rüzgârda gelinen yerlileşme, son 15 senede olmuş. Bu sadece rüzgârda değil, hidroelektrikte de oldu, jeotermalde de kısmen oldu. Bu ülkenin 100 yıllık geçmişinin belki son 60-70 senesi özellikle ciddi sanayileşme hamleleriyle geçti. Son 15 senedir de bunun yenilenebilir enerjiye yansımalarını gördük. Burada rüzgâr türbininde %50’nin üzerinde yerliliği sağlayabilen, YEKA türbininde %65’leri hedefleyen bir durumdayız. Bu bir kazanç ise, bu kazancın da geleceğe tahvili önemlidir. Bundan sonra bu globalleşmeden globalleşmeye daha çok giden dünyada hem Avrupa&#8217;nın hem Amerika&#8217;nın sadece doğalgaz tedarikçi partneri geçiş güzergahıyız söyleminin ötesinde, gerçekten tedarikçi partneri olma şansımız var. </p>
<p>Uzakdoğu’da merkezileşmiş tedarik zinciri Avrupa Birliğinin çevresine yayılacak. Biz de burada en ciddi sanayi altyapısına sahip ülkelerden bir tanesiyiz. Sanayileşmiş altyapımızı hem kendi ihtiyaçlarımız için hem de Avrupa&#8217;nın ve Avrupa müttefiki ülkelerinin hizmetine sunup, kazanç elde etmeliyiz. Burada bugün rüzgâr sanayi yılda 1,5 milyar dolar ihracat yapıyor. Bu önemli bir kazanım. 50’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Dolayısıyla biz bu dönüşümün içerisinde potansiyelimizi de harekete geçirmek zorundayız. Önümüzde en az 20 bin megavat rüzgârda, 10 bin megavat güneşte verilecek kapasitelerin, 2030’a kadar hem yeşil dönüşüm ihtiyacını karşılamak hem de Avrupa&#8217;da rekabette bizi öne geçirecek fırsat yaratacağını öngörüyorum.”</p>
<p><strong>“Türkiye&#8217;nin jeotermaldeki potansiyeli beklentimizin çok daha üzerinde”</strong></p>
<p><strong><u>Jeotermal Enerji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap:</u></strong></p>
<p>“Ülkemizin potansiyeli ve gücüne inanmış bir girişimci grubuyuz. Dünyanın enerjideki dönüşüm hedeflerini, Türkiye&#8217;nin dönüşüm hedeflerini düşündüğümüz zaman, elimizdeki bu potansiyeller hem rüzgâr hem güneş hem de jeotermal olsun hakikaten çok kıymetli. Jeotermal diğerlerine göre, potansiyelini tam olarak anlatamamış kaynaklardan bir tanesidir. Rüzgâr ve güneşi konuşmaya başlamadan önce jeotermal hayatımızdaydı. Cumhuriyet döneminde bu kaynakların hem ısıtma hem sağlık hem de kaplıca amaçlı yoğun şekilde kullanıldığını görüyoruz. </p>
<p>YEKDEM dönemindeki çalışma ve yatırımlarla gördük ki, bu potansiyelin çok daha üzerindeyiz. Şu an için 1.700 megavatlık bir kurulu güce ulaşmışız. Bu kurulu güçle Avrupa&#8217;da 1’inci, dünyada 4’üncü seviyeye ulaşmış durumdayız. Jeotermal sadece elektrik alanında kurulu gücüyle ön planda değil, yapılan bazı yatırımlarla da 5.020 megavatlık doğrudan kullanımı da söz konusu. Bu doğrudan kullanımın çoğunu şu an şehir ısıtma, sera ısıtma, turizm ve termal amaçlı kullanıyoruz. Bir termik santral gibi çalışabilme özelliğine sahibiz. Mevsimselliklerden zarar görmüyor, gece gündüz farkından hiçbir şekilde etkilenmiyoruz. Yaklaşık %85 bir kapasite ile çalışma imkânımız var. Türkiye&#8217;nin jeotermaldeki potansiyeli beklentimizin çok daha üzerinde. Sadece doğal jeotermal kaynaklar özünde bakarsak, ülkemiz son keşifler ve MTA tarafındaki kayıtlara göre, 62 bin megavatlık termal bir enerjimiz söz konusu. Bu keşfedilmiş bir enerji. Biz, bunun 1.700 megavatını şu an elektrik santrali noktasında faydalanıyoruz, 5.020 megavatını doğrudan faydalanıyoruz. Yani önümüzde kullanabileceğimiz çok daha büyük bir potansiyel var.”</p>
<p><strong>“Türkiye yeni teknoloji düzeninin önemli bir aktörü ya da parçası olmalı”</strong></p>
<p><strong><u>TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Nurşen Numanoğlu:</u></strong></p>
<p>“Günümüzde elektrifikasyon giderek artıyor. Elektrikli araçlarla ilgili çok ciddi bir hedef var. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği aslında en fazla fona ulaşabilecek tek alan. Finans kurumlarının da kendi sürdürülebilir portföylerini oluşturmaları lazım. Bütün bunların bizi daha fazla yatırım için cesaretlendirebilecek bir yere götüreceğini düşünüyorum. Küreseldeki dinamik yapı çok, içerideki bütün politikaları da etkiliyor. Özellikle AB, çok büyük bir ticaret hacmine sahip ve çok büyük bir alanda etkisi var. Son dönemde Avrupa Yeşil Mutabakatı ile oradaki kuralları tedarik zincirindeki bütün ülkelere yansıtma, onlardan da aynı şeyi bekleme gibi bir düzenleme silsilesiyle götürüyor işi. Serbest ticaret anlaşmalarına konu oluyor ya da sınırdan karbon düzenleme mekanizması veya uygulamaya koyacağı bazı düzenlemelerle zaten o yolculuğu yapmak durumunda da kalıyorsunuz. Burada karbon ayak izinin izlenmesine yönelik bir yansıma var. Bu karbon ayak izinin izlenmesi, sadece o işletmenin kendi yapısı içerisinde olan bir şey değil, değer zincirinin tamamına yansıyor. Siz Avrupa&#8217;daki bir tedarikçi olmasanız bile Avrupa&#8217;daki bir şirketin Türkiye&#8217;deki bir tedarikçisi olmanız, sizin karbon ayak izinizle ilgili bilgilerin de o firma tarafından AB kurumlarına gösterilmesi gerekiyor. Bunu aslında AB’deki rekabet gücümüzün korunması ve daha da artırılması için bunu fırsat olarak görüyoruz. Hem yeşil dönüşümün ülkede oluşması hem de rekabet avantajı yaratacak şekilde hızlı geçişi yapabilmek için önemli olduğunu düşünüyoruz. </p>
<p>Bir diğer önemli unsur da AB’nin önemli araçlarından bir tanesi global Gateway. Bu, AB sınırları dışında AB için önemli olan stratejik projeleri gerçekleştirmek üzere oluşturulan bir fon mekanizması. Global Gateway’in alanlarından bir tanesini de stratejik temiz enerji dönüşüm teknolojileri olarak belirlendi. Türkiye açısından bu iş birliklerinin, teknoloji geliştirmenin, tedarik zincirlerinde birlikte hareket etmenin konuşulduğu bir dönemdeyiz. Dolayısıyla Türkiye&#8217;nin bu yeni teknoloji düzeninin önemli bir aktörü ya da onun parçası olması yönünde çaba sarf etmesi gerekiyor. “</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ucok-dunyada-gecen-yil-kurulan-elektrik-santrallerinin-yaklasik-90i-yenilenebilir-enerji-santrallerinden-olustu-372372">Dr. Üçok; &#8220;Dünyada geçen yıl kurulan elektrik santrallerinin yaklaşık %90&#8217;ı yenilenebilir enerji santrallerinden oluştu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üsküdar&#8217;da Yaklaşık 300 Depremzede İftarını Boğazda, Valide Sultan Gemisi&#8217;nde Yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uskudarda-yaklasik-300-depremzede-iftarini-bogazda-valide-sultan-gemisinde-yapti-363607</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 12:12:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[boğazda]]></category>
		<category><![CDATA[depremzede]]></category>
		<category><![CDATA[gemisinde]]></category>
		<category><![CDATA[iftarını]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdarda]]></category>
		<category><![CDATA[valide]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363607</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Belediyesince düzenlenen Boğaz turunda, Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkilediği illerden gelerek ilçede yaşamını sürdüren yaklaşık 300 depremzede birlikte oruç açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudarda-yaklasik-300-depremzede-iftarini-bogazda-valide-sultan-gemisinde-yapti-363607">Üsküdar&#8217;da Yaklaşık 300 Depremzede İftarını Boğazda, Valide Sultan Gemisi&#8217;nde Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Belediyesince düzenlenen Boğaz turunda, Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkilediği illerden gelerek ilçede yaşamını sürdüren yaklaşık 300 depremzede birlikte oruç açtı. Valide Sultan Gemisi&#8217;nde, Kur&#8217;an-ı Kerim tilavetiyle başlayan iftar programında konuşan <strong>Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Zekeriya Şanlıer</strong>, ülkede 6 Şubat&#8217;ta yüzyılın en büyük felaketlerinden birinin yaşandığını söyledi. </p>
<p>Şanlıer, &#8220;13,5 milyon insanın, 11 şehrin bizzat etkilendiği bu büyük felaketi sizler tabii ki daha farklı yaşadınız. Ama emin olun ki 85 milyon vatandaşımızın kalbi ve duası her zaman sizinleydi. Biz de Üsküdar Belediyesi olarak deprem bölgesinde ve Üsküdar&#8217;da farklı çalışmalarla yanınızda olmaya gayret ettik.&#8221; diye konuştu. Kardeş ilçe oldukları İskenderun&#8217;da aşevi ve konteyner kent kurduklarını anlatan Şanlıer, &#8220;Vatandaşlarımıza İskenderun&#8217;da 10 bin kişilik iftar ve sahur ikram ediyoruz. Ülke ve millet olarak el ele verdik. İnşallah bu zor günlerin üstesinden hep beraber geleceğiz.&#8221; dedi. </p>
<p>Akşam ezanının okunmasının ardından yaklaşık 300 depremzede Boğaz turunda oruçlarını açtı. Depremzedeler İstanbul&#8217;daki hayatlarını anlattı. İftar programına katılan 32 yaşındaki Muharrem Polat, Kahramanmaraş merkezde yaşadıkları 9 katlı apartmanda ailesiyle yakalandıkları depremde 3 çocuğunu kaybettiğini söyledi. Eşi ve çocuklarıyla 10 gün enkaz altında kaldıklarını anlatan Polat, &#8220;Depremde 3 şehidim var. 6 aylık bebeğim de enkazda yanımızdaydı. 10 gün boyunca bilincimiz kapanmadı, sürekli dua ettik. Eşim bebeğimizi iki gün emzirebildi. Beşinci gün bebeğimiz kucağımızda vefat etti. Diğer iki çocuğumu da depremde ilk anda kaybettik. 10 gün sonra eşim ve ben enkazdan kurtarıldık.&#8221; diye konuştu. </p>
<p>Polat, Üsküdar Belediyesinin kendilerini yerleştirdiği TOKİ evlerinde kaldıklarını belirterek Belediye Başkanı Hilmi Türkmen&#8217;e teşekkür etti. Muharrem Polat&#8217;ın 23 yaşındaki eşi Hidayet Polat da deprem anında yaşadıklarını anlatarak &#8220;Allah bize bu imkanları sağlayanlardan razı olsun.&#8221; dedi. Ailesiyle Adıyaman&#8217;dan gelerek Üsküdar&#8217;a yerleşen Gurbet Akıncı, depreme Adıyaman&#8217;da 5. kattaki evlerinde yakalandıklarını söyledi. </p>
<p>İlk depremde eşi ve iki çocuğuyla enkazdan kurtulduğunu anlatan Akıncı, şöyle devam etti: </p>
<p>&#8220;Çok kötü günler geçirdik. Evimiz yarı yıkık gibiydi. Komşularımız çelik kapıyı tekmeleyerek açtılar. O şekilde kendimizi dışarıya zor attık. Gün içerisindeki ikinci depremde de binamız yıkılarak kullanılamaz hale geldi. Birkaç gün sonra İstanbul&#8217;a geldik. Üsküdar Belediyesinin bize tahsis ettiği evde kalıyoruz. Bizi birlik ve beraberliğin ayakta tutacağını bir kez daha gördüm. Herkese çok teşekkür ederiz.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudarda-yaklasik-300-depremzede-iftarini-bogazda-valide-sultan-gemisinde-yapti-363607">Üsküdar&#8217;da Yaklaşık 300 Depremzede İftarını Boğazda, Valide Sultan Gemisi&#8217;nde Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Hastalık Yaklaşık 80 Milyon Kişide Görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-hastalik-yaklasik-80-milyon-kiside-goruluyor-355441</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 08:15:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kişide]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Glokom, göz sinirinin hasarıyla karakterize olan ve kalıcı görme kaybına sebep olabilen bir hastalıktır. Tüm dünyada yaklaşık 80 milyon glokom hastası bulunmaktadır ve glokom kalıcı görme kaybı nedenleri arasında 2. sırada yer almaktadır. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Serdar Özateş, Glokom Günü özelinde önemli bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-hastalik-yaklasik-80-milyon-kiside-goruluyor-355441">Bu Hastalık Yaklaşık 80 Milyon Kişide Görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Glokom, göz sinirinin hasarıyla karakterize olan ve kalıcı görme kaybına sebep olabilen bir hastalıktır. Tüm dünyada yaklaşık 80 milyon glokom hastası bulunmaktadır ve glokom kalıcı görme kaybı nedenleri arasında 2. sırada yer almaktadır. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Serdar Özateş, Glokom Günü özelinde önemli bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>Doç. Dr. Serdar Özateş,” Glokom sinsi seyirli ve ilerleyici bir göz hastalığıdır. Glokom hastalarında göz sinirinde meydana gelen hasar belirli bir düzeye ulaşmadıkça hastalarda herhangi bir şikâyete yol açmayabilir. Glokomda erken tanı ve tedavi, görmenin korunması açısından çok önemlidir” dedi.</p>
<p><strong>Glokom Kimlerde Görülür? Kimler Risk Altındadır?</strong></p>
<p>-Artmış göz içi basıncı</p>
<p>-40 yaş üzerinde olmak</p>
<p>-Yüksek miyop ya da hipermetrop olmak</p>
<p>-Aile bireylerinde glokom hikayesi olması başlıca risk faktörleridir. </p>
<p><strong>Erken Tanı ile Önlenebilir Mi?</strong></p>
<p>Doç. Dr. Serdar Özateş,” Glokom hastalığı anne karnında ya da doğumdan itibaren herhangi bir yaş diliminde oluşabilmektedir. Erken tanı ve tedavi kalıcı görme kayıplarının önüne geçebilir. Glokomun tedavisi glokomun tipine ve seyrine göre değişmekle birlikte medikal ya da cerrahi olarak yapılabilmektedir. Medikal tedavi ile ilerlemesi durdurulamayan ya da ilaç kullanımında sorunlar yaşayan hastalarda cerrahi tedavi ile glokom hastalığının ilerleyişi kontrol altına alınabilmektedir.  Glokom hastalığının sinsi seyirli olduğu ve hastaların büyük çoğunluğunu glokom hastası olduğunu bilmeyen kişilerin oluşturduğu düşünüldüğünde rutin göz muayenesin önemi çok daha iyi anlaşılmaktadır. Risk faktörlerine sahip olan hastaların yılda en az 1 kez göz muayene olmaları tavsiye edilmektedir” diye söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-hastalik-yaklasik-80-milyon-kiside-goruluyor-355441">Bu Hastalık Yaklaşık 80 Milyon Kişide Görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
