<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>vurgu | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/vurgu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vurgu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 17 May 2026 19:00:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>vurgu | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vurgu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Goncalı bireylerden Engelliler Haftası&#8217;na sanatsal vurgu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goncali-bireylerden-engelliler-haftasina-sanatsal-vurgu-635917</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 19:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerden]]></category>
		<category><![CDATA[engelliler]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[goncalı]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[na]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Birey]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatsal]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635917</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında özel bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını destekleyen anlamlı bir sanat etkinliği gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncali-bireylerden-engelliler-haftasina-sanatsal-vurgu-635917">Goncalı bireylerden Engelliler Haftası&#8217;na sanatsal vurgu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında özel bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını destekleyen anlamlı bir sanat etkinliği gerçekleştirdi. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim gören 15 yetişkin özel birey öğrenci, “Maskemde Ben Varım Projesi” kapsamında düzenlenen etkinlikte hayal güçlerini maskelere yansıttı.</p>
<p><b>SANAT VE AKADEMİK DESTEK BİR ARADA</b></p>
<p>Sanatın bir ifade dili olarak öne çıktığı etkinlikte öğrenciler, hem üretmenin mutluluğunu yaşadı hem de birlikte çalışmanın ve paylaşmanın keyfini deneyimledi. Renkli görüntülere sahne olan çalışmada özel bireylerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri destekleyici bir ortam oluşturuldu. Kocaeli Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü öğrencilerinin de yer aldığı projeye Bölüm Başkanı İsmail Keskin ile Dr. Öğr. Üyesi Asuman Daşdemir akademik koordinasyon desteği sağladı.</p>
<p><b>ETKİNLİK, UNUTULMAZ BİR DENEYİME DÖNÜŞTÜ</b></p>
<p>Seka Sanat İhtisas Merkezi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte sanatın birleştirici gücü ön plana çıkarken, ortaya çıkan çalışmalar katılımcılar için unutulmaz bir deneyime dönüştü. Etkinlik alanını ziyaret eden Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın eşi Figen Büyükakın, öğrencilerle yakından ilgilenerek yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Öğrencilerin heyecanına ortak olan Büyükakın, sanatın özel bireylerin sosyal gelişimine sunduğu katkının önemine dikkat çekti.</p>
<p><b>KAPSAYICI EĞİTİM VURGUSU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, özel bireylerin eğitim ve sosyal gelişim süreçlerine yönelik çalışmalarını yıl boyunca sürdürüyor. Bebeklikten yetişkinliğe kadar farklı yaş gruplarına yönelik hizmet sunan merkezde; sanat, eğitim ve sosyal etkinliklerle bireylerin yaşamın her alanında daha aktif yer alması hedefleniyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncali-bireylerden-engelliler-haftasina-sanatsal-vurgu-635917">Goncalı bireylerden Engelliler Haftası&#8217;na sanatsal vurgu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den İSG farkındalığına güçlü vurgu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-isg-farkindaligina-guclu-vurgu-634351</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 14:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığına]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[sg]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634351</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası” kapsamında düzenlediği farkındalık etkinliğiyle güvenli çalışma kültürüne dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-isg-farkindaligina-guclu-vurgu-634351">Büyükşehir&#8217;den İSG farkındalığına güçlü vurgu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası” kapsamında düzenlediği farkındalık etkinliğiyle güvenli çalışma kültürüne dikkat çekti. Programda iş güvenliği bilincinin önemine vurgu yapılırken, eğitimden tiyatro gösterimine kadar birçok içerik çalışanlarda farkındalık oluşturdu.</p>
<p><b>İNSANI VE EMEĞİ KORUYAN ANLAYIŞ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Halkevi Gençlik Merkezi’nde düzenlediği program yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa belediye yöneticileri, İSG profesyonelleri ve çok sayıda personel katıldı. Etkinlikte iş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda insanı ve emeği koruyan temel bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Program kapsamında Büyükşehir Belediyesi’nin iş sağlığı ve güvenliği alanında yürüttüğü çalışmaların yer aldığı kısa video gösterimi izletildi.</p>
<p><b>GÜVENLİ ÇALIŞMA KÜLTÜRÜ ANLATILDI</b></p>
<p>Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Bayram Bayram, iş güvenliği kültürünün kurum açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Bayram, güvenli çalışma ortamlarının kurumsal yapının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.</p>
<p>Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan Alparslan Yılmaz ise “Neden Güvenli Yönetmeliyiz?” başlıklı sunumunda iş güvenliğinin sadece çalışma sahalarında değil, hayatın her alanında bir bilinç meselesi olduğunu anlattı. Program sonunda Yılmaz’a plaket takdim edildi.</p>
<p><b>FARKINDALIK SAHNEYE TAŞINDI</b></p>
<p>Programın ikinci bölümünde sahnelenen “Tatlı, Öfkeli ve Dikkatli” isimli tiyatro oyunu ise iş sağlığı ve güvenliği konusunu farklı bir bakış açısıyla ele aldı. Gösteri katılımcılar tarafından büyük beğeni alırken, sahneye katılımcılardan da bir ekip çıkartılarak oyuna dahil edildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-isg-farkindaligina-guclu-vurgu-634351">Büyükşehir&#8217;den İSG farkındalığına güçlü vurgu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir ile Kosova arasında dostluk köprüsü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-ile-kosova-arasinda-dostluk-koprusu-632366</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:50:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[balkan]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[kosova]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kosova Gençlik ve Spor Bakanı Blerim Gashani ve beraberindeki heyet, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ı makamında ziyaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-ile-kosova-arasinda-dostluk-koprusu-632366">İzmir ile Kosova arasında dostluk köprüsü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kosova Gençlik ve Spor Bakanı Blerim Gashani ve beraberindeki heyet, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ı makamında ziyaret etti. İzmir ile Kosova arasındaki iş birliğine vurgu yapan Başkan Tugay, 2030 yılında Kosova’nın başkenti Priştine’de düzenlenecek Akdeniz Oyunları’nda İzmir’in güçlü bir şekilde temsil edilmesi için çaba göstereceklerini belirtti.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kosova Gençlik ve Spor Bakanı Blerim Gashani ile beraberindeki heyeti makamında ağırladı. Ziyarette Kosova Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosu Muharrem Toprak, Kosova Rumeli Kültür, Sanat ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Şengöz de yer aldı. Ziyaretin gündemini, Kosova ile İzmir arasındaki ilişkiler ve 2030 yılında Kosova’da düzenlenecek Akdeniz Oyunları oluşturdu. Başkan Tugay, “İlişkilerimizin gelişmesini çok önemsiyoruz. 2030 yılında Akdeniz Oyunları Kosova’da gerçekleştirilecek. İzmir’den güçlü bir temsilin sağlanması için çaba göstereceğiz. Spor alanında son iki yıldır belediye takımlarımızı güçlendirmeye ve branş sayısını artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz. İzmir, 1971 yılında Akdeniz Oyunları’na ev sahipliği yapmıştı. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen bu organizasyon hâlâ kentin hafızasında yerini koruyor” dedi.</p>
<p><strong>“Birbirimize güç vermeliyiz”</strong></p>
<p>İzmir’de yaşayanların büyük bölümünün Balkan kökenli olduğunu belirten Başkan Tugay, Balkan kültürünün kentin yaşamında önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Başkan Tugay, “ Yılın bir bölümünü İzmir’de, bir bölümünü Balkan ülkelerinde geçiren çok sayıda insan var. Bu nedenle Balkan ülkelerini kendimize çok yakın hissediyoruz. Daha da yakınlaşmalı ve birbirimize güç vermeliyiz. Balkanlara giden İzmirliler kendini yabancı hissetmez; ben de bu duyguyu orada hiç yaşamadım” dedi. İki ülkenin kalkınması için iş birliğinin önemine dikkat çeken Başkan Tugay, bunun siyaset üstü bir mesele olduğunu vurguladı. Tugay, “Kim daha fazla katkı sunabiliyorsa bunu mutlaka yapmalı. Bu yaklaşım, parti farkı gözetmeksizin herkes için geçerli olmalı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de Selanik doğumludur ve Balkan ülkeleriyle yakın ilişkiler kurulmasını önemsemiştir” dedi.</p>
<p><strong>Yeni iş birlikleri vurgusu</strong></p>
<p>İki ülke gençlerinin birbirini daha yakından tanıması gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, “Spor ve kültürel organizasyonlarla ilişkileri güçlendirelim, ticari iş birliklerini geliştirelim. Böylece toplumlar kaynaşır, dostluklar siyasetten bağımsız şekilde büyür” diye konuştu. İzmir’in 4,5 milyon nüfusu, 10 üniversitesi ve 200 bin öğrencisiyle güçlü bir kent olduğunu belirten Tugay, tarım ve sanayideki gelişmişliğine de dikkat çekti. Tugay, “Tarihi limanı ve hızla büyüyen ticaret hacmiyle İzmir, Türkiye’nin İstanbul’dan sonra en güçlü şehirlerinden biri. Bu ziyaretten onur duyduk, yeni iş birliklerine kapı açacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Sizin gibi tecrübeli şehirlerden bilgi edinmek isteriz”</strong></p>
<p>İzmir’e ilk kez geldiğini belirten Kosova Gençlik ve Spor Bakanı Blerim Gashani, kentin “Türkiye’nin incisi” olarak anıldığını ifade ederek sıcak karşılama için teşekkür etti. Yerel ve merkezi düzeyde ilişkileri güçlendirmek istediklerini vurgulayan Gashani, 2030’da Priştine’de düzenlenecek Akdeniz Oyunları’nın hem sportif hem de Kosova’nın uluslararası tanınırlığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Bu süreci başarıyla yürütmek için özellikle altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyduklarını belirten Gashani, başta İzmir olmak üzere tecrübeli şehirlerden bilgi ve destek almak istediklerini dile getirdi. İzmir’in sporcularının organizasyona katılmasından memnuniyet duyacaklarını ifade eden Gashani, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesinin siyaset üstü bir konu olduğunu vurgulayarak, “İzmir ile iş birliğimizi daha ileri taşımak ve gençlik ile spor alanlarında birlikte çalışmak istiyoruz” dedi. Ziyaret sonunda Başkan Tugay Gashani’ye hediye takdim etti ve heyetle hatıra fotoğrafı çektirdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-ile-kosova-arasinda-dostluk-koprusu-632366">İzmir ile Kosova arasında dostluk köprüsü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zihinsel Sağlıkta Dijital Dönüşüm: YZ ve Beyin Haritalama Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zihinsel-saglikta-dijital-donusum-yz-ve-beyin-haritalama-bulustu-628809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:18:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Dopamin]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[haritalama]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<category><![CDATA[yz]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628809</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’nin Los Angeles kentinde 16–19 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen Society for Brain Mapping and Therapeutics (Beyin Haritalama ve Tedavileri Derneği’nin) SBMT 23. Yıllık Nöroteknoloji Kongresi, nörobilim, yapay zekâ ve psikiyatrinin kesiştiği önemli bilimsel paylaşımlara sahne oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zihinsel-saglikta-dijital-donusum-yz-ve-beyin-haritalama-bulustu-628809">Zihinsel Sağlıkta Dijital Dönüşüm: YZ ve Beyin Haritalama Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin Los Angeles kentinde 16–19 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen Society for Brain Mapping and Therapeutics (Beyin Haritalama ve Tedavileri Derneği’nin) SBMT 23. Yıllık Nöroteknoloji Kongresi, nörobilim, yapay zekâ ve psikiyatrinin kesiştiği önemli bilimsel paylaşımlara sahne oldu.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi ve NPİSTANBUL Hastanesi, yaklaşık 10 yılı aşkın süredir içinde yer aldığı küresel nöroteknoloji konsorsiyumu kapsamında kongreye güçlü bir akademik ve uzman kadroyla katıldı. Heyete, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan başkanlık ederken; Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Prof Dr. Türker Ergüzel, Prof. Dr. Barış Metin, Dr. Alptekin Çetin ve NPISTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu üyesi Fırat Tarhan iki ayrı oturumda depresyonda ve bağımlılıkta anhedoni, anhedoninin ekonomik performans ile ilişkisi, elektrofizyolojik biyobelirteçler ve dönüştürücü bulanık mantık tabanlı YZ modelleri sunumlarıyla katkı sağladı.</p>
<p><strong>Anhedoniye çok boyutlu yaklaşım</strong></p>
<p>“Anhedoninin Nörogenetik Temelleri ve Tedavi Yaklaşımları” başlıklı sunumunda Prof. Dr. Nevzat Tarhan, anhedoniyi çok boyutlu bir nöropsikiyatrik durum olarak ele aldı ve bireyin normalde haz aldığı aktivitelerden keyif alamaması şeklinde tanımlanan anhedoninin; motivasyon eksikliği, haz alamama ve ödülden öğrenememe gibi farklı bileşenlerden oluştuğunu vurguladı.</p>
<p>Sunumunda özellikle beynin mezolimbik dopamin sistemi üzerinde duran Prof. Dr. Tarhan, ventral striatum ile prefrontal korteks arasındaki iletişim bozukluğunun bu durumun temelinde yer aldığını ifade etti. Prof. Dr. Tarhan, ayrıca inflamasyonun dopamin üretimini baskılayarak anhedoniyi derinleştirdiğini, nöroenflamasyonun ise önemli bir risk faktörü olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>“Yalnızca serotonin odaklı tedaviler çoğu zaman yetersiz”</strong></p>
<p>Anhedoninin genetik altyapısına da dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, dopamin reseptörleri, BDNF ve stresle ilişkili genlerin hastalığa yatkınlıkta rol oynadığını aktardı. Klinik açıdan yalnızca serotonin odaklı tedavilerin çoğu zaman yetersiz kaldığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, dopaminerjik ve glutamaterjik yaklaşımların daha etkili olabileceğini dile getirdi.</p>
<p>Davranışsal aktivasyon ve pozitif psikoterapi gibi yöntemlerin tedaviye önemli katkılar sağlayabileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, umut duygusunun nöropsikolojik temelleri üzerinden beynin yeniden yapılandırılmasının mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Bağımlılık ve anhedoni birbirini besliyor</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi, NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz,<strong> </strong>“Anhedoni ve Bağımlılık İlişkisi” başlıklı sunumunda, anhedoni ile bağımlılık arasındaki ilişkiyi ele alarak, ödül sistemindeki bozulmaların yalnızca haz alma kapasitesini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda bireyleri bağımlılık davranışlarına daha yatkın hale getirdiği vurguladı. </p>
<p>Prof. Dr. Dilbaz, özellikle dopamin temelli ödül mekanizmalarının zayıflaması sonucu bireylerin doğal ödüllerden yeterli tatmin sağlayamadığı ve bu boşluğu madde kullanımı ya da bağımlılık oluşturan davranışlarla doldurma eğilimine girdiğini ifade etti.</p>
<p>Bağımlılık ve anhedoninin birbirini besleyen iki süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dilbaz, kronik madde kullanımının ödül sistemini daha da bozarak anhedoniyi derinleştirdiğini belirtti. Prof. Dr. Dilbaz, bu nedenle tedavi yaklaşımlarında yalnızca bağımlılık davranışının değil, altta yatan anhedonik yapının da hedef alınması gerektiği vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Dilbaz, araştırma merkezleri bünyesinde yürütülen çalışmaların, bu iki durumun birlikte ele alınmasının tedavi başarısını artırdığını ortaya koyduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Alkol ve madde bağımlılığında</strong> <strong>Deep TMS tedavisi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, ikinci sunumunda depresyon ve anksiyete gibi zihinsel sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılan Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS) uygulamalarının, bağımlılıkla mücadelede de umut verici sonuçlar sunduğunu ifade etti.</p>
<p>Özellikle Deep TMS’in, beynin derin bölgelerine etki ederek daha güçlü ve hedefe yönelik bir tedavi sağlamak amacıyla geliştirildiğini belirten Prof. Dr. Dilbaz, bu yöntemin alkol ve madde bağımlılığı ile diğer davranışsal bağımlılık türlerinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.</p>
<p>Deep TMS tedavisinin bağımlılık üzerindeki etkilerinin, son dönemde yapılan klinik araştırmalarla daha net ortaya konmaya başladığını dile getiren Prof. Dr. Dilbaz, beynin ödül sistemi üzerinde doğrudan etkili olan bu yöntemin, geleneksel tedavilere kıyasla daha az yan etkiyle başarılı sonuçlar sağlayabildiğini ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Dilbaz, Deep TMS’in özellikle tedaviye dirençli bireyler için güvenli bir alternatif sunduğunu ve bağımlılıkla mücadelede yeni bir umut oluşturduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Yapay zekâ ve bulanık mantık sağlıkta yeni kapılar açıyor</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “Sağlıkta Hibrid Bulanık Mantık ve Dönüştürücü Model Uygulamaları” başlıklı sunumunda, sağlık alanında bulanık mantık (fuzzy logic) tekniklerinin gelişimini ve modern yapay zekâ sistemleriyle entegrasyonunu ele aldı.</p>
<p>Prof. Dr. Ergüzel, bulanık mantığın klasik doğru-yanlış yaklaşımının ötesine geçerek belirsizlik ve muğlaklık içeren verileri analiz edebilme yeteneği sayesinde sağlık verilerinde önemli avantajlar sağladığını ifade ederek, özellikle MRI, CT ve EEG gibi medikal görüntüleme ve biyosinyal analizlerinde yaygın olarak kullanılan bu yöntemlerin, tanı ve klinik karar destek süreçlerinde yüksek doğruluk oranlarına ulaştığını ifade etti.</p>
<p><strong>Yakın gelecekte gerçek zamanlı klinik karar destek sistemleri daha yaygın kullanılacak</strong></p>
<p>Son yıllarda bulanık mantığın makine öğrenmesi ve derin öğrenme teknikleriyle birleşerek hibrit modeller oluşturduğu ve bu sayede performans ile yorumlanabilirliğin birlikte sağlanabildiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, “NP Model” başlığı altında bu hibrit sistemleri kullandıklarını ve oldukça etkili sonuçlar elde ettiklerini paylaştı.</p>
<p>Sunumda ayrıca, bulanık mantık tabanlı sistemlerin avantajlarının yanı sıra bazı sınırlılıklarına da dikkat çeken Prof. Dr. Ergüzel, özellikle model karmaşıklığı, hesaplama maliyetleri ve genellenebilirlik gibi konuların hâlen geliştirilmesi gereken alanlar olduğunu anlattı.</p>
<p>Yakın gelecekte bu tekniklerin kişiselleştirilmiş tıp, gerçek zamanlı klinik karar destek sistemleri ve çoklu veri entegrasyonu gibi alanlarda daha yaygın kullanılmasının beklendiğini vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, araştırmaların, bulanık mantığın derin öğrenme ile entegrasyonu sayesinde sağlık alanında daha güvenilir ve açıklanabilir yapay zekâ çözümlerinin geliştirilebileceğini ortaya koyduğunu, özellikle nöroteknoloji alanında hibrit modellerin önemi bir kez daha gösterdiğini vurguladı.</p>
<p><strong>EEG biyobelirteçleri tedaviye yön veriyor</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi, NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin de sunumunda, depresyon tedavisinde elektroensefalografi (EEG) ve özellikle kantitatif EEG (qEEG) kullanımının önemine dikkat çekerek, elektrofizyolojik biyobelirteçlerin tanımlanması yoluyla tanı, tedavi planlaması ve prognoz öngörüsünün önemli bir araştırma alanı haline geldiğini vurguladı.</p>
<p>EEG’nin non-invaziv, düşük maliyetli ve tekrarlanabilir bir yöntem olması nedeniyle klinik pratikte yüksek uygulanabilirliğe sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Metin, biyobelirteçlerin tedavi direncinin öngörülmesi, uygun farmakoterapinin seçilmesi ve yüksek riskli bireylerin belirlenmesinde kullanılabileceğini ifade etti.</p>
<p>NPİSTANBUL Hastanesi’nde yürütülen çalışmalardan örnekler paylaşan Prof. Dr. Metin, derin öğrenme temelli analiz yaklaşımlarının, ön tedavi EEG verileri üzerinden antidepresan yanıtını yüksek doğruluk oranlarıyla sınıflandırabildiğini aktardı. Prof. Dr. Metin, özellikle Sertralin, Bupropion ve plasebo yanıtlarının öngörülmesinde anlamlı sonuçlar elde edildiğini belirtti.</p>
<p>Prof. Dr. Metin ayrıca EEG’de yüksek gama aktivitesinin intihar davranışı ile ilişkili olabileceğine ve belirli elektrot bölgelerinde artan güç değerlerinin potansiyel bir biyobelirteç olarak değerlendirilebileceğine dikkat çekti. </p>
<p>Sunumunun sonunda Prof. Dr. Metin, tedavi sonlandırma zamanının belirlenmesi, relaps riskinin öngörülmesi ve dirençli olguların tanımlanmasına yönelik uzunlamasına EEG çalışmalarına ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Depresyonda anhedoniye odaklı tedavi gerekliliği</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Depresyonda Anhedoni” başlıklı sunumunda anhedoninin, depresyonun temel belirtilerinden biri olmasına rağmen çoğu zaman yeterince hedef alınmadığını vurguladı.</p>
<p>Anhedoninin yalnızca haz kaybı değil; aynı zamanda motivasyon, ilgi ve ödül beklentisinde azalma ile karakterize çok boyutlu bir yapı olduğunu ifade eden Çetin, araştırmaların, anhedoninin sadece depresyona özgü olmadığını; şizofreni, bağımlılık ve çeşitli nörolojik hastalıklar gibi birçok durumda ortaya çıkan “transdiagnostik” bir belirti olduğunu gösterdiğini aktardı.</p>
<p>Ayrıca anhedoninin işlevsellik kaybı, tedavi direnci, nüks riski ve intihar eğilimi ile güçlü bir ilişki içinde olduğunu kaydeden Dr. Çetin, sunumda beynin ödül sistemine dair bulgulara da yer vererek, özellikle dopaminin motivasyon ve ödül öğrenme süreçlerindeki rolüne dikkat çekti. Dr. Çetin, Nörogörüntüleme çalışmalarında, anhedonisi olan bireylerde ventral striatum aktivitesinin azaldığı ve prefrontal korteks ile bağlantıların zayıfladığını söyledi. </p>
<p>Tedavi açısından klasik antidepresanların bazı durumlarda sınırlı kaldığını belirten Dr. Çetin, dopaminerjik ajanlar, ketamin gibi hızlı etkili tedaviler ve nöromodülasyon yöntemlerinin umut vadettiğini dile getirdi ve ayrıca kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları ile beyin haritalama tekniklerinin gelecekte daha önemli bir rol oynayacağını sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Zihinsel sağlık ekonomiyi de etkiliyor</strong></p>
<p>NPISTANBUL Hastanesi yönetim Kurulu Üyesi Fırat Tarhan, “Dopaminden GSYİH’ye: Anhedoninin Ekonomik Performansla İlişkisi” başlıklı sunumunda zihinsel sağlığı, küresel ekonominin görünmeyen belirleyicilerinden biri olarak ele aldı.</p>
<p>“Dopaminden GSYİH’ye” başlıklı çalışmada, bireylerin motivasyonunu yöneten dopamin sisteminin yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda ekonomik sonuçlar da doğurduğunu vurgulayan Fırat Tarhan, “Anhedoni, yani haz ve motivasyon kaybı, bireylerin hedefe yönelik davranışlarını zayıflatarak üretkenliği doğrudan düşürüyor.” dedi.</p>
<p>Araştırmada özellikle “istemek” (motivasyon) boyutundaki kaybın, bireylerin çaba gösterme ve ekonomik faaliyetlere katılımını azalttığı, bunun da mikro düzeyde verimlilik kaybına yol açtığını ifade eden Fırat Tarhan, bu bireysel etkilerin zamanla makroekonomik sonuçlara dönüştüğünü ve anhedoninin küresel ölçekte ciddi bir üretkenlik maliyeti oluşturduğunu belirtti.</p>
<p>Dünya genelinde milyarlarca iş gününün kaybedildiğine ve yaklaşık 1 trilyon dolarlık ekonomik kaybın önemli ölçüde motivasyon eksikliğinden kaynaklandığına dikkat çeken Fırat Tarhan, anhedoninin tüketim, yenilikçilik ve iş gücü piyasası üzerinde de olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Tarhan, bu kapsamda bireylerin daha az risk aldığı, daha az tükettiği ve uzun vadeli hedeflere daha az yatırım yaptığını vurguladı.</p>
<p>Fırat Tarhan, zihinsel sağlığın yalnızca bireysel değil, aynı zamanda ekonomik büyüme ve kalkınma açısından da temel bir politika alanı olarak ele alınması gerektiğini dile getirerek, sunumunu anhedoninin ekonomik performansla ilişkisini ortaya koyan güncel istatistikler ve sayısal verilerle tamamladı.</p>
<p><strong>Fiziksel engeller, doğru nöroteknolojik eşleşmelerle aşılabilir</strong></p>
<p>SBMT-2026 / 23. Nöroteknoloji Kongresi, nörobilim, yapay zekâ ve psikiyatri alanlarının kesiştiği önemli buluşmalara da sahne oldu. Kongrede, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve psikiyatrist Nevzat Tarhan, geçirdiği trafik kazası sonrası kuadripleji tanısı alan ancak buna rağmen bilimsel çalışmalarını sürdüren Scott Imbrie ile buluşma gerçekleştirdi. Omurilik felci yaşamış olmasına rağmen mücadelesinden vazgeçmeyen Imbrie, bu çalışmalar aracılığıyla hareket kabiliyetini yeniden kazanma yolunda kararlılıkla ilerliyor.</p>
<p>Görüşmede konuşan Prof. Dr. Tarhan, sağlık ve teknoloji alanındaki iş birliklerinin geleceği ve nöroteknolojik uygulamaların paralize hastaların tedavilerine potansiyel katkılarına vurgu yaparken,<br /> “İnsan beyninin potansiyeli ile nöromühendislik yaklaşımlarının doğru eşleşmesi, fiziksel engellerin aşılmasında yeni bir çağ başlatıyor. Scott Imbrie’nin yaşamı, bilimin insan iradesiyle birleştiğinde nelerin mümkün olabileceğinin somut bir örneğidir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Scott Imbrie ise “Bugün geldiğim noktada hekimlerin, araştırmacıların ve nöroteknolojik gelişmelerin rolü çok büyük. Özellikle yapay zekâ destekli BCI sistemleri, rehabilitasyon süreçlerinde yepyeni kapılar açıyor. Bu teknolojiler sadece hareketi değil, yeniden bağımsızlığı da mümkün kılıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dr. Keerthy Sunder&#8217;a &#8220;Bilgelik Psikolojisi&#8221; Kitabını İmzaladı</strong></p>
<p>Kongrede Prof. Dr. Tarhan’ın bir diğer önemli teması, bütüncül psikiyatri yaklaşımıyla tanınan Keerthy Sunder ile gerçekleşti. Prof. Dr. Tarhan, ruh sağlığı ve bağımlılıktan kurtulma konusunda bütünleştirici yaklaşımları ile tanınan psikiyatrist Keerthy Sunder&#8217;a önemli eserlerinden Mesnevi Terapi (Rumi Therapy), İnanç Psikoloji (Faith in the Laboratory), Bilgelik Psikolojisi (The Neuropsychology of Wisdom) kitaplarını takdim etti. </p>
<p><strong>Beyin haritalama, tedavinin kişiselleştirilmesinde kritik rol oynuyor</strong></p>
<p>Kongrede ayrıca, beyin haritalama ve terapötik müdahaleler alanındaki çalışmalarıyla tanınan Vicky Yamamoto ile de bir araya gelen Prof. Dr. Tarhan, Yamamoto’ya “Women’s Psychology” ve “The Neuropsychology of Wisdom” kitaplarını hediye etti.</p>
<p>Dr. Yamamoto’nun, Society for Brain Mapping and Therapeutics (SBMT) gibi prestijli kuruluşlarda yürüttüğü liderlik görevleri ve bilimsel çalışmaları, kongrede önemli bir şekilde vurgulandı ve onun bu alandaki katkılarının değeri bir kez daha ifade edildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zihinsel-saglikta-dijital-donusum-yz-ve-beyin-haritalama-bulustu-628809">Zihinsel Sağlıkta Dijital Dönüşüm: YZ ve Beyin Haritalama Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumlar da çaresizliği öğreniyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplumlar-da-caresizligi-ogreniyor-627507</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çaresizliği]]></category>
		<category><![CDATA[Çaresizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[öğreniyor]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627507</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay ve Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, iki farklı disiplinden bir araya gelerek bireysel psikolojinin önemli kavramlarından “öğrenilmiş çaresizlik” teorisini toplumsal düzeye taşıyarak dikkat çeken bir akademik çalışmaya imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumlar-da-caresizligi-ogreniyor-627507">Toplumlar da çaresizliği öğreniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay ve Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, iki farklı disiplinden bir araya gelerek bireysel psikolojinin önemli kavramlarından “öğrenilmiş çaresizlik” teorisini toplumsal düzeye taşıyarak dikkat çeken bir akademik çalışmaya imza attı. Uluslararası saygınlığı yüksek dergilerden Theory and Society’de yayımlanan makale, “kolektif öğrenilmiş çaresizlik” kavramını teorik bir çerçeveye oturttu.</p>
<p>Araştırma, özellikle günümüzde toplumların iklim krizi, ekonomik eşitsizlik ve demokrasi sorunları karşısında neden giderek daha pasif kaldığını anlamaya yönelik önemli bir açıklama sunuyor.</p>
<p><strong>Bireysel bir teori, toplumsal bir açıklama aracına dönüştü</strong></p>
<p>Makalenin çıkış noktasının, psikolog Martin Seligman tarafından geliştirilen “öğrenilmiş çaresizlik” kavramı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tayfun Uzbay, bu kavramın bireylerle sınırlı kalmadığını vurguladı ve “Öğrenilmiş çaresizlik, bireylerin tekrarlanan ve kontrol edilemeyen olumsuz deneyimler sonucunda çaba göstermeyi bırakmasıdır. Benzer bir süreç, kolektif travmalara maruz kalan toplumlarda da ortaya çıkabilir.” dedi.</p>
<p>Makalede, “kolektif öğrenilmiş çaresizlik” kavramı şöyle tanımlanıyor:</p>
<p>“Bir toplumun geniş kesimlerinin, süregelen veya tekrarlanan travmatik olaylara yanıt olarak kronik motivasyon kaybı yaşaması, değişimin mümkün olduğuna dair inancını yitirmesi ve genel bir pasiflik hali geliştirmesidir.”</p>
<p><strong>“Ne yaparsak yapalım değişmez” inancı yayılıyor</strong></p>
<p>Çalışmaya göre bu süreç bireysel değil, sosyal ağlar üzerinden yayılan bir mekanizma ile güç kazanıyor.</p>
<p>“Başarısızlık deneyimleri bireyler arasında paylaşılır, yayılır ve zamanla kolektif bir zihinsel çerçeveye dönüşür. Böylece ‘ne yaparsak yapalım hiçbir şey değişmez’ inancı toplumsal bir norm haline gelir.” diyen Prof. Dr. Barış Erdoğan, bu durumun yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda sosyolojik ve politik sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.</p>
<p><strong>Kolektif travma, depresyon ve çaresizlik aynı şey değil</strong></p>
<p>Makalede, sıkça karıştırılan üç kavram arasında net bir ayrım yapılarak, şöyle devam edildi:</p>
<p>“Kolektif travma, savaş, doğal afet veya soykırım gibi toplumun maruz kaldığı sarsıcı olaylardır. Kolektif depresyon, bu travmaların sonrası ortaya çıkan yaygın umutsuzluk ve karamsarlık gibi duygusal sonuçlarıdır. Kolektif öğrenilmiş çaresizlik ise tekrarlanan başarısızlıklar sonucu oluşan eylemin faydasızlığına dair inanç ve davranışsal pasiflik sürecidir. Negatif koşullar ortadan kalksa bile bu pasiflik devam edebilir.”</p>
<p>Makalede, bu yönüyle kavramın, yalnızca bir duygu durumunu değil, doğrudan eylemsizliği açıklayan bir çerçeve sunduğu vurgulandı.</p>
<p><strong>Beyindeki nöronlar ve toplum benzerliği vurgusu…</strong></p>
<p>Makalede, beyindeki nöronlar arasındaki sinaptik bağlar ile toplumdaki bireyler/kurumlar arasındaki etkileşim arasında bir benzetme yapıldı ve beyindeki bağların zayıflamasının depresyona yol açtığı hatırlatıldı. Sosyal plastisite kavramına da işaret edilen makalede, “Sosyal plastisite toplumun travmalara uyum sağlama yeteneğidir. Eğitim, ifade özgürlüğü ve adil hukuk sistemleri toplumsal direnci (sosyal plastisiteyi) artırırken; otoriter rejimler ve adaletsizlik bu direnci kırarak kolektif öğrenilmiş çaresizliğe zemin hazırlar.” vurgusunda da bulunuldu.</p>
<p><strong>Çözüm için demokratik katılımın yeniden inşası kritik rol oynuyor</strong></p>
<p>Makalede çözüm yollarına da işaret edilerek, “Öğrenilmiş çaresizlik, bireylerde harekete geçme ve kontrolü geri kazanma ile tersine çevrilebilir” görüşüne yer verilerek, toplumsal dönüşüm için de kurumsal reformlar, şeffaflık ve adaletin güçlendirilmesi, sivil toplumun somut başarılar üretmesi ve demokratik katılımın yeniden inşasının kritik rol oynadığına da işaret edildi.</p>
<p>Makalede, kolektif öğrenilmiş çaresizliğin günümüzde demokrasilerin gerilemesi, gelir adaletsizliği ve çevre krizleri karşısındaki toplumsal ataleti (eylemsizliği) açıklamak için güçlü bir araç olduğuna dikkat çekilerek, bu kavramın sosyoloji, psikoloji, nörobilim ve siyaset bilimi arasında köprü kurarak daha derinlemesine incelenmesi gerektiğine vurgu yapıldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumlar-da-caresizligi-ogreniyor-627507">Toplumlar da çaresizliği öğreniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim insanları Körfez&#8217;in geleceğini konuştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilim-insanlari-korfezin-gelecegini-konustu-623522</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:29:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğini]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Körfez]]></category>
		<category><![CDATA[konuştu]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623522</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin “Sağlıklı Körfez” hedefiyle düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde dünyanın önde gelen bilim insanlarını bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilim-insanlari-korfezin-gelecegini-konustu-623522">Bilim insanları Körfez&#8217;in geleceğini konuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin “Sağlıklı Körfez” hedefiyle düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde dünyanın önde gelen bilim insanlarını bir araya getirdi. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta, İzmir Körfezi’nin geleceğine dair bilimsel çözüm önerileri masaya yatırıldı. Körfezdeki zararlı alg patlamalarından organik çökeltilere kadar birçok kritik konuya çözüm arandı. Çeşitli ülkelerden katılan uzmanlar, İzmir Körfezi için doğal temizlik yöntemlerinden biyoteknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede öneriler sundu. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda “Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığıyla düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde de alanında uzman isimleri bir araya getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta, körfezin geleceğine yönelik bilimsel çözüm önerileri masaya yatırıldı. Çeşitli ülkelerden katılan uzmanlar, İzmir Körfezi için doğal temizlik yöntemlerinden biyoteknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede öneriler sundu.</p>
<p><strong>ABD’li uzmandan modifiye kil önerisi</strong></p>
<p>ABD Ulusal Zararlı Alg Patlamaları Ofisi Direktörü Prof. Dr. Donald Anderson, “Deniz Sularında Zararlı Alg Patlamalarının Kontrolü: Kavramlar, Mevcut Durum ve Gelecek Beklentileri” başlıklı sunum yaptı. Körfezde yürütülecek çalışmaların bölgeye uygun olmasının daha sağlıklı sonuçlar vereceğini belirten Anderson, kil uygulamalarının önemine dikkat çekti. Kilin herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığının bilindiğini vurgulayan Anderson, “İzmir Körfezi’nde alg patlamalarının ardından körfezin dibine bakmalısınız. Orada neredeyse tüm canlılar hayatını kaybediyor. Bu nedenle yürütülecek çalışmalarda kil uygulaması daha etkili bir yöntem olacaktır” dedi. </p>
<p><strong>“Alg patlamaları çevre dostu yöntemlerle önlenebilir”</strong></p>
<p>Japonya Civil Engineering Research Institute for Cold Regions’dan Dr. Nobuharu Inaba, konuşmasına katılımcıları Türkçe selamlayarak başladı. Doğu Japonya depremine ait bir fotoğraf paylaşan Inaba, arama kurtarma çalışmalarına katılan Türk ekiplerine teşekkür etti. “Biyolojik HAB Kontrolü” başlıklı sunumunda zararlı alg patlamalarına değinen Inaba, deniz çayırları ve makroalglerle ilişkili bakterilerin bu sorunun kontrolünde önemli rol oynayabileceğini belirtti. Inaba, “Zararlı alg patlamaları sürdürülebilir ve çevre dostu yöntemlerle önlenebilir. Ancak deniz ortamında bu tür uygulamalar oldukça zordur. Bu nedenle deniz çayırları ve yosun yataklarının korunması, izleme çalışmalarının artırılması ve bu alanların yeniden kazandırılması büyük önem taşıyor” dedi.</p>
<p><strong>“Hastanın tek bir tedaviyle kurtulması mümkün değil”</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Nuri Azbar, “İzmir Körfezi’nde Oksijen Restorasyonu” başlıklı sunumunda körfezin oksijen yetersizliği nedeniyle yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Körfezi bir hastaya benzeten Azbar, “Durumu ağır bir hastayla karşı karşıyayız. Uygulanan tedaviler yeterli değil. Tek bir yöntemle iyileşmesi mümkün değil; doğayla uyumlu, uzun vadeli çözümlere ihtiyaç var. Körfezin nefes alabilmesi için sürekli temizlik ve oksijen desteği şart” dedi. </p>
<p><strong>“Biyokütle kazanımını hızlandıracak sistem inşa etmek zorundayız”</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, “Mikroalg ve Entegre Sistem Uygulamaları ile Körfez Ekosistemlerinin Sürdürülebilir Restorasyonu” başlıklı sunumunda ekosistem bazlı çözümlere vurgu yaptı. Aydın, “Uygulamalar ekolojik, ekonomik ve sürdürülebilir olmalı. Dereler artık atık su taşıyor; Gediz dahil 25 havzada kirlilik sorunu var. Bu nedenle dere ağızlarında besin yükünü yakalayacak tampon bölgeler oluşturmalı ve biyokütle kazanımını hızlandıracak sistemler kurmalıyız. Mikroalg perdeleri ve kafesler bu konuda çözüm olabilir” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Prof. Dr. Altuğ: Körfez&#8217;deki birikimle savaşacak bakterileri artırmamız lazım </strong></p>
<p>İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Gülşen Altuğ, “Türkiye Denizlerinden İzole Edilen Bakterilerin Biyoteknolojik Kullanım Potansiyelleri” başlıklı sunumunda, Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj sorununa biyolojik çözüm yöntemlerini anlattı. Altuğ, zeolit aracılığıyla bakterileri deniz dibine aktararak organik maddeyi parçalayan faydalı bakterilerin sayısını artırmanın ekosistem için kritik olduğunu vurguladı. “Bakteriler iyiler, kötüler ve fırsatçılar olarak ayrılıyor. Organik madde arttığında iyilerin sayısını artırmak gerekiyor. Her alanın özgün koşullarına göre sorunu tanımlayıp müdahale etmeliyiz” dedi. </p>
<p><strong>“Besin kirliliği toksik alg patlamalarını tetikliyor” </strong></p>
<p>Berlin Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ferdinand L. Hellweger, “Zararlı Siyanobakteri Patlamaları: Ekoloji, Toksisite ve Yönetim” başlıklı sunumunda, su ekosistemlerini tehdit eden toksik alg patlamalarına dikkat çekti. Hellweger, besin kirliliğinin yüksek olduğu ortamlarda toksin üreten alg türlerinin arttığını vurguladı ve Kuzey Amerika’dan örnekler vererek yüksek kirliliğin toksik patlamaları tetikleyebileceğini söyledi. Ayrıca geliştirdikleri modellerle toksin üretimini tahmin ettiklerini ve sonuçların sahadaki verilerle uyumlu olduğunu belirtti. </p>
<p><strong>Prof. Dr. Lök: Midyelerle Körfez&#8217;in kirliliğini izleyip temizleyebiliriz</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Lök, çift kabuklu canlıların suyu temizlemede etkili olduğunu vurguladı. Midyeler ve diğer çift kabuklular, planktonları, organik ve inorganik maddeleri, ağır metalleri, mikroplastikleri ve çeşitli kirleticileri filtreleyerek su kalitesini iyileştiriyor. Lök, “Midyeleri kullanarak körfezde kirliliği izleyebilir, atık suları arıtabilir ve ötrifikasyonu azaltabiliriz” dedi.</p>
<p><strong>“Deniz hıyarları Körfez&#8217;in temizliğinde rol oynayabilir”</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon, İzmir Körfezi’ndeki artan organik çökelti sorununa işaret etti. Tolon, deniz hıyarlarının “deniz tabanının temizlikçileri” olarak organik çökeltileri tüketip ekosistemin dönüşümüne katkı sağladığını belirtti. Yöntemin kontrollü uygulanması gerektiğini vurgulayan Tolon, “İyileşmeye yakın bölgelerde uygun alanlar belirlenmeli ve bu alanlar deniz hıyarlarıyla zenginleştirilmeli. Bu canlılar sürdürülebilir bir ekosistem için önemli” dedi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Davidson: “Devlet müdahalesi şart”</strong></p>
<p>İskoçya Deniz Bilimleri Derneği’nden Prof. Dr. Keith Davidson, erken uyarı sistemlerini anlattı. İskoçya’da alg patlamalarının doğal olduğunu ve Atlantik somonları ile kabukluları tehdit ettiğini belirten Davidson, 2013’te 70 kişinin kabuklu canlılardan zehirlendiğini hatırlattı. Alg patlamalarının İskoçya&#8217;da çok yaygın olduğunu vurgulayan Davidson, “Güvenliğin sağlanması için devletin müdahil olması gerekiyor. Potansiyel zararlı plankton ve toksinler takip edilmeli, sık analizlerle önceden tespit ve önlem alınmalı” dedi.</p>
<p><strong>Dr. Yuan: Modifiye kil ile körfezde hızlı iyileşme sağladık</strong></p>
<p>Çin Bilimler Akademisi Okyanus Bilimi Enstitüsü’nden Dr. Isaac Yongquan Yuan, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile körfezde yürüttükleri çalışmaları anlattı. Yuan, “2024 yılında Büyükşehir Belediyesi ile düzenlenen çalıştayın ardından iş birliğimiz başladı. Modifiye kil uygulamasıyla mikroorganizmaların oranını yüzde 85 azalttık, zararlı türlerde düşüş gözlemledik. Balık ölümleri durdu, yaklaşık bir ay içinde suyun rengi normale döndü. Tek bir uygulamayla önemli sonuçlara ulaştık. Gelecekte daha kapsamlı kil temelli sistemler ve erken uyarı mekanizmalarına ihtiyaç var. İş birliğimizi sürdürmek istiyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Lenoro: Kil uygulaması için devlet desteği şart</strong></p>
<p>İskoç Deniz Bilimleri Derneği’nden Anita Flores Lenoro, İskoçya’daki zararlı alg patlamaları ve modifiye kil uygulamalarını anlattı. Lenoro, “Acil bir durum var, özel sektör ve kamu birlikte hareket etmeli. Fon yetersiz kalabiliyor; hükümetin kaynak ayırması şart. Modifiye killer farklı toksinleri hedef alabiliyor. Önce suda hangi toksinler olduğunu bilmemiz ve doğru şekilde uygulamamız gerekiyor; aksi takdirde zarar verebilir” dedi.</p>
<p><strong>Dünyadan İzmir Körfezi’ne bakış</strong></p>
<p>Konferans kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Purdue Üniversitesi Öğretim Üyesi David Clıdence, Vanderbilt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Richard Dick Speece ile hazırladıkları “Düşük Çözünmüş Oksijen Seviyesine Sahip Su Kütlelerinde Oksijen Takviyesi Stratejisi”  hakkında sunum yaptı.  Malezya’dan Uluslararası Zararlı Algleri Araştırma Derneği (ISSHA) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. PoTeen Lim ve Çin Bilimler Akademisi’nden Dr. Isaac Yongquan Yuan ise farklı coğrafyalardaki alg patlamalarının dinamiklerini ve ekolojik etkilerini İzmir örneğiyle karşılaştıran bir mesaj iletti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilim-insanlari-korfezin-gelecegini-konustu-623522">Bilim insanları Körfez&#8217;in geleceğini konuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bornova&#8217;dan &#8220;Su ve Cinsiyet&#8221; temasıyla geleceğe mesaj</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bornovadan-su-ve-cinsiyet-temasiyla-gelecege-mesaj-623228</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 08:19:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[temasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi, Dünya Su Günü kapsamında “Su ve Cinsiyet” temasıyla düzenlediği etkinlikte öğrenciler, uzmanlar ve STK’ları bir araya getirerek suyun sürdürülebilirliği ve toplumsal eşitlik boyutuna dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovadan-su-ve-cinsiyet-temasiyla-gelecege-mesaj-623228">Bornova&#8217;dan &#8220;Su ve Cinsiyet&#8221; temasıyla geleceğe mesaj</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi, Dünya Su Günü kapsamında “Su ve Cinsiyet” temasıyla düzenlediği etkinlikte öğrenciler, uzmanlar ve STK’ları bir araya getirerek suyun sürdürülebilirliği ve toplumsal eşitlik boyutuna dikkat çekti. Sunumlar, panel ve atölye çalışmalarıyla farkındalık artırılırken, atık pil toplayan okullar da ödüllendirildi. Etkinlikte suyun hem çevresel hem de sosyal bir hak olduğu vurgulandı.</p>
<p><b> </b>Bornova Belediyesi, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında bu yıl “Su ve Cinsiyet” temasıyla dikkat çeken bir farkındalık etkinliğine ev sahipliği yaptı. Nevzat Kavalar Kültür Merkezi Nikah Salonu’nda düzenlenen programda öğrenciler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek suyun yaşamsal önemini farklı boyutlarıyla ele aldı.</p>
<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1993 yılında ilan edilen Dünya Su Günü’nün önemine vurgu yapılan etkinlikte, suya erişim, sürdürülebilirlik ve toplumsal eşitlik konuları öne çıktı.</p>
<p><b> Uzmanlardan su, iklim ve yaşam tarzı vurgusu</b></p>
<p>Programın ilk bölümünde gerçekleştirilen sunumlarda alanında uzman isimler önemli mesajlar verdi. Bornova Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Fatma Mesutgil, daha önceki çalışmalarında da vurguladığı gibi iklim krizinin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, su yönetiminin toplumsal eşitlik boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Zeytince Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nden Doç. Dr. Meneviş Uzbey Pirilli ise sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının su ve karbon ayak izi üzerindeki etkisine dikkat çekerek, bireysel tercihlerle doğa üzerindeki yükün azaltılabileceğini dile getirdi.</p>
<p>AIESEC İzmir<b> </b>Şubesi’nden Nisan Çen ise sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında “Sudaki Yaşam” başlığının gelecek için kritik önem taşıdığını vurguladı.<b> </b></p>
<p><b>Atık pil toplayan okullara ödül </b></p>
<p>Etkinlik kapsamında Bornova genelinde atık pil toplama konusunda duyarlılık gösteren okullar da ödüllendirildi. Batı Anadolu Çimento İlkokulu, Reşat Turhan Ortaokulu, Malazgirt İlkokulu, Şehit Erol Olçok Anadolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Sabri Emir İlkokulu ve Çamdibi Kordon Birlik Ortaokulu’na spor setleri takdim edildi.<b> </b></p>
<p><b>Gençlerden “Su ve Cinsiyet” paneli</b></p>
<p><b> </b>Ortaokul ve lise öğrencilerinin aktif katılımıyla gerçekleşen “Su ve Cinsiyet” panelinde gençler, suya erişimde eşitsizlikler ve toplumsal etkiler üzerine görüşlerini paylaştı. Nil Sultan Can, Melike Beyza Eşlik ve Ayşe Tutgun’un konuşmaları, suyun sadece çevresel değil aynı zamanda sosyal bir mesele olduğunu ortaya koydu.</p>
<p><b> Uygulamalı atölye ile farkındalık pekiştirildi</b></p>
<p><b> </b>Programın son bölümünde düzenlenen uygulamalı küme çalışmasında öğrenciler, Dünya Su Günü temasına uygun kompozisyon ve resim çalışmaları yaparak öğrendiklerini yaratıcı şekilde ifade etme fırsatı buldu.</p>
<p><b> Başkan Eşki: “Suya erişim aynı zamanda bir eşitlik meselesidir”</b></p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde suyun yalnızca doğal bir kaynak değil, aynı zamanda temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çekerek, “Su, yaşamın kaynağı olduğu kadar toplumsal adaletin de bir parçasıdır. ‘Su ve Cinsiyet’ teması, suya erişimdeki eşitsizlikleri görünür kılması açısından çok kıymetli. Bornova Belediyesi olarak hem çevreyi koruyan hem de toplumsal farkındalığı artıran çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovadan-su-ve-cinsiyet-temasiyla-gelecege-mesaj-623228">Bornova&#8217;dan &#8220;Su ve Cinsiyet&#8221; temasıyla geleceğe mesaj</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karabağlar &#8216;da Yerel Eşitlik Hamlesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-yerel-esitlik-hamlesi-614035</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 09:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[karabağlar]]></category>
		<category><![CDATA[kınay]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[planı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karabağlar Belediyesi, Yerel Eşitlik Eylem Planı Dış Paydaşlar Toplantısı’nı gerçekleştirerek ilçede hak odaklı, eşitlikçi ve erişilebilir hizmet anlayışını güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-yerel-esitlik-hamlesi-614035">Karabağlar &#8216;da Yerel Eşitlik Hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabağlar Belediyesi, Yerel Eşitlik Eylem Planı Dış Paydaşlar Toplantısı’nı gerçekleştirerek ilçede hak odaklı, eşitlikçi ve erişilebilir hizmet anlayışını güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attı. Toplantıda; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yerel paydaşların görüş ve önerileri alındı.</p>
<p>Karabağlar Belediyesi Kibar Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen toplantıya Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve belediye çalışanları katıldı.</p>
<p><b>Başkan Kınay: “Eşitlik sözde değil, eylemde olacak”</b></p>
<p>Toplantıda konuşan Başkan Helil Kınay, ilçede herkes için adil, erişilebilir ve hak odaklı bir yaşamın sağlanmasının belediyenin önceliği olduğunu vurguladı. Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın yalnızca bir belge değil, somut adımlar içeren bir yol haritası olduğunu ifade eden Kınay, Karabağlar’da fiziki dönüşüm kadar toplumsal ve hizmet odaklı dönüşümü de hedeflediklerini belirtti.</p>
<p>Hazırlanan planların kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini vurgulayan Kınay, belediyeciliği yalnızca hizmet üretmek değil, toplumsal sorumluluk almak olarak gördüklerini söyledi. Katılımcı ve planlı bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini belirten Kınay, “Gerçek bir dönüşüm iradesi ortaya koyuyoruz. Karabağlar’da somut ve hissedilir bir değişim yaratmak istiyoruz” dedi.</p>
<p>Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ü ve mücadele arkadaşlarını da minnetle yâd eden Kınay, Cumhuriyet’in eşitlik ilkesine vurgu yaparak “ben değil biz” anlayışıyla hareket etmeye devam edeceklerini ifade etti.</p>
<p><b>Yerel eşitlik kurumsal sorumluluk</b></p>
<p>Karabağlar Belediyesi’nden Avukat Dilara Rodos, planın ölçülebilir ve uygulanabilir bir politika çerçevesi olduğunu belirtti. Yerel eşitliğin, belediye hizmetlerinin tüm bireyler için ayrım gözetmeksizin erişilebilir ve adil dağıtılmasını kapsadığını ifade etti. Planın eğitim, istihdam, sağlık, kadına yönelik şiddetle mücadele ve kentsel hizmetler gibi temel alanlarda yapılandırıldığını söyleyen Rodos, koordinasyonun Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yürütüleceğini, uygulamanın ise tüm müdürlüklerin ortak sorumluluğunda olduğunu kaydetti.</p>
<p><b>Meclis Üyelerinden Eşitlik Vurgusu</b></p>
<p>Karabağlar Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı ve Meclis Üyesi Nurcan Pirgan Çakır, afetlerde kadınların daha fazla zarar gördüğüne dikkat çekerek, afet anında kadınların üstlendiği çoklu sorumlulukların riskleri artırdığını ifade etti. İlk müdahale sonrasında kadınlara, erkeklere ve dezavantajlı gruplara ihtiyaçlarına göre farklı hizmetler sunulması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Toplantıda söz alan Meclis Üyesi Ezgi Aktaş, yapılan çalışmaların ortak bir dönüşüm yol haritası olduğunu belirterek, kadınların karar alma süreçlerinde daha fazla yer almasının önemine değindi.</p>
<p>Kapanış konuşmasını yapan Meclis Üyesi Rahile Yeni ise Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın seçim döneminde ortaya konulan politikaların somut bir adımı olduğunu belirtti. Planın kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini vurgulayan Yeni, kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının toplumsal dönüşüm için kritik olduğunu ifade etti.</p>
<p>Hakların mücadeleyle kazanıldığını hatırlatan Yeni, eşitlik sürecinin yalnızca kadınların değil toplumun ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. Hazırlanan planın takipçisi olacağını belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti.</p>
<p>Toplantıda diğer katılımcılar da yazılı ve sözlü görüşleriyle sürece aktif katkı sundu. Toplantıda ayrıca Karabağlar Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünün yapmış olduğu çalışmalar hakkında da bilgi verildi.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-yerel-esitlik-hamlesi-614035">Karabağlar &#8216;da Yerel Eşitlik Hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Etkili iletişim, kişisel markanın temelini oluşturuyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/etkili-iletisim-kisisel-markanin-temelini-olusturuyor-609035</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Marka]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[markanın]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturuyor]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[söyledi]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[temelini]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin dördüncüsü gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/etkili-iletisim-kisisel-markanin-temelini-olusturuyor-609035">Etkili iletişim, kişisel markanın temelini oluşturuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin dördüncüsü gerçekleştirdi. “Etkili iletişim: Günlük yaşamda iletişimin gücü” başlığıyla çevrimiçi düzenlenen seminere yoğun katılım sağlandı.</p>
<p><strong>İletişim bilinçli, stratejik ve tasarlanmış bir süreç</strong></p>
<p>Seminerin konuşmacısı, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özge Uğurlu Akbaş oldu. Doç. Dr. Akbaş, konuşmasında etkili iletişimin yalnızca konuşmakla sınırlı olmadığını vurgulayarak, iletişimin bilinçli, stratejik ve tasarlanmış bir süreç olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Doç. Dr. Akbaş, iletişimi yalnızca mesaj aktarımı olarak görmenin yetersiz olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“İletişim kuruyoruz, konuşuyoruz, kendimizi ifade etmeye çalışıyoruz. Ancak iletişim kurmakla etkili iletişim kurmak aynı şey değil. Etkili iletişim kurabilmek için ne söylediğimiz kadar, nasıl söylediğimiz, ne zaman söylediğimiz ve hangi kelimeleri seçtiğimiz de son derece önemlidir. Aslında iletişimi tasarlıyor olmamız gerekir.” </p>
<p><strong>Sağlıklı iletişimin temelinde “iyi bir dinleyici olma” becerisi var</strong></p>
<p>Doç. Dr. Özge Uğurlu Akbaş, etkili ve sağlıklı iletişimin temelinde “iyi bir dinleyici olma” becerisinin yer aldığını ifade ederek, günlük hayatta sıklıkla yapılan dinleme hatalarının iletişimi zayıflattığını ve bu hataların fark edilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>
<p>İyi bir dinleyici olup olmadığımızı sorgulamamız gerektiğini de kaydeden Doç. Dr. Akbaş, dinleme sürecindeki en yaygın hataları şu sözlerle dile getirdi:</p>
<p>“Konuşmayı bölüyor muyuz? Eğer sık sık bölüyorsak ve bu bir alışkanlığa dönüştüyse, buna mutlaka bakmak gerekiyor. Elbette bazı özel durumlarda müdahale edilmesi gerekebilir; ancak bu davranış rutin hale geldiyse, etkili bir dinleme pratiğinden söz edemeyiz. Bunun yanında konuşma esnasında başka şeylere bakmak da günümüzün en yaygın sorunlarından biri. Dijital çağda çoğumuzun elinde bir telefon ya da dikkatini dağıtan bir ekran var. Konuşma sırasında telefona bakmak, başka biriyle mesajlaşmak ya da zihinsel olarak orada olmamak, iyi bir dinleyici olmadığımızın açık göstergeleridir.”</p>
<p>Kelimelerin gücüne de değinen Doç. Dr. Akbaş, kullanılan dilin yalnızca anlam değil, aynı zamanda duygu ürettiğini belirtti. Olumsuz dilin karşı tarafta direnç oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Akbaş, yapıcı ve kapsayıcı bir dilin önemine işaret etti ve “Olumsuzluk içeren ifadeler çoğu zaman karşı tarafta direnç yaratır. ‘Lütfen konuşmayın’ demek yerine ‘Lütfen sessiz olalım’ demek, iletişimde iş birliğini ve uzlaşmayı güçlendirir. Çünkü kelimeler yalnızca anlam taşımaz, aynı zamanda duygu üretir.” diye konuştu.</p>
<p>Yüz yüze iletişimin, tüm dijital imkânlara rağmen hâlâ en etkili iletişim biçimi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Akbaş, iletişimde zamanlamanın da kritik bir rol oynadığını ifade etti. Doğru sözün yanlış zamanda söylendiğinde etkisini yitirebileceğini belirten Doç. Dr. Akbaş, etkili iletişimin “ne, nasıl ve ne zaman” sorularının birlikte düşünülmesiyle mümkün olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Geri bildirim, etkili iletişimin olmazsa olmazı</strong></p>
<p>Dinleme sürecinde beden dilinin ve geri bildirimin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Akbaş, konuşmacının aldığı geri bildirimlerle iletişimin sağlıklı ilerleyip ilerlemediğini anlayabildiğini vurguladı ve “Konuşmacı, anlattığı duygu ve düşüncenin karşı tarafa geçip geçmediğini, dinleyiciden aldığı geri bildirimlerle anlar. Bu bir onay mekanizmasıdır. Dinlerken beden dilimizle ‘Evet, anlıyorum’, ‘Bunu mu demek istedin?’ gibi yansıtıcı geri bildirimler verdiğimizde, konuşmacı da mesajının doğru şekilde iletildiğini hisseder. Geri bildirim, etkili iletişimin olmazsa olmazıdır.” diye konuştu.</p>
<p>Sadece işimize gelenleri duymanın da dinleme sürecindeki temel sorunlardan biri olduğuna işaret eden Doç. Dr. Akbaş, “Sadece duymak istediklerimizi duyup, geri kalanını görmezden gelmek de çok sık yapılan bir hatadır. Gündelik dilde buna ‘işimize geleni duymak’ diyebiliriz. Bu tutum, iyi bir dinleyici olmadığımızın önemli göstergelerinden biridir. Dinlemek yerine konuşmaya hazırlanmak, kendi savunmamızı düşünmek ya da zihinsel olarak başka bir yerde olmak da sağlıklı bir iletişim profili sunmaz.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Sağlıklı iletişimin temel bileşenlerine de değinen Doç. Dr. Akbaş, açık ve çözüm odaklı bir iletişim anlayışının önemini vurguladı. Kapalı iletişimin, iletişim sürecini baştan tıkadığını belirten Doç. Dr. Akbaş, “Sağlıklı iletişimden söz edebilmek için öncelikle açık iletişim gerekir. Beden dilimizle, tavrımızla iletişime kapalı olduğumuzu gösteriyorsak, sağlıklı bir iletişim beklemek anlamsız hale gelir. Bunun yanında çözüm odaklı olmak, hoşgörülü ve ön yargısız bir yaklaşım sergilemek, esnek davranabilmek de sağlıklı iletişimin temel unsurlarıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Açık bir biçimde sınır koyabilmek de etkili iletişimin önemli bir parçası</strong></p>
<p>Etkili iletişimin her zaman uzlaşma ya da memnuniyet üretmek anlamına gelmediğini de dile getiren Doç. Dr. Akbaş, “Etkili iletişim her zaman karşı tarafı memnun etmek değildir. Gerektiğinde net, saygılı ve açık bir biçimde sınır koyabilmek de etkili iletişimin önemli bir parçasıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Konuşmasında beden dili, ses tonu ve sözcük seçiminin izlenim ve imaj yönetimi üzerindeki etkilerine de değinen Doç. Dr. Akbaş, iyi niyetin tek başına yeterli olmadığını, önemli olanın karşı tarafta yaratılan etki olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Akbaş, konuşmayı bölmek, yargılamak, dijital ekranlara yönelmek gibi davranışların etkili dinlemenin önündeki en büyük engeller arasında yer aldığını belirterek, “İyi bir dinleyici olmak; bölmeden, yargılamadan, beden diliyle de dinlediğini gösterebilmekten geçer. Aktif dinleme, sağlıklı ve etkili iletişimin temelidir.” dedi.</p>
<p><strong>Varsayımlara dayalı iletişim ciddi sorunlara yol açıyor</strong></p>
<p>Sağlıksız iletişimin ise savunmacı, suçlayıcı ve tek taraflı bir dil üzerinden şekillendiğini belirten Doç. Dr. Akbaş, özellikle varsayımlara dayalı iletişimin ciddi sorunlara yol açtığını vurguladı. </p>
<p>Doç. Dr. Akbaş, “Varsayımda bulunmak, sağlıksız iletişimin en yaygın nedenlerinden biridir. ‘Beni zaten anladı’ demek ya da dijital ortamda gelen sessizliği ilgisizlik olarak yorumlamak çoğu zaman yanlış çıkarımlara yol açar. Oysa karşı tarafın görmemiş, müsait olmamış ya da teknik bir sorun yaşamış olması mümkündür. Varsayımlar, iletişimi zedeleyen en büyük tuzaklardandır.” dedi.</p>
<p>Ön yargının da sağlıksız iletişimi besleyen temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Akbaş, “Ön yargı, yeterli bilgi edinilmeden, çoğu zaman hayali kanıtlara dayanarak oluşturulan bir yargıdır. İnsanlarla ilk karşılaştığımız anlarda, ilk saniyelerden itibaren bir izlenim oluşur. Bu nedenle ilk izlenimi doğru yönetmek, ön yargıları kırmanın en etkili yollarından biridir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Beden dili iletişimin en güçlü unsurlarından biri</strong></p>
<p>Beden dilinin, izlenim ve imaj yönetiminde belirleyici bir unsur olduğunu belirten Doç. Dr. Akbaş, sözlü ve sözsüz iletişimin uyum içinde olması gerektiğini söyledi ve “Beden dili, duruşumuzdan mimiklerimize, jestlerimizden göz temasına kadar iletişimin en güçlü unsurlarından biridir. Söylediklerimizle beden dilimiz uyumlu değilse, karşı tarafta tutarsızlık algısı oluşur. Bu nedenle beden dilimizi bilinçli ve farkında olarak kullanmamız, etkili iletişim açısından büyük önem taşır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Konuşma hızı, ses tonu, vurgu ve artikülasyonun da iletişimin etkisini doğrudan etkilediğini ifade eden Doç. Dr. Akbaş, iletişimin bir denge işi olduğunu ve bu unsurların aynı zamanda ikna süreçlerinde de kritik rol oynadığını belirtti.</p>
<p><strong>Kişisel marka güven üzerine inşa edilir</strong></p>
<p>Doç. Dr. Akbaş, etkili iletişimin yalnızca anlık ilişkileri değil, bireyin uzun vadede dış dünyadaki algısını ve kişisel markasını da şekillendirdiğini vurguladı. </p>
<p>Kişisel markanın yalnızca dış görünüşten ya da popülerlikten ibaret olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Akbaş, kişisel markanın bireyin kimliği, değerleri, davranışları ve iletişim biçiminin bir bütünü olduğunu söyledi. Doç. Dr. Akbaş, “Kişisel marka, tıpkı bir yapboz gibi; parçalar tek tek anlam taşır ama asıl anlam, o parçalar bir araya geldiğinde ortaya çıkar” dedi.</p>
<p>Kişisel markanın, bireyin dış dünyaya verdiği tüm mesajlardan oluştuğunu belirten Doç. Dr. Akbaş, güven kavramının bu sürecin merkezinde yer aldığını ifade etti. Doç. Dr. Akbaş, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Nasıl ki tüketici olarak bazı markalara gözümüz kapalı gider, güvenir ve sadık oluruz; kişisel marka da aynı şekilde güven üzerine inşa edilir. Söylediklerimiz, ilettiğimiz mesajlar, iletişim tasarımımız ve davranışlarımız bizim kişisel markamızın bir parçasıdır. Ancak bu parçaların doğru yönetilmesi gerekir. Çünkü kişisel marka, tek bir unsurdan değil; kimlikten, algıdan, eylemden ve tutarlılıktan oluşan bir bütündür.”</p>
<p><strong>Söylem–eylem uyumu yoksa kişisel marka da zayıflar</strong></p>
<p>Kişisel markanın en kritik unsurlarından birinin “söylem–eylem uyumu” olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Akbaş, “Bir kişi ‘Ben güvenilir bir insanım’ diyorsa, bunun arkasını eylemleriyle doldurmak zorundadır. Söylediklerimizle yaptıklarımız örtüşmüyorsa, kişisel markamızı parlatmamız mümkün değildir. İmaj, davranış ve iletişim biçimi arasında bir uyum yoksa, karşı tarafta soru işaretleri oluşur.” dedi.</p>
<p><strong>Özgünlük ve ‘imza’ vurgusu</strong></p>
<p>“Nev-i şahsına münhasır olmak” ifadesini kullanan ve başkalarına benzemeye çalışmanın kişisel markayı zayıflattığını dile getiren Doç. Dr. Akbaş, “Herkes gibi olmak, kişisel marka yaratmaz. Güçlü kişisel markaların mutlaka bir imzası vardır. Bu bazen bir üslup, bazen bir aksesuar, bazen bir duruş ya da konuşma biçimi olabilir. Kişiyi diğerlerinden ayıran o küçük ama tutarlı detaylar, kişisel markanın temelini oluşturur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kişisel SWOT analizi önerisi</strong></p>
<p>Kişisel marka oluşturma sürecinde bireyin kendisini objektif biçimde değerlendirmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Akbaş, bu noktada kişisel SWOT analizinin önemine dikkat çekti. Güçlü ve zayıf yönlerin fark edilmesinin gelişim için temel bir adım olduğunu söyleyen Doç. Dr. Akbaş, “Kendimize ayna tutmamız gerekiyor. Güçlü yanlarımızı görmek kolay ama zayıf yanlarımızı kabul etmek zor. Oysa zayıf yanlarımızı fark ettiğimizde, onları güçlü yanlara dönüştürme fırsatı da yakalarız. Kişisel marka, kendini tanımakla başlar.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital dünyada kişisel marka riski daha yüksek</strong></p>
<p>Dijital mecraların kişisel markanın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayan Doç. Dr. Akbaş, sosyal medyada paylaşılan her içeriğin, kullanılan her dilin ve kurulan her etkileşimin kişisel markayı doğrudan etkilediğini söyledi ve “Dijital ortamda yaptığımız her şey, fiziksel hayattaki kişisel markamızı etkiliyor. Aynı şekilde fiziksel hayattaki duruşumuz da dijital kimliğimize yansıyor. Dijital ortam, yanlış anlaşılma riski yüksek olduğu için kişisel markayı yönetmek burada çok daha zor ve daha dikkat gerektiriyor.” diye sözlerini tamamladı</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/etkili-iletisim-kisisel-markanin-temelini-olusturuyor-609035">Etkili iletişim, kişisel markanın temelini oluşturuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: &#8220;Akran zorbalığına sessiz, kayıtsız kalamayız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-akran-zorbaligina-sessiz-kayitsiz-kalamayiz-607372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 13:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[daire]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kalamayız]]></category>
		<category><![CDATA[kayıtsız]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[Teber]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Ailem Kocaeli Buluşmaları’nda ailelere seslendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-akran-zorbaligina-sessiz-kayitsiz-kalamayiz-607372">Büyükakın: &#8220;Akran zorbalığına sessiz, kayıtsız kalamayız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Ailem Kocaeli Buluşmaları’nda ailelere seslendi. Zorbalığın çok boyutlu bir süreç olduğunu vurgulayan Başkan Büyükakın, “Akran zorbalığına karşı sessiz kalmamalıyız. Bunu önlemenin birincil yolu, çocuklarınızı sevgi ile yetiştirmeniz” dedi.</p>
<p><b>FARKINDALIK OLUŞTURULDU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen “Ailem Kocaeli Buluşmaları” kapsamında, son dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olan “Akran Zorbalığı” konulu bir söyleşi gerçekleştirildi. Kocaeli Kongre Merkezi’nde ailelerin ilgiyle takip ettiği programa Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Genel Sekreter Yardımcısı Ali Yeşildal, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç ve Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber katıldı.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN’DAN BİRLİK VURGUSU</b></p>
<p>Program öncesinde katılımcılara Türk bayrağı dağıtıldı. Salonda hep birlikte dalgalandırılan bayraklarla birlik, beraberlik ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Türk bayrağının ortak değerleri, toplumsal bütünlüğü ve aile yapısını temsil eden en güçlü sembollerden biri olduğuna vurgu yapıldı. Programın açılışında konuşan Başkan Büyükakın da salondaki bu coşkuya dikkat çekti, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı.</p>
<p><b>KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR, TÜRKİYE&#8217;DE ÖNCÜ</b></p>
<p>Konuşmasında Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi’nin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki yerine de değinen Büyükakın, bu alanda öncü bir yapıya sahip olduklarını belirtti. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi’nin Türkiye’de ilklerden biri olduğunu vurgulayan Büyükakın, “Kadın ve aile hizmetleri, ilk kez Kocaeli’de bir daire başkanlığı olarak hayata geçirildi. Bu konuda da öncüyüz” dedi.</p>
<p><b>AKRAN ZORBALIĞINA DİKKAT ÇEKTİ</b></p>
<p>Akran zorbalığı konusuna da değinen Büyükakın şu ifadeleri kullandı: “Akran zorbalığı dediğimiz şey aslında çocuğun ailede aldığı eğitim, sonra ilk sosyalleştiği mahalle ya da site, sonra kreş, sonra okul, sonra daha üst düzeylerdeki okullar, iş dünyası ve oradan insanın içinde bulunduğu son derece kompleks, hiyerarşik bir yapının içinde şekilleniyor. Fiziksel boyutu var, sözel boyutu var, sosyal boyutu var, dijital mecralarda olan boyutu var. Ama her boyutta, her vakada üç tane aktör var. Bunlardan bir tanesi mağdur, bir tanesi zorba, üçüncüsü sessiz kalanlar. Aslında çoğu zaman sessiz kalanlardan dolayı bütün her şey olup bitiyor. Kötülüğün zaferi için gerekli olan tek şey, iyi insanların hiçbir şey yapmamasıdır.”</p>
<p><b>ÇOCUKLARINIZI SEVGİ İLE YETİŞTİRİN</b></p>
<p>Sözlerini sonunda ailelere çağrıda bulunan Başkan Büyükakın, farkındalık, takip ve sınır koymanın önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Özetle bu topyekun bir mücadeledir. Öncelikli olarak bunu fark etmenizi istiyorum. Sessiz kalmamanızı, çocuklarınızın hayatını çok daha yakından takip etmenizi, onları sevgi ile yetiştirmenizi istiyorum. Çünkü bütün değişimler küçücük adımlarla başlar. Her seferinde bir iyilik yapın, iyiliği artırmak istiyorsanız iyiliği çoğaltın.”</p>
<p><b>ZORBALIĞIN DOĞRU TANIMI ANLATILDI</b></p>
<p>Söyleşide konuşan Klinik Psikolog Mehmet Teber ise akran zorbalığı kavramının toplumda sıklıkla yanlış kullanıldığına dikkat çekti. Akran zorbalığının, kasıt içeren, sistematik olarak tekrar eden ve karşı tarafı küçük düşürmeyi hedefleyen davranışlardan oluştuğunu vurgulayan Teber, oyun sırasında yaşanan tekil çarpışmalar, anlık tartışmalar ya da karşılıklı kavgalı durumların zorbalık kapsamına girmediğini ifade etti.</p>
<p><b>TEBER, AİLELERİ UYARDI</b></p>
<p>Ailelere de önemli uyarılarda bulunan Teber, zorbalığın ev içinde de başlayabileceğini ifade etti. Kardeşler arasında sürekli tekrar eden sözel ya da fiziksel baskının da zorbalık kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Teber, ebeveynlerin bu davranışlara zamanında sınır koymasının önemine dikkat çekti. Teber, “Sorunu doğru isimlendirmezsek çözüm üretmek de mümkün olmaz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-akran-zorbaligina-sessiz-kayitsiz-kalamayiz-607372">Büyükakın: &#8220;Akran zorbalığına sessiz, kayıtsız kalamayız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kahramankazan Belediyesi Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kahramankazan-belediyesi-aralik-ayi-olagan-meclis-toplantisi-gerceklesti-595971</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 11:36:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[borç]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kahramankazan]]></category>
		<category><![CDATA[kazı]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[olağan]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu başkanlığında gerçekleşen 2025 Yılı Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda ilçenin gündemine yansıyan çeşitli iddialar, dedikodular ve yanlış bilgileri değerlendiren Başkan Çırpanoğlu, kamuoyuna kapsamlı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kahramankazan-belediyesi-aralik-ayi-olagan-meclis-toplantisi-gerceklesti-595971">Kahramankazan Belediyesi Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu başkanlığında gerçekleşen 2025 Yılı Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı&#8217;nda ilçenin gündemine yansıyan çeşitli iddialar, dedikodular ve yanlış bilgileri değerlendiren Başkan Çırpanoğlu, kamuoyuna kapsamlı açıklamalarda bulundu.</b></p>
<p><b>5 ARALIK KADINLARA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI’NIN YIL DÖNÜMÜ</b></p>
<p>Yoklama alınmasıyla başlayan toplantıda gündeme geçmeden önce konuşma yapan Başkan Çırpanoğlu, 5 Aralık 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasının Türk demokrasi tarihi için taşıdığı öneme vurgu yaptı. Büyük babaannesi Satıkadın&#8217;ı örnek vererek kadınların siyasetteki varlığının ilçeye, Ankara’ya ve Türkiye’ye değer kattığını belirten Başkan Çırpanoğlu, “Kadınlarımız siyasette, bürokraside ve yönetimde yer aldıkça daha temiz, daha düzenli ve daha etkili kamu hizmeti ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Tüm kadın siyasetçilere görevlerinde başarılı olmalarını ve geçmişte görev yapmış kadın bürokratlara rahmet ve minnet dileklerini iletti.</p>
<p><b>3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ MESAJI</b></p>
<p>Engelli bireylerin toplum içinde daha fazla yer alması gerektiğini söyleyen Başkan Çırpanoğlu, kamu kurumlarının ve belediyelerin üzerlerine düşen sorumluluk ve görevlerini yapması gerektiğini vurgulayarak;</p>
<p>“Engelli vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için elimizden gelen tüm çabayı sarf ediyoruz, bundan sonra da aynı şekilde çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.</p>
<p><b>PAZAR YERİ ÜST ÖRTÜSÜ ÇALIŞMALARI</b></p>
<p>Toplantıda pazar yerinin mevcut yapısında yağmur ve fırtınadan kaynaklı hasarlar oluştuğunu bildiren Başkan Çırpanoğlu, öncelikle geçici bir çözüm uygulanacağını, asıl kapsamlı çalışmanın ise yağışların bitmesinin ardından, açılır–kapanır, gerektiğinde ısıtmalı ve ışıklı bir üst örtüyle modern bir pazar yeri yapmayı hedeflediklerini, yapılacak çalışmanın ilçenin en az 15–20 yıllık ihtiyacını karşılayacak nitelikte olacağını vurguladı.</p>
<p><b>BELEDİYE PERSONEL SAYISI HAKKINDA SORU ÖNERGESİ</b></p>
<p>Personel alımlarıyla ilgili daha önce de sorular sorulduğunu belirten Çırpanoğlu:“Şifahi olarak defalarca bilgi verdik. Resmi talep üzerine resmi yanıtlarımızı da yazılı olarak ileteceğiz.” ifadeleriyle konuyu netleştirdi.</p>
<p><b>ÜRETEN VE GELİŞEN ŞEHİR KAHRAMANKAZAN: BETON VE GERİ DÖNÜŞÜM YATIRIMLARI</b></p>
<p>Meclise yöneltilen “Göreve geldiğinizden bu yana üretim anlamında ne yaptınız?” soru önergesine, ilçede belirgin gelir kaynağı sağlayan iki büyük atılımı gerçekleştirdiklerini söyleyen Başkan Çırpanoğlu,</p>
<p>İlk olarak önceki dönemde kurulamayan Geri Dönüşüm Şirketi’ni Mevzuata uygun biçimde kurduklarını ve ciddi bir eksikliği gidererek önemli miktarda gelir elde etmeye başladıklarını ifade etti. Önceki dönemde kurulan ancak verimli bir şekilde işletilmediği için zarar eden KazanBel Beton şirketini devraldıklarında yıllık üretimin 13.000 m³ olduğunu vurgulayan Başkan Çırpanoğlu, 30.000 m³ seviyesine çıkardıklarını ve şirketin kar etmeye başladığını hatırlatarak, “elde ettiğimiz bu karla hem maaş ödemelerine katkı sağladık hem de 11’i sıfır kilometre olmak üzere 13 yeni araç ve Türkiye’nin en büyüğü olan 60 metrelik beton pompası alarak üretime yatırım yaptık. Yalnızca 1 kepçe ve 1 beton mikserini ikinci el olarak aldık.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bu yatırımlar sayesinde belediyenin her ay 30 milyon TL ek gelir elde ederek maaşları ödeyebildiğini vurgulayan Çırpanoğlu: “Allah Kahramankazan’ı korumuş. Bu yatırımlar olmasa 5–6 ay maaş ödenmesi bile imkânsız hâle gelirdi.” dedi.</p>
<p><b>TAPULU ARAZİ ÜZERİNDE İDDİA EDİLEN KAÇAK KAZI KONUSU</b></p>
<p>Bir vatandaşın tapulu arazisinde belediye ekiplerinin izinsiz kazı yaptığı iddiasına dair Başkan Çırpanoğlu şu sözlere yer verdi:</p>
<p>‘’Valiliğin enerji komisyonundan Kahramankazan Belediyesi’ne gelen bir yazı neticesinde Saray bölgesinde bir kazı yapılıyor. Devletin talebi var. Gerekli yazışmalar yapılmış usulle ilgili bir hata varsa onu bilemem. Burada kesinlikle art niyetli bir kazı yok. Tamamen resmi bir yazı ile yapılan kazı. Burada hiç gayri resmi bir şey yok. Bu konuyla ilgili de çok konuşulduğunu görüyorum ama hoş bir seda bıraktırdığı için gurur meselesi yapmadım. Kahramankazan’ın bütün dertleri bitti bula bula define arayışına mı girmişiz. Akıl var mantık var. Ayrıca kazı yapılan yer şahsa ait değil, imar planı içerisinde olan yolda gerçekleştirildi.’’</p>
<p><b>“BELEDİYEYE BASKIN YAPILDI” İDDİASI</b></p>
<p>Belediyeye baskın yapıldığı ve zorla anlaşma imzalandığı iddiasına Başkan Çırpanoğlu:</p>
<p>“Devlet kurumuna kimse baskın yapamaz. Böyle bir şey mümkün değil. Mahkemelik olduğumuz bir şahıs üzerinden büyütülmüş bir söylentidir.” yanıtını verdi.</p>
<p><b>PROMOSYON SÖZLEŞMESİ ELEŞTİRİSz</b></p>
<p>Başkan Çırpanoğlu, geçmiş dönem belediye başkanının personel promosyon sözleşmesini 52 ay olarak yapmasını eleştirerek:</p>
<p>“Tüm belediyeler 36 ay yaparken, Kahramankazan Belediyesi 52 aylık sözleşme yaparak personelimizi 1,5 yıl enflasyona ezdirmiştir. Biz süresi dolduğunda 3 yıllık, hakkaniyetli bir sözleşme yapacağız.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>VERGİ VE SGK BORÇLARI İÇİN 51 TAŞINMAZIN DEVRİ</b></p>
<p>Geçmiş dönemden kalan büyük borç yükü nedeniyle 51 adet taşınmazın vergi borçlarına karşılık devredileceğini açıklayan Başkan Çırpanoğlu: “Faiz ana borçtan fazla, İller Bankası’ndan gelmesi gereken paramız büyük oranda borçlara kesiliyor. Bizim dönemimizde yalnızca 17,5 milyon TL borç yaptık ve bunu da bir yıl içinde kapatacağız. Keşke önceki dönem bu borçların bir kısmı ödenseydi; biz de 51 taşınmaz değil, belki 30 taşınmaz vermek zorunda kalırdık.” dedi.</p>
<p><b>MECLİS GÜNDEMİ VE KAPANIŞ</b></p>
<p>Toplantıda ayrıca imar planı değişiklikleriyle ilgili değerlendirme çağrısı yapıldı.</p>
<p>AK Parti, MHP ve CHP grupları, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ile 5 Aralık Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı verilmesinin yıl dönümü dolayısıyla konuşmalar gerçekleştirdi.</p>
<p>Bir sonraki olağan meclis toplantısının 5 Ocak 2026 Pazartesi saat 15.00’de yapılacağının duyurulmasının ardından meclis toplantısı sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kahramankazan-belediyesi-aralik-ayi-olagan-meclis-toplantisi-gerceklesti-595971">Kahramankazan Belediyesi Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Johnson &#038; Johnson Ruh Sağlığının Önemine Vurgu Yapmak İçin Moda Merdivenlerini Renklendirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/johnson-johnson-ruh-sagliginin-onemine-vurgu-yapmak-icin-moda-merdivenlerini-renklendirdi-585628</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 15:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[johnson]]></category>
		<category><![CDATA[önemine]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığının]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585628</guid>

					<description><![CDATA[<p>Johnson &#038; Johnson, Ekim ayında kutlanan Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında, ruh sağlığının önemine dikkat çekmek amacıyla çalışmalarına devam ediyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/johnson-johnson-ruh-sagliginin-onemine-vurgu-yapmak-icin-moda-merdivenlerini-renklendirdi-585628">Johnson &#038; Johnson Ruh Sağlığının Önemine Vurgu Yapmak İçin Moda Merdivenlerini Renklendirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Johnson &#038; Johnson</strong>, Ekim ayında kutlanan Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında, ruh sağlığının önemine dikkat çekmek amacıyla çalışmalarına devam ediyor.  Farklı Renklerle Aynı Resimdeyiz” projesinin devamı niteliğinde bu yıl da farkındalık çalışmalarını sürdüren <strong>Johnson &#038; Johnson</strong>, İstanbul Kadıköy Belediyesi iş birliğinde Moda’nın sembolleri arasında yer alan Moda Merdivenlerini, özel bir eserle renklendirdi. Eser, ruh sağlığı bozulmalarında dalgalı ruh hallerinden gerekli sosyal destek ve tedavilerle iyileşme ile feraha doğru ilerleyen yolculuğu betimliyor. Eserde ruhsal iyileşme derinliklerden özgürlüğe uzanan bir dönüşüm ilhamıyla balıktan kelebeğe dönüşen görsel imgeler kullanılarak anlatılıyor. </p>
<p><strong>Johnson &#038; Johnson Türkiye Dış İlişkiler Direktörü Başak Yılmaz</strong> proje ile ilgili olarak yaptığı açıklamada “Ruh sağlığı, genel sağlığımızın ve yaşam kalitemizin temel taşlarından biridir. Ruh sağlığı, beden sağlığı kadar önemlidir ve ona özen göstermek, yaşam kalitemizi artırır. İyi bir ruh sağlığı hem duygusal hem de psikolojik dengeyi korumamıza yardımcı olur ve yaşamın zorluklarıyla başa çıkmamızı kolaylaştırır. Biz Johnson &#038; Johnson olarak, ruh sağlığı alanında global olarak 70 yıllık köklü mirasımızla hastaların yanındayız. Geliştirdiğimiz tedaviler ile ruh sağlığı hastalıklarıyla mücadele eden hastaların yaşamlarını iyileştirmek ve hastalara asla yalnız olmadıklarını hissettirmek istiyoruz. Ruh sağlığı alanında yalnızca tedaviyle değil, toplumsal bilinç oluşturarak da fayda sağlamak arzusundayız. Bu kapsamda faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Kadıköy Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilen bu anlamlı projenin ruh sağlığı hastalıklarıyla ilgili toplumun bilinçlenmesine katkı sağlaması en büyük temennimiz” dedi.</p>
<p><strong>Johnson &#038; Johnson Türkiye Nörobilim Grup Medikal Müdürü Dr. Özhan Özdemir</strong> ise yaptığı açıklamada “Ruhsal bozukluklar dünya genelinde en yaygın hastalık grupları arasında; yaşam boyu yüksek prevalans, erken başlangıç ve ciddi işgücü/üretkenlik kaybı yaratıyor. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, nüfusumuzun %17’si ruh sağlığı sorunlarıyla karşı karşıya, 3,2 milyon kişi depresyon yaşıyor ve antidepresan kullanım oranı son beş yılda %56 oranında artış göstermiş durumda. Özetle Türkiye’de yaklaşık 83 milyonluk nüfusumuzun içinde, her yıl yaklaşık 9 milyon kişi ruh sağlığı konusunda destek arıyor.* Ruh sağlığı konusunda toplumsal farkındalığı arttırmak, damgalanmanın azalmasına ve insanların ihtiyaç duyduğu yardımı aramasına olanak sağlıyor. Hedefimiz, tüm hastalara etkin tedavi olanaklarını sunarak yaşam kalitelerini iyileştirmenin yanı sıra ruh sağlığı alanındaki tüm paydaşlarla omuz omuza çalışarak ve sağlık ekosistemini geliştirecek, hastalık süreçlerini pozitif yönde dönüştürecek ve toplumsal farkındalığı artıracak projeleri hayata geçirmek. Bu yıl da Ruh Sağlığı Günü kapsamında “Farklı Renklerle Aynı Resimdeyiz Projesi” ile toplumsal anlayışı ve desteği artırmayı amaçlıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Fotoğraf Altı: Kadıköy Belediyesi Başkan Yardımcısı İbrahim Başar Necipoğlu, J&#038;J Dış İlişkiler Direktörü Başak Yılmaz, Kadıköy Belediyesi Başkan Yardımcısı Rasim Emre Fırıncı, J&#038;J Nörobilim Grup Medikal Direktörü Dr. Özhan Özdemir</strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/johnson-johnson-ruh-sagliginin-onemine-vurgu-yapmak-icin-moda-merdivenlerini-renklendirdi-585628">Johnson &#038; Johnson Ruh Sağlığının Önemine Vurgu Yapmak İçin Moda Merdivenlerini Renklendirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fenerbahçe Başkan Adayı Sadettin Saran&#8217;dan Fenerbahçe Başkanlığına Dair Önemli Açıklamalar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-baskan-adayi-sadettin-sarandan-fenerbahce-baskanligina-dair-onemli-aciklamalar-569809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 14:27:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[harcama]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[şampiyon]]></category>
		<category><![CDATA[saran]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fenerbahçe Spor Kulübü’nde yaklaşan olağanüstü seçimli genel kurul öncesinde “Söz Fenerbahçe” diyerek yola çıkan Sadettin Saran, başkanlık süreciyle ilgili önemli açıklamalarda bulunarak vizyonunu, projelerini ve Fenerbahçe’ye olan bağlılığını kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-baskan-adayi-sadettin-sarandan-fenerbahce-baskanligina-dair-onemli-aciklamalar-569809">Fenerbahçe Başkan Adayı Sadettin Saran&#8217;dan Fenerbahçe Başkanlığına Dair Önemli Açıklamalar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fenerbahçe Spor Kulübü’nde yaklaşan olağanüstü seçimli genel kurul öncesinde “Söz Fenerbahçe” diyerek yola çıkan Sadettin Saran, başkanlık süreciyle ilgili önemli açıklamalarda bulunarak vizyonunu, projelerini ve Fenerbahçe’ye olan bağlılığını kamuoyuyla paylaştı.</strong></p>
<p><strong>Fenerbahçe Aşkı Çocuklukta Başladı</strong></p>
<p>Çocukluk yıllarından itibaren Fenerbahçe’ye duyduğu derin bağlılığa değinen Saran, “5-6 yaşlarındaydım. Babamı ofisinde beklerken birisi bana ‘Hangi takımı tutuyorsun?’ diye sordu. Ben de babam hangi takımı tutuyorsa onu tutuyorum, dedim. O gün Fenerbahçeli oldum.” ifadeleriyle, kulüple olan bağının ne kadar köklü olduğunu vurguladı. Her zaman sporcu olduğunu ve sporla iç içe olduğunu söyleyen Saran, genç yaşında 3. Lig takımı olan Keskin sporun yöneticiliğini yaptığını ve Tunceli’den Kastamonu’ya birçok deplasman ve kampa katıldığını belirtti ve Aziz Yıldırım tarafından geçmişte Fenerbahçe yönetime davet edildiğini ve başkanlık hayalinin o dönemde başladığını söyledi.</p>
<p><strong>Fenerbahçe’ye Başkan Olma Hayalim Hep Vardı, Vizyonumu Dortmund ile Geliştirdim</strong></p>
<p><strong>Fenerbahçe yönetiminden uzakta kaldığım dönemde Borussia Dortmund fırsatını değerlendirdim. Riskli bir yatırımdı, ama ufkumu açmak, vizyonumu genişletmek ve en önemlisi ileride Fenerbahçe’ye iyi bir başkan olabilmek için iyi ki yaptım. </strong></p>
<p><strong>Fenerbahçe’nin Birlik Olması Lazım</strong></p>
<p><strong>Mücadelenin yolunun birlik ve beraberlikten geçtiğini vurgulayan Saran, Aziz Yıldırım ile ilgili gelen bir soruya, “Aziz Yıldırım’ın elini tabi ki sıkarım, Aziz Bey beni Fenerbahçe’ye getiren kişi, öyle bir niyetim var” dedi.</strong></p>
<p><strong>Fenerbahçe’nin Ruhunu, Kadıköy’ün Cehennemini Yeniden Yaşatacağız!</strong></p>
<p>Saran, Fenerbahçe camiasının büyük bir değişim ve dönüşüm beklentisi içinde olduğunu ifade ederek, “Milli birliktelik, beraberlik herkesin ortak beklentisi. Seçim ofisimiz kuruldu ve oraya gelen Kongre Üyeleri ve taraftarların taleplerini dinliyorum, Herkes şampiyonluk istiyor ama bunun için önce sorunları iyi bilmek gerekiyor.” dedi. Sportif başarının öncelikleri olduğunu vurgulayan Saran, “Şampiyonluk bizim bir numaralı projemiz. Samandıra’ya şampiyonluğu beraber getireceğiz.” ifadelerini kullandı. Kadıköy ruhunu yeniden canlandıracaklarını ve iki önemli transfer planladıklarını; “Fenerbahçe’nin ruhunu, Kadıköy’ün cehennemini yeniden yaşatacağız.” dedi.</p>
<p><strong>Maraton E’yi kaldırıp, taraftara açacağım, Kombine’yi 20 binden 40 bine Çıkaracağım</strong></p>
<p>Tribün düzeninde değişiklikler yapılacağını söyleyen Sadettin Saran, Maraton E’nin kaldırılacağını ve taraftara açılacağını ayrıca kombine kapasitesinin 20 binden 40 bine çıkarılacağını duyurdu.</p>
<p><strong>Fenerbahçe’nin Kaynak Değil Harcama Sorunu Var</strong></p>
<p>Fenerbahçe’nin kaynak değil, harcama sorunu olduğuna dikkat çeken Saran, “İki türlü harcama vardır. İyi huylu harcama ve kötü huylu harcama. Biz kötü huylu harcama yapmayacağız. Parayı doğru harcayacağız. Ve her zaman söylediğim gibi bunun için Şampiyonluk şart.” sözleriyle mali disiplini ön planda tutacaklarını ifade etti.</p>
<p><strong>Bahanelere Sığınmam</strong></p>
<p><strong>Tüzükte bir değişikliğe gideceğiz, 3 sene şampiyon yapamayan başkan adayı olamayacak. Şampiyon yapan başkan ise 6 seneden fazla başkanlık yapamayacak. Biz Olağanüstü Kongre’de seçilirsek görev süremiz 1,5 sene olacak. O sürede şampiyon yapamazsam bahanelere sığınmadan başkanlıkta kalmayacağım.</strong></p>
<p><strong>Altyapı, Eğitim ve Spor Kültürü Önceliğimiz</strong></p>
<p>Eski milli sporcu kimliğiyle altyapıya özel önem verdiklerini belirten Saran, “Altyapı yarıştırma değil, yetiştirme yeridir. Sporcu kazanma sorunumuz yok; ancak gençleri ve çocukları doğru şekilde geliştirmemiz gerekiyor. Bu alanlara dokunuşlar yapacağız.” dedi.</p>
<p><strong>Fenerbahçe Marka Değeri için Şampiyonluk Şart</strong></p>
<p>Mevcut yönetimin marka değerine yönelik olumlu katkılarını takdir eden Saran, başarılı projelerin sürdürüleceğini vurguladı. “Kurumsal başarıyı destekleyecek yöneticilerle çalışacağız. Marka değeri için en önemli unsur sportif başarıdır, gerisi gelecektir.” ifadelerini kullandı. Kulübün iletişim sorunlarını çözmeye kararlı olduklarını belirten Saran, Kayışdağı ve Maltepe gibi projelerin devamının, sportif başarıyla mümkün olacağını dile getirdi.</p>
<p><strong>Fenerbahçeliyi Değil Fenerbahçe’yi Yönetmeye Talibim</strong></p>
<p>Sporcu kimliğine vurgu yapan Sadettin Saran, “Ben sporla büyüdüm, milli sporcuyum. Hiçbir zaman pes etmedim. Bu duruşu Fenerbahçe’ye de yansıtacağız. Fenerbahçe camiası gücünü hatırlamaya geliyor. Ben Fenerbahçeliyi değil, Fenerbahçe’yi yönetmeye talibim.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-baskan-adayi-sadettin-sarandan-fenerbahce-baskanligina-dair-onemli-aciklamalar-569809">Fenerbahçe Başkan Adayı Sadettin Saran&#8217;dan Fenerbahçe Başkanlığına Dair Önemli Açıklamalar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altay’dan BM’de Dünya Barışı ve Adaletine Vurgu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altaydan-bmde-dunya-barisi-ve-adaletine-vurgu-554710</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 08:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[barışı]]></category>
		<category><![CDATA[bmde]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554710</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinde bulunan BM binasında düzenlenen forumda konuşan Başkan Altay, dünyanın zor zamanlardan geçmesine rağmen bir başka açıdan yeni fırsatlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altaydan-bmde-dunya-barisi-ve-adaletine-vurgu-554710">Altay’dan BM’de Dünya Barışı ve Adaletine Vurgu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda çok taraflı sistemin baskı altında olduğunu ancak böyle anlarda amacın yenilenerek tüm yönetim düzeylerinde iş birliğine yeniden bağlılık gösterilmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan Altay, &ldquo;2030 Gündemine ulaşmaya beş yıldan az bir süre kalmışken önemli mesafeler kat ettik. Ancak bununla yetinmiyor, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını savunmak için çalışmaya devam ediyoruz&rdquo; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&ldquo;BU FORUM, DİRENÇLİ TOPLUMLAR İNŞA ETME KONUSUNDAKİ ÇABALARIMIZI DAHA GÖRÜNÜR KILMAK İÇİN BENZERSİZ BİR FIRSATTIR&rdquo;</strong></p>
<p>Bu yılki forumun; insanı, bakım hizmetlerini ve kamu hizmeti sunumunu sürdürülebilir kalkınmanın merkezine yerleştiren yeni bir sosyal kalkınma gündemine önemli katkı sağladığını kaydeden Başkan Altay, &ldquo;Bu forum, yerel yönetimlerin kapsayıcı ve dirençli toplumlar inşa etme konusundaki çabalarını daha görünür kılmak için benzersiz bir fırsattır. Aynı zamanda daha kapsayıcı, daha gerçeklere dayalı ve insanların ihtiyaçlarına daha duyarlı olarak çok taraflılığın nasıl olması gerektiği gösteren bir sembolüdür&rdquo; dedi.</p>
<p><strong>&ldquo;MASUMLARIN BOMBALAR ALTINDA YOK OLAN HAYATLARINI GÖRMEZDEN GELMEYELİM&rdquo;</strong></p>
<p>&ldquo;Adalet, barış, bakım ve bölgesel dayanışma, merkeze alınmadan çok taraflılık yenilenemez&rdquo; ifadelerini kullanan Başkan Altay, sözlerini şöyle tamamladı: &ldquo;Gelin, yeni sosyal sözleşmeyi; ortaklık içinde yönetişim sağlayarak, yerel erişimi güvence altına almak için finansmanı dönüştürerek ve kaynakların her yönetim alanına ulaşmasını sağlayarak temelden birlikte inşa edelim. Bu birliktelikle; sadece kendi şehirlerimizde değil, tüm dünyada barışa, adalete, huzur ve kardeşliğe katkı sağlayalım. Özellikle dünyanın bir köşesinde masumların bombalar altında yok olan hayatlarını görmezden gelmeyelim. Şehirleri yaşanır kılmak sadece yollar yapmak, parklar inşa etmek değildir; insan onurunu savunmak da hepimizin ortak görevidir. Gazze, vicdanlarımızı sınayan bir ayna gibi karşımızda duruyor. Bu çağda, çocukların korkusuzca sokaklarında oynayabildiği şehirler inşa etmek istiyorsak önce Gazze’nin sessiz çığlığına kulak vermeliyiz.&rdquo;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altaydan-bmde-dunya-barisi-ve-adaletine-vurgu-554710">Altay’dan BM’de Dünya Barışı ve Adaletine Vurgu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya&#8217;da Başkan Uysal’dan Muharrem Ayına Anlamlı Vurgu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalyada-baskan-uysaldan-muharrem-ayina-anlamli-vurgu-550545</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 08:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalyada]]></category>
		<category><![CDATA[ayına]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[uysaldan]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550545</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Muharrem ayı dolayısıyla Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Kültür ve Cemevi tarafından düzenlenen oruç açma yemeğine katılım sağladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalyada-baskan-uysaldan-muharrem-ayina-anlamli-vurgu-550545">Antalya&#8217;da Başkan Uysal’dan Muharrem Ayına Anlamlı Vurgu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın Muharrem ayı dolayısıyla düzenlediği oruç açma yemeğinde &ldquo;Bu birlikteliklerimiz, bu anmalarımız insanlık tarihi boyunca olmuş bütün haksızlıklara karşı bir dirençtir. Zalimle mazlumun mücadelesinde biz her zaman mazlumun yanındayız&rdquo; diye konuştu.</p>
<p>Konuksever Mahallesi’nde yer alan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Kültür ve Cemevi’nde Muharrem ayı dolayısıyla oruç açma yemeği düzenlendi. Başkan Uysal’ın da aralarında bulunduğu yemekte Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Can Okan Kıran ve çok sayıda ilçe sakini yer aldı.</p>
<p>Deyiş ve dualarla başlayan yemeğin ardından Başkan Uysal, &ldquo;İyilik, güzellik, sevgi, saygı, mazlumun yanında olma şeklini genel yürüyüşe, hayat şekline ve yaşam biçimine dönüştürmüş kıymetli yol arkadaşlarımız&rdquo; diyerek seslendiği ilçe sakinlerine matemlerinin kabul olmasını diledi. 2 Temmuz’un yıldönümünde Kerbela şehitlerinin de matemlerini paylaştıklarını söyleyen Başkan Uysal konuşmasına şöyle devam etti:</p>
<p>&ldquo;Bugünkü birlikteliğimiz insanlık tarihi boyunca olmuş bütün haksızlıklara karşı bir dirençtir. &lsquo;Bir daha yaşanmasın’ demektir. Zalimle mazlumun mücadelesinde biz her zaman mazlumun yanındayız. Mazlumları da sonsuza kadar unutmayacağız. Bu birlikteliklerimiz, bu anmalarımız gelecek nesillerimizi kötülükten, zulümden, insanlık dışı muamelelerden koruyacak direnç temin edecek, onların hayatını tanzim edecek hem dini hem kültürel geleneklerdir. Kısmetiniz, yolunuz, çabalarınız kabul olsun. Mateminizi paylaşıyorum.&rdquo;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalyada-baskan-uysaldan-muharrem-ayina-anlamli-vurgu-550545">Antalya&#8217;da Başkan Uysal’dan Muharrem Ayına Anlamlı Vurgu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ING, Melissa Vargas&#8217;ın yer aldığı, farklılıkları kucaklamaya vurgu yapan reklam filmiyle Cumhuriyet&#8217;in 100. yılını kutladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ing-melissa-vargasin-yer-aldigi-farkliliklari-kucaklamaya-vurgu-yapan-reklam-filmiyle-cumhuriyetin-100-yilini-kutladi-417025</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 10:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetin]]></category>
		<category><![CDATA[farklılıkları]]></category>
		<category><![CDATA[filmiyle]]></category>
		<category><![CDATA[ing]]></category>
		<category><![CDATA[kucaklamaya]]></category>
		<category><![CDATA[kutladı]]></category>
		<category><![CDATA[melissa]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[vargasın]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<category><![CDATA[yılını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417025</guid>

					<description><![CDATA[<p>Farklılıkları kapsayan ve fırsat eşitliğini destekleyen marka değerleriyle öne çıkan ING Türkiye, Cumhuriyet’in 100. yılı için hazırladığı anlamlı reklam filminde, yıldız voleybolcu Melissa Vargas ile Cumhuriyet’in tüm farklılıkları kucaklamasını ve fırsat eşitliği sunmasını kutluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ing-melissa-vargasin-yer-aldigi-farkliliklari-kucaklamaya-vurgu-yapan-reklam-filmiyle-cumhuriyetin-100-yilini-kutladi-417025">ING, Melissa Vargas&#8217;ın yer aldığı, farklılıkları kucaklamaya vurgu yapan reklam filmiyle Cumhuriyet&#8217;in 100. yılını kutladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ING, Melissa Vargas’ın yer aldığı, farklılıkları kucaklamaya vurgu yapan reklam filmiyle Cumhuriyet’in 100. yılını kutladı</strong></p>
<p><strong>Farklılıkları kapsayan ve fırsat eşitliğini destekleyen marka değerleriyle öne çıkan ING Türkiye, Cumhuriyet’in 100. yılı için hazırladığı anlamlı reklam filminde, yıldız voleybolcu Melissa Vargas ile Cumhuriyet’in tüm farklılıkları kucaklamasını ve fırsat eşitliği sunmasını kutluyor. Kalıpların dışında başarılarıyla öne çıkan Melissa Vargas reklam filminde, “ING’nin Cumhuriyet kutlama filminde neden ben varım?” sorusunu Cumhuriyet’in getirdiği özgürlüklere vurgu yaparak cevaplıyor.</strong></p>
<p>Farklılıkları kapsayıcı bir anlayışı benimseyen, fırsat eşitliğini destekleyen ve “Kalıpların dışında hayatın içinde” söylemiyle ezber bozan marka tavrı ile öne çıkan ING Türkiye, Cumhuriyet’in 100. yılını marka değerleriyle örtüşen anlamlı bir reklam filmiyle kutladı. “ING, kalıpların dışında Cumhuriyet’in değerlerinin yanında” diyerek Cumhuriyet’in 100. yılını kutlayan marka, hazırladığı reklam filminde, kalıpların dışında başarılarıyla hepimizi gururlandıran yıldız voleybolcu Melissa Vargas ile Cumhuriyet’in tüm farklılıkları kucaklamasına ve fırsat eşitliği sunmasına dikkat çekiyor. </p>
<p>Türkiye Kadın Voleybol Milli Takımı’nın  başarılı oyuncusu Melissa Vargas reklam filminde, “ING’nin Cumhuriyet kutlama filminde neden ben varım?” sorusunu Cumhuriyet’in getirdiği özgürlüklere vurgu yaparak cevaplıyor. Cumhuriyet’in sunduğu fırsat eşitliği sayesinde özgürce yaşamanın kutlandığı filmde, Atatürk’ün “Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözüne vurgu yapılıyor. Ayrıca, Vargas, Cumhuriyet’in tüm farklılıkları kucaklayan yapısı sayesinde Türkiye’de istediği kişi olabilmeyi, kız çocuklarına ilham olabilmeyi ve onlarla aynı takımda oynama fırsatını bulmayı başarabildiğini belirtiyor.  </p>
<p><strong>Reklam filmini izlemek için</strong>: https://www.youtube.com/watch?v=z-B8RBEkxM8  </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ing-melissa-vargasin-yer-aldigi-farkliliklari-kucaklamaya-vurgu-yapan-reklam-filmiyle-cumhuriyetin-100-yilini-kutladi-417025">ING, Melissa Vargas&#8217;ın yer aldığı, farklılıkları kucaklamaya vurgu yapan reklam filmiyle Cumhuriyet&#8217;in 100. yılını kutladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar 21 yıllık hizmetlere vurgu yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ak-parti-izmir-milletvekili-yasar-kirkpinar-21-yillik-hizmetlere-vurgu-yapti-373980</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 10:20:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetlere]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kırkpınar]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[parti]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373980</guid>

					<description><![CDATA[<p>AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, milletin desteği ve duasıyla 21 yıldan beri yapılan hizmetlerin aynı şekilde yine milletin desteği ile 14 Mayıs’tan sonra da devam edeceğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ak-parti-izmir-milletvekili-yasar-kirkpinar-21-yillik-hizmetlere-vurgu-yapti-373980">AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar 21 yıllık hizmetlere vurgu yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, milletin desteği ve duasıyla 21 yıldan beri yapılan hizmetlerin aynı şekilde yine milletin desteği ile 14 Mayıs’tan sonra da devam edeceğini söyledi.</p>
<p>AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde esnaf, kahvehane ve vatandaş ziyareti yaptı. Gün boyu ilçede ziyaretlerini sürdüren Kırkpınar vatandaşlardan destek istedi.</p>
<p>“AK Parti olarak 21 yıldır hep eserlerimizle karşınıza çıktık,  hizmetlerimizi anlattık. Milletimizin gönlün de yine icratlarımızla olmaya devam edeceğiz” diyen Kırkpınar konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>“2. Bölge milletvekili ve milletvekili adayı olarak İzmir’de bölge ayırmaksızın hizmet etmeye devam ediyoruz. Bu gün sizlerin karşısına gerek Sn. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yaptığımız hizmetler gerekse bizim çalışmalarımızdan dolayı rahatlıkla çıkabiliyoruz. Sizlerden aldığımız destekle sizlere en iyi hizmeti yapmak için çalıştık, inşallah aynı şekilde desteğinizle devam edeceğiz. 21 yılda sabırla inşa ettiğimiz kazanımların sürmesi için her birimize çok önemli sorumluluklar düşüyor. Geçtiğimiz 21 yılda Türkiye Yüzyılı atılımımız için gereken altyapıyı büyük ölçüde tamamladık. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma, spordan kültüre her alanda asırlık eksikleri tamamladık.”</p>
<p>Yapılan hizmetleri engellemek için her yola başvurduklarını vurgulayan Milletvekili Kırkpınar, “Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın önünü kesmek için her türlü yola başvurdular. İnsanları korkutmaktan tehdit etmeye, yalan ve iftira kampanyalarından darbecilere destek olmaya kadar, her yolu denediler. Yaptığımız her eseri engellemeye kalktılar. Ülkemize kazandırdığımız yolları, köprüleri, tünelleri, tren hatlarını, limanları, sanayi bölgelerini, konut projelerini engellemek için uğraştılar. Takoz siyasetiyle sokakları terörize etmekten, mahkeme kapılarını aşındırmaya kadar her şeyi yaptılar. Gerçeklerin üzerini çamurla, çamur siyasetiyle kapatamazlar” dedi.</p>
<p>Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yaşanan sıkıntıları yine AK Partinin çözeceğine işaret eden Kırkpınar, “Ülkemizin demokrasi ve kalkınma hamlelerini nasıl biz gerçekleştirdiysek, bugün de milletimizin hangi meselesi varsa yine biz çözeriz. Sözümüzü yerine getireceğimizin ispatı da ülkemize ve milletimize bugüne kadar kazandırdığımız hizmetlerdir. Devletimizin tüm imkânlarıyla, kadınlarımızın, gençlerimizin, emeklilerimizin, çalışanlarımızın, esnafımızın, çiftçimizin velhasıl milletimizin yanında daha güçlü şekilde yer alacağız. Eğitimden istihdama, kendi işini kurmadan evliliğe her konuda hibe ve kredi vererek, gençlerimizin geleceğini beraberce inşa edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ak-parti-izmir-milletvekili-yasar-kirkpinar-21-yillik-hizmetlere-vurgu-yapti-373980">AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar 21 yıllık hizmetlere vurgu yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
