<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>vitamininin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/vitamininin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vitamininin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Jan 2026 09:09:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>vitamininin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vitamininin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>C vitamininin fazlası böbrek taşı riskini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/c-vitamininin-fazlasi-bobrek-tasi-riskini-artiriyor-607555</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[fazlası]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[taşı]]></category>
		<category><![CDATA[vitamininin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı bir yetişkinde böbreklerden her dakika yaklaşık 1,2–1,3 litre kan geçer. Böbreklerin gün boyu vücudun ihtiyacına göre çalıştığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Böbrekler bu kanı süzer, vücut için gerekli büyük proteinleri ayırır ve süzüntü adı verilen bir sıvı oluşturur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/c-vitamininin-fazlasi-bobrek-tasi-riskini-artiriyor-607555">C vitamininin fazlası böbrek taşı riskini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Sağlıklı bir yetişkinde böbreklerden her dakika yaklaşık 1,2–1,3 litre kan geçer. Böbreklerin gün boyu vücudun ihtiyacına göre çalıştığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Böbrekler bu kanı süzer, vücut için gerekli büyük proteinleri ayırır ve süzüntü adı verilen bir sıvı oluşturur. Gün içinde yaklaşık 180 litre oluşan bu süzüntünün büyük bölümü geri alınır, atık maddeler ve sıvı fazlası ise günde yaklaşık 1,5–2 litre idrar olarak vücuttan atılır. Ancak farkında olunmadan kullanılan bazı ilaçlar ve besin destekleri bu işleyişi olumsuz etkileyebilir. Örneğin aşırı C vitamini böbrek taşı riskini, aşırı D vitamini ise dehidratasyon ve böbrek taşı riskini artırabilir” dedi.</strong></p>
<p>Ülkemizde yaklaşık 9 milyon kronik böbrek hastası bulunduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “İlaçlar ve besin destekleri de dahil olmak üzere kana karışan her madde böbreklerden geçer ve bazıları burada hasara yol açabilir. Özellikle kronik böbrek hastalığı olan ya da diyabet, hipertansiyon, kalp yetmezliği ve obezite gibi risk faktörlerine sahip kişilerin çok daha dikkatli olması önemli. Bazı ağrı kesiciler ve antibiyotikler başta olmak üzere çeşitli ilaçların kullanımı sonrasında idrar renginde değişiklik, vücutta şişlik ve idrar miktarında azalma görülmesi böbrek hasarını düşündürebilir” dedi.</p>
<p><strong>Sıvı alımı yetersizse protein tozları böbreklere zarar verebilir</strong></p>
<p>Besin takviyelerinin içeriği, kullanım dozu ve sürelerinin net olmaması ayrıca birbirleriyle ya da diğer ilaçlarla olan etkileşimlerinin bilinmemesinin sağlık problemleri doğurabileceğine dikkat çeken Atasoyu, “Bu ürünler çoğu zaman reçetesiz satılır ve sağlık uzmanına danışılmadan kullanılır. Oysa özellikle böbrek fonksiyon bozukluğu olan ya da farklı nedenlerle risk altındaki kişilerde besin takviyeleri dikkatle kullanılmalı. Örneğin sağlıklı bireylerde B ve C vitaminlerinin fazlası böbreklerden atılırken, kronik böbrek hastalarında bu maddeler vücutta birikebilir ve böbrek taşı ya da sıvı kaybı gibi sorunlara yol açabilir. Ayrıca protein tozu ve kreatin gibi sporcu destekleri, böbrekleri tek başına tehdit etmese de yeterli su içilmediğinde, aşırı egzersiz yapıldığında ya da böbrekleri etkileyen ilaçlarla birlikte kullanıldığında tehlikeli durumlara yol açabilir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Türkiye’de tuz tüketimi önerilenin üç katı</strong></p>
<p>Diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalığı ve obezitesi olanlar, uzun süreli ilaç kullanmak zorunda kalanlar, yeterince su içmeyenler, ailesinde böbrek hastalığı bulunanlar ve ileri yaştaki kişilerde böbrek hastalığına yatkınlığın daha yüksek olduğunu dile getiren Atasoyu, “Kişinin kan tahlillerinin normal olması böbreklerin her zaman tamamen sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle idrar tahlili ve ultrason ile birlikte değerlendirme yapılması gerekir. Bu durum, birçok kişinin böbrek hastalığının farkında olmadan yaşamını sürdürmesine de yol açabiliyor. Ülkemizde böbrek hastalığı riskini artıran en önemli etkenlerden biri ise aşırı tuz tüketimi. Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesini önerirken, ülkemizde bu miktar 16–18 gram civarında. Tuz tüketimini azaltmak böbrek sağlığını korumada etkili bir adım” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/c-vitamininin-fazlasi-bobrek-tasi-riskini-artiriyor-607555">C vitamininin fazlası böbrek taşı riskini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D Vitamininin Fazlası da Çok Zararlı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/d-vitamininin-fazlasi-da-cok-zararli-457317</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2024 07:52:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[fazlası]]></category>
		<category><![CDATA[vitamininin]]></category>
		<category><![CDATA[zararlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457317</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar D vitamininin vücutta kemik sağlığından enfeksiyon hastalıklarını önlemeye, zihinsel gelişimden kanserde kontrolsüz hücre çoğalmasının azaltılmasına dek sağlığımız üzerinde son derece önemli işlevlere sahip olduğunu gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamininin-fazlasi-da-cok-zararli-457317">D Vitamininin Fazlası da Çok Zararlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ancak yaşamsal öneme sahip olmasına rağmen özellikle büyük kentlerde çoğu kişide D vitamini olması gereken seviyeden düşük seyrediyor. Dünyada yaklaşık bir milyar insanda D vitamini eksikliği olduğu düşünülüyor.</p>
<p>Bölgelere göre değişmekle birlikte, ülkemizde de her 2 kişiden 1’inde D vitamini eksikliği tespit ediliyor. D vitamini eksikliği pek çok ciddi soruna yol açsa da fazla olması da bir o kadar tehlikeli! <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı,</strong>   bu nedenle D vitamini eksikliğini karşılamak için hekime danışmadan gelişigüzel takviye kullanımından mutlaka kaçınılması gerektiğine dikkat çekerek, “Günlük D vitamini ihtiyacı yaş, cinsiyet, yaşanan coğrafya, eşlik eden hastalıklar, hamilelik durumu, hatta ten rengine göre değişir.</p>
<p>Dolayısıyla günlük doz miktarını mutlaka hekim belirlemelidir, aksi takdirde D vitamini fayda yerine ciddi zararlar verebilir.  Zira, vücutta D vitaminin fazla olması toksik etki oluşturarak zehirlenmeye yol açabilir. D vitamini fazlalığında ayrıca kanda kalsiyum ve fosfor düzeyi yükselir, kilo kaybı, düzensiz kalp atımı, kemiklerde kırık riskinde artış, damarlarda ve dokularda kireçlenme, kalp ve böbrek hasarı görülebilir. Bu nedenle önce vücuttaki düzeyi saptanmalı ve sonrasında hekimin önerdiği uygun doz ve sürede takviye edilmelidir” diyor. </p>
<p><strong>Pek çok yaşamsal işleve sahip!</strong></p>
<p>Güneş ışığından yeterince ve doğru şekilde faydalanmamak, çocukluk döneminde dışarıda oynamak yerine evde tabletle zaman geçirmek, kapalı alanlarda saatlerce güneşten yoksun kalmak gibi pek çok faktör nedeniyle   oluşan D vitamini eksikliği günümüzün önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul ediliyor. Oysa D vitamini sağılığımız üzerinde kritik bir öneme sahip. En önemli etkilerinden biri ise kemik kırıklarını azaltarak ve kas gücünü artırarak düşmelerden koruması. Yapılan bilimsel araştırmalar; D vitamininin yeni tümör gelişimini (meme, yumurtalık, kolon, prostat ve diğer kanserler) ve var olan tümör büyümesini yavaşlattığını, kalp ve damar hastalıkları ile solunum sistemi hastalıkları riskini azalttığını gösteriyor. Damar sertliği ve yüksek tansiyon hastalığında düzenleyici olan D vitamini diyabet ve insülin direncine karşı da önemli rol oynuyor. Enfeksiyonların ve bağışıklık sistemi hastalıklarının tedavisinde etkili oluyor. Bir araştırmaya göre, herhangi bir nedenle olan prematüre ölüm riskinde D vitamini sayesinde yüzde 25 oranında azalma saptanmış. Bunların yanı sıra bunama riskinin de azaldığı görülmüş.</p>
<p><strong>Dışarıdan takviye edilmesi gerekir</strong></p>
<p>Somon balığı ve sardalya gibi yağlı balıklar, balık yağı, yumurta sarısı, sığır karaciğeri, mandıra ürünleri ve tahıllarda daha fazla düzeyde D3 vitamini olurken; bazı mantarlarda ve bitkisel kaynaklarda ise (bitkisel kaynaklı sütler, maydanoz, ısırgan otu vb) D2 vitamini  bulunuyor.   Ancak gıdaların günlük D vitamini gereksinimin sadece yüzde 10-20’sini karşıladığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, “Gıdalar ile<strong> </strong>yeterince D vitamini almak mümkün değildir. 51-71 yaşları arasında gıda ve takviye ile D vitamini alımı 308 IU/gün olarak saptanmıştır.  Sadece gıda ile alınan D vitamini ise 140 IU / gün olarak tespit edilmiştir ki günlük doz gereksinimi düşünüldüğünde birçok insanın günlük minimum gereken dozu bile alamadığı aşikardır. Bu nedenle dengeli diyetin yanı sıra D vitamini takviyesine de ihtiyaç vardır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Hızla depolamaktan kaçının!  </strong></p>
<p>Hekime  danışmadan, D vitamini ihtiyacını bir anda karşılayabilmek için ampul kırıp içmek gibi bir hataya asla düşülmemesi gerektiği uyarısında bulunan Dr. Meltem Batmacı, “Zira yapılan çalışmalarda; yüksek dozda, uzun aralıklarla alınan D vitamini (ampul kırıp içmek, damlalıklı şişenin tamamını içmek gibi) ve düşük dozda, günlük alınan D vitamini (günlük ya da haftalık kullanılan damla, tablet, kapsül formunda D vitamini) kıyaslanmış. Çalışmanın sonunda; ikinci grupta yer alan kişilerin sağlıklı oldukları ve D vitamini düzeylerinin de daha yüksek olduğu tespit edilmiştir” diyor. </p>
<p><strong>Güneşlenmek çok önemli, ancak! </strong></p>
<p>Yağda çözünen bir vitamin olan D vitamini bazı gıdalarda bulunmakla birlikte çoğunlukla deride güneşin etkisiyle ortaya çıkıyor. D vitamini sentezi güneşin UVB ışını etkisiyle ciltte başlıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, güneşe çıkılması gereken süre ve saat diliminin yaşanılan bölgeye göre değiştiğini belirterek, “D vitamini sentezi için ülkemizde 10:00-15:00 saatleri arasında kolları ve bacakları 15-20 dakika güneş ışınlarına maruz bırakmak önerilir. Ancak UV ışığına maruziyet cilt kanserine neden olabilir, dolayısıyla aşırı güneşlenmekten mutlaka kaçınılmalıdır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>D vitamini sentezini azaltan 8 neden! </strong></p>
<p>UVB ışınını, dolayısıyla D vitamin sentezini azaltan pek çok faktör mevcut. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı<strong> </strong>bu etkenleri şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>İleri yaş  </li>
<li>Kış mevsimi nedeniyle UVB ışınlarına daha az maruz kalmak </li>
<li>Güneş koruyucu kullanımı (faktör düzeyi 15 ve üzeri olan güneş koruyucu krem D vitamini emilimini yüzde 90’dan fazla azaltıyor) </li>
<li>Tüm cildi kapatacak şekilde giyinmek </li>
<li>Açık havada kısıtlı zaman geçirmek </li>
<li>Koyu renk cilt (melanin pigmenti doğal güneş koruyucu gibi davranıyor)</li>
<li>Kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirmek </li>
<li>D vitamini sentezine katkıda bulunan organlarda fonksiyon bozukluğu</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamininin-fazlasi-da-cok-zararli-457317">D Vitamininin Fazlası da Çok Zararlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
