<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>vitamini | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/vitamini/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vitamini</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Feb 2026 07:48:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>vitamini | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vitamini</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ramazan&#8217;da enfeksiyonlara karşı beslenmeye dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-enfeksiyonlara-karsi-beslenmeye-dikkat-615808</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 07:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonlara]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriği]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[lif]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlar]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketildiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kışın dondurucu soğukları, kapalı alanlarda geçirilen uzun süreler ve kalabalık ortamlarda enfeksiyonların yüksek bulaş riskine sahip olması, sağlıklı bir Ramazan geçirebilmek için bağışıklık sisteminin her zamankinden daha güçlü olmasını gerektiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-enfeksiyonlara-karsi-beslenmeye-dikkat-615808">Ramazan&#8217;da enfeksiyonlara karşı beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kışın dondurucu soğukları, kapalı alanlarda geçirilen uzun süreler ve kalabalık ortamlarda enfeksiyonların yüksek bulaş riskine sahip olması, sağlıklı bir Ramazan geçirebilmek için bağışıklık sisteminin her zamankinden daha güçlü olmasını gerektiriyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik</strong> “Ramazan’da uzun süren açlık saatleri, değişen öğün ve uyku düzeni ile azalan su tüketimi vücudun bağışıklık sistemini daha hassas hale getirebiliyor. Ancak özellikle doğru besin seçimi Ramazan’ı hem sağlıklı hem de güçlü geçirmek için en önemli desteklerden biri olarak öne çıkıyor” diyor. Özellikle mevsim sebze ve meyvelerinin; vitamin, mineral ve antioksidan içerikleri sayesinde vücudu hem enfeksiyonlara karşı koruyacağını hem de enerji seviyesini dengede tutmaya destek olacağını vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>Portakal</strong></li>
</ul>
<p>Güçlü C vitamini kaynağı olan portakal, enfeksiyonlara karşı savunmada görevli lökosit (beyaz kan hücreleri) üretimini destekler. Antioksidan etkileri sayesinde hücreleri serbest radikallere karşı korur. İçerdiği çözünür lif, mide boşalmasını yavaşlatarak kan şekerinin ani yükselmesini önler. İftardan sonra tüketildiğinde hem sıvı desteği sağlar hem de tatlı ihtiyacını doğal şekilde dengeleyerek rafine şeker tüketimini azaltmaya yardımcı olur.</p>
<ul>
<li><strong>Kırmızı lahana</strong></li>
</ul>
<p>Kırmızı lahananın içeriğindeki mor pigmentler güçlü antioksidan etki göstererek hücreleri; sindirim sonrası oluşan toksinlerin vücutta oluşturduğu oksidatif stresten korur. Bu şekilde bağışıklık desteklenmesine büyük katkıda bulunur. Özellikle çiğ yendiğinde çiğneme süreci uzun olacağından beyindeki tokluk sinyalinin oluşumunu hızlandırır. Salatalarda limon ve zeytinyağı ile birlikte tüketildiğinde besin değeri artar.</p>
<ul>
<li><strong>Mandalina</strong></li>
</ul>
<p>Zengin C vitamini içeriğiyle vücudun enfeksiyonlardan korunmasına, antioksidan etkisiyle de inflamasyonun dengelenmesine destek olur. Liften zengin olan mandalina kan şekerinin kontollü yükselmesine yardımcı olurken, antioksidan etkisiyle inflamasyonun dengelenmesini,  strese karşı bağışıklık fonksiyonlarının düzenli çalışmasını sağlar. Hafif ve kolay tüketilebilir yapısıyla Ramazan’da vitamin, sıvı ve tatlı ihtiyacına destek olur ama aşırıya kaçılmamalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Kivi</strong></li>
</ul>
<p>C ve E vitamini kombinasyonu sayesinde hücresel savunma mekanizmalarını güçlendirir. Yüksek lif içeriği bağırsak hareketlerini düzenler, kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Uzun süreli açlıkta sık görülen sindirim problemlerinin azaltılmasına destek verir. Aynı zamanda içerdiği doğal enzimler protein sindirimine ve iftar sonrası rahatlamaya katkı sağlar.</p>
<ul>
<li><strong>Ispanak</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, iftar sofralarında mutlaka mevsim sebzelerinin yer alması gerektiğini belirterek “Ispanağın içeriğindeki; A ve C vitamini vücudun ilk savunma hattı olan mukozal bariyeri güçlendirirken folat hücre yenilenmesini destekler. Düşük kalorili ama hacimli bir sebzedir; mide doluluğu sağlar. Sahurda yumurta ile tüketildiğinde protein ve lif kombinasyonu sayesinde tokluk süresini uzatır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Brokoli</strong></li>
</ul>
<p>C ve K vitamini ile sülfürlü bileşikler açısından zengin olan brokoli, özellikle içerdiği sulforafan sayesinde güçlü antioksidan ve detoks destekleyici etki gösterir. Lif ve su içeriği yüksektir; mide hacmini doldurarak doygunluk sağlar ve iftar sonrası ani acıkmaları önlemeye yardımcı olur. Buharda hafif pişirilerek tüketildiğinde besin değerleri daha iyi korunur.<strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Havuç </strong></li>
</ul>
<p>Beta-karoten açısından zengin olan havuç, özellikle zeytinyağı ile birlikte tüketildiğinde daha iyi emilir ve A vitaminine dönüşerek bağışıklık ve solunum yolları sağlığını destekler. A vitamini, mukozal dokuların korunmasında önemli rol oynar. Lifli yapısı sayesinde çiğ tüketildiğinde uzun süre tokluk sağlar. İftarda salatalara eklendiğinde kan şekerinin daha dengeli yükselmesine katkıda bulunur.</p>
<ul>
<li><strong>Pırasa</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Çelik “Pırasa zengin prebiyotik ve lif içeriğiyle bağırsak mikrobiyotasını besler. Güçlü bir bağırsak mikrobiyatası, güçlü bir bağışıklığın göstrgesidir. Aynı zamanda içeriğindeki lif sayesinde sindirim süresi uzar ve tokluk hissini artırır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Limon</strong></li>
</ul>
<p>C vitamini açısından zengin olan limon, bağışıklık fonksiyonlarını desteklerken aynı zamanda sindirime katkı sağlar. İftarda salatalara sıkılan limon suyu, bitkisel kaynaklı demirin emilimini artırır. Mide asidini dengeleyerek hazımsızlık ve şişkinlik şikayetlerinin azalmasına yardımcı olabilir. Ilık suya eklenerek tüketildiğinde sıvı alımını artırarak gün içindeki susuzluğun dengelenmesine destek sağlar. </p>
<ul>
<li><strong>Yoğurt</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik “Yoğurdun içeriğindeki kalsiyum ve probiyotik bakteriler bağışıklık hücrelerini aktive eder. Yüksek protein içeriği mide boşalmasını yavaşlatır. Sahurda tüketildiğinde gün boyu kan şekerini dengeler, iftarda tüketildiğinde iftar sonrası tokluğu uzatarak tatlı isteğini azaltır” diyor.<br /> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-enfeksiyonlara-karsi-beslenmeye-dikkat-615808">Ramazan&#8217;da enfeksiyonlara karşı beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hasta Olunca C Vitamini Takviyesi Almak Doğru mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hasta-olunca-c-vitamini-takviyesi-almak-dogru-mu-605890</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 20:21:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[C Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[olunca]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[takviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soğuk algınlığı, grip ya da halsizlik belirtileri başladığında birçok kişi ilk refleks olarak C vitamini takviyelerine yöneliyor. Bazı kişiler de hastalık sürecinde yüksek doz C vitamini almanın iyileşmeyi hızlandıracağını düşünüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hasta-olunca-c-vitamini-takviyesi-almak-dogru-mu-605890">Hasta Olunca C Vitamini Takviyesi Almak Doğru mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Topçugil, C vitamininin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinin doğru zamanlama ile değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p><strong>C Vitamini Bağışıklık Sistemini Destekler</strong></p>
<p>C vitamini, bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında rol oynayan temel vitaminlerden biridir. Antioksidan özellikleri sayesinde hücreleri oksidatif stresten korur, bağışıklık hücrelerinin normal fonksiyonlarını sürdürmesine katkı sağlar. Ancak bu etki, düzenli ve yeterli alım sonucunda ortaya çıkabilir.</p>
<p>Hastalık başladıktan sonra alınan C vitamini takviyesi, enfeksiyonu ortadan kaldıran ya da süreci doğrudan sonlandıran bir etkisi yoktur. Bu nedenle C vitaminini bir ilaç gibi değerlendirmek doğru değildir.</p>
<p><strong>Hastalık Başladıktan Sonra Yüksek Doz C Vitamini Almak İyileşmeyi Hızlandırmaz</strong></p>
<p>Toplumda sık karşılaşılan bir diğer yanlış inanış, hastalık döneminde yüksek doz C vitamini almanın süreci kısalttığı yönündedir. Güncel bilimsel veriler, C vitamininin soğuk algınlığı ve grip gibi viral enfeksiyonların süresini anlamlı ölçüde azaltmadığını göstermektedir. Bu noktada C vitamini, bağışıklık sistemini önceden destekleyen bir unsurdur; hastalık ortaya çıktıktan sonra tek başına tedavi edici bir rol üstlenmez.</p>
<p><strong>C Vitamini Ne Zaman Alınmalı?</strong></p>
<p>C vitamini suyla eriyen bir vitamindir ve vücudumuzda depolanmaz. Bu yüzden &#8220;bir defada çok almak&#8221; yerine &#8220;her gün yeteri kadar almak&#8221; asıl stratejimiz olmalıdır.</p>
<p>  </p>
<p><strong>Koruyucu Kalkan Olarak:</strong> C vitamini, düzenli kullanıldığında bağışıklık sistemini zinde tutabilir. Düzenli alan kişilerde soğuk algınlığı süresinin kısalabildiği gözlemlenmiştir.</p>
<p><strong>Stres ve Yorgunluk Dönemlerinde: </strong>Vücudun fiziksel ve mental stres altında olduğu dönemlerde C vitamini ihtiyacı artabilir.<br />  <strong>Demir Eksikliği Varsa:</strong> C vitamini, bitkisel kaynaklı demirin emilimini artırır. Bu nedenle demir eksikliği olan hastaların öğünlerinde C vitaminine yer vermesi önemlidir.</p>
<p>Günlük C Vitamini İhtiyacı Öncelikle Besinlerle Karşılanmalıdır</p>
<p>Sağlıklı bireylerde C vitamini ihtiyacının büyük bir bölümü dengeli ve sağlıklı beslenme ile karşılanabilir. Taze sebze ve meyveler, C vitamini açısından zengin doğal kaynaklardır.</p>
<p>Takviye kullanımı ise herkes için rutin bir gereklilik değildir. Emilim sorunları olanlar, yetersiz beslenen kişiler ya da doktor tarafından ihtiyaç saptanan durumlarda takviyeler gündeme gelebilir. </p>
<p><strong>Uzm. Dr. Füsun Topçugil’den 3 Altın Öneri</strong></p>
<p><strong>Güne Yayarak Tüketin: </strong>Tek seferde 1000 mg almak yerine, gün içinde taze sebze ve meyvelerle doğal yoldan karşılayın.<br />  <strong>Sigara Kullanıyorsanız Dikkat: </strong>Sigara içenlerin vücudundaki C vitamini seviyesi daha hızlı düşer; bu bireylerin ihtiyacı daha fazladır.<br />  <strong>Doktorunuza Danışın:</strong> Kronik bir hastalığınız veya böbrek probleminiz varsa, &#8220;nasıl olsa vitamin&#8221; diyerek takviyeye başlamayın.</p>
<p>Sonuç olarak; C vitamini bir acil yardım butonu değil, bir yaşam biçimi olmalıdır. Bağışıklığınızı hastalık gelmeden önce inşa edin.</p>
<p>Uzm. Dr. Füsun Topçugil kapanışta şu vurguyu yapıyor:</p>
<p>“Bağışıklık sistemi, son anda alınan takviyelerle değil; günlük yaşamda sürdürülen dengeli beslenme ve sağlıklı alışkanlıklarla güçlenir. C vitamini bu sürecin destekleyici bir parçasıdır, tek başına bir tedavi yöntemi değildir.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hasta-olunca-c-vitamini-takviyesi-almak-dogru-mu-605890">Hasta Olunca C Vitamini Takviyesi Almak Doğru mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebe, emziren anne ve çocuklarda D vitamini kullanımına dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gebe-emziren-anne-ve-cocuklarda-d-vitamini-kullanimina-dikkat-599874</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 23:48:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[D Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[düzey]]></category>
		<category><![CDATA[emziren]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımına]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[üzeri]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599874</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kemik gelişiminden kas ve sinir sisteminin sağlıklı şekilde işlemesine kadar pek vücut için çok önemli işleve sahip D vitamininin gereksiz kullanımının önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Çidem, özellikle emziren anneler ile bebek ve çocuklarda D vitamininin bilinçli, ölçülü ve kontrollü kullanılması gerektiğini söyledi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebe-emziren-anne-ve-cocuklarda-d-vitamini-kullanimina-dikkat-599874">Gebe, emziren anne ve çocuklarda D vitamini kullanımına dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kemik gelişiminden kas ve sinir sisteminin sağlıklı şekilde işlemesine kadar pek vücut için çok önemli işleve sahip D vitamininin gereksiz kullanımının önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Çidem, özellikle emziren anneler ile bebek ve çocuklarda D vitamininin bilinçli, ölçülü ve kontrollü kullanılması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Muharrem Çidem, yüksek doz alımının, kanda kalsiyum artışına neden olacağını, bu durumun organ ve sistem hasarına yol açabileceği uyarısında bulundu.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Çidem, genel sağlık için elzem olan D vitamininin dikkatsiz kullanımının önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.<br />D vitamini önemli görevler üstleniyor<br />D vitamininin güneş ışığı sayesinde vücutta doğal olarak üretilebilen ve genel sağlığımız için büyük öneme sahip bir vitamin olduğunu belirten Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Özellikle kemik gelişimi ve korunmasında önemli rol oynar. Kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin bağırsaklardan emilimini destekleyerek, kemiklerin ve dişlerin güçlü ve sağlıklı kalmasına katkı sağlar. Bu yönüyle, sadece çocukluk ve ergenlik döneminde değil, yetişkinlik ve yaşlılıkta da kemik sağlığının korunmasında kritik bir işlev üstlenir. D vitamini yalnızca kemiklerle sınırlı bir görev üstlenmez. Aynı zamanda kas fonksiyonlarının sağlıklı şekilde sürdürülmesi, sinir sisteminin verimli işleyişi ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi gibi birçok vücut fonksiyonu için de gereklidir” dedi.<br />D vitamini düzeyi, 30-50 ng/ml arasında olmalı<br />D vitamini düzeyinin 30ng/ml üzerinde olmasının normal düzey olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Muharrem Çidem, “D vitamini değerleri, 30 ng/ml ve üzerinde normal; 20–30 ng/ml arasında yetersizlik; 10–20 ng/ml arasında eksiklik; 10 ng/ml altında ciddi eksiklik olarak kabul edilmektedir. Hedeflenen, serum D Vitamini düzeyini 30-50 ng/ml arasına çıkartmak veya bu düzeyde tutmaktır. Önerilen günlük D vitamini alım miktarı ise yaşa göre farklılık göstermektedir. 1 yaşına kadar günlük 400 iu, 70 yaşına kadar 600 iu ve 70 yaş üzeri 800 iu olarak alınmalıdır” dedi. <br />D vitamini yüksekliği ciddi bir sağlık sorunu<br />Son yıllarda D vitamini hakkında toplumda büyük bir farkındalık oluştuğunu belirten Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Eksikliğinin ne kadar önemli olduğu anlaşıldıkça, birçok kişi bu vitamini daha sık kullanmaya başladı. Ancak bu farkındalık ve dikkatsiz kullanım zararlı etkileri de beraberinde getirdi. Kandaki D vitamini düzeyi 120 ng/ml’nin üzerine çıktığında, D vitamini fazlalığı olarak adlandırılır. 150 ng/ml’nin üzerinde ise toksik seviye olarak kabul edilir ve bu durum acil tıbbi müdahale gerektirir” uyarısında bulundu.<br />Yaygın kullanım hataları yapılıyor<br />D vitamini yüksekliğine yol açabilecek yaygın kullanım hatalarına dikkat çeken Prof. Dr. Muharrem Çidem, basit ve yan etkisiz bir vitamin olduğu düşünülerek fazla kullanımın zararsız sanılması, herhangi bir hastalık ya da eksiklik olmamasına rağmen gereksiz şekilde takviye alınması ve ‘eksiklik oluşmasın’ düşüncesiyle önlem amaçlı kendi kendine kullanmanın D vitamini yüksekliğine yol açtığını söyledi.<br />Bebek ve çocuklarda gereksiz kullanıma dikkat!<br />Özellikle bebek ve çocuklarda gereksiz D vitamini kullanımına dikkat çeken Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Bazı ebeveynlerin çocuğun erken yürümesi veya diş çıkarması için gelişigüzel D vitamini vermesi gereksiz D vitamini kullanımına sebep olmaktadır. D vitamini iştah açar diye düşüncesiyle iştah açıcı gibi kullanılması hatalı uygulamalar arasında gelmektedir. Günlük ihtiyacı olan D vitamini dozunu alan çocukta ekstra verilen multivitamin veya ilaçlarda da bulunan D vitamininin dikkate alınmadan beraber kullanılması, doktora danışılmadan, normal düzeyde D vitamini olan çocuğa aralıklı olarak fazladan ek doz verilmesi ve özellikle bebek ve çocuklarda piyasada bulunan yüksek dozda ampul formunun ebeveynler veya sağlık personeli tarafından kullanılması da D vitamini yüksekliğine yol açan önemli etkenlerdir” uyarısında bulundu.<br />Bebeklerde kusma D vitamini yüksekliği belirtisi olabilir<br />Bebeklerde D vitamini yüksekliğinin en sık kusma şikayetiyle kendini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Muharrem Çidem, “D vitamini yağda eriyen bir vitamin olduğu için uzun süre depolanarak bağırsak ve kemik üzerine etki edip kan kalsiyum düzeyinin uzun süre yüksekliğine yol açabilir. Bazı insanlarda D vitamini duyarlılığı vardır ve hafif yüksek verilmesi durumunda bile toksik etki yapabilmektedir, bu açıdan da dikkatli olunmalıdır” dedi.<br />Gebelikte ve emzirme döneminde dikkatli kullanılmalı<br />D vitamini kullanımına özellikle gebelik ve emzirme dönemlerinde dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Muharrem Çidem, gebelikte uygun olmayan dozda D vitamini kullanmanın hem anneye hem de bebeğe zarar verebileceği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Annenin aldığı vitamin çocuğa da geçerek kalsiyum yükselmesine yol açabilir. Bebeklerde kalsiyum yüksekliği mental ve fiziksel gelişmede gerileme riski oluşturabilir. Gebelerde yüksek D vitamini anne karnındaki bebekte şekil bozukluklarına, doğumdan sonra da oluşabilecek kalsiyum dengesizliği yenidoğanda kasılma ve nöbetlere neden olabilmektedir. Emzirme döneminde fazla D vitamini sütle bebeğe geçmektedir. O nedenle uygun dozda alınması önemlidir” dedi.</p>
<p>Yüksek D vitamini kandaki kalsiyum değerini yükseltiyor<br />Yüksek D vitaminin zararlı etkilerinin sindirim sisteminden kalsiyumun daha fazla emilerek kandaki kalsiyum değerini yükseltmesiyle ortaya çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Muharrem Çidem, “Anormal kalsiyum düzeyi, santral sinir sistemi, kardiyovasküler sistem, kas-iskelet sistemi, deri, sindirim sistemi ve böbrek dahil olmak üzere çok sayıda organ ve sistemi etkileyebilecek geniş bir spektrumda seyredebilir” diye konuştu.<br />Kalsiyum yüksekliği pek çok sistemi etkileyebiliyor<br />D vitamini fazlalığına bağlı oluşan kalsiyum yüksekliğinin organ ve sistemler üzerinde pek çok etkiye yol açtığını kaydeden Prof. Dr. Muharrem Çidem, bu etkileri şöyle anlattı:<br />“Nörolojik sistemde huzursuzluk, bilinç bulanıklığı, sinirlilik, depresyon, uykuya eğilim ve psikotik belirtiler ortaya çıkabilir. Kardiyovasküler sistemde kalp ritminde bozulmalar ve aritmi, kan basıncında değişiklikler ve hipertansiyon oluşabilir. Kas-iskelet sisteminde kaslarda güçsüzlük ve yorgunluk görülebilir. Dermatolojik etki olarak kaşıntı ortaya çıkabilirken sindirim sisteminde bulantı ve kusma, ağız kuruluğu ve aşırı su içme ihtiyacı, kabızlık ve iştahsızlık sorunları ortaya çıkabilir. Böbreklerle ilgili renal sistemde önemli sorunlar ortaya çıkabilir. Böbrekler, kandaki fazla kalsiyumu atmaya çalışır. Bu süreç, zaman içinde böbrek fonksiyonlarında bozulma, böbrek yetmezliği, sık ve bol miktarda idrara çıkma gibi sorunlara neden olabilir. Kalsiyum, fizyolojik düzeyin üzerine çıktığında çeşitli organlarda birikerek patolojik sonuçlara yol açabilir. Böbrekte biriken kalsiyum böbrek taşı gelişimine neden olurken; koroner arter duvarlarında biriken kalsiyum, damar sertliği ve aterosklerotik plak oluşumu ile ilişkilendirilmektedir.”<br />Bu uyarılara kulak verilmeli<br />Prof. Dr. Muharrem Çidem, D vitamini kullanımında dikkat edilmesi gereken noktaları ve uyarılarını şöyle sıraladı:<br />-D vitamini, sağlığımız için gereklidir ancak fazlası zararlıdır.<br />-Yüksek doz alımı, kanda kalsiyum artışına, bu durum da organ ve sistem hasarına yol açabilir.<br />-Bebekler ve çocuklar fazlalıktan en çok etkilenen risk grubudur. Bebek ve çocuklarda  özellikle yüksek doz D vitamini içeren ampul formundan kaçınmak daha uygun olacaktır.<br />-Gebelikte ve emzirme döneminde vitamin D düzeyine bakılarak doktor önerisiyle kullanıma özellikle dikkat edilmelidir.<br />&#8211; Takviye, mutlaka doktor önerisiyle ve takibiyle yapılmalıdır.<br />&#8211; En doğru yaklaşım: Bilinçli, ölçülü ve kontrollü kullanımdır.<br />-D vitamini nispeten güvenli bir vitamindir ama yüksek dozları toksiktir. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebe-emziren-anne-ve-cocuklarda-d-vitamini-kullanimina-dikkat-599874">Gebe, emziren anne ve çocuklarda D vitamini kullanımına dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Miniklerden Renkli C Vitamini Şenliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/miniklerden-renkli-c-vitamini-senligi-596137</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 07:35:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[miniklerden]]></category>
		<category><![CDATA[renkli]]></category>
		<category><![CDATA[şenliği]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596137</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi Çocuk Eğitim Merkezi’nde (ÇEM), okul öncesi öğrencilere yönelik geleneksel hâle gelen C Vitamini Şenliği bu yıl da coşkuyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/miniklerden-renkli-c-vitamini-senligi-596137">Miniklerden Renkli C Vitamini Şenliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Keçiören Belediyesi Çocuk Eğitim Merkezi’nde (ÇEM), okul öncesi öğrencilere yönelik geleneksel hâle gelen <b>C Vitamini Şenliği</b> bu yıl da coşkuyla gerçekleştirildi. Mehmet Ali Şahin Kültür Merkezi’nde bulunan ÇEM’de düzenlenen etkinlikte minikler hem eğlendi hem de sağlıklı beslenme konusunda farkındalık kazandı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>Sağlıklı beslenme konusunda bilgilendiler</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Etkinlik kapsamında çocuklar, öğretmenleri eşliğinde kendi portakallarını sıkarak taze meyve suyu hazırladı. C vitamininin bağışıklık sistemi açısından önemini öğrenen minikler, sağlıklı besin seçimleri konusunda da bilgilendirildi. Renkli oyunlar ve hareket aktiviteleriyle desteklenen program, çocukların hem eğlenmesini hem de motor becerilerini geliştirmesini sağladı. Veliler ve öğrenciler tarafından büyük beğeni toplayan Keçiören Belediyesi’nin çocuklara yönelik eğitici ve eğlenceli programları yıl boyunca devam edecek.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span> </span></span></span></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/miniklerden-renkli-c-vitamini-senligi-596137">Miniklerden Renkli C Vitamini Şenliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zerdeçal ve karabiberi birlikte kullanın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zerdecal-ve-karabiberi-birlikte-kullanin-594837</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:32:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Ve Diyet Uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[C Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[karabiberi]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kullanın]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[zerdeçal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594837</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış ayları; soğuk hava ve kapalı alanlarda uzun süre kalma sonucunda artan enfeksiyon riski nedeniyle bağışıklık sistemimizin en çok desteğe ihtiyaç duyduğu bir dönem.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zerdecal-ve-karabiberi-birlikte-kullanin-594837">Zerdeçal ve karabiberi birlikte kullanın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış ayları; soğuk hava ve kapalı alanlarda uzun süre kalma sonucunda artan enfeksiyon riski nedeniyle bağışıklık sistemimizin en çok desteğe ihtiyaç duyduğu bir dönem. Güçlü bir bağışıklık sadece hastalıklardan korunmamız için değil mevsimsel yorgunluklara karşı direnç gösterebilmemiz için de önemli. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik,</strong>   doğru ve dengeli beslenmenin bağışıklık sistemimizin en temel yakıtı olduğuna dikkat çekerek, “Çünkü vücudumuz savunma hücrelerini üretmekten onları aktive etmeye kadar her aşamada kaliteli besin öğelerine ihtiyaç duyar” diyor. Kış mevsiminde sağlıklı beslenmenin sadece yeterli miktarda yemek anlamına gelmediğine işaret eden <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik,</strong> “Sağlıklı beslenmek; doğru vitamini, minerali ve antioksidanı doğru şekilde ve gerekli miktarda  almak anlamına gelir. Bu nedenle C, D, A ve E vitaminleri ile çinko, selenyum ve omega-3 kaynaklarını günlük beslenmede tüketmek büyük önem taşır. Ayrıca, uzun açlıklardan kaçınmalı, her öğünde kaliteli protein, sağlıklı yağ ve lifli besinlere yer verilmelidir” bilgisin veriyor. <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik,</strong> kış aylarında bağışıklık sistemimizi güçlendiren beslenme kurallarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Yemeklerinize günde bir diş sarımsak ekleyin</strong></p>
<p>Sarımsak, içeriğindeki allicin sayesinde antibakteriyel ve antiviral etki gösteriyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, düzenli tüketildiğinde sarımsağın bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırdığını belirterek, “Günde bir diş çiğ veya ezilerek yemeğe eklenen sarımsak soğuk algınlığına karşı koruma sağlar. Özellikle çorbalara ve sulu yemeklere pişirme sonunda eklendiğinde daha fazla etkili olur” diyor. </p>
<p><strong>Çorbalarınıza kemik suyu ilave edin</strong></p>
<p>Kolajen, prolin ve glisin gibi bağışıklık sistemini destekleyen aminoasitler açısından zengin olan kemik suyu ayrıca bağırsak bariyerini güçlendirerek vücudun iltihap yanıtını da  dengeliyor. Çorbalarınıza veya yemeklerinize günde bir kepçe (yaklaşık 100 ml) eklemeniz kış aylarında güçlü bir savunma sağlayacaktır. Ancak, kan kolesterol düzeyiniz yüksekse kemik suyunu haftada  iki kezden fazla tüketmemelisiniz. </p>
<p><strong>Zerdeçal ve karabiberi birlikte kullanın </strong></p>
<p>Zerdeçalın ana etken maddesi olan kurkumin vücutta tek başına yüzde 2 oranında emilirken, karabiberdeki piperin ile birlikte tüketildiğinde emilim yüzde 20’lere çıkıyor. Bu kombinasyon güçlü bir anti-inflamatuar etki oluşturarak bağışıklığı destekliyor. Günde bir çay kaşığı zerdeçal ve bir tutam karabiberi çorba, omlet veya sıcak sütle tüketebilirsiniz.</p>
<p><strong>C vitamini kaynağı meyve şart</strong></p>
<p>C vitamini bağışıklığın temel savunucusu olan beyaz kan hücrelerinin üretimini artırmak gibi önemli bir işlev üstleniyor. Portakal, mandalina, kivi ve çilek gibi C vitamini içeren meyveler hem antioksidan sağlıyor hem de enfeksiyon süresini kısaltıyorlar. Dolayısıyla, günde bir porsiyon, yani 100-150 gram C vitamini kaynağı meyve tüketmeye özen gösterin. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, ancak C vitamininin depolanan bir vitamin olmadığını vurgulayarak, “Bu vitaminin fazlası idrar yoluyla vücuttan atılır. Bu nedenle,  C vitamini içeren meyveyi fazla tüketmek kan şekeri regülasyonunu bozabilir ve gereksiz şeker alımına yol açabilir. Dolayısıyla, özellikle diyabetik hastalar bir porsiyondan fazla tüketmemelidir” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Sofranızda haftada en az iki kez balık olsun</strong></p>
<p>Haftada en az iki kez somon, uskumru veya sardalya tüketmeyi alışkanlık edinin. Bu balıklardaki omega-3 yağ asitleri inflamasyonu, yani yangıyı<strong> </strong>azaltıyor ve bağışıklık hücrelerinin işlevlerini güçlendiriyor. Ancak, sağlığınız için fırın veya ızgara pişirme yöntemini tercih etmelisiniz. </p>
<p><strong>Her gün bir avuç kuruyemiş tüketin</strong></p>
<p>E vitamini, çinko ve sağlıklı yağlar açısından zengin olan kuruyemişler bağışıklık hücrelerini oksidatif stresten koruyor. Cevizdeki alfa-linolenik asit ayrıca antiviral savunmayı da destekliyor. Bu nedenle, günde bir avuç (25–30 gr) çiğ fındık, badem veya ceviz tüketmeniz bağışıklığınızın güçlenmesinde etkili oluyor. </p>
<p><strong>Probiyotik kaynaklarını unutmayın</strong></p>
<p>Bağışıklığın yüzde 70’i bağırsaklarda olduğu için probiyotikler güçlü bir bağışıklık sisteminin sağlanmasında kritik bir rol oynuyor. Kefir ve yoğurttaki lactobacillus ile bifidobacterium türleri enfeksiyona karşı koruma sağlıyor. Günde iki su bardağı (350-400 gr) probiyotik kaynaklı yoğurt veya kefir tüketmek bağışıklığı belirgin şekilde güçlendiriyor.</p>
<p><strong>Bir tutam maydanozu limonla birlikte tüketin</strong></p>
<p>Maydanoz hem C vitamini hem de klorofil bakımından zengin bir besin. Klorofil oksijenlenmeyi artırırken toksinlerin de atılmasına yardımcı oluyor. Kahvaltıda veya salatalarda bir avuç maydanoz tüketmek  kış hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Limonla birlikte yenildiğinde C vitamini etkisi daha da güçleniyor. </p>
<p><strong>Her gün bir yumurta önemli</strong></p>
<p>Yumurta; A vitamini, D vitamini, çinko ve kaliteli protein içeriyor. Bu vitamin ile minerallerin<strong> </strong>bağışıklık hücrelerinin oluşumu ve onarımı için gerekli olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, “Günde bir adet yumurta tüketmek, özellikle mevsim geçişlerinde vücudun direncini artırır. Ancak, kan kolesterol seviyesi yüksek olan kişiler haftada üç adet yumurta tüketmeliler” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Günde 1,5 litre su içmeyi unutmayın </strong></p>
<p>Bağışıklık hücrelerinin büyük kısmı lenf sistemi içinde taşınıyor. Su olmazsa lenf akışı yavaşlıyor ve bağışıklık yanıtının gecikmesine sebep oluyor. Su aynı zamanda vücuttan toksinlerin atılmasını ve mukozaların savunma gücünü destekliyor. Dehidratasyon ise bağışıklığı hızla düşürüyor. Bu nedenle, susama hissiniz az olsa bile günde 1.5 litre (6–8 bardak) su  içmeyi asla ihmal etmeyin.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zerdecal-ve-karabiberi-birlikte-kullanin-594837">Zerdeçal ve karabiberi birlikte kullanın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D vitamini takviyesi almadan önce iki kez düşünün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-takviyesi-almadan-once-iki-kez-dusunun-590277</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2025 14:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[D Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[düşünün]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[takviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590277</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilinçsiz kullanılan D2 vitamini takviyesinin vücuttaki D3 vitamini düzeylerini düşürdüğü ortaya çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-takviyesi-almadan-once-iki-kez-dusunun-590277">D vitamini takviyesi almadan önce iki kez düşünün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilinçsiz kullanılan D2 vitamini takviyesinin vücuttaki D3 vitamini düzeylerini düşürdüğü ortaya çıktı.</p>
<p>Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Kalay, sağlıklı ve uzun yaşam arzusu için birçok kişinin bilinçsizce sarıldığı D vitamini takviyeleri hakkında şu bilgileri verdi:</p>
<p><strong>ÇOKÇA REÇETE EDİLİYOR AMA</strong></p>
<p>“Pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de D vitamini takviyesi kullanımı başı çekiyor. </p>
<p>D vitamini türevleri başta (kısırlık) infertilite tedavisi gören olgular olmak üzere, kronik yorgunluk ve depresif eğilim gösteren yetişkinlere hekimler tarafından da çokça reçete ediliyor.   </p>
<p>İngiltere’deki Surrey Üniversitesi, John Innes Merkezi ve Quadram Enstitüsü Biyobilim Bölümü tarafından yapılan büyük bir araştırma, yaygın olarak kullanılan D2 vitamini takviyesinin aslında vücuttaki D3 vitamini düzeylerini düşürdüğünü buldu ki bağışıklık sistemi ve genel sağlık için en etkili form vitamin D3’tür.</p>
<p>Birçok kişi kemikleri güçlendirmek ve bağışıklığı desteklemek için D vitamini alıyor ancak bu araştırma D2 takviyesinin D3 konsantrasyonlarını, hiçbir takviye almayan kişilerde görülen düzeylerin bile altına indirebildiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>D2 VİTAMİNİ D3 VİTAMİNİNİN DÜŞMANI MI?</strong></p>
<p>D vitamini esas olarak iki formda bulunur: D2 ve D3.</p>
<p>Vücut doğal olarak güneş ışığına maruz kaldığında D3 üretir ve bu formun, sağlıklı D vitamini düzeylerini artırma ve koruma konusunda çok daha etkili olduğu kanıtlanmıştır.</p>
<p>Bu sistematik derleme ve randomize kontrollü çalışmaların meta-analizinde, D2 alan katılımcıların D3 düzeylerinde düşüş gözlenmiş; bu da daha önce yaygın olarak fark edilmemiş olumsuz bir etkileşimi ortaya koymuştur.</p>
<p>Araştırmacılar, özellikle güneş ışığına az maruz kalınan dönemlerde, D3 vitamininin çoğu insan için daha güvenli ve daha etkili bir takviye seçeneği olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Bu keşif, uzmanların bitki bazlı D3 seçeneklerini önermesine ve halk sağlığını önceliklendirmek için sağlık yönergelerinin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulunmasına neden oluyor.</p>
<p>Yani günlük D vitamini takviyesi almadan önce iki kez düşünmek ve mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-takviyesi-almadan-once-iki-kez-dusunun-590277">D vitamini takviyesi almadan önce iki kez düşünün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp hastaları her sonbahar grip aşısı olmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali-585529</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 10:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kardiyo]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsim geçişleri, özellikle yazdan sonbahara geçiş, kalp sağlığı üzerinde doğrudan etkiler yaratabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali-585529">Kalp hastaları her sonbahar grip aşısı olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mevsim geçişleri, özellikle yazdan sonbahara geçiş, kalp sağlığı üzerinde doğrudan etkiler yaratabiliyor. Serinleyen hava; damarların daralmasına, kan basıncının yükselmesine ve kolesterol seviyelerinin artmasına yol açabiliyor. Bu dönemde kalbin özel bir korumaya ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Sonbahar sadece doğanın değil, vücudumuzun da değişim dönemi. Havanın soğumasıyla kalbin iş yükü artar. Bu nedenle dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve rutin kontrollerin ihmal edilmemesi her zamankinden daha önemli” dedi.</strong></p>
<p>Kalp sağlığını korumak için basit ama etkili adımlar atılabileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Serin havada tempolu yürüyüşler yapmak, sofrayı mevsime uygun sebze ve meyvelerle renklendirmek, gribin kalbe bindireceği yükü önleyebilecek grip aşısını olmak ve porsiyon kontrolünü gözetmek çok kıymetli. Sonbaharı bir tehdit değil, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmak için bir fırsat olarak görmeliyiz. Kalbe yapılan her küçük yatırım, uzun vadede sağlıklı ve kaliteli bir yaşam olarak geri döner” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Türk Kardiyoloji Derneği grip aşısını öneriyor</strong></p>
<p>Soğuk havalarla birlikte grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının arttığına dikkat çeken Koylan, “Grip gibi hastalıklar vücutta ciddi bir iltihaplanma oluşturur ve bu durum özellikle mevcut bir kalp rahatsızlığı olan kişilerde kalp krizi veya felç riskini önemli ölçüde tetikler. Bu tehlikeye karşı ise en etkili kalkan aşıdır. Türk Kardiyoloji Derneği’nin de aralarında bulunduğu dünya genelindeki sağlık otoriteleri, kalp hastalarının her sonbahar grip aşısı olmasını şiddetle tavsiye eder. Grip aşısı olmak sadece gripten korunmayı değil, aynı zamanda gribin kalbe yükleyebileceği ağır yükten korunmayı da sağlar” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Haftada en az iki porsiyon balık tüketilmeli </strong></p>
<p>Yazın hafifliğinin ardından gelen sonbaharın doyurucu ve sıcak yemeklerini doğru tercihlerle kalp sağlığı için bir avantaja çevirebiliriz diyen Prof. Dr. Koylan, “Balkabağı ve tatlı patates potasyum ve lif açısından oldukça zengin besinlerdir. Amerikan Kalp Derneği, potasyumun kan basıncını dengelemede sodyumun olumsuz etkilerini azalttığını, lifin ise kötü kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğunu vurguluyor. Sonbahar aynı zamanda palamut ve lüfer gibi yağlı balıkların en lezzetli olduğu dönemdir. Bu balıkların içerdiği omega-3 yağ asitleri trigliserit seviyelerini düşürür, damar plak oluşumunu yavaşlatır ve kan basıncını düzenleyerek kalp sağlığını destekler. Bu nedenle haftada en az iki porsiyon yağlı balık tüketilmesi önerilir. Ayrıca mevsimin taze meyveleri nar, elma ve armut; antioksidanlar ve flavonoidler açısından zengindir. Özellikle narın damar sağlığını koruyucu etkilerini gösteren çok sayıda bilimsel çalışma mevcut” dedi.</p>
<p><strong>Düzenli fiziksel aktivite çok önemli</strong></p>
<p>Bunaltıcı sıcakların geride kalmasının egzersiz için mükemmel bir fırsat sunduğunu ifade eden Koylan, “Düzenli fiziksel aktivite kalp kasını güçlendirir, kan dolaşımını iyileştirir ve stresi azaltır. Sararmış yaprakların üzerinde, serin ve temiz havada yapılacak 30 dakikalık bir yürüyüş hem ruhu hem de kalbi besler. Bu, kan basıncını ve kolesterolü düzenlemenin en kolay yollarından biridir. Yağmurlu ve soğuk günlerde de internet üzerinden ulaşılabilen yoga, pilates veya düşük etkili kardiyo videoları sayesinde ev konforunda da aktif kalmak mümkün yeter ki istikrarını koruyun” dedi.</p>
<p><strong>D vitamini takviyesi gerekebilir</strong></p>
<p>Güneş ışınlarının azalmasıyla birlikte vücuttaki D vitamini üretiminin de azaldığını belirten Koylan, “Araştırmalar, D vitamini eksikliğinin yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve diğer kardiyovasküler hastalık riskleriyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle öncelikle bir kan tahlili ile D vitamini seviyesini öğrenmek ardından doktor önerisiyle takviye kullanmak kalp sağlığı açısından fark yaratabilir. Bunun yanında somon gibi yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünlerini beslenme planınıza ekleyebilirsiniz. Ayrıca güneşli günlerde öğle saatlerinde 15-20 dakika yüzünüzü ve kollarınızı güneşe göstermeyi de ihmal etmeyin” dedi.</p>
<p><strong>Mevsimsel depresyon kalp için tehlikeli</strong></p>
<p>Günlerin kısalması ve havanın kapanmasının bazı insanlarda mevsimsel depresyona yol açabileceğini vurgulayan Koylan, “Mevsimsel duygu durum bozukluğunda ortaya çıkan stres, anksiyete ve depresyon, kortizol gibi stres hormonlarını artırarak kan basıncını yükseltir ve kalp sağlığını olumsuz etkiler. Ruh halinizi yükseltmek için sevdiklerinizle vakit geçirmek, yeni bir hobi edinmek, meditasyon ya da derin nefes egzersizleri yapmak faydalı olabilir. Sabahları perdelerinizi açıp gün ışığından yararlanmak bile biyolojik saatinizi düzenleyerek ruh halinizi iyileştirebilir. Unutmayın, mutlu bir zihin sağlıklı bir kalbin en iyi dostudur” şeklinde konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali-585529">Kalp hastaları her sonbahar grip aşısı olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D vitamini için 15 dakika yeterli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-icin-15-dakika-yeterli-2-564380</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2025 09:02:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dakika]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[yeterli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=564380</guid>

					<description><![CDATA[<p>D vitamini almak için nelere ihtiyacımız var? Uzmanlar, vücudun güneş ile D vitaminini aktif hale getirdiğini ifade ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-icin-15-dakika-yeterli-2-564380">D vitamini için 15 dakika yeterli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>D vitamini almak için nelere ihtiyacımız var? Uzmanlar, vücudun güneş ile D vitaminini aktif hale getirdiğini ifade ediyor.</p>
<p>Kemik sağlığı, bağışıklık sistemi ve düzenli ruh hali için D vitamini olmazsa olmaz. Vücutta halihazırda bulunan bu vitamin etkin hale gelebilmek için güneş ışığına ihtiyaç duyuyor. Güneşlenmenin D vitamini sentezi için en doğal yol olduğunu paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Ancak sağlığımız için D vitamini almak isterken yanlış koşullarda güneşlenme nedeniyle cilt kanseri riskini de artırabiliriz. Güneşten gelen zararlı UV ışınları, melanom yani cilt kanserinin bir numaralı sebeplerinden biri. Bu nedenle doğru güneşlenme bilincini toplum genelinde yaygınlaştırmak önemli” diye konuştu.</p>
<p><b><strong>UV Işınları En Dik Açıyla Geldiği Öğle Saatlerinde Gelir </strong></b></p>
<p>UV ışınlarının en dik açıyla geldiği öğle saatlerinde, cilt hücrelerinin mutasyona uğrayarak cilt kanseri gibi hayati hastalıklar oluşturabileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Kısa süreli D vitamini sentezi için açık tenlilerde 10-15, koyu tenlilerde ise 20-30 dakika yeterli. Güneş ışınları 09.00–10.30 arasında ya da 16.00 sonrasında değerlendirilmeli. Bu süre zarfında kollar, bacaklar ve yüzün yalnızca yüzde 20–25’i açıkta kalmalı. Güneş kremi, şemsiye ya da şapka olmadan öğle saatlerinde güneş altında 10-15 dakikadan fazla kalmak, ciltte DNA hasarına yol açabilir. D vitamininin dostumuz, UV fazlasının ise düşmanımız olduğunu unutmamalıyız” uyarısında bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, cilt kanserine karşı alınabilecek önlemleri sıraladı:</p>
<ol>
<li>Hem UVA hem de UVB korumalı güneş kremleri bebeklikten itibaren yaz-kış düzenli olarak kullanılmalı.</li>
<li>Şapka, güneş gözlüğü ve UV korumalı kıyafetlerle cilt korunmalı.</li>
<li>Yılda en az bir kez büyüteçli bir cihazla cildin kontrol edilmesi anlamına gelen dermoskopi yaptırılmalı. Ailede melanom öyküsü varsa daha sık kontrole gidilmeli.</li>
<li>Vücuttaki tüm leke ve benler takip edilmeli, değişiklik varsa not alınmalı.</li>
<li>Benlerin renk, şekil veya boyutlarında gözle görülür değişiklikler fark edilirse zaman kaybetmeden mutlaka dermatoloğa başvurulmalı.</li>
<li>Dermoskopik kontrol yapılmadan benlere herhangi bir lazer veya cerrahi uygulama yaptırılmamalı.</li>
<li>10.30–16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca gölgede kalınmalı, güneş ışığına direkt maruziyetten kaçınılmalı.</li>
<li>Yapay bronzlaşma cihazları cilt kanseri riskini artıracağı için solaryumdan uzak durulmalı.</li>
<li>Özellikle çocuklukta oluşan ciddi güneş yanıkları ileride melanom riskini artıracağı için çocukların hassas cildi büyük özenle korunmalı. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</li>
</ol>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-icin-15-dakika-yeterli-2-564380">D vitamini için 15 dakika yeterli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D vitamini için 15 dakika yeterli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-icin-15-dakika-yeterli-561459</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 08:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dakika]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[yeterli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561459</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kemik sağlığı, bağışıklık sistemi ve düzenli ruh hali için D vitamini olmazsa olmaz. Vücutta halihazırda bulunan bu vitamin etkin hale gelebilmek için güneş ışığına ihtiyaç duyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-icin-15-dakika-yeterli-561459">D vitamini için 15 dakika yeterli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kemik sağlığı, bağışıklık sistemi ve düzenli ruh hali için D vitamini olmazsa olmaz. Vücutta halihazırda bulunan bu vitamin etkin hale gelebilmek için güneş ışığına ihtiyaç duyuyor. Güneşlenmenin D vitamini sentezi için en doğal yol olduğunu paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Ancak sağlığımız için D vitamini almak isterken yanlış koşullarda güneşlenme nedeniyle cilt kanseri riskini de artırabiliriz. Güneşten gelen zararlı UV ışınları, melanom yani cilt kanserinin bir numaralı sebeplerinden biri. Bu nedenle doğru güneşlenme bilincini toplum genelinde yaygınlaştırmak önemli” dedi.</strong></p>
<p>UV ışınlarının en dik açıyla geldiği öğle saatlerinde, cilt hücrelerinin mutasyona uğrayarak cilt kanseri gibi hayati hastalıklar oluşturabileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Kısa süreli D vitamini sentezi için açık tenlilerde 10-15, koyu tenlilerde ise 20-30 dakika yeterli. Güneş ışınları 09.00–10.30 arasında ya da 16.00 sonrasında değerlendirilmeli. Bu süre zarfında kollar, bacaklar ve yüzün yalnızca yüzde 20–25’i açıkta kalmalı. Güneş kremi, şemsiye ya da şapka olmadan öğle saatlerinde güneş altında 10-15 dakikadan fazla kalmak, ciltte DNA hasarına yol açabilir. D vitamininin dostumuz, UV fazlasının ise düşmanımız olduğunu unutmamalıyız” uyarısında bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, cilt kanserine karşı alınabilecek önlemleri sıraladı:</p>
<ol>
<li>Hem UVA hem de UVB korumalı güneş kremleri bebeklikten itibaren yaz-kış düzenli olarak kullanılmalı.</li>
<li>Şapka, güneş gözlüğü ve UV korumalı kıyafetlerle cilt korunmalı.</li>
<li>Yılda en az bir kez büyüteçli bir cihazla cildin kontrol edilmesi anlamına gelen dermoskopi yaptırılmalı. Ailede melanom öyküsü varsa daha sık kontrole gidilmeli.</li>
<li>Vücuttaki tüm leke ve benler takip edilmeli, değişiklik varsa not alınmalı.</li>
<li>Benlerin renk, şekil veya boyutlarında gözle görülür değişiklikler fark edilirse zaman kaybetmeden mutlaka dermatoloğa başvurulmalı.</li>
<li>Dermoskopik kontrol yapılmadan benlere herhangi bir lazer veya cerrahi uygulama yaptırılmamalı.</li>
<li>10.30–16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca gölgede kalınmalı, güneş ışığına direkt maruziyetten kaçınılmalı.</li>
<li>Yapay bronzlaşma cihazları cilt kanseri riskini artıracağı için solaryumdan uzak durulmalı.</li>
<li>Özellikle çocuklukta oluşan ciddi güneş yanıkları ileride melanom riskini artıracağı için çocukların hassas cildi büyük özenle korunmalı.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-icin-15-dakika-yeterli-561459">D vitamini için 15 dakika yeterli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ruhun vitamini, gerçek arkadaşlık!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ruhun-vitamini-gercek-arkadaslik-560872</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 13:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[ruhun]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, arkadaşlık ilişkilerinin psikolojik sağlık üzerindeki önemi ve gerçek sosyal bağların yaşam kalitesine katkısı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ruhun-vitamini-gercek-arkadaslik-560872">Ruhun vitamini, gerçek arkadaşlık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, arkadaşlık ilişkilerinin psikolojik sağlık üzerindeki önemi ve gerçek sosyal bağların yaşam kalitesine katkısı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Arkadaşlık, güven ve duygusal destek sunar…</strong></p>
<p>İnsanların doğası gereği sosyal varlıklar olduğunu hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Doğduğumuz andan itibaren, bağ kurmak, anlaşılmak ve kabul görmek isteriz.” dedi.</p>
<p>Bu ihtiyaçların en samimi karşılandığı yerlerden birinin de arkadaşlıklar olduğunu aktaran Aydın, “Arkadaşlık, sadece birlikte vakit geçirme değil; duygusal anlamda paylaşımda bulunma, destek alma ve kendini güvende hissetme zeminidir. Psikolojik olarak arkadaşlık, yalnızlık hissini azaltır, özsaygıyı artırır ve stresle başa çıkmayı kolaylaştırır. Örneğin, bir sınav öncesi kaygılandığınızda, sizi motive eden ya da birlikte konuları tekrar ettiğiniz bir arkadaş, sadece başarınızı değil ruh sağlığınızı da olumlu etkiler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal destek, bir nevi ruhun vitamini gibi…</strong></p>
<p>Yapılan birçok bilimsel araştırmanın, güçlü sosyal bağları olan insanların daha uzun yaşadığını, daha az depresyona girdiğini ve fiziksel hastalıklarla daha iyi baş ettiğini gösterdiğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“Sosyal destek, bir nevi ruhun vitamini gibidir. İşten çıkarılan bir kişi yalnızsa bu süreci daha yıkıcı bir şekilde yaşayabilirken, arkadaşları olan biri dertleşebilir, öneri alabilir, duygusal yükünü paylaşabilir. İşte dayanışma burada devreye girer. ‘Yalnız değilim’ hissi, birçok psikolojik sarsıntıyı hafifletir. Ayrıca birlikte gülmek, birlikte üzülmek, hayatı daha anlamlı kılar.”</p>
<p><strong>Arkadaşlar sadece zaman geçirdiğimiz insanlar değil, kişiliğimizi etkileyen güçlü aynalar!</strong></p>
<p>“Arkadaşlarımız, kim olduğumuzun aynası gibidir.” diyen Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Onlarla kurduğumuz ilişkiler, hangi değerlere önem verdiğimizi, nelere güldüğümüzü, nelere üzüldüğümüzü gösterir. Özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde arkadaş grupları, kimliğin şekillenmesinde büyük rol oynar.” dedi.</p>
<p>Sanata düşkün, üretken bir arkadaş grubunun içinde yer alan bir gencin, bu çevrenin etkisiyle kendini ifade etme yolları geliştirerek sanatsal etkinliklere yöneleceğini ifade eden Aydın, “Buna karşın, sürekli olumsuz konuşan ve her şeyi eleştiren bir grupta olan biri zamanla kendi benlik algısında da bir karamsarlık geliştirebilir. Yani arkadaşlarımız sadece zaman geçirdiğimiz insanlar değil, kişiliğimizi etkileyen güçlü aynalardır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Farklılıklar kişinin hem dünyaya bakışını hem de kendine olan anlayışını derinleştirir…</strong></p>
<p>Farklı kültürlerden ya da yaşam tarzlarından gelen arkadaşların, düşünce dünyamızı genişleteceğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Her insan, kendi yaşadığını ‘doğru’ ya da ‘normal’ olarak kabul etme eğilimindedir. Ancak farklılıklarla karşılaştıkça, alternatif yaşam biçimlerini, başka bakış açılarını keşfederiz. Bu da empati yeteneğimizi artırır, hoşgörüyü besler.” dedi.</p>
<p>Hiç seyahat etmeyen birinin, başka bir ülkeden gelen arkadaşı sayesinde o kültürün yemeklerini, müziklerini, bayram geleneklerini öğrenebileceğini ya da farklı ekonomik geçmişe sahip bir arkadaşın, hayata karşı daha sade ya da farklı bir duruş kazandırabileceğini söyleyen Aydın, bu çeşitliliğin kişinin hem dünyaya bakışını hem de kendine olan anlayışını derinleştireceğini vurguladı.</p>
<p><strong>Arkadaşlık sadece bir sosyal alışkanlık değil, psikolojik bir ihtiyaç!</strong></p>
<p>Teknoloji sayesinde dünyanın öbür ucundaki insanlarla bile iletişim kurmanın mümkün hale geldiğini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu, birçok açıdan avantajlı. Ancak sanal arkadaşlıklar, yüz yüze ilişkilerin yerini tam anlamıyla dolduramıyor. Dijital ortamda kurulan ilişkilerde beden dili, göz teması, dokunma gibi bağ kurmayı derinleştiren unsurlar eksik kalıyor.” dedi.</p>
<p>Sosyal medyada sıkça mesajlaşılan kişilerle yüz yüze geldiğinizde konuşmaların aynı doğallıkta olmayabileceğine dikkat çeken Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çünkü dijital ortamda iletişim daha kontrollüdür, anlık tepkiler sınırlıdır. Bu da duygusal yakınlık kurmayı zorlaştırabilir. Ayrıca sanal ortamlardaki ilişkilerde kişiler bazen sadece ‘görünmek istedikleri gibi’ davranabilir. Bu da gerçek bağın oluşmasını engeller. Elbette internet üzerinden kurulan dostluklar da değerli olabilir; özellikle ortak ilgi alanlarında birleşen insanları bir araya getirir. Ancak denge önemlidir. Yüz yüze ilişkilerde kurulan bağların derinliği ve kalıcılığı çoğu zaman daha fazladır.</p>
<p>Arkadaşlık sadece bir sosyal alışkanlık değil, psikolojik bir ihtiyaçtır. Hayatın zorluklarında omuz veren, sevinçleri büyüten, aynaya baktığımızda kendimizi daha net görmemizi sağlayan dostluklar, ruh sağlığımız için vazgeçilmezdir. Farklılıklara açık olmak, çevremizi çeşitlendirmek ve teknolojinin sunduklarını dengeyle kullanmak, daha sağlıklı ve doyurucu ilişkiler kurmamıza yardımcı olur. Unutmayalım, gerçek bir dost bazen bir terapistten daha fazla iyi gelir.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ruhun-vitamini-gercek-arkadaslik-560872">Ruhun vitamini, gerçek arkadaşlık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D Vitamini Eksikliğinin Anne ve Bebeğe 8 Olumsuz Etkisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-anne-ve-bebege-8-olumsuz-etkisi-547240</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 11:42:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğe]]></category>
		<category><![CDATA[eksikliğinin]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücutta kemiklerin oluşup sağlıklı kalmasında kalsiyumla birlikte önemli bir fonksiyonu olan D vitamini, bağışıklık sistemini destekleyerek kasların ve beyin hücrelerinin çalışmasını sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-anne-ve-bebege-8-olumsuz-etkisi-547240">D Vitamini Eksikliğinin Anne ve Bebeğe 8 Olumsuz Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücutta kemiklerin oluşup sağlıklı kalmasında kalsiyumla birlikte önemli bir fonksiyonu olan D vitamini, bağışıklık sistemini destekleyerek kasların ve beyin hücrelerinin çalışmasını sağlıyor. DNA’ya doğrudan bağlanabildiği için aynı zamanda bir hormon olarak sınıflandırılan D vitamininin vücuttaki miktarı; cilt rengi, hangi coğrafyada yaşandığı ve yaşam tarzına göre değişebiliyor. Vitamin D’nin eksikliğinin de özellikle anne adayları ve bebeklere olumsuz etkileri olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Endokrinoloji ve Neonatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, hamileler ve bebeklerde D vitamininin eksikliği ile ilgili önemli uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>D vitamini en çok güneşten alınır</strong></p>
<p>Vücudun ne kadar D vitamini ürettiği birçok unsura bağlıdır. Bunlar arasında güneş ışınlarına hangi saatler arasında maruz kalındığı, mevsim, hangi coğrafyada yaşandığı ve cildin rengi önemlidir. Mesela nerede yaşadığınıza ve yaşam tarzınıza bağlı olarak, kışın güneşten çok ya da az veya hiç D vitamini alamazsınız. Yumurta, süt, balık ile hayvansal besinlerin yanı sıra mantar ve bazı sebzelerde de bulunan D vitamini en çok güneşten alınmaktadır. Vücutta yeterli miktarda D vitamini sentezlenmediğinde ve özellikle gebelik döneminde eksik olan D vitamini hem annede hem de doğumdan sonra bebekte ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. </p>
<p><strong>D vitamini hormon olarak da kabul ediliyor</strong></p>
<p>Vitamin D, bir vitamin olarak bilinmekte ise de hayatın tüm dönemlerinde birçok doku ve fonksiyonlarına olumlu etkileri nedeniyle hormon özelliği taşıdığı da kabul edilmektedir.</p>
<p>Vitamin D eksikliği rikets, kemik zayıflığı, kemik erimesi ve çocuklarda erişkinlerde, yaşlılarda kemik kırıklarına yol açmaktadır.  Bu etkilerinin dışında vücut bağışıklığı, kardiovasküler fonksiyonlar, metabolik hastalık tablosu, kanser ve otoimmun hastalıklar açısından koruyucu etkileri ortaya konulmuştur. Böbreklerde aktif D vitamini formuna dönüşür.  Diğer etkilerine ek olarak beyin dokusunda önemli rollere sahiptir. Nöronlarda artma ve farklılaşma aşamalarında beyin ve sinirlerde vitamin D reseptörlere bağlanarak etki eder. Nörolojik gelişmeye olumlu katkıları ile ileri yaşlarda görülen dejeneratif beyin hastalıkları olasılığı azalmaktadır.</p>
<p><strong>D vitamini eksikliğinin anne adayına etkileri</strong></p>
<ul>
<li>Gebelikte D vitamini eksikliği maternal inflamasyonun artışı ile birlikte tansiyon yükselmesi ve proteinüri yani preeklampsi olasılığını artırır. Bu durum hamileler ve anne karnındaki bebeklerde hayati riske yol açabilir. Ayrıca gebelik diyabeti gelişebilir. Bebekte ise prematürite ve intrauterin büyüme kısıtlanmasına yol açmaktadır.</li>
<li>Gebelikte obezite  % 22 oranında gözlenmektedir. Gebelerde obezite artışı D vitamini eksikliğinde daha sıktır. Yağ dokusunun artışı ile D vitamini düzeyi düşmeye başlar ve anne-bebek için olumsuz sonuçlara yol açar.</li>
<li>Gebelikte D vitamini eksikliği bağışıklık sistemini bozarak viral efeksiyonlarda artışa yol açar ve anne ile bebekte bir dizi probleme yol açar.</li>
<li>Vajende aerobik ve anaerobik bakterilerin artışı bakteriel vajinosiz olarak bilinir. Vitamin D düzeyi yetersiz olan gebelerde vajinozis artar ve servikal bölgede (rahim) ve amnios sıvısında enfeksiyon gelişir. Bu durum prematüre doğum ve nörolojik problemlere yol açabilmektedir.</li>
</ul>
<p><strong>D vitamini düşüklüğünün bebeğe etkileri</strong></p>
<ul>
<li>İntrauterin büyüme kısıtlanması, prematür doğum, düşük doğum ağırlığı</li>
<li>Nöral tüp defektlerinde artış (belde açıklık ve kese)</li>
<li>Gebelikte D vitamini eksikliğine bağlı enflamasyonla beyin gelişimi de olumsuz etkilenmektedir. Bebeklerde serebral palsy, anksiete, depresyom, otizm ve dikkat eksikliği hiperaktive bozuklukları sık görülmektedir. İlerleyen yaşlarda şizofreni, depresyon, demans ve Parkinson gibi dejeneratif beyin hastalıkları olasılığı artmaktadır. Ayrıca kardiovasküler problemler, metabolik sendrom, kanser ve otoimmun hastalıklarda artış daha fazla gözlenir.</li>
<li>Kemik gelişimi ve sağlığında sorunlar oluşabilir. Bunlar arasında raşitizm,  osteomalazi, osteopeni, osteoporoz ve kırıklarda artma gözlenir.</li>
</ul>
<p><strong>D vitamini eksikliğinde ne yapılmalı?</strong></p>
<p> Ülkemizde 2005 yılında yapılan araştırmada gebelerde % 81,7 ve bebeklerde % 40 oranında D vitamini eksikliği saptanmıştır. Gebelik öncesinde vitamin D kaynakları ile beslenme ve D vitamini desteği önemlidir. Gebelikte D vitamini düzeyi 20 nanogram/ml altında ise yetersiz, 12 altında ise düşük olarak yorumlanır. T.C. Sağlık Bakanlığı gebelerde 12 haftadan sonra ve doğumdan itibaren 6 ay süreyle günlük D vitamini desteğinin 1200 ünite olarak uygulanmasını önermektedir. Anne adaylarında yoğurt tüketimi de önemlidir. Bebeklere ise günlük 400 ünite D vitamini verilmektedir.       </p>
<p><strong>15-20 dakika güneşlenmek yeterli</strong></p>
<p>Gebeler, D vitamininden zengin olan yumurta, süt, yoğurt,  karaciğer ve balık (somon, sardalya, uskumru, morina gibi) tüketimine önem vermelidir. Bir yumurta 20, bir bardak süt 100, 1 tatlı kaşığı balık yağı 400,  100 gram somon balığı 345 ünite D vitamini içermektedir. D vitamini için güneşlenme önemli bir kaynaktır. Derinin hafif pembeleşmesinin gerçekleştiği 15-30 dakika güneşlenme ile 2000 ünite D vitamini üretilmektedir.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-anne-ve-bebege-8-olumsuz-etkisi-547240">D Vitamini Eksikliğinin Anne ve Bebeğe 8 Olumsuz Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lahana Turşusunun C Vitamini Mucizesi: Keşfedin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lahana-tursusunun-c-vitamini-mucizesi-kesfedin-446105</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Mar 2024 21:12:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[keşfedin]]></category>
		<category><![CDATA[lahana]]></category>
		<category><![CDATA[mucizesi]]></category>
		<category><![CDATA[turşusunun]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lahana turşusunun C vitamini mucizesini keşfedin! Bağışıklık sisteminizi güçlendiren ve her yudumda sağlık sunan bu mucizevi besini ve sırlarını öğrenin.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lahana-tursusunun-c-vitamini-mucizesi-kesfedin-446105">Lahana Turşusunun C Vitamini Mucizesi: Keşfedin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><strong>Lahana turşusu</strong><span>, hem lezzetli hem de sağlık açısından pek çok fayda sunan bir besindir. Özellikle </span><strong>C vitamini</strong><span> bakımından oldukça zengin olan lahana turşusu, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur ve pek çok hastalığa karşı koruma sağlar. Lahana turşusunun C vitamini açısından zenginliğine ve sağlık üzerindeki olumlu etkilerini sizler için derledik. </span><br /></b></p>
<p><i>Lahana turşusunun</i> C vitamini deposu olmasının yanı sıra, sindirim sistemi sağlığına da olumlu etkileri bulunmaktadır. <b>Fermentasyon</b> süreci sayesinde probiyotik bakteriler açısından zenginleşen lahana turşusu, bağırsak florasını düzenleyerek sindirimi kolaylaştırır ve bağırsak sağlığını korur.</p>
<p><u>Antioksidan</u> özellikleri sayesinde, lahana turşusu vücuttaki serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını önler ve yaşlanma sürecini yavaşlatır. Aynı zamanda, kronik hastalıkların önlenmesine de katkıda bulunur.</p>
<ul>
<li>C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir.</li>
<li>Probiyotikler sindirim sistemini düzenler.</li>
<li>Antioksidanlar hücre hasarını önler.</li>
</ul>
<p>Lahana turşusunu düzenli olarak tüketmek, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için önemli bir adımdır. C vitamini zenginliği ve diğer sağlık faydaları ile lahana turşusu, mutfağınızda yer alması gereken besinlerden biridir.</p>
<p><b>Bağışıklık Sisteminizi Güçlendiren Kahraman: Lahana Turşusu</b></p>
<p><strong>Lahana turşusu</strong>, özellikle kış aylarında bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için mükemmel bir seçenektir. Bu lezzetli turşu, <i>C vitamini</i> açısından oldukça zengindir. C vitamini, vücudun enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olan önemli bir antioksidandır.</p>
<p>Lahana turşusu aynı zamanda probiyotikler açısından da zengindir. Probiyotikler, bağırsak sağlığını iyileştiren ve dolayısıyla <u>bağışıklık sistemini güçlendiren</u> iyi bakterilerdir. Bağışıklık sisteminin büyük bir kısmı bağırsaklarda bulunduğu için, sağlıklı bir bağırsak florası genel sağlık için de önemlidir.</p>
<ul>
<li><b>C vitamini</b> sayesinde antioksidan desteği sağlar.</li>
<li>Probiyotik içeriği ile bağırsak sağlığını destekler.</li>
<li>Soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların önlenmesine yardımcı olur.</li>
<li>Anti-inflamatuar özellikleri sayesinde vücutta iltihaplanmayı azaltır.</li>
</ul>
<p>Lahana turşusunu düzenli olarak tüketmek, bağışıklık sisteminizi güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli hale getirebilir. Ayrıca, lezzetli bir turşu olarak yemeklerinize eşsiz bir tat da katabilir.</p>
<p><b>Lahana Turşusunun Sırları: Sağlık İçin Neden Önemli?</b></p>
<p><strong>Lahana turşusu</strong>, lezzetiyle sofralarımızı süsleyen, beslenmemizin önemli bir parçası olan bir gıdadır. Ancak lezzetinin yanı sıra, sağlık üzerindeki olumlu etkileriyle de dikkat çeker. Bu yazımızda, lahana turşusunun sağlık için neden önemli olduğunu detaylı bir şekilde inceliyoruz.</p>
<p>Lahana turşusu, <strong>mükemmel bir C vitamini kaynağıdır</strong>. C vitamini, vücudumuz için hayati önem taşır; bağışıklık sistemimizi güçlendirir, enfeksiyonlara karşı koruma sağlar ve cildimizin sağlığını korumamıza yardımcı olur.</p>
<p><i>Lahana turşusunun</i> fermentasyon süreci sırasında, probiyotikler adı verilen sağlığa faydalı mikroorganizmalar üretilir. Bu probiyotikler, sindirim sistemimizin sağlığını destekler, sindirimi kolaylaştırır ve bağırsak florasını iyileştirir.</p>
<p><u>Lahana turşusu</u>, aynı zamanda güçlü antioksidanlar içerir. Antioksidanlar, vücudumuzda zararlı serbest radikallerle mücadele eder, oksidatif stresi azaltır ve kronik hastalıkların riskini düşürür.</p>
<p><b>Sulforafan</b>, lahana turşusunda bulunan önemli bir bileşendir. Sulforafanın kansere karşı koruyucu etkileri olduğu ve hücrelerin hasar görmesini önleyebileceği bilinmektedir.</p>
<ul>
<li>C Vitamini İçeriği</li>
<li>Probiyotik Zenginliği</li>
<li>Antioksidanlar</li>
<li>Sulforafan İçeriği</li>
</ul>
<p>Lahana turşusunun sağlık üzerindeki bu etkileri, onu beslenme düzenimizde önemli bir yere koymamız için yeterli sebepler sunar. Günlük diyetimize dahil ederek, hem lezzetli hem de sağlıklı bir seçim yapmış oluruz.</p>
<p><b>Her Yudumda Sağlık: Lahana Turşusu ile C Vitamini Takviyesi</b></p>
<p><b>Lahana turşusu</b>, sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda yüksek <b>C vitamini</b> içeriğiyle de dikkat çeken bir besindir. Özellikle kış aylarında, soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların önlenmesinde büyük rol oynar. Lahana turşusu, <i>fermantasyon</i> süreci sayesinde probiyotik özellikler kazanır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.</p>
<p><u>C vitamini</u>, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu en önemli vitaminlerden biridir. Antioksidan özelliği sayesinde hücreleri serbest radikallerden korur, cilt sağlığını iyileştirir ve demir emilimini artırır. Lahana turşusunun bu mucizevi vitaminle dolu olması, onu kış aylarının vazgeçilmez bir parçası yapar.</p>
<p><strong>Her yudumda sağlık</strong> sunan lahana turşusu, evde kolaylıkla hazırlanabilir ve düzenli tüketildiğinde vücut sağlığına katkıda bulunur. C vitamini takviyesi olarak lahana turşusunun tüketimi, özellikle kış aylarında bağışıklık sistemini destekleyerek hastalıklara karşı koruma sağlar.</p>
<ul>
<li><b>Fermentasyon</b> sürecindeki lahana, doğal yollardan C vitamini kazanır.</li>
<li><i>Probiyotik</i> özellikleriyle bağışıklık sistemini güçlendirir.</li>
<li><u>Antioksidan</u> özellikteki C vitamini ile hücreleri korur.</li>
</ul>
<p>Lahana turşusu, sağlıklı bir yaşam için her gün tüketilebilir. C vitamini zengini bir diyetle, kış aylarını sağlıkla geçirebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lahana-tursusunun-c-vitamini-mucizesi-kesfedin-446105">Lahana Turşusunun C Vitamini Mucizesi: Keşfedin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saç, cilt ve diş sağlığı için C vitamini çok önemli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sac-cilt-ve-dis-sagligi-icin-c-vitamini-cok-onemli-436493</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 10:40:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük beslenme ile karşılanması gereken C vitamini ihtiyacı, bazı durumlar ve düzensiz beslenme alışkanlıklarıyla karşılanamayabiliyor. Günlük beslenme ile C vitamini eksikliğinin olmadığına vurgu yapan Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Özellikle kronik ishal durumunda, yanıklarda ya da cerrahi girişimlerden sonra düzensiz beslenen kişilerde, alkol, sigara kullananlarda C vitamini eksikliği ortaya çıkıyor.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sac-cilt-ve-dis-sagligi-icin-c-vitamini-cok-onemli-436493">Saç, cilt ve diş sağlığı için C vitamini çok önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günlük beslenme ile karşılanması gereken C vitamini ihtiyacı, bazı durumlar ve düzensiz beslenme alışkanlıklarıyla karşılanamayabiliyor. Günlük beslenme ile C vitamini eksikliğinin olmadığına vurgu yapan Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Özellikle kronik ishal durumunda, yanıklarda ya da cerrahi girişimlerden sonra düzensiz beslenen kişilerde, alkol, sigara kullananlarda C vitamini eksikliği ortaya çıkıyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, C vitamini eksikliği konusunu değerlendirerek, C vitamini eksikliği nasıl giderilir bilgi verdi.</p>
<p><strong>C vitamini turunçgillerde bol miktarda bulunuyor</strong></p>
<p>Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, normal koşullarda günlük beslenme ile C vitamini eksikliğinin olmadığına işaret ederek, “Çünkü C vitamini turunçgiller adını verdiğimiz besinlerde bol miktarda bulunuyor. Fakat yeteri kadar dengeli beslenilmeyen durumlarda özellikle kronik ishal durumunda, yanıklarda ya da cerrahi girişimlerden sonra düzensiz beslenen kişilerde, alkol, sigara kullananlarda C vitamini eksikliği ortaya çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Bu gibi durumlarda C vitamini takviyesi gerektiğine dikkat çeken Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Düzenli bir yaşam, saç, cilt ve diş sağlığı için C vitamini oldukça önemlidir.” diye bilgi verdi.</p>
<p><strong>C vitamini eksikliği nasıl giderilir?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Aytaç Atamer, “C vitamini eksikliği normal koşullarda pek fazla görülmüyor. C vitamini eksikliği olan durumlarda oral denilen yolla, damar ya da kalçadan doktor tavsiyesi ile takviye alınabilir. Özellikle kış aylarına girdiğimiz dönemde üst solunum yolu enfeksiyonları artmaktadır. Bu enfeksiyonları daha kolay atlatmak için C vitamini takviyeleri almak gerekir” dedi.</p>
<p><strong>C vitamini eksikliği belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>C vitamininin ısıya dayanıksız, vücutta üretilmeyen bir vitamin olduğunu da söyleyen Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“C vitamini çok önemli bir antioksidan kaynağıdır, bu nedenle enfeksiyonların, kanserin oluşmasını önleyen önemli bir vitamindir. Bunun dışında C vitamini vücudumuzdaki kolajen sentezinde önemli rol oynuyor ve kolajen yapısını oluşturuyor. Kolajen eksikliğinde ciltte buruşukluk, saçlarda kuruma, kolay kırılma ortaya çıkıyor. C vitamini aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirdiği için özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarında vücut direncini de artırıyor ve hastalığın iyileşmesinde önemli bir rol oynuyor. C vitaminin eksikliğinde diş eti kanaması, eklemlerde ağrı şişlik ve kolay morarmalar da görülüyor.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sac-cilt-ve-dis-sagligi-icin-c-vitamini-cok-onemli-436493">Saç, cilt ve diş sağlığı için C vitamini çok önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Glutatyon ve c vitamini kolajen üretimini destekliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/glutatyon-ve-c-vitamini-kolajen-uretimini-destekliyor-431236</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Dec 2023 06:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[destekliyor]]></category>
		<category><![CDATA[glutatyon]]></category>
		<category><![CDATA[kolajen]]></category>
		<category><![CDATA[üretimini]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=431236</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağışıklık sistemimizin güçlü olmasını istediğimiz, bir sıcak bir soğuk geçen kış mevsiminde C vitaminine her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Sadece C vitaminine değil, bununla birlikte Glutatyon takviyenizi yapmanız da hem karaciğer problemleriniz hem kırışıklık veya lekeleriniz için hem de bağışıklık sisteminizi güçlendirebilmeniz için önemli. Konu hakkında merak edilenleri Liv Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Koçoğlu anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/glutatyon-ve-c-vitamini-kolajen-uretimini-destekliyor-431236">Glutatyon ve c vitamini kolajen üretimini destekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bağışıklık sistemimizin güçlü olmasını istediğimiz, bir sıcak bir soğuk geçen kış mevsiminde C vitaminine her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Sadece C vitaminine değil, bununla birlikte Glutatyon takviyenizi yapmanız da hem karaciğer problemleriniz hem kırışıklık veya lekeleriniz için hem de bağışıklık sisteminizi güçlendirebilmeniz için önemli. Konu hakkında merak edilenleri Liv Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Koçoğlu anlattı.</strong></p>
<p><strong>C vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirir</strong></p>
<p>C vitamini, vücutta bir dizi önemli fonksiyona sahiptir. Bunlar arasında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, demir emiliminin artırılması, kolajen üretiminin desteklenmesi, antioksidan etkisi ile hücreleri serbest radikallerin zararlarından koruma gibi görevler bulunur.</p>
<p>Günlük C vitamini ihtiyacı yaşa, cinsiyete, hamilelik durumuna ve kişisel sağlık koşullarına bağlı olarak değişebilir.</p>
<p>Genellikle yetişkinler için önerilen günlük alım miktarı ortalama 60-90 mg arasındadır.</p>
<p><strong>C vitamini, kendi başına bir vitamin olarak alınabilir</strong></p>
<p>Multi vitaminler de genellikle içerdikleri C vitamini ile bu ihtiyacı karşılamaya yardımcı olabilir.</p>
<p>C vitamini özellikle taze meyve ve sebzelerde bulunur. Portakal, mandalina, çilek, kivi, brokoli, biber, kuşburnu gibi besinler C vitamini kaynakları arasındadır.</p>
<p>C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir, antioksidan etkisi ile hücreleri korur, demir emilimini artırarak anemi riskini azaltır. Ayrıca kolajen üretimine katkıda bulunarak cilt sağlığını destekler.</p>
<p><strong>C vitamini eksikliği genellikle skorbüt olarak bilinen hastalık ile ilişkilidir</strong></p>
<p>Belirtiler arasında yorgunluk, halsizlik, ciltte morarma ve kanama eğilimi bulunabilir. C vitamini suda çözünen bir vitamin olduğu için fazlası idrar yoluyla atılır, ancak aşırı miktarda alımı bazı yan etkilere neden olabilir. Yüksek dozlarda C vitamini alımı ishal, karın ağrısı ve böbrek taşı oluşumu gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle önerilen günlük alım miktarına dikkat edilmelidir. Uzun dönem yüksek doz C vitamini kullanımı önerilmemektedir. Fakat enfeksiyon dönemlerinde enfeksiyonun ilk günlerinde C vitamini takviyesine başlanması enfeksiyon süresinde kısalmaya neden olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle C vitaminini gündelik hayatta daha çok gıdalar ile almaya özen göstermeli ve enfeksiyon dönemlerinde C vitamini takviyeleri almaya çalışmalıyız.</p>
<p><strong>Glutatyon,</strong> <strong>hücre hasarına neden olabilirler</strong></p>
<p>Glutatyon, vücutta doğal olarak bulunan bir antioksidandır. Antioksidanlar, hücreleri serbest radikallerin neden olduğu hasarlardan koruyan bileşiklerdir. Serbest radikaller, vücutta normal metabolik süreçlerin bir yan ürünü olarak ortaya çıkabilir ve hücre hasarına neden olabilirler.</p>
<p><strong>Hücreleri oksidatif stresten koruyabilir</strong></p>
<p>Glutatyonun “Antioksidan Etki” yani serbest radikaller denilen, hücreye ve DNA’ya zararlı bileşikleri etkisiz hale getirerek hücreleri oksidatif stresten korur. “Bağışıklık Sistemi Desteği” sağlayarak bağışıklık sistemi hücrelerinin normal fonksiyonlarını sürdürmelerine yardımcı olur. “Detoksifikasyon” denilen karaciğerde toksinlerin nötralize edilerek vücuttan atılmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Glutatyon eksikliği, çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilir</strong></p>
<p>Bu faktörler arasında yaşlanma, çevresel toksinlere maruz kalma, yetersiz beslenme, stres ve bazı sağlık durumları bulunabilir.</p>
<p><strong>Glutatyon eksikliğinde hücreler hasara uğrayabilir</strong></p>
<p>Glutatyon eksikliğinde hücrelerin hasara uğraması nedeniyle enerji üretiminde azalma nedeniyle yorgunluk ve halsizlik, bağışıklık sisteminde zayıflama, karaciğer problemleri ve ciltte matlaşma, kırışıklık veya lekeler gibi benzeri cilt sorunları belirtiler görülebilir.</p>
<p><strong>Glutatyon seviyelerimizi artırmak için kükürt içeren yiyecekler yiyebiliriz</strong></p>
<p>Glutatyon seviyelerimizi artırmak için özellikle kükürt içeren yiyecekler tüketmek glutatyon üretimine katkı sağlar. Sarımsak, soğan, lahana, brokoli gibi sebzeler bu gruba örnektir. Selenyum, glutatyon peroksidaz adı verilen bir enzimin yapı taşıdır. Selenyum içeren besinler arasında Brezilya fıstığı, ton balığı ve hindi eti bulunabilir. Ve yeterli selenyum tüketimi glutatyon seviyelerimizi yükseltebilir. Glutatyon takviyeleri, doğrudan alımını sağlayabilir. Ancak, bu takviyelerin etkinliği konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/glutatyon-ve-c-vitamini-kolajen-uretimini-destekliyor-431236">Glutatyon ve c vitamini kolajen üretimini destekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D vitamini eksikliğinin nedeni araştırılmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-nedeni-arastirilmali-427915</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2023 10:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[eksikliğinin]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427915</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücuttaki kalsiyumun emilimini sağlayan D vitamini, sinir kaslarının çalışmasına ve bağışıklık sistemine kadar önemli bir yere sahip.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-nedeni-arastirilmali-427915">D vitamini eksikliğinin nedeni araştırılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>D vitamini eksikliğinin nedeni araştırılmalı</strong></p>
<p><strong>Vücuttaki kalsiyumun emilimini sağlayan D vitamini, sinir kaslarının çalışmasına ve bağışıklık sistemine kadar önemli bir yere sahip. Baş dönmesi, kas güçsüzlüğü veya kemik ağrılarının D vitamini eksikliğinden kaynaklanabileceğini ve şikayetlerden kurtulmak için bir uzmana görünmenin ve tanı sonrası uygulanacak tedaviye uyum göstermenin çok önemli olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Türkiye’de her 10 kişiden 9’unda D vitamini eksikliğine rastlanıyor. D vitamini eksikliği bazen bir hastalığın habercisi bazen de doğrudan bir nedeni olabiliyor. D vitamini eksikliğinde tedavi mutlaka bir uzman tarafından düzenlenmeli. Tedavide kullanılan D vitamini ilaçlarının ve takviyelerin gelişigüzel kullanılması doğru değil” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Vücut D vitaminini sadece doğrudan güneş ışığına maruz kaldığında kendi üretebiliyor. Bu durumun bazı insanlar için yaz aylarında mümkün olabildiğini ancak daha karanlık kış aylarında bunun oldukça zor olduğunu hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Çok fazla dışarı çıkmayan, koyu tenli veya hayvansal ürünler yemeyen kişilerde doğal olarak D vitamini eksikliği riski daha yüksek olabiliyor. Vegan beslenmeyi tercih edenlerde ve 50 yaş üstü olanlarda da D vitamini eksikliği sıkça görülüyor. Ayrıca yetersiz D vitamini bazı önemli sağlık sorunları için de risk faktörü. Örneğin çocuklarda raşitizme yol açarken yetişkinlerde kemik erimesine, kas güçsüzlüğüyle düşme riskinde artışa neden olabiliyor. Yaş ilerledikçe vücuttaki düzeyi azalan D vitaminini yerine koymak da hayati bir öneme sahip. D vitamini eksikliği yetişkinlerde kemik yumuşaması riskini de artırabiliyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>D vitamini eksikliği kanserle ilişkili olabilir</strong></p>
<p>Son yıllarda yapılan bilimsel araştırma sonuçlarının D vitamini yetersizliğinin yaygın kanserler, kardiyovasküler hastalıklar, metabolik sendrom, enfeksiyöz ve bağışıklık sistemine dair bazı hastalıkların dahil olduğu çok sayıda kronik sorunla ilişkisi olduğunu gösterdiğini söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Kalsiyum, fosfor metabolizması ve kemik mineralizasyonu üzerine olumlu etkileri olan D vitamininin vücutta eksik olması durumunda kemik ve kas ağrısı, kas güçsüzlüğü, baş dönmesi, yorgunluk, omurga ağrısı, proksimal kas güçsüzlüğü, miyopati, iskelet deformiteleri (pelvis, kaburga, bacak) ve kırıkları, dengesizlik, kalsiyum düşüklüğü ile ilişkili şikayetler, uyuşma, karıncalanma, kasılma, değişken ruh hali, uykusuzluk, sık sık hastalanma, kilo alma, tükenmişlik ve baş bölgesinde terleme belirtileri görülebilir” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>En önemli D vitamini kaynağı güneş</strong></p>
<p>Başlıca D vitamini kaynağının güneş olduğunu ve D vitamininin ayrıca bitkilerde bulunan ergokalsiferol (vitamin D2) ve hayvan dokularında bulunan kolekalsiferol (vitamin D3) ile alınabildiğini hatırlatan Dr. Eyyüp Kenan Özok, besinlerin ise daha az düzeyde D vitamini içerdiğini belirterek D vitamini açısından en zengin besinleri şöyle sıraladı:</p>
<p> </p>
<p>• Yağlı balıklar (sardalye, alabalık, ton balığı, ringa balığı, somon, uskumru ve tütsülenmiş balık). </p>
<p>• Yumurta sarısı, kırmızı et ve karaciğer.</p>
<p>• D vitamini ile takviye edilmiş (çoğu süt) et, balık sütü ve yumurta gibi hayvansal ürünler (D3).</p>
<p>• Yabani mantarlar.</p>
<p>• UV ışığı altında yetiştirilen ürünler (D2).</p>
<p> </p>
<p><strong>D vitamini tedavisi bir uzman tarafından oluşturulmalı</strong></p>
<p>Tanı için muayenenin yanı sıra basit bir kan testiyle D vitamini düzeylerine bakılabildiğini ve eğer D vitamini eksikliği varsa hastanın yaşına, genel durumuna ve eksikliğin seviyesine göre en uygun dozlarla tedaviye başlanabildiğini paylaşan Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Ağızdan ya da enjeksiyon ile uygulanan tedavilerde, tablet ilaç almak istemeyen hastalar, etki süresi 6 ayı bulan enjeksiyon tedavisini tercih edebiliyor. Ağızdan alınan ilaç tedavilerinin ise doktorun belirleyeceği doz ve sürelerde kullanılması önemli. Bunların dışında D vitamini takviyeleri de kullanılıyor. Ancak bu ürünlerin de yağ içeren yemekler eşliğinde alınması daha faydalı. Unutulmamalı ki, D vitamini tedavisi mutlaka bir uzman tarafından düzenlenmeli. D vitamini ilaçlarını ve takviye ürünleri gelişigüzel kullanmak doğru değil. Aşırı kullanımına bağlı olarak vücutta fazla birikmeye neden olur. Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücut fazla olan D vitaminini hemen atamaz. Hatta bu bazı durumlarda bir yıla kadar uzayarak kemiklerde kalsiyum yüksekliğine neden olabilir” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-nedeni-arastirilmali-427915">D vitamini eksikliğinin nedeni araştırılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D Vitamini Hakkında Bilinmesi Gereken 9 Önemli Nokta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-hakkinda-bilinmesi-gereken-9-onemli-nokta-397111</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Aug 2023 09:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmesi]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397111</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle büyük kentlerde çoğu kişinin D vitamini olması gereken seviyeden düşük seyrediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-hakkinda-bilinmesi-gereken-9-onemli-nokta-397111">D Vitamini Hakkında Bilinmesi Gereken 9 Önemli Nokta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle büyük kentlerde çoğu kişinin D vitamini olması gereken seviyeden düşük seyrediyor. Bunun nedenleri arasında; güneş ışığından yeterince ve doğru şekilde faydalanamamak, çocukluk döneminde dışarıda oynamak yerine evde tabletle zaman geçirmek, kapalı alanlarda saatlerce güneşten yoksun kalmak gibi birçok faktör yer alıyor. Ülkemizde D vitamini eksikliğinin görülme sıklığının ciddi boyutlarda olduğunu belirten <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı</strong> “Bölgelere göre değişmekle birlikte D vitamini eksikliği ülkemizde yüzde 50’nin üzerindedir. Tüm dünyada yaklaşık 1 milyar insanda D vitamini eksikliği olduğu düşünülmektedir. Oysa özellikle son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar D vitamininin vücutta kemik sağlığından enfeksiyon hastalıklarını önlemeye, zihinsel gelişimden kanserde kontrolsüz hücre çoğalmasının azaltılmasına dek kritik öneme sahip olduğunu gösteriyor” diyor. Yağda çözünen bir vitamin olan D vitamininin bazı gıdalarda bulunmakla birlikte çoğunlukla deride güneşin etkisi ile ortaya çıktığını belirten Dr. Meltem Batmacı “Halk arasında ‘güneş vitamini’ de denilen D vitamininin gıdalardan karşılanması ise günlük gereksinimin yüzde 10-20’sidir. Yani dışarıdan takviye edilmesi gerekir” diye konuşuyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı D vitamini hakkında bilinmesi gereken 9 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Sayısız faydası var</strong></p>
<p>D vitamininin vücudumuzda kritik rol oynadığını belirten Dr. Meltem Batmacı şöyle konuşuyor: “Vücudumuzda kemik sağlığı açısından çok önemli. Kemik kırıklarını azaltıp kas liflerini koruyarak kas gücünü artırır ve bu da düşmelerden korur. Yapılan bilimsel araştırmalar; D vitamininin yeni tümör gelişimini (meme, yumurtalık, kolon, prostat ve diğer kanserler) ve var olan tümör büyümesini yavaşlattığını, kalp ve damar hastalıkları ile solunum sistemi hastalıkları riskini azalttığını göstermiştir. Damar sertliği ve yüksek tansiyon hastalığında düzenleyici olan D vitamini diyabet ve insülin direncine karşı da önemli rol oynar. Enfeksiyonların ve bağışıklık sistemi hastalıklarının tedavisinde etkilidir. Bir araştırmaya göre, herhangi bir nedenle olan prematüre ölüm riskinde D vitamini sayesinde yüzde 25 azalma saptanmıştır. Bunama riskinin de azaldığı görülmüştür.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Gelişigüzel kullanımı zehirleyebilir! </strong></p>
<p>D vitamininin kesinlikle vücuttaki seviyesi belirlenip ardından hekim önerisiyle kullanılması gerektiğini, aksi takdirde fayda yerine ciddi zararlar verebileceğini vurgulayan Dr. Meltem Batmacı “Tedavi öncesinde ve sonrasında mutlaka D vitamini düzeyleri görülmelidir. Yaş, cinsiyet, yaşanan coğrafya, eşlik eden hastalıklar, gebelik durumu hatta ten rengi bile günlük D vitamini ihtiyacını belirleyen unsurlardır. Bu nedenle D vitamini ihtiyacı kişiden kişiye değişmektedir. Fazla alındığında D vitaminine bağlı zehirlenmeye neden olur, kanda kalsiyum düzeyi yükselir, kilo kaybı, düzensiz kalp atımı, düşme sıklığında ve kemik kırık riskinde artış, damarlarda ve dokularda kireçlenme, kalp ve böbrek hasarı görülür” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Dikkat! Ampul kırıp içmek!…  </strong></p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı hekime danışmadan, D vitamini ihtiyacını bir anda karşılayabilmek için ampul kırıp içmek gibi bir hataya düşülmemesi gerektiğini belirterek şu uyarılarda bulunuyor: “Yapılan çalışmalar da; yüksek dozda, uzun aralıklarla alınan D vitamini (ampul kırıp içmek, damlalıklı şişenin tamamını içmek gibi) ve düşük dozda, günlük alınan D vitamini (günlük ya da haftalık kullanılan damla, tablet, kapsül formunda D vitamini) kıyaslandığında ikinci gruptakilerin sağlıklı ve D vitamini düzeylerinin daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. D vitamini, fazla miktarlarda alındığında toksik etkilere yol açtığı ve hayati riske bile neden olabildiği için, hekime başvurarak kullanımından önce vücuttaki düzeyi saptanmalı ve sonrasında kişiye uygun doz ve sürede alınmalıdır.” Dr. Batmacı ayrıca toplumda “Camın önüne oturup güneşlendiğimden D vitamini bol bol alıyorumdur” şeklinde yanlış bir düşünce olduğunu belirterek “Camın, tül perdenin ya da kıyafetin arkasından alınan güneşin, hiçbir faydası yoktur. Çünkü bu türden kısıtlamalarda, D vitamini yapımını sağlayan UVB ışınları cilde ulaşamaz” uyarısında bulunuyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>D vitamini ihtiyacı besinlerle karşılanamıyor! </strong></p>
<p>Somon balığı ve sardalya gibi yağlı balıklar, balık yağı, yumurta sarısı, sığır karaciğeri, mandıra ürünleri ve tahıllarda D3 vitamini düzeyi daha fazla olurken; bazı mantarlarda ve bitkisel kaynaklarda (bitkisel kaynaklı sütler, maydanoz, ısırgan otu vb), D2 vitamini  bulunuyor. Ancak besinlerle yeterince D vitamini almanın mümkün olmadığını belirten Dr. Meltem Batmacı “Bu nedenle dengeli diyet ve gerekli D vitamini miktarının takviye olarak alınması uygundur. 51-71 yaşları arasındaki gıda ve suplamentle D vitamini alımı 308 IU/gün saptanmış olup, sadece gıda ile alınan D vitamini ise 140 IU / gün olarak saptanmıştır ki günlük doz gereksinimi düşünüldüğünde birçok insanın, günlük minimum gereken dozu bile alamadığı aşikardır” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Bu kişilerde D vitamini eksikliği daha fazla!</strong></p>
<p>Süt, yumurta ve balık yemeyenlerde, laktoz intoleransı olanlarda, veganlarda, bağırsak, karaciğer ve böbrek hastalığı olanlarda, obezlerde, obezite ameliyatı geçirenlerde, siyahilerde, bağırsak operasyonu olanlarda, steroid, epilepsi ilaçları gibi bazı ilaçları kullananlarda ve güneşten uzak kalanlarda D vitamini eksikliği daha fazla oluyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Güneşten D vitamini açısından en doğru şekilde faydalanmak için!</strong></p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, güneşten D vitamini anlamında en doğru şekilde faydalanabilmek için her gün kolları ve bacakları güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde 15-20 dakikayı aşmamak üzere güneşlendirmek gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Vitamin D sentezi, güneşin UVB ışını etkisi ile ciltte başlar. Yaşanılan bölgeye göre, güneşe çıkılması gereken süre ve saat dilimi değişir. Ülkemizde 10:00-15:00 saatleri arasında 15-20 dakika güneşlenme önerilir. Türkiye’de güneşe bağlı D vitamini sentezi Mayıs-Kasım ayları arasında mümkündür. Ancak çok önemli bir nokta var ki asla unutulmaması gerekir; UV ışığına maruziyet cilt kanserine neden olur, bu nedenle aşırı güneşlenme önerilmez!” </p>
<p> </p>
<p><strong>İki çeşit D vitamini bulunuyor</strong></p>
<p>İki çeşit D vitamini olduğunu belirten Dr. Meltem Batmacı “Vitamin D2; bitkisel kaynaklıdır ve takviye edilmiş gıdalar ile bazı suplamentlerde bulunur. Vitamin D3 ise; insan vücudunda ve hayvansal ürünlerde doğal olarak bulunan formdur. D3 formu kandaki D vitamin düzeyini daha çok yükseltir ve bu etkin düzeyi daha uzun süre korur. Ancak kişinin ihtiyacına göre mutlaka hekim karar vermelidir” diye konuşuyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bu etkenler D vitamini alımını önlüyor!</strong></p>
<p>UVB ışınını azaltan ve dolayısıyla D vitamin sentezini azaltan çok çeşitli faktör bulunuyor. Dr. Batmacı bu faktörleri şöyle sıralıyor: “Güneş koruyucu kullanımı (faktör düzeyi 15 ve üzeri olan güneş koruyucu krem D vitamini emilimini yüzde 90’dan fazla azaltır), tüm cildi kapatacak şekilde giyinmek, açık havada kısıtlı vakit geçirmek, koyu renkli cilt (melanin pigmenti, doğal güneş koruyucu gibi davranır), ileri yaş, kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirme, D vitamini sentezine katkıda bulunan organlarda fonksiyon bozukluğu, kış mevsimi vb)” Dr. Batmacı güneşle sentezlenen D vitamininin birkaç ay idare edeceğini ancak sonrasında eksiklik ortaya çıkacağını bu nedenle düzenli ölçümlerin yapılması gerektiğini söylüyor.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Eksikliğinde bu sorunlar ortaya çıkabiliyor!</strong></p>
<p>Vücuttaki D vitamini seviyesinin altı ayda bir kontrol edilmesi gerekiyor. D vitamini eksikliğinde; kemik ve kas dokusunda zayıflama, kemik kırılganlığında artış, düşme sıklığında artış, kanda kalsiyum ve fosfor düzeyinde düşüklük, kalpte ritim sorunu, Osteomalazi (kemik yumuşaması) hastalığı, kalp krizi, inme ve kalp damar hastalıkları riski artıyor.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-hakkinda-bilinmesi-gereken-9-onemli-nokta-397111">D Vitamini Hakkında Bilinmesi Gereken 9 Önemli Nokta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastalıklara Karşı Kalkan Etkisi Yaratan P Vitamini</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hastaliklara-karsi-kalkan-etkisi-yaratan-p-vitamini-367085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2023 08:14:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklara]]></category>
		<category><![CDATA[kalkan]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[yaratan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hem fizyolojik hem de psikolojik olarak yaşam kalitesini düşüren hastalıklara karşı alınan önlemler arasında sağlıklı beslenmenin yeri büyüktür. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için P Vitamininin önemini anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaliklara-karsi-kalkan-etkisi-yaratan-p-vitamini-367085">Hastalıklara Karşı Kalkan Etkisi Yaratan P Vitamini</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hem fizyolojik hem de psikolojik olarak yaşam kalitesini düşüren hastalıklara karşı alınan önlemler arasında sağlıklı beslenmenin yeri büyüktür. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için P Vitamininin önemini anlattı.</p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy, “Hastalıklara karşı vücut direncini artırmak için öncelikle beslenme ve bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiyi incelemek gerekiyor. Kısaca bahsetmek gerekirse vücuttaki karmaşık aşama ve yollardan oluşan bağışıklık sistemi ağı, zararlı mikroorganizmalar ve hastalıklara karşı vücudu koruyan bir sistemdir. Dolayısıyla hastalıklara karşı vücut savunmasını önemli ölçüde etkileyen bir sistem olduğu söylenebilir. Soğuk algınlığı gibi hastalıklar başta olmak üzere birçok hastalık bağışıklık sistemiyle ilişkilidir” dedi.</p>
<p><strong>“Stressiz yaşam, fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme dengede olması gerekir”</strong></p>
<p>Dyt. Aksoy, “Bağışıklık sistemi savunmasını dışarıdan gelen tehditlere karşı güçlendirmek hastalıklara karşı koruyucu etki gösterir. Bu amaçla stres, fiziksel aktivite ve beslenme birlikte dengede olması gereken üçlü sacayağı gibi nitelendirilebilir. Beslenme konusunu daha detaylandırmak gerekirse besinlerin bileşenlerine kadar ne denli faydalı olduğundan bahsedebiliriz” diye söyledi.</p>
<p><strong>“P Vitamini birçok hastalığa karşı koruyucudur”</strong></p>
<p>Dyt. Aksoy, “Besinlerin içeriğinde birçok doğal bileşikler yer almaktadır. Genel olarak çoğu bitkide bulunan flavonoidler, P vitamini olarak da adlandırılmaktadır. Flavonoidler sebze ve meyvelere renk veren, antioksidan, antiviral, antiinflamatuar, antitümör, antialerjik etkiler gösteren, sindirim sistemi hastalıkları, kalp hastalıkları, tip 2 diyabet ve kansere karşı koruyucu görev üstlenen yararlı bileşiklerdir” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>“P Vitamini, kolesterol ve kilo yönetiminde de fayda sağlar”</strong></p>
<p>Dyt. Aksoy, ”Kırmızı-mavi-mor renklerin bulunduğu meyve ve sebzeler bağırsak sağlığı için önemlidir. Üzüm, Böğürtlen, Ahududu, Yaban Mersini, Çilek, Nar, Kızılcık, Mor Lahana, Mürdüm Eriği, Kiraz, Kırmızı Pancar içeriğindeki vitaminler açısından zengindir. Kereviz, Maydanoz, Kırmızı Biber, Papatya, Nane ve Ginkgo Biloba bitkisi içerisinde bağışıklık güçlendirici vitaminler bulunur. Flavononlar (P vitamini) vücudun antioksidan kaynaklarıdır. Genellikle Portakal, Limon ve Üzüm gibi tüm turunçgillerde bulunur. Kolesterol ve kilo yönetiminde fayda sağlarlar. Soğan, Lahana, Marul, Domates, Elma, Üzüm ve Zeytinyağı ise zengin P vitamini barındırır.  Kalp hastalıklarının semptomlarının yönetilmesine katkı sağlarlar. Ayrıca çay, kahve, kakao kalp krizi veya felç geçirme riskini azaltmaya katkı sağlayabilir” diye vurguladı.                                                     </p>
<p><strong>“Flavonoidler vücudunuzu toksinlerden arındırır”</strong></p>
<p>Dyt. Aksoy, ”Yapılan bazı çalışmalar flavonoidlerin hastalıklara yol açan stresi önlemek için potansiyel ilaçlar olarak kullanılabileceğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, beslenme planınıza daha fazla flavonoid içerikli besinleri dâhil etmek, vücudunuzu toksinlerden arındırmaya, daha sağlıklı kalmasına ve bazı kronik hastalıklara karşı potansiyel riskinizi azaltmaya yardımcı olabilir” diye sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaliklara-karsi-kalkan-etkisi-yaratan-p-vitamini-367085">Hastalıklara Karşı Kalkan Etkisi Yaratan P Vitamini</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
