<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>virüsü | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/virusu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/virusu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Feb 2026 10:05:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>virüsü | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/virusu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nipah virüsü enfeksiyonuna karşı uzman uyarısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nipah-virusu-enfeksiyonuna-karsi-uzman-uyarisi-610858</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 10:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonuna]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kontamine]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[nipah]]></category>
		<category><![CDATA[Nipah Virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Selim Badur]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son olarak Hindistan’da görülen iki vaka ile gündeme gelen Nipah virüsünün yol açacağı olası pandemi riski konuşuluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nipah-virusu-enfeksiyonuna-karsi-uzman-uyarisi-610858">Nipah virüsü enfeksiyonuna karşı uzman uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son olarak Hindistan’da görülen iki vaka ile gündeme gelen Nipah virüsünün yol açacağı olası pandemi riski konuşuluyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “ender görülen ciddi bir enfeksiyon” şeklinde tanımlanan Nipah virüsünün pandemiye yol açabileceği şeklindeki iddiaların abartılı bir yaklaşım olduğunu söyledi. Güney Asya ve Uzakdoğu’ya seyahat edenlerin kontamine olma olasılığı bulunan meyve suyu ya da diğer besinlerden uzak durmasını öneren Prof. Dr. Selim Badur, insanlar arası bulaşı önlemek için ise el hijyeni başta olmak üzere standart önlemlere uyulmasının önemli olduğunu söyledi.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, son günlerde konuşulan Nipah virüsüne ilişkin değerlendirmede bulundu.<br />Nipah virüsü, ilk kez 1999’da saptandı<br />Son yıllarda adından çok söz edilen Nipah virüsünün 30 yıla yakın bir süredir konuşulduğunu belirten Prof. Dr. Selim Badur, “İlk kez 1999 yılında Malezya’da domuz çiftlikleri çalışanlarında saptanan Nipah virüsü enfeksiyonu, insan ve hayvanlarda ciddi hastalıklara neden olabilen, yüksek ölüm oranına sahip bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalıkta mortalite oranı yüzde 40-75 arasında değişmektedir. Nipah virüsü, özellikle Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerinde (Malezya, Bangladeş, Hindistan ve Filipinler) görülmektedir” diye konuştu.<br />Hayvanlardan insana bulaşıyor<br />Nipah virüsünün hayvanlardan insana bulaşan bir virüs olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “Paramyxoviridae ailesinden bir RNA etkeni olan Nipah virüsü hayvanlardan insana bulaşan zoonotik bir virüstür. Meyve yarasaları ve ‘Uçan tilkiler’ denilen Pteropus türü yarasalar virüsün doğal konakçılarıdır. İnsanlar, enfekte olmuş hayvanlarla, özellikle yarasalar (Uçan tilki yarasaları gibi) ve domuzlarla doğrudan temas yoluyla veya bu hayvanların kontamine olmuş dokuları ve salgılarıyla temas ederek virüsü kapabilirler” dedi. <br />Kontamine olan sebze-meyve tüketimi enfeksiyona neden olabilir<br />Nipah virüsünün enfeksiyona yol açmasında kontamine olan sebze-meyve tüketiminin de etkili olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Selim Badur, “Söz konusu hayvanların tükürük, idrar ve dışkıları ile kontamine ettikleri sebze-meyve gibi besinleri tüketmek de enfeksiyona neden olabilir. Örneğin 2025 yılı Eylül ayında Bangladeş’te gözlenen olgular, meyve yarasaları ile kontamine olmuş çiğ hurma suyuyla ilişkilendirilmiştir. Yarasa dışında domuz, köpek, kedi, keçi, at ve koyun gibi hayvanlar ile bulaşma olasıdır” diye konuştu.<br />Yakın temasla bulaşma riski olabilir<br />Virüsün insanlara bulaşması halinde, bu kişilerin yakın temas ile başka insanlara da etkeni bulaştırabileceğini söyleyen Prof. Dr. Selim Badur, “Enfekte bireylerin aile üyelerinde ya da bakımlarını yapan sağlık çalışanlarında bulaş bildirilmiş ise de bu tip gelişmeler çok kısıtlı sayıdadır. Nitekim Hindistan’da son olarak saptanan iki olgu, 13 Ocak 2026 tarihinde Pune Ulusal Viroloji Enstitüsü tarafından doğrulanmış olup 26 Ocak 2026 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bildirilmiştir. Her iki vaka da hastanede görev yapan sağlık çalışanlarıdır” diye konuştu. </p>
<p>Enfeksiyon farklı tablolara yol açabilir<br />Nipah virüsünün yol açtığı enfeksiyonun farklı biçimlerde seyredeceğini ifade eden Prof. Dr. Selim Badur, “Nipah virüsü belirtisiz (asemptomatik) enfeksiyondan, akut solunum güçlüğü ya da ensefalit tablosu ile karakterize ve 24-48 saat içinde enfekte bireyin komaya girmesine neden olacak şekilde ağır tablolara kadar değişebilen hastalıklara yol açar. Enfekte bireylerde öncelikle ateş, baş ve kas ağrıları, kusma ve boğaz ağrısı gibi, birçok viral enfeksiyonda gözlenen belirtiler ortaya çıkar. Enkübasyon süresi 4-14 gün arasında değişir, ancak bu süre 45 güne dek uzayabilir. İyileşenlerde gündüz uyku hali ve yorgunluk hissi sıklıkla görülmektedir” dedi.<br />Nipah virüsü için bir aşı var mı?<br />Şu an için Nipah virüsü enfeksiyonlarına karşı özel bir ilaç ya da aşı bulunmadığını kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “Şiddetli solunum ya da sinir sistemi komplikasyonlarının tedavisinde yoğun destekleyici bakım önerilmektedir. Ribavirin kullanımının mortaliteyi azalttığını bildiren çalışmalar vardır; ayrıca Remdesivir, Favipiravir, Balapiravir ve füzyon inhibitörleri ile çalışmalar yapılmış ve kısmen olumlu sonuçlar alınmıştır” diye konuştu.<br />mRNA aşı çalışmaları devam ediyor<br />Prof. Dr. Selim Badur, son yıllarda mRNA aşısı çalışmalarının (mRNA-1215) sürdürüldüğünü; ayrıca vektör aşıları, subunit-peptid aşıları ile çalışmaların deneysel aşamada olduğunu söyledi. Prof. Dr. Selim Badur, “Henipavirüs glikoproteine karşı oluşturulan bir rekombinant insan monoklonal antikoru (m102.4), Nipah virüsü ile enfekte olan hayvanları hastalıktan korur; insanlar için uygulaması ise araştırma aşamasındadır” dedi.<br />Kontamine olasılığı bulunan meyve suyu ve diğer besinlerden uzak durulmalı<br />Prof. Dr. Selim Badur, Uzakdoğu’ya seyahat edenler için bu virüsün bir tehdit olup olmayacağı ve seyahat edenlerin alması gereken önlemlere ilişkin olarak da şunları söyledi:<br />“2026 yılı Ocak ayının son haftasında Hindistan’ın Batı Bengal bölgesinde Nipah virüsü salgınının bildirilmesinden sonra Asya ülkeleri havalimanları alarma geçmiş; riskli bölgelerden gelen yolcular sağlık taramalarına tabi tutulmuşlardır. Nipah virüsü olguları, Güney Asya bölgesinde hemen her yıl görülmesine rağmen, küresel çapta farkındalık düşüktür. Halk sağlığı çalışmaları, risk faktörleri ile ilintili olarak farkındalık yaratıp bilgilendirmeye, virüs ile temas olasılığını azaltacak önleyici tedbirlerin öğretilmesine ve erken olgu saptama konularına odaklanmaktadır. Kısaca kontamine olma olasılığı bulunan meyve suyu ya da diğer besinlerden uzak durulması; insanlar arası bulaşı önlemek için ise el hijyeni başta olmak üzere, standart önlemlere uyulması önemlidir.” <br />DSÖ’nün önerileri<br />DSÖ’nün sağlık çalışanlarının enfeksiyonların önlenmesi ve kontrolü için tüm hastalarda, her zaman standart önlemlerin uygulanmasını önerdiğini kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, bu önerileri de şöyle açıkladı: “Şüpheli veya doğrulanmış Nipah virüsü enfeksiyonu vakaları tek kişilik odalara yerleştirilmelidir. DSÖ hasta bakımı sırasında; tıbbi maske, koruyucu gözlük, sıvı geçirmez önlük ve muayene eldiveni kullanımını içeren temas ve damlacık bulaşma önlemlerinin uygulanmasını önermektedir. Aerosol oluşturan işlemler sırasında ise hava yoluyla bulaşmaya yönelik önlemler alınmalı; hasta hava yolu izolasyon odasına yerleştirilmeli ve tıbbi maske yerine N95/FFP2 maske kullanılmalıdır” <br />“Pandemilere yol açacağı” söylemi abartılı bir yaklaşımdır<br />Prof. Dr. Selim Badur, sözlerini şöyle tamamladı: “Her ne kadar çeşitli yayınlarda ve özellikle yazılı basında Nipah virüsü “salgınlarından” bahsedilse de bulaş yolları dikkate alındığında, bu virüsün geniş çaplı salgınlara hatta pandemilere neden olabileceğini söylemek abartılı bir yaklaşımdır. Nipah virüsü enfeksiyonları ile ilgili en doğru tanım, ‘ender görülen ciddi bir enfeksiyon’ şeklindeki DSÖ söylevidir.” </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nipah-virusu-enfeksiyonuna-karsi-uzman-uyarisi-610858">Nipah virüsü enfeksiyonuna karşı uzman uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nipah Virüsü (Niv) ile İlgili Merak Edilenler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nipah-virusu-niv-ile-ilgili-merak-edilenler-610537</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 08:09:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[lgili]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[nipah]]></category>
		<category><![CDATA[Nipah Virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[niv]]></category>
		<category><![CDATA[Vaka]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610537</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvanlardan insanlara bulaşan ve ciddi halk sağlığı riski taşıyan bir virüs olan Nipah virüsü (NiV), dünyada kaygı yaratmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nipah-virusu-niv-ile-ilgili-merak-edilenler-610537">Nipah Virüsü (Niv) ile İlgili Merak Edilenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvanlardan insanlara bulaşan ve ciddi halk sağlığı riski taşıyan bir virüs olan Nipah virüsü (NiV), dünyada kaygı yaratmaya devam ediyor. Hindistan’da tespit edilen yeni Nipah virüsü vakaları, Asya’da da yakından izleniyor. Virüsün yayılım riskine karşı Tayland, Malezya ve Singapur gibi ülkeler, havalimanları ve sınır kapılarında tarama ve test uygulamalarını sıkılaştırdı. Bu durum yeni bir pandemi yaşanır mı sorularını akıllara getirdi. İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuriye Taşdelen Fışgın, Nipah virüsü ile ilgili merak edilenleri yanıtladı.</p>
<p><strong>“200’e yakın temaslının izlendiği bildirildi”</strong></p>
<p>“Nipah virüsü, hayvanlardan insanlara bulaşan, hayvanlarda ve insanlarda asemptomatik enfeksiyondan akut solunum yolu enfeksiyonuna ve ölümcül ensefalite kadar çeşitli klinik tablolara neden olan <em>Paramyxoviridae</em> ailesine ait bir RNA virüsüdür” diyen Prof. Dr. Nuriye Taşdelen Fışgın,</p>
<p>“Nipah virüsü ilk olarak 1999 yılında Malezya&#8217;daki domuz çiftçileri arasında bir salgın olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonra hastalık 2001 yılında Bangladeş&#8217;te de tespit edilmiş olup halen her yıl belli sayıda olgu saptanmaktadır. Hastalık ayrıca Doğu Hindistan&#8217;da da periyodik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu yıl da Hindistan Sağlık Bakanlığı’nın açıklamalarına göre iki vakanın doğrulandığı ve yaklaşık 200’e yakın temaslının izlendiği bildirilmiştir. Pteropodidae familyasına ait meyve yarasaları (uçan tilki) özellikle de Pteropus cinsine ait türler Nipah virüsünün doğal konakçılarıdır. Meyve yarasalarında belirgin bir hastalık belirtisi yoktur. Virüslerin Afrika&#8217;daki Pteropodidae yarasalarının coğrafi dağılım alanında mevcut olabileceği biliniyor.”</p>
<p><strong>“Hasta insanlar salgıları ve dışkıları ile virüsü yayabilir”</strong></p>
<p>Hasta insanların salgıları ve dışkıları ile virüsü yayabileceğini belirten Fışgın, şunları söyledi:</p>
<p>“Nipah virusunun domuzlarda ve at, keçi, koyun, kedi ve köpek gibi diğer evcil hayvanlarda görülen salgınları ilk olarak 1999&#8217;daki Malezya salgını sırasında bildirilmiştir. Malezya&#8217;da ve Singapur&#8217;da da görülen ilk salgında, insan enfeksiyonlarının çoğu hasta domuzlarla veya onların kontamine olmuş dokularıyla doğrudan temas sonucu meydana geldiği görülmüştür.  Daha sonra Bangladeş ve Hindistan&#8217;da meydana gelen salgınlarda, enfekte meyve yarasalarının idrarı veya tükürüğüyle kirlenmiş meyvelerin veya meyve ürünlerinin, örneğin çiğ hurma suyu tüketimi, enfeksiyonun en olası kaynağı olarak saptanmıştır. Ayrıca virüsün insandan insana bulaştığı özellikle de enfekte hastaların aile üyeleri ve bakıcıları arasında saptandığı bildirilmiştir. Hasta insanların salgıları ve dışkıları ile virüsü yayabileceği ve insandan insana bulaşta bunun önemli olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle de sağlık çalışanları da hasta takibi açısından risk altındadır.”</p>
<p><strong>“Semptomların ortaya çıkması yaklaşık 4 ila 14 gün arasında değişiyor”</strong></p>
<p>Nipah virüsünün ilk belirtileriyle ilgili de bilgi veren Fışgın, şöyle konuştu:</p>
<p>“İnsanlarda görülen hastalık; asemptomatik enfeksiyonlardan, hafif veya şiddetli seyreden akut solunum yolu enfeksiyonlarına ve ölümcül olabilen ensefalite kadar değişmektedir. Virüs vücuda girdikten sonra semptomların ortaya çıkması yaklaşık 4 ila 14 gün arasında değişmektedir. Bazı hastalarda bu sürenin 45 güne kadar uzadığı bildirilmiştir. En sık görülen belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma ve boğaz ağrısı gibi spesifik olmayan belirtiler sayılabilir. Daha sonra hastalarda baş dönmesi, uyuşukluk, bilinç değişikliği ve nörolojik bulgular saptanabilmektedir. Hastaların bazılarında solunum yolu enfeksiyonu gelişmekte ve bu pnömoni bulguları ilerleyerek ciddi solunum yetmezliğine neden olabilmektedir. Şiddetli vakalarda ölümcül olarak tanımlanan ensefalit ve durdurulamayan nöbetler görülmekte ve hastada 24-48 saat içinde koma ortaya çıkmaktadır. Vaka ölüm oranı yüzde 40 ile yüzde 75 arasında değiştiği tahmin edilmektedir. Nipah virus enfeksiyonunun ilk belirti ve bulguları spesifik olmadığı için genellikle başlangıçta bu hastalıktan şüphe edilmez. Burada özellikle hastalığın bulunduğu bölgeye seyahat etmek önemli bir epidemiyolojik veridir.  Tanıda kullanılan başlıca testler, vücut sıvılarından gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (RT-PCR) ve enzim bağlantılı immünosorbent testi (ELISA) yoluyla antikor tespitidir. Ayrıca hücre kültürü yoluyla virüs izolasyonu da tanıda kullanılmaktadır.”</p>
<p><strong>Virüse karşı alınması gereken önlemler</strong></p>
<p>Şu anda Nipah virusuna karşı herhangi bir ilaç veya aşının bulunmadığını belirten Prof. Dr. Fışgın, “Şiddetli solunum ve nörolojik komplikasyonların tedavisi için yoğun destekleyici tedavi önerilmektedir” dedi. Nipah virusuna karşı herhangi bir aşı bulunmadığı için koruyucu önlemlerin ön plana çıktığını belirten Fışgın, bu virüse karşı alınması gereken önlemlerle ilgili ise şunları sıraladı:</p>
<ul>
<li>Bu kapsamda, 1999 yılında domuz çiftliklerinde yaşanan Nipah virus salgını sırasında edinilen deneyime dayanarak, domuz çiftliklerinin uygun deterjanlarla düzenli ve kapsamlı bir şekilde temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi enfeksiyonu önlemede etkili olabilir.</li>
<li>Ayrıca bir salgın şüphesi varsa, hayvan barınağı derhal karantinaya alınmalıdır. İnsanlara bulaşma riskini azaltmak için enfekte hayvanların itlaf edilmesi ve cesetlerin gömülmesi veya yakılması yakından denetlenmelidir. Enfekte çiftliklerden diğer bölgelere hayvan hareketinin kısıtlanması veya yasaklanması, hastalığın yayılmasını azaltabilir.</li>
<li>İnsanlardaki bulaş ve enfeksiyonu azaltmak için toplumu bu konuda bilgilendirmek gerekmektedir. Risk faktörlerinin, bulaş yollarının ve hasta ile temasta alınması gereken önlemlerin anlatılması önem arz etmektedir. Hasta kişilerle yakın ve korunmasız fiziksel temastan kaçınılmalıdır. Hasta kişilere bakım verdikten veya onları ziyaret ettikten sonra düzenli olarak eller yıkanmalıdır.</li>
<li>Seyahat edilecek bölgelerdeki riskli durumlar tanımlanmalıdır.  Özellikle bulaşmada önemli olan ve engellenmesi gereken durum yarasaların hurma özsuyuna ve diğer taze gıda ürünlerine erişimini azaltmaya odaklanmalıdır. Yeni toplanan hurma suyu kaynatılmalı ve meyveler tüketilmeden önce iyice yıkanmalı ve mümkünse soyularak tüketilmelidir. </li>
<li>Şüpheli veya doğrulanmış enfeksiyonu olan hastalara bakım veren sağlık çalışanları, her zaman standart enfeksiyon kontrol önlemlerini uygulamalıdır. Özellikle sağlık kuruluşlarında insandan insana bulaşma vakaları bildirildiğinden, standart önlemlere ek olarak temas ve damlacık önlemleri de alınmalıdır.</li>
<li>Son olarak ülkemizde bulunan yarasa türleri, virüsü taşıyan &#8220;Pteropus&#8221; (meyve yarasası) türünden farklıdır. Bu nedenle, virüsün ülkemizdeki yaban hayatında doğal bir döngü oluşturma ihtimali düşüktür. Şu ana kadar ülkemizde doğrulanmış bir Nipah virüsü vakası bulunmamaktadır. Ancak küresel seyahat hareketliliği nedeniyle &#8220;ithal vakalara&#8221; karşı hazırlıklı olunması önemlidir.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nipah-virusu-niv-ile-ilgili-merak-edilenler-610537">Nipah Virüsü (Niv) ile İlgili Merak Edilenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 09:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılamada]]></category>
		<category><![CDATA[aşıları]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[doz]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[erişkin]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit A]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde çocukluk çağı aşılaması gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasına karşın, erişkin aşılaması yan etkilere yönelik önyargılı tutumların da etkisiyle yetersiz seyrediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295">Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde çocukluk çağı aşılaması gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasına karşın, erişkin aşılaması yan etkilere yönelik önyargılı tutumların da etkisiyle yetersiz seyrediyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu </strong>“Oysa erişkin aşılamada en güncel yaklaşımlar; erişkin aşılamanın sağlıklı bir toplum için vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Çocukluk döneminin devamı olarak düzenli şekilde yapılacak erişkin yaş grubuna özgü aşılamalarla, önemli birçok hastalık önlenebilmekte, enfeksiyonlara karşı koruma sağlanarak, kişinin sağlıklı yaş alması mümkün olabilmektedir” diyor. </p>
<p>Özellikle yaşlılıkta kronik hastalıkların da etkisiyle bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bulaşıcı hastalık riskinin arttığını vurgulayan Dr. Kuşoğlu “Bunun neticesinde erişkinler özellikle yaşlılıkta enfeksiyon hastalıklarını daha ağır geçirmekte hatta hayati riskleri artmaktadır. Aşılamada en güncel yaklaşımlar; bu nedenle özellikle de ileri yaştaki kişilerin aşıyla korunması gerektiğini göstermektedir” diye konuşuyor.  Dr. Hülya Kuşoğlu, en güncel yaklaşımlara göre erişkinlerde mutlaka yapılması gereken aşıları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Grip aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Son dönemde yaygın görülen ve yüksek ateş, kas eklem ağrısı, kuru öksürükle seyreden grip (influenza) akciğer ve kalp hastalıklarına yol açabilmektedir. Grip aşısı hastalanmadan yapıldığında enfeksiyonu tamamen önleyebilirken, pek çok kişide de sürecin hafif geçirilmesini sağlar. Dr. Öğretim Üyesi Kuşoğlu “Gripten korunmanın bilinen en etkin yolu aşıdır. Özellikle yüksek risk grubuna (65 yaş üzeri, hamileler, kronik hastalığı olanlar, 5 yaş altı, sağlık çalışanları vb) mutlaka yaptırılması gereken grip aşısı; hastane yatışı ve ölüm riskini azaltmaktadır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Zatürre aşıları</strong></li>
</ul>
<p>Pnömokok olarak bilinen (Streptococcus pneumoniae) zatürre, akut menenjit ve sinüzitin en sık bakteriyel etkenidir. Pnömokok aşısı; kronik hastalığı olanlarla bakımevinde kalanlar başta olmak üzere risk grubundaki kişilere mutlaka yapılmalıdır. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu şöyle diyor: “Ülkemizde konjuge 20 valanlı aşının kullanıma girmesi yani pnömokok bakterisinin 20 alt tipini içeren aşının bir defa uygulanması güncel tıp bilgisine göre bir ömür etkili olmaktadır. Önceden 5 yılda bir tekrarlanan aşı artık gerekli olmadığından uygulanmamaktadır. Daha önce hiç pnömokok aşısı yapılmamış kişilere tek doz 20 valanlı aşı yapılması yeterli olacaktır. Solunum yollarını saran RSV virüsünün neden olduğu zatüre hastalığı için de ülkemizde 60 yaş sonrası RSV aşıları uygulanmaktadır. RSV aşısı iki farklı özellikte aşı olarak üretilmektedir. İçinde adjuvan olmayan aşı gebelere de uygulanabilmektedir. Doktor önerisiyle gebelikte de yapılan aşı sayesinde yenidoğan bebek ilk altı ayında RSV virüsüne karşı anneden geçen koruyucu antikorlarla korunmuş olmaktadır. Bu aşı tek doz uygulanmaktadır.”</p>
<ul>
<li><strong>Tetanoz-Difteri aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Çocukluk döneminde yapılmış olan bu aşı yıllar içerisinde antikorların azalması nedeniyle erişkinlerde tekrarlanmalıdır. Sağlıklı erişkinler her 10 yılda bir tetanoz-difteri aşısı olmalıdır. Gebelikte 27. ve 36. hafta arasında yapılması gereken bu aşı sayesinde yenidoğan tetanozu önlenmiş olur. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Tetanoz bakterisi doğada çok yaygın halde olduğundan bahçede bile olan basit yaralanma, örneğin gül dikeni batmasıyla dahi tetanoz enfeksiyonu gelişebillir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Hepatit aşıları (Sarılık aşıları)</strong></li>
</ul>
<p>Ülkemizde hepatit aşılarının çocukluk aşı takvimine girmesiyle birlikte Hepatit B ve Hepatit A hastalığı daha az görülmektedir. Ancak 1998’den önce doğmuş olan kişilerde aşı olmadığından erişkinler de Hepatit B ve Hepatit A için aşılanmalıdır. Hepatit B aşısı 6 ay içinde 3 doz, Hepatit A aşısı 6 ay içinde 2 doz olarak uygulanmaktadır. Hepatit A aşısı kirli su ve gıdalarla bulaşan, karaciğerde iltihap yapan bulaşıcı hastalıkları önlerken, Hepatit B aşısı ise siroz ve karaciğer kanserinden de korumaktadır. </p>
<ul>
<li><strong>Zona aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Türkiye’de canlı olmayan Zona aşısı 2024’ten bu yana uygulanmaktadır. Ciltte içi sulu yaralara ve haftalarca hatta aylarca sürebilen şiddetli yaygın ağrılara neden olan zona virüsü, görme ve işitme kaybına da yol açabilmektedir. Zona aşısı 6 ay içinde toplam iki doz yapılmaktadır. Özellikle 50 yaş üzeri sağlıklı kişiler ya da 50 yaş altında bağışıklık sistemi zayıf olan veya kronik hastalığı olan kişilere uygulanabilmektedir.</p>
<ul>
<li><strong>HPV aşısı</strong></li>
</ul>
<p>İnsanların yüzde 85’i hayatlarının bir döneminde HPV virüsü ile enfekte olmaktadır. HPV insanda genital siğil, serviks kanseri, vajinal, vulvar, anal kanserler, baş boyun kanserleri vb yol açabilmektedir. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Önceden 4 HPV virüsünü içeren aşı uygulanırken artık 9 HPV türünü içeren aşı uygulanmaktadır. Tercihen cinsel aktif olmadan önce tamamlanması istenen bu aşının cinsel aktivite başlaması sonrası da uygulanması önerilmektedir. Altı ay içinde 3 doz uygulanan bu aşı kadınlarda özellikle rahim ağzı kanserini önlemesi açısından kanseri engelleyen iki aşıdan biridir” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295">Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HIV&#8217;le ilgili damgalanma ve ayrımcılık bilgisizlikten kaynaklanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hivle-ilgili-damgalanma-ve-ayrimcilik-bilgisizlikten-kaynaklaniyor-597983</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 13:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisizlikten]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[damgalanma]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hiv]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kısa adı HIV olan İnsan İmmün Yetmezlik Virüsünün bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerini hedef alarak bağışıklık yetmezliğine yol açtığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV enfeksiyonunun küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hivle-ilgili-damgalanma-ve-ayrimcilik-bilgisizlikten-kaynaklaniyor-597983">HIV&#8217;le ilgili damgalanma ve ayrımcılık bilgisizlikten kaynaklanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Kısa adı HIV olan İnsan İmmün Yetmezlik Virüsünün bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerini hedef alarak bağışıklık yetmezliğine yol açtığını belirten </span></span></span></b><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV enfeksiyonunun küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.  Dünya genelinde HIV ile yaşayan 40 milyon insan bulunduğunu ve her yıl 1,3 milyon yeni vakanın ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, hastalığın tedavilerle kontrol edilebildiğini ve doğru korunma yöntemleriyle tamamen önlenebildiğini kaydetti. Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV virüsü ile ilgili ayrımcılık ve damgalanmanın HIV’le ilgili bilgisizlikten kaynaklandığının altını çizdi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafıından “Bilimsel Etkinlikler Serisi 2025-2026” kapsamnında düzenlenen AIDS Farkındalık Haftası Etkinliği İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü (HIV) Paneli’nde uzmanlar tarafından HIV  virüsü, virüsün etkileri, tedavi ve korunma yötemleri ele alındı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Selim Badur: “HIV yılda 660 binden fazla kişinin ölümüne yol açıyor”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Ralph A. DeFronzo Oditoryumu’nda gerçekleştirilen panelin açılış konuşmasını yapan </span></span></span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, HIV enfeksiyonu nedeniyle yılda 660 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek “Bir pandemi söz konusu. HIV tedavisi ile ilgili çok yeni olumlu adımlar atılsa da özellikle damgalama ve dışlama gibi konularda çözülmesi ve atılması gereken adımlar olduğunu biliyoruz. Bugün bu konuların yanı sıra HIV tedavisindeki yeni gelişmeleri ele alacağız” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Damgalanma korkusu, sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kırmızı Kurdele Derneği Temsilcisi Arda Karapınar, HIV virüsünün etkilerine işaret ederek özellikle ayrımcılık ve damgalanma sorunlarına dikkat çekti. Dünya genelinde HIV pozitife yönelik önyargıların, virüsün ortaya çıktığı 1980’lerden bu yana her zaman var olduğunu belirten Karapınar, HIV pozitif bireylerin özellikle damgalanma endişesi nedeniyle sağlık hizmetlerine erişmede yaşadığı zorluklara değindi. Arda Karapınar, 54 ülkeden 3 bin 272 HIV pozitif kişiyle yapılan damgalanma ölçeği anketinde çalışmaya katılan kişilerin yüzde 21’inin HIV statülerinin ilgisiz kişiler tarafından öğrenilebileceği korkusuyla sağlık hizmetlerine erişmediklerini belirttiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV tedavindeki yeni gelişmeleri anlattı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt ise “HIV Önleme ve Tedavide Güncel Gelişmeler” başlıklı sunumunda HIV tedavisindeki son gelişmeleri anlattı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ayrımcılığın nedeni eğitim eksikliği</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>HIV virüsü ile ilgili ayrımcılık ve damgalanmanın HIV’le ilgili bilgisizlikten kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Bu ayrımcılığın sebebinin, HIV bulaş sebeplerinin iyi bilinmemesi ve eğitimsizlikten kaynaklandığını düşünüyorum. HIV, bir Hepatit B kadar bulaşıcı değil aslında. Ama davranışsal açıdan cinsel yolla bulaşan bir hastalık olması nedeniyle böyle bir önyargı var. Bulaş yollarının öğrenilmesi, bu açıdan önemli. HIV cinsel yolla bulaşıyor. Kan ve kan ürünleriyle, ortak enjektör kullanımı ile bulaşır. Tükürükle bulaşmaz. Aynı tuvalet ve havuz kullanımı ile bulaşmaz. Aynı ortamda çalışmak, aynı ortamı paylaşmak HIV için bulaş riski oluşturmaz. Toplumsal eğitim ve bilgilendirme önemli. Damgalanmanın önlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor. Gizli test merkezlerine erişim de önemli bir nokta. HIV olduğunu bilenlerin birçoğu damgalanma endişesi nedeniyle test yaptırmıyor. HIV olduğunu öğrenen kişinin nasıl tedbirler alması gerektiği konusunda da bilinçlenmesi ve bu konuda bir danışmanlık hizmeti verilmesi büyük önem taşıyor” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>HIV enfeksiyonu küresel bir halk sağlığı sorunudur</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>HIV’in bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerinden olan CD4 T lenfositlerini hedef alan ve zamanla bağışıklık yetmezliğine yol açan bir retrovirüs enfeksiyonu olduğunu belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “HIV enfeksiyonu küresel bir halk sağlığı sorunudur. Dünya genelinde HIV ile yaşayan 40 milyon insan bulunuyor. Her yıl 1,3 milyon yeni vaka var ve 630 bin HIV ilişkili ölümlerle karşı karşıyayız. Özellikle risk grubunda yüksek yayılım gösteriyor ve tedavi edilmediğinde bağışıklık yetmezliğine yol açarak vücudu enfeksiyonlara, kanserlere ve fırsatçı patojenlere karşı savunmasız hale getiriyor. Ancak tedavilerle kontrol edilebilen ve doğru korunma yöntemleriyle tamamen önlenebilen bir hastalıkla karşı karşıyayız” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>HIV’in önlenmesinde davranışsal ve bilişsel korunma yöntemlerine dikkat çeken Prof. Dr. Fatma Bozkurt, güvenli cinsel davranış ve tek eşliliğin korunmada önemli olduğunu belirterek “Partnerin HIV durumu ile ilgili bilgiye sahip olunmalıdır. Düzenli HIV testi yaptırılması, yeni partneri olan herkes için erken tanı ve tedavi açısından önemlidir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>HIV tedavisinde tablet ve enjeksiyon yöntemleri kullanılıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Hastanesi’nde HIV virüsü ile ilgili tedavilerin yapıldığını kaydeden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi verdi. Tablet ve enjeksiyon yöntemlerinin uygulandığı tedavilerden bahseden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, Cabotegravir Long-Acting isimli ilacın 2021’de FDA onayı aldığını belirterek “Dünyanın ilk uzun etkili PREP ilacı olan bu ilaç Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2022’de küresel HIV önleme kılavuzuna dahil edildi. 2025 itibarıyla 40’tan fazla ülkede kullanıma girdi, bazı ülkeler tarafından ulusal programlara dahil edildi. 2024 sonunda daha uzun süre etkili FDA onaylı ikinci antiviral Lenacapavir klinik kullanıma girdi. Bu ilaç HIV döngüsünün birden çok basamağını bloke ediyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hivle-ilgili-damgalanma-ve-ayrimcilik-bilgisizlikten-kaynaklaniyor-597983">HIV&#8217;le ilgili damgalanma ve ayrımcılık bilgisizlikten kaynaklanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gripten korunmak isteyen risk grubundakiler için en güvenli yol: Aşı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gripten-korunmak-isteyen-risk-grubundakiler-icin-en-guvenli-yol-asi-588992</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 08:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[eller]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gripten]]></category>
		<category><![CDATA[grubundakiler]]></category>
		<category><![CDATA[grubundakilerde]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[isteyen]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[korunmanın]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Vurgulayan]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde influenza (grip) virüsü hızla yayılıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süda Tekin, gribin basit bir solunum yolu hastalığı olmadığını vurgulayarak, her yıl dünya genelinde 250-500 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden olduğunu ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gripten-korunmak-isteyen-risk-grubundakiler-icin-en-guvenli-yol-asi-588992">Gripten korunmak isteyen risk grubundakiler için en güvenli yol: Aşı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde influenza (grip) virüsü hızla yaygınlaşıyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süda Tekin</strong>, gribin (influenza) basit bir solunum yolu hastalığı olmadığını belirterek, her yıl dünya genelinde 250-500 bin kişinin ölümüne yol açtığını söylüyor. Özellikle risk grubundaki kişilerde gripten korunmanın en etkili yolunun aşı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekin, evinde yaşlı, çocuk, gebe ya da kronik hastalığı olan sağlıklı kişilerin de aşı yaptırması gerektiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Süda Tekin, influenzadan korunmanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p>Okulların açılması ve havaların soğumasıyla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre artarken, gribal enfeksiyonlar hızla yayılıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süda Tekin “Grip ya da tıbbi ismiyle influenza, influenza virüsünün yol açtığı bir enfeksiyon hastalığıdır. Çok sık karıştırlan ‘nezle’den farklıdır ve basit bir solunum yolu hastalığı değildir. Her yıl dünyada yaklaşık 3-5 milyon kişiyi etkileyen, 250-500 bin kişinin ölümüne neden olan bir enfeksiyondur” diyor. Gribe neden olan influenza virüsünün yapısının kolaylıkla değişebildiğini, bu nedenle bağışıklık sistemimizden kaçabildiğini belirten Prof. Dr. Tekin “Virüste meydana gelen küçük yapısal değişiklikler, tüm dünyayı etkileyen büyük salgınlara yol açabilmektedir. Grip, halen dünyada aşı ile önlenebilir ölüm nedenleri arasında önemli bir yer tutmaktadır” diye konuşuyor.</p>
<h3><strong>Öksürüp hapşırırken mendil ya da kollarınızı kullanın </strong></h3>
<p>Grip (influenza) virüsünün damlacık yoluyla bulaştığını, öksürme, hapşırma ve yüksek sesle konuşma esnasında hasta kişilerden virüs içeren çok sayıda damlacığın etrafa yayıldığını anlatan Prof. Dr. Süda Tekin sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu damlacıkların ağız, burun ya da gözlere de ulaşması ile hastalık çok hızlı ve çok kolay bulaşır. Bu nedenle gripli bir kişi virüsü etrafa yaymamak için öksürüp hapşırırken ağzını bir mendille, mendil bulamıyorsa kolları ile kapatmalıdır. Ellere hapşırmak en tehlikeli olanıdır. Ellere bulaşan virüs buradan, dokunulan her yere yayılır.” Hasta olan kişinin sık sık ellerini yıkaması, su ve sabun bulunamadığı durumda el antiseptikleri ile ellerin ovalanarak temizlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekin “Enfeksiyonun toplumda yayılmasının engellenmesi amacıyla, özellikle hastalığın ilk günlerinde okula, işe gidilmeyip evde istirahat edilmelidir. Ev halkını korumak için eller sık sık yıkanmalı, oda havalandırılmalıdır. Maske ağız ve burunu tam kapamalı, ıslandığında değiştirilip eller yıkanmalıdır” diyor.</p>
<h3><strong>Evdeki tüm bireyleri yatağa düşürebiliyor!</strong></h3>
<p>Influenzanın (grip) çok kolay ve çok hızlı bulaşması dolayısıyla evdeki tüm bireyleri aynı anda hasta edip yatağa düşürebildiğini, özellikle gebeler, 50 yaş üstündekiler, aşırı kilolular, 5 yaş altındakiler, kronik hastalığı olanlar ve ilaçlar nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda çok daha ağır seyrettiğini vurgulayan Prof. Dr. Süda Tekin “Bu kişilerde grip hastaneye yatışlara, hatta ölümlere neden olmaktadır. Mutlaka doktora başvurup test yaptırılmalıdır.  Gribin tedavisi istirahat ve destek tedavisidir. Ateş düşürücü ilaçlar, bol sıvı alımı önerilir. Ancak risk grubundaki kişiler ve risk grubunda olmasa bile hastalığın ağır seyrederek komplikasyonlara yol açtığı kişilerde doktor önerisiyle doğrudan grip virüsüne etkili ilaçların kullanılması gerekir” diyor.</p>
<h3><strong>En etkili korunma yöntemi; aşılanma</strong></h3>
<p>Gripten ve diğer enfeksiyonlardan korunmada en etkili önlemlerin başında grip aşısının geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Süda Tekin şöyle konuşuyor: “Ellerin sık yıkanması, sağlıklı beslenme, mevsime göre giyinme, hasta kişilerle temasın kısıtlanması ve maske takılması çok büyük önem taşıyor. Ancak grip aşısı özellikle risk altındaki kişiler için <strong>en etkili korunma yoludur</strong>.”</p>
<p>Grip (İnfluenza) aşısının 6 aydan büyük herkese önerildiğini, ancak risk gruplarındaki kişiler ve bu kişilerle yakın teması olanların mutlaka aşılanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekin “Grip aşısı için yumurta alerjisi olanlara yapılmaması ile ilişkili uyarı kaldırılmıştır. Ancak daha önce grip aşısı sonrası alerjik tepkime vermiş olanların aşılarını donanımlı bir Aşı Merkezinde yaptırması önerilmektedir” diyor.</p>
<h3><strong>Felç yapmaz, kısırlığa neden olmaz</strong></h3>
<p>Grip aşısının ciddi yan etki yapma olasılığının diğer aşılardan farksız olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Süda Tekin şöyle konuşuyor: “Aşının erişkinlerde görülen en sık yan etkisi enjeksiyon yerinde ağrı ve hassasiyettir. Ülkemizde uygulanan grip aşıları (İİV3 veya İİV4) inaktif (cansız) virüs aşısı olduğundan aşıya bağlı grip gelişmesi mümkün değildir. <strong>Aşı felç yapmaz, kısırlığa neden olmaz ve gebelerde de güvenle yapılabilmektedir. Ülkemizde </strong>2025-2026 dönemi için de DSÖ önerisi 3 valan aşının uygulanmasıdır. Kişiler 3 ya da 4 valan hangi aşıya ulaşabilirler ise bu aşıyı olabilirler.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gripten-korunmak-isteyen-risk-grubundakiler-icin-en-guvenli-yol-asi-588992">Gripten korunmak isteyen risk grubundakiler için en güvenli yol: Aşı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Selim Badur: &#8220;İnfluenza virüsü bakterilere zemin hazırlıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-selim-badur-influenza-virusu-bakterilere-zemin-hazirliyor-584604</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 15:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[badur]]></category>
		<category><![CDATA[bakterilere]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gebeler]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[nfluenza]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[selim]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584604</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Grip ve Grip Aşılarının Önemi” başlıklı panelde, ciddi bir hastalık olan grip, griple mücadele, riskli grupların alması gereken önlemler ve grip aşıları ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-selim-badur-influenza-virusu-bakterilere-zemin-hazirliyor-584604">Prof. Dr. Selim Badur: &#8220;İnfluenza virüsü bakterilere zemin hazırlıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Grip ve Grip Aşılarının Önemi” başlıklı panelde, ciddi bir hastalık olan grip, griple mücadele, riskli grupların alması gereken önlemler ve grip aşıları ele alındı. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, influenza başta olmak üzere virüslerin çeşitli bakteri enfeksiyonlarına zemin hazırladığını belirterek özellikle risk gruplarında grip aşısının önemini vurguladı.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından “Bilimsel Etkinlikler Serisi 2025-2026” kapsamında düzenlenen ilk etkinlik olan “Grip ve Grip Aşılarının Önemi” panelinde alanında uzman akademisyenler bir araya gelerek grip ve grip aşılarını pek çok yönüyle ele aldı. İstanbul Atlas Üniversitesi Dr. Ralph A. Defronzo Oditoryumu’nda düzenlenen sempozyumda grip virüsü, gripten korunmanın yolları ve grip aşılarına ilişkin bilgi verildi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Faruk Aydın: “Grip ciddi sorunlar doğurabilecek bir enfeksiyon hastalığıdır”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Panelin açılış konuşmasını yapan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Faruk Aydın, özellikle kış aylarında sıkça karşılaşılan ve her yaştan bireyi etkileyen grip (influenza) üzerine bilgi paylaşımında bulunmak, güncel gelişmeleri değerlendirmek ve doğru bilinen yanlışları ele almak istediklerini söyledi. Gribin çoğu zaman hafife alınsa da toplum sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Faruk Aydın, “Özellikle risk grubundaki bireyler için erken tanı, etkili korunma yöntemleri ve doğru bilgilendirme büyük önem taşımaktadır. Bu panelde alanında uzman konuşmacılarımız sayesinde grip virüsünün yapısından aşılama politikalarına, toplumda bağışıklık geliştirme stratejilerinden salgın yönetimine kadar birçok önemli konuyu ele alacağız” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Selim Badur: “İnfluenza virüsleri bakterilerin işini kolaylaştırıyor”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, “Grip Sadece Grip midir?” başlıklı konuşmasında gribin asla sadece basit bir solunum yolları enfeksiyonu olmadığını belirterek grip enfeksiyonunun ölüme yol açmasının nedenlerine değindi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünyada çeşitli tarihlerde yaşanan pandemilerde çok sayıda insanın yaşamını yitirdiğini kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “Bu insanlar neden ölüyor? Birincisi influenza virüsleri, bakterilerin işini kolaylaştırıyor. Bir de kendileri çok patojen ve ölümcül olabiliyorlar. Biliyoruz ki influenza başta olmak üzere virüsler, çeşitli bakteri enfeksiyonlarına zemin hazırlamaktalar. Viral enfeksiyonu takiben ikincil bakteri enfeksiyonlarını kolaylaştırıcı birtakım değişimler yaşanıyor. Bariyer işlevi zayıflıyor, bakteri reseptörlerinin önü açılıyor. İmmünolojik parametreler değişiyor ve mikro çevre değişiyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İnfluenza ile kalp krizinden ölüm arasında epidemiyolojik ilişki var</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İngiltere ve Hong Kong’da yapılan bazı çalışmalara değinen Prof. Dr. Selim Badur, “İnfluenza aktivitesinin arttığı aylarda, haftalarda kalp krizinden ölenlerin sayısında artış oluyor. Demek ki aralarında bir ilişki olduğu epidemiyolojik olarak gösteriliyor. Nitekim grip gibi solunum yolları enfeksiyonları yetişkinlerde miyokardit enfeksiyonu ve inme riskini artıyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Aşılama ile yoğun bakıma yatışlar azaldı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Gripten korunmada en etkili yöntemlerden biri olan aşılarla ilgili çalışmalardan örnekler veren Prof. Dr. Selim Badur, “Hong Kong’da 60-65 yaş üzeri 30- 32 bin kişiyle yapılan bir çalışmada bu kişilere pnömokok ve influenza aşıları uygulandığında iskemik atak, akut miyokardit enfarktüsü, yoğun bakıma yatışların ciddi olarak azaldığı görülmüş. Grip sadece basit bir solunum yolu enfeksiyonu değil ve nitekim solunum yolu enfeksiyonuna yol açan 200 üzerinde etken var. Bunların içinde gribe karşı aşı var ve bu aşı önemli bir aşı” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Asıl riski virüsün kendi oluşturuyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Özellikle mRNA aşıları ile kardiyovasküler hastalıklar arasında ilişki olduğu yönündeki görüşlerin bilimsel dayanağı olmadığını belirten Prof. Dr. Selim Badur, “Covidle ilgili yapılan çalışmalarda mRNA aşısı sonrası miyokardit riskinin 100 binde 2 olmasına karşın, enfeksiyonun kendisiyle ağır şekilde covid geçirenlerde 100 binde 226 oranında kalp sorunu yaşandığı ortaya çıktı. Demek ki asıl kardiyovasküler soruna yol açan mekanizmayı virüs oluşturuyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Eran: “Gebelere aşılama öneriliyor”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Eran, influenza virüsünün yapısı ve tipleriyle ilgili bilgi verdi. Yaşlılar, KOAH hastaları ve gebelerin de aralarında bulunduğu riskli gruplar için de aşılamanın önemli olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Gebelik döneminde aşılamanın önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Eran, “Riskli grupta gebeler var. Gebelerde ciddi riskler oluşabilir. 1918- 1919, 1957-1958 ve 2009 -2010 yıllarında meydana gelen pandemilerde de gebe kayıpları gözlenmiş. Gebelerin influenza dönemlerinde hastaneye yatış oranları da diğer dönemlere göre iki kat daha fazla. En yüksek hastaneye yatış ilk üç ayda ve doğuma yakın zamandaki dönemde gerçekleşiyor. Kronik hastalığı olan gebelerde hastaneye yatış oranı sağlıklı gebelere oranla daha fazla. Peki bizim gebe bağışıklık hedeflerimiz ne? Hamilelik sırasında anne ve fetüsü korumamız lazım. Bu durumda annenin aşılanması öneriliyor. Doğumdan sonraki haftalarda anne sütüyle beraber 6 ay boyunca antikor bebeği koruyacaktır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Şenay Zengi: “Okul çağı çocukları toplum bulaşında kilit rol oynuyor”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Şenay Zengi ise pediatrik açıdan gribin önemli sonuçlara yol açacağını belirterek bebek ve çocuklarda aşılamanın önemini anlattı. Dünya genelinde mevsimsel salgınlar yapan yüksek bulaşıcı bir viral hastalık olan influenzanın tüm yaş gruplarını etkilediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Şenay Zengi, “Ancak 5 yaş altı çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olan bireyler ciddi komplikasyon riski altındadır. Enfeksiyon okul çağındaki çocuklardan hızlı yayılır ve toplum bulaşında kilit rol oynar” uyarısında bulundu. Grip aşısının grip mevsimi boyunca (eylül-mart ayları arasında) yapılabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Şenay Zengi, “Aşının koruyucu etkisi uygulamadan yaklaşık 2 hafta sonra başlar. Bu nedenle gribin sık görülmeye başladığı dönemden hemen önce aşı olması önerilir. Aşılanmayan kişiler mart ayı sonuna kadar aşı yaptırabilir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-selim-badur-influenza-virusu-bakterilere-zemin-hazirliyor-584604">Prof. Dr. Selim Badur: &#8220;İnfluenza virüsü bakterilere zemin hazırlıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Frankenstein virüsü hızla yayılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/frankenstein-virusu-hizla-yayiliyor-567320</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Aug 2025 00:22:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[frankenstein]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yayılıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567320</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD'nin Kolorado eyaletinde yüzlerinde boynuz benzeri çıkıntılar oluşan tavşanların ardından bu kez geyiklerde siğil benzeri tümörler kayda geçti. Yetkililer, dikkat çekici görüntülere rağmen insanlara ya da evcil hayvanlara bulaşma riski olmadığını vurguluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/frankenstein-virusu-hizla-yayiliyor-567320">Frankenstein virüsü hızla yayılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>ABD’de geçen hafta Kolorado’da ortaya çıkan ve sosyal medyada “Frankenstein tavşanlar” olarak adlandırılan vakaların ardından, şimdi de geyiklerde benzer görünümler kaydedildi. Tavşanlarda görülen tuhaf çıkıntıların <strong>Shope papilloma virüsünden </strong>kaynaklandığı açıklanırken, geyiklerdeki lezyonların ise papilloma virüsünün neden olduğu fibrom tümörleri olduğu belirtildi.</p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<figure style="width: 1920px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/frankenstein-virusu-yayiliyor-tavsanlardan-sonra-geyiklerde-de-goruldu-0-u3NECfMF.png"><img fetchpriority="high" decoding="async" title="Frankenstein virüsü hızla yayılıyor" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/frankenstein-virusu-yayiliyor-tavsanlardan-sonra-geyiklerde-de-goruldu-0-u3NECfMF.png" alt="Frankenstein virüsü hızla yayılıyor" width="1920" height="2282" /></a><figcaption class="wp-caption-text">Frankenstein virüsü hızla yayılıyor</figcaption></figure>
</div>
</div>
<div>ABD’de “Frankenstein Geyikler&#8221; görüldü</div>
<div>
<div>© Fotoğraf</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div>
<h2><b>Virüs insanlara bulaşmıyor</b></h2>
</div>
<div>
<p>Kolorado’daki vakalarda tavşanların yüz ve bedenlerinde “boynuz” ya da “tentakül” benzeri büyümeler gözlenmiş, bu görüntüler halk arasında endişeye yol açmıştı. Uzmanlar, söz konusu virüsün özellikle yaz sonu ve sıcak havalarda sivrisinek, kene veya bitler aracılığıyla yayıldığını, ancak insanlara ve evcil hayvanlara bulaşmadığını belirtiyor. Tavşanların çoğunda bu oluşumların zamanla bağışıklık sistemi tarafından yok edildiği, sadece ağız veya göz çevresinde görülenlerin hayatta kalma ve beslenme sorunlarına yol açabileceği ifade ediliyor.</p>
</div>
<div>
<p>Benzer bir durumun geyiklerde de ortaya çıktığına dikkat çekiliyor. Sosyal medyada yayılan görüntülerde, geyiklerin derilerinde siğil benzeri kitleler görülüyor. Uzmanlara göre bu tümörler genellikle yüzeysel ve zararsız; zamanla kendiliğinden düşebiliyor. Ancak göz ve ağız bölgesine yakın yerleşen büyümeler, hayvanın beslenmesini ya da görüşünü zorlaştırabilir.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/frankenstein-virusu-hizla-yayiliyor-567320">Frankenstein virüsü hızla yayılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Shell Türkiye ve Bilim Virüsü, gençleri yeni yüzyıl yetkinlikleri ile güçlendirmeye devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/shell-turkiye-ve-bilim-virusu-gencleri-yeni-yuzyil-yetkinlikleri-ile-guclendirmeye-devam-ediyor-553188</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 08:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[gençleri]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirmeye]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[shell]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yetkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Shell Türkiye’nin, Eco-marathon ile birlikte gençlere yönelik en önemli sosyal yatırım programı olan ve Bilim Virüsü iş birliğiyle yürütülen İLERİDE, 2025 dönemini başarıyla tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/shell-turkiye-ve-bilim-virusu-gencleri-yeni-yuzyil-yetkinlikleri-ile-guclendirmeye-devam-ediyor-553188">Shell Türkiye ve Bilim Virüsü, gençleri yeni yüzyıl yetkinlikleri ile güçlendirmeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Shell Türkiye’nin, Eco-marathon ile birlikte gençlere yönelik en önemli sosyal yatırım programı olan ve Bilim Virüsü iş birliğiyle yürütülen İLER<em>İDE</em>, 2025 dönemini başarıyla tamamladı. Shell Gençlik Sosyal Yatırım Programı İLER<em>İDE</em>, üniversitelerin 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin yeni yüzyıl yetkinlikleri kazanmalarını, iş dünyasının dinamiklerine hazırlanmalarını ve küresel sorunlara sürdürülebilir çözümler üretmelerini hedefliyor. Programın Mezuniyet Günü, 5 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. </p>
<p>Altı aylık yoğun bir eğitim ve gelişim maratonunu tamamlayan 100 öğrenci, program boyunca edindikleri bilgi ve becerileri sergiledikleri proje sunumlarıyla geleceğe dair umut verdi. Jürinin belirlediği ve Shell Türkiye’nin ilk adım desteği vereceği 4 proje <strong>0Wait, 6Less, Ecopresso ve Walk2Watt</strong> <strong>Projesi</strong> olarak belirlendi.</p>
<p><strong>Geleceğin yetkinlikleriyle donatılmış kapsamlı bir yolculuk</strong></p>
<p>Ocak ayında başvuruları alınan ve Türkiye çapındaki 60 farklı üniversiteden öğrencileri buluşturan İLER<em>İDE</em> Programı’nın üçüncü dönemi, katılımcılara zenginleştirilmiş bir içerik sundu. Program, teorik bilgilerin pratiğe döküldüğü dört ana modülden oluşuyor: Öğrenme Modülü, İş Simülasyonu, Proje Adımı ve Güçlendirme Faaliyetleri. Bu yapı sayesinde öğrenciler, hem bireysel yetkinliklerini güçlendirdi hem de ekip çalışması ve proje yönetimi deneyimi kazandı.</p>
<p>Katılımcılar, Öğrenme Modülü’nde Öğrenmeyi Öğrenme, Tasarım Odaklı Düşünce, Analitik Düşünce, Yaratıcılık ve İnovasyon, Sunum ve Hikayeleştirme, İletişim ve Takım Çalışması, Dijital Yetkinlikler ile Sürdürülebilirlik Yetkinlikleri alanlarında uzman isimlerden eğitimler aldı. Her yıl kendi içinde gelişen programa, bu yıl Yapay Zeka ve Yeni Teknolojiler eğitimi de dahil edildi. İş Simülasyonu Modülü’nde iş dünyasında yaşanan gerçek vakalara çözüm üreten gençler, Shell Türkiye yöneticilerinden geri bildirim alarak iş dünyasına güçlü bir hazırlık yapma fırsatı buldu.</p>
<p>Programın en heyecan verici aşamalarından biri olan Proje Adımı’nda, gençler Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA) odaklandı. Proje fikri geliştirmek için ekipler oluşturan öğrenciler; SKA 7 &#8211; Erişilebilir ve Temiz Enerji, SKA 10 &#8211; Eşitsizliklerin Azaltılması, SKA 11 &#8211; Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar, SKA 12 &#8211; Sorumlu Üretim ve Tüketim ve SKA 13 &#8211; İklim Eylemi hedeflerine yönelik somut ve yenilikçi çözümler üretti. Mezuniyet Günü&#8217;nde bu projeler, iş ve akademi dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan jüriye sunuldu. Yapılan değerlendirme sonucunda 4 projeye, fikirlerini hayata geçirebilmeleri için Shell Türkiye tarafından ilk adım desteği sağlanacak. Ayrıca programı başarıyla tamamlayan 10 öğrenciye, Shell Türkiye bünyesinde staj ve gençlik programlarına katılma fırsatı sunulacak.</p>
<p><strong>“Çözüm, sorumluluk almaktan çekinmeyen genç beyinlerde saklı”</strong></p>
<p>Dünyanın önemli bir değişimden geçtiğini hatırlatan <strong>Shell Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü ve Shell &#038; Turcas İcra Kurulu Üyesi Meltem Okyar Perdeci</strong> programa dair şunları söyledi: “Geleceğin karmaşık sorunlarını, yeni nesil yetkinliklerle donanmış, farklı düşünebilen, iş birliğine inanan ve daha iyi bir dünya için sorumluluk alan genç beyinlerde saklı olduğuna inanıyoruz. İLER<em>İDE</em> Programı ile gençlere inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı beceriler kazandıkları; hayal ettikleri ve ürettikleri bir platform sunuyoruz. Programın son modülünde gençlerin geliştirdikleri projeleri gerçeğe dönüştürmeleri için ilk adım desteği veriyoruz. Her yıl değişen ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirdiğimiz İLER<em>İDE</em> Programımız ile genç yetenekleri destekleme taahhüdümüzü yerine getirmeye devam ediyoruz.”</p>
<p><strong>Bilim Virüsü Kurucusu Şule Yücebıyık</strong> da “İLERİDE Programı’nda bu yıl da gençlerle birlikte yoğun, öğretici ve bir o kadar da ilham verici bir yolculuk geçirdik. Öğrenme Programı&#8217;nda yeni yüzyıl becerilerine, İş Simülasyonu&#8217;nda iş dünyasından gerçek vakalara çözüm üretmelerine, Proje Adımı&#8217;ndan Mezuniyet Günü&#8217;ne, zengin içerikleri ile MediaHub yazılarına her bir adımda gençlerin gelişimine tanıklık etmek bizler için çok değerliydi. Program boyunca hem onlar öğrendi, hem biz öğrendik; birlikte düşünmenin ve üretmenin gücünü bir kez daha hissettik” dedi.</p>
<p><strong>Güçlü bir Danışma Kurulu ve mentorluk ağı</strong></p>
<p>İLERİDE Programı&#8217;nı benzerlerinden ayıran özelliklerinden biri de sunduğu güçlü topluluk ve mentorluk desteği. Programın Danışma Kurulu&#8217;nu Sürdürülebilir Markalar İçin Danışman ve Kolaylaştırıcı Ahmet Akın, Azor Brand &#038; People Solutions Kurucusu, Öğretim Görevlisi ve StartMe Yönetim Kurulu Üyesi Emre Başkan, Sosyal Girişimci ve Akademisyen Prof. Itır Erhart, Türkiye İnovasyon Hareketi Kurucusu ve Öğretim Görevlisi Ferhat Demir, Çatı Çiftliği Kurucusu Hasibe Akın, SKD Genel Sekreteri Konca Çalkıvik, Shell Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü ve Shell &#038; Turcas İcra Kurulu Üyesi Meltem Okyar Perdeci ve Bilim Virüsü Kurucusu Şule Yücebıyık oluşturuyor. Her biri alanında uzman isimler hem jüri üyesi olarak projelere geri bildirim verdi hem de program boyunca gençlere ilham kaynağı oldu. Ayrıca önceki dönem mezunlarından oluşan Genç Mentorlar ve Genç Danışma Kurulu, yeni katılımcılara akran öğrenmesi modeliyle destek olarak programın etkisinin artmasına önemli katkı sağladı. Bu yapı, katılımcıların sadece bir eğitim programından mezun olmalarını değil, aynı zamanda güçlü bağlara sahip topluluğun parçası olmalarını sağlıyor.</p>
<p><strong>Shell Türkiye’nin ilk adım desteği vereceği projeler:</strong></p>
<p><strong>0wait Projesi</strong>, yaya geçitlerine entegre edilen akıllı sensörlerle yaya geçişlerini gerçek zamanlı analiz ederek, trafik ışıklarının yalnızca ihtiyaç anında devreye girmesini sağlıyor. Bu sayede yakıt tüketimini ve karbon salımını azaltmayı hedefleyen bir ulaşım çözümü sunmayı hedefliyor. </p>
<p><strong>6Less Projesi</strong>, bireylerin ve kurumların karbon ayak izini gerçek zamanlı olarak izleyip azaltmalarını sağlayan dijital bir platform geliştirerek kurumsal sürdürülebilirlik hedeflerine bireysel katkıyı teşvik etmeyi amaçlıyor.</p>
<p><strong>Ecopresso Projesi</strong>, kahve posasını ileri dönüştürerek geliştirdiği biyobozunur sensörlerle gıda ambalajlarında renk değişimi yoluyla tazelik bilgisi sunmayı; böylece gıda güvenliğini artırırken israfı azaltmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>Walk2Watt Projesi</strong>, şehir yaşamında insan hareket enerjisini piezoelektrik sistemlerle elektrik enerjisine çevirerek kamusal altyapılara katkı sunmayı ve yerel enerji farkındalığını artırmayı amaçlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/shell-turkiye-ve-bilim-virusu-gencleri-yeni-yuzyil-yetkinlikleri-ile-guclendirmeye-devam-ediyor-553188">Shell Türkiye ve Bilim Virüsü, gençleri yeni yüzyıl yetkinlikleri ile güçlendirmeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>JN1 virüsü kolay yayılıyor ama ilave risk oluşturmuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/jn1-virusu-kolay-yayiliyor-ama-ilave-risk-olusturmuyor-441740</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 21:05:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ama]]></category>
		<category><![CDATA[ilave]]></category>
		<category><![CDATA[jn1]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturmuyor]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yayılıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=441740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Grip, yüksek ateş, boğaz ağrısı, halsizlik, kırgınlık, soğuk algınlığı şeklinde ortaya çıkan enfeksiyonlar yaşam kalitesini etkiliyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Faruk Aydın, sıklıkla tekrarlanan bu tip enfeksiyonların temel nedeninin virüslerde ortaya çıkan mutasyonlar olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jn1-virusu-kolay-yayiliyor-ama-ilave-risk-olusturmuyor-441740">JN1 virüsü kolay yayılıyor ama ilave risk oluşturmuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Grip, yüksek ateş, boğaz ağrısı, halsizlik, kırgınlık, soğuk algınlığı şeklinde ortaya çıkan enfeksiyonlar yaşam kalitesini etkiliyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Faruk Aydın, sıklıkla tekrarlanan bu tip enfeksiyonların temel nedeninin virüslerde ortaya çıkan mutasyonlar olduğunu söyledi. Bilim çevrelerinde yeni varyantlarla ilgili çeşitli kaygıların zaman zaman gündeme geldiğini söyleyen Prof. Dr. Faruk Aydın, 2023 yılı sonunda saptanan ve Omicron varyantının bir alt varyantı olan JN1 virüsünün kolay yayıldığını ancak halk sağlığı açısından ilave risk oluşturmadığını belirtti. Mevsimsel özellik gösteren bu tip enfeksiyonlara neden olan yüzlerce mikroorganizma bulunduğunu belirten Prof. Dr. Aydın, enfeksiyonlardan korunmak için özellikle kalabalık ortamlarda maske kullanılmasını ve ellerin sıkça yıkanmasını tavsiye etti.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Faruk Aydın, görülme sıklığı yaygınlaşan grip benzeri enfeksiyon salgınlarına ve korunma yöntemlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sıklıkla yinelenen enfeksiyonların temel nedeninin virüslerde ortaya çıkan mutasyonlar olduğunu belirten Prof. Dr. Faruk Aydın, “2020’li yıllara damgasını vuran ve küresel boyutta yaklaşık 7 milyon kişinin ölümüne neden olan COVID-19 pandemisinin etkeni, SARS-CoV-2’nin tüm RNA virüsleri gibi sıklıkla mutasyona uğramaları şaşırtıcı değildir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Virüslerin onarım mekanizması var</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Virüslerin uygun ortamlarda ürediklerinde kısa bir süre içinde milyonlarca yeni nesil oluşturabildiğini ifade eden Prof. Dr. Faruk Aydın, “Gayet doğaldır ki nükleik asitleri olan DNA veya RNA&#8217;nın bu kadar yoğun replikasyonu sırasında, genetik düzeyde doğal veya spontan olarak kendiliğinden bazı değişmeler meydana gelmektedir. Mutasyonlar sonucunda, orijinallerine göre değişik genotipte ve buna bağlı olarak fenotipte gözlemlenen ve saptanan yeni nesiller (mutantlar) meydana gelir. Ancak, mutasyonları tam veya kısmen de olsa önlemek ve düzeltmek için, virüsler bazı onarım mekanizmalarına sahiptirler” diye konuştu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Uzun soluklu enfeksiyonlarda varyantlar ortaya çıkıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Virüslerde ortaya çıkan değişimlerin büyük bir hızla gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Faruk Aydın, “Bu yoğunlukta değişim sürerken bazı hataların olmaması mümkün değildir ve oluşacak bu hataları ‘onarma’ mekanizması bulunmayan virüslerde mutant oluşumu doğaldır. Onarım mekanizmasına sahip olmama ve yoğun replikasyon sonucu ortaya çıkan varyantların daha çok kronik hastalarda, uzun soluklu enfeksiyonlar söz konusu olduğunda belirdiğini biliyoruz” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yeni varyantlarla ilgili 4 kaygı </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Faruk Aydın, SARS-CoV-2 ilk saptandığı Ocak 2020’den günümüze dek geçen sürede binlerce kez mutasyona uğradığını, özellikle Eylül 2020’de saptanan ve daha sonra çeşitli varyantlar şeklinde ortaya çıkan bazı farklılaşmaların önemli sonuçlara yol açabileceğinden kuşkulanıldığını söyledi. Yeni varyantlarla ilgili dört kaygının bulunduğunu belirten Prof. Dr. Faruk Aydın, “Yeni varyantların daha kolay yayılabileceği, daha ağır hastalık yapma özelliği kazanmış olabileceği, re-enfeksiyonlardan sorumlu olabileceği ve kullanıma giren aşılardan kaçabileceği şeklinde kaygılar gündeme gelmiştir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>COVİD-19 pandemisi sonlanmadı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>2023 yılı sonunda saptanan ve Omicron varyantının bir alt-varyantı olan JN1 virüsünün, yeni bir SARS-CoV-2 antijenik tipi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Faruk Aydın, “Ağustos 2023’ten beri izlenen Omicron-BA.2.86 varyantından ‘spike’ bölgesindeki tek bir mutasyon ile farklılık gösteren bu yeni alt-varyantın kolay yayıldığı, buna karşılık klinik açıdan farklılık arz etmediği ve halk sağlığı açısından bugün için ilave bir risk oluşturmadığı kabul edilmektedir” dedi. Ancak süreklilik gösteren yeni varyantların ortaya çıkışı konusunun dikkatle izlendiğini ifade eden Prof. Dr. Faruk Aydın, “COVID-19 pandemisinin sonlanmadığı, yeni ve tehlikeli bir varyant oluşumunun her an söz konusu olabileceği unutulmamalıdır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Enfeksiyonların en sık görüldüğü mevsimdeyiz</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Boğaz ağrısı, ateş, kırgınlık ve halsizlik gibişikayetler ile seyreden solunum yolu enfeksiyonlarının, kuzey yarımküre ülkeleri için, sonbahar-kış aylarında gözlenmesi beklenen bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Faruk Aydın, “Havaların soğuması ile kapalı alanlarda kalabalık halde bulunmak, okulların devam etmesi gibi nedenler sonucu bireylerin daha yakın temasta bulunmaları bulaş olasılığını arttırmaktadır. Sonuçta mevsimsel özellik gösteren bu tip enfeksiyonlara neden olan yüzlerce mikroorganizma vardır ve genelde benzer klinik bulgulara neden olurlar” diye konuştu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalabalıkta maske kullanılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Solunum sistemi enfeksiyonlarının iyi havalandırmanın söz konusu olmadığı ve kalabalık biçimde yaşanılan kapalı ortamlarda kolayca bulaşma özelliği gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Faruk Aydın, “Bu nedenle özellikle bu tip enfeksiyonlara duyarlığı yüksek olan yaşlılar, kronik enfeksiyonu olanlar gibi risk taşıyan grupların temel bazı önlemlere dikkat etmeleri uygun olacaktır. Bu amaçla bireylerin olabildiğince kalabalık ortamlardan uzak durmaları ve eğer bulunmaları gerekiyor ise maske kullanmaları, hastalık belirtileri gösteren kişiler ile temas etmemeleri, bu tip belirtiler var ise kendilerini evlerinde izole etmeleri, sıklıkla ve uygun biçimde el yıkamaları, el hijyenine özen göstermeleri ve elbette aşılanmaları gerekmektedir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jn1-virusu-kolay-yayiliyor-ama-ilave-risk-olusturmuyor-441740">JN1 virüsü kolay yayılıyor ama ilave risk oluşturmuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ&#8217;lü Uzmanlardan Deprem Bölgesinde Şap Virüsü Uyarıları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deulu-uzmanlardan-deprem-bolgesinde-sap-virusu-uyarilari-358195</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Mar 2023 10:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[deülü]]></category>
		<category><![CDATA[sap]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıları]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlardan]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358195</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihin en büyük yıkımlarından birine neden olan Kahramanmaraş merkezli depremlerin hemen ardından dört koldan destek çalışmaları yürüten DEÜ’de, bu kez Veteriner Fakültesi uzmanları bölgeye yardım elini uzattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deulu-uzmanlardan-deprem-bolgesinde-sap-virusu-uyarilari-358195">DEÜ&#8217;lü Uzmanlardan Deprem Bölgesinde Şap Virüsü Uyarıları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihin en büyük yıkımlarından birine neden olan Kahramanmaraş merkezli depremlerin hemen ardından dört koldan destek çalışmaları yürüten DEÜ’de, bu kez Veteriner Fakültesi uzmanları bölgeye yardım elini uzattı. Bölgedeki hayvancılık işletmelerinin ve yetiştiricilerin durum tespiti ve destek faaliyetlerinde bulunmak için Adıyaman’a giden DEÜ’lü bilim insanları, SAT-2 tipi şap virüsüne ve koruyucu önlemlere yönelik önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p>Türkiye’nin saygın yükseköğretim kuruluşlarından biri olan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarını sarmayı sürdürüyor. Tarihin en büyük yıkımlarından birine neden olan depremlerin hemen ardından destek için dört koldan harekete geçen DEÜ, arama-kurtarma, sağlık hizmetleri, sosyal hizmetler ve hasar tespit çalışmaları ile afet koordinasyonuna önemli katkılar sunmuştu. Bir yandan deprem araştırma raporları yayımlayarak kamuoyunu bilgilendiren DEÜ’de bu kez, Veteriner Fakültesi uzmanları bölgeye yardım elini uzattı. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar’ın talimatıyla bölgedeki hayvancılık işletmelerinin ve yetiştiricilerin durum tespiti ve destek faaliyetlerinde bulunmak için Adıyaman’a giden DEÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zafer Bulut, Arş. Gör. Dr. Mustafa Yiğit Nizam ve Arş. Gör. Tunahan Çomak’tan oluşan DEÜ ekibi, saha destek çalışmalarına devam ediyor.</p>
<p><strong>GENİŞ KAPSAMLI ÇALIŞMA</strong></p>
<p>Depremin en çok etkilediği illerden olan Adıyaman’da ilk olarak T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Adıyaman İl Müdürlüğü ile iletişim kuran DEÜ ekibi, deprem ve sel felaketi sonrası bölgedeki hayvancılık işletmelerinin ve yetiştiricilerin durumu ve ihtiyaçları, mevsimsel ve salgın hastalık şüpheleri, hayvan barınaklarının durumu hakkında bilgiler topladı. Fizibilite çalışmalarına hemen başlayan DEÜ’lü bilim insanları, ziyaret edilecek işletmeleri ve yetiştiricileri belirleyerek harekete geçti. Ekip, ziyaret edilen tüm işletmelerde yurt dışı kaynaklı olarak ülkemizde de görülen SAT-2 tipi şap virüsü ile ilgili alınacak tedbirler başta olmak üzere, ihtiyaç duyulan yerlerde genel muayene, teşhis ve tedavi; sorun görülmeyen işletmelerde iklim şartları nedeniyle görülebilecek mevsimsel hastalıklara karşı önlemler aldı.</p>
<p><strong>ŞAP HASTALIĞINA DİKKAT ÇEKİLDİ</strong></p>
<p>Bölgedeki çalışmalar hakkında bilgi aktaran DEÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zafer Bulut, işletme ve yetiştirici ziyaretlerinde SAT-2 tipi şap virüsüne özellikle dikkat çektiklerini belirterek, “Son iki aydır Türkiye’de de görülen ve gündem oluşturan viral bir zoonoz (hayvanlardan insanlara bulaşabilen) hastalık olan şap hastalığı ile ilgili tedbirleri de kapsayan önemli bilgilendirmeler yaptık. Şap hastalığı çift tırnaklı hayvanlarda görülen, bulaşma ve yayılması çok hızlı olan, buzağı ve kuzularda ölümlere; diğer hayvanlarda büyük verim kayıplarına neden olan bir hastalık. Şap virüsünün O, A, C, SAT-1, SAT-2, SAT-3 ve ASIA I olmak üzere 7 ayrı serotipi bulunmaktadır. Türkiye’de daha önce rastlanmayan SAT-2 serotipinin yurtdışı kaynaklı olarak ülkemize geldiği ve Bakanlık verilerine göre 8 işletmede tespit edildiği bilinmektedir. Adıyaman ilinde şu ana kadar Şap hastalığı vakası bildirilmemiş ve 17 Mart 2023 tarihi itibariyle aşılama çalışması Veteriner hekimlerin özverili çalışmaları ile tamamlanmış bulunmaktadır” dedi.</p>
<p><strong>TEDAVİ SÜREÇLERİ BAŞLATILDI</strong></p>
<p>İşletmelerde barınakların zarar görmesinden dolayı kış şartları ve mevsim geçişleri sebebiyle bazı hayvanlarda solunum sistemi hastalıkları tespit ettiklerini paylaşan Bulut, bu hayvanlarla ilgili olarak tedavi süreçlerini başlattıklarını kaydetti. Bulut, “Muhtemel hastalıklara karşı alınabilecek tedbirler konusunda işletmeleri bilgilendirdik ve farklı hastalıklara karşı uygulanabilecek aşı protokolleri tavsiye ettik. Bazı işletmelerde ise yeni doğan buzağı ishalleri olduğunu tespit ettik ve tedavi protokolleri başlattık. Bu noktada DEÜ Veteriner Fakültesi tarafından pilot bir proje olarak gerçekleştirilen ve 2022 yılında tamamlanan ‘Buzağı Ölümlerine Karşı Gebe Hayvanların Aşılanması’ isimli projenin sonuçları da örnek gösterilerek, buzağılarda yaşanacak kayıpların önlenmesine yönelik tavsiyelerimizi yetiştiricilerle paylaştık” ifadesinde bulundu. Bulut ayrıca, hastalıkların teşhisinin ardından tedaviye başlanılan yerlerde Dokuz Eylül Üniversitesi ve Adıyaman İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından sağlanan ilaçların işletmelere bırakıldığı da belirtti.</p>
<p><strong>KORUYUCU ÖNLEMLERİ SIRALADI</strong></p>
<p>Aşılama çalışmalarının önlem amaçlı yapılmakta olduğunu, yetiştiricilerin de hastalıkla mücadelede koruyucu amaçlı alacakları önlemler bulunduğunun altını çizen Bulut, “Bu önlemler; işletme girişlerinde etkili dezenfektanların bulunması, işletmelere dışardan kimsenin girmemesi, mümkünse sadece bakıcıların girmesi, sağımda el, sağım makinesi ve meme temizliğine dikkat edilmesi, enfeksiyonun bildirildiği bölgelerden yem tedarik edilmemesi, enfekte bölgelere yakın meralara hayvan gönderilmemesi, yeni alınan hayvanların karantinaya alınarak sağlıklı olduğundan emin olunduktan sonra sürüye dahil edilmesi olarak sıralanabilir. İşletmede hastalık görülmesi durumlarında ise hemen bir Veteriner hekime haber verilmesi, sağlıklı ve hastalıklı hayvanların birbirinden hemen ayrılması, hayvan bakıcılarının da aynı şekilde ayrılması, hayvan altlıklarının güvenli olarak yok edilmesi, hasta olan hayvanların bulunduğu bölümlerin dezenfekte edilmesi gerekmektedir” bilgisini paylaştı.</p>
<p>Açıklamalarını sürdüren Bulut, şunları kaydetti: “Yapılan saha çalışmaları esnasında T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nden (TAGEM) Genel Müdür Dr.Metin Türker, genel müdür yardımcıları, daire başkanları ve il müdürlüğü heyeti ile birlikte çalışma alanına ziyaret gerçekleştirdik. Sayın Genel Müdür ve beraberindeki heyete Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Nükhet Hotar öncülüğünde Üniversitemizin tüm birimleriyle yürüttüğü deprem seferberliğini anlattık. Şap hastalığı ile ilgili bahsettiğimiz tüm bilgiler ziyaret edilen bütün işletmelerde yetiştiricilere anlatılmış ve hastalıktan korunmadaki rollerinin önemine vurgu yapılmıştır. Şap hastalığı ile mücadelede kesim, karantina ve aşılama tedbirleri uygulanmaktadır. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ülke genelinde aşılama çalışmaları başlatılmış olup hızla tamamlanmaya çalışılmaktadır.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deulu-uzmanlardan-deprem-bolgesinde-sap-virusu-uyarilari-358195">DEÜ&#8217;lü Uzmanlardan Deprem Bölgesinde Şap Virüsü Uyarıları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
