<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>varsa | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/varsa/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/varsa</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Apr 2026 22:08:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>varsa | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/varsa</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nerede ihtiyaç varsa Büyükşehir orada</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nerede-ihtiyac-varsa-buyuksehir-orada-625272</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 22:08:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[nerede]]></category>
		<category><![CDATA[orada]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625272</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde ulaşım altyapısını daha güvenli ve konforlu hale getirmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nerede-ihtiyac-varsa-buyuksehir-orada-625272">Nerede ihtiyaç varsa Büyükşehir orada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde ulaşım altyapısını daha güvenli ve konforlu hale getirmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yol ve Bakım Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, sahada harcadıkları yoğun mesai ile ihtiyaç duyulan noktalarda hızlı ve etkin müdahalelerde bulunuyor.</p>
<p><b>BİRÇOK NOKTADA KESİNTİSİZ ÇALIŞMA</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentin her noktasında yolların daha güvenli ve ulaşımın daha konforlu olması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Günün erken saatlerinden itibaren çalışmalarına başlayan ekipler, gece saatlerine kadar süren mesaiyle yolların bakım ve onarımını titizlikle gerçekleştiriyor. Yaya ve araç trafiğinin daha sağlıklı işlemesi için sürdürülen çalışmalar kapsamında, kent genelinde birçok noktada iyileştirme faaliyetleri hayata geçiriliyor. Büyükşehir ekipleri, sahadaki koordineli çalışmalarıyla birlikte hem ulaşım güvenliğini artırıyor hem de kent estetiğine katkı sunuyor.</p>
<p><b>GÜNLÜK YAŞAMI KOLAYLAŞTIRAN DOKUNUŞLAR</b></p>
<p>Özellikle yoğun kullanılan güzergâhlarda yapılan düzenlemeler, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştırıyor. Bu kapsamda; tretuvar imalatı ve onarımı, bordür yenileme ve tamiratları, parke düzenlemeleri ile asfalt yama çalışmaları gerçekleştiriliyor. Ayrıca standart dışı kasisler kaldırılırken, otopark alanlarında iyileştirmeler yapılıyor, kanal ve altyapı temizlikleriyle yol güvenliği artırılıyor. Ekiplerin planlı ve programlı şekilde yürüttüğü çalışmalar sayesinde hem yaya hem de araç ulaşımı daha güvenli hale getirilirken, kent genelinde daha estetik ve düzenli bir görünüm sağlanıyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nerede-ihtiyac-varsa-buyuksehir-orada-625272">Nerede ihtiyaç varsa Büyükşehir orada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özellikle karın bölgesinde hızlı yağlanma varsa, gecikmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ozellikle-karin-bolgesinde-hizli-yaglanma-varsa-gecikmeyin-622959</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 08:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[gecikmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[insülin]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo Artışı]]></category>
		<category><![CDATA[Kortizol]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[özellikle]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[Yağlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622959</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kilo vermeye çalışırken bazen hiç beklenmedik bir tabloyla karşılaşabiliyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozellikle-karin-bolgesinde-hizli-yaglanma-varsa-gecikmeyin-622959">Özellikle karın bölgesinde hızlı yağlanma varsa, gecikmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kilo vermeye çalışırken bazen hiç beklenmedik bir tabloyla karşılaşabiliyoruz.  Daha az yeriz, daha çok hareket ederiz ama tartı ibresinde bir değişim olmaz. Üstelik, bazen canımızı daha da sıkan bir şey olur; her zamankinden az yediğimiz halde kilo alırız. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr.</strong> <strong>Adnan Batman, </strong>bu durumun çoğu zaman hatalı beslenme ve yaşam alışkanlıklarımızdan kaynaklandığını belirterek, “Diyet sürecinde kalori hesabı yapmamak, az yenilmesine rağmen kilo alınmasının en yaygın sebeplerinden biridir. Ancak, kilo alınmasının nedeni sadece beslenme hataları değildir. Vücudumuz bazen kronik strese, hareketsizliğe ve uyku bozukluğu gibi etkenlere karşı kendini korumaya alır ve yağ depolamaya yönelir. Bu nedenle az yemek her zaman çözüm olmayabilir” diyor. <strong>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Adnan Batman,</strong> ancak kilo artışının hormonal veya metabolik hastalıklardan da kaynaklanabildiğini vurgulayarak, “Özellikle kısa sürede ve karın çevresinde belirgin kilo artışı varsa, metabolik veya hormonal sebeplerin araştırılması son derece önemlidir” ifadelerini kullanıyor. <strong>Doç. Dr. Adnan Batman</strong>,  az yemeye rağmen kilo artışına yol açabilen 10 etkeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Hatalı diyetler</strong></p>
<p>Az yenilmesine rağmen kilo alımının en önemli sebeplerinden biri, diyet sürecinde kalori hesabı yapılmamasıdır. Bu durum farkında olmadan ihtiyaçtan fazla enerji alınmasına yol açabiliyor. Ayrıca, şok diyetler de kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlasalar da metabolizmayı yavaşlatabiliyor ve kas kaybına neden olarak kilo alımını kolaylaştırıyor. </p>
<p><strong>Yetersiz ve kalitesiz uyku</strong></p>
<p>Yetersiz ve kalitesiz uyku, az beslenilmesine rağmen kilo artışının önemli nedenlerinden birini oluşturuyor. Doç. Dr. Adnan Batman, beş saatin altında uyuyan kişilerde obezite riskinin yüzde 50 oranına kadar artabildiğine işaret ederek, şu bilgileri paylaşıyor: “Gece geç uyumak melatonin ve kortizol dengesini bozar. Bu durum insülin duyarlılığını azaltır ve vücudu yağ depolamaya daha yatkın hale getirir. Aynı zamanda kortizolün<strong> </strong>salınımını yükselterek karın çevresinde yağlanmayı artırır.  Dolayısıyla melatonin hormonunun yükseldiği 22:00-23:00 saatleri arasında uyku moduna geçilmesi son derece önemlidir.”</p>
<p><strong>Kronik stres </strong></p>
<p>Kronik stres altında vücut daha fazla kortizol hormonu salgılıyor. Bu hormon uzun süre yüksek düzeyde kaldığında metabolizma hızını düşürüyor. Ayrıca, kan şekerini yükselterek insülin seviyesinin de artmasına neden olabiliyor; bu durum yağ depolanmasını kolaylaştırıyor. Kronik stres altında olan kişiler az yeseler bile yağ depolamaya daha yatkın hale gelebiliyor. Doç. Dr. Adnan Batman,<strong> </strong>  stres hormonu kortizol yüksekliğinin özellikle karın bölgesinde yağ dokusunu artırdığını belirterek, “Karın bölgesi kortizole daha duyarlı olduğu için yağ yakımı burada daha fazla belirginleşmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Kas kütlesinde azalma</strong></p>
<p>Kas kaybı 35 yaş sonrasında yavaş ama sürekli bir şekilde ilerliyor. Kas dokusunun metabolik olarak aktif olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Adnan Batman, “Kas kütlesi azaldıkça bazal metabolizma hızı da düşmektedir. Bu durum, aynı miktarda beslenmeye devam edilse bile vücudun daha az enerji harcamasına ve zamanla yağ oranının artmasına neden olabilmektedir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Hareketsiz yaşam</strong></p>
<p>Sadece spor yapmak değil, gün içindeki toplam hareket miktarı da enerji harcamasını belirliyor. Masa başında çalışma ve uzun süre oturma gibi alışkanlıklarda günlük enerji harcaması ciddi şekilde azalıyor. Bu durumda kişi az besin tüketse bile harcanan enerji daha düşük olduğu için kilo artışı görülebiliyor. Düzenli günlük hareket, metabolizmanın daha aktif kalmasına yardımcı oluyor ve kilo kontrolünü destekliyor.</p>
<p><strong>Perimenopoz / Menopoz</strong></p>
<p>Perimenopoz ve menopoz dönemlerinde östrojen seviyesinin azalması metabolizmanın yavaşlamasına neden olabiliyor. Dolayısıyla az yenilse bile metabolizma daha yavaş çalıştığı için kilo alınabiliyor. Bu hormon değişimi vücudun yağı özellikle karın bölgesinde depolama eğilimini artırıyor. </p>
<p><strong>Tiroit yetmezliği (Hipotiroidi) </strong></p>
<p>Metabolizmamızı düzenleyen tiroit hormonlarının eksikliğinde bazal enerji harcaması düşüyor ve sıvı tutulumu gelişebiliyor. Genellikle 2–4 kilo civarında kilo artışı yaşanırken beraberinde halsizlik, üşüme ve kabızlık gibi sorunlar da görülebiliyor. </p>
<p><strong>Cushing sendromu </strong></p>
<p>Cushing sendromu, vücudun uzun süre yüksek miktarda kortizol hormonuna maruz kalmasıyla oluşan bir hastalık. Kortizol yüksekliği özellikle karın bölgesi, ense ve yüzde yağ birikimine yol açıyor. Yüz yuvarlaklaşıyor, cilt inceliyor ve morarmalar gelişebiliyor. Doç. Dr. Adnan Batman, hızlı ve bölgesel kilo artışında Cushing sendromunun mutlaka akla gelmesi gerektiğine işaret ediyor. </p>
<p><strong>İnsülin direnci </strong></p>
<p>İnsülin direncinde hücreler kan şekerini dengelemek için daha fazla insülin salgılıyor. İnsülin, glikozu hücrelere taşıma ve fazla enerjiyi yağ olarak depolama sinyali veren bir hormon. Kan şekeri normal olsa bile yüksek insülin nedeniyle vücut yağ depolamaya daha yatkın hale geliyor ve yağ yakımı zorlaşabiliyor. Kilo artışı özellikle karın bölgesinde görülüyor. </p>
<p><strong>Polikistik over sendromu</strong></p>
<p>Polikistik over sendromu olan kadınlarda androjen artışı ile insülin direnci birlikte görülebiliyor.  Bunun sonucunda az yenilmesine rağmen kilo artışı yaşanabiliyor. Ayrıca adet düzensizliği, tüylenme ve akne gibi sorunlar da gelişebiliyor.</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;kutu bilgisi &#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p><strong>Kilo artışına karşı 5 etkili öneri!</strong></p>
<ul>
<li>Gerçek kalori alımınızı objektif olarak belirleyin. </li>
<li>Uyku sürenizi 7–8 saate çıkarın.</li>
<li> Haftada en az 3 gün direnç egzersizi yaparak, kas kütlenizi koruyun.</li>
<li>Tiroit, insülin ve kortizol gibi temel hormon değerlendirmesi yaptırın. </li>
<li> Kilonuzu ve bel çevrenizi düzenli olarak ölçün.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozellikle-karin-bolgesinde-hizli-yaglanma-varsa-gecikmeyin-622959">Özellikle karın bölgesinde hızlı yağlanma varsa, gecikmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzda bu sorunlar varsa &#8216;dikkatsizliğinden&#8221; demeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuzda-bu-sorunlar-varsa-dikkatsizliginden-demeyin-619081</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 07:39:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuzda]]></category>
		<category><![CDATA[demeyin]]></category>
		<category><![CDATA[dikkatsizliğinden]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığın]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619081</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında “tavuk karası” olarak bilinen Retinitis Pigmentosa hastalığında, gece görme zorluğu ve karanlığa uyum süresinin uzaması en erken belirtileri oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuzda-bu-sorunlar-varsa-dikkatsizliginden-demeyin-619081">Çocuğunuzda bu sorunlar varsa &#8216;dikkatsizliğinden&#8221; demeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında “tavuk karası” olarak bilinen Retinitis Pigmentosa hastalığında, gece görme zorluğu ve karanlığa uyum süresinin uzaması en erken belirtileri oluşturuyor. Sinsice ilerleyen hastalığın doğuştan başlayabildiği gibi, çoğunlukla çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıktığını belirten <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Sinim Kahraman</strong>, ebeveynlere mutlaka çocuklarının görme yetisini karanlık bir ortamda test etmeleri gerektiğini vurguluyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kahraman, erken tanının kritik önem taşıdığı, henüz kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, günümüzde bazı önlemlerle ilerleme seyrini yavaşlatmanın mümkün olabildiği Retinitis Pigmentosa (tavuk karası, gece körlüğü) hastalığını anlattı, anne-babalara önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. <strong> </strong></p>
<p>Tavukların gece iyi görememesinden dolayı, benzer bulgular ile seyreden Retinitis Pigmentosa hastalığı halk arasında ‘tavuk karası’ ve ‘gece körlüğü’ olarak biliniyor. Zamanla kişide görme alanında yanlardan daralma başlayıp, ilerleyen evrelerde ise gündüz ve merkezi görmeleri de etkileniyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Sinim Kahraman</strong>, bugüne dek 80’den fazla genin tavuk karası hastalığı ile ilişkilendirilmiş durumda olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Retinitis pigmentosa, ışığı algılayan hücrelerimizin yer aldığı gözün iç kısmını bir duvar kağıdı gibi kaplayan retina tabakasının genetik bir hastalığıdır. Hastalıkta ilk olarak loş ışıkta görmeyi sağlayan hücreler bozulur. Bu nedenle hastalarda önce gece görme zorluğu ve karanlık adaptasyonunda güçlük gözlenir. Retina hastalıklarında 300, retinitis pigmentosadaysa 80’i aşkın gen tanımlanmıştır. Genetik bir hastalık olmasına rağmen; stres, düzensiz beslenme, sigara-alkol kullanımı, yetersiz uyku gibi faktörler hastalığın ilerleme hızını etkileyebilir. Bu nedenle sağlıkl ıyaşam alışkanlıkları büyük önem taşımaktadır.” </p>
<p><strong>Genetik test çok önemli! </strong></p>
<p>Yapılan çalışmalara göre; tavuk karasının dünya genelinde yaklaşık 4 bin kişide bir görüldüğünü belirten Doç. Dr. Kahraman “Ancak ülkemizde akraba evliliklerinin görece yüksek olması nedeniyle çekinik geçişli formların (anne ve babadan gizli olarak taşınması) daha sık görülebileceği belirtiliyor” diyor. Hastalığın doğuştan başlayabildiği gibi, çoğunlukla çocukluk döneminde ortaya çıktığını, ergenlik döneminde ilerlemesinin hızlandığını belirten Doç. Dr. Neslihan Sinim Kahraman, erken tanı ve genetik testin hastalığın yönetiminde kritik rol oynadığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam ediyor: “Genetik test yalnızca tanıyı doğrulamakla kalmıyor; hastalığın kalıtım türünü, diğer aile bireylerinin risk durumunu ve gelecek nesillere aktarım ihtimalini ortaya koyuyor. Ayrıca gebelik planlamasında yol gösterici oluyor. Bazı genetik tiplerde göz dışı sistemler de etkilenebildiğinen dolayı, genetik test bu açıdan da kritik rol oynuyor.”</p>
<p><strong>Anne-babalar dikkat! Çocuğunuzu karanlıkta test edin!</strong></p>
<p>Gece görüşündeki bozulma hastanın kendisi tarafından fark edilmeyebiliyor ve hastalık sinsice ilerliyor. Sokak aydınlatmalarının yeterli olması ya da kişinin -herkesin gece kendisi gibi gördüğünü düşünmesi- tanıyı geciktirebiliyor. Görme alanı kaybı yanlardan başladığı için hastanın uzun süre bunu fark edemediğini belirten Doç. Dr. Kahraman anne-babalara şu tavsiyelerde bulunuyor: ”Görme alanı kaybı yanlardan başladığı için hasta tarafından algılanması zordur. Gece görme sorunu yaşayan, sık sık eşyalara çarpma ve takılma şikayeti olması durumunda bunu sakarlık ya da dikkatsizlik olarak görmeyip, hele de ailesinde benzer öykü varsa gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmak kritik önem taşıyor.  Çünkü hastalık ilerledikçe çevre görüşü daralır ve ‘hasta tünel’ görüşü dediğimiz sadece merkezden görmeye başlar. Bu nedenle ailelerin bu sinsi hastalığa karşı tetikte olmaları, çocuklarına ara sıra karanlıkta görme denemeleri yapmaları çok faydalıdır. Örneğin; elin bazı parmaklarını gösterip kaç parmak olduğunu söyletmek, odanın içerisinde bir eşyayı işaret edip adını sormak vb sorunun erken fark edilmesini sağlayabilir.”</p>
<p><strong> xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong> Tanıda İleri Teknoloji Kullanılıyor</strong></p>
<p>Tanı sürecinde damlalı göz muayenesi ile retina değerlendirmesi yapılırken; retina fotoğrafları ve optik koherens tomografi (OCT) ile retina katmanları ayrıntılı olarak inceleniyor. Erken dönemde bulgular belirgin değilse elektroretinografi (ERG) testi ile retina hücre yanıtları ölçülerek tanı konulabiliyor.</p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Kök Hücre ve Gen Tedavileri umut vaadediyor </strong></p>
<p>Retinitis Pigmentosa için hastalığı tamamen tedavi eden, onaylanmış bir yöntem yok ancak kök hücre tedavisi bir umut olarak öne çıkıyor. Doç. Dr. Neslihan Sinim Kahraman “Kök hücreye yönelik mevcut araştırmalar daha çok kalan hücrelerin korunmasına ve hastalığın ilerleme hızının yavaşlatılmasına odaklanıyor” diyor.  Dünyada gen tedavilerinde de son yıllarda önemli adımlar atıldığını belirten Doç. Dr. Kahraman şöyle konuşuyor: “2017 yılında FDA onayı alan ilk gen tedavisi ürünü olan Luxturna bu alandaki en önemli adımlardan biri olarak kabul ediliyor. Farklı genlere yönelik klinik çalışmalar ise devam ediyor. Bu nedenle doğru tanı ve genetik test, hastaların kendi genlerine yönelik gelişmeleri takip edebilmesi açısından büyük önem taşıyor.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuzda-bu-sorunlar-varsa-dikkatsizliginden-demeyin-619081">Çocuğunuzda bu sorunlar varsa &#8216;dikkatsizliğinden&#8221; demeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 07:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[10]]></category>
		<category><![CDATA[ailede]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[taramalara]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618728</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erken evrede tespit edildiğinde önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olan kolon kanserinde eğer aile hikayesi varsa taramaların ortalama risk grubuna göre 10 yıl daha erken başlatılması gerekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728">Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erken evrede tespit edildiğinde önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olan kolon kanserinde eğer aile hikayesi varsa taramaların ortalama risk grubuna göre 10 yıl daha erken başlatılması gerekiyor. Düzenli taramalar sayesinde risk grubunda olunsa da kolon kanseri erken dönemde saptanabiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Mürşit Dinçer, kolon kanserinin tanı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Polipler henüz kansere dönüşmeden çıkarılabilir</strong></p>
<p>Kolon kanseri (kolorektal kanserler), dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alır ve kansere bağlı yaşam kayıplarının önemli bir bölümünden sorumludur. Hastalık çoğunlukla kalın bağırsağın veya rektumun mukozasından gelişmektedir. Birçok vakada süreç, başlangıçta iyi huylu olan adenomatöz poliplerin yıllar içerisinde kötü huylu olan malign lezyonlara dönüşüm göstermesi ile ilerlemektedir. Bu dönüşümün uzun bir zaman diliminde gerçekleşmesi ise kolon kanserinin erken tanı ve önleme açısından önemli bir fırsat sunmasına olanak sağlar. Düzenli tarama programları sayesinde polipler henüz kansere dönüşmeden tespit edilip çıkarılabilir.</p>
<p><strong>50 yaş altı kolon kanserindeki artış dikkat çekiyor</strong></p>
<p>Son yıllarda kolon kanseri görülme sıklığında dikkat çekici bir artış gözlenmektedir. Bu artış özellikle 50 yaş altındaki bireylerde daha belirgin haldedir. Batı tipi beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşması, işlenmiş ve rafine gıdaların daha fazla tüketilmesi, liften fakir diyetler, obezite görülme sıklığındaki artış ve fiziksel aktivitenin azalması bu yükselişte önemli rol oynamaktadır. Bunun yanı sıra bağırsak mikrobiyotasında meydana gelen değişiklikler, yaşam süresinin uzaması ve tanı yöntemlerinin gelişmesi de bildirilen vaka sayılarının artmasına katkıda bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Baba 50 yaşında tanı almışsa çocuk 40 yaşında taramalara başlamalı</strong></p>
<p>Kolon kanseri, düzenli tarama programları sayesinde erken evrede saptanabilen ve hatta polip aşamasında önlenebilen bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Ortalama risk grubunda yer alan bireylerde tarama programlarına genellikle 45 yaşında başlanması önerilmektedir. Gaitada gizli kan testi yılda bir veya iki yılda bir uygulanabilmekte, kolonoskopi ise yaklaşık 10 yılda bir yapılması önerilen ve tanı açısından altın standart olarak kabul edilen yöntemlerden biri olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p>Aile öyküsü bulunanlar, daha önce polip saptananlar veya inflamatuar bağırsak hastalığı olan bireyler yüksek risk grubunda yer almakta; bu kişilerde taramaların daha erken yaşta başlatılması ve daha sık aralıklarla yapılması önerilmektedir. Ailede kolon kanseri kaç yaşında saptanmışsa bu yaştan 10 yaş önce tarama programlarına başlamak gerekir. Örneğin; anne ya da baba 50 yaşında kolon kanseri tanısı almışsa çocukları 40 yaşında taramalara başlamalıdır.</p>
<p><strong>Fazla miktarda kırmızı et ve işlenmiş etlerin tüketimine dikkat!</strong></p>
<p>Beslenme alışkanlıkları kolon kanseri gelişiminde önemli rol oynar. Lif açısından zengin beslenme, bağırsak geçiş süresini kısaltmakta ve potansiyel kanserojen maddelerin bağırsak mukozası ile temas süresini azaltmaktadır. Ayrıca lifli gıdaların bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkilediği ve inflamasyonu azaltabildiği gösterilmektedir. İşlenmiş et ürünleri (sucuk, salam, sosis gibi), aşırı kırmızı et tüketimi ve yüksek oranda rafine şeker içeren gıdaların ise risk artışı ile ilişkilendirildiği belirtilmektedir. Buna karşılık tam tahıllar, sebzeler (özellikle turpgiller), meyveler, baklagiller ve fermente süt ürünleri bağırsak sağlığını destekleyen besinler arasında yer almaktadır.</p>
<p><strong>Değiştirilebilir faktörlere dikkat ederek kanser riskini azaltın</strong></p>
<p>Kolon kanseri açısından risk faktörleri değiştirilemeyen ve değiştirilebilir faktörler olarak iki ana grupta toplanmaktadır. İleri yaş, ailede kolon kanseri öyküsü bulunması, kalıtsal kanser sendromları ve inflamatuar bağırsak hastalıkları başlıca değiştirilemeyen risk faktörleridir. Buna karşılık obezite, hareketsiz yaşam tarzı, sigara ve alkol kullanımı, fazla miktarda kırmızı et ve işlenmiş etlerin tüketimi ile liften fakir beslenme önlenebilir ya da azaltılabilir risk faktörleri arasındadır. Kolon kanseri büyük ölçüde önlenebilir ve erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı yüksek olan bir hastalıktır. Bu anlamda toplumda farkındalığın artırılması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi, düzenli fiziksel aktivite ve uygun yaşta başlatılan tarama programlarının yaygınlaştırılması önemlidir.</p>
<p><strong>Doğru zamanda cerrahi müdahale kolon kanserinde hayat kurtarıyor</strong></p>
<p>Erken evrede tespit edilen tümörlerde, kanserli bağırsak bölgesi çıkarılıp ve çevresindeki lenf düğümleri temizlenebilir. Cerrahi sırasında kullanılan yöntemler hastanın durumuna ve tümörün yerine göre değişir. Açık cerrahi yöntemlerinin yanı sıra laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri de yaygın şekilde uygulanır. Laparoskopik ve robotik yöntemler, karın bölgesinde küçük kesilerle operasyon yapılmasını sağlar bu da iyileşme süresini kısaltır ve hastaların günlük yaşama dönüşünü hızlandırır. Gerekli görüldüğünde hastalığın evresine göre cerrahi öncesi veya sonrası kemoterapi ve radyoterapi de uygulanabilir. Kolon kanserinde her kanser türünde olduğu gibi kişiye özel tedavi planları hazırlanır. Düzenli takipler ile cerrahi sonrası hastalığın tekrarlama riski izlenir ve koruyucu önlemler alınır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728">Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferihisar&#8217;da Kadınlar Günü Buluşmaları başlıyor; &#8220;Kadın varsa gelecek var&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-617007</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 11:48:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirilecek]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında “Kadın varsa gelecek var” diyerek ilçede kadın emeğini görünür kılmak, toplumsal eşitlik bilincini güçlendirmek ve kadınların sosyal yaşama katılımını desteklemek amacıyla geniş kapsamlı bir etkinlik programı hazırladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-617007">Seferihisar&#8217;da Kadınlar Günü Buluşmaları başlıyor; &#8220;Kadın varsa gelecek var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında “Kadın varsa gelecek var” diyerek ilçede kadın emeğini görünür kılmak, toplumsal eşitlik bilincini güçlendirmek ve kadınların sosyal yaşama katılımını desteklemek amacıyla geniş kapsamlı bir etkinlik programı hazırladı. </p>
<p>Mart ayı boyunca gerçekleştirilecek tüm etkinlikler ücretsiz olarak vatandaşların katılımına açık olacak.</p>
<p>Seferihisar Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan program, atölye çalışmaları, söyleşiler, kültür gezisi, panel ve sanat sergisinden oluşuyor.</p>
<p>Kadınlar Günü etkinlikleri 5 Mart Perşembe günü Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde başlayacak. Program kapsamında saat 12.00’de “Ortak Tuval Tek Ruh” resim atölyesi düzenlenecek. </p>
<p>Aynı gün saat 13.00’te toplumsal cinsiyet eğitimi ve haklar atölyesi gerçekleştirilecek, saat 14.00’te makrome atölyesi yapılacak. </p>
<p>Günün son etkinliğinde ise saat 15.00’te “Kadının İç Dünyası: Dayanıklılık, Kırılganlık ve Yeniden İnşa” başlıklı psikoloji atölyesi katılımcılarla buluşacak.</p>
<p>Etkinlikler 6 Mart Cuma günü yine Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde devam edecek. Saat 13.00’te kadın sağlığı ve menopoz semineri düzenlenecek. Ardından saat 14.30’da seramik ve çini atölyesi, saat 15.30’da makrome atölyesi ve saat 16.30’da klinik pilates atölyesi gerçekleştirilecek.</p>
<p>Kadınlara yönelik sosyal ve kültürel etkinlikler kapsamında 7 Mart Cumartesi günü 09.00–15.00 saatleri arasında Kadınlar Günü’ne özel Seferihisar Kültür Gezisi düzenlenecek. Kent Belleği Anı Evi ve ilçenin tarihi noktalarını kapsayan gezi ücretsiz olacak, katılım kontenjanla sınırlı tutulacak.</p>
<p>Aynı gün saat 14.00’te Çağan Irmak Salonu’nda “8 Mart 8 Kadın Başarı Öyküsü” programı gerçekleştirilecek. Sanat, akademi, sağlık, eğitim ve sivil toplum alanlarında çalışmalar yürüten kadın konuşmacılar deneyimlerini paylaşacak. Programda kadınların toplumsal yaşamda üstlendiği roller ve başarı hikâyeleri ele alınacak.</p>
<p>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında ayrıca “Resim Emekçileri Sergisi” sanatseverlerle buluşacak. Kadın sanatçıların eserlerinden oluşan sergi, 8–11 Mart 2026 tarihleri arasında Çağan Irmak Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. Serginin açılışı 8 Mart günü saat 15.00’te gerçekleştirilecek.</p>
<p>Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, hazırlanan programla ilgili yaptığı açıklamada kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesini önemsediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Kadınların emeği ve üretimi toplumun gelişiminin temelidir. Seferihisar’da kadınların sosyal yaşamda, üretimde ve kültürel hayatta daha güçlü yer alması için çalışmalar yürütüyoruz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında hazırladığımız etkinliklerle kadınların bir araya gelmesini, üretmesini ve dayanışmasını desteklemeyi amaçlıyoruz.”</p>
<p>Seferihisar Belediyesi tarafından hazırlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü programı boyunca gerçekleştirilecek tüm etkinliklere katılım ücretsiz olacak. </p>
<p>Belediye, tüm Seferihisarlı kadınları etkinliklere katılmaya davet etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-617007">Seferihisar&#8217;da Kadınlar Günü Buluşmaları başlıyor; &#8220;Kadın varsa gelecek var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Havuz İzmir&#8217;de &#8220;Sevgi Varsa Engel Yoktur&#8221; etkinliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/havuz-izmirde-sevgi-varsa-engel-yoktur-etkinligi-596797</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:21:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[havuz]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yoktur]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596797</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen “Sevgi Varsa Engel Yoktur, Hep Birlikte Güçlüyüz” projesi kapsamında otizmli ve down sendromlu kursiyerler Havuz İzmir’de yüzdü. Etkinlikte şeker hamurundan çiçekler yapıldı. Aileler keyifli anlar yaşadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/havuz-izmirde-sevgi-varsa-engel-yoktur-etkinligi-596797">Havuz İzmir&#8217;de &#8220;Sevgi Varsa Engel Yoktur&#8221; etkinliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen “Sevgi Varsa Engel Yoktur, Hep Birlikte Güçlüyüz” projesi kapsamında otizmli ve down sendromlu kursiyerler Havuz İzmir’de yüzdü. Etkinlikte şeker hamurundan çiçekler yapıldı. Aileler keyifli anlar yaşadı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üç yıldır kesintisiz sürdürdüğü ve 47 özel gereksinimli kursiyere yüzme eğitimi verdiği “Sevgi Varsa Engel Yoktur, Hep Birlikte Güçlüyüz” projesi, Dünya Engelliler Günü kapsamında düzenlenen anlamlı bir etkinlikle taçlandı. Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’ndaki Havuz İzmir’de gerçekleştirilen organizasyonda, otizmli ve down sendromlu kursiyerler eğitmenler eşliğinde keyifli anlar yaşadı. Etkinliğe Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Berkhan Alptekin ile Spor Çalışmaları Şube Müdürü Gürcan Temizel katıldı. Türkiye Butik Pastacılar ve Şeker Hamurcular Derneği Başkanı Emine Kubat tarafından hazırlanan, üzerinde engelli çocuk figürleri bulunan şeker hamuru pastalar büyük bir coşkuyla kesildi. Pasta kesiminin ardından kursiyerlere özel yüzme boneleri dağıtıldı ve şeker hamurundan çiçek yapma etkinliği düzenlendi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/havuz-izmirde-sevgi-varsa-engel-yoktur-etkinligi-596797">Havuz İzmir&#8217;de &#8220;Sevgi Varsa Engel Yoktur&#8221; etkinliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgi Varsa, Hiçbir Engel Aşılamaz Değildir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sevgi-varsa-hicbir-engel-asilamaz-degildir-596303</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 13:21:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aşılamaz]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596303</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Engelliler Günü kapsamında Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk, 3 Aralık 2025 Çarşamba Günü özel gereksinimli bireyler ve aileleriyle bir araya gelerek onların talep ve beklentilerini dinledi. Program, sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgi-varsa-hicbir-engel-asilamaz-degildir-596303">Sevgi Varsa, Hiçbir Engel Aşılamaz Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span>Dünya Engelliler Günü kapsamında Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk, 3 Aralık 2025 Çarşamba Günü özel gereksinimli bireyler ve aileleriyle bir araya gelerek onların talep ve beklentilerini dinledi. Program, sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşti.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk, konuşmasında dayanışma ve sevginin önemine vurgu yaparak şu sözlere yer verdi:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>“Sevgi varsa, hiçbir engel aşılamaz değildir. Dünya Engelliler Günü vesilesiyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Hepimizin hayatını güzelleştiren şey; birbirimizi anlamak, destek olmak ve birlikte güçlü bir toplum oluşturmaktır. Sizlerin her bir isteğini önemsiyor, şehrimizi daha erişilebilir ve daha kapsayıcı bir hale getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Kapımız da gönlümüz de her zaman sizlere açık”</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Etkinlik boyunca Başkan Öztürk, katılımcılarla yakından ilgilendi, çocuklarla sohbet etti ve ailelerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları dinleyerek çözüm önerilerini değerlendirdi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span>Program, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.</span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgi-varsa-hicbir-engel-asilamaz-degildir-596303">Sevgi Varsa, Hiçbir Engel Aşılamaz Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okula uyum sorunu varsa bu sinyallere dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/okula-uyum-sorunu-varsa-bu-sinyallere-dikkat-576064</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 10:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Asma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[sinyallere]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<category><![CDATA[Uyum Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte çocukların ve ailelerin yaşadığı uyum sorunları konusunda ebeveynlere önemli tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okula-uyum-sorunu-varsa-bu-sinyallere-dikkat-576064">Okula uyum sorunu varsa bu sinyallere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte çocukların ve ailelerin yaşadığı uyum sorunları konusunda ebeveynlere önemli tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>Bu sinyallere dikkat!</strong></p>
<p>Eylül ayı itibariyle yeni eğitim öğretim yılının da başladığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Bu süreç ailelerin okula uyum sürecinde çeşitli zorluklarla karşı karşıya bırakmakta ve ailelerin kafasında çeşitli soru işaretleri oluşturmaktadır. Çocukların yaşayacağı problemler ailenin ve çocukların özelliklerine göre farklılık göstermekle birlikte olası zorluklar arasında; günlük rutinde tatil rutininden okul rutinlerine dönüşte uyum sorunları oluşabilir. Yemek saatleri, uyku saatleri gibi fiziksel ihtiyaçlara yönelik süreç değişimlerine uyum problemleri yaşanabilir. Arkadaş çevresine sosyal uyumlanmada sorunlar olabilir. Özellikle okuldaki sosyal çevrede zorbalık, dışlanma gibi olumsuz yaşantılar deneyimliyorsa çocuk okula gitmek istemeyebilir. Bu gibi sinyallere dikkat edilmelidir. Okul başarısıyla ve sınavlarla ilgili kaygılar ortaya çıkabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuğun hızlı uyumuna yönelik aşırı beklenti içine girilmemeli</strong></p>
<p>Çocukların okula uyumunda ailenin tutum ve davranışlarının da belirleyici olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Bu hatalı tutum ve davranışlar ise; aşırı müdahaleci olmak, baskıcı bir iletişim tarzını benimsemek, çocuğun günlük rutinin sürekli değişmesi, düzensiz ve çocuk için tahmin edilemez olması, çocuğun hızlı uyumuna yönelik aşırı beklenti içine girmek ya da çocuğun gelişimine veya yaşına uygun olmayan beklentiler içinde olmak şeklinde özetlenebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Her koşulda sevginizi gösterin!</strong></p>
<p>Uyum sürecini kolaylaştırmak ve çocuklara destek olmak amacıyla ebeveynlere tavsiyelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Sabırlı olun. Çocuğunuzun taleplerini dinleyin ve sınırlarına saygı duyun. Anne- baba arasındaki iletişimde tutarlı ve net olun. Çocuğunuzun okuldaki yaşantısı hakkında bilgi sahibi olun. Çocuğunuzun arkadaşları ve akranlarıyla ilişkileri konusunda duyarlı davranın ve çocuğunuzu dinleyin. Çocuğunuzun sorumluluk almasına izin verin. En önemlisi her koşulda çocuğunuzun destekçisi olduğunuzu ve sevginizi göstermeyi unutmayın.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Uyum süreci yüksek akademik başarı ile yakından ilişkili</strong></p>
<p>Okula uyum sürecinin sadece dönem başındaki geçici bir evre olarak görülmemesi gerektiğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Çocuğun gelişimi üzerinde önemli kalıcı etkileri olabilecek bir süreç olarak ele alınmalı ve bu hassasiyetle yaklaşılmalıdır. Unutulmamalıdır ki olumlu okula uyum süreci hem okul yaşantısının devamlılığı hem de yüksek akademik başarı ile yakından ilişkilidir. Bunun yanında okula uyum süreci sonrasında gelen okula devamlılık, akran ilişkilerinin de desteklenmesiyle birlikte çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerine de önemli katkı sunmaktadır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okula-uyum-sorunu-varsa-bu-sinyallere-dikkat-576064">Okula uyum sorunu varsa bu sinyallere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cildinizde Renk Değişiklikleri Varsa Yaz Mantarı Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cildinizde-renk-degisiklikleri-varsa-yaz-mantari-olabilir-560722</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 11:25:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cildinizde]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklikleri]]></category>
		<category><![CDATA[mantarı]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[renk]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneşin kendini en yoğun şekilde hissettirdiği yaz ayları, cilt sağlığını tehdit eden bazı sorunları da beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cildinizde-renk-degisiklikleri-varsa-yaz-mantari-olabilir-560722">Cildinizde Renk Değişiklikleri Varsa Yaz Mantarı Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güneşin kendini en yoğun şekilde hissettirdiği yaz ayları, cilt sağlığını tehdit eden bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Bu cilt sorunlarının başında “yaz mantarı” olarak bilinen “tinea versikolor” geliyor. Özellikle genç erişkinlerde ve terlemeye yatkın bireylerde sıkça görülen bu mantar enfeksiyonu, ciltte renk değişiklikleri ve pullanma ile ortaya çıkıyor ve çoğu zaman fark edilmeden ilerliyor. Peki, yaz mantarı neden oluyor ve bu hastalıktan nasıl korunabiliriz? Memorial Ataşehir Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Necmettin Akdeniz, özellikle yaz aylarında görülen mantar enfeksiyonu hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yaz aylarının sessiz misafiri: Tinea versikolor</strong></p>
<p>Tinea versikolor ya da diğer adıyla “pityriasis versicolor”, ciltte kötü veya açık renk değişikliklerine neden olan yüzeysel bir mantar enfeksiyonudur. Halk arasında yaz mantarı, ter mantarı, samyeli döküntüsü gibi isimlendirmeleri de vardır. Genellikle sarımsı-beyaz, kahverengi veya pembe lekeler şeklinde kendini gösterir. Deride hafif pullanma ve renk açılması ya da koyulaşması görülebilir. Sıklıkla göğüs, sırt, boyun ve omuz bölgelerinde oluşum gözlenir. Bu durum, “malassezia” adı verilen bir maya mantarının ciltte aşırı çoğalması sonucu ortaya çıkar. Aslında bu mantar normalde sağlıklı cilt florasında bulunur; ancak vücutta bazı faktörlerin değişmesi bu mantarın kontrolsüz çoğalmasına yol açar.</p>
<p><strong>Mantar problemi yaz aylarında neden artıyor?</strong></p>
<p>Bu problemin yaz aylarında artmasının en önemli nedeni artan sıcaklık ve nemdir.</p>
<p>Yoğun bir şekilde güneş ışığına maruz kalma, terleme ve terleyen bölgenin nemli kalması da önemli bir etkendir. Bunun dışında dar, sentetik ve hava almayan kıyafetler giyilmesi, deniz ve havuz sonrası ıslak kalmak da yaz aylarında bir mantar türü olan tinea versikolorun daha sık görülmesine neden olur. Tinea versikolorun en önemli tetikleyicileri sıcak hava ve nem olsa da sadece bu sebepler değildir. Genetik yatkınlık, bağışıklık sisteminin zayıflığı, yağlı cilt yapısı, stres, dengesiz beslenme gibi faktörler de bu hastalığın oluşmasına zemin hazırlayabilir.</p>
<p><strong>Yaz mantarının 4 belirtisine dikkat!</strong></p>
<ul>
<li>Ciltte açık ya da koyu renkli, yuvarlak-oval lekeler</li>
<li>Hafif pullanma</li>
<li>Güneş sonrası bronzlaşmayan bölgeler</li>
<li>Hafif kaşıntı</li>
</ul>
<p><strong>Mantar, ciltte açık ya da koyu renkli lekeler bırakabilir</strong></p>
<p>Malassezia mantarları, örneğin azelaik asit gibi melanin üretimini baskılayan bazı asitler üretir. Bu durum, cildin bronzlaşmasını engeller veya melanin üretimini azaltır. Güneşe maruz kalan sağlıklı cilt koyulaşırken, mantarlı alanlar güneşte açık renkli kalır. Esmer koyu tenli bireylerde mantar nedeniyle epidermal hücrelerin kalınlaşması ve melanin birikimi görülür. Bu da ciltte koyu kahverengi veya kırmızımsı lekeler oluşturabilir. </p>
<p><strong>Gençlerde daha sık görülüyor</strong></p>
<p>Yaz mantarı en sık ergenlik dönemindeki bireylerde ve genç erişkinlerde görülür. Bunun nedeni ise bu yaşlarda yağ bezlerinin daha aktif olması ve cildin yağlı yapısının malassezia mantarının çoğalmasını kolaylaştırmasıdır. Bu mantar, yağlı cilt yapısına sahip kişilerde daha sık görülebilir. Nemli ortamda yaşayan ve terlemeye yatkın bireyler de risk altındadır. Nadiren görülse de ergenlik öncesi dönemdeki çocuklarda da gelişebilir. Özellikle sıcak, nemli bölgelerde yaşayan çocukları bu gruba dahil edebiliriz. Son olarak da vücut bağışıklığını baskılayan hastalık ve ilaç kullanımı durumlarında bu problem görülebilir. </p>
<p><strong>Güneş lekesi ile karıştırmayın!</strong></p>
<p>Mantarın sebep olduğu bronzlaşamayan açık renkli alanlar güneş lekesi ya da vitiligo ile karıştırılabilir. Eğer ciltte renk farkları, pullanma veya kalıcı lekeler varsa mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Tinea versikolor tehlikeli bir hastalık değildir ve bulaş riski yoktur. İç organlara zarar verebilecek boyutta değildir. Ancak kozmetik açıdan çok rahatsız edici olabilir. Yaz mantarı tedavi edilmezse bu lezyonlar hızla yayılım gösterebilir. Bu yayılım cildin kozmetik görünümünü bozar ve bu durum kişide zamanla özgüven kaybına da yol açabilir. Bu lekeler kimi zaman da deri lenfoması denilen mikozis fumgoides ile karıştırılabilir. Bu nedenle mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir. Muayene sonrası duruma göre mantar tahlili veya biyopsi yapılabilir.</p>
<p><strong>Dirençli leke sorunlarında lazer tedavisi uygulanabilir</strong></p>
<p>Tinea versikolor dediğimiz yaz mantarı, özellikle yaz aylarında daha sık karşılaştığımız; ama tedavisi mümkün bir deri hastalığıdır. Erken teşhis ve düzenli bakım ile hızlıca kontrol altına alınabilir. Muayene sağlandıktan sonra kişinin durumuna göre ketokonazol, selenyum, sülfit içerikli özel antifungal şampuanlar, topikal kremler ve losyonlar, ağızdan antifungal mantar ilaçları ile tedavi sağlanabilir. Mantar sebebi ile oluşan renk değişiklikleri, kalıcı değilse zamanla geçer; ancak dirençli pigment, leke sorunları varsa estetik amaçlı lazer tedavileri uygulanabilir. Ancak tedavi sonrası dönemde yine kişinin hijyen ve cilt bakımına önem vermesi gerekir. Çünkü nem ve sıcak ortamda bulunma ve terleme durumu devam ederse tekrar edebilir.</p>
<p><strong>Yaz mantarından korunmak için 7 öneri</strong></p>
<ol>
<li>Duş sonrası iyi kurulanın.</li>
<li>Pamuklu, ferah giysiler tercih edin.</li>
<li>Terledikten sonra kıyafetlerinizi, iç çamaşırlarınızı değiştirin.</li>
<li>Yaz aylarında haftada 1-2 defa koruyucu şampuanlar veya sabunlar kullanın.</li>
<li>Bağışıklığı güçlendirmek için yeşil sebzeler, probiyotik gibi antioksidan zengini besinler tüketin,</li>
<li>Basit şeker ve işlenmiş gıdaları azaltın.</li>
<li>Hayatınızda stres yönetimini sağlayın.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cildinizde-renk-degisiklikleri-varsa-yaz-mantari-olabilir-560722">Cildinizde Renk Değişiklikleri Varsa Yaz Mantarı Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu risklerden biri bile varsa, dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-risklerden-biri-bile-varsa-dikkat-531567</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 May 2025 07:05:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bile]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[risklerden]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=531567</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan hipertansiyon atar damarlardaki kan basıncının sürekli normalin üzerinde seyretmesi olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-risklerden-biri-bile-varsa-dikkat-531567">Bu risklerden biri bile varsa, dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan hipertansiyon atar damarlardaki kan basıncının sürekli normalin üzerinde seyretmesi olarak tanımlanıyor. Dünyada 1 milyar 280 milyon, ülkemizde de 16 milyonu aşkın kişinin hipertansiyon hastası olduğu belirtiliyor. Bir başka deyişle, ülkemizde her 3 kişiden 1’i hipertansiyonla mücadele ediyor. Üstelik, yapılan son çalışmalar, hipertansiyonun artık 20’li yaşlarda, hatta 15-19 yaş aralığında bile giderek daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor.   <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan,</strong> hipertansiyonun gençlerde hızla yaygınlaşmasında modern hayatın getirdiği hareketsiz yaşam ve fast food tarzı beslenmenin önemli bir etkisi olduğuna dikkat çekiyor. </p>
<p>Hipertansiyonda erken teşhis ve tedavinin yaşamsal önem taşıdığını vurgulayan <strong>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan,</strong> “Zira, geç kalındığında kalp yetmezliği, inme ve böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilmektedir. Ancak hipertansiyon çoğunlukla organ hasarı oluşturuncaya dek belirti vermemektedir. Bu nedenle, gençlerin hiçbir yakınmaları olmasa bile 18 yaşından itibaren tansiyonlarını yılda bir kez ölçtürmeleri ve hipertansiyonun risk faktörlerinden biri bile varsa yaşam tarzlarını daha dikkatli planlamaları son derece önemlidir” diyor. <strong>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr.</strong> <strong>Murat Turfan,</strong> hipertansiyon yaşını öne çeken 8 etkeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><b> Obezite</b></p>
<p>Modern yaşamın sonucu olarak azalan fiziksel aktivite ve fast food tarzı tüketimin artması gibi   faktörler nedeniyle obezite gençlerde hızla yaygınlaşıyor. Obezitenin yol açtığı en önemli sorunların başında ise hipertansiyonun geldiğine işaret eden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan,   sözlerine şöyle devam ediyor: “Aşırı vücut ağırlığı kalbin daha fazla kan pompalamasına ve damar duvarlarının gerginliğinin artmasına, bu tablo da kan basıncının yükselmesine sebep olmaktadır. Vücut kitle indeksinde her 1 birimlik artış, hipertansiyon riskini yüzde 7 oranında artırmaktadır.” </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Sağlıklı beslenerek ve düzenli egzersiz yaparak Vücut Kitle İndeksinizi 18.5–24.9 aralığında tutmaya özen gösterin.  </p>
<p><b> Aşırı tuz tüketimi</b></p>
<p>Sodyum, toplumda bilinen adıyla tuz, damarların kasılmasına neden olarak tansiyonu yükseltiyor. Hipertansiyonun son yıllarda gençlerde daha sık görülmesinde, içeriğinde bolca tuz barındıran fast food gıdalara olan yönelim önemli bir rol oynuyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Dünya Sağlık Örgütü, günlük 5 gramdan fazla tuz tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yemeklerinizi tuz yerine baharat, limon veya sarımsakla tatlandırın. Fazla tuz içermeleri nedeniyle fast food ve paketli gıdalardan da kaçının. </p>
<p>Hareketsiz bir yaşam </p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, gençlerin yüzde 80’inden fazlası yeterince hareket etmiyor; boş zamanlarını cep telefonu ve tablet karşısında geçiriyor. Fiziksel aktivite eksikliği de damar sağlığını bozarak kan basıncını yükseltiyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?  </strong>Haftada 150 dakika egzersiz yapan bireylerde risk yüzde 30 oranında azalıyor. Haftada en az 5 gün, günde 30 dakika yürüyüş veya kardiyo egzersizleri yapmayı alışkanlık edin. </p>
<p><strong>Sigara ve alkol kullanımı</strong></p>
<p>Sigara, damarların daralmasına ve damar içi hasara yol açabiliyor. Bu nedenle, sigara kullanan gençlerde hipertansiyon riski içmeyenlere göre yüzde 20 oranında daha fazla oluyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, düzenli alkol tüketiminin de kan basıncını yükselten önemli bir etken olduğunu vurgulayarak, “Haftada 100 gramdan fazla alkol almak hipertansiyon riskini yüzde 40 oranında yükseltebilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Sigaraya hiç başlamayın, eğer kullanıyorsanız en kısa zamanda bırakın. Alkolü tamamen bırakın veya   sınırlandırın.</p>
<p><strong> </strong>Uyku bozuklukları</p>
<p>Günümüzde, gençlerde genellikle teknoloji bağımlılığı, stres veya fazla kiloların neden olduğu uykusuzluk ile uyku apnesi gibi uyku bozuklukları da hipertansiyon yaşını öne çekiyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, “Uykusuzluk ve uyku apnesi gibi uyku bozuklukları gece boyunca oksijen düşüklüğüne neden olmakta, bu sorun da hipertansiyonu tetiklemektedir” diyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Uyku kalitesine dikkat edin ve horlama sorununuz varsa mutlaka uyku konusunda uzman bir hekime başvurun.</p>
<p><b> Kahve ve enerji içecekleri </b></p>
<p>Enerji içecekleri, özellikle de kahve gençlerin en çok tercih ettikleri içecekler. Ancak içeriklerinde bulunan kafein aşırı alındığında nabzı ve tansiyonu yükselten bir etkiye sahip. Örneğin, 400 mg’ın üzerindeki kafein (4 fincan kahve) tansiyonda ani artışlara yol açabiliyor. Enerji içecekleri de yaklaşık dört fincan kahve ile aynı miktarda kafein içeriyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Günde 2-3 fincandan fazla kahve tüketmeyin, enerji içeceklerinden de kaçının.</p>
<p>Stres ve anksiyete</p>
<p>Günümüzde gençlerin stres oluşturan faktörlere fazla maruz kalmaları da hipertansiyonu tetikliyor. Zira, stres hormonları damarların büzülmesine yol açarak kan basıncını artırabiliyor. Yapılan çalışmalar, kronik stres yaşayan bireylerde hipertansiyon riskinin 2 kat artabildiğini gösteriyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Meditasyon veya gevşeme egzersizleri yaparak, yeni bir hobi edinerek stres yönetim becerilerinizi geliştirebilirsiniz. </p>
<p>Bazı böbrek hastalıkları</p>
<p>Bazı böbrek hastalıkları vücutta sodyum ve sıvı dengesini bozuyor, bunun sonucunda kan basıncı yükseliyor. Yapılan çalışmalar, genç hipertansiyon hastalarının yüzde 15-20’sinde böbrek hastalığı olduğunu gösteriyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>  Düzenli olarak yaptıracağınız kan ve idrar testleriyle böbrek sağlığınızı kontrol ettirin.</p>
<p><b> </b></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><b> </b></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-risklerden-biri-bile-varsa-dikkat-531567">Bu risklerden biri bile varsa, dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lise Medeniyet Akademileri, Öğrenciler İçin &#8220;Bir Nedenin Varsa Yolun Vardır&#8221; Konulu Söyleşi Düzenledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lise-medeniyet-akademileri-ogrenciler-icin-bir-nedenin-varsa-yolun-vardir-konulu-soylesi-duzenledi-530704</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 May 2025 17:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademileri]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[düzenledi]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[konulu]]></category>
		<category><![CDATA[lise]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[nedenin]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[vardır]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yolun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=530704</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Lise Medeniyet Akademileri (LİMA), “Bir Nedenin Varsa Yolun Vardır” konulu seminer düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lise-medeniyet-akademileri-ogrenciler-icin-bir-nedenin-varsa-yolun-vardir-konulu-soylesi-duzenledi-530704">Lise Medeniyet Akademileri, Öğrenciler İçin &#8220;Bir Nedenin Varsa Yolun Vardır&#8221; Konulu Söyleşi Düzenledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Lise Medeniyet Akademileri (LİMA), “Bir Nedenin Varsa Yolun Vardır” konulu seminer düzenledi. Fuat Sezgin Lise Medeniyet Akademisi’nde gerçekleşen söyleşide gençlerin geleceğe dair duyduğu kaygıları nasıl umuda ve heyecana dönüştürebilecekleri üzerine etkili bilgiler paylaşıldı.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Lise Medeniyet Akademisi tarafından, “Bir Nedenin Varsa Yolun Vardır” konulu seminer düzenledi.</p>
<p>Gençlerin kişisel ve psikolojik gelişimlerine katkı sunan nitelikli çalışmalar gerçekleştiren LİMA, bu sefer de girişimci ve yazar Cihan Buğdaycı’yı ağırladı. </p>
<p>Girişimci ve yazar Cihan Buğdaycı, “1 Hayat 12 Beceri” temalı sunumuyla gençlerin yaşamına dokunurken, öğrencilerin geleceğe dair duyduğu kaygıları nasıl umuda ve heyecana dönüştürebilecekleri üzerine etkili bilgiler paylaştı.  </p>
<p>Mutlu bir yaşam sürmek için sahip olunması gereken temel yaşam becerileri ile ilgili kilit bilgiler aktaran Buğdaycı, “Gerçekten çocukların sosyal ve duygusal ihtiyaçlarına duyarlı, cevap veren bir ekosistem var. Çocuklar çok motive. Konya bu anlamda çocukları çok destekliyor. Çocuklar kendilerini yalnız hissetmiyorlar, motivasyonlarını çok anlamlı buldum. Umuyorum ki hepsi LİMA çatısı altında güzel üniversitelere, güzel hayallere doğru taşınacaklar” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Etkileşimin çok fazla olduğu seminer programı, soru-cevap bölümünün ardından katılımcıların, Cihan Buğdaycı’nın kaleme aldığı “1 Hayat 12 Beceri” adlı kitabı için imza etkinliği ile sona erdi. <br /> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lise-medeniyet-akademileri-ogrenciler-icin-bir-nedenin-varsa-yolun-vardir-konulu-soylesi-duzenledi-530704">Lise Medeniyet Akademileri, Öğrenciler İçin &#8220;Bir Nedenin Varsa Yolun Vardır&#8221; Konulu Söyleşi Düzenledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeşilay 104 Yaşında! &#8220;Yeşilay Varsa Hayat Var.&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yesilay-104-yasinda-yesilay-varsa-hayat-var-445065</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2024 21:08:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yaşında]]></category>
		<category><![CDATA[yeşilay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445065</guid>

					<description><![CDATA[<p>5 Mart 1920’de kurulan ve Türkiye’nin en saygın sivil toplum kuruluşlarından biri olan,başta gençler olmak üzere tüm vatandaşlara bağımsız, sağlıklı ve insan onuruna yaraşır bir gelecek tesis etmek için kararlılıkla çalışmalarını sürdüren Yeşilay 104 yaşında.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yesilay-104-yasinda-yesilay-varsa-hayat-var-445065">Yeşilay 104 Yaşında! &#8220;Yeşilay Varsa Hayat Var.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>5 Mart 1920’de kurulan ve Türkiye’nin en saygın sivil toplum kuruluşlarından biri olan,başta gençler olmak üzere tüm vatandaşlara bağımsız, sağlıklı ve insan onuruna yaraşır bir gelecek tesis etmek için kararlılıkla çalışmalarını sürdüren Yeşilay 104 yaşında.Alkol, tütün, madde, kumar ve teknolojibağımlılıklarıyla mücadele eden ve toplumun zararlı alışkanlıklardan korunması için çalışan bir sivil toplum kuruluşu olan Yeşilay, 120 şube, 107 danışmanlık merkezi, 2 rehabilitasyon merkezi, 100 bini aşan gönüllüsüve 97 Ülke Yeşilay’ı ile hizmet veriyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Mücahit Öztürk: “Ülkemiz için canla başla çalışıyoruz.”</strong></p>
<p>Yeşilay Haftası nedeniyle açıklamada bulunan<strong> Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk,</strong>Yeşilay faaliyetlerinin sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığını söyledi:</p>
<p>“Yeşilay bugün artık 97 Ülke Yeşilay’ı ile dünyanın çok farklı coğrafyalarında bağımlılıkla mücadele alanlarında faaliyet gösteriyor. Yeşilay son yıllarda özellikle yurt içinde verdiği hizmetlerine büyük hız kazandırdı.</p>
<p>Başta gençlerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımıza sağlıklı bir yaşam ve gelecek zemini oluşturabilmeleri için yüzlerce çalışanımız, 120 şubemiz ve 100 bini aşan gönüllümüzle canla başla çalışıyoruz. </p>
<p>Ulusal ve uluslararası arenada gerek farkındalık gerek önleme gerekse savunuculuk faaliyetlerimizle bağımlılıkla mücadele alanında lider bir kuruluş olarak, tecrübemizden ve birikimlerimizden yararlanarak daha fazla sosyal etki yaratmaya, gönüllülerimiz ve profesyonel gönüllülerimizle birlikte mücadelemize güç katmaya devam ediyoruz.</p>
<p>Ülkemizin her ilinde Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizle(YEDAM) on binlerce kişiye ulaşıyoruz.İki büyük şehrimizde, Bursa ve Diyarbakır’daki Rehabilitasyon Merkezlerimizde, danışanlarımıza yatarak tedavi hizmetiveriyoruz.Danışan, Yeşilay Rehabilitasyon Merkezine, kullandığı maddeden arındırma tedavisini tamamlamış olması ve herhangi bir yoksunluk bulgusunun olmaması koşuluyla, Yeşilay Danışmanlık Merkezinden (YEDAM), Alkol ve Madde Tedavi Merkezinden (AMATEM), Çocuk Ergen Alkol Madde Tedavi Merkezinden (ÇEMATEM) sevk yolu ile kabul ediliyor. Yeşilay Rehabilitasyon Merkezlerinde, alkol ve madde bağımlısı bireylerin tıbbi, psikolojik, sosyal, akademik ve meslekî alanlarda desteklenerek bağımlılık sebebiyle oluşan kayıpların tekrar yerine koyulması ve bireylerin yeniden topluma kazandırılması hedefleniyor. </p>
<p>Yolumuza her zamankinden daha güçlü ve enerjik devam edeceğiz.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Her Yıl 14 Milyon Öğrenci Bağımlılıklara Karşı Bilinçlendiriliyor</strong></p>
<p>Önleme, savunuculuk ve farkındalık faaliyetleri, bağımlılıklarla mücadelenin en önemli bileşenleri arasındadır.</p>
<p>Yeşilay, yurt içinde ve yurt dışında sempozyumlar, konferanslar, kongreler ve yarışmalar düzenleyerek her yıl milyonlarca insana temas ediyor. Bilimsel ve kanıta dayalı farkındalık çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği <strong>Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM), Okulda Bağımlılığa Müdahale (OBM) </strong>ve <strong>Yeşilay Yaşam Becerileri (YYB) </strong>programlarıyla her yıl yaklaşık <strong>14 milyon öğrenciyi ve 3 milyon yetişkini </strong>bağımlılıklara karşı bilinçlendiriyor. Risk grubundaki öğrencilerde eğilimlerin bağımlılığa dönüşmemesi için psikososyal çözümler üretiyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yeşilay,YEDAM’la Hayatları Değiştiriyor</strong></p>
<p>Yeşilay, 81 il ve KKTC’dekurulan 107Yeşilay Danışmanlık Merkeziyle (YEDAM), alkol, tütün, madde, kumar ve yoğun teknoloji kullanımı gibi zararlı alışkanlıklarını aşmak isteyen bireylere uzman kadrolarıyla tamamen ücretsiz ayaktan tedavi hizmetiveriyor. </p>
<p>YEDAM’a,<strong>115 danışmahattı</strong> üzerinden Türkiye’nin her yerinden kişilerin anında ulaşabilmesi mümkün.  YEDAM&#8217;la amaçlanan, bağımlılıklarını aşmak isteyen danışanların hayata tekrar kazandırılması, günlük hayatlarını devam ettirirken hayat kalitelerinin yükseltilmesiyle sosyal hayata uyum sağlama sürecinde gerekli sosyal desteğin verilmesi ve kişinin temiz kalmaya teşvik edilmesidir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>YEDAM 115 Hattına 1 Milyon 110 Bin 352 Çağrı </strong></p>
<p>YEDAM, kadrosundaki uzman klinik psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarının iş birliğinde,bağımlılıklarını yenmek isteyen bireylere ve ailelerine ücretsiz psikososyal destek hizmeti veriyor. <strong>YEDAM’a kurulduğu günden bu yana 115 çağrı merkezi üzerinden 1 milyon 110 bin 352 çağrı geldi. YEDAM görevlileri 285 bin 560 kişiyle birebir görüşme sağladı. İlk başvuru hizmet sayısı 58 bin 316 kişi oldu.</strong> Sosyal destek hizmeti verilen kişi sayısı ise <strong>115 bin 243</strong> kişiye ulaştı. Yeşilay psikososyal destek verirken <strong>3 bin 747 sosyal etkinlik</strong>de düzenledi. Ayrıca İŞKUR ile iş birliği yaparak kendilerine yeni ve düzenli bir yaşam oluşturabilmeleri amacıyla <strong>194 kişinin</strong> işe yerleştirilmesini sağladı.  </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yeşilay Bağımlılıkla Mücadelede Herkesin Yanında</strong></p>
<p>Yeşilay Danışmanlık Merkezilerine alkol, tütün, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığı konularında gelen çağrılar büyük bir titizlikle karşılanıyor.YEDAM’a bugüne kadar sigara/tütün bağımlılığı ile ilgili olarak 15.975 kişi, alkol ve madde bağımlılığı içinse 22.136 kişi başvurdu. Kumar bağımlılığı için 10.400 kişi başvururken teknoloji bağımlılığı konusunda başvuran kişi sayısı ise 2.319 oldu. </p>
<p>Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine başvuran aile sayısı ise toplam 20.683’e ulaştı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yeşilay Rehabilitasyon Merkezleri, Hayatlarında Temiz Bir Sayfa Açmak İsteyenlerin Yanında</strong></p>
<p>Yeşilay, Bursa ve Diyarbakır’da bulunan 40 yataklı Rehabilitasyon Merkezlerinde alkol veya madde kullanan danışanlarına ücretsiz yatarak tedavi hizmeti sağlıyor. Yeşilay danışanlarına tertemiz bir hayatın kapılarını aralayarak hem onlara hem de ailelerine umut ışığı oluyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yeşilay Her Yıl Çeşitli Farkındalık Çalışmaları Düzenliyor</strong></p>
<p>Yeşilay, yaşamlarıyla ve başarılarıyla gençlere örnek teşkil eden sporcuları ve sanatçıları “Yeşil Sahne” etkinlikleri ile gençlerle buluşturuyor, “Sağlıklı Fikirler Kısa Film Yarışması” ve “Uluslararası Yeşilay Karikatür Yarışması” ile hem gençleri eser üretmeye teşvik ediyor hem de bağımlılıklara karşı farkındalık geliştirmelerini sağlıyor.  Ayrıca bütün bu programların yanında çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak adına Liseler Arası Münazara Yarışması, Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yarışması gibi projeleri uygulamaya devam ediyor. Türkiye’nin 50’den fazla ilinde ve dünyanın birçok ülkesinde aynı gün düzenlenen Geleneksel Yeşilay Bisiklet Turu ile her yıl binlerce bisikletli iyi ve sağlıklı yaşam için pedal çevirmeyi sürdürüyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yeşilay Spor Kulübü Gençlerin Gözdesi</strong></p>
<p>Bağımlılıklarla mücadelede Yeşilay özellikle gençlere ulaşmak için kültür-sanat ve spor faaliyetlerini de kararlılıkla sürdürüyor. 1920’den bu yana yayınlanan<em><strong> Yeşilay Dergisi</strong></em><strong>,</strong> 1082. sayısıyla okur karşısına çıktı. <em>Yeşilay Dergisi</em>’nin bu başarısı ülkemiz yayıncılığında ilk ve tek. Aktif olarak sporcu yetiştiren <strong>110 Yeşilay Spor Kulübü</strong>ise, hâlihazırda<strong>2073 lisanslı sporcusuyla</strong> Türkiye’nin pek çok ilinde çeşitli branşlarda müsabakalara katılıyor. </p>
<p><strong>BIRAKABİLİRSİN Uygulaması</strong></p>
<p>Sigarayı bırakmak isteyenler için T.C. Sağlık Bakanlığı ile geliştirilen BIRAKABİLİRSİN uygulaması, sigara bırakma hedefinin konulması aşamasında yaşanan zorlukların raporlanmasına ve ücretsiz destek başvurusuna kadar pek çok kolaylık sağlıyor. BIRAKABİLİRSİN uygulaması sayesinde sigarayı bırakmak isteyen kişiler bu süreci uygulama üzerinden takip edebiliyor ve ihtiyaç duyduklarında Danışmanlık Merkezlerimiz klinik psikologlarına tek tuşla ulaşabiliyor. Kurulduğu günden bu yana 210 bin 700 kişi tarafından indirilmiştir.</p>
<p><strong>YEŞİL DEDEKTÖR Uygulaması</strong></p>
<p>T.C. Sağlık Bakanlığı ile ortaklaşa yürütülen YEŞİL DEDEKTÖR mobil uygulaması, Yeşilay tarafından Türkiye genelinde, kapalı mekânlarda tütün mamulleri (sigara, nargile, puro) kullanımını ihlal eden işletme ve müşterilerin ihlallerini azaltmayı amaçlayan bir mobil uygulama olarak hayata geçirildi. Bugüne kadar YEŞİL DEDEKTÖR uygulaması 353.000 kez indirildi. YEŞİL DEDEKTÖR üzerinden yapılan toplam ihlal bildirimi sayısı ise 399.053 oldu. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yesilay-104-yasinda-yesilay-varsa-hayat-var-445065">Yeşilay 104 Yaşında! &#8220;Yeşilay Varsa Hayat Var.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ailede göz tansiyonu varsa dikkat !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ailede-goz-tansiyonu-varsa-dikkat-427817</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2023 07:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ailede]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427817</guid>

					<description><![CDATA[<p> Göz içi basınç artışı, yaş faktörü, genetik etmenler gibi sebeplerden dolayı oluşan glokomun yani bilinen adıyla göz tansiyonu hastalığının hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Liv Hospital Göz Hastalıkları Uzmanı Operatör Doktor Olcay Şahin, “Göz tansiyonu hastalığı nedir?” sorusunu yanıtladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-goz-tansiyonu-varsa-dikkat-427817">Ailede göz tansiyonu varsa dikkat !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÖRMENİN SESSİZ HIRSIZI: GLOKOM</p>
<p>AİLEDE GÖZ TANSİYONU ÖYKÜSÜ VARSA DİKKAT!</p>
<p> GÖZ TANSİYONUNUZ VAR MI?</strong></p>
<p><strong> Göz içi basınç artışı, yaş faktörü, genetik etmenler gibi sebeplerden dolayı oluşan glokomun yani bilinen adıyla göz tansiyonu hastalığının hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Liv Hospital Göz Hastalıkları Uzmanı Operatör Doktor Olcay Şahin, “Göz tansiyonu hastalığı nedir?” sorusunu yanıtladı. </strong></p>
<p><strong>Göz tansiyonu hastalığı nedir?</strong></p>
<p> </p>
<p>Glokom yani göz tansiyonu hastalığı, üretilen göz içi sıvısının yeteri kadar dışarı çıkamaması veya çok fazla üretilmesi sonucu göz içinde basınç artışı ile görme siniri hasarı oluşmasıdır; bunun sonucu görme alanı kayıpları başlar. </p>
<p><strong>Normal Göz içi basınç seviyesinin değeri nedir?</strong></p>
<p> </p>
<p>Normal göz içi basıncı<strong> </strong>kişiye özeldir ve görme siniri harabiyetine yol açmayacak basınç seviyesidir. Normal değeri 9 &#8211; 22 mmHg arasındadır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Glokom hastalığı oluşmasındaki risk faktörleri nelerdir? </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li>Ailede glokom öyküsü,</li>
<li>Göz tansiyonu yüksekliği,</li>
<li>Kornea tabakasının ince olması < 500 mikron,</li>
<li>Görme sinirinin yapısal özellikleri,</li>
<li>Miyopi, </li>
<li>Artan yaş,</li>
<li>Irk (siyah ırkta fazla),</li>
<li>Hipertansiyon ve arterioskleroz,</li>
<li>Diyabet ve migren gibi damarsal bozuklukları ve</li>
<li>Kortizonun kontrolsüz olarak hap veya damla şeklindeki kullanımı risk faktörleri arasındadır.</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>GLOKOM DA HİÇBİR ŞİKAYET OLMAYABİLİR</strong></p>
<p> </p>
<p>Oküler hipertansiyonda göz tansiyonu yüksek ölçülür, görme siniri hasarı yoktur.<br /><strong> </strong></p>
<p><strong>Tanı ve tedavi süreci nasıldır?</p>
<p> </strong>Tanı sırasında:</p>
<ul>
<li>Fundusta optik sinir başının muayenesi,             </li>
<li>Kornea kalınlığının ölçümü (PAKİ) </li>
<li>OCT ile Retina sinir lifi tabakası kalınlığı (RNFL) ölçülmesi</li>
<li>Bilgisayarlı Görme Alanı tetkiki yapılmalıdır.  </li>
</ul>
<p>Tedavi sırasında: </p>
<ul>
<li>Göz içi basıncını azaltan damlalar,</li>
<li>Lazer ve </li>
<li>Cerrahi seçenekler kullanılabilir.</li>
</ul>
<p><strong>KUTU<br />Göz tansiyonu…</strong></p>
<ul>
<li>Dünyada 70 milyon kişide glokom vardır. </li>
<li>Toplam körlüklerin %13.5 glokom nedeniyledir.</li>
<li>40 yaş üzeri görülme sıklığı %2’dir.</li>
<li>Dünyada 6.5 milyon insan glokom nedeniyle görme kaybı yaşamıştır.</li>
<li>Türkiye’de glokom görülme oranı %2-2.5 ama tanı almış 550 bin hasta olduğu ve bu sayının toplamın sadece 1/4 oranında olduğu düşünülüyor.</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-goz-tansiyonu-varsa-dikkat-427817">Ailede göz tansiyonu varsa dikkat !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geçmeyen Omurga Ağrılarınız Varsa…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gecmeyen-omurga-agrilariniz-varsa-397562</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2023 10:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[geçmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[omurga]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük yaşamda travmatik ve travma dışı bir çok nedenle omurga hasara uğrayabiliyor ve bütünlüğü bozulabiliyor. Bu durumda geçmeyen omurga ağrıları ortaya çıkabiliyor. Omurga eğrılarından kurtularak hareket özgürlüğünü geri kazanabilmek için omurga vidalama ameliyatları gündeme geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gecmeyen-omurga-agrilariniz-varsa-397562">Geçmeyen Omurga Ağrılarınız Varsa…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda travmatik ve travma dışı bir çok nedenle omurga hasara uğrayabiliyor ve bütünlüğü bozulabiliyor. Bu durumda geçmeyen omurga ağrıları ortaya çıkabiliyor. Omurga eğrılarından kurtularak hareket özgürlüğünü geri kazanabilmek için omurga vidalama ameliyatları gündeme geliyor. Omurga kırıkları, tümörleri, enfeksiyonlarının yanı sıra bel kayması, omurilik kanal darlığı,  deformiteler (kifoz ve skolyoz) omurga vidalamanın sık kullanıldığı hastalıklar arasında yer alıyor. Omurganın anatomik dizilimini sağlamak ve sabitlemek için yapılan ameliyatlar 20. yüzyılın başlarından bu yana gittikçe artan sayılarda yapılıyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Selim Hacısalihoğlu, geçmeyen omurga ağrıları ve omurga vidalama ameliyatları hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. </p>
<p><strong>Ameliyatla sağlanan hareketsizlik ağrıyı önlüyor</strong></p>
<p>Omurga vidalama ameliyatlarında amaç; yapısı ve/veya işlevlerinde bozulma olan işlevsel segmental üniteyi sabitleme veya hareketlerini izin verilen ölçüde azaltma, yükü azaltma, hareketlerini kısıtlama veya mekanik destek sağlayarak ağrının giderilmesine yardımcı olmaktır. Omurga vidalama, omurganın herhangi bir yerindeki iki veya daha fazla kemiği birbirine bağlar. Bunları birbirine bağlamak, aralarındaki hareketi engeller. Hareketi önlemek ağrıyı önlemeye yardımcı olur. </p>
<p><strong>Günlük yaşantıda daha ağrısız hareketlilik sağlanıyor</strong></p>
<p>Günümüzde omurga vidalamaları çoğunlukla sırttan yapılmaktadır. Aynı seansta önden ve arkadan yapılan yaklaşımlarla da omurga cisimlerine ve omurlar arasına konan kafesler, kemik veya benzeri greftler ile vidalamayla güçlü bir stabilizasyon sağlanmaktadır. Omurga vidalama cerrahisi sonrası iyileşme süresi hastadan hastaya önemli ölçüde değişir. Hastanın günlük rutinine dönmesi ortalama üç ila altı ay sürer. Çalışmak, seyahat etmek ve hatta egzersiz yapmak ameliyat öncesine göre çok daha rahat olmaktadır.   Çoğu hasta yaklaşık 1 yıl sonra tamamen iyileştiğini hisseder, her zamanki aktivitelerine geri döner ve hiç acı çekmez.</p>
<p><strong>Doğru ürünlerin tercihi önem taşıyor</strong></p>
<p>Genellikle spinal implantlar; paslanmaz çelik ve titanyum alaşımlarından yapılmaktadır. Son yıllarda daha artan sayıda karbon alaşımları da kullanılmaya başlanmıştır. Teknolojik değişiklikler ve gelişmeler gün geçtikçe cerrahinin birçok alanında kullanılmak üzere yeni enstrümanlar üretmektedir. Spinal cerrahi gibi biyomekanik unsurların önemli olduğu patolojilerde yeni aletlerin kullanıma girmesi kaçınılmazdır. Patolojiye en uygun ve biyogüvenirliliği ispatlanmış ürünlerin tercihi cerrahi başarıyı ve hasta memnuniyetini doğrudan etkilemektedir.</p>
<p><strong>Sırt ağrısı ve disk sorunlarında büyük fayda sağlıyor</strong></p>
<p>Omurga vidalama ameliyatı sırt ağrısı veya disk sorunları yaşayan hastalar için çok yardımcı olabilir. Ancak her ameliyatta olduğu gibi ameliyatın da bazı riskleri vardır. Gelişebilen komplikasyonlar arasında; vidanın uygun olmayan pozisyonda yerleştirilmesi,  enstrüman yetersizliği (vida sıyrılması, vida kırılması), metal alerjisi, damar yaralanması, toplardamar tıkanıklığı, pnömoni, omurilik zarı yırtılması, pnömotoraks ve hemotoraks, interkostal nevralji yer almaktadır. Vidalama esnasında nörolojik yaralanma oranı %0.6-%11 arasında olup kalıcı nörolojik hasar oluşması oldukça düşük bir orandır.</p>
<p><strong>Omurga vidalama ameliyatları aşağıdaki durumlarda önerilmemektedir;</strong></p>
<ul>
<li>Omurga veya sistemik enfeksiyonları olanlarda</li>
<li>Şiddetli osteoporoz durumunda</li>
<li>Gebelikte</li>
<li>Metal alerjisi olanlarda</li>
<li>Ciddi mental bozukluk durumlarında</li>
<li>Alkolizm veya ilaç bağımlılığında</li>
<li>Vidanın emniyetli bir şekilde tutunmasını engelleyecek düzeyde doğumsal omurga anomalilerinde</li>
<li>Tümör veya ameliyat yerindeki doku örtüsünün yetersiz olması durumunda bu operasyonlar yapılmamaktadır.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gecmeyen-omurga-agrilariniz-varsa-397562">Geçmeyen Omurga Ağrılarınız Varsa…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batur: Örgüt varsa biz de varız, örgütümüze samimiyetle sahip çıkacağız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/batur-orgut-varsa-biz-de-variz-orgutumuze-samimiyetle-sahip-cikacagiz-395816</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Aug 2023 15:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[batur]]></category>
		<category><![CDATA[biz]]></category>
		<category><![CDATA[çıkacağız]]></category>
		<category><![CDATA[örgüt]]></category>
		<category><![CDATA[örgütümüze]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[samimiyetle]]></category>
		<category><![CDATA[varız]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395816</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Konak İlçe Başkanlığı devir teslim törenine katılan Başkan Batur, “Yerel yönetici olarak en büyük gücümüzü örgütümüzden alıyoruz. Örgüt varsa biz de varız.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/batur-orgut-varsa-biz-de-variz-orgutumuze-samimiyetle-sahip-cikacagiz-395816">Batur: Örgüt varsa biz de varız, örgütümüze samimiyetle sahip çıkacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>CHP Konak İlçe Başkanlığı devir teslim törenine katılan Başkan Batur, “Yerel yönetici olarak en büyük gücümüzü örgütümüzden alıyoruz. Örgüt varsa biz de varız. Örgütümüz bizi bu koltuklara oturtuyorsa biz de örgütümüze samimiyetle sahip çıkacağız. Mücadelemizi hep beraber, örgütümüz ve yerel yönetim omuz omuza durarak yapacağız” dedi.</b></p>
<p>CHP Konak ilçe kongresinin tamamlanmasının ardından mazbatayı alan yeni başkan ve yönetim kurulunun görev devir teslim töreni CHP Konak İlçe Başkanlığında gerçekleşti. Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’un da katıldığı devir teslim töreninde CHP Konak İlçe Örgütünün yeni seçilen Başkanı Ozan Ali İlgazi, önceki dönem CHP Konak İlçe Başkanı Akın Küçükoğullarından, yeni dönem yönetim kurulu üyeleri, kadın ve gençlik kolları, Konak Belediyesi Meclis üyeleri ve çok sayıda partili yer aldı. Görevi önceki Başkan Akın Küçükoğullarından devralan Ozan Ali İlgazi ile yönetimini kutlayan Başkan Batur, önceki yönetime de emekleri ve hizmetleri için teşekkür etti.</p>
<p><b>Batur: Yerel yönetici olarak en büyük gücümüzü örgütümüzden alıyoruz</b></p>
<p>Törende konuşan Başkan Batur, önceki Başkan Akın Küçükoğullarından ve yönetiminin CHP’nin Konak’ta ivmesinin yükselmesinde çok büyük emekleri olduğunu dile getirdi. Başkan Batur, örgüt ve yerel yönetimin her zaman omuz omuza olduğuna dikkat çektiği konuşmasında şu sözlere yer verdi:</p>
<p>“Cumhuriyet Halk Partisi Konak ilçe örgütümüzde yeni bir dönem başlıyor. Bundan sonraki süreçte, öncelikle yerel seçimlerde partimizi yeniden Konak’ta ve büyükşehirde iktidar yapmak; otuz ilçede partimizi iktidar yapmak idealindeyiz. Yerel yönetici olarak en büyük gücümüzü örgütümüzden alıyoruz. Ben eskiden beri örgütümüzün bizim yanımızda, yerel yönetimle omuz omuza olmasına çok dikkat etmişimdir. Biz örgütle bir yere geliriz. Örgüt varsa biz de varız. Örgütümüz bizi bu koltuklara oturtuyorsa biz de örgütümüze samimiyetle sahip çıkacağız.”</p>
<p><b>Yerel yönetim ve örgüt el ele</b></p>
<p>CHP Konak İlçe Örgütünün yeni Başkanı Ozan Ali İlgazi ve yönetimine de yolları açık olsun temennisini ileten Başkan Batur, “Ozan Ali İlgazi, örgütümüzde çok sevilen, gençlik kollarından belediye meclis üyeliğine partimize hizmetleri olan, beyefendi kimliğiyle sevilen sayılan bir kardeşimiz. Yönetim kuruluyla, kadın ve gençlik kollarıyla partimizi daha üst noktaya getirmek için en iyi şekilde çalışacağına inandığımız bir kardeşimiz. Yolu açık olsun. Hedefimiz yerelde iktidar. Yerelde on bir olan büyükşehir belediye başkanlığını çoğaltarak Türkiye’ye umut olmak için çalışmamız lazım. Umudumuzu kaybetmeyeceğiz, mücadeleye devam edeceğiz. Bu mücadeleyi de hep beraber, örgütümüz ve yerel yönetim omuz omuza durarak yapacağız” dedi.</p>
<p><b>İlgazi: İktidara doğru yürüyoruz</b></p>
<p>Görevi Akın Küçükoğullarından devralan CHP Konak İlçe Başkanı Ozan Ali İlgazi de görevi gurur duyarak devraldığını belirtti ve şöyle konuştu:</p>
<p>“Bugün benim için çok önemli bir gün. Görevi Akın Küçükoğullarından gibi, zor zamanların adamı, hepimizi hocası ve ağabeyi olan, yönetim kuruluyla beraber zor görevleri başarmış bir başkandan devralmak gurur veriyor. Çok ciddi bir seçimde çok ciddi bir sınav vererek oy oranımızı zirveye taşıdılar. Öncelikle Akın ağabeyime ve geçmiş ilçe yönetim kurulu arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.  Bu çıtayı daha yukarı çıkarmaya çalışacağız. Önümüzde yerel seçimler var, önemli bir mücadele içindeyiz. Seçimlere kırgınlıkları, küskünlükleri geride bırakarak birlik ve beraberlik içinde yürüyeceğiz. Ne yapacaksak birlikte yapacağız. İlçe örgütü olarak büyük bir aileyiz, daha da büyüteceğiz. Önce yerel, sonra genel; İktidara doğru yürüyoruz, yürüyoruz, yürüyoruz.”</p>
<p><b>Küçükoğullarından: Sırtınızı yaslayacağınız dağın adı Abdül Batur</b></p>
<p>Görevi devreden CHP Konak İlçe eski Başkanı Akın Küçükoğullarından ise yeni yönetimin çok güzel işlere imza atacağına inancının tam olduğunu söyledi. Konak belediye Başkanı Abdül Batur’la birlikte çalışmış olmaktan mutlu olduklarını belirten Küçükoğullarından, yeni yönetime de Başkan Batur’un sırtlarını yaslayabilecekleri bir dağ olduğunu ve bunun bir ayrıcalık olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:</p>
<p>“Partimiz için gece gündüz çalışırsanız, arkanızda başka hiçbir yönetim kuruluna nasip olmayan, sırtınızı dayayacağınız bir dağ var. İyi günde, kötü günde hep sizin hem sağınızda hem solunuzda olacak dağın adı Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’dur. Örgütünü çok sever. Biz onunla çalışmaktan büyük keyif aldık. Yükünüzü hafifletmek için ne lazımsa yapacaktır. Onurla, şerefle taşıdığım ilçe başkanlığı görevini bence en çok hak eden Sayın Ozan Ali İlgazi’ye bırakıyorum. Yolunuz açık olsun. Cumhuriyet Halk Partimiz birlik ve beraberlik içinde olduğu zaman önümüzde hiçbir engel duramaz.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/batur-orgut-varsa-biz-de-variz-orgutumuze-samimiyetle-sahip-cikacagiz-395816">Batur: Örgüt varsa biz de varız, örgütümüze samimiyetle sahip çıkacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivrisinek Isırmasından Sonra Yüksek Ateş Ve Eklemlerde Ağrı Varsa Mutlaka Doktorunuza Danışın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sivrisinek-isirmasindan-sonra-yuksek-ates-ve-eklemlerde-agri-varsa-mutlaka-doktorunuza-danisin-393299</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 14:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[danışın]]></category>
		<category><![CDATA[doktorunuza]]></category>
		<category><![CDATA[eklemlerde]]></category>
		<category><![CDATA[isırmasından]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[sivrisinek]]></category>
		<category><![CDATA[sonra]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393299</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doktor muayenesinden laboratuvar hizmetlerine, evde bakımdan fizik tedavi ve rehabilitasyona, ihtiyaç duyduğunuz tüm sağlık hizmetlerini ayağınıza getiren Bir Adım Sağlık, sivrisinek ısırıklarının neden olabileceği hastalıklara dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sivrisinek-isirmasindan-sonra-yuksek-ates-ve-eklemlerde-agri-varsa-mutlaka-doktorunuza-danisin-393299">Sivrisinek Isırmasından Sonra Yüksek Ateş Ve Eklemlerde Ağrı Varsa Mutlaka Doktorunuza Danışın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doktor muayenesinden laboratuvar hizmetlerine, evde bakımdan fizik tedavi ve rehabilitasyona, ihtiyaç duyduğunuz tüm sağlık hizmetlerini ayağınıza getiren Bir Adım Sağlık, sivrisinek ısırıklarının neden olabileceği hastalıklara dikkat çekiyor. Sivrisineklerin tükürüklerinde yabancı proteinler barındırdıkları için vücudun bağışıklık sistemini etkilediklerini belirten Bir Adım Sağlık CEO&#8217;su Uzm. Hemş. Ayşe Şengel, eğer sivrisinek ısırmasından sonra ödem, eklemlerde ağrı ve şişlik, yüksek ateş gibi şikayetler varsa mutlaka bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır. Bu gibi durumlar alerjik değil taşınan enfeksiyon nedeniyle olur” diyor. </strong></p>
<p>Yaz aylarında en sık rastlanan şikâyetlerden biri de sivrisinek ısırıkları… Çok önemli gibi görünmese de aslında sivrisinekler, sıtma ve lyme gibi ciddi hastalıklara da neden olabiliyor. Isırdıklarında bir yandan canlıdan kan alırken diğer yandan tükürüklerindeki salgıyı canlıya enjekte eden sivrisinekler, hastalıkları bu yolla taşıyor. Ayrıca sivrisineklerin tükürüklerinde yabancı proteinler barındırdıkları için vücudun bağışıklık sistemini etkilediklerini anlatan<strong> Bir Adım Sağlık CEO&#8217;su Uzm. Hemş. Ayşe Şengel</strong>, şöyle devam ediyor: “Bu yabancı proteinler nedeniyle vücutta histamin salgılanır, ödem ve kaşıntı oluşur. Eğer sivrisinek ısırmasından sonra ödem, eklemlerde ağrı ve şişlik, yüksek ateş gibi şikayetler varsa mutlaka bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır. Bu gibi durumlar alerjik değil taşınan enfeksiyon nedeniyle olur. Özellikle bebeklerde, vücuda giren bu proteini bağışıklık sistemleri tanımadığı için daha büyük reaksiyonlara neden olabilir. Bu yüzden bebekleri sivrisinek ısırıklarından korumak daha önemlidir. Kollarını bacaklarını örtecek kıyafetler giydirilmesi, kafasını korumak için şapka takılması ve hekim önerisiyle kullanılacak solüsyonların sürülmesi koruyucudur. Yalnız bu solüsyonların 2 aydan önce kullanılmaması gerekmektedir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Aloe vera, dondurulmuş çay poşetleri kaşıntıyı azaltıyor</strong></p>
<p>Bir Adım Sağlık CEO&#8217;su Şengel, sivrisinek ısırığında solüsyonlara alternatif evde elimizin altında bulunan bazı ürünlerin de iyi gelebileceğini hatırlatıyor. Alkol, fesleğen, yulaf ezmesi, aloe vera, dondurulmuş çay poşetlerinin hem kaşıntıyı almak hem de kısa süre de olsa sivrisinekleri uzaklaştırmak için kullanılabileceğini söyleyen Şengel, en etkin korunma yönteminin ise kimyasal koruyucular olduğunun altını çiziyor. Bu kimyasal koruyucuların bazılarının ortama bazılarının ise direkt vücuda uygulanabileceğini belirten Şengel, “Korunmak için kullanılan bir diğer yöntem ise ultrasonik ses dalgalarıdır. Bu cihazlar sivrisineklerin düşmanı olan yusufçuk böceğinin sesini taklit ederek kurgulanmıştır. Çok etkili bir yöntem değildir. Bütün bunların dışında yaşanılan çevrenin düzenlenmesi son derece önemlidir. Sivrisinekler su ve yeşillik alanlarda daha çok yaşadıkları için etraftaki uzun otların budanması, su birikintisi varsa boşaltılması alınacak önlemler arasında sayılabilir” diyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sivrisinek-isirmasindan-sonra-yuksek-ates-ve-eklemlerde-agri-varsa-mutlaka-doktorunuza-danisin-393299">Sivrisinek Isırmasından Sonra Yüksek Ateş Ve Eklemlerde Ağrı Varsa Mutlaka Doktorunuza Danışın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baş dönmesi ve denge probleminiz varsa, kulak kistalleriniz oynamış olabilir  </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bas-donmesi-ve-denge-probleminiz-varsa-kulak-kistalleriniz-oynamis-olabilir-393239</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 14:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kistalleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[oynamış]]></category>
		<category><![CDATA[probleminiz]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393239</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepimiz dönem dönem nedenini bilmediğimiz baş dönmeleri yaşayabiliyoruz. Bunu bazen sıcak havaya, bazen yorgunluğa, bazen de kullanılan ilaçlara bağlıyoruz. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bas-donmesi-ve-denge-probleminiz-varsa-kulak-kistalleriniz-oynamis-olabilir-393239">Baş dönmesi ve denge probleminiz varsa, kulak kistalleriniz oynamış olabilir  </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİKKAT VERTİGO OLABİLİRSİNİZ …</strong></p>
<p>Hepimiz dönem dönem nedenini bilmediğimiz baş dönmeleri yaşayabiliyoruz. Bunu bazen sıcak havaya, bazen yorgunluğa, bazen de kullanılan ilaçlara bağlıyoruz. </p>
<p>Peki ya öyle değilse? Baş dönmelerinin çok basit sebepleri olabileceği gibi, bazı hastalıkların da habercisi olabilir.</p>
<p><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi KBB Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldırım Ahmet Bayazıt; halk arasında kristal oynaması olarak bilinen ‘Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV)’ ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu</strong></p>
<p>Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV), en yaygın olarak görülen baş dönmesi nedenidir. Halk arasında ‘<strong>kristal oynaması’</strong> olarak da ifade edilir. </p>
<p><strong>Kristaller neden oynar?</strong></p>
<p>BPPV’nin hastada ortaya çıkış nedeni bilinmemektedir; ancak <strong>kafa travması</strong>, denge sinirinin iltihaplanması, <strong>üst solunum yolu enfeksiyonu</strong>, bazı cerrahi operasyonlar, ileri yaş, hareket hastalığı, migren, uzun yatak istirahati sonrası görülebilmektedir.</p>
<p>Hastalığın nedeni; iç kulakta bulunan ve yer çekimini algılamamızı sağlayan küçük kalsiyum kristallerinin (kanalitler), iç kulağın vestibül adı verilen bölümünde normalde yapışık olarak durdukları bölgeden koparak iç kulak sıvısı içinde serbest olarak kalmasıdır. Bu durumda kristaller, iç kulağın yanlış kısmında veya yanlış kanalındaki sensörler üzerinde yüzmeye ve/veya sıkışmaya başlar.</p>
<p><strong>Kristal oynaması nasıl belli olur?</strong></p>
<p>BPPV’yi farklı deneyimleyenler olabilir; ancak yine de ortak belirtiler vardır. En sık görülen belirtiler; belirli baş hareketleri ile ortaya çıkan ani başlayan baş dönmesi, mide bulantısı ve bazen kusma hissidir. Bu belirtiler saniyelerden dakikalara kadar bir süre zarfında yoğun hissedilebilir. BPPV çoğunlukla hasta yatağa yattığında veya yataktan kalktığında, yatakta döndüğünde, başını arkaya eğdiğinde veya öne doğru eğildiğinde ortaya çıkmaktadır. Sürekli baş dönmesi ve dengesizlik hissine sahip olabilirler; ancak bu belirtiler atak geçtikçe hafifleyecektir.</p>
<p><strong>Kristal oynaması daha çok kimlerde görülür?</strong></p>
<p>BPPV’nin yaşam boyu ortaya çıkış oranı %2,4’tür ve 60 yaşın üstündeki hastalarda 18-39 yaş arasındaki hastalara kıyasla 7 kat daha fazla görülür. BPPV kadınlarda, her yaş grubundaki erkeklerden daha sık görülür.</p>
<p><strong>Kristal oynaması nasıl tedavi edilir?</strong></p>
<p>Hastalık çoğu zaman kendiliğinden kısa sürede geçer; ancak bazı hastalarda kendiliğinden iyileşme olmaz. Bu hastaların doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. BPPV’de en sık uygulanan tedavi repozisyon manevraları yani kristallerin tekrar orijinal yerine gönderildiği manevralardır. Epley Manevrası, posterior (arka) yarım daire kanalı BPPV’sinde en sık kullanılan manevradır. Lateral (yan) yarım daire kanalı BPPV’sinde ise sıklıkla Barbekü Manevrası kullanılır. Bu manevralar bir seferde %80-90 oranında hastalığın düzelmesini sağlar. Bazen ikinci ya da üçüncü manevrayı yapmak gerekir ve bu sayede hastaların % 90’nında düzelme sağlanır. Başarısız olunan hastalarda habituasyon egzersizleri uygulanarak sorun büyük oranda çözümlenir. Nadiren, tüm tedavilere rağmen hastalarda düzelme olmayabilir. Bu durumda cerrahi tedaviler gündeme gelir. Cerrahi olarak hastalıklı yarım daire kanalı kapatılabilir ya da hastalıklı taraftaki denge siniri kesilebilir.</p>
<p><strong>Kristal oynaması tekrarlar mı?</strong><br />BPPV tekrarlayabilen bir hastalıktır. Hastaların ilk yıl içinde 1/3’ünde, ilk 5 yıl içerisinde ise en az yarısında tekrar BPPV atağı görülmektedir; ancak bu korkulacak bir durum değildir. Genellikle ilk hastalıkta olduğu gibi düzeltici manevralarla tedavi edilir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bas-donmesi-ve-denge-probleminiz-varsa-kulak-kistalleriniz-oynamis-olabilir-393239">Baş dönmesi ve denge probleminiz varsa, kulak kistalleriniz oynamış olabilir  </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyalog Varsa, Karanlık Yoktur!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyalog-varsa-karanlik-yoktur-393233</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 14:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[karanlık]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yoktur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393233</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Diyalog Müzesi, şehrin sembolik kentsel mekanlarıyla sıradışı bir deneyime ev sahipliği yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyalog-varsa-karanlik-yoktur-393233">Diyalog Varsa, Karanlık Yoktur!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>İstanbul Diyalog Müzesi, şehrin sembolik kentsel mekanlarıyla sıradışı bir deneyime ev sahipliği yapıyor. &#8220;Karanlıkta Diyalog,&#8221; görme engelli rehberler eşliğinde İstanbul&#8217;un çeşitli yerlerini ve mekanlarını karanlıkta gezmeye davet ediyor. Bu benzersiz deneyim, ziyaretçileri hiç bilmedikleri bir İstanbul&#8217;la tanıştırmayı ve onlara görme engellilerin sosyal hayatını deneyimleme şansı sunuyor.</strong></em></p>
<p>Deneyim, <strong>görme engelli rehberler eşliğinde gerçekleştirilen bir saatlik bir tur</strong>dan oluşuyor. Parklarda dolaşma, trafikte karşıdan karşıya geçme ve tramvaya binme gibi çeşitli etkinliklerle karanlıkta İstanbul keşfediliyor. Bu deneyim, katılımcıların görme yetisi olmayan birinin gözünden <strong>dünyayı nasıl algıladığını anlamalarına</strong> ve duyusal algılarına dayalı yeni &#8220;görme&#8221; biçimlerini keşfetmelerine olanak tanıyor. Ayrıca deneyim sırasında rehberlerin öykülerini dinleyerek ve onlarla beraber körlük hakkındaki tabuları ve <strong>önyargıları yıkma şansı</strong> buluyorsunuz.</p>
<p>İstanbul Diyalog Müzesi, ev sahipliği yapmış olduğu Karanlıkta Diyalog ve Sessizlikte Diyalog deneyimleri ile <strong>sosyal farkındalık ve kapsayıcılığı artırmayı</strong> amaçlıyor. Görme engelli rehberlerin rehberliğinde İstanbul&#8217;u gezen ziyaretçiler, görme engelli bireylerin günlük yaşantılarını daha yakından tanıma ve <strong>daha empatik bir toplum inşa etme</strong> fırsatı buluyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyalog-varsa-karanlik-yoktur-393233">Diyalog Varsa, Karanlık Yoktur!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Ağrınız Varsa Daha Sonra Doktora Giderim Demeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalp-agriniz-varsa-daha-sonra-doktora-giderim-demeyin-364776</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 10:28:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrınız]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[demeyin]]></category>
		<category><![CDATA[doktora]]></category>
		<category><![CDATA[giderim]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[sonra]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364776</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp ağrısı, kalp kasına yeteri kadar kanın ulaşamadığı durumlarda ortaya çıkan göğüs ağrısı veya göğüs bölgesinde rahatsızlık hissi olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-agriniz-varsa-daha-sonra-doktora-giderim-demeyin-364776">Kalp Ağrınız Varsa Daha Sonra Doktora Giderim Demeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ağrısı, kalp kasına yeteri kadar kanın ulaşamadığı durumlarda ortaya çıkan göğüs ağrısı veya göğüs bölgesinde rahatsızlık hissi olarak tanımlanıyor. Aniden ortaya çıkan ve çoğu zaman kalp krizi zannedilerek paniğe sebep olan kalp ağrısı pek çok nedenle gelişebiliyor. Kalp krizi geçiren hastalarda da görülen bu rahatsız edici ağrının görmezden gelinmemesi ve en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna gidilerek kalp kontrollerinin yapılması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Hatice Betül Erer,  &#8220;Kalp Sağlığı Haftası &#8221; kapsamında kalp ağrısı ve kalp krizi belirtileri konularında bilgi verdi.</p>
<p>Kalp, insan sağlığı ve yaşam için çok önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle kalp ağrısı çoğu zaman paniğe ve heyecana neden olmaktadır. Kalp ağrısı, istirahatte ya da efor (yürüme, merdiven çıkma, koşma) gibi durumlarda ortaya çıkabilmektedir. Efor ile oluşan göğüs bölgesinde, ağırlık hissi ve baskı hissi şeklinde hissedilen göğüs ağrısının, kalpten kaynaklanması çok yüksek ihtimaldir. Durumun ciddi olup olmadığını anlamak için ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>
<p><strong>Kalp ağrısının birçok farklı nedeni olabiliyor</strong></p>
<p>Anlık gelişen kalp krizi belirtileri arasında mide ağrısı şikayetleri de yer almaktadır.</p>
<p>Kalp krizinin yanı sıra, kalp damar hastalıklarının temel belirtisi arasında kalp ağrısı ve kol uyuşması bulunmaktadır. Kalp ve damar hastalıklarında görülen tipik göğüs ağrısı, göğsün ön kısmında baskı şeklinde olan bir ağrı olup, kollara ve boyna yayılabilmektedir. İstirahat sırasında da oluşabildiği gibi tipik olarak eforla gelişir. Hasta dinlendiğinde de dakikalar içerisinde azalır ve kaybolur. Yaygın damar hastalıklarında ya da kalp spazmı sırasında dakikalar içerisinde kaybolmaz ve saatlerce devam edebilir. Kalp dışı nedenlerden kaynaklı olarak da göğüs kafesi içerisinde olan sinir ve kas sistemi rahatsızlıkları, akciğer rahatsızlıklarında göğüs ağrıları olabilmekte ve günlerce devam edebilmektedir.</p>
<p>Kas, sinir hastalıkları ve boyun fıtıkları da aynı şekilde kol uyuşması ile bulgu vermektedir. Anlık gelişen kalp krizi belirtileri arasında mide ağrısı şikayetleri de yer almaktadır. Ağrı merkezi kalp olmasına rağmen diğer iç organlarda bu ağrı ve sızı şiddetinden dolayı kasılmalar, sıkışmalar hissedilebilmektedir.</p>
<p><strong>Mutlaka uzmana başvurulmalı</strong></p>
<p>Kalp damarlarının darlığı ya da spazmı ile ortaya çıkan anjina pektoriste ise egzersiz sonrasında oluşan ve 15 ila 20 dk arasında devam eden göğüste yanma, baskı ve ağrı hissi oluşturmaktadır. Daha kısa sürebileceği gibi daha uzun sürede görülebilecek bu ağrılar erken dönemde tedavi gerektirmektedir. Bu tür şikayetleri olan hastaların kalp ve damar hastalıkları uzmanına başvurması gerekir. Kalp damar hastalıkları için efor ile ortaya çıkan nefes darlığı ve tıkanma hissi, göğüste ağrı en büyük belirti olarak karşımıza çıkmaktadır. Kalp ve damar hastalıklarının tespiti için efor testleri, kalp sintigrafisi, stres eko tetkikleri yapılır. Kesin tanı için koroner anjiyografi ve bilgisayarlı koroner anjiyo uygulanmaktadır.</p>
<p><strong>Kalp krizi belirtileri herkeste aynı şekilde ortaya çıkmıyor</strong></p>
<p>Kalp krizi semptomları genellikle aniden başlar, ancak yavaş yavaş da fark edilebilir hale gelebilirler. Kalp krizi esnasında şiddetli baş dönmesi, mide bulantısı, kol, ense, ağrıları olabilir ve hastalar ritim bozukluğu ile bayılabilir. Ağrı beş dakikadan fazla sürer ve dinlenmekle düzelmez. Böyle bir durumdan şüphe duyulduğunda mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerekebilir. Kalp krizi belirtileri herkeste aynı değildir. Göğüs sıkışması veya ağrısı olmadan da ortaya çıkabilir. Özellilkle kadın hastalar, yaşlılar ve diyabet ya da kalp yetmezliği olan kişiler tipik göğüs ağrısını daha az hissedebilir ya da daha farklı atipik özellikte yakınmalar tarif edebilirler. </p>
<p><strong>Kalp krizinin 9 belirtisine dikkat!</strong></p>
<ol>
<li>Göğüste güçlü bir sıkışma veya basınç hissi</li>
<li>Göğüs kemiğinin arkasında bıçaklama, yanma veya baskı yapan ağrı</li>
<li>Sol veya sağ kola, sırta, boyuna veya üst karına yayılan ağrı</li>
<li>Omuzlara, boğaza, boyuna ve çeneye yayılabilen üst vücut ağrısı veya uyuşma </li>
<li>Nefes darlığı</li>
<li>Bulantı, kusma</li>
<li>Terleme veya soğuk terleme</li>
<li>Solgunluk</li>
<li>Baş dönmesi</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-agriniz-varsa-daha-sonra-doktora-giderim-demeyin-364776">Kalp Ağrınız Varsa Daha Sonra Doktora Giderim Demeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun Ateşi Varsa Dikkat Etmeniz Gereken 6 Kural</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-atesi-varsa-dikkat-etmeniz-gereken-6-kural-344822</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2023 09:36:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ateşi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuzun]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344822</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarında bulaşıcı hastalıkların da görülme oranı artıyor. Covid-19 pandemisi nedeniyle de aileler çocukların ateşinin çıkması durumunda normalden daha fazla paniğe kapılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-atesi-varsa-dikkat-etmeniz-gereken-6-kural-344822">Çocuğunuzun Ateşi Varsa Dikkat Etmeniz Gereken 6 Kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarında bulaşıcı hastalıkların da görülme oranı artıyor. Covid-19 pandemisi nedeniyle de aileler çocukların ateşinin çıkması durumunda normalden daha fazla paniğe kapılıyor. Bebeklerde 38 dereceyi geçen ve 48 saatten uzun süren ateş yükselmesinin ciddiye alınması gerekiyor. Öncelikle ateş ölçümünün doğru şekilde yapılması öneriliyor ve endişe ile yanlış uygulamalardan kaçınılarak ateşin nasıl düşürülebileceğinin bilinmesi önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Mümine Türksoylu, çocuklarda yüksek ateş durumunda doğru müdahale için önemli önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Ateşi nasıl ölçtüğünüze dikkat edin</strong></p>
<p>Çocuklarda normal vücut ısısının 36.5-37 derece olması gerekir ve bu değerin üzerindeki durumlar “ateş” olarak adlandırılır. Koltuk altından ölçümlerde 37.5 derecenin, makattan yapılan ölçümlerde 38 derecenin, kulaktan yapılan ölçümlerde ise 37.8 derecenin üzerinde bir ateş var ise; bebeğin ateşinin yükseldiği söylenebilir. Bebeğin vücut ısısı; ortama, kıyafete göre ya da sabah ve akşam saatlerine göre değişiklik gösterebilmektedir. Özellikle saat 17.00-18.00 arasında vücudun ısısının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla; her ısı değişikliği bir hastalığa işaret etmiyor olabilir. </p>
<p><strong>48 saatten uzun süren ateşe dikkat!</strong></p>
<p>Bebeklerde 1,5-2 yaşına kadar devam eden aşı döneminde yüksek ateş bir yan etki şeklinde görülebilir. Aşı sonrası görülen ateş normaldir; ancak çok yüksek olmaması gereken bu ateş 38 dereceyi geçip, 48 saatten uzun sürer ise vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Öte yandan boğaz, kulak, sinüzit, akciğer enfeksiyonu gibi durumlar veya diş çıkarma dönemleri ateşe neden olabilirken; romatizmal hastalıklar, hematolojik ve onkolojik rahatsızlıklar da yüksek ateş sebebi olabilir.</p>
<p><strong>İlk 3 ay çok önemli!</strong></p>
<p>Özellikle bebeğin doğumundan sonraki ilk 3 ay boyunca ateşin yükseldiği fark edilince, bu dönemde bağışıklık sistemi de tam olarak gelişmediği için, bebek hemen doktora götürülmelidir. 3 ayı geçen bebeklerde, eğer ateş 24 saat sonrasında devam ediyorsa, bir doktorun muayenesi şarttır. Ateş yüksekliğine, kusma, bulantı, ishal gibi bulgular da eşlik ediyorsa durumun ciddiyeti algılanmalıdır. </p>
<p><strong>Ateşli nöbet geçiren çocuklarda bunlara dikkat edilmeli</strong></p>
<ol>
<li>Çocuklar ateşlendiğinde düzenli ateşleri ölçülmeli, gerekli görülürse ateş düşürücü ilaç verip, üzerindeki kıyafetler inceltilmelidir.</li>
<li>Ateş düşürücü ilacın etkisi 1 saatten önce başlamaz ve tam etkisi ise 3-4 saatin sonunda ortaya çıkar. Bu yüzden panik yapılmamalıdır.</li>
<li>Ateş düşürücü verdikten sonra eğer ateş 38.5-39 civarına ulaşıyorsa, ılık suyla vücuduna kompres yapmak ateşin düşmesine yardımcı olur. </li>
<li>Ateşi yüksek olan çocuğun su kaybının fazla olacağı, iştahının azalacağı akılda tutularak bol sıvı verilmeye çalışılmalı, yemek konusunda ısrarcı olunmamalıdır.</li>
<li>Çocuk eğer ateşli havale nöbeti geçiriyorsa 3 &#8211; 4 dakika içinde sona erecektir.</li>
<li>Nöbet daha uzun sürüyorsa 112 aranıp yardım istenmelidir. </li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-atesi-varsa-dikkat-etmeniz-gereken-6-kural-344822">Çocuğunuzun Ateşi Varsa Dikkat Etmeniz Gereken 6 Kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
