<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>vakalarının | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/vakalarinin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vakalarinin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 Aug 2025 08:23:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>vakalarının | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vakalarinin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeni Araştırma Dünya Genelinde Karaciğer Kanseri Vakalarının En Az Yüzde 60&#8217;ının Önlenebilir Olduğunu Gösterdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirma-dunya-genelinde-karaciger-kanseri-vakalarinin-en-az-yuzde-60inin-onlenebilir-oldugunu-gosterdi-563116</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2025 08:23:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[genelinde]]></category>
		<category><![CDATA[gösterdi]]></category>
		<category><![CDATA[inin]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[olduğunu]]></category>
		<category><![CDATA[önlenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[vakalarının]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563116</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karaciğerin en yaygın kanseri olarak gösterilen hepatoselüler karsinom (HCC) dünya genelinde hızla artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirma-dunya-genelinde-karaciger-kanseri-vakalarinin-en-az-yuzde-60inin-onlenebilir-oldugunu-gosterdi-563116">Yeni Araştırma Dünya Genelinde Karaciğer Kanseri Vakalarının En Az Yüzde 60&#8217;ının Önlenebilir Olduğunu Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Karaciğerin en yaygın kanseri olarak gösterilen hepatoselüler karsinom (HCC) dünya genelinde hızla artıyor. Tıbbi otoritelerin &#8220;sessiz ama ölümcül bir pandemi&#8221; olarak tanımladığı sorunla ilgili The Lancet dergisinden yayınlanan yeni bir çalışma çarpıcı verileri ortaya koydu. Araştırmanın karaciğer kanserlerinin yüzde 60’ının önlenebilir olduğunu gösterdiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman: “Yeni veriler, karaciğer sağlığı için erken harekete geçmemiz gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.” diye konuştu</em>. </p>
<p>Lancet Dergisi’nin Uluslararası Hepatosellüler Karsinom Komisyonu, 30’dan fazla ülkeden, hepatoloji, onkoloji ve halk sağlığı uzmanlarının kolektif çalışması sonucu bu raporu hazırladı. “Dünya çapındaki en saygın kurumların verileriyle desteklenen bu çalışma küresel perspektifte bir alarm zili çalıyor.” Diyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Organ Nakli Sorumlusu Doç. Dr. Veysel Umman, gerekli önlemler alınmazsa 2050’de yılda 1,5 milyon karaciğer kanseri vakası beklendiğine dikkat çekti. </p>
<p>Doç. Dr. Umman, bu tabloyu şöyle değerlendirdi: “Karaciğer kanseri, kamuoyunda yeterince yer bulmasa da, sinsi ve ölümcül biçimde yayılıyor. Bu çalışmaya göre pandemi öncesi ve sonrası karşılaştırmada: 2022’de 0,87 milyon yeni vaka varken, 2050’de 1,52 milyon yeni vaka bekleniyor. Bu artış, fark edilmeden büyüyen bir küresel halk sağlığı krizine işaret ediyor. Sessiz sedasız, hayatlarımızın tam ortasında artan bir felaket. Yıllık sadece yüzde 2 düşüş bile, gelecek 25 yılda 8,8–17,3 milyon vakayı önleyebilir ve 7,7–15,1 milyon hayatı kurtarabilir.”</p>
<p><strong>“ÜLKEMİZ İÇİN DE CİDDİ BİR SAĞLIK SORUNU”</strong></p>
<p>Araştırmaya göre 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 870 bin kişinin HCC tanısı aldığını belirten Doç. Dr. Veysel Umman, bu rakamın 2050 yılına 1,5 milyonu geçmesinin beklendiğini hatırlattı. Türkiye’de de dünya ile benzer bir artış trendi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Umman, sözlerine şöyle devam etti: “HCC, dünya genelinde en sık görülen 6. kanser ve kanser kaynaklı yaşam kayıpların 3. en yaygın nedeni. Türkiye’de ise karaciğer kanseri tüm kanserler arasında ilk 10’da yer almıyor. Ancak karaciğer kanseri sadece yaygınlığı ile değil yaşam kaybı oranlarıyla dikkat çektiği için ülkemiz için de ciddi bir sağlık sorunu olarak önemini koruyor.” </p>
<p><strong>“SAHADA GÖZLEMLEDİĞİMİZ GERÇEKLER BİLİMSEL VERİLERLE ORTAYA KONMUŞ OLDU”</strong></p>
<p> “Bu araştırma, aslında yıllardır sahada gözlemlediğimiz gerçekleri bilimsel verilerle doğruluyor.” diyen Doç. Dr. Veysel Umman, “Karaciğer kanseri kader değil. Zamanında fark edilirse önlenebilir bir hastalık. Hepatit aşıları, kilo kontrolü, alkol tüketiminin azaltılması ve düzenli kontrollerle bu kanser türünün önüne geçebiliriz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“ÜLKEMİZDE SON YILLARDA ARTAN KARACİĞER YAĞLANMASI ÖNEMLİ BİR SORUN”</strong></p>
<p>Ülkemizde Hepatit B taşıyıcılığı yaygınlığı nedeniyle vakalarının büyük kısmının bu enfeksiyona bağlı olduğu bilgisini veren Doç. Dr. Umman, son yıllarda artış gösteren MASLD, yani Metabolik Disfonksiyonla İlişkili Steatotik Karaciğer Hastalığı, halk arasında &#8220;karaciğer yağlanması&#8221; olarak bilinen soruna dikkat çekti. </p>
<p>Türkiye’de de obeziteye ve diyabete bağlı karaciğer yağlanması vakalarında ciddi artış gözlendiğine işaret eden Doç. Dr. Umman, “Bu hastalık obezite, insülin direnci, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi metabolik bozukluklarla birlikte görülür. MASLD ilerlediğinde siroza ve ardından karaciğer kanserine dönüşebilir. Zaten karaciğer kanserinin çıkışına zemin hazırlayan en temel etken karaciğerin artık siroz geliştirmiş olmasıdır. Özellikle alkol kullanmayan ama karaciğer yağlanması olmuş ve karaciğerin sirotik hale geldiği kişilerde de kanser gelişebildiğini göstermesi açısından önemlidir.” diye konuştu. </p>
<p>Doç. Dr. Umman, halk arasında nispeten “masum bir problem” olarak görülen ya da ihmal edilebilen karaciğer yağlanmasının dikkatle ele alınması gerektiğini vurguladı: “Karaciğer yağlanması, birçok insanda belirti vermeden ilerliyor. Bu yağlanma zamanla karaciğerde hasara, siroza ve kansere dönüşebiliyor” dedi. </p>
<p><strong>“VİRAL HEPATİTLERİN YAYGINLIĞININ KARACİĞER KANSERİNİN ARTIŞINDA ÖNEMLİ BİR PAYI VAR”</strong></p>
<p>Karaciğer kanseri vakalarının hızla artmasının başlıca nedenlerinin viral hepatitlerin (özellikle Hepatit B ve C) yaygınlığı, alkol kullanımı, obezite, karaciğer yağlanması ve diyabetin artması olarak sıralayan Doç. Dr. Veysel Umman, sözlerine şöyle devam etti: “Korunma adına son derece önemli olan aşılama konusunda özellikle gelişmekte olan ülkeler yetersiz kalıyor. Bunun yanında gelişmiş ülkelerde ise, beslenme alışkanlıklarındaki sağlıksız seçimler, hareketsiz yaşam tarzı gibi etkenler de yağlı karaciğer hastalığını önemli bir risk haline getiriyor. Uzun süreli ve yoğun alkol tüketimi de siroz ve ardından HCC’ye neden oluyor. Bu üç önemli faktörün birleşimi de HCC vakaların yüzde 60’ından fazlasının nedeni ortaya koyuyor. Bu faktörlerin önlenebilir olması ise işin en dramatik kısmı aslında.” </p>
<p><strong>“SİROZ SADECE ALKOL KULLANANLARDA GÖRÜLMEZ”</strong></p>
<p>“Bugüne kadar çoğu kişinin karaciğer hastalığını sadece alkolle ilişkilendirdiğini ancak yeni verilere göre sağlıksız beslenme, aşırı kilo ve hareketsiz yaşamın da karaciğeri aynı ölçüde yıprattığını gösterdiğini anlatan Doç. Dr. Umman, “Üstelik bazı kişilerde kanser, siroz gelişmeden de ortaya çıkabiliyor. Yani vücut hiçbir sinyal vermeden altta yatan genetik faktörlerin tetiklemesiyle ilerleyen bir sürece karşı da uyanık olmak zorundayız.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“ÖZELLİKLE RİSKLİ GRUPTA YER ALANLAR DÜZENLİ KONTROLLERİNİ İHMAL ETMEMELİ”</strong></p>
<p>Yeni bilimsel analizle birlikte karaciğer sağlığını korumak için alınabilecek önlemlerin gündeme geldiğini söyleyen Doç. Dr. Umman, özellikle şu grupları uyardı: “Fazla kilolu bireyler, şeker, tansiyon, kolesterol hastaları, karaciğerinde yağlanma tespit edilenler, ailesinde karaciğer hastalığı olanlar, hepatit virüsü taşıyanlar veya aşısını yaptırmamış olan kişilerin yılda bir kez kan testleriyle karaciğer enzimlerine baktırması, gerektiğinde ultrason veya karaciğerin elastikliğinin böylece de dolaylı olarak sağlığının değerlendirilmesi gibi ileri görüntüleme yöntemleriyle karaciğer hasarının değerlendirilmesi gerekir. En yaygın ve etkili tedavilerden biri de kilo kaybıdır. Hareketli bir yaşam, sağlıklı beslenme, alkolü sınırlama, düzenli kontroller ve hepatit aşısı ile karaciğerimizi kanserden koruyabiliriz. Karaciğer nakli olması gereken alıcı adaylarımızın nakil merkezimize getirdiği bağış yapmak isteyen sağlıklı verici adaylarında dahi artık sıklıkla karaciğer yağlanmasına rastlayabiliyoruz. Bu kişilere önce kilo verme programları düzenleyip karaciğer yağlanması gerilerse değerlendirmeye alıyoruz’’ diye belirtti.</p>
<p><strong>“ERKEN TANIYLA ŞİFA SAĞLANABİLİYOR”</strong></p>
<p>Hepatoselüler karsinomda da diğer birçok kanserde olduğu gibi erken tanının son derece önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Umman, “Erken tanı konulan hastalarla, cerrahi tedavi, ablasyon veya karaciğer nakli gibi şifa sağlayabilecek seçenekler uygulanabiliyor. Ancak tanı geciktikçe kanserin evresi de ilerliyor ve tedavi şansı düşüyor ve yaşam süresi kısalıyor. Bu nedenle riskli bireylerin 6 ayda bir karaciğer ultrasonu yaptırması çok önemli” diye konuştu. </p>
<p><strong>“‘SESSİZ İLERLESE DE ÖNLEMLERLE DURDURMAK MÜMKÜN’ </strong></p>
<p>“Raporun en çarpıcı bulgularından biri de şu: karaciğer kanserlerinin en az yüzde 60’ı, hepatit yani karaciğerde iltihap ve hücre kaybına yol açan bulaşıcı virüslerin hepatit B ve C virüsü (HBV, HCV), ve metabolik hastalıkların (MASLD) ve alkolün kontrolüyle engellenebilir.” Diye konuşan Doç. Dr. Umman, sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Karaciğer kanserinin en yaygın nedeni 2022’de olduğu gibi 2050’de de hepatit B (HBV) olmaya devam edecek. Ancak oranı yüzde 39’dan yüzde 36,9’a düşecek. Bunun yanında alkol kaynaklı karaciğer hasarı ve metabolik kaynaklı steatohepatit (MASH) ise hızla artış gösteriyor ve bunlar önlenebilir kaynaklar.”</p>
<p><strong>“HEPİMİZE BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR”</strong></p>
<p>Sessiz ilerleyen bu krize karşı hepimize büyük görev düştüğünün altını çizen Doç. Dr. Veysel Umman çözüm önerileriyle ilgili şunları aktardı: “Aşıdan taramaya, sağlıklı yaşamdan devlet politikalarına kadar her adım, hayatta kalma mücadelesinde bir adım daha öne geçmek demek. Fakat bu ancak planlı bir yaklaşımla mümkün ve bu plan içinde hem devlet hem birey emeği gerekli. Ulusal aşı kampanyaları, yaygın tarama programları, sigarayı ve alkolü azaltan politikalar, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı eğitimleri, hepsi birleştiğinde, “sessiz fırtına”nın yönünü değiştirebilir. Git gide ilerleyen karaciğer yetmezliği ve sonrasında gelişen karaciğer sirozu kanser oluşmasındaki en temel zemini hazırlıyor. Karaciğer kanseri bu şekilde ilerlerken sessiz olabilir, ama biz sessiz kalamayız.”</p>
<p><strong>“KARACİĞER YAĞLANMASINI CİDDİYE ALIN, KONTROLLERİNİZİ İHMAL ETMEYİN”</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Genel Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Karaciğer kanseri sessiz ilerleyen ama erken önlemle durdurulabilecek bir hastalık. The Lancet dergisinde yayınlanan çok merkezli bu yeni çalışma, hem bireyler hem de sağlık sistemi için bir uyarı niteliğindedir. Karaciğer yağlanmasını ciddiye alın, kontrollerinizi ihmal etmeyin.   Şimdi harekete geçmezsek, 2050 hızlı gelecek ve çok geç olabilir.<strong> </strong>Unutmayın, karaciğer uzun süre sessiz kalır ama bir gün konuştuğunda geç olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirma-dunya-genelinde-karaciger-kanseri-vakalarinin-en-az-yuzde-60inin-onlenebilir-oldugunu-gosterdi-563116">Yeni Araştırma Dünya Genelinde Karaciğer Kanseri Vakalarının En Az Yüzde 60&#8217;ının Önlenebilir Olduğunu Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser vakalarının üçte biri düzenli taramalar sayesinde önlenebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-vakalarinin-ucte-biri-duzenli-taramalar-sayesinde-onlenebiliyor-449217</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 09:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önlenebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[taramalar]]></category>
		<category><![CDATA[üçte]]></category>
		<category><![CDATA[vakalarının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449217</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser, bütün dünyada görülme oranları giderek artan önemli bir sağlık sorunu. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Global Cancer Statistics (GLOBOCAN) verileri, 2020 yılında 19,3 milyon yeni kanser hastasının olduğunu ve 10 milyon hastanın da kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-vakalarinin-ucte-biri-duzenli-taramalar-sayesinde-onlenebiliyor-449217">Kanser vakalarının üçte biri düzenli taramalar sayesinde önlenebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Kanser, bütün dünyada görülme oranları giderek artan önemli bir sağlık sorunu. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Global Cancer Statistics (GLOBOCAN) verileri, 2020 yılında 19,3 milyon yeni kanser hastasının olduğunu ve 10 milyon hastanın da kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. </span></strong></p>
<p><strong><span>Yapılan araştırmalar kanserdeki artışın devam edeceğini, 2040 yılında 27,5 milyon yeni kanser hastası olacağını ve 16,3 milyon kişinin kanser nedeniyle vefat edeceğini öngörüyor. Oysa kanserlerin 3’te 1’i düzenli taramalar sayesinde önlenebiliyor” açıklamasında bulundu. </span></strong></p>
<p><span>Dünya genelindeki istatistiklere bakıldığında en sık tanı konulan kanserin meme kanseri olduğunu paylaşan<span> Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “2020 Türkiye rakamlarına göre ise en sık görülen kanser türleri erkeklerde; akciğer, prostat, kalın bağırsak, mesane ve mide kanseri. Kadınlarda ise; meme, tiroit, kalın bağırsak, akciğer ve rahim kanserleridir. Ülkemizde de kanser tanısı alan hasta sayısı, dünyadaki rakamlara paralel olarak artmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.</span></span></p>
<p><strong><span>Farkındalık, kanserin üçte birini yok ediyor</span></strong></p>
<p><span>Kanser vakalarının üçte birinin farkındalık ve erken tanıyla önlenebildiğinin ve uygun tedavilerle kanser hastalarının tamamen iyileşebildiğinin altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Tarama programları, virüslerin yol açtığı bazı kanserlere karşı koruyucu aşılama, olumsuz çevresel etkenlerin azaltılması gibi stratejik yaklaşımlarla kansere karşı gardımızı alabiliriz. Bütün bu önlemler için de kanser farkındalığı oluşturarak milyonlarca hayat kurtarılabilir. Kanserle ilgili toplumu bilgilendirme ve farkındalık yaratmak amacıyla Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği önerisi ile 1956 yılından itibaren her yıl 1-7 Nisan tarihleri arası Kanser Haftası olarak anılıyor. O yüzden bu haftayı toplumsal bilinci yükseltmek için bir fırsat olarak değerlendiriyorum” dedi.</span></p>
<p><strong><span>Akciğer ve pankreas kanseri sinsi ilerliyor</span></strong></p>
<p><span>Akciğer ve pankreas kanseri gibi kanser türlerinin hızlı çoğalma özellikleri sebebiyle erken evrelerde gözle görülür pek bir şikâyet oluşturmadığını söyleyen Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Ancak bu tür kanserlerin en büyük ortak nedeni sigaradır. Kanser tehlikesinde en önemli risk faktörü olan tütün kullanımı, küresel olarak her yıl 5 milyon kanser ölümüne sebep oluyor. Son 10 yıldır akciğer kanseri için tarama testi, yaygın olarak kullanılan bir teknoloji. Özellikle uzun süre düzenli sigara içenlerde yıllık olarak yapılan, düşük yoğunluklu bilgisayarlı akciğer tomografisi taraması sayesinde akciğer kanserini erken evrelerde yakalamak mümkün hale geldi. Fakat pankreas kanseri için henüz standart bir erken tarama programı maalesef bulunmuyor. Bu nedenle sağlıklı yaşam gereklerini yerine getirmek, iyi ve dengeli beslenmek, fiziksel olarak aktif olmak, sigara gibi potansiyel kanser yapıcılardan uzak durmak ve rutin kontrolleri aksatmamak kanser ve kardiyovasküler hastalıklardan korunmak için dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-vakalarinin-ucte-biri-duzenli-taramalar-sayesinde-onlenebiliyor-449217">Kanser vakalarının üçte biri düzenli taramalar sayesinde önlenebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepsi Vakalarının Yüzde 25&#8217;i Önlenebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epilepsi-vakalarinin-yuzde-25i-onlenebilir-439691</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 12:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[önlenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[vakalarının]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Epilepsi ile Savaş Derneği, 12 Şubat 2024 Dünya Epilepsi Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye’deki 1 milyon epilepsi hastası ve yakınlarının karşılaştıkları ön yargılara karşı ‘Epilepsi İçin Bak’ ve ‘Gerçeği Gör' dedi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsi-vakalarinin-yuzde-25i-onlenebilir-439691">Epilepsi Vakalarının Yüzde 25&#8217;i Önlenebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Epilepsi ile Savaş Derneği, 12 Şubat 2024 Dünya Epilepsi Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye’deki 1 milyon epilepsi hastası ve yakınlarının karşılaştıkları ön yargılara karşı ‘Epilepsi İçin Bak’ ve ‘Gerçeği Gör&#8217; dedi</strong></p>
<p>Epilepsi,<strong> </strong>beyin hücrelerinde var olan elektriğin geçici olarak aşırı artması sonucu ortaya çıkan nörolojik bir hastalık. Cinsiyet ayrımı olmaksızın kadın ve erkeklerde eşit olarak görülen bu hastalık, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir.  Dünya genelinde en sık görülen ve her 100 kişiden birini etkileyen nörolojik hastalıklardan biri olan epilepsi hastalığına dikkat çekmek için Şubat ayının ikinci pazartesi günü Dünya Epilepsi Günü olarak ilan edildi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Epilepsi hastalığı için DSÖ’den Küresel Eylem Planı</strong></p>
<p><strong>Türk Epilepsi ile Savaş Derneği (TESD) Başkanı Prof. Dr. Nerses Bebek</strong>, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün, epilepsi hastaları için kamu sağlığı yaklaşımını yeniden düşünmemizi vurgulayan ve 2031 yılına kadar bu alanda atılması gereken adımları içeren Epilepsi ve Diğer Nörolojik Rahatsızlıklar için Küresel Eylem Planı’nı açıkladığına dikkat çekti. </p>
<p>Prof. Dr. Bebek sözlerine şöyle devam etti: “Biz nöroloji uzmanları için epilepsi hastalığının klinik yönleri kadar hastaların yaşam kalitelerini artırmak da çok önemli. DSÖ’nün sunduğu bu 10 yıllık yol haritası, epilepsi hastalığını önleme, tanı ve tedavisi için etkin çözümler ile hastalar ve ailelerinin yanlış anlama, bilgisizlik ve negatif tutumlar nedeniyle karşılaştıkları ayrımcılıklarla mücadele için önemli başlıklar içeriyor. Bu eylem planı ayrıca Türk Epilepsi ile Savaş Derneği olarak sekiz yıldır yürüttüğümüz Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyasının da ne kadar önemli olduğunu bir kez daha bizlere gösterdi. ”</p>
<p> </p>
<p><strong>Epilepsi vakalarının yüzde 25’i önlenebilir</strong></p>
<p>Prof. Dr. Bebek: “Türk Epilepsi ile Savaş Derneği olarak ülkemizi epilepsi hastalığı konusunda bekleyen iki önemli sınav olduğuna inanıyoruz. Bunlardan ilki epilepsi hastalığının oluşmasını önlemek için gerekli tedbirleri almamızı söylüyor. Daha zor olan diğer sınavımızı ise hastaların sağlığını derinden etkileyen ön yargılarla mücadele alanında vereceğiz. DSÖ’nün Epilepsi Küresel Eylem Planı’na göre epilepsi vakalarının yüzde 25’i önlenebilir nitelikte… Bu konuda atılması gereken adımlardan biri güvenli gebelik ve doğumların teşvik edilerek doğum travmalarından kaynaklanan epilepsi hastalığının önüne geçmek. Yine menenjit ve sıtma gibi merkezi sinir sistemi enfeksiyonları epilepsiye yol açabiliyor. Menenjit hastalığıyla mücadelede ülkemizde çocuklara aşılama yapılıyor ancak bazı bakteriyel menenjite karşı her yaş grubu tehlikeye açık. İyi temizlenmeyen ve paylaşımlı kullanılan tabak, çatal ve kaşık aracılığıyla bulaşabilen bu menenjit türü epilepsiye de yol açabiliyor. Özellikle dışarıda yemek yediğimiz yerlerin temiz olmasına dikkat etmeli ve çatal-kaşıkları kullanmadan önce bir peçete ile silmeliyiz. Son zamanlarda artış gösteren influenza vakaları sonrası görünen menenjit de epilepsi hastalığına neden olabiliyor. Bu yüzden bağışıklığı güçlü tutmak, sağlıklı beslenmek, hijyen kurallarına uymak, uyku düzenine dikkat etmek ve sosyal mesafeyi korumak çok önemli. Hastalığa yakalanmamız halinde hekime başvurmakta da gecikmemeliyiz. Sıcak ülkelerde daha yaygın olarak görülen sıtma vakalarına karşı da özellikle risk taşıyan ülkelere seyahatler öncesi gerekli önlemleri almak kritik önem taşıyor.”</p>
<p> </p>
<p><strong>1 milyon hasta ve yakını için toplum olarak vermemiz gereken bir sınav var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nerses Bebek, ülkemizde yaşayan 1 milyon epilepsi hastası ve aileleri için toplum olarak vermemiz gereken en önemli sınavın ön yargılarımızdan arınmak olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Bebek: “DSÖ Küresel Eylem Planı’nda epilepsi ile ilgili küresel hedeflere ulaşmanın önündeki ana engellerden biri, düşük düzeydeki sağlık okuryazarlığı ve epilepsi hakkındaki yanlış bilgilerin fazlalığı. Türk Epilepsi ile Savaş Derneği olarak biz sekiz yıldır Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyası ile epilepsili bireylerin de herkes gibi hayatlarına devam edebileceklerini, okuyabileceklerini, çalışabileceklerini, evlenebileceklerini, çocuk sahibi olabileceklerini ve başarılı işlere imza atabileceklerini anlatmaya çalışıyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Epilepsi için Bak farkındalık kampanyası bu yıl ‘Gerçeği Gör’ diyecek</strong></p>
<p>Prof. Dr. Bebek, “Toplumdaki ön yargılar tamamen ortadan kalkana dek sürdürmeyi planladığımız Epilepsi için Bak farkındalık kampanyasını bu yıl ‘Gerçeği Gör’ mottosuyla hayata geçireceğiz. Bakmakla görmek arasındaki farka atıfta bulunarak ön yargıların değil gerçeklerin görülmesini ve anlaşılmasını hedefliyoruz. UCB Pharma’nın koşulsuz desteğiyle hayata geçirdiğimiz Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyası kapsamında bu yıl, tarihi ve sembolik binalar Dünya Epilepsi Günü’nde mor renkle ışıklandırılacak. Spor kulüpleriyle ve birçok marka ile iş birlikleri yaparak toplumun her kesiminde epilepsi hastalığına karşı farkındalık sağlamak için çalışacağız.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Herkesi “Gerçeği Gör”meye davet ediyoruz</strong></p>
<p>Prof. Dr. Bebek, herkesin epilepsi hastalığına karşı ön yargılarla mücadele etmek için yapabileceklerinin olduğuna da dikkat çekti. TESD Başkanı, sosyal medyanın farkındalık konusundaki etkisine vurgu yaparak, herkesi Epilepsi İçin Bak Instagram sayfasında yer alan <strong>#MorGözlük</strong> filtresini kullanarak kendi fotoğrafını çekip farkındalık mesajlarıyla birlikte<strong> #EpilepsiİçinBak</strong> ve <strong>#GerçeğiGör</strong> etiketleriyle sosyal medya hesaplarında yayınlamaya ve farkındalığın bir parçası olmaya davet etti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsi-vakalarinin-yuzde-25i-onlenebilir-439691">Epilepsi Vakalarının Yüzde 25&#8217;i Önlenebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat: Türkiye&#8217;de Böbrek Kanseri Vakalarının Sayısı Her Yıl Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-turkiyede-bobrek-kanseri-vakalarinin-sayisi-her-yil-artiyor-384614</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2023 08:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[vakalarının]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384614</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde metabolik hastalıkların artmasıyla beraber böbrek kanseri önemli bir sağlık sorunu haline geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-turkiyede-bobrek-kanseri-vakalarinin-sayisi-her-yil-artiyor-384614">Dikkat: Türkiye&#8217;de Böbrek Kanseri Vakalarının Sayısı Her Yıl Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günümüzde metabolik hastalıkların artmasıyla beraber böbrek kanseri önemli bir sağlık sorunu haline geldi. Böbrek kanserlerinin çok sinsi ilerleyen bir hastalık olduğunu söyleyen Bristol Myers Squibb (BMS) Türkiye Medikal Direktörü Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, 15 Haziran Dünya Böbrek Kanseri Günü’nde böbrek kanserinin nedenlerini, risk faktörlerini, belirtilerini ve tanı yöntemlerini açıkladı</strong>.</p>
<p> </p>
<p>Günümüzde hızla yayılan bir tehdit olarak karşımıza çıkan böbrek kanseriyle mücadelede zamanlama hayati önem taşıyor. Kontrolsüz hücre büyümesi ve anormal çoğalma sonucunda oluşan bu hastalığa karşı düzenli kontroller ve sağlıklı alışkanlıklar, büyük bir savunma mekanizması oluşturuyor. Bristol Myers Squibb (BMS) Türkiye&#8217;nin Medikal Direktörü Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, 15 Haziran Dünya Böbrek Kanseri Günü vesilesiyle böbrek kanserinin nedenlerini, risk faktörlerini ve belirtilerini vurgulayarak, erken tanının hayati öneme sahip olduğunu belirtiyor.</p>
<p><strong>Böbrek Kanseri Sinsi İlerliyor: İşte Önemli Risk Faktörleri</strong></p>
<p>Böbrek kanserinin çok sinsi ilerleyen bir hastalık olduğunu ve genellikle 60 yaş üstü erkeklerde daha sık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, ‘’Hipertansiyon, sigara kullanımı, obezite, yüksek proteinli beslenme, hareketsiz yaşam tarzı böbrek kanseri riskini belirgin artırmaktadır.  Yüksek kalorili diyet ve kızartma türü yiyecekler de aynı şekilde risk oluşturabilir. Tütün dumanında bulunan kanserojen maddeler akciğerlerden kana karışarak böbreklere zarar verebilir. Ancak tütün kullanımı bırakıldığında riskin zamanla azalabileceğini unutmamak önemli’’ diyor. Böbrek kanseri riskimizi azaltmak için atabileceğimiz adımların varlığını hiçbir zaman unutmamamız gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Erken tanı ve tedavi her hastalıkta olduğu gibi böbrek kanserinde de hayati bir öneme sahip. Özellikle böbrek kanseri belirtileri maalesef genellikle hastalık ilerlediğinde tespit edildiği için erken teşhis hastalıkla mücadelede kritik bir rol oynuyor. Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı tümör yayıldıktan sonra çeşitli belirtilerin ortaya çıkabileceğini belirtiyor ve ekliyor: ‘’İdrarda kan görülmesi, nedensiz bel ağrısı, karında şişlik/kitle, yorgunluk, iştah ve kilo kaybı ve nedensiz ateşhalsizlik ve çabuk yorulma veya solukluk gibi semptomlar yaşıyorsanız hemen bir uzmana başvurmalısınız.”</p>
<p><strong>Veriler Türkiye’de Böbrek Kanseri Vakalarının Her Yıl Arttığına İşaret Ediyor</strong></p>
<p>Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, 2018 yılında 4.728 olan renal hücreli kanser vakası sayısının, 2040 yılında 7.831&#8217;e yükseleceğinin tahmin edildiğini açıklayarak böbrek kanseri şüphesi olan kişilerin hastalık öyküsü sonrası ilk yapılması gereken şeyin hekim muayenesi olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, ‘’Genellikle ana tedavi yöntemi, çoğu hastada kanserin cerrahi yolla çıkarılmasıdır. Kanser yayılmış olsa bile tümörün açık veya kapalı bir ameliyatla çıkarılması, daha uzun bir yaşam süresi, ağrı ve kanama gibi belirtilerin azaltılması gibi faydalar sağlayabilir. Bu ameliyat kısmi veya total nefrektomi olarak adlandırılır. Uzmanlar tarafından ameliyat uygun görülmediğinde , hastalıklı böbreği besleyen damarların bloke edilmesi gibi tedaviler de uygulanabilir. Bu yöntem tümörün küçülmesini sağlar. Son yıllarda immünoterapi ve hedefe yönelik ajanların bir arada kullanımının tedavide etkili olduğu görülmektedir.’’ diyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-turkiyede-bobrek-kanseri-vakalarinin-sayisi-her-yil-artiyor-384614">Dikkat: Türkiye&#8217;de Böbrek Kanseri Vakalarının Sayısı Her Yıl Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser vakalarının 3&#8217;te 1&#8217;i önlenebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-vakalarinin-3te-1i-onlenebilir-361121</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 09:54:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önlenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[vakalarının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361121</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser bütün dünyada görülme oranları giderek artan önemli bir sağlık problemidir. Global Kanser İstatistik verilerine göre 2020 yılında tanı konulan 19,3 milyon yeni kanser hastası olduğunu ve 10 milyon</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-vakalarinin-3te-1i-onlenebilir-361121">Kanser vakalarının 3&#8217;te 1&#8217;i önlenebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanser bütün dünyada görülme oranları giderek artan önemli bir sağlık problemidir. Global Kanser İstatistik verilerine göre 2020 yılında tanı konulan 19,3 milyon yeni kanser hastası olduğunu ve 10 milyon hastanın da kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Erkeklerde en sık akciğer, prostat, kalın bağırsak, mide ve karaciğer kanseri görülürken; kadınlarda meme, kalın bağırsak, akciğer, rahim ağzı ve tiroit kanserlerine daha sık rastlanıyor. Kanser vakalarının üçte biri farkındalık ve erken teşhisle önlenebiliyor, diğer üçte biri ise erken tanı ve uygun tedavi ile tamamen iyileşebiliyor. Tarama programları, farkındalığın arttırılması, virüslerin neden olduğu bazı kanserlere karşı koruyucu aşılama, çevresel etkenlerin azaltılması, genetik risk faktörleri bulunanlarda çeşitli önleyici önlemler alınması, erken tanı ve tedavi ile milyonlarca hayat kurtarılabilir” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Yapılan araştırmalar kanserdeki artışın devam edeceğini, 2040 yılında 27,5 milyon yeni kanser hastası olacağını ve 16,3 milyon kişinin kanser nedeniyle hayatını kaybedeceğini gösteriyor.  Bütün dünyada en sık tanı konulan kanserin meme kanseri olduğunu, bunu akciğer kanseri, kalın bağırsak kanseri ve prostat kanserinin izlediğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Kanser, genlerimizde oluşan ve ‘mutasyon’ denen değişiklikler sonrası normal hücrelerin değişmesi, kontrolsüz çoğalması sonucu oluşan bir hastalık. Tüm kanserlerin yüzde 5-10’u kalıtımsaldır, ailesel geçiş gösterir. Bu grupta kanser yapıcı genler bir nesilden diğerine genetik olarak aktarılabiliyor. Örneğin birinci ve ikinci derece yakınlarınızda meme veya yumurtalık kanseri varsa detaylı genetik testlerinizin yapılması gerekir. Ailede kalın bağırsak ve rahim kanseri olan bireyler varsa kalıtımsal kanser riskinizi belirlemek için genetik danışmanlık almanızı tavsiye ederiz” dedi.</p>
<p><strong>Tarama testleri kansere bağlı ölüm oranını azaltıyor</strong></p>
<p>Herhangi bir şikâyeti bulunmayan sağlıklı bireylerde kanserin erken teşhisi için yapılan testlere tarama testleri denildiğini söyleyen Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Meme kanseri, kalın bağırsak kanseri, akciğer kanseri ve rahim ağzı kanseri için önerilen tarama testleri, kanserin erken teşhisini sağlayarak kansere bağlı ölüm oranını azaltmaktadır. Kadınlara meme kanseri için 40-44 yaş arası bazal bir mamografi yapılarak başlanabilir. 45-55 yaş arasında ise her yıl düzenli mamografi önerilir. 55 yaşından sonra da 2 yılda bir mamografi ile taramalara devam edilebilir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yüksek riskli hastalarda tarama özel olarak planlanmalıdır.</strong></p>
<p>Rahim ağzı kanseri (servikal kanser) için taramaya 25 yaşında başlanması gerektiğini öneren Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, tarama testi olarak HPV testi ve pap smear testinin yapıldığına dikkat çekerek bazal bir HPV testi yapıldıktan sonra negatif ise her 5 yılda bir tekrarının, Pap smear testinin de her 3 yılda bir yapılmasının önerildiğini vurguladı. </p>
<p>Kronik bağırsak hastalığı olmayan ya da ailesinde kolon kanseri olmayan ortalama risk grubundaki bireylerde kolonoskopi ile her 10 yılda bir tarama önerildiğinin altını çizen Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Fekal immunhistokimyasal test ya da gaytada gizli kan testleri gibi  noninvazif yöntemler de tarama olarak kullanılabilir ancak pozitif sonuç gelmesi halinde kolonoskopi yapılması gerekir. Kolorektal kanser gelişimi için yüksek riskli hastalarda tarama kişisel risklere göre özel olarak planlanmalıdır. Akciğer kanseri için ise tarama, 50-80 yaş arasında en az 20 paket/yıl sigara içim öyküsü olan, halihazırda sigara içen ya da 15 yıl içinde sigarayı bırakmış hastalara yapılmaktadır. Tarama testi olarak yılda bir düşük yoğunluklu akciğer tomografisi yapılması tavsiye edilmektedir. Bu risk grubunda olan bu hastalarda tomografi ile akciğer kanserinin erken tanınması mümkün olabilmektedir” dedi.</p>
<p><strong>Tedavisini tamamlamış kanser hastalarında tekrardan kansere yakalanmamak için öneriler:</strong></p>
<ul>
<li>Sigara kullanmayın.</li>
<li>Sağlıklı beslenin: 
<ol>
<li>Kızartmalar, doymuş yağlar, asitli ve şekerli içecekler, işlenmiş gıdalar, işlenmiş et ürünleri tüketmeyin.</li>
<li>Taze sebze ve meyvelerin farklı farklı çeşitlerinden tüketin, tek tip beslenmeyin.</li>
<li>Tam tahıldan yapılmış gıdaları tercih edin.</li>
<li>Et tüketimini sınırlayın. (Haftada 2-3) </li>
</ol>
</li>
<li>Egzersiz yapın: Düzenli egzersiz hem fiziksel hem ruhsal sağlık için oldukça önemlidir. 
<ol>
<li>Daha az oturun, daha çok hareket edin.</li>
<li>Her gün en az 30-45 dakika yürüyüş gibi hafif egzersizler ya da haftada 2 kez 60-75 dakika yoğun egzersizler yapmaya özen gösterin. </li>
</ol>
</li>
<li>İdeal kilonuzu koruyun, kilo almışsanız beslenme kontrolü ve egzersizle kilo kontrolü sağlayama çalışın. </li>
</ul>
<p><strong>Kanser belirtileri:</strong></p>
<ul>
<li>Uzun süren geçmeyen öksürük, nefes darlığı,</li>
<li>Bağırsak alışkanlığında değişiklik, uzun süren kabızlık ya da geçmeyen ishal,</li>
<li>Kanlı balgam,</li>
<li>Büyük tuvalette kan görmek, kanlı kusma,</li>
<li>İdrarda kan görmek, </li>
<li>Kanlı ve geçmeyen vajinal akıntı, menopozdaki kadınlarda kanama,</li>
<li>Memede sertlik ve kitle ele gelmesi, lenf bezlerinde şişlik, büyüme, </li>
<li>Vücutta aniden ortaya çıkan sertlik ve kitleler, karın şişliği,</li>
<li>Derideki benlerde kanama, renk ve şekil değişikliği, büyüme,</li>
<li>Açıklanamayan kilo kaybı, geçmeyen yüksek ateş, aşırı gece terlemesi, halsizlik,</li>
<li>Ciltte ve gözlerde sararma,gibi şikayetleri olanlar doktora başvurmalı.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-vakalarinin-3te-1i-onlenebilir-361121">Kanser vakalarının 3&#8217;te 1&#8217;i önlenebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
