<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>vakaları | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/vakalari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vakalari</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 10:48:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>vakaları | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vakalari</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yaz aylarında ishal vakaları artıyor&#8230;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-ishal-vakalari-artiyor-644863</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı]]></category>
		<category><![CDATA[Sıvı Kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[vakaları]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=644863</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte çocuklarda ishal vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-ishal-vakalari-artiyor-644863">Yaz aylarında ishal vakaları artıyor&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte çocuklarda ishal vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Araştırmalar, bu dönemde ishal görülme sıklığının yaklaşık 2 kat arttığını gösteriyor. Çoğu ishal tablosu hafif geçiyor ve bir hafta içinde bağırsak düzeni normale dönüyor. Ancak, özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda oluşan sıvı<strong> </strong>kaybı hayatı tehdit edebilecek ciddi tablolar oluşturabiliyor.<strong> </strong>Bunun nedeni ise bu yaş grubundaki çocukların vücutlarındaki su oranının yüksek olması ve metabolizmalarının hızlı çalışması. Bu sebepler nedeniyle ishal ve kusmayla oluşan sıvı kaybı  kısa sürede tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan,</strong> ishal sürecinde yalnızca su değil, vücudun sağlıklı çalışmasında kilit rol oynayan sodyum ve potasyum gibi minerallerin de kaybedildiğini   belirterek, “Dolayısıyla, özellikle küçük çocuklarda gelişen ciddi sıvı kaybı kısa sürede organ fonksiyonlarının bozulmasına ve acil müdahale gerektiren tablolara yol açabilmektedir. Bu nedenle, çocuklarda ishal tablosunda sıvı kaybının yakından takip ve takviye edilmesi hayati önem taşımaktadır” uyarısında bulunuyor. </p>
<p>Tedavide ilk 24 saatin kritik bir öneme sahip olduğunu belirten <strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan,</strong> “Erken tanı ve tedavi ishalin yol açabileceği ciddi sıvı kaybını önlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. İshalin ilk dönemlerinde yeterli sıvı alımı ve uygun beslenme desteğiyle hastalık çoğu zaman kolayca kontrol altına alınabilmektedir” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>En sık kirli su ve gıdalar yoluyla bulaşıyor!  </strong></p>
<p>Yaz ishallerinin yaklaşık yüzde 90’ından virüs, bakteri ve parazit gibi mikrobik etmenler sorumlu oluyor. Özellikle E. coli, rotavirüs, norovirüs, salmonella ve shigella gibi mikroorganizmalar yaz aylarında enfeksiyona daha sık neden olabiliyor.  Dr. Berrin Arslan, yaz ishalinin genellikle kirli su ve gıdalarla bulaşan bakteri ve virüslerden kaynaklandığını belirterek, “Sıcakta uzun süre bekleyen et, tavuk, yumurta ve süt ürünleri gibi gıdalar, iyi klorlanmamış havuz suları, kirli içme suları ve yeterince yıkanmamış meyve ile sebzeler ishal riskini artırmaktadır. Ayrıca, yaz aylarında aşırı miktarda tüketilen bazı meyveler, içeriklerindeki yüksek fruktoz nedeniyle, özellikle çocuklarda ishale yol açabilmektedir. Bu nedenle yaz döneminde gıda ve su hijyenine dikkat etmek son derece önemlidir” bilgilerini veriyor. </p>
<p><strong>Bu belirtiler varsa, dikkat! </strong></p>
<p>Yaz ishali; sıcaklık ve nemin artmasıyla mikropların hızla çoğalması sonucu ortaya çıkan, genellikle kirli su veya bozulmuş gıdaların tüketimiyle bulaşan bir bağırsak enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Çoğunlukla ani başlayan karın ağrısı ve krampların ardından gelişen sulu dışkılamayla kendini gösteriyor. Belirtilerin şiddeti ise enfeksiyona neden olan mikroorganizmaya ve çocuğun yaşına göre değişiklik gösterebiliyor. Hastalığın ilk ve en yaygın belirtisinin normalden daha sık ve sulu dışkılama olduğunu söyleyen Dr. Berrin Arslan, “Buna mide bulantısı, kusma, halsizlik, iştahsızlık ve zaman zaman ateş de eşlik edebilmektedir. Özellikle enfeksiyona bağlı gelişen tablolarda genel bir kırgınlık hissi de oluşabilmektedir” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>İlk 24 saat kritik önem taşıyor</strong></p>
<p>İshalin ilk 24 saati, vücudun sıvıyı en hızlı kaybettiği dönem olması nedeniyle kritik önem taşıyor.  Hastalığın tedavisinde temel amaç, ishal sırasında kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konularak vücudun susuz kalmasını (dehidratasyonu) önlemek. Bu süreçte doğru sıvı ve beslenme desteğinin sağlanması, hastalığın ağırlaşmasını ve hastanede tedavi gerektirecek düzeyde sıvı kaybı gelişmesini önlemede kritik bir rol oynuyor. Ayrıca, idrar miktarının takip edilerek olası sıvı kaybı belirtilerinin mutlaka izlenmesi gerektiğini  vurgulayan Dr. Berrin Arslan, sözlerine şöyle devam ediyor: <strong>  </strong>“İlk 24 saat içinde sık aralıklarla su, ayran veya hekim önerisine uygun sıvılar verilmesi, anne sütü alan bebeklerin daha sık emzirilmesi ve çocuğun yaşına uygun hafif beslenmenin sürdürülmesi çok önemlidir. Beslenmede muz, yoğurt, pirinç ve haşlanmış patates gibi sindirimi kolay gıdalar tercih edilmektedir. Bazı durumlarda hekim önerisiyle probiyotik veya çinko desteği verilebilir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Doktora danışmadan asla! </strong></p>
<p>Bu dönemde şekerli ve gazlı içeceklerin, yağlı ve ağır gıdaların belirtileri artırabileceği için tercih edilmemesi gerektiğini aktaran Dr. Berrin Arslan, “Çocuğu aç bırakmak da doğru bir yaklaşım değildir; az ve sık öğünlerle beslenmenin sürdürülmesi gerekir” diyor. Dr. Berrin Arslan, bunların yanı sıra doktora danışmadan ishal kesici ilaç veya antibiyotiklerin asla kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, aksi halde hastalığın seyrinin gizlenebileceğini, altta yatan enfeksiyonun ilerleyebileceğini ve sıvı kaybının fark edilmeden ağırlaşabileceğini aktarıyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Yaz ishalinden korumak için 12 önemli öneri!</strong></p>
<p>Yaz ishallerinin önemli bir kısmı basit hijyen ve beslenme önlemleriyle önlenebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan, çocuklarda yaz ishaline karşı alınması gereken önlemleri şöyle anlatıyor:   </p>
<ul>
<li>Çocuğunuza düzenli olarak el yıkama alışkanlığını kazandırın</li>
<li>Güvenilir içme suyu kullanın, güneş altında uzun süre beklemiş olan sulardan kaçının</li>
<li>Meyve ve sebzeleri iyice yıkayın</li>
<li>Pişmiş yiyecekleri uzun süre oda sıcaklığında bekletmeyin, uygun koşullarda saklayın</li>
<li>Bebek mamalarını her öğünde taze hazırlayın</li>
<li>Biberonların ve emziklerin temizliğine dikkat edin </li>
<li>Hijyeninden emin olmadığınız havuzları kullanmayın </li>
<li>Havuzdan veya denizden çıktıktan sonra mutlaka duş almasını sağlayın</li>
<li>Havuz suyunu yutmaması konusunda bilinçlendirin</li>
<li>Özellikle açıkta satılan ve uygun koşullarda muhafaza edilmeyen yiyeceklerden kaçının</li>
<li>Çözülmüş gıdaları yeniden dondurmayın</li>
<li>Evde ishal geçiren biri varsa havlu, bardak ve çatal gibi kişisel eşyalarını ortak kullanmayın </li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-ishal-vakalari-artiyor-644863">Yaz aylarında ishal vakaları artıyor&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılara yönelik dolandırıcılık vakaları alarm veriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaslilara-yonelik-dolandiricilik-vakalari-alarm-veriyor-594548</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 17:36:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[vakaları]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılara]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594548</guid>

					<description><![CDATA[<p>FBI’ın İnternet Suçları Merkezi’ne göre, yalnızca 2024 yılında, 60 yaş üstü Amerikalılar çevrimiçi dolandırıcılık nedeniyle yaklaşık 4,9 milyar dolarlık kayıp bildirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilara-yonelik-dolandiricilik-vakalari-alarm-veriyor-594548">Yaşlılara yönelik dolandırıcılık vakaları alarm veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>FBI’ın İnternet Suçları Merkezi’ne göre, yalnızca 2024 yılında, 60 yaş üstü Amerikalılar çevrimiçi dolandırıcılık nedeniyle yaklaşık 4,9 milyar dolarlık kayıp bildirdi. Bu rakam bir önceki yıla göre  yüzde 43’lük,  2020’ye göre ise beş kat artışa karşılık geliyor. Yaşlılara yönelik dolandırıcılık nedeniyle ortalama kayıp 83 bin dolarken tüm yaş gruplarında bu rakam 19 bin dolar. Bu rakamların arkasında, yıllarca biriktirdikleri birikimlerini yanlış bir güvenle bir anda kaybeden ve refahları ve mali güvenlikleri derinden sarsılan bireyler ve aileler var. Yaşlıları hedef alan dolandırıcılıkların boyutu, ailelerin dikkatini çekmeli ve birlikte mücadele etmelerini sağlamalı ancak belirsiz uyarılar yeterli değil. Etkili koruma, sürekli aile iletişimi, teknik kontroller ve bir sorun çıktığında uygulanacak net bir çözüm planı olması gerekir. </p>
<p><strong>Dolandırıcılar neden yaşlıları hedef alır?</strong></p>
<p>Birçok yaşlı, dolandırıcıların kolay av olarak gördüğü nakit tasarrufları, emeklilik hesapları veya diğer istikrarlı servet kaynaklarına sahiptir.  Güven ve otoriteye ilişkin nesiller boyu süregelen alışkanlıklar, bazı yaşlıları “resmî” gibi görünen telefonlara veya mektuplara daha duyarlı hâle getirir. Sosyal izolasyon, flört dolandırıcılığı gibi ilişki temelli dolandırıcılıkların yıkıcı bir etkiye sahip olmasını sağlayabilir.  Düzinelerce çevrimiçi hesabı yönetmekte zorlanırlar.  Eski cihazlar ve güncel olmayan yazılımlar kullanırlar; tüm hesaplarında aynı parolaları kullanırlar. Genellikle gerçeği sahteden ayırt etmekte zorlanırlar.  Bunların tümü, saldırganların işini kolaylaştırabilecek temel koşullardır. Ayrıca becerikli saldırganlar, yeraltı forumlarında bulunan büyük çaplı ele geçirilmiş kimlik bilgileri veri tabanlarından yapay zekâ destekli ses klonlamaya kadar planlarının “inandırıcılığını” artırmak için kullandıkları kullanışlı araçlara sahiptir. </p>
<p>Dolandırıcılar insanları harekete geçmeye ikna etmek için aciliyet, otorite ve kıtlık hissi uyandırırlar. Anlık bir karar hatası, bilişsel aşırı yükleme, stres ve uyku yoksunluğu bile dolandırıcılıklara karşı duyarlılığımızı artırabilir, bu da nihayetinde önlemenin en azından teknolojik olduğu kadar davranışsal da olmasının nedenidir. Açık iletişim kurmak, önemli bir savunma katmanı oluşturabilir. Para göndermeden önce her zaman iki kez kontrol edeceğimiz bir aile kuralı koymak iyi olabilir.  Bir aile üyesinin herhangi bir finansal talep için başvurulacak “doğrulama arkadaşı” olması için “duraklat ve doğrula” temelli basit bir plan uygulama düşünülebilir. Ebeveynlerinizin veya büyükanne ve büyükbabanızın bankası yaşlı müşteriler için özel korumalar sunuyorsa bunları kullanın. Bunlar, bazı işlem türleri için doğrulama aramaları, yeni alacaklılara sınırlamalar veya büyük havale işlemlerinde bekletme ve belirli bir eşiğin üzerindeki tüm transferler için büyükanne ve büyükbabaya ve güvenilir bir aile üyesine gönderilen uyarılar olabilir.</p>
<p><strong>Temel cihaz ve hesap siber hijyeni</strong></p>
<p>Yukarıdaki adımlar, yaygın olarak istismar edilen teknolojik boşlukları kapatabilecek önlemlerle birleştirildiğinde en iyi sonucu verir. Yaşlı akrabalarınızın şunları yaptığından emin olun:</p>
<p>·       Özellikle değerli olan her çevrimiçi hesap için  güçlü ve benzersiz bir parola oluşturmak ve saklamak için bir parola yöneticisi kullanmak</p>
<p>·       Mümkün olduğunca iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirmek, ideal olarak SMS mesajları yerine bir mobil kimlik doğrulama uygulaması veya bir donanım anahtarı kullanmak</p>
<p>·       Telefon operatörlerinden temin edilebilen güvenlik araçları veya önlemleri kullanarak pop-up’ları ve otomatik aramaları engellemek</p>
<p>·       Tüm cihazlar, özellikle telefonlar, tabletler ve bilgisayarlar için otomatik güncellemeleri etkinleştirmek</p>
<p>·       Akrabalarınıza, istenmeyen mesajlardaki ekleri indirmemelerini veya bağlantılara tıklamamalarını hatırlatın – şüphe duyduklarında  ESET’in ücretsiz, kullanımı kolay bağlantı denetleyicisini kullanabilirler,</p>
<p>·       Tüm cihazlarına saygın bir güvenlik yazılımı yüklemeleri. </p>
<p>Bu adımları ebeveyniniz veya büyükanne ve büyükbabanızla birlikte gözden geçirin. </p>
<p><strong>Dolandırıcılar karşısında kötü senaryo</strong></p>
<p>Hız genellikle çok önemlidir. Ne kadar çabuk harekete geçerseniz parayı geri alma veya en azından daha fazla hırsızlığı durdurma şansınız o kadar artar. Ebeveyniniz veya büyükanneniz ve büyükbabanız mağdur olursa:</p>
<ul>
<li>Havale işlemlerini derhal dondurun: Akrabalarınızın bankasının “bilgilendirildiğinden” emin olun, böylece dışarıya yapılan havale işlemlerini durdurabilir.</li>
<li>Her şeyi belgelendirin: Dolandırıcılıkla ilgili telefon numaralarını, e-postaları veya ekran görüntülerini kaydedin.</li>
<li>Bildirin: Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı veya E-Devlet üzerinden yine Emniyet Genel Müdürlüğü’nün “Siber Suç İhbar” hizmeti aracılığıyla şikâyette bulunun.</li>
<li>Krediyi dondurun: (Büyük)annenizin veya (büyük)babanızın adına yeni kredi hesapları açılmasını önlemek için krediyi dondurun.</li>
<li>Akrabalarınıza duygusal destek sağlayın: Onları suçlamak yerine, bir suçun kurbanı olduklarını hatırlatın. Utanç, insanları sessiz kalmaya zorlar ve bu da sonuçta dolandırıcıların işine yarar.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilara-yonelik-dolandiricilik-vakalari-alarm-veriyor-594548">Yaşlılara yönelik dolandırıcılık vakaları alarm veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>50 Yaş Altı Kanser Vakaları Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/50-yas-alti-kanser-vakalari-artiyor-448018</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Apr 2024 09:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[vakaları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448018</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/50-yas-alti-kanser-vakalari-artiyor-448018">50 Yaş Altı Kanser Vakaları Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alıyor. </span></strong></p>
<p><strong><span>Kanserin bu kadar yaygınlaşmasının sebepleri arasında artan stres, tütün ve alkol tüketimi, yanlış beslenme, işlenmiş gıdalar, sanayileşmenin getirdiği hava kirliliği bulunuyor. Özellikle 50 yaş altı kanser vakalarının son 30 yılda daha da arttığı biliniyor. </span></strong></p>
<p><strong><span>Bu nedenle Z kuşağı olarak da bilinen kitle için kanserle mücadele büyük önem taşıyor. Kanserle mücadelenin yolu ise bilinçli beslenme ve tarama programlarından geçiyor. Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar ve Doç. Dr. Ozan Akıncı, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası’nda kanseri önleme konusunda önemli bilgiler verdi.</span></strong></p>
<p><span>Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) bağlı uluslararası Kanser Araştırma Ajansının (IARC) bu yıl yayımladığı rapora göre, 2022&#8217;de 20 milyon yeni kanser vakası görülmüşken, düzensiz beslenme, tütün ürünleri kullanımı, hareketsizlik, stresle birlikte bu rakamların artacağı tahmin ediliyor. Dünya genelinde 2050&#8217;de 35 milyondan fazla yeni kanser vakasının olacağı öngörülürken, 2022&#8217;deki tahmini 20 milyon vakaya oranla yüzde 77&#8217;lik artış yaşanması bekleniyor. Oysa doğru beslenmek, aktif kalmak ve sigara içmemek gibi sağlıklı seçimler yaparak kanser riskini azaltmak mümkün oluyor. Bunun yanında belirli kanserlerin erken tespit edilmesinde önerilen pek çok tarama yöntemleri bulunuyor. </span></p>
<p><strong><span>Teknoloji bağımlılığı da kanser gelişmesinde rol oynuyor</span></strong></p>
<p><span>Medicana International İstanbul Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, kanserle mücadelede doğru ve bilinçli beslenmenin, egzersizin, stresten uzak durmanın, tütün ürünlerinin kullanımının sonlandırılmasının önem taşıdığına dikkat çekerek, “Günümüz dünyasında yaşam süresi uzamıştır. Artık 65-70 yaş arası bireyler orta yaş grubunda yer almaktadır. Yaşam süreleri uzadığı, günümüz tarama yöntemlerinin de gelişmesiyle birlikte kanser görülme oranları artmaktadır. Ancak kanser görülme sıklığı sadece orta ve ileri yaş bireylerde değil gençler arasında da yaygınlaşmaktadır. Kanserde dengesiz ve sağlıksız beslenme, tütün ürünleri kullanımı, hareketsizlik, obezite, doğal ürünler tüketmeme, hava kirliliği, teknoloji bağımlılığı, modern yaşama bağlı stres artışı da rol oynamaktadır” dedi.  </span></p>
<p><strong><span>Korunmak için Akdeniz diyeti</span></strong></p>
<p><span>Kanser riskini azaltmada özellikle beslenmenin önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, “Vücuttaki tüm hücrelerin, buna kanser hücreleri de dahil temel enerji kaynağı şekerdir. Yani hücrelerin temel fonksiyonlarını sürdürebilmesi için şeker zorunludur. Her vücutta kanser hücresi bulunmaktadır. Ancak kanserli hücreler hızlı büyüyüp çoğaldıkları için normal hücrelerden daha fazla şeker kullanırlar. Ayrıca aşırı şeker tüketiminin neden olduğu yağlanma ve obezite, kanseri de tetiklemektedir. Bu nedenle beslenmede şeker dengeli ölçüde tüketilmeli, şeker ihtiyacı porsiyon kontrollü bir şekilde meyve ve sebzelerden karşılanmalıdır. Bunun yanında doğal beslenme önem taşımaktadır. Akdeniz diyeti vücut için en uygun beslenme türüdür. Trans yağlar yerine zeytinyağı tüketilmelidir. Sebzeler haşlama, fırın, buhar gibi sağlıklı yöntemlerle pişirilmelidir. Haftada en az 2-3 kez balık tüketilmeli ve kızartma yapılmamalıdır. Kırmızı et yenecekse mangal ve kızartma türünde yöntemler tercih edilmemelidir. Konserve yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Sebze ve meyveler de mevsiminde tüketilmelidir” şeklinde konuştu. </span></p>
<p><strong><span>Tedaviler mutlaka konseyle belirlenmeli</span></strong></p>
<p><span>Kanserde birçok tedavi yönteminin bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Sarıyar, “Cerrahi, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi alanındaki gelişmelerle tedaviler yürütülmektedir. Kanser tedavisi genellikle kanser hücrelerini öldürmek için uygulanan radyoterapi, kemoterapi, ilaçlar, cerrahi yöntemler, hormon tedavisi, immunoterapi ve yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikleri içermektedir. Tedaviler tam teşekküllü merkezlerde, kurulan konseylerle planlanmalıdır. Son yıllarda girişimsel radyoloji yöntemleri de tedavilerde kullanılmaktadır” diye görüş verdi. </span></p>
<p><strong><span>Tedavide sıcak kemoterapi de kullanılıyor</span></strong></p>
<p><span>Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, yakın bir geleceğe kadar karın içine yayılmış kanserlerin tedavi edilemeyeceği görüşünün mevcut olduğunu anımsatarak, ancak sitoredüktif cerrrahi ve ısıtılmış karın içi kemoterapi yöntemlerinin ilerlemiş karın içi kanserlerde arternatif cerrahi tedavi yöntemi olarak yerini aldığını bildirdi.</span></p>
<p><span>Türkiye&#8217;de sayılı merkezde uygulanan sıcak kemoterapi tedavisinin kanser hastalarına daha uzun bir yaşam şansı sunduğunu aktaran Sarıyar, &#8220;İlerlemiş kanser hastalarının yeni umudu olan bu tedavi yöntemiyle (Isıtılmış Karın İçi Kemoterapi/Hyperthermic Intraperitoneal Chemotherapy-HİPEK) kanserlerin önemli bir oranına tanı konabiliyor&#8221; ifadesini kullandı. Prof. Dr. Sarıyar, bu yöntemin ilk kez teşhis edilmiş ve ameliyat olmamış ileri evre kanserlere uygulanabildiği gibi, daha önce ameliyat olmuş ancak tekrar etmiş kanserlere de uygulanabildiğini ifade etti.</span></p>
<p><strong><span>50 yaş altı vakalar son 30 yılda arttı</span></strong></p>
<p><span>Medicana International İstanbul Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Ozan Akıncı ise, kanserin küresel ölçekte giderek artan bir ivme ile yaygınlaşmakta olduğunun altını çizerken, “Bu artışta </span><span>artan stres, anksiyete, tütün ve alkol tüketimi, hareketsizlik, obezite, radyasyon, GDO’lu ve hormonlu gıdalar, tarım ilaçları ve sanayileşmenin getirdiği hava kirliliği en önemli tetikleyici unsurlar olarak göze çarpmaktadır. 50 yaş altı kanser vakaları son 30 yılda daha da artmıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre ülkemizde 50 yaş altı kanser vakası oranı yüzde 66’dır. Bu ciddi oranı göz önünde bulundurursak Z kuşağının kanserle mücadelesi daha da önem kazanmaktadır” dedi.  </span></p>
<p><strong><span>Kanser gerçeğinin farkına varılmalı</span></strong></p>
<p><span>Dünya genelinde her 5 kişiden 1’inin hayatı boyunca en az bir kez kansere yakalandığını belirten Doç. Dr. Ozan Akıncı, “2022’de tüm dünyada yıllık 20 milyon yeni vaka ve 9.7 milyon kansere bağlı ölüm gelişmiştir. Bu verilere bakılarak 2050’de yüzde 77’lik bir artışla 35 milyondan fazla yıllık yeni kanser vakası gelişeceği öngörülmektedir. Bu tabloda sanayileşmenin ve risk faktörlerinin tetiklemesiyle daha da dramatik hale gelebileceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle önlem alınmalıdır. Kanserle mücadelede tam başarı ancak ona neden olan faktörlerden kaçınmakla mümkündür. Kanseri erken aşamada fark etmek veya tespit etmek kanseri tam yenebilmek için çok önemlidir. Kanser gerçeğinin farkında olarak risk faktörlerini değiştirmek faydalı olabilmektedir. Ama daha güçlü olunabilecek bir konu da tarama testleridir. Meme, akciğer, kolon, mide, prostat ve rahim ağzı kanserlerine karşı mutlaka uygun zamanda hekimimiz ile iş birliği içinde tarama testlerini yaptırmak önem taşımaktadır” şeklinde konuştu. </span></p>
<p><strong><span>Kanserde motivasyon önemlidir</span></strong></p>
<p><span>Hastaların tarama testleriyle birlikte teşhis konulduktan sonra negatif duygu durumuna girebildiklerine değinen Doç. Dr. Akıncı, “Moral ve motivasyon tedavi sürecinde hastalar için en önemli dayanaktır. Ailelerinin ve sevdiklerinin yanlarında olduğunu görmek onları kansere karşı da daha güçlü kılmaktadır. Bununla beraber hasta-hekim iş birliğinin ve güven duygusunun da bu süreçlerin en kıymetli motivasyon kaynağı olduğunu söylemek mümkündür” diye konuştu. </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/50-yas-alti-kanser-vakalari-artiyor-448018">50 Yaş Altı Kanser Vakaları Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
