<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>vadediyor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/vadediyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vadediyor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2026 09:00:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>vadediyor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/vadediyor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alzheimer&#8217;da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-ilac-disi-yaklasimlar-umut-vadediyor-629326</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel]]></category>
		<category><![CDATA[dışı]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığın]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[nöromodülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviler]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[vadediyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629326</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alzheimer hastalığında mevcut ilaç tedavileri, hastalığın ilerleyişini durdurmaktan ziyade semptomları hafifletmekle sınırlı kaldığını ifade eden Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, bu nedenle son yıllarda nöromodülasyon yöntemlerinin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-ilac-disi-yaklasimlar-umut-vadediyor-629326">Alzheimer&#8217;da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alzheimer hastalığında mevcut ilaç tedavileri, hastalığın ilerleyişini durdurmaktan ziyade semptomları hafifletmekle sınırlı kaldığını ifade eden Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, bu nedenle son yıllarda nöromodülasyon yöntemlerinin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.</strong></p>
<p><strong>Elektrik, manyetik alan, ultrason ve ışık gibi fiziksel uyarılarla beyin fonksiyonlarının düzenlenmesinin hedeflendiğini aktaran Dr. Celal Şalçini, “rTMS, tDCS ve TPS gibi non-invaziv yöntemler, bilişsel işlevleri destekleyerek hastalığın seyrini yavaşlatabilir. Özellikle erken dönemde uygulandığında daha etkili sonuçlar alınabileceği belirtiliyor.” dedi. Dr. Celal Şalçini, bu yöntemlerin henüz gelişim aşamasında olmakla birlikte umut vadettiğini vurguladı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, Alzheimer ve demans tedavisinde rTMS, tDCS, ultrason, ışık ve 40 Hz uyarım gibi ilaç dışı nöromodülasyon yöntemlerinin beyin fonksiyonlarını destekleyerek hastalığın seyrini yavaşlatmadaki güncel yeri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Mevcut tedaviler Alzheimer’ı durdurmaz, sadece semptomları hafifletir!</strong></p>
<p>Alzheimer hastalığının, günümüzde küresel ölçekte giderek artan bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıktığını kaydeden Dr. Celal Şalçini, “Mevcut farmakolojik tedaviler, özellikle asetilkolinesteraz inhibitörleri ve memantin, hastalığın seyrini tamamen durdurmaktan ziyade semptomları sınırlı ölçüde hafifletir ve geçici bir iyilik hali sağlar.” dedi.</p>
<p>Bu tedavilerin hastalığın ilerleyişini bir miktar yavaşlatsa da uzun vadede hastalığın nihai sonucu üzerinde belirgin bir değişiklik oluşturmadığını ifade eden Dr. Şalçini, “Anti-amiloid tedavilere yönelik çalışmalar umut verici olsa da yan etkiler, maliyet etkinliği ve düzenleyici onay süreçleri gibi nedenlerle henüz yaygın klinik kullanıma girmiş değildir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Nöromodülasyon tedavisi, beyin fonksiyonlarını etkileyerek sinaptik plastisiteyi artırıyor! </strong></p>
<p>Bu noktada, ilaç dışı tedavi yöntemlerine olan ihtiyacın giderek arttığını, özellikle nöromodülasyon tekniklerinin dikkat çektiğini dile getiren Dr. Celal Şalçini, “Nöromodülasyon, farmakolojik ajanlar dışında elektrik, manyetik alan, ışık veya ses dalgaları gibi fiziksel yöntemlerle beyin fonksiyonlarını doğrudan etkilemeyi amaçlayan bir tedavi yaklaşımıdır. Bu yöntemlerin temel hedefi, sinaptik plastisiteyi artırmak, uzun süreli güçlenmeyi desteklemek ve beyin atrofisinin ilerleyişini yavaşlatmaktır. Ancak bu tedavilerin etkili olabilmesi için canlı nöronal dokunun varlığı kritik önem taşır, bu nedenle erken dönemde müdahale büyük avantaj sağlar.” dedi.</p>
<p>Günümüzde Alzheimer hastalığının yalnızca protein birikimiyle açıklanan bir durum olmaktan çıktığı bilgisini paylaşan Dr. Şalçini, şöyle devam etti:</p>
<p>“Aynı zamanda bir ‘bağlantı hastalığı’ (konnektopati) olarak değerlendirilmeye başlandı. Özellikle Default Mode Network ve hipokampal-kortikal ağlarda meydana gelen bozulmalar, bilişsel gerilemenin temelinde yer alır. Nöromodülasyon teknikleri de bu ağları hedef alarak işlevsel bağlantıları yeniden güçlendirmeyi amaçlar.”</p>
<p><strong>Non-invaziv yöntemler içinde en yaygın olanı rTMS! </strong></p>
<p>Nöromodülasyon yöntemlerinin invaziv ve non-invaziv olarak iki ana gruba ayrıldığına değinen Dr. Celal Şalçini, “İnvaziv yöntemlerden biri olan Derin Beyin Stimülasyonu (DBS), özellikle hareket bozukluklarında etkili sonuçlar vermiş olsa da Alzheimer hastalığında sınırlı fayda gösteriyor ve henüz yaygın kullanım alanı bulabilmiş değil. Benzer şekilde vagal sinir stimülasyonu da sınırlı sayıda çalışmada değerlendirdi ve klinik uygulamada yerini alamadı.” dedi.</p>
<p>Non-invaziv yöntemlerin ise günümüzde daha yaygın kullanıldığına vurgu yapan Dr. Şalçini, “Bunların başında tekrarlayan transkraniyal manyetik uyarım (rTMS) geliyor. rTMS, saçlı deri üzerinden uygulanan manyetik alanlar aracılığıyla kortikal nöronları uyararak beyin fonksiyonlarını düzenler. Özellikle dorsolateral prefrontal korteks hedeflenmekte ve yüksek frekanslı uyarımlar ile bilişsel işlevlerde iyileşme sağlanabiliyor. Düşük frekanslı uygulamalar inhibitör etki yaratırken, yüksek frekanslı uygulamalar uyarıcı etki gösteriyor. rTMS’nin bilişsel rehabilitasyon ve ilaç tedavileriyle birlikte kullanılması, tedavi etkinliğini belirgin şekilde artırıyor. Son yıllarda geliştirilen ‘multi-site rTMS’ yaklaşımı ile birden fazla beyin bölgesinin aynı anda uyarılması hedeflenir ve daha güçlü sonuçlar elde edilebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>TPS, nöroplastisiteyi artıran ve derin beyin yapılarına ulaşabilen bir yöntem! </strong></p>
<p>Bir diğer yöntem olan transkraniyal doğru akım stimülasyonunun (tDCS), düşük yoğunluklu elektrik akımı ile nöronal uyarılabilirliği düzenlediğini aktaran Dr. Celal Şalçini, “Uygulaması kolay, taşınabilir ve yan etkisi oldukça düşük olan bu yöntem, özellikle hafif bilişsel bozukluklarda geçici iyileşmeler sağlayabiliyor. tACS ise alternatif akım kullanarak özellikle 40 Hz frekansında beyin ritimlerini düzenlemeyi hedefliyor, ancak insan çalışmalarında henüz sınırlı veri bulunmuyor.” dedi.</p>
<p>Ultrason temelli yöntemlere de dikkat çeken Dr. Şalçini, şunları söyledi:</p>
<p>“Transkraniyal Pulse Stimülasyonu (TPS), kısa süreli akustik darbelerle beyin dokusunu uyararak nöroplastisiteyi artırır ve derin beyin yapılarına ulaşabilme avantajı sunar. Avrupa’da Alzheimer tedavisi için onay almış olması, bu yöntemin klinik önemini artırır. Odaklanmış ultrason (FUS) ise kan-beyin bariyerinin geçirgenliğini geçici olarak artırarak özellikle amiloid temizliğini desteklemeyi amaçlar.</p>
<p>Fotobiyomodülasyon olarak bilinen yöntem, yakın kızılötesi ışık kullanarak mitokondriyal fonksiyonları iyileştirir ve oksidatif stresi azaltır. Bu sayede nöronal metabolizma desteklenir ve nörodejeneratif süreçler yavaşlatılabilir. Özellikle bilişsel rehabilitasyonla birlikte uygulandığında daha güçlü klinik sonuçlar elde edilir.”</p>
<p><strong>Nöromodülasyon, umut vadeden ancak henüz gelişim aşamasında bir tedavi! </strong></p>
<p>Son yıllarda öne çıkan bir diğer yaklaşımın ise gama frekanslı (40 Hz) nöromodülasyon olduğu bilgisini veren Dr. Celal Şalçini, “Görsel ve işitsel uyarıların birlikte kullanıldığı bu yöntemin, mikroglial aktiviteyi artırarak amiloid ve tau proteinlerinin temizlenmesini hızlandırdığı düşünülüyor. Klinik çalışmalarda bilişsel gerilemenin yavaşlatılması ve beyin atrofisinin azaltılması yönünde umut verici sonuçlar elde edildi.” dedi.</p>
<p>Tüm bu yöntemler değerlendirildiğinde, demans tedavisinde tek bir standart protokolün bulunmadığını vurgulayan Dr. Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Hastalığın heterojen yapısı nedeniyle tedavi planı; hastanın klinik durumu, sosyal koşulları ve tedaviye erişim imkanları doğrultusunda bireyselleştirilir. Genel yaklaşım, nöromodülasyon tekniklerinin farmakolojik tedaviler ve bilişsel rehabilitasyon ile birlikte kullanılması yönündedir.</p>
<p>Sonuç olarak, nöromodülasyon yöntemleri Alzheimer ve diğer demans türlerinde umut vadeden, ancak henüz gelişim aşamasında olan tamamlayıcı tedavi seçenekleridir. Erken dönemde başlandığında daha etkili olan bu uygulamalar, hastalığın seyrini yavaşlatma ve yaşam kalitesini artırma potansiyeline sahiptir. Ancak uzun dönem etkileri, optimal uygulama protokolleri ve etik boyutları konusunda daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-ilac-disi-yaklasimlar-umut-vadediyor-629326">Alzheimer&#8217;da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer&#8217;da TPS tedavisi umut vadediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-tps-tedavisi-umut-vadediyor-599826</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 13:24:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel]]></category>
		<category><![CDATA[bölgeler]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarda]]></category>
		<category><![CDATA[metin]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[tps]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[Uygulanabilir]]></category>
		<category><![CDATA[vadediyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599826</guid>

					<description><![CDATA[<p>Transkraniyal Puls Stimülasyon (TPS) yönteminin, kısa ultrasonik uyarılarla beynin derin bölgelerini hedefleyerek beyin aktivitesinde değişiklik oluşturabildiğini dile getiren Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, “TPS’nin en sık uygulandığı hastalık, Avrupa Birliği CE onayı almış olan Alzheimer tipi demans hastalığıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-tps-tedavisi-umut-vadediyor-599826">Alzheimer&#8217;da TPS tedavisi umut vadediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Transkraniyal Puls Stimülasyon (TPS) yönteminin, kısa ultrasonik uyarılarla beynin derin bölgelerini hedefleyerek beyin aktivitesinde değişiklik oluşturabildiğini dile getiren Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, “TPS’nin en sık uygulandığı hastalık, Avrupa Birliği CE onayı almış olan Alzheimer tipi demans hastalığıdır. Aynı zamanda Alzheimer tipi demansa henüz dönüşmemiş, daha hafif bilişsel problemi bulunan hastalarda da uygulanabilir” dedi. Yapılan çalışmalarda, TPS sonrası hastaların bilişsel performanslarında belirgin iyileşmeler gözlendiğini aktaran Prof. Dr. Metin, uygun hastalarda TPS’nin ciddi bir yan etkisinin bulunmadığını ifade etti.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, Alzheimer hastalığında uygulanan TPS (Transkraniyal Puls Stimülasyon) tedavisinin etki mekanizmasını, uygulama şeklini, güvenliğini ve ilaç tedavisine ek olarak sağladığı potansiyel faydaları hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>İlaç tedavisine rağmen ilerleyen Alzheimer’da TPS’den fayda sağlanabilir!</strong></p>
<p>Alzheimer hastalığının kronik ve ilerleyici bir durum olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Barış Metin, “Hastaların bilişsel fonksiyonları giderek azalır” dedi.</p>
<p>İlaç tedavilerinin sınırlı bir tedavi seçeneği sunduğunu aktaran Prof. Dr. Metin, “Güncel ilaç tedavileriyle hastalığın ilerlemesi tamamen durdurulamıyor, yalnızca bir miktar yavaşlatabiliyoruz. İlaç tedavisi almasına rağmen hastalığı ilerlemeye devam eden ve belirtileri artan hastalarda TPS tedavisi uygulanabilir ve bu tedavinin faydasından istifade edilebilir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>TPS derin beyin bölgelerini uyararak beyin aktivitesini değiştirebiliyor </strong></p>
<p>Kısaca TPS denilen Transkraniyal Puls Stimülasyon cihazı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Barış Metin, “TPS, beyne çok kısa ultrasonik dalgaların verilmesi sonucu beyin aktivitesinin değiştirilmesi prensibiyle çalışan bir cihaz. Bu yönüyle TPS, nöromodülasyon tedavileri olarak adlandırılan tedavi grubu içerisinde yer alır” dedi.</p>
<p>Transkraniyal manyetik stimülasyon, yani TMU ya da TMS denilen yöntemin nöromodülasyon tedavilerine örnek olarak verilebileceğini kaydeden Prof. Dr. Metin, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“TPS yöntemi, beynin içerisine çok kısa ultrasonik uyarılar gönderir. Bu sayede diğer nöromodülasyon yöntemlerinin ulaşamadığı çok daha derin beyin bölgelerine ulaşabilir. Böylece, diğer nöromodülasyon yöntemlerine kıyasla beynin daha derin bölgelerini uyararak beyin aktivitesinde değişiklik oluşturabilir. TPS yöntemi uygulamasında hasta, kendisini rahatsız etmeyen rahat bir koltukta oturur ve TPS’nin uyarı veren başlığı aracılığıyla, hastanın kafasının çeşitli bölgelerine uyarılar gönderilir. TPS tedavisi farklı hastalıklarda da uygulanabilir. Ancak en sık uygulandığı hastalık, Avrupa Birliği CE onayı almış olan Alzheimer tipi demans hastalığıdır. Aynı zamanda Alzheimer tipi demansa henüz dönüşmemiş, daha hafif bilişsel problemi bulunan hastalarda da uygulanabilir.”</p>
<p><strong>TPS yönteminde, hastaların bilişsel performanslarında belirgin iyileşmeler görüldü! </strong></p>
<p>Tedavinin genellikle haftada üç seanstan iki hafta boyunca toplam 6 seans uygulandığını dile getiren Prof. Dr. Barış Metin, “Tedavi, gerekli eğitimleri almış, güvenli uygulama testlerini geçmiş personel tarafından gerçekleştirilir. Hastanın MR görüntüleri eşliğinde, beyinde uygulanacak bölgeler belirlenerek bu bölgelerin üzerine uyarılar eğitimli personel tarafından uygulanır. Bir seansta toplam 6 bin atım yapılır” dedi.</p>
<p>Bu yöntemle ilgili yapılan çalışmalarda, hastaların bilişsel performanslarında belirgin iyileşmeler saptandığını kaydeden Prof. Dr. Metin, “Hastalar ve hasta yakınları tarafından sıkça bu tedavinin bir yan etkisi olup olmadığı soruluyor. Genellikle hastalarda herhangi bir yan etki tariflenmemekte ve güvenlik açısından bir risk oluşturmamaktadır” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>TPS, Alzheimer hastalığında doğrudan onay almış bir yöntem! </strong></p>
<p>TMU ile karşılaştırıldığında, TPS yönteminde daha az seans uygulandığına işaret eden Prof. Dr. Barış Metin, “TMU’dan farklı olarak Alzheimer hastalığında doğrudan onay almış bir yöntemdir” dedi.</p>
<p>Risk faktörleri açısından değerlendirildiğinde, çok yakın zamanda beyin kanaması ya da inme geçirmiş hastalara bu tedavinin uygulanmaması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Metin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Kafa içinde beyin pili ya da işitme implantı bulunan hastalar dışında, TPS birçok hastaya uygulanabilir. Yakın zamanda inme ya da beyin kanaması geçirmemiş hastalarda da, bu tedavi yine güvenle uygulanabilir. TPS tedavisinin temel uygulama alanı Alzheimer hastalığıdır.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-tps-tedavisi-umut-vadediyor-599826">Alzheimer&#8217;da TPS tedavisi umut vadediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MS tedavisinde yenilikçi adımlar umut vadediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ms-tedavisinde-yenilikci-adimlar-umut-vadediyor-578169</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2025 14:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastaların]]></category>
		<category><![CDATA[ilerleme]]></category>
		<category><![CDATA[ms]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Sultan Tarlacı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[vadediyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578169</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, MS tedavisinde kullanılan yenilikçi tedavi yöntemleri ve umut vadeden araştırmalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ms-tedavisinde-yenilikci-adimlar-umut-vadediyor-578169">MS tedavisinde yenilikçi adımlar umut vadediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, MS tedavisinde kullanılan yenilikçi tedavi yöntemleri ve umut vadeden araştırmalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Oral tedaviler, hastaların uyumunu kolaylaştırıyor!</strong></p>
<p>Son yıllarda, Multipl Skleroz (MS) tedavisinde birçok yeniliğin öne çıktığını dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “İmmünomodülatör ilaçlar ve biyolojik tedaviler, MS’in inflamasyonunu hedef alarak atakları azaltarak hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.” dedi.</p>
<p>Özellikle oral tedavi seçeneklerinin, hastaların tedaviye uyumunu artırdığını ve tedavi sürecini daha erişilebilir hale getirdiğini kaydeden Tarlacı, “Ayrıca, hematopoetik kök hücre tedavisi (HSCT) gibi yenilikçi yöntemler, bağışıklık sistemini sıfırlayarak hastalığın ilerlemesini durdurmayı hedefler. Bu tedavi, özellikle tedaviye dirençli hastalar için umut verici bir seçenek olarak öne çıkıyor. Yeni biyomarkerlar ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları, MS’in daha doğru bir şekilde izlenmesine ve tedaviye yanıtın hızla değerlendirilmesine olanak sağlıyor. Bu, hastaların tedavi süreçlerini daha etkili bir şekilde yönetmek için önemli bir adım.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yenilikler, MS tedavisinde ilerleme ve daha iyi tedavi yanıtı sağlıyor… </strong></p>
<p>Bu tedavi seçeneklerinin yanı sıra, robotik terapi ve telerehabilitasyon gibi yeni nesil fizyoterapi yöntemlerinin, MS hastalarının yaşam kalitesini artırmak ve fiziksel işlevlerini iyileştirmek için kullanıldığını aktaran Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şunları söyledi:</p>
<p>“Son olarak, remyelinizasyon araştırmaları ilerlemekte olup, miyelin kılıfının yeniden yapılmasına yönelik tedavi seçenekleri, MS’in ilerlemesini durdurmak ve geri çevirmek için büyük bir umut taşıyor. Bu yenilikler, MS tedavisinde önemli ilerlemeler kaydedilmesine ve hastaların tedaviye daha iyi yanıt vermelerine yardımcı oluyor.”</p>
<p><strong>MS tedavisinde çok disiplinli destek şart!</strong></p>
<p>Multipl Skleroz (MS) tedavisinde, farklı disiplinlerin katkısının oldukça büyük olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “MS, merkezi sinir sistemini etkileyen bir hastalık olduğundan, tedavi süreci yalnızca nörolojiyle sınırlı kalmaz; hastaların yaşam kalitesini artırmak ve semptomları yönetmek için birden fazla uzmanlık alanından destek almak önemlidir.” dedi.</p>
<p>Fizyoterapi, ergoterapi ve psikolojik destek gibi disiplinlerin, MS hastalarının günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmeleri, bağımsızlıklarını koruyabilmeleri ve psikolojik iyilik hallerini artırabilmeleri için kritik rol oynadığının altını çizen Tarlacı, “Fizyoterapi, MS hastalarının kas gücünü artırmaya, dengeyi geliştirmeye ve hareketliliği iyileştirmeye yönelik çeşitli egzersizler sunar. Kas zayıflığı ve denge problemleri MS’in sık görülen semptomlarındandır, bu nedenle fizyoterapistler, hastaların fiziksel fonksiyonlarını en iyi şekilde kullanabilmesi için kişiye özel egzersiz programları oluşturur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Ergoterapi, MS hastalarının bağımsızlığını ve yorgunlukla başa çıkma becerisini destekler… </strong></p>
<p>Fiziksel terapinin ise kas spazmlarını azaltmaya, yorgunluğu yönetmeye ve düşme riskini engellemeye yardımcı olduğunu aktaran Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Ayrıca, vücut sıcaklığındaki artış MS semptomlarını kötüleştirebileceği için fizyoterapistler, sıcaklık toleransı ve egzersiz stratejileri konusunda rehberlik eder.” dedi.</p>
<p>Ergoterapinin, MS hastalarının günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlıklarını artırmayı hedeflediğini de sözlerine ekleyen Tarlacı, “Bu disiplin, hastaların evde, işte ve sosyal yaşamda daha bağımsız olabilmesi için çevresel düzenlemeler, uygun yardımcı cihazlar ve adaptif stratejiler önerir. Ergoterapistler, hastaların motor becerilerini ve el-göz koordinasyonlarını geliştirerek, basit günlük işlerden daha karmaşık işlere kadar geniş bir yelpazede pratik çözümler sunar. Ayrıca, hastaların yorgunlukla başa çıkabilmesi için enerji yönetimi tekniklerini öğretir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>MS’in tedavisiyle ilgili yeni araştırmalar umut vadediyor!</strong></p>
<p>Son yıllarda yapılan araştırmaların, mikrobiyomun MS gelişimi ve seyrindeki rolünü araştırdıklarını vurgulayan Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bağırsak florası, bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde önemli bir etkiye sahiptir. MS hastalarında bağırsak mikroorganizmalarının yapısındaki değişiklikler, hastalığın gelişimini etkileyebilir. Mikrobiyomun düzenlenmesi, MS tedavisinde yeni bir alan açabilir ve bağışıklık sistemini dengelemeye yönelik yeni yaklaşımlar geliştirilmesine olanak tanıyabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ms-tedavisinde-yenilikci-adimlar-umut-vadediyor-578169">MS tedavisinde yenilikçi adımlar umut vadediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolorektal Kanser Teşhisinde Çığır Açan Gelişme: Yeni Tanı Testi Umut Vadediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolorektal-kanser-teshisinde-cigir-acan-gelisme-yeni-tani-testi-umut-vadediyor-547886</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2025 12:32:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çığır]]></category>
		<category><![CDATA[gelişme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[teşhisinde]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[vadediyor]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547886</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağırsaklarımızda yaşayan görünmez mikroplar, artık hayat kurtarabilecek kadar önemli hale geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolorektal-kanser-teshisinde-cigir-acan-gelisme-yeni-tani-testi-umut-vadediyor-547886">Kolorektal Kanser Teşhisinde Çığır Açan Gelişme: Yeni Tanı Testi Umut Vadediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bağırsaklarımızda yaşayan görünmez mikroplar, artık hayat kurtarabilecek kadar önemli hale geldi. Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nden araştırmacıların da arasında bulunduğu bilim insanları, yapay zeka yardımıyla bağırsaklarda bulunan bakterilerin kalın bağırsak kanserinin erken teşhisinde kullanılabileceğini ortaya koyan çığır açıcı bir çalışmaya imza attı. Söz konusu araştırma, dünyanın en saygın tıp dergilerinden biri olan <em>Nature Medicine</em>’da (Etki değeri 59.2) yayımlandı. Bu başarı, halk sağlığı açısından son derece önemli sonuçlar taşıyor.</p>
<p><strong>Sadece Bir Dışkı Örneğiyle Erken Teşhis Mümkün Olacak</strong></p>
<p>Kolorektal kanser yani kalın bağırsak kanseri, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en yaygın ve ölümcül kanser türlerinden biri. Ne yazık ki bu hastalık, çoğu zaman ileri evreye ulaşmadan belirti vermiyor. Bu nedenle erken teşhis, hayat kurtarıcı nitelik taşıyor. Ancak kolonoskopi gibi mevcut tarama yöntemleri her zaman yaygın olarak uygulanamıyor ve toplumun geniş kesimleri için erişilebilir değil. </p>
<p>Yeditepe Üniversitesi öğretim üyeleri, bu soruna son derece umut verici bir çözüm sundu. Bağırsak florasında bulunan bakterileri yapay zeka yöntemlerinden makine öğrenmesi ile inceleyerek geliştirilen yöntem, sadece bir dışkı örneğiyle kişinin kalın bağırsak kanseri olup olmadığını yüzde 85 doğrulukla tahmin edebiliyor. Bu sayede hastalık, henüz hiçbir belirti göstermeden tespit edilebilecek; bu da tedaviye erken başlamayı mümkün kılacak.</p>
<p><strong>Sadece Türkiye’de Değil, Dünyada Ses Getiren Bir Araştırma</strong></p>
<p>Bu araştırma, Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Bilge Güvenç Tuna, Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı öğretim üyemiz Prof. Dr. Soner Doğan ve danışmanlığını yaptıkları doktora öğrencisi Nazım Arda Keleş’in katkılarıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Çalışmada yalnızca Türkiye’den değil; Harvard Üniversitesi, IEO Milano ve mikrobiyom araştırmaları alanında dünyaca tanınan bilim insanları da yer aldı. Araştırma liderlerinden biri, mikrobiyom biliminde öncü kabul edilen Prof. Nicola Segata idi.</p>
<p><strong>Bağırsak Bakterileri Kanserin Belirteçi Olabilir</strong></p>
<p>Araştırmacılar, 10 farklı ülkeden kolorektal kanser hastaları, kanser öncesi lezyon taşıyıcı hastalar ve sağlıklı bireyden oluşan 3.741 kişinin mikrobiyom verilerini analiz etti.</p>
<p>Araştırma sonucunda dikkat çeken bulgular elde edildi:</p>
<ul>
<li>Bağırsakta daha önce bilinmeyen 19 yeni bakteri türü keşfedildi.</li>
<li>Bazı bakteri türlerinin yalnızca ileri evre kanser hastalarının bağırsaklarında bulunduğu belirlendi.</li>
<li>Tümörün bağırsakta nerede oluştuğu (sağ ya da sol taraf) ile ağızdan gelen bakterilerin varlığı arasında ilişki tespit edildi.</li>
<li>Özellikle <em>Fusobacterium nucleatum</em> adlı bakterinin bazı alt türlerinin, kanser oluşumuyla doğrudan bağlantılı olduğu ortaya kondu.</li>
</ul>
<p><strong>Kanserle Mücadelede Yeni Dönem: Yapay zeka ve Mikroplar Yol Gösteriyor</strong></p>
<p>Bu bulgular yalnızca kanserin erken teşhisinde değil, aynı zamanda kişiye özel tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinde de önemli rol oynayabilir. Araştırmanın yazarlarından Doç. Dr. Bilge Güvenç Tuna, bu çalışmanın mikrobiyota bazlı testlerin geliştirilmesine zemin hazırladığını belirtiyor. Bu testlerin ileride, toplum genelinde yaygın şekilde uygulanabilecek kanser tarama programlarının bir parçası haline gelebileceği ifade ediliyor.</p>
<p>Bu yöntemin rutin sağlık kontrollerine entegre edilmesiyle her yıl binlerce insanın hayatı, erken teşhis sayesinde kurtarılabilir. Bu yönüyle çalışma, yalnızca bilimsel değil, toplumsal fayda açısından da büyük önem taşıyor.</p>
<p><strong>Nature Medicine’da Türkiye’den 21. Yayın</strong></p>
<p>Çalışmanın bir diğer dikkat çekici yönü ise yayımlandığı platform. <em>Nature Medicine</em>, tıp alanında dünyanın en saygın bilimsel dergilerinden biri. Bugüne kadar Türkiye adresli yalnızca 20 makale bu dergide yayımlandı. Yeditepe Üniversitesi&#8217;nin katkı sunduğu bu araştırma, 21. yayın olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi yönetimi, bu önemli başarıyı kamuoyuyla paylaşarak, uluslararası bilim camiasına katkı sağlayan tüm araştırmaları desteklemeye devam edeceğini duyurdu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolorektal-kanser-teshisinde-cigir-acan-gelisme-yeni-tani-testi-umut-vadediyor-547886">Kolorektal Kanser Teşhisinde Çığır Açan Gelişme: Yeni Tanı Testi Umut Vadediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vaillant, ecoFIT Plus kazan ile Başakşehir Fatih Terim Stadyumu&#8217;na tasarruf vadediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vaillant-ecofit-plus-kazan-ile-basaksehir-fatih-terim-stadyumuna-tasarruf-vadediyor-362777</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2023 12:42:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başakşehir]]></category>
		<category><![CDATA[ecofit]]></category>
		<category><![CDATA[fatih]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kazan]]></category>
		<category><![CDATA[plus]]></category>
		<category><![CDATA[stadyumuna]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[terim]]></category>
		<category><![CDATA[vadediyor]]></category>
		<category><![CDATA[vaillant]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362777</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vaillant’ın son teknoloji ile ürettiği yüksek verimle çalışan ecoFIT Plus kazanları Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda hizmete sunuldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vaillant-ecofit-plus-kazan-ile-basaksehir-fatih-terim-stadyumuna-tasarruf-vadediyor-362777">Vaillant, ecoFIT Plus kazan ile Başakşehir Fatih Terim Stadyumu&#8217;na tasarruf vadediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vaillant’ın son teknoloji ile ürettiği yüksek verimle çalışan ecoFIT Plus kazanları Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda hizmete sunuldu.  </strong></p>
<p>Çevreci ürün ve çözümleri ile müşterilerine üstün konfor sağlarken dünyamızın korunmasına da katkıda bulunan Vaillant’ın son teknoloji ile ürettiği yüksek verimle çalışan kazanları Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda yerini aldı. Yapılan anlaşma kapsamında 11 adet Vaillant ecoFIT Plus kazan, Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda hizmete sunuldu. </p>
<p>2022 yılında yoğuşmalı kaskad kazanlarda da büyümeye devam eden Vaillant’ın ecoFIT Plus kazanları merkezi sistemlerde yüksek verim vadediyor. 100 ve 150 kW olmak üzere iki farklı kapasitede üretilen ecoFIT Plus kazanlar, yüzde 20 ile yüzde 100 arasında alev modülasyonu, sessiz ve verimli yanma sistemi sayesinde önemli bir tasarruf imkanı sunuyor. Kazan dairesi renovasyon çalışmaları kapsamında Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’na kazandırılan ecoFIT Plus kazanlar, tesiste; çim saha ısıtması, sıcak su ihtiyacının karşılanması, stad ve tesisler içindeki klima santralleri bataryalarına ısıtma suyu temini sağlıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vaillant-ecofit-plus-kazan-ile-basaksehir-fatih-terim-stadyumuna-tasarruf-vadediyor-362777">Vaillant, ecoFIT Plus kazan ile Başakşehir Fatih Terim Stadyumu&#8217;na tasarruf vadediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
