<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>uzmanından | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/uzmanindan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/uzmanindan</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Nov 2025 08:09:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>uzmanından | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/uzmanindan</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uzmanından kozmetik ürün seçimi uyarısı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-kozmetik-urun-secimi-uyarisi-595113</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 08:09:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik]]></category>
		<category><![CDATA[onay]]></category>
		<category><![CDATA[seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[ürünlerin]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595113</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Programı Başkanı Öğr. Gör. Birgül Erbaş, kozmetik ürünlerin seçiminde dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-kozmetik-urun-secimi-uyarisi-595113">Uzmanından kozmetik ürün seçimi uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Programı Başkanı Öğr. Gör. Birgül Erbaş, kozmetik ürünlerin seçiminde dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.</p>
<p><strong>Ürün içeriği mutlaka okunmalı</strong></p>
<p>Kozmetik sektörünün, her geçen gün yeni ürünlerin piyasaya çıkmasıyla hızla büyüdüğünü, tüketicilerin güvenli ve doğru ürünlere yönelmesinin, cilt sağlığı açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Öğr. Gör. Birgül Erbaş, dikkat edilmesi gereken temel adımları şöyle sıraladı:</p>
<p><strong>“</strong>Ürünün cilt tipine uygun olması, kişinin cilt ihtiyaçlarını karşılaması önemlidir. Ürünün ihtiyaç doğrultusunda temiz içeriklere sahip olması (danışman yardımı gerekebilir) önemlidir. Ürün içeriği mutlaka okunmalı. Tüketicinin cildinde alerjik reaksiyonlara ya da hassasiyetlere yol açabilecek maddeler içermemelidir. Örneğin parfüm alerjisi olan kişiler PARFUM FREE ürünleri tercih edebilir.<br /> &#8211; Güvenilir platformlardan kullanıcı yorumları ve puanlaması araştırılabilir. Barkod, üretim ve son kullanma tarihi kontrol edilmeli. Ambalajı bozulmuş, üzerinde Türkçe etiket bulunmayan ürünler tercih edilmemelidir. Sağlık Bakanlığı onayı olan ürünler seçilmeli. Kozmetik ürünlerin kaydı Ürün Takip Sistemi (ÜTS) üzerinden sorgulanabiliyor.”</p>
<p><strong>“Cildi Beyazlatıyor” gibi iddialara dikkat!</strong></p>
<p>Piyasada “cildi beyazlatıyor”, “leke tamamen yok oluyor” gibi vaatlerle satılan ürünlerin sıkça görüldüğünü de anlatan Öğr. Gör. Birgül Erbaş, “Ancak bu tür iddialar çoğu zaman bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Mineral maddeler içeren ürünler ne kadar da masum görünse, yüksek oranda kimyasal veya yasaklı madde içeren ürünler ciltte ciddi hasara yol açabilir. Güvenli ürün için; Dermatolojik testlerden geçmiş olması, İçeriğin açık ve şeffaf biçimde belirtilmiş olması, Bakanlık tarafından yayınlanan yönetmeliklere uygunluğu ve onaylı markalara yönelmek büyük önem taşır.” dedi.</p>
<p><strong>Influencer tanıtımları zaman zaman denetimsiz ürünlerin yayılmasına neden olabiliyor</strong></p>
<p>Son yıllarda sosyal medya üzerinden tanıtılan ürünlerin büyük ilgi gördüğünü de dile getiren Öğr. Gör. Birgül Erbaş, “Ancak her önerilen ürün güvenli olmayabilir. Influencer tanıtımları zaman zaman denetimsiz ürünlerin yayılmasına neden olabiliyor. Tüketiciler, yalnızca reklam ve popülerlik üzerinden değil, bilimsel güvenilirlik ve resmi onay üzerinden karar vermelidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Riskli ürünleri ayırt etmenin yolları</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Erbaş, riskli ürünleri ayırt etmenin en güvenli yollarına işaret ederek, “Ambalajında Türkçe bilgilendirme ve onay etiketi olmayan ürünlerden uzak durun. ‘Mucize etkiler’ vaat eden ürünlere şüpheyle yaklaşın. Çok düşük fiyata satılan markasız ürünler genellikle risklidir. Güvenilir eczane, dermokozmetik mağazaları ve yetkili satıcılardan alışveriş yapın.” uyarılarında bulundu.</p>
<p><strong>Doğru ürün seçimi sağlık meselesi </strong></p>
<p>Kozmetik ürün seçiminin yalnızca estetik değil, aynı zamanda sağlık meselesi olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Birgül Erbaş, “Doğru ürünleri seçmek için içerik, onay, marka ve satış noktası mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Bilinçli tüketici olmak hem cilt sağlığını korur hem de risklerden uzak tutar.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-kozmetik-urun-secimi-uyarisi-595113">Uzmanından kozmetik ürün seçimi uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından kışa girmeden enerji tasarrufu uyarısı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-kisa-girmeden-enerji-tasarrufu-uyarisi-588330</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 17:55:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aza]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[Bulak]]></category>
		<category><![CDATA[çatı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[girmeden]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kapı]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[pencere]]></category>
		<category><![CDATA[tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588330</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdür Vekili, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Muhammet Enis Bulak, 31 Ekim Dünya Tasarruf Günü dolayısıyla enerji verimliliğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-kisa-girmeden-enerji-tasarrufu-uyarisi-588330">Uzmanından kışa girmeden enerji tasarrufu uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdür Vekili, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Muhammet Enis Bulak, 31 Ekim Dünya Tasarruf Günü dolayısıyla enerji verimliliğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>En çok ısı kaybı dış duvar, pencere ve çatıdan oluyor</strong></p>
<p>Türkiye’de konutlarda ısı kaybının en çok dış duvarlar, pencereler ve çatı bölümlerinde yaşandığını belirten Doç. Dr. Bulak, “Yalıtım bulunmayan duvarlar, tek camlı pencereler ve yetersiz çatı yalıtımı enerji verimliliğini önemli ölçüde azaltıyor. Ayrıca hava sızıntıları ve zemin yalıtımındaki eksiklikler, toplam ısı kaybını artırarak ısınma giderlerini yükseltiyor” dedi.</p>
<p><strong>Basit önlemlerle büyük tasarruf mümkün</strong></p>
<p>Kış aylarında enerji tasarrufu sağlamak için alınabilecek en etkili önlemleri sıralayan Doç. Dr. Bulak, “Binalarda etkili bir ısı yalıtımı uygulanmalı; dış cephe, çatı ve pencere gibi alanlarda ısı kaybı en aza indirilmelidir. Pencere ve kapıların sızdırmazlığını artırmak, termostatik vana ve oda termostatı kullanmak, ısıtma sisteminin verimliliğini yükseltir. Gündüz güneşten yararlanmak, akşamları perdeleri kapatarak sıcak havayı içeride tutmak, düzenli kombi bakımı yapmak ve radyatörleri temiz tutmak ve enerji tasarruflu cihazların tercih edilmesi ısınma maliyetlerini düşürür.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Pencereler enerji verimliliğinde kritik nokta</strong></p>
<p>Pencere ve kapı sistemlerinin toplam ısı kaybının yaklaşık yüzde 20–25’ini oluşturduğunu hatırlatan Doç. Dr. Muhammet Enis Bulak, “Çift camlı, argon gazı dolgulu camlar ve ısı yalıtımlı doğramalar ısı kaybını önemli ölçüde azaltır. Gevşek menteşeler veya hatalı montajlar hava akımı oluşturarak tasarrufu engeller. Özellikle apartman girişleri ve balkon kapılarında çift kapı sistemi, sıcak havanın dışarı kaçmasını önleyerek konforu artırır. Dış kapılarda ise yalıtımlı çelik veya kompozit kapılar tercih edilmeli; alt eşikte rüzgarlık fitilleri kullanılmalıdır. Özellikle apartman girişleri veya balkon kapılarında çift kapı kullanmak, sıcak havanın dışarı kaçmasını önler.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Akıllı termostatlar enerji tasarrufu sağlıyor</strong></p>
<p>Teknolojik çözümlerin enerji verimliliğine önemli katkı sağladığını vurgulayan Doç. Dr. Bulak, şöyle devam etti:</p>
<p>“Akıllı termostatlar ve otomasyon sistemleri sayesinde yaklaşık yüzde 8 ila yüzde 20 arasında enerji tasarrufu sağlanması makul bir beklenti olarak değerlendirilebilir. Uygun koşulların sağlandığı, yani ısıtma sisteminin verimli çalıştığı, kullanıcı alışkanlıklarının bilinçli olduğu ve bina yalıtımının iyi durumda bulunduğu durumlarda bu oran yüzde 20-30 seviyelerine kadar yükselebilir. Bununla birlikte, yalnızca termostatın değiştirilmesi tek başına yüksek verimlilik artışı sağlamaz. Sistemin bütünleşik çalışması, kullanıcı davranışları ve binanın fiziksel özellikleri tasarrufun boyutunu belirleyen temel unsurlardır.”</p>
<p><strong>Yeni binalarda uygulanan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” yeterli mi?</strong></p>
<p>“Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin (BEPY)”, Türkiye’deki yeni ve mevcut binalarda enerji verimliliğini artırmayı hedefleyen önemli bir düzenleme olduğuna işaret eden Doç. Dr. Muhammet Enis Bulak, “Bu yönetmelik kapsamında yeni binaların en az C enerji sınıfı standardını karşılaması ve Enerji Kimlik Belgesi (EKB) alması zorunlu hale getirilmiştir. Ayrıca, duvar, çatı ve pencere gibi yapı elemanlarının ısı geçirgenlik katsayıları ile ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerinin performansına ilişkin teknik kriterler belirlenmiştir. Ancak, bu teknik düzenlemelere rağmen, kullanıcıların enerji tasarrufu konusunda bilinç ve alışkanlık kazanmamaları durumunda yönetmeliğin hedeflenen düzeyde enerji verimliliği sağlaması mümkün görünmemektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yalıtımda uzun ömürlü sistemler oluşturulmalı</strong></p>
<p>İzolasyon malzemesi seçilirken, suya ve neme karşı dirençli, yangına dayanıklı ve yüksek ses yalıtım kapasitesine sahip ürünlerin tercih edilmesi gerektiğine işaret eden Doç. Dr. Muhammet Enis Bulak, “Uygulama alanına uygun malzeme türü ve kalınlık belirlenerek, uzun ömürlü ve minimum bakım gerektiren sistemler oluşturulmalıdır. Ekonomik açıdan verimli olmasının yanı sıra, çevre dostu ve geri dönüştürülebilir malzemelerin seçimi sürdürülebilirlik açısından önemlidir. Bu sayede enerji tasarrufu sağlanırken yapıların çevresel etkisi azaltılır. Dış cephe ve çatılarda düşük geçirgenlik, iç mekânlarda ise nefes alabilir malzemeler (örneğin taş yünü) tercih edilmelidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yüzde 50’ye varan enerji tasarrufu mümkün</strong></p>
<p>Isı yalıtımı yapılan binalarda enerji maliyetlerinde ortalama yüzde 30 ila yüzde 50 arasında azalma sağlandığına da vurgu yapan Doç. Dr. Bulak, “Dış cephe yalıtımı ısı kayıplarını yaklaşık yüzde 40 oranında, çatı yalıtımı ise ek yüzde 20’ye kadar azaltabilir. Pencere ve doğrama yalıtımıyla birlikte toplamda yüzde 50’ye varan enerji tasarrufu mümkündür. Bu iyileştirmeler sadece faturaları düşürmekle kalmaz, aynı zamanda karbon salımını yüzde 30–40 oranında azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlar. Dolayısıyla iyi planlanmış bir yalıtım sistemi, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan önemli bir kazanç sağlar.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-kisa-girmeden-enerji-tasarrufu-uyarisi-588330">Uzmanından kışa girmeden enerji tasarrufu uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japon Deprem Uzmanından Torbalı&#8217;da Uyarı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmanindan-torbalida-uyari-540892</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 09:59:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[torbalıda]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540892</guid>

					<description><![CDATA[<p>Torbalı Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Depreme Hazır Mıyız?” başlıklı seminer, ünlü Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki’nin katılımıyla Torbalı Belediye Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmanindan-torbalida-uyari-540892">Japon Deprem Uzmanından Torbalı&#8217;da Uyarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b>Torbalı Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Depreme Hazır Mıyız?” başlıklı seminer, ünlü Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki’nin katılımıyla Torbalı Belediye Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Torbalı Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Depreme Hazır Mıyız?” başlıklı seminer, Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki’nin katılımıyla Torbalı Belediye Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Seminere, Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, CHP İlçe Başkanı Şengül Babacan Arslan, arama kurtarma faaliyeti yürüten derneklerin temsilcileri, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programın açılışında Torbalı Belediyesi adına söz alan Belediye Başkan Yardımcısı Kadir Gözütok, ilçede afetlere hazırlık kapsamında yapılan çalışmaları aktardı. Afet İşleri Müdürlüğü bünyesinde yürütülen projeleri detaylandıran Gözütok’un ardından sahneye çıkan Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, ilçede afet bilincini güçlendirmek amacıyla attıkları adımları kamuoyuyla paylaştı. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>BAŞKAN DEMİR: AFET KOORDİNASYON MERKEZİ KURACAĞIZ</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Başkan Demir, her mahallede afet gönüllüleri oluşturmaya başladıklarını, kendisinin de bu gönüllüler arasında yer aldığını ifade etti. Ayrıca, tek katlı yapısıyla olası bir depremde krizin yönetileceği Afet Koordinasyon Merkezi hazırlıklarının sürdüğünü belirtti. Demir, Torbalı’nın üç boyutlu haritasını çıkartmaya başladıklarını ve bu çalışmanın afet yönetiminde önemli bir kaynak olacağını söyledi. Demir, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Biliyorsunuz kaçamayacağımız bir gerçek var o da deprem. Hiçbir zaman olmayacakmış gibi hayatımızı yaşamamız gerekiyor ancak yarın deprem olacakmış gibi, depreme de hazırlıklı olmamız gerekiyor. Biz de Torbalı Belediyesi olarak üzerimize düşen sorumluluklar gereği ilk etapta Torbalı Arama Kurtarma Timi’ni (TAKUT) kurduk. Torbalı birinci dereceden deprem fay hattında. Yıllardır uyuyan bir fay hattı var, Dağkızılca fayı… 1928 yılında Torbalı’yı yerle bir eden bir afet. Yaklaşık yüz yıl üzerinden geçti.  Olası bir kötü deprem senaryosunda 60 mahallede aynı anda organize olmamız gerekiyor. Bunun için Mahalle Afet Gönüllüleri projesini hayata geçiriyoruz. Ben bunun için gönüllü oldum. Sizler de yaşadığınız mahalleler için gönüllü olabilirsiniz.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>AFETLERE KARŞI PLANLAMA YAPILMALI</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Konuşmaların ardından, Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir tarafından seminere katılım gösteren deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki’ye teşekkür plaketi takdim edildi. Daha sonra sahneye çıkan Moriwaki, sunumuna depremin nasıl oluştuğunu anlatarak başladı. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ve bu gerçeğin kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan Moriwaki, Japonya’da her yıl yanardağ patlamaları, depremler gibi afetlerle yaşadıklarını ve buna karşı hazırlıklı olduklarını belirtti. Türkiye için de aynı farkındalığın geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Moriwaki, hükümetlerin, belediyelerin, okulların, iş yerlerinin ve evlerin afetlere karşı önceden planlama yapması gerektiğine dikkat çekti. Ünlü uzman, depremin hasarının yüzde 70 oranında azaltılabileceğini, depremin gelmesini engellemenin mümkün olmadığını ancak tahribatın önüne geçmenin alınacak önlemlerle mümkün olduğunu söyledi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>İZMİR İÇİN BÜYÜK DEPREM BEKLEMİYOR</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Konuşmasında Torbalı’nın deprem geçmişine de değinen Moriwaki, ilçede yaklaşık 100 yıl önce bir depremin yaşandığını, büyük depremlerin 100-150 yıllık aralıklarla tekrarlandığını, Buradaki fay hattının kısa ve ince yapıda olduğunu ancak şu an için Torbalı’da büyük bir deprem beklenmediğini söyledi. Moriwaki, İzmir için de 6.4-6.5 büyüklüğünde depremlerin olabileceğini ancak çok büyük bir deprem beklenmediğini ifade etti.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmanindan-torbalida-uyari-540892">Japon Deprem Uzmanından Torbalı&#8217;da Uyarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından Sosyal Medya Uyarısı: Normal Duygu Döngüsünü Bozuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-sosyal-medya-uyarisi-normal-duygu-dongusunu-bozuyor-527454</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 May 2025 09:39:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bozuyor]]></category>
		<category><![CDATA[döngüsünü]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=527454</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı Ataşehir Rehberlik ve Araştırma Merkezi ile Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen ve Anadolu Yakası’ndaki psikolojik danışmanları bir araya getiren “Anadolu Yakası PDR Günleri” etkinliği gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-sosyal-medya-uyarisi-normal-duygu-dongusunu-bozuyor-527454">Uzmanından Sosyal Medya Uyarısı: Normal Duygu Döngüsünü Bozuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı Ataşehir Rehberlik ve Araştırma Merkezi ile Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen ve Anadolu Yakası’ndaki psikolojik danışmanları bir araya getiren “Anadolu Yakası PDR Günleri” etkinliği gerçekleştirildi. Konferansta konuşan psikolojik danışman Doç. Dr. Serdar Körük, “Sosyal medyayı kullanarak fotoğraf paylaştığımızda ardından etkileşim alınca haz duyuyoruz. Haz duydukça regülasyonumuz bozuluyor yani haz eşiğimiz yükseliyor. Daha sonra yaptığımız aktiviteler bize yeteri kadar haz vermemeye başlıyor. Aslında normal giden bir döngüyü biz bozmuş oluyoruz” dedi.</p>
<p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’nin de destek verdiği etkinlik, Yeditepe Üniversitesi’nin Kayışdağı Kampüsü’nde yapıldı. “Koruyucu ve Önleyici Ruh Sağlığında Güncel Konular” temasıyla düzenlenen konferansa 900’den fazla Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR) uzmanı katıldı. Etkinlikte dijital çağda duyguların yönetimi, ruh sağlığı, yeni nesil zorluklar ve çözüm önerileri gibi konular ele alındı.</p>
<p>Etkinliğe Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun, Ataşehir Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Alaaddin Karaca, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Şube Müdürü Zeynep Aydın, Türk PDR Derneği Genel Başkanı Mesut Yıldırım, Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş, araştırmacı-yazar Prof. Dr. Selçuk Şirin, Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Başkanı Doç. Dr. Serdar Körük, öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşen Köse Şirin ve çok sayıda akademisyen katıldı.</p>
<p><strong> Durman: “Toplumsal Bir Vizyonun Göstergesi”</strong></p>
<p>Konferansın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman, “2025 yılı, bireyin ruh sağlığını yalnızca bir sağlık başlığı olarak değil; toplumsal vefa, eğitim ve sürdürülebilir kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirdiğimiz kritik bir döneme işaret ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2030’a uzanan Ruh Sağlığı Eylem Planı sadece klinik müdahaleleri değil, toplum temelli önleyici yaklaşımları da kapsıyor. Bizler de bugün bu bilinçle bir aradayız. Bu buluşma yalnızca mesleki gelişim değil, aynı zamanda toplumsal bir vizyonun göstergesidir,” dedi.</p>
<p><strong>“Amaç, Okul Psikolojik Danışmanlarını Güncel Konularla Buluşturmak”</strong></p>
<p>Etkinliğin temel amacının, okul psikolojik danışmanlarını güncel konularla ilgili bilgilendirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun ise “Psikolojik danışmanların mesleki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla akademisyenler ile sahada çalışan profesyonelleri bir araya getirdik. Bugün burada 900’den fazla okul psikolojik danışmanını ağırlıyoruz. Gün boyunca iki panel ve 20’den fazla çalıştay ile danışmanların güncel bilgi ve yaklaşımlarla etkileşimli, verimli bir gün geçirmelerini hedefliyoruz” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Coşkun sözlerini şöyle sürdürdü: “Okul psikolojik danışmanları ve ebeveynler, çocukların potansiyellerini ve kendilerini tanımalarını sağlayarak onlara ilk adımda yardımcı olabilir. Dijitalleşen dünyada çocukları dijital ortamdan tamamen koparmak kolay değil, doğru da doğru değil. Ancak dijital becerilerini geliştirerek, sosyal izolasyona düşmeden akranlarıyla etkileşime geçmelerini sağlamak ve böylece dijitalleşmeyle uyumlu bireyler olmalarını desteklemek gerekiyor. Yani çocukları engellemekten ziyade, dijital ve sosyal yaşam becerilerini birlikte geliştirmelerini sağlamak önemlidir.”</p>
<p><strong> “Dijital Bağımlılık Diğer Bağımlılıklarla Aynı Mekanizmaya Sahip”</strong></p>
<p>Etkinlikte konuşan Yeditepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Serdar Körük, dijital medyanın bireyler üzerindeki psikolojik etkilerini anlattı:</p>
<p>“Dijital medya, oyunlar, sosyal medya, çevrimiçi alışveriş platformları ve akıllı telefon kullanımı gibi birçok başlığı kapsayan bir alan. Tüm bu başlıklar, davranışsal ve teknolojik bağımlılıklar grubuna giriyor. Bu bağımlılıkların hem psikolojik hem de fizyolojik etkileri, diğer bağımlılık türleriyle aynı mekanizma üzerinden işler. Yani dopamin üzerinden çalışan haz sistemiyle.”</p>
<p>Doç. Dr. Körük, sosyal medya kullanımının bireyin haz eşiği üzerindeki etkisine de dikkat çekti:</p>
<p>“Dijital medya kullandığımızda ya da sosyal medyada etkileşim aldığımızda haz duyuyoruz. Bu haz, beyinde dopamin salgılanmasına neden olan biyokimyasal bir süreç. Ancak bu süreç sık tekrarlandıkça haz eşiğimiz yükseliyor, regülasyon bozuluyor ve daha önce keyif aldığımız aktiviteler artık yeterli gelmemeye başlıyor. Haz seviyesini korumak için aynı uyarana sürekli maruz kalma ihtiyacı doğuyor ve bu da dijital bağımlılığa zemin hazırlıyor. Uyarana ulaşamadığımızda ise yoksunluk belirtileri ortaya çıkabiliyor.”</p>
<p><strong>“Dijital Medyayı Araç Olarak Kullanmalıyız”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Körük konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Haz eşiğimizi koruyabilmek için dopamin toleransını dengede tutmalıyız. Çocukluk döneminden itibaren aşırı uyarana maruz kalan bireylerin haz toleransı düşük olur. Dijital medya, ihtiyaçlarımızı karşılayan bir araç olarak kalmalı, ihtiyacın kendisine dönüşmemelidir.”</p>
<p><strong> “Okullar, Eşit ve Adil Erişimin Anahtarıdır”</strong></p>
<p>PDR uzmanı Doç. Dr. Ayşen Köse Şirin ise, ruh sağlığı hizmetlerine erişimin eşit ve adil olması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:</p>
<p>“Bu noktada okul psikolojik danışmanları çok önemli bir rol oynamaktadır. Çünkü farklı sosyo-ekonomik düzeydeki tüm çocuklar için erişilebilir durumdalar. Ayrıca yalnızca sorun çözen profesyoneller değil, okul iklimini destekleyen, topluluk temelli yapılar oluşturan ve önleyici çalışmalar yürüten kişilerdir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-sosyal-medya-uyarisi-normal-duygu-dongusunu-bozuyor-527454">Uzmanından Sosyal Medya Uyarısı: Normal Duygu Döngüsünü Bozuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Değerlendirmesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-dissosiyatif-kimlik-bozuklugu-degerlendirmesi-459650</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2024 08:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[dissosiyatif]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459650</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında çoklu kişilik bozukluğu olarak bilinen dissosiyatif kimlik bozukluğu nadir görülen bir ruhsal bozukluktur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-dissosiyatif-kimlik-bozuklugu-degerlendirmesi-459650">Uzmanından Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Değerlendirmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu bozukluğa sahip kişilerde, birden fazla <strong>kişilik </strong>ya da <strong>alter </strong>olarak adlandırılan, farklı benlik algıları ve kimlikleri bulunur. Her bir alterin kendine özgü anıları, yaşı, inançları, dış görünümü, konuşma tarzı, tercihleri, isimleri ve davranışları olabilir.    </p>
<p>Dissosiye olmayı bir bütünün parçalanma hali olarak düşünebiliriz. Psikolojik anlamda bu parçalanma halini bilinç, algı, duyu, bellek, kimlik ve bedensel ayrışma olarak tanımlayabiliriz. Bu ruhsal parçalanma karşısında, kişi ruhsal anlamda bütünlüğünü sağlama çabasına girebilir. Dissosiyatif kimlik bozukluğunda bu bütünlüğün farklı kimlikler yardımıyla sağlandığını düşünebiliriz. </p>
<p>Alter kimlikler iki veya daha fazla olabilir. Ortaya çıkan bu farklı kimliklerin birbirini tanımaması ve alter kişilikler arasındaki değişimin ani olması dissosiyatif kimlik bozukluğunun belirgin özelliklerindendir. Çoğunlukla dışarıdan bakıldığında şımarıklık ya da bilerek yapıyor gibi yorumlanan bu kişilikler sanılanın aksine kişi için oldukça gerçektir. Bu gerçeklik ayrı bir kişilik ya da kişiliğin bir uzantısı olarak kişi tarafından algılanmaktadır.</p>
<p><strong>Belirtileri; </strong></p>
<p>Kimlik ve hafıza bozuklukları: Kişi, kimliğinin bir kısmını veya tamamını unutma veya farklı bir kimlik yaşıyormuş gibi hissetme yaşayabilir. </p>
<p>Bilinçli kontrolün kaybı:<strong> </strong>Alterler arasında ani ve istemsiz geçişler yaşanabilir. </p>
<p>Geri dönüşler:<strong> </strong>Kişi, geçmişte yaşadığı travmatik olayları tekrar yaşıyormuş gibi hissedebilir. </p>
<p>Depersonalizasyon ve derealizasyon:<strong> </strong>Kişi, kendi bedeninden veya çevresinden kopmuş gibi hissedebilir. Kendi bedenine ya da çevresine karşı yabancılaşabilir. </p>
<p>Farklı sesler veya görseller duyma:<strong> </strong>Kişi, alterlerin seslerini duyduğunu veya onları gördüğünü hissedebilir. </p>
<p>Depresyon ya da anksiyete: İntihar düşünceleri, uyku bozuklukları, kaygı, baş ağrıları ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler eşlik edebilir.</p>
<p><strong>Nedenleri: </strong><br /> Dissosiyatif kimlik bozukluğunun kesin nedeni bilinmemekle birlikte, çocukluk döneminde yaşanan şiddetli ve tekrarlayan travmalar bozukluğun gelişmesinde önemli bir risk faktörüdür. Bu travmalar, dissosiyasyona neden olarak farklı kişiliklerin oluşmasına yol açabilir. Ayrıca bozukluğun oluşumunda genetik faktörlerden de literatürde bahsedilmektedir. </p>
<p><strong>Tedavi: </strong><br /> Belirtiler ilk seanslarda örtük olabilir. Dissiyasonun neden olduğu ikincil belirtiler ilk olarak göze çarpabilir. Örneğin, öfke kontrolünde güçlük, ilişki problemleri ya da çocuksu tavırlar bu belirtilere örnek verilebilir. Kişiler genellikle bu sebeplerle terapiye başvurmaktadırlar. Dissosiyatif kimlik bozukluğunda psikoterapi oldukça önemlidir. Psikoterapist, travmatik anıların işlenmesine, alterler arasındaki iletişimi ve iş birliğini geliştirmeye ve sağlıklı başa çıkma mekanizmaları oluşturmaya yardımcı olur. Bunun yanında aile bireylerine yönelik gerekli görülen durumlarda psikoeğitim verilebilir. Bazı durumlarda ilaç tedavisi de destekleyici olarak kullanılabilir. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-dissosiyatif-kimlik-bozuklugu-degerlendirmesi-459650">Uzmanından Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Değerlendirmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Finans Uzmanından Gençlere Öneri… Harcama yapmadan önce kendinize bunu sorun</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/finans-uzmanindan-genclere-oneri-harcama-yapmadan-once-kendinize-bunu-sorun-435264</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:40:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bunu]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[gençlere]]></category>
		<category><![CDATA[harcama]]></category>
		<category><![CDATA[kendinize]]></category>
		<category><![CDATA[önce]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<category><![CDATA[yapmadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435264</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm ekonomik zorluklara karşın tüketim çılgınlığı özellikle gençler arasında hız kesmeden devam ediyor. Araştırmalara göre, her iki gençten biri para harcama ve para yönetiminde iyi olduğunu düşünüyor ancak gençlerin yüzde 83’ünün harcama planı yapma alışkanlığı bulunmuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finans-uzmanindan-genclere-oneri-harcama-yapmadan-once-kendinize-bunu-sorun-435264">Finans Uzmanından Gençlere Öneri… Harcama yapmadan önce kendinize bunu sorun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm ekonomik zorluklara karşın tüketim çılgınlığı özellikle gençler arasında hız kesmeden devam ediyor. Araştırmalara göre, her iki gençten biri para harcama ve para yönetiminde iyi olduğunu düşünüyor ancak gençlerin yüzde 83’ünün harcama planı yapma alışkanlığı bulunmuyor. </p>
<p>Finansal okuryazarlık konusunda gençlere önerilerde bulunan Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği Başkanı Zekeriya Öztürk, harcama yapmadan önce “İstek mi ihtiyaç mı” sorusunu kendilerine sormalarını önererek “Bütçe yapmayı, birikim yapmayı, birikimi yatırıma yönlendirmeyi, tasarruf etmeyi ve sabırlı olmayı hiç unutmayın” dedi. </p>
<p><strong>Tasarruf Yapanların Oranı Arttı</strong></p>
<p>Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) Başkanı Zekeriya Öztürk, 10 yıldır FODER kurumsal üyesi olan Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Finansal Okuryazarlık Semineri’nde, Türkiye ve dünyanın finansal okuryazarlık durumuna ilişkin bilgiler verdi. Öğrencilerin yoğun olarak ilgi gösterdiği seminerde Öztürk, gençlere önemli önerilerde bulundu.</p>
<p>Dünya Bankası’nın verilerine göre, dünyada 2011 yılında kişisel hesap sahipliği oranı yüzde 51 iken bu oranın 2021’de yüzde 76’ya yükseldiğini belirten Öztürk, Türkiye’de hesap sahipliği oranının yüzde 74 olmasına karşın kadınlarda bu oranın yüzde 63 olduğuna dikkat çekti. </p>
<p>Bir özel bankanın Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’yla ilgili de bilgi veren Zekeriya Öztürk, “Araştırmanın II. Çeyrek Raporu’na göre 2023 yılında tasarruf yapanların oranı 2019’da yüzde 14 civarındayken 2023 yılında bu oran yüzde 25’e çıktı. Buna göre Türkiye’de 2023 yılında her 4 kişiden biri tasarruf yapmaya başladı.” </p>
<p><strong> “Bilgi Davranışa Dönüşmeli”</strong></p>
<p>2018 yılında Bankalararası Kart Merkezi’nin gençlerin finansal tutum ve davranışlarına ilişkin bir araştırma yaptığını anımsatan Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: </p>
<p>“Bu araştırmaya göre; gençlerin finansal kavramları bilme düzeyi yüzde 50’nin altında, finansal okuryazarlık oranı yüzde 64, her dört gençten birinin banka hesabı var ve her iki gençten biri para harcama ve para yönetiminde iyi olduğunu düşünüyor. Ancak gençlerin yüzde 83’ü harcama planı yapma alışkanlığına sahip değil. Finansal okuryazarlık kişinin para kullanma konusunda bilgi edinmesi, bu bilgiyle değerlendirme yapması ve etkili karar vermesi yetkinliğidir. Finansal bilgi ve değerlendirme davranışa dönüşmüyorsa etkili olmaz.”</p>
<p><strong>Hayal ve Hedef Arasındaki Tek Fark Planlama </strong></p>
<p>“Harcama hızlı olurken birikim zaman alır” ifadelerini kullanan Öztürk, şunları kaydetti:</p>
<p>“Hedefinize ulaşmak için kendiniz ve geleceğinizle ilgili bir planınız olsun. Hedef ve hayal arasındaki tek fark planlamadır. Finansal davranış, bireyin finansal tutumunu eyleme geçirecek alışkanlıklar edinmesidir. Bu alışkanlıkları da, gelir-gider takibi, borç yönetimi, örneğin kredi kartının son ödeme tarihinin takibi, alışverişlerde fiyat kontrolü, yatırım var ise getirisi ve risk takibi, bireysel emeklilik için yatırım şeklinde özetleyebiliriz.”</p>
<p>Gençlerin harcama yapmadan önce “İstek mi ihtiyaç mı” sorusunu kendilerine sormaları gerektiğine işaret eden Öztürk, şöyle konuştu:</p>
<p>“Bütçe yapmayı, birikim yapmayı, birikimi yatırıma yönlendirmeyi, tasarruf etmeyi ve sabırlı olmayı hiç unutmayın.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finans-uzmanindan-genclere-oneri-harcama-yapmadan-once-kendinize-bunu-sorun-435264">Finans Uzmanından Gençlere Öneri… Harcama yapmadan önce kendinize bunu sorun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından uyarı! Kan sulandırıcı ilaçlar hekim kontrolünde kullanılmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-uyari-kan-sulandirici-ilaclar-hekim-kontrolunde-kullanilmali-419948</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2023 21:05:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolünde]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sulandırıcı]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücutta çeşitli nedenlere bağlı olarak pıhtı oluşumuna eğilim artabileceğini ifade eden uzmanlar, oluşan pıhtıların yerinden koparak kalp, beyin, böbrek gibi hayati önem taşıyan organlara giden damarları tıkayarak kalp krizi, inme (felç) gibi ciddi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabileceğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-uyari-kan-sulandirici-ilaclar-hekim-kontrolunde-kullanilmali-419948">Uzmanından uyarı! Kan sulandırıcı ilaçlar hekim kontrolünde kullanılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td>
<table>
<tbody>
<tr>
<td> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Uzmanından uyarı!</strong></p>
<p><strong>Kan sulandırıcı ilaçlar hekim kontrolünde kullanılmalı</strong></p>
<p><strong>Vücutta çeşitli nedenlere bağlı olarak pıhtı oluşumuna eğilim artabileceğini ifade eden uzmanlar, oluşan pıhtıların yerinden koparak kalp, beyin, böbrek gibi hayati önem taşıyan organlara giden damarları tıkayarak kalp krizi, inme (felç) gibi ciddi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabileceğini söylüyor. Tıbbi Farmakoloji uzmanı Prof. Dr. Güner Ulak, “Kan sulandırıcı ilaçlar pıhtılaşma sistemini çeşitli mekanizmalar ile bozduklarından en ciddi yan tesiri kanamadır.”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalından Prof. Dr. Güner Ulak, kan sulandırıcı ilaçlar ve kullanım alanları hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Prof. Dr. Güner Ulak, vücutta çeşitli nedenlere bağlı olarak pıhtı oluşumuna eğilim artabileceğini ifade ederek, oluşan pıhtıların yerinden koparak kalp, beyin, böbrek gibi hayati önem taşıyan organlara giden damarları tıkayarak kalp krizi, inme (felç) gibi ciddi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabileceğini kaydetti.</p>
<p><strong>Kanamanın durmasını da zorlaştırıyor</strong></p>
<p>Kan sulandırıcı ilaçların hekim kontrolü olmadan kullanılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Güner Ulak, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kan sulandırıcı ilaçlar kalp frizi, felç, periferik arter hastalığı, akciğer embolisi, derin ven trombozu, göz arteri tıkanıklığı, kalıcı kateter tıkanıklığı gibi vücutta pıhtı oluşturan hastalıkların tedavisinde kullanılırlar. Bu ilaçlar pıhtılaşma sistemini çeşitli mekanizmalar ile bozduklarından en ciddi yan tesiri kanamadır. Kanın pıhtılaşma yeteneğini azalttıkları için kanamayı kolaylaştırır veya kanamanın durmasını zorlaştırır.”</p>
<p><strong>Osteoporoza neden olabiliyor</strong></p>
<p>Antikoagülan (kan inceltici) ilaçların pıhtılaşma faktörlerinin etkisini azaltarak, yeni pıhtı oluşmasını ve oluşan pıhtının büyümesini önleyen ilaçlar olduğunu da anlatan Prof. Dr. Güner Ulak, doğal bir antikoagülan olan heparinin günde bir ya da iki defa, cilt altı enjeksiyon yoluyla kullanıldığını, en önemli yan etkisinin de kanama olduğunu söyledi.</p>
<p>Bu riskin, hastanın özenle seçilmesi, dozun dikkatli olarak kontrol edilmesi ve yakından izlenmesi ile azalacağını dile getiren Prof. Dr. Güner Ulak, yaşlı kadınlar ve böbrek yetmezliği olan hastaların kanamaya daha yatkın olduğunu, hayvansal kaynaklı olduğundan alerjisi olan hastada dikkatle kullanılması gerektiğini, saç dökülmesini artırabileceğini, uzun süreli heparin tedavisinin osteoporoza neden olabileceğini anlattı.</p>
<p><strong>Gebelikte kullanılmamalı</strong></p>
<p>Kumarin grubu antikoagülanların karaciğerde yapılan pıhtılaşma faktörlerinin sentezini bozarak etki gösterdiğini, oral alınabildiği ve daha ucuz olduğu için de daha fazla kullanıldığını kaydeden Prof. Dr. Güner Ulak, gebelikte kullanılmaması gerektiğini dile getirdi.</p>
<p>Oral kullanılan direkt faktör XA inhibitörleri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Güner Ulak, sabit dozda kullanıldıklarını, izlenmelerine gerek olmadığını, etkilerinin çabuk başladığını ve yarılanma ömürlerinin kısa olduğunu belirtti.</p>
<p>Damar yolu ya da doku içine kullanılan kan sulandırıcılar hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Güner Ulak, etkisinin çabuk başlayıp hızla sona erdiğini de söyledi.</p>
<p>Pıhtı eriticilerin de vücutta kendiliğinden kanamaya neden olabildiklerinden sadece hayati tehlike varsa kullanılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Güner Ulak, asetilsalisilik asitlerin ise (Aspirin, Ecopirin) ağrı kesici ilaçlar olduğunu, en önemli yan etkisinin de sindirim sisteminde görüldüğünü kaydetti. </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-uyari-kan-sulandirici-ilaclar-hekim-kontrolunde-kullanilmali-419948">Uzmanından uyarı! Kan sulandırıcı ilaçlar hekim kontrolünde kullanılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından Öğrencilere Uyarı: Üniversite Tercihlerinde Bu Hatalara Dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-ogrencilere-uyari-universite-tercihlerinde-bu-hatalara-dikkat-389976</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2023 07:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[hatalara]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[tercihlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=389976</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖSYM başkanlığınca 17-18 Haziran tarihlerinde yaklaşık 3.5 milyon kişinin katılım sağladığı 2023 YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) sonrası gözler sınav sonuçlarına ve tercih dönemi hakkında bilinmesi gerekenlere çevrildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-ogrencilere-uyari-universite-tercihlerinde-bu-hatalara-dikkat-389976">Uzmanından Öğrencilere Uyarı: Üniversite Tercihlerinde Bu Hatalara Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM başkanlığınca 17-18 Haziran tarihlerinde yaklaşık 3.5 milyon kişinin katılım sağladığı 2023 YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) sonrası gözler sınav sonuçlarına ve tercih dönemi hakkında bilinmesi gerekenlere çevrildi. Milyonlarca öğrencinin 3 farklı oturuma girerek tamamladığı sınav sonuçları 20 Temmuz 2023 günü açıklanarak katılımcıları, en az sınav hazırlık süreci kadar önemli olan tercih dönemi hakkında şimdiden düşündürmeye başladı. </p>
<p>Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından Sevinç Eğitim Kurumları Eğitim Öğretim Direktörü Murat Gürsoy ise; üniversite tercihleri öncesi hata payını en aza indirmek ve 27 Temmuz-8 Ağustos arası sürecek döneme dair kafa karışıklıklarını gidermek adına Bloomberg HT’de yayınlanan Başarıya Doğru programına konuk olacağını açıkladı. 25 Temmuz Salı günü saat 19:25’te başlayacak program, Sait Gürsoy’un sunumuyla gerçekleşecek ve Murat Gürsoy’un YKS 2023 tercih dönemine dair paylaşacağı kritik ipuçlarına yer verecek.</p>
<p><b>Üniversite Tercihlerinde Sık Yapılan Hatalar Canlı Yayında Tartışılacak!</b></p>
<p>1997 yılında İstanbul Üniversitesi Matematik Bölümü’nden mezun olduktan sonra, farklı kurumlarda matematik öğretmenliği, matematik bölüm başkanlığı ve yayın yazarlığı yapmış olan Murat Gürsoy, 2012 yılında, Türkiye’nin parmakla gösterilen kurumlarından olan Sevinç Eğitim Kurumlarındaki kariyerine Lise Matematik Bölüm Başkanı ünvanıyla başladı ve uzun yıllara dayanan çalışmaların ardından Temmuz 2020’de Akademik Koordinatörlük görevine Mart 2023&#8217;te de Eğitim Öğretim Direktörlüğü görevine atandı. Bu ünvanla kurumdaki en üst düzey yöneticiler arasına giren Gürsoy, öğrenci başarısını artırmak, eğitim kalitesini iyileştirmek ve özellikle MEB onaylı sınavlardaki başarıyı yükselterek süreci etkin şekilde yönetmek adına çalışmalara başladı. Bu kapsamda, Sait Gürsoy’un sunumuyla gerçekleşen ve tercih dönemi boyunca çeşitli uzmanlara, kolej yöneticilerine ve üniversite rektörlerine yer vererek üniversite adaylarını işin ehli kişilerle buluşturan Başarıya Doğru programına konuk olacağını açıkladı.</p>
<p>Daha önce aynı kanaldaki bir başka yayın olan “Eğitim Merkezi” programına katılarak güncel eğitim sistemine ve sınav süreçlerine dair yaptığı nokta atış yorumlarla dikkat çeken Murat Gürsoy, bu kez 25 Temmuz 2023 Salı günü, 19:25’te başlayacak “Sait Gürsoy’la Başarıya Doğru” programının konuğu olacak. Program boyunca odaklandığı konular ise genel olarak üniversite tercih döneminde adayların en sık yaptığı hatalar ile en çok karşılaştığı kafa karıştırıcı durumlar olacak. Canlı yayında tercih döneminin nasıl verimli şekilde yönetileceğine dair önemli ipuçları paylaşacak olan uzman isim, aynı zamanda adayların geleceğini etkileyen kritik sorunlardan nasıl kaçınacaklarını da adım adım anlatacak.</p>
<p><b>“Yerleştirme Sonuçlarını En Çok Etkileyen Şey Tercihler!”</b></p>
<p>Daha önce yaptığı bir açıklamada, tercih döneminin en az sınav kadar etkin yönetilmesi gereken önemli bir süreç olduğunu paylaşan Gürsoy; pek çok öğrencinin yanlış sıralama veya eksik form teslimi nedeniyle istediği okula yerleşemediğini, tersi durumun ise adaylara büyük avantaj sağladığını vurguladı. </p>
<p>Öğrencilerin, 27 Temmuz &#8211; 8 Ağustos tarihleri arası devam edecek tercih dönemini tamamlamadan önce YKS tarafından paylaşılacak sınav kitapçığını dikkatle okumasının önemini hatırlatan profesyonel isim, “Üniversite adayları yıl boyunca sınava odaklandıkları için sonuçların açıklanmasından sonra nasıl bir yol haritası izlemeleri gerektiğini tam olarak bilmiyor ve tercihlerde aceleci davranıyor. Bu durum aslında gelecek planlarını yakından etkileyen tercih sürecinin göz ardı edilmesine neden oluyor. Sonuç olarak istediği yere değil de yanlış tercih nedeniyle denk gelen yere giren öğrenciler, başarılı bir kariyer planı da yapamamış oluyor. Dolayısıyla üniversite tercih döneminin en az sınav hazırlık dönemi kadar önemsenmesi, profesyonel destekle birlikte sürdürülmesi ve her adayın potansiyel hatalar hakkında bilgi edinmesi gerekiyor” diye konuştu. Son olarak Bloomberg HT’de gerçekleşecek canlı yayında bu tip bilgileri çok daha açıklayıcı şekilde paylaşacağını, bu nedenle hayalini gerçekleştirmek isteyen her adayın üniversite seçimi öncesi bu programdan yüksek fayda sağlayabileceğini ekledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-ogrencilere-uyari-universite-tercihlerinde-bu-hatalara-dikkat-389976">Uzmanından Öğrencilere Uyarı: Üniversite Tercihlerinde Bu Hatalara Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından YKS Önerileri: &#8220;Sınav Öncesi Günlük Rutininizi Oluşturun&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-yks-onerileri-sinav-oncesi-gunluk-rutininizi-olusturun-383188</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jun 2023 09:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturun]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[rutininizi]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<category><![CDATA[yks]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nilüfer Şehriban Özabacı, yoğun ve yorucu bir hazırlık sürecinin ardından sınav heyecanı yaşayan öğrenciler ve ailelerine önerilerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-yks-onerileri-sinav-oncesi-gunluk-rutininizi-olusturun-383188">Uzmanından YKS Önerileri: &#8220;Sınav Öncesi Günlük Rutininizi Oluşturun&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta sonu yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için geri sayım başladı. 17 Haziran Cumartesi günü yapılacak YKS’nin birinci oturumu Temel Yeterlilik Sınavı’na (TYT) 3 milyon 527 bin 463, 18 Haziran’da yapılacak olan ikinci oturum Alan Yeterlilik Sınavı’na (AYT) 2 milyon 573 bin 136 ve üçüncü oturum olan Yabancı Dil Testi’ne ise (YDT) 338 bin 14 üniversite adayının girmesi bekleniyor.  </p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nilüfer Şehriban Özabacı, yoğun ve yorucu bir hazırlık sürecinin ardından sınav heyecanı yaşayan öğrenciler ve ailelerine önerilerde bulundu. </p>
<p><strong> “Yeni Başlangıçlar için Umut”</strong></p>
<p>Şubat ayında yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle, deprem bölgesinde sınava hazırlanan gençlerin, öğretmenlerin ve velilerin hayatının büyük ölçüde değiştiğini anımsatan Özabacı, ülke genelinde pek çok kişinin de yaşamının etkilendiğini belirtti. </p>
<p>Birçok genç ve aile için yeni bir başlangıç yapabilmek amacıyla bireylerin umutlarının bu sınava bağlanmış olabileceğini belirten  Özabacı, “Sınav bütün bu yaşantılar içinde unutulmuş olsa da insanların doğası gereği kendilerini ayakta tutabilmek, geleceğe ilişkin bağlarını daha güçlü hale getirmek açısından bir araç olarak da anlamlı bir yer edinmiş olabilir” dedi. </p>
<p>Bütün bu yaşananlarla birlikte sınavın gençlerin bundan sonraki yaşam planlarını büyük ölçüde etkileyeceğini anımsatan Özabacı, “O nedenle YKS sınavına bilgi birikimini en iyi şekilde sunacak şekilde girmek için psikolojik, duygusal, fiziksel ve zihinsel olarak hazırlıklı olmak yerinde olacaktır” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Geçen Yıllardaki Sorulara Bakın”</strong></p>
<p>Sınava hazırlık sürecinin yanı sıra sınav sırasında yapılacakların da önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özabacı, sözlerini şöyle sürdürdü:<br /> “Sınavdan önceki hafta genel tekrar yapıp, deneme sınavı çözmek, geçmiş yıllarda çıkan sorulara bakmak öğrencilerin sınav performanslarını, güven duygularını ve motivasyonlarını olumlu yönde etkileyecektir. Önceki son birkaç yıl sınavlarda çıkmış olan soruları çok zor olmayan kaynaklardan incelemek, çözmek öğrencileri daha da güçlü kılacaktır.”</p>
<p><strong>“Dinlenin ve Uyku Düzenini Oluşturun” </strong></p>
<p>Son bir haftada dinlenmenin de önemine vurgu yapan Prof. Dr. Nilüfer Özabacı, şunları kaydetti: </p>
<p>“Çalışmak kadar dinlenmek sevilen, hoşa giden faaliyetlere zaman ayırmak gençleri güçlendirmek, motivasyonu arttırmak açısından çok daha önemlidir. Çalışma ve dinlenme zamanları dengeli bir şekilde düzenlenmelidir. Uyku da bu dinlenme süreci içinde en önemli kaynaklardan biridir. Uyku düzeninin sağlanması zihinsel performansı olumlu yönde etkiler. Sınava hazırlanan gençlerin sadece sınavdan önceki gece değil çok daha önceden uyku düzenini sağlamaları gerekir. Sınav sabahı zinde uyanabilmek ve erken kalkabileceği bir düzen uygulamak yerinde bir karar olur.” </p>
<p><strong>“Huzurlu Bir Ortam Oluşturun”</strong></p>
<p>Sınava hazırlanan gençlerin kendilerini huzurlu, rahat hissetmelerinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Özabacı, bunun hem kendi iç huzurları hem de sosyal çevreleriyle olan ilişkileriyle ilgili olduğunu dile getirdi. Özabacı, şu önerilerde bulundu: </p>
<p>“Sınava daha dingin, rahat ve huzurlu girebilmek için gençlerin yakın çevreleri ile tartışmaya girmekten kaçınarak söylenen tavsiyeleri dikkate alarak, kendisine uygun bir hale getirerek uygulayabilir olmaları rahatlatıcı olabilir. Desteklendikleri duygusunu daha fazla yaşayabilmeleri için güvendikleri kişilerle kaygılarını, korkularını, umutlarını, hayallerini paylaşmaları güvende hissetmelerine yardımcı olacaktır. Tabii ki bu süreçte ailelerin de çocuklarına eşlik ederek nasıl yardım edeceklerini sorgulamaları hatta çocukları ile arkadaşça, sakin ve destekleyici paylaşımlarda bulunmaları çok rahatlatıcı olacaktır.  Olumlu düşünceleri zihninden uzaklaştırmamak iyi gelen rahatlatan düşünceleri umut veren gelecek hayallerini zaman zaman düşünmek destekleyici olacaktır. Huzuru kaçırabilecek, konuşmalar, kişiler, haberler olduğunda olumsuz etkilenmemek için ortamdan uzaklaşmak yerindedir. Sınavla ya da sınav konularıyla ilgili gençler kendilerine ilişkin önyargılar oluştuğunda bu önyargıların yerine olumlu duyguları ve düşünceleri ön plana getirmek güçlendirici olacaktır.” </p>
<p><strong>“Son Gün Soru Çözmeyin”</strong></p>
<p>Son gün soru çözülmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Nilüfer Özabacı, huzurlu, keyifli aktivitelerde bulunmanın, hafif tempoda yürüyüş ve egzersiz yapmanın rahatlatıcı olacağını kaydetti. Özabacı, sınavdan günler önce nefesi düzenlemenin motivasyonu ve performansı destekleyeceğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: </p>
<p>“Üniversite adayı öğrenciler, 10-15 saniye arkasına rahatça yaslanarak burnundan derince nefes alıp ve aldığı nefesi bir miktar içinde tutarak ağzından yavaşça verdiği nefes çalışmaları büyük ölçüde rahatlatacaktır. Hatta sınav anında gergin hissettiği zamanlar da nefesine odaklanarak kendini rahatlatabilmelidir.   Sınav süresince morali bozulduğunda, konsantrasyonu dağıldığında ve yorgunluk hissettiğinde nefes egzersizlerini yapmaya devam etmelidir. Bu sınav geleceğiniz için önemli bir sınavdır ancak telafi edilemez değildir. Lütfen bunu her zaman kendinize hatırlatın. Başarılı ve umutlarınızın gerçekleştiği bir geleceğiniz olsun”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-yks-onerileri-sinav-oncesi-gunluk-rutininizi-olusturun-383188">Uzmanından YKS Önerileri: &#8220;Sınav Öncesi Günlük Rutininizi Oluşturun&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
