<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>uzmanı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/uzmani/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/uzmani</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Mar 2026 07:33:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>uzmanı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/uzmani</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Siber Güvenlik Uzmanı Eksikliği, Tedarik Zinciri Risklerini Önlemedeki En Büyük Engellerden Biri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlik-uzmani-eksikligi-tedarik-zinciri-risklerini-onlemedeki-en-buyuk-engellerden-biri-622245</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 07:33:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[katılımcılar]]></category>
		<category><![CDATA[riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[risklerini]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[Siber Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[şirketler]]></category>
		<category><![CDATA[tedarik]]></category>
		<category><![CDATA[Tedarik Zinciri]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[zinciri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından gerçekleştirilen yeni bir küresel araştırma, nitelikli BT güvenliği çalışanı eksikliğinin ve küresel organizasyonların tedarik zinciri ile güven ilişkisine dayalı saldırı risklerini azaltmak için çeşitli güvenlik görevlerine öncelik verme ihtiyacının altını çiziyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlik-uzmani-eksikligi-tedarik-zinciri-risklerini-onlemedeki-en-buyuk-engellerden-biri-622245">Siber Güvenlik Uzmanı Eksikliği, Tedarik Zinciri Risklerini Önlemedeki En Büyük Engellerden Biri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky tarafından gerçekleştirilen yeni bir küresel araştırma, nitelikli BT güvenliği çalışanı eksikliğinin ve küresel organizasyonların tedarik zinciri ile güven ilişkisine dayalı saldırı risklerini azaltmak için çeşitli güvenlik görevlerine öncelik verme ihtiyacının altını çiziyor. Türkiye&#8217;deki katılımcıların %44&#8217;ü her iki faktörü de temel engeller arasında gösteriyor.</strong></p>
<p>Kaspersky’nin tedarik zinciri ve güven ilişkisi risklerine odaklanan son araştırmasına* göre, tedarik zinciri saldırıları şirketler için en kritik tehditlerden biri haline gelmiş durumda. Son bir yıl içinde her üç kurumdan biri bu tür bir saldırıya maruz kaldığını belirtiyor. Söz konusu saldırıların artan sıklığı ve etkisi, şirketlerin bu riskleri etkin şekilde yönetmesini zorlaştıran temel nedenlerin anlaşılmasını zorunlu kılıyor. </p>
<p>Anket sonuçlarına göre, tedarik zinciri ve güven ilişkisinden kaynaklanan risklerin azaltılmasının önündeki en büyük engellerden biri uzman iş gücü eksikliği. Bu yetersizlik, organizasyonların kendi ekosistemlerindeki potansiyel üçüncü taraf zafiyetlerini düzenli olarak tespit etme ve izleme kapasitesini kısıtlıyor. Katılımcıların belirttiği bir diğer kritik engel ise birden fazla siber güvenlik önceliği arasında denge kurma zorunluluğu. Bu durum, güvenlik ekiplerinin aynı anda çok fazla görevle ilgilenmek zorunda kaldığını ve bunun sonucunda tedarik zinciri tehditlerinin gözden kaçabildiğini gösteriyor.</p>
<p>Kaynak kısıtlılığının ötesinde, katılımcılar yapısal sorunlara da dikkat çekiyor: Türkiye&#8217;deki işletmelerin %46’sı, yüklenicilerle yapılan sözleşmelerde net BT güvenliği yükümlülüklerinin bulunmadığını belirtiyor. Ayrıca katılımcıların %35&#8217;i, BT dışı güvenlik personelinin bu riskleri tam olarak kavramadığını dile getiriyor.</p>
<p>Araştırmaya göre Türkiye&#8217;deki işletmelerin %93 gibi ezici bir çoğunluğu, tedarik zinciri ve güven ilişkisi risklerine karşı koruma önlemlerini yükseltmeleri gerektiğini kabul ederken; mevcut güvenlik önlemlerini yeterli bulanların oranı yalnızca %7’de kalıyor.</p>
<p>Aynı zamanda araştırma sonuçları, üçüncü taraf risklerine yönelik mevcut risk yönetimi uygulamaları parçalı kaldığını ve hiçbir koruma yönteminin kullanıcılar arasında %42&#8217;den fazla bir benimsenme oranına ulaşamadığını gösteriyor. En yaygın koruyucu önlem olan iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) bile Türkiye de’ki katılımcıların yalnızca %26&#8217;sı tarafından kullanılıyor. Ayrıca, kuruluşların sadece %42&#8217;si yüklenicilerin siber güvenlik duruşlarını düzenli olarak gözden geçiriyor. Sonuç olarak, işletmelerin yaklaşık üçte ikisi iş ortaklarının güvenliği konusunda sürekli görünürlük sağlayamıyor; bu da onları ekosistemlerindeki gelişen zafiyetlere karşı savunmasız bırakıyor.</p>
<p>Küresel ölçekte dikkat çekici bulgular ise, halihazırda tedarik zinciri ve güven ilişkisine dayalı saldırılara maruz kalmış şirketlerin daha güçlü güvenlik alışkanlıkları edinme eğiliminde olmasıdır. Tedarik zinciri olaylarından etkilenen şirketlerin sızma testi sonuçlarını talep etme olasılığı daha yüksekken (%56); güven ilişkisi ihlali mağdurları endüstri standartlarına uyumluluk kontrollerine (%56) ve yüklenicilerin kendi tedarik zinciri politikalarına (%53) öncelik veriyor.</p>
<p><em><strong>Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi (SOC) Başkanı Sergey Soldatov</strong> konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: &#8220;Güvenlik ekipleri kapasitelerinin üzerinde çalıştığında, personel eksikliği yaşandığında ve uzun vadeli dayanıklılık stratejileri yerine acil görevlere öncelik vermek zorunda kaldığında; organizasyonlar, tedarikçi ekosistemi içinde sessizce ilerleyebilen tehditlere karşı korumasız kalıyor. Bu döngüyü kırmak için endüstrinin; standartlaştırılmış yüklenici değerlendirmelerinden ekipler arası farkındalığın artırılmasına kadar daha bütünleşik ve tutarlı hafifletme stratejilerini benimsemesi gerekiyor. Tedarik zinciri güvenliği, tüm iş ağı genelinde paylaşılan ve hesap verebilir bir sorumluluk haline gelmelidir.&#8221;</em></p>
<p>Şirketlerin tedarik zinciri risklerini azaltabilmesi ve iş sürekliliğini güvence altına alabilmesi, ancak organizasyon genelinde önleyici tedbirlerin uygulanması ve tedarikçi–yüklenici ilişkilerinin stratejik bir bakış açısıyla ele alınmasıyla mümkün.</p>
<p>Kaspersky, bu riskleri azaltmak için şu adımları öneriyor:</p>
<ul>
<li><strong>Yönetilen güvenlik hizmetlerinden yararlanın:</strong> Siber güvenlik kaynakları sınırlı olan kurumlar için dış kaynak kullanımı kritik önem taşır. Kaspersky Managed Detection and Response (MDR) ve  Incident Response gibi çözümler, tehdit tespitinden müdahaleye ve sürekli korumaya kadar tüm olay yönetimi sürecini kapsar. </li>
<li><strong>Siber güvenlik eğitimlerine yatırım yapın:</strong> Çalışanların bilgi seviyesini artırmak için uygulamaya dönük, kendi kendine ilerlemeli veya Kaspersky Siber Güvenlik Eğitimleri tercih edilmelidir. Bu sayede güvenlik ekiplerinin teknik yetkinlikleri gelişir ve şirketler daha karmaşık saldırılara karşı korunur. </li>
<li><strong>Tedarikçileri anlaşma öncesinde kapsamlı şekilde değerlendirin:</strong> Siber güvenlik politikaları, geçmiş olay kayıtları ve sektör standartlarına uyum gibi kriterler mutlaka incelenmelidir. Yazılım ve bulut hizmetleri için ayrıca zafiyet verileri ve penetrasyon test sonuçları değerlendirilmelidir. </li>
<li><strong>Sözleşmelere güvenlik gerekliliklerini dahil edin:</strong> Tedarikçi sözleşmeleri; düzenli güvenlik denetimleri, kurum politikalarına uyum ve olay bildirim süreçleri gibi açık bilgi güvenliği yükümlülüklerini içermelidir. </li>
<li><strong>Tedarikçilerle güvenlik konusunda iş birliği yapın:</strong> Koruma seviyesini her iki taraf için de güçlendirmek ve güvenliği ortak bir öncelik haline getirmek kritik önem taşır.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlik-uzmani-eksikligi-tedarik-zinciri-risklerini-onlemedeki-en-buyuk-engellerden-biri-622245">Siber Güvenlik Uzmanı Eksikliği, Tedarik Zinciri Risklerini Önlemedeki En Büyük Engellerden Biri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Uzmanı Moriwaki Ayvalık&#8217;ta Uyardı: &#8220;Yapı ve Zemin Güvenliği Hayat Kurtarır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-uzmani-moriwaki-ayvalikta-uyardi-yapi-ve-zemin-guvenligi-hayat-kurtarir-621074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 10:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[moriwaki]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayvalık Belediyesi ile Ayvalık Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen “Balıkesir’in Depremselliği ve Yapı-Zemin İlişkisi” konulu konferans, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde düzenlenen etkinlikte Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-uzmani-moriwaki-ayvalikta-uyardi-yapi-ve-zemin-guvenligi-hayat-kurtarir-621074">Deprem Uzmanı Moriwaki Ayvalık&#8217;ta Uyardı: &#8220;Yapı ve Zemin Güvenliği Hayat Kurtarır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Ayvalık Belediyesi ile Ayvalık Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen “Balıkesir’in Depremselliği ve Yapı-Zemin İlişkisi” konulu konferans, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde düzenlenen etkinlikte Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki önemli değerlendirmelerde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Türkiye ve Japonya’nın aktif deprem kuşağında yer aldığını vurgulayan Moriwaki, deprem öncesinde alınacak önlemlerin can ve mal kaybını büyük ölçüde azaltacağını belirtti. Özellikle yapı güvenliği ve zemin etüdünün hayati önem taşıdığına dikkat çeken Moriwaki, Japonya’daki uygulamaların Türkiye’de de yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Türkiye’de yapı denetim sisteminin 1999 depremi sonrası önemli ölçüde geliştiğini belirten Moriwaki, yeni yapılan binaların geçmişe göre daha dayanıklı olduğunu ancak sistemin eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün kaçak yapılardan oluştuğunu da dile getiren Moriwaki, mevcut deprem yönetmeliğinin Japonya’ya kıyasla daha katı kurallar içerdiğini ancak bu kuralların etkin uygulanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Konferans, deprem bilincinin artırılması ve güvenli yapılaşmanın önemine dikkat çekilmesi açısından katılımcılardan büyük ilgi gördü.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-uzmani-moriwaki-ayvalikta-uyardi-yapi-ve-zemin-guvenligi-hayat-kurtarir-621074">Deprem Uzmanı Moriwaki Ayvalık&#8217;ta Uyardı: &#8220;Yapı ve Zemin Güvenliği Hayat Kurtarır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tabağınızdan sofranıza daha sağlıklı bir yıl…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tabaginizdan-sofraniza-daha-saglikli-bir-yil-602466</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 2026 07:35:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sofranıza]]></category>
		<category><![CDATA[tabağınızdan]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602466</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni yıl, yaşamımızdan silmek ya da değiştirmek istediğimiz alışkanlıkları da bırakmak için yeni bir neden ve motivasyon sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tabaginizdan-sofraniza-daha-saglikli-bir-yil-602466">Tabağınızdan sofranıza daha sağlıklı bir yıl…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Yeni yıl, yaşamımızdan silmek ya da değiştirmek istediğimiz alışkanlıkları da bırakmak için yeni bir neden ve motivasyon sağlıyor. Özellikle daha sağlıklı bir yaşama adım atmak isteyenler, &#8220;Bunun için neler yapmalıyım?&#8221; diye düşünenler için işte uzmanlardan önemli öneriler! </em></p>
<p>Yeni bir yıla girerken takvim değişir; ama çoğumuz için asıl soru şudur: Hayatımızda gerçekten ne değişir? Uzmanlara göre yeni yıl, sadece hedef listeleri yapmak ya da kısa süreli motivasyonlarla yola çıkmak için değil; bedenimizi, zihnimizi ve yaşam alışkanlıklarımızı bütüncül bir şekilde yeniden değerlendirmek için motive edici bir neden. <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur</strong>, yeni yılda sağlıklı beslenmeyi hayatına kalıcı şekilde dâhil etmek isteyenler için öncelikle gerçekçi bir hedefin belirlenmesi gerektiğini ifade ediyor. <strong>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan, </strong>check up’ın “test yaptırmak” tan öte bir sağlık yönetimi olduğunu vurguluyor ve özellikle<strong> </strong>ailesinde erken yaşta kalp krizi, kanser ya da kronik hastalık bulunan bireyler için check up’ın bir “kırmızı bayrak” niteliği taşıdığını söylüyor. <strong>Klinik Psikolog Aycan Koç </strong>ise yeni yılda daha güçlü bir ruh sağlığı için 3 temel alışkanlığa dikkat çekiyor. İşte 2026’da tabağınızdan ruhunuza daha sağlıklı bir yaşam için basit ama etkili alışkanlık… </p>
<p><strong>Yeni yılda sağlıklı beslenmeyi kalıcı hale getirin</strong></p>
<p>Yeni yılda sağlıklı beslenmeyi hayatına kalıcı şekilde dâhil etmek isteyenler için öncelikle gerçekçi bir hedefin belirlenmesi gerektiğini ifade eden <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, </strong>“Günde 2 litre su içmek, öğün atlamamak, her öğünde sebze tüketmek veya haftada 3 gün yürüyüş yapmak gibi hedeflerle başlanabilir. Haftalık yemek planı oluşturulup, alışveriş buna göre yapılmalıdır. Etiket okuma alışkanlığı edinilmeli ve temiz içerikli ürünler tercih edilmelidir. Yasaklar veya aşırı kısıtlamalar yerine, denge kurulduğunda sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığı geliştirilebilir. Mesela, yemek tabağının dörde bölünmesi alışkanlık haline getirilmelidir. Tabağın yarısını sebzeler, dörtte birini protein kaynakları, dörtte birini ise kompleks karbonhidratlar oluşturmalıdır. Yemeğe mutlaka sebze ile başlanmalı, proteinle devam edilmeli, karbonhidrat en sona bırakılmalıdır” diyor.</p>
<p><strong>Yeni yılda bu beslenme hatalarını yapmayın! </strong></p>
<p>Kilo verme sürecinde  sık yapılan hatalar arasında; hızlı- şok diyetleri uygulamak, sosyal medyadaki detoks ya da kürleri denemek, aç kalarak kilo vermeye çalışmak veya çok düşük kalorili diyetlere yönelmenin yer aldığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, “Önemli olan, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinerek sürdürülebilir bir beslenme düzeni ile yaşam tarzı değişikliğidir” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Gizli şeker ve maskelenmiş hipertansiyona dikkat!</strong></p>
<p>Check up kavramının yalnızca “test yaptırmak” olarak algılandığını, oysa asıl amacın sağlık yönetimi olduğunu vurgulayan <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan</strong>’a göre, asıl farkı yaratan unsur sürekliliktir. Ailesinde erken yaşta kalp krizi, kanser ya da kronik hastalık bulunan bireyler için check up’ın bir “kırmızı bayrak” niteliği taşıdığını söyleyen<strong> </strong>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan,<strong> </strong>“Klinik pratikte en sık karşılaşılan sinsi problemler ise gizli şeker ve maskelenmiş hipertansiyondur. Bazı durumlarda laboratuvar sonuçları normal görünse bile fizik muayene hayat kurtarıcı olabilir. Ele gelen bir tiroit nodülü, tansiyon düzensizlikleri ya da karın muayenesinde fark edilen bir sertlik erken tanı açısından kritik ipuçlarıdır. Çünkü her zaman rakamlar konuşmaz; muayene konuşur” diyor. </p>
<p><strong>Spor salonuna gitmeden de küçük ama etkili alışkanlara odaklanılabilir!</strong></p>
<p>Yeni yıla girerken sağlığı güçlendirmek için büyük değişimler yerine küçük ama etkili alışkanlıklara odaklanılmasını öneren Dr. Talha Özdoğan, “Düzenli hareket bunun temel taşlarından biridir; spor salonuna gitmek şart değildir. Dengeli kardiyo ve direnç egzersizlerinin günlük hayata eklenmesi yeterlidir. Vücudun kendini onardığı en kritik zaman dilimi ise uykudur; gece uykusundan ödün vermemek gerekir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>Hedeflerde yapılan en büyük hata: Motivasyon</strong></p>
<p>Yeni yıl hedeflerinde yapılan en büyük hatanın motivasyona güvenmek olduğunu vurgulayan <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Klinik Psikoloğu Aycan Koç</strong>, “Bir hedef size “yük” gibi geliyorsa yanlış, “mantıklı” geliyorsa doğrudur. Ayrıca, hedef belirlemede önemli bir kriter de şudur: Hedef beni büyütüyor mu yoksa kendime karşı borçlandırıyor mu? Borçlandıran hedef uzun sürmez. Büyüten hedef davranışa dönüşür” diyor.  </p>
<p><strong>Yeni yılda ruh sağlığını güçlendiren küçük alışkanlıklar</strong></p>
<p>Ruh sağlığını güçlendirmek için büyük değişimlerden ziyade küçük ama düzenli davranışların etkili olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Aycan Koç,  üç temel alışkanlığa dikkat çekiyor. Bunları; gün içinde ne hissettiğini fark etmek, mikro kararlar almak ve ilişkisel netlik olarak sıralıyor. Gün içinde en az bir kez “Şu an ne hissediyorum?” sorusunu sormanın sinir sistemini düzenlediğini, mikro kararlar almanın kişinin ihtiyaçlarıyla temasını artırdığını ve ilişkisel netliğin duygusal yükü ciddi şekilde azalttığını ifade ediyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tabaginizdan-sofraniza-daha-saglikli-bir-yil-602466">Tabağınızdan sofranıza daha sağlıklı bir yıl…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Varis son yıllarda hızla yaygınlaşıyor: Sonbahar ve kış tedavi için ideal dönem</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/varis-son-yillarda-hizla-yayginlasiyor-sonbahar-ve-kis-tedavi-icin-ideal-donem-590923</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 08:44:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bacak]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[özgen]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yıllarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590923</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbahar ve kış ayları, solunum yolu enfeksiyonları gibi birçok hastalığın artış gösterdiği dönemler olarak bilinse de, bazı sağlık sorunlarının tedavisi için en uygun zaman dilimini de oluşturuyor. Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ayça Özgen, varis tedavisinin de bu aylarda yapılmasının avantajlı olduğunu belirterek, “Sıcak havaların etkisinin azalması, tedavi sürecini daha konforlu hâle getirir ve iyileşmeyi hızlandırır” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/varis-son-yillarda-hizla-yayginlasiyor-sonbahar-ve-kis-tedavi-icin-ideal-donem-590923">Varis son yıllarda hızla yaygınlaşıyor: Sonbahar ve kış tedavi için ideal dönem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="656" data-end="1170">Varis hastalığı, bacak toplardamarlarındaki kapakçıkların görevini yerine getirememesi sonucu damar yapısının bozulması ve genişlemesiyle ortaya çıkıyor. Hem ağrıya yol açması hem de estetik açıdan rahatsız edici olması nedeniyle tıbbi ve kozmetik açıdan önem taşıyor. Dr. Özgen, varisin bacaklarda ağrı, şişlik, yanma, kaşıntı ve gece krampları gibi belirtilerle kendini gösterdiğini vurguluyor. Tedavisi geciken varis, ciltte renk değişiklikleri, ödem ve venöz ülser gibi ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor.</p>
<p data-start="1172" data-end="1208"><strong data-start="1172" data-end="1206">Sonbahar ve kış tedaviye uygun</strong></p>
<p data-start="1210" data-end="1534">Dr. Özgen, “Bu mevsimler hem hastaların konforunu bozmaz hem de tedaviden daha hızlı sonuç almamızı sağlar. Lazer, köpük (skleroterapi) ve radyofrekans gibi modern yöntemlerden sonra bir süre varis çorabı kullanılması gerekir. Soğuk havalar cilt iyileşmesini destekler ve güneş ışığının azlığı leke riskini azaltır” diyor.</p>
<p data-start="1536" data-end="1576"><strong data-start="1536" data-end="1574">Dikkat edilmesi gereken belirtiler</strong></p>
<p data-start="1578" data-end="1898">Bacaklarda belirgin damarlar, dolgunluk hissi veya ağrı gibi şikâyetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden bir kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurması gerektiğini söyleyen Dr. Özgen, varisin sadece estetik bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini, tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlar gelişebileceğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1900" data-end="1933"><strong data-start="1900" data-end="1931">Varise karşı 8 etkili önlem</strong></p>
<p data-start="1935" data-end="2057">Dr. Özgen, varisin genetik yatkınlığa bağlı olsa da yaşam tarzıyla tetiklenebileceğini belirterek şu önlemleri öneriyor:</p>
<ol data-start="2059" data-end="2807">
<li data-start="2059" data-end="2164">
<p data-start="2062" data-end="2164"><strong data-start="2062" data-end="2092">Uzun süre ayakta kalmayın:</strong> Bacakları zaman zaman kalp seviyesinin üstüne kaldırarak dinlendirin.</p>
</li>
<li data-start="2165" data-end="2284">
<p data-start="2168" data-end="2284"><strong data-start="2168" data-end="2197">Hareketsizlikten kaçının:</strong> Düzenli yürüyüş ve masa başında kısa hareket molalarıyla kan dolaşımını destekleyin.</p>
</li>
<li data-start="2285" data-end="2371">
<p data-start="2288" data-end="2371"><strong data-start="2288" data-end="2319">Bacak bacak üstüne atmayın:</strong> Kan akışını zorlaştıran bu alışkanlıktan kaçının.</p>
</li>
<li data-start="2372" data-end="2448">
<p data-start="2375" data-end="2448"><strong data-start="2375" data-end="2400">İdeal kiloyu koruyun:</strong> Fazla kilolar bacak damarlarına yük bindirir.</p>
</li>
<li data-start="2449" data-end="2544">
<p data-start="2452" data-end="2544"><strong data-start="2452" data-end="2484">Su tüketimine özen gösterin:</strong> Günlük 1,5–2 litre su içmek damar sağlığı için önemlidir.</p>
</li>
<li data-start="2545" data-end="2638">
<p data-start="2548" data-end="2638"><strong data-start="2548" data-end="2594">Yüksek topuklu ayakkabıyı sık kullanmayın:</strong> Baldır kaslarının pompa etkisini azaltır.</p>
</li>
<li data-start="2639" data-end="2724">
<p data-start="2642" data-end="2724"><strong data-start="2642" data-end="2675">Hamam ve saunadan uzak durun:</strong> Aşırı sıcak damarların genişlemesine yol açar.</p>
</li>
<li data-start="2725" data-end="2807">
<p data-start="2728" data-end="2807"><strong data-start="2728" data-end="2751">Sigara kullanmayın:</strong> Damar duvarlarını zayıflatarak varis riskini artırır.</p>
</li>
</ol>
<p data-start="2809" data-end="2938">Dr. Özgen, bu önlemlerle hem varis riskinin azaltılabileceğini hem de tedavi sürecinin daha başarılı geçebileceğini vurguluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/varis-son-yillarda-hizla-yayginlasiyor-sonbahar-ve-kis-tedavi-icin-ideal-donem-590923">Varis son yıllarda hızla yaygınlaşıyor: Sonbahar ve kış tedavi için ideal dönem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Gelişim Uzmanı Karakaş, &#8220;Güçlü çocuklar, sevgi ve güvenin hakim olduğu ailelerin içinde yetişir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuk-gelisim-uzmani-karakas-guclu-cocuklar-sevgi-ve-guvenin-hakim-oldugu-ailelerin-icinde-yetisir-589884</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 11:55:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Karakaş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[karakaş]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589884</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Çocuk Gelişimi Değerlendirme ve Aile Danışmanlığı Birimi, ailelere ve çocuklara yönelik rehberlik hizmetlerini sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-gelisim-uzmani-karakas-guclu-cocuklar-sevgi-ve-guvenin-hakim-oldugu-ailelerin-icinde-yetisir-589884">Çocuk Gelişim Uzmanı Karakaş, &#8220;Güçlü çocuklar, sevgi ve güvenin hakim olduğu ailelerin içinde yetişir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Çocuk Gelişimi Değerlendirme ve Aile Danışmanlığı Birimi, ailelere ve çocuklara yönelik rehberlik hizmetlerini sürdürüyor. Üniversitenin güçlü akademik birikimiyle uzman kadrosunu bir araya getiren birim, Ege Üniversitesi personeli ve onların 0–18 yaş aralığındaki çocuklarına ücretsiz olarak psikososyal destek sağlıyor.  </p>
<p>Birim Danışmanı Burcu Karakaş, aile danışmanlığı ve çocuk gelişimi alanındaki bilgi ve tecrübelerini paylaşarak, çocukların her gelişim evresinde karşılaşabilecekleri duygusal, sosyal ve akademik güçlüklerde ailelere rehberlik etmeyi ve sağlıklı, sürdürülebilir bir aile ortamı oluşturmalarına katkı sunmayı amaçladıklarını belirtti.</p>
<p>         Çocuk gelişimi ve aile danışmanlığı alanından bahseden Burcu Karakaş, “En güçlü motivasyonum, her zaman çocuklara duyduğum koşulsuz sevgi ve onlarla kurduğum doğal bağ oldu. Çocuk gelişimi alanının hem kişiliğimle hem de yaşam felsefemle tam olarak örtüştüğünü düşünüyorum. Kendimi bu alanda geliştirmek benim için bir zorunluluk değil, keyifle sürdürdüğüm bir öğrenme yolculuğu. Çünkü biz eğitimciler, çocuklara bir şeyler öğretirken aslında onlardan da çok şey öğreniyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Çocuk, ailesinden bağımsız değerlendirilemez”</b></p>
<p>Aile danışmanlığı ile çocuk gelişimi arasındaki ilişkiye değinen Burcu Karakaş, iki alanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Karakaş, “Aile, çocuğun doğduğu andan itibaren güvenle sığındığı ilk sosyal çevredir ve gelişiminde belirleyici bir rol oynar. Benim yaklaşımım, çocuğu değerlendirirken aile sistemini bir bütün olarak ele almak üzerine kurulu. Çünkü sağlıklı bir gelişim için çocuğu yalnızca bireysel değil, çevresiyle birlikte görmek gerekir. Günümüzde değişen aile yapısı, iş yaşamı ve teknolojinin etkisiyle farklı bir dinamik kazandı. Ancak çocuğun temel ihtiyacı değişmiyor. Aileyle geçirilen nitelikli zaman, etkili iletişim ve koşulsuz sevgi, her dönemde sağlıklı gelişimin temelini oluşturuyor. Güçlü çocuklar, sevgi ve güvenle büyüdüğü ailelerin içinde yetişir” diye konuştu.</p>
<p><b>“Danışmanlık gelişim sürecinin her aşamasında değerli”</b></p>
<p>Aile danışmanlığı desteğinin yalnızca sorun dönemlerinde değil, her zaman  aileler için faydalı olabileceğini vurgulayan Burcu Karakaş, “Çoğu zaman uzman desteği ancak ciddi bir problem yaşandığında alınır sanılıyor. Oysa biz bu hizmeti yalnızca krizleri çözmek için değil; aileleri güçlendirmek, farkındalık kazandırmak ve iletişim kalitesini artırmak için sunuyoruz. Sunduğumuz bu hizmetin en önemli yönü, önleyici ve geliştirici olması. Özellikle 0–6 yaş dönemi, çocukların gelişim temellerinin atıldığı çok kritik bir evredir. Bu dönemde yapılan değerlendirmeler, hem çocukların gelecekteki becerileri hem de ailelerin farkındalığı açısından büyük önem taşır. Kısacası danışmanlık, bir müdahaleden çok, önleyici ve güçlendirici bir rehberlik sürecidir. Her aile, yaşamının bir döneminde bu desteğin kapsayıcı gücünden fayda görebilir” dedi.</p>
<p><b>“Aile içi iletişim, çocuğun dünyayı algılama biçimini belirler”</b></p>
<p>Aile içi iletişimin çocuğun gelişiminde belirleyici olduğunu vurgulayan Burcu Karakaş, “Ailede kurulan iletişim biçimi, çocuğun kendini nasıl algıladığını, duygularını nasıl ifade ettiğini ve çevresiyle nasıl ilişki kurduğunu şekillendirir. Empati, saygı ve anlayış temelli bir iletişim dili, çocuğa değerli olduğunu hissettirir ve güven duygusunu pekiştirir. Ebeveynlerin birbirleriyle kurduğu dengeli ilişki de çocuğun duygusal temelini oluşturur; çünkü çocuklar dünyayı büyüklerin duygusal tepkilerini gözlemleyerek öğrenir. Huzurlu bir aile ortamı, özgüveni yüksek, sosyal becerileri gelişmiş bireylerin yetişmesini sağlar. Kısacası, çocuğa verilebilecek en büyük armağan; ilişkilerini saygı, iş birliği ve anlayış üzerine kurmuş ebeveynlerdir” diye konuştu.</p>
<p><b>“Güçlü aile, güçlü toplumun temelidir”</b></p>
<p>Birimin hedeflerini paylaşan Burcu Karakaş, “En temel amacımız, Ege Üniversitesi ailesinin her dönemde ihtiyaç duyduğu desteği alabilmesini sağlamak. Yalnızca sorun odaklı değil, önleyici ve geliştirici bir yaklaşımla çalışıyoruz. Ebeveynlerin farkındalığını artırmak, çocukların gelişim süreçlerini yakından izlemek ve her çocuğun kendi potansiyeline ulaşabileceği bir ortam yaratmak önceliklerimiz arasında. Güçlü aile bağlarını desteklemek ve bu modeli uzun vadede diğer kurumlara da örnek olacak bir yapıya dönüştürmek istiyoruz. Çünkü güçlü aile, güçlü toplumun temelidir. Gelişimi anlamak, yaşamı anlamaktır; biz de bu yolculukta ailelerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-gelisim-uzmani-karakas-guclu-cocuklar-sevgi-ve-guvenin-hakim-oldugu-ailelerin-icinde-yetisir-589884">Çocuk Gelişim Uzmanı Karakaş, &#8220;Güçlü çocuklar, sevgi ve güvenin hakim olduğu ailelerin içinde yetişir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı Gebze&#8217;deki bina çökmesini değerlendirdi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-gebzedeki-bina-cokmesini-degerlendirdi-587912</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 15:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[çökme]]></category>
		<category><![CDATA[çökmesini]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirdi]]></category>
		<category><![CDATA[deki]]></category>
		<category><![CDATA[Gebze]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587912</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı ve İSG Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, Gebze’de çöken ve aynı aileden 4 kişinin ölümüne neden olan bina faciasını değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-gebzedeki-bina-cokmesini-degerlendirdi-587912">Uzmanı Gebze&#8217;deki bina çökmesini değerlendirdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı ve İSG Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, Gebze’de çöken ve aynı aileden 4 kişinin ölümüne neden olan bina faciasını değerlendirdi.</p>
<p><strong>Bu tür olaylar “alışılmış bir trajediye” dönüştü</strong></p>
<p>Türkiye’de benzer olayların artık “alışılmış bir trajediye” dönüştüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Daha önce Konya’da da benzer bir bina çökmesi olayı yaşanmıştı. Genelde bu tip binalar kendi kendilerine çökmezler. Binaların statik ve mimari projeleri vardır, belediyeden ruhsat alarak yapılırlar. Ancak bu bilimsel ve teknik gerekçelere uyulmadığında maalesef benzer acılarla karşılaşıyoruz.”</p>
<p><strong>Kolon kesilmesi olabilir!</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, Türkiye’deki birçok çökme vakasında en kritik nedenin kolon kesilmesi olduğunu dile getirerek, “Aşağıda bir alanı genişletmek, oto galerisi ya da fırın yapmak için kolonların kesildiğine çokça şahit oluyoruz. O zaman binanın mevcut statiğini bozmuş oluyoruz. Kesilen kolon tarafındaki zayıflama, küçük depremler ya da zemin oynamalarıyla binanın mukavemetini kaybetmesine ve çökmesine neden olabiliyor. Burada böyle oldu demiyorum ama benim kanım yine burada da bir kolon kesilmesi olduğu şüphesini öne çıkarıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Denetlemelerde de eksiklik var!</strong></p>
<p>Bu tür ihlallerin yalnızca müteahhit ya da bina sahibiyle sınırlı olmadığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Denetlemelerde eksik kalıyoruz. Yeterli denetim elemanımız olmuyor veya denetleme bittikten sonra mevcut şartlar değiştirilebiliyor. Örneğin yangın yönetmeliğine göre iki kaçış noktası olması gereken bir binada, sonradan bir merdivenin daireye katıldığını görebiliyoruz. Bu tip durumlar, ölümcül bir ihmaldir. Savcılık da olaya el atmış durumda zaten. O incelemenin sonucunda belli olacaktır. Yanlışlardan ders çıkarmamız lazım. Bu tür olayları sürekli yaşıyoruz. Her sene bir tane, iki tane bina kendi kendine çöküyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ayasofya ayaktaysa bizim binalar niye çöksün?</strong></p>
<p>Binaların “eski” olmasının tek başına çökme nedeni olamayacağını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Bina eski mi diye hemen soruluyor. Oysa Ayasofya Camii ayakta duruyorsa, Sultanahmet Camii hâlâ ayaktaysa, 50 yıllık bir bina ‘eski’ olamaz. Tek problem, binaları istenilen standartlarda yapmamamız veya sonradan statiğini bozmamızdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Çatlaklar uyarı veriyor…</strong></p>
<p>Vatandaşları binalardaki çatlaklara karşı dikkatli olmaları konusunda uyaran Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Binada çatlak varsa mutlaka test yaptırılmalı. Eğer o çatlağa el veya parmak girebiliyorsa bina risklidir. Bu durumda bina derhal boşaltılmalıdır. Ufak çatlaklarda ise birkaç aylık bir zaman olabilir ama beklemek bile risklidir. Kentsel dönüşümün hızlanması gerekiyor. Bir an önce buna bir çözüm bulunması gerekiyor. Belediyelere başvurularak karot testi yaptırılabilir. Bu test betonun dayanıklılığını ölçer. C25 ve üzeri dayanım gerekir ama özellikle 90’lı yıllardan öncesi binalarda beton kalitesi çok düşük çıkıyor. Testten geçemeyen binalar için boşaltma kararı veriliyor, ancak vatandaşlar ‘nereye gideceğiz’ korkusuyla bu testleri yaptırmaktan çekiniyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“İhmal var, ama kimde olduğu incelemeyle ortaya çıkar”</strong></p>
<p>Gebze’deki olay özelinde kesin bir yargıda bulunmanın erken olacağını, ancak ortada açık bir ihmal bulunduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Durup dururken hiçbir bina kendi kendine çökmez. Depremde bile çöken binaların müteahhitleri yargılanıyor. Demek ki bir ihmal var. Ancak ihmal kimde? Kolon mu kesildi, bina yapıldığı zaman nasıl bir malzeme kullanıldı, kim denetledi — bunların hepsi savcılık soruşturmasıyla ortaya çıkacak. İhmal var, ama kimde olduğu incelemeyle ortaya çıkar.” Şeklinde sözlerini tamamladı</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-gebzedeki-bina-cokmesini-degerlendirdi-587912">Uzmanı Gebze&#8217;deki bina çökmesini değerlendirdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyarıyor! Öğrenciler korsan ödev ve tez sitelerinden uzak dursun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyariyor-ogrenciler-korsan-odev-ve-tez-sitelerinden-uzak-dursun-585508</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 10:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Doküman]]></category>
		<category><![CDATA[kod]]></category>
		<category><![CDATA[korsan]]></category>
		<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencinin]]></category>
		<category><![CDATA[sitelerinden]]></category>
		<category><![CDATA[tez]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı ve Siber Güvenlik Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, son dönemde öğrenciler arasında popüler hale gelen “dijital ödev ve tez siteleri” ne karşı önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyariyor-ogrenciler-korsan-odev-ve-tez-sitelerinden-uzak-dursun-585508">Uzmanı uyarıyor! Öğrenciler korsan ödev ve tez sitelerinden uzak dursun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı ve Siber Güvenlik Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, son dönemde öğrenciler arasında popüler hale gelen “dijital ödev ve tez siteleri” ne karşı önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Öğrencilerin kendi ödevlerini ve tezlerini bizzat yapmaları hayati önem taşıyor</strong></p>
<p>Günümüzde &#8220;akademik danışmanlık&#8221; veya &#8220;ödev yardımı&#8221; adı altında hizmet veren platformların sayısının arttığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, öğrencilerin kendi ödevlerini ve tezlerini bizzat yapmalarının sadece akademik etik açısından değil, kendi gelecekleri açısından da hayati önem taşıdığının altını çizdi.</p>
<p>Bu tür sitelerden hem ödev çözümü hem yüksek lisans tezi veya doktora tezi temin edilebildiğini ifade eden Dr. Şenol, “Bu tür siteler, kendilerini ‘akademik danışmanlık hizmeti’ gibi gösterse de aslında korsan faaliyet yürütmektedir. Hem ödev hem de tez çözülürken ve yazılırken öğrencinin gelişimine yardımcı olması, öğrencinin öğrenmesi ve alacağı unvanın gereklerini kazanması için verilir. Öncelikle bu tür sitelerden hazır yapılmış ödevler, tezler indirip kullanan öğrenciler, hile yaptıkları anlaşılmasa dahi (ki düşük ihtimal), elde ettikleri unvanın gerektiği özellikleri kazanamadan geçtikleri veya mezun oldukları için ileriki zamanlarda mutlaka o kazanılmamış yeteneğin eksikliğini yaşayacaklar, başarılı olamayacaklardır. Diğer taraftan, hile yoluna başvuran öğrenci, farkında olmadan türlü risklere maruz kalır.” dedi.</p>
<p><strong>Korsan siteler öğrencileri şantajla tehdit edebilir</strong></p>
<p>Bu platformlara kaydolan öğrencilerin kişisel verilerini paylaşmak zorunda kaldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu tür siteler kendilerini ziyaret eden ve sözde hizmetlerinden yararlanmak isteyen öğrencilerin kaydolmasını isterler. Kayıt ekranında, normalde para karşılığı verecekleri sözde yardımla orantılı olmayacak kadar bilgi girişi isterler. Muhataplarının T.C kimlik numarası, okudukları okul veya üniversite, öğrenci numarası, facebook, Instagram hesabı gibi… Ödevin veya tezin son teslim tarihini de isterler. Öğrencinin bu bilgileri vermesinden sonra korsan ödev-tez sitesi öğrenci hakkında sosyal ağ bilgilerini de kullanarak öğrencilerden özellikle varlıklı ailelerin çocuklarını, tehdit ve şantajla, okul ve üniversiteye yaptıkları hileyi açık etmekle tehdit ederek para isteyebilirler. Tehdit ve şantaj için öncelikle öğrencinin ödev ve tezini teslim etmesini beklerler. Öğrencinin etik olmayan fiili işlemesini müteakip şantaj faaliyetine geçerler.”</p>
<p><strong>Kredi kartı bilgileri ele geçirilebilir</strong></p>
<p>Öğrencinin temin ettiği ödev ve tezin kendi bilgisayarına virüs veya kötücül yazılım bulaştırabileceğini de kaydeden Dr. Şenol, “Kötücül yazılım vasıtası ile öğrencinin bilgisayarında kullandığı kullanıcı kodları, şifreler korsan ödev-tez sitesini işletenlerin eline geçebilir. Hileli olarak elde edilen tez veya ödev karşılığında öğrenci ödeme yaparken kredi kartı ile ödeme yapacak veya havale yapacaktır. Ödemeyi yaparken korsan ödev-tez sitesinin ödeme ekranına yönlendirildiğinde kredi kartı bilgileri, son kullanma tarihi ve kod bilgisini de kaydedecek, bu bilgileri başka korsan faaliyeti yapan kişilerle paylaşacaklardır. Diğer taraftan, yaptıkları ödeme kaydı, korsan ödev-tez sitesinin kendilerine şantaj yapmaları için bir delil ve dayanak teşkil edecektir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Aynı ödev başkasına da satılabilir!</strong></p>
<p>Korsan ödev sitelerinin çoğu zaman aynı içeriği birden fazla öğrenciye sattığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, “Para karşılığı elde ettikleri ödev sadece kendilerine değil önceden veya aynı anda başka öğrencilere verilmiş olabilir. Yüksek lisans ve doktora tezlerinde de bu durum rastlanabilir. Öğretim üyesi veya öğretmen, benzerlik kontrolü yapan turnitin, ithenticate gibi programlarla aynı veya benzer içeriğe sahip ödev-tezleri rahatlıkla bulabilir. Bu durumda öğrenci okuldan bir yıl uzaklaştırılmak, okuduğu programdan ilişiği kesilmek gibi durumlarla karşılaşabilir. Öğrencinin mezuniyetinden sonra durum ortaya çıkarsa edindiği unvanın kendisinden geri alınması da söz konusu olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Word veya PDF dosyalarına gizlenmiş zararlı yazılımlar olabilir</strong></p>
<p>Korsan ödev veya tez sitelerinden indirilen dosyaların teknik açıdan da tehlikeli olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, “Word dokümanlarında makro dediğimiz, doküman yüklendiğinde otomatik çalışan bazı kodlar bulunabilir. Makro çalıştırılması eğer aktif ise, word dokümanı içindeki kötücül kod barındıran makro çalışıp bilgisayarda bir zafiyet oluşturabilir. PDF dokümanlarında, PDF okuyucudaki bir zafiyet kullanılıp, PDF dokümanı ekrana gösterilirken çalışan kodu kötüye kullanacak şekilde özel hazırlanmış içerik PDF dokümanı içine yerleştirilebilir. PDF dokümanı kurbanın bilgisayarında açıldığında bilgisayarına sömürülebilir bir zafiyet yüklenebilir. Bu zafiyet bazen korsan kişinin uzaktan bilgisayarına bağlanabileceği bir arka kapı yazılımı, bazen klavyeden girilen kullanıcı kodu ve şifrelerin korsanın hesabına gönderen bir yazılım şeklinde tezahür edebilir.” dedi.</p>
<p>Ayrıca programlama ödevleri için indirilen kaynak kodlarının da risk taşıdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, “Öğrenci C ya da Python gibi bir programı derleyip çalıştırdığında, içine yerleştirilmiş zararlı yazılım bilgisayarına bulaşabilir” diye uyardı.</p>
<p><strong>Kendin yap, güvenli kal!</strong></p>
<p>Öncelikle öğrencilere tez ve ödevlerini kendilerinin yapması gerektiğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, “Kendileri yaparlarsa hem risklerden uzak durmuş olacaklar hem kişisel gelişimlerini sağlıklı şekilde yürütecekler, hem kendilerine duydukları özsaygıyı muhafaza edeceklerdir. Bu tür sitelerin isteyecekleri okul, üniversite numarası, sosyal medya hesabı gibi bilgilerin, verilen sözde hizmetle ilgisini sorgulamalı ve en başından bu tür sitelerden uzak durmalıdırlar. Bazı korsan ödev siteleri öğrencinin üniversite veya okul öğrenci sistemine giriş için kullandığı öğrenci numarası ve şifresini isteyebilir. Bu durum da sitenin doğrudan kötü niyetinin işaretidir. Öğrenciler her yönüyle korsan ödev-tez sitelerinden uzak durmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyariyor-ogrenciler-korsan-odev-ve-tez-sitelerinden-uzak-dursun-585508">Uzmanı uyarıyor! Öğrenciler korsan ödev ve tez sitelerinden uzak dursun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çevirmenler, dil ve kültür uzmanı olarak yeniden tanımlanacak…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cevirmenler-dil-ve-kultur-uzmani-olarak-yeniden-tanimlanacak-580310</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 10:50:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[Büklüm]]></category>
		<category><![CDATA[Çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[çevirmen]]></category>
		<category><![CDATA[çevirmenler]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[kültüre]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[tanımlanacak]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580310</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) Mütercim ve Tercümanlık Bölümü (İngilizce) Öğr. Gör. Gözde Büklüm, 30 Eylül Çeviri Günü dolayısıyla, yapay zekanın çeviri alanında getirdiği değişimleri ve çevirmenlik mesleğinin geleceğini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cevirmenler-dil-ve-kultur-uzmani-olarak-yeniden-tanimlanacak-580310">Çevirmenler, dil ve kültür uzmanı olarak yeniden tanımlanacak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) Mütercim ve Tercümanlık Bölümü (İngilizce) Öğr. Gör. Gözde Büklüm, 30 Eylül Çeviri Günü dolayısıyla, yapay zekanın çeviri alanında getirdiği değişimleri ve çevirmenlik mesleğinin geleceğini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Çeviriler bağlama göre farklılaşıyor</strong></p>
<p>Günümüzde hızla gelişen yapay zeka teknolojileri ve beraberinde getirdiği yeniliklerle, çeviri alanında köklü değişimlere şahit olunduğunu ifade eden Büklüm, şöyle devam etti:</p>
<p>Yapay zeka temelli çeviri araçları, yüksek hızda ve kapasitede çeviri yapabilmeleri ile son yıllarda öne çıktı. Sundukları çeviriler, gündelik dilde, teknik alanlarda ve dil verisi açısından zengin dil çiftlerinde çoğunlukla başarılı sonuçlar veriyor. Bu durum haliyle çevirmen adaylarını biraz paniğe sürüklemiş durumda. Peki mesleğimiz elden gidiyor mu? Yapay zeka teknolojileri gerçekten insan çevirmenlerin yerini alacak mı? Bu sorunun cevabını bulmak için çevirilerin ne tür bağlamlarda kullanılacağını değerlendirmemiz gerekli.</p>
<p>İnsan çevirmenlerin ve yapay zekânın ürettiği çeviriler, dilin yalnızca sözcüklerden ibaret olmadığı noktasında keskin bir çizgi ile ayrılıyor. Duygu, bağlam, niyet ve kültürel katmanlar, çevirinin makineler tarafından yapılmasını zorlaştıran öğeler. Aynı cümlenin farklı bağlamlara göre farklı anlamlar içerebildiği, yer aldığı kültüre ve zaman dilimine göre farklı ifadelerin tercih edilmesi gerektiği durumlarda henüz yapay zeka temelli araçlar başarılı sonuçlar sunamıyor. Bu sonuçlar, çevirinin tek bir doğru karşılığı olan yalın bir dil aktarımı olmadığını bize kanıtlıyor.”</p>
<p><strong>Bazı alanlarda hâlâ insan uzmanlığına ihtiyaç var</strong></p>
<p>Teknik belgelerde yapay zekânın etkili olabildiğini dile getiren Öğr. Gör. Gözde Büklüm, “Teknik belgeler gibi daha standartlaşmış metin türlerinde veya karmaşık olmayan cümle yapılarında yapay zekâ etkili ve başarılı çeviriler ortaya koyuyor, evet. Fakat edebi çeviri, reklam çevirileri, hukuk metinleri, sağlık sektörü, simultane çeviri ya da kültürel açıdan yoğun altyazı çevirileri ve oyun çevirisi gibi alanlarda insan uzmanlığına hala ihtiyaç duyuluyor. Yapay zeka uygulamaları deyim, ironi, metafor ve kültürel referansları anlamakta ve çevirmekte henüz yetersiz kalıyor. Bu türlerde bağlamı anlamak, sözcüklerin arkasındaki kastedileni yorumlamak ve hedef kültüre uygunluk sağlamak, makine çevirisinin zorlandığı noktalar.” dedi.</p>
<p><strong>Çevirmenler dil ve kültür uzmanı olarak yeniden tanımlanacak</strong></p>
<p>Çeviriyi kullanacak kişilerin kendi prestijlerine ve imajlarına gölge düşürmemek için çeviride kaliteyi ve nüansları gözettiğini, o yüzden yapay zeka çevirisine henüz çoğu kullanıcının sıcak bakmadığını da söyleyen Öğr. Gör. Gözde Büklüm, “Kritik öneme sahip konularda hala makinelere değil insan çevirmenlere güveniliyor. Yine de teknolojinin çeviri süreçlerinde artık hep yer alacağını ve geliştirmelere açık olacağını kabul etmemiz gerekli. Teknolojiyi iyi kullanan ve çeviri yaptıkları dilin kültürüne hakim olan çevirmenler bu süreçte rekabet avantajı elde edecekler ve çevirmenlik meslek tanımı biraz daha değişmiş olacak. Yapay zeka çağında çevirmenler, sadece çeviri yapan değil; metni düzenleyen, bağlamı analiz eden ve yapay zekâ çıktısını denetleyen dil ve kültür uzmanları olarak kendilerini tekrar tanımlayacaklar.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>20 yılı aşkın süredir bilgisayar destekli çeviri araçları derslerde var</strong></p>
<p>Yapay zekanın bir tehditten çok, dikkatli ve etik kullanıldığında faydalı bir araç olarak değerlendirilebileceğini anlatan Öğr. Gör. Gözde Büklüm, “Aslına bakarsanız çeviride bilgisayarları kullanmak konusu bizim yeni tanıştığımız bir olgu da değil. Mütercim ve Tercümanlık bölümlerinde yer alan derslerde bilgisayar destekli çeviri programlarının kullanımı 20 yılı aşkın süredir öğrencilere sunuluyor.  Bu araçlar sayesinde öğrenciler hem hızlı hem kaliteli çeviri yapabilmeyi öğreniyor. Yapay zeka da bu gereçler gibi zaman kazanmak ve ilk taslakları oluşturmak konusunda işimizi son derece kolaylaştırıyor ve müfredatımızda yapay zeka kullanımına yönelik dersler bulunuyor. Üniversitemizin Mütercim-Tercümanlık Bölümü’nde yapay zeka konusunda yapılan dersler, seminerler ve atölyeler, öğrencileri geleceğe hazırlamak adına önemli bir rol oynuyor. Öğrencilerimize dil uzmanı olarak yeni teknolojileri nasıl kullanacakları konusunda yol göstermeyi hedefliyoruz.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cevirmenler-dil-ve-kultur-uzmani-olarak-yeniden-tanimlanacak-580310">Çevirmenler, dil ve kültür uzmanı olarak yeniden tanımlanacak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı cevapladı: Büyük felaketler çocuklara nasıl anlatılmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-cevapladi-buyuk-felaketler-cocuklara-nasil-anlatilmali-559978</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 14:44:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlatılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[cevapladı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[felaketler]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559978</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, toplumsal felaketlerin çocuklar üzerindeki duygusal etkileri hakkında bilgi verdi ve ebeveynlerin çocukların bu zor süreçleri sağlıklı atlatabilmesi için nasıl destek olmaları gerektiği anlattı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-cevapladi-buyuk-felaketler-cocuklara-nasil-anlatilmali-559978">Uzmanı cevapladı: Büyük felaketler çocuklara nasıl anlatılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, toplumsal felaketlerin çocuklar üzerindeki duygusal etkileri hakkında bilgi verdi ve ebeveynlerin çocukların bu zor süreçleri sağlıklı atlatabilmesi için nasıl destek olmaları gerektiği anlattı. </p>
<p><strong>Çocuklar, trajik olaylarla başa çıkmak için ebeveyn ve yetişkin desteğine ihtiyaç duyar!</strong></p>
<p>Çocukların, çevrelerinde yaşanan trajik olayları algılarken yaşlarına, bilişsel düzeylerine ve duygusal dayanıklılıklarına göre farklı tepkiler verdiklerini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Küçük yaşlardaki çocuklar, olayları somut ve sınırlı bir şekilde anlamlandırırken, neden-sonuç ilişkilerini tam olarak kavrayamayabilirler. Daha büyük çocuklar ise olayların boyutunu, sonuçlarını ve duygusal etkilerini daha derinlemesine anlayabilirler.” dedi.</p>
<p>Çocuğun duygusal dayanıklılığının bu noktada önemli etkenlerden biri olduğuna dikkat çeken Ergür, “Çocuklarda bu durum kaygı, korku ve güvenlik duygusunda sarsılmalara yol açabilir. Çocuklar, trajik olayların etkisiyle başa çıkabilmek için ebeveynlerin ve yetişkinlerin desteğine ihtiyaç duyarlar. Yetişkinlerin çocuklara yapacakları açıklamalar ve baş etme davranışlarıyla model olmaları oldukça destekleyici olacaktır. Şefkatli bir iletişim ve güvenli bir ortam, çocukların bu olayları anlamlandırmasına ve duygusal iyilik halini yeniden kazanmasına yardımcı olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocuklara yaşlarına uygun ve güven verici bilgi verilmeli!</strong></p>
<p>Ailelerin, çocukları felaketlerden korumak adına olayları tamamen yok saymasının, çocukların duygusal ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalabileceğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Çocuklar çevrelerindeki değişiklikleri ve duygusal yoğunluğu hissedebilir, belirsizlik ve açıklama eksikliği ise kaygıyı artırabilir.” dedi.</p>
<p>Bu nedenle, çocukları olaylardan tamamen izole etmek yerine, yaş ve gelişim düzeylerine uygun, kontrollü bir şekilde bilgi vermenin daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu kaydeden Ergür, şeffaf, sade ve güven verici bir dil kullanarak durumu açıklamanın, aynı zamanda duygusal destek sunmanın, çocukların korkularını yatıştıracağını ve güvende hissetmelerine yardımcı olacağını aktardı.</p>
<p><strong>Empati ve umut mesajları, çocukların olayları sağlıklı algılamasını sağlar!</strong></p>
<p>Felaket dönemlerinde çocuklar için eğlence veya dikkat dağıtıcı etkinliklerin düzenlenmesinin, onların duygusal yüklerini hafifletmek, iyi hissetmelerini sağlamak ve güven duygularını yeniden inşa etmek açısından faydalı olabileceğini belirten Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, şunları söyledi:</p>
<p>“Ancak, bu yaklaşım çocukların olayları tamamen yok saymasına veya toplumsal sorumluluk bilincinden uzaklaşmasına neden olmamalı. Çocukların hem olayın ciddiyetini anlayabilmesi hem de umut ve dayanışma duygusunu deneyimlemesi önemlidir. Bu nedenle, etkinlikler sırasında çocuklara yaşlarına uygun şekilde empati, dayanışma ve umut mesajları verilmesi, toplumsal olayları sağlıklı bir şekilde algılamalarına katkı sağlar.</p>
<p><strong>Ebeveynler, güven verici bir tutumla umut duygusunu pekiştirmeli!</strong></p>
<p>Çocukların felaketler karşısında sağlıklı bir dayanıklılık geliştirebilmeleri için ebeveynlerin, bilgi verirken yaş ve gelişim düzeyine uygun bir dil kullanmaları gerektiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Çocukların duygusal ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalı. Gereksiz detaylardan kaçınılarak sade, net ve doğru bilgi paylaşılmalı; aynı zamanda çocukların hislerini ifade etmelerine olanak tanınmalı. Ebeveynler, korku ve kaygılarını yatıştırmak için güven verici bir tutum sergilemeli, birlikte çözüm yolları ve dayanışma örnekleri paylaşarak umut duygusunu pekiştirmeli. Bu yaklaşım, çocukların hem olayı anlamlandırmasına hem de duygusal dayanıklılık kazanmalarına destek olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Çocukların duyguları kabul edilmeli ve ifade etmelerine olanak tanınmalı!</strong></p>
<p>Çocukların felaketlere tanık olduktan sonra hissettikleri korku ve endişelerle başa çıkabilmeleri için ebeveynlere önerilerde bulunan Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Öncelikle çocukların duygularını kabul etmeli ve ifade etmelerine olanak tanımalılar. Güven verici bir iletişimle, olaylara dair yaşlarına uygun açıklamalar yapılarak, belirsizlikler ortadan kaldırıldıktan sonra çocukların duygularını ifade etmelerine yardımcı olmak gerekir. Çocukların konuşmaları için teşvik edilmesi, oyun veya resim gibi yollarla duygularını ifade etmelerine destek olmak oldukça önemli. Bunun yanı sıra çocukların rutinlerini sürdürmeleri, onlara güvenli bir alan sağlar ve duygusal dengeyi destekler. Nefes egzersizleri, rahatlatıcı müzik, sanat etkinlikleri veya hikayeler gibi sakinleştirici aktiviteler de çocukların duygularını ifade etmelerine yardımcı olur ve stresin azalmasını sağlar. Gerektiğinde bir uzman desteği almak, çocuğun sağlıklı bir şekilde iyileşme sürecine katkıda bulunur.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-cevapladi-buyuk-felaketler-cocuklara-nasil-anlatilmali-559978">Uzmanı cevapladı: Büyük felaketler çocuklara nasıl anlatılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyardı: Sınav öncesi bunu yapmayın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-sinav-oncesi-bunu-yapmayin-543749</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 09:06:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bunu]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yapmayın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, 15 Haziran’da gerçekleşecek Liselere Geçiş Sınavı (LGS) öncesinde, sınava girecek öğrencilere ve ailelerine kaygı yönetimi konusunda önerilerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-sinav-oncesi-bunu-yapmayin-543749">Uzmanı uyardı: Sınav öncesi bunu yapmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, 15 Haziran’da gerçekleşecek Liselere Geçiş Sınavı (LGS) öncesinde, sınava girecek öğrencilere ve ailelerine kaygı yönetimi konusunda önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Kaygıyı bastırmaya değil, belli bir seviyede tutmaya çalışın!</strong></p>
<p>Sınav kaygısının, öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Bireyin sınava yüklediği anlam, sınavın zihindeki yeri, sınav sonrası kişinin ailesinin ve arkadaşlarının gözündeki yeri ve sınava verilen önem, sınav kaygısı oluşumu üzerinde etkilidir.” dedi.</p>
<p>Sınav stresi ile baş etmek için bazı adımlar izlenebileceğini dile getiren Taşkın, “Gerçekçi olmayan düşünme alışkanlıklarını değerlendirmek ve gerekirse değiştirmek önemli bir adım. Bununla birlikte nefes alma egzersizleri, gevşeme egzersizleri, kaygıyı bastırma değil onu yeteri ve gereği kadar seviyede tutmak ile dikkatini başka noktalara odaklama tekniği, kullanılabilecek başa çıkma yollarıdır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Sadece sınav gününü ve sınavın sonucunu düşünmeyin!</strong></p>
<p>Sınav kaygısının gerçek performansın ortaya konmasını engelleyeceğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Kaygıya yenik düşerseniz potansiyelinizin altında bir sonuç elde edersiniz.” uyarısında bulundu.</p>
<p>Taşkın, dikkat edilmesi gereken diğer noktaları şöyle sıraladı:</p>
<p>“Sınavdan önce mutlaka uyku düzeninizi sağlayın. Beslenmenize özen gösterin. Mutlaka beden ve rahatlama egzersizleri yapın. Aklınıza gelen negatif düşüncelere takılıp kalmayın, eğer yapabiliyorsanız odak noktanızı değiştirin. Sadece sınav gününü ve sınavın sonucunu zihninizden geçirmeyin. Sevdiğiniz kişiler ile vakit geçirin. Son gün ders çalışmayı denemeyin.”</p>
<p><strong>Kaygınızı kontrol edemiyorsanız, sınav öncesi çocuğunuzla vakit geçirmeyin!</strong></p>
<p>Sınav öncesi ailelerin çocuklarına olumlu geribildirimlerde bulunması gerektiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Sonuçtan çok sürecin önemli olduğu çocuğa bildirmeli ve bu süreçte elinden geleni yaptığı hissettirilmeli. Sınav öncesi ve sonrasına dair aile hassas olmalı, çocuklarını asla bir başkası ile kıyaslamamalı.” dedi.</p>
<p>Ailelerin empati yaparak çocuklarının heyecanını anladıklarını da dile getirmeleri gerektiğini kaydeden Taşkın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Aileler çocuklar için cesaretlendirici olmalı. Sınav sonucu ne olursa olsun çocuğunuz onu seveceğinizi bilmeli. Sınav günü ailenin heyecanı sınava yönelik değil çocuğa yönelik olmalı. Farkında olmadan pozitif bir davranış gibi düşünülerek söylenen, ‘sen yaparsın, sen en iyi liseye layıksın’ sözleri çocuklarda çok büyük kaygıya sebebiyet verebilir. Eğer ebeveyn kaygısını kontrol edemiyorsa çocuğun yanında sürekli olması uygun olmayacaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-sinav-oncesi-bunu-yapmayin-543749">Uzmanı uyardı: Sınav öncesi bunu yapmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyardı! Kronik kabızlık kasık fıtığı riskini artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-kronik-kabizlik-kasik-fitigi-riskini-artiriyor-461486</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2024 11:38:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kasık]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461486</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonradan gelişen kasık fıtığının kas tabakasında veya karın duvarındaki zayıflıktan kaynaklandığını dile getiren uzmanlar, bunlar arasında doğum, kilo fazlalığı, kronik kabızlık, ağır egzersizler, obezite, yaşlanma, sedanter yaşam tarzı ve bazı bağ doku hastalıklarının yer aldığını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-kronik-kabizlik-kasik-fitigi-riskini-artiriyor-461486">Uzmanı uyardı! Kronik kabızlık kasık fıtığı riskini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hamilelik döneminin de kasık fıtığı riskini artırabildiğini kaydeden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Ayrıca, ağır işlerde ayakta uzun süre kalanlar ve sigara içenlerde de kasık fıtığı riski artabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, kasık fıtığı hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kasık fıtığı tek taraflı veya çift taraflı şişliğe neden olabiliyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, kasık fıtığının, kasık bölgesinde, tek taraflı veya çift taraflı şişlik, hassasiyet veya kabarıklık gibi belirtilere yol açabildiğini ifade ederek, “Bazen, kişi bölgede baskı hissi veya rahatlama hissi yaşar, bu da kasık fıtığı şüphesini uyandırabilir. İlerleyen durumlarda, bu şişlik testislere doğru yayılabilir ve bağırsaklarda sıkışırsa kabızlık atağı gibi belirtiler görülebilir. Ayrıca, kaslarda şişkinlik ve karın ağrıları da ortaya çıkabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Doğumsal ve sonradan gelişen olmak üzere iki şekilde ortaya çıkıyor</strong></p>
<p>Kasık bölgesindeki kaslarda meydana gelen zayıflık, spermatik kordonun veya kanalın genişlemesi gibi durumların kasık fıtığına yol açabildiğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Bu fıtık, doğumsal ve sonradan gelişen olmak üzere iki şekilde ortaya çıkabilir. Doğumsal kasık fıtığı, kanalın genişlemesinden kaynaklanır ve iç organların fıtık kesesine doğru hareket etmesine neden olabilir. Bu durumda, fıtık kesesine bağırsaklar veya yağlı dokular girebilir.” şeklinde bilgi verdi. </p>
<p><strong>Ağır egzersizler kasık fıtığına neden oluyor</strong></p>
<p>Sonradan gelişen kasık fıtığının kas tabakasında veya karın duvarındaki zayıflıktan kaynaklandığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Zayıflık, çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir; bunlar arasında doğum, kilo fazlalığı, kronik kabızlık, ağır egzersizler, obezite, yaşlanma, sedanter yaşam tarzı ve bazı bağ doku hastalıkları yer alır. Hamilelik dönemi de kasık fıtığı riskini artırabilir. Ayrıca, ağır işlerde ayakta uzun süre kalanlar ve sigara içenlerde de kasık fıtığı riski artabilir. Bu iki tür kasık fıtığı, farklı nedenlerden kaynaklanır ve belirli risk gruplarında daha yaygın olabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Kasık fıtığının çok erken başlangıç dönemlerinde bile fark edilemeye bildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Özellikle kilolu hastalarda bu durum daha da zor olabilir. Bu durumda, ultrason tetkiki kullanılarak kasık fıtığının tanısı konulabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Cerrahi tedavi gerekiyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, kasık fıtığının, kasık bölgesindeki bir yırtık veya kanal genişlemesi nedeniyle oluştuğunu ve cerrahi tedavi gerektirdiğini belirterek, “Aksi takdirde, bağırsakların bu alana girmesi ve düğümlenme gibi istenmeyen komplikasyonlarla karşılaşılabilir.” dedi.</p>
<p>Kasık fıtığı oluştuğunda, yaşam kalitesinin etkilenebildiğini de söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, şunları vurguladı:</p>
<p>“Belirtiler arasında bölgede şişlik, zaman zaman kramplar ve hassasiyetler yer alabilir. Ayrıca, bu durum kişinin cinsel hayatını da etkileyebilir; baskı nedeniyle ağrı hissedebilir ve yaşam kalitesi bu belirtilerden dolayı olumsuz etkilenebilir. Kasık fıtığının teşhis edilmesi durumunda, cerrahi tedavi gereklidir. Fıtık boşluğuna bağırsakların girmesi mümkündür; bu durumda bağırsaklar testislere kadar inebilir ve bağırsak tıkanıklığına yol açabilir. Ağrı ve gaz çıkarma problemleri de ortaya çıkabilir. Bağırsakların bu alanda sıkışması durumunda ise ciddi riskler söz konusudur; bu durumda acil cerrahi müdahale gereklidir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-kronik-kabizlik-kasik-fitigi-riskini-artiriyor-461486">Uzmanı uyardı! Kronik kabızlık kasık fıtığı riskini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyarıyor! Pasif agresif kişilik özelliği ilişkileri tehdit ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyariyor-pasif-agresif-kisilik-ozelligi-iliskileri-tehdit-ediyor-457821</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 May 2024 10:08:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[agresif]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik]]></category>
		<category><![CDATA[özelliği]]></category>
		<category><![CDATA[pasif]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşısındaki kişiyle yüzleşmekten kaçınan pasif agresif bireylerin suçlanma korkusu, yetersizlik gibi duygularla boğuştuğunu dile getiren uzmanlar, bu kişilerin öne çıkmak ve sorumluluk almak istemediklerini de söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyariyor-pasif-agresif-kisilik-ozelligi-iliskileri-tehdit-ediyor-457821">Uzmanı uyarıyor! Pasif agresif kişilik özelliği ilişkileri tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pasif agresif kişilik özelliği olan bireylerin çevresiyle ve hatta yakınlarıyla dahi uzun soluklu ve sağlıklı ilişki sürdürebilmelerinin güç olduğunu da kaydeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, “Abartılı alınganlık, mesafeli davranma, somurtkanlık, hazır ve bitmek bilmeyen mazeretler, bilinçli yanlışlar yapma, değişime direnç, yakın ve samimi ilişkilerden kaçınma bu bireylerde sıklıkla gözlemlenen diğer davranış örüntüleridir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, pasif agresif kişilik bozukluğuna ilişkin değerlendirmede bulundu. </p>
<p><strong>Pasif agresif kişilik bozukluğu nedir?</strong></p>
<p>Pasif-agresif davranışlar sergileyen kişilerin kendilerini güvenli şekilde ifade edemediklerini, isteklerini, olumsuz duygularını, düşüncelerini konuşmak, paylaşmak yerine sessiz kalmayı, dolaylı ya da imalı şekilde ifade etmeyi tercih ettiklerini kaydeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, “Karşısındaki kişiyle yüzleşmekten kaçınan pasif agresif bireyler suçlanma korkusu, yetersizlik gibi duygularla boğuşurken öne çıkmak ve sorumluluk almak istemiyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Pasif ama sessiz saldırganlar! </strong></p>
<p>Bu kişilerin iç dünyasında yaşadığı agresif duygu ve düşüncenin dışa yansımasının pasif ve sessiz saldırganlık şeklinde olduğunu dile getiren Dr. Erman Şentürk, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu sessizliğin sonucu olarak kişinin düş kırıklığı, üzüntü, kızgınlık, sinirlilik, tahammülsüzlük gibi duyguları katlayarak artmakta ve karşı tarafa doğrudan ya da dolaylı olarak yansımaktadır. Bu zamanla ilişkilerde bir duygusal istismar biçimine dönüşebilir. Pasif agresif kişilik özelliği olan bireyler, karşısındakinin kızgınlığını görmezden gelirken sorumluluk almaktan kaçınma, daha çok karşı tarafı suçlama, sorumlu tutma eğilimindelerdir. İletişimin bozulması kaygısını taşımazlar. </p>
<p><strong>Abartılı alınganlık gösterirler</strong></p>
<p>Bu nedenle pasif agresif kişilik özelliği olan bireylerin çevresiyle ve hatta yakınlarıyla dahi uzun soluklu ve sağlıklı ilişki sürdürebilmeleri güçtür. Abartılı alınganlık, mesafeli davranma, somurtkanlık, takdir görmeme hissi, sürekli mağdur olma düşüncesi, empati kurmakta ve başkalarının düşüncelerini anlamakta zorlanma, hazır ve bitmek bilmeyen mazeretler, bilinçli yanlışlar yapma, değişime direnç, yakın ve samimi ilişkilerden kaçınma bu bireylerde sıklıkla gözlemlenen diğer davranış örüntüleridir.</p>
<p><strong>Pasif agresiflik neden kaynaklanıyor?</strong></p>
<p>Pasif agresiflikte çocukluk döneminde ebeveynlerin,<strong> </strong>çocuğun duygularını ve düşüncelerini ifade etmelerine izin vermemeleri, baskıcı ve aşırı kontrolcü olmalarının önemli bir etken olduğunu anlatan Dr. Erman Şentürk, şu bilgileri de verdi:</p>
<p>“Aşağılanma, cezalandırma bir müddet sonra pasif bir direnişe sebebiyet verebilir. Dış dünya ile güven bağını yeterince kuramayan bireyde yetişkinliğe geçiş döneminde onaylanma, yeterlilik ve takdir görme gibi ihtiyaçlar ön plana çıkmaktadır. Bu ihtiyaçların şüphecilik ve kontrolcülük ekseninde yönetilmesi kişinin pasif-agresif davranmasına sebep olmaktadır.”</p>
<p><strong>Pasif agresiflik tedavisi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Dr. Erman Şentürk, pasif agresif kişilik bozukluğunun tedavisinde öncelikli olarak psikoterapi önerildiğini ifade ederek, “Psikoterapide, kişinin duygularını ve düşüncelerini sağlıklı bir şekilde ifade etmeyi öğrenmesi hedeflenir. Ayrıca, kişinin çocukluk döneminde yaşadığı olumsuz deneyimleri ve bunlarla başa çıkma yollarını da ele almak gerekir. Bilişsel davranışçı terapi, şema terapi ve psikodinamik terapi yöntemlerinin daha faydalı olduğu biliniyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyariyor-pasif-agresif-kisilik-ozelligi-iliskileri-tehdit-ediyor-457821">Uzmanı uyarıyor! Pasif agresif kişilik özelliği ilişkileri tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyardı! Glutensiz diyetlerin hızlı kilo verdirdiğini gösteren bir kanıt yok!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-glutensiz-diyetlerin-hizli-kilo-verdirdigini-gosteren-bir-kanit-yok-453930</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Apr 2024 17:02:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[diyetlerin]]></category>
		<category><![CDATA[glütensiz]]></category>
		<category><![CDATA[gösteren]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[kanıt]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[verdirdiğini]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda glutensiz paketli ürünlerin ve glutensiz unların sağlıklı olduğuna dair medyada oluşturulan algının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu daha çok bir pazarlama stratejisidir. Çünkü glutensiz ürünlerin çoğu işlenmiş unlardan yapılır. Glutensiz buğday unu normal unlara göre daha çok işlenmiştir.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-glutensiz-diyetlerin-hizli-kilo-verdirdigini-gosteren-bir-kanit-yok-453930">Uzmanı uyardı! Glutensiz diyetlerin hızlı kilo verdirdiğini gösteren bir kanıt yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son yıllarda glutensiz paketli ürünlerin ve glutensiz unların sağlıklı olduğuna dair medyada oluşturulan algının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu daha çok bir pazarlama stratejisidir. Çünkü glutensiz ürünlerin çoğu işlenmiş unlardan yapılır. Glutensiz buğday unu normal unlara göre daha çok işlenmiştir.” dedi.</strong></p>
<p><strong>Glutensiz diyetlerin popülerliğine de işaret eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Glutensiz diyetlerin hızlı kilo verdirdiğini gösteren bir kanıt yok.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, glutensiz beslenme konusunda bilgi verdi.</p>
<p><strong>“Çölyak hastalarında gluten ince bağırsaklarda alerjik bir etki gösteriyor”</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, glutenin; buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan bir bitkisel protein olduğunu ifade ederek, “Çölyak hastalarında gluten ince bağırsaklarda alerjik bir etki gösterir ve bağırsakların doğal yapısının bozulmasına sebep olur. Gluten bu bireylerde karın ağrısı, ishal, kabızlık, baş ağrısı gibi semptomlara sebep olur. Bu nedenle bu hastalar hayat boyu glutensiz diyet uygularlar.” dedi. </p>
<p><strong>Glutensiz bir diyeti uygulamak maddi ve sosyal açıdan normal beslenmeye göre daha zor</strong></p>
<p>Yapılan son araştırmaların irritabl bağırsak sendromu, otizm, fibromiyalji gibi otoimmün hastalıklarda, glutensiz diyetlerin olumlu sonuçlar gösterebildiğini belirttiğini kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Günümüz şartlarında glutensiz bir diyeti uygulamak maddi ve sosyal açıdan normal beslenmeye göre daha zordur. Çünkü sağlıklı ürüne ulaşmak ekstra bir çaba gerektirir. Eğer glutensiz bir diyet uyguluyorsanız, patates, pirinç, glutensiz unlar yerine posa içeriği yüksek ve içeriğinde doğal olarak gluten bulunmayan karabuğday, amarant, kinoa gibi tahıllar ve kurubaklagiller ve unlarını (nohut unu gibi) tüketmek çok daha sağlıklı olacaktır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Glutensiz ürünlerin çoğu işlenmiş unlardan yapılıyor</strong></p>
<p>“Son yıllarda glutensiz paketli ürünlerin ve glutensiz unların sağlıklı olduğuna dair medyada oluşturulan algı gerçeği yansıtmamaktadır.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu daha çok bir pazarlama stratejisidir. Çünkü glutensiz ürünlerin çoğu işlenmiş unlardan yapılır. Glutensiz buğday unu normal unlara göre daha çok işlenmiştir, B vitaminleri, folik asit ve posadan daha fakirdir. Üstelik glisemik indeksleri yani kan şekerini yükseltme hızları beyaz una göre daha yüksektir. Ayrıca glutensiz ürünlerin tatlarını güzelleştirmek için daha fazla şeker ve yağ ilave edilebilmektedir. Bu nedenle bu ürünleri satın alırken özellikle etiketleri dikkatli incelenmelidir.</p>
<p><strong>Birçok kişi glutensiz diyetleri zayıflamak için yapıyor</strong></p>
<p>Glutensiz diyetlerin popülerliğine de işaret eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Glutensiz diyetler uzun süreli uygulandığında; folik asit, B vitamini, kalsiyum, demir gibi vitamin ve mineral eksikliklerine, posa yetersizliğine bağlı olarak kan şekeri dengesizliklerine sebep olabiliyor. Birçok bireyin glutensiz diyetleri zayıflamak için de yaptığını görüyoruz. Ancak bilimsel olarak glutensiz diyetlerin hızlı kilo verdirdiğini gösteren bir kanıt maalesef yoktur. Tabii gluten içeren beyaz un ve hamur işlerinden uzak durmak her zaman kilo kaybında etkili olacaktır.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-glutensiz-diyetlerin-hizli-kilo-verdirdigini-gosteren-bir-kanit-yok-453930">Uzmanı uyardı! Glutensiz diyetlerin hızlı kilo verdirdiğini gösteren bir kanıt yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı Uyardı: İftar Sofralarında Bu Konuları Konuşmaktan Kaçının!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-iftar-sofralarinda-bu-konulari-konusmaktan-kacinin-448006</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Apr 2024 08:54:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[kaçının]]></category>
		<category><![CDATA[konuları]]></category>
		<category><![CDATA[konuşmaktan]]></category>
		<category><![CDATA[sofralarında]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448006</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında beslenme zamanlarımızın ve alışkanlıklarımızın belirli bir süre değişmesi duygu kontrolünde güçlük yaşamanıza neden olabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-iftar-sofralarinda-bu-konulari-konusmaktan-kacinin-448006">Uzmanı Uyardı: İftar Sofralarında Bu Konuları Konuşmaktan Kaçının!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında beslenme zamanlarımızın ve alışkanlıklarımızın belirli bir süre değişmesi duygu kontrolünde güçlük yaşamanıza neden olabilir. Bu durum hem biyolojik hem de psikolojik faktörlerden kaynaklı olabilir. Örneğin; düşük kan şekeri, hormonal değişiklikler ve yorgunluk bireylerde daha fazla sinirlilik ve tahammülsüzlük yaratabilir. Bu durum iftar sofralarında gerginliklere ve anlaşmazlıklara yol açabilir. </p>
<p>Bu nedenle, iftar sofralarında siyaset ya da aile içi problemler gibi hassas ve ayrışma yaratabilecek konulardan ziyade, hoşgörü ve birleştirici konulardan konuşmak daha uygun olacaktır. </p>
<p>İftar sofralarında konuşulabilecek bazı sohbet konuları şunlar olabilir; </p>
<ul>
<li><span>Günlük yaşantılarımızdaki olaylar ve durumlar</span></li>
<li><span>Film, kitap, müzik, spor gibi aile üyelerinin ortak ilgi alanları</span></li>
<li><span>Ramazanın anlam ve önemine yönelik manevi sohbetler ve ibadetler</span></li>
<li><span>Geçmişe dair anılar ve olumlu deneyimler</span></li>
<li><span>Geleceğe dair hedefler, hayaller ve planlar </span></li>
</ul>
<p>Bu sohbetler aile üyelerinin birbirleriyle daha iyi iletişim kurmasını, birbirlerine karşı daha sabırlı ve anlayışlı olmasını sağlayabilir. Ayrıca Ramazan’ın manevi atmosferini daha iyi yaşamaya, birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirmeye yardımcı olacaktır. Böylece iftar sofralarında yapılan bu sohbetler hem bedenimizi hem de ruhumuzu besleyen özel anlara dönüşecektir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-iftar-sofralarinda-bu-konulari-konusmaktan-kacinin-448006">Uzmanı Uyardı: İftar Sofralarında Bu Konuları Konuşmaktan Kaçının!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov ile 27 Mart Çarşamba günü gerçekleştirilecek webinarın konusu &#8220;Geçmeyen Depresyon&#8221;…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/np-feneryolu-tip-merkezi-psikiyatri-uzmani-doc-dr-serdar-nurmedov-ile-27-mart-carsamba-gunu-gerceklestirilecek-webinarin-konusu-gecmeyen-depresyon-446654</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 21:07:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çarşamba]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[feneryolu]]></category>
		<category><![CDATA[geçmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirilecek]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[konuşu]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nurmedov]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[serdar]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[webinarın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446654</guid>

					<description><![CDATA[<p>NP Sağlık Grubu’nun sağlık alanında toplumu bilgilendirmeyi hedefleyen "NP Toplumu Bilgilendiriyor" adlı webinar serisi her ayın son çarşamba günü yapılıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/np-feneryolu-tip-merkezi-psikiyatri-uzmani-doc-dr-serdar-nurmedov-ile-27-mart-carsamba-gunu-gerceklestirilecek-webinarin-konusu-gecmeyen-depresyon-446654">NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov ile 27 Mart Çarşamba günü gerçekleştirilecek webinarın konusu &#8220;Geçmeyen Depresyon&#8221;…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NP Sağlık Grubu’nun sağlık alanında toplumu bilgilendirmeyi hedefleyen &#8220;<strong>NP Toplumu Bilgilendiriyor</strong>&#8221; adlı webinar serisi her ayın son çarşamba günü yapılıyor. </p>
<p><strong>27 Mart Çarşamba </strong>günü yapılacak webinarda NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, tedavi edilmezse uzun vadeli etkileri olan ve kronikleşerek geçmeyen depresyon hakkında soruları yanıtlayarak detaylı bilgiler paylaşacak. Webinarın konusu “<strong>Geçmeyen Depresyon</strong>”. </p>
<p>Moderatörlüğünü NPİSTANBUL Hastanesi Kurumsal İletişim Yöneticisi Simge Yıldırım Yurğa’nın yapacağı ve Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov’un konuşmacı olarak yer alacağı webinar, <strong>27 Mart Çarşamba </strong>günü <strong>12.00 – 12.30 </strong>saatleri arasında gerçekleşecek.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/np-feneryolu-tip-merkezi-psikiyatri-uzmani-doc-dr-serdar-nurmedov-ile-27-mart-carsamba-gunu-gerceklestirilecek-webinarin-konusu-gecmeyen-depresyon-446654">NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov ile 27 Mart Çarşamba günü gerçekleştirilecek webinarın konusu &#8220;Geçmeyen Depresyon&#8221;…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov ile 27 Mart Çarşamba günü gerçekleştirilecek webinarın konusu &#8220;Geçmeyen Depresyon&#8221;…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/np-feneryolu-tip-merkezi-psikiyatri-uzmani-doc-dr-serdar-nurmedov-ile-27-mart-carsamba-gunu-gerceklestirilecek-webinarin-konusu-gecmeyen-depresyon-2-446653</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 21:07:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çarşamba]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[feneryolu]]></category>
		<category><![CDATA[geçmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirilecek]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[konuşu]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nurmedov]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[serdar]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[webinarın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446653</guid>

					<description><![CDATA[<p>NP Sağlık Grubu’nun sağlık alanında toplumu bilgilendirmeyi hedefleyen "NP Toplumu Bilgilendiriyor" adlı webinar serisi her ayın son çarşamba günü yapılıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/np-feneryolu-tip-merkezi-psikiyatri-uzmani-doc-dr-serdar-nurmedov-ile-27-mart-carsamba-gunu-gerceklestirilecek-webinarin-konusu-gecmeyen-depresyon-2-446653">NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov ile 27 Mart Çarşamba günü gerçekleştirilecek webinarın konusu &#8220;Geçmeyen Depresyon&#8221;…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NP Sağlık Grubu’nun sağlık alanında toplumu bilgilendirmeyi hedefleyen &#8220;<strong>NP Toplumu Bilgilendiriyor</strong>&#8221; adlı webinar serisi her ayın son çarşamba günü yapılıyor. </p>
<p><strong>27 Mart Çarşamba </strong>günü yapılacak webinarda NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, tedavi edilmezse uzun vadeli etkileri olan ve kronikleşerek geçmeyen depresyon hakkında soruları yanıtlayarak detaylı bilgiler paylaşacak. Webinarın konusu “<strong>Geçmeyen Depresyon</strong>”. </p>
<p>Moderatörlüğünü NPİSTANBUL Hastanesi Kurumsal İletişim Yöneticisi Simge Yıldırım Yurğa’nın yapacağı ve Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov’un konuşmacı olarak yer alacağı webinar, <strong>27 Mart Çarşamba </strong>günü <strong>12.00 – 12.30 </strong>saatleri arasında gerçekleşecek.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/np-feneryolu-tip-merkezi-psikiyatri-uzmani-doc-dr-serdar-nurmedov-ile-27-mart-carsamba-gunu-gerceklestirilecek-webinarin-konusu-gecmeyen-depresyon-2-446653">NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov ile 27 Mart Çarşamba günü gerçekleştirilecek webinarın konusu &#8220;Geçmeyen Depresyon&#8221;…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyardı! Çocuğunuzun sosyal medya hesaplarını, oyun hesaplarını kontrol edin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-cocugunuzun-sosyal-medya-hesaplarini-oyun-hesaplarini-kontrol-edin-445971</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Mar 2024 21:00:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuzun]]></category>
		<category><![CDATA[edin]]></category>
		<category><![CDATA[hesaplarını]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların dijital izinin, çevrimiçi ortamda paylaştıkları her şey olduğunu dile getiren uzmanlar, bunun, sosyal medya gönderileri, web siteleri ziyaretleri, çevrimiçi uygulamalar ve oyunlar, hatta çevrimiçi olarak paylaştıkları kişisel bilgiler anlamına geldiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-cocugunuzun-sosyal-medya-hesaplarini-oyun-hesaplarini-kontrol-edin-445971">Uzmanı uyardı! Çocuğunuzun sosyal medya hesaplarını, oyun hesaplarını kontrol edin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukların dijital izinin, çevrimiçi ortamda paylaştıkları her şey olduğunu dile getiren uzmanlar, bunun, sosyal medya gönderileri, web siteleri ziyaretleri, çevrimiçi uygulamalar ve oyunlar, hatta çevrimiçi olarak paylaştıkları kişisel bilgiler anlamına geldiğini söylüyor. “Çocuklarınızın çevrimiçi hesaplarını kontrol edin.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Çocuğunuzun sosyal medya, oyun ve diğer çevrimiçi hesaplarını kontrol edin. Gizlilik ayarlarını kontrol edin ve çocuğunuzun paylaşılan bilgilerini gözden geçirin.” uyarısında bulundu. Siber Güvenlik Yüksek Lisans Anabilim Dalı Öğr. Gör. Murat Demirci ise çocuklarla güvenli çevrimiçi etkinliklere katılmanın önemine vurgu yaptı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı, Yapay Zeka Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl ve Siber Güvenlik Yüksek Lisans Anabilim Dalı Öğr. Gör. Murat Demirci, ailelerin çocukların dijital ayak izini nasıl kontrol edebileceği konusunda bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çevrimiçi ortamda paylaşılan her şey dijital iz…</strong></p>
<p>“Çocukların dijital izi, çevrimiçi ortamda paylaştıkları her şeydir.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, bunun, sosyal medya gönderileri, web siteleri ziyaretleri, çevrimiçi uygulamalar ve oyunlar, hatta çevrimiçi olarak paylaştıkları kişisel bilgiler anlamına geldiğini kaydetti.</p>
<p>Çocukların dijital izlerini kontrol etmenin önemli olduğunu, çünkü onları çevrimiçi ortamda güvende tutmaya yardımcı olabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Çocuklar, çevrimiçi olarak karşılaşabilecekleri risklerden haberdar olmayabilirler. Örneğin, kişisel bilgilerini çevrimiçi olarak paylaşmak, onları kimlik avı, dolandırıcılık veya istismar gibi tehlikelere karşı savunmasız hale getirebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuklarınızın çevrimiçi faaliyetlerini takip edin…</strong></p>
<p>Çocukların dijital izlerini kontrol etmek için yapılacakları sıralayan Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Onlarla çevrimiçi faaliyetleri hakkında konuşun. Çocuklarınızla çevrimiçi ne yaptıklarını, hangi sitelere gittiklerini, hangi uygulamaları kullandıklarını öğrenin. Onlarla çevrimiçi güvenlik ve mahremiyet hakkında konuşun. Çocuklarınızın çevrimiçi faaliyetlerini takip edin. Çocuğunuzun internet kullanımını takip etmek için çeşitli araçlar kullanabilirsiniz. Bu araçlar, çocuğunuzun hangi sitelere gittiğini, ne kadar zaman geçirdiğini ve hangi tür içeriklere eriştiğini takip etmenizi sağlar. Çocuklarınızın çevrimiçi hesaplarını kontrol edin. Çocuğunuzun sosyal medya hesaplarını, oyun hesaplarını ve diğer çevrimiçi hesaplarını kontrol edin. Gizlilik ayarlarını kontrol edin ve çocuğunuzun paylaşılan bilgilerini gözden geçirin. Çocuklarınıza dijital güvenlik eğitimi verin. Çocuklarınıza çevrimiçi güvenlik ve mahremiyet hakkında bilgi verin. Onları, kişisel bilgilerini çevrimiçi ortamda paylaşmanın tehlikeleri konusunda uyarın.” diye aileleri uyardı.</p>
<p><strong>Aile internet planı, ebeveynlerin çocuklarının internet kullanımını izlemelerini sağlıyor</strong></p>
<p>Çocukların internet kullanımını kontrol etmek için kullanılabilecek çeşitli araçlar ve yöntemler olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Bu araçlar ve yöntemler, çocuğun yaşı, ilgi alanları ve ebeveynlerin endişeleri gibi faktörlere göre değişebilir. Ebeveyn denetimi yazılımı, ebeveynlerin çocuklarının internet kullanımını takip etmelerini ve kısıtlamalarını sağlar. Yönetilen cihazlar, ebeveynlerin çocuklarının cihazlarını uzaktan kontrol etmelerini sağlar. Bu cihazlar, çocuğunuzun hangi uygulamaları kullanabileceğini, ne kadar süreyle internette kalabileceğini ve hangi web sitelerine erişebileceğini kontrol etmenize olanak tanır. Aile internet planı, ebeveynlerin çocuklarının internet kullanımını izlemelerini ve kısıtlamalarını sağlayan bir internet planıdır. Bu planlar, ebeveynlerin çocuklarının ne kadar süreyle internette kalabileceğini ve hangi web sitelerine erişebileceğini kontrol etmelerine olanak tanır.” diye anlattı.</p>
<p><strong>Dijital izleme ve sınırlama yöntemleriyle, çocukların mahremiyeti nasıl korunur?</strong></p>
<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Siber Güvenlik Yüksek Lisans Anabilim Dalı Öğr. Gör. Murat Demirci de dijital izleme ve sınırlama yöntemlerinin, çocukların mahremiyetini korumak için çeşitli şekillerde kullanılabileceğine dikkat çekerek, “Bu yöntemler, çocukların çevrimiçi ortamda karşılaşabilecekleri riskleri azaltmaya yardımcı olabilir ve onları çevrimiçi ortamda güvenli kararlar vermeye teşvik edebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ebeveynler, çocuklarının çevrimiçi faaliyetlerini takip ederken onlara bilgi vermeli</strong></p>
<p>Dijital izleme ve sınırlama yöntemlerinin çocukların mahremiyetini korumak için kullanılabileceği bazı yollara da işaret eden Öğr. Gör. Murat Demirci, “Çocukların çevrimiçi faaliyetlerini takip etmek, onları istismar veya taciz gibi çevrimiçi tehditlerden korumaya yardımcı olabilir. Ebeveynler, çocuklarının çevrimiçi faaliyetlerini takip ederek, çocukların uygunsuz içeriklere erişip erişmediğini veya tehlikeli kişilerle etkileşime girip girmediğini belirleyebilirler. Çocukların çevrimiçi hesaplarının gizlilik ayarlarını kontrol etmek, onların kişisel bilgilerini çevrimiçi ortamda paylaşmalarını önlemeye yardımcı olabilir. Çocuklara çevrimiçi güvenlik ve mahremiyet hakkında bilgi vermek, onları çevrimiçi ortamda güvenli kararlar vermeye teşvik etmeye yardımcı olabilir. Bu yöntemlerin çocukların mahremiyetine saygılı bir şekilde kullanılması önemlidir. Ebeveynler, çocuklarının çevrimiçi faaliyetlerini takip ederken gizliliklerine saygı göstermeli ve hesaplarını kontrol ederken onlara bilgi vermelidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çocuğunuzun gizliliğini ihlal etmemeye dikkat edin</strong></p>
<p>“Çocuğunuzun mahremiyetine saygı gösterin. Çocuğunuzun çevrimiçi faaliyetlerini takip ederken, çocuğunuzun gizliliğini ihlal etmemeye dikkat edin.” diyen Demirci, “Çocuklar dijital medyaya erken yaşta maruz kalır, bu nedenle dijital medya eğitimini erken başlatmak önemlidir. Çocuğunuzla dijital medya hakkında konuşun ve onunla açık ve dürüst bir iletişim kurun.” dedi.</p>
<p>Çocuklara güvenlik ve mahremiyet hakkında bilgi verilmesinin önemine de vurgu yapan Demirci, “Onları, kişisel bilgilerini çevrimiçi ortamda paylaşmanın tehlikeleri konusunda uyarın.</p>
<p>Çocuklarınıza güvenli çevrimiçi ortamlarda bulunmaları için fırsatlar sunun. Çocuğunuzla birlikte güvenli çevrimiçi etkinliklere katılın. Birlikte çevrimiçi oyunlar oynayabilir, çevrimiçi derslere katılabilirsiniz. Bu adımlar, çocuklarınızın çevrimiçi ortamda karşılaşabilecekleri riskleri azaltmaya ve onları çevrimiçi ortamda güvenli kararlar vermeye yardımcı olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-cocugunuzun-sosyal-medya-hesaplarini-oyun-hesaplarini-kontrol-edin-445971">Uzmanı uyardı! Çocuğunuzun sosyal medya hesaplarını, oyun hesaplarını kontrol edin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 09:40:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılması]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumun ruh sağlığına olan farkındalık artarken, antidepresan kullanımında da gözle görülür bir artış yaşanıyor. Kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809">Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplumun ruh sağlığına olan farkındalık artarken, antidepresan kullanımında da gözle görülür bir artış yaşanıyor. Kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), antidepresan kullanımının artması konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Toplumumuzun ruh sağlığına daha fazla dikkat edip bu konuda yardım alıyor”</strong></p>
<p>“Antidepresan kullanımının günden güne arttığını” vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Akla ilk olarak ‘Ruhsal bozukluklarda artış mı var?’ diye bir soru gelebilir. Bu durum ruhsal bozuklukların arttığı anlamına gelmemektedir. Aslında toplumun ruh sağlığına bakışı ile ilgilidir. Artık toplumumuzun ruh sağlığına daha fazla dikkat edip bu konuda yardım alıyor olması ile ilgilidir.” dedi.</p>
<p><strong>“Sadece depresyonda değil anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlarda da kullanılıyor”</strong></p>
<p>Her geçen gün ruh sağlığı ile ilgili personellerin artıyor olmasının da bunda etkili olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Bir diğer akla gelen şey ise depresyondur. Antidepresanlar depresyonun tedavisinde kullanılıyor. Fakat sadece depresyonda değil anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu ya da obsesif kompulsif bozukluklarda da kullanılabiliyor. Ayrıca ruhsal bozukluklarda değil nörolojik hastalıklarda da kullanılıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Stres kaynaklı mı?</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), ruhsal bozuklukların hemen hepsinde stresin önemli bir faktör olduğunu belirterek, “Stresin süresi arttıkça kişi kendisini tükenmiş hissedebiliyor. Bu tükenmişlik hissi de depresyona ya da diğer ruhsal bozukluklara sebebiyet verebiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Hangi durumlarda ilaç kullanılmalı?</strong></p>
<p>Artık işlev kaybına yol açabilecek kadar derin bir ruhsal bozuklukta ilaç kullanılması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Bozukluk; kişinin işlevselliğini engellediğinde, ikili ilişkilerde sorun yarattığında, sosyal ve akademik alanda işlevselliği bozulduğunda ilaç tedavisi yapılır.” dedi.</p>
<p><strong>Arkadaş önerisiyle antidepresan kullanımı</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade ederek, “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır. Yanlış kullanıldığında oldukça üzücü sonuçlar ortaya çıkabiliyor. İlaçlar kişiye özgüdür. Kişinin ne zaman, ne kadar, hangi aralıklarla, ne düzeyde kullanacağı oldukça önemlidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Antidepresan kullanımının sebebi nedir?</strong></p>
<p>Antidepresan kullanımının genelde ruhsal bozukluk kaynaklı olduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Fakat bunun stres verici faktörleri söz konusudur. Örneğin; ekonomik kaygılar, ikili ilişkilerdeki zorluk, kaygı, korku, belirsizlik, toplumsal olayların kişinin üzerinde bıraktığı etkiler olabilir. Toplumsal olaya örnek verecek olursak depremin hem deprem bölgesinde yaşayan insanları hem de depremi medyadan takip eden insanları etkilediğini örnek verebiliriz. Kişilerin bu durumdan etkilenmesi de strese yol açmakta ve ruhsal bozukluğa sebep olabilmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809">Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı&#8217;nda Uzmanı Uyardı: Erkek Çocukların Aşılanması Gerekli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayinda-uzmani-uyardi-erkek-cocuklarin-asilanmasi-gerekli-436454</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 09:52:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağzı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılanması]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436454</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunu ve HPV aşısının devlet politikası haline getirilerek aşılama programına girmesi gerektiğini söyleyen Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Ünal, HPV aşısının hem erkek hem de kız çocuklarına erken yaşta yapılması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Ünal, “Esasında erkeklerin aşılanması gerekiyor. Bu virüsü erkekler taşıyor ve bulaştırıyor. Dolayısıyla 9 ila 15 yaş arasındaki erkek çocuklarının aşılanması gerekli hale gelmiştir” dedi.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayinda-uzmani-uyardi-erkek-cocuklarin-asilanmasi-gerekli-436454">Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı&#8217;nda Uzmanı Uyardı: Erkek Çocukların Aşılanması Gerekli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunu ve HPV aşısının devlet politikası haline getirilerek aşılama programına girmesi gerektiğini söyleyen Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Ünal, HPV aşısının hem erkek hem de kız çocuklarına erken yaşta yapılması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Ünal, “Esasında erkeklerin aşılanması gerekiyor. Bu virüsü erkekler taşıyor ve bulaştırıyor. Dolayısıyla 9 ila 15 yaş arasındaki erkek çocuklarının aşılanması <strong>gerekli hale gelmiştir</strong>” dedi.  </em></p>
<p>Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Ünal, Türkiye’de HPV virüsüyle karşılaşma oranının kadınlarda yaklaşık yüzde 85, erkeklerde ise bu oranının yüzde 91’lere çıktığını söyledi. HPV ve buna bağlı kanserlere karşı farkındalık oluşturulmasının önemine de değinen Prof. Dr. Orhan Ünal,  konuyla ilgili görüşlerini şöyle anlattı: “Farkındalık, bilinçlendirmek suretiyle olmalıdır. Aşılamanın ve rahim ağzı kanserinin önemini televizyonlarda kamu spotları aracılığıyla vurgulamak gerekiyor. Aşı karşıtları kanser oranının çok düşük olduğunu söylüyor ve abartıldığını düşünüyor. Ama ben kanser üzerine çalışan ve kadın doğum hekimi olarak şunu söylüyorum; bu kanser karşımıza önlenebilir bir dönemde çıkmadığında ve yayıldığında oldukça ıstıraplı bir yol izliyor. Kanserin kemiğe ve diğer organlara sıçraması durumunda tedavisi mümkün olmuyor. Dolayısıyla bu farkındalığı yaratmak gerekiyor. Üstelik olaya sadece rahim ağzı kanserinden koruma olarak bakılmaması gerekiyor. Baş-boyun kanserleri (oro-faringeal) , ano-genital, kadın dış genital (vulva) , vajina ve penis kanserleri de HPV virüsü ile bulaş yüzünden olmaktadır.Demek ki aşılama ya da HPV virüsünden korunma, bu denli hayati hastalıklara yol açtığı için  oldukça önem arzetmektedir. İnsanları bilgilendirerek cinselliği tabu olmaktan çıkarmak , eğitim verilmesi önemlidir. Kaldı ki üniversitede okuyan öğrenciler dahi bu konuda bilgi yetersizliği içinde olup, HPV ile bulaşan siğillerle bahşetmeye çalışmaktadır. ” </p>
<p><strong>“AŞILAMA DEVLET POLİTİKASI HALİNE GELMELİ” </strong></p>
<p>Türkiye’de HPV aşısına ulaşma noktasında bir sıkıntı yaşanmadığını söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Ünal, “Eczanelerden aşıya ulaşılabiliyor. Eskiden ikili aşı dediğimiz ve HPV’nin en çok kanser yapan tipi 16 ve 18’e etkili aşı vardı. Sonrasında erken yaşlarda sıklıkla karşılaşılan, HPV 6 ve 11 tipleriyle bulaş sonucu oluşan siğillerden de korunmak adına dörtlü aşı dediğimiz kombinasyon kullanıldı. Son olarak da HPV’nin 9 tipine karşı etkili dokuzlu aşı Türkiye’ye de yakın zamanda geldi ve kullanılmaya başlandı. Korunma için 9-15 yaş arasında 6 ay arayla iki doz yeterli olmaktadır. 15 yaşını doldurduktan sonra ise 26 yaşına kadar 3 doz aşı öneriliyor. Avustralya’da, İngiltere’de, Amerika’da olduğu gibi bu aşılama devlet politikası haline gelirse daha çok kişi aşıya ulaşabilecektir” diye konuştu. </p>
<p><strong>“CİNSEL YAŞAM NE KADAR AKTİF OLURSA RİSK O KADAR ARTIYOR” </strong></p>
<p>Türkiye’de rahim ağzı kanserine yakalanma oranının yüz binde 4 buçuk olduğunu ifade eden Prof. Dr. Orhan Ünal, “Türkiye’de yılda bin 500 kişi bu nedenle hayatını kaybediyor. Gelişmiş ülkelerde aramızda büyük bir fark yok. Bu anlamda bizim bulunduğumuz nokta olumlu bir yerdedir. Bunun sebeplerinden biri ülkemizde cinsel yaşamın Amerika ve Avrupa’ya göre daha geç yaşlarda başlamasıdır. Cinsel ilişki ne kadar erken yaşta olursa ve partner sayısı ne kadar fazla olursa HPV’ye yakalanma oranı da o kadar yüksek oluyor.” dedi.  </p>
<p><strong>“TÜRKİYE’NİN AŞILAMA PROGRAMINA DAHİL OLMASI GEREKİYOR”</strong></p>
<p>Rahim ağzı kanserinin en önemli etkeninin ‘human papilloma’ virüsü olarak adlandırılan HPV etkeniyle olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Orhan Ünal, şöyle devam etti: </p>
<p>“Türkiye’de HPV virüsüyle karşılaşma oranı kadınlarda yaklaşık yüzde 85’ken erkeklerde ise bu oran yüzde 91’lere çıkıyor. Ortalamaya baktığımızda Türkiye’de yüzde 85 oranında HPV enfeksiyonuyla karşılaşma olasılığı var. Dolayısıyla bu kadar yüksek bir oran söz konusu olduğu için bu konuda bir önlem almamız gerekiyor. Cinsel yaşam ne kadar aktif olursa bu olasılık o kadar artıyor. Bu nedenle önlem olarak da Türkiye’nin aşılama programına dahil olması gerekiyor.” </p>
<p><strong>“AŞI FELÇ YAPIYOR SÖYLEMLERİ AŞIDAN VAZGEÇMELERE NEDEN OLUR, VARSAYIMLARLA HAREKET EDİLMEMELİ” </strong></p>
<p>HPV aşısı ‘felç yapıyor’ iddialarına da cevap veren Prof. Dr. Orhan Ünal, birtakım varsayımlar üzerinden toplum sağlığıyla oynanmaması gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu: </p>
<p>“Her aşıda olduğu gibi HPV koruma aşısında da birtakım yan etkiler olabilir. Lokal ağrılar ve kızarıklıklar olabilir. Düşük tansiyonla karşılaşılabilir. Sinir sistemiyle alakalı otoimmun bir hastalık olan  Guillain-Barre dediğimiz bir rahatsızlık iddia ediliyor ama bu konuda yapılan araştırmalar bunu tam olarak doğrulamadı. Aşının yan etkilerinin bildirildiği, toplandığı ve incelendiği bir organizasyon var. Bu incelemeler sonucunda Dünya Sağlık Örgütü ve aşı güvenliği organizasyonları ‘aşının şu yan etkisi var’ diyebileceği bir veri ortaya koymadı. 20 senelik bir aşının şu an böyle bir yan etkisinden söz edemiyoruz, ilerleyen süreçte daha fazla vakanın verilerini görmek ve değerlendirmek gerekiyor. Felç olma veya birtakım ağır komplikasyonlar olmadığını görüyoruz. Amerika’da, İngiltere’de, Avustralya’da milyonlarca insan HPV aşısı oldu. Bu insanlar felç olduğunu hiç mi bildirmiyor? Böyle bir durumda buralardan bildirimler çıkması gerekirdi.”</p>
<p>DSÖ AŞILANMA GEREKLİLİĞİNİ KABUL EDİYOR</p>
<p>“Her aşı için hafif ya da ciddi olabilecek yan etkiler, medyada dolaşmakta olan duyumlar olabilmektedir. Ancak HPV aşısı için Dünya Sağlık Örgütü, yarar-zarar etkisini araştırarak insanların aşılanması gerektiğini kabul etmiştir” diyen Prof. Ünal sözlerini şöyle sürdürdü: “Milyonlarca insan aşılanarak kanserin öldürücü etkisinden kurtuluyorsa veya önlem alınabildiği görülüyorsa azımsanacak ölçüdeki ciddi yan etki olasılığı kabullenebilir ölçüdedir. Bu durum her aşı için örneğin çocuk felci, kızamık, yakın zamanda yapılan covid aşılarında olduğu gibi birçok yan etki bildirilmiş olmakla birlikte koruyuculuğunun yüksek olması sebebiyle onay alarak uygulanmıştır. İleride belki başka bir durumu konuşuyor olabiliriz. Ancak bugünkü bilgilerle bilimsel çare buysa ve birden fazla bilimsel faz çalışmalarından geçerek korunma olarak uygun görüldüyse ve onay aldıysa reddetmenin daha çok insan hayatına zarar verebileceğini de kabul etmekten başka çare kalmamış görülüyor.</p>
<p>İnsan sağlığı çok önemli. Birtakım varsayımlarla ve kötü olayları örnek göstererek bir toplumun sağlığıyla oynanmaması gerekir. Karşı görüşte olanlar tabi ki olabilir onların da bu yönde bildireceği vakalar varsa ortaya koysunlar ve öyle tartışalım. Aşılama, insan sağlığı için çok önemli bir konu. Onun için birtakım varsayımlarla hareket edilmemeli. Kadınların bu kanserle karşılaştığında başlarına gelen o kadar kötü şeyler var ki; bunlar dururken, bu olayı yaşamamış insanların ‘bu şöyle tehlikelidir, böyle felç yapıyor’ diye konuşmaları, insanları şüpheye düşürür ve aşı olmaktan vazgeçmelerine neden olur. O nedenle konuşmalarına dikkat etmeleri, insanları çelişkiye düşürecek söylemlerden vazgeçmeleri gerektiği kanaatindeyim.” </p>
<p><strong>“HPV AŞISININ ÖMÜR BOYU KORUYUCULUĞU VAR” </strong></p>
<p>Havuz, tuvalet ve hamamlar gibi ortak kullanım alanlarından HPV bulaş riskinin oldukça düşük olduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, “Bu alanlardan bulaş riski yüzde 0,1’den daha az. Yani neredeyse buralardan enfeksiyon bulaşmaz, yok denecek kadar azdır. Yüzde 99 oranında seksüel yolla bulaşıyor. HPV virüsü 37 derece sıcaklığa ihtiyaç duyduğu için cinsel temas tek bulaşma yolu diyebiliriz. Prezervatifin virüsten koruma oranı ise yüzde 60’tır. Onun için korunma bakımından en etkili yol aşıdır. Bu noktada Dünya Sağlık Örgütü de aşılamanın son derece etkili olduğunu belirlemiştir ve önermektedir. HPV aşısının yıllar içinde antikor seviyesi azalsa (10-15 yılda) da ömür boyu koruyuculuğu vardır. Aşı sonrası HPV ile karşılaşan bireylerde koruma belleği aktive olduğu için antikor miktarı da tekrar yükseliyor ve koruma sağlanıyor. Tekrarlama durumu söz konusu değildir” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“ERKEK ÇOCUKLARININ DA AŞILANMASI ŞART” </strong></p>
<p>HPV aşısının erken yaşlarda önerilmesinin sebepleri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Orhan Ünal, “Çünkü 9-11 yaşlarında daha yüksek bir antikor cevabı alıyoruz. Bu yaşlarda cinsel yaşam da başlamadığı için antikor seviyesi daha güçlü oluyor. Ama tabi 45 yaşına kadar aşı yapılabilir diyoruz. Bu, erken yaşlardaki aşı kadar antikor seviyesini yükseltmiyor. O bakımdan hem erkek hem de kız çocuklarına erken yaşta aşı yapılmasını öneriyoruz. Esasında erkeklerin aşılanması gerekiyor. Bu virüsü erkekler taşıyor ve bulaştırıyor. Dolayısıyla 9 ila 15 yaş arasındaki erkek çocuklarının aşılanması şarttır. Olaya hep rahim ağzı kanseri olarak bakıyoruz. Aslında baş-boyun kanserleri, anal kanserler HPV nedeniyle oluyor. Dolayısıyla erkek çocuklarının aşılanmasını öneriyoruz” dedi.  </p>
<p><strong>KORUNMANIN 3 YOLU: AŞI, PAP SMEAR TESTİ VE FARKINDALIK </strong></p>
<p>HPV enfeksiyonuna çok yönlü bakılması gerektiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Ünal, gençlerin bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını söyledi ve şöyle devam etti: </p>
<p>“Bu durum sadece kanserden de ibaret değil.  Bazı genital akıntılar, enfeksiyonlar ve cinsel yolla bulaşan diğer birçok hastalıkların da tedavi edilmesi gerekiyor. Bu hastalıklar yardımcı faktör olarak etki ediyor ve rahim ağzı kanserinin ortaya çıkmasına ve yayılmasına neden oluyor. Sigara kullanımı da bağışıklık sistemini doğrudan etkilediği için HPV enfeksiyonunun kansere ulaşmasına sebebiyet veriyor. Yüzden fazla tipi   olan HPV tiplerinin yüzde 90’ı kanser yapmıyor ancak kansere yol açan orta ve yüksek tipleri 30 civarında ve hepsi de yüksek risk taşımıyor. Ayrıca yüksek riskteki tip de olsalar, yıllar içinde kansere yol açıyor bu yüzden de erken teşhisle önlenebiliyor. Yani vajinal smear taraması ile kanser öncesi lezyonlar erken teşhisle önlenebiliyor. Erken tedaviyle; sadece rahim ağzının kazınmasıyla yine gebe kalınabiliyor ve kadınlar hayatına devam edebiliyor. Birinci koruma; aşı, ikinci koruma smear testiyle takip, üçüncüsü ise halkın bilinçlendirilmesiyle farkındalık oluşturulması.” </p>
<p><strong>“AŞI YAPTIRMAK HER ŞEYİ BİTİRMİYOR…AŞIDAN SONRA TARAMA DEVAM ETMELİ” </strong></p>
<p>Erken teşhisin ve düzenli taramanın hayat kurtardığını ifade eden Prof. Dr. Orhan Ünal, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Bir kadının kanser olabilmesi için kadın doğum uzmanına hayatında hiç gitmemiş olması gerekiyor. Çünkü HPV virüsü alındıktan sonra hemen kanser yapmıyor. 5 yıl, 10 yıl hatta bazen 20 yıllık bir süreç de olabiliyor. Bu, bağışıklık sistemine göre değişkenlik gösterebiliyor. Dolayısıyla bir kez olsun bile bir uzmana gitmek ve pap smear testi yaptırmak erken teşhis açısından önem arz ediyor. Dünya Sağlık Örgütü 21 yaşından 30 yaşına kadar üç yılda bir smear aldırmayı öneriyor. 30 yaşından sonra HPV baktırmaya başlıyoruz. Bu yaştan sonra hem smear hem de HPV’ye bakılıyor ve yüksek riskli bir durum yoksa zaman aralığı 5 yılda 1’e çıkıyor. 30 yaşına kadar, virüs yüzde 90 oranında temizlenebiliyor. HPV aşısını yaptırmak bu enfeksiyonla tekrar karşılaşılmayacağı anlamına gelmiyor. Çünkü 100’den fazla tipi var. Bizim en çok kanser yapan 9 tipine karşı aşımız var. Bu nedenle aşı yapmak her şeyi bitirmek anlamına gelmiyor. Aşıdan sonra tarama devam etmelidir. 65 yaşına kadar bu taramayı yapıyoruz.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayinda-uzmani-uyardi-erkek-cocuklarin-asilanmasi-gerekli-436454">Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı&#8217;nda Uzmanı Uyardı: Erkek Çocukların Aşılanması Gerekli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japon deprem uzmanı moriwaki türkiye&#8217;deki deprem riski taşıyan illeri tek tek açıkladı !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwaki-turkiyedeki-deprem-riski-tasiyan-illeri-tek-tek-acikladi-426878</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 17:08:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[illeri]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[moriwaki]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyan]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426878</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elazığ ve Erzincan’da deprem seminerleri veren Japon deprem uzmanı Yüksek İnşaat Mühendisi Yoshinori Moriwaki, Türkiye'deki fay hatlarının doğudan batıya doğru harekete geçtiğini belirterek deprem riski bulunan illeri tek tek sıraladı. Japon deprem Uzmanı Özellikle Doğu Anadolu ve Marmara Bölgesine dikkat çekerek kritik uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwaki-turkiyedeki-deprem-riski-tasiyan-illeri-tek-tek-acikladi-426878">Japon deprem uzmanı moriwaki türkiye&#8217;deki deprem riski taşıyan illeri tek tek açıkladı !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>JAPON DEPREM UZMANI MORİWAKİ TÜRKİYE’DEKİ DEPREM RİSKİ TAŞIYAN İLLERİ TEK TEK AÇIKLADI!</strong></p>
<p><strong>MORİWAKİ TARİH VERİP UYARDI: ‘’İSTANBUL, İZMİR VE DOĞU ANADOLU’YA DİKKAT!!’’</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Elazığ ve Erzincan’da deprem seminerleri veren Japon deprem uzmanı Yüksek İnşaat Mühendisi Yoshinori Moriwaki, Türkiye&#8217;deki fay hatlarının doğudan batıya doğru harekete geçtiğini belirterek deprem riski bulunan illeri tek tek sıraladı. Japon deprem Uzmanı Özellikle Doğu Anadolu ve Marmara Bölgesine dikkat çekerek kritik uyarılarda bulundu.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Elazığ’da, KYK Yapı Kimyasalları’nın <strong>“Yeniden Hep Beraber Ayağa Kalkıyoruz”</strong> sloganıyla hayata geçirilen projesi kapsamında <strong>“Kaşif”</strong> adı verilen mobil eğitim tırı ile gelen Japon yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, yapı güçlendirmesi ve depreme ilişkin seminer verdi. Moriwaki, seminerin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’nin her yerinde deprem olabileceğini, bu nedenle hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Erzincan&#8217;daki etkinliğe katılmak için kentten ayrılmadan önce gazetecilere açıklama yapan Moriwaki, Doğu Anadolu Fay Hattı&#8217;nın uzun bir aradan sonra 24 Ocak 2020&#8217;de 6,8 büyüklüğündeki Elazığ depremi ve 6 Şubat&#8217;ta 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki Kahramanmaraş depremleri ile yeniden kırıldığını, bu kırılmanın fay hattının stres biriktiren bölgelerinde devam edeceğini söyledi.. Bu depremlerin ardından 20 Şubat&#8217;ta Hatay&#8217;ın Defne ilçesinde 6,4 ve birkaç dakika arayla Samandağ ilçesinde 5,8 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini anımsatan Moriwaki, &#8220;Hatay&#8217;dan sonra nerede kırılma olabilir dersek denizde ve Kıbrıs tarafında olabilir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Doğu Anadolu’ya Dikkat!</strong></p>
<p>Doğu Anadolu Fay Hattı&#8217;nda yine Bingöl ve Karlıova, Bitlis, Muş ve Van tarafında bir deprem olabileceğinin tahmin edildiğini aktaran Moriwaki, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Dün Tunceli&#8217;de ve birkaç gün önce Malatya&#8217;da sarsıntı oldu ama bunlar için artçı depremler diyebiliriz. Artçı depremler 2 sene devam edebilir. Tabii bu artçılar en çok  4-5 büyüklüğünde, ara ara 3 büyüklüğünde olabilir. Bunun için artık şaşırmamak lazım, bunlar normal ama ilerisi için Karlıova, Bingöl, Van, Muş, Bitlis dahil buralara dikkat etmek lazım. Ancak Türkiye&#8217;nin her yerinde deprem olabilir. Zaten Türkiye deprem haritasında kırmızı, yani riskli bölgede yer alıyor, Japonya da aynı şekilde. Onun için şimdi ne zaman olacak, nerede olacak değil, her zaman olabileceği için hazırlıklı olmak lazım. Depreme hazırlıklı olursak hasar yüzde 70 ortadan kaldırılabilir. Bunun için şimdiden hazır olmak lazım. Türkiye&#8217;yi genel olarak düşünürsek Marmara Bölgesi ve İzmir&#8217;de deprem olabilir diye söyleyebilirim.&#8221;</p>
<p><strong>Kentsel Dönüşüme Destek Olunmalı!</strong></p>
<p>Moriwaki, binaların depreme dayanıklılığı noktasında zemin seçiminin çok önemli olduğunu vurgulayarak, özellikle kentsel dönüşüme destek olunması, bunun hep birlikte yapılması gerektiğini kaydetti. Özellikle yumuşak zeminlerde sıvılaşma olduğuna dikkati çeken Moriwaki, &#8220;Ova bölgeler aynı şekilde. Hatay&#8217;da ve Kahramanmaraş&#8217;ta ova tarafında çok hasar oldu. İstanbul&#8217;un riskli bölge olduğunu söylüyoruz. İstanbul&#8217;da acil olarak kentsel dönüşümü tamamlamak lazım.&#8221; ifadesini kullandı. Şehir şehir gezerek inşaat sektörü paydaşlarına yönelik seminerler verdiğine işaret eden Moriwaki, yapı güçlendirmesinde beton ya da çelik kullanabileceğini ancak karbon fiber kaplamanın daha ekonomik ve kısa sürede yapılacak bir çözüm olduğunu anlattıklarını sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Moriwaki’nin Son Durağı Eskişehir Olacak</strong></p>
<p>KYK Yapı Kimyasalları öncülüğünde Japon deprem uzmanı, yüksek mimar ve yüksek inşaat mühendisi Yoshinori Moriwaki’nin düzenleyeceği deprem seminerleri başladı. Moriwaki, Türkiye’nin deprem bölgelerinde düzenleyeceği deprem bilgilendirme toplantılarıyla 28 Eylül &#8211; 29 Kasım 2023 tarihleri arasında Hatay, İskenderun, Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş, Elbistan, Gaziantep, Adıyaman, Diyarbakır, Malatya, Elazığ ve Erzincan il ve ilçelerinde deprem konusunda bilinçlendirme çalışmaları yaptı. Moriwaki’nin son durağı Eskişehir olacak. Japon Deprem Uzmanı Mariwaki 13 Aralık Çarşamba günü İnşaat Mühendisi, Mimar ve diğer sektör profesyonellerinin katılımıyla seminer verecek. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwaki-turkiyedeki-deprem-riski-tasiyan-illeri-tek-tek-acikladi-426878">Japon deprem uzmanı moriwaki türkiye&#8217;deki deprem riski taşıyan illeri tek tek açıkladı !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japon Deprem Uzmanı Moriwaki&#8217;den depremlerde ölümlere yol açan &#8220;Asmolen&#8221; uyarısı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwakiden-depremlerde-olumlere-yol-acan-asmolen-uyarisi-418358</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 11:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[asmolen]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depremlerde]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[moriwakiden]]></category>
		<category><![CDATA[ölümlere]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418358</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘’Yeniden Hep Birlikte Ayağa Kalkıyoruz’’ mottosuyla yeni bir dönem başlatan KYK Yapı Kimyasalları’nın deprem bölgesindeki şehirlerde verdiği eğitimler sürüyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwakiden-depremlerde-olumlere-yol-acan-asmolen-uyarisi-418358">Japon Deprem Uzmanı Moriwaki&#8217;den depremlerde ölümlere yol açan &#8220;Asmolen&#8221; uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘’Yeniden Hep Birlikte Ayağa Kalkıyoruz’’ mottosuyla yeni bir dönem başlatan KYK Yapı Kimyasalları’nın deprem bölgesindeki şehirlerde verdiği eğitimler sürüyor.  KYK Yapı Kimyasalları, ünlü Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki ile deprem bölgesinde deprem ve bina güçlendirmesi hakkında eğitim veriyor. Moriwaki eğitim için son olarak Kahramanmaraş ve Elbistan’da sektör profesyonelleriyle bir araya geldi.</strong></p>
<p><strong>Japon yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki</strong>, KYK Yapı Kimyasalları Deprem Eğitim TIR’ı <strong>“Kâşif”</strong> ile Türkiye’nin deprem bölgelerinde deprem ve bina güçlendirmesi eğitimi veriyor. KYK Yapı Kimyasalları ve Moriwaki, Hatay, Adana ve Osmaniye’den sonra Kahramanmaraş ve Elbistan’da da deprem bilgilendirme toplantıları düzenledi. Eğitimler sırasında Moriwaki’ye <strong>KYK Yapı Kimyasalları Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Onur Sürmeli </strong>ve şirket uzmanları da eşlik etti. </p>
<p>Moriwaki, <strong>“Yeniden Hep Birlikte Ayağa Kalkıyoruz” </strong>mottosuyla Japon felsefesi olan Kintsugi’den ilhamla hayata geçirilen projenin bir parçası olarak, sektör profesyonellerine depremin nedenleri, etkileri, zararlarını azaltma yöntemleri, bina güçlendirme yöntem ve uygulamaları, deprem anında ve sonrasında yapılması gerekenler gibi konuları anlattı. Ayrıca Moriwaki, Japonya’da uygulanan deprem yönetimi ve afet müdahale sistemleri hakkında da bilgi verdi.</p>
<p><strong>Moriwaki: “Kahramanmaraş’ta Büyük Deprem Beklemiyorum”</strong></p>
<p>Moriwaki, Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremlerin ardından bölgedeki riskin azaldığını açıklayarak, “Artık bu bölgede biriktirdiği enerjiyi attı. 7 büyüklüğünün üzerinde bir deprem 100-150 senede bir oluyor. Kahramanmaraş’ta yaşanan deprem 500 senedir bekleniyordu ve yerden çok yakın bir mesafede oldu. O nedenle de etkisi büyük oldu. Artık bu bölgede büyük bir deprem beklenmiyor” dedi.</p>
<p><strong>“Türkiye’de Yapı Stoğunun Yüzde 50’si Yönetmeliğe Uygun Değil!”</strong></p>
<p>Moriwaki, Türkiye’nin yapı karnesini değerlendirirken 21 milyonu aşan yapı stoğunun yüzde 50’sinin yönetmeliklere uygun olmadığını da aktardı. Bunun sebebinin ‘İmar Barışı’ olduğunu söyleyen Moriwaki, “Japonya’da imar barışı diye bir şey yok. Japonya’da bizlere deprem, eğitimle öğretiliyor. Anaokulunda oyun oynarken bizlere eğitim veriyorlardı. Türk halkında ise panik var. Bunlar için eğitim şart” diye konuştu.</p>
<p><strong>Moriwaki: “Türkiye’de Çok Fazla Binada Asmolen Uygulanmış”</strong></p>
<p>Kahramanmaraş ve Elbistan’da depremden hasar gören ve yıkılmayı bekleyen binaları da inceleyen Moriwaki, mevcut binalardaki <strong>“Asmolen Uygulaması”</strong> tehlikesine dikkat çekti:</p>
<p>“Deprem bölgelerinde çok fazla asmolen sistemi görüyoruz. Türkiye’de çok sayıda binada asmolen kullanılmış. Ama Japonya’da asmolen sistemi yok, yasak. Türkiye&#8217;de de 2018’de yapılan yönetmelik değişikliği ile asmolen uygulaması yasaklandı. Yeni binalarda kesinlikle asmolen sistem yapmamak lazım.. Mevcut binaları da düzeltmek ve güçlendirmek gerekiyor” </p>
<p><strong>Asmolen Uygulaması Nedir?</strong></p>
<p>Asmolen, binalarda tavan inşası yapılırken döşemelerin aralarına yerleştirilen tavanın daha düzgün durmasını sağlamak amacıyla doldurulan malzemeye verilen addır. 1999 Depremi’nde asmolen döşemelerin dolguları yuvalarından çıkıp daire içindeki insanların üzerlerine düşmesi nedeniyle pek çok insan hayatını kaybetmişti.  Adapazarı Depremi&#8217;nden sonra deprem riski yüksek bölgelerde asmolen döşemeli bina yapımı yasaklandı. </p>
<p><strong>Moriwaki: “Deprem Eğitimi Vermeye Devam Edeceğim”</strong></p>
<p>Kahramanmaraş ve Elbistan’daki toplantılarda depreme karşı eğitimin büyük önem taşıdığını söyleyen Yoshinori Moriwaki, “ Ben Türkiye’de yaşıyorum, evim burada. Dünyanın her hangi bir ülkesinde ‘Türkler sağlam bina yapar’ deninceye kadar eğitimlere ve mücadeleye devam edeceğim “dedi.  Moriwaki, Kahramanmaraş ve Elbistan’dan sonra Gaziantep, Adıyaman, Diyarbakır, Malatya, Elazığ ve Erzincan’da da deprem eğitimleri vermeye devam edecek.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>KYK Yapı Kimyasalları Hakkında:</strong></p>
<p><em>Türkiye’nin lider yapı kimyasalları firmalarından KYK Yapı Kimyasalları, 2001 yılında Eskişehir’de kurulmuştur. KYK Yapı Kimyasalları, portföyünde bulunan; yapıştırıcılar, derz dolguları, su yalıtım malzemeleri, ısı yalıtım malzemeleri, tamir harçları, zemin malzemeleri, sıvalar, astarlar, dış cephe boyaları, katkılar ve yardımcı malzemeleri ile tüm Türkiye’ye ve yurtdışında 20 farklı noktaya satış gerçekleştirmektedir. KYK Yapı Kimyasalları, Eskişehir, Samsun, Adana ve Diyarbakır üretim tesislerinde yıllık 600 bin ton üretim kapasitesine sahiptir. Türkiye genelinde Adana, Ankara, Antalya, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir ve Samsun Bölge Müdürlükleri ile hizmet vererek, dağıtım, perakende ve uygulama yapan 270 ana bayi, 1.000 tali bayisi ile ürünlerinin yurt genelinde penetrasyonunu sağlamaktadır. %100 yerli sermaye ile faaliyetlerine devam eden KYK şu an 116 farklı ürün ve 400 ürün çeşidi ile TSE, CE ve ISO belgeleri ile yönetim sistemleri çalışmalarını yürütmektedir.</em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yoshinori Moriwaki Hakkında:</strong></p>
<p><em>Yoshinori Moriwaki, 1958 yılında Japonya’da doğdu. Yüksek mimar ve yüksek inşaat mühendisidir. Japonya’da deprem bölgesi olan Sendai’ da 13 yıl görev yapmış olan Moriwaki, Japonya Yurtdışı İnşaat Şirketleri Derneği adına İstanbul’da Marmaray ve İzmit Körfezi Geçiş Köprüsü projelerindeki denetim görevlerinin yanı sıra; Swiss Otel Projesi, YKK Fermuar Fabrikası, Çerkezköy- Honda Otomobil Fabrikası, Şekerpınar &#8211; Toyota Fabrikası, Adapazarı &#8211; Toyotasa Acil Yardım Hastanesi gibi bilinen projelerde imzası bulunmaktadır.. Japon otomotiv sektörünün Türkiye’de yapmış olduğu yatırımların hemen hemen hepsinde görev almıştır. Japonya’nın en uzun asma köprüsü AKASHI inşaatını yapan Hazama Ando Corporation şirketinin İstanbul Şubesi Genel Müdürü ve Japonya Yurtdışı İnşaat Şirketleri Derneği Türkiye Şubesi Genel Sekreteri olan Moriwaki, deprem uzmanı olarak biliniyor. Moriwaki, Türkiye’nin pek çok ilinde birçok eğitim kurumu ve sivil toplum kuruluşlarının organizasyonlarında deprem bilgilendirme eğitimi verdi.  1999 Marmara depremi sonrası bir aylığına Türkiye’ye gelen ve o tarihten beri İstanbul’da yaşıyor.</em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwakiden-depremlerde-olumlere-yol-acan-asmolen-uyarisi-418358">Japon Deprem Uzmanı Moriwaki&#8217;den depremlerde ölümlere yol açan &#8220;Asmolen&#8221; uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki Deprem Bölgesinde, Özel Tır &#8220;Kaşif&#8221;le Eğitimlere Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-yoshinori-moriwaki-deprem-bolgesinde-ozel-tir-kasifle-egitimlere-basladi-409966</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2023 11:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimlere]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[kaşifle]]></category>
		<category><![CDATA[moriwaki]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[tır]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yoshinori]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409966</guid>

					<description><![CDATA[<p>KYK Yapı Kimyasalları’nın organizasyonuyla depreme kaşı alınabilecek önlemlerle ilgili eğitim seminerleri için özel olarak tasarlanan ‘Kaşif’ isimli bir tırla Hatay Antakya ve İskenderun’a giden Moriwaki, Güneydoğu fay hattında kırılmalar olacağını; Kahramanmaraş, ve Hatay için önceden de uyarılarda bulunduğunu hatırlattı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-yoshinori-moriwaki-deprem-bolgesinde-ozel-tir-kasifle-egitimlere-basladi-409966">Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki Deprem Bölgesinde, Özel Tır &#8220;Kaşif&#8221;le Eğitimlere Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KYK Yapı Kimyasalları’nın organizasyonuyla depreme kaşı alınabilecek önlemlerle ilgili eğitim seminerleri için özel olarak tasarlanan ‘Kaşif’ isimli bir tırla Hatay Antakya ve İskenderun’a giden Moriwaki, Güneydoğu fay hattında kırılmalar olacağını; Kahramanmaraş, ve Hatay için önceden de uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. Moriwaki “Bu sefer Hatay denizden gelecek bir depremin etkisinde kalabilir” dedi.</strong></p>
<p><strong>Yoshinori Moriwaki:  “Dünyada depremde ölü sayısı olarak Türkiye 3. sırada. Japonya ise en büyük depremleri yaşayan ülke olarak 7. Sırada. Fark Tabii ki yapılardan kaynaklı… Burada en büyük iş Mimarlara, inşaat mühendislerine ve bu yapıları sağlamlaştıran kişilere düşüyor.”</strong></p>
<p><strong>KYK Yapı Kimyasalları Deprem Eğitim TIR’ı “Kaşif” ve Japon deprem uzmanı 17-18 Ekim tarihlerinde Adana ve Osmaniye’de olacak.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Yeniden Hep Birlikte Ayağa Kalkıyoruz” </strong>mottosuyla <strong>KYK Yapı Kimyasalları</strong> öncülüğünde <strong>Japon deprem uzmanı, yüksek mimar ve yüksek inşaat mühendisi Yoshinori Moriwaki</strong>’nin düzenlediği deprem eğitim seminerleri başladı. Moriwaki, Türkiye’nin deprem bölgelerinde düzenleyeceği deprem bilgilendirme toplantılarının ilkini Hatay merkez ve İskenderun’da gerçekleştirdi. </p>
<p> </p>
<p><strong>İlk Durak Depremin Merkezi Hatay  Antakya</strong></p>
<p><strong>28 Eylül &#8211; 29 Kasım 2023</strong> tarihleri arasında <strong>Hatay, İskenderun, Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş, Elbistan, Gaziantep, Adıyaman, Diyarbakır, Malatya, Elazığ </strong>ve<strong> Erzincan</strong> il ve ilçelerini kapsayan deprem bilinçlendirme çalışmalarının ilki 6 Şubat depreminde çok sayıda insanın yaşamını yitirdiği Hatay’ın merkezindeki bir otelde yapıldı. Seminere Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki’nin yanı sıra organizasyonu düzenleyen <strong>KYK Yapı Kimyasalları Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Onur Sürmeli</strong>, KYK Yapı yöneticileri ve çok sayıda mimar ve inşaat sektör profesyonelleri katıldı. </p>
<p>Moriwaki’nin verdiği seminerde, depremin nedenleri, etkileri, zararlarını azaltma yöntemleri, bina güçlendirme yöntem ve uygulamaları, deprem anında ve sonrasında yapılması gerekenler gibi konular işleniyor. Seminerde ayrıca Japonya’da uygulanan deprem yönetimi ve afet müdahale sistemleri hakkında da bilgi veriliyor. </p>
<p>Yüksek İnşaat Mühendisi deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki seminerdeki konuşmasında 1990 yılından beri Türkiye’de olduğunu, sayısız çalışmalara katıldığını ve bu süreçte çok yanlış uygulamalar ile karşılaştığını söyledi.</p>
<p><strong>Moriwaki: “Hatay’ı denizden gelecek bir deprem etkileyebilir”</strong></p>
<p>Elazığ depremi olduğunda gelip yerinde incelemeler yaptığını belirten Moriwaki, Güneydoğu fay hattında kırılmalar olacağını ve Kahramanmaraş, Hatay için önceden de uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. Seminerde tekrar uyarıda bulunarak “bu sefer Hatay’ı denizden gelecek bir depremin etkileyeceğini” söyledi. Moriwaki, “Hatay’ın Kıbrıs tarafına doğru deniz kesiminde bir deprem ve sonrasında deniz taşması ihtimali için ciddi önlemler alınması gerektiğini ve depremden önce yapılan hataların tekrar edilmeden yeni yapıların gerçekleşmesi zorunluluğunu” aktardı.</p>
<p><strong>“Dünyada depremde ölü sayısında Türkiye 3. Sırada”</strong></p>
<p>Türkiye ile Japonya arasındaki deprem farklılıklarını ele alan Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki konuşmasına şu sözlerle devam etti:  “Biraz üzülerek ve utanarak söylüyorum ki dünyada depremde ölü sayısı olarak Türkiye 3. sırada. Japonya ise en büyük depremleri yaşayan ülke olarak 7. Sırada. Fark Tabii ki yapılardan kaynaklı…  İşte burada en büyük iş Mimarlara, inşaat mühendislerine ve bu yapıları sağlamlaştıran kişilere düşüyor. Sağlam yapılar inşa edeceğiz ve ben bunu çözeceğim. Japonya’daki evi sattım. Türkiye’ye yerleştim zaten 32 senedir de Türkiye’deyim. Hayatımın sonuna kadar da burada olup bu işi çözeceğim.”</p>
<p><strong>“Türkiye’deki yapıların yarısı yönetmeliklere uygun değil”</strong></p>
<p>99’dan sonra deprem için yapı denetim sistemi başladığını hatırlatan Moriwaki denetim eksikliğine dair açıklamalarda da bulundu: “99 depremi de büyük bir felaketti 2001-2011’de deprem için yapı denetim sistemi vardı. Hatay’da denetim ise 2001’de oldu ve sonrasında da denetim eksikliği yaşandı. Bu durumun Maalesef ki sonuçlarını acı bir şekilde gördük. Türkiye’de 21 milyonu Aşan yapı var ve bunların % 50’si yönetmeliklere uygun değil. Bu da Sizin ülkenizde var olan imar barışından kaynaklı ve bu imar barışı doğru bir şey değil Japonya’da Böyle bir şeye asla rastlayamazsınız çünkü bu felaketlerde en önemlisi yapılardır. Bu imar barışının olmaması gerekiyor ve gerçekten yapıların yönetmeliklere uygun olması gerekiyor.” </p>
<p>Seminer sonunda katılımcılara eski bir Japon felsefesi olan <strong>Kintsugi</strong> baz alınarak hazırlanan Kütahya Porselen fincanları verildi. <strong>“Yeniden hep birlikte ayağa kalkıyoruz”</strong> mottosuyla yola çıkan KYK Yapı Kimyasalları’ndan anlamlı hediye alan sektör profesyonellerinin olduğu katılımcılar alkışlayarak etkinliği düzenleyen herkese teşekkür etti. </p>
<p><strong>“Kaşif”in 2. Durağı İskenderun Oldu </strong></p>
<p>Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki ve KYK Yapı Kimyasalları Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Onur Sürmeli ile uzman görevlilerin yer aldığı deprem eğitimlerinin ikinci adresi İskenderun oldu. Moriwaki İskenderun’daki seminerde katılımcılara depreme karşı neler yapılması gerektiğini, ne tür önlemler alınması gerektiğini tek tek anlattı. KYK Yapı Kimyasalları deprem eğitim TIR’ı “Kaşif” 17-18 Ekim Salı ve Çarşamba günleri Adana ve Osmaniye’de olacak.</p>
<p><strong>Depreme Dayanıklı Bina Çok Önemli!</strong></p>
<p>Deprem, Türkiye’de birçok bölgeyi tehdit eden ciddi bir sorun. KYK Yapı Kimyasalları da yapıların depreme karşı güçlendirilmesi konusunda uzmanlığını, deprem riski taşıyan bölgelerdeki firma ve sektör profesyonellerine aktarıyor.  Deprem anında yapıların yeterli güvenliği sağlaması için, yönetmeliklere uygun tasarlanması ve inşa edilmesi, mevcut yapıların ise uygun tekniklerle, doğru malzeme kullanılarak güçlendirilmesi gerekiyor.   Güçlendirme çalışmalarında, betonarme, çelik ve karbon fiber ile güçlendirme gibi farklı teknikler kullanılmakta. Deprem nedeniyle son zamanlarda sıkça gündeme gelen tekniklerden birisi olan karbon fiber ile güçlendirme, diğer güçlendirme yöntemlerine göre alandan ve zamandan tasarruf sağlıyor. Kullanım kolaylığı, hafifliği sayesinde yapıya ilave yükler getirmemesi ve yüksek yapısal dayanım sağlaması sayesinde güçlendirme çalışmalarında sıklıkla tercih ediliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>KYK Yapı Kimyasalları Hakkında:</strong></p>
<p><em>Türkiye’nin lider yapı kimyasalları firmalarından KYK Yapı Kimyasalları, 2001 yılında Eskişehir’de kurulmuştur. KYK Yapı Kimyasalları, portföyünde bulunan; yapıştırıcılar, derz dolguları, su yalıtım malzemeleri, ısı yalıtım malzemeleri, tamir harçları, zemin malzemeleri, sıvalar, astarlar, dış cephe boyaları, katkılar ve yardımcı malzemeleri ile tüm Türkiye’ye ve yurtdışında 20 farklı noktaya satış gerçekleştirmektedir. KYK Yapı Kimyasalları, Eskişehir, Samsun, Adana ve Diyarbakır üretim tesislerinde yıllık 600 bin ton üretim kapasitesine sahiptir. Türkiye genelinde Adana, Ankara, Antalya, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir ve Samsun Bölge Müdürlükleri ile hizmet vererek, dağıtım, perakende ve uygulama yapan 270 ana bayi, 1.000 tali bayisi ile ürünlerinin yurt genelinde penetrasyonunu sağlamaktadır. %100 yerli sermaye ile faaliyetlerine devam eden KYK şu an 116 farklı ürün ve 400 ürün çeşidi ile TSE, CE ve ISO belgeleri ile yönetim sistemleri çalışmalarını yürütmektedir.</em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yoshinori Moriwaki Hakkında:</strong></p>
<p><em>Yoshinori Moriwaki, 1958 yılında Japonya’da doğdu. Yüksek mimar ve yüksek inşaat mühendisidir. Japonya’da deprem bölgesi olan Sendai’ da 13 yıl görev yapmış olan Moriwaki, Japonya Yurtdışı İnşaat Şirketleri Derneği adına İstanbul’da Marmaray ve İzmit Körfezi Geçiş Köprüsü projelerindeki denetim görevlerinin yanı sıra; Swiss Otel Projesi, YKK Fermuar Fabrikası, Çerkezköy- Honda Otomobil Fabrikası, Şekerpınar &#8211; Toyota Fabrikası, Adapazarı &#8211; Toyotasa Acil Yardım Hastanesi gibi bilinen projelerde imzası bulunmaktadır.. Japon otomotiv sektörünün Türkiye’de yapmış olduğu yatırımların hemen hemen hepsinde görev almıştır. Japonya’nın en uzun asma köprüsü AKASHI inşaatını yapan Hazama Ando Corporation şirketinin İstanbul Şubesi Genel Müdürü ve Japonya Yurtdışı İnşaat Şirketleri Derneği Türkiye Şubesi Genel Sekreteri olan Moriwaki, deprem uzmanı olarak biliniyor. Moriwaki, Türkiye’nin pek çok ilinde birçok eğitim kurumu ve sivil toplum kuruluşlarının organizasyonlarında deprem bilgilendirme semineri verdi.  1999 Marmara depremi sonrası bir aylığına Türkiye’ye gelen ve o tarihten beri İstanbul’da yaşıyor.</em></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-yoshinori-moriwaki-deprem-bolgesinde-ozel-tir-kasifle-egitimlere-basladi-409966">Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki Deprem Bölgesinde, Özel Tır &#8220;Kaşif&#8221;le Eğitimlere Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obninsk NEW Uluslararası Gençlik Nükleer Forumu, 70&#8217;ten Fazla Ülkeden 500&#8217;ün Üzerinde Uzmanı Bir Araya Getirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obninsk-new-uluslararasi-genclik-nukleer-forumu-70ten-fazla-ulkeden-500un-uzerinde-uzmani-bir-araya-getirdi-407633</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Sep 2023 14:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araya]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[forumu]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[getirdi]]></category>
		<category><![CDATA[new]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[obninsk]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<category><![CDATA[ülkeden]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407633</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un desteğiyle düzenlenen Obninsk NEW Uluslararası Gençlik Nükleer Forumu, 21 Eylül'de Obninsk'te başladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obninsk-new-uluslararasi-genclik-nukleer-forumu-70ten-fazla-ulkeden-500un-uzerinde-uzmani-bir-araya-getirdi-407633">Obninsk NEW Uluslararası Gençlik Nükleer Forumu, 70&#8217;ten Fazla Ülkeden 500&#8217;ün Üzerinde Uzmanı Bir Araya Getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom&#8217;un desteğiyle düzenlenen Obninsk NEW Uluslararası Gençlik Nükleer Forumu, 21 Eylül&#8217;de Obninsk&#8217;te başladı. Foruma 70’ten fazla ülkeden 500&#8217;ün üzerinde uzman ve genç bilim insanı katıldı. Forum kapsamında katılımcılar, sürdürülebilir kalkınma ilkelerine dayalı bir gelecek yaratmaya yönelik sektörün karşılaştığı küresel zorlukların yanı sıra nükleer ve ilgili bilimlerin geliştirilmesi, sektör uzmanlarının eğitimi ve kariyer yönetimi için yeni bir sistemin düzenlenmesi konularını ele alıyorlar. </p>
<p>Rusya Federasyonu Başbakanı Mihail Mişustin, karşılama konuşmasında “küresel nükleer endüstrinin geleceğinin özellikle gençlere bağlı olduğunu” vurguladı. Uluslararası Nükleer ve İlgili Teknolojiler Bilim ve Eğitim Merkezi Obninsk Tech’in kurulması için aktif çalışmaların başladığını belirten Mişustin, “Eminim ki bu kuruluş dünyanın dört bir yanından yetenekli gençleri bir araya getirecek lider bir merkez olacaktır. Merkez, ekonomi sektörlerinde aranan üst sınıf uzmanların yetiştirilmesine yardımcı olacak ve yeni nükleer bilimsel gelişmeler alanında Rusya&#8217;nın teknolojik egemenliğini sağlamaya olanak tanıyacaktır” dedi. </p>
<p>Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev de katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, “nükleer endüstrinin kökeni bilime dayandığından, iyi eğitilmiş uzmanların endüstrinin daha da geliştirilmesi ve sürdürülebilir bir gelecek yaratılması açısından çok önemli olduğunu” ifade etti. Likhachev, “Küresel nükleer eğitim merkezini Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in desteğiyle düzenliyoruz. Yarın ve yarından sonra eğitimin nasıl olması gerektiğini gençler belirlemelidir. Bizim misyonumuz gençlere bu çalışmalarında yardımcı olmaktır. Dolayısıyla bugün Obninsk&#8217;te Rosatom’un amiral gemisi Üniversiteler Konsorsiyumu&#8217;nun lideri Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi MEPhI ile geleceğin nükleer projeleri için uzmanlar yetiştirmek üzere benzersiz bir uluslararası bilim ve eğitim platformu düzenliyoruz” dedi. Likhachev ayrıca, Obninsk Tech Uluslararası Nükleer Eğitim Merkezi&#8217;nin ortaklığın bulunduğu ülkelerden tüm paydaşların katılımıyla düzenlenmesi ve geliştirilmesinin, ülkenin 2030 yılına kadar küresel nükleer ve ilgili eğitim pazarının en az yüzde 20&#8217;sini kapsamasını sağlayacağına olan inancını dile getirdi. </p>
<p>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktör Yardımcısı Mikhail Chudakov, Dünya Nükleer Birliği (WNA) Genel Direktörü Sama Bilbao y León, Bolivya Nükleer Enerji Ajansı Genel Direktörü Hortensia Jiménez Rivera, Nükleer Sanayi Derneği (NIATR) Yönetim Kurulu Başkanı Alikaan Çiftçi, Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi MEPhI Rektörü Vladimir Shevchenko Dünyanın Sürdürülebilir Kalkınmasının Temeli Olarak Güçlü Eğitim başlıklı genel oturuma katılanlar arasında yer aldı. </p>
<p>Dünya Nükleer Birliği Genel Müdürü Sama Bilbao-y-Leon konuşmasında, “Nükleer enerji mühendisliği geleceğin çevre dostu güç dengesinin ayrılmaz bir parçası ve aynı zamanda karbonsuzlaşmanın bir sembolüdür. Çevrenin korunması ve yaşam kalitesinin arttırılması için elzemdir. Temiz enerji dünyanın her yerindeki insanlar için ulaşılabilir olmalıdır. Eğitim, nükleer teknolojilerin önemini anlamak için güçlü bir temel oluşturulmasını teşvik eden önemli bir etkendir” ifadelerini kullandı. </p>
<p>Bolivya Nükleer Enerji Ajansı Genel Müdürü Hortensia Jiménez Rivera da konuşmasında “Bugün önemli ekonomik ve teknolojik dönüşümlerden geçiyoruz, bu nedenle insanların yaşam kalitesini arttırmak için yeni kalkınma yolları bulmak gerekmektedir. Nükleer teknolojinin geliştirilmesinde en önemli etken eğitimdir. Dolayısıyla enerji projelerinin hayata geçirilmesi yüksek nitelikli profesyoneller gerektirmektedir. Gençleri, nükleer projeleri ve refahı teşvik etmek için eğitim projelerimize katılmaya davet ediyorum” diye konuştu. </p>
<p>Nükleer Sanayi Derneği (NIATR) Yönetim Kurulu Başkanı Alikaan Çiftçi de yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Akkuyu NGS&#8217;nin Türkiye&#8217;nin elektrik ihtiyacının %10&#8217;unu karşılayacağı düşünülmektedir. Yakın gelecekte uluslararası nükleer projelerde daha aktif rol alabilmek için nükleer enerji alanındaki yetkinliğimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Obninsk&#8217;in eğitim konusunda önemli bir rol oynadığına şüphe yok ve anlaşmamıza göre mühendislerin ve bilimsel personelin eğitimi burada gerçekleştiriliyor. 2027 yılı sonuna kadar 300&#8217;den fazla genç mühendisin eğitim görmesi bekleniyor. Bu durum, gençlerin kariyerlerini inşa etmek için nükleer endüstriyi seçme konusundaki ilgilerini artırmalıdır.” </p>
<p>23 Eylül&#8217;e kadar çalışmalarına devam edecek forum çerçevesinde E. P. Slavsky Gençlik Bilimsel ve Teknik Konferansı, İnovasyon Laboratuvarı&#8217;nın yanı sıra eğitim, spor ve kültürel etkinlikler ile nükleer fizik alanındaki en son araştırmalara ilişkin raporların sunulacağı bilimsel okumalar da yer alacak. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obninsk-new-uluslararasi-genclik-nukleer-forumu-70ten-fazla-ulkeden-500un-uzerinde-uzmani-bir-araya-getirdi-407633">Obninsk NEW Uluslararası Gençlik Nükleer Forumu, 70&#8217;ten Fazla Ülkeden 500&#8217;ün Üzerinde Uzmanı Bir Araya Getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı Uyardı: Gastrit Sandığınız Ağrının Asıl Sebebi Safra Kesesi Taşı Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-gastrit-sandiginiz-agrinin-asil-sebebi-safra-kesesi-tasi-olabilir-401870</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Sep 2023 15:24:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrının]]></category>
		<category><![CDATA[asil]]></category>
		<category><![CDATA[gastrit]]></category>
		<category><![CDATA[kesesi]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[safra]]></category>
		<category><![CDATA[sandığınız]]></category>
		<category><![CDATA[sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[taşı]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=401870</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gastrit ağrısı ile safra kesesi taşı ağrısının zaman zaman karışabildiğini hatırlatan Genel Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Kinyas Kartal, “Hastalarımız, çektiği ağrıyı mide sorunlarıyla karıştırabildiği için midelerini rahatlatıcı bazı ilaçlar kullanabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-gastrit-sandiginiz-agrinin-asil-sebebi-safra-kesesi-tasi-olabilir-401870">Uzmanı Uyardı: Gastrit Sandığınız Ağrının Asıl Sebebi Safra Kesesi Taşı Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Gastrit ağrısı ile safra kesesi taşı ağrısının zaman zaman karışabildiğini hatırlatan Genel Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Kinyas Kartal, “Hastalarımız, çektiği ağrıyı mide sorunlarıyla karıştırabildiği için midelerini rahatlatıcı bazı ilaçlar kullanabiliyor. Bu durumda sorun safra kesesindeyse gecikme daha ciddi sorunlara neden olabiliyor.” dedi. Gecikmenin hem ameliyatı hem de ameliyat sonrası dönemi de güçleştirebildiğini hatırlatan Doç. Dr. Kartal, mide ağrısı deyip geçmeyin; asıl sorun safra kesesi taşınız olabilir” diye konuştu. </em></p>
<p>Safra kesesinde sorun olduğunda yağların sindiriminde sıkıntı yaşandığını anlatan Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Kinyas Kartal, buna bağlı olarak da safra kesesi taşlarında en sık görülen semptomun karın ağrısı olduğunu söyledi. Ancak hastaların farklı hastalıklara bağlı olarak da görülen bu semptomun nedeni olarak safra kesesi taşını düşünmediğini belirten Doç. Dr. Kartal, tanıda yaşanan gecikmeye bağlı tedavinin de geciktiğini bu durumun da daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“HASTALARIMIZ, ÇEKTİĞİ AĞRIYI MİDE ŞİKAYETİ ZANNEDİYOR” </strong></p>
<p>Safra kesesi taşlarının genellikle 40’lı yaş grubunda diğer yaş gruplarına göre daha fazla ortaya çıkabileceğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Kinyas Kartal, şu bilgileri verdi: “Safra kesesi taşları kadınlarda ve açık tenli insanlarda  daha fazla görülmekte . Aynı zamanda kilolu hastalarımızda zayıf hastalarımıza göre daha çok ortaya çıkabiliyor. Hastalığın ayırıcı tanısı, yerleşim yeri yakın olduğu ve safra kesesi sinirleri ile mide sinirleri aynı yolak üzerinden ilerlediği için mide hastalıkları ağrısı ile karışır. Hastalarımız, çektiği ağrıyı mide sorunlarıyla karıştırabildiği için midelerini rahatlatıcı bazı ilaçlar kullanabiliyor. Bu durumda tanı ve tedavide gecikme kaçınılmaz oluyor.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“YÜKSEK KOLESTEROLÜ OLAN KİŞİLER RİSKLİ GRUPTA YER ALIYOR”</strong></p>
<p>Genetik geçişin de safra kesesi taşlarının oluşumunda etkili olduğunu da belirten Doç. Dr. Kartal, risk faktörleri hakkında şöyle konuştu: “Ailenizde safra kesesi taşı olduğunu biliyorsanız bu sizi de safra kesesi taşı olan bir hasta adayı yapar. Kilolu hastalarımızda, yaş grubu olarak da 40-50 yaş grubu olan hastalarda safra kesesi taşlarını daha sık görmekteyiz. Hızlı kilo alma-verme gibi durumlar da safra komponentinin içeriğini değiştireceği için safra kesesi taşı oluşumda risk faktörüdür. Yüksek kolesterolü olan kişilerde de safra kesesi taşlarının oluşumu adına risk faktörü taşıyan kişilerdir.” </p>
<p> </p>
<p><strong>“SAFRA KESESİNDE TAŞ OLDUĞUNU GÖSTEREN İŞARETLER”</strong></p>
<p>Hastalığın şikayetlerinin mide bulantısı ve karın ağrısı ile başladığını da kaydeden Doç. Dr. Kartal, belirtilerle ilgili şunları kaydetti:</p>
<p>“Bunlara omuz, sırt ağrısı da eşlik edebilir. Her iki kürek kemiğinin ortasındaki ağrı safra kesesi taşları için spesifik bir belirtidir. Karın ağrısı, omuz ağrısı, bulantı ve onlara eşlik eden kusma gibi rahatsızlıklar da safra kesesi taşlarının en önemli semptomlarındandır. Bu şikayetleri yaşıyorsanız mutlaka bir doktora başvurmalı ve gerekli tedavi sonrasında cerrahi programına alınmalısınız.”   </p>
<p> </p>
<p><strong>SORUN SAFRA KESESİNDEN Mİ, MİDEDEDEN Mİ KAYNAKLANIYOR?</strong></p>
<p>Doç. Dr. Kartal, safra kesesi taşı ağrısının diğer ağrılardan nasıl ayırt edilebileceğine dair şu bilgileri verdi: </p>
<p>“Mide, gastrit, ülser ağrısı daha çok açken hissedilirken, safra kesesi taşları ağrısı ise yiyecek ve yemek alınımı takiben devreye girdiği için tokken ağrı yapar. Hastalarımız ise ‘midem ağrıyor’ diye yemek yemez. Yemek yemediği zaman safra kesesi de rahatlar ve bu durum bir paradoksa yol açar. Gastrit ağrısı ve safra kesesi ağrısı en sık karıştırılan ağrılar olmakla birlikte ikisinin tedavisi birbirinden tamamen farklıdır. Gastriti ilaçlarla tedavi ederken, safra kesesi hastalıklarının birçoğunun tedavi şekli cerrahidir. Bu yüzden gastrit ve safra kesesi ağrısının ayrımında önemli bir gecikme olursa ameliyat ve sonrasındaki dönem hastalarımız için daha zorlu olabiliyor. Bu nedenle hastalarımız yaşanan sorunları “mide ağrısı” diyerek geçiştirilmemeli.  Çünkü hatırlanması gereken nokta; safra kesesi taşları ameliyat edilmediği zaman, safra kesesi ile safra yolları iltihaplanmasına, taş safra yollarına düşmüşse sarılık ve hatta pankreatit gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabilir.” </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“KAPALI TEKNİKLE YAPTIĞIMIZ AMELİYATLARI TERCİH EDİYORUZ” </strong></p>
<p>Safra kesesi taşı ağrısının tedavisi için cerrahi gerektiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Genel Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Kinyas Kartal, uygulanan tedaviyle ilgili şu bilgileri verdi: “Bu taşlar, safra çamuru içinde toz tanecikleri kadar olabildiği gibi 4-5 santimetre yani yaklaşık bir yumurta boyutunda da olabiliyor. Burada önemli olan nokta taşın büyüklüğünden ziyade tıkanıklığa yol açıp açmamasıdır. Eğer taş safranın boşalmasını önleyecek şekilde bir tıkanıklığa yol açıyorsa bu artık iltihaplı safra kesesini ortaya çıkarır ve bu noktada tedavisi cerrahidir. Ameliyatta ise kapalı ve açık olmak üzere iki farklı teknik kullanılır. Konvansiyonel dediğimiz eskiden beri kullanılan açık ameliyatla safra kesesi alınır. Günümüzde ise kapalı teknikle yapılan safra kesesi ameliyatları altın standart tedavi olarak kabul ediliyor. Hastalarımızı genellikle bir gün sonra taburcu ediyor, bir hafta içerisinde de normal hayatlarına dönmelerini sağlıyoruz. Ancak safra kesesi taşları için sorun ilerlemeden erken evrede yapılan cerrahinin, hastanın ameliyat sonrası dönemi rahat geçirebilmesinde de önemli olduğu unutulmamalı.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-gastrit-sandiginiz-agrinin-asil-sebebi-safra-kesesi-tasi-olabilir-401870">Uzmanı Uyardı: Gastrit Sandığınız Ağrının Asıl Sebebi Safra Kesesi Taşı Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı Uyardı: &#8220;Gebelikte Kontrolsüz İlaç Kullanımı Çocuklardaki Sakatlık Riskini Artırabilir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-gebelikte-kontrolsuz-ilac-kullanimi-cocuklardaki-sakatlik-riskini-artirabilir-384154</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 10:40:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırabilir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklardaki]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolsüz]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sakatlık]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384154</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları Doğum ve Perinatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Başbuğ, Uzmanı Uyardı: "Gebelikte Kontrolsüz İlaç Kullanımı Çocuklardaki Sakatlık Riskini Artırabilir"</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-gebelikte-kontrolsuz-ilac-kullanimi-cocuklardaki-sakatlik-riskini-artirabilir-384154">Uzmanı Uyardı: &#8220;Gebelikte Kontrolsüz İlaç Kullanımı Çocuklardaki Sakatlık Riskini Artırabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Gebelikte kontrolsüz ilaç kullanımının çocuklardaki sakatlık riskini arttırabildiğini söyleyen Kadın Hastalıkları Doğum ve Perinatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Başbuğ, “İlacın içerisindeki madde yanında, gebelik haftası, ilaca devam süresi ve ilacın fetusa ulaşıp / ulaşmadığı gibi faktörler de sakatlık yapıcı etkide önemlidir. Bu nedenle gebelikte kullanılacak her ilaç için kadın hastalıkları ve doğum doktorundan ve gerekirse perinatologdan risk kategorisi ve kullanılıp/ kullanılamayacağı hakkında bilgi alınmalıdır. Özellikle fetüsün organ gelişiminin gerçekleştiği ilk üç ay için bu konu daha fazla önem arz ediyor.” diye konuştu.</em></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Her 16 gebeden en az birinin gebelikte fetusta sakatlık yapıcı etki artışı olabileceği bilinen ilaç kullandığının ortaya konduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları Doğum ve Perinatoloji uzmanı Prof. Dr. Mustafa Başbuğ, gebelikte bilgisiz ve bilinçsiz ilaç kullanımının yaratabileceği risklere dikkat çekti. Bununla ilgili American Journal of Obstetrics and Gynecology dergisinin Ağustos 2022 sayısında yayınlanan araştırmaya işaret eden Prof. Dr. Mustafa Başbuğ, “Amerika’da yaşayan kadınların ne kadarının gebelikte sakatlık ya da çocukta sorun oluşturabilecek ilaçlara maruz kaldığı incelendi. Sonuç olarak her 16 gebeden en az 1’inin bilmeden veya mecburiyetten maruz kaldığı ortaya çıktı. Bu da çocuklardaki sakatlık riskini artırıyor” şeklinde konuştu.  </p>
<p> </p>
<p><strong>RİSK GRUPLARININ ÖNCEDEN BELİRLENMESİ GEREKLİ</strong></p>
<p>İlaçların sakatlık oluşturma riskleri açısından önceden yapılan gözlemsel çalışmalara göre risk kategorilerine ayrıldığını söyleyen Prof. Dr. Mustafa Başbuğ: “İlacın içerisindeki madde yanında, gebelik haftası, ilaca devam süresi ve ilacın fetusa ulaşıp/ulaşmadığı gibi faktörler de sakatlık yapıcı etkide önemlidir” dedi. Prof. Dr. Başbuğ sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Fetüsün organ gelişimi gerçekleştiği için gebelikte ilk üç ay daha önem arz etmektedir. İlk üç ayda kullanılan bazı ilaçlar sakatlık oluşturma riskine daha fazla sahiptir. Bu yüzden ilk üç ay vitamin dahi olsa kullanılan ilaçlar kadın doğum hekimine gerekirse perinatoloğa sorularak kullanılmalı. Gebe olduğu bilinen bir kadın gelişigüzel ilaç kullanmamalı. Çünkü zorunlu olarak kullanılması gereken ilaçlar A, B, C, D ve X risk gruplarına göre kullanılıyor. Örneğin; D grubuna epilepsi hastalıklarında kullanılan bazı ilaçlar dâhildir. Bu gruptaki ilaçlar çocuklar için belli bir risk yaratsa da anne kullanmak zorunda. Aksi taktirde annede nöbetlere bağlı yaşam kaybı riski bulunur. Dolayısıyla epileptik gebelerde ilaç seçimlerimizde bebeğin en az zarar göreceği ilaçlar tercih edilir. Sonuç itibariyle gebede kullanılacak ilacın risk grubunun önceden belirlemesi çok önemlidir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“RİSKİ OLUŞTURAN İLACIN BEBEĞE ULAŞIP ULAŞMADIĞI DA ÖNEMLİ”</strong></p>
<p>“Gebelikte kullanılacak ilacın sakatlık oluşturucu risk grubunun önceden belirlenmesi kadar önemli bir noktada ilacın emilimidir” diyen Prof. Dr. Başbuğ, sözlerine şöyle devam etti:“Ağızdan alınan bir ilaç mideden emilmiyorsa zararlı olmaz. Örneğin ishal tedavilerinde kullanılan ilaçlar emilmediği için çocuğa zararı olmaz. Fakat aynı maddeyi damar yoluyla verirseniz, maddenin çocuğa ulaşma ihtimali artar.”</p>
<p> </p>
<p><strong>GEBELİKTE ANTİBİYOTİK KULLANILILIR MI?</strong></p>
<p>En çok merak edilen konulardan biri olan gebelikte antibiyotik kullanımıyla ilgili Prof. Başbuğ şu bilgileri verdi: “Gebelikte antibiyotik kullanımı için de özellikle plasentadan geçen ve teratojenik etki potansiyeli olan ilaçların fetal sakatlıklara sebep olduğunu söyleyebiliriz. Bu kapsamda bazı antibiyotikler güvenli kullanım şartıyla verilebilirken bazıları verilmez. Dolayısıyla antibiyotiklerin teratojenik etki potansiyaline, plasentadan geçmediğine, yüksek doza ulaşmadığına ve gebelik haftasına dikkat edilmeli.”</p>
<p>Kronik hastalıkları olup da gebe kalan kadınların rutin kullanmak zorunda olduğu bazı ilaçlarının olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Mustafa Başbuğ, “Hastalığını takip eden ve gebelikteki takibini yapacak hekimlerin birlikte çalışmasıyla sağlıklı bir bebek dünyaya gelebilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>“ÇOCUKTA, İLAÇ KULLANIMINA BAĞLI HASTALIKLAR 6 AY, 1 YIL İÇİNDE DE ORTAYA ÇIKABİLİYOR” </strong></p>
<p>Gebeliğin ilk üç ayının sakatlık oluşturma dönemi olmakla birlikte sonraki aylarda da sorunların ortaya çıkabileceğini kaydeden Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları Doğum ve Perinatoloji uzmanı Prof. Dr. Mustafa Başbuğ, konuyla ilgili şunları kaydetti: </p>
<p>“Herhangi bir vitamin verirken bile çok dikkat etmek gerekiyor. Zira vitamin ilaçlarının içindeki katkı maddesinin zararı, çocuklarda uzun dönemde ortaya çıkabiliyor. Şu ana kadar doğuştan gelen sakatlıklardan bahsetsek de bazı hastalıkların geç ortaya çıktığını belirtmekte fayda var. Örneğin bazı kanser türlerinde gebe kadınların kullandığı bir ilacın etkisi olarak kız çocuklarında 8 ya da 10 yaşında vajinal adenozis hastalığı görülebiliyor. İlaç kullanımına bağlı hastalıklar direkt doğumdan hemen sonra değil 6 ay 1 yıl içinde de ortaya çıkabiliyor. Bu yüzden hastanın kendisi görüş almadan bir ilacı kullanmamalı, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ve gerekirse perinatolog görüşünü aldıktan sonra uygun ilaçları kullanmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-gebelikte-kontrolsuz-ilac-kullanimi-cocuklardaki-sakatlik-riskini-artirabilir-384154">Uzmanı Uyardı: &#8220;Gebelikte Kontrolsüz İlaç Kullanımı Çocuklardaki Sakatlık Riskini Artırabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Michelin, Simülasyon Yazılımı Uzmanı Canopy Simulations&#8217;ı Satın Aldı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/michelin-simulasyon-yazilimi-uzmani-canopy-simulationsi-satin-aldi-380256</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jun 2023 11:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[canopy]]></category>
		<category><![CDATA[michelin]]></category>
		<category><![CDATA[satın]]></category>
		<category><![CDATA[simülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[simulationsı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yazılımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380256</guid>

					<description><![CDATA[<p>İleri yarış performansı ve mobilitesi için kullanılan simülasyon teknolojisi, motor sporları ve otomobil endüstrisindeki ilerlemeyi hızlandırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/michelin-simulasyon-yazilimi-uzmani-canopy-simulationsi-satin-aldi-380256">Michelin, Simülasyon Yazılımı Uzmanı Canopy Simulations&#8217;ı Satın Aldı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İleri yarış performansı ve mobilitesi için kullanılan simülasyon teknolojisi, motor sporları ve otomobil endüstrisindeki ilerlemeyi hızlandırıyor. Alanında lider konumda bulunan simülasyon yazılımı uzmanı Canopy Simulations’ı satın alan Michelin, böylece kusursuz bir “sanal sürücü”ye sahip oldu.</strong></p>
<p>Mobilite alanında öncü şirketlerden biri olan Michelin, kendi alanında lider konumunda bulunan simülasyon yazılım uzmanı Canopy Simulations’ı satın alarak kusursuz bir “sanal sürücü”ye sahip oldu. Günümüz dünyasında simülatörler, yarışlara ve spor araç üretimine yönelik lastik geliştirilirken ideal bir araç olarak ön plana çıkıyor. Öyle ki, 2023 Le Mans 24 Saat Yarışları etkinliğinde yarışın yıldızı Hypercar sınıfında yarışan tüm prototiplerin tamamen simülasyon yazılımı kullanılarak geliştirilen lastiklerle donatılacağını belirten Michelin, teknolojinin orijinal ekipman ve yüksek performanslı lastiklerin gelişimindeki olmazsa olmaz rolünün altını çiziyor.</p>
<p>Matematiksel modelleme ve simülatör kombinasyonu sayesinde teknik ve ağırlık dağılımı özellikleri açısından yeni üretilecek bir otomobil için en iyi lastik ebatları ve teknolojileri belirlenebiliyor. Veri işleme teknolojisi ve ileri matematiksel algoritmalara dayalı olan bu kombinasyon, Michelin&#8217;in bir teknoloji lideri ve veri güdümlü bir şirket olma konusunda kararlılığını daha da pekiştiriyor. Simülasyonlar sayesinde giderek artan verimlilikte bir yarış ve mobilite deneyimi sunan yeniliklerin hızlandırılmasıyla Michelin’in iş ortakları ve araç üreticileriyle olan iş birliği seviyesi optimize edilirken bir yandan da şirketin AR-GE odaklı çevresel ayak izi azaltılıyor. Böylece daha uzun vadeli, geleneksel gelişim devirlerine kıyasla gerçek tasarruflar elde edilebiliyor.</p>
<p>Somut açıdan bakıldığında üç dijital model arasındaki etkileşim yoluyla teknolojinin, dinamik bir gerçekliği yeniden ürettiğini aktaran Michelin, bu modellerden ilkinin devrelerin özellikleri ile yol tutuş fonksiyonlarını taklit ederken, ikinci modelin aracın özelliklerini kapsadığını ve üçüncü modelin ise daha detaylı şekilde lastik davranışını son derece detaylı bir şekilde görebildiklerinin altını çiziyor. Simülatörler sayesinde sürücüler, olağanüstü geniş bir konfigürasyon yelpazesi içinden farklı lastik türlerini deneme şansı da yakalıyor.</p>
<p>Bu süreçte sürücülerin kişisel izlenimleri ve geri bildirimleri ile gerçek bir araç veya gerçek bir yarış arabasına benzer deneyimler sunan simülatörün sağladığı nesnel verilerin aktarılmasıyla tamamlanıyor. Sürücülerin bu dijital devrime uyum sağlama sürecinde, sahip oldukları misyon önemli ölçüde değişiklik gösteriyor. Öyle ki, artık genç sürücüler bir yandan simülatör sayesinde yeni beceriler kazanırken bir yandan da yarış deneyimlerini geliştirebiliyor. Bu sayede gerçek ve sanal dünyalar arasındaki köprüler öncelik kazanmış oluyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/michelin-simulasyon-yazilimi-uzmani-canopy-simulationsi-satin-aldi-380256">Michelin, Simülasyon Yazılımı Uzmanı Canopy Simulations&#8217;ı Satın Aldı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov NP Feneryolu Tıp Merkezi&#8217;nde hasta kabulüne başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikiyatri-uzmani-doc-dr-serdar-nurmedov-np-feneryolu-tip-merkezinde-hasta-kabulune-basladi-377585</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 May 2023 08:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[feneryolu]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kabulüne]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinde]]></category>
		<category><![CDATA[nurmedov]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[serdar]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=377585</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi, alanında deneyimli uzmanlarla hizmet vermeye devam ediyor. Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov NP Feneryolu Tıp Merkezi’nde hasta kabul etmeye başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikiyatri-uzmani-doc-dr-serdar-nurmedov-np-feneryolu-tip-merkezinde-hasta-kabulune-basladi-377585">Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov NP Feneryolu Tıp Merkezi&#8217;nde hasta kabulüne başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi, alanında deneyimli uzmanlarla hizmet vermeye devam ediyor. Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov NP Feneryolu Tıp Merkezi’nde hasta kabul etmeye başladı.   </strong></p>
<p>Halen Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi olarak görev alan ve aynı zamanda Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi’nde hasta kabulüne devam eden Doç. Dr. Serdar Nurmedov Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda ve Rusya Federasyonu dahil birçok ülkede psikiyatri ve bağımlılık rehabilitasyon merkezlerinde gözlemci olarak bulundu.</p>
<p>Ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanan 50’ye yakın bilimsel makalesi, ulusal ve uluslararası kongrelerde yaptığı sunumları, ödülleri, kitap ve kitap bölümleri bulunan Doç. Dr. Nurmedov’un, yayınları bugüne kadar 1000’den fazla atıf almıştır.</p>
<p>Halen Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya devam eden ve “Genel Psikiyatri, Bağımlılık, Sinirbilim ve Psikoterapi” alanlarında araştırmalarını sürdüren Psikiyatrist Doç. Dr. Serdar Nurmedov, Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi’nde madde kullanımına bağlı psikotik bozukluklar, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), erişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dürtü kontrol bozuklukları, yetişkinlerde otizm, yeme bozuklukları, duygudurum bozuklukları, anksiyete bozuklukları ve tedaviye dirençli psikoz başta olmak üzere birçok farklı alanda hasta kabul etmektedir.</p>
<p><strong>Doç Dr. Serdar Nurmedov kimdir? </strong></p>
<p>1976 yılında Türkmenistan Daşoguz’da doğan Doç. Dr. Serdar Nurmedov, 1996 yılında Trabzon Kanuni Anadolu Lisesini, 2002 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesini bitirdi. Aynı sene Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak işe başladı ve 2009 yılında Psikiyatri Uzmanı oldu. Uzman olduktan sonra 2015 yılına kadar NPİSTANBUL Hastanesi’nde çalıştı ve bu süre zarfında Türkiye’nin ilk özel Bağımlılık Tedavi Merkezinin kuruluşunda aktif görev aldı. 2015-2023 yılları arasında Acıbadem Sağlık Grubunda çeşitli görevlerde bulundu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikiyatri-uzmani-doc-dr-serdar-nurmedov-np-feneryolu-tip-merkezinde-hasta-kabulune-basladi-377585">Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov NP Feneryolu Tıp Merkezi&#8217;nde hasta kabulüne başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka Uzmanı Yetiştirme Programı İçin İmzalar Atıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-uzmani-yetistirme-programi-icin-imzalar-atildi-376207</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 May 2023 13:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[atıldı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[imzalar]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=376207</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı sahipliğinde devam eden Türkiye’nin bilgi teknolojilerine özel ilk ve tek eğitim ve istihdam projesi olan 1 Milyon İstihdam Projesi kapsamında Yapay Zekâ Uzmanı Yetiştirme Programı başlatıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-uzmani-yetistirme-programi-icin-imzalar-atildi-376207">Yapay Zeka Uzmanı Yetiştirme Programı İçin İmzalar Atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı sahipliğinde devam eden Türkiye’nin bilgi teknolojilerine özel ilk ve tek eğitim ve istihdam projesi olan <strong>1 Milyon İstihdam Projesi</strong> kapsamında Yapay Zekâ Uzmanı Yetiştirme Programı başlatıldı. Ahmet Çalık Vakfı sponsorluğunda ve Türkiye Bilişim Derneği koordinasyonunda gerçekleşecek programın eğitimleri İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde gerçekleşecek.</p>
<p><strong>Bugünün ve Yarının İhtiyacı Yapay Zekâ Uzmanı </strong></p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Bilişim Derneği ve Ahmet Çalık Vakfı arasında, İstanbul Ticaret Odası Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirilen iş birliği protokolü imza töreninde konuşan, Hazine ve Maliye Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Dr. Cebrail Taşkın, “2023 yılı Türkiye Yüz Yılı vizyonunda başarılı çalışma ve projeleri devreye almaya ve Türkiye için daha fazla değer üretmeye devam ediyoruz. Eğitim ve istihdamda fırsat eşitliği imkânı sunan yenilikçi modeli ve oluşturduğu faydalarla projemiz dünyada örnek alınan bir proje haline gelmiştir. Şimdi de bugünün ve yarının ihtiyacı olan Yapay Zekâ Uzmanı yetiştirme programı başlatıyoruz.” dedi. Ahmet Çalık Vakfı’na desteği için teşekkür eden Taşkın, Hazine ve Maliye Bakanı Doç Dr. Nureddin Nebati’nin destekleriyle projede önemli ve büyük çalışmaları tamamladıklarını ve teknoloji alanında istihdamı ve üretimi artıracak yeni çalışmalar yapmaya da devam ettiklerini söyledi.</p>
<p><strong>“Bilim ve Teknoloji Alanında Ülkemizi Geliştirmek İçin Destek Vermeye Devam Edeceğiz”</strong></p>
<p>İş birliği protokolü imza töreninde söz alan Ahmet Çalık Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mahmut Can Çalık, “Vakfımızın en önemli hedefi; dünyada devam eden dijital dönüşüm yarışında ülkemizin en ön sıralarda yer alması için katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda, Hazine ve Maliye Bakanlığı’mızın “Bir Milyon İstihdam Projesi”ni desteklemek üzere “Sertifikalı Yapay Zekâ Uzmanı Yetiştirme Yetkinlik Programı”nın geliştirilmesine katkı sağlayacağız. Bilim ve Teknoloji alanında ülkemizi geliştirmek için destek vermeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Programdan 140 Genç Yararlanacak</strong></p>
<p>İş birliği protokolü imza töreninde söz alan Türkiye Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Aktepe, “Program kapsamında İstanbul Ticaret Üniversitesinde gerçekleşecek eğitimlere 140 gencimizi kabul edeceğiz. Uygulamalı eğitimler tamamlandığında gençlerimiz doğrudan istihdama yönlendirilecek.” dedi. Ayrıca başlatılacak bu programın büyütülmesi ve bu tür programların başlatılarak sürdürülebilir hale getirilmesi için dernek olarak her zaman gereken çabayı göstereceklerini vurguladı.</p>
<p>Başlatılacak programın eğitimlerini gerçekleştirecek olan İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. İsrafil Kuralay protokol imza töreninde söz alarak, “İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Üniversitesi özellikle teknoloji alanına özel önem verip bu alana yatırımlar yaparak birçok yeni çalışmayı ülkemize kazandırmıştır. Bugün içinde olduğumuz Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi odamızın girişimlerin yetişmesi için alanında öncü ve başarı ödüllü bir projesidir. Bugün başlatılan bu programın da devamını getirerek Üniversite olarak çalışmalara destek vermeye devam edeceğiz.” dedi.</p>
<p>İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Ömer Torlak da törende söz alarak, üniversite bünyesinde açılan Yapay Zeka bölümlerinin alanında ilk olduğunu vurgulayarak bu eğitim programlarının gençlerin istihdam için kendini geliştirmesi anlamında önemli olduğunu ve programda üniversite olarak kaliteli içerik ve nitelikli akademisyenlerle görev alacaklarını söylediler.</p>
<p><strong>Başvurular Yakında Başlıyor</strong></p>
<p>https://1milyonistihdam.hmb.gov.tr/ adresinden projeye kaydolarak başlatılan programa yapılacak başvuruların yakında başlayacağını ifade eden yetkililer, projeye bugüne kadar 1 milyon 590 binden fazla kişinin katılarak eğitimler almaya başladığını da hatırlatarak, gençlerin yapay zeka uzmanı yetiştirme programı ve benzer imkanlardan yararlanması için projeye kaydolunması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-uzmani-yetistirme-programi-icin-imzalar-atildi-376207">Yapay Zeka Uzmanı Yetiştirme Programı İçin İmzalar Atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Dr. Çağrı Coşkun, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü ile ilgili olarak açıklama yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuk-hematolojisi-ve-onkolojisi-uzmani-dr-cagri-coskun-8-mayis-dunya-talasemi-gunu-ile-ilgili-olarak-aciklama-yapti-373170</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 May 2023 11:42:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çağrı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[coşkun]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[hematolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[onkolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[talasemi]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373170</guid>

					<description><![CDATA[<p>Talasemi ülkemizde ve dünyada görülen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çağrı Coşkun, “Türkiye’de taşıyıcılık sıklığı %2,1 olup Akdeniz bölgesinde bu oran daha da artmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-hematolojisi-ve-onkolojisi-uzmani-dr-cagri-coskun-8-mayis-dunya-talasemi-gunu-ile-ilgili-olarak-aciklama-yapti-373170">Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Dr. Çağrı Coşkun, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü ile ilgili olarak açıklama yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Talasemi ülkemizde ve dünyada görülen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çağrı Coşkun, “Türkiye’de taşıyıcılık sıklığı %2,1 olup Akdeniz bölgesinde bu oran daha da artmaktadır. Ülkemizde talasemi önleme programı kapsamında evlilik öncesi çiftlere kan testi (hemoglobin elektroforezi) yapılmakta ve bu sayede çiftlerin taşıyıcı olup olmadıkları belirlenmektedir. Test sonuçlarında çiftlerden biri taşıyıcı ise sorun olmaz. İkisinin de taşıyıcı olma halinde evlenildiğinde her gebelikte %25 oranında talasemi major, yani hasta çocuklar doğabilir. Talasemi programı sayesinde son dönemde Türkiye’deki talasemi hasta sayısı azalsa da test sonuçlarına rağmen evlenip, çocuk dünyaya getirmek isteyen çiftler oluyor. Bu grup için gebeliklerin 11. haftasından sonra ya da doğumdan sonraki ilk 3 ve 6 ay içinde çeşitli testler uygulayarak çocuğın sağlıklı olup olmadığını test edebiliyoruz. Talasemi riski, imam nikahı gibi resmi olmayan ve dolayısıyla kayıtlara girmeyen evliliklerde çiftlerin kan testine girmemesi nedeniyle artmış durumdadır. O yüzden mevcut risk ailelere aktarılamamaktadır” dedi.</p>
<p>Talaseminin genetik bir sorun olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Coşkun, “Kuşaklar boyu süren ve genetik bir sorun olan talasemi, kırmızı kan hücreleri içinde yer alan ve dokulara oksijen taşıyan hemoglobin molekülünde yetersizlik ya da bozukluk nedeniyle meydana gelmektedir. Bunun sonucunda kırmızı kan hücreleri hızla yıkılmakta ve kansızlık ortaya çıkmaktadır. Genellikle ilk 3-6 ay aralığında kansızlık bulguları görülmektedir. Bebeğin soluk görünümde olması, gözlerinin içinin sarı olması, karında şişlik, hızlı kalp atışı, solunum sayısında artma, emerken çabuk yorulma, huzursuzluk ilk görülen belirtilerdir” dedi.</p>
<p>Talaseminin tedavisinden bahseden Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Dr. Çağrı Coşkun sözlerini şöyle tamamladı;</p>
<p>“Tedavinin ilk basamağını düzenli olarak kan nakli oluşturmaktadır. Kan nakli yetersiz yapılan hastalarda kemik iliğinin aşırı çalışması sonucu ileriki dönemde kemik değişiklikleri, boy kısalığı, karaciğer ve dalak büyümesi, ergenliğe geç girme görülebilmektedir. Yaşla birlikte artan şekilde kan nakli de demir birikimine yol açmakta ve kalp sorunları, siroz ya da kanser görülebilmektedir. Dolayısıyla kan naklinin meydana getirdiği demir uzaklaştırıcı tedavi şarttır. Bu hastalığın hayat boyu sürmesi nedeniyle beraberinde sosyal, ekonomik ve psikolojik sorunlar görülebilmekte ve tedavi uyumu kimi zaman sağlanamamaktadır. Özellikle 2 yaş sonrası ağızdan alınabilen ilaç formlarının çıkması uyum sorununu aşmada önemli bir rol oynadı. Hastalığın kesin tedavisi uygun kemik iliği nakli ile mümkündür. Nakil sayesinde hasta kullandığı ilaçlardan kurtarılabilir. Bu noktada doku grubu uyumunun, sağlıklı bir vericisinin olması gerekmektedir. Bu tedavi yönteminde de kardeşten yapılan ilik nakillerinin daha başarılı olduğu göze çarpıyor.</p>
<p>Bir halk sağlığı sorunu olan talasemide hekim eğitimi, bu hastalığın tedavisindeki zorluklar, bu alanla ilgili tıptaki tüm gelişmelerin topluma ve hasta ailelerine aktarılması çok büyük önem arz etmektedir. Söz konusu gün ve içinde bulunduğu hafta boyunca çeşitli eğitim, seminer ve etkinliklerle konuya vurgu yapılmaktadır.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-hematolojisi-ve-onkolojisi-uzmani-dr-cagri-coskun-8-mayis-dunya-talasemi-gunu-ile-ilgili-olarak-aciklama-yapti-373170">Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Dr. Çağrı Coşkun, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü ile ilgili olarak açıklama yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki Nilüfer&#8217;e konuk oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-yoshinori-moriwaki-nilufere-konuk-oldu-372534</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 15:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[konuk]]></category>
		<category><![CDATA[moriwaki]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfere]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yoshinori]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372534</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin dijital içerik yayına konuk olan Japon Deprem Uzmanı ve Yüksek Mimar Yoshinori Moriwaki, Bursa’dan geçen fay hatlarını yorumladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-yoshinori-moriwaki-nilufere-konuk-oldu-372534">Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki Nilüfer&#8217;e konuk oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin dijital içerik yayına konuk olan Japon Deprem Uzmanı ve Yüksek Mimar Yoshinori Moriwaki, Bursa’dan geçen fay hatlarını yorumladı.</p>
<p>Nilüfer Stüdyo’da çekimleri yapılan ve Yankı İçöz’ün sunduğu “Benim Nilüferim” programına konuk olan Yüksek Mimar Yoshinori Moriwaki Bursa ve Marmara Bölgesi’nin hareketli fay hatları ile ilgili bilgiler verdi. Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey kolunun 1999 depreminde Gölcük’e kadar kırıldığını belirten Moriwaki, “Marmara Denizi içerisinde Yalova ve Silivri arasında İstanbul’un 20 km açıklarında kırılmayan fay hatları var. Buraların kırılmasını bekliyoruz. 1999 depreminden sonra boğaz köprülerine güçlendirme yaptık. O süreçte yaptığımız risk analizlerine göre adaların güneyinde kalan bölge olarak tahmin ediyoruz. Bir diğer nokta olarak adaların güneyindeki fayın devamı olan Silivri açıklarını söyleyebiliriz. Bu fay hatları bir bölümünü kırarsa 6.8 ama birkaç tane fay hattını beraber ya da tamamını kırarsa daha yüksek şiddette deprem olabilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p>1999 depreminde İstanbul’da Avcılar’ın zeminden kaynaklı olarak fazla etkilendiğini belirten Yoshinori Moriwaki, “Zeytinburnu, Küçükçekmece, Büyükçekmece gibi yerlerde sıkıntılar yaşanabilir. Güneyde Bursa tarafına baktığımızda yumuşak zeminli yerlerde sıkıntı bekleyebiliriz” dedi.<br />Marmara Denizi’nde beklenen depremin tsunami oluşturabileceğine de dikkat çeken Yoshinori Moriwaki, “En kötü senaryoya göre 3 metre yüksekliğinde tsunami beklenebilir. 50 santimetre yüksekliğindeki bir tsunami bile insanın yüzmesini imkansız hale getirir. Dolayısı ile tsunami uyarısının ardından yüksek noktalara çıkmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey ve güney olmak üzere iki kolunun bulunduğunu belirten Moriwaki, “Güney kolu tam Bursa’nın altından geçiyor. İznik’ten geçen bir fay hattı var. Ama bana göre bundan önce İnegöl’den Bursa’ya kadar uzanan fay hattında bir hareketlilik bekleyebiliriz. Burada meydana gelen depremin üzerinden 150 sene geçmiş durumda. Sonra Bandırma’nın batısında kalan fay hatlarına bakacak olursak 250 sene boyunca kırmadığı noktalar var. İnegöl’den Bursa’ya uzanan fayın ardından Uluabat fayı, ardından da Bandırma’nın batısındaki fayın kırılabileceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p>Japonya ile Türkiye’deki deprem yönetmeliğinin 2018 yılında aynı seviyeye geldiğini ifade eden Yoshinori Moriwaki,”2018 yılından önceki yönetmelikte zemin iyileştirildikten sonra binayı inşa etmek gerekiyordu. Ama bu uygulanmıyordu. Şimdiki yönetmelikte zemin kötüyse iyileştikten sonra binayı inşa edebiliyorsunuz. Kahramanmaraş ve Hatay’da biz bunu gördük. Bina iyi ama zemin kötüydü. Yıkımlar için önemli etkisi oldu. Türkiye’de yapı denetimler beton dökerken numune alıyor, demir dökülürken numune alıyor. Betonun ve demirin kalitesi kontrol ediliyor. Ama o inşaatta kullanılan demirin çapı kaç ya da kaç tane demir kullanıldığının kontrolü yok. Bunların yasal düzenleme ile güvence altına alınması gerekiyor” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japon-deprem-uzmani-yoshinori-moriwaki-nilufere-konuk-oldu-372534">Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki Nilüfer&#8217;e konuk oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal NPİSTANBUL Hastanesi&#8217;nde hasta kabulüne başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beyin-ve-sinir-cerrahisi-uzmani-op-dr-emre-unal-npistanbul-hastanesinde-hasta-kabulune-basladi-370016</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 11:40:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[emre]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesinde]]></category>
		<category><![CDATA[kabulüne]]></category>
		<category><![CDATA[npistanbul]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[ünal]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370016</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi kadrosuna alanında deneyimli uzmanlar katılmaya devam ediyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, NPİSTANBUL Hastanesi’nde göreve başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-ve-sinir-cerrahisi-uzmani-op-dr-emre-unal-npistanbul-hastanesinde-hasta-kabulune-basladi-370016">Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal NPİSTANBUL Hastanesi&#8217;nde hasta kabulüne başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi kadrosuna alanında deneyimli uzmanlar katılmaya devam ediyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, NPİSTANBUL Hastanesi’nde göreve başladı.</strong></p>
<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi kadrosuna katıldı.</p>
<p>Op. Dr. Emre Ünal’ın uzmanlık alanları içerisinde beyin tümörleri, pediatrik tümörler, boyun fıtığı, beyin travmaları, karpal tünel sendromu, omurga tümörleri, kronik ağrılar, peroneal sinir tuzaklanması, trigerminal nevralji, omurga travmaları ve ameliyatsız bel fıtığı tedavisi bulunuyor. Epidural enjeksiyon, derin beyin stimülasyonu (beyin ve omurilik pili), vidasız omurga darlığı cerrahisi de Op. Dr. Emre Ünal’ın başarılı operasyonlar gerçekleştirdiği sağlık sorunları arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>Op. Dr. Emre Ünal kimdir?</strong></p>
<p>Çok iyi derecede İngilizce dil bilgisi olan Op. Dr. Emre Ünal, Yeditepe Üniversitesi Fakültesinden 2005 yılında mezun oldu. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniğinde 2013 yılında uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra Devlet Hizmet Yükümlülüğü (Mecburi Hizmet) kapsamında 2 yıl Ağrı Devlet Hastanesi&#8217;nde görev yaptı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-ve-sinir-cerrahisi-uzmani-op-dr-emre-unal-npistanbul-hastanesinde-hasta-kabulune-basladi-370016">Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal NPİSTANBUL Hastanesi&#8217;nde hasta kabulüne başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş sağlıklı oruç tutmakla ilgili uyarılarda bulundu: &#8220;Rutin Çalışıyor da Olsanız Sahuru Vaktinde Yapın&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fitoterapi-uzmani-dr-umit-aktas-saglikli-oruc-tutmakla-ilgili-uyarilarda-bulundu-rutin-calisiyor-da-olsaniz-sahuru-vaktinde-yapin-360383</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 10:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aktaş]]></category>
		<category><![CDATA[bulundu]]></category>
		<category><![CDATA[çalışıyor]]></category>
		<category><![CDATA[fitoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[olsanız]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[rutin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sahuru]]></category>
		<category><![CDATA[tutmakla]]></category>
		<category><![CDATA[ümit]]></category>
		<category><![CDATA[uyarılarda]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[vaktinde]]></category>
		<category><![CDATA[yapın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360383</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, Ramazan ayında ideal beslenme modeli nasıl olmalı sorusuna yanıt verirken, açlıkla geçen uzun saatlerin ardından yanlış beslenmenin aniden artan kan şekeri, baş ağrısı, halsizlik, hazımsızlık, kalp krizi gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayarak sağlıklı oruç tutma kılavuzunu paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fitoterapi-uzmani-dr-umit-aktas-saglikli-oruc-tutmakla-ilgili-uyarilarda-bulundu-rutin-calisiyor-da-olsaniz-sahuru-vaktinde-yapin-360383">Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş sağlıklı oruç tutmakla ilgili uyarılarda bulundu: &#8220;Rutin Çalışıyor da Olsanız Sahuru Vaktinde Yapın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, Ramazan ayında ideal beslenme modeli nasıl olmalı sorusuna yanıt verirken, açlıkla geçen uzun saatlerin ardından yanlış beslenmenin aniden artan kan şekeri, baş ağrısı, halsizlik, hazımsızlık, kalp krizi gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayarak sağlıklı oruç tutma kılavuzunu paylaştı. Önemli uyarılarda bulunan Dr. Ümit Aktaş, sabah 9 akşam 6 çalışırken de vaktinde sahur yapılması gerektiğine özellikle dikkat çekti. </strong></p>
<p>Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, Ramazan ayı için sunduğu sağlıklı oruç tutma kılavuzunda; iftarda 20 dakika kuralı, sahurun gerekliliğinin nedenleri, çorbaların ve bitki çaylarının önemi gibi birçok detayı dile getirdi. Tüm gün süren bir açlığın ardından yanlış, hızlı ve ağır beslenmenin, sağlığı tehlikeye atmak anlamına geleceğini belirten Dr. Ümit Aktaş, “Orucun özellikle ilk günlerinde kan şekeri dibe vuracağından zorluk yaşayabilirsiniz. Ramazan’da hazımsızlık, yüksek tansiyon ve kalp krizi vakalarına çok rastlanır. Bu nedenle sağlığınızı gözetecek beslenme modeli uygulamalısınız. Ayrıca sahur yapmadan olmaz, modern çağda sabah 9 akşam 6 çalışırken de sahur mümkün” diyerek önerilerini paylaştı.</p>
<p><strong>Sağlıklı Bir Oruç İçin Bunlara Dikkat!</strong></p>
<p>Orucun ilk günleri zorlu geçebilir. Sonuçta metabolizmanızın alışmış olduğu düzen değişecek, açlıkla geçen uzun saatlerde kan şekeriniz dibe vuracaktır. Bu değişiklik kendini baş ağrıları, hâlsizlik gibi semptomlarla gösterebilir. Ancak aşağıda ana hatlarını vereceğim bir beslenme modeli ile bu belirtiler kısa sürede geçecektir.</p>
<ul>
<li><strong>İftar sofrasında neler olmalı? </strong>Unutmayın abartılı ziyafet sofralarının sonu acilde biter!<strong> </strong>Ramazan’da hazımsızlık, yüksek tansiyon ve kalp krizi vakalarına çok rastlanır. Bunun nedeni çok açık. Tüm gün yemek yemeyip akşamları bir anda sisteme yüklenirseniz kendinizi bir hastanenin acil servisinde bulma ihtimaliniz de ciddi oranda artar. İdeal bir iftar menüsü çorba, et, balık ya da tavuk, zeytinyağlı bir sebze yemeği, ev yoğurdu veya ev turşusu ve mevsim salatasından oluşmalı. Kan şekerinizin dengeli seyretmesi için tüm buğday ürünlerinden, glisemik indeksi yüksek olan pilavdan ve tabii ki tüm tatlılardan uzak durun.</li>
<li><strong>Çorbasız olmaz: </strong>Geleneksel olarak oruç çorbayla açılır. Böylece mideye fazla yüklenmeden, besleyici, bol su içeren bir yiyecekle iftar yapmış olursunuz. Unla meyane edilmiş çorbalardan kaçının. İşkembe çorbası,<strong> </strong>kelle paça çorbası, kemik suyuna yapılmış sebze çorbaları orucunuzu açmak için harika seçeneklerdir. Ama özellikle Ramazan ayında bamya çorbasının (ve her türlü bamya yemeğinin) yeri ayrıdır. Bamya içindeki müsilaj denen bir madde ile mide ve bağırsak duvarını adeta koruyucu bir sıva gibi kaplayarak iftar sonrası hazımsızlık problemini önler, sindirim sorunlarının önüne geçer.</li>
<li><strong>20 dakika kuralını atlamayın: </strong>İftarınızı açtınız, çorbanızı içtiniz ana yemeğe geçinceye kadar 20 dakika beklemelisiniz. İftar veren restoranların bile buna dikkat etmesi gerekir. O 20 dakikalık molayı vermezsiniz kan şekeriniz fırlar ve beyniniz size daha çok yemeniz için emir verir. Yine bu molayı vermezseniz sindirim sorunları yaşar, mide spazmları geçirir, hatta hastanelik bile olabilirsiniz.</li>
<li><strong>Dengeli su tüketimi önemli: </strong>Gün boyu fazla susamadan sıcak yaz günlerini atlatmanın yolu dengeli su içmekten geçiyor. Bir anda çok su içerseniz, o su böbrekler tarafından aynı hızla vücuttan atılır.  İdeali iftardan imsak vaktine kadar her yarım saatte bir, bir bardak su içmektir.</li>
<li><strong>Sahur yapmadan olmaz: </strong>Eğer çalışmıyorsanız tavsiyem sahura kadar uyumamanız. Sahurunuzu yapıp namazınızı kılıp sonra uyuyabilirsiniz. Peki, sahurda beslenme nasıl olmalı? Yumurta harika bir yiyecektir. Özellikle bol tereyağıyla pişirirseniz saatlerce tok tutar. Kavurma ya da geleneksel yöntemlerle yapılmış sucukla hazırlanmış yumurta da iyi bir kombinasyon. Yanına bir de mevsim salatası eklerseniz kan şekeriniz saatlerce dengeli seyreder ve ertesi günü rahat geçirirsiniz.</li>
</ul>
<p><strong>Çalışanlar Sahur İçin Ne Hazırlayabilir?</strong></p>
<p>Rutin çalışanlar sahur yapmamayı, sahura kalkmak yerine bu vakti uyuyarak geçirmeyi tercih ediyor ki bunu yapmamak gerekiyor. Sahura kalkmadan oruç tutarsanız ertesi gün işinize, gücünüze odaklanamaz, tüm günü açlık ataklarıyla boğuşarak geçirirsiniz. Hâl böyle olunca da iftarda yemeklere saldırmanız kaçınılmaz olur. Yani, ben yiyip yatayım dememeli, muhakkak surette sahur yapmaya çalışmalısınız. Hemen bir not düşelim: Börekler, çörekle, pideyle sahur yaparsanız sabah kalktığınızda kanınızda çok miktarda insülin olur ve gün boyu çok acıkırsınız.</p>
<p>Peki, gece yatmadan hazırlayıp, uykunuzu fazla bölmeden yiyebileceğiniz sağlıklı sahur seçenekleri neler?</p>
<ul>
<li>Omega-3 yağ asitleri açısından zengin bir kaynak olan badem, ceviz ya da fındık gibi kuruyemişleri kabaca dövüp ev yoğurdunun içine ekleyip, karışımı gece yatmadan önce hazırlayıp sahurda yiyebilirsiniz.</li>
<li>İki yumurta haşlayıp dörde bölün. Bol sızma zeytinyağlı bir mevsim salatasının içine ekleyip sahurda yemek üzere hazır edin.</li>
<li>Yeşil mercimek, nohut ve kuru fasulyeyle hazırlanmış salatalar harika birer sahur yemeğidir. Akşamdan haşlayıp maydanoz, dereotu ve bol sızma zeytinyağı ile salata haline getirin. Hatta Ramazan ayı boyunca dolabınızda hep haşlanmış yeşil mercimek, nohut ve kuru fasulye bulunsun. Bunları salatalara ekleyerek iftarda da tüketebilirsiniz.</li>
</ul>
<p><strong>Ramazan Dostu 5 Bitki Çayları </strong></p>
<p>Bu ay boyunca çay ve kahve tüketiminizi sınırlamaya çalışın. Çünkü her ikisi de vücuttan su atılmasına neden olur. Çay, kahve yerine aşağıdaki bitki çaylarını tercih edin.</p>
<ol>
<li><strong>Ihlamur çayı:</strong> Sadece soğuk algınlığı ile ilişkilendirdiğimiz ıhlamur, aynı zamanda harika bir mide bağırsak dostudur. Susuzluğu gidermeye de yardımcı olur.</li>
<li><strong>Kimyon çayı: </strong>Mideyi rahatlatır, hazımsızlık ve gaz problemine iyi gelir.</li>
<li><strong>Lavanta çayı: </strong>Susuzluğu gidermek için<strong> </strong>birebirdir.</li>
<li><strong>Nane çayı: </strong>Sindirim sorunlarına karşı doğal bir ilaç olan nane çayı hazırlarken bahçe nanesi denen türü tercih edin. Bu, şifalı özellikleri olan tıbbi nanedir.</li>
<li><strong>Papatya çayı: </strong>İftardan sonra sindirim sorunları yaşayanlara tavsiye ederim. Ancak kullandığınız papatyanın Alman papatyası olmasına dikkat edin.</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fitoterapi-uzmani-dr-umit-aktas-saglikli-oruc-tutmakla-ilgili-uyarilarda-bulundu-rutin-calisiyor-da-olsaniz-sahuru-vaktinde-yapin-360383">Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş sağlıklı oruç tutmakla ilgili uyarılarda bulundu: &#8220;Rutin Çalışıyor da Olsanız Sahuru Vaktinde Yapın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gayrimenkul uzmanı Şule Alp uyarıyor.. Panikle kaçış yanlış tercihe neden olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gayrimenkul-uzmani-sule-alp-uyariyor-panikle-kacis-yanlis-tercihe-neden-olabilir-358063</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 17:57:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alp]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[kaçış]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[panikle]]></category>
		<category><![CDATA[şule]]></category>
		<category><![CDATA[tercihe]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358063</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde yaşadığımız deprem, sel gibi üst üste gerçekleşen afetler sebebiyle deprem bölgelerinden ve özellikle olası İstanbul depreminden daha az riskli bölgelere doğru ciddi bir nüfus hareketliliği yaşanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gayrimenkul-uzmani-sule-alp-uyariyor-panikle-kacis-yanlis-tercihe-neden-olabilir-358063">Gayrimenkul uzmanı Şule Alp uyarıyor.. Panikle kaçış yanlış tercihe neden olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde yaşadığımız deprem, sel gibi üst üste gerçekleşen afetler sebebiyle  deprem bölgelerinden  ve özellikle olası İstanbul depreminden daha az riskli bölgelere doğru ciddi bir nüfus hareketliliği yaşanıyor. </p>
<p><strong>Gayrimenkul uzmanı Şule Alp,</strong></p>
<p>“Ani karar ve panikle göç eden vatandaşlarımızın göç ettikleri yerlerin güvenli ve konforlu olması, iş imkanı, eğitim gibi faktörleri de düşünmeleri gerekmektedir. Risklerin  ortadan kaldırılması ya da etkilerinin azaltılmasına yönelik fikirler var. Göç etmek, riski azaltan bir önlem olarak görülüyor ancak burada ister istemez belli şehirler ön plana çıkacak. Özellikle olası İstanbul depremi sebebiyle insanlar göç etmek için harekete geçtiler,</p>
<p>Deprem bakımından Türkiye’nin en güvenli illeri; Konya, Karaman, Artvin, Rize, Trabzon, Ordu, Giresun, Yozgat, Samsun, Sinop, Kastamonu, Bartın, Kırklareli, Kırıkkale, Kırşehir, Aksaray, Niğde, Mardin, Şırnak, Siirt, Batman, Ardahan, Mersin, Antalya şeklinde açıklama yapılması sebebiyle bu şehirlere yoğun ilgi olduğunu ve olacağını söyleyebiliriz.”</p>
<p><strong>Son yaşanan depremlerin korkuttuğu İstanbullular, alternatif arayışına yöneldi. </strong></p>
<p>Gayrimenkul Uzmanı Şule Alp, “Fay hattından uzaklığı ve İstanbul&#8217;a yakın olması nedeniyle Edirne ve Kırklareli&#8217;ne talep arttı. İstanbul&#8217;da yaşayan çok sayıda vatandaş, Edirne ve Kırklareli&#8217;nden arsa ve ev almaya ya da kiralamaya başladı. Fay hattı üzerinde olan Tekirdağ ise tercih edilmediğini gözlemliyoruz. Deprem sebebiyle istanbulda yaşayan vatandaşlarımızın geçici veya mevsimsel olarak da kalabilecekleri yaşam alanlarına sahip olmak için ikinci  mekanlar alma arayışları bulunuyor. Bağ evi, köy evi, yayla evi, şehir çeperindeki doğala yakın meskenler, yazlıklar şuan da en çok talepler arasında özellikle  okul, hastane ve alışveriş merkezlerine ulaşım kolaylığı olan tek katlı veya az katlı yerlere olan ilginin fazlasıyla arttığını söyleyebiliriz. </p>
<p>Bu hareketlilik bir yandan kalabalık şehirlerin daha da kalabalık hale gelmesine, diğer yandan ise afet yaşanan illerin nüfusunun azalmasına sebebiyet verecektir. Böylelikle şehirler  arasındaki nüfus orantısı dengesiz bir hal alacaktır. Yaşadığımız acı deprem de büyük bir demografik etki uyandırma potansiyeline sahip olduğu için planlama ve takip gerektirmektedir. Nüfus ve göç hareketliliği bağlamında yetkili kurumların verileri sıklıkla ve açık bir şekilde paylaşmaları, bu bölgelerde araştırmacıların daha derinlemesine araştırmalar yapmaları fiziki ve psiko-sosyal çalışmaların dışında ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulan en önemli unsurlardan olacaktır.” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gayrimenkul-uzmani-sule-alp-uyariyor-panikle-kacis-yanlis-tercihe-neden-olabilir-358063">Gayrimenkul uzmanı Şule Alp uyarıyor.. Panikle kaçış yanlış tercihe neden olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky Uzmanı, Google Client-Side Encryption Servisini (CSE)Değerlendirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmani-google-client-side-encryption-servisini-csedegerlendirdi-353338</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Mar 2023 12:30:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[clientside]]></category>
		<category><![CDATA[csedeğerlendirdi]]></category>
		<category><![CDATA[encryption]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[servisini]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353338</guid>

					<description><![CDATA[<p>Google, işletmelerin veri gizliliğini artırmak adına Gmail ve Google Takvim'in artık Client-Side Encryption (CSE) servisini desteklediğini duyurdu. Bu destek sayesinde Google dahil hiçbir firmanın gizli verilerine erişilemeyecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmani-google-client-side-encryption-servisini-csedegerlendirdi-353338">Kaspersky Uzmanı, Google Client-Side Encryption Servisini (CSE)Değerlendirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Google, işletmelerin veri gizliliğini artırmak adına Gmail ve Google Takvim&#8217;in artık <strong>Client-Side Encryption (CSE)</strong> servisini desteklediğini duyurdu.  Bu destek sayesinde Google dahil hiçbir firmanın gizli verilerine erişilemeyecek. Kaspersky<strong> </strong>uzmanları, Google’ın yeni özelliğini siber güvenlik bağlamında değerlendirdi.</p>
<p><strong>Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Baş Güvenlik Araştırmacısı Igor Kuznetsov</strong> konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada şunları iletti: </p>
<p>“Google&#8217;ın Client-Side Encryption (CSE) servisi uçtan uca (E2E) şifreleme yöntemi değil.<strong> </strong>Buna karşılık bu sistem, Google&#8217;ın sunucularında depolanan verileri veya profesyonel siber güvenlik dilini (infosec) koruyarak, şifreliyor. Bu da şirketlerin verileri kötü niyetli aktörlerden koruma konusunda hala dikkatli olmaları gerektiği anlamına geliyor. Bu yeni teknoloji, kurumsal e-postalar ve diğer hizmetlerle ilişkili mevcut siber riskleri azaltmıyor. Saldırganlar, doğrudan Google&#8217;ın sunucularından veri çalmak dışında herhangi bir yöntem de kullanabiliyor.  </p>
<p>Örneğin, hesabın tehlikeye girmesi durumunda verilerin çalınmasını engellemiyor. Saldırganlar, kimlik avı gibi çeşitli teknikleri kullanıp kimlik bilgileri alarak herhangi bir hassas bilgiye erişebiliyor. İki faktörlü tanımlama ve uç noktalar için kanıtlanmış bir güvenlik çözümü kullanma gibi hesabı korumaya yönelik standart uygulamalar daha yine burada da kullanılabiliyor. </p>
<p>İstemci tarafı şifrelemenin, kurumun içinden kaynaklanan tehditleri hiçbir şekilde ortadan kaldırmadığını da unutmamak gerekir. Bu özellik kurumsal hesaplar için kullanıma sunuldu ve yöneticiler şifreleme anahtarları üzerinde bilgileri açıp değiştirebilme ve bilgilerin şifresini çözebilme gibi kontrollere sahipler. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmani-google-client-side-encryption-servisini-csedegerlendirdi-353338">Kaspersky Uzmanı, Google Client-Side Encryption Servisini (CSE)Değerlendirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun &#8220;Dikkat Emekliliğiniz Yanmasın!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-guvenlik-uzmani-ozgur-erdursun-dikkat-emekliliginiz-yanmasin-344992</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 07:07:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[emekliliğiniz]]></category>
		<category><![CDATA[erdursun]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[özgür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[yanmasın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Simge Fıstıkoğlu’nun konuğu olan Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, EYT yasası ile son durum değerlendirmesi yaptı. Kritik noktalara değinerek uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-guvenlik-uzmani-ozgur-erdursun-dikkat-emekliliginiz-yanmasin-344992">Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun &#8220;Dikkat Emekliliğiniz Yanmasın!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Simge Fıstıkoğlu’nun konuğu olan Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, EYT yasası ile son durum değerlendirmesi yaptı. Kritik noktalara değinerek uyarılarda bulundu.</strong></p>
<p>Simge Fıstıkoğlu, “sahte sigorta” durumlarına dikkat çeken Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’a bilinmeyenlerle dolu EYT ile ilgili sorularını yöneltti.</p>
<p>Emeklilik borçlanması, maaş hesaplamaları, stajyerlerin durumu, emeklilik başvurusunun en kolay ne şekilde yapılacağı konusunda detaylı bilgiler veren Erdursun,  kıdem tazminatı açısından en avantajlı zamanın hangi tarih olduğunu da açıkladı.</p>
<p>Sahte sigorta durumlarının gündeme gelebileceğini, milyonlarca kişinin emekliliğinin iptal olabileceğine de dikkat çeken Erdursun, Bağkur emeklileri, yurt dışında yaşayan vatandaşların emeklilik durumları, çalışan emekli dengesinin nasıl olacağı konusunda merak edilenleri anlattı.</p>
<p>EYT’lilerin siyasi kesim için sorgulayan bir kesim olduğunun da altını çizen Özgür Erdursun’un açıklamalarını Simge Fıstıkoğlu’nun youtube kanalında izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-guvenlik-uzmani-ozgur-erdursun-dikkat-emekliliginiz-yanmasin-344992">Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun &#8220;Dikkat Emekliliğiniz Yanmasın!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kişisel Gelişim Uzmanı Seda Arpacı: Evrendeki Bolluğu Hayatınıza Çekin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kisisel-gelisim-uzmani-seda-arpaci-evrendeki-bollugu-hayatiniza-cekin-344252</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2023 16:06:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arpacı]]></category>
		<category><![CDATA[bolluğu]]></category>
		<category><![CDATA[çekin]]></category>
		<category><![CDATA[evrendeki]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[hayatınıza]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[seda]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344252</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşamınızı daha konforlu hale getirmek, daha fazla bolluk içinde olmak ister misiniz?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisisel-gelisim-uzmani-seda-arpaci-evrendeki-bollugu-hayatiniza-cekin-344252">Kişisel Gelişim Uzmanı Seda Arpacı: Evrendeki Bolluğu Hayatınıza Çekin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşamınızı daha konforlu hale getirmek, daha fazla bolluk içinde olmak ister misiniz?</p>
<p>Türkiye&#8217;de ve dünyanın birçok ülkesinde Kişisel Gelişim ve Enerji Eğitimi veren Seda Arpacı, insanların farkında olmadan maddi manevi yokluktan şikayet ettiklerini, bu nedenle kıtlık enerjisini kodladıklarını belirtti.</p>
<p>Seda Arpacı, yaptığı açıklamada şunları söyledi: &#8220;İnsanların çoğu manevi ve maddi olarak yokluktan şikayet eder. Sevgi yok, para yok, huzur yok , zaman yok &#8230; Malesef kıtlık bilinciyle yaşadıklarının farkında olmuyorlar. Her “yok” dediğimiz şeyi hayatımızdan uzaklaştırıyoruz.</p>
<p>Evrende olan kaynakların sonsuz ve sınırsız olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bolluk bilincine geçip hayatımızı neden kolaylaştırmayalım?&#8221;</p>
<p><strong>KENDİ GÜCÜNÜZÜN FARKINA VARIN</strong></p>
<p>Dünyada hepimize yetecek güzellik ve bolluğun mevcut olduğunu belirten Arpacı, &#8220;Bolluk bilinci, maddi ve manevi olarak her zaman insanın kendini güvende hissetmesidir. Evren tarafından her zaman desteklendiğimizi , güven, sevgi ve paranın her zaman bizimle olduğunu bilmektir. Neye odaklanırsak hayatımızda onları çoğaltırız&#8221; dedi. Bolluk ve bereket ile ilgili sıkıntı yaşıyorsak herşeyden önce baba ile olan ilişkilerin değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren  Arpacı, &#8220;Önce, babanız ile olan ilişkinizi değerlendirin. Baba bolluk alanını temsil eder. Para ile ilgili negatif düşüncelerinizi gözden geçirin.</p>
<p>Negatif zihin kodlarınızı dönüştürmeniz fayda sağlar. Alma verme dengenizi koruduğunuzdan emin olun. Alma enerjisine geçmeniz para akışınızı hızlandıracaktır. Güçlü yönlerinize ve sahip olduklarınıza odaklanın. Cüzdanınızda sizi memnun eden miktarda para taşımanız sizi güvende hissettirir.</p>
<p>Paranın, mücevherin, arabaların olduğu bir hayal panosu hazırlayın. Çekim yasasını aktifleştirin. Biz neye odaklanırsak hayatımızda onu çoğaltırız. Kendi gücünüzün farkına varın&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLDÜ</strong></p>
<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi&#8217;nde düzenlenen yılın En İyi Kişisel Gelişimcileri ödül töreninde ödüle layık görülen Seda Arpacı,&#8221; Dünya bizler için büyük bir lütuf. Kainattaki sonsuz güzelliklere ulaşmak için doğru anahtar sevgi ve pozitif enerji&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisisel-gelisim-uzmani-seda-arpaci-evrendeki-bollugu-hayatiniza-cekin-344252">Kişisel Gelişim Uzmanı Seda Arpacı: Evrendeki Bolluğu Hayatınıza Çekin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
