<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uyku Apnesi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/uyku-apnesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/uyku-apnesi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Jun 2026 21:11:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Uyku Apnesi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/uyku-apnesi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Horlama kaderiniz değil, bir hastalıktır!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/horlama-kaderiniz-degil-bir-hastaliktir-643860</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2026 21:11:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıktır]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[kaderiniz]]></category>
		<category><![CDATA[karaman]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Apnesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=643860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova  Belediyesi ve Özel Ento Cerrahi Tıp Merkezi işbirliğiyle düzenlenen "Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar" panelinde, uzmanlar uykuda nefes kesilmesinin ve horlamanın hayati riskler taşıyan ciddi birer hastalık olduğunu vurguladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/horlama-kaderiniz-degil-bir-hastaliktir-643860">&#8220;Horlama kaderiniz değil, bir hastalıktır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Bornova  Belediyesi ve Özel Ento Cerrahi Tıp Merkezi işbirliğiyle düzenlenen &#8220;Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar&#8221; panelinde, uzmanlar uykuda nefes kesilmesinin ve horlamanın hayati riskler taşıyan ciddi birer hastalık olduğunu vurguladı. Yoğun ilgi gören etkinlikte, uzmanlar katılımcıların merak ettiği soruları da yanıtladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Bornova Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü organizasyonunda, Özel Ento Cerrahi Tıp Merkezi işbirliğiyle düzenlenen &#8220;Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar&#8221; paneli, Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda yoğun katılım ve ilgiyle gerçekleştirildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>&#8220;Horlama boşanmalara bile sebep olabilen sosyal bir problem&#8221;</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Panelde konuşan KBB Uzmanı Op. Dr. Ümit Filiz, gün içinde kendilerine başvuran hastaların büyük bir çoğunluğunun horlama şikayeti olduğunu belirterek, bu durumun normalleştirilmemesi gereken bir hastalık olduğunu vurguladı. Horlamanın 40’lı yaşlara kadar erkeklerde daha çok görüldüğünü, menopoz sonrasında ise bu oranın kadın ve erkekler için eşitlendiğini ifade eden Dr. Filiz, bu sorunun sadece horlayanı değil, yanındaki kişiyi de ilgilendirdiğini söyledi. Horlayan kişilerin sosyal hayatta dışlanabildiğini, hatta bu durumun boşanmalara bile sebep olduğunu belirten Filiz, uykuda nefes kesilmesi olarak tanımlanan uyku apnesinin 10 saniyeden fazla sürmesi halinde çok tehlikeli olduğunu hatırlattı. Dr. Ümit Filiz, tüm bu sorunların aile hayatını derinden etkileyen sosyal bir problem olduğunu ancak tedavisinin mümkün olduğunu söyleyerek, kimsenin bu hastalıkla yaşamak zorunda olmadığını ve rüyaların bile ancak derin uykularda görülebileceğini sözlerine ekledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>&#8220;Dünyada 1.5milyar insan bu hastalıkla mücadele ediyor&#8221;</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, tıpkı pandemide olduğu gibi günümüzde de uyku apnesi ile ilgili ciddi bir salgınla karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Uykunun basit bir eylem olmadığını, kaliteli uyku sayesinde insan vücudunun ve beyninin kendini sıfırlayıp yenilediğini belirten Prof. Dr. Uçar, bu yüzden horlamanın kesinlikle hafife alınmaması gerektiğine dikkat çekti. Dünyada bu hastalığı yaşayan yaklaşık 1.5 milyar insan olduğunu ve özellikle obez bireylerin büyük risk altında bulunduğunu vurgulayan Uçar, uyku apnesi olan kişilerin kilo vermede de büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Kaliteli uykunun çocukların gelişimi için bile kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Uçar; anatomik yatkınlıklar, temel risk faktörleri ve tanı yöntemlerinin yanı sıra kalp, tansiyon ve felçli hastalarda uyku apnesi sendromunun çok daha sık görüldüğünü vurguladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>“Sağlıklı dişler ve ağız yapısı çok önemli”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Protez Uzmanı Diş Hekimi Dr. Bilkay Karaman ise horlama ve uyku apnesinin ağız ve diş sağlığı ile doğrudan ilişkisini gözler önüne serdi. Uykuyu &#8220;ölmek ile yaşamak arasında olduğumuz bir yer&#8221; olarak tanımlayan Dr. Karaman, hastalığa yönelik teşhisin aslında ilk olarak diş hekimi koltuğunda da başlayabileceğini belirtti. Küçük dilin sarkması ile birlikte horlamanın başladığını ve zamanla uyku apnesine dönüştüğünü ifade eden Karaman, ağızda eksik diş bırakılmaması ve diş tedavilerinin ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Çok sayıda diş eksikliği yaşayan kişilerde dilin genişlediğini, yanakların çöktüğünü ve bu durumun hava yolunu kapatarak nefes almayı zorlaştırdığını söyleyen Dr. Bilkay Karaman, bu yüzden eksik dişlerin mutlaka tamamlanması gerektiğini aktardı. Uyku apnesinin çocuklarda da görülebileceğini, kaliteli uyuyamayan bir çocuğun gün içinde dikkat dağınıklığı yaşayarak düşme ve çarpma gibi kazalar geçirebileceğini belirten Karaman, tedavide kullanılan modern ağız içi spreyleri, kişiye özel horlama protezleri ve dijital horlama takip uygulamaları hakkında da detaylı bilgiler verdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Bornovalıların yoğun ilgi gösterdiği panel, uzmanların katılımcılardan gelen soruları tek tek yanıtlaması ile son buldu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/horlama-kaderiniz-degil-bir-hastaliktir-643860">&#8220;Horlama kaderiniz değil, bir hastalıktır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geceleri Horlama ve Boğulma Hissine Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/geceleri-horlama-ve-bogulma-hissine-dikkat-643566</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2026 21:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[boğulma]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[geceleri]]></category>
		<category><![CDATA[hissine]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Apnesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=643566</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda oldukça yaygın görülen horlama, çoğu zaman yalnızca sosyal bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/geceleri-horlama-ve-bogulma-hissine-dikkat-643566">Geceleri Horlama ve Boğulma Hissine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda oldukça yaygın görülen horlama, çoğu zaman yalnızca sosyal bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor. Ancak horlama basit bir uyku alışkanlığından çok daha fazlasını ifade ediyor. Özellikle gece boyunca nefes durmalarıyla seyreden uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biri olan horlama, farkında olmadan sağlığı tehdit edebiliyor. İleri yaş, kilo artışı ve yaşam tarzına bağlı faktörlerle görülme sıklığı artan bu sorun, yalnızca kişinin değil aynı ortamı paylaştığı aile bireylerinin de uyku kalitesini bozuyor. Tedavi edilmediğinde ise yüksek tansiyondan kalp ve damar hastalıklarına, diyabetten gündüz aşırı uyku haline kadar birçok problem zemin hazırlayabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Erdal Seren, horlama ve uyku apnesi hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>Sürekli horluyorsanız nedeni araştırılmalı</strong></p>
<p>Uyku sırasında üst solunum yollarındaki kasların gevşemesi sonucu hava yolunun daralmasıyla ortaya çıkan horlama, vücudun yeterli oksijen alamadığını gösterebilen önemli bir bulgudur. Yumuşak damağın ve küçük dilin uzun olması, bademcik ve geniz eti büyüklüğü, burun tıkanıklıkları ile fazla kilo gibi faktörler horlamaya neden olabilir. Ara sıra görülen horlama çoğu kişi için önemli bir sorun oluşturmasa da, sürekli hale gelmesi ve uykuda nefes durmalarıyla birlikte seyretmesi durumunda mutlaka değerlendirilmesi gerekir.</p>
<p><strong>Uyku apnesinin göz ardı edilmemesi gereken 8 belirtisi</strong></p>
<p>Uyku apnesi bulunan kişiler, gece boyunca farkında olmadan defalarca nefessiz kalabilir. Bunun sonucunda şu belirtiler ortaya çıkabilir:</p>
<ul>
<li>Horlama</li>
<li>Gece boğulma hissiyle uyanma </li>
<li>Çarpıntı</li>
<li>Sık idrara çıkma</li>
<li>Sinirlilik ve depresif ruh hali</li>
<li>Gün içinde sürekli uyku hali ve halsizlik</li>
<li>Dikkat eksikliği ve performans düşüklüğü</li>
<li>Sabah baş ağrısı</li>
</ul>
<p>Uzun dönemde tedavi edilmeyen uyku apnesi; yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, felç, tip 2 diyabet ve ani ölüm riskini artırabilmektedir. Ayrıca horlama yalnızca hastayı değil, aynı odada uyuyan kişileri de etkileyerek uyku kalitesini düşürmekte; kronik yorgunluk, stres ve yaşam kalitesinde azalmaya neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>Kesin tanı için uyku testi şart</strong></p>
<p>Hastalığın tanısında en önemli yöntemlerden biri, uyku laboratuvarında gerçekleştirilen polisomnografi yani uyku testidir. Bu incelemede kişinin gece boyunca solunum hareketleri, oksijen düzeyi, kalp ritmi, beyin dalgaları ve uyku düzeni değerlendirilerek horlama ve uyku apnesinin derecesi belirlenir. Bunun yanı sıra Kulak Burun Boğaz muayenesiyle hava yolunda darlığa neden olan anatomik problemler de ayrıntılı şekilde incelenir.</p>
<p><strong>Tedavinin kişiye özel yaklaşımla planlanması büyük önem taşıyor</strong></p>
<p>Horlama ve uyku apnesinin tedavisi, hastalığın şiddetine ve altta yatan nedenlere göre değişiklik göstermektedir. İlk aşamada kilo verilmesi, sigara ve alkol kullanımının bırakılması, düzenli uyku alışkanlığı kazanılması, doğru yatış pozisyonunun tercih edilmesi ve burun tıkanıklıklarının giderilmesi gibi yaşam tarzı değişiklikleri önerilir. Hafif ve orta dereceli vakalarda ise ağız içi aparatlar kullanılarak hava yolu genişletilebilir ve horlama azaltılabilir.</p>
<p><strong>Cerrahi tedaviyle hem horlama hem apne kontrol altına alınabiliyor</strong></p>
<p>Anatomik darlıkların ön planda olduğu veya diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı hastalarda cerrahi seçenekler gündeme gelebilmektedir. Lazer veya radyofrekans destekli yumuşak damak ameliyatları, burun eğriliğinin düzeltilmesi, konka küçültme işlemleri, nazal valv cerrahisi ile bademcik ve geniz eti operasyonları hava yolunu genişleterek solunumun rahatlamasını sağlayabilir. Uygun hastalarda uygulanan cerrahi tedaviler, hem horlamayı hem de uyku apnesine bağlı şikâyetleri önemli ölçüde azaltabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/geceleri-horlama-ve-bogulma-hissine-dikkat-643566">Geceleri Horlama ve Boğulma Hissine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genellikle-masum-nedenlerden-kaynaklansa-da-616609</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 07:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[Genellikle]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklansa]]></category>
		<category><![CDATA[masum]]></category>
		<category><![CDATA[nedenlerden]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[oran]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Apnesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616609</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genellikle-masum-nedenlerden-kaynaklansa-da-616609">Genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı,</strong> bu nedenle alarmı susturmak değil, neden çaldığını araştırmak gerektiğini belirterek, “Horlama normal bir durum değildir. Her horlayan kişide ciddi bir hastalık olmayabilir; ancak hayati risk taşıyan her uyku apnesi hastalığı önce horlama ile başlar. Dolayısıyla, horlamayı basit bir ses problemi olarak görmek yerine, bir sağlık sinyali olarak değerlendirmek gerekmektedir” diyor.  Eskiden  daha çok orta yaş ve üzeri bireylerde görülen horlamaya artık 20’li yaş grubunda da sık rastlandığına işaret eden <strong>Doç. Dr. Zerrin Boyacı,</strong> gençlerde artış gösteren obezitenin bu durumun en önemli nedenleri arasında yer aldığını vurgulayarak,  “Bilgisayar başında uzun süreli oturma, düzensiz uyku alışkanlıkları, fast food ve şeker içeren yiyeceklerle beslenme ve buna bağlı kilo artışı gençlerde horlama riskini artırmaktadır. Özellikle boyun çevresindeki yağ dokusu arttıkça üst solunum yolu daralmakta ve horlama ortaya çıkmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Modern yaşamla birlikte giderek artıyor </strong></p>
<p>Horlama; uyku sırasında üst solunum yolundaki dokuların daralma veya gevşeme nedeniyle titreşmeleri sonucu ortaya çıkan ses olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 30–40’ında zaman zaman horlama görülürken, düzenli ve kronik horlama oranı yüzde 20 civarında seyrediyor. Horlamanın görülme sıklığı ileri yaşlarda giderek artıyor. Öyle ki 30 yaş altı erkeklerde yüzde 10 oranında rastlanırken, 60 yaş üzerinde bu oran yüzde 60’a yükseliyor. Erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, menopoz sonrası kadınlarda oran belirgin şekilde artıyor. Türkiye’de de benzer rakamlar söz konusu. Ayrıca, son yıllarda hem dünyada hem ülkemizde horlama sıklığında artış gözlendiği belirtiliyor. Bu yükselmenin en önemli nedenleri arasında; obezite, hareketsiz yaşam tarzı, uyku düzensizliği, stres, alerjik hastalıklar ve sigara kullanımındaki artış gösteriliyor.</p>
<p><strong>Horlamanın önemli nedenleri</strong></p>
<p>Doç. Dr. Zerrin Boyacı, kişinin aile ve sosyal hayatında önemli sorunlar oluşturabilen horlamaya yol açan etkenleri şöyle özetliyor: </p>
<p><strong>Obezite:</strong> İdeal kilonun yüzde 15 daha fazlasına sahip olan kişilerde horlama riski artmaktadır. Bunun nedeni ise boyun çevresindeki yağlanmanın üst solunum yolunu daraltması. Kadınlarda boyun çevresinin 38,10 cm’nin ve  erkeklerde 43,18 cm’nin üzerinde olması kritik değer olarak hesaplanmış.</p>
<p><strong>Burun tıkanıklığı:</strong> Septum deviasyonu, konka hipertrofisi, burun çatısının darlığı gibi statik bozukluklar ile alerjik rinit, sinüzit ve polip gibi enflamatuar bozukluklar önemli sebeplerini oluşturmaktadır.</p>
<p><strong>Büyük geniz eti ve bademcikler:</strong> Özellikle gençlerde hava yolunu daraltabilmektedir.</p>
<p><strong>Alkol ve sigara kullanımı:</strong> Kas gevşemesi ve mukozal ödem artışına sebep olmaktadır. </p>
<p><strong>Sırtüstü uyuma: </strong>Dil kökünün geriye düşmesine yol açabilmektedir. </p>
<p><strong>Uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor!</strong></p>
<p>Horlama ile beraber görülen ve gece ani ölümlere sebep olabilen uyku apnesi üst solunum yolunun tamamen kapanması sonucu oluşuyor.<strong>  </strong>Horlama genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da yaşamsal risk taşıyan uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor!<strong> </strong>Özellikle gece nefes durmaları, sabahları yorgun uyanma, baş ağrısından yakınma, gün içinde uyku hali, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu gibi sorunlardan biri bile horlamaya eşlik ediyorsa, zaman kaybetmeden hekime başvurmak yaşamsal önem taşıyor. </p>
<p><strong>Uyku apnesi ani ölüme bile yol açabiliyor!</strong></p>
<p>Uyku apnesinde erken tanı ve tedavi büyük önem taşıyor. Bunun nedeni ise uyku apnesinin; hipertansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, inme ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına, hatta gece ani ölüme bile  yol açabilmesi. Ayrıca, insülin direnci ve kilo artışıyla kısır döngü oluşabiliyor. Tedavi edilmemiş uyku apnesi olan bireylerde trafik kazası riski de 2–7 kat artıyor. Uzun süreli uyku apnesi aynı zamanda beyinde hasara neden olarak; hafıza problemleri ve erken bilişsel gerileme riskini de artırabiliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, erken değerlendirmenin olası ciddi komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynadığını aktarıyor. </p>
<p><strong>Etkili ve kalıcı çözüm mümkün! </strong></p>
<p>Erken teşhis, doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle horlamanın büyük oranda kontrol altına alınabildiğini belirten Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı, “Horlama kader değildir. Doğru değerlendirmeyle çoğu hastada etkili ve kalıcı çözümler mümkündür. Önemli olan, geceleri bu sesi duymazdan gelmemektir” diye konuşuyor. Tedavinin kişiye özel planlandığını ve altta yatan nedene göre şekillendirildiğini vurgulayan Doç. Dr. Zerrin Boyacı, &#8220;Basit işlemler arasında yer alan radyofrekans uygulamaları, lazer destekli işlemler ve kişiye özel burun ile ağız içi apareyler, yaygın olarak başvurulan yöntemlerdir” diyor. </p>
<p><strong>Uyku apnesinde altın standart: CPAP maskesi!</strong></p>
<p>Horlamaya uyku apnesi eşlik ediyorsa, tedavide altın standart yöntemin CPAP maskesi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Zerrin Boyacı, bu tedavinin uyku sırasında hava yolunun açık kalmasını sağlayarak, solunum durmalarını önlediğini ve hastanın gece boyunca yeterli oksijen almasına yardımcı olduğunu belirtiyor.  </p>
<p><strong>Cerrahi yöntem gündeme gelebiliyor</strong></p>
<p>Özellikle ileri düzey ve yapısal sorunların eşlik ettiği tablolarda cerrahi seçenekler gündeme geliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, uyku apnesi olanlarda maske kullanmak istemeyenler için maksillofasyal ilerletme operasyonuna, yani çenenin öne alınması ameliyatına başvurulduğunu söyleyerek, şu bilgileri paylaşıyor: “Bu ameliyatın başarı oranı yüzde 97’ye kadar ulaşmaktadır. Bunun yanı sıra dil ve dil köküne yönelik cerrahiler ile yumuşak damağa yönelik cerrahi girişimler de horlamanın ve üst solunum yolu daralmasının giderilmesinde tercih edilen yöntemler arasında bulunmaktadır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genellikle-masum-nedenlerden-kaynaklansa-da-616609">Genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
