<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>üniversitelerin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/universitelerin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/universitelerin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Mar 2026 08:02:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>üniversitelerin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/universitelerin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>YÖK&#8217;ten Bilişim Alanlarında Akademisyen Yetiştirmek için Yeni Model</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yokten-bilisim-alanlarinda-akademisyen-yetistirmek-icin-yeni-model-617999</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 08:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerin]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<category><![CDATA[yükseköğretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617999</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bilişim temelli alanlarda artan öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak amacıyla yeni bir model üzerinde çalışıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yokten-bilisim-alanlarinda-akademisyen-yetistirmek-icin-yeni-model-617999">YÖK&#8217;ten Bilişim Alanlarında Akademisyen Yetiştirmek için Yeni Model</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bilişim temelli alanlarda artan öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak amacıyla yeni bir model üzerinde çalışıyor. Buna göre farklı disiplinlerden lisans mezunları merkezi bir sınavla seçilecek, bilişim alanlarında lisansüstü eğitim alacak ve ardından üniversitelerde öğretim elemanı olarak görev yapabilecek.</p>
<p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar yaptığı açıklamada, yükseköğretim sisteminin değişen ihtiyaçlarına dikkat çekerek üniversitelerin başarısının artık yalnızca akademik yayınlarla ölçülmediğini belirtti. Özvar, mezunların istihdama katılımı, ekonomiye katkı ve toplumsal faydanın da üniversitelerin performansını değerlendirmede önemli göstergeler arasında yer aldığını vurguladı. Özellikle bilişim temelli alanlarda öğretim üyesi ihtiyacının arttığını ifade eden Özvar, farklı disiplinlerden mezunların lisansüstü eğitim yoluyla bu alanlara kazandırılmasını amaçlayan yeni bir model üzerinde çalışıldığını söyledi.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, yükseköğretim sisteminin hızla değişen bilim ve teknoloji alanlarına uyum sağlamasının büyük önem taşıdığını belirterek, özellikle bilişim alanlarında nitelikli akademik kadrolar oluşturmanın Türkiye açısından stratejik bir konu olduğunu ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Durman, üniversitelerin bilgi üreten, araştırma yapan ve toplumsal gelişime katkı sağlayan kurumlar olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Dijital dönüşümün hızlandığı bir dönemde üniversitelerin yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve yazılım teknolojileri gibi alanlarda güçlü akademik kadrolara sahip olması büyük önem taşıyor. Yükseköğretim Kurulumuzun bu alandaki ihtiyaçları gözeterek insan kaynağının geliştirilmesine yönelik attığı adımların, güçlü lisansüstü eğitim programları ve sağlam akademik altyapılarla desteklenmesi halinde yükseköğretim sistemimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.”</p>
<p>Modern üniversitelerin en önemli özelliklerinden birinin disiplinlerarası araştırma kültürü olduğunu belirten Prof. Dr. Durman, farklı alanlardan gelen yetenekli gençlerin bilişim alanlarında akademik çalışmalara yönelmesinin bilimsel çeşitliliği ve yenilikçi araştırmaları güçlendirebileceğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Mehmet Durman, “Bugün dünyanın önde gelen üniversitelerinde farklı disiplinlerden gelen araştırmacıların veri bilimi ve yapay zeka gibi alanlarda birlikte çalıştıklarını görüyoruz. Bu yaklaşım yalnızca yeni teknolojilerin gelişmesine değil, aynı zamanda farklı düşünme biçimlerinin bir araya gelerek yeni bilimsel ufuklar açmasına da katkı sağlıyor” dedi.</p>
<p>Akademisyen yetiştirmenin uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Durman, kalite güvencesinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Durman, “Akademisyen yetiştirmek zaman, sabır ve güçlü bir araştırma kültürü gerektirir. Lisansüstü eğitim süreçlerinin sağlam akademik altyapılarla desteklenmesi ve uluslararası bilimsel standartların gözetilmesi büyük önem taşır. Üniversiteler olarak bilimsel kaliteyi önceleyen bir anlayışla ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunmayı görev kabul ediyoruz” diye konuştu. </p>
<p>“Yükseköğretimde atılan bu tür adımların, güçlü kalite güvencesi mekanizmaları ve araştırma odaklı lisansüstü eğitim süreçleriyle desteklenmesi halinde Türkiye’nin bilimsel üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağına inanıyorum” diyen Prof. Dr. Durman, üniversitelerin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında daha güçlü bir rol üstlenmesinin Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Durman, üniversitelerde akademik kaliteyi ve araştırma kültürünü merkeze alan bir yaklaşımın belirleyici olacağını ifade etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yokten-bilisim-alanlarinda-akademisyen-yetistirmek-icin-yeni-model-617999">YÖK&#8217;ten Bilişim Alanlarında Akademisyen Yetiştirmek için Yeni Model</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversitelerden Net Mesaj: Yapay Zeka Araçtır, İnsan Esastır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universitelerden-net-mesaj-yapay-zeka-aractir-insan-esastir-615875</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 09:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araçtır]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[net]]></category>
		<category><![CDATA[nsan]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerden]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerin]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615875</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zeka alanındaki hızlı teknolojik gelişmeler ve uygulamalar yükseköğretimde ve çeşitli sektörlerde daha görünür ve değişimi hızlandıran bir aşamaya geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universitelerden-net-mesaj-yapay-zeka-aractir-insan-esastir-615875">Üniversitelerden Net Mesaj: Yapay Zeka Araçtır, İnsan Esastır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka alanındaki hızlı teknolojik gelişmeler ve uygulamalar yükseköğretimde ve çeşitli sektörlerde daha görünür ve değişimi hızlandıran bir aşamaya geliyor. Dersliklerden kampüslere, ölçme ve değerlendirmeden akademik yönetime kadar pek çok alanda kullanılan bu teknoloji, üniversitelerin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Ancak bu hızlı yaygınlaşma, temel bir soruyu da beraberinde getiriyor: Teknoloji bu kadar öne çıkarken, eğitimin insani boyutu nasıl korunacak?</p>
<p>Son dönemde yapılan araştırmalar ve üniversitelerin uygulamaları, bu soruya ortak bir noktadan yaklaşıyor. Yapay zeka uygulamaları yaygınlaşırken öğrenmenin merkezinde hala insan yer alıyor. Üniversiteler, teknolojiyi yalnızca uygulamakla kalmayıp; etkisini ölçen, çıktıları analiz eden ve kanıta dayalı karar mekanizmaları geliştiren bir yaklaşımı benimsiyor.</p>
<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, yapay zekanın üniversitelerdeki rolünün bilimsel bir çerçeve içinde ele alınması gerektiğini vurguluyor. Bayat’a göre yapay zeka, eğitimi destekleyen ve önemli derecede zaman kazandıran güçlü bir araç; ancak tek başına bir hedef olarak görülmemeli.</p>
<p>Yapay zeka, eğitimi daha verimli, daha kapsayıcı ve daha kişiye özel hale getirebilir. Ancak bu teknoloji kendi başına bir amaç değildir. Önemli olan, yapay zekayı insanı merkeze alan ve etkisi ölçülebilen bir eğitim anlayışının hizmetine sunabilmektir.” </p>
<p><strong>Kişiye Özel Öğrenme Olanakları Artıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Oğuz Bayat, yapay zekanın ders içeriklerinin kişiye özel hale getirilmesinden öğrencilerin öğrenme güçlüklerinin erken tespitine kadar pek çok alanda önemli katkılar sunduğunu belirtiyor. Ölçme ve değerlendirme süreçlerinin daha sağlıklı yürütülmesi, öğrenme analitiklerinin daha sistematik kullanılması ve akademisyenlerin idari yükünün azalması da bu katkılar arasında yer alıyor.</p>
<p>Özellikle özel öğrenme ihtiyacı olan ve dikkat, algı ya da öğrenme farklılıkları bulunan öğrenciler için yapay zeka destekli özetleme ve uyarlama araçlarının, eğitime erişimi kolaylaştırdığına dikkat çekiliyor.</p>
<p><strong>Riskler Göz Önünde Bulundurulmalı</strong></p>
<p>Yapay zekanın sunduğu imkanların plansız ve denetimsiz kullanımının riskler barındırabileceğine de işaret ediliyor. Prof. Dr. Oğuz Bayat’a göre yanlı veya doğruluğu teyit edilmemiş verilerle beslenen sistemler, eğitimdeki zorlukları arttırabilir. Hızla gelişen teknolojinin etkileri, henüz yeterli sistematik ölçüm ve bilimsel değerlendirme yapılmadığı için sağlıklı biçimde analiz edilemiyor. Yapay içerik üretimine bağlı özgünlük sorunları, denetimsiz otomasyon ve yüz yüze etkileşimin zayıflaması, üniversitelerin ortak bir çerçeve oluşturarak bu araçların etik kullanım ilkelerini açık biçimde tanımlamasını zorunlu kılıyor. </p>
<p>Araştırmalar, akademisyenlerin bir bölümünün üretken yapay zeka kullanımına temkinli yaklaştığını gösteriyor. Bu çekincelerin önemli bir kısmı, etik kullanım ilkelerini açık biçimde tanımlamamış olmasından kaynaklanıyor. Eğitim, şeffaf veri paylaşımı ve bilimsel değerlendirme süreçleri arttıkça, yapay zekaya yönelik kaygılar azalıyor ve daha sağlıklı bir kullanım zemini oluşuyor.</p>
<p><strong>Önce Hedef, Sonra Teknoloji</strong></p>
<p>Üniversitelerde yürütülen pilot uygulamalar, yapay zekanın doğru kullanıldığında öğrenme deneyimini güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Prof. Dr. Oğuz Bayat, teknoloji seçiminden önce üniversitelerin eğitim hedeflerini netleştirmesi gerektiğini vurguluyor. Plansız şekilde devreye alınan teknolojilerin hem maliyetleri artırdığına hem de kurumsal karmaşaya yol açtığına dikkat çeken Bayat, sürdürülebilir bir dönüşüm için deneysel uygulamalar, etki analizi ve sürekli iyileştirme kültürünün esas alınması gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p> <strong>Geleceğin Mezunlarından Ne Bekleniyor?</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat’a göre üniversitelerin en önemli sorumluluklarından biri, öğrencilere yalnızca teknolojiyi kullanmayı öğretmekle sınırlı değil. Aynı zamanda ne zaman ve hangi durumlarda kullanılmaması gerektiğinin de öğretilmesi gerekiyor.</p>
<p>Prof. Dr. Bayat, “Geleceğin mezunları, yapay zekayı sorgulamadan kullanan değil; onu doğrulayan, veri kaynaklarını analiz eden, etik sınırlar içinde yöneten ve aldığı kararların sorumluluğunu bilen bireyler olacak. Yapay zeka, yükseköğretimde önemli bir dönüşüm potansiyeli taşıyor. Ancak bu dönüşümün yönünü teknoloji değil; üniversitelerin araştırma kültürü, eğitim anlayışı ve insanı merkeze alan yaklaşımı belirleyecek” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universitelerden-net-mesaj-yapay-zeka-aractir-insan-esastir-615875">Üniversitelerden Net Mesaj: Yapay Zeka Araçtır, İnsan Esastır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, üniversitelerin müfredatlarına siber güvenlik bilgilerini entegre etmeleri için çevrimiçi eğitim kursu başlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-universitelerin-mufredatlarina-siber-guvenlik-bilgilerini-entegre-etmeleri-icin-cevrimici-egitim-kursu-baslatti-580717</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 10:27:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgilerini]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[entegre]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[müfredatlarına]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[Siber Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580717</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, tüm teknik ve teknik olmayan uzmanlık alanlarındaki birinci ve ikinci sınıf üniversite öğrencilerine bilgi güvenliğinin temel kavramlarını tanıtmak için tasarlanmış yeni bir ücretsiz çevrimiçi kurs olan "Siber Güvenlik: Giriş Seviyesi"ni başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-universitelerin-mufredatlarina-siber-guvenlik-bilgilerini-entegre-etmeleri-icin-cevrimici-egitim-kursu-baslatti-580717">Kaspersky, üniversitelerin müfredatlarına siber güvenlik bilgilerini entegre etmeleri için çevrimiçi eğitim kursu başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky, tüm teknik ve teknik olmayan uzmanlık alanlarındaki birinci ve ikinci sınıf üniversite öğrencilerine bilgi güvenliğinin temel kavramlarını tanıtmak için tasarlanmış yeni bir ücretsiz çevrimiçi kurs olan &#8220;Siber Güvenlik: Giriş Seviyesi&#8221;ni başlattı. Kurs, üniversitelerin siber güvenlik farkındalığını eğitimin erken aşamalarına entegre etmelerine yardımcı olmayı, dijital bağımlılığı yönetmeyi ve ortaya çıkan risklere karşı korunma konusunda öğrencilere güven kazandırmayı amaçlıyor.</strong></p>
<p>Kaspersky&#8217;nin BT Güvenliği Ekonomisi raporuna göre 2024 yılında kuruluşların %88&#8217;i en az bir siber müdahaleyle karşılaşırken, insanlardan kaynaklı hatalar güvenlik ihlallerine katkıda bulunan en temel faktör olmaya devam etti. Endüstriler dijital altyapıya giderek daha fazla güvendikçe, siber güvenlik konusunda bilgili profesyonellere olan talep tüm teknik ve teknik olmayan alanlarda artıyor. Bunun sonucunda siber güvenlik eğitimi çağdaş akademik eğitimin vazgeçilmez bir parçası haline geliyor.</p>
<p>Kaspersky&#8217;nin &#8220;Siber Güvenlik: Giriş Seviyesi&#8221; kursu, üniversitelerin mevcut eğitim programlarını, tüm disiplinlerdeki öğrenciler için gerekli olan siber güvenlik temelleriyle genişletmelerine yardımcı oluyor. Saygın uzmanlar tarafından video ders formatında sunulan kurs, siber güvenlik kavramlarının temelini oluşturan dört ana konuyu içeriyor:</p>
<ul>
<li>Siber güvenliğin temel kavramları </li>
<li>Saldırganların kullandığı araçlar. Siber saldırı türleri</li>
<li>Siber güvenliğin alanları</li>
<li>Siber güvenliğin geleceği</li>
</ul>
<p>Öğrencilere hem günlük yaşamları hem de profesyonel kariyerleri için gerekli bilgileri sağlamak üzere yapılandırılan kurs, veri ve dijital varlıklarla çalışmanın temel ilkelerini öğrenmelerini sağlıyor. Eğitim içerikleri siber güvenlikle ilgili temel terim ve kavramları öğretiyor, bilgi güvenliğinin ana alanlarını ortaya koyuyor ve saldırganların taktikleri ve tekniklerini özetliyor. Siber güvenlik alanında kariyer yapmak isteyenler veya bu alana girmek için hazırlananlar için tasalanan ayrı bir oturumda, çeşitli bilgi güvenliği rollerinde kariyer yapmak için gerekli beceri ve uzmanlıkları özetleyen kariyer rehberliği de sunuluyor.</p>
<p>&#8220;Siber Güvenlik: Giriş Seviyesi&#8221; kursu, Kaspersky Uzmanlık Merkezleri&#8217;nin önde gelen siber güvenlik uzmanları tarafından, katılımcılara sadece teorik siber güvenlik bilgisi vermekle kalmayıp, aynı zamanda gerçekçi vakalar ve yeni trendleri tanıtmak amacıyla oluşturuldu.</p>
<p>Kursta toplamda beş ila otuz dakika uzunluğunda 26 ders yer alıyor. Yeni bilgileri pekiştirmek için, kursun her konusunun sonunda değerlendirme soruları bulunuyor. Tüm testleri tamamlayan ve final değerlendirme testinden en az %70 sonuçla geçen katılımcılar, Kaspersky tamamlama sertifikası almaya hak kazanıyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Akademik İşler Başkanı</strong> <strong>Evgeniya Russkikh</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;Siber güvenlik artık sadece bilgi güvenliği departmanlarının sorumluluğu değil, tüm ekiplerin ortak sorumluluğudur. Üniversiteler, öğrencilerin akademik yolculuğunun erken aşamalarında siber güvenlik kavramları konusunda farkındalık yaratarak, teknik açıdan yetkin olmanın yanı sıra güvenlik konusunda da bilinçli bir iş gücü yetiştirmeye katkıda bulunabilirler. Günümüzün tehdit ortamında rekabet gücü, hazırlıklı olmakla başlar. Bu kurs da tam olarak bunu sağlıyor.&#8221; </em></p>
<p>Kurs, üniversitelerin siber güvenlik uzmanlığını ve en son Kaspersky teknolojilerini öğretime entegre etmelerini amaçlayan bir program olan Kaspersky Academy Alliance üyelerine açık. Ayrıca talep üzerine öğrenim yönetim sistemleri aracılığıyla üniversite eğitim programlarına kolayca entegre edilebiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-universitelerin-mufredatlarina-siber-guvenlik-bilgilerini-entegre-etmeleri-icin-cevrimici-egitim-kursu-baslatti-580717">Kaspersky, üniversitelerin müfredatlarına siber güvenlik bilgilerini entegre etmeleri için çevrimiçi eğitim kursu başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Girişimcilik Sınavında Üniversitelerin Yeni Rolü, Sadece Fikir Değil Dayanıklılık da Kazandırmak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/girisimcilik-sinavinda-universitelerin-yeni-rolu-sadece-fikir-degil-dayaniklilik-da-kazandirmak-560763</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 12:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[kazandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sınavında]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerin]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560763</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son on yılda Türkiye’de girişimcilik hareketliliği ivme kazanmış olsa da veriler girişimlerin sürdürülebilirliği konusunda ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girisimcilik-sinavinda-universitelerin-yeni-rolu-sadece-fikir-degil-dayaniklilik-da-kazandirmak-560763">Girişimcilik Sınavında Üniversitelerin Yeni Rolü, Sadece Fikir Değil Dayanıklılık da Kazandırmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son on yılda Türkiye’de girişimcilik hareketliliği ivme kazanmış olsa da veriler girişimlerin sürdürülebilirliği konusunda ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2015–2024 yılları arasında ülkemizde yaklaşık 384 bin yeni şirket kuruldu. Ancak aynı dönemde 80 binden fazla şirket kapandı. 2024 yılı itibarıyla ise her dört yeni kuruluşa karşı bir şirket kapanıyor.</p>
<p>TÜİK’in güncel raporlarına göre, kurulan girişimlerin yalnızca yüzde 41,6’sı beşinci yılı görebiliyor. Yani her on girişimden altısı beş yıl içinde faaliyetlerine son veriyor. Özellikle erken aşama girişimlerin ilk iki yılda kapanma oranı yüzde 43’ü buluyor. Bu durum, ülke genelinde hem girişimcilik kültürünü hem de ekonomik dinamizmi doğrudan etkileyen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Doç. Dr. Ahmet Turan: “Fikir var, ama sistematik dönüşüm eksik”</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Müdürü Doç. Dr. Ahmet Turan, verileri şöyle değerlendiriyor:</p>
<p>“Ülkemizde çok parlak fikirler çıkıyor, özellikle üniversiteler bu anlamda büyük bir potansiyele sahip. Ancak bu fikirlerin start-up’a dönüşmesi ve hayatta kalması için gereken sistematik yapı, çoğu zaman eksik kalıyor. Girişimciler teknik olarak güçlü ama pazarlama, finansal planlama, takım kurma ve iş modeli oluşturma konularında zorluk yaşıyor.”</p>
<p>Girişimciler En Çok Nerelerde Zorlanıyor?</p>
<p>Doç. Dr. Turan’a göre, bir girişimin sadece iyi bir fikirle kurulması yeterli değil. Girişimciler çoğunlukla şu alanlarda başarısız oluyor:</p>
<p>İş Modeli Yetersizliği: Girişimcilerin büyük bölümü, fikirlerini nasıl gelir getiren ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştüreceğini bilmiyor. Ürün-pazar uyumu, fiyatlandırma stratejisi, müşteri segmentasyonu gibi temel kavramlarda eksiklik yaşanıyor.</p>
<p>Ekip Kurma ve Yönetme: Farklı yetkinliklere sahip kişilerden oluşan bir ekip kurmak çoğu zaman göz ardı ediliyor. Birçok girişim, tek bir alana sıkışmış, homojen ekip yapısı nedeniyle zayıf düşüyor.</p>
<p>Finansal Okuryazarlık Eksikliği: Bütçe yönetimi, yatırım planlaması ve finansal projeksiyonlar gibi kritik alanlarda girişimciler destek almakta geç kalıyor. Yatırımcı sunumları zayıf hazırlanıyor, yatırımcının güveni kazanılamıyor.</p>
<p>Psikolojik Dayanıklılık: Ret almak, belirsizlikle başa çıkmak ve uzun vadeli motivasyon gibi konularda bireysel dayanıklılık da bir sorun. Sabır, esneklik ve tekrar deneme cesareti olmadan girişimlerin ilerlemesi zorlaşıyor.</p>
<p>Üniversiteler Bu Sorunlara Nasıl Yanıt Veriyor?</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi’nin Teknoloji Transfer Ofisi, bu sorunlara yönelik çok katmanlı çözümler sunuyor:</p>
<p>Mentorluk ve İş Geliştirme Desteği: Fikirden ürün geliştirmeye, pazarlama stratejisinden yatırımcı görüşmelerine kadar farklı aşamalarda birebir mentorluk hizmeti sunuluyor.</p>
<p>Çapraz Disiplinli Ekipleşme: Farklı fakültelerden öğrencilerin ve akademisyenlerin bir araya gelerek çok yönlü girişim ekipleri kurması destekleniyor.</p>
<p>Fon ve Teşvik Yönlendirmesi: TÜBİTAK BİGG, Horizon Europe, Erasmus+ gibi ulusal ve uluslararası destek programlarına başvuru konusunda rehberlik sağlanıyor.</p>
<p>Girişimcilik Eğitimi ve Atölyeler: Pitch hazırlama, iş modeli tasarımı, MVP oluşturma ve finansal yönetim gibi konularda uygulamalı atölyeler düzenleniyor.</p>
<p>Uluslararasılaşma Stratejisi: Üniversite bünyesinden çıkan girişimlerin yurtdışına açılması için hızlandırıcı programlar, yatırımcı buluşmaları ve çevrimiçi mentorluklarla destek veriliyor.</p>
<p>Neden Kapanıyorlar? Üniversiteler Ne Yapmalı?</p>
<p>Doç. Dr. Ahmet Turan, üniversitelerin sadece fikir üretimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak şunları söylüyor: </p>
<p>“Girişimlerin kapanma nedenlerinin başında yanlış zamanlama, müşteri ihtiyacını doğru analiz edememe ve sürdürülebilir iş modeli kuramama geliyor. Üniversiteler bu süreçte sadece bilgi değil, yapılandırılmış bir ekosistem sunmalı. Girişimcilik artık seçmeli bir konu değil; eğitim, destek, finans ve ağ boyutunda entegre bir sistem olarak kurgulanmalı.”</p>
<p>Başarılı Girişimlerin arkasında Güçlü Üniversiteler Var</p>
<p>“Girişimcilik ekosisteminde başarıyı yalnızca yeni kurulan şirket sayısıyla değil, bu şirketlerin uzun vadeli yaşama oranlarıyla ölçmek gerekiyor” diyen Doç. Dr. Turan, şunları kaydetti:</p>
<p>“Yeditepe Üniversitesi gibi güçlü ve vizyoner üniversiteler, sundukları çok katmanlı destek modelleriyle girişimcilik ekosisteminin en kritik aktörleri arasında yer alıyor. Yeditepe Üniversitesi olarak bizler, fikir aşamasındaki adaylardan başlayarak; hızlandırıcı programlar, gelişmiş Ar-Ge altyapısı, patentle korunan teknolojiler ve finansal destek mekanizmalarıyla girişimciliği çok yönlü destekliyor, bu süreci sürdürülebilir hale getiriyoruz.</p>
<p>Üniversitemizde, Teknoloji Transfer Ofisimiz aracılığıyla bugüne kadar 168 iş fikrine ve 403 girişimciye mentorluk sağladık; bu fikirlerin önemli bir bölümünü başarıyla şirketleştirdik. 2024 yılı itibarıyla, mezunlarının en çok girişim firması kurduğu ilk 10 üniversite arasında yer almaktan gurur duyuyoruz.</p>
<p>‘Girişimcilik Yeditepe’nin Ruhunda Var!’ mottosuyla ve aynı kararlılıkla, girişimciliği desteklemeye devam edeceğiz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girisimcilik-sinavinda-universitelerin-yeni-rolu-sadece-fikir-degil-dayaniklilik-da-kazandirmak-560763">Girişimcilik Sınavında Üniversitelerin Yeni Rolü, Sadece Fikir Değil Dayanıklılık da Kazandırmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2024 Yılının İlk ÇEVKO Vakfı Söyleşisinde Üniversitelerin İklim Elçileri Kürsüdeydi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2024-yilinin-ilk-cevko-vakfi-soylesisinde-universitelerin-iklim-elcileri-kursudeydi-445206</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2024 21:03:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çevko]]></category>
		<category><![CDATA[elçileri]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kürsüdeydi]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisinde]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerin]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yılının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445206</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÇEVKO Vakfı’nın Küresel Isınma Kurultayı Komitesi iş birliğiyle düzenlediği "ÇEVKO Vakfı COP28 Sonrası İklim Elçisi Gençlerle Buluşuyor" başlıklı çevrimiçi söyleşide üniversitelerin iklim elçileri bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024-yilinin-ilk-cevko-vakfi-soylesisinde-universitelerin-iklim-elcileri-kursudeydi-445206">2024 Yılının İlk ÇEVKO Vakfı Söyleşisinde Üniversitelerin İklim Elçileri Kürsüdeydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÇEVKO Vakfı’nın Küresel Isınma Kurultayı Komitesi iş birliğiyle düzenlediği &#8220;ÇEVKO Vakfı COP28 Sonrası İklim Elçisi Gençlerle Buluşuyor&#8221; başlıklı çevrimiçi söyleşide üniversitelerin iklim elçileri bir araya geldi. Hacettepe Üniversitesi’nden Elif Ayhan, Antalya Bilim Üniversitesi’den Büşra Gül İnal, Türk Alman Üniversitesi’nden Ege Büyük, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Sevda Has, Bahçeşehir Üniversitesi’nden Tarık Deveci, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Tuğba Cengiz ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Yusuf Dursun Durmuş’un katıldığı söyleşide ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer ve Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak da yer aldı.</strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’nde bu ay kürsüde gençler vardı. “COP 28 Sonrası İklim Elçisi Gençlerle Buluşuyor” başlıklı 2024’ün ilk buluşmasında, kendi üniversitelerinde iklim krizi konusunda koordinasyon yürüten iklim elçileri, seslerini duyurmak ve görüş alışverişinde bulunmak üzere ÇEVKO Vakfı’yla bir araya geldi. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın moderasyonunda başlayan söyleşide ilk sözü ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer aldı. </p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer: “İklim değişikliğinden en çok etkilenecek gençler olduğu için, seslerinin duyulması çok önemli!”</strong></p>
<p>Yılın ilk söyleşisini iklim elçileriyle yapmaktan memnuniyet ve heyecan duyduklarını belirten İmer “Bir bakıma Paris iklim Anlaşması’nın izlenmesi için her yıl toplanan Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansları’na devletler, belediyeler, STK’lar gibi pek çok farklı aktörün, kurum ve kişinin yanında gençler de katılıyor. İklim krizinden uzun vadede en çok etkilenecek kesim gençler olduğu için, gençlerin düşünce ve hareket tarzlarını anlamak; uyarı, görüş ve önerilerinin, yani seslerinin duyulmasını istiyoruz” şeklinde konuştu. İmer, iklim elçilerinin yalnızca bulundukları üniversitedeki öğrencileri değil, ülkemizin gençlerini temsil ettiğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>Hacettepe Üniversitesi İklim Elçisi ve İklim Elçileri Platformu Koordinatörü Elif Ayhan: “COP28 katılımımız sayesinde yaptığımız çalışmaları karar vericilere ulaştırdık”</strong></p>
<p>İklim Elçileri Koordinatörlüğü görevini de üstlenen Hacettepe Üniversitesi İklim Elçisi Elif Ayhan, birbirinden kıymetli 200 öğrenciyi bu kapsamda bir araya getirdiklerini belirtti. 2021 yılından bu yana hem üniversite öğrencileri arasında hem de kamuoyunda iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmaya çalıştıklarını, bu çalışmaları çeşitli etkinlikler ve öğrenci kulüpleri üzerinden yürüttüklerini söyledi. Ayhan, Taraflar Konferansı’na katılımlarının en önemli eğitim süreci olduğununun, COP27 ve COP28 katılımı sayesinde yaptıkları bildiri, çalışma ve dokümanları karar vericilere ulaştırabildiklerinin altını çizdi. “İklim kriziyle mücadelede kurumların desteği çok önemli. Farklı kültürlere sahip, multidisipliner bir grubuz. İklim değişikliği farkındalığı ve gezegenimizin geleceğiyle ilgili desteklenmeye devam edilmemiz en büyük temennimiz” dedikten sonra bu desteğin sadece kamu yöneticilerinden değil, kamuoyundan da gelmesi gerektiğini vurguladı. </p>
<p><strong>Antalya Bilim Üniversitesi İklim Elçisi Büşra Gül İnal: “Çocukların formal ve informal etkinliklerle eğitilmesi gerektiğini düşünüyorum. İklim değişikliği konusunun müfredatlara eklenmesi gerektiğini savunuyorum”</strong></p>
<p>Antalya Bilim Üniversitesi İklim Elçisi Büşra Gül İnal ise iklim değişikliğinden etkilenen çocuklar ve kadınların durumu üzerinde durdu. İnal, “Yerel iklim değişikliği eylem planlarında, belediyelerde ve merkezi yönetimlerde çocuklarla ilgili çalışmaların çoğalması gerektiğini düşünüyorum. Gıda ve enerji gibi sektörlerde yaşanacak değişikliklerden en çok etkilenenler çocuklar. Çocukların formal ve informal etkinliklerle eğitilmesi gerektiğini düşünüyor, iklim değişikliği konusunun müfredatlara eklenmesi gerektiğini savunuyorum” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Türk Alman Üniversitesi İklim Elçisi Ege Büyük: “Geri dönüşüm konusunda ufacık bir çaba bile büyük resimde katkı sağlıyor”</strong></p>
<p>Türk Alman Üniversitesi İklim Elçisi Ege Büyük, iklim elçiliği programının en önemli tarafı, iklim değişikliğiyle mücadele etmek isteyen öğrencilere yol gösterilmesi ve bu sayede insanlığın geleceğinde söz sahibi olmalarının sağlanması olduğunu belirtti. Büyük “Geri dönüşüm konusunda ufacık bir çaba bile büyük resimde katkı sağlıyor. Karar mercilerinde olsam plastik kullanımına karbon vergisi koyardım. Çevre zararlarının ekonomik kayba dönüşmesi iklim krizinin gerçek çözümü. İki üründen biri çevreye daha az zarar veriyorsa, tüketicilerin oraya yönlendirilmesi gerekiyor” dedi.</p>
<p>Ege Büyük “Şirket davranışlarının değişmesiyle döngüsel ekonomiye geçiş olacak. Şirketler kar amacı olan kurumlar olduğu için, tüketici talebiyle bu geçiş sağlanacak” şeklinde sözlerini sürdürdü.</p>
<p><strong>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İklim Elçisi Sevda Has: “İklim değişikliği mücadelesi bir tercih değil, mecburiyet”</strong></p>
<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İklim Elçisi Sevda Has, programın geliştirdikleri projeleri doğru kanallara ulaştırma fırsatını verdiğini belirterek sözlerine başladı. Has “Görevli olduğumuz kulüp ve topluluklar aracılığıyla bilinç geliştirmeye çalışıyoruz. Bireysel taleplerimiz ve ihtiyaçlarımız geleceğimizi belirliyor. Karbon ayak izini azaltacak şeyler talep ettiğimizde daha iyi bir geleceğe sahip olacağız.  Yetkililerden istediğim atık yönetiminin doğru bir şekilde sağlanması. Atıkların çok az miktarı kontrol altında. Geri dönüşüm, atık kutuları konuyor ama hangisine ne atılacak insanlar da bilmiyor” dedi. Sevda Has, iklim değişikliği mücadelesinin bir tercih değil mecburiyet olduğunu söyledi ve iklim değişikliği kaynaklı göçlerin yaşanmaya başladığının altını çizdi.</p>
<p><strong>Bahçeşehir Üniversitesi İklim Elçisi Tarık Deveci: “Atık yönetimi ve sıfır atık konusunda toplumu bilinçlendirmek kilit bir rol oynayacak”</strong></p>
<p>Bahçeşehir Üniversitesi İklim Elçisi Tarık Deveci ise iklim elçiliğinin en önemli faydasının 200’ü aşkın öğrencinin iklim krizi sorununun çözümü için dayanışma içinde çalışarak, seslerini duyurup projelerine destek bulmak olduğunu belirtti. Deveci “Program takım olarak çalışma becerimi çok geliştirdi. COP 28 bildirimizi hazırlarken yaptığımız takım çalışması bana çok şey kattı. İklim krizi konusunda endişe duyan benim gibi çok insanın olduğunu öğrenmek de çok şey kattı. Atık yönetimi ve sıfır atık konusunda toplumu bilinçlendirmek kilit bir rol oynayacak. Fosil yakıtların kaldırılması konusunda net bir söylem olmaması endişe verici. İklim değişikliği çok önemli bir sorun. Bu konuda kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi İklim Elçisi Tuğba Cengiz: “Ağaçlandırma ve ormanların korunması konusunda yetersiz kalınıyor”</strong></p>
<p>Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi İklim Elçisi Tuğba Cengiz, ağaçlandırma ve ormanların korunması konusunda yetersiz kalındığını düşündüğünü belirterek sözlerine başladı. Atık yönetimi konusuna da vurgu yapan Cengiz “atık yönetimi konusunda üniversitelerdeki yemekhanelerde atık yemeklerin ve plastik ürünlerin ayrıştırılmasına yönelik önlemlerin alınabileceğini düşünüyorum. Bunun yanı sıra farkındalık çalışmalarının artması, müfredatlara iklim değişikliği konusunun daha etkin eklenmesi yoluyla çocukların ve gençlerin daha fazla ses çıkarabileceğini düşünüyorum. Sürdürülebilir tarım ve beslenme konusunda ise sürdürülebilir tarım yöntemlerine teşviki artırarak gıda üretimindeki çevresel etkileri azaltabilir ve böylelikle dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığını benimseyebiliriz.” şeklinde konuşmasını tamamladı.</p>
<p><strong>Ondokuz Mayıs Üniversitesi İklim Elçisi Yusuf Dursun Durmuş: “Bu işin yüzde 80’i farkındalık. Konunun ne kadar farkındaysanız o kadar önlem alabilirsiniz”</strong></p>
<p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi İklim Elçisi Yusuf Dursun Durmuş, iklim elçisi olarak çalışmanın en büyük avantajının, iklim değişikliği konusunda kaygılanan diğer insanlarla birlikte çalışma fırsatı olduğunu belirtti. Durmuş “İklim değişikliği 80’lerden beri konu olan bir başlıkken bir yerden sonra iklim krizine dönüştü. Ama insanların bunu bir kriz gibi görmediğini görüyoruz. Bu konuların diplomatik, bilimsel ve siyasi anlamda konuşulduğu bir toplantıya katılma fırsatı oldu bu ekibin. Karar mekanizmalarında rol oynamış olmak çok önemli. Bu işin yüzde 80’i farkındalık. Konunun ne kadar farkındaysanız o kadar önlem alabilirsiniz. Etkiler yaşandıkça önlem alınıyor. Döngüsel ekonominin temelinde atık yönetimi bulunuyor. Bu konuda bilinç düzeyinin yükselmesi lazım” şeklinde görüş bildirdi. </p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı’ndan Gençlere Destek Mesajı</strong></p>
<p>Toplantının sonunda tekrar söz alan ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer “İklim elçisi gençlerin gerçekçi yaklaşım ve çözüm önerilerinden çok mutlu oldum. Kendilerini kutluyorum. Özellikle döngüsel ekonomi konusunda söylediklerine katılıyorum. İklim krizine çözüm olarak ortaya çıkan döngüsel ekonominin felsefesinde insanın iş yapma biçiminde değişiklik, kaynak israfının önlenmesi, daha uzun ömürlü, dayanıklı ürünler, paylaşım ekonomisine geçiş var. Bilimin öncülüğünde mevcut kısıtları ve çerçeveleri aşmak, değiştirmek mümkün. Fakat zaman hızla geçiyor. Oysa Dünya iklim krizi ile mücadelede yavaş ilerliyor, Türkiye daha da yavaş gidiyor. Bu konuda bilinçli gençlerin dinamizmi, öncülüğü ve birlikte hareket etmeleri ile hızlanacağımızı düşünüyoruz. ÇEVKO Vakfı olarak, gençlerimizin temsilcisi iklim elçilerini desteklemeye hazırız.” diyerek söyleşiyi sonlandırdı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024-yilinin-ilk-cevko-vakfi-soylesisinde-universitelerin-iklim-elcileri-kursudeydi-445206">2024 Yılının İlk ÇEVKO Vakfı Söyleşisinde Üniversitelerin İklim Elçileri Kürsüdeydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Üniversitelerin Alan Bazında Yetkinlik Analizi Toplantısı&#8221; yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universitelerin-alan-bazinda-yetkinlik-analizi-toplantisi-yapildi-376389</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2023 07:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bazında]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerin]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yetkinlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=376389</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal moderatörlüğünde “Üniversitelerin Alan Bazında Yetkinlik Analizi” konulu çevrimiçi bilgilendirme toplantısı yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universitelerin-alan-bazinda-yetkinlik-analizi-toplantisi-yapildi-376389">&#8220;Üniversitelerin Alan Bazında Yetkinlik Analizi Toplantısı&#8221; yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal moderatörlüğünde “Üniversitelerin Alan Bazında Yetkinlik Analizi” konulu çevrimiçi bilgilendirme toplantısı yapıldı. Çevrimiçi toplantıya Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’ın yanı sıra üniversitelerin yöneticileri katıldı. Programa katılan Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Banu Yücel, Ege Üniversitesinde oluşturulan bilim üretme ekosistemi, bir kültüre dönüşen proje hazırlama süreci, yapılan yapısal düzenlemeler, Ar-Ge ve inovasyon stratejileri, yetkin olduğu alanlara yönelik yapılan tematik çalışmalar, ulusal ve küresel düzeyde elde edilen başarılar ile ilgili bilgiler verdi.</p>
<p>Toplantının açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, “2002&#8217;de sayıları 8 bini bulmayan bilimsel yayın sayısı bugün 49 bini aşarken, bilim insanlarımız her geçen gün çığır açıcı çalışmalara imza atıyor. Biz de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak TÜBİTAK eliyle bilimsel araştırmanın koşulsuz destekçisi olmaya devam edeceğiz. Bilim ve araştırma kapasitemizin yükseltilmesini, bilimsel araştırmanın çıktılarının toplumsal faydaya dönüştürülmesini, Milli Teknoloji Hamlesinin hedeflerine ulaşmada anahtar olarak değerlendiriyoruz. Bilimsel ve teknolojik dönüşümü gerçekleştirerek Türkiye&#8217;yi Ar-Ge ve inovasyonun adresi haline getirmek. Bugün milletimizin iftihar kaynağı olan milli projelerimizin her birinde akademisyenlerimizin ve onların yetiştirdiği vatan sevdalısı öğrencilerinin alın ve akıl teri mevcut. Fakat halen katedecek çok yolumuz var. Bu anlayışla araştırma ve inovasyon kapasitesini güçlendirmeyi, gerçekleştirdiğimiz her projede ve yayımladığımız tüm stratejilerde açıkça vurguluyoruz. Burada da başarının anahtarı olarak veri temelli karar vermeyi görüyoruz. &#8216;Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz&#8217; anlayışından hareketle üniversitelerimizin alan bazlı yetkinliklerini hem nicelik hem nitelik açısından toplam 11 gösterge ışığında analiz ediyoruz. Elde ettiğimiz sonuçlarla 132 farklı alanda ülkemiz üniversitelerinin yetkinliklerini karşılaştırma imkanı sunuyoruz. Her üniversitemizin fark yarattığı alanları tespit ediyoruz. 2016&#8217;dan bu yana sürdürülen çalışmayla aynı zamanda üniversitelerimizin farklı alanlardaki yetkinliklerinin gelişimi ve değişimini de takip etme imkanına kavuşuyoruz” dedi.</p>
<p>TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ise amaçlarının üniversiteleri sıralamak değil, onların potansiyellerini, birbirleri, üniversite ile sanayi, üniversite ile kamu arasında iş yapma biçimleri ve görünürlüklerini ortaya koymak olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Mandal, “Üniversiteleri ilgilendiren 13 eylem planı var. Bunlar, açık bilim, araştırma değerlendirmesi, kamu araştırma kurumlarınca araştırma yöntemi, telif hakkı ve veri yasaları ile düzenleyici mevzuat, özendirici ve sürdürülebilir araştırmacı kariyeri, üniversitelerin ERA ve Avrupa Eğitim Alanı ile sinerjisi, araştırma altyapıları, karşılıklı kazanıma dayalı uluslararası işbirliği, Ar-Ge ve yenilik misyonları ve ortaklıkları, kilit sektörlerdeki yeşil ve dijital ikiz dönüşümlerin hızlandırılması, yeşil enerji dönüşümü, bilgi değerleme ve bilimin vatandaşlara yaklaştırılmasıdır” dedi.</p>
<p>“Son beş yılda önemli bilimsel atılımlar gerçekleştirdik”</p>
<p>Toplantıda konuşan Prof. Dr. Banu Yücel ise “ Ege Üniversitesi 68 yıl önce kurulmuş Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden biridir. 2020 yılında YÖKAK tarafından tam akreditasyon verilen ilk devlet üniversitesi olan Ege Üniversitesi,  2021 yılında da YÖK tarafından araştırma üniversitesi seçildi. Bunun yansıması olarak da üniversite programlarımızın şu anda yüzde 70’i akredite edildi. Son beş yılda önemli bilimsel atılım gerçekleştirildi. Son süreçte de kalite kavramını bütün birimlerine yansıtmaya başladı” diye konuştu.</p>
<p>Ege Üniversitesinin;  yerel, bölgesel, ulusal kalkınma hedefleri ile ilişkili olarak oluşturulan öncelikli alanlar doğrultusunda araştırma süreçlerini yürüttüğünü vurgulayan Prof. Dr. Banu Yücel, “Öncelikli alanlarını gelişen teknoloji ve oluşan ihtiyaçlar doğrultusunda belirleyen bir üniversiteyiz. Bu öncelikli alanların belirlenmesi sürecinde Cumhurbaşkanlığı Bilim Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu tarafından belirlenen öncelikli alanların yanı sıra dış paydaşlarımız olan başta TÜBİTAK ve YÖK Başkanlığımızın üniversitelerin alan bazlı yetkinlik analizi araştırma, aday araştırma üniversitelerin öncelikli sektörler ve alt alanlarla eşleştirilmesi raporlarını da göz önüne alarak hazırlık yapıyoruz. Ege Üniversitesinde atılımın özellikle bu büyük birikimin, potansiyelin harekete dönüşmesini sağlayan ve çok iyi bir rol model olan Rektör hocamız Prof. Dr. Necdet Budak hocamıza da çok teşekkür ediyoruz”  dedi.</p>
<p>“Araştırma bütçemiz bir yılda üç kat arttı”</p>
<p>Araştırma Alanı Bazında Üniversiteler arasında toplam 20 alan ve 130 alt alan bulunduğunu belirten Prof. Dr. Yücel, “Ege Üniversitesi, bu alt alanların 115 tanesinde bir başka deyişle yüzde 89’unda yer alıyor. Sağlık ve kimya alanlarındaki alt alanların tümünde, tarım ve gıda, fizik, kimya mühendisliği gibi alanların yaklaşık yüzde 95’inde üniversitemiz araştırma hacmi ve kalitesi bakımından en üst grubu temsil eden birinci bölgede yer alıyor. Özellikle son yıllarda uluslararasılaşma ve dijitalleşme kapsamında araştırma çalışmalarına hız veren üniversitemiz, en yeşil ve çevreci üniversitelerden birisi olarak dijitalleşmede ‘ikiz dönüşüm’ planlaması uyguluyor. Araştırma üniversitesi olması hasebiyle geçtiğimiz yıla göre araştırma bütçemizin üç kata yakın oranda artması da bu stratejinin etkin ve sağlıklı şekilde sürdürülmesi açısından olumlu bir gelişmedir. TÜBİTAK alan odaklı ve çoklu disipline dayalı proje başvurularında dikkat çeken bir başarı ivmesi sergileyen üniversitemiz, 2022 yılı ikinci döneminde üniversite öğrencilerinin araştırma kültürü entegrasyonuna önemli katkı sağlayan 2209 ARDEB lisans öğrencileri proje başvuru sayısı ve kabulünde Türkiye’de ilk sırada yer almıştır” diye konuştu.</p>
<p>Konuşmanın ardından Prof. Hasan Mandal, “70 yıla yakın bir geçmişi olan Ege Üniversitesinde bir dönüşüm oluşturuluyor. Özellikle en çok takip ettiğimiz öğrenci projeleri süreçlerinde olsun ya da bir takım projelerde süreç yenileme noktalarında bizden ayrıntılı bilgiler, eğitimler talep ediliyor. Prof. Dr. Necdet Budak hocamız özellikle bu konuya çok önem veriyor” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universitelerin-alan-bazinda-yetkinlik-analizi-toplantisi-yapildi-376389">&#8220;Üniversitelerin Alan Bazında Yetkinlik Analizi Toplantısı&#8221; yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
