<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Umman | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/umman/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/umman</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Mar 2026 10:42:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Umman | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/umman</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Artaş Holding&#8217;den Uluslararası Büyüme Hedefleri Doğrultusunda Önemli Adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/artas-holdingden-uluslararasi-buyume-hedefleri-dogrultusunda-onemli-adim-620322</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 10:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artaş]]></category>
		<category><![CDATA[Artaş Holding]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[doğrultusunda]]></category>
		<category><![CDATA[hedefleri]]></category>
		<category><![CDATA[holding]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[Umman]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620322</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle Türkiye’nin köklü markaları arasında yer alan Artaş Holding, Türkiye temsilciliğini Alkaş’ın üstlendiği, MIPIM Fuarı kapsamında Umman ile önemli bir iş birliği anlaşmasına imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/artas-holdingden-uluslararasi-buyume-hedefleri-dogrultusunda-onemli-adim-620322">Artaş Holding&#8217;den Uluslararası Büyüme Hedefleri Doğrultusunda Önemli Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Artaş Holding, MIPIM’de Umman ile yeni yatırım fırsatlarını değerlendiriyor</i></b></p>
<p>Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle Türkiye’nin köklü markaları arasında yer alan Artaş Holding, Türkiye temsilciliğini Alkaş’ın üstlendiği, MIPIM Fuarı kapsamında Umman ile önemli bir iş birliği anlaşmasına imza attı. Türkiye’de Avrupa Konutları markasıyla 46 binin üzerinde konut teslim eden Artaş Holding, sahip olduğu güçlü deneyimi uluslararası projelere taşımayı hedeflerken, önümüzdeki dönemde Umman’ın şehircilik vizyonuna katkı sağlamayı ve yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi planlıyor.</p>
<p><b>İKİ ÜLKE ARASINDAKİ FIRSATLAR DEĞERLENDİRİLDİ</b></p>
<p>Fransa’nın Cannes kentinde gerçekleştirilen ve dünyanın en prestijli gayrimenkul fuarları arasında yer alan MIPIM’de, Türkiye ile Umman arasındaki ekonomik ilişkileri ve yatırım ortaklıklarını güçlendirecek önemli bir temas gerçekleştirildi. Görüşmeye Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serhan Çetinsaya ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu katıldı. Heyet, Umman Konut ve Şehir Planlama Bakanı Khalfan bin Saeed bin Mubarak Al-Shueili ile bir araya gelerek iki ülke arasında geliştirilebilecek ortak projeleri ve yatırım fırsatlarını değerlendirdi.</p>
<p><b>ARTAŞ HOLDİNG, GÜÇLÜ TECRÜBESİNİ ULUSLARARASI PROJELERE TAŞIYACAK</b></p>
<p>Uluslararası platformlarda yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefleyen Artaş Holding, gayrimenkul geliştirme alanındaki güçlü deneyimini farklı coğrafyalara taşıyarak küresel ölçekteki projelerde yer almayı hedefliyor. Artaş Holding yetkilileri, bu önemli iş birliğinin hem Türkiye hem de Umman için uzun vadeli ve verimli sonuçlar doğurmasını temenni ettiklerini ifade etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/artas-holdingden-uluslararasi-buyume-hedefleri-dogrultusunda-onemli-adim-620322">Artaş Holding&#8217;den Uluslararası Büyüme Hedefleri Doğrultusunda Önemli Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD-İran görüşmeleri şimdilik sona erdi: Umman&#8217;da hangi isimler vardı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/abd-iran-gorusmeleri-simdilik-sona-erdi-ummanda-hangi-isimler-vardi-611263</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 14:59:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[erdi]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ran]]></category>
		<category><![CDATA[şimdilik]]></category>
		<category><![CDATA[sona]]></category>
		<category><![CDATA[Umman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611263</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran ile ABD arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta TSİ ile 11.00 civarında başlayan dolaylı görüşmeler bugün için sona erdi. İran Dışişleri, 'müzakereler devam edecek' sinyali verdi. İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile ABD Özel Temsilcisi Witkoff arasında iki tur halinde mesaj alışverişine Umman Dışişleri Bakanı el-Busaidi aracılık etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abd-iran-gorusmeleri-simdilik-sona-erdi-ummanda-hangi-isimler-vardi-611263">ABD-İran görüşmeleri şimdilik sona erdi: Umman&#8217;da hangi isimler vardı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>İran devlet televizyonuna göre, Umman Dışişleri Bakanı <strong>Bedr bin Hamed el-Busaidi,</strong> görüşmeler sırasında İran Dışişleri Bakanı<strong> Abbas Arakçi </strong>ile ABD Özel Temsilcisi <strong>Steve Witkoff </strong>arasında <strong>iki tur halinde</strong> mesaj alışverişine aracılık etti.</p>
</div>
<div>
<p>İran Dışişleri bakanlığı tarafından yapılan açıklamada<em><strong> &#8216;İran ve ABD müzakerelere devam etme konusunda anlaştı ancak önce iki ülkenin başkentlerde istişareler yapılacak&#8217; </strong></em>denildi. </p>
</div>
<div>
<p><b>Arakçi, Kushner, Witkoff</b></p>
</div>
<div>
<p>Maskat&#8217;ta TSİ 11.00 sularında başlayan müzakerelerde İran heyetini Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’yi Başkan Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi <strong>Steve Witkoff </strong>temsil etti. Witkoff&#8217;un beraberinde Trump&#8217;ın damadı ve danışmanı Jared Kushner ve <strong>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper da</strong> yer aldı.</p>
</div>
<div>
<p>Arakçi&#8217;nin beraberinde ise Siyasi İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, Ekonomik İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamid Kanberi ile Dışişleri Bakanlığı Hukuk İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Kazım Garibabadi de hazır bulundu. </p>
</div>
<div>
<p>Görüşmelerde, <strong>diplomatik ve teknik müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik </strong>uygun koşulların hazırlanmasının ele alındığı, tarafların süreci başarıya ulaştırma yönündeki kararlılığının önemine vurgu yapıldığı kaydedildi.</p>
</div>
<div>
<p><b>Taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklar</b></p>
</div>
<div>
<p>İran ile ABD arasındaki nükleer müzakereler, 12 gün süren savaşın ardından yeniden başladı.</p>
</div>
<div>
<p>Haziran 2025&#8217;te İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla kesintiye uğrayan diplomatik süreç, Türkiye dahil üzere bölge ülkelerinin çabalarıyla yeniden canlandırıldı.</p>
</div>
<div>
<p>Müzakerelerde, uranyum zenginleştirme ve İran&#8217;daki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyamumun ülke dışına çıkarılması gibi konular,<strong> taraflar arasındaki temel anlaşmazlık başlığı </strong>olmayı sürdürüyor.</p>
</div>
<div>
<p>İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek şekilde kısıtlama karşılığında yaptırımların kaldırılmasını isterken, ABD ise İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini <strong>tamamen durdurmasını</strong> ve yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumun<strong> İran dışına çıkarılmasını </strong>talep ediyor.</p>
</div>
<div>
<p>ABD yönetimi ayrıca İran&#8217;ın füze programını ve bölgedeki silahlı gruplara desteğini de müzakere masasına getirmek istiyor. İran ise nükleer program dışındaki konuları müzakere etmeyeceğini bildiriyor.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abd-iran-gorusmeleri-simdilik-sona-erdi-ummanda-hangi-isimler-vardi-611263">ABD-İran görüşmeleri şimdilik sona erdi: Umman&#8217;da hangi isimler vardı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:35:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[gelişen]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[önal]]></category>
		<category><![CDATA[onur]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[travmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Umman]]></category>
		<category><![CDATA[yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Travmalar, kas dokusundaki yıkımla birlikte böbrekleri susturabiliyor. Yaşanan bir kaza farkına bile varmadan hayatı diyaliz makinelerine bağlı hale getirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698">Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Travmalar, kas dokusundaki yıkımla birlikte böbrekleri susturabiliyor. Yaşanan bir kaza farkına bile varmadan hayatı diyaliz makinelerine bağlı hale getirebiliyor. Tıpkı 41 yaşındaki aksiyon sahneleri yönetmeni Onur Ozan Önal’ın yaşadıkları gibi… Altı yıl önce geçirdiği trafik kazası ve akabinde yaşadığı düşme sonrasında böbrek fonksiyonlarını kaybeden Önal, bir yıl boyunca diyaliz tedavisiyle yaşamını sürdürdü. Önal, böbreklerini hiç düşünmeden bağışlayan ablası Nalan Önal sayesinde yeniden hayata tutundu. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından gerçekleştirilen başarılı nakil operasyonunun ardından sağlığına kavuşan Onur, “Hayatın gerçek anlamını, sevdiklerim sayesinde yeniden öğrendim” dedi. </em></p>
<p>İstanbul’da yaşayan evli ve iki çocuk babası 41 yaşındaki Onur Ozan Önal’ın şikayetleri 2019 yılında yaşadığı trafik kazası sonrasında gelişmeye başladı. Ancak onu böbrek yetmezliğine götüren sebep yüksekten düştüğü o kaza oldu. Bu olay sonrasında böbrek fonksiyonlarını tamamen kaybeden Önal bir yıl boyunca diyaliz tedavisi gördü. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından gerçekleştirilen nakil ameliyatı drensiz şekilde tamamlanan Onur ameliyatın üçüncü, ablası Nalan ise ikinci gününde taburcu edildi.</p>
<p><strong>‘BÜYÜK TRAVMALAR VE BAZI İLAÇ TEDAVİLERİ DE BÖBREK HASARINA NEDEN OLABİLİYOR’</strong></p>
<p>Trafik kazaları, ağır travmalar veya kas ezilmeleri gibi durumlar böbreklerde ciddi hasara yol açabiliyor. Bu tür travmalar sonrası gelişen böbrek yetmezliğinin çoğu zaman geç fark edildiğine işaret eden Doç. Dr. Veysel Umman, bu nedenle travma, halsizlik veya ödem gibi belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi gerektiğini vurguları. Türkiye’de her yıl binlerce kişi böbrek yetmezliğiyle mücadele ederken, Onur’un hikayesinin bir kez daha organ bağışının ne kadar hayat kurtarıcı olduğunu hatırlattı. </p>
<p><strong>“BÖBREK FONKSİYONLARIMI TAMAMEN KAYBETTİM”</strong></p>
<p>Hastalığını ilk kez 2019 yılında trafik kazası sonrasında öğrendiğini söyleyen Onur Ozan Önal, yaşadığı süreci şöyle anlattı: “Kaza sonrasında halsizlik ve bitkinlik hissetmeye başladım. Yapılan muayenelerde ödemler nedeniyle nefrolojiye yönlendirildim. Tetkikler sonucunda vücudumda protein kaçağı olduğu, yani nefrotik sendrom teşhisi konuldu. Yaklaşık beş yıl boyunca tedaviler devam etti. Ancak çalışırken yaşadığım yüksekten düşme travması nedeniyle böbrek fonksiyonlarımı tamamen kaybettim ve diyaliz tedavisine başlamak zorunda kaldım. Diyaliz süreci oldukça zorluydu çünkü dört saat boyunca makineye bağlı kalıyorsunuz. Sürekli hareket halinde olmam gereken bir işim var, ancak bu süreç işime devam etmemi güçleştirdi. Bazen diyalize beş kilo fazla gidiyordum ve bayılacak kadar halsiz düşüyordum. Bu durum hem iş hem aile yaşamımı olumsuz etkiledi.”</p>
<p><strong> “BÜYÜK TRAVMALAR BÖBREKLERİ SUSTURABİLİYOR”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Veysel Umman, kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda genellikle enerji düşüklüğü, halsizlik, bitkinlik ve iştah kaybı görüldüğünü belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Hastamız da benzer şekilde yorgunluk ve enerji düşüklüğü şikayetleriyle başvurdu. Günlük yaşamına devam edebiliyordu ancak sürekli bir halsizlik hali vardı. Vericisi kız kardeşiydi. Kardeşler arasında genetik uyum genellikle daha yüksektir. Bu hastada da üç bölü altı uyum dediğimiz, risk açısından avantajlı bir eşleşme vardı.”</p>
<p>Doç. Dr. Umman, Önal’ın altı yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından hastanede tedavi gördüğünü, o dönemde ödem ve benzeri şikayetlerin başladığını belirtti. “Uzun dönem takiplerinde kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulmuş. Böbrek fonksiyonları zamanla azalmış ve son bir yıldır diyaliz tedavisi alıyordu. Bu hasta özelinde, trafik kazası sonrasında ortaya çıkan bir böbrek yetmezliği söz konusu. Ancak genel olarak, büyük travmalar, deprem gibi kas ezilmesine yol açan durumlar veya bazı ilaç tedavileri de böbrek hasarına neden olabiliyor. Bu nedenle halsizlik, ödem, şişlik gibi belirtiler yaşayan kişilerin mutlaka böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong>“KAS DOKUSU PARÇALANDIĞINDA BÖBREK SÜZME FONKSİYONUNU YİTİRİYOR”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Umman, Onur Ozan Önal’ın yüksekten düşme travmasının da tabloyu ağırlaştırdığını belirterek, “Olay sonrasında yapılan tetkiklerde böbrek enzimlerinin çok yüksek olduğu ve böbreklerin artık çalışmadığı tespit edilerek diyaliz tedavisine başlanmış. Bu tablo, deprem gibi kas hasarı ve dokusal yıkıma neden olan durumlarda görülen böbrek hasarıyla benzerlik gösteriyor. Kas dokusu parçalandığında böbrek süzme fonksiyonunu yitiriyor ve tıkanma meydana geliyor” dedi.</p>
<p><strong>AMELİYAT ÖNCESİNDE 10 KİLO VERDİ</strong></p>
<p>Hastanın aynı zamanda obeziteyle de mücadele ettiğini belirten Umman, “Kilo fazlalığı nedeniyle operasyon öncesi yaklaşık üç buçuk aylık bir hazırlık süreci planladık. Hastamız bu süreçte 10 kilo vererek ameliyata hazır hale geldi. Obez hastalarda karın bölgesindeki yağlanma, böbreğin yerleştirileceği alana ulaşmayı ve damar bağlantılarını yapmayı zorlaştırabiliyor. Ayrıca kilo vermek diyabet riski açısından da büyük önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“TAM KAPALI BÖBREK NAKLİ İYİLEŞME SÜRECİNİ HIZLANDIRDI”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Umman, başarılı geçen operasyonun ardından alıcı ve vericinin kısa sürede taburcu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Her iki hastamız da şu anda iyi durumda, böbrek fonksiyonları sağlıklı şekilde çalışıyor. Böbrek nakillerinde iyileşmeyi etkileyen en önemli faktörlerden biri kapalı ameliyat yöntemidir. Bu yöntem sayesinde vericide ağrı çok daha az görülür, yara iyileşmesi hızlı olur ve kişiler kısa sürede işine ve günlük yaşamına dönebilir. Bu hastamızda da benzer şekilde sorunsuz bir iyileşme süreci yaşandı. Organ yetmezlikleri ister böbrek ister karaciğer olsun, ülkemizde giderek artıyor. Bu nedenle organ bağışı bilincinin yaygınlaşması çok önemli. Canlı vericiler dışında kadavradan yapılan organ bağışlarının da artması, bu hastalar için hayat kurtarıcı olacaktır.”</p>
<p><strong>‘NAKİLDEN SONRA DAHA ÇOK AİLEME VE KENDİME YÖNELDİM’</strong></p>
<p>Geçirdiği başarılı ameliyatın ardından sağlığına kavuşan Önal bu süreçle birlikte hayata bakışının tamamen değiştiğini söyleyerek,  şunları anlattı: “Nakil sonrasında ise hayatım tamamen değişti. Nakilden önce daha çok iş ve dış dünya odaklıydım; nakilden sonra ise daha çok aileme ve kendime yöneldim. Bu süreçte elimden geldiğince bedensel olarak da daha sağlıklı, daha formda bir yapıya kavuşmaya çalıştım. Beslenmeme dikkat ediyorum, hareket ediyorum.”</p>
<p><strong>“HAYAT, SEVDİKLERİMİZLE BİRLİKTEYKEN GÜZEL”</strong></p>
<p>Kardeşine böbreğini bağışlayan Nalan Önal ise, “Kazadan sonra Onur aynı gün diyalize bağlandı. O an kardeşimi makineye bağlı görünce kararımı verdim. Çünkü hayat, sevdiklerimizle birlikteyken güzel. Diyalizin ne kadar yıpratıcı olduğunu biliyordum. Daha önce çevremde böbrek nakli olmuş kişiler vardı, bu nedenle ilk günden itibaren böbreğimi vermeye kararlıydım. Ameliyattan iki gün sonra taburcu oldum, kısa sürede normal hayatıma döndüm. İnsanlar korkmasın, bu süreç sanıldığı kadar zor değil. Zaten birçok kişi farkında olmadan tek böbrekle hayatına devam ediyor. Benim de hayatımda hiçbir değişiklik olmadı; yeme içmem, yürüyüşüm, iş performansım aynı şekilde sürüyor. En önemlisi, artık sevdiklerimle daha sağlıklı ve uzun bir ömür geçireceğim” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698">Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gürcistan&#8217;dan Türkiye&#8217;ye Umut Yolculuğu: 63 Yaşındaki Baba Oğluna Böbreğini Verdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gurcistandan-turkiyeye-umut-yolculugu-63-yasindaki-baba-ogluna-bobregini-verdi-588687</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 11:34:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Böbreği]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[Diyaliz]]></category>
		<category><![CDATA[gürcistan]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Umman]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[verici]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588687</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gürcistan’da yaşayan 39 yaşındaki Namık Mamedov, 14 yıldır böbrek yetmezliğiyle mücadele ediyordu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gurcistandan-turkiyeye-umut-yolculugu-63-yasindaki-baba-ogluna-bobregini-verdi-588687">Gürcistan&#8217;dan Türkiye&#8217;ye Umut Yolculuğu: 63 Yaşındaki Baba Oğluna Böbreğini Verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Gürcistan’da yaşayan 39 yaşındaki Namık Mamedov, 14 yıldır böbrek yetmezliğiyle mücadele ediyordu. Henüz genç yaşında diyaliz makinesine bağlı kalmak istemeyen Mamedov, çareyi Türkiye’de aradı. Onun bu yolculuğuna en büyük desteği ise 63 yaşındaki babası Djambulat Mamedov verdi. Baba, “Oğlumun durumu kötüleşmesin diye böbreğimi vermeye karar verdim” diyerek hiç düşünmeden donör oldu. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından tam kapalı yöntemle gerçekleştirilen başarılı operasyon sayesinde baba ve oğlu kısa sürede sağlığına kavuştu.</em></p>
<p>14 yıldır kronik böbrek yetmezliğiyle mücadele eden Mamedov’a, 63 yaşındaki babası Djambulat Mamedov böbreğini bağışladı. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu, Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından kapalı (laparoskopik) yöntemle gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından baba ve oğul kısa sürede sağlıklarına kavuştu. Ameliyat sonrası yaşadığı değişimi anlatan Namık Mamedov, “Ben Tiflis’ten geldim ve ameliyattan sonra hiçbir zorluk yaşamadım. Her şey çok kolay ve konforluydu. Bu süreci düşünen kim varsa hiç tereddüt etmesin. Çok başarılı, çok güvenli bir operasyondu. Veysel Hocama ve ekibine sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>“DİYALİZE GİRMEK İSTEMEDİM, TÜRKİYE’DE HAYATIM DEĞİŞTİ”</strong></p>
<p>Evli ve iki çocuk babası olan Namık Mamedov, hastalıkla geçen ve organ nakline götüren yıllarını şöyle anlattı: “Yirmi dört yaşındaydım, bir tren yolculuğundan sonra ayaklarımın diz altına kadar şiştiğini fark ettim. O zamana kadar hiçbir sağlık sorurum yoktu. Gürcistan’da yapılan değerlendirmeler sonrasında Böbrek yetmezliği tanısı konuldu ama kimse bana nakil seçeneğinden bahsetmedi. Yıllarca ilaç tedavisi gördüm, ayda bir veya iki haftada bir hastanede 12–24 saat süren serum tedavisi uygulanıyordu. Tuz, şeker yasaktı. Suyu bile kısıtlı içmem gerekiyordu. Hayat kalitem çok düşmüştü. Diyaliz benim için son seçenekti, o aşamaya gelmeden çözüm bulmak istedim. Türkiye’ye geldim ve burada inanılmaz bir süreç yaşadım. Ameliyatım çok kolay geçti, hiçbir zorluk yaşamadım. Şimdi tamamen normal hayatıma döndüm.”</p>
<p><strong>“KALİTELİ BİR YAŞAM İÇİN BÖBREK NAKLİ GEREKİYORDU”</strong></p>
<p>Namık Mamedov’un tedavi sürecini anlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Veysel Umman şu bilgileri verdi:  “Hastamız uzun süredir böbrek yetmezliği olan, ‘kronik glomerülonefrit’ dediğimiz böbrek iltihabı tanısıyla takip edilen bir hastaydı. Diyaliz tedavisi almadan, idrar çıkışı mevcut şekilde izleniyordu. Ancak yaşam kalitesi düşmüş, enerji seviyesi oldukça azalmıştı ve artık daha kaliteli, konforlu bir yaşam için böbrek nakli olması gerekiyordu. Babasının verici olarak başvurmasıyla yapılan testlerde, genetik yakınlık nedeniyle uyum saptandı. Bu vakada karşılaştığımız zorluk, verici böbreğini besleyen iki atardamarın bulunmasıydı. Bu durum ameliyatı teknik olarak zorlaştırıyor çünkü hem böbreği çıkarırken hem de alıcıya takarken bu küçük damarları koruyup yeniden bağlamak gerekiyor. İki damarı da başarıyla koruyup alıcıda bağlantılarını yaptık. Böylece böbreğin beslenmesi daha sağlıklı hale geldi.”</p>
<p><strong>“NAKİL İÇİN SON AŞAMAYI BEKLEMEMEK GEREKİYOR”</strong></p>
<p> “Bu hastada olduğu gibi, birçok hastanın nakil için son aşamayı beklememesi gerekiyor” diyen Doç. Dr. Umman, “Bazı hastalar ‘olabildiğince dayanayım, en son çare olarak nakil olayım’ düşüncesine kapılıyor. Oysa bu doğru değil. Preemptif nakil dediğimiz, diyalize başlanmadan önce yapılan nakiller, hastanın hem genel sağlığı hem de uzun dönem yaşam kalitesi açısından çok daha avantajlı. Çünkü uzun süreli diyaliz, kalp ve enfeksiyon risklerini artırıyor, vücutta yorgunluk ve komplikasyonlara neden oluyor. Bu hastada babası verici oldu, testlerde uyum uygun çıktı. Teknik olarak zorlu bir vakaydı çünkü verici böbreğini besleyen iki atardamar vardı. Ancak ameliyatı kapalı yöntemle başarılı şekilde tamamladık ve her iki hasta da kısa sürede taburcu edildi.”” dedi.</p>
<p><strong> “TAM KAPALI CERRAHİ İLE BÖBREK NAKLİ YAPILDI”</strong></p>
<p>Operasyonu tamamen kapalı (laparoskopik) teknikle gerçekleştirilmesinin hem hasta hem de verici açısından çok büyük kazanım sağladığını söyleyen Doç. Dr. Umman, “Bu yöntemde organa doğrudan temas edilmeden, küçük deliklerden böbrek serbestleştirilip bir torba içinde dışarı alınıyor. Bu sayede ameliyat sonrası ağrı, enfeksiyon ve iyileşme süresi açısından çok daha konforlu bir süreç yaşanıyor. Kapalı yöntem, hem vericinin kısa sürede normal yaşamına dönmesini sağlıyor hem de böbreğin hızlı şekilde çıkarılıp nakledilmesine olanak tanıyor.”</p>
<p>Doç. Dr. Umman sözlerine şöyle devam etti; “Bu vakadaki dikkat çekici noktalardan biri, vericinin 63 yaşında olmasıydı. Genellikle 65 yaş civarı üst sınır olarak değerlendirilir ancak bu durum kişiye özel olarak ele alınır. Yaptığımız testlerde babanın fiziksel olarak iyi durumda olduğunu ve hiçbir engel bulunmadığını tespit ettik. Böylece 63 yaşındaki baba, oğluna böbreğini bağışladı. Ameliyat sonrası kontrollerde böbreğin gayet iyi çalıştığını ve hem babanın hem oğlunun sağlıklı olduğunu gördük.”</p>
<p><strong>“TÜRKİYE ORGAN NAKLİNDE DÜNYA ÇAPINDA GÜVENİLEN BİR MERKEZ”</strong></p>
<p>Türkiye’nin organ nakli alanında dünya genelinde güçlü bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Umman, “Gürcistan’dan, Balkanlar’dan, Orta Doğu’dan birçok hasta ülkemizi tercih ediyor. Biz hastaları hızlıca değerlendirip ameliyatlarını planlayabiliyoruz. Operasyonun ardından vericiyi ikinci, alıcıyı ise üçüncü günde taburcu ettik. Taburculuk sonrası birkaç hafta Türkiye’de kalarak kontrollerine devam etmelerini sağladık.”</p>
<p><strong>“OĞLUMUN YÜZÜ GÜLSÜN YETER”</strong></p>
<p>Babasının fedakârlığını duygulanarak anlatan Namık Mamedov, “O, benim için sadece hayat veren değil, hayatıma yeniden ışık tutan kişi oldu” dedi. 63 yaşındaki Djambulat Mamedov ise sözlerini şöyle tamamladı: “Oğlumun sağlığı benim için her şeyden önemliydi. Böbreğim ona uydu, hiç düşünmeden verdim. Şimdi ikimiz de çok iyiyiz, Allah’a şükür her şey yolunda. Sanki hiç ameliyat olmamış gibi hissediyorum.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gurcistandan-turkiyeye-umut-yolculugu-63-yasindaki-baba-ogluna-bobregini-verdi-588687">Gürcistan&#8217;dan Türkiye&#8217;ye Umut Yolculuğu: 63 Yaşındaki Baba Oğluna Böbreğini Verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Yeşiloğlu, Kuveyt, Katar, Umman ve Bahreyn Satış Direktörü Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mustafa-yesiloglu-kuveyt-katar-umman-ve-bahreyn-satis-direktoru-oldu-580481</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 08:20:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bahreyn]]></category>
		<category><![CDATA[katar]]></category>
		<category><![CDATA[kuveyt]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[Umman]]></category>
		<category><![CDATA[yeşiloğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580481</guid>

					<description><![CDATA[<p>135 yılı aşkın süredir İnsan ve Hayvan Sağlığı alanında çığır açıcı tedaviler sunan Boehringer Ingelheim, “Nesiller Boyu Yaşamları Dönüştürme” hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mustafa-yesiloglu-kuveyt-katar-umman-ve-bahreyn-satis-direktoru-oldu-580481">Mustafa Yeşiloğlu, Kuveyt, Katar, Umman ve Bahreyn Satış Direktörü Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>135 yılı aşkın süredir İnsan ve Hayvan Sağlığı alanında çığır açıcı tedaviler sunan Boehringer Ingelheim, “Nesiller Boyu Yaşamları Dönüştürme” hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Çalışan odaklı kurum kültürü doğrultusunda çalışanlarının gelişimlerini destekleyen Boehringer Ingelheim Türkiye, sunduğu kariyer gelişim fırsatları ile de öne çıkıyor. Bu kapsamda şirket, global atamalarından birini daha duyurdu. </p>
<p>2007 yılından bu yana Boehringer Ingelheim Türkiye bünyesinde Ürün Tanıtım Temsilcisi, Bölgesel Satış Müdürü, Ulusal Satış Müdürü ve Diyabet Ürün Müdürü gibi görevlerde bulunan; son olarak Kardiyo Renal Metabolik İş Birim Direktörü olarak görev yapmakta olan Mustafa Yeşiloğlu kariyerine Kuveyt, Katar, Umman ve Bahreyn Satış Direktörü olarak devam edecek. </p>
<p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi Biyoloji Bölümü mezunu olan Yeşiloğlu, Boehringer Ingelheim Türkiye çatısı altında Kardiyo Renal Metabolik iş birimi süreçlerinin etkinleştirilmesi, yeni endikasyonların lansmanı ve stratejik büyüme hedeflerinin gerçekleştirilmesi gibi konularda kritik sorumluluklar üstlenerek başarılı işlere imza attı. </p>
<p>Yeşiloğlu, 28 Eylül 2025 itibariyle yeni pozisyonuyla yeni sorumluluklar üstlenmeye devam edecek. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mustafa-yesiloglu-kuveyt-katar-umman-ve-bahreyn-satis-direktoru-oldu-580481">Mustafa Yeşiloğlu, Kuveyt, Katar, Umman ve Bahreyn Satış Direktörü Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğum Günü Hediyesi Hayat Oldu: 20 Yıllık Eşinden Böbrek Bağışı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogum-gunu-hediyesi-hayat-oldu-20-yillik-esinden-bobrek-bagisi-570677</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 11:54:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[Umman]]></category>
		<category><![CDATA[ver]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570677</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sakarya’da yaşayan 42 yaşındaki ev hanımı Deniz Ağca, eşinin verdiği anlamlı doğum günü hediyesiyle hayata tutundu. Gebeliğinde tanı konan diyabet ve hipertansiyona bağlı olarak böbrekleri iflas eden Ağca’ya, 20 yıllık eşi polis memuru eşi İsmail Ağca böbreğini bağışladığı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogum-gunu-hediyesi-hayat-oldu-20-yillik-esinden-bobrek-bagisi-570677">Doğum Günü Hediyesi Hayat Oldu: 20 Yıllık Eşinden Böbrek Bağışı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Sakarya</em>’<em>da yaşayan 42 yaşındaki ev hanımı Deniz Ağca, eşinin verdiği anlamlı doğum günü hediyesiyle hayata tutundu. Gebeliğinde tanı konan diyabet ve hipertansiyona bağlı olarak böbrekleri iflas eden Ağca</em>’<em>ya, 20 yıllık eşi polis memuru eşi İsmail Ağca böbreğini bağışladığı. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibinin Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi</em>’<em>nde gerçekleştirdiği başarılı operasyonun ardından Ağca ailesi sağlığına kavuştu. </em></p>
<p>16 yıl önce hamileliği sırasında diyabet teşhisi konulan iki çocuk annesi Deniz Ağca, yıllar içinde hipertansiyon, görmede azalma ve kilo problemleriyle mücadele etti. Tüp mide ve katarakt ameliyatları geçirdi. Ancak takipleri yapılırken bir kontrolde, böbreklerinin artık tamamen iflas ettiği anlaşılan Deniz Ağca için böbrek nakli gerekliliği ortaya çıktı.</p>
<p><strong>HAMİLELİKTE BAŞLAYAN SAĞLIK SORUNLARI BÖBREK YETMEZLİĞİNE DÖNÜŞTÜ</strong></p>
<p>Deniz Ağca yaşadıklarını şu cümlelerle aktardı: “Hamile kaldığımda diyabet tanısı kondu. O günden beri insülin kullanıyorum. Zaten annemde, ablamda ve abimde de vardı; yani genetik bir durumdu. Doğumdan sonra da insülin kullanmaya devam ettim. Ancak uzun yıllar devam eden kilo problemim de vardı ve bu nedenle iki yıl önce tüp mide ameliyatı olmaya karar verdim. Ameliyat sonrası 30 kilo verdim ve diyabetim kontrol altına alındı. Ama herhalde genetik kaynaklı olduğu için tamamen geçmedi; sadece değerlerim düşüktü.”</p>
<p>Zamanla görme problemleri yaşamaya başlayan Ağca, “Gözlerim de bulanık görme başladı. Doktora gittiğimde katarakt olduğunu öğrendim. Ameliyat oldum, ardından kanamalar başladı. Gözlerime lazer tedavileri uygulandı. Bu arada göz dibi muayenesi yapan doktorum tansiyonumu düzenli kontrol etmemi önerdi. Eve gidip ölçtüğümde 19 çıkınca çok şaşırdım. Çünkü hiçbir belirtim yoktu, ağrım da yoktu. Vücudumdan başka hiçbir sinyal almamıştım.”</p>
<p>“<strong>DİYALİZLE TANIŞMAM, HER ŞEYİN DEĞİŞTİĞİ ANDI”</strong></p>
<p>Yükselen tansiyonun ardından yapılan tetkikler, Deniz Ağca’nın böbreklerinin artık görevini yapamadığını ortaya koydu. Yaşadığı şaşkınlığı ve bu sürecin kendisinde yarattığı etkiyi şu sözlerle aktardı: “Devlet hastanesinde dahiliyeye gittim. Doktor sonuçlara baktıktan sonra, ‘Senin böbreklerin iflas etmiş. Nakil olman gerekli’ dedi. Dünyam başıma yıkıldı. Çünkü bugüne kadar hiç böbrek ağrım olmamıştı ve idrarımı yapabildiğim için iyiyim sanıyordum. Sonra Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı ardından nakil sürecini yürüten Doç. Dr. Veysel Umman ile tanıştım. Her ne kadar iyi ellerde olduğumu bilsem de çok korkuyordum. Bu süreçte diyalize başlamam gerekti. Yaklaşık iki ay boyunca haftada üç gün, dörder saat diyalize girdim.”</p>
<p>‘<strong>EŞİM DOĞUM GÜNÜ HEDİYEM OLARAK BÖBREĞİNİ VERDİ’</strong></p>
<p>Nakil gerektiği söylendiğinde ise aklından geçen ilk cümle, onu hayata bağlayacak bir gelişmenin kapısını aralayan Deniz Ağca, duygularını şöyle aktardı: “Bana böbrek nakli olmam gerektiğini söylediklerinde aklıma gelen tek şey; ‘Ben kimseye, bana böbreğini ver diyemem’ olmuştu. Eşim bu sözümü telefonda konuşurken duymuş. ‘Senin böbrek aramana gerek yok. Ben sana doğum günü hediyesi olarak böbreğimi veririm.” Dedi.</p>
<p>“<strong>VERİCİ OLMANIN İŞİMİ ETKİLEMEYECEĞİNİ ÖĞRENİNCE İÇİM RAHATLADI”</strong></p>
<p>Deniz Ağca’nın eşi, polis memuru İsmail Ağca, eşinin böbrek yetmezliği haberini aldığında yaşadığı duyguları ve verici olma kararını şu sözlerle anlattı: “Eşim, ‘Ben kimden böbrek alacağım?’ dediğinde içimden dedim ki: ‘Hiç canını sıkma, ben bağış yaparım sana.’ Onun üzülmesini istemedim. Tahlil ve tetkik sürecimiz başladı, doku uyumlarımız da uygun çıkınca kesin kararımı verdim.” Ağca, bu karar öncesinde aklındaki en büyük sorunun mesleğini etkileyip etkilemeyeceği olduğunu ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “İşimi etkiler mi diye kaygılarım vardı. Hocalarımız, herhangi bir kısıtlama olmayacağını, görevime devam edebileceğimi söyledi. Bu güvenceyle rahatladım. Ayrıca nakil sürecinde herhangi bir ücret ödemediğimizi, her şeyin devlet tarafından karşılandığını öğrenince içimiz daha da rahatladı.”</p>
<p><strong>DOÇ.DR. UMMAN </strong>“<strong>NAKİL, BU HASTA İÇİN TEK ÇÖZÜMDÜ”</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Organ Nakli Sorumlusu, Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman, Deniz Ağca’nın böbrek fonksiyonlarının artık geri dönülmez biçimde bozulduğunu ve naklin kaçınılmaz hale geldiğini ifade ederek şu bilgileri verdi: “Deniz Hanım bize geldiğinde oldukça yorgun, bitkin ve hem fiziksel hem psikolojik olarak dirençsizdi. Birkaç aydır devam eden böbrek yetmezliği şikayeti sebebiyle takip altındaydı ve böbrek nakli araştırması içerisindeydi. Deniz Hanım’ın durumu biraz özel bir durumdu. Diyabete ek olarak obezite cerrahisi geçirmiş, hipertansiyonu vardı. Bu hastalıklar, böbrek damar yapısına zarar vererek zamanla fonksiyon kaybına yol açmıştı. Artık böbrekler çalışmıyordu, diyaliz sürecine girmişti ve nakil tek çareydi.”</p>
<p>‘<strong>NAKİL KARARI KONSEY TARAFINDAN ALINDI</strong>’</p>
<p>Hastanın, hastane bünyesindeki multidisipliner nakil konseyi tarafından ayrıntılı değerlendirmelerden geçirildiğini belirten Doç. Dr. Umman, operasyon sürecini anlattı: “Nefroloji, cerrahi ve diğer ilgili branşlardan uzmanların katılımıyla hasta ve verici adayı detaylıca değerlendirildi. Alıcı-verici uyum testleri yapıldı. Hem alıcı, hem verici tarafın da ameliyata uygun olduğuna karar verildikten sonra yaklaşık 5-6 saat süren başarılı bir operasyonla nakli gerçekleştirdik.”</p>
<p>Bu vakanın cerrahi anlamda da zorlu bir vaka olduğunun altını çizen Doç. Dr. Umman şunları anlattı: “Deniz Hanım’ın ameliyatını normalden daha güç hale getiren iki önemli etken vardı. İlki, hastamızın vücut kitle indeksinin yüksek olmasıydı. Bu durum, böbreği yerleştirirken ve yeni damar bağlantılarını yaparken daha derin bir alanda çalışmamızı gerektiriyor, bu da cerrahiye erişimi oldukça zorlaştırıyordu. Ancak esas zorluk, böbreğin bağlanacağı damarların hem diyabet hem de hipertansiyon nedeniyle zarar görmüş ve plaklarla kaplı olmasıydı. Bu durumda uygun damar alanını bulmak, damar içindeki plakları temizlemek ve kan akışının kesintisiz sağlanmasını garanti etmek için titiz bir çalışma gerekiyordu.’’ <strong> </strong></p>
<p>“<strong> HEM HASTAMIZ HEM VERİCİMİZİN GENEL DURUMU İYİ”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Umman, ameliyat sonrası dönemin sorunsuz geçtiğini ve hem hasta hem vericinin  günlük yaşantılarına sağlıklı şekilde döndüğünü söyledi: “İsmail Bey şu anda istirahat döneminde, yakında işine dönecek. Deniz Hanım ise günlük hayatına adapte oldu, herhangi bir komplikasyon yaşanmadı.”</p>
<p>‘<strong>ERKEN TANI, BÖBREK YETMEZLİĞİNİ ÖNLEYEBİLİR</strong>’</p>
<p>Doç. Dr. Veysel Umman, böbrek yetmezliğine yol açan hastalıkların erken dönemde kontrol altına alınması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıklar, zamanında kontrol altına alınmazsa organ yetmezliğiyle sonuçlanabilir. Şeker hastalığı sanki kronik ve ailmde de vardı ve uzun süre bununla yaşayabilirim gibi düşünülüp ihmal edilebilen aslında gizli gizli gözden böbrek damarlarına kadar tüm vücut damar ağını bozan bir hastalık. Hastamız obezite cerrahisi geçirmesine rağmen tekrar kilo alımı olmuş ve diyabeti devam etmiştir. Bu hasta grubunun diyabetinin tüm hasarlarının ve özelikle de böbrek hasarının farkında olmaları çok önemlidir. Erken tanı, bu tür dramatik sonuçların önüne geçilmesi açısından çok değerli. Ancak böbrek yetmezliği gelişmişse ve verici uyumu sağlanabiliyorsa, nakil hastanın hayatını kurtarabilecek bir çözümdür.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogum-gunu-hediyesi-hayat-oldu-20-yillik-esinden-bobrek-bagisi-570677">Doğum Günü Hediyesi Hayat Oldu: 20 Yıllık Eşinden Böbrek Bağışı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
