<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tuz | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tuz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tuz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 17:28:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tuz | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tuz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Fazla Tuz, Mide Kanseri Riskini Artırabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fazla-tuz-mide-kanseri-riskini-artirabiliyor-2-625568</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:28:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[Tuz Tüketimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625568</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşırı tuz tüketiminin doğrudan kansere yol açmasa da ciddi riskler oluşturabildiğini ifade eden Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Yüksek tuz alımı, mideyi koruyan mukozal tabakayı tahriş eder ve zamanla zayıflatır. Bu durum, mideyi zararlı maddelere ve enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirir.” dedi. Özellikle Helikobakter pylori gibi bakterilerin çoğalmasını kolaylaştıran bu durumun, mide kanseri riskini artırabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Atamer, sigara ve alkol kullanımıyla birleştiğinde ise tehlikenin daha da büyüdüğünü vurguladı. Prof. Dr. Atamer ayrıca günlük sodyum tüketiminin sınırlandırılması gerektiği ve gizli tuza karşı farkındalık oluşturulması konusunda uyardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fazla-tuz-mide-kanseri-riskini-artirabiliyor-2-625568">Fazla Tuz, Mide Kanseri Riskini Artırabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji veDahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, aşırı tuz tüketiminin mideye verdiği zararlar ile özellikle diğer risk faktörleriyle birlikte kanser riskinin artmasına etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Fazla tuz tüketimi kanser gelişimi için uygun bir zemin hazırlayabilir! </strong></p>
<p>Aşırı tuz tüketiminin doğrudan kansere neden olmasa da, mide sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratarak mide kanseri riskini artırabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Yüksek tuz alımı, mideyi koruyan mukozal tabakayı tahriş eder ve zamanla zayıflatır. Bu durum, mideyi zararlı maddelere ve enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirir.” dedi.</p>
<p>Sürekli tahriş olan mide yüzeyinin, adeta zımpara kağıdıyla aşındırılmış gibi hassaslaşacağını ve bunun da iltihaplanma süreçlerini tetikleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Atamer, “Bilimsel çalışmalar, aşırı tuz tüketiminin mide kanseri ile ilişkili olduğunu gösteriyor. Özellikle turşu, konserve ve yüksek tuz içeren fermente gıdaların sık tüketildiği toplumlarda mide kanseri oranlarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu durumun önemli nedenlerinden biri, mide kanseriyle ilişkili bir bakteri olan Helikobakter pylori’nin yüksek tuzlu ortamda daha kolay çoğalabilmesidir. Tuz, bu bakterinin mide duvarına verdiği zararı artırarak kanser gelişimi için uygun bir zemin hazırlayabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sigara ve alkol kullanımıyla birlikte yüksek tuz tüketimi kanser riskini artırabilir! </strong></p>
<p>Tuz tüketiminin diğer risk faktörleriyle birleşmesinin de tehlikeyi büyüttüğüne vurgu yapan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Sigara ve alkol kullanımı, mide zarını zayıflatarak tuzun olumsuz etkilerini artırır ve birlikte değerlendirildiğinde kanser riskini daha da yükseltebilir.” dedi.</p>
<p>Günlük tuz tüketimi konusunda dikkatli olunması büyük önem taşıdığı uyarısını yapan Prof. Dr. Atamer, “Genel olarak günlük sodyum alımının 2.300 miligramı aşmaması önerilir. Ancak çocuklar, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastalığı bulunan bireyler için bu miktarın daha da düşük olması gerekir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Dengeli tuz tüketimi sağlığı korur! </strong></p>
<p>Modern beslenme alışkanlıklarında ‘gizli tuz’un önemli bir sorun olduğunun altını çizen Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Cipsler, hazır çorbalar, şarküteri ürünleri, dondurulmuş yemekler ve hatta bazı ekmek çeşitleri beklenenden çok daha fazla sodyum içerebilir. Örneğin, bir porsiyon konserve çorba 800 miligramdan fazla sodyum içerebilir; bu da günlük önerilen miktarın önemli bir kısmını tek başına karşılayabilir.” dedi.</p>
<p>Tuz tüketimini azaltmanın, lezzetten ödün vermek anlamına gelmediği değerlendirmesini yapan Prof. Dr. Atamer, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yemeklerde sarımsak, kırmızı biber, kekik gibi baharatlar ve limon gibi turunçgiller kullanılarak daha zengin ve dengeli tatlar elde edilebilir. Ayrıca alışveriş yaparken ürün etiketlerindeki sodyum oranını kontrol etmek ve ‘az tuzlu’ ibaresi bulunan ürünleri tercih etmek sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.</p>
<p>Özellikle kalp hastalığı, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı olan bireyler için tuz tüketimi daha kritik bir konudur. Fazla tuz alımı, bu hastalıkların seyrini olumsuz etkileyebilir ve komplikasyon riskini artırabilir. Bu nedenle dengeli ve kontrollü bir tuz tüketimi, hem mide sağlığını korumak hem de genel sağlığı desteklemek açısından büyük önem taşır.”</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fazla-tuz-mide-kanseri-riskini-artirabiliyor-2-625568">Fazla Tuz, Mide Kanseri Riskini Artırabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fazla tuz, mide kanseri riskini artırabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fazla-tuz-mide-kanseri-riskini-artirabiliyor-624990</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:08:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[Tuz Tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624990</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, aşırı tuz tüketiminin mideye verdiği zararlar ile özellikle diğer risk faktörleriyle birlikte kanser riskinin artmasına etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fazla-tuz-mide-kanseri-riskini-artirabiliyor-624990">Fazla tuz, mide kanseri riskini artırabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve<strong> </strong>Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, aşırı tuz tüketiminin mideye verdiği zararlar ile özellikle diğer risk faktörleriyle birlikte kanser riskinin artmasına etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Fazla tuz tüketimi kanser gelişimi için uygun bir zemin hazırlayabilir! </strong></p>
<p>Aşırı tuz tüketiminin doğrudan kansere neden olmasa da, mide sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratarak mide kanseri riskini artırabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Yüksek tuz alımı, mideyi koruyan mukozal tabakayı tahriş eder ve zamanla zayıflatır. Bu durum, mideyi zararlı maddelere ve enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirir.” dedi.</p>
<p>Sürekli tahriş olan mide yüzeyinin, adeta zımpara kağıdıyla aşındırılmış gibi hassaslaşacağını ve bunun da iltihaplanma süreçlerini tetikleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Atamer, “Bilimsel çalışmalar, aşırı tuz tüketiminin mide kanseri ile ilişkili olduğunu gösteriyor. Özellikle turşu, konserve ve yüksek tuz içeren fermente gıdaların sık tüketildiği toplumlarda mide kanseri oranlarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu durumun önemli nedenlerinden biri, mide kanseriyle ilişkili bir bakteri olan Helikobakter pylori’nin yüksek tuzlu ortamda daha kolay çoğalabilmesidir. Tuz, bu bakterinin mide duvarına verdiği zararı artırarak kanser gelişimi için uygun bir zemin hazırlayabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sigara ve alkol kullanımıyla birlikte yüksek tuz tüketimi kanser riskini artırabilir! </strong></p>
<p>Tuz tüketiminin diğer risk faktörleriyle birleşmesinin de tehlikeyi büyüttüğüne vurgu yapan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Sigara ve alkol kullanımı, mide zarını zayıflatarak tuzun olumsuz etkilerini artırır ve birlikte değerlendirildiğinde kanser riskini daha da yükseltebilir.” dedi.</p>
<p>Günlük tuz tüketimi konusunda dikkatli olunması büyük önem taşıdığı uyarısını yapan Prof. Dr. Atamer, “Genel olarak günlük sodyum alımının 2.300 miligramı aşmaması önerilir. Ancak çocuklar, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastalığı bulunan bireyler için bu miktarın daha da düşük olması gerekir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Dengeli tuz tüketimi sağlığı korur! </strong></p>
<p>Modern beslenme alışkanlıklarında ‘gizli tuz’un önemli bir sorun olduğunun altını çizen Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Cipsler, hazır çorbalar, şarküteri ürünleri, dondurulmuş yemekler ve hatta bazı ekmek çeşitleri beklenenden çok daha fazla sodyum içerebilir. Örneğin, bir porsiyon konserve çorba 800 miligramdan fazla sodyum içerebilir; bu da günlük önerilen miktarın önemli bir kısmını tek başına karşılayabilir.” dedi.</p>
<p>Tuz tüketimini azaltmanın, lezzetten ödün vermek anlamına gelmediği değerlendirmesini yapan Prof. Dr. Atamer, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yemeklerde sarımsak, kırmızı biber, kekik gibi baharatlar ve limon gibi turunçgiller kullanılarak daha zengin ve dengeli tatlar elde edilebilir. Ayrıca alışveriş yaparken ürün etiketlerindeki sodyum oranını kontrol etmek ve ‘az tuzlu’ ibaresi bulunan ürünleri tercih etmek sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.</p>
<p>Özellikle kalp hastalığı, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı olan bireyler için tuz tüketimi daha kritik bir konudur. Fazla tuz alımı, bu hastalıkların seyrini olumsuz etkileyebilir ve komplikasyon riskini artırabilir. Bu nedenle dengeli ve kontrollü bir tuz tüketimi, hem mide sağlığını korumak hem de genel sağlığı desteklemek açısından büyük önem taşır.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fazla-tuz-mide-kanseri-riskini-artirabiliyor-624990">Fazla tuz, mide kanseri riskini artırabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Besinlerdeki şeker ve tuz tehlikesine dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/besinlerdeki-seker-ve-tuz-tehlikesine-dikkat-621290</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[besinlerdeki]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[porsiyon]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesine]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimini]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621290</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan boyunca uzun süreli açlık ve değişen öğün saatleri nedeniyle vücudumuz farklı bir metabolik düzene uyum sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/besinlerdeki-seker-ve-tuz-tehlikesine-dikkat-621290">Besinlerdeki şeker ve tuz tehlikesine dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan boyunca uzun süreli açlık ve değişen öğün saatleri nedeniyle vücudumuz farklı bir metabolik düzene uyum sağlıyor. Bayramla birlikte bu düzenin aniden değişmesi ise bazı beslenme hatalarını ve buna bağlı sağlık risklerini beraberinde getirebiliyor. Güne ağır bir kahvaltıyla başlamak, şerbetli tatlı ve hamur işi gibi yüksek kalorili besinlerin tüketimini artırmak, hızlı yemek yemek ve porsiyon kontrolüne dikkat etmemek bayramda sık yapılan beslenme hataları arasında yer alıyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar,</strong> bu tür beslenme hatalarının hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi şikayetlere yol açabileceğine dikkat çekerek, “Aynı zamanda kan şekeri düzeylerinde hızlı dalgalanmalara, gün içinde halsizlik, yorgunluk ve ani enerji düşüşlerine sebep olabilir” diyor. Özellikle diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalığı olan bireylerde bu hataların daha  ciddi etkiler oluşturabileceğini belirten <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar,</strong>    “Rafine karbonhidrat ve şeker alımının yüksek olması diyabet hastalarında kan şekerinin kontrolsüz şekilde yükselmesine neden olabilir. Tuz ve yağ içeriği yüksek besinlerin fazla tüketimi ise tansiyon yükselmesine ve kardiyovasküler risklerin artmasına yol açabilir. Özellikle diyabet hastalarında kontrolsüz tüketimler sonucunda hiperglisemi atakları, hatta bayılma ve komaya kadar gidebilen ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Bu nedenle bayram döneminde porsiyon kontrolüne dikkat etmek ve sebze tüketimini artırarak dengeli bir beslenme planı sürdürmek sağlık açısından önem taşımaktadır” uyarısında bulunuyor. <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar,</strong> Ramazan Bayramı’nı sağlıklı geçirmek için dikkat etmemiz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Bayram sabahına dengeli bir kahvaltıyla başlayın</strong></p>
<p><strong>Ramazan boyunca değişen beslenme düzeninin ardından bayram sabahına dengeli bir kahvaltıyla başlamak, gün içindeki besin tüketiminin daha kontrollü ilerlemesine yardımcı oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, sağlıklı bir kahvaltıyı şöyle anlatıyor: “Yumurta ve peynir gibi protein kaynakları; yulaf, çavdar veya tam buğday ekmeği gibi tam tahıllar ve taze mevsim sebzeleri tercih edilmelidir. Reçel, bal ile şekerleme gibi yüksek şeker içeren besinler ise kan şekeri düzeyinde hızlı yükselmelere ve ardından ani düşüşlere neden olarak daha çabuk acıkmaya yol açabileceği için sınırlandırılmalıdır.”</strong></p>
<p><strong> Porsiyon kontrolüne dikkat edin</strong></p>
<p>Bayram ziyaretlerinde farklı yiyecek ve tatlıların arka arkaya sunulması fark edilmeden yüksek miktarda kalori alınmasına yol açabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, bu nedenle porsiyon kontrolüne dikkat etmek gerektiğini vurgulayarak, “<strong>Ana öğünlerde tabağın yarısının sebzelerden, dörtte birinin et, tavuk veya balık gibi protein kaynaklarından ve kalan kısmının bulgur, karabuğday veya tam buğday ekmeği gibi tam tahıllardan oluşması dengeli bir yaklaşım sağlar.</strong> Ziyaretlerde sunulan tatlı ve hamur işleri ise küçük porsiyonlarla veya bir başkasıyla paylaşılarak tüketilmelidir&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Şerbetli tatlıları sınırlayın</strong></p>
<p>Bayram sürecinde sık tüketilen şerbetli tatlılar yüksek yağ ve şeker içeriği nedeniyle kan şekerinin ani yükselmesine sebep oluyor. Ayrıca, yüksek kalorileri nedeniyle porsiyonlara dikkat edilmezse, kilo artışına da yol açabiliyor. Dolayısıyla tatlı tüketimini ölçülü tutmanız ve mümkünse günde tek porsiyonla sınırlandırmanız önem taşıyor. Tatlı tüketecekseniz şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve içeren tatlıları tercih etmelisiniz. Şerbetli tatlılarda en fazla 40–60 gram, sütlü tatlılarda ise yaklaşık 150 gramlık bir porsiyon  tüketmeniz yeterli olacaktır. </p>
<p><strong>Sebze ve lif tüketimini artırın</strong></p>
<p>Bayramda hamur işleri ve tatlı tüketiminin artması nedeniyle sebze yemeklerine yönelim azalabiliyor. Oysa sebzeler, lif içeriği sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasını destekliyor ve tokluk hissini artırıyor. Ayrıca, öğünlerde salata veya sebze yemeklerine yer vermek besin çeşitliliğini artırırken  dengeli beslenmeye de katkı sağlıyor.  Bu nedenle günde en az 300–400 gram sebze tüketmeyi ihmal etmeyin. </p>
<p><strong>Sofranızda bağırsak dostu besinler mutlaka olsun</strong></p>
<p>Bayram sofralarında yüksek kalorili ve ağır besinlerin tüketiminin artması sindirim sistemi üzerinde yük oluşturabiliyor. Dolayısıyla bağırsak sağlığını destekleyen probiyotik ve prebiyotik besinlere günlük beslenmenizde yer vermeniz önem taşıyor.   Yoğurt, kefir ve fermente süt ürünleri gibi probiyotik kaynakları bağırsaklardaki yararlı bakteri dengesinin korunmasına yardımcı oluyor. Soğan, sarımsak, pırasa, enginar, yulaf ve tam tahıllar gibi prebiyotik besinler ise bu yararlı bakterilerin beslenmesini destekleyerek sindirim sisteminin daha düzenli çalışmasına katkı sağlayabiliyor. </p>
<p><strong>Sofradaki tuz tehlikesine dikkat! </strong></p>
<p>Bayram sofralarında salamura peynirler, zeytin ve işlenmiş et ürünleri tuz alımını artırabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, yetişkin bireylerde günlük tuz tüketiminin 5 gramı (1 çay kaşığı) geçmemesini öneriyor. Çünkü, yüksek tuz tüketimi özellikle hipertansiyon ve kalp hastalarında tansiyonun yükselmesine yol açabiliyor. Bu nedenle yemeklerde ilave tuz kullanımını sınırlandırmaya özen gösterin. Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine karabiber, pul biber, kekik ve kimyon gibi baharatlar ile limon gibi doğal aromaları kullanabilirsiniz. </p>
<p><strong>Yavaş ve bilinçli yemek yiyin</strong></p>
<p>Hızlı yemek yemek vücudun doyma sinyallerini algılamasını zorlaştırarak  daha fazla besin tüketilmesine neden olabiliyor. Doygunluğun sağlanabilmesi için öğünlerin ortalama 15–20 dakika sürmesi gerektiğini anlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, sözlerine şöyle devam ediyor:   “Lokmaları iyi çiğneyerek ve daha yavaş bir tempoda yemek yemek hem sindirim sürecini destekler hem de porsiyon kontrolünü kolaylaştırır. Ayrıca yemek sırasında acele etmemek ve öğüne odaklanmak daha bilinçli bir yeme davranışı geliştirilmesine yardımcı olabilir.” </p>
<p><strong>Bol bol su tüketin</strong></p>
<p>Yeterli su içmek sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlıyor ve metabolik süreçlerin sağlıklı şekilde devam etmesine yardımcı oluyor. Ek olarak, tokluk hissinin desteklenmesine ve gereksiz atıştırmaların azalmasına katkı sağlayabiliyor.  Gün içinde yetersiz sıvı alımı baş ağrısı, halsizlik ve kabızlık gibi sorunlar oluşturabiliyor. Günlük su ihtiyacınızı vücut ağırlığınızın her kilogramı için yaklaşık <strong>30–35 ml</strong> olacak şekilde hesaplayabilirsiniz. </p>
<p><strong>Çay ve kahvenin ardından mutlaka su için</strong></p>
<p>Bayram ziyaretlerinde çay, kahve ve şekerli içeceklerin tüketimi artabiliyor. Ancak şekerli ve gazlı içecekler günlük şeker alımını yükseltiyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, “Susuzluğu gidermek için su, ayran, kefir veya sade maden suyu gibi içeceklerin tercih edilmesi daha sağlıklı bir seçim olacaktır. Çay ve kahve ise suyun yerini tutmaz;  aksine diüretik etkileri nedeniyle vücuttan sıvı kaybını artırabilir. Dolayısıyla bu içeceklerin ardından yeterli su içmeye özen gösterilmelidir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Yemek sonrasında 30-45 dakika yürüyüş yapın</strong></p>
<p>Bayram döneminde artan enerji alımını dengelemek için fiziksel aktivitenin sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Gün içinde yapılan hafif ve orta şiddette yürüyüşler sindirim sisteminin daha düzenli çalışmasına destek olurken, kan şekeri seviyelerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olabiliyor. Özellikle yemeklerden sonra 30–45 dakikalık yürüyüşler hem metabolik dengeyi destekliyor hem de bayram sofraları sonrasında oluşabilecek şişkinlik ve hazımsızlık gibi sindirim şikayetlerinin azalmasına yardımcı olabiliyor.  </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/besinlerdeki-seker-ve-tuz-tehlikesine-dikkat-621290">Besinlerdeki şeker ve tuz tehlikesine dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuzu azalt, sağlığı artır!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuzu-azalt-sagligi-artir-619792</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 11:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artır]]></category>
		<category><![CDATA[azalt]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[tuzu]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619792</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, 11-17 Mart Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında tuz tüketiminin sağlık üzerindeki etkileri, fazla tuzun gizli kaynakları ve tuz alışkanlıklarını değiştirmek için pratik, sürdürülebilir yöntemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuzu-azalt-sagligi-artir-619792">Tuzu azalt, sağlığı artır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, 11-17 Mart Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında tuz tüketiminin sağlık üzerindeki etkileri, fazla tuzun gizli kaynakları ve tuz alışkanlıklarını değiştirmek için pratik, sürdürülebilir yöntemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Günlük tuzu 1 gram azaltmak bile kalp ve inme riskini düşürüyor!</strong></p>
<p>Tuzun, vücut için gerekli bir mineral olduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sinir iletimi, kas kasılması ve sıvı dengesi gibi temel süreçlerde rol oynar. Ancak ihtiyaçtan fazlası özellikle hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve böbrek sorunları açısından risk oluşturur.” dedi.</p>
<p>Yapılan çalışmaların, günlük tuz tüketiminde sadece 1 gramlık azalmanın bile toplum genelinde inme ve kalp-damar hastalıkları riskinde anlamlı düşüş sağlayabildiğini gösterdiğine dikkat çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, küçük bir azalmanın, büyük bir etki yaratabileceğini kaydetti.</p>
<p><strong>Fazla tuzun önemli bir kısmı, farkında olmadan tüketilen besinlerden geliyor! </strong></p>
<p>Yüksek sodyum alımının vücudun tuz–su dengesini etkileyerek su tutulumuna yol açabileceğine dikkat çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bu durum tartıda ani kilo artışı şeklinde görülebilir.” dedi.</p>
<p>Tuzun doğrudan yağ artışına neden olmadığına işaret eden Hülya Yiğit İspiroğlu, “Ancak zayıflamak isteyen bireylerde ödem nedeniyle kilo verme sürecini zorlaştırabilir ve motivasyonu olumsuz etkileyebilir. Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz tüketiminin 5 gramın altında olmasını önerirken, Türkiye’de ortalama tüketim bunun yaklaşık iki katına ulaşıyor. Üstelik fazla tuzun önemli bir kısmı sofrada eklenen tuzdan değil, farkında olmadan tüketilen besinlerden geliyor. Ekmek, beyaz peynir, zeytin, turşu, salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünleri, hazır soslar, paketli atıştırmalıklar, cipsler, bulyonlar ve hazır çorbalar günlük sodyum alımına ciddi katkı sağlıyor. Bu nedenle yalnızca ‘yemeğe tuz atmamak’ çoğu zaman yeterli değil.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Mesele genetik kader değil, öğrenilmiş bir damak alışkanlığı! </strong></p>
<p>‘Tuzlu yeme alışkanlığı genetik midir?’ sorusunun sıkça gündeme geldiğini hatırlatan Hülya Yiğit İspiroğlu, “Tat duyusuna ilişkin bireysel farklılıklar kısmen genetik olabilir; ancak belirleyici olan büyük ölçüde çevresel faktörlerdir.” dedi.</p>
<p>Çocukluk döneminden itibaren tuzlu besinlere maruz kalmanın, aile içi yemek alışkanlıkları ve işlenmiş gıdaların yaygın tüketiminin bu tercihleri şekillendirdiğini dile getiren Hülya Yiğit İspiroğlu, “Yani çoğu durumda mesele genetik kader değil, öğrenilmiş bir damak alışkanlığıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Küçük ama sürdürülebilir değişiklikler, uzun vadede anlamlı bir fark yaratır! </strong></p>
<p>Tuz tüketimini azaltmak isteyenler için en etkili stratejinin ani ve radikal kesintiler yerine kademeli azaltım olduğunu kaydeden Hülya Yiğit İspiroğlu, “ Damak tadı yaklaşık 2–4 hafta içinde daha düşük tuz düzeyine uyum sağlayabilir.” Dedi.</p>
<p>‘Az tuzlu yemek tatsızdır’ düşüncesinin çoğunlukla alışkanlıktan kaynaklandığının altını çizen Hülya Yiğit İspiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tuz azaldıkça besinlerin kendi aroması daha belirgin hale gelir. Etiket okumak, sodyum içeriği yüksek ürünleri sınırlamak, yemek pişirirken tuzu en son aşamada ve ölçülü eklemek, sofraya tuzluk koymamak pratik ama etkili adımlardır.</p>
<p>Lezzeti artırmak için tuza bağımlı kalmak gerekmez. Limon, sirke, sarımsak, soğan, taze otlar ve baharatlar yemeğin tadını zenginleştirir. Doğru planlanmış, işlenmiş gıdalardan uzak ve dengeli bir beslenme modeliyle tuz tüketimini azaltmak mümkündür. Küçük ama sürdürülebilir değişiklikler, uzun vadede hem kalp sağlığı hem de kilo kontrolü açısından anlamlı bir fark yaratır.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuzu-azalt-sagligi-artir-619792">Tuzu azalt, sağlığı artır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış aylarında böbrek taşı riski artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bobrek-tasi-riski-artiyor-613680</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 08:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Taşı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[mineral]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[takviye]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[taşı]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda giderek yaygınlaşan böbrek taşı, ani başlayan ve şiddetli sancılarla yaşamı kabusa çevirebilen ağrılara yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bobrek-tasi-riski-artiyor-613680">Kış aylarında böbrek taşı riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda giderek yaygınlaşan böbrek taşı, ani başlayan ve şiddetli sancılarla yaşamı kabusa çevirebilen ağrılara yol açabiliyor. Böbrek taşı hastalığının artık genç erişkinlerde hatta 20’li yaş grubunda da sık görüldüğünü belirten <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Tokuç</strong> “Hastaların sıklıkla ‘hayatımda yaşadığım en şiddetli ağrı’ diye tanımladığı böbrek taşını, özellikle kış aylarında sık yapılan bazı hatalar ciddi şekilde artırabiliyor” diyor. Buna karşın alınacak basit ama etkili önlemlerle böbrek taşı riskini azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tokuç “Böbrek taşı hastalığı, doğru yaşam tarzı değişiklikleri ve bilinçli yaklaşımlarla büyük ölçüde önlenebilir. Özellikle vitamin, mineral ve besin takviyeleri konusunda “ne kadar çok, o kadar iyi” anlayışı yerine, kişiye özel ve hekim kontrolünde kullanım esas alınmalıdır. Böbrek sağlığını korumanın yolu, doğru bilgiye dayanarak atılan küçük ama etkili adımlardan geçer” diyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Tokuç kışın böbrek taşına yol açabilen 3 kritik hatayı ve böbrek taşına karşı basit ama etkili önlemleri anlattı,  önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>Kışın yeterli su içilmemesi: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p>Soğuk havada susama hissi azalır. Ancak az su içmek idrarın yoğunlaşmasına neden olur. Yoğunlaşan idrarda kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi taş oluşturan maddeler daha kolay kristalleşir. Yapılan bilimsel çalışmalar; günlük idrar hacmi azaldıkça taş riskinin belirgin şekilde arttığını göstermektedir. </p>
<p><strong>DOĞRUSU: Günde en az 2 litre su için</strong></p>
<p>Böbrek taşı oluşumunu önlemenin en temel yolu yeterli sıvı alımıdır. Bu nedenle özellikle kış mevsiminde gün içinde susamayı beklemeden ortalama en az 2 litre su tüketmek kritik önem taşımaktadır.  </p>
<ul>
<li><strong>Bilinçsiz vitamin ve mineral takviyesi kullanımı: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p>Son yıllarda bağışıklık sistemini güçlendirmek, yorgunluğu azaltmak ya da “daha sağlıklı olmak” amacıyla vitamin ve mineral takviyelerinin kullanımı belirgin şekilde artmıştır. Ancak bu ürünler tamamen masum değildir. Özellikle kontrolsüz, yüksek dozda ve uzun süreli kullanım böbrek taşı oluşum riskini artırabilir. Ayrıca ‘bitkisel’ olması böbreklere zarar vermeyeceği anlamına gelmez, aksine yüksek yük oluşturabilir. </p>
<p><strong>DOĞRUSU: Önce vitamin ve mineral değerlerinizi ölçtürün</strong></p>
<p>Vitamin ve mineral takviyeleri, mutlaka <strong>kişinin yaşına, eşlik eden hastalıklarına, kullandığı ilaçlara ve böbrek taşı öyküsüne göre</strong> planlanmalıdır. Takviye kullanımı öncesinde hekim görüşü almak, gerekiyorsa kan ve idrar tetkikleriyle ihtiyaç ve dozun belirlenmesi, böbrek taşı riskini azaltmak açısından son derece önemlidir.</p>
<ul>
<li><strong>Aşırı tuz ve hayvansal protein tüketimi: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p>Aşırı tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atılımını artırarak taş oluşumunu kolaylaştırır. Kırmızı et ağırlıklı beslenme de, idrarda taş yapıcı maddelerin artmasına yol açabilir. Bunların yanında, son dönemde spor yapan bireylerin kas gelişimini hızlandırmak açısından kullandıkları protein tozlarının uzun dönem, yanlış ve bilinçsiz kullanımı da böbrek taşlarının gelişiminde rol oynayabilmektedir. </p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> <strong>Aşırı tuz ve protein tüketiminden kaçının</strong></p>
<p>Dengeli, tuzdan fakir ve sebze-meyve ağırlıklı bir beslenme düzeni böbrek taşı riskini azaltmada önemli rol oynar. Günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi, hayvansal proteini abartmadan tüketmek, bitkisel protein kaynaklarına (baklagiller vb) yer vermek ve protein takviyelerini mutlaka bireysel ihtiyaçlar doğrultusunda uzman önerisiyle kullanmak gerekir. </p>
<p><strong>xxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</strong></p>
<p><strong>Tedavide kişiye özel yaklaşım çok önemli!</strong></p>
<p>Böbrek taşlarının içeriklerine göre farklılık gösterdiğini ve her taş tipi için önerilerin aynı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Emre Tokuç şöyle konuşuyor: “Bu nedenle “herkese uyan tek bir diyet” yaklaşımı doğru değildir. Taş analizi yapılan hastalarda, taşın tipine göre kişiye özel beslenme ve korunma önerileri planlanmalıdır. Kulaktan dolma bilgiler yerine bireysel risk faktörlerine göre hareket edilmelidir. Daha önce böbrek taşı düşürmüş veya taş tedavisi görmüş kişilerde tekrar taş oluşma riski yüksektir. Bu hastaların düzenli aralıklarla üroloji kontrolüne gitmesi, gerekli tetkiklerin yapılması ve koruyucu önlemlerin gözden geçirilmesi önemlidir. Erken dönemde fark edilen taşlar, çoğu zaman daha basit yöntemlerle tedavi edilebilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bobrek-tasi-riski-artiyor-613680">Kış aylarında böbrek taşı riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pratik ama tuz yüklü!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pratik-ama-tuz-yuklu-611427</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2026 11:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[pratik]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit]]></category>
		<category><![CDATA[yüklü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611427</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, hazır çorbaların tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pratik-ama-tuz-yuklu-611427">Pratik ama tuz yüklü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, hazır çorbaların tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Birçok hazır çorba, tek porsiyonda günlük tuz ihtiyacının büyük kısmını karşılayabilir!</strong></p>
<p>Hazır çorbaların, pratik olmaları nedeniyle günlük beslenmede sıklıkla tercih edildiğini ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “İçeriklerine bakıldığında bu ürünlerin büyük bölümünün rafine unlar, nişasta, bitkisel yağlar ve tuzdan oluştuğu görülüyor.” dedi.</p>
<p>Sebze oranının çoğu zaman sınırlı kalırken, lezzetin standart hale gelmesi amacıyla aroma vericiler ve bazı ürünlerde lezzet artırıcı katkı maddeleri kullanılabildiğine işaret eden Yiğit, “Hazır çorbalarla ilgili en önemli konulardan biri sodyum içeriğidir. Birçok hazır çorba, tek porsiyonda günlük tuz ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayabilir. Yüksek sodyum alımı, vücudun tuz–su dengesini etkileyerek su tutulumuna yol açar. Bu durum özellikle kısa vadede geçici ağırlık artışları şeklinde kendini gösterebilir. Bu artış yağ kazanımından bağımsız olsa da, kilo kontrolü ya da kilo verme hedefi olan bireyler için süreci zorlaştırabilir. Bu nedenle hazır çorbaların sık ve kontrolsüz tüketimi konusunda dikkatli olunması gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hazır çorbalar ana öğün olarak tüketildiğinde protein içeren besinlerle desteklenmeli!</strong></p>
<p>Besin öğesi dağılımı açısından değerlendirildiğinde, hazır çorbaların çoğunlukla karbonhidrat ağırlıklı olduğu ve protein içeriklerinin düşük kaldığına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu nedenle ana öğün olarak tercih edildiklerinde besin dengesini sağlamak adına yanına protein içeren bir besin eklenmesi faydalı olur.” dedi.</p>
<p>Yoğurt, ayran veya kefir gibi süt ürünleriyle birlikte tüketmenin, hem protein alımını artırdığını hem de tokluk süresini uzatmaya katkı sağladığını ifade eden Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Hazır çorba seçiminde etiket okuma alışkanlığı büyük önem taşır. İçindekiler listesinin kısa olması, tuzun ilk sıralarda yer almaması ve katkı maddelerinin sınırlı olması daha sağlıklı bir tercih açısından yol göstericidir. Hazır çorbalar tamamen kaçınılması gereken besinler değildir; doğru ürün seçildiğinde ve dengeli şekilde tüketildiğinde beslenme düzeni içinde yer alabilirler.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pratik-ama-tuz-yuklu-611427">Pratik ama tuz yüklü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vitamin, protein ve kreatin takviyeleri böbrekleri yorabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vitamin-protein-ve-kreatin-takviyeleri-bobrekleri-yorabiliyor-610807</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 09:03:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[böbrekleri]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kreatin]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[takviyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[uçar]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<category><![CDATA[yorabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610807</guid>

					<description><![CDATA[<p>Böbrek hastalıkları dünya genelinde giderek büyüyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vitamin-protein-ve-kreatin-takviyeleri-bobrekleri-yorabiliyor-610807">Vitamin, protein ve kreatin takviyeleri böbrekleri yorabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Böbrek hastalıkları dünya genelinde giderek büyüyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Güncel verilere göre, dünya genelinde <strong>yaklaşık 850 milyon kişi</strong> böbrek hastalığıyla mücadele ediyor. Uzmanlar, bu artışın hatalı alışkanlıklar ve çevresel etkenler sebebiyle önümüzdeki yıllarda daha da hızlanacağı uyarısında bulunuyor. Türkiye’de de tablo endişe verici boyutlara ulaşmış durumda.<strong> </strong>Ülkemizde yaklaşık 7,5 milyon kişi kronik böbrek hastası; bu rakam, her 6-7 erişkinden 1’inde görüldüğü anlamına geliyor. Genellikle belirti vermeden sinsice ilerlemesi nedeniyle çoğu zaman geç tanı konulan kronik böbrek hastalığı geri dönüşü olmayan sorunlara yol açabiliyor; böbrek yetmezliğiyle sonuçlanabiliyor!  Bu özelliğiyle, dünyada <strong>ölüme neden olan hastalıklar arasında her geçen yıl üst sıralara yükseliyor</strong>. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi</strong> <strong>Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, </strong>bu nedenle böbrek sağlığında düzenli hekim kontrollerinin ve koruyucu önlemlerin yaşamsal önem taşıdığına dikkat  çekerek,  “Sağlıklı beslenmek, yeterli sıvı almak, tuz tüketimini azaltmak, ilaç ve takviye ürünlerini doktor kontrolünde kullanmak, tansiyon ve kan şekeri için hekim takibinde olmak, böbreklerimizin uzun yıllar sağlıklı çalışmasını sağlayabilmektedir. Ayrıca,  erken teşhis için yılda bir kez rutin ultrason taraması yapılması da son derece önemlidir” diyor. <strong>Doç.</strong> <strong>Dr. Zuhal Atan Uçar,</strong> böbreklerimizde hasar oluşturan etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Diyabet: Böbrek hasarının en yaygın nedeni</strong></p>
<p>Diyabet, dünya genelinde ve ülkemizde böbrek hastalıklarının en sık görülen nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Araştırmalara göre, tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 30-40’ında böbrek hasarı gelişiyor. Çünkü, uzun süre yüksek seyreden kan şekeri, böbreklerin süzme birimi olan damarlarında yapısal hasara yol açarak, diyabetik nefropati gelişmesine sebep oluyor. Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar,<strong>  </strong>böbreklerdeki hasar tedavi edilmediğinde ilerleyerek diyaliz tedavisi ve böbrek nakli ihtiyacına kadar ilerleyebildiğini belirtiyor. </p>
<p><strong>Önlemek için:</strong> Diyabete bağlı böbrek hasarını önlemenin en etkili yolu; kan şekerinin hedef değerlerde tutulması, düzenli idrar ve kan tahlilleri ile hasarın erken dönemde saptanması. <strong> </strong>Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, erken tanı ve doğru tedaviyle böbrek yetmezliği gelişiminin yıllarca geciktirilebildiğine, hatta tamamen önlenebildiğine dikkat çekiyor.</p>
<p><b> <strong>Hipertansiyon: Böbrekleri sessizce yıpratan tehlike</strong>Kontrolsüz hipertansiyonu olan hastalarda <strong>kronik böbrek hastalığı gelişme riski 3–4 kat artıyor. </strong> Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, ancak hipertansiyonun çok yaygın  görülmesine rağmen toplum tarafından genellikle ciddiye alınmadığı uyarısında bulunarak,   “Günümüzde her 3 erişkinden 1’i tansiyon hastasıdır. Hastaların önemli bir kısmı ya tanı almamıştır ya da tedavisini düzenli olarak sürdürmemektedir. Bu durum, hipertansiyonu böbrekler için <strong>en tehlikeli risk faktörlerinden biri</strong> haline getirmektedir. Çünkü, uzun süre yüksek seyreden tansiyon, tüm damarlarda olduğu gibi böbrek damarlarında da hasara yol açmaktadır” diye konuşuyor. Önlemek için: Düzenli kan basıncı takibi, tuz tüketiminin azaltılması ve tedavinin aksatılmaması, hipertansiyonun böbrekler üzerindeki yıkıcı etkilerini büyük ölçüde önleyebiliyor. A<strong>şırı tuz tüketimi: Böbrek hasarını tetikleyen önemli bir etken</strong>Aşırı tuz tüketimi, böbrek sağlığını olumsuz etkileyen <strong>önlenebilir risk faktörlerinin başında geliyor. Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, </strong>Türkiye’de günlük tuz tüketiminin önerilen miktardan 3 kat daha fazla olduğunu hatırlatarak, “Tuz alımının artması, vücutta sıvı dengesinin bozulmasına ve tansiyonun yükselmesine neden olmaktadır. Bu durum, özellikle tansiyon ve böbrek hastalarında ciddi bir risk oluşturmaktadır” uyarısında bulunuyor. Deniz tuzu, kaya tuzu, Himalaya tuzu ya da rafine tuzun tamamının böbrekler üzerinde aynı zararlı etkilere sahip olduğuna işaret eden Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, “Böbrek sağlığı açısından belirleyici olan tuzun çeşidi değil, tüketilen miktarıdır. Bilimsel çalışmalar, tuz tüketiminin azaltılmasının kan basıncını düşürdüğünü ve böbrek fonksiyon kaybının ilerlemesini yavaşlattığını göstermektedir” diyor. Önlemek için: Sağlıklı kişiler, özellikle de risk grubunda olanlar için tuz kısıtlaması, böbrek sağlığının korunmasında kilit bir rol üstleniyor.  Takviye ürünler: Böbrek sağlığı için gizli tehlikeÇok sayıda bilimsel çalışmalar; vitamin, mineral, protein tozları ile kreatin gibi takviye olarak alınan ürünlerin <strong>gereksiz ve kontrolsüz kullanımının</strong> böbrek fonksiyonları üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini gösteriyor. Öyle ki takviye ürünleri kullanan kişilerin yaklaşık <strong>yüzde 10-20’sinin</strong> böbrek fonksiyon testlerinde klinik olarak anlamlı değişiklikler saptanmış. Bu ürünlerin, uzun  süreli kullanımında, sağlıklı kişilerde böbrek hasarı oluşturabildiği belirtiliyor. Bilimsel veriler, diyabet, hipertansiyon veya böbrek hastalığı olanlarda ürünlerin böbrek hasarını hızlandırdığını ortaya koyuyor. Önlemek için: Takviye ürünlerin ancak gerçek bir gereksinim varsa ve hekim önerisiyle kullanılmaları önem taşıyor. </b></p>
<p><strong>Obezite: Böbreklere de yük oluyor</strong></p>
<p><b>Dünyada ve ülkemizde adeta salgın boyutuna ulaşan obezitede, böbrek hastalığı 1.5-2 kat daha sık görülüyor. Her 5 kiloluk artış kronik böbrek yetmezliği riskini yüzde  20-30 oranında yükseltiyor.  Bunun nedeni ise obezitenin böbreklere <strong>hem doğrudan aşırı filtre yükü ve yağ birikimi</strong> yoluyla hem de <strong>dolaylı olarak hipertansiyon, insülin direnci ve inflamasyon</strong> üzerinden zarar vermesi. Önlemek için: Sağlıklı beslenmek ve ideal kilo aralığında olmak böbrek sağlığını korumanın temel adımlarını oluşturuyor. Ağrı kesici ilaçlar: Kontrolsüz kullanımı çok riskliÇok yaygın kullanılan ve kolayca ulaşılan ilaçlar olan ağrı kesiciler böbrek dolaşımını sağlayan mekanizmalar üzerine etki ederek hem akut hem de kronik böbrek yetmezliğine neden olabiliyor. Çok kısa süre kullanımı bile son dönem böbrek yetmezliğiyle sonuçlanabiliyor. Kontrolsüz alınması sağlıklı kişiler için bile sakıncalıyken, özellikle böbrek yetmezliği riski yüksek olan hipertansiyon ve diyabet hastalarında  daha büyük tehdit oluşturuyor. Önlemek için: Gerekli olduğu durumlarda, hekim kontrolünde, uygun doz ve sürede kullanılması böbrek hasarını önlüyor.  Sigara: Böbrek damarlarında hasar oluşturuyor</b></p>
<p>Sigara dumanında bulunan nikotin, karbon monoksit ve ağır metaller, tüm damarlarda olduğu gibi, böbrek damarlarında da işlev bozukluğuna yol açabiliyor. Bu maddeler doğrudan böbrek dokusuna ulaşarak hücresel düzeyde de hasara neden olabiliyor. Bunların yanı sıra vücutta iltihabi yanıtı artıran ve oksidatif stresi tetikleyen bir etki oluşturabiliyor. Bilimsel çalışmalar, bu faktörlerin etkisiyle sigara içen kişilerde kronik böbrek hastalığı gelişme riskinin içmeyenlere göre daha yüksek olduğunu gösteriyor. Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, “Özellikle diyabet ve hipertansiyon gibi ek risk faktörleri olan hastalarda sigaranın böbrekler üzerindeki olumsuz etkisi daha belirgin hale gelmektedir ve son dönem böbrek yetmezliği gelişimi hızlanmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Önlemek için:</strong><strong> </strong>Sigaraya hiç başlanmaması, kullanılıyorsa hemen bırakılması böbrek sağlığında büyük önem taşıyor. </p>
<p><b> </b></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vitamin-protein-ve-kreatin-takviyeleri-bobrekleri-yorabiliyor-610807">Vitamin, protein ve kreatin takviyeleri böbrekleri yorabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikdüzü Belediyesi Kar Yağışına Karşı Sahada</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesi-kar-yagisina-karsi-sahada-606519</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 15:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[sahada]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[yağışına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606519</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kar yağışı nedeniyle teyakkuzda olan Beylikdüzü Belediyesi, ilçe genelinde kar küreme, tuzlama ve sosyal destek çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesi-kar-yagisina-karsi-sahada-606519">Beylikdüzü Belediyesi Kar Yağışına Karşı Sahada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kar yağışı nedeniyle teyakkuzda olan Beylikdüzü Belediyesi, ilçe genelinde kar küreme, tuzlama ve sosyal destek çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Belediye ekipleri ilçe genelinde ulaşım ve yaşamın aksamaması için 7/24 esasıyla görev başında.<br />Beylikdüzü’nde etkisini sürdüren kar yağışı sebebiyle tüm birimleriyle teyakkuzda olan Beylikdüzü Belediyesi, ilçe halkının günlük hayatının aksamaması için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda ana arterler, cadde ve sokaklar, yaya yolları, üst geçitler, kamu kurumları çevresi ile hastane ve okul yollarında kar küreme ve tuzlama çalışmaları titizlikle gerçekleştiriliyor. Özellikle gece saatlerinde oluşabilecek buzlanmaya karşı önlemler artırılırken, ilçenin dört bir yanında tuzlama çalışmaları devam ediyor. Olası ihtiyaçlara karşı kolay ulaşılabilir noktalarda tuz stokları oluşturulurken, talep eden site ve kurumlara da tuz desteği sağlanıyor.<br />Sosyal destek çalışmaları kesintisiz sürüyor<br />Olumsuz hava koşullarına rağmen hizmetlerini bir an olsun bile aksatmayan Beylikdüzü Belediyesi’nin ihtiyaç sahiplerine sunduğu sıcak yemek yardımı ile hasta nakil ve sağlık hizmetleri de kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Bununla birlikte Beylikdüzü Belediyesi Metrobüs Durağı’nda sıcak çorba ikramı gerçekleştiriliyor. Öte yandan, sokak hayvanlarına yönelik tıbbi müdahale ve bakım hizmetleri de aralıksız olarak yürütülüyor. <br />Çağrı merkezi 7/24 hizmette</p>
<p>Beylikdüzü Belediyesi’ne bağlı ekipler sahada aktif olarak çalışırken, vatandaşlardan gelen talepler de belediyenin çağrı merkezi ve saha ekipleri aracılığıyla hızlıca değerlendiriliyor. İlçe sakinleri, Belediye’nin 444 09 39 numaralı çağrı merkezi veya sosyal medya hesapları üzerinden her türlü talep ve bildirimlerini iletebiliyor. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesi-kar-yagisina-karsi-sahada-606519">Beylikdüzü Belediyesi Kar Yağışına Karşı Sahada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağcılar Belediyesi kış hazırlıkları tamamlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagcilar-belediyesi-kis-hazirliklari-tamamlandi-602291</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 10:35:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bağcılar]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[tamamlandı]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602291</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağcılar Belediyesi, kış ayının gelmesiyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı tüm önlemlerini aldı. Olası kar yağışlarında ilçede hayatın normal seyrinde devam etmesi adına 713 personelden oluşan Karla Mücadele Timi, küreme, tuzlama ve destekten oluşan 176 araçlık filosuyla hazır bir şekilde bekliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagcilar-belediyesi-kis-hazirliklari-tamamlandi-602291">Bağcılar Belediyesi kış hazırlıkları tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b>Bağcılar Belediyesi, kış ayının gelmesiyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı tüm önlemlerini aldı. Olası kar yağışlarında ilçede hayatın normal seyrinde devam etmesi adına 713 personelden oluşan Karla Mücadele Timi, küreme, tuzlama ve destekten oluşan 176 araçlık filosuyla hazır bir şekilde bekliyor. </b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Bağcılar Belediyesi, kar yağışlarının ilçeyi, olumsuz etkilememesi için harekete geçti. Afet İşleri Müdürlüğü’nün koordinasyonunda kar yağışı öncesi hazırlıklar tamamlandı. Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü, Zabıta Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Çevre, Koruma ve Kontrol Müdürlüğü, Fen İşleri Müdürlüğü, Sağlık İşleri Müdürlüğü ile Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nün personelinden Karla Mücadele Timi oluşturuldu. Küreme, tuzlama ve destekten oluşan 713 personel ile 176 araç bulunuyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>Düzenli olarak tuzlama yapılacak </b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Olası kar yağışlarına karşı ekipler, tüm ana arter, yürüyüş yolları, hastane, cami, okul, meydan ve caddeler ile kamu kurumlarının önlerinde düzenli olarak kar temizliği ve tuzlama çalışması yapılacak. Bu kapsamda 3 bin 800 ton tuz stoğu kullanıma hazır bir şekilde bekletiliyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>Gerekli önlemleri aldık</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Kış ayının gelmesiyle birlikte hazırlıklarını hızlandırdıklarını söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, “İlçe genelinde olumsuzluklar yaşanmaması adına gerekli tüm tedbirlerimizi aldık. Ekiplerimiz 7/24 esasıyla görev yapacak. TEM Otoyolu, Basın Ekspres Yolu, ana arter yollar, bağlantı yolları, yaya sirkülasyonunun fazla olduğu meydan ve caddelerin kaldırımları, dik sokaklar, kamu kuruluşları, camiler, okullar, sağlık ocakları, mahalle konakları, muhtarlıklar, otobüs durakları, üniversiteler ve hastane önlerinde önlemlerimizi almak adına çalışmalarımızı yapıyoruz. Bu noktalarda oluşabilecek olumsuzluklara hızlı bir şekilde müdahale etmek için ekiplerimizi hazır bulunduruyoruz” dedi. </span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagcilar-belediyesi-kis-hazirliklari-tamamlandi-602291">Bağcılar Belediyesi kış hazırlıkları tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buzlanmaya karşı tuz desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buzlanmaya-karsi-tuz-destegi-598373</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 07:53:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buzlanmaya]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lüleburgaz Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri hava koşullarına bağlı olarak meydana gelebilecek buzlanmalara karşı kentteki okullar başta olmak üzere tüm kamu kurumlarına tuz dağıtımı gerçekleştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buzlanmaya-karsi-tuz-destegi-598373">Buzlanmaya karşı tuz desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lüleburgaz Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri hava koşullarına bağlı olarak meydana gelebilecek buzlanmalara karşı kentteki okullar başta olmak üzere tüm kamu kurumlarına tuz dağıtımı gerçekleştiriyor.<br />&#8211;<br />Lüleburgaz Belediyesi, hava koşullarına bağlı meydana gelebilecek buzlanma tehlikesine karşı öğrenciler ve vatandaşların güvenliği için tuz dağıtımı yapıyor.<br />Lüleburgaz Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, kentte meydana gelebilecek buzlanma riskine karşı, ihtiyaç halinde kullanılabilmesi amacıyla okullar ve diğer kamu kurumlarına tuz dağıtımı gerçekleştiriyor. <br />Bu kapsamda 30 kiloluk çuvallar halinde hazırlanan yaklaşık 4.5 ton tuz, okul, hastane, sağlık ocakları gibi adreslerde yetkililere teslim edildi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buzlanmaya-karsi-tuz-destegi-598373">Buzlanmaya karşı tuz desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Kış Şartları İçin Önlemlerini Aldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-kis-sartlari-icin-onlemlerini-aldi-595974</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 11:36:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[ekipler]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[ibb]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[Kar Küreme]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[önlemlerini]]></category>
		<category><![CDATA[şartları]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595974</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB, kışa hazırlık kapsamında 11 bin 242 personel ve 3 bin 492 araç–iş makinesini sahada görevlendirirken tuz stoklarını da 370 bin tona çıkaracak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-kis-sartlari-icin-onlemlerini-aldi-595974">İBB Kış Şartları İçin Önlemlerini Aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB, kışa hazırlık kapsamında 11 bin 242 personel ve 3 bin 492 araç–iş makinesini sahada görevlendirirken tuz stoklarını da 370 bin tona çıkaracak.  Kar küreme ekipleri 4 bin 298 km’lik yol ağında 637 noktada hazır bekletilecek. İBB’nin uzun vadeli hava tahminlerine göre ise Aralık ayı yağışları mevsim normallerinde olacak; sıcaklıklar ay sonunda kış seviyelerine inecek. Kar yağışı için en güçlü ihtimal ocak ayının başından şubat ortasına kadar olan dönem olarak öngörülüyor.</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kış mevsiminde yaşanabilecek olumsuzluklara karşı önlemlerin zamanında alınarak meydana gelebilecek sorunların koordineli olarak çözülebilmesi için bugün  ‘’Kışa Hazırlık Çalışmaları ve Değerlendirme Toplantısı’’nı gerçekleştirdi. İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı’nda (AKOM) yapılan toplantıya İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir başkanlık yaptı. İBB Genel Sekreter Yardımcıları ve ilgili birimlerin yanı sıra Emniyet, AFAD, Jandarma, Karayolları, Kuzey Marmara Otoyolu, Avrasya Tüneli İşletmesi, İstanbul Havalimanı İşletmesi (İGA), Sabiha Gökçen Havalimanı İşletmesi (HEAŞ),  gibi kurumların yetkilileri de toplantıda hazır bulundu.</p>
<p><strong>UZUN VADELİ TAHMİN: KAR OCAK BAŞINDAN SONRA BEKLENİYOR</strong></p>
<p>Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Ergün Cebeci, toplantıda yaptığı sunumda uzun süreli hava tahminlerini paylaştı. Buna göre Aralık ayı yağışları mevsim normallerinde olacak. Sıcaklıklar aralık ayının son haftasında kış değerlerine inecek. Kar yağışı için en muhtemel dönem ocak ayı başından şubat ortasına kadarki süre olarak öngörülüyor. Mart ayının ise görece ılıman ve yağışlı geçmesi bekleniyor. </p>
<p><strong>KAR KÜREME VE YOL ÇALIŞMALARI </strong></p>
<p>İBB, kış şartlarıyla mücadelede 11 bin 242 personel ve 3 bin 492 araç–iş makinesi görevlendirecek.4 bin 298 kilometrelik yol ağında, 637 müdahale noktasında ekipler hazır bekletilecek. Metrobüs hattında ise 44 araç görev yapacak.</p>
<p>Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi, toplam 1.551 araç ve iş makinesiyle sahada olacak. Bunların 755’i kar küremeli tuz serici kamyonlardan, 260’ı kritik noktalarda konumlandırılacak iş makinelerinden oluşacak.</p>
<p>İETT, Metro İstanbul ve Şehir Hatları tarafından yoğun kar yağışının olduğu tarihlerde ek seferler düzenlenecek.</p>
<p><strong>TUZ STOKLARI VE TEDARİK PLANI</strong></p>
<p>İBB’nin tuz depolarında şu anda 165 bin ton tuz bulunuyor. İhalesi tamamlanan 100 bin tonluk tuzun 45 bin tonu depolara ulaştı, kalan kısmın sevkiyatı sürüyor. 14 Kasım 2025’te yapılan ihale ile 150 bin tonluk ek alım gerçekleştirildi. 15 Ocak 2026’ya kadar toplam 370 bin ton tuzun depolarda hazır bulundurulması hedefleniyor.</p>
<p>Ayrıca ilçe belediyelerinden gelen 34 bin 500 tonluk talep, sevkiyat tamamlandığında karşılanacak.</p>
<p><strong>KRİTİK NOKTALARDA MÜDAHALE EKİPLERİ</strong></p>
<p>Kritik kavşaklara ve yollara konumlandırılmak üzere 377 kutu ve torba tuz hazır bulundurulacak.</p>
<p>Ekipler kar yağışıyla birlikte meydanlar, otobüs durakları, metro girişleri, iskeleler, hastaneler ve okullar dahil çok sayıda noktada kar küreme, tuzlama ve buz kırma çalışmaları yapacak. Ayrıca buz sarkıtları, devrilen ağaçlar ve risk oluşturan parçalara hızlı müdahale sağlanacak.</p>
<p><strong>BUZLANMA ERKEN UYARI SİSTEMİ (BEUS)</strong></p>
<p>İstanbul genelindeki 60 noktada kurulu BEUS’tan gelen veriler doğrultusunda ekipler anlık yönlendirilecek. Araç takip sistemiyle sahadaki tüm ekiplerin takibi sağlanacak.</p>
<p><strong>ARAÇ KURTARMA VE KÖY YOLLARININ AÇIK TUTULMASI</strong></p>
<p>Ana arterler ve çevre yollarında 51 çekici, kurtarıcı ve vinç hazır bekletilecek. Trafik kazaları ve yolda kalmalara hızlı müdahale için 31 kritik noktada bariyer açma planları yapıldı. 170 adet kar küreme aparatlı traktör ise muhtarlıklara verilerek köy yollarının açık tutulması sağlanacak. </p>
<p><strong>EVSİZLERE YÖNELİK KIŞ HİZMETİ</strong></p>
<p>11 Kasım itibarıyla evsizlere yönelik kış hizmeti devreye alındı. Sokakta yaşayanlar, Zabıta ekiplerince alınarak sağlık kontrolleri sonrası Darülaceze Müdürlüğü koordinasyonunda İBB tesisleri ve anlaşmalı otellere yerleştiriliyor. Şu anda 350 evsiz vatandaş misafir ediliyor.</p>
<p><strong>MOBİL BÜFELER VE ACİL HİZMETLER</strong></p>
<p>Yoğun kar yağışlarında kritik noktalara mobil büfeler konuşlandırılacak. Hastanelerin acil servislerinde, iskelelerde ve trafikte bekleyen sürücülere sıcak içecek, çorba ve su ikram edilecek. Ayrıca 6 mobil tuvalet kritik noktalarda hizmet verecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-kis-sartlari-icin-onlemlerini-aldi-595974">İBB Kış Şartları İçin Önlemlerini Aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürekli dışarıdan yemek hastalıklara davetiye çıkarıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/surekli-disaridan-yemek-hastaliklara-davetiye-cikariyor-570122</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Aug 2025 12:13:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[dışarıda]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[Genellikle]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570122</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, sürekli dışarıdan yemek yemenin uzun vadeli sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surekli-disaridan-yemek-hastaliklara-davetiye-cikariyor-570122">Sürekli dışarıdan yemek hastalıklara davetiye çıkarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, sürekli dışarıdan yemek yemenin uzun vadeli sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Sürekli dışarıda yemek yemek, sağlığı olumsuz etkiliyor</strong></p>
<p>Dışarıda sürekli yemek yemenin, genellikle yüksek tuz, şeker ve yağ içeriği nedeniyle sağlığı olumsuz etkilediğine işaret eden Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Restoranlar, yemekleri daha lezzetli hale getirmek için bu malzemeleri daha fazla kullanır ve bu durum kalori alımını arttırır. Uzun vadede aşırı tuz ve yağ tüketimi, hipertansiyon, kalp hastalıkları, diyabet ve obezite gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca dışarıda hazırlanan yemeklerin içeriğine bağlı olarak besin değerleri daha düşük olabilir. Bu nedenle sürekli dışarıda yemek yemek, vücutta vitamin ve mineral eksikliklerine de sebep olabilmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Sağlıklı besin seçimleri yaparak dışarıdan yemek yemenin zararı yok</strong></p>
<p>Ancak sağlıklı besin seçimleri yaparak dışarıdan yemek yemenin sağlıklı bir beslenmeye olumlu yönde etki edebileceğini de söyleyen Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Doğru restoran seçimi, porsiyon kontrolü, işlenmiş, aşırı tuz ve şeker içeren besinlerden kaçınarak dışarıda da sağlıklı bir beslenme sürdürülebilir. Böylece kişi hem iştah kontrolünü yapacak hem de sosyal açıdan kendisini iyi hissedecektir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Evde hazırlanan yemeklerin sağlık açısından sağladığı avantajlar neler?</strong></p>
<p>Evde hazırlanan yemeklerin, sağlıklı beslenme açısından önemli avantajlar sunduğunu kaydeden Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“İlk olarak, tencere yemekleri genellikle taze ve işlenmemiş malzemelerle hazırlanır. Bu durum, yemeklerin besin değerlerini korumasına yardımcı olur. Sebzeler, etler ve tam tahıllar, evde hazırlanan yemeklerin temel bileşenleridir ve bunlar vücuda gerekli vitamin, mineral ve posayı sağlar. Böylece sindirim sistemi düzgün çalışır, bağışıklık sistemi güçlenir ve genel sağlık iyileşir.”</p>
<p><strong>Evde pişen yemeklerde yağ ve tuz kontrolü mümkün</strong></p>
<p>Ayrıca, evde yemek yapmanın en büyük avantajlarından birinin, içeriklerin tamamen kontrol edilebilmesi olduğunu da dile getiren Hatunoğlu, “Mutfakta kullanılan tuz, yağ ve şeker miktarları ayarlanabilir bu da özellikle hipertansiyon, kalp hastalıkları ve diyabet gibi hastalıkların yönetilmesinde önemli bir rol oynar. Örneğin, evde pişirilen yemeklerde yağ miktarını azaltmak, tuz yerine doğal baharatlar kullanmak mümkündür. Bu da yemeklerin daha sağlıklı hale gelmesini sağlar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Evde yemek yaparak porsiyon kontrolü de sağlanıyor</strong></p>
<p>Evde yemek hazırlamanın, porsiyon kontrolü açısından da büyük fayda sağladığını ifade eden Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Restoranlarda ya da dışarıda yemeklerde porsiyonlar genellikle büyük olur ve yüksek kalori alımına yol açabilir. Oysa evde yemek yaparken porsiyonlar kişisel ihtiyaca göre ayarlanabilir ve dengeli bir beslenme sağlamaya yardımcı olabilir. Ayrıca çoğunlukla evde yemek hazırlamak ekonomik açıdan da daha avantajlıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Ev yemekleri daha az katkı maddesi içeriyor</strong></p>
<p>Ev yemeklerini dışarıda hazırlananlardan ayıran en temel farkın tazelik, doğallık ve besin değeri olduğunu kaydeden Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Ev yemekleri, genellikle daha az katkı maddesi içerir ve daha fazla taze sebze, meyve, et ve tam tahıl kullanılır. Bu da yemeklerin besin değerini artırır ve vücuda faydalı olan vitamin ve minerallerin kaybolmamasını sağlar. Dışarıda satılan yemeklerde ise genellikle hazır soslar, konservantlar ve katkı maddeleri kullanılır, bu da yemeklerin besin değerini düşürür ve vücudun ihtiyacı olan doğal gıdalardan uzaklaşılmasına neden olabilir. Ayrıca evde yemekler, porsiyon kontrolüne olanak tanır; bu da aşırı kalori alımını engeller.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Vitamin ve posa açısından da zengin…</strong></p>
<p>Ev yemeklerinin tazeliği, doğal içerikleri ve besin dengesinin, dışarıdaki yemeklerden önemli ölçüde ayrıştığına da işaret eden Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Evde yemek hazırlarken kullanılan malzemeler genellikle taze ve mevsimsel olarak seçilir ve yemeğin besin değerlerini korumasını sağlar. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve doğal protein kaynakları kullanılarak yapılan yemekler, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve posa açısından zengindir. Evde pişirilen yemeklerde katkı maddeleri, koruyucular ve hazır soslar nadiren bulunduğu için yemekler daha temiz ve sağlıklı olur. Dışarıda ise genellikle hazır malzemeler, işlenmiş besinler ve yoğun katkı maddeleri kullanılarak yemekler hızlıca hazırlanır. Bu durum, besin değerlerinin kaybolmasına ve vücuda zararlı bileşenlerin girmesine neden olabilir. Ev yemekleri, doğru pişirme teknikleriyle (örneğin haşlama, buğulama) daha sağlıklı hale getirilebilir ve daha besleyici olabilir.”</p>
<p><strong>Dengeli beslenme için doğru seçimler yapılmalı</strong></p>
<p>Dengeli bir beslenme için dışarıda yemek tüketimini evde tencere yemekleri ile dengelemenin önemine vurgu yapan Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Haftanın 1-2 günü doğru seçimler yaparak ve porsiyon kontrolüne dikkat ederek dışarıdan yemek yemek, sağlıklı bir yaşam tarzı için sorun oluşturmaz. Hatta sürdürülebilir sağlıklı beslenme için olumlu bir etkisi olacaktır. Evde ise dengeli bir beslenme için sebze, protein ve kompleks karbonhidrat içeren yemekler hazırlanmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surekli-disaridan-yemek-hastaliklara-davetiye-cikariyor-570122">Sürekli dışarıdan yemek hastalıklara davetiye çıkarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye olması gerekenden iki kat fazla tuz tüketiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-olmasi-gerekenden-iki-kat-fazla-tuz-tuketiyor-529928</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 08:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenden]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[tüketiyor]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=529928</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıdalarda tat verici olarak tüketilen tuz, Türkiye’nin sofra kültüründe önemli bir yer tutuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-olmasi-gerekenden-iki-kat-fazla-tuz-tuketiyor-529928">Türkiye olması gerekenden iki kat fazla tuz tüketiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gıdalarda tat verici olarak tüketilen tuz, Türkiye’nin sofra kültüründe önemli bir yer tutuyor. Ancak yemeklerin lezzetini artırmak için normalden fazla kullanılması, özellikle ilerleyen yaşlarla birlikte pek çok sağlık problemini beraberinde getiriyor. Tuz, vücudun ihtiyaç duyduğu bir mineral olsa da fazlası hayatı tehdit ediyor diyen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Başta hipertansiyon ve damar sertliği olmak üzere böbrek yetmezliği, inme, böbrek taşı, kemik erimesi ve mide kanseri gibi ciddi pek çok rahatsızlık bu beslenme alışkanlığı yüzünden gündeme geliyor. Özellikle diyabetliler, hipertansiyonu olanlar, kalp hastaları, obezler, yaşlılar ve düzenli ilaç kullanan kişiler tuz tüketimine çok dikkat etmeli” dedi. </strong></p>
<p>Türkiye’de kişi başı günlük tuz tüketiminin 9,9 gram olduğunu ancak Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bu miktarın 5 gramın altına düşmesi gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Vücuda alınan tuzun yaklaşık yüzde 99,5’i böbreklerden geri emiliyor. Fazla miktarda tuz tüketimi kaynaklı hipertansiyon, damar sertliği ve böbrek taşı gibi rahatsızlıklar bu organları olumsuz etkiliyor ve çeşitli hastalıkları beraberinde getiriyor. Günlük tüketim miktarında bir çay kaşığının geçilmemesi çok önemli” dedi.</p>
<p><strong>Tuz atmadan önce yemeğin tadına bakılmalı</strong></p>
<p>Tadım yapılmadan yemeğe tuz atmanın çok yanlış bir yaşam tarzı örneği olduğunun altını çizen İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Kişinin yemeğin tuzu ile ilgili bir sorun olup olmadığı konusunda bir bilgisi yokken yemeğe tuz eklemesi, günlük yaşantısındaki, sorunu görmeden çözüm arayışına girmek gibi hatalı ve gereksiz reflekslerinden biri olabilir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Gizli tuz alımından da bahseden Atasoyu, “Peynir çeşitleri, zeytinler, ketçap ve mayonez gibi hazır soslar, kavrulmuş kuru yemişler, hazır çorbalar, bulyonlar, konserve yiyecekler, turşu, sucuk, salam, sosis gibi şarküteri ürünleri, cipsler, bisküviler, krakerler ve hazır ayranlar gibi gizli tuz içeren gıdaları tüketirken ölçülü olmakta fayda var” diye ekledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, ihtiyaçtan fazla tüketilen tuza karşı böbrekleri korumanın 7 yolunu paylaştı.</strong></p>
<p> </p>
<ol>
<li>Günde bir çay kaşığından fazla tuz tüketmeyin. Özellikle ne kadar tuz içerdiğini bilmediğiniz işlenmiş ve paketli gıdalardan uzak durun. </li>
<li>Sebze, meyve, tam tahıllar ve düşük sodyumlu gıdaları tercih ederek dengeli ve sağlıklı beslenin. İdeal kilonuzu koruyun.</li>
<li>Vücudunuzun sıvı dengesini korumak için günde ortalama en az 1,5 litre su için. Ayrıca çay, kahve veya meyve suyu gibi içeceklerin suyun yerine geçemeyeceğini unutmayın.</li>
<li>Ağrı kesiciler böbreklere ekstra zarar verdiği için gelişigüzel ve gereksiz ilaç kullanmayın. </li>
<li>Düzenli egzersiz yapın. Haftada en az 3 gün, 30 dakika hareket etmeye özen gösterin.</li>
<li>Diyabet ve hipertansiyonun özellikle böbrekleri tehdit ettiğini bilin ve bu yüzden kan şekeri ve tansiyonunuzu düzenli kontrol ettirin.</li>
<li>Böbrek hastalıkları riskini artıracağı için sigaradan kesinlikle uzak durun.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-olmasi-gerekenden-iki-kat-fazla-tuz-tuketiyor-529928">Türkiye olması gerekenden iki kat fazla tuz tüketiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
