<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tuvalet | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tuvalet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tuvalet</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Sep 2025 10:15:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tuvalet | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tuvalet</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;de su fakirliği riski büyüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-su-fakirligi-riski-buyuyor-576361</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 10:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyor]]></category>
		<category><![CDATA[duş]]></category>
		<category><![CDATA[fakirliği]]></category>
		<category><![CDATA[karakaş]]></category>
		<category><![CDATA[litre]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[Su Tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[sulama]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576361</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, 18 Eylül Su Tasarrufu Günü dolayısıyla, su tasarrufu konusunda bireysel küçük önlemleri değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-su-fakirligi-riski-buyuyor-576361">Türkiye&#8217;de su fakirliği riski büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, 18 Eylül Su Tasarrufu Günü dolayısıyla, su tasarrufu konusunda bireysel küçük önlemleri değerlendirdi.</p>
<p><strong>Türkiye su kıtlığı çeken ülke durumuna gelebilir</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, günümüzde suyun öneminin her zamankinden daha hayati hale geldiğini belirterek, “Su kaynaklarının sınırlı olması, giderek azalması, artan kuraklık ve küresel iklim değişikliği nedeniyle su tasarrufu son yıllarda daha önemli hale gelmiştir. Su tasarrufuyla sürdürülebilir geleceğin sağlanması ve su kaynaklarının korunması sağlanmaktadır. Tüketim alışkanlıkları ve sosyoekonomik farklılıklarla birlikte su tüketimi her geçen yıl artmaktadır. Dünya genelinde 2,2 milyar insan içilebilir nitelikteki temiz suya erişememektedir. Kırsal kesimlerde yaşayan insanlar başta olmak üzere, her beş kişiden dördü içme suyuna ulaşamamaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden (SDG-6) ‘Temiz Su ve Sanitasyon’ hedefi herkes için temiz suya erişimin sağlanmasını amaçlamaktadır. Ülkemiz su sıkıntısı çeken ülkeler kategorisinde olmakla birlikte; artan nüfusla kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı 2030 yılında bin 200 metreküp, 2040 yılında, bin 116 metreküp, 2050 yılında ise bin 069 metreküpe kadar düşmesi beklenmektedir. Bu rakamlar, ülkemizin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna gelebileceğini göstermektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Su stresi ve su fakirliği ne demek?</strong></p>
<p>“Su stresi”nin, belirli bir dönemde suya olan talebin mevcut miktarın üzerine çıkması ya da su kalitesinin düşük olması nedeniyle kullanımının sınırlanması olarak ifade edildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Su stresi, su kaynaklarının aşırı kullanılmasıyla niceliğinin değişmesi ve oluşan kirlilikle birlikte niteliğinin değişmesine sebep olmaktadır. İklim değişikliği sonucunda artan nüfusun, önümüzdeki yıllarda su stresini önemli ölçüde artıracağı düşünülmektedir. Su fakirliği ise, yılda kişi başına düşen su miktarıyla belirlenmektedir. Yılda kişi başına düşen su miktarı en az 10 bin m3 olan ülkeler su zengini; 3 bin -10 bin m3 arasında olan ülkeler, yeterli suyu olan; bin -3 bin m3 arasında olan ülkeler su sıkıntısı çeken ve bin m3’ün altında olan ülkeler ise, su fakiri olarak belirtilmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Basit önlemlerle büyük tasarruf</strong></p>
<p>Günlük yaşamda alınabilecek küçük önlemlerin ciddi tasarruf sağlayabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, şöyle devam etti:</p>
<p>“Tuvalet rezervuarlarının su depolama kapasitesi 16 litredir. 4 kişilik bir aile 16 litrelik tuvalet rezervuarı ile ayda tuvalette 7 ton su tüketmektedir. 7 litre gibi daha az su hacmi olan tuvalet rezervuarlarının kullanımı ile su tüketimini 2.5-3 tona düşürmek mümkün olabilmektedir. Tuvalet rezervuarının 16 litre olması halinde su tüketimini azaltabilmek için 1.5 litrelik plastik şişelerin doldurularak rezervuara koyulmasıyla su tüketimi %20 oranında azaltılabilmektedir. Klasik duş başlıklarından dakikada ortalama 15-20 litre su akarken, düşük akımlı tasarruflu duş başlıklarından dakikada 9-10 litre su akmaktadır. Böylece 5 dakikalık duş esnasında daha az su tüketimi sağlanabilmektedir. Düşük akımlı tasarruflu duş başlıklarında %30-40 su tasarrufu mümkün olabilmektedir. Diş fırçalama ve yüz yıkama esnasında musluğun kapatılması halinde ortalama 15-35 litre su tasarrufu sağlanmaktadır.”</p>
<p><strong>Evlerde en çok suyun harcandığı alanlar</strong></p>
<p>Evlerde suyun büyük kısmının banyoda, tuvalette ve temizlikte boşa harcandığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Evlerde suyun %35 banyoda, %30 tuvalette, %20 çamaşır ve bulaşık yıkamada, %10 mutfakta ve %5’i ise temizlik amacı ile kullanılmaktadır. Diş fırçalama ve yüz yıkama esnasında musluğun kapalı tutulması ile günde 15-35 litre su tasarrufu sağlanabilmektedir. Duş esnasında suyun ısınmasını beklerken suyu kaba doldurup temizlikte kullanımıyla tasarruf sağlanmaktadır. Çamaşır ve bulaşık makineleri tek yıkamada ortalama 40 litre su tüketmektedir. Makinelerin tam doldurulması ve kısa programların tercih edilmesiyle ciddi miktarda su tasarrufu mümkün olmaktadır. Mutfakta akan su altında sebze ve meyvelerin yıkanmaması bunun yerine bir kap içerisinde yıkanarak bu suyun da çiçek ve bahçe sulamada kullanılabilir. Arızalı muslukların tamirinin yapılarak su kaçağı olan alanların tespit edilip tamir edilmesi de büyük önem taşımaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bahçede damla sulama ile %50 tasarruf</strong></p>
<p>Bahçe ve balkon sulamalarında suyun daha verimli kullanılabileceğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, şu önerilerde bulundu:</p>
<p>“Suyun doğrudan bitki köklerine ulaştığı damla sulama sistemleri tercih edilerek su kaybı önlenmektedir. Damla sulama sistemleriyle %50’ye kadar su tasarrufu sağlanmakta, toprak ihtiyacı olan kadar su almakta ve yalnızca hedeflenen bitkiler sulandığı için yabani otların da büyümesi önlenmektedir. Ayrıca, buharlaşmayla su kayıplarının önüne geçebilmek için sulamanın akşam yapılması önemlidir. Böylece toprak suyu daha iyi alarak, gereksiz su kullanımını önlenmiş olacaktır. Susuzluğa dayanıklı bitkiler seçilerek büyük oranda su tasarrufu sağlanmaktadır.”</p>
<p><strong>Küçük adımlar büyük fark oluşturuyor</strong></p>
<p>Su tasarrufunun bireysel önlemlerle toplumsal düzeyde büyük bir etki oluşturabileceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Suyun verimli şekilde kullanılması için kitlesel ölçekte farkındalığın oluşturulası önemlidir. 22 Mart Dünya Su Günü ve 18 Eylül Su Tasarrufu Günü gibi özel günlerle su kaynaklarının korunması ve su tasarrufunun yapılması ile ilgili bilinç oluşturulmakta ve suyun önemi vurgulanabilmektedir. Böylece toplumda bilinç oluşturulmakta ve suyun daha verimli olarak kullanılması sağlanmaktadır. Akıtan muslukları tamir ederek, musluk uçlarına tasarruf aparatları takarak, tasarruflu duş başlıkları kullanarak, bulaşık ve çamaşır makinelerinde su ve enerji tasarruflu olanlar tercih edilerek tonlarca miktarda su tasarrufu sağlanmaktadır. Ayrıca, ön yıkama yapmayarak ve makineleri dolmadan çalıştırmayarak, duş ve diş fırçalama esnasında suyu boşa akıtmayarak, kademeli sifonlar kullanarak suyu çok daha verimli kullanabiliriz.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-su-fakirligi-riski-buyuyor-576361">Türkiye&#8217;de su fakirliği riski büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuvalet eğitimi sabır, sevgi ve anlayış gerektiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuvalet-egitimi-sabir-sevgi-ve-anlayis-gerektiriyor-553849</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 09:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[gerektiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553849</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, çocuklarda tuvalet eğitiminin doğru zamanı, yöntemleri ve ebeveyn tutumlarının sürece etkisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuvalet-egitimi-sabir-sevgi-ve-anlayis-gerektiriyor-553849">Tuvalet eğitimi sabır, sevgi ve anlayış gerektiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, çocuklarda tuvalet eğitiminin doğru zamanı, yöntemleri ve ebeveyn tutumlarının sürece etkisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocuğun fiziksel ve duygusal olarak tuvalet eğitimine hazır olması önemli! </strong></p>
<p>Çocuk gelişiminin önemli adımlarından biri olan tuvalet eğitiminin, hem çocuk hem de aile için sabır, anlayış ve sevgi gerektiren bir süreç olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Her çocuğun gelişimsel ritmi farklıdır. Bu nedenle hazır oluşa saygı duymak ve çocuğu tanımak, süreci çok daha sağlıklı kılar.” dedi.</p>
<p>Genellikle 18-36 ay arası dönemin tuvalet eğitimi için uygun olduğunu aktaran Ülkü, “Ancak bu yaş aralığı kesin bir kural değil, bir genel rehberdir. Bazı çocuklar 18 aylıkken hazır olabilirken, bazıları 3 yaşından sonra hazır hisseder. Önemli olan, çocuğun fiziksel ve duygusal olarak bu beceriye hazır olmasıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Eğitim sürecinde kararsız davranmak, çocuğun kafasını karıştırıyor! </strong></p>
<p>Bir çocuğun tuvalet eğitimine hazır olduğunu gösteren bazı işaretler olduğuna dikkat çeken<strong> </strong>Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Bezi 2 saatten uzun süre kuru kalabiliyorsa, tuvalet yapmadan önce yüz ifadesi değişiyor, davranış farklılıkları gibi sinyaller veriyorsa, tuvaletle ilgili sözcükleri anlayıp kullanabiliyorsa, kendi basit ihtiyaçlarını ifade edebiliyorsa, kaka veya çiş yaptıktan sonra rahatsızlık hissediyorsa, alt değiştirme zamanında işbirliği yapıyorsa, bu işaretler çocuğun eğitime psikolojik olarak da hazır olabileceğini gösterir.” dedi.</p>
<p>Bu süreçte ebeveynlerin sık yaptığı hatalar da olduğuna değinen Ülkü, “Çocuğun hazır olduğu bir dönemde başlanması oldukça önemlidir. Islatma durumunda azarlama, başkalarıyla kıyaslama  yapılmamalı. Eğitim sürecinde kararsız davranmak, bir başlatıp bir bırakmak çocuğun kafasını karıştırır.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Eğitimi oyunlaştırmak öğrenmeyi kolaylaştırır!</strong></p>
<p>Tuvalet eğitiminde zorlanan çocuklar için önerilerde bulunan<strong> </strong>Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, şunları söyledi:</p>
<p>“Eğitim öncesi özellikle hafta sonu gibi daha sakin, evde olunan zamanlarda birkaç gün hazırlık aşaması yapılması, hem ebeveynin hem de çocuğun daha güvenli hissetmesini sağlar. Tuvalet eğitimine hafta sonu başlamak oldukça işlevseldir. Ebeveynin çocukla geçirdiği zaman artar. Çocuk için kreş, misafir, alışveriş gibi dikkat dağıtıcı dış etkenler azalır. Daha tutarlı ve kararlı bir yaklaşım geliştirme fırsatı doğar. İdeal olarak 2-3 gün boyunca çocuğun tuvalet sürecine odaklanabileceği, evde rutin bir ortamın olduğu bir dönem tercih edilmeli. Çocuklar somut öğrenir ve görselleştirilmiş geçişler onlara güven verir. Bu nedenle eğitimi oyunlaştırmak öğrenmeyi kolaylaştırır. </p>
<p>Örneğin, bez kutusu oyunu ile çocuk teşvik edilebilir. Bir sepet ya da kutunun içine çocuğun son kullanacağı bezler konur. Her bezin altına gülen yüz, çıkartmalar gibi küçük sürpriz kartlar yerleştirilir ve en alta çocuğun seçeceği renkli iç çamaşırları konur. Her tuvalet deneyiminden sonra çocuk bir bezini kutudan çıkarır. Kutuda bez kalmadığında, artık iç çamaşırlarına geçme zamanı gelmiştir. Bu geçiş oyun gibi sunulduğunda çocuklarda ‘zorunluluk’ değil, ‘başarı ve büyüme’ hissi uyandırır. Ayrıca bu süreçte çocuğa ‘artık büyüdün’, ‘bezlerini uğurlayalım mı?’ gibi cümlelerle geçişin olumlu yönleri vurgulanabilir.”</p>
<p><strong>Ebeveynler sabırlı, anlayışlı ve destekleyici olmalı! </strong></p>
<p>Eğitime başlamadan birkaç gün önce bazı hazırlıklar yapılması gerektiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Lazımlık ya da klozet adaptörü çocukla birlikte seçilebilir. Tuvalet kitapları birlikte okunabilir. Kuklalarla, oyuncaklarla tuvalete gitme oyunu oynanabilir. Tuvalet zamanında birlikte banyoya giderek, lazımlığa oturmasa da yanında bulunulması önemlidir.” dedi.</p>
<p>Bu hazırlıkların çocuğun merakını artırarak korkularını azaltacağını ve zihinsel olarak kendini bu sürece alıştırmasına yardımcı olacağını aktaran Ülkü, “Tuvalet eğitimi her çocuk için aynı hızda ilerlemez. Bazı çocuklar bu süreci kolaylıkla atlatırken, bazıları direnç gösterebilir, korkabilir veya geri adım atabilir. Böyle zamanlarda ebeveynlerin sabırlı, anlayışlı ve destekleyici olmaları kritik önemdedir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Tuvalet eğitimi bir yarış değil! </strong></p>
<p>Çocuğa tuvalet alışkanlığı kazandırmak için rutin oluşturmanın önemini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Günlük rutine uygun zamanlarda tuvalete gitmek çocukta alışkanlık oluşturur. Özellikle, uyanınca, yemeklerden sonra ve yatmadan önce. Bu zamanlar tuvalete oturmak için uygun anlardır. Burada amaç, ‘çişin geldi mi?’ diye sormaktan çok ‘hadi birlikte tuvalete oturalım’ gibi yönlendirmeler yapmaktır. Oturma süresi 3–5 dakikayı geçmemelidir.” dedi.</p>
<p>Dikkat edilmesi gereken diğer önemli noktalara da değinen Ülkü sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Çocuklar ebeveynlerinin duygularını aynalar gibi yansıtır. Tuvalet kazaları karşısında ebeveynin öfkelenmesi ya da hayal kırıklığı göstermesi, çocukta kaygıyı artırabilir. Bunun yerine, sakin ve yapıcı bir tutum sergilemek, ‘bak ben de şimdi tuvalete gidiyorum’ gibi örnek olmak, ‘sanırım biraz korktun, bu çok normal’ gibi sözlerle duygularını anlamlandırmasına yardımcı olmak gerekir. Eğer çocuk yoğun direnç gösteriyor, kabızlık, korku, inatçılık, ağlama gibi stres belirtileri artıyorsa bir süreliğine eğitime ara verilebilir. Bu mola, hem çocuğun rahatlaması hem de ebeveynin yaklaşımını gözden geçirmesi açısından sağlıklı olabilir. Bu stratejilerin temelinde şefkatli sınırlar, çocuk merkezli bir bakış açısı ve güvene dayalı iletişim vardır. Tuvalet eğitimi bir yarış değil, çocuğun gelişimine eşlik edilen doğal bir süreçtir.”</p>
<p><strong>Yeni bir kardeşin gelişi eğitimi geriye götürebilir!</strong></p>
<p>Tuvalet eğitiminin, çocuğun özbakım becerisi kazanması açısından bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Başarıyla tamamlanan bu süreç, özgüveni artırır, bağımsızlık duygusunu destekler ve beden farkındalığını geliştirir. Ancak baskı ve cezayla ilerleyen bir eğitim, ileride kaygı, utanç, kontrol sorunları gibi olumsuz psikolojik etkiler bırakabilir.” dedi.</p>
<p>Gece ıslatmalarına da değinen Ülkü, “Gece altını ıslatma, 5 yaşına kadar gelişimsel olarak normal kabul edilir. Bu yaşa kadar çocuğun sinir sistemi, mesane kontrolü gibi alanlarda olgunlaşma devam eder. 5 yaş sonrası devam eden durumlarda ‘enürezis’ olarak adlandırılır ve bir uzman değerlendirmesi önerilir. Yeni bir kardeşin gelişi de çocuğun regresyon yaşamasına sebep olabilir. Bu dönemde çocuk tekrar altına kaçırabilir veya beze dönmek isteyebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Doğru zaman, çocuğun bireysel hazır oluşuna göre belirlenmeli!</strong></p>
<p>Tuvalet eğitiminin erken ya da geç başlatılmasının bazı olumsuz yönleri olabileceğinin altını çizen<strong> </strong>Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Çocuk henüz bedensel ya da duygusal olarak hazır değilse, inatlaşma, korku, kaçınma davranışları gelişebilir. Geç başlatıldığında ise akranlarıyla kıyaslandığında utanabilir, özgüveninde zedelenme yaşanabilir. Ayrıca sosyal ortamlarda zorlanabilir. Dolayısıyla en doğru zaman, çocuğun bireysel hazır oluşuna göre belirlenmelidir.” dedi.</p>
<p>Kreşte çocukların tuvalete gitmeye teşvik edilmesini ama asla zorlanmamaları gerektiğini vurgulayan Ülkü, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Öğretmenlerle ebeveynlerin iş birliği içinde olması süreci güçlendirir. Tuvalet eğitimi alan çocuklara destekleyici, anlayışlı ve yargılamayan bir tutum sergilenmeli. Tuvalet kazaları karşısında cezalandırma değil, sakinlik ve destek önemlidir. Sonuç olarak, tuvalet eğitimi çocuğun gelişiminde doğal ama hassas bir adımdır. Her çocuğun kendi hızında öğrenmeye hakkı vardır. Bu süreçte sevgi, sabır ve anlayış çok önemlidir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuvalet-egitimi-sabir-sevgi-ve-anlayis-gerektiriyor-553849">Tuvalet eğitimi sabır, sevgi ve anlayış gerektiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda ortaya çıkacak tuvalet kaçırma ve bebeksi konuşmaya dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-ortaya-cikacak-tuvalet-kacirma-ve-bebeksi-konusmaya-dikkat-353572</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Mar 2023 11:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bebeksi]]></category>
		<category><![CDATA[çıkacak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[konuşmaya]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353572</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deprem gibi travmatik olayların çocukların güven duygusunu sarsacağını belirten Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, çocuklarda ve ergenlerde yaş grubuna göre çeşitli davranışların görülebileceği uyurusunda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-ortaya-cikacak-tuvalet-kacirma-ve-bebeksi-konusmaya-dikkat-353572">Çocuklarda ortaya çıkacak tuvalet kaçırma ve bebeksi konuşmaya dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deprem gibi travmatik olayların çocukların güven duygusunu sarsacağını belirten Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, çocuklarda ve ergenlerde yaş grubuna göre çeşitli davranışların görülebileceği uyurusunda bulundu. </strong></p>
<p><strong>Özellikle küçük yaştaki çocuklarda regresyon denilen, daha erken dönemlere bir gerileme hali olabileceğini kaydeden Luş, bu gerileme halinin, tuvaleti kaçırma ve bebeksi konuşma gibi küçük yaşlara doğru yönelme eğilimleri olduğunu ifade etti.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, deprem sonrasında çocuk ve ergenlerin tepkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Çocuk ve gençlerde travmalar oluşabilir</strong></p>
<p>Deprem ve doğal afetler gibi aniden gelişen olaylar nedeniyle çocuk ve ergenlerin alışık oldukları düzenlerinin değişebildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, “Çocuk ve ergenlerin günlük yaşantılarının ve düzenlerinin bozulmasıyla beraber travmalar gözlemlenebilmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Güven duyguları sarsılabilir</strong></p>
<p>Yaşanan olay nedeniyle çocukların güven duygularının sarsıldığını kaydeden Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, “Çocuklar güvenleri sarsıldığı için hem geleceğe yönelik bir korku içerisinde olurlar hem de yeterlilik duyguları azalır, bunlara derin bir üzüntü ve kayıp duygusu da eşlik eder.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Tuvaleti kaçırma ve bebeksi konuşma gibi davranışlar ortaya çıkabilir</strong></p>
<p>Çocuk ve gençlerde bu kayıp hissinden dolayı çeşitli tepkiler gözlemlenebileceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, “Çocuklarda yaş grubuna göre ve ergenlerde, erken dönemde bu tip tepkilerin ortaya çıkacağını bilmek önemlidir. Özellikle küçük yaştaki çocuklarda regresyon denilen, daha erken dönemlere bir gerileme hali olabilir. Bu gerileme hali, tuvaleti kaçırma, bebeksi konuşma gibi küçük yaşlara doğru yönelme eğilimleri; büyük çocuklarda kafası karışıkmış gibi görünme, öfke davranışları, dona kalma ve içe kapanma tarzı davranışlardır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Arkadaşlarıyla bir arada olmak iyi gelecektir</strong></p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, bu davranışların ilk dönemlerde gözlemlenmesinin çok normal olduğunu ve bir hastalık belirtisi olmadığını belirterek “Okul gibi çocukların birlikte vakit geçirdikleri alanların tekrar açılması, bu süreçte onların psikolojik durumları için çok olumlu etkiler oluşturacağı düşünülmektedir.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-ortaya-cikacak-tuvalet-kacirma-ve-bebeksi-konusmaya-dikkat-353572">Çocuklarda ortaya çıkacak tuvalet kaçırma ve bebeksi konuşmaya dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
