<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>trendi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/trendi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/trendi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Jan 2026 16:28:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>trendi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/trendi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Akıllı telefonlarda çok modlu yapay zekâ arkadaşı trendi büyüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akilli-telefonlarda-cok-modlu-yapay-zeka-arkadasi-trendi-buyuyor-608128</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 16:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşı]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil Yapay Zekâ]]></category>
		<category><![CDATA[modlu]]></category>
		<category><![CDATA[özellikler]]></category>
		<category><![CDATA[telefonlarda]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608128</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akıllı cep telefonlarıyla birlikte günlük hayatın vazgeçilmezi olmaya başlayan mobil yapay zekâ, kullanıcı trendlerinde de büyük bir kırılmaya işaret ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akilli-telefonlarda-cok-modlu-yapay-zeka-arkadasi-trendi-buyuyor-608128">Akıllı telefonlarda çok modlu yapay zekâ arkadaşı trendi büyüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı cep telefonlarıyla birlikte günlük hayatın vazgeçilmezi olmaya başlayan mobil yapay zekâ, kullanıcı trendlerinde de büyük bir kırılmaya işaret ediyor. Küresel araştırmalar ve önümüzdeki döneme damgasını vurması beklenen trend raporları, mobil yapay zekânın artık sadece &#8220;fotoğraf düzenlemek&#8221; için değil; proaktif ve kişiselleştirilmiş bir asistan olarak hayatın tam merkezinde yer aldığını gösteriyor. Samsung’un dünyanın ilk yapay zekâ destekli telefonu olan Galaxy S24 serisinin 2024’te piyasaya çıkışı, akıllı telefonların tarihinde donanımdan yapay zekâ inovasyonuna geçişi simgeliyor. O zamandan bu yana Samsung, çok modlu yapay zekâyı güçlendirerek ve giyilebilir cihazlardan tabletlere, bilgisayarlara ve daha fazlasına taşıyarak mobil yapay zekâ ekosistemini büyütmeye devam ediyor. Samsung’un Symmetry Research iş birliğiyle gerçekleştirdiği ve sürekli yenilediği küresel araştırmanın sonuçları, “yapay zekâ olmadan asla” diyenlerin tüm dünyada hızla arttığını gösteriyor.</p>
<p><strong>Kullanıcıların yarısı ‘yapay zekâ olmazsa günlük rutinlerim aksar’ diyor</strong></p>
<p>Araştırmanın en dikkat çekici verisi, yapay zekânın artık vazgeçilmez kişisel bir asistan hatta arkadaş haline gelmesi. Katılımcıların neredeyse yarısı (yüzde 47), yapay zekâ destekli özellikler olmadan günlük rutinlerinin aksayacağını belirtiyor. Sesli komut ve sohbet özelliği ise mobil yapay zekâ özellikleri arasında ön sıralara yerleşiyor. Kullanıcıların yüzde 45&#8217;i, artık sesli komutları en az klavye ile yazmak kadar sık kullandığını ifade ediyor. Mobil yapay zekânın doğal dil işleme yeteneğindeki geliştirmeler ve bu sayede sunduğu akıcılık, kullanıcıların hayatına kolaylık katmaya devam ediyor. </p>
<p><strong>Farkında olmadan yapay zekâ özellikleri kullananlar çoğunlukta</strong></p>
<p>Araştırma, kullanıcıların akıllı telefonlarında yaptıkları çoğu şeyin arkasında yapay zekâ olduğunu fark etmediklerini de ortaya koyuyor. Kullanıcıların yaklaşık %80&#8217;i Galaxy AI özelliklerini en az bir kez denemiş olsa da birçok kullanıcı arka planda çalışan (hava durumu tahminleri, otomatik ayarlanan ekran parlaklığı vb.) özelliklerin yapay zekaya özgü olduğunu fark etmiyor. Yeni nesil cihazlarla birlikte yapay zekâ kullanım oranlarında da büyük bir artış trendi görülüyor. Örneğin Samsung’un 2025 yılı başında dünyaya tanıttığı Galaxy S25 kullanıcılarının %70&#8217;inden fazlası yapay zekâ araçlarını aktif olarak kullanıyor. Google Gemini entegrasyonu ise yapay zekâ kullanım oranını 3 kat artırmış durumda. Galaxy AI dünyasında en çok kullanılan ve favori olarak nitelendirilen yapay zekâ aracı ise %54 oranıyla, ekranda herhangi bir şeyi daire içine alarak aramayı sağlayan &#8220;Circle to Search&#8221; özelliği olarak öne çıkıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akilli-telefonlarda-cok-modlu-yapay-zeka-arkadasi-trendi-buyuyor-608128">Akıllı telefonlarda çok modlu yapay zekâ arkadaşı trendi büyüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Visa, 2026’da ödemeleri şekillendirecek beş büyük trendi açıkladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/visa-2026da-odemeleri-sekillendirecek-bes-buyuk-trendi-acikladi-604205</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 15:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[ödemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[şekillendirecek]]></category>
		<category><![CDATA[Stablecoin]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[visa]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604205</guid>

					<description><![CDATA[<p>Visa 2026 yılına damga vuracak ödeme trendlerini paylaştı. Agentic ticaretin ana akıma taşınmasından stablecoin’lerin küresel ödeme altyapısında hız kazanmasına, dijital kimlik güvenliğinden nakit ödemelerin azalmasına kadar birçok başlık öne çıkıyor. Visa’ya göre 2026, ödeme teknolojilerinde bugüne kadar görülmemiş bir dönüşümün yılı olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/visa-2026da-odemeleri-sekillendirecek-bes-buyuk-trendi-acikladi-604205">Visa, 2026’da ödemeleri şekillendirecek beş büyük trendi açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Visa, 2025’i ödemeler dünyası için dönüştürücü bir yıl olarak tanımladıktan sonra, asıl kırılmanın 2026’da yaşanacağını açıkladı. Yapay zekâ, üretken yapay zekâ, kuantum bilişim, blokzinciri, küresel ölçekte yaygınlaşan mobil donanım ve neredeyse sınırsız veri kapasitesi, büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan ödeme sektörü ise yeni teknolojileri küresel ölçekte inovasyona dönüştürerek öncü bir rol üstleniyor.</p>
<p>Agentic (agent-based) ticaretin günlük hayatın doğal bir parçası hâline gelmesi, dijital kimlik güvenliğinin yapay zekâ çağında yeniden tanımlanması, stablecoin’lerin küresel ölçekte ivme kazanması, üye olmadan kart bilgisi girilerek yapılan ödemelerin (manual guest checkout) yavaş yavaş ortadan kalkması ve nakdin rolünün dönüşmesi bu başlıkların öne çıkanları arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin</strong>, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ödeme ekosistemi, yapay zekâdan blokzincirine uzanan teknolojilerle çok hızlı bir değişimden geçiyor. Visa olarak bu değişimin merkezinde yer alıyor, güvenli ve sorunsuz ödeme deneyimlerini daha geniş ölçekte erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. 2026 yılında da önceliğimiz; agentic ticaret, stablecoin çözümleri, dijital kimlik güvenliği ve temassız ödemeler gibi alanlarda, hem kullanıcılar hem de ekosistem için sürdürülebilir ve güven veren bir yapı oluşturmak. Attığımız her adımda, dijital ödemelerin günlük hayatın hızlı, güvenli ve doğal bir parçası hâline gelmesini destekliyoruz.”</p>
<p><strong>Agentic ticaret ana akıma taşınıyor</strong></p>
<p>Yüz yüze ticaretten e-ticarete, mobil ticaretten yapay zekâ tabanlı ticarete uzanan yolculukta yeni bir döneme giriliyor. 2026 itibarıyla, agentic yapay zeka destekli alışveriş deneyimleri tüketiciler için yaygın bir gerçeklik hâline gelirken, bu gelişimi doğal olarak yapay zekâ destekli asistanlar tarafından (agent) yürütülen ticaret modeli izleyecek. Bu modelde yapay zekâ asistanları, tüketici ve işletmeler adına işlem gerçekleştirebiliyor.</p>
<p>Kullanıcılar, yapay zekâ asistanlarına yalnızca ödeme yetkisi vermekle kalmıyor; tercihlerini, bütçe sınırlarını ve hangi kategorilerde alışveriş yapılabileceğini de tanımlayabiliyor. Örneğin seyahat veya restoran harcamalarına izin verirken, sağlık gibi alanları kapsam dışı bırakmak ya da belirli bir tutarın üzerindeki ödemeleri engellemek mümkün oluyor. Böylece yapay zekâ, kullanıcı adına karar veren ancak kontrolü tamamen kullanıcıda kalan kişisel bir alışveriş asistanına dönüşüyor.</p>
<p>Markaların agentic alışveriş deneyimlerine yaptığı yatırımlar arttıkça, 2026 yılında yapay zekâ asistanlarının ticaretteki rolü hızla artıyor. Visa, bu dönüşümün gerçekleşmesi için ekosistem iş birlikleriyle gerekli altyapı ve araçları sunuyor.</p>
<p><strong>Dijital kimlik güvenliği, yapay zekâ çağında yeni bir mücadeleye dönüşüyor</strong></p>
<p>Yapay zekânın sunduğu fırsatlarla birlikte riskler de büyüyor. Dolandırıcılar; yapay zekâ destekli deepfake’ler, ajan tabanlı dolandırıcılıklar ve sentetik kimlikler aracılığıyla artık tekil işlemler yerine doğrudan bireylerin kimliğini hedef alıyor. Kimliğin ele geçirilmesiyle birlikte, o kimlik üzerinden yapılan tüm işlemler risk altına giriyor.</p>
<p>Visa’ya göre 2026’da, yapay zekâ destekli kimlik saldırıları hem hacmen hem de karmaşıklık açısından önemli ölçüde artış gösterecek. Bu durum, bankaların, fintech’lerin, işletmelerin ve kamu kurumlarının tek başına kazanamayacağı yeni bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. Bu nedenle sektör genelinde bu risklerle mücadele etmek üzere ortak yetkinliklerin ve teknolojilerin geliştirilmesi için iş birlikleri gerçekleşecek. Visa ise bu mücadelenin merkezinde yer almaya devam edecek.</p>
<p><strong>Stablecoin’ler hız kazanıyor</strong></p>
<p>Fiat para birimleriyle desteklenen stablecoin’ler, spekülatif bir varlıktan güvenilir bir küresel ödeme altyapısına dönüşüyor. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda ve sınır ötesi ödemelerde büyük bir potansiyel sunan stablecoin’ler için, ABD’de kabul edilen GENIUS Act ve benzeri düzenlemelerle birlikte 2026 yılı kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Stablecoin pazarının 2030 yılına kadar 4 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.</p>
<p>Visa, 2026’da stablecoin kullanımının hızla artacağını öngörüyor. Özellikle yerel para birimi oynaklığı yüksek olan pazarlarda değer saklama aracı olarak, B2B ödemelerden bireysel havalelere uzanan sınır ötesi para transferlerinde ve Visa altyapısı sayesinde kripto ile geleneksel finans dünyası arasındaki geçişlerde bu artış önce çıkacak. Bugün Visa, 40’tan fazla ülkede 130’dan fazla stablecoin bağlantılı kart programını destekliyor ve stablecoin’lerle Visa ağı üzerinde dolar ve euro cinsinden mutabakat sağlanabiliyor.</p>
<p>Visa altyapısı sayesinde stablecoin varlıkları, Visa kartlarıyla entegre edilerek günlük harcamalarda da kullanılabiliyor. Bu yapı, kullanıcıların stablecoin veya kripto varlıklarını arka planda kullanarak, fiziksel mağazalarda ya da e-ticarette kahve gibi gündelik harcamalarını dahi sorunsuz şekilde gerçekleştirebilmesine imkân tanıyor.</p>
<p>Visa, dijital ödemelerdeki küresel uzmanlığını yeni bir danışmanlık servisiyle de genişletiyor. Visa Danışmanlık ve Analitik (VCA) tarafından sunulan Stablecoin Danışmanlık Servisi, bankalar, fintech’ler ve işletmeler için stablecoin alanında pazar uyumu, strateji geliştirme ve uygulama süreçlerine rehberlik ediyor. Servis; Avrupa’da hızla büyüyen stablecoin ekosistemi ve gelişen regülasyonlar doğrultusunda, kurumların bu alandaki fırsatları güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirmesine destek olmayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>Kart bilgilerini girerek ödeme tarihe karışıyor</strong></p>
<p>Kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu girilen çok adımlı ödeme süreçleri hızla geride kalıyor. Dijital cüzdanlar ve e-ticaret platformları üzerinden tek tıkla ödeme deneyimi yaygınlaşırken, bu dönüşüm daha hızlı işlemler, daha az terk edilen sepet ve daha düşük dolandırıcılık oranları sağlıyor.</p>
<p>Visa verilerine göre, kart bilgilerini girerek yapılan ödemelerin oranı 2019’da işlemlerin neredeyse yarısını oluştururken, 2025’te bu oran yüzde 16’ya geriledi. Visa’nın en büyük e-ticaret satıcılarında ise bu oran tek haneli seviyelere indi. 16 milyar Visa token’ının devrede olduğu bu dönüşümle birlikte, birçok pazarda kart bilgisi girerek ödeme deneyiminin tamamen ortadan kalkması bekleniyor.</p>
<p><strong>Nakit bitmiyor, dönüşüyor</strong></p>
<p>Visa’ya göre nakit kullanımı, 2026’da da devam edecek. Dünya genelinde hâlihazırda dolaşımda yaklaşık 11 trilyon dolar tutarında nakit bulunuyor. Ancak küresel ölçekte nakdin payı düşse de, 2026 yılı dünya tarihinde ilk kez tüketici ödemelerinin yarısından fazlasının kartla gerçekleştirildiği yıl olacak.</p>
<p>Visa’ya göre 2026’da ayrıca B2B para hareketlerinde yeni dijitalleşme adımları, dijital cüzdanlarda yenilikçi uygulamalar, mobil cihazlar üzerinden ödeme kabul eden milyonlarca yeni mikro‑işletmenin ekosisteme katılması, yüksek gelir grubuna yönelik yeni değer önerilerinin yaygınlaşması ve yeni dijital ödeme yöntemlerinin çoğalması öne çıkacak.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/visa-2026da-odemeleri-sekillendirecek-bes-buyuk-trendi-acikladi-604205">Visa, 2026’da ödemeleri şekillendirecek beş büyük trendi açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mastercard&#8217;dan 2026 İçin 6 Ödeme Trendi: Para akışı artık daha güvenli, akıllı ve kişisel</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mastercarddan-2026-icin-6-odeme-trendi-para-akisi-artik-daha-guvenli-akilli-ve-kisisel-598379</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 08:06:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hale]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[mastercard]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598379</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mastercard, 2026 yılında bireylerin ve işletmelerin ödeme şekillerini belirleyecek altı önemli eğilimi açıkladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercarddan-2026-icin-6-odeme-trendi-para-akisi-artik-daha-guvenli-akilli-ve-kisisel-598379">Mastercard&#8217;dan 2026 İçin 6 Ödeme Trendi: Para akışı artık daha güvenli, akıllı ve kişisel</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mastercard, 2026 yılında bireylerin ve işletmelerin ödeme şekillerini belirleyecek altı önemli eğilimi açıkladı.<strong> </strong>Nakit, çek veya kredi kartı seçenekleriyle ödeme noktalarındaki çeşitlilik, onlarca yıldır alışılagelmiş bir durum. Ancak yapay zekâdaki ilerlemelerden kripto paraların büyümesine kadar birçok trendin yakınsaması, seçenekleri daha da ileriye taşıyor ve çok daha hızlı bir şekilde genişletiyor. Bu durum sadece yeni ödeme yolları yaratmakla kalmıyor; paranın nasıl hareket ettiğini, güvenin nasıl inşa edildiğini ve değerin nasıl yaratıldığını da yeniden şekillendiriyor.</p>
<p>Mastercard’ın global içgörülerine göre; eğer 2026 için bir ana trend belirlenecekse, bu; ödemelerin daha kişiselleştirilmiş, öngörülebilir ve geleneksel ile yeni ödeme platformları arasında sorunsuz bir şekilde birlikte çalışabilir hale gelmesi olacak. Ayrıca altyapıyı inşa etmek, standartları belirlemek ve bu yeni deneyimleri destekleyecek iş birliklerini kurmak gibi çoğu zaman görünür olmayan ama kritik çalışmaların meyve vermesi de bu dönemin önemli bir parçası. İşte 2026’ya yön verecek altı ödeme trendi:</p>
<p><strong>1. Otonom ticaretin güvenli hale getirilmesi</strong> </p>
<p>2025 yılında üretken yapay zekâ, yalnızca bir öneri motoru olmadığını kanıtladı; tüketiciler ve işletmeler adına işlemleri yönetebilen yapay zekâ destekli ‘ajanlar’ vaadini ortaya koydu. Otonom (ajan tabanlı) ticaret 2026’da genişleyecek, ancak daha da önemlisi, bu alana yönelik güvenlik önlemleri de artacak. Bu, işletmelerin otonom ticareti işlem akışlarına entegre etmesini daha kolay ve güvenli hale getirecek. Endüstri, bir ajanın güvenilirliğini nasıl doğrulayacağımıza, kimlik doğrulamayı nasıl güçlendireceğimize, dolandırıcılığın nasıl azaltılacağına ve bir yapay zekâ işlemi ters gittiğinde niyetin nasıl anlaşılacağına odaklanmış durumda. İşletmeleri otomatikleştirmek mümkün, ancak güveni otomatikleştiremezsiniz.</p>
<p><strong>2. Kriptonun itibari para temelli ticarete bağlanması</strong></p>
<p>Kripto varlıkların inişli çıkışlı yolculuğu 21. yüzyılın en dikkat çekici finans hikâyesi olabilir, ancak kripto varlık birimlerinin yatırım aracı olmanın ötesine geçerek ana akımlaşması zor oldu. Son bir buçuk yıl, ABD ve Avrupa’da “stablecoin”ler (devlet para birimlerine endeksli kripto paralar) üzerinde düzenleyici netlik sağlayarak finans sektörünün ticarileşme için ihtiyaç duyduğu güven ortamını sağladı. Gelecek yıl, ekosistem oyuncuları arasında daha büyük iş birlikleri bekleniyor. Bu iş birlikleri; stablecoin cüzdanlarına ödeme yapmaktan, zincir üzerinde stablecoin ve bitcoin alımlarını kolaylaştırmaya ve sınırlar ile para birimleri arasında mutabakatı kolaylaştırmaya kadar, insanların stablecoin’lerle ödeme yapmasını ve para transferini daha kolay ve güvenli hale getirecek.</p>
<p><strong>3. Dijital kimliğe ağırlık verilmesi</strong> </p>
<p>Yakın tarihli bir Mastercard araştırması, küresel tüketicilerin %80’inin son bir yılda bir dolandırıcılık girişiminin hedefi olduğunu ortaya koydu. Dijital ekosistem genişledikçe, işletmelerin ve tüketicilerin kime güvenebileceklerini bilmeleri her zamankinden daha hayati hale geliyor. Hem kendi kimliğinizi hem de karşı tarafın kimliğini doğrulamayı sağlayan kimlik doğrulama araçları, dijital ekosistemin büyümesi için elzem olacak. Finansal, kamu ve diğer hizmetlere erişimi (yaş doğrulama dâhil) kolaylaştıran dijital kimlik cüzdanlarını ve kripto işlemleri için doğrulanmış takma adlar oluşturma yeteneğinin hızlandığını göreceğiz. Bu, dolandırıcılıkta sıklıkla rol oynayan karmaşık adreslere olan ihtiyacı ortadan kaldıracak. Dijital kimlik hizmetlerinin gelişmekte olan pazarlara yayılması, dijital ekonomiye katılımı bile hızlandırabilir. Amaç, ödeme yapmak kadar doğal ve güvenli hissettiren bir dijital kimlik deneyimi.</p>
<p><strong>4. Döngüsel çağ için tüketimin yeniden tanımlanması</strong> </p>
<p>Mastercard araştırmaları, Z kuşağının öncülük ettiği ve giderek büyüyen bir tüketici dalgasının; kaynak kullanımını maksimize etmeye öncelik veren, yeniden kullanım, yeniden satış ve onarım üzerine kurulu döngüsel ekonomi modelini benimsediğini gösteriyor. Bu durum, işlemlerin daha sürdürülebilir seçimleri mümkün kıldığı ve teşvik ettiği “yenileyici ödeme döngüleri” (regenerative payment loops) fırsatını yaratıyor. Bu genellikle yeniden dolum modelleri, geri alım programları ve kahve fincanları gibi yeniden kullanılabilir ürünler için depozito ve iadeler gibi mikro işlemler ve güvenli, kolay eşler arası (P2P) ödemeler yoluyla gerçekleşiyor. Tüketici için bu, bir fincanı iade etmeyi tek kullanımlık ürün kadar basit hale getiren verimli bir döngü. Perakendeciler için de daha düşük ambalaj maliyetlerinden artan müşteri sadakatine kadar çeşitli avantajlar sunuyor.</p>
<p><strong>5. Ödemelerin, avantajların ve riskin kişiselleştirilmesi</strong> </p>
<p>Ödemeler ve bankacılık, tüketicinin kendisine uyum sağlıyor; tersi değil. 2026&#8217;da, kendi harcama davranışlarımıza ve finansal hedeflerimize göre özelleştirilebilen dinamik araçların ve platformların yükselişini göreceğiz. Bu, büyük satın almalar için kredi kartı, günlük harcamalar için banka kartı kullanımı gibi nasıl ödeme yapmak istediğimize dair kurallar belirlememizi sağlayan ödeme araçlarını içerecek: Kontrol ve kolaylık bir arada. Yalnızca 2024’te yaklaşık 160 milyara ulaşan işlem hacmi de dahil olmak üzere milyarlarca işlemden elde ettiği içgörüleri kullanan Mastercard, kişiselleştirilmiş içerikler ve tam zamanında çok daha özel teklifler sunuyor. Borç verenlerin, bireysel kredi başvurularının kredi değerliliğini daha iyi değerlendirmek için gelişmiş analitiklere ve izinli açık finans verilerine erişmesiyle, küçük işletmeler ve kredi geçmişi sınırlı olanlar da fayda sağlayabilir.</p>
<p><strong>6. Anlık ekonominin herkes için, her yerde etkinleştirilmesi</strong> </p>
<p>Mağaza içi ödemeler biyometrik çözümlerle (örneğin gülümseyerek) daha da sorunsuz hale gelebilirken, kart numaralarının ve sabit şifrelerin manuel girişini ortadan kaldıran tokenizasyonun küresel çapta hızlanması sayesinde, çevrimiçi tek tıkla ödemenin 2030 yılına kadar yaygın bir gerçeklik haline gelmesi bekleniyor. İşletmeler tarafında ise gerçek zamanlı ödemeler gerçeğe dönüşüyor; gerçek zamanlı takas yapabilen ve ödemeleri aynı gün içinde sonuçlandırabilen yeni işlem teknolojisi Mastercard Transaction Stream’in yaygınlaşmasıyla, işletmeler için sermaye serbest kalıyor. Küresel sınır ötesi ödemelerin 2027 yılına kadar 250 trilyon doları aşması beklenirken, bu alanda daha fazla inovasyon ve yatırım bekleniyor. Sevdiklerinize para göndermeyi kolaylaştıran takma ad tabanlı (alias tabanlı) havalelerden, küçük işletmelerin küresel pazara ulaşmasını sağlayacak hızlı, güvenli ve şeffaf sınır ötesi yeteneklerin genişlemesine kadar birçok gelişme öngörülüyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercarddan-2026-icin-6-odeme-trendi-para-akisi-artik-daha-guvenli-akilli-ve-kisisel-598379">Mastercard&#8217;dan 2026 İçin 6 Ödeme Trendi: Para akışı artık daha güvenli, akıllı ve kişisel</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı yaşamın yeni trendi, fermente besinler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-yasamin-yeni-trendi-fermente-besinler-591505</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 11:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besinler]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[fermente]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591505</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, fermente besinlerin sağlık üzerindeki faydaları ve tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yasamin-yeni-trendi-fermente-besinler-591505">Sağlıklı yaşamın yeni trendi, fermente besinler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, fermente besinlerin sağlık üzerindeki faydaları ve tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Fermente besinler artık sağlık için tercih ediliyor… </strong></p>
<p>Son yıllarda kronik ve salgın hastalıkların artması ile birlikte bir besinin doyurucu olmasının yanı sıra sağlığa faydalı etkisinin olmasının da önem kazandığına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu noktada geleneksel besinlere, fermente yiyeceklere yönelim devreye girdi.” dedi.</p>
<p>Tarihsel süreçte fermente besinlerin kullanım amacının besinleri daha uzun süre saklayabilmek olduğunu hatırlatan Yiğit, “Günümüzde ise çoğunlukla sağlık üzerindeki olumlu etkileri sebebiyle tercih ediliyor. Fermente yiyecekler; yararlı mikroorganizmalar sayesinde, besinlerin fermantasyonu sonucunda, çeşitli enzimatik değişimlerin ve sağlığa yararlı son ürünlerin meydana geldiği fonksiyonel besinlerdir. Yoğurt, kefir, kambucha, tarhana, boza, sofralık zeytin, şalgam suyu ve adlarını daha az duyduğumuz Kore turşusu olarak bilinen kimchi, sofu (<em>fermente soya peyniri</em>) fermente besinler arasındadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Fermente ürünler, anti-diyabetik ve antihipertansif etki gösterebilir!</strong></p>
<p>Yapılan bazı araştırmalara değinen Hülya Yiğit, “Araştırmalarda, fermente besinlerde bulunan bazı probiyotik mikroorganizmaların yeterli miktarda tüketildiklerinde, ürettikleri çeşitli metabolitler sayesinde psikolojik rahatsızlıklar üzerinde olumlu etkiler gösterdiği tespit edildi.” dedi.</p>
<p>Fermente ürünlerin içerdiği biyoaktif moleküller sayesinde vücutta anti-diyabetik, antihipertansif (<em>yüksek tansiyonu düşürücü veya kontrol altında tutucu</em>) etkileri de olduğunu aktaran Yiğit, kefir gibi fermente süt ürünlerinin, laktoz sindirimini arttırıcı etkisi ile laktoz intoleransı olan bireylerde olumlu etkilerinin olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>Kronik ve salgın hastalıkların arttığı bu yüzyılda fermente besinlere ihtiyacımız var!</strong></p>
<p>Fermente bazı yiyeceklerin tuz içerikleri yüksek olabildiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu nedenle tüketim miktarı ve sıklığına dikkat etmek oldukça önemli.” dedi.</p>
<p>Özellikle hazır turşular alınırken tuz içeriklerinin mutlaka incelenmesini öneren Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Turşu, çok yararlı fermente bir besin olsa da her gün yüksek porsiyonlarda tüketmek tansiyon dengesizliklerine, mide sorunlarına sebep olabilir. Fermente besinler eğer evde yapılacaksa ortam sıcaklığına, saklama süresine ve saklama kaplarına dikkat edilmeli. Özellikle plastik içermeyen kaplar, mümkünse cam olanlar tercih edilmeli. Eğer satın alınacaksa etiketler mutlaka okunmalı. </p>
<p>Kronik ve salgın hastalıkların arttığı bu yüzyılda; psikolojik sağlamlık, güçlü bir bağışıklık sistemi ve kronik hastalıklardan korunmak için fermente besinlere ihtiyacımız her zamankinden daha fazla olacak gibi görünüyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yasamin-yeni-trendi-fermente-besinler-591505">Sağlıklı yaşamın yeni trendi, fermente besinler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kulak içi kulaklık trendi büyüyor: Talep bir yılda 8 kat arttı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kulak-ici-kulaklik-trendi-buyuyor-talep-bir-yilda-8-kat-artti-538160</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 May 2025 07:24:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyor]]></category>
		<category><![CDATA[içi]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[kulaklık]]></category>
		<category><![CDATA[talep]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=538160</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir süre öncesine kadar daha çok spor yaparken kullanılan kulaklık artık günlük hayatın olmazsa olmaz eşlikçisi haline geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulak-ici-kulaklik-trendi-buyuyor-talep-bir-yilda-8-kat-artti-538160">Kulak içi kulaklık trendi büyüyor: Talep bir yılda 8 kat arttı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir süre öncesine kadar daha çok spor yaparken kullanılan kulaklık artık günlük hayatın olmazsa olmaz eşlikçisi haline geldi. Müziğin her yerde keyfini çıkarmak isteyenlerin yanı sıra sesli içerik dinleme eğiliminin de artmasıyla birlikte özellikle yüksek kalitede ses deneyimi sunan kulaklıklara talep arttı. Podcast, sesli kitap gibi dinlenebilen yayın platformlarının da hayatımızda daha fazla yer alması kulaklıkları çeşitli aktiviteler için gerekli aksesuarlar haline getirdi. Dünyanın önde gelen markalarının son teknoloji ürünlerini müşterileriyle buluşturan MediaMarkt Türkiye kulaklık trendlerini paylaştı.</p>
<p><strong>Kulaklık tercihinde konfor, hafiflik ve ergonomi ön planda</strong></p>
<p>MediaMarkt Türkiye verilerine göre, son bir yılda kulak içi kulaklık satışları rekor düzeyde 8 kat artış gösterdi. MediaMarkt Türkiye’nin tüketici davranışları analizine göre, kulaklık cep telefonu gibi kullanıcıların kişisel tarzını yansıtan bir aksesuar olarak ilgi görüyor ve kulaklık seçiminde ses deneyimini iyileştiren teknolojik özellikler büyük rol oynuyor. Kulak içi kulaklıklar sağladığı kablosuz olmasının getirdiği konfor, rahatlık ve işlevselliği nedeniyle daha çok tercih edilirken hafiflik ve ergonomi de aranan özellikler arasında yer alıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulak-ici-kulaklik-trendi-buyuyor-talep-bir-yilda-8-kat-artti-538160">Kulak içi kulaklık trendi büyüyor: Talep bir yılda 8 kat arttı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gözler Yarında: 2024 ve Sonrasını Şekillendirecek 5 Öncü Teknoloji Trendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gozler-yarinda-2024-ve-sonrasini-sekillendirecek-5-oncu-teknoloji-trendi-430680</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Dec 2023 11:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gözler]]></category>
		<category><![CDATA[öncü]]></category>
		<category><![CDATA[şekillendirecek]]></category>
		<category><![CDATA[sonrasını]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[yarında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yılda, yapay zekânın günlük iş operasyonlarına entegre edilmesinden siber güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesine kadar, teknolojinin verimlilik, esneklik ve dayanıklılığı ön plandaydı. 2023 yılında GenAI, siber güvenlik, veri ve çoklu bulut gibi terimler günlük konuşmalarımıza sıklıkla yer tutarak daha da dinamik bir 2024 için zemin hazırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gozler-yarinda-2024-ve-sonrasini-sekillendirecek-5-oncu-teknoloji-trendi-430680">Gözler Yarında: 2024 ve Sonrasını Şekillendirecek 5 Öncü Teknoloji Trendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yılda, yapay zekânın günlük iş operasyonlarına entegre edilmesinden siber güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesine kadar, teknolojinin verimlilik, esneklik ve dayanıklılığı ön plandaydı. 2023 yılında GenAI, siber güvenlik, veri ve çoklu bulut gibi terimler günlük konuşmalarımıza sıklıkla yer tutarak daha da dinamik bir 2024 için zemin hazırladı. Dell Technologies Orta Doğu Avrupa, Orta Doğu, Türkiye, Afrika (CEEMETA) Kıdemli Başkan Yardımcısı Mohammed Amin, yeni bir yıla girerken kuruluşların çalışma, iş birliği yapma ve müşterilerine değer sunma biçimlerini değiştirmeyi vaat eden en önemli beş teknoloji trendini açıkladı:</p>
<p><strong>1. GenAI teorik bir kavramdan somut ve kolay erişilebilir bir gerçekliğe dönüşecek</strong></p>
<p>Geçtiğimiz 18 ay içinde GenAI, dünyamızı yeniden şekillendirecek yenilikçi fikirleri ateşlemiş olsa da büyük ölçekli GenAI girişimlerinin fiilî uygulaması sınırlı kaldı. </p>
<p>2024 yılında GenAI kurumsal projelerinin ilk dalgasının olgunlaşması ve teknolojinin daha önce tam olarak anlaşılmamış kritik yönlerinin ortaya çıkması bekleniyor. İleride GenAI sonuçları daha erişilebilir hâle gelecek, çeşitli kuruluşlar ve sektörler arasında daha fazla benimsenecek ve ölçeklenebilir olacak. Karar vericiler, geniş çaplı deneylerden gerçek dönüştürücü potansiyele sahip GenAI projelerini içeren daha odaklı bir stratejiye geçecekler. McKinsey, GenAI&#8217;nin küresel ekonomiye yılda 2,6 ila 4,4 trilyon dolar arasında katkıda bulunma potansiyeline sahip olduğunu tahmin ediyor. Kuantum bilişim, GenAI&#8217;nin olağanüstü yoğun bilgi işlem taleplerini karşılamada da önemli bir rol oynayacak ve yapay zekâ görevlerinin kuantum işlem birimleri de dâhil olmak üzere çeşitli bilgi işlem mimarilerine dağıtıldığı yeni bir çağın başlamasına yardımcı olacak.</p>
<p><strong>2.</strong> <strong>Sıfır Güven ilk sıraya yerleşecek</strong></p>
<p>Yapay zekâ daha erişilebilir hâle geldikçe ve veri işleme uç noktalara kaydıkça, genişleyen tehdit yüzeyi her büyüklükteki işletme için gerçek bir Sıfır Güven mimarisine olan ihtiyacı artıracak. Önümüzdeki yıl Sıfır Güven, moda sözcük olmaktan çıkarak standartları olan gerçek bir teknolojiye dönüşecek. Kuruluşlar, Sıfır Güven felsefesini kurum kültürlerine yerleştirecek ve operasyonları genelinde sağlam bir siber dayanıklılık duruşunu sürdürmek için yoğun çaba sarf edecekler. Bölge genelinde Sıfır Güven, tanımlanmış parametrelere ve sertifikalara sahip olacak şekilde olgunlaşacak ve kuruluşların yöneldiği bir norm hâline gelecek.</p>
<p><strong>3. Uç bilişim stratejik bir iş ortağı olacak</strong></p>
<p>Uç bilişim hızla büyümeye devam ederek artık teknolojik bir unsur olmaktan çıkıp daha hızlı işlem süreleri, daha düşük gecikme süresi ve gelişmiş verimlilik sağlayan stratejik bir müttefik olacak. Kuruluşlar verilerden değer elde ettikçe ve yeni dönüştürücü fırsatların kapılarını araladıkça uç bilişim, birçok sektörde yeni kullanım senaryoları ve yeteneklerin oluşturulmasında çok önemli bir rol üstlenecek. Örneğin, uç bilişimin benzersiz gelişimi 6G teknolojisinin habercisi olacak. 2030&#8217;a kadar yaygınlaşması beklenen Edge ve 6G arasındaki sinerji, geleceğin teknolojilerinin zorlu gereksinimlerini destekleyecek.</p>
<p><strong>4. Bilgisayarlar daha sezgisel olacak</strong></p>
<p>Bilgisayarlar gelişmeye, daha sofistike ve güçlü hâle gelmeye devam edecek. Yapay zekâ, insanlar ve bilgisayarlar arasında iki yönlü bir deneyim için metin tabanlı olmayan istemler gibi birçok özelliği hayata geçirecek. Kullanıcıların sesler, jestler ve görsel komutlarla birlikte yaratmalarına olanak tanıyarak ilgi çekici ve iş birliğine dayalı bir deneyim sunacak ve dijital asistanların vaatlerini yerine getirecek. Geleceğin bilgisayarları, çok daha zengin bir deneyim için ruh hâlimizi, yüz ifadelerimizi, ses tonumuzu ve hatta yazı yazma şeklimizi yorumlamak üzere gelişmiş ses tanıma, doğal dil işleme ve akıllı otomasyon gibi yapay zekâ odaklı özelliklerle donatılacak.</p>
<p><strong>5. Gelecekteki yenilikler amaç odaklı ve sürdürülebilir olacak </strong></p>
<p>Teknolojideki yeni gelişmelere net bir amaç duygusu rehberlik edecek. Gelecekteki yenilikler sürdürülebilirliğe öncelik verecek, çevresel, sosyal ve ekonomik etkiyi ön planda tutacak. Kuruluşlar bir yandan operasyonel verimliliği optimize ederken emisyonları en aza indirmek, çevresel atıkları ve karbon ayak izini azaltmak için Ar-Ge, ürün tasarımı ve tüm ürün yaşam döngüsünü kapsayan iş süreçlerinin her yönünü titizlikle inceleyecekler. CEEMETA bölgesinde bu eğilimi hâlihazırda görüyoruz. Gelecekteki inovasyonlar ileri teknolojiyi sürdürülebilir, amaca yönelik çözümlerle birleştirerek yaşama, çalışma ve birbirimizle etkileşim kurma şeklimizi yeniden şekillendirecek.</p>
<p>Özetle, 2024 yılı, benzersiz fırsatları, teknolojik mükemmelliği ve büyümeyi tetikleme potansiyeline sahip. Bu dijital dönüşümleri benimsemek bize modern, sürdürülebilir bir iş ortamının gelişimini etkileme ve teşvik etme fırsatı sunuyor. Sadece uyum sağlamakla kalmayalım; hikâyeyi şekillendirelim, hızını belirleyelim ve yarının dijital dünyasında başarılı olmak için birbirimizi desteklediğimiz bir gelecek oluşturalım. Bu dönüşümsel yolculuk çoktan başladı ve şimdi vizyoner liderlik zamanı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gozler-yarinda-2024-ve-sonrasini-sekillendirecek-5-oncu-teknoloji-trendi-430680">Gözler Yarında: 2024 ve Sonrasını Şekillendirecek 5 Öncü Teknoloji Trendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüketici bilincinin artması ile sağlıklı cam trendi yükseliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuketici-bilincinin-artmasi-ile-saglikli-cam-trendi-yukseliyor-419102</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2023 07:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artması]]></category>
		<category><![CDATA[bilincinin]]></category>
		<category><![CDATA[cam]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici]]></category>
		<category><![CDATA[yükseliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419102</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda dünya genelinde çevre bilinci ile birlikte sağlıklı, sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir ambalajlara talep artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuketici-bilincinin-artmasi-ile-saglikli-cam-trendi-yukseliyor-419102">Tüketici bilincinin artması ile sağlıklı cam trendi yükseliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><u>Tüketici bilincinin artması ile sağlıklı cam trendi yükseliyor</u></strong></p>
<p><strong>GCA, cam şişe ve kavanoz tasarımları ve projeleri ile farkındalığa destek sağlıyor</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Son yıllarda dünya genelinde çevre bilinci ile birlikte sağlıklı, sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir ambalajlara talep artıyor. Bu noktada özellikle içerisinde kimyasal bulunmaması ve ürünleri taze bir şekilde tutması nitelikleriyle cam, en çok tercih edilen ambalaj olarak öne çıkıyor. Bu yıl içerisinde FEVE tarafından yapılan araştırmaya göre; tüketicilerin %65&#8217;i cam ambalajlı bir ürünün kalitesini daha yüksek ve güvenilir buluyor. Ayrıca Avrupa&#8217;da son üç yıl içerisinde cam ambalaj kullanımında %28&#8217;lik bir artış yaşanırken, Türkiye&#8217;de bu oranın %49 seviyesinde olması dikkat çekiyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Yeni neslin çevresel sorunlara duyarlılığı ve sağlıklı yaşama bilinci ürün satın alırken cam ürünlere yönelmesini sağlıyor. Ancak, Türkiye&#8217;de tüketicilerin cam ambalajlı ürünler hakkında olumlu bir algısı olmasına rağmen, cam ambalajların geri dönüşümü konusunda ciddi bir eksiklik bulunuyor. Bu noktada sürdürülebilirliği ve toplumsal sorumluluğu öncelikli bir görev olarak benimseyen GCA, sadece geri dönüşüm oranlarını artırmak değil, aynı zamanda camın doğal, yenilenebilir ve sürdürülebilir özelliklerini topluma yayma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Geri dönüşüm projeleri ile sürdürülebilirliğe direkt olarak katkıda bulunan GCA, uluslararası iş birliği çerçevesinde FEVE Projeleri kapsamında da, 2050 yılına kadar Avrupa cam ambalaj endüstrisinin tamamen iklim nötr olması hedefini destekliyor.  </p>
<p> </p>
<p><strong>“GCA olarak sürdürülebilirliği esas alan çalışmalar gerçekleştiriyoruz”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Cam ambalajın sağlık açısından önemini vurgulayan<strong> GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, </strong><em>“Dünya genelinde çevre bilincinin artması, tüketicilerin ambalaj seçimlerini etkiliyor. Özellikle 2023&#8217;te, camın sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir nitelikleri sayesinde, ambalaj sektöründe hak ettiği öne çıkışı yaşadığını görmekteyiz. Bu trende paralel bir şekilde, GCA olarak sürdürülebilirliği esas alarak birçok çalışma gerçekleştiriyoruz.  9001 ve BRC/PM standartlarına uygun çalışarak kaliteli ve güvenli üretim yapıyoruz. Üretim tesislerimizde çevreye saygılı bir yaklaşım benimsiyoruz. Ekipman seçimlerimizde de bu yaklaşımı ön planda tutuyoruz. Teknoloji ve malzeme geliştirme çalışmalarında ise, cam ambalajda hafifleme (lightweighting) çözümleri üzerinde yoğunlaşıyoruz. Hem kendi bünyemizde hem de çeşitli üniversitelerle gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge projeleriyle mekanik dayanıklılığı korurken daha hafif cam ambalaj çözümleri üzerinde çalışıyoruz. Bu çalışmalarla birlikte, camın doğal ve sürdürülebilir bir malzeme olarak avantajlarını topluma etkin bir şekilde tanıtmak ve farkındalığı artırmak için Ambalaj Döngüsünü Tamamla (Close The Glass Loop) gibi projelerle toplumda bilinç oluşturma çalışmalarını sürdürüyoruz. Öte yandan ambalajların geri dönüşümünü teşvik etmek için iş ortaklarımızla birlikte yarattığımız EKOMAT Projemizle, içecek ambalajlarını geri kazanırken toplumda geri dönüşüm bilincini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. </em> </p>
<p> </p>
<p><em>1 yıl içinde yaklaşık 2,1 milyon adet içecek ambalajını geri kazandık. Ayrıca bu projemizle Luxe Pack Monaco Fuarı&#8217;nda Jüri Özel Ödülü’nün sahibi olmanın gururunu yaşıyoruz.”</em> dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuketici-bilincinin-artmasi-ile-saglikli-cam-trendi-yukseliyor-419102">Tüketici bilincinin artması ile sağlıklı cam trendi yükseliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Ramazan Ayı ve Bayram&#8217;da Şekersiz Beslenme Trendi Yükseldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-ramazan-ayi-ve-bayramda-sekersiz-beslenme-trendi-yukseldi-368003</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Apr 2023 11:12:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[şekersiz]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[yükseldi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=368003</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepsiburada’nın açıkladığı verilere göre, şekersiz gıdalara ve pişirme grubunda sağlıklı ürünlere ilgi Ramazan ve Bayram döneminde de arttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-ramazan-ayi-ve-bayramda-sekersiz-beslenme-trendi-yukseldi-368003">Bu Ramazan Ayı ve Bayram&#8217;da Şekersiz Beslenme Trendi Yükseldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hepsiburada’nın açıkladığı verilere göre, şekersiz gıdalara ve pişirme grubunda sağlıklı ürünlere ilgi Ramazan ve Bayram döneminde de arttı.</strong></p>
<p>Türkiye’nin Hepsiburada’sı Ramazan Ayı ve Ramazan Bayramı’nda yapılan alışveriş verileri doğrultusunda ortaya çıkan beslenme verilerini açıkladı. Hepsiburada’nın açıkladığı verilere göre, Ramazan ayı boyunca sahurda sıklıkla tüketilen fıstık ezmelerinde bu kez “şekersiz” ve “hurmalı” seçenekler ilgi gördü. Şekersiz fıstık ezmelerinde geçtiğimiz yıla kıyasla %100’ün üzerinde artış görüldü.</p>
<p><strong>Bitkisel sütlere ilgi artıyor</strong></p>
<p>Sindiriminin kolay olması ve besleyiciliği nedeniyle rağbet gören bitki bazlı sütlerde ise siparişler geçen seneye kıyasla 4 kat artmış durumda. Yulaf, soya, badem sütü seçeneklerinin yer aldığı kategori içinde en çok tercih edilense “şekersiz badem sütü” olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Airfryerlar mutfakların vazgeçilmezi haline geldi</strong></p>
<p>Sağlıklı ve pratik tariflerle iftar ve sahur yemeklerini çeşitlendiren airfryer siparişlerinde geçtiğimiz Ramazan ayına göre 10 kat artış görülüyor.</p>
<p><strong>Şekersiz çikolata, glutensiz un</strong></p>
<p>Şekersiz bitter çikolatalar bu Ramazan ve Bayram’da da şekerden uzak durmak isteyenler için çözüm oldu. %100 kakao içeriğiyle sağlıklı birer alternatif olan şekersiz çikolatalara ilgi geçtiğimiz seneye göre 40 kat arttı. Tatlı ve hamur işleri içinse glutensiz un seçenekleri müşterilerin ilgisini çekiyor. Hindistan cevizi unu, nohut unu, karabuğday unu gibi seçenekler glutenden kaçınanların alışveriş sepetlerini dolduruyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-ramazan-ayi-ve-bayramda-sekersiz-beslenme-trendi-yukseldi-368003">Bu Ramazan Ayı ve Bayram&#8217;da Şekersiz Beslenme Trendi Yükseldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2023 Yılında Güvenliğe Yön Verecek 6 Teknoloji Trendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2023-yilinda-guvenlige-yon-verecek-6-teknoloji-trendi-356209</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2023 08:09:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliğe]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[verecek]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356209</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elektronik güvenlik ve iş zekâsı çözümleri alanında 30 yıla yaklaşan tecrübesiyle elektronik güvenlik sektörüne öncülük eden Securitas Technology Türkiye, 2023 yılında güvenlik sahnesine hâkim olacak en önemli 6 teknoloji trendini açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2023-yilinda-guvenlige-yon-verecek-6-teknoloji-trendi-356209">2023 Yılında Güvenliğe Yön Verecek 6 Teknoloji Trendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Elektronik güvenlik ve iş zekâsı çözümleri alanında 30 yıla yaklaşan tecrübesiyle elektronik güvenlik sektörüne öncülük eden Securitas Technology Türkiye, 2023 yılında güvenlik sahnesine hâkim olacak en önemli 6 teknoloji trendini açıkladı.</strong></em></p>
<p>Son birkaç yılda güvenlik, riski azaltmanın ötesine geçen aynı zamanda verimliliğe hizmet eden stratejik bir varlık haline geldi. Kuruluşların dijital dönüşümünde de artık güvenliğin çok daha önemli bir rolü var. Bugün siber güvenlik endişeleri artarken, müşterilerin fiziksel ve elektronik güvenlik alanına ayırdığı bütçeler de artıyor.  </p>
<p>Securitas Technology Türkiye Pazarlama Direktörü Pelin Yelkencioğlu, “Günümüzde pek çok kuruluş, güvenlik yatırımlarını optimize etmeye yöneliyor. Bu noktada hibrit ve bulut tabanlı çözümlerin ağırlığını artırmasını bekliyoruz. Çünkü hibrit bir yaklaşım, kuruluşların maliyet tasarrufu yapmalarını, güvenliği ve verimliliği artırmak için şirket içi yatırımların daha yüksek performansla çalışmasını sağlıyor” dedi. </p>
<p>Güvenlik ihtiyacının hem kurumların hem de bireylerin en önemli önceliği olmaya devam edeceğini belirten Yelkencioğlu, 2023 yılında güvenlik sektörüne yön verecek en önemli teknoloji trendlerini paylaştı. </p>
<p><strong>1- Yapay zekâ kullanımı yaygınlaşacak</strong></p>
<p>Yapay zekâ, bir süredir belirli güvenlik ve iş süreçlerini otomatikleştirmek için sessizce kullanılıyor. Ancak kullanım daha yaygın hale gelecek ve önümüzdeki yıllarda yeni ve heyecan verici kullanım alanlarının ortaya çıktığını göreceğiz. Pelin Yelkencioğlu, “Yapay zekayı daha da ileri götürerek, yapay zeka ve IoT (AIoT) kombinasyonunun, güvenlik sektörünün kapsamını yeniden şekillendirerek 2023 için önemli bir trend olmaya devam edeceğine inanıyoruz. Yalnızca akıllı koruma sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda çok sayıda sektör ve kuruluşta operasyonların verimliliğini artırmaya yardımcı olacak” derken, Securitas Technology’nin de bu alanda katma değer yaratacak teknolojiler geliştirme konusuna odaklanacağını söyledi.</p>
<p><strong>2- Video analitiğinin önemi artacak</strong></p>
<p>Bugün amacına uygun, doğru kurgulanmış bir kamera sistemi ile video analizi son derece etkili bir tespit sistemi olarak kullanabiliyor. Yapay zekâ destekli, akıllı, analiz yeteneğine sahip kameralar, farklı güvenlik sistemleri ile entegre edilerek güvenlik ya da operasyonları iyileştirmek adına farklı faydalar da sunabiliyor. Örneğin; analiz özellikli kamera çözümleri sayesinde, daha önce oluşturulan senaryolar üzerinden potansiyel bir olayı fark etmek ve takibe almak çok daha kolaylaşıyor.</p>
<p><strong>5 &#8211; Daha fazla biyometrik güvenlik sistemi</strong></p>
<p> Biyometrik teknolojiler, önümüzdeki 3-4 yıl içinde çok daha hızlanarak büyüyecek. Yüz, parmak izi tanıma ve ses biyometrisi gibi bu son teknoloji çözümler, tesisleri üstün bir hassasiyetle koruyor. Dolayısıyla işletmeler sundukları üstün güvenlik nedeniyle giderek daha fazla biyometrik güvenlik sistemlerine yönelecek.    </p>
<p><strong>4- Güvenliğin geleceği bulutta</strong></p>
<p>Güvenlikte buluta geçiş, daha büyük teknoloji endüstrisine kıyasla beklenenden daha yavaş ilerliyor. Bulutun bir siber güvenlik riski olarak algılanması, güvenlik çözümleri için daha fazla benimsenmesinin önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Ancak kuruluşlar güvenlik hizmetlerini uygulamanın veya güncellemenin önemini fark ettikçe buluta geçiş de hız kazanmaya devam edecek.  </p>
<p><strong>5- Siber güvenlik, en ciddi risk</strong></p>
<p>Siber güvenlik de bu yılın önemli konulardan biri olacak. Cybersecurity Ventures tarafından hazırlanan bir rapor, küresel suç maliyetlerinin 2025 yılına kadar 10,5 trilyon ABD dolarına ulaşacağını tahmin ediyor. Daha fazla cihaz çevrimiçi olmaya devam ettikçe ve veri işleme operasyonların merkezi haline geldikçe, işletmelerin gelişen tehdit ortamına karşı çevik ve duyarlı kalmaları daha fazla önem taşıyor. İşletmelerin ayrıca müşterilerinin verilerini gizli ve güvende tutma beklentilerini karşılamak için daha fazla şeffaflık sunmaları da gerekiyor. Tüm bunlar, yalnızca ağları ve sistemleri güçlendirmek yerine, sürekli doğrulamaya dayanan yeni bir siber güvenlik modelini başlatacak. Karar vericiler, daha saldırgan siber güvenlik stratejileri uygulamaya ve potansiyel tehditlerin üstesinden gelmek için daha yüksek otomasyon seviyeleri sunan iş ortaklarını seçmeye çalışacak.</p>
<p><strong>6- BT’nin güvenlikteki rolü değişiyor </strong></p>
<p>Genetec tarafından dünya çapında 3.700’den fazla güvenlik liderinin görüşlerine dayanarak hazırlanan rapora göre birçok kuruluş için, pandemiden kaynaklanan kısıtlamalar, fiziksel güvenlikle video gözetim ve erişim kontrol sistemlerini birleştirmek için bir tetikleyici oldu. Çünkü bazı son kullanıcıların, tesislerinde çalışanların güvenli hareketini etkin bir şekilde yönetmek için bu adımı atması gerekiyordu. Ankete katılanların çoğu (%64), fiziksel güvenliği desteklemek için hem video gözetimi hem de erişim kontrolü çalıştırdıklarını bildirdi.</p>
<p>On yıl önce, büyük kuruluşlardaki çoğu fiziksel güvenlik sistemi, güvenlik departmanlarındaki personel tarafından yönetiliyordu. Bugünse Bilgi Teknolojisi (BT) departmanı, fiziksel güvenlikte daha büyük bir rol oynamaya başladı. Günümüzde BT, fiziksel güvenlik sistemlerini yönetmek için daha fazla sorumluluk alıyor. Araştırmaya katılanlar, 2023 yılında yatırım yapmayı planladıkları 10 güvenlik teknolojisini; erişim kontrolü, video izleme, siber güvenlikle ilgili araçlar, video analiz, izinsiz giriş tespiti, yüz tanıma, güvenlik ve operasyon analitiği, çevre koruması, plaka tanıma ve olay yönetimi teknolojileri olarak sıraladı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2023-yilinda-guvenlige-yon-verecek-6-teknoloji-trendi-356209">2023 Yılında Güvenliğe Yön Verecek 6 Teknoloji Trendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2023&#8217;ün trendi hibrit yaşamlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2023un-trendi-hibrit-yasamlar-344297</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 08:36:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[hibrit]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344297</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hibrit çalışma ve hibrit oyun artık hibrit yaşamda birleşiyor, ancak ikisi arasındaki sınır neresi? Ya da böyle bir sınır var mı?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2023un-trendi-hibrit-yasamlar-344297">2023&#8217;ün trendi hibrit yaşamlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hibrit çalışma ve hibrit oyun artık hibrit yaşamda birleşiyor, ancak ikisi arasındaki sınır neresi? Ya da böyle bir sınır var mı?</strong></p>
<p><strong>Pandemi dönemi işletmelere, eğitim kurumlarına ve günlük hayatımıza yeni bir normal getirdi.</strong> <strong>İster işle ilgili ister kişisel olsun, birçok etkileşim sanal ortama taşındı. Dijital güvenlik şirketi ESET sanal dünyaya kaymaya başlayan iş ve eğlence yaşamını siber güvenlik penceresinden değerlendirdi. </strong></p>
<p>Hem elimizde hem de cebimizdeki cihazlarda bulunan bulut destekli uygulamalarla çalışma, sosyalleşme ve oyun oynama konusunda yeni bir boyuta geçtik. Kullanıcılar sadece sanal ortamlardan oluşan bir ağa girmiş pasif seyirciler değil aksine kendi topluluklarını yaratan ve başkalarını şekillendiren aktif katılımcılar. Bu hibrit hayattan kaçmak neredeyse imkansız. Bu yüzden belki de tek bir seçeneğimiz kalıyor, o da cesurca ama dikkatli bir şekilde mücadele etmek.</p>
<p>Pandemiyle birlikte bir çok kişi ve kurum fiziki ortamda çalışma koşullarından vazgeçtiği için yaşanan kayıpları telafi etmek zorundaydı. Kişi ve kurumların, zengin iletişim özelliklerini destek ve verimlilik araçlarıyla birleştiren Microsoft Teams, Slack ve Zoom gibi denenmiş ve test edilmiş bağlantı çözümlerine yönelmeleriyle birlikte sanal geçiş başladı. Skype ve Skype Kurumsal ile birlikte hepsi &#8220;yeni normalimiz&#8221;den önce bilinen şirketlerdi; ancak, hibrit çalışma, eğitim ve oyuna geçiş, bu platformların popülaritesini artırdı. Bulut tabanlı çözümler gibi ortak erişim ve ortak dosyalar, paralel iş süreçleri, anlık mesajlaşma ve daha fazla hizmet kolaylıkla ulaşılabilir hale geldi. Ancak bir de madalyonun diğer yüzü var.</p>
<p> </p>
<p>Oldukça popüler hale gelen her şey, saldırganların da ilgisini çeker. Bu durum, bulut tabanlı çözümler için de geçerli. Bulut tabanlı siber saldırılar, 2020’deki tüm siber saldırıların yüzde 20’sini oluşturdu. Bulut tabanlı hizmetlerin popülerliği azalmadığı için saldırganların ilgisi de kaybolmuyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Hibrit yaşam rahatlığını koruma</strong></p>
<p>2017&#8217;de piyasaya sürülen Microsoft Teams, şu anda en hızlı büyüyen Microsoft uygulaması ve iletişim aracı konumunda. Yıllık Teams kullanıcı sayısı, 2020 ve 2021’de neredeyse iki kart artarken kullanıcı sayısı 2022’de 270 milyon oldu. Söz konusu kullanıcıların çoğu da çalışma çağındaki 35-54 yaş aralığındaki kişiler. Çoğu kişinin tercihi olan Teams, iş amaçlı tasarlanmış olsa da artık yaygın bir şekilde eğitim amaçlı da kullanılıyor ve kişilerin özel hayatlarında bir rol oynuyor. Microsoft Temas, iletişim uygulamaları arasında rahat bir seçenek olarak öne çıksa da bazı riskler de barındırıyor. 2021&#8217;de Teams&#8217;de, içerideki kötü niyetli kişilerin e-postaları, Teams mesajlarını ve OneDrive ve SharePoint dosyalarını çalmasına fırsat veren bir güvenlik açığı keşfedildi. Daha yakın bir tarihte, Ağustos 2022’de ise Teams’in erişim işaretlerini disk üzerinde düz metin olarak muhafaza etmesinden kaynaklanan saldırı sonrası gerçekleşebilecek bir risk de ortaya çıktı. Bunun gibi riskler, bulut tabanlı çözümlerin şirket içi çözümlerden daha fazla saldırıya açık olduğunu ve bu nedenle özel bir bulut tabanlı koruma katmanına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. </p>
<p>Son yıllarda popüler hale gelen bir başka bulut tabanlı video konferans çözümü de Zoom. Bu, Peer-to-Peer (P2P) yazılım platformu, pandemi sırasında insanlar çevrimiçi çalışmaya, sosyalleşmeye ve etkinliklere katılmaya başladıkça büyük bir patlama yaşadı. Zoom’un geniş çapta kullanılması elbette birçok kötü niyetli kişinin de ilgisini çekti. Platform, 2020’den bugüne birçok veri ihlali yaşadı. Pandeminin ilk günlerinde Zoom’da 500 milyondan fazla kullanıcı adı ve şifre sızıntısı oldu. </p>
<p> Benzer şekilde, e-posta ihtiyacını yüzde 32 ve toplantıları yüzde 27 oranında azalttığını iddia eden, verimlilik uygulaması Slack de başarısının kurbanı oldu. Bu anlık mesajlaşma platformu, kullanıcıların sesli aramalar ve görüntülü sohbetler yapmasına ve özel sohbetlerde veya bir topluluğun (çalışma alanı) parçası olarak mesajlar ve medya dosyaları göndermesine olanak tanır. Slack de güvenlik açıkları ve kullanıcılara yönelik riskler taşıyor. 2019&#8217;da yeni bir güvenlik açığı bildirildi. Bu saldırıda saldırganlar, bir Slack kanalı üzerinden gönderilen dosyaların indirildiği yeri değiştirmek amacıyla Windows için Slack Masaüstü uygulamasındaki bir güvenlik açığından yararlanıp bu dosyalara kötü amaçlı yazılım yükleyerek bunları çaldı. Slack’in en öne çıkan olumsuz yanlarından biri, büyük grupların birbirleriyle bağlantıya geçmesini sağlayan açık topluluk özelliğidir. E-postalar gibi Slack de kimlik avı saldırıları ve istenmeyen mesajlar için mükemmel bir taşıyıcı haline geldi.</p>
<p>İçinde bulunduğumuz hibrit iş yeri, dönüşüm geçirme gücü taşıyor. İş uygulamaları olarak başlayan uygulamalar, sosyal iletişim platformlarına dönüşerek güvenlik ve gizlilik riskleri için yepyeni bir kanal açtı. İşletmelerin sosyal alana geçmesiyle birlikte bu platformlardaki hizmetlerin yerini başka hizmetler alıyor. Ancak bu görevde yalnız değiller. Bunlar, değişim geçiren platformlar içerisindeki bir gücü oluşturuyor. Facebook, Telegram ve Bumble gibi popüler iletişim uygulamaları ise bir diğer gücü oluşturuyor. Temelde sosyal medya uygulamaları olsalar da bunlar da bir dönüşüm geçirme gücü taşıyor. Bunların kurumsal kullanıcılar için yeniden tasarlandığını ve yanlarında hem başarı hem de yeni siber riskler taşıdığı görülüyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2023un-trendi-hibrit-yasamlar-344297">2023&#8217;ün trendi hibrit yaşamlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
