<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>toplum | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/toplum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/toplum</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 17:42:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>toplum | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/toplum</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Manisa Büyükşehir&#8217;den Dünya Romanlar Günü&#8217;ne Özel Kutlama</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-dunya-romanlar-gunune-ozel-kutlama-626164</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 17:42:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dutlulu]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Vatandaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626164</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü kapsamında etkinlik düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-dunya-romanlar-gunune-ozel-kutlama-626164">Manisa Büyükşehir&#8217;den Dünya Romanlar Günü&#8217;ne Özel Kutlama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü kapsamında etkinlik düzenledi. Roman vatandaşlar ve sivil toplum örgütleriyle bir araya gelen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, ayrıştırmayan ve ötekileştirilen kesimlere pozitif ayrımcılıkla yaklaşan bir belediyecilik anlayışını benimsediklerini vurguladı.</p>
<p>MASYA Malta Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen programa Başkan Dutlulu’nun yanı sıra CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Ata Temiz, Erk Kayabaş ve Ulaş Aydın, CHP Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak, mahalle muhtarları ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.</p>
<p><b>“Herkese Kucak Açan Belediye Anlayışımız Var”</b></p>
<p>Roman vatandaşlarla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, belediyecilik vizyonlarının temelinde eşitlik ve dayanışma yattığını belirtti. Başkan Dutlulu, “Kimseyi ayırt etmeden, pozitif ayrımcılık yaparak herkese kucak açan bir yönetim sergiliyoruz. Toplumun en çok hakkı yenen ve ötekileştirilen kesimlerinden olan Roman hemşehrilerimize belediye olarak sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi. Roman vatandaşlara yönelik desteklerin artarak süreceğini ifade eden Dutlulu, “Sizlerle beraberiz. Hem kişisel hem de toplumsal anlamda gelişmeniz için elimizden geleni yapacağız. Bu benim size sözümdür” diyerek dayanışma mesajı verdi.</p>
<p><b>“Belediyeye Ait Alanlar Halkın Olacak”</b></p>
<p>Belediyeye ait alanların sadece halkın yararına kullanılacağını vurgulayan Başkan Dutlulu, şu ifadeleri kullandı: “Artık sadece halk için, vatandaş için iş yapma zamanı. Sosyal tesis anlayışımızı il geneline yayacağız. Bulunduğumuz bu tesis de artık belediyemizin bir sosyal tesisidir; tüm vatandaşlarımız buradan en ekonomik şekilde faydalanabilir.”</p>
<p><b>Roman Ofisi Vurgusu</b></p>
<p>Sosyal belediyecilik projeleri kapsamında Roman Ofisi’nin önemine dikkat çeken Başkan Dutlulu, bu yapının Roman vatandaşlar ile belediye arasındaki bağı güçlendirdiğini söyledi. Sosyal yardımlardan işe alımlara, etkinliklerden taleplere kadar tüm süreçlerin bu ofis aracılığıyla düzenli bir şekilde yürütüldüğünü belirten Dutlulu, diyaloğun kurumsal bir yapıya kavuşmasının kritik bir adım olduğunu ifade etti.</p>
<p><b>Romanlar Günü’nü Kutladı</b></p>
<p>Vatandaşlara kapılarının her zaman açık olduğunu hatırlatan Dutlulu, “Diyaloğumuzu koparmayalım. Kişisel sorunlarınızda da yanınızdayım ancak önceliğimiz toplumsal sorunları birlikte çözmek. Sizler bu şehrin neşesi ve en güzel renklerisiniz. Manisa’mızda her bir vatandaşımızın eşit haklara, eşit fırsatlara ve adil bir yaşama sahip olması için çalışıyoruz. Toplumsal adaleti ve kardeşliğimizi hep birlikte güçlendirmeye devam edeceğiz. Tüm Roman vatandaşlarımızın Dünya Romanlar Günü kutlu olsun” dedi.</p>
<p><b>Başkan Balaban ve İl Başkanı Özalper’den Kutlama Mesajı</b></p>
<p>Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, geçen yıl düzenlenen geniş katılımlı etkinlikleri hatırlatarak bu yıl da anlamlı organizasyonlara imza atacaklarını belirtti ve tüm Roman vatandaşların gününü kutladı. CHP İl Başkanı İlksen Özalper ise Romanların toplumun kıymetli bir parçası olduğunu vurgulayarak katılımcılara teşekkürlerini iletti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-dunya-romanlar-gunune-ozel-kutlama-626164">Manisa Büyükşehir&#8217;den Dünya Romanlar Günü&#8217;ne Özel Kutlama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayrampaşa&#8217;da kanser farkındalık eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayrampasada-kanser-farkindalik-egitimi-625820</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 18:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akın]]></category>
		<category><![CDATA[bayrampaşa]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625820</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayrampaşa Belediyesi’nin düzenlediği Kanser Farkındalık Eğitimi’nde konuşan Başkan Vekili İbrahim Akın, erken teşhisin önemine dikkat çekerek “Sağlık varsa umut var” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrampasada-kanser-farkindalik-egitimi-625820">Bayrampaşa&#8217;da kanser farkındalık eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Bayrampaşa Belediyesi’nin düzenlediği Kanser Farkındalık Eğitimi’nde konuşan Başkan Vekili İbrahim Akın, erken teşhisin önemine dikkat çekerek “Sağlık varsa umut var” dedi. Dr. Gülce Keşli Baysan ise kanser türleri, risk faktörleri ve erken teşhisin önemi hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Bayrampaşa Belediyesi, 1–7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında belediye personeline yönelik anlamlı bir farkındalık programına imza attı. Belediye Kültür Salonu’nda gerçekleştirilen “Kanser Farkındalık Eğitimi” ile kanserde erken teşhisin önemine dikkat çekildi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Programa Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın da katılarak bir konuşma yaptı. Akın, Bayrampaşa’nın sadece bir belediye değil, dayanışma içinde hareket eden büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, toplumsal bağların güçlenmesinin sağlıklı bir toplumun temelini oluşturduğunu ifade etti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Konuşmasında kanserin günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Akın, Türkiye’de her yıl yaklaşık 230 bin yeni kanser vakasının görüldüğünü hatırlattı. Ancak erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleriyle birçok kanser türünde başarı oranının arttığını belirten Akın, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yerel yönetimlerin sadece fiziki hizmetlerle sınırlı kalmaması gerektiğini dile getiren Akın, “Toplum sağlığını önceleyen, bilinçlendiren ve koruyucu hizmetleri destekleyen bir anlayışla hareket etmek zorundayız” dedi. Belediye personelinin de bu bilinçle hareket etmesinin önemine değinen Akın, sağlıklı bir toplum için ortak sorumluluğa işaret etti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Program kapsamında eğitimi veren Dr. Gülce Keşli Baysan ise kanser türleri, risk faktörleri ve erken teşhisin önemi hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Katılımcılar, eğitim sayesinde hem bireysel hem de toplumsal düzeyde farkındalık kazandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Programın sonunda konuşmasını umut dolu mesajlarla tamamlayan Akın, “Sağlık varsa umut var, sağlık varsa gelecek var, sağlık varsa hayat var. Daha sağlıklı ve bilinçli bir Bayrampaşa için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrampasada-kanser-farkindalik-egitimi-625820">Bayrampaşa&#8217;da kanser farkındalık eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;da Madde Bağımlılığına Karşı Annelerle Farkındalık Eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklida-madde-bagimliligina-karsi-annelerle-farkindalik-egitimi-624996</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:12:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[annelerle]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığına]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[narko]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624996</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, madde bağımlılığıyla mücadelede erken farkındalık sağlamak amacıyla önemli bir eğitim programı düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-madde-bagimliligina-karsi-annelerle-farkindalik-egitimi-624996">Bayraklı&#8217;da Madde Bağımlılığına Karşı Annelerle Farkındalık Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, madde bağımlılığıyla mücadelede erken farkındalık sağlamak amacıyla önemli bir eğitim programı düzenledi. “En İyi Narkotik Polisi; Anne” semineri ile anneler, çocuklarda uyuşturucu kullanımını erken tespit etme ve bağımlılık sarmalına girmeden müdahale etme konusunda bilgilendirildi.</p>
<p>Bayraklı Belediyesi ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Narko Rehber Eğitimleri Projesi kapsamında Postacılar İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminerde, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü personeli katılımcılara narkotik maddeler ve etkilerini tanıttı, uyuşturucuyla mücadele yöntemlerini aktardı.</p>
<p>Eğitimin Kapsamı</p>
<p>Eğitimde; uyuşturucu kullanımı ve bağımlılık, aile içi iletişim, çocuk ve ergenlerle sağlıklı iletişim yöntemleri ile bağımlılık sorununda çözüm yolları ve öneriler ele alındı. Bilgilendirme programındaki amacın özellikle anneler aracılığıyla çocukların bağımlılık riski taşıyan durumlarda erken müdahale edilmesini sağlamak ve toplum genelinde farkındalık oluşturmak olduğu belirtildi.</p>
<p>Toplumsal Destek Vurgusu<br />Seminerde konuşan Narkotik Şube görevlisi, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca güvenlik güçlerinin sorumluluğunda olmadığını vurguladı:<br />“Bu mücadelede toplumun tüm kesimlerinin desteği büyük önem taşıyor. Sahada birebir çalışmalar yürütüyoruz; ancak sorun sadece polisiye tedbirlerle çözülemez. Etkili ve kalıcı sonuçlar için vatandaşlarımızın duyarlılığı ve farkındalığı kritik rol oynuyor” dedi.</p>
<p>Sadece Kurumların Değil Toplumunda Sorumluluğu var</p>
<p>Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal , madde bağımlılığıyla mücadelenin yalnızca kurumların değil, toplumun ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek, “Geleceğimiz olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bu tür tehditlerden korumak hepimizin görevi. Bu noktada ailelerin bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bayraklı Belediyesi olarak İzmir İl Emniyet Müdürlüğümüzle birlikte bu eğitimlerle farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Toplumun her kesiminin bu mücadelede aktif rol alacağına inanıyorum” dedi.</p>
<p>  <br />Eğitimler Devam Edecek<br />Narko Rehber Eğitimleri kapsamında bilgilendirme çalışmalarının vatandaş talepleri doğrultusunda farklı noktalarda devam edebileceği belirtildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-madde-bagimliligina-karsi-annelerle-farkindalik-egitimi-624996">Bayraklı&#8217;da Madde Bağımlılığına Karşı Annelerle Farkındalık Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kazlıçeşme Sanat Konuşmalarında Mart Ayı Konuğu Nezih Başgelen Oldu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kazlicesme-sanat-konusmalarinda-mart-ayi-konugu-nezih-basgelen-oldu-624652</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:08:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[kazlıçeşme]]></category>
		<category><![CDATA[konuğu]]></category>
		<category><![CDATA[konuşmalarında]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[nezih]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624652</guid>

					<description><![CDATA[<p>Murat D. Çekin’in düzenlediği Kazlıçeşme Sanat Konuşmalarında mart ayı konuğu arkeoloji, sanat ve kültür alanlarındaki çalışmalarıyla öne çıkan Nezih Başgelen oldu. Kazlıçeşme Sanat Kütüphanesinde gerçekleşen programda bu ay, “Arkeolojinin Rehberliğinde Sanatın Tarihi” konuşuldu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kazlicesme-sanat-konusmalarinda-mart-ayi-konugu-nezih-basgelen-oldu-624652">Kazlıçeşme Sanat Konuşmalarında Mart Ayı Konuğu Nezih Başgelen Oldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Murat D. Çekin’in düzenlediği Kazlıçeşme Sanat Konuşmalarında mart ayı konuğu arkeoloji, sanat ve kültür alanlarındaki çalışmalarıyla öne çıkan Nezih Başgelen oldu. Kazlıçeşme Sanat Kütüphanesinde gerçekleşen programda bu ay, “Arkeolojinin Rehberliğinde Sanatın Tarihi” konuşuldu. </p>
<p>Kazlıçeşme Sanat Konuşmalarında birbirinden değerli konuklarla müzik eşliğinde söyleşiler gerçekleştiriliyor. Programın müzik bölümlerinde piyanoda Feride Varol yer alıyor. Kazlıçeşme Sanat Konuşmalarının mart ayı konuğu Nezih Başgelen oldu. Arkeoloji, sanat ve kültür alanlarında çok sayıda yayını bulunan ve uzun yıllar adeta bir kültür tercümanı gibi çalışan Başgelen’le “Arkeolojinin Rehberliğinde Sanatın Tarihi” hakkında konuşuldu. Sohbet, 31 Mart Salı akşamı saat 19.30’da Zeytinburnu Kültür Sanat’ın Youtube kanalında yayınlandı. </p>
<p>“Bilimsel bilgiyi anlaşılabilir bir dille topluma aktarmaya çalıştık.”<br />Nezih Başgelen, bilimle toplum arasındaki ilişkinin güçlenmesi için çalıştığını vurguladı ve ulaştığı sonuçtan memnuniyetini dile getirdi:<br /> “Bir kültür tercümanlığı yapmaya çalıştım. Batı’da olan ama bizde pek olmayan bir şey bu. Bilimin çerçevesinde, bilimsel bilgiyi anlaşılabilir bir dille ve akademik kalıpların dışında ilgi çekici unsurları öne çıkararak topluma aktarmayı amaçladık. Toplumun farkındalığını artırmayı da başardık. Anadolu’nun batısından doğusuna, muhtarlara kadar bu işi indirebildik. Tarihi çevrelerin korunduğu, tarihi eserlerin bilindiği, Anadolu uygarlıklarının kucaklayıcı bir bakışla ele alındığı kültürel iklimi sağlamakta katalizör rolümüz oldu. Bunu başardığım için çok mutluyum.”</p>
<p>“Türkiye’nin arkeolojide altın çağ yaşayabileceği ortam sağlandı.”<br />Nezih Başgelen, Türkiye’deki arkeoloji gelişmelerine dair bilgi verdi.<br />“Türkiye’nin arkeolojide altın çağ yaşayabileceği dinamikler sahneye kondu. Bu önemli bir girişim, sonuçları da alınıyor. Eser olarak ne bulduk ve onları nasıl bilgiye dönüştürebildik, müzelerimizde toplumla bunları buluşturabildik mi? Bunlar önemli. Yıllardır en büyük sıkıntımız şuydu: Yıllar önce yapılmış kazıların malzemeleri hâlâ depolardaydı. Bakanlık şimdi onları ciddi sergilerle ilgi çeken ürünlere dönüştürebiliyor. Türkiye her yıl biraz daha iyi bir ajanda ile kültürel alanda ilerliyor.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kazlicesme-sanat-konusmalarinda-mart-ayi-konugu-nezih-basgelen-oldu-624652">Kazlıçeşme Sanat Konuşmalarında Mart Ayı Konuğu Nezih Başgelen Oldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;dan Kapsayıcı Hizmet İçin İş Birliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayadan-kapsayici-hizmet-icin-is-birligi-624574</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi, toplumsal eşitlik odaklı çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek dikkat çekici bir projeye imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayadan-kapsayici-hizmet-icin-is-birligi-624574">Çankaya&#8217;dan Kapsayıcı Hizmet İçin İş Birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi, toplumsal eşitlik odaklı çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek dikkat çekici bir projeye imza attı. Akademi, sivil toplum ve yaratıcı toplulukların iş birliğiyle hayata geçirilen “Boşlukları Doldur” atölyesi, kentteki ortak yaşam alanlarını daha kapsayıcı hale getirmeyi amaçlıyor.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, toplumsal eşitliği güçlendirmeye yönelik projelerine bir yenisini daha ekledi. Akademi, sivil toplum kuruluşları ve yaratıcı toplulukların iş birliğiyle hayata geçirilen “Boşlukları Doldur” atölyesi, kentteki ortak yaşam alanlarını daha kapsayıcı ve erişilebilir kılmayı hedefliyor. Atölye öncesinde gerçekleştirilen söyleşide ise olimpik yüzücü ve spor psikoloğu Nida Eliz Üstündağ, spor ve mekan ilişkisine dair değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><b> BİREY VE MEKAN İLİŞKİSİ</b></p>
<p>TED Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Merkezi, Kadınlar İçin Spor ve Fiziksel Aktivite Derneği ve Roof’un katkılarıyla düzenlenen Boşlukları Doldur Atölyesi, katılımcı tasarım yaklaşımıyla bireylerin mekanla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeye katkı sunuyor. Çalışma, sadece fiziksel alanları değil, aynı zamanda bu alanların kullanım alışkanlıklarını, erişilebilirliğini ve kapsayıcılığını da sorgulayan güçlü bir farkındalık zemini oluşturuyor.</p>
<p><b>İLK ÇALIŞMA SPOR SALONLARINA YÖNELİK OLACAK</b></p>
<p>Atölye kapsamında, Çankaya Belediyesi’ne ait Erdal İnönü Kapalı Yüzme Havuzu ve Mustafa Kemal Atatürk Spor Merkezi ele alınacak. Katılımcılar, bu mekanların günlük kullanım pratiklerini cinsiyet temelli bir perspektifle analiz ederek daha eşitlikçi ve kapsayıcı çözümler geliştirmeyi hedefleyecek. Bu çalışma, belediyenin sadece hizmet sunan değil, aynı zamanda vatandaşları sürece dahil eden, onların deneyimlerini merkeze alan çağdaş yönetim anlayışını da ortaya koyuyor. Katılımcılığı teşvik eden ve farklı kesimlerin ihtiyaçlarını görünür kılan bunun gibi çalışmalar, kentin daha adil ve yaşanabilir bir yapıya kavuşmasına katkı sunmuş olacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayadan-kapsayici-hizmet-icin-is-birligi-624574">Çankaya&#8217;dan Kapsayıcı Hizmet İçin İş Birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2-nisan-dunya-otizm-farkindalik-gunu-623942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 15:02:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[Otizmli Bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizm günümüzde her 31 çocuktan 1’inde görülüyor. 1985 yılında her 2.500 çocuktan 1’i otizm tanısı alırken bugün gelinen nokta, otizmin toplumun ne kadar geniş bir kesimini ilgilendiren bir gerçeklik olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2-nisan-dunya-otizm-farkindalik-gunu-623942">2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Otizm günümüzde her <strong>31 çocuktan 1’inde</strong> görülüyor. 1985 yılında her 2.500 çocuktan 1’i otizm tanısı alırken bugün gelinen nokta, otizmin toplumun ne kadar geniş bir kesimini ilgilendiren bir gerçeklik olduğunu ortaya koyuyor. Buna rağmen otizmli bireyler hâlâ nitelikli eğitime erişim, istihdama katılım ve sosyal hayatta kabul görme konusunda önemli engellerle karşılaşıyor. </p>
<p>Türkiye’de 2003 yılından bu yana otizmde erken tanının önemine dikkat çekilmesi, bilimsel temelli eğitimle otizmli bireylerin topluma kazandırılmalarına öncülük edilmesi ve bunun yurt çapında yaygınlaştırılması için çalışan <strong>Tohum Otizm Vakfı</strong>, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde bu yıl da toplumu farkındalıktan eyleme geçmeye, otizmli bireyleri hayatın her aşamasında kabul etmeye ve otizme kırmızı ışık yakmaya davet ediyor. </p>
<p><strong>Otizm İçin Farkındalık Yetmez, Kapsayıcı Bir Toplum Gerekli</strong></p>
<p>Birleşmiş Milletler tarafından 2007 yılında ilan edilen <strong>2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü</strong>, otizmli bireylerin haklarına ve toplumsal katılımına dikkat çekmek amacıyla her yıl dünya genelinde kutlanıyor.  Ancak otizmin yıllar içinde artan görülme sıklığı, çalışmaların yalnızca farkındalıkla sınırlı kalmaması gerektiğini gösteriyor.  </p>
<p>Otizmli bireyler eğitimden istihdama, sosyal hayattan sağlık hizmetlerine kadar birçok alanda hâlâ eşit haklara erişmekte zorlanıyor. Erken, yoğun, sürekli ve bilimsel temelli eğitim, otizmli çocukların gelişiminde belirleyici rol oynarken; bu hizmetlere erişimde yaşanan eşitsizlikler aileler için büyük bir yük oluşturuyor. </p>
<p><strong>Tohum Otizm Vakfı</strong>, 2003 yılından beri yürüttüğü kapsamlı çalışmalar ve 2006 yılında kurduğu model okul ile bugüne kadar <strong>2 bin 800’den fazla otizmli çocuğu</strong> bireyselleştirilmiş eğitimle buluşturdu, binlerce aileye bu süreçte rehberlik sağladı ve 33 bini aşkın öğretmen ve sağlık personeline eğitim vererek bilimsel temelli uygulamaların yaygınlaşmasına öncülük etti. Vakıf ayrıca yürüttüğü ulusal ve uluslararası projeler aracılığıyla toplamda <strong>2,8 milyon kişinin </strong>hayatına dokundu.  </p>
<p>Otizmli bireylerin eşit fırsatlara erişebilmesi için toplumsal farkındalığın güçlenmesi ve bu farkındalığın somut adımlara dönüşmesi büyük önem taşıyor.</p>
<p><strong>Türkiye Otizm İçin Kırmızıya Bürünüyor!</strong></p>
<p>2022 yılından bu yana sürdürülen #OtizmeKırmızıIşıkYak kampanyası ile her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye genelinde birçok tarihi ve simgesel yapı kırmızı ışıkla aydınlatılacak. Kurumlar ve bireyler sosyal medyada aynı etiket altında bir araya gelerek otizmli bireylerin yanında olduklarını gösterecek.</p>
<p>Kampanyanın temel mesajı net: Otizmli bireylerin hayatın her alanında yer alabilmeleri eşit şartlara erişebilmeleri ve toplumda hak ettikleri kabulü görebilmeleri için kapsayıcı politikalar şart.</p>
<p><strong>Otizmli Bireylerin Farkındalıktan Daha Fazlasına İhtiyacı Var!</strong></p>
<p>Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Seda Köknel, kampanyanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün her 31 çocuktan 1’i otizm tanısı alıyor ve araştırmalar bu oranın önümüzdeki yıllarda artmaya devam edeceğini ortaya koyuyor. Peki biz buna hazır mıyız? Gerçek şu ki toplumsal düzen hala nörotipik varsayımlar üzerine kurulu. Otizmli bireylerin eğitim, istihdam ve sosyal yaşamda eşit fırsatlara sahip olması için kamu, özel sektör ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi gerekiyor. </p>
<p>2 Nisan’da herkesi, otizme dikkat çekmek amacıyla kırmızı giyerek ya da kırmızı bir obje ile poz vererek, fotoğraf paylaşmaya ve #OtizmeKırmızıIşıkYak etiketiyle bu çağrıyı büyütmeye davet ediyoruz. Ancak yalnızca görünür olmak yetmez; asıl mesele farkındalığı eyleme dönüştürmekte ve hayatı birlikte daha kapsayıcı şekilde yeniden tasarlamakta. Tohum Otizm Vakfı olarak, bu dönüşümün bir parçası olmak isteyen tüm kurumları ortak sorumluluk almaya ve otizmli bireyler için kapsayıcı adımlar atmaya davet ediyoruz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2-nisan-dunya-otizm-farkindalik-gunu-623942">2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdi İbrahim Otsuka, Dünya Bipolar Günü&#8217;nde Sanatın Gücüyle &#8220;Anlamaya #ZamanAyır&#8221; Diyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-otsuka-dunya-bipolar-gununde-sanatin-gucuyle-anlamaya-zamanayir-diyor-623753</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 07:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[abdi]]></category>
		<category><![CDATA[bipolar]]></category>
		<category><![CDATA[brahim]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[otsuka]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ruh sağlığı alanındaki öncü çalışmalarıyla tanınan Abdi İbrahim Otsuka (AIO), 30 Mart Dünya Bipolar Günü’nde toplumun bipolar bozukluk ile yaşayan bireylere ve yakınlarına karşı geliştirdiği "çerçeveli" ve önyargılı bakış açısını değiştirmek için kapsamlı bir hareket başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-otsuka-dunya-bipolar-gununde-sanatin-gucuyle-anlamaya-zamanayir-diyor-623753">Abdi İbrahim Otsuka, Dünya Bipolar Günü&#8217;nde Sanatın Gücüyle &#8220;Anlamaya #ZamanAyır&#8221; Diyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ruh sağlığı alanındaki öncü çalışmalarıyla tanınan Abdi İbrahim Otsuka (AIO), 30 Mart Dünya Bipolar Günü’nde toplumun bipolar bozukluk ile yaşayan bireylere ve yakınlarına karşı geliştirdiği &#8220;çerçeveli&#8221; ve önyargılı bakış açısını değiştirmek için kapsamlı bir hareket başlattı. Üç yıldır devam eden “Zaman Ayır” iletişimi kapsamında şekillenen kampanya, bu yıl bireylerin hastalıkla değil, toplumsal etiketlerle olan mücadelesine odaklanıyor.</p>
<p><strong>Görünmez Karmaşayı Sanatla Aralamak </strong></p>
<p>Kampanyanın merkezinde yer alan farkındalık filmi, dünyaca ünlü ressam Vincent van Gogh’un sanatsal dünyasından ilham alıyor. Filmde, bipolar bireylerin toplum içindeki günlük yaşamları, üzerlerindeki &#8220;kaotik karalama&#8221; efektleriyle betimleniyor. Bu efektler, toplumun bireylere dayattığı stigmaları ve &#8220;çerçeveli&#8221; bakış açısını temsil ediyor. Van Gogh’un fırça dokunuşuyla silinen bu karmaşa katmanı, yerini huzurlu ve sıradan insan hikayelerine bırakarak &#8220;insanı görmenin&#8221; önemini vurguluyor.</p>
<p><strong>Dijital Araçlarla Empati Köprüsü</strong></p>
<p><strong> </strong>Anlamaya #ZamanAyır&#8221; kampanyası sadece görsel bir anlatımla sınırlı kalmayıp, interaktif araçlarla toplumsal empatiyi güçlendirmeyi amaçlıyor:</p>
<ul>
<li><strong>Doğru Bilgiye Zaman Ayır: </strong>Uzman hekim videoları aracılığıyla bipolar bozukluk hakkında bilimsel ve güvenilir bilgiler sunuluyor.</li>
<li><strong>Hislerine Zaman Ayır: </strong>Bireylerin ve yakınlarının duygularını ifade edebileceği özel bir platform sunuluyor. Yapay zekâ teknolojisi kullanılarak, girilen bu duygular görsellere dönüştürülüyor ve ifade buluyor.</li>
<li><strong>Arama Motoru Önyargıları: </strong>Arama motorlarındaki damgalayıcı kalıpları (&#8220;Bipolar biriyle evlenilir mi?&#8221;, &#8220;Tehlikeli midir?&#8221; vb.) değiştirmek için doğru arama sorguları ve bilgilendirici içerikler sosyal medyada paylaşılıyor.</li>
</ul>
<p><strong>Görmezden Gelme, Anlamaya Zaman Ayır</strong></p>
<p>Abdi İbrahim Otsuka, ruhsal sağlık sorunları yaşayan bireylerin ve yakınlarının yalnız olmadığını hissettirmeyi görev ediniyor. Kampanya ile ilgili yapılan açıklamada, &#8220;Her gün yanından geçtiğimiz insanların görünmez karmaşasına yakından bakmak, önyargıların ötesine geçmek bizim elimizde. Anlamaya ayırdığımız her an, bir hayatı görünür kılar&#8221; mesajı veriliyor.</p>
<p>Daha fazla bilgi ve projenin interaktif deneyimine katılmak için <strong>zamanayir.gormezdengelmeyelim.com</strong> adresi ziyaret edilebilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-otsuka-dunya-bipolar-gununde-sanatin-gucuyle-anlamaya-zamanayir-diyor-623753">Abdi İbrahim Otsuka, Dünya Bipolar Günü&#8217;nde Sanatın Gücüyle &#8220;Anlamaya #ZamanAyır&#8221; Diyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınları Sesi Osmangazi&#8217;de Daha Güçlü Yükseliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlari-sesi-osmangazide-daha-guclu-yukseliyor-623594</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 11:28:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[sesi]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yükseliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınların sesi, emeği ve iradesini merkeze alan “Şehirde Eşit Adımlar: Bursa Kadın Çalıştayı”, Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlari-sesi-osmangazide-daha-guclu-yukseliyor-623594">Kadınları Sesi Osmangazi&#8217;de Daha Güçlü Yükseliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların sesi, emeği ve iradesini merkeze alan “Şehirde Eşit Adımlar: Bursa Kadın Çalıştayı”, Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde başladı. Kadınların ihtiyaçlarına doğrudan yanıt üretmeyi amaçlayan çalıştay, içerdiği konu ve kapsamı itibarıyla kent ölçeğinde bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı organizasyonlardan biri olma özelliği taşıyor.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde, Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi ve YEİP iş birliğiyle hayata geçirilen “Şehirde Eşit Adımlar: Bursa Kadın Çalıştayı” gerçekleştirilen açılış oturumuyla başladı. Kadınların deneyim ve ihtiyaçlarından yola çıkarak yerel politika üretimini güçlendirmeyi hedefleyen çalıştay, iş kadınlarından emekçi kadınlara, kooperatif temsilcilerinden kadın hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir katılımla gerçekleştirildi.  İş dünyası ve finans sektörü temsilcileri, kamu ve özel sektör yetkilileri, sendikalar ile akademisyenlerin de yer aldığı çalıştay, farklı deneyim ve bakış açılarına sahip kadınları aynı platformda buluşturdu.</p>
<p>İki gün sürecek çalıştayda kadın girişimciliği, yerel yönetimlerde temsil, eğitim ve teknoloji, sağlık ve güvenlik ile istihdam ve örgütlü haklar başlıklarında 5 ana tema altında, 15 alt çalışma grubunda oturumlar gerçekleştiriliyor. Buluşmada sorunlar ortak akılla analiz edilirken, geliştirilen çözüm önerilerinin somut eylem planlarına dönüştürülmesi hedefleniyor.</p>
<p><b>“Bu Çalıştay Hepimiz İçin Bir Yol Haritası ve Rehber Olacaktır”</b></p>
<p>Çalıştaya katılarak, katılımcılarla yakından ilgilenen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, çalıştayın önemine vurgu yaptı. Başkan Aydın, şöyle konuştu; “Aslında bu çalıştayı geçtiğimiz yıl gerçekleştirmeyi planlamıştık; ancak çeşitli nedenlerle bugüne kısmet oldu. Geldiğimiz noktada görüyoruz ki bu gecikmenin bir avantajı da olmuş. ‘Şehirde Eşit Adımlar’ mottosu, içinde bulunduğumuz durumu çok iyi özetliyor. Çalıştay sonunda ortaya çıkacak sonuç bildirgesinin yalnızca yazılı bir metin değil, başta erkekler olmak üzere, şehri ve ülkeyi yönetenler için bir yol haritası ve rehber olacağına inanıyorum. Kadınlar, eşitsizliği çok küçük yaşlardan itibaren yaşayan ve hissetmek zorunda kalan bireylerdir. Ülkemizi, şehirlerimizi ve dünyayı çoğunlukla erkekler yönetiyor. Aslında bu çalıştayda erkeklerin daha fazla yer alması gerekirdi, çünkü eşitliğin ne anlama geldiğini ancak bu şekilde daha iyi anlayabilirlerdi. Kadınlar burada kendi deneyimlerinden yola çıkarak önemli sonuçlar ortaya koyacak. Ancak erkekler bu deneyimleri yaşamadıkları için çoğu zaman hissedemiyor. Oysa hissedilmeyen bir sorunun çözümü de yeterince etkili olamıyor.” </p>
<p><b>“Kadın Her Türlü Alanda Gücünü Göstermek Zorunda”</b></p>
<p>Hayatın her alanında kendini hissettiren bu eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasında erkeklere de büyük sorumluluk düştüğünü söyleyen Başkan Aydın, “Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 100 yıl önce kadın olmadan hiçbir şeyin mümkün olamayacağını sadece devrim yasalarıyla, medeni kanunla ve kadınlara tanınan seçme ve seçilme hakkıyla değil, toplumsal yaşamın her alanında bunu hayata geçirmiştir. O dönemde Avrupa’nın pek çok ülkesinde kadınlara bu haklar henüz tanınmamışken, Türk milletinin önüne bu vizyonu koyarak önemli bir dönüşümü gerçekleştirmiştir. Ancak ne yazık ki günümüz Türkiye’sinde her gün işlenen kadın cinayetleri ve kadınların maruz kaldığı şiddet neredeyse sıradanlaşmış durumdadır. Bu tabloyu değiştirmek için önümüzdeki seçimler başta olmak üzere, hayatın her alanında kadınların gücünü daha görünür kılması gerekmektedir. Eşitlik yönünde atılacak adımların en önemli itici gücü yine kadınların kararlılığı olacaktır.” şeklinde konuştu. </p>
<p><b> “Bu Bilinci Arttırarak Mücadeleyi Sürdürmek Gerekiyor”</b></p>
<p>Bu kadar hanımefendinin olduğu bir yerde konuşmanın bir cesaret işi olduğunu belirten Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun, “Cumhuriyet, birkaç temel ilke üzerine inşa edilmiştir. Bu devrimlerin en önemlilerinden biri, 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu’dur. Bu düzenleme, yalnızca bir hukuk reformu değil, aynı zamanda kadınların toplumsal yaşamda eşit bireyler olarak yer almasını hedefleyen güçlü bir dönüşüm iradesidir. Aradan geçen 100 yıla rağmen, kadın devriminin tam anlamıyla hayata geçirilebildiğini söylemek ne yazık ki mümkün değil. Toplumun tüm yönetimsel kademeleri içerisinde kadınlar eşit hakka sahip değiller, anayasamızda yazıyor ama bir türlü uygulanmıyor. Biz kendi özelimizde bunu Bursa Barosu’nda bunu sağlıyoruz. Nitekim 22 kişilik yönetim kurulumuzun 14’ü kadınlardan oluşuyor. Ancak bu yaklaşımın yalnızca kurumlarla sınırlı kalmayıp, toplumun tüm katmanlarına yayılması gerekiyor.  Toplumda ne sorun varsa aslında politiktir. Ne güzellik varsa onunda kaynağı politiktir. Kadın cinayetleri politiktir, İstanbul sözleşmesi yaşatır. Buradaki katılımlar çok değerli bu bilinci arttırarak mücadeleyi sürdürmek gerekiyor.” diye konuştu. </p>
<p><b>“Kadınların Ekonomik, Sosyal ve Toplumsal Yaşamda Etkin Biçimde Yer Almalı”</b></p>
<p>Bursa Büyükşehir Başkan Vekili Berna Esentürk ise, “Burada kadınların deneyimleri, talepleri ve ihtiyaçlarından yola çıkarak yerel politikaları güçlendirmeyi amaçlayan bu anlamlı çalıştaya katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Eşitlik bizim için sadece bir söylem değil aynı zamanda çok güçlü toplumsal sorumluluktur. Bu sorumluluğun yönetim anlayışında, kent politikalarında ve gündelik yaşamın her alanında karşılık bulması gerekir, kadınların ekonomik, sosyal ve toplumsal yaşamda etkin biçimde yer alması yalnızca kadınlar için değil toplumun tamamı için temel bir sorumluluktur. Daha eşit, güçlü ve umutlu gelecek kadının emeğinin görüldüğü, desteklendiği ve hak ettiği değeri bulduğu bir yapıyla mümkündür.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><b>“Çalıştayın Güçlü Kadın Buluşmasına Dönüşmüş Olması Çok Özel” </b></p>
<p>Bu çalıştayın bu noktaya gelmiş olduğunu görmenin inanılmaz geldiğini ifade eden  Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal da, “Bir fikrin, ihtiyacın ve arayışın, burada bu kadar güçlü kadın buluşmasına dönüşmüş olması gerçekten çok özel, bir birinden bam başka hayatlara sahip kadınlar burada saatlerce yan yana çalıştı. Bazılarımız sadece bir saat önce tanıştı ama herkes bir birini kolluyor, yükünü alıyor ve eksik kalan her yere koşuyordu o an kadın dayanışmasının ne kadar güzel, etkileyici ve gerçek bir güç olduğunu bir kez daha hissettim. Her aşama ve sorunda arkamızda duran kadın meclisine kapısı hep açık olan ve yaptığımız işlerin en büyük destekçilerinden biri olan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a özellikle teşekkür ediyorum.” açıklamalarında bulundu.</p>
<p>“Şehirde Eşit Adımlar: Bursa Kadın Çalıştayı”nın sonunda ortaya çıkacak sonuçların, &#8220;Bursa Kadin Ekonomik Güçlenme ve Yerel Politika Stratejij Belgesi&#8221; altında toplanarak yerel yönetimler ve ilgili kurumlar için yol gösterici bir kaynak olması hedefleniyor. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlari-sesi-osmangazide-daha-guclu-yukseliyor-623594">Kadınları Sesi Osmangazi&#8217;de Daha Güçlü Yükseliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de kadın emeği ve engellilik masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-kadin-emegi-ve-engellilik-masaya-yatirildi-623513</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[emeği]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[engellilik]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Emeği]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623513</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde eşit ve erişilebilir bir yaşam için düzenlenen Kadın Emeği ve Engellilik Paneli’nde önemli konular masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-kadin-emegi-ve-engellilik-masaya-yatirildi-623513">İzmir&#8217;de kadın emeği ve engellilik masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde eşit ve erişilebilir bir yaşam için düzenlenen Kadın Emeği ve Engellilik Paneli’nde önemli konular masaya yatırıldı. Uzman katılımcıların alanlarından aktardığı veriler eşliğinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalara dair bilgiler verilen buluşmada kadınlar ile engelli bireylerin yaşadıkları sorunlara çözümler arandı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kadın mücadelesine katkı sunulması ve engelli bireylerin yaşamdaki tüm haklarını elde etmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir etkinliğe imza atıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde 29 Ekim Kadınları Derneği ile Kadın Gücü Derneği iş birliğiyle Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) Kadın Emeği ve Engellilik Paneli gerçekleştirildi. “Eşit ve Erişilebilir Bir Yaşam İçin” mottosuyla düzenlenen buluşmada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkan Vekili Altan İnanç, CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Aylin Nazlıaka, meclis üyeleri, mahalle muhtarları, iş ve toplum hayatında önemli roller üstlenen kadınlar, kadın derneklerinin başkan, yönetici ve temsilcileri, akademisyen, uzman ve bilim insanları yer aldı. </p>
<p><strong>Program piyano dinletisiyle başladı</strong></p>
<p>Açılış konuşmaları öncesinde, kadın emeğinin ve engelli bireylerin toplumdaki görünürlüğünü artırmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nca atılan adımlar hakkında bilgi verildi. Program bedensel engelli piyanist Amir Ali tarafından sunulan dinletiyle başladı. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Belediyelerimiz hizmet üretmeye devam ediyor”</strong></p>
<p>Engelli bireyler ile kadınların yaşadığı zorluklara değinen ve çözüm yolları için önerilerde bulunan Aylin Nazlıaka,  “Ortak amaç için buradayız. Engelli bireylerin hak temeli politikalarını çok daha güçlendirmek istiyoruz” mesajını verdi. Nazlıaka, “İktidarın halka sunması gereken hizmetlerdeki boşluğu CHP’li belediyeler kapatıyor. Belediyelerimizin sosyal politikaları da hedefe konulmuş durumda. Çocuk etkinlik merkezlerimiz hedefte. Bizim belediyelerimiz baskılara, yasaklara rağmen var gücüyle halka hizmet üretmeye devam ediyor. Belediye başkanlarımızın da belediyelerimizin de sonuna kadar arkasında duracağız” diye konuştu. </p>
<p>Nazlıaka ayrıca, “Bu etkinlik gerçekten İzmir’e çok yakıştı. Engelli değil engellenen bireyler vardır. Engelli bireyler ve aileleri ayrımcılıklarla karşılaşıyor. Politikalarımızla, söylem ve yaptıklarımızla eşgüdümlü olarak engelli bireyleri hayatın içine katabilmemiz lazım. Örneğin İzmir’de Kırmızı Bayrak uygulaması var. Türkiye’de erişilebilir mekanlara Kırmızı Bayrak veriyoruz. Amacımız erişilebilirlik konusundaki farkındalığı yükseltmek” dedi. </p>
<p><strong>“Neferler olarak ön sıralarda koşturmamız gerekiyor”</strong></p>
<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay ise “Sosyal devlet ve hak temelli anlayış doğrultusunda kadın, çocuk ve özel ihtiyaçlı bireylerle ilgili çalışmalar önem kazanıyor. Bu konuda neferler olarak ön sıralarda koşturmamız gerekiyor. Beşeri sermaye ekonominin dinamosudur. Üretken olmak zorundayız. Üretkenlik de hakkımız. Bu hakkın verilmesinden bahsediyorsak, sizi özgür kılmakla yükümlüyüz. Daha çok kaynak ayırmamız gerektiğinin farkındayız. Yerel yönetimleri mutlaka daha çok güçlendirmeliyiz. Kamu kurumlarının daha çok güçlendiği, engelli bireylerin toplum hayatına katıldığı bir Türkiye istiyoruz” diye konuştu. </p>
<p><strong>Sosyal sermaye vurgusu</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, yerel yönetim olarak eğitim, istihdam, ebeveyn eğitimi, erişilebilirlik ve sosyal yaşam alanlarında önemli çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Meslek Fabrikası’nda verilen eğitimlere dikkat çeken Yıldır, bu çalışmaların temelinde sosyal sermayeyi güçlendirme amacı olduğunu vurguladı. Sosyal sermayenin; bireyler ile sivil toplum arasındaki ilişkiler, güven ve dayanışma ağlarıyla oluştuğunu ifade eden Yıldır, bu sayede toplumların ortak sorunlarını çözebildiğini söyledi.</p>
<p>Toplumsal yapının dil, normlar ve yasalarla şekillendiğini belirten Yıldır, adlandırılmayan olguların görünmez hale geldiğine dikkat çekti. Kadın emeğinin, özellikle bakım emeğinin iş olarak tanımlanmamasının onu değersizleştirdiğini, engelli kadınların ise daha da görünmez hale geldiğini ifade etti. Sorunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda dilsel ve simgesel olduğunu vurgulayan Yıldır, görünürlük için önce adlandırma ve tanımanın şart olduğunu söyledi.</p>
<p>Alışkanlıkların ve toplumsal kabullerin değişmesinin zor olduğunu dile getiren Yıldır, kadın emeği ve engellilik konusunun sadece istihdam politikalarıyla çözülemeyeceğini, bunun aynı zamanda “kimin insan sayıldığı” ile ilgili temel bir mesele olduğunu belirterek, bu alanda mücadelenin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>“Yardım ve acıma değil görev”</strong></p>
<p>Panelin açılış konuşmaları kapsamında söz alan 29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Şenal Sarıhan, “İnsan olarak doğuştan kazandığımız onurumuz var. Ama ek sorunlarla dünyaya geliyorsak bu sorunlar, toplumun sorunları haline geliyor. Devletin kendi insanlarının sorunlarına sahip çıkması gerekiyor. Erişilebilirlik, insan hakları sözleşmelerinde yer alan insan onurunu ve değerini esas alma ilkesinden doğar. Özel gereksinimli insanlara ne zaman değinilmiş? İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra. Yani savaşın özel gereksinimli hale getirdiği insan sayısının artmasından sonra ortaya çıkmış. Sorunu görünür ve bilinir kılmak, hem içinde bulunduğumuz sosyal ortamı yöneten devletin hem de yurttaşların ortak sorumluluğudur. 1960’lardan sonra en çok ABD’de örgütlü talepler başlamış ve yasal düzenlemeler oluşmuş. Biz biraz geç farkına varmışız. Engelli haklarına ilişkin yasa 1948’deki insan hakları hakkındaki sözleşmelere dayanıyor” ifadelerini kullandı.  </p>
<p><strong>“Kadınların omuzlarındaki yükün hafifletilmesi gerekiyor”</strong></p>
<p>Konuşmasında birbirinden önemli mesajlar veren 29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Karşıyaka Şubesi Başkanı Nurşen Balcı, “Burada olmak çok kıymetli. Toplumumuzda kadınlar pek çok alanda dezavantajlı. Buna bir de özel gereksinimli birey ve yakını olmak eklenince hayatımız çok daha fazla zorlanmakta. Bu konu çok derin bir konu ama aynı zamanda görünür kılınması gereken bir konu. Engelli bir birey olmak başlı başına bir mücadeleyi gerektiriyor. Cinsiyet ayrımcılığını da düşünürsek daha çok mücadele etmemizi zorunlu kılıyor. Kadınlar eğitimden istihdama ve sosyal yaşama kadar birçok alanda sorun yaşıyor. Yalnızca engelli bireyler değil bakım yükünü üstlenen kadınlar da ciddi zorluklarla karşılaşıyor. Kadınların üzerindeki yükün hafifletilmesi gerekiyor. Görünmez emeğe değer vermek bir insan hakları meselesidir. Daha eşit, erişilebilir ve emeğin kıymetinin bilindiği bir toplum hedefiyle çalışılması zorunluluk” dedi.</p>
<p><strong>“Büyükşehir Belediyesi benim için yol arkadaşıydı”</strong></p>
<p>Eker firması çalışanı asperger sendromlu Lal Günsu Ergüven de, “Ben bir müzik öğretmeniyim ama şu an bambaşka bir alanda çalışıyorum. Bundan da hiç şikayetçi değilim. Çünkü yaptığım işi çok seviyorum. Depo elemanı olarak çalışıyorum. Tüm çalışanlar bana sevgi, saygı ve anlayışla yaklaştı. Başarımı kutladılar, beni her zaman yüreklendirdiler. Benim koskocaman bir ailem var. Yorgun ama huzurlu ve mutlu eve geliyorum. Para kazanıyorum, maddi güvencem var, kimseye muhtaç olmamak ve aileme katkıda bulunmak çok güzel. Bütün bunlar kendimi çok iyi hissetmemi sağlıyor. Tek kadın çalışan benim ve kendimle gurur duyuyorum. Bugün buraya gelmem yalnızca benim çabamla değil, çevremdeki iyi insanların sayesindedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Destekli İstihdam Ofisi benim için yol arkadaşı oldu” dedi. </p>
<p><strong>İki panelde önemli bilgiler aktarıldı</strong></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Özel Eğitim Bölümü Zihinsel Engelliler Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dolunay Sarıca başkanlığında gerçekleşen ilk oturumda avukat Beyzanur Bektaş “Erişilebilir Başvuru Yolları”, Kent Konseyi Engelli Konseyi Başkanı Şirince Süzek “Kadın Emeği Politikalarında Engelli Kadınlar”, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’ndan Sanem Erdil “Engellilik ve Kadın Emeği Kesişiminde Kadın” başlıkları alında konuşmalar yaptı. </p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Özel Eğitim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sunay Yıldırım Doğru başkanlığında düzenlenen ikinci panelde ise psikolog İlknur Peder, “Bakım Alan-Veren Kadın Olmak”, ZEKİ Yaşam Merkezi’nden Sıla Boyacı “Engelli İstihdamı Alanında İyi Örnek” ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Şahin “Engelli Kadın Emeğine Farklı Bir Bakış” alanlarındaki sunumlarıyla bilgilendirmede bulundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-kadin-emegi-ve-engellilik-masaya-yatirildi-623513">İzmir&#8217;de kadın emeği ve engellilik masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl Protokolü Bayramlaşma Töreninde Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegol-protokolu-bayramlasma-toreninde-bulustu-621837</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 12:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[beraber]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[negöl]]></category>
		<category><![CDATA[protokolü]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[şehit]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[töreninde]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621837</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl protokolü Ramazan Bayramı nedeniyle düzenlenen bayramlaşma töreninde bir araya geldi. Vatandaşların da katıldığı programda birlik beraberlik mesajları verildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-protokolu-bayramlasma-toreninde-bulustu-621837">İnegöl Protokolü Bayramlaşma Töreninde Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnegöl protokolü Ramazan Bayramı nedeniyle düzenlenen bayramlaşma töreninde bir araya geldi. Vatandaşların da katıldığı programda birlik beraberlik mesajları verildi.</strong></p>
<p>İnegöl protokolü, Ramazan Bayramı arifesinde Kent Meydanında bulunan sergi salonunda düzenlenen bayramlaşma töreninde bir araya geldi. İnegöl Kaymakamlığı ile İnegöl Belediyesi iş birliğinde gerçekleştirilen programa; Kaymakam Eren Arslan, AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, Belediye Başkanı Alper Taban, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İlçe protokolüyle birlikte vatandaşların da bir araya gedildiği törende, Kuran’ı Kerim tilaveti ve dualar okunurken birlik ve beraberlik mesajları verildi.</p>
<p><strong>“RAMAZAN AYI’NI DOLU DOLU GEÇİRDİK”</strong></p>
<p>Protokol üyelerinin bayramlaşmasıyla başlayan törende, Belediye Başkanı Alper Taban davetlilere hitaben bir konuşma yaptı. Başkan Alper Taban konuşmasında, “Böyle güzel bir güne eriştiğimiz için Rabbimize hamd ediyorum. Ramazan ayını dolu dolu geçirdik. Çok davetler aldık bunların bir kısmına katıldık, bir kısmına katılamadık. Yoğunluktan dolayı katılamadığımız olduysa af fola. Teravih programlarımız, mahalle şenliklerimiz, iftar sonrası çay ikramlarımız, ziyaretlerimiz gibi programlar oldu. Ramazan ayının ruhuna uygun olarak müdürlüklerimizde üzerine düşen çalışmaları yaptı. Sosyal hizmetler Müdürlüğümüz de hem ramazan ayında hem de yılın 365 günü olması gereken tüm destekleri vermeye devam etti. Rabbim tüm ibadetlerimizi kabul eylesin, Ramazan ayımız ve bayramımız hayırlara vesile olsun.” dedi.</p>
<p><strong>“ŞEHRİMİZİN HAYIRSEVER YÖNÜ ÇOK FAZLA”</strong></p>
<p>Şehirdeki vatandaşların yardımseverlik yönüyle gururlandıklarını ifade eden Başkan Alper Taban, “Şehrimizin hayırsever yönü de çok fazla. Allah razı olsun sadece ramazan ayında değil yılın her günü yardımlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştıran, hayırlarını bir başkası görmeden eriştiren güzel bir insan topluluğu var İnegöl’de. Bundan dolayı ne kadar şükretsek azdır.Buradaki buluşmamız bir ve beraber olmaya çok güzel bir işaret. Fikirlerimiz düşüncelerimiz ayrı olabilir ama ortak paydalarımız var.” dedi.</p>
<p><strong>“TÜM DÜNYADA SAVAŞLAR SON BULUP HUZUR İKLİMİ YERLEŞSİN İSTİYORUZ”</strong></p>
<p>Türkiye’nin yakınlarında devam eden savaşların son bulmasını dileyen ve ülkemizde huzur içinde yaşadığımızı hatırlatan Başkan Alper Taban, “Ülkemizde barış, sevgi ve saygı hâkim çok şükür. Ancak etrafımızın da ateş çemberi olduğunu hepimiz görüyoruz. İnşallah bir an önce savaşlar sona ermiş olur ve tüm dünyada başta İslam alemi olmak üzere huzur iklimi yerleşir. Hiçbir suçu olmayan, sivil olan, çocuğa, kadına, yetişkin insanlara bombalar yağdırılıyor. Bunun izahatı yok. Bu savaşların sona ermesi ve huzur ikliminin tüm dünyaya yayması için başta Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin gayretlerini görüyoruz. Katkı ve destek veren herkese de çok teşekkür ediyoruz. Rabbim yardımcımız olsun.” dedi.</p>
<p><strong>“TÜRK TOPLUMU YENİDEN ŞEHİT OLMAYA HAZIR”</strong></p>
<p>18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’ne de değinen Başkan Alper Taban, “Çanakkale Zaferinin 111. yıl dönümü de ayrıca kutlu olsun. Bizler bir ülkenin nasıl vatan kılındığını bilen bir toplumuz. Müslüman ve Türk toplumu bunun bedelini canları ve kanlarını feda etme pahasına ödeyerek gerçekleştirdi. İnegöl’den Çanakkale Zaferi’nin gerçekleştirildiği tarihte 397 tane vatandaşımız canını feda ederek bizlere bu toprakları vatan kıldılar. Biz bunun bilincinde ve farkındayız bu sorumluluğumuzu da alıyoruz. Eğer bunları test etmeye kalkarlarsa bu toplumun tamamı yeniden şehit olmaya hazır.” dedi.</p>
<p><strong>“RAMAZAN BAYRAMIMIZ HAYIRLARA VESİLE OLSUN”</strong></p>
<p>Konuşmasını birlik ve beraberlik vurgusuyla tamamlayan Başkan Alper Taban, “Büyüklerimiz bize bu vatana emanet ettiler ama aynı şekilde kardeşlik ve birlik ruhunu da bizlere emanet ettiler. Başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz. Rabbim tüm şehrimizin ve İslam aleminin ramazan bayramını hayırlara vesile kılsın.” dedi.</p>
<p><strong>“ÇANAKKALE RUHU VE BAYRAM SEVİNCİNİ BİR ARADA YAŞIYORUZ”</strong></p>
<p>AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman ise, “Ramazan Bayramı’nın arifesindeyiz. Böylesine güzel ve anlamlı bir buluşmada sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Ramazan ayı boyunca birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışma duygularını en güzel şekilde yaşadık. Bugün de aynı ruhla bayrama kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bir yandan bayram sevincimizi paylaşırken, bir yandan da 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünü idrak ediyoruz. Çanakkale, bu milletin inancı, cesareti ve vatan sevgisiyle yazdığı büyük bir destandır. Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Savaşların son bulduğu bayramlara erişelim istiyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ülkemizdeki huzurun tüm dünyaya erişmesi için gereken neyse bizler de gayretimizi gösteriyoruz. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Ramazan Bayramı’mızın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyorum.” dedi.</p>
<p><strong>“BAYRAMLAR, KARDEŞLİK VE DAYANIŞMANIN EN GÜZEL GÜNLERİDİR”</strong></p>
<p>Kaymakam Eren Arslan da, ““Ramazan Bayramı’nın manevi iklimine erişmenin huzurunu hep birlikte yaşıyoruz. Bayramlar; kardeşliğin, dayanışmanın, muhabbetin ve paylaşmanın en güzel şekilde yaşandığı özel günlerdir. Bugün burada devletimiz, yerel yönetimlerimiz, kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve vatandaşlarımızla bir arada olmamız da bu güzel tablonun en anlamlı göstergesidir. İçinde bulunduğumuz bu günlerde 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünü de idrak ediyoruz. Çanakkale, milletimizin birlik olduğunda neleri başarabileceğinin en büyük nişanesidir. Vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyor, bayramın sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum.” dedi.</p>
<p><strong>GÖREV BAŞINDAKİ KURUMLARA BAYRAM ZİYARETİ</strong></p>
<p>Konuşmalar sonrası dualar yapıldı. Daha sonra protokol üyeleri; İnegöl Belediyesi Çözüm Merkezi ve Zabıta Müdürlüğü ile birlikte İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı başta olmak üzere görev başındaki kurumları ziyaret ederek görevli personellerin bayramını tebrik etti. Protokol üyeleri, İnegöl Devlet Hastanesi’nde hastaları ziyaret ederek bayramlarını kutladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-protokolu-bayramlasma-toreninde-bulustu-621837">İnegöl Protokolü Bayramlaşma Töreninde Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal ilişkiler mutluluğun anahtarı kabul ediliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-iliskiler-mutlulugun-anahtari-kabul-ediliyor-621760</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 10:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anahtarı]]></category>
		<category><![CDATA[ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[kabul]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluğun]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621760</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mutluluk ve iyi oluşun küresel ölçekte yeniden düşünüldüğünü belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi, İş ve Örgüt Psikoloğu Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Mutluluk artık yalnızca bireysel bir duygu değil; kamu politikalarının ve kalkınma anlayışının merkezinde yer alan bir göstergedir” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-iliskiler-mutlulugun-anahtari-kabul-ediliyor-621760">Sosyal ilişkiler mutluluğun anahtarı kabul ediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Mutluluk ve iyi oluşun küresel ölçekte yeniden düşünüldüğünü belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi, İş ve Örgüt Psikoloğu Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Mutluluk artık yalnızca bireysel bir duygu değil; kamu politikalarının ve kalkınma anlayışının merkezinde yer alan bir göstergedir” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Son yıllarda mutluluk araştırmalarında özellikle sosyal ilişkilerin gücü, toplumsal güven, ekonomik eşitsizlik ve dijital yaşamın etkileri gibi konuların öne çıktığını belirten Uzunkoca, “Araştırmalar yalnızlık ve sosyal izolasyonun mutluluğu önemli ölçüde düşürdüğünü, toplumlarda güven düzeyi yükseldikçe ortalama mutluluğun arttığını ve ekonomik eşitsizliklerin yüksek olduğu toplumlarda mutluluk düzeylerinin daha düşük olduğunu göstermektedir” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi, İş ve Örgüt Psikoloğu Ülfet Uzunkoca, 20 Mart Dünya Mutluluk Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede mutluluk kavramının küresel ölçekte nasıl ele alındığını, kalkınma anlayışındaki dönüşümü ve mutluluk araştırmalarının temel dinamiklerini değerlendirdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Mutluluk, yalnızca bireysel bir deneyim değil</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>20 Mart’ın, Birleşmiş Milletler tarafından 2012 yılında Uluslararası Mutluluk Günü olarak ilan edildiğini hatırlatan Uzunkoca, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 66/281 sayılı kararıyla kabul edilen bugün, mutluluk ve iyi oluşun insanların yaşamında evrensel bir hedef olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekmektedir. Bu yaklaşım, mutluluğun yalnızca bireysel bir deneyim değil; aynı zamanda kamu politikalarında dikkate alınması gereken bir iyi oluş göstergesi olduğunu vurgulamaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalkınma anlayışı değişiyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünya Mutluluk Günü’nün ortaya çıkışında Bhutan’da geliştirilen kalkınma yaklaşımının etkili olduğunu belirten Uzunkoca, “Bhutan, 1970’li yıllardan bu yana ülkelerin başarısının yalnızca Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) ile ölçülmesinin yeterli olmadığını savunarak bunun yerine ‘Gross National Hapiness &#8211; Ulusal Mutluluk’ anlayışını önermiştir. Bu yaklaşıma göre, kalkınma yalnızca ekonomik büyümeyle değil, sosyal refah, çevresel sürdürülebilirlik ve psikolojik iyi oluş gibi unsurların birlikte değerlendirilmesiyle anlam kazanmaktadır. Bu perspektif, özellikle 2010’lu yıllardan itibaren uluslararası politika tartışmalarında daha görünür hâle gelmiştir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>20 Mart’ın sembolik anlamı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>20 Mart tarihinin seçilmesinin de sembolik bir anlam taşıdığını ifade eden Uzunkoca, “Bu tarih, gece ve gündüzün eşit olduğu ilkbahar ekinoksuna denk gelmektedir. Ekinoksun temsil ettiği denge fikri, refahın ve iyi oluşun toplumlar arasında dengeli biçimde paylaşılması gerektiğini hatırlatan güçlü bir semboldür” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Mutluluk politikaların merkezine alınıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünya Mutluluk Günü’nün temel amacının mutluluğu kamu politikalarının önemli bir hedefi olarak tanımlamak olduğunu belirten Uzunkoca, “Bu yaklaşım; ekonomik büyümenin yanı sıra iyi oluş göstergelerinin dikkate alınmasını, yoksulluğun azaltılmasını, eşitsizliklerin düşürülmesini ve sürdürülebilir kalkınma ile psikolojik iyi oluşun birlikte düşünülmesini teşvik etmektedir. Bu nedenle her yıl bu tarihlerde World Happiness Report yayımlanarak küresel ölçekte iyi oluş verileri analiz edilmektedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>2026’nın teması: Sosyal medya ve mutluluk</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu yılın temasının “sosyal medya ve mutluluk” olarak belirlendiğini ifade eden Uzunkoca, “Bu tema, dijital etkileşimlerin mutluluk ve iyi oluşla ilişkisini gündeme taşımakta; sosyal medyanın hem yaratabileceği zorluklara hem de daha yapıcı, daha bilinçli ve daha olumlu kullanım biçimlerine dikkat çekmektedir. Aynı zamanda çevrim içi ortamda kurulan ilişkilerde gösterilen özenin, kullanılan dilin ve yapılan tercihlerin bireysel ve toplumsal düzeyde fark yaratabileceğine işaret etmektedir. Bu yönüyle tema, daha mutlu ve daha nazik bir sosyal ortamın yalnızca yüz yüze değil, dijital dünyada da birlikte inşa edilebileceğini vurgulamaktadır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Mutluluk ölçülebilir bir kavram</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünya Mutluluk Raporu’nun bilimsel verilere dayandığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Dünya Mutluluk Raporu, Oxford Üniversitesi bünyesindeki İyi Oluş Araştırma Merkezi (Wellbeing Research Centre) tarafından, Gallup, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (UN Sustainable Development Solutions Network) ve bağımsız bir editör kurulu ile iş birliği içinde yayımlanmaktadır. Raporda büyük ölçüde Gallup World Poll verileri kullanılmakta ve 150’den fazla ülkeden veri toplanmaktadır. Mutluluk ölçümünde temel olarak ‘Cantril Merdiveni’ adı verilen yaşam değerlendirme sorusu kullanılmaktadır. Bireylerden yaşamlarını 0 ile 10 arasında bir merdivende değerlendirmeleri istenmektedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Altı temel değişken belirleyici oluyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Mutluluk düzeylerini açıklamada altı temel değişkenin öne çıktığını ifade eden Uzunkoca, “Kişi başına düşen gelir, sosyal destek, sağlıklı yaşam beklentisi, hayat seçimlerinde özgürlük, cömertlik ve yolsuzluk algısı mutluluğu belirleyen temel faktörler arasında yer almaktadır. Özellikle sosyal destek, bireylerin zor zamanlarda güvenebilecekleri birinin varlığı açısından mutluluk üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalkınma anlayışında yeni perspektif </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Psikoloji açısından bakıldığında Dünya Mutluluk Günü’nün önemli bir paradigma değişimini de temsil ettiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Uzun süre kalkınma anlayışında ‘ekonomik büyüme → iyi oluş’ şeklinde kurulan ilişki, giderek ‘iyi oluş → sürdürülebilir toplum’ perspektifiyle yeniden düşünülmeye başlanmıştır. Bu yaklaşım mutluluğun yalnızca bireysel bir duygu olarak değil, aynı zamanda kamu politikaları, ekonomi ve sosyal gelişim açısından önemli bir gösterge olarak ele alınmasına katkı sağlamaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sosyal ilişkiler mutluluğun anahtarı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Son yıllarda mutluluk araştırmalarında özellikle sosyal ilişkilerin gücü, toplumsal güven, ekonomik eşitsizlik ve dijital yaşamın etkileri gibi konular öne çıktığını belirten Uzunkoca, “Araştırmalar yalnızlık ve sosyal izolasyonun mutluluğu önemli ölçüde düşürdüğünü, toplumlarda güven düzeyi yükseldikçe ortalama mutluluğun arttığını ve ekonomik eşitsizliklerin yüksek olduğu toplumlarda mutluluk düzeylerinin daha düşük olduğunu göstermektedir. Ayrıca özellikle genç kuşaklarda sosyal medya kullanımı ile iyi oluş arasındaki ilişki de giderek daha fazla araştırılan bir alan haline gelmiştir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>En mutlu ülkeler neden önde?</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünya mutluluk sıralamalarında belirli ülkelerin öne çıktığını ifade eden Uzunkoca, “Finlandiya, Danimarka, İzlanda, İsveç ve Hollanda gibi ülkeler genellikle ilk sıralarda yer almaktadır. Bu durumun arkasında güçlü sosyal güvenlik sistemleri, yüksek toplumsal güven ve dengeli iş-yaşam ilişkisi gibi faktörler bulunmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İyi oluş, sürdürülebilir toplumların anahtarı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Psikoloji açısından bu sürecin önemli bir paradigma değişimini temsil ettiğini vurgulayan Uzunkoca, “Uzun yıllar ‘ekonomik büyüme iyi oluşu getirir’ anlayışı hâkimdi. Günümüzde ise ‘iyi oluş sürdürülebilir toplumları oluşturur’ yaklaşımı öne çıkmaktadır. Bu da mutluluğun yalnızca bireysel bir duygu değil; toplumsal gelişimin temel göstergelerinden biri olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-iliskiler-mutlulugun-anahtari-kabul-ediliyor-621760">Sosyal ilişkiler mutluluğun anahtarı kabul ediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kartepe&#8217;de STK&#8217;lar Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kartepede-stklar-bulustu-621486</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 17:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[kartepe]]></category>
		<category><![CDATA[lar]]></category>
		<category><![CDATA[stk]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621486</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, Ramazan ayının bereketini ve birleştirici ruhunu ilçedeki Sivil Toplum Kuruluşları ile paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-stklar-bulustu-621486">Kartepe&#8217;de STK&#8217;lar Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, Ramazan ayının bereketini ve birleştirici ruhunu ilçedeki Sivil Toplum Kuruluşları ile paylaştı.</strong></p>
<p><strong>Gönül Sofrasında Birlik Beraberlik Mesajı</strong></p>
<p>Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman, Kartepe Kaymakamı Hasan Öztürk ve AK Parti İlçe Başkanı Murat Yılmaz’ın da katılımıyla düzenlenen iftar programında, ilçede faaliyet gösteren dernek başkanları, oda temsilcileri ve STK yöneticileri bir araya geldi. Samimi bir ortamda gerçekleşen iftarda konuşan Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman “STK’larımız bizim en büyük yol arkadaşlarımızdır. Toplumun her kesimine dokunan, ortak aklı ve dayanışmayı büyüten sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte yürümekten büyük güç alıyoruz. Birlik ve beraberliğimizin daim olmasını temenni ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>Toplumsal Dayanışmada STK’ların Önemi</strong></p>
<p>Programda konuşan Kartepe Kaymakamı Kartepe Kaymakamı Hasan Öztürk “Bu anlamlı akşamda, ilçemizde önemli bir görev üstlenen sivil toplum kuruluşlarımızla aynı sofrayı paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. STK’larımız, toplumsal dayanışmanın güçlenmesinde ve kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesinde önemli bir rol üstlenmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Birlik ve Dayanışma Vurgusu</strong></p>
<p>Programa katılan Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman, STK’ların yerel yönetimlerdeki önemine dikkat çekti. Yaman &#8220;Kartepe’deki bu güçlü birliktelik, sadece ilçemize değil tüm Kocaeli’ye örnek oluyor. Belediye Başkanımız, Kaymakamımız ve teşkilatımızla el ele vererek halkımıza hizmet etmeye devam eden tüm kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum&#8221; dedi.</p>
<p><strong>STK Temsilcilerinden Teşekkür</strong></p>
<p>Programa katılan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, programdan duydukları memnuniyeti dile getirerek; programı düzenleyen Kartepe Belediyesi’ne teşekkür ettiler.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-stklar-bulustu-621486">Kartepe&#8217;de STK&#8217;lar Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şehir Tiyatroları 27 Mart Dünya Tiyatro Günü&#8217;nü 7 Oyunla Kutluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sehir-tiyatrolari-27-mart-dunya-tiyatro-gununu-7-oyunla-kutluyor-621101</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 10:48:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[27]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yazdığı]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621101</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü ücretsiz sahneleyeceği 7 oyunla kutluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sehir-tiyatrolari-27-mart-dunya-tiyatro-gununu-7-oyunla-kutluyor-621101">Şehir Tiyatroları 27 Mart Dünya Tiyatro Günü&#8217;nü 7 Oyunla Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü ücretsiz sahneleyeceği 7 oyunla kutluyor.</p>
<p>Dünya Tiyatro Günü’nde sanatseverleri Musahipzade Celal’den Arthur Miller’a, Donald Margulies’den Suat Derviş’e klasik ve modern yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor. </p>
<p>Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde <b>Haramiler,</b></p>
<p>Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde <b>Cadı Kazanı</b>,</p>
<p>Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde <b>Öylece Durur Zaman,</b></p>
<p>Ümraniye Sahnesi’nde <b>Fosforlu Cevriye,</b></p>
<p>Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde <b>Köpek Kalbi</b>,</p>
<p>Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde <b>Geçmişin Gölgesi</b>,</p>
<p>Müze Gazhane Meydan Sahne’de <b>Sivrisinekler</b> adlı oyunlarımız 27 Mart 2026 Cuma günü ücretsiz olarak sahne alacak.</p>
<p>Ücretsiz oyun davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.<b> </b></p>
<p><b>Sahnelenecek Oyunlar</b></p>
<p><b>HARAMİLER (16+ Yaş)</b></p>
<p><b> </b>Musahipzade Celal’in üç farklı oyunundan oluşturulan bir uyarlamayla, halkın başına musallat olan harami yöneticiler ekseninde gelişen olayları, modern bir bakış açısı ve hicivle sahneye taşıyor.</p>
<p><b> Musahipzade Celal</b>’in yazdığı, <b>Engin Alkan</b>’ın uyarlayıp yönettiği oyunda <b>Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay, Zafer Kırşan</b> rol alıyor.</p>
<p><b>CADI KAZANI (13+ Yaş)</b></p>
<p>Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.</p>
<p><b>Arthur Miller</b>‘ın yazdığı, <b>Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol</b>’un çevirdiği, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, </b><b>Seda Yılmaz, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Engin Akpınar, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım</b> rol alıyor.</p>
<p><b>ÖYLECE DURUR ZAMAN (16+ Yaş)</b></p>
<p>Sarah 40’lı yaşlarının başında bir basın fotoğrafçısıdır, uzun yıllar başta Ortadoğu olmak üzere pek çok savaş bölgesinde çalışmıştır. Sarah Irak’ta bulunduğu sırada çok yakınında patlayan bir bomba sonucu yüzünden yaralanmış, kısa bir tedavinin ardından ülkesine dönmüştür. Şimdi uzun zamandır ayrı kaldığı evinde erkek arkadaşı James ile beraberdir. Her şeyin yolundaymış gibi devam ettiği birkaç günün sonunda çiftin görmezden gelmeye çalıştığı sorunlar gün yüzüne çıkmaya, ilişkilerini biçimlendirmeye başlar.</p>
<p>Oyun, Pulitzer ödüllü yazar Donald Marguiles tarafından kaleme alınmıştır. Oyunda, çevresindeki gelişmelere duyarsız bir topluma eleştirinin yanı sıra bireylerin iç hesaplaşmaları da taze tutulmakta, pek çok konuda seyircinin de kendini sorgulaması sağlanmaktadır.<b> </b></p>
<p><b>Donald Margulies</b>’in yazdığı, <b>Irmak Bahçeci</b>’nin çevirdiği, <b>Mehmet Ergen</b>’in yönettiği oyunda <b>Mert Tanık, Murat Coşkuner, Pervin Bağdat, Sevil Akı</b> rol alıyor.</p>
<p><b>FOSFORLU CEVRİYE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkûmudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.</p>
<p>Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor. </p>
<p>Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…</p>
<p>“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…”  kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…</p>
<p>Oyunda <b>Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Özpınar, Direnç Dedeoğlu, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Esra Ede, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali </b>rol alıyor. </p>
<p><b>KÖPEK KALBİ (16+ Yaş)</b></p>
<p>1924 yılı… Sovyet Rusya’nın karanlık atmosferinde, toplumsal düzenin ve bürokrasinin içine sıkışmış Profesör Preobrajenski insan beyni ve gençleşme üzerine çalışmaktadır. Ona dünya çapında şöhret kazandıran, insanların gençleşmesini sağlayan bir teknik geliştirmiştir. Beyin araştırmaları sürecinde yeni bir deney yapmayı tasarlar. Sokak köpeği Şarik’e zor bir ameliyatla bir insandan alınan hipofiz ve testisleri nakleder. Fakat ameliyattan sonra beklenmedik değişimler baş gösterir, Şarik insana dönüşmeye başlar. Bu değişim Profesör Preobrajenski’nin evinin kurallarını altüst edecektir. Köpek Kalbi, toplum mühendisliği, çürümüş bürokrasi ve sınıf savaşlarıyla toplumsal barışı yitirmiş bir halk üzerinden, insanı insan yapan şey nedir sorusunu soruyor.</p>
<p><b>Mihail Bulgakov</b>’un yazdığı, <b>Mustafa Kemal Yılmaz</b>’ın çevirdiği, <b>Onur Demircan</b>’ın uyarlayıp yönettiği oyunda <b>Ali Gökmen Altuğ, Caner Çandarlı, İrem Arslan, Onur Şirin</b> rol alıyor.</p>
<p><b>GEÇMİŞİN GÖLGESİ (16+ Yaş)</b></p>
<p>Terk edilmiş bir binada eski bir polis yıllar önce iş birliği yaptığı doktoru beklemektedir. Açığa çıkması gereken gerçekler, yüzleşmeleri gereken suçları vardır. Büyük bir hesaplaşmaya girerler.</p>
<p><b>Macit Koper</b>’in yazdığı, <b>Barış Dinçel</b>’in yönettiği oyunda <b>Ahmet Saraçoğlu, Bahtiyar Engin</b> rol alıyor.</p>
<p><b>SİVRİSİNEKLER (16+ Yaş)</b></p>
<p>Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. <b>Lucy Kirkwood</b>’un yazdığı, <b>Ali Gökmen Altuğ</b>’un yönettiği oyunda <b>Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara Tutumluer, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk</b> rol alıyor.</p>
<p>İyi seyirler…</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sehir-tiyatrolari-27-mart-dunya-tiyatro-gununu-7-oyunla-kutluyor-621101">Şehir Tiyatroları 27 Mart Dünya Tiyatro Günü&#8217;nü 7 Oyunla Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de Romanlar için ortak akıl buluşması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-romanlar-icin-ortak-akil-bulusmasi-620939</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:29:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[alanlar]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620939</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Roman Yurttaş Meclisi’nin ikinci toplantısında konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-romanlar-icin-ortak-akil-bulusmasi-620939">İzmir&#8217;de Romanlar için ortak akıl buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Roman Yurttaş Meclisi’nin ikinci toplantısında konuştu. Yeni kurulan meclisin önemine değinen Başkan Tugay, “Herkesin sesini duyalım istiyorum. Bu şekilde çalışırsak 10 yıl içinde İzmir’de Roman toplumunun yaşadığı hiçbir sorun kalmaz” diye konuştu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu Roman Yurttaş Meclisi’nin ikinci toplantısı yapıldı. Roman yurttaşların yerel yönetim süreçlerine katılımını güçlendirmek amacıyla düzenlenen meclis oturumu Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen Roman çalışmaları kapsamında yapılan ve Kültürpark’ta Çetin Emeç Toplantı Salonu’ndaki buluşmaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ela Hızlı ve Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Yener Ceylan da katıldı. Roman yurttaşları temsil eden dernek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile mahalle muhtarlarının yer aldığı buluşmada, Roman yurttaşların kent yaşamına daha etkin katılımı, yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.</p>
<p><strong>“Bir kişi bile kalsa Romanların maruz kaldığı sıkıntıyla mücadele edeceğim”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Biz Roman toplumuna özgü sorunları çözelim diye bir aradayız. Bu, gönüllü bir çalışmadır. Burada bir tane insan bile kalsa o benim için önemlidir. Ben o kişiyle Romanların bütününün maruz kaldığı her türlü sıkıntıyla ilgili mücadele ederim. Ben herkesi dinlemek, herkesin sesini duymak istiyorum. Benim amacım, herkes herkesi duysun. Çiçekçinin, müzisyenin sorununu da duyacaksınız, kentsel dönüşüm ihtiyacı olanın da… Roman Yurttaş Meclisi, Romanların her anlamda temsilcilerinin bir arada olduğu ve sorunların bir arada konuşulduğu ortamdır” dedi.</p>
<p><strong>Kapsayıcı çözümlere dikkat çekti</strong></p>
<p>Başkan Dr. Cemil Tugay, Roman yurttaşların en önemli sorunlarından birinin istihdam olduğunu belirterek barınma, sağlık, eğitim, yaşam alanlarının iyileştirilmesi ve Roman kültürünün korunması için çalışmalar yapılacağını söyledi. Tugay, bu süreçte kararların Roman toplumuyla birlikte alınmasının önemine dikkat çekerek, Roman Yurttaş Meclisi’nin ortak kararlarla belediyeye yol göstermesini ve herkes için kapsayıcı çözümler üretilmesini hedeflediklerini ifade etti.</p>
<p><strong>“Yerel kalkınma çalışması yapalım”</strong></p>
<p>Her partiden ve siyasi ideolojiden vatandaşın ayrımsız bir şekilde mecliste yer almasına da değinen Başkan Tugay, “Konu siyaset değil. İzmir’de doğru düzgün bir şekilde yerel kalkınma çalışması yapalım. Çözüm odaklı olsun. Geçen toplantıda okullardan söz ettiniz, listeyi çıkardık. Önümüzdeki haftadan itibaren yemek dağıtılacak, okulların tamirat, tadilatıyla ilgili çalışılacak. İstihdam konusunda kafa yoracağız. Hangi alanlarda ihtiyacımız varsa meslek eğitimleri vererek arkadaşlarımızı hazırlayacağız. Anne babası cezaevinde olan çocuklarla ilgili sosyal destek çalışması yapmamız gerekiyor. Roman çocuklar, gençler okumak, kendini geliştirmek, kariyer yapmak istediğinde onların yanında yer alacak mıyız, almayacak mıyız? Buna karar vermemiz lazım. Neticede çocuklara özel programlarla destek olmamız lazım” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Bu süreç birkaç yıl değil, on yıl sürecek”</strong></p>
<p>Başkan Tugay, Roman yurttaşların sağlık, barınma ve yaşam alanları konularında sorunlarının ortalamadan daha fazla olduğunu belirtti. Kanser, kadın sağlığı ve madde bağımlılığı gibi konularda tarama ve destek programları yapılabileceğini, mahallelerde özel merkezler kurulabileceğini söyledi. Tugay, mahallelerin iyileştirilmesi ve yeni yaşam alanlarının oluşturulmasının önemine değinerek, Romanların kültürünü yaşayabileceği sağlıklı alanlar oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.</p>
<p>Roman toplumunun zekâsı, becerisi ve neşesiyle çok özel bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Tugay, öncelikli sorunların belirlenmesi, ortak karar alınması ve uzun vadeli çözümler üretilmesi gerektiğini belirtti. Tugay, “Bu süreç birkaç yıl değil, on yıl sürecek. Önümüzdeki sene mevcut durumdan daha iyiysek doğru yoldayız. Bu şekilde çalışırsak 10 yıl içinde İzmir’de Roman toplumunun yaşadığı hiçbir sorun kalmaz. Buna lütfen inanın. Sadece doğru şeyler yapmamız lazım. En önemlisi de kimseyi dışarıda bırakmamız lazım” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-romanlar-icin-ortak-akil-bulusmasi-620939">İzmir&#8217;de Romanlar için ortak akıl buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Kınay&#8217;dan &#8220;Güçlü Kadın, Güçlü Toplum&#8221; Vurgusu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-kinaydan-guclu-kadin-guclu-toplum-vurgusu-620506</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 13:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[görünür]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[karabağlar]]></category>
		<category><![CDATA[kınay]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[vurgusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620506</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Atlas Sağlık Eğitim Vakfı tarafından düzenlenen “Güçlü Kadın, Güçlü Toplum” etkinliğinde kadın hakları, toplumsal eşitlik ve dayanışma mesajları verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-kinaydan-guclu-kadin-guclu-toplum-vurgusu-620506">Başkan Kınay&#8217;dan &#8220;Güçlü Kadın, Güçlü Toplum&#8221; Vurgusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Atlas Sağlık Eğitim Vakfı tarafından düzenlenen “Güçlü Kadın, Güçlü Toplum” etkinliğinde kadın hakları, toplumsal eşitlik ve dayanışma mesajları verdi. Kınay, Karabağlar’daki çalışmaları anlatarak yaptıkları etkinlik ve projelerle ilçede ezberleri bozmayı, kadın emeğini görünür kılmayı ve hayatı değiştirmeyi amaçladıklarını vurguladı.</p>
<p><b>Kadın ve Siyaset Konuşuldu</b></p>
<p>İzmir Ticaret Odası salonunda gerçekleştirilen etkinlikte “Kadın ve Siyaset” başlığında konuşan Kınay, kadınların toplumun her alanında seslerini duyurmasının önemine dikkat çekti.</p>
<p>Kadın-erkek meselesi değil, toplumsal eşitlik meselesidir diyen Kınay, Kadınlar toplumsal mücadelede öncü ve seslerini her alanda duyuruyor. Türkiye&#8217;nin dört bir yanında kadınlar toplumun her alanında aktif rol alıyor” Bu seslerin ve gücün görünür olması gerekiyor&#8221; dedi</p>
<p><b>Karabağlar’daki Sosyal Sorunlara Dikkat Çekti</b></p>
<p>Karabağlar’daki sosyal ve ekonomik sorunlara da değinen Başkan Kınay, ilçede kadınların yoksulluk, işsizlik ve sosyal adaletsizlikle karşı karşıya olduğunu ifade etti.</p>
<p>“Engelli bireyler, çocuklar ve kadınlar için yapılan çalışmalarla sorunları görünür kılıyoruz. Kadınların güçlenmesi, toplumsal değişimin anahtarıdır” diye konuştu.</p>
<p><b>Kadın Dayanışması ve Projeler</b></p>
<p>Karabağlar’da hayata geçirilen kadın odaklı projeler hakkında da bilgi veren Başkan Kınay “Kadın kooperatifleri ve eğitim projeleriyle kadınlarımız ekonomik ve sosyal olarak güçleniyor. Karabağlar ’da kadın emeğini görünür kılmak için Kadın Emeği pazarlarımız, Kadın Kooperatifi çalışmalarımız ile devam ediyoruz. Göreve geldiğimizde kurduğumuz İstihdam Ofisi aracılığıyla 18 ayda 1.750 kişiye iş imkânı sağladık ve bunun 900’ü kadınlardan oluşuyor. Yine ailelere ve çocuklarına yönelik 4. Çocuk Oyun Akademisi’ni ve 2 adet Yaş Alma Merkezimizi açtık. Nerede ihtiyaç varsa orada bir el olmak, destek sağlamak ve dayanışmayı büyütmek görevimizdir” dedi.</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>Dayanışma Mesajı</b></p>
<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde gerçekleştirilen yürüyüşe ve 24 saat tutulan nöbete de değinen Kınay, Karabağlar’daki dayanışmaya dikkat çekti.</p>
<p>Kınay, “Kadınlar kadar erkekler de 24 saat nöbet tutarak mücadeleye destek verdi. Karabağlar’da erkek egemenliğine rağmen kadın belediye başkanı olarak bu dayanışmanın parçası olabilmek bizim için çok değerli. Hayatın her alanında var olan kadınların siyasette de daha görünür olması ve değişimi yaratması gerekiyor. Nerede olursak olalım dayanışmayla sözümüzü büyütmeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Konuşmanın sonunda Atlas Sağlık Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Apak, Başkan Kınay’a günün anısına Atatürk fotoğrafı takdim etti.</p>
<p>Başkan Kınay’ın yanı sıra etkinlikte konuşmacı olarak Ece Elbirlik Ürkmez (İnci Vakfı), Selin Aktaş (İzeltaş A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı), Burcu Akdağ (Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı), Saadet Özkan (UCİM Kurucu Genel Başkanı) ve İlknur Bilkay Görken (DEÜ Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı) yer aldı.</p>
<p>Etkinlik, İlkay Kıyak’ın yapımcılığı ve sunuculuğunda katılımcılar ve bursiyerlerle birlikte çekilen toplu fotoğrafla sona erdi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-kinaydan-guclu-kadin-guclu-toplum-vurgusu-620506">Başkan Kınay&#8217;dan &#8220;Güçlü Kadın, Güçlü Toplum&#8221; Vurgusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Memorial Hastanelerinde Kolon Kanseri Farkındalığı İçin &#8220;Mavi Gün&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/memorial-hastanelerinde-kolon-kanseri-farkindaligi-icin-mavi-gun-620458</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 09:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastanelerinde]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[memorial]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Memorial Sağlık Grubu, kolon kanseri konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla “Kolon Kanseri İçin Mavi Gün” etkinliklerini düzenledi. İlk kez gerçekleştirilen çalışma kapsamında, farklı şehirlerdeki hastanelerinde eş zamanlı farkındalık buluşmaları yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/memorial-hastanelerinde-kolon-kanseri-farkindaligi-icin-mavi-gun-620458">Memorial Hastanelerinde Kolon Kanseri Farkındalığı İçin &#8220;Mavi Gün&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Memorial Sağlık Grubu, kolon kanseri konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla “Kolon Kanseri İçin Mavi Gün” etkinliklerini düzenledi. İlk kez gerçekleştirilen çalışma kapsamında, farklı şehirlerdeki hastanelerinde eş zamanlı farkındalık buluşmaları yapıldı.</strong></p>
<p>Memorial Sağlık Grubu, İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum, Diyarbakır ve Kayseri’deki hastanelerinde kolon kanseri farkındalığına dikkat çekmek amacıyla “Kolon Kanseri İçin Mavi Gün” etkinlikleri düzenledi. Farklı şehirlerde eş zamanlı gerçekleştirilen etkinliklerde hastalar, hekimler ve sağlık çalışanları bir araya geldi.</p>
<p>Mavi konseptli alanlar, farkındalık stantları, bilgilendirme etkinlikleri ve hasta hikâyeleri ile kolon kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekildi. Gün boyunca hastane alanlarında kurulan bilgilendirme noktalarında ziyaretçilere kolon kanseri hakkında bilgi verilirken, farkındalık dövizleri ve mavi temalı etkinliklerle konuya dikkat çekildi. Katılımcılar doktorlarla bir araya gelerek kolon kanserine ilişkin merak ettikleri sorulara yanıt bulma fırsatı da yakaladı.</p>
<p>Etkinlikler kapsamında sanat ve medya dünyasından isimler de farkındalık çalışmalarına destek verdi. Memorial Bahçelievler Hastanesi’ndeki etkinliğe katılan Ece Vahapoğlu, kendi deneyimlerinden yola çıkarak kolon kanseri farkındalığının önemine dikkat çekti. Memorial Bahçelievler Hastanesi’ne Ece Vahapoğlu’nun yanı sıra Şebnem Özinal, Memorial Şişli Hastanesi için ise Selin Türkmen, Memorial Göztepe Hastanesi’ndeki etkinliğe Seren Fosforoğlu, Müge Ulusoy ve Ayşen İnci, Memorial Ataşehir Hastanesi’ndeki etkinliğe ise Şahika Ercümen ve Demirhan Demircioğlu katıldı.</p>
<p><strong>Memorial Sağlık Grubu Genel Müdürü Bora Uludüz, </strong>“Mavi Gün” etkinlikleriyle kolon kanseri konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi:<strong> </strong></p>
<p>“Kolon kanseri, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olan kanser türlerinden biri. Bu nedenle toplumda farkındalığın artırılması büyük önem taşıyor. Memorial olarak bu bilinçle ‘Kolon Kanseri İçin Mavi Gün’ etkinliklerini hastanelerimizde ilk kez hayata geçiriyoruz. Hekimlerimiz, sağlık çalışanlarımız ve toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren bu tür çalışmalarla kolon kanseri konusunda farkındalığı güçlendirmeyi ve erken teşhisin önemine dikkat çekmeyi hedefliyoruz. Memorial Sağlık Grubu olarak toplum sağlığını destekleyen farkındalık ve bilgilendirme çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de sürdürmeye devam edeceğiz.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/memorial-hastanelerinde-kolon-kanseri-farkindaligi-icin-mavi-gun-620458">Memorial Hastanelerinde Kolon Kanseri Farkındalığı İçin &#8220;Mavi Gün&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ&#8217;den 2025&#8217;te Rekor Sayıda Sosyal Sorumluluk Projesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deuden-2025te-rekor-sayida-sosyal-sorumluluk-projesi-620352</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[rekor]]></category>
		<category><![CDATA[rektör]]></category>
		<category><![CDATA[sayıda]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620352</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de devlet ve vakıf üniversiteleri tarafından toplam 15 bin 395 sosyal sorumluluk projesinin hayata geçirildiği ifade edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-2025te-rekor-sayida-sosyal-sorumluluk-projesi-620352">DEÜ&#8217;den 2025&#8217;te Rekor Sayıda Sosyal Sorumluluk Projesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de devlet ve vakıf üniversiteleri tarafından toplam 15 bin 395 sosyal sorumluluk projesinin hayata geçirildiği ifade edildi.</p>
<p>Bütçesi, hedefi ve çıktısı bulunan ve en az iki ay süren projelerin değerlendirmeye alındığı sıralamada, toplumsal katkı alanında önemli bir rol üstlenen üniversiteler arasında Dokuz Eylül Üniversitesi ülke sıralamasında 4. sırada yer aldı.</p>
<p>2024 yılında 164 sosyal sorumluluk projesi gerçekleştiren DEÜ, 2025 yılında proje sayısını önemli ölçüde artırarak bu alanda 294 proje gerçekleştirdi. Üniversitenin kısa sürede elde ettiği bu artış, topluma yönelik çalışmaların kurumsal bir anlayışla ve geniş bir katılımla sürdürüldüğünü ortaya koydu.</p>
<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, topluma sağladıkları katkılarla da ön plana çıktığını ifade etti.</p>
<p><b>“AKADEMİK BİRİKİMİMİZİ TOPLUMLA BULUŞTURMAYI ÖNCELİKLİ SORUMLULUĞUMUZ OLARAK GÖRÜYORUZ”</b></p>
<p>DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>“Dokuz Eylül Üniversitesi olarak sağlık, mühendislik ve sosyal bilimler alanında fakültelerimizde, meslek yüksekokullarımızda ve enstitülerimizde yürüttüğümüz çalışmaların ve araştırmaların temelinde kamusal yararı gözetmekteyiz. Bilimsel bilgi ve akademik birikimimizi toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturmayı öncelikli sorumluluklarımız arasında görüyoruz.”</p>
<p>Üniversitenin toplumsal katkı vizyonu doğrultusunda öğrenciler ve akademisyenlerin geniş katılımıyla çok sayıda proje yürütüldüğünü kaydeden Rektör Yılmaz, “Eğitimden sağlığa, çevre farkındalığından dezavantajlı gruplara yönelik destek çalışmalarına kadar birçok alanda hayata geçirilen projelerle toplumla güçlü bağlar kuruyoruz. Öğrencilerimizin sosyal sorumluluk bilinciyle yetişmesi ve akademik çalışmaların toplum yararına dönüşmesi bizim için büyük önem taşıyor,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİNE DOKUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</b></p>
<p>DEÜ’nün toplumsal faydayı merkeze alan projeler üretmeye devam edeceğini vurgulayan Rektör Yılmaz, üniversitenin yerel, ulusal ve uluslararası paydaşlarla iş birliği içinde sosyal sorumluluk faaliyetlerini daha da geliştirmeyi hedeflediğini belirtti.</p>
<p>“Üniversitemizde yürütülen sosyal sorumluluk projeleri; akademisyenlerimizin bilgi birikimi, öğrencilerimizin dinamizmi ve kurumumuzun güçlü altyapısı sayesinde her geçen yıl daha geniş kitlelere ulaşıyor. Önümüzdeki dönemde de toplumun farklı kesimlerine dokunan, sürdürülebilir ve etkisi yüksek projeler üretmeye devam edeceğiz,” sözleriyle açıklamalarını tamamlayan Rektör Yılmaz, bu başarıda emeği bulunan tüm akademisyenlere, öğrencilere ve paydaşlara teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-2025te-rekor-sayida-sosyal-sorumluluk-projesi-620352">DEÜ&#8217;den 2025&#8217;te Rekor Sayıda Sosyal Sorumluluk Projesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bornova&#8217;da 8 Mart Haftası kadınların hikâyeleriyle sahneye taştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bornovada-8-mart-haftasi-kadinlarin-hikayeleriyle-sahneye-tasti-620069</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 09:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sahneye]]></category>
		<category><![CDATA[taştı]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620069</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında hafta boyunca sanat, kültür ve dayanışma temalı etkinliklerle dolu bir program gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-8-mart-haftasi-kadinlarin-hikayeleriyle-sahneye-tasti-620069">Bornova&#8217;da 8 Mart Haftası kadınların hikâyeleriyle sahneye taştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında hafta boyunca sanat, kültür ve dayanışma temalı etkinliklerle dolu bir program gerçekleştirdi. Fotoğraf sergilerinden tiyatro oyunlarına uzanan etkinliklerde kadınların yaşam hikâyeleri, mücadeleleri ve dayanışma ruhu Bornova’nın farklı kültür merkezlerinde sanat aracılığıyla görünür kılındı.</p>
<p>Program kapsamında “Bizim Hikâyemiz: Bornova’nın Kadın Hikâyeleri” fotoğraf sergisi, “Havva – Değişecek Bu Hikâye” tiyatro oyunu ve ÇYDD İzmir Şubesi’nin desteğiyle sahnelenen “Can Kırıkları” adlı oyun sanatseverlerle buluştu.</p>
<p><b> Bornova’nın kadın hikâyeleri fotoğraf sergisinde buluştu</b></p>
<p><b> </b>8 Mart etkinlikleri kapsamında Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezinde açılan “Bizim Hikâyemiz: Bornova’nın Kadın Hikâyeleri” adlı fotoğraf sergisi, Bornova’da yaşayan kadınların hayatlarına, emeklerine ve üretimlerine odaklanan kareleri sanatseverlerle buluşturdu.</p>
<p>18 Mart’a kadar ziyaret edilebilecek sergide farklı yaşlardan ve mesleklerden kadınların hikâyeleri fotoğraflar aracılığıyla anlatılıyor.</p>
<p><b> “Havva – Değişecek Bu Hikâye”</b></p>
<p>8 Mart etkinlikleri kapsamında sahnelenen bir diğer etkinlik ise “Havva – Değişecek Bu Hikâye” adlı tiyatro oyunu oldu. Çamdibi Nedret Güvenç Sahnesi’nde sahnelenen oyun, tiyatroseverlerden yoğun ilgi gördü.</p>
<p>Oyuncu ve yazar Sinem Koşar tarafından yazılıp sahnelenen, yönetmenliğini Arif M. Güney’in üstlendiği tek kişilik oyun, toplumun dayattığı kalıplara karşı kendi hayatını kurmaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatıyor. Oyun, Vüs’at O. Bener’in “Havva” öyküsünden ve Irmak Zileli’nin “Son Bakış” romanındaki karakterlerden esinlenerek oluşturuldu.</p>
<p>Kadınların yaşam mücadelesini umut ve direniş temasıyla sahneye taşıyan oyun, izleyicilerden büyük alkış aldı.</p>
<p><b>“Hepimiz oyundayız”: Can Kırıkları</b></p>
<p>8 Mart etkinlikleri kapsamında Altındağ Atatürk Kültür Merkezi STK Yerleşkesi de önemli bir tiyatro etkinliğine ev sahipliği yaptı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) İzmir Şubesinin desteğiyle, “Hepimiz Oyundayız” sloganıyla sahnelenen “Can Kırıkları” adlı tiyatro oyunu izleyicilerle buluştu.</p>
<p><b> </b>Kadınların yaşam mücadelelerini ve toplumsal eşitsizlikleri sahneye taşıyan oyun, izleyicilere hem duygusal hem de düşündürücü anlar yaşattı.</p>
<p><b>Başkan Eşki: “Eşit bir gelecek için birlikte mücadele edeceğiz”</b></p>
<p>8 Mart etkinliklerinin sadece bir kutlama değil aynı zamanda toplumsal farkındalık çağrısı olduğunu vurgulayan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, kadınların toplumsal yaşamın her alanındaki emeğine dikkat çekerek, “Kadınların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürdüğü bir toplum hepimizin sorumluluğudur. Bornova Belediyesi olarak kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik hayatta daha güçlü yer alması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu etkinlikler, dayanışmanın ve eşitlik mücadelesinin bir parçasıdır.<b> </b>Kadınların hikâyeleri aynı zamanda toplumun hikâyesidir. Bornova’da eşitlik, dayanışma ve özgürlük mücadelesinin sesi sanatla, kültürle ve dayanışmayla yükselmeye devam edecek” dedi.</p>
<p><b> </b></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-8-mart-haftasi-kadinlarin-hikayeleriyle-sahneye-tasti-620069">Bornova&#8217;da 8 Mart Haftası kadınların hikâyeleriyle sahneye taştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üsküdar&#8217;da Dünya Kadınlar Günü&#8217;ne Uluslararası Buluşma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uskudarda-dunya-kadinlar-gunune-uluslararasi-bulusma-619900</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 14:22:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[Dedetaş]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619900</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Belediyesi ile Almanya Federal Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında özel bir etkinlik düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudarda-dunya-kadinlar-gunune-uluslararasi-bulusma-619900">Üsküdar&#8217;da Dünya Kadınlar Günü&#8217;ne Uluslararası Buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Belediyesi ile Almanya Federal Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında özel bir etkinlik düzenlendi. Bağlarbaşı Kültür Merkezi Çamlıca Salonu’nda gerçekleştirilen program; iş dünyası, diplomasi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.</strong></p>
<p>Kadınların liderlik rollerindeki stratejik önemine dikkat çekilen etkinlikte, karar alma mekanizmalarında kadın temsiliyeti küresel ve yerel perspektiflerle ele alındı.</p>
<p>Program, Sinem Dedetaş ile Dr. Regine Grienberger’in açılış konuşmalarıyla başladı. Ardından Bige Yücel keynote konuşmasını gerçekleştirdi.</p>
<p>Etkinliğin ana bölümünde ise moderatörlüğünü Av. Dr. Çiğdem Çımrın’ın üstlendiği panel düzenlendi. Panelde Sinem Dedetaş, Heike Fölster ve Elvan Tuğsuz Güven konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>Panelde konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, kadınların iş dünyasındaki konumunun ekonomik gelişmelerden bağımsız düşünülemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Kadının iş dünyasındaki yerini ekonomiden farklı düşünemeyiz. Ne zaman ekonomiler krize girse kadınların birden ‘kutsal görevleri’ hatırlanıyor; ‘sen annesin, evine dön’ deniyor. Ama ne zaman bir bolluk olsa bu kez ‘haydi gel, sana ihtiyacımız var’ deniyor. Bu nedenle kadın meselesi dünya ekonomisinden bağımsız değildir.”</p>
<p>8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda değerlendirme ve mücadeleyi hatırlama günü olduğunu vurgulayan Dedetaş, kadınların toplumda var olabilmesi için bakım yükünün yalnızca kadınların omuzlarında bırakılmaması gerektiğini ifade etti. Yerel yönetimlerin bu konuda önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Dedetaş, kadınların iş ve sosyal yaşamda daha güçlü şekilde yer alabilmesi için destekleyici politikaların hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>
<p>Üsküdar Belediyesi olarak göreve geldikleri günden bu yana yönetimde kadın-erkek eşitliğini güçlendirmeye yönelik adımlar attıklarını ifade eden Dedetaş, “Liyakatli yönetim anlayışıyla üst düzey yöneticilerimiz arasında kadın-erkek eşitliğini sağlamaya özen gösteriyoruz. Değerlendirmelerde eşitliği gözetmek ve gerektiğinde pozitif ayrımcılığı desteklemek yöneticilerin sorumluluğudur” dedi.</p>
<p>Almanya İstanbul Başkonsolosu Dr. Regine Grienberger ise konuşmasında kadın haklarının korunmasının önemine dikkat çekti. Grienberger, bugün gelinen noktada kazanılmış hakların korunmasının büyük önem taşıdığını belirterek, “Şu anda üzerimize düşen görev, geçmişte kazanılan hakları korumaktır. Deneyimler, çeşitliliğin, kapsayıcılığın ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin toplumlarımızı güçlendirdiğini; yenilikçiliği, dayanıklılığı ve sosyal uyumu teşvik ettiğini göstermiştir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>İngilizce moderasyon ve Türkçe-İngilizce simültane çeviri desteğiyle gerçekleştirilen etkinlik, Ramazan temalı ikramların sunulduğu resepsiyon ile sona erdi.</p>
<p>Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen programın, yerel yönetimler, diplomatik temsilcilikler ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğini güçlendirmesi ve kadınların karar alma mekanizmalarındaki rolüne dikkat çekmesi hedefleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudarda-dunya-kadinlar-gunune-uluslararasi-bulusma-619900">Üsküdar&#8217;da Dünya Kadınlar Günü&#8217;ne Uluslararası Buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Gençlere Yönelik Yeni İş Birliği Protokolü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-genclere-yonelik-yeni-is-birligi-protokolu-619393</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 08:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlere]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[protokol]]></category>
		<category><![CDATA[protokolü]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619393</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi, sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu iş birliklerini genişletmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-genclere-yonelik-yeni-is-birligi-protokolu-619393">Çankaya&#8217;da Gençlere Yönelik Yeni İş Birliği Protokolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi, sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu iş birliklerini genişletmeye devam ediyor. Çankaya Belediyesi, Habitat Derneği ile gençlere ve toplumsal gelişime yönelik protokolü imza altına aldı.</b></p>
<p><b>İş birliği protokolü Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu tarafından imzalandı.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, gençlere ve toplumsal gelişime yönelik çalışmalar kapsamında Habitat Derneği ile iş birliği protokolü imzaladı. Protokol, Hüseyin Can Güner ve Bora Caldu tarafından Çankaya Gençlik Merkezi’nde düzenlenen törenle imza altına alınırken, törene belediye yetkilileri, dernek temsilcileri ve gençler katıldı.</p>
<p><b>“PROTOKOL ANKARA İÇİN DE BÜYÜK BİR ANLAM İFADE EDİYOR”</b></p>
<p>Törende konuşan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, yerel yönetimlerin sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu güçlü bağların kent yaşamını daha nitelikli hale getirdiğini belirtti. Güner, “Hayata geçirebileceğimiz farklı farklı modelleri, farklı uygulamaları içinde uygulayabileceğimiz programları ve etkinlikleri, Çankaya özelinde Habitat Derneği ile gerçekleştirecek olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Çankaya Başkent’in kalbi bugün imzaladığımız bu protokol aynı zamanda Ankara için de çok büyük bir anlam ifade edecek”  sözleriyle bu tür iş birliklerinin hem gençlerin gelişimi hem de toplumun geleceği açısından önem taşıdığını vurguladı.</p>
<p><b>GENÇLERİN SOSYAL VE DİJİTAL BECERİLERİ DESTEKLENECEK</b></p>
<p>Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ise yaptığı değerlendirmede, yerel yönetimlerle kurulan ortaklıkların toplumsal dönüşüm açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Caldu, özellikle gençlerin dijital beceriler kazanması, girişimcilik alanında desteklenmesi ve sosyal projelerde aktif rol almasının Türkiye’nin geleceği için kritik olduğunu ifade etti.</p>
<p>Protokol kapsamında Çankaya’da gençlere yönelik çeşitli eğitim, atölye ve proje çalışmalarının hayata geçirilmesi planlanıyor. Dijital dönüşüm, girişimcilik, sürdürülebilirlik ve gönüllülük gibi alanlarda gerçekleştirilecek programlarla gençlerin hem kişisel gelişimlerinin desteklenmesi hem de toplumsal sorunlara çözüm üretme süreçlerine daha aktif katılmaları hedefleniyor.</p>
<p><b>GENÇLERİN KARAR SÜREÇLERİNE KATILIMI ARTACAK</b></p>
<p>Protokol, yerel yönetim ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iletişimi güçlendirmeyi ve ortak projelerin daha sistemli yürütülmesini hedefliyor. Taraflar, özellikle gençlerin karar alma süreçlerine katıldığı projelerin geliştirilmesi konusunda iş birliği konusunda mutabık kaldı. Gençlere yönelik eğitim programlarının artırılması, sosyal inovasyon projelerinin desteklenmesi ve gönüllülük faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasını da kapsayan iş birliğiyle, Çankaya’da gençlerin daha aktif ve katılımcı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlayacak projelerin hayata geçirilmesi ve yerel kalkınmaya destek olunması amaçlanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-genclere-yonelik-yeni-is-birligi-protokolu-619393">Çankaya&#8217;da Gençlere Yönelik Yeni İş Birliği Protokolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Cesaretin Adı Kadın – 103 Yıllık Cesaret&#8221; zirvesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesaretin-adi-kadin-103-yillik-cesaret-zirvesi-618922</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 14:28:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[103]]></category>
		<category><![CDATA[adı]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[cesaret]]></category>
		<category><![CDATA[cesaretin]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618922</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “Cesaretin Adı: Kadın – 103 Yıllık Cesaret” zirvesi, iş dünyasından akademiye pek çok ismi bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesaretin-adi-kadin-103-yillik-cesaret-zirvesi-618922">&#8220;Cesaretin Adı Kadın – 103 Yıllık Cesaret&#8221; zirvesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “Cesaretin Adı: Kadın – 103 Yıllık Cesaret” zirvesi, iş dünyasından akademiye pek çok ismi bir araya getirdi.  Zirvenin fikir lideri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay “Bir kadının hayatına dokunan her adım aslında toplumun yarınını değiştirir ve kadınlar birlikte yürüdüğünde hiçbir hedef uzak değildir” dedi. Başkan Dr. Cemil Tugay da “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet ilelebet var olacak ve beklenen aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” diye konuştu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu tarafından kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmek ve ilham veren başarı hikâyelerini görünür kılmak amacıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Cesaretin Adı: Kadın-103 Yıllık Cesaret” zirvesi yapıldı. İş dünyasının temsilcilerini, kadın girişimcileri, akademisyenleri, sanatçıları, medya mensuplarını ve gençleri aynı çatı altında buluşturan zirvede, kadın girişimciliğinden liderliğe; yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet ilişkisinden iş dünyasında ve medyada kadının yerine kadar pek çok önemli başlık ele alındı. Yalnızca ilham veren hikâyeler değil, somut çözüm önerileri, iyi uygulama örnekleri ve iş birliği modellerinin de konuşulduğu programa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve zirvenin fikir lideri eşi Öznur Tugay, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay da katıldı. Zirve; iş dünyası, girişimcilik, sanat, medya ve sivil toplum alanlarında ülkemize değer katan pek çok önemli ismin katkı sunduğu panellerle devam etti.</p>
<p><strong>“Bu takdimi onur duyarak kabul ediyorum”</strong></p>
<p>Programın akış yöneticiliğini üstlenen yönetim danışmanı, yazar, öğretim görevlisi İdil Türkmenoğlu, “Öznur Tugay’ın fikir liderliğindeki bu buluşmada ülkemizin çok güçlü seslerini bir araya getiriyoruz. Başarılı iş kadınları, sanat ve akademi dünyasından konuklarımız olacak. İzmir İktisat Kongresi öncesinde Kadınlar Kongresi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından burada toplanmıştı. 103 yıldır İzmir öncülük ediyor” diyerek programı başlattı.</p>
<p><strong>“Güçlü hukuksal düzenlemeler hayata geçirilmeli”</strong></p>
<p>Projenin fikir lideri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, “Bugün burada yalnızca bir günü takvimde işaretlemek için toplanmadık. Bugün burada emeği onurlandırmak, cesareti selamlamak, kararlılığı ve umudu büyütmek için bir aradayız. Kadın, hayatın başlangıcıdır. Bir emekçinin alın terinde, bir öğretmenin rehberliğinde, bir liderin cesaretinde kendini gösterir. Tarih boyunca kadınlar kimi zaman en önde yürüyerek kimi zaman en arkada herkesi ayakta tutarak toplumların yönünü değiştirmiştir. Hak mücadelesinde, eğitimde, ekonomide, bilimde ve sanatta sessizce ama kararlılıkla iz bırakmışlardır. Tıpkı Milli Mücadele’ye büyük destek veren Halide Edip Adıvar, Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen, ilk Türk kadın avukat ve kadın hakları savunucusu Süreyya Ağaoğlu gibi… Ne yazık ki bugün hâlâ bazı kadınlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulamadan hayattan koparılıyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri yalnızca bir trajedi değildir, toplum olarak hepimizin vicdanını yaralayan derin bir sorundur. Yapılması gereken, saygıyı yalnızca bir nezaket göstergesi olmaktan çıkarıp toplumsal bir ilke haline getirmektir ve bunu destekleyen güçlü hukuksal düzenlemeleri hayata geçirmektir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir”</strong></p>
<p>Türkiye’de kadınların istihdam oranının yalnızca yüzde 31,3 olduğunu kaydeden Öznur Tugay, şunları söyledi: “Kadınların büyük bir bölümü hâlâ üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın birçok alanında yeterince yer bulamıyor. Fırsat eşitliği yalnızca bir kavram olmaktan çıkarılıp yaşanan bir gerçeklik haline mutlaka getirilmelidir. Dünyayı değiştirmek büyük adımlarla değil, istikrarlı ve sabırlı duruşlarla mümkün olur. Bugün artık çok net biliyoruz ki bir toplumun gelişmişliği, kadınlarının özgürlüğüyle doğru orantılıdır. Bir toplumun adaleti, kadınlarının gördüğü saygıyla ölçülür. Bir toplumun yarını ise kadınlarının hayallerine verdiği değerle şekillenir. Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir. 8 Mart görünmeyen emeğin görünür olduğu, sessiz fedakârlıkların değer bulduğu, mücadelenin tarih yazdığı bir gündür.”</p>
<p><strong>“Her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk”</strong></p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ulaştırmakta daha fazla emek verdim, diyemez” sözlerini hatırlatan Öznur Tugay, “Mustafa Kemal Atatürk, bu sözleriyle Türk kadınının değerini ne güzel vurgulamış. Birçok Avrupa ülkesi daha kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımamışken o bu hakkı tanımıştı. 103 yıl önce İzmir İktisat Kongresi’nde çizdiği vizyonla kadının yalnızca aile içinde değil üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın her alanında güçlü bir özne olmasının yolunu açtı. Bugün burada İzmir’in güçlü kadınlarının bir araya gelerek attığı bu adım sadece bir başlangıç değildir. Kadınların emeğinin, üretiminin ve dayanışmasının büyüdüğü bir geleceğin habercisidir. Çünkü biliyoruz ki bir kadının hayatına dokunan her adım aslında toplumun yarınını değiştirir ve biz inanıyoruz ki; kadınlar birlikte yürüdüğünde hiçbir hedef uzak değildir. Emeğiyle üreten, bilgisiyle yol gösteren, cesaretiyle ilham veren, yaşamı varlığıyla güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum. İyi ki varsınız, iyi ki varız, iyi ki birlikteyiz. Bu ülkede kendi ayakları üzerinde duran her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” dedi.</p>
<p><strong>“Yapacak çok iş var”</strong></p>
<p>Programda “Öznur Tugay’ın eşi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay” şeklinde takdim edilen Başkan Tugay, “Hepinizin katılımı İzmir adına onurdur. Benimle ilgili takdimi onur duyarak kabul ediyorum. Biz aslında ilk defa bir toplantıda konuşuyoruz ve eşimi gururla dinledim. Bu toplantının organizasyonundaki emeğini takdir ediyorum. Onunla her zaman gurur duydum, bugün o gururu bir kez daha hissettirdi” diye konuştu.</p>
<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde elde edilen kazanımların kutlandığını ancak henüz kutlanacak bir aşamada olunmadığını söyleyen Başkan Tugay, “Kadına şiddet ve kadın cinayetleri ağır şekilde yaşanıyor. Bu konu üzerimizde gölge gibi, kara bulut gibi duruyor. Yapacak çok iş var” sözlerine yer verdi.</p>
<p>Konuşmasında kızıyla birlikte ölü bulunan Fatmanur Çelik’e değinen Başkan Tugay, “Bu konu Türkiye tarihindeki en büyük utançlarından biridir. ‘Koruyun bizi’ diye bas bas bağırmasına rağmen korumadılar. Cenazesinde kadınların erkekleri itip onlara sahip çıkmasını çok doğru buldum, onları takdir ettim. Haklıydılar. Bu üzücü konuyu anlatmak istiyorum çünkü Türkiye’nin gerçeği bu. İstismara uğradığı halde susan kaç kadın var acaba? Konuştukları zaman onların ahlaklarının sorgulandığını, kendilerinin suçlanacağını biliyorlar. Vicdanlı insanlarsak, ahlakımız varsa, hele ki Allah inancımız varsa bunu açıklayamayız. Buna güçlü şekilde tepki göstermeliyiz. Bu, bizim başımızın üzerindeki gölgedir” diye belirtti.</p>
<p><strong>“Kadınlar ve erkekler eşittir”</strong></p>
<p>Başkan Tugay, kadınların iş hayatındaki varlığı üzerinden de şu değerlendirmelerde bulundu: “İstihdam oranında kadınlar erkeklere göre çok geride ve ‘kadınlar sadece belli işleri yapabilir, belli işleri yapamaz’ deniyor. İzmir ile gurur duyuyoruz. Kadın otobüs şoförleri Türkiye’de en fazla İzmir’de var. 300 civarında kadın otobüs şoförümüz var. Kadın otobüs şoförleri daha az kaza yapıyor, daha az şikayet alıyor. 7 yıldır belediye başkanıyım, kadınların verilen göreve daha fazla sahip çıktığını gördüm. Herhangi bir yarışta kadınlar neden geri kalıyor, çünkü o noktaya getiriliyorlar. Okul çağından itibaren sürekli geride bırakılıyorlar. Bu toplumun bilinçaltında yaptığı bir şey. ‘Kadınlar üstündür’ demiyorum, ‘erkekler üstün değildir’ diyorum. ‘Kadınlar ve erkekler eşittir’ diyorum. Eşit fırsatlar tanıyacak şekilde eğitim sistemini düzenlememiz, insanları eşit şartlarda yarışır hale getirmemiz lazım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bunu anladığı için cumhuriyeti kurarken kadınlara da çağrıda bulundu. İzmir İktisat Kongresi öncesi yaptığı Kadın Kongresi böyle bir şeydi. Bir toplumun kadınlarını geride tutarak o toplumu kalkındıramazsınız. Bu aynı zamanda bir kalkınma, bir ekonomi meselesidir.”</p>
<p><strong>“Aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız”</strong></p>
<p>Konuşmasını Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatarak tamamlayan Başkan Tugay, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti kurduğu günlerde kadınların yeniden doğuşunu sağlamış bir lideridir. Biz ondan güç alarak kadını ve erkeğiyle yolumuza devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet ilelebet yaşayacak ve beklenen aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” dedi.</p>
<p><strong>“Bir toplum kadınları kadar güçlüdür”</strong></p>
<p>Üretim ve girişimcilikte kadın gücünün ele alındığı buluşmada konuşan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “8 Mart’ı sadece kutlama günü olarak görmek eksik olur. 8 Mart hatırlamak, fark etmek ve kararlılık günüdür. Kadınların güvenliği, eşitliği, emeğinin karşılığı ve fırsatlara erişimi konusunda hala çözmemiz gereken sorunlar var ama aynı zamanda kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal adalet meselesi değildir. Bir kalkınma, rekabetçilik ve güçlü bir toplum sorunudur. Atatürk daha Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadınların toplumdaki önemini, ‘Dünyada her şey kadının eseridir’ sözüyle belirtmişti. Birçok ülke kadınların temel haklarını tartışırken Türkiye’de kadınlar seçme seçilme hakkına kavuşmuştur ve bir toplum kadınları kadar güçlüdür. İzmir’e baktığımızda bu gerçeği sayılarla görüyoruz. İzmir’de kadınların iş gücüne katılım oranının Türkiye ortalamasını üzerinde olması önemli bir avantaj ama yeterli değil. Bu noktada BASİFED olarak hedefimizi açıkça ifade etmek isterim; kadınların ekonomik katılımlarını, İzmir’de büyümenin ve sosyal refahın en önemli kaldıraçlarından biri haline getirmeliyiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“İş gücünde artış olsa da cinsiyetler arası uçurum hala var”</strong></p>
<p>TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep ise “Bugün burada çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz. Kadınlara öncü olmuş örnek isimleri dinleyeceğiz. Bu örnek kadınların sunumlarında da göreceğimiz gibi ekonomik sosyal ve kültürel anlamda kadınların toplumda kurucu ve taşıyıcı rolü her geçen gün daha da görünür hale geliyor. Ancak 8 Mart hem kadınların başarılarının kutlandığı hem de cinsiyet eşitliği için taleplerin daha gür bir sesle dile getirildiği bir gün. Dünyada kadınlar ve kız çocuklarının erkeklerin yasal haklarının yüzde 64’üne sahip olduğunu görüyoruz. Araştırılan ülkelerde adalet alanında kadınlar yüzde 70 engelle karşılaşıyor. Hem ekonomik hem de sosyal nedenlerle milyonlarca kadın adalet sistemi dışında bırakılıyor. Dünya genelinde son 10 yılda kadınların iş gücüne katılımı pandemi nedeniyle düşük seviyelerde seyrederken sonrasında yavaş yavaş artış gösterdi. Ancak cinsiyetler arası uçurum hala görülüyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesaretin-adi-kadin-103-yillik-cesaret-zirvesi-618922">&#8220;Cesaretin Adı Kadın – 103 Yıllık Cesaret&#8221; zirvesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Ovalıoğlu&#8217;ndan Danimarka&#8217;ya 8 Mart çıkarması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-ovalioglundan-danimarkaya-8-mart-cikarmasi-618877</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarması]]></category>
		<category><![CDATA[danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[ndan]]></category>
		<category><![CDATA[ovalıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618877</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, CHP Danimarka Birliği’nin davetlisi olarak Danimarka’nın Aarhus ve Kopenhag şehirlerinde Yurttaş Buluşmaları’na katılarak, Türk yurttaşlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ovalioglundan-danimarkaya-8-mart-cikarmasi-618877">Başkan Ovalıoğlu&#8217;ndan Danimarka&#8217;ya 8 Mart çıkarması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, CHP Danimarka Birliği’nin davetlisi olarak Danimarka’nın Aarhus ve Kopenhag şehirlerinde Yurttaş Buluşmaları’na katılarak, Türk yurttaşlarla bir araya geldi. Başkan Ovalıoğlu, ayrıca Aarhus Belediye Başkanı Anders Winnerskjold’u da ziyaret etti.</p>
<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında CHP Danimarka Birliği ve CHP Danimarka Gençlik Kolları tarafından Aarhus ve Kopenhag kentlerinde Yurttaş Buluşmaları düzenlendi. Etkinliklere CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu katıldı. CHP Danimarka Birliği Başkanı Fazıl Küçük Koç’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde ayrıca Danimarka Eğitim Bakanı Mattias Tesfaye, Sosyal Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Marie Stærke ve Ishøj Belediye Başkanı Merete Amdisen konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p><b>İMAMOĞLU VE ÖZEL’DEN MESAJ</b></p>
<p>Programın açılışında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Dilek İmamoğlu’nun gönderdiği mesajlar katılımcılarla paylaşıldı. Ekrem İmamoğlu mesajında, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin simgesi olduğunu vurgulayarak Türkiye’de adalet ve demokrasi arayışının sürdüğünü ifade etti. “Bir toplumda kadın özgürse toplum güçlüdür; kadınlar güçlüyse demokrasi güçlüdür” sözleriyle kadın mücadelesinin toplumsal dönüşümdeki belirleyici rolüne dikkat çekti.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel de mesajında kadınların emeğinin ve mücadelesinin demokrasi için hayati önem taşıdığını belirtti. Kadın-erkek eşitliğinin çağdaş bir Türkiye’nin temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Özel, kadın cinayetleri ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadelede kararlı adımlar atılması gerektiğini ve İstanbul Sözleşmesi’nin önemini vurguladı.</p>
<p><b>“EŞİTLİĞİ KURUMSALLAŞTIRDIK”</b></p>
<p>Etkinlikte konuşan Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, mesleği beyin cerrahı olan bir hekim olarak kadınların hem çalışma hayatında hem de toplumsal yaşamda karşılaştığı zorluklara değindi. 8 Mart’ın çoğu zaman bir kutlama günü gibi anılsa da aslında bir mücadele günü olduğunu vurgulayan Ovalıoğlu, eşitliğin bir lütuf değil temel bir hak olduğunu ifade etti. CHP’de kadın temsilinin artmasına dikkat çeken Ovalıoğlu, Türkiye’de kadın belediye başkanı sayısının 39’a yükseldiğini ve kendisinin de Bakırköy’ün ilk kadın belediye başkanı olduğunu hatırlattı. Başkan Ovalıoğlu, “Bakırköy Belediye Başkanlığı koltuğunda tamamen toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışıyla oturduk. Göreve gelir gelmez “Eşitlik Birimi” kurduk. Eşitliği belediye yönetiminde kurumsallaştırdık. Ardından hizmetlerimizi de aynı perspektifle hayata geçirmeye başladık” diye konuştuk.</p>
<p>CHP Bursa Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu ise konuşmasında kadın meselesinin tarih boyunca süregelen bir eşitlik sorunu olduğuna dikkat çekti. Cinsiyetçi söylem ve kalıpların toplumsal yaşamda hâlâ etkili olduğunu belirten Kayışoğlu, karar alma mekanizmalarında ve yönetim kademelerinde kadın temsilinin artırılması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><b>AARHUS BELEDİYESİ’Nİ ZİYARET</b></p>
<p>Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, Aarhus Belediye Başkanı Anders Winnerskjold’u ziyaret etti. Belediyenin hizmet merkezlerini gezen Başkan Ovalıoğlu çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkanı Anders Winnerskjold’a teşekkür eden Ovalıoğlu, yerel yönetimler anlamında işbirliği çalışmalarına imza atmak istediklerini vurguladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ovalioglundan-danimarkaya-8-mart-cikarmasi-618877">Başkan Ovalıoğlu&#8217;ndan Danimarka&#8217;ya 8 Mart çıkarması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 08:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[karşıya]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[salgını]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalabalık şehirler, yoğun bir hayat temposu, hiç susmayan telefonlar… Ancak günün sonunda milyonlarca insan, kimseye anlatamadığı bir duyguyla baş başa kalıyor: Yalnızlık…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832">Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalabalık şehirler, yoğun bir hayat temposu, hiç susmayan telefonlar… Ancak günün sonunda milyonlarca insan, kimseye anlatamadığı bir duyguyla baş başa kalıyor: Yalnızlık…</p>
<p>Uzmanlara göre bu tablo artık bireysel bir ruh haliyle açıklanamaz durumda. Dünya, bilimsel literatürde “Yalnızlık Salgını” <em>(Loneliness Epidemic)</em> olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya.</p>
<p>2025 ve 2026 yıllarında yayımlanan uluslararası araştırmalar, yalnızlığın kişisel bir mesele olmaktan çıkıp küresel bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bugün dünya genelinde her altı kişiden biri kronik yalnızlık yaşıyor.</p>
<p>Uzmanlar, yalnızlığın sigara kullanımı, obezite ve hareketsizlik kadar ciddi bir ölüm riski taşıdığı konusunda uyarıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 tarihli raporuna göre yalnızlık ve sosyal izolasyon, dünya genelinde yılda yaklaşık 871 bin ölüme katkıda bulunuyor. Bu da saatte ortalama 100 ölümün, doğrudan ya da dolaylı olarak yalnızlıkla ilişkili olduğu anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Yalnızlık Sadece Ruhu Değil, Bedeni de Hasta Ediyor</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu vurguluyor:</p>
<p>“Son iki yılda yayımlanan geniş kapsamlı bilimsel araştırmalar, yalnızlığın yalnızca ruhsal bir durum olmadığını açıkça gösteriyor. Kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini ciddi biçimde artırıyor. Yalnızlık beyinde sürekli bir tehdit algısı yaratıyor; kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor.”</p>
<p>2025–2026 döneminde yayımlanan bilimsel araştırmalara göre yalnız bireylerde demans riski yaklaşık yüzde 50, kalp hastalığı riski yüzde 29, inme riski yüzde 32 oranında artıyor. Erken ölüm riski de yalnız yaşayan ve kendini yalnız hisseden bireylerde belirgin biçimde yükseliyor.</p>
<p><strong>Gençler Kalabalıklar İçinde Yalnız</strong></p>
<p>Yalnızlık denince akla genellikle yaşlılar gelse de, son veriler asıl risk grubunun gençler olduğunu gösteriyor. Yeditepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, bu tabloyu “Modern Yalnızlık Paradoksu” olarak tanımlıyor:</p>
<p>“Gençler sürekli çevrim içi, sürekli bağlantıda. Ama bu bağlantılar derinlik taşımıyor. Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik.”</p>
<p>Sosyal medyanın yoğun kullanımı ve yüz yüze temasın azalması gibi nedenler, bu duygunun gençler arasında daha da derinleşmesine yol açıyor.</p>
<p><strong>Türkiye’de Tablo Farklı Değil</strong></p>
<p>TÜİK’in 2026 verilerine göre, tek kişilik hane sayısı 5,5 milyonu aşmış durumda. Son on yılda yalnız yaşayanların sayısındaki artış yüzde 60’ın üzerinde. En yüksek oranlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görülüyor.</p>
<p>Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu’na göre bu artış, toplumsal dönüşümün kaçınılmaz bir sonucu:</p>
<p>“Bireyselleşme sosyal bağları zayıflatıyor. Yalnızlık artık istisna değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor.”</p>
<p><strong>Yapay Zeka ve Sosyal Medyanın Etkisi</strong></p>
<p>2025 ve 2026 yıllarında yalnızlıkla mücadelede yapay zeka destekli sohbet uygulamaları ve dijital yoldaşlar hızla yaygınlaştı. Bazı çalışmalar bu araçların kısa vadede yalnızlık hissini azalttığını gösterse de, uzmanlar temkinli.</p>
<p>Doç. Dr. Berke Kırıkkanat bu noktada uyarıyor: “Yapay zeka kişiye ‘duyulma’ hissi verebiliyor. Ancak bu, gerçek ilişkilerin yerini tutmuyor. Aşırı kullanımda sosyal beceriler körelebiliyor ve kişi gerçek hayattan daha da kopabiliyor. Sosyal medya ise insanları birbirine bağlamak yerine çoğu zaman karşılaştırma, yetersizlik ve dışlanmışlık duygusunu besliyor.”</p>
<p><strong>Yalnızlık Duygusu Kişisel Zayıflık Değil</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü ve OECD raporları, yalnızlıkla mücadelenin yalnızca bireysel terapi ya da kişisel çabayla çözülemeyeceğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre sorun, bireylerin değil, modern yaşamın yapısında yatıyor. Bu nedenle çözümün sağlık sistemlerinden şehir planlamasına, eğitim politikalarından sosyal yaşama kadar geniş bir toplumsal çerçevede ele alınması gerekiyor.</p>
<p>Son yıllarda bazı ülkelerde hayata geçirilen “sosyal reçeteleme” modelleri bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor. Bu modeller, bireyleri topluluk etkinliklerine ve sosyal alanlara yönlendirerek yalnızlık hissini azaltmayı hedefliyor. İlk sonuçlar umut verici olsa da, bu adımların kalıcı ve yaygın hale getirilmesinin kritik olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ABD Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, yalnızlığın yapısal boyutuna dikkat çekiyor: “Yalnızlık bir karakter kusuru değil, modern yaşamın ürettiği yapısal bir sorun.”</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Berke Kırıkkanat ise çözümün yönünü şu sözlerle özetliyor: “Toplum olarak daha fazla bağlantıya değil, daha fazla anlamlı bağa ihtiyacımız var.”</p>
<p>Özetle araştırmalar şunu gösteriyor: Bireylerin yalnızlık duygusu görmezden gelindiğinde, en kalabalık toplumlar bile zamanla içten içe yalnızlaşıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832">Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Özarslan ve Eşi Filiz Özarslan Kadınlarla İftar Sofrasında Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-ozarslan-ve-esi-filiz-ozarslan-kadinlarla-iftar-sofrasinda-bulustu-618749</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 07:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[eşi]]></category>
		<category><![CDATA[filiz]]></category>
		<category><![CDATA[ftar]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarla]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[Mahalle Muhtarı]]></category>
		<category><![CDATA[özarslan]]></category>
		<category><![CDATA[şehit]]></category>
		<category><![CDATA[sofrasında]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan ve eşi Filiz Özarslan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Mevlana Kültür Merkezi’nde düzenlenen iftar programında kadınlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozarslan-ve-esi-filiz-ozarslan-kadinlarla-iftar-sofrasinda-bulustu-618749">Başkan Özarslan ve Eşi Filiz Özarslan Kadınlarla İftar Sofrasında Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b> ve eşi<b> Filiz Özarslan</b>, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Mevlana Kültür Merkezi’nde düzenlenen iftar programında kadınlarla bir araya geldi. Ankara ve Keçiören’de yaşayan çok sayıda kadını buluşturan iftar programında şehit yakını kadınlar ve Türkiye Karate Federasyonu Premier Ligi Genel Klasmanı şampiyonu sporcular da yer aldı. Ramazan ayının maneviyatının yaşandığı iftarda, kadının Türk toplumundaki önemi vurgulandı.</p>
<p>İftar programına; <b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan </b>ve<b> </b>eşi<b> Filiz Özarslan</b>’ın yanı sıra; Mardin Nusaybin’de şehit edilen Piyade Astsubay Çavuş Arif Çakır’ın annesi Nazife Çakır ve eşi Semra Çakır, AK Parti Keçiören Kadın Kolları Başkanı Merve Biberoğlu Erdoğan, Anahtar Parti İlçe Başkan Yardımcısı Gizem Güzel, Anahtar Parti Keçiören İlçe Kadın Kolları Yönetim Kurulu üyeleri, Ankara Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Şükrü Orhan ve yönetimi, Ayvalı Mahalle Muhtarı Hüsniye Aydın, Ufuktepe Mahalle Muhtarı Dilek Sarı Kılıç, Uyanış Mahalle Muhtarı Zahide Uslu, Kanuni Mahalle Muhtarı Arzu Adıgüzel, Pınarbaşı Mahalle Muhtarı Meral Doğan, Şehit Kubilay Mahalle Muhtarı Sultan Bilecen, Şefkat Mahalle Muhtarı Burcu Yüksel Dinler, Keçiören Gençlik Derneği yönetim kurulu ve kadın üyeleri, Türkiye Karate Federasyonu Premier Ligi genel klasman şampiyonları, AHİD Ankaralılar ve Ankara’ya Hizmet Edenler Derneği Kadın Kolları Başkanı Nihal Türkmen, Bolulu Kadınlar Derneği Başkanı Aynur Arabacıoğlu, Başkent Çınar Spor Kulübü Başkanı Sema Nur Çınar, Ankaragücü ve Milli Takım Kondisyoneri, Marvel’s Gym Fitness Eğitmeni Sevda Özgül ile birlikte milli sporcular, antrenörler ve sanat, sağlık, siyaset, bilim ile iş dünyasından çok sayıda kadın katıldı.</p>
<p><b>“Bu toplum varsa kadınlar sayesinde vardır”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan,</b> davetlilere hitaben yaptığı konuşmada, kadınların Türk toplumunda önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: “Türk kadınının gönlü imanlıdır, yüreği maneviyatlıdır ve hedefleri millidir. Başta Rasulullah (s.a.v.) Efendimizin annesi Amine anamız, eşleri Hatice anamız ve diğerleri; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün kıymetli annesi Zübeyde Hanım ve bu ülkenin değerleri; Nene Hatunlar, Şerife Bacılar, Kara Fatmalar, Halide Edip Adıvarlar… Gönlü bu vatan coğrafyasında olan, bizleri yetiştiren, gelecek nesilleri oluşturan ve bizlere emanet eden o elleri öpülesi güzel analarım; hepinizi ellerinizden öpüyorum. Kadınlar Gününüz kutlu olsun. Bu toplum varsa kadınlar sayesinde vardır. Türk toplumu öyle ataerkil bir yapıda değildir, anaerkil bir yapıdadır. Ertuğrul Gazi savaş meydanlarında hak, hukuk, adalet için mücadele ettiğinde; obasına, devletin yönetimine Hayme Ana bakmıştır. Onun için sizler bizim için çok kıymetlisiniz. Biz kadınlara olan hürmeti, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimizin Hatice anamızla yaptığı ticaretten anlarız. Onun için kadınlar sadece evde değil, toplumun her noktasında başımızın tacıdır. Keçiören’de, ‘halka hizmet, Hakk’a hizmet’ mantığıyla çalışıyoruz. Bu yolculuğumuzda beni hiçbir zaman yalnız bırakmayan muhtarlarım var. Hele hele o kadın muhtarlarım var ya, baş üstünde gezdirilecek insanlar. Sonsuz şükranlarımı sunuyorum sizlere. Kadın muhtarının olduğu bir mahallede biz biliriz; kimse yatağa aç girmez, üşüyerek, titreyerek girmez. Evladı sabah kalktığında servise verilmezse canla başla verdirir, yaşlısına baktırır, engellisine baktırır. Kısacası kadın, toplumun en üstündedir. İyi ki varsınız. Ne mutlu Türk’üm diyene!”</p>
<p><b>“Emekçi tüm kadınlara selam ediyorum”</b></p>
<p><b>AK Parti Keçiören Kadın Kolları Başkanı Merve Biberoğlu Erdoğan </b>ise yaptığı konuşmada 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü şu sözlerle kutladı: “8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle; azimle, kararlılıkla, emeğiyle mücadele veren tüm emekçi kadınlara selam ediyorum. Eşini, evladını, babasını şehit vermiş şehit annelerinin, şehit eşlerinin, şehit kızlarının ve kardeşlerinin günlerini tebrik ediyorum. Her zaman yanlarında olduğumu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Gazze’den Suriye’ye, Suriye’den Yemen’e, Sudan’a, Doğu Türkistan’a; tüm gönül ve kültür coğrafyamızın acılı hanımefendilerinin de gününü kutluyorum. Acılarını paylaştığımızı bir kez daha ifade ediyorum.”</p>
<p><b>“Kız kardeşlerimin Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum”</b></p>
<p><b>Anahtar Parti Keçiören İlçe Başkan Yardımcısı Gizem Güzel</b> de “Belediye Başkanımız Mesut Özarslan Beyefendi’ye daveti için teşekkür ediyorum. Buradaki bütün kız kardeşlerimin Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.” dedi.</p>
<p><b>“Kadın sadece bir birey değil, bir milletin ruhudur”</b></p>
<p>Kadınların Türk toplumundaki milli ve manevi değerine dikkat çeken <b>AHİD Ankaralılar ve Ankara’ya Hizmet Edenler Derneği Kadın Kolları Başkanı Nihal Türkmen, </b>“Türk-İslam medeniyetinde kadın sadece bir birey değil, bir milletin ruhudur. Anadır, öğretmendir, yol göstericidir. Nene Hatun’dur, Şerife Bacı’dır. Gerektiğinde ocağın başında, vatanın yükünü omuzlayan bir iradedir. İslam’ın izzet verdiği, Türk töresinin baş tacı ettiği başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere tüm kadınlarımızın ve tüm siz kıymetli hanımefendilerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“İyi ki varsınız”</b></p>
<p><b>Bolulu Kadınlar Derneği Başkanı Aynur Arabacıoğlu</b> yaptığı konuşmada, “Bizleri bir araya getirdiği için Sayın Başkanımıza ve eşine teşekkür ediyorum. Burada bulunan bütün misafirlerimizin, sivil toplum kuruluşlarının ve muhtarlarımızın ayaklarına sağlık. Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun. İyi ki varsınız.” diyerek memnuniyetini ifade etti.</p>
<p><b>“Hayatı güzelleştirmeye devam ediyoruz”</b></p>
<p><b>Mardin Nusaybin’de şehit olan Piyade Astsubay Çavuş Arif Çakır’ın eşi Semra Çakır, </b>yaptığı konuşmada, “Bu güzel günde iftar davetinde ve Kadınlar Günü’nde sizlerle olmaktan çok mutluyum. Güçlü kadınlar, hepimiz çok güçlüyüz. Hayatı güzelleştirmeye devam ediyoruz. İyi ki varsınız. Keçiören&#8217;in kıymetli hanımefendileriyle birlikte iftarda olmaktan çok gurur duyuyorum.” diye konuştu.</p>
<p><b>“Dünya Kadınlar Günü&#8217;nü canı gönülden kutluyorum”</b></p>
<p>Keçiören’deki kadın muhtarları temsilen konuşan <b>Şehit Kubilay Mahalle Muhtarı Sultan Bilecen</b>, “Keçiören&#8217;in güzel hanımları, hepinizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nü canı gönülden kutluyorum. Çok teşekkür ediyorum.” sözleriyle duygularını ifade etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozarslan-ve-esi-filiz-ozarslan-kadinlarla-iftar-sofrasinda-bulustu-618749">Başkan Özarslan ve Eşi Filiz Özarslan Kadınlarla İftar Sofrasında Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menemen&#8217;de 8 Mart coşkusu yaşandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menemende-8-mart-coskusu-yasandi-618623</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 17:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Ak Parti]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[coşkusu]]></category>
		<category><![CDATA[demek]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[menemen]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yaşandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618623</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menemenli kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü, iftar programıyla karşıladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemende-8-mart-coskusu-yasandi-618623">Menemen&#8217;de 8 Mart coşkusu yaşandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Menemenli kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nü, iftar programıyla karşıladı. Binden fazla kadının katılımıyla düzenlenen iftar programında Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Kadın güçlü olursa aile güçlü olur, toplum güçlü olur, Menemen güçlü olur, İzmir güçlü olur, Türkiye güçlü olur. Gururla ifade etmek gerekirse Menemen güçlü kadınların kentidir” dedi.</i></b></p>
<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Menemen&#8217;de birlik, beraberlik ve dayanışma içinde iftar sofrasında karşılandı. Menemen Belediyesi Tepe Sosyal Tesisleri&#8217;nde Kadınlar Günü için özel olarak düzenlenen iftar programına, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte  AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Gerçek Tekin, AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Emel Dalkıran, AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, MHP Menemen İlçe Başkanı Barbaros Çalışçı ve Menemen&#8217;in dört bir yanında yaşayan kadınlar katıldı. Tasavvuf dinletisi ve semah ile başlayan programda, son günlerde çok popüler olan &#8220;Kâbe&#8217;de hacılar&#8221; ilahisinin okunmasına kadınlar da ellerindeki karanfillerle eşlik etti.</p>
<p>&#8220;Kadın güçlü olursa, toplum güçlü olur&#8221;</p>
<p>Gecenin açılış konuşmasını yapan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, &#8220;Kadın; sevgidir, şefkattir, sabırdır, emek ve berekettir. Kadın; yuvadır. Kadın; umuttur. Kadın; hayatın ta kendisidir. Bir çocuğun ilk öğretmeni annedir. Bir ailenin en güçlü direği kadındır. Bir toplumun geleceğini şekillendiren yine kadındır. İşte bu yüzden biz her zaman şunu söylüyoruz; bir şehrin gücü, kadınlarının gücü kadardır. Kadın güçlü olursa; aile güçlü olur, toplum güçlü olur, Menemen güçlü olur. Ne mutlu bize ki Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk kadınına birçok Avrupa ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkını vererek, kadının toplumdaki yerini bir lütuf olarak değil, bir hak olarak teslim etmiştir. Onun &#8216;Kadınlarını geride bırakan toplum, geride kalmaya mahkûmdur.&#8217; sözü bizim yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi; &#8216;Kadınlarını ihmal eden bir toplum, gücünün yarısını kaybetmiş demektir.&#8217; Biz de Menemen’de bu anlayışla çalışıyoruz. Kadınların akşam huzurla yürüyebildiği, çocuklarını güvenle parka götürebildiği, sosyal hayatın içinde daha güçlü yer aldığı bir Menemen için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Ve artık büyük bir gururla söylüyoruz: Menemen güçlü kadınların şehridir.&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;Kadınlar, geleceği yetiştiren kahramanlardır&#8221;</b></p>
<p>Başkan Pehlivan&#8217;ın yoğun alkış alan konuşması sonrası kürsüye çıkan isimse AK Parti Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Gerçek Tekin oldu. Tekin, &#8220;Ramazan sadece aç kalmak değil, gönülleri doyurmaktır. Sadece sofraları değil, gönülleri birleştirmektir. Bu mübarek ayda aynı sofranın etrafında buluşmak çok kıymetlidir. Bugün aynı zamanda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8230; Kadın hayatın merkezidir, kadın merhametin, emeğin, fedakarlığın adıdır. Toplumun vicdanı, ailenin temeli ve mimarıdır. Kadınların daha güçlü ve söz sahibi olması için var gücümüzde çalışıyoruz. Kadınların toplumda daha güçlü olması, yalnızca ekonomik değil, toplumsal gelişimin de önemli şartlarından biridir. Kadınlar yalnızca evlat yetiştiren anneler değil, geleceği yetiştiren kahramanlardır.&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;Kadın demek cesaret demektir&#8221;</b></p>
<p>AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Emel Dalkıran ise, &#8220;Bugün sizlerin heyecanı ve coşkusu, bizlere de heyecan ve coşku veriyor. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim etsin. Emeğiyle, fedakarlığıyla yaşama katkı sunan tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Kadın demek emek demek, kadın demek fedakarlık demek, cesaret demek. Kadın varsa başarı, huzur ve mutluluk vardır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın kadınlara verdiği destekle, bugün siyasetten sanayiye kadar kadının olmadığı hiçbir yer yok. Her alanda sayımız her geçen gün artıyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza kadınlara verdiği değerden dolayı şükranlarımızı sunuyorum. İyi ki sizlerle kocaman bir aile olduk.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>&#8220;Siyasetin de devletin de özü insan, aile ve kadındır&#8221;</b></p>
<p>Menemen&#8217;de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için düzenlenen iftar programında kürsüye gelen AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da siyasetin ve devletin de özünün insan, aile, kadın olduğuna dikkat çekti. Çankırı, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta ifade ettiği gibi, &#8216;Kadını dışlayan bir toplum, gücünün yarısından vazgeçmiş demektir. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de belirttiği gibi; ‘Kadın eli değen her iş, merhametle, zarafetle ve adaletle büyür.’ Bizler; mutfaktaki tencerenin kaynamasından, devletin en kritik karar masalarına kadar her yerdeyiz! AK Parti’mizin 24 yıllık başarı hikayesinin arkasında da dev bir ordu vardır: Bu ordu; yüreğinde iman ve vatan sevgisiyle yaşayan, güçlü, çalışkan, cefakar AK Kadınlardır! Sokak sokak, kapı kapı gezerek gönülleri fetheden, Türkiye’nin en büyük kadın hareketi olan Kadın Kollarımızın her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum.&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;Menemen, &#8216;İzmir nasıl yönetilir?&#8217; sorusuna en net ve güçlü cevaptır&#8221;</b></p>
<p>Konuşmasında Menemen&#8217;deki belediyecilik başarısına da değinen Çankırı, &#8220;Gelelim Menemen&#8217;e; bugün burada neden yüzümüz gülüyor? Neden burada başımız dik? Çünkü burada, laf kalabalığına yer yok; burada samimiyet var, burada Menemen’in makus talihini yenen bir irade var! Menemen, AK Parti belediyeciliği ile buluştuğu günden beri sadece çehresini değiştirmedi, özgüvenini geri kazandı. Biz burayı devraldığımızda Menemen; yönetim krizleriyle, ödenemeyen borçlarla ve vizyonsuzlukla boğuşuyordu. Bugün ise Aydın Pehlivan Başkanımızla birlikte; asfaltlanan yolların çok ötesinde, sosyal belediyecilik&#8217; nedir tüm İzmir’e öğretiyoruz. Kadınlarımızın huzurla vakit geçirdiği tesislerden, gençlerimizin geleceğe hazırlandığı merkezlere kadar Menemen artık bir hizmet şantiyesine dönüşmüştür. Menemen, İzmir’in &#8216;nasıl yönetilir?&#8217; sorusuna verilen en net, en güçlü cevaptır!&#8221; dedi.</p>
<p>Çankırı&#8217;nın konuşması sonrası iftar programı günün anısına dair fotoğraf çekimleriyle son buldu.</p>
<p><b>İftar sonrası da programlar devam etti</b></p>
<p>Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ve AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı&#8217;nın iftar sonrasında da programları yoğundu. Başkan Pehlivan ve Çankırı ilk olarak Belen Köyü Muhtarı Birol Oğuz&#8217;a, vefat eden annesi için taziye ziyaretinde bulundu. Daha sonra Eski Belen Kahve işletmesini ziyaret eden Başkan Pehlivan ve Çankırı&#8217;nın bir sonraki durağı Asarlık oldu. Filiz İlhan&#8217;a gerçekleştirilen ziyaret sonrası Gaybi Mahallesi&#8217;nde de Aktan ailesini ziyaret eden Başkan Pehlivan ve Çankırı&#8217;nın son durağı ise Menemen Cumhuriyet Meydanı&#8217;nda AK Parti Gençlik Kolları tarafından kurulan çadır oldu. Çankırı ve Pehlivan burada gençlerle langırt oynayıp sohbet etti. Keyifli sahur buluşması hep birlikte kahvaltı edilmesinin ardından sona erdi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemende-8-mart-coskusu-yasandi-618623">Menemen&#8217;de 8 Mart coşkusu yaşandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nü Kutladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-8-mart-dunya-kadinlar-gununu-kutladi-618415</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 11:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[nü]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618415</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Aile içinde kurucu ve birleştirici bir rol üstlenen kadınlarımızın eğitimde, üretimde ve sosyal hayatta daha güçlü yer almaları için gayret gösteriyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-8-mart-dunya-kadinlar-gununu-kutladi-618415">Başkan Altay 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nü Kutladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Aile içinde kurucu ve birleştirici bir rol üstlenen kadınlarımızın eğitimde, üretimde ve sosyal hayatta daha güçlü yer almaları için gayret gösteriyoruz. Başta Konya’mızın kıymetli kadınları olmak üzere, Gazze’de ve mazlum coğrafyalarda sabrı ve dirayetiyle insanlığa onur dersi veren hanım kardeşlerimizi selamlıyor, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyorum.” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.</p>
<p>Başkan Altay’ın mesajı şöyle:</p>
<p>“Toplumun en temel yapı taşı olan ailenin özünde; merhametiyle, vicdanıyla ve fedakârlığıyla hayatı anlamlandıran kadınlar vardır. Kadın; bir ailenin huzurunu, bir toplumun ahlakını ve geleceğini şekillendiren en kıymetli emanettir.</p>
<p>İslam medeniyeti, kadına bu anlayışla yaklaşmış; onu hayatın her alanında onuruyla, şahsiyetiyle ve değeriyle var eden bir anlayış ortaya koymuştur.</p>
<p>Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de “İmanca en olgununuz; ahlakça en güzel olanınızdır. Ahlakça en güzel olanınız ise kadınlarına iyi davrananınızdır.” buyurarak kadının toplumdaki yerini ve kıymetini en güzel şekilde ifade etmiştir.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yalnızca kadınlara iyi davranılmasını öğütlemekle kalmamış; onların fikirlerine ve görüşlerine de değer vermiştir. Zaman zaman hanım sahabelerle sohbet etmiş, böylece kadınların toplum hayatındaki yerini daha da güçlendiren örnek bir duruş sergilemiştir.</p>
<p>Bizler de Konya Büyükşehir Belediyesi olarak; medeniyetimizin bu köklü anlayışından aldığımız ilhamla hanım kardeşlerimizi şehrimizin en güçlü dayanaklarından biri olarak görüyoruz. Aile içinde kurucu ve birleştirici bir rol üstlenen kadınlarımızın eğitimde, üretimde ve sosyal hayatta daha güçlü yer almaları için gayret gösteriyoruz.</p>
<p>Bu doğrultuda Aile Sanat ve Eğitim Merkezlerimizle, Meslek Edindirme Kurslarımızla, Aile ve Kadın Destek Merkezimizle, KOMEK atölyelerimizle, kadın kooperatiflerimizle ve Spor Konya faaliyetlerimizle hanım kardeşlerimizin hayatın her alanında daha aktif olmalarına katkı sunmaya devam ediyoruz.</p>
<p>Çünkü biliyoruz ki hanım kardeşlerimiz dün olduğu gibi bugün de yarın da toplumun üretiminde, emeğinde ve gelişiminde en ön safta yer alacaktır. Bizler de her şartta ve her dönemde kadınlarımızın gücünün, emeğinin ve başarısının daha da yükselmesi için çalışmayı sürdüreceğiz.</p>
<p>Bu vesileyle; başta Konya’mızın kıymetli kadınları olmak üzere, Gazze’de ve mazlum coğrafyalarda sabrı ve dirayetiyle insanlığa onur dersi veren hanım kardeşlerimizi selamlıyor, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyorum.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-8-mart-dunya-kadinlar-gununu-kutladi-618415">Başkan Altay 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nü Kutladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir&#8217;in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskan-vekili-busra-ozdemirin-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-mesaji-618352</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 07:53:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büşra]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[vekili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618352</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emeği, bilgisi, üretkenliği, azmi, sevgi dolu yürekleri ve fedakarlıklarıyla yaşamı güzelleştiren, toplumu güçlendiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskan-vekili-busra-ozdemirin-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-mesaji-618352">Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir&#8217;in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Emeği, bilgisi, üretkenliği, azmi, sevgi dolu yürekleri ve fedakarlıklarıyla yaşamı güzelleştiren, toplumu güçlendiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.<br />Toplumların gelişmesi, ekonominin güçlenmesi ve daha adil bir geleceğin kurulması, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta aktif rol almasıyla mümkündür. Kadınların çalışma hayatındaki varlığı sadece üretimi değil, aynı zamanda toplumsal ilerlemeyi ve eşitliği de güçlendirir.<br />Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk kadınının toplumdaki yerini güçlendirmek adına tarihi adımlar atmış; kadınlara eğitim, çalışma ve siyasal hayata katılma hakkı tanımıştır. Türk kadını Atatürk’ün öncülüğünde birçok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkına kavuşarak dünyaya örnek olmuştur. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara kazandırdığı hakların ve açtığı aydınlık yolun bilinciyle, bugün biz kadınlar hayatın her alanında azim ve kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. Bize duyulan güveni ve verilen bu büyük değeri en iyi şekilde temsil etmek için üretiyor, gelişiyor ve toplumun ilerlemesine katkı sağlıyoruz. Ata’mızın gösterdiği çağdaş ve eşitlikçi hedefler doğrultusunda, emeklerimizle yarınları daha güçlü, daha umut dolu bir geleceğe taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz.<br />Kadınların çalışma hayatında daha fazla yer almasını sağlamak, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve kadın istihdamını artırmak için çalışmalıyız. Aynı zamanda kadına yönelik şiddetin tamamen ortadan kaldırıldığı, kadınların güvenle ve özgürce yaşayabildiği bir toplum oluşturmak da yine hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sorumluluk bilinciyle Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak Başkanımız Muhittin Böcek’in başlattığı projeleri kararlılıkla uygulamaya devam ediyoruz. <br />Kadınların gücünün toplumun gelişiminde ve dönüşümünde önemli bir rol oynadığına inanıyor, çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz. Kadın istihdamına yönelik projelerimizle kadınların kendi el emekleri ve alın terleriyle üretmelerine imkan sunuyor, ekonomik özgürlüklerine katkı sunuyoruz. Kurduğumuz üretim tesislerinde kadınlar emeklerini üretime dönüştürürken, oluşturduğumuz satış noktaları sayesinde bu ürünleri tüketicilerle buluşturuyor, kadın emeğini gelire dönüştürüyoruz. Kadınların çalışma hayatına daha fazla katılım sağlaması için çocuklarını güvenle emanet edebileceği kreşlerimizin sayısını her geçen gün arttırıyoruz. Sanat ve meslek edindirme kurslarımızla kadınların hem sosyal hayata katılmalarına hem de kazandıkları beceriler sayesinde kendi işlerini kurabilmelerine destek oluyoruz. Kadına yönelik şiddet ve istismara karşı mücadelemizi Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak kararlılıkla sürdürüyoruz. <br />Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 3324 kadın personelimizle şehrimize hizmet etmenin onurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Belediyemizin her kademesinde her biriminde görev alan kadın çalışma arkadaşlarımızın katkılarıyla kadın bakış açısını hizmetlerimize yansıtıyor, kentimizi daha güvenli, daha düzenli ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için çalışıyoruz. </p>
<p>Kadınların emeğine, haklarına ve hayatın her alanındaki varlığına saygı duyulan bir dünya dileğiyle; başta ülkemizin emekçi kadınları olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık, huzur ve başarı diliyorum.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskan-vekili-busra-ozdemirin-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-mesaji-618352">Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir&#8217;in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar ve ekonomik güçlenme Konak&#8217;ta masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlar-ve-ekonomik-guclenme-konakta-masaya-yatirildi-618035</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 08:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güçlenme]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[Konak Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği “Kadınlar ve Ekonomik Güçlenme” panelinde konuşan Başkan Mutlu, “8 Mart, direnişin, dayanışmanın ve umudun günü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-ve-ekonomik-guclenme-konakta-masaya-yatirildi-618035">Kadınlar ve ekonomik güçlenme Konak&#8217;ta masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği “Kadınlar ve Ekonomik Güçlenme” panelinde konuşan Başkan Mutlu, “8 Mart, direnişin, dayanışmanın ve umudun günü. 8 Mart, emeği görülmeyen, sesi bastırılmak istenen, hakları yok sayılan milyonlarca kadının tarih boyunca yükselttiği isyanın adı. Mücadelemiz, her bir kadın özgürleşene kadar devam edecek. Bundan sonra bir kişi daha eksilmeyeceğiz; bir adım bile geri atmayacağız” dedi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Kadınlar ve Ekonomik Güçlenme” paneli ses getirdi. İzmir Mimarlık Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı panelde kadın emeği, girişimciliği ve karar alma mekanizmalarındaki varlığının güçlenmesi masaya yatırıldı; ekonomik bağımsızlığın kadınların yaşamındaki dönüştürücü etkisi değerlendirildi. İş dünyasından sivil topluma, hukuktan girişimciliğe uzanan farklı alanlarda söz sahibi kadınların bir araya geldiği paneli Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Banu Ufacık, Konak Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Gülsen Özkan, CHP Konak İlçe Kadın Kolları Başkanı Füsun Çetin ve yönetimi, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, siyasi parti, sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri, Konak Belediyesi Meclis Üyeleri ile başta kadın muhtarlar olmak üzere Konak muhtarları izledi. Etkinliğin kolaylaştırıcılığını Rotary Bölge 2440 Federasyonu Başkan Yardımcısı Pınar Aksoy üstlenirken Cevdet İnci Eğitim Vakfı Güç Kaynağı Ece Elbirlik Ürkmez, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İzmir Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, İzmir İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özden Monkol Erten ve İzmir Barosu Kadın Hakları Merkezi Sorumlu Yönetim Kurulu üyesi Avukat Zöhre Dalkıran konuşmacı olarak katıldı.</p>
<p><b>Mutlu: “8 Mart, direnişin, dayanışmanın ve umudun günü”</b></p>
<p>Panelin açılış konuşmasını yapan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, İzmir’de ilk defa sekiz kadın belediye başkanının aynı anda görev yaptığını vurgulayarak İzmir’in kadınların sesinin çok gür çıktığı, sözünü çok güçlü olduğu bir kent olduğunu dile getirdi. Yönetici olarak kendilerine çok büyük sorumluluk düştüğünü, çünkü gelecekteki yönetici kadınların yolunu açma misyonlarının olduğunu ifade eden Başkan Mutlu, görevlerinin gurur ve onur verdiğinin altını çizdi. 8 Mart’ın önemine değinen Başkan Mutlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla eşitliği, özgürlüğü ve her alanda verdiğimiz hak mücadelemizi büyütmek için buradayız. 8 Mart, direnişin, dayanışmanın ve umudun günü. 8 Mart, emeği görülmeyen, sesi bastırılmak istenen, hakları yok sayılan milyonlarca kadının tarih boyunca yükselttiği isyanın adı. Türkiye’de kadınların yaşamını belirleyen en temel toplumsal cinsiyet eşitsizliği. 2025 yılı Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre 148 ülke arasında tam 135’nciyiz. Bu, bir utanç karnesi. Bu tablo kadınların ekonomik bağımsızlıktan mahrum bırakıldığını, karar süreçlerinden dışlandığını, şiddet karşısında korunmadığını açıkça gösteriyor. 2025 yılında 294 kadın katledildi. 297 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. 2026’nın ilk üç ayında 66 kadın cinayeti işlendi. Kadın cinayetlerinin politik olduğunu her zaman söylüyoruz. Kadını korumayan, şiddeti engellemeyen, cezasızlığı büyüten her tercih politiktir. Kadınların ne giyeceğine, nerede gezeceğine, kaç çocuk doğuracağına kafa yoran anlayış sürdükçe eşitsizlik de şiddet de bitmeyecek.”</p>
<p><b>“Yaşasın, kadın dayanışması! Yaşasın, eşitlik, özgürlük, adalet!”</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin son iki yılda gerçekleştirdiği kadın çalışmalarını da aktaran Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu, İnci Vakfıyla birlikte kadın CNC operatörleri yetiştirerek iş sahibi yaptıklarını, Mutlu Çocuklar Oyun Evleri annelerinin giderek güçlendiğini, Kadın Danışma Merkezi sayesinde kadınlara ücretsiz psikososyal ve hukuki destek verildiğini, Yerel Eşitlik Eylem Planının hayata geçirildiğini, Avrupa Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartı’nı imzaladıklarını ve İş’te Konak’la 480 kadını iş sahibi yaptıklarını aktardı. Kadınların ülkeyi ve dünyayı değiştirecek güce sahip olduğunu belirten Başkan Mutlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Biz buradayız, susmuyoruz. Bu dünyayı, bu ülkeyi kadınların değiştireceğine yürekten inanıyorum. Kadınlara alan açmanın en zor ama güçlü yolu başarıyı büyütmek; eşitliği, lafla değil gerçekten hayata geçirmek. Biz biliyoruz ki eşitsizlik, yalnızca ekonomik değil. Eşitsizlik evde, sokakta, siyasette, iş hayatında, her yerde. Bu nedenle de mücadele alanımız, her yer. Şiddetin her türüne, kadın emeğinin sömürülmesine, yoksulluğun kadınlaşmasına, erkek egemen zihniyete karşı adil, eşit, özgür bir dünyayı sizlerle birlikte kuracağız. Buna gerçekten yürekten inanıyoruz. Mücadelemiz, her bir kadın özgürleşene kadar devam edecek. Bundan sonra bir kişi daha eksilmeyeceğiz. Bir adım bile geri atmayacağız. Hepimizin Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Yaşasın, kadın dayanışması! Yaşasın, eşitlik, özgürlük, adalet!”</p>
<p><b>Aksoy: Kadının iş hayatındaki varlığı zor ilerliyor</b></p>
<p>Açılışın ardından panel konuşmalarına geçildi. Rotary Bölge 2440 Federasyonu Başkan Yardımcısı Pınar Aksoy Konak Belediyesi ile birlikte kadınlar adına önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi ve şu ifadeleri kullandı:<b> </b>“Kadının iş hayatındaki varlığı ev içindeki bakım sorumlulukları yüzünden daha zor ilerliyor. Rotary Bölge 2440 Federasyonu olarak kadınlar için yalnızca ekonomik fırsatlar yaratmıyor, bakım yükünü de hafifleten çalışmalar içinde yer alıyoruz. Konak Belediyesi ile iş birliği içerisinde Ayla Ökmen Oyun Evi’nin hazırlık sürecini tamamladık. Böyle nitelikli ortamların sivil toplum kuruluşları tarafından desteklenmesi çok önemli. Konak Belediyesi ile yürüttüğümüz bir diğer çalışma olan Girişimci Kadınlar Projesi ile kadınlara E-Ticaret eğitimi veriyoruz. Detayları semt merkezlerinden öğrenebilirsiniz.”</p>
<p><b>Ürkmez: Erkek işi olarak görülen işlerde eğitimli kadın istihdamını önemsiyoruz</b></p>
<p>Cevdet İnci Eğitim Vakfı Güç Kaynağı Ece Elbirlik Ürkmez, cinsiyet ayrımcılığının ekonomiyle olan bağını aktardığı konuşmasında erkek işi görülen mesleklerde kadın istihdamının önemini vurguladı ve şöyle konuştu: “Vakıf olarak her yaştan çocuk ve gence yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Bunların hepsinde cinsiyet eşitliğini önemsiyoruz. İlk defa geçen yıl Konak Belediyesi ile yürüttüğümüz Hem İşte Hem Eğitimde Programını, kadınlara yönelik gerçekleştirdik. Eğer bir kadının etrafındaki destek mekanizmaları güçlüyse o zaman şanslı oluyoruz. Bunun ilk ayağı da ekonomik güçlenme. Toplumda üreten birey sayısını artırmaya çalışıyoruz, bir bireyin sadece eğitim alıp evde oturması bizim amacımız değil. Sahada kadın çalışan sayımızı arttırmak hedeflerimiz arasında. CNC operatörlüğü ve gaz kaynakçılığı gibi erkek işi olarak görülen işlerde mesleki eğitimle kadınların istihdama katılmalarını önemsiyoruz.”</p>
<p><b>Seyfeli: Kadının ekonomide aktif olduğu toplumlarda gelir artıyor</b></p>
<p>TOBB İzmir Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli de ekonomide kadının, değiştirici ve geliştirici rol üstlendiğinin altını çizerek, “Kadının ekonomide aktif olduğu toplumlarda gelir artıyor, yoksulluk azalıyor ve diğer kuşaklara geçmiyor. Haklarınızı bilen bir kadınsanız daha cesur kararlar alabiliyorsunuz. Kadınlara markalaşma konusunda neler yapması gerektiğini öğretiyoruz. Genç girişimcileri ve marka olmak isteyen kadınları projelerimizde bizimle yan yana olmaya davet ediyoruz. Kadınların ekonomik güçlenmesi sadece bir kadın meselesi değil toplum meselesidir” diye konuştu.</p>
<p><b>Erten: Kadınların her alanda daha aktif olması için çalışıyoruz</b></p>
<p>İzmir İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özden Monkol Erten, kadınları her alanda aktif olacakları projelerle desteklediklerini ifade etti ve “Kadınların her alanda daha aktif olması için projeler üretmeye çalışıyoruz. Genç İZİKAD projemiz ile gençlere nasıl girişimci olabileceklerini gösteriyoruz. Fikirlerini iş planı olarak bize sunmalarını bekliyor sonra da ilk üçü belirliyoruz. Tüm fikirlerin ileride bir projeye dönüşmesi için çabalıyoruz. Sonuçlarını aldıkça daha da motive oluyoruz. Geleceğin iş kadınlarını, burs fonuyla genç kızları desteklemeye çalışıyoruz” dedi.</p>
<p><b>Dalkıran: Kadın hakları ve mücadelesinde dayanışma içerisindeyiz</b></p>
<p>İzmir Barosu Kadın Hakları Merkezi Sorumlu Yönetim Kurulu üyesi Avukat Zöhre Dalkıran ise kadın hakları ve mücadelesini hukuki boyutuyla ele aldı. Şiddete maruz kalan kadınlara Kadın Hakları Merkezi tarafından ücretsiz destek verildiğini belirten Dalkıran şunları söyledi: “Panelin başlığı Kadınlar ve Ekonomik Güçlenme. 8 Mart’ı doğuran da bu meseleydi; kadınlar evlerine ekmek götürebilsinler diye&#8230; İzmir Barosu olarak kadın hakları ve mücadelesi alanına düşen her durumda kadınlarla hep dayanışma içerisindeyiz. Herhangi bir şiddete maruz kalan kadınlar için yazılması gereken dilekçeler Kadın Hakları Merkezimiz tarafından ücretsiz hazırlanıyor. Boşanma, velayet ve nafaka davaları için eğer şiddet öyküsü varsa ücretsiz avukat görevlendirmesi yapıyoruz. Bunu yapan tek baroyuz.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-ve-ekonomik-guclenme-konakta-masaya-yatirildi-618035">Kadınlar ve ekonomik güçlenme Konak&#8217;ta masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergenlikte başlayan ani ve belirgin değişikliklere dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ergenlikte-baslayan-ani-ve-belirgin-degisikliklere-dikkat-617509</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 09:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[başlayan]]></category>
		<category><![CDATA[Belirgin]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliklere]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlikte]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Hülya Ensari]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617509</guid>

					<description><![CDATA[<p>Madde kullanım bozukluğunun çoğu zaman davranış değişiklikleriyle kendini gösterdiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, ani arkadaş çevresi değişikliği, akademik performansta düşüş, uyku ve iştah düzensizliği, aşırı para harcama veya ihtiyacında artış gibi belirtilerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergenlikte-baslayan-ani-ve-belirgin-degisikliklere-dikkat-617509">Ergenlikte başlayan ani ve belirgin değişikliklere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Madde kullanım bozukluğunun çoğu zaman davranış değişiklikleriyle kendini gösterdiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, ani arkadaş çevresi değişikliği, akademik performansta düşüş, uyku ve iştah düzensizliği, aşırı para harcama veya ihtiyacında artış gibi belirtilerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi. İçe kapanma veya irritabilite (çabuk sinirlenme) artışı, göz kızarıklığı, kilo değişimi gibi fiziksel belirtilerin de önemli bir işaret olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hülya Ensari, “Aileler özellikle ergenlik döneminde başlayan ani ve belirgin değişikliklere dikkat etmelidir. Mutlaka ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına danışılmalıdır” dedi.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, Yeşilay Haftası kapsamında madde ve alkol bağımlılığı, tedavi yöntemleri ve bağımlılıkla mücadele konusunda bilgiler verdi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Madde bağımlılığı, ruhsal bir bozukluktur</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Madde kullanımının bir ruhsal bozukluk olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “En son uluslararası kabul edilen Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabına göre (DSM-5), “kötüye kullanım” ve “bağımlılık” ayrımı kaldırılmış; bunlar tek bir başlık altında, hafif, orta ve ağır düzey olarak sınıflandırılmıştır. Madde kullanım bozukluğu, klinik olarak belirgin bozulmaya veya sıkıntıya yol açan, sorunlu bir madde kullanım örüntüsü ile karakterize bir ruhsal bozukluktur. Bu bozukluk; bilişsel, davranışsal ve fizyolojik belirtilerle seyreder ve kişinin madde kullanımını kontrol etme kapasitesinde azalma ile tanımlanır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bağımlılığın kriterleri var</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Halk arasındaki bilinir haliyle madde (uyuşturucu) bağımlılığı diyebilmek için bazı kriterlerin bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Hülya Ensari, “Bağımlılık yapıcı bir maddenin planlanandan daha fazla ya da uzun süreli kullanımı, maddeyi bırakma veya azaltma girişimlerine rağmen başarısız olunması, madde temini ve kullanımına aşırı zaman ayrılması tanı kriterlerinin başında gelmektedir. Madde kullanımına karşı şiddetli istek (craving) duyulması, iş, okul ve aile sorumluluklarında aksamaya neden olması ve yaşanılan sosyal sorunlara rağmen kullanımı sürdürme çabasının olması tanı konulmasında önemli kriterler arasında yer almaktadır” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Son bir yıl içinde en az ikisi varsa bağımlılık tanısı konulabilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Hülya Ensari, madde bağımlılığı tanı kriterleri arasında her geçen gün daha fazla madde alımına ihtiyaç göstermek yani tolerans gelişimi olması ve maddenin alınmadığı zamanlarda maddeye özel yoksunluk belirtileri yaşanmasının da yer aldığını belirterek “Son bir yıl içinde tüm bu sayılanlardan en az ikisi bile bulunuyorsa madde bağımlılığı tanısı için yeterli olmaktadır” diye konuştu. Prof. Dr. Hülya Ensari, tanı koyarken de belirtilerin şiddetine göre hafif, orta ve ağır düzeyde bağımlılık şeklinde sınıflandırma yapıldığını söyledi.     </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bağımlılık, nörobiyolojik değişimlerle seyreden bir hastalık</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bağımlılığın yalnızca davranışsal değil, nörobiyolojik değişimlerle seyreden bir beyin hastalığı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hülya Ensari, “Bağımlılıkta özellikle mezolimbik dopamin sistemi etkilenmekte, tekrar eden kullanım nöroadaptasyona ve kompulsif davranış örüntüsüne yol açmaktadır” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bağımlılık yapıcı maddeler</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Hülya Ensari, DSM-5’e göre madde kullanım bozukluklarının farklı farmakolojik gruplar altında sınıflandırıldığını belirterek bunları şöyle sıraladı:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>1. Tütün (Nikotin</span></b><span>): Yüksek bağımlılık potansiyeline sahiptir. Dopamin salınımını artırır ve yoksunluk belirtileri belirgindir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>2. Alkol:</span></b><span> GABAerjik sistemi güçlendirir, glutamaterjik sistemi baskılar. Tolerans ve yoksunluk gelişir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>3. Opiyatlar (Opioidler):</span></b><span> Morfin, eroin, kodein, metadon vb. µ-opioid reseptör agonistleridir. Yüksek bağımlılık ve ciddi yoksunluk riski taşır. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>4. Uyarıcılar (Stimülanlar</span></b><span>): Amfetamin, kokain, MDMA; dopamin ve noradrenalin artışı yapar. Psikotik belirtiler gelişebilir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>5. Sedatif-Hipnotikler</span></b><span>: Barbitüratlar, benzodiazepinler; GABA üzerinden etki eder. Ani kesilme nöbet riski oluşturabilir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>6. Halüsinojenler</span></b><span>: LSD, psilosibin vb.; serotonerjik sistem üzerinden algı değişikliklerine yol açar. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>7. Uçucu Maddeler</span></b><span>: Tiner, benzen, yapıştırıcılar; özellikle ergenlerde nörotoksisite riski taşır. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>8. Kannabis:</span></b><span> THC içeriği ile algı ve bilişsel işlevleri etkiler; yatkın bireylerde psikoz riskini artırabilir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>9. Diğer Maddeler</span></b><span>: PCP, ketamin, GHB, anabolik steroidler ve nitritler farklı mekanizmalarla bağımlılık riski taşır. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Alkol kullanım bozukluğu, ruhsal hastalıklarla eş zamanlı seyredebiliyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Alkol kullanım bozukluğunun DSM-5’e göre; alkolün problemli bir kullanım örüntüsü ile klinik olarak belirgin bozulma ya da sıkıntıya yol açması durumu olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Tanı ölçütleri madde kullanım bozukluğu ile paraleldir ve yine son 12 aylık dönem esas alınır. Alkol kullanım bozukluğunda genetik yatkınlık, erken yaşta başlama, erkek cinsiyet (epidemiyolojik olarak daha yüksek oran), eşlik eden psikiyatrik bozukluklar, travma öyküsü, yüksek stres düzeyi risk faktörleri arasında sayılabilir. Alkol kullanım bozukluğu, sıklıkla depresyon ve anksiyete bozuklukları ile eş zamanlı seyretmektedir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Aileler madde bağımlılığında bu belirtilere dikkat etmeli      </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Madde kullanım bozukluğunun çoğu zaman davranış değişiklikleriyle kendini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Ani arkadaş çevresi değişikliği, akademik performansta düşüş, uyku ve iştah düzensizliği, aşırı para harcama veya ihtiyacında artış, son zamanlarda içe kapanma veya irritabilite (çabuk sinirlenme) artışı, göz kızarıklığı, kilo değişimi vb. fiziksel belirtiler görülmesi halinde ailelerin aklına madde kullanımı ihtimali gelmelidir. Aileler özellikle ergenlik döneminde başlayan ani ve belirgin değişikliklere dikkat etmelidir. Ancak kesin tanı klinik değerlendirme ile ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından konur. Suçlayıcı değil destekleyici bir iletişim yaklaşımı erken müdahale açısından kritik öneme sahiptir” diye konuştu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tedavi multidisipliner yaklaşım ile toplum temelli yaklaşım gerektiriyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Madde kullanım bozukluğunun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu kaydeden Prof. Dr. Hülya Ensari, “Tedavi multidisipliner yaklaşım ile toplum temelli bir yaklaşım gerektirir. Tıbbi değerlendirme ve detoksifikasyon, farmakolojik tedaviler (maddeye özgü), bilişsel davranışçı terapiler, motivasyonel görüşmeler, aile terapileri, grup terapileri, rehabilitasyon ve relaps önleme programları ile bireyin ihtiyacına özgü tıbbi ve psikolojik takip, tedavi ve rehabilitasyon planlanır. Yine bireyin ihtiyacına özel sosyal, ekonomik, barınma ve iş desteği kurumlararası iş birliği ile sağlanarak madde kullanım bozukluğu olan bireyin damgalanmadan, toplumla bütünleşmesi hedef alınır. Nüks görülebilir; bu durum tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez; hastalığın kronik doğasının bir parçası olduğunu kabul edip; tedavi ve rehabilitasyon sürecine devam edilir” diye konuştu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Madde bağımlılığının önlenmesinde ailelere önemli görevler düştüğünü ifade eden Prof. Dr. Hülya Ensari, “Öncelikle aile içinde açık ve güvenli iletişimin temelleri atılmalıdır. Çocuğun/gencin kendisini ifade etmesine imkân sağlanmalıdır. ‘Hayır’ diyebilme becerisinin geliştirilmesi önemlidir. Bunların yanı sıra stres yönetimi, stresle sağlıklı baş etme yöntemi olarak spor, sanat ve güvenli sosyal etkinliklere yönlendirme etkili yöntemler arasında yer almaktadır” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yaşam becerileri erken yaşlardan itibaren kazandırılmalıdır</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken yaşta yaşam becerileri eğitiminin kazandırılmasının da madde bağımlılığının önlenmesinde etkili olduğunu kaydeden Prof. Dr. Hülya Ensari, “Özellikle ergenlik döneminde yargılayıcı, eleştirici yaklaşımdan uzak; aşırı koruyucu kollayıcı da olmadan, ilişkilerde sınır koymasını bilen, arkadaş seçimine özen gösteren, özgüvenli, aile bağları güçlü bireyler yetiştirmek ailelerin birincil görevi olmalıdır” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Aileden başlayarak topluma da önemli görevlerin düştüğünü belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Toplum olarak iyi birer rol model olma sorumluluğunu üstlenmemiz gerekiyor. Evde önce aile, sonra okulda öğretmenler bu rolü üstlenirken; artık sosyal medya kullanıcısı olarak hepimiz ve özellikle de medya iletişim kanallarında bağımlılık yapıcı maddeleri özendirici reklam, tutum ve davranışlardan uzak olmak gerekiyor. Madde ve alkol kullanım bozuklukları; biyolojik, psikolojik ve sosyal etmenlerin etkileşimi ile ortaya çıkan kronik beyin hastalıklarıdır. Erken tanı, damgalamanın azaltılması, önleyici toplum temelli programlar ve erişilebilir ruh sağlığı hizmetleri bağımlılıkla mücadelede temel stratejilerdir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bağımlılıkla topyekûn mücadele gerekiyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Uyuşturucu madde ve alkol kullanım bozukluğu ile mücadelede toplumsal desteğin önemini vurgulayan Prof. Dr. Hülya Ensari, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Koruyucu önlemlerden sonra erken müdahale için damgalama ile mücadele, bağımlılığın irade sorunu olmaktan çıkıp; kronik bir beyin hastalığı olduğu bilincinin topluma yayılması son derece önemlidir. Bağımlılığın her türlüsünün tedavi edilebilir bir durum olduğu bilinci ile topyekûn mücadele yapılmalıdır. Bunun için Alo 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı, aile hekimlikleri, sağlıklı yaşam merkezleri, en yakın devlet hastanesindeki ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı poliklinikleri, AMATEM, ÇEMATEM, YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi)’ne başvurabilir; danışmanlık ve destek alabilirsiniz.”</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergenlikte-baslayan-ani-ve-belirgin-degisikliklere-dikkat-617509">Ergenlikte başlayan ani ve belirgin değişikliklere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyilik Kılavuzu&#8217;nda onlar &#8220;Baş Tacı&#8221; oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iyilik-kilavuzunda-onlar-bas-taci-oldu-617419</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 07:55:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[kılavuzu]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[onlar]]></category>
		<category><![CDATA[şehit]]></category>
		<category><![CDATA[tacı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617419</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “İyilik Kılavuzu Yarışması” kapsamında hareket eden Akademi Lise öğrencileri, “Baş Tacı" görevini yerine getirdi. Gençler, Şehit Tevfik Bıçakçı’nın kabrini ziyaret ederek dualar okudu ve çiçek bıraktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyilik-kilavuzunda-onlar-bas-taci-oldu-617419">İyilik Kılavuzu&#8217;nda onlar &#8220;Baş Tacı&#8221; oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “İyilik Kılavuzu Yarışması” kapsamında hareket eden Akademi Lise öğrencileri, “Baş Tacı&#8221; görevini yerine getirdi. Gençler, Şehit Tevfik Bıçakçı’nın kabrini ziyaret ederek dualar okudu ve çiçek bıraktı.</p>
<p><b>İYİLİK FİKRİNİ MERKEZE ALAN YARIŞMA</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının bereketiyle iyiliğin rehberi olarak gönüllere dokunuyor. İyilik fikrini merkeze alan İyilik Kılavuzu Yarışması, &#8220;Baş Tacı Projesi&#8221; ile devam etti. Bu kapsamda Büyükşehir&#8217;e bağlı Akademi Lise öğrencileri, Şehit Tevfik Bıçakçı&#8217;nın kabrine giderek hem şehidimizi yad etti hem de ailesine moral verdi.</p>
<p><b>AİLEYE MORAL VE TOPLUMSAL SORUMLULUK</b></p>
<p>Ziyaret sadece bir görev değil, gençlerin toplumsal duyarlılığını artıran ve Ramazan’ın paylaşma ruhunu somutlaştıran anlamlı bir etkinlik oldu. Şehit ailesiyle buluşan öğrenciler, hem şehide saygılarını sundu hem de ailesine moral verdi.</p>
<p><b>BAŞ TACI PROJESİ NEDİR ?</b></p>
<p>“Baş Tacı”, İyilik Kılavuzu Yarışması’nda şehit ve gazi ailelerine yönelik bir projedir. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği, KİHMED, Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın ortak yürüttüğü bu çalışma, gençlere toplumsal sorumluluk ve gönüllülük bilincini aktarmayı hedefliyor. Büyükşehir&#8217;e bağlı Akademi Lise öğrencileri de yarışmanın bir görevi olarak bu anlamlı çalışmada yer aldı.</p>
<p><b>GENÇLER RAMAZAN BOYUNCA GÖREVDE</b></p>
<p>“İyilik Kılavuzu Yarışması” ile öğrenciler, Ramazan boyunca farklı değerler etrafında görevler yaparak hem kendilerini hem de çevrelerini iyilikle buluşturuyor. Bu kapsamda yapılan ziyaretler ve sosyal sorumluluk projeleri, gençlerin değerler eğitimi ile toplumsal farkındalığını güçlendiriyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyilik-kilavuzunda-onlar-bas-taci-oldu-617419">İyilik Kılavuzu&#8217;nda onlar &#8220;Baş Tacı&#8221; oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Yetişkin: &#8220;Şiddetin normalleşmesine asla izin vermeyeceğiz, yaşamı ve insan onurunu savunmak hepimizin sorumluluğu&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-yetiskin-siddetin-normallesmesine-asla-izin-vermeyecegiz-yasami-ve-insan-onurunu-savunmak-hepimizin-sorumlulugu-617383</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 14:52:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[asla]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[izin]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[normalleşmesine]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetin]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[vermeyeceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617383</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi’nin Mart ayı olağan meclis toplantısı, Belediye Başkanı İsmail Yetişkin başkanlığında belediye meclis salonunda gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-yetiskin-siddetin-normallesmesine-asla-izin-vermeyecegiz-yasami-ve-insan-onurunu-savunmak-hepimizin-sorumlulugu-617383">Başkan Yetişkin: &#8220;Şiddetin normalleşmesine asla izin vermeyeceğiz, yaşamı ve insan onurunu savunmak hepimizin sorumluluğu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi’nin Mart ayı olağan meclis toplantısı, Belediye Başkanı İsmail Yetişkin başkanlığında belediye meclis salonunda gerçekleştirildi. </p>
<p>Toplantının açılışında, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için anma gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>Meclis toplantısına duygusal anlar damga vurdu</strong></p>
<p>Konuşmasına yaşanan acı olayın toplumda derin bir üzüntü yarattığını belirterek başlayan Başkan Yetişkin, genç bir eğitimcinin hayatını kaybetmesinin yalnızca ailesini ve öğrencilerini değil, tüm toplumu <br />derinden etkilediğini ifade etti. </p>
<p>Şiddetin giderek sıradanlaşmasına karşı toplumun ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini vurgulayan Yetişkin, belediyeler başta olmak üzere tüm kurumların sorumluluk taşıdığına dikkat çekti.</p>
<p>Başkan Yetişkin konuşmasında şu ifadelere yer verdi:<br />“Ne yazık ki ülkemizde şiddet olayları hepimizin yüreğini yakmaya devam ediyor. Şiddetin normalleşmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Gençlerimizi korumak, yaşam hakkını ve insan onurunu savunmak hepimizin sorumluluğudur.”</p>
<p>Yetişkin, hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik’e Allah’tan rahmet dileyerek ailesine, öğrencilerine ve eğitim camiasına sabır temennisinde bulundu ve benzer acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu. </p>
<p>8 Mart mesajı: “Eşitlik güçlü bir toplum demektir”</p>
<p>Anma konuşmasının ardından yaklaşan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Başkan Yetişkin, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin demokrasiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye’nin kadın hakları konusunda olması gereken noktada olmadığını ifade eden Yetişkin, “Demokrasi zayıfladığında eşitlik de zayıflar. Bu mesele yalnızca kadınların değil, hepimizin meselesidir” dedi.</p>
<p>Seferihisar Belediyesi olarak tüm çalışmalarını toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle sürdürdüklerini belirten Yetişkin, özellikle kadınların ve gençlerin yerel yönetimlerde ve karar alma mekanizmalarında daha güçlü temsil edilmesi için çalışmaların devam edeceğini vurguladı.</p>
<p>Vatandaşlara dayanışma çağrısı</p>
<p>Belediye tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlenecek etkinliklerin sosyal medya hesapları üzerinden paylaşıldığını hatırlatan Başkan Yetişkin, tüm vatandaşları etkinlikleri takip etmeye ve dayanışmaya ortak olmaya davet etti.</p>
<p>Seferihisar Belediyesi Mart ayı meclis toplantısı, toplumsal şiddete karşı ortak mücadele çağrısı, kadın hakları vurgusu ve eşitlik mesajlarının öne çıktığı anlamlı bir oturum olarak tamamlandı. </p>
<p>Belediye meclisinde verilen mesajlar, yaşam hakkı, eşitlik ve toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-yetiskin-siddetin-normallesmesine-asla-izin-vermeyecegiz-yasami-ve-insan-onurunu-savunmak-hepimizin-sorumlulugu-617383">Başkan Yetişkin: &#8220;Şiddetin normalleşmesine asla izin vermeyeceğiz, yaşamı ve insan onurunu savunmak hepimizin sorumluluğu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de &#8220;Cesaretin Adı: Kadın&#8221; zirvesi başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-cesaretin-adi-kadin-zirvesi-basliyor-617034</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 12:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[9 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[adı]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[cesaretin]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[ilham]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[zirve]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617034</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İzmir Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğinde 9 Mart’ta “Cesaretin Adı: Kadın” zirvesi düzenleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-cesaretin-adi-kadin-zirvesi-basliyor-617034">İzmir&#8217;de &#8220;Cesaretin Adı: Kadın&#8221; zirvesi başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İzmir Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğinde 9 Mart’ta “Cesaretin Adı: Kadın” zirvesi düzenleniyor. Projenin fikir lideri İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, zirve öncesi düzenlenen basın toplantısında “Buluşmanın İzmir’den yükselen ilham verici bir ses olacağına yürekten inanıyorum” dedi.</p>
<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında İzmir, önemli bir zirveye ev sahipliği yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, 9 Mart saat 9.30’da Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenecek “Cesaretin Adı: Kadın” zirvesi öncesinde basın toplantısı gerçekleştirdi. Zirvenin kapsamı ve hedeflerinin paylaşıldığı toplantıda, projenin fikir liderleri olan Öznur Tugay, “İzmir, tarih boyunca kadınların cesaretiyle, emeğiyle ve üretkenliğiyle büyüyen bir şehir olmuştur. 9 Mart’ta gerçekleştireceğimiz bu buluşmanın da İzmir’den yükselen ilham verici bir ses olacağına yürekten inanıyorum” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Eşitlik, dayanışma ve ortak gelecek adına güçlü bir çağrı”</strong></p>
<p>Kadınların toplumsal, ekonomik ve kültürel hayattaki gücünü görünür kılmayı amaçlayan çok değerli bir etkinliğin heyecanını yaşadıklarını kaydeden Öznur Tugay, “Kadınların emeğini, bilgisini ve liderlik potansiyelini odağına alacak bu zirve; yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda eşitlik, dayanışma ve ortak gelecek adına güçlü bir çağrıdır. 9 Mart’ta gerçekleşecek programda kadın girişimciliğinden liderliğe; yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet ilişkisine, iş dünyasında ve medyada kadının yerine kadar pek çok önemli başlık ele alınacak. Kamu, iş dünyası ve sivil toplumun bir araya gelmesi, kadınların güçlenmesine verilen değerin en somut göstergelerinden biridir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Amacımız ilham verici bir sistem oluşturmak”</strong></p>
<p>Kadınların eşit koşullarda var olduğu bir toplumun, daha adil, daha üretken ve daha umut dolu bir geleceğin anahtarı olduğunu dile getiren Öznur Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu etkinlikte paylaşılacak her bilgi, kurulacak her temas ve doğacak her iş birliği, yalnızca bugünü değil yarını da şekillendirecektir. Tüm basın mensuplarımızı ve halkımızı 9 Mart’taki etkinliğimize davet ediyoruz. İzmir’in güçlü kadınlarının bir arada olmasının örnek teşkil edeceğine inanıyoruz. Bundan sonra da sık sık bir araya gelip bir plan doğrultusunda bu çalışmaları hayatta tutabilmeyi, kadınlara cesaret verebilmeyi, umut olabilmeyi hedefliyoruz. Güçlü bir sesle farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Amacımız ilham verici bir sistem oluşturmak. 9 Mart programı ilk ses olacak. Biz bu bağla güçlenerek ilham vermeye devam ederek çalışacağız.”</p>
<p><strong>Program, iftar buluşmasıyla tamamlanacak</strong></p>
<p>BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş de kadınların ekonomik ve toplumsal hayattaki varlığının ancak ortak akıl ve dayanışmayla güçlenebileceğini ifade ederek “Zirvemiz; iş dünyasının temsilcilerini, kadın girişimcileri, akademisyenleri, sanatçıları, medya mensuplarını ve gençleri aynı çatı altında buluşturacak. Gün boyu sürecek programımızda deneyimli gazetecilerin moderasyonunda gerçekleşecek panellerimiz, konularında öncü konuşmacılarımız, akademiden sanata; girişimcilikten kurumsal yönetime kadar geniş bir perspektif sunacak. Programımızı, ramazan ayı vesilesiyle düzenleyeceğimiz iftar buluşmasıyla tamamlayarak dayanışma ve birlik mesajımızı pekiştireceğiz” bilgisini verdi.</p>
<p>2026 yılının, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı olması nedeniyle ayrı bir anlam taşıdığını kaydeden Güneş, “Aradan geçen bir asırda önemli mesafeler kat ettik. Ancak bugün hala konuşmamız gereken eşitsizlikler, aşmamız gereken görünmez duvarlar ve dönüştürmemiz gereken sistemsel engeller olduğunu biliyoruz. Ekonomik kalkınma da sürdürülebilir büyüme de toplumsal refah da kadınların üretimde, yönetimde ve karar mekanizmalarında eşit temsil edilmesiyle mümkündür. Bu zirvede yalnızca ilham veren hikâyeleri değil; somut çözüm önerilerini, iyi uygulama örneklerini ve iş birliği modellerini de konuşacağız. Amacımız, kalıcı etki oluşturmak ve İzmir’den Türkiye’ye örnek bir model ortaya koymaktır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz”</strong></p>
<p>TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Deniz Celep ise “9 Mart günü çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz. Başarılı iş kadınlarımızı, çok değerli iletişimcilerimizi, sanat, akademi ve sivil toplum alanında diğer kadınlara öncü olmuş örnek isimleri ağırlayacağız. Bu örnek kadınların da zirvede ortaya koyacağı gibi ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda kadınların toplumdaki kurucu ve taşıyıcı rolünün her geçen gün daha güçlü şekilde görünür hale geldiğini gururla izliyoruz. TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu’nda 280’den fazla üyemizin her biri de kendiişlerinde markalaşmış, inanç ve azimleriyle büyük işler başarmış arkadaşlarımız. Kadın girişimciler kurulu olarak bu değerli üyelerimizin bilgi ve deneyimlerini birleştirip İzmir’in girişimcilik ekosistemini kadın gücü ile daha ileri taşıyacak proje ve çalışmalar gerçekleştiriyoruz” diye konuştu. Zirveye tüm halkı davet ededen Celep, “Bu zirvenin özellikle kadın-erkek tüm toplumun güzel bir geleceğin inşası için bir araya geldiği umut ve cesaret dolu bir milat olmasını diliyoruz. Kadın varsa yarın var diyoruz ve bu zirvede bütün kadınları hep birlikte olmak üzere bekliyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-cesaretin-adi-kadin-zirvesi-basliyor-617034">İzmir&#8217;de &#8220;Cesaretin Adı: Kadın&#8221; zirvesi başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferihisar&#8217;da Kadınlar Günü Buluşmaları başlıyor; &#8220;Kadın varsa gelecek var&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-617007</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 11:48:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirilecek]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında “Kadın varsa gelecek var” diyerek ilçede kadın emeğini görünür kılmak, toplumsal eşitlik bilincini güçlendirmek ve kadınların sosyal yaşama katılımını desteklemek amacıyla geniş kapsamlı bir etkinlik programı hazırladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-617007">Seferihisar&#8217;da Kadınlar Günü Buluşmaları başlıyor; &#8220;Kadın varsa gelecek var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında “Kadın varsa gelecek var” diyerek ilçede kadın emeğini görünür kılmak, toplumsal eşitlik bilincini güçlendirmek ve kadınların sosyal yaşama katılımını desteklemek amacıyla geniş kapsamlı bir etkinlik programı hazırladı. </p>
<p>Mart ayı boyunca gerçekleştirilecek tüm etkinlikler ücretsiz olarak vatandaşların katılımına açık olacak.</p>
<p>Seferihisar Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan program, atölye çalışmaları, söyleşiler, kültür gezisi, panel ve sanat sergisinden oluşuyor.</p>
<p>Kadınlar Günü etkinlikleri 5 Mart Perşembe günü Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde başlayacak. Program kapsamında saat 12.00’de “Ortak Tuval Tek Ruh” resim atölyesi düzenlenecek. </p>
<p>Aynı gün saat 13.00’te toplumsal cinsiyet eğitimi ve haklar atölyesi gerçekleştirilecek, saat 14.00’te makrome atölyesi yapılacak. </p>
<p>Günün son etkinliğinde ise saat 15.00’te “Kadının İç Dünyası: Dayanıklılık, Kırılganlık ve Yeniden İnşa” başlıklı psikoloji atölyesi katılımcılarla buluşacak.</p>
<p>Etkinlikler 6 Mart Cuma günü yine Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde devam edecek. Saat 13.00’te kadın sağlığı ve menopoz semineri düzenlenecek. Ardından saat 14.30’da seramik ve çini atölyesi, saat 15.30’da makrome atölyesi ve saat 16.30’da klinik pilates atölyesi gerçekleştirilecek.</p>
<p>Kadınlara yönelik sosyal ve kültürel etkinlikler kapsamında 7 Mart Cumartesi günü 09.00–15.00 saatleri arasında Kadınlar Günü’ne özel Seferihisar Kültür Gezisi düzenlenecek. Kent Belleği Anı Evi ve ilçenin tarihi noktalarını kapsayan gezi ücretsiz olacak, katılım kontenjanla sınırlı tutulacak.</p>
<p>Aynı gün saat 14.00’te Çağan Irmak Salonu’nda “8 Mart 8 Kadın Başarı Öyküsü” programı gerçekleştirilecek. Sanat, akademi, sağlık, eğitim ve sivil toplum alanlarında çalışmalar yürüten kadın konuşmacılar deneyimlerini paylaşacak. Programda kadınların toplumsal yaşamda üstlendiği roller ve başarı hikâyeleri ele alınacak.</p>
<p>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında ayrıca “Resim Emekçileri Sergisi” sanatseverlerle buluşacak. Kadın sanatçıların eserlerinden oluşan sergi, 8–11 Mart 2026 tarihleri arasında Çağan Irmak Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. Serginin açılışı 8 Mart günü saat 15.00’te gerçekleştirilecek.</p>
<p>Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, hazırlanan programla ilgili yaptığı açıklamada kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesini önemsediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Kadınların emeği ve üretimi toplumun gelişiminin temelidir. Seferihisar’da kadınların sosyal yaşamda, üretimde ve kültürel hayatta daha güçlü yer alması için çalışmalar yürütüyoruz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında hazırladığımız etkinliklerle kadınların bir araya gelmesini, üretmesini ve dayanışmasını desteklemeyi amaçlıyoruz.”</p>
<p>Seferihisar Belediyesi tarafından hazırlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü programı boyunca gerçekleştirilecek tüm etkinliklere katılım ücretsiz olacak. </p>
<p>Belediye, tüm Seferihisarlı kadınları etkinliklere katılmaya davet etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-617007">Seferihisar&#8217;da Kadınlar Günü Buluşmaları başlıyor; &#8220;Kadın varsa gelecek var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meliha Ercan Vakfı İlk Yılında Eğitim ve Toplumsal Gelişim Alanında Önemli Çalışmalara İmza Attı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meliha-ercan-vakfi-ilk-yilinda-egitim-ve-toplumsal-gelisim-alaninda-onemli-calismalara-imza-atti-616468</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 09:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ercan]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[meliha]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616468</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurucu Ercan Ailesi’nin “Eğitim, toplumları dönüştüren en güçlü araçtır.” yaklaşımı doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Meliha Ercan Vakfı, ilk yılında kız öğrencilerin güçlenmesini hedefleyen projelerle eğitimde fırsat eşitliğine katkı sundu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meliha-ercan-vakfi-ilk-yilinda-egitim-ve-toplumsal-gelisim-alaninda-onemli-calismalara-imza-atti-616468">Meliha Ercan Vakfı İlk Yılında Eğitim ve Toplumsal Gelişim Alanında Önemli Çalışmalara İmza Attı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurucu Ercan Ailesi’nin “<strong>Eğitim, toplumları dönüştüren en güçlü araçtır</strong>.” yaklaşımı doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Meliha Ercan Vakfı, ilk yılında kız öğrencilerin güçlenmesini hedefleyen projelerle eğitimde fırsat eşitliğine katkı sundu. Eğitim ve mesleki gelişim alanında gerçekleştirdiği bütüncül çalışmalar ile yalnızca gençlerin hayatına değil, toplumsal dönüşüme de destek verdi.</p>
<p>Eğitimden sağlığa, sosyal hizmetlerden kültür ve sanata kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren vakıf, “<strong>Bir Hayalin Olsun</strong>” yaklaşımı doğrultusunda; hayalleri olan gençlerin potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri için destek mekanizmaları oluşturdu. Aynı zamanda eğitim, sağlık ve sosyal alanlarda toplumun kullanımına sunulan kalıcı eserler inşa ederek ilgili kamu kurumlarına bağışlamak suretiyle kamu hizmetlerine sürdürülebilir katkılar sundu.</p>
<p>Ülkemizin farklı illerinde inşa edilerek ilgili kamu kurumlarına bağışlanan huzurevi, hasta konukevi, engelsiz yaşam merkezi, eğitim merkezi, okul, yüksekokul ve kreş projeleriyle birlikte vakıf ve kurucularının geçmiş dönem katkıları da dahil olmak üzere bugüne kadar 2025 Faaliyet Raporu’nda ayrıntıları yer alan toplam 12 eser kamu hizmetine kazandırıldı. Toplumun her kesimine hitap eden bu yatırımlar, çok sayıda vatandaşın yaşamına doğrudan temas eden sürdürülebilir sosyal değerler üretti. Vakıf, söz konusu eserleri yalnızca hayata geçirmekle kalmayıp, uzun vadeli sorumluluk anlayışıyla süreçleri yakından takip etti; ihtiyaç duyulması halinde bakım, yenileme ve geliştirme çalışmalarına destek vermeyi sürdürdü.</p>
<p><b>Gençlerin Geleceğine Güçlü Destek</b></p>
<p>Bursiyerlerin kariyer ve kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla yürütülen <em><strong>Mentorluk Programı</strong></em> kapsamında öğrenciler, farklı sektörlerden deneyimli profesyonellerle bir araya getirildi. <em><strong>MELEA Akademi</strong></em> çatısı altında düzenlenen iletişim, liderlik ve kariyer becerilerine yönelik sertifika programları ve eğitim modülleriyle bursiyerlerin akademik ve mesleki donanımlarının güçlendirilmesi hedeflendi.</p>
<p><b>Toplumda Kalıcı Etki Yaratan Projeler</b></p>
<p>Vakıf, gönüllülük faaliyetleriyle toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle iş birlikleri gerçekleştirdi. Bu iş birlikleri kapsamda <em><strong>Sulukule Gönüllüleri Derneği</strong></em> ile kız çocuklarına yönelik etkinlikler düzenlendi; otizmli bireylere yönelik farkındalık çalışmaları hayata geçirildi. Engelliler Haftası kapsamında <em><strong>Manavgat Belediyesi</strong> </em>iş birliğiyle<em> <strong>HürFEST – Özgürce Yaşam Festivali</strong> </em>organize edilirken, huzurevi sakinleri ile özel çocukları buluşturan etkinliklerle kuşaklar arası dayanışmaya katkı sağlandı.</p>
<p>Vakıf, <em><strong>Suna’nın Kızları Vakfı</strong></em> iş birliğiyle ve <em><strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi</strong></em>’nin <em>(ÇOÇA)</em> desteğiyle yürütülen <em>Kız Çocuk Danışma Ekibi</em> kapsamında düzenlenen “<em><strong>Kız Çocukları Tanışma Ekibi Çalıştayı</strong></em>”na da ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen 12–17 yaş aralığındaki 40 kız çocuğunu bir araya getiren çalıştayda, katılımcılar ihtiyaçlarını ve deneyimlerini paylaşma fırsatı buldu. Çalıştayla kız çocuklarının karar alma süreçlerine katılımının desteklenmesi, seslerinin güçlendirilmesi ve hak temelli bir yaklaşımın yaygınlaştırılması hedeflendi. Etkinlikler, çocukların üstün yararı ve kişisel verilerin korunması ilkeleri gözetilerek yürütüldü.</p>
<p><em><strong>Bilecik İl Millî Eğitim Müdürlüğü</strong></em><strong> </strong>iş birliğiyle hayata geçirilen<strong> “</strong><em><strong>Mesleğin Yıldızları</strong></em><strong>” </strong>projesi kapsamında ise, mesleki ve teknik eğitim öğrencilerinin yapay zekâ ve ileri teknoloji alanlarında yetkinlik kazanmaları hedeflendi. Kaizen yaklaşımıyla yenilikçi projeler üretmeleri desteklenen öğrenciler, akademisyenlerin katkılarıyla düzenlenen eğitim ve atölyeler sayesinde geleceğin mesleklerine hazırlanma fırsatı buldu.</p>
<p><b>Birinci Yıl Bursiyerlerle Birlikte Kutlandı</b></p>
<p>Meliha Ercan Vakfı, kuruluşunun birinci yılını bursiyerlerinin katılımıyla düzenlenen iftar programında kutladı. Programa vakfın Onursal Başkanı Nurullah Ercan, Ercan Ailesi üyeleri, vakıf yöneticileri ve paydaş kurum ve destekçi temsilcileri katıldı. Bursiyerlerle bir araya gelen Onursal Başkan Nurullah Ercan, gençlerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak birlik ve dayanışma mesajı verdi.</p>
<p><strong>Meliha Ercan Vakfı Genel Müdürü Nil Batu</strong>, vakfın ilk yılına ilişkin değerlendirmesinde şu açıklamalarda bulundu:</p>
<p><b>“Kuruluşumuzun ilk yılında ortaya koyduğumuz çalışmalar, yalnızca projelerden ibaret değil; sürdürülebilir ve ölçülebilir bir etki modeli inşa etme kararlılığımızın somut göstergesidir. Eğitimden sağlığa, teknolojiyi merkeze alan yenilikçi sistemlerden kalıcı eserlere uzanan bütüncül yaklaşımımızla, toplumsal gelişime uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyoruz. ‘Bir Hayalin Olsun’ anlayışımız doğrultusunda, hayali olan her gencin yanında olmaya ve ülkemizin geleceğine değer katmaya devam edeceğiz.” </b></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meliha-ercan-vakfi-ilk-yilinda-egitim-ve-toplumsal-gelisim-alaninda-onemli-calismalara-imza-atti-616468">Meliha Ercan Vakfı İlk Yılında Eğitim ve Toplumsal Gelişim Alanında Önemli Çalışmalara İmza Attı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçük iyilikler büyük mutluluklar getiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kucuk-iyilikler-buyuk-mutluluklar-getiriyor-616462</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 09:49:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[getiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştirici]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[iyilikler]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluklar]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616462</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, yardım etmenin hem birey hem toplum için psikolojik, biyolojik ve sosyal açıdan iyileştirici etkileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucuk-iyilikler-buyuk-mutluluklar-getiriyor-616462">Küçük iyilikler büyük mutluluklar getiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, yardım etmenin hem birey hem toplum için psikolojik, biyolojik ve sosyal açıdan iyileştirici etkileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Yardım etmek, başkası kadar kendi ruh sağlığınızı da iyileştiriyor!</strong></p>
<p>Psikoloji literatüründe ‘yardım etmek iyileştirir’ ifadesinin, bireyin başkasına destek sunduğunda yalnızca karşı tarafın değil, kendi psikolojik iyilik halinin de güçlendiğini anlattığını aktaran Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Araştırmalar, yardım etme davranışının beyinde dopamin, oksitosin ve serotonin gibi iyi hissettiren kimyasalların artmasına yol açtığını, bunun da kişinin ruh halini düzenlediğini gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Yaşlı bir komşunun alışverişini taşımak ya da bir arkadaşının zor anında yanında olmak gibi küçük bir desteğin bile kişide ‘değerliyim, işe yarıyorum’ duygusunu tetiklediğini ifade eden Aydın, bu nedenle yardım etmenin yalnızca dışa dönük bir prososyal davranış değil; aynı zamanda kişinin içsel dünyasında bir iyileşme döngüsü başlatan psikolojik bir süreç olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>Yardım etmek, beden ve ruh üzerinde iyileştirici bir etki yaratıyor!</strong></p>
<p>Yardım etmenin ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin biyolojik, psikolojik ve sosyal mekanizmalar üzerinden açıklandığını dile getiren Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bilimsel çalışmalar, yardım eden kişilerin stres hormonlarında azalma, mutluluk hormonlarında artış yaşadığını, bağışıklık sisteminin bile güçlendiğini ortaya koyuyor. Gönüllülük üzerine yapılan uzun dönemli araştırmalar, düzenli yardım eden kişilerin depresyon oranlarının anlamlı şekilde düşük olduğunu gösteriyor. Bunun nedeni, yardım etmenin kişide bir ‘anlam hissi’ oluşturması, kimlik duygusunu güçlendirmesi ve kişinin kendini daha işlevsel hissetmesini sağlamasıdır. Böylece yardım etme davranışı, hem biyolojik hem duygusal hem de bilişsel düzeyde iyileştirici bir etki yaratır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Güçlü toplumsal bağlar, güçlü ruhsal dayanıklılık demek!</strong></p>
<p>Yardım etmenin toplumsal bağları belirgin şekilde güçlendirdiğini kaydeden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu bağların güçlü psikolojik etkileri vardır.” dedi.</p>
<p>Bir toplumda insanların birbirine destek verdikçe aralarındaki güvenin arttığına işaret eden Aydın, “‘Bu toplumun bir parçasıyım’ duygusu pekişir ve yalnızlık hissi azalır. Sosyal destek ağlarına sahip bireylerin stres karşısında daha dayanıklı olduğu, travmatik olayları daha hızlı atlattığı, hatta yaşam memnuniyetlerinin daha yüksek olduğu araştırmalarla ortaya konmuştur. Apartmanda komşusuna yardım eden veya iş yerinde bir arkadaşının yükünü hafifleten bir kişi, farkında olmadan kendi psikolojik direnç kapasitesini de artırır. Toplumsal bağlar güçlendikçe bireylerin ruhsal dayanıklılığı ve yaşamla başa çıkma becerileri de güçlenir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Uzun vadeli iyileşme, küçük ama sürekli iyiliklerle mümkün!</strong></p>
<p>Küçük günlük iyiliklerle büyük çaplı yardım eylemleri arasında etki derinliği açısından fark olduğuna değinen Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Ancak ikisi de olumlu psikolojik sonuçlar doğurur.” dedi.</p>
<p>Günlük küçük iyiliklerin hızlı bir moral yükselmesi sağladığını vurgulayan Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“Kapıyı tutmak, birine nazikçe gülümsemek veya bir arkadaşına kısa bir mesaj göndermek bile bu etkiye örnektir. Bu davranışlar kişide anlık bir iyi olma hali yaratırken, düzenli bir sosyal sorumluluk projesine katılmak gibi büyük çaplı yardım eylemleri daha kalıcı bir anlam ve kimlik duygusu sağlar. Ancak büyük yardım eylemleri daha fazla zaman, enerji ve duygusal kapasite gerektirdiğinden sürdürülebilirlik çoğu zaman küçük iyiliklerde daha fazladır. Bu nedenle psikolojik açıdan en dengeli ve uzun vadeli iyileşme, küçük ama sürekli yapılan iyiliklerle sağlanır.”</p>
<p><strong>Zorunlu yardım iyileştirmez!</strong></p>
<p>Yardım davranışının zorunlulukla ya da baskı altında yapıldığında, beklenen iyileştirici etkinin genellikle ortaya çıkmadığına dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Çünkü bu durumda kişi içsel motivasyonla değil, dışsal baskıyla hareket eder.” dedi.</p>
<p>Psikolojide bu durumun ‘dışsal motivasyon’ olarak adlandırıldığını belirten Aydın, “Nörobiyolojik olarak ödül sistemini aktive etmez. Bu nedenle kişi yardım ederken kendini yorgun, baskılanmış ya da tükenmiş hissedebilir. Örneğin aile baskısıyla bir akrabaya bakım veren ya da iş yerinde zorunlu gönüllülük programına katılan bir kişinin ruhsal açıdan rahatlamak yerine daha fazla stres yaşaması sık görülür. Yardım etmenin iyileştirici etkisinin ortaya çıkması için eylemin gönüllülük, özgür irade ve içten bir istekle gerçekleşmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yardım kusursuz olmak zorunda değil; bazen sadece dinlemek de yeter!</strong></p>
<p>Yardım etmenin iyileştirici etkisini günlük yaşama entegre etmenin, büyük adımlar gerektirmediğine dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Küçük ama düzenli davranışlarla bu süreç kolayca yerleşir.” dedi.</p>
<p>Her gün bir kişiye küçük bir iyilik yapmanın, ihtiyaç duyan birine kısa bir mesaj göndermenin, aile içinde daha fazla teşekkür etmenin, bir komşunun ya da arkadaşın küçük bir işine destek olmanın bu döngüyü güçlendireceğini dile getiren Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Gönüllülük çalışmalarına küçük adımlarla başlamak hem kişinin toplumla bağını güçlendirir hem de stres düzeyini düşürür. Günlük hayatın içine yerleştirilen bu küçük destek davranışları, kişinin hem topluma katkı sağladığını hissetmesine hem de kendi ruh sağlığını korumasına yardımcı olur.</p>
<p>Yardım etmek isteyip çekingen davranan kişilere ilk öneri, yardım davranışını büyük sorumluluklar gibi görmek yerine küçük sosyal temaslarla başlatmalarıdır. Çoğu çekingen birey ‘yanlış anlaşılırım’, ‘yardımım yeterli olmaz’ ya da ‘rahatsız ederim’ düşünceleriyle geri durur; ancak bilişsel davranışçı terapinin de gösterdiği gibi bu düşünceler gerçeklikten çok kaygı odaklıdır. Bu nedenle kişinin küçük adımlarla pratik yapması önemlidir; birine gülümsemek, küçük bir teşekkür notu yazmak ya da yakın çevresinde kısa süreli bir destek sunmak bu süreci başlatabilir. Ayrıca kişinin, hayvanlarla çalışmak, çevrimiçi gönüllülük yapmak veya birebir iletişimi az olan etkinliklere katılmak gibi ilgi alanına uygun yardım yollarını seçmesi kaygıyı azaltır. Yardımın kusursuz olmasına gerek yoktur; bazen sadece birini dinlemek bile hem yardım eden hem de yardım alan için iyileştirici bir temas yaratır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucuk-iyilikler-buyuk-mutluluklar-getiriyor-616462">Küçük iyilikler büyük mutluluklar getiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Medeni Kanunu&#8217;nun toplumsal etkileri Karşıyaka&#8217;da konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-medeni-kanununun-toplumsal-etkileri-karsiyakada-konusuldu-614458</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 12:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[kadını]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[medeni]]></category>
		<category><![CDATA[nün]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, modern Türkiye’nin hukuk sistemindeki en büyük devrimlerinden biri olan Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yıl dönümünde özel bir konferans düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-medeni-kanununun-toplumsal-etkileri-karsiyakada-konusuldu-614458">Türk Medeni Kanunu&#8217;nun toplumsal etkileri Karşıyaka&#8217;da konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, modern Türkiye’nin hukuk sistemindeki en büyük devrimlerinden biri olan Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yıl dönümünde özel bir konferans düzenledi. Sancar Maruflu Sivil Toplum Yerleşkesi’nde gerçekleşen etkinlikte, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk kadınına kazandırdığı haklar ve bu sürecin tarihsel arka planı ele alındı.</p>
<p><b>UZUN SOLUKLU BİR MÜCADELE</b></p>
<p>Konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Aylin Göztaş, 17 Şubat 1926’da kabul edilen kanunun çağdaş bir toplum inşasındaki kritik rolüne değindi. Kanun öncesindeki adaletsiz uygulamaları hatırlatan Göztaş, Türk kadınının bu hakları elde etmek için verdiği uzun soluklu mücadeleye vurgu yaptı. Kadınların eğitimden çalışma hayatına kadar var olma çabasının Medeni Kanun ile yasal güvenceye kavuştuğunu belirten Göztaş; aile yapısındaki değişimin modern Türkiye’nin sarsılmaz temeli olduğunu, eşit yurttaşlık bilincinin ise çağdaş yaşamı koruyan en büyük kale olduğunu ifade etti.</p>
<p><b>“BU MİRASI GURURLA TAŞIYACAĞIZ”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük hukuk devrimlerinden biri olan Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılını kutlamanın onurunu yaşıyoruz. Bu kanun kabul edilmeden önce kadınların toplumsal hayatta yok sayıldığı karanlık bir tablo hakimken, Atatürk’ün vizyonuyla Türk kadını eşit yurttaşlık hakkına kavuşmuştur. Karşıyaka Belediyesi olarak, kadın hareketinin bu tarihsel mücadelesine ve Cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da bu büyük mirası gelecek nesillere gururla taşıyacağız” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Aylin Göztaş ise, “Türk Medeni Kanunu, toplumsal dönüşümde kadının bireyselleşmesi için ortaya konulan, sırf hukuki değil, normatif bir toplumsal düzenleyici metin olarak laikleşme ve modernleşme çabasının en önemli dokümanlarından biri sayılıyor. Ancak bu kanun sadece bir metin değil; Türk kadınının uzun yıllara dayanan hak arama mücadelesinin ve köklü kadın hareketinin en büyük kazanımıdır. Kanunun kabulünden sonraki asıl büyük süreç ise, bu hakların toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde halk tarafından benimsenmesi ve gündelik yaşamın bir parçası haline gelmesidir” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-medeni-kanununun-toplumsal-etkileri-karsiyakada-konusuldu-614458">Türk Medeni Kanunu&#8217;nun toplumsal etkileri Karşıyaka&#8217;da konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOSAM Uyardı: &#8220;Sofradaki Değişim, Türkiye&#8217;nin Geleceğini Belirliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kosam-uyardi-sofradaki-degisim-turkiyenin-gelecegini-belirliyor-614199</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğini]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[kosam]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sofradaki]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), küresel ölçekte hızla değişen beslenme alışkanlıklarının etkilerini mercek altına alan kapsamlı bir rapor yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosam-uyardi-sofradaki-degisim-turkiyenin-gelecegini-belirliyor-614199">KOSAM Uyardı: &#8220;Sofradaki Değişim, Türkiye&#8217;nin Geleceğini Belirliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), küresel ölçekte hızla değişen beslenme alışkanlıklarının etkilerini mercek altına alan kapsamlı bir rapor yayımladı. &#8220;Toplumsal Beslenmedeki Dönüşümün Geleceğe Etkileri&#8221; başlıklı çalışma, beslenmenin artık yalnızca biyolojik bir ihtiyaç olmaktan çıktığını; kültürel kimlik, kamu sağlığı, ekonomi güvenliği ve çevre politikalarının kesişiminde stratejik bir alan haline geldiğini ortaya koyuyor.<br />Raporun bilimsel danışmanlığını üstlenen Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br />&#8220;Gıda Güvenliği, Artık Ulusal Güvenlik Meselesidir&#8221;<br />Prof. Dr. Ünüsan, son dönemde gündeme gelen gıda kaynaklı vakalara dikkat çekerek, “Bu gelişmeler gıda güvenliği ve denetim süreçlerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Endüstriyel üretim ve hazır gıda tüketimindeki artışla birlikte denetim mekanizmalarının daha etkin işletilmesi büyük önem taşıyor. Beslenmedeki dönüşümü doğru ve bilinçli şekilde yönetebilirsek hem sağlık risklerini azaltabilir hem de ekonomik maliyetleri kontrol altında tutabiliriz” dedi.<br />“Geleneksel Mutfağımız Tehdit Altında”<br />Rapor, Osmanlı&#8217;dan Cumhuriyet&#8217;e uzanan kadim beslenme kültürümüzün, küreselleşme ve hızlı tüketim alışkanlıkları karşısında geri planda kaldığına dikkat çekiyor. Prof. Dr. Ünüsan, &#8220;Fast-food ve paketli ürünler genç nesillerin tercihlerini şekillendirirken, yöresel tariflerimiz unutuluyor. Oysa coğrafi işaretli ürünlerimiz ve zengin mutfak mirasımız, gastronomi turizmi ve bölgesel kalkınma için büyük potansiyel taşıyor&#8221; ifadelerini kullandı.<br />“Ekonomik Zorluklar Sağlıklı Beslenmeye Erişimi Kısıtlıyor”<br />&#8220;Küresel gıda enflasyonu ve gelir dağılımındaki adaletsizlikler, sağlıklı gıdaya erişimi kısıtlıyor&#8221; diyen Ünüsan, &#8220;Gıda bankacılığı, üretici kooperatifleri ve yerel üretimin desteklenmesi, yalnızca ekonomik değil, bir halk sağlığı stratejisi olarak ele alınmalıdır&#8221; şeklinde konuştu.<br />KOSAM Raporundan Stratejik Öneriler<br />Rapor, Türkiye&#8217;nin zengin mutfak kültürü, genç nüfus dinamizmi ve kooperatif geleneği gibi güçlü yönlerinin yanı sıra; ithalata bağımlılık, iklim değişikliği ve artan gıda güvenliği risklerine dikkat çekiyor. Sürdürülebilir bir gıda sistemi için şu öneriler sıralanıyor:<br />Okul müfredatlarında beslenme eğitimi zorunlu hale getirilmeli, çocuklara yönelik sağlıksız gıda reklamları denetlenmelidir. Küçük üretici ve kadın çiftçiler desteklenmeli, üreticiden tüketiciye kısa tedarik zincirleri teşvik edilmelidir. Gıda denetim mekanizmaları etkinleştirilmeli, israfı önleyecek düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Su tasarruflu teknolojiler, organik tarım ve döngüsel ekonomi uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır. Geleneksel tarifler dijital arşivlerle kayıt altına alınmalı, coğrafi işaretli ürünler gastronomi turizmine kazandırılmalıdır.<br />Ramazan-ı Şerif Vesilesiyle: Sağlıklı Sofra, Sağlıklı Toplum<br />Prof. Dr. Ünüsan, Ramazan-ı Şerif&#8217;in manevi iklimine vurgu yaparak değerlendirmelerini şöyle tamamladı: &#8220;Ramazan ayı, israftan uzak, paylaşıma dayalı, helal ve sağlıklı beslenme anlayışını bizlere hatırlatmaktadır. Ne yazık ki günümüzde ramazan sofraları tüketim çılgınlığına ve israfa dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya. Oysa kadim kültürümüzde iftar sofraları sadelik, bereket ve paylaşım üzerine kuruluydu. KOSAM olarak hazırladığımız bu rapor, toplumsal beslenme kültürümüzü yeniden düşünmemiz gerektiğini ortaya koyuyor.&#8221;<br />&#8220;Toplumsal Beslenmedeki Dönüşümün Geleceğe Etkileri&#8221; raporu, Türkiye&#8217;nin gıda güvenliği, halk sağlığı ve kültürel mirasının korunması hedefleri doğrultusunda, küresel dönüşümü stratejik bir sorumluluk olarak değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Rapor, bütüncül politika, güçlü denetim ve toplumsal bilinç inşasının önemine işaret ediyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosam-uyardi-sofradaki-degisim-turkiyenin-gelecegini-belirliyor-614199">KOSAM Uyardı: &#8220;Sofradaki Değişim, Türkiye&#8217;nin Geleceğini Belirliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afetler]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depreme]]></category>
		<category><![CDATA[depremin]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614175</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Fahri Erenel, üniversitenin toplumsal sorumluluk vizyonundan hareketle hazırlanan “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitabının ortaya çıkış sürecini ve amaçlarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175">Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Fahri Erenel, üniversitenin toplumsal sorumluluk vizyonundan hareketle hazırlanan “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitabının ortaya çıkış sürecini ve amaçlarını anlattı. Depremin tüm boyutlarıyla ele alınmasının risk yönetimi süreçlerine önemli katkı sağlayacağını belirten Erenel, hem akademik dünyada hem de toplum genelinde deprem okuryazarlığının artırılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>
<p><strong>“Risk ve kriz yönetim süreçlerine katkı sağlayabileceğini düşündüm”</strong></p>
<p> Prof. Dr. Fahri Erenel, “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitap fikrinin nasıl doğduğunu şöyle anlatıyor:</p>
<p>“10’uncu yaşını kutlayan İstinye Üniversitesi’nin genç yaşında ulaşmış olduğu başarılı seviyeye, topluma katkı ve toplumsal sorumluluk kapsamında nasıl katkıda bulunabilirim düşüncesi, bu çalışmanın filizlenmesine yol açtı. Daha önce, bu konuda uzman değerli bir hocam ile ‘Acil Durum ve Afet Yönetimine Güncel Bakış’ adlı çalışmayı hazırlamış ve yayınlamıştık. Yaptığım araştırmalar, sahada gördüklerim, afet konusunu farklı boyutlarıyla ortaya koyan çalışmalar olmakla birlikte deprem konusunun bütün boyutlarını kapsayan bir yayın olmadığını ve bu konunun bütün boyutlarıyla ele alınmasının risk ve kriz yönetim süreçlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sağlayabileceğini düşündüm. Üniversitemizde mevcut çok sayıda disiplinin nasıl katkı sağlayabileceğini hocalarımızla paylaştığım anda gelen geri bildirimler katkının çok yüksek seviyede olacağını gösterdi ve beni de teşvik etti. Elbette Rektörümüz Prof. Dr. Erkan İbiş’in vizyoner tavrı ve desteği bu çalışmanın hayata geçmesinde önemli rol oynadı. Rektör yardımcımız Prof. Dr. Peyami Çelikcan’ın tıkandığımız noktalarda devreye girerek yol açması ve baskı sürecinde sağladığı katkı son derece değerli. Çalışmanın ortaya çıkmasında, birlikte çalıştığım Dr. Burak Buyun’un hem bölüm yazarı ve hem de kitabın tasarım sürecinde, Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın kapak tasarımında sağladığı destek çok önemliydi. Elbette bölüm yazılarıyla katkı sağlayan hocalarımız çalışmanın farkını ortaya koydu. Kısacası bu çalışma İstinye Üniversitesi’nin örnek bir ekip çalışmasının ürünü.”</p>
<p><strong>“İkincisini çıkarmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Prof. Dr. Erenel, kitabın okurlara sunduklarını ise şöyle özetliyor:</p>
<p>“Afetin hemen her türlüsüne maruz kalan ülkemizde deprem hem kapladığı alan, etkilediği nüfus, meydana gelişi sırasında ve sonrasında yarattığı etkiler açısından önceliğini korumaktadır. Bu afet türü öncesi ve sonrası ile birçok akademik disiplinin ortak çalışmasını gerektirmektedir. Deprem ile mücadeleyi disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele almanın tek bir alanda çalışma yapanlara diğer alanlara da bakarak kendi çalışma alanına katkı sağlaması ve çalışma alanında dikkate almadığı veya gözden kaçırdığı farklı değişkenleri görmesini de sağlamak çalışmanın otaya çıkmasındaki amaçlardan biri olmuştur. Ayrıca, kitabı okuyacak olanlarda depremin birçok boyutunu bir arada görerek özellikle risk yönetim sürecinde deprem okuryazarlığı bilincinin artmasına ve bu suretle devletimizin çalışmalarına katkı sağlamakta hedeflerimizden bir olmuştur. Bu çalışmanın diğer bir özelliği de bölüm yazıları arasına deprem konusunda bilgilendirici metinler konulmuş olmasıdır. Çalışmada depremin birçok disiplinini ele almakla birlikte daha farklı disiplinleri de ilgilendirdiğinin farkında olarak zaman içerinde bu çalışmanın ikincisini çıkarmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çalışmaya sadece üniversitemiz kadrosunda yer alan hocalarımız ve öğrencilerimiz katkı sunmamışlar, farklı üniversite ve kurumlardan da katkı sağlanmış olması çalışmayı zenginleştirmiştir.”</p>
<p><strong>“Depremin bir kader olmadığını görecekler”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kitabı okuyanların öncelikle depremin bir kader olmadığını göreceklerini belirten Erenel, “Depremin risk ve kriz yönetim süreçlerinde nelerle karşılaşabilecekleri, ne tür tedbirler alabileceklerini ve nasıl hazırlanmaları gerektiği konusunda farkındalık oluşabilecektir. Deprem dahil afetlere birçok disiplin açısından hazırlanılması gerektiğini görebileceklerdir. Deprem hazırlık eğitim programlarında düzenlemeler yapılabilecektir” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Yapılması gerekenlerle ilgili de bilgi veren Profesör, “Depreme hazırlığın birçok disiplini ilgilendiren boyutu bulunmaktadır. Bu boyutları bütüncül bir şekilde bir araya getirecek çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmaların daha kapsayıcı olması ve daha geniş kitlelere yayılacak olması özellikle risk yönetimi sürecinin başarısını artırabilecektir. Ayrıca, toplumun her kesimine yayılmış sistemli bir eğitim ve vatandaşları da içine katan değişik zamanlarda ve koşullarda, senaryoya dayalı olarak yapılacak tatbikatlarla hazırlanmamız gerekir. Sık tekrar ve uygulamalarla bilinçli bir alışkanlık haline getirilirse deprem anında doğru hareket tarzı uygulama olasılığı daha yüksek olacaktır. Tatbikatları gerçekçi senaryolara dayalı olarak tüm vatandaşlarımızın katılımıyla gerçekleştirmek planların başarı oranını arttıracak ve büyük yol kat etmemizi sağlayabilecektir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Afetler toplumlar için asla kader değildir”</strong></p>
<p>Afetlerin toplumlar için kader olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Erenel, şöyle devam etti:</p>
<p>“Afetleri veya afetlerin verebileceği büyük zararlı önlemede çok başarılı adımlar atmış birçok ülke var. 9.5 büyüklük ile dünya tarihinin en şiddetli depremlerden birini yaşayan Şili bu afetten çıkardığı dersle depremle ilgili eğitimlerini artmış, alınacak tedbirleri detaylarıyla planlanmış ve gerçekçi senaryolarla tatbikatlar gerçekleştirerek bir sonraki 8.5 büyüklüğündeki depremden asgari düzeyde zararla etkilenmiştir. Afetler toplumlar için asla kader değildir. Bizler de hazırlık süreçlerini hızlandırarak üniversitelerimize zorunlu afet yönetimi dersleri koymalı ve afetlere gerçekçi bir şekilde hazırlanmalıyız. Anadolu’da bildiğimiz en yıkıcı felaketlerden biri olan 1932 yılında gerçekleşen Erzincan depremini örnek verecek olursak; teknolojinin ve karayollarının gelişmediği, arama kurtarma ekip ve ekipmanlarının yeterli olmadığı bir tarihte, Doğu Anadolu bölgemizin eksi 35 derecelere varan soğuğunda gerçekleşen bu deprem her türlü şartlara hazırlıklı olmamız gerektiğinin bir örneğidir. Bu örnek; afetlere hazırlıkta gerçekçi olmanın, çağa, iklime ve coğrafyaya göre senaryo çizerek tatbikat yapmanın ve elbette eğitimlerde sürekliliği sağlamanın önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.”</p>
<p><strong>“Deprem anında merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın”</strong></p>
<p>Vatandaşların deprem anında ilk yapması gerekenlerlerle ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Erenel, şunları söyledi:</p>
<p>“Günlük yaşam içinde deprem farklı alanlarda/konumlarda yakalanabiliriz. Evimizde yakalandığımız zaman panik yapmamak gerekir. Hazırlıklar kapsamında düşmesi veya kırılması her türlü obje ve eşyayı sabitlememiz uygun olacaktır. Sağlam sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelerek veya uzanarak kendinize hayat üçgeni oluşturun. Başınızı iki elinizin arasına alarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb.) malzeme ile koruyun. Sarsıntı geçene dek bekleyin. Gece uyurken yatağınızın yanında terlik bulundurmayı unutmayın. Cam, pencere, dışarıya bakan duvar ve kapılardan, aydınlatma tesisatı veya armatürü gibi üzerinize düşecek her tür eşyadan uzak durun. Sarsıntı başladığında yataktaysanız orada kalın. Üzerinize düşecek ağır bir eşya yoksa bir yastıkla başınızı koruyun; varsa en yakındaki güvenli alana geçin. Size yakın çok sağlam ve yüke dayanıklı bildiğiniz bir kapı değilse, kapıyı kullanmayın. Merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın. Sarsıntı bitene kadar içeride kalın, ancak sarsıntı bitince dışarı çıkmak güvenlidir. Sarsıntı sırasında binayı terk etmeye çalışmayın. Balkona çıkmayın. Balkonlardan ya da pencerelerden atlamayın. Asansör kullanmayın. Merdivenlere koşmayın. Unutmayınız bir düdük bir lamba sizi hayata bağlayacaktır. Yıkıntı altında kalınması halinde paniklemeden durumunuzu kontrol ediniz. Hareket kabiliyetiniz kısıtlanmışsa çıkış için hayatınızı riske atacak hareketlere kalkışmayınız. Enerjinizi en tasarruflu şekilde kullanmak için hareketlerinizi kontrol altında tutunuz. El ve ayaklarınızı kullanabiliyorsanız su, kalorifer, gaz tesisatlarına, zemine vurmak suretiyle varlığınızı duyurmaya çalışın. Sesinizi kullanabiliyorsanız kurtarma ekiplerinin seslerini duymaya ve onlara seslenmeye çalışın. Ancak enerjinizi kontrollü kullanın.”</p>
<p><strong>“Koku alırsanız gaz vanasını kapatın”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Erenel depremden sonra yapılması gerekenlere dair ise, “Depremlerden sonra çıkan yangınlar oldukça sık görülen ikincil afetlerdir. Bu nedenle eğer gaz kokusu alırsanız, doğal gaz vanasını kapatın. Camları ve kapıları açın. Binayı hemen terk edin. Eğer gaz kokusu almıyorsanız sırasıyla elektrik, doğal gaz ve su vanalarını kapatın, soba ve ısıtıcıları söndürün.  Acil durum çantanızı yanınıza alın ve acil durum eylem planı yaptıysanız bu plana sadık kalarak mahalledeki toplanma noktanıza gidin. Radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarıyla yapılacak uyarıları dinleyin. Cadde ve sokakları acil yardım araçları için boş bırakın. Her büyük depremden sonra mutlaka artçı depremler olur. Artçı depremler zaman içerisinde seyrekleşir ve büyüklükleri azalır. Artçı depremler hasarlı binalarda zarara yol açabilir. Bu nedenle sarsıntılar tamamen bitene kadar hasarlı binalara girmeyin. Artçı depremler sırasında da ana depremde yapılması gerekenleri uygulayın. Evinizi veya binanızı terk ederken kıymetli eşyalarınızı, kalın giyecek, battaniye gibi eşyaları yanınıza alınız, ayakkabılarınızı giyin, biraz yiyecek ve içme suyu temin edin. Cep telefonlarını gereksiz yere kullanmayın” dedi.</p>
<p><strong>“Deprem öldürmez, ihmal öldürür”</strong></p>
<p>“’Deprem öldürmez, ihmal öldürür’ sözü, depremlerin doğal bir olay olduğunu, ancak bu olayların sonucunda yaşanan can ve mal kaybının çoğunlukla hazırlıksızlık ve ihmallerden kaynaklandığını ifade eder” diyen Erenel sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bu söz, insanların depreme karşı yeterli önlemleri almadıkları, binaların güvenliğini sağlamadıkları veya acil durum planları yapmadıkları takdirde, depremin yarattığı zararın artacağına dikkat çeker. 45 saniye süren 1999 Marmara Depreminin Türkiye Cumhuriyeti’ne ekonomik maliyeti bağımsız kurumlar tarafından yapılan araştırmalara göre 20 milyar dolardır. Bu maliyet dünya üzerinde afetlerin yarattığı ekonomik etkileri açısından 6. Sırada yer almaktadır. Tüm dünyayı etkileyen pandemi sebebiyle ortaya çıkan ekonomik ve sağlık krizinin tam ortasında gerçekleşebilecek olası bir İstanbul depreminin Türkiye Cumhuriyeti’ni ciddi bir refah kaybına uğratacağı hatta beka sorunlarına dahi yol açabileceği açıkça görülmektedir. Afet ve Acil durumlarda kaybettiğimiz her vatandaşımız, yetiştirilen bir insanın, beşerî sermayemizi oluşturan nitelikli insan gücümüzü elimizden kayması kaybetmemiz dışında, yanan, yıkılan veya kullanılamaz hale gelen her türlü araç, tesis ve binalar ise büyük bir milli servet kaybı olarak karşımıza çıkmaktadır. Meydana gelebilecek afetlerden toplumun en az zararla kurtulabilmesi için gerekli teknik, yönetsel ve yasal önlemlerin afetten önce alınması; önlemenin mümkün olduğu hallerde afetin önlenmesi, mümkün olmadığı hallerde ise kurtarma, ilk yardım ve iyileştirme çalışmalarının mümkün olan en hızlı, verimli ve etkin şekilde gerçekleşmesinin sağlanması son derece önem taşımaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175">Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karabağlar &#8216;da Yerel Eşitlik Hamlesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-yerel-esitlik-hamlesi-614035</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 09:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alma]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[karabağlar]]></category>
		<category><![CDATA[kınay]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[planı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karabağlar Belediyesi, Yerel Eşitlik Eylem Planı Dış Paydaşlar Toplantısı’nı gerçekleştirerek ilçede hak odaklı, eşitlikçi ve erişilebilir hizmet anlayışını güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-yerel-esitlik-hamlesi-614035">Karabağlar &#8216;da Yerel Eşitlik Hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabağlar Belediyesi, Yerel Eşitlik Eylem Planı Dış Paydaşlar Toplantısı’nı gerçekleştirerek ilçede hak odaklı, eşitlikçi ve erişilebilir hizmet anlayışını güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attı. Toplantıda; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yerel paydaşların görüş ve önerileri alındı.</p>
<p>Karabağlar Belediyesi Kibar Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen toplantıya Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve belediye çalışanları katıldı.</p>
<p><b>Başkan Kınay: “Eşitlik sözde değil, eylemde olacak”</b></p>
<p>Toplantıda konuşan Başkan Helil Kınay, ilçede herkes için adil, erişilebilir ve hak odaklı bir yaşamın sağlanmasının belediyenin önceliği olduğunu vurguladı. Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın yalnızca bir belge değil, somut adımlar içeren bir yol haritası olduğunu ifade eden Kınay, Karabağlar’da fiziki dönüşüm kadar toplumsal ve hizmet odaklı dönüşümü de hedeflediklerini belirtti.</p>
<p>Hazırlanan planların kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini vurgulayan Kınay, belediyeciliği yalnızca hizmet üretmek değil, toplumsal sorumluluk almak olarak gördüklerini söyledi. Katılımcı ve planlı bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini belirten Kınay, “Gerçek bir dönüşüm iradesi ortaya koyuyoruz. Karabağlar’da somut ve hissedilir bir değişim yaratmak istiyoruz” dedi.</p>
<p>Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ü ve mücadele arkadaşlarını da minnetle yâd eden Kınay, Cumhuriyet’in eşitlik ilkesine vurgu yaparak “ben değil biz” anlayışıyla hareket etmeye devam edeceklerini ifade etti.</p>
<p><b>Yerel eşitlik kurumsal sorumluluk</b></p>
<p>Karabağlar Belediyesi’nden Avukat Dilara Rodos, planın ölçülebilir ve uygulanabilir bir politika çerçevesi olduğunu belirtti. Yerel eşitliğin, belediye hizmetlerinin tüm bireyler için ayrım gözetmeksizin erişilebilir ve adil dağıtılmasını kapsadığını ifade etti. Planın eğitim, istihdam, sağlık, kadına yönelik şiddetle mücadele ve kentsel hizmetler gibi temel alanlarda yapılandırıldığını söyleyen Rodos, koordinasyonun Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yürütüleceğini, uygulamanın ise tüm müdürlüklerin ortak sorumluluğunda olduğunu kaydetti.</p>
<p><b>Meclis Üyelerinden Eşitlik Vurgusu</b></p>
<p>Karabağlar Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı ve Meclis Üyesi Nurcan Pirgan Çakır, afetlerde kadınların daha fazla zarar gördüğüne dikkat çekerek, afet anında kadınların üstlendiği çoklu sorumlulukların riskleri artırdığını ifade etti. İlk müdahale sonrasında kadınlara, erkeklere ve dezavantajlı gruplara ihtiyaçlarına göre farklı hizmetler sunulması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Toplantıda söz alan Meclis Üyesi Ezgi Aktaş, yapılan çalışmaların ortak bir dönüşüm yol haritası olduğunu belirterek, kadınların karar alma süreçlerinde daha fazla yer almasının önemine değindi.</p>
<p>Kapanış konuşmasını yapan Meclis Üyesi Rahile Yeni ise Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın seçim döneminde ortaya konulan politikaların somut bir adımı olduğunu belirtti. Planın kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini vurgulayan Yeni, kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının toplumsal dönüşüm için kritik olduğunu ifade etti.</p>
<p>Hakların mücadeleyle kazanıldığını hatırlatan Yeni, eşitlik sürecinin yalnızca kadınların değil toplumun ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. Hazırlanan planın takipçisi olacağını belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti.</p>
<p>Toplantıda diğer katılımcılar da yazılı ve sözlü görüşleriyle sürece aktif katkı sundu. Toplantıda ayrıca Karabağlar Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünün yapmış olduğu çalışmalar hakkında da bilgi verildi.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-yerel-esitlik-hamlesi-614035">Karabağlar &#8216;da Yerel Eşitlik Hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: &#8220;İyilik bulaşıcıdır, biz de onun taşıyıcısıyız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-iyilik-bulasicidir-biz-de-onun-tasiyicisiyiz-613927</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 07:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biz]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcıdır]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[iyiliği]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[kılavuzu]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[onun]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyıcısıyız]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613927</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İyilik Kılavuzu Yarışması başladı. Katılımcı öğrencilere seslenen ve her gün iyilik yapmalarını isteyen Başkan Büyükakın, “İyilik bulaşıcıdır ve siz de onu bulaştırmaktan korkmayın" dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-iyilik-bulasicidir-biz-de-onun-tasiyicisiyiz-613927">Büyükakın: &#8220;İyilik bulaşıcıdır, biz de onun taşıyıcısıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İyilik Kılavuzu Yarışması başladı. Katılımcı öğrencilere seslenen ve her gün iyilik yapmalarını isteyen Başkan Büyükakın, “İyilik bulaşıcıdır ve siz de onu bulaştırmaktan korkmayın&#8221; dedi.</p>
<p><b>YARIŞMAYA KATILIM BU YIL YOĞUN OLDU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferinde öğrencileri iyilik yapmaya teşvik ederek toplumsal sorumluluk bilincini artırmak amacıyla Ramazan’ın ruhuna uygun, anlam dolu bir yarışma başlattı. ‘Sözünü tut, sözünü hatırla, kendine bir iyilik yap’ ana sloganıyla hayata geçirilen İyilik Kılavuzu Yarışması’nın açılış programı Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Katılımın bu yıl bir hayli yoğun olduğu programa Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Kent Konseyi Başkanı Kadir Çetin, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve öğrenciler katıldı.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN’A TEŞEKKÜR ETTİLER</b></p>
<p>İyilik Kılavuzu Yarışması’nda geçtiğimiz yıl ortaokul kategorisinde birinci olan Sevgi Çınarı, lise kategorisinde birinci olan Kadirşinas Liderler ve genç yetişkin kategorisinde birinci olan Alicenap Ruhlar takımlarının üyeleri duygu ve düşüncelerini paylaştı. İyilikte yarışan arkadaşlarına tavsiyelerde bulunan şampiyon takımların üyeleri, gençleri önceleyen projelerden dolayı Başkan Büyükakın’a teşekkür etti. Ardından Halkevi Gençlik Merkezi öğrencileri tarafından hazırlanan &#8220;Körfez Evimiz&#8221; isimli animasyon filmi gösterime sunuldu. Dip Çamuru Temizleme Projesi’nin İzmit Körfezi’ni tekrar nasıl ayağa kaldırdığını anlatan film katılımcılar tarafından büyük bir ilgiyle izlendi. Tiyatro Külliyen tarafından sergilenen ‘Bir Tabak Daha’ isimli tiyatro gösterisi de salondan büyük alkış aldı.</p>
<p><b>“TOPLUMDA İYİLİĞİN RENGİ HAKİM OLSUN”</b></p>
<p>Programda konuşan Başkan Büyükakın iyiliğin çok önemli olduğunu belirtti. Katılımcılardan iyilik yapmalarını isteyen Başkan Büyükakın, “İyilik yaptıkça mutluluk veren hormonlarınız da çalışmaya devam ediyor. Aslında iyilik yaptığınızda o iyiliği kendinize yapmış oluyorsunuz. İyilik bulaşıcıdır, biz de onun taşıyıcısıyız. Evet, iyiliği taşıyıcı olmamız gerekiyor. Kötülüğü ortadan kaldırma şansımız yok. Ancak iyiliği çoğaltmaya devam edersek, sonuç iyi olarak karşımıza çıkacak ve bu da toplumun daha mutlu olmasına sebep olacak. Virüslerin hepsi kötü değildir ve iyiliği bir virüs gibi düşünün. Herkese bulaştırın ki toplumda iyiliğin rengi hakim olsun&#8221; dedi.</p>
<p><b>“BU BİR SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ”</b></p>
<p>Başkan Büyükakın, İyilik Kılavuzu&#8217;nun bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: &#8220;İnsanları iyileştirmek istiyorsanız kendinize iyilik edin, kendinizi iyileştirmek istiyorsanız insanlara iyilik edin. Yani iyilik yaptığımızda hem biz mutlu oluyoruz hem de insanlar mutlu oluyor. Konfüçyüs’ün bir sözü vardır. Sizin bir elmanız, benim bir armudum varsa bunları değiştirirsek sizin bir armudununuz benim bir elmam olur. Ama sizin bir bilginiz benim de bir bilgim varsa ve değiştirirsek ikimizin de iki bilgisi olur. Siz bir iyilik yaparsanız, ben bir iyilik yaparsam karşılıklı iyilik yapmaya devam edersek iyilik çoğalır.</p>
<p><b>“İYİLİK YOLDAŞINIZ, KILAVUZUNUZ OLSUN”</b></p>
<p>Bu yarışın ödül kazananları olacak ama iyilikte yarışmanız çok daha güzel bir şey. İnşallah hepiniz o kadar büyük performans gösterseniz ki jüri, en iyileri seçmekte çok zorlanır. 33 günlük serüvende iyilik yoldaşınız ve kılavuzunuz olsun. Şimdiden yapacağınız tüm iyilikler için sizlere teşekkür ediyorum. Çünkü bu yaptığınız iyilikler şehrimizi güzelleştirecek. Tanımadığınız birilerine her gün iyilik yapmaya başladığınızda bütün şehir birbirine iyilik yapmış olacak. Sadece iyiliği bulaştırmaya başlayın ve iyilik yapmaya devam edin. Her şeyin güzelleştiğini ve iyilik yapmanın sizi mutlu edeceğini göreceksiniz.”</p>
<p><b>İYİLİLİK YOLCULUĞU 33 GÜN SÜRECEK</b></p>
<p>İyilik Kılavuzu Yarışması, ikinci kez gençleri iyilik etrafında buluşturuyor. Bireyleri küçük ama etkili adımlarla iyilik yapmaya teşvik ederek sosyal sorumluluk bilincini güçlendirmeyi amaçlayan proje, Ramazan ayı kapsamında 33 gün sürecek. Toplam 1.500 gencin yer alacağı yarışmada 300 takım, her gün Ramazan’ın manevi ruhunu yansıtan bir kavram doğrultusunda çeşitli görevleri yerine getirecek. Tatlı bir rekabet içinde gerçekleşecek bu yolculukta gençler, hem kendilerini geliştirecek hem de çevrelerine dokunarak kent genelinde iyiliğin yayılmasına öncülük edecek. Finalde kazanan takımlar Balkan turu, Özbekistan gezisi, umre ziyareti, dizüstü ve tablet bilgisayar gibi büyük ödüller kazanacak. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-iyilik-bulasicidir-biz-de-onun-tasiyicisiyiz-613927">Büyükakın: &#8220;İyilik bulaşıcıdır, biz de onun taşıyıcısıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: &#8220;Kadının olmadığı toplumun geleceği de yoktur&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-kadinin-olmadigi-toplumun-gelecegi-de-yoktur-613894</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 17:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[yoktur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613894</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Körfezli kadın girişimciler ile bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-kadinin-olmadigi-toplumun-gelecegi-de-yoktur-613894">Büyükakın: &#8220;Kadının olmadığı toplumun geleceği de yoktur&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Körfezli kadın girişimciler ile bir araya geldi. Ülke olarak daha çok kadın girişimciye ihtiyaç duyduğumuzu belirten Başkan Büyükakın, “Çünkü kadının olmadığı bir toplumun geleceği de olmaz” dedi.</p>
<p><b>KATILIM YÜKSEKTİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kadın girişimcileri desteklemeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Büyükşehir Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Körfez Belediyesi ve Körfez Kent Konseyi Kadın Meclisi iş birliğiyle “Birlikte Yaşayan Kocaeli: Girişimde Güç, Dayanışmada İlham Programı” düzenlendi. Körfez Tütünçiftlik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Büyükşehir Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç, Körfez Kent Konseyi Başkanı Ahmet Önal, Körfez Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Zehra Coşkun Salih, yürütme kurulu üyeleri, kadın girişimciler, yerel üreticiler ve kooperatif temsilcileri katıldı.</p>
<p><b>“KADIN ÜRETİRSE TOPLUM GÜÇLENİR”</b></p>
<p>Programda konuşan Başkan Büyükakın, kadınların üretime katılımının önemli olduğunu ifade etti, “Toplumda kadınların sayısıyla erkeklerin sayısı yarı yarıya. Bu toplamın yarısı çalışmazsa ne olur? Bir üretiyorsanız, o bir olarak kalır. Diğer yarı çalışmaya başlarsa, o bir ürettiğimiz iki olmaz, ikiden daha fazla olur. Orada bir sinerji ortaya çıkar. Bu nedenle daha çok kadın girişimciye ihtiyacımız var. Türkiye’de, kadının iş gücüne, iş yaşamına katılma oranı giderek artmaya başladı. Hükümetimiz uyguladığı politikalarla kadının iş yaşamına katılmasını teşvik ediyor” dedi.</p>
<p><b>“TOPLUMUN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİR”</b></p>
<p>Başkan Büyükakın girişimciliğin bir ekosistem olduğuna dikkat çekti, toplumun kalkınmasında kadınların rolünün belirleyici olduğunu ifade etti. Başkan Büyükakın sözlerini şöyle tamamladı: “Kadın yoksa o ülkenin geleceği de yoktur. Hayatın her noktasında kadınların katılımının artması, toplumları da olumlu yönde etkiler. Kadın hayatın her boyutunda kendi rengini katamıyorsa o toplumun rengi eksik kalmıştır. Biz birlikte Türkiye’yiz, bunu unutmayın. Her unsuruyla birlikte Türkiye’yiz ve geleceğin güçlü Türkiye’sini de hep birlikte inşa edeceğiz.”</p>
<p><b>BAŞKANLARDAN DESTEK VURGUSU</b></p>
<p>Şener Söğüt yerel yönetimler olarak kadın girişimcileri desteklemeye devam edeceklerini vurgulayarak programa katkı sunan tüm paydaşlara teşekkürlerini sundu. Ahmet Önal, “Genç Cumhuriyet’i daha ileriye taşımanın yolu, üretimden geçiyor” dedi. Zehra Coşkun Salih de yaptıkları çalışmaları anlattı, kadın girişimcilerin yanında olmayı sürdüreceklerini vurguladı.</p>
<p><b>ODAK GRUP ÇALIŞMALARI GERÇEKLEŞTİRİLDİ</b></p>
<p>Konuşmaların ardından program, odak grup yöntemiyle yürütülen masa çalışmalarıyla devam etti. Katılımcılar; girişimcilik süreçlerinde yaşanan yapısal sorunları, güncel sektör ihtiyaçlarını, destek ve eğitim beklentilerini ve yerel yönetimlerden taleplerini hem sözlü hem yazılı olarak paylaştı. Elde edilen çıktılar, kadın girişimciliğine yönelik stratejik planlama ve uygulamalara veri sağlayacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-kadinin-olmadigi-toplumun-gelecegi-de-yoktur-613894">Büyükakın: &#8220;Kadının olmadığı toplumun geleceği de yoktur&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medeni Kanun&#8217;un kazanımları Konak&#8217;ta masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/medeni-kanunun-kazanimlari-konakta-masaya-yatirildi-613870</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[kazanımları]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[medeni]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613870</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla “Kadın Hakları Açısından Medeni Kanun” başlıklı bilgilendirme toplantısı düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/medeni-kanunun-kazanimlari-konakta-masaya-yatirildi-613870">Medeni Kanun&#8217;un kazanımları Konak&#8217;ta masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla “Kadın Hakları Açısından Medeni Kanun” başlıklı bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda Kadın Haklarını Koruma Derneği’nden Av. Efsun Matur, Türk Medeni Kanunu’nun kadınların toplumsal ve hukuki statüsünde yarattığı köklü değişimlere dikkat çekti.</b></p>
<p>Kadınların sosyal, ekonomik ve hukuki alanlarda güçlenmesine yönelik çalışmalarını sürdüren Konak Belediyesi, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Zeytinlik Semt Merkezi’nde düzenlenen “Kadın Hakları Açısından Medeni Kanun” başlıklı bilgilendirme toplantısında konuşan Kadın Haklarını Koruma Derneği’nden Av. Efsun Matur, Türk Medeni Kanunu’nun kadınların toplumsal ve hukuki statüsünde yarattığı köklü değişimlere dikkat çekti. Medeni Kanun’un kabulüyle birlikte kadınların miras, boşanma ve velayet gibi temel haklar konusunda önemli kazanımlar elde ettiğini vurgulayan Matur, kanunun kadın-erkek eşitliği yolunda atılmış en önemli adımlardan biri olduğunu ifade etti. Bilgilendirme sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan Av. Matur, özellikle aile hukuku, mal paylaşımı ve nafaka konularında merak edilen başlıklara açıklık getirdi.</p>
<p><b>“Eşit ve adil bir toplum kadınların güçlenmesiyle mümkün”</b></p>
<p>Medeni Kanun’un kabulünün Türkiye’de kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirten Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Cumhuriyetimizin en önemli kazanımlarından biri olan Medeni Kanun, kadınların birey olarak toplumda eşit haklara sahip olmasının temelini oluşturmuştur. Biz de Konak Belediyesi olarak kadınların haklarını bilmesi, bu haklara sahip çıkması ve hayatın her alanında güçlü bireyler olarak var olması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Eşit ve adil bir toplum ancak kadınların güçlenmesiyle mümkündür.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/medeni-kanunun-kazanimlari-konakta-masaya-yatirildi-613870">Medeni Kanun&#8217;un kazanımları Konak&#8217;ta masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikdüzü Belediyesi&#8217;nden Afet Farkındalık Eğitimleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesinden-afet-farkindalik-egitimleri-613080</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 10:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afetlere]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimler]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimleri]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi, afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmak amacıyla afet farkındalık eğitimlerini ilçe genelinde yaygınlaştırarak sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesinden-afet-farkindalik-egitimleri-613080">Beylikdüzü Belediyesi&#8217;nden Afet Farkındalık Eğitimleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><b><span>Beylikdüzü Belediyesi, afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmak amacıyla afet farkındalık eğitimlerini ilçe genelinde yaygınlaştırarak sürdürüyor.</span></b><span> <b>Okullardan kamu kurumlarına kadar geniş bir kesime ulaşan eğitimlerde; afet öncesi, anı ve sonrasında yapılması gerekenler detaylı olarak anlatılıyor.</b></span></span></span></p>
<p><span><span>Beylikdüzü Belediyesi, başta deprem olmak üzere afetlere karşı toplumsal bilinç ve farkındalığı artırmak amacıyla ilçe genelinde afet farkındalık eğitimleri düzenlemeye devam ediyor. Okullar başta olmak üzere kamu kurumları, sivil alanlar ve toplumun farklı kesimlerine yönelik gerçekleştirilen eğitimlerde; afet öncesinde alınması gereken önlemler, afet anında doğru davranış biçimleri ve afet sonrasında yapılması gerekenler detaylı ve uygulamalı bir şekilde katılımcılara aktarılıyor. </span></span></p>
<p><span><span><b>Başvurular hazir.beylikduzu.istanbul adresi üzerinden</b></span></span></p>
<p><span><span>Belediye’nin, afetlere karşı dirençli bir kent oluşturma vizyonu doğrultusunda yürüttüğü bu eğitimler aracılığıyla bireylerin ve toplumun afetlere karşı hazırlık düzeyinin artırılması, doğru bilgiye erişimin güçlendirilmesi ve afet anlarında panik yerine bilinçli hareket edebilen bir toplum yapısının oluşturulması hedefleniyor. Afet farkındalık eğitimi almak isteyen vatandaşlar başvurularını hazir.beylikduzu.istanbul adresi üzerinden gerçekleştirebiliyor. Diğer eğitim başvuruları ve afetlere ilişkin bilgilere de aynı adres üzerinden ulaşılabiliyor. </span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesinden-afet-farkindalik-egitimleri-613080">Beylikdüzü Belediyesi&#8217;nden Afet Farkındalık Eğitimleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgililik kültürü dönüşüyor &#8220;şiddet ve hiyerarşi&#8221; romantize ediliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sevgililik-kulturu-donusuyor-siddet-ve-hiyerarsi-romantize-ediliyor-612843</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 09:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Biçimlerini]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Figürü]]></category>
		<category><![CDATA[hiyerarşi]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[romantize]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililik]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla sevgililik kültüründeki dönüşümü değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgililik-kulturu-donusuyor-siddet-ve-hiyerarsi-romantize-ediliyor-612843">Sevgililik kültürü dönüşüyor &#8220;şiddet ve hiyerarşi&#8221; romantize ediliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla sevgililik kültüründeki dönüşümü değerlendirdi.</p>
<p><strong>Türkiye’de sevgililik ilişkileri muhtelif görünümler sergiliyor</strong></p>
<p>Son yıllarda sevgililik kavramının dönüşüm geçirdiğini ifade eden Dr. Berat Dağ, Türkiye’de eşzamanlı olarak farklı ilişki biçimlerinin yaşandığını söyledi.</p>
<p>“Türkiye&#8217;de sevgililik ilişkilerinin son süreçte muhtelif görünümleri olduğu ifade edilebilir. Ülkede eşzamanlı olarak güven, sevgi ve saygıya dayalı uzun süreli ilişkiler görülebildiği gibi, bu ilişkilerin bunun tersini kapsayan kısa süreli örnekleri de mevcuttur” diyen Dr. Berat Dağ, aşırı bireycileşmenin bazı ilişkileri eşitsiz ve baskıcı bir zemine taşıdığını kaydetti.</p>
<p>Toplumda tarihî değerlerle yeni kazanımların bir arada var olduğuna işaret eden Dr. Dağ, “Bugün tarafların kendi bireyselliğini muhafaza ederek birbiriyle itidalli etkileşimler kurma biçimlerini çoğullaştırmak kritiktir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Medyadaki erkek figürü ataerkillik </strong></p>
<p>Televizyon dizileri ve dijital platformlarda sıkça görülen “güçlü, sert, mafyatik erkek” figürünün romantize edilmesini de değerlendiren Dr. Dağ, bunun toplumsal cinsiyet inşasıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.</p>
<p>“Konvansiyonel ve yeni medyada sıklıkla karşılaşılan erkek figürünün, ataerkillik ve kapitalizmin şekillendirdiği bir toplumsal cinsiyet inşasıyla ilişkisi olduğu düşünülebilir” diyen Dr. Berat Dağ, medyanın bu süreci süreklileştiren önemli aygıtlardan biri olduğunu belirtti.</p>
<p>Bu figürün dışında kalan bireylerin hayatın farklı alanlarında daha kolay sömürülebileceğine ve baskı altında kalabileceğine dikkat çeken Dr. Dağ, “Bu bağlamda medyanın kahiri ekseriyetinin erkek tahakkümüne rıza gösterilen bu süreci süreklileştiren aygıtlardan biri olduğu vurgulanmalıdır. Medyalar ve toplumsal cinsiyet inşalarının karşılıklı etkileşimi bağlamında bu figürün dışında kalanların doğduğu ailede, okulda, arkadaşlık ortamında, sevgililik ilişkilerinde, kendi kurduğu ailede, işte ve siyasi hayatta hem sömürülmesi hem de baskı altında kalması kolaylaşmaktadır.” diye konuştu.     </p>
<p><strong>Şiddet ve hiyerarşi temelli ilişki biçimi yaygınlaşıyor</strong></p>
<p>Gençlerin partner seçimlerinde “güçlü, sert, mafyatik erkek” karakterlerinin etkili olup olmadığını da değerlendiren Dr. Berat Dağ, şiddet ve hiyerarşiye dayalı ilişki biçimlerinin zaten toplumsal zeminde ivme kazandığını ifade etti.</p>
<p>Şiddet ve hiyerarşiye dayalı ilişki biçiminin, ülkede zaten ivme kazanarak süreklilik gösteren bir nitelik taşıdığını dile getiren Dr. Dağ, “Bu yapının taklit yoluyla toplumsal düzeyde yaygınlaşması ise partner ilişkilerini olumsuz etkilemektedir. Bireyin nedensizlik üzerinden geometrik olarak artan sahici bir sevgi duygusunu çoğullaştırmaya çalışması oldukça önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Mafyatik ya da toksik ilişki modelleri ‘çekici’ sunuluyor</strong></p>
<p>Mafyatik ya da toksik ilişki modellerinin ‘çekici’ olarak sunulmasının şiddeti normalleştirip normalleştirmediğine ilişkin ise Dr. Dağ, “Şiddet ve hiyerarşi üzerinden şekillenen ilişkilerin meşrulaşması noktasında birçok farklı etkenden söz etmek mümkün. Bu etkenlerden biri de yıkıcı ilişki biçimlerinin doğal ve çekici olduğuna doğrudan veya dolaylı olarak işaret eden söz ve eylemlerdir. Dolayısıyla toplumsal kurumların eşgüdümlü olarak zengin, başarılı, hâkim ve güçlü bir erkekliği meşrulaştırması süreci, aslen uzun sürelidir.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Date kültürü olumlu nitelikler barındırıyor ancak…</strong></p>
<p>Son yıllarda yaygınlaşan “date” kültürüne de değinen Dr. Berat Dağ, “Bireylerin bir ilişkiye başlamadan önce belli aralıklarla randevulaşarak buluşması, aslında birçok olumlu niteliği içermektedir. Bu sayede tarafların birbirine karşı neler hissettiğini anlamlandırması mümkün hale gelmektedir. Fakat tabii her aşırılığın zıddına inkılap ettiği hatırlanırsa bu buluşma ilişkilerinin geldiği konumda hiçbir sorunun ortaya çıkmadığını iddia etmek de güçtür.” diye konuştu.</p>
<p>Salt anlık hazlara odaklanan bireyci eğilimlerin ilişki biçimlerini araçsallaştırabildiğini ifade eden Dr. Dağ, bunun kimseye yabancı gelmeyen bir eğilim olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><strong>Toplumsal yalnızlaşmaya karşı direnç de var</strong></p>
<p>Flört, sevgililik gibi kavramların artmasının toplumsal yalnızlığa işaret edip etmediğine ilişkin ise Dr. Dağ, bireyin giderek tecrit edildiği bir dönemde yaşandığını söyledi.</p>
<p>“Bireylerin kendisini tamamen çevresinden soyutlaması kadar birbiriyle çeşitli şekillerde etkileşim kurmaya çabalaması da toplumsal yalnızlaşmaya karşı oluşan bir direnç olarak değerlendirilebilir” diyen Dr. Dağ, bu direncin neden siyasi, iktisadi ve zihniyetsel açıdan bütüncül biçimde ele alınmadığının önemli bir soru olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>Gençleri anlamadan değer aktarılamaz</strong></p>
<p>“Gençleri anlamaya çalışmadan onlara herhangi bir şey anlatmak mümkün değildir. Gençlere yekten yoz, saygısız ve cahil gibi ideolojik etiketlerle yaklaşmak toplumsal sorunları artırmaktan başka bir işe yaramaz” diyen Dr. Dağ, yatay bir iletişim zemininin önemine dikkat çekti.</p>
<p>Dr. Berat Dağ, “Dolayısıyla gençlerle olabildiğince yatay düzlemde kalarak güven, sevgi, saygı, vefa, sadakat, dayanışma ve özveri gibi değerler üzerinde düşünmeye çalışmak anlamlı bir başlangıç olabilir. Daha açık bir şekilde gençlerin hangi araçlar, modalar ve sanatlarla neden ve nasıl etkileşime girdiği anlaşılmadan tarihî olumlu değerlerin toplumsallaşmasını sağlayacak tartışma mecralarını oluşturmak zordur.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgililik-kulturu-donusuyor-siddet-ve-hiyerarsi-romantize-ediliyor-612843">Sevgililik kültürü dönüşüyor &#8220;şiddet ve hiyerarşi&#8221; romantize ediliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim politikalarında İzmirlilerin de sözü var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-politikalarinda-izmirlilerin-de-sozu-var-612013</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 08:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dahil]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[politikalarında]]></category>
		<category><![CDATA[sözü]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[zmirlilerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612013</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmirlileri iklim politikalarına dahil etmek amacıyla hayata geçirdiği İzmir İklim İçin Yurttaş Meclisi’nin doğa temelli çözümleri de içeren 10 maddelik önerisi, Deneyim Paylaşımı Konferansı kapsamında Tarihi Havagazı Fabrikası’nda tanıtıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-politikalarinda-izmirlilerin-de-sozu-var-612013">İklim politikalarında İzmirlilerin de sözü var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmirlileri iklim politikalarına dahil etmek amacıyla hayata geçirdiği İzmir İklim İçin Yurttaş Meclisi’nin doğa temelli çözümleri de içeren 10 maddelik önerisi, Deneyim Paylaşımı Konferansı kapsamında Tarihi Havagazı Fabrikası’nda tanıtıldı. Körfez ve su krizini odağına alan öneriler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı’na dahil edilecek.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, küresel iklim kriziyle mücadele çalışmalarına yurttaşları da dahil etti. On binlerce İzmirli arasından şeffaf bir yöntemle belirlenen 50 kişi, “İzmir İklim İçin Yurttaş Meclisi” kapsamında beş hafta boyunca birlikte çalışarak kentin geleceğine yönelik önemli kararlar aldı. Yurttaşlar tarafından hazırlanan doğa temelli çözümleri de içeren öncelikli 10 maddelik politika önerileri; Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Deneyim Paylaşımı Konferansı’nda; büyükşehir ve ilçe belediyeleri, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin katılımıyla tanıtıldı.</p>
<p><strong>“Yurttaş meclisleri demokrasiyi güçlendiriyor”</strong></p>
<p>Konferansın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, demokrasinin önemine dikkat çekti. Modern toplumların iki temel iddiası bulunduğunu ifade eden Yıldır, “Bunlardan biri geleceğin aydınlık olduğu, diğeri ise bilim ve teknolojiyle her sorunun üstesinden gelinebileceğidir” dedi. Radikal demokrasi anlayışının günümüzde yaşadığı zorluklara değinen Yıldır, “Yurttaş Meclisi benzeri çalışmaların, demokrasinin güçlenmesi için gösterilen çabaların önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Türkiye için pilot bir çalışma”</strong></p>
<p>Yuva Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Vardar, yaklaşık 15 ay süren çalışma kapsamında toplumun tüm kesimlerini sürece dahil etmeyi hedeflediklerini belirtti. Vardar, “Bu projeyle hem somut çözüm önerileri geliştirdik hem de deneyim paylaşımını sağladık. Türkiye açısından pilot bir çalışma niteliği taşıyan bu süreçte, belediyelerin hangi konularda yurttaşlara danışma ihtiyacı duyduğunu da ortaya koyduk” dedi.</p>
<p><strong>Katılımcı demokrasi vurgusu</strong></p>
<p>Programın ikinci bölümünde “Katılımcı Demokrasi ve İklim Eylemi” başlıklı panel düzenlendi. Panelde İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İstanbul Kent Konseyi Başkanı Tülin Hadi ile Yuva Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Vardar deneyimlerini paylaştı.</p>
<p><strong>Rapor ve el kitabı yayımlandı</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’na bağlı İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü’nün; Yuva Derneği ve Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı (HUDOTO) iş birliğiyle hayata geçirdiği projede, farklı yaş, meslek ve yaşam deneyimlerine sahip meclis üyeleri öncelikle “Isınan bir İzmir’de nasıl hayatta kalırız?” sorusuna  yanıt aradı. Uzman sunumları ve ortak tartışmalar eşliğinde gerçekleştirilen 5 oturumda; Körfez’de artan ısınma, kirlilik ve ekosistem kaybının doğa temelli çözümlerle giderilmesi, bilinçli su tüketimi ve su kaynaklarının verimli kullanımı gibi başlıklar öne çıktı. Meclis üyelerince hazırlanan öncelikli 10 öneri,  raporlaştırılarak el kitabına dönüştürüldü, uygulama aşamaları için de rehber hazırlandı. Belirlenen öneriler, İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı’na dahil edilecek.</p>
<p><strong>İzmir’in düşük karbonlu şehir olma hedefine katkı</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yuva Derneği ve HUDOTO iş birliğiyle yürütülen proje; Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından uygulanan ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Sivil Katılım Projesi kapsamında desteklendi. Çalışma ile İzmir’in düşük karbonlu ve iklim dirençli bir kent olma hedeflerine katkı sağlaması amaçlandı.</p>
<p><strong>İzmir İklim İçin Yurttaş Meclisi’nin 10 maddelik önerileri ise şöyle:</strong></p>
<p><strong>1.İzmir Körfezi’nin korunması</strong><br />Körfeze akan endüstriyel ve evsel atıkların etkin biçimde arıtılması, dip temizliğinin yapılması, kıyı alanlarının doğallaştırılması ve su altı ekosisteminin korunması sağlanmalı.</p>
<p><strong>2. Su kaynaklarının korunması ve tasarruf</strong><br />Yeraltı ve yüzeysel su kaynakları korunmalı, bireysel su tasarrufu alışkanlıkları teşvik edilmelidir. Deniz suyunun arıtılması gibi alternatif kaynaklara yönelik yatırımlar artırılmalı.</p>
<p><strong>3. Eğitim ve farkındalık çalışmaları</strong><br />Doğa temelli çözümler konusunda toplumsal farkındalık artırılmalı; okullarda, semt merkezlerinde ve dijital platformlarda eğitim programları hayata geçirilmeli. Gönüllü doğa bakım programları ve “İklim Elçileri” kampanyaları başlatılarak, sosyal medya ve kent ekranları aracılığıyla yaygın bilgilendirme yapılmalı.</p>
<p><strong>4. Su tasarrufu eğitimlerinin yaygınlaştırılması</strong><br />Su tasarrufu bilinci çocukluktan itibaren kazandırılmalı; çocuklar için eğitim modülleri hazırlanmalı, okullarla iş birliği içinde interaktif atölyeler düzenlenmeli.</p>
<p><strong>5. İçme suyunda şeffaflık ve güven</strong><br />İçme suyu analiz sonuçları düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmalı, su okuryazarlığı eğitimleri verilmeli ve su kalitesini izleyen şeffaf bir sistem kurulmalı.</p>
<p><strong>6. Yağmur suyu hasadı ve akıllı sulama</strong><br />Yeni yapılarda yağmur suyu hasadı zorunlu hale getirilmeli, tarımda damla sulama ve iklim dostu sulama teknikleri teşvik edilmeli.</p>
<p><strong>7. Su tüketiminin izlenmesi</strong><br />Sanayi, tarım ve hayvancılıkta su ayak izi hesaplamaları yapılmalı; aşırı su tüketimi için yapay zekâ destekli bölgesel su yönetim planları oluşturulmalı.</p>
<p><strong>8. Serin kent uygulamaları</strong><br />Gölgeli yaya yolları, serinletici park ve meydan düzenlemeleri yaygınlaştırılmalı; kamusal alanlarda içilebilir su noktaları artırılmalı.</p>
<p><strong>9. Çocuk dostu alanlar</strong><br />Bisiklet yolları ve yaya güzergâhları gölgelendirilerek serinletilmeli; çocuklar için doğayla temas edebilecekleri keşif ve öğrenme alanları oluşturulmalı.</p>
<p><strong>10.Ulaşımda serinlik odaklı düzenleme</strong></p>
<p>Bisiklet yolları ve yaya güzergâhları gölgelendirilerek serinletilmeli; gölgelik yaya koridorları oluşturulmalı ve ana arterlerde ısıyı azaltan kaplama malzemeleri kullanılmalı.</p>
<p>İzmir İklim İçin Yurttaş Meclisi çalışmalarına ilişkin ayrıntılı bilgilere aşağıdaki bağlantılardan ulaşılabiliyor:</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-politikalarinda-izmirlilerin-de-sozu-var-612013">İklim politikalarında İzmirlilerin de sözü var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Şadi Özdemir kanserle mücadelesini anlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemir-kanserle-mucadelesini-anlatti-610813</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 09:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlattı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserle]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelesini]]></category>
		<category><![CDATA[özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[şadi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610813</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, katıldığı söyleşide pankreas kanserini nasıl yendiğini samimiyetle paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemir-kanserle-mucadelesini-anlatti-610813">Başkan Şadi Özdemir kanserle mücadelesini anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, katıldığı söyleşide pankreas kanserini nasıl yendiğini samimiyetle paylaştı. “Vaktim yok” diyerek kontrollerini aksattığını belirten Başkan Şadi Özdemir, “En büyük hatam buymuş. Erken teşhis gerçekten hayat kurtarıyor” dedi.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi, kanserle mücadelede duygusal dayanıklılığın ve farkındalığın konuşulduğu bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle düzenlenen “Kanser’de Duygularımızı Tanıyoruz” başlıklı söyleşide, uzman hekimler, kanseri yenenler ve hasta yakınları tecrübelerini paylaştı. Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanı Ümit Ecemiş’in moderatörlüğünü yaptığı panelde Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de kendi sağlık sürecine ilişkin samimi açıklamalarda bulundu.</p>
<p><b>“SÜREKLİ KONTROL ETTİRMEK LAZIM”</b></p>
<p>Kendisinin de zorlu bir kanser süreci geçirdiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, hastalığı öğrenme ve tedavi sürecini katılımcılarla paylaştı. CHP Bursa İl Başkanlığı dönemindeki yoğun tempo nedeniyle sağlık kontrollerini aksattığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “O zamanlar hiçbir şeye ayıracak vaktim yoktu. Kendimce gidip kontrol ettirmiyordum. En büyük hatam buymuş. En sağlıklı zamanlarda bile kontrol ettirmek lazım” dedi.</p>
<p>Kalp kontrolü için gittiği hastanede şeker değerlerinin yüksek çıkması üzerine yapılan tetkiklerde pankreasında 4,5 santimlik tümör tespit edildiğini aktaran Başkan Şadi Özdemir, doktorunun kendisine “Çok şanslısın, 2 ay sonra gelseydin ameliyat edemezdim” dediğini söyledi.</p>
<p>Ameliyatın ardından kemoterapi ve ışın tedavisi gördüğünü belirten Başkan Şadi Özdemir, eşi Nuray Özdemir’in bu süreçte en büyük destekçisi olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, “Doktorlarım veya biz biraz daha ihmal etsek bugün sizin karşınızda konuşuyor olmayacaktım” diye konuştu.</p>
<p>Hastalık sürecinin bakış açışını değiştirdiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Artık o zaman kafama taktığım birçok şeyi şimdi takmıyorum. Önceliğimiz kendimiz olmalı. Mutlaka hekimle birlikte hareket etmek ve belli periyotlarla kontrol edilmek lazım. Erken teşhis hayat kurtarır” dedi.</p>
<p><b>“KANSER TOPLUMSAL BİR SAĞLIK SORUNUDUR”</b></p>
<p>Etkinliğin açılışında konuşan Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan da kanserin sadece tıbbi değil, toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Akan, “Kanserin birçok çeşidi başlangıçta önlenebilir ve tedavi edilebilir. Toplum olarak ne kadar bilinçlenirsek, kanseri yenmek konusunda da o kadar başarılı oluruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“YAN YANA OLMANIN GÜCÜNE İNANDIK”</b></p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından söyleşi kısmına geçildi. Söyleşide konuşan Başkan Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ise o günleri anlatırken duygusal anlar yaşadı. Eşinin tedavi sürecinde yaşadıklarını dile getiren Nuray Özdemir, “En çok zorlandığım an, hastaneden çıkıp eve döneceğimiz zamandı. Ancak tedavi sürecinde yan yana olmanın gücüne inandık” ifadelerini kullandı. Sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak yer aldığını paylaşan Nuray Özdemir, sivil toplum kuruluşlarının bu konuda farkındalık oluşturmadaki rolüne dikkat çekti.</p>
<p>Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Avcı da hasta-hekim ilişkisinin ve sosyal desteğin önemine değindi. Hastaya teşhis konulduğu andan itibaren psikolojik desteğin şart olduğunu belirten Prof. Dr. Avcı, sivil toplum kuruluşlarının ve aile desteğinin tedavi başarısını artırdığını vurguladı.</p>
<p><b>HASTA VE HASTA YAKINLARININ GÖZÜNDEN SÜREÇ</b></p>
<p>Kanseri yenen Sevgi Uyumaztürk, hastalığı ilk öğrendiğinde yaşadığı “ölüm korkusu”nu ve kabullenme sürecini anlatırken, hekimine duyduğu güvenin iyileşme sürecindeki etkisine dikkat çekti. Hasta yakını olarak panelde yer alan Ersin Demirel ise genç yaşta babasının hastalığıyla başlayan ve annesiyle devam eden süreçte bir hasta yakını olarak üstlendiği sorumlulukları ve yaşadığı duygusal yolculuğu katılımcılarla paylaştı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemir-kanserle-mucadelesini-anlatti-610813">Başkan Şadi Özdemir kanserle mücadelesini anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eczacımın Dijital Dünyası, Değişimin Şifası konsepti ile 13. kez kapılarını açıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eczacimin-dijital-dunyasi-degisimin-sifasi-konsepti-ile-13-kez-kapilarini-aciyor-610588</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 09:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[13]]></category>
		<category><![CDATA[değişimin]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Ecza]]></category>
		<category><![CDATA[eczacımın]]></category>
		<category><![CDATA[konsepti]]></category>
		<category><![CDATA[lokman]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[şifa]]></category>
		<category><![CDATA[şifası]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610588</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lokman Group çatısı altında Lokman Ecza Deposu ve Tane Itriyat tarafından 13’üncü kez düzenlenecek olan Eczacımın Dijital Dünyası, bu yıl “Değişimin Şifası” konseptinde, sektör profesyonelleri ile buluşmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eczacimin-dijital-dunyasi-degisimin-sifasi-konsepti-ile-13-kez-kapilarini-aciyor-610588">Eczacımın Dijital Dünyası, Değişimin Şifası konsepti ile 13. kez kapılarını açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lokman Group </strong>çatısı altında<strong> Lokman Ecza Deposu ve Tane Itriyat </strong>tarafından 13’üncü kez düzenlenecek olan Eczacımın Dijital Dünyası, bu yıl <strong>“Değişimin Şifası”</strong> konseptinde, sektör profesyonelleri ile buluşmaya hazırlanıyor. 12–15 Şubat 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek etkinlik, Türkiye genelindeki eczacılarla ıtriyat firmaları ve market kanallarını aynı çatı altında buluşturacak.</p>
<p><strong>Lokman AI karakteri ilk kez sektörle buluşuyor</strong></p>
<p>Lokman Ecza Deposu ve Tane Itriyat, pandemi döneminde dahi aralıksız sürdürdüğü organizasyonlarla sektörün gelişimine kesintisiz katkı sağladı. Bu çabaları sonucunda, Türkiye’de eczacılık ekosisteminin en önemli buluşma alanlarından birini inşa etmeyi başardı.<strong> </strong>Her yıl yaklaşık 100 firmanın katılımıyla binden fazla eczaneyi aynı çatı altında buluşturan organizasyon, yalnızca ticari bir platform değil; aynı zamanda bilgi paylaşımı, eğitim ve dijital dönüşümün sahnesi hâline gelmiş durumda. 2026’da Lokman Group, bir adım daha ileri giderek geliştirmekte olduğu <strong>Lokman AI </strong>karakterini sektörle buluşturmaya hazırlanıyor. Bu yenilik, eczacılıkta yapay zekâ destekli çözümlerin geleceğine dair güçlü bir vizyon sunuyor. Etkinlik alanında yer alacak robotlar aracılığıyla sosyal medya platformlarında canlı yayınlar yapılacak; böylece Türkiye’nin dört bir yanından fiziksel olarak katılamayan eczacılar, dijital ortamda etkileşim kurma fırsatı yakalayacak. Lokman Group’un sürdürülebilir vizyonu, eczacılık sektörünü geleceğe taşıyan yenilikçi adımlarla birleşiyor. “Değişimin Şifası” mottosuyla şekillenen bu etkinlik hem sektör profesyonelleri hem de genç eczacılar için ilham verici bir öğrenme ve iş birliği ekosistemi yaratıyor.</p>
<p><strong>Dönemler değişse de şifanın önemi hep aynı kalıyor</strong></p>
<p><strong>Lokman Ecza Deposu</strong>, eczacılık sektöründe yarattığı ticaret hacminin ötesinde toplumsal faydayı artırmayı odağına alan bir yaklaşım benimsiyor. Sektöre getirdiği dijital çözümler, yeni nesil depoculuk modeli, geniş ürün gamı ve stratejik dağıtım ağıyla sadece operasyonel verimlilik sağlamıyor; topluma dokunan sürdürülebilir bir değer üretme hedefiyle hareket ediyor. Bu kapsamda “Her sipariş şifa olsun” anlayışıyla hareket eden marka, siparişlerden sağlanan katkı ile Türkiye’nin güvenilir sivil toplum kuruluşlarına bağışta bulunuyor.</p>
<p><strong>Eczacıların işini kolaylaştırmak ve büyütmek için varız</strong></p>
<p><strong>Lokman Group Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Öz</strong>, bu yaklaşımı şu sözlerle değerlendirdi: ‘Her sipariş şifa olsun’ anlayışımız, işimizin toplumsal sorumluluğumuzu da kapsayan bir bakış açısının ürünü. Çünkü verilen her sipariş, Türkiye’nin önde gelen ve güvenilir sivil toplum kuruluşlarına ulaşan bir katkıya dönüşüyor. Dönemler değişiyor, iş yapış biçimleri dönüşüyor; ancak şifanın önemini koruduğunu, eczacılarımızın, şifayı topluma ulaştırmak için daha iyi bir yol bulacağını biliyoruz. Bizim rolümüz ise bu yolu güçlendirmek, desteklemek ve geleceğin ihtiyaçlarına uygun hâle getirmek. Bu kapsamda, Türkiye’nin ilk tek merkezden ve en kolaylaştırılmış şartlar ile tüm ülkeye çevrim içi satış yapan ecza deposu olma özelliğimiz güçlü bir temel oluşturuyor. Yeni nesil ecza depoculuğu modelimizi daha geniş bir coğrafyaya yaymayı ve sektördeki dönüşümü hızlandırmayı hedefliyoruz. Teknoloji odaklı hizmetlerimizi küresel ölçekte büyüterek bu vizyonu uluslararası arenaya taşımaya kararlıyız.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eczacimin-dijital-dunyasi-degisimin-sifasi-konsepti-ile-13-kez-kapilarini-aciyor-610588">Eczacımın Dijital Dünyası, Değişimin Şifası konsepti ile 13. kez kapılarını açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Travmalar, yıldönümlerinde yeniden canlanabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/travmalar-yildonumlerinde-yeniden-canlanabilir-610366</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 10:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[canlanabilir]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[felaket]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[travmalar]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yıldönümlerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, 6 Şubat depreminin bireysel ve toplumsal düzeyde yarattığı psikolojik etkiler, felaket yıldönümlerinin tetikleyici rolü ve sağlıklı başa çıkma yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travmalar-yildonumlerinde-yeniden-canlanabilir-610366">Travmalar, yıldönümlerinde yeniden canlanabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, 6 Şubat depreminin bireysel ve toplumsal düzeyde yarattığı psikolojik etkiler, felaket yıldönümlerinin tetikleyici rolü ve sağlıklı başa çıkma yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Büyük ölçekli travmalar, doğrudan ya da dolaylı tanık olanlarda psikolojik etkiler bırakabiliyor!</strong></p>
<p>6 Şubat 2023’te yaşanan deprem felaketinin, Türkiye’nin en yıkıcı doğal afetlerinden biri olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Geniş bir coğrafyada milyonlarca insanın hayatını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen kitlesel bir travmaya sebebiyet verdi.” dedi.</p>
<p>Böylesine büyük ölçekli bir travmanın hem felakete doğrudan maruz kalanlar hem de uzaktan tanık olanlar üzerinde derin ve kalıcı psikolojik etkiler bıraktığını kaydeden Beyaz, “Doğrudan felakete maruz kalan kişilerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu<strong> </strong>gibi ciddi psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir. Bu kişiler kabuslar, geri dönüşler (flashback), yoğun kaygı, aşırı uyarılma ve kaçınma gibi birtakım belirtiler yaşayabilir. Uzaktan tanık olanlarda ise kaygı, güvensizlik, geleceğe dair belirsizlik hissi gelişebilir. Toplum genelinde yaygın bir güvensizlik ve belirsizlik hali oluşarak toplumsal düzeyde kolektif travma<strong> </strong>meydana gelebilir. Toplumun genelinde kısa veya uzun süreli bir stres hali ve çaresizlik duygusu yaygınlaşabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Felaketlerin yıldönümleri, olayın hatıralarını yeniden canlandıran güçlü bir tetikleyici!</strong></p>
<p>Felaketlerin yıldönümlerinin, olayın hatıralarını yeniden canlandıran güçlü bir tetikleyici olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bu nedenle travmaya maruz kalan veya uzaktan tanık olan bireylerde anksiyete ve depresyon belirtilerinin yaşanması gibi psikolojik sorunlara neden olabilir.” dedi.</p>
<p>Bu süreçte kişilerin, daha önce yaşadıkları korku, çaresizlik ve kayıp duygularını yeniden yaşayabileceklerini ifade eden Beyaz, “Medya ve toplumsal ilgi, bu etkileri şiddetlendirip artırabilir. Özellikle travmatik içeriklere maruz kalma, sevdiklerini kaybetmiş kişilerde kederin ve yalnızlık hissinin yoğunlaşmasına, anksiyete seviyelerinin artmasına neden olabilir. Bireyler bu dönemde bir stres hali ve duygusal zorluklarla karşılaşabilirler, bu da gerekli olduğu koşulda psikolojik desteğe olan ihtiyacı artırır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Felaketin yıldönümünde yoğun medya içeriklerinden uzak durmak ruhsal yükü hafifletebilir!</strong></p>
<p>Felaketin yıldönümünde sağlıklı başa çıkma stratejileri geliştirmenin, bireylerin bu zor dönemi daha iyi geçirmelerine yardımcı olabileceğini aktaran Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Duyguları kabul ve ifade etmek, bu dönemde duygusal iyileşmenin zeminini oluşturur. Bireylerin, duygularını bastırmak yerine, onları ifade etmesi önemli bir husustur. Günlük yaşamın olağan rutinlerine bağlı kalmak, güvenlik ve kontrol hissinin artmasını destekleyici bir roldedir. Fiziksel aktiviteler, stresin ve kaygının azalmasına yardımcı olur. Sosyal etkileşim, yalnızlık hissini azaltarak duygusal dengeyi korumaya yardım eder. Eğer duygularla başa çıkmakta güçlük yaşanıyorsa profesyonel yardım almakta da fayda var. Anma törenleri,<strong> </strong>travmayı anlamlandırmada ve duygusal yükü hafifletmede etkili olabilir. Ayrıca<strong> </strong>medya<strong> </strong>kullanımını olabildiğince sınırlamak da bu dönemde önemli stratejiler arasında yer alır.”</p>
<p><strong>İyileşme süreci, bireysel ve toplumsal düzeyde ele alınmalı!</strong></p>
<p>Toplumun ve bireylerin psikolojik iyileşme sürecinin değişken ve uzun vadeli olabilen bir süreç olduğuna vurgu yapan Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Akut tepki ve şok dönemi, olayın hemen ardından gelen, yoğun duyguların yaşandığı bir dönemdir. Sonrasında, bireyler ve toplum genel olarak yaşananlarla başa çıkmaya çalışır.” dedi.</p>
<p>Toplumsal dayanışma ve yardımseverliğin<strong> </strong>bu süreçte oldukça önemli rol oynadığının altını çizen Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Topluluklar bir araya gelerek iyileşme sürecini başlatır. Travma işleme ve psikolojik destek, bireylerin travmayı anlamlandırması ve duygusal dengeyi yeniden kurması için kritiktir. Yeniden yapılanma ve normalleşme hem bireylerin hem de toplumun yaşananları geride bırakarak geleceğe odaklanmalarını sağlar. Uzun vadede ise, psikolojik dayanıklılığın artırılması, gelecekteki olası travmalara karşı bireylerin ve toplumların daha dirençli hale gelmesini sağlar. Felaket sonrası iyileşme süreci, bireysel ve toplumsal düzeyde ele alınmalı; duygusal iyileşme, sosyal destek, profesyonel yardım ve dayanışma gibi unsurlar bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlayacak temel taşlar olarak kabul edilmelidir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travmalar-yildonumlerinde-yeniden-canlanabilir-610366">Travmalar, yıldönümlerinde yeniden canlanabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:27:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsiz]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608963</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yuvam Dünya Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması 2025 Sonuçları Açıklandı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963">Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yuvam Dünya Derneği, KONDA Araştırma aracılığıyla üst üste dördüncü kez gerçekleştirdiği Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması’nın 2025 sonuçlarını paylaştı. Araştırma, toplumun iklim krizine dair farkındalığının arttığını ancak bu  bilincin eyleme dönüşmesinde hâlâ yetersiz kalındığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Bilinç Artıyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor</p>
<p>Araştırmaya göre toplumun %45’i iklim krizi hakkında bilgisiz olduğunu ifade ediyor.<br />  İklim eğitimi alanların oranı yalnızca %8. Katılımcılar, en güvenilir bilgi kaynakları olarak okulları (%81), medyayı (%78) ve sivil toplum kuruluşlarını (%54) gösteriyor.</p>
<p>Toplum Farkında Ama Öncelikler Değişiyor</p>
<p>Toplumun %70’i iklim krizini kendi hayatı içinde tehlikeli olarak görse de, ekonomik ve sosyal sorunların bu aciliyeti gölgelediğini belirtiyor. %76’sı bireysel mücadelede enerji tüketimini azaltmanın ortak payda olduğunun farkında. Ayrıca çevreye duyarlı markaların tercih edilme oranı geçen yıla göre artış gösteriyor. Kağıt, cam ve plastik gibi atıklarda geri dönüşüm eğiliminin de güçlendiği görülüyor.</p>
<p>Toplum Devletin Öncülük Etmesini Bekliyor</p>
<p>Katılımcıların %93’ü devlet ve hükümetleri iklim kriziyle mücadelede sorumlu görüyor. Toplumun %73’ü ise özel sektörü iklim kriziyle mücadelede aktif bir rolde görmek istiyor. Gençler bireysel eylemlere daha fazla sorumluluk yüklüyor. Bu durum, Türkiye’de çözümün ancak ortak bir irade ile mümkün olabileceğine dair güçlü bir algıyı yansıtıyor.</p>
<p>Duyguların Dengesi: Endişe Yüksek, Umut Direniyor</p>
<p>Katılımcıların %77’si endişe, %53’ü çaresizlik, %45’i umut, %33’ü suçluluk hissediyor.<br />  Endişe hâlâ baskın duygu; ancak geçen yıla göre düşüşte. Bu düşüş, “duyarsızlaşma” değil, eylem için yeni bir duygusal denge arayışı olarak yorumlanıyor. Buna karşın suçluluk hissi, önceki yıla kıyasla artış gösteriyor.</p>
<p>Kadınlar ve Gençler İleri Dönüşümde Öncü</p>
<p>“İleri dönüşüm” kavramı henüz tam olarak yerleşmemiş olsa da, toplumun %48’i artık ileri dönüşüm yaptığını söylüyor. Kadınlar ve genç sosyal medya kullanıcıları bu dönüşümün öncüleri konumunda. Katılımcıların üçte ikisi, ileri dönüşümün iklim kriziyle mücadelede etkili olduğuna inanıyor.</p>
<p>Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık:</p>
<p>“Yuvam Dünya olarak 2022’den bu yana Türkiye’ye aynı soruyu soruyoruz: “İklim krizini nasıl görüyorsunuz?” Bu sorunun yanıtı, yalnızca bugünü değil, geleceği de anlamamıza yardımcı oluyor. Çünkü toplumsal algı, değişimin hem barometresi hem de pusulası. Bu yılın sonuçları hem düşündürücü hem de yol gösterici. Toplumun neredeyse yarısı hâlâ kendini bilgisiz hissediyor. Endişe yüksek; çaresizlik ve suçluluk duyguları artıyor. Ama aynı zamanda umut veren gelişmeler de var: Gençlerin bilgiye daha hızlı erişmesi,eğitimin ve sosyal medyanın farkındalığı güçlendirmesi,ileri dönüşüm ve enerji tasarrufunun yaygınlaşması… Ve en önemlisi, Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunun iklim krizinin çözümünde devletin, özel sektörün ve bireylerin birlikte sorumluluk alması gerektiğini düşünmesi. Bu yaklaşım, sürdürülebilir dönüşüm için çok değerli bir eşik.”</p>
<p>KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem:</p>
<p>“Yuvam Dünya için gerçekleştirdiğimiz bu araştırma serisinin önemi büyük.</p>
<p>KONDA gibi toplumsal algıları uzun yıllar boyunca aynı yöntemle ölçen bir kurum olarak, başlangıçta az kişinin sahiplendiği birçok meselenin zamanla ülke genelinde önem kazandığını gözlemledik. İklim krizinin de bu yönde ilerlediğini görüyoruz. Bu durum hem toplumsal bir kazanım hem de araştırmacılar olarak bizim için gurur kaynağı.</p>
<p>Bugün iklim krizi, toplumun hayatında artık görmezden gelinemeyecek kadar büyük. Ancak konuya yaklaşım hâlâ parçalı: kimisi konuyu iyi bildiğini söylüyor, kimisi yüzeysel geçiyor, kimisi ise hâlâ bilgisiz. Eğitim, gençlik ve dijital dünyaya yakınlık bilgiyi artırıyor; yaş ilerledikçe ve gündelik hayattan kopuldukça farkındalık zayıflıyor. Tehlike algısında iki katman öne çıkıyor: İnsanların büyük bölümü iklim krizini kendi hayatı için de tehdit olarak görüyor, ancak neredeyse herkes gelecek nesillerin daha büyük risk altında kalacağına inanıyor. Yani bugünün kaygısı var, fakat yarının yükü daha ağır hissediliyor.”</p>
<p>Yuvam Dünya Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz:</p>
<p>“İklim değişikliğinin hayatımızı giderek daha fazla etkilediği bir dönemde yaşıyoruz.<br />  Artık bu meseleyi yalnızca bilim insanlarının raporlarında ya da uzak coğrafyalardaki felaketlerde değil; kuruyan göllerimizde, yaz ortasında yaşadığımız su kesintilerinde, orman yangınlarında, beklenmedik fırtınalarda doğrudan hissediyoruz. Ancak hepimiz biliyoruz ki iklim değişikliğinin etkileri kadar önemli olan bir diğer boyut da toplumların bu krizi nasıl algıladığıdır. Bu araştırma, Türkiye toplumunun iklim değişikliğine bakışını tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.”</p>
<p>Sonuç</p>
<p>İklim krizi artık herkesin gündeminde. Ancak farkındalık, eyleme dönüşmedikçe tükenen gezegen değil, zamandır. Yuvam Dünya olarak bu dönüşüm zincirini tamamlamaya kararlıyız; çünkü biliyoruz ki iklim krizi ile mücadele için bir gün, artık bugün.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963">Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YEDEP 2026 başvurularında sona doğru</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yedep-2026-basvurularinda-sona-dogru-608475</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 18:48:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[başvurularında]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[sona]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yedep]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli Kent Konseyi iş birliğinde yürütülen Yerel Destek Programı (YEDEP) kapsamında “2026 Yılı Proje Teklif Çağrısı” için başvurular alınmaya devam ediliyor. Proje başvuruları için son tarih 31 Ocak saat 23.59 olarak belirtildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yedep-2026-basvurularinda-sona-dogru-608475">YEDEP 2026 başvurularında sona doğru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli Kent Konseyi iş birliğinde yürütülen Yerel Destek Programı (YEDEP) kapsamında “2026 Yılı Proje Teklif Çağrısı” için başvurular alınmaya devam ediliyor. Proje başvuruları için son tarih 31 Ocak saat 23.59 olarak belirtildi.</p>
<p><b>SON BAŞVURU TARİHİ 31 OCAK</b></p>
<p>“YEDEP 2026 Proje Teklif Çağrısı”, önceki yıllarda olduğu gibi kentlilik bilincinin artırılması ve katılımcılığın güçlendirilmesi ana temasıyla hayata geçiriliyor. Bu kapsamda Kocaeli’de sivil toplumun güçlendirilmesi ve katılımcı yerel yönetim anlayışının yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen YEDEP 2026 programı kapsamında sivil toplum kuruluşları projelerini 31 Ocak 2026 tarihine kadar online olarak sisteme yükleyebilecek.</p>
<p><b>KENTLİLİK BİLİNCİ VE KATILIMCILIK ÖN PLANDA</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Kent Konseyi ve STK’lar iş birliğiyle sürdürülen program kapsamında; gönüllülüğün teşvik edilmesi, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi, yerel değerlerin korunması ve tanıtılması, sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcılığın desteklenmesi öncelikli alanlar arasında yer alıyor. 2022 yılından bu yana kesintisiz devam eden YEDEP ile kentte daha bilinçli, katma değeri yüksek ve iş birliğine dayalı projelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor.</p>
<p><b>STK’LARA YÖNELİK BİLGİLENDİRME VE EĞİTİMLER</b></p>
<p>Proje teklif çağrısının ilan edilmesinin ardından Kocaeli genelinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına yönelik bilgilendirme ve eğitim toplantıları düzenlenecek. Toplantılarda programın kapsamı, hedefleri ve başvuru süreçleri detaylı şekilde anlatılarak STK’lara rehberlik sağlanacak. Eğitimlerin yer ve tarihleri katılımcılara SMS ve e-posta yoluyla duyurulacak.</p>
<p><b>BAŞVURULAR ONLİNE YAPILIYOR</b></p>
<p>YEDEP 2026 için başvurular, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren alınmaya başlandı. Sivil toplum kuruluşları proje başvurularını<br />www.sivildunyakocaeli.com ve www.kocaelikentkonseyi.org adreslerinde yer alan YEDEP başvuru portalı üzerinden online olarak gerçekleştirebiliyor. Başvuru rehberi, proje künyesi ve detaylı duyurulara da aynı platformlardan ulaşılabiliyor.</p>
<p><b>KİMLER BAŞVURABİLİR?</b></p>
<p>YEDEP 2026’ya başvuracak kuruluşların kar amacı gütmeyen tüzel kişiliğe sahip STK (dernek, vakıf, federasyon veya konfederasyon) olması, Kocaeli’de faaliyette bulunması, son yıla ait beyannamesini vermiş olması ve Sivil Dünya Kocaeli platformuna kaydının bulunması gerekiyor.</p>
<p><b>STK’LAR İÇİN 3 AYRI DESTEK ALANI</b></p>
<p>Program kapsamında küçük, orta ve büyük ölçekli olmak üzere üç ayrı destek alanı yer alıyor. Buna göre küçük ölçekli projeler için STK’nın 2026 yılı veya öncesinde kurulmuş olması, orta ölçekli projeler için 2024 yılı veya öncesinde kurulmuş ve yeterli idari, mali ve proje deneyimine sahip olması, büyük ölçekli projeler için ise 2023 yılı veya öncesinde kurulmuş ve yüksek deneyim düzeyine sahip olması şartı aranıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yedep-2026-basvurularinda-sona-dogru-608475">YEDEP 2026 başvurularında sona doğru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Efes Selçuk Belediyesi ile UCİM Arasında Çocuk Hakları İçin İş Birliği Protokolü İmzalandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/efes-selcuk-belediyesi-ile-ucim-arasinda-cocuk-haklari-icin-is-birligi-protokolu-imzalandi-607522</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 08:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İstismarı]]></category>
		<category><![CDATA[efes]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimler]]></category>
		<category><![CDATA[hakları]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Saadet Özkan]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uci]]></category>
		<category><![CDATA[ucim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de çocuk hakları alanında en aktif sivil toplum kuruluşlarından biri olan UCİM Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği ile Efes Selçuk Belediyesi arasında iş birliği protokolü imzalandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcuk-belediyesi-ile-ucim-arasinda-cocuk-haklari-icin-is-birligi-protokolu-imzalandi-607522">Efes Selçuk Belediyesi ile UCİM Arasında Çocuk Hakları İçin İş Birliği Protokolü İmzalandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de çocuk hakları alanında en aktif sivil toplum kuruluşlarından biri olan UCİM Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği ile Efes Selçuk Belediyesi arasında iş birliği protokolü imzalandı. İş birliği kapsamında çocuklara yönelik koruyucu ve önleyici çalışmaların kurumsal bir zeminde yürütülmesi hedefleniyor.</p>
<p>Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Toplantı Salonu’nda düzenlenen imza töreni ve söyleşiye belediye emekçileri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.</p>
<p><b>PROTOKOL BAŞKAN SENGEL VE SAADET ÖZKAN TARAFINDAN İMZALANDI</b></p>
<p>Efes Selçuk Belediyesi ile UCİM Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği arasındaki iş birliği protokolü, Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Dernek Başkanı Saadet Özkan tarafından imzalandı.</p>
<p><b>“ÇOCUK HAKLARI MÜCADELESİNDE SAHADAN DENEYİMLER” PAYLAŞILDI</b></p>
<p>Protokol imza töreninin ardından UCİM Başkanı Saadet Özkan ve Genel Başkan Yardımcısı Yücel Ceylan, “Çocuk Hakları Mücadelesinde Sahadan Deneyimler” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p><b>“BİZ BU MÜCADELEYİ ADLİYE KORİDORLARINA GELMEDEN KAZANMAK İSTİYORUZ”</b></p>
<p>UCİM hakkında bilgi veren Yücel Ceylan, UCİM’in çoğu zaman istismara uğrayan çocuklar için adliye koridorlarında hatırlandıklarını belirterek şunları söyledi: “Bizim UCİM olarak istediğimiz şey, adliye koridorlarına varmadan bu mücadeleyi kazanmak. Çocuklarımızı, anne babalarımızı bilinçlendirmek. Bu nedenle eğitmenlerimiz Türkiye’nin her bölgesinde eğitimler veriyor. Bu eğitimleri mutlaka alın. Böyle bir felaket bizim ya da çocuğumuzun başına gelmemiş olabilir ama bir komşumuzun ya da akrabamızın çocuğunun başına geldiğinde ne yapacağımızı çoğumuz bilmiyoruz. İşte bu yüzden bu eğitimler çok önemli.”</p>
<p><b>“UCİM OLARAK AİLELERDEN HİÇBİR KARŞILIK TALEP ETMİYORUZ”</b></p>
<p>UCİM’in 15 temsilcilikle 300 binin üzerinde üyeye sahip olduğunu belirten Ceylan, dernek bünyesinde binlerce avukat ve ruh sağlığı uzmanının görev aldığını ifade etti. Çocuklara verilen hukuki ve psikolojik destekler için ailelerden herhangi bir talepte bulunulmadıklarını vurgulayan Ceylan, “Sizler çok önemlisiniz. Sosyal medyada yapacağınız bir paylaşım ya da beğeni bile bu mücadelede büyük bir anlam taşıyor. Lütfen elimizden tutun” dedi.</p>
<p> <b>BAŞKAN SENGEL: “SÖYLEM DEĞİL, EYLEM ZAMANI”</b></p>
<p>Konuşmasına UCİM’in Türkiye genelinde çocuk istismarı ve çocuk cinayetleri davalarını takip etmesi nedeniyle Saadet Özkan ve Yücel Ceylan’a teşekkür ederek başlayan Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, çocuk istismarıyla mücadelede birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti. Başkan Sengel; “Üç maymunu oynamayacağız. Deşifre edeceğiz, toplumdan soyutlayacağız. Önleyici tedbirleri konuşacağız. Bu protokolü neyi, nasıl önleyebiliriz, kime ne anlatabiliriz, toplumu nereden yakalayabiliriz diye imzaladık. Nasıl farkındalık oluşturabiliriz diye imzaladık” dedi.</p>
<p><b>BELEDİYE EMEKÇİLERİNE DE EĞİTİM VERİLECEK</b></p>
<p>Başkan Sengel, Efes Selçuk Belediyesi emekçilerinin çocuk hakları ve çocuk istismarı konusunda bilinçlendirilmesine yönelik eğitimlerin de imzalanan protokol kapsamında yer alacağını ifade etti.</p>
<p><b>“BİLDİĞİNİ PAYLAŞMAYAN DA SORUMLUDUR”</b></p>
<p>Çocuk istismarıyla mücadelede yalnızca anne babaların değil, toplumun tüm bireylerinin sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Başkan Sengel, “Herkes insani yönüyle çevresine titizlikle bakmalı. Bildiğiniz şeyleri ilgili mercilerle paylaşmıyorsanız, siz de suçun bir parçası olursunuz” dedi.</p>
<p><b>SAADET ÖZKAN: “BİZİM ÖZEL GÜCÜMÜZ VİCDAN”</b></p>
<p>Çocuk istismarıyla mücadelenin sembol isimlerinden Saadet Özkan ise konuşmasında “mağdur” kavramına dikkat çekerek şunları söyledi: “Biz çocuklara mağdur demiyoruz. Bu kelimenin daha büyük mağduriyetler yarattığını biliyoruz. Biz kötülüğe karşı zincir vuran olacağız. Koruyucu ve önleyici tedbirleri ne kadar çalıştırabildiğimizi sorgulamak zorundayız. Her biriniz bu mücadelenin içinde yer alabilirsiniz. Eğitimlerimizle daha da güçleniyorsunuz.  Bizim özel güce falan ihtiyacımız yok. Vicdan. Ahlaklı bir toplum Türkiye Cumhuriyeti’ni değiştirebilir. Kendimizin farkında olmalıyız. Farkındalık zaten her şeyin değiştiği yer değil mi? Çaresizsek çare biz değil miyiz? Kaybetmekten korkanlar değil, mücadele edenler kazanır. Kimsenin sizi susturmasına izin vermeyin.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcuk-belediyesi-ile-ucim-arasinda-cocuk-haklari-icin-is-birligi-protokolu-imzalandi-607522">Efes Selçuk Belediyesi ile UCİM Arasında Çocuk Hakları İçin İş Birliği Protokolü İmzalandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinirlar-gercek-degil-bizim-pratiklerimizle-insa-ediliyor-607504</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 08:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademik]]></category>
		<category><![CDATA[bizim]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[inşa]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[pratiklerimizle]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sınırlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607504</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Maria Pia Ester Cristaldi ile İtalya Insubria Üniversitesi’nden Dr. Elisa Ramazzina tarafından organize edilen “Entangled Histories: Borders and Cultural Encounters from the Medieval to the Contemporary Era” başlıklı uluslararası seminer serisi, “sınır” kavramını disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak yoğun ilgi görüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinirlar-gercek-degil-bizim-pratiklerimizle-insa-ediliyor-607504">&#8220;Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi <strong>Maria Pia Ester Cristaldi</strong> ile İtalya <strong>Insubria Üniversitesi</strong>’nden <strong>Dr. Elisa Ramazzina</strong> tarafından organize edilen <strong>“Entangled Histories: Borders and Cultural Encounters from the Medieval to the Contemporary Era”</strong> başlıklı uluslararası seminer serisi, “sınır” kavramını disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak yoğun ilgi görüyor.</p>
<p>Dil, iletişim, edebiyat, siyaset ve kültür ekseninde şekillenen seminerler; akademik üretimde sınırların nasıl inşa edildiğini ve bu sınırların nasıl aşılabileceğini tartışmaya açtı. Farklı kıtalardan akademisyenleri bir araya getiren seminer serisi hem akademik hem de toplumsal düzeyde sınır kavramına yönelik farkındalık oluşturmayı hedefledi.</p>
<p>Bu kapsamda Dr. Öğr. Üyesi Maria Pia Ester Cristaldi, seminer serisinin çıkış noktası, amacı ve akademik yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>“Sınırlar sadece siyasetle ilgili değil</strong></p>
<p>Seminer serisinin uzun yıllara dayanan akademik çalışmaların bir sonucu olarak ortaya çıktığını vurgulayan Cristaldi, “Elisa ve ben yaklaşık 13 yıldır yakın arkadaşız ve ikimiz de akademisyeniz. Hem benim hem de Elisa’nın çalışmalarında genelde farklı toplumlar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları araştırıyoruz. Bunları karşılaştırarak ilerliyoruz. ‘Borders’ yani sınır konusunu seçmemizin nedeni de bu. Çünkü sınırlar sadece siyasetle ilgili değil; dil, iletişim, edebiyat ve kültürle de çok yakından ilişkili. Aslında sınırların gerçek bir şey olmadığını, bizim toplumsal pratiklerimizle, bizim iletişimsel pratiklerimizle inşa ettiğimiz bir şey olduğunu vurgulamaya çalışıyorum. Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Sınırların nasıl ortaya çıktığını araştırmamız gerekiyor”</strong></p>
<p>Güncel küresel gelişmelerin de sınır tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığını belirten Cristaldi, bu konuların tarihsel arka planla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Cristaldi; “Filistin ve İsrail arasındaki savaş ya da Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmalar bir günlük olaylar değil. Bunların kökenleri yüzyıllar öncesine dayanıyor. Mesela neden birileri Ukraynalı olarak tanımlanıyor, diğerleri Rusyalı olarak değerlendiriliyor? Bunları anlayabilmek için sınırların nasıl ortaya çıktığını araştırmamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Temel hedef farkındalık!</strong></p>
<p>Seminerlerin temel hedefinin sınırlar konusunda bir farkındalık olduğunu belirten Cristaldi; “Aslında aramızda gerçek bir sınır yok. Kültürel, siyasal ya da dini açıdan sınırların yüzyıllar içinde inşa edildiğini göstermeye çalışıyoruz. Bu sınırların nasıl aşılabileceğini de birlikte düşünmek istiyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Farklı kıtalardan akademisyenler Üsküdar’da buluştu</strong></p>
<p>Seminer serisinin uluslararası yapısına özel önem verdiklerini vurgulayan Cristaldi, tek merkezli akademik bakış açılarına mesafeli durduklarını ifade etti. Cristaldi; “Bu tarz seminerlerde genelde ya sadece Batı’nın bakış açısı yansıtılıyor ya da sadece Doğu’nun. Biz herkesi bir araya getirmeye çalıştık. Çin’den akademisyenler var, Japonya’dan araştırmacılar var, İngiltere’den ve Kanada’dan da katılımcılar oldu.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Tüm kategorileri altüst ediyoruz”</strong></p>
<p>Ele alınan konuların sınırları zihinsel olarak da sorgulattığını belirten Cristaldi; “Çin’deki Hristiyan metinlerinin çevirisinden, Kanada’da Japonya çalışan bir araştırmacıya, İtalyan Şamanizmine kadar uzanan konular var. Aslında tüm kategorileri altüst ediyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Dil, iletişim ve basın tarihi çalışmaların merkezinde yer aldı</strong></p>
<p>Çalışmalarında dil ve iletişim ilişkisine özel bir önem verdiğini belirten Cristaldi, dilin toplumsal hafızayla kurduğu bağa dikkat çekti. Cristaldi; “İletişimin en önemli noktası ortak bir dilin olmasıdır. Dil sadece sözlü değil, sözsüz de olabilir. Beni en çok ilgilendiren kısım, dilin sosyal ve siyasal tarafıdır. Bir dilin bir toplum içinde nasıl kullanıldığı, nasıl değiştiği, kelimelere yüklenen anlamlar ve duygular benim için çok önemli.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dil bir alışkanlık, bir pratiktir…</strong></p>
<p>Dil ve basın tarihi üzerine yaptığı çalışmalara da değinen Cristaldi, dillerin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğinden bahsetti. Cristaldi; “Bir dil otorite tarafından değiştirilebilir ama bu hemen olan bir şey değildir. Zaman alıyor çünkü dili kullanan halktır. Dil bir alışkanlıktır, bir pratiktir. Bir dilden o dilde kullandığımız ifadeleri, kelimeleri kültürel bir birikimden ayrı olarak düşünmek çok zordur. Mesela ‘İnşallah’ kelimesini kaç kişi dini anlamda kullanıyor? Ama yine de kullanmaya devam ediyoruz. Çünkü artık kültürün bir parçası.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Dilde milliyetçilik yoktur”</strong></p>
<p>Bu bağlamda dil üzerinden kurulan sınırların da yapay olduğunu vurgulayan Cristaldi; “Dilde milliyetçilik yoktur. Çünkü insanlar arasında sınırlar yapaydır. Aynı coğrafyayı paylaşıyorsanız kelimeler de ortaklaşır.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital beşerî bilimler ve metin madenciliği vurgusu</strong></p>
<p>Çalışmalarında ele aldığı dijital beşerî bilimler ve metin madenciliği çalışmalarının klasik basın ve iletişim araştırmalarına yeni imkânlar sunduğunu belirten Cristaldi; “18. ve 19. yüzyılda çıkan gazeteler modernleşmenin en önemli araçlarıydı. Osmanlı, Rus ve Japon basınını karşılaştırmalı olarak inceleyebiliyoruz. Metin madenciliği sayesinde bu gazetelerdeki ortak kavramları kategori bazlı araştırmak mümkün.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“İnsan ve makine arasındaki etkileşim burada çok önemli”</strong></p>
<p>Bu sürecin disiplinlerarası çalışmayı da zorunlu kıldığını ifade eden Cristaldi; “Ben tek başıma metin madenciliği yapamam. Mühendislerle birlikte çalışıyordum. İnsan ve makine arasındaki etkileşim burada çok önemli.” sözleriyle iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>“Akademi toplumdan kopuk olmamalı”</strong></p>
<p>Önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Cristaldi, seminerlerin yalnızca akademik çevreye değil, topluma da hitap etmesini önemsediklerini vurguladı. Cristaldi; “Ben sadece akademisyenleri düşünmüyorum. Öğrencileri ve toplumu da düşünüyorum. Akademinin gerçek faydası toplumla kurduğu bağda ortaya çıkıyor. Bu seminerler herkese açık ve bu bilinçli bir tercih. Akademi toplumdan kopuk olmamalı.” dedi.</p>
<p><strong>Seriler 1 Temmuz’a kadar devam edecek!</strong></p>
<p>Farklı kıtalardan akademisyenleri bir araya getiren seminer serisi 1 Temmuz&#8217;a kadar her Çarşamba 19.00’da düzenlenmeye devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinirlar-gercek-degil-bizim-pratiklerimizle-insa-ediliyor-607504">&#8220;Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Komplo teorileri toplumun gerçekleri görmesini engelliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/komplo-teorileri-toplumun-gercekleri-gormesini-engelliyor-606953</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 08:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirel]]></category>
		<category><![CDATA[engelliyor]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[görmesini]]></category>
		<category><![CDATA[komplo]]></category>
		<category><![CDATA[Komplo Teorileri]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[teorileri]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606953</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümünden Dr. Berat Dağ, komplo teorilerinin günümüzde toplumda hızla yayılmasının arkasındaki nedenleri ve etkilerini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komplo-teorileri-toplumun-gercekleri-gormesini-engelliyor-606953">Komplo teorileri toplumun gerçekleri görmesini engelliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümünden Dr. Berat Dağ, komplo teorilerinin günümüzde toplumda hızla yayılmasının arkasındaki nedenleri ve etkilerini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Komplo teorileri aslında basit kurgular</strong></p>
<p>Komplo teorilerinin, karşılaşılan siyasi, iktisadi ve toplumsal sorunların teşhisi ve çözümü için üretilen basit kurgular olduğunu dile getiren Dr. Berat Dağ, “Dolayısıyla bu teoriler, herhangi bir olay ve sürece yönelik çok yönlü, derinlikli ve bütünlüklü bir değerlendirme yapılmasını gerektirmez. Yani komplo teorileri, genelde doğrulanamayan ve yanlışlanamayan iddialar toplamı olarak görülebilir. Buradan hareketle eleştirel bilinç düzeyi azalan toplumların bu tür indirgemeci, yüzeysel ve parçalı hazır cevaplara saplanması beklenir.” dedi.  </p>
<p><strong>Gerçek komploların üzerini örtmek için kullanılıyor</strong></p>
<p>“Komplo teorileri, aslında gerçek komploların üzerini örtmek için kullanılır.” diyen Dr. Berat Dağ, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu anlamda komplo teorileri üzerinden ifrat veya tefrite savrularak kitleleşen bireylerin inşa edilmesi söz konusudur. Bunun sonucunda aşırı edilgen veya etken bir konuma gelen birey ve toplumların özgün ve sürekli bir adalet mücadelesi vermesi çok güçleşir. Söz gelimi, bir bireyin dünyayı beş ailenin yönettiğine inanarak umutsuzluğa düşmesiyle birlikte en basit hak mücadelesini bile anlamsız bulması mümkündür. Bu da sürekli olarak eşitsizlik, baskı ve ötekilik üreten yapı ve etkileşim biçimlerinin kendini yeniden üretmesi için uygun zeminin hazırlanması anlamına gelmektedir.”     </p>
<p><strong>Güvensiz ve yalnız toplumlar komplo teorilerine daha açık</strong></p>
<p>Komplo teorilerine bilinçsiz, güvensizleşmiş, yalnızlaşmış ve kendisini çaresiz hisseden birey ve toplumların daha çok yöneldiğinin savunulabileceğini ifade eden Dr. Berat Dağ, “Yani esasen kimsenin kimseye güvenmediği toplumlarda tek başına kalan bireyler, karşılaştığı sorunları çözecek bilgi ve destekten mahrum kalır. Bu mahrumiyet hali de birey ve toplumların kendisini kısa vadede rahatlatacak yanıtları mutlak olarak görmesine neden olur. Elbette ki kısa vadede işlevsel olan bu yanıtların uzun vadede sorunların kaynağını derinleştirmekten öteye gitmeyeceği açıktır.” diye konuştu.           </p>
<p><strong>Komplo teorileri, toplumların gerçek sorunlarını görmesini engelliyor</strong></p>
<p>Komplo teorilerinin, bireysel ve toplumsal düzeyde iyi, doğru ve güzele yönelik olan kararların alınmasını engelleyeceğini kaydeden Sosyolog Dr. Berat Dağ, “Dünyada kıtlık, yoksulluk ve soykırım örnekleri hala devam etmektedir. Buna rağmen kitleler, bu sorunların temellerine yönelik olarak çözüm yolları aramaktansa farklı etnisite, dini yaşam biçimi veya cinsel tercihe saldırmayı seçmektedir. Örneğin, bir toplumsal kriz derinleştiğinde birey ve topluluklar emperyalist-kapitalist eşitsizlikler üzerine hiç araştırma yapmadan direkt göçmenleri, dindarları veya eşcinselleri bunun sorumlusu ilan edebilmektedir. Bu da bu tip krizlerin daha da derinleşmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla komplo teorileri, azınlıkta kalan imtiyazlı sınıf ve kimliklerin çıkarları için birey, topluluk ve toplumları bilinçli bir şekilde yanlış güdüler diyebiliriz.” şeklinde konuştu.      </p>
<p><strong>Medya ve dijital platformlar komplo teorilerinin en hızlı yayılma alanı</strong></p>
<p>Komplo teorilerinin, en hızlı ve etkili bir şekilde medya ve dijital platformlarda yaygınlaştığına dikkat çeken Dr. Berat Dağ, “Aslına bakılırsa bu platformlar, geniş katılımcı ağlarının serbestçe hızlı etkileşimler kurmasını sağlayan teknolojik bir mahiyeti haizdir. Fakat bu olumlu özellikler, tam tersine de dönebilecek bir ihtimali içerir. Özellikle eleştirel medya okur yazarlık düzeyi düşük toplumlarda hiçbir teyit almadan medyada yer alan kutuplaştırıcı teorilerin güvenilir ve geçerli sayıldığı örnekler çoktur. Bu saikle medya ve dijital platformları komplo teorilerini yaygınlaştırabilecek ve önleyebilecek bir imkân olarak değerlendirmek makuldür.” ifadesinde bulundu.  </p>
<p><strong>Toplumda “komplo teorisi okuryazarlığı” nasıl geliştirilebilir?</strong></p>
<p>Komplo teorilerine karşı bütünlüklü bir mücadele inşa etmenin çok önemli olduğunu söyleyen Dr. Berat Dağ, “Somut bir ifadeyle aile, din, eğitim, medya, iktisat ve siyaset kurumlarının eşgüdümlü bir şekilde bireylere komplo teorilerine karşı bilinç kazandıracak dönüşümler geçirmesi anlamlıdır. Bu noktada her bireyin çocukluk sürecinden itibaren öne sürülen dayanaksız iddiaları derinlikli bir biçimde sorgulama alışkanlığı edinmesi gerekmektedir. Bir toplumda soğukkanlı, itidalli ve eleştirel bakış açıları arttıkça komplo teorilerinin etkisinin azalacağını savunmak söz konusudur.” dedi.  </p>
<p><strong>Bilimsel bilgi ile toplum arasındaki kopukluk komplo teorilerini güçlendiriyor</strong></p>
<p>Komplo teorilerini etkisizleştirebilen bilimsel bilgilerin toplumsal anlamda yeterince yaygınlık kazanmamasının birçok nedeni olduğuna işaret eden Dr. Berat Dağ, “Burada öncelikle bilimsel yapıların da parçalı olduğunu görmek kritiktir. Bugün hala hamasi ve üstenci biçimleriyle birlikte toplumdan kopuk kapalı bir devre halinde süreklileşen bilimsel kurumlar mevcuttur. Yine diğer toplumsal kurumların eşgüdümlü bir şekilde komplo teorilerine karşı gerekli tedbirleri almaması da bir sorundur. Zira yaşamının her aşamasında komplo teorilerine karşı donanım edinemeyen bireylerin bilimsel bilgilerle sağlam etkileşimlere girme oranı düşecektir. Hülasa bilimsel bilgi ile toplum arasında organik bir bağ kurulamadığında komplo teorilerinin etkisinin artması mümkündür.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Eleştirel düşüncenin güçlenmesi komplo teorilerine karşı en etkili koruma</strong></p>
<p>Bütün toplumsal kurumların bağımsız, çok yönlü, dengeli, derinlikli ve bütünlüklü bir eleştirel düşünce bağlamında düzenlenmesinin, komplo teorilerinin önlenmesine katkı sağlayabileceğini de dile getiren Dr. Berat Dağ, “Buna binaen her bir bireyin eleştirel bir şekilde aile ilişkileri, dini yaşamı, eğitim aşamaları, medya etkileşimi, iktisadi eylemleri ve siyasi tercihlerini şekillendirebilmesi çok faydalıdır. Böylelikle birey, topluluk ve toplumların komplo teorilerini hakikat olarak görüp bu teoriler bağlamında yıkıcı eylemlere girmesi engellenebilecektir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komplo-teorileri-toplumun-gercekleri-gormesini-engelliyor-606953">Komplo teorileri toplumun gerçekleri görmesini engelliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;ta Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konakta-yerel-esitlik-eylem-plani-hazirlaniyor-606911</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 08:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[planı]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[toplantı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606911</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınların ve tüm dezavantajlı grupların kent yaşamında hizmetlere eşit erişimini hedefleyen Yerel Eşitlik Eylem Planı çalışmaları Konak’ta adım adım ilerliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakta-yerel-esitlik-eylem-plani-hazirlaniyor-606911">Konak&#8217;ta Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kadınların ve tüm dezavantajlı grupların kent yaşamında hizmetlere eşit erişimini hedefleyen Yerel Eşitlik Eylem Planı çalışmaları Konak’ta adım adım ilerliyor. Hazırlık süreci kapsamında düzenlenen İç Paydaş Toplantısı’na katılan Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Şiddetten arındırılmış, toplumsal cinsiyet eşitliğinin tüm kılcallara yayılmış olduğu bir Konak hedefimiz var. Bunun için çok çalışıyoruz ve sizlerin desteği de çok kıymetli. Bu plan, Konak Belediyesi’nin tüm birimlerinin, tüm yöneticilerinin ve tüm çalışanlarının ortak sorumluluğu” dedi.</b></p>
<p>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, eşitlik ilkesini tüm hizmet alanlarına yaymak amacıyla bu yıl içerisinde yürürlüğe girmesi hedeflenen Yerel Eşitlik Eylem Planı (YEEP) kapsamında düzenlenen İç Paydaş Toplantısı’na katıldı. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya Başkan Mutlu’nun yanı sıra hazırlık sürecinin teknik altyapısını güçlendirmek amacıyla oluşturulan Danışma Kurulu’nun üyelerinden Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD) İzmir Koordinatörü Ayla Çelik, TMMOB Kadın Çalışma Grubu Temsilcisi Gülefer Mete, İzmir Tabip Odası Temsilcisi Gülden Aykanat ve Avukat Özlem Durmaz ile birim müdürleri ve her müdürlükten birer temsilci katıldı. Toplantıda toplumsal cinsiyet eşitliği, ayrımcılık, yerel yönetimlerin bu alandaki sorumlulukları ve YEEP’in taşıdığı kritik öneme ilişkin kapsamlı bir sunum yapan Avukat Özlem Durmaz, Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya göreve geldiği günden bu yana eşitlik alanında ortaya koyduğu örnek çalışmalardan dolayı teşekkür etti.</p>
<p><b>Başkan Mutlu: Bu plan tüm birimlerin ortak sorumluluğu</b></p>
<p>Sunumun ardından gerçekleştirdiği konuşmada tüm bireylerin hizmetlere eşit erişimini hedefleyen Yerel Eşitlik Eylem Planı’nı çok önemsediklerini belirten Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Konak’ta kadınları daha görünür ve güçlü kılmanın yanı sıra kozmopolit bir ilçede uçlarda yaşamlara sahip olan kadınların birlikte mücadele etmesini sağlamak istiyoruz. Şiddetten arındırılmış, toplumsal cinsiyet eşitliğinin tüm kılcallara yayılmış olduğu bir Konak hedefimiz var. Bunun için çok çalışıyoruz ve sizlerin desteği de çok kıymetli. Bu plan, Konak Belediyesi’nin tüm birimlerinin, tüm yöneticilerinin ve tüm çalışanlarının ortak sorumluluğu. Hep birlikte, kadınların ve tüm dezavantajlı grupların kent yaşamına eşit, adil ve özgür bir şekilde katılabildiği bir Konak’ı mümkün kılacağız” dedi.</p>
<p><b>Çelik: Başkan Mutlu ve değerli ekibine teşekkür ediyorum</b></p>
<p>Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD) İzmir Koordinatörü ve Danışma Kurulu Üyesi Ayla Çelik de, “Konak’ta, Yerel Eşitlik Eylem Planı’nı hayata geçirme iradesinden dolayı Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya ve değerli ekibine teşekkür ediyorum. Yerel Eşitlik Eylem Planı, adım adım işlenecek, içselleştirilecek ve sahiplenilecek bir çalışma. Bu plan, Konak’ta yaşayan her bir bireye ulaşacak bir plan olmak durumunda. Öyle olacağından da eminim” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Aykanat: Planı heyecanla bekliyorum</b></p>
<p>İzmir Türk Tabipler Birliği Kadın Komisyonu Temsilcisi ve Danışma Kurulu Üyesi Gülden Aykanat ise şunları söyledi: “Başkanın bu toplantıya katılmasını çok önemsiyorum. Bu toplantı benim için de çok değerli ve keyifli. Özlem Hanım’a da güzel sunumu için çok teşekkür ediyorum. Aynı zamanda Konak’ta yaşayan bir hizmet alıcı olarak da planı heyecanla bekliyorum. Hepimizin yolu açık olsun.”</p>
<p><b>Bu yıl yürürlüğe girmesi hedefleniyor</b></p>
<p>Göreve geldiği ilk yıl Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi tarafından hazırlanan Avrupa Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartı’nı imzalayan Başkan Mutlu yönetimindeki Konak Belediyesi, taahhütler arasında yer alan Yerel Eşitlik Eylem Planı’nı hayata geçirmek üzere çalışmalara başladı. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yürütülen YEEP hazırlık sürecinin teknik altyapısını güçlendirmek ve çalışmaların multidisipliner bir yaklaşımla yürütülmesini sağlamak amacıyla ilgili kamu kurumları, akademi ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bir “Danışma Kurulu” oluşturuldu. Mevcut durumun tespit edilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında eksikliklerin belirlenmesi ve yerel düzeydeki gereksinimlerin somut verilerle ortaya konulması amacıyla kapsamlı bir “İhtiyaç Analizi” süreci başlatıldı. Önümüzdeki süreçte ise belediye bürokratları ve meclis üyelerini de kapsayan iç paydaş toplantılarının yanı sıra muhtarlar, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, meslek örgütleri ve kamu kurumlarının katılımıyla kapsamlı bir “Dış Paydaş Çalıştayı” düzenlenecek. Konak’ın geleceğini eşitlikle şekillendirecek planın, bu yıl içerisinde meclis onayına sunulmasının ardından yürürlüğe girmesi hedefleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakta-yerel-esitlik-eylem-plani-hazirlaniyor-606911">Konak&#8217;ta Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;deki Mülteci ve Yerel Kadın Girişimcilerin Ekonomik Hayata, Katılımının Artırılması Amacıyla Gerçekleştirilen Projede 465 Kadına Ulaşıldı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-multeci-ve-yerel-kadin-girisimcilerin-ekonomik-hayata-katiliminin-artirilmasi-amaciyla-gerceklestirilen-projede-465-kadina-ulasildi-606210</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jan 2026 11:34:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[Bire]]></category>
		<category><![CDATA[deki]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilerin]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV),  Oxfam Konfederasyonu ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) iş birliğiyle yürütülen “Türkiye’de Mülteci ve Yerel Kadın Girişimcilerin Ekonomik Hayata, Sivil Topluma ve Yerel Kalkınmaya Katılımının Artırılması” projesinin kapanış toplantısı 15 Ocak 2026 tarihinde Gaziantep’te gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-multeci-ve-yerel-kadin-girisimcilerin-ekonomik-hayata-katiliminin-artirilmasi-amaciyla-gerceklestirilen-projede-465-kadina-ulasildi-606210">Türkiye&#8217;deki Mülteci ve Yerel Kadın Girişimcilerin Ekonomik Hayata, Katılımının Artırılması Amacıyla Gerçekleştirilen Projede 465 Kadına Ulaşıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV),  Oxfam Konfederasyonu ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) iş birliğiyle yürütülen “Türkiye’de Mülteci ve Yerel Kadın Girişimcilerin Ekonomik Hayata, Sivil Topluma ve Yerel Kalkınmaya Katılımının Artırılması” projesinin kapanış toplantısı 15 Ocak 2026 tarihinde Gaziantep’te gerçekleştirildi. </p>
<p>Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Hatay’da toplam 465 kadın girişimciye doğrudan ulaşılan projeyle; finansal okuryazarlıktan dijitalleşmeye, ekipman ve girdi desteğinden bire bir danışmanlığa kadar geniş bir alanda kadınların üretim süreçleri güçlendirildi. Proje süresince kadınların sadece işlerini büyütmelerini değil, yerel kalkınmadaki liderliklerini pekiştirmek de hedeflendi. </p>
<p>Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren <strong>KEDV ekibinden Gökçen </strong><strong>Durutaş</strong> <em>“</em><em>Bu proje, kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendirme hedefiyle yola çıktı. Süreç boyunca gördük ki, bu hedef yalnızca bireysel çaba ya da tekil desteklerle ilerlemiyor. Kadınların deneyimleri, sahadaki koşullar, yerel ilişkiler ve yapısal sınırlar bu süreci doğrudan etkiliyor. Bugün burada, tam da bu deneyimleri ve dersleri birlikte konuşmak için bulunuyoruz”</em> dedi.  </p>
<p>İki yıldır yürütülen projenin ortaklarından olan <strong>Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Sivil Toplum İlişkileri Kıdemli Yöneticisi Mısra </strong><strong>Özkuş</strong> konuşmasında “<em>Projemizin başından beri üst üste krizler yaşadık.</em><em> </em><em>Yerinden edilmenin uzun süreli etkileri, pandemi, ekonomik istikrarsızlık ve 6 Şubat depremleri. Bu krizler herkesi eşit şekilde etkilemedi. Mevcut eşitsizlikleri derinleştirdi ve özellikle hali hazırda ekonomide kayıt dışı yer alan, karar alma süreçlerinde olmayan ve kaynaklara sınırlı erişimi olan mülteci ve düşük gelirli kadınlar üzerinde orantısız bir yük oluşturdu.” </em>dedi. </p>
<p><strong>Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Sivil Toplum İlişkileri Uzman</strong><strong>ı </strong><strong>Geerija</strong><strong> Aggarwal</strong> ise <em>“</em><em>Son 2,5 yıldır yürüttüğümüz bu projeyle kadınların ekonomik kapasitelerini güçlendirerek, kolektif örgütlenmeyi teşvik etmeyi amaçladık. Ve izleme ve değerlendirme bulgularımız projeye katılan kadınların kişisel güçlenme konusunda önemli kazanımlar elde ettiğini göstermektedir. Ayrıca, kolektif örgütlenmeye doğru güçlü bir kaymaya da tanık olduk. Projenin sonunda katılımcıların yüzde 90’ı kooperatiflerle çalışmaya başladı.”</em> dedi. </p>
<p>Panel bölümünde deneyimlerini aktaran kadın girişimcilerden, <strong>Birecik Kadın Kooperatifi Kurucu Ortağı Ayşe Türkyılmaz</strong>, <em>“Biz en başta kooperatifin ne olduğunu bilmiyorduk, etrafımızda örnek alabileceğimiz yapılar da yoktu. </em><em>Birecik’te kadınların çalışması zaten zor. Ama kadınlar üretmek istiyorlar, hepimiz öyle büyük bir motivasyonla çalışıyoruz ki gücümüzü birbirimizden alıyoruz.  </em></p>
<p><em>Kooperatifimiz şu an 25 ortaktan oluşuyor. </em><em>Birecik’teki tek kadın kooperatifiyiz. Bu proje ile birlikte</em><em> kooperatifimiz bilinirliğini artırdı, eğitim almayan, dayanışmaya dahil olmayan kadın kalmadı.” </em>dedi. </p>
<p><strong>Şanlıurfa </strong><strong>Biartech</strong><strong> Eğitim Teknolojileri kurucu ortağı Ayşe Subaşı </strong>konuşmasında <em>“2 kadın girişimci olarak başladık. Firmada eğitici oyuncaklar üretiyoruz ve mobil uygulamayla bu oyuncakları destekliyoruz. Yazılım alanında faaliyet gösteren kadın girişimciler arasındayız. Çalıştığımız alan kısıtlı olduğu için </em><em>KEDV’le tanışmadan önce, bu işi yapan başka insanlarla görüşme, fikir geliştirme ve işbirliği yapma konusunda zorluk yaşadık. Bilinmeyen bir iş yapıyorum ama KEDVle</em><em> birlikte sesimi duyurabildiğim bir alan buldum. Sürecin devamında kendi birikimlerimle diğer kadınlara destek olmak; e-ticaret, web sitesi kurulum eğitimleri vermek, çocuklarına robotik kodlama öğretmek istiyorum. Biz yolda öğrendik ama diğer kadın girişimciler yolda öğrenmek zorunda kalmasın, yolda öğrenenlerden öğrensinler.”</em> dedi. </p>
<p>Proje kapsamında destek alan <strong>Ahin Mahmud</strong>, <em>“</em><em>KEDV’in</em><em> verdiği danışmanlıkla işlerimi çok büyüttüm. Önceden nerdeyse haftada 1 sipariş alabiliyordum nerdeyse, çok az düzenli müşterim vardı. Artık her gün mutlaka satışım oluyor. Mücadele etmekten ve bir kadın olarak var olmaktan hiç vazgeçmedim. Türkçe ana dilim olmamasına rağmen ben tüm kadınlar için ve kendim için bir slogan yazdım: Her kadının bir hikayesi var ve her hikâye masaldır. Hayalim “Masal Mutfak” kurmak ve başka kadınlara da fırsat sunmak.” d</em>edi. </p>
<p>Proje kapsamında destek alan diğer bir girişimci <strong>Dua </strong><strong>Hundaye</strong><strong> </strong>ise, <em>“Proje desteğiyle aldığım ekipmanlar sayesinde işim önemli ölçüde büyüdü. Daha önce günde 15-20 öğün yemek üretiyordum, şimdi ise yaklaşık 60 öğün üretiyorum. Gelirim çok belirsizdi artık yaptığım planlar doğrultusunda düzenli bir gelir elde edebiliyorum. İşimi geliştirebileceğime dair inancım artık çok yüksek.” </em>dedi. </p>
<p>Kapanış oturumunda ayrıca; bakım emeği, pazara erişim ve sürdürülebilir destek mekanizmaları üzerine paydaş diyaloğu gerçekleştirilerek, geleceğe yönelik iş birliği modelleri üzerinde duruldu.  </p>
<p><strong>Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) hakkında: </strong></p>
<p>Kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olan KEDV, 1986 yılından bu yana, yoksulluk ve eşitsizliklerin var olmadığı güçlü bir toplum oluşturmaya katkıda bulunmak amacıyla, kadınların yaşamlarını iyileştirme çabalarına destek olmak ve yerel kalkınmadaki liderliklerini güçlendirmek için çalışmaktadır. Bu doğrultuda bireysel ve kolektif kapasite geliştirme, kooperatifleşme, ekonomik güçlenme ve afet/göç alanlarında programlar yürütmektedir. Dar gelirli kadınların yoksullukla mücadeledeki uzmanlıklarına, ailelerini ve toplumu geliştirme, dönüştürme güçlerine olan inancıyla KEDV; yerel yönetimler ve toplumdaki diğer aktörlerle iş birliği yaparak, ilkeli bir ortaklık anlayışıyla çalışmakta, tüm projelerini kadınların ve çevrelerinin sinerjisiyle geliştirmektedir.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-multeci-ve-yerel-kadin-girisimcilerin-ekonomik-hayata-katiliminin-artirilmasi-amaciyla-gerceklestirilen-projede-465-kadina-ulasildi-606210">Türkiye&#8217;deki Mülteci ve Yerel Kadın Girişimcilerin Ekonomik Hayata, Katılımının Artırılması Amacıyla Gerçekleştirilen Projede 465 Kadına Ulaşıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aileyi Koruyacak Reçete!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aileyi-koruyacak-recete-605057</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 18:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aileyi]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[koruyacak]]></category>
		<category><![CDATA[reçete]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605057</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi; devlet toplumun aklı ise “Aile toplumun kalbidir” onu güçlendirmek, aile yüzyılına katkı sunmak amacıyla Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın kaleminden “Aileye Bilgelik Aşısı” isimli çalışmayı okurla buluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aileyi-koruyacak-recete-605057">Aileyi Koruyacak Reçete!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi; devlet toplumun aklı ise “Aile toplumun kalbidir” onu güçlendirmek, aile yüzyılına katkı sunmak amacıyla Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın kaleminden “Aileye Bilgelik Aşısı” isimli çalışmayı okurla buluşturdu.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın, aile kurumunu güçlendirmeyi amaçlayan yeni kitabı “Aileye Bilgelik Aşısı” raflarda.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Yayınları tarafından, Fatma Özten editörlüğünde yayımlanan eser, modern dünyanın aile üzerindeki baskılarına karşı çözüm odaklı bir rehber niteliği taşıyor.</p>
<p><strong>İnsan kalbinin ilk evi, ruhun sığınağı, hayat yolculuğunun en güvenli limanı…</strong></p>
<p>Kitabının önsözünde aileyi “insan kalbinin ilk evi” olarak tanımlayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aile bağlarının insanın temel psikolojik ihtiyaçlarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Tarhan, “Aile… İnsan kalbinin ilk evi, ruhun sığınağı, hayat yolculuğunun en güvenli limanı. İnsan bu dünyaya gözlerini açtığı anda önce bir yürek hisseder, bir ses duyar, bir dokunuşla tanışır. İşte o anda aile, insanın kalbine bir tohum olarak ekilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Modern yaşamın aile yapısını çok yönlü biçimde zorladığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, bireyselleşme, dijitalleşme ve duygusal yorgunluğun aile bağlarını zayıflattığını belirtti. Prof. Dr. Tarhan, “Zaman geçer, teknoloji gelişir; ancak insanın derinindeki ihtiyaç hiç değişmez: Sevilmek, anlaşılmak ve bir yere ait olmak. Kökler sallandığında, bütün ağacın sarsıldığını biliyoruz” dedi.</p>
<p>Kitabında aileyi yalnızca bir sosyal yapı olarak ele almadığını vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aileyi insanın kendini tanıma ve anlamlandırma sürecinin merkezine yerleştirdi. Bu nedenle kitabın ilk bölümünün bireyin içsel yolculuğuna ayrıldığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “İnsan kendini tanımadan sevmeyi, duygularını anlamadan empatiyi, yaşamın anlamını sorgulamadan aileyi ayakta tutmayı başaramıyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Eserde, Hz. Mevlâna’nın öğretileri de önemli bir yer tutuyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, Mevlâna’nın sevgi, merhamet ve nefs terbiyesine dair yaklaşımının günümüz aileleri için güçlü bir rehber sunduğunu ifade ederek, “Bugünün aileleri, Mevlâna’nın çağları aşan bilgelik diline her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyor” diye ifade etti.</p>
<p>Kitabın merkezinde evlilik, aile içi denge, empati, duygusal hijyen, öfke ve stres yönetimi gibi başlıklar yer alıyor.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, aileyi sessizce yıpratan görünmez risklere dikkat çekerek, “Aile bozulmadan önce yapılacak en büyük yatırım, ilişkinin duygusal altyapısını güçlendirmektir” ifadesini kullandı.</p>
<p>Çocuk ve gençlik psikolojisine ayrılan bölümlerde ise dijital çağın etkileri, mahremiyet eğitimi, sorumluluk bilinci ve gençlerin ruhsal dayanıklılığı ele alınıyor.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan bu noktada, “Sağlıklı bir toplum ancak sağlıklı ailelerden ve doğru yönlendirilmiş çocuklardan doğar” vurgusunda bulundu.</p>
<p><strong>Güçlü aile bağları travmalar karşısında önemli bir koruyucu unsur</strong></p>
<p>Kitapta ayrıca Viktor Frankl’ın ‘anlam arayışı’ yaklaşımı, nörobilimdeki Default Mode Network (DMN) ve Salience Network (SN) gibi kavramlarla birlikte ele alınıyor.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, güçlü aile bağlarının travmalar karşısında önemli bir koruyucu unsur olduğuna dikkat çekerek, “Acıya anlam yükleyebilen bireyler ve aileler, psikolojik dayanıklılığı daha kolay kazanıyor. Bu da aileyi koruyan bir aşı işlevi görüyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Eserin son bölümlerinde değerler, iyilik, yardımlaşma, dayanışma kültürü, yaşlanma, yalnızlık ve engellilik gibi toplumsal konulara yer veriliyor.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, aile kurumunun yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal barışın da temel kaynağı olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Kitabın yazılış amacı ne?</strong></p>
<p>Kitabın yazılış amacını ise Prof. Dr. Tarhan, şu sözlerle dile getirdi:</p>
<p>“Bu kitabı yazarken amaçladığım şey; aileyi bozulmadan, yıpranmadan, tükenmeden koruyacak bir ‘aile aşısı’ sunabilmekti. Ailenin korunması için aşı hükmündeki şey aile bilgeliğidir.”</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, eserin okurlarda kalıcı bir etki bırakmasını dileyerek, “Aile bir çatıdan ibaret değildir. Aile, insanlığın kalbidir. Kalbi korumak ise bütün bir toplumu ve gelecek kuşakları korumaktır” dedi.</p>
<p>“Aileye Bilgelik Aşısı” kitabı, 12 bölümden oluşuyor ve aileyi tehdit eden sorunlardan çok, aileyi güçlendiren farkındalıklara odaklanıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aileyi-koruyacak-recete-605057">Aileyi Koruyacak Reçete!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Affetmek nasıl özgürleştirir?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/affetmek-nasil-ozgurlestirir-604027</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 09:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Affedici]]></category>
		<category><![CDATA[Affetme]]></category>
		<category><![CDATA[affetmek]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[özgürleştirir]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604027</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, affetme ve affetme psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/affetmek-nasil-ozgurlestirir-604027">Affetmek nasıl özgürleştirir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, affetme ve affetme psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma davranışı baskın</strong></p>
<p>İnsanların kendilerini kötü hissettiren bir olay veya kişiye karşı öç alma, kaçınma ya da affedicilik gibi üç farklı tepki geliştirebildiğini söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma davranışı baskındır. ‘Bana yaptıysa ben de yaparım’ şeklinde bir tepki oluşur. Zayıf ve kaçıngan kişiliklerde ise kişi olaydan uzaklaşır, izolasyona gider. Bu iki uç da ruhsal dengeyi bozar. Oysa affedicilikte kişi olayı analiz eder, ‘Ne kadarından ben sorumluyum ne kadarından değilim?’ diye düşünür ve süreci kabullenmeye çalışır.” dedi.</p>
<p><strong>Affedememek biyolojik bir yük oluşturur</strong></p>
<p>Affetmenin yalnızca psikolojik bir süreç olmadığını, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren nörobiyolojik bir etki yarattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kin, öfke, nefret, kıskançlık, düşmanlık gibi duygular beyindeki ‘beş karanlık atlı’dır. Bu duygular aktifleştiğinde beyinde asidik kimyasallar salgılanır. Bu durum bağışıklık sistemini zayıflatır, stres hormonlarını artırır. En çok mide ve bağırsak sistemi etkilenir, depresif kişilerde cilt rahatsızlıkları görülür. Kronik stres, uzun vadede kanser gibi ciddi hastalıkların zeminini hazırlar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Affetmemek kibirdir</strong></p>
<p>Bazı kişilik yapılarının affetmeye dirençli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, narsistik ve paranoyak eğilimli bireylerin en çok affedemeyen gruplar arasında yer aldığını belirtti. Prof. Dr. Tarhan, “Affetmemek kibirdir. Narsistik kişilik bozukluğu olan kişiler eleştiriyi haksızlık gibi algılar, kin tutar, unutmamakla övünür. Onlar için affetmek zayıflıktır. Ancak bu kişilerde kronik stres çok fazladır ve bu kadar zihinsel yükle uzun yaşamak mümkün değildir. Paranoyak kişilikler de benzer şekilde kendilerine yöneltilen eleştirileri tehdit gibi algılarlar. Bu kişiler unutamaz, affedemez, hep hesap tutar. ‘Deve kini’ denilen bu durum ilişkileri bozar, güveni yok eder.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Affetmek mümkün değilse kabullenmek gerekir</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, özellikle ihanet, aldatma veya adaletsizlik gibi olaylarda affetmenin her zaman mümkün olmadığını ancak kişinin “radikal kabullenme” yoluyla zihinsel yükünü hafifletebileceğini ifade ederek, “Bazen karşı taraf özür dilemez, affedilecek bir durum da yoktur. Bu durumda kişi ‘Evet, haksızlığa uğradım. Affedemiyorum ama kabulleniyorum’ diyebilir. Bu, duygusal bir kapanıştır. Kişi olayı kutuya koyar, rafa kaldırır ve hayatına devam eder. Böylece affetmeden de unutmayı başarabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocuklukta yaşanan adaletsizlik travma bırakır</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çocuklukta yaşanan haksızlıkların bireyin yaşamı boyunca kalıcı izler bıraktığını ifade ederek, “Bir olayda, dövülen bir çocuk karakola götürülüyor ve döven kişi rütbeli biri olduğu için çocuk ondan özür dilemeye zorlanıyor. Çocuk altını ıslatmış halde el öptürülüyor. Bu olay çocuğun zihninde fotoğraf gibi kalır. Ancak ilerleyen yıllarda bu çocukta haksızlığa karşı güçlü bir duyarlılık gelişebilir. Travma bazen kişilik olgunlaşmasını da tetikleyebilir.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Affetmek kişiyi özgürleştirir</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, affetmenin kişiyi hem ruhsal hem de bedensel anlamda özgürleştirdiğini belirterek, “Affetmek, geçmişin zincirlerinden kurtulmak demektir. Kişi affettiği zaman kendini özgürleştirir. Affetmeyen kişi ise geçmişte yaşadığı olayın mahkûmu olur. Olay bitmiş olsa bile zihin onu yeniden yaşar. Bu nedenle affetmek, bir erdem olmanın ötesinde, kişinin kendi sağlığına yaptığı en büyük yatırımdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Affetmenin antidepresan etkisi var</strong></p>
<p>Affetmenin yalnızca ilişkileri onarmadığını, aynı zamanda kişinin psikolojik yükünü hafiflettiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, affetmenin beyindeki antidepresan etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Tarhan, “Affeden kişi kendi içindeki yükü atar, özgürleşir. Sosyal bağlanma teorisine göre affetme, güven ilişkisini yeniden kurar ve sosyal bağları güçlendirir. Psikolojik olarak da kişinin kaygısını ve depresif yükünü azaltır.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, affetmeyi başaramayan kişilerde çözülmemiş yas ve tamamlanmamış travma belirtileri görüldüğünü söyleyerek, “Kişi affedemediğinde, travmayı yeniden ve yeniden yaşar. Bu, beyinde açık kalmış bir dosya gibidir. Kapatılmadığı sürece zihni yavaşlatır, kişiyi duygusal olarak tüketir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Affetmek sadece karşı tarafı bağışlamak anlamına gelmiyor</strong></p>
<p>Affetmenin yalnızca karşı tarafı bağışlamak değil, aynı zamanda radikal kabullenme ve kendini affetme süreci olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kişinin kendini affedebilmesi için önce öz farkındalığı olması gerekir. Eğer kişi her olayı başkasına bağlıyorsa, hep ‘o hata yaptı, o özür dilesin’ diyorsa, affetme sürecini tamamlayamaz. Oysa olayı analiz edip kendi payını görebilen kişi, travmayı fırsata dönüştürmeyi başarabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Affetmenin ilişkilerde uzlaşmayı ve yeniden yapılanmayı da kolaylaştırdığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bir ilişkiye yatırım yapılırsa, affedicilik sayesinde nefretin sevgiye, kırgınlığın güvene dönüşmesi mümkündür. Bu, duygusal regülasyonun bir sonucudur.” dedi.</p>
<p>Affetme sürecinde samimiyetin nörobiyolojik etkisine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Samimiyetin nörobilimi var. Ayna nöronlar, duygusal okuryazarlığımızı yönetir. Empatisi yüksek kişiler karşısındakini hisseder. Ancak aşırı empati, kişinin benlik saygısını düşürür. Benlik algısı çok düşerse depresyon, çok yükselirse narsisizm gelişir. Bu dengeyi kurabilen kişiler, sağlıklı bağlar oluşturur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Affetmenin bir yönü de öz şefkat</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, affetmenin kişide duygusal kırılganlık oluşturduğunu ancak bu kırılganlığın doğru yönetildiğinde travmayı çözümlemenin en etkili yolu olduğunu dile getirerek, “Affedemeyen kişi, geçmişle şimdi arasındaki duygusal dosyayı kapatamaz.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Affetmenin bir yönünün de öz şefkat olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Kişi haksızlığa uğradığında hemen kendini suçlama eğilimindeyse, öz şefkat geliştirmemiştir. Öz şefkatte ‘ortak insanlık değeri’ vardır. Hatasız insan yoktur. Hata yapabilirlik insana özgüdür. Kişi ‘Bu hata bana ne öğretti?’ diyebilirse, tehdit boyutunu değil fırsat boyutunu görür. Hatalarını dönüştürebilen kişiler, olumsuz duyguları olumluya çevirebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kişi olayı zihninde sürekli yaşarsa, kortizol salgısı artıyor</strong></p>
<p>Affedemeyen kişilerin çoğunun geçmişten getirdiği duygusal yükleri ilk karşılaştığı olaylara yansıttığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, “İnsan trafikte orantısız öfkeleniyorsa, sırtında duygusal çöpler taşıyor demektir. Birikmiş öfkesini, ilk karşısına çıkan kişiye boşaltıyor. Linç kültürünün psikolojisi de budur.” dedi.</p>
<p>Affetmemenin bedensel etkilerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Kişi olayı zihninde sürekli yaşarsa, kortizol salgısı artar. Beyin ACTH salgılayarak böbreküstü bezini uyarır. Kortizol pompalanır, vücut savaş haline girer: damar direnci artar, kaslar kasılır, tansiyon yükselir. Bazı insanlar kaç tepkisi verir, damarlar gevşer, tansiyon düşer. Hatta ani stres şokuyla ölen insanlar bile vardır. Adli tıpta travma izi bulunmayan ölümler, çoğu zaman kortizol fırtınasına bağlı olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Affedicilik cinsiyete göre farklılaşıyor…</strong></p>
<p>Cinsiyetler arasında affediciliğin biyolojik temellerine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Kadın ve erkek stres altında farklı hormonlar salgılar. Kadında oksitosin salgısı artar, bu da sakinlik ve şefkat oluşturur. Erkekte vazopressin salgısı artar, damarları sıkar, liderlik ve sahiplenme davranışını tetikler. Kadın iç ilişkilerde, erkek dış ilişkilerde daha travmatiktir. Bu genetik roller, affedicilik farklarını da açıklar.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Affedicilik, intikam ve kaçınma arasında bir denge</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, yok saymanın affediciliğin bir savunma biçimi olduğunu belirterek, “Uzaklaşmak kaçınma davranışıdır. Eğer kişi ‘Bu kişi üzülmeye bile değmez’ diyorsa, bu bir travma çözümüdür. Ama kişi olayı sürekli düşünüyorsa, o artık izolasyondur. Affedicilik, intikam ve kaçınma arasında bir dengedir. İntikam toplumu yıkar, sosyal ilişkileri bozar. Kişi öfkesini günlerce yaşatırsa en büyük zararı kendine verir.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, affetmenin aynı zamanda sevgi ve değer temelli bir mesaj taşıdığını söyleyerek, “Affetmek, ‘Sen benim için önemlisin, değerlisin’ mesajıdır. Karşısındaki kişi empati yapabiliyorsa, bu bağları güçlendirir. Ancak merhamet ve utanma duygusu zayıf kişiler affedemez. Karşısındakine acı çektirmekten haz alırlar.” diye konuştu.</p>
<p>Son yıllarda affediciliğin yalnızca ahlaki veya dini bir konu olmaktan çıkarak nörobilimsel bir çalışma alanına dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Affetme, sadece manevi ya da felsefi bir kavram değil; nörobiyolojik bir süreçtir. Beynin stres sistemini düzenler, kortizol salınımını dengeler. Son 10 yılda affedicilikle ilgili çok sayıda bilimsel yayın çıktı. Çünkü artık biliyoruz ki, affetmek ruhu değil, bedeni de iyileştiriyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Affedicilik hem aile hem de toplum düzeyinde öğrenilen bir erdem</strong></p>
<p>Affediciliğin hem aile hem de toplum düzeyinde öğrenilen bir erdem olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Nasıl ki aile içinde anne-baba affedici ise, çocuk da bunu rol model alır. Aynı durum toplum için de geçerlidir. Lider affedici ise toplum affedicidir, lider kinciyse toplum da kinci olur.  Yani affedicilik de sahtecilik de bulaşıcıdır. Toplumsal değerlerin şekillenmesinde rol model kişilerin büyük etkisi vardır.” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/affetmek-nasil-ozgurlestirir-604027">Affetmek nasıl özgürleştirir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afetlere hazırlıkta direnç var ve bu içimi yakıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afetlere-hazirlikta-direnc-var-ve-bu-icimi-yakiyor-601746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 12:21:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afetlere]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[Direnç]]></category>
		<category><![CDATA[dirençli]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[içimi]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yakıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Afetlere Dirençli Toplum Şûrası'nın açılışında konuşan Başkan Büyükakın, özellikle kentsel dönüşüm sürecinde yaşanan zorluklara değindi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afetlere-hazirlikta-direnc-var-ve-bu-icimi-yakiyor-601746">Afetlere hazırlıkta direnç var ve bu içimi yakıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Afetlere Dirençli Toplum Şûrası&#8217;nın açılışında konuşan Başkan Büyükakın, özellikle kentsel dönüşüm sürecinde yaşanan zorluklara değindi. Afetlere hazırlıkta toplumsal bilinç düzeyini artırmak gerektiğini vurgulayan Başkan Büyükakın, &#8220;Bu konuda içim yanıyor&#8221; dedi.</p>
<p><b>AFET YÖNETİMİNE YÖN VERİLECEK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde, Kocaeli’nin afet yönetim kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik Kocaeli Afetlere Dirençli Toplum Şûrası ve Çalıştayı düzenlendi. Gün boyu süren şûranın açılış töreni Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimler ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi Jeoloji Profesörü Dr. Şükrü Ersoy, Garnizon Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı, AK Parti İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, AFAD Eğitim ve Farkındalık Daire Başkanı Recep Şalcı, AFAD İl Müdürü Mehmet Emin Koçan, Kocaeli Kent Konseyi Başkanı Kadir Çetin ve gönüllüler katılım sağladı.</p>
<p><b>GERDAN: KOCAELİ AVANTAJLI BİR ŞEHİR</b></p>
<p>Kocaeli Üniversitesi Afet Acil Durum Hazırlık Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Serpil Gerdan şûranın açılış konuşmasını yaptı. Kocaeli’nin avantajlı şehirlerden bir tanesi olduğunu vurgulayan Gerdan, düzenli olarak eğitimler düzenlendiğini belirtti. Japon Yüksek Mimar ve Yüksek İnşaat Mühendisi Yoshinori Moriwaki, Japonya ve Türkiye arasındaki deprem farklılıklarını anlattı. Prof. Dr. Şükrü Ersoy da “Geleceğe Geçmişten Daha İyi İnşa Etmek İçin Afetle Başetme Kapasitesinin Arttırılması” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Ersoy, “Şehirleşme kendi afetlerini de beraber getiriyor. Doğayı suçlamak haksızlık olur” ifadesini kullandı.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN: NE YAPACAĞIMIZI BİLMELİYİZ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli&#8217;nin en iyi arama kurtarma ekiplerine sahip illerinden biri olduğunu belirterek iki önemli konuya vurgu yaptı. Büyükakın şunları söyledi: “Türkiye&#8217;deki müteahhitler, hem Türkiye&#8217;de hem dünyanın birçok yerinde inanılmaz güvenli binalar yapıyorlar. Demek ki sorun bilmememiz veya yetkinliğimiz değil. Başka bir şey oluyor demek ki. Oysa yapılacaklar belli. Bizi harekete geçirmeye engel olan şey ne ise onun üzerine düşünmeli ve ne yapacağımızı belirlemeliyiz. İşte bu toplantıda aslında bu konunun üstüne de yoğunlaşılmalı. Tak ve kullan, yani işe hızlı ve işe yarar projeler önermenizi istiyorum. Büyükşehir Belediyemizin Anne Süt Projesi bu masalardan çıktı. Bu masalarda bu yapılsın ki, aynı şeyleri bir daha tekrarlamayalım.</p>
<p><b>HATAY ÖRNEĞİNİ ANLATTI</b></p>
<p>Herkes söylüyor, afet öncesi, afet anı ve sonrası var. Bu bütün literatürde böyledir. Biz öncesinde ne yapacağız? Yapmamız gereken şeylerden bir tanesi, şehrin planlarının doğru yapılması. Bu kısmı tamam. Biz bunun dışında kentteki tüm binaların taramasını yaptık. Ve o doğrultuda bir yenileme çalışması başlattık. 7 ilçede 14 bölge belirledik. Asıl sıkıntı burada başlıyor. Ben o evlerdeki insanlarla masaya oturduğumda dirençle karşılaşıyorum. Afetlere hazırlanmada böyle bir direnç var. Yani bu, sadece politik isteksizlikten kaynaklanmıyor. Bu değişime karşı bir direnç var ve burada en kötü şey ne biliyor musunuz? Biz bunu yapmaya kalktığımızda muhalefet de önünüze çıkıyor. Ve siz dönüşüm yapamıyorsunuz. Aynısı, 6 Şubat depremleri öncesinde Hatay Sevgi Parkı’ndaki toplantılarda yaşandı. Vatandaş dönüşüm istememiş, yaptırmamış. O orada insanlar öldü.</p>
<p><b>TOPLUMSAL DİRENÇ İÇİMİ YAKIYOR</b></p>
<p>İnsanlar başka motivasyonlarla hareket ediyor ve direnç göstermeye başlıyor. Bu direnci kırmadan afet öncesini yönetmek imkansız. Buradaki motivasyonu, siyasal direnci anlamadan burayı yönetme şansınız yok. Dolayısıyla ne gerekiyor? Toplumu bu tür direnç noktalarına karşı ayakta tutacak aydınlar lazım. Özellikle de üniversiteler lazım. Kimin popülizm yaptığını kimin doğru söylediğini kamuoyuna anlatmaları önemli. Bu toplantının bir başka amacı ise budur. Bu konuları konuşmam gerekiyor. Çünkü içim yanıyor.</p>
<p><b>AKADEMİSYENLERE ÇAĞRI</b></p>
<p>Kentteki binaları tararken şununla da karşılaştık. Kanunen binaların güvenli olup olmadığını araştırmak zorunda değilim. Ama biz kamusal sorumluluk açısından bakıyoruz. Sizlerden ricam, gerçek ile sahte arasındaki farkı bu topluma anlatın. Yoksa? Bir söz vardır, doğru ayakkabısını giyene kadar yalan dünyayı dolaşır. Ve buna karşı politik olarak direnmek mümkün değil. Buna ancak bilinçli toplumla karşı konabilir ve bunu yapacak olanlar aydınlar, akademideki öğretim üyeleridir. Yani afet öncesi direnci kırma noktasında bir şeyler yapmalıyız.”</p>
<p><b>AFETLERE BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM</b></p>
<p>Gün boyu sürecek kapsamında; Kentsel Dirençlilik, Afet Eğitimi ve Toplumsal Farkındalık, Toplum Destekli Kriz Yönetimi, Sağlık Psikososyal Destek, Barınma ve Gıda Güvenliği Lojistik, Afet Teknolojileri Haberleşme ve Yenilikçi Yaklaşımlar, Gönüllülük ve Sivil Toplum Katılımı, Afet Yönetişimi Kurumlar Arası İşbirliği, Endüstriyel Kazaların Çevresel Toplumsal Etkileri ve İklim Değişikliğine Toplumun Uyumu başlıklı 10 masada Kocaeli’nin afet yönetimi kapasitesi bütüncül bir yaklaşım ile güçlendirilecek. TAMP ve İRAP planları uygulamasında toplumun etkinliği arttırılarak kurumlar arası işbirliği geliştirilecek. Afetlere dirençli şehir vizyonunu hayata geçirebilmenin yanında ise afetlere dirençli toplum oluşturmaya yönelik politika ve proje önerileri geliştirilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afetlere-hazirlikta-direnc-var-ve-bu-icimi-yakiyor-601746">Afetlere hazırlıkta direnç var ve bu içimi yakıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afetlere karşı güçlü bir Kocaeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afetlere-karsi-guclu-bir-kocaeli-601238</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 07:35:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afetlere]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601238</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yaşanabilecek muhtemel bir afet olayı veya acil durum karşısında hazırlıklı olmak için çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afetlere-karsi-guclu-bir-kocaeli-601238">Afetlere karşı güçlü bir Kocaeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yaşanabilecek muhtemel bir afet olayı veya acil durum karşısında hazırlıklı olmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Büyükşehir öncülüğünde düzenlenecek “Afetlere Dirençli Toplum Şûrası ve Çalıştayı” 25 Aralık Perşembe günü (yarın) Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Şehirde afet yönetimi kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan çalıştay, paydaşlar arası iş birliğini artırıp, toplumsal faydayı öncelikleyen somut politika ve proje önerileri oluşturacak.</p>
<p><b>KOCAELİ AFETLERE KARŞI BİR ARAYA GELİYOR</b></p>
<p>Afetlere hazırlık ve dayanıklılık alanında örnek projelere imza atan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentteki sivil toplum kuruluşlarını, kamu kurumlarını, akademisyenleri ve diğer paydaşları bir araya getirecek olan “Kocaeli Afetlere Dirençli Toplum Şûrası ve Çalıştayı’nı” 25 Aralık Perşembe günü (yarın) saat 09.30’da Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirecek. Büyükşehir öncülüğünde, ŞÛRA Kent Politikaları ve Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenecek olan bu çalıştayda; Kocaeli’de afet yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi, paydaşlar arası iş birliğinin artırılması ve toplumsal faydayı önceleyen somut politika ile proje önerileri oluşturulacak.</p>
<p><b>ÇALIŞTAY ÖNEMLİ BİR KONU İLE AÇILIŞ YAPACAK</b></p>
<p>Açılış töreninde, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimler ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi Jeoloji Profesörü Dr. Şükrü Ersoy, “Geleceğe Geçmişten Daha İyi İnşa Etmek İçin Afetle Başetme Kapasitesinin Arttırılması” konusundaki görüşlerini paylaşacak. ŞURA Kent Politikaları ve Araştırma Merkezleri organizasyonunda gerçekleşecek çalıştay değerlendirme oturumu ile birlikte 4 oturumdan oluşacak.</p>
<p><b>AFET YÖNETİMİNDE İŞ BİRLİĞİ VE KATILIM ÖN PLANDA</b></p>
<p>Çalıştay ile Kocaeli’nin afet yönetim kapasitesinin güçlendirilmesi planlanıyor. Buna göre mevcut Kocaeli Afet Müdahale Planı (TAMP) ve İl Risk Azaltma Planı (İRAP) uygulamalarına toplumun etkin katılımını artırmak, kurumlar arası iş birliğini geliştirmek ve afetlere dirençli bir şehir vizyonunu hayata geçirmek gibi başlıca konular çalıştayda masaya yatırılacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afetlere-karsi-guclu-bir-kocaeli-601238">Afetlere karşı güçlü bir Kocaeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BTÜ’de “Yapay Zekâda Yeni Ufuklar” Sempozyumu Yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/btude-yapay-zekada-yeni-ufuklar-sempozyumu-yapildi-600350</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 10:02:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600350</guid>

					<description><![CDATA[<p>BTÜ’de “Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Yapay Zekâda Yeni Ufuklar” Sempozyumu Düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/btude-yapay-zekada-yeni-ufuklar-sempozyumu-yapildi-600350">BTÜ’de “Yapay Zekâda Yeni Ufuklar” Sempozyumu Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) “Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar” başlıklı sempozyum düzenlendi.</p>
<p>Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Rektör Naci Çağlar, “Merhum Doç. Dr. Şakir Kocabaş, yapay zekâdan bilim felsefesine uzanan çalışmalarıyla, teknolojinin yalnızca nasıl üretildiğini değil, hangi amaçla geliştirildiğini de sorgulamış; bilginin ahlâk ve sorumluluk bilinciyle birlikte ele alınması gerektiğini bizlere hatırlatmıştır. Bugünkü program, Şakir Kocabaş Hocamızı anmanın ötesinde; öğrencilerimizin onun açtığı ilmî ve fikrî yolu yeniden düşünmesine, bilime daha derin, daha anlamlı bir perspektiften bakmasına vesile olacaktır” dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/12/btude-yapay-zek-da-yeni-ufuklar-sempozyumu-yapildi-0-TT2PVkOz.jpeg"></p>
<p>“<b>ROBOT VE İNSANLARIN ARKADAŞ OLACAĞI HİBRİT TOPLUM MODELİNE DOĞRU GİDİYORUZ”</b></p>
<p>Açılış konuşmasının ardından sempozyumun ilk oturumuna geçildi. “Doç. Dr. Şakir Kocabaş ve Yapay Zekâ” başlıklı oturumda, Sempozyum Koordinatörü ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, “Yapay Zekânın, Dünü, Bugünü ve Geleceği” başlıklı konuşmasını yaptı. Yapay zekânın ilk adımlarının 1900’lü yıllarda bir hayalle başladığını ifade eden Prof. Dr. Öztemel, günümüzde yapay zekânın insan düşüncesine yakın bir hale geldiğini belirtti. Prof. Dr. Öztemel, 2030 yılına kadar toplumla bütünleşecek olan yapay zekânın; günlük yaşamı, endüstriyi, yönetimi ve bilimsel süreçleri etkileyerek topluma derinlemesine yerleşeceğini ifade etti. 2030 yılından sonra insanların robotlarla arkadaş olacağını, dolaysıyla hibrit bir toplum modelinin yerleşeceğini ifade eden Prof. Dr. Öztemel, “Robotlar ile toplumun bütünleştiği bir yaşama doğru yolculuk hızla devam ediyor. Toplumun hiçbir kesimi, yapay zekâdan soyutlanamaz. Ancak şu unutulmasın ki; gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır” diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/12/btude-yapay-zek-da-yeni-ufuklar-sempozyumu-yapildi-1-Ydl3MITK.jpeg"></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/btude-yapay-zekada-yeni-ufuklar-sempozyumu-yapildi-600350">BTÜ’de “Yapay Zekâda Yeni Ufuklar” Sempozyumu Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanat ve Tasarım Fakültesi, Mentörlerle Öğrencileri Bir Araya Getiren Etkinliğe Ev Sahipliği Yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanat-ve-tasarim-fakultesi-mentorlerle-ogrencileri-bir-araya-getiren-etkinlige-ev-sahipligi-yapti-599868</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 23:33:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araya]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[getiren]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[mentörlerle]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599868</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yürütülen iş birliklerinin sonuçlarının değerlendirildiği, katkıların ve karşılıklı deneyimlerin paylaşıldığı bu etkinlikte, tasarım merkezleri, mimarlık ofisleri, araştırma merkezleri, sivil toplum kuruluşları, yapı malzemesi firmaları, sanat ve performans merkezleri, sanatçılar, danışmanlık firmaları ve resmi kuruluşlar yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanat-ve-tasarim-fakultesi-mentorlerle-ogrencileri-bir-araya-getiren-etkinlige-ev-sahipligi-yapti-599868">Sanat ve Tasarım Fakültesi, Mentörlerle Öğrencileri Bir Araya Getiren Etkinliğe Ev Sahipliği Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yürütülen iş birliklerinin sonuçlarının değerlendirildiği, katkıların ve karşılıklı deneyimlerin paylaşıldığı bu etkinlikte, tasarım merkezleri, mimarlık ofisleri, araştırma merkezleri, sivil toplum kuruluşları, yapı malzemesi firmaları, sanat ve performans merkezleri, sanatçılar, danışmanlık firmaları ve resmi kuruluşlar yer aldı.</p>
<p>Proje tabanlı eğitimin ve sektör mentörlerinin; öğrencilerin mesleki yetkinliklerine olan katkıları vurgulandı. Uygulanmakta olan eğitim modelinin öğrencilere sektörel deneyim kazandırdığı, yaratıcı çözümler geliştirirken profesyonel dünyanın dinamikleriyle daha erken tanışma imkânı sunduğu ifade edildi. Bu eğitim modeli kapsamında kurulan iş birliklerinin ilerleyen dönemlerde daha etkili sürdürülebilmesi için paylaşılan öneriler değerlendirildi.</p>
<p>Kadir Has Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin, disiplinler arası etkileşimi güçlendiren ve öğrencilerin sanat ve tasarım alanlarındaki kazanımlarını zenginleştiren bu iş birliklerini önümüzdeki dönemde ulusal ve uluslararası düzeyde ilerleterek devam etmeyi hedeflediği belirtildi.</p>
<p><strong>Kadir Has Üniversitesi Hakkında: </strong>Kadir Has Üniversitesi, Türkiye’nin önde gelen hayırsever iş insanlarından Kadir Has’ın eğitime kalıcı bir katkı sunma vizyonuyla 1997 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Kurucusunun “ülkeme hizmet etmek istiyorum” sözüyle şekillenen üniversite, nitelikli eğitimi toplumla bütünleştiren bir yaklaşımla faaliyet göstermektedir. Disiplinler arası akademik yapısı, araştırma odaklı vizyonu ve yenilikçi eğitim modelleriyle dikkat çeken Kadir Has Üniversitesi, öğrencilerini yalnızca akademik bilgiyle değil; aynı zamanda eleştirel düşünme, etik sorumluluk, toplumsal duyarlılık ve küresel farkındalık gibi çağın gerektirdiği yetkinliklerle donatmayı hedeflemektedir. </p>
<p>İstanbul’un tarihi dokusu içinde yer alan kampüsüyle kültürel mirasla çağdaş eğitimi bir araya getiren üniversite, bilgi üretiminde ulusal ve uluslararası ölçekte etki yaratmayı amaçlar. “Hayal et, keşfet, değiştir” felsefesiyle özgür düşünceyi destekleyen Kadir Has Üniversitesi, bilimsel gelişimi teşvik eden, toplumsal sorunlara çözüm üretmeye yönelik bir öğrenim ortamı sunar. Kalite güvencesini tüm akademik ve idari süreçlerine entegre eden üniversite; şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürekli iyileştirme ilkeleri doğrultusunda eğitim-öğretim, araştırma ve toplumsal katkı faaliyetlerini sürekli olarak geliştirir. Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan Impact Rankings gibi uluslararası listelerin yanı sıra Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı (ÜniAr) tarafından yürütülen Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA) gibi ulusal saygın listelerde de adından söz ettiren Kadir Has Üniversitesi, bugünün değil yarının dünyasına yön verecek bireyler yetiştirme hedefiyle, Türkiye’nin geleceğine değer katmaya kararlılıkla devam etmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanat-ve-tasarim-fakultesi-mentorlerle-ogrencileri-bir-araya-getiren-etkinlige-ev-sahipligi-yapti-599868">Sanat ve Tasarım Fakültesi, Mentörlerle Öğrencileri Bir Araya Getiren Etkinliğe Ev Sahipliği Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: Dirençli şehirler, güçlü sivil toplumla oluşur</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-direncli-sehirler-guclu-sivil-toplumla-olusur-599865</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 23:30:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[dirençli]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[şura]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumla]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Sivil Toplum Şûrası’nın açılışında konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-direncli-sehirler-guclu-sivil-toplumla-olusur-599865">Büyükakın: Dirençli şehirler, güçlü sivil toplumla oluşur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Sivil Toplum Şûrası’nın açılışında konuştu. Başkan Büyükakın, dirençli şehirlerin oluşması için sivil toplumun ayakta kalması gerektiğini vurguladı, “Büyükşehir olarak size her türlü desteğe hazırız” dedi.</p>
<p><b>STK’LAR BİR ARAYA GELDİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentteki sivil toplum kuruluşlarını, kamu kurumlarını ve akademik çevreleri aynı masa etrafında buluşturacak önemli bir organizasyona daha imza attı. Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kocaeli Sivil Toplum Şûrası, şehir yaşamının kalitesini artırmak ve toplumsal sorunlara ortak çözümler üretmek gibi amaçlarla alanında uzman isimler ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.</p>
<p><b>KONGRE MERKEZİ TAMAMEN DOLDU</b></p>
<p>Kocaeli Kongre Merkezi’nde başlayan Kocaeli Sivil Toplum Şûrası açılış programına Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı katıldı. Ayrıca programın ilk safhasında gösterilen tanıtım filminin ardından Başkan Büyükakın’ın yanı sıra Şûra Teknik ve Mevcut Durum Sunumu Prof. Dr. Suat Kolukırık, Z. Uluslararası İyilik Ödülleri Sahibi Turgut Kılıç konuşmalarını gerçekleştirdi.</p>
<p><b>KOLUKIRIK: GÜÇLÜ STK, GÜÇLÜ TÜRKİYE DEMEK</b></p>
<p>Şûranın Teknik ve Mevcut Durum Sunumu’nu yapan Prof. Dr. Suat Kolukırık, sivil toplumun devlet ile vatandaş arasında yapıcı bir köprü olduğuna dikkat çekerek, “Güçlü STK, güçlü ve demokratik Türkiye demektir. Kocaeli, Türkiye genelinde örgütlenme açısından 5’inci sırada yer alıyor. Bu şûrada 11 farklı masada, uzmanlar ve raportörler eşliğinde önemli çalışmalar yapılacak” dedi. Programda izletilen ve salonda duygusal anlar yaşatan video sonrası konuşan Türkiye Diyanet Vakfı 7. Uluslararası İyilik Ödülleri Sahibi Turgut Kılıç, çocukluğundan itibaren çalışarak ailesine destek verdiğini anlatarak gençlere iş sahibi olmalarıyla ilgili değerli öğütler verdi. Kılıç’ın konuşması büyük alkış alırken, kendisine Başkan Büyükakın tarafından ödül takdim edildi.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN: KENDİMİ ŞANSLI HİSSEDİYORUM</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın sözlerine, STK&#8217;ları, şehrimiz açısından potansiyeli yüksek yapılar olarak gördüğünü belirterek başladı. Başkan Büyükakın, “Çünkü gönüllü iş yapıyorlar. Bunu ne yaparsanız yapın, satın alamazsınız. Gönüllü insanların olması, bir şehrin en önemli unsurudur. O yüzden ben, kendimi şanslı hissediyorum. Bu kenti güzelleştiren herkes bir teşekkürü hak ediyor” diyerek, Kocaeli&#8217;deki STK&#8217;ların temsilcilerine teşekkür etti.</p>
<p><b>SİVİL TOPLUM HER ZAMAN ÖNEMLİDİR</b></p>
<p>Dirençli şehirler kavramı üzerinden sivil toplumun önemine vurgu yapan Başkan Büyükakın şunları söyledi: “Dirençli şehirden kastım, binaların sağlamlığı değil. Göçlere karşı, toplumsal bölünmüşlüklere karşı dirençli şehir olarak düşünmeliyiz. Milletlerin direnci aynı zamanla onların organize olma kapasitelerine bağlıdır. Bu noktada Kurtuluş Savaşı&#8217;na gitmek lazım. O dönem bütün ordularımız dağıtılmıştı. Ama gayri nizami orduları vardı bu milletin. Fatma Seher, Nene Hatun, Yahya Kaptan ve nice isimsiz kahraman ortaya çıktı. O insanlar, zorlu şartlar altında bir anda sanki düzenli orduymuş gibi hareket etmeye başladılar ve bu ülkeyi ayağa kaldırdılar. STK meselesine bu açıdan bakmak lazım.</p>
<p><b>BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLERİ UNUTMAMALIYIZ</b></p>
<p>Toplumları ayakta tutan nedir? Bir toplumda insanlar neme lazım demeye başladığında, hiçbir idarecinin kudreti bunu durdurmaya yetmez. Her şeyi bilebilirsiniz ama yaptıracak insanlar bulamadığınızda hiçbir işe yaramaz. Toplumların çöküşü üzerine yapılan araştırmalarda şu tespit yapılıyor; Toplumlar ortam değerlere ait duyguları kaybettiğinde çöküş başlar. Yani bizi biz yapan değerleri kaybettiğimizde. Peki buna ne sebep olur? O toplumun düşünen kesimi hakikatten vazgeçtiğinde, yaratıcılık, üretkenlik, verimlilik değil, tüketim genel geçer akçe olur. Bizi biz yapan değerleri söylerken aynı şeyleri hissettiğimizde, o toplum bir ve beraber oluyor. 6 Şubat depremlerinde bunu gördük. Bir araya geldik ve bölgeye adeta yardım yağdırdık. Dünyanın hiçbir milleti, 11 ilin zarar gördüğü böyle bir afetten kısa süre sonra ayağa kalkamazdı. Pandemi döneminde de benzerini gördük.</p>
<p><b>DESTEK VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ</b></p>
<p>Bir milletin gerçek gücü, insanları arasındaki görünmez ağlardan oluşur. Top da atsanız, o toplumu yıkamazsınız. O yüzden sivil toplumun ayakta kalması, dirençli şehirlerin oluşması için de çok önemli. İdareciler, şehirlerinin geleceğini sağlam temeller üzerini oturmak istiyorsa, sivil toplumu ayakta tutar. Biz, iyiliğe ulaşmaya devam edeceğiz. Negatif gündemle uğraşmayacağız. Hayrın peşinde koşacağız. Bunu da sivil toplumun gücü sayesinde başaracağız. Biz bu noktada sizin önünüzü açmaya hazırız. Kentteki çocuklar, gençler, kadınlar, engelliler ve yaşlılar için her türlü projeyi hayata geçirmeniz için bugüne kadar destek verdik, vermeye de devam edeceğiz.&#8221;</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-direncli-sehirler-guclu-sivil-toplumla-olusur-599865">Büyükakın: Dirençli şehirler, güçlü sivil toplumla oluşur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüketimin aynasından Amerika&#8217;ya dair benzersiz bir analiz: &#8220;Amerika&#8217;yı Anlatmak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuketimin-aynasindan-amerikaya-dair-benzersiz-bir-analiz-amerikayi-anlatmak-599671</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 08:57:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<category><![CDATA[aynasından]]></category>
		<category><![CDATA[benzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimin]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599671</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), George Ritzer’in kaleme aldığı “Amerika’yı Anlatmak” adlı kitabı okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuketimin-aynasindan-amerikaya-dair-benzersiz-bir-analiz-amerikayi-anlatmak-599671">Tüketimin aynasından Amerika&#8217;ya dair benzersiz bir analiz: &#8220;Amerika&#8217;yı Anlatmak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), George Ritzer’in kaleme aldığı <em>“</em></strong><em><strong>Amerika’yı Anlatmak”</strong></em><strong> adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Ritzer’in modern dünyanın ekonomik, kültürel ve simgesel örgüsünü analitik bir bakış açısıyla ele aldığı bu çalışma, tüketim toplumundaki refah ve özgürlük vaatlerinin arkasında yatan borç kültürü, kimliğin metalaşması ve bireyin sistem içindeki çözülüşünü sayısız olgusal veriyle ortaya koyuyor.  </strong></p>
<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) insan ve toplum kitaplığı, sosyoloji yazınında tartışılmaz bir yere sahip olan, çağdaş toplumsal teorinin etkili düşünürlerinden George Ritzer’in kaleme aldığı ve Çiğdem Harrison’ın dilimize çevirdiği <em>“Amerika’yı Anlatmak”</em> ile zenginleşmeye devam ediyor. Kitap, tüketim toplumundaki refah ve özgürlük vaatlerinin arkasında yatan borç kültürünü, kimliğin metalaşmasını ve bireyin sistem içindeki çözülüşünü sayısız olgusal veriyle ortaya koyuyor. Ritzer’in meşhur “McDonaldlaşma” kavramı etrafındaki anlatısına paralel biçimde, burada da gündelik hayatın yüzeyinde gizlenen yapılar teşhir ediliyor: hız, verimlilik ve kontrolün şekillendirdiği bir dünya düzeni… <em>“Amerika’yı Anlatmak”,</em> gündelik hayatımızın ayrılmaz bir hâline gelmiş kredi kartı fenomeni üzerinden yalnızca Amerikan kültürünü değil, küresel ölçekte Amerikanlaşan bir dünyanın ruhunu anlamak için benzersiz bir rehber niteliğinde…</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Bu kitap, kredi kartlarının analizini toplum üzerinde bir “pencere” olarak kullanmaktadır. Kredi kartları modern toplu­mun önemli bir parçasıdır ve bu parçanın incelenmesi, modern dünyanın bazı temel özelliklerini açıkça görmemizi sağlar. Sonuç olarak kredi kartlarıyla ilgili bu çalışma bizi, suç, borç, özel ha­yatın gizliliğine yönelik tehditler, rasyonelleştirme, insanlıktan çıkarma ve homojenleştirme gibi modern toplumdaki en temel sorunlardan bazılarına götürmektedir. Bu nedenle kredi kartı hem modern dünyanın anahtar bir bileşeni hem de ona açılan muhteşem bir penceredir.</em></p>
<p><em>Toplumun McDonaldlaşması başlıklı daha önce kaleme al­dığım bir kitabımda olduğu gibi Amerika’yı Anlatmak başlığını uygun gördüğüm bu kitabım da önemli sosyal sorunları aydın­latmak için sosyolojik teoriyi kullanmaktadır.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p> 1940 yılında New York<em>’</em>ta doğan Ritzer sosyoloji alanında uzman bir akademisyendir. Maryland Üniversitesi’nde seçkin öğretim üyeleri arasında yer almış, aynı üniversitede “Teaching Excellence” ödülüne layık görülmüştür. Amerikan Sosyoloji Derneği’nin Teorik Sosyoloji ile Örgütler ve Meslekler bölümlerinin başkanlığını yürütmüştür. <em>The McDonaldization of Society </em>ve <em>Metatheorizing in Sociology </em>adlı eserleriyle tanınır; kitapları Almanca, Rusça ve İspanyolca dâhil birçok dile çevrilmiştir.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: İnsan ve Toplum </strong></p>
<p><strong>Yazar: George Ritzer</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Cansu Açıkgöz </strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Amerika’yı Anlatmak  </strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: Halid Metin Yolcu </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan    </strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Çiğdem Harrison </strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 336  </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuketimin-aynasindan-amerikaya-dair-benzersiz-bir-analiz-amerikayi-anlatmak-599671">Tüketimin aynasından Amerika&#8217;ya dair benzersiz bir analiz: &#8220;Amerika&#8217;yı Anlatmak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kocaeli Gönüllüleri&#8221; geleceğe nefes oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocaeli-gonulluleri-gelecege-nefes-oldu-599653</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 20:26:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllüleri]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599653</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, daha yeşil bir Kocaeli hedefi doğrultusunda sürdürdüğü ağaçlandırma çalışmalarına bir yenisini daha ekledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaeli-gonulluleri-gelecege-nefes-oldu-599653">&#8220;Kocaeli Gönüllüleri&#8221; geleceğe nefes oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, daha yeşil bir Kocaeli hedefi doğrultusunda sürdürdüğü ağaçlandırma çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Büyükşehir’in yürüttüğü “Kocaeli Gönüllüsü Projesi” kapsamında İzmit Sepetçi Mahallesi’nde ağaç dikim etkinliği gerçekleştirildi. “Geleceğimiz orman olsun” sloganıyla düzenlenen etkinlikte 35 gönüllü, 250 fidanı toprakla buluşturdu.</p>
<p><b>GELECEĞİMİZ ORMAN OLSUN</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları İle İlişkiler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen “Kocaeli Gönüllüsü Projesi”, çevreye duyarlı etkinliklerle kente değer katmaya devam ediyor. Bu kapsamda İzmit’in Sepetçi Mahallesi’nde gerçekleştirilen ağaç dikim etkinliğiyle yeşil alanların artırılması hedeflendi. Etkinliğe katılan 35 Kocaeli gönüllüsü, doğaya katkı sunmak amacıyla 250 fidanı toprakla buluşturdu.</p>
<p><b>GÖNÜLLÜLERDEN ÖRNEK ÇALIŞMA</b></p>
<p>Gönüllüler, çevre bilincinin artırılmasına katkı sağlarken, gelecek nesillere daha yeşil bir Kocaeli bırakmak için örnek bir çalışma gerçekleştirdi. Sivil Toplum Kuruluşları Şube Müdürü Yakup Kocabıyık da gönüllülerle birlikte fidan dikimi gerçekleştirdi.</p>
<p><b>GÖNÜLLÜLÜK KÜLTÜRÜ GÜÇLENİYOR</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde yürütülen “Kocaeli Gönüllüsü Projesi”, sivil toplum bilincini güçlendirmeyi, dayanışma ve yardımlaşma ruhunu yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Proje kapsamında gönüllüler; çevre, sosyal sorumluluk ve toplumsal fayda odaklı birçok çalışmada aktif rol alıyor.</p>
<p><b>SEN DE KOCAELİ GÖNÜLLÜSÜ OL</b></p>
<p>“Kocaeli için gönüllerimizi birleştiriyoruz, dayanışma ve yardımlaşma ruhuyla hareket ediyoruz” anlayışıyla yürütülen Kocaeli Gönüllüsü Projesi, gönüllü olmak isteyen herkese kapılarını açık tutuyor.</p>
<p>Kocaeli için sosyal, çevresel ve toplumsal projelerde yer almak isteyen vatandaşlar, gönüllü başvurularını www.kocaeligonullusu.com adresi üzerinden gerçekleştirebiliyor. Ayrıca Kocaeli Gönüllüsü mobil uygulaması App Store ve Play Store üzerinden indirilerek sisteme kolayca dâhil olunabiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaeli-gonulluleri-gelecege-nefes-oldu-599653">&#8220;Kocaeli Gönüllüleri&#8221; geleceğe nefes oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cemal Süreya şiirinin sosyolojisi bu kitapta: &#8220;Kendini Yazan Habitus&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cemal-sureya-siirinin-sosyolojisi-bu-kitapta-kendini-yazan-habitus-599118</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 07:51:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cemal]]></category>
		<category><![CDATA[eden]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kendini]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitapta]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[şiirinin]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sosyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[süreya]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599118</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Elyesa Koytak’ın kaleme aldığı “Kendini Yazan Habitus” adlı kitabı okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cemal-sureya-siirinin-sosyolojisi-bu-kitapta-kendini-yazan-habitus-599118">Cemal Süreya şiirinin sosyolojisi bu kitapta: &#8220;Kendini Yazan Habitus&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Elyesa Koytak’ın kaleme aldığı <em>“Kendini Yazan Habitus”</em> adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Türkiye&#8217;nin en çok okunan şairlerden biri olan Cemal Süreya özelinde, İkinci Yeni şiirinin oluşumunu sosyolojik açıdan inceliyor. Süreya’nın 1950’ler boyunca yazdığı şiirlerle toplumsal deneyimi arasında mekik dokurken; şairi dönemin politik ve kültürel iklimine, diğer şairlerle girdiği ilişkilere yerleştiriyor.</strong></p>
<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) insan ve toplum kitaplığı, Elyesa Koytak’ın kaleme aldığı <em>“Kendini Yazan Habitus”</em> ile genişlemeye devam ediyor. Cemal Süreya özelinde İkinci Yeni denilen şiir tarzının nasıl doğduğu sosyolojik açıdan inceleyen bu kitap, aynı zamanda habitus ve eser arasındaki karşılıklı şekillenme süreçlerini birlikte okumayı teklif eden yeni bir teorik zemin sunuyor. Bu kapsamlı çalışma, Süreya’nın 1950’ler boyunca yazdığı şiirlerle toplumsal deneyimi arasında mekik dokurken; şairi dönemin politik ve kültürel iklimine, diğer şairlerle girdiği ilişkilere yerleştiriyor. Mülkiye öğrencilerinin sosyal profilinden şiirdeki söz sanatlarına kadar farklı gerçeklik boyutlarını bir araya getiren kitap, toplumsal eylem olarak şiirin sosyopolitik belirlenimlere karşı kendini yazma yolu olabileceğini gösteriyor. Böylece, günümüz sosyolojisinde yaygın olan habitus kavramını da yeniden ele alarak ufuk açıcı bir inceleme ortaya koyuyor. “Şiir sosyolojik bir gözle açıklanabilir mi?”, “Yeni bir şiirin doğuşu sadece poetik tartışma ve ayrışmaların sonucu mudur?”, “Şiirin en kapalı ve öznel taraflarında toplumun etkisini nasıl görebiliriz?” gibi sorularının izini süren <em>“Kendini Yazan Habitus”,</em> sadece sosyal bilimcilerin ve edebiyat uzmanlarının değil, şiire ve Cemal Süreya’ya ilgi duyan herkesin ilgisini çekecek bir çalışma. </p>
<p><strong> Kitaptan:</strong></p>
<p>“Bu kitap şiirin doğuşunu insani bir seviyede incelemeyi amaç­lıyor. İnsani seviye veya düzlem, insanın her şartta ünsiyet, iliş­ki, irtibat içinde oluşuna; kendi başına olmadığına işaret eder. Sosyolojinin kökeninde bulunan <em>socius </em>takip eden, eşlik eden anlamına gelir. Bu nedenle insanı toplumsal açıdan görmek ona eşlik eden, irtibat hâlinde olduğu gerçeklikleri araştırmanın mer­kezine almak demektir. Şiirin doğuşunu tam olarak insan oluşla açıklamak gerektiğinde devreye giren sosyolojik açıklama, meta­fizik açıklama gibi şiiri başka bir şeyin, ilhamın açıklanamaz so­nucuna indirgemek yerine, şiire dışsal ama irtibatlı fenomenlerle şiir metni arasındaki ilişkiselliği kurmayı hedefler ve böylece, her bilimsel faaliyetin nesnesinin nasıl oluştuğunu açıklamakla mu­kayyet olmasından dolayı, bir <em>poèmologie </em>yahut şiirbilimi hâlini alabilir. Kısacası sosyoloji şiiri ilhamdan çok insan eseri kabul eden ve açıklayan bilimsel yollardan biri olabilir.”</p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>1989 İstanbul. Galatasaray Lisesinden mezun oldu. Sosyoloji lisans eğitimini Galatasaray Üniversitesinde, yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesinde tamamladı. İstanbul Medeniyet Üniversitesinde hazırladığı doktora tezi <em>Mesleğin Dönüşümü: Hekimler ve Avukatlar </em>adıyla kitaplaştı ve 2023’te TÜBA TESEP ödülünü kazandı. Meslekler, elitler, sosyal tabakalaşma ve eşitsizlik konularında araştırmalarını sürdürmektedir. İki şiir kitabının yanı sıra (<em>Hicretsizlik</em>, 2015; <em>Bütün Nehirler Bizimdir</em>, 2020), bir eleştiri kitabı vardır (<em>Anlamın Kıyameti: Modern Türk Şiiri Üzerine Denemeler</em>, 2017). <em>Fayrap </em>dergisinin editörlüğünü yürütmüş olan Koytak ayrıca Ezra Pound’un üç şiir kitabını tercüme etmiştir. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde görev yapmaktadır.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: İnsan ve Toplum </strong></p>
<p><strong>Yazar: Elyesa Koytak</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Muhammed Fazıl Baş</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Kendini Yazan Habitus </strong></p>
<p><strong>Proje Editörü: Mesut Bostan</strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Büşranur Hazar  </strong></p>
<p><strong>Sayfa Uygulama ve Kapak: Yümna Sarıkaya   </strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 156</strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cemal-sureya-siirinin-sosyolojisi-bu-kitapta-kendini-yazan-habitus-599118">Cemal Süreya şiirinin sosyolojisi bu kitapta: &#8220;Kendini Yazan Habitus&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın ve Erkeklerin Dünyasında Çarpıcı Sonuçlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadin-ve-erkeklerin-dunyasinda-carpici-sonuclar-599017</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 12:22:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çarpıcı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasında]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerin]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınla]]></category>
		<category><![CDATA[kalıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599017</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ve Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah öncülüğünde Türkiye genelinde yürütülen kapsamlı “Kadın ve Erkeklerin Dünyası Araştırması” sonuçları açıklandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-ve-erkeklerin-dunyasinda-carpici-sonuclar-599017">Kadın ve Erkeklerin Dünyasında Çarpıcı Sonuçlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ve Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah öncülüğünde Türkiye genelinde yürütülen kapsamlı “Kadın ve Erkeklerin Dünyası Araştırması” sonuçları açıklandı.</p>
<p><strong>Araştırma 7 bölge ve 22 şehirde, 761 erkek ve 602 kadınla yüz yüze yapıldı</strong></p>
<p>Türkiye’de kadın ve erkek profilini karşılaştırmalı olarak ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı çalışma; 7 bölge ve 22 şehirde, 761 erkek ve 602 kadın katılımcı ile yüz yüze görüşülerek yapıldı. Temizlik ve hijyen, beden sağlığı, psikolojik sağlık, cinsel hayat ile evlilik ve aile değerlerine bakış başlıklarında toplumun röntgenini çeken araştırma; çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Araştırmanın katılımcı profili incelendiğinde; kadınların %56’sının, erkeklerin ise %60’ının evli olduğu; eğitim seviyesinde ise kadınların %35’inin, erkeklerin %32’sinin yüksek eğitim grubunda yer aldığı görüldü.</p>
<p><strong>Gizli iktidar savaşı: Erkekler &#8220;Reis Benim&#8221; diyor, kadınlar &#8220;Eşitiz&#8221;</strong></p>
<p>Erkeklerin %35’i “Evin reisi benim” derken, kadınların %46’sı “Eşimle eşitiz” diyor. Ev, erkekler için bir dinlenme ve sığınak alanı iken, kadınlar için hala bir miktar stres ve mesai barındırıyor. </p>
<p><strong>Kadınlar daha hijyenik…</strong></p>
<p>Hijyen ve bakım konularına da odaklanan araştırma sonuçlarına göre kadınlar günde ortalama 9 kez el yıkayıp bakım rutinlerini aksatmazken; erkekler gündelik bakımda biraz daha geride kalıyor ancak duş alma sıklığında kadınları geçiyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Kadınlar hak ettikleri konumu bulmakta zorlanıyor…</strong></p>
<p>Çalışma sonuçlarına göre iş yerindeki statü algısında önemli bir fark bulunuyor. Kendini yönetici olarak tanımlayan erkeklerin oranı (%29), kadınların (%8) neredeyse 4 katı olarak görülüyor&#8230; Erkekler iş yerinde &#8220;saygı gördüğünü&#8221; hissederken, kadınlar hak ettikleri konumu bulmakta zorlanıyor.</p>
<p>Ayrıca bireylerin sağlık durumlarını inceleyen çalışmada, erkek ve kadınlar arasındaki farklılıklar dikkat çekici.<strong> </strong> Erkekler daha çok sigara ve alkol tüketiyor olmasına karşın kendilerini sağlıklı hissederken; daha sağlıklı yaşayan kadınlar kronik hastalıklarla (tansiyon, şeker) daha çok mücadele ediyor. </p>
<p><strong>Kadın ve erkek için de aile kutsal!</strong></p>
<p>Tüm bu farklılıklara rağmen toplum tek bir noktada kenetleniyor: Hem kadınların hem erkeklerin %90&#8217;ından fazlası &#8220;Aile Kutsaldır&#8221; görüşünde birleşiyor. Ancak kadınlar evlilikte &#8220;resmiyet ve güvence&#8221; ararken, erkekler &#8220;imam nikahı&#8221; veya &#8220;birlikte yaşama&#8221; gibi alternatiflere daha sıcak bakıyor.</p>
<p><strong>Kişisel bakım ve hijyende kadınlar daha titiz!</strong></p>
<p>Araştırma, kadınların kişisel bakım ve hijyen konusunda erkeklerden daha titiz olduğunu ortaya koyuyor. Kadınların %84’ü kendi bakımını yeterli bulurken, erkekler %70 oranında kendini yeterli görüyor. Kadınlar günde ortalama 9 kez el yıkayıp 1,3 kez diş fırçalarken, erkeklerde bu sayılar sırasıyla 7 ve 1. Deodorant ve parfüm kullanımında kadınlar daha aktif, ancak duş alma sıklığında erkekler haftada 5,3 kez ile kadınların 4,5’ini geçiyor. Erkekler, duş alma sıklığında liderliği alıyor; kadınlar haftada ortalama 4,5 kez duş alırken, erkeklerin ortalaması 5,3’e ulaşıyor.</p>
<p><strong>Kadınlar sağlıkta daha gerçekçi ve temkinli… </strong></p>
<p>Araştırma, erkeklerin sağlık algısında daha iyimser olmasına rağmen, kadınların sağlık durumunun daha gerçekçi ve temkinli olduğunu gösteriyor. Erkeklerin %78’i kendini sağlıklı hissederken, kadınlarda bu oran %72. Kronik hastalık oranı erkeklerde %24, kadınlarda %32; özellikle tansiyon ve şeker hastalığı kadınlarda daha yaygın. Erkekler sağlık sorunlarını genellikle yaşam tarzına bağlarken, kadınlar doğrudan hastalıkla ilişkilendiriyor. Araştırma sonuçlarına göre sigara ve alkol tüketiminde erkekler açık ara önde. Sigara içen erkekler haftada ortalama 5,7 paket tüketirken, kadınlarda bu ortalama 5 pakette kalıyor. Alkol kullanımında ise erkeklerin %31’i alkol kullandığını belirtirken, kadınlarda bu oran %11 seviyesinde görülüyor. </p>
<p><strong>Kadınların %46’sı &#8220;Eşimle eşitiz&#8221; diyor</strong></p>
<p>&#8220;Evdeki rolünüzü en iyi tanımlayan ifade hangisidir?&#8221; sorusuna erkeklerin %35’i &#8220;Evin reisi benim&#8221; yanıtını verirken, bu tanımı kabul eden kadınların oranı sadece %15’te kalıyor. Kadınların %46’sı &#8220;Eşimle eşitiz&#8221; derken, erkeklerde eşitlik vurgusu %26’ya kadar düşüyor. Kadınların evdeki varlıklarını &#8220;Saygınlığım yüksektir&#8221; (%31) ifadesiyle tanımlama oranının ise erkeklerden (%28) daha yüksek ifade ettiği görülüyor.</p>
<p><strong>Erkeğe sığınak, kadına mesai alanı… </strong></p>
<p>Ev ortamı her iki cinsiyet için de en güvenli liman olarak görülüyor. Kadın %86, Erkek %85 &#8220;Güvenli&#8221; hissediyor. Erkeklerin %56’sı evde stres hissetmediğini belirtirken, kadınlarda bu oran %47’de kalıyor. Benzer şekilde erkeklerin %64’ü evde &#8220;sakin&#8221; hissettiğini söylerken, kadınlarda bu oran %55 seviyesine düşüyor. Bu veriler, evin erkekler için bir &#8220;dinlenme alanı&#8221;, kadınlar için ise ev içi sorumluluklar nedeniyle hala bir &#8220;mesai alanı&#8221; olabileceğine işaret ediyor.</p>
<p><strong>Erkekler, ‘Ben daha çok seviyorum’ diyor…</strong></p>
<p>Araştırma, aşk hayatında da cinsiyetler arası algı farkını ortaya koyuyor. İlişkisi olanlarda “karşılıklı sevgi ve bağlılık” duygusu öne çıkarken (Kadın %53, Erkek %51), “Ben daha çok seviyorum” diyen erkeklerin oranı %16 iken, kadınlarda bu oran %8. Toplumun yaklaşık beşte biri ise (Kadın %20, Erkek %17) aşk hayatına sahip değil.</p>
<p><strong>Cam tavan yıkılmıyor!</strong></p>
<p>Araştırma, iş hayatında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin statü ve unvan dağılımına nasıl yansıdığını ortaya koyuyor. Erkek çalışanların oranı %70, kadınların ise %30 olmasına rağmen asıl fark, karar verici pozisyonlardaki temsilde görülüyor. “İş ortamındaki rolünüzü en iyi tanımlayan ifade hangisidir?” sorusuna erkeklerin %29’u “Yöneticiyim” yanıtını verirken, kadınlarda bu oran %8’de kalıyor. Bu durum, kadınların iş hayatında var olsalar bile liderlik pozisyonlarına erişimde yaşadıkları zorlukları (Cam Tavan etkisi) gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Erkeklerin yarısı işyerinde saygınlığım var diyor, kadınlar oran daha düşük</strong></p>
<p>Erkeklerin neredeyse yarısı (%48) iş yerinde &#8220;Saygınlığım var&#8221; diye yanıt verirken, çalışan kadınların sadece %31’i bu ifadeyi kullanıyor. Benzer şekilde, iş süreçlerinde &#8220;Fikir alırlar&#8221; diyen erkeklerin oranı %18 iken, kadınlarda bu oran %11’de kalıyor. </p>
<p><strong>Erkeklerin %64’ü cinsel hayatından memnun</strong></p>
<p>Araştırmanın cinsel yaşam ve ilişki geçmişine dair bulgular, kadınlar ve erkekler arasında hem deneyim hem de memnuniyet açısından farklar olduğunu ortaya koyuyor. Erkeklerin %64’ü cinsel hayatlarından memnun olduğunu belirtirken, kadınlarda bu oran %44’te kalıyor. </p>
<p>Hayatları boyunca ortalama partner sayısı erkeklerde 7, kadınlarda 2 olarak belirtiliyor. Ciddi ilişki deneyimlerinde de benzer bir tablo var; erkekler ortalama 5 ciddi ilişki yaşarken, kadınlar 2 ciddi ilişki yaşadığını dile getiriyor.</p>
<p><strong>Kadın da erkek de evliliği insan doğasına uygun buluyor…</strong></p>
<p>Evlilik kurumunu insan doğasına uygun bulma konusunda erkekler (%78) ve kadınlar (%74) benzer görüşte birleşirken, çok eşlilik konusunda farklılıklar dikkat çekiyor: Erkeklerin %11’i çok eşliliğe katıldığını belirtirken, kadınlarda bu oran %5’te kalıyor. Sadakat konusunda ise kadınlar daha temkinli; aldatıldığını düşünen kadınların oranı %9 iken, erkeklerde %7. Erkeklerin %16’sı ise “Evdeki kadın çocuklarımın annesi, dışarıdaki kadın cinselliği yaşadığım kişidir” görüşünü benimseyerek evlilik ve cinselliği ayrı değerlendirme eğiliminde olduğunu gösteriyor.</p>
<p><strong>Katılımcıların %90&#8217;dan fazlası ‘Aile kutsaldır’ diyor</strong></p>
<p>Araştırmanın son bölümü, yaşam tarzı ve alışkanlıklardaki tüm farklılıklara rağmen Türk toplumunun aile kavramı etrafında kenetlendiğini kanıtladı. Cinsiyet fark etmeksizin katılımcıların neredeyse tamamı aileyi dokunulmaz bir değer olarak görüyor. &#8220;Aile kutsaldır&#8221; görüşüne katılan erkeklerin oranı %93, kadınların oranı ise %92 olarak ölçülüyor. Benzer bir uzlaşı evlilik kurumunda da görülüyor; kadınların %81’i, erkeklerin ise %79’u &#8220;Evlilik kutsaldır&#8221; görüşünde birleşiyor. </p>
<p><strong>Kadın evlilikte yasal güvence ve resmiyet istiyor… </strong></p>
<p>Veriler, erkeklerin gayri resmi birlikteliklere ve alternatif evlilik modellerine kadınlardan daha sıcak baktığını gösteriyor. &#8220;Sadece imam nikahı ile evlilik olabilir&#8221; görüşünü erkeklerin %29’u desteklerken, kadınlarda bu oran %14’e düşüyor. Benzer şekilde, &#8220;Sadece imam nikahı ile çocuk sahibi olunabilir&#8221; fikrine erkeklerin %26’sı olumlu yaklaşırken, kadınlarda bu oran %15’te kalıyor. Modern birlikteliklerde de benzer bir eğilim var: </p>
<p>&#8220;Evlilik olmasa da çiftler birlikte yaşayabilir&#8221; diyen erkeklerin oranı %30, kadınlarda %19. Evlilik dışı çocuk sahibi olmaya erkeklerin yaklaşımı (%17) kadınlara (%10) göre daha esnek. Bu veriler, kadınların evlilikte &#8220;yasal güvence ve resmiyeti&#8221; önemserken, erkeklerin daha esnek modellere yöneldiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Geleneksel &#8220;görücü usulü&#8221; evlilik hâlâ geçerliliğini koruyor</strong></p>
<p>Araştırmaya katılan hem kadınlar (%34) hem de erkekler (%32) için en yaygın ve kabul gören evlilik biçimi &#8220;Kendimiz tanıştık, anlaştık, aileler onayladı&#8221; seçeneği olurken, geleneksel &#8220;görücü usulü&#8221; evlilik de hâlâ geçerliliğini koruyor; kadınlarda bu oran %31, erkeklerde %22 seviyesinde.</p>
<p><strong>Esengül Berişah: “Aile, evlilik ve ortak yaşamda güçlü bir uzlaşı var”</strong></p>
<p>Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah, Method Research Company ve Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde yürütülen “Kadın ve Erkeklerin Dünyası Araştırması”, yıllar içinde gençleri, ardından erkekleri ve son olarak kadınları merkeze alarak insanı, toplumsal değerleri, beklentileri ve dönüşümü anlamamıza yönelik önemli bir bakış açısı sağladığını söyledi. Berişah, araştırmanın, kadın ve erkeğin hayatın birçok alanında farklı deneyimler yaşadığını ortaya koymakla birlikte; aile, evlilik ve ortak yaşam gibi temel konularda güçlü bir uzlaşıya da işaret ettiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: “Geleneksel ile modernin harmanlandığı toplum yapısı tüm araştırmalarımızın en belirgin özelliği”</strong></p>
<p>Araştırmayı değerlendiren Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: </p>
<p>“Bugün kadın ve erkeklerin sosyal yaşamları ve sosyal kurumlara yaklaşımını özetleyen bir araştırmamızı kamuoyu ile paylaşıyoruz. Ortaya çıkan sonuç hala geleneksel kurumların ve toplumu bir arada tutan temel yapıtaşı olarak ailenin önemini koruduğu. Hala insanlar kendilerini güvende hissedebilmek için çoğuldan tekile doğru yönleniyor. Erkeklerde özgüven, kadınlarda ise fedakarlık eğilimi biraz daha yüksek. Geleneksel ile modernin harmanlandığı bir toplum yapısı tüm araştırmalarımızın en belirgin özelliği.” İfadelerini kullandı</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-ve-erkeklerin-dunyasinda-carpici-sonuclar-599017">Kadın ve Erkeklerin Dünyasında Çarpıcı Sonuçlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çocukluktan Sınıfa, Sınıf&#8217;tan Hayata Rıfat Ilgaz Sempozyumu&#8221; başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocukluktan-sinifa-siniftan-hayata-rifat-ilgaz-sempozyumu-basladi-598678</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Dec 2025 09:35:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluktan]]></category>
		<category><![CDATA[edebi]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[ılgaz]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[rıfat]]></category>
		<category><![CDATA[Rıfat Ilgaz]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyum]]></category>
		<category><![CDATA[sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[sınıfa]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598678</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin 2025 yılı boyunca toplumun farklı kesimlerini usta yazar Rıfat Ilgaz’ın eserleriyle buluşturduğu etkinlikler, geniş katılımlı bir sempozyumla sona eriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluktan-sinifa-siniftan-hayata-rifat-ilgaz-sempozyumu-basladi-598678">&#8220;Çocukluktan Sınıfa, Sınıf&#8217;tan Hayata Rıfat Ilgaz Sempozyumu&#8221; başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi’nin 2025 yılı boyunca toplumun farklı kesimlerini usta yazar Rıfat Ilgaz’ın eserleriyle buluşturduğu etkinlikler, geniş katılımlı bir sempozyumla sona eriyor. Nâzım Hikmet Kültürevi’nde başlayan sempozyumda, Ilgaz’ın edebi mirası ve yaşamı ele alınıyor.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi tarafından 11 yıldır sürdürülen ve 2025 yılında Türk edebiyatının çınarlarından Rıfat Ilgaz’a adanan “Yılın Yazarı” etkinlikleri, sempozyum ile tamamlanıyor. “Çocukluktan Sınıfa, Sınıf’tan Hayata Rıfat Ilgaz Sempozyumu” başlığıyla Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen ve iki gün sürecek etkinlik, çok sayıda yazar, akademisyen ve edebiyatseveri bir araya getirdi.</p>
<p>Sempozyumun açılış programına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve Rıfat Ilgaz’ın ailesi adına gelini Nilgün Ilgaz katıldı.</p>
<p><b>“ILGAZ’IN AYDINLIĞINI NİLÜFER’İN HER KÖŞESİNE TAŞIDIK”</b></p>
<p>Sempozyum, editörlüğünü Turgay Fişekçi’nin üstlendiği “Ilgaz Anadolu’nun Sen Yüce Bir Dağısın” sergisinin açılışıyla başladı.</p>
<p>Serginin ardından başlayan sempozyumun açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yıl boyunca Rıfat Ilgaz’ı hayatın her alanına taşıdıklarını belirtti.</p>
<p>Proje kapsamında büyük bir ilgiyle karşılaştıklarını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Yıl boyunca 142 farklı oturum gerçekleştirdik ve 4 bin 500’den fazla edebiyatseverle buluştuk. Okullarda, kütüphanelerde, fabrikalarda; çocuklar, gençler, kadınlar ve işçilerle Rıfat Ilgaz okuduk. O, toplumun dertlerini dert edinen, ömrü mücadeleyle geçen bir aydındı. Baskılara rağmen susmadı, edebiyatla toplumsal mücadeleyi birbirinden ayırmadı. Biz de O’nun bu onurlu duruşunu ve aydınlığını Nilüfer’in her köşesine taşıdık” dedi.</p>
<p><b>“ESERLERİ KALICI BİR KÜLTÜREL MİRAS”</b></p>
<p>Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu da, yapılan etkinliklerin Rıfat Ilgaz’ın düşünce dünyasını kente taşımak adına değerli olduğunu belirterek, yazarın eserlerinin nesiller boyu sürecek kalıcı bir kültürel miras sunduğunu ifade etti.</p>
<p>Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ise Rıfat Ilgaz’ın siyasi duruşu nedeniyle yaşadığı zorluklara dikkat çekerek, “O, ‘Sınıf’ın mimli ozanıydı ama halkının sevgilisiydi. Bize hayatı öğretti. Aradan geçen yıllara rağmen eserlerinin hala capcanlı olduğunu bu yıl bir kez daha gördük” diye konuştu.</p>
<p><b>AİLESİNDEN TEŞEKKÜR</b></p>
<p>Törende konuşan Rıfat Ilgaz’ın gelini Nilgün Ilgaz, ailesi adına Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür etti. Ilgaz, “Rıfat Ilgaz, aydınlanmacı duruşuyla toplum hafızasında iz bırakan bir yazardı. Eserlerinde hep içimizden insanlar; işçiler, öğrenciler vardı. Zorluklara rağmen kalemiyle hep aydınlıktan yana oldu. Ailesi olarak bıraktığı mirasla gurur duyuyoruz” dedi.</p>
<p>Proje Danışmanı Turgay Fişekçi de Rıfat Ilgaz’ın sadece Hababam Sınıfı ile değil, 1940 toplumcu kuşağının önemli bir ozanı olarak da anılması gerektiğini vurgulayarak, sempozyumda yazarın bilinen ve bilinmeyen yönlerinin konuşulacağını belirtti.</p>
<p><b>AÇILIŞ BİLDİRİSİ VE TİYATRO GÖSTERİMİ</b></p>
<p>Konuşmaların ardından, sağlık sorunları nedeniyle sempozyuma katılamayan yazar Adnan Özyalçıner’in kaleme aldığı açılış bildirisi C. Hakkı Zariç tarafından okundu. Bildiride, Ilgaz’ın “Sınıf” kitabı nedeniyle yaşadığı baskılara rağmen, mizahı bir aydın sorumluluğuyla kullandığına ve umudunu gençlere bağladığına dikkat çekildi.</p>
<p>Konuşmaların ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilgün Ilgaz, Turgay Fişekçi ve C. Hakkı Zariç ile sempozyumun sponsoru Minteks Sanat’ın kurucusu Minteks Şirketler Grubu Başkanı Özkan İrman’a günün anısına hediye verdi.</p>
<p>Sempozyumun ilk günü, Gül Göker’in yazıp yönettiği ve yazarın hayatını konu alan “Bir Yeryüzü Ozanı: Rıfat Ilgaz” isimli film-tiyatro gösterimiyle sona erdi.</p>
<p>Sempozyum, ikinci gününde yapılacak 5 oturumun ardından düzenlenecek “Yılın Yazarı Öykü Ödülü” töreni ile sona erecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluktan-sinifa-siniftan-hayata-rifat-ilgaz-sempozyumu-basladi-598678">&#8220;Çocukluktan Sınıfa, Sınıf&#8217;tan Hayata Rıfat Ilgaz Sempozyumu&#8221; başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güçlü Aile ve Güçlü Toplumun Yol Haritası İnegöl&#8217;de Çizildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guclu-aile-ve-guclu-toplumun-yol-haritasi-inegolde-cizildi-598283</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 11:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[çizildi]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[haritası]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[negöl]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598283</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi, tüm dünyanın kronik sorunu olarak görülen aile kurumundaki çöküşe ilişkin harekete geçti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guclu-aile-ve-guclu-toplumun-yol-haritasi-inegolde-cizildi-598283">Güçlü Aile ve Güçlü Toplumun Yol Haritası İnegöl&#8217;de Çizildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi, tüm dünyanın kronik sorunu olarak görülen aile kurumundaki çöküşe ilişkin harekete geçti. Bursa ve İnegöl ölçeğinde konunun uzmanları, akademisyenler ve aile kurumuna dair paydaşların yer aldığı “Güçlü Aile Güçlü Toplum” çalıştayı geçekleştirildi. 7 ayrı masada 7 konuda masaya yatırılan aile konusunda yol haritası olacak sonuçlar için istişareler yapıldı.</p>
<p>İnsan odaklı belediyecilik anlayışıyla hareket eden ve sadece projelerle değil, toplumun sorunlarına ışık tutacak çalışmalarıyla da öne çıkan İnegöl Belediyesi, aile kurumunu merkeze alan özel bir organizasyona imza attı. İnegöl Belediyesi öncülüğünde toplumun temel yapı taşı kabul edilen ailede yaşanan sorunlara çözüm üretmek adına “Güçlü Aile Güçlü Toplum” çalıştayı düzenlendi. Akademisyenler, ilgili Bakanlıkların temsilcileri, belediyelerden temsilciler, İnegöl Belediye Meclisi Kadın ve Aile Komisyonu Üyeleri, kamu kurumlarından temsilciler, Kent Konseyi ve STK’lardan temsilciler ile engelli yakını ailesi ile şiddet mağduru vatandaşlardan oluşan çalıştay grubu, bugün 7 ayrı başlık altında oluşturulan 7 masa etrafında bir araya geldi.</p>
<p>7 AYRI KONU BAŞLIĞI ELE ALINDI<br />İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bursa İl Müdürü Faruk Uysal’ın da katıldığı çalıştay, Royal Otelde gerçekleştirildi. Çalıştayda; Aile içi iletişim ve psikolojik destek, Çocuk ve gençlerin desteklenmesi, Toplumsal değişme-kadın erkek eşitliği, Aile ekonomisi ve istihdam, Yaşlılar ve engellilere yönelik hizmetler, Yerel hizmetlerin iyileştirilmesi ve Güçlü aile güçlü toplum konuları ele alındı.</p>
<p>BELEDİYELER İNSAN İÇİN VAR<br />Çalıştay açılışında konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, konunun önemine ve İnegöl Belediyesi’nin bu noktada üstlendiği sorumluluğa dikkat çekti. Başkan Taban, şöyle konuştu: “Çalıştayımız kapsamında aile özelinde konu ve konu başlıkları belirlendi. Her masada ayrı bir konu çalıştay için irdelenecek. Bunların raporları çıkarılacak. Bu konuda açıkçası Belediye neden bir çalışma yapıyor diye de düşünülebilir. Bence belediye insan için var. İnsan için bu şehri kuruyoruz. Kurduğumuz şehri yaşatmak için çabalıyoruz, eksiklerimizi gideriyoruz, insanların beklentilerini bu şehirde hayata geçirmeye çalışıyoruz. Ve biz her bir ferdin sağlıklı olmasını istiyoruz. Sağlıklı birey, sağlıklı toplum, sağlıklı ülke olması noktasında ailemizi önemsiyoruz.”</p>
<p>AİLEYE ÇOK CİDDİ SALDIRI VAR<br />“Aile yapısına çok ciddi bir saldırı var dünyada. Bu saldırıyı görüyoruz. Özellikle ailelerin dağıldığını, çok kolay boşanmaların gerçekleştiğini ya da aile içerisinde birbirini çok seven, sayan insanların çok uzaklaştığını görüyoruz. Artık bilişim çağındayız diyoruz, bunun da getirdiği dezavantajlar oluyor. İntiharlar olduğunu görüyoruz. Genç, yaşlı, orta yaşlı kişiler… Bunlara sadece üzülmek yetmiyor, sebeplerini bulmamız gerekiyor. Yine çok acı şekilde yaşlı insanların evlerinde vefat ettiği, ölümlerinden birkaç gün sonra tespit edildiğini görüyoruz. Önce evler ayrıldı, sonra uzaklaşıldı. Birlikteliklere ihtiyacımız var. Ama aksine daha fazla kopuşlar olduğunu görüyoruz. Evlerimizde çocukların odalarına çekildiğini, evin içinde dahi uzaklaşıldığını görüyoruz.”</p>
<p>TOPLUMUN HUZURU, AİLENİN HUZURUNA BAĞLI<br />“İnegöl Belediyesi olarak veriler tutuyoruz. Veriler bizlere zaten görmemiz gerekeni gösteriyor. Örneğin İnegöl’de geçen yıl 2109 kişi evlendi, boşanan kişi sayısı ise 550. Boşanmaların çok sudan sebeplerle gerçekleştiğini görüyoruz. Ortada parçalanmış aileler, zor durumda olan evlatlar… Bunların onarılabilmesi adına da hepimizin varsa yaptığı hatalar, yanlışlar buralardan dönebilmek adına biz bu noktada aileyi korumak, sorunları önlemek için bugün bu çalıştayı düzenledik. Toplumun huzurunun ailenin huzuruna bağlı olduğunu düşünüyoruz.”</p>
<p>BİZİ BİZDEN DAHA İYİ TANIYAN BİR KARŞI TARAF VAR<br />“Ailenin çökmesi, bu ülkenin çökmesi demektir. Dünyada şu an öyle bir saldırı var ki. En başta bu internet ağını dünyaya kurdular. Dünyayı bir ağ haline getirdiler. Bu ağ ile birlikte elimize birtakım cihazlar vererek bu ağ içerisinde kalmamızı sağladılar. Burada aslında birinci amaç insanlara bir şeyler pazarlamak. Ancak bununla da sınırlı kalmıyor. Bizim teknolojik aletlerle yaptığımız her şey bir ayak izi bırakıyor. Bu ayak izinden de bizi bizden daha iyi tanıyan bir karşı taraf oluştu. Buralardan saldırarak aileleri parçalamaya, kendi pazarlarını ayakta tutmaya devam edenler var. Bizim uyanık olmamız lazım. İnşallah buradan çıkacak sonuçlar da sizlerin destekleriyle vücut bulacaktır. Ben çok güzel sonuçlar elde edeceğimizi umuyorum.”</p>
<p>AİLE YER YÜZÜNDEKİ EN ESKİ, EN KÖKLÜ VE EN KIYMETLİ MÜESSESE<br />Başkan Taban’ın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bursa İl Müdürü Faruk Uysal kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. Ailenin yer yüzündeki en eski, en köklü ve en kıymetli müessese olduğuna dikkat çeken Uysal, “İnsanlığın ilk yuvası, kültürümüzün ilk mektebi, değerlerimizin ilk durağıdır. Sevginin mayasıyla yoğurulmuş, fedakarlıkla inşa edilmiş bir vatandır aile. İnegöl Belediyemizin öncülüğünde yapılan aile çalıştayı da tam olarak bu mukaddes kuruma sahip çıkmak, onu anlamak, geleceğe daha güçlü şekilde taşımak için atılmış önemli bir adımdır. Bizler de Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü olarak aileyi daha güçlü kılmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Birlikte daha güçlü bir aile ve daha güçlü bir toplum inşa edeceğimize inancımız tamdır” dedi.</p>
<p>AİLE, DEVLETİN GELECEĞİ İÇİN DE KIYMETLİ VE STRATEJİK BİR KONU<br />Kaymakam Eren Arslan da kürsüde yaptığı konuşmada bu kıymetli çalışma için emeği geçen herkese teşekkür etti. Ailesi güçlü olan toplumların yaşadıklarıyla, ailesi bize göre daha zayıf toplumların yaşadıklarının görüldüğüne dikkat çeken Kaymakam Arslan, “Bugün önümüze gelen neredeyse bütün sorunların kaynağında aile kurumunun sağlıklı olmaması veya bozulmasının neticeleri olarak görüyoruz. Biz geleneksel değerleriyle yaşayan bir toplumuz. Bugün artık uzayda yerleşmenin konuşulduğu bir çağı yaşıyoruz. İki dünya arasında bir sarkaç gibi gidip gelen ve nerede tutunacağını bilemeyen bir durumdayız. Örneğin geçmişte evlilik yaşı çok daha erken iken bugün erkeklerde 29, kadınlarda 26’ya ulaşmış. Yaş ilerledikçe de aile kurumunun kurulması zorlaşıyor. Göçler, kentleşme, dijitalleşme birçok sebep bunu aslında tetikliyor. Ama aile ne kadar geç kuruluyorsa o ailenin bütün değerlerinin oluşumu da o kadar sorunlu hale geliyor. Bunu boşanma rakamlarından görüyoruz. Yine Nüfusumuz giderek yaşlanıyor. Doğurganlık hızımız da düşüş eğiliminde. Yani aile kurulamazsa nüfus artmaz, nüfus artmazsa devletin ve milletin geleceği tehlikeye düşer. O kadar kıymetli ve stratejik bir konu. Devletimiz de en üst hassasiyetle bu konunun farkında. 2025 yılı aile yılı ilan edildi. Yapılan çok güzel çalışmalar var. Hepsi bu amaç için atılan adımlar” diye konuştu.</p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından 7 ayrı masada alanında uzman isimler tarafından 7 konuda istişareler yapıldı. Çalıştayın sonuç bildirgesi de ilerleyen dönemde açıklanacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guclu-aile-ve-guclu-toplumun-yol-haritasi-inegolde-cizildi-598283">Güçlü Aile ve Güçlü Toplumun Yol Haritası İnegöl&#8217;de Çizildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: &#8220;Kadınlar, hayatın merkezinde yer alıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-kadinlar-hayatin-merkezinde-yer-aliyor-597936</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 09:05:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinde]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597936</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “İlham Veren Kadınlar Buluşması’nda” kadınların toplumdaki dönüştürücü etkisine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-kadinlar-hayatin-merkezinde-yer-aliyor-597936">Büyükakın: &#8220;Kadınlar, hayatın merkezinde yer alıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “İlham Veren Kadınlar Buluşması’nda” kadınların toplumdaki dönüştürücü etkisine dikkat çekti. Başkan Büyükakın, “Kadının hayatını güçlendirdiğinizde çocuklara, gençlere, erkeklere ve toplumun tüm kesimlerine dokunmuş oluyorsunuz” dedi.</p>
<p><b>İLHAM VEREN KADINLAR BULUŞMASI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İlham Veren Kadınlar Buluşması’nın ikincisi Körfez Tütünçiftlik Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın yanı sıra Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, AK Parti Körfez İlçe Başkanı Nurettin Okudan, MHP Körfez İlçe Başkanı Doğan Bekiroğlu ve çok sayıda davetli katıldı.</p>
<p><b>KADININ MUTLULUĞU ŞEHRİN MUTLULUĞU</b></p>
<p>Konuşmasında Anne Şehir Sağlıklı Yaşam Programı’nın kadınlara sağladığı destekten söz eden Başkan Büyükakın, programın birçok başarı hikayesi ortaya çıkardığını vurguladı. Başkan Büyükakın, “KO-MEK ve Anne Şehir projelerimiz bir anlamda rehabilitasyon alanına dönüştü. Kadınların ve ailelerin daha mutlu bir yaşam sürmesine katkı sunan, yenilikçi ve güçlü bir çalışma ortaya çıktı. Biz de kadınların hayatına daha fazla destek sağlamak amacıyla Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nı kurduk. Burada çok ciddi hizmetler üretiyoruz. Kadının hayatına katkı sunduğumuzda aileyi, oradan da sosyal yaşamı iyileştirmiş oluyoruz. Çünkü kadınlar mutlu olursa aile de toplum da mutlu olur” diye konuştu.</p>
<p><b>TÜM KESİMLERE DOKUNUYORSUNUZ</b></p>
<p>Kadının toplumsal rolünün altını çizen Büyükakın, şunları söyledi; “Bir anne çocuklarını doğru yetiştirdiğinde aslında toplumu iyileştiriyorsunuz. Kadının hayatını güçlendirdiğinizde toplumun tüm kesimlerine dokunuyorsunuz” dedi. Başkan Büyükakın kadına yönelik şiddetin toplumdaki nedenlerine de değinerek, çocukluk döneminin belirleyici olduğunu hatırlattı, “Kadın ölümlerinin sebebi çoğu zaman çocuklukta öğrenilen şiddettir. Merhametle büyüyen bir insan şiddet üretemez” dedi.</p>
<p><b>BİRLİKTE BAŞARIYOR, BİRLİKTE İYİLEŞİYORUZ</b></p>
<p>İlham Veren Kadınlar Buluşması’nın güçlü bir dayanışma ortamı oluşturduğunu söyleyen Büyükakın, “Burada adeta bir takım olmuşsunuz. Hep birlikte başarıyor, birlikte kutluyorsunuz. Hem kendi hayatınıza hem başkalarının hayatına dokunuyorsunuz. Toplumsal iyileşme dediğimiz şey tam da budur. Gayretimiz toplumun topyekûn iyileşmesi gayreti” dedi. Anne Şehir programındaki kilo kayıplarına da değinen Büyükakın konuşmasını şu sözlerle tamamladı; “Kocaeli’de toplam verilen kilo 23 tona yaklaştı. Bir kamyon yükü kadar şehri hafifletmişiz. Bu da şehrin yükünü hep birlikte hafiflettiğimizin bir göstergesi.”</p>
<p><b>SÖĞÜT: CESARET BULAŞICIDIR</b></p>
<p>Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt de cesaretin bulaşıcı bir güç olduğunu belirterek, Anne Şehir ve KO-MEK gibi projelerde ortaya çıkan başarı hikâyelerinin tüm kadınlara ilham verdiğini söyledi. Körfez KO-MEK’te kuaförlük ve protez tırnak eğitimi alan Nurcan Temel, yeni bir meslek edinerek kendi ayakları üzerinde durmanın gururunu yaşadığını söyledi. “Bir kadın isterse hem kendisine hem ailesine sahip çıkabilir” diyen Temel, kursun kendisine sadece bir beceri değil; güç, amaç ve yeniden kurulan bir yaşam kattığını ifade etti.</p>
<p><b>40 KİLO VERDİ, HAYATINI DÖNÜŞTÜRDÜ</b></p>
<p>Anne Şehir Körfez Begonya üyesi Büşra Günaydın ise 145 kilodan 40 kilo vererek hayatının en büyük dönüşümünü yaşadığını anlattı. Günaydın, Anne Şehir Tesisleri’ndeki diyetisyen, psikolog, fizyoterapist ve eğitmen desteğinin sadece kilo vermesine değil, özgüven kazanmasına ve yaşamını tamamen değiştirmesine katkı sağladığını belirtti.</p>
<p><b>ANNE ŞEHİR’DE DEĞİŞEN HAYATLAR</b></p>
<p>Anne Şehir Begonya üyesi Sümeyye Ocak, açıldığı günden bu yana merkezden hizmet aldığını belirtti. Spor, el sanatları ve psikolojik destek sayesinde hem sosyal olarak güçlendiğini hem de yeni beceriler kazandığını söyleyen Ocak, Anne Şehir’in kendisi için adeta ikinci bir yuva olduğunu ifade etti. Anne Şehir Begonya üyesi Elmira Uludaş ise Kazakistan’dan Kocaeli’ye geldikten sonra Anne Şehir sayesinde sosyal hayata daha kolay adapte olduğunu, farklı şehirlerden arkadaşlıklar kurmanın ve kendisini özel hissettiren bir ortamda nefes alabilmenin mutluluk verdiğini dile getirdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-kadinlar-hayatin-merkezinde-yer-aliyor-597936">Büyükakın: &#8220;Kadınlar, hayatın merkezinde yer alıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir, toplumsal duyarlılığı sanatla buluşturdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-toplumsal-duyarliligi-sanatla-bulusturdu-597644</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 11:05:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[buluşturdu]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[duyarlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[renk]]></category>
		<category><![CDATA[sanatla]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597644</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir, “Aile Yılı” temasıyla kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla önemli bir çalışma başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-toplumsal-duyarliligi-sanatla-bulusturdu-597644">Büyükşehir, toplumsal duyarlılığı sanatla buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir, “Aile Yılı” temasıyla kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla önemli bir çalışma başlattı. Şehrin yoğun kullanılan güzergâhlarından biri olan Alikahya Stadyum yolu üzerindeki köprü altı duvarları grafiti çalışmaları sonucunda aile temasıyla renklendirildi.</p>
<p><b>MUTLU KADIN, GÜÇLÜ AİLE</b></p>
<p>2025’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Aile Yılı” ilan edilmesi kapsamında birçok çalışma yürüten Kocaeli Büyükşehir Belediyesi şimdi de aile temasıyla kentin önemli noktalarını grafiti çalışmaları ile renklendiriyor. Bu kapsamda Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, aile kavramına dikkat çekmek, kadına yönelik şiddete karşı güçlü bir toplumsal duruş sergilemek ve farkındalık oluşturmak için önemli bir çalışma başlattı. Kent estetiğine de katkı sağlayacak grafiti çalışmaları kapsamında toplumsal bilinç oluşturulması amaçlanıyor.</p>
<p><b>TOPLUMSAL MESAJLARI GÜÇLENDİREN RENKLER</b></p>
<p>Sanatsal müdahalede turuncu, kırmızı ve mavi renkler ağırlıklı olarak kullanıldı. Turuncu, dünya genelinde “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Dayanışma” temasının simge rengi olurken, mavi ton ise huzur, güven ve iyileşmeyi temsil ediyor. Böylece aile içi barış, huzur ve bütünlüğü simgeleyen renkler, çalışmanın ana temasını güçlendirdi. Kullanılan renklerin etkileyici uyumu, hem görsel odak oluştururken hem de mesajın daha net algılanmasına katkı sağladı. Bu renk uyumu, görsel olarak dikkat çekici bir alan oluştururken, verilen sosyal mesajların toplum tarafından daha kolay fark edilmesini sağladı.</p>
<p><b>GRAFİTİ İLE DESTEKLENEN SOSYAL FARKINDALIK</b></p>
<p>Yapılan çalışma, yalnızca bir duvar boyama etkinliği olmanın ötesine geçerek güçlü bir sosyal farkındalık projesi olarak konumlandı. Duvar üzerinde; dayanışmayı, eşitliği ve kadının toplumdaki yerini vurgulayan figürler, sözler ve sembollere yer verildi. Aynı zamanda aile bağlarının güçlendirilmesi, birlikte yaşam kültürü, saygı ve dayanışma gibi temalar da duvara yansıtılacak. Mesajların, güzergâhtan geçen her yaştan vatandaş tarafından görülerek farkındalık oluşturması amaçlandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-toplumsal-duyarliligi-sanatla-bulusturdu-597644">Büyükşehir, toplumsal duyarlılığı sanatla buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IV. Uluslararası Dünya ÇAKOP Sempozyumu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iv-uluslararasi-dunya-cakop-sempozyumu-2-597623</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 08:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Boyutunun]]></category>
		<category><![CDATA[çakop]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[iv]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyum]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojik]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597623</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformu (Dünya ÇAKOP), dijital dönüşümün aile kurumu üzerinde oluşturduğu etkileri çok boyutlu biçimde ele almak üzere uluslararası ölçekli bir sempozyum düzenliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iv-uluslararasi-dunya-cakop-sempozyumu-2-597623">IV. Uluslararası Dünya ÇAKOP Sempozyumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformu (Dünya ÇAKOP), dijital dönüşümün aile kurumu üzerinde oluşturduğu etkileri çok boyutlu biçimde ele almak üzere uluslararası ölçekli bir sempozyum düzenliyor.</p>
<p> <strong>IV. Uluslararası Dünya ÇAKOP Sempozyumu</strong>, “<strong>Yapay Zekâ Çağında Aile: Tehditler ve Fırsatlar</strong>” temasıyla <strong>13 Aralık 2025 </strong>tarihinde <strong>İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi BaşhekimlikBinası Z Katı Konferans Salonu’nda </strong>gerçekleştirilecektir. Sempozyum; 65 sivil toplum kuruluşu, 42 bilim kurulu üyesi, sekiz paydaş üniversite, Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülmektedir. Paydaş üniversiteler arasında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Yalova Üniversitesi yer almaktadır. Bu kapsamlı yapı, akademik derinliği toplumsal deneyimle birleştiren güçlü bir platform oluşturmaktadır.</p>
<p>Sempozyumun merkezinde şu temel soru yer alıyor: <strong>Teknolojinin sunduğu imkânlar, insanın özünü ve aile bağlarını ne ölçüde muhafaza edebiliyor? </strong>Bu yılki programda özellikle <strong>“Yapay Zekânın Teknolojik ve Toplumsal Boyutunun Meta-Analizi ve Öneriler” </strong>başlığına özel bir ağırlık verilmekte; yapay zekânın aile yaşamını dönüştüren görünür-görünmez tüm etkileri bilimsel veriler ışığında kapsamlı bir çerçevede değerlendirilmektedir.</p>
<p><b>Dijital Çağın Aile Yapısına Etkileri Bilimsel Bir Meta-Analizle Tartışılıyor</b></p>
<p>Dijital dönüşüm; ebeveynlik pratiklerinden çocukların kimlik gelişimine, aile içi iletişimden mahremiyetalanına kadar geniş bir yelpazede köklü değişiklikler meydana getiriyor. Yapay zekâ artık yalnızca veri işleyen bir araç değil; karar mekanizmalarımıza, duygusal süreçlerimize ve aile bireyleri arasındaki ilişkilere dokunan aktif bir unsur hâline geliyor.</p>
<p>Bu nedenle sempozyumda aile kurumu üzerindeki sosyal, psikolojik ve teknolojik etkiler geniş kapsamlı birbakışla ele alınacak; özellikle <strong>“Yapay Zekânın Teknolojik ve Toplumsal Boyutunun Meta-Analizi ve Öneriler” </strong>bölümü çerçevesinde risk alanları, firsatlar, toplumsal etkiler ve uygulanabilir çözüm modelleri disiplinlerarası bir yöntemle sunulacaktır.</p>
<p><b>Tematik Oturumlar ve Meta-Analiz Odaklı Panel</b></p>
<p>Sempozyum programı açılış konuşmalarının ardından üç ana bölümden oluşmaktadır.</p>
<p>Oturumlarda ele alınacak başlıca konular: Yapay zekânın aile bağlarını sessizce dönüştürmesi, çocuklarda zihinsel ve ruhsal işgal alanları, sanal ebeveynlik ve ebeveyn rollerinin yapay</p>
<p>zekâya devri, dijital mahremiyet ve ev içi güvenlik, bağımlılık tasarımları ve algoritmik yönlendirme, yapayzekâ okuryazarlığının aile içindeki rolü, ChatGPT, Gemini, Claude gibi modellerin toplumsal etkileri, <strong>yapayzekânın teknolojik ve toplumsal boyutunun meta-analizi: Bulgular, risk haritaları ve uygulanabilir öneriler.</strong></p>
<p>Günün sonunda gerçekleştirilecek panel, <strong>“Yapay Zekânın Teknolojik ve Toplumsal Boyutunun Meta-Analizi ve Öneriler” </strong>ekseninde çözüm odaklı bir çerçeve sunacaktır.</p>
<p><b>Aileyi Merkeze Alan Bir Teknoloji Perspektifi</b></p>
<p>Dünya ÇAKOP, bu sempozyum aracılığıyla teknolojiyi amaç değil, <strong>insana ve aileye hizmet eden bir araç</strong>hâline getirmeyi hedefleyen değer temelli bir bakış açısı sunmaktadır. “Yapay Zekânın Teknolojik ve Toplumsal Boyutunun Meta-Analizi ve Öneriler” bölümü, aileyi koruyan somut ve uygulanabilir politikaları şekillendirmeye yönelik bilimsel bir referans niteliği taşıyacaktır.</p>
<p><b>Katılım Ücretsiz – YouTube Üzerinden Canlı Yayın</b></p>
<p>Etkinlik yüz yüze gerçekleştirilecek olup, fiziksel olarak katılamayanlar için tüm oturumlar</p>
<p><strong>Dünya ÇAKOP YouTube kanalından </strong>tek oturum hâlinde canlı yayınlanacaktır.</p>
<p><b>Katılım Başvuru Formu:</b></p>
<p>https://www.dunyacakop.com/4-uluslararasi-dunya-cakop-sempozyumu-basvuru-formu/</p>
<p><b>Sempozyum Web Sayfası:</b></p>
<p>https://www.dunyacakop.com/etkinlikler/dunya-cakop-4-uluslararasi-sempozyumu/</p>
<p><b>YouTube Kanalı:</b></p>
<p>https://www.youtube.com/@dunyacakop</p>
<p><b>Instagram:</b></p>
<p>https://www.instagram.com/dunyacakop/ Katılım tüm halk için <strong>ücretsizdir</strong>.</p>
<p><b>Facebook:</b></p>
<p>https://www.facebook.com/dunyacakop <strong>Sempozyum Canlı Yayın Bağlantısı </strong>https://www.youtube.com/live/GwIwLsWRnx0</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iv-uluslararasi-dunya-cakop-sempozyumu-2-597623">IV. Uluslararası Dünya ÇAKOP Sempozyumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜMKİAD&#8217;a Oxford&#8217;da &#8216;Yılın STK Ödülü&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tumkiada-oxfordda-yilin-stk-odulu-597518</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 23:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ad]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[oxford]]></category>
		<category><![CDATA[stk]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tümki]]></category>
		<category><![CDATA[yılın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597518</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm Kalkınma İş Adamları ve Girişimciler Derneği (TÜMKİAD), sivil toplum alanındaki çalışmaları ve topluma sağladığı katkılar nedeniyle Oxford’da düzenlenen ‘Hayata Değer Katanlar Zirve Gecesi’ kapsamında ‘Yılın STK Ödülü’ne layık görüldü. Ödül, gerçekleştirilen törenle dernek yetkililerine takdim edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tumkiada-oxfordda-yilin-stk-odulu-597518">TÜMKİAD&#8217;a Oxford&#8217;da &#8216;Yılın STK Ödülü&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm Kalkınma İş Adamları ve Girişimciler Derneği (TÜMKİAD), sivil toplum alanındaki çalışmaları ve topluma sağladığı katkılar nedeniyle Oxford’da düzenlenen ‘Hayata Değer Katanlar Zirve Gecesi’ kapsamında ‘Yılın STK Ödülü’ne layık görüldü. Ödül, gerçekleştirilen törenle dernek yetkililerine takdim edildi.</p>
<p><strong>TÜRKİYE’Yİ ULUSLARARASI PLATFORMDA TEMSİL ETTİ</strong></p>
<p>Oxford’daki ödül gecesi siyaset, iş dünyası ve sivil toplum alanından önemli isimleri bir araya getirdi. Törene, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da katıldı. Zirvede, KKTC’nin bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmeler yapılırken, TÜMKİAD uluslararası arenada Türkiye’yi temsil eden saygın sivil toplum kuruluşları arasında gösterildi.</p>
<p><strong>TANRIKULU, ‘BU ÖDÜL TÜMKİAD AİLESİNİN ORTAK BAŞARISI’</strong></p>
<p>TÜMKİAD Genel Başkanı Nihat Tanrıkulu, ödülün uzun soluklu emek, kararlılık ve toplumsal fayda odaklı çalışmaların doğal bir sonucu olduğunu belirtti. Tanrıkulu,’Bu ödül, inanan, emek veren ve üreten TÜMKİAD ailesinin ortak başarısıdır.’ ifadelerini kullandı. Törende İstanbul İl Başkanı Enes Selimoğlu ’Yılın İl Başkanı ödülü ve Genel Başkan Yardımcısı Emre Meydan ise yılın danışmanlık ödülüne layık görüldü.</p>
<p><strong>ÖDÜLE AKADEMİK DESTEK</strong></p>
<p>TÜMKİAD’a takdim edilen sertifikada, akademik ve kurumsal dünyadan önemli isimlerin imzaları yer aldı. Prof. Dr. Emir Özeren (Dokuz Eylül Üniversitesi &#038; Oxford Brookes University), Prof. Dr. Uğur Özgöker (Arel Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı), Dr. H.C. Fahri Ustaoğlu (Lob’in International Başkanı) Bu imzalar, ödülün uluslararası geçerliliğini ve prestijini pekiştiren unsurlar arasında gösterildi.</p>
<p><strong>TOPLUMSAL FAYDA İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ</strong></p>
<p>TÜMKİAD, ödül sürecine katkı sağlayan tüm yol arkadaşlarına ve destek veren kurumlara teşekkür ederek, daha güçlü projeler ve daha geniş etki alanlarıyla topluma katkı sunmayı sürdüreceğini açıkladı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tumkiada-oxfordda-yilin-stk-odulu-597518">TÜMKİAD&#8217;a Oxford&#8217;da &#8216;Yılın STK Ödülü&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koruncuk Vakfı&#8217;ndan &#8220;Depremin 3. Yılında Eğitime Erişim&#8221; Konferansı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koruncuk-vakfindan-depremin-3-yilinda-egitime-erisim-konferansi-597515</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 16:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depremin]]></category>
		<category><![CDATA[eğitime]]></category>
		<category><![CDATA[erişim]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[koruncuk]]></category>
		<category><![CDATA[ndan]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597515</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koruncuk Vakfı tarafından, Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen Çocuklar İçin İş Birliği Ağı Projesi kapsamında, depremin üçüncü yılında çocukların eğitime erişimine ilişkin güncel değerlendirmelerin ve proje sürecinde ortaya çıkan iyi uygulamaların ele alındığı “Depremin 3. Yılında Eğitime Erişim” başlıklı bir konferans düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koruncuk-vakfindan-depremin-3-yilinda-egitime-erisim-konferansi-597515">Koruncuk Vakfı&#8217;ndan &#8220;Depremin 3. Yılında Eğitime Erişim&#8221; Konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koruncuk Vakfı tarafından, Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen <strong>Çocuklar İçin İş Birliği Ağı Projesi</strong> kapsamında, depremin üçüncü yılında çocukların eğitime erişimine ilişkin güncel değerlendirmelerin ve proje sürecinde ortaya çıkan iyi uygulamaların ele alındığı <strong>“Depremin 3. Yılında Eğitime Erişim”</strong> başlıklı bir konferans düzenlendi.</p>
<p>Buluşma, kriz anlarında çocuk haklarının nasıl korunabileceğine, sivil toplum–kamu–akademi iş birliğinin hangi mekanizmalarla güçlendirilebileceğine ve sahadan edinilen iyi uygulama örneklerinin nasıl yaygınlaştırılabileceğine yönelik kapsamlı bir değerlendirme platformu sundu.</p>
<p>Konferans; afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde çocukların eğitime kesintisiz erişimini desteklemek amacıyla yürütülen çalışmaların görünür kılınmasını, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesini ve bölgedeki güncel ihtiyaçlara yönelik çözüm modellerinin paylaşılmasını hedefledi. Etkinlik; alanında uzman akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin ve yerel paydaşların katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Konferansta açılış konuşmalarının ardından <strong>Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu</strong>, “Hak ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Temelli Eğitim” başlıklı sunumuyla afet koşullarında eğitime erişimde kırılgan grupların karşılaştığı zorluklara dikkat çekti.</p>
<p>Programın ilk oturumu, <strong>“Depremin Yarattığı Sorunlar”</strong> başlığıyla öğretmenler, yerel kurum temsilcileri ve sahada çalışan uzmanların değerlendirmelerine ayrıldı. Öğretmen Ağı’ndan <strong>Deniz Göktaş</strong>, Suna’nın Kızları’ndan <strong>Betül Sarı</strong> ve Hatay Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nden <strong>Zeki Sağ</strong>, bölgedeki güncel ihtiyaçlar ve çözüm alanlarına ilişkin deneyimlerini paylaştı. Oturumun moderatörlüğünü Koruncuk Vakfı Genel Sekreteri <strong>Prof. Dr. Çiğdem Göksel</strong> üstlendi.</p>
<p>İlk oturumda, temsilciler bölgedeki güncel ihtiyaçların yanı sıra çocukların örgün eğitime devamında, öğretmenlerin üstlendikleri görevlerin önemini ve kız çocukların eğitime erişmesindeki cinsiyet temelli ayrımcılıklar vurgulandı.</p>
<p>İkinci oturumda ise <strong>“Sivil Toplumun Katkısı: İyileştirme Sürecinde STK’lar”</strong> başlığıyla afet sonrası süreçte sivil toplum kuruluşlarının üstlendiği kritik roller ele alındı. Koruncuk Vakfı Mütevelli Heyet ve Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Av. Dr. Figen Samuray</strong>, Anne Çocuk Eğitim Vakfı Genel Müdürü <strong>Senem Başyurt</strong>, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü <strong>Sait Tosyalı</strong>, Sabancı Vakfı Genel Müdürü <strong>Nevgül Bilsel Safkan</strong> ve Buradayız Hatay Derneği Başkanı <strong>Av. Mehmet Ali Gümüş</strong> iyileşme sürecine yönelik çalışmalarını aktarırken oturumun moderasyonunu Turkish Philantrophy Funds Deprem Fonu Yöneticisi <strong>Seda Özdemir Şimşek</strong> yürüttü.</p>
<p>Bu oturumda temsilciler, her bir kurum özelinde, deprem sonrası yapılan çalışmalarını ve gözlemlerini paylaştı. Aynı zamanda bölgedeki yaşamın iyileşmesinde ve çocukların örgün eğitime erişmesinde iş birliğinin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha altı çizildi.</p>
<p>Öğle arasının ardından gerçekleştirilen <strong>“Koruncuk Vakfı: İyi Uygulamalar Paylaşım Toplantısı – Sosyal İçerme ve Eğitime Erişim”</strong> bölümünde, Avrupa Komisyonu tarafından doğrudan desteklenen, IPA-2023-449-256 projesi kapsamında hazırlanan ‘İyi Uygulamalar Raporu’nun içeriği tanıtıldı. Oturumda, Türkiye’de ve Avrupada’ki çocuk ve aile ve destek alanlarında çalışan kurumları iyi örneklerinin incelendiği saha deneyimleri, bu deneyimlerden çıkarılan sonuçlar, sosyal içerme çalışmaları ve çocukların eğitime kesintisiz erişimini sağlamak için hayata geçirilen modeller paylaşıldı.</p>
<p>Konferans, çocukların eğitim yolculuğunun sürdürülebilir biçimde desteklenmesi için iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koruncuk-vakfindan-depremin-3-yilinda-egitime-erisim-konferansi-597515">Koruncuk Vakfı&#8217;ndan &#8220;Depremin 3. Yılında Eğitime Erişim&#8221; Konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IV. Uluslararası Dünya ÇAKOP Sempozyumu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iv-uluslararasi-dunya-cakop-sempozyumu-597470</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 13:37:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[çakop]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[iv]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyum]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597470</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformu (Dünya ÇAKOP), dijital dönüşümün aile kurumu üzerinde oluşturduğu etkileri çok boyutlu biçimde ele almak üzere uluslararası ölçekli bir sempozyum düzenliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iv-uluslararasi-dunya-cakop-sempozyumu-597470">IV. Uluslararası Dünya ÇAKOP Sempozyumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformu (Dünya ÇAKOP), dijital dönüşümün aile kurumu üzerinde oluşturduğu etkileri çok boyutlu biçimde ele almak üzere uluslararası ölçekli bir sempozyum düzenliyor. <strong>IV. Uluslararası Dünya ÇAKOP Sempozyumu</strong>, “<strong>Yapay Zekâ Çağında Aile: Tehditler ve Fırsatlar</strong>” temasıyla <strong>13 Aralık 2025 </strong>tarihinde <strong>İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Başhekimlik Binası ZKatı Konferans Salonu’nda </strong>gerçekleştirilecektir. Sempozyum; 65 sivil toplum kuruluşu, 42 bilim kurulu üyesi, sekiz paydaş üniversite, Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülmektedir. Paydaş üniversiteler arasında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Yalova Üniversitesi yer almaktadır. Bu kapsamlı yapı, akademik derinliği toplumsal deneyimle birleştiren güçlü bir platform oluşturmaktadır.</p>
<p>Sempozyumun merkezinde şu temel soru yer alıyor: <strong>Teknolojinin sunduğu imkânlar, insanın özünü ve aile bağlarını ne ölçüde muhafaza edebiliyor? </strong>Bu yılki programda özellikle <strong>“Yapay Zekânın Teknolojik ve Toplumsal Boyutunun Meta-Analizi ve Öneriler” </strong>başlığına özel bir ağırlık verilmekte; yapay zekânın aile yaşamını dönüştüren görünür-görünmez tüm etkileri bilimsel veriler ışığında kapsamlı bir çerçevede değerlendirilmektedir.</p>
<p><b>Dijital Çağın Aile Yapısına Etkileri Bilimsel Bir Meta-Analizle Tartışılıyor</b></p>
<p>Dijital dönüşüm; ebeveynlik pratiklerinden çocukların kimlik gelişimine, aile içi iletişimden mahremiyetalanına kadar geniş bir yelpazede köklü değişiklikler meydana getiriyor. Yapay zekâ artık yalnızca veri işleyen bir araç değil; karar mekanizmalarımıza, duygusal süreçlerimize ve aile bireyleri arasındaki ilişkilere dokunan aktif bir unsur hâline geliyor.</p>
<p>Bu nedenle sempozyumda aile kurumu üzerindeki sosyal, psikolojik ve teknolojik etkiler geniş kapsamlı birbakışla ele alınacak; özellikle <strong>“Yapay Zekânın Teknolojik ve Toplumsal Boyutunun Meta-Analizi ve Öneriler” </strong>bölümü çerçevesinde risk alanları, firsatlar, toplumsal etkiler ve uygulanabilir çözüm modelleri disiplinlerarası bir yöntemle sunulacaktır.</p>
<p><b>Tematik Oturumlar ve Meta-Analiz Odaklı Panel</b></p>
<p>Sempozyum programı açılış konuşmalarının ardından üç ana bölümden oluşmaktadır.</p>
<p>Oturumlarda ele alınacak başlıca konular: Yapay zekânın aile bağlarını sessizce dönüştürmesi, çocuklarda zihinsel ve ruhsal işgal alanları, sanal ebeveynlik ve ebeveyn rollerinin yapay</p>
<p>zekâya devri, dijital mahremiyet ve ev içi güvenlik, bağımlılık tasarımları ve algoritmik yönlendirme, yapayzekâ okuryazarlığının aile içindeki rolü, ChatGPT, Gemini, Claude gibi modellerin toplumsal etkileri, <strong>yapayzekânın teknolojik ve toplumsal boyutunun meta-analizi: Bulgular, risk haritaları ve uygulanabilir öneriler.</strong></p>
<p>Günün sonunda gerçekleştirilecek panel, <strong>“Yapay Zekânın Teknolojik ve Toplumsal Boyutunun Meta-Analizi ve Öneriler” </strong>ekseninde çözüm odaklı bir çerçeve sunacaktır.</p>
<p><b>Aileyi Merkeze Alan Bir Teknoloji Perspektifi</b></p>
<p>Dünya ÇAKOP, bu sempozyum aracılığıyla teknolojiyi amaç değil, <strong>insana ve aileye hizmet eden bir araç</strong>hâline getirmeyi hedefleyen değer temelli bir bakış açısı sunmaktadır. “Yapay Zekânın Teknolojik ve Toplumsal Boyutunun Meta-Analizi ve Öneriler” bölümü, aileyi koruyan somut ve uygulanabilir politikaları şekillendirmeye yönelik bilimsel bir referans niteliği taşıyacaktır.</p>
<p><b>Katılım Ücretsiz – YouTube Üzerinden Canlı Yayın</b></p>
<p>Etkinlik yüz yüze gerçekleştirilecek olup, fiziksel olarak katılamayanlar için tüm oturumlar</p>
<p><strong>Dünya ÇAKOP YouTube kanalından </strong>tek oturum hâlinde canlı yayınlanacaktır.</p>
<p><b>Katılım Başvuru Formu:</b></p>
<p>https://www.dunyacakop.com/4-uluslararasi-dunya-cakop-sempozyumu-basvuru-formu/</p>
<p><b>Sempozyum Web Sayfası:</b></p>
<p>https://www.dunyacakop.com/etkinlikler/dunya-cakop-4-uluslararasi-sempozyumu/</p>
<p><b>YouTube Kanalı:</b></p>
<p>https://www.youtube.com/@dunyacakop</p>
<p><b>Instagram:</b></p>
<p>https://www.instagram.com/dunyacakop/ Katılım tüm halk için <strong>ücretsizdir</strong>.</p>
<p><b>Facebook:</b></p>
<p>https://www.facebook.com/dunyacakop <strong>Sempozyum Canlı Yayın Bağlantısı </strong>https://www.youtube.com/live/GwIwLsWRnx0</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iv-uluslararasi-dunya-cakop-sempozyumu-597470">IV. Uluslararası Dünya ÇAKOP Sempozyumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maltepe&#8217;de Kadın Hakları Buluşması Düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepede-kadin-haklari-bulusmasi-duzenlendi-597061</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Dec 2025 07:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597061</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü ve Türk kadınlarına seçme-seçilme hakkının tanınmasının 91. yılı kapsamında Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde kapsamlı bir panele ev sahipliği yaptı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-kadin-haklari-bulusmasi-duzenlendi-597061">Maltepe&#8217;de Kadın Hakları Buluşması Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü ve Türk kadınlarına seçme-seçilme hakkının tanınmasının 91. yılı kapsamında Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde kapsamlı bir panele ev sahipliği yaptı. Panele Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen, CHP Trabzon Milletvekili Av. Sibel Suiçmez ve önceki dönem İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç katıldı. </p>
<p><b>“AÇILAN YOLDAN İLERLEMEYE DEVAM EDİYORUZ”</b></p>
<p>Panelde konuşan Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen, kadınların tarihsel mücadelesine dikkat çekerek eşit temsil vurgusu yaptı. Başkan Köymen “Dünya tarihi, mücadeleci kadınların açtığı yollarla şekillenen bir tarihtir. Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana, cephede mermi taşıyan kadınlardan Halide Edip ve Nezihe Muhittin gibi öncü isimlere uzanan süreçte kadınlar, toplumun her alanında varlık göstermiştir. Bugün de kadın siyasetçiler, sivil toplum ve meslek örgütlerinin yöneticileri, yerel yönetim temsilcileri olarak o açılan yoldan ilerlemeye devam ediyoruz” diye konuştu.</p>
<p><b>“KADIN BAKIŞ AÇISIYLA POLİTİKA YAPMAK BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”</b></p>
<p>Belediye başkanlığı sürecinde yaşadığı zorluklara değinen Başkan Köymen, “Belediyede bir kadın başkan olarak yaşadığım zorluklar bana şunu gösterdi: Bu yalnızca kurumların değil, kadınların kendi aralarındaki ilişkilerde ve erkek siyasetçilerle olan etkileşimlerde de algıların değişmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Erkek egemen dili yeniden üretmeden, kadın bakış açısıyla politika yapmak büyük önem taşıyor; aksi halde farklılığımız görünmez oluyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ”</b></p>
<p>Kadına yönelik şiddetin arttığı bir dönemde, yerel yönetimlerde daha demokratik bir ortam yaratmak için mücadele etmek zorunda oldukları söyleyen Başkan Köymen, “Kent mekânlarını kadın, çocuk, engelli herkes için güvenli ve erişilebilir kıldıkça, kadınların çalışma hayatında özgürleşmesine destek oldukça, siyasette de daha güçlü bir dayanışma zemini kuracağız. Toplumsal cinsiyet eşitliği, kreşlerden başlayarak tüm kamusal alanlarda güçlendirilmeli. Bugün hâlâ kadın vekil, kadın belediye başkanı sayısını tartışıyorsak, bu durum siyasette ve toplumda çözülmesi gereken yapısal bir problem olduğunu gösteriyor. Kadınların sivil toplumda, meslek örgütlerinde ve iş yaşamında kendilerine yer açmadan siyasette güçlenmeleri mümkün değil. Bekleyerek değişim olmaz; yolumuzu kendimiz açmak zorundayız. Toplumcu ve kamucu anlayışla yürüttüğümüz yerel yönetim çalışmalarında kadın-erkek eşitliği temel ilkemizdir. Toplumun yarısı kadınsa, her alanda eşit temsil de hakkımızdır. Bu hakkı kimse bize vermeyecek; biz emeğimizle, kararlılığımızla alacağız” şeklinde konuştu.</p>
<p>Kadınların toplumsal ve siyasi yaşama katılımında gelinen noktayı konuşan Suiçmez ve Saraç ise karşılaşılan engeller ve çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Maltepelilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Türkiye’de kadın mücadelesinin tarihsel gelişimi, güncel durumu ve geleceği de ele alındı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-kadin-haklari-bulusmasi-duzenlendi-597061">Maltepe&#8217;de Kadın Hakları Buluşması Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazeteciler İzmir&#8217;in kalbinde buluştu: Bir Arada Yaşam&#8217;ın izlerini takip etti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gazeteciler-izmirin-kalbinde-bulustu-bir-arada-yasamin-izlerini-takip-etti-596905</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 09:21:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arada]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteciler]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[Kabuk]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinde]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596905</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü ve KABUK İletişim Ağı Derneği, gazetecileri İzmir’in kalbinde bir araya getirdi. Bir Arada Yaşam Rotası’nı takip eden gazeteciler, binlerce yıllık toplumsal hafızayı diri tutan kültürel miraslara tanıklık etti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gazeteciler-izmirin-kalbinde-bulustu-bir-arada-yasamin-izlerini-takip-etti-596905">Gazeteciler İzmir&#8217;in kalbinde buluştu: Bir Arada Yaşam&#8217;ın izlerini takip etti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü ve KABUK İletişim Ağı Derneği, gazetecileri İzmir’in kalbinde bir araya getirdi. Bir Arada Yaşam Rotası’nı takip eden gazeteciler, binlerce yıllık toplumsal hafızayı diri tutan kültürel miraslara tanıklık etti. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü, ODAK İzmir Projesi kapsamında hazırladığı Bir Arada Yaşam Rotası ile İzmirlileri bu kentin binlerce yıllık mekânlarında diri duran tarihsel belleğe bir yolculuğa çıkarıyor. Bir Arada Yaşam Rotası bu kez de iletişimin bir hak olduğunu savunmak, toplumun farklı kesimlerinin kendi hikâyelerini anlatabilmelerini sağlamak ve katılımcı medya üretimini yaygınlaştırmak amacıyla kurulan KABUK İletişim Ağı Derneği ile birlikte İzmir’deki gazeteciler tarafından takip edildi. Yahudi, Müslüman, Ermeni ve Rum mahallelerinde tarihsel bir yolculuğa çıkan gazeteciler, bu mekânların İzmir’in kent belleğinde ne şekilde yer aldıklarını, göç tarihini ve bir arada yaşam örneklerini gazetecilik bakış açısıyla deneyimledi. </p>
<p>GEÇMİŞE YOLCULUK!</p>
<p>İzmirlileri binlerce yıldır kültürel çeşitliliğe ev sahibi olan İzmir’in; binalarını, sokaklarını görmeye değil, o mekânlarda yeşeren hayatları dinlemeye davet eden Bir Arada Yaşam Rotası, yalnızca bir gezi değil; kent belleğini canlandıran, kültürel miras farkındalığını artıran ve toplumsal barışı güçlendiren bir kamusal hizmet olarak sunuluyor. Anafartalar Caddesi’nden başlayan yolculuk, Kadı Hamamı, Mavi Kortejo, Hatuniye Camii, Oteller Sokağı, Aziz Vukolos Kilisesi, Bıçakçı Han,</p>
<p>Basmane Garı’nı takip edip Fuar’ın Basmane Girişinde son buluyor. Her durağı bir &#8220;Anlatı Durağı&#8221; olarak tanımlayan Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü, o dönemin edebiyatından, gazetelerinden ve tanıklıklarından süzülen gerçek hayat hikâyelerini katılımcılara aktarıyor. </p>
<p>Müdürlük, ODAK İzmir Projesi ile kentin farklı inanç ve etnik kökenlerden gelen sakinlerinin ortak yaşam pratiklerini öğrenerek, bir arada yaşama kültürünü yeniden düşünmeyi sağlamayı amaçlıyor. </p>
<p>KABUK, İLK ETKİNLİĞİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ!</p>
<p>2024 yılında farklı disiplinlerden gelen iletişimciler, akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar ve sivil toplum gönüllüleri tarafından kurulmuş; gençlerin, dezavantajlı toplulukların ve ötekileştirilen grupların sesini güçlendirmeyi amaçlayan bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olan KABUK İletişim Ağı Derneği, iletişimin bir hak olduğunu savunmak, toplumun farklı kesimlerinin kendi hikâyelerini anlatabilmelerini sağlamak ve katılımcı medya üretimini yaygınlaştırmayı hedefliyor. Kentin bugününde de bir arada yaşamın olanaklarına eğilen KABUK, gazetecilerin üstlendiği toplumsal sorumluluk ile ilgili farkındalık yaratmayı amaçlıyor.  Bu kapsamda KABUK, ilk etkinliğini de gazetecilerle bir araya gelerek, Bir Arada Yaşam Rotası’nda iz sürerek gerçekleştirdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gazeteciler-izmirin-kalbinde-bulustu-bir-arada-yasamin-izlerini-takip-etti-596905">Gazeteciler İzmir&#8217;in kalbinde buluştu: Bir Arada Yaşam&#8217;ın izlerini takip etti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofraya bir tabak da telefonlar için…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sofraya-bir-tabak-da-telefonlar-icin-596390</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 14:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sofraya]]></category>
		<category><![CDATA[tabak]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[telefonlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596390</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, AI Labs ve Üsküdar Üniversitesi İnsan Odaklı İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi (İLİMER) tarafından düzenlenen 2. Yeni Medya ve Aile Çalıştayı, Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sofraya-bir-tabak-da-telefonlar-icin-596390">Sofraya bir tabak da telefonlar için…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, AI Labs ve Üsküdar Üniversitesi İnsan Odaklı İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi (İLİMER) tarafından düzenlenen 2. Yeni Medya ve Aile Çalıştayı, Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p>Günümüzün en kritik konularından biri olan yeni medya teknolojilerinin aile üzerindeki dönüşümünü ele alan “2. Yeni Medya ve Aile Çalıştayı” yoğun katılımla başladı. Çalıştay, dijitalleşmenin iletişim biçimlerimizi ve en temel kurumumuz olan ailenin dinamiklerini nasıl etkilediğini bilimsel bir bakış açısıyla tartışmaya açtı.</p>
<p>Çalıştayın açılış konuşmalarını Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu ve Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaptı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Tarhan: “Şu anda Türkiye’deki aile kurumu engelli”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dünyada ve Türkiye’de aile kurumunun karşı karşıya olduğu risklere dikkat çekerek, dijital dönüşümün aileyi kültür aktarımında ikinci plana ittiğini vurguladı.</p>
<p>Konuşmasında 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, bugünün aile yapısına ilişkin düşüncelerle örtüştüğünü belirterek şöyle devam etti:</p>
<p>“3 Aralık Dünya Engelliler Günü… Nasıl kişiler engelli olabiliyorsa, kurumlar da engelli oluyor. Şu anda Türkiye’deki aile kurumu engelli. Dünyada da aile kurumu engelli hâle geldi.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Bir toplumun en güçlü yeri evin içi olmalı”</strong></p>
<p>Ailenin bir toplum için taşıdığı temel öneme vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, aile yapısının zayıflamasının uzun vadede ülkelere ağır bedeller getireceğini söyledi ve “Bir toplumun en güçlü yeri neresi olmalı? Evin içi olmalı. Çünkü insan yetiştiren, kültür aktaran aile kurumudur.” diye devam etti.</p>
<p><strong>Yeni bir medeniyet inşasına gidiyoruz</strong></p>
<p>Dijital çağda kültürün artık aileden ziyade medya tarafından aktarıldığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Şu anda kültür aktarımını artık aile yapmıyor; yeni medya yapıyor. Dijital dönüşüm yapıyor. Bu bizi dünyada yeni bir medeniyet inşasına doğru götürüyor. Küresel olarak hepimiz bu sürecin içindeyiz.” diye konuştu.</p>
<p>Batı ülkelerinde tek ebeveynli ailelerin ve evlilik dışı doğumların artışına değinen Prof. Dr. Tarhan, Türkiye’nin de bu eğilimden etkilendiğini hatırlatarak uluslararası verileri şöyle paylaştı:</p>
<p>“Tek ebeveynli aileler Türkiye’de de artıyor. Evlilik dışı doğum oranı Türkiye’de yüzde 2,9. Ama Kuzey Avrupa ülkelerinde bu oran çok yüksek: Fransa’da yüzde 59, İsveç ve Norveç’te yüzde 56, İzlanda’da yüzde 69, Almanya’da yüzde 44. Bunlar evlilik dışı doğum oranları; yani aile ve evlilik karşıtı küresel bir eğilim var.”</p>
<p>Bu eğilimin özellikle çocuk ve ergen ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin sahada açıkça görüldüğünü belirten Prof. Dr. Tarhan, “Biz bunun sonuçlarını psikiyatrist olarak görüyoruz. Çocuk ruh sağlığı bozuklukları artıyor. Şiddet olaylarında, suç oranlarında, bağımlılıkta, intiharlarda artış var.”</p>
<p><strong>“İntihar vakaları 2000 ile 2025 arasında yüzde 734 artmış”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, küresel ölçekte intihar vakalarındaki dramatik artışa dikkat çekerek, “İntihar vakaları 2000 ile 2025 arasında yüzde 734 artmış. Yüzde 734! Bu çok büyük bir rakam. Bu artış nedeniyle Birleşmiş Milletler intiharı önleme projesi hazırladı.” ifadesinde de bulundu.</p>
<p>Aile kurumunu güçlendirmeye yönelik çalışmaların devam etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Ailedeki dönüşüm özellikle dijital çağın getirdiği değişimle ortaya çıkıyor. Birincisi, iletişim biçimi değişti. Eskiden yüz yüze iletişim hâkimdi; şimdi camdan cama iletişim var. Candan cana değil, ekrandan ekrana… Bu iletişim biçimimizi de zaman yönetimimizi de değiştirdi.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Dijital dünyanın hız baskısının hem yetişkinlerde hem gençlerde sabır, dikkat ve düşünme sürekliliğini zayıflattığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Ekranın hızına uyma çabası gençlerde sabrı azalttı, dikkati böldü. ‘Az konuş, hızlı konuş, bir dakikayı geçme’ baskısı var. Büyük bir hakikati kısa anlatmak zorlaştı ama zamanın şartları bunu dayatıyor” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, dijital çağın ilişki dinamiklerini nitelik açısından erozyona uğrattığını belirterek, “İlişki sayısı arttı ama nitelik düştü. Derin ve anlamlı ilişkiler zayıfladı, dostluklar yüzeyselleşti. Bu da ilişki kalitesini ciddi şekilde düşürüyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kıyaslama kültürü büyüdü; herkes kendini dijitalde gördükleriyle karşılaştırıyor</strong></p>
<p>Dijital dönüşümün kişisel kimlik ve değerler üzerinde de güçlü etkiler oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Kimlikler ve değerler küresel olarak değişti. Gösteriş kültürü, beğeni kültürü öne çıktı. Değerlilik ölçüsü gibi sunulan şey, alınan beğeni sayısı oldu. Kıyaslama kültürü büyüdü; herkes kendini dijitalde gördükleriyle karşılaştırıyor. Çoğu sahte mutluluk, sahte eğlence, sahte gülüş… Ama insanlar bunları gerçek sanıyor.” şeklinde konuşmasını sürdürdü.</p>
<p><strong>Dijital sadakatsizlik ve ailede mahremiyet aşınması</strong></p>
<p>Aile içi ilişkilerde dijitalleşmenin oluşturduğu yeni kırılganlıklara da dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Dijital sadakatsizlik çok arttı. Bir yönüyle dijitalleşme bazı gerçekleri görünür kıldı; eskiden ‘yalancının mumu yatsıya kadar yanardı’, şimdi internete kadar yanıyor. Ama dijital sadakatsizlik aileyi ciddi şekilde etkiliyor. Ayrıca evin açık kapısı tabletler oldu. Anne baba ‘Çocuğum gözümün önünde’ sanıyor ama çocuğun dijital dünyaya sınırsız erişimi büyük risk oluşturuyor.” dedi.</p>
<p><strong>Duygusal beyin alanlarının gelişimi zayıflıyor</strong></p>
<p>Dijital çağın çocuk beyni üzerindeki etkilerini aktaran Prof. Dr. Tarhan, “Duygusal tonu olmayan dijital iletişim, sosyal ve fiziksel temasın yerini alınca sosyal becerilerle ilgili beyin alanları gelişmiyor. Duygusal beceriler zayıf kalıyor. Bunun klinik karşılığı otizmdir. Şu anda ‘öğrenilmiş otizm’ diye tanımlanan bir durum ortaya çıktı.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ekran kullanımında uluslararası sınırlamalara atıf yaparak, “Kuzey Avrupa’da 0–3 yaş arası ekran kesinlikle yasaklandı. Avustralya’da 16 yaşına kadar kısıtlama getirildi. Bizde de çocuk psikiyatrisinde ‘Haftada 21 saati geçmesin, günde 3 saat’ gibi uygulamalar var. Ekran maruziyeti nedeniyle kliniğe yatırılan çocuklarda artış görüyoruz” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Dijital çağın bireyleri haz peşinde koşmaya yönelttiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Dopamin odaklı yaşam felsefesi bu çağın en önemli özelliklerinden biri. Haz odaklılık artınca beyindeki dopamin yükseliyor, serotonin düşüyor. Serotonin anlam mutluluğuyla ilgili. Yani haz artıyor ama anlam azalıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bireyselleşme ve bencilleşme çizgisi</strong></p>
<p>Modern kültürün bireyselleşmeyi bencilleştirdiğine işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Bireyselleşme doğru ama bencilleşmeye dönüşmesi yanlış. ‘Bana haz veren iyidir, haz vermeyen kötüdür’ anlayışı ailede paylaşımı ve empatiyi azaltıyor. İnsan sadece kendi çıkarıyla yaşayan bir varlık değil. Ailenin, ülkenin, insanlığın çıkarıyla kendi çıkarı arasında denge kurmalı. Özgürlük-sorumluluk dengesi anlamın temelidir. Modern ülkelerde ‘Aile kutsal değil, birey kutsaldır’ anlayışı yaygınlaşıyor; bu da aile bağlarını zayıflatıyor.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çağın en büyük risklerinden birinin dış onaya bağlı öz saygı olduğunu belirterek, “Bugün öz saygı, kişinin iç değerleriyle değil, aldığı beğeni ve onayla ölçülüyor. Dış nedene bağlı öz saygı çok kolay yıkılır. Bu durum depresyonun en önemli sebeplerinden biri” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>“Yapay zekâyı yasaklamayı yasaklayalım”</strong></p>
<p>Teknoloji ve dijitalleşmenin hayatın artık geri dönüşsüz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Endüstri devrimini kaçırdık ama yapay zekâ devrimini kaçırmamalıyız. Senatoda ‘Yapay zekâyı yasaklamayı yasaklayalım’ diye konuştuk. Çünkü doğru kullanılırsa muazzam faydalar üretir. Bizim yapmamız gereken, iyicil kullanımı araştırmak ve geliştirmek.” dedi.</p>
<p><strong>Sofraya bir tabak da telefonlar için…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşmenin aile içi ilişkilere zarar veren yönlerine dikkat çekerek, çözüm önerilerini de anlattı.</p>
<p>Yemek esnasında telefonların tamamen kaldırılmasını öneren Prof. Dr. Tarhan, bazı ailelerde “telefonların toplandığı tabak” uygulamasının bile ortaya çıktığını aktardı. Yaşa göre ekran kuralının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini, bu konuda devletin de düzenleme çalışmalarını hızlandırdığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, aile içinde haftada belirli zamanların “dijital detoks” olarak ayrılmasının önemine vurgu yaptı.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Aile günü, anne günü, baba günü gibi uygulamalarla çocuklar dijitalden kısa süreli de olsa ayrılabilir. Böylece dijitalleşmenin toksik etkileri azaltılır, olumlu etkilerinden de yararlanmaya devam edilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Karamsarlığa gerek olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, teknolojinin insanı zayıflatan değil, doğru kullanıldığında güçlendiren bir araç olduğunun altını çizdi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu: “Günümüzde yeni medya hem popüler hem çok hızlı değişen bir alan”</strong></p>
<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, konuşmasına 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü hatırlatarak başladı. Program çakışması nedeniyle çalıştaya fiziken katılamadığını belirten Prof. Dr. Erenoğlu, “Engelli ve dezavantajlı vatandaşlarımızın gününü kutluyorum. Çanakkale’den sevgi ve saygılarımı iletiyorum” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Erenoğlu, çağın baş döndürücü bir hızla değiştiğini vurgulayarak, özellikle bilgi, iletişim ve teknoloji alanlarındaki dönüşümün aile yapısını doğrudan etkilediğini söyledi.</p>
<p>Yeni medya teknolojilerinin bireylerin iletişim biçimlerinden toplumsal ilişkilere, çocuk ve gençlerin sosyal gelişiminden aile içi dinamiklere kadar geniş bir alanda etkili olduğunu kaydeden Prof. Dr. Erenoğlu, “Günümüzde yeni medya hem popüler hem çok hızlı değişen bir alan. Aile kurumunun üzerinde hem fırsatlar hem tehditler oluşturuyor. Bu dönüşümü bilimsel zeminde tartışmak ve çözüm üretmek artık toplumumuz için bir zorunluluk.” diye konuştu.</p>
<p>ÇOMÜ olarak yeni medya araştırmaları, dijital toplum, yapay zekâ, iletişim psikolojisi ve aile çalışmalarında aktif faaliyet yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Erenoğlu, gençlerin medya okuryazarlığı, dijital etik ve güvenli iletişim konularında bilinçlendirilmesini önemsediklerini ve aileyi tehdit eden dijital riskler karşısında bilimsel temelli rehberlik modelleri geliştirme hedeflerinin de üniversitenin öncelikleri arasında olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Nazife Güngör: “Aileyi yeniden masaya yatırıp değerlendirmemiz gerekiyor”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkilerini değerlendirerek, “Bu yıl Aile Yılı. Aileyi yeniden masaya yatırıp değerlendirmemiz, toplum olarak, dünya olarak, insanlık olarak aileyi çekirdek yapı kabul eden anlayışımızı dijital çağ ışığında yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. Dijital teknolojiler hayatımıza dahil olurken toplumdaki iletişim biçimlerini de dönüştürüyor. Bu dönüşüm tavırlarımızı, davranışlarımızı, değerlerimizi ve en önemlisi ilişkilerimizi yeniden şekillendiriyor.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Güngör, sanal dünyanın artık hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu ancak reel dünya ile uyum sağlanamadığında bunun ciddi riskler doğurabileceğini belirterek, “Gerçek dünyanın yanı sıra artık hepimiz sanal dünyanın bireyleriyiz. İlişkilerimizi bir yandan da orada yürütüyoruz. Reel ve sanal dünyanın uyum içinde olması, bireysel ve toplumsal sağlığımız için büyük önem taşıyor. Aksi hâlde bireyin duygu, ruh ve zihinsel yapısında kaos oluşur; bu kaos aile yapısına, oradan da topluma ve nihayetinde dünyaya yayılır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tarihte teknolojilerin bir kısmı insanlığın başına dert oldu</strong></p>
<p>Dijital teknolojilerin yanlış kullanımının yaratabileceği küresel risklere dikkat çeken Prof. Dr. Güngör, “Tarih boyunca insanlar yeni teknolojiler üretmiştir; fakat bu teknolojilerin bir kısmı insanlığın başına dert olmuştur. Atomun parçalanmasıyla büyük gelişmeler yaşandı ama atom bombası da üretildi ve kitlesel imhalar meydana geldi. Dijital teknolojilerin de benzer şekilde kaotik süreçlere yol açmaması için doğru felsefe ve doğru politikalar gereklidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Ailenin, bireyin karakterinin şekillendiği en temel yapı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Güngör, “Her birimiz bir aileye doğuyoruz. Orada bize yüklenen ilk kodlamalar kişiliğimizi oluşturuyor. Aile içi ilişkiler ne kadar pozitif olursa toplum da o kadar pozitif olur. Ancak negatif ilişkilerle büyüyen bireylerden kimseye hayır gelmez. Bu nedenle aile ilişkilerinin dengeli yürütülmesi ve dijital dünyanın bu ilişkileri uzaklaştırmaması için politikalar geliştirilmeli.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Gül Esra Atalay: “İlk çalıştay 2019’da düzenlendi”</strong></p>
<p>Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay,<strong> </strong>2. Yeni Medya ve Aile Çalıştayı’nın açılışında yaptığı konuşmada, dijital çağın aile üzerindeki dönüşümünü değerlendirerek çalıştayın önemine vurgu yaptı. 2019’da düzenlenen ilk çalıştayın ortaya koyduğu güçlü ihtiyaçtan sonra, 2025’te daha kapsamlı ve derinlikli bir tartışma zemini oluşturduklarını belirten Prof. Dr. Atalay, “Son altı yılda dijitalleşme evlerimizin kapısından bir rüzgâr gibi girip fırtınaya dönüştü” dedi.</p>
<p><strong>“Aile, dijital dünyanın tam ortasında şekilleniyor”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Atalay, yeni medyanın aile ilişkilerini çok yönlü biçimde etkilediğini ifade ederek, “Bir ebeveynle çocuğun göz göze bakışının arasına telefon ekranının girdiği, en mahrem anların bir tıkla tüm dünyaya yayıldığı, eşler arası iletişimin dijital kıskançlıkla yeniden şekillendiği bir çağdayız. Aile artık yalnızca dört duvar arasında yaşanmıyor; dijital dünyanın tam ortasında şekilleniyor.” diye konuştu.</p>
<p>Teknolojinin toplumsal yapıyı dönüştürme hızının arttığını belirten Prof. Dr. Atalay, çalıştayın temel amacının bu hızlı değişim içinde aileyi koruyacak çözüm önerilerini üretmek olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“Aile Yılı’na güçlü bir katkı sunacağız”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Atalay, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesinin önemine dikkat çekerek, “Dijital çağın hızını yavaşlatamayabiliriz ama aileyi güçlendirmek için durup düşünmeyi, birlikte üretmeyi, çözüm aramayı seçebiliriz<strong>. </strong>Aile Yılı’na güçlü bir katkı sunacağız. Bugün burada ortaya konulacak ortak akıl, yarının daha güçlü aileleri için büyük bir adım olacak.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Deniz Yengin, dijital teknolojilerin aile yaşamı üzerindeki etkilerine dikkat çekti</strong></p>
<p>ÇOMÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Yengin, 2. Yeni Medya ve Aile Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, dijital teknolojilerin aile yaşamı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Prof. Dr. Yengin, 2019 yılında yapılan ilk çalıştayın ardından Türkiye’de yeni medya bölümlerinin sayısının 20’den 70’e yükseldiğini hatırlatarak, “Bu durum, nitelikli dijital iletişimci yetiştirme zorunluluğunu beraberinde getiriyor” dedi.</p>
<p>Dijital bağımlılığın artık ekran bağımlılığına dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Yengin, çocukların sosyal medya ve hızlı içerik tüketimi nedeniyle sabır sorunları yaşadığını ve aile içi iletişimin bu süreçten ciddi şekilde etkilendiğini ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Yengin, yapay zekâ kullanımına dair de uyarılarda bulunarak, “Çocuklar yapay zekâdan destek alıyor, bunu engelleyemeyiz; ancak doğru şekilde kullanmayı öğretmek zorundayız” dedi.</p>
<p><strong>Toplu fotoğraf çekimi</strong></p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi. Çalıştayda, gün boyu sürecek olan ve eş zamanlı gerçekleştirilen oturumlarda; eşler arası iletişimden çocuk-ebeveyn ilişkisine, yapay zekâ destekli medya kültüründen aile değerlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, yeni medyanın aileye getirdiği zorluklar ve sunduğu fırsatlar masaya yatırılacak. Çalıştayın sonuç bildirgesinin önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılması bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sofraya-bir-tabak-da-telefonlar-icin-596390">Sofraya bir tabak da telefonlar için…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay İZİKAD&#8217;ın MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi&#8217;ni açtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-izikadin-medsparc-uluslararasi-is-zirvesini-acti-596267</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 12:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kad]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[medsparc]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[zi]]></category>
		<category><![CDATA[zirve]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596267</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir İş Kadınları Derneği (İZİKAD) tarafından “Sürdürülebilir Gelecek için İşbirliği: Üçüz Dönüşüm” temasıyla organize edilen MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi’nin açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in yeşil dönüşüm rotası ve eylem planlarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-izikadin-medsparc-uluslararasi-is-zirvesini-acti-596267">Başkan Tugay İZİKAD&#8217;ın MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi&#8217;ni açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir İş Kadınları Derneği (İZİKAD) tarafından “Sürdürülebilir Gelecek için İşbirliği: Üçüz Dönüşüm” temasıyla organize edilen MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi’nin açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in yeşil dönüşüm rotası ve eylem planlarını anlattı. Kamuda dönüşüm sağlanmadan yeşil dönüşümün mümkün olmadığının altını çizen Başkan Tugay, İzmir’de kadınların istihdamda yer alması için de önemli çalışmalar yaptıklarını aktardı. Tugay, “Biz, cumhuriyetimizin kadınlarına yürekten inanıyoruz. Bu yolu kadınıyla, erkeğiyle hep beraber yürüyeceğiz” dedi.  </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay,  İzmir İş Kadınları Derneği (İZİKAD) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi’nin açılışına katıldı. Bu yıl “Sürdürülebilir Gelecek için İşbirliği: Üçüz Dönüşüm” temasıyla organize edilen zirve, İzmir Ticaret Odası Meclis Salonu’nda düzenlendi. Toplantıya Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Karabağlar Belediye Başkanı Helil İnay Kınay, İZİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Özden Erten, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, Akdeniz Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (ASCAME) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmed M. El Wakil, kamu kurumlarının, meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının ve İzmir iş dünyasının temsilcileri katıldı. Zirve kapsamında düzenlenen panellerde yeşil, dijital ve toplumsal dönüşümün kesişimi ele alındı. Uzmanlar yeşil teknolojiler ve çevresel açıdan sorumlu dijital çözümlerle iş birliği temelli inovasyonun sürdürülebilir ilerlemeyi nasıl hızlandırabileceğini tartıştı.</p>
<p><strong>“Gururluyuz”</strong></p>
<p>Zirvenin açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, iklim krizi ve onun getirdiği problemler ile dijital teknolojinin hızlı gelişimine değindi. Türkiye’de ve dünyada kamu yönetimlerinin, devlet yapılarının bu dönüşüme ayak uydurması gerektiğinin altını çizen Başkan Tugay, “Kamu dönüşümü olmadan hiçbir şekilde başarıya ulaşmak mümkün değil. O nedenle bu gerçeklerin farkında olan İzmir’de bu çalışmaları teşvik ediyor olmak benim için önemli bir gurur kaynağı” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>İklim krizi ile mücadelede birliktelik mesajı</strong></p>
<p>İklim kriziyle mücadelede İzmir’in Avrupa Birliği’ne taahhüt ettiği 2030 Karbon Nötr Şehir misyonunu hatırlatarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı eylem planları hakkında bilgi veren Başkan Tugay, “Yapacak çok işimiz var. Belediye eliyle çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Uluslararası ağlarla çok yoğun ilişkiler içerisindeyiz. Halkı, iş dünyasını, akademik çevrelerin bu sürece dahil ederek ilerliyoruz. Bir bütün olarak bunun önemini kavrayıp, ortak bir eylem planı çerçevesinde ilerlemezsek başarıya ulaşamayacağımızı biliyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Kadınların yanındayım”</strong></p>
<p>Kadınların sosyal, iş ve siyasi yaşamda daha fazla var olması için mücadele ettiklerini söyleyen Başkan Tugay, Türkiye’de kadınların dar tanımlı işsizlik oranlarının erkeklere oranla iki kat fazla olduğuna dikkat çekti. Başkan Tugay, “Yapılan kamuoyu araştırmalarında Türkiye’de kadınların daha fazla aktif olmak istediğini, girişimci olmak istediklerini görüyoruz. Yapacak çok işimizin olduğunu fark etmemiz lazım. Ben şehrimizin belediye başkanı olarak kadınların toplumda daha fazla var olabilmeleri için onların her zaman yanında olacağım. Çünkü biz, çok inandığımız cumhuriyetimizin kadınlarına yürekten inanıyoruz. Bu yolu kadınıyla, erkeğiyle hep beraber yürüyeceğiz” şeklinde konuştu.  </p>
<p><strong>Vali Elban: Yeşil dönüşüm bizim bulunduğumuz havza için çok önem arz ediyor</strong></p>
<p>İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, yeşil dönüşümün önemine değinerek, “Küresel ısınma ve iklim değişikliği en fazla bizim bulunduğumuz iklim kuşağını etkiliyor. Bu havzada yaşayanlar için yeşil dönüşüm ve çevre hassasiyeti en üst noktada olması gerekiyor. Bunun mutlaka dijital dönüşümle olması gerekiyor. Dijital dönüşümle, toplumsal dönüşümle desteklenmeyen yeşil dönüşümün arzu edilen sonuçları vermesi güç görünüyor. Tüketim alışkanlığında bir dönüşüme gitmediğimiz sürece yeşil dönüşümdeki çalışmalar hayal kırıklığıyla sonuçlanacaktır. Bu anlamsız ve vahşi tüketim kültürü, dayatılan tüketim alışkanlıkları ne kadar yeşil dönüşüm yaparsanız yapın, çalışmaları mutlaka başarısızlıkla sonuçlandıracaktır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>İZİKAD Başkanı Erten: Üçüz dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluk</strong></p>
<p>Zirve hakkında bilgi veren İZİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Özden Erten, gerçek dönüşümün ancak kadınların, gençlerin ve kırılgan grupların sürece eşit ve güçlü biçimde dahil olmasıyla mümkün olduğunu ifade etti. Özden Erten, “Üçüz dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Yeşil politikalar dijital çözümlerle desteklenmediğinde, teknolojik ilerleme toplumsal kapsayıcılıkla buluşmadığında ortaya çıkan tablo, ne sürdürülebilir ne de adil olabiliyor. İşte bu nedenle, bu üç dönüşümü entegre bir şekilde birbirini besleyen bir bütün olarak ele almak zorundayız. Bu resmin tam merkezinde ise (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) STEM alanlarında daha fazla kadının yer alması bulunuyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>BASİFED Başkanı Güneş: Kadın girişimciliği kültürü de destekler</strong></p>
<p>BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş İzmir’in Akdeniz çanağı için taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek, kentin ticaretin, girişimciliğin ve kültürel birikimin doğal buluşma noktası olduğunu ifade etti. Güneş, zirve sayesinde sınırları aşan iş birlikleri kurulacağını vurgulayarak, “Kadın girişimci arttıkça sadece istihdam artmıyor, kurumsal kültür zenginleşiyor ve şirketlerin risk yönetimi güçleniyor. Burada kurulacak her temas, yarınların tedarik zincirine ve inovasyon ekosistemine değer katacaktır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tutan: İzmir bu dönüşümün tasarımına aktif katkı sunan bir şehir haline geliyor</strong></p>
<p>İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Jülide Tutan ise, “Üçüz dönüşüm yani yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve toplumsal dönüşüm birbirini besleyen, tamamlayan ve artık ayrıştırılması mümkün olmayan bir yapının parçaları. Yeşil dönüşümün başarılı olması için dijital dönüşümle; dijital dönüşümün kalıcı olması için de toplumsal dönüşümle desteklenmesi gerekiyor. Bugün, MEDSPARC’ın üçüz dönüşüm yaklaşımıyla tam olarak aynı noktada buluşuyoruz. Her iki organizasyon da şunu çok net gösteriyor, İzmir, dönüşümün sadece bir parçası olmakla kalmıyor; bu dönüşümün tasarımına ve yönlendirilmesine aktif katkı sunan bir şehir haline geliyor” dedi.</p>
<p><strong>Onur konuğu Ahmed M. El Wakil</strong></p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından sahne alan Akdeniz Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (ASCAME) Onursal Başkanı Ahmed M. El Wakil, &#8220;Onur Konuğu&#8221; sıfatıyla yaptığı konuşmada, Akdeniz havzasındaki ticari entegrasyonun tarihsel derinliğine vurgu yaparak, bölge odalarının ortak projelerle ekonomik barışı desteklemesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-izikadin-medsparc-uluslararasi-is-zirvesini-acti-596267">Başkan Tugay İZİKAD&#8217;ın MEDSPARC Uluslararası İş Zirvesi&#8217;ni açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mudanya&#8217;da Engellilik Farkındalığı İçin Buluşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mudanyada-engellilik-farkindaligi-icin-bulusuldu-595842</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 07:21:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerin]]></category>
		<category><![CDATA[buluşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[engellilik]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[mudanya]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yaşadığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595842</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mudanya Belediyesi, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında düzenlediği “Hayatı Paylaşmak İçin Engel Yok” temalı programda, engelli bireylerin günlük hayatta karşılaştıkları yapısal sorunları, toplumsal engelleri ve destek ihtiyaçlarını uzmanlarla birlikte ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mudanyada-engellilik-farkindaligi-icin-bulusuldu-595842">Mudanya&#8217;da Engellilik Farkındalığı İçin Buluşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b>Mudanya Belediyesi, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında düzenlediği “Hayatı Paylaşmak İçin Engel Yok” temalı programda, engelli bireylerin günlük hayatta karşılaştıkları yapısal sorunları, toplumsal engelleri ve destek ihtiyaçlarını uzmanlarla birlikte ele aldı. Etkinlik boyunca hem akademik sunumlar hem de atölye çalışmalarıyla, erişilebilir ve kapsayıcı bir yaşam için ortak sorumluluk vurgusu yapıldı.</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Mudanya Belediyesi, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında Bursa Uludağ Üniversitesi, Mudanya Kent Konseyi ve Mudanya Engelsiz Yaşam Derneği iş birliğiyle farkındalık etkinliği düzenlendi. Mudanya Belediyesi Dernekler Yerleşkesi’nde “Hayatı Paylaşmak İçin Engel Yok” temasıyla gerçekleşen program kapsamında engellilik, yetersizlik ve toplumsal katılım başlıklarında sunumlar yapılırken; engelli bireylerin yaşadığı duygusal süreçlere ilişkin bilgilendirme gerçekleştirildi. Otizmli çocukların katılımıyla drama atölyesi düzenlendi, üniversite öğrencilerinin performansı gösterildi. Gün boyunca katılımcılar hem söyleşilere hem de performansa eşlik etti. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“HERKESİN BİRARADA YAŞADIĞI BİR TOPLUM YARATMALIYIZ”</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Engelli bireylerde yetersizlik ve zedelenme kavramlarını ele alan bir sunum gerçekleştiren Bursa Uludağ Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi, Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörü ve Özel Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Mustafa Kurt, “Engeller teorik olarak ortadan kalkabilir, ancak yetersizlik ortadan kaldırılamaz. Biz engel ve engellilikle mücadele etmeliyiz. Bakış açımızı değiştirmeliyiz. Herkesin bir arada yaşadığı toplum yaratmalıyız. Ancak bunu sağladığımızda çözümden bahsediyor olabiliriz” diye konuştu.   </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Doğuştan ve sonradan engelli olan bireylerin yaşadığı duygusal süreçleri anlatan Mudanya Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Psikoloğu Klinik Psikolog Gamze Say Karadağ ise, engelli bireylerin yaşadığı isyan, inkar ve kabullenememek duygularını detaylı bir şekilde ele aldı. Toplum desteğinin önemine değinen Karadağ, “Engelli bireylerin ve ailelilerinin ihtiyacı erişilebilir bir hayat ve destekleyici bir çevredir. Bize düşen görev destek olmaktır. Engellik bir yolculuktur. İsyan ile başlayan bu yolculuk umutla güçlenebilir” ifadelerini kullandı. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Söyleşilerin ardından otizmli çocukların katılımıyla, Doç. Dr. Tülay Yıldız Akgül koordinatörlüğünde yürütülen eğitimde drama dersi kapsamında Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü tarafından gerçekleştirilen atölye çalışmasının gösterimi yapıldı. Kendisi de bedensel engelli olan Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Uğur Saçıntı’nın “Kalemden Sahneler” isimli sahne performansı da katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Etkinliğin düzenlenmesine emek verenlere teşekkür eden Mudanya Belediye Başkan Yardımcısı Av. Baran Güneş, tüm insanoğlunun birer engelli adayı olduğunu hatırlatarak, dünyayı daha fazla nasıl engelsiz hale getirebileceklerinin mücadelesi vermek gerektiğini, belediye olarak engelli bireylere yönelik çalışmaların süreceğini söyledi.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mudanyada-engellilik-farkindaligi-icin-bulusuldu-595842">Mudanya&#8217;da Engellilik Farkındalığı İçin Buluşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Göktaş: &#8220;Konya Aile Dostu Şehircilik Anlayışında Örnek Gösterilecek Bir Tecrübeye Sahip&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakan-goktas-konya-aile-dostu-sehircilik-anlayisinda-ornek-gosterilecek-bir-tecrubeye-sahip-595253</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 12:35:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Dostu]]></category>
		<category><![CDATA[anlayışında]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[dostu]]></category>
		<category><![CDATA[göktaş]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şehircilik]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Şehir ve Aile Şurası"nın açılışı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-goktas-konya-aile-dostu-sehircilik-anlayisinda-ornek-gosterilecek-bir-tecrubeye-sahip-595253">Bakan Göktaş: &#8220;Konya Aile Dostu Şehircilik Anlayışında Örnek Gösterilecek Bir Tecrübeye Sahip&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen &#8220;Şehir ve Aile Şurası&#8221;nın açılışı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bakan Göktaş, “Konya, aile dostu şehircilik anlayışında örnek gösterilecek bir tecrübeye sahip. Geniş bulvarları, yeşil alanları, yayalara ve bisikletlere güvenli ulaşım sağlayan şehir planlaması, çocuğuyla yürüyen anneye de yaşlıya da engelliyi de bireye de rahat nefes aldırıyor. Çocuk ve genç dostu parklar, kütüphaneler, bilim merkezleri, spor alanları her mahallede öğrenmeye, üretmeye, birlikte vakit geçirmeye imkan veren bir yaşam kültürü var. Konya’nın şehir dokusunda aile sadece korunmuyor, şehrin yaşayan bir değeri olarak geleceğe taşınıyor” dedi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Yaptığımız tüm yatırımlarla dün olduğu gibi bugün de Türkiye Yüzyılı’nın en sağlam temelini aileyle, değerle ve insanla kuruyoruz. Allah’ın izniyle, bu kadim şehrin mayasında var olan sevgi, vefa ve dayanışma ruhuyla, Konya’yı ‘aile dostu bir şehir’ olarak geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. Bakan Göktaş, Başkan Altay’a Konya’daki 26 park ve Akyokuş Kasrı için “Aile Dostu” levhası takdim etti.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen &#8220;Şehir ve Aile Şurası&#8221;nın açılışı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen programın açılışında konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleri ile 2025 yılının Türkiye’de &#8220;Aile Yılı&#8221; olarak ilan edilmesinin, bu şuuru yeniden diri tutmak adına çok önemli bir adım olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“AİLE GÜÇLÜ OLURSA TOPLUM DA GÜÇLENİR”</strong></p>
<p>“Aile; zamana direnebilen, her şeye rağmen tüm kudretiyle dimdik ayakta kalabilen güçlü bir köprüdür” cümlesiyle ailenin önemine dikkati çeken Başkan Altay, “Zira bizim anlayışımızda aile, kan bağının imanla yoğrulmuş halidir. Öyle ki, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de aile ‘sükûnet bulma’ yeri olarak ifade edilir. Bu yüzden bu kadim topraklarda korunması gereken değerlerin başında hep ‘aile’ olmuştur. Aile; sevginin, saygının, merhametin ve dayanışmanın ilk öğretildiği okul; toplumun tamamını içine alan, bizi biz yapan değerlerin yaşatıldığı en güçlü kurumdur. Aile güçlü olursa toplum da güçlenir; aile sağlam durursa millet de istikametini şaşırmaz ve tüm heybetiyle zamanın içinde yer alır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“AİLE YAPISI, NE YAZIK Kİ BUGÜN CİDDİ TEHDİTLERLE KARŞI KARŞIYADIR”</strong></p>
<p>Başkan Altay, modern çağ olarak adlandırılan dönemde dünyanın; insanı bireysellik söylemiyle kuşattığını ve her geçen gün biraz daha yalnızlaştırdığını belirterek, “Bizim medeniyetimizde mukaddes kabul edilen, kökleri bin yıllık inanç ve kültür birikimine dayanan aile yapısı, ne yazık ki bugün ciddi tehditlerle karşı karşıyadır. Ailenin içi boşaltılmakta, insani değerler zayıflatılmakta, ben merkezli bir zihniyet güç kazanmaktadır. Bu nedenle aile mefhumuna daha geniş ve derin bir bakışla yaklaşmak zorundayız. Çünkü aile güçlenirse toplum güçlenir; aile çökerse toplum da çözülür. Bu meseleye ciddiyetle, hassasiyetle ve ortak bir vicdanla yaklaşmak hepimizin sorumluluğudur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını ‘Aile Yılı’ ilan etmesi, devletimizin bu konudaki kararlılığının açık bir göstergesidir” değerlendirmesini yaptı.</p>
<p><strong>“KONYA’YI ‘AİLE DOSTU BİR ŞEHİR’ OLARAK GELECEĞE TAŞIMAYA KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>
<p>Başkan Altay, Konya’da yürüttükleri her projenin aslında bir aileye huzur, bir çocuğa umut, bir haneye güven kazandırmak için yapıldığını belirterek, “Yüzyıllardır bizleri ayakta tutan en güçlü vasfımız, aile bağlarımızdır. Bu bağları korumak, geleceğimizi korumaktır. Yaptığımız tüm yatırımlarla dün olduğu gibi bugün de Türkiye Yüzyılı’nın en sağlam temelini aileyle, değerle ve insanla kuruyoruz. Allah’ın izniyle, bu kadim şehrin mayasında var olan sevgi, vefa ve dayanışma ruhuyla, Konya’yı ‘aile dostu bir şehir’ olarak geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bu anlamlı buluşmada bizleri yalnız bırakmayan ve her daim destek olan Sayın Bakanımız, hemşehrimiz Mahinur Özdemir Göktaş Hanımefendiye, bugün burada bir araya gelerek aile yapısına katkı sunan tüm paydaşlarımıza ve konuklara şükranlarımı ifade ediyorum. Şehir ve Aile Şuramızın hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p><strong>“GÜÇLÜ KADIN GÜÇLÜ AİLE, GÜÇLÜ AİLE GÜÇLÜ TOPLUM DEMEK”</strong></p>
<p>AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka, hem aile kurumunu hem de demografik yapıyı güçlendirmeye yönelik tarihi adımlar attıklarını ifade ederek, “AK Parti olarak ve AK Parti Kadın Kolları olarak her zaman aileyi güçlendirmeyi merkezimize alıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki güçlü kadın güçlü aile demek ve güçlü aile güçlü toplum demek. O yüzden bu sadece sosyolojik bir gerçeklik değil, aynı zamanda tarihi de bir hakikattir. Bu hakikatin ışığında aile yapımızı korumak, tahkim etmek ve bizden sonraki nesillere de zengin bir miras olarak bırakmak hepimizin görevidir” cümlelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;ŞURANIN YALNIZ KONYA&#8217;MIZ İÇİN DEĞİL, ÜLKEMİZ İÇİN KIYMETLİ BİR BAŞVURU KAYNAĞI OLACAĞINA İNANIYORUM”</strong></p>
<p>Konya Valisi İbrahim Akın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmiş olmasının, düzenlenen şuranın anlamını ve sorumluluğunu daha da artırdığını vurgulayarak, “Bir başkent daima başkenttir. Tarih boyunca medeniyet kurmuş, geleceğe yön vermiş bir şehir olarak Konya&#8217;mız, bugün de aynı birikimin ve hikmetin taşıyıcısı olmayı sürdürmektedir. Şuramız neticesinde hazırlanacak raporlarla geliştirilecek politika önerilerinin yalnız Konya&#8217;mız için değil, ülkemiz için kıymetli bir başvuru kaynağı olacağına yürekten inanıyorum” dedi.</p>
<p><strong>BAKAN GÖKTAŞ: “AİLE SAĞLAM OLDUĞUNDA ŞEHİR GÜVEN VERİR”</strong></p>
<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da Konya’nın, Mevlana’nın kapısında sabrı, Şems’in semasında aşkı, Sadettin-i Konevi’nin ilminde hakikati, Ahi Evran’ın çarşısında hakkaniyeti saklayan bir hikmet yurdu olduğunu, Konya’nın ayrıca sadece irfanı ve hikmetiyle değil, aileyi yaşatan sıcaklığıyla da bilindiğini vurgulayarak konuşmasına başladı.</p>
<p>Bakan Göktaş, “Bir toplumun medeniyet seviyesi insan ilişkisinin sıcaklığında, şehirle insan arasındaki ahengin gücünde okunur. Şehirler sokaklarıyla, parklarıyla, kokusuyla, sesiyle yaşayan bir yapıdır. O yapının kalbi daima insandır. İnsanın kök saldığı ilk yer ise aile. Bu nedenle şehir dediğimiz esasında ailelerin bir araya gelerek kurduğu bir evdir. Şehirlerin ruhu da ailede yayılır. Aile sağlam olduğunda şehir güven verir. Aile yıprandığında şehir yalnızlaştırır. Kalabalıklar artar fakat yakınlık azalır, yollar çoğalır fakat yön kaybolur. İşte o nedenle şehir planlamasından sosyal hizmetlere, kültür politikalarından gençlik çalışmalarına kadar attığımız her adımın merkezinde aile olmak zorundadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle ilan ettiğimiz 2025 Aile Yılı tam da bu bakışın, bu iddianın ve bu kararlılığın güçlü bir ifadesidir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“ŞEHİRLER AİLEYİ KORUDUĞUNDA KOMŞULUK DİRİLİR, MAHALLE YAŞAR, ÇOCUK GÜVENLE BÜYÜR, YAŞLI HUZUR BULUR, GENÇ KENDİNİ AİT HİSSEDER”</strong></p>
<p>“2025 Yılı Aile Yılı” sürecinin en önemli paydaşlarından birinin yerel yönetimler olduğunu aktaran Bakan Göktaş, “Şehirlerin ruhuna aileyi işleyen, sosyal belediyecilik anlayışıyla kapılarını ailelere açan belediyelerimiz bu süreci sahada görünür ve güçlü kıldı. Biz biliyoruz ki aile şehrin dokusunda yaşar. Caddede, parkta, camide, kütüphanede, meydanda… Şehirler aileyi koruduğunda komşuluk dirilir, mahalle yaşar, çocuk güvenle büyür, yaşlı huzur bulur, genç kendini ait hisseder. Bu anlayışla 200’e yakın belediyemiz aile yılı kapsamında yeni projeler başlattı, mevcut hizmetlerini aile ekseninde güçlendirdi” dedi. </p>
<p><strong>“KONYA’NIN ŞEHİR DOKUSUNDA AİLE SADECE KORUNMUYOR, ŞEHRİN YAŞAYAN BİR DEĞERİ OLARAK GELECEĞE TAŞINIYOR”</strong></p>
<p>Bakan Göktaş, şöyle devam etti: “Konya, aile dostu şehircilik anlayışında örnek gösterilecek bir tecrübeye sahip. Geniş bulvarları, yeşil alanları, yayalara ve bisikletlere güvenli ulaşım sağlayan şehir planlaması, çocuğuyla yürüyen anneye de, yaşlıya da, engelleye de, bireye de rahat nefes aldırıyor. Çocuk ve genç dostu parklar, kütüphaneler, bilim merkezleri, spor alanları her mahallede öğrenmeye, üretmeye, birlikte vakit geçirmeye imkan veren bir yaşam kültürü var. Konya aynı zamanda kadınları, çocukları, aileleri destekleyen güçlü bir altyapıya da sahip. Danışmanlık hizmetleri, eğitim programları, kadın girişimcilik merkezleri, çocuk bakım imkanlarıyla güvenli ve kapsayıcı bir şehir örneği sunuyor. Yaşlı ve engelli dostu uygulamalar, erişilebilir kamusal alanları ve sosyal bakım hizmetleriyle aile içindeki her bireyi gözeten bir belediyecilik anlayışı var. Konya’nın şehir dokusunda aile sadece korunmuyor, şehrin yaşayan bir değeri olarak geleceğe taşınıyor” ifadelerine yer verdi.</p>
<p><strong>“VATANDAŞIMIZIN HAYATINA DOKUNAN HER TÜRLÜ HİZMETİNDEN DOLAYI KIYMETLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUM”</strong></p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi’ne 26 park ve Akyokuş Kasrı için ‘Aile dostu’ levhasını takdim etmekten büyük memnuniyet duyduklarını kaydeden Bakan Göktaş, “Konya ülkemizin gerçekten aile dostu şehirlerinden bir tanesi. Bunu sadece ben söylemiyorum, bütün kurumlarımız aslında çok net bir şekilde görüyor, hissediyor, biliyor. Buradaki yaşayan her bir vatandaşımızın hayatına dokunan her türlü hizmetlerinden dolayı kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Valimize ve bütün Konyalı hemşehrilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Bu birliktelik ve çabayla aile dostu şehirlerden güçlü Türkiye’ye ve nihayetinde güçlü yarınlara hep birlikte yürüyoruz. Burada alınan her karar, kurulacak yeni yuvaların, henüz doğmamış çocukların güvenli yarınlarını da ilgilendiriyor. Bu şuradan çıkacak her öneri, her fikir ve her yol haritasının yeni yüzyılın sosyal mimarisini hep birlikte inşa edeceğimiz güçlü bir temel olacağına inanıyorum” değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>Programın sonunda Bakan Göktaş, 26 park için “Aile Dostu Levhası”nı, Akyokuş Kasrı’nın da “Aile Dostu Mekan” ünvanını tescil eden plaketi Başkan Altay’a takdim etti.</p>
<p>Programa AK Parti Konya milletvekilleri Mustafa Hakan Özer, Hasan Ekici, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaarslan, BBP Konya İl Başkan Yardımcısı Mehmet Atasagun, rektörler, ilçe belediye başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen &#8220;Şehir ve Aile Şurası&#8221;, 30 Kasım Pazar günü sona erecek.<br /> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-goktas-konya-aile-dostu-sehircilik-anlayisinda-ornek-gosterilecek-bir-tecrubeye-sahip-595253">Bakan Göktaş: &#8220;Konya Aile Dostu Şehircilik Anlayışında Örnek Gösterilecek Bir Tecrübeye Sahip&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üsküdar&#8217;da &#8221;Ses Ver Şiddete Dur De&#8221; Etkinliği Düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uskudarda-ses-ver-siddete-dur-de-etkinligi-duzenlendi-595006</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:02:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[dur]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[ver]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595006</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar’da kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın katılımıyla anlamlı bir etkinlik düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudarda-ses-ver-siddete-dur-de-etkinligi-duzenlendi-595006">Üsküdar&#8217;da &#8221;Ses Ver Şiddete Dur De&#8221; Etkinliği Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar’da kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın katılımıyla anlamlı bir etkinlik düzenlendi.</p>
<p>Üsküdar Valide Sultan Gemisi’nde, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında ‘’Ses Ver Şiddete Dur De!’’ başlığıyla gerçekleşen programda alanında uzman isimler, sivil toplum kuruluş temsilcileri ve birçok vatandaş bir araya geldi.</p>
<p>Programın açılış konuşmasını yapan Başkan Sinem Dedetaş, bir araya gelinme sebebinin acı bir gerçeklik olduğuna işaret ederek, “Çok karışık duygular içinde olduğumu söylemem lazım. Çünkü hiç konuşmamamız gereken bir başlık. Bir araya gelmemizi gerektirmemesi gereken bir başlık altında bir aradayız. Bir taraftan şiddete karşı dur diyoruz, bir taraftan ölen kadınlarımız var, yas içindeyiz” diye konuştu.</p>
<p>Kadınların maruz kaldığı görünür ve görünmez şiddet türlerine dikkat çeken Dedetaş, ‘’Şiddetin belki her türlüsünü yaşıyoruz. Burada ölen kadınlarımız var, arkadaşlarımız var. Hayatta olan bizlerin yaşadığı pek çok şiddet türü var. Sadece kadın olmanın getirmiş olduğu bir takım zorluklar var. Aile içindeki şiddeti bir kenara koyuyorum, bir tarafta, iş hayatında, siyasette karşılaştığımız gerçekten çok farklı şiddet türleri var. En acısı tabii ki hayattan koparılmak. Ama yaşarken de hayattan koparılıyoruz aslında. Pek çok kız çocuğumuz, pek çok genç kadın, yaşadığı şiddetin boyutuna bağlı olarak işten, sosyal hayattan kopabiliyorlar. Bir arada olmak, dayanışma içinde olmak çok önemli ve biz ancak bir arada olduğumuzda ses çıkardığımızda bununla mücadele ediyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>“Sadece farkında olmak değil, harekete geçmek de önemlidir“</strong></p>
<p>Üsküdar Belediyesi’nin kadınların üzerindeki bakım yükünü azaltmaya yönelik çalışmaları hakkında bilgi de paylaşan Dedetaş, “Üsküdar Belediyesi olarak özellikle bakım yüklerinin çoğunluğunun kadınlar üzerinde olduğunu, kendi bölgemizde de kadınların yüzde yetmişinin evde olduğunu biliyorduk kampanya zamanında. ‘Sadece farkında olmak değil, harekete geçmek de önemlidir.’ diyerek ilk icraatlarımızdan biri kadının sosyal hayata, iş hayatına katılabilmesi için öncelikle o bakım yüklerini üzerinden almaktı. Üsküdar Belediyesi’nde daha önce olmamış kreşlere hayata geçirdik, iki tane kreşimiz şu anda devrede.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Dedetaş, “Sadece kreşlerle değil, kadınların sosyal hayata katılmasında özgüvenlerinin gelişmesinde, ya da mesleki birikimlerinin artması için pek çok kurs düzenliyoruz. Şu anda ÜSMEK’lerde 10 Bin üyemiz oldu ve bunların yüzde 91’i kadın. Buradaki hemcinslerimiz öğrenirken kendilerini geliştirirken aynı zamanda yine yeni imkanlarla, özel günlerle alanlarımızın tamamını kadın arkadaşlarımızın çalışmalarına ekonomik olarak güçlendirmek için stantlara dönüştürdük ve her özel günü fırsat biliyoruz. Üsküdar’ın en önemli noktalarında standlar açarak kendilerini geliştirdikleri, el ürünlerini veya farklı hizmetleri buralarda sunup ekonomik olarak da güçlenmelerini sağlıyoruz. Yaptığımız çalışmalardan en önemlilerinden bir tanesi sağlık alanında oldu, yeni açtığımız Psikolojik Danışmanlık Merkezimiz var. Rakamları sürekli kontrol ediyoruz, bir aydır açık merkezimiz 63  Kadın, 37 Erkek, bu da gösteriyor ki psikolojik destek anlamında kadınların daha fazla desteğe ihtiyacı var.” diye  ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kadın cinayetlerine ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Sinem Dedetaş, “2025 yılının ilk on ayında ülkemizde en az 235 kadın, erkekler tarafından öldürüldü. 247 Kadın da şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Canice katledilen İkbal Uzuner, Ayşenur Halil, cesedi günler sonra bulunan  Narin Güran, acılı ailesinin tüm çabasına rağmen başına ne geldiği tam olarak bilinmeyen Rojin Kabaiş gibi yüreklerimizi yakan pek çok örneğimiz var. Bu isimleri anıyoruz bunlar tek değiller umarım son olacaklar diyeceğim ummakla kalmayacağız tabii ki bunun için tüm çabayı göstereceğiz.” diye konuştu.</p>
<p>Programın devamında, Klinik Psikolog ve PCIT Terapisti Seda Sinem Çağlar, “Kadına Şiddetle Mücadelenin Psikolojik Perspektifi” başlıklı konuşmasında kadına yönelik şiddetin bireysel ve toplumsal etkilerini psikolojik açıdan ele aldı.</p>
<p>“Bir Eşitlik Ütopyası” adlı toplumsal cinsiyet eşitliği konferansı ise tek perde müzikli söyleşi formatında katılımcılarla buluştu. Biyolojik cinsiyet ile toplumsal cinsiyet ayrımı, cinsiyet körlüğü, günlük dile yerleşmiş cinsiyetçi ifadeler, şiddet, taciz, eğitim ve istihdamda fırsat eşitsizlikleri gibi önemli başlıklar konuşuldu. Konferansta ayrıca; daha barışçıl ve eşitlikçi bir yaşam ortamı oluşturmanın yolları, cinsiyet ayrımcılığına yol açan engellerin fark edilmesi ve erkeklerin bu süreçte daha aktif rol almasının önemi vurgulandı.</p>
<p>Program, “Şiddete Karşı Sözünü Söyle Panosu” bölümünde katılımcılar, kadına yönelik şiddete karşı düşüncelerini ve dayanışma mesajlarını panoya yazarak ortak bir duruş sergilendi. Program, “Şiddete Karşı Sözünü Söyle Panosu” bölümünün ardından Kız Kulesi açıklarında balonların gökyüzüne bırakılmasıyla son buldu. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudarda-ses-ver-siddete-dur-de-etkinligi-duzenlendi-595006">Üsküdar&#8217;da &#8221;Ses Ver Şiddete Dur De&#8221; Etkinliği Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ses Yükseltti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kecioren-kadina-yonelik-siddete-karsi-ses-yukseltti-594955</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[özarslan]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[yükseltti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Semineri düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-kadina-yonelik-siddete-karsi-ses-yukseltti-594955">Keçiören, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ses Yükseltti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Semineri düzenlendi. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen program <b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan </b>ve<b> eşi Filiz Özarslan</b>’ın ev sahipliğinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Başkan Özarslan, eşi Filiz Özarslan ile birlikte ‘Yaşama Dokun Perdesi’ne kadına yönelik şiddetle mücadelenin sembol rengi olan turuncu boya ile el izi bırakarak farkındalık mesajı verdi. Seminerde uzmanlar, toplumda birçok kadının şiddete maruz kaldığını belirterek kimsenin kendini yalnız hissetmemesi gerektiğini ve şiddet yaşayanların aile-toplum sağlığı için mutlaka profesyonel destek alması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa; CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Figen Gündoğdu, CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayça Çağlar Uzundağ, CHP Keçiören İlçe Kadın Kolları Başkanı Birsen Çakıcı, Keçiören Belediye Başkan Danışmanı İlahiyatçı Yazar Ayşe Sucu, Atatürkçü Düşünce Derneği Keçiören Şube Başkanı Halime Şentürk, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, STK ve dernek temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>“Tarihimizde kadın hep ön planda olmuştur”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b>, katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada kadına verilen değerin Türk ve İslam tarihindeki güçlü örneklerle açıkça görüldüğünü belirterek, şunları söyledi: “Yüce Türk Milleti’ne boşuna yüce denmiyor; bizler güzel ahlaklı insanların torunlarıyız. Tarihe baktığımızda Dede Korkut’un divanında kadınlar yer almış; İslam tarihinde ise Peygamber Efendimiz’in kadınlara yönelik örnek davranışlarını görüyoruz. Atatürk’e baktığımızda da kadınların hem sosyal hayatta hem siyasette ön plana çıkarıldığını, dünyada birçok ülkede olmayan haklara erken dönemde sahip olduğunu görüyoruz. Bizler de atalarımızın izinden giderek kadınlarımızı baş tacı etmeye devam edeceğiz. Kadına yönelik şiddete karşı bir olacak, bu konunun konuşulmasının bile mümkün olmadığı bir toplum haline geleceğiz.”</p>
<p><b>“Bugün yalnızca bir mücadele günü değil bir vicdan çağrısıdır”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ın eşi Filiz Özarslan </b>ise<b> </b>kadınların her alanda desteklenmesi gerektiğini, daha güvenli ve adil bir toplum için ortak mücadelenin önemli olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Bugün burada insanlığın en acı gerçeklerinden birine dur demek, sesi kısılan kadınların sesi olmak ve bir daha asla yaşanmaması gereken acıların önüne hep birlikte set olmak için buluştuk. Şiddetin gölgesinde büyüyen çocuklar, yarım kalan hayaller, yalnız kaldığını düşünen nice can var. Şiddetin olduğu hiçbir ev tam, hiçbir sokak huzurlu, hiçbir toplum güçlü değildir. Bu yüzden bugün yalnızca bir mücadele günü değil, bir vicdan çağrısıdır. Umut ve cesaret bulaşıcıdır; buradan yükselen dayanışma yarın daha güçlü bir geleceğin kapısını aralayacaktır. Yüreğiyle burada olan herkese teşekkür ediyorum. Birlikte daha güzel, daha güvenli ve daha adil bir Keçiören’i mutlaka inşa edeceğiz.”</p>
<p><b>“Kadına yönelik şiddetle mücadeleye erkekler daha çok dahil olmalı”</b></p>
<p>Kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca kadınların omuzlarına bırakılamayacağını belirten<b> CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Figen Gündoğdu</b>, “Bu seminerler geleneksel hale geldi; konuşuyoruz ama çoğu zaman şiddete uğrayan kadın yalnız kalıyor. Davalarını takip ediyor, evlerine gidiyor, kayıpların aileleri için ne yapabiliriz diye mücadele ediyoruz fakat gücümüz sınırlı. Kadına yönelik şiddetle mücadelede erkeklerin de en az kadınlar kadar dahil olması gerekiyor; erkekler olmadan bu mücadelede başarı elde edemiyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><b>“Kadın cinayetleri kader değildir”</b></p>
<p><b>CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayça Çağlar Uzundağ</b> da kadına yönelik şiddetle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirterek, “Bugün burada öldürülen kadınların, yetim kalan çocukların ve adalet arayan kadınların sesi olmak için bir aradayız. Türkiye’de her ay kadın cinayetleri artıyor; yalnızca 2025 yılının Ekim ayında 19 kadın öldürüldü, 22 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Bu rakamlar sayı değil, birer hayat, birer hikâyedir ve hepsi önlenebilir ölümlerdir. Kadın cinayetleri kader değildir; durdurulabilir. Kadına yönelik şiddet eşitsizlikten beslenir. Eşit olmayanın söz hakkı, güvenliği ve hayatı korunmaz. Gerçek mücadele, eşitliği devlet politikası haline getirdiğimizde mümkün olur.” dedi.</p>
<p><b>“Bir hafta değil her gün bu soruna çözüm üretmek için uğraşacağız”</b></p>
<p><b>CHP Keçiören Kadın Kolları İlçe Başkanı Birsen Çakıcı</b>, kadına yönelik şiddetin yalnızca kadınların değil tüm toplumun ortak sorunu olduğunun altını çizerek, “Kadına yönelik şiddet, dünyanın her yerinde milyonlarca kadının hayatını derinden etkileyen bir sorun. Fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddetle mücadele ederken biz kadınlar dönem dönem bir araya geliyoruz. Ancak bu yolculukta sorunun yalnızca kadınların değil, erkeklerin ve tüm toplumun sorunu olduğunu bilerek hareket edeceğiz. Bu sorunu sadece bir hafta değil, yılın her günü bir sorun olarak kabul edecek ve çözüm üretmek için uğraşacağız.” dedi.</p>
<p><b>“Bu yarayı görmezden gelmeyiz”</b></p>
<p><b>Atatürkçü Düşünce Derneği Keçiören Şube Başkanı Halime Şentürk</b>, kadına yönelik şiddetin fiziksel saldırıyla sınırlı olmayan, sözden bakışa, ekonomik engellemelerden eşitsizliklere kadar uzanan derin bir toplumsal yara olduğunu belirterek, “Bugün burada bu yarayı görmezden gelmeyeceğimizi, şiddetin hiçbir bahanesi olamayacağını haykırmak için toplandık; sessiz kalanlardan değil, her ortamda eşitlik ve adalet için ses yükseltenlerden olacağız.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Kültürümüze sahip çıkarsak şiddetin tutunacağı bir zemin kalmayacaktır”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkan Danışmanı İlahiyatçı Yazar Ayşe Sucu </b>yaptığı konuşmada<b>,</b> “Kadına yönelik şiddet ve daha birçok konunun temelinde ahlak yatar. Ahlak kendimize ve ötekine karşı muhasebe yapmamızı sağlar ve bizim fıtratımızda var. Dinimizin temelinde merhamet ve ahlak yatar. Göçebe Türk kültüründe de kadın her şeyin merkezinde yer alır. Tüm bunları unutmadan toplumun asıl yapı taşlarını oluşturan, insanı insan yapan merhamet ve ahlaka sahip çıkarsak her şeyle baş edebiliriz. Kültürümüze sahip çıkarsak şiddetin tutunacağı bir zemin kalmayacaktır.” dedi.</p>
<p><b>Kadına yönelik şiddetin tüm yönleri masaya yatırıldı</b></p>
<p>Gerçekleştirilen seminerde, kadına yönelik şiddetin tanımı, çeşitleri ve toplumsal etkileri psikolog ve sosyologlar tarafından kapsamlı biçimde ele alındı. Katılımcılara şiddetten korunma yöntemleri, riskleri azaltma adımları ve başvurabilecekleri destek kurumları hakkında önemli bilgiler verildi. Uzmanlar, çok sayıda kadının şiddete maruz kaldığını vurgulayarak, hiç kimsenin kendini yalnız hissetmemesi gerektiğini belirtti ve şiddet yaşayanların hem kendi iyilik halleri hem de aile ve toplum sağlığı için profesyonel destek almalarının önemini dile getirdi. Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Rabia Çakmak da, 6284 Sayılı Kanun kapsamında kadınların sahip olduğu hakları anlatarak, bu hakların bilinmesi ve gerektiğinde kullanılması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><b>Yaşama dokundular</b></p>
<p>Etkinlik sonunda çekilen hatıra fotoğrafının ardından Başkan Mesut Özarslan, eşi Filiz Özarslan ile birlikte ‘Yaşama Dokun Perdesi’ne, kadına yönelik şiddetle mücadelenin sembol rengi olan turuncu boya ile el izi bıraktı. Diğer katılımcılar da turuncu boya ile perdeye el izi bırakarak kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık mesajı verdiler. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-kadina-yonelik-siddete-karsi-ses-yukseltti-594955">Keçiören, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ses Yükseltti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Turuncu balonlarla kadına şiddete &#8216;dur&#8217; mesajı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turuncu-balonlarla-kadina-siddete-dur-mesaji-594789</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:30:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[balonlarla]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dur]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[turuncu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594789</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında farkındalık oluşturmak ve toplumsal bilinç artırmak amacıyla kapsamlı bir program düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turuncu-balonlarla-kadina-siddete-dur-mesaji-594789">Turuncu balonlarla kadına şiddete &#8216;dur&#8217; mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında farkındalık oluşturmak ve toplumsal bilinç artırmak amacıyla kapsamlı bir program düzenledi. Katılımcılar ellerindeki turuncu balonları gökyüzüne bırakarak şiddetsiz bir dünya için umut mesajı verirken, “Kadın Sevgiyle Güzelleşir” konulu söyleşide konuşan Yazar Dilek Cesur, “Çocuklara sevgiyi öğretmeliyiz, sevgiyle büyüyen çocuklar dünyayı değiştirir” dedi.</p>
<p><b>TURUNCU BALONLARLA FARKINDALIK YÜRÜYÜŞÜ</b></p>
<p>Etkinlik, kadınlara yönelik şiddete dikkat çekmek için farkındalık yürüyüşü ve bisiklet korteji ile başladı. Düzenlenen yürüyüşe kadın yunus polisleri de eşlik etti. Uçurtma Tepesi’nden başlayan yürüyüş, Kocaeli Kongre Merkezi Otoparkı’nda son buldu. Katılımcılar ellerindeki turuncu balonları gökyüzüne bırakarak şiddetsiz bir dünya için umut mesajı verdi. Program, Kongre Merkezi fuaye alanında düzenlenen atölyelerle devam etti. Kocaelili kadınların yoğun ilgi gösterdiği atölyelerde çiçek yapımı, çanta boyama, mum yapımı gibi etkinlikler gerçekleştirildi. Kadınlar, bu atölyelerde hem üretmenin keyfini yaşadı hem de unutulmaz anılar biriktirdi.</p>
<p><b>İYİ NİYET AĞACI MESAJLARLA DOLDU</b></p>
<p>Anne Şehir psikologları eşliğinde kurulan Psikoloji Koridoru’nda duygu düzenleme seansı, nefes egzersizleri ve farkındalık etkinlikleri yapıldı. Alanda yer alan “İyi Niyet Ağacı” ve “İyi Niyet Duvarına” katılımcılar temennilerini yazarak duygu ve düşüncelerini paylaştı. Bu sırada çocuklar için oluşturulan güvenli çocuk oyun alanında minikler eğlenceli zaman geçirdi.</p>
<p><b>KONGRE MERKEZİ’NDE ANLAMLI BULUŞMA</b></p>
<p>Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ın eşi Songül Aktaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın eşi Prof. Dr. Figen Büyükakın, Kocaeli İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman’ın eşi Esra Karaduman, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç, Kocaeli Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Fadime Sertçelik, şube müdürleri, kadınlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>“KADINA ŞİDDET TOPLUMSAL BİR YARADIR”</b></p>
<p>Programda konuşma yapan Başkan Vekili Berna Abiş, “Bugün bir utanç vesilesi olan kadına şiddet konusuyla toplum olarak yüzleşmemiz, bu durumu değiştirmemiz ve hep birlikte kararlılıkla mücadele etmemiz gerektiğinin altını çizdiğimiz gündür. Kadına yönelik şiddet yaş, eğitim, kültür fark etmeksizin dünyanın her yerinde yaşanan toplumsal bir yaradır. Ülkemizde tek bir kadın bile şiddete maruz kalıyorsa bu bir rakamı bizim için büyük bir rakamdır. Bu duyarlı insanların içini acıtan bir yaradır. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak kadının toplumdaki yerini geliştirmek ve emeğe dayalı üretimini destekliyoruz. Kadınların ihtiyaç duyduğu her alanda yanlarında olduk ve olmaya devam edeceğiz. En büyük hayalimiz bir kadının dahi şiddete maruz kalmadığı bir şehir inşa etmek” ifadesini kullandı.</p>
<p> </p>
<p><b>“AİLE ÇOCUĞUNA GÜZEL ÖRNEK OLMALI”</b></p>
<p>Başkan Vekili Berna Abiş’in ardından Eğitimci ve Yazar Dilek Cesur, “Kadın Sevgiyle Güzelleşir” konulu söyleşisini gerçekleştirdi. Toplumsal farkındalık konusunda katılımcılara önemli mesajlar veren Cesur, “Biz esasında insanı insandan koruyoruz. Toplumun düzenini değiştirmeye çalışıyoruz. Bu düzeni değiştirecek olan ise yine biz kadınlarız. Bugün bir ailede kadın çocuğuna nasıl davranıyorsa erkekte çocuğuna öyle davranıyor. Bugünün dünyasında insanlar psikolojik şiddet görüyor. Birçok ülkede kızlar okula gidemiyor. Çocuklar küçük yaşlarda evlendiriliyor. Bunun önüne geçecek tek bir şey var, o da eğitim. Okulda verilen eğitimden değil, ailenin verdiği eğitimden bahsediyoruz” dedi.</p>
<p><b>“ÇOCUKLARINIZA SEVGİYİ ÖĞRETİN”</b></p>
<p>Çocuğa ilk hakaret ve ilk şiddetin aile mensupları tarafından gösterildiğini belirten Cesur, “Çocuk hayatta hep ailesini örnek alıyor. Ailesinden gördüklerini hayatta uyguluyor. Bu yüzden değişimi kendimizle ve ailemizden başlatacağız. Bir benim yapmamla ne olur diye bir düşünceye kapılmayın sakın. Bir kendi başına bile olsa büyük bir rakamdır. Bugün size ufak gelebilecek değişimler birle başlar. Dünyadaki düzeni değiştirecek olan bizleriz. Şiddetin önüne geçebilecek en büyük adımsa çocuklarıma sevgiyi öğretmektir. Bir benim yetiştirdiğim çocukla ne olacak diye düşünmeyin. Çocuğunuza her şeyin yaşamaya devam etme hakkı olduğunu öğretin. Dünyayı, insanı, hayvanı ve hatta çiçeği sevmeyi öğretin. Bunları öğretince o çocuklar zaten sevgiyi öğrenmiş oluyor. Sevgiyle büyüyen çocuklar dünyayı değiştirir” dedi. Programın sonunda Prof. Dr. Figen Büyükakın, Yazar Dilek Cesur’a tablo hediye etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turuncu-balonlarla-kadina-siddete-dur-mesaji-594789">Turuncu balonlarla kadına şiddete &#8216;dur&#8217; mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den, tüm engel gruplarını kapsayan ilk yerel eylem planı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-tum-engel-gruplarini-kapsayan-ilk-yerel-eylem-plani-594764</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:29:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Eylem Planı]]></category>
		<category><![CDATA[gruplarını]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayan]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594764</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Engelli Hizmetlerine Yönelik İzmir Yaklaşımı ve Eylem Planı hazırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-tum-engel-gruplarini-kapsayan-ilk-yerel-eylem-plani-594764">Büyükşehir&#8217;den, tüm engel gruplarını kapsayan ilk yerel eylem planı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Engelli Hizmetlerine Yönelik İzmir Yaklaşımı ve Eylem Planı hazırladı. Tüm engel gruplarını kapsayan ilk yerel eylem planı olma özelliğini taşıyan çalışma; 7 ana amaç, 22 alt hedef ve 90 faaliyet tanımını kapsıyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Engelli Hizmetlerine Yönelik İzmir Yaklaşımı ve Eylem Planı’nı düzenlediği toplantı ile kamuoyuna duyurdu. Engellilerin kente eşit, bağımsız ve tam katılımını güçlendirmek amacıyla hazırlanan plan; 7 ana amaç, 22 alt hedef ve 90 faaliyet tanımını içeriyor. Çalışma; engelliler ve yakınları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kurumların katkılarıyla oluşturulurken, tüm engel gruplarını kapsayan ilk yerel eylem planı olma özelliğini taşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu planı, erişilebilirlikten eğitime; istihdamdan sosyal yaşama kadar birçok alanda dönüşüm hedefleyen bir yol haritası olarak hazırladı. İzmir’i herkes için daha kapsayıcı ve yaşanabilir bir şehir haline getirme hedefi ile oluşturulan eylem planının lansmanına İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İZPA Genel Müdür Yardımcısı Pınar Börü, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, engelliler ve aileleri katıldı</p>
<p><strong>“Hep beraber takip edeceğiz”</strong></p>
<p>Lansmanda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “Bu eylem planını hep beraber yaptık. Daha da önemlisi hep beraber takip edeceğiz. Başkanımız Dr. Cemil Tugay yola çıkarken ‘Bu kenti gerçekten kimsenin geride kalmadığı, herkes için eşit bir kent haline getireceğiz’ demişti. Gerçekten de hepimiz bunun için birlikte çalışıyoruz. Bu eylem planında sizlerin büyük katkısı oldu. Biz buradayız ve sizden geri bildirimler bekliyoruz. Hepimizin bu kentte daha iyi yaşaması için, iyilik halinin hepimizin çatısı olması için birlikte çalışmalıyız. İyi ki birlikte çalıştık ve birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Çok daha güzel bir İzmir için, hepimizin yaşamaktan mutlu olacağı, iyilik içinde olacağımız bir İzmir için çalışıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Yerel yönetimlere önemli görevler düşüyor”</strong></p>
<p>İZPA Genel Müdür Yardımcısı Pınar Börü ise “Engellilik, bireysel farklılıkların kentteki çevresel, sosyal, ekonomik koşullarla kesişmesi sonucu ortaya çıkan bir eşitsizlik alanı ve bu eşitsizliğin giderilmesinde de kentlerin bir rolü var. O rol, iyi olma halini gözeten düzenlemeler yapmak ve yaşamı herkes için erişilebilir kılmak. Bu düzenlemelerin gerçekleştirilmesi konusunda yerel yönetimlere önemli görevler düşüyor. Bu bilinçle hazırlanan eylem planı, Tek Sağlık yaklaşımı ve sürdürülebilir kalkınma amaçlarının yanında bir de iyi olma hali kavramını temel alacak şekilde oluşturuldu. Kentlerin, kentsel planlamadan sosyal hizmetlere; erişilebilir ulaşımdan kültürel katılımı artıran uygulamalara kadar pek çok alanda yerel yönetimlerin iyi olma hali ilkesine dayalı bütüncül politikalar üretmesi gerekiyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“En büyük alkış İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin”</strong></p>
<p>Lansmanda söz alan İzmir Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Şirince Süzek ise “Ortaya çıkan eser, engellilik için çok değerli bir kazanım. Bir eylem planının hazırlanmasının bu döneme nasip olması büyük bir şans. Engellilerle ilgili bir eylem planını hazırlamak için ciddi mücadeleler verdik ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bunu başardı. O zaman şimdi en büyük alkış İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin olsun” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“İyi olma hali” kavramı</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü Sosyal Hizmet Uzmanı Sinem Tankoç da “Eylem planının mantıksal çerçevesinin en üst katmanını insanın bedensel, ruhsal, toplumsal ve çevresel bütünlüğünü gözeten bir yaşam anlayışı olan ‘iyi olma hali’ kavramı oluşturmuştur. İyi olma hali, yalnızca hastalık veya engellilik durumunun olmaması değil, bireyin yaşamdan tatmin duyduğu, aktif üretken ve sağlıklı bir yaşam sürdürebildiği bir durumu tarif etmektedir. Bu kavram, tüm stratejik yaklaşımımızın temelini ve nihai hedefini tanımlamaktadır. Aynı zamanda ‘Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nda yer alan 17 hedef, bizlere yerel yönetimlerin de bu hedeflere yönelik kendi stratejilerini üretmeleri için bir referans çerçeve sunmuştur” diyerek planın içeriğini kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p><strong>Farkındalık artırma</strong></p>
<p>Eylem planının 7 farklı amacından ilki, “İzmir’de engellilerin yaşam haklarına ve onurlarına saygı duyarak bir arada yaşam konusunda farkındalık yaratmak” olarak belirlendi. Alt hedefler ise “Engellilerin haklarına ilişkin toplumsal bilinci ve duyarlılığı artırmaya yönelik farkındalık çalışmaları yürütmek, engellilerin hak temelli yaşam koşullarının güçlendirilmesi amacıyla belediyeler ve sivil toplum kuruluşları arasında sürdürülebilir iş birliği mekanizmaları oluşturmak ve bu doğrultuda ortak çalışmalar yürütmek, engellilerin toplumsal katılımını teşvik eden ve ayrımcılıkla mücadeleyi destekleyen tematik farkındalık haftalar ve anma günleri kapsamında kamusal etkinlikler düzenlemek” olarak belirlendi.</p>
<p><strong>Erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik</strong></p>
<p>İkinci amaç ise “İzmir&#8217;de yasayan tüm bireylerin, kent yaşamına aktif katılımını ve kentsel hizmetlerden eşit yararlanmasını mümkün kılacak kapsayıcı ve erişilebilir bir kentsel yapı” oldu. Alt hedefler şöyle sıralandı: “Kırmızı Bayrak uygulaması ile kenti fiziksel olarak erişilebilir hale getirmek, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak, teknolojik alanda engellilerin hizmetlere ulaşımını destekleyen düzenlemeler yapmak, sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere erişimi güçlendirmek.”</p>
<p><strong>Sürdürülebilir ekonomik bağımsızlık</strong></p>
<p>Eylem planının üçüncü amacı ise “İzmir’de yaşayan engelliler kendilerine uygun işlerde çalışarak ekonomik bağımsızlıklarını kazanırken aynı zamanda topluma katılımlarını artırmak ve üretimde olmalarını desteklemek” olarak belirlendi. Alt hedefler ise şöyle: “Engellilerin istihdamına yönelik farkındalık yaratmak, engelli istihdamını sağlamak amacıyla eğitimler vermek, İzmir&#8217;de engelli istihdamında iş becerilerini öğretici bir modüler eğitim uygulamak ve engelliler için mekânsal düzenlemeler yapmak.”</p>
<p><strong>Afet ve acil durumlarda kapsayıcılık</strong></p>
<p>Dördüncü amaç, “Kapsayıcılık ilkesi doğrultusunda afetlere karşı hazırlıklı olmayı sağlamak, afet öncesi ve sırasında alınacak önlemlerle can kayıplarını en aza indirmek ve acil durumlarda tüm bireylerin eşit, hızlı ve güvenli bir şekilde yardım hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak” olarak belirtildi. Oluşturulan alt hedefler ise “Afetlerde engellilere yönelik koruyucu önleyici çalışmalar yapmak, engellilere afet risklerine yönelik toplumsal farkındalığı artırmak ve paydaşlar arası iş birliği mekanizmalarını geliştirmek, afetlerde toplumsal katılımı artırmak” maddelerini kapsadı.</p>
<p><strong>Veri</strong></p>
<p>Eylem planının beşinci ana amacı “İzmir&#8217;de yaşayan engellilere ait verilerin tespit edilerek mevcut kaynak ve hizmetleri ihtiyaçlara uygun biçimde planlamak ve eşitlik ilkesine dayalı yeni hizmet modellerinin geliştirmek” oldu. Alt hedefler, “İzmir&#8217;de yaşayan engellilerin ikamet ettiği bölgelere ve engel türlerine göre elde edilen veriler doğrultusunda çalışmaları yapmak, engellilere yönelik uygulanan belediye hizmetlerinin etki analizini yapmak, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlara sunmak için veri çalışmaları yürütmek ve ilgili kurum ve kuruluşlara sunmak” diye sıralandı.</p>
<p><strong>Ekonomik destek</strong></p>
<p>Eylem planının altıncı amacı, İzmir’de yaşayan engellilerin ekonomik açıdan desteklenmesini sağlayacak uygulama ve hizmetler geliştirmek” oldu. “Ekonomik desteğe ihtiyaç duyan engellilere yönelik kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomik modeller oluşturmak, engellilerin ekonomik destek mekanizmalarına erişimini destekleyecek mekanizmalar oluşturmak, engellilerin ihtiyaç duyduğu bireysel destek hizmetlerini ücretsiz ve erişilebilir biçimde sunmak ve bu hizmetlerin niteliğini sürekli olarak geliştirmek” maddeleri ise alt hedefleri oluşturdu.</p>
<p><strong>Sağlık ve iyi olma hali</strong></p>
<p>Eylem planının yedinci ve son ana amacı “İzmir’de yaşayan engellilerin iyilik hallerine destek vermek” olarak belirlendi. Alt hedefler ise “Doğuştan ya da sonradan meydana gelebilecek engellilik riskine karşı koruyucu ve önleyici çalışmalar gerçekleştirmek, erken müdahale programlarını oluşturmak ve yaygınlaştırmak” olarak belirtildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-tum-engel-gruplarini-kapsayan-ilk-yerel-eylem-plani-594764">Büyükşehir&#8217;den, tüm engel gruplarını kapsayan ilk yerel eylem planı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi&#8217;nden &#8216;Kadın ve Toplum&#8217; Başlıklı Söyleşi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-kadin-ve-toplum-baslikli-soylesi-594687</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594687</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Osmangazi Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (OSMEK) bünyesindeki kursiyerlerine ‘Kadın ve Toplum’ başlıklı söyleşi düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-kadin-ve-toplum-baslikli-soylesi-594687">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden &#8216;Kadın ve Toplum&#8217; Başlıklı Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Toplumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Osmangazi Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (OSMEK) bünyesindeki kursiyerlerine ‘Kadın ve Toplum’ başlıklı söyleşi düzenledi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Hüdavendigar Sosyal Gelişim Merkezi’nde gerçekleşen ‘Kadın ve Toplum’ başlıklı söyleşide klinik psikolog Safa Güçlü Akın, OSMEK kursiyerlerine kadına yönelik şiddetin psikolojik, sosyal ve hukuki boyutları hakkında bilgiler verdi. Aynı zamanda program boyunca Akın, kadının toplumdaki yeri ile toplumsal roller konularını da işledi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Söyleşi boyunca kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğunun altını çizen klinik psikolog Safa Güçlü Akın, “Kadınların farklı rollerde, farklı alanlarda ve farklı konumlarda başarıya nasıl ulaşabildiğini ortaya koymak, bu seminerimizin temel hedefini oluşturuyor. Söyleşimizde sadece biyolojik özellikleriyle sınırlı olmayan, yalnızca doğum ya da annelik görevleri üzerinden tanımlanmayan bir kadın profili çiziyoruz. Kadınların, annelik gibi kutsal bir görevin yanı sıra, bunun çok ötesinde pek çok alanda yer alabileceğini, potansiyellerini farklı mesleki ve toplumsal rollerle ortaya koyabileceklerini anlatıyoruz. Hayatın ve profesyonel yaşamın içinde, kadınların sürdürülebilir bir etki oluşturabileceğini; topluma, aileye ve iş hayatına katabilecekleri değerlerin ne kadar önemli olduğunu vurguluyoruz. Aslında tüm bu başlıklar bize, kadınların toplumsal yapıya yön verebilecek güce sahip olduğunu gösteriyor” ifadelerine yer verdi.  </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Söyleşiyi yoğun ilgiyle takip eden kursiyerler ise programın kendilerine yeni bir bakış açısı kazandırdığını belirterek, bu fırsatı sunduğu için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti. </span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-kadin-ve-toplum-baslikli-soylesi-594687">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden &#8216;Kadın ve Toplum&#8217; Başlıklı Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da 25 Kasım&#8217;da güçlü dayanışma: Şiddete karşı ses çıkar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-25-kasimda-guclu-dayanisma-siddete-karsi-ses-cikar-594638</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 02:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[25]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[kasım]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddete Karşı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594638</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde ‘Şiddete Karşı Ses Çıkar’ yürüyüşü düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-25-kasimda-guclu-dayanisma-siddete-karsi-ses-cikar-594638">Karşıyaka&#8217;da 25 Kasım&#8217;da güçlü dayanışma: Şiddete karşı ses çıkar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde ‘Şiddete Karşı Ses Çıkar’ yürüyüşü düzenledi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen yürüyüşün ardından Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı çevresinde dayanışma zinciri oluşturuldu. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kadınların özgürce yaşadığı bir toplum için mücadele etmeye devam edeceğim; yaşasın eşitlik ve dayanışma” dedi.</p>
<p>Karşıyaka Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, toplumsal farkındalığa katkı sunacak, dayanışmayı güçlendirecek anlamlı etkinliklere imza attı. Karşıyaka Belediyesi ana hizmet binası önüne, içinde kadın sembolünün bulunduğu bir pano yerleştirildi, vatandaşlar mor renkli alçı parçalarını tek tek panoya yapıştırdı. “Kırıldığımız yerden birlikte güçleniriz” mesajını simgeleyen çalışmanın son parçasını ise Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal yerleştirerek sembolü tamamladı. </p>
<p><b>DAYANIŞMA ZİNCİRİ OLUŞTURULDU</b></p>
<p>Başkan Yıldız Ünsal’ın sembolü tamamlamasının ardından ‘Şiddete Karşı Ses Çıkar’ yürüyüşü için start verildi. Yürüyüşe; Cumhuriyet Halk Partisi Karşıyaka İlçe Başkanı Levent Güçlü, CHP Karşıyaka Kadın Kolları Başkanı Safigül Çalışkaneli, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Belediye önünde bir araya gelen katılımcılar, ellerinde “Sesimizi sen de duy”, “Kadına şiddete hayır”, “Şiddete dur de”, “Haklı şiddet yoktur” gibi sloganların yer aldığı döviz ve pankartlarla Çarşı içinden geçerek Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı’na ulaştı. Anıt çevresinde kenetlenen katılımcılar, dayanışma zinciri oluşturarak kadına yönelik şiddete karşı birlik ve ortak mücadele mesajı verdi. Dayanışma zincirine İyi Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan ve İyi Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Yetkin Hafızoğlu da katıldı.</p>
<p><b>“YAŞASIN KADINLARIN ÖZGÜR MÜCADELESİ!”</b></p>
<p>Katılımcılara seslenen Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kadına yönelik şiddet, dünyanın dört bir yanında milyonlarca kadının hayatını etkileyen, insan haklarına aykırı bir gerçekliktir. Kadınlar sustukça toplum susar, kadınlar direnirse şiddet yenilir. Karşıyaka Belediyesi olarak bu mücadelede yalnızca izleyici değil, aktif bir tarafız. Kadın Danışma Merkezlerimiz, hukuki ve psikolojik destek hizmetlerimiz ve toplumsal farkındalık projelerimizle kadınların yanında olmaya devam ediyoruz. Ancak bu mücadele yalnızca kurumların değil; hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün gerçekleştirdiğimiz yürüyüş bu sorumluluğun bir ifadesidir. Anıt’ın önünde, Atamızın ve tarihe ışık tutan kadınların huzurunda oluşturduğumuz dayanışma zinciri; kalplerimizin, mücadelemizin ve umudumuzun birleşmesidir. Bir kadın belediye başkanı olarak bu zincirin bir halkası olmaktan gurur duyuyorum. Kadınların özgürce ve eşit haklarla yaşadığı bir toplum için mücadele etmeye devam edeceğim. Yaşasın eşitlik, dayanışma ve kadınların özgür mücadelesi” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-25-kasimda-guclu-dayanisma-siddete-karsi-ses-cikar-594638">Karşıyaka&#8217;da 25 Kasım&#8217;da güçlü dayanışma: Şiddete karşı ses çıkar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Büyükakın&#8217;a ziyaretçi akını</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakina-ziyaretci-akini-594611</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 23:48:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akını]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[Derneği Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594611</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, kent dinamikleri ile bir araya gelmeye devam ediyor. Başkan Büyükakın bu kapsamda çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcisini ağırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakina-ziyaretci-akini-594611">Başkan Büyükakın&#8217;a ziyaretçi akını</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, kent dinamikleri ile bir araya gelmeye devam ediyor. Başkan Büyükakın bu kapsamda çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcisini ağırladı.</p>
<p><b>MAKAMI BOŞ KALMIYOR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a ziyaretçi akını. Genç Derinceliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Kocaeli Hayırseverler Derneği temsilcileri, Kocaeli Orta Anadolu İl Dernekleri Platformu Başkanı Erhan Bilgiç, Kocaeli Yozgatlılar Derneği Başkanı Salih Ata, Kocaeli Kırşehirliler Derneği Başkanı Fatih Soylu, Kocaeli Niğdeliler Derneği Başkanı Cumali Bozok, Kocaeli Tokatlılar Derneği Başkanı Turan Şahin, Kocaeli Eskişehirliler Derneği Başkanı Bülent Çevik, Kocaeli Kırıkkaleliler Derneği Başkanı Rıdvan Karadoğan, Kocaeli Çankırılılar Derneği Başkanı Recep Kaçmaz ve Kocaeli Kayserililer Derneği Başkan Vekili Mahmut Semerci, Başkan Büyükakın’ı ziyaret etti.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN: STK’LAR ÖNEMLİ YAPILAR</b></p>
<p>Başkan Büyükakın, Cem Vakfı Genel Başkanı Ahmet Rasim Tükek, Büyükşehir Cemevleri Koordinatörü Mutlu Beyazgül ve beraberindeki heyeti de ağırladı. Başkan’ın son ziyaretçisi, Masterchef programında Kocaeli’yi gururla temsil eden, Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi Şefi Ayten Saner oldu. Ziyaretlerde, kenti kalkındıracak projeler üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. Samimi, sıcak bir ortamda gerçekleşen buluşmada dernek üyelerinin görüş ve taleplerini dinleyen Başkan Büyükakın, sivil toplum kuruluşlarının, toplumsal nabzı tutan önemli yapılar olduğunun altını çizdi.</p>
<p><b>KOCAELİ İÇİN ÜRETMEYE DEVAM</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak STK’larla yakın işbirliği içinde olmayı sürdüreceklerini de vurgulayan Başkan Büyükakın, “Projelerimizi hayata geçirirken, toplumun tüm kesimlerinin görüş ve taleplerini dikkate alıyoruz. Sivil toplum kuruluşları da sık sık bir araya geldiğimiz, ortak akıl ve istişare kültürünü canlı tuttuğumuz yapılar. Onların katkısı, kent adına çok önemli. Kocaeli için hep birlikte çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakina-ziyaretci-akini-594611">Başkan Büyükakın&#8217;a ziyaretçi akını</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güzelbahçe Kadına şiddete hayır dedi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guzelbahce-kadina-siddete-hayir-dedi-594427</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 14:22:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[dedi]]></category>
		<category><![CDATA[güzelbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[hayır]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594427</guid>

					<description><![CDATA[<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Güzelbahçe Belediyesi öncülüğünde, basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasının ardından katılımcılar kadına yönelik şiddete karşı Mithatpaşa Caddesi’nde yürüyüş yaparak slogan attı ve kadın esnafları ziyaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guzelbahce-kadina-siddete-hayir-dedi-594427">Güzelbahçe Kadına şiddete hayır dedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Güzelbahçe Belediyesi öncülüğünde, basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasının ardından katılımcılar kadına yönelik şiddete karşı Mithatpaşa Caddesi’nde yürüyüş yaparak slogan attı ve kadın esnafları ziyaret etti.<br />Güzelbahçe Ayşe Mayda Spor Tesisleri Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nde yapılan basın açıklamasına Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Ali Dönmez, Güzelbahçe Belediye Başkanı Eşi Nermin Günay,  CHP Güzelbahçe İlçe yöneticileri, Meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı.<br />Güzelbahçe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Duygu Yılmaz basın açıklaması yaptı. Açıklamada;<br />Bugün burada, Güzelbahçe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü olarak, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında bir araya geldik. Kadına yönelik, her türlü şiddeti durdurmak, sesimizi güçlü bir şekilde duyurmak ve toplum olarak sorumluluklarımızı hatırlatmak için buradayız. <br /> “Kadına Yönelik Şiddet” sistematik şiddetin kadına yönelmiş halinin kurumsallaştığı gündür. Ne acı ki, bitmeyen şiddet sarmalının her yıl daha fazla insanın-kadının yaşamları elinden alınmasın diye andığımız gündür bugün. 25 Kasım yalnızca yaşanmış acıları değil, sessiz bırakılmış hayatları da hatırlatıyor bizlere. İşte tam da bu sebeple SESİ KESİLMESİ istenen kadınları anmak için buradayız. Ülkemizde ifade özgürlüğünün engellendiği, oto sansürün olağanlaştığı her aşamada sesi kısılan, sözü kesilen toplumlarda, şiddetin sıradanlaşması, normalleşiyor. Bu noktada ilk saldırı evde başlıyor ve artarak sonu belli olmayan masalları yaşıyor kadınlar. Şiddetin Gölgesindeki Gerçekler ise korkunç oluyor. Son üç yılda ülkemizde kadın cinayetleri alarm veren bir tablo çizmiştir. 2022 yılında yaklaşık 334 kadın öldürüldü. 2023 yılında medyaya yansıyan veriler 438 kadın cinayetini göstermektedir. 2024 yılında ise 394 kadın hayatını kaybetmiş, 259 kadın ise “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçmiştir. Bu rakamlar sadece sayılardan ibaret değildir; her bir kadın bir hayattır, bir gelecektir.<br />Neden “şüpheli ölümler”? Neden???<br />Son yedi yılda şüpheli kadın ölümleri %82 oranında artmıştır. Bu durum etkin soruşturma eksikliğini, cezasızlığı ve kadınların güvenliğe erişimde yaşadığı sistemik sıkıntıları gözler önüne sermektedir. Kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete karşı toplumsal tepki de büyümektedir. 25 Kasım başta olmak üzere birçok ilde yapılan eylemler, dayanışma zincirleri ve farkındalık yürüyüşleri her yıl daha geniş katılımla gerçekleşmektedir ama yetmiyor, ne yapsak bu şiddet sarmalını kendimizden uzak tutmak için yeterli olmuyor. Çünkü şiddeti meşrulaştıran politikadır, kadın cinayetleri de politiktir.<br />Kadına yönelik şiddet, bireysel bir öfkeden yada ani gelişen bir öfke patlamasından ibaret değildir, görüldüğü kadar basit değildir. Kökleri çok daha derinlerdedir, toplumsal cinsiyet eşitsizliği bunu en çok körükleyen, kök salmasını sağlayan olgudur. <br />Peki bizler neler yapmalıyız? <br />Farkındalık arttırıcı çalışmaları sürdürmeli, eğitim seminerleri, çocuklarla ve gençlerle atölyeler düzenlemeli, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini oluşturmalıyız. Destek mekanizmaları işletiyoruz. Peki nedir bunlar: şiddet mağduru kadınlara danışmanlık, psikososyal destek ve gerektiğinde hukuki yönlendirmeler sağlıyoruz. Veri topluyoruz ve raporluyoruz: Kadına yönelik şiddet vakalarını izliyor, yerel düzeyde analiz ediyor, yönlendirici politikalar için toplantılara- çalıştaylara katılıyor öneriler sunuyoruz. Yerel iş birliği kuruyoruz, adli makamlar ve diğer STK’larla ortak protokoller geliştirerek koruma mekanizmalarını güçlendiriyoruz.<br />Peki biz kadınlar bu bağlamda neleri talep ediyoruz?<br />6284 sayılı kanunun tam ve etkin uygulanmasını, koruma kararlarının sahada hayata geçirilmesini; Şüpheli ölümler için bağımsız, adil ve şeffaf soruşturmalar yürütülmesini; Cinayet faili erkeklerin cezasız kalmaması için yargı süreçlerinin hızlandırılmasını;  Toplumsal cinsiyet eğitimlerinin ilkokuldan başlayarak yaygınlaştırılmasını; Kadınlara yönelik koruyucu, önleyici ve rehabilite edici hizmetlerin yerel yönetimler ve merkezi otoritelerce güçlendirilmesini talep ediyoruz.<br />İstanbul Sözleşmesi geri gelsin istiyoruz. <br />Kadın cinayetleri kader değildir-kederdir.  Önlenebilir sosyo-ekonomik sonuçlardır. İşsizlik-yoksulluk-güvencesiz çalışma ki bunu en son Dilovası vakasında gördük, bakım yükünün yalnızca kadınların üzerine bırakılması ve sosyal devletin yetersizliği, kadınları güçsüz ve kırılgan hale getirmektedir. Kadına yönelik şiddet; kadınların bireysel bir sorunu değildir, bunun çok çok ötesinde toplumsal bir yaradır. Bu yarayı iyileştirmek, herkesin sorumluluğudur. Cinsiyet eşitliğini hayata geçirmek kendi yaşamlarımızdan yola çıkarak başlayarak hepimizin sorumluluğudur. Eşitliği sağlamak, kadınları şiddetten korumak ve failleri etkin biçimde cezalandırmak da devletlerin yükümlülüğüdür. Bizler bugün burada toplanmış, bu konuyu kendine dert edinmiş insanlar olarak,  bir adım daha atmış bulunuyoruz ama yetmez. Ülkemizde toplumsal kardeşliğin inşa edildiği bugünlerde, biz kadınlarda barışın temsilcisi olacağız. En çokta biz, şiddet sarmalının yarattığı tahribatı en iyi bilen biz, kadınlar ve geleceği çalınan çocuklarımız için toplumsal barışı biz sağlayacağız, bu bizim sorumluluğumuzdur. Şiddetten değil barıştan yana, kadınlardan yana taraf olacağız. Kadınlar öldürülmesin, korkmasın, susturulmasın. Çünkü her bir yaşam değerlidir. Kadına yönelik şiddet son bulsun diye bağıralım-çağıralım sesimizi duyuralım. Hep birlikte, dayanışmayla, eşitlikle, güçlü bir iradeyle “şiddete hayır” demeye devam edeceğiz” dedi.<br />Basın açıklamasının ardından ellerinde dövizlerle yürüyüş yapan kadınlar, ‘Kadın Yaşam Özgürlük’, ‘Hür Doğdum Hür Yaşarım Kime Ne’, ‘Susmuyoruz Korkmuyoruz İtaat Etmiyoruz’  sloganları attı. Yürüyüşün ardından Güzelbahçe Belediye Başkanvekili Ali Dönmez, Güzelbahçe Belediye Başkanı Eşi Nermin Günay ve Güzelbahçe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Duygu Yılmaz beraberindekilerle kadın esnafları ve eşlerini ziyaret ederek günün anlam ve önemi adına hazırlanan çanta ve şiddet karşısında acil alınacak önlemleri içeren not defterini hediye ederek bilgi verdi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guzelbahce-kadina-siddete-hayir-dedi-594427">Güzelbahçe Kadına şiddete hayır dedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddet, kadının benlik saygısını zedeliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddet-kadinin-benlik-saygisini-zedeliyor-594043</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 16:17:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[benlik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu Kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[saygısını]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetin]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[zedeliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594043</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şiddetin fiziksel, sözel ve duygusal şekillerde görülebileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen, şiddete uğrayan kadının benlik saygısının zedelendiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-kadinin-benlik-saygisini-zedeliyor-594043">Şiddet, kadının benlik saygısını zedeliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Şiddetin fiziksel, sözel ve duygusal şekillerde görülebileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen, şiddete uğrayan kadının benlik saygısının zedelendiğini söyledi. Kadına yönelik şiddetin bireysel, fizyolojik ve kültürel temelleri olduğunu belirten Prof. Dr. Çelen, “Şiddete uğrayan kadında kaygı, depresyon, kendini değersiz hissetme ve benlik saygısının düşük olması gibi etkiler ortaya çıkabilir” dedi.  Şiddetin önlenmesinde duygu kontrolünün önemine işaret eden Prof. Dr. Çelen, “Ailede şiddet dolu bir ortam varsa, çocuk içinde büyüdüğü mahallede ve akran gruplarında şiddet içeren olaylara şahit oluyorsa bunlardan çok etkileniyor. Çocuklar şiddet içeren dijital oyunlarda özellikle şiddet uygulayan ve kazanan karakterleri örnek alıyorlar. Çünkü gördükleri model, şiddet uygulayıp ödüllendirilen modeller oluyor” dedi. </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada şiddetin nedenleri ve etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Şiddet farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Şiddetin fiziksel, sözel ve duygusal olmak üzere çeşitli şekillerde görülebildiğini belirten Prof. Dr. Çelen, “Şiddet, bilerek karşı tarafa hasar vermek şeklinde tanımlanabilir. Şiddet farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bu hasar, davranışsal yani fiziksel saldırı şeklinde olabilir. Sözel şekilde olabilir, birtakım olumsuz ve aşağılayıcı kelime kullanarak uygulanabilir. Şiddet bazen de örtülü şekilde olabilir. Saçın da kötü olmuş gibi sözlerle olumsuz söz ve değerlendirmeler kullanarak yapılabilir. Tüm bunlar karşı tarafa fiziksel ya da duygusal olarak hasar vermektedir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Şiddeti ortaya çıkaran formül: Donakalım</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Erkeklerin kadına yönelik uyguladığı şiddetin bireysel ve kültürel temelleri olduğunu belirten Prof. Dr. Çelen, “Bireysel olduğu zaman şiddeti ortaya çıkaran bir formül var: Bunu donakalım (frustrasyon) diye adlandırıyoruz. İnsan farklı nedenlerle donakalım yaşayabiliyor. Mesela heyecanla telefon bekliyorsun, bir bakıyorusn şarjın bitmiş ve şarjı doldurmak için bir gereç yok. İnsan kendini donmuş kalmış bir halde hissedebilir. Bazı durumlarda donakalım ortaya çıkabiliyor. Karşı tarafın söylediği eleştirel bir söz, kıyaslama, benlik saygısının düşüklüğü gibi farklı durumlarda donakalım yaşanabiliyor. Donakalım otomatik olarak öfkeyi üretiyor. Öfkenin boşalımı da çeşitli şekillerde ortaya çıkıyor. O anda yakınlarında silah ya da fiziksel olarak zarar verecek bir ağır cisim ya da eşya varsa kişi bunları kullanabiliyor ya da bedenini kullanıyor, yumruk ya da tekme atıyor. Öfke sonunda şiddet, farklı şekillde ortaya çıkıyor” diye konuştu. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Duygu kontrolünün eksikliği de şiddete yol açıyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Şiddetin ortaya çıkmasında duygu kontrolünün eksik olmasının da rolü olduğunu belirten Prof. Dr. Çelen, “Duygu kontrolü yok. Bu da çocukluk döneminden kaynaklanan bir şey. Özellikle erkek çocukları, kız çocuklarına göre daha toleranslı büyütülüyor ve duygu kontrolü olmadan yetiştiriliyor. Duygu kontrolü, ailede kazanılıyor. Baba agresif bir model olabilir ve agresivitesi sonucunda ödüllendirilen bir baba olabilir. Çocuk bu modelle büyüyor. Şiddet evde öğreniliyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Şiddeti ortaya çıkaran kültürel temeller var</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Şiddeti ortaya çıkaran kültürel temellerin de olduğunu belirten Prof. Dr. Çelen, “Erkeğin üstün görüldüğü kültür yapıları var. Bu tür bakış, sadece bizim toplumumuzda değil, başka toplumlarda da var. Erkek daha üstün görülüyor. Bu kültürlerde kadına karşı olumsuz bir önyargı var. Erkek fiziksel olarak güçlü ama kadında bu yok. Son dönemlerde sıkça gündemde olan bir zorbalık kavramı var. Zorbalıkta zorba güçlü, kurban ise pasif. Erkek zorba, kadın kurban konumunda oluyor. Kurban saldırgana tepki gösterebilse bu eylem devam etmez ama siniyor. Ataerkil bir ailede kadın, sinmeyi öğreniyor, bunu öğrenerek yetişiyor. Anne babanın karşısında pasif kalıyorsa, anne sesini çıkarmıyor ve tepki vermiyorsa kız çocuğu da evlendiğinde annesinden gördüğünü uygulayacaktır. Ancak bu durum sadece bizim toplumumuza özgü değildir. Dünyanın farklı kültürlerinde de benzer bakış açılarını görmek mümkündür. Mitolojide bile benzer örnekler görebilirsiniz. Güçlü ve akıllı bir kadın olan Hera, erkek  tanrılar tarafından sürekli eleştirilir yapmak istedikleri engellenir.Kadın neden zayıf gösteriliyor? 19. Yüzyılın sonunda kadın formal eğitime başlayabiliyor. Ama erkekler için durum öyle değil, üst sosyo kültürel yapılardan başlayarak erkekler okula gönderiliyor. Kadın hep evde, kadına hep evde görevler veriliyor. Bu ayrımın pek çok toplumda hep olduğu görülüyor. Bu durum batı toplumlarında da var” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Şiddet, kadının ruh sağlığını etkiliyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Şiddet gören kadının benlik saygısının zedelendiğini belirten Prof. Dr. Çelen, “Şiddete uğrayan kadında kaygı, depresyon, kendini değersiz hissetme, benlik saygısının düşük olması gibi etkiler ortaya çıkabilir. Uğradığı şiddet nedeniyle intiharı seçen kadınlar olabiliyor. Kadınlar nadiren geri bildirim verebiliyor. Kadınlar genellikle içe dönük yaşıyor. Bu eğitimli kadınlarda da görülüyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital oyunlardaki şiddet olumsuz etkiliyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Toplumda genel olarak artan şiddet olaylarına değinen Prof. Dr. Çelen, “Ailede şiddet dolu bir ortam varsa, çocuk içinde büyüdüğü mahallede ve akran gruplarında şiddet içeren olaylara şahit oluyorsa çok etkileniyor. Dijital video oyunlarında şiddet varsa gençler bundan çok etkileniyor. Özellikle şiddet uygulayan ve kazanan ikonlar ya da karakterleri örnek alıyorlar. Öfkelerini kontrol edemiyorlar. Çünkü gördükleri model, şiddet uygulayıp ödüllendirilen modeller oluyor. Gençlik döneminde bizi harekete geçiren ve bizi aktif kılan dopamin en yüksek seviyelerde seyrediyor. Özellikle gençlik döneminde beyinde müthiş bir değişim var. Bu dönemde aile ve çevreye önemli görevler düşüyor” uyarısında bulundu.  </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Evde ceza verilmemeli, kural konulmalı</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Evde duygu kontrolünün öğrenilmesinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Çelen, “Çocuğa ailede kurallar öğretilmeli. Ceza verilmemeli, kural konulmalı. Çocuğun her dediği yapılmamalı. Mutlaka kural konması gerekiyor ama ceza değil. Odandan çıkmayacaksın şeklindeki ceza, çocukta öfke oluşturuyor. Anne ve baba, bu kuralların uygulanmasında fikir birliği içerisinde bulunmalı. Suç işleyen çocukların da ilgili kurumlarda ıslah edilmesi sağlanmalı” tavsiyesinde bulundu. </span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-kadinin-benlik-saygisini-zedeliyor-594043">Şiddet, kadının benlik saygısını zedeliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ Sosyoloji Bölümü &#8220;20. Yılında İzmir&#8217;de Denetimli Serbestlik Hizmetleri&#8221; paneli düzenledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-sosyoloji-bolumu-20-yilinda-izmirde-denetimli-serbestlik-hizmetleri-paneli-duzenledi-593908</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 08:19:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[20]]></category>
		<category><![CDATA[bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[denetimli]]></category>
		<category><![CDATA[Denetimli Serbestlik]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[İnfaz]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593908</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir'in moderatörlüğünde “20. Yılında İzmir'de Denetimli Serbestlik Hizmetleri” adlı etkinlik düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-sosyoloji-bolumu-20-yilinda-izmirde-denetimli-serbestlik-hizmetleri-paneli-duzenledi-593908">EÜ Sosyoloji Bölümü &#8220;20. Yılında İzmir&#8217;de Denetimli Serbestlik Hizmetleri&#8221; paneli düzenledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir&#8217;in moderatörlüğünde “20. Yılında İzmir&#8217;de Denetimli Serbestlik Hizmetleri” adlı etkinlik düzenlendi. Seminerde; Denetimli Serbestlik Kurum Müdür Vekili Sinem Solak, İnfaz Koruma Memuru Ömer Erdoğan, Denetimli Serbestlik Uzmanı ve Sosyal Çalışmacı Ezgi Baltalı ve İnfaz Koruma Memuru Metin Önay konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>Nuri Bilgin Konferans Salonu&#8217;nda gerçekleşen etkinliğe, Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı<b> </b>Prof. Dr. Nuran Erol Işık<b>,</b> akademisyenler, idari personel ve öğrenciler katıldı. Seminerde, alanında uzman isimler; denetimli serbestlik alanındaki gelişmeleri, uygulanan yöntemleri ve geleceğe yönelik projelerini detaylı bir şekilde anlattılar.</p>
<p>Açılış konuşmasını gerçekleştiren Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir, “İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne, bölümümüze verdikleri destek, sağladıkları staj imkânları ve bugün değerli bir ekiple aramızda oldukları için teşekkür ediyorum. Bu panel, sosyoloji öğrencilerimiz için sadece kurumun faaliyetlerini öğrenmekten ibaret değildir. Ceza adaletinin insani ve rehabilite edici yönünü, denetimli serbestliğin toplumsal boyutunu değerlendirebileceğiniz önemli bir platformdur. Kriminolojiye göre suç, sosyal dinamiklerle şekillenir. Denetimli serbestlik tam da bu noktada; cezalandırmaktan ziyade iyileştirmeyi, dışlamaktan ziyade topluma yeniden kazandırmayı hedefleyen hayati bir mekanizmadır” dedi.</p>
<p><b>“Risk ve ihtiyaç analizi temelli iyileştirme süreci ”</b></p>
<p>Denetimli Serbestlik Kurum Müdür Vekili Sinem Solak, “Denetimli serbestlik, hükümlüleri cezalandırmaktan ziyade topluma yeniden kazandırmayı hedefleyen, 2005&#8217;ten bu yana mağdur, çocuk ve bağımlılık hizmetlerinin ayrışmasıyla sürekli uzmanlaşan dinamik bir infaz sistemidir. İzmir Müdürlüğü olarak, yaklaşık 30 bin dosya ve 228 kişilik güçlü kadromuzla, risk ve ihtiyaç analizi temelli bir iyileştirme süreci yürütüyoruz. Elektronik izleme ve kamu hizmeti gibi denetim mekanizmalarımızın yanı sıra; bireysel görüşmeler, grup çalışmaları ve özellikle aşçılık, tekstil, resim gibi meslek edindirme kurslarımızla yükümlülerin yeteneklerini keşfetmelerini sağlıyoruz. Onları üretken bireyler olarak topluma entegre ederken,  &#8216;Bağımsızlık Köyü&#8217; gibi projelerimizle de toplumsal faydayı sürdürülebilir kılıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><b>“Elektronik İzleme Yöntemi”</b></p>
<p>İnfaz Koruma Memuru Ömer Erdoğan, “Elektronik izleme; şüpheli, sanık veya hükümlülerin 7/24 denetim altında tutularak toplumun korunmasını sağlayan, 2013 yılında Ankara’da kurulan tek bir merkezden yönetilen ve bugüne kadar 71 bini aşkın kişinin takibinin yapıldığı çağdaş bir infaz modelidir. GPS tabanlı akıllı kelepçeler ve mağdur koruma üniteleri kullanılarak yürütülen bu sistemde; tutuklamaya alternatif &#8216;ev hapsi&#8217;, belirli sınırların dışına çıkılmasını engelleyen &#8216;anlık takip&#8217; ve şiddet mağdurlarını koruyan &#8216;yaklaşmama&#8217; tedbirleri uygulanmaktadır. Sistem, harita üzerinde çizilen &#8216;tampon alanlar&#8217; mantığıyla çalışır; örneğin mağdura veya yasaklı bir bölgeye yaklaşılması durumunda merkez anında sinyal alır ve kolluk kuvvetlerini yönlendirerek olası bir suçu daha gerçekleşmeden engeller. Böylece, özellikle yüksek riskli grupların, bağımlıların veya ailevi yükümlülüğü olan bireylerin cezaevine girmeden, toplum içinde hem denetimi hem de rehabilitasyonu güvenli bir teknolojik altyapıyla sağlanmış olur”  dedi.</p>
<p><b>“VR Sanal Gerçeklik ile Rehabilitasyon&#8221;</b></p>
<p>Denetimli Serbestlik Uzmanı ve Sosyal Çalışmacı Ezgi Baltalı, “Bağımlılıkla mücadelede teknolojiyi iyileştirme süreçlerine entegre etmek amacıyla 2023 yılında hayata geçirdiğimiz VR (Sanal Gerçeklik) tabanlı müdahale programı, yapay zeka desteğiyle kişiye standartlaştırılmış bir terapi imkanı sunmaktadır. Ege Üniversitesi ve uluslararası ortaklarla yürütülen bu proje, özellikle dikkat eksikliği yaşayan veya sosyal fobisi olan yükümlüler için dış uyaranlardan arındırılmış, güvenli ve motive edici bir sanal ortam yaratmaktadır. Maliyet ve bazı tıbbi kısıtlılıklarına rağmen; nefes egzersizleri, meditasyon ve bilişsel farkındalık tekniklerini içeren program, yükümlülerin duygu düzenleme ve stresle baş etme becerilerini önemli ölçüde geliştirirken, mental iyi oluş düzeylerinde yüzde 80’e varan artışlar sağlamaktadır” diye konuştu</p>
<p><b>&#8220;İzmir Bağımsızlık Köyü Projesi&#8221;</b></p>
<p> İnfaz Koruma Memuru Metin Önay, “Bağımlılık ve suç tekrarının çok katmanlı sosyolojik bir sorun olduğu gerçeğinden hareketle, mevcut hizmetlerin dağınıklığını ortadan kaldırmak ve bütüncül bir rehabilitasyon sağlamak amacıyla &#8216;İzmir Bağımsızlık Köyü&#8217; projesini hayata geçiriyoruz. Buca Kaynaklar’da doğayla iç içe 16 dönümlük bir arazide kurulacak olan bu bungalov tipi kampüs; Adalet, Sağlık, Aile ve Milli Eğitim Bakanlıkları ile İŞKUR gibi tüm paydaşları tek çatı altında toplayarak, tıbbi tedaviden psiko-sosyal desteğe, mesleki eğitimden istihdam garantisine kadar uzanan kapsayıcı bir model sunmaktadır. Klasik yöntemlerin ötesine geçen bu proje, dezavantajlı bireyleri suç ve bağımlılık döngüsünden kurtarıp üretken bireyler olarak topluma kazandırmayı hedeflerken, aynı zamanda akademik çalışmalar için sahadaki canlı bir laboratuvar niteliği taşımaktadır” dedi.</p>
<p>Etkinlik öğrencilerin sorularının cevaplanmasının ardından son buldu.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-sosyoloji-bolumu-20-yilinda-izmirde-denetimli-serbestlik-hizmetleri-paneli-duzenledi-593908">EÜ Sosyoloji Bölümü &#8220;20. Yılında İzmir&#8217;de Denetimli Serbestlik Hizmetleri&#8221; paneli düzenledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvenmediğiniz yerden hizmet almayın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guvenmediginiz-yerden-hizmet-almayin-593449</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 13:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almayın]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[Denetim]]></category>
		<category><![CDATA[gelme]]></category>
		<category><![CDATA[gerektiği]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[güvenmediğiniz]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlama]]></category>
		<category><![CDATA[işletmeler]]></category>
		<category><![CDATA[sertifika]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yerden]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirlenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593449</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Biyogüvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, Fatih’te 4 kişilik ailenin hayatını kaybetmesine neden olan zehirlenme olayını değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenmediginiz-yerden-hizmet-almayin-593449">Güvenmediğiniz yerden hizmet almayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Biyogüvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, Fatih’te 4 kişilik ailenin hayatını kaybetmesine neden olan zehirlenme olayını değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Bu zehirlenme vakaları bir günlük sorunlar değil.”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, “Almanya&#8217;dan Türkiye’ye gelen ailemizin durumu gerçekten çok vahim bir trajedi. Yaşananlar hepimizi derinden üzdü ve öfkelendirdi. Çünkü bu tip olaylar, basit ihmaller ve vurdumduymazlığın sonuçları olarak karşımıza çıkıyor.” dedi.</p>
<p>“Bu zehirlenme vakaları bir günlük sorunlar değil.” diyen Prof. Dr. Yılancıoğlu, farklı gıda zehirlenmesi örneklerinin günlük hayatın içinde sıkça yaşandığını ancak bu tip büyük trajediler yaşanmadan gündeme gelmediğini vurguladı.</p>
<p><strong>“Ciddi bir eğitim eksikliği söz konusu”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Yılancıoğlu, gündelik dikkatsizliklerin de zaman zaman ölümcül sonuçlara yol açabildiğini belirterek, “Bir deterjanın içeriği bilinmeyen bir su şişesine doldurulması, tuz ruhu ve çamaşır suyunun karıştırılması gibi örneklerle her gün çok sayıda zehirlenme vakası yaşanıyor. Bu olaylar büyük bir toplumsal sorun. Bunları basit bir ihmal olarak da görmemek gerekiyor. Ciddi bir eğitim eksikliği söz konusu.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hiçbirimizin aklına toksik bir kimyasalla ilaçlama yapılmış olabileceği gelmez!</strong></p>
<p>Gıda zehirlenmesinin aslında bir enfeksiyon olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yılancıoğlu, şöyle devam etti: </p>
<p>“Bu enfeksiyon sizi diyareye, yani halk arasındaki adıyla ishale sürükleyebilir; mideniz bulanabilir, halsizlik hissedebilirsiniz. Bazı durumlarda ertesi gün toparlanacak şekilde hafif mide rahatsızlıkları da görülebilir. Sonuç olarak bu tablo bir enfeksiyondur. Ancak ciddi bir durumda nefes darlığı yaşıyorsanız, şiddetli kas krampları ve ağrılar başlıyorsa, yoğun bir uyku hali, mide bulantısı, baş ağrısı, anlam kaymaları veya çift görme gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa elbette acilen hastaneye başvurursunuz. Fakat hiçbirimizin aklına deterjanla hazırlanmış bir kahvenin içilebileceği ya da konakladığınız otelde havalandırma yapılmadan son derece toksik bir kimyasalla ilaçlama yapılmış olabileceği gelmez.”</p>
<p><strong>Gazların çoğu kokusuz ve tatsız…</strong></p>
<p>Yaşanan otel vakasında kimyasal kaynaklı zehirlenme ihtimaline dikkat çeken Prof. Dr. Yılancıoğlu, fumigasyon tipi gazla yapılan ilaçlamalarda ortamın mutlaka birkaç gün kapalı tutulması, ardından uzun süre havalandırılması gerektiğini hatırlattı. </p>
<p>Prof. Dr. Yılancıoğlu, “Bu gazların çoğu kokusuz ve tatsızdır. İnsanlar zehirlendiklerini ancak ciddi semptomlar başladığında anlayabilir. Bu nedenle işletmelerin sorumluluğu çok büyük.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Merdiven altı ürün ve yetkisiz kişilerce ilaçlama yapılmamalı!</strong></p>
<p>İlaçlamanın, yalnızca Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı tarafından sertifikalandırılmış uzman firmalar tarafından yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Yılancıoğlu, “İlaçlama kesinlikle merdiven altı ürünlerle ya da yetkisiz kişilerce yapılmamalıdır. Kullanılan kimyasalların sertifikaları kontrol edilmeli, yapılacak işlem komşulara ve yönetime mutlaka bildirilmelidir. Fumigasyon uygulanacaksa yalnızca hedef daire değil, diğer katlar da etkilenebilir. Bu yüzden herkesin bilgilendirilmesi şarttır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>İşletmelerin sorumluluklarını görmezden gelme lüksü yok!</strong></p>
<p>Toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yılancıoğlu, denetimlerin caydırıcı biçimde sürmesi gerektiğini ve işletmelerin sorumluluklarını görmezden gelme lüksünün olmadığına dikkat çekti.</p>
<p>Prof. Dr. Yılancıoğlu, “Buradan özellikle işletmelere seslenmek istiyorum: Sürekli ‘denetim, denetim’ diyoruz ama her bir insanın başına ne bir polis ne de bir zabıta dikilebilir. İstediğiniz kadar denetim yapılsın, kişiler kendi sorumluluklarını bilmediği sürece maalesef zehirlenme vakaları da ölümler de devam eder. Öncelikle bunun anlaşılması gerekiyor. Çünkü bu insanlar toplumun içinden; hepimizin arkadaşı, dostu veya komşusu. Ölenler de öyle, bu ölümlere sebebiyet verenler de öyle. Toplum olarak bu büyük dersle yüzleşmemiz gerekiyor. İkincisi, denetimlerin hiçbir şekilde taviz verilmeden ve caydırıcı biçimde sürdürülmesi şart.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“İzinsiz ve sertifikasız hiç kimseden hizmet alınmamalı”</strong></p>
<p>İnsanların elbette dışarıda yemek yiyeceğini kahve içeceğini bunun toplumsal bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, “Ancak vatandaşlar mümkün olduğunca güvendikleri, mutfağını görebildikleri, şeffaf işletmeleri tercih etmeli. İlaçlama yaptıracak olan vatandaşların da uzmanların sertifika ve izinlerini mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. İzinsiz ve sertifikasız hiç kimseden hizmet alınmamalı. Ayrıca ilaçlama yapılacaksa evden bir iki gün uzak kalınması gerektiği unutulmamalı. İşletmeler için de aynı durum geçerli. Eve döndükten sonra ortam mutlaka 4–5 saat boyunca havalandırılmalı. Ancak bu şekilde güvenli bir ortam sağlanabilir. İlaçlama yapacak olanların durumu komşulardan veya yönetimden gizlememesi de hayati önem taşıyor. İnsanların hayatı böylesine dramatik biçimde son bulmamalı. O ailenin yaşadığı trajedi çok acı. Toplumsal olarak bunu anlamamız ve sorumluluklarımızdan kaçmamamız gerekiyor.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenmediginiz-yerden-hizmet-almayin-593449">Güvenmediğiniz yerden hizmet almayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcük Belediyesi ve KADEM&#8217;den Önemli Etkinlik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golcuk-belediyesi-ve-kademden-onemli-etkinlik-593416</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 12:22:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[kadem]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[toplantı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi ve KADEM Kocaeli İl Temsilciliği işbirliğiyle, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında önemli bir farkındalık toplantısı düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-belediyesi-ve-kademden-onemli-etkinlik-593416">Gölcük Belediyesi ve KADEM&#8217;den Önemli Etkinlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi ve KADEM Kocaeli İl Temsilciliği işbirliğiyle, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında önemli bir farkındalık toplantısı düzenlendi.</p>
<p>Gölcük Belediyesi ve Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Kocaeli İl Temsilciliği,  Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde önemli bir toplantıya imza attı. &#8220;Sivil Toplum Kuruluşları İle Deneyim Paylaşım Toplantısı&#8221; başlığı altında gerçekleşen etkinlikte, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve çözüm yolları ele alındı.</p>
<p><b>Protokol ve STK&#8217;lardan Yoğun Katılım</b><br />Gölcük Yazlık Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya protokol ve sivil toplum kuruluşlarından (STK) geniş katılım sağlandı. Etkinliğe; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş&#8217;ın eşi Songül Aktaş, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer ve eşi Türkan Sezer ile KADEM Kocaeli Temsilcisi Asuman Sert Erturan, STK’lar ve çok sayıda Gölcüklü kadın dinleyici katıldı.</p>
<p><b>&#8220;Güven Toplumunun İnşası&#8221; Masaya Yatırıldı</b><br />Toplantının açılışında söz alan Başkan Ali Yıldırım Sezer, kadına yönelik şiddeti önleme konusunda toplumun her kesiminin ortak hareket etmesi gerektiğine dikkat çekerek tüm katılımcılara teşekkür etti. Toplantının eğitim bölümünde ise uzmanlar tarafından &#8220;Güven Toplumunun İnşası: Şiddetin Anatomisi ve Çözüm Yolları&#8221; başlıklı bir sunum yapıldı. Katılımcılar, bu eğitimle kadına yönelik şiddeti önleme yöntemleri, şiddetin nedenleri ve mücadele yolları hakkında kapsamlı bir şekilde bilgilendirildi.</p>
<p><b>Sorular Uzmanlar Tarafından Cevaplandı</b><br />Sunumların ardından toplantı, dinleyicilerin sorularının alınmasıyla devam etti. Katılımcıların konuyla ilgili merak ettikleri sorular, alanında uzman kişiler tarafından detaylıca cevaplandırılarak toplantı sona erdi. Toplantıya katılan kadınlar, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasına ve çözüm yollarının tartışılmasına önemli bir katkı sağlayan etkinlik için Gölcük Belediyesi ve KADEM’e teşekkür ettiler.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-belediyesi-ve-kademden-onemli-etkinlik-593416">Gölcük Belediyesi ve KADEM&#8217;den Önemli Etkinlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halka açık çevrimiçi seminerler dizisi başladı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/halka-acik-cevrimici-seminerler-dizisi-basladi-592993</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 08:28:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[açık]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[çevrimiçi]]></category>
		<category><![CDATA[dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştirel Düşünme]]></category>
		<category><![CDATA[halka]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kabul]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Seminerler]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592993</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu çerçevesinde hayata geçirdiği yeni projesiyle dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halka-acik-cevrimici-seminerler-dizisi-basladi-592993">Halka açık çevrimiçi seminerler dizisi başladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu çerçevesinde hayata geçirdiği yeni projesiyle dikkat çekiyor. Her Çarşamba saat 20.00’de çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek olan ve 8 hafta sürecek seminer dizisi, 19 Kasım 2025 tarihinde başladı. Katılımın tamamen ücretsiz olduğu ve programı eksiksiz takip edenlere &#8220;Dijital Katılım Sertifikası&#8221; nın verileceği seminer dizisi, eleştirel düşünmeden dijital görgü kurallarına, Türk dizilerinin sosyolojik okumasından bilinçli tüketiciliğe kadar geniş bir yelpazede uzman akademisyenleri halkla buluşturuyor.</p>
<p><strong>Seminer dizinin ilk konusu eleştirel düşünme becerileri</strong></p>
<p>Seminer dizisinin açılışını yapan Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim (İngilizce) Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan, &#8220;Eleştirel Düşünme Becerileri: Zihnimizin Tuzaklarını Tanımak&#8221; başlıklı sunumunda,<strong> </strong>bilgi kirliliğinin yoğun olduğu günümüzde hayati bir önem taşıyan &#8220;Eleştirel Düşünme&#8221; kavramını derinlemesine ele aldı.</p>
<p>Doç. Dr. Pehlivan, bu kavramın sadece bir zeka göstergesi değil, öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceri seti olduğunu belirterek, “Eleştirel düşünme, en basit tanımıyla insanın kendi düşüncesi üzerine düşünmesi ve bu eylem üzerine eleştirel bir bakış açısı kazanmasıdır. Yaşamımızın her alanında, kendi düşünce sistemlerimiz üzerine doğru akıl yürütme süreçlerine dayanan analizler yapabilmektir. Eleştirel Düşünme Derneği’nin de belirttiği gibi, bu bir eylem rehberidir. Gözlem, deneyim ve iletişim yoluyla edindiğimiz bilgileri etkin bir biçimde analiz etme yöntemidir. Ancak bu noktada kabul etmemiz gereken ilk gerçek şudur: İnsan düşüncesi kusurlu olmaya yatkındır.” dedi.</p>
<p><strong>Kendi düşüncemiz zannettiğimiz fikirler aslında öğrenilmiş kabuller</strong></p>
<p>İnsanların doğdukları andan itibaren aile, çevre, eğitim sistemi ve medya gibi unsurların etkisiyle şekillendiğini ifade eden Doç. Dr. Pehlivan, çoğu zaman kendi düşüncemiz zannettiğimiz fikirlerin aslında öğrenilmiş kabuller olduğunu söyledi.</p>
<p>Doç. Dr. Pehlivan, “Kültür, içine doğduğumuz andan itibaren gündelik yaşam pratiklerimizi belirler. Biz bunları sorgulamadan alışkanlığa dönüştürürüz. Eleştirel düşünür olabilmek için öncelikle bu içselleştirilmiş kabulleri fark etmemiz, otoritelerden bağımsız düşünebilmemiz ve kanıta dayalı karar verme mekanizmasını çalıştırmamız gerekir. Kendi kültürümüze, kendi düşünme sistemimize, kendi alışkanlıklarımıza eleştirel bir gözle, sorgulayıcı bir gözle bakabilmeyi başarmak, aynı zamanda şu da demek; kendi toplum ve kültürümüze ait olmayan ve yaşam pratikleri açısından bizden uzak olan toplum ve kültürleri ve bu kültürlerde yetişmiş olan insanları da anlayabilmek ve o kültürlere karşı da bir aslında anlayış ve nesnel bir bakış gerektirebilmek demek. Dolayısıyla aslında insanlar arasındaki din, dil, kültür gibi birtakım farklılıklar adil ve tarafsız düşünmemize engel olmamalı.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Rasyonel düşünmenin önündeki engeller Egosentrizm ve Sosyosentrizm</strong></p>
<p>Doç. Dr. Pehlivan, rasyonel düşünmeyi engelleyen en temel iki eğilimin ‘Ben Merkezcilik’ (Egosentrizm) ve ‘Grup Merkezcilik’ (Sosyosentrizm) olduğunu, ben merkezciliğin, kişinin her koşulda kendi çıkarını ve haklılığını ön plana alma çabası olduğunu kaydederek, “İnsan, kendi inançlarını sürdürmek için bazen tutarsız ve irrasyonel davranabilir. Ben merkezci tavırda amaç, nesnel ve doğru bilgiye ulaşmak değil, kendi düşüncesini haklı çıkarmaktır. Bu yüzden kişi, kendisini doğrulayan kanıtları görürken, fikrini çürüten delilleri görmezden gelir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Grup merkezciliğin (Sosyosentrizm) ise toplumsal kutuplaşmaların temelinde yattığına dikkat çeken Doç. Dr. Pehlivan, “İçinde bulunduğumuz grup; bu bir millet, bir futbol takımı veya bir siyasi parti olabilir, bize neyin doğru neyin yanlış olduğunu dikte eder. Kendi grubumuzun hatalarını örtbas ederken, karşı grubun hatalarını mercek altına alırız. ‘Biz iyiyiz, onlar kötü’ kabulüyle hareket ederiz. Oysa eleştirel düşünce, ‘Başka bir toplumda doğsaydım aynı değerlere sahip olur muydum?’ sorusunu sorabilmeyi gerektirir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Bilimsel bilgi yanlışlanabilir olmalı</strong></p>
<p>Bilimsel görünümlü ancak bilimsel temelden yoksun olan “Sahte Bilimler” (Pseudoscience) konusuna da değinen Doç. Dr. Pehlivan, astroloji, fal ve bazı spiritüel inançların işleyiş mekanizmalarını anlattı ve “Sahte bilimler, bilimsel olduklarını iddia ederler ancak hipotezlerini çürütülmeye karşı korumalı olarak kurarlar. Oysa bilimsel bilgi yanlışlanabilir olmalıdır. ‘Evrenden iste, olsun’ gibi yaklaşımlarda, istediğiniz gerçekleşmediğinde ‘Yeterince istemedin’ denilerek suç bireye atılır. Bu döngüsel bir mantık hatasıdır.” dedi.</p>
<p>İnsanların fallarda veya burç yorumlarında kendilerini bulmalarının sebebinin “Barnum Etkisi” olduğunu dile getiren Doç. Dr. Pehlivan, “Size ‘Dışarıdan sert görünüyorsunuz ama içiniz çok duygusal’ dendiğinde bunu kabul edersiniz. Çünkü bu, hemen herkes için geçerli olabilecek genel bir ifadedir. İnsanlar belirsizlikten hoşlanmaz ve anlam bulmaya isteklidir. Bu yüzden gerçekleşen tek bir tahmini hatırlar, gerçekleşmeyen otuz tahmini unuturuz. Buna da ‘Seçici Düşünme’ diyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Mantık hatası taşıyan akıl yürütmeleri neler?</strong></p>
<p>Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan, eleştirel düşünme disiplininin en önemli başlıklarından biri olan mantık hatalarını (logical fallacies) ele alarak, &#8220;Yanlış akıl yürütme süreçleri, argüman oluştururken, bir fikri savunurken, bir sav ortaya atarken yaptığımız mantıksal yanılgıların genel adıdır. Doğru olarak gerekçelendirilmemiş, doğru öncüller üzerine kurulmamış veya hatalı ya da eksik bir akıl yürütmeyle şekillenmiş argümanlar bu başlık altında değerlendiriliyor. Bu mantık hatası taşıyan akıl yürütmelerin bazı türleri hem günlük hayatımızda hem de medyada, siyasette çok fazla karşımıza çıktığı için belirli isimlerle adlandırılmış ve tanımlanmışlar.” diye konuştu.</p>
<p>Doç. Dr. Pehlivan, konuşmasında en yaygın görülen yanlış akıl yürütme biçimlerini şu başlıklar altında detaylandırdı:</p>
<p><strong>Fikri değil, kişiliği hedef almak: “Ad Hominem&#8221;</strong></p>
<p>Tartışmalarda en sık karşılaşılan hatalardan birinin kişiyi karalama olduğunu belirten Doç. Dr. Pehlivan, &#8220;Ad Hominem, bir insanın fikirlerini, bakış açısını, o insanın kişiliğine ya da sahip olduğu karakter özelliklerine saldırarak eleştirmeye çalışmayı ifade eder. Karşıdaki kişinin fikrini yanlışlamaya çalışırken doğru gerekçeler sunmak yerine, o fikirle ilgisiz olan ama o kişinin kişiliğine saldırı içeren argümanlar kullanmaktır. Örneğin, yabancı bir ekonomi profesörü ülkemiz ekonomisi ile ilgili bir yorum yapmış olsun. Birisi, &#8216;O profesörün görüşleri çok saçma çünkü o bir yabancı&#8217; derse, bu Ad Hominem olur.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sözleri çarpıtmak: “Çöp Adam (Straw Man) yanılgısı&#8221;</strong></p>
<p>Karşı tarafın argümanını zayıflatmak için sözlerinin kasten çarpıtılmasına &#8220;Çöp Adam&#8221; yanılgısı dendiğini ifade eden Doç. Dr. Pehlivan, &#8220;Burada karşı tarafın argümanını karikatürize ederek ve abartılı yorumlar kullanarak saptırmaktan bahsediyoruz. O fikri çarpıtmak ve saldırıya daha açık hale getirmek anlamına geliyor. Örneğin birisi, &#8216;Sosyal medya dikkat süresini kısaltıyor&#8217; dediğinde, karşı taraf &#8216;Ne yapalım yani hiç sosyal medya kullanmayalım mı? Teknolojiden tamamen uzak mı duralım, mağaraya mı dönelim?&#8217; cevabını veriyorsa bu bir Çöp Adam yanılgısıdır. Çünkü ilk kişi teknolojiyi reddetmeyi önermemiş, sadece bir gözlemi aktarmıştır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Sıralamayı nedensellik sanmak: “Post Hoc&#8221;</strong></p>
<p>Olayların oluş sırasının her zaman bir neden-sonuç ilişkisi doğurmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Pehlivan, &#8220;Post Hoc&#8221; yanılgısını şu sözlerle anlattı:</p>
<p>&#8220;Bu, zamansal olarak ardışık olan iki olay arasında, sadece biri daha önce diğeri daha sonra gerçekleştiği için nedensel bir ilişki varmış gibi davranmaktır. Sonradan olan, daima öncekinin sonucudur şeklindeki yanlış inançtır. Oysa her şey bir şeyden sonra olur. Her sabah evden çıktığımda karşıdaki okulun zili çalıyor olabilir. Ama okulun zilinin çalması ben dışarı çıktığım için gerçekleşmiyor.&#8221;</p>
<p><strong>Küçük örneklerden büyük genellemeler</strong></p>
<p>Bilimsel geçerliliği olmayan az sayıda örnekle genelleme yapmanın tehlikelerine değinen Doç. Dr. Pehlivan, &#8220;Burada savunulan bir iddianın desteklenmesi için az sayıda örnek üzerinden istatistiksel sonuçlara ulaşma söz konusudur. Örneğin, &#8216;Bizim ailede herkes çok tatlı yer ama kimse şeker hastası olmadı, o yüzden tatlının şeker hastalığı yaptığına inanmıyorum&#8217; demek, küçük sayılarla istatistik hatasıdır. Sadece bizim ailemiz veya arkadaş çevremiz toplumun genelini temsil etmeyebilir. Bu tür genellemeler genellikle yanlış çıkar.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Doğada var olan durumların toplumsal ahlak veya doğruluk için mutlak bir ölçüt olamayacağını da vurgulayan Doç. Dr. Pehlivan, &#8220;Bir şeyin doğal olduğu için iyi ve geçerli olduğunu öne sürmek, hatalı bir akıl yürütmedir. Doğadaki olgular bize iyi, doğru veya ahlaki olanı vermez; değer içermezler. Örneğin, bebeğin ilk besini anne tarafından karşılanıyor diye çocuk bakımının her zaman ve sadece annenin sorumluluğunda olması gerektiği iddiası, biyolojik bir olgudan değer çıkarmaya çalışmaktır. Doğada hayvanların yaşam biçimlerini aynen alıp insan yaşamına uygulayamayız. Ayrıca doğal olan her şey insana iyi gelmez; doğada zehirli bitkiler de vardır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Korelasyon ile nedensellik aynı şey değil</strong></p>
<p>İstatistiksel verilerin yorumlanmasında sıkça yapılan hatalardan biri olan korelasyon ve nedensellik karmaşasına da değinen Doç. Dr. Pehlivan, &#8220;İki değişken arasında korelasyon (ilişki) var diye her zaman neden-sonuç ilişkisi olduğunu düşünemeyiz. &#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Doç. Dr. Pehlivan, bir fikri sadece bir otorite söylediği için veya çoğunluk yaptığı için doğru kabul etmenin de birer mantık hatası olduğunu belirterek, &#8220;Herhangi bir alanda otorite sahibi bir kişinin ifade ettikleri, tek başına bir fikrin doğruluğunu kanıtlamak için yeterli değildir. &#8216;Çoğunluk yapıyorsa doğrudur&#8217; yanılgısı da tehlikelidir. Bir şeyi çoğunluğun yapıyor olması, onun doğru veya etik olduğunu göstermez.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p>Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan, sunumunun son bölümünde günlük hayatta ve tartışmalarda sıkça düşülen &#8220;İspat Yükü / Cehalete Başvurma&#8221; ve &#8220;Döngüsel Nedensellik&#8221; yanılgılarını da işaret ederek, &#8220;İspat Yükü ve Cehalete Başvurma&#8221; (Appeal to Ignorance) olarak adlandırılan yanılgının, henüz kanıtlanmamış bir konunun, tersi ispatlanamadığı için doğru kabul edilmesi durumu olduğunu, &#8220;Döngüsel Nedensellik&#8221; (Circular Reasoning) yanılgısının da bir argümanın doğruluğunu, yine o argümanın kendisine dayandırarak ispatlamaya çalışmak olduğunu sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>Seminer Dizisi 8 Hafta Sürecek</strong></p>
<p>Programın ilerleyen haftalarında ele alınacak öne çıkan başlıklar ve konuşmacılar ise şöyle:</p>
<p>“3 Aralık Çarşamba 2025 tarihinde Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esennur Sirer, ‘Türk Dizilerini Okumak: Kültür ve Temsiller’ başlıklı seminerinde, Türk dizi sektörünün kültürel kimlik oluşumundaki rolünü ve uluslararası pazardaki ekonomik etkilerini değerlendirecek. İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, 17 Aralık Çarşamba 2025’teki sunumunda, dijital çağda saygılı ve etik iletişimin temelleri olan Netiket’i ele alacak; siber zorbalık ve çevrimiçi çatışmaların önüne geçmenin yollarını tartışacak. 24 Aralık Çarşamba 2025’te Doç. Dr. Özge Uğurlu Akbaş, ‘Etkili İletişim’ semineriyle beden dili, empati kurma ve çatışma çözümü becerileri üzerinden kişisel markayı geliştirme yöntemlerini aktaracak. Reklamcılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgül Dağlı, 7 Ocak Çarşamba 2026’da ‘Bilinçli Tüketici Olmak’ başlığı altında, 502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde tüketicilerin haklarını ve mantıklı alışverişin püf noktalarını paylaşacak.”</p>
<p><strong>Görsel sanat ve kent kültürü inceleniyor</strong></p>
<p>Seminer dizisinde medya ve iletişim alanının farklı disiplinlerine de yer veriliyor. 21 Ocak 2026’da Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül ile &#8220;Tasarım Okumaları&#8221; seminerinde, reklam görselleri üzerinden vaka analizleri yaparak tasarımların toplumsal bilinç ve algı üzerindeki etkilerini inceleyecek. 4 Şubat 2026 tarihinde ise Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cem Tutar, &#8220;Kent Okumaları: Kentsel Mekân ve Mahalle Kültürü&#8221; semineriyle, kentsel dönüşüm süreçleri çerçevesinde değişen mahalle yaşantısını ve mekân-insan ilişkisini ele alacak.</p>
<p>Seminerler dizisi, 11 Şubat 2025’te Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan’ın sunacağı &#8220;Yurttaş Haberciliği&#8221; semineriyle sona erecek. Prof. Dr. İrvan, dijital teknolojilerle haber üretimine katılan yurttaşların rolünü, bu olgunun etik ilkelerini ve geleneksel gazetecilikten farklarını açıklayacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halka-acik-cevrimici-seminerler-dizisi-basladi-592993">Halka açık çevrimiçi seminerler dizisi başladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boehringer Ingelheim Türkiye ve İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği&#8217;nden Diyabet Farkındalığına Yönelik Proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheim-turkiye-ve-ic-hastaliklari-uzmanlik-egitim-arastirma-derneginden-diyabet-farkindaligina-yonelik-proje-592486</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 08:48:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[boehringer]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ingelheim]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592486</guid>

					<description><![CDATA[<p>​​​​​​​Diyabet; dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheim-turkiye-ve-ic-hastaliklari-uzmanlik-egitim-arastirma-derneginden-diyabet-farkindaligina-yonelik-proje-592486">Boehringer Ingelheim Türkiye ve İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği&#8217;nden Diyabet Farkındalığına Yönelik Proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>Diyabet; dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilmektedir. Sosyal ve ekonomik yüküyle toplum sağlığını ve sağlık sistemlerini pek çok güçlükle karşı karşıya bırakan diyabetin, görülme sıklığı ise tüm dünyada artmaktadır. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF)’nun rakamları dünyada her 9 kişiden 1&#8217;inin diyabet hastası olduğunu ve bu hastalığa sahip her 2 kişiden 1&#8217;inin de bu hastalığa sahip olduğunu bilmediğini ortaya koyuyor. </p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği (İÇHASDER), Boehringer Ingelheim Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle, Dünya Diyabet Günü kapsamında yürüttüğü “O aramızda” kampanyası çerçevesinde, diyabet farkındalığını artırmak amacıyla “Mavi Yeryüzü” adlı etkileyici bir sanat enstalasyonunu hayata geçirdi. Dernek, bu proje ile sanatın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumda diyabet bilincini artırmayı hedefliyor.</p>
<p>Multidisipliner sanatçı Uğur Acil tarafından tasarlanan “Mavi Yeryüzü”, diyabetin görünmeyen etkilerini bedensel ve duygusal bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. İki büyük mavi halkadan oluşan form, kardiyovasküler, böbrek ve metabolik sistemlerin beden içinde kurduğu hassas dengeye sembolik bir gönderme yapıyor. Birbirine temas eden halkalar, bu sistemlerin döngüsel uyumunu temsil ederken; mavi renk, diyabetin evrensel simgesinin yanı sıra süreklilik, dayanıklılık ve yaşam döngüsü fikirlerini de yansıtıyor. Formun yumuşak ve nefes alan yapısı, insan bedeninin kırılganlık ile direnç arasındaki hassas dengesine dikkat çekiyor. Ziyaretçiler böylece diyabetin yalnızca fiziksel değil, duygusal boyutuna da dokunan bir sanat deneyimiyle buluşuyor. “Mavi Yeryüzü”, 17–24 Kasım tarihleri arasında Terminal Kadıköy’de ziyaret edilebilecek.</p>
<p>Eserin açılışında konuşan <strong>İÇHASDER</strong> Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdülbaki Kumbasar, diyabetin görülme sıklığının giderek arttığını ancak çoğu zaman geç fark edildiğini vurguladı. Prof. Dr. Kumbasar “Bugün diyabetli her iki kişiden birinin hastalığından haberdar olmaması bunun en çarpıcı göstergesi. İÇHASDER olarak amacımız, yalnızca diyabet farkındalığı oluşturmak değil; aynı zamanda özellikle tip 2 diyabetin kalp, böbrek ve metabolik sistemler üzerindeki etkilerini görünür kılmak. ‘O aramızda’ kampanyası ve ‘Mavi Yeryüzü’ enstalasyonu, diyabeti görünür hale getirirken bireyleri erken tanı, düzenli takip ve sağlıklı yaşam konusunda düşünmeye davet ediyor. Bu çalışmanın toplumda önemli bir farkındalık yaratacağına inanıyoruz” diye konuştu. </p>
<p>Boehringer Ingelheim Türkiye’nin insan sağlığını etkileyen ve toplumda büyük bir yük oluşturan hastalıklara dikkat çekmeyi kurumsal bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getiren <strong>Boehringer Ingelheim Türkiye Genel Müdürü Okan Güner</strong> şunları söyledi:</p>
<p>“Özellikle tip 2 diyabet hem ülkemizde hem de dünyada milyonlarca insanı etkileyen en önemli sağlık sorunlarından biri. ‘O aramızda’ kampanyası ve ‘Mavi Yeryüzü’ enstalasyonuyla, diyabet farkındalığının önemini vurgularken kardiyovasküler, böbrek ve metabolik sistemlerin birbiriyle olan bağlantılarına da dikkat çekmeyi amaçladık. Çünkü özellikle tip 2 diyabetli bireylerin kardiyovasküler hastalık, kalp yetersizliği ve böbrek hastalığı geliştirme riski daha yüksektir. Bu nedenle bu çalışmanın, geniş kitlelerde bilinç oluşturacağına inanıyoruz.”</p>
<p>Toplumda farkındalık yaratacak bir çalışmada yer almaktan mutluluk duyduğunu belirten <strong>sanatçı Uğur Acil</strong> ise “Mavi Yeryüzü ile bedenin görünmeyen ekosistemini görünür kılmak istedik. Diyabet yalnızca kan şekeriyle ilgili bir durum değil; özellikle tip 2 diyabetli kişilerde kalp, böbrek ve metabolik sistemler arasında kurulan hassas bir denge. Bu denge bozulduğunda tüm beden bunu hissediyor. Enstalasyon, bu iç içe geçmişliği mekânsal bir deneyime dönüştürüyor. Ziyaretçiler mavi halkalar arasında dolaşırken kendi ritimlerini, nefeslerini ve kalp atışlarını fark edecek. Bu geçidi yalnızca bir sanat üretimi olarak değil; bedenle, hastalıkla ve yaşamla kurulan barışçıl bir farkındalık yolculuğu olarak görüyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Dünya Çapında 500 Milyondan Fazla Kişi Diyabetli</strong></p>
<p>Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun Diabetes Atlas 11th Edition (2025) verileri, dünya genelinde yaklaşık 589 milyon kişinin diyabetle yaşadığını ortaya koyuyor ve bu sayının 2050 yılına kadar 852,5 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Türkiye’de ise 20–79 yaş aralığında 9,6 milyon kişinin diyabetli olduğu biliniyor ve bu rakam Türkiye’yi Avrupa’da en yüksek diyabet prevalansına sahip ülke konumuna taşıyor.[1]</p>
<p>Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrin Hastalıklar Prevalans Çalışması TURDEP II ise, Türk toplumunda diyabetin beklenenden daha hızlı bir biçimde arttığını ortaya koyuyor. TURDEP-II’ye göre Türk erişkin toplumunda diyabet sıklığının %13,7’ye ulaştığı görülüyor.[2]</p>
<p><strong>Kardiyovasküler, Böbrek ve Metabolik Sistemleri Etkiliyor</strong></p>
<p>Kardiyovasküler, böbrek ve metabolik sistemler birbiriyle yakın bir etkileşim içindedir. Bu sistemlerden birini etkileyen hastalıklar çoğu zaman diğer sistemler üzerinde de olumsuz etkilere yol açar. Tip 2 diyabeti olan hastalarda kardiyovasküler hastalık, kalp yetersizliği ve hatta böbrek hastalığı gelişme riski artar. Tip 2 diyabeti olan hastalar, kardiyovasküler hastalık geliştirme ve bu nedenle hayatını kaybetme konusunda iki kat daha yüksek risk altındadır.[3] Ayrıca kalp yetersizliği geliştirme riskleri de artmıştır.[4] Diyabet, böbrek hastalığı gelişme ihtimalini arttırır. Günümüzde diyabeti olan her 3 yetişkinden yaklaşık 1’inde kronik böbrek hastalığı bulunmaktadır. Düzenli sağlık kontrollerinin yapılması ve erken teşhis ile zamanında müdahalenin sağlanması, diyabetin yol açacağı hastalıkların önünü kesebilir.[5] </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheim-turkiye-ve-ic-hastaliklari-uzmanlik-egitim-arastirma-derneginden-diyabet-farkindaligina-yonelik-proje-592486">Boehringer Ingelheim Türkiye ve İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği&#8217;nden Diyabet Farkındalığına Yönelik Proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hissederek dans ettiler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hissederek-dans-ettiler-592388</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 07:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[dans]]></category>
		<category><![CDATA[der]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[ettiler]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[hissederek]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592388</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Herkes İçin Turizm Derneği iş birliğiyle Almanya’dan gelen Rehberlik ve Psikolojik Danışman (PDR) ve Dans Terapisti Mehmet Ballıkaya eşliğinde görme engelli bireyler için özel tasarlanan Dansla Terapi Atölyeleri’ni başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hissederek-dans-ettiler-592388">Hissederek dans ettiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Herkes İçin Turizm Derneği iş birliğiyle Almanya’dan gelen Rehberlik ve Psikolojik Danışman (PDR) ve Dans Terapisti Mehmet Ballıkaya eşliğinde görme engelli bireyler için özel tasarlanan Dansla Terapi Atölyeleri’ni başlattı. Katılımcılar, “Ritmi Hisset, Bedeninle Özgürleş” temasıyla düzenlenen atölyede hissederek bağ kurmayı ve dans ederek özgürleşmeyi deneyimledi.</p>
<p>İzmir’de yaşayan görme engelli yurttaşlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü ve Herkes İçin Turizm Derneği iş birliğiyle dans etmenin özgürlüğünü yaşadı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yurdoğlu Engelli Çalışmaları Merkezi’nde düzenlenen “Dansla Terapi Atölyeleri”, Almanya merkezli Tanz der Kulturen Berlin e.V.’de görev yapan PDR ve Dans Terapisti Mehmet Ballıkaya tarafından yürütülüyor. Toplam 16 katılımcıyla sınırlı atölye, “Ritmi Hisset, Bedeninle Özgürleş” temasıyla katılımcıların bedensel farkındalıklarını güçlendirmeyi, duygularını ifade etmelerini ve sosyal katılımlarını artırmayı hedefliyor. Dans ve yaratıcı drama yöntemlerinin bir arada kullanıldığı çalışmalar, görme engelli bireylerin sanat aracılığıyla kendini ifade etme ve toplumsal yaşama aktif katılım olanaklarını güçlendiriyor. Çalışma, beden farkındalığı ve duygusal ifade üzerine odaklanan hareket temelli bir süreci kapsıyor. Katılımcıların aktif olarak yer aldığı oturum boyunca ritim, nefes ve özgün hareketlerle bedensel deneyim destekleniyor.</p>
<p><strong>“Dans edemezler algısı yanlış”</strong></p>
<p>Çalışma hakkında bilgi veren PDR ve Dans Terapisti Mehmet Ballıkaya, “Dans, sadece eğlenme aracı değil, aynı zamanda duygu işidir. Sanayileşmiş toplumlarda insanlar duygularına da yabancılaşmış durumda. Bu yabancılaşmayı aşmanın bir yolu da dans etmek. Görme engellilerin toplumla bütünleşmeleri, sosyalleşmeleri, bir noktada toplum tarafından sınırlandırılmış durumda. ‘Görmedikleri için yapamazlar, öğrenemezler’ diye bir algı var ve bunun yanlış olduğunu göstermeye çalışıyoruz. Görmeden öğrenmek ve görerek öğrenmek arasında ciddi bir fark var. Dans, görme eylemli bir hareket. İnsanların, yapılan figürü öğrenmesi için görmesi gerekiyor ama görme engellilerde gelişen başka bir duyu organı var; onlar duyarak görmeye başlıyor. Yaşamın kendisinde bir ritim var. Biz o ritmi yakalamalarını sağlayıp bedenlerine olan yabancılaşmayı aşmaya çalışıyoruz. ‘Ben dans edemem’ duygusunu onlardan almak istiyoruz. Bir dans gecesine çok rahat gidebilirler. Müzik çaldığında ‘yanlış yapıyorum’ kaygısını üzerinden atıp içinden geldiği gibi müziğin ritmi ile bedenlerini dinlendirebilirler. Programa katılan ve ilk başta ‘ben yapamam’ diyenler çok iyi dans etmeye başladı” dedi.</p>
<p><strong>“Özgüven kazanılıyor”</strong></p>
<p>Herkes İçin Turizm Derneği Başkanı Ali Aydoğmuş da “Biz dansın körlerin yaşamında bir farklılık yaratabileceğini gözlemliyoruz. Duyguyu bedene yansıtmayı gözlemleyebiliyoruz. Mehmet Ballıkaya’ya ve hem ev sahipliği hem de ulaşım konusundaki destekleri için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Özgüven kazanmak, bir şeyi başarabilmek ya da toplumun ‘yapamaz’ algısıyla engellilerle eşleştiremediği bir olguyu yapabilmiş olmak güzel bir duygu. Engelli bireylerin özgüvenlerini artırıp toplumsal yaşam içinde yer almasıyla bu farkındalığın oluşacağını düşünüyorum. Biz dernek olarak engelli bireylerin turizm ve kültür alanlarında kendilerini var ederek toplumsallaşması için bu atölyenin de bir araç olabileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kendimi tedirgin hissetmeme gerek yokmuş”</strong></p>
<p>Atölyeye katılan 34 yaşındaki Pınar Gürcan, “Kendimi rahatlamış ve özgüvenli hissettim. Farklı koşullarda olan bir insanın bir şeyleri başarma yöntemleri de farklı olabilir ama yapabilir. Bunu burada deneyimliyoruz. Ben bugüne kadar dans ederken kendimi tedirgin, kaygılı hissediyordum ama buna gerek yokmuş. Mutluyum. Bunu devam ettirmeyi önemsiyorum” derken, 27 yaşındaki Oğuzhan Parlaklar ise “Dans etmek bana iyi geldi. Kendimi iyi hissediyorum ve mutluyum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Dans edilirken genelde oturuyordum”</strong></p>
<p>21 yaşındaki Selinay Erkul, “Buraya ilk geldiğimde dansla ilgili önyargılarım vardı. Sahneye çıktığımda ne yapacağımı bilmemek ya da oradaki durumu analiz etmeye çalışmak beni çok yorduğu için genelde dans ortamındayken oturan kişilerden biri ben oluyorum. Şu an bu durum ne kadar değişti bilmiyorum ama en azından yapabileceğim şeylere olan güvenim gelişti diyebilirim. Aslında fark etmesek de dans, bedeni tanımada insana çok farklı bir boyut kazandırıyormuş” sözlerine yer verdi.</p>
<p><strong>“Kızımın hareketleri hızlandı”</strong></p>
<p>Atölye katılımcılarından Sedef Sakız’ın annesi Emine Sakız ise “Kızım için çok değişik bir ortam oldu. Bir haftalık bir etkinlik bile olsa onlar için çok şey değişiyor. İlgi ve alaka çok güzel. Kızımın hareketleri hızlandı. Bu programı uygulayan herkese teşekkür ediyoruz. Bu tip etkinlikler onları çok mutlu ediyor” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde görevli proje yürütücüsü Emel Pektezel de atölyedeki çalışmalarda rol aldı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hissederek-dans-ettiler-592388">Hissederek dans ettiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir, kadınların katılımıyla güçleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-kadinlarin-katilimiyla-gucleniyor-592011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2025 11:28:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[güçleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[katılımıyla]]></category>
		<category><![CDATA[toplantı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592011</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi kadın, çocuk ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında faaliyet gösteren 30 sivil toplum kuruluşunun katılımıyla toplantı yaparak yapılan ve yapılması gereken çalışmalara ilişkin interaktif bir alan yarattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-kadinlarin-katilimiyla-gucleniyor-592011">İzmir, kadınların katılımıyla güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi kadın, çocuk ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında faaliyet gösteren 30 sivil toplum kuruluşunun katılımıyla toplantı yaparak yapılan ve yapılması gereken çalışmalara ilişkin interaktif bir alan yarattı. Toplantıya katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “Sivil toplum kuruluşlarımızın da paydaşlığı ile üstümüze düşeni en kapsamlı şekilde yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı&#8217;na bağlı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, kent genelinde kadın, çocuk ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan 30 sivil toplum kuruluşunun katılımıyla toplantı düzenledi. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesinde mevcut politikalar, süren uygulamalar ve projeler ile yapılması gerekenlerin değerlendirildiği buluşmada katılımcılar, &#8220;Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Temelinde Herkes İçin Adil Bir Kent” bakış açısı ile hazırlanmış İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları, Yerel Eşitlik Eylem Planı (YEEP) 2025-2027 hedefleri ve kent genelinde yürütülen eşitlik temelli çalışmaları içeren bir sunum ile bilgilendirildi.</p>
<p><strong>“Kadın ve çocuklar için adil yaşam”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay&#8217;ın açılış konuşması ile başlayan toplantıda, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Anıl Kaçar ve Kadın Çalışmaları Şube Müdürü Berna Yurdusev Payamlıdağ da yer aldı. Pınar Okyay, yaptığı konuşmada toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddetle mücadele konularında yerel yönetimlerin üstlendiği sorumluluklara vurgu yaparak &#8220;Yerel yönetimlere bu alanda büyük görev düşüyor. Sivil toplum kuruluşlarımızın da paydaşlığı ile üstümüze düşeni en kapsamlı şekilde yerine getirmeye devam edeceğiz. Toplumun hiçbir kesimini geride bırakmayan bir anlayışla yönetilen kurumumuz, kadınlar ve çocukların daha güvenli, konforlu ve adil bir yaşam sürmesi hedefiyle hareket etmeye devam edecek” diye konuştu. </p>
<p><strong>Görüş alışverişinde bulunuldu</strong></p>
<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ve önümüzdeki özel gün etkinlikleri için önerilerin paylaşıldığı, ortak görünürlük ve dayanışma faaliyetleri üzerine görüş alışverişinde bulunulduğu toplantıda, özellikle şiddetle mücadelede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, erişilebilir destek mekanizmalarının artırılması ve kadınların sosyal yaşama aktif katılımının teşvik edilmesi konuları öne çıktı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-kadinlarin-katilimiyla-gucleniyor-592011">İzmir, kadınların katılımıyla güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilinçli kadın, güçlü toplum</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilincli-kadin-guclu-toplum-591861</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 07:22:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, afet bilincini toplumun tüm kesimlerine yaymak amacıyla önemli bir eğitim programını hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilincli-kadin-guclu-toplum-591861">Bilinçli kadın, güçlü toplum</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, afet bilincini toplumun tüm kesimlerine yaymak amacıyla önemli bir eğitim programını hayata geçirdi. Afet İşleri Dairesi Başkanlığı ile Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı iş birliğinde gerçekleştirilen “Anne ve Kadınlara Yönelik Afet Farkındalık Eğitimleri”, 12 ayrı programda 378 katılımcıya ulaşılarak afet bilinci konusunda kapsamlı bilgi aktardı.</p>
<p><b>ANNELERİN AFETTEKİ ROLÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ</b></p>
<p>Eğitimlerde özellikle annelerin afet anındaki kritik rolü vurgulandı. Katılımcılara evde çocukların güvenliğini sağlama, yapısal olmayan riskleri tespit etme, acil durum çantası hazırlama ve kriz anlarında soğukkanlı kalma gibi konularda pratik bilgiler verildi. Deprem, sel, heyelan, yangın ve KBRN olayları gibi çeşitli afet türlerine karşı alınması gereken önlemler de örneklerle anlatıldı.</p>
<p><b>PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK ODAK NOKTA</b></p>
<p>Programda fiziksel güvenliğin yanı sıra afet sonrası psikolojik dayanıklılık konusu da ele alındı. Çocukların, yaşlıların ve hassas grupların afet sonrası yaşadığı süreçlerin nasıl yönetilmesi gerektiği detaylı biçimde aktarıldı. Eğitmenler, aile içi iletişimin güçlendirilmesinin ve güvenli toplanma alanlarının önceden belirlenmesinin önemine değindi. Katılımcılara, afet sonrası toplumsal dayanışmanın nasıl sağlanabileceğine ilişkin uygulamalı öneriler sunuldu.</p>
<p><b>AFET BİLİNCİ TOPLUMUN TEMEL DAYANAĞI</b></p>
<p>Afet İşleri Dairesi Başkanlığı eğitmenleri, afetlerin her an yaşanabilecek gerçekler olduğunu hatırlatarak, toplumun tüm kesimlerinin bilinçlendirilmesinin hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Eğitimlerin ilerleyen süreçte daha fazla ilçede ve mahallede devam edeceği bildirildi. Ayrıca kadınların ev ortamında düzenli mini afet tatbikatları yapmasının teşvik edileceği kaydedildi.</p>
<p><b>EĞİTİMLERE TALEP ARTIYOR</b></p>
<p>Eğitim sonunda kadınlar, hem kendi güvenlikleri hem de ailelerinin güvenliği için önemli bilgiler edindiklerini belirterek, programın daha geniş kitlelere ulaştırılmasını istediklerini ifade etti. Büyükşehir yetkilileri, kadınların ve annelerin afet bilinci kazanmasının toplumsal dayanıklılığı artıran en önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek, bu kapsamda yürütülen çalışmaları sürdüreceklerini açıkladı. Afet farkındalık eğitimlerinin önümüzdeki aylarda farklı ilçelerde ve mahallelerde tekrarlanacağı duyuruldu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilincli-kadin-guclu-toplum-591861">Bilinçli kadın, güçlü toplum</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Toplum Sağlıklı Gölcük Mahalleleri Karış Karış Geziyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-toplum-saglikli-golcuk-mahalleleri-karis-karis-geziyor-591752</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 10:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[geziyor]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[karış]]></category>
		<category><![CDATA[mahalleleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi ve MEDAR Hastanesi iş birliğiyle hayata geçirilen "Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gölcük Projesi kapsamında görevli doktorlar, mahalleri tek tek gezerek vatandaşları bilinçlendirmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-toplum-saglikli-golcuk-mahalleleri-karis-karis-geziyor-591752">Sağlıklı Toplum Sağlıklı Gölcük Mahalleleri Karış Karış Geziyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi ve MEDAR Hastanesi iş birliğiyle hayata geçirilen &#8220;Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gölcük Projesi kapsamında görevli doktorlar, mahalleri tek tek gezerek vatandaşları bilinçlendirmeye devam ediyor.</p>
<p>Gölcük Belediyesi ve MEDAR Hastanesi&#8217;nin ortaklaşa düzenlediği, ilçe sakinlerinin sağlık bilincini artırmayı hedefleyen &#8220;Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gölcük Projesi&#8221; Hasaneyn Mahallesi&#8217;nde gerçekleştirilen etkinlikle devam etti. Mahalle sakinlerinin katılım gösterdiği etkinlikte uzman doktorlar, sağlık konusunda katılımcılara önemli bilgiler aktardı. Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Erturun, Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Neslihan Özlem Al ve Dahiliye Uzmanı Uzm. Dr. Gökçen Halhallı, kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili sunumlar yaparak vatandaşları bilgilendirdi.</p>
<p><b>Merak Edilen Sorular Cevaplandırıldı</b></p>
<p>Gölcük Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Uzuner’in de katıldığı etkinlikte katılımcılara yönelik mini sağlık testleri yapıldı. Sunumların ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde ise mahalle halkı, merak ettikleri sağlık konulara, uzmanlar açıklık getirildi. Vatandaşların memnun kaldığı &#8220;Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gölcük Projesi&#8221; etkinliği, belirlenen program dahilinde ilçe genelinde devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-toplum-saglikli-golcuk-mahalleleri-karis-karis-geziyor-591752">Sağlıklı Toplum Sağlıklı Gölcük Mahalleleri Karış Karış Geziyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay EXPO 2027 İzmir için yol haritası olacak çalıştayı başlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-expo-2027-izmir-icin-yol-haritasi-olacak-calistayi-baslatti-588800</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 14:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[expo]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[haritası]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588800</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, EXPO 2027 İzmir’in yol haritasının netleştirileceği çalıştayın açılışını yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-expo-2027-izmir-icin-yol-haritasi-olacak-calistayi-baslatti-588800">Başkan Tugay EXPO 2027 İzmir için yol haritası olacak çalıştayı başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, EXPO 2027 İzmir’in yol haritasının netleştirileceği çalıştayın açılışını yaptı. Başkan Tugay, “Tarihi boyunca farklı kültürlerin buluştuğu İzmir, ilk kez bir Dünya Botanik EXPO’suna ev sahipliği yapacak. 2027 yılında, ‘Tek Sağlık’ temasıyla dünyanın gözleri İnciraltı’nda olacak. Bu gurur hepimizin” dedi. Alanın fuar sonrasında da kente hizmet etmeye devam edeceğini belirten Tugay, “Yalnızca güzel bir fuar değil; kalıcı bir çevresel miras projesi olacak” diye konuştu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Uluslararası Bahçe Bitkileri Üreticileri Birliği (AIPH)  onayıyla, C Kategori statüsünde düzenleyeceği EXPO 2027 İzmir’in hazırlıkları kapsamında organize edilen çalıştay başladı. Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’ndeki  “EXPO 2027 İzmir Paydaş Çalıştayı”nın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay önemli mesajlar verdi. “Tek Sağlık” temasıyla 16 Nisan-2 Mayıs 2027 tarihleri arasında İnciraltı Kent Ormanı’nda gerçekleştirilecek uluslararası organizasyona dair ortak yol haritasının belirleneceği çalıştaya Büyükşehir Belediyesi’nin bürokratları ve iştiraklerinin yöneticileri, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, akademisyenler, uzmanlar, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler ve siyasi partilerin temsilcileri ile paydaşlar katıldı.</p>
<p><strong>Tema: Tek Sağlık</strong></p>
<p>İzmir’i dünyayla buluşturacak, kentin geleceğine yön verecek bir adım olarak nitelendirdiği EXPO 2027 hakkında konuşan Başkan Tugay, “Tarihi boyunca farklı kültürlerin buluştuğu İzmir, ilk kez bir Dünya Botanik EXPO’suna ev sahipliği yapacak. 2027 yılında, ‘Tek Sağlık’ temasıyla dünyanın gözleri İnciraltı’nda olacak. Bu gurur hepimizin. Bu çalıştay, yalnızca bir hazırlık toplantısı değildir; kentimizin doğayla uyumlu dönüşümünün ortak akıl buluşmasıdır. Bilimin, üretimin, yerel yönetimin ve toplumun birlikte karar aldığı güçlü bir başlangıçtır. ‘Tek Sağlık’ anlayışı bize şunu öğretir: İnsanın sağlığı, doğanın sağlığıyla mümkündür. İzmir’in ormanları, deltaları, parkları, sokak hayvanları; çocukları, yaşlıları, engellileri… Hepsi aynı yaşam döngüsünün ayrılmaz parçalarıdır. Bizim görevimiz; doğayı koruyarak toplumu güçlendirmek, toplumu güçlendirerek geleceği korumaktır” dedi.</p>
<p><strong>“Yalnızca güzel bir fuar değil çevresel miras olacak”</strong></p>
<p>Yaratılacak EXPO alanının etkinlik sonrasında da İzmir’e hizmet etmeye devam edeceğini aktaran Başkan Tugay, “Yağmur bahçeleri, ekolojik koridorlar, geçirimli yüzeyler, su ve karbon döngülerini güçlendiren mavi-yeşil altyapılar doğa temelli çözümler olarak bu alanda hayata geçirilecektir. Döngüsel ekonomi prensiplerini uygulayacağız. Yeniden kullanılabilir malzemelerle, atığın kaynak olduğu bir sistemle biyolojik çeşitlilik zenginleştirilerek deniz ve kara habitatları birbirine bağlanacak. EXPO 2027 yalnızca güzel bir fuar değil; kalıcı bir çevresel miras projesi olacak” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“EXPO 2027, hepimizin eseri olacak”</strong></p>
<p>“İzmir, Türkiye’nin süs bitkileri üretiminde lideridir” diyen Başkan Tugay, “TÜİK 2024 verilerine göre, üretim alanının yüzde 29’u, üretim miktarının yüzde 23’ü süs bitkileri üretiminde gerçekleşmektedir. Büyük bölümü Küçük Menderes Havzası’ndadır. Bu sektör; kadın ve genç istihdamı yaratmaktadır, aile işletmelerini güçlendirmektedir, kırsaldan kente göçü azaltmaktadır. EXPO ile birlikte; yeni pazarlar açılacak, uluslararası görünürlük artacak. İnovasyon, tasarım ve teknoloji üretime değer katacak. İzmir, yeşil ekonominin vitrinine dönüşecek” dedi.</p>
<p>EXPO 2027’nin İzmir’de kültürel ve davranışsal bir dönüşüme neden olacağını da belirten Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “EXPO 2027, sadece doğayı anlatmayacak; doğayı yeniden görmemizi sağlayacak. Çocuklarımızın doğa sevgisi güçlenecek. Gençlerimiz sürdürülebilirlik hareketinin öncüleri olacak. Mahallelerde çevre gönüllülüğü artacak. Doğa bilinci, günlük alışkanlıklarımızın bir parçası olacak. Enerji verimliliği ve geri dönüşüm toplum geneline yayılacak. İzmir’de doğaya duyarlılık organize bir güç hâline gelecek. Biz istiyoruz ki; EXPO 2027 bittikten sonra da bu şehir daha az tüketen ama daha çok koruyan bir toplum olsun. Çünkü İzmir’in iklim ve doğa bilinci EXPO ile sadece artmayacak, İzmir’in karakterine dönüşecek. Bu dönüşüm; akademinin bilgisi, yerel yönetimlerin uygulama gücü, sivil toplumun vicdanı, özel sektörün yenilik potansiyeliyle, üreticilerimizin emeği halkımızın sahiplenmesiyle gerçekleşecek.  Bu nedenle diyoruz ki; EXPO 2027, hepimizin eseri olacak.”</p>
<p><strong>“Dünyaya güçlü bir mesaj vereceğiz”</strong></p>
<p>İzmir’in dünyaya “Doğayla Barış, İnsanla Barış” şeklinde güçlü bir mesaj vereceğini belirten Başkan Tugay, “Doğayla uyum içinde yaşamak mümkündür. Geleceği, doğaya saygılı kentler şekillendirecektir. Sağlık doğadan başlar; doğayı korumak insanı korumaktır. Ve biz, doğaya daha yakın bir yaşamı bu kentte birlikte kuracağız. Bugün burada atacağımız her adım; İzmir’in yeşil geleceğine, sağlıklı yaşam vizyonuna bir katkıdır. Bu büyük yolculukta yanımızda olduğunuz, EXPO 2027’ye inandığınız, İzmir’e güvendiğiniz için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. </p>
<p>Başkan Tugay’ın açılış konuşmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik ve Peyzaj Mimarı, Kentsel Tasarım Uzmanı Proje Sorumlusu Selçuk Aksoy projenin tanıtımına yönelik gerçekleştirdikleri sunumlarla detaylı ve teknik bilgilendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Kente hizmet etmeye devam edecek</strong></p>
<p>EXPO 2027 İzmir; insan, doğa ve ekosistem sağlığını bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, iklim dirençli peyzaj sistemleri, tematik bahçeler, yenilikçi teknolojiler ve sürdürülebilir tasarım örnekleriyle küresel ölçekte bir vizyon ortaya koymayı hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu doğrultuda EXPO 2027 hazırlık sürecinde yerel ve merkezi kurumlar, akademi, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcileriyle birlikte fikir alışverişinde bulunmak, ortak bir yol haritası oluşturmak ve iş birliği alanlarını güçlendirmek için çalıştay düzenliyor. 2027 yılında yapılacak EXPO kapsamında İnciraltı Kent Ormanı’nın zengin flora ve faunaya sahip hassas ekosisteminin bütünlük içinde korunması öncelikli olacak; geçici yapılar, ekosistem değerini artıracak şekilde tasarlanacak. 100 bin metrekarenin üzerinde müdahale edilecek alan içeren EXPO Projesi; sergi alanları, sekiz farklı ülkenin katılabileceği uluslararası bahçeler, tematik bahçeler, yarışmalar, satış ve bilgi-ticaret alanlarını içerecek. Etkinlik sonrasında ise İnciraltı Kent Ormanı, yenilenmiş altyapısı ve zenginleşmiş kamusal işlevleriyle kente hizmet etmeye devam edecek.</p>
<p>Ayrıntılı bilgi için https://www.expoizmir.com.tr/ adresi ziyaret edilebilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-expo-2027-izmir-icin-yol-haritasi-olacak-calistayi-baslatti-588800">Başkan Tugay EXPO 2027 İzmir için yol haritası olacak çalıştayı başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören&#8217;de Eğitimde Fırsat Eşitliği İçin ÇOGEB Kapsamında Anlamlı Buluşma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/keciorende-egitimde-firsat-esitligi-icin-cogeb-kapsaminda-anlamli-bulusma-588390</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2025 08:44:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çogeb]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde]]></category>
		<category><![CDATA[emniyet]]></category>
		<category><![CDATA[eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[Keçiören Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[müdürü]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588390</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi ile Ankara Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü, “Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı” (ÇOGEB) kapsamında ortak bir etkinlik düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorende-egitimde-firsat-esitligi-icin-cogeb-kapsaminda-anlamli-bulusma-588390">Keçiören&#8217;de Eğitimde Fırsat Eşitliği İçin ÇOGEB Kapsamında Anlamlı Buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi ile Ankara Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü, “Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı” (ÇOGEB) kapsamında ortak bir etkinlik düzenledi. Necip Fazıl Kısakürek Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen programa, Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Celal Biçer, Toplum Destekli Polislik Şube Müdürü 3. Sınıf Emniyet Müdürü Fatih Kılıç, şubede görevli başkomiserler, LGS hazırlık kursu öğrencileri, aileleri ve yaşlı bakım kursiyerleri katıldı. Etkinlik, kurumlar arası iş birliği ve sosyal farkındalığın örneklerinden biri olarak dikkat çekti.</p>
<p><b>19 kursiyere sertifika verildi</b></p>
<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ile Keçiören İlçe Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle yürütülen “Başkentin Yıldızları Projesi” kapsamında düzenlenen “Hasta ve Yaşlı Öz Bakımına Destek Olacakların Eğitimi” kursunu başarıyla tamamlayan 19 katılımcıya Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Celal Biçer ve Emniyet Müdürü Fatih Kılıç tarafından takdim edildi.</p>
<p><b>Gençlere moral ve motivasyon desteği</b></p>
<p>Etkinlikte Keçiören Belediyesi Tepebaşı LGS hazırlık sınıfında eğitim gören 122 öğrenciye moral ve motivasyonlarını artırmak amacıyla hediye denemeler dağıtıldı. Öğrencilerin sınav sürecinde desteklenmesi ve başarılarının teşvik edilmesi amacıyla yapılan bu sürpriz, büyük bir memnuniyetle karşılandı.</p>
<p><b>Keçiören Belediyesi’nden eğitimde fırsat eşitliği vurgusu</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Celal Biçer</b> programda yaptığı konuşmada şu mesajları paylaştı: “Sosyal belediyecilik adına yapılan en anlamlı yatırımlardan biri olan Keçiören Eğitime Destek Merkezimiz, eğitimde fırsat eşitliği sağlayarak çocuklarımızın, gençlerimizin, yetişkinlerimizin yanında olmayı görev bilmiştir. Bu görevin önemi ve gerekliliğinin bilinci ile binlerce öğrencinin geleceğinin şekillenmesinde rol almış olmanın ve başarıya giden yolda onlarla yürümenin gururunu yaşamaktayız. Bugün burada eğitim adına yapmış olduğumuz hizmetlerimize sağladığı katkıdan dolayı Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze teşekkür ederim.”</p>
<p>“<b>Hedefimiz, toplumun her kesimine dokunan bir polislik anlayışını hayata geçirmek”</b></p>
<p><b>Toplum Destekli Polislik Şube Müdürü 3. Sınıf Emniyet Müdürü Fatih Kılıç </b>ise yaptığı konuşmada, hedeflerinin toplumun her kesimine dokunan polislik anlayışını hayata geçirmek olduğunu belirterek şunları söyledi: “Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü olarak, vatandaşlarımızla iç içe, güvene dayalı bir iletişim anlayışıyla yürüttüğümüz çalışmalarımızda en büyük hedefimiz, sadece suçla mücadele eden değil; aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendiren, toplumun her kesimine dokunan bir polislik anlayışını hayata geçirmektir. Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) kapsamında proje faaliyetlerimizi yürütmekteyiz. Proje ortaklarımızın katkılarıyla gerçekleştirdiğimiz Hasta ve Yaşlı Bakım Kursu, hem toplumsal dayanışmanın güzel bir örneği olmuş hem de vatandaşlarımızın meslek edinmesine katkı sağlamıştır. LGS’ye hazırlanan öğrencilerimiz için düzenlediğimiz destek kursları ile çocuklarımızın eğitimde fırsat eşitliğini sağlamayı, onları kötü alışkanlıklardan uzak tutmayı ve başarıya giden yolda yanlarında olmayı hedefledik. Tüm bu projeler, toplumun huzur ve güvenliğini sadece kolluk tedbirleriyle değil; sosyal sorumluluk, eğitim ve dayanışma temelleri üzerine inşa eden bir polislik anlayışının ürünüdür. Projelerimizin hayata geçmesinde bizlere destek veren tüm kurumlara ve Keçiören Belediye Başkanlığı’na teşekkür ediyorum.”</p>
<p>Etkinliğin sonunda, Keçiören Belediyesi Konservatuvarı Ses Sanatçısı Etna Gül’ün sahne aldığı konser ile vatandaşlar keyifli anlar yaşadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorende-egitimde-firsat-esitligi-icin-cogeb-kapsaminda-anlamli-bulusma-588390">Keçiören&#8217;de Eğitimde Fırsat Eşitliği İçin ÇOGEB Kapsamında Anlamlı Buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEGV Nirun Şahingiray 6. Uluslararası Eğitim Forumu düzenlenecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tegv-nirun-sahingiray-6-uluslararasi-egitim-forumu-duzenlenecek-587783</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlenecek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[forumu]]></category>
		<category><![CDATA[nirun]]></category>
		<category><![CDATA[şahingiray]]></category>
		<category><![CDATA[sorunların]]></category>
		<category><![CDATA[tegv]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587783</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla 30 yıldır çocukları nitelikli eğitim desteğiyle buluşturan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 2008 yılında vefat eden değerli bağışçısı Nirun Şahingiray’ın adını ve anısını yaşatmak için düzenlediği Nirun Şahingiray Uluslararası Eğitim Forumu’nun 6’ncısını, 8 Kasım’da İstanbul Arter’de ve TEGV YouTube hesabında canlı yayınlanarak gerçekleştirilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tegv-nirun-sahingiray-6-uluslararasi-egitim-forumu-duzenlenecek-587783">TEGV Nirun Şahingiray 6. Uluslararası Eğitim Forumu düzenlenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla 30 yıldır çocukları nitelikli eğitim desteğiyle buluşturan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 2008 yılında vefat eden değerli bağışçısı Nirun Şahingiray’ın adını ve anısını yaşatmak için düzenlediği Nirun Şahingiray Uluslararası Eğitim Forumu’nun 6’ncısını, 8 Kasım’da İstanbul Arter’de ve TEGV YouTube hesabında canlı yayınlanarak gerçekleştirilecek. “Aydınlık Geleceğin Parçasıyız!” sloganıyla ve “Toplumsal Sorunların Çözümünde Eğitim ve Empati” temasıyla düzenlenen forumda nitelikli eğitim, empati, hoşgörü ve sosyal sorumluluk bilincinin; toplumsal sorunların çözümünde oynadığı rolü ve geleceği aydınlatma gücü ele alınacak.</p>
<p>TEGV, Nirun Şahingiray’ın mirası ve desteğiyle, 2013 yılından bu yana eğitim alanındaki yenilik ve gelişmeleri tartışmak üzere, sivil toplum kuruluşları temsilcilerini, eğitim profesyonellerini ve akademisyenleri Nirun Şahingiray Uluslararası Eğitim Forumu ile bir araya getiriyor. Katılımcılara farklı bakış açıları sunarak güncel eğitim konularını derinlemesine ele almayı ve eğitimin geleceğine dair konuları irdelemeyi amaçlayan prestijli bir platform olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Toplumsal sorunların çözümünü kapsamlı olarak ele alınacak</strong></p>
<p>Forumun “Toplumsal Sorunların Çözümünde Felsefe ve Değerler Bakışı” başlıklı birinci oturumunda Prof. Dr. Sami Gülgöz ve Prof. Dr. Betül Çotuksöken konuşmacı olarak yer alacak. “Toplumsal Sorunların Çözümünde Sanat Bakışı” adlı oturumda ise TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol, Ebru Nihan Celkan ve Başak Doğan buluşacak. “Eğitimde Umut İlkesini Savunmak” başlıklı üçüncü oturumda Doç. Dr. Sezai Ozan Zeybek ve Prof. Dr. Kenan Çayır konuşmacı olarak yer alırken, Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci ve Doç. Dr. Çetin Çelik forumun son oturumunda “Eğitim Eşitsizliklere Çare mi?” konusunu tartışacak. </p>
<p><strong>Nirun Şahingiray 6. Uluslararası Eğitim Forumu kayıtları devam ediyor</strong><br /> Forum için yüz yüze ve çevrimiçi katılım kayıtları devam ediyor. Katılımcılar, www.nsforum.tegv.org adresinden kayıt oluşturarak İstanbul Arter’de gerçekleştirilecek etkinliğe ya da TEGV YouTube kanalından canlı yayına katılarak forumu takip etme imkânına sahip olabilecekler.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tegv-nirun-sahingiray-6-uluslararasi-egitim-forumu-duzenlenecek-587783">TEGV Nirun Şahingiray 6. Uluslararası Eğitim Forumu düzenlenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Toplum Sağlıklı Gölcük Etkinliği Hamidiye&#8217;de Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-toplum-saglikli-golcuk-etkinligi-hamidiyede-basladi-585817</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 11:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[hamidiye]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585817</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi ve MEDAR Hastanesi iş birliğiyle hayata geçirilen "Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gölcük Projesi’nin ilk durağı Hamidiye Mahallesi oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-toplum-saglikli-golcuk-etkinligi-hamidiyede-basladi-585817">Sağlıklı Toplum Sağlıklı Gölcük Etkinliği Hamidiye&#8217;de Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi ve MEDAR Hastanesi iş birliğiyle hayata geçirilen &#8220;Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gölcük Projesi’nin ilk durağı Hamidiye Mahallesi oldu.</p>
<p>Gölcük Belediyesi ve MEDAR Hastanesi&#8217;nin ortaklaşa düzenlediği, ilçe sakinlerinin sağlık bilincini artırmayı hedefleyen &#8220;Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gölcük Projesi&#8221; Hamidiye Mahallesi&#8217;nde gerçekleştirilen ilk etkinlikle başladı. Mahalle sakinlerinin katılım gösterdiği etkinlikte, uzman doktorlar önemli sağlık bilgileri aktardı. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Neslihan Özlem Al, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hakan Sarsılmaz ve Dahiliye Uzmanı Dr. Gökçen Halhallı, kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili sunumlar yaparak vatandaşları bilgilendirdi.</p>
<p><b>Mini Sağlık Testleri De Yapıldı</b></p>
<p>Gölcük Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Uzuner’in de katıldığı etkinlik kapsamında, katılımcılara yönelik mini sağlık testleri yapıldı. Sunumların ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde ise mahalle halkı, merak ettikleri sağlık konulara, uzmanlar açıklık getirildi.</p>
<p><b>Sıra Panayır Mahallesi’nde</b></p>
<p>Projenin bir sonraki durağı ise 22 Ekim Çarşamba akşamı (Bugün), saat 19.00&#8217;da Panayır Mahallesi olacak. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, tüm ilçe sakinlerini bu önemli sağlık buluşmasına katılmaya davet etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-toplum-saglikli-golcuk-etkinligi-hamidiyede-basladi-585817">Sağlıklı Toplum Sağlıklı Gölcük Etkinliği Hamidiye&#8217;de Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağcılar Belediyesi ve YTÜ, toplumsal odaklı projeler için iş birliği yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagcilar-belediyesi-ve-ytu-toplumsal-odakli-projeler-icin-is-birligi-yapti-585771</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 10:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademi]]></category>
		<category><![CDATA[bağcılar]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[fayda]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[projeler]]></category>
		<category><![CDATA[protokol]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[ytü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağcılar Belediyesi ile Yıldız Teknik Üniversitesi, kent ve akademi arasında köprü kurarak toplumsal fayda odaklı projelere imza atmak amacıyla kapsamlı bir iş birliği protokolü imzaladı. Protokol, bilimsel araştırmalardan kültürel miras çalışmalarına, öğrenci stajlarından uluslararası hibe programlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagcilar-belediyesi-ve-ytu-toplumsal-odakli-projeler-icin-is-birligi-yapti-585771">Bağcılar Belediyesi ve YTÜ, toplumsal odaklı projeler için iş birliği yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Bağcılar Belediyesi ile Yıldız Teknik Üniversitesi, kent ve akademi arasında köprü kurarak toplumsal fayda odaklı projelere imza atmak amacıyla kapsamlı bir iş birliği protokolü imzaladı. Protokol, bilimsel araştırmalardan kültürel miras çalışmalarına, öğrenci stajlarından uluslararası hibe programlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Yerel yönetimlerde örnek projeleri hayata geçiren Bağcılar Belediyesi ile Türkiye’nin önde gelen Yıldız Teknik Üniversitesi, kamusal ve belediyecilik hizmetlerinin geliştirilmesi ve toplum yararına projeler üretilmesi amacıyla güçlerini birleştirdi. Bu amaçla YTÜ Davutpaşa Kampüsü&#8217;nde imza t öreni gerçekleştirildi. Törende YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ile Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız tarafından iki kurumun bilimsel ve mesleki deneyimlerini karşılıklı olarak aktarmasını hedefleyen protokol imzalandı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Bilimin aydınlatıcı rehberliğinden faydalanacağız”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, “Yerel yönetimler olarak en temel görevimiz, hizmet verdiğimiz şehrin ve insanımızın geleceğine yatırım yapmaktır. Bu vizyon, sadece fiziki altyapı hizmetleriyle değil, aynı zamanda toplumun entelektüel ve sosyal dokusunu güçlendirecek adımlarla hayat bulur. Yıldız Teknik Üniversitesi gibi ülkemizin en değerli bilim yuvalarından biriyle kurduğumuz bu güçlü ortaklık, &#8216;ortak akıl&#8217; ilkesiyle hareket ederek Bağcılar&#8217;a kalıcı eserler ve sürdürülebilir bir gelişim modeli kazandırma hedefimizin en somut ifadesidir. Üniversitemizin bilimsel potansiyelini, enerjisini ve genç beyinlerini Bağcılar&#8217;ın sosyal ve kentsel gelişim dinamikleriyle daha fazla buluşturmak istiyoruz. Bu protokol, gençlerimize yeni ufuklar açarken, kentsel planlamadan sosyal projelere kadar her alanda bilimin aydınlatıcı rehberliğinden faydalanmamızı sağlayacak&#8221; dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>&#8220;Bilginin toplumsal faydaya dönüşmesini önceliyoruz”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Yapılan iş birliğinin önemine dikkat çeken Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ise &#8220;Üniversiteler, bilimsel çalışmalarının yanı sıra topluma dokunan, yaşadığı şehrin nabzını tutan ve çözüm üreten dinamik merkezlerdir. Akademik birikimimizi ve araştırma kapasitemizi, Bağcılar Belediyemizin sahadaki engin tecrübesi ve hizmet anlayışıyla birleştirerek hem ilçemize hem de ülkemize değer katacak projeler geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bu protokol sayesinde öğrencilerimiz, belediyenin geniş hizmet alanlarında staj yaparak teorik bilgilerini pratiğe dökme imkanı bulacak. Ayrıca Bağcılar&#8217;ın kültürel mirasını akademik bir bakış açısıyla ele alarak koruma ve tanıtma faaliyetleri yürüteceğiz. En önemlisi de üniversitemizin kapılarını, sürekli eğitim merkezimiz aracılığıyla Bağcılar&#8217;da yaşayan vatandaşlarımıza açarak onların kişisel gelişimlerine katkı sunacağız. Bu iş birliğinin, bilginin toplumsal faydaya dönüşmesinin en somut örneklerinden biri olacağına ve her iki kurumun da gücüne güç katacağına inancım tamdır&#8221; dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Bilimsel yayınların üretilmesi için çalışmalar yürütülecek</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Bu iş birliği, akademik bilginin yerel yönetimlerin dinamik yapısıyla entegre olmasını sağlayacak somut adımlar içeriyor. Protokol çerçevesinde, ortak projelerden öğrenci stajlarına, Bağcılar&#8217;da ikamet eden vatandaşlara yönelik kişisel gelişim eğitimlerinden ortak bilimsel yayınların üretilmesine kadar birçok alanda ortak çalışmalar yürütülecek.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Üniversite ve belediye ortaklaşa etkinlikler düzenleyecek</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Protokol, iki kurum arasında çok yönlü bir etkileşim öngörüyor. Bu kapsamda, akademik, mesleki ve sosyal araştırma verileri ile teknik materyallerin değişimi yapılacak. Taraflar, ortaklaşa akademik konferans, sempozyum, sergi ve seminer gibi bilimsel etkinlikler düzenleyecek ve ortak akademik yayınlar üretecek. Ayrıca, kültürel ve sportif aktivitelerde de iş birliği geliştirilerek sosyal bağların güçlendirilmesi hedefleniyor.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Soyut ve somut kültürel mirasın korunması sağlanacak</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İş birliğinin temel hedeflerinden biri de doğrudan toplum faydasını gözeten projeler üretmek. Bu doğrultuda, Bağcılar ilçesindeki soyut ve somut kültürel mirasın korunması ve tanıtılmasına yönelik faaliyetler gerçekleştirilecek. </span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagcilar-belediyesi-ve-ytu-toplumsal-odakli-projeler-icin-is-birligi-yapti-585771">Bağcılar Belediyesi ve YTÜ, toplumsal odaklı projeler için iş birliği yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Garanti BBVA ve TURMEPA&#8217;dan Müsilajla Mücadelede Yeni Adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-ve-turmepadan-musilajla-mucadelede-yeni-adim-585595</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 14:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bbva]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[garanti]]></category>
		<category><![CDATA[Garanti Bbva]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara Denizi]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Nefes]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[müsilajla]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[turmepa]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Garanti BBVA’nın, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle 2021 yılından bu yana yürüttüğü Mavi Nefes Projesi’nde, deniz altı ekosistemini korumaya yönelik bilimsel çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-ve-turmepadan-musilajla-mucadelede-yeni-adim-585595">Garanti BBVA ve TURMEPA&#8217;dan Müsilajla Mücadelede Yeni Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Garanti BBVA’nın, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle 2021 yılından bu yana yürüttüğü <strong>Mavi Nefes Projesi’nde</strong>, deniz altı ekosistemini korumaya yönelik bilimsel çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen projenin Marmara ayağında, müsilajı su altı ekosisteminden uzaklaştırmaya yönelik geliştirilen temizleme tekniğinin ilk saha denemeleri Burgazada açıklarında gerçekleştirildi.</p>
<p>TURMEPA koordinasyonunda ve<strong> Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi </strong>kapsamında gerçekleştirilen dalışta, tekniğin su sütunu ve deniz tabanı üzerindeki etkileri gözlemlendi; elde edilen bulgular bir sonraki fazın bilimsel değerlendirmelerine temel oluşturmak üzere kayıt altına alındı.  <strong>İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı</strong> <strong>Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan</strong> ve ekibinin liderliğinde gerçekleştirilen deneme dalışına Garanti BBVA Su Altı Dalış Kulübü,<strong> Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya</strong>, <strong>TURMEPA Genel Müdürü Semiha Öztürk</strong> ve <strong>İstanbul Üniversitesi TTO Genel Müdürü Mehmet Besim Müftüoğlu </strong>yerinde eşlik etti. </p>
<p><strong>Müsilajı Kaynağında Temizleyen Yenilikçi Teknoloji</strong></p>
<p>TURMEPA ve İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen cihaz müsilajı <strong>venturi sistemiyle hava basıncıyla </strong>temizliyor. Böylece mercanların, alglerin, deniz çayırlarının ve diğer hassas canlıların üzerini kaplayan müsilaj tabakasının fiziksel olarak uzaklaştırılması sağlanıyor. Cihaz, <strong>ekosisteme zarar vermeden biyolojik çeşitliliğin korunmasına</strong> yardımcı olacak şekilde tasarlandı. İlk denemelerde, cihazın Burgazada çevresindeki habitat üzerinde kayda değer temizlik sağladığı gözlemlendi.</p>
<p><strong>Mahmut Akten: “Denizlerimizin nefes alması için bilimi, teknolojiyi ve sivil toplumu bir araya getiriyoruz.”</strong></p>
<p>Garanti BBVA Genel Müdürü <strong>Mahmut Akten</strong>, projenin geldiği noktayı şu sözlerle değerlendirdi: “Mavi Nefes projemizle 2021’den bu yana denizlerin sağlığı için bilim insanları, sivil toplum ve gönüllülerle birlikte çalışıyoruz. TURMEPA’yla birlikte kararlılıkla yürüttüğümüz bu projede pek çok noktada doğaya somut katkı sağlıyor, aynı zamanda gelecek nesillerde çevre farkındalığı yaratıyoruz. Ancak amacımız yalnızca yüzeydeki atıkları temizlemek değil; deniz altı yaşamını da onaracak uzun vadeli, bilim temelli çözümler üretmek. Mavi Nefes, bu yönüyle yalnızca bir temizlik hareketi değil; veriye dayalı, ölçülebilir ve sürdürülebilir etkiyi<strong> </strong>hedefleyen bütüncül bir program. Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca farkındalık değil, çözüm üreten teknolojiler de geliştiriyoruz. Geliştirilen cihaz, Marmara Denizi’nde müsilajın temizlenmesine ve su altı yaşamını korumaya katkı sağlayacak önemli bir adım. Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezine koyarken bir yandan da denizlerimizin nefes alması için bilimi, teknolojiyi ve sivil toplumu bir araya getirmeye devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>DenizTemiz Derneği Derneği/ TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu,</strong> “TURMEPA’da hep söylediğimiz gibi aldığımız iki nefesten biri denizden geliyor. Okyanuslar ve denizler yaşamın kaynağı ve geleceğimizin teminatı. Bu nedenle onları korumak, yalnızca bugünün değil yarının da sorumluluğu. Garanti BBVA iş birliğiyle yürüttüğümüz Mavi Nefes Projesi, bu sorumluluğun bilinciyle bilimi, teknolojiyi ve toplumsal farkındalığı bir araya getiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kurulu’nda tek sivil toplum kuruluşu olarak yer alan TURMEPA’nın, Garanti BBVA ile el ele müsilaj krizine yanıt olarak 2021 yılında başlattığı bu çalışma, yalnızca müsilajla mücadele değil; aynı zamanda deniz ekosisteminin yeniden canlanmasına yönelik bir umut adımıdır. Bilimin ışığında, sürdürülebilir çözümlerle denizlerimize nefes olmaya devam edeceğiz.” dedi.</p>
<p><strong>İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan</strong> ise projeye ilişkin şunları söyledi:</p>
<p>“Marmara Denizi, tümüyle bize ait olan eşsiz bir iç deniz. Onu korumak hem sorumluluğumuz hem de geleceğe bırakacağımız en değerli miras. Zostera ve Cymodocea türü deniz çayırları, Cystoseira yosunları ve Gorgon kolonileri gibi önemli canlı topluluklarıyla Marmara, hâlâ nefes alan bir ekosistem. Bu ekosistemin kalbi sayılan adaları ve özellikle Prens Adaları ise yüksek biyoçeşitliliğiyle Marmara’nın incisi konumunda. Projemiz, koruma temelli ve bilimsel verilerle yönlendirilen bir girişim olarak bu hassas dengeyi güçlendirmeyi amaçlıyor. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, Marmara’nın oksijen bakımından fakirleştiğini açıkça ortaya koyuyor. Su altı ormanları bu denizin doğal oksijen kaynaklarını oluşturuyor. Dolayısıyla Prens Adaları’nı ve su altı ormanlarını korumak, yalnızca bölgesel bir çaba değil; Marmara Denizi’nin tamamını korumak anlamına geliyor.”</p>
<p><strong>Mavi Nefes Yolculuğundan Satır Başları</strong></p>
<p>Garanti BBVA ve TURMEPA’nın 2021’de başlattığı <strong>Mavi Nefes Projesi</strong>, Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine yanıt olarak doğdu. Bugüne kadar <strong>Marmara’dan Göcek’e, Saros Körfezi’nden Van Gölü’ne </strong>uzanan proje, denizlerde atıkların toplanmasından bilimsel araştırmalara, eğitim programlarından biyoçeşitlilik haritalamasına kadar uzanan kapsamlı çalışmalarıyla deniz ekosistemine kalıcı fayda sağlamayı sürdürüyor.</p>
<p>Proje kapsamında bugüne dek Marmara Denizi’nde 287 tonun üzerinde, Van Gölü’nde ise 20 tondan fazla katı atık toplandı. Göcek’te faaliyet gösteren sıvı atık alım teknesi, yüzlerce tekneden 860 bin litre atık toplayarak yaklaşık 6,8 milyon litre deniz suyunun kirlenmesini önledi. Saros Körfezi’nde 35 istasyonda yapılan 45 dalışta 382 deniz türü tespit edilerek bölgenin habitat haritası çıkarıldı. Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde 3 farklı istasyonda yaklaşık 10 bin deniz çayırı fidesi ekimi gerçekleştirilerek yüzde 70 başarı sağlandı.  Göcek’te 2.000 yaşında olduğu belirlenen deniz çayırının yaş tayini çalışması, Türkiye deniz araştırmaları tarihinde bir ilk olarak kayda geçti.</p>
<p>Mavi Nefes aynı zamanda toplumsal farkındalığın artırılmasını hedefliyor. TURMEPA’nın Milli Eğitim Bakanlığı protokolleri kapsamında yürüttüğü çevrim içi eğitimler ve gezici Mavi Nefes Eğitim Otobüsü ile bugüne kadar 100 bini aşkın öğrenci ve 5 binden fazla öğretmene ulaşıldı. Ayrıca lise öğrencilerine yönelik “Mavi Dedektifler” programıyla gençler, çevre bilinci kazanmanın yanı sıra kendi projelerini geliştirme fırsatı buluyor.</p>
<p>Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi ise insan kaynaklı pek çok sorunla yüz yüze kalan Prens Adaları’nın bulunduğu bölgede müsilajın yıkıcı etkilerinin azaltılması, tür çeşitliliğine etkilerinin belirlenmesi ve tür envanterlerinin ortaya koyulması hedefiyle hayata geçirildi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-ve-turmepadan-musilajla-mucadelede-yeni-adim-585595">Garanti BBVA ve TURMEPA&#8217;dan Müsilajla Mücadelede Yeni Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni araştırmaya göre 864 çocuk istismarı vakasının %83,1&#8217;i kız çocukları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirmaya-gore-864-cocuk-istismari-vakasinin-%831i-kiz-cocuklari-584780</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 12:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmaya]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İstismarı]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Oğuz Polat]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[vakasının]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de çocuklara yönelik şiddet, artık yalnızca bireysel bir trajedi değil, alarm veren bir toplumsal sorun haline geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirmaya-gore-864-cocuk-istismari-vakasinin-%831i-kiz-cocuklari-584780">Yeni araştırmaya göre 864 çocuk istismarı vakasının %83,1&#8217;i kız çocukları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Türkiye’de çocuklara yönelik şiddet, artık yalnızca bireysel bir trajedi değil, alarm veren bir toplumsal sorun haline geldi. Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Merkezi ile İMDAT Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin yürüttüğü son araştırma, 2020–2024 yılları arasında incelenen 864 çocuk istismarı vakasının çarpıcı gerçeklerini gün yüzüne çıkarıyor. Bulgular; istismarın çoğunlukla evde, çoğu zaman da çocuğun en yakınındaki kişiler tarafından gerçekleştiğini ortaya koyuyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>Araştırmayı yöneten</strong> <strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oğuz Polat </strong><strong>bu tabloyu “Elde ettiğimiz veriler, çocuk istismarının yalnızca bireysel bir travma değil, toplumsal bir sorun olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Çocuğu korumak, aslında toplumu korumaktır” sözleriyle özetliyor. 864 çocuk istismarı vakasının mercek altına alındığı araştırmada vakaların</strong> <strong>%83,1’inde mağdurların kız çocukları olduğu dikkat çekiyor. Prof. Dr. Oğuz Polat, bu oranın kız çocuklarının istismara en çok maruz kalan grup olduğunu net biçimde gösterdiğini belirterek, “Toplumsal cinsiyet rolleri, sessizlik kültürü ve utanma duygusu kız çocuklarını görünmez hale getiriyor” şeklinde diye konuşuyor.</strong></em></p>
<p>Araştırmaya göre vakaların %71’inin cinsel, %19,5’inin fiziksel, %9,5’inin ise her iki tür istismarı içerdiği tespit edildi. Faillerin profiline bakıldığında ise, istismarın çoğunlukla çocuğun yakın çevresi tarafından gerçekleştirildiği görülüyor.<br />Prof. Dr. Oğuz Polat, “En sık fail %27,1 ile babalar, ardından yabancılar (%15,9), komşular (%9,5), üvey babalar (%8,6), akrabalar (%6,2), öğretmenler (%3,6) ve anneler (%2,9) geliyor. Bu tablo, tehlikenin çoğu zaman evin içinden geldiğini ve çocuğun en güvende olması gereken yerde istismarın yaşandığını gösteriyor” diyor.</p>
<p><strong>Ev, istismarın en çok yaşandığı yer</strong></p>
<p>İstismarın gerçekleştiği mekanlar arasında %37,8 ile ev ilk sırada yer alıyor. Bunu sokak (%17,5), okul (%9,5), iş yeri (%8,9), araç (%3,2) ve yurt (%2,3) izliyor.<br />Prof. Dr. Oğuz Polat, “Ev, çocuğun güven duygusunun temellendiği yer olmalı. Oysa veriler, güvenli alanın ihlal edildiğini gösteriyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p>Her 6 vakadan 1’inin ölümle sonuçlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Polat, “Adli süreç incelendiğinde, 864 vakanın %77’sinde hukuki işlemlerin başlatıldığı, %46,5’inde faillerin tutuklandığı görülüyor. Mağdurların %84’ü hayatta kalırken, %16’sı şiddet sonucu hayatını kaybetmiş durumda. Bu oranlar, çocuğa yönelik şiddetin ölümcül bir toplum sorunu olduğunu açıkça gösteriyor” diyor.</p>
<p><strong>Çocuğun korunmasında ilk sorumluluk ailede</strong></p>
<p>Prof. Dr. Oğuz Polat, çocuğun korunmasında ilk sorumluluğun aileye ait olduğunu vurgulayarak, “Aileler çocuklarıyla açık, empatik bir iletişim kurmalı. Çocuklara bedenlerinin sınırları, ‘hayır deme hakkı’ ve iyi dokunuş-kötü dokunuş farkı yaşına uygun biçimde anlatılmalı. Bu yaklaşım, çocuğun istismarı gizlememesini ve yardım arayışına girmesini kolaylaştırıyor. Güvenli aile ortamı, istismarı bildirme cesaretini artırır ve erken müdahale şansını yükseltir” diyor.</p>
<p>Araştırmada dijital ortamdaki risklere de dikkat çekiliyor. Çocukların teknoloji kullanımının ebeveyn denetiminde olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Oğuz Polat, şu uyarılarda bulunuyor:</p>
<p>“Çocuklar siber zorbalık, online taciz ve pedofili risklerine karşı bilinçlendirilmeli. Aileler güçlü parola kullanımı, kişisel bilgilerin paylaşılmaması ve tanımadıkları kişilerle iletişime geçmemeleri konusunda rehberlik etmeli.” Prof. Dr. Oğuz Polat ayrıca, ailelerin çocuklarıyla dijital içerikleri birlikte keşfetmesinin, güvenli bir dijital öğrenme ortamı oluşturduğunu da belirtiyor.</p>
<p>Araştırmaya göre çocuk istismarının önlenmesinde yalnızca ailelerin değil, toplumun tüm kurumlarının sorumluluğu var. Prof. Dr. Oğuz Polat, “Eğitim kurumları, sağlık kuruluşları ve sivil toplum örgütleri farkındalık programlarını artırmalı. Medya ise etik yayıncılık ilkelerine sadık kalmalı, mağdurların kimliklerini korumalı. Çocuk istismarının hem evde hem dijital ortamda önlenmesi için bütüncül politikalar zorunlu. Çocuğu korumak, toplumu korumaktır. Görmezden geldiğimiz her vaka, geleceğimizden bir parça eksiltir” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><strong>Aileler, Öğretmenler ve Toplum İçin Öneriler</strong></p>
<p>Dijital çağda çocukların korunmasının aile, okul ve toplumun ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Polat, özellikle siber şiddetle mücadele için hem önleyici tedbirlerin hem de bilinçlendirici eğitimlerin hayati öneme sahip olduğunu vurguluyor. İşte Prof. Dr. Oğuz Polat’tan aileler, öğretmenler ve toplum için önerileri: </p>
<ul>
<li>Aileler, çocuklarıyla teknolojisiz zamanlar geçirerek duygusal farkındalıklarını artırmalı.</li>
<li>Çocuklara dijital kültür, haklar ve güvenlik kuralları basit ve anlaşılır bir dille anlatılmalı.</li>
<li>Ebeveynler, çocukların çevrimiçi hesaplarını güvenlik ayarlarıyla korumalı, şifre paylaşımını engellemeli. </li>
<li>Okullar, siber zorbalık konusunda farkındalık yaratmalı ve öğrenciler, öğretmenler, veliler arasında ortak bir anlayış geliştirmeli.</li>
<li>Sosyal medyada çocukların kişisel bilgileri paylaşılmamalı.</li>
<li>Çocukların dijital medya okuryazarlığı geliştirilmeli.</li>
<li> </li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirmaya-gore-864-cocuk-istismari-vakasinin-%831i-kiz-cocuklari-584780">Yeni araştırmaya göre 864 çocuk istismarı vakasının %83,1&#8217;i kız çocukları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da mahalle mahalle kadın dayanışması!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-mahalle-mahalle-kadin-dayanismasi-584321</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 18:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584321</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi,  “Kadın Gücü Mahallede ” projesi ile kadın dayanışmasını büyütmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-mahalle-mahalle-kadin-dayanismasi-584321">Karşıyaka&#8217;da mahalle mahalle kadın dayanışması!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi, </b> <b>“Kadın Gücü Mahallede ”</b> <b>projesi ile kadın dayanışmasını büyütmeye devam ediyor. Proje kapsamında Sancaklı ve Yalı mahallelerinde düzenlenen buluşmalarda sorun ve ihtiyaçlar konuşuldu, çözüm önerileri paylaşıldı, kadınlara yönelik hizmetler hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kadınların gücünü görünür kılmak ve sorunlara gerçek çözümler üretmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</b></p>
<p>Sosyal belediyecilik ilkesiyle çalışmalarına yön veren Karşıyaka Belediyesi, ilçede yaşayan kadınların sorunlarını tespit etmek, ihtiyaçlarına yanıt vermek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Kadın Gücü Mahallede” buluşmalarını sürdürüyor. Belediye Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kapsamında, son olarak Sancaklı ve Yalı mahallelerinde toplantılar düzenlendi. Sosyolog, psikolog, ebe, aile rehberi ve sosyal hizmet uzmanları, mahallelerde yaşayan kadınlar ile bir araya geldi.</p>
<p><b>KADINLAR UZMANLARLA BULUŞUYOR</b></p>
<p>Buluşmalara katılan kadınlar sorunlarını doğrudan uzmanlar ile paylaşma imkanı buldu. Bu doğrultuda kadınlara danışmanlık ve yönlendirme desteği sunulurken; hak temelli bilgilendirme yapıldı, talepler tek tek not alındı. Belediye bünyesindeki kadın danışma merkezlerinin işlevleri hakkında da kapsamlı bilgiler verildi. Ayrıca, toplantılar sırasında uygulanan anketlerle kadınların yaşadığı sorunlara dair ihtiyaç analizine yönelik veriler toplandı. Yoğun ilgi gören “Kadın Gücü Mahallede” buluşmaları, önümüzdeki süreçte de farklı mahalleler ile devam edecek.</p>
<p><b>HEDEF GÜÇLÜ KADIN, GÜÇLÜ TOPLUM</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Kadınların gücü, toplumun gücüdür. Daha adil, daha eşit ve daha güçlü bir toplum için desteğe ihtiyaç duyan tüm kadınların yanındayız. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz “Kadın Gücü Mahallede” projemizle, kadınlara seslerini duyurabilecekleri ve çözüm yolunda ihtiyaçları olan bilgilere ulaşabilecekleri bir platform sunuyoruz. Ayrıca bu buluşmalarda elde ettiğimiz veriler ile hizmetlerimizi şekillendirirken, yeni projeler için yol haritamızı belirlemeyi de hedefliyoruz. Tüm amacımız, kadınların gücünü dayanışmayla büyütmek ve böylece daha güçlü bir toplum hedefine katkı sunabilmektir” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-mahalle-mahalle-kadin-dayanismasi-584321">Karşıyaka&#8217;da mahalle mahalle kadın dayanışması!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lenf Bezlerinde Kalıcı Büyüme Dikkate Alınmalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lenf-bezlerinde-kalici-buyume-dikkate-alinmali-583956</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 10:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınmalı]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[bezlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[dikkate]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Lenf]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tipler]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583956</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seksenin üzerinde alt tipi olan lenfomada, yeni geliştirilen hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde yüz güldürücü sonuçlar alınıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenf-bezlerinde-kalici-buyume-dikkate-alinmali-583956">Lenf Bezlerinde Kalıcı Büyüme Dikkate Alınmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Seksenin üzerinde alt tipi olan lenfomada, yeni geliştirilen hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde yüz güldürücü sonuçlar alınıyor. Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, “Lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bir kısmı yavaş seyirli olup sadece izlenebilirken, hızlı seyirli olanların erken tanıyla tedavi edilme oranı çok yüksektir” dedi.<strong> Lenfomanın artık korkulacak bir hastalık olmadığının altını çizen </strong></em><strong>Prof. Dr. Ateşoğlu,</strong><em><strong> </strong>doğru zamanda konulan tanı ve uygun tedavi planının hastalığın gidişatını tamamen değiştirebileceğine dikkat çekti. </em></p>
<p>Lenfomanın bağışıklık sisteminin doğal parçası olan lenf bezlerinden kaynaklanan bir hastalık olduğunu anlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastaneleri Hematoloji Bilim Dalı Bölüm Başkanı ve Kemik İliği Nakli Direktörü Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, “Halk arasında lenf kanseri olarak biliniyor. Bir kısmı yavaş seyirlidir ve tedavisiz izlenebilir. Hızlı seyirli olanlarda ise tedavi edilme oranı yüksektir. Ancak doğru zamanda konulan tanı ve uygun tedavi planı hastalığın gidişatını tamamen değiştirebilir” diye konuştu. </p>
<p>Prof. Dr. Ateşoğlu, “Seksenin üzerinde alt tipi olan lenfomanın erken tanıyla tedavi edilme oranı yüz güldürücüdür. Kalıcı lenf bezi büyümeleri, gece terlemeleri, açıklanamayan kilo kaybı ve ateş ihmal edilmemelidir” dedi. </p>
<p><strong>“ADI KANSER OLSA DA BİR KISMI YAVAŞ SEYİRLİDİR”</strong></p>
<p>Lenfomanın bir lenf bezi hastalığı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, şunları söyledi: “Lenfoma, halk arasında ‘lenf kanseri’ olarak bilinen, lenf bezlerinin büyümesiyle kendini gösteren bir hastalıktır. Son yıllarda farkındalık günlerinin de etkisiyle toplumda tanınırlığı giderek artıyor. Bu çok önemli çünkü lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Seksenin üzerinde alt tipi bulunur; bazıları tedavi gerektirmeden izlenebilir, bazıları ise daha hızlı seyrettiği için tedaviye ihtiyaç duyar. Bu nedenle her lenfoma tanısından korkmamak gerekir.”</p>
<p>“Adı kanser olsa da bir kısmı yavaş seyirlidir ve hızlı seyirli olanların da tedavisi mümkündür” diye konuşan Prof. Dr. Ateşoğlu, “Erken tanı ile erken tedavi sağlanır, bu da yüz güldürücü sonuçlara ulaşmamızı sağlar. Doğru zamanda, doğru biyopsi ve patoloji raporlarıyla konan tanı çok önemlidir çünkü her alt tipin tedavisi farklıdır. Yıllarca nüks etmeden yaşayan pek çok lenfoma hastası vardır.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“GECE TERLEMELERİNE DİKKAT”</strong></p>
<p>Lenf bezlerinin bağışıklık sisteminin doğal bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ateşoğlu, şunları söyledi: “Lenf bezlerimiz vücudun savunma hattıdır. Enfeksiyonlarla savaşırken geçici olarak büyüyebilirler ve çoğu kişi bunu enfeksiyona bağlayarak önemsemez. Evet, her enfeksiyonda lenf bezi büyüyebilir ancak <strong>uzun süren, giderek büyüyen ve kaybolmayan lenf bezleri mutlaka araştırılmalıdır. </strong>Bu her zaman lenfoma anlamına gelmez, farklı nedenlerden de kaynaklanabilir ama sebebin netleşmesi için doktora başvurmak gerekir.” Prof. Dr. Ateşoğlu, şüphelenilmesi gereken bulgular konusunda şu bilgileri verdi: “Gece uykudan uyandıracak kadar yoğun terleme, istemsiz kilo kaybı, iştah azalması, nedeni açıklanamayan ateşler ve geçmeyen kaşıntılar bizim için önemlidir. Bu belirtiler enfeksiyon sırasında da görülebilir fakat enfeksiyon bittiğinde kaybolması beklenir. Eğer devam ediyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır.”</p>
<p><strong>“LENFOMADAN ŞÜPHELENMEK İÇİN İLERİ YAŞTA OLMAK GEREKMEZ”</strong></p>
<p>Lenfomanın bazı alt tiplerinin erkeklerde, bazılarının ise kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Elif Birdal Ateşoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de bu konuda net bir veri tabanı yok ancak mevcut veriler, ülkemizdeki sıklığın Avrupa ülkelerine benzer olduğunu gösteriyor. Dünyanın farklı bölgelerinde bazı alt tipler daha sık görülebiliyor; Türkiye’deki dağılım Avrupa’ya yakın. Lenfoma genellikle ileri yaş hastalığıdır ancak gençlerde de görülebilir. Bu nedenle lenfomadan şüphelenmek için ileri yaşta olmak gerekmez.”</p>
<p><strong>“TEDAVİ BAŞARISI ERKEN TANIYA BAĞLI”</strong></p>
<p>Lenfoma tedavisinin evreye göre tedavi edilen bir hastalık olduğunu anlatan Prof. Dr. Ateşoğulu, tedavi yaklaşımları konusunda şu bilgileri aktardı: “Lenfomanın yavaş seyirli tipleri bazen yalnızca takip edilirken, agresif tiplerde tanıyı ne kadar erken koyarsak tedavi süresi o kadar kısalır ve başarı oranı o kadar yükselir. Geçmişte tedavi yalnızca kemoterapiyle yapılırken, bugün tedavi seçenekleri büyük ölçüde gelişmiş durumda. İmmünoterapiler bu alanda adeta bir çığır açtı. Lenfomaların iki ana tipi vardır: B hücreli ve T hücreli. Özellikle B hücreli tiplerde kullanılan hedefe yönelik ilaçlar tedavi yaklaşımını tamamen değiştirdi. Artık kemoterapi tek başına değil, immünoterapi ile birlikte uygulanıyor. T hücreli lenfomalarda da hedefe yönelik yeni ilaçlar geliştirildi ve hastalara daha etkili tedavi imkânı sağlanıyor.”<strong> </strong></p>
<p><strong>“KEMİK İLİĞİ NAKLİ NE ZAMAN GÜNDEME GELİR?”</strong></p>
<p>Lenfoma tedavisinde kemik iliği naklinden de yararlandıklarını anlatan Prof. Dr. Elif Birdal Ateşoğlu, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Bazı agresif lenfomalarda, ilk tedaviden sonra hastalığın geri gelmesini önlemek için otolog (kendinden) kök hücre nakli yapılır. Bazı hastalarda ise nakil gerekmez, yalnızca hastalık tekrarladığında uygulanır. Dirençli ve genç hastalarda allojenik (vericiden) nakil seçeneği de gündeme gelebilir.”</p>
<p><strong>“ÖNÜMÜZDEKİ YILARDA TEDAVİDE ÇOK DAHA ETKİLİ SONUÇLAR BEKLİYORUZ”</strong></p>
<p>Lenfoma tedavisinin hızla geliştiği ve önümüzdeki yıllarda çok daha etkili sonuçlar alınabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Ateşoğlu, “Yeni ilaçlar ve hedefe yönelik tedaviler sayesinde, daha önce dirençli olan hastalarda bile yüz güldürücü sonuçlar elde edilebiliyor. Özellikle CAR-T hücre tedavisi, kemoterapiye yanıt vermeyen hastalarda büyük bir umut haline geldi. Bağışıklık sistemini aktive ederek hastalığı yok etmeyi amaçlayan bu tedavilerin, önümüzdeki yıllarda çok daha etkili sonuçlar sağlaması bekleniyor.” diye konuştu. </p>
<p>Lenfoma bir kanser hastalığıdır ancak çok yavaş seyirli tipleri de vardır; bazı hastalar yıllarca sadece düzenli kontrollerle izlenebilir. Agresif tiplerde ise tedavi gerekir ve en iyi sonuçlar erken evrede tanı konulduğunda alınır. Tedaviden sonra hastalık tekrarlayabilir ama nüks en sık ilk iki yılda görülür; beş yıl sonrasında tekrarlama riski belirgin şekilde azalır. Sonuç olarak, lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Gelişen tedavi seçenekleri sayesinde her geçen gün daha başarılı ve umut verici sonuçlar elde ediyoruz.”</p>
<p><strong>İŞARETLERİN FARK EDİLMESİNDE TOPLUMSAL FARKINDALIK ŞART!</strong></p>
<p>Erken tanıyla tedavide elde edilen başarının önemine işaret eden Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması gerekliliğini değinerek, “Bu konuda birçok sivil toplum kuruluşu da önemli çalışmalar sürdürüyor. Halen Lenfoma Bilimsel Alt Komite Başkanlığı görevini yürüttüğüm Türk Hematoloji Derneği’ nde de hem bilimsel hem de toplumsal çalışmaları ulusal ve uluslararası boyutta sürdürüyoruz. Amacımız tüm toplumlarda lenfomanın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ancak erken tanının ne denli önemli olduğunu anlatmak” diye konuştu</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenf-bezlerinde-kalici-buyume-dikkate-alinmali-583956">Lenf Bezlerinde Kalıcı Büyüme Dikkate Alınmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer Felsefe Buluşmaları&#8217;nda kadın haklarına felsefi bakış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-felsefe-bulusmalarinda-kadin-haklarina-felsefi-bakis-583530</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 15:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[felsefi]]></category>
		<category><![CDATA[haklarına]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin “Çağımızda İnsan” temasıyla başlattığı Felsefe Buluşmaları’nın ilk konuğu Prof. Dr. Betül Çotuksöken oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-felsefe-bulusmalarinda-kadin-haklarina-felsefi-bakis-583530">Nilüfer Felsefe Buluşmaları&#8217;nda kadın haklarına felsefi bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>Nilüfer Belediyesi’nin “Çağımızda İnsan” temasıyla başlattığı Felsefe Buluşmaları’nın ilk konuğu Prof. Dr. Betül Çotuksöken oldu. Çotuksöken, kadının insan haklarını felsefi söylemle temellendirerek, erkeği model alan toplum yapısının yarattığı eşitsizliklere dikkat çekti.</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Nilüfer Felsefe Buluşmaları’nın “Çağımızda İnsan” temalı ilk etkinliği, Nilüfer Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. Türk felsefe dünyasının duayen isimlerinden Prof. Dr. Betül Çotuksöken’in konuk olduğu etkinlikte, “Kadının İnsan Haklarını Felsefi Söylemle Gerekçelendirmek” başlıklı söyleşi felsefe meraklılarından büyük ilgi gördü.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Etkinliğin açılışında konuşan proje yürütücülerinden Prof. Dr. Kadir Çüçen, Türkiye’deki kadın filozofların varlığını göstermek için bu yılki söyleşileri kadın filozoflara ayırdıklarını söyledi. Nilüfer Felsefe Buluşmaları’nda 8 kadın filozofu ağırlayacaklarını belirten Prof. Dr. Çüçen, “Eğer biz kendi insanımıza ve kadın filozoflarımıza değer vermezsek kimse vermez” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Felsefeyi toplumun geneline yaymak istediklerini belirten proje yürütücüsü Ceren İplikçi de bu konudaki desteklerinden dolayı Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“<b>21. YÜZYIL KADINLARIN YÜZYILI OLACAK”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Betül Çotuksöken de, 21. yüzyılın kadınlar için bir dönüm noktasını olacağını belirtti. Kadınların tarih sahnesine geç çıktığını vurgulayan Çotuksöken, “Kadınların ev yaşamının dışına çıkması, okur yazarlık ve bilgiyle buluşmaları çok geç başladı. Bu nedenle birçok sorumluluğu omuzlayan kadınların başarıları son derece önemli” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“Antropontoloji” adını verdiği insan odaklı felsefi yaklaşımı hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Çotuksöken, bu yaklaşımın, her insanın bireyselliğini ve tekilliğini ön plana çıkardığını belirterek, felsefenin insan varlığıyla paralel bir düşünme ve yaşama yolu olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Günümüzde gerekçeli bilmenin ve yaşamanın önemine dikkat çeken Çotuksöken, “Felsefe her şeyden önce bir görme biçimidir. Bu görme biçimi de insan merkezli olmalıdır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>TOPLUM CİNSİYET VE DEĞER YARGILARI</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>20. yüzyılda ortaya çıkan toplumsal cinsiyet kavramının önemine değinen Prof. Dr. Çotuksöken, artık sadece biyolojik cinsiyetle sınırlı kalmadığımızı belirterek, “Binlerce yıllık birikimle oluşan değer yargıları, insanı doğrudan görmeyi engelliyor. Kadın-erkek ilişkilerinin sağlıklı olabilmesi için toplumsal, tarihsel ve kültürel değer yargılarından arınmamız gerekiyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Betül Çotuksöken, kadın ve erkek kavramlarının üzerindeki ağır yüklere de dikkat çekti. Bu yüklerin sanata, günlük dile ve insan ilişkilerine yansıdığını belirten Çotuksöken, “Bu yüklerle hesaplaşmayı en başarılı şekilde yapan etkinlik felsefedir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Konuşmasında cinsiyetçi iş bölümüne de değinen Çotuksöken, toplumda kadınların kamusal alana çıkışının hala sorunlu olduğunu söyledi. Çocuk ve yaşlı bakımı gibi işlerin sadece kadınlara yüklenmesini eleştiren Prof. Dr. Betül Çotuksöken, “Bunlar değerli işler ama hepimizin üstlenmesi gereken sorumluluklar. Cinsiyete dayalı iş bölümü yerine, herkesin ortak sorumluluk alması gerekiyor” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>İnsanlar arasındaki farklılıkların cinsiyete dayalı olmadığını, bireysel farklılıklar olduğunu vurgulayan Çotuksöken, eğitimin bu konudaki belirleyici rolüne dikkat çekti. Çotuksöken, “Kültürel kalıplarla verilen özcü eğitim anlayışı ayrımcılığı besliyor. Bilim ve felsefenin birlikte çalışması, toplumsal yapıyı gerçek bir birliktelik alanı haline getirmek için en büyük yardımcımız” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Betül Çotuksöken, konuşmasının sonunda katılımcıların sorularını da yanıtladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-felsefe-bulusmalarinda-kadin-haklarina-felsefi-bakis-583530">Nilüfer Felsefe Buluşmaları&#8217;nda kadın haklarına felsefi bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antidepresan kullanımı son 10 yılda iki katına çıktı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antidepresan-kullanimi-son-10-yilda-iki-katina-cikti-583153</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 13:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[katına]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583153</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ruh sağlığı sorunlarına dikkat çekmek için her yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü olarak anılıyor. İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, bugün vesilesiyle Türkiye’deki ruh sağlığını değerlendirirken, güncel verileri de paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antidepresan-kullanimi-son-10-yilda-iki-katina-cikti-583153">Antidepresan kullanımı son 10 yılda iki katına çıktı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ruh sağlığı sorunlarına dikkat çekmek için her yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü olarak anılıyor. İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, bugün vesilesiyle Türkiye’deki ruh sağlığını değerlendirirken, güncel verileri de paylaştı.</p>
<p><strong>Antidepresan kullanımı son 10 yılda iki katına çıktı</strong></p>
<p>Türkiye’de antidepresan kullanımının son 10 yılda neredeyse iki katına çıktığını belirten Şalcıoğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“2010’ların başında her 100 kişiden yaklaşık 3’ü düzenli antidepresan kullanırken, bugün bu sayı 6’ya yaklaştı. Pandemiyle birlikte bu artış daha da hızlandı: 2020 sonrası sadece iki yıl içinde piyasaya sürülen antidepresan miktarında yaklaşık 10 milyon kutuluk bir artış yaşandı. Bu veriler, toplumda ruh sağlığı sorunlarının artışıyla birlikte sosyal koşulları ve sağlık hizmetlerine erişimdeki farklılıkları da düşündürüyor.”</p>
<p><strong>Antidepresan kullananların yüzde 70’i kadın</strong></p>
<p>Antidepresan kullanımında en büyük farkın kadınlarda görüldüğünü belirten Prof. Dr. Şalcıoğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Reçetelerin yaklaşık yüzde 70’i kadınlara yazılıyor. Yani antidepresan kullanan her 10 kişiden 7’si kadın. Bu fark, kadınların daha fazla ruh sağlığı sorunları geliştirmesinden mi yoksa erkeklere göre tedavi aramaya daha fazla açık olmalarından mı kaynaklanıyor, bu hâlâ tartışmalı bir konu. Yaş grubunda ise 35 yaş üstü bireyler öne çıkıyor. Özellikle 36-50 yaş aralığında kullanım yaygın. Ancak gençler arasında da son yıllarda artış olduğu gözleniyor. Bu gençlerin gittikçe daha fazla ruh sağlığı sorunları için risk altında olduğuna işaret ediyor. İllere göre dağılımda dikkat çeken farklar var: Büyükşehirlerde kullanım oranları daha yüksek. Bazı şehirlerde, özellikle batı ve iç Anadolu bölgelerinde, kişi başına düşen antidepresan kullanımı diğer illere göre iki kata kadar çıkabiliyor. Büyük şehirlerde yaşamın zorlukları burada belirleyici bir faktör olabilir.”</p>
<p><strong>Birçok kişi terapiye değil, sadece reçeteye ulaşabiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Şalcıoğlu, bu artışın nedenlerini ise şöyle özetledi:</p>
<p>“Ruh sağlığı sorunları hem Türkiye’de hem dünyada artıyor. Pandemi sonrası dönemde, ekonomik kriz, işsizlik, belirsizlik, göç ve doğal afetler gibi toplumsal koşullar, özellikle Türkiye’de kaygı, umutsuzluk ve depresyon gibi ruhsal sorunların daha görünür hale gelmesine yol açtı. Böyle bir ortamda antidepresan kullanımındaki artış bir yönüyle toplumun ruh sağlığına dair farkındalığının artması, damgalayıcı tutumların zayıflaması ve bireylerin yardım arayışına daha açık hale gelmesiyle ilişkili olabilir. Ancak madalyonun öteki yüzünde sistemsel sınırlılıklar var. Süresi kısıtlı poliklinik muayenelerinde, ilaç reçete etmek genellikle en hızlı müdahale biçimi haline geliyor. Birçok kişi terapiye değil, sadece reçeteye ulaşabiliyor. </p>
<p>İlaçların bir kısmı reçetesiz temin edilebildiği için, kendi kendine ilaca başlama veya sürdürme davranışı da yaygınlaşıyor. Bu durum, resmi kullanım verilerinin bile ötesinde bir tabloyu işaret ediyor. İlaç daha erişilebilir olsa da araştırmalar, özellikle bilişsel ve davranışçı terapi gibi bilimsel temelli psikoterapi yaklaşımlarının daha uzun vadeli ve kalıcı çözümler sunduğunu gösteriyor. Ne yazık ki hem maddi hem de yapısal engeller, toplumun geniş kesimlerinin bu tür bilimsel temelli terapilere ulaşmasını zorlaştırıyor. Bu noktada ilaç endüstrisinin rolü de göz ardı edilemez. Psikolojik sorunların yalnızca biyolojik ya da kimyasal temelli hastalıklar gibi çerçevelenmesi (medikalizasyon), antidepresanların yaygın biçimde önerilmesini kolaylaştırıyor. Elbette ilaç tedavisi bazı durumlarda gerekli ve faydalı olabilir. Ancak bu faydanın bireyler arası farkları, yan etkileri ve alternatif müdahale yolları göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekir.”</p>
<p><strong>Kişi başına düşen</strong> <strong>antidepresan tüketimi iki yıl içinde yaklaşık yüzde 25 yükseldi</strong></p>
<p>Pandemiyle birlikte Türkiye’de antidepresan kullanımının belirgin şekilde artığına değinen Profesör, “Kişi başına düşen tüketim sadece iki yıl içinde yaklaşık yüzde 25 yükseldi. Ancak aynı dönemde psikiyatri reçetelerinde düşüş gözlemlendi. Bu da birçok kişinin doktora başvurmadan, kendi kararıyla ilaç kullanmaya yöneldiğini gösteriyor. Nitekim pandemi sırasında dünya genelinde kendi kendine ilaç kullanma oranının yüzde 48’in üzerine çıktığını görüyoruz. Pandemi sırasında ilaç kullanımdaki artışın arkasında kapanmaların yol açtığı yalnızlık ve belirsizlik, hastalığa yakalanma korkusu, kayıplar, ekonomik zorluklar ve işsizlik gibi etkenler var. Ayrıca ev içi çatışmaların artması, kadınların artan bakım yükü ve sosyal desteğin zayıflaması da bu tabloyu derinleştirdi. Antidepresan kullanımındaki bu sıçrama toplumun kolektif olarak yaşadığı zorlanmayı yansıtıyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Türkiye’de antidepresan kullanımı birçok Avrupa ülkesinin gerisinde</strong></p>
<p>Türkiye’deki antidepresan kullanımını dünya genelinde değerlendiren akademisyen, şunları söyledi:</p>
<p>“Türkiye’de antidepresan kullanımı artıyor ama hâlâ birçok Avrupa ülkesinin gerisindeyiz. OECD verilerine göre Türkiye, üye ülkeler arasında antidepresan kullanım oranı en düşük ülkelerden biri. Örneğin, İzlanda, Portekiz, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde kişi başına düşen antidepresan kullanımı Türkiye’nin 3 ila 4 katı kadar. Ancak bu fark, Türkiye’de toplumun daha sağlıklı olduğunu değil, psikoterapiye ve psikiyatrik hizmetlere erişimin daha sınırlı olduğunu gösteriyor da olabilir. Batı ülkelerinde psikoterapi hizmetleri daha yaygın ve erişilebilir düzeyde olduğu için insanlar, Türkiye’de örneğindeki gibi, sadece ilaca yönelmiyor. Yani düşük oranlar her zaman olumlu bir tabloya işaret etmiyor.”</p>
<p><strong>Antidepresanların yanlış ya da gereksiz kullanımı riskli</strong></p>
<p>Antidepresan kullanım süresi ve miktarlarıyla ilgili de konuşan Şalcıoğlu,<strong> </strong>“Elimizdeki bilimsel kaynaklarda, Türkiye’de antidepresanların ortalama kullanım süresi ya da bireysel doz tercihlerine dair güvenilir bir veri bulunmuyor. Klinik rehberlerde genellikle 6 ay ve üzeri kullanım önerilir, ancak bu süre vakaya göre değişir. Genellikle kişilerin bu süreyi aştığını, yıllarca ilaç kullanabildiğini görüyoruz. Antidepresan kullanımını anlayabilmek için daha detaylı saha araştırmalarına ihtiyaç var” dedi. Gereksiz kullanımın riskler taşıdığını belirten Şalcıoğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Antidepresanlar yanlış ya da gereksiz kullanıldıklarında ciddi riskler taşırlar. Öncelikle biyolojik açıdan, yan etkiler (uyku bozuklukları, kilo değişimi, cinsel işlev sorunları, mide‑bağırsak yakınmaları vb.) görülebilir; bazı ilaçlarda ani kesilme sendromu yaşanabilir. Uzun süreli ve kontrolsüz kullanım, beynin kimyasal dengesini yapay biçimde değiştirebilir. Psikolojik açıdan ise en önemli risk, duygusal dayanıklılığın ve başa çıkma becerilerinin zayıflamasıdır. Kişi her zorlanmada ilaca yönelme eğilimi geliştirebilir; bu da psikoterapi veya yaşam koşullarını değiştirme gibi daha kalıcı çözümleri geciktirebilir. Toplumsal düzeyde ise, ‘hızlı çözüm’ kültürü ve sağlık sisteminin ilaca dayalı yapısı güçlenir; böylece ruhsal sıkıntıların altında yatan sosyo‑ekonomik nedenler görünmez hale gelir. Bu nedenle ilaçlar, doğru tanı, düzenli izlem ve gerektiğinde psikoterapi desteğiyle birlikte kullanıldığında anlamlı bir fayda sağlar.”</p>
<p><strong>Ruh sağlığı hizmetlerinin, psikoterapilerle desteklenmesi gerekiyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Şalcıoğlu ruh sağlığını korumak için atılması gereken adımlarla ilgili ise şöyle konuştu:</p>
<p>“Ruh sağlığını sadece bireysel değil, kamusal bir iyilik hali olarak görmek zorundayız ve bu da yapısal çözümler gerektiriyor. Önleyici adımlar bu çerçevede büyük önem taşıyor: Okullarda duygusal okuryazarlık eğitimlerinin verilmesi, sosyal bağları güçlendiren topluluk temelli programların hayata geçirilmesi, ekonomik güvencesizlikle mücadele edilmesi, bireysel dayanıklılığı artırmakla kalmaz, toplumsal ruh sağlığını da güçlendirir. Bu noktada Türkiye’de sayısı 100 bini aşan psikoloji lisans mezunu önemli bir kaynak oluşturuyor. Etkili psikoterapi yaklaşımları alanında eğitilen psikologlar farkındalık ve erken müdahale programlarında etkin biçimde değerlendirilerek toplum ruh sağlığına katkı sunabilir. Sorunlar ortaya çıktığında ise, müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi gerekiyor. Bu aşamada yalnızca ilaca dayalı kısa süreli çözümler kalıcı iyilik halini sağlamak için yeterli değil. Ruh sağlığı hizmetlerinin, bilimsel etkinliği kanıtlanmış psikoterapilerle desteklenmesi gerekir. Bilimsel temelli psikoterapilerin sağlık sistemine entegre edilmesi ve bu alanda çalışan personelin psikolojik müdahale konusunda eğitilmesi, Türkiye’de ruh sağlığı hizmetlerinin ilaç odaklı yaklaşımdan iyileşme odaklı bir modele dönüşmesi için en kritik adımdır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antidepresan-kullanimi-son-10-yilda-iki-katina-cikti-583153">Antidepresan kullanımı son 10 yılda iki katına çıktı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğin Yapay Zekâ Liderleri Zirvesi Keçiören&#8217;de Gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecegin-yapay-zeka-liderleri-zirvesi-keciorende-gerceklestirildi-582393</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 07:40:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Yardımcısı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[jci]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[liderleri]]></category>
		<category><![CDATA[panelde]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582393</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, JCI Ankara ve Başkent Gençlik Meclisi iş birliğiyle Keçiören Yunus Emre Kültür Merkezi’nde “AI4YOUTH: Geleceğin Yapay Zekâ Liderleri Projesi Zirvesi” düzenlendi. JCI Türkiye Hibe Programı desteğiyle hayata geçirilen projeye Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Emir Can Tunç yapay zekâ destekli video aracılığıyla katılarak katkı sundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-yapay-zeka-liderleri-zirvesi-keciorende-gerceklestirildi-582393">Geleceğin Yapay Zekâ Liderleri Zirvesi Keçiören&#8217;de Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, JCI Ankara ve Başkent Gençlik Meclisi iş birliğiyle Keçiören Yunus Emre Kültür Merkezi’nde “AI4YOUTH: Geleceğin Yapay Zekâ Liderleri Projesi Zirvesi” düzenlendi. JCI Türkiye Hibe Programı desteğiyle hayata geçirilen projeye <b>Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Emir Can Tunç</b> yapay zekâ destekli video aracılığıyla katılarak katkı sundu.</p>
<p><b>Yapay zekâ temelli çözümler geliştirdi</b></p>
<p>AI4YOUTH Projesi kapsamında lise öğrencileri, eğitim sürecinin ardından farklı sivil toplum kuruluşları (SERÇEV, TURÇEV, ANSEDER, İYADER ve UCİM) ile eşleşerek toplumsal sorunlara yapay zekâ temelli çözümler geliştirdi. Öğrenciler, 6 haftalık mentörlük desteği ve 4 gün süren yoğun eğitim programında geliştirdikleri fikirlerini “Ideathon: Genç Sahne” bölümünde paylaşma fırsatı buldu.</p>
<p><b>Bireysel gelişimin önemi vurgulandı</b></p>
<p>Üç farklı panelin gerçekleştirildiği zirvenin ilk panelinde “Geleceğe Hazır Gençler” oturumunun moderatörlüğünü JCI Ankara Asbaşkanı ve Saymanı Dr. Begüm Erikçi üstlendi. Panelde AI4Youth Eğitim Koordinatörü ve 2023 TOYP Dünya Birincisi Dr. Selçuk Yusuf Arslan, Eğitim Teknolojileri Uzmanı ve Girişimci Mona Altundemir ile GLOMAS Danışmanlık ve Eğitim Kurucusu, ANSEDER Üyesi Bülent Batmaca konuşmacı olarak yer aldı. Panelde bireysel gelişimin önemi, gençlerin gelecekte ihtiyaç duyacağı beceriler ve yapay zekâ çağında disiplin, merak ve öğrenmenin rolü üzerine görüşler paylaşıldı.</p>
<p><b>Yenilikçi çözümler ele alındı</b></p>
<p>İkinci panelde ise “Sosyal Girişimcilik ve Genç Liderlik” oturumunun moderatörlüğünü JCI Ankara Başkan Yardımcısı ve JCI Türkiye Proje ve Fonlama Direktörü Başak Dere yaptı. Panelin konuşmacıları arasında Başkent Gençlik Meclisi Başkan Yardımcısı Tarık Önol, Turkishe Genel Koordinatörü Yağmur Cantaş ve Genç Eksen Derneği Danışma Kurulu Üyesi Ali İmran Kazan yer aldı. Bu panelde sosyal girişimciliğin toplumsal sorunlara yenilikçi çözümler sunmadaki önemi, gençlerin fikirlerini sosyal girişimlere dönüştürme yolları, STK’ların sosyal girişimcilik ekosistemine katkıları ve gençlerin demokratik süreçlere katılımının gelecekteki liderlik rolüne etkileri ele alındı.</p>
<p><b>Dijital dönüşüm ve etik liderlik konuşuldu</b></p>
<p>Üçüncü panel, “Gençlerle Geleceği İnşa Etmek” başlığıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü JCI Ankara Başkanı Ertuğrul Aksoy üstlendi. Panelde Inovest Kurucu ve CEO’su, Melek Yatırımcı Dr. Ayşe Kuyrucu, Beartell Bilişim Genel Müdürü Buğra Çakır, Sivil Yaşam Derneği (SİYAMDER) Ankara Yerel Kurul Başkanı Sümeyye Çağlayan ve T.C. Keçiören Belediyesi Başkan Yardımcısı Emir Can Tunç konuşmacı olarak yer aldı. Panelde gençlerin karar mekanizmalarındaki rolü, etik ve değerler çerçevesinde sorumluluk bilinciyle hareket etmenin önemi ve yapay zekâ ile dijitalleşmenin gençlerin toplumsal dönüşümdeki gücünü artırması konuları değerlendirildi. Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Emir Can Tunç’un bu panele yapay zekâ destekli video aracılığıyla katılması büyük bir ilgiyle karşılandı.</p>
<p><b>Gençler projelerini sergiledi</b></p>
<p>Zirvenin en dikkat çekici bölümü ise “Ideathon: Genç Sahne” oldu. Öğrenciler, takımlar halinde geliştirdikleri yapay zekâ temelli fikirlerini jüriye sundu. Velilerin, öğretmenlerin ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşen bu bölüm büyük ilgi gördü. Gençlerin özgün ve toplumsal faydaya odaklanan projeleri, katılımcılardan tam not aldı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-yapay-zeka-liderleri-zirvesi-keciorende-gerceklestirildi-582393">Geleceğin Yapay Zekâ Liderleri Zirvesi Keçiören&#8217;de Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Murathan Mungan Manisa&#8217;da Sanatseverlerle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/murathan-mungan-manisada-sanatseverlerle-bulustu-580158</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 23:25:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[mungan]]></category>
		<category><![CDATA[murathan]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatseverlerle]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580158</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Tuğrul Keskinle 5. Niobe Edebiyat ve Sanat Söyleşileri kapsamında edebiyat dünyasının usta yazarlarından Murathan Mungan’ı Manisa’da sanatseverlerle buluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/murathan-mungan-manisada-sanatseverlerle-bulustu-580158">Murathan Mungan Manisa&#8217;da Sanatseverlerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Tuğrul Keskinle 5. Niobe Edebiyat ve Sanat Söyleşileri kapsamında edebiyat dünyasının usta yazarlarından Murathan Mungan’ı Manisa’da sanatseverlerle buluşturdu.</p>
<p>Manisa Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde sanatseverle bir araya gelen Murathan Mungan bu özel söyleşide; edebiyat yolculuğunu, eserlerinin ortaya çıkış süreçlerini ve sanatın toplumsal rolünü anlattı. Katılımcılar, dikkatle dinlenilen keyifli söyleşide Murathan Mungan’a merak ettiği konularda sorular yöneltti. Söyleşi sonrasında usta yazar okuyucuları için kitaplarını imzalayarak fotoğraf çektirdi. Edebiyat dolu söyleşide Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Ural Sevener, Kültür ve Sanat Şube Müdürü Okan Gündüz ve Manisa Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu yer aldı.</p>
<p><b>“Farklılık Yaratmanın Çok Zor Olduğu Bir Toplumuz”</b></p>
<p>Söyleşisinde toplum olarak ezber hayatlar yaşadığını ifade eden Murathan Mungan, “İştahlı biriyim, meraklı biriyim. Türkiye’ye, dünyaya, insana ait meraklarımı tüketmedim. Aslında insanı yaşatan merak. Bizim toplumsal olarak çöküntülerimizden biri de şu. Ezber hayatlar yaşayan, ezber sözler tekrarlayan, yeni bir şey söylemenin, yeni bir çığır açmanın, farkındalıklar yaratmanın çok zor olduğu bir toplumuz. Yeni söz üretmek bizde çok ciddi takıntı yaratıyor. Ezberlerimizi tekrarlıyoruz. Bu sadece bilgi düzeyinde değil. Kulak da muhafazakar oluyor. Sadece duymak istediklerine kilitleniyor. Müzikte de bu böyle. Sonra, ‘nereden başlasak acaba’ kısmına hep geri dönüyoruz” diyerek farklılık yaratmanın zorluğundan bahsetti.</p>
<p><b>“Kadın Sorununu Çözemeyen Toplum Gelişemez”</b></p>
<p>Kadın sorununun önemini vurgulayan Mungan, “Sosyal yaşamımda hep kadınlardan yana olmuşumdur. Önce kadınların yanından bakarım. Benim bu meseledeki ana hattım kuramlardan, kitaplardan, sonradan öğrenilmiş bir şey değil. Temel insani bazda bir duyarlılık ve vicdan zemininde farkındalık. Kadın sorununu çözememiş bir toplumun hiçbir konuda gelişemeyeceğini düşünüyorum. Edebiyatın ve sanatın dönüştürücü gücü şudur. Toplumu dönüştürecek olan insanları yetiştirir. Doğrudan toplumu dönüştürmez. Eğer birey yetiştiriyorsak, insan yetiştiriyorsak toplumu dönüştürecek olan o insanlardır” dedi.</p>
<p><b>Edebiyatla İlgilenenlere Tavsiyelerde Bulundu</b></p>
<p>Söyleşinin son kısımlarında tavsiyelerde bulunan Mungan, “Düzenli çalışmanın önemine her zaman inandım. İki şeyi çok önemsiyorum. Birincisi günlük tutun, ikincisi rüyalarınızı yazın. Yetenek diye bir şey var. Herkeste olmuyor bunu. Öte yandan çalışmak diye de bir şey var. Allah yeteneği verdiği gibi almasını da bilir. O yeteneği geliştireceksin, sulayacaksın. Gözün gibi bakacaksın” diyerek söyleşisini sonlandırdı.  </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/murathan-mungan-manisada-sanatseverlerle-bulustu-580158">Murathan Mungan Manisa&#8217;da Sanatseverlerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören Belediyesi&#8217;nden kadına yönelik şiddetle mücadele semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-semineri-579898</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 12:16:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bizim]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetle]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579898</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir seminere ev sahipliği yaptı. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, “Kadını Koru, Toplumu Koru” sloganıyla düzenlenen program yoğun katılımla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-semineri-579898">Keçiören Belediyesi&#8217;nden kadına yönelik şiddetle mücadele semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir seminere ev sahipliği yaptı. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, “Kadını Koru, Toplumu Koru” sloganıyla düzenlenen program yoğun katılımla gerçekleştirildi.</p>
<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa; Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Selçuk Karadağ, Celal Biçer, CHP İl Kadın Kolları Başkan Yardımcıları Şenel Üzümcan, Gülistan Aydın, Gamze Yılmazoğlu, Tekmile Kamer Dağkıran, Gonca Doğan, CHP Keçiören İlçe Kadın Kolları Başkanı Firdevs Soy, CHP Keçiören İlçe Başkanı Berk Kılıç’ın eşi Öznur Kılıç, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Ankara Barosu Gelincik Merkezi’nden avukatlar, psikologlar, sosyologlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>“Kadınlar bizim baş tacımız”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Selçuk Karadağ</b>, seminerde yaptığı konuşmada “Kadınlar bizim baş tacımız” diyerek kadınların toplumdaki yeri ve değerine dikkat çekti. <b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b>’ın bu konuda son derece hassas olduğuna vurgu yapan <b>Selçuk Karadağ,</b> “Sayın Başkanımız Dr. Mesut Özaraslan, kadınların sesine kulak verilmesi ve taleplerinin eksiksiz karşılanması yönünde bize sıkı sıkı tembihte bulunuyor. Bu hassasiyetin en somut örneği, Belediyemiz bünyesinde daha önce bulunmayan Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nün kurulmasıdır. Ayrıca kadınlarımız için kurulan Gün Evleri ve birçok hizmet merkezi de bu anlayışın birer ürünüdür. Kadınlarımızın sosyal yaşamın içinde huzurla yer alabilmesi için çalışmalarımız titizlikle sürecek.” dedi.</p>
<p><b>Aylin Nazlıaka’dan dayanışma mesajı</b></p>
<p><b>CHP Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka</b> ise seminere gönderdiği mesajda, “Ben de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kadınların her alanda eşit, özgür ve şiddetten uzak bir yaşam sürdürebilmesi için üzerime düşen tüm sorumluluğu kararlılıkla taşımaya devam edeceğim. Bu mücadelede omuz omuza, dayanışma içinde yürümek en büyük gücümüzdür.” ifadelerine yer verdi.</p>
<p><b>“Bizim söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var”</b></p>
<p><b>CHP Keçiören İlçe Kadın Kolları Başkanı Firdevs Soy</b> ise konuşmasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara verdiği öneme dikkat çekerek şunları ifade etti: “Biz 1930 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk’ün kadınlarıyız. Çağdaş, bilimsel, demokratik ve laik bir gelecek ancak bizimle mümkündür. Siyasetten eğitime, sağlıktan adalete, teknolojik gelişimden akademiye kadar hayatın her alanında varız ve var olmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var. Barış içinde ve sevgi-saygı temelli bir toplum da ancak kadınlarla mümkün olabilir. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, ‘Kadınları geri bırakan toplum, geride kalmaya mahkûmdur!’”</p>
<p><b>Şiddetin tüm boyutları ele alındı</b></p>
<p>Kadına yönelik şiddetin farklı boyutlarının ele alındığı seminerde, alanında uzman psikolog ve sosyologlar katılımcılara kapsamlı sunumlar yaptı. Şiddetin tanımı, türleri ve neden olduğu toplumsal etkiler detaylı biçimde anlatılırken; şiddetten korunma yolları ve alınabilecek önlemler konusunda önemli bilgiler paylaşıldı. Uzmanlar, toplumda azımsanamayacak sayıda kadının şiddet mağduru olduğunu vurgulayarak, kimsenin kendini yalnız hissetmemesi gerektiğini ifade etti. Şiddet gören bireylerin yalnızca kendileri için değil, aileleri ve toplum sağlığı açısından da mutlaka uzman desteği alması gerektiğinin altı çizildi.</p>
<p>Ankara Barosu Gelincik Merkezi avukatları ise, şiddete maruz kalan kadınların başvurabileceği merkezler hakkında detaylı bilgiler sundu. 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun hakkında kapsamlı bilgilendirme yapan avukatlar, kadınların yasal haklarını bilmeleri ve bu hakları kullanmaktan çekinmemeleri gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Etkinliğin sonunda, katılımcılara çiçek takdim edilerek seminer anısına toplu hatıra fotoğrafı çektirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-semineri-579898">Keçiören Belediyesi&#8217;nden kadına yönelik şiddetle mücadele semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Elçilerinin Katıldığı &#8220;LCOY2025&#8221; Konya&#8217;da Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-elcilerinin-katildigi-lcoy2025-konyada-basladi-579904</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:31:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[elçilerinin]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Elçileri]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[katıldığı]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[lcoy2025]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579904</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Konya Büyükşehir Belediyesi, UNICEF ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla Ulusal Gençlik Konferansı - LCOY2025 Konya’da başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-elcilerinin-katildigi-lcoy2025-konyada-basladi-579904">İklim Elçilerinin Katıldığı &#8220;LCOY2025&#8221; Konya&#8217;da Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Konya Büyükşehir Belediyesi, UNICEF ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla Ulusal Gençlik Konferansı &#8211; LCOY2025 Konya’da başladı. Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlik kapsamında iklim elçilerinin katılımıyla sunumlar, paneller, çeşitli atölyeler gerçekleştirilecek. Pazar günü sona erecek konferansın hemen akabinde ise 2 Ekim’e kadar sürecek İklim Elçileri Kampı gerçekleştirilecek.</strong></p>
<hr />
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Konya Büyükşehir Belediyesi, UNICEF ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla Local Conference of Youth – Ulusal Gençlik Konferansı (LCOY2025) Konya’da başladı.</p>
<p>Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen LCOY2025’in açılışında konuşan Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yazlık, Büyükşehir’in ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğin yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın geleceği açısından önem arz ettiğini vurguladı.</p>
<p>Dünyanın geldiği noktada iklim değişikliğinin artık yalnızca bir çevre sorunu olmaktan çıkıp ekonomi, sağlık, tarım ve toplumsal yaşamın tamamını etkileyen küresel bir sorun haline geldiğine değinen Yazlık, “Bu vesileyle gerçekleştirilen ulusal gençlik konferansı, geleceğin teminatı olan gençlerle ortak istişarelerde bulunmak, farkındalık oluşturmak ve uzun vadeli çözümler geliştirmek açısından oldukça faydalıdır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“EN ÖNEMLİ PAYDAŞIMIZIN GELECEĞİMİZ OLAN GENÇLERİMİZ OLDUĞUNU BİLİYORUZ”</strong></p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı Başkan Yardımcısı Orhan Solak, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle yoğun mücadele ettiğini kaydederek, “Toplumun her kesimini ilgilendiren bir sorundan bahsediyorsak burada ortak çabaların, kolektif adımların atılması gerekiyor. Dolayısıyla tüm sektörlerin ve toplumun her kesiminin dahil olduğu bir süreci yürütmek durumundayız. En önemli paydaşımızın da geleceğimiz olan gençlerimiz olduğunu biliyoruz. Bizim şu anda yürüttüğümüz çalışmaları, kararları uygulayacak olan ve bu adımları atacak olan sizlersiniz. Ev sahipliğinden dolayı Konya Büyükşehir Belediye’mize teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>“GENÇLER BİR ARAYA GELDİKLERİ ZAMAN, BU ORTAKLIK DEĞİŞİM İÇİN BİZİ UMUTLANDIRIYOR”</strong></p>
<p>UNICEF Türkiye ADAP Temsilcisi Chizuru Iwata ise her geçen gün iklim kaynaklı afetlerle karşılaşıldığını anımsatarak, “Bunlar arasında artan sıcaklık, seller, kuraklık ve orman yangınları var. Kriz her çapta hissediliyor. Gençler bir araya geldikleri zaman, ortak faaliyette bulundukları zaman bu güç, bu ortaklık değişim için bizi umutlandırıyor ve daha sürdürülebilir, daha aydınlık bir geleceğe şekil veriyor. LCOY sadece bir toplantı değil, COP30’a giden yolda Türkiye’nin gençlerinin ortak sesini de temsil ediyor. Ev sahipliğinden dolayı Konya Büyükşehir Belediyesi’ne de içten teşekkürlerimi sunuyorum” değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>Pazar günü saat 17.00’ye kadar Selçuklu Kongre Merkezi’nde devam edecek LCOY kapsamında iklim değişikliği, enerji ve çevre gibi konularda alanında uzman iklim elçilerinin katılımıyla sunumlar, paneller ve çeşitli atölyeler gerçekleştirilecek. Pazar günü kapanışta ise Ulusal Gençlik Bildirisi yayımlanacak.</p>
<p>LCOY, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) resmi gençlik platformu olan YOUNGO tarafından desteklenen, gençlerin iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve çevre politikalarına ilişkin bilgi edinmesini ve çözüm önerileri geliştirmesini teşvik eden küresel bir gençlik girişimidir. Ülkemizde düzenlenen LCOY etkinlikleriyle, gençlerin ulusal ve uluslararası iklim politikalarına katkı sunmasını, karar alma süreçlerine aktif katılımını ve küresel müzakerelerde seslerini duyurmasını amaçlıyor.</p>
<p><strong>29 EYLÜL-2 EKİM TARİHLERİ ARASINDA İKLİM ELÇİLERİ KAMPI DA DÜZENLENECEK</strong></p>
<p>LCOY2025 etkinliğini takiben yine Selçuklu Kongre Merkezi’nde 29 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında İklim Elçileri Eğitim Kampı gerçekleştirilecek.</p>
<p>Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon ve yeşil kalkınma hedefleri doğrultusunda gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol üstlenmesini desteklemek amacıyla düzenlenecek kamp ile üniversite öğrencisi iklim elçilerinin bilgi düzeylerinin, liderlik yetkinliklerinin ve iklim politikalarına katkı kapasitelerinin artırılması hedefleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-elcilerinin-katildigi-lcoy2025-konyada-basladi-579904">İklim Elçilerinin Katıldığı &#8220;LCOY2025&#8221; Konya&#8217;da Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>​Konak&#8217;ın İklim Değişikliğine Uyum Eylem Planı oluşturuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konakin-iklim-degisikligine-uyum-eylem-plani-olusturuldu-579416</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 08:30:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliğine]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[katılımcı]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[Konak Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[planı]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin Sosyal İklim Derneğiyle birlikte hazırladığı, ‘Clocalization - İklim Değişikliğine Uyum İçin Yerelleştirme’ projesi, Konak Belediyesi İklim Değişikliğine Uyum Eylem Planının oluşturulmasıyla son buldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-iklim-degisikligine-uyum-eylem-plani-olusturuldu-579416">​Konak&#8217;ın İklim Değişikliğine Uyum Eylem Planı oluşturuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin Sosyal İklim Derneğiyle birlikte hazırladığı, ‘Clocalization &#8211; İklim Değişikliğine Uyum İçin Yerelleştirme’ projesi, Konak Belediyesi İklim Değişikliğine Uyum Eylem Planının oluşturulmasıyla son buldu. Proje kapanış programında konuşan Başkan Mutlu, katılımcılık vurgusu yaparak, “Bu sadece bir çevre projesi değil katılımcı bir çalışmanın da ürünü. Bunu masa başında değil alanda, halkla iç içe gerçekleştirmeyi önemsemiştik. Ekibimiz de bunu başardı” dedi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin Sosyal İklim Derneğiyle birlikte, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen İklim Değişikliğine Uyum Hibe Programı kapsamında gerçekleştirdiği ‘Clocalization &#8211; İklim Değişikliğine Uyum İçin Yerelleştirme’ projesinin kapanışı, genç iklim elçileri ve Türkiye’nin pek çok yerinden belediye temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. “Türkiye’de İklim Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi” doğrultusunda katılımcı bir anlayışla Konak Belediyesi İklim Değişikliğine Uyum Eylem Planının oluşturulduğu projenin sonunda, eylem planının sunumu yapıldı. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun ev sahipliğini yaptığı proje kapanışına Başkan Mutlu’yla beraber, Sosyal İklim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gaye Tuğrulöz, İzmir, İstanbul, Aydın, Ankara, Adana, Antalya, Manisa, Ordu’dan il ve ilçe belediyeleri temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Konak’ın genç iklim elçileri ile Türkiye’nin farklı illerinden projeye katılan gençler yer aldı.</p>
<p><b>İklime uyumda katılımcılık esası</b></p>
<p>Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, çok paydaşlı bir projede gençler başta olmak üzere, toplumun her kesiminden katılım olmasının önemine dikkat çekti. İklim krizinin çevresel olduğu kadar toplumsal da bir sorun olduğuna işaret eden Başkan Mutlu, şunları söyledi: “Projemiz Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı destekli, AB destekli. Dolayısıyla çok paydaşlı olduğu için de kıymetli bir iş.  Aslında sadece bir çevre projesi değil katılımcı bir çalışmanın da ürünü ki bu da bizim için çok önemli. İklim krizi sadece çevresel bir değil aynı zamanda toplumsal bir kriz.  Krize çözüm üretecek olan aynı zamanda toplumun da ta kendisi. Bu nedenle tüm katılımcılar, özellikle genç katılımcılar bu projenin olmazsa olmazıydı. Bunu masa başında değil alanda, halkla iç içe gerçekleştirmeyi önemsemiştik. Ekibimiz bunu da başardı.”</p>
<p><b>“Bu konu artık, hiç olmadığı kadar hayati”</b></p>
<p>İklim krizinin etkilerinin tüm Türkiye’de olduğu gibi İzmir’de de hissedildiğinin altını çizen Başkan Mutlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonuçta gerçekten bir değişimi tetiklediğimize inanıyorum. Toplum, bütün bu çalışmaları mutlaka çok benimseyecek ve sizlerin düşüncelerini içselleştirecektir. Çünkü iklim krizi uzak vade değil çok yakın bir gelecek oldu. Hatta şu anda tam da içinde yaşıyoruz. Bu konu artık, hiç olmadığı kadar hayati. İzmir de Türkiye’deki pek çok şehir gibi bu krizden etkilenerek susuzlukla başbaşa kalan bir şehir. Bu kadar çarpıcı bir gündemde bu çalışma çok önemli ve çok faydalı.”</p>
<p><b>Konak’ın desteği önemli</b></p>
<p>Sosyal İklim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gaye Tuğrulöz de Konak Belediyesi’nin iklim çalışmalarına verdiği desteğin önemini vurgulayarak, “Konak’ta bu yoğun süreci genç iklim elçileriyle yürüttük. Yine bu süreci, sadece özel sektör ve kamu temsilcileriyle değil çocuklar, gençler, kadınlar, engelliler ve geçici koruma statüsünde olanlarla beraber geçirdik. Bu katılımcı özelliği bizim için ayrıca anlamlı. Dernek olarak kurulduğumuz günden bu yana birçok belediyeyle iklim eylemi için çocukları, gençleri dahil ettiğimiz, iklim adaletine erişmeye çalıştığımız bir dünya için çalışıyoruz. Merkezimiz olan İzmir Konak’ta destek görmek bizim için mutluluk verici. Belediye temsilcilerimize ve her zaman bizi desteklediği için Konak Belediye Başkanımıza teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Konak örnek oldu</b></p>
<p>Kapanış programının devamında, proje kapsamında yapılan çalışmalar anlatıldı. Konak Belediyesi İklim Değişikliğine Uyum Eylem Planının da madde madde açıklandığı etkinlikte, Konak’ın stratejik planı diğer belediyelere örnek oldu. Konak’ın iklim değişikliğine uyum eylem planında, Kentsel Dayanıklılık ve Altyapı, Toplumsal Katılım ve Sağlık, Su Yönetimi, Tarım ve Gıda Güvenliği, Biyoçeşitlilik ve Doğa Koruma, Kültürel Mirasın Korunması, Yerel ve Uluslararası İşbirlikleri ile Doğal Afetlere Karşı Hazırlık başlıkları yer aldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-iklim-degisikligine-uyum-eylem-plani-olusturuldu-579416">​Konak&#8217;ın İklim Değişikliğine Uyum Eylem Planı oluşturuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinde dijital çağda aile iletişiminde bağımlılık riski masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-dijital-cagda-aile-iletisiminde-bagimlilik-riski-masaya-yatirildi-579112</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:08:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağı]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[çağda]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişiminde]]></category>
		<category><![CDATA[müdür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinde]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) tarafından EKAM Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sinem Utanır Altay koordinatörlüğünde  “Dijital Bağımlılık ve Aile İçi İletişime Etkileri Paneli” düzenlendi. Çevrimiçi yapılan panelde konuşmacı olarak Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-dijital-cagda-aile-iletisiminde-bagimlilik-riski-masaya-yatirildi-579112">Ege Üniversitesinde dijital çağda aile iletişiminde bağımlılık riski masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) tarafından EKAM Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sinem Utanır Altay koordinatörlüğünde  “Dijital Bağımlılık ve Aile İçi İletişime Etkileri Paneli” düzenlendi. Çevrimiçi yapılan panelde konuşmacı olarak Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek yer aldı. Etkinliğe Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Vildan Koçoğlu Gündoğdu,  müdür yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Sinem Utanır Altay ve Doç. Dr. İlkay Südaş, akademisyenler ve  öğrenciler katıldı. Panelde, dijitalleşmeyle birlikte değişime uğrayan aile yapısı; &#8220;dijital yerliler&#8221; ve &#8220;dijital göçmenler&#8221; kavramları üzerinden incelenerek, dijital bağımlılığın aile ve toplum üzerindeki yansımaları kapsamlı bir şekilde tartışıldı.</p>
<p>Panelde konuşan EKAM Müdürü Doç. Dr. Vildan Koçoğlu Gündoğdu,  “Bugün, son yılların en büyük problemlerinden biri üzerinde duracak ve bazı önlemlerle neler yapabileceğimizi tartışacağız. Aileleri bilinçlendirmek ve kendimizi bu yöne adamakla bazı olumsuzlukların üstesinden gelebileceğimize inanıyorum. Akademisyenler olarak biz bu konunun oldukça içindeyiz; araştırmalarımızı yürütürken yapay zekadan da faydalanıyoruz. Belki de teknolojinin olumlu yönlerini daha çok kullandığımız için, olumsuz taraflarını daha az görüyoruz. Bu bağlamda, kamu spotlarının hazırlanması ve seminerlerin düzenlenmesinin büyük önem taşıdığını düşünüyorum. Ayrıca, daha büyük otoritelerin getireceği kısıtlamalar işi kolaylaştıracaktır. Örneğin; çeşitli sosyal medya uygulamalarının sınırlandırılarak açılması, eğitim içerikli olması ve yaş sınırlarının getirilmesi gibi önlemlerle daha fazla yol kat edilebilir. Değerli bilgilerini bizimle paylaşacak olan Prof. Dr. Gülsüm Şimşek hocamıza teşekkür ederiz” diye konuştu.</p>
<p><b>“Dijitalleşme aile yapısını değiştirdi”</b></p>
<p>Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sinem Utanır Altay ise, “Toplumun temel yapı taşı olan ailenin geleneksel yapısı, dijitalleşmeyle birlikte değişime tâbi olmuştur. İnternetle birlikte yaşamımıza ‘dijital yerliler’, ‘dijital göçmenler’, ‘dijital aileler’ gibi kavramlar girmiştir ancak dijitalleşme, pozitif yanlarıyla birlikte negatif unsurları da hayatımıza dâhil etmiştir. Birey, aile ve toplum olarak dijital ortamdan soyutlanmadan sağlıklı bir şekilde hayatımızı devam ettirebilmek için dijital farkındalığımızın olması gerekmektedir. Bu konferans kapsamında, geleneksel aileden dijital aileye dönüşümü, dijitalleşmenin ailede eşler arasındaki etkisi, dijitalleşmenin ailede çocuklara ve çocuk-ebeveyn ilişkisine etkisi, dijitalleşmenin olumlu-olumsuz özellikleri, dijital bağımlılığın belirtileri, dijital bağımlığın topluma yansımaları gibi konuların yanında, Dijital dünya bizleri nasıl içine çekiyor? Bilinçli ‘dijital anne-baba’ olabilmek için neler yapabiliriz? gibi sorular çerçevesinde tartışacağız” diye konuştu.</p>
<p><b>“Dijital bağımlılık ciddi bir problemdir”</b></p>
<p>Kişilerin sanal ortamlarda daha fazla vakit geçirmesine neden olan etmenlerden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek, “Akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla artan dijital bağımlılık, özellikle aile yapısındaki sorunlardan beslenen ciddi bir problem olarak öne çıkmaktadır. Boşanma, aile içi şiddet, tutarsız ebeveynlik tutumları ve çocuklara söz hakkı tanınmayan baskıcı ortamlar, gençleri ve çocukları dijital dünyaya itmektedir. Bireysel faktörler olarak ise yalnızlık hissi, sosyalleşme zorlukları, utangaçlık ve düşük özgüven gibi kişilik özellikleri, kişilerin sanal ortamlarda daha fazla vakit geçirmesine neden olmaktadır. Bu durum, aile içi iletişimi zayıflatmakta ve nesiller arası bağı kopararak dijital bir aile modeline geçişi hızlandırmaktadır. Dijitalleşme, bilgiye erişim ve uzaktakilerle iletişim gibi faydalar sunsa da, bilinçsiz kullanım bu olumlu yönleri gölgede bırakmaktadır” dedi</p>
<p><b>“Çocuklar savunmasız kalıyor”</b></p>
<p>Bazı oyunların çocukların zihinsel gelişimini sekteye uğrattığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek, “Dijital bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki olumsuz etkileri psikolojik, fiziksel ve sosyal boyutlarda kendini göstermektedir. Psikolojik olarak kaygı, nomofobi, depresyon ve sosyal medyadaki ‘mükemmel’ hayatların yarattığı yetersizlik hissi yaygınlaşmaktadır. Fiziksel olarak ise mavi ışığa maruz kalmaya bağlı uyku bozuklukları, boyun düzleşmesi gibi iskelet sistemi sorunları ve hareketsiz yaşam tarzı öne çıkmaktadır. Sosyal açıdan, yüz yüze iletişimin zayıflaması, empati ve çatışma çözme gibi becerilerin körelmesi en büyük tehlikelerdendir. Özellikle çocuklar, zihinsel gelişimlerinin sekteye uğraması ve ‘Mavi Balina’ gibi oyunlar veya manipülatif yapay zeka sohbetleri aracılığıyla intihara kadar sürüklenebilen tehlikelere karşı savunmasız kalmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><b>“Bütüncül yaklaşımla mücadele edilmeli”</b></p>
<p>Dijital bağımlılıkla bütüncül bir yaklaşımla mücadele edilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek, “Bu çok yönlü sorunun çözümü, bireysel, ailesel ve toplumsal düzeyde atılacak adımları gerektirmektedir. Aileler için ‘dijital ebeveynlik’ kavramı çerçevesinde bilinçlenmek, çocukların ekran sürelerine sınırlar koymak, çevrimiçi aktivitelerini denetlemek ve onlarla diyalog kurmak kritik önem taşımaktadır. Eğitim sisteminde dijital okuryazarlık derslerinin yaygınlaştırılması ve devlet tarafından kamu spotları hazırlanması gibi politikaların geliştirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, akademik başarısızlık, iş gücü verimliliğinde düşüş ve Türkiye&#8217;de her üç gençten birini etkileyen ‘ev genci’ olmak gibi toplumsal sorunların derinleşmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle dijital bağımlılık, domino etkisi yaratan bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmalı ve bütüncül bir yaklaşımla mücadele edilmelidir” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-dijital-cagda-aile-iletisiminde-bagimlilik-riski-masaya-yatirildi-579112">Ege Üniversitesinde dijital çağda aile iletişiminde bağımlılık riski masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salt ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA) iş birliğiyle Türkiye baskısı yeni kaynaklar erişime açıldı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/salt-ve-fransiz-anadolu-arastirmalari-enstitusu-ifea-is-birligiyle-turkiye-baskisi-yeni-kaynaklar-erisime-acildi-578708</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 12:28:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[fransız]]></category>
		<category><![CDATA[ifea]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[salt]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578708</guid>

					<description><![CDATA[<p>Garanti BBVA tarafından kurulan Salt ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA) iş birliğiyle IFEA’nın koleksiyonundan Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’ye dair 41 nadir yayın ile yedi harita çevrimiçi erişime açıldı.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/salt-ve-fransiz-anadolu-arastirmalari-enstitusu-ifea-is-birligiyle-turkiye-baskisi-yeni-kaynaklar-erisime-acildi-578708">Salt ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA) iş birliğiyle Türkiye baskısı yeni kaynaklar erişime açıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Garanti BBVA tarafından kurulan <strong>Salt</strong> ve <strong>Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA)</strong> iş birliğiyle IFEA’nın koleksiyonundan Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’ye dair 41 nadir yayın ile yedi harita çevrimiçi erişime açıldı. <strong> </strong></p>
<p>Türkiye’den Salt ve IFEA’nın 2016’dan bu yana dâhil olduğu, Fransa Millî Kütüphanesi’nin (BnF) <em>Bibliothèques d’Orient</em> [Doğu Kütüphaneleri] projesi kapsamında gerçekleşen bu iş birliğiyle erişime açılan kaynaklar, araştırmacı Murat Tülek ile IFEA’nın eski müdürlerinden akademisyen Jean-François Pérouse tarafından kataloglanıp dijitalleştirildi. <strong>Salt Araştırma Kent, Toplum ve Ekonomi Arşivi</strong>’ndeki<strong> IFEA Arşivi</strong> ile muhtelif koleksiyonlara eklenen kaynaklar arasında Düyûn-ı Umûmiye İdaresi’nin 1902-1903 tarihli raporları ile 1883-1954 yıllarında basılmış Osmanlı Türkçesi, Fransızca, Almanca, İngilizce, Arapça, Türkçe kent ve müze rehberleri, seyahatnameler, <strong>yayın ve haritalar</strong> yer alıyor.</p>
<p>BnF’nin dijital kütüphanesi Gallica’nın altyapısını kullanan <em>Bibliothèques d’Orient</em> platformu 2017 yılında kullanıma açıldı. Proje, Doğu Akdeniz coğrafyasına ait tarihsel ve kültürel belgelerin korunması ve dijital ortama aktarılarak geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından erişilebilir olmasını hedefliyor.</p>
<p>Türkiye’de arkeoloji, tarih, sosyoloji, siyaset bilimi ve şehircilik alanlarında disiplinlerarası çalışmaları destekleyen bir araştırma merkezi olarak faaliyet gösteren IFEA ile Salt’ın bu iş birliği, açık erişimi ve farklı disiplinlerden araştırmacılar arasındaki etkileşimi güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p><strong>Salt Araştırma Kent, Toplum ve Ekonomi Arşivi</strong></p>
<p>Salt Araştırma bünyesinde derlenen ve 2 milyonun üzerinde belgeyi içeren dijital arşiv koleksiyonları sanat, mimarlık, tasarım, kent, toplum ve ekonomi alanlarını kapsar. 19. yüzyıldan bugüne Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’de eğitim, toplumsal yaşam ve yapılı çevreye ilişkin belgeleri bir araya getiren Kent, Toplum ve Ekonomi Arşivi, coğrafyanın çok kültürlü yapısı ile toplumsal dönüşümleri ayrıntılı incelemeye imkân tanır. Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü iş birliğiyle erişime sunulan IFEA Arşivi, nadir rehber kitaplar ve muhtelif yayınların yanı sıra 1950 ile 2000 yılları arasında enstitü araştırmacılarının projeleri kapsamındaki saha çalışmalarında çektiği fotoğraflardan oluşur. Ayrıntılı bilgi için: <strong>archives.saltresearch.org</strong>.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/salt-ve-fransiz-anadolu-arastirmalari-enstitusu-ifea-is-birligiyle-turkiye-baskisi-yeni-kaynaklar-erisime-acildi-578708">Salt ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA) iş birliğiyle Türkiye baskısı yeni kaynaklar erişime açıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;ın kadın muhtarları Yeşil Lider oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konakin-kadin-muhtarlari-yesil-lider-oldu-578143</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2025 13:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Muhtarlar]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[muhtarları]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578143</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu işbirliğinde düzenlenen ‘Toplumun Yeşil Liderleri: Kadın Muhtarlarla Çevre Farkındalığı’ eğitimini tamamlayan Konaklı kadın muhtarlar Yeşil Lider sertifikalarını aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-kadin-muhtarlari-yesil-lider-oldu-578143">Konak&#8217;ın kadın muhtarları Yeşil Lider oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu işbirliğinde düzenlenen ‘Toplumun Yeşil Liderleri: Kadın Muhtarlarla Çevre Farkındalığı’ eğitimini tamamlayan Konaklı kadın muhtarlar Yeşil Lider sertifikalarını aldı. Başkan Mutlu, “Konak’ın çok güçlü kadın muhtarları var. Onların bu liderliğini çok önemsiyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadının olduğu yerde umut var, dayanışma ve çözüm var” dedi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonuyla birlikte düzenlediği “Toplumun Yeşil Liderleri: Kadın Muhtarlarla Çevre Farkındalığı” eğitimi Konaklı kadın muhtarları bir araya getirdi. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun ev sahipliği yaptığı eğitim semineri, Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Başkanı Betül Elmasoğlu, Eskişehir Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Müfide Banar, Pslifestyle proje ekibinden İmran Özfesli ve Meltem Karaca ile Konak Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğünden Ali Kemal Çınar’ın yaptıkları sunumlarla tamamlandı. Kadın muhtarların ilgiyle dinlediği eğitim sırasında muhtarlar çevre, iklim ve sürdürülebilirlik konusundaki sorularının yanıtlarını uzmanından öğrenme fırsatı buldu. Etkinlik bitiminde kadın muhtarlar sertifikalarını Başkan Mutlu’dan aldı.</p>
<p><b>Mutlu: Konak’ın çok güçlü kadın muhtarları var</b></p>
<p>Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, güçlü kadınlar vurgusu yaptı. Konak’ın kadın muhtarlarının İzmir’e liderlik yaptıklarını belirten Başkan Mutlu şöyle konuştu: “Konak’ın çok güçlü kadın muhtarları var. Kadın muhtarlarımız mahallelerinin en temel sorunlarına yerinde sahip çıkıp bunu bütün Konak’a ve İzmir’e yaygınlaştırmaya çalışıyorlar. Onların bu liderliğini çok önemsiyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadının olduğu yerde umut var, dayanışma ve çözüm var. Bugün burada ortaya çıkacak olan doğa ve çevre dostu uygulamaları da en kısa zamanda mahallelerden başlayarak hızla yaygınlaştırmayı çok istiyoruz. Dönüşümün, yukarıdan aşağıya değil aşağıdan yukarıya olduğunun farkındayız.”</p>
<p><b>Elmasoğlu: Toplumla ilk temas noktası kadın muhtarlar</b></p>
<p>Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Başkanı Betül Elmasoğlu, yaptığı konuşmada Toplumun Yeşil Liderleri: Kadın Muhtarlarla Çevre Farkındalığı projesini anlattı. Kadın muhtarların önemini vurgulayan Elmasoğlu, “Projemizle, sürdürülebilir çevre ve kadın çalışma grubunun toplumla ilk temas noktası olarak gördüğü kadın muhtarların farkındalığının artırılmasını ve aldıkları bilgileri mahallelerinde aktarmalarını hedefliyoruz. Bugün, atık yönetimi nasıl olmalı, sürdürebilirlik çalışmaları ve uygulamaları, çevresel ayak izi gibi konuları işleyeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Banar: Çevresel ayak izimizi azaltmalıyız</b></p>
<p>Eskişehir Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Müfide Banar, geri dönüşüm ve yeniden kullanma gibi yöntemleri anlattı. Baran, şunları söyledi: “Çevresel ayak izlerimizi azaltmalıyız. Dünyada çok artmaya başlayan tamir kafeler var. Gönüllüler her türlü elektronik eşya ve kıyafet için onarım çalışmaları yapılıyor. Ancak kadınlar ayağa kalkarsa bir toplum ayağa kalkar. Gücümüzün farkına varmalıyız. Kadınlar ve kadın muhtarlar olmadan yerel yönetimlerin başarılı olması çok zor.”</p>
<p><b>Özfesli: Büyük değişimler önce bizde başlar</b></p>
<p>Pslifestyle proje ekibinden İmran Özfesli ve Meltem Karaca, Zeytince Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin Pslifestyle projesini anlattı. Kadın muhtarlar, “Lifestyle Test”e katılarak çevre üzerindeki bireysel etkilerini ölçme fırsatı buldu.   Özfesli, yaptığı sunumda bireyin sürdürülebilirlikteki etkisine dikkat çekerek, “Aslında büyük değişimler önce bizde başlar. Bireyler davranış değişikliğine geçtiğinde sürdürülebilir bir dünya sunabiliriz. Biz de bu projemizde bireysel sürdürülebilirliği ele alıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><b>Sertifikalarını Başkan Mutlu’dan aldılar</b></p>
<p>Konak Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğünden Ali Kemal Çınar ise belediyenin çevre ve iklim değişikliği konusundaki çalışmalarını anlattı. 330 bin nüfusa rağmen bağımsız bölüm olarak ifade edilen işyeri ve konut yoğunluğu nedeniyle Konak’ın bir milyonun üzerinde bir nüfusa hizmet ettiğini dile getirdi. Eğitimin ardından sertifika törenine geçildi. Konak’ın kadın muhtarları sertifikalarını Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun elinden alırken her birine çevre dostu bez çanta hediye edildi. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-kadin-muhtarlari-yesil-lider-oldu-578143">Konak&#8217;ın kadın muhtarları Yeşil Lider oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>​Prof. Dr. Akyarlı&#8217;ya özlem dolu anma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-akyarliya-ozlem-dolu-anma-568832</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2025 15:45:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adnan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568832</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Kent Konseyi’nin unutulmaz başkanı Prof. Dr. Adnan Oğuz Akyarlı, vefatının üçüncü yıl dönümünde Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde adını taşıyan parkta anıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-akyarliya-ozlem-dolu-anma-568832">​Prof. Dr. Akyarlı&#8217;ya özlem dolu anma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İzmir Kent Konseyi’nin unutulmaz başkanı Prof. Dr. Adnan Oğuz Akyarlı, vefatının üçüncü yıl dönümünde Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde adını taşıyan parkta anıldı. Duygu dolu anma töreninde konuşan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Adnan Akyarlı’nın öğretileri, hem kent konseyinde hem yerel yönetimlerde hem de eminim meslek odasında yaşamaya devam edecek. O unutulmayacak isim, kentimize verdiği bunca değer ve katkı için minnettarız” dedi.</b></p>
<p>Bilim, siyaset, eğitim ve sivil toplum dünyasında önemli hizmetler veren, İzmir Kent Konseyi’nin unutulmaz başkanı Prof. Dr. Adnan Oğuz Akyarlı, vefatının üçüncü yıl dönümünde Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde adının yaşatıldığı parkta düzenlenen törenle anıldı. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun yanı sıra Prof. Dr. Akyarlı’nın eşi Aytülü Akyarlı, kızı ve Konak Belediye Meclis Üyesi Ayşın Akyarlı Savatlı, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, Önceki Dönem CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, Ege Kent Konseyleri Birliği Başkanı ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, meclis üyeleri, belediye bürokratları, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve çok sayıda vatandaşın yer aldığı törende, katılımcılar tarafından anıta karanfil bırakıldı.</p>
<p><b>Mutlu: Birlikte çalışma onuruna eriştim</b></p>
<p>Prof. Dr. Akyarlı ile çalışma mutluluğuna eritmiş kişilerden olduğunu belirten Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Adnan Hoca ile çalışma onuruna erişmiş biriyim. TMMOB çatısı altında birlikte etkinlikler düzenledik, her toplantımız bizim için bir okul gibiydi. Daha sonra hocamla yolumuz Büyükşehir Belediyesi’nde kesişti. İkimiz de farklı şirketlerin yönetim kurulu başkanlığını yaptık. Onun nezaketi, zerafeti, insanları kırmadan bilgisini paylaşması, her zaman yakın çevresini onure etmesi ve dostluğu gerçekten bambaşkaydı. Sevgili Ayşın’ın babasının adını yaşatmak için yaptığı çalışmaların çok yakın tanığıyım. Adnan Akyarlı’nın öğretileri, hem kent konseyinde hem yerel yönetimlerde hem de eminim meslek odasında yaşamaya devam edecek. Anısı daima yaşayacak, bu basmakalıp bir söz değil. O unutulmayacak isim, kentimize verdiği bunca değer ve katkı için minnettarız. Işıklarda uyusun” dedi.</p>
<p><b>Savatlı: Adını gururla taşımak için çalışmaya devam edeceğim</b></p>
<p>Törenin hazırlanmasında emeği geçen tüm kurumlara teşekkür eden<b> </b>Prof. Dr. Akyarlı’nın kızı ve Konak Belediye Meclis Üyesi Ayşın Akyarlı Savatlı, “Sonsuzluğa yürüyüşünün üçüncü yılında çok sevgili babam Prof. Dr. Adnan Akyarlı’yı sadece sevgi, saygı ve özlemle değil, bıraktığı değerlerle ve yolumuza ışık olan bilgeliğiyle anıyoruz. Babam bir bilim insanı olmanın ötesinde yaşamını, ailesine, içinde yaşadığı topluma ve tüm insanlığa adayarak eşsiz katkılar vermiş, bilimle, akılla şekillendirip erdemle taçlandırdığı kişiliğiyle rehber olmuş kamil bir insandı. Merkezine insan sevgisini koyduğu yaşamının ardında bıraktığı tüm değerler yolumuzu sürekli olarak aydınlatmayı sürdürecek. Ben kızı olarak babamın ışığını ve adını gururla taşımak için durmaksızın çalışmaya devam edeceğim. Canım babamı her gün artan bir özlem, sevgi, saygı hayranlık, gurur ve minnetle anıyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>Akatlı: Açtığı yoldan yürümeye devam ediyoruz</b></p>
<p>Akyarlı’nın bağımsız kent konseylerinin kurulması ve yaşatılması için yürüttüğü çalışmalara vurgu yapan Önceki Dönem CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, “Vesayetin bu kadar toplumun, yerel yönetimlerin, sivil toplumun üzerinde etkisini arttırdığı, daha iyi bir gelecek, daha hakça, kardeşçe, eşit bir yaşam için her koşulun bu kadar sınırlandığı bir dönemde hocamızın, yokluğu ayrı bir özlem barındırıyor. Bilimin ışığında, Cumhuriyet’in aydınlanmanın ışığında, inançlı ve kararlı bir duruş sergileyen ilkeli, omurgalı bir aydının arkasından sizlere seslenmenin onurunu taşıyorum. Hem de kirlenen çağımızın popülizm kültürünün içinde değerli aydınlarımızın açtığı yolu kapatanları karşısında da utanç duyuyorum. Hocamız bir toplumun halkçı, katılımcı, bir arada mücadelenin ne kadar önemli olduğunu içselleştirmiş ve hiçbir zaman bir amaç olarak değil araç olarak gördüğü pek çok farklı kurumun çok önemli mertebelerinde görev almış bir kişiydi. Her zaman ön açtı ve biz de yokluğunda hocamızın açtığı yoldan yürümeye devam ediyoruz” dedi.</p>
<p><b>İnanç: Onu anlatmak kolay iş değil</b></p>
<p>“Adnan Hoca’yı anlatmak çok kolay bir iş değil” diyerek konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, devamında şunları dile getirdi: “Nezaketi ve zerafetiyle ilgili hangi kelimeyi kullansam sanırım az kalır. Demokrasi ve insan hakları mücadelesini içselleştirmiş bir ağabeyimizdi. Bize düşen görev Adnan Ağabey’den sonrasını örgütlemek. İçinden geçtiğimiz günler Cumhuriyet tarihimizin belki de en zor günleri. Umutsuzluğa yer yok, biz Adnan Hoca’dan öyle öğrendik. Kararlı, umutla dolu olarak gelecek günlere hazırlanacağız. Ancak bugünlerde ilericilere, aydınlara, demokratlara düşen en önemli görevin dayanışma olduğu kanaatindeyim. Yoldaşlık hukukumuzu daha da güçlendirerek bu süreci atlatabiliriz.”</p>
<p><b>Topaç: Tanıyamamış olmanın burukluğunu yaşıyorum</b></p>
<p>Akyarlı’nın toplumun her kesimine dokunmayı başarmış bir isim olduğundan bahseden İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, “Bugün burada bir babayı, bir eğitimciyi, bir bilim insanını, bir aydını ve toplum gönüllüsünü anıyoruz. Onu hiç tanıyamamış olmanın burukluğunu yaşıyorum ama onun kurucuları arasında olduğu İzmir Kent Konseyi’nde görev yapmaktan mutluluk duyuyorum. O, sadece İzmir’in değil gerek kent konseylerinde gerek sivil toplum örgütlerinde gerekse eğitim kurumlarında toplumun her katmanına dokunmuş bir kişilik. Onun idealleri, emekleri ve istekleri doğrultusunda onun gibi toplum ve kent için çalışmaya devam ediyoruz. Onun fikirleri her zaman bizimle yaşıyor olacak” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Mumcu: Emeklerini ve fikirlerini yaşatacağız</b></p>
<p>İzmir’in demokratik kültürüne, ortak akla ve katılımcı yönetimine sunduğu katkılardan bahseden Ege Kent Konseyleri Birliği Başkanı ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, şunları söyledi: “O akademisyen kimliğini toplumsal sorumlulukla birleştirerek yalnızca bilim dünyasına değil kent yaşamına da büyük değer kattı. Kentin sorunlarını birlikte çözme iradesini ve yurttaşların söz hakkını her zaman savundu. Çalışmalarında şeffaflık, katılımcılık ve adalet ilkelerini merkeze aldı, herkesin sesine kulak verdi. Kendisini özlemle anıyor, emeklerini ve fikirlerini İzmir ortak hafızasında yaşatacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-akyarliya-ozlem-dolu-anma-568832">​Prof. Dr. Akyarlı&#8217;ya özlem dolu anma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de eczacılığın toplum sağlığındaki önemi konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-eczaciligin-toplum-sagligindaki-onemi-konusuldu-531962</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 May 2025 12:14:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[eczacılığın]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[nilüferde]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığındaki]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=531962</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi tarafından 14 Mayıs Eczacılık Günü kapsamında düzenlenen söyleşide, eczacılığın toplum sağlığındaki yeri ve önemine vurgu yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-eczaciligin-toplum-sagligindaki-onemi-konusuldu-531962">Nilüfer&#8217;de eczacılığın toplum sağlığındaki önemi konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi tarafından 14 Mayıs Eczacılık Günü kapsamında düzenlenen söyleşide, eczacılığın toplum sağlığındaki yeri ve önemine vurgu yapıldı.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi, 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen bir etkinlikle kutladı.  Programa, Bursa Eczacı Odası üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Etkinlikte, Prof. Dr. Tayfun Uzbay, “Öğrenilmiş Çaresizlik ve Görünmeyen Beyin” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.</p>
<p>Sağlık alanında farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, eczacılığın toplum sağlığında yeri ve önemi ele alındı. Prof. Dr. Uzbay ise söyleşisinde, “öğrenilmiş çaresizlik” kavramını bilimsel temeller üzerinden anlattı.  Prof. Dr. Uzbay, günlük hayatta karşılaşılan çeşitli durumlarda insanların yaşadığı çaresizlik hissinin nedenleri ve bu durumlardan çıkış yolları hakkında bilgiler verdi.</p>
<p>Prof. Dr. Tayfun Uzbay, sunumunun ardından katılımcıların sorularını da yanıtladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-eczaciligin-toplum-sagligindaki-onemi-konusuldu-531962">Nilüfer&#8217;de eczacılığın toplum sağlığındaki önemi konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı&#8217;ya bugün çeşitli sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri, iş insanları ve kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri &#8216;hayırlı olsun&#8217; ziyaretinde bulundu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediye-baskani-rasim-ariya-bugun-cesitli-sivil-toplum-orgutu-ve-siyasi-parti-temsilcileri-is-insanlari-ve-kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-yoneticileri-hayirli-olsun-ziyaretinde-bulundu-463377</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 May 2024 21:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arıya]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[bulundu]]></category>
		<category><![CDATA[çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[hayırlı]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluşlarının]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[olsun]]></category>
		<category><![CDATA[örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[parti]]></category>
		<category><![CDATA[rasim]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yöneticileri]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=463377</guid>

					<description><![CDATA[<p>Belediye Başkanı Rasim Arı, JAKEM Komutanı Jandarma İlyas Uysal, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nevşehir Bölge Müdürü İsa Kaymak, Sinema Sanatçısı İsmail Hakkı Ürün, CHP eski İl Başkanı Kamil Gülmez ve beraberindeki heyeti konuk etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediye-baskani-rasim-ariya-bugun-cesitli-sivil-toplum-orgutu-ve-siyasi-parti-temsilcileri-is-insanlari-ve-kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-yoneticileri-hayirli-olsun-ziyaretinde-bulundu-463377">Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı&#8217;ya bugün çeşitli sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri, iş insanları ve kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri &#8216;hayırlı olsun&#8217; ziyaretinde bulundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediye Başkanı Rasim Arı, JAKEM Komutanı Jandarma İlyas Uysal, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nevşehir Bölge Müdürü İsa Kaymak, Sinema Sanatçısı İsmail Hakkı Ürün, CHP eski İl Başkanı Kamil Gülmez ve beraberindeki heyeti konuk etti.</p>
<p>Başkanlık makamında ayrı ayrı misafir ettiği konukları ile bir süre sohbet eden Başkan Rasim Arı, yeni görevinden dolayı kendisini tebrik ederek başarı dileklerini ileten konuklarına teşekkür etti.</p>
<p>Arı, “Nevşehir için yapacak çok işimiz var. Nevşehir’i sadece turizmde değil sanat, spor, eğitim ve kültür alanında da adından söz ettiren bir şehir yapma arzusundayız. Bunun içinde, bu şehre gönül veren herkesle birlikte hareket ederek tüm enerjimizi şehrimize harcayacağız.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediye-baskani-rasim-ariya-bugun-cesitli-sivil-toplum-orgutu-ve-siyasi-parti-temsilcileri-is-insanlari-ve-kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-yoneticileri-hayirli-olsun-ziyaretinde-bulundu-463377">Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı&#8217;ya bugün çeşitli sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri, iş insanları ve kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri &#8216;hayırlı olsun&#8217; ziyaretinde bulundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ve Konya İl Sağlık Müdürü Mehmet Koç, Konya&#8217;ya sağlık alanında değer katacak Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi&#8217;nde incelemelerde bulundu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediye-baskani-ahmet-pekyatirmaci-ve-konya-il-saglik-muduru-mehmet-koc-konyaya-saglik-alaninda-deger-katacak-toplum-ruh-sagligi-merkezi-ve-saglikli-hayat-merkezinde-incelemelerde-bulundu-462897</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 May 2024 08:07:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bulundu]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[incelemelerde]]></category>
		<category><![CDATA[katacak]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[konyaya]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinde]]></category>
		<category><![CDATA[müdürü]]></category>
		<category><![CDATA[pekyatırmacı]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=462897</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi, Konya İl Sağlık Müdürlüğü ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işbirliğinde Yazır Mahallesi’nde yapımı devam eden Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’nde inşaat çalışmaları aralıksız sürüyor. Vatandaşların sağlık hizmetine daha modern ve konforlu alanlarda ulaşmasını sağlayacak merkezin bu yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediye-baskani-ahmet-pekyatirmaci-ve-konya-il-saglik-muduru-mehmet-koc-konyaya-saglik-alaninda-deger-katacak-toplum-ruh-sagligi-merkezi-ve-saglikli-hayat-merkezinde-incelemelerde-bulundu-462897">Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ve Konya İl Sağlık Müdürü Mehmet Koç, Konya&#8217;ya sağlık alanında değer katacak Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi&#8217;nde incelemelerde bulundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ve Konya İl Sağlık Müdürü Mehmet Koç, vatandaşların daha konforlu sağlık hizmeti alabileceği tesiste incelemelerde bulundu ve yetkililerden bilgi aldı. Başkan Pekyatırmacı, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’nin Türkiye’ye örnek olacak nitelikte olduğunu söyledi.</p>
<p><b>Başkan Pekyatırmacı “Belediyeler olarak elimizden gelen desteği gösteriyoruz”</b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi olarak Konya’da sağlık standartlarının daha da yükselmesi için çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Başkan Pekyatırmacı, “Değerli İl Sağlık Müdürümüz ve Psikiyatri Bölümünden İkbal Hocamızla birlikte Sağlıklı Hayat Merkezi ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezi binamızın şantiyesini dolaştık. Artık inşaatta sona doğru geliyoruz. Konyamıza el birliğiyle, İl Sağlık Müdürlüğümüzle birlikte inşallah çok önemli bir yatırımı, hizmeti de kazandırmış olacağız. Burada iki farklı bölümümüz var. Sağlıklı Hayat Merkezi tamamen vatandaşlarımızın hem beslenme konusunda hem fiziki aktiviteler konusunda hem de ruh sağlığı konusunda hizmet alabilecekleri bütün birimleri içerisinde bulunduran aynı zamanda önleyici sağlık hizmetlerinin de uygulanabileceği farklı birimlerle önemli bir merkez olacak. Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz de Beyhekim Bölge Hastanemizde bulunan psikiyatri bölümümüzün ihtiyacını karşılayacak şekilde oradaki hastalarımızın rehabilitasyon anlamında ihtiyaçlarını giderebilecekleri, rehabilitasyon hizmetlerinin en sağlıklı bir şekilde verilebileceği bir merkez olacak. Konyamızda Türkiye&#8217;de örnek olabilecek bir merkezi burada inşallah kazandırıyoruz. Toplamda 7 bin 500 metrekarelik alan üzerinde inşaat çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah önümüzdeki 2-3 aylık süre zarfında inşaat faaliyetlerini tamamlamış olacağız. İl Sağlık Müdürlüğümüz de bu binalarımızın kullanımıyla ilgili hazırlıklarını şimdiden başladı. Konyamıza, Selçuklumuza hayırlı olsun” dedi. </p>
<p>Sağlık alanında Konya’da çok büyük yatırımlar ve çok önemli hizmetlerin yapıldığını belirten, Pekyatırmacı, “Başta Sağlık Bakanımız olmak üzere İl Sağlık Müdürümüze, tüm ekibine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizim vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine en hızlı ve en kolay şekilde ulaşabilmeleri, bu hizmetleri en nitelikli, en kaliteli şekilde alabilmeleri noktasında bizler de belediyeler olarak elimizden gelen desteği gösteriyoruz. Bütün mahallelerimizde hem aile sağlığı merkezlerinin yapımı noktasında hem 112 acil sağlık hizmetleri merkezlerinin yapımı noktasında il sağlık müdürlüğümüzle sürekli temas halindeyiz. Bu ihtiyaçların karşılanması için hayırseverlerimizle de birlikte hızlı bir şekilde hareket ediyoruz. Yine Şehir Hastanemiz, Numune Hastanemiz, diğer hastanelerimiz Konyamızda bütün hemşehrilerimize en nitelikli, en kaliteli, beş yıldızlı bir sağlık hizmetini veriyor. Bu manada İl Sağlık Müdürümüzün şahsında bütün doktorlarımıza, sağlık personelimize hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Konyamızda insanımızın hayat standardını yükseltmek için, sosyal ve toplumsal refahını artırmak için inşallah hep birlikte bu çalışmalarımızı en güçlü şekilde devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>İl Sağlık Müdürü Koç,“ Sağlığın her alanında desteklerinden dolayı başkanıma teşekkür ediyorum”        </b></p>
<p>2 güzide eserin hızla yükseldiğini ve tamamlandığını görmekten dolayı mutluluk duyduğunu ifade eden Konya İl Sağlık Müdürü Mehmet Koç ise, “Başkanımıza özellikle teşekkür ediyorum. Sağlıklı Hayat Merkezi ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezi Türkiyemize örnek bağımsız binalarda hizmet veren 2 güzide eser oluyor inşallah.  Bizler de gerek personel, gerek iç dizaynı konusunda gerekli hazırlıkları tamamlamak üzereyiz. Sağlığın her alanında desteklerinden dolayı başkanıma ve ekibine çok teşekkür ediyorum.  Buranın hem dizaynı hem lokalizasyonu açısından vatandaşlarımızın kolay ulaşacağı çok gözde bir yerde tesis edilmesi de ayrıca önem arz ediyor. İnşallah en kısa sürede açılışını birlikte yaparız” diye konuştu.</p>
<p><b>Her iki merkezde çok kapsamlı olacak  </b></p>
<p>Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi toplam 4699 metrekare alandan oluşacak. Toplum Ruh Sağlığı Merkezi içerisinde 1 Adet Spor Salonu, 4 Gözlem ve Tedavi Odası, 1 Psikolog Odası, 1 Ekip Odası, 1 Sosyal Görüşme Odası, 1 Kütüphane, 9 Atölye, 1 Çok Amaçlı Salon, 1 Doktor Odası yer alacak. Sağlıklı Hayat Merkezi’nde ise 1 adet Çok Amaçlı Salon, 1 adet Röntgen Odası, 1 Kan Alma Odası, 1 adet Mamografi Odası, 1 adet Laboratuvar, 2 adet Üreme Sağlığı ve Muayene Odası, 1 adet KETEM Odası, 1 adet Üreme ve KETEM Danışma Odası, 1 adet USG, 1 adet Gebe Sınıfı 1 adet Acil Müdahale Odası, 1 adet Fiziksel Aktivite Koçu, 2 adet Sigara Bırakma Odası, 3 adet Fiziksel Aktivite Alanı &#8211; Fizyoterapist, 1 adet Pedagog, 2 adet Diyetisyen, 1 adet Ağız ve Diş Sağlığı, 1 adet Ergoterapist, 2 adet Psikolog, 2 adet Sosyal Hizmet Odası, 2 adet Çocuk Gelişim Odası ve 1 adet Hasta Eğitim Odası ile vatandaşlara hizmet verecek.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediye-baskani-ahmet-pekyatirmaci-ve-konya-il-saglik-muduru-mehmet-koc-konyaya-saglik-alaninda-deger-katacak-toplum-ruh-sagligi-merkezi-ve-saglikli-hayat-merkezinde-incelemelerde-bulundu-462897">Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ve Konya İl Sağlık Müdürü Mehmet Koç, Konya&#8217;ya sağlık alanında değer katacak Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi&#8217;nde incelemelerde bulundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fındıkzade Çukurbostan Yaşam Merkezi&#8217;nde Bezmialem Vakıf Üniversitesi&#8217;nin &#8220;Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Günleri&#8221; Başladı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/findikzade-cukurbostan-yasam-merkezinde-bezmialem-vakif-universitesinin-toplum-agiz-ve-dis-sagligi-gunleri-basladi-461630</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2024 21:05:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[bezmialem]]></category>
		<category><![CDATA[çukurbostan]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[fındıkzade]]></category>
		<category><![CDATA[günleri]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinde]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinin]]></category>
		<category><![CDATA[vakıf]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461630</guid>

					<description><![CDATA[<p>20-24 Mayıs tarihleri arasında Bezmialem Vakıf Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi tarafından Fındıkzade Çukurbostan Yaşam Merkezi'nde düzenlenen “Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Günleri” etkinliği, toplumun ağız ve diş sağlığı bilincini yaygınlaştırmayı amaçlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/findikzade-cukurbostan-yasam-merkezinde-bezmialem-vakif-universitesinin-toplum-agiz-ve-dis-sagligi-gunleri-basladi-461630">Fındıkzade Çukurbostan Yaşam Merkezi&#8217;nde Bezmialem Vakıf Üniversitesi&#8217;nin &#8220;Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Günleri&#8221; Başladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bezmialem Vakıf Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi tarafından organize edilen &#8220;Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Günleri&#8221; etkinliği, 20-24 Mayıs tarihleri arasında Fındıkzade Çukurbostan Yaşam Merkezi&#8217;nde gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Bu etkinlikte fakültenin 5. sınıf öğrencileri, deneyimli hekimlerin gözetiminde halka ağız içi tarama ve ağız muayenesi hizmeti sunuyor. Ayrıca katılımcılara oral hijyenin önemi ve doğru ağız bakım teknikleri hakkında kapsamlı eğitimler de veriliyor.</p>
<p>Etkinlik süresince toplumun ağız ve diş sağlığı bilincini artırmayı hedefleyen çeşitli seminerler ve bilgilendirme oturumları düzenleniyor.</p>
<p>Her yaştan bireyin katılımına açık olan bu etkinlik, sağlıklı bir ağız yapısının genel sağlık üzerindeki etkilerini vurgulayan önemli mesajlar içeriyor.</p>
<p>Bu sayede toplumun ağız ve diş sağlığını koruma ve geliştirme bilincinin yaygınlaştırılması amaçlanıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/findikzade-cukurbostan-yasam-merkezinde-bezmialem-vakif-universitesinin-toplum-agiz-ve-dis-sagligi-gunleri-basladi-461630">Fındıkzade Çukurbostan Yaşam Merkezi&#8217;nde Bezmialem Vakıf Üniversitesi&#8217;nin &#8220;Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Günleri&#8221; Başladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın en büyük sivil toplum ağlarından biri olan JCI (Junior Chamber International ) tarafından düzenlenen Yaratıcı Liderlik Zirvesi Efes Selçuk&#8217;ta başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-buyuk-sivil-toplum-aglarindan-biri-olan-jci-junior-chamber-international-tarafindan-duzenlenen-yaratici-liderlik-zirvesi-efes-selcukta-basladi-454123</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Apr 2024 19:52:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağlarından]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[chamber]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlenen]]></category>
		<category><![CDATA[efes]]></category>
		<category><![CDATA[international]]></category>
		<category><![CDATA[jci]]></category>
		<category><![CDATA[junior]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[selçukta]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcı]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454123</guid>

					<description><![CDATA[<p>26-27-28 Nisan tarihleri arasında Palm Wings Ephesus Hotel’de gerçekleşen zirvenin açılış oturumu saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-buyuk-sivil-toplum-aglarindan-biri-olan-jci-junior-chamber-international-tarafindan-duzenlenen-yaratici-liderlik-zirvesi-efes-selcukta-basladi-454123">Dünyanın en büyük sivil toplum ağlarından biri olan JCI (Junior Chamber International ) tarafından düzenlenen Yaratıcı Liderlik Zirvesi Efes Selçuk&#8217;ta başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>26-27-28 Nisan tarihleri arasında Palm Wings Ephesus Hotel’de gerçekleşen zirvenin açılış oturumu saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Zirvenin açılış oturumuna katılan Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Efes Selçuk’ta bir liderlik zirvesi düzenlenmesinin kentin tarihi dokusu ile uyumlu olduğuna dikkat çekerek; “İlham Veren Kentte sizlerin ilham aldıkları birçok işlerle birlikte liderlik anlamında çok doğru bir yerdesiniz” dedi.</span></p>
<p><span>Zirvenin açılış konuşmalarını JCI İzmir Başkanı Hakan Aktay, JCI Türkiye Başkanı Şahin İpek, JCI Başkan Yardımcısı Fatih Şengül tarafından yapıldı. </span></p>
<p><span>Zirvesinin açılış oturumuna konuşan Başkan Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, “Bir belediye başkanı olarak nasıl bir yerde olduğunu anlatmak isterim. Neden İlham Veren Kent diyoruz? Çünkü Efes Selçuk 8600 yıllık tarihi olan bir kent.  Kybele’den Amazonlara, Artemis’ten Meryem Ana’ya. 21. Yüzyılda da ilk defa bir kadının belediye başkanı olduğu bir kadın kenttir.  Felsefenin konuşulduğu, “Her şey akar” diyen ilk filozofumuz Heraklitos’un, ilk şairimiz Kallinos’un memleketindesiniz. Umarım burada bulunduğunuz süre boyunca bu kent size ilham olur” dedi.</span></p>
<p><b><span>TÜRKİYE’DEN ÇOK LİDER ÇIKAR</span></b></p>
<p><span>Belediyecilik anlayışını yansıtan mottolarından birinin de “Geçmişi Hisset, Geleceği Keşfet” olduğunun altını çizen Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel; “Bizim bir diğer mottomuz ve belediyecilik anlayışımız da geçmişi hiç unutmadan geleceğe köprü atarak, daha ileriye nasıl gideriz diyerek yol almaktır.   Bizler Köy Enstitülerinden ilham alarak Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti için neler yapmak istiyorsa fikirlerini kendimize örnek alarak ilerleriz. Türkiye’den çok lider çıkar önemli olan o vicdanı koruyabilmektir” dedi.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-buyuk-sivil-toplum-aglarindan-biri-olan-jci-junior-chamber-international-tarafindan-duzenlenen-yaratici-liderlik-zirvesi-efes-selcukta-basladi-454123">Dünyanın en büyük sivil toplum ağlarından biri olan JCI (Junior Chamber International ) tarafından düzenlenen Yaratıcı Liderlik Zirvesi Efes Selçuk&#8217;ta başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trendyol, Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü&#8217;nü Sepette İyilik ile Kutluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/trendyol-dunya-sivil-toplum-kuruluslari-gununu-sepette-iyilik-ile-kutluyor-444644</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Feb 2024 08:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gününü]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[kutluyor]]></category>
		<category><![CDATA[sepette]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[trendyol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444644</guid>

					<description><![CDATA[<p>2020 yılında başlattığı Sepette İyilik ile e-ticaret platformunda STK’lara özel bir alan açarak sivil toplum-özel sektör iş birliği adına dünya çapında örnek niteliğinde bir projeyi hayata geçiren Trendyol, Türkiye’de sivil topluma olan desteğin artmasına önemli ölçüde katkıda bulundu. Sepette İyilik’e dahil olan STK’ların fiziki ve dijital ürünleri milyonlarca kullanıcıyla buluştu ve platform sayesinde 88 STK’ya 4 yılda toplam 200 milyon TL gelir sağlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/trendyol-dunya-sivil-toplum-kuruluslari-gununu-sepette-iyilik-ile-kutluyor-444644">Trendyol, Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü&#8217;nü Sepette İyilik ile Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2020 yılında başlattığı Sepette İyilik ile e-ticaret platformunda STK’lara özel bir alan açarak sivil toplum-özel sektör iş birliği adına dünya çapında örnek niteliğinde bir projeyi hayata geçiren Trendyol, Türkiye’de sivil topluma olan desteğin artmasına önemli ölçüde katkıda bulundu. Sepette İyilik’e dahil olan STK’ların fiziki ve dijital ürünleri milyonlarca kullanıcıyla buluştu ve platform sayesinde 88 STK’ya 4 yılda toplam 200 milyon TL gelir sağlandı.</strong></p>
<p>Trendyol, 27 Şubat Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü’nde herkesi Sepette İyilik ile sivil topluma destek olmaya davet ediyor. Avrupa Birliği öncülüğünde uluslararası özel günler takvimine işlenen ve 2014 yılından bu yana her yıl 27 Şubat’ta kutlanan Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü’nün bu yılki teması “Sürdürülebilir Bir Gelecek İnşa Etmek”. Türkiye’nin lider e-ticaret platformu Trendyol, bu yıl 27 Şubat’ı sivil topluma destek olma misyonuyla 2020 yılında başlattığı Sepette İyilik projesinin “sürdürülebilir gelecek” hedefine yönelik katkılarına dikkat çekerek kutluyor.</p>
<p>Trendyol’un Sepette İyilik projesi, STK’lara e-ticaret platformunda özel bir alan açıp görünürlük sağlamak ve böylelikle kaynaklarını artırmalarına destek olmak üzere hayata geçirildi. Bu sayede, Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren STK’lar, tercihlerine göre ürün veya dijital destek kartı satışıyla daha fazla bireysel destekçiye ulaşabiliyor. Elde edilen gelirin tamamı, hiçbir kesinti olmaksızın STK’lara aktarılıyor. Projede sunulan iş modeli, STK&#8217;lara sürekli bir gelir kaynağı sağlarken, Trendyol’un sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık ilkelerini ön planda tutuyor. Proje kapsamında Trendyol, STK’lara aynı zamanda e-ticaret alanında eğitim, teknoloji ve operasyon desteği sunuyor.</p>
<p><strong>Sürdürülebilir bir gelecek için iş birliği</strong></p>
<p><strong>Trendyol Kurumsal İletişim Direktörü İrem Poyraz</strong>, 27 Şubat Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü’ne yönelik açıklamasında şunları söyledi:</p>
<p>“Sepette İyilik platformu, sivil toplumun gücünü teknolojiyle birleştirerek sosyal fayda sağlama misyonumuzu temsil ediyor. Milyonlarca müşterimizin ve onlarca sivil toplum kuruluşunun bu hareketin bir parçası olması, toplumsal dayanışmanın gücünü bir kez daha ortaya koyuyor. Trendyol olarak, sürdürülebilir bir gelecek için iş birliği içinde hareket etmenin önemini kanıtlayan Sepette İyilik projesinin ulaştığı başarıyı daha da büyütmeyi hedefliyoruz. <strong>Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü’</strong>nü kutlarken bu vesileyle herkesi bir kez daha Sepette İyilik ile sivil topluma destek olmaya davet ediyoruz.”</p>
<p><strong>“Daha sürdürülebilir ve adil bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz.”</strong></p>
<p>Sepette İyilik hareketinin özel sektör ve sivil toplum iş birliğine dair dünyada çapında başarılı bir örnek sunduğunu vurgulayan Poyraz, “Trendyol olarak, yeni projelerimizle de STK’larımıza sağladığımız faydayı daha da artırmayı hedefliyoruz. Sepette İyilik platformunun 4. yıldönümüne yaklaşırken, bu platformda yer alan kurumlara yarattığımız pozitif etkiyi gördükçe, daha fazla STK’nın aramıza katılmasını arzu ediyoruz. Hep birlikte, daha sürdürülebilir ve adil bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz”, dedi.</p>
<p><strong>Teknolojik yetkinliğini toplum yararına kullanıyor</strong></p>
<p>Dijital uçurumun hayatın her alanında kapatılması hedefini benimseyen Trendyol, bu doğrultuda eğitimden sanata, kadınların iş hayatına katılımından sivil topluma kadar pek çok farklı alanda topluma katkı sağlamak üzere projeler geliştiriyor. Trendyol’un teknolojik yetkinliğini toplum yararına kullanma arzusuyla oluşturduğu Sepette İyilik platformunda, STK’ların satışa sunduğu binlerce ürün yer alıyor. 2020 yılından bu yana 88 farklı STK, platform üzerinde 470 bin adet ürün ve 1,5 milyon adet dijital destek kartı satışı gerçekleştirdi. Böylelikle, Şubat 2024 itibarıyla Sepette İyilik hareketine katılan STK’ların elde ettikleri toplam gelir 200 milyon TL oldu.</p>
<p>Bu STK&#8217;lar arasında toplumsal cinsiyet eşitliğinden girişimciliğe uzanan kapsamlı bir yelpazede sosyal fayda sunan Türk Eğitim Vakfı, Tohum Otizm, Yeşilay, TOÇEV, Sosyalben, AHBAP, AKUT, Mor Çatı gibi pek çok STK bulunuyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/trendyol-dunya-sivil-toplum-kuruluslari-gununu-sepette-iyilik-ile-kutluyor-444644">Trendyol, Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü&#8217;nü Sepette İyilik ile Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filiz Başkan: Kadın Özgürleşirse Toplum Özgürleşir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/filiz-baskan-kadin-ozgurlesirse-toplum-ozgurlesir-442657</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2024 21:01:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[filiz]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[özgürleşir]]></category>
		<category><![CDATA[özgürleşirse]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442657</guid>

					<description><![CDATA[<p>Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 98. yılı nedeniyle mesaj yayınladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/filiz-baskan-kadin-ozgurlesirse-toplum-ozgurlesir-442657">Filiz Başkan: Kadın Özgürleşirse Toplum Özgürleşir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 98. yılı nedeniyle mesaj yayınladı.<br /> <br />Türk Medeni Kanunu’nun kabul edildiği tarihi kadınların özgür ve eşit şartlarda yaşaması adına önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel; “Türk Medeni Kanunu’muzun kabulünün 98. yılını kutluyoruz bugün. Kadınların özgür ve eşit şartlarda yaşamasının 98. yıldönümü.  Bu noktada öncelikle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Türk Medeni Kanunu’nun değişmesine ve kadınların özgürleşmesi için her şekilde mücadele eden geçmişteki bütün kadınlara, bu mücadeleye kuvvet veren herkese teşekkürlerimizi ve minnetlerimizi sunarak onları yâd ettiğimizi ifade etmek istiyorum. Kadın özgürleşirse toplum özgürleşir.  Türk Medeni Kanunu’muzun 98. yıldönümü kutlu olsun” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/filiz-baskan-kadin-ozgurlesirse-toplum-ozgurlesir-442657">Filiz Başkan: Kadın Özgürleşirse Toplum Özgürleşir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplum sağlığı alanında güvenilir akredite laboratuvar: EGEMİKAL</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplum-sagligi-alaninda-guvenilir-akredite-laboratuvar-egemikal-442000</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Feb 2024 21:05:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akredite]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[egemikal]]></category>
		<category><![CDATA[güvenilir]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442000</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından “Biyosidal Ürün Analizleri” konusunda yetki verilen laboratuvarlar arasında dezenfektanlar ve antiseptikler ile ilgili biyosidal ürünlerin analizini yapan tek akredite devlet üniversitesi laboratuvarı olması yönüyle ön plana çıkan Ege Üniversitesi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplum-sagligi-alaninda-guvenilir-akredite-laboratuvar-egemikal-442000">Toplum sağlığı alanında güvenilir akredite laboratuvar: EGEMİKAL</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından “Biyosidal Ürün Analizleri” konusunda yetki verilen laboratuvarlar arasında dezenfektanlar ve antiseptikler ile ilgili biyosidal ürünlerin analizini yapan tek akredite devlet üniversitesi laboratuvarı olması yönüyle ön plana çıkan Ege Üniversitesi Fen Fakültesi EGEMİKAL Çevre Sağlığı Laboratuvarı, re-akredite olarak kalitesini bir kez daha tescilledi. İlk kez 2017 yılında akredite olan laboratuvar, yapılan denetlemelerde elde edilen başarılar neticesinde belgesini her yıl yenilemeyi sürdürüyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversite olarak güçlü laboratuvar altyapımızla hem kamu kurumlarımıza hem de özel sektöre ürün kalitesine yönelik test ve analiz desteği veriyoruz. EGEMİKAL Çevre Sağlığı Laboratuvarımız da toplum sağlığına yönelik ürünlerin testlerini akreditasyon güvencesi altında gerçekleştiriyor” dedi.</p>
<p>Özellikle pandemi döneminde EGEMİKAL’in önemli bir rol üstlendiğini dile getiren Laboratuvar Müdürü Prof. Dr. Güven Özdemir, “Ülkemizin sahip olduğu üretim potansiyelinin uluslararası düzeyde katma değeri yüksek ürünlere dönüşmesini sağlamada rol üstlenen Laboratuvarımız, toplum sağlığı ve gıda güvenliğine yönelik gerçekleştirdiği güvenilir analizlerle Covid-19 pandemi sürecinde pandeminin kontrol altına alınabilmesi amacıyla özellikle dezenfektan ve antiseptiklerin etkinlik testlerinin yapıldığı yegâne laboratuvarlardan biri olarak önemli bir görevi yerine getirmiştir. Laboratuvarımız, teknik donanımı ve cihaz altyapısı, nitelikli uzman personeli, test sonuçlarının kalitesi, her geçen gün artan analiz sayısı, akredite yapısı ile ulusal ve uluslararası standartlara uygun güvenilir analizleri ile bilime ışık olmaya devam etmektedir. 2021 yılında Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından Biyosidal Ürün Analiz Laboratuvarları hakkında yayımlanan talimat sonrası akreditasyon engeline takılan birçok laboratuvarın yetkisi iptal edildi. Ayrıca hızla artan özel analiz laboratuvarlarının meydana getirdiği rekabet ortamına rağmen Laboratuvarımız, biyosidal ürünlerin ruhsatlandırılması konusunda devlet üniversitesi laboratuvarı olarak yetkisini sürdürmeye devam etmektedir” dedi.</p>
<p><b>“Geniş hizmet yelpazesi”</b></p>
<p>Laboratuvarın verdiği hizmetler ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Özdemir, “Laboratuvarımız, toplum sağlığının korunmasına destek sağlayacak olan analiz hizmetlerinin doğru ve güvenilir şekilde sunulması ilkesiyle çalışmalarını sürdürüyor. EGEMİKAL, üreticiler için üretimin tüm aşamalarında karşılaşılan sorunlara proje temelli çözümler üretirken; aynı zamanda laboratuvar çalışmaları kapsamında; biyosidal ürünlerin kimyasal analizleri ile kısa süreli ve uzun süreli stabilite testlerini; medikal ve veterinerlik alanları; gıda, sanayi, evsel ve endüstriyel alanlarda kullanılan kimyasal dezenfektanlar ve antiseptiklerin testlerini de gerçekleştirmektedir. Ayrıca haşerelerle mücadele amacıyla kullanılan insektisitlerin kimyasal ve fiziksel analizleri, bu ürünlerin stabilite testleri ve haşere denemeleri de laboratuvarımızın hizmet yelpazesinde yer almaktadır. Talep doğrultusunda kozmetik, tekstil, toprak, su, atık su ve çevre örneklerinin mikrobiyolojik analizleri de yapılmaktadır. EGEMİKAL Analiz Laboratuvarı, ülkemizin önde gelen sanayi kuruluşları ile Ar-Ge ve Ür-Ge kapsamında proje bazlı ortak çalışmalar yapmakta ve her geçen gün üniversite sanayi iş birliği alanındaki çalışmalarını artırmaktadır” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplum-sagligi-alaninda-guvenilir-akredite-laboratuvar-egemikal-442000">Toplum sağlığı alanında güvenilir akredite laboratuvar: EGEMİKAL</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kadın mutluysa aile de toplum da mutludur&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadin-mutluysa-aile-de-toplum-da-mutludur-440272</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Feb 2024 13:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mutludur]]></category>
		<category><![CDATA[mutluysa]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440272</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beylikdüzü Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen kahvaltıda ailelerle buluştu. Göreve geldiği ilk günden itibaren kadın, çocuk ve gençleri destekleyen projeleri hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan Çalık, “Hayatımızın ortasına Beylikdüzü’nü koymuş durumdayız. Beylikdüzü’nde yaşayan komşularımızın mutluluğu için çalışıyorum. Bundan sonra da aynı duyguyla çalışacağım” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-mutluysa-aile-de-toplum-da-mutludur-440272">&#8220;Kadın mutluysa aile de toplum da mutludur&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beylikdüzü Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen kahvaltıda ailelerle buluştu. Göreve geldiği ilk günden itibaren kadın, çocuk ve gençleri destekleyen projeleri hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan Çalık, “Hayatımızın ortasına Beylikdüzü’nü koymuş durumdayız. Beylikdüzü’nde yaşayan komşularımızın mutluluğu için çalışıyorum. Bundan sonra da aynı duyguyla çalışacağım” diye konuştu.</b></p>
<p>Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beylikdüzü Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nün Yakuplu Sosyal Tesisleri’nde düzenlediği kahvaltıda ailelerle buluştu. Oldukça yoğun katılımlı geçen buluşmada çocuklarla tek tek ilgilenip hediyeler veren Başkan Çalık ve eşi Zehra Çalık anne ve çocukların taleplerini de dinledi.</p>
<p> </p>
<p><b>“Hayatımızın ortasına Beylikdüzü’nü koymuş durumdayız”</b></p>
<p>Konuşmasında hayata geçirdiği uygulamalar ve projeler hakkında da bilgiler veren Başkan Çalık, “Hayatımızın ortasına Beylikdüzü&#8217;nü koymuş durumdayız. Beylikdüzü&#8217;nde yaşayan komşularımızın mutluluğu için çalışıyorum. Bundan sonra da aynı duyguyla çalışacağım. Benim her zaman, her süreçte en çok önemsediğim kesimler; çocuk, genç ve kadınlar. Ben biliyorum ki bir toplumda kadın mutluysa aile de toplum da mutludur. Biz de bu mutluluğun devam etmesi için çalışıyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><b>“Çocuklara adil bir ortam sunmak zorundayız”</b></p>
<p>Çocukların ve annelerin gelişimlerine destek olan projeler üretmeye devam edeceklerini söyleyen Başkan Çalık, “Çocukların mutlu ve huzurlu vakit geçirmesi için yeni parklar yaparak ilçemize yeşil alanlar kazandırdık. Görev süremiz boyunda kreş sayımız on bire çıktı. İki tane de anne ve çocuk merkezi yaptık. Çocuklara adil bir ortam sunmak zorundayız. Yeni spor merkezleri ve kültür merkezleri ile evlatlarımızın gidip derslerini çalışabileceği kütüphaneler kazandırdık” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“Bu kardeşiniz size asla bahane üretmeyecek”</b></p>
<p>Başkan Çalık konuşmasının devamında, “Vicdanımızla, ahlakımızla bu kentin ve bu kentin bütün ihtiyaç sahibi insanlarının yanında olmaya devam edeceğiz. Ben vicdanımın ve ahlakımın kabul etmediği hiçbir işin altına imza atmıyorum. Bundan sonra da böyle olacak. Bu kardeşiniz size asla bahane üretmeyecek. Hep daha fazlasını yapmak için çalışacağım” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-mutluysa-aile-de-toplum-da-mutludur-440272">&#8220;Kadın mutluysa aile de toplum da mutludur&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Abdullah Özyiğit sivil toplum kuruluşları ile buluşmalarını sürdürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-abdullah-ozyigit-sivil-toplum-kuruluslari-ile-bulusmalarini-surduruyor-440061</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Feb 2024 20:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmalarını]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[özyiğit]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440061</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, 5 yıllık hizmet sürecini değerlendirmek ve gelecek dönem için görüş alışverişinde bulunmak amacıyla sivil toplum kuruluşlarıyla buluşmalarına devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-abdullah-ozyigit-sivil-toplum-kuruluslari-ile-bulusmalarini-surduruyor-440061">Başkan Abdullah Özyiğit sivil toplum kuruluşları ile buluşmalarını sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, 5 yıllık hizmet sürecini değerlendirmek ve gelecek dönem için görüş alışverişinde bulunmak amacıyla sivil toplum kuruluşlarıyla buluşmalarına devam ediyor.</p>
<p>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği(TMMOB) Mersin İl Koordinasyon Kurulunu ziyaret ederek, TMMOB’a bağlı odaların başkan ve temsilcileriyle bir araya gelen Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, sivil toplum kuruluşlarını ve kanaat önderlerini de ağırladı. Buluşmalarında Yenişehir Belediyesi olarak 2019 yılından bu yana hayata geçirdikleri çalışmaları paylaşan Başkan Özyiğit, yeni dönem için kent paydaşlarının görüş ve önerileri de alıyor.</p>
<p>Yönetim anlayışlarını Hareket, Eğitim, Hemşehrilik, Dayanışma, Kentleşme ve Ekoloji ilkeleri üzerine kurduklarını ve çalışmalarını bu ilkeler doğrultusunda yaptıklarını ifade eden Başkan Özyiğit, Klasik belediyecilik hizmetlerini asla proje olarak değerlendirmediklerini, çocukların eğitimine, sürdürülebilir bir çevreye ve dayanışmaya önem verdiklerini söyledi.</p>
<p> </p>
<p><b>“Yenişehir’e hareketlilik kazandırdık”</b></p>
<p>Kültür, sanat ve spor gibi yaşamın her alanında kentte hareketlilik sağlamak ve bunun yanı sıra vatandaşları sağlıklı hareketliliğe teşvik etmek amacıyla Hareket ilkeleri kapsamında yaptıkları çalışmaları paylaşan Başkan Abdullah Özyiğit, <b>“7’den 77’ye her vatandaşımıza kültür ve sanat eğitimleri vermek amacıyla Yenişehir Belediyesi Kişisel Gelişim Merkezi(KİGEM)’mizi kurduk, 6 bin 500 hemşehrimize 21 farklı branşta eğitim verdik.  Mersin’e yeni bir uluslararası spor organizasyonu kazandırdık. İlk kez 2019 yılında Yenişehir Triatlonu’nu düzenledik ve daha sonra Avrupa Triatlon Kupası ve Avrupa Triatlon Gençler Kupası’na 2022 ve 2023 yıllarında kentimizde ev sahipliği yaptık. 20-21 Nisan tarihlerinde Dünya Paratriatlon yarışları Yenişehir’de düzenlenecek.  ÇBK Mersin kadın basketbol takımımızla Avrupa’nın en büyük kupası EuroLeague Women’da ikinci olduk,  Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı Yenişehir’e kazandırdık. Takımımız EuroLeague Women’da çeyrek finale kalarak, yine büyük bir başarıya imza attı. Kurduğumuz Yenişehir Belediyesi Spor Kulübümüz bünyesinde 7 bin 500 çocuğumuza 7 farklı branşta spor eğitimi verdik. Düzenlediğimiz spor turnuvaları ve sanat yarışmalarıyla Yenişehir&#8217;in sporcu ve yetenekli gençlerini bir araya getirdik. ‘Çay Saatinde Tenis Öğrenmeye Ne Dersiniz?’ sloganıyla kadınlara yönelik ücretsiz tenis kursları düzenledik.   Ulusal ve uluslararası sergilere ev sahipliği yapabilecek standartlarda iki sanat galerisini kentimize kazandırdık, Mersin’e kültür ve sanat alanında yeni bir soluk kazandırdık. 19 sergi açarak, 15 bin sanatseveri ağırladık.”</b> dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Seçimler için değil gelecek nesiller için çalıştık”</strong></p>
<p>Erken Çocukluk Gelişimi Projesi ile Türkiye’de bir ilke imza attıklarını ve bu projenin çocuklar için hayati önem taşıdığına dikkat çeken Başkan Abdullah Özyiğit, <b>“ Çocuklarımızın sağlıklı gelişimlerini desteklemek ve ebeveynleri eğitmek amacıyla 2019 yılında hayata geçirdiğimiz Erken Çocukluk Gelişimi Projesi Yenişehir Modeli ile Türkiye’de bir ilke imza attık. 0-3 yaş arasında çocukları olan ebeveynlere ücretsiz ve sertifikalı eğitim veren Türkiye’deki ilk kurum olduk. 246 aile eğitimlerini tamamladı. Kurduğumuz Yenişehir Belediyesi Akademide klinik psikolog eşliğinde yaptığımız ücretsiz 0-6 Yaş Gelişim Değerlendirme uygulamaları ile çocuklardaki gelişimsel problemlerin erken dönemde tespit edilmesini sağladık. 2 bin 776 çocuk bu testlere tabi tutuldu.  Çocuklarımıza fen, teknoloji, mühendislik ve matematik eğitimlerinden oluşan STEM eğitim modelini uyguladık, robotik kodlama, satranç ve dil eğitimleriyle gelişimlerine katkıda bulunduk. Bebeklerini emzirmekte güçlük çeken anneleri uzman hemşirelerimizle evlerinde ziyaret ederek, destek verdik. Bin 28 anneye bugüne kadar destek verdik. Çocuklarımıza zenginleştirilmiş ve bireysel bir eğitim programı uyguladığımız 240 öğrenci kapasiteli iki Beceri Temelli Eğitim Merkezi(BETEM) inşa ederek, hizmete açtık. 0-3 yaş arası çocukların dil-bilişsel ve kavramsal gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla Bebek Kütüphanesi açan Türkiye’deki ilk belediye olduk.” </b>diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Mersin’in en büyük kütüphanesinin temelini kısa sürede atacağız”</strong></p>
<p>Bebek Kütüphanesi ile birlikte Ülkü Ongun Kütüphanesi ve Nuri Ulusu Kütüphanesi’ni hizmete açtıklarını kaydeden Başkan Abdullah Özyiğit, kısa süre içerisinde Mersin’in en büyük kütüphanesinin temelini atacaklarını belirtti. Öğrencilere eğitim ve kurs destekleri verdiklerini söyleyen Özyiğit şunları dile getirdi: <b>“Engelli bireyler dahil 7’den 70’e herkesin yararlanabileceği Ülkü Ongun Kütüphanesi’nin hizmete açtık. Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün kütüphanecisi Nuri Ulusu&#8217;nun adını verdiğimiz kütüphaneyi Menteş Mahallemizde hizmete açtık. Kısa süre içerisinde Mersin’in en büyük kütüphanesinin temelini Eğriçam Mahallemizde atacağız. Kentimize şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.  72 adet 4 kişilik ve 30 adet tek kişilik olmak üzere toplamda 102 odadan oluşan 318 kişi kapasiteli yurdumuzun yapımını tamamlayarak, 2021 yılında üniversiteli öğrencilerimizin hizmetine açtık. 2021 yılında yapımını tamamladığımız Yenişehir Belediyesi Aktif Yaşam Merkezimizi üniversiteli öğrencilerimizin barınma sorununu çözmek amacıyla bir hafta içerisinde hazırlayarak, konforlu bir misafirhaneye dönüştürdük. Yenişehirli gençlerin eğitimine destek vermek amacıyla lisans ve ön lisans öğrencilerine nakdi eğitim yardımında bulunduk.  Bugüne kadar Yenişehirli 4 bin 165 üniversiteliye 10 milyon 558 bin TL nakdi destek verdik. Çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitimlerini desteklemek amacıyla her yıl YKS, LGS, KPSS ve yabancı dil kursları düzenledik.”</b></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-abdullah-ozyigit-sivil-toplum-kuruluslari-ile-bulusmalarini-surduruyor-440061">Başkan Abdullah Özyiğit sivil toplum kuruluşları ile buluşmalarını sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın; Sivil toplum güçlenmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-sivil-toplum-guclenmeli-438668</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Feb 2024 14:11:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[güçlenmeli]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438668</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Kent Konseyleri Birliği ‘Kocaeli Buluşması’ programında konuşan Başkan Büyükakın, “Sivil Toplumun gücünü biz 6 Şubat’ta gerçekleşen depremde gördük. Sivil yapılar güçlenmeli” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-sivil-toplum-guclenmeli-438668">Büyükakın; Sivil toplum güçlenmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Kent Konseyleri Birliği ‘Kocaeli Buluşması’ “Yeni Yüzyılda Erişilebilir Kentler” temasıyla Başiskele ilçesinde gerçekleştirildi. Programda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, “Sivil Toplumun gücünü biz 6 Şubat’ta gerçekleşen depremde gördük. Sivil yapılar güçlenmeli. Sivil yapıları güçlendirirsen şehir için iyi olur” dedi. Programda aynı zamanda Türkiye Kent Konseyleri Birliği 15. Dönem Başkanlığı Ankara Kent Konseyi’nden Kocaeli Kent Konseyi’ne devredildi.</p>
<p> </p>
<p><b>YOĞUN KATILIM</b></p>
<p>“Yeni Yüzyılda Erişilebilir Kentler” temasıyla Türkiye Kent Konseyleri Birliği ‘Kocaeli Buluşması’ Başiskele ilçesinde gerçekleştirildi. Programa Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Genel Sekreter Balamir Gündoğdu, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Kent Konseyi Başkanı Ali Korkmaz, Türkiye Kent Konseyleri Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri, 60 Kent Konseyinden, Kent Konseyi Başkanı, Genel Sekreteri ve Engelli Meclisleri başkanları katıldı.</p>
<p> </p>
<p><b>AÇIK OTURUM</b></p>
<p>Programda konuşmalar açık oturum şeklinde gerçekleşti. Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın birlikte gerçekleştirdiği oturumda ilk sözü Halil İbrahim Yılmaz aldı. Yılmaz; “Türkiye’de koltuktan kalkmak zor olur ama Sürekli eylem olsun diye her yıl başka bir arkadaşımızın önde olmasını sağlıyoruz. Ülkemizde ortak akıldan rahatsız olan belediye başkanları var. Bugün Kahramanmaraş gibi bir kentte kent konseyi yok” dedi. Yılmaz Başkan Büyükakın’a bu konu hakkında neler düşündüğünü sordu.</p>
<p> </p>
<p><b>“SİVİL TOPLUMUN GÜCÜNÜ DEPREMDE GÖRDÜK”</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Bizlerin sizleri desteklememiz gerekiyor. Kent Konseyleri ne için var. Hiçbir yerel yönetim yoktur ki afet anında kendi teşkilatları afeti yönetmeye yetsin. Sivil Toplumun gücünü biz 6 Şubat’ta gerçekleşen Kahramanmaraş Merkezli depremde gördük. TIR’ların geldiğini gördük. Bu sivil toplumun gücü ile oldu. Milli Mücadele döneminde Mustafa Kemal Atatürk yola ilk çıktığında nasıl organize oldular. Sivil toplum kuruluşları toplumu öyle birbirine bağlar ki o toplum yönetilmesi zor zamanlarda devreye girer. STK’ların bir çatı altında güçleniyor olması yöneticilerin her zaman isteyeceği bir yapıdır. Bu yapılar olmadan toplumlar bir araya gelemez.” İfadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p><b>“YEDEP KALKINDIRMA PROJESİDİR”</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi olarak kentin dinamik yapıları olan sivil toplum kuruluşlarını desteklediklerini ifade eden Başkan Büyükakın; “Biz Kocaeli’nde Yerel destek programını başlattık. Hedefimiz yerel ölçekte sürdürülebilir kalkınmanın hayata geçmesidir. Katılımcı odaklı komisyonlar kurduk. Bunların nasıl icra edeceğini tanımlayan bir hukuk var. Kent konseyinin yönetimlerindeki alanlar bazen belediyelerin alanına girer. Belediyeler de kent konseylerinin alanını işgal eder. Bizler de sizler de vekilsiniz. Temsilcisiniz. Sahiplik ilişkisi halktan temsilciye gider. Asılın halk olduğunu unutulmaması lazım. Şeffaf olursak, halk ne yaptığınızı görürse hesap verildiğinde doğru mu hesap verildiğini vatandaş anlar. Hesap verirken kıyaslayacakları bir yapıt yoksa nasıl hesap verilecek. Sivil yapılar güçlenmeli. Sivil yapıları güçlendirirsen şehir için iyi olur. Bizim YEDEP projesi bir kalkındırma projesidir. Halka ait olan kaynakları tahsis ederken yine yönetmiş oluyoruz. Ama biz farklı bir şekilde yapıyoruz. İlgililer bir değerlendirme yapılıyor ve ortaya çıkan projeler destekleniyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p> </p>
<p><b>DEVİR TESLİM TÖRENİ</b></p>
<p>Konuşmaların ardından devir teslim töreni gerçekleştirildi. Türkiye Kent Konseyleri Birliği 15. Dönem Başkanlığı Ankara Kent Konseyi’nden Kocaeli Kent Konseyi’ne devredildi. Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz bayrağı Kocaeli Kent Konseyi Genel Sekreteri Sedat Köse’ye teslim etti. Devir teslim töreninin ardından ise Kent Konseyleri Başkanları oturumu yapıldı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-sivil-toplum-guclenmeli-438668">Büyükakın; Sivil toplum güçlenmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afetin 1. yılında Toplum Gönüllüleri Vakfı&#8217;ndan 5 şehirde 10 destek merkezi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afetin-1-yilinda-toplum-gonulluleri-vakfindan-5-sehirde-10-destek-merkezi-437650</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Feb 2024 10:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[afetin]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllüleri]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[şehirde]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[vakfından]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=437650</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplum Gönüllüleri Vakfı ( TOG), afetin birinci yılı anısına çekilen 06.02 Umut belgeseli gösterimini önceki gün Kanyon Paribu Cineverse’de destekçileri ile birlikte gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afetin-1-yilinda-toplum-gonulluleri-vakfindan-5-sehirde-10-destek-merkezi-437650">Afetin 1. yılında Toplum Gönüllüleri Vakfı&#8217;ndan 5 şehirde 10 destek merkezi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Toplum Gönüllüleri Vakfı ( TOG), afetin birinci yılı anısına çekilen 06.02 Umut belgeseli gösterimini önceki gün Kanyon Paribu Cineverse’de destekçileri ile birlikte gerçekleştirdi. </b></p>
<p>2002 yılından bu yana burs ve mentorluk programlarıyla gençleri güçlendiren ve onların Türkiye’nin dört bir köşesindeki sosyal sorumluluk projelerini destekleyen Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) 6 Şubat’ta gerçekleşen depremin birinci yılında, bölgedeki Destek Merkezleriyle toplumsal fayda sağlamaya devam ediyor. Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Gaziantep ve Malatya’daki konteyner kentlerde faaliyet gösteren Destek Merkezlerinden; başta çocuklar ve gençler olmak üzere her yaştan birey faydalanabiliyor. Amaç depremin yarattığı olumsuz etkileri hafifletebilmek ve iyileşme sürecine destek olmak. Yararlanıcıların hikayelerinin anlatıldığı “06.02 Umut” Belgeseli TOG Youtube Kanalı’nda yayına alındı.</p>
<p> </p>
<p><b>Destek Merkezlerinde her yaştan birey faydalanıyor</b></p>
<p>Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Malatya’da bulunan dört Kadın Destek Merkezi’nde; şiddet ve toplumsal cinsiyet oturumları, aile ve hukuk oturumları, psikososyal destek, insan hakları eğitimleri, sağlıklı ebeveynlik, hobi atölyeleri, sağlık ve farkındalık atölyeleri gerçekleştiriliyor.    </p>
<p>Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Gaziantep’teki biri mobil olmak üzere altı Destek Merkezinde ise; bilgisayar odası, kitaplık, ders çalışma alanları ve atölye odaları bulunuyor. Bu merkezlerde çocuklar için; bilim, deney, kodlama ve sanat atölyelerinin yanı sıra akran zorbalığı, duyguları tanıma ve duygularla baş etme oturumları da gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Gençler merkezi ders çalışma alanı olarak kullanırken aynı zamanda şiddet ve toplumsal cinsiyet, iletişim, hijyen, mahremiyet, çevre gibi pek çok temada atölye çalışmalarına katılıyor. Enstrüman, fotoğrafçılık ve sanat eğitimleri alabiliyor.</p>
<p><b>Bugüne kadar Destek Merkezlerinden 40.000’den fazla kişi yararlandı.  Hedef 2 yılda 200.000 kişiye ulaşmak. </b></p>
<p> </p>
<p><b>Destek Merkezleriyle Dayanışma Sürecek </b></p>
<p>Toplum Gönüllüsü gençlerin başlattığı dayanışmanın Destek Merkezleriyle devam ettiğini belirten<b> TOG Genel Müdürü Ayşe Kırımlı: </b>”6 Şubat’ta gerçekleşen ve hepimizi derinden sarsan depremin ardından Toplum Gönüllüsü gençler Türkiye’nin dört bir köşesinden harekete geçerek altı ay boyunca yardım depolarında sorumluluk aldılar. Afetin büyüklüğü ve yıkıcı boyutu dayanışmanın uzun yıllar sürmesi gerektiğini gösteriyordu. Bu sebeple dayanışmanın sürdürülebilir olması için paydaşlarımızın katkılarıyla Destek Merkezleri projemizi hayata geçirdik. Afetin en çok hissedildiği 5 şehirde; başta çocuklar ve gençler olmak üzere herkesin yararlanabileceği biri mobil olmak üzere toplamda 10 Destek Merkezi açtık. Burada afetin açtığı yaraları sarmak, depremin olumsuz etkilerini azaltmak, iyileşme ve toparlanma sürecine destek olmak için çalışmalar yürütüyoruz. Farklı şehirlerdeki gençler de burada sosyal sorumluluk projelerini gerçekleştiriyorlar. Destek merkezleri, misyonlarını tamamladıktan sonra Toplum Gönüllüleri Vakfı Gençlik Merkezleri olarak yeniden değerlendirilecek. <b>Gençlerin, çocukların ve kadınların </b>kullanımına açık olacak. Biz 6 Şubat’tan bu yana daima ‘Umutsuzluğa kapılırsan, dayanışmayı hatırla’ dedik ve bu dayanışmanın uzun yıllar sürmesi gerektiğini vurguladık. Şimdi ise hep birlikte dayanışmayla <b>umutları büyütmeyi hedefliyoruz</b> ” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>06.02 Umut Belgeseli konteyner kentteki yaşamı anlatıyor! </b></p>
<p>TOG, deprem bölgesinde geçen bir yılın anlatıldığı bir de belgesel çekti. Konteyner kentte yaşayan ve Destek Merkezlerinden yararlanan kişilerle çekilen belgeselin müziklerini, Netflix’in popüler dizilerinden Wednesday’in de müziklerini yapan Grammy 2024 Adayı Esin Aydıngöz üstlendi. Cem Adrian ve Selin Sümbültepe’nin de şarkılarının yer aldığı belgesel; 1 Şubat Perşembe günü 20.30’da Toplum Gönüllüleri Vakfı Youtube Kanalı’nda yayınlandı.</p>
<p> </p>
<p><b>Afet Burs Fonuyla Eğitime Destek </b></p>
<p>Bugüne kadar 100’den fazla burs fonuyla 10 binden fazla genci destekleyen Toplum Gönüllüleri Vakfı, depremden sonra oluşturulan Afet Burs Fonu’yla afetten etkilenen üniversiteli gençlerin gelecek hayallerine katkı sağlamayı amaçlıyor. 2022-2023 eğitim yılı Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu verilerine göre; depremden etkilenen 676 bin üniversite öğrencisi bulunuyor. TOG, yaptığı iş birlikleriyle şu an afetten etkilenen 1.000’e yakın gencin eğitimine katkı sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afetin-1-yilinda-toplum-gonulluleri-vakfindan-5-sehirde-10-destek-merkezi-437650">Afetin 1. yılında Toplum Gönüllüleri Vakfı&#8217;ndan 5 şehirde 10 destek merkezi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genel Sekreter Gündoğdu, Sivil Toplum Merkezi&#8217;ni inceledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genel-sekreter-gundogdu-sivil-toplum-merkezini-inceledi-427006</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 08:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[gündoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[inceledi]]></category>
		<category><![CDATA[merkezini]]></category>
		<category><![CDATA[sekreter]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427006</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genel Sekreter Gündoğdu hizmete giren Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanlığı ve Sivil Toplum Merkezi binasında incelemelerde bulundu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genel-sekreter-gundogdu-sivil-toplum-merkezini-inceledi-427006">Genel Sekreter Gündoğdu, Sivil Toplum Merkezi&#8217;ni inceledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genel Sekreter Gündoğdu hizmete giren Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler</p>
<p>Dairesi Başkanlığı ve Sivil Toplum Merkezi binasında incelemelerde bulundu</p>
<p>Genel Sekreter Gündoğdu, Sivil Toplum Merkezi’ni inceledi</p>
<p>Şehir genelindeki birçok projeyi ve çalışmayı yerinde takip eden Kocaeli</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Balamir Gündoğdu, içerisinde Sivil</p>
<p>Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanlığı ve Sivil Toplum Merkezini</p>
<p>barındıran İzmit Şahabettin Bilgisu Caddesi üzerindeki yeni hizmet binasını</p>
<p>ziyaret etti.</p>
<p>YENİ HİZMET BİNASINI İNCELEDİ</p>
<p>Genel Sekreter Gündoğdu, Sivil Toplum Kuruluşları İle İlişkiler Dairesi</p>
<p>Başkanlığı ile Sivil Toplum Merkezini bünyesinde bulunduran binayı inceledi.</p>
<p>Bina hakkında Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanı Sabahattin</p>
<p>Yamak’tan detaylı bilgi alan Genel Sekreter Gündoğdu’nun ziyaretinde Genel</p>
<p>Sekreter Yardımcısı Sadık Uysal’ın yanı sıra AB ve Dış İlişkiler Şube Müdürü</p>
<p>Bilal Barış, Sivil Toplum Kuruluşları Şube Müdürü Abdül Samed Şengöz ile</p>
<p>Esnaf ve Sanatkar İşleri Şube Müdürü Muhammet Hanefi Akbulut da hazır</p>
<p>bulundu.</p>
<p>BİNAMIZ HALKIMIZA HİZMET VERECEK</p>
<p>Ziyaret sırasında konuşan Genel Sekreter Gündoğdu, “Buradaki binamız</p>
<p>içerisindeki sivil toplum merkezi ile esnafımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza ve</p>
<p>birçok farklı kesimden vatandaşlarımıza hizmet verecek. Modern imkanları ile</p>
<p>gerçekten güzel bir bina oldu. Merkezi konumu ile vatandaşlarımızın buraya</p>
<p>ulaşımı da oldukça kolay. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genel-sekreter-gundogdu-sivil-toplum-merkezini-inceledi-427006">Genel Sekreter Gündoğdu, Sivil Toplum Merkezi&#8217;ni inceledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezi ve sağlıklı hayat merkezi&#8217;nin yapımı devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplum-ve-ruh-sagligi-merkezi-ve-saglikli-hayat-merkezinin-yapimi-devam-ediyor-418096</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 13:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinin]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yapımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418096</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi, Konya İl Sağlık Müdürlüğü ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işbirliğinde Yazır Mahallesi’ne kazandırılacak olan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’nde yapım çalışmaları devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplum-ve-ruh-sagligi-merkezi-ve-saglikli-hayat-merkezinin-yapimi-devam-ediyor-418096">Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezi ve sağlıklı hayat merkezi&#8217;nin yapımı devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TOPLUM RUH SAĞLIĞI MERKEZİ VE SAĞLIKLI HAYAT MERKEZİ’NİN</p>
<p>YAPIMI DEVAM EDİYOR</p>
<p> </p>
<p>Selçuklu Belediyesi, Konya İl Sağlık Müdürlüğü ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl</p>
<p>Müdürlüğü işbirliğinde Yazır Mahallesi’ne kazandırılacak olan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi</p>
<p>ve Sağlıklı Hayat Merkezi’nde yapım çalışmaları devam ediyor.</p>
<p>Selçuklu’da ilçenin farklı noktalarına vatandaşların daha konforlu sağlık hizmeti sunulması amacıyla</p>
<p>yeni tesisler kazandırılamaya devam ediliyor. Selçuklu Belediyesi tarafından Yazır Mahallesi’ne</p>
<p>kazandırılacak olan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi Binası yapımı devam ediyor.</p>
<p>Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi toplam 4699 metrekare alandan oluşacak.</p>
<p>Toplum Ruh Sağlığı Merkezi içerisinde 1 Adet Spor Salonu, 4 Gözlem ve Tedavi Odası, 1 Psikolog</p>
<p>Odası, 1 Ekip Odası, 1 Sosyal Görüşme Odası, 1 Kütüphane, 9 Atölye, 1 Çok Amaçlı Salon, 1 Doktor</p>
<p>Odası yer alacak.</p>
<p>Sağlıklı Hayat Merkezi’nde ise 1 adet Çok Amaçlı Salon, 1 adet Röntgen Odası, 1 Kan Alma Odası, 1</p>
<p>adet Mamografi Odası, 1 adet Laboratuvar, 2 adet Üreme Sağlığı ve Muayene Odası, 1 adet KETEM</p>
<p>Odası, 1 adet Üreme ve KETEM Danışma Odası, 1 adet USG, 1 adet Gebe Sınıfı 1 adet Acil Müdahale</p>
<p>Odası, 1 adet Fiziksel Aktivite Koçu, 2 adet Sigara Bırakma Odası, 3 adet Fiziksel Aktivite Alanı &#8211;</p>
<p>Fizyoterapist, 1 adet Pedagog, 2 adet Diyetisyen, 1 adet Ağız ve Diş Sağlığı, 1 adet Ergoterapist, 2 adet</p>
<p>Psikolog, 2 adet Sosyal Hizmet Odası, 2 adet Çocuk Gelişim Odası ve 1 adet Hasta Eğitim Odası ile</p>
<p>vatandaşlara hizmet verecek.</p>
<p>Başkan Pekyatırmacı “Yazır Mahallemize önemli bir yatırım kazandırıyoruz”</p>
<p>Selçuklu için değerli bir sağlık yatırımını daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden</p>
<p>Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı; “Selçuklu’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine</p>
<p>erişimi noktasında ilçemizin hangi bölgesinde ihtiyaç varsa o bölge için projeler üretmeye devam</p>
<p>ediyoruz. Kurumlar arası işbirliği çerçevesinde Konya İl Sağlık Müdürlüğü ve Çevre Şehircilik İklim</p>
<p>Değişikliği İl Müdürlüğümüzle imzaladığımız işbirliği protokolü kapsamında Yazır Mahallemize Toplum</p>
<p>Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi kazandırmak için çalışmalarımıza başladık. Bizim için</p>
<p>önemli olan bu projede tesislerimizin yapımı hızla devam ediyor. İnşallah yapım tamamlanmasıyla</p>
<p>birlikte Selçuklumuz her kesimden insanımızın yararlanabileceği, sağlık hizmetini alabileceği yeni</p>
<p>tesislere kavuşmuş olacak. Şehrimize ve ilçemize bu değerli yatırımın hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplum-ve-ruh-sagligi-merkezi-ve-saglikli-hayat-merkezinin-yapimi-devam-ediyor-418096">Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezi ve sağlıklı hayat merkezi&#8217;nin yapımı devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Büyükakın: Asıl güç sivil toplum ve gönüllülük hareketlerindedir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-asil-guc-sivil-toplum-ve-gonulluluk-hareketlerindedir-398096</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Aug 2023 11:10:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[asil]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[hareketlerindedir]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398096</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Kent Konseyi Gençlik Meclisini konuk eden Başkan Büyükakın, “Gençleri geleceğe hazırlama konusunda fikir dünyasının daha fazla desteğini almalıyız” dedi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-asil-guc-sivil-toplum-ve-gonulluluk-hareketlerindedir-398096">Başkan Büyükakın: Asıl güç sivil toplum ve gönüllülük hareketlerindedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Kent Konseyi Gençlik Meclisini konuk eden Başkan Büyükakın, “Gençleri geleceğe hazırlama konusunda fikir dünyasının daha fazla desteğini almalıyız” dedi   </p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Fatih Çelikbilek ve yönetimiyle buluştu. Kocaeli Kent Konseyi Başkanı Ali Korkmaz’ın da yer aldığı birliktelikte Gençlik Konseyinin enerji dolu yönetimiyle bir araya gelmesinden dolayı çok mutlu olduğunu ifade eden Başkan Büyükakın, “Şehrimizin geleceği ve gençlerimizin gelişimi adına ürettiğiniz projeler için sizlere öncelikli olarak çok teşekkür ediyorum. Azmi ve çalışkanlığı ile bizi her zaman gururlandıran gençlerimizin tüm çalışmalarında destekçisi olmaya devam edeceğiz” vurgusunu yaptı.</p>
<p> </p>
<p><b>“FİKİR, İŞ VE SANAT DÜNYASININ DAHA FAZLA DESTEĞİNİ ALMALIYIZ”</b></p>
<p>Kocaeli Gençlik Meclisi’nin ürettiği projeler hakkında bilgi alan, yaptıkları çalışmalara destek vermeye devam edeceklerini bir kez daha ifade eden Başkan Büyükakın, “Gönüllük esası çalışmanızın çok kıymetli olduğunu söylemek isterim. İnşallah güzel hizmetler yapacaksınız. Gençlik meclisinin katılımcılarını daha da çoğaltmanızı, süreçlere katılımları artırmanızı özellikle istiyorum.  Kente aidiyet duygularının geliştirilmesi noktasında da her yaş grubuna hitap etmenizin ayrı bir önemi olduğunu da vurgulamak istiyorum. Şehrin faaliyetlerine katkı vermek, her konuda çalışmalar yapmak ve kentimizin uzun vadeli çalışmalarına destek olmak için çok geniş katılımlı etkinlikler yapmalıyız. Gençleri geleceğe hazırlama konusunda fikir dünyasının ve iş insanlarının bunun yanında sanatçıların daha fazla desteğini almalıyız” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><b>“HAYATI, BİRKAÇ GAYRETLİ İYİ İNSAN DEĞİŞTİRİR”</b></p>
<p>Proje ve hizmetlerde merkeze gençleri almanın da altı çizilen birliktelikte Başkan Büyükakın, “Şehrimizin geleceğine dönük olarak tüm çalışmalarda siz gençlerin yer almalarını istiyoruz. Geleceğin dünyasında risk oluşturacak konularda inisiyatif almanızı da istiyorum. Sizlerden birçok konuda destek ve yol arkadaşı olmanızı da istiyoruz. Kocaeli, birçok şeyi hayata geçirmenizde size çok farklı fırsatlar sunan bir şehir. Bu fırsatları kullanmanızı istiyoruz. Sivil toplum kuruluşunun içinde olmak Kent Konseyinde olmak sizlere katkıda sağlıyor. Gelecekte bugünlerin faydasını göreceksiniz. Unutmayın ki, hayatı birkaç gayretli organize olmuş iyi insan değiştirir. Asıl güç sivil toplum ve gönüllülük hareketlerindedir. Yaptığınız işi ciddiye aldığınızı, önemli bir iş yaptığınızın farkında olmanız çok önemli. Sizlere teşekkür ediyorum ve üzerinize düşen vazifeyi hakkıyla yerine getireceğinize yürekten inanıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-asil-guc-sivil-toplum-ve-gonulluluk-hareketlerindedir-398096">Başkan Büyükakın: Asıl güç sivil toplum ve gönüllülük hareketlerindedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Servier Grup, Kahramanmaraş&#8217;ta toplum merkezi kuruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/servier-grup-kahramanmarasta-toplum-merkezi-kuruyor-396040</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 10:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[grup]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanmaraşta]]></category>
		<category><![CDATA[kuruyor]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[servier]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396040</guid>

					<description><![CDATA[<p>Servier Grup, Şubat ayında meydana gelen yıkıcı depremler sonrası bölgenin yaralarını sarmak için, İhtiyaç Haritası ile işbirliği içinde Kahramanmaraş’ta 434 metrekarelik bir toplum merkezi kuruyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/servier-grup-kahramanmarasta-toplum-merkezi-kuruyor-396040">Servier Grup, Kahramanmaraş&#8217;ta toplum merkezi kuruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Servier Grup, Şubat ayında meydana gelen yıkıcı depremler sonrası bölgenin yaralarını sarmak için, İhtiyaç Haritası ile işbirliği içinde Kahramanmaraş’ta 434 metrekarelik bir toplum merkezi kuruyor</strong></p>
<p>Kar amacı gütmeyen bir vakıf tarafından yönetilen ve merkezi Fransa’da bulunan uluslararası bağımsız ilaç şirketi Servier, deprem bölgesine yaptığı desteklere bir yenisini ekleyerek, İhtiyaç Haritası ile işbirliği içinde Kahramanmaraş’ta 434 metrekarelik bir toplum merkezi kurmak için harekete geçti.</p>
<p>Ağustos ayı sonunda faaliyete geçmesi planlanan toplum merkezi için Servier 500.000 Euroluk bir bütçe ayırdı.</p>
<p>Depremden doğrudan ve dolaylı olarak etkilenen aileler için sürdürülebilir bir çözüm sağlamayı hedefleyen toplum merkezi, yemekhanesi, kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği çok amaçlı salonları ile ailelere huzurlu bir yaşam alanı yaratmayı amaçlıyor. Merkezden, sadece konteyner kentlerde yaşayan aileler değil, çevre halkı da yararlanabilecek. </p>
<p><strong>Servier Türkiye Genel Müdür’ü Guillaume Recorbet</strong>, <em>“<strong>Depremin gerçekleştiği günden bugüne devam eden</strong> <strong>İhtiyaç Haritası ile olan iş birliğimizi, depremin etkilediği bölgede 500&#8217;den fazla aileye fayda sağlayacak bir toplum merkezi inşa ederek ortak bir projeye dönüştürüyoruz” dedi.</strong></em> <em>Depremden etkilenen ailelerin hayatlarını yeniden inşa etmelerine yardımcı olmak amacı ile yola çıktıklarını<strong> </strong>belirten <strong>Recorbet, “Servier Grub’un iştiraki olan Mécénat Servier grubun tüm yardım organizasyonlarını merkezileştiren bir yardım kuruluşudur. Mecenat Servier sayesinde bölge halkına yönelik eşsiz birlik ve dayanışma oluşumuna destek veren bu Grubun parçası olmaktan gurur duymaktayız. </strong></em><em><strong>Bu benzeri görülmemiş zamanlarda, Mécénat Servier ihtiyacı olanlarla dayanışma içinde olmaya devam edecektir’’ </strong>diye konuştu.</em></p>
<p>Deprem bölgesinde<em> Mécénat Servier ile birlikte olumlu bir sosyal etki yaratmak için yola çıktıklarını belirten </em><strong>İhtiyaç Haritası Yönetim Kurulu Üyesi Esra Arslan</strong> ise şunları söyledi:</p>
<p><em>“<strong>6 Şubat’ta ülkemizde 50.000&#8217;den fazla insan vefat etti ve 1.5 milyonu aşkın evsiz vatandaşımız zor koşullarda yaşadı. Milyonlarca insan aile üyelerini, işlerini ve birikimlerini kaybetti, umutları söndü. Bu zorlukların boyutları anlayışın ötesindedir.</strong></em></p>
<p><em><strong>Acil durumlara destek sağlarken, aynı zamanda bölgede gündelik yaşamın yeniden kurulması için gereken tüm destekleri de dört gözle bekliyoruz. Çocukların iyileşmesi için öğrenme ve günlük rutinin önemini, herkes için ise refahın ve sosyalleşmenin değerini çok iyi biliyoruz. Bu toplum merkezinin amacı, eğitim, öğretim ve sosyal programları uygulamak için birçok Sosyal Toplum Kuruluşuna ev sahipliği yaparak barınak kentte bir yapı sağlamaktır. Merkez, mahalle topluluklarının onurlu koşullarda hayatlarını yeniden inşa etme fırsatı ve mekanı bulacağı tek yer olacaktır. </strong></em></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/servier-grup-kahramanmarasta-toplum-merkezi-kuruyor-396040">Servier Grup, Kahramanmaraş&#8217;ta toplum merkezi kuruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarih Buluşmaları&#8217;nda gelecek ve toplum tasarımı ele alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarih-bulusmalarinda-gelecek-ve-toplum-tasarimi-ele-alindi-374091</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 12:18:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alındı]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmalarında]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374091</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Kütüphaneleri’nin Tarih Vakfı iş birliğiyle düzenlediği Tarih Buluşmaları’na konuk olan Mustafa Arslantunalı, Tanıl Bora, Esra Dicle ve Eser Köker, “Geleceği tasarlamak, toplumu tasarlamak” başlıklı söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarih-bulusmalarinda-gelecek-ve-toplum-tasarimi-ele-alindi-374091">Tarih Buluşmaları&#8217;nda gelecek ve toplum tasarımı ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Kütüphaneleri’nin Tarih Vakfı iş birliğiyle düzenlediği Tarih Buluşmaları’na konuk olan Mustafa Arslantunalı, Tanıl Bora, Esra Dicle ve Eser Köker, “Geleceği tasarlamak, toplumu tasarlamak” başlıklı söyleşi gerçekleştirdi. </p>
<p>Nilüfer Kütüphaneleri’nin Tarih Vakfı iş birliğiyle düzenlediği Tarih Buluşmaları, Nâzım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleşti. Yazar Mustafa Arslantunalı, Tanıl Bora, Esra Dicle ve Eser Köker katıldığı söyleşi  “Geleceği tasarlamak, toplumu tasarlamak” başlığıyla gerçekleşti.  </p>
<p>“Toplum mühendisliği ne anlama gelir?”, “ Türkiye’de ortaya atılan toplum tasarımları”, “Kadınların gelecek tasarımları”  gibi konulara ışık tutan konuklar, katılımcıların sorularını da yanıtladı.</p>
<p>Toplum mühendisliği üzerine tarihsel geçmişten günümüze yansımalara değinen Tanıl Bora, tasarım ve toplumsal mühendislik arasında kavramsal bağın olduğuna dikkat çekti. Bora, “Toplum mühendisliği kavramını eleştirel olarak kullanan iki büyük evrensel akım var. Bunlar liberalizm ve muhafazakarlıktır. Toplum mühendisliği bu iki büyük evrensel akımın kanına dokunur. Liberalizm toplumu kendi haline bırakıp kendi akarını bulmasını gereken görüşü destekler. İktisadi planlamayı tehlike olarak görür. Muhafazakarlıkta ise yaratılış doğallığına dokunulmamasını ister. Ülkemizde toplum mühendisliği kavramına bakarsak çok farklı bakış açısı var. Cumhuriyetin ilk yıllarında bu kavram olumlu karşılanmış. Dönemin tarihçilerinin çalışmalarında bunu net şekilde görebiliriz. Modern toplum kurma projesinde Cumhuriyet toplum mühendisliğine pozitif bakmıştır. Günümüzde bu kavram farklı bakış açısına maruz kalmış” dedi.</p>
<p>Yazar Esra Dicle, tasarım konusuna ilişkin genel çerçeve çizdi. Yönetim anlayışının tasarımlarda son derece etkili rol oynadığını ifade eden Dicle, “Cumhuriyet döneminde Türk tarihinin geçmişine derin bir bakış vardı. Geçmişi ve bugünü,  geleceği tasarlarken de göz ardı edemezsiniz. Milliyetçilik ve medeniyetçilik geleneğini yani Türk kimliğinin niteliklerini özdeş haline getirmek gerekiyor. Dolayısıyla modernleşirken kendi özüne de bakmak daha gerçekçi bir yaklaşım olarak tanımlanabilir” diye konuştu.</p>
<p>Yazar Mustafa Arslantunalı da toplum mühendisliği kavramında teknolojinin önemli yeri olduğuna dikkat çekti. Toplum mühendisliği ve ütopya arasında sonsuz bir fark olduğuna işaret eden Arslantunalı, “Tarih boyunca insan hayatında yenilik arayışı hep var olmuştur. Ütopyada esas mesele varılacak nokta değil, süreci, hayal etme çabasıdır. Ütopya kuran insan değişimin ışığında yol almayı tercih eder. Tasarımlarda zamana göre değişmek zorunda. Her şeyi teknolojiden beklemek doğru değil. Toplum mühendisliğine göre teknoloji her konuda ön plandadır. Tasarım yaparken geçmişe bakarak tarihsel izlerden de faydalanmak ve göz önünde bulundurmak gerekir” şeklinde konuştu.</p>
<p>Feminist ve kadın ütopyaları üzerine dünyadan örnekler veren yazar Eser Köker de mücadeleci bakış açılarına ışık tuttu. 15. yüzyıldan itibaren feminist hareketin parlak çalışmalar yapmaya başladığını ifade eden Köker, “Kadınlar 15. yüzyıldan bu yana eşitlik idealiyle yaşarken ev ortamını merkez almıştır. Bu anlatılara toplum mühendisliğine önem verilen ortamda gereken destek verilmemiştir. Kadınların yazdığı ütopya düzeninde gerçek dışı ve gerçek arasındaki ayrımlar net görülememiştir. Türkçeye çevrilmeyen birçok kadın ütopyası var. Kadın ütopyalarında dönemsel dizgeler var. 1970 yılından sonraki değişim kadın ütopyalarına da yansımıştır. Feminist hareketle beraber kadın yazarlar geleneksel ütopya anlatılarına daha fazla açıklık getirdi” diye konuştu.</p>
<p>Etkinlik sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Remzi Çınar, Başkan Turgay Erdem adına konuklara teşekkür etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarih-bulusmalarinda-gelecek-ve-toplum-tasarimi-ele-alindi-374091">Tarih Buluşmaları&#8217;nda gelecek ve toplum tasarımı ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de Toplanamayan Toplum atölyeleri başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-toplanamayan-toplum-atolyeleri-basladi-362114</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Apr 2023 09:26:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[atölyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[nilüferde]]></category>
		<category><![CDATA[toplanamayan]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362114</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi'nin başlattığı yeni söyleşi dizisi “Toplanamayan Toplum” atölyesine katılan Murat Erşen, ilk oturumda, klasik ve modern siyaset felsefesinde toplumun kuruluşu ile büyük düşünürlerin bu konudaki teorilerine değindi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-toplanamayan-toplum-atolyeleri-basladi-362114">Nilüfer&#8217;de Toplanamayan Toplum atölyeleri başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi&#8217;nin  başlattığı yeni söyleşi dizisi  “Toplanamayan Toplum” atölyesine katılan Murat Erşen, ilk oturumda, klasik ve modern siyaset felsefesinde toplumun kuruluşu ile büyük düşünürlerin bu konudaki teorilerine değindi.<br /> <br />Çeşitli disiplinlerde düzenlediği atölyelerle, katılımcılara kendilerini geliştirme fırsatı sunan Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, yeni bir söyleşi dizisi başlattı. </p>
<p>Felsefeci, çevirmen ve editör Murat Erşen’in katılımıyla düzenlenen “Toplanamayan Toplum” atölyelerinde toplum ve ortaklık kavramlarına, farklı pencerelerden bakılıyor.</p>
<p>Misi’deki Edebiyat Müzesi’nde düzenlenen Toplanamayan Toplum atölyesinin ilk oturumunda, “Klasik ve modern siyaset felsefesinde toplumun kuruluşu”, büyük düşünürlerin bu konudaki teorileri üzerinden bir yandan gevşeyen bağları, öte yandan sertleşen sınırlarıyla toplum ve ortaklık meselesi ele alındı.</p>
<p>Klasik siyaset felsefesinin; insanın, toplumsal bir varlık olduğu kabulüyle işe başladığını söyleyen Murat Erşen, modern siyaset felsefesinin ise toplumsal sözleşme teorilerine yoğunlaştığını belirtti. Erşen, “Tüketim toplumu ve sosyal medya ile birlikte herkesin, kendi işletmecisi ve bir ürün haline geldiği, neo-liberalizm, sağcılık ve popülizmin yükselişe geçtiği yeni toplumsal aşamada ortaklığı kuranın ne olduğunu, ortak bir şeyleri olmayanların bir arada durabilme ihtimallerini gözden geçirmek, en önemli problemlerden biri olarak görünüyor” dedi.</p>
<p>Murat Erşen, Toplanamayan Toplum atölyelerinde “İnsan toplumsal bir varlık mıdır?”. “Bir topluluğun ya da ortaklığın temelinde ne yatar?”,  “Ortak bir şeyleri olmayanlar bir arada durabilir mi?”,  “Tüketim ve gösteri çağında toplumlar ne haldedir?” sorularına büyük düşünürlerden alıntılar yaparak cevap arayacaklarını söyledi.</p>
<p>Toplanamayan Toplum atölyesinin 8 Nisan’da gerçekleşecek ikinci oturumunda “Ortak bir şeyleri olmayanların ortaklığı”, 15 Nisan tarihindeki son oturumunda da “Kontrol ve disiplin toplumu, tüketim toplumu, gösteri toplumu, enformatik, şeffaf, yorgun toplum” başlıkları konu edilecek.</p>
<p>Atölyelere katılmak isteyenler [email protected] adresine kayıt yaptırabilir, (224) 486 62 74 numaralı telefondan da bilgi alabilir. <br /> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-toplanamayan-toplum-atolyeleri-basladi-362114">Nilüfer&#8217;de Toplanamayan Toplum atölyeleri başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Selvitopu, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileriyle kahvaltıda buluştu.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-selvitopu-sivil-toplum-kuruluslarinin-yoneticileriyle-kahvaltida-bulustu-359177</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 11:44:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[kahvaltıda]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluşlarının]]></category>
		<category><![CDATA[selvitopu]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yöneticileriyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359177</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, Karabağlar’daki sivil toplum kuruluşu başkanları ve temsilcileriyle kahvaltıda buluştu. Karabağlar'ı modernleştirmek, insanların yaşamlarını kolaylaştırmak için çalıştıklarını ve toplumun tüm kesimleriyle yakın işbirliği içinde olduklarını vurgulayan Başkan Selvitopu, “Birlikten kuvvet doğar” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-selvitopu-sivil-toplum-kuruluslarinin-yoneticileriyle-kahvaltida-bulustu-359177">Başkan Selvitopu, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileriyle kahvaltıda buluştu.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, Karabağlar’daki sivil toplum kuruluşu başkanları ve temsilcileriyle kahvaltıda buluştu. Karabağlar&#8217;ı modernleştirmek, insanların yaşamlarını kolaylaştırmak için çalıştıklarını ve toplumun tüm kesimleriyle yakın işbirliği içinde olduklarını vurgulayan Başkan Selvitopu, “Birlikten kuvvet doğar” dedi.</p>
<p>Karabağlar Belediyesi Kibar Hizmet Kompleksi’nde gerçekleştirilen buluşmaya, Başkan Selvitopu, meclis üyeleri, muhtarlar, Karabağlar Kent Konseyi Başkanı Alev Ağrı, Karabağlar Kent Konseyi&#8217;nin bir önceki başkanı Saniye Nazik Işık ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun başkanlarıyla temsilcileri katıldı.</p>
<p>Etkinlik, saygı duruşu, İstiklal Marşımızın okunması ve Şehitler Haftası nedeniyle şehitlerimiz ve son afetlerde yaşamını yitiren vatandaşlarımız için dua okunmasıyla başladı. Daha sonra konuklara seslenen Başkan Selvitopu, pandemi, sel, deprem gibi ardı ardına meydana gelen doğal afetler nedeniyle bu tür buluşmaları uzun süre yapamadıklarını hatırlattı. Yaşamını yitiren vatandaşlara Allah&#8217;tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Başkan Selvitopu, “Yaralılarımızın da bir an önce sağlıklarına kavuşmasını temenni ediyorum. Bu süreçler şunu net bir şekilde gösterdi ki, dayanışmayı, sevgi ve saygıyı her zaman ortaya koyan bir toplumuz. Anadolu insanı, her koşulda bu birlik ve beraberliği sağlayabiliyor. Bu çok önemli bir değerimiz” dedi.</p>
<p><strong>Hazırlık geleceğe&#8230;</strong></p>
<p>Karabağlar Belediyesi olarak bu anlayışı yaşatmaya ve 500 bin kişiye eşit hizmet götürmeye çalıştıklarını belirten Başkan Selvitopu, “Biz de seçimlerin hemen sonrasında siyaseti bir tarafa bıraktık ve hizmete odaklandık. Yaptıklarımız ortada. Yapamadıklarımızı da yaşama geçirmeye, insanlarımızın günlük hayatlarını kolaylaştırmaya kararlıyız” dedi.</p>
<p>Meydana gelen depremlerin, kentsel dönüşümün Karabağlar için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Başkan Selvitopu, “Göreve geldiğimizden bu yana önceliği kentimizin planlamasına geldik. Sorumluluk alanımızdaki 2000 hektarın plan yenilemelerini tamamladık. Bu planlar, Karabağlar&#8217;ın 2050&#8217;li yıllara doğru gelişmesine yön verecek altyapı çalışması oldu. Artık nereye ticaret, konut, sosyal ve kültürel tesislerin yapılabileceği belli. Diğer yandan kurduğumuz Dijital Arşiv Sistemi&#8217;yle de, nerede kaç parsel olduğunu, bunların üzerindeki yapıların imar durumunu biliyoruz. Bir projeye başlanacağı zaman, orayla ilgili tüm bilgiler dijital olarak önünüze geliyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Projeler son hızla devam ediyor</strong></p>
<p>Karabağlar Belediyesi&#8217;nin merkezine insanı ve doğayı alan çalışmalarının aynı şekilde devam edeceğini belirten Başkan Selvitopu, 4 mahalleye hizmet verecek Çalıkuşu Semt Merkezi&#8217;nin gelecek ay hizmete açılacağını söyledi. Atatürk Gençlik ve Spor Merkezi&#8217;nin yapımının yüzde 50&#8217;ler düzeyinde olduğunu bildirerek, “Bu merkezi Cumhuriyetimizin 100. yılında Karabağlar gençliğinin ve çocuklarının hizmetine sunmak istiyoruz. Bunun için var gücümüzle çalışacağız. Karabağlar Kent Meydanı&#8217;yla ilgili de küçük bir sorun var. Kent Meydanı Karabağlar&#8217;a mutlaka kazandırılacak. Karabağlar, Gençlik, kültür ve sanat merkezleriyle modernleşmeye ve sağlıklı kent olmaya doğru hızla ilerliyor. Katıldığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bundan sonra da yakın işbirliğimiz devam edecek. Çünkü biliyoruz ki birlikten kuvvet doğar” dedi.</p>
<p>Karabağlar Kent Konseyi Başkanı Alev Ağrı da, daha önce sadece Bozyaka Kültür Merkezi&#8217;ne sahip ilçenin, Karabağlar Belediyesi&#8217;nin çalışmalarıyla bugün birçok mekana, kültür sanat tesisine kavuştuğunu hatırlattı. Ağrı, “Bu konuda pek çok ilçeyi geçmiş durumdayız. Buralarda çok sayıda etkinlik yapılıyor. Böyle mekanlar oluşturduğu için hem başkanımıza, hem de Karabağlar Belediyesi çalışanlarına teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>İzmir ve Ege Bölgesi Sivas Dernekleri Federasyonu Başkanı İnan Demirgıran da, “Her an ulaşılabilen, halkının yanında bir başkansınız. İyi ki varsınız. Bundan sonraki çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Her zaman yanınızda olacağız” dedi.</p>
<p>Buluşma, günün anısına toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-selvitopu-sivil-toplum-kuruluslarinin-yoneticileriyle-kahvaltida-bulustu-359177">Başkan Selvitopu, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileriyle kahvaltıda buluştu.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kerim Rota: Gençlere umut verecek ikinci nesil toplum sözleşmesine ihtiyaç var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kerim-rota-genclere-umut-verecek-ikinci-nesil-toplum-sozlesmesine-ihtiyac-var-357988</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 14:27:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gençlere]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[rota]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşmesine]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[verecek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357988</guid>

					<description><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin üçüncü gününde konuşan Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Kerim Rota, gelir adaletsizliğine değinerek, gençlere umut verecek ikinci nesil toplum sözleşmesine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kerim-rota-genclere-umut-verecek-ikinci-nesil-toplum-sozlesmesine-ihtiyac-var-357988">Kerim Rota: Gençlere umut verecek ikinci nesil toplum sözleşmesine ihtiyaç var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin üçüncü gününde konuşan Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Kerim Rota, gelir adaletsizliğine değinerek, gençlere umut verecek ikinci nesil toplum sözleşmesine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Rota, “Bu sözleşmede kapsayıcı, katılımcı ve çoğulcu bir demokrasi olmalı. Hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü, devletin şeffaflığı, liyakata saygı olmalı. Akla ve bilime saygı, servetin hakça paylaşıldığı bir sözleşme olmalı” dedi.</p>
<p>Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Kerim Rota, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nde “Son Yüzyılda Tasarruflarla İmtihanımız: İkinci Yüzyılda Ne Yapılmalı?” başlıklı bir konuşma yaptı. Kerim Rota, dünyada en büyük ekonomik sorunun enflasyonun ardından, gelir veya servet dağılımı bozukluğu olduğunu belirtti. Servet dağılımı konusunda durumun gençler açısından vahim bir noktaya geldiğini anlatan Rota, gençlerin bu kısır döngüden kurtulması için bir şeylerin yapılması gerektiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Gelir adaletsizliğine dikkat çekti</strong><br />1981 yılı sonrasında doğan kuşağın gelir ve servete ulaşmasının artık daha da zorlaştığını ifade eden Rota, “Çünkü çok daha rekabetçi ve emeğin değerinin daha az olduğu dünyada yaşamak zorundalar. 1990 sonrası doğanlar için bu durum çok daha zor. Yoksul bir ailede doğan çocuğun yoksul olma ihtimali artık daha yüksek. 1980&#8217;lerde doğan bir çocuğun, ailesinden daha fazla para kazanma durumu yüzde 40&#8217;lara kadar düştü” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Mutlak yoksulluk geri döndü”</strong><br />Yaşanan bütün olayların sonunda güven probleminin ortaya çıktığını ifade eden Rota, şunları söyledi: “Devlete güven olmayınca da yatırımları finansa edecek tasarrufların vadesi de kısalıyor. Dünyada gelir ve servet dağılımı çok ciddi şekilde bozuluyor. Soğuk savaşın sonunda kurulan hayaller farklıydı. Çalışkan ve üretken olanların ödüllendirileceği bir dünya hayali kuruldu. Yüksek enflasyon sonunda &#8216;bitti&#8217; dediğimiz mutlak yoksulluğun geri dönmesine neden oldu. Gelir adaletsizliği eğitimin vasatlaşmasına, istihdamın azalmasına ve reel ücretlerin düşmesine neden oldu. İyi eğitim alamayan gençler hayata bir sıfır yenik başlıyor. Gençlere umut verecek ikinci nesil toplum sözleşmesine ihtiyaç var. Bu sözleşmede kapsayıcı, katılımcı ve çoğulcu bir demokrasi olmalı” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kerim-rota-genclere-umut-verecek-ikinci-nesil-toplum-sozlesmesine-ihtiyac-var-357988">Kerim Rota: Gençlere umut verecek ikinci nesil toplum sözleşmesine ihtiyaç var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dayanıklı Toplum ve Kadın İçin İş Birliği Çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dayanikli-toplum-ve-kadin-icin-is-birligi-cagrisi-356434</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2023 14:27:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356434</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de İlk Kez Yapılan “Krize Karşı Güçlü Durmak : Afet Zamanlarında Kadınların Deneyimi” Araştırmasının Sonuçları da Paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dayanikli-toplum-ve-kadin-icin-is-birligi-cagrisi-356434">Dayanıklı Toplum ve Kadın İçin İş Birliği Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de İlk Kez Yapılan “Krize Karşı Güçlü Durmak  : Afet Zamanlarında Kadınların Deneyimi” Araştırmasının Sonuçları da Paylaşıldı. </strong></p>
<p>Yaşamış olduğumuz depremler sonrası, coğrafyamız için dayanıklı bir toplum inşa etmenin ve bu misyon için güçlerimizi sürdürülebilirlik dönüşümü ekseninde birleştirmenin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Dayanıklı bir toplum için ise toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık ilkelerinin en önemli taşıyıcı kaldıraç görevi üstlenmesi gerektiğinin altı çizildi. </p>
<p><em>SB Turkey Brands For Good ve SDG Map Turkey tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Dayanıklı Toplum ve Kadın webinarı çevrimiçi olarak gerçekleşti. İş dünyası, sivil toplum ve akademisyenlerden webinara katılan konuşmacılar, dayanıklı bir toplum inşa etmenin öneminden bahsederken kadının toplumdaki yerinin güçlendirilmesinin bu misyon için önemini vurguladı. Webinarda Ipsos Türkiye tarafından Türkiye’de ilk kez yapılan “Krize Karşı Güçlü Durmak: Afet Zamanlarında Kadınların Deneyimi” araştırmasının sonuçları da açıklandı. </em></p>
<p><strong>Krize Karşı Güçlü Durmak: Afet Zamanlarında Kadınların Deneyimi Araştırması sonuçları açıklandı.</strong></p>
<p>Ipsos Türkiye tarafından yapılan araştırma Türkiye temsili örneklem üzerinden 800 bireyle yapıldı. Araştırmada toplumun %58&#8217;inin kadınlara eşit davranılmadığını düşündüğü ortaya çıktı. </p>
<p><strong>Araştırma katılımcılarının %66&#8217;sı afet ve kaos dönemlerinde cinsiyete bağlı olumsuz etkilenme riskine dair Türkiye’nin hazırlıklı olmadığını düşünüyor.  </strong></p>
<p>Araştırma sonucunda, toplumun %66’sının afet dönemlerinde kadınlara dair risklerle ilgili herhangi bir hazırlık olmadığını ifade ederken, zor zamanlarda kadınların birincil olarak fiziksel koşullardan, ikincil olarak da sosyal ve ekonomik nedenlerden dolayı daha fazla etkilendiği ortaya çıktı. </p>
<p><strong>Kadınlardan beklenen sosyal normlara uyma zorunluluğu afet dönemlerinde kadınların daha olumsuz etkilenmesine neden oluyor. </strong></p>
<p>Araştırmadan çıkan en çarpıcı bulgu ise afet ve kaos dönemlerinde kadınların sosyal olarak etkilenme nedenlerinin en üst sıralarında; sosyal normlara uyma zorunluluğu kültürü ile insan kaçakçılığı, taciz ve tecavüz gibi şiddet olaylarının olduğu ifade edildi. </p>
<p>Ipsos Türkiye Chief Client Officer Yasemin Özen Gürelli araştırmanın önemini: Araştırma katılımcılarının %84’ü afet ve kaos dönemlerinde kadınların daha fazla etkilendiğini düşünürken özellikle bu sonucun nedeni olarak da toplumsal cinsiyet eşitsizliği, cinsiyetler arasındaki sosyal statü farkları, sağlık sorunları, ekonomik güçsüzlük ve cinsiyete dayalı şiddet olduğu belirtildi. </p>
<p>‘’Krize Karşı Güçlü Durmak: Afet Zamanlarında Kadınların Deneyimi Araştırması eylem planları için içgörü sağlıyor ve acil yaşamsal ihtiyaçların giderilmesi gerekiyor.’’ sözleriyle ifade etti. </p>
<p>Webinarda sosyal girişimci ve İstanbul Bilgi Üniversitesi <strong>Prof. Dr. Itır Erhart</strong> , Konuşmamız Gerek Derneği Kurucu Ortağı ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Genç Lideri <strong>İlayda Eskitaşçıoğlu</strong>, Ipsos Türkiye Chief Client Officer <strong>Yasemin Özen Gürelli</strong>, Unilever Türkiye ve Orta Doğu Gıda Kategorisi Lideri <strong>Mine Mavi Arıkan</strong>, Procter &#038; Gamble Türkiye Kafkasya ve Orta Asya Kurumsal İletişim ve Medya Direktörü <strong>Nesli Şenoğlu Kılıçal</strong>, Boyner Grup &#038; Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. Kurumsal İletişim Direktörü <strong>Oya Uzun</strong>, ICA Yatırım ve İşletme A.Ş. Genel Müdür <strong>Yardımcısı Ayşe Dönmez </strong>ve SB Brands for Good VP <strong>Aysun Şabanlı</strong> yer aldı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dayanikli-toplum-ve-kadin-icin-is-birligi-cagrisi-356434">Dayanıklı Toplum ve Kadın İçin İş Birliği Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli İrade Sivil Toplum Kuruluşları Mart Ayı Toplantısı Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/milli-irade-sivil-toplum-kuruluslari-mart-ayi-toplantisi-gerceklesti-354724</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 08:51:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[irade]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354724</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sakarya’da faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşları tarafından oluşturulan Milli İrade STK'ları Mart ayı toplantısı 04.03. 2023 Cumartesi saat: 10.00'da, Sakarya İHH il başkanı Engin Sezer’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milli-irade-sivil-toplum-kuruluslari-mart-ayi-toplantisi-gerceklesti-354724">Milli İrade Sivil Toplum Kuruluşları Mart Ayı Toplantısı Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Sakarya’da faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşları tarafından oluşturulan Milli İrade STK&#8217;ları Mart ayı toplantısı 04.03. 2023 Cumartesi saat: 10.00&#8217;da, Sakarya İHH il başkanı Engin Sezer’in  ev sahipliğinde gerçekleştirildi.</span></span></p>
<p><span><span>Her ay düzenli olarak gerçekleştirilen istişari toplantıları bu ay tek gündemle toplandı. </span></span></p>
<p><span><span>Elazığ, Diyarbakır, Şanlıurfa, Malatya, Adıyaman, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kilis, Hatay, Osmaniye, Adana illerini kapsayan deprem felaketi kapsamlı olarak konuşuldu. </span></span></p>
<p><span><span>Şehrimizden deprem bölgesine giden kuruluşlar faaliyetleri ile ilgili bilgi verdiler.</span></span></p>
<p><span><span>Deprem bölgesinden gelen depremzedelere gerekli yardımların yapılması teşvik edildi.</span></span></p>
<p><span><span>Deprem felaketi yaşandığında acil eylem planları ve koordinasyon planlamaların yapılmasının gerekliliği görüşüldü.</span></span></p>
<p><span><span>Sivil toplum kuruluşlarının Deprem bölgesindeki depremzedelere Geçmiş olsun ve depremzedelere yardım faaliyetinde bulunan kuruluşlara ve kişilere destek olmak için bölge ziyaretinin yapılması uygun görüldü.</span></span></p>
<p><span><span>Deprem afetinde uygulanması gerekenler, eksiklikler, tecrübeler, tavsiyeler ve eylem planlarının sürdürülebilirliğini sağlamak üzere valiliğe bir rapor hazırlanıp sunulmasına karar verildi.</span></span></p>
<p><span><span>Deprem öncesinde, deprem anında ve sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili bir Çalıştay yapılmasına karar verildi.</span></span></p>
<p><span><span>Afetlerin dayanışma ve yardımlaşma ile atlatılacağı tespitinden yola çıkarak, uzun vade sürecek olan bu bölgeye yardımların devam ettirilmesi için halkın duyarlı olmasının sağlanmasına karar verildi.</span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milli-irade-sivil-toplum-kuruluslari-mart-ayi-toplantisi-gerceklesti-354724">Milli İrade Sivil Toplum Kuruluşları Mart Ayı Toplantısı Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Soyer Roman sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi &#8220;Bütün Romanları kucaklayarak yerelde çözüm üreteceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-roman-sivil-toplum-kuruluslarinin-temsilcileriyle-bir-araya-geldi-butun-romanlari-kucaklayarak-yerelde-cozum-uretecegiz-348675</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2023 15:30:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araya]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bütün]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[kucaklayarak]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluşlarının]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[romanları]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[temsilcileriyle]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üreteceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[yerelde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348675</guid>

					<description><![CDATA[<p>Roman yurttaşların oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Romanların hayatını iyileştirmek için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-roman-sivil-toplum-kuruluslarinin-temsilcileriyle-bir-araya-geldi-butun-romanlari-kucaklayarak-yerelde-cozum-uretecegiz-348675">Başkan Soyer Roman sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi &#8220;Bütün Romanları kucaklayarak yerelde çözüm üreteceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Roman yurttaşların oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Romanların hayatını iyileştirmek için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Soyer, “Bir koordinasyon kurulu kuracağız. Topyekûn bu hikâyeye yerelde çözüm üreteceğiz. İzmir’de bütün Romanları kucaklayarak hayatı iyileştireceğiz” dedi.  </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Roman yurttaşların temsil edildiği sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticilerini ağırladı. Toplantıya CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, Avrasya Roman Akademik Ağı Başkanı Orhan Galjus, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Ahmet Altan ile belediye meclisi üyeleri ve bürokratlar katıldı. Roman derneklerinin başkanları ile temsilcileri, belediye ile ortak yapılacak projeler konusunda Başkan Tunç Soyer ile görüşlerini paylaştı.</p>
<p><strong>Pozitif ayrımcılık vurgusu</strong><br />İlgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının içinde olduğu bir koordinasyon kurulu kurulacağını söyleyen Başkan Tunç Soyer, “Müzik akademisini hızlı bir şekilde hayata geçireceğiz. Şehir Tiyatrosu yoktu, kurduk. Niye bu şehrin müzik akademisi olmasın? Üstelik Romanların ağırlıklı olduğu müzik akademisi niye olmasın? Çünkü bizim şöyle bir derdimiz var. Romanlar hep dışlanmış, bu toplumda ötekileştirilmiş, mağdur edilmiş. Nasıl kadınlar için pozitif ayrımcılık diyorsak Romanlar için de pozitif ayrımcılık yapmak mecburiyetindeyiz” dedi.</p>
<p><strong>“Yerelde çözüm üretmemiz lazım”</strong><br />Roman Stratejik Eylem Planı hazırladıklarını hatırlatan Başkan Soyer, “Başından beri, göreve geldiğim ilk günden beri bu meseleye özen gösteriyorum. Ama sizin de birbirinize kenetlenmeniz lazım. Aranızdaki dayanışmayı koruyun. Şunu bileceksiniz; İzmir’de Büyükşehir Belediyesi var. Bu hikayeye yerelde çözüm üreteceğiz. İzmir’de bütün Romanları kucaklayarak hayatı iyileştireceğiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İzmir’in çıtasını hep yüksek tutuyoruz”</strong><br />CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, İzmir’in Romanlar açısından birçok ilke ev sahipliği yaptığını söyleyerek “İzmir’in çıtasını hep yüksek tutuyoruz. Siz geldikten sonra daha da yüksek tutmaya başladık. Siz geldikten sonra ilk defa kültür sanat merkezlerine kavuştuk. Hem ulusal hem uluslararası anlamda sizlerin de desteğiyle İzmir’e ve belediyemize yakışır güzel işler yapmak istiyoruz” dedi.   </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-roman-sivil-toplum-kuruluslarinin-temsilcileriyle-bir-araya-geldi-butun-romanlari-kucaklayarak-yerelde-cozum-uretecegiz-348675">Başkan Soyer Roman sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi &#8220;Bütün Romanları kucaklayarak yerelde çözüm üreteceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
