<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>toksin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/toksin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/toksin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Feb 2026 09:52:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>toksin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/toksin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Akdeniz&#8217;de Görülen Mikroalgler ve Olası Sağlık Riskleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akdenizde-gorulen-mikroalgler-ve-olasi-saglik-riskleri-614392</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 09:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[alg]]></category>
		<category><![CDATA[balığı]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Canlıları]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[kabuklu]]></category>
		<category><![CDATA[meydana]]></category>
		<category><![CDATA[mikroalgler]]></category>
		<category><![CDATA[olası]]></category>
		<category><![CDATA[riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[toksin]]></category>
		<category><![CDATA[ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirlenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614392</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ahmet Aydın, balık ve kabuklu deniz canlılarına bağlı zehirlenmelerin mide-bağırsak, sinir sistemi ve kalp üzerinde etkili olabileceğini belirterek, “Düşük bir ihtimal de olsa deniz canlılarına bağlı zehirlenme söz konusu olabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akdenizde-gorulen-mikroalgler-ve-olasi-saglik-riskleri-614392">Akdeniz&#8217;de Görülen Mikroalgler ve Olası Sağlık Riskleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ahmet Aydın, balık ve kabuklu deniz canlılarına bağlı zehirlenmelerin mide-bağırsak, sinir sistemi ve kalp üzerinde etkili olabileceğini belirterek, “Düşük bir ihtimal de olsa deniz canlılarına bağlı zehirlenme söz konusu olabilir. Deniz ürünleri tüketmekten vazgeçmek yerine bilinçli tüketici olmak önemli. En önemlisi deniz ürünlerinin güvenilir ve bilinen yerlerden alınmasıdır. Balığın taze olduğunun ve herhangi bir bozulma belirtisi bulunmadığının görülmesi gerekir” dedi.</p>
<p>Bilim insanları, Karayipler’de yaşayan ve “Gambierdiscus” olarak bilinen mikroalglerin, suların ısınmasıyla birlikte Akdeniz kıyılarında da görülmeye başlandığına dikkat çekerek uyarıda bulundu. Balıklarda birikerek insanlara geçen bu organizmanın özellikle nörolojik bozukluklara yol açabildiği belirtildi.</p>
<p>Deniz canlılarının tüketimine bağlı zehirlenmelere ilişkin değerlendirmede bulunan Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, deniz ürünlerine bağlı zehirlenmelerin farklı mekanizmalarla ortaya çıkabileceğini belirterek özellikle ‘Ciguatera’ olarak bilinen sigatoksin zehirlenmesine dikkat çekti. Aydın, tropikal bölgelerde yaygın görülen bu zehirlenmenin iklim değişikliği nedeniyle farklı coğrafyalarda da ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>
<p><strong>‘Kabuklu Deniz Canlılarıyla Meydana Gelen Zehirlenmeler Olabiliyor’</strong></p>
<p>Deniz ürünleriyle meydana gelen zehirlenmelerin çok çeşitli şekillerde görülebileceğini ifade eden Prof. Dr. Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“Kabuklu deniz canlılarıyla meydana gelen zehirlenmeler görülebilir. Balıkların kötü şartlarda saklanmasına bağlı olarak bakteri üremesi oluşabilir ve bu balıkların tüketilmesiyle zehirlenme vakaları ortaya çıkabilir. Kabuklu deniz canlıları bazı durumlarda toksik maddeleri bünyelerinde konsantre edebilir. Bu ürünlerin tüketilmesiyle zehirlenmeler meydana gelebilir. Ayrıca mercan resiflerinde yaşayan bazı alglerin ürettiği toksik maddelerle de zehirlenmeler görülebilir.”</p>
<p><strong>‘Mide-Bağırsak Rahatsızlıkları Görülebilir’</strong></p>
<p>Her zehirlenmenin mekanizmasının farklı olduğuna işaret eden Aydın, “Sigatera zehirlenmesi özellikle Pasifik ve Hint Okyanusu gibi tropikal bölgelerde, büyük balıklarda görülür. Bu balıklar beslendikleri algler yoluyla toksini alır. Gambierdiscus adlı alg türü toksik madde üretir. Balık bu algleri sürekli tükettiğinde vücudunda sigatoksin birikir. Bu toksini içeren balığın yenmesiyle mide-bağırsak rahatsızlıkları, bulantı ve kusma görülebilir. Sinir sistemi belirtileri ortaya çıkabilir; özellikle duyularda değişiklik meydana gelir. Kalple ilgili sorunlara da yol açabilir” dedi.</p>
<p><strong>‘Sıcak veya Soğuk Algısında Bozulma’</strong></p>
<p>Sigatera zehirlenmesinde en dikkat çekici bulgunun ısı algısındaki bozulma olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Aydın, “Zehirlenen kişi sıcak bir yüzeye dokunduğunda sıcaklığı doğru hissetmeyebilir ya da çok soğuk bir yüzeye dokunduğunda soğuğu farklı algılayabilir. Balıkların kötü şartlarda saklanması sonucu bakteri üremesi olabilir. Bu bakterilere bağlı olarak histamin benzeri maddeler oluşur ve bunların tüketilmesiyle zehirlenmeler meydana gelebilir. Kabuklu deniz canlıları deniz tabanında ve kontamine alanlarda bulundukları için ağır metalleri konsantre edebilir. Ayrıca mikrobiyal toksin üretimi de söz konusu olabilir. Bu toksinleri içeren kabukluların tüketilmesiyle mide-bağırsak şikayetleri, sinirsel etkilenmeler, kas ve eklem ağrıları görülebilir. Kalp çarpıntısı ve tansiyon düşüklüğü de ortaya çıkabilir” diye konuştu.</p>
<p><strong>‘Bu Zehirlenmenin Panzehiri Yok’</strong></p>
<p>Son dönemde sigatera vakalarının tropikal bölgeler dışında da bildirildiğini kaydeden Ahmet Aydın, “İspanya’da bu alglerin görüldüğü ve balık tüketiminin risk oluşturabileceği bildirilmiştir. İklim değişikliği nedeniyle tropikal balıkların daha kuzeye, Akdeniz’e göç etmesi mümkündür. Ancak şu an için çok yaygın bir durum değildir. Mide bulantısı gibi belirtiler birçok gıda zehirlenmesinde görülebilir. Ancak sıcak ya da soğuğu hissedememe gibi sinir sistemi bulguları sigatera zehirlenmesini düşündürebilir. Bu zehirlenmenin bir antidotu yoktur. Spesifik bir tanı kiti de bulunmamaktadır. İleri toksikolojik analizlerle toksin tespit edilebilir” dedi.</p>
<p><strong>Balon Balığı</strong></p>
<p>Tüketicilere uyarılarda bulunan Prof. Dr. Ahmet Aydın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Deniz ürünleri güvenilir ve bilinen yerlerden alınmalı. Balığın taze olduğundan ve bozulma belirtisi bulunmadığından emin olunmalı. Özellikle yurt dışında deniz ürünü tüketirken daha dikkatli olunmalı. Balon Balığına da özel bir pencere açmak gerekebilir. Hatırlanacağı üzere ülkemizde de balon balığı yenilmesine bağlı zehirlenme vakaları zaman zaman görülmektedir. Yine iklim değişikliğine paralel olarak Akdeniz’de de görülmeye başlayan bu istilacı balık türünün derisinde, yumurtalarında ve iç organlarında toksin bulunmaktadır. Bu nedenle balon balığı, ancak çok profesyonel kişiler tarafından hazırlandığında tüketilebilir. Onun dışında son derece ölümcül olan zehirlenme vakaları görülmektedir. Bu risk nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı, bu istilacı türlerin avlanmasını teşvik ederek tüketilmesinin önüne geçmeye çalışmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akdenizde-gorulen-mikroalgler-ve-olasi-saglik-riskleri-614392">Akdeniz&#8217;de Görülen Mikroalgler ve Olası Sağlık Riskleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toksinler-saatler-icinde-solunum-kaslarini-felc-edebilir-591888</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 08:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edebilir]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[kaslarını]]></category>
		<category><![CDATA[kesin]]></category>
		<category><![CDATA[Midye]]></category>
		<category><![CDATA[Nedenle]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[saatler]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[toksin]]></category>
		<category><![CDATA[toksinler]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıda zehirlenmeleri bazı durumlarda ölümcül olabilecek sonuçlara varabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Fatih'te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine hastaneye kaldırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toksinler-saatler-icinde-solunum-kaslarini-felc-edebilir-591888">Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gıda zehirlenmeleri bazı durumlarda ölümcül olabilecek sonuçlara varabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Fatih&#8217;te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine hastaneye kaldırıldı. Çocuklar ve anne hayatını kaybetti. Babanın ise tedavisi devam ediyor. Ailenin midye ve kumpir tükettiği belirtilirken kesin ölüm nedenleri için laboratuvar sonuçları bekleniyor. İstinye Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, laboratuvar sonuçlarını görmeden kesin bir yargıya varılamayacağını belirterek olası bir zehirlenmenin midyeden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Erdoğan’a göre, hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri genellikle toksin kaynaklı oluyor. Bu nedenle de bu olayda gıda zehirlenmesi varsa bunun midyeden kaynaklı olma ihtimalinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor</p>
<p><strong>“Toksinler ısıya karşı dayanıklıdır”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, olayla ilgili şunları söylüyor:</p>
<p>“Öncelikle şunu vurgulamak gerekir: Bu tür olaylarda kesin neden ancak laboratuvar sonuçlarıyla ortaya çıkar. Bir hekim olarak sonuçlar çıkmadan ‘kesin budur’ dememiz mümkün değil. Ancak tablonun çok hızlı gelişmiş olması, bazı ihtimalleri diğerlerinden daha ön plana çıkarıyor. Genel olarak gıda zehirlenmelerinin büyük bölümü hafif seyreder; bulantı, kusma gibi belirtilerle kendiliğinden düzelir. Fakat hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri de vardır. Bunlar genellikle toksin kaynaklıdır. Yani gıdanın içinde daha önceden oluşmuş bir zehirden söz ediyoruz, bu nedenle pişirmek veya kaynatmak çoğu zaman koruyucu olmaz. Toksinler ısıya dayanıklıdır.”</p>
<p><strong>“Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir”</strong></p>
<p>Kabuklu deniz ürünlerinde biriken toksinlerin dakikalarla, saatler içinde solunum kaslarını felç edebileceğinden bahseden Doç. Dr. Erdoğan, şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Botulinum toksini (botoks zehirlenmesi) en bilinen örneklerden biridir; özellikle ev yapımı konservelerde görülür. Daha çok görme bozukluğu, çift görme, yutma güçlüğü gibi belirtilerle başlar ve solunum kaslarını etkileyebilir. Ancak bu toksinin belirtilerinin başlaması genellikle birkaç saat ile üç gün arasında değiştiği için, çok ani seyreden tablolarda ilk sırada düşündüğümüz etken değildir. Buna karşılık özellikle kabuklu deniz ürünlerinde, yani midye gibi filtrasyon yoluyla beslenen canlılarda biriken ciddi nörotoksinler vardır. Bu toksinler dakikalarla saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir ve bu durum ani hayati kayıplara yol açabilir. En önemli özellikleri, ne kadar pişirilirse pişirilsin yok olmamalarıdır. Dolayısıyla ‘piştiği için güvenlidir’ düşüncesi doğru değildir.”</p>
<p><strong>“Salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz”</strong></p>
<p>Geçtiğimiz aylarda İzmir’de bir vatandaşın kumpir yedikten sonra hayatını kaybetmesi Salmonella bakterisini gündeme getirmişti. Doç. Dr. Erdoğan bu bakterinin bu kadar hızlı ölüme götürmediğini belirterek şu açıklamayı yapıyor:</p>
<p>“Enfeksiyon kaynaklı bir gıda zehirlenmesi, örneğin salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz. Salmonellada belirtiler daha yavaş gelişir; kanlı ishal ve ateş gibi bulgular olur. Bu nedenle enfeksiyon ihtimali bu olayda öncelikli görünmüyor.”</p>
<p><strong>“Toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir”</strong></p>
<p>Toksinlerin herkeste farklı şekilde etki edebileceğini belirten Erdoğan, “Ailenin farklı bireylerinin farklı hızlarda etkilenmesi de açıklanabilir bir durum. Çünkü her midye aynı miktarda toksin içermez. Ayrıca toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir; çocukların ve annenin daha hızlı etkilenmesi bu nedenle olağandır. Tabii çok düşük bir ihtimal de olsa yiyeceğe karışmış kimyasal bir madde—örneğin bir temizlik ürünü—de benzer şekilde hızlı etki yaratabilir. Fakat toksin ihtimali daha güçlü bir olasılık olarak duruyor” diyor.</p>
<p><strong>“Zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var</strong></p>
<p>Bu tür vakalarda erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirten Erdoğan, şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Eğer toksin solunum kaslarını felç ettiyse, hastanın solunumu durabilir. Böyle bir durumda tek tedavi, solunum cihazıyla hastayı yaşatıp toksinin etkisi geçene kadar destek sağlamak. Yani zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var.”</p>
<p><strong>“Bulantı ve kusma başlarsa zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı”</strong></p>
<p>“Vatandaşlar açısından bakarsak, böyle bir tehlikeyi gıdanın tadından, kokusundan veya görünüşünden anlamak mümkün değil. Bu yüzden özellikle kabuklu deniz ürünlerinin mutlaka denetimli ve güvenilir kaynaklardan alınması gerekir. Sokakta satılan ürünler her zaman daha risklidir. Kumpir gibi mayonez, sosis, sucuk gibi kolay bozulan malzemeler içeren ve uzun süre açıkta bekleyebilen yiyeceklerde de risk artar. Aynı gıdayı yiyen birden fazla kişide kısa sürede bulantı ve kusma başlarsa, özellikle çocuklarda zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı. Son olarak tekrar söylemek lazım: Kesin neden laboratuvar sonuçlarıyla belirlenecek. Ancak mevcut bilgiler ışığında bu kadar hızlı gelişen bir tabloda nörotoksinler daha olası görünüyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toksinler-saatler-icinde-solunum-kaslarini-felc-edebilir-591888">Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ATB&#8217;den Kuru İncir Üreticisine Çifte Destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/atbden-kuru-incir-ureticisine-cifte-destek-578673</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 12:39:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[atb]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[borsa]]></category>
		<category><![CDATA[çifte]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kuru İncir]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[ncir]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[toksin]]></category>
		<category><![CDATA[üretici]]></category>
		<category><![CDATA[üreticisine]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aydın’ın üretiminde ve ihracatında dünya lideri olduğu kuru incirde görülen aflatoksin ve okratoksin sorununa karşı verilen mücadelede Aydın Ticaret Borsası (ATB), üreticilere çifte destek sağladı.  Toksin sorununa karşı sektörel toplantılara ev sahipliği yapan ATB, yeni sezonda üreticilere destek olmak amacıyla laboratuvar ve soğuk hava deposu hizmetlerinde yüzde 50 indirim uygulama kararı aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atbden-kuru-incir-ureticisine-cifte-destek-578673">ATB&#8217;den Kuru İncir Üreticisine Çifte Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aydın’ın üretiminde ve ihracatında dünya lideri olduğu kuru incirde görülen aflatoksin ve okratoksin sorununa karşı verilen mücadelede Aydın Ticaret Borsası (ATB), üreticilere çifte destek sağladı.  Toksin sorununa karşı sektörel toplantılara ev sahipliği yapan ATB, yeni sezonda üreticilere destek olmak amacıyla laboratuvar ve soğuk hava deposu hizmetlerinde yüzde 50 indirim uygulama kararı aldı.</p>
<p>Aydın Ticaret Borsası (ATB), kuru incirde görülen aflatoksin ve okratoksin sorununa karşı verilen mücadeleye yönelik önemli çalışmalar yapmaya devam ediyor. Toksinle mücadele kapsamında üretici, tüccar ve ihracatçılarla sektörel toplantılar gerçekleştiren ATB, bu konuda T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ile T.C. Ticaret Bakanlığı nezdinde lobicilik faaliyetlerini sürdürüyor. Kuru incir hasadının sona yaklaştığı günlerde ATB, üretici, tüccar ve ihracatçıya destek olacak yeni bir kararlar aldı.</p>
<p><b>Toksinle mücadeleye destek</b></p>
<p>Türkiye’nin ilk akredite laboratuvarlarından biri olan AYTB Aydın Laboratuvar Hizmetleri A.Ş.’de toksin analiz ücretlerinde yüzde 50 indirim yapıldığını açıklayan Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, “2002 yılında incir ihracatına yönelik olarak tek birim halinde kurduğumuz ve zaman içerisinde 8 birim ve 2 şubeye ulaşan laboratuvarımız, Türkiye’nin ilk akredite laboratuvarlarından biridir. İlk akreditasyonunu Alman akreditasyon kurumu DAR/DAP’tan almıştır. Laboratuvarımız, pestisit, mikotoksin, katkı-kalıntı, mikrobiyoloji, fiziksel, kimyasal analizler ile su ve atıksu analizleri dahil yaklaşık 400 çeşit analiz ile tüm Türkiye’ye hizmet veriyor. Son yıllarda kuru incirde sıkça görülen aflatoksin ve okratoksin sorununa karşı mücadele kapsamında önemli bir adım attık.  Bu sene üreticiye, ihracatçıya, tüccara ve özel isteklerinde aflatoksin ve okratoksin analizlerini yüzde 50 indirimli olarak yapıyoruz” dedi.</p>
<p><b>Depolama ücretlerine yüzde 50 indirim</b></p>
<p>Çondur, Aydın Ticaret Borsası iştiraklerinden ATB Aydın Soğuk Hava Depoculuk A.Ş’de de yüzde 50 indirim uygulaması başlattıklarını söyleyip şöyle konuştu: “2020 yılında kurduğumuz Yenilenebilir Enerji Kaynaklı Soğuk Hava Depomuz, 254 KW kapasiteli güneş enerjisi panelleri ile çalışıyor. 19 bin metrekarelik alanda, 8 bin ton ürün depolama kapasitesine sahibiz. Ayrıca, ihracattan geri dönen ürünler için de A tipi antrepo kurarak Aydınlı ihracatçılarımıza önemli bir imkan sunduk. Böylelikle geri dönen ürünler uygun şartlarda elleçlenip yeniden paketlenerek tekrar ihracata gönderilebiliyor. Üreticilerimiz için bu sezon depolama ücretlerinde %50 indirim uyguluyoruz. Böylece ürünler, sağlıklı koşullarda daha uygun maliyetle muhafaza edilebilecek.”</p>
<p>ATB’nin aldığı bu kararlarla, hem üreticilerin hem de ihracatçıların yükünün hafifletilmesi ve kuru incirde kaliteyi tehdit eden toksin sorununa karşı güçlü bir mücadele verilmesi hedefleniyor.</p>
<p><b>“Başarı hikayesini devam ettirmeliyiz”</b></p>
<p>Ülkemizin, dünyanın en önemli taze incir üretici ülkesi olmasının sağladığı avantajla, kuru incir üretiminde ve ihracatında da lider konumda olduğunu vurgulayan Fevzi Çondur, geçtiğimiz yıl aflatoksin ve okratoksin nedeniyle ihracatta geri dönüşler yaşandığını hatırlattı. Bu sebeple tüccar ve ihracatçı firmaların alımlara daha temkinli yaklaştığını aktaran Çondur, “Son 20 yılda incir üretiminde ve ihracatında yakaladığımız başarı hikayesini sürdürmeliyiz. Dünyanın en kaliteli incirini üretiyoruz ve üreticilerimizden alınan ürünler, ihracatçılarımız aracılığıyla katma değerli bir şekilde nihai tüketiciye ulaştırılıyor. Geçtiğimiz yıllara kıyasla bu sezon alımların daha yavaş ilerlemesi nedeni, geçen yıl okratoksin ve aflatoksin sebebiyle ürünlerin geri gönderilmesi sonucu ihracatçıların daha ihtiyatlı davranmasıdır. Borsa olarak bu süreçte üretici, tüccar ve ihracatçılarla bir araya gelerek toksin sorununu detaylı biçimde ele aldık. Konuya ilişkin görüş ve değerlendirmeleri ilgili bakanlıklarımıza ilettik.  2025-2026 sezonu kuru incir ilk yükleme tarihi 15 Ekim 2025 olarak belirlendi. Önümüzdeki kısa süre içerisinde alımların hızlanacağını ve ihracatçı firmaların işletmelerinde yeni sezon ürünlerini paketlemeye başlayacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atbden-kuru-incir-ureticisine-cifte-destek-578673">ATB&#8217;den Kuru İncir Üreticisine Çifte Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Yusuf Cihan Dirim, Sivas Numune Hastanesi&#8217;nde Botoks Toksin Enjeksiyonlarının Başladığını Duyurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-yusuf-cihan-dirim-sivas-numune-hastanesinde-botoks-toksin-enjeksiyonlarinin-basladigini-duyurdu-363877</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 09:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başladığını]]></category>
		<category><![CDATA[botoks]]></category>
		<category><![CDATA[cihan]]></category>
		<category><![CDATA[dirim]]></category>
		<category><![CDATA[duyurdu]]></category>
		<category><![CDATA[enjeksiyonlarının]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesinde]]></category>
		<category><![CDATA[numune]]></category>
		<category><![CDATA[sivas]]></category>
		<category><![CDATA[toksin]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363877</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hastanemizde Dermatoloji Uzmanı olarak görev yapan Uzm. Dr. Yusuf Cihan Dirim, botoks toksin enjeksiyonlarından bahsederek, hastanemizde botoks işlemlerinin başladığını duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-yusuf-cihan-dirim-sivas-numune-hastanesinde-botoks-toksin-enjeksiyonlarinin-basladigini-duyurdu-363877">Dr. Yusuf Cihan Dirim, Sivas Numune Hastanesi&#8217;nde Botoks Toksin Enjeksiyonlarının Başladığını Duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hastanemizde Dermatoloji Uzmanı olarak görev yapan Uzm. Dr. Yusuf Cihan Dirim, botoks toksin enjeksiyonlarından bahsederek, hastanemizde botoks işlemlerinin başladığını duyurdu.</p>
<p>Terlemenin tanımını yapan Uzm. Dr. Yusuf Cihan Dirim, “Terleme; vücut ısısındaki artışa yanıt olarak ortaya çıkan fizyolojik bir cevaptır. Hiperhidroz ise aşırı terlemek demektir. Enfeksiyonlar, diyabet, tiroid hastalıkları, sinir hasarı, gut, obezite, menopoz ve bazı ilaç kullanımları da hiperhidroza neden olabilir. Bunlarla birlikte hiçbir sebebe bağlı olmaksızın da görülebilir” dedi.</p>
<p>Terlemenin hangi durumlarda tedavi edilmesi gerektiğini açıklayan Uzm. Dr. Dirim, “Aşırı terleme kişinin ruhsal durumunu kötü yönden etkiliyor, sosyal hayatını bozuyorsa, kıyafet seçimini belirliyor veya okul /iş verimini düşürüyorsa tedavi edilmesi gerekir. Tedavi tipinin belirlenmesinde;  terlemenin tipi, görüldüğü bölge, hastalığın şiddeti, hastanın daha önce kullandığı tedaviler göz önünde bulundurularak yapılır. Tedavi seçenekleri arasında anti-perspirant kremler, iyontoforez, botilinum toksin enjeksiyonları, cerrahi işlemler ve ağızdan alınan ilaçlar yer alır” dedi.</p>
<p>Botoks toksin enjeksiyon uygulamaları ile terlemenin yüzde %80-90 oranında azaldığını belirten Uz. Dr. Dirim, sözlerini şu şekilde noktaladı; “Botoks toksin enjeksiyon uygulamaları bu tedavi seçenekleri arasında konforlu ve sonucu iyi olan tedavilerden biridir. Enjeksiyon sonrası etki 1-2 hafta sonra başlar ve yaklaşık 6 ay boyunca sürer. Terleme yüzde %80-90 oranında azalır. Hiperhidroz dışında botoks toksin enjeksiyonlarını;  diş sıkma (masseter botoks), migren ve kırışıklık tedavisi içinde kullanabiliyoruz.”     </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-yusuf-cihan-dirim-sivas-numune-hastanesinde-botoks-toksin-enjeksiyonlarinin-basladigini-duyurdu-363877">Dr. Yusuf Cihan Dirim, Sivas Numune Hastanesi&#8217;nde Botoks Toksin Enjeksiyonlarının Başladığını Duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
