<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tiroid | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tiroid/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tiroid</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Sep 2025 14:12:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tiroid | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tiroid</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Günümüzün En Yaygın Hastalığı Depresyon Ama…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gunumuzun-en-yaygin-hastaligi-depresyon-ama-576667</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 14:12:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Benzer]]></category>
		<category><![CDATA[bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzün]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[tanısı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<category><![CDATA[yaygın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576667</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depresyon, günümüzde en yaygın ruh sağlığı sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Depresyona yönelik toplumsal farkındalığın artması bir yandan hastalığın erken tanısında önemli rol oynuyor ancak bir dezavatantajı da beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunumuzun-en-yaygin-hastaligi-depresyon-ama-576667">Günümüzün En Yaygın Hastalığı Depresyon Ama…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Depresyon, günümüzde en yaygın ruh sağlığı sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Depresyona yönelik toplumsal farkındalığın artması bir yandan hastalığın erken tanısında önemli rol oynuyor ancak bir dezavatantajı da beraberinde getiriyor. Çünkü depresyon, benzer belirtiler gösteren farklı hastalıklarla da karıştırılabilir. Harvard Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalara göre her 20 kişiden 1’i yanlış depresyon tanısı alıyor olabilir. Anemi, vitamin eksiklikleri, tiroid bozuklukları ve hormonal dengesizlikler gibi durumların depresyonla karıştırılabildiğini belirten <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Cansu Çelik,</strong> ‘Her mutsuzluk depresyon değildir; hem bedeni hem zihni birlikte değerlendirmek tedavi başarısında kritik rol oynar’ diyor.”</p>
<p><strong>SADECE DEPRESYONDA GÖRÜNMEYEN BELİRTİLERE DİKKAT!</strong></p>
<p>Depresyon, günümüzde en yaygın ruh sağlığı sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya çapında yetişkinlerin yaklaşık %5’i depresyondan etkileniyor ve kadınlarda bu oran daha yüksek. Depresyonun uzun süreli üzüntü, ilgi kaybı, enerji düşüklüğü, uyku ve iştah değişimleri, konsantrasyon bozuklukları gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten <strong>Klinik Psikolog Cansu Çelik</strong>, “Depresyon, çoğu zaman psikoterapi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabiliyor. Ancak depresyonun tanısını zorlaştıran faktörlerde mevcut. O da başka sağlık sorunlarının da benzer semptomlar göstermesi” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>DEPRESYON, ANEMİDEN MENOPOZA PEK ÇOK PROBLEMLE KARIŞTIRILABİLİR </strong></p>
<p>Harvard Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalara göre depresyon tanısı alan her 20 yetişkinden 1’inin teşhisi yanlış olabilir. Bunun da en önemli etkeni başka hastalıkların depresyon belirtileri ile benzer semptomlar göstermesi. Anemi, vitamin eksiklikleri (B12, folat, D vitamini), tiroid bozuklukları, hormonal dengesizlikler, kan şekeri düzensizlikleri ve menopoz gibi durumların tıpkı depresyonda olduğu gibi yorgunluk, motivasyon kaybı, uyku bozuklukları ve duygu durum değişiklikleriyle kendini gösterebildiğini belirten <strong>Acıbadem Life Klinik Psikolog Cansu Çelik, “</strong>Dünya Sağlık Örgütü (WHO), aneminin dünya çapında özellikle kadınlar ve çocuklarda yaygın olduğunu ve tedavi edilmediğinde ruh hali üzerinde olumsuz etkiler yarattığını vurgular. Benzer şekilde, vitamin B12 ve folat eksiklikleri de yorgunluk, konsantrasyon sorunları, unutkanlık ve motivasyon kaybı gibi depresyonla örtüşen belirtiler yaratır. D vitamini eksikliği, kas zayıflığı, enerji düşüklüğü ve duygu durum değişimleriyle yine depresyonu taklit edebilir. Kronik yorgunluk sendromu ve fibromiyalji gibi kas-iskelet sistemi hastalıkları da hem sürekli ağrı hem de uyku bozuklukları yoluyla depresif bir tablo çizebilir. Tiroid bozuklukları, özellikle hipotiroidi, enerji azalması, kilo artışı, depresif ruh hali ve zihinsel yavaşlama gibi belirtilerle kolayca depresyonla karıştırılabilir. Kan şekeri düzensizlikleri ve diyabet, yorgunluk, kilo değişimi, sinirlilik ve motivasyon kaybıyla benzerlik gösterirken, hormonal dengesizlikler —özellikle doğum sonrası depresyonla karıştırılabilecek postpartum tiroidit gibi durumlar— da ayırıcı tanıyı güçleştirir. Menopoz döneminde östrojen seviyelerinin azalmasıyla ortaya çıkan uyku problemleri, duygusal dalgalanmalar ve odaklanma zorlukları ise yine depresyon tanısını düşündürebilir. Tüm bu sağlık sorunlarının ortak noktası, depresyonu andıran ama altta farklı biyolojik nedenlere dayanan semptomlar üretmeleri ve bu nedenle doğru tanı konulmadan tedaviye başlanmasının riskler taşımasıdır” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>DEPRESYONDA DOĞRU TANI İÇİN </strong></p>
<p>Günümüzde basit laboratuvar testleri ile anemi, vitamin eksiklikleri, tiroid bozuklukları ve hormonal dengesizlikler gibi depresyonu taklit eden durumların hızla tespit edilebildiğini belirten <strong>Acıbadem Life Klinik Psikolog Cansu Çelik, “</strong>Depresif belirtiler görüldüğünde kan tahlilleri, vitamin düzeyleri ve tiroid fonksiyon testleri gibi biyolojik kontrollerin yapılması, hem doğru tanı hem de etkili tedavi için kritik önem taşıyor. Unutmayın, her mutsuzluk depresyon değildir; zihni ve bedeni birlikte değerlendirmek, hayatın geri kalanını değiştirecek en değerli adımdır” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunumuzun-en-yaygin-hastaligi-depresyon-ama-576667">Günümüzün En Yaygın Hastalığı Depresyon Ama…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiroid bozuklukları anksiyeteye sebep olabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiroid-bozukluklari-anksiyeteye-sebep-olabiliyor-542324</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 08:14:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyeteye]]></category>
		<category><![CDATA[bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[olabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sebep]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542324</guid>

					<description><![CDATA[<p>Metabolizmadan ruh haline kadar pek çok sistemi etkileyen tiroid problemleri, tiroid bezinin görevlerini yerine getirememesiyle ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-bozukluklari-anksiyeteye-sebep-olabiliyor-542324">Tiroid bozuklukları anksiyeteye sebep olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Metabolizmadan ruh haline kadar pek çok sistemi etkileyen tiroid problemleri, tiroid bezinin görevlerini yerine getirememesiyle ortaya çıkıyor. Bu işlev bozuklukları sıklıkla; hormon üretiminde aşırılık yani hipertiroidizm veya yetersiz üretim anlamına gelen hipotiroidizm olarak kendini gösteriyor. Bu iç salgı bezi ile ilgili sağlık sorunlarının kadınlarda daha sık görüldüğünü paylaşan Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fulya Akın, “Bu durumun temel nedeni, otoimmün yani bağışıklık sistemi hastalıklarının kadınlarda daha sık görülme eğilimidir. Ayrıca yaşlılarda görülme sıklığı artsa da gençler ve hatta çocuklarda da tiroid hastalıklarına rastlanılabileceği bilinmeli” dedi.</strong></p>
<p><strong> </strong>Toplumda en sık karşılaşılan tiroid hastalıkları; Haşimato, Graves, tiroid nodülleri ve tiroid kanseridir. Bu bezde salgılanan hormonların beyin fonksiyonları üzerinde doğrudan etkili olduğunu bu yüzden de depresyon ile bağlantılı olabileceğini belirten Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fulya Akın, “Özellikle hipotiroidizm; yorgunluğa, motivasyon eksikliğine veya konsantrasyon güçlüğüne yol açarken, hipertiroidizm anksiyete, sinirlilik ve ruhsal dalgalanmalara neden olabilir. Bu nedenle, depresyon veya anksiyete belirtileri olan kişilerin tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi son derece önemli” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İyotlu tuz tiroide iyi geliyor</strong></p>
<p>Tiroid hastalıklarının belirtilerinin, hastalığın türüne ve şiddetine göre değişiklik gösterebileceğini ifade eden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fulya Akın, “Hipertiroidizmde sinirlilik, huzursuzluk, hızlı kalp atışı, kilo kaybı, iştah artışı, terleme, sıcak intoleransı, titreme, uyku sorunları ve guatr yani tiroid bezinin büyümesi görülebilir. Hipotiroidizmde ise yorgunluk, halsizlik, kilo alma, kabızlık, soğuk intoleransı, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, unutkanlık, depresyon ve guatr ortaya çıkabilir. Bu hastalıkların gelişiminde hem genetik hem de çevresel faktörler birlikte rol oynar. Ailede hastalık öyküsü varsa kişinin de tiroitle ilgili bir problem yaşama olasılığı artar. Bunun yanı sıra iyot alımı, radyasyona maruz kalma, bazı enfeksiyonlar, stres ve sigara kullanımı gibi çevresel unsurlar da hastalığın tetiklenmesinde veya seyrinde etki gösterebilir. Öyle ki iyotlu tuz kullanan gelişmiş ülkelerde tiroid ile ilgili rahatsızlıkların görülme oranı düşüktür” dedi.</p>
<p><strong>Ömür boyu tedavi ‘ilaca bağımlı bir hayat’ anlamına gelmez</strong></p>
<p>Tiroid hastalıklarının teşhisinin genellikle fiziksel muayene, kan testleri ve bazen de görüntüleme yöntemleriyle konulduğunu açıklayan Prof. Dr. Fulya Akın, “Örneğin fiziksel muayenede doktor tiroid bezinin büyüklüğünü ve kıvamını değerlendirebilir. Tedavide ise hipotiroidizm genellikle ilaçla kontrol altına alınır. İlaç, vücudun ihtiyaç duyduğu hormon seviyesini yerine koyarak şikayetleri ortadan kaldırır ve çoğu zaman ömür boyu kullanılması gerekebilir. Ancak bu, ‘ilaca bağımlı’ bir hayattan ziyade, vücudun ihtiyaç duyduğu bir hormonun yerine konmasıdır. Hipertiroidizmde ise ilaçlardan, radyoaktif iyot tedavisinden veya cerrahiden yararlanılabilir. Tiroid kanseri de genellikle cerrahi, radyoaktif iyot tedavisi bazen de hormon tedavisi veya radyoterapi ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilir” dedi.</p>
<p><strong> Sağlıklı yaşam alışkanlıkları tedaviye destek oluyor</strong></p>
<p>Tiroid tedavisinde ilaç temel olsa da beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin destekleyici rol oynayabileceğini söyleyen Akın, “Dengeli ve sağlıklı beslenme her hastalıkta olduğu gibi olmazsa olmaz. Ek olarak tiroid bezi fonksiyonlarının özellikle ihtiyaç duyduğu iyot, selenyum ve çinko gibi bazı minerallerin yeterli alımı da çok kıymetli. Bağışıklık sistemini destekleyerek inflamasyonu azaltmaya yardımcı olabilecek anti-inflamatuar bir beslenme düzeninin de oldukça fayda sağlayabileceğini söylemek mümkün. Stresi yönetmek, düzenli uyku ve egzersiz de genel sağlığı iyileştirerek daha iyi hissetmeye yardımcı olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri tek başına yeterli olmadığı için mutlaka doktor kontrolü ve ilaç tedavisiyle birlikte uygulanmalı” dedi.</p>
<p><strong>Tedavi sonrası takip çok önemli</strong></p>
<p>Tiroid ile ilgili rahatsızlıklarda takip sürecinin, hastalığın türüne ve tedavi yöntemine göre değişiklik gösterebileceğini vurgulayan Akın, “Örneğin hipotiroidizmde genellikle hormon seviyelerini kontrol etmek ve ilaç dozunu ayarlamak için düzenli aralıklarla kan testleri yapılır. Hipertiroidizmde tedaviye yanıtı değerlendirmek ve nüksü takip etmek için düzenli doktor kontrolleri ve kan testleri önemlidir. Tiroid nodüllerinde ise bu kitlelerin büyüklüğünü ve yapısını takip etmek için periyodik ultrasonografilere ihtiyaç duyulur. Her kanser türünde olduğu gibi tiroid kanserinde de tedavi sonrası nüksü erken tespit etmek ve olası komplikasyonları yönetmek için düzenli doktor kontrolleri, kan testleri, tümör belirteçleri, tiroid ultrasonografisi ve tüm vücut iyot taraması gibi görüntüleme yöntemlerden yararlanılabilir. Kısaca, tiroid hastalığı tanısı almış kişilerin doktorlarının önerdiği takip programına uymaları ve kontrollerini aksatmamaları hayati önem taşır” uyarısında bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-bozukluklari-anksiyeteye-sebep-olabiliyor-542324">Tiroid bozuklukları anksiyeteye sebep olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiroid nodüllerinde kanser riskini göz ardı etmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiroid-nodullerinde-kanser-riskini-goz-ardi-etmeyin-417001</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 10:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ardı]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[nodüllerinde]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417001</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tiroid hastalıklarına iyot eksikliğinin sık görüldüğü bölgelerde daha sık rastlanıyor. Türkiye de bu bölgeler arasında yer alıyor. Tiroid nodülleri yaygın görülen tiroid hastalıkları içinde bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-nodullerinde-kanser-riskini-goz-ardi-etmeyin-417001">Tiroid nodüllerinde kanser riskini göz ardı etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TİROİD NODÜLLERİNDE KANSER RİSKİNİ GÖZ ARDI ETMEYİN</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Tiroid hastalıklarına iyot eksikliğinin sık görüldüğü bölgelerde daha sık rastlanıyor. Türkiye de bu bölgeler arasında yer alıyor. Tiroid nodülleri yaygın görülen tiroid hastalıkları içinde bulunuyor. Genellikle iyi huylu olan tiroid nodülleri cerrahi yöntemle başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Selçuk Güneş, tiroid nodülleri ve tiroid nodüllerinin tedavisi hakkında bilgi verdi. </p>
<p> </p>
<p>Tiroid, gırtlağın altında boynun ön kısmında bulunmaktadır. Şekli bir kelebeğe benzemekte, iki yan lobdan oluşmaktadır. Tiroid, hayati bir endokrin bezidir. Tiroid bezi T3 (triiyodotironin) ve T4 ( tiroksin) hormonlarını üretir. Bu hormonlar vücut metabolizmasında, büyümesinde, olgunlaşmasında önemli bir rol oynar ve birçok vücut fonksiyonunun düzenlenmesine yardımcı olur. </p>
<p> </p>
<p><strong>Tiroidin iyi ya da kötü huylu olduğunun belirlenmesi önemli</strong></p>
<p> </p>
<p>Tiroid nodülleri tiroid bezinde oluşmaktadır. Her tiroid nodülü kanser anlamına gelmemektedir.  Nodülün iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun belirlenmesi çok önemlidir. Büyüklüğü 1 cm ve altı nodüllerde hastaya takip önerilmektedir. 1 cm ve üzeri nodüllerin ise biyopsi yapılarak incelenmesi gerekmektedir. Biyopsi sonucu iyi huylu çıkan nodüller tiroid fonksiyonları da göz önünde bulundurularak takip edilmelidir. İyi huylu nodüllerde hasta; kitleden şikayetçi ise, kitle boyna bası yapıyorsa, ses kısıklığı ve yutma zorluğu varsa, kozmetik olarak sıkıntı yaşanıyorsa ve bir tümör şüphesi bulunuyorsa alınabilmektedir. Hastanın bu tarz şikayetleri yok ise iyi huylu nodüller takip edilebilir.<strong> </strong>Tiroid nodülleri 4 santimetrenin üzerinde olduğunda ince iğne biyopsi sonucu tanı alması zor olmaktadır. Bu gibi durumlarda nodülün alınması gerekmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kanserli nodüller boyutuna bakılmadan alınmalıdır</strong></p>
<p> </p>
<p>Tiroid kanserleri cerrahi olarak tedavi edilebilmektedir. Cerrahi sonrasında gerek görülürse radyoaktif iyot tedavisi uygulanabilmektedir.<strong> </strong>En sık görülün kötü huylu tiroid kanseri türü papiller tiroid karsinomudur. Tiroid nodülüne yapılan ultrasonografik değerlendirmenin sonucunda malignite kriterleri varsa yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucunda tümörle ilişkili hücreler görülmüşse nodülün boyutuna bakılmaksızın cerrahi yapılmalıdır. Tiroid nodülü çevredeki lenf nodlarına sıçramışsa lenf bezleri de mutlaka alınmalıdır. Küçük çaplı tümörlerde tiroid bezinin tamamının mı yoksa yarısının mı alınması gerektiği bazen tartışılmaktadır. Büyük çaplı tümörlerde genellikle tiroid bezinin tamamı alınıp soluk borusu etrafındaki lenf nodları da temizlenmektedir. Ameliyat sonrasında endokrinoloji uzmanı, nükleer tıp uzmanı ve ameliyatı yapan cerrahla yapılan konseyde devam tedavileri kararlaştırılmaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>Foliküler tiroid kanseri tanısı zor bir türdür</strong></p>
<p> </p>
<p>Foliküler tiroid kanseri, papiller tiroid kanserinden sonra en sık görülen türdür. 40-60 yaş arasında ve genellikle kadınlarda görülmektedir. Tanısı zor konulan bir kanser türüdür. İnce iğne biyopsisi sonucu foliküler adenom teşhisi konmuşsa tiroid bezinde nodülün yer aldığı lob çıkarılır. Yapılan detaylı biyopsi sonucu çıkarılan lobun kanser olduğu belirlenirse diğer lob da çıkarılarak ameliyat tamamlanmaktadır. Büyümemiş,  bariz bir şekilde kanser olmayan ve çevre dokulara yayılmamış foliküler kanserlerdeki yaklaşım genelde tiroid bezinin tek lobunun çıkarılması yönündedir. Eğer nodüle kanser teşhisi konmuşmuşsa tiroid bezinin 2 lobu birden alınmaktadır. Sonrasında ise radyoaktif iyot tedavisi uygulanmaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>Anaplastik tiroid kanseri agresiftir ve çabuk ilerler</strong></p>
<p> </p>
<p>Diğer kötü huylu tiroid kanserileri medüller tiroid kanseri ve anaplastik tiroid kanseridir. Medüller tiroid kanseri parafoliküler C hücrelerinden köken alan nöro-endokrin tümörler arasında yer alan bir tiroid kanseri türüdür. Medüller tiroid kanserinde çevreye yayılım fazla olduğu için tiroid bezi ile birlikte çevre dokuların hastalık bulgusu olmasa bile çıkarılması gerekmektedir. Anaplastik tiroid kanseri nadir görülen, agresif, çabuk ilerleyen ve olumsuz sonuçları olan tiroid kanseri türüdür.   Tiroid nodülü ile ilgili şikayeti olan, aile hikayesi olan, herhangi bir nedenle baş boyun bölgesine radyoterapi alan kişilerin tiroid bezinin mutlaka kontrol edilmesi gerekmektedir. Hastada nodül tespit edilmişse mutlaka takibi ve kontrolleri düzenli olarak yapılmalıdır. Her hastalıkta olduğu gibi tiroid nodüllerinde de erken tanı ve tedavinin önemi büyüktür. Tiroid nodülleri ile ilgili şikayetler önemsenmeli ve vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-nodullerinde-kanser-riskini-goz-ardi-etmeyin-417001">Tiroid nodüllerinde kanser riskini göz ardı etmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiroid Vücudun Uyumlu Çalışmasında Önemli Role Sahip</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiroid-vucudun-uyumlu-calismasinda-onemli-role-sahip-404128</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2023 10:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmasında]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[role]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[uyumlu]]></category>
		<category><![CDATA[vücudun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404128</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tiroid bezinde hormon fonksiyonunun normal olmasına karşın tetkikler ile saptanan nodüllerin dikkatlice değerlendirilmesi gerekir. Ülkemizin endemik bölge olmasından ötürü nodüler tiroid hastalıkları sık görülmektedir. Buradaki en önemli nokta, iyi huylu nodül ve kanser ayrımıdır</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-vucudun-uyumlu-calismasinda-onemli-role-sahip-404128">Tiroid Vücudun Uyumlu Çalışmasında Önemli Role Sahip</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Tiroid bezinde hormon fonksiyonunun normal olmasına karşın tetkikler ile saptanan nodüllerin dikkatlice değerlendirilmesi gerekir. Ülkemizin endemik bölge olmasından ötürü nodüler tiroid hastalıkları sık görülmektedir. Buradaki en önemli nokta, iyi huylu nodül ve kanser ayrımıdır.” diyen Liv Hospital, Genel Cerrah Prof. Dr. Ahmet Cem Dural; vücudun düzenli, dengeli ve uyumlu çalışmasında önemli rol sahibi olan tiroid hormonunun sentezlenmesinden sorumlu, boyun bölgemizde yer alan, 20-40 gram ağırlığında bir organ olan Tiroid bezi hakkında “Tiroid Kanseri Farkındalık Ayı” özelinde bilgiler verdi.<br /> </strong></p>
<p><strong>Vücudun düzenli, dengeli ve uyumlu çalışmasında önemli</strong><br />Tiroid bezi ebat olarak vücudumuzda küçük bir yer kaplamasına rağmen büyük işlevleri olan hayati bir endokrin organdır. Vücudun düzenli, dengeli ve uyumlu çalışmasında önemli rol sahibi olan tiroid hormonunun sentezlenmesinden sorumlu, boyun bölgemizde yer alan, 20-40 gram ağırlığında bir organdır.</p>
<p><strong>En büyük iyot kaynağı deniz tuzu</strong><br />Tiroid hormonu vücudumuza gıdalar ile alınan iyodun kullanılması ile üretilir. En büyük iyot kaynağı deniz tuzu olmakla beraber deniz ürünleri, gıdalar içerisinde iyot oranı en yüksek yiyeceklerdir. Ülkemiz dünyada iyot eksikliği açısından endemik bir bölgede yer almaktadır, dolayısıyla iyot eksikliğine bağlı tiroid hastalıklarının sık görüldüğü bir bölgedir. Bu nedenle ülkemizde uzun yıllardır satılan tuzlara iyot katılması zorunludur. İyotsuz tuz ürünleri yakın zamana kadar kısıtlı olarak satılmakta iken son zamanlarda popüler olan kaya tuzu tüketimindeki artış ile kullanımı yaygınlaşmıştır.</p>
<p> </p>
<p><strong>İyot eksikliği neye yol açar?</strong><br />İyot eksikliği tiroid bezinde büyümeye (guatr) yol açar, ve genellikle nodül oluşumu ile sonuçlanır. Guatr oluşumuna yol açabilen bazı besin ürünleri bulunmakta olup bunların başında lahanagiller, turp, soya gibi gıdalar gelmektedir.</p>
<p><strong>Tiroid bezi hastalıkları hangi hastalıkları barındırır?</strong></p>
<p>Tiroid bezi hastalıkları çok çeşitli hastalıkları barındıran bir gruptur. Bunlar içerisinde tiroidin enflamatuar hastalıkları (tiroiditler), hormon üretimi azlığı veya fazlalığı ile ilgili olan hastalıklar, guatr, tiroid nodülleri ve tiroid kanserleri yer almaktadır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hipotiroidi nedir?</strong><br />Hormon üretiminde geçici veya kalıcı yetersizlik görülmesi “hipotiroidi” olarak adlandırılır.</p>
<p><strong>Hashimoto hastalığının belirtileri neler?</strong><br />Tiroid bezinin en sık hipotiroidi nedenlerinin başında “Hashimoto Hastalığı” gelmekte olup, hastalarda metabolizma yavaşlaması, kilo alımı, halsizlik, yorgunluk, uykuya meyil, soğuğa tahammülsüzlük, saç dökülmesi, cilt kuruluğu gibi belirtiler oluşur. Tedavi edilmemesi durumunda hayatı tehdit edecek seviyede ödem tablosu görülebilir (miksödem). Eksikliği görülen tiroid hormonlarının günlük olarak hastaya verilmesi ile medikal olarak tedavi edilir ve sağlığına kavuşur.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hipertiroidi nedir, belirtileri nelerdir?</strong><br />Tiroid bezinin aşırı miktarda tiroid hormonu üretmesi ise “Hipertiroidi” olarak isimlendirilir. Hipertiroidi tablosunda, metabolizmanın hızlanmasına bağlı olarak hastalarda çarpıntı, kilo kaybı, iştah artışı, sinirlilik, ellerde titreme, sıcağa tahammülsüzlük, gözlerde canlı bakış, gözlerin ileri doğru çıkıklaşması, bağırsak hareketlerinde artışa bağlı sık tuvalete çıkma ihtiyacı gibi belirtiler görülür.</p>
<p> </p>
<p><strong>Basedow Graves nedir, belirtileri nelerdir?</strong><br />Tiroid bezinde nodül olmaksızın büyüme “Basedow Graves” hastalığı olarak isimlendirilir. Bu hastalıkta gözlerde ciddi ileri çıkıklık (ekzoftalmi) görülebilir. Otoimmün bir hastalık olan Basedow Graves Hastalığı tiroid hormonu baskılayıcı anti-tiroid ilaçlar ile kontrol altına alınabilir, ancak ilaçların ciddi yan etkileri ortaya çıkabilmekte ve takipler sırasında hastalık nüks edebilmektedir. İlaca bağlı bir reaksiyon görülmediği durumlarda genellikle 18-24 aya kadar medikal tedavi etkin ve başarılıdır. Ancak ilaç reaksiyonu görülmesi, ilaç kullanımına rağmen hipertiroidinin kontrol edilememesi gibi durumlarda hastaların kalıcı bir çözüme ihtiyacı vardır. Radyoaktif iyot veya tiroid bezinin cerrahi olarak çıkarılması ile kür sağlanabilmektedir. Göz bulguları varlığında radyoaktif iyot tedavisi kullanılamamaktadır.</p>
<p><strong>Toksik Nodüler Guatr nedir?</strong></p>
<p>Hipertiroidi gelişmesine yol açan diğer bir durum ise tiroid bezinin normal olduğu, ancak bir veya birden çok tiroid nodülünün aşırı çalışması ile ortaya çıkan “Toksik Nodüler Guatr” hastalığıdır. İlaç kullanımı ile kontrol altına alınmasını takiben tiroid cerrahisi uygulanır ve hastalar sağlıklarına kavuşurlar.</p>
<p> </p>
<p><strong>Nodüllerin dikkatlice değerlendirilmesi önemli </strong></p>
<p>Tiroid bezinde hormon fonksiyonunun normal olmasına karşın tetkikler ile saptanan nodüllerin dikkatlice değerlendirilmesi gerekir. Bahsedildiği gibi ülkemizin endemik bölge olmasından ötürü nodüler tiroid hastalıkları sık görülmektedir. Buradaki en önemli nokta, iyi huylu nodül ve kanser ayrımıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Biyopsi yapılması gerekebilir</strong><br />Nodül ve kanser ayrımı için en önemli tetkik şüphesiz Tiroid Ultrasonografisi olup, tanı değeri oldukça yüksektir. Nodül varlığını ortaya koyduğu gibi nodülün şekli ve yapısına bakarak kötü huylu olma riskini de ortaya koyabilir. Eğer ultrasonografi ile saptanan bir nodül 1,5 cm’den daha büyükse veya boyuttan bağımsız olarak nodül şeklinde veya içeriğinde şüpheli bir görünüm var ise bu şüpheli nodül veya nodüllere biyopsi yapılması gerekir. Tiroid biyopsisi yine ultrason cihazı görüşü altında, ince bir iğne (kan alma iğnesi) ile gerçekleştirilir. Oldukça yüksek oranda tanı koydurucudur.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sıklığı hızla artıyor</strong><br />Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü verilerine göre tiroid kanserleri son 20 yılda tüm dünyada sıklığı hızla artan kanserlerdir. Bu durum tüm dünyada benzer olup, Türkiye’de de tiroid kanseri Sağlık Bakanlığı verilerine göre genç kadın hastalarda en sık görülen ikinci kanserdir. Tiroid kanseri görülme oranındaki bu artışa rağmen sevindirici bir nokta, sağlık imkanlarına erişimin kolaylaşması, bilincin artması ve sağlık taramaları sayesinde erken teşhis konulabilmesidir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kimlerde daha sık görülür?</strong><br />Tiroid kanserleri genç hastalarda ve kadın cinsiyette daha sık görülür, genellikle çevresel nedenler sorumlu tutulmakla beraber, aile hikayesi, genetik faktörler, beslenme ve coğrafi koşullar da önemlidir. Bilinen en önemli risk faktörü radyasyon maruziyetidir. En sık 30-40 yaş arası bireylerde görülmekle beraber her yaşta görülebilmektedir. Tiroid kanseri aynı zamanda en sık endokrin organ kanseridir. En sık görülen tiroid kanseri “Papiller Tiroid Kanseri” olup tüm olguların %80’ini oluşturmaktadır. Daha nadir olarak görülen, sıklık sırasına göre “Foliküler Tiroid Kanseri”, “Medüller Tiroid Kanseri” ve “Anaplastik Tiroid Kanseri” diğer tiroid kanseri tipleridir. Bu kanserler papiller tiroid kanserine göre oldukça agresif davranışlı kanserlerdir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Erken tanı ile tehlike azalıyor</strong><br />Doktorlar arasında en iyi seyirli kanser olarak tanımlanan Papiller Tiroid Kanseri erken tanı konulduğu zaman hayatı tehdit etmeyen, başka bir nedenle gerçekleştirilen tiroid ameliyatından daha farklı veya daha geniş ölçekli bir ameliyat değildir. İyi seyirli bir kanser olarak kabul edilmesinin nedenlerinden biri kan damarları yolu ile uzak organlara yayılmak yerine boyunda tiroid bezi komşuluğunda yer alan lenf bezlerine yayılım yapmasındandır. Ancak zamanında tanı konulmadığında oldukça basit bir cerrahi işlem yerini son derece karmaşık ve uzun bir ameliyata bırakmakta, uzak organlara da yayılım riskini artırmaktadır. Sonuç olarak tüm kanserlerde olduğu gibi tiroid kanserine de hastalığın erken aşamasında tanı konulması hastalığın seyrini etkileyebilir, nüks ve metastaz ihtimali azalır ve kür şansı yükselir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tiroid hastalıkları taraması için temel basamaklar </strong></p>
<ul>
<li>Hekim tarafından aile ve hastalık öyküsünün alınması, risk faktörlerinin sorgulanması ve boyun bölgesinin muayene edilmesi</li>
<li>Tiroid hormonu sentezinden sorumlu olan TSH hormonunun değerlendirilmesi</li>
<li>Risk faktörü veya muayene bulgusu varlığında Tiroid Ultrasonografisi planlanması</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kan tahlillerinde normal dışı değerler saptandığında mutlaka tüm tiroid hormonlarının ve gereklilik halinde tiroid bezi antikorlarınaa ait kan değerlerinin görülmesi gerekir. Yapılan ultrasonografide nodül saptanır ise de bu nodülün şekli ve içeriğine göre ileri tetkik planlanmalıdır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-vucudun-uyumlu-calismasinda-onemli-role-sahip-404128">Tiroid Vücudun Uyumlu Çalışmasında Önemli Role Sahip</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiroid Hastalıkları İle İlgili Yanıtı Merak Edilen 7 Soru</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiroid-hastaliklari-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-7-soru-401918</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Sep 2023 18:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[yanıtı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=401918</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Tiroid Haftası’nda açıklanan verilere göre dünyada ve Türkiye’de tiroid kanseri vakaları hızla artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-hastaliklari-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-7-soru-401918">Tiroid Hastalıkları İle İlgili Yanıtı Merak Edilen 7 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Tiroid Haftası’nda açıklanan verilere göre dünyada ve Türkiye’de tiroid kanseri vakaları hızla artıyor. Tiroid kanserinin özellikle kadınlarda meme kanserinden sonra ikinci sırayı aldığı göze çarpıyor.  Dünya çapında 300 milyondan fazla kişi tiroid hastalıklarından etkileniyor. Tiroide bağlı hastalıkların ortaya çıkmasında; kadın cinsiyeti, yaş, genetik öykü ve hamilelik faktörleri önem sırasında yer alıyor. Memorial Ataşehir ve Hizmet Hastaneleri Meme ve Endokrin Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, tiroid hastalıkları hakkında bilgi verdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tiroide bağlı hastalıkların Türkiye’de görülme sıklığı nedir?</strong></p>
<p>Tiroid; soluk borusunun önünde, boynun ortasında bulunan, hormon salgılayan bir bezdir. Vücut metabolizmasında önemli fonksiyonları bulunmaktadır. Çok hormon salgılamasına hipertiroidi, az salgılanmasınaysa hipotiroidi denmektedir. Guatr ise organın normalden büyük olmasıdır. Cerrahi bölümünü ilgilendirense tiroid bezinde gelişen nodüllerdir. Nodüller çok büyük boyutlara ulaşabilir, bunların özellikleri ultrason ve gerekirse biyopsiyle yapılabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tiroid nodülleri nasıl karakterlere sahip?</strong></p>
<p>Nodüllerin çoğu selim karakterdedir. Ancak yüzde 5-10 oranındaki bölümü kanserli hücreler içerebilmektedir. Nodüllerin çoğu hormon salgılamaz, ama bazıları aşırı hormon salgılayarak hipertiroidi gelişmesine yol açmaktadır. Bu bezle ilgili hastalıklar, Türk toplumunun yüzde 35-40’ını etkilemektedir ve özellikle kadınlarda ortaya çıkmaktadır. Guatr ise ülkemizde endemik olarak görülmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Nodüller çoğunlukla tedaviye olumlu cevap veriyor mu?</strong></p>
<p>Her nodül kansere sebep olmaz. Yapıları kistik ve katı olabilir. Bazı hastaların boynunda nodülün, tümörün büyüklüğüne göre ya da lenf bezlerinin tutulumuna bağlı olarak şişlik ortaya çıkabilir. Kitlenin yaptığı basıya bağlı olarak boğazda rahatsızlık hissi ve nefes alıp vermede sıkıntı yaşanabilir. Özellikle seste kısılma, nefes darlığı, iştahsızlık ve boyunda lenf bezlerinin şişmesi, ilerlemiş tiroid kanseri habercisi olabilir. Her kanser kötüdür, ancak tiroid kanseri yavaş seyreden ve cerrahiyle iyi cevap alınabilen bir türdür.</p>
<p>Bu kanserin dört alt grubu vardır. En sık görülen papiller ve folliküler tiroit kanserlerinin seyri yavaştır. Her ameliyat gibi tiroid ameliyatının da riskleri bulunmaktadır. Ses siniri hasarı, kanama ve paratiroit zedelenmesi sonucu kalsiyum metabolizmasında bozulma yaşanabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tiroid hastalıklarından nasıl korunmalıyız?</strong></p>
<p>Beslenmemize dikkat ederek bazı tiplerinden korunmak mümkün, ancak vücudun kendi yaptığı hücrelerin tiroide harap vermesine neden olan durumları durdurmak mümkün değildir. Hashimato tiroidi kadınlarda çok sık görülen, bezin hasara uğramasına yol açan antikorların gelişimiyle ilgili bir hastalıktır ve semptomlarına göre tedavi edilmektedir. Graves hastalığındaysa tiroidin çok çalışmasına sebep olan antikorlar gelişir ve operasyon gerekebilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> <strong>Hastalarda hangi şikayetler görülüyor?</strong></p>
<p> Hipotiroidide halsizlik, çabuk yorulma, ciltte kuruluk ve kalınlaşma, soğuğa dayanıksızlık, dikkat dağınıklığı, saç ve kaşlarda dökülme, seste kalınlaşma, kalp hızının yavaşlaması, kabızlık, yüz ve göz kapaklarında şişkinlik, adet düzensizlikleri görülebilmektedir.  </p>
<p>Hipertiroidide ise, iştah artışına rağmen kilo kaybı, çarpıntı, sinirlilik, çabuk yorulma, sıcağa tahammülsüzlük, aşırı terleme, ishal veya sık dışkılama, âdet düzensizliği, kas güçsüzlüğü, göz sorunları vardır. Uzun vadede kemik erimesi de meydana gelebilmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Beslenme ve günlük yaşamda nelere dikkat edilmesi için önerileriniz neler?</strong></p>
<p>Tiroid hormon sentezi için şart olan iyot, besinlerle yeterince alınmalıdır. İyot eksikliğiyle beraber selenyum eksikliği de guatra neden olabilmektedir. Bu hastalarda B12 vitamini ve demir eksikliği de sık görüldüğünden, yerleri gıdalarla doldurulmalıdır. Hashimato hastalarındaysa D vitamini eksikliği vardır. Bu gruptakiler soya, kırmızı lahana, brokoli, brüksel lahanasını dikkatli tüketmesi önerilmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hastalar tanı ve tedavide hangi süreçlerden geçiyor?</strong></p>
<p>Bezin normal çalışıp çalışmadığı, tiroid hormonlarının test edilmesiyle anlaşılmaktadır. Kanda TSH, T3 ve T4 ölçülür; seviyesi azsa hipotiroidi, çoksa hipertiroididen bahsedilmektedir. Bezin fonksiyonu için sintigrafi yapılabilmektedir. Nodüller hakkında bilgi almak içinse ultrason önerilmektedir. Nodüllerde şüphe saptanırsa, hasta biyopsiye yönlendirilir ve sonucuna göre ameliyat kararı verilebilir. Ameliyat olan hastaların ömür boyunca tiroid bezinin yerini tutan hormon ilacı alması gerekmektedir. Kanserin patolojik tipine ve özelliklerine göre radyoaktif iyot tedavisi de uygulanabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-hastaliklari-ile-ilgili-yaniti-merak-edilen-7-soru-401918">Tiroid Hastalıkları İle İlgili Yanıtı Merak Edilen 7 Soru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiroid ile İlgili Merak Edilen 10 Soru ve Yanıtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiroid-ile-ilgili-merak-edilen-10-soru-ve-yaniti-376452</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2023 09:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[yanıtı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=376452</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tiroid kanseri, diğer kanser türlerine oranla iyi seyir gösteriyor ve kadınlarda, erkeklere oranla daha sık ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-ile-ilgili-merak-edilen-10-soru-ve-yaniti-376452">Tiroid ile İlgili Merak Edilen 10 Soru ve Yanıtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tiroid kanseri, diğer kanser türlerine oranla iyi seyir gösteriyor ve kadınlarda, erkeklere oranla daha sık ortaya çıkıyor. Tüm dünyada troid kanserinin görülme sıklığında ortaya çıkan %100’ün üzerinde artışa ise radyasyona maruziyet, teknolojinin günlük yaşamın içinde olması, genetik yatkınlık ve düzenli tarama yöntemleri ile çok küçük nodüllerin saptanabilmesi neden oluyor. Peki, her tiroid nodülü kanser mi? Ne zaman doktora başvurmalı ve ne sıklıkla tarama yaptırılmalı? Memorial Ataşehir/Hizmet Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, 25-20 Mayıs Tiroid Farkındalık Haftası’nda, tiroid hastalıkları ve kanserleri ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı. </p>
<p><strong>1- Her nodül kanser midir? </strong></p>
<p>Çoğunlukla görüntüleme veya fizik muayene sırasında tesadüfen saptanan tiroid nodülleri yetişkin popülasyonun yarısını etkilemektedir. Yüksek yayınlık oranına rağmen genellikle belirti vermeyen tiroid nodüllerinin yalnızca %10-15&#8217;i kötü huylu tümör olarak kendini göstermektedir. Tiroid nodüllerini değerlendirmede önemli olan iyi huylu nodüllerde hasta özelinde tedavi uygulanması ve düşük risk oluştursa da tıbbi müdahaleden fayda sağlayacak kötü huylu nodüllerin belirlenmesidir.</p>
<p><strong>2- Tiroidin kanser dışı hastalıkları nelerdir?</strong></p>
<p>Tiroid hastalığının iki ana tipi hipotiroidizm ve hipertiroidizmdir. Her iki duruma da tiroid bezinin çalışma şeklini etkileyen diğer hastalıklar neden olabilmektedir. Hipertiroidizm semptomları kaygı ve sinirlilik hali, hiperaktivite, uykusuzluk, yorgunluk, ısıya duyarlılık, kas güçsüzlüğü, ishal, normalden daha sık idrara çıkmak, susuzluk hissi, kaşıntı ve cinsel isteksizliktir. Hipotiroidizm belirtileri durumun ciddiyetine bağlıdır. Sorunlar genellikle birkaç yıl içinde yavaş yavaş gelişir. Yorgunluk ve kilo alımı gibi hipotiroidizm semptomları çabuk fark edilmez. Ancak metabolizma yavaşlamaya devam ettikçe daha belirgin problemler gelişebilir. Hipotiroidizm belirtileri yorgunluk, soğuğa karşı intolerans, kabızlık, kuru cilt, kilo alımı, şişmiş yüz, boğuk ses, kaba saç ve cilt, kas güçsüzlüğü, kas ağrıları, kaslarda hassasiyet ve sertlik, normalden daha şiddetli veya düzensiz olan adet döngüleri, saç dökülmesi, yavaşlamış kalp hızı, depresyon ve unutkanlığı içermektedir.</p>
<p><strong>3- Tiroid nodülü nasıl fark edilir? </strong></p>
<p>Tiroid nodüllerinin çoğu belirti göstermeden ortaya çıkmakta, fizik muayenede veya tesadüfen diğer görüntüleme işlemleri sırasında yakalanmaktadır. Yakındaki yapıları sıkıştıran kötü huylu veya belirti gösteren nodüller için cerrahi gerekebilir. Bu nedenle tedavinin ilaçla mı yoksa cerrahi müdahale ile mi yapılacağının belirlenmesi için ileri tetkikler istenebilir. Tiroid nodülleri için tercih edilen görüntüleme yöntemi ultrasondur ve ultrason rehberliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi tercih edilen doku örneklenmektedir. Bir santimetre ya da daha büyük nodüller, ultrasonda şüpheli görünüme sahip nodüller veya kötü huylu nodül riskini daha iyi ölçmek için hücresel analiz gerekir. Ameliyat öncesi biyopsi ve patolojik tanı, hastayı ikinci kez ameliyat riskinden kurtarmaktadır.</p>
<p><strong>4- Tiroid kanseri belirtileri nelerdir? </strong></p>
<p>Çoğu tiroid kanseri, hastalığın erken döneminde herhangi bir belirti veya semptoma neden olmamaktadır. Tiroid kanseri büyüdükçe boyunda ele gelen yumru, dar gömlek yakalarının çok sıkı hale geldiği hissi, artan ses kısıklığı da dahil olmak üzere sesinizdeki değişiklikler, yutma güçlüğü, boyundaki şişmiş lenf düğümleri, boğaz ve boyunda ağrı gibi semptomlara neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>5- Tiroid kanseri vücuda yayılır mı?</strong></p>
<p>Tiroid kanseri bazen yakındaki lenf düğümlerine veya vücudun diğer bölgelerine yayılabilmektedir. Yayılan kanser hücreleri, ilk tanı konulduğunda veya tedavi sonrası takiplerde saptanabilir. Tiroid kanserlerinin büyük çoğunluğu ise hiç yayılım yapmaz.</p>
<p><strong>6- Tiroid kanserinde tedavi nasıldır? Kemoterapi gerekli midir?</strong></p>
<p>Tiroid nodülü küçük ve tek taraflıysa nodül bulunan kısım çıkarılırken, büyük bir tiroid nodülü varsa tüm tiroid alınmaktadır. Ameliyat sonrası kan dolaşımına katılarak var olabilecek kanser hücrelerini yok eden radyoaktif iyot tedavisi, radyoterapi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedaviler gerekli hastalarda uygulanabilir. Kemoterapi, tiroid kanserini tedavi etmek için nadiren kullanılır, ancak bazen vücudun diğer bölgelerine yayılmış tiroid kanserinin agresif ve nadir görülen türünde tercih edilebilir. Kemoterapi tedavisi süreci kanserli hücreleri öldüren güçlü ilaçlar almayı içerir. Tiroid kanserini tedavi etmez, ancak semptomları kontrol etmeye yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>7- Tiroid kanseri genetik midir? Ailede tiroid tespit edilirse ne yapmak gerekir? </strong></p>
<p>Dokularda oluşan kanser tipleri arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Medüller olmayan tiroid kanseri papiller, foliküler ve anaplastik türleri içermektedir. Tiroid kanserlerinin büyük çoğunluğu, yaklaşık %70 ila %80&#8217;i papiller tiroid kanseridir ve genellikle hastalığın agresif olmayan ve yüksek oranda tedavi edilebilir bir şeklidir. Bu vakaların çoğu seyrek olarak ortaya çıktığından veya herhangi bir belirgin genetik geçişe bağlı olmadığından, kişisel veya aile öyküsünde tekil bir papiller tiroid kanseri vakası olan birine genetik danışmanlık veya test önerilmektedir. Cowden sendromu, ailesel yani genetik olarak geçen koşullarda meydana gelmektedir. Bu nedenle ailede bir kişide tiroid kanseri varsa, erkenden teşhis etmek için diğer aile bireylerine de tiroid ultrasonu çekilmesi önerilmektedir. Papiller tiroid kanseri öyküsü bulunan yakın akrabası olan bir aileye sahip kişilerde de ultrason ile tiroid kanseri taraması yapılmalıdır. Medüller tiroid kanseri ile ilişkili olan tip 2 (MEN2) kalıtsal bir hastalıktır. Bu tip tiroid kanseri olan tüm bireyler, genetik danışmanlık için sevk edilmeli ve genetik test önerilmelidir. Bir ailede RET geninde bir mutasyon tespit edilirse, koruyucu cerrahiden (tiroidektomi) yararlanabilmeleri için diğer akrabalarda bu durumu teşhis etmek önemli olacaktır. Genel olarak, hastalar tiroid bezleri çıkarıldıktan sonra uygun ilaç tedavisi ve takip ile uzun, kaliteli ve aktif bir yaşam sürebilmektedir.</p>
<p><strong>8- Tiroid kanseri diğer kanser türlerine göre daha mı az <strong>risklidir?</strong></strong></p>
<p>Tiroid kanseri olan çoğu hasta için prognoz yani hastalığın ileriki dönemde nasıl etkileneceğine dair sonuçlar mükemmeldir. Hastaların genelinde tiroid kanserinin yaşamı tehdit edici olmadığı ve tedavi edilebilir olduğu anlamına gelmektedir. Ancak küçük bir hasta grubunda hastalık ilerlemiş olabilir.</p>
<p><strong>9- Tiroid hastalığının kilo ile ilişkisi var mı? </strong></p>
<p>Hipotiroidizmi olan bir kişide bazal metabolik hız azaldığından, aktivitesi azalmış bir tiroid bezi genellikle bir miktar kilo alımı ile ilişkilidir. Kilo alımı, daha şiddetli hipotiroidizmi olan kişilerde fazla görülür. Bununla birlikte, hipotiroidizme bağlı bazal metabolik hızdaki azalma genellikle hipertiroidizmde görülen belirgin artıştan çok daha az dramatiktir ve tiroidin daha az aktif olması nedeniyle ağırlıkta daha küçük değişikliklere yol açmaktadır. Hipotiroid bir kişide kilo alımının nedeni de karmaşıktır ve her zaman aşırı yağ birikimi ile ilişkili değildir. Hipotiroid bireylerde kazanılan ekstra kiloların çoğu, aşırı tuz ve su birikiminden kaynaklanır. Kilo alımı nadiren hipotiroidizm ile ilişkilidir. Hipotiroidizmin mevcut tek semptomu kilo alımıysa, bunun yalnızca tiroide bağlı olması daha az olasıdır. Hipertiroidizm durumunda ise vücudun normalde olduğundan daha fazla enerji kullanması söz konusudur ve bu da kilo kaybına neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>10- Tiroid hastalığı veya kanseri gebeliği etkiler mi? </strong></p>
<p>Aktif hipertiroidizmi olan kişilerin gebelik sırasında antitiroid ilaçlaı alması gerekir. Bunlar plasentaya geçtiğinden, bebeğin etkilenme olasılığı daha düşük olacak şekilde mümkün olan en düşük doz ile reçete edilmektedir. Hipertiroidizm için başka bir tedavi olan radyoaktif iyot hamilelik sırasında kullanılamaz. Eğer hipertiroidizm kontrol altında değilse, hamileliğin erken evrelerinde düşük yapma riskini artırabilir. Bu nedenle gebelik sırasında ilaç kullanmak istemeyen anne adayları, gebelik öncesinde Graves Hastalığı için radyoaktif iyot tedavisi veya ameliyat seçeneğini tercih edebilir. Antitiroid ilaçların dozu çok yüksekse, bebeğin tiroidi yetersiz hale gelebilir ve bebekte guatr gelişebilir. Bu nedenle gebe kalma planı öncesinde doktor kontrolünde ilaç kullanımı düzenlenmeli ya da bırakılmalıdır. Tedavi edilmemiş aşırı aktif tiroid bezi, gebelik için antitiroid ilaç almaktan daha büyük risk taşımaktadır. Hamilelikte yüksek tansiyon, bebeğin zayıf büyümesi ve erken doğum gibi komplikasyonlara yol açabilir. İlaç dozunun uygun olup olmadığının kontrolü için gebelikte tiroid fonksiyon testlerinin düzenli olarak yapılması gerekir.</p>
<p>Hipotiroidizmi de tedavi edilmediğinde gebelikte erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve solunum sıkıntısına yol açabilir. Hipotiroid anneyi tedavi etmek için tiroid hormon tedavisi kullanılır ve ilacın dozu, bireyin tiroid hormon seviyelerine bağlıdır. Gebeliğin ilk yarısında tiroid hormon düzeyleri 4 haftada bir kontrol edilmelidir. Tüm yenidoğanlar için rutin tarama ise, tiroid hormon düzeylerinin test edilmesini içerir.</p>
<p>Gebelikte tiroid kanseri tespit edilmesi durumunda, tümör yavaş yayılımlı olduğu için pek çok hastada ameliyat için doğum sonrası beklenebilir. Ancak kanser hızla büyüyorsa veya tiroidin dışına boyundaki lenf bezlerine yayılmışsa, ameliyat gebelik sırasında yapılabilir. Bunun için en uygun zaman, ikinci trimesterdir. Birinci ve üçüncü trimesterlarda da hastalar güvenli sonuçlarla tiroidektomi olabilse de bu zaman çerçevesi ideal değildir. Yine de agresif hastalık durumunda tedavi için önerilir</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroid-ile-ilgili-merak-edilen-10-soru-ve-yaniti-376452">Tiroid ile İlgili Merak Edilen 10 Soru ve Yanıtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
