<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tipi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tipi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tipi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Dec 2025 10:22:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tipi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tipi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ev tipi karışımlar diş minesini aşındırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ev-tipi-karisimlar-dis-minesini-asindiriyor-597962</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 10:22:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşındırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[beyazlatma]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[florür]]></category>
		<category><![CDATA[hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[Karbonat]]></category>
		<category><![CDATA[karışımlar]]></category>
		<category><![CDATA[leke]]></category>
		<category><![CDATA[minesini]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[yüzey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597962</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, karbonatın diş temizliği ve beyazlatmadaki etkileri, sınırlılıkları ve yanlış kullanımlarının oluşturduğu riskleri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ev-tipi-karisimlar-dis-minesini-asindiriyor-597962">Ev tipi karışımlar diş minesini aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, karbonatın diş temizliği ve beyazlatmadaki etkileri, sınırlılıkları ve yanlış kullanımlarının oluşturduğu riskleri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Karbonatın beyazlatma etkisi, dış yüzey lekelerinin sürtünmeyle uzaklaştırılmasına dayanıyor! </strong></p>
<p>Karbonatın diş beyazlatmada nasıl etki ettiği hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Karbonatın beyazlatma etkisinin büyük kısmı, diş yüzeyindeki dış lekelerin fiziksel olarak sürtünme ile uzaklaştırılmasına dayanır.” dedi.</p>
<p>Bazı çalışmalara göre karbonat içeren diş macunlarının, lekeleri ve plak birikimini azaltmada etkili bulunduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Mimir, “Sodyum bikarbonatın pH yükseltici etkisi, ağız ortamında asidik atakları nötralize ederek kısa süreli olarak mineral dengenin korunmasına yardımcı olabilir. Ayrıca bakteriyel atıkları etkileyerek plak oluşumunu azaltmaya katkıda bulunabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Karbonat tek başına florür içermemesi nedeniyle çürük koruması sağlamıyor!</strong></p>
<p>Karbonatın, diğer sert aşındırıcı maddelere kıyasla göreceli olarak düşük aşındırıcı bir profile sahip olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Doğru formülasyonda ve uygun kullanımda minede belirgin aşınma yaratmayabilir.” dedi.</p>
<p>Ancak partikül büyüklüğü, uygulama yöntemi, kullanılan konsantrasyon ve sıklığın aşındırma riskini artırabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Mimir, şöyle devam etti:</p>
<p>“Uzun süre ve kötü uygulama ile minede aşınma, parlaklığın azalması ve hassasiyet gözlenebilir. Bu sebeple mutlaka hekimin reçete etmesi ve kontrolü altında kullanılması uygundur. Karbonatın kısa süreli uygulamaları genellikle sistemik olarak zararsızdır. Bazı bireylerde aşırı ovalama veya mekanik travma sonucu gingival irritasyon, çekilme veya hassasiyet ortaya çıkabilir. Ayrıca karbonatın tek başına florür içermemesi nedeniyle çürük koruması sağlamadığı unutulmamalı. Yani karbonat kullanımına eşlik eden florürlü diş macunu, düzenli profesyonel bakım gibi temel koruyucu önlemler önemlidir.”</p>
<p><strong>Bazı renk değişiklikleri karbonat ile düzelmez!</strong></p>
<p>Karbonatın, çay, çikolata, nikotin gibi dış yüzey lekelerinin giderilmesinde etkili olabileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Klinik çalışmalarda karbonat içeren dental ürünlerin leke gideriminde bazı standart dental ürünlere göre üstün olduğu raporlanmıştır.” dedi.</p>
<p>Etkisinin olmadığı veya sınırlı olduğu alanların varlığından da bahseden Dr. Öğr. Üyesi Mimir, “Tetracycline kaynaklı, travma sonrası dentin değişiklikleri, restoratif malzeme kaynaklı renk değişiklikleri gibi intrinsik lekeler karbonat ile düzelmez. Bu tip renk bozuklukları genellikle profesyonel ağartma veya restoratif çözümler gerektirir. Yaşlanma ve dentin sararmasında karbonat sınırlı düzeyde etki gösterir, daha derin renk değişiklikleri için profesyonel yöntemler düşünülmelidir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Diş eti sağlığı stabilize edilmeden kozmetik uygulamalara başvurulmamalı!</strong></p>
<p>Kompozit, porselen, amalgam gibi restoratif materyallerin yüzey özelliklerinin farklı olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Bazı restoratif yüzeylerde karbonat uygulanması yüzey parlaklığını değiştirebilir veya kompozitlerin yüzey pürüzlülüğünü artırarak leke tutulumunu kolaylaştırabilir.” dedi.</p>
<p>Büyük restorasyonlar veya estetik önemi olan restorasyonların varlığı durumunda temizleme gerekiyorsa hekimin bunu daha güvenli ve etkili şekilde yapacağına vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Mimir şunları söyledi:</p>
<p>“Aktif bir diş eti hastalığı varken sert mekanik uygulamalar diş etini tahriş edebilir ve durumun kötüleşmesine yol açabilir. Periodontal problemi olan kişilerin önce diş hekimi/periodontolog tarafından değerlendirilmesi gerekir. Diş eti sağlığı stabilize edilmeden kozmetik uygulamalara başvurulmaması önerilir.”</p>
<p><strong>Asidik ajanlar dental erozyon açısından iyi belgelenmiş bir risk faktörü! </strong></p>
<p>Sosyal medya platformlarında sıkça paylaşılan ‘karbonat + limon (ve benzeri)’ yöntemlerin riskli olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Limon suyu yüksek asidite içerir ve ‘limon + karbonat’ veya ‘sirke + karbonat’ gibi asit ile abrasiv kombinasyonu diş yüzeyinde hem kimyasal olarak çözündürme hem mekanik aşındırma riski oluşturur. Bu tür karışımlar mine kaybını hızlandırır, uzun vadede hassasiyet ve renk değişikliklerine yol açar. Bazı olgu raporlarında sirke ve karbonat karışımı kullanımının diş aşınmasına yol açtığı bildirilmiştir. Limon, sirke, soda gibi asidik ajanlar dental erozyon açısından iyi belgelenmiş bir risk faktörüdür. Bu sebeple diş temizliği için diş hekimi kontrolünde profesyonel işlemler tercih edilmeli. Diş beyazlatma için ise diş hekimi muayenehanesinde doz ayarı yapılmış ajanlar ile beyazlatma uygulaması yapılmalı.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Florür, remineralizasyon ve çürük korunması için kritik! </strong></p>
<p>Diş temizliği ve beyazlatma için ticari, test edilmiş ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Karbonat içeren hazır dental ürünler genellikle klinik olarak test edilmiş formülasyonlara sahiptir. Bunlar kontrollü aşındırma ve ilave yararlar sunar.” dedi. </p>
<p>Karbonat kullanılması durumda günlük florür uygulamasının ihmal edilmemesi gerektiği önerisinde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Mimir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Florür, remineralizasyon ve çürük korunması için kritiktir. Eğer karbonat içeren macun florür içermiyorsa, en azından florür kullanımını başka şekilde sağlayın. Sert fırçalama ve aşındırıcı sürtünmeden kaçının. Yumuşak kıllı fırça ve nazik teknik kullanın. Haftada birkaç kez yoğun karışım uygulamaları yerine günlük, nazik ve kontrollü uygulama güvenlidir. Limon, sirke ve asidik bileşenler içeren ‘kendin yap’ karışımlardan kaçının. Restorasyon ve periodontal durumunuz varsa hekiminize danışın. Özellikle karbonat veya başka aşındırıcı uygulamalar yapıyorsanız yıllık veya altı aylık diş hekimi kontrolleri ile mine durumunu, hassasiyeti ve restorasyonların yüzey bütünlüğünü takip ettirin.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ev-tipi-karisimlar-dis-minesini-asindiriyor-597962">Ev tipi karışımlar diş minesini aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung Salon Tipi Klima ile Geniş Alanlarda Konforlu Serinlik!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-salon-tipi-klima-ile-genis-alanlarda-konforlu-serinlik-550426</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 07:49:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alanlarda]]></category>
		<category><![CDATA[geniş]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[konforlu]]></category>
		<category><![CDATA[salon]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[serinlik]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550426</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıcaklık rekorlarının kırıldığı yaz aylarında, geniş alanlar için etkili iklimlendirme çözümleri öncelikli hale geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-salon-tipi-klima-ile-genis-alanlarda-konforlu-serinlik-550426">Samsung Salon Tipi Klima ile Geniş Alanlarda Konforlu Serinlik!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sıcaklık rekorlarının kırıldığı yaz aylarında, geniş alanlar için etkili iklimlendirme çözümleri öncelikli hale geliyor. Salon tipi klimalar; toplantı odaları, düğün salonları, etkinlik mekânları, çeşitli ticari alanlar gibi geniş ve hacimli alanlarda hızlı ve etkili serinlik sağlama özelliği nedeniyle kullanıcılar tarafından tercih ediliyor.</p>
<p><strong>20 metreye ulaşan uzun mesafeli hava akışı</strong></p>
<p>Samsung Salon Tipi Klima, güçlü fan ve fan motoru sayesinde 20 metreye kadar ulaşan uzun mesafeli hava akışıyla büyük odaların anında soğutulmasını sağlıyor. Fan motorunu ve genişletilmiş hava çıkışını aynı anda kullanan Samsung Salon Tipi Klima, serinliği veya sıcak havayı mekânın bir ucundan diğer ucuna ulaştırabiliyor.</p>
<p><strong>Tek tuşla kolay kullanım</strong></p>
<p>Salon tipi klimalar, zemine yerleştirildiği için kolaylıkla taşınabiliyor ve geniş mekânlarda birçok farklı yerde konumlandırılabiliyor. Samsung Salon Tipi Klima, şık ve modern tasarımı ile çeşitli iç mekân konseptlerine uyum sağlıyor. Dokunmatik Kontrol paneli ile kolayca yönetilebiliyor, sezgisel ara yüzü sayesinde kullanıcılar tarafından rahatlıkla kullanılabiliyor. Gizli Ekranı ise ön panelin kolayca okunabilmesini sağlıyor.</p>
<p><strong>Otomatik Kapak tozlanmayı önlüyor</strong></p>
<p>Klima aynı zamanda klima devreye alındığında hava deliğinin üzerindeki kanatları otomatik olarak açan Otomatik Kapak özelliğine sahip. Klima devre dışıyken otomatik olarak kapanan kapaklar sayesinde iç bölümde tozlanmayı önleyerek, klimanın temiz ve kaliteli hava üflemesine yardımcı oluyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-salon-tipi-klima-ile-genis-alanlarda-konforlu-serinlik-550426">Samsung Salon Tipi Klima ile Geniş Alanlarda Konforlu Serinlik!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>L tipi levhalar, trafik akışını rahatlatıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/l-tipi-levhalar-trafik-akisini-rahatlatiyor-542063</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 08:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akışını]]></category>
		<category><![CDATA[levhalar]]></category>
		<category><![CDATA[rahatlatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542063</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yolları sürücülerin gidecekleri yönü daha rahat fark etmesini sağlayan L tipi levhalar ile donatıyor. Sürücüler için kolaylık sunan levhalar aynı zamanda trafik akışını da rahatlatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/l-tipi-levhalar-trafik-akisini-rahatlatiyor-542063">L tipi levhalar, trafik akışını rahatlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yolları sürücülerin gidecekleri yönü daha rahat fark etmesini sağlayan L tipi levhalar ile donatıyor. Sürücüler için kolaylık sunan levhalar aynı zamanda trafik akışını da rahatlatıyor.</p>
<p><b>L TİPİ YÖNLENDİRME LEVHASI</b></p>
<p>Kent genelinde hayata geçirdiği kavşak, tünel, köprü ve üst geçit projeleriyle ulaşımı kolaylaştıran Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, işaret ve yönlendirme levhalarıyla da yayaların sağlıklı ve güvenli bir şekilde seyahatlerine olanak sağlıyor. Bu kapsamda Ulaşım Dairesi Başkanlığı ekipleri, gece saatlerinde Kocaeli’nin farklı noktalarında L tipi yönlendirme levhası çalışması gerçekleştiriyor.</p>
<p><b>YAKLAŞIK 3 SAATTE KURULUYOR</b></p>
<p>Kurulumu yaklaşık 3 saat süren ve bu nedenle trafiğin daha sakin olduğu gece saatlerinde kurulum çalışmalarına başlanan L tipi trafik levhaları genellikle şehir içi yollarda, kavşak yakınları ve yönlendirme gerektiren noktalarda konumlandırılıyor. Özellikle ilçe merkezlerinde bulunan ana güzergâhlara yerleştirilen L tipi levhalar sürücülerin gidecekleri yönü daha rahat fark etmesini sağlıyor.</p>
<p><b>SÜRÜCÜLER DAHA RAHAT GÖRÜYOR</b></p>
<p>L şeklindeki metal konsol üzerine monte edilen levhalar yüksek konumları ile sürücüler tarafından daha rahat görülebiliyor. Levhaların yolun üzerine doğru uzanması sürücülerin gideceği yönü bulmasında da kolaylık sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/l-tipi-levhalar-trafik-akisini-rahatlatiyor-542063">L tipi levhalar, trafik akışını rahatlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pankreas kistlerinin 20&#8217;den fazla alt tipi var!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pankreas-kistlerinin-20den-fazla-alt-tipi-var-536750</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2025 08:27:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alt]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[kistlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[pankreas]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=536750</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sindirim sisteminin kritik organlarından biri olan pankreasta ortaya çıkan kistler genellikle belirti vermiyor ve çoğu kez başka tetkikler sırasında rastlantısal olarak fark ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pankreas-kistlerinin-20den-fazla-alt-tipi-var-536750">Pankreas kistlerinin 20&#8217;den fazla alt tipi var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sindirim sisteminin kritik organlarından biri olan pankreasta ortaya çıkan kistler genellikle belirti vermiyor ve çoğu kez başka tetkikler sırasında rastlantısal olarak fark ediliyor. Kistler büyüdükçe karında şişkinlik, zayıf hastalarda dışarıdan hissedilme gibi belirtilere sebep olabiliyor. Ortalama bir pankreas kistinde kanser riski 10 binde 1 iken özellikle boyutu 2 cm’i aşan kistlerde bu oran 10 binde 20’lere kadar çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Emre Bozkurt,</strong> bazı kistlerin zamanla kötü huylu tümöre dönüşebileceğine dikkat çekerek, “Pankreasta oluşan kistik tümörler farklı türlerde olabilir ve her birinin tedavi yöntemi farklılık gösterebilir. Bu nedenle karmaşık bir hastalık grubunu oluştururlar. Özellikle kansere dönüşme potansiyeli taşıyan tümörlerde erken teşhis ve tedavi hayati önem taşır. Çünkü bazı kistlerde kansere dönüşüm oldukça nadir iken, bazı gruplarda daha yüksek olmaktadır. Düzenli kontroller ve uygun tetkikler sayesinde bu kistlerin etkili bir şekilde yönetimi mümkündür” diyor.</p>
<p><strong> Bazı kist tipleri kadınlarda daha çok görülüyor</strong></p>
<p>Hem sindirim hem de endokrin sistemlerde hayati bir rolü olan pankreasta yer alan salgı bezinin içinde ya da dış yüzeyine doğru, zaman zaman 10 cm’den daha büyük olabilen içi sıvı içerik dolu kistler oluşuyor. Bu kistler iyi huylu olabileceği gibi bazen kötü huylu oluşumlara da dönüşebiliyor. Bu nedenle ilk tanı anındaki boyut, içerik ve duvar yapısı gibi bazı özellikler takip planlaması açısından önem taşıyor. Günümüzde MR gibi görüntüleme yöntemlerinin yaygın şekilde kullanımı daha sık pankreas kisti tanısı konulmasını sağlıyor. 50 yaş ve altı bireylerde yüzde 9 olan pankreasta kist saptanma olasılığı 80 yaş üstü bireylerde yüzde 40’lara ulaşıyor. Belirli kist tipleri belli yaş, cinsiyet ve klinik, radyolojik özellikler ile ilişkilendiriliyor. Bazı kistler (solid pseudopapiller neoplazi) 20-30’lu yaşlarda kadınlarda daha sık görülürken, bazıları (seröz kistadenom ile müsinöz kistik neoplaziler) ağırlıklı olarak 50’li yaşlardan sonra saptanıyor ve kadınlarda daha çok görülüyor. </p>
<p><strong>Bu belirtiler pankreas kistine işaret ediyor</strong></p>
<p>Genellikle belirti vermeyen pankreas kistleri büyük olduklarında karında şişkinlik, zayıf hastalarda dışarıdan hissedilme gibi belirtilere sebep olabiliyor. Mide, oniki parmak bağırsağı ve safra yolları gibi çevre organlara basıya bağlı ağrı, yemeklerden sonra bulantı ve sarılık gibi belirtilere de yol açıyor. Bunun dışında tekrarlayan pankreatit atakları, sırt ağrısı, kilo kaybı, sindirilmemiş gıdalar içeren dışkı ve diyabet hastalığı gelişmesi gibi bulgular da kistlere eşlik edebiliyor. Pankreas kistleri saptanması halinde kan tetkikleri ve kistin özelliklerine göre MR ve endoskopik ultrason gibi görüntüleme yöntemlerinden, bazen de Bilgisayarlı Tomografi’den yararlanılıyor. </p>
<p><strong> İyi huylu ve kötü huylu kisti ayırt etmek çok önemli</strong></p>
<p>Pankreas kistlerinin temelde iyi huylu, kötü huylu olma potansiyeli olan ve kötü huylu olmak üzere üç gruba ayrıldığını belirten Genel  Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Emre Bozkurt, “Önemli olan iyi huylu kistleri tanıyabilmek ve aynı zamanda tedavinin gecikmesine engel olmak için kötü huylu olma potansiyeli olan veya kötü huylu olan alt grupları bu iyi huylu kistlerden ayıt etmektedir. İyi huylu kistler yalnızca hastada şikâyete yol açarsa tedavi edilmesi gerekir. Kötü huylu olma potansiyeli olanların uzun süreli yapılandırılmış takip programları ile takip edilmesi, kötü huylu olanların ise zaman kaybedilmeden tedavisi oldukça önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Ameliyatla alınan kistlerdeki kanser olasılığı yüzde 15 </strong></p>
<p>Cerrahi olarak tedavi edilen hasta grubunda ameliyatların çoğunun, ileri zamanlarda kistlerde kanser gelişme ihtimali nedeniyle yapıldığını aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Emre Bozkurt, “Ameliyatlar büyük oranda koruyucu amaçla yapılmaktadır. Ancak cerrahi olarak tedavi edilen hastalardaki kistlerde kanser saptanma olasılığı ise %15’lerdedir. Bu şu anlama geliyor; kistler çıkarılmadan bir süre daha takip edilse, bazı kistlerde kanser gelişebilir.  Bu özel gruptaki kist hastalarında yapılan cerrahi müdahaleler, ileride gelişebilecek ve oldukça ölümcül olabilen pankreas kanserinden koruyucudur. Bu nedenle bu hastalarda tedavi için erken tanı kritik öneme sahiptir. Kistler, hastanın hiçbir şikâyeti olmadan rastlantısal olarak saptansa bile ilk değerlendirme ve niteliğinin ayırt edilmesi de çok önemlidir” sözleriyle uyarıda bulunuyor. </p>
<p><strong>Hastanın ve kistin durumuna göre ameliyat kararı alınıyor</strong></p>
<p>Ameliyat kararı da ameliyatın tipi de kistin kansere dönüşme ihtimali, hastada oluşturduğu belirti ve şikayetler, hastanın genel sağlık durumu ile ameliyata uygunluk gibi durumlara göre değerlendiriliyor. Bu değerlendirmeye bağlı olarak Whipple ameliyatı, pankreasın sol tarafının, boyun-gövde kesiminin ya da yaygın hastalık durumunda pankreasın tamamının çıkarıldığı ameliyatlar tercih edilebiliyor. İyileşme ve günlük yaşantıya dönüş süresi ameliyatın tipine göre değişiklik gösteriyor. Ameliyattan sonra pankreas dokusunda yeniden kistik hastalıklar gelişebileceği için hastaların, patoloji sonuçlarının da göz önünde bulundurularak takip edilmesi gerekiyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pankreas-kistlerinin-20den-fazla-alt-tipi-var-536750">Pankreas kistlerinin 20&#8217;den fazla alt tipi var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Tipi Saç Kesimi Dünyada Trend Oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-tipi-sac-kesimi-dunyada-trend-oluyor-396371</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Aug 2023 09:10:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[kesimi]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<category><![CDATA[trend]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396371</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modern Makas Kullanım Teknikleri Türk Eğitim Sistemi ile Evrim Geçiriyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-tipi-sac-kesimi-dunyada-trend-oluyor-396371">Türk Tipi Saç Kesimi Dünyada Trend Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Modern Makas Kullanım Teknikleri Türk Eğitim Sistemi ile Evrim Geçiriyor</strong></p>
<p>Türk tipi saç sakal kesimi, son dönemde dünya genelinde yankı uyandıran stillerden. Erkeğe kendini temiz, bakımlı ve şımartılmış hissettiren Türk tipi kesim, özellikle geleneksel teknikleri modern dokunuşlarla harmanlayan Cutcode eğitim serisi ile dünyaya yayılmaya devam ediyor. Kendi alanındaki başarısının yanı sıra uzun yıllık eğitim setleri ile sektör çalışanlarına ilham olan Sinan Ergün, bu popüler programın arkasındaki kilit isim. Ve ona göre; Türk tipi erkek saç kesim tekniklerinin dünyada bu kadar moda olmasının temel nedeni, Cutcode sisteminin kısa sürede ulaştığı tartışılmaz başarı. </p>
<p><b><strong>Türk Tipi Saç Kesim Eğitimi Dünya Geneline Yayılmaya Devam Ediyor!</strong></b></p>
<p>Türk tipi saç kesimi, Avrupa başta gelmek üzere dünya genelinde uygulanan ve pek çok erkek tarafından beğenilen bir teknik. Genel hatlarıyla herhangi bir boyama ve ağartma işlemi olmadan saçların şekle girmesini sağlayan Türk tipi saç kesiminde, ense ile favori hattı temizliği öne çıkıyor ve saçlar orta uzunlukta bırakılıyor. Başın üstü ile ense arasında ise kişinin isteğine bağlı olarak katmanlı bir geçiş yapılabiliyor, bu da Türk tipi traş ile birlikte uygulandığında erkeğin doğal güzelliğini vurgu yardımcı oluyor.</p>
<p> </p>
<p>Önceki yıllarda hazırladığı nitelikli eğitim serileri ile sektöre yön veren uzman isim Sinan Ergün ise son döneme damgasını vuran ünlü Cutcode eğitimleri ile Türk tipi berberliği sonraki aşamaya taşıyor. Ona göre; alanında fark yaratmak isteyen her sektör çalışanının mutlaka deneyimlemesi gereken bu nitelikli eğitim, en geleneksel saç kesim tekniklerini bile kendi içinde modernize etmiş ve çağa uygun hale getirmiş durumda:</p>
<p>“Erkeğe kendini çok daha çekici, özel ve karizmatik hissettiren Türk tipi saç kesim, Cutcode sayesinde dünyaya tanıtıldı diyebiliriz. Ancak eskisinden farklı olarak günümüz Türk tipi saç kesim tekniklerinde bazı modern esintiler mevcut. Dolayısıyla sunulan sistem her ne kadar ilk önce işin temellerini öğretiyor olsa da zamanın gereksinimlerini takip etmeyi de ihmal etmiyor. Böylece aslında geleneksel olarak tanımlanan ve çoğu erkeğin yüz hatlarını kusursuzca ortaya çıkaran Türk tipi saç kesim, aynı zamanda kişisel isteklerle birleştirilmiş oluyor. Örneğin; erkeğin geleneksel bir saç kesimi ile temiz ve çekici görünmesini sağlarken, başın farklı bölümleri arasında kesiler yapmak veya renk geçişlerinden faydalanmak, kişinin tarzını daha iyi yansıtmasına imkan tanıyor. Bu da Türk tipi kesimi hem kişiye özel hale getirmek hem de geçerliliği kanıtlanmış tekniklerle birleştirmek anlamına geliyor. Cutcode doğrudan bu sistemi herkes için en kullanışlı ve en iyi haline getirmeyi hedeflediğinden her türlü sektör profesyonelinin ilgisini çekiyor. Etkileri de bütün dünyaya hızla yayılıyor.”</p>
<p><b><strong>Müşteriyi Tanımanın Önemi Cutcode ile Yeniden Şekilleniyor!</strong></b></p>
<p>Özünde temel makas kullanım tekniklerini günümüz şartlarına uyarlayarak çok daha hassas, dengeli ve çarpıcı kesimler sunmak olan Cutcode; büyük başarısını, kısa sürede sektöre kazandırdığı deneyimli profesyonel kitlesiyle kanıtlamış durumda. Ancak başarıyı yakalamada bilgi birikimi ve teknik ne kadar önemliyse, müşteriyi anlamanın ve onun için en doğru çözümü sunmanın da aynı ölçüde değerli olduğunu vurgulayan Sinan Ergün; işin odak noktasının bundan çok daha fazlası olduğunu söylüyor:</p>
<p>“Türkiye’de başlatılan Cutcode eğitimleri, nitelikli içeriği sayesinde, çok hızlı bir şekilde 3 farklı kıtaya yayılarak binlerce sektör çalışanını alanında uzman, sertifikalı profesyonellere dönüştürdü. Ancak Cutcode, sadece ekipman kullanımında yaptığı devrimlerle veya saç kesimine getirdiği yenilenebilir sistemle öne çıkan bir eğitim değil. Bunların yanı sıra; geleneksel tekniklerden beslenerek bütün trendleri takip eden ve müşteriyi analiz ederek ortaya sentez çözümler çıkaran bir sistem. Dolayısıyla kendini geliştirmek isteyenlerin ilk önce müşteriyi tanımasını ve genel geçer kesimler yapmaktan ziyade, her seferinde farklı bir tarz sunacak kadar esnek olmasını sağlıyor. Bu da hem müşteri memnuniyetini artırıyor hem de tamamlanan her işi benzersiz kılıyor.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-tipi-sac-kesimi-dunyada-trend-oluyor-396371">Türk Tipi Saç Kesimi Dünyada Trend Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batı Tipi Beslenme Çocuklarda Astım Sıklığını Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bati-tipi-beslenme-cocuklarda-astim-sikligini-artiriyor-360782</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:06:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[batı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[sıklığını]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360782</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda çocukluk çağında astım, egzama ve besin alerjileri gibi kronik hastalıkların görülme sıklığı arttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bati-tipi-beslenme-cocuklarda-astim-sikligini-artiriyor-360782">Batı Tipi Beslenme Çocuklarda Astım Sıklığını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son yıllarda çocukluk çağında astım, egzama ve besin alerjileri gibi kronik hastalıkların görülme sıklığı arttı. Bu artıştan çevresel etmenler, modern yaşam tarzı ve beslenmedeki değişiklikler sorumlu tutuluyor</strong>. <strong>Hazır ve işlenmiş besinlerin yüksek oranda tüketimine dayanan Batı tipi beslenme modelinin çocuklarda astım sıklığını artırdığını belirten Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Betül Karaatmaca, buna karşın Akdeniz tipi beslenmenin astımdan koruduğunu vurguladı. </strong></p>
<p>Bağırsaklarımızda bizimle dost olarak yaşayan, bağışıklık sistemimize omuz veren mikrobiyatamız, yaşamın ilk yıllarında anne sütüyle beslenme ile zenginleşerek gelişmeye başlar.  Bağırsakları adeta bir kale duvarı gibi mikroplardan ve alerjenlerden koruyan mikrobiyatamız; besinlerin sindirimi, vitaminlerin sentezi, bağışıklık sisteminin düzenlenmesi, zararlı mikropların dışlanması, toksinlerin ve kanserojenlerin uzaklaştırılması gibi görevleri yerine getirir. Modern yaşam tarzında özellikle işlenmiş ve hazır gıdaların, bağırsak mikrobiyatasını olumsuz yönde etkileyerek çocuklarda alerjik hastalıkların artışına sebep olduğunu belirten <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Betül Karaatmaca bu durumu ortaya koyan bilimsel çalışmaları ve astımdan koruyan beslenme önerilerini paylaştı.  </strong></p>
<p><strong>Bağırsak Mikrobiyatasının Çeşitliliğinin Azalması Alerjenlere Duyarlılığı Artırıyor</strong></p>
<p>Bağırsak mikrobiyatamızı ve bağışıklığımızı destekleyen en önemli besinlerden biri lifli gıdalardır. Amerika’da yapılan bir çalışmada haftada 30 farklı çeşit bitkisel besin tüketenlerin en zengin bağırsak mikrobiyatasına sahip oldukları ortaya koyuldu. Bağırsak mikrobiyatasının içeriğinin değişmesi bağışıklık sistemini etkiliyor, zararlı mikrop ve alerjenlere duyarlılığın artışına neden olabiliyor.</p>
<p><strong>Akdeniz Tipi Beslenme Astımdan Koruyor</strong></p>
<p>Pediatric Allergy and Immunology<em> </em>dergisinde yakın zamanda yayınlanan bir makalede Batı tipi beslenme dediğimiz hazır besinlerin yüksek oranda tüketiminin çocuklarda astım sıklığını arttırdığı, aksine Akdeniz tipi beslenmenin ise koruyucu olduğu ortaya koyuldu. Ayrıca yaşamın ilk yıllarında tek tip beslenme yerine günlük diyette besin çeşitliliğin sağlanması durumunda 6 yaşında astım görülme sıklığının azaldığı belirtildi. Öyle ki günlük diyete eklenen her farklı besin için astım riskinde %26&#8242; lık bir azalma olduğu rapor edildi. </p>
<p><strong>Meyve, Sebze, Balık ve Yoğurttan Zengin Bir Diyet Astım Riskini Azaltıyor</strong></p>
<p>Avrupa’daki pek çok ülkeyi kapsayan çocukların hamilelikten itibaren uzun süreli takip edildiği başka bir çalışmada; meyve, sebze, balık ve yoğurt açısından zengin bir diyet tüketilmesinin yine 6 yaşında astım riskini azalttığı gözlendi. Özetle bu çalışmalar bize bağırsaklarımızdaki iyi mikropları yani mikrobiyatamızı doğal ve tek tip besinle değil çok sayıda besinle beslersek astım olma riskimizin azaldığını söylüyor. </p>
<p><strong>Doğru Beslenme, Uzun Süreli İlaç Kullanma İhtiyacını Ortadan Kaldırıyor</strong></p>
<p>Tüm bu bilgiler ışığında, hem kendimizi hem çocuklarımızı alerji ve romatizma gibi hastalıklardan korumak ve bağırsak mikrobiyatamızı güçlendirmek için işlenmiş gıdalardan uzak, çeşitli lifleri içeren Akdeniz tipi sağlıklı bir diyet uygulamamız uygun olacaktır. Beslenmemizi düzenleyerek hastalık riskimizi azaltabilir ve böylece uzun süreli ilaç kullanma ihtiyacımızı da ortadan kaldırabiliriz. &#8220;Tıbbın Babası&#8221; Hipokrat’ın da dediği gibi “Bütün hastalıklar bağırsaktan başlar. Bağırsak hasta ise vücudun geri kalan kısmı da hastadır”.</p>
<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Hakkında:</strong></p>
<p>Ülkemizde alerji ve immünoloji alanında kurulan ilk dernek olan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), erişkin- çocuk alerji ve klinik immünoloji uzmanlarını bir çatı altında toplamaktadır. Alerji ve Klinik İmmünoloji biliminin ve hizmetinin ülkemizde gelişimine katkı sağlamayı ve alerjik – immünolojik hastalıklar konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefleyen AİD, uluslararası katılımlı kongre ve bilimsel toplantılar gerçekleştirerek branş hekimlerinin ve ilişkili sağlık personelinin en yeni bilgiler ile güncellenmesi sağlanmaktadır. Uluslararası bilimsel kurumlarla (AAAAI, EAACI, SIAF, WAO) iş birliği yapan dernek bu iş birliklerinin ışığında uluslararası kurumların düzenlediği kongre ve kursları ülkemizde başarıyla gerçekleştirmiş, ülkemizi başarıyla temsil ederek biliminin ilerlemesine önemli bir katkı sunmuştur. Yine farkındalık yaratma misyonuyla öne çıkan dernek, üyeleri için bilimsel toplantılara katılımı için maddi destek sağlamakta dernek üyeleri dışında da bedelsiz bir şekilde kurs ve okul şeklinde çeşitli eğitim toplantıları düzenlenmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bati-tipi-beslenme-cocuklarda-astim-sikligini-artiriyor-360782">Batı Tipi Beslenme Çocuklarda Astım Sıklığını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
