<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tetikleyen | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tetikleyen/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tetikleyen</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 22 May 2026 11:59:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>tetikleyen | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tetikleyen</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyonu-tetikleyen-14-sasirtici-neden-637397</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 11:59:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[14]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[nedenler]]></category>
		<category><![CDATA[şaşırtıcı]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyonu-tetikleyen-14-sasirtici-neden-637397">Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ancak bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Yalnızlık, uyku apnesi, susuzluk, ağrı kesici kullanımı, bazı bitkisel takviyeler ve tiroid problemleri gibi günlük yaşamda çoğu zaman önemsenmeyen faktörler de tansiyon değerlerini yükseltebilir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon ise zamanla kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığı üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir” uyarısında bulundu.</strong></p>
<p>Özellikle tansiyon problemi yaşayan kişilere verilen ilk tavsiyelerden birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu paylaşan Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Bunun nedeni, fazla tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak kalp ve damar sistemi üzerinde ekstra yük oluşturmasıdır. Ancak hipertansiyonu tetikleyen nedenler yalnızca tuzla sınırlı değildir. Stres, kaygı ve öfke gibi duygusal değişimlerin yanı sıra günlük yaşamda fark edilmeyen bazı alışkanlıklar da tansiyon değerlerinde ani yükselmelere neden olabilir. Geçici iniş ve çıkışlar her zaman ciddi bir soruna işaret etmese de uzun süre yüksek seyreden değerlerin mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerekir” dedi.</p>
<p>Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan yüksek tansiyon üzerinde etkisi olan beklenmedik 14 faktörü sıraladı:</p>
<p><strong>Yalnızlık</strong></p>
<p>Yalnızlık hissi, özellikle uzun vadede büyük tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu konuda yapılan bir araştırmada, kendisini yalnız hisseden kişilerin büyük tansiyonunda dört yıl içinde 14 puandan fazla artış olduğu ortaya kondu.</p>
<p><strong> Beyaz önlük sendromu</strong></p>
<p>Doktor kontrolü sırasında ölçülen tansiyon değerleriyle evde ölçülen değerler arasında fark görülebilir. “Beyaz önlük etkisi” olarak adlandırılan bu durum, yalnızca muayene ortamında bulunmaya bağlı olarak büyük tansiyonda 10, küçük tansiyonda ise 5 puana kadar yükselmeye neden olabilir. Bu artışın genellikle stres ve kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.</p>
<p><strong> Tuvalete gitmeyi geciktirmek</strong></p>
<p>Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek de tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Yapılan bir araştırmada, en az 3 saat boyunca tuvalete gitmeyen orta yaşlı kadınların büyük tansiyonunda ortalama 4, küçük tansiyonunda ise 3 puan artış görüldü. Benzer etkilerin farklı yaş gruplarındaki kadın ve erkeklerde de ortaya çıkabileceği belirtildi.<strong> </strong></p>
<p><strong>Duygusal konuşmalar</strong></p>
<p>Dinlenme halindeki kan basıncı, konuşmaya başlanmasıyla birlikte geçici olarak yükselebilir. Bu artışın seviyesi, konuşulan konunun içeriğine ve duygusal yoğunluğuna göre değişebilir. Benzer etki telefon görüşmeleri sırasında da görülebilir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Susuzluk</strong></p>
<p>Vücudun yeterli suya sahip olmaması, kan damarlarının daralmasına neden olarak tansiyonu yükseltebilir. Susuz kalan vücut sıvıyı korumaya çalışırken damarlar daha fazla sıkışabilir ve böbrekler daha az idrar üretmeye başlayabilir. Bu durum da kalp ve beyindeki küçük damarlar üzerinde ekstra baskı oluşturabilir.</p>
<p><strong> Şeker</strong></p>
<p>Özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren işlenmiş şekerler, kan basıncının yükselmesinde tuz kadar hatta bazı durumlarda daha fazla etkili olabilir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Bitkisel takviyeler</strong></p>
<p>Ginkgo, ginseng, guarana, efedra, acı portakal ve sarı kantaron gibi bazı bitkisel takviyeler kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca bu ürünler, yüksek tansiyon ilaçları da dahil olmak üzere bazı ilaçların etkisini değiştirebilir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Uyku apnesi</strong></p>
<p>Uyku apnesi, yüksek tansiyon ve diğer kalp hastalıkları riskini artırabilir. Uyku sırasında solunumun sık sık durup yeniden başlaması, sinir sisteminin kan basıncını yükselten kimyasallar salgılamasına neden olabilir. Ayrıca bu durumun yol açtığı oksijen eksikliği damar duvarlarına zarar vererek vücudun tansiyonu düzenlemesini zorlaştırabilir.</p>
<p><strong> Tiroid problemleri</strong></p>
<p>Vücudun yeterince tiroid hormonu üretmemesi, kalp atış hızının yavaşlamasına ve damarların esnekliğini kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü de yükseltebilir ve bu da damar sertliğine yol açarak tansiyonu artırabilir. Nadiren de olsa tiroid hormonunun fazla salgılanması, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışmasına neden olarak kan basıncını yükseltebilir.</p>
<p><strong> Doğum kontrol ilaçları</strong></p>
<p>Doğum kontrol hapları, iğneleri ve bazı diğer yöntemler, kan damarlarını etkileyen hormonlar içerdiği için tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu riskin özellikle 35 yaş üstü, fazla kilolu veya sigara kullanan kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülüyor.</p>
<p><strong>Antidepresanlar</strong></p>
<p>Dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi beyin kimyasallarını etkileyen antidepresan ilaçlar, kan basıncında değişikliklere yol açabilir. Özellikle serotonin üzerinde etkili ilaçların birlikte kullanılması durumunda tansiyon değerleri yükselebilir.</p>
<p><strong>Ağrı kesici kullanımı</strong></p>
<p>Aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar hem sağlıklı kişilerde hem de hipertansiyon hastalarında tansiyon değerlerinin yükselmesine neden olabilir. Artış genellikle birkaç puanla sınırlı kalsa da bazı kişiler bu ilaçlardan çok daha fazla etkilenebilir.</p>
<p><strong> Potasyum eksikliği</strong></p>
<p>Böbreklerin kandaki sıvı dengesini koruyabilmesi için sodyum ve potasyumun dengeli olması gerekir. Bu nedenle düşük tuzlu besleniliyor olsa bile yeterince meyve, sebze, fasulye, az yağlı süt ürünleri ya da balık tüketilmemesi tansiyonun yükselmesine neden olabilir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Ağrı</strong></p>
<p>Tansiyonu yükselten alışılmadık nedenlerden biri de ağrı olabilir. Ani ya da şiddetli ağrılar, sinir sistemini hızlandırarak kan basıncının yükselmesine yol açabilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyonu-tetikleyen-14-sasirtici-neden-637397">Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öfkeyi doğrudan tetikleyen yeni dijital tuzak: Rage Bait</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ofkeyi-dogrudan-tetikleyen-yeni-dijital-tuzak-rage-bait-598220</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 09:05:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[içerikler]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[öfkeyi]]></category>
		<category><![CDATA[rage]]></category>
		<category><![CDATA[Rage Bait]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyen]]></category>
		<category><![CDATA[tuzak]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, ‘rage bait’ adı verilen öfke tetikleyici dijital içeriklerin bireysel psikoloji, duygu düzenleme, davranışlar ve toplumsal kutuplaşma üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofkeyi-dogrudan-tetikleyen-yeni-dijital-tuzak-rage-bait-598220">Öfkeyi doğrudan tetikleyen yeni dijital tuzak: Rage Bait</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, ‘rage bait’ adı verilen öfke tetikleyici dijital içeriklerin bireysel psikoloji, duygu düzenleme, davranışlar ve toplumsal kutuplaşma üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Öfke uyandıran içerikler, daha dürtüsel davranmaya yol açıyor!</strong></p>
<p>Öfkenin diğer temel duygularımıza kıyasla yüksek uyarılmanın daha belirgin olduğu bir duygu olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Öfke hissettirebilecek bir duruma karşı zihnimiz; ‘bir sorun ya da tehlike var, eyleme geç’ şeklinde sinyal verir.” dedi.</p>
<p>Oxford Sözlüğü tarafından yılın kelimesi seçilen ‘rage bait’in, çevrimiçi etkileşimi artırmak için öfkeyi tetikleyen, kışkırtıcı veya incitici paylaşımlar anlamına geldiğini aktaran Beyaz, “Rage bait bu öfke halini direkt tetikleyebilecek bir boyutta karşımıza çıkıyor. Bu konuyla ilgili yapılan çeşitli çalışmalardan çıkabileceğimiz sonuçların rage bait ile birtakım davranışların değişebileceğini bize gösteriyor. Örneğin, öfke uyandırabilecek bir içeriğin duygusal beyini tetiklemesi nedeniyle, daha akılcı veya sağlıklı düşünmek ve davranmak yerine, daha dürtüsel yani sonuçların düşünülmeden harekete geçilmesi söz konusu olabilir. Bunun yanı sıra öfkeyi tetikleyen yahut şok edici içeriklere maruziyet, normal içerikler karşısında dikkat sürelerini kısaltıp olumsuz yönde etki edebiliyor. Ayrıca öfke karşısında savaş modunun açılmasıyla sosyal medya tüketimi artabiliyorken, gündelik hayatta da empati göstermede güçlük ve beraberinde de daha tartışmacı bir kimliğe bürünme söz konusu olabiliyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Rage bait’e yoğun maruz kalmak, duygu düzenleme becerisini zayıflatabilir! </strong></p>
<p>Rage bait içeriklere maruz kalmanın duygu düzenleme becerisinde zedeleyici denilebilecek bir etkisi bulunduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Rage bait’e yoğun maruz kalan ya da bu tür içerikleri tercih eden bireylerin beynindeki prefrontal korteks (yani düşünme, karar verme ve idari görevler gibi bilişsel becerilerde rol oynayan kısım) aktivitesinde azalmalar görülebilir. Bu durum öfke ve şok uyandırması sebebiyle limbik sistemi (duygusal beyin) daha aktive edici şekilde çalıştırmakta. Bu da duygu düzenleme kasının zayıflamasına etki eder. Sürekli bir ‘savaş ya da kaç’ modunun aktif olması strese dayanma hacmini azaltır. Gündelik hayatta daha tahammülsüz olmayı ve öfke kontrol güçlüğü yaşamayı artırabilir veya rage bait’e devamlı maruziyet kişiyi gerçek üzücü ve öfke hissettirici durumlara karşı hissizleştirip duyarsız hale de getirebilir.”</p>
<p><strong>Rage bait içeriklerini haftada 2 saatten fazla tüketenlerde depresyon riski yüzde 37 artıyor!</strong></p>
<p>‘Rage bait’in en tehlikeli sonuçlarından birinin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebilme potansiyeli olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bir meseleyi iki zıt kutbun varlığı üzerinden değerlendirenler kendilerini otomatik olarak bir tarafa yerleştirebiliyor. Bu durum, ortak alanın boşalmasına ve uç görüşlerin daha da belirginleşmesine yol açabiliyor.” dedi.</p>
<p>Yani bu tür içeriklerin, bu ayrımdaki kişilerin kendi görüşlerine olan inancını daha da pekiştirmesine neden olabildiğine işaret eden Beyaz, “Kişiler daha radikal bir hale bürünebiliyor. Zihinsel gettolaşmalara hizmet edebiliyor. Rage bait içeriklerin bireysel psikolojik sağlık üzerindeki potansiyel zararları açısından birçok şeyden bahsetmek mümkün. 2023’te yapılan bir meta analize göre, hafta da 2 ve daha fazla saat rage bait tarzı içerik tüketen bireylerde depresif belirti riski yüzde 37 artabiliyor. Bu etkileşime girme, bireylerde stres hormonunun salgılanmasına ve beraberinde de anksiyete, tükenme ve umutsuzluk hali uyandırabilmekte.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Rage bait’in amacını fark etmek, bu içeriklerin üzerimizdeki etkisini azaltır!</strong></p>
<p>Özellikle çocuk ve ergenlerde bu durumun ciddi bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Özellikle prefrontal korteks gelişiminin 25 yaş civarına kadar devam ettiğini göz önünde bulundurursak, rage bait çocuk ve gençler için daha vahim bir noktada karşımıza çıkıyor.” dedi.</p>
<p>‘Rage bait’ düşük empati, agresyon ve dürtü kontrol güçlüğüne sebebiyet verebildiği için, çocuk ve ergenlerde bu sorunların daha kökleşmeye gitme potansiyeli taşıdığının altını çizen Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çatışma ve saldırganlığın normal olduğu bir çarpık dünya algısı şekillenmekte ve nezaketin, zayıflık olarak görülmesine sebebiyet vermekte. İlaveten rage bait tarzı yüksek duygusal uyarana maruziyet, gündelik yaşamın olağan akışındaki düşük uyarılma etkenlerine odaklanmakta zorlanmayı artırabilmektedir.</p>
<p>Öfke bizleri kolaylıkla güdüleyen bir duygu. Ancak tutum ve davranışlarımıza yön vermesi sonucunda pişmanlık yaşatabilen bir bedeli de var. Bu nedenle öfke veya şok uyandırabilecek içeriklerden, iletişimlerden hatta kişilerden mümkün olduğunca uzaklaşabilmeli ve bir mesafe oluşturabilmeliyiz. Zaten özü itibariyle ‘rage bait’in maksadının farkındalığına erişmek onun içeriğinin gücünün azalmasını sağlayacaktır. İçeriklere bu bilişsel filtreyle yaklaşmak duygusal bir mesafe için makul bir opsiyon.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofkeyi-dogrudan-tetikleyen-yeni-dijital-tuzak-rage-bait-598220">Öfkeyi doğrudan tetikleyen yeni dijital tuzak: Rage Bait</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, endüstriyel sektörlerde APT saldırılarını tetikleyen en önemli faktörleri belirledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-sektorlerde-apt-saldirilarini-tetikleyen-en-onemli-faktorleri-belirledi-386510</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jun 2023 10:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[apt]]></category>
		<category><![CDATA[belirledi]]></category>
		<category><![CDATA[endüstriyel]]></category>
		<category><![CDATA[faktörleri]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılarını]]></category>
		<category><![CDATA[sektörlerde]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386510</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) operasyonlarının başarısına katkıda bulunan temel koşullar arasında insan faktörü, yetersiz güvenlik önlemleri, siber güvenlik çözümlerinin güncellenmesi ve yapılandırılmasıyla ilgili zorluklar ve diğer unsurlar yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-sektorlerde-apt-saldirilarini-tetikleyen-en-onemli-faktorleri-belirledi-386510">Kaspersky, endüstriyel sektörlerde APT saldırılarını tetikleyen en önemli faktörleri belirledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) operasyonlarının başarısına katkıda bulunan temel koşullar arasında insan faktörü, yetersiz güvenlik önlemleri, siber güvenlik çözümlerinin güncellenmesi ve yapılandırılmasıyla ilgili zorluklar ve diğer unsurlar yer alıyor. Bu nedenlerden bazıları önemsiz gibi görünse de, Kaspersky uzmanlarının olay müdahale faaliyetleri sırasında sıklıkla karşılaştıkları nedenler arasında yer alıyor. Kaspersky ICS CERT uzmanları, şirketlerin ilgili tehditleri azaltmasına yardımcı olmak ve en iyi uygulamaların izlenmesini sağlamak için yaygın karşılaştıkları sorunların listesini derledi.</strong></p>
<p><strong>Operasyonel Teknoloji (OT) ağ izolasyonunun olmaması</strong></p>
<p>Olay incelemeleri sırasında Kaspersky uzmanları, Operasyonel Teknoloji (OT) ağını ayrı ve güvenli tutma konusunda sorunlar yaşandığına tanık oldu. Örneğin hem normal BT ağına hem de OT ağına bağlı mühendislik iş istasyonları gibi makineler var.  </p>
<p>Kaspersky Endüstriyel Kontrol Sistemleri Siber Acil Durum Müdahale Ekibi Başkanı <strong>Evgeny Goncharov</strong>, <em>&#8220;OT ağının izolasyonunun yalnızca ağ ekipmanının yapılandırmasına bağlı olduğu durumlarda, deneyimli saldırganlar bu ekipmanı her zaman kendi avantajlarına göre yeniden yapılandırabiliyor. Örneğin kötü amaçlı yazılım trafiğini kontrol etmek için proxy sunucularına dönüştürülebilir veya izole edildiğine inanılan ağlara kötü amaçlı yazılım depolamak ve dağıtmak için kullanabilir. Bu tür kötü niyetli faaliyetlere birçok kez tanık olduk&#8221; </em>dedi.</p>
<p><strong>İnsan faktörü siber suç faaliyetlerinin itici gücü olmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Çalışanlara veya sözleşmelilere OT ağlarına erişim izni verirken, bilgi güvenliği önlemleri genellikle göz ardı ediliyor. Başlangıçta geçici olarak kurulan TeamViewer veya Anydesk gibi uzaktan yönetim araçları fark edilmeden aktif kalabiliyor. Ancak bu kanalların saldırganlar tarafından kolayca istismar edilebileceğini unutmamak önemli. Kaspersky, 2023 yılında bir sözleşmeli çalışanın birkaç yıl önce kendisine yasal olarak verilen ICS ağı uzaktan erişiminden yararlanarak sabotaj girişiminde bulunduğu bir olayı araştırdı.</p>
<p>Bu hikaye insan faktörünü göz önünde bulundurmanın önemini ortaya koyuyor. Zira potansiyel olarak mutsuz çalışanlar işe dair sorunlar, gelirden memnuniyetsizlik veya siyasi motivasyonlar nedeniyle siber suç eylemlerinde bulunabiliyor. Böyle bir durumda olası bir çözüm sıfır güven yaklaşımı olabilir. Bu sistem içindeki kullanıcıya, cihaza ve uygulamaya güvenilmediğini varsayan bir kavramdır. Diğer sıfır güven çözümlerinden farklı olarak Kaspersky, sıfır güven yaklaşımını KasperskyOS tabanlı çözümleriyle işletim sistemi seviyesine kadar genişletiyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>OT varlıklarının yetersiz korunması</strong></p>
<p>Olay analizi sırasında Kaspersky uzmanları, kötü amaçlı yazılımların yayılmasına katkıda bulunan eski güvenlik çözümü veritabanları, eksik lisans anahtarları, kullanıcı tarafından başlatılan anahtar kaldırma işlemleri, devre dışı bırakılmış güvenlik bileşenleri ve tarama ve korumaya dair istisnalar tespit etti. Örneğin veritabanlarınız güncel değilse ve bir güvenlik çözümü otomatik olarak güncellenemiyorsa, sofistike tehdit aktörlerinin tespit edilmekten kaçınmaya çalıştığı APT saldırılarında olduğu gibi gelişmiş tehditlerin hızlı ve kolay bir şekilde yayılmasına izin verebilir.</p>
<p><strong>Güvenlik çözümlerinin güvensiz konfigürasyonları</strong></p>
<p>Bir güvenlik çözümünün uygun şekilde yapılandırılması, APT grupları/aktörleri tarafından sıklıkla kullanılan bir taktik olan güvenlik çözümlerinin devre dışı bırakılmasını ve hatta kötüye kullanılmasını önlemek adına çok önemli. Aksi halde saldırganlar sistemin diğer bölümlerine girmek için güvenlik çözümünde depolanan ağ bilgilerini çalabilir veya profesyonel bilgi güvenliği dilini kullanarak yanal hareket gerçekleştirebilir.</p>
<p>Kaspersky ICS CERT, 2022&#8217;de APT taktiklerinde uygun yapılandırmaları daha da hayati hale getiren yeni bir eğilim fark etti. Örneğin saldırganlar yanal hareket etmenin yollarını ararken artık etki alanı denetleyicisi gibi kritik BT sistemlerini ele geçirmekle yetinmiyor. Bir sonraki hedefe, yani güvenlik çözümlerinin yönetim sunucularına yöneliyorlar. Hedefler kötü amaçlı yazılımı kontrol edilmeyecek programlar listesine koymaktan, virüslü ağdan tamamen ayrı olması gereken sistemlere bulaşmak için güvenlik sistemindeki araçları kullanmaya kadar değişebiliyor.</p>
<p><strong>OT ağlarında siber güvenlik korumasının olmaması</strong></p>
<p>İnanması zor olabilir ancak bazı OT ağlarında siber güvenlik çözümleri birçok uç noktaya hiç yüklenmiyor. OT ağı diğer ağlardan tamamen ayrılmış ve internete bağlı olmasa bile, saldırganların hala bu ağa erişim sağlama yolları olduğunu unutmamak gerekiyor. Örneğin USB&#8217;ler gibi çıkarılabilir sürücüler aracılığıyla dağıtılan kötü amaçlı yazılımların özel sürümlerini oluşturarak bu sistemlere sızma girişiminde bulunmak mümkün.</p>
<p><strong>İş istasyonları ve sunucuların güvenlik güncellemelerine dair zorlukları</strong></p>
<p>Endüstriyel kontrol sistemleri, iş istasyonları ve sunuculara güvenlik güncellemeleri yüklemek gibi basit görevlerin bile dikkatli bir şekilde test edilmesini gerektiren benzersiz bir çalışma şekline sahiptir. Bu test genellikle planlı bakım sırasında gerçekleşir ve güncellemelerin seyrek olmasına neden olur. Bu da tehdit aktörlerine bilinen zayıflıklardan faydalanmak ve saldırılarını gerçekleştirmek için bolca zaman verir.</p>
<p>Goncharov, şunları ekliyor: <em>&#8220;Bazı durumlarda, sunucu işletim sisteminin güncellenmesi özel bir yazılımın (SCADA sunucusu gibi) güncellenmesini gerektirebilir. Bu da ekipmanın terfisini gerektirir ve bunların hepsi çok pahalı olabilir. Sonuç olarak endüstriyel kontrol sistemi ağlarında eski sistemler yer alıyor. Şaşırtıcı bir şekilde, endüstriyel işletmelerde güncellenmesi nispeten kolay olabilen internete dönük sistemler bile uzun süre savunmasız kalabiliyor. Bu durum gerçek dünyadaki saldırı senaryolarının da gösterdiği üzere, operasyonel teknolojiyi (OT) saldırılara ve ciddi risklere maruz bırakıyor.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky ICS CERT blogunda güvenlik çözümlerinin yapılandırması ve ayarları, OT ağ izolasyonu, sistemlerin korunması, eski işletim sistemi, uygulama yazılımı ve cihaz ürün yazılımı çalıştırmayla ilgili konular gibi daha fazla tavsiye bulabilirsiniz. </p>
<p>Kaspersky uzmanları, kuruluşunuzu tehditlerden korumanız için şunları öneriyor:</p>
<ul>
<li>Kuruluşunuzun operasyonel teknolojisi (OT) veya kritik altyapısı varsa, kurumsal ağdan ayrıldığından veya en azından yetkisiz bağlantı olmadığından emin olun. </li>
<li>Olası güvenlik açıklarını belirlemek ve ortadan kaldırmak için OT sistemlerinde düzenli güvenlik denetimleri gerçekleştirin. </li>
<li>Sürekli zafiyet değerlendirmesi ve zafiyet yönetimi süreci oluşturun. </li>
<li>Teknolojik süreçleri ve ana kurumsal varlıkları potansiyel olarak tehdit eden saldırılara karşı daha iyi koruma için ICS ağ trafiği izleme, analiz ve tespit çözümlerini kullanın.</li>
<li>Kurumsal uç noktaların yanı sıra endüstriyel uç noktaları da koruduğunuzdan emin olun. Kaspersky Industrial CyberSecurity çözümü, uç noktalar için özel koruma ve endüstriyel ağdaki şüpheli ve potansiyel olarak kötü amaçlı etkinlikleri ortaya çıkarmak için ağ izleme özellikleri içerir. </li>
<li>OT çözümlerindeki güvenlik açıklarıyla ilişkili riskleri daha gerçekçi bir şekilde anlamak ve bunları azaltma konusunda bilinçli kararlar almak için, teknik yeteneklerinize ve ihtiyaçlarınıza bağlı olarak okunabilir raporlar veya makine tarafından okunabilir veri akışı elde etmek amacıyla Kaspersky ICS Vulnerability Intelligence hizmetine erişmenizi öneririz. </li>
<li>BT güvenlik ekipleri ve OT mühendisleri için özel ICS güvenlik eğitimi, yeni ve gelişmiş kötü amaçlı tekniklere karşı müdahaleyi iyileştirmek için çok önemlidir.</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-sektorlerde-apt-saldirilarini-tetikleyen-en-onemli-faktorleri-belirledi-386510">Kaspersky, endüstriyel sektörlerde APT saldırılarını tetikleyen en önemli faktörleri belirledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
