<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tetikleyebilir | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tetikleyebilir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tetikleyebilir</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 May 2025 10:39:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tetikleyebilir | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tetikleyebilir</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>OGM&#8217;den kritik uyarı: Sıcaklık Artışı Orman Yangınlarını Tetikleyebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ogmden-kritik-uyari-sicaklik-artisi-orman-yanginlarini-tetikleyebilir-536071</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 May 2025 10:39:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artışı]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[ogmden]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyebilir]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[yangınlarını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=536071</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, birçok kentte hafta sonuna kadar 30 derecenin üstüne çıkması beklenen hava sıcaklığı, orman yangınları açısından ciddi riskler doğuruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogmden-kritik-uyari-sicaklik-artisi-orman-yanginlarini-tetikleyebilir-536071">OGM&#8217;den kritik uyarı: Sıcaklık Artışı Orman Yangınlarını Tetikleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, birçok kentte hafta sonuna kadar 30 derecenin üstüne çıkması beklenen hava sıcaklığı, orman yangınları açısından ciddi riskler doğuruyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM), vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyararak, özellikle ormanlık alanlarda alınması gereken önlemleri hatırlattı. </strong></p>
<p>OGM tarafından yapılan açıklamada, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasının orman yangınlarını tetikleyebileceği belirtildi. Yetkililer, küçük bir ihmalin büyük felaketlere yol açabileceğine dikkat çekerek, özellikle orman yangını riskinin arttığı sıcak günlerde piknik yaparken ateş yakmamak, cam şişe gibi malzemeleri ormanlık alanlara atmamak ve sigara izmaritlerini dikkatli bir şekilde söndürüp uygun şekilde çöpe atmak gerektiğini<strong> </strong>vurguladı.</p>
<p><strong>Orman Yangını Riski Üst Seviyede</strong></p>
<p>Sıcaklıklarla birlikte nem oranlarının düşmesi ve rüzgarın etkili olması, özellikle Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde orman yangını riskini artırıyor. OGM, bu bölgelerde yaşayan vatandaşların daha da dikkatli olmaları gerektiğini belirtiyor. </p>
<p>İzmir, Ankara, Antalya, Adana, Diyarbakır, Balıkesir gibi illerde hafta sonuna kadar sıcaklıkların 30 derecenin üstüne çıkması bekleniyor. OGM, orman yangınlarının yüzde 90’ının insan kaynaklı olduğuna dikkat çekerek, tüm yurttaşları duyarlı olmaya davet etti. Yangın ihbarlarının <strong>112 ACİL ÇAĞRI </strong>üzerinden 7/24 yapılabileceği hatırlatıldı.</p>
<p><strong>6 ilde ormanlara giriş yasaklandı </strong></p>
<p>Başta Antalya olmak üzere, Malatya, Antakya, Kırklareli, Kütahya ve Kocaeli illerinde ormanlara girişler yasaklandı. İzmir, Aydın, Muğla, Mersin, Ankara, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Eskişehir, Karabük, Sinop, Sakarya, Burdur, Isparta, Afyonkarahisar ve Tunceli illerinde ise 1 Haziran’dan itibaren ormanlara giriş yasağının başlayacağını belirten OGM yetkilileri, bu bölgelerde kurallara uymayanlara idari para cezaları ve gerekli durumlarda adli işlemler uygulanacağını duyurdu. Yapılan açıklamada, ormanda vakit geçirmek, kamp veya piknik yapmak isteyen vatandaşların orman parkları ve ekoturizm rotalarını ziyaret edebilecekleri belirtildi. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogmden-kritik-uyari-sicaklik-artisi-orman-yanginlarini-tetikleyebilir-536071">OGM&#8217;den kritik uyarı: Sıcaklık Artışı Orman Yangınlarını Tetikleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soğuk ve rüzgarlı hava kalp lrizini tetikleyebilir !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soguk-ve-ruzgarli-hava-kalp-lrizini-tetikleyebilir-430915</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 09:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[lrizini]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgarlı]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyebilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430915</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde yaşam kayıplarının yüzde 33’ünü oluşturan kalp krizi tüm dünyada görülen ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Oysa ki araştırmalar bazı yaşam tarzı değişiklikleriyle bu riskin azaltılabildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-ve-ruzgarli-hava-kalp-lrizini-tetikleyebilir-430915">Soğuk ve rüzgarlı hava kalp lrizini tetikleyebilir !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde yaşam kayıplarının yüzde 33’ünü oluşturan kalp krizi tüm dünyada görülen ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Oysa ki araştırmalar bazı yaşam tarzı değişiklikleriyle bu riskin azaltılabildiğini ortaya koyuyor. Özellikle içinde bulunduğumuz kış mevsimi kalp damarlarının daralmasına ve tansiyonu yükselterek kalbin hızlı atmasına yol açtığı için <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Karabulut</strong> soğuk havalarda daha temkinli olunmasını tavsiye ediyor. Kalp krizi, ‘koroner arterlerin tıkanması ya da aşırı daralması sonucu kalp kasına giden kan akışının durması’ olarak tanımlanırken, ülkemizde ölümlerin yüzde 33,4&#8217;ü kalp damar hastalıklarından kaynaklanıyor. <strong>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Karabulut</strong>, erkeklerde daha sık görülse de, ‘Kalp hastalığı erkek hastalığıdır’ bilgisinin doğru olmadığını belirtiyor. Kadınlarda koroner kalp hastalığının meme kanseri ve diğer hastalıklardan daha sık görüldüğünü ve erkeklerde olduğu gibi bir numaralı ölüm nedeni olduğunu söylüyor. Hatta ilk kalp krizinde ölüm riskinin, kadınlarda erkeklerden 2 kat daha fazla olduğunu sözlerine ekliyor.</p>
<p><strong>Hatalı yaşam alışkanlıklarına dikkat!</strong></p>
<p>Kalp krizine yol açan etkenlerin bazıları değiştirilebilir, bazıları ise değiştirilemez risk faktörleri olarak değerlendiriliyor. ‘Genetik yatkınlık, cinsiyet, ileri yaş, diyabet ve stres’ değiştirilemeyen risk faktörlerinin başında geliyor. Diyabet hastaları sadece koroner kalp hastalığı değil felç, kalp krizi ve ani ölüm açısından da daha riskli grupta yer alıyor. Yaş ilerledikçe risk artıyor, ancak sağlıksız ve düzensiz beslenme, hareketsiz yaşam, sigara ile alkol tüketimi ve yoğun fiziksel aktiviteler günümüzde ani kalp krizinin erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden oluyor. Ayrıca yapılan çalışmalar yoğun iş temposu ve stresin kalp hastalıklarının gelişimini ve kalp krizini tetiklediğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Soğuk hava kalp krizini tetikleyebiliyor!</strong></p>
<p>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Karabulut, bununla birlikte havaların soğumasının da kalp sağlığını olumsuz etkilediğine değiniyor. Soğuk ve rüzgarlı hava kalp damarları üzerinde özellikle mevcut olan ve klinik olarak belirti göstermeyen bir damarı daha da daraltarak ve tansiyonu yükseltip kalp hızını artırarak kalp krizini tetikleyebiliyor. Bu nedenle özellikle kalp rahatsızlığı bulunan kişilerin soğuk havalarda yaşam alışkanlıklarına dikkat etmeleri büyük önem taşıyor.</p>
<p><strong>İlk yapılması gereken sigarayı bırakmak</strong></p>
<p>Değiştirilebilir risk faktörlerine baktığımızda ise ‘sigara, hipertansiyon, obezite, kolesterol ve hareketsizlik’ göze çarpıyor. Sigara içen kişilerde kalbe giden oksijen azalıyor; kan basıncı, kalp hızı ile kanın pıhtılaşması artıyor. Dolayısıyla kalp damar hastalıklarının azaltılması ve önlenmesinde ekarte edilmesi gereken ilk risk faktörü sigara oluyor. Toplumda hipertansiyonu olan hastaların neredeyse yarısı bundan habersiz oldukları için zaman zaman kan basıncının ölçtürülmesinde fayda olduğu vurgulanıyor, zira hipertansiyon koroner arter hastalığının en önemli risk faktörlerinden biri. Çağımızın önemli hastalıklarından obezitenin tedavi edilmesi ve kan yağlarının, yani kolesterolün düşürülmesi yine kalp krizi riskini azaltıyor. En az bunlar kadar önemli bir risk faktörü de hareketsiz yaşam tarzı olarak kabul ediliyor.</p>
<p><strong>Anjiyo ile stent takılması en yaygın yöntemlerden</strong></p>
<p>Günümüz tıp tekniklerinin her geçen gün geliştiğini ifade eden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Karabulut, kalp krizinin pek çok farklı tedavi yöntemi bulunduğunu anlatıyor. Buna göre, kalp krizi geçiren hastaya en kısa sürede koroner anjio yapılarak, kalp krizine neden olan tıkalı damara stent yöntemi uygulanabiliyor. Stent yöntemi kalp damarlarına yerleştirilen küçük, süzgeç benzeri bir halka ile kan akımını tekrar sağlıyor. Eğer hastada çok damar hastalığı varsa, tıkalı ve kalp krizine neden olan damara balon işlemi gerçekleştirilip geçici bir kan akımı sağlanıyor. Hasta acil olarak koroner bypass cerrahisine yönlendiriliyor.</p>
<p><strong>Minimal invaziv bypass ile tüm tıkalı damarlar açılıyor</strong></p>
<p>Açık kalp ameliyatı ile veya atan kalpte göğüs atardamarı, kol atardamarı ve bacaktan alınan toplardamarlar ile yeni bir yol oluşturularak, tıkalı damara kan akımının tekrar sağlanmasını gerçekleştiren operasyonlara ‘koroner bypass ameliyatı’; eğer kapalı yöntem uygulanırsa buna da ‘minimal invaziv bypass ameliyatı’ deniliyor. Standart bypass cerrahisinde hastanın göğüs kafesi açılarak tıkalı olan damarların ötesine bypass işlemi uygulanırken minimal invaziv cerrahide ise hastanın sol göğsünde dördüncü kaburga aralığına denk gelen bölgeden 3-4 cm civarında bir kesi yapılarak kalbe ulaşılıyor ve hastanın ihtiyaç duyulan tüm tıkalı damarlarına bypass işlemi uygulanıyor. Prof. Dr. Hasan Karabulut, bu tekniğin faydaları hakkında, “Hastanın göğüs kemiği kesilmediği için kemik kaynama problemi ortadan kalkar. Yara yeri enfeksiyonu görülmez. Akciğer problemlerinin görülme sıklığı çok düşüktür. Kesi küçük olduğu için kanama miktarı azalır. Hastanın hastanede ve yoğun bakımda kalış süresi kısalır. Bu sayede hastanede uzun yatışa bağlı gelişebilecek komplikasyon oranları azalır. Hastalar hızlı bir şekilde günlük ve iş yaşamlarına dönebilir” diyor. Kapalı ameliyat uygulanabilecek tüm hastalara robot destekli bypass da yapılabiliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-ve-ruzgarli-hava-kalp-lrizini-tetikleyebilir-430915">Soğuk ve rüzgarlı hava kalp lrizini tetikleyebilir !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ani ısı değişimleri alerjinizi tetikleyebilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ani-isi-degisimleri-alerjinizi-tetikleyebilir-418352</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 11:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerjinizi]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[değişimleri]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyebilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418352</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarının vazgeçilmezi klimalar soğuk ortamı hızla ısıtmak isteyen bireyler için kışın da vazgeçilmez oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ani-isi-degisimleri-alerjinizi-tetikleyebilir-418352">Ani ısı değişimleri alerjinizi tetikleyebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaz aylarının vazgeçilmezi klimalar soğuk ortamı hızla ısıtmak isteyen bireyler için kışın da vazgeçilmez oluyor. Fakat kış aylarında ani ısı değişimleri yaratan klimalar, tıpkı yaz aylarında olduğu gibi alerji riski taşıyor. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof.  Dr. Demet Can, “Kış aylarında özellikle daha önceden bilinen astım, alerjik rinit, egzama, kronik ürtiker (kurdeşen) gibi hastalıkları olan bireyler klimadan daha fazla etkileniyor” diyor.</strong></p>
<p>Küresel ısınma ile birlikte klima ihtiyacı ve klima kullanım süresi arttı. Sadece evlerde değil okul, işyeri, taşıtlar hatta tatillerde bile zamanımız klimalı ortamlarda geçiyor.  Yaz aylarında zorunlu olarak kullandığımız klimaları, kışın bulunduğumuz soğuk ortamı hızla ısıtma ihtiyacı nedeniyle daha fazla tercih eder olduk. <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof.  Dr. Demet Can, “</strong>Fakat başta alerjik reaksiyonlar olmak üzere sağlığımızı etkileyen klimalar kış aylarında da tıpkı yaz aylarında olduğu gibi alerjik tepkimelere yol açabiliyor” diyor. Prof. Dr. Demet Can klima alerjisiyle ilgili şunları anlatıyor:</p>
<p><strong>Solunum yollarında kuruluk, yanma ve kaşıntı ile kendini gösteren cilt ve göz kuruluğu…</strong></p>
<p>“Akıllı binalar gibi kapalı ve havalandırması sınırlı alanlarda yoğun bir şekilde çalışan klimalar, iç mekân havasını dolaştırarak toz, alerjen ve mikropların yayılma riskini artırabilir. Bu durum solunum yolu alerjisi olanlarda yakınmalara ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Klima ünitesinde birikebilecek nem nedeniyle küf sporları oluşur ve sporlar ünitenin içinden geçen havayla yayılabilir. Bu durum yatkınlığı olan bireylerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.  Alerjik reaksiyonlar kendini hapşırık, burun akıntısı, geniz akıntısı ve bazen de öksürük gibi bulgularla gösterir hatta astım krizine kadar ilerleyebilir. Sadece rutubet ve küf değil soğuk hava da alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Artan hava akımı ile alerjen temasının artması alerjik reaksiyonlarda artışa neden olur. Klimalar ayrıca solunum yollarında kuruluğa, yanma ve kaşıntı ile kendini gösteren cilt ve göz kuruluğuna yol açar.”</p>
<p><strong>Ne yapabiliriz?</strong></p>
<p>Klima sistemini sürekli olarak kullanmak yerine, ara sıra kapatmanın veya fan modunda çalıştırmanın ortam havasının taze hava ile karışmasını sağlayacağını ifade eden Demet Can, “Mümkünse pencere ve kapıların kısa süreliğine açılması da ortamdaki havanın tazelenmesine yardımcı olur. Kapalı iş ortamlarında çalışanların gün içinde birkaç defa açık havaya çıkması önerilir. Klima sistemlerinin filtreleri, 6 ayda bir temizlenmeli veya değiştirilmelidir. Temiz filtreler, havadaki partiküllerin yayılma riskini azaltır ve ortam havasını daha temiz tutar. Klima kullanırken oda sıcaklığını ve nemini dengede tutmak önemlidir. İdeal oda sıcaklığı genellikle 20-24°C arasında, nem seviyesi ise  %40-60 civarındadır. Ancak soğuk rahatsız ediyorsa ısı 27°C ‘ye kadar çıkarılabilir” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Hakkında:</strong></p>
<p>Ülkemizde alerji ve immünoloji alanında kurulan ilk dernek olan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), erişkin- çocuk alerji ve klinik immünoloji uzmanlarını bir çatı altında toplamaktadır. Alerji ve Klinik İmmünoloji biliminin ve hizmetinin ülkemizde gelişimine katkı sağlamayı ve alerjik – immünolojik hastalıklar konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefleyen AİD, uluslararası katılımlı kongre ve bilimsel toplantılar gerçekleştirerek branş hekimlerinin ve ilişkili sağlık personelinin en yeni bilgiler ile güncellenmesi sağlanmaktadır. Uluslararası bilimsel kurumlarla (AAAAI, EAACI, SIAF, WAO) iş birliği yapan dernek bu iş birliklerinin ışığında uluslararası kurumların düzenlediği kongre ve kursları ülkemizde başarıyla gerçekleştirmiş, ülkemizi başarıyla temsil ederek biliminin ilerlemesine önemli bir katkı sunmuştur. Yine farkındalık yaratma misyonuyla öne çıkan dernek, üyeleri için bilimsel toplantılara katılımı için maddi destek sağlamakta dernek üyeleri dışında da bedelsiz bir şekilde kurs ve okul şeklinde çeşitli eğitim toplantıları düzenlenmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ani-isi-degisimleri-alerjinizi-tetikleyebilir-418352">Ani ısı değişimleri alerjinizi tetikleyebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oruç migreni tetikleyebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oruc-migreni-tetikleyebilir-363850</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 08:40:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[migreni]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyebilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363850</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aç ve susuz kalma süresinin artması vücutta birtakım ağrılara neden olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-migreni-tetikleyebilir-363850">Oruç migreni tetikleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aç ve susuz kalma süresinin artması vücutta birtakım ağrılara neden olabiliyor. Kişide ayda 1 ya da 2’den fazla olmamak kaydıyla ataklar şeklinde gelen bir ağrı varsa ve bu ağrılar ilaç dışı yöntemlerle geçiyorsa bu kişilerin sahur ve iftar öğünlerini düzgün takip ederek oruçlarını tutabileceklerini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Ancak migren gibi kronik ağrısı olan kişilerde oruç tutmak bu ağrıyı tetikleyebilir. Migren gibi çok şiddetli bir ağrıyla karşılaşmadığınız sürece orucunuzu bozmadan bu ağrıları gidermek mümkün” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Migren benzeri ağrısı olan hastaların bazılarının koruyucu tedaviyi sürdürmek kaydıyla oruç tutabileceklerini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Örneğin; ayda 2-3 migren atağı olan bir hasta, atak gelmesin diye koruyucu tedavi alıyorsa, ilaç alım saatini Ramazan’a göre düzenleyip, kriz sayısı da az olduğu için orucunu sürdürebilir. Migren hastaları oruç konusuna özellikle dikkat etmeli çünkü açlık, yüzde 100 migren ataklarını tetikleyen bir durum. Sık atağı olanlar ve çok şiddetli atak geçiren hastalar atağın geleceğini hissederler ve önceden ilaçlarını alırlar. Ancak oruç sırasında ilacı alamayacakları için bu kişilerin çok şiddetli atak geçirme olasılığı vardır. Bu durum, kişiden kişiye farklılık gösterdiği için mutlaka kişi kendini test etmelidir. Şiddetli ağrıyla karşılaşan kişiler, ağrıyı ciddiye alıp oruç tutmakta ısrarlı davranmamalılar. Çünkü oruç, ağrılı hastalarda dengeyi çok ciddi bozabilir” dedi.</p>
<p><strong>Baş üzerine buz ya da soğuk uygulamak atağın şiddetini azaltıyor</strong></p>
<p>Uyku düzeni bozulsa bile yeterli saat uyuyabilecek, ilaçlarını düzenli ve oruca uygun bir şekilde kullanabilecek olan kişilerin oruçlarını tutabileceğini belirten Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Bu kişiler Ramazan boyunca hafif ve orta şiddette baş ağrısı yaşayabilirler. Ancak bu ağrılar nefes ya da gevşeme egzersizleriyle geçirilebilir. Nefes egzersizleri tıpkı doğum sancıları sırasında uygulandığı gibi yapılabilir. Ağrıyı kendi kendinize kontrol etmeye çalışırken bir yandan da vücudun iyi oksijen almasını sağlayarak, dokulara daha fazla oksijen gönderilir” diye konuştu. </p>
<p>Kişinin kendi kendine kaslarını gevşettiği egzersizlerin de çok yararlı olduğunu paylaşan Prof. Dr. Kütükçü, “Bu egzersizlerin sessiz, sakin bir ortamda, mümkünse sevilen bir müzik eşliğinde yapılması çok faydalı olur. Dikkati dağıtma egzersizleri için; başka bir şeyle uğraşabilir, müzik dinleyebilir veya sizi rahatlatan herhangi bir şeyle ilgilenebilirsiniz. İmkânınız varsa, loş ve sessiz bir ortamda uzanabilirsiniz. Temiz havaya çıkabilirsiniz. Ayrıca migren ağrısı sırasında başınızı bir eşarp veya tülbentle sıkmak, başınızın üzerine buz veya soğuk uygulamak, atağın şiddetini azaltmakta oldukça yardımcı olur” açıklamasında bulundu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-migreni-tetikleyebilir-363850">Oruç migreni tetikleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşırı kırmızı et tüketimi kolon kanserini tetikleyebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asiri-kirmizi-et-tuketimi-kolon-kanserini-tetikleyebilir-355477</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 09:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı]]></category>
		<category><![CDATA[kanserini]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyebilir]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355477</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolon kanserinin erken teşhisle yüksek oranda tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu belirten Medical Park Tokat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kemal Dursun, “Kolon kanseri görülme oranı erkeklerde kadınlardan bir miktar yüksektir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asiri-kirmizi-et-tuketimi-kolon-kanserini-tetikleyebilir-355477">Aşırı kırmızı et tüketimi kolon kanserini tetikleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kolon kanserinin erken teşhisle yüksek oranda tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu belirten Medical Park Tokat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kemal Dursun, “Kolon kanseri görülme oranı erkeklerde kadınlardan bir miktar yüksektir.</strong> <strong>Obezite, fiziksel aktivite azlığı, kırmızı ve işlenmiş etlerden, karbonhidrattan zengin beslenmek, sigara, alkol kullanımı kolon kanseri riskini artırır. Lifli gıdalarla beslenmek, A,C, E vitaminleri ise koruyucu etki yapar” dedi.</strong></p>
<p>Medical Park Tokat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kemal Dursun 1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla kolorektal kanser (kolon kanseri) hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>ERKEKLERDE DAHA FAZLA GÖRÜLÜR</strong></p>
<p>Her kanserde olduğu gibi kolon kanserinde de erken teşhisin önemine dikkat çeken Op. Dr. Dursun, Kolon kanseri erken teşhisle yüksek oranda tedavi edilebilen bir hastalıktır. Görülme oranı erkeklerde kadınlardan bir miktar yüksektir” diye konuştu.</p>
<p><strong>LİFLİ GIDALAR TÜKETEREK KORUNMAK MÜMKÜN</strong></p>
<p>Beslenme tarzının kolon kanseri ile ilişkisine değinen Op. Dr. Dursun, “Obezite, fiziksel aktivite azlığı, kırmızı et ve işlenmiş etlerden ve karbonhidrattan zengin beslenmek, sigara, alkol kullanımı kolon kanseri riskini artırır. Lifli gıdalarla beslenmek, A, C, E vitaminleri ise koruyucu etki yapar” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>TARAMA İÇİN ENDOSKOPİK YÖNTEMLER TERCİH EDİLİR</strong></p>
<p>Kolon kanserinin neden olduğunu anlatan Op. Dr. Dursun, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>“Kolon kanserinin çok büyük bir bölümü poliplerden kaynaklanır. Poliplerden kanser gelişmesi, yaklaşık 10-15 sene sürer. Bu polipler erken tespit edilirse ve çıkarılırsa kolon kanserine yakalanma riskini düşürür. Taramaya riskli kişilerde 40’lı yaşlarda başlanmalıdır. Tarama için endoskopik yöntemler altın standarttır.”</p>
<p><strong>İSHAL VEYA KABIZLIK BELİRTİLER ARASINDA</strong></p>
<p>Kolon kanserinde görülen belirtilerden bahseden Op. Dr. Dursun, “Kolon kanserinin en sık belirtileri bağırsak alışkanlığında ishal veya kabızlık gibi değişiklikler ve dışkıda kan görülmesidir. Karın ağrısı, sebepsiz kilo kaybı olabilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>TEDAVİ YOLLARI</strong></p>
<p>Kolon kanserinin tedavisinin genellikle cerrahi olarak yapıldığını söyleyen Op. Dr. Dursun, “Ameliyat öncesi veya sonrası kemoterapi gerekebilir. Bazı hastalarda kolostomi (bağırsağın cilde ağızlaştırılması) işlemi gerekebilir. Kanser özelliklerine göre açık cerrahi, laporoskopi veya robotik cerrahi yapılabilir. Gerekli vakalarda ameliyat sırasında karın içerisine kemoterapi uygulanabilir. Kolon kanserinin seyri tanı sırasındaki evreye bağlıdır. Bu nedenle erken teşhisin hayati önemi vardır” diyerek sözlerini sonlandırdı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asiri-kirmizi-et-tuketimi-kolon-kanserini-tetikleyebilir-355477">Aşırı kırmızı et tüketimi kolon kanserini tetikleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Sonrası Oluşan Korkular Baş Dönmesini Tetikleyebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-olusan-korkular-bas-donmesini-tetikleyebilir-351925</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 13:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dönmesini]]></category>
		<category><![CDATA[korkular]]></category>
		<category><![CDATA[oluşan]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyebilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=351925</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi KBB Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldırım Ahmet Bayazıt, deprem sonrası yaşanan travmalarda ortaya çıkan pek çok sağlık probleminin yanında denge problemleri ile baş dönmesi ve sallanma duygusunun da ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-olusan-korkular-bas-donmesini-tetikleyebilir-351925">Deprem Sonrası Oluşan Korkular Baş Dönmesini Tetikleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi KBB Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldırım Ahmet Bayazıt, deprem sonrası yaşanan travmalarda ortaya çıkan pek  çok sağlık probleminin yanında denge problemleri ile baş dönmesi ve sallanma duygusunun da ortaya çıkabileceğini söyledi. </strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p>Deprem tarzı doğal afetler nedeniyle pek çok kişide farklı sağlık problemlerinin ortaya çıktığı bilinmektedir. İlk akla gelen sağlık problemlerinde ise;  fiziksel travmalar, yaralanmalar ve enfeksiyon hastalıkları akla gelir. Ancak erken, orta ve uzun vadede farklı somatik ve psikosomatik problemlerin de ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu problemler arasında vücut ve baş ağrıları, uykusuzluk, travma sonrası stres sendromu,  kaygı bozuklukları ve denge problemleri en çok bilinenlerdir.  </p>
<p>Vertigo ve dizziness, deprem sonrası karşılaşılan denge problemleri arasındadır. Dizziness daha sık karşılaşılan bir problem olmakla birlikte, deprem sonrası vertigo daha az karşılaşılan bir sorudur. Şiddetli depremlerden sonra takip eden bir kaç ay içerisinde denge problemleri nedeniyle sağlık kuruluşlarına olan müracaat sayılarında artış gözlenir. Bu artışın nedeni deprem sonrası dizziness sendromu (DSDS) olarak tanımlanan problemdir.  </p>
<p>DSDS, daha önceden herhangi bir denge problemi olmayan kişilerde ortaya çıkar. Kişi genellikle sanki vücudu yana doğru eğiliyormuş gibi bir illüzyon algılar. Bu his genellikle bir dakikadan az sürer ve tekrarlayıcıdır.  </p>
<p>DSDS’u sadece psikosomatik nedenlere bağlı değildir. Depremzedede gelişen otonomik sinir sistem bozukluğu süreçte rol oynar ve hareket hastalığına benzer bir durumu tetikler.</p>
<p>Psikosomatik mekanizmada, depremzedede ortaya çıkan kaygı bozukluğu iç kulakla bağlantılı vestibuler fonksiyonları etkileyerek yana doğru kayma illüzyonuna neden olur. Otonomik sinir sitemi ile ilgili mekanizmada dengesizliğin nedeni, hareket algısının denge ile ilgili organlar tarafından yanlış yorumlanması ve koordinasyon uyumsuzluğudur. </p>
<p>Depremzede postürünü korumakta, yani ayakta hareketsiz durmakta problem yaşar. İrkilme hisleri olabilir. Fobik postural vertigo veya persistent postural perceptual dizziness (PPPD) tarzı denge problemleri olur. Özetle kişi ayakta dururken, hareket ederken veya hareketli objeleri takip ederken dizziness ortaya çıkar. Bazı depremzedelerde, halk arasında kulak kristallerinde kayma şeklinde bilinen pozisyonel vertigo atakları da olabilir. </p>
<p>Depremzedenin daha önceden Meniere ve migren gibi vertigo ile seyreden bir hastalığı varsa, bu hastalığın şiddeti artabilir. Hatta bu kişilerin %5’ inde depresyon ortaya çıkabilir.</p>
<p>DSDS’nun şiddeti depremin şiddeti ve süresiyle doğru orantılıdır. Depremin ana sarsıntısı her iki kişiden birinde DSDS’na neden olur. Bu oran ikinci sarsıntıda %25, artçılarda %10-15 daha artar. Kadınlar, otuzlu ve kırklı yaş grupları, yüksek katlarda depreme maruz kalanlar daha fazla etkilenir. </p>
<p>DSDS için özel bir tedavi şekli uygulanmaz. Genellikle aylar veya yıllar içerisinde azalarak kendi kendine iyileşir. Gerekirse kişiye özel tedavi seçenekleri sunulur. Sosyal destek iyileşme sürecini kısaltan önemli bir faktördür. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-olusan-korkular-bas-donmesini-tetikleyebilir-351925">Deprem Sonrası Oluşan Korkular Baş Dönmesini Tetikleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
