<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>teşhisinde | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/teshisinde/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/teshisinde</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Jun 2025 12:32:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>teşhisinde | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/teshisinde</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kolorektal Kanser Teşhisinde Çığır Açan Gelişme: Yeni Tanı Testi Umut Vadediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolorektal-kanser-teshisinde-cigir-acan-gelisme-yeni-tani-testi-umut-vadediyor-547886</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2025 12:32:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çığır]]></category>
		<category><![CDATA[gelişme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[teşhisinde]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[vadediyor]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547886</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağırsaklarımızda yaşayan görünmez mikroplar, artık hayat kurtarabilecek kadar önemli hale geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolorektal-kanser-teshisinde-cigir-acan-gelisme-yeni-tani-testi-umut-vadediyor-547886">Kolorektal Kanser Teşhisinde Çığır Açan Gelişme: Yeni Tanı Testi Umut Vadediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bağırsaklarımızda yaşayan görünmez mikroplar, artık hayat kurtarabilecek kadar önemli hale geldi. Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nden araştırmacıların da arasında bulunduğu bilim insanları, yapay zeka yardımıyla bağırsaklarda bulunan bakterilerin kalın bağırsak kanserinin erken teşhisinde kullanılabileceğini ortaya koyan çığır açıcı bir çalışmaya imza attı. Söz konusu araştırma, dünyanın en saygın tıp dergilerinden biri olan <em>Nature Medicine</em>’da (Etki değeri 59.2) yayımlandı. Bu başarı, halk sağlığı açısından son derece önemli sonuçlar taşıyor.</p>
<p><strong>Sadece Bir Dışkı Örneğiyle Erken Teşhis Mümkün Olacak</strong></p>
<p>Kolorektal kanser yani kalın bağırsak kanseri, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en yaygın ve ölümcül kanser türlerinden biri. Ne yazık ki bu hastalık, çoğu zaman ileri evreye ulaşmadan belirti vermiyor. Bu nedenle erken teşhis, hayat kurtarıcı nitelik taşıyor. Ancak kolonoskopi gibi mevcut tarama yöntemleri her zaman yaygın olarak uygulanamıyor ve toplumun geniş kesimleri için erişilebilir değil. </p>
<p>Yeditepe Üniversitesi öğretim üyeleri, bu soruna son derece umut verici bir çözüm sundu. Bağırsak florasında bulunan bakterileri yapay zeka yöntemlerinden makine öğrenmesi ile inceleyerek geliştirilen yöntem, sadece bir dışkı örneğiyle kişinin kalın bağırsak kanseri olup olmadığını yüzde 85 doğrulukla tahmin edebiliyor. Bu sayede hastalık, henüz hiçbir belirti göstermeden tespit edilebilecek; bu da tedaviye erken başlamayı mümkün kılacak.</p>
<p><strong>Sadece Türkiye’de Değil, Dünyada Ses Getiren Bir Araştırma</strong></p>
<p>Bu araştırma, Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Bilge Güvenç Tuna, Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı öğretim üyemiz Prof. Dr. Soner Doğan ve danışmanlığını yaptıkları doktora öğrencisi Nazım Arda Keleş’in katkılarıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Çalışmada yalnızca Türkiye’den değil; Harvard Üniversitesi, IEO Milano ve mikrobiyom araştırmaları alanında dünyaca tanınan bilim insanları da yer aldı. Araştırma liderlerinden biri, mikrobiyom biliminde öncü kabul edilen Prof. Nicola Segata idi.</p>
<p><strong>Bağırsak Bakterileri Kanserin Belirteçi Olabilir</strong></p>
<p>Araştırmacılar, 10 farklı ülkeden kolorektal kanser hastaları, kanser öncesi lezyon taşıyıcı hastalar ve sağlıklı bireyden oluşan 3.741 kişinin mikrobiyom verilerini analiz etti.</p>
<p>Araştırma sonucunda dikkat çeken bulgular elde edildi:</p>
<ul>
<li>Bağırsakta daha önce bilinmeyen 19 yeni bakteri türü keşfedildi.</li>
<li>Bazı bakteri türlerinin yalnızca ileri evre kanser hastalarının bağırsaklarında bulunduğu belirlendi.</li>
<li>Tümörün bağırsakta nerede oluştuğu (sağ ya da sol taraf) ile ağızdan gelen bakterilerin varlığı arasında ilişki tespit edildi.</li>
<li>Özellikle <em>Fusobacterium nucleatum</em> adlı bakterinin bazı alt türlerinin, kanser oluşumuyla doğrudan bağlantılı olduğu ortaya kondu.</li>
</ul>
<p><strong>Kanserle Mücadelede Yeni Dönem: Yapay zeka ve Mikroplar Yol Gösteriyor</strong></p>
<p>Bu bulgular yalnızca kanserin erken teşhisinde değil, aynı zamanda kişiye özel tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinde de önemli rol oynayabilir. Araştırmanın yazarlarından Doç. Dr. Bilge Güvenç Tuna, bu çalışmanın mikrobiyota bazlı testlerin geliştirilmesine zemin hazırladığını belirtiyor. Bu testlerin ileride, toplum genelinde yaygın şekilde uygulanabilecek kanser tarama programlarının bir parçası haline gelebileceği ifade ediliyor.</p>
<p>Bu yöntemin rutin sağlık kontrollerine entegre edilmesiyle her yıl binlerce insanın hayatı, erken teşhis sayesinde kurtarılabilir. Bu yönüyle çalışma, yalnızca bilimsel değil, toplumsal fayda açısından da büyük önem taşıyor.</p>
<p><strong>Nature Medicine’da Türkiye’den 21. Yayın</strong></p>
<p>Çalışmanın bir diğer dikkat çekici yönü ise yayımlandığı platform. <em>Nature Medicine</em>, tıp alanında dünyanın en saygın bilimsel dergilerinden biri. Bugüne kadar Türkiye adresli yalnızca 20 makale bu dergide yayımlandı. Yeditepe Üniversitesi&#8217;nin katkı sunduğu bu araştırma, 21. yayın olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi yönetimi, bu önemli başarıyı kamuoyuyla paylaşarak, uluslararası bilim camiasına katkı sağlayan tüm araştırmaları desteklemeye devam edeceğini duyurdu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolorektal-kanser-teshisinde-cigir-acan-gelisme-yeni-tani-testi-umut-vadediyor-547886">Kolorektal Kanser Teşhisinde Çığır Açan Gelişme: Yeni Tanı Testi Umut Vadediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EEG, epilepsi ve uyku bozukluklarının teşhisinde kritik rol oynuyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eeg-epilepsi-ve-uyku-bozukluklarinin-teshisinde-kritik-rol-oynuyor-461012</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2024 11:09:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluklarının]]></category>
		<category><![CDATA[eeg]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[oynuyor]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[teşhisinde]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461012</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin dalgalarının uyanıklık durumu, derin uyku veya rüya sırasında farklılık gösterebildiğini kaydeden uzmanlar, EEG sonuçlarının, nörolojik bozuklukları teşhis etmek, epilepsi nöbetlerini değerlendirmek, uyku bozukluklarını incelemek ve beyin aktivitesi ile ilgili diğer durumları araştırmak için kullanılabildiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eeg-epilepsi-ve-uyku-bozukluklarinin-teshisinde-kritik-rol-oynuyor-461012">EEG, epilepsi ve uyku bozukluklarının teşhisinde kritik rol oynuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EEG’nin, epilepsi gibi nörolojik bozuklukların teşhisi ve yönetimi için önemli bir araç olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Celal Şalçini,</strong> “<strong>EEG, uyku sırasında beyin aktivitesindeki değişiklikler, uyku bozukluklarını tanımlamak ve değerlendirmek için kullanılabiliyor. Uyku apnesi, uyurgezerlik ve narkolepsi (gün içinde önlenemez uyku atakları) gibi durumlar, EEG ile incelenebiliyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, beyin aktivitesini ölçmek için kullanılan bir tıbbi teşhis yöntemi olan EEG (Elektroensefalografi) hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Beyindeki elektriksel aktiviteyi ölçmek için kullanılıyor</strong></p>
<p>Elektroensefalografinin (EEG), beyin aktivitesini ölçmek için kullanılan bir tıbbi teşhis yöntemi olduğunu dile getiren Dr. Celal Şalçini, “EEG, beyindeki elektriksel aktiviteyi kaydetmek için kullanılan girişimsel olmayan bir yöntemdir. Beyin hücreleri veya nöronlar, iletişim kurmak için küçük elektriksel sinyaller üretir. Bu sinyaller, EEG cihazı tarafından ölçülür ve kaydedilir. EEG cihazı, bir dizi elektrot kullanır. Bu elektrotlar, kişinin kafa derisi üzerine yerleştirilir ve beyindeki elektriksel aktiviteyi ölçmek için kullanılıyor. Elektrotlar genellikle kafa derisi üzerine yerleştirilen bir kep veya tek tek yapıştırılan elektrotlar şeklinde düzenlenir.” dedi.</p>
<p><strong>Kaydedilen veriler bilgisayarlar tarafından işleniyor</strong></p>
<p>EEG cihazının uzanarak veya oturarak, gözler kapalı ya da açık tutularak, bir dizi yönerge verilerek beyindeki elektriksel aktiviteyi kaydettiğini dile getiren Dr. Celal Şalçini, “Kaydedilen veriler daha sonra bilgisayarlar tarafından işleniyor ve beyin dalgaları olarak adlandırılan grafiksel bir temsil oluşturuluyor. Beyin dalgaları, farklı frekanslarda ve desenlerde olabilir. Örneğin, uyanıklık durumu, derin uyku veya rüya sırasında beyin dalgaları farklılık gösterebilir. EEG sonuçları, nörolojik bozuklukları teşhis etmek, epilepsi nöbetlerini değerlendirmek, uyku bozukluklarını incelemek ve beyin aktivitesi ile ilgili diğer durumları araştırmak için kullanılabiliyor. EEG&#8217;nin kolay uygulanması ve göreceli olarak düşük maliyeti, onu beyin aktivitesini incelemek için yaygın olarak kullanılan bir araç haline getiriyor.” diye bilgi verdi.</p>
<p><strong>EEG, bir dizi durumda kullanılabiliyor</strong></p>
<p>EEG&#8217;nin temel amacının, beyin aktivitesini ölçmek ve değerlendirmek olduğunu vurgulayan Dr. Celal Şalçini, “Beyin aktivitesini inceleyerek, farklı beyin durumlarını, özellikle de elektriksel aktivite paternlerindeki değişiklikleri belirlemek mümkün. EEG, bir dizi durumda kullanılabilir ve birçok farklı amaç için faydalıdır.” dedi. </p>
<p><strong>Uyurgezerlik EEG ile incelenebiliyor</strong></p>
<p>EEG’nin, epilepsi gibi nörolojik bozuklukların teşhisi ve yönetimi için önemli bir araç olduğunu belirten Dr. Celal Şalçini, şöyle devam etti: </p>
<p> “Epilepsi nöbetleri sırasında beyin aktivitesinde tipik değişiklikler olabilir ve EEG bu değişiklikleri kaydedebilir. Ayrıca diğer nörolojik bozuklukların teşhisi ve yönetiminde de kullanılabilir. EEG, uyku sırasında beyin aktivitesindeki değişiklikler, uyku bozukluklarını tanımlamak ve değerlendirmek için kullanılabiliyor. Uyku apnesi, uyurgezerlik ve narkolepsi (gün içinde önlenemez uyku atakları) gibi durumlar, EEG ile incelenebiliyor. EEG, bilinç değişikliklerini değerlendirmek için kullanılabiliyor. Örneğin, koma veya bilinç kaybı durumlarında, beyin aktivitesindeki değişiklikler EEG ile incelenebiliyor. EEG ayrıca, nöropsikiyatrik bozuklukların, özellikle de epilepsiye benzeyen nöbetlerin altında yatan nörolojik aktiviteyi belirlemek için kullanılabiliyor. Bu, psikiyatrik ve nörolojik bozuklukların ayrılmasına yardımcı olabiliyor.</p>
<p>EEG, bu gibi durumlarda bir teşhis aracı olarak işlev görürken, uzmanlar kaydedilen beyin aktivitesini değerlendirir. Beyin aktivitesindeki belirli desenler veya değişiklikler, bir hastalığın teşhisinde veya tedavi yöntemlerinin izlenmesinde önemli bilgiler sağlayabilir. EEG sonuçları, bir tıbbi uzmanın klinik değerlendirmesiyle birleştirilerek tam bir teşhis yapılır.”</p>
<p><strong>EEG&#8217;nin beyin aktivitesini ölçmek için kullanılan temel prensipleri nelerdir?</strong></p>
<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, EEG&#8217;nin beyin aktivitesini ölçmek için kullanılan temel prensipleri şöyle anlattı:</p>
<p>“EEG&#8217;nin temel prensibi, beyindeki nöronların veya beyin hücrelerinin elektriksel aktivitesini kaydetmektir. Bu elektriksel aktivite, nöronların birbirleriyle iletişim kurması sırasında ortaya çıkar. EEG cihazı, kafa derisi üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla bu elektriksel aktiviteyi kaydeder.<strong> </strong>Beyin hücrelerinin elektriksel aktivitesi, beyin dalgaları adı verilen dalga formlarında ölçülür. EEG cihazı, elektrotlar aracılığıyla beyin dalgalarını algılar ve kaydeder. Beyin dalgaları, farklı frekanslarda ve desenlerde olabilir ve farklı beyin durumlarını yansıtabilir. EEG cihazı tarafından kaydedilen veriler, bilgisayarlar aracılığıyla işlenir ve analiz edilir. Bu analiz, beyin aktivitesindeki desenleri tanımlamak ve anlamak için kullanılır. Örneğin, alfa dalgaları istirahatte görülen dalgalar iken, beta dalgaları uyanıklık durumunda daha hızlı ritimli dalgalardır. Bu desenler, beyin aktivitesindeki değişiklikleri değerlendirmek için kullanılabilir.</p>
<p>EEG sonuçları, tıbbi uzmanlar tarafından klinik olarak değerlendirilir ve yorumlanır. Beyin aktivitesindeki belirli desenler veya değişiklikler, epilepsi, uyku bozuklukları, nörolojik hastalıklar ve diğer durumların teşhisinde önemli bilgiler sağlayabilir. EEG sonuçları, bir hastalığın teşhisinde veya tedavi yöntemlerinin izlenmesinde kritik bir rol oynar.”</p>
<p><strong>EEG testi genellikle 20 ila 60 dakika arasında sürüyor</strong></p>
<p>EEG testinin tamamlanma süresi ve sonuçların yorumlanması birkaç faktöre bağlı olduğunu da kaydeden Dr. Celal Şalçini, “EEG testi genellikle 20 ila 60 dakika arasında sürüyor. Ancak, bazı durumlarda test süresi daha uzun olabilir. EEG testi tamamlandıktan sonra, kaydedilen veriler bilgisayarlar aracılığıyla işlenir ve analiz edilir. Beyin dalgalarındaki desenler ve değişiklikler incelenir. Sonuçlar, bir nörolog tarafından klinik olarak değerlendirilir ve yorumlanır. EEG sonuçları, bir hastalığın teşhisinde veya tedavi planının belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Sonuç olarak, EEG testinin tamamlanma süresi testin türüne ve hastanın durumuna bağlı olarak değişebilir. Sonuçların yorumlanması, uzman bir tıbbi profesyonel tarafından yapılmalıdır ve sonuçlar genellikle bir teşhisin belirlenmesi veya tedavi planının oluşturulması için diğer klinik bulgularla birlikte değerlendirilir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eeg-epilepsi-ve-uyku-bozukluklarinin-teshisinde-kritik-rol-oynuyor-461012">EEG, epilepsi ve uyku bozukluklarının teşhisinde kritik rol oynuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Kamer, &#8220;Kanserin erken teşhisinde en önemli faktör, toplumun kanser konusunda bilinçlendirilmesidir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kamer-kanserin-erken-teshisinde-en-onemli-faktor-toplumun-kanser-konusunda-bilinclendirilmesidir-362717</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2023 11:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçlendirilmesidir]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[faktör]]></category>
		<category><![CDATA[kamer]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserin]]></category>
		<category><![CDATA[konusunda]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[teşhisinde]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362717</guid>

					<description><![CDATA[<p>“ Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre 2020 yılında kanser nedeni ile yaklaşık 10 milyon ölüm gerçekleşmiştir. Her yıl yaklaşık 400 bin çocuk kanser tanısı almaktadır”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kamer-kanserin-erken-teshisinde-en-onemli-faktor-toplumun-kanser-konusunda-bilinclendirilmesidir-362717">Prof. Dr. Kamer, &#8220;Kanserin erken teşhisinde en önemli faktör, toplumun kanser konusunda bilinçlendirilmesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>“ Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre 2020 yılında kanser nedeni ile yaklaşık 10 milyon ölüm gerçekleşmiştir. Her yıl yaklaşık 400 bin çocuk kanser tanısı almaktadır”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği önerisi ile 1956 yılından itibaren her yıl 1-7 Nisan arası Kanser Haftası olarak anılıyor. Kanser Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulunan EÜ Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve EÜ Tıp Fakültesi Dâhili Tıp Bilimleri Bölümü Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Emine Serra Kamer, “Kanser, dünyada ve ülkemizde hastalığa bağlı ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alan önemli bir sağlık problemidir. Ülkemizde her yıl 1-7 Nisan tarihleri arasında kamuoyunun kanser ile ilgili bilgilendirilmesi amacıyla pek çok aktivite ile hastalığın kamusal alanda tekrar değerlendirilmesi amaçlanıyor. Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi, her yıl olduğu gibi bu yıl da kanser haftasına yönelik toplumda farkındalık yaratacak etkinliklere katılım sağlıyor” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“<b>Erken teşhiste kamusal farkındalığın artırılması önemli” </b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kanserin erken teşhisinde en önemli faktörün, toplumun kanser konuda bilinçlendirilmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kamer, “Kanser, kontrolsüz hücre bölünmesi sonucu ortaya çıkan, farklı hastalıklar için kullanılan ortak terimdir. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre 2020 yılında kanser nedeni ile yaklaşık 10 milyon ölüm gerçekleşmiştir. Her yıl yaklaşık 400 bin çocuk kanser tanısı almaktadır. Kanser ile ilgili kamusal farkındalığın artması böylece tarama programlarına katılımın teşvik edilmesi ile erken tanı ile tedavi edilebilen meme, serviks, kolon kanseri gibi sık görülen hastalıklarda ölüm oranlarının azaltılması hedefleniyor” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kanserin oluşumunda çevresel faktörlerin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Kamer, “Kanserler yüzde 90 çevresel, yüzde 10 oranında ise genetik faktörlere bağlı olarak gelişmektedir. Kanserlere neden olan çevresel faktörler arasında yer alan; tütün kullanımı, alkol tüketimi, fazla kilolu veya obez olma ve kansere sebep olan enfeksiyonlara maruziyetin engellenmesi veya aşılama yolu ile günümüzde görülen kanserlerin yüzde 30 ila yüzde 50 oranında önlenebileceği bilinmektedir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><b><span><span>“Kanser Tarama Merkezleri ücretsiz hizmet veriyor”</span></span></b></span></span><span><span><span><span>Kanserin, sık görülen yedi belirtisi olduğunu belirten Prof. Dr. Kamer, “Kişilerde; açıklanamayan kilo kaybı, yorgunluk, beklenmeyen kanamalar, öksürük ve balgamda kan görülmesi, dışkılama alışkanlıklarında değişiklikler, ağrısız büyüyen kitle oluşumları, meme şeklinde değişiklik ve ciltte ben yapısında değişim olması durumunda bir sağlık kurumuna mutlaka başvurulması önerilmektedir.  Sağlık Bakanlığına bağlı Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Mobil kanser tarama araçlarında meme kanseri, serviks kanseri ve kolon kanserine yönelik tarama programları ücretsiz olarak uygulanıyor” dedi. </span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kamer-kanserin-erken-teshisinde-en-onemli-faktor-toplumun-kanser-konusunda-bilinclendirilmesidir-362717">Prof. Dr. Kamer, &#8220;Kanserin erken teşhisinde en önemli faktör, toplumun kanser konusunda bilinçlendirilmesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
