<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>terapisi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/terapisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/terapisi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Mar 2026 14:32:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>terapisi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/terapisi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Otizmde dil ve konuşma terapisi, erken dönemde devreye girmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otizmde-dil-ve-konusma-terapisi-erken-donemde-devreye-girmeli-624141</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 14:32:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[devreye]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dönemde]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[etkileşim]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otizmde]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizm spektrum bozukluğunda her çocuğun farklı dil ve konuşma sorunu yaşadığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, otizmli çocuklarda çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile dil ve konuşma terapisinin erken dönemde birlikte devreye girmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-dil-ve-konusma-terapisi-erken-donemde-devreye-girmeli-624141">Otizmde dil ve konuşma terapisi, erken dönemde devreye girmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Otizm spektrum bozukluğunda her çocuğun farklı dil ve konuşma sorunu yaşadığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, otizmli çocuklarda çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile dil ve konuşma terapisinin erken dönemde birlikte devreye girmesinin önemli olduğunu söyledi. Otizmin bir spektrum olduğunu ve her çocuğun profilinin farklı olduğunu kaydeden Ocaktan, “Erken, düzenli, bireye özgü ve yapılandırılmış müdahale ile iletişim, dil, sosyal etkileşim, oyun ve günlük yaşam becerilerinde belirgin ilerleme sağlanabilir” diye konuştu.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma<br />Görevlisi Şevval Ocaktan, 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada otizmli çocuklarda görülen dil ve konuşma bozuklukları ile bu sorunların tedavisine yönelik değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Otizmde farklı konuşma sorunları görülebiliyor</p>
<p>Otizm spektrum bozukluğunda her çocuğun farklı dil ve konuşma sorunu yaşadığını belirten Şevval Ocaktan, “Otizm spektrum bozukluğunda her çocuk aynı profili göstermez; ancak en sık görülen güçlükler arasında konuşmanın gecikmesi ya da hiç gelişmemesi, iletişimi başlatma ve sürdürmede zorlanma, göz teması, jest, mimik ve işaret etme gibi sözel olmayan iletişim yollarında sınırlılık, ekolali (duyduğunu tekrar etme), zamirleri karıştırma, tekdüze/robotik ses tonu, karşılıklı konuşmada sıra alma ve konu sürdürmede güçlük yer alır. Bazı çocuklar çok kelime biliyor gibi görünebilir; ancak dili sosyal amaçla, uygun bağlamda ve karşılıklı etkileşim içinde kullanmakta zorlanabilir. Bazılarında ayrıca konuşma anlaşılabilirliği ve sesletim üzerinde de çalışmak gerekebilir” diye konuştu. </p>
<p>Otizmde her çocuğun profili farklıdır</p>
<p>Otizmli çocuklarda ortaya çıkan dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin önemli olduğunu kaydeden Şevval Ocaktan, “Otizmde ortaya çıkan dil ve konuşma bozukluklarının tamamen düzelebilir mi sorusunun tek bir cevabı yoktur çünkü otizm bir spektrumdur ve her çocuğun profili farklıdır. Ancak erken, düzenli, bireye özgü ve yapılandırılmış müdahale ile iletişim, dil, sosyal etkileşim, oyun ve günlük yaşam becerilerinde belirgin ilerleme sağlanabilir. Bazı çocuklarda sözel dil belirgin şekilde gelişir; bazı çocuklarda ise hedef, sözel konuşmanın yanında veya yerine jest, işaret, görsel destekler ya da alternatif-destekleyici iletişim sistemleriyle işlevsel iletişimi artırmak olabilir. Temel amaç çocuğu tek bir kalıba sokmak değil, iletişim kurmasını, kendini ifade etmesini ve yaşama katılımını artırmaktır” diye konuştu.</p>
<p>Müdahale için beklenmemeli</p>
<p>Otizmli çocuklarda dil ve konuşma bozukluklarına en kısa zamanda müdahale edilmesi gerektiğini vurgulayan Şevval Ocaktan, çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile DKT’nin erken dönemde birlikte devreye girmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>
<p>Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, şöyle devam etti:</p>
<p>“DKT uzmanına başvuru ve müdahale için beklenmemelidir. Şüphe oluştuğu anda değerlendirme başlatılmalıdır. Amerikan Pediatri Akademisi, tüm çocuklar için 18. ve 24. ay kontrollerinde otizm taraması önermektedir; ancak aile daha erken dönemde isimle bakmama, göz temasının çok sınırlı olması, işaret etme-gösterme davranışının olmaması, babıldamanın azlığı, ortak dikkatin gelişmemesi ya da kazanılmış becerilerde gerileme fark ederse daha önce de başvurmalıdır. Dil ve konuşma terapisti iletişim, dil, oyun ve etkileşim becerilerini değerlendirir; otizm tanısını ise hekim koyar. Yani ideal yaklaşım, çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile DKT’nin erken dönemde birlikte devreye girmesidir.” </p>
<p>Çocuğun gereksinimlerine göre tedavi planlanıyor</p>
<p>Otizmli çocuklarda dil ve konuşma bozukluklarının tedavisinin tek bir yöntemden ibaret olmadığını söyleyen Şevval Ocaktan, “Otizmli çocukların dil ve konuşma bozukluklarının tedavisi, çocukların gereksinimine göre planlanır. En sık kullanılan yaklaşımlar arasında dil ve konuşma terapisi, davranışsal yaklaşımlar, gelişimsel yaklaşımlar, oyun temelli sosyal iletişim çalışmaları, ebeveyn katılımlı müdahaleler, ABA temelli uygulamalar, TEACCH ve küçük yaş grubunda Early Start Denver Model (ESDM) yer alır” dedi. </p>
<p>DKT sürecinde iletişim ve karşılıklı etkileşime odaklanılıyor</p>
<p>Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, DKT sürecinde; iletişim başlatma, karşılıklı etkileşim, ortak dikkat, sohbet sürdürme, duruma uygun ifade kullanma, oyun becerileri ve gerekirse sesletim/konuşma anlaşılabilirliğinin çalışıldığını söyledi. Ocaktan, “Sözel konuşma yeterli değilse resim kartları, görsel sistemler, işaretler veya elektronik cihazlar gibi alternatif iletişim yolları da kullanılabilir. İlaç tedavisi otizmin çekirdek dil-iletişim güçlüklerini düzeltmez; daha çok eşlik eden hiperaktivite, irritabilite, kaygı, uyku ya da davranış sorunlarında hekim tarafından değerlendirilir” diye konuştu. </p>
<p>Çocuğun bakışı ve jestleri de iyi gözlemlenmeli</p>
<p>Otizmli çocukların dil ve konuşma gelişiminin takibinde ailelere önemli sorumlulukların düştüğünü kaydeden Şevval Ocaktan, “Aileler için en önemli nokta, çocuğun iletişimini yalnızca ‘konuşma’ üzerinden değerlendirmemektir. Çocuğun bakışı, jesti, işaret etmesi, bir nesneyi size getirmesi, ses çıkarması veya sizi bir şeye götürmesi de iletişimdir. Tüm bunlar bir arada gözlemlenmelidir” dedi.</p>
<p>Kısa, net ve anlaşılır cümleler kullanılmalı</p>
<p>Çocukla iletişim kurulurken dikkat edilmesi gerekenlere de değinen Şevval Ocaktan, “İletişim kurarken kısa, net ve anlaşılır cümleler kullanılmalı; çocuğa yanıt vermesi için bekleme süresi tanınmalı; yüz yüze etkileşim, ortak dikkat ve sıra alma desteklenmelidir. Günlük yaşam içinde oyun, kitap, şarkı, rutinler ve görsel destekler çok değerlidir. Çocuğun ilgi alanlarından yararlanmak, başarılarını fark edip pekiştirmek ve aşırı duyusal yük oluşturan durumları gözlemek önemlidir. Aile, okul ve uzman ekip arasında tutarlı bir iş birliği kurulması tedavinin etkisini artırır. En önemlisi de aileler kendilerini suçlamamalıdır; güncel bilimsel yaklaşım otizmi anne-baba tutumuyla açıklamaz” diye konuştu.</p>
<p>Atlas Üniversitesi DKT Laboratuvarı’nda otizmli çocuklara destek veriliyor</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Laboratuvarı’nda otizm spektrum bozukluğu alanında yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Şevval Ocaktan, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Dil ve Konuşma Terapisi Laboratuvarı’nda çocuk, ergen, yetişkin ve yaşlı bireylere yönelik dil, konuşma, ses, iletişim, yutma ve beslenme alanlarında değerlendirme, terapi ve danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır. Merkezde kanıta dayalı, bireye özgü, aile merkezli ve multidisipliner bir yaklaşımla çalışmalar yürütülmektedir. </p>
<p>Otizm spektrum bozukluğu da hizmet verilen alanlar arasında yer almakta; bu çocuklarda sözel ve sözel olmayan iletişimin desteklenmesine, iletişimi başlatma ve sürdürme becerilerinin geliştirilmesine, karşılıklı etkileşimin artırılmasına, oyun temelli iletişim çalışmalarına ve gerektiğinde konuşma anlaşılabilirliğinin desteklenmesine yönelik uygulamalar yapılmaktadır.</p>
<p>Öğrenciler uygulama imkanına sahip oluyor</p>
<p>Bunun yanında merkezde aile danışmanlığı verilmekte, ev programları düzenlenmekte, gerekli durumlarda farklı uzmanlık alanlarıyla iş birliği yapılmakta ve terapi süreçleri akademik bir çerçevede izlenerek raporlanmaktadır. Ayrıca üniversitenin klinik ve laboratuvar ortamlarında öğrenciler için bireysel ve grup terapi uygulamaları, gözlem, değerlendirme, raporlama ve mesleki beceri geliştirme çalışmaları gerçekleştirilmektedir.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-dil-ve-konusma-terapisi-erken-donemde-devreye-girmeli-624141">Otizmde dil ve konuşma terapisi, erken dönemde devreye girmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[bırakmada]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[nargile]]></category>
		<category><![CDATA[nikotin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara bağımlılığının kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, en etkili yaklaşımın ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanması olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658">Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığının kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalık olduğunu belirten <span>İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, e</span>n etkili yaklaşımın ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanması olduğunu söyledi. Tedavisiz bırakma girişimlerinde 1 yıllık başarı oranının genellikle yüzde 3–5 civarında olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dilek Toprak, farmakolojik destekle bu oranın yüzde 15–35’e kadar çıkabildiğini, kombine tedavilerde oranın daha da arttığını söyledi. Nargilenin içim süresi, dumanın miktarı ve kullanılan tütünün yapısı nedeniyle sigaradan daha zararlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dilek Toprak, </span></b><b><span>bir nargile seansında, bir kişinin 100 ya da daha fazla sigara dumanı kadar duman soluduğunu kaydetti.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada nikotin bağımlılığı, sigara ve nargile kullanımının etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Sadece tek kullanım bile bağımlılık riskini artırıyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigaranın temel bağımlılık yapıcı maddesinin nikotin olduğunu belirten<span> Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Nikotin, beyindeki dopamin salınımını tetikleyerek kişide keyif ve ödül hissi yaratır. Bu his, zamanla beynin nikotine karşı tolerans geliştirmesine ve aynı etkiyi elde etmek için daha fazla maddeye ihtiyaç duymasına neden olur. Nikotin son derece bağımlılık yapıcıdır, sadece bir kez kullanmak bile, beyniniz üzerindeki anlık etkisi nedeniyle bağımlı hale gelme riskini artırır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Fiziksel ve psikolojik bağımlılık ortaya çıkıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Nikotin bağımlılığında, fiziksel ve psikolojik olarak, vücudun sürekli olarak bu kimyasala &#8220;bağımlı&#8221; hale geldiğini kaydeden <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Fiziksel bağımlılık, vücudun </span><span><span><span>yoksunluk belirtilerinden</span></span></span><span> kaçınmak için nikotine ihtiyaç duyması durumudur. Yoksunluk belirtileri nikotin kullanımını bıraktığınızda yaşadığınız huzursuzluk, sinirlilik, konsantrasyon güçlüğü gibi hoş olmayan hislerdir. Psikolojik bağımlılıkta ise o alışkanlık, günlük rutininizin bir parçası olmuştur. Kahve ile sigara içmek, sinirlenince sigara içmek gibi eşleşmeler yapılır. Bu gibi durumlarda içme ihtiyacı hissedilir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tütün salgını, en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tütünün yaygın kullanımı için &#8220;tütün salgını&#8221; ifadesini kullandığını belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span>, “Dünya Sağlık Örgütü, bunun şimdiye kadar karşılaştığımız en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri olduğunu söylüyor ve yılda 8 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olduğunu bildiriyor. Bu ölümlerin 1,2 milyonu pasif içicilikten kaynaklanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, 700 milyon çocuk yani dünyadaki çocukların yarısı tütün ürünü dumanına maruz kalmaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığı nasıl anlaşılır?</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının DSM-5 denilen evrensel tanı kriterleri olduğunu ifade eden <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, b</span>u tanı kriterlerine göre son 12 ay içinde aşağıdaki kriterlerden en az 2’sinin bulunmasının nikotin bağımlılığını düşündürdüğünü söyledi. <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, bu kirterleri şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span>Planlanandan daha fazla veya daha uzun süre sigara içme</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Bırakma girişimlerinin başarısız olması</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Sigara temini ve içimi için aşırı zaman harcama</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Güçlü içme isteği</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>İş, okul veya sosyal sorumlulukların aksaması</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Zararlı etkiler bilinmesine rağmen devam etme</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Tolerans gelişimi</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Yoksunluk belirtileri görülmesi</span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığında ilaç tedavileri etkili oluyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının tedavi edilebildiğini ve etkili tedavi yöntemleri olduğunu belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>En yüksek başarı oranı davranışsal destek ve ilaç tedavisi birlikteliği ile elde edilir. Bunların tek başına kullanımı bile bırakma oranlarını artırmaktadır. Farmakolojik tedavi yani ilaç tedavisinde Nikotin Replasman Tedavisi (NRT) ve bupropion preparatlarını oldukça sık kullanmaktayız Tedavisiz bırakma girişimlerinde 1 yıllık başarı oranı genellikle yüzde 3–5 civarındadır. Farmakolojik destekle bu oran yüzde 15–35’e kadar çıkabilir. Kombine tedavilerde oran daha da artar” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tedavi sürecinde relaps görülmesi normal</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Tedavi sürecinde relaps (nüks) görülebildiğini belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Bu durum tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez, bağımlılığın kronik doğasının göstergesidir. Sigara bağımlılığı kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalıktır. En etkili yaklaşım ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanmasıdır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bir nargile seansı 100 sigara dumanına bedel</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>N</span></span><span>argilenin sigaradan daha zararlı olabildiğini belirten </span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak, b</span></span><span>unun nedeninin nargile içiminin süresi, dumanın miktarı ve kullanılan tütünün yapısı olduğunu ifade ederek nargilenin sigaraya kıyasla daha zararlı olmasının bazı nedenleri:</span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span>Nargile kömürle yakıldığı için, karbonmonoksit gibi toksik gazlar da solunur. Ayrıca nargile dumanı, sigara dumanından daha fazla ağır metal, katran ve kanserojen maddeler içerebilir. </span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargile genellikle 30-60 dakika gibi uzun bir sürede içilir. Bu süre zarfında, bir nargile içicisi, sigara içen birinin aldığından çok daha fazla duman solur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bir nargile seansının, bir kişinin 100 ya da daha fazla sigara dumanı kadar duman solumasına neden olabileceğini belirtmiştir.</span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargilede genellikle ağızlıklar paylaşıldığı için enfeksiyon riski fazladır. Tüberküloz, Herpes ve diğer enfeksiyon hastalıklarının yayılması daha kolaydır.</span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargiledeki su zararlı maddeleri yeterince filtrelemez ve duman hâlâ toksinler içerir.</span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><span>Nargile kullanımının sigaraya göre daha zararsız olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu belirten </span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span></span><span>, “Her ikisi de ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ancak nargilenin daha fazla duman çekilmesi ve karbonmonoksit gibi ek riskler taşıması nedeniyle daha tehlikeli olabileceği kabul edilmektedir​” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Tütün bağımlılığının önlenmesi için bu tavsiyelere dikkat!</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Tütün bağımlılığının önlenmesi noktasında hedefin </span></span><span>sigaraya başlamanın önlenmesi olması gerektiğini söyleyen <span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span>, gençlerin ve çocukların bu tehlikeden korunması ve hiç başlamamaları için gayret gösterilmesi gerektiğini söyledi. <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, önerlerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ailelerin özellikle ebeveynlerin bilinçlendirmesi ve gençler üzerinde olumlu model olmaları önemlidir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Elektronik sigara bir sigara bırakma yöntemi değildir. Sağlık açısından önemli riskler taşır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ailece düzenli ve kaliteli zaman geçiren, iletişimi güçlü ailelerin çocuklarının sigara ve alkolü bırakma oranı, diğer ailelere kıyasla daha yüksektir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Çocuğun akademik becerilerini desteklemek, okul dışı farklı aktivitelere yönlendirmek, daha olumlu arkadaş çevrelerine girmesine destek olmak da katkı sağlayacaktır.</span><span> Gençlerin spora, sanata ya da hobilerine yönlendirilmesi, boş zamanlarını sağlıklı aktivitelerle doldurmalarına yardımcı olur. Böylece riskli davranışlardan uzak kalabilirler a</span><span>ncak ebeveynlerden biri veya her ikisi sigara içiyorsa; çocuğunuzla konuşmanız, yasaklamanız, cezalar vermeniz pek de işe yaramayacaktır. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Sigarayı bırakmak için Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı profesyonellerin görev yaptığı ve ülkemizin her bölgesinde kolayca ulaşılabilen Sigara Bırakma Polikliniklerinden yardım alabilirsiniz. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Sigara kullanımı hakkında eğitimler ve farkındalık çalışmaları, okullarda yaygın olarak yapılmalıdır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Televizyon, radyo ve sosyal medya üzerinden sigaranın zararlarına yönelik bilinçlendirme kampanyaları yapılması etkili olur. Ünlü ve popüler kişilerin sigara karşıtı mesajlar vermesi, gençler üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ergenler arasında sigaraya başlamanın altında yatan nedenler çoğu zaman stres, anksiyete veya depresyon gibi psikolojik sorunlar olabilir. Bu durumda, gençlere psikolojik destek sağlamak ve duygusal problemlerle başa çıkmalarını öğretmek önemli bir adımdır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>&#8211; Erken yaşta sigaraya başlamayı önlemek için bu adımlar hem devlet politikaları hem de toplumsal farkındalık açısından büyük önem taşır. Gençlerin sağlıklı tercihler yapabilmesi için doğru rehberlik ve destek almaları, uzun vadede toplum sağlığını iyileştirmeye katkı sağlar</span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658">Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zihinsel Yükler EMDR Terapisiyle Hafifletilebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zihinsel-yukler-emdr-terapisiyle-hafifletilebiliyor-583082</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 11:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[durumlar]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[emdr]]></category>
		<category><![CDATA[hafifletilebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[terapisiyle]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<category><![CDATA[yükler]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583082</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda pek çok kişi yaşamlarının bir döneminde travmatik ya da zorlayıcı olan olaylara maruz kalıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zihinsel-yukler-emdr-terapisiyle-hafifletilebiliyor-583082">Zihinsel Yükler EMDR Terapisiyle Hafifletilebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda pek çok kişi yaşamlarının bir döneminde travmatik ya da zorlayıcı olan olaylara maruz kalıyor. Travmatik olayların başında çocukluk çağı ihmalleri, ani veya beklenmedik kayıplar, ağır hastalıklar, kaza ve doğal afetler ile sınav ya da performans baskısı gibi yüksek stres yaratan deneyimler geliyor. Bu tür travmatik olaylara maruz kalan kişilerin belleğinde bu olay sağlıklı bir biçimde işlenmeden &#8220;donmuş&#8221; olarak kalıyor. İşlenmeden kalan bu anılar tetikleyici durumlarla karşılaşıldığında; aşırı korku, kaygı, utanç ya da öfke gibi yoğun tepkilere yol açabiliyor. Bilimsel bir psikoterapi yöntemi olan EMDR terapisiyle bireyin rahatsız edici yaşam deneyimlerinden kaynaklanan duygusal sıkıntı ve semptomların hafifletilmesi sağlanabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Klinik Psikoloji Bölümü’nden Uz.Psi. Sevcan Aktaş, “10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü” nedeniyle zihinsel travmalar ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.  </p>
<p><strong>Beynin psikolojik yaraları iyileştirme kapasitesini harekete geçiriyor</strong></p>
<p>Göz hareketleriyle duyarsızlaşma ve yeniden işlemleme (Eye Movement Desensitization and Reprocessing- EMDR) terapisi, rahatsız edici ya da zorlayıcı yaşam deneyimlerinden kaynaklanan duygusal sıkıntıların ve semptomların hafifletilmesine yardımcı olan bilimsel bir psikoterapi yöntemidir. Psikolojik travmanın beyindeki işlenme biçimine doğrudan temas eder. Tıpkı fiziksel yaralanmalarda vücudun doğal olarak iyileşme sürecine girmesi gibi, EMDR terapisi de beynin psikolojik yaraları iyileştirme kapasitesini harekete geçirmemizi sağlar. </p>
<p><strong>Taciz, aşağılanma ve başarısızlık gibi bazı zorlu anlar beyinde donmuş halde kalabiliyor</strong></p>
<p>Kaza, kayıp, taciz gibi travmatik olaylar ile aşağılanma veya başarısızlık gibi yoğun stres yaratan deneyimler, bazı durumlarda beyin tarafından sağlıklı biçimde işlenemez ve işlenmemiş biçimde bellekte depolanabilir. Bu da tetikleyici durumlarla karşılaşıldığında yoğun korku, kaygı, utanç ya da öfke gibi yoğun tepkilere yol açabilir. EMDR terapisi, bireyin doğal iyileşme sürecini başlatmak için özel olarak yapılandırılmış protokoller ve çift yönlü uyarım (göz hareketi, dokunsal veya işitsel uyarı) teknikleri kullanılır.</p>
<p><strong>Beyindeki işlenmeden donmuş durumlar EMDR terapisiyle yeniden işlenir</strong></p>
<p>Terapist ilk olarak danışanın geçmiş öyküsünü alır, güncel belirtileri değerlendirir ve gelecekteki hedeflerini anlamaya çalışır. Daha sonra birlikte çalışılacak anılar belirlenir. Bu anılar, olumsuz düşünceler, beden duyumları ve duygular eşliğinde terapide ele alınır. Terapi sırasında, danışanın beynindeki bilgi işleme sisteminin yeniden devreye girmesi hedeflenir. Zihinsel olarak bu anıyla bağlantılı rahatsız edici öğeler aktive edilirken, çift yönlü uyarım eşliğinde bu anı yeniden işlenir. </p>
<p><strong>Beyin “Bu zorlu süreç geçti artık güvendeyim” mesajını alır</strong></p>
<p>Bu uyarım, beynin sağ ve sol yarım küreleri arasında iletişimi güçlendirir. Bu süreç, tıpkı uykudayken rüya gördüğümüz REM evresinde olduğu gibi, beynin bilgiyi sınıflandırıp duygusal yükünü azaltmasına yardımcı olur. Beyin, olayı artık &#8220;şu anda yaşanan bir tehdit&#8221; olarak değil, &#8220;geçmişte yaşanmış bir deneyim&#8221; olarak algılamaya başlar.</p>
<p>Bu yeniden işlemleme sırasında kişi, anıya eşlik eden olumsuz düşünceleri ve yoğun duyguları daha gerçekçi biçimde değerlendirmeye başlar. “Ben güçsüzüm” gibi inançların yerini “O anda elimden geleni yaptım” gibi daha dengeli düşünceler alır. Duygusal yoğunluk azalır, bedensel gerginlik gevşer ve kişi kendini daha huzurlu hisseder.</p>
<p><strong>Hangi durumlarda EMDR uygulanabilir?</strong></p>
<p>Başlangıçta travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) için geliştirilmiş olsa da EMDR şu durumlarda etkili bir şekilde kullanılabilir: </p>
<ul>
<li>Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)</li>
<li>Kaygı bozuklukları</li>
<li>Sınav kaygısı ve performans baskısı</li>
<li>Yas ve kayıp sonrası yaşanan duygusal zorlanmalar</li>
<li>Özgüven eksikliği, değersizlik düşünceleri</li>
<li>Çocukluk çağı ihmal veya istismar deneyimleri</li>
<li>Kaza, ameliyat gibi fiziksel travmalardan sonra gelişen duygusal sorunlar</li>
</ul>
<p><strong>EMDR, gelecekteki kaygı verici olaylarda da kişiyi rahatlatabiliyor</strong></p>
<p>EMDR terapisi sadece geçmişte yaşanmış travmalara değil, gelecekte kaygı uyandıran durumlara da uygulanabilir. Kimi zaman kişi henüz yaşanmamış bir olay hakkında yoğun stres yaşayabilir. “Sınavda yine panik olursam, toplantıda herkesin önünde konuşmam gerekirse…” gibi kişi de panik korku yaratan durumlarda EMDR terapistiyle gelecekte olmasını beklediği sahneyi zihninde canlandırır. Bu sırada yine çift taraflı uyarım (örneğin göz hareketleri) uygulanır. Zihin, bu &#8220;olasılık sahnesi&#8221;ni işlerken kişi, o duruma karşı verdiği yoğun tepkileri hafifletir ve yavaş yavaş duruma duyarsızlaşır. Yani kaygı, korku, panik gibi duygular azalır. Yerine daha dengeli, daha güvenli bir içsel yanıt gelişir. Bu çalışmada amaç, kişinin zihinsel olarak o olaya hazırlanmasını sağlamak, gerekli başa çıkma kaynaklarını harekete geçirmek ve beyni “bu durumu güvenle atlatabilirim” mesajına alıştırmaktır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zihinsel-yukler-emdr-terapisiyle-hafifletilebiliyor-583082">Zihinsel Yükler EMDR Terapisiyle Hafifletilebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Sevgi Terapisi&#8217; İle Engellileri Ücretsiz Kişisel Bakım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sevgi-terapisi-ile-engellileri-ucretsiz-kisisel-bakim-352702</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 13:48:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[engellileri]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352702</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uygulama ve hizmetleriyle engellileri hayata sımsıkı tutundurmaya devam eden Bayrampaşa Belediyesi Engelliler Merkezi, şimdi de engellilere yönelik kişisel bakım ve kuaförlük hizmeti başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgi-terapisi-ile-engellileri-ucretsiz-kisisel-bakim-352702">&#8216;Sevgi Terapisi&#8217; İle Engellileri Ücretsiz Kişisel Bakım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Uygulama ve hizmetleriyle engellileri hayata sımsıkı tutundurmaya devam eden Bayrampaşa Belediyesi Engelliler Merkezi, şimdi de engellilere yönelik kişisel bakım ve kuaförlük hizmeti başlattı. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>‘Sevgi Terapisi’ projesiyle merkeze kayıtlı engelli bireylerin saçları ücretsiz olarak kesiliyor ve kişisel bakımları yapılıyor. Engelli bireyler, dilerlerse bu hizmetten evlerinde de faydalanabiliyor. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Engellilerin ve ailelerinin büyük beğenisini toplayan uygulamanın süresiz olarak sürdürülmesi planlanıyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgi-terapisi-ile-engellileri-ucretsiz-kisisel-bakim-352702">&#8216;Sevgi Terapisi&#8217; İle Engellileri Ücretsiz Kişisel Bakım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
