<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tepkiler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tepkiler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tepkiler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Mar 2026 10:28:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tepkiler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tepkiler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:28:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırmak]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[sürecinde]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tepkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Kanser teşhisi hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’ olabilir!</strong></p>
<p>Meme kanseri teşhisinin, birçok kadın için yalnızca tıbbi bir bilgi olmadığına dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu teşhis hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’dır. Bu nedenle ilk tepkiler çoğunlukla yoğun, karmaşık ve dalgalı olur.” dedi.</p>
<p>En sık görülen ilk duygular arasında şok, inkâr, korku, kaygı ve kontrol kaybı hissinin yer aldığını ifade eden Aydın, “Pek çok kadın, tanıyı ilk duyduğunda ‘bu bana olamaz’ ya da ‘bir hata olmalı’ düşüncesine kapılır. Bu inkâr tepkisi, psikolojide akut stres tepkisinin doğal bir parçasıdır ve beynin ani tehdide karşı kendini koruma mekanizması olarak değerlendirilir. Araştırmalar, kanser tanısı alan bireylerin önemli bir kısmında ilk haftalarda travma sonrası stres belirtilerine benzer tepkiler görülebildiğini gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Farklı tepkiler, baş etme tarzı ve kişilikle ilgili!</strong></p>
<p>Bu tepkilerin yanında ölüm korkusu, geleceğe dair belirsizlik, ‘çocuklarıma ne olacak?’, ‘hayatım yarım mı kalacak?’ gibi varoluşsal soruların da çok erken dönemde ortaya çıkabileceğini kaydeden Klinik Psikolog Cumali Aydın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bazı kadınlar bu süreçte aşırı bilgi arayışına girerken, bazıları tam tersine tıbbi konuşmalardan kaçınabilir. Her iki tepki de psikolojik açıdan anlaşılırdır. Bir kadın, tanıdan sonraki ilk günlerde sürekli internette hastalıkla ilgili içerik aradığını, geceleri uyuyamadığını ve zihninin hiç durmadığını ifade edebilir. Bir başka kadın ise tam aksine, ‘hiçbir şey duymak istemiyorum’ diyerek çevresinden gelen bilgileri kapatabilir. Bu farklılıklar, kişinin baş etme tarzı, geçmiş yaşam deneyimleri ve kişilik yapısıyla yakından ilişkilidir.”</p>
<p><strong>Duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkiler!</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavilerinin, bedeni hedef alıyor gibi görünse de psikolojik dünyayı da derinden etkilediğine vurgu yapan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi süreçleri; bedensel bütünlük algısını, kontrol hissini ve benlik algısını doğrudan etkileyen deneyimlerdir. Cerrahi müdahaleler sonrasında kadınlar sıklıkla bedenlerine yabancılaşma, ‘artık eskisi gibi değilim’ duygusu ve kayıp hissi yaşayabilir. Özellikle mastektomi geçiren kadınlarda bu duygular daha belirgin olabilir.” dedi.</p>
<p>Bilimsel çalışmaların, cerrahi sonrası dönemde depresif belirtilerin ve anksiyetenin artabildiğini gösterdiğini aktaran Aydın, “Kemoterapi süreci ise yalnızca fiziksel yan etkilerle değil, psikolojik açıdan da zorludur. Saç dökülmesi, halsizlik, mide bulantısı gibi belirtiler, kişinin kendini ‘hasta’ olarak algılamasını pekiştirir. Bu süreçte kadınlar sıklıkla çaresizlik, öfke, sabırsızlık ve zaman zaman umutsuzluk hissedebilir. Ayrıca ‘kemobeyin’ olarak bilinen dikkat ve hafıza sorunları, kişinin kendine güvenini sarsabilir. Radyoterapi ise daha sessiz ilerleyen ama uzun vadede yorgunluk, tahammülsüzlük ve duygusal dalgalanmalar yaratabilen bir süreçtir. Tedavinin uzaması, ‘bu hiç bitmeyecek mi?’ düşüncesini besleyebilir. Önemli nokta şudur; bu duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkilerdir. Araştırmalar, tedavi sürecinde psikolojik destek alan kadınların hem ruhsal dayanıklılığının hem de tedaviye uyumunun daha yüksek olduğunu gösteriyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bedenle yeniden ilişki kurmak zamana ve şefkate ihtiyaç duyar!</strong></p>
<p>Meme kanseri sonrası vücut imajının, kadınlar için en hassas konulardan biri olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Meme, kültürel ve bireysel düzeyde kadınlık, annelik, cinsellik ve çekicilik ile ilişkilendirilen bir organdır. Bu nedenle bedende meydana gelen değişimler, yalnızca fiziksel değil, psikolojik bir kayıp olarak da yaşanabilir.” dedi.</p>
<p>Tedavi sonrası kadınların; ameliyat izleri, meme kaybı, protez kullanımı, kilo değişimleri veya ciltteki farklılıklar nedeniyle aynaya bakmakta zorlanabileceğini dile getiren Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“‘Artık kendimi tanımıyorum’ ya da ‘eşim beni eskisi gibi beğenir mi?’ gibi düşünceler sıkça dile getirilir. Araştırmalar, olumsuz vücut algısının özsaygı düşüşü, cinsel isteksizlik ve ilişkisel mesafelenme ile ilişkili olduğunu gösteriyor. </p>
<p>Tedavi süreci bitmiş, tıbben ‘iyi’ denilen bir kadın, sosyal ortamlardan kaçınmaya başlayabilir, denize girmekten çekinebilir ya da aynada kendine uzun süre bakmaktan kaçınabilir. Bu durum dışarıdan ‘abartı’ gibi algılansa da, aslında derin bir kimlik yeniden yapılanma sürecinin parçasıdır. Burada önemli olan, bedenle yeniden ilişki kurmanın zamana ve şefkate ihtiyaç duyduğunu kabul etmektir.”</p>
<p><strong>Güçlü olmak zorunda değilsiniz; ağlamak ve durmak da iyileşmenin parçası!</strong></p>
<p>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Araştırmalar, bazı baş etme stratejilerinin ruh sağlığını belirgin şekilde desteklediğini gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Öncelikle duyguları bastırmak yerine ifade etmenin büyük önem taşıdığının altını çizen Aydın, “Üzgün, öfkeli ya da korkmuş hissetmek zayıflık değil; insan olmanın doğal bir sonucudur. Yazmak, güvendiği biriyle konuşmak ya da bir uzmandan destek almak, bu duyguların yükünü hafifletir. İkinci olarak, kontrol edilebilir alanlara odaklanmak önemlidir. Tedavi sürecini yönetmek, randevularını planlamak, beslenme ve uyku düzenine özen göstermek, kişiye ‘aktif bir özne’ olma hissi kazandırır. Bu, kaygıyı azaltan temel faktörlerden biridir. Mindfulness, nefes egzersizleri ve gevşeme çalışmaları gibi yöntemlerin, kanser hastalarında anksiyete ve depresyonu azalttığı bilimsel olarak gösterilmiştir. Ayrıca destek gruplarına katılmak, ‘yalnız değilim’ duygusunu güçlendirir. En önemlisi ise; güçlü olmak zorunda değilsiniz. Zaman zaman dağılmak, ağlamak, durmak da iyileşmenin bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir!</strong></p>
<p>Sosyal desteğin meme kanseri sürecinde en güçlü koruyucu faktörlerden biri olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Güçlü sosyal desteğe sahip kadınlar daha düşük depresyon düzeyleri yaşıyor ve tedaviye psikolojik olarak daha iyi uyum sağıyor.” dedi.</p>
<p>Ancak desteğin her zaman ‘çok konuşmak’ ya da ‘pozitif ol’ demek anlamına gelmediğini aktaran Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bazen en iyisi, sadece orada olmak ve dinlemektir. ‘Güçlüsün, atlatırsın’ gibi iyi niyetli cümleler, kadının yaşadığı korkuyu görünmez kılabilir. Yakın çevreye düşen en önemli rol; yargılamadan dinlemek, duygulara alan açmak ve kadının temposuna saygı göstermektir. Yardım teklif etmek ama zorlamamak, bilgi vermeden önce izin almak, bedenle ilgili yorumlardan kaçınmak bu süreçte çok değerlidir. ‘İstersen bugün yanında olabilirim’ demek, ‘ben senin yerinde olsam böyle yapardım’ demekten çok daha destekleyicidir.</p>
<p>Sonuç olarak, meme kanseri yalnızca bireyin değil, bir ilişkiler sisteminin yaşadığı bir deneyimdir. Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayrılık anksiyetesi okula uyumu zorlaştırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ayrilik-anksiyetesi-okula-uyumu-zorlastiriyor-569313</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 15:07:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[Ebeveyni]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[şahin]]></category>
		<category><![CDATA[tepkiler]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569313</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, çocukların okula uyum sürecinde yaşadıkları ayrılık anksiyetesi ve güvenli bağlanma sorunlarının nasıl anlaşılabileceği, ebeveynlerin bu süreçte nasıl davranması gerektiği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayrilik-anksiyetesi-okula-uyumu-zorlastiriyor-569313">Ayrılık anksiyetesi okula uyumu zorlaştırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, çocukların okula uyum sürecinde yaşadıkları ayrılık anksiyetesi ve güvenli bağlanma sorunlarının nasıl anlaşılabileceği, ebeveynlerin bu süreçte nasıl davranması gerektiği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yoğun duygusal ve fizyolojik tepkiler, ayrılık anksiyetesine işaret edebilir!</strong></p>
<p>Okula yeni başlayan çocukların alışma sürecinde bazı problemlerle karşılaşılabileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, “Oyun grubuna veya ilkokula başladıklarında ebeveynlerinden ayrılma sürecinde yoğun duygusal tepkiler yaşanabilir.” dedi.</p>
<p>Bazı çocukların ebeveyninden ayrılırken ağlama krizleri geçirdiğini aktaran Şahin, “Adeta ebeveyne yapışık bir halde kalıyorlar. Bu duruma mide bulantısı, karın ağrısı, titreme, terleme gibi bazı fizyolojik belirtiler eşlik ediyorsa, okul fobisi veya ayrılık anksiyetesinden bahsetmek mümkündür. Ayrılık anksiyetesinin altında bazen güvenli bağlanma ile ilgili problemler söz konusu olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocuktan gizli ayrılmak veya yanlış bilgiler vererek uzaklaşmak uygun değil! </strong></p>
<p>Güvenli bağlanma sorunu yaşayan çocukların probleminin okulu sevmemek olmadığına vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, “Çocuk, ebeveynin başına kötü bir şey geleceğini veya ebeveyni kaybetmeyle alakalı bazı endişeler yaşıyor olabilir. Özellikle bu dönemde çocuklardan gizli bir şekilde ayrılmak, onlara doğru olmayan bilgiler vererek uzaklaşmak hiç uygun değildir. Çocuğun endişelerini daha da artıracaktır.” dedi.</p>
<p>Çocuğa okula gitmesi gerektiği, onun belli bir saatte ebeveyni tarafından alınacağı bilgisinin verilmesi ve bu durumda kararlı bir tutumda olunması gerektiğini kaydeden Şahin, şunları söyledi:</p>
<p>“Ebeveynler bazen aşırı koruyucu bir şekilde yaklaşabilirler. Örneğin; çocuklarının daha fazla üzülmemesi veya bu krizin uzun sürmemesi için birkaç günlüğüne okuldan alabilirler. Fizyolojik semptomlar sebebiyle doktora gidip raporlar alınabilir ve okula başlama süreci ertelenebilir. Bazen danışanlarda görülen, ‘dönem bitsin de sonraki dönem devam edelim’ gibi tutumlar sergilenebilir. Ancak tüm bunlar problemi kalıcı hale getirir. Problemin ve sürecin daha da uzamasına sebep olur. Amaç bir an önce çocuğun okula başlamasını sağlamak olmalı. Çocuklarla ilgili okula uyum sürecinde sorun her zaman güvenli bağlanma olmayabilir. Aile düzeninden kaynaklanan problemlerden de bahsedebiliriz. Örneğin; evde geç saatlerde yatıp geç saatlerde kalkılıyorsa veya ev içi huzursuz ve gergin bir ortamdaysa bazı sorunlar gözlenebilir. Ebeveynler sürekli yorgun, stresli veya depresif bir duygulanımla evde bulunuyorsa çocuğun bu süreci daha zor atlatmasına sebep olabilir.”</p>
<p><strong>Özellikle ayrılık sırasında ortaya çıkan ağlama krizleri güvenli bağlanma problemine işaret ediyor!</strong></p>
<p>Güvenli bağlanma olup olmadığının nasıl anlaşılabileceğine değinen Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, “Çevrelerine karşı güvensiz hisseden, çevrelerini kontrol altına almak isteyen çocuklar, ebeveynden ayrılma anı geldiğinde ciddi duygusal tepkiler gösterebilirler.” dedi.</p>
<p>Okula ya da oyun grubuna başlama sürecinde veya çocuğun bir yakına bırakılması esnasında duygusal tepkilerin ortaya çıktığına işaret eden Şahin, “Çocuk ağlama krizleri ile kendini sakinleştirmekte oldukça zorlanıyorsa, sizin sakinleştirme ile ilgili tepkilerinize yeteri kadar cevap veremiyor ve siz orada bulunsanız dahi sakinleşmekte oldukça zorlanıyorsa güvenli bağlanma probleminden söz edebiliriz. Eğer gözlemlediğiniz bir kriz süreci varsa mutlaka uzman desteği almak doğru olacaktır.” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>Güvenli bağlanmanın en kritik yaş dönemi 0-5 yaş erken çocukluk dönemi…</strong></p>
<p>Güvenli bağlanan çocukların ise çevrelerine karşı daha güvenli hissettiklerini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, “Yabancılarla veya kendi tanıdıkları aile bireyleriyle daha rahat ilişki kurabilirler. Kendilerini daha rahat ifade edebilirler.” dedi.</p>
<p>Güvenli ilişkide bulundukları kişilere karşı genelde olumlu duygu hissettiklerini de ifade eden Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Öfke, agresyon ve  şiddetli davranış sorunları fazla görülmez. Çocuğun ebeveyninden ayrıldığında huzursuz veya ağlama tepkisi vermesi güvensiz bağlanma işareti değildir.  Güvenli bağlanan çocuklar da ebeveyninden ayrıştığında huzursuzluk tepkisi gösterebilirler. Burada kriter tepkinin şiddetidir. Ebeveyne tekrar kavuşma anında bile çocuk sakinleşemiyorsa burada güvenli bağlanma ile ilgili problemden bahsedebiliriz.</p>
<p>Güvenli bağlanmanın en kritik yaş dönemi 0-3 yaş, 0-5 yaş erken çocukluk dönemidir. Burada atılan temeller kişinin yetişkinlik hayatındaki kişiliğini ve sosyal ilişkilerini belirleyecektir ancak bu dönemde güvensiz bağlanmış kişiler yetişkinlik hayatında bu problemleri çözebilirler. Yeni ilişki deneyimleriyle güvenli bağlanma tekrardan sağlanabilir. Terapi desteği, güvenli bağlanmanın sağlanabilmesi için düşünebilecek yöntemlerdendir.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayrilik-anksiyetesi-okula-uyumu-zorlastiriyor-569313">Ayrılık anksiyetesi okula uyumu zorlaştırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ermenistan&#8217;da Paşinyan&#8217;a karşı Kilise&#8217;yi savunan Karapetyan&#8217;ın tutuklanmasına karşı tepkiler büyüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ermenistanda-pasinyana-karsi-kiliseyi-savunan-karapetyanin-tutuklanmasina-karsi-tepkiler-buyuyor-546839</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2025 16:40:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistanda]]></category>
		<category><![CDATA[karapetyanın]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kiliseyi]]></category>
		<category><![CDATA[paşinyana]]></category>
		<category><![CDATA[savunan]]></category>
		<category><![CDATA[tepkiler]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklanmasına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546839</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ermenistan'da Paşinyan ile Kilise arasında yaşanan cepheleşmede dini kurumun yanında yer alan Rus iş insanı Samvel Karapetyan'ın 'darbe çağrısı' suçlamasıyla tutuklanarak hapse atılmasına tepkiler büyüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ermenistanda-pasinyana-karsi-kiliseyi-savunan-karapetyanin-tutuklanmasina-karsi-tepkiler-buyuyor-546839">Ermenistan&#8217;da Paşinyan&#8217;a karşı Kilise&#8217;yi savunan Karapetyan&#8217;ın tutuklanmasına karşı tepkiler büyüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Rusya&#8217;nın en büyük ticari gayrimenkul şirketlerinden <strong>Taşir Grubu&#8217;nun</strong> sahibi olan Ermeni asıllı Rus iş insanı <strong>Samvel Karapetyan</strong>, Ermenistan Başbakanı <strong>Nikol Paşinyan&#8217;ın</strong> Ermeni Apostolik Kilisesi&#8217;yle yaşadığı tartışmaların ardından, kiliseden yana tavır koyması nedeniyle Ermenistan hükümeti tarafından hedef alınmıştı.</p>
</div>
<div>
<p>Sırp yönetmen <strong>Emir Kusturica, </strong>Samvel Karapetyan&#8217;ın Ermenistan&#8217;da tutuklanmasını Sputnik’e değerlendirdi. Ukrayna&#8217;da Kilise&#8217;ye yönelik baskıları anımsatan Kusturica, <strong>Ortodoks Kilisesi’nin medeniyet açısından özgür dünyanın son savunma hattı, son kalesi olduğunu </strong>belirterek, şunları ifade etti:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<p>Zelenskiy bunu şu anda Ukrayna&#8217;da yapıyor, Karadağ&#8217;da da yapmaya çalıştılar, ancak orada halk ayaklandı ve Belgrad Kiliseyi savunabildi, bu yüzden biz Ortodoksların da korunacağına inanmaya ve bunu kardeş ülkemiz Rusya&#8217;da aramaya devam etmeliyiz. Ortodoks Kilisesi, medeniyet açısından özgür dünyanın son savunma hattı, kalesidir.</p>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p>Lübnan&#8217;daki Ermeni Demokratik Liberal Partisi Genel Sekreteri <strong>Vikan Tusunyanyan</strong> ise, Samvel Karapetyan&#8217;ın tutuklanmasının <strong>Ermeni Apostolik Kilisesi</strong> ile Başbakan Paşinyan arasındaki çatışmayla bağlantılı olduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>Fikir özgürlüğü kutsal olmalı, yani Paşinyan&#8217;ın kiliseyle olan çatışması olanları haklı çıkarmaz. Olağanüstü bir yasal gerekçe olmadan, kişisel görüşleri nedeniyle birini kovuşturmak kabul edilemez.</div>
</div>
</div>
<div>
<p>Lübnanlı Ortadoğu ve Kafkasya uzmanı <strong>Yusef Dardiyan </strong>ise Karapetyan&#8217;ın tutuklanmasının <strong>‘tamamen siyasi bir adım’ </strong>olduğunu vurguladı:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<p>Paşinyan, herkesin bildiği gündem çerçevesinde siyasi bir intikam alıyor: Ermeni meselesini ortadan kaldırmak ve iktidarı elinde tutma mücadelesinde kendisine tehdit oluşturan iş adamlarını ve politikacıları ortadan kaldırmak. Samvel Karapetyan da bu kişilerden biri.</p>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p>Ermenistan&#8217;ın eski ombudsmanı<strong> Arman Tatoyan, </strong>Karapetyan olayının Ermenistan&#8217;da cezai kovuşturmanın yetkililerin doğrudan siyasi talimatıyla başlatılabileceğini ve siyasi takdir yetkisine dayandığını açıkça gösterdiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<p>İktidar demokratik ilkelerden o kadar uzaklaştı ki, Başbakan bizzat bu uygulamaları Facebook sayfasında kamuoyuna duyuruyor, ardından aynı şeyi Meclis&#8217;te tekrarlıyor. Bu, her vatandaşı etkileyebilecek son derece endişe verici ve tehlikeli bir eğilim. Devletin Ermeni Apostolik Kilisesi ile artan çatışması toplumda bölünmeye yol açmakta ve yasayı açıkça ihlal etmektedir. İş adamına yönelik baskının, onun Ermeni Apostolik Kilisesi&#8217;ni destekleyen açıklamalarının ardından başladığını hatırlamak gerekiyor.</p>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p>Samvel Karapetyan&#8217;ın eşi <strong>Eteri Karapetyan, </strong>sosyal medyadan yaptığı açıklamada, ailelerinin her zaman Ermeni halkının ve Ermeni Apostolik Kilisesi&#8217;nin yanında olduğunu ve olmaya devam edeceğini belirterek, şunları vurguladı:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<p>Samvel hiçbir zaman yıkım veya şiddetin destekçisi olmadı. Barış fikrine bağlı olan Samvel, sürekli çatışan taraflar arasında arabulucu rolünü üstlendi. Onun yatırımları, hayırseverlik programları ve Ermenistan&#8217;ı güçlü kılma konusundaki israrlı arzusu, onun değerlerini herhangi bir sözden daha iyi anlatıyor. Gerçeklerden korkmuyoruz, ancak intikam değil adalet istiyoruz. Hiçbir baskı, hiçbir tehdit, hiçbir yalan bizi yolumuzdan saptıramaz. Sadece bugünün değil, yarının nesillerine karşı da sorumluyuz.</p>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p>Avrupa Ermeni Dernekleri ve Slovakya Ermeni Diasporası Forumu Başkanı <strong>Aşot Grigoryan, </strong>RT’ye yaptığı değerlendirmede, Karapetyan’ın Karabağ&#8217;a çok büyük yardımlarda bulunduğunu kaydetti:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<p>Her bakımdan bu adama en yüksek devlet ödülleri verilmeli ve yaptığı her şey için teşekkür edilmelidir. Ve son zamanlarda, bu Turkoman ya da Nikola Paşinyan&#8217;ı başka nasıl adlandırabilirim bilmiyorum (ama onun Ermeni olmadığı ortada), Ermeni Apostolik Kilisesi&#8217;ne saldırmaya başladığında, bunun kimseye hoş gelmediği açıktı. Biz de burada çok sert tepki gösterdik. Paşinyan&#8217;ın Katolikosa (Ermeni Apostolik Kilisesi&#8217;nin başkanı) ve Eçmiadzin&#8217;e (Ermenistan Patriği&#8217;nin ikametgahı) karşı saldırıya geçmesi, bizim için Tanrı&#8217;ya karşı bir saldırıdır. Tüm Avrupa Ermenileri Samvel Karapetyan&#8217;ın yanındadır.</p>
</div>
</div>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250620/ermenistanda-pasinyana-karsi-kiliseyi-savunan-karapetyanin-tutuklanmasina-karsi-tepkiler-buyuyor-1097202350.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ermenistanda-pasinyana-karsi-kiliseyi-savunan-karapetyanin-tutuklanmasina-karsi-tepkiler-buyuyor-546839">Ermenistan&#8217;da Paşinyan&#8217;a karşı Kilise&#8217;yi savunan Karapetyan&#8217;ın tutuklanmasına karşı tepkiler büyüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8217;33’ten 3 noksan olan sayı, 44’ten kaç noksandır?&#8217; sorusuna yanlış yanıt verdi: Tepkiler üzerine sebebini açıkladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/33ten-3-noksan-olan-sayi-44ten-kac-noksandir-sorusuna-yanlis-yanit-verdi-tepkiler-uzerine-sebebini-acikladi-546788</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2025 13:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[kaç]]></category>
		<category><![CDATA[noksan]]></category>
		<category><![CDATA[noksandır]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[sayı]]></category>
		<category><![CDATA[sebebini]]></category>
		<category><![CDATA[sorusuna]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<category><![CDATA[tepkiler]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[verdi]]></category>
		<category><![CDATA[yanıt]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546788</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kim Milyoner Olmak İster'e katılan Sıla Sinem Korkmaz'ın bir işlem sorusunu bilememesi sosyal medyada gündem oldu. Yarışmacı, yaşananların ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı ve sahne fobisi olduğunu açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/33ten-3-noksan-olan-sayi-44ten-kac-noksandir-sorusuna-yanlis-yanit-verdi-tepkiler-uzerine-sebebini-acikladi-546788">&#8217;33’ten 3 noksan olan sayı, 44’ten kaç noksandır?&#8217; sorusuna yanlış yanıt verdi: Tepkiler üzerine sebebini açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Kim milyoner olmak ister yarışmasında matematik sorusu soruldu. Yarışmacı <strong><em>“33’ten 3 noksan olan sayı, 44’ten kaç noksandır?” </em>sorusuna doğru yanıt veremedi.</strong></p>
</div>
<div>
<p><b>Matematik sorusu eledi</b></p>
</div>
<div>
<p>22 yaşındaki üniversite öğrencisi ve aynı zamanda modellik yapan Sıla Sinem Korkmaz, 7.500 TL değerindeki soruda zorlandı. Joker haklarını da kullanan Korkmaz, doğru cevabı veremeyince yarışmadan çekilmek zorunda kaldı.</p>
</div>
<div>
<p>Yarışmacının takıldığı soru sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. 5.000 TL kazanarak yarışmadan ayrılan Korkmaz’a yöneltilen soru şöyleydi:</p>
</div>
<div>
<p><em><strong>“33’ten 3 noksan olan sayı, 44’ten kaç noksandır?”</strong></em></p>
</div>
<div>
<p>Doğru cevabın 14 olduğu soruya Sıla&#8217;nın 4 cevabını vermesi, sosyal medya kullanıcılarının dikkatinden kaçmadı. Konu kısa sürede gündem olurken, Korkmaz’dan açıklama geldi. Instagram hesabından paylaşım yapan 22 yaşındaki yarışmacı şunları söyledi:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>“Tabii ki de soruları bilemediğimden değil, sahne fobim olduğundan cevaplayamadım. Lütfen acayip şeyler yazmayın.”</div>
</div>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250620/33ten-3-noksan-olan-sayi-44ten-kac-noksandir-sorusuna-yanlis-yanit-verdi-tepkiler-uzerine-sebebini-1097191082.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/33ten-3-noksan-olan-sayi-44ten-kac-noksandir-sorusuna-yanlis-yanit-verdi-tepkiler-uzerine-sebebini-acikladi-546788">&#8217;33’ten 3 noksan olan sayı, 44’ten kaç noksandır?&#8217; sorusuna yanlış yanıt verdi: Tepkiler üzerine sebebini açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
