<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tekrarlayan | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tekrarlayan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tekrarlayan</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 May 2026 09:24:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>tekrarlayan | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tekrarlayan</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Safra kanalındaki tekrarlayan taşlardan ameliyatsız kurtuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/safra-kanalindaki-tekrarlayan-taslardan-ameliyatsiz-kurtuldu-635613</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 09:24:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[Kanalın]]></category>
		<category><![CDATA[kanalındaki]]></category>
		<category><![CDATA[Karın Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuldu]]></category>
		<category><![CDATA[lazer]]></category>
		<category><![CDATA[meltem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[safra]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[taşlardan]]></category>
		<category><![CDATA[tekrarlayan]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635613</guid>

					<description><![CDATA[<p>2023 yılında şiddetli karın ağrısı şikayetiyle Prof. Dr. Meltem Ergün’e başvuran 51 yaşındaki Nurcan Turaylar’ın ilk muayenesinde safra kanalında tıkanıklık tespit edildi ve stent takıldı. İlerleyen zamanlarda safra kanalında taş oluşan hastanın 2024 yılında safra kesesi alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/safra-kanalindaki-tekrarlayan-taslardan-ameliyatsiz-kurtuldu-635613">Safra kanalındaki tekrarlayan taşlardan ameliyatsız kurtuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2023 yılında şiddetli karın ağrısı şikayetiyle Prof. Dr. Meltem Ergün’e başvuran 51 yaşındaki Nurcan Turaylar’ın ilk muayenesinde safra kanalında tıkanıklık tespit edildi ve stent takıldı. İlerleyen zamanlarda safra kanalında taş oluşan hastanın 2024 yılında safra kesesi alındı. Yaklaşık 2 hafta önce yüksek ateş, sarılık ve karın ağrısı şikayetleriyle tekrar Prof. Dr. Ergün’e başvuran Turaylar’ın safra kanalında 3 santimetrelik taşlar tespit edildi. Hastaya kolanjioskopi işlemi uygulandı ve lazer yöntemi ile taşları kırıldı. Sağlığına kavuşan Türaylar, “Bu sancı hiçbir şeye benzemiyor,  safra kanalına düşen o taş çok fena bir ağrı yapıyor. Meltem hocam da sağ olsun, yeni bir teknoloji varmış, safra kanalındaki taşları lazerle kırabiliyorlarmış. Şu anda çok iyiyim” dedi.</p>
<p>Nurcan Turaylar, 2023 yılında şiddetli karın ağrısı şikayetiyle Yeditepe Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Meltem Ergün’e başvurdu. İlk muayenelerinde kanalda tıkanıklık tespit edilen hastaya stent takılarak müdahale edildi. Ancak bünyesinin tekrar taş üretmesi üzerine 2024 yılında safra kesesi operasyonla alındı. İlerleyen zamanlarda hastanın safra kanalında tekrar taş oluştu. Yaklaşık 2 hafta önce yüksek ateş, sarılık ve dayanılmaz karın ağrısı şikayetleriyle tekrar Prof. Dr. Ergün’e başvuran hastanın safra kanalındaki taşların boyutları 3 cm olarak belirlendi. Hastanın, kolanjioskopi işlemi ile lazer yöntemiyle taşları kırıldı ve sağlığına kavuştu. Prof. Dr. Ergün, “Kolanjiyoskopi adını verdiğimiz safra kanalına girerek kanalın incelenmesi yöntemi, Yeditepe Üniversitesi Hastanelerinde ilk defa uygulanmakta olup dünyada da oldukça sayılı merkezde yapılmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><strong>‘KANALIN İÇİNE GİREREK BU TAŞLARI LAZER YÖNTEMİYLE KIRDIK’</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Meltem Ergün, “Nurcan Hanım bize sarılık, yüzde ve göz aklarında sararma, yüksek ateş ve karın ağrısı şikayetleriyle başvurdu. Kendisinin yaklaşık 15 yıldır bir kan hastalığı mevcuttu ve bu durum safra taşları yapmaya meyil etmekteydi. Bundan 2 yıl kadar önce de safra kesesi taşları, safra kesesiyle birlikte komple ameliyatla alındı. Buna rağmen zaman içerisinde tekrarlayan şekilde atakları devam etti. Bu sefer de safra yollarında taşlar tespit ettik. Birkaç seans ERCP işlemi yaparak safra kesesindeki taşları temizledik ve yerine stentler yerleştirdik. Ama son zamanlarda hastamızın taşları giderek daha da büyük, dev taşlar haline gelmeye başladı. Dev taşların da yaklaşık 3 santimetrelik oldukça büyük taşlar, ERCP işlemiyle çıkarılamayacak kadar büyük ve sert kaya gibi taşlar. Ne yapabiliriz diye düşündüğümüz zaman hastamıza safra kanalının içine girerek görüntüleme yaptık ve lazerle taşları kırma yöntemini uygulamaya karar verdik. Bu yöntem Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri bünyesinde ilk defa yapılan bir işlemdi. Gerçekten kanalın içine girerek bu taşları lazer yöntemiyle kırdık. Ondan sonraki süreçte hastamızın kliniği hemen o akşamdan itibaren oldukça rahatladı, ertesi gün de hastamızın taburcusuna karar verdik; laboratuvar değerlerimiz düzeldi. Şu an sağlığı gayet iyi” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Ergün, “Kolanjiyoskopi adını verdiğimiz safra kanalına girerek kanalın incelenmesi yöntemi, Yeditepe Üniversitesi Hastanelerinde ilk defa uygulanmakta olup dünyada da oldukça sayılı merkezde yapılmaktadır. Bu yöntem teknolojinin, tıbbın aslında ilerlediği yerleri göstermektedir. Son yıllarda endoskopik işlemlerde, safra yollarına müdahalelerde tıpta oldukça güzel gelişmeler oluyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>‘BU SANCI HİÇBİR ŞEYE BENZEMİYOR’</strong></p>
<p>51 yaşındaki bir çocuk annesi Nurcan Turaylar, “2023 yılında bir karın ağrısıyla şikayeti başlamıştı. Meltem hocama gelmiştim yine. Safra kanalında tıkanmalar olduğunu söylemişti ve stent takılmıştı. Fakat tekrardan taşlar oluşmuş. 2024 yılında yine karın ağrısı şikayetiyle hastaneye geldim. Bu sefer de safra kesemin alınması gerektiği söylendi çünkü çok fazla taş varmış. Safra kesesi alınmıştı, bayağı rahatladım. Fakat bu süreç içerisinde bünyem tekrar taş yapmaya devam etmiş. Geçen pazartesi günü sarılık ve ateş şikayetiyle hastaneye geldim. Hemen müdahale ettiler. Meltem hocam da sağ olsun, yeni bir teknoloji varmış, safra kanalındaki taşları lazerle kırabiliyorlarmış. Hemşire hanımlarımız da çok tecrübeli insanlar, devamlı kontrol altındaydım. İşlemden sonra bir iki gün içinde toparlandım. Şu anda çok iyiyim. Zaten değerlerim de kontrol altında, o yüzden de yakın zamanda taburcu olacağım. Bu sancı hiçbir şeye benzemiyor,  safra kanalına düşen o taş çok fena bir ağrı yapıyor. O karın ağrısı çok büyük bir şiddetle geliyor. İlk soruda doktor 10 derece üzerinden kaç veriyorsun dediğinde benim kesinlikle 9 ve 10 üzerine çıkıyordu” dedi.</p>
<p>  </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/safra-kanalindaki-tekrarlayan-taslardan-ameliyatsiz-kurtuldu-635613">Safra kanalındaki tekrarlayan taşlardan ameliyatsız kurtuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tekrarlayan zatürre ciddi hastalıkların belirtisi olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tekrarlayan-zaturre-ciddi-hastaliklarin-belirtisi-olabilir-425488</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 06:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkların]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[tekrarlayan]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425488</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Akciğer dokusunun iltihaplanması olan zatürre (pnömoni), başta bakteriler olmak üzere virüsler ve diğer etkenlerle de gelişebilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekrarlayan-zaturre-ciddi-hastaliklarin-belirtisi-olabilir-425488">Tekrarlayan zatürre ciddi hastalıkların belirtisi olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AŞILAR ZATÜRREDEN KORUYOR<br /> </strong></p>
<p><strong>ZAMANINDA TEDAVİ EDİLMEYEN ZATÜRRE AKCİĞERLERDE HASAR BIRAKABİLİR<br /> </strong></p>
<p><strong>TEKRARLAYAN ZATÜRRE CİDDİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Akciğer dokusunun iltihaplanması olan zatürre (pnömoni), başta bakteriler olmak üzere virüsler ve diğer etkenlerle de gelişebilir. Zatürre tüm dünyada ve ülkemizde çok sık görülen ve ağır geçirildiğinde çocuklarda ölümcül olabilen bir hastalıktır.” diyen Liv Hospital Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erkan Çakır, zatürrede bulaşmanın nasıl olduğunu, zemin hazırlayan faktörleri, belirtilerini, nasıl tanı konulduğunu, akciğerlerde hasar bırakıp bırakmadığını ve çocuklarımızı nasıl korumamız gerektiğini anlattı.</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Zatürrede bulaşma nasıl olur?</strong></p>
<p>Hastalık akciğer ve solunum yolları ile ilgili olduğundan, hapşırma, öksürme ve balgam çıkartma gibi durumlarla kolayca bulaşabilmektedir. Özellikle kreş ve okul gibi kapalı ortamlarda zatürreye neden olan mikroplar kolaylıkla çocuklar arasında yayılabilmektedir. Ağız ve burun sekresyonları ile bulaşmış mendil, çatal, kaşık, bardak, pencere ve kapı kolları ile masa sandalye gibi zeminlerden de hastalık kolayca geçebilmektedir. Bazen dışarıdan mikrop almadan da kendi boğazımız ya da sindirim sistemimizde bulunan mikroplarla da hastalık oluşabilmektedir. Özellikle çocuklarda vücut direncinin düştüğü durumlarda normalde zararsız olan bu mikroorganizmalar zatürreye neden olabilmektedirler. Çocukluk çağında her yaş grubunda zatürreye neden olan mikroplar değişkenlik gösterdiğinden yetişkinlerden farklı olarak çocuklarda zatürre etkenleri çok daha fazla çeşitlilik göstermektedir. Örneğin yeni doğan ya da erken doğmuş bebeklerde etkenler farklı iken, süt çocukluğu, okul öncesi, okul dönemi ve adolesan (ergenlik) dönemlerde de etkenler değişmektedir.<br /> </p>
<p><strong>Zatürreye zemin hazırlayan faktörler nelerdir?</strong></p>
<p>Çocuklarda erken ve düşük ağırlıkta doğma (Prematürite), beslenmenin yetersiz olması, yeterli anne sütü alamama, kalabalık ortamlarda yaşama, aşılanmanın eksik olması, hava ve dış ortam kirliliği ile sigara dumanına maruziyet zatürreye zemin hazırlamaktadır. Bazı çocuklarda zatürre daha fazla ortaya çıkmaktadır. Doğumsal akciğer hastalıklarına sahip olma, kistik fibrozis, solunum tüycüklerinin çalışmaması, astım, sinir ve kas hastalıkları, kalp hastalıkları, down sendromu gibi sendromik hastalıklar, bağışıklık sistem bozuklukları ve yabancı cisim aspirasyonları gibi durumlar dirençli ve tekrarlayan zatürreye neden olabilmektedir. Grip zatürreye zemin hazırlayabildiğinden sık grip geçirenlerde de zatürre daha fazla görülmektedir.<br /> </p>
<p><strong>Zatürrenin belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Zatürre bazı durumlarda ani başlayan şikayetlerle kendini gösterirken, bazen de yavaş başlayan ve yavaş ilerleyen şekilde ortaya çıkabilir. Belirti ve bulgular zatürrenin etkenine göre değişmekle birlikte halsizlik, yüksek ateş, öksürük, hızlı ve zorlu soluma, iştahsızlık, göğüs ve karın ağrısı, balgam çıkartma ve bazı vakalarda hırıltı görülebilmektedir. Grip gibi başlamış vakalarda hastalığın ikinci ve üçüncü günlerinde alt solunum yollarına ilerlemesi ile solunum zorluğu, ateşte yükselme, bronşlardan hırıltı ve balgam sesi gelmesi gibi alt solunum yolu enfeksiyonu belirtileri de görülmektedir.  <br /> </p>
<p><strong>Zatürre tanısı nasıl konmaktadır?</strong></p>
<p>Zatürre ile uyumlu yukarıda sayılan bulguları olan hastalarda bazen sadece bulgular ve fizik muayeneye dayanılarak tanı koyulurken, bazı vakalarda da akciğer grafisi ve kan tetkikleri başta olmak üzere ilave tetkiklerle zatürre tanısı konulabilmektedir.<br /> </p>
<p><strong>Zatürre tekrarlar mı?</strong></p>
<p>Zatürre normalde uygun bir tedavi ile klinik olarak yaklaşık 10-14 gün, radyolojik olarak ta 4 hafta içerisinde iyileşen bir hastalıktır. Bazı çocuklarda zatürre zamanında iyileşmez, dirençli olabilir ya da tekrarlayabilir. 1 aydan uzun süren klinik ve radyolojik bulguların olması durumunda dirençli zatürreden bahsedilirken, son 1 yılda 2, hayatı boyunca 3’ten fazla zatürre geçirme durumu ise tekrarlayan zatürre olarak nitelendirilmektedir. Zatürre dirençli olduğunda ya da tekrarladığında başta astım ve kronik bronşit olmak üzere, zatürreye zemin hazırlayabilecek diğer hastalıklar, yabancı cisim aspirasyonları, akciğerin doğumsal anomalileri, anatomik problemler, bronş içi problemler ve bağışıklık sistemi hastalıkları araştırılmalı ve bunlara yönelik testler yapılmalıdır.  <br /> </p>
<p><strong>Zatürre her zaman ağır mı geçirilmektedir? Ayaktan tedavi edilebilir mi?</strong></p>
<p>Bazı zatürre olguları hafif atlatılıp evde tedavileri yeterli olurken, bazılarında ise ağır seyir gösterip hastaneye yatış gerektirebilmektedir. Özellikle tedavinin ikinci günü dolmasına rağmen ateşin düşmemesi, solunumun düzelmemesi ya da kötüleşmesi, beslenememe, ağır radyolojik bulguların olması, başlangıçta olmayan göğüs ağrısı gibi durumların ortaya çıkması gibi durumlarda ağır zatürreden şüphelenilmeli ve tekrar doktora başvurulmalıdır.<br /> </p>
<p>Zatürre tedavisinde zatürreye neden olan mikroba yönelik tedaviler, sıvı alım dengesinin düzenlenmesi, istirahat, ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler gibi tedaviler kullanılır. Tedavi şekli ve süresi çocuğun durumuna göre değişmektedir.<br /> </p>
<p><strong>Zatürre akciğerlerde hasar bırakır mı?</strong></p>
<p>Zatürre zamanında ve uygun tedavi edildiğinde akciğerlerde hasar bırakmadan iyileşen bir hastalıktır. Tedaviye zamanında başlanmaması, yetersiz tedavi ya da zatürrenin çok ağır geçirildiği bazı durumlarda ise zatürre sırasında ve sonrasında akciğer dokusunda harabiyet, buzlu cam oluşumları, akciğerlerde sönme (Atelektazi), bronşlarda genişleme (Bronşektazi), hava hapisleri ve çeşitli düzeylerde solunum fonksiyon kayıpları meydana gelebilmektedir. Bu yüzden tanının gecikmeden konulması ve yeterli sürede uygun bir tedavi ile hastanın izlenmesi oldukça önemlidir.<br /> </p>
<p><strong>Zatürreden çocuklar nasıl korunmalıdır?</strong></p>
<p>Zatürreden korunmak için yapılacakların başında bulaşmanın engellenmesi gelmektedir. Solunum yolu enfeksiyonlarının sık görüldüğü aylarda kalabalık ortamlardan kaçınma ve maske takma, havalandırmanın sağlanması, beslenme ve uyku düzenine dikkat edilmesi, anne sütü alımının özendirilmesi, kişisel hijyene özen gösterilmesi, sigara dumanına maruz kalınmaması gibi önlemler korunmada çok önemli rol oynamaktadır.<br /> </p>
<p>Çocukluk çağı aşılamalarının zamanında ve eksiksiz yapılması diğer hastalıklardan korunmada olduğu gibi zatürreden korunmada da hayati önem taşımaktadır. Ulusal aşı takvimimizde yer alan ve zatürreye yol açan Streptococcus pneumoniae (pnömokok) ve Haemophilus influenzae’ya karşı aşılar ve bunların yanı sıra zatürre etkeni olabilecek diğer mikroorganizmalar için de verem aşısı, kızamık, boğmaca ve suçiçeği aşısı rutin olarak tüm çocuklara uygulanmalıdır. Risk gruplarına ayrıca grip aşısı yapılması da yine zatürreden korunmada oldukça önemlidir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekrarlayan-zaturre-ciddi-hastaliklarin-belirtisi-olabilir-425488">Tekrarlayan zatürre ciddi hastalıkların belirtisi olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
