<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tehlikesi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tehlikesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tehlikesi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Mar 2026 13:00:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tehlikesi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tehlikesi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[görünmez]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067">Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten </span></b><b><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi. Dijital teknoloji bağımlılığının problemli online kumar bağımlılığı, cinsellik, alışveriş ve ekran bağımlılığı, dijital oyun ve sosyal medya bağımlılığı şeklinde görülebildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın bazı önlemlerle mümkün olduğunu söyledi.</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, Yeşilay Haftası kapsamında bir bağımlılık türü olan teknoloji bağımlılığının etkileri ve dijital teknolojinin doğru kullanımına ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital teknolojinin yanlış kullanımı evrensel bir sorun</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yaşamı kolaylaştırmak ve fayda sağlamak amacı ile geliştirilen dijital teknolojilerin hızlı bir şekilde günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Dijital teknoloji araçları, amacı </span></span><span>dışında kullanılması nedeniyle maalesef günümüzde her yaş grubunun yaşamını tehdit eden bir tehlikeye dönüşmüştür. Bu nedenle evrensel bir sorundur ve dünya genelinde farkındalığın artırılması, <span>koruyucu ve önleyici önlemlerin alınması zorunluluk haline gelmiştir” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanımının yıkıcı sonuçları var</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dijital teknolojiler, denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanıldığında her yaştaki bireylerde yıkıcı etkileri olduğunu belirten </span></span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span><span>, “Konuyla ilgili yapılan çalışmalar ve uzmanların hazırladığı raporlar, teknolojinin kötüye kullanımı ve bağımlılığın; fiziksel, psikolojik, sosyal, zihinsel </span></span><span>ve manevi gelişim süreçlerini derinden sarstığını ortaya koymaktadır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yaşam kalitesini düşürüyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu etkilerin farklı şekillerde görüldüğünü ifade eden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Bireylerde uyku düzeninin bozulması, obezite, dikkat eksikliği ve öz bakımın ihmal edilmesi gibi fiziksel sorunların yanı <span>sıra; irade zayıflığı, yalnızlaşma, gerçek ilişkilerden kopma ve hayal gücünün körelmesi gibi psikolojik ve sosyal sorunlar gözlemleniyor. Kısacası, teknolojiye hapsolmak, kişinin gerçek yaşam kalitesini her anlamda düşürüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Problemli online kumar, online cinsellik ve online alışveriş davranışlarına dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının çeşitli şekillerde görüldüğünü belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının türleri oldukça çeşitlidir. Problemli online kumar kategorisinde her türlü online bahis ve oyunlar yer almaktadır. Bunlar tüm yaş grupları için sorunlu kabul edilmektedir. Problemli online cinsellik ve aşırı harcamalara yol açan problemli online alışveriş öne çıkan başlıklar arasında yer almaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Problemli ekran kullanımı, ekran sürelerine göre belirleniyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Problemli ekran kullanımının yaş gruplarına göre tanımlandığını kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Ö</span></span><span>zellikle çocuk ve ergenlerde görülen yaşa uygun olmayan problemli ekran kullanımı riskler barındırmaktadır. Problemli ekran kullanımı yaş gruplarına göre tanımlanmıştır. 2-6 yaş arası günde 1 saatten fazla, 6-12 yaş arası günde 1,5 saatten fazla, 12-18 yaş arası ise günde 2,5 saatten fazla kullanım problemli olarak değerlendirilmektedir. Teknolojik cihazların sınırsız ve kontrolsüz kullanımı çocukların fiziksel ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Dijital oyun bağımlılığında rekabet ve şans pekiştirici rol oynuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Problemli dijital oyun oynama bağımlılığında yaşa uygun olmayan içerikler ve aşırı sürelerin kritik faktör olduğunu söyleyen </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “R</span></span><span>ekabet ve şans faktörleriyle kişiyi ekrana kilitleyen dijital oyun bağımlılığında oyunların şans odaklı yapısı, zorluk seviyesinin giderek artması ve sosyal hissettiren mekanizmaları bu davranış bozukluğunu pekiştirmektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sosyal <span>medya bağımlılığı da sıkça görülüyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılıkları arasında yer alan problemli sosyal medya kullanımının ise fiziksel ve sosyal sonuçlarıyla kişinin yaşamını etkilediğini kaydeden </span></span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span><span>, “Sosyal medya bağımlılığı, sürekli bağlantı ihtiyacı, kaçırma korkusu, gerçek hayatın aksatılması ve kimliğin yapay olarak inşası ile karakterize bir durumdur. Gelişmeleri kaçırma korkusu ile beslenen sosyal medya bağımlılıkları günümüzün en yaygın türlerini oluşturuyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının </span></span></b><b><span>farklı nedenleri var</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknolojik araçların bağımlılık oluşturacak şekilde kontrolsüz bir şekilde kullanımının nedenlerine değinen </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Bu tehlikeli tabloya yol açan nedenlerin başında bilinçsizlik ve merak duygusu geliyor. Bireylerin kontrolsüz kullanımın sonuçlarını bilmemesi, can sıkıntısına alternatif bulamaması, dışlanma korkusuyla arkadaş çevresine uyum sağlama çabası ve gerçek hayattaki sorunları çözmek yerine sanal dünyaya kaçma eğilimi, bağımlılığa zemin hazırlıyor. Sosyal ilişki kurmakta zorlanan ve gerçek hayatta başaramadıklarını sanal ortamda elde etmeye çalışan kişiler, bu tuzağa çok daha kolay düşüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bağımlılık dört aşamada gelişiyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bağımlılığın bir anda ortaya çıkmadığını, dört aşamalı bir süreçle geliştiğini ifade eden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>İlk adım olan ‘Deneysel Kullanım’ evresinde kişi merak ettiği bir uygulama veya oyunu deniyor. Ardından, çevresindeki kullanıcılara uyum sağlamak amacıyla ‘Sosyal Kullanım’ evresine geçiliyor. Üçüncü aşamada, zevk almak veya sorunlardan kaçmak gibi belirli amaçlar güdülerek ‘Operasyonel Kullanım’ başlıyor. Son aşama olan ‘Bağımlı Kullanım’ evresinde ise artık bir sebebe ihtiyaç duyulmuyor; kişinin tüm zamanı ve eylemleri teknolojiye göre şekilleniyor ve kontrol tamamen kaybediliyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Teknoloji bağımlılığının belirtilerine dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bağımlılık sürecine giren bireylerde belirgin davranış değişiklikleri gözlemlendiğini kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span>, “Teknoloji başında geçirilen sürenin giderek artması, cihazdan uzak kalındığında öfke, huzursuzluk ve uykusuzluk gibi yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması en temel göstergelerdir. Bireyler çevreleriyle iletişimlerini asgari düzeye indiriyor, yeme-içme, temizlik ve okul/iş gibi günlük sorumluluklarını aksatıyor. Ciddi bedensel veya sosyal sorunlar yaşasalar bile kullanıma devam etmeleri ve cihaz başında geçirdikleri süreyi inkar etmeleri, tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span>, şunları söyledi: “Teknoloji bağımlısı olup olmadığımızı anlamanın bazı işaretleri var: Eğer cep telefonunuzu sık sık kontrol etme ihtiyacı hissediyor, onu her zaman yanınızda veya yatağınızın başucunda tutuyorsanız bu bir uyarı işareti olabilir. Telefon veya bilgisayar kullanmaktan günlük işlerinize vakit ayıramıyor, kendinizi kötü hissettiğinizde teknolojiye sarılıyor, uzak kaldığınızda ise huzursuzluğunuz artıyorsa risk altındasınız demektir. Başkalarıyla sohbet ederken veya yemek yerken bile ekrandan kopamamak, bağımlılığın eşiğinde veya içinde olduğunuzun en somut göstergelerindendir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmak mümkün </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın mümkün olduğunu belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “T</span></span><span>eknolojik cihazların kullanımına net zaman sınırlar konulmalı ve ekran başında geçirilen sürenin yerine spor, hobi, aile içi oyunlar gibi alternatif aktiviteler yerleştirilmeli. Alışkanlıkları gözden geçirmek, kullanım saatlerini ve mekanlarını değiştirmek oldukça etkili olabilir. Ayrıca ortak kullanım alanlarında sosyalleşmek, öfke kontrolü gibi sosyal beceriler edinmek ve gerekiyorsa kullanım sonrası yapılması zorunlu dış motive edicileri planlamak koruyucu kalkan işlevi görüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Uzman desteği alınmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bireyin kendi kendine bu süreci yönetememesi halinde mutlaka destek alması gerektiğini kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Bu konuda okulların </span></span><span>rehberlik servislerinden yardım alınabilir. 12 yaş ve üzeri bireylere ücretsiz destek sağlayan, hem bireyle hem de bireyin ailesiyle görüşmeler gerçekleştiren Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) bu konuda ücretsiz hizmet sunmaktadır. 115 YEDAM Danışma Hattından ücretsiz randevu alınabilir. Hastanelerin teknoloji ve davranışsal bağımlılık polikliniklerine başvurulup destek alınabilir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067">Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kışın en büyük tehlikesi kapalı alanlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kisin-en-buyuk-tehlikesi-kapali-alanlar-598166</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 08:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alanlar]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kışın]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598166</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de kış döneminde acil servislere yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 40’ı solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle oluyor. Özellikle grip, soğuk algınlığı, RSV enfeksiyonları, COVID-19, zatürre ve bronşit en sık görülen hastalıklar arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-en-buyuk-tehlikesi-kapali-alanlar-598166">Kışın en büyük tehlikesi kapalı alanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de kış döneminde acil servislere yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 40’ı solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle oluyor. Özellikle grip, soğuk algınlığı, RSV enfeksiyonları, COVID-19, zatürre ve bronşit en sık görülen hastalıklar arasında yer alıyor.  Uzmanlara göre, kış aylarında bu hastalıkların bulaşma riski yaz aylarına nazaran 3 kat daha yüksek.  Bunun nedeni ise kapalı alanlarda daha uzun süre kalınması ve havalandırmanın yetersiz olması sebebiyle mikropların yayılımının kolaylaşması. Ayrıca, bağışıklık sisteminin soğuk havada zayıflaması da enfeksiyonlara olan yatkınlığı artırıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, </strong>aslında doğru önlemlerle bu enfeksiyonlardan korunmanın veya hastalığa yakalanma riskini ciddi oranda azaltmanın mümkün olduğunu belirterek, “Hem kişisel hijyen hem de yaşam tarzı alışkanlıkları bu süreçte büyük önem taşıyor. Kışın sağlığımızı korumak için en önemli kural ise kalabalık ve kapalı ortamları sınırlamak, doğru havalandırma yapmak ve bağışıklığı güçlü tutmaktır. Ayrıca, öksürme ve hapşırmayla yayılan damlacıklar kolayca bulaşabildikleri için özellikle yüz yüze olan karşılıklı konuşmalarda aramızdaki mesafenin en az 70 cm olmasına özen göstermeliyiz” diyor.  <strong>İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, </strong>kış aylarında hastalıklardan korunmamız için dikkat etmeniz gereken 10 kuralı  anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçının</strong></p>
<p>Kışın kapalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınmanız çok önemli. Zira, insanların birbirine yakın bulundukları alanlarda influenza, solunum sinsityal virüsü (RSV) ve COVID-19 gibi virüsler çok hızlı yayılıyorlar. Araştırmalar, kalabalık ve kötü havalandırılan ortamlarda bulaşma riskinin 10 kata kadar arttığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla, sinema, AVM, toplu taşıma ve toplantı salonlarında uzun süre kalmaktan kaçınmak enfeksiyon riskini ciddi şekilde azaltıyor. Mecburi  durumlarda maske takmak da etkili olan bir başka önlem. </p>
<p><strong>Haftada en az 3 kez 1’er saat yürüyün</strong></p>
<p>Düzenli egzersiz bağışıklık hücrelerinin dolaşımını artırarak enfeksiyonlara karşı koruyucu etki sağlıyor. Araştırmalar, haftada en az 150 dakika yürüyen kişilerde solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 30 oranında daha az görüldüğünü gösteriyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, kışın soğuk havaya rağmen açık havada yapılan tempolu yürüyüşün hem D vitamini sentezine katkı sağladığını hem de kişiyi kapalı alan kalabalığından uzak tuttuğunu belirterek, “Yürüyüşü mümkünse gün içinde ve rüzgârdan korunaklı bir rota seçerek yapın. Aşırı terlemeyi ve üşümeyi önlemek için kat kat giyinmeye de dikkat edin” diyor. </p>
<p><strong>Odalarınızı günde 3 kez 15’er dakika havalandırın</strong></p>
<p><strong> </strong>Kışın pencereler genelde kapalı kaldıkları için virüsler havada daha uzun süre asılı kalıyorlar. Bu nedenle, oturduğumuz, çalıştığımız veya uyuduğumuz ortamları günde 3 kez en az 10–15 dakika havalandırmak büyük fark oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü, iyi havalandırmanın solunum yolu hastalıklarını yüzde 50 oranında azalttığını bildiriyor. Havalandırma sırasında kısa süreli ısı kaybı olsa bile hava kalitesinin korunması enfeksiyon riskini ciddi oranda düşürüyor. Kapalı ortamlarda sürekli klima veya soba kullanımı havayı kuruttuğu için nem dengesini korumak da önem taşıyor.</p>
<p><strong>Aşılarınızı mutlaka tamamlayın</strong></p>
<p>Grip aşısı, özellikle risk grubunda yer alan kişilerde hastaneye yatış riskini yüzde 60 oranına kadar azaltıyor. COVID-19 hatırlatma dozları bağışıklık düzeyinin düştüğü kış aylarında koruma sağlıyor. Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu,  65 yaş üstünde veya kronik hastalığı olanlarda zatürre (pnömokok) aşısının da ciddi enfeksiyonları önleyebildiğini vurgulayarak, “Aşılar hastalıkların bulaşmalarını ve ağır seyretmelerini önleyen en güçlü araçlardandır. Üstelik, sadece sizi değil çevrenizdeki hassas kişileri de koruyor” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Eve geldiğinizde ilk iş ellerinizi yıkamak olsun</strong></p>
<p>Virüslerin büyük bir bölümü eller yoluyla bulaşıyor. Bu nedenle, ellerinizi yıkamadan yüzünüze, burnunuza veya gözlerinize asla dokunmayın. Ellerin su ve sabunla en az 20 saniye yıkanması enfeksiyon riskini yüzde 40–50 oranında azaltıyor. Dolayısıyla, özellikle toplu taşıma, market, okul veya iş yerinden dönüşte bu alışkanlık çok önem taşıyor. Su ve sabun yoksa en az yüzde 60 alkol içeren el antiseptikleri de fayda sağlıyor. </p>
<p><strong>Boyun ve burun bölgenizi koruyun</strong></p>
<p>Soğuk hava solunum yolu mukozasını zayıflatarak virüslere daha duyarlı hâle getiriyor. Boyun ve burun bölgesini korumak ise özellikle rüzgârın etkisini azaltarak mukozanın kurumasını ve bu sayede virüslerin solunum yollarında kolayca tutunmalarını önlüyor.<strong> </strong>Yaygın inanışın aksine, üşümek doğrudan hastalık yapmıyor; ancak bağışıklığı baskılayarak enfeksiyonlara zemin hazırlıyor. Dolayısıyla dışarı çıkmadan önce termal içlik ve atkı kullanmak faydalı oluyor. Bunların yanı sıra ince tek bir kıyafet yerine kat kat giyinmek vücut ısısını dengede tutuyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Günde 7–8 saat kesintisiz uyuyun</strong></p>
<p>Uykusuzluk bağışıklık sistemi hücrelerinin aktivitelerini azaltıyor ve bu nedenle viral enfeksiyonların gelişme riskini artırıyor. Bilimsel çalışmalar, günde 6 saatten az uyuyan kişilerde hastalanma riskinin yaklaşık 4 kat arttığını gösteriyor. “Düzenli ve kaliteli uyku için uyku saatlerinin mutlaka sabit olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu,   “Yoğun günlerde kısa molalar vermek stres hormonlarının seviyelerini düşürüyor ve böylece bağışıklığı güçlendiriyor. Akşam geç saatlerde ekran kullanımını sınırlandırmak da uyku kalitesini artırıyor” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Bağışıklığı güçlendiren beslenme düzenini sürdürün</strong></p>
<p>Yetersiz beslenme, enfeksiyonlara yatkınlığı yüzde 20–30 oranında artırıyor. Bu nedenle, dengeli ve yeterli beslenme bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Günde birkaç porsiyon sebze ve meyve tüketimi bağışıklığı destekliyor. Ayrıca, C vitamini, çinko, D vitamini ve omega-3 bakımından zengin gıdalar, <em>antioksidan ve antiinflamatuar </em>etkileri sayesinde enfeksiyon riskini azaltıyor. Haftada 2 kez balık, her gün yoğurt veya kefir tüketimi ise güçlü bir bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan bağırsak florasını destekliyor. Aşırı şekerli ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak da enfeksiyon süresini kısaltmaya yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>Geceleri odanıza bir bardak su koyun</strong></p>
<p>Kışın kullanılan ısıtıcılar odadaki nemi düşürüyor; kuru hava, virüslerin solunum yollarına kolayca tutunmalarına yol açıyor. Burun içinin kuruması da hem kanamaya hem enfeksiyona yatkınlık oluşturuyor. Bu nedenle, ortam neminin yüzde 40–60 arasında olması ideal kabul ediliyor. Geceleri odaya bir bardak su koymak veya nemlendirici cihaz kullanmak odanın nemlenmesinde fayda sağlıyor. Bu basit önlem bile üst solunum yolu enfeksiyonlarını azaltabiliyor.</p>
<p><strong>Yüz yüze konuşurken en az 70 cm uzak durun</strong></p>
<p>Kış aylarında aile ortamlarında bulaşma riski oldukça yükseliyor. Öyle ki temas hâlindeki her 3 kişiden 1’i enfeksiyonu kapabiliyor.  Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, basit temas önlemlerinin bile bulaşma riskini önemli şekilde azaltabildiğini vurgulayarak, “Bunun için yüz yüze konuşurken mesafe korunmalı ve mümkünse maske kullanılmalı. Ortak havlular, bardaklar veya telefonlar paylaşılmamalı. Bunların yanı sıra hastanın ayrı odada kalması ve sık havalandırma da çok önemlidir” diyerek sözlerini tamamlıyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-en-buyuk-tehlikesi-kapali-alanlar-598166">Kışın en büyük tehlikesi kapalı alanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman ekosisteminde atıkların tehlikesi uygulamalı gösterildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/orman-ekosisteminde-atiklarin-tehlikesi-uygulamali-gosterildi-597683</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 11:35:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[atıkların]]></category>
		<category><![CDATA[ekosisteminde]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gösterildi]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalı]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, “Orman Yangınlarında Atıkların Rolü: Topluluk Temelli Farkındalık ve Çözüm Stratejileri” projesi kapsamında Atıksız Gün Etkinliği düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orman-ekosisteminde-atiklarin-tehlikesi-uygulamali-gosterildi-597683">Orman ekosisteminde atıkların tehlikesi uygulamalı gösterildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, “Orman Yangınlarında Atıkların Rolü: Topluluk Temelli Farkındalık ve Çözüm Stratejileri” projesi kapsamında Atıksız Gün Etkinliği düzenlendi. Etkinlikle artan küresel ısınma etkilerinin orman yangınları üzerindeki riskini azaltmaya yönelik toplumsal farkındalığı güçlendirmeyi amaçlıyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa Birliği Hibe Programı kapsamında Doğu Akdeniz Araştırma Derneği iş birliğiyle yürüttüğü “Orman Yangınlarında Atıkların Rolü: Topluluk Temelli Farkındalık ve Çözüm Stratejileri” projesi kapsamında Atıksız Gün Etkinliği gerçekleştirildi. Atıkların yangınlara etkisini görünür kılan bilgilendirme ve uygulamalı atölyelerin düzenlendiği etkinlikte Kepez Ortaokulu öğrencileri, orman ekosisteminde bırakılan atıkların yanıcılık seviyeleri, yangın başlangıç sebepleri ve doğru atık yönetimi konusunda uzmanlardan bilgi aldı. Ayrıca program kapsamında geri dönüşüm temelli üretim çalışmaları ve toplu farkındalık uygulamaları yapılarak gençlerde çevresel duyarlılığın artırılması hedeflendi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>GENÇLERDE ÇEVRE SORUMLULUĞU GÜÇLENDİRİLİYOR</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Verilen eğitim ve atölye çalışmaları sonrası gerçekleştirilen orman temizliği ile öğrencilere doğrudan uygulama alanı oluşturuldu. Öğrencilerle birlikte farklı atık türlerinin yangını tetikleme potansiyeline ilişkin ölçümler yapılırken, küresel ısınma ile birlikte yükselen sıcaklıkların riskleri nasıl artırdığına dikkat çekildi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLERLE BÜYÜK ETKİLER </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi İklimlendirme ve Sıfır Atık Dairesi tarafından üstlenilen etkinlikte Sıfır Atık ve Çevre Eğitim Şube Müdürü Fulya Koral, çeşitli atölyeler, oyunlar ve çalışmalarla farkındalığı artırmayı hedeflediklerine dikkat çekerek “Atıksız bir yaşam için, küçük değişikliklerle büyük etkiler de yaratabiliriz. Öğrenciler burada tek kullanımlık ürünleri azaltmak, yeniden kullanmayı tercih etmek, geri dönüştürmeyi de alışkanlık haline getirmek gibi birçok çözüm üreten çalışmalarda yer alıyor” ifadelerini kullandı. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>TOPLUMSAL FARKINDALIK VURGUSU</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Doğu Akdeniz Araştırma Derneği üyesi ve Orman Yangınlarında Atıkların Rolü: Topluluk Temelli Farkındalık ve Çözüm Stratejileri Projesi’nin koordinatörü olan Nurbahar Usta ise “Orman atıkları sadece Türkiye için değil Dünya için de çok büyük bir sorun günümüzde. Bunu çözmek için de kurumsal olarak alınabilecek görevler neler, hangi kurumların iş birliği yapması gerekiyor bunları toplayarak iş akışı oluşturuyoruz” dedi.  </span></span></span></p>
<p><span><span><span>ÖĞRENCİLER HEM EĞLENDİ HEM ÖĞRENDİ </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Projeye katılım sağlayan öğrencilerden Kepez Ortaokulu 8’inci sınıf öğrencisi Özlem Aksoy “Burada plastiğin ve diğer atıkların doğaya zararlarını, küresel ısınmanın etkilerini, ayrıca nesli tükenen hayvanlar hakkında bilgi aldık. Çeşitli deneyler yaptık, mikroskopla incelemeler yaptık ve birçok oyun oynadık. Hem birçok şey öğrendim hem de güzel anılar biriktirdim. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bu etkinliği düzenlediği için çok teşekkür ederim” diye konuştu. </span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orman-ekosisteminde-atiklarin-tehlikesi-uygulamali-gosterildi-597683">Orman ekosisteminde atıkların tehlikesi uygulamalı gösterildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimsiz ellerden gelen felç tehlikesi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egitimsiz-ellerden-gelen-felc-tehlikesi-589863</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 11:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçsiz]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimsiz]]></category>
		<category><![CDATA[ellerden]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kütletme]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyan]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yırtılma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589863</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde sosyal medyada sıkça görülen ‘boyun kütletme’ videolarına karşı uyarılarda bulunan uzmanlar, bilinçsiz yapılan bu hareketin ciddi sonuçları olabileceğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitimsiz-ellerden-gelen-felc-tehlikesi-589863">Eğitimsiz ellerden gelen felç tehlikesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde sosyal medyada sıkça görülen ‘boyun kütletme’ videolarına karşı uyarılarda bulunan uzmanlar, bilinçsiz yapılan bu hareketin ciddi sonuçları olabileceğini söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Boyun omurlarına yapılan ani ve sert hareketlerin, beyne kan taşıyan damar duvarlarında yırtılmaya neden olabileceğine dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “Arter duvarında meydana gelen bu yırtılma kanın pıhtılaşmasını tetikleyerek hayati önem taşıyan damarları tıkayabilir. Bu durum, ‘inme’ olarak bilinen beyin enfarktüsüne yol açar.” dedi. Bilinçsiz manipülasyonların, yalnızca damarları değil omurilik ve sinir köklerini de zedeleyebileceğini vurgulayan Dr. Şalçini, bu işlemlerin yalnızca eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından uygulanması gerektiği uyarısında bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, halk arasında ‘boyun kütletme’ olarak bilinen servikal manipülasyonun, bilinçsizce yapıldığında neden olabileceği sağlık sorunları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Ani ve sert hareketler, boyundaki hassas damar duvarlarında yırtılmaya neden olabilir!</strong></p>
<p>Halk arasında &#8216;boyun kütletme&#8217; olarak bilinen servikal manipülasyonun, boyun omurlarına ani ve kontrollü bir kuvvet uygulanarak yapıldığını dile getiren Dr. Celal Şalçini, “Bu hareket sırasında duyulan &#8216;kütleme&#8217; sesi, eklem sıvısı içindeki gaz kabarcıklarının serbest kalmasından kaynaklanır ve geçici bir rahatlama hissi verebilir.” dedi.</p>
<p>Ancak bu işlemin zararlarının, sağladığı rahatlamadan çok daha ağır olabileceğine dikkat çeken Dr. Şalçini, “En büyük risk, boyun omurlarının içinden geçerek beyne kan taşıyan vertebral arterlerde (beyni besleyen ana damarlardan biri) meydana gelebilecek hasarlardır. Ani ve sert bir döndürme hareketi, bu hassas damar duvarlarında yırtılmaya (diseksiyon) neden olabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Pıhtı oluşumu tetiklenebilir ve beyne taşınarak hayati önem taşıyan damarları tıkayabilir!</strong></p>
<p>Arter duvarında meydana gelen bu yırtılmanın, kanın pıhtılaşmasını tetikleyeceğini ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Oluşan pıhtı, kan akımıyla beyne taşınarak hayati önem taşıyan damarları tıkayabilir. Bu durum, ‘inme’ olarak bilinen beyin enfarktüsüne yol açar.” dedi.</p>
<p>Dr. Şalçini ayrıca, özellikle beynin arka kısmını (beyin sapı ve beyincik) besleyen damarların tıkanmasının, denge kaybı, şiddetli baş dönmesi, görme bozuklukları, konuşma güçlüğü ve bilinç kaybı gibi son derece ciddi nörolojik tablolara sebep olacağını aktardı.</p>
<p><strong>Boyun kütletme felç edebilir mi?</strong></p>
<p>Uzman olmayan kişilerce yapılan sert boyun masajları ve bilinçsiz manipülasyonların, &#8216;kütletme&#8217; işlemiyle benzer riskler taşıdığına vurgu yapan Dr. Celal Şalçini, “Boyun, son derece karmaşık ve hassas bir anatomik yapıdır. Bilinçsizce yapılan baskı veya ani hareketler, sadece damarlara değil, aynı zamanda omurilikten çıkan sinir köklerine veya doğrudan omuriliğin kendisine de zarar verebilir.” dedi.</p>
<p>Bu tür bir travma sonucu gelişen inmenin, vücudun bir tarafında veya daha kötüsü, her iki kol ve bacakta kalıcı güç kaybı (tetrapleji) ile sonuçlanabileceği uyarısında bulunan Dr. Şalçini, “Beyin sapı inmeleri, solunum ve kalp atışı gibi temel yaşamsal fonksiyonları kontrol eden merkezleri etkileyerek koma veya ani ölüme dahi yol açabilir. Dolayısıyla, ‘boyun kütletme felç edebilir mi?’ sorusunun yanıtı, maalesef ‘evet’tir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Eğitimsiz kişilere boyun manipülasyonu yaptırmak, kalıcı sorunlara neden olabilir! </strong></p>
<p>Boyun ağrısı yaşayan kişilerin sosyal medyada gördükleri uygulamalara itibar etmemesi gerektiğinin altını çizen Dr. Celal Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Boyun manipülasyonu, yalnızca bu konuda eğitim almış fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimleri, eğitimli fizyoterapistler veya kayropraktörler gibi lisanslı sağlık profesyonelleri tarafından, detaylı bir muayene ve risk değerlendirmesi sonrası gerekli görülürse uygulanmalı. Berber, masör veya spor salonu eğitmeni gibi eğitimsiz kişilere boyun manipülasyonu yaptırmak, geri dönülmez sağlık sorunlarına davetiye çıkarabilir. Boyun ağrıları için en güvenli yol, bir hekime başvurarak altta yatan nedenin tespit edilmesi ve ilaç, egzersiz, nazik tıbbi masaj gibi uygun tedavi yöntemlerinin planlanmasıdır.” </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitimsiz-ellerden-gelen-felc-tehlikesi-589863">Eğitimsiz ellerden gelen felç tehlikesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Geldi, Kene Tehlikesi Arttı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-geldi-kene-tehlikesi-artti-549722</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 08:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[kene]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte ülkemizde kene vakalarında önemli artışlar yaşanıyor. Ne yazık ki bu artış, ölümle sonuçlanan vakaların da görülmesine neden olabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-geldi-kene-tehlikesi-artti-549722">Yaz Geldi, Kene Tehlikesi Arttı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte ülkemizde kene vakalarında önemli artışlar yaşanıyor. Ne yazık ki bu artış, ölümle sonuçlanan vakaların da görülmesine neden olabiliyor. </p>
<p>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Uzman Dr. İhsaniye Dönmez Çiçek, yaz aylarında artış gösteren kene vakalarına karşı alınması gereken önlemler ve dikkat edilmesi gereken belirtiler hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>Kene Nedir?</strong></p>
<p>Kene, eklem bacaklılar grubuna ait, hastalık taşıyıcılığı ile bilinen önemli bir vektördür. Dünya genelinde 900’ü aşkın türü bulunan kenelerin, Türkiye’de 30-40 türü bulunmaktadır. Üreme potansiyelleri oldukça yüksektir; bir dişi kene yumurtladığında 10.000’i aşkın yumurta bırakabilir. Konakları konusunda seçici olmayan keneler, bulabildikleri tüm sıcakkanlı hayvanlardan kan emebilir. Tek besin kaynakları kandır ve ömürleri boyunca üç kez kan emme evresine girerler. Doyduklarında toprağa düşerler ve ortalama 2-3 yıl arasında yaşayabilirler.</p>
<p>Bahar ve yaz aylarında aktif olan keneler, doğada bir omurgalının yaydığı karbondioksit, amonyak, vücut kokuları, titreşimler veya gölgeleri fark ederek konaklarına geçebilir. Vücuda tutunduklarında, genellikle boyun, koltuk altı gibi kıvrımlı bölgelere yerleşmeyi tercih ederler.</p>
<p><strong>Kene Isırdığında Ne Olur?</strong></p>
<p>İnsanı ısırdıkları anda, salgıladıkları tükürükle deriyi duyarsız hale getirirler. Ardından dikensi ağız çıkıntılarıyla deriyi keserek deri altı dokulara ulaşır ve kan emmeye başlarlar. Salgıladıkları sıvı, lokal anestezik etki gösterir; ayrıca damar genişletici ve pıhtılaşmayı önleyici maddeler içerdiği için fark edilmeden uzun süre kan emebilirler.</p>
<p><strong>Risk Grupları Kimlerdir?</strong></p>
<p>Kene ısırığı açısından en çok risk altında olan gruplar şunlardır:</p>
<ul>
<li>Tarım işçileri</li>
<li>Çiftçiler</li>
<li>Hayvancılıkla uğraşanlar</li>
<li>Mezbaha çalışanları</li>
<li>Veterinerler</li>
<li>Askerler</li>
</ul>
<p><strong>Kenelerle Bulaşan Hastalıklar</strong></p>
<p>Kene kaynaklı hastalıklar arasında en bilinenler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi</li>
<li>Lyme Hastalığı</li>
<li>Akdeniz Benekli Ateşi</li>
<li>Kene kaynaklı ensefalit</li>
</ul>
<p><strong>Kene Isırığında Görülen Reaksiyonlar</strong></p>
<p>Kene ısırığı sonrası üç tür reaksiyon ortaya çıkabilir:</p>
<ol>
<li><strong>Alerjik Reaksiyonlar:</strong> Diğer haşere ısırıklarıyla benzerlik gösterir.</li>
<li><strong>Toksik Reaksiyonlar:</strong> Ateş, bulantı, kusma, hatta felce kadar varabilir.</li>
<li><strong>Enfeksiyonlar:</strong> Kenenin taşıdığı mikroorganizmaların insan kanına geçmesiyle oluşur.</li>
</ol>
<p><strong>Kene ile Mücadelede Alınması Gereken Önlemler</strong></p>
<ul>
<li>Dış ortamda uzun pantolon ve uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir.</li>
<li>Pantolon paçaları çorap içine sokulmalı, parfüm ve parfümlü mendil kullanılmamalıdır.</li>
<li>Özel ilaçlarla emdirilmiş kıyafet ve çadır malzemeleri 2-3 haftaya kadar koruma sağlayabilir.</li>
<li>Ormanlık alanda bulunan kişilerin birbirini sık sık kene açısından kontrol etmesi önerilir.</li>
<li>Günübirlik doğa gezileri sonrası kıvrım bölgeleri ve saç dipleri dikkatle kontrol edilmelidir.</li>
</ul>
<p><strong>Vücutta Kene Tespit Edilirse Ne Yapılmalı?</strong></p>
<p>Kene tespit edildiğinde en kısa sürede uzaklaştırılması çok önemlidir. Kene üzerine kolonya, alkol, sirke gibi maddeler dökmeyin; bu hayati bir hatadır. Üzerine kimyasal solüsyon dökmek, vazelinle kapatmak ya da yakmak kesinlikle önerilmez; bu tür müdahaleler kenenin kusmasına ve hastalık etkenlerini vücuda bırakmasına neden olabilir. Kene, parçalanmadan çıkarılmalıdır. Kişi çıkaramıyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Uzman hekim, keneyi uygun yöntemle çıkararak bölgeye kaşıntı, kızarıklık ve enfeksiyonu önleyici krem uygulayabilir.</p>
<p><strong>Kene Çıkarıldıktan Sonra Takip Önemli</strong></p>
<p>Kene çıkarıldıktan sonra kişinin kendini gözlemlemesi gerekir. Baş ağrısı, ateş, bulantı, kusma, ishal, kas ve eklem ağrısı, halsizlik gibi şikayetlerden iki veya daha fazlası görülürse mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-geldi-kene-tehlikesi-artti-549722">Yaz Geldi, Kene Tehlikesi Arttı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’da Su Krizi Tehlikesi: Barajlar Kritik Seviyede, Tasarrufa Davet!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istanbulda-su-krizi-tehlikesi-barajlar-kritik-seviyede-tasarrufa-davet-548646</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 09:57:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[barajlar]]></category>
		<category><![CDATA[davet]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulda]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[seviyede]]></category>
		<category><![CDATA[tasarrufa]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548646</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), kente günde ortalama 3 milyon 500 bin metreküp içme ve kullanma suyu sağlarken, barajlardaki doluluk oranının %68’e düştüğünü duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbulda-su-krizi-tehlikesi-barajlar-kritik-seviyede-tasarrufa-davet-548646">İstanbul’da Su Krizi Tehlikesi: Barajlar Kritik Seviyede, Tasarrufa Davet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcaklarının etkisiyle artan su tüketimi ve yağışların azalması, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. İSKİ, İstanbulluları su tasarrufuna çağırarak, basit yöntemlerle günlük onlarca litre suyun kurtarılabileceğini vurguladı.</p>
<p><strong>BARAJLARDA SON DURUM: ELMALI ZİRVEDE, ISTRANCALAR DİPTE</strong></p>
<p>25 Haziran 2025 verilerine göre, Elmalı Barajı yüzde 83’lük doluluk oranıyla İstanbul’un en yüksek seviyesine sahip barajı oldu. Ömerli yüzde 76, Darlık yüzde 73, Terkos yüzde 71, Pabuçdere ve Kazandere yüzde 68, Büyükçekmece yüzde 63, Sazlıdere ve Alibey yüzde 52 doluluk oranlarıyla sıralanırken, Istrancalar Barajı yüzde 23 ile en düşük seviyede kaldı. İstanbul’un en büyük su kaynaklarından Melen Çayı’nda da debi düşüşü yaşanırken, kente aktarılan su miktarı önceki yıllara göre azaldı.<br />
Kuraklık ve Nüfus Artışı Su Kaynaklarını Zorluyor<br />
İklim değişikliği, nüfus artışı ve kuraklık, İstanbul’un su rezervlerini tehdit ediyor. Barajları besleyen akarsuların debisindeki düşüş, su kaynaklarının sürdürülebilirliğini riske atıyor. İSKİ, bu zorlu dönemde suyun bilinçli kullanımının kritik önemde olduğunu vurguluyor.</p>
<p>İSKİ, su tasarrufu için her bireyin uygulayabileceği pratik yöntemleri sıraladı:</p>
<ul>
<li>Meyve ve sebzeleri akan su yerine kapta yıkayın.</li>
<li>Bulaşık ve çamaşırları elde değil, tam dolu makinelerde yıkayın.</li>
<li>Duş sürelerini kısaltın.</li>
<li>Araç ve halı yıkamada hortum yerine otomatik sistemleri tercih edin.</li>
<li>El yıkama, diş fırçalama ve tıraş sırasında musluğu kapatın.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbulda-su-krizi-tehlikesi-barajlar-kritik-seviyede-tasarrufa-davet-548646">İstanbul’da Su Krizi Tehlikesi: Barajlar Kritik Seviyede, Tasarrufa Davet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yol Kenarındaki İzmaritler Yangın Tehlikesi Saçıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yol-kenarindaki-izmaritler-yangin-tehlikesi-saciyor-548633</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 09:23:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[izmaritler]]></category>
		<category><![CDATA[kenarındaki]]></category>
		<category><![CDATA[saçıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548633</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi her yıl yol kenarlarına atılan sigara izmaritlerinden kaynaklı onlarca yangın ihbarına gidiyor. Atılan bu izmaritler, oluşturduğu yangınların yanı sıra doğaya zarar veriyor ve çevresel kirlilik de oluşturuyor. Kocaeli İtfaiyesi yol kenarlarına sigara izmaritinin atılmaması konusunda vatandaşlardan daha özenli davranış bekliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yol-kenarindaki-izmaritler-yangin-tehlikesi-saciyor-548633">Yol Kenarındaki İzmaritler Yangın Tehlikesi Saçıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle kırsal kesimdeki yollarda seyahat ederken araçlardan yol kenarlarına atılan söndürülmemiş sigara izmaritleri tarla ve ormanlık alanlarda yangın çıkarabiliyor. Çıkan yangınlara hızlı bir şekilde müdahale eden Kocaeli İtfaiyesi bu duruma karşı vatandaşları uyarıyor. Yol kenarı yangınlarında birçok canlı zarar görebildiği gibi doğal bitki örtüsü de bu yangınlardan etkilenebiliyor. Yaz aylarına girdiğimiz ve hava sıcaklıklarının yükseldiği bu dönemde vatandaşların sigara izmaritini yere atmamaları konusunda göstereceği hassasiyet; mal, can, doğal yaşamın korunması ve temiz bir çevrenin devamlılığı konusunda büyük bir önem taşıyor.</p>
<p><strong>ANIZ YANGINLARINA DİKKAT </strong></p>
<p>Özellikle hububat hasadından sonra ikinci ürün ekimi için kısa sürede toprak hazırlığını tamamlamak, toprak işlemede kolaylık sağlamak, hastalık ve zararlılarla mücadele edilmesi, yabancı ot kontrolü gibi sebeplerle yasak olduğu halde anız yakma olaylarıyla karşılaşılıyor. Hububat hasadı sonrasında geriye kalan anızın yakılması orman yangınları, telefon ve enerji iletim hatlarının yanması, sis oluşumu nedeniyle çeşitli trafik kazalarına yol açması, hasat edilmemiş komşu tarlalara yangın sıçraması, yakın köylerdeki hayvan barınaklarının ve yerleşim birimlerinin yanması gibi birçok riskleri ortaya çıkarıyor.</p>
<p><strong>ANIZ YANGININA SEBEP OLANLARA YASAL İŞLEM</strong></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, can ve mal kaybına neden olan anız yangınları noktasında olumsuz durumların yaşanmaması için vatandaşları uyarıyor. Anız yangınına sebebiyet verenler hakkında 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca yasal işlem uygulanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yol-kenarindaki-izmaritler-yangin-tehlikesi-saciyor-548633">Yol Kenarındaki İzmaritler Yangın Tehlikesi Saçıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
