<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tehlikede | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tehlikede/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tehlikede</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Mar 2026 07:00:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tehlikede | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tehlikede</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;de 500 Binden Fazla Glokom Hastası Tehlikede</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-500-binden-fazla-glokom-hastasi-tehlikede-619625</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[500]]></category>
		<category><![CDATA[binden]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[glokom]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastası]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ve halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokomla ilgili araştırmalara göre dünya genelinde 80 milyonun üzerinde insan bu hastalıktan muzdarip.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-500-binden-fazla-glokom-hastasi-tehlikede-619625">Türkiye&#8217;de 500 Binden Fazla Glokom Hastası Tehlikede</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ve halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokomla ilgili araştırmalara göre dünya genelinde 80 milyonun üzerinde insan bu hastalıktan muzdarip. Türkiye’de ise yaklaşık 500 bin kişi glokomlu hasta var ancak belirti vermemesinden kaynaklı bu sayının yaklaşık 4 katı hasta olduğu tahmin ediliyor.</p>
<p>Dünya genelinde kalıcı görme kaybı nedenleri arasında ikinci sırada yer alan glokom hastalığı hakkında, geç tanı konulduğunda geri dönüşün olamayacağını belirten Prof. Dr. Aykan, hastalığın belirtileri konusunda toplumun dikkat etmesi gerekenleri şu şekilde sıralıyor:</p>
<p>“Sabahları belirginleşen baş ağrıları, ışıkların etrafında halkalar görme ve ani bulanık görme gibi belirtiler yaşanabilir. 40 yaş üstü bireyler, ailesinde glokom öyküsü olanlar ve diyabet hastaları glokom açısından riskli gruptadır. Bu gruptakilerin çok daha dikkatli olması, rutin muayeneleri ihmal etmemesi gerekiyor.”</p>
<p><strong>FLIGHT Teknolojisi Yakında Türkiye’de</strong></p>
<p>Mevcut tedavilerde kullanılan damlaların uyum sorunları ve geleneksel cerrahilerin taşıdığı riskler, bilim dünyasını daha az invaziv (minimal müdahaleli) yöntemlere yöneltti. 2025 yılında Avrupa Katarakt ve Refraktif Cerrahi Derneği’nin düzenlediği kongrede ilk kez dünyaya tanıtılan ve büyük heyecan uyandıran FLIGHT (Görüntü Kılavuzlu Trabekülotomi Tekniği) tekniği, bu arayışın en gelişmiş sonucu olarak kabul ediliyor. Prof. Dr. Aykan, bu yeni teknolojinin dünya ile eş zamanlı olarak yakın bir tarihte ülkemizde de uygulanacağının müjdesini vererek, Türkiye’nin oftalmoloji alanındaki gelişmiş rolüne vurgu yaptı.</p>
<p><strong> Yüksek hasta konforu</strong></p>
<p>“FLIGHT yönteminin klinik sonuçları son derece umut vericidir. Geleneksel yöntemlere göre en büyük farkı herhangi bir implant kullanmadan göz içi basıncını düşürebilmemizdir. Aynı şekilde kesi gerektirmemesi ve cerrahi travmanın minimumda tutulması, komplikasyon risklerini ciddi oranda düşürmektedir. Tedavinin, diğer bir avantajı ise sunduğu yüksek hasta konforudur. İşlem sonrası hastalar, günlük aktivitelerine hızla dönebilmektedir. Bu teknolojiyle glokom tedavisinde kesisiz, ağrısız ve yüksek hassasiyetli yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>10 Saniyede Hızlı ve Güvenli İşlem</strong></p>
<p>FLIGHT teknolojisinin oldukça hızlı ve güvenli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Aykan, “Damla anestezi altında yapılan işlem süresi sadece 10-15 saniye sürmektedir. Görüntüleme sisteminin yüksek çözünürlüğü sayesinde tedavi edilecek alan mikron düzeyde hassasiyet ile belirlenebiliyor. Bu ileri teknolojik altyapı, müdahalenin hem güvenliğini hem de başarısını en üst seviyeye taşıyor” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-500-binden-fazla-glokom-hastasi-tehlikede-619625">Türkiye&#8217;de 500 Binden Fazla Glokom Hastası Tehlikede</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engelli Bireylerde Destek Yoksa Diş Sağlığı Tehlikede!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/engelli-bireylerde-destek-yoksa-dis-sagligi-tehlikede-619066</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 07:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerde]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[yoksa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619066</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizmli bireyler, Down sendromlu hastalar ve felç geçirenlerde diş hastalıklarının görülme sıklığı, genel topluma kıyasla daha yüksek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/engelli-bireylerde-destek-yoksa-dis-sagligi-tehlikede-619066">Engelli Bireylerde Destek Yoksa Diş Sağlığı Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Otizmli bireyler, Down sendromlu hastalar ve felç geçirenlerde diş hastalıklarının görülme sıklığı, genel topluma kıyasla daha yüksek. Güncel rakamlar da bunu kanıtlıyor; engelli bireylerde diş eti hastalıklarının görülme oranı yüzde 60 ile yüzde 90 arasında değişiyor. Bu durumun başlıca nedenleri arasında ise; motor kısıtlılıklar, bilişsel davranışsal faktörler ile anatomik farklılıklar var. El-göz koordinasyonunun yetersiz olması ve ince motor becerilerindeki sınırlılıklar, günlük ağız bakımının etkin şekilde yapılmasını zorlaştırıyor. </p>
<p>Özellikle Down sendromu olan bireylerde görülen büyük dil yapısı, dar çene ve diş çapraşıklıkları, hem temizliği güçleştiriyor hem de dişeti hastalıklarını artırıyor. Bu nedenle Down sendromlu bireylerde erken diş kaybı, normal popülasyona göre 3-4 kat daha sık karşılaşılan bir durum. Otizm spektrum bozukluğu bulunan bireylerde ise diş hekimiyle iş birliği kurmak güç olabilirken ağız içi işlemlere hassasiyet gelişebiliyor. Kullanılan epilepsi ve depresyon ilaçları da ağız kuruluğuna yol açarak çürük riskini artırabilmekte. Tükürüğün azalması ise, ağız içindeki doğal savunma mekanizmalarını zayıflatan bir durum. Dolayısıyla bakım veren eksikliği ya da ağız hijyeninin ikinci plana atılması gibi ihmaller, diş çürüğü, diş eti hastalıkları ve erken diş kaybı riskini artırıyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Endodonti Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Gözde Akbal Dinçer,</strong> ağız sağlığının korunmasında düzenli ve doğru günlük bakımın en kritik adım olduğunu vurgulayarak hem aileler hem de bakım verenler için bu konudaki önerilerini paylaşıyor: </p>
<p><strong>Günlük Bakımda En Büyük İhtiyaç: Destek </strong></p>
<p>Ailelerin ve bakım verenlerin eğitimi bu süreçte belirleyici bir role sahip. Pek çok engelli birey dişlerini tek başına yeterli düzeyde temizleyemediği için aile üyelerinin aktif katılımına ihtiyaç duyuyor. Aynada birlikte diş fırçalama gibi yöntemlerin, doğru alışkanlık kazandırmada etkili olduğunu unutmayın. Günde iki kez florürlü diş macunu ile fırçalama yapmayı ihmal etmeyin. </p>
<p>Motor kısıtlığı bulunan bireylerde elektrikli diş fırçası kullanılabilir. Ağız kuruluğu yaşayan bireylerde ise şekersiz sakız veya yapay tükürük ürünleri destekleyicidir. </p>
<p><strong>Beslenme Düzeninde Şekere Geçit Yok  </strong></p>
<p>Özellikle şekerli, yumuşak gıdalar dişlerde sürekli asit oluşumuna neden olarak çürük riskini artırır. Bu nedenle bisküvi, meyve suyu ve püre kıvamındaki gıdaların tüketimini sınırlandırın. </p>
<p><strong>Kontrol Şart Ama Daha Sık! </strong></p>
<p>Engelli bireylerin normal popülasyona göre daha sık, genellikle 3-6 ayda bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi daha sağlıklıdır. Fissür örtücüler, topikal flor uygulamaları ve profesyonel diş taşı temizliği gibi koruyucu uygulamalar, ciddi diş sorunlarının önüne geçebilir. Gerekli durumlarda sedasyon ile planlı ve kısa seanslarla tedavi seçenekleri de uygulanabiliyor. İş birliğinin mümkün olmadığı veya çok sayıda işlemin gerektiği hastalarda ise dental tedaviler genel anestezi altında tek seansta güvenli bir şekilde gerçekleştirilebiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/engelli-bireylerde-destek-yoksa-dis-sagligi-tehlikede-619066">Engelli Bireylerde Destek Yoksa Diş Sağlığı Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İman ateşini tehlikede görünce yazmaya karar verdim&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iman-atesini-tehlikede-gorunce-yazmaya-karar-verdim-581577</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2025 10:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ateşini]]></category>
		<category><![CDATA[delil]]></category>
		<category><![CDATA[görünce]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[lazım]]></category>
		<category><![CDATA[man]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[verdim]]></category>
		<category><![CDATA[yazmaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581577</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 15. düzenlenen Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı ilk günden itibaren birbirinden önemli kalemleri Kocaelililerle buluşturmaya başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iman-atesini-tehlikede-gorunce-yazmaya-karar-verdim-581577">&#8220;İman ateşini tehlikede görünce yazmaya karar verdim&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 15. düzenlenen Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı ilk günden itibaren birbirinden önemli kalemleri Kocaelililerle buluşturmaya başladı. Kitap Fuarı’nın ilk konuklarından biri de “Şeytanın Sor Dedikleri” kitabının yazarı Said Şaşmaz oldu. Kitabıyla aynı adı taşıyan söyleşinde konuşan Şaşmaz, “İman ateşini tehlikede görünce yazmaya karar verdim” dedi.</p>
<p><b>İMAN ATEŞİNE KARŞI DEHŞETLİ SALDIRI</b></p>
<p>Kocaeli Kongre Merkezi Karamürsel Alp Salonu’nda gerçekleşen söyleşide yazar Said Şaşmaz, “Şeytanın Sor Dedikleri” kitabını yazma serüvenini anlattı. “İman ateşine karşı dehşetli bir saldırıyı hissettik” diyen Said Şaşmaz, “Allah’a iman meselesi örselenmeye, iman ateşi söndürülmeye çalışılır vaziyette her taraftan bir taarruz ve dehşetli bir saldırıyı gördük. Buna klasik yöntemlerle karşı koymanı mümkün olmadığını anladık” ifadelerini kullandı. “Nakli deliller başka bir nakli delile dayandırılırsa teselsül olur” diyen Said Şaşmaz, “Allah’a, Kur’an’a inanmayan birine bu şekilde anlatamayız. Sadece gözüyle gördüğüne inananlar insan değildir. İnsan olan 5 duyu organıyla göremediği varlık hakkında netice çıkarabilen, tespit yapabilendir” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>“ESERİN GÜZELLİĞİ SANATÇININ GÜZELLİĞİNE DELİLDİR”</b></p>
<p>İlgiyle izlenen söyleşide yazar, Allah’ın varlığına inanmayan bir insanla yaşadığı diyaloğu paylaştı. Şaşmaz şöyle konuştu: “Freni patlamış bir kamyon düşünün. Bunu adrese götürüp yükü indirme imkanı yoktur. Direksiyonda birinin oturması lazım. İrade de lazım. İrade olmadan güç, hiçbir hedefe götürmez. İrade ve kudret olmadan A harfi bile yazamazsınız. Bunu için önce A’yı bilmek lazım, sonra teşebbüs etmek lazım ve A harfini çizmek için kudret lazım. Bildiğin ve teşebbüs ettiğin şeyleri çizmek lazım. Sanatkarın sanatının güzelliğine delil değil midir? Güzel olmayan sanatkarlıktan güzel olmayan bir sanatın çıkma ihtimali yoktur. Eserdeki güzellik sanatçının güzelliğine delildir.”<b> </b></p>
<p><b>SAİD ŞAŞMAZ’DAN BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR</b></p>
<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nın ilk yazar konuklarından olan Said Şaşmaz söyleşinin sonunda kendisini Kocaelili okurlarıyla buluşturduğu için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iman-atesini-tehlikede-gorunce-yazmaya-karar-verdim-581577">&#8220;İman ateşini tehlikede görünce yazmaya karar verdim&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağrı Belediyesi’nin Arsa Satışı Halkın Tepkisini Topladı: Kültürel Değerler Tehlikede!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/agri-belediyesinin-arsa-satisi-halkin-tepkisini-topladi-kulturel-degerler-tehlikede-561976</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 10:33:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[arsa]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinin]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[halkın]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[satışı]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[tepkisini]]></category>
		<category><![CDATA[topladı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561976</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağrı Belediyesi’nin Leylekpınar Mahallesi’nde bulunan eski belediye sineması arazisini 70 milyon TL bedelle satışa çıkarması, kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Kentin en merkezi noktalarından birinin kültürel amaçlar yerine satışa sunulmasını eleştiren vatandaşlar, bu kararı “geleceğe vurulan bir darbe” olarak değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agri-belediyesinin-arsa-satisi-halkin-tepkisini-topladi-kulturel-degerler-tehlikede-561976">Ağrı Belediyesi’nin Arsa Satışı Halkın Tepkisini Topladı: Kültürel Değerler Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağrı Belediyesi, Leylekpınar Mahallesi’nde, geçmişte Ağrı Belediye Sineması olarak kullanılan ve riskli yapı gerekçesiyle yıkılan arsayı satışa çıkardı.</p>
<p>Ağrı Belediye Başkanı Hazal Aras’ın onayıyla, imar planında &ldquo;6 kat ticaret alanı&rdquo; olarak tanımlanan arsanın muhammen bedeli 70 milyon 50 bin TL, geçici teminatı ise 2 milyon 101 bin TL olarak belirlendi. 22 Ağustos 2025’te yapılacağı duyurulan ihale ilanı sonrasında bu karar, kentte büyük tartışmaya sebep oldu.</p>
<p><strong>&#8220;KENTİN GELECE&#286;İ SATILIYOR&rdquo;</strong></p>
<p>Ağrı’nın en merkezi bölgelerinden birinde yer alan arsanın satışa çıkarılması, vatandaşlar tarafından &ldquo;kültürel mirasın yok edilmesi&rdquo; olarak nitelendirildi.</p>
<p>Birçok Ağrılı, bu alanın kültür merkezi, gençlik evi veya sosyal bir proje için değerlendirilmesini beklerken, satış kararını &ldquo;plansız ve kamu yararına aykırı&rdquo; buluyor.</p>
<p>Sosyal medyada da yankı bulan tepkilerde, &ldquo;Belediye kaynakları tükeniyor, peki yarın ne olacak?&rdquo; sorusu öne çıkıyor.</p>
<p><strong>&ldquo;SATIŞ DE&#286;İL, YATIRIM GEREKLİ&rdquo;</strong></p>
<p>Bu arada vatandaşlar, belediyenin elindeki kıymetli taşınmazları hızla elden çıkarmasının uzun vadede kente zarar vereceğini savundu.</p>
<p>&ldquo;Yeni bir kültür merkezi için bu arsayı tekrar satın almak zorunda kalacağız&rdquo; diyen bir grup Ağrılı, Belediye Başkanı Hazal Aras’tan satış yerine kalıcı kamu yatırımlarına odaklanmasını talep etti. Özellikle geçmişte yolsuzluk iddialarıyla anılan belediyelerin gölgesinde, bu satışın şeffaflık ve niyet açısından soru işaretleri yarattığı belirtiliyor.</p>
<p><strong>&ldquo;HİÇBİR BAŞKAN SATMADI, HAZAL ARAS SATIYOR&rdquo;</strong></p>
<p>Bazı vatandaşlar, &ldquo;Hiçbir belediye başkanı böylesine değerli bir arsayı satmazken, Hazal Aras belediyeyi arsa satarak yönetiyor&rdquo; diyerek satış kararının derhal iptal edilmesini ve arsanın kamu yararına kullanılmasını istedi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agri-belediyesinin-arsa-satisi-halkin-tepkisini-topladi-kulturel-degerler-tehlikede-561976">Ağrı Belediyesi’nin Arsa Satışı Halkın Tepkisini Topladı: Kültürel Değerler Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel İklim Değişikliği ve Kuraklık Nedeniyle Yeraltı Suları Tehlikede!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-ve-kuraklik-nedeniyle-yeralti-sulari-tehlikede-559952</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 14:28:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[nedeniyle]]></category>
		<category><![CDATA[suları]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559952</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlimizde son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri neticesinde kuraklık birçok bölgede yaşamı tehdit etmekte ve yeraltı sularında ciddi bir azalmaya sebep olmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-ve-kuraklik-nedeniyle-yeralti-sulari-tehlikede-559952">Küresel İklim Değişikliği ve Kuraklık Nedeniyle Yeraltı Suları Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlimizde son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri neticesinde kuraklık birçok bölgede yaşamı tehdit etmekte ve yeraltı sularında ciddi bir azalmaya sebep olmaktadır. Özellikle yağışların azalması, sıcaklıkların artması ve suyun bilinçsiz kullanımı yeraltı su kaynaklarımızın tükenmesine sebep olmaktadır.</p>
<p>İçme suyu açısından hayati önem sahip olan yeraltı suları bilinçli kullanılmadığı için pek çok bölgede kuyu sularının seviyeleri düşmekte, bazı kuyuların ise tamamen kurumasına sebep olmaktadır. Vatandaşlarımızın bu konuda göstereceği duyarlılık, yaşanabilecek su krizlerinin önüne geçilmesinde hayati rol oynayacaktır.</p>
<p> Su sadece bugünümüzün değil, yarınlarımızın da garantisidir. Vatandaşlarımızın su kullanımı konusunda daha dikkatli ve bilinçli davranması hayati önem taşımaktadır. Küçük gibi görünen bireysel önlemler, toplu olarak büyük bir fark yaratabilir.</p>
<p>Aydın Büyükşehir Belediyesi olarak, vatandaşlarımızın bu konuda daha duyarlı davranmalarını önemle rica ediyoruz. Su kaynaklarımızı korumak hepimizin ortak görevidir.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki her damla su bir yaşamdır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-ve-kuraklik-nedeniyle-yeralti-sulari-tehlikede-559952">Küresel İklim Değişikliği ve Kuraklık Nedeniyle Yeraltı Suları Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş Hayatında Ruh Sağlığı Tehlikede: Uzmanlar Uyarıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/is-hayatinda-ruh-sagligi-tehlikede-uzmanlar-uyariyor-547345</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 14:34:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hayatında]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547345</guid>

					<description><![CDATA[<p>TELUS Health’in Mental Health Index raporunun paylaşıldığı zirvede, Asya-Pasifik (APAC) ve Avrupa-Ortadoğu-Afrika (EMEA) bölgelerindeki çalışanların ruh sağlığına dair çarpıcı veriler ortaya çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-hayatinda-ruh-sagligi-tehlikede-uzmanlar-uyariyor-547345">İş Hayatında Ruh Sağlığı Tehlikede: Uzmanlar Uyarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genç yetişkinler, hizmet sektörü çalışanları ve acil tasarrufu olmayan bireyler arasında ruhsal zorlanmaların hızla yükseldiği belirtildi. Çalışanların önemli bir kısmı daha öfkeli, güvensiz ve sosyal olarak izole hissettiğini ifade ederken, bu durum özellikle gençler ve finansal güvencesi düşük olanlar arasında daha belirgin.</p>
<p><strong>GÜVEN EKSİKLİ&#286;İ YALNIZLI&#286;I ARTIRIYOR</strong></p>
<p>Zirvede, iş yerlerinde güven ilişkilerinin zayıf olmasının çalışanlarda yalnızlık ve izolasyon duygusunu artırdığı vurgulandı. Güven eksikliği, bağlılık, motivasyon ve iş memnuniyetini olumsuz etkiliyor. Singapur’da çalışanların yalnızca yüzde 45’i güvenilir iş ilişkilerine sahip olduğunu belirtirken, Avrupa, Avustralya ve Yeni Zelanda’da bu oran yüzde 52-55 civarında seyrediyor.</p>
<p><strong>RUH SA&#286;LI&#286;I VE VERİMLİLİK KAYBI</strong></p>
<p>Rapor, ruh sağlığı sorunlarının iş verimliliği üzerindeki etkisine dikkat çekti. Singapur’da çalışanların yüzde 41’i, Avustralya’da ise yüzde 31’i verimlilik kaybı yaşadığını bildirdi. Kaygı tanısı alan Singapurlu çalışanlar yılda 71, Avrupalı çalışanlar ise 76 iş günü verimlilik kaybı yaşıyor. İşveren desteğinin kalitesi de bu kayıplarda belirleyici. Fiziksel refah desteği &ldquo;mükemmel&rdquo; olan çalışanlar yılda 43 gün kayıp yaşarken, &ldquo;zayıf&rdquo; destek alanlarda bu sayı 80 güne çıkıyor. Mental destek alanlarda kayıp 37 günken, destek alamayanlarda 79 güne ulaşıyor.</p>
<p><strong>ZİHİNSEL DESTEK TALEBİ ARTIYOR</strong></p>
<p>Singapur ve Güney Kore’de çalışanların yaklaşık yarısı, yüzde 10’luk maaş zammı yerine daha güçlü zihinsel destek altyapısını tercih edeceğini belirtti. Diğer bölgelerde bu oran yüzde 30-35 seviyesinde. Ancak zihinsel destek hizmetlerine erişimde bariyerler mevcut. Singapur’da yalnızca yüzde 13’ün Çalışan Destek Programı’na (EAP) erişimi varken, Avustralya ve Yeni Zelanda’da bu oran yüzde 50’ye yaklaşıyor. 2024’te her iki çalışandan biri tıbbi yardımı erteledi veya hiç almadı.</p>
<p>Zirvede, Çalışan Destek Programları’nın (EAP) çalışanların işlevselliğini ve yaşam memnuniyetini artırdığı vurgulandı.</p>
<p>Şirketlerin bu konuda hareketsiz kalmasının, üretkenlik, bağlılık ve memnuniyet kayıplarına yol açacağı uyarısı yapıldı. Genç iş gücünün yaşlanmasıyla risklerin derinleşeceği belirtilirken, müdahale edilmezse gelecekte yüksek maliyetlerle karşılaşılacağı ifade edildi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-hayatinda-ruh-sagligi-tehlikede-uzmanlar-uyariyor-547345">İş Hayatında Ruh Sağlığı Tehlikede: Uzmanlar Uyarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk dilinin kimliği tehlikede!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-kimligi-tehlikede-530659</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 May 2025 16:01:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[dilinin]]></category>
		<category><![CDATA[kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=530659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTOMER) Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, 13 Mayıs Türk Dil Bayramı dolayısıyla, dilin bir toplumun kültürü ve kimliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-kimligi-tehlikede-530659">Türk dilinin kimliği tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTOMER) Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, 13 Mayıs Türk Dil Bayramı dolayısıyla, dilin bir toplumun kültürü ve kimliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekti</p>
<p><strong>Milli kimliği oluşturan kültür, dil vasıtasıyla gelecek kuşaklara taşınır</strong></p>
<p>Dilin, bir toplumun kültürü ve kimliği bakımından son derece büyük bir öneme sahip olduğunu ifade eden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Milli kimliği oluşturan kültür, düşünce tarzı gibi değerler dil vasıtasıyla gelecek kuşaklara taşınır. Bu itibarla kültürel hafızanın oluşması, korunması ve toplumu bir arada tutması yönüyle dilin rolü büyüktür.” dedi.</p>
<p><strong>Düşünce ve ifade gücünü korumak ancak dilin korunmasıyla mümkün </strong></p>
<p>“Dil, milletin hafızası, kimliği ve düşünmenin aracı olması dolayısıyla korunmalıdır.” diyen Öğr. Gör. Selçuk Duman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dilini koruyamayan bir millet, zamanla kültürel köklerini ve hafızasını da kaybetmeye başlar ki bu milli kimlik için varoluşsal bir tehdit sayılır. Ayrıca düşünce ve ifade gücünü korumak ancak dilin korunmasıyla mümkün olabilir.”</p>
<p><strong>Yabancı dillerin etkisi, kullanılan kelime zenginliğinin kaybolmasına neden oluyor</strong></p>
<p>Dilimizin bugün karşı karşıya olduğu en büyük tehlikenin yozlaşma ve derinliğini kaybetme sorunu olduğunu dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Bu durum, özellikle İngilizce olmak üzere yabancı dillerin etkisi, kullanılan kelime zenginliğinin kaybolması şeklinde açıklanabilir. Günlük yaşamın çeşitli alanlarında dilimizde karşılığı olan kelimelerin özellikle İngilizceleri kullanılmaktadır. Oysa örneğin, peak yapmak yerine zirve yapmak; meeting yerine toplantı, focuslanmak yerine odaklanmayı kullanmamız gerekir. Ayrıca marka ve mağaza isimlerinde de bilinçsizce İngilizce sözcüklerin kullanımı toplum nezdinde Türkçe’mizin saygınlığını düşürmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Türk Dil Kurumu’nun yaptığı değişikliklerin hem olumlu hem de olumsuz etkileri olabiliyor</strong></p>
<p>Türk Dil Kurumu’nun yaptığı değişikliklerin hem olumlu hem de olumsuz etkileri olabildiğine işaret eden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Dili daha arı ve duru bir kıvama getirme çabaları milletçe kimi kelimelerde kabul görmüş ve bu durum dilin doğal bir sürecinin bir yansıması olarak görülmüştür. Kimi ifade ve sözcükler ise tutarsız ve yetersiz bulunarak karşılık bulamamış ve reddedilmiştir. Ayrıca TDK teknik ve bilimsel terimlere karşılık gelen Türkçe sözcükler üreterek dilin zenginleşerek güçlenmesini sağlamıştır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dil kısaldıkça anlam daralıyor</strong></p>
<p>Günümüzde özellikle genç kuşakların sosyal medya ve dijital platformlar aracılığıyla her gün yüzlerce kelimeyi nasıl ve ne kadar doğru olduğuna bakmaksızın kontrolsüz ve bilinçsiz bir şekilde kullanabildiğini anlatan Öğr. Gör. Selçuk Duman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Asıl endişe edilmesi gereken ise bu durumun gelecekte dilimizi, hatta düşünce biçimimizi dönüştürebilecek bir tehdit olmasıdır. Dil kısaldıkça anlam daralmaktadır. ‘nbr’, ‘tmm’, ‘slm’ gibi kısaltmaların dilde bu kadar yaygınlaşması aslında yazı dilinin sadeleşmesi değil; aksine daraltılmasıdır. Kısaltmalar, ifadelerin uyumunu, kelimelerin incelik ve ruhunu alıp götürmektedir.”</p>
<p><strong>Dilde emoji ve kısaltmalar analitik ve derin düşünme alışkanlığından uzaklaştırıyor</strong></p>
<p>Sosyal medyada kullanılan dilin gündelik dile hem de edebi dile sızma tehlikesinin ciddi ve gittikçe büyüyen bir problem olduğunu da dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Sosyal medya dili genellikle hızlı, tepkisel ve derinlikten uzaktır. İnsanlar artık duygularını ‘çok mutluyum, harika&#8230;’” yerine sadece ‘J ’ ya da ‘yess’, ‘ohh’gibi emoji ve sözcüklerle ifade ediyor. Bu durum ise kişiyi uzun vadede analitik ve derin düşünme alışkanlığından uzaklaştırabiliyor. Kelime zenginliğini eriterek ifade kabiliyetini zayıflatıyor. Bu sığlık ise maalesef toplumda iletişim ahlakı ve sohbet kültürünü tehdit etmektedir. Edebiyatta ise bu durum içtenlik görüntüsüyle gelen bir kirlilik ve belirsizlik olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin küçük harflerle yazılmış cümleler, noktalama işareti kullanılmadan yapılan anlatımlar ‘sıra dışı’ sayılıyor. Ayrıca sosyal medya dili hızlı bir şekilde kullanılıp atılan ve unutulan içerikler üretir. Bu durumun edebiyata da sirayet etmesi, derinliği olmayan ama ‘trend olan’ yazıların yazılmasını ön plana çıkaracaktır.”</p>
<p><strong>Yabancı dilin etkisi kültürel bir kimlik sorunu</strong></p>
<p>Yabancı dillerden, özellikle İngilizceden gelen kelimelerin Türkçeye etkisinin artık sadece bir dil sorunu değil, kültürel bir kimlik sorunu olduğunu da kaydeden Duman, “Fakat bu kelimelerin Türkçeye girmesi dilin tabiatı gereği karşı konulamaz bir durumdur. Burada önemli olan bu kelimelerin doğal bir ihtiyaç olarak dilimizdeki boşlukları doldurup doldurmadığıdır. Örneğin: ‘kontrol etmek’ varken ‘check etmek’; ‘son tarih’ varken ‘deadline’ kullanmak kompleks ve gösteriş merakı olarak değerlendirilebilir.” dedi.</p>
<p>Plaza dilinin de özellikle beyaz yakalı tabakası içinde türemiş, yarı İngilizce, yarı Türkçe bir iletişim aracı olduğunu da ifade eden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Net düşüncenin sonucu net konuşmadır. Hâlbuki bu tarz karma(şık) diller ise düşünceyi sisli ve belirsiz bir hale getirir. Bu dil, bilgi aktarımından ziyade statü ve ‘elitlik’ göstermek için kullanılır. Yani samimiyetin yerini gösteriş ve sunilik alır. Bu durum ise zamanla kendi kültüründen ve kimliğinden uzaklaşmaya kadar gidebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dilin yozlaşması…</strong></p>
<p>Dilin yozlaşmasının sadece kurumların ya da ilim adamlarının değil, hepimizin bir varoluş meselesi olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Birey olarak, dilimizi doğru ve özenle kullanmaya dikkat ederek yeni nesle örnek olmalıyız. Dil kullanımında karşılaştığımız yanlışlıkları uygun bir dille düzeltip doğrusunu göstererek bu bilincin gelişmesini sağlayabiliriz. Günlük, deneme gibi yazılar yazarak yazın sahasına katkıda bulunabiliriz.” şeklinde sözlerine son verdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-kimligi-tehlikede-530659">Türk dilinin kimliği tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazın cilt sağlığımız tehlikede</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazin-cilt-sagligimiz-tehlikede-386791</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 07:10:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığımız]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[yazın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386791</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarında havaların ısınması, güneşin sert ışınları ve artan nem cildimizde değişikliklere ve bazı sorunlara yol açabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-cilt-sagligimiz-tehlikede-386791">Yazın cilt sağlığımız tehlikede</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında havaların ısınması, güneşin sert ışınları ve artan nem cildimizde değişikliklere ve bazı sorunlara yol açabiliyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Salman</strong>, gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda cilt sağlığı için gerekli önlemleri almanın son derece önemli olduğunu vurgularken “Yazın artan sıcaklık ciltte yağlanmaya ve tıkanmış gözeneklere yol açarak sivilceleri yaygınlaştırabiliyor. Ciltte su kaybı oluştuğundan kuruluk, pul pul dökülme ve donuk bir görünüme yol açıyor. Bilimsel araştırmalar da; güneş ışınlarının ciltte kırışıklığın artması, güneş yanığı, güneş lekeleri, erken yaşlanma ve cilt kanseri riskinin artmasında çok büyük etkisi olduğunu gösteriyor” diyor. Cildimizi yaz aylarının olumsuz etkilerinden korumak ve yaz ışıltısı sağlamak için bazı kurallara dikkat etmek hatta bunları yaşam alışkanlığı haline getirmek gerektiğini belirten Doç. Dr. Andaç Salman, 7 altın ipucunu sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Güneş kremini ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Mutlaka güneş kremi ile korunun. Yüksek SPF&#8217;li (koruma faktörü en az 30), hem UVA hem de UVB’ye karşı koruma sağlayan bir güneş kremini yeterli miktarda ve özellikle dışarıda vakit geçirirken iki saatte bir yeniden uygulayın. Güneş kremi, cildinizi zararlı UV ışınlarından koruyarak güneş yanığını, erken yaşlanmayı ve koyu lekelerin gelişimini önler. </p>
<p><strong>Derinizi içten ve dıştan nemlendirin</strong></p>
<p>Vücudunuzu ve cildinizi nemli tutmak için gün boyunca bol su için. Ayrıca nem seviyelerini en ideal ölçüde korumak için cilt tipinize uygun, hafif, yağsız bir nemlendirici kullanın. İyi nemlendirilmiş cilt dolgun, parlak ve sağlıklı görünür.</p>
<p><strong>Düzenli olarak cildinizi temizleyin</strong></p>
<p>Ölü cilt hücrelerini ortadan kaldırmak, taze ve parlak cildi ortaya çıkarmak için cilt bakım rutininize nazik bir temizleme ürünü ekleyin. Hücre yenilenmesini desteklemek ve daha pürüzsüz bir cilt elde etmek için alfa-hidroksi asitler (AHA&#8217;lar) veya beta-hidroksi asitler (BHA&#8217;lar) gibi bileşenler içeren bir temizleyici seçin. Güneş ışınlarına duyarlılık yaratmaması açısından bu ürünleri özellikle gece kullanmaya özen gösterin. Deride tahribata neden olabilecek sert fiziksel ovmalardan kaçının.</p>
<p><strong>Antioksidanlarla beslenin</strong></p>
<p>Diyetinize çilek, yeşillikler, turunçgiller ve fındık gibi antioksidan açısından zengin yiyecekler ekleyin. Antioksidanlar, güneşe maruz kalmanın neden olduğu serbest radikallerle savaşarak cilde verilen zararı en aza indirmeye ve cildinizdeki ışıltıyı korumaya yardımcı olur. Ek koruma için C vitamini serumları gibi antioksidan içeren cilt bakım ürünlerini de kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong> Hijyene özen gösterin</strong></p>
<p>Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Salman “Cildinizi temiz tutmaya özen gösterin. Ancak yüzünüzü yıkarken kuruluğa ve tahrişe neden olabileceğinden, derinin doğal yağlarını olumsuz etkileyen sert sabunlardan veya temizleyicilerden kaçının. Günde iki kez dermokozmetik cilt temizleyici ile cildinizi yıkayarak temiz tutun. Bu, gözenekleri tıkayabilen ve cildin görünümünü matlaştırabilen kir, ter ve fazla yağı gidermeye yardımcı olur” diyor.  </p>
<p><strong>Mümkünse gölgede kalın</strong></p>
<p>Özellikle güneş ışınlarının en güçlü olduğu yoğun saatlerde, doğrudan güneş ışığında geçirdiğiniz süreyi sınırlayın. Güneşe maruz kalmayı en aza indirmek için gölge arayın, koruyucu giysiler giyin, geniş kenarlı şapkalar ve güneş gözlüğü kullanın. Doğrudan güneşe maruz kalmayı azaltarak cildinizin parlaklığının korunmasına ve güneş yanıklarının önlenmesine yardımcı olursunuz.</p>
<p><strong>Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürün </strong></p>
<p>Genel yaşam alışkanlıklarınız cilt sağlığınızı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle uykusuz kalmamaya dikkat edin, yeterli süre ve kaliteli uyuyun. Düzenli egzersiz yapın ve stres seviyenizi yönetin. İyi dinlenmiş bir vücut ve sağlıklı bir yaşam tarzı, canlı bir cilde katkıda bulunur. Uyku, cildinizin yenilenmesini ve onarılmasını sağlarken, egzersiz kan dolaşımını hızlandırarak cildinize sağlıklı bir ışıltı verir. Meditasyon veya derin nefes alma gibi stres yönetimi teknikleri, stresin cildiniz üzerindeki etkisini en aza indirmeye yardımcı olabilir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-cilt-sagligimiz-tehlikede-386791">Yazın cilt sağlığımız tehlikede</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
