<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedaviye | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tedaviye/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tedaviye</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 12:53:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tedaviye | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tedaviye</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 12:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alarm]]></category>
		<category><![CDATA[Araz]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ergene]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarda]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622851</guid>

					<description><![CDATA[<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş’ta düzenlenen etkinlikte uzmanlar, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851">Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş’ta düzenlenen etkinlikte uzmanlar, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Mustafa Araz ve Prof. Dr. Oktay Ergene, hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi hastalıkların kontrol altına alınmaması halinde ciddi komplikasyonlara ve erken ölümlere yol açtığını vurguladı.</p>
<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş KİGEM Kadın İşgücünü Geliştirme Merkezi’nde Prof. Dr. Mustafa Araz ve Prof. Dr. Oktay Ergene, Servier Türkiye’nin koşulsuz katkılarıyla Türkiye’de ilk defa 14 derneğin iş birliği ile hayata geçen “Türkiye 2030’da yüzde 50” projesi kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Hasta, hasta yakını, sağlık profesyonelinin katıldığı ve katılımcıların tansiyon değerlerinin ölçülmesiyle başlayan etkinliğin moderatörlüğünü tiyatro sanatçısı-yönetmen Mert Öner yaptı.</p>
<p><strong>Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Araz, </strong>Dünya Tedaviye Uyum Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Kronik hastalıkların uzun vadede organ ve dokularda ciddi hasarlara yol açtığını ifade eden Araz, “En sık görülen hastalıklar arasında hipertansiyon ve diyabet yer alıyor. Bu hastalıklar; kalp, damar, böbrek ve sinir sistemi gibi birçok organda hasara neden olarak uzun vadeli komplikasyonlara ve ölüm riskinde artışa yol açıyor” dedi.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de kronik hastalık oranları yüksek&#8221;</p>
<p>Türkiye’de hipertansiyonun erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 31’inde, diyabetin ise yüzde 16’sında görüldüğünü aktaran Araz, bu oranların yüksekliğine dikkat çekti. Kontrol oranlarının ise istenilen seviyede olmadığını vurgulayan Araz, kronik hastalıklarda hedef değerlere ulaşma oranının yüzde 30-40 civarında olduğunu kaydetti.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de tedaviye uyum oranı yüzde 36&#8221;</p>
<p>Tedaviye uyumun hem dünyada hem de Türkiye’de yeterli düzeyde olmadığını dile getiren Araz, “Hastaların tedaviye uyum oranı dünya genelinde yüzde 30 ila 50 arasında. Türkiye’de ise bu oran yaklaşık yüzde 36 seviyesinde” diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Uyum artarsa ölüm ve komplikasyonlar azalıyor&#8221;</p>
<p>Tedaviye uyumun artırılmasının önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Araz, “Tedaviye uyum sayesinde ölüm oranlarında yaklaşık yüzde 21 azalma, organ hasarı ve komplikasyonlarda ise yüzde 30 ila 50 oranında düşüş sağlamak mümkün” dedi.</p>
<p>&#8220;2030’da tedavi başarı hedefi yüzde 50&#8221;</p>
<p>2030 yılına yönelik hedeflere de değinen Araz, tedaviye uyumu artırarak tedavi başarısında artışa yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti ve “Amacımız Türkiye’de tedavi başarı oranını diyabette yüzde 36,7’den, hipertansiyonda ise yüzde 22,2’den %50’ye çıkarmak. Bu sayede hastalıkların uzun vadede oluşturduğu zararları azaltmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> &#8220;Metabolik hastalıklar erken ölümlerin başlıca nedeni&#8221;</p>
<p><strong>Kalp Damar Hastalıklarından Korunma ve Farkındalık Derneği Başkanı Prof. Dr. Oktay Ergene</strong> ise diyabet, obezite ve hipertansiyonun birbiriyle bağlantılı olduğunu belirterek, bu hastalıkların kontrol altına alınmaması halinde erken ölüm riskinin ciddi şekilde arttığını söyledi.</p>
<p>Metabolik hastalıkların temelinde obezite ve glikoz kontrol bozukluğunun yer aldığını belirten Ergene, “Diyabet, kalp ve böbrek hastalıkları birbiriyle ilişkili. Bu hastalıklar orta ve uzun vadede ciddi organ hasarlarına yol açarak dünyada erken ölümlerin en önemli nedenlerinden biri haline geliyor” dedi.</p>
<p>&#8220;50 yaş sonrası risk hızla artıyor&#8221;</p>
<p>ABD’de yapılan bir araştırmaya değinen Oktay Ergene, belirli yaşın üzerindeki bireylerde bu hastalıklardan en az birinin görülme oranının yüzde 90’ların üzerine çıktığını belirterek, “50 yaş sonrası 10 kişiden 9’unda bu hastalıklardan en az biri görülüyor” diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de obezite ve diyabet oranı yüksek&#8221;</p>
<p>Türkiye’de obezite oranının erişkin nüfusta yüzde 36-40 seviyelerinde olduğunu, diyabetin ise yaklaşık yüzde 17 oranında görüldüğünü aktaran Ergene, bu oranların Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de yaşam süresi daha kısa&#8221;</p>
<p>Türkiye’de yaşam süresinin gelişmiş ülkelere göre daha kısa olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Oktay Ergene, “Gelişmiş ülkelerde ortalama yaşam süresi 80’li yaşların üzerine çıkarken, Türkiye’de bu rakam 77 civarında. Arada 10 yıla varan farklar bulunuyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Sağlıklı yaşam alışkanlıkları erken yaşta kazanılmalı&#8221;</p>
<p>Hastalıkların önlenmesinde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine işaret eden Ergene, yaşam tarzının genç yaşlarda düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Hastalık geliştikten sonra ise ilaç tedavisinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.</p>
<p>&#8220;Hipertansiyon çoğu zaman ciddiye alınmıyor&#8221;</p>
<p>Hipertansiyonun çoğu zaman hafife alındığını dile getiren Prof. Dr. Oktay Ergene, “Hipertansiyon, dünyadaki ölümlerin ve kalp hastalıklarının önemli bir kısmından sorumlu. Ancak toplumda yeterince ciddiye alınmıyor ve ilaç kullanımı ihmal ediliyor. Türkiye’de sağlık sisteminde ilaca erişim çok iyi durumda iken kronik hastalıklar için düzenli ilaç kullanım oranlarımız çok düşük.” dedi.</p>
<p>&#8220;Tuz tüketiminin azaltılması önemli&#8221;</p>
<p>Toplumsal önlemlerin önemine de değinen Ergene, tuz tüketiminin azaltılmasının hipertansiyonla mücadelede önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>
<p>&#8220;70 yaşında hipertansiyon oranı yüzde 70&#8221;</p>
<p>İleri yaşlarda hipertansiyon görülme sıklığının arttığını ifade eden Ergene, “30 yaşındaki bireylerde hipertansiyon görülme oranı %30 iken, 40 yaşındaki bireylerde %40, 70 yaşındaki bireylerde ise bu oranı %70’i buluyor. Yani 10 kişiden 7’sinde hipertansiyon var” dedi. </p>
<p> &#8220;Tansiyon kontrolü hayati önem taşıyor&#8221;</p>
<p>Kan basıncının kontrol altına alınmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Ergene, “Günümüzde artık biliyoruz ki tansiyonun 130/80 mmHg’nin altına indirilmesi gerekiyor. Aksi halde kalp krizi ve inme riski ciddi şekilde artıyor. Basit bir ilaç tedavisiyle bu riskleri büyük ölçüde azaltmak mümkün” diye konuştu.</p>
<p>“Tiyatro hatırlatır. Uyum yaşatır.”</p>
<p><strong>Tiyatro sanatçısı Mert Öner</strong> ise aynı takvimde buluşan Dünya Tedaviye Uyum Günü ve Dünya Tiyatro Günü’nün adeta hayatın dengesine vurgu yaptığını söyledi: “27 Mart’ın iki anlamı var: Dünya Tiyatro Günü ve Tedaviye Uyum Günü. Aynı günde buluşmaları, hayatın hem sahnede hem bedenimizde aynı incelikli dengeyle aktığını hatırlatıyor; bu rastlantının içinde tuhaf bir sevinç, derin bir anlam var.   Sahne, insanın doğayla yeniden aynı ritmi aradığı yerdir. Bir nefes, bir söz, bir beden…  Hepsi görünmeyen bir uyumun parçası. Tiyatro hatırlatır. Uyum yaşatır. Hikâyeler ise unuttuklarımızı iyileştirir. Bizi birbirimize, toprağa, hayata yeniden bağlar. Çünkü dünya, ancak hikayelerimizi paylaştığımız sürece dengede kalır.” diye konuştu.</p>
<p>“Türkiye 2030’da yüzde 50 projesi”</p>
<p>Dünyada veriler her iki hastadan birinin tedaviye uyumsuz olduğunu gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre dünyada 1.3 milyar kişi hipertansiyon, 800 milyondan fazla kişi de diyabet hastası. Her 9 kişiden biri diyabetle yaşadığının farkında değil. OECD verileri, tedaviye uyumun artmasıyla uzun dönemde ölüm oranlarının yüzde 21 azaltılabileceğini gösteriyor. Aynı araştırma, yüksek hasta uyumunun sağlık harcamaları üzerinde yıllık 125 milyar Euro katkı sağlayabileceğini ortaya koymaktadır.  </p>
<p>Türkiye’de ise tüm erişkinlerin yüzde 31’i hipertansiyon, yüzde 16,6’si diyabet hastası. Hipertansiyon tedavisine başlayan hastaların yarısı ilk iki yılda tedavilerini yarım bırakıyor. Tedaviye uyum sağlamayan hastaların hastaneye yatışlar üzerindeki artış oranı yüzde 20’ye varıyor. Alarm veren bu tablonun değişmesine katkı sağlamak için hayata geçen Türkiye 2030’da %50 projesi 13 uzmanlık 1 hasta derneğinin katılımıyla ortaya çıkan ve hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklarda hastanın tedaviye uyumu ve tedavi başarısının yükselmesini hedefleyen bir sosyal sorumluluk projesidir.  Servier Türkiye’nin koşulsuz desteklediği bu projenin amacı 2030 yılına kadar hipertansiyonda %22,2, diyabette yüzde 36,7 olan tedavi başarı oranını %50’ye çıkartmaktır.</p>
<p>“14 dernek ortak amaç için birleşti”</p>
<p>Hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklarda tedaviye uyum oranlarını yükselterek hastalık kontrol başarısını 2030&#8217;a kadar en az yüzde 50&#8217;ye ulaştırmayı hedefleyen bu projede, Ateroskleroz Derneği, Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği, Dahiliye Uzmanları Derneği, İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği, Kalp Damar Hastalıklarıyla Mücadele ve Farkındalık Derneği, Kardiyovasküler Akademi Derneği, Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği, Metabolik Sendrom Derneği, Türk Diyabet Cemiyeti, Türk Girişimsel Kardiyoloji Vakfı, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Türkiye Diyabet Vakfı, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği yer alıyor.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851">Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tedaviye ilk saatlerde başlamak kritik önem taşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tedaviye-ilk-saatlerde-baslamak-kritik-onem-tasiyor-545866</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 07:35:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlamak]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[saatlerde]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545866</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öksürme, hapşırma ve konuşma esnasında havaya yayılan damlacıklar yoluyla çok kolay ve çok hızlı bulaşabilen menenjit, tanı ve tedavisinde gecikildiğinde kalıcı nörolojik hasarlara hatta ölüme neden olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tedaviye-ilk-saatlerde-baslamak-kritik-onem-tasiyor-545866">Tedaviye ilk saatlerde başlamak kritik önem taşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Öksürme, hapşırma ve konuşma esnasında havaya yayılan damlacıklar yoluyla çok kolay ve çok hızlı bulaşabilen menenjit, tanı ve tedavisinde gecikildiğinde kalıcı nörolojik hasarlara hatta ölüme neden olabiliyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt</strong> “Çoğunlukla ateş, baş ağrısı ve kusma gibi belirtilerle ortaya çıkabilen menenjitin tedavisine ilk birkaç saat içerisinde mutlaka başlanması gerekir. Son dönemde bebeklerde ve çocuklarda menenjit vakalarıyla karşılaşıyoruz. Bu nedenle menenjitten korunmak için gerekli önlemler alınmalı, özellikle menenjit aşısı mutlaka yaptırılmalıdır” diyor. Menenjitin ilk belirtilerinin griple karışabilmesinden dolayı yanlış tanı konulabildiğini vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt, bebeklerde ve çocuklarda menenjitin önemli belirtilerini, toplumda bu tehlikeli hastalıkla ilgili doğru bilinen yanlışları anlattı, menenjitten korunmaya yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Halk arasında genellikle ‘beyin iltihabı’ olarak bilinen ve her yaşta kişileri etkileyebilen menenjite en çok bebeklerde, küçük çocuklarda ve gençlerde rastlanıyor. Beyin ve omuriliği çevreleyen zarların iltihaplanması sonucu oluşan menenjitin virüsler, bakteriler, mantarlar ve parazitler yoluyla çok kolay ve çok hızlı şekilde bulaşabildiğini belirten <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt </strong>“Çoğunlukla hapşırık, öksürme ve konuşma esnasında havaya yayılan damlacıklarla bulaşan menenjit,  tedavi edilmemiş üst solunum yolu enfeksiyonları, doğru tedavi edilmemiş bir orta kulak enfeksiyonu, sinüzit veya ağır seyreden ağır bir göz enfeksiyonu sonucu da ortaya çıkabiliyor” diyor. Menenjitte erken tanı ve tedavinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Dr. Kurt şöyle konuşuyor: “Bu tehlikeli hastalık hızla ilerlediğinden çok hızlı tanı konulup çok hızlı tedaviye başlanması gerekir. Aksi taktirde zeka geriliği gibi kalıcı nörolojik hasarlara hatta ölüme yol açabiliyor. Tanı ve tedaviye başlamada ilk saatler kritik öneme sahiptir. Ancak bazen de sinsice ilerleyebildiği ya da ateş, baş ağrısı, halsizlik, vücut ağrıları gibi ilk belirtileri gribal enfeksiyonla karışabildiği için yanlış tanı konularak tedaviye çok geç başlanmasına neden olabiliyor!”</p>
<p><strong>Menenjitin öne çıkan belirtileri!</strong></p>
<p>Dr. Çiğdem Kurt, menenjitin bebeklerde,  çocuklarda ve yetişkinlerde öne çıkan belirtilerini şöyle sıralıyor; </p>
<p><strong>Yenidoğanda ve bebeklerde belirtiler:</strong> Sebebi açıklanamayan yüksek ateş, sürekli huzursuzluk, uzun süreli ve sık sık ağlamalar, vücutta kasılmalar ve tekrarlayan nöbetler (havale geçirme), beslenmeyi reddetme, emme refleksinde azalma, bıngıldakta şişlik veya gerginlik, ciltte solgunluk ya da morarma, kusma, ellerde ve ayaklarda soğukluk</p>
<p><strong>Çocuklarda ve yetişkinlerde belirtiler:</strong> Ateş, baş ağrısı, uyku hali, halsizlik, aşırı yorgunluk hissi, kusma, ense sertliği denilen boynun öne rahatlıkla eğilememesi, kas ve eklem ağrıları, iştahsızlık, bayılma, ışıktan rahatsız olma, bilinç bulanıklığı, konuşmada bozukluk, vücutta morumsu/kırmızı döküntüler</p>
<p><strong>xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Menenjite karşı 5 etkili önlem!</strong></p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt, menenjitten korunmanın mümkün olduğunu belirterek, alınması gereken önlemleri şöyle açıklıyor;</p>
<ul>
<li><strong>Kalabalık ortamlardan kaçının!</strong></li>
</ul>
<p>Menenjit hapşırık, öksürük ya da konuşma esnasında havaya saçılan damlacıklar yoluyla çok hızlı bulaşabildiği için mümkün olduğunca kapalı ortamlarda bulunmayın. Sosyal mesafeye dikkat edin ve gerekirse maske takın.  </p>
<ul>
<li><strong>Hijyene dikkat edin!</strong></li>
</ul>
<p>Bağışıklık sisteminin güçlü olması için en önemli kriterlerden biri hijyen!. Bu nedenle ellerinizi özellikle yemeklerden önce ve sonra, tuvaletten çıktıktan sonra, toplu taşıma araçları, kapı kolları vb temas ettiğinizde mutlaka yıkayın. Ellerinizi yüzünüze, ağzınıza sürmeyin. Havlu vb kişisel eşyaların başkalarıyla paylaşılmaması da son derece önem taşıyor. </p>
<ul>
<li><strong>Bulunduğunuz ortamı havalandırın!</strong></li>
</ul>
<p>Özellikle bakteriyel türleri ölüme neden olabilen bu tehlikeli hastalık, özellikle kalabalık ve kapalı alanlarda daha hızlı yayılabiliyor. Bu nedenle korunma yolları arasında en etkili yöntemlerden biri de bulunduğunuz ortamı sık sık, 15-20 dakika havalandırmaya dikkat edin.</p>
<ul>
<li><strong>Sağlıklı beslenmeye ve spor yapmaya özen gösterin!</strong></li>
</ul>
<p>Menenjite karşı bağışıklığı güçlendirmek son derece önem taşıyor. Bu nedenle sağlıklı beslenmeye, hareketsizlikten kaçınmaya, düzenli spor yapmaya (günde en az yarım saat düzenli ve tempolu yürüyüş vb), açık havada zaman geçirmeye ve doktor gerekli tahlilleri yaparak zorunlu gördüğü taktirde vitamin/mineral takviyesi almaya özen gösterin. </p>
<ul>
<li><strong>Menenjit aşısı yaptırın!</strong></li>
</ul>
<p>Menenjitin hızla ilerleyen ama doğru önlemlerle önlenebilen bir hastalık olduğunu belirten Dr. Kurt, bu önlemlerden en önemlisinin de aşılama olduğunu vurguluyor. Dr. Çiğdem Kurt “Aşıların yeterli yapılmıyor olması da enfeksiyon ajanlarının hızla yayılmasına neden oluyor. Menenjiti aşıyla önlenebilir hastalıklar grubuna dahil ettiğimiz için; toplum aşılamasının mutlaka ciddi bir şekilde yapılması gerekir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tedaviye-ilk-saatlerde-baslamak-kritik-onem-tasiyor-545866">Tedaviye ilk saatlerde başlamak kritik önem taşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Erken Teşhis Edildiğinde Hastalar Tedaviye Yüzde 99 Olumlu Yanıt Veriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-erken-teshis-edildiginde-hastalar-tedaviye-yuzde-99-olumlu-yanit-veriyor-414938</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2023 22:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[edildiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[yanıt]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koç Healthcare’in Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hayata geçirdiği Meme Kanseri Farkındalığı Bisiklet Turu Etkinliği 3. yılında da yoğun bir katılımla gerçekleşti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-erken-teshis-edildiginde-hastalar-tedaviye-yuzde-99-olumlu-yanit-veriyor-414938">Meme Kanseri Erken Teşhis Edildiğinde Hastalar Tedaviye Yüzde 99 Olumlu Yanıt Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Koç Healthcare’in Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hayata geçirdiği Meme Kanseri Farkındalığı Bisiklet Turu Etkinliği 3. yılında da yoğun bir katılımla gerçekleşti. Katılımcıların toplamda 7 kilometre pedal çevirdiği etkinlikte meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekildi. 15 Ekim Pazar günü gerçekleştirilen farkındalık etkinliğine Koç Healthcare çalışanları bisiklet grubu ve yürüyüşlerle destek verdi.</strong></p>
<p> </p>
<p>Koç Healthcare, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yürüttüğü çalışmalarına bu yıl 3’üncü kez düzenlediği Meme Kanseri Farkındalığı Bisiklet Turu ile devam etti. Meme kanseri konusunda toplum nezdinde farkındalık yaratmak amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor İstanbul destekleriyle 15 Ekim Pazar günü düzenlenen etkinliğe Koç Healthcare çalışanları bisiklet grubu ve yürüyüşlerle destek verdi. Sabah saat 10:00’da Bostancı İsbike önünden hareket eden bisikletliler, Fenerbahçe Orduevi’ne kadar pedal çevirdi. Turun finali Şaşkınbakkal Paten Pisti oldu. Katılımcılar pembe tişörtleri ve bisikletlerine bağladıkları pembe balonları ile çevredekilerin dikkatini çekerken, dağıtılan broşürlerde meme kanserine yönelik bilgiler paylaşıldı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Memelerinizde farklılık olup olmadığını düzenli olarak kontrol edin</strong></p>
<p>Meme kanserinde erken teşhis için, kendi kendine meme muayenesi, düzenli doktor muayenesi, 40 yaş üzeri için mamografi çektirilmesi öneriliyor. Kendi kendine muayene için ayna karşısında kollarınızı farklı pozisyonlara getirip memelerinizde farklılık olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Parmak uçlarınızla yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı hareketle; meme başlarından çevreye doğru ışınsal hareketle ve dairesel şekilde, meme başından başlayıp çevreye doğru ya da tersi hareketle kendinizi muayene edebilirsiniz. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-erken-teshis-edildiginde-hastalar-tedaviye-yuzde-99-olumlu-yanit-veriyor-414938">Meme Kanseri Erken Teşhis Edildiğinde Hastalar Tedaviye Yüzde 99 Olumlu Yanıt Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Novo Nordisk, Diyabetli Bireylerin Tedaviye Kesintisiz Erişimini Sağlamak için DHL Supply Chain ile Stratejik İş Birliğine İmza Tttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/novo-nordisk-diyabetli-bireylerin-tedaviye-kesintisiz-erisimini-saglamak-icin-dhl-supply-chain-ile-stratejik-is-birligine-imza-ttti-406971</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Sep 2023 19:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerin]]></category>
		<category><![CDATA[birliğine]]></category>
		<category><![CDATA[chain]]></category>
		<category><![CDATA[dhl]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetli]]></category>
		<category><![CDATA[erişimini]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[kesintisiz]]></category>
		<category><![CDATA[nordisk]]></category>
		<category><![CDATA[novo]]></category>
		<category><![CDATA[sağlamak]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[supply]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<category><![CDATA[tttı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Novo Nordisk, diyabetli bireylerin tedaviye kesintisiz erişimini sağlamak için DHL Supply Chain ile stratejik iş birliğine imza attı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/novo-nordisk-diyabetli-bireylerin-tedaviye-kesintisiz-erisimini-saglamak-icin-dhl-supply-chain-ile-stratejik-is-birligine-imza-ttti-406971">Novo Nordisk, Diyabetli Bireylerin Tedaviye Kesintisiz Erişimini Sağlamak için DHL Supply Chain ile Stratejik İş Birliğine İmza Tttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Novo Nordisk Türkiye, diyabetli bireylerin tedaviye kesintisiz erişimi için DHL Supply Chain ile iş birliği gerçekleştirdi. İş birliği çerçevesinde Novo Nordisk’in farklı global üretim merkezlerinden ürün tedariği sağlanacak ve özel paketleme süreci ile Türkiye’deki hastaların erişimine sunulacak.    </strong></p>
<p> </p>
<p>Novo Nordisk, küresel boyutta yaşanan çeşitli tedarik sıkıntılarından etkilenen ilaç sektöründe, diyabet hastalarının tedaviye kesintisiz erişimini sağlamak amacıyla, önemli bir ürününün tedariki için stratejik bir çözüm üretti.  Daha önce global yapıda farklı üretim merkezlerinden tedarik edilen söz konusu ürün, bu yeni işbirliği ile artık DHL Supply Chain tarafından Türkiye’de paketlenerek hastalara ulaştırılıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Novo Nordisk Türkiye Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jens Pii Olesen</strong> ‘’Novo Nordisk diyabet alanında 100 yıllık tecrübesi ile bu alanda gerçekleştirdiği öncü çalışmalarla lider olan global bir sağlık şirketi.  21’inci yüzyılın en büyük sağlık sorunlarından biri olan diyabet, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük bir hızla artıyor. Hastalığın tedavisine duyulan ihtiyaç da buna paralel olarak her geçen gün artıyor. Türkiye’de günlük olarak insülin tedavisi alan 1.5 milyon hasta bulunuyor. Hastaların insülin tedariği konusunda sorun yaşamalarını önlemek ve ilaca erişimlerini kolaylaştırmak adına tüm sektöre örnek olacak stratejik bir iş birliği gerçekleştiriyoruz. DHL Supply Chain ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında, şimdiye kadar Avrupa’da farklı ülkelerde paketlemesi yapılan ürünümüz artık Türkiye’de paketlenerek Avrupa kalite standartlarında hastaların erişimine sunulabiliyor. Bu çalışma kapsamında Sağlık Bakanlığı izinlerinin ardından tesis planlamaları ve tüm eğitimler tamamlanarak çalışmalara başlandı” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox ise konuyla ilgili</strong>, “Dünyanın en büyük lojistik şirketi DHL Supply Chain olarak, hizmet verdiğimiz toplumlara tedarik zincirinin tamamında üstün operasyonel hizmet ve yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyoruz. Son olarak, Türkiye’de Novo Nordisk ile yapmış olduğumuz iş birliği kapsamında, ülkemizin sağlık hizmetlerine bir katkı daha sağlayacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu birliktelikle hem lojistik hem de operasyonel süreçleri yürüterek, Türkiye’de diyabet hastalarına ilaç erişimini sağlamada bir köprü vazifesi göreceğiz. Bu değerli iş birliği ile birçok kişinin hayatını kolaylaştıracak olmanın da ayrıca mutluluğunu yaşıyoruz’’ açıklamalarında bulundu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Novo Nordisk Hakkında</strong></p>
<p><em>Novo Nordisk, 1923 yılında kurulan ve merkezi Danimarka&#8217;da bulunan global bir sağlık şirketidir. Amacımız, diyabet alanındaki köklü mirasımız ile ciddi kronik hastalıkları yenmek için değişime yön vermektir. Bunun için çığır açan bilimsel atılımlara öncülük ediyor, ilaçlarımıza erişimi genişletiyor, tedavi sunduğumuz hastalıkları önlemek ve nihayetinde bu hastalıkları ortadan kaldırabilmek için çalışıyoruz. 80 ülkede yaklaşık 59.000 çalışanımızla, yaklaşık 170 ülkede ürünlerimizi hastalara sunuyoruz. Daha fazla bilgi için novonordisk.com, Facebook, Twitter, LinkedIn ve YouTube&#8217;u ziyaret edebilirsiniz. </em></p>
<p> </p>
<p><strong>DHL Hakkında</strong></p>
<p><em>DHL, lojistik sektörünün lider küresel markasıdır. DHL, ulusal ve uluslararası paket teslimatı, e-ticaret nakliye ve sipariş çözümleri, uluslararası ekspres, kara, hava ve deniz taşımacılığından endüstriyel tedarik zinciri yönetimine kadar uzanan eşsiz bir lojistik hizmetleri portföyü sunmaktadır. Dünya çapında 220&#8217;den fazla ülke ve bölgede yaklaşık 395.000 çalışanıyla DHL, insanları ve işletmeleri güvenli ve güvenilir bir şekilde birbirine bağlayarak küresel sürdürülebilir ticaret akışını mümkün kılmaktadır. Teknoloji, sağlık, mühendislik, üretim, enerji, otomotiv ve perakende dahil olmak üzere birçok sektörden ve büyüyen pazarlara yönelik özel çözümlerle DHL, kararlı bir şekilde “Dünyanın lojistik şirketi” olarak konumlanmaktadır.</em></p>
<p><em>                            </em></p>
<p><em>DHL, DHL Grubun bir parçasıdr. Grup, 2022&#8217;de 94 milyar Euro&#8217;nun üzerinde gelir elde etti. Sürdürülebilir iş uygulamaları, topluma ve çevreye olan bağlılığıyla dünyaya olumlu katkılarını sürdürmekte olan Grup, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedeflemektedir. </em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/novo-nordisk-diyabetli-bireylerin-tedaviye-kesintisiz-erisimini-saglamak-icin-dhl-supply-chain-ile-stratejik-is-birligine-imza-ttti-406971">Novo Nordisk, Diyabetli Bireylerin Tedaviye Kesintisiz Erişimini Sağlamak için DHL Supply Chain ile Stratejik İş Birliğine İmza Tttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nadir Hastalar Tedaviye Erişemiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nadir-hastalar-tedaviye-erisemiyor-374493</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 May 2023 10:42:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[erişemiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[nadir]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nadir Hastalıklar Ağı; nadir, kronik, kanser ve diğer tüm hastaların yurt dışından gelen mevcut tedavilerini kaybetmemeleri adına hastaların sesi olmak için basın mensupları ile bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nadir-hastalar-tedaviye-erisemiyor-374493">Nadir Hastalar Tedaviye Erişemiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nadir Hastalıklar Ağı; nadir, kronik, kanser ve diğer tüm hastaların yurt dışından gelen mevcut tedavilerini kaybetmemeleri adına hastaların sesi olmak için basın mensupları ile bir araya geldi.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>Hastalıklar nadir olsa da, ortaya çıkan sonuçları hasta birey, hasta yakını ve toplum tarafından ne yazık ki çok ağır olabiliyor.</strong></em></p>
<p> </p>
<p>Bilindiği gibi yurtdışından tedariği yapılan ilaçlar çoğunlukla nadir hastalar ve kanser gibi birçok ölümcül hastalık grupları için olup, bu hastalıklarda bir günlük yaşam bile büyük önem arz etmektedir. Yurtdışından TEB veya SGK aracılığı ile getirilen ilaçların daha güvenilir, kontrollü ve takip edilebilir olması için TİTCK uzun süredir belirli düzenlemeler yapıyor.</p>
<p>Ancak, bazı yönetmelik ve düzenlemelerin uygulamaya geçmesi ve bürokrasi sürecinin uzun sürmesi ve hastalara durun bekleyin denilmesi, her geçen gün hayati riski artırıyor.</p>
<p> </p>
<p><em>Nadir hastalığa sahip bireylerin mücadele dolu bir yaşamından sorumlu olan merciin sadece Sağlık Bakanlığı olmadığının altının çizildiği basın toplantısında, sürdürülebilir ve uygulanabilir bir sağlık sistemi için Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı.. Kısacası tüm kurumların iş birliği ve desteği gerektiği vurgulandı.</em></p>
<p><strong>Hayati öneme haiz bir konu olan, Tedaviye Erişim ve Yaşam Hakkı alanına dikkat çekilen ve son zamanlarda hasta yararına alınan kararların hastaların yararına olmadığının ve kararların bir kez daha uzmanlar ve hasta dernekleri dahil edilerek alınması gerektiğinin vurgulandığı toplantıda şu sözler dikkat çekti:</strong></p>
<p>’‘<em>Eksik kararlar, uygulanması kolaylıkla mümkün olmayan yönetmelikler, ne yazık ki, bazı hastalarımız için tedavi ve ilaçlara erişimi aksatmış ve durumları ağırlaştığı için bu hastalar kaybedilmiştir.</em></p>
<p><em>Bildiğiniz gibi yurtdışından tedariği yapılan ilaçlar, çoğunlukla nadir hastalar ve kanser gibi birçok ölümcül hastalık grupları için olduğundan, bu yaşamlarda bir günlük tedavi bile büyük önem arz etmektedir.</em></p>
<p><em>Yurtdışından, Türk Eczacılar Birliği veya Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığı ile getirilen ilaçların daha güvenilir, kontrollü ve takip edilebilir olması için TİTCK</em>’<em>nın uzun süredir belirli düzenlemeler getirdiğini görüyor ve bunun için yetkililere teşekkür ediyoruz.’’</em></p>
<p><em><strong>Sağlık hakkı; tanıya, tedaviye erişim ve sağlıklı yaşamı sürdürmeyi kapsamaktadır.</strong></em></p>
<p><em>Şu an gelinen süreçte ne yazık ki daha öncesinden ilaca ulaşabilen hastaların son dönemde ilaçlarının temin edilememesi, geri ödeme kapsamından çıkarılması, yeni düzenlemelerin yapılması, sağlık hakkı ve buna bağlı olarak yaşam hakkının ihlali sayılır. Bu tür yapılanma ve iyileştirme süreçlerinde, kişinin tedavi erişimi kesinlikle aksatılmamalıdır.</em></p>
<p><em><strong>    Nadir hastalar hayatın her alanında özellikle sağlık alanında görünür olmalı!</strong></em></p>
<p><strong>Basın toplantısına konuşmacı olarak katılan 13 yaşındaki Arda Gökmen aynı hastalığa sahip arkadaşlarının da sesi olarak şu cümleleri kurdu:</strong></p>
<p><em>”Ben Arda, 13 yaşındayım. Büyüyüp bilim insanı olmak istiyorum. Bebekliğimden beri 6 saatte bir kullanmak zorunda olduğum ilacım artık yok. Hayallerimi gerçekleştirebilmem için ilacıma ihtiyacım var. Zamanla yarışıyorum, yetkililerin benim gibi hasta arkadaşlarımı görmesini duymasını istiyorum.”</em></p>
<p><strong>Hasta yakını Bilge Adızel ise </strong><em><strong>Pulmoner Hipertansiyon hastası olan </strong></em><strong>ablasının deneyimlerinin en yakın şahidi olarak duygu ve düşüncelerini aktardı:</strong></p>
<p><em>”Bugün burada 28 yıldır Pulmoner Hipertansiyon tedavisi gören ablam için bulunuyorum.</em></p>
<p><em>Ablam ve onun gibi diğer hastalar, gerekli ilaç ve ilacın vücuda verilmesi için gerekli infüzyon pompası, kateter, enjektör materyallerine erişim konusunda kaygı ve sorunlar yaşamaktadır. Bu durum hastaların hem psikolojik hem de fiziksel sağlıklarına ciddi biçimde zarar vermektedir. Bu zarar düşünüldüğü gibi basit ya da geri döndürülebilir de değildir.</em></p>
<p><em>Biz yeni ve kesin tedavilere erişeceğimiz günlerin hayalini kurarken mevcut ilaçlarımıza erişememe riski ile karşı karşıya kaldığımız için oldukça üzgünüz. Bir insanın yaşam ve tedavi hakkına saygı çerçevesinde gerekli adımların acil biçimde atılmasını istiyoruz.”</em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nadir-hastalar-tedaviye-erisemiyor-374493">Nadir Hastalar Tedaviye Erişemiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7 Bin 63 Sokak Hayvanına Tedaviye Yönelik İşlem Yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/7-bin-63-sokak-hayvanina-tedaviye-yonelik-islem-yapildi-365223</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 12:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanına]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365223</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi veterinerlerinin, 2023’ün ilk çeyreğinde 7 bin 63 sokak hayvanının tedavisine yönelik tıbbi müdahalede bulunduğu bildirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-bin-63-sokak-hayvanina-tedaviye-yonelik-islem-yapildi-365223">7 Bin 63 Sokak Hayvanına Tedaviye Yönelik İşlem Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi veterinerlerinin, 2023’ün ilk çeyreğinde 7 bin 63 sokak hayvanının tedavisine yönelik tıbbi müdahalede bulunduğu bildirildi. </b></p>
<p>Çankaya Belediyesi tarafından kurulan Sahipsiz Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi, 6 veteriner hekim, 2 veteriner teknikeri ile hizmete devam ediyor.</p>
<p><b>607 HAYVAN KISIRLAŞTIRILDI, 605’İNE AŞI YAPILDI</b></p>
<p>Merkezde 2023 yılının ilk çeyreğinde 7 bin 63 sokak hayvanının tedavilerine yönelik tıbbi işlem yapıldı. Merkez 607 sokak hayvanına kısırlaştırma tedavisi, 605 hayvana ise kuduz aşısı yaptı.</p>
<p><b>SOKAK HAYVANLARINI SAHİPLENMEDEKİ DÜŞÜŞ</b></p>
<p>2023’ün ilk çeyreğinde sokak hayvanlarını sahiplenme sayılarında ise önceki yıllara oranla görülür bir biçimde düşüş yaşandığı bildirildi. 2023’ün ilk çeyreğinde sokak hayvanlarını sahiplenme sayısının 58 ile sınırlı kaldığı belirtiliyor. Uzmanlar, sokak hayvanlarını sahiplenmede yaşanan düşüşte, dünya ile birlikte Türkiye’de de etkisini gösteren Covid-19 ile ekonomide yaşanan sorunların etkili olduğunu söylüyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-bin-63-sokak-hayvanina-tedaviye-yonelik-islem-yapildi-365223">7 Bin 63 Sokak Hayvanına Tedaviye Yönelik İşlem Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser Hastalarına Önemli Uyarı! Bazı Bitkisel Ürünler Tedaviye Zarar Veriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-onemli-uyari-bazi-bitkisel-urunler-tedaviye-zarar-veriyor-362366</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 09:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserin tedavi sürecinde hastalar bir an önce iyileşmek için alternatif yöntemlerle ilgili arayışa girebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-onemli-uyari-bazi-bitkisel-urunler-tedaviye-zarar-veriyor-362366">Kanser Hastalarına Önemli Uyarı! Bazı Bitkisel Ürünler Tedaviye Zarar Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanserin tedavi sürecinde hastalar bir an önce iyileşmek için alternatif yöntemlerle ilgili arayışa girebiliyor. Özellikle bazı zorlu durumların varlığında bu arayış daha da artıyor. Bir yandan da eş, dost ve komşulardan sürekli öneriler geliyor. “Tanıdığım deneyip iyileşmişti”, “Şöyle bir bitki var, çok iyi geliyor” gibi söylemler kulaktan kulağa yayılıyor ve hatta bazen bu konuda uzman olmayan kişilerin piyasaya sürdüğü çeşitli karışımlar elden ele dolaşıyor. Bu son derece zararlı yönlendirmeler, hastalığın tedavisinde aksamalara neden olabiliyor, onkoloji ilaçlarıyla etkileşime girerek sürece zarar verebiliyor. Oysa yapılan birçok çalışmada bunların yerine refleksoloji, masaj, aromaterapi ve yoga gibi yöntemlerin kanserde tedavi sürecine ne denli katkı sağladıkları günümüzde herkes tarafından biliniyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Onkoloji Merkezi’nden Prof. Dr. Sadi Kerem Okutur, 1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle kanser tedavisine zararı olabilecek ya da destek olabilecek toplumda talep gören alternatif yöntemler hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Kurkumin, aloe vera, ginseng, reishi gibi bitkisel ürünler ilaçlarla etkileşime girebiliyor</strong></p>
<p>Fitoterapi adı ile bilinen bitkisel tedaviler toplumda çok ilgi çekmektedir. Çünkü insanlarda her hastalığın çaresinin doğada var olduğuna dair bir inanış bulunmaktadır. Bu durumda bu inanışı besleyen durumlar hastaları, her hastalık için bir iksir aramaya itmektedir. Öyle bir karışım olmalıdır ki tüketince bir anda hasta iyileşmelidir. Maalesef bu inanış hayatın ve tıbbın gerçekleriyle bağdaşmamaktadır. Öncelikle, bu ürünlerin hiç biri “ilaç” değildir ve gıda kodeksinde “takviye edici gıda” olarak adlandırılmaktadır; yani bir hastalığı ya da tıbbi durumu tedavi edici özellikleri bulunmamaktadır. Özellikle kemoterapi, akıllı ilaç ya da hormonal tedavi uygulanan, yani modern tıp yöntemleriyle tedaviye başlanan hastalarda onkoloji hekimine bilgi vermeden alınan kurkumin, aloe vera, ginseng, reishi gibi ürünler ilaçlarla etkileşime yol açarak ilaçların etkilerini azaltabildikleri gibi, bazen yan etkilerini de artırabilmektedir. Bu bitkisel ürünlerin neredeyse hepsi karaciğerde bulunan ve “sitokrom enzimleri” denilen, kanseri tedavi etmek için kullanılan ilaçları vücuttan uzaklaştıran ya da onları etkili hale getiren enzimlerle etkileşmektedir. İşte bu karşılıklı etki durumu tehlikeli yan etkilere ya da verilen kanser tedavisinin etkisiz hale gelmesine neden olabilmektedir. Koşul ne olursa olsun, eğer hastanın böyle bir isteği varsa takiplerini yapan onkoloji hekimine bu durumdan kesinlikle bahsetmesi gerekmektedir. </p>
<p><strong>Refleksoloji, masaj, aromaterapi, yoga ve sanatla buluşun!</strong></p>
<p>Kanser tedavi sürecinde yaşam kalitesini artırdığı bilinen farklı yöntemler bulunmaktadır. Örneğin refleksoloji, masaj ve aromaterapi bunlardan sadece bazılarıdır. Bugün, bu yöntemlerin normal sağlıklı bireyleri dahi fiziksel ve zihinsel olarak rahatlattığı bilinmektedir ki kanserli hastaların bazı şikayetlerini azalttığı ve onların yaşam kalitesine katkı sağladığı çok sayıda çalışmayla kanıtlanmıştır. Yine aynı şekilde yoga, üzerinde en çok araştırma yapılan yöntemlerden bir diğeridir. Fiziksel germe-gevşeme yöntemleri ve beraberinde bir tür meditasyonu barındırır. Bu yöntemlerin uygulanmasının kanser hastalarında yaşam kalitesini yükselttiği ve iyi hissetme halini sağladığı bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Bunlara ek olarak resim, seramik gibi sanatlar kanser hastalarının motivasyonlarını yükseltmelerinde önemli bir role sahiptir.</p>
<p><strong>Hastaların bilinçlendirilmesi çok önemli</strong></p>
<p>Tüm bu sayılan yöntemler yaşam kalitesini artıran, tedaviye uyumu ya da iyileşmeyi destekleyen tamamlayıcı uygulamalar olarak görülmelidir. Ayrıca onkoloji umanlarının hastalarını tamamlayıcı tıp yöntemleri konusunda bilgilendirmesi ve onları karşılaşabilecekleri güçlüklere hazırlarken, aynı zamanda fayda sağlayacak yöntemleri de yaşamlarına entegre etmeyi önermeleri hastaların faydasına olacaktır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-onemli-uyari-bazi-bitkisel-urunler-tedaviye-zarar-veriyor-362366">Kanser Hastalarına Önemli Uyarı! Bazı Bitkisel Ürünler Tedaviye Zarar Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
