<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavilerle | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tedavilerle/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tedavilerle</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 May 2025 06:54:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tedavilerle | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tedavilerle</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İyi Huylu Prostat Büyümesini Yeni Nesil Cerrahi Tedavilerle İyileştirmek Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iyi-huylu-prostat-buyumesini-yeni-nesil-cerrahi-tedavilerle-iyilestirmek-mumkun-538957</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 May 2025 06:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[büyümesini]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[huylu]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[tedavilerle]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=538957</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prostatın iyi huylu büyümesi, genellikle 50 yaş sonrası ortaya çıkan ve altta yatan nedenlerini henüz tam olarak bilemediğimiz bir hastalık.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-huylu-prostat-buyumesini-yeni-nesil-cerrahi-tedavilerle-iyilestirmek-mumkun-538957">İyi Huylu Prostat Büyümesini Yeni Nesil Cerrahi Tedavilerle İyileştirmek Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prostatın iyi huylu büyümesi, genellikle 50 yaş sonrası ortaya çıkan ve altta yatan nedenlerini henüz tam olarak bilemediğimiz bir hastalık. Prostatın iç kısmındaki bezlerin büyümesiyle mesanenin alt kısmındaki idrar yollarını daraltarak idrar akışını azaltmasıyla kendini gösteren hastalık, mesanenin tam boşalamaması nedeniyle zaman içinde böbrek sağlığını da bozabiliyor. En çok görülen belirtileri ise; sık idrara çıkma isteği (özellikle geceleri), idrar yaparken zorlanma, idrar akışında zayıflık ve mesaneyi tamamen boşaltamama hissidir.</p>
<p>İyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde birinci yöntem ilaç tedavisi. Ancak ilaç tedavisine yanıt vermeyen veya ilacın yetersiz kaldığı durumlarda ya da ilacı yan etkileri nedeniyle kullanamayan hastalara cerrahi tedavi yöntemleri uygulanabilir.</p>
<p><strong>İyi Huylu Prostat Büyümesinde Hangi Cerrahi Yöntemler, Ne Zaman Uygulanmalı? </strong></p>
<p>Günümüzde iyi huylu prostat büyümesinin cerrahi tedavisinde; kazıma (rezeksiyon), içini boşaltma (enükleasyon), buharlaştırma (vaporizasyon) ve yakma (ablasyon) prensipleri gibi çeşitli yöntemlerin kullanıldığını belirten <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Kaba</strong>,<strong> </strong>en çok kullanılan<strong> </strong>bu<strong> </strong>cerrahi yöntemlere dair önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>TUR: </strong>Açık cerrahi yerine herhangi bir kesi yapılmadan uygulanan <strong>TUR (Transüretral Rezeksiyon Prostatektomi) sıkça başvurulan bir yöntem. </strong>Kapalı yapılan bu yöntem, daha çok 0-80 ml hacmindeki iyi huylu prostat büyümesi olan hastalar için kullanılıyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>TUIP: </strong>30 ml’den küçük hacimli iyi huylu prostat  hastaları için kullanılan TUIP (Transüretral Prostat İnsizyonu) yöntemi, boşalma fonksiyonlarına zarar vermediği için özellikle şikayetleri olan genç hastaların tercihi. Kısa ameliyat süresi ve kanama ihtimalinin çok az olması gibi avantajları da var. </p>
<p><strong>HoLEP: </strong>80-100 ml hacmin üzerindeki prostatlar için açık prostatatektomi ameliyatına iyi bir alternatif olan HoLEP, <strong>kısa yatış süresi, kısa sonda süresi (ortalama 2 gün) ve hızlı iyileşme</strong> avantajlarıyla öne çıkan yöntemlerden biri. </p>
<p><strong>ThuLEP: </strong>HoLEP benzeri bir yöntem olan ThuLEP; prostatın içinin boşaltılmasını ve idrar yolunda tıkanıklığa ya da daralmaya neden olan dokunun prostat kapsülüne kadar çıkarılmasını sağlıyor. </p>
<p><strong>Buharlaştırma Yöntemleri: </strong>Prostatın içindeki idrar kanalının genişletilmesi amacıyla kanala komşu prostat dokusunun buharlaştırılması, kan sulandırıcı kullanan hastalar için geliştirilen bir yöntem. Etkinliği henüz yeterince kanıtlanmamış olan, özellikle anestezi alması çok riskli olan yaşlı hastalarda lokal anestezi ile dahi yapılabilen termal su buharı ile prostat dokusunun buharlaştırılması ise cerrahi tedavilerdeki bir diğer alternatif. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-huylu-prostat-buyumesini-yeni-nesil-cerrahi-tedavilerle-iyilestirmek-mumkun-538957">İyi Huylu Prostat Büyümesini Yeni Nesil Cerrahi Tedavilerle İyileştirmek Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rosacea, Kişiye Özel Uygulanacak Doğru Tedavilerle Kontrol Altına Alınabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rosacea-kisiye-ozel-uygulanacak-dogru-tedavilerle-kontrol-altina-alinabiliyor-406030</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Sep 2023 10:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alınabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[altına]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[rosacea]]></category>
		<category><![CDATA[tedavilerle]]></category>
		<category><![CDATA[uygulanacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406030</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüzde yoğun kızarıklıkla kendini gösteren ve zaman zaman alerji ya da farklı bir cilt hastalığı ile karıştırılabilen Rosacea (Gül hastalığı) yaygın ve kronik bir sorun</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosacea-kisiye-ozel-uygulanacak-dogru-tedavilerle-kontrol-altina-alinabiliyor-406030">Rosacea, Kişiye Özel Uygulanacak Doğru Tedavilerle Kontrol Altına Alınabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Yüzde yoğun kızarıklıkla kendini gösteren ve zaman zaman alerji ya da farklı bir cilt hastalığı ile karıştırılabilen Rosacea (Gül hastalığı) yaygın ve kronik bir sorun. Semptomları etkili bir şekilde kontrol edebilmenin mümkün olabileceğini söyleyen Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Aliye Sevdem Gülcan, “Özellikle son dönemlerde değişen iklim ve hava sıcaklıklarındaki artış sebebiyle Rosacea hastalarının ataklarında sıklık görmeyi bekliyoruz. Bu yüzden güneşten korunmak çok önemlidir.” dedi.  Dr. Sevdem, kişiye özel uygulanacak doğru tedavilerle hastalığın kontrol altına alınabileceğine vurgu yaparak konuyla ilgili önemli bilgiler verdi. </em></p>
<p> </p>
<p>Rosacea, yaygın bilinen adıyla “Gül hastalığı”, genellikle yüzün orta hattında; burun, yanak ve çenede oluşan kızarıklık, yanma ataklarıyla seyreden ve tam nedeni bilinmeyen inflamatuar bir deri hastalığıdır. Rosaceanın toplumun yüzde 10’unda görüldüğünü belirten Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Aliye Sevdem Gülcan, özellikle beyaz tenli, renkli gözlü, 30-60 yaşındaki kadınlarda sık görüldüğünü, çocuklarda ise çok az rastlandığını söyledi. Erkeklerde daha az görülse de hastalığın daha şiddetli seyrettiğini vurgulayan Dr. Gülcan, “Tedavi edilmezse kızarıklık kalıcı hale gelir. Yüzde damarlarda belirginleşme ve artış görülür” dedi.  </p>
<p> </p>
<p><strong>“SICAK BANYO, SAUNA, NEMLİ ORTAMLARDAN DA UZAK DURMALI” </strong> </p>
<p>Hastalığın tetikleyici faktörleri arasında en önemli etkenin güneş ışığı olduğunu belirten Dr. Gülcan, hastalıktan korunmak için yapılması gerekenler konusunda şu bilgileri verdi: “Kesinlikle güneş ışığından kaçınılması gerekir. Kafeinli yiyecekler, çay, kahve, baharatlı, acı yiyecekler, paket gıdalar, çikolata, cips, kola gibi ürünlerden uzak durulmalıdır. Ayrıca son yapılan araştırmalarda süt ve süt ürünlerinin de Rosaceayı tetiklediği görüldü. Bunun yanında sıcak banyo, sauna, nemli ortamlardan da uzak durmak gerekiyor. Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta ise kimyasal içerikli cilt ürünleri. Polikliniğe gelen hastalarda sadece yüzünü tahriş edici bir kimyasal ürün kullanıp Rosacea atağıyla gelen hastalar da oluyor. Bu yüzden yüzü tahriş edici ürünlerden, kimyasal peelinglerden kaçınmalıyız. Ayrıca stresin de bu hastalığı tetiklediği de biliniyor.” </p>
<p> </p>
<p><strong>ALERJİ İLE KARIŞTIRILABİLİYOR </strong></p>
<p>Hastalığın ilerlediği durumlarda göz tutulumuna da sebebiyet verebileceğini ifade eden Dr. Gülcan bu sorunun farklı hastalıklarla da karışabildiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:  </p>
<p>“Gül hastalığı, alerji ve yetişkin çağı akne hastalığı ile karıştırılabiliyor. Aslında bu ayrım çok zor olduğu için bu karıştırılma da normal denilebilir. Alerji veya normal yetişkin çağının akne hastalığı olan kişiler de kızarıklıktan çok şikâyet eder. Bu sorunlar arasındaki farklara bakıldığında ise: geçmeyen kızarıklık şikâyeti, alerjide sonuçta geçici olur ve tekrarlamaz. Rosaceada ise sürekli tekrarlayan ataklar halinde bir yanma kızarıklık söz konusudur. Eğer kronik bir durumsa hastaların mutlaka tekrar doktora gitmeleri gerekir.” </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>HASTALIĞIN 4 FARKLI KLİNİK EVRESİ VAR </strong></p>
<p> </p>
<p>Rosaceanın 4 farklı klinik evresi olduğunu belirten Dr. Gülcan, “İlk yanma, batma ve kızarıklık atakları şeklinde olur. İkinci evrede ise bunların üzerine kılcal damarların genişlemesi eklenir. Üçüncü evrede, iltihaplı sivilceler oluşur. Dördüncü evredeyse artık o kronik inflamasyona bağlı deride kalınlaşma, burunda büyüme görüyoruz. Tabii bu her hastada olacak diye bir durum değildir. Her hasta 4 evreyi yaşayacak diye bir durum yok. Rinofima dediğimiz durum, deride kalınlaşma, burunda büyümedir. Daha çok 50 yaş üstü erkek hastalarda görülür. Eğer tedavi edilmezse cilt, kronik iltihaplı bir hal alıyor. O yüzden mutlaka bir dermatoloğa başvurmak gerekiyor” şeklinde konuştu.  </p>
<p> </p>
<p><strong>TANI MUAYENE İLE KOYULUYOR </strong> </p>
<p>Dr. Gülcan, “Biyopsi almıyoruz, muayene ediyoruz. Bazen demodikoz akarlarını göstermek için dermoskoptan yararlanabiliyoruz. Ama tanısı muayeneyle konuyor. Tedavisi için ise medikal tedavilerden faydalanabiliyoruz. Topikal antibiyotik, hassas ciltler için uygun olan yüz yıkama jelleri ve yine sistemik antibiyotik tedavisinden fayda görebiliyoruz. Ama bu topikal ve ağızdan alınan antibiyotikler daha çok sivilce, yani püstüler lezyonları gidermede fayda sağlıyor. Eğer yüzde kalıcı kızarıklık, damarlanmada artış var ise mutlaka lazer tedavilerini öneriyoruz. Bunun yanında mezoterapiden de destek alıyoruz. Mezoterapinin içine niacinamide glutatyon içeren ürünlerden antienflamatuar ve kızarıklık karşıtı ürünler koyarak cilt altına enjeksiyon yapıyoruz. Lazerle kombine edebiliyoruz. Aslında lazerlerle etkili bir sonuç elde ediyoruz denilebilir. Eğer hasta beslenmesine dikkat ederse tetikleyici faktörlerden uzak durursa lazer tedavisi ve mezoterapiyle etkili sonuçlar elde edilebiliyor. Ama Rosacea kronik bir hastalık. Tamamen net tedavisi olan bir hastalık değildir. Ancak kontrol altına alabiliyoruz” açıklaması yaptı.  </p>
<p> </p>
<p><strong>“ASİT İÇERİKLİ ÜRÜNLERDEN UZAK DURUN, GÜNEŞTEN KORUNUN </strong></p>
<p>Gül hastalığı için ataklar ortaya çıkmadan korunmak gerektiğinin altını çizen Deri Hastalıkları uzmanı Dr. Gülcan yapılması ve yapılmaması gerekenler konusunda şu önerilerde bulundu: </p>
<p>“En önemli noktalardan biri güneşten korunmak. Bunun için her mevsim dışarı çıkmadan önce güneş koruyucu kullanılmalı. Beslenmeye dikkat ederek de ataklara karşı önlem alınabilir. Özellikle omega 3 içeren balık, protein, yeşil sebzeler tüketilebilir. Bir hekim tavsiyesi olmadan; yüzey kimyasal, yoğun asit içerikli ürünler kullanılmamalıdır. Sadece bunları kullanarak bile başlayan atak yaşayan hastalarımız oluyor. Bir noktanın daha altını çizmek istiyorum. Özellikle son dönemlerde değişen iklim ve hava sıcaklıklarındaki artış sebebiyle Rosacea hastalarının da ataklarında sıklık görmeyi bekliyoruz. O yüzden güneşten korumanın önemini bir kez daha altını çizmek istiyorum.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosacea-kisiye-ozel-uygulanacak-dogru-tedavilerle-kontrol-altina-alinabiliyor-406030">Rosacea, Kişiye Özel Uygulanacak Doğru Tedavilerle Kontrol Altına Alınabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
