<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedaviler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tedaviler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tedaviler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jan 2026 07:43:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tedaviler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tedaviler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Her Hastaya Aynı İlaç Devri Bitti: Kanserle Mücadelede Savaşçı Hücreler Dönemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-hastaya-ayni-ilac-devri-bitti-kanserle-mucadelede-savasci-hucreler-donemi-608796</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 07:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemini]]></category>
		<category><![CDATA[bitti]]></category>
		<category><![CDATA[devri]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastaya]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kanserle]]></category>
		<category><![CDATA[laç]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserle mücadelede dengeleri değiştiren yeni bir dönem yaşanıyor. Bilim insanları artık kanseri yalnızca dışarıdan verilen ilaçlarla değil, vücudun doğuştan gelen savunma gücü olan bağışıklık sistemini kullanarak yenmeyi hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-hastaya-ayni-ilac-devri-bitti-kanserle-mucadelede-savasci-hucreler-donemi-608796">Her Hastaya Aynı İlaç Devri Bitti: Kanserle Mücadelede Savaşçı Hücreler Dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kanserle mücadelede dengeleri değiştiren yeni bir dönem yaşanıyor. Bilim insanları artık kanseri yalnızca dışarıdan verilen ilaçlarla değil, vücudun doğuştan gelen savunma gücü olan bağışıklık sistemini kullanarak yenmeyi hedefliyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası tanı alırken, 10 milyona yakın insan da kanser yüzünden yaşamını kaybediyor. Türkiye’de ise yılda 240 bini aşkın yeni vaka bildiriliyor. Bu tabloya rağmen umut veren gelişmeler hız kazanıyor. Özellikle bağışıklık sisteminin en etkili savaşçıları arasında yer alan NK (Natural Killer &#8211; Doğal Öldürücü) hücrelerine dayalı hücresel immünoterapiler, kanser tedavisinde ezberleri bozuyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Tolga Sütlü, bu alandaki çalışmalarıyla, “kanseri kendi hücrelerimizle yok etme” fikrini bilimsel gerçekliğe dönüştürmeyi amaçlıyor.</strong></em></p>
<p>NK hücreleri, bağışıklık sisteminin doğuştan gelen ve hızlı tepki veren hücreleri olarak tanımlanıyor. NK hücrelerinin kanserle savaşta önemli rol oynadıklarını vurgulayan Dr. Tolga Sütlü, “NK hücreleri, vücutta anormalleşmiş ya da kanserleşmiş hücreleri önceden eğitilmeye gerek duymadan tanıyabilen ‘katil hücrelerdir’. Bu özellikleri sayesinde NK hücreleri, özellikle kanserin erken yayılımını ve nüksleri önlemede büyük potansiyel taşıyor” diyor. </p>
<p><strong>Kanserde “Her Hastaya Aynı İlaç” Dönemi Kapandı </strong></p>
<p>Geleneksel kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerinin yerini giderek daha fazla immünoterapiler alıyor. İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser<strong> </strong>hücrelerini tanıma ve yok etme kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan tedavilerin genel adı olarak tanımlanıyor. Bu yöntemde, doğrudan kanser hücresini hedefleyecek ilaçlar kullanmak yerine, vücudun kendi savunma mekanizmaları yeniden devreye sokuluyor. Bağışıklık sisteminin hedefe yönelik tepki verebilme özelliği sayesinde sağlıklı hücreler mümkün olduğunca korunurken, kanser hücreleri hedef alınabiliyor. Günümüzde en sıklıkla kullanılan klinik uygulamalar, bağışıklık sistemini harekete geçirecek antikor veya sitokin gibi moleküllerin hastaya verilmesine dayansa da, immünoterapi alanındaki en çarpıcı gelişmeler, bağışıklık hücrelerinin bizzat tedavinin kendisi haline geldiği hücresel immünoterapiler olarak öne çıkıyor. </p>
<p>Bu yaklaşımın, kanser tedavisini tamamen kişiye özel hale getirebildiğine de dikkat çeken Dr. Tolga Sütlü, “Artık bağışıklık sistemini sadece uyarmıyoruz, onu doğrudan yönlendiriyoruz. Hastanın kendi NK hücrelerini veya T hücrelerini alıyoruz, genetik olarak kanseri hedefleyebilecek şekilde yeniden programlıyoruz ve tekrar hastaya veriyoruz. Bu hücreler de doğrudan kanser hücrelerini hedef alarak onları yok ediyorlar. Bu, her hasta için özel olarak tasarlanabilen bir tedavi” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>NK hücre temelli tedavilerde süreç, hastanın kendi bağışıklık hücreleriyle başlıyor. Bu hücreler özel GMP laboratuvarlarında çoğaltılıyor ve kanser hücrelerini daha etkili tanıyacak şekilde yeniden programlanıyor. Bu yönüyle hücresel immünoterapiler, ‘her hastaya aynı ilaç’ döneminin kapandığının en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.</p>
<p><strong>NK Hücreleri Uzun Yıllar Vücutta Kansere Karşı Savaşıyor</strong></p>
<p>Antikor bazlı tedaviler belirli bir süre sonra vücuttan temizlenirken, hücresel tedaviler çok daha kalıcı etkiler gösterebiliyor. “Antikorlar birkaç hafta içinde etkisini kaybeder ve tekrar tekrar uygulanması gerekir. Ancak bağışıklık sistemi hücreleri, vücutta uzun süre kalabilir ve kanser hücrelerini aktif olarak aramaya devam eder. Bu hücreler, kansere karşı ömür boyu savaşacak şekilde programlanıyor. Bugün dünyada, 10–20 yıl önce hücresel immünoterapi almış ve hastalığı kontrol altında olan hastalar var” diyen Dr. Tolga Sütlü, hücresel tedavilerin uzun vadeli koruma potansiyeline dikkat çekiyor.</p>
<p>Peki NK hücre temelli hücresel immünoterapiler özellikle hangi kanserlerde etkili? Bu tedavinin özellikle lösemi, lenfoma, multiple miyelom gibi hematolojik kanserlerde yüksek başarı oranları gösterdiğini söyleyen Dr. Tolga Sütlü, “Ancak gelişmeler bununla sınırlı değil. Meme, akciğer ve kolon kanseri gibi solid tümörlerde de NK hücreleriyle ilgili yüzlerce klinik çalışma yürütülüyor. Önümüzdeki yıllarda bu alanda da onaylı tedavileri göreceğiz” şeklinde solid tümörler için de umutlu konuşuyor.</p>
<p><strong>Yapay Zeka ile NK Hücreleri Daha Akıllı Hale Geliyor</strong></p>
<p>Türkiye’de CAR-T hücreleri ve NK hücreleriyle hücresel immünoterapi alanında çalışma yapan, sınırlı sayıda merkez bulunuyor. Acıbadem Üniversitesi’nin bu alanda yürüttüğü çalışmalarla öne çıktığını vurgulayan Dr. Tolga Sütlü, malign melanom (deri kanseri), lösemi, lenfoma başta olmak üzere birçok kanser türünde NK hücrelerini merkeze alan yenilikçi tedaviler üzerinde çalıştıklarına dikkat çekiyor. </p>
<p>Ayrıca gelişmiş DNA analizleri ve yapay zeka destekli veri işleme yöntemleri sayesinde, NK hücrelerinin hangi hastada daha etkili olacağı artık daha doğru öngörülebiliyor. “Yapay zeka, kişiye özel hücresel tedavilerin geliştirilmesini hızlandırıyor. Artık kanser olan herkese aynı yaklaşımı uygulamıyoruz”<br /> diyen Dr. Tolga Sütlü, geleceğin onkolojisinin kişiselleştirilmiş hücresel tedaviler üzerine kurulacağını vurguluyor. Dr. Tolga Sütlü’ye göre NK hücreleriyle yürütülen çalışmalar, kanseri vücudun kendi gücüyle durdurmanın mümkün olabileceğini gösteriyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-hastaya-ayni-ilac-devri-bitti-kanserle-mucadelede-savasci-hucreler-donemi-608796">Her Hastaya Aynı İlaç Devri Bitti: Kanserle Mücadelede Savaşçı Hücreler Dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Plazma Kaynaklı Tedaviler Hayat Kurtarıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/plazma-kaynakli-tedaviler-hayat-kurtariyor-581846</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 08:11:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[plazma]]></category>
		<category><![CDATA[takeda]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581846</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Daha Sağlıklı, Daha Parlak Bir Gelecek” misyonuyla hastalarının yaşam kalitesini artırmak için yenilikçi tedaviler geliştiren Takeda bugün 80’den fazla ülkede 50 bini aşkın çalışanıyla Gastroenteroloji, Hematoloji, İmmünoloji, Nadir Genetik Hastalıklar, Nörobilim, Onkoloji, Plazma Kaynaklı Tedaviler ve Aşı alanlarında faaliyet gösteriyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plazma-kaynakli-tedaviler-hayat-kurtariyor-581846">Plazma Kaynaklı Tedaviler Hayat Kurtarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Daha Sağlıklı, Daha Parlak Bir Gelecek” misyonuyla hastalarının yaşam kalitesini artırmak için yenilikçi tedaviler geliştiren Takeda bugün 80’den fazla ülkede 50 bini aşkın çalışanıyla Gastroenteroloji, Hematoloji, İmmünoloji, Nadir Genetik Hastalıklar, Nörobilim, Onkoloji, Plazma Kaynaklı Tedaviler ve Aşı alanlarında faaliyet gösteriyor. 244 yıllık köklü geçmişinin son 80 yılında uzmanlaştığı bu alanların yanında, plazma kaynaklı tedavilerde de önemli atılımlar yaparak küresel deneyimi ve liderliğiyle, plazmanın dönüştürücü gücünü en ileri teknolojilerle bir araya getiriyor ve bu alanda da hastalar için yenilikçi tedaviler sunuyor.</p>
<p>Kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositler çıkarıldıktan sonra kalan kanın berrak, saman renkli sıvı kısmı olan plazma, yüzyılı aşkın süredir nadir, karmaşık hastalıklar için hayati önem taşıyan bir tedavi olarak kullanılıyor. İnsan vücudunun enfeksiyonlarla savaşabilmesi için gerekli antikorlar ve kanamaları  durdurabilmesi için gerekli pıhtılaşma faktörleri gibi kritik işlevlere sahip plazma proteinlerinin yetersizliği, yaşamı tehdit eden tıbbi durumlara neden oluyor.[2] </p>
<p>Takeda, plazmaya olan bu ihtiyacı karşılamak için kademeli iyileştirmelerle yetinmeyip, plazmayı yeniden hayal ederek çok daha geniş ve sürdürülebilir çözümler geliştiriyor. Takeda’nın dünya çapındaki plazma bağış ağını oluşturan BioLife Plazma Hizmetleri, ABD ve Avrupa’da 260’tan fazla yüksek teknolojideki tesiste faaliyet gösteriyor. Dünya standartlarında bağış güvenliği ile yüksek kalitedeki merkezlerinde, plazma bağışı ile yaşam kurtarmaya ve iyileştirme sürecine katkı sunma fırsatı veriyor.[3]</p>
<p>Kaynak plazma toplama konusunda küresel bilinci artırmak, plazma protein tedavileri ve nadir hastalıklar hakkındaki anlayışı artırmak amacıyla her yıl Ekim ayının ilk haftasında düzenlenen Uluslararası Plazma Farkındalık Haftası (IPAW)[4] ile ilgili açıklamada bulunan <strong>Takeda Türkiye Medikal Direktörü Dr. Mahir Kula</strong> şunları söyledi:</p>
<p><em><strong>“ Son 20 yılda, daha fazla nadir hastalığın teşhis edilmesi, hasta sayısının artması, bakım standartlarının yükselmesi ve tedaviye erişim imkânlarının genişlemesi nedeniyle plazmadan elde edilen tedavilere olan küresel talep hızla artıyor</strong>.[3] </em></p>
<p><em><strong>Bu bağlamda</strong> <strong>IPAW; 2013 yılından bu yana Plazma Protein Tedavileri Derneği (PPTA) ve üye şirketlerinin, plazma bağışının önemine yönelik farkındalığı artırmak için yürüttükleri koordineli ve ortak bir girişim olarak hayata geçiyor.[5]</strong> <strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Biz de Takeda olarak, plazma alanında bütüncül bir yaklaşım benimsiyor, sektör standartlarını yeniden şekillendirirken verimliliği en üst düzeye çıkarmak için çalışıyoruz. Bilimsel gelişmelerin yanı sıra veri ve teknolojinin gücünden yararlanarak uçtan uca inovasyon odağında sürdürülebilir büyümeyi destekliyor, plazma kaynaklı tedaviler ile hastalara yenilikçi ve etkili tedavi seçenekleri sunuyoruz.”</strong></em></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plazma-kaynakli-tedaviler-hayat-kurtariyor-581846">Plazma Kaynaklı Tedaviler Hayat Kurtarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prostat kanserinden korunmak için!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prostat-kanserinden-korunmak-icin-575160</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 09:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinden]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[robotik]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575160</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde her 8 erkekten 1’inin yaşamı boyunca karşılaşabileceği prostat kanseri, günümüzde erken tanı yöntemleri ve yenilikçi tedaviler sayesinde tamamen iyileşme sağlanabilen bir hastalık haline geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prostat-kanserinden-korunmak-icin-575160">Prostat kanserinden korunmak için!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde her 8 erkekten 1’inin yaşamı boyunca karşılaşabileceği prostat kanseri, günümüzde erken tanı yöntemleri ve yenilikçi tedaviler sayesinde tamamen iyileşme sağlanabilen bir hastalık haline geliyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Minimal İnvaziv ve Robotik Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural</strong><strong>, </strong>“Prostat kanserinin tedavisinde özellikle robotik cerrahi ve yeni nesil ilaçlarla birlikte hastaların yaşam kalitesi korunurken sağkalım süreleri de uzuyor. Ancak tedavinin başarısında erken tanı kritik önem taşıyor” diyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural, <strong>1-30 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Ayı ve 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü </strong>kapsamında yaptığı açıklamada, prostat kanserinden korunmanın yollarını ve en güncel tedavi yöntemlerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Sinsice gelişerek erken dönemde herhangi bir belirti vermeyen, ileri evrede ise idrar yapmada güçlük, sık idrara gitme, kemik ağrıları ve kilo kaybı gibi şikayetlere yol açan prostat kanseri son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Minimal İnvaziv ve Robotik Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural, </strong>dünya genelinde erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türü olan prostat kanserinin, ölüm nedenleri arasında beşinci sırada yer aldığını belirterek “Prostat kanserinde erken tanı kritik önem taşımaktadır. Özellikle ailesinde baba veya kardeşinde prostat kanseri olanların ve meme kanseri öyküsü bulunanların genetik riskten dolayı 40 yaşından itibaren, aile öyküsü olmayanların 50 yaşından itibaren her yıl düzenli olarak PSA (prostat spesifik antijen) testi ve mutlaka parmakla muayene yaptırması gerekir. Çünkü her PSA yüksekliği kanser varlığı anlamına gelmediği gibi, az sayıda da olsa PSA’ı çok üretmeyen saldırgan kanserler de vardır. Bu nedenle parmakla prostat muayenesi çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Prostat kanserinden korunmak için!</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ali Rıza Kural prostat kanserinden korunmak için basit ama etkili önlemler alınabileceğini belirterek, bunların başında yağdan fakir beslenme, düzenli sebze ve meyve tüketme, süt ve süt ürünlerini aşırı tüketmeme, bol sıvı alma ve egzersiz yapmanın geldiğini söylüyor. Prostat kanserinden korunmada herhangi bir vitamin veya ilacın faydası olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Kural, özellikle son yıllarda vitaminlerin sıkça gündeme geldiğini, buna karşın yapılan çalışmaların prostat kanserinde vitamin kullanımının herhangi bir faydasının olmadığının kanıtlandığını belirtiyor. </p>
<p><strong>Prostat kanseri tedavisinde en güncel yöntemler</strong></p>
<p> Prof. Dr. Ali Rıza Kural, prostat kanseri tedavisinde en güncel yöntemleri şöyle anlatıyor; </p>
<ul>
<li><strong>Robotik cerrahi</strong></li>
</ul>
<p>Prostat kanseri tedavisinde altın standart haline gelen robotik cerrahi, hem tümörün çıkarılmasında hem de idrar tutma ve cinsel fonksiyonların korunmasında açık cerrahiye oranla daha yüksek oranda başarı sağlıyor. </p>
<ul>
<li><strong>Fokal Tedaviler</strong></li>
</ul>
<p>Tümörün bulunduğu bölgeyi hedef alan fokal tedavi yöntemleri, kriterlere uygun hastalarda son yıllarda daha sık kullanılıyor. HIFU (yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrasonla uygulanan tedavi), Kriyoterapi (tümörlü bölgenin dondurulması) ve Nano-knife (elektrik darbeleriyle kanserli tümörleri yok eden teknik) öne çıkıyor. </p>
<ul>
<li><strong>Işın tedavisi (Modern radyoterapi) </strong></li>
</ul>
<p>Günümüzde prostatın odaklandığı ve çevre dokuların korunduğu radyoterapi teknikleri kullanılıyor. MR Linac ve SBRT sayesinde radyasyon, prostat bölgesine daha güvenli şekilde yönlendiriliyor. </p>
<ul>
<li><strong>İleri evre tedaviler</strong></li>
</ul>
<p>Metastatik prostat kanserinde yeni nesil ilaçlar yaşam süresini uzatıyor. Hormon tedavileri, hedefe yönelik ilaçlar, radyoaktif tedaviler ve immünoterapiler prostat kanserinde sağkalım süresini uzatıyor ve hastaların yaşam kalitesini artırıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prostat-kanserinden-korunmak-icin-575160">Prostat kanserinden korunmak için!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortodontik Tedaviler İçin En İdeal Dönem &#8216;Ergenlik&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ortodontik-tedaviler-icin-en-ideal-donem-ergenlik-563635</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 08:11:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ideal]]></category>
		<category><![CDATA[ortodontik]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ergenlik dönemi hem kızlar hem de erkekler için, ortodontik tedaviler açısından en ideal dönem olarak kabul ediliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortodontik-tedaviler-icin-en-ideal-donem-ergenlik-563635">Ortodontik Tedaviler İçin En İdeal Dönem &#8216;Ergenlik&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ergenlik dönemi hem kızlar hem de erkekler için, ortodontik tedaviler açısından en ideal dönem olarak kabul ediliyor. Dış görünüşe duyarlılığın yüksek olduğu ergenlikte gençler daha çok aparatlar (şeffaf braket, lingual sistem, şeffaf plak) tercih ederken; bu dönemde yapılan tedaviler, dişsel ve iskeletsel sorunların çözümünde oldukça başarılı sonuçlar getiriyor. Kızlar için genellikle 10-13 yaş, erkekler için ise genellikle 11-14 yaş arası, ortodontik tedavilere başlamak için önerilen yaş aralıkları.</p>
<p>Büyümenin devam ettiği bu dönemde süt dişlerinin genellikle düşmüş, daimi dişlerin ise sürmüş olması iki önemli avantaj. Böylece sabit ortodontik apareyler olarak bilinen ortodonti tedavileri rahatlıkla uygulanabiliyor. Özellikle metal veya seramik braketler sıklıkla kullanılırken; diş çapraşıklığı, aralık dişler veya diş yerleşim bozuklukları bu yaş döneminde daha hızlı düzeltilebiliyor. Hastada üst çene darlığı gibi sorunlar varsa yine bu dönem için çene genişletme apareyleri (RPE, MARPE gibi) de çok daha etkili sonuçlar veriyor. Üst veya alt çene önünde görülen iskeletsel bozukluklarda da fonksiyonel apareyler (Twin Block, Forsus, Herbst) ergenlik döneminde rahatlıkla kullanılabiliyor. Ancak iskeletsel düzeltmelerde, büyüme süreci tamamlandıktan sonra cerrahi desteğe ihtiyaç duyulabileceği unutulmamalı. Bu süreçte ortodonti uzmanı, hastanın iş birliğine göre lastik (elastik) veya mini vida gibi yardımcı ekipmanlar da önerebilir.</p>
<p>Tedavi boyunca ağız hijyeninin de çok önemli olduğunu hatırlatan <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Tuzla Diş Hastanesi Ortodonti Anabilim Dalı’ndan Dr. Özlem Karaca</strong>, özellikle ergenlikte yaşanan hormonal değişikliklerin dişeti iltihabı riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Ortodontik tedavi gören ergenlerin düzenli fırçalama, ara yüz fırçası ve diş ipi kullanımı konusunda bilinçli olmaları, her 4-6 haftada bir ortodontist kontrolü yaptırmaları bu açıdan önemli. Tedaviye karşı motivasyonun korunması için aile desteği ve hekim-hasta iletişimi de yine dikkat edilmesi gereken hususlar arasında yer alıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortodontik-tedaviler-icin-en-ideal-donem-ergenlik-563635">Ortodontik Tedaviler İçin En İdeal Dönem &#8216;Ergenlik&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanserde Yaşam Kayıplarını Azaltan Tedaviler Umut Veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanserde-yasam-kayiplarini-azaltan-tedaviler-umut-veriyor-348768</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2023 08:21:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltan]]></category>
		<category><![CDATA[kanserde]]></category>
		<category><![CDATA[kayıplarını]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviler]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348768</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser tedavisine yönelik çalışmalar hiç şüphe yok ki 21. yüzyılda üzerinde en çok durulan konuların başında geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserde-yasam-kayiplarini-azaltan-tedaviler-umut-veriyor-348768">Kanserde Yaşam Kayıplarını Azaltan Tedaviler Umut Veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kanser tedavisine yönelik çalışmalar hiç şüphe yok ki 21. yüzyılda üzerinde en çok durulan konuların başında geliyor. Bu zorlu yolculukta çok önemli gelişmelerin de yaşandığına işaret eden Tıbbi Onkoloji uzmanı Prof. Dr. Bala Başak Öven, araştırmalara göre, kansere bağlı yaşam kayıplarının son 30 yılda yüzde 30 kadar azaldığını söyledi. Bu sonucu, tarama yöntemlerinin gelişmesinin yanında yeni tedavilerden elde edilen etkili sonuçlara bağladı. </em></p>
<p>2022 yılında ABD’de 1.9 milyon yeni kanser vakası ve 600 binin üzerinde kansere bağlı yaşam kaybının bildirildiğini söyleyen Prof. Dr. Bala Başak Öven, bununla birlikte son 30 yılda kansere bağlı yaşam kayıplarındaki azalmanın yaşandığına dikkat çekti. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Tıbbi Onkoloji uzmanı Prof. Dr. Bala Başak Öven, “Tüm dünyadaki en önemli sağlık sorunlardan biri olan kanserdeki bu önemli ilerlemenin başında akciğer kanseri gibi oldukça mortal seyreden bir kanserde bile tarama yöntemleriyle erken evrede tanı ve yeni tedavilerle hastaların yaşam sürelerinin artmasına bağlı olduğunu söyleyebiliriz.” Diye konuştu. Kanser tedavisindeki yüz güldürücü sonuçlara ulaşmaya yardımcı tedavilerle ilgili şu bilgileri verdi.</p>
<p><strong>KANSERİN DNA’SI SAPTANABİLİYOR!</strong></p>
<p>Son yıllarda likit biyopsi yöntemiyle basit kan tetkikinde kanser DNA’sını saptayarak kansere erken evrede tanı koymanın mümkün olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Bala Başak Öven,  “Dolaşan bu kanser hücresinin genetiğindeki bozukluğu belirleyip direkt hedefe yönelik tedaviler verebilmek başta akciğer kanseri olmak üzere pek çok kanser türünde sağ kalımı uzatmıştır” diye konuştu. Bu gelişmelere rağmen akciğer kanserinin tüm dünyada günde 350 den fazla yaşamın bitmesine neden olarak halen kansere bağlı yaşam kayıplarının başında geldiğinin altını çizen Prof. Dr. Bala Başak Öven, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sigara akciğer kanserinin en önemli nedenidir. Dolayısıyla önemli olan nokta hastalığın gelişmesini önlemek olduğu için tüm çalışmalara rağmen kullanımı giderek artan sigaradan uzak durmak olacaktır.”  </p>
<p><strong>“YENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ KANSER TEDAVİSİNDE ÇIĞIR AÇTI”</strong></p>
<p>Akıllı ilaçlar dışında, immünoterapi gibi yeni tedavi yöntemlerinin son 10 yılda kullanılmasıyla beraber kanser tedavisinde çığır açtığını söyleyen Prof. Dr. Bala Başak Öven, şunları anlattı: </p>
<p>“İmmünoterapi ile vücudun bağışıklık sisteminin uyarılarak kanserli hücreler ile savaşması sağlanırken, normal hücrelere zarar verilmiyor. Dolayısıyla kemoterapiye bağlı yan etkiler görülmüyor. Yine yeni tedavi yöntemlerinden CART cell terapisi ile kişinin kanından bağışıklık sistemi hücreleri olan T hücreleri ayırıp, laboratuvar ortamında işlemden geçirilip kişiye tekrar verilerek kanser hücreleri ile savaşması sağlanabiliyor. Bu yöntem günümüzde daha çok lösemi hastalarında kullanılıyor. Ayrıca COVID 19 a karşı kullanılan MRNA aşılarının kanserde kullanımıyla ilgili çalışmalar ülkemizde de devam ediyor.”</p>
<p><strong> ÇEVRESEL FAKTÖRLER ÇOK ÖNEMLİ BİR ETKEN</strong></p>
<p>Prof. Dr. Bala Başak Öven’in verdiği bilgiye göre, kanser sıklığını azaltmak için sağlıklı kişilerde kullanılan tarama ve önleyici tedavi stratejileri tüm dünyada yaygın olarak kullanılıyor. Bununla birlikte, 2019 da tüm dünyada erkeklerde yüzde 51, kadınlarda ise yüzde 36 oranında kanser vakalarında yaşam kaybı nedeni olarak çevresel, metabolik ve davranışsal risk faktörlerine bağlı olduğunun görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Öven,  sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Sigara içimi bu risk faktörlerinin başında gelmekle beraber, alkol tüketimi, sağlıksız beslenme, obezite değiştirilebilir diğer risk faktörleri olarak sayılabilir. Bu değiştirilebilir risk faktörlerini azaltmak için danışmanlık, koruyucu hekimliğin önemli bir kısmını oluşturur.”</p>
<p><strong>“TARAMA YÖNTEMLERİ BİRÇOK KANSER İÇİN STANDART OLARAK ÖNERİLİYOR”</strong></p>
<p>Tüm dünyada ve ülkemizde barsak kanseri, meme kanseri ve kadınlarda rahim ağzı kanseri ile 30 yıldan fazla sigara içen yüksek riskli kişilerde akciğer kanseri için tarama yöntemlerinin standart olarak önerildiğinin altını çizen Prof. Dr. Öven, “En çok korkulan kanserlerden biri olan pankreas kanserinde taramanın yararı net değildir. Bununla birlikte aile öyküsü olan ve pankreas kanseri için yüksek riskli 1731 hastanın dahil edildiği tarama çalışmasında, sık görüntüleme yöntemleri ile taramada pankreas kanseri daha erken evrede saptanmış ve sağ kalımlar daha uzun bulunmuştur.” Dedi.  </p>
<p><strong>EGZERSİZ HEM KORUNMADA HEM DE TEDAVİDE ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Düzenli egzersizin kanserden korunmadaki öneminin birçok çalışmayla da ortaya konduğunu hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji uzmanı Prof. Dr. Bala Başak Öven, bunun yanında tedavi sırasında da egzersizin önemli olduğunu belirti. “Amerikan Kanser Derneği, kanser hastalarında yorgunluğu azaltmak için haftada 150 dakika orta düzeyli egzersiz önermektedir. Bunlar hızlı tempolu yürüyüş, bisiklete binme, yüzme olabilir. Kemoterapi alan hastalarda düzenli egzersiz, kardiyovasküler zindeliği artırır, yorgunluğu azaltır, uyku bozukluklarını düzenler. Akciğer kanserli hastalarda operasyon öncesinde düzenli egzersiz, hastanede yatış süresini ve ameliyat sonrası komplikasyonları azaltır.” Diye konuştu. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserde-yasam-kayiplarini-azaltan-tedaviler-umut-veriyor-348768">Kanserde Yaşam Kayıplarını Azaltan Tedaviler Umut Veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
