<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tavsiyesi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tavsiyesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tavsiyesi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Jul 2025 14:22:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tavsiyesi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tavsiyesi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-2-558627</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:18:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558627</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun süreli yüksek seviye kan şekeri, sinir hücrelerine büyük zarar verir. Bu sinir hasarı da genellikle ayaklarda başlar ve zamanla yaralara sebep olur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-2-558627">Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzun süreli yüksek seviye kan şekeri, sinir hücrelerine büyük zarar verir. Bu sinir hasarı da genellikle ayaklarda başlar ve zamanla yaralara sebep olur. Tedavi için geç kalındığında enfeksiyonlara hatta ampütasyona sürükleyebilen diyabetik ayak tehlikesinin; düzenli kontrol, doğru bakım ve beslenme ile çoğunlukla önlenebilir olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, “Diyabetik ayaktan korunmanın ilk adımı kan şekerinin yükselmesini önlemektir. Bunun için de sağlıklı ve dengeli beslenme önem kazanır. Lif oranı yüksek, rafine şeker ve işlenmiş gıdalardan arındırılmış bir beslenme planı hem kan şekeri dalgalanmalarını önler hem de damar ve sinir sağlığını koruyarak ayak sağlığını korur” dedi.</strong></p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, diyabet hastalarının beslenme alışkanlıklarında dikkat etmeleri gereken önemli noktaları paylaştı:</p>
<p><strong>Baklagiller kan şekerini dengeliyor</strong></p>
<p>Diyabetik ayak yaralarının tedavisinde en önemli faktör, kan şekerinin kontrol altına alınması. Yüksek kan şekeri, vücudun iyileşme süreçlerini olumsuz etkileyebilir ve yaraların enfekte olmasına yol açabilir. Doğru beslenme, kan şekerini dengelemeye yardımcı olur. Örneğin karbonhidratlar, insülin seviyelerini doğrudan etkiler. Tam tahıllar ve baklagiller gibi yavaş sindirilen karbonhidratlar kan şekerinin dengede kalmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Yüksek protein yara iyileşme sürecini hızlandırıyor</strong></p>
<p>Yaraların iyileşmesi için vücudun yeterli miktarda proteine ihtiyacı var. Proteinler, hücre ve doku onarımında önemli bir rol oynar. Yüksek kaliteli protein kaynaklarının başında; tavuk, hindi, balık, yumurta, baklagiller ve az yağlı süt ürünleri gelir.</p>
<p><strong>Sağlıklı yağlar enflamasyonu azaltıyor</strong></p>
<p>Somon, ceviz ve chia tohumu gibi omega-3 yağ asidi açısından zengin gıdalar, vücuttaki enflamasyonu azaltarak yaraların iyileşmesini hızlandırır.</p>
<p><strong>C ve E vitamini bağışıklık sistemini güçlendiriyor</strong></p>
<p>C vitamini ve E vitamini, bağışıklık sistemini güçlendiren ve yara iyileşmesini hızlandıran önemli antioksidanlardır. C vitamini bakımından zengin; portakal, kivi, biber ve brokoli gibi gıdalar, cilt onarımını ve kolajen üretimini destekler. E vitamininden zengin fındık, yeşil yapraklı sebzeler ve ay çekirdeği gibi gıdalar ise doku iyileşmesini teşvik eder ve oksidatif stresi azaltır.</p>
<p><strong>Magnezyum enerji üretimini artırıyor</strong></p>
<p>Mineraller yara iyileşmesinde önemli bir rol oynar. Özellikle çinko ve magnezyum, vücudun hücresel onarım süreçlerine yardımcı olur. Çinko; et, deniz ürünleri, kabak çekirdeği ve fasulye gibi gıdalarda; magnezyum ise koyu yeşil yapraklı sebzeler, fındık ve tam tahıllarda bolca bulunur.</p>
<p><strong>Rafine gıdalar kan şekerini hızlı yükseltiyor</strong></p>
<p>Şekerli ve rafine gıdalar, kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltir bu da diyabetik ayak yaralarının iyileşmesini engeller. Yüksek şekerli besinlerden uzak durularak kan şekerinin kontrol altında tutulması önemli.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-2-558627">Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-558780</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:12:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi... Uzun süreli yüksek seviye kan şekeri, sinir hücrelerine büyük zarar verir. Bu sinir hasarı da genellikle ayaklarda başlar ve zamanla yaralara sebep olur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-558780">Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi… Uzun süreli yüksek seviye kan şekeri, sinir hücrelerine büyük zarar verir. Bu sinir hasarı da genellikle ayaklarda başlar ve zamanla yaralara sebep olur.</p>
<p>Tedavi için geç kalındığında enfeksiyonlara hatta ampütasyona sürükleyebilen diyabetik ayak tehlikesinin; düzenli kontrol, doğru bakım ve beslenme ile çoğunlukla önlenebilir olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, “Diyabetik ayaktan korunmanın ilk adımı kan şekerinin yükselmesini önlemektir. Bunun için de sağlıklı ve dengeli beslenme önem kazanır. Lif oranı yüksek, rafine şeker ve işlenmiş gıdalardan arındırılmış bir beslenme planı hem kan şekeri dalgalanmalarını önler hem de damar ve sinir sağlığını koruyarak ayak sağlığını korur” dedi.</p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, diyabet hastalarının beslenme alışkanlıklarında dikkat etmeleri gereken önemli noktaları paylaştı:</p>
<p><b><strong>Baklagiller kan şekerini dengeliyor</strong></b></p>
<p>Diyabetik ayak yaralarının tedavisinde en önemli faktör, kan şekerinin kontrol altına alınması. Yüksek kan şekeri, vücudun iyileşme süreçlerini olumsuz etkileyebilir ve yaraların enfekte olmasına yol açabilir. Doğru beslenme, kan şekerini dengelemeye yardımcı olur. Örneğin karbonhidratlar, insülin seviyelerini doğrudan etkiler. Tam tahıllar ve baklagiller gibi yavaş sindirilen karbonhidratlar kan şekerinin dengede kalmasına yardımcı olur.</p>
<p><b><strong>Yüksek protein yara iyileşme sürecini hızlandırıyor</strong></b></p>
<p>Yaraların iyileşmesi için vücudun yeterli miktarda proteine ihtiyacı var. Proteinler, hücre ve doku onarımında önemli bir rol oynar. Yüksek kaliteli protein kaynaklarının başında; tavuk, hindi, balık, yumurta, baklagiller ve az yağlı süt ürünleri gelir.</p>
<p><b><strong>Sağlıklı yağlar enflamasyonu azaltıyor</strong></b></p>
<p>Somon, ceviz ve chia tohumu gibi omega-3 yağ asidi açısından zengin gıdalar, vücuttaki enflamasyonu azaltarak yaraların iyileşmesini hızlandırır.</p>
<p><b><strong>C ve E vitamini bağışıklık sistemini güçlendiriyor</strong></b></p>
<p>C vitamini ve E vitamini, bağışıklık sistemini güçlendiren ve yara iyileşmesini hızlandıran önemli antioksidanlardır. C vitamini bakımından zengin; portakal, kivi, biber ve brokoli gibi gıdalar, cilt onarımını ve kolajen üretimini destekler. E vitamininden zengin fındık, yeşil yapraklı sebzeler ve ay çekirdeği gibi gıdalar ise doku iyileşmesini teşvik eder ve oksidatif stresi azaltır.</p>
<p><b><strong>Magnezyum enerji üretimini artırıyor</strong></b></p>
<p>Mineraller yara iyileşmesinde önemli bir rol oynar. Özellikle çinko ve magnezyum, vücudun hücresel onarım süreçlerine yardımcı olur. Çinko; et, deniz ürünleri, kabak çekirdeği ve fasulye gibi gıdalarda; magnezyum ise koyu yeşil yapraklı sebzeler, fındık ve tam tahıllarda bolca bulunur.</p>
<p><b><strong>Rafine gıdalar kan şekerini hızlı yükseltiyor</strong></b></p>
<p>Şekerli ve rafine gıdalar, kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltir bu da diyabetik ayak yaralarının iyileşmesini engeller. Yüksek şekerli besinlerden uzak durularak kan şekerinin kontrol altında tutulması önemli.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarina-6-beslenme-tavsiyesi-558780">Diyabet hastalarına 6 beslenme tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Piyasada Yön Arayan Yatırımcıya Rehber Niteliğinde Portföy Dağılım Tavsiyesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/piyasada-yon-arayan-yatirimciya-rehber-niteliginde-portfoy-dagilim-tavsiyesi-529947</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 08:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[arayan]]></category>
		<category><![CDATA[dağılım]]></category>
		<category><![CDATA[niteliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[piyasada]]></category>
		<category><![CDATA[portföy]]></category>
		<category><![CDATA[rehber]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımcıya]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=529947</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yatırım enstrümanlarını sürekli çeşitlendiren ve sunduğu hizmetleri daima geliştiren Gedik Yatırım, dünya ve Türkiye ekonomisinin dalgalı dönemlerinde yatırımcılara rehberlik etmek için 'Genel Model Portföy' adı altında kapsamlı bir varlık dağılımı hizmeti sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/piyasada-yon-arayan-yatirimciya-rehber-niteliginde-portfoy-dagilim-tavsiyesi-529947">Piyasada Yön Arayan Yatırımcıya Rehber Niteliğinde Portföy Dağılım Tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yatırım enstrümanlarını sürekli çeşitlendiren ve sunduğu hizmetleri daima geliştiren Gedik Yatırım, dünya ve Türkiye ekonomisinin dalgalı dönemlerinde yatırımcılara rehberlik etmek için &#8216;Genel Model Portföy&#8217; adı altında kapsamlı bir varlık dağılımı hizmeti sunuyor. Gedik Yatırım’ın deneyimli uzman araştırma birimi, Türkiye ve dünyadaki makroekonomik gelişmeleri göz önünde bulundurarak hazırladıkları varlık dağılımı ile sadece hisse önerisi sunmuyor; yatırımcıların ihtiyaç ve beklentilerine uygun şekilde tüm sermaye piyasası araçlarından oluşan bir varlık dağılım hizmeti veriyor. Hisse senetleri, sabit getirili enstrümanlar ve diğer sermaye piyasası araçlarını içeren bu yapı, yatırımcıların farklı finansal enstrümanlar ile risklerini azaltarak beklentilerine uygun getiri sunmayı hedefliyor. .</p>
<p>Gedik Yatırım Araştırma Direktörü Ali Akkoyunlu, “Küresel piyasalarda artan belirsizlikler, makro ekonomik dalgalanmalar ve yurt içindeki gelişmeler, sermaye piyasalarını doğrudan etkiliyor. Bu hızlı değişen ortamda, yatırımcılar, birikimlerini nasıl yönlendirebileceklerini ve ne yapacaklarını bilemedikleri dönemler yaşıyor ve güvenilir bir yol haritasına ihtiyaç duyuyor. Gedik Yatırım olarak, 34 yıllık tecrübemiz ve alanında uzman kadromuzla yatırımcılara hem kısa hem de uzun vadeli stratejiler sunuyoruz. Genel Model Portföy önerilerimizi, makroekonomik gelişmeler ve piyasa beklentileri doğrultusunda sürekli güncelleyerek, yatırımcıların bilinçli ve dengeli kararlar almalarına destek oluyoruz. Bu kapsamlı çalışma, yatırımcıların dalgalı piyasalarda daha sağlıklı kararlar almalarını sağlarken, yatırım kararlarında güçlü bir referans noktası oluşturuyor.” dedi.</p>
<p>Gedik Yatırım tarafından oluşturulan güncel Genel Model Portföy varlık dağılımı; yatırımcıların farklı piyasa koşullarında risklerini dengeli şekilde yönetebilmelerini sağlamak amacıyla, TL mevduat/para piyasası fonları için %30, Borsa İstanbul BIST-100 endeksi kapsamında hisse senetleri için %30, kısa vadeli borçlanma araçları için %30 ve uzun vadeli borçlanma araçları için %10 oranında belirlenmiştir. </p>
<p>Yatırımcılar, birikimlerini yönlendirirken uzman analizlerinden faydalanmak ve Genel Model Portföy varlık dağılımı ve ürün önerilerine ulaşmak için www.gedik.com adresini ziyaret edebilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/piyasada-yon-arayan-yatirimciya-rehber-niteliginde-portfoy-dagilim-tavsiyesi-529947">Piyasada Yön Arayan Yatırımcıya Rehber Niteliğinde Portföy Dağılım Tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnmenin önlenmesinde 4 + 4 tavsiyesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inmenin-onlenmesinde-4-4-tavsiyesi-528218</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 May 2025 10:46:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[inmenin]]></category>
		<category><![CDATA[önlenmesinde]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=528218</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Beyin damar hastalıkları sonucu vücutta oluşan fonksiyon kaybı olarak ifade edilebilecek bir klinik durum” olan inme, beyin damarlarının tıkanması (iskemik) ya da kanaması (hemorajik) ile ortaya çıkıyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inmenin-onlenmesinde-4-4-tavsiyesi-528218">İnmenin önlenmesinde 4 + 4 tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>“Beyin damar hastalıkları sonucu vücutta oluşan fonksiyon kaybı olarak ifade edilebilecek bir klinik durum” olan inme,</span></span></span></b><strong><span><span><span><span> b</span></span></span></span></strong><b><span><span><span>eyin damarlarının tıkanması (iskemik) ya da kanaması (hemorajik) ile ortaya çıkıyor. <strong><span><span> İnmenin kesinlikle önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, </span></span></strong><strong><span><span>vücut kitle indeksi, kan şekeri seviyesi, kan kolesterol seviyesi ve kan basıncı</span></span></strong></span></span></span></b><span><span><span> <b><span>olmak üzere 4 sağlık faktörünün dikkate alınmasını ve</span></b> <strong><span><span>sigara içmeme, fiziksel aktivite, diyet ve uyku olmak üzere dört sağlık davranışına uyulması gerektiğini vurguladı.</span></span></strong></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, 10 Mayıs Dünya İnme Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada inmenin belirtileri, nedenleri ve önlenmesi için yapılabileceklere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Beyin damar hastalıkları inmeye yol açıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İnmenin, “beyin damar hastalıkları sonucu vücutta oluşan fonksiyon kaybı olarak ifade edilebilecek bir klinik durum” olduğunu belirten </span></span></span><strong><span><span><span><span>Prof. Dr. Bilgin Topçuoğlu, inmenin b</span></span></span></span></strong><span><span><span>eyin damarlarının tıkanması (iskemik) ya da kanaması (hemorajik) ile ortaya çıktığını söyledi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İnme belirtilerinin çeşitli şekillerde olabileceğini belirten Prof. Dr. Bilgin Topçuoğlu, “Bulgular aniden ortaya çıkabileceği gibi, saatler içinde kademeli olarak gelişebilir ya da bazen kişi uykuda inme geçirip belirtilerle uyanabilir” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Sık görülen inme belirtilerine dikkat!</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span><span>Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, s</span></span></strong><span><span>ık görülen inme belirtilerini “Vücudun tek tarafında yüz, kol ve/veya bacakta olan hissizlik ve/veya kuvvet kaybı; bilinç bulanıklığı/ani bilinç kaybı; konuşma ve/veya anlamada güçlük; yürüme güçlüğü, baş dönmesi, denge ve koordinasyon kaybı” olarak sıraladı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Belirtiler mutlaka dikkate alınmalı</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Tek veya iki taraflı görme kaybı, çift görme, ani gelişen baş dönmesi, ani gelişen hafıza kaybı, şiddetli baş ağrısı ve epilepsi nöbeti geçirmenin de inme belirtileri arasında sayılacağını belirten Prof. Dr. Bilgin Topçuoğlu, bu belirtilerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>İnmede ilk 4,5 saat içinde müdahale edilmeli</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İnmenin zamanında müdahale edilmesi halinde tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Dakikalarla yarışmak kaydıyla inme tedavi edilebilir bir hastalıktır. Damar tıkanmasına bağlı (iskemik) inmelerde ilk 4,5 saat içinde müdahale edilebilirse, damarı tıkayan pıhtıyı eritmeye yönelik pıhtı eritici ilaçlar (trombolitik ajanlar) uygulanarak inme tamamen tedavi edilebilir. Ancak 4,5 saatlik tedavi penceresi aşılmışsa ya da hasta uykuda inme geçirmiş ve dolayısıyla başlangıç saati net olarak bilinemiyorsa trombolitik tedavi seçeneği kullanılamaz. Bu anlamda, zaman beyindir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Damarların tıkanması ya da pıhtı atmasıyla ortaya çıkıyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İnmenin nedenlerine dikkat çeken Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “İskemik inmelerde damarların tıkanması; damarlara pıhtı atması ya da çeşitli sebeplerle damar içinde pıhtı oluşması sonucu ortaya çıkar. Beyin damarlarına pıhtı atması için iki kaynak mevcuttur. Biri kalpten gelen pıhtılar, diğeri ise boyun damarlarından kaynaklanan pıhtılardır. Beyin damarlarında pıhtı oluşumu ise kanın pıhtılaşma eğiliminin arttığı bazı metabolik ve romatizmal hastalıklarda, kanser, gebelik gibi durumlarda görülebilir” diye konuştu. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Yoğun stres, ağır kayıplar, üzüntü ve yorgunluk inmeye neden olabilir mi?</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dünya İnme Organizasyonu (WSO) verilerine göre i</span></span><span><span>nmelerin yaklaşık 6&#8217;da 1&#8217;inin depresyon ve stresle bağlantılı olduğunu belirten </span></span><span><span>Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “</span></span><span><span>Özellikle orta ve ileri yaşlı yetişkinlerde inme ve geçici iskemik atak riski neredeyse iki kat daha fazladır. </span></span><span> Özellikle uzun süren kronik stres durumlarında vücutta salgılanan hormonlar ateroskleroz (damar sertliği) oluşumuna sebebiyet verebilir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dört sağlık faktörü ve dört sağlık davranışına dikkat!</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İnmenin kesinlikle önlenebilir bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, bu açıdan Türk Nöroloji Derneği’nin de önerdiği gibi dört sağlık faktörü ve dört sağlık davranışının mutlaka dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Bilgin Topçuoğlu, şunları söyledi: “V</span></span><strong><span><span>ücut kitle indeksi, kan şekeri seviyesi, kan kolesterol seviyesi ve kan basıncı olmak üzere dört </span></span></strong><span><span>sağlık faktörü dikkate alınmalı ve </span></span><strong><span><span>sigara içmeme, fiziksel aktivite, diyet ve uyku olmak üzere dört sağlık davranışına uyulmalıdır</span></span></strong><strong><span><span>” dedi.</span></span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span><span>Vücut kitle indeksi arttıkça risk artıyor</span></span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span><span>Yüksek kan basıncı, kan şekeri ve kolesterolün mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini vurgulayan </span></span></strong><span><span>Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu<strong><span>, “Artmış vücut kitle indeksi; metabolik sendrom, kalp-damar ve beyin-damar hastalıkların tümü için risk faktörü olup sağlıklı kiloya inmek hedeflenmelidir. Sigarayı bırakmak inme açısından çok önemli bir tedbirdir” dedi.</span></strong></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span><span>Egzersiz ve Akdeniz tipi beslenme benimsenmeli</span></span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span><span>İnmenin önlenmesinde yaşam şeklinin düzenlenmesinin de önemli olduğunu belirten </span></span></strong><span><span>Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “<strong><span>Haftada en az 150 dakika ve tek seferde en az 10 dakika olacak şekilde orta düzeyde fiziksel aktivite (örneğin tempolu yürüme) ve Akdeniz tipi beslenme benimsenmelidir. Daha çok sebze, bitkisel proteinler tercih edilmeli, hayvansal protein, karbonhidrat ve yağlar kısıtlanmalıdır” tavsiyesinde bulundu. </span></strong></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span><span>Uyku, beyin damar sağlığı açısından önemli bir fonksiyon</span></span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span><span>İnmenin önlenmesinde uykunun da önemli olduğunu vurgulayan </span></span></strong><span><span>Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu<strong><span>, sözlerini şöyle tamamladı: “Uyku beyin damar sağlığı açısından son derece önemli bir fizyolojik fonksiyondur. Yetersiz ve kalitesiz uyku, beyin damar hastalıklarına davetiye çıkarır. Bu nedenle uyku kalitesi artırılmaya çalışılmalı, vücutta kronik inflamasyon haline neden olarak aterosklerozu tetikleyen uyku apnesi gibi uyku bozuklukları mutlaka tedavi edilmelidir.”</span></strong></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span> </span></span></span></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inmenin-onlenmesinde-4-4-tavsiyesi-528218">İnmenin önlenmesinde 4 + 4 tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağışıklık sistemini güçlendirecek 9 beslenme tavsiyesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagisiklik-sistemini-guclendirecek-9-beslenme-tavsiyesi-436443</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 09:24:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirecek]]></category>
		<category><![CDATA[sistemini]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436443</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış mevsiminde kalabalık ve kapalı alanlarda daha çok vakit geçirilmesi enfeksiyon hastalıklarını da beraberinde getiriyor. Okul gibi kapalı alanlarda enfeksiyonların sık görüldüğünü ve çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için özellikle beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, okul çağındaki çocuklarda bağışıklık sisteminin güçlenmesi için 9 beslenme tavsiyesinde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagisiklik-sistemini-guclendirecek-9-beslenme-tavsiyesi-436443">Bağışıklık sistemini güçlendirecek 9 beslenme tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kış mevsiminde kalabalık ve kapalı alanlarda daha çok vakit geçirilmesi enfeksiyon hastalıklarını da beraberinde getiriyor. Okul gibi kapalı alanlarda enfeksiyonların sık görüldüğünü ve çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için özellikle beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, okul çağındaki çocuklarda bağışıklık sisteminin güçlenmesi için 9 beslenme tavsiyesinde bulundu.</strong></p>
<p>•    Güne mutlaka kahvaltıyla başlanmalı, biraz karbonhidrat, protein ve yağ alınmalıdır. Bunun için; Yumurta, meyveli yoğurt, tahıllı karışım veya evde yapılmış meyveli bir kek uygundur. Alınması gereken günlük kalori için kahvaltıyı tatlandırmak da önemli; pekmez ve bal menüde olabilir. </p>
<p>•    Kış mevsiminde özellikle; lif içeriği açısından armut, C vitamini açısından zengin narenciye, yeşilliklerden en az biri (ıspanak, pazı, brokoli, maydanozlu yemekler) yenmeli.</p>
<p>•    Peynir, süt ya da yoğurt gibi süt ürünlerinden en az biri tercih edilmelidir. İnek sütüne alerjik olmayan çocuklara günde bir bardak süt verilebilir. Ayrıca demir bakımından zengin yiyeceklerin yanında süt/yoğurt tüketilmemelidir, aksi takdirde besinin demir değeri azalacaktır. </p>
<p>•    Mısır gevrekleri/tahıllı karışımlar içinde şeker olmayanlardan seçilmeli. </p>
<p>•    Yapılan yemeklerin içine nane gibi birtakım faydalı otlar eklenebilir. </p>
<p>•    Hazır paketli gıdalar, şekerlemelerden uzak durulmalıdır (Bu anlamda çocuklara abur cubur reklamları izletilmemeli).</p>
<p>•    Kış aylarında doktor kontrolünde D vitamini desteği yapılmalı.</p>
<p>•    Haftada iki kez balık gibi Omega 3’ten zengin yiyecekler yenmeli ancak kış boyunca Omega 3 tabletleri alma mecburiyeti yoktur. Özel dönemlerde, sınav gibi stresli durumlarda ya da dönemsel beslenme bozukluğu olduğunda balık yağıyla Omega 3 takviyesi yapılabilir.</p>
<p>•    Kuru meyve ve yemiş tüketilmeli.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagisiklik-sistemini-guclendirecek-9-beslenme-tavsiyesi-436443">Bağışıklık sistemini güçlendirecek 9 beslenme tavsiyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hekim Tavsiyesi Olmadan Gargara Kullanılmamalı&#8230; Uzun Süreli Kullanımı Tat Kaybına Neden Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hekim-tavsiyesi-olmadan-gargara-kullanilmamali-uzun-sureli-kullanimi-tat-kaybina-neden-olabilir-404572</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2023 13:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[gargara]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[kaybına]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılmamalı]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılmamalı8230]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[olmadan]]></category>
		<category><![CDATA[süreli]]></category>
		<category><![CDATA[tat]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404572</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız gargarasının ağız ve diş temizliği için kullanılabilecek bir ürün olmadığını belirten uzmanlar, gargaraların hekim tavsiyesi olmadan kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hekim-tavsiyesi-olmadan-gargara-kullanilmamali-uzun-sureli-kullanimi-tat-kaybina-neden-olabilir-404572">Hekim Tavsiyesi Olmadan Gargara Kullanılmamalı&#8230; Uzun Süreli Kullanımı Tat Kaybına Neden Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ağız gargarasının ağız ve diş temizliği için kullanılabilecek bir ürün olmadığını belirten uzmanlar, gargaraların hekim tavsiyesi olmadan kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Uzun süreli kullanımının ağız içi mikroorganizmalarının dengesini bozabildiğini ifade eden Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, farklı hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olabileceğini ve tat kaybı ya da kötü tat hissi oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Güler ayrıca gargaraların yutulması halinde sağlık problemlerine neden olabileceğinin de altını çiziyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, ağız gargaralarının hangi durumlarda ve ne şekilde kullanılması gerektiğine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Gargara öncesinde ve sonrasında diş fırçalanmamalı</strong></p>
<p>Diş bakımına özen gösterenlerin sıklıkla tercih ettikleri gargaraların nasıl kullanılması gerektiğine değinen Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bir ölçek gargara ağıza alınır ve yarım dakika boyunca çalkalandıktan sonra tükürülür. Öncesinde ve sonrasında yarım saat boyunca diş fırçalamamak gerekir. Çünkü bazı gargaraların diş macunları ile etkileşimi vardır ve bu etkileşim neticesinde etkinlikleri azalabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Gargara rutin olarak kullanılmamalı </strong></p>
<p>Ağız gargarasının ağız kokusu veya diş arası temizliği için kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Güler, “Gargara rutinde kullanılması gereken bir ürün değildir ve asla diş fırçalama, diş ipi ya da ağız duşu kullanımının yerine geçemez. Çürük oluşumuna çok yatkınlığı olan bireylerde ya da şiddetli diş eti problemi olan hastalarda hekim reçete ederse gargara kullanılmalıdır.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Fazla miktarda yutulması hayati tehlikeye neden olabilir</strong></p>
<p>Ağız gargarasının yutulması durumunda sağlığı olumsuz etkileyebilecek sorunlara neden olabileceğini belirten Güler, az miktarda yutulması halinde midede yanma ve bulantı oluşabileceğini söyledi. 5-6 kapak gibi yüksek miktarlarda yutulması durumunda ise hemen bir hastaneye ulaşılması gerektiğini ifade eden Güler, fazlaca yutulmasının hayati tehlike doğurabileceği uyarısında bulundu.</p>
<p>Diş etlerinin de gargaradan etkilenebileceğini belirten Güler, “1-2 haftadan uzun süreli kullanımları ağız içi mikroorganizmalarının dengesini bozarak farklı hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olabilirken, bunun yanı sıra ağızda tat kaybı ya da kötü tat hissi oluşturabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Kekik suyu veya az tuzlu ılık su da diş etlerini rahatlatabilir </strong></p>
<p>Gargaraların hekim tavsiye etmedikçe kullanılmaması gerektiği uyarısını yineleyen Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Gargaralar hekim tavsiyesine göre edinilip, hekimin önerdiği sürece kullanılmalı. Gargara yaklaşık 30 saniye ağızda tutulmalı ve çalkalama yapılmalı. Ticari ürünler yerine kekik suyu ya da az tuzlu ılık su tercih edilebilir. Bu şekilde gargara yapmak da diş etlerini rahatlatabilir.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hekim-tavsiyesi-olmadan-gargara-kullanilmamali-uzun-sureli-kullanimi-tat-kaybina-neden-olabilir-404572">Hekim Tavsiyesi Olmadan Gargara Kullanılmamalı&#8230; Uzun Süreli Kullanımı Tat Kaybına Neden Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Feridun Kunak&#8217;ın tavsiyesi doğanın bize hediyesi Mavi Hindiba</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-feridun-kunakin-tavsiyesi-doganin-bize-hediyesi-mavi-hindiba-378632</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2023 00:10:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bize]]></category>
		<category><![CDATA[doğanın]]></category>
		<category><![CDATA[feridun]]></category>
		<category><![CDATA[hediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[hindiba]]></category>
		<category><![CDATA[kunakın]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378632</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kilo verme süreci kimileri için son derece kolay geçerken kimilerini farklı nedenlerden dolayı epey zorluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-feridun-kunakin-tavsiyesi-doganin-bize-hediyesi-mavi-hindiba-378632">Dr. Feridun Kunak&#8217;ın tavsiyesi doğanın bize hediyesi Mavi Hindiba</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kilo verme süreci kimileri için son derece kolay geçerken kimilerini farklı nedenlerden dolayı epey zorluyor. Metabolizmanın yavaş çalışması, hormonal dengesizlikler gibi sebeplerden dolayı zayıflama konusunda zorluk yaşayanların yardımına Mavi Hindiba bitkisi koşuyor.!</p>
<p>Sağlıklı yaşam ve zinde bir hayat için kilo vermek isteyenlerin yeni gözdesi Mavi Hindiba bitkisi oldu. Mavi Hindiba bitkisinin yapraklarından yapılan çay, vücuttaki toksinleri atmak, metabolizmayı hızlandırıp, iştahı kontrol etmek ve sindirimi kolaylaştırmak gibi pek çok etkiye sahip. Ayrıca, antioksidan, anti-inflamatuar ve anti-mikrobiyal özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor, cilt sağlığını koruyor ve yaşlanma belirtilerini geciktiriyor.</p>
<p>Sağlıklı bir yaşam sürdürmek ve formda kalmak için doğal ürünlere olan ilgi, son zamanlarda giderek artan bir trend haline geldi. Doğanın bize sunduğu en değerli hediyelerden birisi ise mavi hindiba çiçeği. İçerdiği etken maddeler sayesinde vücuttaki yağ yakımını artırarak kilo vermeyi kolaylaştırması ve detoks etkisiyle vücuttaki zararlı maddelerin atımını kolaylaştırıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Dr. Feridun Kunak öneriyor</strong></p>
<p>Ortopedi ve Travmatoloji ve bitkisel tedavi uzmanı Dr. Feridun Kunak, mavi hindiba çiçeği ile zayıflamanın mümkün olduğunu söyleyerek Mavi Hindiba Karışık Bitki Çayı&#8217;nı önermektedir: &#8220;Mavi Hindiba Karışık Bitki Çayı hem sağlığınız hem de formunuz için çok faydalı bir içeriğe sahip. İçeriğinde özel olarak seçilmiş süper besin ve bitkiler bulunur. Bu bitkilerin bir araya gelmesi ile oluşan karışım, hızlı ve sağlıklı bir şekilde kilo vermenizi sağlar. Mavi Hindiba Çiçeği Çayı&#8217;nın içeriği, laboratuvar onaylıdır, bakanlık izinleri eksiksizdir ve etkileri doktorlar ve beslenme uzmanları tarafından onaylanmıştır. Bu doğal bitki çayı, karaciğeri temizleyerek vücuttaki yağları yakar, iştahı dengeler ve tatlı krizlerini önler. Ayrıca ödemi ve şişkinliği atar, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve enerjiyi yükseltir. Bu ürünü günde bir defa sabah kahvaltısından yarım saat önce veya akşam yemeğinden yarım saat önce bir bardak sıcak suya bir poşet atarak demleyip içebilirsiniz.&#8221;</p>
<p> </p>
<p><strong>Mavi Hindiba Çiçeği Nedir?</strong></p>
<p>Akdeniz bölgesine özgü bir bitki olan mavi hindiba çiçeği, Cichorium intybus adıyla bilinir ve Asteraceae ailesine aittir. Antosiyaninler ve flavonoidler gibi antioksidanlar açısından zengin olan mavi hindiba çiçeği, sindirim sistemi için yararlıdır.  Bu bitkinin kökleri kavrulup öğütülerek kahve yerine kullanılabilir. Ayrıca yaprakları salata veya yemek olarak tüketilebilir. Mavi Hindiba Karışık Bitki Çayı, mavi hindiba çiçeğinin yapraklarının kurutulup demlenmesiyle elde edilen tamamen doğal bir içecektir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-feridun-kunakin-tavsiyesi-doganin-bize-hediyesi-mavi-hindiba-378632">Dr. Feridun Kunak&#8217;ın tavsiyesi doğanın bize hediyesi Mavi Hindiba</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
