<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tavsiyeler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tavsiyeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tavsiyeler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Feb 2026 12:53:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tavsiyeler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tavsiyeler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Anne Şehir&#8217;den Ramazan öncesi altın tavsiyeler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anne-sehirden-ramazan-oncesi-altin-tavsiyeler-613854</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 12:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[seren]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613854</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Anne Şehir Merkezleri, Ramazan öncesi vatandaşlara sağlıklı beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-sehirden-ramazan-oncesi-altin-tavsiyeler-613854">Anne Şehir&#8217;den Ramazan öncesi altın tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Anne Şehir Merkezleri, Ramazan öncesi vatandaşlara sağlıklı beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu. Diyetisyen Seren Avcı Tatlısevim, uzun süren açlık döneminde vücudu korumanın yolunun dengeli planlamadan geçtiğini söyleyerek, bu dönemde vatandaşlara sağlıklı beslenmenin önemli püf noktalarını anlattı.</p>
<p><b>“SAHURU ATLAMAK KAS KAYBINA NEDEN OLABİLİR”</b></p>
<p>Ramazan’da yaklaşık 12-13 saatlik açlık süresine dikkat çeken Diyetisyen Seren, sahurun atlanmaması gerektiğini vurgulayarak, “Sahur yapmazsak kalori açığı oluşur ve kilo verebiliriz. Ancak burada hedef sadece kilo vermek değil, sağlıklı ve yağdan kilo vermek. Çünkü sahuru atlamak kas kaybına neden olabilir” dedi. Sahurda özellikle protein ağırlıklı kahvaltı öneren Tatlısevim, “Yumurta, peynir, süt ve kefir gibi tok tutan besinler ön plana çıkmalı. Reçel, bal, pekmez ve turşu gibi kan şekerini hızlı yükselten gıdalardan uzak durulmalı ve beyaz ekmek yerine tam tahıllı ürünlerin tercih edilmeli” dedi.</p>
<p><b>İFTARDA 10-15 DAKİKALIK MOLA ÖNEMLİ</b></p>
<p>İftarı suyla açmanın en doğru başlangıç olduğuna vurgu yapan Diyetisyen Seren, ardından hurma veya zeytin gibi hafif iftariyelikler ve çorbanın geldiğini söyledi. Çorbadan sonra verilecek 10-15 dakikalık aranın önemli olduğuna dikkat çeken Seren, “Uzun süren açlıktan sonra mideyi birden yüklememek gerekiyor. Çorbadan sonra verilen kısa mola sindirimi rahatlatıyor. Bu sürede namaz kılmak ya da sofrayı toparlamak gibi küçük molalar vermek, sağlıklı bir geçiş sağlıyor. Ana menüde ise kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırın yemekleri tüketilebilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“HAFTADA BİR KEZ SÜTLÜ TATLI TÜKETİLEBİLİR”</b></p>
<p>Haftada bir kez bir porsiyon sütlü tatlı tüketilebileceğini belirten Seren, şerbetli tatlılardan uzak durulmasını öneriyor. Ayrıca tatlı yaparken kişi sayısına göre porsiyon ayarlamanın önemine dikkat çeken Seren, “4 kişilik bir aileyseniz, 4 porsiyonluk tatlı yapın. Ertesi güne kalırsa iki gün üst üste tatlı tüketilmiş oluyor” dedi.</p>
<p><b>HALSİZLİK VE BAŞ AĞRISI ÖNLENEBİLİR</b></p>
<p>Ramazan’da en sık şikâyet edilen konuların başında halsizlik ve baş ağrısı geliyor. Diyetisyen Tatlısevim bunun en önemli nedenlerinden başında yetersiz su tüketimi olduğunu belirtip, “İftar ile yatış saati arasında en az 1,5 litre su tüketilmeli. Sahurda da içilen suyla birlikte günlük ihtiyaç tamamlanabilir. Çay ve kahve suyun yerini tutmaz. Her içilen kahve için ekstra su tüketmek gerekir. Günlük 4-5 bardak açık çay ve 2 fincan kahve sınırı aşılmamalı” uyarasında bulundu.</p>
<p><b>RAMAZAN SADECE AÇ KALMAK DEĞİL</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı çatısı altında hizmet veren Anne Şehir Merkezleri, Ramazan’ın yalnızca aç kalmak değil, bedeni koruma ve bilinçli beslenme süreci olduğunu hatırlatıyor. Bu konuya da değinen Diyetisyen Tatlısevim, “Ramazan ayı sadece aç kalmak ya da sadece o belirli süre aç kalıp, sonrasında canımızın istediği her şeyi yemek değil. Burada asıl önemli olan bedenimizin ihtiyaçlarına iyi kulak verebilmek, sağlığımızı bu noktada korumak ve geliştirmektir. Herkese hayırlı bir Ramazan diliyor, bedenlerinin sağlığını ihmal etmemelerini öneriyorum” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-sehirden-ramazan-oncesi-altin-tavsiyeler-613854">Anne Şehir&#8217;den Ramazan öncesi altın tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzman Diyetisyenden Ramazan&#8217;da Kilo Almak İstemeyenlere Tavsiyeler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzman-diyetisyenden-ramazanda-kilo-almak-istemeyenlere-tavsiyeler-613713</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 08:53:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenden]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[stemeyenlere]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613713</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi Kadın Eşitlik Merkezi’nde hizmet veren Uzman Diyetisyen Melek Elmas, yaklaşan Ramazan öncesi sağlıklı oruç tutmak ve kilo almamak için önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzman-diyetisyenden-ramazanda-kilo-almak-istemeyenlere-tavsiyeler-613713">Uzman Diyetisyenden Ramazan&#8217;da Kilo Almak İstemeyenlere Tavsiyeler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi Kadın Eşitlik Merkezi’nde hizmet veren Uzman Diyetisyen Melek Elmas, yaklaşan Ramazan öncesi sağlıklı oruç tutmak ve kilo almamak için önemli uyarılarda bulundu. “Ramazan’da kilo alır mıyım?” sorusuyla çok karşılaştıklarını belirten Elmas, ‘’Ramazan ayında beslenme şeklinde meydana gelen değişiklikler sebebiyle genel olarak kilo almaktan korkuluyor ancak öğünler dengeli ve düzenli biçimde yenilirse kilo artışları olmaz. İftarda hızlı ve çok yemek yenmemeli; su ve hurma ile oruç açılmalı ve ana menüye geçmeden önce 10-15 dakika beklenmeli’’ dedi.</p>
<p><b>‘’Sindirim sağlığı korunmalı’’</b></p>
<p>Ramazan ayı boyunca uzun süre aç ve susuz kalındığı için doğru beslenmenin daha da önemli bir hal aldığını söyleyen Uzman Diyetisyen Melek Elmas, ‘’Doğru beslenme hem sağlığımız için de hem de enerjimizin yüksek olması açısından çok önemli. Bu noktada iftar; su ve hurma ile açılmalı sonra çorba veya salata tercih edilmeli. Daha sonra 10-15 dakika bekleyip ana yemeğe geçilmeli. Böylece hem doğru beslenilir hem de sindirim sağlığı korunmuş olur’’ dedi.</p>
<p><b>‘’Sahur mutlaka yapılmalı’’</b></p>
<p>Oruç tutarken sahurun atlanmaması gerektiğini vurgulayan Melek Elmas, ‘’Sahur yapılmadığı zaman baş ağrısı, çabuk acıkma ve susama gerçekleşir. Sahur yapıldığında ise iftara kadar vücudun şeker dengesi ve iştah kontrolü dengede olur. Sahurda protein açısından zengin süt, yumurta, peynir, yoğurt, tam tahıllı yulaf, tam buğday ekmeği ve kuruyemiş gibi besinler tercih edilmeli. Ayrıca çay ve kahve tüketimi sınırlanmalı çünkü su ihtiyacını artırabilir’’ dedi.</p>
<p><b>‘’Tatlı yerine meyve ve kuruyemiş tercih edilebilir’’</b></p>
<p>Elmas, Ramazan’da tatlı isteğinin arttığını söyleyerek, ‘’Uzun süre aç kalmak tatlı isteğini daha da artırabiliyor. Ramazan’da haftada bir veya iki kez tatlı yenebilir ancak şerbetli tatlılar değil de sütlü tatlılar olabilir. Benim önerim ise tatlı yerine meyve ve kuruyemiş tercih edilmesi’’ dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzman-diyetisyenden-ramazanda-kilo-almak-istemeyenlere-tavsiyeler-613713">Uzman Diyetisyenden Ramazan&#8217;da Kilo Almak İstemeyenlere Tavsiyeler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de Girişimci Adaylarına Altın Değerinde Tavsiyeler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-girisimci-adaylarina-altin-degerinde-tavsiyeler-609758</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 11:42:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[adaylarına]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[değerinde]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, “Girişimci Kafası” söyleşileri ile girişimci adaylarını, girişimcilik hayatında başarı elde etmiş iş dünyasının önemli isimleriyle buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-girisimci-adaylarina-altin-degerinde-tavsiyeler-609758">Osmangazi&#8217;de Girişimci Adaylarına Altın Değerinde Tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, “Girişimci Kafası” söyleşileri ile girişimci adaylarını, girişimcilik hayatında başarı elde etmiş iş dünyasının önemli isimleriyle buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p>Girişimciliğe merak duyan ve bu yolda büyük başarılar elde etmek isteyen gençlere yol göstermek için harekete geçen Osmangazi Belediyesi, düzenlediği “Girişimci Kafası” söyleşileri ile iş hayatında sıfırdan başlayarak büyük başarılar elde etmiş girişimcileri gençlerle bir araya getiriyor. Bu buluşmaların bir yenisi, Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde düzenlendi. Söyleşilerin bu haftaki konuğu, sıfırdan başlayarak ürünlerini bugün Türkiye’nin en büyük markasına dönüştüren Şeker Hanım Doğal Ürünler Kurucusu Dilek Şeker oldu. Başarılı kadın girişimci, girişimcilik hikayesini ve başarıya giden yolu programa katılan gençlerle paylaştı.</p>
<p><b>“Bu Başarıyı Elde Etmek İçin Çok Sayıda Eğitim Aldım”</b></p>
<p>Girişimciliğe 40 yaşından sonra başladığını ifade eden Şeker Hanım Doğal Ürünler Kurucusu Dilek Şeker, “Hep küçüklüğümden itibaren başarılı bir iş kadını olma hayalim vardı. Bu başarımı elde etmek için çok sayıda eğitim aldım. Avrupa Birliği’nin Bursa’da düzenlediği ilk girişimcilik eğitimlerini alanlardan biriyim. Bu eğitimlerin ardından KOSGEB’in eğitimlerine katıldım. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, 2002 yılında ilk kez ulusal girişimcilik kongresi düzenledi. O kongrede doğal sabun projem birincilik ödülü aldı. Bu ödül sayesinde hayalimdeki reçel atölyemi kurdum. 30 kavanozla başladığımız reçel üretimi, fuarlarda büyük ilgi gördü ve üretim kapasitemiz hızla arttı. Kaliteli ürünler ürettiğinizde, ürünleriniz mutlaka talep görüyor” şeklinde konuştu. </p>
<p><b>“Yorulmadan, Terlemeden Başarıya Ulaşılamıyor”</b></p>
<p>Girişimci adayı gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Şeker, “Gençlere tavsiyem, öncelikle hayallerinin peşinden gitmeleri. Hayal etsinler ama bunu gönülden istesinler. Gönülden istediğiniz zaman size her kapı açılıyor. Düzenlenen eğitim çalışmalarını kesinlikle kaçırmasınlar ve önem versinler. Çok çalışıp çok sabretmeleri gerekiyor. Sabrettiklerinde çok güzel yollar açılıyor. Yorulmadan, terlemeden hiçbir zaman başarıya ulaşılamıyor. Gönülden çalışıp yaptığınız işinize güvendiğinizde çok güzel yerlere geliyorsunuz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Düzenlenen “Girişimci Kafası” söyleşilerine katılarak başarılı girişimcilerden önemli tecrübeler edinen gençler ise bu güzel buluşmaları düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-girisimci-adaylarina-altin-degerinde-tavsiyeler-609758">Osmangazi&#8217;de Girişimci Adaylarına Altın Değerinde Tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan&#8217;dan üniversite adaylarına önemli tavsiyeler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhandan-universite-adaylarina-onemli-tavsiyeler-560065</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 08:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[tarhandan]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560065</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite adaylarının en zorlu dönemeçlerinden biri olan resmi tercih maratonu başlarken, programın isim babası da olan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Şaban Özdemir moderatörlüğündeki, adaylara ve ailelerine yol göstermek amacıyla 12 yıldır bir klasik haline gelen "Hayat Tercihtir" programına katılarak, adaylar için yine hayati önemde önerilerde bulundu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhandan-universite-adaylarina-onemli-tavsiyeler-560065">Prof. Dr. Nevzat Tarhan&#8217;dan üniversite adaylarına önemli tavsiyeler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite adaylarının en zorlu dönemeçlerinden biri olan resmi tercih maratonu başlarken, programın isim babası da olan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Şaban Özdemir moderatörlüğündeki, adaylara ve ailelerine yol göstermek amacıyla 12 yıldır bir klasik haline gelen &#8220;Hayat Tercihtir&#8221; programına katılarak,<strong> </strong>adaylar için yine<strong> </strong>hayati önemde önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Seçimlerimizin nörobilimsel temeli</strong></p>
<p>Hayatın gerçekten de tercihlerden ibaret olduğu düşüncesinin temelinde nörobilimsel gerçeklerin yattığına dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Hayat tercihtir derken, gerçekten insan bu sözün ortaya çıkış noktası nörobilim. Nörobilimde beynimizin bir kaptan köşkü var, ön bölgesi. Bu ön bölgeye dışarıdan bir bilgi geliyor, beynimizin içeriden ürettiği bir bilgi var, bir de vücudumuzun ürettiği kimyasal bilgiler var. Bunlar içerisinde insan beyni seçim yapıyor. ‘Uygun-uygun değil, geçerli-geçerli değil, güvenli-güvenli değil, faydalı-faydalı değil’ diye seçimler yapıyor ve zihinsel bir yargıç var, o karar veriyor: ‘Yap-yapma.’ Her an, şunu şuraya alıp koymak gibi her hareketimiz birer tercih olarak ilerliyor. Bu insan hayatındaki iki tane önemli tercih, daha doğrusu iki önemli tasarruf var: Biri iş seçimi, biri eş seçimi. Şu anda gençler, meslek seçiminde hayatlarındaki en önemli iki büyük karardan birini verdiklerini hissetmeliler.” dedi.</p>
<p><strong>Geleceğe mektup yazar gibi tercih yapın!</strong></p>
<p>Gençlerin sıkça düştüğü popüler tercihler tuzağına karşı uyaran Prof. Dr. Tarhan, anlık kazançlar yerine uzun vadeli bir vizyonla hareket etmenin önemini vurguladı.</p>
<p>Kendini tanımanın ve seveceği bir alanı seçmenin, başarıya giden en sağlıklı yol olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Gençler, popüler tercihlere yöneliyor. ‘En çok şu kazandırıyor’ diye orayı, ‘şu popüler’ diye onu tercih ediyor. Popüler tercihlere yönelmek yerine, gençler daha ilkesel düşünüp, ‘On sene, yirmi sene sonra bu yaptığım tercih benim için doğru olacak mı?’ diye düşünsünler. Hayatınızdaki en önemli iki karardan birini verdiğinizi hissedin. Geleceğe mektup yazar gibi, on sene sonraki kendinizi videodan izler gibi tercih yapın. Burada kendilerini tanımaları, hedeflerini, güçlü ve zayıf yönlerini, yaşam felsefelerini bilmeleri çok önemli. Diğer bir önemli tavsiye de kişinin kendine ‘akış duygusu’ yaşayacağı, kendisini kaptırdığı zaman zamanın nasıl geçtiğini bilmeyeceği bir alanı seçmesidir. Sevdiği, heyecan hissettiği bir alanı seçtiği zaman yaptığı iş, ders çalışma, okuma ona iş gibi, yorucu gelmiyor. Hobi gibi geliyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Meslek, değişmez bir kimlik değil! </strong></p>
<p>Mesleğe yüklenen anlamın, çoğu zaman gençler ve aileler üzerinde gereksiz bir baskı yarattığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, mesleğin değişmez bir kimlik olmadığını, hayat hedeflerine giden yolda bir araç olduğunu hatırlattı. Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Özellikle anne-babalar mesleğe sanki bir elbise, bir kıyafet gibi değil de cilt gibi bakıyorlar. Cilt değişmez, o kişinin bir parçasıdır. Meslek öyle değil. Meslek cilt gibi değildir, elbise gibidir. Gerekirse değiştirilebilir, ayarlanabilir, yeni durumlara uyum sağlanabilir. Meslek, bizim bir hedefimiz vardır, o hedefimize giderken aracımızdır; amaç değildir. Mesleği amaç olarak görmesinler. Bir hedefi olan insanın hedefine giderken bugün A mesleği olur, yarın B mesleği olur. O mesleğe yeni bir ilave yaparsın, onu geliştirirsin. Sağlıklı karar verebilmek için vizyoner düşünmek çok önemli. Hayat yolculuğunda ‘benim için en doğru tercih hangisidir’ diyerek seçim yapan kişiler, problemleri daha kolay çözer, engelleri daha kolay aşarlar. Hatta önlerine çıkan engellerin her birisi, onlar için geliştirici bir travma, bir gelişme fırsatı haline gelir.”</p>
<p><strong>Tercih öncesi Kritik soru: “Ben idealimdeki mesleği en iyi nerede öğrenirim?” </strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bir üniversitenin sadece meslek edindiren bir kurum olmadığını; araştırma üreten, toplumu bilgilendiren ve öğrenciye sosyal ve duygusal beceriler kazandıran bir &#8220;ekosistem&#8221; olması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi&#8217;nin bu vizyonla kurulduğunu ve bu alanda öncü adımlar attığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Üniversitenin dört fonksiyonu vardır. Meslek edindirme, AR-GE yapma, toplumu bilgilendirme ve bilginin ticarileşmesini sağlama. 21. yüzyılda öğrenme modeli değişti. Artık bilgi aktararak değil, deneyimleyerek, projeyle öğrenme var. Bilginin yarı ömrü 30 seneden 3 seneye düştü. Öğrenciler, klasik, kendini tekrarlayan, hep slayt okuyan hocaların olduğu bir üniversitenin hayatlarına çok bir şey kazandırmayacağını bilmeli. Biz öğrencilerimize sadece akademik becerileri değil, sosyal ve duygusal becerileri de geliştirmek için 2013 yılında Pozitif Psikoloji ve İletişim Becerileri dersi koyduk.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Anlam mutluluğunu yakalayan mutsuz olmaz…</strong></p>
<p>Modern dünyanın gençleri &#8220;haz peşinde&#8221; koşmaya ittiğini ve bunun tehlikeli sonuçlar doğurduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, üniversite olarak &#8220;anlam peşinde&#8221; koşan bir nesil yetiştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Prof. Dr. Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Biz gençlerimize ‘anlam peşinde koşan gençler olun’ diyoruz. Anlam mutluluğunu yakalayan bir kimse mutsuz olmaz, olay çıksa bile olaydan sonra tekrar sünger gibi esner, kauçuk gibi eski haline tekrar gelir. Elastik olur. Bunların öğrenmesi gerekiyor. Gençlere bunu biz öğretemezsek üniversitede bu zamanda birçok şeyi kaçırmış oluyoruz.  Bu dersi alsınlar. Böyle bir çevrede yetişsinler. Çünkü çocuklarımız bizim çocuğumuz değil. Zamanın çocuğu. Onun için anneler babalar çocuklarını, ekosistemi iyi olan; çoğulcu, özgürlükçü, katılımcı, eleştirel düşünceye sahip bir üniversiteye versinler. Bizim üniversitemizin mottosu bu dört temel üzerine kuruludur. Bu değerleri sadece teorik olarak değil, stres yönetimi, bağışlayıcılık, minnettarlık gibi modüllerle öğretiyoruz ve öğrencilerimizden ‘babamla ilişkilerim düzeldi’ gibi geri bildirimler alıyoruz. Üniversite ortamında eğlencenin olması hoş bir şey. Network çok önemli. Arkadaş çok önemli. Üniversite öğrenciliğindeki arkadaş hayat sonuna kadar unutulmuyor. Güzel arkadaşlıkların edinilme fırsatıdır burası. Bunu düşünerek seçimlerini yapsınlar.”</p>
<p><strong>Hayatın en önemli kararında bu ilkeye dikkat!</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, üniversite tercihinde akademik kadronun incelenmesinin hayati önem taşıdığını belirterek, Anadolu irfanının &#8220;emin ve ehil olmak&#8221; ilkesine vurgu yaptı. &#8220;İnsan, saatini tamir ettirirken veya doktora giderken nasıl emin ve ehil olanı arıyorsa, hayatının en önemli kararlarından birini verirken de bu ilkeye sadık kalmalı.&#8221; diyen Prof. Dr. Tarhan, üniversite ve hoca seçiminin, öğrencinin geleceğini doğrudan şekillendirdiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin ve ailelerin, tercih edecekleri üniversitelerin akademik kadrolarını titizlikle incelemesinin bir tesadüf olmadığını, bunun bilinçli bir &#8220;güven arayışı&#8221; olduğunu ifade ederek, &#8220;Güvenilir olmak, bizim de stratejik hedefimizdir. Bunun formülü ise açık, şeffaf, dürüst ve hesap verebilir olmaktan geçer.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Üniversite hocaları hayatın navigasyonudur… </strong></p>
<p>Akademik kadronun yetkinliğinin tek başına yeterli olmadığını, asıl öğrenmenin öğrencinin talebiyle başladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Üniversitelerde %90 oranında öğrenci talep ederek öğrenir. Eskiden &#8216;talebe&#8217; denmesinin sebebi budur; talep eden demektir. Üniversitelerde bir bilgi hazinesi vardır ve o hazinenin anahtarı hocalardadır. Hocalar, hazinenin kendisini değil, o hazineye nasıl ulaşılacağını gösteren anahtarları ve bir nevi hayatın navigasyonunu verirler.&#8221; diyerek öğrencinin aktif rolünün altını çizdi.</p>
<p>Özellikle sağlık alanında usta-çırak ilişkisinin vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Tıp sadece bilim değil, aynı zamanda bir sanattır. Ve sanat, usta-çırak ilişkisiyle öğrenilir. Bu ilke, sağlık bilimlerinden mühendisliğe, iletişimden sosyal bilimlere kadar her alanda geçerlidir.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Bugün yazılım bilen bir sağlıkçı, mesleğini dijital kolaylıklarla birleştirerek geleceğe hazırlanıyor…</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi&#8217;nin &#8220;tematik&#8221; bir üniversite olarak yola çıktığını ve sağlık, mühendislik, davranış bilimleri gibi alanları &#8220;bilimler tektir&#8221; ilkesiyle birleştirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, dersliklere Sokrates, Aristoteles, İbn-i Sina gibi isimler vererek, öğrencilere hem çağı yakalayan hem de geçmişle bağını koparmayan bir vizyon sunmayı hedeflediklerini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, üniversite adaylarının tercih yaparken &#8220;Seçtiğim meslek 10 sene sonra ne olacak?&#8221; sorusunu mutlaka sorması gerektiğini kaydederek, küresel ve yerel gerçeklere göre hareket etmenin önemine dikkat çekti.</p>
<p>Hekimlik ve öğretmenlik gibi klasik mesleklerin her zaman var olacağını ancak içeriklerinin dijital devrimle yeniden şekilleneceğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Yapay zekâ hayatımıza girmeden önce senatomuzda, Tıp Fakültesi öğrencilerine yazılım dersi koymayı tartıştık. Tartışmanın sonucunda da dedik ki yazılımı çap yaparak hem yazılım mühendisliği hem tıpı bitirmek çok zor. Hiç olmazsa çap değil de yan dal yapabilirler. Yahut da seçmeli ders olarak koyarız. Yazılım mühendisliği bölümümüzden ders alabilirler dedik.  Bugün yazılım bilen bir sağlıkçı, mesleğini dijital kolaylıklarla birleştirerek geleceğe hazırlanıyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, adayların bu tür disiplinlerarası fırsatları sunan üniversiteleri tercih etmelerinin, onları geleceğin rekabetçi dünyasına daha donanımlı hazırlayacağını söyledi.</p>
<p><strong>Dijitalleşmeye soğuk bakan bir meslek, tarihin çöp sepetine gider…  </strong></p>
<p>Geleceğin mesleklerini şekillendiren yapay zekâ konusuna da değinen Prof. Dr. Tarhan, bunun bir tehdit değil, doğru kullanıldığında büyük bir fırsat olduğunu, ancak temel şartın &#8220;kendini tanımak&#8221; olduğunu belirtti.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Dijital devrim yaşanıyor. Nasıl 1800&#8217;lerde elektrik bir dönüşüm yaptıysa, yapay zekâ da bu dönüşümü yapıyor. İnsanın yerini alması şu anda teorik olarak bile mümkün değil. Ama kendini tanıyan bir insan yapay zekânın oyuncağı olmaz. Kendini tanımayan bir insan ise yapay zekânın rahatlıkla oyuncağı olur, yapay zekâ onu intihar bile ettirir. Çünkü dijital ikizler, deepfake gibi sahtecilikler yapılıyor. Dijitalleşmeye soğuk bakan bir meslek, tarihin çöp sepetine gider. Gençlerimiz bu konuda ustalaşsınlar ama ego ideallerini, on-yirmi sene sonra nerede olmak istediklerini unutmasınlar. Gelecekte en çok ihtiyaç duyulanlar, yapay zekâyı iyi kullanan psikologlar, hekimler, mühendisler, iletişimciler olacak. Yapay zekâyı iyi kullanırsanız hiç korkmayın; o mesleğinizi yok etmez, evrim geçirmesini sağlar. Yapay zekâ şu anda bizim için hayatımızı kolaylaştıran ve hızlandıran bir araç olacak. Gençlerimiz bu konuda ustalaşsınlar. Yapay zekayı tehdit olarak görmeyelim. Fırsat olarak görelim.”</p>
<p><strong>Gelecekte en çok ihtiyaç duyulanlar, yapay zekâyı iyi kullanan psikologlar, hekimler, mühendisler, iletişimciler olacak&#8230; </strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, &#8220;Yapay zekâ bir terapistin yerini alır mı?&#8221; sorusuna da net bir yanıt vererek, “Asla alamaz, çünkü insanın içsel dinamiğini ve maskelerini okuyamaz. Ancak uzmanın işini hızlandırır ve kolaylaştırır. Bu nedenle gelecekte en çok ihtiyaç olan psikoloji mesleği, yapay zekayı iyi kullanan psikologlar olacak söyleyeyim. İyi kullanan psikologlar olursanız hiç korkmayın. Yapay zekâ iyi kullanan hekimler olsanız hiç korkmayın. Yapay zekayı iyi kullanan sağlıkçılar olursanız, klinisyenler olursanız, mühendisler olursanız, iletişimciler olursanız, sosyal çalışmacılar olursanız çocuk gelişimciler olursanız genetikçiler olursanız hiç korkmayın. O mesleğini evirir, evrim yaptırır ama mesleği yok etmez.” dedi.</p>
<p><strong>10 seanslık bir tedaviyi 5 seansa indirebilir</strong></p>
<p>Yapay zekânın bedensel belirtileri (cilt ısısı, kalp atımı) dijitalleştirerek stres seviyesini anlayabildiğini, hatta yüz okuma programlarıyla duyguları tahmin edebildiğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bazı insanlar güçlü rolü oynar, maske ile dolaşır. Yapay zekâ bu maskeyi fark edemez. Mikro ifadeleri okur ama kişinin içsel dinamiğini, bilinçaltını okuyamaz. İnsanın içsel dinamiğini ölçebilen bir matematik modelleme henüz bulunamadı ve bulunması da teorik olarak mümkün değil. Bu yüzden yapay zekâ, bir uzmanın yerini alamaz ama 10 seanslık bir tedaviyi 5 seansa indirebilir. Bu nedenle psikologlar dijitalleşmeye mesafeli durmamalı, bu teknolojileri meslekleriyle sentezlemelidir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal hayattan koparmayan üniversite büyük bir fırsat</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, hayatlarının en önemli kararlarından birini verecek olan üniversite adaylarına tavsiyelerini ise şöyle sıraladı:</p>
<p><strong>“</strong>Popüler tercihlere ve yüksek maaşlı geçici durumlara değil, orta ve uzun vadeli düşünerek karar verin. Üsküdar Üniversitesi web sayfasındaki 10 dakikalık Holland Testi’ni (Kariyer Testi) mutlaka yapın ve hangi alana yatkın olduğunuzu görün. İnternetten inceleyin ama mümkünse bizzat fiziken gidin. Kampüsü, hocaları, sosyal ortamı yerinde görün. Özellikle bu yalnızlık çağında, sosyal hayattan koparmayan bir şehir üniversitesi büyük bir fırsattır. Sakın ümitsizlik ve karamsarlığa kapılmayın. Gelecek ne olacak diye endişelenmeyin. Unutmayın, en zor şartlar, en karanlık zamanlar, en güzel ve en aydınlık günlerin habercisidir. Umut en önemli ilaçtır.&#8221; şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhandan-universite-adaylarina-onemli-tavsiyeler-560065">Prof. Dr. Nevzat Tarhan&#8217;dan üniversite adaylarına önemli tavsiyeler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş Hekimliği Günü&#8217;nde Diş Hekiminden Altın Tavsiyeler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-hekimligi-gununde-dis-hekiminden-altin-tavsiyeler-423753</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Nov 2023 07:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[gününde]]></category>
		<category><![CDATA[hekiminden]]></category>
		<category><![CDATA[hekimliği]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diş Hekimi Mehtap Ketenci; 22 Kasım Diş Hekimliği Günü’nde yerli ve yabancı hastalara, estetikten çok sağlığa öncelik vermelerini önerdi, “Dişte en iyi tedavi: zarar vermeden mevcudu korumak, doğal olanı taklit etmek, doğal olanı güzelleştirmek Diş kesilince geri dönüşü yok” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hekimligi-gununde-dis-hekiminden-altin-tavsiyeler-423753">Diş Hekimliği Günü&#8217;nde Diş Hekiminden Altın Tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diş Hekimliği Günü’nde</p>
<p>Diş Hekiminden Altın Tavsiyeler</p>
<p>Diş Hekimi Mehtap Ketenci; 22 Kasım Diş Hekimliği Günü’nde yerli ve yabancı hastalara,</p>
<p>estetikten çok sağlığa öncelik vermelerini önerdi, “Dişte en iyi tedavi: zarar vermeden</p>
<p>mevcudu korumak, doğal olanı taklit etmek, doğal olanı güzelleştirmek Diş kesilince geri</p>
<p>dönüşü yok” dedi.</p>
<p>Ankara DentisLife Klinik Kurucusu Dt. Mehtap Ketenci; 22 Kasım Diş Hekimliği Günü, Toplum</p>
<p>Ağız ve Diş Sağlığı Haftası nedeniyle estetik diş hekimliği uygulamalarına ve sağlık</p>
<p>turizmindeki gelişmelere dikkat çekti. Bazen hastaların estetik uğruna sağlıklarından</p>
<p>vazgeçme eğiliminde olduklarının altını çizen Dt. Mehtap Ketenci, diş hekimleri olarak bunun</p>
<p>önüne geçmek istediklerini söyledi. Estetik uygulamaların birçoğunun, kişinin doğal dişinin</p>
<p>yerini tutamayacağını kaydeden Dt. Ketenci, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Dişi Kestiğimizde Geri Dönüşü Yok”</p>
<p>“Örneğin dişlerindeki çapraşıklardan şikayetçi olup tüm dişlerini kaplatmak, zirkonyum,</p>
<p>lamine gibi işlemler yaptırmak isteyenlere, şeffaf plaklarla, görünmez plaklarla ortodonti</p>
<p>yaptırmalarını öneriyoruz. Doğal dişlerin yüzeyini hiç bozmadan estetik ve fonksiyonel olarak</p>
<p>hizaladığımızda yine kişiye estetik gülüş verebiliyoruz. Daha beyaz dişlere sahip olmak</p>
<p>isteyenlere de beyazlatma öneriyoruz. Çünkü dişi kestiğimizde geri dönüşü yok ve dişe zarar</p>
<p>vermek bizlerin en son isteyeceği şey.”</p>
<p>“Yabancılar ‘Estetik’ Amacıyla Geliyor”</p>
<p>Türkiye’nin; sağlıkta kaliteli hizmet, teknolojik altyapı, uygun fiyat, deneyim ve bir turizm</p>
<p>cenneti olması nedeniyle sağlık turizminde en fazla tercih edilen ülkelerden biri olduğunu</p>
<p>hatırlatan Dt. Ketenci, “Yurtdışından sağlık turizmi için seyahat edenler genellikle ‘estetik’</p>
<p>amacıyla geliyor. Ancak biz estetik amaçlı seyahatler kimseyi sağlığından etmesin istiyoruz.</p>
<p>Dolayısıyla Türk diş hekimleri olarak sağlıksız olan hiçbir şeyi uygulamamaya özen</p>
<p>gösteriyoruz. Türkiye’de yetişmiş hekimlerin birinci bakış açısı önce zarar vermemek, zarar</p>
<p>vermeden mevcudu korumak, doğal olanı taklit etmek, doğal olanı güzelleştirmek şeklinde”</p>
<p>diye konuştu.</p>
<p>“Ankara Güzellik Değil Sağlık Merkezi Olsun” </p>
<p>Dt. Mehtap Ketenci, sağlık turizmi konusunda Ankara’ya ayrı parantez de açtı, “Ankara</p>
<p>özellikle bir saç ekim merkezi, bir güzellik merkezi değil bir sağlık merkezi olsun istiyoruz.</p>
<p>Hastaları bu yönde bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Sadece yurtdışından gelenlere değil</p>
<p>Türkiye’de, Ankara’da yaşayan hastalara da bakış açımız bu yönde” dedi. Sağlık turisti olarak</p>
<p>adlandırılan kişilerin sağlığına, yeme, içme, çiğneme konforuna kavuşmak için bir ülkeden</p>
<p>başka ülkeye seyahat ettiklerini, bu amaçla gelenlerin sağlığından olmasını asla</p>
<p>istemediklerini de söyleyen Ketenci, “Dolayısıyla mevcut dişleri korumak veya doğal dişlere</p>
<p>en yakın alternatifleri hastaya sunmak, doğru bir bakış açısı” dedi.</p>
<p>“Koruyucu Hekimlik Devlete Tasarruf Sağlıyor”</p>
<p>Diş Hekimi Mehtap Ketenci, 22 Kasım Diş Hekimleri Günü ve Ağız Diş Sağlığı Haftası’nda,</p>
<p>koruyucu hekimliğin önemine de işaret etti. Dt. Ketenci, şunları söyledi: “Koruyucu hekimlik</p>
<p>sağlık sisteminin üzerindeki maddi yükü büyük oranda azaltıyor. Koruyucu hekimlik</p>
<p>politikaları aslında devletin en fazla tasarruf sağlayacağı alanlar. Çünkü bizim ülkemizde</p>
<p>birçok sağlık hizmeti devlet tarafından karşılanıyor. Bir hastalığı tedavi etmek onu</p>
<p>korumaktan çok daha maliyetli. Dolayısıyla hastalıklar oluşmadan önlemek; kişileri hasta</p>
<p>olmadan bilinçlendirmek bizim asli görevlerimizden birisi.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hekimligi-gununde-dis-hekiminden-altin-tavsiyeler-423753">Diş Hekimliği Günü&#8217;nde Diş Hekiminden Altın Tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;in sultanlarından öğrencilere tavsiyeler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferin-sultanlarindan-ogrencilere-tavsiyeler-417245</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 14:24:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[nilüferin]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[sultanlarından]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyespor Kadın Voleybol Takımı’nın teknik heyeti ve sporcuları, öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerle keyifli bir söyleşi gerçekleştiren Nilüfer’in sultanları, okul ve sporun birlikte nasıl yürütüleceğine dair tavsiyelerde de bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferin-sultanlarindan-ogrencilere-tavsiyeler-417245">Nilüfer&#8217;in sultanlarından öğrencilere tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer’in sultanlarından öğrencilere tavsiyeler</p>
<p>Nilüfer Belediyespor Kadın Voleybol Takımı’nın teknik heyeti ve sporcuları, öğrencilerle bir</p>
<p>araya geldi. Öğrencilerle keyifli bir söyleşi gerçekleştiren Nilüfer’in sultanları, okul ve sporun</p>
<p>birlikte nasıl yürütüleceğine dair tavsiyelerde de bulundu.</p>
<p>Nilüfer’i hem ligde hem de Avrupa’da başarıyla temsil eden Nilüfer Belediyespor</p>
<p>Kadın Voleybol Takımı, öğrencilerle buluşarak onları spora teşvik ediyor. Nilüfer’in</p>
<p>sultanları bu defa Şahinkaya Skola Kampüs’te 550 öğrenciyle bir araya geldi. Öğrencilerin</p>
<p>büyük bir coşkuyla karşıladığı Nilüfer’in sultanları, spor yaşamına dair keyifli bir söyleşi</p>
<p>gerçekleştirdi. Baş antrenör Vital Heynen, yardımcı antrenörler Onur Çoban ile Haluk</p>
<p>Korkmaz, sporcular Eylül Akarçeşme, Lucille Gicquel, Laura Künzler, Deniz Uyanık, Cansu</p>
<p>Bir, Maria Yordanova, Merve Öztürk, Ece Eke, Aslı Aşçıoğlu, Beliz Başkır, başarılı sporcu</p>
<p>olmanın yollarını paylaşarak, kariyer, stres yönetimi, motivasyon üzerine gelen soruları</p>
<p>Nilüfer’in sultanları, iyi bir sporcunun özellikleri ile okul ve sporun aynı anda nasıl</p>
<p>yürütüleceğine dair gelen soruları da, “Okul ve sporu aynı anda götürmek, kişiye sorumluluk</p>
<p>ve disiplin katıyor. İyi bir sporcu olmak için sadece sahada başarılı olmak yetmez. Eğer</p>
<p>eğitiminiz devam ediyorsa herkesten daha fazla çalışarak, okulda ve derslerinizde de başarılı</p>
<p>olmak zorundasınız. Spor, hayatınızı düzene sokuyor. Beslenmeden uyku sağlığına, günlük</p>
<p>programdan özel yaşantına kadar yaşamınızdaki her şeye dikkat etmek zorunda oluyorsunuz.</p>
<p>İyi bir sporcu olmak için sadece fiziksel yapı yeterli değil. İletişim, saygı, güven, hırs,</p>
<p>sorumluluk ve disiplin çok önemli” şeklinde yanıtladılar. Nilüfer’in sultanları, sporda</p>
<p>iletişimin, stres yönetiminin, motivasyonun ve hedefe odaklanmanın önemine de vurgu yaptı.</p>
<p>Nilüfer Belediyespor Voleybol Takımı’nın baş antrenörü Vital Heynen de, maçlara hazırlık</p>
<p>sürecini öğrencilerle paylaştı. Heynen, “Siz, derslerinize çalışıp, sınavlara giriyorsunuz. Biz</p>
<p>de sporcularımızı her maça ayrı hazırlıyoruz. Başarılı olmak için yapılması gerekenleri</p>
<p>anlatıyoruz. Sonunda da maça çıkarak, bir nevi sınav veriyoruz” diye konuştu. Heynen, bir</p>
<p>öğrencinin talebini geri çevirmeyerek, sporculardan Cansu Bir ile birlikte kısa bir süre</p>
<p>sahnede voleybol oynadı.</p>
<p>Öğrencilere sporun ya da sanatın mutlaka bir dalıyla ilgilenmeleri tavsiyesinde</p>
<p>bulunan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Sibel Özer de, “Nilüfer Belediyesi olarak</p>
<p>spor yapabileceğiniz alanlar oluşturuyoruz. Çeşitli spor branşlarında açtığımız yaz ve kış spor</p>
<p>okullarına gelerek, ilgi duyduğunuz sporu yapabilirsiniz” diye konuştu.</p>
<p>Söyleşinin ardından Şahinkaya Okulları Genel Müdürü Dilay Şahinkaya, Nilüfer</p>
<p>Belediyespor Kadın Voleybol Takımı’na çiçek vererek teşekkür etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferin-sultanlarindan-ogrencilere-tavsiyeler-417245">Nilüfer&#8217;in sultanlarından öğrencilere tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan İduğ&#8217;dan Sanayi Sitesi Esnafına Tavsiyeler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-idugdan-sanayi-sitesi-esnafina-tavsiyeler-412446</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 10:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[esnafına]]></category>
		<category><![CDATA[iduğdan]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412446</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, 3. Sanayi Sitesi’nin her ayın ilk Çarşamba günü düzenlediği geleneksel Kuru Fasulye Günü’nde esnafla bir araya geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-idugdan-sanayi-sitesi-esnafina-tavsiyeler-412446">Başkan İduğ&#8217;dan Sanayi Sitesi Esnafına Tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, 3. Sanayi Sitesi’nin her ayın ilk Çarşamba günü düzenlediği geleneksel Kuru Fasulye Günü’nde esnafla bir araya geldi. Bornova Belediyesi’nin asfalttan eğitim desteklerine kadar her zaman esnafın yanında olmaya devam edeceğini belirten Başkan İduğ, iş hayatından edindiği tecrübeler ışığında önümüzdeki dönemle ilgili tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><b> </b></p>
<p>3. Sanayi Sitesi Başkanı Yalçın Dönmez’in ev sahipliğini yaptığı geleneksel kuru fasulye gününe katılanlar sohbet edip işlerinin durumuyla ilgili bilgi alan Başkan İduğ, esnafın ayakta kalmasının önemine dikkat çekti. Geçen yıl Başkan Yalçın Dönmez ile 3. Sanayi Sitesi’nin sorunlarını tespit ettiklerini ve yapılması gereken her şeyi yaptıklarını söyleyen Başkan İduğ, bunların dışında yapılması gereken işleri de her zaman olduğu gibi yapmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Herkesin dikkat etmesi gereken en önemli konunun işletme giderlerini kontrol etmek olduğunu söyleyen Başkan İduğ, “Giderlerini kontrol altına alan arkadaşlarımızın 2024 yılında zorlukların üstesinden daha kolay geleceğine inanıyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Elektrikli otomobillerin tamiri ve servis hizmetlerinin önümüzdeki süreçte daha çok ön plana çıkacağını hatırlatan Başkan İduğ, esnafın işini devam ettirebilmesi için elektrikli araçlara da hizmet verebilir hale gelmesinin önemine dikkat çekerek, “Bu konuda da belediye olarak destek vermeye hazırız” dedi. Başkan İduğ, 3. Sanayi Sitesi Başkan Yalçın Dönmez’den elektrikli araçların bakımı konusunda kendini geliştirmek isteyen esnafı tespit etmesini isteyerek, bu eğitimin verilmesine aracılık edebileceklerini söyledi.</p>
<p><b> </b></p>
<p>3. Sanayi Sitesi Başkan Yalçın Dönmez de Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ’un esnafın arkasındaki güçlü desteğinden büyük bir memnuniyet duyduklarını belirterek teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-idugdan-sanayi-sitesi-esnafina-tavsiyeler-412446">Başkan İduğ&#8217;dan Sanayi Sitesi Esnafına Tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narlıdere Belediyesi Psikolojik Danışma Birimi&#8217;nden çocuğu okula başlayacak ailelere tavsiyeler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/narlidere-belediyesi-psikolojik-danisma-biriminden-cocugu-okula-baslayacak-ailelere-tavsiyeler-402216</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Sep 2023 11:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ailelere]]></category>
		<category><![CDATA[başlayacak]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[biriminden]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğu]]></category>
		<category><![CDATA[danışma]]></category>
		<category><![CDATA[narlıdere]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402216</guid>

					<description><![CDATA[<p>Narlıdere Belediyesi Pakize Ateş Kadın Danışma Merkezi bünyesinde hizmet veren Psikolojik Danışma Birimi Sorumlusu Psikolog Ayça Gül Danış, okula yeni başlayacak çocuklar ve aileleri için tavsiye niteliğinde bir rehber hazırladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narlidere-belediyesi-psikolojik-danisma-biriminden-cocugu-okula-baslayacak-ailelere-tavsiyeler-402216">Narlıdere Belediyesi Psikolojik Danışma Birimi&#8217;nden çocuğu okula başlayacak ailelere tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Narlıdere Belediyesi Pakize Ateş Kadın Danışma Merkezi bünyesinde hizmet veren Psikolojik Danışma Birimi Sorumlusu Psikolog Ayça Gül Danış, okula yeni başlayacak çocuklar ve aileleri için tavsiye niteliğinde bir rehber hazırladı. Danış, “Genellikle çocuklar uyum sürecini ortalama 3 haftada tamamlarlar. Çocuğunuzun daha uzun süre uyum sağlayamayacağını düşünüyorsanız çocuğunuzu karşılaştırmadan, korkutmadan, paniğe kapılmadan bir uzmana başvurmanız faydalı olacaktır” diye konuştu.</i></b></p>
<p>Türkiye genelinde 11 Eylül’de başlayacak yeni eğitim öğretim yılı öncesinde, okul öncesi, ilkokul 1 ve lise 9’uncu sınıflar için uyum programı başladı. Narlıdere Belediyesi’nin Pakize Ateş Kadın Danışma Merkezi bünyesinde hizmet veren Psikolojik Danışma Birimi de okula başlayacak çocuklar ve aileleri için tavsiye niteliğinde bir rehber hazırladı.</p>
<p>Pakize Ateş Kadın Danışma Merkezi Psikolojik Danışma Birimi Sorumlusu Psikolog Ayça Gül Danış, okula başlama sürecinde ailelerin de en az çocuklar kadar heyecanlı olmasının normal bir durum olduğunu ifade ederek, “Çocuğun ve ailesinin bir miktar kaygı duyması gayet normal bir durumdur. Ancak bu dönem hakkında yeterli bilgiye sahip olmak, çocuğun olası korkularını anlamak ve en önemlisi ebeveynlerin kendi duygularının farkında olması ve bunların çocuğa nasıl yansıyabileceğini görmesi önemlidir. Unutulmamalıdır ki her çocuğun okula uyumu farklıdır. Genellikle çocuklar uyum sürecini ortalama 3 haftada tamamlarlar. Çocuğunuzun daha uzun süre uyum sağlayamayacağını düşünüyorsanız çocuğunuzu karşılaştırmadan, korkutmadan, paniğe kapılmadan bir uzmana başvurmanız faydalı olacaktır” dedi.</p>
<p><b>ÇOCUKLAR OKULA BAŞLARKEN EBEVEYNLER NELERE DİKKAT ETMELİ?</b></p>
<p>1.      Eve en yakın okul tercih edilmeli.</p>
<p>2.      Çocuğu okula kayıt yaptırmadan önce okulu ve öğretmeni tanıyın ve bilgi edinin.</p>
<p>3.      Çocuğunuzu sosyalleşmeye açık olmaya yönlendirin. Sizden bağımsız olarak okul hayatına uyum sağlaması için onu teşvik edin.</p>
<p>4.      Çocuğunuza okulda eğlencenin yanı sıra bazı sorumlulukların da olduğunu açıklayın. Çocuğunuz okulun kurallara uyması gereken bir yer olduğunu bilmelidir.</p>
<p>5.      Çocuğunuzun okul hayatıyla ilgili kaygı içeren ifadelerden kaçının. Sakin ve rahat görünmeye çalışın. Kaygınızı gidermek için gerekirse okulla iletişime geçin.</p>
<p>6.      Çocuğunuza sorumluluk verin. Örneğin, okul çantasını kendisine hazırlatın.</p>
<p>7.      Çocuğunuzla okul anılarınız ve arkadaşlıklarınız hakkında konuşun. Bu çocuğunuzun okula ısınmasını kolaylaştırır.</p>
<p>8.      Çocuğunuzun uyum sürecinde yaşayacağı normal zorlukları sorun olarak algılamayın. Çocuğun zorlukları kendi başına aşmasına izin verin.</p>
<p>9.      Çocuğunuz okula başlarken ev hayatınızda bir rutin oluşturun. Çocuğunuzun yemek düzenine ve uyku saatlerine özellikle dikkat edin.</p>
<p>10.  İlkokul çağındaki çocukların telefon, bilgisayar veya televizyon karşısında geçirdikleri süre günde 45 dakika ile 1 saat arasında olmalıdır. Buna da dikkat edin.</p>
<p>11.  Eğer çocuk okula gitmek istemiyorsa, altında yatan nedeni araştırın. Bunlar; arkadaşlarıyla sorun yaşaması, kıyafetiyle alay edilmesi, öğretmeninin davranışı, yemekleri sevmeme gibi nedenler olabilir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narlidere-belediyesi-psikolojik-danisma-biriminden-cocugu-okula-baslayacak-ailelere-tavsiyeler-402216">Narlıdere Belediyesi Psikolojik Danışma Birimi&#8217;nden çocuğu okula başlayacak ailelere tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim hayatına yeni başlayan çocukların okula uyumlarının artırılması için tavsiyeler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egitim-hayatina-yeni-baslayan-cocuklarin-okula-uyumlarinin-artirilmasi-icin-tavsiyeler-399872</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Aug 2023 14:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırılması]]></category>
		<category><![CDATA[başlayan]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hayatına]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[uyumlarının]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=399872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivas Numune Hastanesi'nde Çocuk Gelişimci ve Aile Danışmanı olarak görev yapan Yıldız Karakaya Güneştepe, eğitim hayatına yeni başlayan çocukların okula uyumlarının artırılması için tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitim-hayatina-yeni-baslayan-cocuklarin-okula-uyumlarinin-artirilmasi-icin-tavsiyeler-399872">Eğitim hayatına yeni başlayan çocukların okula uyumlarının artırılması için tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Numune Hastanesi&#8217;nde Çocuk Gelişimci ve Aile Danışmanı olarak görev yapan Yıldız Karakaya Güneştepe, eğitim hayatına yeni başlayan çocukların okula uyumlarının artırılması için tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>Anaokulu deneyimi yaşamamış çocukların ilkokula uyumunun zor olduğunu ifade eden Karakaya Güneştepe, “Hayatın ilk altı yılını kapsayan okul öncesi dönemde çocuk; sosyal, duygusal, zihinsel, fiziksel pek çok beceriyi öğrenme ve topluma uyum sağlama süreci içerisindedir. İlkokul dönemiyle birlikte çocuğun ilk altı yılda geliştirmiş olduğu hazır bulunuşluk onun okul sürecine uyumunu da etkileyecektir.Sağlıklı sosyal ilişkiler geliştirmemiş, anaokulu deneyimini yaşamamış, ebeveyn ilgisinden mahrum kalmış, fiziksel_ ruhsal ihtiyaçları karşılanmamış çocukların ilkokula uyumları da oldukça zor olmaktadır. Bu yüzden ailelerin özellikle 0-6 yaş dönemine özellikle önem vermeleri gerekiyor” dedi.</p>
<p>Bu yıl ilkokula başlayan çocuklar için uyum sürecinde ailelerin yapması gerekenleri sıralayan Çocuk Gelişimci ve Aile Danışmanı Yıldız Karakaya Güneştepe, şunları vurguladı;</p>
<p>“Öncelikle anne ve babalar kendilerinin de bir uyum süreci içerisinde olduklarını ve ebeveyn kaygısının çocuğu da endişelendirdiğini unutmamalıdırlar. Ebeveynler sosyal-duygusal, dil gelişimi ve öğrenme açısından çocuklarının ilkokula hazır olup olmadığının analizini yapabilmeli, okula başlamadan önce mevcut beceri eksikliklerini gidermeye çalışmalıdırlar.</p>
<p>Ebeveynlerinden sağlıklı ayrışamayan çocuklar  uyum konusunda oldukça zorlandıklarından okul öncesi dönemde özellikle  ikili arkadaşlık kurmalarına ve müdahale etmeden arkadaşlarıyla ilişki geliştirmelerine müsaade edilmelidir.</p>
<p>Ebeveynlerin çocuğun okula gitmesi konusunda net ve kararlı olması bunu asla ödüle ya da cezaya çevirmemeleri çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki okula her gidişinde bir hediye isteyen çocuk, okula uyum sağlama çabasında değil; hediye alma çabasındadır. </p>
<p>Okula başlayan çocukların kaygı duyması oldukça normaldir. Böyle zamanlarda ebeveynler aynı kaygıyı okula başladıklarında kendilerinin de yaşadıklarını ancak sonra öğretmenlerini ve arkadaşlarını zamanla çok sevdiklerinden bahsederek kaygılanmalarının normal olduğunu anlatmaları gerekir.</p>
<p>Mümkünse çocukların okul günü gelmeden; okulu, sınıfları, wc, kantin gibi alanları önceden ebeveynleriyle gezmeleri uyum süreci  açısından önemlidir.</p>
<p>Eğer çocuk okula başladıktan sonra bir ay boyunca sürekli kaygı yaşıyor, okula gitmek istemiyorsa bir uzmandan yardım almakta fayda vardır.</p>
<p>Çocuğu okula göndermekle ya da okul çıkışı çocuğu okulda bırakmayla ilgili tehditler çocuğun okulu bir ceza aracı gibi görmesine neden olacaktır.</p>
<p>Çocuk okula bırakıldığında uzun süreli duygusal içerikli vedalardan kaçınılmalı, çocuk okuldan gelir gelmez (özellikle kaygılı çocuklarda) ona ‘‘okul nasıldı?’’ gibi sorular sorulmamalıdır. Okuldan dönen çocukla en güzel etkileşim yolu ona sımsıkı sarılmak ve rutin hayata devam etmektir. Sürekli okulla ilgili soru soran ebeveynin kaygısı ister istemez çocuğa da yansıyacağından okul saatleri dışında çocuk sormadığı müddetçe  okuldan bahsetmemek en doğru olandır.</p>
<p>Son olarak; yeni eğitim döneminin heyecanını yaşarken, çocuğun var olan diğer ihtiyaçlarını da örneğin, oyun, eğlence, sosyal yaşam gibi en temel ihtiyaçlarını unutmamakta fayda var.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitim-hayatina-yeni-baslayan-cocuklarin-okula-uyumlarinin-artirilmasi-icin-tavsiyeler-399872">Eğitim hayatına yeni başlayan çocukların okula uyumlarının artırılması için tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LGS öncesinde ailelere tavsiyeler Aileler adaylardan daha kaygılı Sınavın her şeyin sonu olmadığını ona hissettirin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lgs-oncesinde-ailelere-tavsiyeler-aileler-adaylardan-daha-kaygili-sinavin-her-seyin-sonu-olmadigini-ona-hissettirin-378147</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 May 2023 11:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aileler]]></category>
		<category><![CDATA[ailelere]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[hissettirin]]></category>
		<category><![CDATA[kaygılı]]></category>
		<category><![CDATA[lgs]]></category>
		<category><![CDATA[olmadığını]]></category>
		<category><![CDATA[ona]]></category>
		<category><![CDATA[öncesinde]]></category>
		<category><![CDATA[şeyin]]></category>
		<category><![CDATA[sınavın]]></category>
		<category><![CDATA[sonu]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzm. Psk. Danışman Ece Tözeniş, bazen ebeveynlerin kaygılarının adaylardan daha yoğun olduğunu söyledi ve “Sınav hayatımızın merkezi değil.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lgs-oncesinde-ailelere-tavsiyeler-aileler-adaylardan-daha-kaygili-sinavin-her-seyin-sonu-olmadigini-ona-hissettirin-378147">LGS öncesinde ailelere tavsiyeler Aileler adaylardan daha kaygılı Sınavın her şeyin sonu olmadığını ona hissettirin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2023 LGS bu yıl 04 Haziran 2023 tarihinde gerçekleşecek. Her yıl sınava hazırlanan adaylarla birlikte ailelerin de bu zorlu süreçten geçtiğine dikkat çeken Uzm. Psk. Danışman Ece Tözeniş, bazen ebeveynlerin kaygılarının adaylardan daha yoğun olduğunu söyledi ve “Sınav hayatımızın merkezi değil. Sınavdaki başarı çocuğumuzun tüm hayatını, özelliklerini ölçen bir durum değil. Önemli olan çocuklarımızın fiziksel ve ruhsal yönden sağlıklı, mutlu olmaları. Bu nedenle kaygılı olmaktan çok hem kendiniz hem de çocuğunuz için rahatlatıcı olun.” tavsiyesinde bulundu.</strong></p>
<p>Bu hafta sonu gerçekleşecek LGS (Liselere Geçiş Sistemi) sınavı için hem adaylar hem de aileler heyecanlı. 1 milyon 250 bin 8. sınıf öğrencisinin girmesi beklenen sınavda deprem nedeniyle ikinci dönem konularından öğrenciler muaf olacaklar. Sınava çok az kalan bu zamanda heyecanın ve sürecin kontrollü bir şekilde yönetilmesi için  Üsküdar Üniversitesi tercih ve kariyer danışmanı Uzm. Psikolojik Danışman Ece Tözeniş ailelere önemli tavsiyelerde bulundu. </p>
<p><strong>Kaygılı olmayın, kendiniz ve çocuğunuz için rahatlatıcı olun</strong></p>
<p>Bazen ebeveynlerin kaygılarının adaylardan daha yoğun olduğuna dikkat çeken Tözeniş “Biliyoruz ki her yıl sınava hazırlanan adaylarla birlikte aileler de bu zorlu süreçten geçiyor. Sınav tek başına kaygı yaratan bir durumken,  bununla beraber hazırlıklar, verilen emekler, beklentiler durumu zaman zaman daha kaygılı bir sürece çevirebiliyor. Şunu unutmamalıyız ki sınav hayatımızın merkezi değil. Sınavdaki başarı çocuğumuzun tüm hayatını, özelliklerini ölçen bir durum değil. Önemli olan çocuklarımızın fiziksel ve ruhsal yönden sağlıklı, mutlu olmaları. Bu nedenle kaygılı olmaktan çok hem kendiniz hem de çocuğunuz için rahatlatıcı olun.” </p>
<p><strong>Ona güvendiğinizi, sınavın her şeyin bir sonu olmadığını hissettirin</strong></p>
<p>Ebeveynlerin kendi istekleri konusunda baskıcı olmamaları gerektiğinin altını çizen Uzm. Psk. Danışman Ece Tözeniş tavsiyelerine şöyle devam etti: </p>
<p>“İlerleyen yaşlarında sağlıklı, mutlu yetişkinler olmaları için kurdukları hayaller, kendileri için koydukları hedeflerle ilgili fikirlerinizi ifade edin. Fakat sizin istediklerinizi yapmaları konusunda onlara baskı kurmayın. Anne-babası olarak bu yolda onlarla birlikte yürümeye özen gösterin. Sınava hazırlanan öğrenciler de ‘ya başarısız olursam’, ‘sınav istediğim gibi geçmezse’, ‘ailemin emeklerine boşa çıkartacağım’ gibi olumsuz düşünceler duygu durumlarında da sürekli değişiklere neden olacaktır. Çocuğunuzun bu duygularını da anlayarak ona güvendiğinizi, sınavın her şeyin sonu olmadığını ona hissettirin ya da söyleyin.” </p>
<p><strong>Tek istekleri yanında olduğunuzu bilmek, desteğinizi hissetmek</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi tercih ve kariyer danışmanı Uzm. Psikolojik Danışman Ece Tözeniş</p>
<p>sözlerini şöyle tamamladı: </p>
<p>“Sınava kısa bir zaman kalan bu dönemde çalışma yoğunluğundan çıkarak kısa molalar vermesini sağlayın. Arkadaşlarıyla birlikte zaman geçirmesine, açık hava yürüyüşlerine, birlikte bir film izlemelerine, sınav dışında sohbet etmelerine zemin hazırlayın. Bunlar hem çocuğunuzu rahatlatacak hem de yanında olduğunuzu hissettirecektir. Çocuklarınız sizin en kıymetlileriniz. Hayatlarındaki sınavlarında, tercihlerinde onların yanında olduğunuzu bilmek, desteğinizi hissetmek tek istekleri.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lgs-oncesinde-ailelere-tavsiyeler-aileler-adaylardan-daha-kaygili-sinavin-her-seyin-sonu-olmadigini-ona-hissettirin-378147">LGS öncesinde ailelere tavsiyeler Aileler adaylardan daha kaygılı Sınavın her şeyin sonu olmadığını ona hissettirin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pirelli Türkiye&#8217;den Ramazan Bayramı&#8217;nda yola çıkacaklara tavsiyeler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pirelli-turkiyeden-ramazan-bayraminda-yola-cikacaklara-tavsiyeler-367760</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Apr 2023 13:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bayramında]]></category>
		<category><![CDATA[çıkacaklara]]></category>
		<category><![CDATA[pirelli]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyeden]]></category>
		<category><![CDATA[yola]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367760</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okul tatilinin Ramazan Bayramı ile birleşmesiyle birlikte yola çıkacakların sayısında ciddi bir artış bekleniyor. Yaz aylarında, özellikle bayram tatili dönemlerinde trafik kazalarındaki artışa karşı sürücüleri uyaran Pirelli Türkiye, bayramda trafikte olacak araç sahiplerine tavsiyelerde bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pirelli-turkiyeden-ramazan-bayraminda-yola-cikacaklara-tavsiyeler-367760">Pirelli Türkiye&#8217;den Ramazan Bayramı&#8217;nda yola çıkacaklara tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okul tatilinin Ramazan Bayramı ile birleşmesiyle birlikte yola çıkacakların sayısında ciddi bir artış bekleniyor. Yaz aylarında, özellikle bayram tatili dönemlerinde trafik kazalarındaki artışa karşı sürücüleri uyaran Pirelli Türkiye, bayramda trafikte olacak araç sahiplerine tavsiyelerde bulunuyor.</p>
<p>Pirelli, ayrıca kış lastiklerinin yerini yaz lastikleri ve dört mevsim lastiklere bıraktığı şu günlerde, 15 Mart-30 Haziran tarihleri arasında düzenlediği kampanyası ile mevsimine uygun lastik kullanımını destekliyor. Pirelli yetkili satıcıları veya alt satış noktalarından tek seferde dört adet 18’’ jant ve üzerinde Pirelli marka otomobil, SUV (4&#215;4) yaz lastiği veya dört mevsim lastik tercih eden sürücüler, anında KDV dahil 1.200 TL indirim kazanıyor ve Yapı Kredi World’e özel 7 taksit fırsatından da yararlanabiliyorlar. Kampanya kapsamında Pirelli Tyrelife<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Lastik Garantisi ile de müşterilerine lastiklerini koruma fırsatı veriyor. Yetkili satıcılardan tek seferde 4 adet Pirelli marka 17’’ jant ve üzeri oto, SUV (4×4) veya hafif ticari (en fazla 3.500kg) araç lastiği satın alanlar, hasar gören bir lastiğini hiçbir ek ücret ödemeden 6 ay boyunca yenileyebiliyorlar.</p>
<p>Pirelli Türkiye, trafikte güvenliği sağlayacak en önemli noktalardan birinin doğru lastik kullanımı olduğuna dikkat çekerken yakıt tüketimi ve çevreye olan olumsuz etkilerini azaltmak ve güvenlik için de mevsime uygun lastik kullanılmasının altını çiziyor.  </p>
<p>Pirelli’nin lastik güvenliği konusunda çalışan mühendislerine göre bazı kontrolleri yaparak can ve mal kayıplı kazaların önüne geçmek mümkün. Bu yüzden Pirelli Türkiye uzmanları, yaz aylarında sıcaklar nedeniyle yol şartlarının diğer mevsimlere göre farklılık gösterdiğini belirtirken yola çıkmadan evvel gerekli önlemleri alarak kaza risklerinin azaltılabileceği konusunda araç sahiplerini uyarıyor.</p>
<p>Uzun yolculuklara çıkmadan önce bilmeniz ve yapmanız gerekenler:</p>
<ul>
<li>Araçlarındaki kış lastiklerini halen değiştirmemiş olan sürücülerin vakit kaybetmeden lastiklerini yaz lastikleri veya dört mevsim lastikler ile değiştirmeleri gerekiyor. Çünkü yüksek sıcaklıklarda kullanılan kış lastikleri; yaz lastikleri ve dört mevsim lastikler gibi performans vermez. Ayrıca sıcak hava, kış lastiklerinin aşınmasına ve kullanım ömrünün azalmasına sebep olur.</li>
</ul>
<p> </p>
<ul>
<li>Yaz lastikleri, artı 7 derecenin üstündeki sıcak hava koşullarında, kuru ve ıslak zeminde daha kısa fren mesafesi sağlar. Özellikle sıcak havalarda ABS ile frenlemede yaz ve kış lastikleri karşılaştırmasına göre ADAC tarafından gerçekleştirilen testlerde yaz lastikleri, kış lastiklerine göre yüzde 40&#8217;lara varan oranlarda daha kısa mesafede durur. Doğru fren mesafesi için de lastiklerin değiştirilmesi gerekmektedir. </li>
</ul>
<p> </p>
<ul>
<li>Yaz aylarında kullanılan kış lastiği, yakıt tüketimini artırır. Yaz lastiklerinin dönme direnci kış lastiklerine oranla daha düşüktür. Böylelikle yazın, yaz lastikleri daha az yakıt harcar ve daha az aşınır. </li>
</ul>
<p> </p>
<ul>
<li>Yaz lastikleri desenleri, yazın sıcak hava koşullarına göre uygun tasarlanmış desen yapısına sahiptir. Ortalama yaz sıcaklığında en iyi tutunmayı sergileyecek kauçuk bileşeni kullanılır. Yağışlı havalarda diş derinliği azalmış olan lastikler yoldaki suyu yeterince iyi tahliye edemeyecekleri için lastik performansında kayıplar meydana gelecektir. Özellikle ıslak zeminde daha güvenli sürüş için  yaz lastiklerimizin 3mm diş derinliğine geldiğinde yenilenmesini öneririz.</li>
</ul>
<p> </p>
<ul>
<li>Seyahatinizin güvenliği ve yakıt tasarrufu için yolcu sayısı ve yük durumuna göre lastik basıncını güncellemek verimliliği ve performansı yükseltir. Bu yüzden lastiklerin otomobil üreticilerinin tavsiye ettiği basınçlara göre ayarlanmaları gerekmektedir ( aracınızın depo kapağında veya kapı eşiklerinde bu bilgileri bulabilirsiniz)  Ayrıca ideal basınç değerinden farklı seviyelere sahip lastikler kullanım ömrünü de kısaltır.</li>
</ul>
<p> </p>
<ul>
<li>Lastiklerin genel durumunu kontrol etmek de trafikte can güvenliği açısından hayati önemdedir. Kaldırım, kasis ve diğer engellere çarpmalar veya sürtünmeler sonucunda lastiklerin iç taraflarında gözle görülmeyen hasarlar oluşabilir. Bu gibi durumlarda lastik bir uzmana mutlaka kontrol ettirilmelidir. Lastik yapısında, lastiğin yanağında belirgin bir çıkıntı, yükseklik ya da balon gibi oluşan hasarlar sürüş güvenliği açısından uygun değildir ve lastiğin değişmesini gerektirir.</li>
</ul>
<p> </p>
<ul>
<li>Yakıt ekonomisinin yanı sıra ani hızlanma ve frenlemelerden kaçınmak da sürüş güvenliği ve lastiğin daha uzun süre kullanımı açısından önemlidir.  Bu sebeple güvenli sürüş için hem araç bakımlarını düzenli olarak yaptırmamız hem de mevsimine uygun lastiklerimizi, doğru hava basınçlarıyla kullanmamız gerekmektedir </li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pirelli-turkiyeden-ramazan-bayraminda-yola-cikacaklara-tavsiyeler-367760">Pirelli Türkiye&#8217;den Ramazan Bayramı&#8217;nda yola çıkacaklara tavsiyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
