<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tasavvuf | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tasavvuf/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tasavvuf</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 22 May 2026 14:12:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>tasavvuf | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tasavvuf</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şathat Dili&#8221; Programında Mayıs Ayı Semineri Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-sathat-dili-programinda-mayis-ayi-semineri-gerceklesti-637524</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 14:12:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[Hallac-I Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[hallac-ı]]></category>
		<category><![CDATA[mansur]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[programında]]></category>
		<category><![CDATA[şathat]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Terbiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinde sezonun son programı 20 Mayıs Çarşamba akşamı gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-sathat-dili-programinda-mayis-ayi-semineri-gerceklesti-637524">&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şathat Dili&#8221; Programında Mayıs Ayı Semineri Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinde sezonun son programı 20 Mayıs Çarşamba akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’un kimliği, şiiri ve toplumdaki algısı üzerine konuştu. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Ekrem Demirli, bu sezon Zeytinburnu Kültür Sanat’taki konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden birisi olarak ele aldı. Tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” dili, kendi anlam dünyası içinde değerlendirildi. Sezonun son programı 20 Mayıs</span></span></span><span><span><span> Çarşamba akşamı saat 19.30’da gerçekleşti. Son programda Demirli, seminer dizisini özetleyici ve toparlayıcı bir konuşma yaptı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Hallac-ı Mansur, daha çok popüler atıflar üzerinden tanınıyor.”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Ekrem Demirli, seminer dizisinin amacı hakkında konuşurken Hallac-ı Mansur’un toplumdaki algısı üzerinde durdu:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Hallac-ı Mansur şiirlerde, şarkılarda çokça atıf yapılan bir isim. Türkiye’de çok konuşuluyor. Popüler kültürde bir yeri var. Ama aynı zamanda tasavvuf düşüncesinde de önemli. Türkiye’de tanınması tasavvuf düşüncesinden daha çok popüler atıflar üzerinden oluyor. Bir bakıma Hallac, tasavvufta ilahi aşkın ve bu aşk için çekilen sıkıntının, meşakkatin temsilcisi olarak düşünülmüş. Biz de madem bu kadar atıf yapıyoruz, ismini konuşuyoruz; bari gerçek düşüncelerini ortaya çıkaralım dedik.”            </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Nefs terbiyesi, çocuksuluğun terbiye edilmesidir.”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Ekrem Demirli, nefs terbiyesi ve çocuksuluk kavramları hakkında konuştu:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Nefs denilen, terbiye edilmesi gereken şey aslında çocuksuluğumuzdur. Bu çocuksuluğun terbiye edilmesi gerekir. Nefs terbiyesinin temel meselesi bu. Hayatın birçok alanında ortaya çıkan çocuksuluğumuzun terbiye edilmesi. Kırılganlık, alınganlık, gücenme&#8230; Bütün bu ahvali ortaya çıkaran şey çocuksuluktur ve bunların hepsi suçtur. Dünyayı olduğu hal üzere öğrenmemizi, idrak etmemizi engelleyen durumlardır.” </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-sathat-dili-programinda-mayis-ayi-semineri-gerceklesti-637524">&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şathat Dili&#8221; Programında Mayıs Ayı Semineri Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konya Büyükşehir Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu Cezayir&#8217;de Gönüllere Dokundu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-tasavvuf-musikisi-ve-sema-toplulugu-cezayirde-gonullere-dokundu-636551</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2026 16:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[cezayir]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[musikisi]]></category>
		<category><![CDATA[sema]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[topluluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636551</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu, Cezayir’in Laghouat şehrinde düzenlenen 12. Uluslararası Tasavvuf Musikisi Festivali’nde sema mukabelesi ve tasavvuf musiki dinletisi gerçekleştirdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-tasavvuf-musikisi-ve-sema-toplulugu-cezayirde-gonullere-dokundu-636551">Konya Büyükşehir Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu Cezayir&#8217;de Gönüllere Dokundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu, Cezayir’in Laghouat şehrinde düzenlenen 12. Uluslararası Tasavvuf Musikisi Festivali’nde sema mukabelesi ve tasavvuf musiki dinletisi gerçekleştirdi. </strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu, Cezayir’de düzenlenen 12. Uluslararası Tasavvuf Musikisi (Sema) Festivali’nde sema mukabelesi ve tasavvuf musiki dinletisi icra etti.</p>
<p>Cezayir Kültür ve Sanat Bakanı Prof. Dr. Malika Bendouda&#8217;nın himayelerinde ve Laghouat Valisi Prof. Dr. Mohamed Benmalek&#8217;in gözetiminde, Laghouat şehrinde dört kıtadan çok sayıda ülkeden seçkin akademisyenler, değerli sanatçılar ve ünlü topluluklarla birlikte festivale davet edilen Konya Büyükşehir Belediyesi Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu, izleyicilerden tam not aldı.</p>
<p>Bu yıl, “Şeyh Sidi Musa Bin Hasan el-Dimyati el-Derkaavi eş-Şazili” anısına düzenlenen festival, “Tasavvuf Musikisi (Sema): Hafızanın Melodisi ve Ruhun Ebedi Hasbihali” temasıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Festival boyunca gerçekleştirilen etkinliklerde tasavvuf musikisinin manevi derinliği, kültürlerarası birlikteliğe katkı sunan yönüyle ele alındı.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi, kadim şehir Konya’nın asırlardır yaşattığı tasavvuf ve sema geleneğini uluslararası organizasyonlarda tanıtmaya, gönüllere dokunmaya ve kültürel diplomasi faaliyetlerine katkı sunmaya devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-tasavvuf-musikisi-ve-sema-toplulugu-cezayirde-gonullere-dokundu-636551">Konya Büyükşehir Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu Cezayir&#8217;de Gönüllere Dokundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Ahmet Özhan Konseri ve Söyleşi Programı&#8221; Yoğun Katılımla Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ahmet-ozhan-konseri-ve-soylesi-programi-yogun-katilimla-gerceklesti-636082</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 08:38:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Özhan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[katılımla]]></category>
		<category><![CDATA[Keçiören Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[konseri]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[manevi]]></category>
		<category><![CDATA[özhan]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636082</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından düzenlenen “Ahmet Özhan Konseri ve Söyleşi Programı” Keçiörenlilerin yoğun katılımıyla Neşet Ertaş Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ahmet-ozhan-konseri-ve-soylesi-programi-yogun-katilimla-gerceklesti-636082">&#8220;Ahmet Özhan Konseri ve Söyleşi Programı&#8221; Yoğun Katılımla Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından düzenlenen <b>“Ahmet Özhan Konseri ve Söyleşi Programı”</b> Keçiörenlilerin yoğun katılımıyla Neşet Ertaş Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Aygün ve Dr. Atila Zorlu ile Keçiören Belediye Başkan Başdanışmanı Ayşe Sucu da katılarak vatandaşları yalnız bırakmadı. Türk Tasavvuf Musikisinin usta ismi Ahmet Özhan, gerçekleştirdiği söyleşide dinleyicileri manevi ve kültürel bir yolculuğa çıkarırken; programa Yazar Gökhan Özcan da değerlendirmeleri ve sohbetiyle eşlik etti. Tasavvuf musikisinin derinliği, ilahilerin taşıdığı anlam ve Türk müziğinin kültürel mirası üzerine yapılan sohbetler vatandaşlardan büyük ilgi gördü.</p>
<p><b>“Keçiören’de; kültüre, sanata ve manevi değerlere sahip çıkıyoruz”</b></p>
<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda davetlilere hitap eden <b>Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Aygün</b>, kültür sanat ve manevi değerlere sahip çıkmaya devam edeceklerini belirterek şunları söyledi: “Bugün burada sadece bir konser dinlemeye değil; gönüllerimizi aynı sofrada buluşturmaya, manevi iklimimizi güçlendirmeye ve kadim medeniyetimizin irfan mirasını yeniden hissetmeye geldik. Çünkü tasavvuf; sevginin, kardeşliğin, edebin ve ahlakın adıdır. Tasavvuf, insanı incelten, kalbi güzelleştiren ve toplumu bir arada tutan güçlü bir gönül terbiyesidir. Bu güzel geceye sesiyle, gönlüyle ve yıllardır milletimizin manevi dünyasına kattığı eşsiz değerlerle anlam katan kıymetli sanatçımız Ahmet Özhan Hocamıza özellikle teşekkür ediyorum. Kendileri sadece bir sanatçı değil; kültürümüzün, musikimizin ve irfan geleneğimizin çok kıymetli temsilcilerinden biridir. Bugün insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu şey güzel ahlaktır, merhamettir ve birbirini anlayabilmektir. İşte tasavvufun özü de tam olarak budur. Yunus Emre’nin diliyle; ‘Yaratılanı severiz, Yaratan’dan ötürü!’ anlayışıdır. Bizler bu medeniyetin evlatları olarak birlikten, kardeşlikten ve gönül kazanmanın değerlerinden asla vazgeçmeyeceğiz. <b>Keçiören Belediye Başkanımız Sayın Dr. Mesut Özarslan</b>, yoğun programları nedeniyle bugün aramızda bulunamasalar da siz kıymetli hemşehrilerimize en kalbi selamlarını, sevgilerini ve muhabbetlerini göndermişlerdir. Sayın Başkanımız, Keçiören’de kültüre, sanata ve manevi değerlere sahip çıkan her çalışmanın yanında olmaya devam etmektedir. İnanıyorum ki bu güzel program gönüllerimize huzur, şehrimize bereket, birlik ve beraberliğimize güç katacaktır. Bu anlamlı geceyi hazırlayan herkese teşekkür ediyor, siz değerli misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim muhabbetimizi daim, birlik ve beraberliğimizi güçlü eylesin.”</p>
<p><b>İlahiler ve tasavvuf musikisinin seçkin eserleri icra edildi</b></p>
<p>Protokol konuşmalarının ardından İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu Korosu ve saz ekibi sahne aldı. Ardından moderatör eşliğinde Ahmet Özhan ve Gökhan Özcan sahneye davet edildi. Gecede seslendirilen ilahiler ve tasavvuf musikisinin seçkin eserleri salonda manevi bir atmosfer oluştururken, Ahmet Özhan’ın Türk musikisinin geçmişten günümüze taşıdığı anlamı anlatan sohbeti dinleyiciler tarafından beğeniyle takip edildi. Geleneksel ve kültürel değerler üzerine yapılan anlatımlar vatandaşlardan büyük alkış aldı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ahmet-ozhan-konseri-ve-soylesi-programi-yogun-katilimla-gerceklesti-636082">&#8220;Ahmet Özhan Konseri ve Söyleşi Programı&#8221; Yoğun Katılımla Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Görmeyen gözlerle değil, vazgeçmeyen bir iradeyle yazılan başarı hikayesi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gormeyen-gozlerle-degil-vazgecmeyen-bir-iradeyle-yazilan-basari-hikayesi-632006</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:36:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[banu]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[doktora]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[görmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[gözlerle]]></category>
		<category><![CDATA[iradeyle]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tez]]></category>
		<category><![CDATA[vazgeçmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yazılan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632006</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngilizce Öğretmenliği bölümünden mezun olduktan sonra KPSS ile atanan ve öğretmenlik mesleğine adım atan Banu Büyükcıngıl’ın hayatı, 2016 yılında Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü ile kesiştiğinde yeni bir boyut kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gormeyen-gozlerle-degil-vazgecmeyen-bir-iradeyle-yazilan-basari-hikayesi-632006">Görmeyen gözlerle değil, vazgeçmeyen bir iradeyle yazılan başarı hikayesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngilizce Öğretmenliği bölümünden mezun olduktan sonra KPSS ile atanan ve öğretmenlik mesleğine adım atan Banu Büyükcıngıl’ın hayatı, 2016 yılında Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü ile kesiştiğinde yeni bir boyut kazandı.</p>
<p>Görme engeli nedeniyle birçoklarının &#8220;zor&#8221; dediği Osmanlı Türkçesini öğrenip, sonra da Arapça ve Farsça gibi dillerde uzmanlaşan Büyükcıngıl, Şubat 2026’da tamamladığı doktora teziyle akademik camiada büyük takdir topladı.</p>
<p><strong>“Hocam harfleri avcuma çizerek zihnimde canlandırmamı sağladı”</strong></p>
<p>Banu Büyükcıngıl, kendi hikâyesini anlatırken zorlukların nasıl kapı açtığını şu sözlerle ifade ediyor:</p>
<p>&#8220;Doğuştan gelen genetik bir hastalık sebebiyle çok küçük yaşımdan itibaren görme problemi yaşadım. Bu süreçte gören öğrencilerle birlikte eğitim aldım. Lise çağlarında görme yetimi büyük oranda kaybettim. O yıllarda genellikle kitapları ve ders notlarını ses kaydı yaparak ve dinleyerek ders çalışıyordum. İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümü mezunuyum. Mezun olduktan sonra bir süre öğretmen olup olmama konusunda kararsız kaldım. Fakat, sonra KPSS sınavına hazırlandım ve iyi bir puanla atandım. Mesleğimin ilk yıllarında oldukça zorlandım. İngilizce öğretmenliğine devam ederken, 2016 yılında Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü’nde Tasavvuf Kültürü ve Edebiyatı programında yüksek lisansa başladım. İlk dönem Osmanlı Türkçesi dersi vardı. Bu dersi alıp almama konusunda tereddütlerim bulunuyordu. Bazı üniversitelerde görme engelliler bu dersten muaf tutulabiliyor. Ancak dersin öğretim üyesi Prof. Dr. Emine Yeniterzi hocam derse katılmamı ve dinlememi tavsiye etti. Bir süre sonra hocamın gayretleri ve teşviki sayesinde dersi daha rahat takip etmeye başladım. Hocam harfleri elime çizerek zihnimde canlandırmamı sağladı.”</p>
<p><strong>Arapça ve Farsça dersleri nasıl başladı?</strong></p>
<p>Osmanlı Türkçesi dersinde edinmiş olduğu tecrübe sonucunda bir sonraki dönem Arapça dersi aldığını da anlatan Banu Büyükcıngıl, “Çevrimiçi özel dersler alarak Arapçamı geliştirdim. 2018 yılında Dr. Öğr. Üyesi Cangüzel Güner Zülfikar Hocam, Enstitüde Uluslararası Yoğunlaştırılmış Tasavvuf Araştırmaları Yaz Okulu Programı düzenleneceğini ve programda Farsça metin incelemesi yapılacağını belirterek beni Farsça öğrenmeye teşvik etti. Programın başlamasına altı ay vardı. Bunun üzerine İranlı Narges Ahmedî’den çevrimiçi Farsça dersleri almaya başladım” dedi.</p>
<p>Banu Büyükcıngıl’ın Yüksek Lisans Tez Danışmanlığını yürütmüş olan <strong>Prof. Dr. Emine Yeniterzi</strong> tecrübesini şöyle aktarıyor<strong>: </strong></p>
<p>“Banu, 2016 yılında Osmanlı Türkçesi dersimde öğrencim oldu. Osmanlı Türkçesi, bilindiği üzere 1928 harf inkılabından önce kullandığımız Arap harfleri ile yazılmaktadır. İlk defa böyle bir öğrenciyle ders yapacaktım. Bu yüzden Banu için de benim için de başlangıçta tedirginliğimiz vardı. Banu, bilgisayarında Arap harflerinin isimlerini seslendiren bir programdan faydalandı. Normalde Osmanlı Türkçesinde harfler bitiştirilerek yazılır, böylece daha kolay okunur. Latin harfleri gibi tek tek yazılarak okunması gayet zordur. Sevgili Banu, bu güçlüğü rahatlıkla aştı. Harfleri hızla zihninde birleştirerek kelimeleri oluşturmaya başladı. Gören iki gözü yoktu ama büyük bir azmi, hızlı bir kavrayışı, güçlü bir idraki vardı. Yer yer bu alfabenin zihninde şekillenmesi için avcuna harfleri parmaklarımla yazdım. Diğer öğrenciler PDF metinleri okurken Banu’nun okuması gereken metinleri Word’de yazmam yeterli oluyordu.</p>
<p>Neticede Banu, diğer öğrencilerle aynı zamanda Osmanlı Türkçesini okumayı ve yazmayı öğrendi. Daha sonra Arapça ve Farsça öğrenmeye başladı. Yüksek lisans tezini kendisi gibi beden gözü kapalı ama gönül gözü açık sûfî bir şair olan Osman Kemâlî’nin şiirleri üzerinde hazırladı. Doktora tezini de 11. yüzyıl sûfî müellifi Abdullah-ı Ensârî’nin daha önce yayımlanmamış Farsça bir eseri üzerinde yaptı. Hem eserin dilimize çevirisini hem de Ensârî’nin üzerinde çalışılmamış önemli bir eserini literatüre kazandırdı. Banu’nun yılmak bilmeyen azmi, derin kavrayışı ve disiplinli çalışmaları ile ortaya koyduğu bu başarılar herkese örnek olacak türdendir.”</p>
<p><strong>Yüksek Lisanstan Doktoraya uzanan başarı</strong></p>
<p>Büyükcıngıl’ın akademik yolculuğundaki en önemli duraklardan biri, 2018 yılının Kasım ayında gerçekleşti. Prof. Dr. Emine Yeniterzi danışmanlığında hazırladığı &#8220;Osman Kemâlî’nin Şiirlerinde Basîret Anlayışı&#8221; başlıklı teziyle yüksek lisansını başarıyla tamamlayan Büyükcıngıl, ardından 2019 yılında Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü’nde &#8220;İslâm Medeniyeti, Düşüncesi, Tarihi ve Edebiyatı&#8221; doktora programına kabul edildi.</p>
<p><strong>Teknolojinin yetmediği yerde &#8220;diz dize&#8221; eğitim</strong></p>
<p>Arapça ve Farsça eserlerin dijitalleştirilmesinde (OCR) yaşanan teknik yetersizlikler, Büyükcıngıl’ı yolundan döndürmedi. Akademik çalışmalarında ses kaydı yöntemini en güvenilir araç olarak belirleyen Büyükcıngıl, çalışma metodunu şu sözlerle özetliyor:</p>
<p>&#8220;Arapça ve Farsça eserler genellikle resim şeklinde PDF veya matbu olduğu için görme engelliler açısından işlevsel olmuyor. Bu sebeple Farsça metinleri, hocamın cümle cümle okuması ve benim eş zamanlı olarak Türkçesinin yazılması şeklinde bir yöntem geliştirdik. Ders sonrası aldığım ses kayıtlarını dinleyerek düzeltmeler yapıyorum. Bu dillerde hâlâ ses kaydı en güvenilir yöntem.&#8221;</p>
<p>Bu titiz çalışma süreciyle Azîz Nesefî’nin<em> Keşfü’l-ḥaḳāyıḳ</em> adlı eserini Türkçeye kazandırmak için yoğun bir mesai harcayan Büyükcıngıl, akademik üretkenliğini her geçen gün artırıyor.</p>
<p>Tasavvufun sadece bir bilgi yığını değil, bir yaşam pratiği olduğunu vurgulayan Büyükcıngıl, eğitim sürecinin ruh dünyasındaki yansımasına dikkat çekiyor. Okuduklarını hayatına tatbik ettikçe daha mutlu ve huzurlu bir insan olduğunu ifade eden Büyükcıngıl, Enstitüdeki eğitimin kendisine sistematik bir düşünce yapısı ve mukavemet kazandırdığını belirtiyor.</p>
<p>Banu Büyükcıngıl, başarısının ardındaki kurumsal desteğe ve hoca-talebe ilişkisinin önemine vurgu yaparak, &#8220;Tasavvuf bilgisini sistematik bir şekilde öğrenmemi sağlayan ve hayata bakışımı değiştiren bu Enstitünün kurulmasına öncülük eden Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a, derslerini takip ettiğim Rektör Danışmanı Cemalnur Sargut hocamıza, başta yüksek lisans ve doktora tez danışmanlarım olmak üzere Enstitüdeki tüm hocalarıma müteşekkirim.&#8221; dedi.</p>
<p>Büyükcıngıl’ın Enstitüde Doktora Tez Danışmanı Prof. Dr. Reşat Öngören’in değerlendirmeleriyse şöyle:<strong> </strong>“Banu Büyükçıngıl’ın Doktora konusu olan temel eser tasavvuf alanında yazılmış Farsça bir eserdir. Banu tezi bitirmeden önce eseri Türkçeye çevirerek yayımlamış (<em>Kırk İki Fasılda Erdemler ve Civanmertler</em>, Büyüyenay Yayınları, İstanbul 2025) böylece Fars diline vukufunu ortaya koymuştur. Öğrenci lisans ve yüksek lisansını Enstitümüzde yaptığından tasavvufi kaynaklara vukufiyeti yüksektir. Tasavvufun klasik döneminde (Hicrî III-VI. yüzyıllar) Horasanlı sufi Hace Abdullah Ensarî Herevî (ö. 481/1089) tarafından kaleme alınan bu eser ilk defa Banu’nun çalışmasıyla Doktora seviyesinde değerlendirilerek ilim dünyasının dikkatine sunulmuştur. Dört yüz sayfayı aşkın bir hacme sahip olan bu çalışmada özellikle “tasavvuf eğitiminin” her aşamasında bütün yönleriyle Hz. Peygamber’e aşk ve muhabbetle bağlanmanın vazgeçilmezliği ilmek ilmek işlenmiştir.”</p>
<p>Prof. Dr. Reşat Öngören’in danışmanlığında Şubat 2026’da tamamlanan bu çalışma Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, Prof. Dr. Emine Yeniterzi, Prof. Dr. Necdet Tosun ve Prof. Dr. Ali Öztürk’ten oluşan jüri tarafından oy birliğiyle başarılı bulunmuştur. Bu çalışma aynı zamanda Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsünde devam etmekte olan ellinin üzerinde Doktora çalışmasından tamamlanmış onuncu tez olma özelliği taşımaktadır.</p>
<p><strong>Akademik dünyada bir rol model</strong></p>
<p>Büyükcıngıl’ın başarısı sadece kişisel bir zafer değil, aynı zamanda bilim dünyası için de taze bir nefes oldu. Enstitüde aldığı dersler ve katıldığı programlarla akademik yolculuğunda kendisine rehber olup, gelişimini takip eden Enstitüdeki Hocaları, onun çalışma disiplini ve karakterini şu sözlerle anlatıyor:</p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi H. Dilek Güldütuna: </strong>“Eğitim hayatımız boyunca, sürekli şahsi problemlerini gündeme getiren, mazeretlerin arkasına saklanan ve ilim tahsilini bu mazeretlerle yavaşlatan &#8220;problemli&#8221; profillerle temas etmek, şevkimizi kırıcı olabiliyor. Bu tür sorunlu ve yorucu öğrencilerin tam zıt kutbunda Banu Büyükcıngıl gibi öğrencilere rast gelmek insana yeniden ümit, güven ve geleceğe dair taze enerji yüklüyor. Sahip olduğu özel durumu yani âmâ oluşunu hiçbir zaman bir mazerete ya da imtiyaz arayışına dönüştürmedi. Fiziksel sınırlarını, ilim tahsilinin önüne geçirmek bir yana; hızını yavaşlatmasına bile müsaade etmedi.”</p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Cangüzel Güner Zülfikar: </strong>“Banu’nun gayretine, azim ve sebatına Sufi Texts in English dersimde bizzat şahit oldum. Bütün öğrencilerin çabası ve çalışkanlığı dikkat çekiciydi. Ancak Banu, herkesten daha başarılı ödevleri ve sunumlarıyla sınıf birincisi olmuştu. Kafa gözü gören öğrenciler sunum yaparken hata yapmak korkusuyla mutlaka hazırladıkları slaytları okuma temayülünde olduklarından, sunumları yavaş akar ve maalesef çoğunlukla sıkıcıdır. Banu çalışır, hazırlığını tamamlar, hiçbir kaygı ve korkuya kapılmadan sunumlarını yapardı. Onu dinlemek, zihin haritasındaki berraklığa tanık olmak hem bir zevkti hem de ümit vericiydi. 38 senelik meslek hayatımda hiç onun gibi çalışkan, dürüst, gayretli, azimli, sebatkâr bir öğrencim olmadı. Banu Büyükçıngıl aslında bir güzel ahlâk ve rol modelidir. Zariftir, naziktir, neşelidir, eğlenceli, akademik ve bilimsel araştırmalarında çok ciddiyetle konuların üstüne eğilir. </p>
<p>Onun yaptığı ve yapacağı bütün çalışmaların nice verimli başarılara dönüşeceğine inanarak kendisine ailesiyle sağlık, huzur ve mutluluklar dilerim.”</p>
<p><strong>Eğitimde “insan odaklı” ve “engelleri kaldıran” Üniversite</strong></p>
<p>Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Elif Erhan, Üsküdar Üniversitesinin eğitimde “insanı merkeze alan” yaklaşımının bir slogan olmayıp fiilen yaşandığını böylece bu özel durumların üzerine cesaretle gidebildiklerini ifade etti. Prof. Dr. Erhan, “Görülüyor ki öğrencinin kendisi disiplinli ve çalışkansa iyi bir eğitim kurumu o kişinin önüne çıkabilecek tüm engelleri kaldırabiliyor. Üniversitemizde, eğitim süreçlerinin her basamağında ve akademik etkinliklerde teknik konularda kişiye özel destek sağlanıyor. Yeter ki öğrenci talep etsin ve bilinçli olsun. Gerçek bir “engelsiz üniversite”. Banu’nun başarı hikayesi Üsküdar Üniversitesinin “insan odaklı”lığının dikkat çekici ve aydınlatıcı bir örneğidir. Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü programlarının öğretim üyesi niteliği ve bilimsel kalitesinin yansıra ‘program içerikleri’ hakkında da aslında çok şey söylemektedir. Kişinin kendisini içinde bulduğu, yaşam bağlarını kuvvetlendiren, Dünyayı anlamlandırma ve hayatta mutlu olma sanatını elde etmede tasavvuf düşüncesi ve tasavvufi metinlerin etkisi de dikkat çekicidir.  Zaten öğretmenlik mesleğinden gelen Banu Büyükcıngıl bundan sonraki çalışmalarında akademik düzeyde dersler ve araştırmalarıyla Üniversitemizdeki çalışmalarını sürdürerek örnek olmaya devam edecektir.” Şeklinde ifade etti. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gormeyen-gozlerle-degil-vazgecmeyen-bir-iradeyle-yazilan-basari-hikayesi-632006">Görmeyen gözlerle değil, vazgeçmeyen bir iradeyle yazılan başarı hikayesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili&#8221; Programında Nisan Ayı Semineri Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-nisan-ayi-semineri-gerceklesti-628039</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 15:38:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[hallac-ı]]></category>
		<category><![CDATA[kanaat]]></category>
		<category><![CDATA[mansur]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[programında]]></category>
		<category><![CDATA[şatahat]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628039</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinin nisan ayı programı 15 Nisan Çarşamba akşamı gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-nisan-ayi-semineri-gerceklesti-628039">&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili&#8221; Programında Nisan Ayı Semineri Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinin nisan ayı programı 15 Nisan Çarşamba akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’un şiirlerinden hareketle onu açıklayabilecek bazı kavramların izini sürdü. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Ekrem Demirli, bu sezon Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden birisi olarak ele alıyor. Tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” dili, kendi anlam dünyası içinde değerlendiriliyor. 15 Nisan</span></span></span><span><span><span> Çarşamba akşamı saat 19.30’da başlayan programda Demirli, Hallac-ı Mansur’un şiirini kuran düşünce evrenine dair konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Hâlden hâle giren akla kalp denir.”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Ekrem Demirli, akıl ve kalp kavramları hakkında şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Herkes karşısında taze bir göz, taze bir kulak görmek ister. Ezberle bana bakılmasını istemem. Dünya da istemez, siz de istemezsiniz. Burada artık akıl değişmeye başlıyor. Stabil, statik olmaktan çıkıyor. Hâlden hâle girmeye başlıyor. Her şeye yeniden bakıyor ve buna kalp deniyor. Kalp, hâlden hâle giren aklımız. Birinci aklımız halden hale giren dünyayı tek hale sokmaya çalışan aklımızdı. Bu lazımdı ama yetersiz kaldı.”           </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“İnsan, kendine düşen nasip bakımından kanaat edebilir.”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Ekrem Demirli, kanaat kavramının üzerinde durdu: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Kanaati Bayezid-i Bestami açıklarken şöyle der: İnsan kendine düşen nasip bakımından kanaat edebilir. Allah hakkında bildiklerimiz bakımından kanaat edilmez. Çünkü Allah sonsuz şeyler verebilir bize. Bize düşen, bizim nasibimiz bize yetebilir. Şükür ve hamdde iki gözümüz vardır. Bir tarafımızla kendimize, bir tarafımızla Allah’ın verebileceklerine bakarız.” </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-nisan-ayi-semineri-gerceklesti-628039">&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili&#8221; Programında Nisan Ayı Semineri Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye- Endonezya arasında bilim ve irfan köprüsü!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-endonezya-arasinda-bilim-ve-irfan-koprusu-626882</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 10:08:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[endonezya]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[irfan]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626882</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve beraberindeki heyet, Endonezya’da 4 gün süren bir dizi stratejik temas ve bilimsel buluşma gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-endonezya-arasinda-bilim-ve-irfan-koprusu-626882">Türkiye- Endonezya arasında bilim ve irfan köprüsü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve beraberindeki heyet, Endonezya’da 4 gün süren bir dizi stratejik temas ve bilimsel buluşma gerçekleştirdi.</p>
<p>Paramadina Üniversitesi ile imzalanan iş birliği protokolü ve Cakarta’da açılan resmi temsilcilikle Türkiye-Endonezya arasındaki eğitim diplomasisi yeni bir boyut kazanırken, Prof. Dr. Tarhan’ın &#8220;Mesnevi Terapi&#8221; ve &#8220;Modern İnsanın Anlam Arayışı&#8221; üzerine verdiği konferanslar Endonezyalılar tarafından ilgiyle takip edildi.</p>
<p><strong>“Mevlâna bugün yaşasaydı yapay zekâyı kullanırdı”</strong></p>
<p>Ziyaretin ilk durağı olan Paramadina Üniversitesi’ndeki &#8220;Mesnevi Terapi&#8221; panelinde konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Batı dünyasının son yıllarda keşfettiği Pozitif Psikoloji disiplininin aslında 700 yıl önce Mevlâna tarafından sistemleştirildiğini ifade etti. Prof. Dr. Tarhan, şu çarpıcı tespitte bulundu:</p>
<p>&#8220;Mevlâna bugün yaşasaydı yapay zekâyı ve sosyal medyayı kullanırdı. Ancak viral olmaktan çok derinliği, alkıştan çok anlam arayışını tercih ederdi. Allah ile &#8216;online&#8217; olmayı sağlardı. Mevlâna’yı bilim dünyasına sunmazsak bu bir vebal olur. O, narratif terapi ve bibliyoterapi yöntemlerini asırlar önce hikâyelerle kullanmıştı; bugün Harvard ve Yale’de okutulan Pozitif Psikoloji, aslında Mevlâna’nın metodolojisidir.&#8221;</p>
<p><strong>Yapay zekâ ve &#8220;akıllı tasarım&#8221; analizi</strong></p>
<p>Teknolojinin ulaştığı son noktayı &#8220;Tevhid&#8221; inancı ve matematiksel modellerle açıklayan Prof. Dr. Tarhan, yapay zekânın ilahi bir tasarımın delili olduğunu söyledi ve “Matematik ve mantık bilgisayarları; matematik ve felsefe ise yapay zekâyı doğurdu. &#8216;Fuzzy Logic&#8217; (Bulanık Mantık) ve 2024 Nobel Fizik Ödülü alan çalışmalar, kâinatın tesadüfi olmadığını kanıtlıyor. Yapay zekâ, Kur’an-ı Kerim’de belirtilen &#8216;Levh-i Mahfuz&#8217; (evrensel veri tabanı) kavramına bilimsel bir delil teşkil ediyor. Bu, &#8216;Akıllı Tasarım&#8217;ın ve Süper-determinizmin matematiksel ispatıdır.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Modern insan kanser hücresi gibi tüketiyor</strong></p>
<p>Endonezya gezisi kapsamında İstiklal Kültür Merkezi ve Yunus Emre Enstitüsü’ndeki konuşmalarında modern insanın &#8220;hazcılık&#8221; (hedonizm) ve &#8220;narsisizm&#8221; kıskacında olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, narsisizmi biyolojik bir felaketle kıyasladı ve &#8220;Narsisizm, vücuttaki en özgür ama en tehlikeli hücre olan kanser hücresine benzer. Kanser hücresi sınır tanımaz, yanındakini yutarak büyür ama sonunda hem bünyeyi hem kendini öldürür. Modern insan, &#8216;Kaliforniya Sendromu&#8217; ile birlikte sadece tüketmeye ve haz almaya odaklı bir hayata hapsedildi. Bu durum, bireyi kalabalıklar içinde derin bir yalnızlığa sürüklüyor.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Pozitif Psikolojinin Referansı Mevlâna…  </strong></p>
<p>Batı dünyasının son yıllarda &#8220;Mutluluk bilimi&#8221; olarak sunduğu Pozitif Psikoloji’nin aslında Mevlâna’nın metodolojisi olduğunu belirten Tarhan, PERMA modelini tasavvufi kavramlarla açıkladı.</p>
<p>Pozitif Psikolojinin en son teorisi olan Seligman’ın PERMA Modeli’nde bulunan 5 maddenin tasavvufta bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, bu maddeleri şöyle açıkladı:</p>
<p>“P harfi (positive emotion), E harfi (engagement), R harfi (relationships), M harfi (meaning) ve A harfi (accomplishment). Birinci madde; kişinin hayatında ilk başta pozitif algıyla hareket etmesi. Bu nedir? Tasavvufta insanlar aksini görmedikçe her insan dost olabilir diyor. Bu felsefenin aynısını alıp, pozitif psikolojide işlemişler. İkincisi kişinin mutlu olacağı işe angaje olması yani küçük şeylerden mutlu olma hali. Şükür kelimesinin karşılığı. Küçük şeylere şükredebilmek. Üçüncü madde ilişki kurmak, sosyal bağları güçlü tutmak, bu da tasavvuftaki dost insan kavramına karşılık geliyor. Tasavvufun özü sana yardım edecek dost mu arıyorsun, o çok az ama yardım edilecek dost arıyorsan o kadara çok var ki. İyilik yapmayı yöntem haline getirmek irfan öğretisinin felsefesi. Dördüncüsü anlamlılık, Her işe anlam kat. Tasavvuf kültürünün bir öğretisi de yaptığınız her işin anlamı var tebessüm etmek bile sadaka kabul ediliyor. Tebessümün bile sadaka kabul edildiği kültürü şu anda bilimsel olarak tanımlayabiliyoruz. Beşinci model ise başarının tadını almak. Küçük başarılardan haz almayı başarabilmek. Batı felsefesinin hep dafa fazla olmalı felsefesi burada sorgulanıyor. Perma’da bir madde eksik, gerçek mutluluk sadece bu dünyadaki mutlulukla mümkün olmaz ki, bu sadece bu dünyadaki mutluluğu hedefleyen bir felsefe.”</p>
<p><strong>Sufi meditasyonu beyni nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi’nin nörobilim alanındaki çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Tarhan, maneviyatın biyolojik karşılığını şu sözlerle anlattı:</p>
<p>&#8220;Yaptığımız MR görüntüleme çalışmalarıyla &#8216;Sufi Meditasyonu&#8217;nun beynin duygu regülasyon merkezi olan anterior singulat korteksi canlandırdığını bilimsel olarak kanıtladık. Allah’a inanmak ve O’nunla bütünleşme hissi, beyinde mutluluk hormonları olan dopamin, serotonin ve oksitosin salgılatıyor. Bu, depresyona karşı en güçlü koruyucu kalkandır.&#8221;</p>
<p><strong>Sadaka ekonomisi ve sosyal güven</strong></p>
<p>Batı dünyasının &#8220;Sadaka ve yardımlaşmayı maliyet artırıcı&#8221; gördüğü kapitalist dönemden &#8220;Sosyal sorumluluk&#8221; aşamasına geçtiğini söyleyen Tarhan, İslamiyet’teki zekât ve sadaka kültürünün toplumsal güveni inşa ettiğini vurguladı. Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Güvenin olduğu yerde barış, barışın olduğu yerde ise üretim ve huzur olur&#8221; diyerek, tasavvufun toplumsal refah üzerindeki etkisine dikkat çekti.</p>
<p>Katılımcılardan gelen soruları da cevaplayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tasavvuf ve psikoloji penceresinden kadın-erkek ilişkilerine ve beyin yapısındaki farklılıklara da dikkat çekici söylemlerde bulundu.</p>
<p><strong>Akademik diplomasi ve yeni temsilcilik</strong></p>
<p>Ziyaret kapsamında Üsküdar Üniversitesi ile Paramadina Üniversitesi arasında öğrenci ve akademisyen değişimini kapsayan bir MOU (İyi Niyet Protokolü) imzalandı. Ayrıca, Üsküdar Üniversitesi’nin Endonezya Temsilciliği Cakarta’da resmi olarak faaliyetlerine başladı. Temsilciliği İbrahim Albayrak temsil edecek.</p>
<p>Paramadina Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Lin Mayasari de iş birliği hakkında, &#8220;Üsküdar Üniversitesi ile bu girişim, üniversite olarak iş birliği ağlarımızı ciddi anlamda geliştirecek ve Türkiye ile aramızda ilmi bir köprü kuracaktır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Endonezya’da &#8220;Best-Seller&#8221; ilgisi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan’ın Endonezya diline (Bahasa Indonesia) çevrilen altı kitabı, bölgede büyük ilgi görerek &#8220;en çok satanlar&#8221; listelerine girdi.</p>
<p>Özellikle narsisizm, aile değerleri ve pozitif psikoloji üzerine kaleme aldığı eserler, Uzak Doğu’nun bu yoğun nüfuslu ülkesinde hem akademik çevrelerin hem de halkın yoğun ilgisini çekti.</p>
<p>Tarhan’ın kitapları, Endonezyalı okurlar için modern hayatın getirdiği ruhsal krizlere karşı &#8220;akılcı ve manevi&#8221; bir rehber niteliği taşıyor.</p>
<p><strong>Yeni Kitap Müjdesi: &#8220;İyi Düşün, İyi Hisset, İyi Ol&#8221; </strong></p>
<p>Cakarta programının sürpriz detaylarından biri de Tarhan’ın Aile Yayınları’ndan çıkan son eseri &#8220;İyi Düşün, İyi Hisset, İyi Ol&#8221; kitabının Endonezya diline çevrilmesi oldu.</p>
<p>Bilişsel davranışçı yaklaşımları hikmetli bir perspektifle sunan bu eserin de çevrilmesiyle birlikte, Tarhan’ın Endonezya dilindeki külliyatı daha da zenginleşti. Program kapsamında gerçekleştirilen her oturumun ardından düzenlenen imza törenlerinde, okurların ellerinde Tarhan’ın yeni çevrilen bu kitabıyla uzun kuyruklar oluşturması dikkat çekti.</p>
<p><strong>Okurlardan Yoğun İlgi ve Uzun İmza Sırası…</strong></p>
<p>Paramadina Üniversitesi’nden İstiklal Kültür Merkezine, Yunus Emre Enstitüsü’nden resmi temaslara kadar her durakta Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir bilim insanı olduğu kadar bir yazar olarak da yoğun sevgi seliyle karşılandı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın Endonezya programı, başkent Cakarta’daki Yunus Emre Enstitüsü’nde düzenlenen “Yunus Emre ile Günümüz Problemlerine Manevi Reçeteler” başlıklı söyleşi ile tamamlandı.</p>
<p><strong>Mevlâna’dan Yunus’a: Medeniyetin İnşacıları </strong></p>
<p>Konuşmasına Mevlâna ve Yunus Emre arasındaki manevi bağa dikkat çekerek başlayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, her iki ismin de aynı dönemde yaşadığını ve Osmanlı’nın kuruluşunun fikri temellerini attığını belirtti. Tarhan, &#8220;Mevlâna ulema arasında hizmet ederken, Yunus Emre halkın içine girerek aynı bilgeliği avama ulaştırmıştır. Osmanlı’nın 600 yıl boyunca dünyaya barış getirmesinin sırrı, bu isimlerin &#8216;İlay-i Kelimetullah&#8217; ve &#8216;İlahi Rıza&#8217; eksenli felsefesinde saklıdır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Yapay zekanın Mevlana ve Yunus cevaplarına derin analiz…</strong></p>
<p>Tarhan, Yapay Zeka’ya “Hazreti Mevlana ve Yunus bu zamanda yaşasaydı hangi metodu kullanırdı? Yunus Emre&#8217;yi bugüne getirdiğimizde bu çağda yaşasaydı nasıl bir yöntem izlerdi?” sorduğu bu sorulara cevaplarını derinlemesine analiz ederek başladı.</p>
<p>Günümüz dünyasının en büyük iki küresel düşmanının materyalizm ve ateizm olduğunu ifade eden Tarhan, bu akımların insanı &#8220;anlam kaybına&#8221; sürüklediğini söyledi. Bediüzzaman Said Nursi’nin bu konudaki tespitlerine değinen Tarhan, &#8220;İslam’ın hakikatlerini bu çağın fen ilimleriyle ispat etmek bir zorunluluktur. Bugünün Müslümanı bir elinde bilim ve teknolojiyi, diğer elinde Kur’an’ı tutarak yaşamalıdır&#8221; vurgusunu yaptı.</p>
<p><strong>Endonezya ziyareti ile gönül coğrafyaları arasında bilim ve irfan köprüsü </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın Endonezya programı, akademik diplomasiden manevi buluşmalara kadar her aşaması yoğun ilgi ve nitelikli buluşmalarla tamamlandı.</p>
<p>Modern psikiyatrinin verilerini Mevlâna ve Yunus Emre’nin öğretileriyle sentezleyen Tarhan, sadece akademik bir paylaşım yapmadı; aynı zamanda Türkiye ve Endonezya arasında kalıcı bir gönül köprüsü inşa etti.</p>
<p>Endonezyalı gençlerin ve akademik camianın yoğun ilgisiyle taçlanan bu program, &#8216;Bilim ve Bilgelik&#8217; vizyonunun küresel ölçekteki karşılığını gösteren tarihi bir ziyaret olarak kayıtlara geçti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-endonezya-arasinda-bilim-ve-irfan-koprusu-626882">Türkiye- Endonezya arasında bilim ve irfan köprüsü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;ın Maneviyatı Tasavvuf Müziğiyle Yaşandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanin-maneviyati-tasavvuf-muzigiyle-yasandi-621534</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 18:24:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[maneviyatı]]></category>
		<category><![CDATA[müziğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[yaşandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621534</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayının manevi atmosferi tasavvuf müziğinin huzur veren ezgileriyle yaşandı. Sanatçı Ömer Faruk Altunağa’nın sahne aldığı konserde her yaştan vatandaş aynı duyguda buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanin-maneviyati-tasavvuf-muzigiyle-yasandi-621534">Ramazan&#8217;ın Maneviyatı Tasavvuf Müziğiyle Yaşandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayının manevi atmosferi tasavvuf müziğinin huzur veren ezgileriyle yaşandı. Sanatçı Ömer Faruk Altunağa’nın sahne aldığı konserde her yaştan vatandaş aynı duyguda buluştu.</p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Ramazan Akşamları’ programları çerçevesinde Tasavvuf Müziği Konseri’ne ev sahipliği yaptı. Ramazan ayının manevi atmosferini vatandaşlarla birlikte yaşatmayı amaçlayan etkinlikte, tasavvuf müziğinin huzur veren ezgileri geceye damga vurdu. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, sanatçı Ömer Faruk Altunağa, seslendirdiği eserlerle dinleyicilerden beğeni topladı. Tasavvuf müziğinin seçkin örneklerinin icra edildiği konserde, Ramazan ayının huzuru ve Kadir Gecesi’nin manevi iklimi meydanın dört bir yanında hissedildi. Çocuklar ve gençlerin de ilgi gösterdiği etkinlik, farklı yaş gruplarını aynı atmosferde buluşturdu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanin-maneviyati-tasavvuf-muzigiyle-yasandi-621534">Ramazan&#8217;ın Maneviyatı Tasavvuf Müziğiyle Yaşandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir&#8217;de &#8220;Agâh&#8221; ile Tasavvuf Musiki Dinletisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-agah-ile-tasavvuf-musiki-dinletisi-620355</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:33:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dinletisi]]></category>
		<category><![CDATA[musiki]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620355</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi tarafından Ramazan Ayı’na özel düzenlenecek etkinlikler kapsamında bu akşam ki konuk tasavvuf musikisi ile Agâh olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-agah-ile-tasavvuf-musiki-dinletisi-620355">Nevşehir&#8217;de &#8220;Agâh&#8221; ile Tasavvuf Musiki Dinletisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span>Nevşehir Belediyesi tarafından Ramazan Ayı’na özel düzenlenecek etkinlikler kapsamında bu akşam ki konuk tasavvuf musikisi ile Agâh olacak. Güçlü sesi ve etkileyici yorumu ile tanınan sanatçı, seslendirdiği eserlerle dinleyicilere hem sanatsal hem de manevi yönü güçlü bir müzik ziyafeti sunacak.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Nevşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferini kültür ve sanat etkinlikleriyle zenginleştirmeye devam ediyor. Ramazan ayı boyunca şehir genelinde düzenlenen programlar Nevşehirli vatandaşlardan büyük takdir ve alkış alıyor. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Kentin sanat ve kültüre dair bütün etkinliklerinin düzenlendiği Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi’nin bugünkü konuğu, tasavvuf musikisinin seçkin isimlerinden Agâh, güçlü sesi, etkileyici yorumu ve seslendireceği eserlerle dinleyicilere hem sanatsal hem de manevi yönü güçlü bir müzik ziyafeti sunacak.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Ramazan Gecesinde Manevi İklim Atmosferi</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Nevşehirli vatandaşlarımızı Ramazan ayının ruhuna uygun olarak hazırlanan programda ilahiler ve tasavvuf eserleriyle dolu özel bir repertuvar beklerken dinleyiciler Ramazan gecesinin huzurunu ve sükûnetini tasavvuf musikisinin derin ve etkileyici ezgileri eşliğinde paylaşma fırsatı bulacak. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>AGÂH İLE TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERİ</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Tarih               : 14 Mart 2026 Cumartesi</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Saat                : 20.30</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Yer                  : Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi </span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-agah-ile-tasavvuf-musiki-dinletisi-620355">Nevşehir&#8217;de &#8220;Agâh&#8221; ile Tasavvuf Musiki Dinletisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ateş&#8217;ten &#8220;Tasavvuf Ezgileri&#8221; ile unutulmaz gece</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/atesten-tasavvuf-ezgileri-ile-unutulmaz-gece-619021</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 20:59:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[ezgileri]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<category><![CDATA[unutulmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619021</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ramazan etkinlikleri kapsamında Türk tasavvuf müziğinin usta bestekârı Amir Ateş’i konuk etti. Başiskele Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi’nde Tasavvuf Müziği Topluluğu ile birlikte sahne alan Ateş, seslendirdiği eserleriyle dinleyenlere manevi bir yolculuk sundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atesten-tasavvuf-ezgileri-ile-unutulmaz-gece-619021">Ateş&#8217;ten &#8220;Tasavvuf Ezgileri&#8221; ile unutulmaz gece</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ramazan etkinlikleri kapsamında Türk tasavvuf müziğinin usta bestekârı Amir Ateş’i konuk etti. Başiskele Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi’nde Tasavvuf Müziği Topluluğu ile birlikte sahne alan Ateş, seslendirdiği eserleriyle dinleyenlere manevi bir yolculuk sundu.</p>
<p><b>BAŞİSKELE’DE GÖNÜLLERE DOKUNAN KONSER</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferini kültür ve sanatla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda Türk tasavvuf müziğinin usta bestekârlarından Amir Ateş, Kocaelililer ile anlamlı bir konser etkinliğinde bir araya geldi. Başiskele Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi’nde düzenlenen programda Amir Ateş’e Tasavvuf Müziği Topluluğu eşlik etti. Ramazan ayının ruhuna uygun eserlerin seslendirildiği gecede katılımcılar, ilahi ve tasavvuf musikisinin seçkin örnekleriyle unutulmaz bir manevi yolculuğa çıktı.</p>
<p><b>RAMAZAN’A YAKIŞAN KÜLTÜR SANAT PROGRAMI</b></p>
<p>Türk musikisinin önemli isimlerinden biri olan Amir Ateş’in güçlü yorumuyla hayat bulan eserler, salonu dolduran sanatseverler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle dinlendi. Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan ayına özel hazırladığı kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında gerçekleşen konser, hem tasavvuf musikisinin zengin mirasını hatırlattı hem de katılımcılara manevi atmosferi derinden hissettiren özel bir gece sundu. Kocaelililer, Ramazan ayı boyunca kent genelinde düzenlenen etkinlikler ile kültür ve sanatla iç içe olmaya devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atesten-tasavvuf-ezgileri-ile-unutulmaz-gece-619021">Ateş&#8217;ten &#8220;Tasavvuf Ezgileri&#8221; ile unutulmaz gece</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemer&#8217;de tasavvuf müziği konseri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kemerde-tasavvuf-muzigi-konseri-619012</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 20:52:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[kemer]]></category>
		<category><![CDATA[konser]]></category>
		<category><![CDATA[konseri]]></category>
		<category><![CDATA[müziği]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619012</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kemer Belediyesi’nin destekleriyle Kemer’de Tasavvuf Müziği Konseri düzenlendi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemerde-tasavvuf-muzigi-konseri-619012">Kemer&#8217;de tasavvuf müziği konseri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kemer Belediyesi’nin destekleriyle Kemer’de Tasavvuf Müziği Konseri düzenlendi. </p>
<p>Kemer Belediyesi Kültür Salonu’nda Kemer Bahriye Kocadağ Türk Sanat Müziği-Türk Halk Müziği ve Tasavvuf Müziği Korosu tarafından düzenlenen konsere, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, Kemer Belediye Meclis Üyesi Mustafa Bilici ve sanatseverler katıldı. </p>
<p>Sufi Ney sanatçısı Mustafa Coşkun ve ekibinin de katılımıyla organize edilen konsere gelenler güzel bir akşam yaşadı. </p>
<p>Konseri dinlemeye gelenler, koronun seslendirdiği ilahi, ezgi ve tasavvuf müziği eserlerine zaman zaman eşlik ederek keyifli anlar yaşadı. </p>
<p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, yaptığı açıklamada, “Bahriye Hocam ve ekibi Kemer’de güzel bir konser verdi. Sanatseverlere de güzel bir akşam yaşattı. Seslendirdikleri tasavvuf müzikleriyle de Ramazan ayının ruhunu yansıttılar. Kemer Belediyesi olarak her zaman yanlarındayız. Emeklerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyorum.” dedi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemerde-tasavvuf-muzigi-konseri-619012">Kemer&#8217;de tasavvuf müziği konseri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malkara&#8217;da Tasavvuf ve Semazen Gecesinde Ramazan&#8217;ın Manevi İklimi Yaşandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/malkarada-tasavvuf-ve-semazen-gecesinde-ramazanin-manevi-iklimi-yasandi-618761</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 07:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gecesinde]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[malkara]]></category>
		<category><![CDATA[manevi]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[semazen]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malkara Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen tasavvuf ve semazen gecesi, 6 Mart 2026 Cuma akşamı Malkara Kültür Merkezinde hemşehrilerimizin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malkarada-tasavvuf-ve-semazen-gecesinde-ramazanin-manevi-iklimi-yasandi-618761">Malkara&#8217;da Tasavvuf ve Semazen Gecesinde Ramazan&#8217;ın Manevi İklimi Yaşandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Malkara Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen tasavvuf ve semazen gecesi, 6 Mart 2026 Cuma akşamı Malkara Kültür Merkezinde hemşehrilerimizin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Ramazan ayının manevi atmosferini yansıtan programda vatandaşlar, tasavvuf musikisi dinletisi ve semazen gösterisi eşliğinde huzur dolu ve anlamlı bir akşam yaşadı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Program boyunca sahnelenen tasavvuf musikisi dinletileri ve sema gösterileri, katılımcılara Ramazan ayının manevi iklimini hissettirdi. İlçe sakinleri, Ramazan’ın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu yansıtan bu özel gecede bir araya gelerek unutulmaz anlar yaşadı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Geceye katılan Malkara Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk, yaptığı konuşmada Ramazan ayının toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir zaman dilimi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Ramazan ayı, birlik ve beraberliğin, paylaşmanın ve dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği mübarek bir aydır. Böylesine anlamlı bir gecede hemşehrilerimizle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Tasavvuf musikisi ve sema gösterileri, kültürümüzün ve manevi değerlerimizin önemli bir parçasıdır. Bu güzel programın hazırlanmasında emeği geçen Malkara Kent Konseyi Kadın Meclisi’ne ve katılım sağlayan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.”</p>
<p>            Program kapsamında ayrıca SMA Tip 2 hastası Şaduman Melek Çoruh için destek çağrısında bulunularak, tedavi sürecine katkı sağlamak amacıyla dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Katılımcılara, küçük katkıların bile büyük umutlara vesile olabileceği hatırlatılarak destek olmaya davet edildi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Ramazan ayının manevi atmosferinin paylaşıldığı tasavvuf ve semazen gecesi, katılımcıların beğenisini kazanırken program sonunda vatandaşlar organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malkarada-tasavvuf-ve-semazen-gecesinde-ramazanin-manevi-iklimi-yasandi-618761">Malkara&#8217;da Tasavvuf ve Semazen Gecesinde Ramazan&#8217;ın Manevi İklimi Yaşandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de Ramazan Akşamı Tasavvuf Ezgileriyle Taçlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-ramazan-aksami-tasavvuf-ezgileriyle-taclandi-618620</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 17:18:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ezgileriyle]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[taçlandı]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf Müziği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618620</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi’nin “Osmangazi’de Bir Ramazan Akşamı” programı kapsamında düzenlediği ‘Aşkla Geldik’ tasavvuf müziği konseri, sanatseverlere manevi atmosferi yüksek bir gece yaşattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-ramazan-aksami-tasavvuf-ezgileriyle-taclandi-618620">Osmangazi&#8217;de Ramazan Akşamı Tasavvuf Ezgileriyle Taçlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi’nin “Osmangazi’de Bir Ramazan Akşamı” programı kapsamında düzenlediği ‘Aşkla Geldik’ tasavvuf müziği konseri, sanatseverlere manevi atmosferi yüksek bir gece yaşattı.</p>
<p>Ramazan ayının manevi iklimini kültür ve sanat etkinlikleriyle zenginleştiren Osmangazi Belediyesi, “Osmangazi’de Bir Ramazan Akşamı” programı kapsamında ‘Aşkla Geldik’ tasavvuf müziği konserine ev sahipliği yaptı. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde tasavvuf müziğinin derin anlam dünyasını yansıtan eserlerin seslendirildiği konser, katılımcılara unutulmaz bir Ramazan akşamı yaşattı. Dr. Hüsamettin Olgun’un güfteleriyle, Tuğberk Çelikkol’un şefliğinde gerçekleşen konser, tasavvuf müziğinin ruhani atmosferini izleyicilere en güçlü şekilde hissettirdi. Manevi duyguların yoğun olarak yaşandığı geceye Ertan Bilgi de konuk sanatçı olarak katkı sunarken, değerli eserler dinleyicilerin alkışları eşliğinde seslendirildi. Program boyunca salonda bulunan sanatseverler, tasavvuf müziğinin derinlikli ezgileriyle adeta manevi bir yolculuğa çıktı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-ramazan-aksami-tasavvuf-ezgileriyle-taclandi-618620">Osmangazi&#8217;de Ramazan Akşamı Tasavvuf Ezgileriyle Taçlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oruç tutmak kulun Allah&#8217;a doğru manevî yolculuğunun ifadesi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-kulun-allaha-dogru-manevi-yolculugunun-ifadesi-613725</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 09:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[boyu]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[İbadeti]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[külün]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[manevi]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuğunun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613725</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, Ramazan, Tasavvuf ve Oruç konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-kulun-allaha-dogru-manevi-yolculugunun-ifadesi-613725">Oruç tutmak kulun Allah&#8217;a doğru manevî yolculuğunun ifadesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, Ramazan, Tasavvuf ve Oruç konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Ramazan Kur’an ayıdır</strong></p>
<p>Ramazan ayının Kur’ân-ı Kerim’de anılan yegane ay olduğunu ve Kur’ân’ın bu ayda indirildiğinin vurgulandığını (Bakara 185) dile getiren Prof. Dr. Reşat Öngören, “Nitekim Kur’an âyetlerinin indirilmeye başlandığı Kadir gecesi Ramazan ayı içinde yer alır. Öte yandan Peygamber Efendimizin her Ramazan’da o zamana kadar inmiş olan âyetleri Cebrail (a.s.) ile karşılıklı okudukları (mukabele) bilinmektedir. O yüzden Ramazan ayına ‘Kur’an ayı’ denilmiştir.” diye konuştu.</p>
<p>İnananların bu ayda Kur’ân ile meşguliyetlerinin diğer aylara göre hem okuma hem de hayata geçirme bakımından daha fazla olması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Reşat Öngören, “Kur’an âyetlerinin samimiyetle hayata geçirilmesi söz konusu olduğunda İslâm’ın tasavvuf boyutunu anmak gerekir. Zira tasavvufun erdemli bireyler yetiştirme programında din hükümlerinin içselleştirilerek yaşanması/hâl edinilmesi hedeflenmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Ramazan ayı ve tasavvufî unsurlar</strong></p>
<p>Ramazan ayının bünyesinde barındırdığı maddî ve mânevî unsurların birçok açıdan tasavvuf eğitim metotlarıyla paralellik arz ettiğini söyleyen Prof. Dr. Reşat Öngören, “Bilindiği gibi dünyada her insan Allah’a doğru bir yolculuk halindedir. Kur’an’ın ifadesiyle ‘Allah’tan geldik ve yine O’na dönmekteyiz’ (Bakara 156). Tasavvuf kurumu tam da bunu ifade sadedinde, erdemli bireyler yetiştirme adına uyguladığı programa ‘Allah’a yolculuk’ anlamında ‘seyr u sülûk’ adını koymuştur. İlginçtir Kur’an’da oruç tutanlar için ‘yolcular’ (sâihûn) ifadesi kullanılıyor (Tevbe 112). Yani oruç tutmak kulun Allah’a doğru manevî yolculuğunun bir ifadesi oluyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Açlık, kulun birtakım çirkinliklerden uzaklaşmasında birinci derecede etkili oluyor</strong></p>
<p>O yüzden insanın Allah’a doğru yolculuğunda bilinçlenmesi adına tasavvuf eğitim sürecinde oruç ibadetinin yoğun bir şekilde uygulandığını kaydeden Prof. Dr. Reşat Öngören, “Zira açlık, kulun birtakım çirkinliklerden uzaklaşarak güzel huylar kazanmasında birinci derecede etkili olmaktadır. İnsanın bedeninde kötülük odağı olarak tanımlanan ‘nefis’, sınırsız arzularından açlık ile daha kolay vazgeçmekte, böylece insan ruhu ilâhî, melekî niteliklere bürünmektedir. Nitekim oruçlunun yemeden, içmeden ve cinsel birliktelikten uzak durarak gününü tamamlaması, onun ilâhî ve melekî özellikleri hayata geçirmesi anlamına geliyor. Zira yememe, içmeme ve evlenmeme Allah’a ve meleklere özgü durumlardır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Oruç ibadetinin tasavvuf boyutu</strong></p>
<p>“Oruç ibadeti insan için ‘sabır ve şükür’ eğitimi anlamına gelir. Önünde olan bir nimeti tüketmekten kulluğu yerine getirmek adına uzak durmak, insana sabretmeyi öğretiyor.” diyen Prof. Dr. Reşat Öngören, şöyle devam etti:</p>
<p>“Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de bir ayette oruç ibadeti doğrudan ‘sabır’ ifadesiyle de karşılanmıştır (Bakara 153). Öte yandan gün boyu bir yudum su ve bir lokma yemek yiyemeden akşam etmek, onlardan mahrum kalan bedenin açlık sebebiyle çektiği sıkıntı, bu nimetlerin değerinin bilinmesine ve çeşitli nimetleri kuluna ihsan eden Allah’a teşekkür duygularının doğmasına ve derinleşmesine vesile olmaktadır. Oruç hali aynı zamanda vaktin kıymetini bilmeye de vesile olur. İnsan çoğu zaman farkında olmadan tükettiği zaman dilimlerinin aslında ne kadar önemli olduğunu, orucunu tamamlamak için dakikaları saymak zorunda kaldığında daha derinden hisseder. Böylece Ramazan dışında da her anını değerlendirmeyi öğrenir. Tasavvuf ehli bu özelliği kazanmaya ‘İbnü’l-vakt’ olmak derler. Öte yandan oruçlu kimse gün boyu kesintisiz ibadet halindedir. Yani bu ibadet ile eylemsel olarak Allah’ı anmayı sürdürmektedir. Bunun da tasavvuftaki karşılığı, kesintisiz zikir halinde olmak anlamında ‘zikr-i dâim’dir. Ayrıca oruçlu olarak günlük işlerini yapmaya devam eden kimse, tasavvufta ‘halk arasında Hak ile beraber olmak’ diye formüle edilen hali yaşayarak tecrübe etmiş olur.”</p>
<p><strong>Orucun mânevî boyutu</strong></p>
<p>Oruç ibadetinin şekilsel olarak sabahtan akşama kadar gün boyu aç kalmak şeklinde gerçekleşse de bu ibadetin açlıktan ibaret olduğunu düşünmenin dinin ruhuna uygun düşmeyeceğini de dile getiren Prof. Dr. Reşat Öngören, “Aksine bu açlık durumu insan ruhunu besleyen mânevî bir gıda olarak kabul edilmelidir. Böyle olunca oruçlu kimse sadece maddi gıdaları tüketmekten uzak durarak değil, ‘mânen kardeşinin etini yemek’ diye tanımlanan dedikodu (gıybet) gibi dilin eylemlerinden, insan ruhunu örseleyen dinin günah saydığı harama bakmak şeklindeki gözün eylemlerinden, eliyle, diliyle ve hareketleriyle kalp kırmaya sebep olan davranışlardan da uzak durarak orucu tamamlamaya çalışmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-kulun-allaha-dogru-manevi-yolculugunun-ifadesi-613725">Oruç tutmak kulun Allah&#8217;a doğru manevî yolculuğunun ifadesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili programında Şubat ayı semineri gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-subat-ayi-semineri-gerceklesti-613256</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 14:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[Hallac-I Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[hallac-ı]]></category>
		<category><![CDATA[mansur]]></category>
		<category><![CDATA[programında]]></category>
		<category><![CDATA[şatahat]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613256</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinin şubat ayı programı 10 Şubat Salı akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’dan seçtiği şiirleri yorumladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-subat-ayi-semineri-gerceklesti-613256">Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili programında Şubat ayı semineri gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinin şubat ayı programı 10 Şubat Salı akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’dan seçtiği şiirleri yorumladı.</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, bu sezon Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden birisi olarak ele alıyor. Tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” dili, kendi anlam dünyası içinde değerlendiriliyor. 10 Şubat Salı akşamı saat 19.30’da başlayan programda Demirli, Hallac-ı Mansur’un şiirlerini farklı kavramlar etrafında ele aldı.</p>
<p><b>“Hallac-ı Mansur, İlahi aşktan başka bir aşk türünü bilmiyor.”</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, Hallac-ı Mansur’un şiirlerinde İlahi aşkın merkezde olduğunu vurguladı: “Hallac’ın temel kavramı aşktır. Kitabı, baştan sona aşktan ibarettir. Bir kavramla açıklamak istesek İlahi aşk deriz. Hallac-ı Mansur zaten başka bir aşkı bilmiyor. Aşk kelimesinin yerine kullanılabilecek bir kelimeyi, aşkın başka bir konusunu bilmiyor. Bütün şiirlerinde anlattığı tema Allah aşkı. Başka bir şey yok. Allah hakkında da aşktan başka bir şey konuşmuyor. Tasavvufta bütün konusunu aşk olarak belirlemiş nadir isimlerden.”</p>
<p><b>“Tasavvufun amacı, insanın kendini sevmesidir.”</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, “kendini sevmenin” önemine ve bu tutumun yanlış anlaşıldığına işaret etti: “Ancak kendini sevebilmiş bir adamın sözü makbul olabilir. Bugün Hallac’ı Mansur’u okuduğumuzda onu anlıyoruz ve onun kendini ne kadar çok sevdiğini fark ediyoruz. Tasavvufun amacı budur. Kendini sevmeyen bir tasavvuf olmaz. Sahte sevgiyle mücadeleyi insanlar kendinle mücadele gibi addetmişler.” </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-subat-ayi-semineri-gerceklesti-613256">Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili programında Şubat ayı semineri gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de Somuncu Baba&#8217;nın İzinde Tasavvuf Sohbetleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-somuncu-babanin-izinde-tasavvuf-sohbetleri-609182</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 08:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[somuncu]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Tevazu]]></category>
		<category><![CDATA[zinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609182</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, “Somuncu Baba’nın İzinde Tasavvuf Sohbetleri” programıyla Bursa evliyalarının hayatını ve bıraktıkları manevi mirası Osmangazili vatandaşlarla buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-somuncu-babanin-izinde-tasavvuf-sohbetleri-609182">Osmangazi&#8217;de Somuncu Baba&#8217;nın İzinde Tasavvuf Sohbetleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, “Somuncu Baba’nın İzinde Tasavvuf Sohbetleri” programıyla Bursa evliyalarının hayatını ve bıraktıkları manevi mirası Osmangazili vatandaşlarla buluşturmaya devam ediyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Üç ayların başlaması ve Ramazan ayının yaklaşması dolayısıyla tasavvuf sohbetlerine ağırlık veren Osmangazi Belediyesi, bu kapsamda yeni bir program daha düzenledi. Bursa İl Müftülüğü Din Hizmetleri Uzmanı Yavuz Yedek’in konuşmacı olarak katıldığı program, Somuncu Baba Evi, Fırını ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Her hafta farklı bir konunun ele alındığı tasavvuf sohbetlerinin bu haftaki başlığı “Bir Tevazu Üç Kapı” oldu. Yavuz Yedek, sohbetinde Somuncu Baba Hazretleri’nin hayatını, örnek kişiliğini ve tevazu anlayışını katılımcılarla paylaştı. Program, Osmangazili vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“Gösteriş Çağnda Tevazuyu Yaşatabilmek Çok Zor”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Güzel bir mekanda, güzel bir konuyla bir arada olduklarını ifade eden Bursa İl Müftülüğü Din Hizmetleri Uzmanı Yavuz Yedek, “Bu akşam Bursa’nın evliyalarını selamladık ve onların bize bıraktığı izleri takip ederek kendi içimize doğru bir yolculuğa çıkmaya gayret ettik. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Öyle insanlar vardır ki ömür boyu kendileriyle yaşarlar ama kendileriyle asla karşılaşamazlar’ sözü bizim niyetimizi çok güzel anlatıyor. Biz de kendimizle karşılaşabilmek için büyüklerin izinden gitmeye çalışıyoruz. Bu akşamki konumuzu ‘Bir Tevazu Üç Kapı’ olarak belirledik. Somuncu Baba Hazretleri, Ulu Cami’nin açılışında hutbe verdikten sonra caminin üç ayrı kapısından çıktığı görülür. Tanınıp sırrı ortaya çıkınca Bursa’ya veda eder. Dua Çınarı’nda kendisinden Bursa için dua istenir ve Bursa’nın yeşil kalması için dua ederek şehirden ayrılır. Daha sonra Şam’a, Hicaz’a gider; hac ibadetini yerine getirir ve Aksaray’a yerleşir. Özellikle gösteriş çağında tevazuyu yaşatabilmek çok zor. Biz de bu programda o izi sürmeye çalıştık” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Düzenlenen tasavvuf sohbetleri programına katılan Osmangazili vatandaşlar ise etkinlik için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu. </span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-somuncu-babanin-izinde-tasavvuf-sohbetleri-609182">Osmangazi&#8217;de Somuncu Baba&#8217;nın İzinde Tasavvuf Sohbetleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tasavvuf Korosunun Üç Aylar Konseri Gönülleri Mest Etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tasavvuf-korosunun-uc-aylar-konseri-gonulleri-mest-etti-601671</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 08:35:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aylar]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[gönülleri]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[konseri]]></category>
		<category><![CDATA[korosunun]]></category>
		<category><![CDATA[mehter]]></category>
		<category><![CDATA[mest]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[üç]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Aylar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601671</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihi İnegöl Mehteri Tasavvuf Korosu, üç aylar özel programıyla sahne aldı. İlahiler, kasideler ve şiirlerle süslenen gece, manevi atmosferiyle yüreklere dokundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tasavvuf-korosunun-uc-aylar-konseri-gonulleri-mest-etti-601671">Tasavvuf Korosunun Üç Aylar Konseri Gönülleri Mest Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Tarihi İnegöl Mehteri Tasavvuf Korosu, üç aylar özel programıyla sahne aldı. İlahiler, kasideler ve şiirlerle süslenen gece, manevi atmosferiyle yüreklere dokundu.</span></span></p>
<p><span><span>İnegöl Belediyesi’nin Aralık ayı kültür sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Üç Aylar Özel Gecesi” programında, Tarihi İnegöl Mehteri bünyesinde faaliyet gösteren Tasavvuf Korosu sahne aldı. Manevi atmosferiyle dikkat çeken gece, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.</span></span></p>
<p><span><span>Çarşamba akşamı 20.00’da Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezinde düzenlenen programda; Şef Cem Taşkıner yönetimindeki koro seslendirdiği ilahiler, kasideler ve şiirlerle dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Mustafa Yıldırım ile Zafer Karataş ise şiirleriyle geceyi süsledi. Üç ayların manevi iklimine uygun olarak hazırlanan repertuvar, salonda bulunan vatandaşlardan büyük beğeni topladı. Geceye katılan izleyiciler tasavvuf kültürünün derinliğini hissetme fırsatı buldu. Program sonunda Tasavvuf Korosu uzun süre alkışlandı.</span></span></p>
<p><span><span><b>TARİHİ İNEGÖL MEHTERİ 66 YILDIR GÖREVDE</b></span></span></p>
<p><span><span>Konser sonunda sahneye gelen İnegöl Mehter Derneği Başkanı Mehmet Semiz, “Bu güzel geceye katılan herkese teşekkür ediyorum. İnegöl Mehteri 1959 yılında kurulan Türkiye’nin ilk sivil mehteridir. 66 yıldan beri programlarına, görevine devam etmektedir. Bugüne kadar 30’dan fazla ülkeye giderek ülkemizi ve şehrimizi başarıyla temsil etmiştir. Tasavvuf Korosunu da koro şefimiz Cem Taşkıner öncülüğünde kurduk. Bir yandan marşlarla coşkuyu yaşatırken, bir yandan da tasavvuf koromuzla gönüllere dokunmaya çalışıyoruz. Destek ve katkı veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.</span></span></p>
<p><span><span><b>İNEGÖL’ÜN BİR DEĞERİ</b></span></span></p>
<p><span><span>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise “İnegöl Mehterimiz 1959 yılında Türkiye’nin ilk sivil mehteri olarak kuruluyor. Dolayısıyla İnegöl’ün bir markası. Ne zaman bir program yapsak hemen koşuyorlar. Biz mehterimizle gurur duyuyoruz. En son Rusya’ya gittiler. Türkiye’den sadece İnegöl Mehteri çağırıldı. Sivil bandolar yarışmasında Kızıl Meydanda ülkemizi dünyaya tanıttılar. Bugün de tasavvuf korosuyla yaptıkları bu özel program muhteşemdi. Hepsi birbirinden kıymetli. İnegöl olarak bu konuda kendimizi şanslı hissetmeliyiz” diye konuştu.</span></span></p>
<p><span><span>Mübarek üç aylara girildiğini de hatırlatan Başkan Taban, “Mübarek üç aylara girdik. Cenabı Allah inşallah sağlık ve sıhhatle ramazana ve bayrama da hepimizi eriştirsin. Bir Müslüman olarak da inşallah bundan sonra hiçbir coğrafyada bir Müslüman kanı akmasın diyorum. Başta Filistin olmak üzere tüm dünyada huzur ve barış hakim olsun. Filistin, bir bakıma bizim insanlığımızın da öldüğü yer oldu. Çocuklar öldü, yaşlılar öldü, gençler öldü. Fark etmiyor ki, insan öldü. Hepsinin bir imtihan olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.</span></span></p>
<p><span><span>Konuşmaların ardından Mehter Derneği Başkanı Mehmet Semiz ile Koro Şefi Cem Taşkıner’e gecenin anısına Belediye Başkanı Alper Taban tarafından hediye takdim edildi.</span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tasavvuf-korosunun-uc-aylar-konseri-gonulleri-mest-etti-601671">Tasavvuf Korosunun Üç Aylar Konseri Gönülleri Mest Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili&#8221; Programında Aralık Ayı Semineri Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-aralik-ayi-semineri-gerceklesti-599892</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 00:15:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[hallac-ı]]></category>
		<category><![CDATA[Kavram]]></category>
		<category><![CDATA[mansur]]></category>
		<category><![CDATA[programında]]></category>
		<category><![CDATA[şatahat]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599892</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı seminer dizisinin Aralık ayı programı 17 Aralık Çarşamba akşamı gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-aralik-ayi-semineri-gerceklesti-599892">&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili&#8221; Programında Aralık Ayı Semineri Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı seminer dizisinin Aralık ayı programı 17 Aralık Çarşamba akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’un şiirlerinden yola çıkarak tasavvuf tarihindeki farklı kavramların izini sürdü.</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, bu sezon Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden birisi olarak ele alıyor. Tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” dili, kendi anlam dünyası içinde değerlendiriliyor. 17 Aralık Çarşamba akşamı saat 19.30’da başlayan programda Demirli, semineri İslam düşüncesi ve tasavvuf tarihinden örneklerle zenginleştirdi.</p>
<p><b>“Bazı kavramların başına felaketler geliyor.”</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, bazı kavramların farklı nedenlerle esas anlamlarından uzaklaştıklarına vurgu yaptı:</p>
<p>“Benim işlerimden biri kavramları başlarına gelen felaketlerden kurtarmak. Kavramları esas anlamlarına taşımaya çalışıyorum. Bu bakımdan merhamet, aşk, vefa gibi kelimeleri onarmaya çalıştım. Bunlardan biri de sohbet kavramı. Sohbet çok güzel bir kavram. Bugün nedense sohbet denince zihnimize konuşmak geliyor. Sohbet kelimesine niye böyle olmuş, karşılıklı konuşmaya niye sohbet diyoruz bilmiyorum. Bence burada bir tercüme kazası yaşanmış. Sohbet esas anlamı itibarıyla beraber olmak demektir.”         </p>
<p><b>“İslam literatüründe topraktan gelmek, ahlaki bir kavram olarak ele alınmış.”</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, topraktan gelme kavramının tasavvuf tarihinde nasıl algılandığı üzerine konuştu:</p>
<p>“Topraktan geldiğini anlamak tasavvuf tarihi için önemli bir kavram. Bugün bütün dünyadaki dindarlar bu konuyu tartışırken daha çok Evrim Teorisi üzerinden tartışıyorlar. Bizim literatürümüzde topraktan yaratılış, daha çok ahlaki bir kavram olarak ele alınmış. Buradan hareketle bir evrensel insan tanımına ulaşılmış.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-aralik-ayi-semineri-gerceklesti-599892">&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili&#8221; Programında Aralık Ayı Semineri Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tasavvufta hoşgörü tahammül değil, edeptir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tasavvufta-hosgoru-tahammul-degil-edeptir-597115</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Dec 2025 08:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[edeptir]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[Kusur]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[tahammül]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvufta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597115</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Tasavvuf Kültürü ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emine Yeniterzi, 7-17 Aralık Mevlana haftası kapsamında, tasavvuf geleneğinde hoşgörü kavramını günümüz dünyasıyla karşılaştırarak kapsamlı bir değerlendirme yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tasavvufta-hosgoru-tahammul-degil-edeptir-597115">Tasavvufta hoşgörü tahammül değil, edeptir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Tasavvuf Kültürü ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emine Yeniterzi, 7-17 Aralık Mevlana haftası kapsamında, tasavvuf geleneğinde hoşgörü kavramını günümüz dünyasıyla karşılaştırarak kapsamlı bir değerlendirme yaptı.</p>
<p><strong>‘Her şeyi anlayışla karşılama’ durumu tahammül değil, bir edeptir!</strong></p>
<p>Prof. Dr. Yeniterzi, hoşgörü kavramına işaret ederek, “Hoşgörü kavramı günümüzde; ‘Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans’ şeklinde ‘tahammül’ odaklı açıklansa da tasavvuf geleneğinde bu tanımdaki ‘her şeyi anlayışla karşılama’ durumu tahammül değil, bir edeptir; Allah’ın rahmet sıfatının ve Halim isminin kulda tecelli etmesine yönelik bir eylemdir. Bu yüzden sufiler Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak için her canlıya merhamet, her kusura af penceresinden bakarlar.” dedi.</p>
<p><strong>Türk-İslâm kültürü insanları hoşgörülü olmaya teşvik ediyor</strong></p>
<p>Türk-İslâm kültüründe; “Yaratılanı hoş gör Yaratan’dan ötürü” söyleminin insanları hoşgörülü olmaya teşvik ettiğini kaydeden Prof. Dr. Emine Yeniterzi, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu hoşgörü alanları çeşitlidir. Öncelikle farklılıklara hoşgörü göstermek esastır. Zira İslâm dini din, ırk, renk, dil, mevki gibi farklara yer vermeden insanlar arasında kardeşlik, eşitlik, adalet ve barışı yaymayı teşvik eder. Kur’an-ı Kerim’de bütün insanların tek bir kaynaktan yaratıldığı (Nisâ 4/1) ve Allah nezdinde en değerli olmanın yalnızca Allah’a karşı gelmekten en çok sakınmakla olduğu (Hucurât 49/13) bildirilir. ‘İnsanların tamamı Allah’ın aile fertleri gibidir’ hadis-i şerifi de insanlar arasında ayrım yapılmaması ve yetmiş iki millete birlik gözüyle bakılmasını tavsiye eder; herkesin sevgi ve saygıya layık olduğunu bildirir. Nitekim her şeyi Hak’tan bilen bu anlayış farklılıklara takılmayı ve “öteki” düşüncesini reddeder. Bu yüzden farklılıklara saygı duymak hoşgörünün ilk adımıdır.”</p>
<p><strong>Kötülüğü affetmenin sabırlı ve hoşgörülü olmanın mükâfatı var</strong></p>
<p>Doğrudan bizi<strong> </strong>hedef alan, bize zarar veren hatalı davranışlar karşısında hoşgörülü olmanın olgun ve güçlü insanın tavrı olduğunu da dile getiren Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Kur’an-ı Kerim’de böyle hâller için; ‘Eğer ceza vermek isterseniz, size yapılanın aynıyla mukabele edin. Fakat sabrederseniz, and olsun ki bu sabredenler için daha iyidir’ (Nahl 16/126) ayeti ile hakkımızı aramamız konusunda izin verilmiştir. Ancak ayetin ikinci kısmında hatayı, kötülüğü affetmenin sabırlı ve hoşgörülü olmanın mükâfatı bildirilir. Zira ‘kudreti olduğu hâlde kötülüğü cezalandırmayan, yumuşaklıkla davranan’ anlamındaki Halim isminin sahibi olan Cenab-ı Hak, bu güzel ismini kendinde tecelli ettirenleri, öfkesini yenen, sabreden ve yumuşaklıkla hoşgörüyle davrananları sever.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Her insanda hata veya kusur olabilir</strong></p>
<p>Mükemmelliğin Allah’a mahsus olduğunu söyleyen Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Her insanda hata veya kusur olabilir. Bu durumda kişisel kusurlara takılmadan insanların olumlu özelliklerine odaklanmak ve hataları yüze vurmamak öğütlenir. Tasavvuf edebinde kimsenin kusurunu araştırmamak ve Cenab-ı Hakk’ın Settar ismine uyarak kusurları örtmek gerekir. Nitekim geçmişte dervişlerin giydikleri geniş hırka, dervişin gözüyle gördüğünü eteğiyle örtmesini sembolize ederdi.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Öfkelenince akıl baştan gidiyor…</strong></p>
<p>Hoşgörülü olmanın kolay olmadığını, öncelikle kibre kapılmamak, öfkeyi yenmek ve önyargıdan sakınmak gerektiğini anlatan Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Kibir ve öfke nefisten, önyargı ise acele ve bilgisizlikten kaynaklanır. İnsanların hoşgörüden en uzak hali kızgınlığa esir oldukları zamandır. Öfkelenince akıl baştan gider. Hoşgörü ise duyguları ve mantığı dizginlemekle mümkündür. ‘Öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler’ (Âli İmran 3/134) ayeti öfkeyi kontrol etmeyi tavsiye eder. ‘Gerçek yiğit güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiği zaman nefsine hâkim olandır’ hadisi de öfkeye hakim olmanın faziletini anlatır. Önyargı da insanlarla iletişimde yeterli bilgi sahibi olmadan varılan peşin hükümlerle insanı yanılgıya düşürür, hoşgörülü davranmaya mani olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak, başkalarına da öyle davranmamız şarttır</strong></p>
<p>Empatinin (duygudaşlık), kısaca kendimizi karşımızdakinin yerine koymak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “(Sizden biriniz kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için de istemedikçe kâmil manada iman etmiş olmaz) hadis-i şerifi İslâm dinindeki empati düşüncesinin temelini oluşturur. Yunus Emre’nin; Sen sana ne sanırsan ayruğa da onu san / Dört kitâbın mânâsı budur eğer var ise mısralarında empatinin anlamı ve iman açısından önemi veciz bir dille ifade edilir. Empati kuramayan insanın hoşgörülü olması mümkün değildir. Herkes birbirinden farklı olabilir, herkes hata yapabilir. Ancak kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak, başkalarına da öyle davranmamız şarttır. İnsanlara sevgiyle yaklaşmanın, hoşgörüyle davranmanın en temel gereği bu eşitlik ve birlik şuurunu kazanmakla gerçekleşir.” dedi.</p>
<p><strong>Hoşgörünün bir ayağı da sabır!</strong></p>
<p>Hoşgörünün bir ayağının da sabır olduğunu dile getiren Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Sabırlı olmak zordur, Allah’ın bir adı da Sabûr’dur ama Esmâ-i Hüsnâ’nın doksan dokuzuncu yani sonuncu ismidir. Hz. Peygamber’e ‘En üstün amel nedir’ diye sorulmuş, cevabı; ‘Semahat (hoşgörü, müsamaha) ve sabırdır’ olmuştur. Sabır, dünyevî ve uhrevî her başarının, mutluluğun temeli olduğu gibi imanın, ahlâkın, ilmin, salih amellerin; kısaca iyi ve güzel bütün işlerin başıdır. Hoşgörülü olmak da sabırla gerçekleşir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Tasavvufun özü sevgi…</strong></p>
<p>Hoşgörünün temelindeki en önemli unsurun sevgi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Emine Yeniterzi, şöyle devam etti:</p>
<p>“Tasavvufun özü olan sevgi, insanın yaratılışını temizleyen, kötü huylarını iyileştiren bir şifadır. Şu hikaye konuyu özetler: Bir adam âşık olur. Sevgisinin şiddetinden yerinde duramaz, sokaklarda koşturur. Çocuklar adamı deli zannederek taşlamaya başlarlar. Bir dostu onun hâline üzülür. ‘Seni incitmelerine kıyamıyorum. Eline bir taş alsan da o çocuklara atsan, seni bir daha incitmezler’ der. Âşık çok çarpıcı bir cevap verir: ‘Gönlümü sevgilinin aşkı öylesine kaplamış ki oraya kötülük, kin, nefret giremiyor!’ Nitekim olumlu bakış açısı, bizi olumlu düşünmeye; olumsuz bakış da olumsuz düşünmeye sevk eder. Bu yüzden tenkit değil takdir, ret yerine de kabul gözüyle bakmak hoşgörülü olmamızı kolaylaştırır. ‘Dost ol da dost gör’ diyen Hz. Mevlânâ bize bu bakış açısını öğütler: İyilik aradı mı, insanda kötü şey kalmaz ki.”</p>
<p><strong>Ruhsal dinginliğin yerini sürekli gerginliğin alması insanları hoşgörüden uzaklaştırıyor</strong></p>
<p>Hız ve hazzın esiri olan günümüz dünyasında insanların sürekli bir bilgi bombardımanı ve performans baskısına maruz kalmasının; dikkat dağınıklığı, empati yorgunluğu, bireysel gerginlik ve sürekli tetikte olma hallerine yol açtığını belirten Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Bunun sonucunda bir tür yorgun ruhlar çağını yaşayan insanların birbirini anlama, dinleme ve sabretme dolayısıyla da hoşgörülü olma kapasiteleri zayıflatmaktadır. Aynı zamanda dijital çağda düşünmek yerini anlık tepkilere bırakmış ve sosyal medya beğenilme ve haklı olma isteğini beslemektedir. Bunun sonucunda hız, sabrı ve anlam derinliğini; öfke de anlayışı gölgeliyor. Farklı düşünceler tehdit gibi algılanıyor. Ruhsal dinginliğin yerini sürekli gerginliğin alması insanları hoşgörüden uzaklaştırıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Tasavvuf, yorgun ruhlar için bir şifa kaynağı</strong></p>
<p>Günümüzdeki hoşgörüsüzlüğün; nefretin değil hem “ben merkezli” kültürün hem de sürekli zamanın hızına ayak uydurma çabasıyla ortaya çıkan yorgunluğun ürünü gibi göründüğünü ifade eden Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “İnsanın iç dünyasını zenginleştiren, derinleştiren, ruhlara şifasıyla dinginlik veren tasavvuf öğretileri ise kendisiyle, toplumla ve Rabbiyle barışık, huzurlu insan reçetesini sunan, insanın iç dengesini onaran manevi bir kaynak oluyor. Günümüz dünyasında hoşgörüyü yeniden hatırlamak hem bireysel huzurun hem de toplumsal barışın anahtarı olabilir. Bunun için tasavvuf âlemini asırlardır şifalandıran Mevlânâ ve Yunus Emre gibi gönül sultanlarını daha yakından tanımaya, okumaya ihtiyacımız var.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tasavvufta-hosgoru-tahammul-degil-edeptir-597115">Tasavvufta hoşgörü tahammül değil, edeptir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gelenekle modernlik arasında köprü kuran kadın sufiler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelenekle-modernlik-arasinda-kopru-kuran-kadin-sufiler-590184</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2025 07:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[gelenekle]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[manevi]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[modernlik]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[sufiler]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[yalçınkaya]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, Harvard Üniversitesi’nde yürüttüğü çalışmalarda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadın sufilerin manevi, kültürel ve toplumsal rollerini mercek altına aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelenekle-modernlik-arasinda-kopru-kuran-kadin-sufiler-590184">Gelenekle modernlik arasında köprü kuran kadın sufiler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, Harvard Üniversitesi’nde yürüttüğü çalışmalarda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadın sufilerin manevi, kültürel ve toplumsal rollerini mercek altına aldı.</p>
<p>ABD’deki Harvard Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezinde doktora sonrası araştırmalarını sürdüren Dr. Yalçınkaya, Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet döneminde yaşamış Hatice Cenan Sultan, Semiha Cemal Hanım, Samiha Ayverdi, Safiye Erol, Meşkure Sargut ve Sofi Huri gibi isimlerin “gelenek ile modernlik arasında köprü kuran öncü şahsiyetler” olduğunu vurguladı.</p>
<p>Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, “Bu kadınlar, resmi unvanlardan ziyade manevi rehberlikleriyle toplumsal birlik ve empatiyi güçlendirdiler. Onlar hep oradaydılar; gönül erleri yetiştiren gönül anneleri, kültürümüzün isimsiz mimarları oldular.” dedi.</p>
<p><strong>“Kadınlar geri plandaydı” algısı bir yanılgı</strong></p>
<p>Tasavvuf geleneğinde kadınların genellikle geri planda kaldığı yönündeki yaygın algıyı değerlendiren Dr. Yalçınkaya, kadın sufilerin tarihsel olarak tasavvufun görünmez mimarları olduğunu ifade etti.</p>
<p>Dr. Yalçınkaya, “Tarihsel olarak baktığımızda kadın sufiler, tasavvuf geleneğinin görünmez mimarları gibidir. İlk İslam asırlarından itibaren kadınlar tasavvuf yolunda varlık göstermiş, ancak isimleri çoğu zaman kayda geçmemiştir.” dedi.</p>
<p>8. yüzyılda yaşamış Rabia el-Adeviyye’nin, “kadınların da en yüksek manevi mertebelere ulaşabileceğini kanıtladığını” dile getiren Dr. Yalçınkaya, Osmanlı döneminde ise kadınların rolünün çoğunlukla tekke ve dergahların “gönül mutfağını işletmek şeklinde” olduğunu belirtti.</p>
<p>Osmanlı’nın son dönemine damga vuran Ken’an Rifai Hazretleri’nin annesi Hatice Cenan Sultan’ın rolüne dikkat çeken Dr. Yalçınkaya, Hatice Cenan Hanım’ın oğluna olan nasihatini aktararak, bir kadın sufinin toplumsal birlik ve empatiyi nasıl yücelttiğini söyledi.</p>
<p>Dr. Yalçınkaya, kadın sufilerin rolünün resmi unvanlardan ziyade manevi rehberlikte gizli olduğunu dile getirerek, “Dolayısıyla ‘kadınlar geri plandaydı’ algısı, tarihin satır aralarını okumadığımızda ortaya çıkan bir yanılgı. Aslında onlar hep oradaydı; gönül erleri yetiştiren gönül anneleri, kültürümüzün isimsiz mimarları oldular.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kadın sufilerin yaşam öyküleri birer yol haritası niteliğinde</strong></p>
<p>Modern dünyanın karmaşasında yön arayan kadınlar için tarihsel kadın sufilerin yaşam öykülerinin birer yol haritası niteliğinde olduğunu belirten Dr. Yalçınkaya, onların ortak paydasının <strong>“</strong>irade, sabır ve sevgiyle kendi nefislerini aşarak topluma ışık saçmaları” olduğunu kaydetti.</p>
<p>Cumhuriyet’in ilk kadın felsefecilerinden Semiha Cemal Hanım’ın hayatını, “akılla kalbin, bilimle maneviyatın buluşmasına örnek” olarak gösteren Dr. Yalçınkaya, onun felsefe eğitimi almasının tasavvuf yolunda engel değil, aksine bir donanım olduğunu, Semiha Cemal’in azminin, “ilim ve irfan birlikte olabilir” mesajını genç kadınlara ulaştırdığını söyledi.</p>
<p>Samiha Ayverdi’nin, romanlarıyla tasavvufun sevgi ve olgunlaşma prensiplerini geniş kitlelere taşırken; Safiye Erol’un ise “bir kadının hem entelektüel hem de manevî olabileceğini” göstermesiyle dikkat çektiğini anlatan Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, “Meşkûre Sargut Hanım ise adanmışlığı ve hizmet anlayışıyla modern kadına sabır, sevgi ve sadakat dersi veriyor. Sofi Huri ise farklı bir kültürden gelip tasavvufun enginliğinde hakikati bulan evrensel bir örnek olarak sevginin sınır tanımadığını hatırlatıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Günümüz tasavvuf çevrelerinde Cemalnur Sargut’un annesi olarak bilinen Meşkûre Sargut Hanımefendi’nin yaşamını “tam bir adanmışlık destanı” olarak nitelendiren Dr. Yalçınkaya, onun hikayesinin modern kadınlar için sabır, sadakat ve hizmetin sembolü olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>Maneviyat, günlük hayatla bütünleşmeli</strong></p>
<p>Modern dünyadaki ruhsal doyumsuzluk ve aidiyet eksikliğine karşı kadın sufilerin birer “kutup yıldızı gibi yolumuzu aydınlattığını” ifade eden Dr. Yalçınkaya, bu figürlerin maneviyatın günlük hayatla bütünleşebileceğinin kanıtları olduğunu söyledi.</p>
<p>Samiha Ayverdi’nin kadının toplumsal uyumdaki rolünü tanımlayan sözlerini hatırlatan Dr. Yalçınkaya, Ayverdi’ye göre kadının, “cemiyet ahenginin ipuçlarını elinde tutan ve aile kavramını petekleyip dolduran sırlı kuvvet” olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>“Toplumsal birliktelik ve empati, maneviyat arayışındaki herkese iyi gelecektir.”</strong></p>
<p>Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, kadın sufilerin, özellikle 1966’da Samiha Ayverdi’nin öncülüğünde kurulan Türk Kadınları Kültür Derneği (TÜRKKAD) gibi sivil toplum faaliyetleri aracılığıyla “geleneksel maneviyatı modern toplum formuna adapte ettiklerini” ve bunun günümüzde STK’larda kadınların üstlenebileceği rol için yol gösterici olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Kadın sufiler “modern Türkiye’de bir tür manevi arka plan liderliği” yaptı</strong></p>
<p>Harvard Divinity School’a sunduğu araştırma önerisinin temelinde, kadın sufilerin Cumhuriyet döneminde manevi geleneğin devamında üstlendiği “arka plandaki misyonun” yattığını belirten Dr. Yalçınkaya, kadın sufilerin “modern Türkiye’de bir tür manevi arka plan liderliği” yaptığını dile getirdi.</p>
<p>Bu çalışmaların toplumsal hafızaya kazandırılmasıyla oluşacak etkiye değinen Dr. Yalçınkaya, şunları kaydetti:</p>
<p>“Cumhuriyet döneminde tekkelerin resmen kapalı olduğu zaman diliminde, manevi geleneğin sönmeyen ışığı kadınlar sayesinde devam etti&#8230; Kadınlar bu geleneğin öznesi, aktörü, kurucusu, hamisi olagelmiş.”</p>
<p>Sofi Huri gibi evrensel örneklerin İslam tasavvufunun kapsayıcılığını göstermesi açısından kritik olduğunu vurgulayan Dr. Yalçınkaya, yabancı meslektaşlarının bu hikayelere hayran kaldığını ve böylece “kültürel diplomasi” diyebileceği bir faydanın ortaya çıktığını belirtti.</p>
<p>Dr. Yalçınkaya, sözlerini bu kadın sufilerin hayatlarından öğrenilecek daha çok şeyimiz olduğunu dile getirerek, şöyle noktaladı:</p>
<p>“Bu kadın sufilerin hayatlarından öğrenecek daha çok şeyimiz var. Onları okudukça, anlattıkça hem kendimiz manevi olarak besleniyoruz hem de toplumumuza ilham olacak değerler kazandırıyoruz.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelenekle-modernlik-arasinda-kopru-kuran-kadin-sufiler-590184">Gelenekle modernlik arasında köprü kuran kadın sufiler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edebiyat ve tasavvuf meraklıları için benzersiz bir çalışma: Bektaşî edebiyatının son klasiği &#8220;Dîvân&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/edebiyat-ve-tasavvuf-meraklilari-icin-benzersiz-bir-calisma-bektasi-edebiyatinin-son-klasigi-divan-545074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 08:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bektaş]]></category>
		<category><![CDATA[benzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dvn]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyatının]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[klasiği]]></category>
		<category><![CDATA[meraklıları]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545074</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), "Dîvân" adlı kitabı okurlarıyla buluşturuyor. 18. yüzyıl Osmanlı edebiyatı ve tasavvuf düşüncesinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen şair ve mutasavvıf Gurbî hem şiirleri hem de tasavvufi görüşleriyle döneminin entelektüel ve manevi atmosferine derinlemesine nüfuz eder.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/edebiyat-ve-tasavvuf-meraklilari-icin-benzersiz-bir-calisma-bektasi-edebiyatinin-son-klasigi-divan-545074">Edebiyat ve tasavvuf meraklıları için benzersiz bir çalışma: Bektaşî edebiyatının son klasiği &#8220;Dîvân&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), <em>&#8220;Dîvân&#8221;</em> adlı kitabı okurlarıyla buluşturuyor. 18. yüzyıl Osmanlı edebiyatı ve tasavvuf düşüncesinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen şair ve mutasavvıf Gurbî hem şiirleri hem de tasavvufi görüşleriyle döneminin entelektüel ve manevi atmosferine derinlemesine nüfuz eder. Gurbî’nin kaleme aldığı<em> “Dîvân”, </em>Hz. Muhammed’e, Ehl-i Beyt’e, dört halifeye, Hacı Bektaş-ı Veli’ye ve özellikle Hz. Ali’ye duyduğu derin muhabbeti etkileyici bir üslupla yansıtır. H. Dursun Gümüşoğlu ve Erdoğan Ağırdemir tarafından yayına hazırlanan bu önemli eser, edebiyat ve tasavvuf meraklıları için vazgeçilmez bir kaynak niteliğinde.</strong></p>
<p>VBKY’nin klasik kitaplığı, <em>&#8220;Dîvân”</em> adlı kitap ile genişlemeye devam ediyor.  18. yüzyıl Osmanlı edebiyatı ve tasavvuf düşüncesinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Gurbî hem şiirleri hem de tasavvufi görüşleriyle döneminin entelektüel ve manevi atmosferine derinlemesine nüfuz eden bir şair ve mutasavvıftır. Sırbistan’ın kadim şehri Yenipazar’da (Novi Pazar) doğan bu gönül eri, ömrünün yetmiş beş yılını Anadolu, Rumeli, Edirne ve Bosna’nın manevi ikliminde geçirdi. Kendini daima gurbette hisseden şair, bu hüznü “Gurbî” mahlasıyla ölümsüzleştirdi. Seyyid Ali Sultan Dergâhı’nda Muhammed Musli Baba’dan nasip alarak Bektaşîliğe intisap etti ve bu yolun önemli bir temsilcisi oldu. 1722’de Bosna’da kaleme aldığı <em>“Dîvân”</em>ı; Hz. Muhammed’e, Ehl-i Beyt’e, dört halifeye, Hacı Bektaş-ı Veli’ye ve özellikle Hz. Ali’ye duyduğu derin muhabbeti etkileyici bir üslupla yansıtır. Onun şiirleri, tasavvufun incelikleriyle örülü, felsefi bir derinlik taşır. Bu kitap, edebiyat ve tasavvuf meraklıları için vazgeçilmez bir kaynak.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Diler isen ki hidâyet bulasın</em></p>
<p><em> Hakk Te‘alâ’dan ‘inâyet bulasın</em></p>
<p><em> Terk it a‘dâyı bidâyet bulasın</em></p>
<p><em> Rabbün özinde nihâyet bulasın</em></p>
<p><em> Gam degüldür gide dünyâ kala dîn</em></p>
<p><em> Gam oldur kim kala dünyâ gide dîn”</em></p>
<p><em> </em></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/edebiyat-ve-tasavvuf-meraklilari-icin-benzersiz-bir-calisma-bektasi-edebiyatinin-son-klasigi-divan-545074">Edebiyat ve tasavvuf meraklıları için benzersiz bir çalışma: Bektaşî edebiyatının son klasiği &#8220;Dîvân&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;ın Manevi Hazzı Tasavvuf Müziği Konserinde Yaşandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanin-manevi-hazzi-tasavvuf-muzigi-konserinde-yasandi-363715</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 15:12:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[hazzı]]></category>
		<category><![CDATA[konserinde]]></category>
		<category><![CDATA[manevi]]></category>
		<category><![CDATA[müziği]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanın]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[yaşandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363715</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi Konservatuvarı tarafından ilçedeki Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen Tasavvuf Müziği Konseri’nde vatandaşlar Ramazan’ın manevi hazzını gönüllerinde yaşarken semazenler tarafından da sema gösterisi gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanin-manevi-hazzi-tasavvuf-muzigi-konserinde-yasandi-363715">Ramazan&#8217;ın Manevi Hazzı Tasavvuf Müziği Konserinde Yaşandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi Konservatuvarı tarafından ilçedeki Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen Tasavvuf Müziği Konseri’nde vatandaşlar Ramazan’ın manevi hazzını gönüllerinde yaşarken semazenler tarafından da sema gösterisi gerçekleştirildi.</p>
<p>Koro şefliğini Vedat Kaptan Yurdakul’un yaptığı konserde katılımcılar zaman zaman ilahilere eşlik ederek geleneksel Ramazan günlerini yaşama fırsatı buldular.</p>
<p>Solo performansların da sergilendiği ilahi şöleninin sonunda Keçiören Belediyesi Konservatuvarı Genel Sanat Yönetmeni Ertuğrul Karabulut tüm sanatçılar adına Koro Şefi Vedat Kaptan Yurdakul’a teşekkür ederek çiçek takdiminde bulundu. ​</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanin-manevi-hazzi-tasavvuf-muzigi-konserinde-yasandi-363715">Ramazan&#8217;ın Manevi Hazzı Tasavvuf Müziği Konserinde Yaşandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin Karaalioğlu Parkı&#8217;nda düzenlediği Ramazan etkinlikleri kapsamında usta sanatçı Sami Özer, Tasavvuf Müziği konseri verdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesinin-karaalioglu-parkinda-duzenledigi-ramazan-etkinlikleri-kapsaminda-usta-sanatci-sami-ozer-tasavvuf-muzigi-konseri-verdi-362150</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Apr 2023 10:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinin]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlediği]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[karaalioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[konseri]]></category>
		<category><![CDATA[müziği]]></category>
		<category><![CDATA[özer]]></category>
		<category><![CDATA[parkında]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sami]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[usta]]></category>
		<category><![CDATA[verdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Karaalioğlu Parkı’nda düzenlediği Ramazan etkinlikleri kapsamında usta sanatçı Sami Özer, Tasavvuf Müziği konseri verdi. Vatandaşlar Ramazan çarşısını gezdi, çocuklar ise lunaparkta eğlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesinin-karaalioglu-parkinda-duzenledigi-ramazan-etkinlikleri-kapsaminda-usta-sanatci-sami-ozer-tasavvuf-muzigi-konseri-verdi-362150">Antalya Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin Karaalioğlu Parkı&#8217;nda düzenlediği Ramazan etkinlikleri kapsamında usta sanatçı Sami Özer, Tasavvuf Müziği konseri verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Karaalioğlu Parkı’nda düzenlediği Ramazan etkinlikleri kapsamında usta sanatçı Sami Özer, Tasavvuf Müziği konseri verdi. Vatandaşlar Ramazan çarşısını gezdi, çocuklar ise lunaparkta eğlendi.</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Geleneksel Ramazan Etkinlikleri, Karaalioğlu Parkı içerisinde devam ediyor. Vatandaşlar, iftar sonrası Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Ramazan çarşısı ve etkinlik alanında buluştu.</p>
<p><strong>SAMİ ÖZER ANTALYALILARLA BULUŞTU </strong></p>
<p>Karaalioğlu Parkı içerisinde kurulan Ramazan çarşısındakistantları gezen vatandaşlar alıveriş yaparken, yeme içme ünitelerine de ilgi gösterdi. Ramazan etkinlikleri Karagöz-Hacivat gösterisi başladı. Gölge oyunu Hacivat ve Karagöz, özellikle çocukları kahkahaya boğdu. Ardından sahneye tasavvuf müziğinin usta ismi Sami Özer çıktı. İlahi ve tasavvuf müziğinden sevilen parçalar seslendiren sanatçıya Antalyalılar büyük ilgi gösterdi. Tecrübeli sanatçı Özer, birbirinden güzel ilahiler ve tasavvuf müzikleri ile kendisini dinlemeye gelenlere keyifli bir akşam yaşattı.<br /> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesinin-karaalioglu-parkinda-duzenledigi-ramazan-etkinlikleri-kapsaminda-usta-sanatci-sami-ozer-tasavvuf-muzigi-konseri-verdi-362150">Antalya Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin Karaalioğlu Parkı&#8217;nda düzenlediği Ramazan etkinlikleri kapsamında usta sanatçı Sami Özer, Tasavvuf Müziği konseri verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
