<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tanrıdağ | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tanridag/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tanridag</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Dec 2025 11:51:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tanrıdağ | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tanridag</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati ve sabır önemli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalarina-yaklasimda-empati-ve-sabir-onemli-595746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 11:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[onları]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>
		<category><![CDATA[tanrıdağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımda]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Zorlama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595746</guid>

					<description><![CDATA[<p>NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının sadece bilişsel işlevleri değil, aynı zamanda kişinin algılarını ve davranışlarını da derinden etkilediğini belirterek, hasta yakınları ve bakıcıları için önemli iletişim stratejileri paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalarina-yaklasimda-empati-ve-sabir-onemli-595746">Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati ve sabır önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının sadece bilişsel işlevleri değil, aynı zamanda kişinin algılarını ve davranışlarını da derinden etkilediğini belirterek, hasta yakınları ve bakıcıları için önemli iletişim stratejileri paylaştı.</p>
<p><strong>Hastalığın çok yönlü etkileri</strong></p>
<p>Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının bellek, dikkat ve dil gibi işlevlerde bozulmaya yol açarken, kişinin kendisiyle ve çevresiyle ilgili algısını da değiştirdiğini vurguladı.</p>
<p>Bu durumun, hastada davranış bozukluklarına zemin hazırladığını ifade eden Prof. Dr. Tanrıdağ, “Hasta yaşananları aklında tutamaz, kendisine söylenilenlere dikkat edemez ve derdini tam anlatamaz. Diğer yandan da sosyal norm ve kurallardan uzaklaşabilir ve kendi davranışlarını değerlendiremez ve denetleyemez. Çoğu zaman da onları normal kabul eder. Bu bakımlardan Alzheimer hastası yakınının ya da hasta bakıcısının hastalarıyla iletişim kurarken bilmesi gereken hususlar vardır.” dedi.</p>
<p><strong>Empati, sabır ve anlayış esas</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tanrıdağ, hastalarla iletişimde temel alınması gereken ilkeleri şöyle sıralıyor:</p>
<p>“Empati kurun. Her şeyden önce kendinize şu soruyu sormalısınız; ‘Eğer Alzheimer hastası o değil de ben olsaydım nasıl bir ilgi beklerdim? Sevgiyle, anlayışla ve sabırla mı karşılanmak isterdim yoksa ilgisizlik ve kabalık mı görmek isterdim?’. Sabırlı olun. Hastanız anlattıklarınız ya da ondan istedikleriniz konusunda kolaylıkla karmaşaya girebilir. Eğer bu tür bir sıkıntı hissediyorsanız isteklerinizi farklı yöntemlerle anlatmaya çalışmalısınız. Bunları yaparken asla fiziksel bir zorlama içine girmeyin. Bunu yaparken iyi niyetli olsanız bile onun tarafından kendisini zorlama olarak algılanabilir.”</p>
<p><strong>Tartışmayın!</strong></p>
<p>Hastalarla iletişimde anlayışlı olmak ve tartışmamak gerektiğini de dile getiren Prof. Dr. Tanrıdağ, şöyle devam etti:</p>
<p>“Hastanız 1958 yılında olduğunu ya da sizin onun annesi olduğunu ileri sürebilir. Siz ona 2025 yılında olduğumuzu ve annesinin de uzun bir süre önce öldüğünü söylemeye kalktığınızda, o önce şaşıracak, ilerlemiş bir hasta değilse yanlış söylediğini anlayarak üzülecek ya da ilerlemiş bir hastaysa söylediklerinde ısrarcı olacak ve sizin neden ona böyle söylediğinizi anlamayarak belki de kızacaktır. Her iki durumda da hastayla iletişiminiz başarısız olacaktır. Alzheimer hastalığında kayıt zorluğu olduğundan siz ona doğruları söylemiş olsanız da o bunları aklında tutamayacaktır. Bu bakımdan hastanın yanlışlarının düzeltilmesinin ve bunlar üzerinden hastayla tartışmanın bir yararı yoktur. Hastanızla zaman ve mekan kavramlarını gündeme getirmeden rahatlıkla konuşmaya çalışın. Eğer o eskilerden bugünmüş gibi söz ediyorsa onunla o konuşmanın içine girerek sürdürün. Konuştuğu konunun bütünlüğünü bozmayın. Zaman zaman espriler yapın.”</p>
<p><strong>Yapılmaması gerekenler…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tanrıdağ, Alzheimer hastalarıyla iletişimde kaçınılması gereken bazı durumları da şöyle sıraladı:</p>
<p>“Zorlamaktan kaçının. Hastanızı onun yapmaktan hoşlanmadığı şeyler konusunda zorlamayın. Çoğu hasta yakını bulmaca çözmenin yararlı olacağını düşünerek hastalarını saatler boyu bulmaca çözmeleri için zorlamaktadır. Bulmaca çözmenin ispatlanmış bir yararı ve mantıksal bir dayanağı yoktur. Bu bakımdan bu zamanın dışarıda ya da evin içinde müzik dinlemek ya da ilgi çekici şeyler seyretmek amacıyla geçirilmesi hasta için daha uyarıcı olacaktır.</p>
<p><strong>İlaçlarını kendileri almasın</strong></p>
<p>Hastanızın ilaçlarını kendi başına almasına izin vermeyin. Hafif-orta evrede bulunan çoğu hasta ilaçlarını düzenli alabileceği iddiasında bulunabilir. Hatta bu iddia bir kısmı için doğru da olabilir. Ancak genel bir prensip olarak unutkanlık ve dikkat azlığı yakınmaları olan hastaların kendi ilaçlarını kendilerinin alması sakıncalıdır. Bunun dışında bazı hastalar ilaçlarını aldıklarını söyleyerek onları halıların altına saklar ya da çöpe atarlar.</p>
<p><strong>Huzurevinden söz etmeyin</strong></p>
<p>Hastalarınızın yanında huzurevi ihtimalinden söz etmeyin. Alzheimer hastalığı sırasında yaşanan kayıplar hastaları önceden olduğundan daha fazla duygusal ve alıngan yapar. Bu nedenle onların geleceğiyle ilgili tahminleri ve bir seçenek olarak huzurevi ihtimalini onların yanında dile getirmeyin. Bu sözleri duyan hastalardan en azından bir bölümü sizin onların ölümünü istediğinizi ya da kendilerinden kurtulma planları yaptığınızı sanabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastalarina-yaklasimda-empati-ve-sabir-onemli-595746">Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati ve sabır önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Basit Unutkanlık&#8217; ile Alzheimer unutkanlığı farklı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basit-unutkanlik-ile-alzheimer-unutkanligi-farkli-576835</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 08:06:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[basit]]></category>
		<category><![CDATA[beynin]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[tanrıdağ]]></category>
		<category><![CDATA[unutkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[unutkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[unutma]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576835</guid>

					<description><![CDATA[<p>NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, basit unutkanlıkla Alzheimer unutkanlığı arasındaki farkı anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-unutkanlik-ile-alzheimer-unutkanligi-farkli-576835">&#8216;Basit Unutkanlık&#8217; ile Alzheimer unutkanlığı farklı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, basit unutkanlıkla Alzheimer unutkanlığı arasındaki farkı anlattı.</p>
<p><strong>Unutmak beynin doğal bir sürecidir</strong></p>
<p>&#8220;Unutma ve unutkanlık farklı şeylerdir. Unutmak beynin doğal bir sürecidir. Unutma, her yaşta herkes için geçerli olağan bir olayken, unutkanlık ise bu durumun süreklilik kazanmasıdır ve incelenmesi gerekir.&#8221; diyen Prof. Dr. Tanrıdağ, beynin doğal unutma kurallarını şöyle sıraladı:</p>
<p>“Çocukluk ve gençlik anıları daha kalıcıdır çünkü o dönemde beynin öğrenme ve bağ kurma kapasitesi en yüksek seviyededir. Sık tekrar edilen bilgiler, daha az tekrar edilenlere göre daha zor unutulur. Duygusal etki yaratan olaylar (büyük başarılar, doğal felaketler, önemli kişisel anlar) sıradan günlere göre çok daha kolay hatırlanır.”</p>
<p><strong>&#8216;Basit unutkanlık&#8217; nedir ve ne zaman normaldir?”</strong></p>
<p>Halk arasında sıkça kullanılan &#8220;basit unutkanlık&#8221; kavramının aslında bir hastalık olmadığını, yaşla birlikte artan doğal unutma sürecini ifade ettiğini belirten Prof. Dr. Tanrıdağ, “Eğer 70 yaşındaki bir kişi, kendi yaş grubu içinde dikkat çeken bir unutkanlık göstermiyor da sadece gençlere oranla daha fazla unutuyorsa, bunun &#8216;basit unutkanlık&#8217; olma olasılığı yüksektir. Önemli olan, kişinin kendi yaşıtlarına göre durumudur.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Alzheimer için kırmızı alarm</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tanrıdağ, Alzheimer unutkanlığını basit unutkanlıktan ayıran en hayati farkın, unutulan bilginin türü olduğunu dile getirerek, “Basit unutkanlıklarda kişi hem eski hem de yeni olayları zaman zaman unutabilir. Ancak asıl tehlike sinyali, eskileri çok iyi hatırlarken yakın dönemde yaşananları hatırlamakta güçlük çekmektir. Bu durum, beynin yeni bilgileri kaydetmekte zorlandığını, yani bir &#8216;kayıt zorluğu&#8217; yaşadığını gösterir ve bu kişiler mutlaka incelenmelidir. Örneğin, 40 yıl önceki sınıf arkadaşını tüm detaylarıyla hatırlayan bir kişinin, bir gün önce kiminle telefonda konuştuğunu unutması, basit bir unutkanlıktan çok daha ciddi bir duruma işaret edebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ne zaman doktora başvurulmalı?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, iki durumda mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğini belirterek, “Kişi, kendi yaş grubundaki arkadaşlarına veya akranlarına göre bariz bir şekilde daha unutkan hale gelmişse. Eski anıları net bir şekilde hatırlamasına rağmen, özellikle son günlerde veya haftalarda yaşanan olayları hatırlamakta belirgin bir zorluk yaşıyorsa.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Bu belirtilerin, olası bir Alzheimer hastalığının erken teşhisi için kritik öneme sahip olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tanrıdağ, zamanında yapılacak bir incelemenin hastalığın yönetimi açısından büyük fark yaratacağını sözlerine ekledi</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-unutkanlik-ile-alzheimer-unutkanligi-farkli-576835">&#8216;Basit Unutkanlık&#8217; ile Alzheimer unutkanlığı farklı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ: &#8220;Süper yaşlılık için aktif ve sosyal bir yaşam lazım&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-oguz-tanridag-super-yaslilik-icin-aktif-ve-sosyal-bir-yasam-lazim-356593</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Mar 2023 10:18:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aktif]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[lazım]]></category>
		<category><![CDATA[oğuz]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[süper]]></category>
		<category><![CDATA[tanrıdağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beynin yaşlanmasında genlerin ve çevrenin iki yönlü etkileşimi olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, beyin yaşlanmasının önüne geçilebilmesi için son yıllarda öne çıkan süper yaşlanma teorisine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-oguz-tanridag-super-yaslilik-icin-aktif-ve-sosyal-bir-yasam-lazim-356593">Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ: &#8220;Süper yaşlılık için aktif ve sosyal bir yaşam lazım&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beynin yaşlanmasında genlerin ve çevrenin iki yönlü etkileşimi olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, beyin yaşlanmasının önüne geçilebilmesi için son yıllarda öne çıkan süper yaşlanma teorisine dikkat çekti. Süper yaşlıların 80 yaşın üzerinde oldukları halde bellek testlerinde 50-55 yaş performansı gösteren kişiler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, bu kişilerin genellikle aktif yaşam biçimine sahip, sosyal, zaman zaman kendini şımartan, hayata ve olaylara karşı optimist kişiler olduğunu söyledi. Süper yaşlılarda adaptasyon zorluğu yaşanmadığını ifade eden Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, bu kişilerde yeni bilgilerin öğrenilmesinin devam ettiğine dikkat çekti.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Türk Nöroloji Derneği tarafından bu yıl 13-19 Mart 2023 tarihleri arasında kutlanan Beyin Farkındalık Haftası’nın teması “Beyninizi Sevin Hayatınızı Değiştirin!” olarak belirlendi.</p>
<p> </p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Beyin Farkındalık Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada beyin sağlığı ve sağlıklı beyin yaşlanması konusunda değerlendirmede bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Süper yaşlanma teorisi öne çıkıyor</strong></p>
<p> </p>
<p>Beynin yaşlanmasında genlerin ve çevrenin iki yönlü etkileşimi olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, beyin yaşlanmasının önüne geçilebilmesi için son yıllarda “süper yaşlanma teorisinin” öne çıktığını söyledi. Süper yaşlıların 80 yaşın üzerinde oldukları halde bellek testlerinde 50-55 yaş performansı gösteren kişiler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Bu kişiler genellikle aktif yaşam biçimine sahip, sosyal, zaman zaman kendini şımartan, hayata ve olaylara karşı optimist kişilerdir. IQ’ları normal yaş ortalamasının içindedir.  Süper yaşlılık, genetik faktörün daha ağır bastığı, çevresel faktörün de bunu bütünleştirdiği bir grup olarak görünüyor.” dedi.</p>
<p><strong>Erken beyin yaşlanmasında bu belirtilere dikkat!</strong></p>
<p>Erken beyin yaşlanması görülen kişilerde bazı sorunlara rastlandığını ifade eden Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, bunları yeni bilgilerin öğrenilmesinde zorluk, yeni koşullara adaptasyon sıkıntısı, geçmiş olayların uzamış travmatik etkisi, plan-program yapma zorluğu, isim ve sayı unutkanlığı ve öfke kontrol bozukluğu olarak sıraladı. </p>
<p><strong>Yeni bilgilerin öğrenilmesi devam ediyor</strong></p>
<p>Süper yaşlıların ortak özelliklerine dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Süper yaşlılarda pozitif ve optimist kişilik yapısıyla adaptasyon zorluğu yaşanmaz, yeni bilgilerin öğrenilmesi devam eder. 85 yaşında kitap da yazılıyor, proje de yürütülüyor, resim de yapılıyor. Süper yaşlanmada 25-30 yaş öncesinin belleği var . Dolayısıyla plan, program yapmaya devam ederler” dedi.</p>
<p><strong>Yaşlanmayı geciktirmek için bu önerilere kulak verin!</strong></p>
<p>Süper yaşlanma için tavsiyelerini de sıralayan Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Daha fazla okuyup yazmak, kendi gizli kalmış yeteneklerinizi geliştirme, örneğin 50 yaşından sonra ebru eğitimi almak, piyano eğitimi almak gibi yeni hobiler öğrenilebilir. Kendi yaş gruplarından farklı gruplarla zaman geçirmek ve yaşının sağladığı güven, statü, olanaklar, cebindeki para gibi değerlerin oluşturduğu ortama konfor alanı deniyor ve bunun dışına çıkabilmek lazım.”diye konuştu.</p>
<p><strong>Kadınlarda risk faktörlerine dikkat!</strong></p>
<p>Kadınların beyin sağlığını erken yaşlanma açısından tehdit eden etkenlere de dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, beynin nörohormonel, nörokimyasal dengesini değiştiren ve beynin yıpranma faktörlerini harekete geçiren menopoz ve erken yaşlanma belirtisi kabul edilen kronik depresyonun daha fazla görülmesi şeklinde sıraladı. </p>
<p>Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, ayrıca kadınların tüm dünya üzerinde yaşadığı ekonomik, kültürel ve sosyal zorluklarla karşılaştığı problemlerin kadınlarda beyin yaşlanmasını daha fazla tetikleyen ve artıran bir diğer etken olarak görüldüğünü ifade etti. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-oguz-tanridag-super-yaslilik-icin-aktif-ve-sosyal-bir-yasam-lazim-356593">Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ: &#8220;Süper yaşlılık için aktif ve sosyal bir yaşam lazım&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
