<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>takviyeler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/takviyeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/takviyeler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 21:13:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>takviyeler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/takviyeler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cinsiyete Göre Beslenme Olur mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cinsiyete-gore-beslenme-olur-mu-632888</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:13:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyete]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[takviyeler]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[Ürünle]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopozla birlikte östrojenin azalması, kardiyovasküler risklerin artması ve ciltte elastikiyet kaybı gibi doğal süreçler kadınları çözüm arayışına yönlendiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cinsiyete-gore-beslenme-olur-mu-632888">Cinsiyete Göre Beslenme Olur mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopozla birlikte östrojenin azalması, kardiyovasküler risklerin artması ve ciltte elastikiyet kaybı gibi doğal süreçler kadınları çözüm arayışına yönlendiriyor. Bu noktada piyasaya sürülen kolajen takviyeleri ve östrojen içerikli ürünler, “genç kalma” ve “sağlıklı yaş alma” vaatleriyle pazarlanıyor. Oysa tek bir mucize ürünle sağlığı korumanın mümkün olmadığını belirten <strong>Diyetisyen Kumsal Kurucu, </strong>“Ayak tırnaklarımızdan, saç telimize kadar bir bütünüz. Sağlık parametrelerinde her halka birbiriyle iç içe, bütün halinde! Tek bir şeyden mucize etki bekleyip geri kalanını arka plana atmamalısınız. Menopoz sonrası kadınlara, omega-3 yağ asitleri, sebze, şeker oranı düşük mor renkli meyveler, antioksidanlar ve fitoöstrojenlerden zengin bir beslenme önerisi sunulur. Ek olarak, omega-3 balık yağı, magnezyum ve koenzim Q10 gibi takviyeler tıbbi gözetim altında verilebilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>TEKNOLOJİ ALGORİTMALARI KADINLARIN SÖZDE İHTİYAÇLARINA OYNUYOR!</strong></p>
<p>Kadınların öncelik verdiği sağlık faydaları, fizyolojik ihtiyaçlar ve toplumsal baskıların birleşiminden oluşuyor. Teknolojik cihazların algoritmaları da bu eğilimleri algıladığında, kadınların karşısına sürekli olarak hormonal dengeyi, cilt sağlığını veya menopoz semptomlarını iyileştirdiğini iddia eden ürünler çıkıyor. Bu ürünler, sosyal medya ve reklamlarla çoğunlukla bir ‘ihtiyaç’ olarak tanıtılıyor ve kadınlara yönelik mesajlarla öne çıkarılıyor. Kadınlar için hormon döngülerini destekleyen beslenme stratejilerinin önem taşıdığını belirten <strong>Acıbadem Life Uzman</strong> <strong>Diyetisyen Kumsal Kurucu,</strong> “Magnezyum ve B6 vitamini, kasları gevşeterek ve nörotransmitter işlevini destekleyerek PMS semptomlarını azaltmada özellikle etkilidir. Bununla birlikte Omega-3 yağ asitleri, iltihabı yönetmeye ve hormon üretimini desteklemeye yardımcı olur ve bunları tüm yaşam evrelerinde olmazsa olmaz hale getirir. Hormonal dalgalanmaları ve menopoz geçişlerini yönetmek için bütüncül ve fonksiyonel tıp bakış açısıyla, bu gıdalardan çok daha öte bir yolculuk var. Bu nedenle sağlık yönetiminizi sosyal medyadan gördüklerinizle, influencer ürünleri ile değil sağlık uzmanı ile yapmalısınız.  Mesela östrojen bandı gerekli mi, ne gibi riskleri var? Hekiminizle konuşmalısınız” diyor. </p>
<p><strong>ERKEKLER “KAS” ODAKLI!</strong></p>
<p>“Kas kütlesi artırma ve hızlı toparlanma hedefi, erkekleri protein tozları ve performans artırıcı takviyelere yönlendiriyor. Sosyal medya ve reklamlar da bu ürünleri ‘olmazsa olmaz’ olarak gösteriyor. Antrenman sıklığı, yoğunluğu ve bireysel sağlık durumu dikkate alınmadan kontrolsüz kullanılan takviyelerin ciddi sağlık riskleri doğurabildiğini söyleyen <strong>Uzman</strong> <strong>Diyetisyen Kumsal Kurucu, “</strong>Özellikle testosteron artırıcı ürünlerin bilinçsiz tüketimi hormon dengesini bozabilirken, doğal yöntemler ve dengeli beslenme, güvenli ve etkili bir alternatif olarak öne çıkıyor. Oysa yağsız etler, yumurtalar, kinoa, tofu, tempeh ve mercimek gibi gıdalar, erkekler için mükemmel protein kaynakları! Testosteron artıcı doğal yöntemlerle oldukça mevcut ve başarılı sonuçlar alıyoruz. İlaçlar, kontrolsüz takviyeler kullanıp sağlığınızı riske etmek yerine doğal yollara başvurmalısınız” diyor. </p>
<p><strong>RİSKLİ GIDA TRENDLERİ SAĞLIĞINIZI BOZABİLİR</strong></p>
<p>Dönemsel gıda trendleriyle birlikte tek bir besine ya da takviyeye aşırı yüklenme eğiliminin ciddi dengesizliklere yol açtığını belirten <strong>Acıbadem Life Uzman</strong> <strong>Diyetisyen Kumsal Kurucu, “</strong>Sosyal medyada popülerleşen ürünler, kontrolsüz kullanımın önünü açıyor. Mucize etkiler beklemek yerine dengeli ve doğal beslenmeye odaklanılması gerekiyor. Örneğin kolajen patlaması yaşanırken, bu ihtiyacın ilikli kemik suyu gibi doğal kaynaklarla karşılanması çok daha güvenli bir yaklaşım. Prolin, glisin, hiyaluronik asit ve glukozamin gibi damar sağlığını ve doku esnekliğini destekleyen bileşenler içeren bu besin, bütüncül bir yaklaşımın parçası olabilir. Yine doğum ve menopoz sonrası dönemlerde de kalsiyum, D vitamini ve magnezyum gibi temel besin öğelerinin kişiye özel bir planlama ile hekim gözetiminde alınması gerekir. Yine ihtiyaçların da dönemsel olarak değişebileceği unutulmamalıdır” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ DİYET VE TAKVİYE PLANLARI</strong></p>
<p>Günümüzde kadın ve erkeğin cinsiyetlendirilmiş alışkanlıklara doğru sürüklendiğini belirten <strong>Acıbadem Life Uzman Diyetisyen Kumsal Kurucu, “</strong>Fizyolojik, biyolojik ihtiyaçlar çerçevesinde kişiye özel bir beslenme planı olması gerektiğini, kadınların arzuladığı sağlık faydalarının erkeklerden daha fazla olduğunu çok net görüyoruz. Ancak ihtiyaçların cinsiyet, yaş, genel sağlık durumu ve yaşam evresine göre değiştiği unutulmamalı. Bu nedenle sağlık hedeflerinize uygun, kişiselleştirilmiş diyet ve takviye planları ile uyum içerisinde olun. Trendlere kendinizi kaptırıp genel sağlık kontrollerinizi aksatmayın” diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cinsiyete-gore-beslenme-olur-mu-632888">Cinsiyete Göre Beslenme Olur mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>5 Adımda Doğru Takviye Nasıl Seçilir?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/5-adimda-dogru-takviye-nasil-secilir-622435</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 07:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[seçilir]]></category>
		<category><![CDATA[takviye]]></category>
		<category><![CDATA[takviyeler]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622435</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modern yaşam hızlandı, beslenme düzeni değişti, güneşle temas azaldı, yeni trend takviyeler ise hayatın tam ortasına yerleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-adimda-dogru-takviye-nasil-secilir-622435">5 Adımda Doğru Takviye Nasıl Seçilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşam hızlandı, beslenme düzeni değişti, güneşle temas azaldı, yeni trend takviyeler ise hayatın tam ortasına yerleşti. Raflar vitamin, mineral ve bitkisel desteklerle dolup taşarken, her gün yeni bir madde gündeme geliyor. Ancak “Her düşük değer takviye gerektirir mi? Popüler desteklerin gerçekten işe yaradığını nasıl anlarız? Etiket ve doz güvenilir mi?” gibi sorular giderek daha fazla önem kazanmaya başladı. <strong>Acıbadem Life Danışmanı Aile Hekimi Prof. Dr. İsmet Tamer vitamin takviyesini seçmenin altın ipuçlarını paylaşıyor.</strong></p>
<p><strong>VİTAMİNE GERÇEKTEN İHTİYACINIZ VAR MI?</strong></p>
<p>Günümüzde pek çok kişi, yaşam temposu ve beslenme düzenindeki değişiklikler nedeniyle eksik kaldığını düşündüğü vitamin ve mineralleri takviyelerle tamamlamaya yöneliyor. Geleneksel beslenme biçimlerinin yerini işlenmiş gıdalara bırakması, taze sebze-meyve tüketiminin azalması mikro besin alımını düşürürken; kapalı ofislerde uzun saatler çalışma, güneş ışığına daha az maruz kalma gibi modern yaşam faktörleri özellikle <strong>D vitamini başta olmak üzere çeşitli eksiklikleri artırıyor.</strong> Öte yandan gelişmiş laboratuvar testleri sayesinde belirti vermeyen eksiklikler daha sık tespit ediliyor, sosyal medya ve pazarlama dili ise “doğal, mucize, hızlı etki” söylemleriyle takviyelere olan ilgiyi körüklüyor. Bu noktada laboratuvar değerlerinin tek başına belirleyici olmadığına dikkat çeken <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Tahlilde değerin düşük çıkması her zaman takviye başlanacağı anlamına gelmez. Eksikliğin derecesi, klinik bulgular ve risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir. Bazı hafif düşüklüklerde yaşam tarzı düzenlemesi yeterliyken, ciddi düzeylerde hedefe yönelik tedavi gerekebilir” diyerek bilinçli yaklaşımın önemini vurguluyor.</p>
<p><strong>HER YENİ BİLEŞEN MUTLAKA ALINMALI MI?</strong></p>
<p>Takviye pazarında her gün yeni bir bileşen gündeme geliyor. Yakın dönemde popülerleşen berberin buna iyi bir örnek. Peki yeni maddeler gerçekten yeterli bilimsel kanıtla mı destekleniyor, yoksa trend etkisiyle mi hızla yaygınlaşıyor? <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>’e göre burada en kritik nokta, “etkinlik ve güvenlik verisinin randomize kontrollü bilimsel çalışmalarla desteklenmesi”. Bazı bileşenler için umut vadeden sonuçlar bulunsa da çalışmaların kapsamı, katılımcı sayısı ve kullanılan dozlar büyük farklılık gösterebiliyor. <strong>Tamer</strong>, “ Bitkilerde doğal olarak bulunan berberin bileşiği üzerine kan şekeri ve lipid profili gibi parametrelerde olumlu sonuçlar bildiren yayınlar mevcut; ancak uzun dönem güvenlik verisi ve standart doz netliğine dair yeterli kanıt henüz sınırlı” diyerek temkinli yaklaşılması gerektiğinin altını çiziyor. <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, özellikle sosyal medya etkisiyle hızla yayılan takviyeler konusunda uyarıda bulunuyor ve “Bir madde popüler oldu diye hemen kullanmaya başlanmamalı; hele ki tedavi amacıyla ve mevcut ilaçlarla birlikte alınacaksa mutlaka bir hekim görüşü alınmalı” diyor. </p>
<p><strong>VİTAMİN TAKVİYESİNİN İÇİNDE VİTAMİNİ YOKSA?</strong></p>
<p>Vitamin ve bitkisel takviyelerin içerik güvenilirliğinin hem dünyada hem Türkiye’de en çok tartışılan başlıklardan biri olduğunu belirten <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bağımsız laboratuvarların yaptığı analizlerde zaman zaman ürün etiketinde yazan etken maddenin ya çok düşük oranda bulunduğu ya da hiç bulunmadığı tespit edilebiliyor. Bu durum şaşırtıcı değil. Gıda takviyeleri ilaçlar kadar sıkı onay süreçlerinden geçmediği için kalite kontrol üreticinin beyanına ve uyguladığı standartlara bağlıdır. Bağımsız kuruluşlarca test yapılmadığında etiket ile içerik arasında tutarsızlık görülebilir. Özellikle online satış platformlarındaki her ürün denetimlerden geçmediği için dikkatli olunması gerekiyor” diyor. </p>
<p><strong>DOĞRU TAKVİYE SEÇME REHBERİ </strong></p>
<p>Tüketicilerin takviye seçerken dikkat etmesi gereken noktalar konusunda pratik bir “alışveriş kontrol listesi” hazırlayan <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, doğru ürün tercihinin sandığımızdan daha kritik olduğunu belirtiyor. Buna göre takviye satın alırken şu adımlar göz önünde bulundurulmalı:</p>
<p><strong>Etiket mutlaka incelenmeli.</strong> Etken maddenin adı ve miktarı şeffaf şekilde yazıyor mu? Her bileşenin dozu belirtilmiş mi? Yan etki, gebelik–emzirme ve çocuk kullanımı uyarıları yer alıyor mu?</p>
<p><strong>Bağımsız test sertifikaları önemli.</strong> USP, NSF, ConsumerLab gibi kuruluşların doğrulama logosu ürünün güvenilirliğini artırır. Üretim yeri, GMP bilgisi ve marka iletişim detayları net olmalı.</p>
<p><strong>İlaç kullanıyorsanız dikkat!</strong> Bitkisel ve doğal takviyeler ilaçlarla etkileşime girebilir. Düzenli ilaç kullananlar mutlaka hekim görüşü almalı.</p>
<p><strong>Amaç net olmalı.</strong> Destek amaçlı mı yoksa belirli bir eksiklik için mi kullanılıyor? Spesifik eksiklik şüphesinde önce test, ardından hedefe yönelik ürün seçimi yapılmalı.</p>
<p><strong>Fiyat tek kriter değildir.</strong> Çok ucuz ürünler kalite şüphesi yaratabilir; en pahalısı da en iyi anlamına gelmez. Bilimsel veri ve sertifika her zaman fiyatın önündedir.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Tamer</strong>, takviyelerin herkes için rutin bir ihtiyaç olmadığını vurgulayarak, “Yeni bir madde popüler oldu diye hemen uzun süreli kullanıma başlanmamalı. Güvenilir kanıta, ürün doğrulamasına ve hekim değerlendirmesine dayanan seçim en sağlıklı yaklaşımdır” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-adimda-dogru-takviye-nasil-secilir-622435">5 Adımda Doğru Takviye Nasıl Seçilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Katkı Maddesiz Doğal Takviyeler, Evcil Dostları Gıda Alerjiden Koruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/katki-maddesiz-dogal-takviyeler-evcil-dostlari-gida-alerjiden-koruyor-442892</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2024 08:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[dostları]]></category>
		<category><![CDATA[evcil]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[katkı]]></category>
		<category><![CDATA[koruyor]]></category>
		<category><![CDATA[maddesiz]]></category>
		<category><![CDATA[takviyeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442892</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her canlının sağlıklı kalmak adına dengeli şekilde beslenmeye dikkat etmesi gerekiyor. Günlük yaşamda tükettiğimiz besinlerin birçok faydası olsa da çeşitli alerjilere sebep olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/katki-maddesiz-dogal-takviyeler-evcil-dostlari-gida-alerjiden-koruyor-442892">Katkı Maddesiz Doğal Takviyeler, Evcil Dostları Gıda Alerjiden Koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her canlının sağlıklı kalmak adına dengeli şekilde beslenmeye dikkat etmesi gerekiyor. Günlük yaşamda tükettiğimiz besinlerin birçok faydası olsa da çeşitli alerjilere sebep olabiliyor. Bu durum tıpkı insanlarda olduğu gibi evcil hayvanlar için de geçerli. Temizlik ürünleri, parfüm kokusu gibi faktörlere karşı alerji geliştiren evcil dostlar, gıda alerjilerine de sıkça maruz kalıyor. Özellikle tavuk ve buğday gibi besinlere karşı alerjik reaksiyon gösteren kedi ve köpekler, deride dökülme ve kaşıntı gibi rahatsızlıklar yaşıyor. Bu noktada evcil hayvan ebeveynlerinin kendi tükettikleri besinleri patili dostlarıyla paylaşmaması önem taşıyor. Evcil dostlar için özel olarak formüle edilmiş gıda takviyeleri sunan Bonafel’in Danışmanı Veteriner Hekim Mahmut Baran Şahin, kedi köpeklerde gıda alerjilerinin neden olduğu rahatsızlıkların önüne zengin vitaminli gıda takviyeleriyle geçilebileceğini vurguluyor. </strong></p>
<p>Sağlıklı yaşam sürme noktasında doğru beslenme, her canlı için bir zorunluluk oluşturuyor. Günlük hayatta düzenli olarak tükettiğimiz besinler, sağladığı faydaların yanı sıra alerjen durumlara da yol açabiliyor. Kedi ve köpekler de aynı insanlar gibi alerjiye yakalanma riski taşıyor. Parfüm, duman kokusu, temizlik ürünleri gibi çevresel faktörlerle birlikte gıda alerjileri de evcil hayvanların sağlığı için ciddi bir endişe kaynağı. Tükettiği mamanın içeriği, insanlar için uygun olan gıdalara maruz kalması gibi birçok etmen kedi ve köpeklerde alerjiye neden olabiliyor. İlk etapta çoğunlukla kusma, deride döküntü, kaşıma gibi belirtilerle kendini gösteren alerjik reaksiyonlar uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Bu noktada evcil dostların beslenme düzeninde katkı maddeli ürünlerden olabildiğince kaçınmak kritik bir rol oynuyor. Evcil dostlar için özel olarak formüle edilmiş gıda takviyeleri sunan Bonafel’in Danışmanı Veteriner Hekim Mahmut Baran Şahin, patili dostlarda gıda alerjilerinin neden olduğu rahatsızlıklara zengin vitaminli gıda takviyeleriyle müdahale edilebileceğini söylüyor. </p>
<p><strong>%100 Doğal Gıda Takviyeleri Alerjilere Karşı Bağışıklık Sağlıyor”</strong></p>
<p>Patili dostların optimal sağlığını dengede tutmak için beslenme düzenini geniş bir yelpazede ele almak gerektiğini söyleyen Bonafel Danışmanı Veteriner Hekim Mahmut Baran Şahin, “Evcil dostlarımızın beslenmeden kaçınması gibi bir durum söz konusu değil. Bu durum patili dostlarımızın besin kaynaklı alerjilerle her an karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. Evcil hayvanlarda gıda alerjsi her yaşta başlayabileceğinden kontrolü en baştan ele almak, uzun vadede işimizi kolaylaştırır. Bu noktada sıfır katkı maddesiz mama bulmak zor olsa da tahıl, buğday, tavuk gibi bileşenlerden arındırılmış %100 doğal gıda takviyeleri, alerjilerin sebep olduğu rahatsızlıkları bir miktar olsun azaltıyor. Hatta omega gibi bileşenlerden oluşan takviyeler uzun vadede bağışıklığı güçlendirdiğinden evcil dostlarımız alerjenlere karşı daha güçlü bir savunma mekanizması geliştirebiliyor. Böylece evcil hayvan ebeveynleri olarak patili dostlarımızın sağlığını doğal ve zengin içerikli gıda takviyeleriyle desteklemek, onlar için atacağımız en sağlıklı adımlardan biri.” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/katki-maddesiz-dogal-takviyeler-evcil-dostlari-gida-alerjiden-koruyor-442892">Katkı Maddesiz Doğal Takviyeler, Evcil Dostları Gıda Alerjiden Koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
