<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>swot | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/swot/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/swot</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Feb 2026 08:03:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>swot | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/swot</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ramazan, bir psikolojik SWOT analizi yapma dönemi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazan-bir-psikolojik-swot-analizi-yapma-donemi-614686</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 08:03:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[analizi]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[niyet]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[swot]]></category>
		<category><![CDATA[yapma]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614686</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Ramazan’ın manevi ve psikolojik boyutunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-bir-psikolojik-swot-analizi-yapma-donemi-614686">Ramazan, bir psikolojik SWOT analizi yapma dönemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Ramazan’ın manevi ve psikolojik boyutunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Ramazan, anlamı gözden geçirme fırsatı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Ramazan’ın psikiyatrik açıdan taşıdığı anlama dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Ramazan, şahsi görüşümün dışında psikiyatrik açıdan şöyle bir anlamı var: İnsan hayatında ‘dur, düşün, yeniden başla’ demesi gereken zamanlar vardır. Bu, yeniden başlamak için bir fırsattır. Bu hatta inovasyonun, yani yenilikçiliğin, girişimciliğin temel kurallarından birisidir; %15 kuralı. Bir insan 10 saat bir iş yapıyorsa, 1,5 saat yaptığı iş hakkında düşünsün, düşündüğü hakkında düşünsün ve bir özeleştiriden geçsin, bir kendi iç muhasebesinden geçsin ve bunun sonucunda yeniden bir düzenleme yapsın. Bir moratoryum ilan etmek gibidir bir açıdan. Ve bu arada birçok şey masaya yatırılıp yeniden ele alınır. Ramazan da insanın hayat yolculuğunda giderken, 12 aydan bir ayını böyle bir içsel yolculuğa çıkmak gibi ele alması; kendini anlamak ve yaptığı rutin işlere farklı açılardan bakabilmek, yeni bakışlar getirebilmek, yeni anlamlar katabilmek ve hayatıyla ilgili sorgulamalar yapabilmesi için bir fırsattır. Yani ‘anlamı gözden geçirme fırsatı’ Ramazan diyebiliriz.”</p>
<p><strong>“Ruhumuza atılan bir resetleme”</strong></p>
<p>Ramazan’ı ruhsal bir yenilenme süreci olarak tanımlayan Prof. Dr. Tarhan, beynin duygu, düşünce ve değer kalıplarının kayıtlı olduğu bir merkez olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:</p>
<p>“Ruhumuza atılan bir resetleme gibi tanımlamak burada çok önemli. Nasıl oluyor peki? İnsanın ruhunda&#8230; Ruhumuzun mana dünyası ile madde dünyası arasındaki aracı organımız beynimiz. Duygu, düşünce, davranış ve değer kalıplarımız, değer yargılarımız beyinde kayıtlıdır, yazılıdır. Çocukluktan beri öğrendiğimiz hayat senaryoları vardır ve son bir sene içerisinde hayatımıza yeni aktörler katılmıştır, yeni düşünce kalıpları ortaya çıkmıştır, yeni tehditler, fırsatlar ortaya çıkmıştır. Bunları yeniden analiz etmek gerekiyor.”<strong> </strong></p>
<p><strong>Ramazan, psikolojik SWOT analizi yapma dönemi</strong></p>
<p>Ramazan’ın bir tür psikolojik SWOT analizi yapma dönemi olarak değerlendirilebileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Beyin fırtınası çalışmalarında önerilen bir yöntem vardır; buna SWOT analizi denir. Kişi bu çalışmayı yaparken kendisine farklı bir açıdan, adeta üçüncü bir gözle bakarak değerlendirme yapar. Güçlü yönlerini ve zayıf yönlerini tespit eder, amacını netleştirir. Amacını belirledikten sonra da o hedefe ilerlerken karşılaşabileceği tehditleri ve sahip olduğu fırsatları analiz eder. Bu tür değerlendirmeler birçok vizyon toplantısında, kurumsal düzeyde ve resmi uygulamalar çerçevesinde yapılmaktadır. Ramazan ayı da insan için benzer bir imkân sunar. Hayat yolculuğu açısından bakıldığında Ramazan, kişinin kendi yaşamına dair psikolojik bir SWOT analizi yapabileceği özel bir dönem olarak değerlendirilebilir.”</p>
<p><strong>“Oruç, niyetle başlar”</strong></p>
<p>Ramazan’ın yalnızca bedensel bir açlık süreci olmadığını, asıl anlamının niyetle başladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan şöyle devam etti:</p>
<p>“Mesela kişi, “Yaptığım iş ne kadar doğru? Amaçlarıma ne ölçüde hizmet ediyorum? Doğru bir stratejiyle mi ilerliyorum? Farkında olmadan yaptığım hatalar var mı?” gibi soruları kendisine yöneltip hayatının anlamı ve amacı üzerine yeniden düşünme fırsatı olarak Ramazan’ı değerlendirirse, bu dönem yalnızca bir açlık kürünün ötesine geçer. Anlamı bilinmeden tutulan oruç ise sadece bir açlık pratiği olarak kalır. Elbette bu da bütünüyle karşılıksız değildir; vücut belli bir süre aç kaldığında DNA hasarlarının onarımına katkı sağladığına dair bulgular vardır. Yani bedensel faydaları da söz konusudur. Ancak Ramazan’ın asıl değeri niyetle başlar. Anadolu’da Ramazan için “Niyetli misin?” diye sorulması son derece manidardır. Çünkü Ramazan orucunun temelinde niyet vardır.”</p>
<p>Ramazan ve namazda niyetin varlığına dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Ramazan’da niyet var, namazda niyet var. Bunlar da niye niyet var? Çünkü insanın Allah’la bağ kurduğu andır bu dönemler. O dönemler kalbini Rabbine yönelttiği dönemlerdir insanın. Varoluşun amacını değerlendirdiği, varoluşuna uygun geçtiği sınav sürecini yeniden ele aldığı günlerdir bunlar.” dedi.</p>
<p><strong>Eski Ramazanlar çocukluğumuzun Ramazan’ı…</strong></p>
<p>Ramazan’ın toplumsal huzura katkı sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, alkol ve madde kullanan bireylerin yaklaşık yüzde 50’si Ramazan ayında bu alışkanlıklarına ara veriyor. Yüzde 50 gibi yüksek bir oran dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Nitekim cezaevlerindeki suç oranlarına bakıldığında, vakaların yaklaşık yüzde 60’ının alkol ve madde kullanımıyla ilişkili olduğu görülüyor. Ramazan döneminde alkol ve madde kullanımının azalması, aile içi ilişkileri de olumlu yönde etkiliyor. Ev ortamında huzurun arttığı, aile bireyleri arasındaki iletişimin ve uyumun güçlendiği ifade ediliyor. Bu nedenle çocuklar da Ramazan günlerini daha sıcak, daha sakin ve daha huzurlu bir dönem olarak hatırlıyor ve özlüyorlar. Çünkü çocukları sevindirmek hayırdır, sevaptır, güzeldir. İyilik yapmak teşvik ediliyor. Bunun etkisiyle insanoğlu Ramazan’ı hep güzel anılarla beynine kaydetmiş. Bu çocuklardaki Ramazan’ı biz ‘eski Ramazan’ gibi söylüyoruz; aslında kendi çocukluğumuzun Ramazan’ını kastediyoruz buradan farkında olmadan, bilinçaltı bir mekanizmayla.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Ramazan, psikolojik sağlamlık antrenmanıdır”</strong></p>
<p>Ramazan’ın bir dayanıklılık eğitimi olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ramazan, bir bakıma insan için bir antrenman sürecidir. Bu dönem, kişinin psikolojik sağlamlığını güçlendirmek üzere kendisiyle çalıştığı, bir idman yaptığı özel bir ay gibidir. Dayanıklılık eğitimi verdiği, isteklerini erteleme becerisini geliştirdiği ve sosyal empati duygusunu güçlendirdiği bir süreçtir. Empati, en temel sosyal duygulardan biridir; karşı tarafın duygularını anlayabilme becerisidir. Nitekim Danimarka’da okullarda empati dersi verildiği bilinmektedir. Bu dersin amacı, çocukların bencil bireyler olarak yetişmemesi; yalnızca kendi çıkarlarını düşünen değil, bireysel fayda ile toplumsal fayda arasında denge kurabilen bireyler olmalarını sağlamaktır.</p>
<p>Ramazan da bu yönüyle sosyal bir aydır. Kişi, açlık deneyimi üzerinden ihtiyaç sahiplerini daha iyi anlar; iyilik yapmanın bir ibadet olduğunu idrak eder. ‘Her türlü iyilik sadakadır’ anlayışı, selam vermeyi ve tebessüm etmeyi dahi bir hayır olarak gören bir inanç perspektifini yansıtır. Bu nedenle Ramazan ayı, ruhların olgunlaştığı, geliştiği ve tekâmül ettiği bir dönem niteliği taşır. Elbette bunun gerçekleşmesi, Ramazan’ın anlamına uygun şekilde yaşanmasına bağlıdır.”</p>
<p><strong>Çağın iki temel hastalığı: Bencillik ve dünyacılık…</strong></p>
<p>Toplumsal bencillik ve dünyacılık eğilimlerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Ancak içinde bulunduğumuz çağın iki temel hastalığından söz edilebilir: Biri bencillik, diğeri ise dünyacılık. Bu iki eğilim, insanın manevi kaynaklarını zayıflatmakta, içsel derinliğini daraltmaktadır. Bencil bakış açısına sahip kişi, çoğu zaman herkesi kendisine borçlu gibi görür; önceliği daima kendi çıkarıdır. ‘Önce can, sonra canan’ anlayışıyla hareket eder, gerektiğinde en yakınlarını dahi geri planda bırakabileceğini ifade eder. Bu yaklaşım, fedakârlık duygusunun zayıfladığı bir insan tipinin yaygınlaşmasına yol açmaktadır. Geçmişte psikiyatri pratiğinde daha çok aşırı fedakâr, kendini ihmal eden, adeta ‘kendini paspas yapan’ kişilerle karşılaşılırken; günümüzde ise daha çok bencil ve narsistik özellikler gösteren bireylerle çalışıldığını söylemek mümkündür.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ramazan’da sessiz iyilik yapılmalı!</strong></p>
<p>Ramazan’da öncelikle sessiz iyilik yapılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Üsküdar’da hâlen varlığını sürdüren sadaka taşları bu anlayışın bir yansımasıdır; veren de alan da birbirini görmez. Anadolu geleneğinde de benzer uygulamalar vardır. Ramazan ayında bir kişi çıkar, mahalle bakkalının veresiye defterindeki borçları kapatır ve bunu zekâtına sayar.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Buna karşılık günümüz küresel sistemine bakıldığında, ‘sen çalış ben yiyeyim’ anlayışının hâkim olduğu bir düzenin dikkat çektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, “Sermayesini ranta yatırarak emek harcamadan geçinmeyi tercih eden bir yaklaşım söz konusudur. Bunun yanında ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ anlayışı da yaygındır; ‘başkası açlıktan ölse de ben tok olduktan sonra bana ne’ diyen bir bakış açısı vardır. Ramazan ayı, işte bu sistemi ve bu zihniyeti sorgulamak için önemli bir fırsat sunar.” dedi.</p>
<p><strong>Ramazan’da hayatımızda bir anlam değişikliği yapabiliriz</strong></p>
<p>“Ramazan’da hayatımızda bir anlam değişikliği yapabilir ve bunu Ramazan sonrasında da sürdürebilirsek, bu dönüşümü kalıcı hâle getirebiliriz.” diyen Prof. Dr. Tarhan, “Bu nedenle yalnızca midemize değil, duygularımıza da oruç tutturmak gerekir. İnsanın ruh yapısında vicdan, nefis, akıl, kalp ve ruh gibi farklı melekeler vardır. Bu ruhi unsurların tamamını disipline edebilirsek, Ramazan bizim için bir yenilenme ve manevi bir aydınlanma ayına dönüşür. Ramazan’dan sonra daha olumlu yönde değişmiş bir şekilde hayata devam edebilmek ise ilahi hedefi kavrayabilmekle mümkündür. Kur’an-ı Kerim’de Ramazan’ın emredilişi, insanlara yalnızca açlık çektirmek için değildir. İlahi hedefin ne olduğunu düşünmek, kaderin bu süreçte insandan ne istediğini sorgulamak gerekir. İnsan aklını kullandığında bu anlamı bulabilir. Her bireyin kendine özgü bir hayat amacı ve yol haritası vardır; önemli olan o yol haritasını doğru çizebilmektir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-bir-psikolojik-swot-analizi-yapma-donemi-614686">Ramazan, bir psikolojik SWOT analizi yapma dönemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aliaport&#8217;un Aliağa&#8217;ya Etkisi SWOT Analizi İle Değerlendirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aliaportun-aliagaya-etkisi-swot-analizi-ile-degerlendirildi-541629</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Jun 2025 13:54:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aliağaya]]></category>
		<category><![CDATA[aliaportun]]></category>
		<category><![CDATA[analizi]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirildi]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[swot]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aliağa’nın turizm potansiyelini ön plana çıkartarak kenti Ege’nin Avrupa’ya açılan kapılarından birine dönüştürecek olan Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, yalnızca bir ulaşım yatırımı değil; aynı zamanda Aliağa’nın gelecek vizyonunu şekillendirecek kapsamlı bir turizm hamlesi olarak da öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaportun-aliagaya-etkisi-swot-analizi-ile-degerlendirildi-541629">Aliaport&#8217;un Aliağa&#8217;ya Etkisi SWOT Analizi İle Değerlendirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Aliağa’nın turizm potansiyelini ön plana çıkartarak kenti Ege’nin Avrupa’ya açılan kapılarından birine dönüştürecek olan Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, yalnızca bir ulaşım yatırımı değil; aynı zamanda Aliağa’nın gelecek vizyonunu şekillendirecek kapsamlı bir turizm hamlesi olarak da öne çıkıyor. Yaz sezonunda başlaması planlanan seferler öncesinde, iskele projesinin Aliağa’ya sağlayacağı katkılar bilimsel çalışma ve analizlerle detaylı bir şekilde değerlendirildi.</p>
<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Nazım Çokişler ve Dr. Özgür Sarıbaş tarafından hazırlanan çalışma, “Aliaport Deniz Yolcu İskelesi’nin Aliağa’nın Turizm Potansiyeli Açısından SWOT Analizi ile Değerlendirilmesi” başlığıyla raporlaştırıldı. Hazırlanan raporun sunumu, Aliapark Atla Terapi Merkezi ALBEST Tesislerinde Aliağa kamuoyunun katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Doç. Dr. Nazım Çokişler tarafından yapılan sunuma; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, kamu kurumlarının müdürleri, meslek odası ve kooperatif temsilcileri, merkez mahalle muhtarları, belediye başkan yardımcıları ve müdürleri katıldı. Sunumda, Aliağa’nın turizm açısından güçlü ve zayıf yönleri bilimsel veriler ışığında ele alınırken, Aliaport’un faaliyete başlamasıyla birlikte kamu kurumlarından STK’lara, meslek odalarından vatandaşlara kadar birçok paydaşa düşen görev ve sorumluluklar aktarıldı.</p>
<p><b>ALİAĞA’NIN GÜÇLÜ YÖNLERİ BİLİMSEL VERİLERLE ORTAYA KONDU</b></p>
<p>Hazırlanan SWOT analizinde, Aliaport’un Aliağa’ya sadece turizm alanında değil aynı zamanda sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda da önemli kazanımlar sunacağı vurgulandı. Raporda öne çıkan bazı güçlü yönler şöyle sıralandı: İzmir’e yakınlık ve kolay ulaşım, diğer turistik ilçelere kıyasla daha avantajlı konum, zengin alışveriş ve sosyal yaşam alternatifleri, Mavi Bayraklı Ağapark Plajı ve modern turistik tesisleri, Ege adalarından gelen turistlerin bölgeye artan ilgisi, bölgede faaliyet gösteren büyük sanayi kuruluşlarının ekonomik gücü, Güzelhisar ve Helvacı köylerinde hayata geçirilen kırsal turizm yatırımları, Antik Aiolis Bölgesi’ne ait tarihi kentlerin varlığı, Modern altyapıya sahip bir yolcu iskelesi olarak planlanması, Şehir merkezi ile iskele arasında planlanan tramvay hattı, Türkiye genelinde artan deniz turizmi trendinin bölgeye etkisi, yakın gelecekte hizmete açılması planlanan yat limanının yaratacağı marka değeri. Tüm bu unsurlar, Aliağa’yı turizm destinasyonu olarak öne çıkartan ve Aliaport’un önemini artıran temel faktörler olarak değerlendirildi.</p>
<p><b>ALİAĞA BELEDİYE BAŞKANI SERKAN ACAR, “ALİAĞA’MIZIN GELECEĞİ İÇİN ORTAK AKILLA HAREKET EDELİM”</b></p>
<p>Sunumun açılış konuşmasını yapan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, şunları söyledi: “Üniversitemizden, ilçemizin eksikleri ve artılarıyla ilgili bir değerlendirme yapılmasını, özellikle de turizm potansiyelimiz açısından, bir SWOT analizinin hazırlanmasını rica etmiştik. Sağ olsun, üniversite yönetimimiz ve Turizm Fakültemiz bu konuda bizlere önemli bir destek verdi. Çok değerli hocalarımız incelemelerde bulundular ve bu çalışmaların sonucunda kapsamlı bir rapor hazırladılar. Ben de bu raporun sunumu noktasında, siz değerli paydaşlarımızla bir araya gelmeyi arzu ettim. Zira malumunuz, bu ilçe hepimizin ve hepimize burada önemli görevler düşüyor. Kurumlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza, esnafımıza ve halkımıza bu süreçte önemli sorumluluklar düşmekte. İşte bu nedenle, hep birlikte bu raporu değerlendirelim, katkılarımızı sunalım, Aliağa’mızın geleceği için ortak akılla hareket edelim istiyorum” </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaportun-aliagaya-etkisi-swot-analizi-ile-degerlendirildi-541629">Aliaport&#8217;un Aliağa&#8217;ya Etkisi SWOT Analizi İle Değerlendirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
