<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>süreklilik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sureklilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sureklilik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Mar 2026 14:12:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>süreklilik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sureklilik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bipolar bozuklukta tedavi başarısı için süreklilik ve uyum önemli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bipolar-bozuklukta-tedavi-basarisi-icin-sureklilik-ve-uyum-onemli-623876</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:12:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başarısı]]></category>
		<category><![CDATA[bipolar]]></category>
		<category><![CDATA[bozuklukta]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Hülya Ensari]]></category>
		<category><![CDATA[süreklilik]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623876</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bipolar bozukluğun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu kaydeden İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, doğru tedavi ve düzenli takiple hastaların tam verimli ve anlamlı bir yaşam sürdürebildiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bipolar-bozuklukta-tedavi-basarisi-icin-sureklilik-ve-uyum-onemli-623876">Bipolar bozuklukta tedavi başarısı için süreklilik ve uyum önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bipolar bozukluğun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu kaydeden İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, doğru tedavi ve düzenli takiple hastaların tam verimli ve anlamlı bir yaşam sürdürebildiğini söyledi. Bipolar tedavisinde dikkat edilmesi gereken 6 kritik nokta olduğunu kaydeden Prof. Dr. Hülya Ensari, tedavinin başarısının büyük ölçüde süreklilik ve uyum ile doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ensari, bu önemli noktaları şöyle sıraladı: “İlaç tedavisine kesintisiz devam edilmeli, uyku düzeni korunmalı, alkol ve madde kullanımından kaçınılmalı, erken uyarı işaretleri tanınmalı, düzenli doktor kontrolü aksatılmamalı ve stres yönetimi ile yaşam düzenine özen gösterilmeli.”<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, 30 Mart Dünya Bipolar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Bipolar bozukluğun duygulanımın mani ve depresyon atakları dediğimiz iki uç arasında gidip gelmesiyle karakterize olan, arada tam düzelmeyle giden eski adıyla &#8220;manik-depresif hastalık&#8221; olarak bilinen bir duygulanım hastalığı olduğunu ifade etti.<br />Hastalığın iki temel kutbu bulunuyor<br />Hastalığın iki temel kutbu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Hülya Ensari, şunları söyledi:<br />“Manik dönem, kişide uyku ihtiyacının belirgin azalması, enerjide olağanüstü artış, hızlı ve durdurulamaz konuşma, grandiyöz düşünceler (kendini olağanüstü yetenekli veya güçlü hissetme), dürtüsel ve riskli davranışlar (aşırı harcama, düşünmeden verilen kararlar), dikkat dağınıklığı ve irritabilitenin görüldüğü duygu, düşünce ve davranışlarda artış ile karakterize bir dönemdir. Manik dönemde hasta kendisini dünyanın en güçlü, en zeki insanı gibi hissedebilir, çevresindeki insanlar bu değişimi açıkça fark eder. Ağır manik dönemlerde, gerçeklikle bağdaşmayan inançlar (sanrılar) veya var olmayan şeyleri duyma (varsanılar) şeklinde psikotik belirtiler tabloya eklenebilir. Depresif dönemde ise tablonun tersine döndüğünü ifade eden Prof. Dr. Hülya Ensari, “Derin çökkünlük, hiçbir şeyden zevk alamama, enerji kaybı, uyku ve iştah bozuklukları, değersizlik ve suçluluk duyguları, konsantrasyon güçlüğü ve ağır durumlarda intihar düşünceleri ortaya çıkabilir.  Bu dönemde de bu kez duygu, düşünce ve davranışlarda yavaşlama ve azalma belirgindir.” <br />Hipomani, tanıyı geciktirebiliyor <br />Hastalığın iki ana tipi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Hülya Ensari, “Bipolar I bozuklukta en az bir tam manik dönem bulunurken, Bipolar II bozuklukta mani yerine daha hafif bir yükselme olan hipomani dönemleri ve tekrarlayan depresyon atakları görülür. Hipomanide kişi enerjik ve üretken hisseder ancak işlevsellikte ciddi bir bozulma olmaz ve psikotik belirtiler bulunmaz. Bu nedenle hipomani çoğu zaman &#8220;hastalık&#8221; olarak algılanmaz ve tanı gecikir” uyarısında bulundu.<br />Bipolar 18-25 yaşları arasında başlıyor<br />Bipolar bozukluğun genellikle genç erişkinlik döneminde, ortalama 18-25 yaşları arasında başladığını belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Hastalık, kadın ve erkeklerde yaklaşık eşit sıklıkta görülür. Ancak kadınlarda depresif dönemler daha ağırlıklıyken, erkeklerde manik dönemler daha belirgin olma eğilimindedir. Kadınlarda doğum sonrası dönem özellikle depresyon için riskli bir zaman dilimidir” dedi.<br />Çevresel etkiler hastalığın tetiklenmesinde etkili olabiliyor<br />Bipolar bozukluğun güçlü bir genetik yatkınlık taşıdığını kaydeden Prof. Dr. Hülya Ensari, “Birinci derece akrabalarında bipolar bozukluk olan bireylerde hastalık riski genel popülasyona göre 8-10 kat artmaktadır. Ancak genetik yatkınlık tek başına yeterli değildir; stresli yaşam olayları, uyku düzensizlikleri ve madde kullanımı gibi çevresel etkenler hastalığın tetiklenmesinde önemli rol oynar. Bipolar Bozukluğun etiyolojisinin çok sayıda genetik, nörokimyasal ve çevresel faktör arasındaki etkileşimi içerdiğine inanılmaktadır. İlk belirtilerden doğru tanıya ulaşma süresi ne yazık ki ortalama 5-10 yıl gibi uzun bir süreyi kapsamaktadır” diye konuştu.<br />Doğru ve düzenli tedavi ile üretken bir yaşam sürdürülebilir<br />Bipolar bozukluğun kesinlikle tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Doğru ve düzenli tedavi ile hastalar son derece üretken ve tatmin edici bir yaşam sürdürebilir. 30 Mart Dünya Bipolar Günü&#8217;nün, bipolar bozuklukla yaşamış olan ünlü besteci Vincent Van Gogh&#8217;un doğum gününe denk gelmesi tesadüf değildir; tarih boyunca pek çok sanatçı, bilim insanı ve lider bu hastalıkla birlikte olağanüstü başarılara imza atmıştır.<br />İlaç tedavisi ve psikoterapi uygulanıyor<br />Tedavinin iki temel ayağını ilaç tedavisi ve psikoterapinin oluşturduğunu  söyleyen Prof. Dr. Hülya Ensari, şu bilgileri verdi:<br />Farmakoterapi (İlaç Tedavisi): Tedavinin temel taşı duygudurum dengeleyicilerdir. Lityum, bipolar bozukluk tedavisinde altın standart olmaya devam etmektedir. Lityumun yanı sıra valproat, karbamazepin ve lamotrigin gibi antiepileptik ilaçlar da duygudurum dengeleyicisi olarak kullanılmaktadır. Atipik antipsikotikler (ketiapin, olanzapin, risperidon ,aripiprazol vb) özellikle akut manik dönemlerde ve idame tedavide kullanılır.<br />Psikoterapi: İlaç tedavisinin yanı sıra psikoterapi tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.  Bilişsel davranışçı terapi ile hasta erken uyarı işaretlerini tanımayı, düşünce kalıplarını fark etmeyi ve başa çıkma becerilerini geliştirmeyi öğrenir. Kişilerarası ve sosyal ritim terapisi uyku-uyanma döngüsü ve günlük rutinlerin düzenlenmesine odaklanır; çünkü ritim bozulmaları atakları tetikleyebilir. Psikoeğitim ise hem hastanın hem ailesinin hastalığı anlamasını, tedavi uyumunu artırmayı ve nüksü önlemeyi hedefler.  Aile eğitimi, özellikle çok önemli olup; ailede hastalığın anlaşılmaması hem hastanın hem ailenin yaşam kalitesini olumsuz etkiler.”<br />TRSM’lerden destek alınabiliyor<br />Prof. Dr. Hülya Ensari, bugün artık Türkiye’de hemen hemen her ilde mevcut Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinde (TRSM) bipolar bozukluk tanısı bulunan bireylerin kendi ikamet adreslerine en yakın bulunan TRSM’den hizmet alabildiğini söyledi. Prof. Dr. Hülya Ensari, “Burada psikiyatrist liderliğinde psikolog, sosyal çalışmacı, psikiyatri hemşiresi,ergoterapist, iş uğraşı terapisti, diyetisyen gibi multidisipliner ekip eşliğinde bipolar tanısı alan bireylerin bireysel bakım planları doğrultusunda psikolojik, tıbbi, sosyal, ekonomik, barınma ve iş alanlarındaki ihtiyaçları tespit edilmektedir. Bireye özgü düzenli takip, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri takip edilmekte, gerektiğinde gezici ekip ev ziyaretleri ve kurumlararası iş birliği ile bipolar bozukluk tanısı alan bireylerin mevcut ihtiyaçları giderilerek ve güçlendirilerek toplumla bütünleşmeleri sağlanmaktadır” diye konuştu.<br />Bipolar tedavisinde dikkat edilmesi gereken kritik noktalar<br />Bipolar bozuklukta tedavinin başarısının büyük ölçüde süreklilik ve uyum ile doğrudan ilişkili olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, tedavide dikkat edilmesi gereken kritik noktaları şöyle sıraladı:<br />İlaç tedavisine kesintisiz devam: Bipolar bozuklukta en sık karşılaşılan ve en tehlikeli sorun, hastanın kendini iyi hissettiği dönemlerde ilaçlarını bırakmasıdır. İlaç kesildiğinde nüks riski çok yüksektir ve her yeni atak hastalığın kronikleşmesine katkıda bulunur.<br />Uyku düzeninin korunması: Uyku düzensizliği hem manik hem depresif atakların en güçlü tetikleyicilerinden biridir. Düzenli uyku-uyanma saatleri, uyku hijyeni kurallarına uyum ve uyku değişikliklerinin erken fark edilmesi tedavinin kritik bileşenleridir.<br />Alkol ve madde kullanımından kaçınma: Alkol ve madde kullanımı, bipolar bozuklukta hem atakların tetiklenmesine hem de tedavi yanıtının belirgin ölçüde azalmasına neden olur. Özellikle alkol, depresif dönemleri derinleştirir; uyarıcı maddeler ise manik ataklara zemin hazırlar.<br />Erken uyarı işaretlerinin tanınması: Her hastanın kendine özgü nüks habercileri vardır. Uyku ihtiyacının azalması, harcamalarda artış, konuşma hızında değişim veya sosyal geri çekilme gibi belirtiler hastanın ve ailesinin birlikte tanıması gereken bireysel uyarı işaretleridir. Bu işaretlerin erken fark edilmesi ile atak önlenebilir veya hafif atlatılabilir.<br />Düzenli hekim kontrolü: Lityum, valproik asit gibi duygudurum dengeleyicileri düzenli kan düzeyi takibi, tiroid ve böbrek fonksiyon testlerinin takibini gerektirir. Tedavi izlemi kesintisiz sürdürülmelidir.<br />Stres yönetimi ve yaşam düzeni: Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, sosyal destek ağının güçlendirilmesi ve stres yönetimi teknikleri tedavinin destekleyici bileşenleridir.<br />Duygudurum değişikliği belirtilerini fark ettiğinizde uzmana başvurun<br />Prof. Dr. Hülya Ensari, sözlerini şöyle tamamladı: “Son olarak, 30 Mart Dünya Bipolar Günü vesilesiyle şunu vurgulamak gerekir ki, bipolar bozukluk tedavi edilebilir bir hastalıktır. Doğru tedavi ve düzenli takiple hastalar tam verimli ve anlamlı bir yaşam sürdürebilir. Hastalığa ilişkin toplumsal damgalanmanın azaltılması, erken tanının teşvik edilmesi ve tedaviye erişimin kolaylaştırılması hepimizin ortak sorumluluğudur. Ruh sağlığı herkesin meselesidir. Ruh sağlığı olmadan sağlıktan söz edilemez. Lütfen yukarda söz ettiğimiz depresyon veya manik atak gibi duygudurum değişikliği belirtilerini yaşadığınızı fark ettiğinizde erkenden ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurunuz.”</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bipolar-bozuklukta-tedavi-basarisi-icin-sureklilik-ve-uyum-onemli-623876">Bipolar bozuklukta tedavi başarısı için süreklilik ve uyum önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABB, Endüstriyel İnovasyonu Süreklilik İle Mümkün Kılan Automation Extended’i Sundu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/abb-endustriyel-inovasyonu-sureklilik-ile-mumkun-kilan-automation-extendedi-sundu-611002</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 06:54:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[abb]]></category>
		<category><![CDATA[endüstriyel]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kılan]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[novasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[otomasyon]]></category>
		<category><![CDATA[süreklilik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611002</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsviçre merkezli otomasyon ve elektrifikasyon teknolojileri lideri ABB, endüstride inovasyonu süreklilik ile mümkün kılan Automation Extended programını tanıttı. Endüstrilerin kesinti yaşamadan modernize edilmesine yardımcı olmak üzere tasarlanan dağıtılmış kontrol sistemlerinin (DCS) stratejik evrimi olan Automation Extended programı, geleceğin otomasyon yetkinliklerinin sistem bütünlüğünü koruyarak, aynı zamanda endüstriyel operasyonların yeni çağında ihtiyaç duyulan esnekliği, ölçeklenebilirliği ve verimliliği sağlayacak şekilde kademeli olarak devreye alınmasına yönelik bir yol haritası sunuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abb-endustriyel-inovasyonu-sureklilik-ile-mumkun-kilan-automation-extendedi-sundu-611002">ABB, Endüstriyel İnovasyonu Süreklilik İle Mümkün Kılan Automation Extended’i Sundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde endüstriyel operasyonlar; hızla değişen pazar koşulları, siber güvenlik tehditleri, mevzuat baskıları ve sürekli değişen bir iş gücü yapısı gibi çeşitli zorluklarla karşı karşıya bulunuyor. ABB’nin dünyanın en büyük DCS kurulu tabanındaki uzun süreli sektör liderliği ve proses otomasyonundaki vizyonu üzerine inşa edilen Automation Extended programı da bu zorluklara yanıt vererek çevik ve hızlı bir inovasyonla üretimde kesinti yaşatmadan gelişmiş analitik ve IoT entegrasyonunu destekleyerek ve farklı yetkinlik seviyelerine sahip çalışanlar için operasyonları sadeleştirerek bu konulara çözüm sağlıyor. </p>
<p>Operatörler; ABB Ability<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> System 800xA®, ABB Ability<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Symphony® Plus ve ABB Freelance gibi halihazırda kullandıkları güvenilir ABB sistemleriyle çalışmaya devam ederken, yeni teknolojileri operasyonda kesinti olmadan kademeli olarak devreye alabiliyor. Böylece hem süreklilik korunurken inovasyon gerçekleştirilebiliyor hem de modernizasyon süreci yapılandırılarak düşük riskle yönetiliyor. </p>
<p>ABB Otomasyon İş Kolu Başkanı Peter Terwiesch, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Hizmet verdiğimiz endüstrilerin çoğu, hayati öneme sahip kaynakları sağlayan büyük ve karmaşık altyapılar işletiyor. Bu sektörlerde müşterilerimiz, operasyonel kesinti olmadan modernizasyona ihtiyaç duyuyor. Automation Extended ise tam olarak bunu sunuyor: Bu program, güvenlik ve birlikte çalışabilirliği merkeze alarak, müşterilerimizin bildiği ve güvendiği sistemlere geleceğe hazır yetenekleri kazandırıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Automation Extended programı; birlikte çalışabilirlik, ölçeklenebilirlik ve endüstriyel alanlar arasında sorunsuz entegrasyon sağlamak üzere tasarlanmış modern, açık ve modüler bir mimari üzerine kurulu şekilde çalışıyor. Görev ayrımı prensiplerine dayanan bu otomasyon ekosistemi, birbirinden farklı ancak güvenli biçimde birbirine bağlı iki ayrı ortamdan oluşuyor:</p>
<p>Kontrol ortamı, yazılım tanımlı ve sürekli güncel kalan yapısıyla kritik süreçlerin sağlam, güvenilir ve deterministik bir şekilde kontrolünü sağlıyor. Dijital ortam ise kontrol katmanına güvenli bir şekilde bağlanarak gelişmiş uygulamaları, edge zekâsını ve gerçek zamanlı analitikleri etkinleştiriyor. Bu yapı, kanıtlanmış kontrol mimarilerini etkilemeden karar destek süreçleri için yapay zeka (AI) ve makine öğrenmesini (ML) kullanıyor.</p>
<p>Bu farklı teknoloji ortamlarının yönetimi ve bakımı, ekosistem yaşam döngüsü yönetimi ve optimizasyonu için tüm sistemi kapsayan tek, bütünleşik ve kapsamlı bir servis yaklaşımıyla yürütülüyor.</p>
<p>Açık Platform İletişimi Birleşik Mimari (Open Platform Communications Unified Architecture-OPC UA) omurgası ve her iki ortamın yönetimine yönelik Bulut‑Yerel (Cloud‑Native) mimarisi gibi yeni teknolojilerin; konteynerizasyon, orkestrasyon ve modüler servislerden yararlanacak şekilde entegre edilmesiyle ekosistem geniş kapsamlı bir iyileştirme yelpazesi sunmaktadır. Bu iyileştirmeler, süreç anormalliklerinin proaktif olarak tespit edilip düzeltilmesinden, kritik varlıkların sürekli durum izleme yoluyla bakım stratejilerinin optimize edilmesine ve çeşitli donanım platformlarında uygulanmaya hazır verimli modüler yaklaşımlarla mühendislik süreçlerinin geliştirilmesine kadar uzanmaktadır. Bu mimari, performansı güvence altına alırken ölçeklenebilirlik ve çeviklik sağlamaktadır.</p>
<p>Automation Extended; ABB Ability<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> System 800xA®, ABB Ability<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Symphony® Plus ve ABB Freelance proses otomasyon sistemlerinin bir sonraki sürümleriyle birlikte kullanıma sunulacak.</p>
<p><strong>ABB </strong>daha sürdürülebilir ve kaynaklar açısından verimli bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri sunan global bir teknoloji lideridir. ABB, mühendislik ve dijitalleşme alanlarındaki uzmanlığını birleştirerek endüstrilerin yüksek performansta çalışırken daha verimli, üretken ve sürdürülebilir hale gelmesine katkıda bulunmaktadır. ABB’de biz buna ‘Engineered to Outrun’ diyoruz. ABB, 140 yılı aşkın geçmişe ve dünya çapında yaklaşık 110.000 çalışana sahiptir. Şirketin hisseleri SIX İsviçre Borsası (ABBN) ve Nasdaq Stockholm’de (ABB) işlem görmektedir. <strong>www.abb.com</strong></p>
<p><strong>ABB Otomasyon iş kolu;</strong> enerji, su ve hammadde temininden ürünlerin üretilmesine ve pazara ulaştırılmasına kadar geniş bir yelpazedeki temel ihtiyaçlara yönelik endüstriyel operasyonları otomatize eder, elektrifikasyonunu sağlar ve dijitalleştirir. Yaklaşık 26.000 çalışanı, lider teknolojileri ve servis uzmanlığı ile ABB Otomasyon iş kolu; proses, hibrit ve denizcilik endüstrilerinin daha yalın ve daha temiz bir şekilde önde gitmesine yardımcı olur. </p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abb-endustriyel-inovasyonu-sureklilik-ile-mumkun-kilan-automation-extendedi-sundu-611002">ABB, Endüstriyel İnovasyonu Süreklilik İle Mümkün Kılan Automation Extended’i Sundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Konya Okulu&#8217;nda Süreklilik Arz Eden İlim Geleneği Yeniden İhya Ediliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-konya-okulunda-sureklilik-arz-eden-ilim-gelenegi-yeniden-ihya-ediliyor-607587</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 11:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[arz]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[ilim]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[okulu]]></category>
		<category><![CDATA[süreklilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607587</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından kadim medeniyetimizin ilim, irfan ve hikmet mirasını günümüz dünyasının ihtiyaçlarıyla yeniden buluşturan “Konya Okulu” projesi kapsamında bugüne kadar 444 ders programı icra edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-konya-okulunda-sureklilik-arz-eden-ilim-gelenegi-yeniden-ihya-ediliyor-607587">Başkan Altay: &#8220;Konya Okulu&#8217;nda Süreklilik Arz Eden İlim Geleneği Yeniden İhya Ediliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından kadim medeniyetimizin ilim, irfan ve hikmet mirasını günümüz dünyasının ihtiyaçlarıyla yeniden buluşturan “Konya Okulu” projesi kapsamında bugüne kadar 444 ders programı icra edildi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Konya Okulu’nda süreklilik arz eden bir ilim geleneği yeniden ihya ediliyor. Gençlerimizin, akademisyenlerimizin ve tüm hemşehrilerimizin bu ilim halkalarına gösterdiği ilgi bizleri son derece mutlu ediyor. İnşallah bu geleneği daha da güçlendirerek sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Konya Okulu”, şehrin ilim ve düşünce dünyasına katkı sunmaya devam ediyor.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Okulu’nun sadece bir eğitim faaliyeti değil, aynı zamanda medeniyet tasavvurunun bir yansıması olduğunu vurguladı.</p>
<p>Konya’nın, asırlardır ilmin, irfanın ve hikmetin merkez şehri olduğunu anımsatan Başkan Altay, “Biz de Konya Büyükşehir Belediyesi olarak bu köklü mirası bugünün insanıyla yeniden buluşturmayı, geçmişten geleceğe sağlam bir ilim köprüsü kurmayı amaçladık. Konya Okulu, bu anlayışın somut bir tezahürüdür” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Konya Okulu’nun, yalnızca akademik bilgi sunmakla kalmadığını, aynı zamanda düşünce, ahlak ve hikmet eksenli bir bakış açısı kazandırdığını dile getiren Başkan Altay, “Alanında uzman akademisyenler, ilim insanları ve düşünürlerin katılımıyla düzenlediğimiz Konya Okulu’nda; Mesnevi sohbetleri, tefsir, hadis, tasavvuf, felsefe ve kelam başta olmak üzere birçok alanda Konya’mızda süreklilik arz eden bir ilim geleneği yeniden ihya ediliyor. Bugüne kadar 444 ders programını başarıyla gerçekleştirdik. Gençlerimizin, akademisyenlerimizin ve tüm hemşehrilerimizin bu ilim halkalarına gösterdiği ilgi bizleri son derece mutlu ediyor. İnşallah bu geleneği daha da güçlendirerek sürdürmeye devam edeceğiz. Ben ilgili tüm vatandaşlarımızı derslerimize davet ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>Konya Okulu&#8217;nda öne çıkan temel konular, Selçuklu medeniyetinin oluşumunda büyük etkileri olan başta tefsir ve hadis (Buhari) okumaları olmak üzere çeşitli alanları kapsıyor. Ayrıca, Mevlana, Konevi, Hadimi, Haris el-Muhasibi, Kadı Iyaz gibi önemli İslam büyükleri ve düşünürleri hakkında da detaylı konuların ele alındığı Konya Okulu’nda, katılımcılara İslam kültürü, tarihi ve düşünce dünyasıyla ilgili geniş bir perspektif sunuluyor.</p>
<p>Konya Büyükşehir Taş Bina Kültür Sanat’ta 20 Ekim 2023’te Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç’ın katılımı ile başlayan “Konya Okulu”nda bugünde kadar 444 ders programı başarıyla icra edildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-konya-okulunda-sureklilik-arz-eden-ilim-gelenegi-yeniden-ihya-ediliyor-607587">Başkan Altay: &#8220;Konya Okulu&#8217;nda Süreklilik Arz Eden İlim Geleneği Yeniden İhya Ediliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de ESG: Sürdürülebilirlik ve Süreklilik Arasındaki Fark ve Yatırımlarda Sürdürülebilirliğin Rolü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-esg-surdurulebilirlik-ve-sureklilik-arasindaki-fark-ve-yatirimlarda-surdurulebilirligin-rolu-430482</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Dec 2023 07:24:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arasındaki]]></category>
		<category><![CDATA[esg]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirliğin]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[süreklilik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430482</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda dünya genelindeki şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında artan farkındalıkları, yeni iş modellerinin ve yatırım biçimlerinin ESG olarak adlandırılan kriterlere adapte olmasını gerekli kıldı. Geniş bir çevrenin onayını alan ESG, yatırımcı davranışlarına ek olarak şirket birleşme ve satın almalarını da önemli ölçüde etkilemeye başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-esg-surdurulebilirlik-ve-sureklilik-arasindaki-fark-ve-yatirimlarda-surdurulebilirligin-rolu-430482">Türkiye&#8217;de ESG: Sürdürülebilirlik ve Süreklilik Arasındaki Fark ve Yatırımlarda Sürdürülebilirliğin Rolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda dünya genelindeki şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında artan farkındalıkları, yeni iş modellerinin ve yatırım biçimlerinin ESG olarak adlandırılan kriterlere adapte olmasını gerekli kıldı. Geniş bir çevrenin onayını alan ESG, yatırımcı davranışlarına ek olarak şirket birleşme ve satın almalarını da önemli ölçüde etkilemeye başladı. Şirketlerin sadece potansiyel büyüme ivmelerini değil, çevresel ve sosyal sorumlulukları hakkında performans raporlamalarını da mercek altına alan ESG kriterleri, anlaşma ve yatırım kararlarına daha sürdürülebilir bir zemin hazırlamasıyla da öne çıkmaya başladı.</p>
<p>ESG her ne kadar Türkiye de dahil olmak üzere dünya genelinde giderek daha fazla kurumsal ve özel yatırımcının ilgisini çeken bir megatrend haline gelmiş olsa da uluslararası şirket birleşmeleri ve çapraz listeleme konularında verdiği profesyonel ve şeffaf danışmanlık hizmetleri ile tanınan Usul Ventures kurucusu Kaan Özçelik’in deyimiyle; “Varlık yönetimi hakkında daha fazla bilinçli hale gelen yatırımcıların, süreklilik ve sürdürülebilirlik kavramları arasındaki temel farkları anlaması, ayrıca yeni nesil sürdürülebilirlik düzenlemeleri ve bu düzenlemelerin potansiyel yatırımlar üzerindeki etkilerinin farkına varması” da artık hiç olmadığı kadar önemli. </p>
<p><b>“Şirketlerin Üstlendiği ESG İnisiyatiflerine Dair Artan Beklentiler Karşısında Kavram Kargaşası Riski Var”</b></p>
<p>Bugünün finans dünyasında, uzun vadeli fayda sağlayan amaçlar edinmek hem şirketlere hem de pay sahiplerine ekonomik katkı sağlayan en önemli kriterler arasında. Usul Ventures kurucusu Kaan Özçelik’e göre; şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişimsel süreçlerini şeffaf şekilde raporlamalarını gerektiren standardize edilmiş bir veri bütünü olarak ortaya çıkan ESG de günümüz yatırım süreçleri üzerinde söz sahibi olan ve olası risklerin ortadan kaldırılması adına özellikle yatırımcılar tarafından anlaşılması gereken incelikli bir konu. </p>
<p>Sürdürülebilirlik ve süreklilik olmak üzere sık karıştırılan ESG ile ilişkili terimlerin tanımlarını ve kullanımlarını netleştirmenin, yatırımcıları teşvik ederek şirket büyümesini hızlandırma potansiyelini vurgulayan Özçelik, bu iki kavramı ve döngüsel ekonomiyi beslemedeki önemini şu şekilde açıkladı: </p>
<p>“Bir yandan çevremizi bir yandan da toplumları iyileştirerek işletmelere gezegen için anlamlı büyüme şansı tanıyan ESG, uyum ve kontrol listelerinin ötesine geçen yeni nesil bir standardizasyon olarak tanımlanabilir. Başarı kriterlerinin artık sadece finansal ölçütlerle sınırlandırılmadığı günümüzde, birçok işletme için sıfır emisyona ulaşmak ve çevreci bir büyüme stratejisi benimsemek, bir anlamda değişen dünyaya uyum sağlamak demek. Ancak ESG kapsamında sıklıkla karşılaştığımız sürdürülebilirlik ve süreklilik kavramları, birbirini destekleyen bağlı iki terim olsalar da; aradaki farkı net şekilde kavramamak, hem yatırımcı hem pay sahipleri açısından risk teşkil ediyor. Süreklilik, mevcut iş modellerinin ve operasyonlarının uzun vadeli devamlılığını sağlama çabası olarak tanımlanan bir kavram iken; sürdürülebilirlik, şirketlerin gerçekleştirdikleri faaliyet ve yaklaşımlarda çevrenin, toplumun ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarını göz alarak hareket etme sürecini ifade ediyor. Sonuç üründen yönetişime kadar bir dizi kontrol ve işletme basamağına dahil olan sürdürülebilirlik, temelde kaynak kullanımında mantıklı davranmayı ve gezegen sağlığını, finansal kazancın önünde tutarak hareket etmeyi gerektiriyor.”</p>
<p>Bu iki kavramın birbirinin yerine kullanılmasından doğan tekdüzelik ve anlam kaymasının, bir dizi yanlış anlaşılmaya neden olarak şirketler için yanlış yatırımcı tabanına ulaşma riski doğurduğunu ifade eden Özçelik; aynı kavram karmaşasının, yatırımcıda yarattığı olumsuz etkinin ise varlık yönetiminde gerekli ve istenen hamlelerde bulunamamak olduğunu belirtti. Ayrıca; çevreci yaklaşımdan doğan sürdürülebilirliğin sürekli büyümeyi teşvik ettiğinin, uzun vadeli büyümenin ise ancak şirket faaliyetlerinin uzun vadede yarattığı çevresel etkilerin farkına varılarak elde edileceğinin altını çizerek, yatırımın değerini artırmadaki en önemli faktörün mevcut kavram karmaşasını gidermek olduğunu ifade etti.</p>
<p><b>“Türkiye’deki Finansal Büyüme Sürdürülebilir Yatırımlardan Daha Çok Beslenmeye Başladı”</b></p>
<p>ESG’yi; “paydaşların kazancından ödün vermeden, iş gelişiminin doğal bir sonucu olarak, olumlu çevresel, sosyal ve yönetişimsel etkiler yaratan yenilikçi bir yatırım yöntemi” şeklinde tanımlayan sermaye piyasaları ve mali hukuk uzmanı Özçelik, son dönemde sürdürülebilir yatırımların küresel pazardaki öneminin artmasıyla birlikte daha fazla yerel şirketin ESG kriterlerine adapte olmaya başladığını ifade etti. Yatırımcıların şirket faaliyetlerin uzun vadede yarattığı etkileri göz önünde bulundurarak karar vermesinin piyasalar üzerinde olumlu etkiler doğururken, gezegeni koruma yaklaşımına sahip potansiyel işletmelerin büyüme hızını artırdığını da olumlu bir gelişme olarak vurguladı.</p>
<p>“İklim krizinin artışı ile birlikte, Türkiye’deki özel sermaye şirketleri ve yatırımcılar ESG unsurlarının, yatırımların değerini artırmada oynayabileceği rolü fark etmiş durumda. Bu nedenle yatırım ve sermaye toplama sürecinde ESG adımlarına entegre olmak, çevresel sürdürülebilirlik ve iş gücü gibi uygulamalarda kötü performans sergileme riskini ortadan kaldırarak daha inovatif bir geleceğe ilerleme potansiyeli taşıyor. Attığı her adımın çevresel ve sosyal etkilerinden haberdar olarak gelişen şirketler, hem marka değerini artırıyor hem de yatırımcı sadakatini kazanıyor; bu da uzun vadede sürekli büyümeyi ve inovasyonu kaçınılmaz hale getirerek finansal karlılık garantisi veriyor.”</p>
<p>Türkiye’nin ekonomik ve sosyal altyapısına uygun şekilde yeni nesil çevreci yaklaşımlara karşı uzun vadeli yatırım stratejileri planlamanın sağladığı avantajları ise şu şekilde özetledi: “Örneğin; kömür gibi doğal kaynaklar yerine yenilenebilir enerji sistemlerine entegre olan şirketler, hem yerel hem global statüde daha sürdürülebilir bir duruş sergileyerek satın alma değerini artırıyor. Benzer şekilde sosyal ve yönetişimsel iyileştirmelere odaklanan markalar artan tüketici desteği ile birlikte süreklilik arz eden bir büyüme eğrisi çiziyor. Dolayısıyla karbon yoğunluğu az olan operasyonları tercih etmek, çevreci hizmet potansiyelini artırırken finansal endekste yükselen bir fiyat-kazanç katsayısı yakalama avantajı da sağlıyor. Çünkü bu tür şirketler yatırımcı nezdinde giderek daha değerli ve risksiz hale geliyor.”</p>
<p>Özçelik, ESG kriterlerine uyan Türk işletmelerin, global endekslerde görünür olması açısından avantaj sağladığını belirtse de; henüz regülasyonların belirsiz olduğu böyle gri bir alanda, süreklilik ve sürdürülebilirlik gibi iki temel kavram arası farkların ve yakın ilişkinin net şekilde anlaşılmasının, çevreci imajı çizerek pazarlama çalışmaları yapan ve yanlış bilgi yayan işletmeleri eleme açısından zorunlu olduğunun ise ayrıca altını çizdi. Usul Ventures tarafından sunulan fintech destekli rehberlik yolculuğunun ise; sermaye toplama ve global piyasalara açılma amacı güden yerel işletmelere, ESG adımlarını temel prensip olarak edinerek süreci etkin şekilde yönetme ve mevcut anlam karmaşası risklerinden sıyrılarak en doğru çözümleri geliştirme açısından yadsınamaz bir artı sağladığını ifade etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-esg-surdurulebilirlik-ve-sureklilik-arasindaki-fark-ve-yatirimlarda-surdurulebilirligin-rolu-430482">Türkiye&#8217;de ESG: Sürdürülebilirlik ve Süreklilik Arasındaki Fark ve Yatırımlarda Sürdürülebilirliğin Rolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Axis Communications; Siber Güvenlikte İş Birliği ve Süreklilik Odaklı Yaklaşım Çok Önemli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/axis-communications-siber-guvenlikte-is-birligi-ve-sureklilik-odakli-yaklasim-cok-onemli-425602</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 09:09:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[axis]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[communications]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlikte]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[süreklilik]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Axis Communications, giderek artan siber saldırıların, gizlilik kaybı, veri bütünlüğü zedelenmesi, iş kaybı ve erişilebilirlik riski taşıması nedeniyle yaptığı açıklamada, tedarikçiler, iş ortakları ve son kullanıcılara bu konuda sorumluluk düştüğüne dikkat çekti. IP ağlarına bağlı cihazlar içeren organizasyonların, siber güvenlik zafiyetleri ile başa çıkarken sistemlerini sürekli gözetim ve bakım altında bulundurmaları gerektiği ifade edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/axis-communications-siber-guvenlikte-is-birligi-ve-sureklilik-odakli-yaklasim-cok-onemli-425602">Axis Communications; Siber Güvenlikte İş Birliği ve Süreklilik Odaklı Yaklaşım Çok Önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Axis Communications; Siber Güvenlikte İş Birliği ve Süreklilik Odaklı Yaklaşım Çok Önemli</p>
<p> </p>
<p><strong>Axis Communications, giderek artan siber saldırıların, gizlilik kaybı, veri bütünlüğü zedelenmesi, iş kaybı ve erişilebilirlik riski taşıması nedeniyle yaptığı açıklamada, tedarikçiler, iş ortakları ve son kullanıcılara bu konuda sorumluluk düştüğüne dikkat çekti. IP ağlarına bağlı cihazlar içeren organizasyonların, siber güvenlik zafiyetleri ile başa çıkarken sistemlerini sürekli gözetim ve bakım altında bulundurmaları gerektiği ifade edildi.</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Siber Güvenlik, Axis Communications’ın sunduğu güvenlik görüntü çözümlerinin ayrılmaz ve doğal bir parçasıdır</p>
<p> </p>
<p>Siber tehditlerin hızla evrimleştiği bir dönemde Axis, güvenlik önlemlerinin sürdürülmesinde paydaşların sorumluluğunu vurguluyor. Tedarikçiler, ortaklar, sistem entegratörleri ve son kullanıcılar arasında güvenlik tedbirlerinin uygulanması ve sürekli olarak sürdürülmesi gerektiğine dikkat çeken Axis, bu sorumluluğun tüm paydaşlara ait olduğunu belirtiyor.</p>
<p> </p>
<p>Axis&#8217;in Siber Güvenlik Direktörü Jonas Falk, siber güvenliğin Axis&#8217;in günlük operasyonlarının temel bir parçası olduğunu belirterek sadece ürünlerde değil, aynı zamanda organizasyonun genel operasyonlarında da sağlam güvenlik süreçlerini oluşturmayı hedeflediklerini ifade ediyor. </p>
<p> </p>
<p>Axis’in İsveç’in Lund Kenti’nde bulunan merkezinde görev yapan Falk, &#8220;Siber güvenlik, Axis&#8217;in ayrılmaz ve doğal bir parçası. Yeni teknoloji geliştirmeden, günlük operasyonlarımıza kadar her şeyde önemli bir yer işgal ediyor. Axis&#8217;te, güvenlik düşünceleri yeni bir ürünün geliştirilme sürecinde başlar ve bu odak ürün ömrü boyunca devam eder.</p>
<p> </p>
<p>Bu çerçevede, Axis içinde görev yapan “Siber Güvenlik Grubu”, güvenlik açıkları riskini minimize etmeye yönelik Axis Güvenlik Geliştirme Modeli&#8217;ni (ASDM) tanımlayarak bu süreci destekler. Grup, siber saldırıları simüle eden testler içeren yöntem ve faaliyetleri yönlendirir ve bu da Axis ürünlerinin güvenliğini artırmaya yardımcı olur.</p>
<p> </p>
<p>Axis, ürünlerinin siber güvenliğini sağlamak adına iç ve dış kaynaklar kullanılır ve güvenlik araştırmacılarına AXIS OS&#8217;deki güvenlik açıklarını bulmaları durumunda nakit ödül veren bir hata avı programı sunulur. Yeni güvenlik açıkları keşfedildiğinde, Axis sorunları giderir ve bunları zamanında ve uygun şekilde açıklar, böylece son kullanıcılar gerekli önlemleri alabilirler.” diyor.</p>
<p> </p>
<p>Bu şeffaf yaklaşım, AXIS OS için bir yazılım malzeme listesini (SBOM) açıkça kullanıma sunma biçiminde kendisini gösteriyor. SBOM, AXIS OS sürümünü oluşturan tüm yazılım bileşenlerinin bir listesini ve inceleme için ücretsiz erişim sağlarken, bu pratik önlemler aynı zamanda ISO 27001 uyumluluğu tarafından da desteklenir.</p>
<p> </p>
<p>Axis&#8217;in siber güvenlikteki gücünün önemli bir yönü de Axis Edge Vault adlı donanım tabanlı güvenlik platformundan gelir. Edge Vault, Axis cihazlarının bütünlüğünü korur ve şifreleme anahtarları gerektiren işlemleri gerçekleştirmeyi sağlar. Ayrıca, imzalı video gibi özellikleri etkinleştiri. İmzalı video, videonun kameradan çıktıktan sonra düzenlenmediğini kanıtlamak için bir şifreleme kontrol toplamı ekler ve bu da özellikle bir soruşturma veya kovuşturmada çok önemlidir.</p>
<p> </p>
<p>Siber güvenlik, yalnızca yeni güvenlik özellikleri geliştirerek elde edilemez. Güvenlik temelini oluşturan, süreçleri ve politikaları içeren kapsamlı bir strateji gerektirir.</p>
<p> </p>
<p>Axis AXIS OS Siber Güvenlik Global Ürün Müdürü olan Andre Bastert, son kullanıcılar için Axis&#8217;in teknoloji, araçlar ve rehberlik sağlarken, sistem entegratörlerinin yardımıyla ürün güvenliğini aktif bir şekilde sürdürmeleri gerektiği ve bunun siber güvenlikte başarılı olabilmek adına herkesin üzerine düşen bir sorumluluk olduğunu vurguluyor. </p>
<p> </p>
<p>“Axis, ortaklarına ve son kullanıcılarına ürünlerindeki siber güvenliği güçlendirmeleri konusunda destek olmak adına rehberlik ve araçlar sunar. Bu kapsamda AXIS Device Manager ve AXIS Device Manager Extend gibi araçlar, Axis ürünlerinin yaşam döngüsü boyunca etkili bir şekilde kurulmasını ve yönetilmesini sağlar. Son kullanıcılar, bu araçlar aracılığıyla siber güvenlik politikalarını uygulayabiliyor, yeni AXIS OS güncellemeleri hakkında uyarılar alabiliyor ve ürün yazılımlarını verimli bir şekilde güncelleyebiliyorlar.” diye ekliyor.</p>
<p> </p>
<p>Axis ürünlerinin siber güvenlik açısından nasıl optimize edildiği ve cihaz yönetimi araçlarının zaman içinde nasıl korumaya yardımcı olduğu konusunda daha fazla bilgi almak için: https://newsroom.axis.com/article/cybersecurity-security-development</p>
<p>https://newsroom.axis.com/article/os-devices-secure</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/axis-communications-siber-guvenlikte-is-birligi-ve-sureklilik-odakli-yaklasim-cok-onemli-425602">Axis Communications; Siber Güvenlikte İş Birliği ve Süreklilik Odaklı Yaklaşım Çok Önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
