<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>söyleşisi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/soylesisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/soylesisi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 08:00:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>söyleşisi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/soylesisi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 08:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde, Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle demans, Alzheimer hastalığı ve sağlıklı yaşlanma konularında önemli bir söyleşi gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718">Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde, Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle demans, Alzheimer hastalığı ve sağlıklı yaşlanma konularında önemli bir söyleşi gerçekleştirildi. </p>
<p>Alanında uzman isimlerden Prof. Dr. Görsev Yener’in konuşmacı olarak katıldığı etkinlik, yaş alma merkezi üyelerinin yoğun ilgi ve katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p>Nöroloji ve klinik nörofizyoloji alanlarında Türkiye’nin önde gelen uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Görsev Yener, uzun yıllara dayanan klinik deneyimi ve bilimsel çalışmaları ışığında demans ve Alzheimer hastalığı hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. </p>
<p>UCLA’da davranışsal nöroloji alanında uzmanlık eğitimini tamamlayan ve Türkiye’de ilk demans polikliniklerinden birini kuran Yener, aynı zamanda Alzheimer alanında yürütülen ulusal ve uluslararası çalışmalara katkılarıyla da dikkat çekiyor.</p>
<p>Söyleşide Alzheimer hastalığının erken belirtileri, korunma yolları ve sağlıklı yaşlanmanın önemi üzerinde duran Yener, katılımcıların sorularını da yanıtladı. Bilimsel bilgilerin sade ve anlaşılır bir dille aktarıldığı etkinlikte farkındalık oluşturmanın önemi vurgulandı.</p>
<p>Etkinlikte ayrıca Prof. Dr. Görsev Yener’in öğrencileri ve aynı alanda doktora çalışmaları yürüten uzmanlar da söz aldı.</p>
<p>Uzm. Psk. İlayda Kıyı Atilla, Psk. Hilal Kula, Uzm. Psk. Miray Peker, Psk. Rumeysa Emir ve Yaren Canpolat, sağlıklı yaşlanmanın psikolojik boyutuna dikkat çekerek zihinsel sağlığın korunması, sosyal yaşamın önemi ve erken farkındalık konularında bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>Program kapsamında katılımcılar, Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından yürütülen bilimsel çalışmalar çerçevesinde gerçekleştirilen nöropsikolojik hafıza testlerine davet edildi. </p>
<p>Yetkililer, bu testler sayesinde bireylerin unutkanlık düzeylerini değerlendirebileceklerini ve erken teşhis açısından önemli bilgiler edinebileceklerini belirtti.</p>
<p>Söyleşiye katılan yaş alma merkezi üyelerinden Emriye Gelişen ise etkinlikle ilgili düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:<br />“Bu tür bilgilendirici etkinlikler bizim için çok kıymetli. Hem hastalıkları daha iyi tanıyoruz hem de kendimiz için neler yapabileceğimizi öğreniyoruz. Hafıza testine katılma fikri de beni çok heyecanlandırdı.”</p>
<p>Seferihisar’da düzenlenen bu anlamlı etkinlik, hem sağlıklı yaşlanma konusunda bilinç oluşturdu hem de bilimsel çalışmalara gönüllü katılımın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718">Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayati İnanç Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayati-inanc-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-621525</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 18:18:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid]]></category>
		<category><![CDATA[nanç]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinburnu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621525</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan coşkusu Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yaşandı. Söyleşiler, konserler ve çocuklar için hazırlanan özel etkinliklerle Ramazan atmosferi Zeytinburnu’nda hissedildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayati-inanc-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-621525">Hayati İnanç Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b>Ramazan coşkusu Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yaşandı. Söyleşiler, konserler ve çocuklar için hazırlanan özel etkinliklerle Ramazan atmosferi Zeytinburnu’nda hissedildi. 14 Mart Cumartesi akşamı saat 21.30’da Hayati İnanç, Zeytinburnu’nda Ramazan’ın son söyleşisini gerçekleştirdi. </b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Hayati İnanç, Ramazan etkinlikleri kapsamında Zeytinburnu Kültür Sanat’ın konuğu oldu. 14 Mart Cumartesi akşamı saat 21.30’da gerçekleştirilen söyleşi öncesinde Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy bir selamlama konuşması yaptı. Söyleşi, Zeytinburnu halkı tarafından yoğun ilgi gördü. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“Hem düğünde hem cenazede okunan tek şiir Mevlid’dir.”</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Hayati İnanç, Mevlid’in şiirsel gücüne ve önemine vurgu yaptı:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Kabri Bursa’da olan Süleyman Çelebi’yi duymuşsunuzdur. Süleyman Çelebi, Mevlid yazarıdır. Mevlid duymaz olan gençler adına üzülüyorum. Bizim gençliğimizde her vesileyle Mevlid okunurdu. Çocuğu askere gönderirken Mevlid okursun, gelince yine okursun. Tarih boyunca hem düğünde hem matemde okunan tek şiirdir. 770 beyitlik, muazzam bir şiirdir. Çok güzel bir Türkçesi vardır. Ezberlemenizi tavsiye ederim.”  </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“Asıl iş, kendimizi kabre hazırlamak.”</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Hayati İnanç, anekdotlarla söyleşiyi zenginleştirdi:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Ben henüz dışındayım ama kabrim Eyüpsultan’da. İsmimi de yazdım. Görseniz yatasınız gelir. Kabrimi lütfen ziyaret edin. Geçen bir dostum beni uyandırdı. ‘Kendine kabir hazırlamak iş değil, kendini kabre hazırlamak iş.’ dedi. İnsanın ağzının tadını kaçırıyorlar. Dost böyle yerde lazım. Dost bunun için lazım. Seni öveni dost zannetme. Bugün över, yarın söver. Allah rızasını gözetmezsen rezil olmak kaçınılmaz.”</span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayati-inanc-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-621525">Hayati İnanç Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir Belediyesi&#8217;nden &#8220;Saliha Erdim&#8221; Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-saliha-erdim-soylesisi-620587</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 07:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[erdim]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[saliha]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620587</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi tarafından Ramazan Ayı etkinlikleri kapsamında Saliha Erdim söyleşisi gerçekleştirilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-saliha-erdim-soylesisi-620587">Nevşehir Belediyesi&#8217;nden &#8220;Saliha Erdim&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span>Nevşehir Belediyesi tarafından Ramazan Ayı etkinlikleri kapsamında Saliha Erdim söyleşisi gerçekleştirilecek. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Sosyal ve kültürel belediyecilik anlayışı kapsamında fark oluşturan Nevşehir Belediyesi manevi iklime uygun programlar yapmaya devam ediyor.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Toplumun temel taşı olan aile kurumuna dikkat çekmek ve aile içi bağların güçlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, önemli bir söyleşi programı daha hayata geçecek. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>16 Mart 2026 Pazartesi günü gerçekleştirilecek söyleşinin konuğu, aile danışmanı ve yazar Saliha Erdim olacak. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Kaleme aldığı eserler ve Türkiye genelinde verdiği konferanslarla binlerce aileye rehberlik eden Erdim söyleşide; aile kurumunun önemi, kriz dönemlerinde aile içi dayanışmanın önemi, ailenin ayakta tutulması ve sağlıklı bireylerin yetişmesi adına ailenin nasıl korunabileceği gibi konuları farklı açılardan ele alacak. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Nevşehir Belediyesi tarafından ücretsiz olarak düzenlenecek etkinliğe bütün vatandaşlarımız davet edildi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Ramazan ayı içerisinde birbirinden güzel sosyal ve kültürel programlara imza atan Nevşehir Belediyesi’nin bu tarz farkındalık programlarının yıl boyunca devam edeceği ifade edildi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span>YAZAR SALİHA ERDİM SÖYLEŞİSİ</span></b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Tarih               : 16 Mart 2026 Pazartesi</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Saat                : 20.30</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Yer                  : Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-saliha-erdim-soylesisi-620587">Nevşehir Belediyesi&#8217;nden &#8220;Saliha Erdim&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Karataş Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mustafa-karatas-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-619846</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 12:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[karataş]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[Nefs]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinburnu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619846</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan coşkusu Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yaşanmaya devam ediyor. Söyleşiler, konserler ve çocuklar için hazırlanan özel etkinliklerle Ramazan atmosferi Zeytinburnu’nda hissediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mustafa-karatas-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-619846">Mustafa Karataş Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b>Ramazan coşkusu Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yaşanmaya devam ediyor. Söyleşiler, konserler ve çocuklar için hazırlanan özel etkinliklerle Ramazan atmosferi Zeytinburnu’nda hissediliyor. 7 Mart Cumartesi akşamı saat 21.30’da Mustafa Karataş, Zeytinburnu’nda Ramazan iklimini yansıtan bir sohbet gerçekleştirdi. </b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Mustafa Karataş, Ramazan etkinlikleri kapsamında Zeytinburnu Kültür Sanat’ın konuğu oldu. 7 Mart Cumartesi akşamı saat 21.30’da gerçekleştirilen söyleşi öncesinde Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy bir selamlama konuşması yaptı. Söyleşi, Zeytinburnu halkı tarafından yoğun ilgi gördü. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“Nefsi temizlediğimiz zaman ruh, bizi melekleştirir.”</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Mustafa Karataş; orucun ve nefsi temizlemenin önemine vurgu yaptı:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Ruh iyiyi, güzeli sever. Nefsi temizlediğimiz zaman ruh bizi melekleştirir. Nefsi kirlettiğimi zaman ruhu kirletiriz, bizi şeytanlaştırır. Ve bizi günahtan günaha sürükler. Ruhun terbiyesi de nefs terbiyesi gibi gıda almakla mümkündür. Oruç, namaz, zikir, tefekkür ruhu terbiye eder. Ruhun en çok dinlendiği, rahat olduğu zaman bedenin baskısından kurtulduğu zamandır. Oruçlu olduğumuz zamanlarda ve sabaha karşı vücudun dinlendiği zamanlarda ruhun hareket kabiliyeti artar.”  </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“Ruh, zamana sığmaz.”</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Mustafa Karataş, ruh ve zaman kavramlarına dair bazı yorumlarda bulundu:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Allah için bütün zamanlar şimdiki bir nokta olduğuna göre Allah tarafından gönderilen ruh için de zaman söz konusu değildir. Ruh, zaman sığmaz. Rüya bunun ispatıdır. İnsan ruhu ispat ettiğinde ahireti ispat eder. Zamanı çözdüğünde Allah’ın varlığını ispatlamış olur. Ama henüz böyle bir güç yok. Bu da imtihan gereğidir. Her şey ayan beyan ortaya konsa, cennet cehennem bize gösterilse imtihanın bir anlamı kalmaz. Gayba inanmamız Allah katında değerlidir.”</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mustafa-karatas-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-619846">Mustafa Karataş Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saliha Erdim Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saliha-erdim-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-617653</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 14:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[erdim]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[saliha]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinburnu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617653</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan coşkusu Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yaşanıyor. Söyleşiler, konserler ve çocuklar için hazırlanan özel etkinliklerle Ramazan heyecanı Zeytinburnu’nda hissediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saliha-erdim-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-617653">Saliha Erdim Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Ramazan coşkusu Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yaşanıyor. Söyleşiler, konserler ve çocuklar için hazırlanan özel etkinliklerle Ramazan heyecanı Zeytinburnu’nda hissediliyor. 28 Şubat Cumartesi akşamı saat 21.30’da Saliha Erdim, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta bir söyleşi gerçekleştirdi.</b></p>
<p>Saliha Erdim, Ramazan etkinlikleri kapsamında Zeytinburnu Kültür Sanat’ın konuğu oldu. 28 Şubat Cumartesi akşamı saat 21.30’da gerçekleştirilen söyleşi öncesinde Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy bir selamlama konuşması yaptı. Zeytinburnu halkının yoğun ilgi gösterdiği program, Saliha Erdim’in sohbetiyle devam etti.</p>
<p><b>“İlgiyle baktığımız şey, bizi çeker.”</b></p>
<p>Saliha Erdim, aşina olunan şeylerin iyi tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekti:</p>
<p>“Gördüğümüz ve işittiğimiz şeyler zihnimize kaydoluyor. Hele de muhabbetle, ilgiyle bakarsak. Neyi daha çok biriktirirsek dilimiz, üslubumuz ona uygun oluyor. Araştırma sonuçları gösteriyor ki bir ülkede hangi dizi çok seyrediliyorsa o karakterin hallerine benzer haller oluşuyor toplum içinde. İlgiyle baktığımız şeylere çekiliyoruz. O bizi çektiği zaman gözümüz görür, kulaklarımız duyar, bir aşinalık oluşur. Aşina olduğumuz şeyin tekrarını isteriz. Tekrar oldukça bağlanırız. Baktığımız şey iyiyse hiçbir sıkıntı yok. Ama seçmeden, elemeden bir şeyleri izliyorsak derenin akışında giden iradesiz bir yaprak gibiyiz demektir.”</p>
<p><b>“Anne ve babaları ile araları iyi olan çocukların hayatla ilişkileri daha güçlü olur.”</b></p>
<p>Saliha Erdim, ebeveynlerin çocuklarına nasıl yaklaşmaları gerektiği ile ilgili önerilerde bulundu:</p>
<p>“Anneler, lütfen çocuklara babalarının kahraman gibi olduklarını anlatın. Babalarının değerli ve iyi yönlerini anlatın. Babalarıyla araları iyi olan çocukların ayakları yere sağlam basar. Hayatla ilişkileri daha güçlü olur ve daha doğru kararlar verebilirler. Beyefendiler de çocuklarının yanında annesini övmeli. Çocuklar annem babam ayrılmayacak diye kendilerini güvende hissetsinler.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saliha-erdim-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-617653">Saliha Erdim Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nihat Hatipoğlu Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nihat-hatipoglu-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-615706</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 10:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hatipoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[nihat]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinburnu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615706</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan coşkusu Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yaşanıyor. Söyleşiler, konserler ve çocuklar için hazırlanan özel etkinliklerle Ramazan heyecanı Zeytinburnu’nda hissediliyor. 21 Şubat Cumartesi akşamı saat 21.30’da Nihat Hatipoğlu, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta bir söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nihat-hatipoglu-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-615706">Nihat Hatipoğlu Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b>Ramazan coşkusu Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yaşanıyor. Söyleşiler, konserler ve çocuklar için hazırlanan özel etkinliklerle Ramazan heyecanı Zeytinburnu’nda hissediliyor. 21 Şubat Cumartesi akşamı saat 21.30’da Nihat Hatipoğlu, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta bir söyleşi gerçekleştirdi.</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Nihat Hatipoğlu, Ramazan etkinlikleri kapsamında Zeytinburnu Kültür Sanat’ın konuğu oldu. 21 Şubat Cumartesi akşamı saat 21.30’da gerçekleştirilen söyleşi öncesinde Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy bir selamlama konuşması yaptı. Zeytinburnu halkının yoğun ilgi gösterdiği program, Nihat Hatipoğlu’nun Ramazan atmosferini yansıtan sohbetiyle devam etti. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“Dini güvenilir kaynaklardan öğrenin.”</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Nihat Hatipoğlu, dinin doğru kaynaklardan öğrenilmesinin önemini vurguladı:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Bugün büyüklerimizden ve kitaplardan öğrendiğimiz bilginin yerine yeni, farklı şeyler koyulmaya başlandı sosyal medyada. Bu konuda gençler dikkatli olsun. Dini kimden öğrendiğinize dikkat edin. Diyanet gibi güvenilir kaynaklardan bilgi almaya gayret edin. Yanlış polemiklere girmekten uzak durun.”</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“Biz yargıç değil, davetçiyiz.”</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Nihat Hatipoğlu, dünyada yaygınlaşan tekfir kültürüne dikkat çekti:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Kıble ehlini tekfir etmek küfür gerektirir. Bu, Türkiye’de ve dünyada artıyor. Buna karşı çocuklarımızı uyaralım. İnsanların imanları üzerinde polemik yapılmaz. Hesabı Allah görür. Biz yargıç, kadı değiliz. Bizler birer davetçiyiz. İslam’ın ölçüleri belli. Helalleri, haramları belli. Haramı meşru görmeyen, o haramı işlese de dinden çıkmaz.”</span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nihat-hatipoglu-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-615706">Nihat Hatipoğlu Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maltepe&#8217;de &#8220;Kadınlar Tarih Konuşuyor&#8221; Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepede-kadinlar-tarih-konusuyor-soylesisi-606168</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jan 2026 10:35:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606168</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nin ocak ayı etkinlikleri kapsamında düzenlediği söyleşide, Anadolu tarihi kadınların perspektifinden ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-kadinlar-tarih-konusuyor-soylesisi-606168">Maltepe&#8217;de &#8220;Kadınlar Tarih Konuşuyor&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nin ocak ayı etkinlikleri kapsamında düzenlediği söyleşide, Anadolu tarihi kadınların perspektifinden ele alındı. Arkeolog ve yazar Özlem Ertan’ın konuk olduğu etkinlik, Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Söyleşiye ilgi gösteren Maltepeliler, tarihe alışılmışın dışında bir bakış açısıyla yaklaşma fırsatı buldu.</p>
<p>Söyleşide, Anadolu tarihi boyunca kadın tanrıçaların ve figürlerin yalnızca sembolik karakterler olmadığı; aksine dönemin toplumsal yapısını ve kadının gerçek hayattaki konumunu yansıtan güçlü temsiller olduğu vurgulandı. Özlem Ertan, Eski Çağ Anadolu’sunda tanrıçaların ve kadınların toplumun merkezinde yer alan, saygın ve etkili figürler olduğunu ifade etti.</p>
<p>Özellikle Anadolu kökenli tanrıçalar üzerinde duran Ertan, başta Hekate olmak üzere bu figürlerin mitolojik anlatıların ötesinde, kadının doğayla, yaşamla ve bilgelikle kurduğu bağın sembolleri olduğunu belirtti. Tanrıçaların doğurganlık, koruyuculuk, sezgi, dönüşüm ve bağımsızlık gibi kadınlara atfedilen temel güçleri temsil ettiğini dile getirdi.</p>
<p>Maltepelilerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, katılımcıların sorularıyla interaktif bir şekilde devam etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-kadinlar-tarih-konusuyor-soylesisi-606168">Maltepe&#8217;de &#8220;Kadınlar Tarih Konuşuyor&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenişehir&#8217;de &#8220;Yeni Bir Şehir Kurmak&#8221; Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-yeni-bir-sehir-kurmak-soylesisi-602285</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 10:35:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bellek]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602285</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediyesi’nin düzenlediği Bellek Söyleşileri’nin ikincisi, “Yeni Bir Şehir Kurmak” başlığıyla Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-yeni-bir-sehir-kurmak-soylesisi-602285">Yenişehir&#8217;de &#8220;Yeni Bir Şehir Kurmak&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediyesi’nin düzenlediği Bellek Söyleşileri’nin ikincisi, “Yeni Bir Şehir Kurmak” başlığıyla Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Söyleşinin konuğu Mimar, Yazar ve Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı (2014–2023) Tezcan Karakuş Candan olurken, moderatörlüğü Devrim Hacısalihoğlu üstlendi.<br />Bellek ve kimliği masaya yatırıldı<br />Yenişehir Belediye Başkanı Özyiğit, meclis üyeleri ve davetlilerin yer aldığı söyleşide, Cumhuriyet’in başkenti Ankara’nın tasarlanma süreci ve yeni bir kent kurma pratiği üzerinden Yenişehir’de bellek ve kimlik oluşumu ele alındı.<br />Candan: Cumhuriyet değerleri kentte yaşatılıyor<br />Tezcan Karakuş Candan, Cumhuriyet kavramının eğitim, çocuklara verilen önem ve iklim çalışmalarıyla Yenişehir’de yaşatıldığını vurguladı. Candan, kentin kütüphanelerini, çocuklara yönelik eğitim kurumlarını ve oyuncak müzesini Cumhuriyet’in ilim ve bilim ilkeleriyle uyumlu yapılar olarak gösterdi. Ayrıca, Yenişehir’deki iklimlendirme yaklaşımının “bellek çağırma” işlevi taşıdığına dikkat çekti.<br />Başkan Özyiğit: Planlı ve sürdürülebilir bir şehir<br />Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, konuşmasında Yeşil Yenişehir projesi ve sürdürülebilir kent uygulamalarını anlattı. Özyiğit, yeşil binaların teşvik edilmesi ve kentin iklim dostu özelliklerinin ön plana çıkarılmasıyla geleceğe planlı bir şehir bırakmayı hedeflediklerini söyledi.<br />Yenişehir’in geleceğine dair perspektifler<br />Söyleşi, Ankara deneyimi üzerinden Yenişehir’in kentsel gelişimi ve bellek oluşumunu ele alan değerlendirmelerle sona erdi. Katılımcılar, şehirde yeni projeler ve Cumhuriyet’in değerlerinin kent yaşamına yansıtılması üzerine bilgi sahibi oldu.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-yeni-bir-sehir-kurmak-soylesisi-602285">Yenişehir&#8217;de &#8220;Yeni Bir Şehir Kurmak&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının İlk Söyleşisi Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ilk-soylesisi-gerceklesti-594970</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[programının]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatın]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[taşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594970</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ilk-soylesisi-gerceklesti-594970">&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının İlk Söyleşisi Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Haşlakoğlu; “mimetik bilinç” kavramı etrafında sanatın felsefe, bilim, tasarım ve yapay zekâyla ilişkisini tartışıyor. Program, “Sanat öğretilebilir mi?” ve “Makine düşünebilir mi?” gibi soruların izini sürüyor. İlk söyleşide “Sanat ve Felsefe” başlığı altında sanatın niteliği ve kaynakları üzerine konuşuldu.</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Bir Serebral Taşma Olarak Sanat, sanatın farklı alanlarla ilişkisini tartışıyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sanatı kökeni ve tarihiyle birlikte ele alarak sanatın bir üretim değil, bir taşma biçimi olduğunu ortaya koyuyor. 24 Kasım Pazartesi akşamı saat 19.30’da başlayan ilk söyleşide “Sanat ve Felsefe” konuşuldu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Materyalizm ve idealizm, felsefe tarihinin dogmaları.”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sanatı anlamaya çalışırken indirgemeci dogmalardan uzak durulması gerektiğini söyledi:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span> “Serebral, beyinsel demek. Serebral da beyinsel bir taşma ve bilinçle yakın olarak okunması gerekiyor. Bu vesileyle indirgemeci yaklaşımı benimsemediğimi söyleyeyim. Bilinç ve beyin arasındaki ilişkide beynin doğrudan doğruya beynin bilincin sebebi ve kökeni olduğunu düşünmüyorum. Ama bilincin esas alınması gerektiğini de söylemiyorum. Bu iki savrulma türünü, materyalizm ve idealizmi, felsefe tarihinin dogmaları olarak görüyorum. Birinin iptali, diğerinin de iptaline de sebep olacak durumda. Artık başka bir yere bakmanın zamanı geldi. Bu dogmalardan kendimizi kurtarmamız lazım. ”</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“İnsan bir sınır varlıktır.”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sınır kavramı üzerinden insana ve sanata dair görüşlerini paylaştı:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>“Sınırı ben mimetik olarak değerlendirdiğimde bir araya getiren ve ayıran yönünü birlikte görüyorum. Hem bir araya getiriyor hem ayırıyor. Bunlar aynı anda oluyor. Mimetik bilinç, sanatı aşan bir şekilde insanı tanımlayan bir şey. İnsan bir sınır varlık. İnsanı bu yönden anlamak bize çok şey kazandırır. Yunanistan, ne senin sadece düşmanın olur ne de sadece dostun olur. Dost ve düşman olma birbiriyle iç içedir ve kaçınılmazdır. Bu sadece Türkiye ile Yunanistan arasında geçerli değil. Kardeşiniz ile aranızdaki sınır da hem sizi ayırır hem de bir araya getirir. Bunları hepiniz yaşamışsınızdır.”</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ilk-soylesisi-gerceklesti-594970">&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının İlk Söyleşisi Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Girişimci Kafası Söyleşisi&#8217;nde Serdar Ertan Deneyimlerini Paylaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/girisimci-kafasi-soylesisinde-serdar-ertan-deneyimlerini-paylasti-591737</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 09:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimlerini]]></category>
		<category><![CDATA[ertan]]></category>
		<category><![CDATA[fikirler]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kafası]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[serdar]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591737</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gençlerin yaratıcı fikirlerini hayata geçirmelerine destek olmayı sürdüren Osmangazi Belediyesi, girişimcilik bilincini artırmak amacıyla düzenlediği ‘Girişimci Kafası Söyleşisi’ ile katılımcıları iş hayatına hazırlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girisimci-kafasi-soylesisinde-serdar-ertan-deneyimlerini-paylasti-591737">Girişimci Kafası Söyleşisi&#8217;nde Serdar Ertan Deneyimlerini Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gençlerin yaratıcı fikirlerini hayata geçirmelerine destek olmayı sürdüren Osmangazi Belediyesi, girişimcilik bilincini artırmak amacıyla düzenlediği ‘Girişimci Kafası Söyleşisi’ ile katılımcıları iş hayatına hazırlıyor.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi’nin geleceğin vizyonerlerine ışık tuttuğu söyleşilerinin son konuğu NEO Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Ertan oldu. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde Sosyolog Mürvet Özçelik moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda başarılı iş insanı Serdar Ertan, deneyimlerini paylaşarak günümüz dünyasına pencere açtı. </p>
<p>“Yeni Fikirler Oluşturulması, Yeni Riskler Alınması Gerekiyor”</p>
<p>Girişimciliğin bir bakış açısı niteliği taşıdığını ve her yaştan bireyin olabileceğini belirten NEO Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Ertan, ülkenin yeni girişimlere ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Ertan, “Muasır medeniyetler seviyesine çıkmamız için önemli işler, katma değerli işler yapmamız gerekiyor. Bu da tek düze işler değil, farklı bakış açılarıyla oluşturulmuş yeni girişimler ile ortaya çıkıyor. Yeni fikirler oluşturulması, yeni riskler alınması gerekiyor. Bunlar girişimciliğin içerisinde olan şeyler” dedi.</p>
<p>“Bu Toplantıların Yapılmasından Dolayı Çok Mutluyum”</p>
<p>Herkesin hayatındaki belli noktalarda girişimciliğini ortaya koyabildiğine işaret eden iş insanı Serdar Ertan, “Ev hanımları da, bir şirkette çalışanlar da girişimde bulunabilir. Risk aldığınız nokta, yepyeni bir fikri ortaya koymaktır; bir pazar yaratmaktır, o pazarda tutkuyla çalışmaktır. Bunu bir bakış açısına çevirdiğimiz zaman, aslında hayatınızın her noktasında risk alıyor olmanız ve çalıştığınız şirkette de insanlara değer katacak, fark yaratacak bir şey üretmeniz girişimciliktir. Bu toplantıyı düzenlemekteki amacımız da budur. Böyle bir fikrin doğuşu, ‘merkez kuralım’, ‘merkeze insanları toplayalım’ düşüncesiyle başladı. Burada birçok insana fikir ekiyorsunuz ve bu fikirler insanların ileride hayatlarında bir yerde karşılarına çıkacak büyük bir girişimin temeli olabiliyor. Bu toplantıların yapılmasından dolayı çok mutluyum” diye konuştu.</p>
<p>“Cari Açık Problemi, Katma Değerli İşlerle Çözülebilecek Bir Problem”</p>
<p>Dinleyicileriyle olan paylaşımlarında hayattaki dönüm noktalarından bahsederek, günümüz ekonomisine de perde açan Serdar Ertan, “Ülkenin idealist insanlara ihtiyacı var. Bir cari açık problemimiz var. Bu ancak yeni girişimler ile katma değerli işler ile çözülebilecek bir problem. Şu an hali hazırda yapılanı çoğaltarak çözemezsiniz, yeni bir şey bulmanız gerekiyor. Yeni bir bakış açısı. Bir liralık bile bir girişim yaptıysan, girişimcisindir. Kıymetli değer yaratan insanlarda yeni fikirler uyandıran, sorunu çözen her şey güzel fikirdir. Biz de seramikte böyle işaretlerle yönümüzü bulduk. Sadece ben bunu başarmak istiyorum, oraya gidiyorum diyerek olmuyor. Hayat farklı yerlere götürüyor. Bazen genişleyen, bazen daralan bir şey, ona da hazır olmak lazım” açıklamalarında bulundu.</p>
<p>İş insanı Serdar Ertan, söyleşinin sonunda kendisine bu imkanı tanıyan ve gençlerle buluşturan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girisimci-kafasi-soylesisinde-serdar-ertan-deneyimlerini-paylasti-591737">Girişimci Kafası Söyleşisi&#8217;nde Serdar Ertan Deneyimlerini Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de lösemi farkındalığı söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-losemi-farkindaligi-soylesisi-589761</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 17:30:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Demirkaya]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında “Lösemi Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?” başlıklı bir söyleşi düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-losemi-farkindaligi-soylesisi-589761">Nilüfer&#8217;de lösemi farkındalığı söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında “Lösemi Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?” başlıklı bir söyleşi düzenledi. Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleşen etkinlikte Prof. Dr. Metin Demirkaya, hastalık ve tedavi yöntemleri hakkında katılımcıları bilgilendirdi.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi, “Sağlık Buluşmaları” kapsamında 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’na özel bir söyleşi düzenledi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen “Lösemi Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?” başlıklı etkinliğe Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin de katıldı.</p>
<p>Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen LÖSEV Bursa İl İletişim ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Meral Aydın Yıldırım, açılış konuşmasında LÖSEV’in faaliyetleri hakkında bilgilendirmede bulundu. Bursa İl İrtibat ofisi olarak Güney Marmara’dan sorumlu olduklarını belirten Yıldırım, Çanakkale, Yalova ve Balıkesir’deki hastalara da destek ulaştırdıklarını ifade etti. Yıldırım, “Çocuklar ve yetişkinlerden oluşan 6 bine yakın kayıtlı hastamız var. Sadece maddi destekler sağlamıyoruz. Psikolojik desteklerimiz oluyor. Bir araya geldiğimiz atölyeler düzenliyoruz” dedi.</p>
<p><b>ERKEN TANI VURGUSU</b></p>
<p>Etkinliğe konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Metin Demirkaya, kanser ve lösemi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Kanserin tüm yaş gruplarında görülebilen ve tedavi edilmezse ölümcül olabilen bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Demirkaya, farkındalığı artırarak erken tanı oranını yükseltmenin önemini vurguladı.</p>
<p>Kanserin, bir dokuda süreli çoğalan ve tedavi edilmezse o çoğalmanın sonsuza dek devam ettiği bir hastalık süreci olduğunu belirten Demirkaya, &#8220;Kanserin tedavi edilebilir ve iyileştirilebilir bir hastalık olduğunu unutmamalıyız. Burada önemli olan erken tanı koymaktır&#8221; dedi. Herkesin kendi kendine muayeneyi öğrenmesi gerektiğini ifade eden Demirkaya, “Vücudunuzdaki problem geçici mi, kalıcı mı, yoksa giderek kötüleşen bir durum mu bunu bilmeniz gerekiyor. Buna göre de hekim başvurusunda bulunmanız lazım” diye konuştu.</p>
<p>Bursa’da yıllık ortalama 150-200 civarı çocukluk çağı kanseri görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Demirkaya, “İlk sırada yüzde 30 ile lösemi geliyor. Bunu yüzde 20 ile lenfoma takip ediyor. Ancak çocuklarda hastalıklardan kurtulma şansı daha yüksek” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Demirkaya, konuşmasında lösemi tiplerini ve modern tedavi yöntemlerini de katılımcılara anlattı.</p>
<p>Söyleşinin sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, değerli bilgileri için Prof. Dr. Metin Demirkaya’ya ve katkılarından dolayı Meral Aydın Yıldırım’a günün anısına hediye takdim etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-losemi-farkindaligi-soylesisi-589761">Nilüfer&#8217;de lösemi farkındalığı söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligi-soylesisi-585658</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 16:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[üyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) iş birliğiyle meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla “Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi” düzenledi. Söyleşide, İÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligi-soylesisi-585658">Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) iş birliğiyle meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla “Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi” düzenledi. Söyleşide, İÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>Bakırköy Belediyesi, Ekim ayının “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında toplumda erken tanı bilincini artırmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Etkinlik kapsamında, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar, “Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi” gerçekleştirdi. Ataköy Emekliler Evi’nde gerçekleştirilen söyleşide, meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtarıcı rolüne vurgu yapılarak kadınlara risk faktörleri, kontroller ve tedavi süreçleri hakkında detaylı bilgiler verildi. Söyleşi, katılımcıların soru-cevap bölümüyle son buldu.</p>
<p><b>“Kontrollerin ihmal edilmemesi gerekiyor”</b></p>
<p>Etkinliklerin ardından değerlendirmelerde bulunan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Özçınar, “Bu etkinlikleri 18 yıldır birçok mecrada yapmaya ve farkındalığı artırmaya çalışıyoruz. Bakırköy Belediyesi de bizim partnerlerimizden biri. Söyleşiden önce, meydandan hep birlikte pembe balonlar uçurmak çok keyifliydi. Aslında ‘meme kanseri’ deyince insanlar hep kaçıyor, biz insanlar kaçmasın, daha eğlenceli, güzel, keyifli şeylerle hatırlasın istiyoruz. O yüzden farkındalık etkinliklerinde insanları korkutmadan kontrollerini yapmaya davet ediyoruz. Buradaki söyleşi çok güzel geçti çünkü çok güzel sorular geldi. Bilinçli bir kitle vardı. Meme kanserini enine boyuna konuşmuş olduk. İnsanlar, ‘benim hiçbir şikayetim yok, yaşım genç, ailemde de hiç meme kanseri yok, bende kanser olmaz ki” dememeli. Meme kanseri, ailesinde hiç meme kanseri görülmeyen kadınlarda bile görülebiliyor. 20’li yaşlardan itibaren genç kadınlarda da görebiliyoruz. Hiçbir şikayet olmasa dahi düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerekiyor. Özellikle 40 yaş ve üstü kadınları düzenli mamografi çektirmeye davet ediyoruz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-meme-kanseri-farkindaligi-soylesisi-585658">Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Meme Kanseri Farkındalığı Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de gıda farkındalığı söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-gida-farkindaligi-soylesisi-585157</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 14:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[israf]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[tokat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585157</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer’de düzenlenen etkinlikte, gıda güvenliği ve tüketici bilinçlenmesi konuları masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-gida-farkindaligi-soylesisi-585157">Nilüfer&#8217;de gıda farkındalığı söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer’de düzenlenen etkinlikte, gıda güvenliği ve tüketici bilinçlenmesi konuları masaya yatırıldı.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi ve Gıda Mühendisleri Odası iş birliğiyle düzenlenen “Gıda Etiketi Okuryazarlığı Söyleşisi”nde konuşan Gıda Mühendisi Sibel Tokat, “En basitinden ülkemizde bir yılda israf edilen ekmekle 500 okul yapılabiliyor. Gıdanın çöpe gitmemesi için elimizden geleni yapmalıyız” dedi.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi ile TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi iş birliğinde, güvenli beslenme ve sağlıklı nesiller için farkındalık yaratmak amacıyla gerçekleştirilen “Sağlıklı Gıda Şenliği”, bir söyleşiyle sona erdi. Nilüfer Pancar Deposu’ndaki etkinlikte Sibel Tokat, “Gıda Etiketi Okuryazarlığı” konulu bir sunum yaptı. Etkinliğe Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz de katıldı.</p>
<p>Tokat, dünyada ve Türkiye’de artan gıda israfına dikkat çekti. Bu yılki “Daha iyi bir yaşam ve daha iyi bir gelecek için el ele” sloganını hatırlatarak, herkesin bu sürecin önemli bir parçası olduğuna vurgu yaptı. Gıda israfının basit adımlarla önlenebileceğini belirten Tokat, “Ülkemizde bir yılda israf edilen ekmekle 500 okul yapılabiliyor. Ekmeğimizi israf etmemeliyiz, şekli bozuk meyve ve sebzelere de şans vermeliyiz. Gıdanın çöpe gitmemesi için elimizden geleni yapmalıyız” diye konuştu.</p>
<p>Dünya açlık ve obeziteyle mücadele ederken, “gıdaya sahip çıkmanın” önemine değinen Tokat, alışveriş yaparken ürün etiketlerinde dikkat edilmesi gereken bilgileri de paylaştı. Mevzuata göre menşei, içindekiler, son tüketim tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihi gibi bilgilerin mutlaka etiketlerde yer alması gerektiğini vurgulayan Tokat, ayrıca tüketicilerin Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “guvenilirgida.tarimorman.gov.tr” adresi üzerinden markaların güvenilirliğini sorgulayabileceklerini hatırlattı.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-gida-farkindaligi-soylesisi-585157">Nilüfer&#8217;de gıda farkındalığı söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kartepe&#8217;de Öğrencilere Afet Bilinci Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kartepede-ogrencilere-afet-bilinci-soylesisi-583234</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 16:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[kartepe]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kartepe Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı ve Kocaeli Üniversitesi iş birliğinde, Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü kapsamında, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde öğrenciler için bir söyleşi programı gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-ogrencilere-afet-bilinci-soylesisi-583234">Kartepe&#8217;de Öğrencilere Afet Bilinci Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kartepe Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı ve Kocaeli Üniversitesi iş birliğinde, Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü kapsamında, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde öğrenciler için bir söyleşi programı gerçekleştirildi.</strong></p>
<p><strong>Öğrenciler <strong>Afet Bilinci Hakkında Bilgilendirildi</strong></strong></p>
<p>Etkinlikte, öğrenciler <strong>afet bilinci hakkında bilgilendirildi</strong> ve afetler sırasında zararları azaltma konusundaki önemli noktalar paylaşıldı. <strong>Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Afet Acil Durum Hazırlık Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Serpil Gerdan</strong> ile <strong>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Afet Zararlarını Azaltma ve Planlama Şube Müdürü Dr. Ahmet Özdemir</strong>, öğrencilere afet öncesi hazırlık, afet anında doğru davranış biçimleri ve afet sonrası yapılması gerekenler hakkında bilgiler aktardı.</p>
<p><strong>Katılımcılara Plaket ve Hediyeler Verildi</strong></p>
<p>Programa katılan Kartepe Belediye Başkan Yardımcısı Enes Emengen etkinliğin sonunda konuşmacılara plaket takdim etti. Program sonunda, tüm öğrencilere “hayatta kalma bilekliği” hediye edildi. Ayrıca, en iyi soruyu soran öğrenciye deprem çantası armağan edilerek farkındalık çalışması pekiştirildi.</p>
<p><strong>Afet Bilincinin Artırılması Amaçlandı</strong></p>
<p><strong>Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde</strong> gerçekleştirilen programda, öğrencilerin afetler karşısında bilinçlenmesi, olası tehlikelere karşı doğru davranış biçimlerini öğrenmesi ve afetlere karşı hazırlıklı bireyler haline gelmesi hedeflendi. Uzman isimlerin aktardığı bilgiler, öğrenciler tarafından büyük bir ilgiyle dinlendi. Söyleşi, merakla takip eden öğrencilerin aktif katılımıyla verimli, öğretici ve farkındalık dolu bir şekilde tamamlandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-ogrencilere-afet-bilinci-soylesisi-583234">Kartepe&#8217;de Öğrencilere Afet Bilinci Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sezonun Hikâyesi: Çeşme&#8217;de Yaz&#8221; söyleşisi Arkas Sanat Alaçatı&#8217;da yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sezonun-hikayesi-cesmede-yaz-soylesisi-arkas-sanat-alacatida-yapildi-581930</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 14:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Arkas]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sezonun]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Medicana Sohbetleri kapsamında düzenlenen “Sezonun Hikâyesi: Çeşme’de Yaz” başlıklı söyleşinin konuğu oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sezonun-hikayesi-cesmede-yaz-soylesisi-arkas-sanat-alacatida-yapildi-581930">&#8220;Sezonun Hikâyesi: Çeşme&#8217;de Yaz&#8221; söyleşisi Arkas Sanat Alaçatı&#8217;da yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Medicana Sohbetleri kapsamında düzenlenen “Sezonun Hikâyesi: Çeşme’de Yaz” başlıklı söyleşinin konuğu oldu. Arkas Sanat Alaçatı’da yoğun katılımla gerçekleşen söyleşinin moderatörlüğünü gazeteci Banu Şen üstlendi. Söyleşi, Monreve Group Yönetim Kurulu Başkanı Merve Arkas ve Medicana İzmir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Remzi Karşı’nın açılış konuşmalarıyla başladı.</p>
<p><b>Çeşme’nin yeni yol haritası: kültür, altyapı, yeşil dönüşüm</b></p>
<p>Söyleşide Çeşme’nin son yıllardaki dönüşümünü ve yeni dönem önceliklerini aktaran Başkan Denizli, şu başlıkları öne çıkardı:</p>
<p>12 Ay Turizm ve Kültür Altyapısı: “Turizmi 12 aya yaymanın anahtarı kültürdür. Salon Alaçatı tiyatro projesi, sezon dışı festivaller ve kent içindeki kültürel rotalarla kalıcı çekim noktaları oluşturuyoruz. Bağlararası Arkeolojik Kazı Alanı’nın ziyarete açılması için tahsis sürecinin tamamlanmasını bekliyoruz.”</p>
<p>Aile ve Eğitim Odaklı Yatırımlar: “Uygun maliyetli, nitelikli eğitim anlayışıyla yeni kreş modelimizi hayata geçirdik.”Kent Enstitüsü ve Yaşam Boyu Eğitim: “Çeşme Kent Enstitüsü 23 branşta 1.200’ü aşkın yurttaşa ücretsiz eğitim veriyor; okuma-yazma kurslarımızla kadınların eğitim erişimini güçlendiriyoruz.” Afetlere Dayanıklı Kent: “Reisdere Afet Koordinasyon Merkezimiz yüzde 85 seviyesinde tamamlandı; Kasım ayında açarak 72 saat kesintisiz iletişim kapasitesini devreye alacağız.”Doğalgaz ve Üstyapı: “Doğalgaz yatırımlarını hızlandırdık; yalnızca bir mahallede üstyapı onarımları için 85 milyon TL kaynak ayırdık.” Doğa-Dostu Yeşillendirme: “Sakız Ağacım Çeşme projesiyle 31 Mart 2024’ten bu yana 9.500 sakız fidanını toprakla buluşturduk. Bölgenin ekolojisine uygun, suya dayanıklı türlerle nefes alanları oluşturuyoruz.”</p>
<p>Kapsayıcı Sosyal Politikalar: “Yaş alan yurttaşlarımız için tasarlanan Yaş Alma Merkezi projesini yatırım programımıza alıyoruz; kuşaklar arası paylaşımı güçlendireceğiz.”İstihdam ve Barınma: “Turizmin 12 aya yayılması için personel kenti modelini bakanlıkla paylaşarak barınma sorununa kalıcı çözüm hedefliyoruz.”<b> </b></p>
<p><b>Başkan Lâl Denizli’den teşekkür ve çağrı</b></p>
<p>“Çeşme’yi, kültürüyle, doğasıyla ve sosyal adaleti önceleyen hizmetleriyle 12 ay yaşayan bir kente dönüştürmek için çalışıyoruz. Arkas Sanat’a ev sahipliği, Medicana’ya destekleri için teşekkür ediyorum. Tüm kurumlarla ortak akılla hareket ederek kentimizin mirasını koruyan, ekonomisini güçlendiren ve yaşam kalitesini artıran projeleri kararlılıkla sürdüreceğiz.”</p>
<p><b> </b></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sezonun-hikayesi-cesmede-yaz-soylesisi-arkas-sanat-alacatida-yapildi-581930">&#8220;Sezonun Hikâyesi: Çeşme&#8217;de Yaz&#8221; söyleşisi Arkas Sanat Alaçatı&#8217;da yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırköy&#8217;de &#8220;Alzheimer ile Yaşamak&#8221; Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-alzheimer-ile-yasamak-soylesisi-578912</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 16:07:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578912</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Dünya Alzheimer Günü kapsamında “Alzheimer ile Yaşamak” konulu bir söyleşi düzenledi. Ataköy Emekliler Evi’nde gerçekleştirilen söyleşiye Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu da katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-alzheimer-ile-yasamak-soylesisi-578912">Bakırköy&#8217;de &#8220;Alzheimer ile Yaşamak&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Dünya Alzheimer Günü kapsamında “Alzheimer ile Yaşamak” konulu bir söyleşi düzenledi. Ataköy Emekliler Evi’nde gerçekleştirilen söyleşiye Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu da katıldı.</p>
<p>Bakırköy Belediyesi, Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla Ataköy Emekliler Evi’nde “Alzheimer ile Yaşamak” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide, Bakırköy Belediyesi Tıp Merkezi ailesine yeni katılan Nöroloji Uzmanı Dr. Aylin Kılıç Alzheimer hastalığı hakkında bilgiler verdi. Kendi de bir beyin cerrahı olan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, söyleşiye katılarak vatandaşlarla konuştu. Programda, vatandaşlar akıllarındaki soruları sorma imkanı da buldu.</p>
<p><b>“Ayda bir söyleşi gerçekleştireceğiz”</b></p>
<p>Söyleşide konuşan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Ataköy&#8217;de Emekliler Evimizde hep beraber ayda bir söyleşi yapmaya karar vermiştik. Bugün yanımızda çok değerli bir hocamız var. Sayın Aylin Hanım, bizim büyük Bakırköy ailemize katıldı. Bugün Dünya Alzheimer Günü hakkında değerli bir söyleşi gerçekleştirecek. Ataköy Emekliler Evimizde merkezimizden değerli hocalarımı konuk ettiğimiz, zaman zaman da daha farklı sosyal konularda misafir edeceğimiz önemli isimlerle ayda bir söyleşi gerçekleştireceğiz” dedi.</p>
<p><b>“En iyi gözlemi yakınlarımız yapıyor”</b></p>
<p>Alzheimer hakkında bilinçlendirici bir söyleşi gerçekleştiren Bakırköy Belediyesi Tıp Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Aylin Kılıç, “Alzheimer bir demans türüdür. Türkçe unutkanlık, bunama demektir. Bunamanın genel bir terimini kullanıyoruz. Alzheimer’in hem konusu hem tanısı oldukça karışıktır. O yüzden terim olarak yine Alzheimer tipi demans diyoruz. 65 yaş üstü her 100 vatandaştan 5&#8217;inde Alzheimer riski mevcuttur. Bu oldukça yüksek bir rakam. İki hastadan birinde Alzheimer gelişme riski maalesef çok arttı. Bakırköy’de bir devlet hastanesinde çalışan bir doktora gün içinde unutkanlıkla başvuran hasta sayısı oldukça yüksek. Aslında en iyi gözlemi yakınlarımız yapıyor. Hastalar genelde ben sağlıklıyım, unutkan değilim diyor. Kişinin güncel bilgi alanlarında kayıplar var mı gözlemlemek lazım. Hastalık ilerledikçe hasta eskileri de unutmaya başlıyor ve o zaman ne yazık ki geç oluyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-alzheimer-ile-yasamak-soylesisi-578912">Bakırköy&#8217;de &#8220;Alzheimer ile Yaşamak&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Kriz Zamanlarında Din ve İnsanlığın Gelecek Ufku&#8221; söyleşisi gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-kriz-zamanlarinda-din-ve-insanligin-gelecek-ufku-soylesisi-gerceklestirildi-529922</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 08:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[insanlığın]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[ufku]]></category>
		<category><![CDATA[zamanlarında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=529922</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi’nin ev sahipliğinde 70. Yıl Kariyer Etkinlikleri kapsamında “Kriz Zamanlarında Din ve İnsanlığın Gelecek Ufku” başlıklı söyleşi düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-kriz-zamanlarinda-din-ve-insanligin-gelecek-ufku-soylesisi-gerceklestirildi-529922">EÜ&#8217;de &#8220;Kriz Zamanlarında Din ve İnsanlığın Gelecek Ufku&#8221; söyleşisi gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi’nin ev sahipliğinde 70. Yıl Kariyer Etkinlikleri kapsamında “Kriz Zamanlarında Din ve İnsanlığın Gelecek Ufku” başlıklı söyleşi düzenlendi. Etkinliğe; Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Hanefi Palabıyık, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Söyleşide Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün konuşmacı olarak yer aldı. Programa Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlandı.</p>
<p>Açılış konuşmasını yapan Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Hanefi Palabıyık, “Kariyer etkinliklerinde öğrencilerimizle ve siz değerli hocalarımızla bir araya gelmekten mutluluk duyuyorum. İlahiyat fakültelerinde farklı fikir ve görüşlere çok önem veren biriyim. Hocamızda da bunu gördüm. İlahiyat Fakültesinde, İslami ilimlerin, Kelam bilim dalının önemli bir yeri vardır. Sosyolojik olarak içinde bulunduğumuz dünyada savunma mekanizması olarak gelişen Kelam dalında klasik alimleri kınamak yerine onların dönemin şartlarına göre geliştiğini göz önünde bulundurmamız gerektiğini düşünüyorum. Tam da bu noktada Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün hocamıza bize sunacağı katkılardan dolayı teşekkür ederim” dedi.</p>
<p><b>“ Krizin kaynağı insanın tercih ve yorumlarından kaynaklanır”</b></p>
<p>Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün, “Kriz kavramını yalnızca bir sonuç olarak değil, aynı zamanda bu sonucu doğuran karar sürecinin bir ürünü olarak değerlendiriyoruz. Krizin kaynağının dışsal değil, insanın kendi iradesiyle kurduğu sebep-sonuç ilişkisinde yatıyor. Hazreti Ömer döneminde Mısır’da her yıl Nil Nehri’ne bir genç kız kurban edilirdi. Çünkü insanlar, nehrin bereketini bu kurbanla ilişkilendirmişti. Sebeple sonucu yanlış bağlayan bu düşünce, zihinsel bir hastalık üretir. Bir olayın nedenini doğru tespit edemediğimizde, patolojik bir zihne dönüşüyoruz. Dinî ya da toplumsal olsun, sistemlerde yaşanan krizlerin nedeni genellikle içeriden, bizatihi insanın tercih ve yorumlarından kaynaklanır. Kuran’daki ‘Allah, halkları gafilken helak etmez.’ Ayetinden anlaşılacağı üzere insanların yaşanan krizlerde sorumluluğu vardır. Kriz varsa, bu mutlaka herkesin bildiği bir sebeple ortaya çıkmıştır. Gaflet yoksa farkındalık vardır ve bu farkındalık bizi sorumlu kılar” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Düzgün, “Kuran’da geçen Samiri kıssasında; Hz. Musa’nın Tur Dağı’na çıktığı dönemde halk buzağıya tapmaya başlamıştı. Firavunun zulmünden kurtulan bir toplum, sadece 40 gün içinde buzağıya tapmaya başlıyor. Bu, insan karakteri üzerine derin bir hayal kırıklığıdır. Bu olayda Samiri,  sistemi bozan kişi olarak ortaya çıkmıştır. Samiri’nin, peygamberin kurduğu sistemden bir unsuru çekip çıkardığı söyleniyor. Fahrettin Razi, bunun tevhid olduğunu söyler. Eğer bir toplumda adalet ya da merhamet eksikse, bilin ki dinin içerisinden bir şey çıkarılmıştır. Kriz tam da burada doğar” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-kriz-zamanlarinda-din-ve-insanligin-gelecek-ufku-soylesisi-gerceklestirildi-529922">EÜ&#8217;de &#8220;Kriz Zamanlarında Din ve İnsanlığın Gelecek Ufku&#8221; söyleşisi gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İrfan Değirmenci&#8217;nin Moderatörlüğünde Prof. Dr. İlber Ortaylı, LÖSEV&#8217;de Tarihe Yolculuk &#8220;Cumhuriyetin 100. Yılı Söyleşisi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/irfan-degirmencinin-moderatorlugunde-prof-dr-ilber-ortayli-losevde-tarihe-yolculuk-cumhuriyetin-100-yili-soylesisi-461552</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2024 13:38:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetin]]></category>
		<category><![CDATA[değirmencinin]]></category>
		<category><![CDATA[ilber]]></category>
		<category><![CDATA[irfan]]></category>
		<category><![CDATA[lösevde]]></category>
		<category><![CDATA[moderatörlüğünde]]></category>
		<category><![CDATA[ortaylı]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihe]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461552</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ünlü tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, LÖSEV’in hastanesi LÖSANTE’de gerçekleştirdiği söyleşide, Cumhuriyetimizin 100. yılı ve LÖSEV’in 25. yılına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Ünlü gazeteci İrfan Değirmenci’nin moderatörlüğünde düzenlenen etkinlik, 500'den fazla katılımcının yoğun ilgisiyle karşılandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/irfan-degirmencinin-moderatorlugunde-prof-dr-ilber-ortayli-losevde-tarihe-yolculuk-cumhuriyetin-100-yili-soylesisi-461552">İrfan Değirmenci&#8217;nin Moderatörlüğünde Prof. Dr. İlber Ortaylı, LÖSEV&#8217;de Tarihe Yolculuk &#8220;Cumhuriyetin 100. Yılı Söyleşisi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet’in 100. yılı ve LÖSEV’in 25. yılı için gerçekleştirilen söyleşi lösemiyi yenmiş gençlerin Orotoryosu ile başladı. Her zaman lösemili çocukların destekçisi olan LÖSEV gönüllüsü gazeteci İrfan Değirmenci’nin moderatörlüğünde başlayan söyleşide, Prof. Dr. İlber Ortaylı, Cumhuriyetin 100 yıllık tarihine ışık tutarak, Türkiye&#8217;nin bu süreçteki sosyal, kültürel ve siyasi gelişmelerini katılımcılarla paylaştı. Türkiye’deki sağlık ve eğitim konusunda konuşan Ortaylı söyleşide şunları kaydetti: “ Çocuk problemi her cemiyetin büyük bir problemidir.Ve  şunu söyleyeyim çocuklar konusundaki ihmaller çok yaygındır.</p>
<p>21. yüzyıl ve 20. yüzyılın sonundaki kadar insan ticareti, insan baskısı bu devir kadar olmadı.Tıpta gelişmeler oluyor, alkışlıyoruz. Ve arkasından rezalet ve facialar çıkıyor. Sadece doğduğu yer farklı olduğu için sokakta kalan, eziyet çeken, dövülen, hakaret edilen bir çocuğu gözünüzün önüne getirmek zorundasınız. Sizi eşitlikçi ve şefkatli bir dünyaya götürecek şey budur. Bunun olmadığı bir dünya zaten boştur.”</p>
<p>Moderatör İrfan Değirmenci dinleyicilerden gelen soruları İlber Ortaylı’ya yönelterek, interaktif bir ortam yarattı.</p>
<p>LÖSEV Kurucu Başkanı Dr. Üstün Ezer, etkinliğe gösterilen ilgiden büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Cumhuriyetimizin 100. yılı gibi önemli bir dönemde, LÖSEV’in 25. yılını da kutlamaktan gurur duyuyoruz. Bu özel günde, değerli tarihçimiz İlber Ortaylı’nın bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşmasından dolayı büyük mutluluk duyduk. Her zaman ayrım yapmadan dil, din, ırk farkı gözetmeden çocuklarımızın yanına olduk olmaya da devam edeceğiz.” dedi.</p>
<p>Lösemili Çocuklardan İlber Hocalarına Doğum Günü Sürpriz</p>
<p>Söyleşi öncesinde İlber Ortaylı kuliste minik hayranları ile bir araya geldi. Lösemili çocuklar, 77. doğum gününe sadece bir gün kalan İlber Ortaylı’ya doğum günü sürprizi yaptı. Sürpriz kutlama esnasında, Prof. Dr. İlber Ortaylı ve çocuklar birlikte doğum günü pastası üfledi. Ortaylı, bu özel anı çocuklarla paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti.<br />Söyleşi sonunda çocuklar, İlber Hocalarına ve her zaman lösemili çocukların yanında olan İrfan Değirmenci’ye kendi elleriyle çizdikleri portrelerini takdim ederek bu özel günü daha da renklendirdi.<br />Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/irfan-degirmencinin-moderatorlugunde-prof-dr-ilber-ortayli-losevde-tarihe-yolculuk-cumhuriyetin-100-yili-soylesisi-461552">İrfan Değirmenci&#8217;nin Moderatörlüğünde Prof. Dr. İlber Ortaylı, LÖSEV&#8217;de Tarihe Yolculuk &#8220;Cumhuriyetin 100. Yılı Söyleşisi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>21&#8217;inci &#8216;Aydabir&#8217; Söyleşisi &#8220;Tasarım, Zanaat, Teknoloji&#8221; Temasıyla Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/21inci-aydabir-soylesisi-tasarim-zanaat-teknoloji-temasiyla-gerceklesti-455578</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 May 2024 13:38:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aydabir]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[inci]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[temasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[zanaat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455578</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bien ana sponsorluğunda, İDEALİST İç Mimarlık Derneği tarafından düzenlenen söyleşi serisi ‘Aydabir’in 21’incisi “Tasarım, Zanaat, Teknoloji” temasıyla, addresistanbul İDEALİST Merkez’de gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/21inci-aydabir-soylesisi-tasarim-zanaat-teknoloji-temasiyla-gerceklesti-455578">21&#8217;inci &#8216;Aydabir&#8217; Söyleşisi &#8220;Tasarım, Zanaat, Teknoloji&#8221; Temasıyla Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Moderatörlüğünü iç mimar Çağatay Ekinci Bulut’un üstlendiği söyleşide, tasarımcı Kerem Ariş ve Merve Parnas konuşmacı olarak yer aldı.</strong></p>
<p>İDEALİST ve Bien iş birliğiyle hayata geçirilen güncel, sosyal ve ilham veren sohbetler serisi Aydabir, 29 Nisan Pazartesi günü “Tasarım, Zanaat, Teknoloji” temasıyla gerçekleşti. İstanbul Şişli’de bulunan addresistanbul’daki İDEALİST Merkez’de düzenlenen ve İç mimar Çağatay Ekinci Bulut’un moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşinin konuşmacıları, Uniqka’nın kurucuları tasarımcı Kerem Ariş ve tasarımcı Merve Parnas oldu.  </p>
<p>&#8220;Tasarım, Zanaat ve Teknoloji&#8221; teması çerçevesinde yapılan bu söyleşide, tasarımcıların güncel deneyimleri ve malzemelerle olan ilişkileri ele alındı. Teknoloji dünyasında tamamen el işçiliği ile üretilen ürünlerin tasarımdaki yeri ve önemi vurgulandı. Ayrıca, geçmiş deneyimlerin güncel tasarımlara nasıl aktarıldığı üzerinde duruldu.</p>
<p>Teknolojik tasarım ve üretim tekniklerinin, tarihsel verilerden ilham alarak yarattıkları örnekler, konuklar ve dinleyicilerle birlikte değerlendirildi. Sanat ve zanaatın mekânsal unsurlara olan katkıları, tasarıma adaptasyonları ve teknolojinin sunduğu avantajlar örneklerle incelendi.</p>
<p>Farklı disiplinlerden gelen konuşmacıların yer aldığı Aydabir söyleşi dizisinde güncel, sosyal ve ilham veren konular özgür ve samimi bir ortamda ele alınıyor. 2022 yılından bu yana devam eden söyleşi dizisi ‘Aydabir’in bir sonraki etkinliği yeni temasıyla Mayıs ayında addresistanbul’daki İDEALİST Merkez’de gerçekleşecek. ‘Aydabir’ söyleşi serisinin tüm videolarına İDEALİST İç Mimarlık Derneği YouTube kanalından ulaşılabiliyor.</p>
<p><strong>Çağlayan Ekinci Bulut</strong></p>
<p>2006 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık bölümünden mezun oldu. Yurt içi ve yurtdışında ağırlıklı otel, konut ve ticari alanlar olmak üzere büyük ölçekli pek çok projede yer aldı, tasarım süreçlerini yürüttü. Farklı üniversitelerde konuk eğitmen olarak ders verdi. Kariyerine Arketipo Design iç mimarlık firmasında ortak olarak devam eden Bulut, iç mimari çalışmalarının yanı sıra çeşitli kişisel ve karma sergilerde yer aldı.</p>
<p><strong>Kerem Ariş</strong></p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi İktisat bölümünden mezuniyetinin ardından 9 yıl kurumsal hayatta çalıştı. Kurumsal hayata veda edip kendini tasarım alanında eğitti ve el işçiliği deneyimini arttırdı. Bu sürecin sonunda Uniqka’yı yarattı. Ariş, şu anda markanın kreatif direktörlüğünü sürdürürken aynı zamanda marka için ürünler tasarlamakta ve tüm ürünlerin el işçiliğini yapıyor.</p>
<p><strong>Merve Parnas</strong></p>
<p>Uniqka’nın ardındaki diğer ikili. Marmara Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olduktan sonra tekstil, perakende ve lüks marka sektörlerinde iş deneyimi kazandı. Estetik hakkında çok iyi bir göz ve seziye sahip olan Parnas, Kerem Ariş ile birlikte Uniqka’yı kurdu. Parnas, üretim ve malzeme kalitesi, renk, doku ve detaylar konusundaki çalışmaları ile Uniqka’ya yüksek değer katıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/21inci-aydabir-soylesisi-tasarim-zanaat-teknoloji-temasiyla-gerceklesti-455578">21&#8217;inci &#8216;Aydabir&#8217; Söyleşisi &#8220;Tasarım, Zanaat, Teknoloji&#8221; Temasıyla Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Orhun Değişim Programı: Azerbaycan Deneyimi&#8221; söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-orhun-degisim-programi-azerbaycan-deneyimi-soylesisi-455503</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 May 2024 12:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[orhun]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455503</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde (EÜ) akademik birimler  uluslararasılaşma misyonu kapsamında yürütülen çalışmalara hız kesmeden devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-orhun-degisim-programi-azerbaycan-deneyimi-soylesisi-455503">EÜ&#8217;de &#8220;Orhun Değişim Programı: Azerbaycan Deneyimi&#8221; söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hemşirelik Fakültesi Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı tarafından “Orhun Değişim Programı: Azerbaycan Deneyimi” kariyer söyleşisi, Prof. Dr. Şafak Dağhan’ın moderatörlüğünde çevrimiçi olarak gerçekleştirildi.</p>
<p>Söyleşinin açılış konuşmasını gerçekleştiren Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, “Hemşirelik Fakültemiz, eğitim ve araştırmada ulusal ve uluslararası başarılara imza atmıştır. Orhun programı, Erasmus programıyla birlikte ilerleyen bir programdır. Erasmus programı Avrupa ülkeleri ile yürütülen bir programken, Orhun programı Türk devletleri ile yürütülen bir programdır. Orhun Değişim Programı kapsamında Hemşirelik Fakültemizden iki öğretim üyemiz ve iki öğrencimizin değişim için başvurusu kabul edilmiş ve Azerbaycan’a gitmişlerdir. Azerbaycan&#8217;dan da iki öğretim üyesi ile iki öğrencimizi fakültemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk” dedi.</p>
<p><b>“Değişim programlarını oldukça önemsiyoruz”</b></p>
<p> Bu eğitim öğretim döneminde de öğretim üyesi hareketliliğinin devam edeceğini belirten Dekan Prof. Dr. Dönmez, “2024-2025 yılı Orhun programı başvuruları başladı. Üniversite olarak değişim programlarını oldukça önemsiyoruz. Bu vesile ile ‘Orhun Değişim Programı: Azerbaycan Deneyimi’ söyleşinin gerçekleştirilmesinde emeği geçen Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalımıza, Doç. Dr. Gülengül Mermer hocamıza ve Uluslararası Koordinatörlüğümüze teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.</p>
<p><b>“EÜ Türk Üniversiteler Birliği’nin kurucu dört üyesinden birisi”</b></p>
<p>Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şafak Dağhan ise “2009 Yılında kurulan Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde Türk Devletleri arasında yükseköğretim alanında işbirliği oluşturmak amacıyla 2012 yılında Türk Üniversiteler Birliği’nin kurulmuştur. Ege Üniversitesi Türk Üniversiteler Birliği’nin kurucu dört üyesinden birisidir. Bu Birlik bünyesinde yürütülen faaliyetler içerisinde Orhun Değişim Programı yer almaktadır. Türk Keneşi Türk Üniversiteler Birliği üyesi olan yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişimi amaçlanmaktadır” dedi.</p>
<p>Azerbaycan Tıp Üniversitesinde bir ay görev yapan EÜ Halk Sağlığı Hemşireliği öğretim üyesi Doç. Dr. Gülengül Mermer ise, Orhun Değişim Programını tanıtarak,  Azerbaycan’da ‘Tibb bacısı işi’ lisans diploması sürecini katılımcılara aktarıp, yaşadığı deneyimleri anlattı.  Azerbaycan Tıp Üniversitesi Tibb Bacısı Bölümünde derslerin işleniş şekli, tıp bacısının ortak çözüm gerektiren sorunlarından bahseden Doç. Dr. Gülengül Mermer, Orhun programı deneyimini katılımcılarla paylaştı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-orhun-degisim-programi-azerbaycan-deneyimi-soylesisi-455503">EÜ&#8217;de &#8220;Orhun Değişim Programı: Azerbaycan Deneyimi&#8221; söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Çalgı Koleksiyonculuğu, Çalgıların Sınıflandırılması ve Müzecilik&#8221; Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-calgi-koleksiyonculugu-calgilarin-siniflandirilmasi-ve-muzecilik-soylesisi-454366</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 08:08:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[çalgı]]></category>
		<category><![CDATA[çalgıların]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[koleksiyonculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[müzecilik]]></category>
		<category><![CDATA[sınıflandırılması]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Etnografya Müzesinde, “Müze Söyleşileri” kapsamında “Çalgı Koleksiyonculuğu, Çalgıların Sınıflandırılması ve Müzecilik” söyleşisi düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-calgi-koleksiyonculugu-calgilarin-siniflandirilmasi-ve-muzecilik-soylesisi-454366">EÜ&#8217;de &#8220;Çalgı Koleksiyonculuğu, Çalgıların Sınıflandırılması ve Müzecilik&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Etnografya Müzesinde, “Müze Söyleşileri” kapsamında “Çalgı Koleksiyonculuğu, Çalgıların Sınıflandırılması ve Müzecilik” söyleşisi düzenlendi.</p>
<p>EÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ve moderatörlüğünü EÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haluk Sağlamtimur’un yaptığı söyleşinin konuğu koleksiyoner Prof. Dr. Feza Tansuğ oldu. Söyleşiye, EÜ Etnografya Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Dilek Maktal Canko, akademisyenler, koleksiyon meraklıları ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Söyleşi öncesi Prof. Dr. Feza Tansuğ’un özgeçmişini katılımcılarla paylaşan Doç. Dr. Sağlamtimur, “Bugün konuğumuz olan Sayın Prof. Dr. Feza Tansuğ, Türkiye’nin önde gelen müzik uzmanlarından birisi. Tansuğ, ABD’nin çeşitli üniversitelerinde Antropoloji ve Etnomüzikoloji eğitimi aldı, İstanbul’da ve Orta Asya’da alan araştırmaları gerçekleştirdi. Prof. Dr. Feza Tansuğ, Etnografya Müzesinin kuruluş aşamasında değerli çalgı koleksiyonunu müzemize bağışlayarak, müzemizin kuruluşuna büyük katkı sağladı. Bu vesileyle, müzemizin kuruluşunda büyük emeği geçen değerli hocamıza Ege Üniversitesi adına teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.</p>
<p>2011 yılında çalgı koleksiyonundan başka çeşitli etnografik objeler de bağışladığını söyleyen  Prof. Dr. Tansuğ, “Ege Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarından beri dünyanın pek çok bölgesinden çalgı toplayıp biriktirmeye başladım” dedi.</p>
<p> <b>“Müzelerde çalgılar belirli kriterlere göre sınıflandırılıyor”</b></p>
<p>Prof. Dr. Tansuğ, “Etnolojik literatür, çalgılara ilişkin yanıltıcı ya da muğlak kelimelerle doludur ve alan derlemecisinin raporunun son söz olduğu müzelerde, etiketler en anlamsız terimleri taşır. Doğru tanımlama ve adlandırma, çeşitli tipler hakkında en temel kriterlerin bilinmesini gerektirir. Bu da, bir müzeye yapılacak bir ziyaretin de göstereceği gibi, nadiren yerine getirilen bir koşuldur” diye konuştu.</p>
<p>Çalgılarda sınıflandırma dizgelerini de anlatan Prof. Dr. Tansuğ, Erich M. von Hornbostel ve Curt Sachs’ın “Çalgıların Sınıflandırılması başlıklı makalesi ilk kez 1914 yılında Almanca olarak bir etnoloji dergisinde yayımlandı. Bu değerli çalışma ne yazık ki bugüne kadar Türkçe’de yayımlanmadı. Çalgıları sınıflandırma dizgelerinden hiçbiri Hornbostel ve Sachs’ınki denli uzun ömürlü olamadı ve bu sınıflandırmanın yerini alamadı. Hornbostel ve Sachs’ın bu dizgesi güncelliğini biraz olsun yitirmediği gibi gelecekte de yitireceğe benzemiyor” dedi.</p>
<p><b>“Sistematik düzenleme ve terminoloji önemli”</b></p>
<p>Prof. Dr. Tansuğ, “Bu dizgenin kendi savlarının yanı sıra, yazının müzeciler ve koleksiyoncuların baştan sağma sınıflandırma yöntemleriyle ilgili getirdiği eleştiriler günümüzde de 110 yıl önce olduğu kadar geçerli. Bununla birlikte, bu çalışmaya da çeşitli eleştiriler yöneltilmiş, bazı yerlerinde değişiklik yapılması istenmiştir. Hatta yazarlar da kendilerini 1914’te yazdıklarıyla kısıtlandırmamış, ileride yeniden gözden geçirilmesi gereken noktaların altını çizmişlerdir. Bu eleştirilerin önemli bir kısmına Jaap Kunst’un ‘Ethnomusicology’ ve Laurence Picken’ın ‘Folk Musical Instruments of Turkey’ adlı yapıtlarında değinilmiştir. Çalgıların sistematik olarak düzenlenmesi, en başta müzikologları, etnomüzikologları ve etnolojik koleksiyon ve kültür tarihi müzeleri yetkililerini ilgilendirir. Ne var ki, sistematik düzenleme ve terminoloji, yalnızca materyal koleksiyonları için değil, bunların incelenmesi ve yorumlanması için de gereklidir. Bir çalgıdan, önemli noktaların farkında olmaksızın, canının istediği herhangi bir isimle bahseden bir kişi, büyük bir karışıklığa neden olacaktır ve bu çalgıya hiç değinmemesi yeğdir” dedi.</p>
<p><b>“Ulusların çalgı sınıflandırmaları farklılık gösterebilir”</b></p>
<p>Bir sınıflandırma sisteminin pratik yararları olduğu kadar teorik avantajları olduğunu da belirten Prof. Dr. Tansuğ, “İlk bakışta birbirleriyle son derece ilgisiz gibi görünen nesneler, keşfedilen yeni genetik ve kültürel bağları sayesinde bir arada sınıflandırılabilir. Burada, her zaman, sistemin temelinin dayandırıldığı ölçütün geçerliliğinin sınanması yol gösterici bir görev üstlenecektir. Kabul edilebilir bir sınıflandırma sisteminin yenmesi gereken zorluklar son derece büyüktür, çünkü belli bir döneme veya ulusa uyan bir sistem, tüm zaman ve ulusların çalgı cephaneliği için bir temel oluşturmaya uygun olmayabilir. Eskiden Çinliler, sınıflandırmalarını kullanılan malzeme temeline dayandırarak, çalgıları kilden, kamıştan, taştan, ağaçtan, sukabağından, bambudan, deriden ve ipekten yapılan çalgılar olarak ayırıyorlardı” diye konuştu.</p>
<p><b>“Victor Mahillon, Erich M. von Hornbostel ve Curt Sachs”</b></p>
<p>Etnografya Müzesi’ne bağışladığı çalgıların bir bölümünü dinleyicilere gösteren Prof. Dr. Tansuğ, “Organoloji yani çalgıbilim artık, bildik sınıflandırmaların yetersizliği karşısında yapılabilecek itirazlara aşinadır ve konunun uzmanları, 150 yıldır daha tatmin edici sınıflandırmalar elde edebilmek için pek çok girişimde bulunmuşlardır. Şu ya da bu koleksiyonun kimi özellikleri için hazırlanan özel sınıflandırmalar bir yana, 110 yıl öncesine kadar kataloglarda daha çok Victor Mahillon’un, Brüksel Konservatuvarı Müzesi’nin açıklamalı kataloğu için hazırladığı ve 1888 yılından itibaren kullanılan sistem benimsenmiştir. Mahillon, titreşen gövde özelliğini, sınıflandırmasının birinci ilkesi olarak kabul etti. Mahillon gibi Hornbostel ve Sachs da, ses üretiminin fiziksel özelliklerini sınıflandırmalarının en önemli ilkesi olarak kabul ettiler ancak daha bu noktada bile zorluklarla karşılaştılar, çünkü akustik fizik o güne kadar gerekli ön araştırmaların yalnızca küçük bir kısmını tamamlamıştı” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tansuğ, “Sınıflandırmalarda genellikle, sistemdeki ayrımların sıralanmasının belli başlıklarla, özellikle zooloji ve botanikte olduğu gibi, sınıf, çeşit, familya, cins, tür, türev ifadeleriyle belirtilir. Çalgı çalışmasında Mahillon kendisi de bu ihtiyacı hissetmiş ve bunu sınıf, kol, kısım, alt-kısım terimleriyle karşılamıştır. Hornbostel ve Sachs, genel tipolojik başlıkların en baştaki ana gruplarla sınırlandırılması gerektiğini öne sürdüğü halde, yine de Mahillon’un yaptığı gibi, dört ana gruptan sınıf, daha sonraki alt ayrımlardan alt sınıf, daha sonrakinden çeşit ve sonrakinden alt çeşit olarak yer vermişlerdir. Genel olarak, Hornbostel ve Sachs alt ayrımlarını, öznel tercihlerden kaçınarak ve çalgının kendisi ile uğraşmayı bir kenara bırakarak, çalgıların yalnızca görünür biçimlerinden anlaşılabilecek özelliklerine dayandırmaya çalışmışlardır. Burada yalnızca müze yetkililerinin değil aynı zamanda alan araştırmacılarının ve etnomüzikologların da ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması gerekmiştir. Alt ayrımları, kültürel tarih ve ayrıntıların gözlemlenmesi için önemli göründüğü noktaya kadar taşımışlardır” diye konuştu.</p>
<p>         Konuşmasını müzik videolarıyla zenginleştiren konuk Prof. Dr. Feza Tansuğ’a etkinlik sonunda Etnografya Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Dilek Maktal-Canko tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-calgi-koleksiyonculugu-calgilarin-siniflandirilmasi-ve-muzecilik-soylesisi-454366">EÜ&#8217;de &#8220;Çalgı Koleksiyonculuğu, Çalgıların Sınıflandırılması ve Müzecilik&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Kendisi Tatlı, İşlevi Tatlı Şeker Kaşıkları/Elekleri&#8221; Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-kendisi-tatli-islevi-tatli-seker-kasiklari-elekleri-soylesisi-452268</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Apr 2024 10:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[işlevi]]></category>
		<category><![CDATA[kaşıklarıelekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kendisi]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=452268</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Etnografya Müzesinde, “Müze Söyleşileri” kapsamında “Kendisi Tatlı, İşlevi Tatlı Şeker Kaşıkları/Elekleri” söyleşisi düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-kendisi-tatli-islevi-tatli-seker-kasiklari-elekleri-soylesisi-452268">EÜ&#8217;de &#8220;Kendisi Tatlı, İşlevi Tatlı Şeker Kaşıkları/Elekleri&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Ege Üniversitesi (EÜ) Etnografya Müzesinde, “Müze Söyleşileri” kapsamında “Kendisi Tatlı, İşlevi Tatlı Şeker Kaşıkları/Elekleri” söyleşisi düzenlendi. </span></p>
<p><span>EÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ve moderatörlüğünü EÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haluk Sağlamtimur’un yaptığı söyleşide konuşmacı olarak EÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hale Okçay yer aldı. Söyleşiye; EÜ Etnografya Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Dilek Maktal Canko, akademisyenler, koleksiyon meraklıları ve öğrenciler katıldı.</span></p>
<p><span>Gümüş şeker kaşıkları koleksiyoneri olan Prof. Dr. Hale Okçay, sunumuna koleksiyoner olma hikâyesini anlatarak başladı. Prof. Dr. Okçay; “Yaklaşık 35 sene önce çay süzgeci olarak Selçuk’ta eski bir antikacıdan aldığım iki kaşıkla başlayan bu yolculukta, bu sempatik objelerin kültürel ve estetik fonksiyonlarını araştırmaya başladım. Araştırmalarım gösterdi ki, bu kaşıklar ilk kez 17’nci yüzyılın başında Fransa’da tarihsel kayıtlara geçen ilk yapıldığında altın sonrasında gümüş olmak üzere aristokratik mutfak objeleri olarak karşıma çıktı. Bu kaşıkların çok enteresan bir gelişimi var. Fransa’da krala, aristokratlara gümüş şeker kaşığı yapabilmek için kuyumcuların, gümüş ustalarının kraldan onay alması gerekliymiş bu da kaşıkların enteresanlığını katlayan tarihsel bir zenginlik olarak karşımıza çıkıyor” dedi.</span></p>
<p><b><span>“Gümüş şeker kaşıkları, sosyal statü göstergesi olan objeler”</span></b></p>
<p><span>Başlangıçta zanaatkârın tasarımlarını gösteren kaşıkların zamanla endüstri ürününe dönüştüğünü söyleyen Prof. Dr. Okçay, “18’inci yüzyılda Fransa’da altın çağını yaşayan delikli kepçe formunda gümüş mutfak gereçlerinin temel işlevi, tatlı meyve ve pastaların üzerine şeker elemekti. Bir kepçe ve saptan oluşan formun desen ve sap süslemeleri özellikle 18’inci yüzyıl üretimlerinde bir sanat eseri gibiyken, 19’uncu yüzyılın sonlarında endüstrileşmenin hızlanması ile bu kaşıklar tek tek elde işlenmekten fabrikada döküm tekniğine doğru evrilmiştir. 19’uncu yüzyılın ortalarına gelindiğinde, kaşık yapılarının eskiye göre inceldiğini, küçüldüğünü, gümüş gramajının düştüğünü, altın vermeyden tasarruf edildiğini daha sonra da bir endüstriyel ürün olarak elde işlenmekten ziyade fabrikada makine baskısıyla ürünün elde edildiğini görüyoruz. Burada da tek tek zanaat üstü yapılan tasarımdan artık o tasarımları taklide yönelmiş endüstrinin ayak seslerini bize ifade eden, tek tipleşmeye başlayan kaşıklarla karşılaşmaya başlıyoruz. Kaşıkların hususiyetlerinde çok tipik bir özellik var. Bu kaşıklar, aristokratik yapıya hizmet eden, aslında bir sosyal statü göstergesi olan objeler ” diye konuştu.</span></p>
<p><b><span>“Kaşıklar bir kültür unsuruna dönüştü”</span></b></p>
<p><span>Söyleşide 80 parçadan oluşan gümüş şeker kaşıkları koleksiyonu hakkında bilgi veren Prof. Dr. Okçay; “Bir koleksiyoncu için önemli olan ‘nadirlik’ kıstası, her takımda bir tane olmak üzere üretilmeleri ve kaşığa sahip olan aristokratın inisyalinin kaşığın sapına işlenmesi gibi hususiyetler olarak karşımıza çıkıyor ve bu durum o kaşığın değerini artırıyor. Yüzyıl kadar önce şeker endüstrisinin gelişmesiyle mutfaklarda işlevini tamamlayan bu kaşıklar artık kültür tarihinde yerini almıştır. Bu nedenle hem işlevi hem de kendisi tatlı olan bir kültür unsuruna dönüşmüşlerdir” dedi.</span></p>
<p><span>Prof. Dr. Hale Okçay, söyleşinin ardından katılımcıların koleksiyonuyla ilgili sorularını yanıtladı. Etkinlik sonunda Dr. Öğr. Üyesi Dilek Maktal Canko, Prof. Dr. Hale Okçay’a “Teşekkür Belgesi” takdim etti.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-kendisi-tatli-islevi-tatli-seker-kasiklari-elekleri-soylesisi-452268">EÜ&#8217;de &#8220;Kendisi Tatlı, İşlevi Tatlı Şeker Kaşıkları/Elekleri&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mart Ayı &#8216;Aydabir&#8217; Söyleşisi &#8220;Mimarlık ve Kültürel Miras&#8221; Temasıyla Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mart-ayi-aydabir-soylesisi-mimarlik-ve-kulturel-miras-temasiyla-gerceklesti-450137</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Apr 2024 10:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aydabir]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[temasıyla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=450137</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bien ana sponsorluğunda, İDEALİST İç Mimarlık Derneği tarafından düzenlenen söyleşi serisi ‘Aydabir’in yirmincisi “Mimarlık ve Kültürel Miras” temasıyla, addresistanbul İDEALİST Merkez’de gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Mimar Şenay Kahramanoğlu’nun üstlendiği söyleşide İç Mimar Osman Murat Akan ve Mimar-Restorasyon Uzmanı Dr. Olcay Aydemir konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mart-ayi-aydabir-soylesisi-mimarlik-ve-kulturel-miras-temasiyla-gerceklesti-450137">Mart Ayı &#8216;Aydabir&#8217; Söyleşisi &#8220;Mimarlık ve Kültürel Miras&#8221; Temasıyla Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Bien ana sponsorluğunda, İDEALİST İç Mimarlık Derneği tarafından düzenlenen söyleşi serisi ‘Aydabir</span><span>’</span><span>in yirmincisi “Mimarlık ve Kültürel Miras” temasıyla, addresistanbul İDEALİST Merkez</span><span>’</span><span>de gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Mimar Şenay Kahramanoğlu’nun üstlendiği söyleşide İç Mimar Osman Murat Akan ve Mimar-Restorasyon Uzmanı Dr. Olcay Aydemir konuşmacı olarak yer aldı.</span></strong></p>
<p><span>İDEALİST ve Bien iş birliğiyle hayata geçirilen güncel, sosyal ve ilham veren sohbetler serisi </span><span>‘</span><span>Aydabir</span><span>’</span><span>in yirminci bölümü 28 Mart Perşembe günü “Mimarlık ve Kültürel Miras” temasıyla İstanbul Şişli’de bulunan addresistanbul’daki İDEALİST Merkez</span><span>’</span><span>de gerçekleşti. Mimar Şenay Kahramanoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşinin konuşmacıları İDEALİST Kurucu Üyesi İç Mimar Osman Murat Akan ve Mimar-Restorasyon Uzmanı Dr. Olcay Aydemir oldu.</span></p>
<p><span>Söyleşide Osman Murat Akan, mimarlığın ulusları ve yönetim tarzlarını ifade etme aracı olarak önemine değinirken, müzelerin kentlerin ve ülkelerin prestijini artırdığını vurguladı. Özellikle Bilbao Guggenheim Müzesi&#8217;nin müze mimarlığında bir dönüm noktası olduğunu ve sanatsal yapıların oluşturduğu mimari yarışı kızıştırdığını belirtti. </span></p>
<p><span>Dr. Olcay Aydemir, kültürel mirasın korunmasının önemine dikkat çekerek, İstanbul&#8217;da birçok kültür varlığının restorasyon sürecine katıldığını ve sivil mimari mirasın korunmasının zorluklarına değindi. Özellikle Kavafyan Konağı&#8217;nın restorasyon çalışmalarına vurgu yaparak, yapı çevresiyle birlikte korumanın önemini anlattı. </span></p>
<p><span>Şenay Kahramanoğlu ise kültürel mirasın evrensel değerler taşıdığını ve korunmasının insanlığın ortak mirası olduğunu ifade etti. Anıtların korunmasıyla ilgili uluslararası iş birliklerinden, Türkiye&#8217;deki koruma kanunlarına ve ICOMOS&#8217;un çalışmalarına kadar geniş bir perspektif sundu. Ayrıca, İstanbul&#8217;daki Kavafyan Konağı&#8217;nın tarihi önemine ve restorasyon projelerine özel olarak değindi.</span></p>
<p><span>Üniversite öğrencilerinin de yoğun ilgisiyle karşılanan söyleşi sonunda konuşmacılar, katılımcılardan gelen kültürel mirasımıza ve onun korunmasına dair soruları yanıtladı. </span></p>
<p><span>Farklı disiplinlerden gelen konuşmacıların yer aldığı Aydabir söyleşi dizisinde güncel, sosyal ve ilham veren konular özgür ve samimi bir ortamda ele alınıyor. 2022 yılından bu yana devam eden söyleşi dizisi </span><span>‘</span><span>Aydabir</span><span>’</span><span>in bir sonraki etkinliği yeni temasıyla Nisan ayında addresistanbul</span><span>’</span><span>daki İDEALİST Merkez</span><span>’</span><span>de gerçekleşecek. </span><span>‘</span><span>Aydabir</span><span>’ </span><span>söyleşi serisinin tüm videolarına İDEALİST İç Mimarlık Derneği YouTube kanalından ulaşılabiliyor.</span><br /><span> </span><strong><span>Şenay Kahramanoğlu</span></strong></p>
<p><span>Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 1989 yılında mezun oldu. Ünlü mimarlar Orhan Çakmakçıoğlu ve Behruz Çinici ile çalıştı. 1991’den bu yana Dikon Mimarlık AŞ’de çeşitli mimarlık ve özellikle restorasyon projeleri üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir. Restorasyon ve mimarlık alanındaki derin tecrübesiyle ile tanınan Kahramanoğlu’nun projeleri arasında Bebek Kavafyan Konağı ve Bebeköy Eski Fransız Yetimhanesi’nin restorasyonu gibi önemli işler bulunmaktadır. </span></p>
<p><strong><span>Murat Akan</span></strong></p>
<p><span>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden İç Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Üniversitesi’nde Müze Yönetimi üzerine yüksek lisans yaptı. Sergileme tasarımı konusunda uzun yıllar deneyim sahibi olan Akan, çeşitli kurumlar için tasarım danışmanlığı ve yöneticiliği yaptı. Kültürel miras alanında önemli bir proje olan “Cultural Heritage Platforms”u hayata geçirdi. Ayrıca, bu alandaki bilgi ve deneyimlerini “Sergileme Tasarımı”, “Ruhunu Arayan Şehir: İstanbul” ve “Kayıp Tarih” adlı üç kitapta topladı.</p>
<p> </span><strong><span>Dr. Olcay Akdemir</span></strong></p>
<p><span>Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden 1997’de mezun oldu. Mimarlık ve şehir planlama dallarında ileri derecede eğitim aldı, “Kentsel Yaşam Kalitesi” üzerine doktorasını tamamladı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde restorasyon eğitimi alarak uzmanlık sertifikası kazandı ve Kadir Has Üniversitesi’nde kültür varlıklarının korunması üzerine ikinci yüksek lisansını tamamladı. İstanbul’un önemli yapılarının korunması projelerinde liderlik yaparak, <span>2018-2021</span> yılları arasında İstanbul Rölöve ve Anıtlar Müdürü olarak görev yaptı. Kültür varlıklarının korunması üzerine yoğunlaşan Akdemir, 2021’den itibaren Zeytinburnu Belediyesi’nde danışman olarak çalışmaktadır.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mart-ayi-aydabir-soylesisi-mimarlik-ve-kulturel-miras-temasiyla-gerceklesti-450137">Mart Ayı &#8216;Aydabir&#8217; Söyleşisi &#8220;Mimarlık ve Kültürel Miras&#8221; Temasıyla Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ Etnografya Müzesinden &#8220;Ege Bölgesi Antik Agora Ağırlıkları&#8221; söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-etnografya-muzesinden-ege-bolgesi-antik-agora-agirliklari-soylesisi-440689</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 08:22:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ağırlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[agora]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[etnografya]]></category>
		<category><![CDATA[müzesinden]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440689</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Etnografya Müzesinde “Ege Bölgesi Antik Agora Ağırlıkları” söyleşisi düzenlendi. EÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ve moderatörlüğünü EÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haluk Sağlamtimur’un yaptığı söyleşide konuşmacı olarak Koleksiyoner Izak Eskinazi yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-etnografya-muzesinden-ege-bolgesi-antik-agora-agirliklari-soylesisi-440689">EÜ Etnografya Müzesinden &#8220;Ege Bölgesi Antik Agora Ağırlıkları&#8221; söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ)  Etnografya Müzesinde “Ege Bölgesi Antik Agora Ağırlıkları” söyleşisi düzenlendi. EÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ve moderatörlüğünü EÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haluk Sağlamtimur’un yaptığı söyleşide konuşmacı olarak Koleksiyoner Izak Eskinazi  yer aldı. Söyleşiye; EÜ Etnografya Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Dilek Maktal Canko, akademisyenler, konuya ilgi duyanlar ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Söyleşide koleksiyon yapmaya başlama hikâyesini anlatan Izak Eskinazi,  “Ağırlık koleksiyonuma 2000’li yılların başında başladım. Koleksiyonumda 850’ye yakın obje bulunuyor. İzmir Arkeoloji Müzesine kayıtlı bir koleksiyonerim” dedi. Agora hakkında bilgiler veren Eskinazi, “Agora, basit tanımıyla sütunlu galeri ve dükkân dizileriyle çevrili, üstü açık kare bir mekândır. Agora’da yer alan mekânların ön tarafında bir tezgâh ve içinde satılacak mallar yer alırdı. Agoralar birer kamusal alan olduğu için belirlenen kurallara uyulması mecburiyeti vardı. Bu kurallar agoranın uygun bir yerine taş üzerine kazılarak yazılır ve uygun bir yere dikilirdi. Alışveriş sırasında kullanılan kamusal araçlar ise tartmada kullanılan teraziler, terazi ağırlıkları, hacim ve uzunluk ölçüleri ile ödeme aracı olan sikkelerdi” diye konuştu.  </p>
<p><b>“Ağırlıklar bronz kurşun veya taştan üretilirdi”</b></p>
<p>Antik dönemde agoralarda kullanılan ağırlıkların, materyalleri, şekilleri ve üzerlerindeki sembollerin açıklamaları hakkında da bilgi veren Eskinazi, “ Eski Yunan terazi ağırlıklarına genel olarak bakıldığında esas olarak; bronz, kurşun ve taş malzemelerden üretilmiş oldukları görünür. Bronz ve taş, kurşuna göre daha dayanıklı ve orijinal ağırlıklarını korumada daha stabildirler ancak daha az üretilmişlerdir. Bu nedenle günümüze daha az sayıda ulaşmışlardır. Bronz ağırlıkların üretilmesi daha pahalı olduğu için bu ağırlıklar daha ziyade, pazar denetçileri tarafından standart ağırlık olarak üretildiği düşünülmektedir” diye konuştu.</p>
<p>Antik dönem ağırlık ölçülerine de değinen Eskinazi, bu ölçüleri örneklerle anlattı. Eskinazi, kendi koleksiyonuna ait parçaları katılımcılara tanıtırken Roma ve Bizans ağırlıkları konusunda da kısa bir bilgilendirme gerçekleştirdi.</p>
<p>Eskinazi, söyleşinin ardından, katılımcıların koleksiyonuyla ilgili sorularını yanıtladı. Etkinlik sonunda Doç. Dr. Haluk Sağlamtimur ve Dr. Öğretim Üyesi Dilek Matkal Canko, Izak Eskinazi’ ye “Teşekkür Belgesi” takdim etti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-etnografya-muzesinden-ege-bolgesi-antik-agora-agirliklari-soylesisi-440689">EÜ Etnografya Müzesinden &#8220;Ege Bölgesi Antik Agora Ağırlıkları&#8221; söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü bilim insanı Celal Şengör&#8217;ün söyleşisi salona sığmadı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unlu-bilim-insani-celal-sengorun-soylesisi-salona-sigmadi-427740</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Dec 2023 22:12:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[celal]]></category>
		<category><![CDATA[insani]]></category>
		<category><![CDATA[salona]]></category>
		<category><![CDATA[şengörün]]></category>
		<category><![CDATA[sığmadı]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yıl 13’üncüsü gerçekleştirilen Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli kültür etkinliklerinden olan Antalya Kitap Fuarı, kitapseverlerden yoğun ilgi görüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-bilim-insani-celal-sengorun-soylesisi-salona-sigmadi-427740">Ünlü bilim insanı Celal Şengör&#8217;ün söyleşisi salona sığmadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl 13’üncüsü gerçekleştirilen Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli kültür etkinliklerinden olan Antalya Kitap Fuarı, kitapseverlerden yoğun ilgi görüyor. Fuarın dokuzuncu gününde Prof. Dr. Celal Şengör, Mustafa Balbay, Murat Menteş, Saygı Öztürk, İsmail Küçükkaya, İsmail Hakkı Aydın ve Engin Alan gibi değerli yazarlar okurlarıyla buluştu. Başka Muhittin Böcek de gün boyu fuar alanında kitaplarını imzaladı ve ziyaretçilerle sohbet etti.</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 13. Antalya Kitap Fuarı her gün binlerce kitapseveri ağırlamaya devam ediyor. Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi’ndeki yayınevlerinin stantları önünde uzun kuyruklar oluşturan kitapseverler, beğeniyle okudukları yazarlara kitaplarını imzalattı. Prof. Dr. Celal Şengör’ün söyleşi ve imza etkinliğinde ise sevgi seli yaşandı.</p>
<p> </p>
<p><strong>UZUN İMZA KUYRUKLARI OLUŞTU</strong></p>
<p>Fuar kapsamında düzenlenen söyleşi ve imza günleri vatandaşlar tarafından büyük beğeni topluyor. “Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılını Birlikte Yazıyoruz!” mottosuyla misafirlerine kapılarını açan Antalya Kitap Fuarı’nda kitapseverler, sevdikleri yazarları görebilme ve sohbet etme fırsatı buldu. Okurlar başta Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Muhittin Böcek olmak üzere Mustafa Balbay, Murat Menteş, Saygı Öztürk, İsmail Küçükkaya, İsmail Hakkı Aydın, Murat Ağırel, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Saniye Bencik Kangal, Müfit Can Saçıntı, Ada Beyza Toksoy ve Engin Alan gibi ünlü yazarlarla buluşmanın mutluluğunu yaşadı. Fuarda gün boyunca ziyaretçilerle sohbet eden Başkan Muhittin Böcek kitaplarını imzaladı. Başkan Böcek, fuar alanını gezerek konuk yazarlarla da sohbet etti ve katılımlarından dolayı teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>ATATÜRK’ÜN İZİNDEN GİTMELİYİZ</strong></p>
<p>Kitap Fuarının en çok ilgi gören konuklarından biri de Prof. Dr. Celal Şengör oldu. 7’den 70’ye her yaştan vatandaşın salonu tamamen doldurduğu söyleşi etkinliği yoğun ilgi gördü. ‘Atatürk ve Eğitim’ konulu söyleşide Antalyalılarla buluşan Prof. Dr. Celal Şengör, milli mücadele yıllarını, Atatürk’ün askeri dehasını, Kurtuluş Savaşı’nda cephede yaşananları ve Cumhuriyet kazanımlarını önemli anekdotlar eşliğinde anlattı. Atatürk’ün daima ilim ve bilimin ışığında ilerlediğini söyleyen Prof. Dr. Celal Şengör, “Türkiye’nin medeni ve modern dünyanın bir parçası olması için tek yol Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gitmektir. Çünkü Atatürk bir dahi. Atatürk bir yöntem bir pusula veriyor bize. Aklınızı kullanın bilimin izinden ayrılmayın diyor” diye konuştu. Atatürk’ün askeri bir dahi olduğunu kaydeden Şengör, “Atatürk bilinen savaş tekniklerinin dışında teknikler uyguluyor ve ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır’ emrini veriyor. Atatürk’te yaratıcılık var ve bu yaratıcı deha sayesinde savaş kazanılıyor” diye konuştu. Söyleşinin ardından Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Cem Oğuz, Prof. Dr. Celal Şengör’e günün anısına çiçek taktim etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>SÖYLEŞİLER YOĞUN İLGİ GÖRDÜ</strong></p>
<p>Antalya Kitap Fuarı’nda okurlarıyla söyleşide buluşan Mustafa Balbay, Cumhuriyet: Yüzyılları Aşan Destanı’ konulu, Murat Menteş ‘Afili Hafiye’, Saniye Bencik Kangal ‘Ailenizin Kumandası’ Müfit Can Saçıntı ‘Bildiğini Okumak’, İsmail Hakkı Aydın ile Ertan Özyiğit’in ‘Kayıt Dışı’ konulu söyleşileri gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-bilim-insani-celal-sengorun-soylesisi-salona-sigmadi-427740">Ünlü bilim insanı Celal Şengör&#8217;ün söyleşisi salona sığmadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Aydabir&#8217; söyleşisi &#8220;Tasarımda Cesaret&#8221; temasıyla gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aydabir-soylesisi-tasarimda-cesaret-temasiyla-gerceklesti-425005</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2023 21:03:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[aydabir]]></category>
		<category><![CDATA[cesaret]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[tasarımda]]></category>
		<category><![CDATA[temasıyla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425005</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bien ana sponsorluğunda, İDEALİST İç Mimarlık Derneği tarafından organize edilen söyleşi serisi Aydabir’in 17’ncisi “Tasarımda Cesaret” temasıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü tasarımcı, mimar Tanıl Çokşenim’in yaptığı söyleşide, iç mimar, tasarımcı Jale Kulin ve mimar Şebnem Buhara konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aydabir-soylesisi-tasarimda-cesaret-temasiyla-gerceklesti-425005">&#8216;Aydabir&#8217; söyleşisi &#8220;Tasarımda Cesaret&#8221; temasıyla gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8216;Aydabir&#8217; söyleşisi “Tasarımda Cesaret” temasıyla gerçekleşti</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bien ana sponsorluğunda, İDEALİST İç Mimarlık Derneği tarafından organize edilen söyleşi serisi Aydabir’in 17’ncisi “Tasarımda Cesaret” temasıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü tasarımcı, mimar Tanıl Çokşenim’in yaptığı söyleşide, iç mimar, tasarımcı Jale Kulin ve mimar Şebnem Buhara konuşmacı olarak yer aldı.</strong></p>
<p> </p>
<p>İDEALİST İç Mimarlık Derneği ve Bien iş birliğiyle hayata geçirilen güncel, sosyal ve ilham veren sohbetler serisi ‘Aydabir’in 17’ncisi 22 Kasım Çarşamba günü “Tasarımda Cesaret” temasıyla mimar ve tasarımcıların katılımıyla addresistanbul’da gerçekleşti. Tasarımcı, mimar Tanıl Çokşenim moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşiye iç mimar, tasarımcı Jale Kulin, multidisipliner tasarımcı, mimar Şebnem Buhara konuşmacı olarak katıldı. </p>
<p> </p>
<p>Söyleşide ‘Tasarımda Cesaret’ kavramı, konuşmacılar tarafından kişisel deneyimleri özelinde ele alındı. Mesleki disiplinlerine başlama sürecinde yaşadıkları deneyimler ve dönemsel olarak hem bireysel hem de mesleki çıktılarındaki dönüşümler ekseninde ilerleyen sohbette; Jale Kulin, Şebnem Buhara ve Tanıl Çokşenim, deneyimin önemine, disiplinler arası yaklaşımın gerekliliğine ve hata yapmanın doğal bir ilerleme ve öğrenme süreci olarak düşünülmesi gerektiğine dair aktardıkları bireysel örneklerle ile de sohbet zenginleşti.</p>
<p> </p>
<p>Geleneksel ‘Aydabir’ söyleşisi yaklaşımı ile ilerleyen konuşma, izleyicilerin ve genç meslektaşlarının soruları ve konuşmacıların sorulara yönelik bireysel deneyimleri ekseninde verdikleri cevapları ile tamamlandı.</p>
<p> </p>
<p>2022 yılından bu yana devam eden söyleşi dizisi ‘Aydabir’in bir sonraki etkinliği yeni temasıyla Aralık ayında addresistanbul’daki İDEALİST Merkez’de gerçekleşecek. ‘Aydabir’ söyleşi serisinin tüm videolarına İDEALİST İç Mimarlık Derneği YouTube kanalından ulaşılabiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Jale Kulin</strong></p>
<p>İç mekan tasarım eğitimini Londra Inchbald School of Design’da alan Jale Kulin, 1991 yılından bu yana kişiye özel çalışmanın ön planda tutulduğu ofisinde yurt içi ve yurt dışında proje çalışmalarına devam ediyor. Aura-Istanbul’un kurucu üyesi olan Kulin, multi disipliner ve multi kültürel heyecanını genç meslektaşları ile paylaşıyor. Kulin, Türkiye’de vermiş olduğu hizmet karşılığında İtalyan hükümeti tarafından Liyakat nişanı ile onurlandırıldı.</p>
<p><strong>Şebnem Buhara</strong></p>
<p>Şebnem Buhara, Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencisi olduğu sırada aynı bölümde çalışmaya da başlayarak branşına ilk profesyonel adımlarını attı. 2000 yılında BOU Design Studio adını taşıyan kendi ofisini açan Buhara, halen kendi markası altında konut, residance, ofis, otel mimari proje ve uygulamaları yapıyor. Yüksek zanaat kalite yaklaşımını, detaylardaki farklı sihirler ve zamansızlığa saygı duyan bir duruş ile birleştiren Buhara, bu yol haritasında koleksiyonlarına kanepe, koltuk, sandalye, sehpa, masa, aydınlatma gibi &#8216;lounge&#8217; ürünleri ekledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tanıl Çokşenim</strong></p>
<p>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun olan Tanıl Çokşenim, profesyonel yaşamının ilk yıllarında stant, ofis ve mağaza projeleri ağırlıklı olmak üzere, mimarlık ve tasarımın birçok alanında üretimde bulundu. Eğitimci, kuratör, tasarımcı ve mimar kimlikleri ile farklı disiplinlerden beslenen Çokşenim, tasarım alanında da birçok marka ile iş birliği yapıyor, ürünleri dünyanın farklı coğrafyalarında hayat buluyor. Mimarlığın yanı sıra işletme eğitimi de almış olan Çokşenim, şu anda çalışmalarını TC Design Studio bünyesinde sürdürüyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aydabir-soylesisi-tasarimda-cesaret-temasiyla-gerceklesti-425005">&#8216;Aydabir&#8217; söyleşisi &#8220;Tasarımda Cesaret&#8221; temasıyla gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlber Ortaylı&#8217;nın keçiören&#8217;deki söyleşisi yoğun ilgi gördü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ilber-ortaylinin-keciorendeki-soylesisi-yogun-ilgi-gordu-421541</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Nov 2023 10:08:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gördü]]></category>
		<category><![CDATA[ilber]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[keçiörendeki]]></category>
		<category><![CDATA[ortaylının]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421541</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihçi-Yazar ve Akademisyen Prof. Dr. İlber Ortaylı, Keçiören Belediyesinin düzenlediği “Atatürk ve 100 Yılında Cumhuriyet" konulu söyleşide konuşmacı olarak yer aldı. İlçedeki Neşet Ertaş Sanat ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Ankara’nın birçok noktasından öğrenci ve vatandaş yoğun ilgi gösterdi. Salon tıklım tıklım dolarken öğrencilerin bir kısmı söyleşiyi Ortaylı’nın bulunduğu sahneden takip etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilber-ortaylinin-keciorendeki-soylesisi-yogun-ilgi-gordu-421541">İlber Ortaylı&#8217;nın keçiören&#8217;deki söyleşisi yoğun ilgi gördü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İLBER ORTAYLI’NIN KEÇİÖREN’DEKİ SÖYLEŞİSİ YOĞUN İLGİ GÖRDÜ</p>
<p>Tarihçi-Yazar ve Akademisyen Prof. Dr. İlber Ortaylı, Keçiören Belediyesinin düzenlediği “Atatürk ve</p>
<p>100 Yılında Cumhuriyet&#8221; konulu söyleşide konuşmacı olarak yer aldı. İlçedeki Neşet Ertaş Sanat ve</p>
<p>Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Ankara’nın birçok noktasından öğrenci ve vatandaş</p>
<p>yoğun ilgi gösterdi. Salon tıklım tıklım dolarken öğrencilerin bir kısmı söyleşiyi Ortaylı’nın bulunduğu</p>
<p>sahneden takip etti.</p>
<p>Açılış konuşmasını yapan Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, “Salonumuzun çoğunluğu genç,</p>
<p>ne güzel! Umudumuz ve ikbalimiz sevgili gençlerimizi ve kıymetli vatandaşlarımızı böylesi önemli bir</p>
<p>programda görmekten mutluluk duydum. Cumhuriyetimizin 100 yılının önemini ve Atatürk’ü İlber</p>
<p>Ortaylı Hocamızdan dinleyeceğiz. Atatürk 27 Aralık 1919&#8217;da Ankara&#8217;ya daha sonra Keçiören’e geliyor.</p>
<p>Milli Mücadele&#8217;yi burada yönetiyor. Misak-ı Milli Kararlarını burada alıyor. Keçiören’imiz Milli</p>
<p>Mücadele’de bir merkezdir. Başta devletimizin kurucusu, banisi, dâhi insan Gazi Mustafa Kemal</p>
<p>Atatürk&#8217;ü, Milli Mücadele kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Atatürk gibi yiğit bir yüreği</p>
<p>doğuran Zübeyde Ana’mızı, Ali Rıza Baba’mızı rahmet ve minnetle anıyorum, mekânları cennet olsun.</p>
<p>Tarihe merak duyan böylesine genç bir topluluğu burada görmekten mutluluk duyduğumu bir kez</p>
<p>daha ifade etmek istiyorum. Kıymetli hocama ve sizlere katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyor,</p>
<p>hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum.” dedi.</p>
<p>Spiker ve Tiyatrocu Ekrem Tamer’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide söz alan Ortaylı ilk</p>
<p>olarak salondakilere Ankara’nın tarihi ve kültürel zenginliklerini anlattı. Bir dönem Keçiören’de ikamet</p>
<p>ettiğini de belirten Ortaylı, insanların yaşadıkları yerle ilgili muhakkak bilgi sahibi olması gerektiğini</p>
<p>dile getirdi.</p>
<p>Keçiören’de yaşadığı dönemin tasvirini de yapan Ortaylı şunları aktardı:</p>
<p>“Keçiören, Ankara’nın bağlık bir semtidir. Bir sürü olaylar burada olmuştur. Buranın enteresan bir</p>
<p>nüfusu vardır. Yukarıda çift asfalt denen otobüs durağı vardı, halâ ismi öyleyse tabi… Sonunda bir</p>
<p>Gazino durağı vardır. İkisinin arasında karakol vardı. Biraz yukarıda çocuk yuvası vardı. O civarda bağ</p>
<p>evleri vardı. Birkaç tanesi Ermenilerin konaklarıdır. Bazıları da Selanik’ten mübadil olarak gelenlerin</p>
<p>konağıydı. Aşağı yukarı kırsal nüfuslu fakat eski imparatorluğun kalıntıları her an her köşede görünen</p>
<p>bir yerdi. Benim okuduğum okul, Keçiören İlkokuludur. O da yine eski bir konaktı. Vehbi Koç’un</p>
<p>konağı da oradaydı. Vehbi Koç, Türkiye kapitalizminin ve sanayiinin kurucusu öncüsü olan muhterem</p>
<p>adamdır.”</p>
<p>Bir saatten uzun süren söyleşide Ortaylı, Atatürk’ün dünyaya geldiği Selanik’ten başlayarak öğrencilik</p>
<p>ve askerlik yıllarını, Milli Mücadele Dönemini ve Cumhuriyetin kuruluş sürecini anlatarak önemli</p>
<p>bilgiler paylaştı. Cumhuriyetin ilanından sonra yapılan yeniliklerin önemli olduğunun da altını çizen</p>
<p>Ortaylı, demokrasinin, cumhuriyet için önemli olduğunu vurguladı.</p>
<p>Söyleşinin tamamlanmasıyla birlikte büyük bir alkış ve sevgi gösterisiyle karşılaşan İlber Ortaylı’ya</p>
<p>Başkan Altınok plaket takdim etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilber-ortaylinin-keciorendeki-soylesisi-yogun-ilgi-gordu-421541">İlber Ortaylı&#8217;nın keçiören&#8217;deki söyleşisi yoğun ilgi gördü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2023 Yılının İkinci ÇEVKO Vakfı Söyleşisi Gerçekleştirildi İklim Krizine Dair &#8220;Yapılması&#8221; ve &#8220;Yapılmaması&#8221; Gerekenler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2023-yilinin-ikinci-cevko-vakfi-soylesisi-gerceklestirildi-iklim-krizine-dair-yapilmasi-ve-yapilmamasi-gerekenler-371162</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 13:00:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çevko]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmaması]]></category>
		<category><![CDATA[yapılması]]></category>
		<category><![CDATA[yılının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371162</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri, 2023 yılında da devam ediyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ikincisi, “İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler” başlığıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2023-yilinin-ikinci-cevko-vakfi-soylesisi-gerceklestirildi-iklim-krizine-dair-yapilmasi-ve-yapilmamasi-gerekenler-371162">2023 Yılının İkinci ÇEVKO Vakfı Söyleşisi Gerçekleştirildi İklim Krizine Dair &#8220;Yapılması&#8221; ve &#8220;Yapılmaması&#8221; Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri, 2023 yılında da devam ediyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle,</strong> <strong>ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu&#8217;nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ikincisi, “İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler” başlığıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın yaptığı, ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’in de katılımıyla gerçekleşen söyleşiye; P&#038;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kurumsal İletişim ve Medya Direktörü Nesli Kılıçal, Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi &#8211; Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Güray Salihoğlu, Bursa Uludağ Üniversitesi İklim Elçisi ve Sürdürülebilir Kampüs Öğrenci Topluluğu Üyesi Simge Çağlar konuşmacı olarak katıldı. </strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı, ÇEVKO Vakfı Söyleşileri ile iklim krizi konusunu tüm yönleriyle ele alıyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu&#8217;nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ikincisi, &#8220;İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler&#8221; başlığıyla gerçekleştirildi. Zoom platformu üzerinde düzenlenen söyleşinin moderatörlüğünü, Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak üstlenirken, söyleşiye ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer ev sahipliği yaptı. 2023 yılındaki “ÇEVKO Vakfı Söyleşileri”nin ikincisinin konuşmacıları ise P&#038;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kurumsal İletişim ve Medya Direktörü Nesli Kılıçal, Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi &#8211; Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Güray Salihoğlu, Bursa Uludağ Üniversitesi İklim Elçisi ve Sürdürülebilir Kampüs Öğrenci Topluluğu Üyesi Simge Çağlar oldu. </p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’den Siyasi Partilerin Mutlaka Dikkate Alması Gereken 10 Madde </strong></p>
<p>Moderatör Celal Toprak, ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’nin önemini vurgulayarak ilk sözü ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’e verdi. 2021 yılında ÇEVKO Vakfı’nın 30’uncu kuruluş yılı çerçevesinde başlatılan ve üçüncü yılına giren söyleşilerin toplumda farkındalığın yükselmesine katkı sağladığını söyleyen Mete İmer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzde genel seçimler var. Bu vesile ile bir sivil toplum kuruluşu olarak siyasal partilere çevre ile ilgili birtakım öneri ve çağrılarda bulunmak istiyorum. Özellikle çevre konusunda kamu otoritesini oluşturacak, siyasal partilerin sivil toplumu dinlemesi, onlarla birlikte çalışması başarı açısından çok önemli. Biz ÇEVKO Vakfı olarak, “Cumhuriyetin 100. Yılında Çevre Politikası Önerisi” hazırladık. Çevre, çok kapsamlı bir alan. Öncelikli konumuz olan İklim Krizi’ne karşı yapılması gerekenleri, ÇEVKO Vakfı olarak uzunca bir zamandır çeşitli vesilelerle ifade ediyoruz. Tüm siyasal partilere bu konunun önemini anımsatmak bakımından, iklim krizi ile mücadele konusunda geliştirdiğimiz 10 maddeden oluşan öneriler paketimizin burada kısaca üzerinden geçmek istiyorum. Biliyorsunuz, iklim krizi ile mücadele kapsamında Paris Anlaşması’nı kabul ederek ülke olarak “2053’te Karbon Nötr Olma Hedefi” belirledik. Birinci önerimiz, BM’ye verdiğimiz ulusal katkı beyanının güncellenerek daha iddialı hale getirilmesi yönündeydi; bu konuda 27. BM Taraflar Konferansı’nda, salım artışından yüzde 21 azaltım olan hedefimiz, artıştan yüzde 41 azaltım olarak güncellendi. Fakat biz bunun, 2053 yılında Karbon Nötr olabilmemiz için mutlak azaltım hedefi haline getirilmesi yönünde çalışılmasını öneriyoruz. İkinci önerimiz, İklim Yasası ve gerekli yasal düzenlemelerin çıkartılması ve bu konuda bir an önce uygulamaya geçilmesi. Bu alanda epeyce hazırlık yapıldığını biliyoruz, biz de bu çalışmalar içinde yer aldık ama zaman kaybetmeden bunların yürürlüğe girmesi çok önemli.  Üçüncüsü; bu yasal düzenlemelerle bağlantılı olarak Emisyon Ticaret Sistemi veya benzeri yöntemler yoluyla artık karbon salımına ülkemizde de bir sınır, bir bedel konulması. Dördüncüsü; enerji üretiminde kömürün kullanımına kademeli olarak azaltılması suretiyle son verilmesine ilişkin bir plan yapılması.  Bu konuda ilgililerden çok fazla ses duyamıyoruz. Tabii ki enerji güvenliğimiz önemli ama bütün dünyanın bu yönde hareket ettiğini düşünerek bu konuda da bir plan yapılmasını öneriyoruz. Beşincisi; ormanların ve diğer karbon yutaklarının çoğaltılması için yine bir plan yapıp uygulamak. Bu konuda da önemli çalışmalar var, sürdürülmesi gerekli. Altıncı olarak binalarda, sanayide ve ulaşımda enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerjiye geçişin daha iddialı hale getirilmesi önemli. Yenilenebilir enerji açısından, kapasite olarak, aslında ülkemiz hidrolik enerjiyi de dikkate alırsak, yüzde 50’yi geçmiş durumda. Bu iyi bir sonuç. Ciddi bir kapasitemiz var fakat ülke potansiyeline uygun olarak bunu daha da ileriye götürebiliriz. Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi yanında yeşil hidrojenden de yararlanabiliriz. Bu konudaki yatırımların, çalışmaların devam etmesi önemli. Yedinci olarak enerji sektörü ve sanayiden kaynaklanan salımların yanında ulaşımdan, binalardan, tarımdan ve atıklardan çıkan salımların da azaltılması önemli. Sekizinci önerimiz iklim değişikliğine uyum konusunda bölgesel ölçekli plan ve çalışmaların yapılarak yürürlüğe konulması. Bu konuda da çeşitli illerimizde çalışmalar başladı, ama bu çalışmaların ülke geneline yayılması, benimsenmesi, sahiplenilmesi çok önemli çünkü artık iklim değişikliğinden kurtuluşumuz yok.  İklim değişikliğine uyum sağlayacak önlemleri kesinlikle almamız gerekiyor. Bütün bunları gerçekleştirmek için ciddi bir finansal kaynağa gereksinim var ve belki de en zor kısım bu. Dokuzuncu önerimiz finansal kaynağın kamu, özel sektör, ulusal ve uluslararası fonlardan sağlanması için iş birliğiyle çalışılması. Onuncu ve son olarak da toplumda iklim krizine karşı farkındalığın oluşturulması, alışkanlıkların değişimi için ulusal kampanya başlatılması ve bunun sürdürülmesi gerektiğini düşünüyoruz.   İklim krizi riski yüksek Türkiye için belirlediğimiz 10 maddeden oluşan bu önerilerle tekrar çağrıda bulunuyoruz. Kapsamı çok geniş olan &#8220;Çevre”nin diğer konuları da önemli. Bu konular, iklim değişikliğinin yanında, atık yönetimi, su kalitesi, hava kalitesi, gürültü, yatay mevzuat, kimyasallar gibi pek çok alt başlıktan oluşuyor. Bu başlıklarda da yapılacak şeyler var. “Atık Yönetimi”, ÇEVKO Vakfı olarak bu alanda uzmanlaşmış bir kuruluş olduğumuz için bizim açımızdan öncelikli, çünkü dünyanın döngüsel ekonomiye geçmekte olduğu günümüzde, bütün dünya atığın çöp değil, değerlendirilmesi gereken bir kaynak olduğunu konuşuyor. Bunun Yeşil Mutabakat ile, AB ile yaptığımız sözleşmelerle yakından ilgisi var.  “Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu”, atıkların kaynağında ayrı toplanıp geri dönüştürülmesi için aslında AB’de 20-30 yıldır uygulanmakta olan bir model.  Bu modeli biz, ülkemizde 2-3 yıl öncesine kadar sistematik olarak 15 yıl uyguladık; fakat daha sonra terk ettik. Siyasal partilere, Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu’nun ülkemizde finansal bir model olarak, tüketim sonrası atıkların geri dönüştürülmek üzere kaynağında ayrı toplanması için kullanılabilecek verimli bir yöntem olduğunu hatırlatmak istiyor; bu modelin ülkemizde yeniden tesis edilmesi için çağrıda bulunuyoruz.” </p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı Söyleşilerine Üniversitelerin ve Gençlerin Katılımı Çok Önemli </strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’ne üniversitelerin ve gençlerin katılımının önemine vurgu yapan Mete İmer, “Üniversitelerimiz, öğrencilerimiz ve sanayi kuruluşlarımızla birlikte bu söyleşileri yapmaktan dolayı çok mutluyuz.  Sanayisiz bir toplum mümkün değil, ama gençlerimiz sanayi kuruluşlarını da, bilinçli birey ve tüketiciler olarak, çevreyle ilgili konularda her zaman uyarmamız gerektiğini düşünüyor.  Bireyler, tüketiciler olarak taleplerimiz değişirse, sanayi de buna uymak zorunda kalacaktır. Öncü sanayi kuruluşları, sürdürebilirlik ve iklim krizi ile savaşım konusunda çalışmalarına çoktan başladılar ve bu konularda örnek oluyorlar. Diğer ekonomik işletmeler de onları izleyecektir. Ben, hukuk kuralları, yasal düzenlemelerin uygulanması bakımından kamu otoritesini de önemsiyorum. Kısacası gezegenimizi kurtarmak yine bizim elimizde. Bilimsel gelişmelerin ışığında güzel bir gelecek mümkün” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>P&#038;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kurumsal İletişim ve Medya Direktörü Nesli Kılıçal: “NASA İle Ürün Geliştiriyoruz”</strong></p>
<p>“Türkiye’de 10 evden 9’unda varız” diyen P&#038;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kurumsal İletişim ve Medya Direktörü Nesli Kılıçal, kullanıcılarını bu ekosistemin nasıl bir parçası haline getirdiklerini ve onları nasıl birer “İklim Elçisi”ne dönüştürmeye çalıştıklarını anlattı: “Mete Bey’in de söz ettiği üzere 10 maddede de yer alan enerji tasarrufu hakkında bilgi vermek istiyorum. Kullanılan enerjinin yüzde 30’u evlerde tüketiliyor. Bizim de banyo ve mutfaklara yönelik suyla, elektirikle kullanılan ürünlerimiz var. Bu nedenle evde kullanılan enerji bizi çok ilgilendiriyor. P&#038;G olarak her yıl 20 binden fazla araştırma yapan bir şirketiz. Bu araştırmalar sayesinde tüketicilerin kullanım alışkanlıklarını, ürünlere bakış açısını anlamaya çalışarak ürünler geliştiriyoruz. Analizler de elektrik ve su kullanımına odaklanmamız gerektiğini söylüyor. Örneğin, Fairy, ön yıkama alışkanlığına son vermek amacıyla çok ciddi çalışmalara imza attı. Biz bu yönde iletişim yapan ilk markalardan biriyiz. Kullanıcıların alışkanlıklarını değiştirmeyi hedefledik. Ayrıca alışkanlıklarından, ön yıkamadan vazgeçmeyen kullanıcılar için geçen yıl Fairy Power Sprey’i çıkardık. Ev içi tüketimi yüksek olan ürünler söz konusu olduğunda kullanıcıları bu yönde bilinçlendirebilmenin öneminin farkındayız. Benzer bir çalışmayı, Ariel ve Alo markalarımızda da yapıyoruz. Çamaşır yıkamadaki ayak izinin yüzde 60’ı  yine kullanım alışkanlıklarından kaynaklanıyor. Oysa Türkiye’de tüm çamaşırların 30 derecede yıkanması, 6 milyon hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacından tasarruf edilmesi anlamına geliyor. 2021 yılında NASA ile yaptığımız bir çalışmadan da söz etmek istiyorum. Uzaya giden astronotların kıyafetlerini nasıl yıkadığını hiç düşündünüz mü? Uzun süre giyiyorlar ve sonunda yakılıyor. NASA ile yaptığımız iş birliği ile kıyafetlerin uzayda nasıl yıkanabileceğine çözüm bulmaya odaklandık. Öncelikle lekeyi çözücü maddede silikon kullanılmaması gerekiyor ve deterjanın tamamı bozunabilir maddeden olmalı. Ayrıca soğuk suda performans göstermesi gerekiyor. </p>
<p>İyi haber ise şu; Çok az su kullanılan, hafif ve çok soğuk suda yıkamayı mümkün kılan Tide İnfinity adlı bu ürün sadece uzayda kullanılmayacak. Bu teknolojileri tüketicilerin hizmetine de sunuyoruz. Uzayda işe yaradığını kanıtlayan deterjan dünya için de çevre dostu ve az kaynak kullanan çözümler sağlayacak.dünyada da kullanılması planlanıyor.  Dünyada enerji ve su tasarrufuna, sürdürülebilirliğe güçlü bir şekilde katkıda bulunan çalışmalarımıza devam edeceğiz.” </p>
<p><strong>Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi &#8211; Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Güray Salihoğlu: “Çocuklara Sürdürülebilir Bir Gelecek Bırakabilecek Miyiz?” </strong></p>
<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi &#8211; Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Güray Salihoğlu, İklim Krizi’ni net rakamlar vererek ortaya koyarak yapılması gerekenlerden çok “yapılmaması gerekenler”in altını çizdi: “Aslında bu dünyadaki yaşamımızı ‘sürdüremiyoruz’. Arz ve talep birbirini tutmuyor. Gezegenin bize sundukları azalırken bizim talebimiz artıyor. Temiz su azalıyor. İklim düzenlenemiyor. Türler kayboluyor. Bütün bu kaynakların yenilenme hızı bizim tüketme hızımıza yetişemiyor. Biyoçeşitlilik alarmda ama bizim gündemimizde daha çok İklim Krizi var. Net sıfır hedefleri koymaya başladık ama biyoçeşitlilik için bir hedef bile koyamıyoruz. Ben burada biraz İklim üzerinden gideceğim. Net sıfır nedir? Ne kadar emisyon salınıyor ve ne kadarı yutaklar aracılığıyla emiliyor? Dengede olursa, net sıfırdan bahsedebiliriz. Oysa ki bir açık var. 59 milyar ton sera gazı atmosfere veriliyor! Ulaşım, endüstri, binalardan kaynaklanan emisyonlar, en başta enerji temininden kaynaklanan emisyonlar nedeniyle net sıfırdan uzağız. Üstelik lehimize çalışan yutakları aleyhimize çeviriyoruz. Ağaçları kesiyoruz mesela. Mete Bey çok güzel ifade etti: politikacılardan ilk istememiz gereken şey de bu. Çocuklara yaşanabilir, sürdürülebilir bir gelecek bırakabilecek miyiz? Kurum ve kuruluşların verdikleri sözler de takip edilmeli; bunun bir karşılığı, cezası da olmalı. 2100 yılının sonuna doğru eğer bu sözler verilirse, önlemler alınırsa 1.5-2 derece sıcaklık artışının sınırı altında kalabiliriz. Türkiye aslında 2038 yılına kadar emisyonunu artıracağını söyledi. Artıştan azaltım yapacağını belirtti. Net sıfır sözünü vermek kolay değil aslında. Tüm emisyonları kapsadığından emin olacağız. Ayrıca kendi sınırlarımızın dışını da düşünüyor muyuz? Yasal düzenlemelerimiz yerinde ve uygulanabiliyor mu? Emisyon Ticaret Sistemi ile belli yaptırımlar gelecek, onları da bekliyoruz. Hem gezegen hem ülkemiz ölçeğinde yapmamız gerekenler var. 564 milyon ton bir salımımız var ülke olarak (karbondioksit eşdeğeri). Bireysel karbon ayak izimiz yıllık 6.7 ton düzeyinde (karbondioksit eşdeğeri). 1990’da 4 tondu bu değer.! Bir önceki yıl 6.3’tü. Gittikçe artıyor. 1990’da o zamanki emisyonların yüzde 25’ini yutaklarımız yutabiliyordu. 2020’de bu rakamın, yüzde 10.86 düzeyine indiğini görüyoruz. Dolayısıyla net sıfırdan uzaklaşıyoruz. Sadece ağaç dikerek de net sıfıra ulaşmamız mümkün değil. Büyümek değil, dengelenmek söz konusu olmalı. Gerekirse “küçüleceğiz”. BM’nin daha çok yaptırım gücüne sahip olmasını diliyorum. Bizim kullandığımız temiz elektrik, yüzde 50 civarında. Elektrikleşme endüstriyel kuruluşlar açısından önemli bir adım ama yapılması gerekenler bununla bitmiyor. Öte yandan döngüsel ekonomi, mevut kapitalist düzen içerisinde, bence bir ütopya. Döngüsel ekonomi diyor ki daha az satın al, daha az hammadde kullan, kullandığın hammaddeyi de işin bittiğinde çöpe atma, tekrar tekrar kullan. Oysa ki kaynak artık yok, hammadde tükeniyor. Bakış açımızı değiştirmeliyiz. Eko tasarım diye bir kavram var. Çevre için tasarım yapmaktan, dayanıklı ürünler tasarlamaktan yola çıkıyor. Yani ürünler çabuk bozulsun daha çok tüketilsin değil, dayanıklı ürünler çıksın, hızlı moda olmasın gibi kurallar getiriyor… AB, Yeşil Mutabakat söylemiyle  aslında zihinsel bir dönüşümün gerekli olduğunu söylemeye çalışıyor.”</p>
<p><strong>Bursa Uludağ Üniversitesi İklim Elçisi ve Sürdürülebilir Kampüs Öğrenci Topluluğu Üyesi Simge Çağlar: “Gençler Olarak Her Alanda Daha Aktif Olmak İstiyoruz”</strong></p>
<p>Bursa Uludağ Üniversitesi İklim Elçisi ve Sürdürülebilir Kampüs Öğrenci Topluluğu Üyesi Simge Çağlar, Çevre Mühendisliği Yüksek Lisans son sırıf öğrencisi. Üniversitelerinin Sürdürülebilir Kampüs Topluluğu üyesi ve İklim Elçisi olarak söyleşiye katılan Çağlar, gençlere söz verilmesinden dolayı duyduğu mutluluğu dile getirerek çalışmaları hakkında bilgi verdi: “Atığın Modası Geçti etkinliğinden çevre yürüyüşlerine, Sürdürülebilirlik ile Tanışıyoruz Etkinliğinden Elektrikli ve Elektronik Atık Toplama Günü’ne, birçok etkinlik gerçekleştik, projelere imza attık. Paydaşlarla düzenli olarak toplantılar yaptık, araştırma raporları yayımladık. Haberler ve söyleşilerle de halkın konuya ilgisini çekmeye çalıştık. Gençlerin birinci ağızdan çevresel haklarını, sosyal haklarını iletebilmeleri için çalışmalar yürütüyoruz. Politikalarda, uygulamalarda aktif rol almak istiyoruz. Devletin, vakıfların teşviki de önemli. Çok farklı bölümlerden arkadaşlarımızla bir araya geldik, bu etkinlikleri de beraber yürüttük. Çevreyi umursamayan sanayi kuruluşları olmasından şikayetçiyiz. Çevre hareketleri devam ediyor ama kirletenlerin ekonomik olarak desteklendiği bir sistem istemiyoruz. Çevre politikalarının değişmesini istiyoruz. Sanayi kuruluşlarının genç bir zihniyetle, çevreci bir zihniyetle yönetilmesini istiyoruz.   Öğretmenler, sanayiciler, yere çöp atmayan anne babalar, her bireyin katkısı söz konusu. Sürdürülebilir ve temiz bir çevreyi böylelikle yaratabileceğiz.”</p>
<p>Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu&#8217;nun hazırladığı &#8220;İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler&#8221; başlığını taşıyan ikinci söyleşiyi, ÇEVKO Vakfı’nın YouTube kanalından da izleyebilirsiniz: </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2023-yilinin-ikinci-cevko-vakfi-soylesisi-gerceklestirildi-iklim-krizine-dair-yapilmasi-ve-yapilmamasi-gerekenler-371162">2023 Yılının İkinci ÇEVKO Vakfı Söyleşisi Gerçekleştirildi İklim Krizine Dair &#8220;Yapılması&#8221; ve &#8220;Yapılmaması&#8221; Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Cengiz Çekil: Arşiv, Belge ve Sanatçı&#8221; söyleşisi 27 Nisan&#8217;da yapılacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cengiz-cekil-arsiv-belge-ve-sanatci-soylesisi-27-nisanda-yapilacak-367640</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Apr 2023 10:41:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[belge]]></category>
		<category><![CDATA[çekil]]></category>
		<category><![CDATA[cengiz]]></category>
		<category><![CDATA[nisanda]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapılacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cengiz Çekil’in Arter’de devam eden “Bugün de Yaşıyorum” sergisi kapsamında 27 Nisan Perşembe günü saat 19.00’da gerçekleştirilecek söyleşi, sanatçının üretimleri ile Salt Araştırma’daki arşivini odağına alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cengiz-cekil-arsiv-belge-ve-sanatci-soylesisi-27-nisanda-yapilacak-367640">&#8220;Cengiz Çekil: Arşiv, Belge ve Sanatçı&#8221; söyleşisi 27 Nisan&#8217;da yapılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cengiz Çekil’in Arter’de devam eden “Bugün de Yaşıyorum”<em> </em>sergisi kapsamında 27 Nisan Perşembe günü saat 19.00’da gerçekleştirilecek söyleşi, sanatçının üretimleri ile Salt Araştırma’daki arşivini odağına alıyor. </strong></p>
<p><strong>Programda, Salt’ın 2020’de yayımladığı “Cengiz Çekil: 21.08.1945-10.11.2015” kitabının yazarlarından Vasıf Kortun, yayının eş editörü Merve Elveren, Çekil’in temsiliyetini sürdüren Bürosarıgedik’in kurucusu Esra Sarıgedik ile Salt’ın Kütüphane ve Arşiv Yönetmeni Sezin Romi konuşmacı olarak yer alacak.</strong></p>
<p>Türkiye’de kavramsal sanatın öncülerinden olan ve eğitimci kimliğiyle öne çıkan Cengiz Çekil’in, Eda Berkmen küratörlüğünde Arter’de düzenlenen <em>Bugün de Yaşıyorum</em> adlı retrospektif sergisi kapsamında <strong>“Cengiz Çekil: Arşiv, Belge ve Sanatçı”</strong> başlıklı bir söyleşi gerçekleştirilecek. </p>
<p>27 Nisan Perşembe günü saat 19.00’da Arter’de gerçekleştirilecek söyleşide; Salt’ın 2020 yılında basılı olarak erişime sunduğu, Çekil’in işlerine dair kapsamlı bir referans kaynağı oluşturan <em><strong><u>Cengiz Çekil: 21.08.1945-10.11.2015</u></strong></em> adlı yayının yazarlarından <strong>Vasıf Kortun</strong>, yayının editörlerinden <strong>Merve Elveren</strong>, Çekil’in temsiliyetini sürdüren Bürosarıgedik’in kurucusu <strong>Esra Sarıgedik</strong> ile Salt’ın Kütüphane ve Arşiv Yönetmeni <strong>Sezin Romi</strong> bir araya gelecek. Arter’in Genel Yayın Yönetmeni <strong>Süreyyya Evren</strong>’in moderatörlüğündeki söyleşide, Çekil’in çoğu işinin yeniden üretilerek sunulduğu ilk kapsamlı sergisinden (Rampa İstanbul, 2010) temsiliyetine uzanan süreç ile Salt’ın sanatçı üzerine yürüttüğü arşiv ve araştırma çalışmalarına odaklanılacak. Çekil’in Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü ile Fransa’daki öğrencilik yılları, İzmir’deki eğitimciliği ve 1970’lerden günümüze sanat pratiğinin yanı sıra sanat tarihi yazımında sanatçı arşivlerinin rolü irdelenecek. Bir sanatçı için arşivin önemi, kaynakların bir araya getirilip kamunun erişimine açılması için yürütülen süreçler, Salt Araştırma bünyesindeki <strong><u>Cengiz Çekil Arşivi</u></strong> ve sanatçının vefatının ardından işlerinin sunumu ele alınacak.</p>
<p><strong>Salt Araştırma: Cengiz Çekil Arşivi </strong></p>
<p>Niğde’nin Bor ilçesinde doğan Cengiz Çekil (1945-2015), Ankara’da Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nün ardından, 1970-1975 yıllarında Paris’te École nationale supérieure des beaux-arts’ın Heykel Bölümü’ne devam etti. İstanbul’daki Atatürk Eğitim Enstitüsü’nde öğretmenlik yaptığı dönemi takiben 1978’de, otuz yıl boyunca etkin akademik görevlerde bulunduğu İzmir’e yerleşti. Sanat üretimine hiç ara vermeyen “Cengiz Hoca”, şehirde nitelikli bir güncel sanat ortamının kurulmasına da önayak oldu. Eğitiminden pratiğine, akademi ve kültür üretimlerine katkılarından işlerinin yer aldığı sergi ve koleksiyonlara hayatını ayrıntılandıran arşivi, 2012-2013 yıllarında İstanbul, Tarabya’daki atölyesinde kendisiyle gerçekleştirilen görüşmelerin ışığında Salt Araştırma tarafından sınıflandırılarak dijital ortama aktarıldı ve <u>archives.saltresearch.org</u>’da çevrimiçi erişime açıldı.</p>
<p><em><strong>Cengiz Çekil: 21.08.1945-10.11.2015 </strong></em></p>
<p>Salt’ın Türkiye’de 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren şekillenen sanat ortamını anlama ve aktarmaya yönelik araştırma projeleri kapsamında 2020 yılında yayımlanan <em>Cengiz Çekil: 21.08.1945-10.11.2015</em>, Çekil’in işleri hakkında derinlikli çözümlemeleri bir araya getiriyor. Türkçe ve İngilizce dillerinde iki ayrı cilt olarak hazırlanan yayın, sanatçıya dair yeni çalışma ve okumaların önünü açacak kalıcı bir referans kaynağı olma özelliği taşıyor. Kitap, Erden Kosova’nın, Çekil’in Bor’dan Ankara ve Van’a, Paris’ten İzmir ve İstanbul’a uzanan hikâyesinin izini sürerek öğrenci, eğitimci ve sanatçı rolleriyle ürettiklerini irdelediği monografiyle açılıyor. Ezgi Arıduru ve Merve Elveren’in editörlüğündeki kitapta, Ahu Antmen, Sevgi Avcı, Vasıf Kortun ve Sarah-Neel Smith’in yazıları ile Vahap Avşar ve Hans Ulrich Obrist’in söyleşileri de yer alıyor. Yayına, sanatçının öğrencisi Vahap Avşar’ın 2015’te ürettiği aynı adlı videonun dökümünü sunan <em>Cengiz Çekil Okulu</em> eşlik ediyor. </p>
<p><strong>“Cengiz Çekil: Arşiv, Belge ve Sanatçı” </strong>söyleşisi hakkında ayrıntılı bilgi için <u>arter.org.tr</u> adresini ziyaret edebilir; <em><strong>Cengiz Çekil: 21.08.1945-10.11.2015</strong></em> yayınını Salt Beyoğlu ve Salt Galata’daki <u>Robinson Crusoe 389 Kitabevi</u> ile Arter Kitabevi’nde inceleyebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cengiz-cekil-arsiv-belge-ve-sanatci-soylesisi-27-nisanda-yapilacak-367640">&#8220;Cengiz Çekil: Arşiv, Belge ve Sanatçı&#8221; söyleşisi 27 Nisan&#8217;da yapılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Büyükşehir&#8217;den Ramazan söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocaeli-buyuksehirden-ramazan-soylesisi-357727</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 09:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357727</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile Danışmanı ve Yazar Hatice Kübra Tongar, “Ramazan ve Aile” konulu söyleşisi ile Kocaelililerle buluşacak</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaeli-buyuksehirden-ramazan-soylesisi-357727">Kocaeli Büyükşehir&#8217;den Ramazan söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aile Danışmanı ve Yazar Hatice Kübra Tongar, “Ramazan ve Aile” konulu söyleşisi ile Kocaelililerle buluşacak</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 23 Mart Perşembe günü itibariyle başlayacak Ramazan ayını düzenleyeceği söyleşiyle karşılayacak. Aile Danışmanı ve yazar Hatice Kübra Tongar, 20 Mart Pazartesi günü “Ramazan ve Aile” konulu bir söyleşi gerçekleştirecek. Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan ücretsiz etkinlik 19.00’da başlayacak.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaeli-buyuksehirden-ramazan-soylesisi-357727">Kocaeli Büyükşehir&#8217;den Ramazan söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da Bülent Şık İle &#8216;Çocuklar ve Gıda Güvenliği Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-bulent-sik-ile-cocuklar-ve-gida-guvenligi-soylesisi-344168</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2023 15:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bülent]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyakada]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344168</guid>

					<description><![CDATA[<p>Daha sağlıklı nesiller için toplumsal bilinci güçlendirmeye yönelik faaliyetlerini sürdüren Karşıyaka Belediyesi, yıllardır akademik düzeyde gıda güvenliği alanında çalışmalar yapan Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık’ı Karşıyakalılar ile buluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-bulent-sik-ile-cocuklar-ve-gida-guvenligi-soylesisi-344168">Karşıyaka&#8217;da Bülent Şık İle &#8216;Çocuklar ve Gıda Güvenliği Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha sağlıklı nesiller için toplumsal bilinci güçlendirmeye yönelik faaliyetlerini sürdüren Karşıyaka Belediyesi, yıllardır akademik düzeyde gıda güvenliği alanında çalışmalar yapan Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık’ı Karşıyakalılar ile buluşturdu. Şık’ın “Çocuklar ve Gıda Güvenliği” adlı yeni kitabıyla aynı başlık altında gerçekleştirilen  söyleşi ve imza etkinliği, Zübeyde Hanım Nikah Sarayı’nda yapıldı. Karşıyaka Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından düzenlenen organizasyon herkese açık ve ücretsiz bir şekilde gerçekleştirildi.</p>
<p>Programın başında konuşan Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay; gıda, gıda güvenliği ve gıda güvencesi konuları üzerinde düşünülmesi ve çalışmalar gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek, “Gıda güvenliği konusu özellikle karşı karşıya olduğumuz iklim krizi de göz önünde bulundurulduğunda üzerinde durmamız gereken bir konu. Yerel yönetimler de gıda güvenliği konusunda üzerine düşeni yapmalıdır. Bugün burada önemli bilgiler edinecek, konuya ilişkin duyarlılığımızı artıracak farkındalık kazanacağımıza inanıyorum. Hepimizin üzerine düşen sorumluluklar var, bunları yerine getirmeli ve hep birlikte bir şeyler yapmalıyız” dedi. </p>
<p>Gıda güvenliği çalışmalarının odak noktasına çocuk sağlığının koyulması gerektiğini savunan Bülent Şık,</p>
<p>söyleşide de bu konuyu tüm detaylarıyla ele aldı. Beslenmenin, sosyal ilişkilerin ve çevresel ortamların bir çocuğun geleceği ya da ileri yaşlarındaki sağlığı üzerinde çok büyük bir önem taşıdığını ve hayatın daha sonraki dönemlerinde açığa çıkabilecek çeşitli sağlık sorunlarının yanı sıra, nörolojik ve bilişsel gelişimini de büyük ölçüde şekillendirdiğini belirtti.</p>
<p><b>“DAHA HASSAS VE DAHA KIRILGANLAR”</b></p>
<p>Çocukların yetişkinlere göre daha hassas ve kırılgan olduğunu dile getiren Şık konuşmasında şunları kaydetti: “Gıda krizi ve beslenme ile ilgili sorunlar son dönemlerde sıklıkla gündemimizde yer alıyor. Bunları çocuklar üzerindeki etkileri perspektifinden konuşacağız. Çocuklar bizlere göre daha hassas ve kırılgan. Gıdayı, sağlıklı beslenmeyi her ne kadar bireysel bir tercih olarak algılıyor olsak da bu çok yeni bir şey çünkü  beslenmek bir haktır. İnsanların gıdaya erişimini sağlamak sosyal devlet ilkesi ve kamusal bir sorumluluktur. Toplumsal yaşam içerisinde desteklenmesi, dayanışma gösterilmesi gereken kırılgan kesimler vardır. Çocukluk aslında hayatın bir dönemidir. Gıda açısından hem içinde olduğumuz şartlar hem de yakın gelecekte karşılaşabileceğimiz sorunlar gıda güvencesi ve gıda güvenliği kavramlarını önemli kılmaktadır. Yani bahsettiğimiz bu kavramların tamamı birbiriyle iç içe geçmiş durumdadır.” </p>
<p><b>“DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ”</b></p>
<p>Gıda güvenliği açısından kamusal ve toplumsal çeşitli çalışmaların gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Şık, şöyle devam etti: “Gıda güvencesi açısından bizim en kritik meselemiz Türkiye’de gıda üretimin temelini oluşturaan toprak, su hava gibi varlıklardaki aşırı kirlenme ve bu varlıkların harcanabilir gibi görülüp tahrip edilmesidir. Bizim halihazırdaki gıda üretimini devam ettirebilmemiz için bile toprağı iyileştirici, bu süreci destekleyici kamusal çalışmalar gerçekleştirmemiz gerekiyor. İklim krizi gerçeğini de düşündüğümüzde şimdiden önlemler almak, hemen şu an harekete geçmek durumundayız. Gıda güvenliği açısından yani gıdaların sağlığa zarar vermeyecek bir biçimde sofraya ulaşması açısından son 30-40 yılın en problemli, kamusal çalışmaların en eksik olduğu bir dönemdeyiz. Bu meseleler önümüzdeki yıllarda daha çok müdahil olmamızı gerektirecek ve nasıl hazırlık yapmamız gerektiğini düşünmek zorundayız.”</p>
<p><b>TOKSİK KİMYASAL VURGUSU</b></p>
<p>Çocukların beslenme çeşitliliğinin artırılmasının toksik kimyasallara maruziyetini azalacağını vurgulayan Şık, “Toksik kimyasallardan kaynaklanan kirlilik meselesi de bu çerçevede üzerinde dikkatle düşünmemiz gereken bir konudur. Bu da küresel ölçekte iklim değişikliği kadar önemli bir meseledir. Biz iklim krizi meselesini çözsek bile önlem almadığımız taktirde toksik kimyasal sorunu büyüyerek ilerleyecektir. Bu konunun çocuk sağlığı üzerinde de önemli etkileri var. Biyolojik çeşitlilik kaybı ve canlı türlerine ev sahipliği yapan doğal yaşam ortamlarının tahrip edilmesi de bu konu başlıklarından biridir; hepsi birbiriyle bağlantılıdır. Çocuklar küçük yetişkinler değildir, bu nedenle onlar için ayrıca düşünmeliyiz. Bu faktör çocukları bu bahsettiğimiz sorunlara karşı daha hassas kılmaktadır. Örneğin bazı toksik kimyasallar vücudun farklı işlevlerini, farklı organlarını olumsuz etkiliyor ve çocuklar yetişkinlere göre daha olumsuz etkileniyor. Çocuklar hızlı bir büyüme evresinde oldukları için yetişkinler kadar yemek yese de vücut ağırlıkları daha düşüktür. Bu da toksik kimyasalların etkisine karşı daha hassas kılar. Özellikle anne karnındaki süreç, doğumdan sonraki ilk iki yıl, 2-6 yaş ve 6-12 yaş arası çocuklar için çok önemli dönemlerdir; sağlıklı beslenmelerini kritiktir. Bu anlamda politikalar üretilmeli, çalışmalar gerçekleştirilmelidir” diye konuştu.</p>
<p><b>“EN ÇOK ONLAR ETKİLENİYOR”</b></p>
<p>Çocuk sağlığını önceleyen çalışmalarım yetersiz olduğunu ve bunu üzülerek karşıladığını aktaran Şık, </p>
<p>“Dünya Sağlık Örgütü’nün çocuklar için zararlı olduğunu belirttiği maddelerden biri kurşundur. Toprak, hava ve suya karışıp sağlığı olumsuz etkileyebilir. Kurşuna maruz kalan çocukların bilişsel aktiviteleri yavaşlayabilmekle birlikte başka sorunlara da yol açabilir. Tüm bunlar engellenebilir sorunlardır. Öte yandan çocukların sindirim sistemi ve emilim mekanizmaları da yetişkinlerden farklı çalışır; yetişkinlere göre daha toksik maddelere karşı maruziyet daha fazladır. Sağlıklı beslenme bu anlamda sadece büyümekle alakalı bir kavram değil, toksik maddelere maruziyeti de azaltacak bir yöntemdir. Dünyada gıdaya bağlı hastalıklar ve iklim değişikliğinin yansımaları en çok 5 yaş altı çocukları etkilemektedir. Bizim ülke genelinde çocuk sağlığını önceleyen bir kamusal perspektifine ihtiyacımız var, çocuk sağlığını ön planda tutmalıyız. Çocuğun eğitim başarısını çok konuşan ama sağlıklarını daha az konuşan bir toplumuz. Çocuklar 6 yaşında okula başlıyor ve eğitim başarılarındaki en önemli etken sağlıklı beslenme, toksik kimyasal maruziyetini azaltma gibi konulardır ama bunlara karşı bir bakış açımız yok. bunu üzülerek karşılıyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“YÜZDE KIRKI YETERSİZ BESLENİYOR”</b></p>
<p>Var olan ekonomik koşulların da etkisiyle çocuklarda yetersiz beslenme sorununun yaşandığını vurgulayan Şık, bu konuda da çözümler üretilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bahsettiklerimin tümü çözümü olan sorunlardır. Gıdayı daha farklı üretebilir; çevre, hava, su temizliğinde farklı çalışmalar gerçekleştirebiliriz. Türkiye gemi sökümünde aktif bir ülke, biz plastik atıkları da para karşılığı ülkemize alıyoruz. Bunların sebep olduğu kirlilik havayı, suyu, toprağı, gıdayı ve tüm toplumumuzu etkiliyor. Son olarak gıdaya erişim açısından büyük sorunlarımız var, son bir yılda gıda fiyatları inanılmaz bir yükseliş gösterdi. Yerel yönetimler, melek ve sivil toplum örgütleri, merkezi yönetim bir şeyler yapmalı. Çocuklara günde en az bir öğün sağlanmalıdır. Ana sınıfı ve o dönem öğrencilerinin yüzde 40’ı beslenme yetersizliği ile karşı karşıyadır. Dolayısıyla kamusal hayatın içindeki herkes bir şekilde bu sorunları görünür kılmalı ve gücünün yettiği ölçüde ne yapabilirizi düşünmelidir.”</p>
<p>Bülent Şık konuşmasının ardından etkinliğe katılan vatandaşların sorularını cevapladı. Şık etkinliğin sonunda anne ve babalar için rehber niteliği taşıyan “Çocuklar ve Gıda Güvenliği” kitabını katılımcılar için imzaladı. Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bülent Şık’a günün anısına hediye ve fidan takdim etti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-bulent-sik-ile-cocuklar-ve-gida-guvenligi-soylesisi-344168">Karşıyaka&#8217;da Bülent Şık İle &#8216;Çocuklar ve Gıda Güvenliği Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
