<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>söyleşilerinin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/soylesilerinin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/soylesilerinin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 May 2026 09:25:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>söyleşilerinin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/soylesilerinin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>40. Genç Günler Söyleşilerinin Son Konuğu Emin Çapa Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-soylesilerinin-son-konugu-emin-capa-oldu-636606</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 09:25:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[40]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Şey]]></category>
		<category><![CDATA[çapa]]></category>
		<category><![CDATA[emin]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[günler]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[konuğu]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşilerinin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636606</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin en uzun soluklu gençlik festivali “Hazır mıyız?” mottosuyla düzenlenen 40. Genç Günler söyleşi, atölye ve oyunlarla devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-soylesilerinin-son-konugu-emin-capa-oldu-636606">40. Genç Günler Söyleşilerinin Son Konuğu Emin Çapa Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en uzun soluklu gençlik festivali “Hazır mıyız?” mottosuyla düzenlenen 40. Genç Günler söyleşi, atölye ve oyunlarla devam ediyor.</p>
<p>Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde moderatörlüğünü Genel Sanat Yönetmeni Yardımcımız Emrah Özertem’in yaptığı son söyleşinin konuğu Emin Çapa’ydı.</p>
<p>40. Genç Günler kapsamında Şehir Tiyatroları’nda konuk ettiğimiz gazeteci ve televizyoncu Emin Çapa, gençlerle gelecek üzerine keyifli bir söyleşide buluştu. Kuantum, yeni insan, robot teknolojisi vb. güncel konular üzerine gerçekleşen sohbet, katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşti.</p>
<p>Söyleşi, Emrah Özertem’in “bütün Türkiye’nin tanıdığı sanatçıları, gazetecileri, ekonomistleri sizlerle söyleşi yapmak üzere sahnelerimize davet ediyoruz. Onlardan biriyle, sizlerin de severek takip ettiği bir isimle sizleri buluşturmak istiyoruz: Emin Çapa” sözleriyle başladı.</p>
<p>Sözlerine bir kırılmadan bahsederek başlayan Emin Çapa: “Dünya tarihinin bir kırılma noktasına denk geldik. Tarih bazen normal akışıyla ilerler. İnsanlık tarihinin bir kırılma anı vardır. Normalde bir insan ailesiyle, şirketiyle ilgili bir karar alırken 2 temel şeye dayanmak zorundadır. Bunlardan biri sizin aldığınız eğitimdir. İkincisi de o eğitim kadar önemli şey tecrübe. Oyunun kuralı değiştiği anda bu ikisi de işe yaramaz. İnsanlık öyle bir yerde duruyor ki hiç böyle bir şey yaşamadık. Yazının icadı, tarım devrimi bunun yanında hiçbir şey. Daha önceki değişimlerin her biri uzun zamanlara yayılıyordu. Kademeli gerçekleşiyordu. Bu salondaki herkes insan olarak doğdular ama özellikle gençler bildiğimiz gibi bir insan olarak ölmeyecekler. İnsan dediğimiz canlıya karşı benim çok büyük korkularım ve çok büyük umutlarım var. İnsan dünyadaki en iyi, aynı zamanda en zalim canlıdır.</p>
<p>Tarihin en büyük imparatorluklarından biri Britanya İmparatorluğu. Bugünkü dünya devletlerinin yüzde 60’ının sınırlarını Britanya çizmiştir. Britanya’nın başkanı Churchill, sadece Çanakkale’de yenilmiştir. Churchill diyor ki ‘geleceğin imparatorlukları zihnin imparatorlukları olacaktır’ Bunun anlamı bir toprağı işgal etmenin artık bir anlamı yok. Zihinleri işgal etmemiz gerekiyor. İkincisi savaş bir enerji aktarımıdır. Eskiden bu kas gücüyle, silahlarla ve nükleer silahlarla yapılan enerji aktarımıydı.</p>
<p>Benim bir paraşütüm var ve açmıyorum. İşime yarıyor mu? Hayır. Beyin de böyle arkadaşlar açmanız lazım. Beyni 3 boyutlu, 5 boyutlu açmamız gerekiyor. Gelecek hayal edilen bir şey değil inşa edilen bir şeydir. Kimse sizin için bir gelecek inşa edemez.</p>
<p>Kuantum bilgisayarlar trilyonlarca işlemi saniyeler süresince yaparlar. Bunlar hayata girdiklerinde şifre diye bir şey kalmayacak.</p>
<p>Tarih aşırı hızlandı. O kadar hızlandı ki yetişmek imkânsız. 3 boyutlu yazıcılarda basılmış organların nakli artık gün sayıyor. Dunla, diye bir kadın duydunuz mu? Nobel ödülü aldı. DNA’yı kesiyorsunuz ve yapıştırıyorsunuz. Bu yöntem kullanılarak, Çin’de bilgisayar üzerinde test edilerek ikizler doğdu. Bu yöntemle bütün genetik hastalıklara, genlere müdahale etmenin yolunu bulduk.</p>
<p>Elon Musk’ın bir şirketi de canlılarla yazılım arasında bir bağ kurmaya çalışıyor. Bunun da eşiğindeyiz.” Dedi.</p>
<p>Emin Çapa, teknolojinin getirdiği pek çok yeniliğin nasıl bir distopyaya doğru gittiğini örneklerle açıkladı. Yapay beyin, yapay hücre çalışmalarının hangi aşamalarda olduğunu ve onu nasıl korkuttuğunu anlattı. Yapay organlar üretme, yapay zeka destekli insansı robotlar, Japonya’nın mürettebatsız gemileri, robotlaşan tarım uygulamaları üzerine kendi görüşlerini paylaştı.</p>
<p>Sözlerine bilimin önemine değinerek devam eden Emin Çapa: “İçinde akıl ve bilim olmayan hiçbir şeyle uğraşmayın. Uygarlığın, refahın, zenginliğin her şeyin sırrı bilim. Bizi bilim birleştiriyor.” Dedi.</p>
<p>Emin Çapa sözlerini “hayata teslim olmayın. Hayata teslim olmak ölmektir. Ölenler bir şey yapamazlar, değişemezler” diyerek sona erdirdi. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-soylesilerinin-son-konugu-emin-capa-oldu-636606">40. Genç Günler Söyleşilerinin Son Konuğu Emin Çapa Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>40. Genç Günler Söyleşilerinin İlk Konuğu İlker Kaleli&#8217;ydi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-soylesilerinin-ilk-konugu-ilker-kaleliydi-634338</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 14:38:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[40]]></category>
		<category><![CDATA[dinlemek]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[günler]]></category>
		<category><![CDATA[ilker]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Kaleli]]></category>
		<category><![CDATA[konuğu]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[lker]]></category>
		<category><![CDATA[orada]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşilerinin]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634338</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin en uzun soluklu gençlik festivali “Hazır mıyız?” mottosuyla düzenlenen 40. Genç Günler başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-soylesilerinin-ilk-konugu-ilker-kaleliydi-634338">40. Genç Günler Söyleşilerinin İlk Konuğu İlker Kaleli&#8217;ydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en uzun soluklu gençlik festivali “Hazır mıyız?” mottosuyla düzenlenen 40. Genç Günler başladı. Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde moderatörlüğünü Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Berna Adıgüzel’in yaptığı söyleşinin konuğu İlker Kaleli’ydi.</p>
<p>40. Genç Günler kapsamında Şehir Tiyatroları’nda konuk ettiğimiz oyuncu ve müzisyen İlker Kaleli, gençlerle oyunculuk ve müzik üzerine keyifli bir söyleşide buluştu. Sanat üretimi, yaratıcılık süreci ve disiplinler arası çalışmalar üzerine gerçekleşen sohbet, katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşti.</p>
<p>Moderatörün “oyuncu olmaya veya bu mesleğe girmeye nasıl karar verdiniz? Nasıl karşılaşmalar, nasıl kırılmalar oldu hayatınızda?” sorusu üzerine:</p>
<p>İlker Kaleli: “Çocukken hepimizin oynadığı oyunları ben biraz fazla ciddiye aldım. Yaşım büyüdü, büyüdükçe oyunlar da büyüdü. Oyun oynamanın benim için bir hayatta kalma yolu olduğunu bu yaşlarda yeni anladım. Baktım ki ilgi alanım çok fazla. Hepsinde dibine kadar gitmeye çalışan bir çocuktum. O anda kendimin farkına varmak gibi bir durum yaşadım. Hepsini tek bir potada nasıl eritirim diye düşünürken karşıma çıkan insanlar da büyük etken oldu. Tanıştığın insanlar kapılar açıyor. Bu kapılar da oyuncu anlamında görülmeme yol açtı.</p>
<p>Moderatörün “Sanat Yönetimi gibi çok teorik bir şey okudun. Şahika Tekand’la çalışıyordun aynı zamanda. Ondan sonra da disiplini çok fazla bir yer olan Londra’da bir okula gittin. Sende nasıl dengelendi. Bütün bu metotları nasıl birbiri içinde erittin?”</p>
<p>İlker Kaleli cevaben: “Bu alışveriş hala devam ediyor. Lisede kendi kendime bir şekilde disipline olmam gerekiyor, dedim. 17 yaşında bir çocukken rüyalarımda sahneye çıktığımı görürdüm. Kalbim atıyordu. Delirmiş durumdaydım, gözüm hiçbir şey görmüyordu. Sadece tiyatro, benim oyunculuğu öğrenmem gerekiyor, diyordum. Bir şey yapmak istiyordum ama nasıl yapılacağına dair hiçbir fikrim yoktu. Sanat Yönetimi bölümü tiyatro ağırlıklıydı. Konservatuvarda olan başka dersler de vardı. Birçok önemli kişiyle orada temas kurdum. Şahika Hoca’yla orada tanıştım. Orada en önemlisi düşünmeyi öğrendim. Orası benim için iyi bir deney alanı oldu.</p>
<p>Sonra Londra macerası başladı. O sene 8000 kişi başvurmuştu, 22 kişi aldılar. Çok sert bir okuldu hakikaten. Orada bakış açısı çok farklı. Format farkı var.</p>
<p>Sanat Yönetimi bölümünde ise herkesten, her hocadan aldığım bir şey oldu. Usta-çırak ilişkisine inanan bir insanım ben. Genç bir oyuncunun farklı ustalarla vakit geçirmesi gerektiğine inanıyorum.” dedi.</p>
<p>Moderatör Berna Adıgüzel: “Oyunculuğun sezgisel bir yanı var. Teknik, eğitim, metotlar… Bunların dengesini nasıl kuruyorsun?”</p>
<p>“Duruma göre, projesine göre değişiyor. Bir kere öğrenme aşamasında sadece teknik çalışılması gerekiyor. Teknik olmadığı zaman nevroz geçiren bir insana dönüşüyor oyuncu. Bunun yanında yaratıcılığını arttıran şeylerle beslenmesi gerekiyor. Yol açmak gerekiyor. Teknik, yöntem insana birtakım kapılar açıyor. Dışarı taşmanın yollarını açıyorsun kendine.”</p>
<p><b>“Oyunculuğun Yüzde Sekseni Bence Dinlemekten Geliyor”</b></p>
<p>En önemlisi dinlemek bu arada. Oyunculuğun yüzde sekseni bence dinlemekten geliyor. Eğer dinlersek gerçek bir ilişki kurabiliriz. Dinlemek sadece karşındakini dinlemek değil, kendini dinlemek, ortamı dinlemek.”</p>
<p>Moderatör Berna Adıgüzel: “Sen disiplinler arası bir sanatçısın. Hem müzik var hayatında hem oyunculuk var. Bu iki disiplin birbirini nasıl besliyor? Sen bir karakteri çalışırken onun ritmini, müziğini buluyor musun?”</p>
<p>“Çoğu zaman karaktere dair bir müzik çalıyor kafamda. Karakterin haline dair müzik duyuyorum. Bazen resmini çiziyorum. Karalama dahi olsa bir şeyler anlatıyor. Bence her sanat dalı birbirini çok besliyor. Oyuncu dediğin insanın da oyunculuk dışında bir şeylerle ciddi alakadar olması gerekiyor. Çünkü oyuncunun hayatı kendi içine kapalı bir hayat.”</p>
<p>Moderatör: “Yurtdışında da yaptığınız projeleriniz var. Başka bir dilde oynamak çok zor. Dil bilmek yeterli değil orada oynamak için. O yerin kültürü var. Beden dili bile farklı bizden. Nasıl başardın?”</p>
<p>“Oyunculuğun büyülü olduğu nadir anlar oluyor. Ve bunun çoğunluğu anadilinde oluyor. Özellikle tiyatroda çok güzel anılarım var. Büyülü dediğim şey ise orada yazanı değil de yazmayanı oynamak. Karakterin gizlemeye çalıştığı şeyi sızdırabiliyorsan o zaman çok keyifli oluyor.”</p>
<p><b>“Değer Vereceğiniz Bir Uğraşınızın Olması Şart”</b></p>
<p>Moderatör: “Gençler bu sektörde neye hazır olmalı? Sen kendi ışığını nasıl buldun?”</p>
<p>“Gençler uzun ve belirsiz bir yola hazırlıklı olmalı. Başarıya hiçbir zaman hazırlıklı olamazsın. Oyunculuk insan doğasını inceleyen bir bilim dalı gibi bir şey. Kendi adıma doğru bildiğim ve inandığım şeyleri hiçbir şey için satmamak. Naçizane kendi duruşum dışında yaslanabileceğim hiçbir şey olmadı hayatımda. Kendimi hayal kırıklığına uğratmamak aslında. Aynaya bakabilmeye her zaman devam etmek. Gerisi hep kör dövüşü, karanlıkta yol bulmak.</p>
<p>Oyunculuğun çok zikzakları var. Mutlaka oyunculuğu kenara park ettiğinizde değer vereceğiniz bir uğraşınızın olması şart.”</p>
<p>Söyleşi sonrası İlker Kaleli’ye sürpriz bir doğum günü kutlaması gerçekleştirildi.</p>
<p>Söyleşinin sonunda İlker Kaleli’yi kutlayan Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever:</p>
<p>“Huzurlarınızda bir kez daha İlker Bey’e teşekkür ediyorum. Davetimize teveccüh gösterdi. Çok keyifli ve içten bir sohbetti. Çok teşekkür ediyoruz.</p>
<p>Bu yıl 40.’sını düzenledik Genç Günler’in. Hazır mıyız? mottosuyla düzenledik. Söyleşilerimizin ilkini İlker Bey’le yaptık” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-genc-gunler-soylesilerinin-ilk-konugu-ilker-kaleliydi-634338">40. Genç Günler Söyleşilerinin İlk Konuğu İlker Kaleli&#8217;ydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet söyleşilerinin ilk konuğu Prof. Kaboğlu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cumhuriyet-soylesilerinin-ilk-konugu-prof-kaboglu-416508</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 07:38:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[konuğu]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşilerinin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=416508</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet’in 100. yılı kutlamaları kapsamında, “Cumhuriyet Söyleşileri” düzenliyor. 5 ay sürecek söyleşilerin ilk konuğu 26 Ekim’de Prof. Dr. İbrahim Özden Kabaoğlu olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyet-soylesilerinin-ilk-konugu-prof-kaboglu-416508">Cumhuriyet söyleşilerinin ilk konuğu Prof. Kaboğlu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyet söyleşilerinin ilk konuğu Prof. Kaboğlu</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet’in 100. yılı kutlamaları kapsamında, “Cumhuriyet Söyleşileri” düzenliyor. 5 ay sürecek söyleşilerin ilk konuğu 26 Ekim’de Prof. Dr. İbrahim Özden Kabaoğlu olacak.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi, Müzeler ve Kütüphaneler Şube Müdürlüğü, Cumhuriyet’in 100. yılı kutlamaları kapsamında “Cumhuriyet Söyleşileri”ne başlıyor. 5 ay sürecek söyleşilerin ilki 26 Ekim’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Küçük Salon’da Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu’nun katılımıyla yapılacak. “Cumhuriyet’in 100. Yılında Hukuk Politikaları” başlıklı söyleşinin moderatörlüğünü Avukat Ayşe Kaymak üstlenecek. </p>
<p><strong>Ülkenin değişim ve gelişim süreci mercek altına alınacak</strong></p>
<p>“Cumhuriyet Söyleşileri”nde, geçen yüz yıllık zaman zarfında, ülkenin yaşadığı değişim ve gelişim süreci mercek altına alınacak. Cumhuriyetin kazanımlarıyla, hemen her alanda yaşanan değişim ve gelişim süreci söyleşilerin konusu olacak. Söyleşilerde, sadece geçmişin deneyimiyle sınırlı kalınmaması, ülkemizin geleceğine dair bir projeksiyon ortaya konması da hedefleniyor. Söyleşiler Cumhuriyet’in 100. Yılında Kurtuluş ve Kuruluşun Ekonomi Politiği ve Günümüz, İnsan Hakları, Kültür ve Sanat, Düşünce Hayatı, Cumhuriyet, Demokrasi, Siyaset, Demokrasinin Beşiği Akdeniz başlığı adı altında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi-Küçük Salon ve APİKAM Yerleşkesi olmak üzere iki farklı mekanda olacak.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyet-soylesilerinin-ilk-konugu-prof-kaboglu-416508">Cumhuriyet söyleşilerinin ilk konuğu Prof. Kaboğlu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CKM Söyleşilerinin Konuğu Levent Gök Roboski&#8217;yi Anlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ckm-soylesilerinin-konugu-levent-gok-roboskiyi-anlatti-347233</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2023 17:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[anlattı]]></category>
		<category><![CDATA[ckm]]></category>
		<category><![CDATA[gök]]></category>
		<category><![CDATA[konuğu]]></category>
		<category><![CDATA[levent]]></category>
		<category><![CDATA[roboskiyi]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşilerinin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=347233</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Levent Gök, 28 Ocak Cumartesi günü “Roboski Uludere’nin Gözyaşları” söyleşisiyle Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nin konuğu oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ckm-soylesilerinin-konugu-levent-gok-roboskiyi-anlatti-347233">CKM Söyleşilerinin Konuğu Levent Gök Roboski&#8217;yi Anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Levent Gök, 28 Ocak Cumartesi günü “Roboski Uludere’nin Gözyaşları” söyleşisiyle Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nin konuğu oldu. </strong></p>
<p><strong>Roboski olayını birçok boyutuyla anlatan Levent Gök söyleşisinde kendisini en çok sarsan şeyin hayatını kaybedenlerin neredeyse tamamının çocuk olması olduğunu söyledi. </strong></p>
<p>TBMM&#8217;de kurulan Uludere Araştırma Komisyonu&#8217;nda görev yapan CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, 2011’de TSK’ye ait uçaklarla yapılan bombardımanda çoğu çocuk 34 kişinin yaşamını yitirmesi ile sonuçlanan olaya dair elde ettiği bulguları kitaplaştırdı.  İmge Yayınevi etiketiyle çıkan &#8220;Uludere&#8217;nin Gözyaşları: Roboski&#8221; adlı kitap Gök’ün TBMM’de kurulan komisyonun üyesi olduğu süreçte elde ettiği bilgi ve belgelere dayanıyor.</p>
<p> Levent Gök kitabının ışığında gerçekleştirdiği söyleşisinde Roboski olayını yargı sürecinden ailelerinin yaşadıklarına kadar birçok boyutuyla anlattı. Söyleşiye CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay, Sağlık ve Kültürden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, CHP İstanbul Milletvekilleri Akif Hamza Çebi, Gürsel Tekin, Sibel Özdemir, Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, HDP İstanbul Eşbaşkanı Ferhat Encü, yakınlarını kaybeden aileler, sanatçı Kadir İnanır ve Kadıköylüler katıldı.</p>
<p><strong>“BU FACİA ‘YANLIŞ’ DİYEREK GEÇİŞTİRİLEMEZ”</strong></p>
<p>Levent Gök’ten önce konuşan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay “Bir dramın, bir facianın Türkiye kamuoyuna mal olmasında, gerçeklerin perde arkasının paylaşılmasında, Encü ailesi başta olmak üzere bu faciada yakınları yaşamını yitiren ailelerin yüreklerinin soğutulmasında arkadaşım Levent Gök’ün insanüstü çabası olduğunu biliyorum. Sayın Genel Başkanımızın helalleşme vurgusunun altında yatan başlıklardan biri de Roboski faciasıdır. Bu facia ‘yanlış’ diyerek geçiştirilemez.</p>
<p>Burada bir vebal vardır ve her vebalin de bedeli vardır. Ve bu bedelin ödeneceğini Cumhuriyet Halk Partisi adına beyan ve taahhüt ediyorum. Bunu yapmak zorundayız.” dedi. </p>
<p><strong> “ÖLENLER ÇOCUKTU”</strong></p>
<p>Altay’ın ardından söyleşisine başlayan Levent Gök, sözlerine bir devletin demokratik olmasının yönetenlerin hesap vermesine bağlı olduğunu söyleyerek başladı: “TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nda görev yaptığım 28 Aralık 2011 tarihinde meydana gelen bu olay üzerine partimizin ve diğer muhalefet partilerinin verdiği önergenin kabul edilmesiyle Uludere Alt Komisyonu kuruldu ve partim de beni bu komisyonda görevlendirdi.</p>
<p>29 Aralık’ta hepimiz bir takım haberler duymaya başladık. Şırnak’ın Uludere ilçesinde bir şeyler olmuştu. İktidar elindeki medya gücüyle ambargo koyarak ölenlerin kim olduğunu, olayın nasıl olduğunu sakladı. Bu algı o kadar güçlü oldu ki, 11 yıl geçmesine rağmen ülkemizin bazı kesimlerince daha niteliğinin ne olduğu konusunda tartışmalar yaşandığına tanık oluyorum.” Roboski’de kendisini en çok sarsan şeyin hayatını kaybedenlerin neredeyse tamamının çocuk olması gerçeği olduğunu ifade eden Gök, şunları söyledi: “Ölenler çocuklardı. 6 tanesi 13 yaşında. 5 tanesi 15 yaşında, 4 tanesi 16 yaşında.”  Çocukların her birinin hikâyesi olduğunu anlatan Gök, “En önemli özellikleri yoksul ailelerin çocukları olmaları ve çok zor şartlarda cüzi bir para kazanmak için hayatlarını ortaya koymalarıydı” dedi. </p>
<p><strong>KİTABIN GELİRİ AİLELERE</strong></p>
<p>Kitabın gelirinin Roboski’deki aileler için kullanılacağını ifade eden Gök, “Ailelerle bir karar vereceğiz. Köyde belki bir anıt mezar, ya da geride kalan çocuklar için bir kütüphane ya da onların uygun görecekleri bir şey yapacağız. Bu çocuklarımızı unutturmayacağız.” dedi. Sorumluların belli olduğunun altını bir kez daha çizen, kitapta anlatılan her konunun belgeli olduğunu ifade eden Gök “Roboski’de 11 yıldır yas devam ediyor. Bu kitap gözyaşlarının hikâyesidir” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı. </p>
<p><strong>“ARTIK YETER”</strong></p>
<p>Levent Gök’ün konuşmasının ardından konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı da şunları söyledi: “48 yaşındayım, çok acı dinledim, bu acıların yaşandığı topraklardan geliyorum. Artık tek bir şey istiyorum, ne analar ağlasın ne de biz bu acıları kitaplaştıralım. Artık yeter. Sayın vekilime çok teşekkür ediyorum. 4 ay sonra seçim var. Umarım bunların hepsi kitaplarda okuduğumuz kötü anı olarak kalır. Bir daha bu tür acıları yaşamayız, yaşatacak her şeyi de kapatırız.”</p>
<p>Söyleşinin ardından Levent Gök Kadıköy Belediyesi Kültür Yayınları Kitabevi’nde kitabını imzaladı</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ckm-soylesilerinin-konugu-levent-gok-roboskiyi-anlatti-347233">CKM Söyleşilerinin Konuğu Levent Gök Roboski&#8217;yi Anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
