<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sorunlara | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sorunlara/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sorunlara</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Sep 2025 11:23:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>sorunlara | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sorunlara</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ALO 153: Ağustos’ta Sorunlara Anında Müdahale</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alo-153-agustosta-sorunlara-aninda-mudahale-573663</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 11:23:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çağrı]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573663</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi ALO 153 Çağrı Merkezi, modern teknoloji ve yapay zekâ destekli altyapısıyla Ağustos ayında 16 bin 320 çağrıya yanıt verdi ve talepler ilgili birimlere iletildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alo-153-agustosta-sorunlara-aninda-mudahale-573663">ALO 153: Ağustos’ta Sorunlara Anında Müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin ALO 153 Çağrı Merkezi, modern teknoloji ve yapay zekâ destekli altyapısıyla vatandaşların taleplerini hızlı ve etkin bir şekilde çözüme kavuşturarak yerel yönetimde fark yaratıyor. Ağustos ayı verilerine göre, merkeze ulaşan 16 bin 320 çağrı, modern altyapı sayesinde hızlıca ilgili birimlere iletilerek çözüm süreci başlatıldı.</p>
<p><strong>Ağustos Ayında 16 Bin 320 Çağrı</strong></p>
<p>ALO 153 Çağrı Merkezi, yapay zekâ destekli modern dijital altyapısıyla yerel yönetimlerde örnek bir uygulama olarak öne çıkarken, Ağustos ayında temizlik, ilaçlama, yol yapımı, veterinerlik hizmetleri gibi geniş yelpazede 16 bin 320 çağrı ulaştı. Yapay zekâ destekli sistem sayesinde anında analiz edilerek doğru birimlere yönlendirilen çağrılar hızla çözüme kavuşturuldu.</p>
<p><strong>Vatandaşla Belediye Arasında Anında İletişim</strong></p>
<p>ALO 153, yalnızca bir çağrı merkezi değil, aynı zamanda vatandaşların ihtiyaçlarını doğrudan belediyeye iletebildiği etkin bir çözüm platformu olarak dikkat çekiyor. Vatandaş odaklı yaklaşımıyla Türkiye’deki diğer yerel yönetimlere de örnek teşkil eden uygulama, katılımcı belediyeciliğin güçlü bir aracı olarak dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alo-153-agustosta-sorunlara-aninda-mudahale-573663">ALO 153: Ağustos’ta Sorunlara Anında Müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda bruksizm ciddi sorunlara neden olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-bruksizm-ciddi-sorunlara-neden-olabilir-550138</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 08:19:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bruksizm]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550138</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, çocuklarda görülen diş sıkma ve gıcırdatma (bruksizm) probleminin nedenleri, zararları, erken müdahale yöntemleri ve tedavi süreci hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-bruksizm-ciddi-sorunlara-neden-olabilir-550138">Çocuklarda bruksizm ciddi sorunlara neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, çocuklarda görülen diş sıkma ve gıcırdatma (bruksizm) probleminin nedenleri, zararları, erken müdahale yöntemleri ve tedavi süreci hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Diş sıkma sorunu, çocukların da yaşam kalitesini düşürebilir! </strong></p>
<p>Bilinçsizce diş sıkma veya gıcırdatma olarak bilinen bruksizmin tipik olarak stresle bağdaştırıldığını hatırlatan Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, “Yetişkin nüfusun yüzde 20’si gün içinde farkında olmadan dişlerini sıktığını bildiriyor. Ancak bruksizm sadece yetişkinlerin karşılaştığı bir sorun değil.” dedi.</p>
<p>Çocukluk çağında da diş sıkmanın görüldüğünü belirten Üçem, “Bu durum başka hastalıkların da habercisi olabilir. Hızla tedavi edilmeyen diş sıkma sorununun, çocukların yaşam kalitesini düşürdüğünü söyleyebiliriz.” bilgisini verdi.</p>
<p><strong>Bruksizmin temelinde stres, depresif ruh hali ve mutsuzluk gibi psikolojik nedenler yatıyor! </strong></p>
<p>Özellikle çocuklarda görülen bruksizmin ve diş gıcırdatma durumunun her 100 çocuktan 25’inde görülebildiğine dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, “Çocuklarda bruksizm ile uyku halinde veya uyanıkken olmak üzere iki şekilde karşılaşılabiliyor. İki durumun da sebepleri stres, depresif ruh hali ve mutsuzluk olarak biliniyor. Diş gıcırdatması ve diş sıkma tedavi edilmediğinde ise ciddi sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Tedavinin temelinde ise diş sıkan kişinin karşılaştığı sorunun psikolog gözetiminde giderilmesi yatıyor.” dedi.</p>
<p>Çocuklardaki bruksizmin ortalama 12 yaşından sonra görülme sıklığının azaldığını ifade eden Üçem, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Genellikle ebeveynler çocukların uykularında dişlerini gıcırdattıklarını ve sesten dolayı fark ettiklerini ifade ederler. Çocuklarda bruksizm nedenleri arasında duygusal ve psikolojik stresin yanı sıra, lokal ve sistemik pek çok neden bulunabilir. Diş sıkma ve gıcırdatma, her yaşta ortaya çıkabilen genellikle uyku sırasında, dişleri bilinçsizce sıkarak yapılan bir eylem. Normal olmayan bu durum, oldukça rahatsız edici bir sesin duyulmasıyla ortaya çıkar. Genellikle bu alışkanlık, kişinin kendisi tarafından pek algılanmaz. Ancak aileler, çocukların uyku sırasında dişlerini gıcırdattığını rahatça fark edebilir. Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı gündüz saatlerinde, gece uykuda veya hem gece hem gündüz ortaya çıkabilir.”</p>
<p><strong>Diş gıcırdatma, diş ve çene sağlığına zarar verdiği için önemli! </strong></p>
<p>Çocuklarda bruksizmi tetikleyebilecek durumlara değinen Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, “Özellikle dişlerin değişme dönemlerinde, çok miktarda diş çürüğü oluştuğunda ve yapılmış olan dolgu gibi restorasyonların eskiyerek uyumunu kaybettiğinde ortaya çıkan dişsel nedenlerle, solunum ve sindirim sisteminin kronik rahatsızlıklarında veya hormonsal bozukluklarda görülen sistemik sorunlarda, çocuğu strese sokan kardeşinin doğması, aile içi geçimsizlik, okul problemleri gibi durumların varlığında oluşan psikolojik etkenler nedeniyle diş sıkma ve gıcırdatma görülebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p>Üçem ayrıca, diş sıkma ve gıcırdatma probleminin dişlerde aşınma ve çürüklere, uyku sorunlarına, özellikle de alt çene ekleminde aşınma ve kazanılmış yapı bozukluğuna neden olması sebebiyle çok önemli olduğunu vurguladı. </p>
<p><strong>Gece uykusunda hafif dokunuşlarla uyarılarak çocuğun diş gıcırdatması azaltılabilir!</strong></p>
<p>Diş gıcırdatma problemi olan çocuklarda yapılması gereken ilk uygulamanın, gece çocuğu izlemek olduğunu ifade eden Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, “Böylece çocuk diş gıcırdatmaya başladığında hafif dürterek derin uykudan normal uykuya geçmesi sağlanabilir. Bu uygulamayı diş gıcırdatma sıklığı azalana ya da tamamen bitene kadar her gece sabırla yapmak gerekir.” dedi.</p>
<p>Bu yöntemle zaman içinde çocuğun diş gıcırdatmasının azalmasının beklendiğini belirten Üçem, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Medikal plakların çocuklarda kullanımı gelişim döneminde önerilmez. Çocuğunuzun diş gıcırdatma ve diş sıkma problemi varsa öncelikle bir çocuk diş hekimine gitmelisiniz. Çocuk diş hekiminiz muayene sırasında dişlerde hasar olup olmadığını kontrol edecektir. Ayrıca muayene sırasında çocuğunuzun stresli olup olmadığını anlamak için bazı sorular sorulabilir. Gerekli görülmesi durumunda çocuk psikoloğuna veya psikiyatristine başvurmanız tavsiye edilebilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-bruksizm-ciddi-sorunlara-neden-olabilir-550138">Çocuklarda bruksizm ciddi sorunlara neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Küresel Sorunlara Yerelden Çözüm Arayışı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-kuresel-sorunlara-yerelden-cozum-arayisi-523290</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 May 2025 07:12:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[çankayada]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<category><![CDATA[yerelden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=523290</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi ile TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şubesi iş birliğinde düzenlenen “1. Çevre ve Sürdürülebilirlik Paneli”nde, çevre sorunlarına yerelden çözüm arayışları, uzmanların katılımıyla masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-kuresel-sorunlara-yerelden-cozum-arayisi-523290">Çankaya&#8217;da Küresel Sorunlara Yerelden Çözüm Arayışı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi ile TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şubesi iş birliğinde düzenlenen “1. Çevre ve Sürdürülebilirlik Paneli”nde, çevre sorunlarına yerelden çözüm arayışları, uzmanların katılımıyla masaya yatırıldı. Panelde, sürdürülebilirliğin sadece çevresel değil; sosyal, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla ele alınması gerektiği vurgulandı.</b></p>
<p> </p>
<p>Çankaya Belediyesi, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şubesi iş birliğiyle “1. Çevre ve Sürdürülebilirlik Paneli”ni düzenledi. Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte, çevre bilinci, küresel sorunlar ve çözüm önerileri uzman katılımcılarla birlikte masaya yatırıldı.</p>
<p>Panele; Çankaya Belediye Başkan Yardımcıları Aydın Özsoy ve Anıl Çetin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yardımcısı Vekili Ebru Dilber Çakır, Bakanlık Yeterlilik Şube Müdürü Adnan Macit, İl Müdürlüğü Çevre Yönetimi ve Denetimi Şube Müdürü Arda İşler, İl Müdürlüğü ÇED Müdürü Zuhal Tokgöz, Bakanlık ve İl Müdürlüğü uzmanları, Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ahmet Kırmızı ve yönetim kurulu üyeleri, Ankara Şube Başkanı Müge Karamustafa, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Ünal ile çok sayıda öğrenci katıldı.</p>
<p> </p>
<p>Panel, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı Müge Karamustafa’nın açılış konuşmasıyla başladı. Karamustafa, mesleğin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Bizler, yaşam kalitesini yükseltmek, doğal kaynakları korumak ve çevresel sorunlara çözüm üretmek için çalışan; hayatın her alanında kritik roller üstlenen çevre mühendisleriyiz. Bugün çevre mühendisliği yalnızca bir meslek dalı değil, geleceğimizi şekillendiren hayati bir güç haline gelmiştir. Toplumun her kesiminde sürdürülebilirlik bilincini artırmak için var gücümüzle çalışıyoruz.”</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK ORTAK AKILLA MÜMKÜN</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi adına konuşma yapan Başkan Yardımcısı Aydın Özsoy, panelin yalnızca bir konuşma ortamı değil, aynı zamanda ortak aklın üretildiği bir zemin olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Konuşmasında şunları söyledi:</p>
<p> </p>
<p>“Sürdürülebilirlik yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve kültürel boyutları olan çok yönlü bir meseledir. Bu nedenle sivil toplum, akademi ve yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesi şarttır. İklim değişikliği, doğal kaynakların tükenmesi, hızlı kentleşme ve artan çevre kirliliği artık sadece çevrecilerin değil, hepimizin meselesidir. Bizler, yerel yönetimler olarak bu küresel sorunlara yerelden çözüm üretme sorumluluğunu taşıyoruz. Çankaya Belediyesi olarak yıllardır çevre dostu politikaları temel alan, doğayla barışık ve insan odaklı projelere imza atıyoruz. Ayrıca çocuklara ve gençlere yönelik iklim değişikliği eğitimleriyle bu bilinci erken yaşta kazandırmayı amaçlıyoruz. Ancak daha yapılacak çok işimiz var. Biliyoruz ki sürdürülebilir bir gelecek, yalnızca belediyelerin çabasıyla değil, siz değerli katılımcıların katkısıyla mümkün olacaktır. Panelde ortaya çıkacak fikirlerin bizim yol haritamıza da ışık tutacağına inanıyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>“TÜKETTİKÇE TÜKENİYORUZ”</b></p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yardımcısı Vekili Ebru Dilber Çakır ise konuşmasında sürdürülebilirliğin artık çevresel bir mesele olmaktan çıkıp insan yaşamını doğrudan etkileyen bir sorun haline geldiğini vurguladı.</p>
<p>“İnsanlık olarak tükettikçe tükenir hale geldik. Mevcut tüketim hızıyla dünya nüfusu, bir buçuk dünya büyüklüğünde bir kaynağa ihtiyaç duyacak hale geldi. İklim değişikliği ve küresel ısınma artık neslimizi tehdit ediyor. Bu noktada Çevre Mühendisleri Odamızın ve Çankaya Belediyemizin attığı adımları önemsiyor ve destekliyorum. Öncelikli hedefimiz, toplumsal bilinci artırmak olmalı” dedi.</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİLİNÇLE SAHİPLENİLMELİ”</b></p>
<p>Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ahmet Kırmızı ise konuşmasında farkındalık çalışmalarının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Ülke olarak çok hızlı tükettik iki kavramdan söz ediyoruz: çevre ve sürdürülebilirlik. Bu kavramları anlamını yitirmeden, bilinçle sahiplenmeliyiz. Farkındalığı artırmak ve bunu uygulamaya dökmek, geleceğimizi inşa etmenin temelidir. Bu ve benzeri farkındalık organizasyonlarını birlikte sahiplenmeli, yaygınlaştırmalıyız.”</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>GELECEK, FARKLI DİSİPLİNLERLE TARTIŞILDI</b></p>
<p>Konuşmaların ardından başlayan ilk oturumda &#8220;Enerji Sektöründe Sürdürülebilirlik&#8221; başlığı ele alındı. Bu oturumda, Sürdürülebilirlik, Kalite ve ISG Koordinatörü Yeşim Aştı ile İzin ve Uyum Müdürü Göknil Cömert, enerji dönüşümü ve iklim değişikliğine sektörel katkılar üzerine değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Sürdürülebilirlik ve Karbon Yönetimi Uzmanı Ekin Ertepe ise &#8220;Türkiye ve Dünyada Sürdürülebilirlik Uygulamaları&#8221; başlıklı sunumunda, iklim krizi bağlamında yürütülen çalışmaları ve yeni normalleri değerlendirdi.</p>
<p>Panelin ikinci oturumunda ise Çevre ve İklim Değişikliği Şefi Ümit Emre Ün, &#8220;Çimento Sektöründe Sürdürülebilirlik&#8221; konusunu ele alırken; Sürdürülebilir Turizm Denetçisi Bülent Dokuzluoğlu “Turizm Sektöründe Sürdürülebilirlik” başlığı altında sektörel sorumlulukları değerlendirdi.</p>
<p> </p>
<p>Panelin son konuşmasını gerçekleştiren Çankaya Belediyesi Dış İlişkiler Müdürü Umut Berker Sevilmiş, “Yerel Yönetimlerde Sürdürülebilirlik” konulu sunumuyla, belediyelerin çevresel farkındalığı artırmak amacıyla yürüttüğü çalışmaları katılımcılarla paylaştı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-kuresel-sorunlara-yerelden-cozum-arayisi-523290">Çankaya&#8217;da Küresel Sorunlara Yerelden Çözüm Arayışı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tahtakale Mahallesi&#8217;nde Sorunlara Hızlı Çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tahtakale-mahallesinde-sorunlara-hizli-cozum-460417</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2024 21:03:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<category><![CDATA[tahtakale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460417</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avcılar’ın 10 mahallesinde başlayan hizmet seferberliği hız kesmeden devam ediyor. Belediye ekiplerinin son adresi Tahtakale Mahallesi oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tahtakale-mahallesinde-sorunlara-hizli-cozum-460417">Tahtakale Mahallesi&#8217;nde Sorunlara Hızlı Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Mahalleyi cadde cadde, sokak sokak gezen “Mahalle Hizmet Seferberliği” ekipleri sorunlara hızlıca müdahale etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>Otlar Biçildi, İşgaller Kaldırıldı, Sokaklar İlaçlandı&#8230;</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Avcılar Belediyesi Mahalle Hizmet Seferberliği Ekipleri bu hafta Tahtakale Mahallesi’ndeydi. Belediye bünyesinde 25 araç ve 61 personelle oluşturulan çözüm ekibi sabahın ilk saatlerinde çalışmalarına başladı. Caddeler yıkandı, yollarda, kaldırımlarda ve parklarda bakım ve onarım çalışmaları yapıldı. Ekipler boş arazileri de unutmadı. Park ve bahçeler müdürlüğü ekipleri havaların ısınmasıyla boş arazilerdeki yabani otları temizlerken veteriner hizmetleri ekipleri böcek ve haşerelere karşı ilaçlama yaptı. Zabıta ekipleri ise yaya yollarındaki işgallere müdahale etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>Vatandaş Talepleri Anında Çözüldü</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Çalışmaların başında ise Avcılar’da hizmet seferberliğini başlatan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara vardı. Belediye meclis üyeleri, başkan yardımcıları, birim müdürleri ile birlikte çalışmaları yerinde takip eden Çaykara esnaf ve vatandaşları ziyaret etti. Vatandaşlardan gelen talepleri ekiplerine ileten başkan Çaykara anında çözüme kavuşturdu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>Çaykara: Komşularımızın sesine her zaman kulak vereceğiz</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Çaykara; “</span><span><span><span>Mahalle Hizmet Seferberliği çalışmalarımıza bugün Tahtakale Mahallemizde devam ettik. </span></span></span>Ekiplerimizle birlikte mahallemizi sokak sokak dolaşıyor, tespit ettiğimiz sorunları çözüme kavuşturuyoruz. <span><span><span>Kentimizi çözüm odaklı anlayışla ve ortak akılla yönetmek için Avcılarlı komşularımızın sesine her zaman kulak vereceğiz.” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tahtakale-mahallesinde-sorunlara-hizli-cozum-460417">Tahtakale Mahallesi&#8217;nde Sorunlara Hızlı Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kontrolsüz Egzersiz Bu Sorunlara Yol Açabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kontrolsuz-egzersiz-bu-sorunlara-yol-acabiliyor-455772</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 May 2024 10:38:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolsüz]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455772</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle pandemi dönemiyle birlikte, teknolojideki hızlı gelişmelerin de etkisiyle hayatımıza giren çevrimiçi egzersiz programlarına ilgi son yıllarda giderek artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrolsuz-egzersiz-bu-sorunlara-yol-acabiliyor-455772">Kontrolsüz Egzersiz Bu Sorunlara Yol Açabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ancak dikkat! Gerek vücudumuzun genel sağlığı gerekse kilo vermek amacıyla yapılan çevrimiçi egzersizler, kontrolsüz olduğunda fayda yerine zarar verebiliyor! Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Işıl F. Kartaloğlu “Son zamanlarda çevrimiçi egzersiz, yoga ve pilates programları sonrası boyun, bel ağrısı ve kollarında/ bacaklarında uyuşukluk şikayetleriyle başvuran hastaların sayısında artış yaşanıyor.</p>
<p>Özellikle herhangi bir kas iskelet sistemi hastalığı ya da şikayeti olanların egzersiz programı için öncelikle hekime danışmaları hayati önem taşımaktadır” diyor.</p>
<p>Doç. Dr. Işıl F. Kartaloğlu çevrimiçi, kontrolsüz egzersizin yol açabildiği sorunları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p>Modern hayatın yoğun koşuşturmacasında dışarıda spor yapmaya fırsat bulamayanlar teknolojinin nimetlerinden faydalanarak çevrimiçi egzersizlere yöneliyor. Ancak hastaların bulundukları mekandan kolaylıkla katılabildikleri denetimsiz sağlık kuruluşları ya da çevrimiçi grup egzersiz programları birçok ciddi sorunu da beraberinde getirebiliyor! Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Işıl F. Kartaloğlu “Sağlığımız için hareketsiz (sedanter) yaşamdan kaçınmak ve fiziksel aktivitelere, düzenli egzersize özen göstermek şüphesiz çok önemli ancak kontrolsüz yapıldığında en faydalı sporlar bile zarar verici bir hal alabiliyor. Özellikle son zamanlarda pilates ve yoga gibi çevrimiçi yapılabilen kontrolsüz egzersizler nedeniyle kas-iskelet sistemlerinde yaralanmayla başvuran hastalarla çok sık karşılaşıyoruz” diyor. Düzenli egzersiz yapmanın; aşırı kilo ve obeziteden diyabete, kalp damar hastalıklarından kas ve iskelet sistemine dek birçok hastalığa fayda sağladığını vurgulayan Doç. Dr. Kartaloğlu, buna karşın vücudumuzun ana destek yapılarından biri olan ve aynı zamanda oldukça karmaşık bir yapıya sahip bulunan omurgamızın en küçük bir yanlış hareketten bile büyük zarar görebildiğini vurguluyor.</p>
<p><strong>Hem yapısal hem sinirsel iletişimi düzenliyor!</strong></p>
<p>Özellikle pilates ve yoganın hem fiziksel, ruhsal ve zihinsel sağlığa iyi gelmesi hem de diğer egzersizlere göre uygulanabilirliğinin daha kolay olduğu düşüncesiyle bazı kurallara gerektiği kadar dikkat edilmeyebildiğini belirten Doç. Dr. Kartaloğlu, bu konuda toplumsal farkındalığın yeterli olmaması dolayısıyla çevrimiçi programlarda kontrolden uzak gelişigüzel uygulanabildiğini, bunun da omurgalara ciddi zararlar verebildiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Omurgamız kollarımızla ve bacaklarımızla sürekli bir iletişim halindedir.  Aynı zamanda omurilik adı verilen, beynimizden gelen emirleri vücudumuzun geri kalanına ileten ve oradan gelen bilgileri beyne taşıyan hayati bir yapıdır. Yani hem yapısal destek sağlar hem de sinirsel iletişimi düzenler. Omurgamızın sağlığı genel vücut sağlığımız için büyük önem taşır. Omurgamızı etkileyen herhangi bir sorun, genel hareket kabiliyetimizi, dengemizi ve koordinasyonumuzu doğrudan etkiler!”</p>
<p><strong>Pilates ve yoga sağlığa faydalı, ama!</strong></p>
<p>Özellikle son yıllarda ilginin giderek arttığı pilates, yoga vb egzersiz programlarının sağlık açısından birçok yararı olsa da, özellikle boyun ya da bel fıtığı gibi omurga problemleri olan kişiler üzerinde yapılacak detaylı bir değerlendirme ve kişiye özel planlama gerektirdiğini belirten Doç. Dr. Kartaloğlu “Yapılan çalışmalar; bu açıdan bakıldığında, boyun fıtığı olan hastalarda pilates, yoga vb esnasında yanlış yapılan hareketlerin boyun ağrısını artırabildiğini ortaya koymaktadır. Bulgular, kontrolsüz yapılan egzersizlerin, omurilik sinirlerinin geçtiği deliklerin boyutunu azaltarak sinir köklerini sıkılaştırabildiğini ve dolayısıyla boyun ağrısını tetikleyebildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle mutlaka bir uzman eşliğinde kişiye özel şekilde programlama yapılmalıdır. Kemik erimesi, bel fıtığı, skolyoz, kireçlenme ve iltihaplı romatizma gibi hastalıkların tedavisi pilates, yoga veya herhangi bir egzersiz değildir. Herhangi bir kas iskelet sistemi hastalığınız veya şikayetiniz var ise tedavi ve egzersiz programı için öncelikle hekime danışmanız hayati önem taşımaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Boyun ve bel fıtığını tetikliyor!</strong></p>
<p>Özellikle boyun fıtığı olan kişilerde yapılan çalışmaların, ileri doğru baş hareketi gibi hareketlerin boyun ağrısı ve diğer komplikasyonlara yol açabildiğini gösterdiğini vurgulayan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Işıl F. Kartaloğlu şöyle konuşuyor: “Yapılan çalışmalar; pilates, yoga ve kontrolsüz yapılan egzersiz programlarının, yanlış veya aşırı uygulanması durumunda özellikle mevcut boyun ve bel sorunları olan kişiler için risk oluşturabileceğini gösteriyor. Özellikle omurga ve kas iskelet sistemi sorunları olan kişilerin, herhangi bir fiziksel egzersiz programına başlamadan önce mutlaka Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hekimine<strong> </strong>danışmaları gerekir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrolsuz-egzersiz-bu-sorunlara-yol-acabiliyor-455772">Kontrolsüz Egzersiz Bu Sorunlara Yol Açabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Böcek alt yapıda kangren haline gelen sorunlara neşter vurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-bocek-alt-yapida-kangren-haline-gelen-sorunlara-nester-vurdu-436785</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jan 2024 09:40:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[böcek]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[kangren]]></category>
		<category><![CDATA[neşter]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<category><![CDATA[vurdu]]></category>
		<category><![CDATA[yapıda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436785</guid>

					<description><![CDATA[<p>Planlı, kurallı, kimlikli bir kent hedefiyle çalışmalarını sürdüren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, kentin alt yapısını da ihmal etmedi. ASAT Genel Müdürlüğü, geçmiş yıllardan bu yana alt yapıda yaşanan eksikleri gidermek için Nisan 2019’dan bugüne güncel yatırım tutarı ile 10 milyar 525 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-bocek-alt-yapida-kangren-haline-gelen-sorunlara-nester-vurdu-436785">Başkan Böcek alt yapıda kangren haline gelen sorunlara neşter vurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>ASAT Genel Müdürlüğü kentin alt yapısına </span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span>10 milyar 525 milyon TL’lik yatırım yaptı</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Planlı, kurallı, kimlikli bir kent hedefiyle çalışmalarını sürdüren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, kentin alt yapısını da ihmal etmedi. ASAT Genel Müdürlüğü, geçmiş yıllardan bu yana alt yapıda yaşanan eksikleri gidermek için Nisan 2019’dan bugüne güncel yatırım tutarı ile 10 milyar 525 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Göreve geldiği günden bu yana çevre ve doğa dostu çalışmalarıyla dikkat çeken ve bu başarısını yerel, ulusal ve uluslararası alanda aldığı 19 çevre ödülüyle taçlandıran Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya’nın doğası ve çevresi için alt yapıya büyük yatırım yaptı. Vatandaşın temiz ve sağlıklı suya kavuşabilmesi için önemli çalışmalara imza atan Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, kent merkezi ve 14 ilçede kanalizasyon ve yağmur suyu ile arıtma yatırımları gerçekleştirdi. Alt yapıya Nisan 2019’dan bugüne güncel yatırım tutarı ile 10 milyar 525 milyon TL’lik yatırım yapıldı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>VATANDAŞIN İÇME SUYU HASRETİ SONA ERDİ</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Eskiyen ve sürekli arıza çıkaran, 50 yıllık içme suyu hatlarının yenilenmesine öncelik veren ASAT, güncel yatırım tutarı 4 milyar 412 milyon 693 bin 548 TL olan 3 bin 99 kilometre içme suyu yatırımı gerçekleştirdi. Yenileme çalışmalarında, eski borular dünya standartlarında 110&#8217;luk polietilen borularla değiştirildi. Bu sayede içme suyu hattı hem daha dayanıklı hale geldi, hem de su kayıpları minimuma indirildi. Gazipaşa’dan Kaş’a birçok yayla ve yerleşim yeri ASAT’ın çalışmalarıyla ilk kez içme suyuna kavuştu. Mahallelerin yıllardır süren su sorununu çözen ASAT, vatandaşın su hasretine de son verdi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>19 İLÇEDE KAPSAMLI İÇME SUYU ÇALIŞMASI</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>ASAT Genel Müdürlüğü tarafından kent merkezindeki Kepez ilçesinde 54, Muratpaşa ilçesinde 47 mahallede kapsamlı bir içme suyu çalışması yapıldı. Her iki ilçenin de 50 yıllık ihtiyacını karşılayacak şekilde planlanan proje kapsamında asbestli borular değiştirilerek yerlerine daha sağlıklı içme suyu boruları döşeniyor. Antalya’da bu kapsamlı çalışma sayesinde kayıp ve kaçakları önlemeye yönelik altyapının uzaktan takip sistemi de iyileştiriliyor. 500 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen SCADA Sistemi kapsamında parsel girişlerine su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine yönelik olarak ana sayaçlar takılarak ASAT’ın “akıllı içme suyu yönetimi” SCADA sistemine dahil ediliyor. ASAT tüm bu çalışmaların yanı sıra Serik, Belek, Kemer ve Elmalı içme suyu üretim tesislerinin yenilemesini gerçekleştirdi. Yine 550 milyon TL’lik bir yatırımla Alanya ve Manavgat içme suyu üretim tesislerinin ise revizyonu başladı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>KANGREN HALİNE GELEN SORUNLARA NEŞTER VURULDU</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Nisan 2019’dan bu yana kanalizasyon ve yağmursuyu yatırımlarına da yoğun şekilde devam eden ASAT Genel Müdürlüğü, güncel yatırım tutarı 2 milyar 277 milyon 472 bin TL olan yatırımla 475 kilometre kanalizasyon, 62 kilometre yağmur suyu çalışması gerçekleştirdi. İlçelerin kangren haline gelen sorunlarına neşter vuran ASAT, Finike’de 7 mahalleyi kapsayan 25.6 kilometre uzunluğundaki kanalizasyon çalışması ile ilçenin kanayan yarasına çare oldu. Pandemi döneminde Aksu’nun tarihi kanalizasyon sorunu çözüldü. Kepez ilçesinde de kanalizasyon sorunu büyük oranda çözülürken Döşemealtı ilçesinin farklı noktalarında da 31 kilometre uzunluğunda kanalizasyon hattı inşaatı yapıldı. 300 milyon TL’lik yatırımla Döşemealtı’na kazandırılacak 90 km’lik kanalizasyon hattı çalışmaları ise sürüyor. Gazipaşa, Serik, Demre, Korkuteli ve Elmalı’da da kanalizasyon çalışmaları devam ediyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>FOSEPTİK SORUNU ORTADAN KALKIYOR</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, 40 km&#8217;lik ve yaklaşık 100 milyon TL yatırım bedelli kanalizasyon projesi ile Alanya Demirtaş&#8217;ın yıllardır kangren haline gelen foseptik sorunu ortadan kaldırıyor. ASAT tarafından ihalesi yapılan &#8220;Kemer İlçesi Muhtelif Mahalleleri İçme Suyu ve Kanalizasyon Yapım İşi&#8221; çerçevesinde Kemer’de yaklaşık 20 kilometre kanalizasyon imalatı gerçekleştirildi. Yapı ve nüfus yoğunluğundaki artışa paralel olarak artan ihtiyaçları da belirleyerek çalışmalarına yön veren ASAT, Antalya’nın imara yeni açılan bölgelerinden Aksu ilçesi Altıntaş bölgesine 120 km’lik kanalizasyon hattı kazandırmak için de çalışma başlattı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>ARITMALAR YENİLENDİ</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Antalya’nın geleceği için arıtma yatırımlarını da ihmal etmeyen Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü arıtmalar için güncel yatırım tutarı 2 milyar 18 milyon 840 bin TL’lik çalışma gerçekleştirdi. Arıtma tesislerinin tamamını revize eden ASAT Genel Müdürlüğü Antalya’nın denizine ve doğasına sahip çıktı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>59 MİLYON 850 BİN EUROLU’LUK DEV ANLAŞMA</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bununla da yetinmeyen ASAT, kentin geleceği için hayati öneme sahip “Hurma Arıtma Çamuru Yakma ve Enerji Geri Kazanım Tesisi” için de düğmeye bastı. Antalya’nın 2070 yılı projeksiyonlarına göre şekillendirilen proje ile ASAT Genel Müdürlüğü’ne ait 29 arıtma tesisinden çıkan çamurlar yakılarak enerjiye dönüştürülecek. Söz konusu proje için ASAT ile Fransız Kalkınma Ajansı arasında 59 milyon 850 bin Euro bütçeli, hazine garantisiz kredi tesisi anlaşması gerçekleştirildi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>ANTALYA’NIN DENİZİ VE ÇEVRESİ TEMİZ KALACAK</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Nisan 2019’da göreve geldiklerinde bir tarım ve turizm kenti olan Antalya’da içme suyu ve kanalizasyon başta olmak üzere alt yapı ile ilgili ciddi eksikler olduğuna dikkat çeken Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, görev süresi boyunca bu eksiklerin giderilmesi noktasında ASAT Genel Müdürlüğü’nün ciddi bir çalışma gerçekleştirdiğini söyledi. Antalya’nın geleceği için arıtma tesislerine büyük önem verdiklerini ifade eden Başkan Böcek, “Hurma Atık Su Arıtma Tesisi&#8217;ne kazandıracağımız çamur yakma ve enerji geri kazanma tesisi ile Antalya&#8217;da oluşan yılda 180 bin ton arıtma çamuru yakılarak bertaraf edilecek. Tesisin devreye alınması sonucunda modern bir emisyon sistemiyle birlikte termal enerji ve elektrik enerjisi elde edilecek. Fransız Kalkınma Ajansı’ndan aldığımız krediyle Lara Atık Su Arıtma Tesisi&#8217;nin kapasitesinin artırılması da amaçlanıyor. Projelerin tamamlanmasıyla birlikte ülkemizin ve Avrupa Birliği&#8217;nin çevre kanun ve mevzuatlarına uygun olarak tesislere sahip olacağız. Kredinin konusu olan projeler sıfır atık, enerji verimliliği, iklim değişikliği, küresel ısınma ve Paris Antlaşması hususuna uygundur. Bu sayede Antalya’mızın denizinin, çevresinin ve doğasının temiz kalmasını sağlayacağız&#8221; diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-bocek-alt-yapida-kangren-haline-gelen-sorunlara-nester-vurdu-436785">Başkan Böcek alt yapıda kangren haline gelen sorunlara neşter vurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zayıf, ince belli, uzun, renkli gözlü ve sürekli topuklu ayakkabı giyiyor. Barbie, çocuklarda fiziksel ve ruhsal sorunlara neden oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zayif-ince-belli-uzun-renkli-gozlu-ve-surekli-topuklu-ayakkabi-giyiyor-barbie-cocuklarda-fiziksel-ve-ruhsal-sorunlara-neden-oluyor-392777</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Aug 2023 11:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayakkabı]]></category>
		<category><![CDATA[barbie]]></category>
		<category><![CDATA[belli]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[giyiyor]]></category>
		<category><![CDATA[gözlü]]></category>
		<category><![CDATA[ince]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[renkli]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<category><![CDATA[sürekli]]></category>
		<category><![CDATA[topuklu]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[zayıf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392777</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çoğu kız çocuğunun oynadığı Barbie bebeklerin, çocukların beden imajlarında ciddi bozulmaya neden olduğuna dikkat çeken uzmanlar, Barbie özelliklerinin özellikle kız çocukları tarafından fazlaca benimsendiğini belirtiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zayif-ince-belli-uzun-renkli-gozlu-ve-surekli-topuklu-ayakkabi-giyiyor-barbie-cocuklarda-fiziksel-ve-ruhsal-sorunlara-neden-oluyor-392777">Zayıf, ince belli, uzun, renkli gözlü ve sürekli topuklu ayakkabı giyiyor. Barbie, çocuklarda fiziksel ve ruhsal sorunlara neden oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çoğu kız çocuğunun oynadığı Barbie bebeklerin, çocukların beden imajlarında ciddi bozulmaya neden olduğuna dikkat çeken uzmanlar, Barbie özelliklerinin özellikle kız çocukları tarafından fazlaca benimsendiğini belirtiyor. Barbie Bebek Sendromu’nun yeme bozuklukları ve depresyon gibi çeşitli sağlık sorunlarıyla görülebileceğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, günümüzde yetişkinler arasında da  bu sendromun karşımıza çıktığının altını çiziyor. Kız çocuklarının zayıf kadınların daha başarılı olacağını ve daha çok sevileceğini düşündüklerini söyleyen Demir, Barbie görünümünün gerçekçi olmadığını fark etmenin önemli olduğuna vurgu yapıyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, son dönemde sinema filmiyle yeniden gündeme gelen Barbie Bebek Sendromu hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Barbie, kız çocuklarının beden imajını etkiledi</strong></p>
<p>Çocukluk döneminde çoğu çocuğun istisnasız oyuncağı olan Barbie’den adını alan ‘Barbie Bebek Sendromu’nun son günlerde yeniden gündemimizde olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Barbie’nin üretici firması 1959 yılında bu oyuncak bebeği piyasaya sürdüğünde, ‘beden imajı’ henüz gündemde olmayan bir kavramdı. Özellikle Amerika’nın büyüyen ekonomik döneminde çocukların hayatına giren Barbie, kadınların dış görünüşlerine dair sosyal bir norm mesajı veriyordu. Zayıf, ince belli, uzun, beyaz tenli ve renkli gözlü olmak ve sürekli topuklu ayakkabı giymek özellikle kız çocukları tarafından fazlaca benimsenmeye başladı.” dedi.</p>
<p><strong>Barbie, çocuklarda fiziksel ve ruhsal sorunlara neden oluyor</strong></p>
<p>Günümüzde yapılan çalışmalarda bu bebeklerle oynamaya maruz kalan çocukların beden imajlarında ciddi düzeyde bozulmanın gerçekleştiğine vurgu yapan Demir, “Klinik ortama yansıyan kısmıyla yeme bozuklukları, beden algısı bozukluğu, depresyon, anksiyete bozukluklarına neden olabileceği gibi gündelik hayatta, mutsuzluk, içe kapanma, düşük özgüven, çeşitli sağlık sorunları gibi pek çok şekilde kendini gösteriyor. Çünkü Barbie’nin vücut ölçüleri gerçeğe uygun olmayan şekilde tasarlanmış. ‘Mükemmellik’ arayışı genç kızların arasında bebekken oynadıkları Barbie gibi olma arzusu ile yaygınlaşmaya başladı. Beraberinde üretici firma Barbie’nin pek çok farklı meslekten ve beden imajından oluşan versiyonunu üretti. En son ‘Down Sendromlu Barbie’nin piyasaya girmesiyle bu alanda geniş bir repertuar sunmakta diyebiliriz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal medya etkisiyle yetişkinler arasında da devam eden bir durum</strong></p>
<p>Barbie Bebek Sendromu’nun kadınlar arasında ince bel, uzun bacaklar gibi tipik mükemmel vücut ölçüleri ve güzellik anlayışı ile kendi bedenleriyle aşırı meşgul olma eğilimini ifade etiğine dikkat çeken Demir, “Bu sendrom, günümüzde hala mevcut. Bu durum sosyal medya ile de yaygınlaşıyor. Özellikle kadınların kusursuz görünme çabası ile sayısız estetik operasyon geçirmesi, fazlaca kozmetik tüketim içinde olması, güzellikleri ile farklı bir alanda ilerleyemeyecek düzeyde ilgilenmeleri hepimizin gözünün önünde olan, dikkat çekici bir durum. Eskiden sıklıkla ergenler arasında görülürken günümüzde yetişkinler arasında da  karşımıza çıktığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Çocuklar, zayıf kadınların daha başarılı olacağını ve daha çok sevileceğini düşünüyor </strong></p>
<p>Barbie Bebek Sendromu’nun sadece beden algısını değiştirmekle kalmadığını belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Yapılan araştırmalarda 5-8 yaş arasındaki kız çocuklarının yüzde 80’i, zayıf kadınların daha başarılı olacağını ve toplum tarafından daha çok sevileceğini düşündüklerini dile getiriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Barbie görünümünün gerçekçi olmadığını fark etmek önemli</strong></p>
<p>“Son dönemde sinema ile gündeme gelmesiyle beraber de aslında bu dünyanın yapaylığına vurgu yapılıp, gerçek insan olarak dünyada yaşamaya dair bir pencere de açılmış gibi.” yorumunu yapan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Her ne kadar Barbie Bebek Sendromu içinde olan kişi bu durumun farkında olmasa da mükemmel görünüm, mükemmel vücut ölçülerinin gerçekçi olmadığını fark etmek psikolojik sağlığımız açısından önemli. Gerçekçi olmayan pembe bir dünyada olmayı arzulamak yerine, gerçek dünyada gerçek ilişkiler kurmak, benlik değerimizi oluşturmak, hayatı sorgulamak, varoluşu keşfetmek ve Barbie figürünü kendimize göre özgün bir şekilde oluşturmak çok daha sağlıklı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zayif-ince-belli-uzun-renkli-gozlu-ve-surekli-topuklu-ayakkabi-giyiyor-barbie-cocuklarda-fiziksel-ve-ruhsal-sorunlara-neden-oluyor-392777">Zayıf, ince belli, uzun, renkli gözlü ve sürekli topuklu ayakkabı giyiyor. Barbie, çocuklarda fiziksel ve ruhsal sorunlara neden oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalça Ağrıları Tedavi Edilmezse Daha Büyük Sorunlara Neden Olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalca-agrilari-tedavi-edilmezse-daha-buyuk-sorunlara-neden-olabilir-392612</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Aug 2023 08:40:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[edilmezse]]></category>
		<category><![CDATA[kalça]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392612</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son zamanlarda özellikle pandemiyle birlikte kişilerin kendi başına spor yapmaya çalıştığını hatırlatan Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, bilinçsizce yapılan sporun kalça ağrılarına ve kalça bölgesindeki bazı sorunlara yol açabileceğine işaret etti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalca-agrilari-tedavi-edilmezse-daha-buyuk-sorunlara-neden-olabilir-392612">Kalça Ağrıları Tedavi Edilmezse Daha Büyük Sorunlara Neden Olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Son zamanlarda özellikle pandemiyle birlikte kişilerin kendi başına spor yapmaya çalıştığını hatırlatan Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, bilinçsizce yapılan sporun kalça ağrılarına ve kalça bölgesindeki bazı sorunlara yol açabileceğine işaret etti. </em></p>
<p>Sık karşılaşılan ortopedik sorunlardan olan kalça ağrısı 18-60 yaş arası genç ve erişkin nüfusun hayat kalitesini etkileyen önemli bir sorun. Avrupa’da yıllık kalça ağrısı sebebiyle hastaneye başvuranların oranının ülke nüfuslarına göre yüzde 1-2 civarında olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, “80 milyonluk Türkiye’yi düşünürsek yaklaşık 800 bin kişiyi etkilediğini söylemek mümkün” diye konuştu. </p>
<p>Yaşa göre farklı nedenlerle ortaya çıkabilen bu sorunun özellikle pandemi ve sonrasında bilinçsizce yapılan spora bağlı artışa neden olduğunu söyleyen Doç. Dr. Akman, kalça bölgesindeki ağrıların kaynaklandığı sorunlar ve tedavisine yönelik bilgi verdi. </p>
<p><strong>“AĞRI FARKLI NEDENLERDEN KAYNAKLANABİLİR”</strong></p>
<p>Hem gençlerde hem de yaşlılarda kalça ve kalça çevresi ağrılarının nedenlerinin bulunmasının zor olabileceğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, iyi ve kapsamlı bir uzman muayenesinin şart olduğunu ifade etti.</p>
<p>Doç. Dr. Akman, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Bu ağrılar kalça ekleminden, kemiklerden, kalçanın çevresindeki kas ve tendonlardan kaynaklanabilir. Aynı zamanda yansıyan ağrılar olabilir. Kalça eklemini direkt ilgilendirmeyen ama bel bölgesinden yansıyan bir ağrı da kalçaya vurabilir. Bununla birlikte idrar yolları, kadınlarda jinekolojik problemler de kalça çevresinde ağrı yaratabilir. Bu nedenle ağrıyı değerlendirmek için öncelikle travmatik mi yoksa travmadan bağımsız bir ağrı mı, buna bakmak gerekir.”</p>
<p><strong>“20-60 YAŞ ARASINDA DAHA ÇOK SPOR VE AKTİVİTEYLE İLGİLİ AĞRILAR ÖN PLANDA” </strong></p>
<p>Gençlerde, çocuklarda ve yaşlılarda görülen kalça ağrılarının farklılık gösterebileceğini söyleyen Doç. Dr. Akman, şunları ekledi: “Genç popülasyonda yapılan birçok çalışmada kalça ağrısı ile başvuran hastalarda ilk sırada Femoraasetabuler impingement dediğimiz kalça sıkışma hastalığı ve kas-tendon zorlanmaları gözleniyor.  60 yaş üzeri kişilerde ise kalça ağrısının sebeplerine baktığımızda gençlerden farklı olarak osteoartrit yani kireçlenme ilk sırada yer alıyor. Tabi ki kas-tendon ağrıları, yansıyan ağrılar da görülebilmektedir. Artroz dünya genelinde sakatlık bırakan hastalıklar arasında dördüncü sırada yer alan önemli bir sorundur. Dünyada yıllık 240 milyon kişinin, Amerika Birleşik Devletlerinde 32 milyon kişinin muzdarip olduğu bildirilmektedir.”</p>
<p><strong>AĞRI HAREKETLE ARTIYORSA SORUN ORTOPEDİK KAYNAKLI OLABİLİR</strong></p>
<p>Kalçanın ön bölgesinde yer alan ve hareketle birlikte artış gösteren kalça ağrısının sorunun ortopedik nedenlerden kaynaklandığının göstergesi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Akman, “Ancak ortopedik sorunlarda da sorun ilerlediyse istirahat sırasında da ağrı devam edebilir” dedi. </p>
<p><strong>“KALÇANIN ARKA TARAFINDAKİ AĞRILAR DAHA ÇOK BEL KAYNAKLIDIR” </strong></p>
<p>Kalça ekleminden kaynaklanan sorunlarda kalçanın ön kısmında ağrı yapabileceğini söyleyen Ortopedi Uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, “Bu durumda kalçanın yanı ve arkasında ağrı yapmasını beklemeyiz. Hasta geldiği zaman kalçanın arka tarafını da kalça bölgesi olarak adlandırabiliyor. Ancak kalçanın arka tarafındaki ağrılar daha çok bel kaynaklıdır. </p>
<p>Bizim kalça hastasında beklediğimiz şikâyet aslında şudur; C bulgusu (C sign) denen bir şey vardır. Hasta eliyle C şeklini yapıp ön ve yana doğru bir yer gösterir. Hasta ağrısını C işaretinin içerisinde kalan bir bölgede hissediyorsa büyük olasılıkla kalçadan kaynaklanır. Daha çok yan arka veya tamamen arka bölgedeyse aslında kalça patolojisinden biraz uzaklaşırız. Daha farklı hastalıklar düşünmemiz gerekir. Yansıyan ağrıdan dolayı bel sorunları, bel fıtıkları, romatizmaya bağlı patolojilerde kalça çevresinde ağrı yaratabilir” dedi. </p>
<p><strong> “ÇOK NADİR GÖRMEKLE BİRLİKTE BAZI KÖTÜ HUYLU HASTALIKLARIN DA BELİRTİSİ OLABİLİR” </strong></p>
<p>Kalça ve kalça çevresindeki ağrıların çok nadir olmakla birlikte bazı kötü huylu hastalıkların da belirtisi olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Akman, “Hastalığın tanısında fizik muayene bu nedenle çok değerli. İlk değerlendirme sonrasında tanıyı büyük oranda yaklaşıyoruz. Ancak kesin tanı için ek tanı yöntemlerini mutlaka istiyoruz. Özellikle gençlerde röntgen ile birlikte mutlaka MR gerekir.”</p>
<p><strong>&#8220;GÜNÜMÜZDE KALÇA ARTOSKOPİSİNİ ÇOK SIK KULLANIYORUZ&#8221;</strong></p>
<p>Hastalığın tedavi süreçlerinden bahseden Doç. Dr. Akman şu bilgileri verdi, “Gençlerde kalça sıkışma hastalığı, kıkırdak sorunları ve labrum yırtıkları ile karşılaşırsak cerrahi tedaviler ile başarılı sonuçlar alıyoruz. Burada da açık minimal invaziv bir yöntem olan kalça artroskopisini günümüzde çok sık kullanıyoruz. Artık dünyada da altın standart haline geldi. Kalça artroskopisi her yaşta yapılabilir ama tabi ki kalça ekleminde bozukluk ilerlediği osteoartrit geliştiği zaman çok fazla da işe yaramıyor. Daha çok genç hastalarda ve bu olayların ilk evresinde başvurduğumuz bir yöntem olduğunu söyleyebilirim. Gençler ve sporcular, kalça yaralanmaları- labrum yırtıkları ve kalça sıkışması ameliyatlarından sonra spora dönebilirler. Belli bir iyileşme döneminden sonra aktivitelerine kaldıkları yerden devam edebilirler. “</p>
<p><strong>“TEDAVİLERLE HAYAT KALİTELERİNİ YÜKSELTEBİLİYORUZ” </strong></p>
<p>Tedavi edilmediği taktirde hastaların bir süre sonra kalça kireçlenmesiyle karşımıza gelmesi kaçınılmaz olacaktır” diyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Budak Akman, şu önerilerde bulundu: </p>
<p>“Öncelikle sosyal medya üzerinden görülen hareketlerle bilinçsizce spor yapılmamalı. Bununla birlikte sporla birlikte ya da hareketlerin hızını artırdıkları zaman ağrı varsa ‘bir daha spora gideyim, ağrılarım geçer’ diye düşünüp üstüne gidilmemeli. Çünkü bu durumda ağrıların kronikleşmesine ve basit bir tedaviyle geçebilecekken daha kompleks hale gelebilir. O yüzden sporla ilgili bir yaralanma, zorlanma özellikle o bölgede şişlik, morarma gibi bir bulgu oluşursa hemen ortopedi uzmanına başvurmalarında yarar var. İleri yaştaki kalça kireçlenmesi olan hastalarımız da yaşadıkları kalça ağrıları ile devam etmek zorunda değiller. Günümüzdeki tedavi şekilleriyle hayat kalitelerini yükseltebiliyoruz. Ağrılarını azaltıp konforlu bir şekilde yaşamlarına devam edebileceklerini unutmamalılar.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalca-agrilari-tedavi-edilmezse-daha-buyuk-sorunlara-neden-olabilir-392612">Kalça Ağrıları Tedavi Edilmezse Daha Büyük Sorunlara Neden Olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelik dönemindeki hormonal değişimler psikolojik sorunlara gebe olabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hamilelik-donemindeki-hormonal-degisimler-psikolojik-sorunlara-gebe-olabiliyor-383720</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 09:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değişimler]]></category>
		<category><![CDATA[dönemindeki]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hormonal]]></category>
		<category><![CDATA[olabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383720</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın vücudunda yeni bir hayatın oluştuğu, heyecan verici bir süreç olan hamilelik, hayatın en unutulmaz ve değerli anlarından da biri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelik-donemindeki-hormonal-degisimler-psikolojik-sorunlara-gebe-olabiliyor-383720">Hamilelik dönemindeki hormonal değişimler psikolojik sorunlara gebe olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadın vücudunda yeni bir hayatın oluştuğu, heyecan verici bir süreç olan hamilelik, hayatın en unutulmaz ve değerli anlarından da biri. Hamileliğin fiziksel değişikliklerin yanı sıra, kadınların duygusal ve psikolojik sağlığını da etkilediğini belirten Hiwell Online Terapi Platformu Uzman Klinik Psikoloğu Dilara Cura İçten, “Gebelikte hormonal değişimler, kaygı, stres, duygusal dalgalanmalar gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu sorunlar, hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Hamilelikte eşlerin anne adaylarına destek olmaları, duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri çok önemli. Bu süreçte psikolojik sorunlar yaygın olabilir, ancak destek ve tedaviyle anne adayları sağlıklı bir hamilelik ve doğum geçirebilir” dedi.</strong></p>
<p>Kadın bedeninin ve ruhunun bir arada büyüme ve dönüşüm yaşadığı bir zaman dilimi olan hamilelik döneminde anne adayları, hayatlarının en güzel ve unutulmaz deneyimlerini yaşıyor. Bebeğin ilk hareketlerini hissetmek ve onun gelişimini izlemek, gebeliğin en özel anlardan biri olsa da anne adayları bu dönemde fiziksel ve psikolojik olarak hassas bir dönemden geçebiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Hiwell Online Terapi Platformu Uzman Klinik Psikoloğu Dilara Cura İçten, hamileliğin heyecan verici olsa da hormonal değişiklikler, fiziksel rahatsızlıklar ve gelecekle ilgili endişeler gibi birçok stres etkenini de beraberinde getirebileceğinin altını çizdi. Anne adayının hamilelik döneminde heyecanlı olabileceği gibi sürecin belirsizliği nedeniyle kaygılı hissedebileceğini de belirten Dilara Cura İçten, “Bebeğim sağlıklı olacak mı?”, “İyi bir anne olabilecek miyim?”, “Eşimle olan ilişki doğumdan sonra nasıl olacak?”, “Çok mu kilo alacağım?”, “Eşim doğumdan sonra da beni beğenmeye devam edecek mi?”, “Kariyerim nasıl şekillenecek?”, “Sosyal hayatım değişecek mi?” gibi birçok kaygı dolu soru, anne adayında stres yaratabiliyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“BEKLENMEYEN GEBELİKLERDE DEPRESYON RİSKİ VAR”</strong></p>
<p>Hamileliğin ilk dönemlerinde kaygıların ve soru işaretlerinin normal olduğunu ifade eden Dilara Cura İçten, “Bu duygusal süreç boyunca desteğe ihtiyacı olan anne adayının yanında olmak ve bunu hissettirmek çok önemli. Anne adayları bu dönemde günlük hayatını olumsuz etkileyecek boyutta; uykusuzluk, bulantı, sinir, sürekli mutsuzluk hali, iştahsızlık, tahammülsüzlük, öfke gibi durumları yaşayabilir. Planlı ya da arzu edilen bir hamilelikte anne adayları mutlu hissetseler bile yoğun duygusal iniş-çıkışlar yaşayabiliyorken, istenmeyen ya da beklenmeyen gebelikler depresyon riskini de beraberinde getirebiliyor. Özellikle hamileliği sürpriz olan anne adaylarının; hem vücudunda oluşabilecek değişimlere hem de ruh haliyle ilgili gelecekte yaşayabilecekleri kaygılarla ilgili profesyonel destek almalarında fayda var” diye konuştu. </p>
<p><strong>EŞ DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Hamilelik döneminin, aile hayatına geçiş süreci için çok büyük sorumluluk olduğunu söyleyen Dilara Cura İçten, “Çiftler, bebekle birlikte farklı bir role bürünecekleri bir döneme adım atıyor ve anne-baba olmaya hazırlanıyor. Eşinin ve ailesinin desteğini gördüğünü hisseden anne adayı, gebeliğini daha mutlu ve huzurlu geçirir. Eşlerin, anne adaylarının konforunu sağlamayarak, ona yardımcı olarak ve iş bölümü yaparak anne adayına destek olmaları gerekiyor. Gebelik döneminde eşlerin bu duruma ve rollerine adapte olmaya çalışırken birbirilerine saygı, sevgi ve anlayış göstermeleri gerekiyor. Unutulmamalı ki mutlu bir anne ve baba, mutlu çocuk demektir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“BEBEKLER, ANNENİN HİSSETTİĞİ BÜTÜN DUYGULARI HİSSEDER”</strong></p>
<p>Anne adayının rahat bir hamilelik geçirmesinin de çok önemli olduğunu vurgulayan Dilara Cura İçten, “Aksi halde bebek, ihtiyaç duyduğu oksijen ve besini yeteri kadar alamaz. Ayrıca bebek, hormonlar sayesinde annenin hamilelik sürecinde hissettiği bütün duyguları hisseder ve anne karnındaki bebeğin huzursuz olmasına yol açabilir. Bu nedenle de anne adayının bebeğiyle temas kurması çok önemli. Karına dokunmak, duyguları paylaşmak gibi annenin bebeğiyle birlikte yapacağı sohbetler, anne ve bebeği birbirine bağlar” diye konuştu.</p>
<p><strong>“MÜKEMMEL ANNE” OLMAK YERİNE “YETERİ KADAR İYİ ANNE” OLMAYA YOĞUNLAŞIN”</strong></p>
<p>Anne adaylarının hamilelik sürecini “mükemmel anne” olma hedefiyle geçirebildiğini de söyleyen  Dilara Cura İçten, bu hedefin çoğu anne adayının kendini yormasına, yeterliliğini sorgulamasına ve kendisini eksik hissetmesine neden olabileceğini de ifade etti. Anne adaylarının bunun yerine “yeteri kadar iyi anne” olmaya yoğunlaşmasının çok daha önemli olduğunu söyleyen Cula, hamilelik döneminde kendine zaman ayırmak ve arkadaş çevresiyle birlikte keyifli vakit geçirmenin bu fikirden uzaklaşmalarına yardımcı olacağını da bildirdi.</p>
<p><strong>HAMİLELİK SONRASI DEPRESYONA DİKKAT!</strong></p>
<p>Hamilelik düresinin geride kalmasıyla birlikte bebeklerine eline alan ve tüm zorlukları geride bıraktığını düşünen annelerin lohusalık hüznü yaşayabileceğini söyleyen Dilara Cura İçten, “Bu durum, doğumdan sonra başlıyor ve genellikle birkaç gün sürebiliyor. Anne bu dönemde; sıkıntı, sinir, ağlama ve unutkanlık gibi duygular yaşayabiliyor. Bazı durumlarda yeni annelerin içinde bulunduğu üzüntülü hislerle birlikte daha yoğun yaşamasına neden olabiliyor. Hamilelik sürecinde ya da doğumdan sonraki bir yıl içinde ortaya çıkabilen doğum sonrası depresyonu ise şiddeti hafif ve kısa süreliden, çok ağır ve uzun süreliye kadar değişkenlik gösterebiliyor. Bu durumda doğumdan sonraki ilk üç ay içinde azalması bekleniyor. Aksi takdirde profesyonel yardım alınması oldukça önemli” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelik-donemindeki-hormonal-degisimler-psikolojik-sorunlara-gebe-olabiliyor-383720">Hamilelik dönemindeki hormonal değişimler psikolojik sorunlara gebe olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, toplumsal ve çevresel sorunlara dikkat çekiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/borusan-surdurulebilir-fayda-programi-toplumsal-ve-cevresel-sorunlara-dikkat-cekiyor-367997</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Apr 2023 11:12:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[borusan]]></category>
		<category><![CDATA[çekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[fayda]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367997</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borusan’ın ilk meyvelerini Cumhuriyetimizin 100. yılında alacağı Sürdürülebilir Fayda Programı’nın çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borusan-surdurulebilir-fayda-programi-toplumsal-ve-cevresel-sorunlara-dikkat-cekiyor-367997">Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, toplumsal ve çevresel sorunlara dikkat çekiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Borusan’ın ilk meyvelerini Cumhuriyetimizin 100. yılında alacağı Sürdürülebilir Fayda Programı’nın çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. İklim krizi ile mücadele ve eşitsizlikleri azaltma temalarında projeler geliştiren ekiplerin, mentorlar ile görüşmeleri sürerken program kapsamındaki çeşitli kapasite destek çalışmaları gerçekleşiyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İklim, insan ve inovasyon odak alanlarında  “Geleceğe İlham” sürdürülebilirlik stratejisiyle faaliyetlerinin merkezinde toplumsal ve çevresel faydayı konumlandıran Borusan Holding, Impact Hub İstanbul iş birliği ile hayata geçirdiği Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’yla, toplumsal ve çevresel meselelere dikkat çekiyor. Hedef grupları etkileme ve harekete geçirme potansiyeline sahip Sağır ve İşitme Engelli Kadın Hakları Eğitim Platformu, Zaman Yolcusu Kreta ve Marmara’nın Umudu Pina projeleri hız kesmeden çalışmalarına devam ediyor.</p>
<p>Program, seçilen projeler için sunduğu 200.000 TL hibe desteğinin yanı sıra mentorluk desteği, kapasite ve proje geliştirme, finansal sürdürülebilirlik, paydaş haritalandırma, iletişim yönetimi ve topluluk oluşturma gibi çeşitli desteklerde bulunarak faydayı yaymayı amaçlıyor.</p>
<p>Etki ekosistemini oluşturmak ve katılımcılar arası bilgi paylaşımını sağlamak amacıyla ikinci katılımcı buluşmasını gerçekleştiren Borusan Holding ve Impact Hub İstanbul, projelerin gelişmelerini yakından takip ederken iletişim çalışmalarında uzman mentorlar ile ekiplerin görüşmelerine aracılık ediyor ve farkındalık artırma odaklı etkinlikler tasarlamalarına destek oluyor.</p>
<p>Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Ayşe Damla İşeri Sunman’ın ve Diclehan Sönmezoğlu’nun Dem Derneği aracılığıyla hayata geçirdiği <strong>Sağır ve İşitme Engelli Kadın Hakları Eğitim Platformu</strong>, Türkiye’deki sağır ve işitme engelli kadınların toplumsal cinsiyet eşitliği temelli hakları ile ilgili farkındalığını artırmayı amaçlıyor.</p>
<p>Nesra Gürbüz ve Gülşah Özdemir Koryürek, <strong>Zaman Yolcusu Kreta</strong> isimli projesinde iklim krizinin çocuklar üzerindeki etkisine odaklanarak bu konuyu çocuklara ve yetişkinlere bir animasyonla anlatmayı amaçlıyor.</p>
<p>Prof. Dr. Mustafa Sarı liderliğinde hazırlanan <strong>Marmara’nın Umudu Pina</strong> projesinde ise Marmara Denizi&#8217;ndeki müsilajın ve iklim değişikliği sebebiyle yaşanan ekosistem tahribatının etkilediği, dünyada yalnızca Marmara Denizi’nde bulunan ve dakikada 6 litre suyun temizlenmesini sağlayan Pina popülasyonlarını, bilimsel verilerle, farkındalık çalışmalarıyla ve koruma stratejileriyle korumayı amaçlıyor.</p>
<p>3 proje ekibi, bugüne kadar 4 saat eğitim, 4 saat mentorluk desteği alırken programın bundan sonraki süreçlerinde projelerin gelişimine katkı sağlamak üzere eğitim ve etkinlikler düzenlenmesi planlanıyor. Projelerin Haziran ayında tamamlanması ile sonlanacak olan Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, iklim krizi ile mücadelede ve eşitsizlikleri azaltmada toplumsal ve çevresel meselelere dikkat çekerek fark yaratmayı hedefliyor.</p>
<p>Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, programla ilgili olarak “İklim krizi ile mücadele ve eşitsizlik odaklı projelerimizde güzel gelişmeler kaydediyoruz. Proje sahiplerinin fayda odaklı çalışmaları ile farklı alanlarda farkındalık yaratılırken Cumhuriyetimizin 100. yılında ilk meyvelerini toplayacağımız projemiz için büyük heyecan duyuyoruz” dedi.</p>
<p>Borusan, hayata geçirdiği projelerde dünyadan ilham alıp geleceğe ilham vermeye devam ediyor. Sürdürülebilirlik odak alanları iklim, insan ve inovasyon alanlarında çalışmalarına devam ederek sektöründe öncü uygulamalara imza atıyor. 2030 hedefleri kapsamında sürdürülebilirlik performansını her gün artırmayı amaçlayan kurum, sorumlu anlayışıyla sahip olduğu güç ve bilgiyi paydaşlarına sunarak pozitif etki yaratıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borusan-surdurulebilir-fayda-programi-toplumsal-ve-cevresel-sorunlara-dikkat-cekiyor-367997">Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, toplumsal ve çevresel sorunlara dikkat çekiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim insani sorunlara indirgendiğinde sorunlar çıkıyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilim-insani-sorunlara-indirgendiginde-sorunlar-cikiyor-364270</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Apr 2023 10:14:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[indirgendiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[insani]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364270</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Müslüman İlahiyat Vakfı Müdürü Prof. Dr. Colin Paul Turner, Üsküdar Üniversitesi Risale-i Nur Araştırmaları Platformu ve Çağın Vicdanı Öğrenci Kulübü iş birliğinde Bediüzzaman Said Nursi’nin vefatının 63. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen “Uluslararası Post-Materyalist ve Bütüncül Bilim Konferansı”na konuşmacı olarak katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilim-insani-sorunlara-indirgendiginde-sorunlar-cikiyor-364270">Bilim insani sorunlara indirgendiğinde sorunlar çıkıyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Müslüman İlahiyat Vakfı Müdürü Prof. Dr. Colin Paul Turner, Üsküdar Üniversitesi Risale-i Nur Araştırmaları Platformu ve Çağın Vicdanı Öğrenci Kulübü iş birliğinde Bediüzzaman Said Nursi’nin vefatının 63. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen “Uluslararası Post-Materyalist ve Bütüncül Bilim Konferansı”na konuşmacı olarak katıldı. </strong></p>
<p><strong>Hayattaki bazı şeylerin mantığa indirgenemediğini belirten Prof. Dr. Colin Paul Turner, bilimin etik, değer ve ahlak gibi çok karmaşık insani problemlere indirgendiğinde ortaya sorunların çıktığını ifade etti. Etiğin bilimin alanına girmediğini de vurgulayan Turner, bilimsel ilkelerden herhangi bir etik üretmenin mümkün olmadığına ve Türkiye için geçerli olmasa da Batı dünyasının din çağından kalan bir etik sermaye ile yaşamını sürdürdüğüne dikkat çekti.</strong></p>
<p>Uluslararası Müslüman İlahiyat Vakfı Müdürü Prof. Dr. Colin Paul Turner, Bediüzzaman Said Nursi’nin vefatının 63. yıldönümü münasebetiyle Üsküdar Üniversitesi Risale-i Nur Araştırmaları Platformu ve Çağın Vicdanı Öğrenci Kulübü iş birliğinde düzenlenen “Uluslararası Post-Materyalist ve Bütüncül Bilim Konferansı”na katıldı ve “Bilim ve İslam Uzlaşabilir mi? Yeniden bir Değerlendirme” başlıklı konuşma gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>Mutlak varsayımlar bilinçli değildir</strong></p>
<p>Arka planında varsayımlar olmadan çalışan bir bilimsel ve mental sistemin var olmadığını ifade eden Prof. Dr. Colin Paul Turner, “Kendi kendini kurabilen hiçbir şeyin olmadığını söylemek mümkün. En azından açıklamak için bir cümleye ihtiyaç var. 1944’te Oxford filozofu Robin Colingwood, her entelektüel sistemin birtakım mutlak varsayımlara dayanması gerektiğini söylemiştir. Her zaman için bir sistemin çalışması için yapmamız gereken mutlak varsayımlar vardır. Mutlak varsayımlar bilinçli değildir, köklerini bir kültürden alırlar ve gerçek olarak kabul edilirler. Bu noktada yapılabilecek yegâne şey analitik eleştiridir ve sorgulamaktır.” dedi.</p>
<p><strong>Bilim karmaşık insani problemlere indirgendiğinde sorunlar çıkıyor</strong></p>
<p>Epistomolojideki varsayımların aslında indirgemeci bir noktada olduğunu belirten Prof. Dr. Colin Paul Turner, “İndirgemeci analiz aslında karmaşık sorunları anlamak için tercih edilen yegâne yöntemdir. Gözlem ve deney, bilgi edinmenin birincil yoludur. Teori, gözlem ve deneyin ardından gelir. Teoriye bakıldığında mantıksal analizde sorunlar olduğunu görmek mümkün çünkü mantıksal analiz ikilidir. Yani yağmur yağıyor ya da yağmıyordur, hava aydınlık ya da karanlıktır. Ama dünyanın geneline baktığımızda dünya bu kadar basit işlemez. Hayattaki bazı şeyler mantığa indirgenemez, o yüzden ‘ve’, ‘veya’ tuzağına düşmemek lazım. Bilimi etik, değer ve ahlak gibi çok karmaşık insani problemlere indirgediğimizde ortaya sorunlar çıkıyor. Oysa bilim karmaşıklığı adeta yasadışı gibi kabul eder.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Batı, din çağından kalan etik sermaye ile yaşıyor</strong></p>
<p>Etiğin bilimin alanına girmediğini vurgulayan Turner, “Bilimsel ilkelerden herhangi bir etik türetmek mümkün değildir. Türkiye için geçerli olup olmadığını bilemiyorum ama en azından batıda aslında bir din çağından kalan etik sermaye ile yaşıyoruz. Nörobilime baktığımızda bize bilgi tabanlı bir teori vadettiğini görüyoruz. Bilimde dahi her türlü anlamlı ifade için bilinç aslında bir ön şarttır ama tanınmıyor ve ciddiye alınmıyor. Ancak ciddiye alınması gerektiğini söylemek gerekiyor. Baktığımızda insanlar klasik yöntemler olmaksızın yani karşısındakiyle konuşmadan ve soru sormadan başka insanların zihinsel içeriğine erişebiliyorlar.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Prof. Dr. İbrahim Özdemir’in moderatörlüğünde gerçekleşen “Post-Materyalist Bilim Anlayışı-1” başlıklı ikinci oturumda, Almanya’dan katılan Kazimieras Simonavicius Üniversitesi Öteki Toplum Enstitüsünde Araştırmacı, Almanya Vilnius, Lithuania; Değişim Sağlık ve Bilim Enstitüsü Kurucu Direktörü Prof. Dr. Harald Walach, “Yeni Bir Bilinç Bilimi, Bilimin Genişlemesine Nasıl Katkıda Bulunabilir?” başlıklı bir konferans verdi. ABD’den konferansa katılan Bütüncül Bilim Enstitüsü Başkan Vekili Prof. Dr. Necati Aydın ise “Harfi Yaklaşımla Bütüncül Bilim ve Eğitim Anlayışına Doğru” başlıklı bir sunum yaptı. </p>
<p>Konferans “Post-Materyalist Bilim Anlayışı-2” başlıklı üçüncü oturum ile devam etti. Prof. Dr. İbrahim Özdemir moderatörlüğünde gerçekleştirilen son oturumda ABD’den çevrimiçi olarak konferansa katılan Oregon Üniversitesi Nörobilim Enstitüsü’nden Prof. Dr. Marjorie Woollacott “Ruhsal Uyanışların Bilim Adamları ve Akademisyenler Üzerindeki Dönüştürücü Etkileri”; İngiltere’den Bilimsel ve Tıbbi Ağ Direktörü David Lorimer, “Geleceğin Bilinç Biliminde Gnosis”; Belçika’dan Université Libre de Bruxelle’den Dr Vasileios Basios “Kökenler Üzerine Öz-düşünümsel bir Bilime Doğru” başlıklı konuşmalarıyla konferansa katıldı.</p>
<p>Son oturumda ABD Harvard Üniversitesi’nden Prof. Dr. Athena Despoina Potari, “İnsan Bilimlerinde Ruhun Rönesansına Bir Çağrı”, Kenya Nairobi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mohamed Bakari “Bilimsel Yöntem Üzerine” ve Nijerya İbadan Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu Dr. Olaniyan Adeola Seleem, “Pozitivizm Kendi Kendine Yeniliyor: Bilimsel ve Teknolojik Atılımların Çevreci Bir Değerlendirmesi&#8221; başlıklı konuşmalarıyla konferansa çevrimiçi olarak katıldı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilim-insani-sorunlara-indirgendiginde-sorunlar-cikiyor-364270">Bilim insani sorunlara indirgendiğinde sorunlar çıkıyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
